Issuu on Google+

YIL: 7

SAYI: 12 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2012

ÜÇ AYDA BİR YAYINLANIR www.ajansmutlu.com

Dünden Bu Güne Mehmet Kavuk’la

Yeşilyurt


Mağaza: Soğanağa Mahallesi Sümbül Sinan Camii Sokak No: 5/A Beyazıt / İSTANBUL Tel: +90 212 517 35 06 Fax: +90 212 638 89 95 Fabrika: Favzi Çakmak Mahallesi Osmangazi Caddesi No: 129 Bağcılar / İSTANBUL Tel: +90 212 433 31 04 - 05 Fax: +90 212 434 62 07 - 08 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

www.revoltjeans.com www.aksev.com.tr 1


İÇİNDEN

Mehmet Kavuk

Mutlu Ajans Reklam Hizmetleri ve Organizasyon Yayınıdır Genel Yayın Yönetmeni İmtiyaz Sahibi Hatice Mutlu

Dünden bu güne Yeşilyurt Mahmut Çalık

4

Tekstilin duayeni Tekstilin doktoru oldu

Sorumlu Yazıişleri Müdürü Dr. Nihat Alpay Yayın Danışmanı İktisat Politikası Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Osman Z. Orhan Eğitim Danışmanı Aytekin Kulaçoğlu

Tülin Ersöz

14

Tülin Ersöz’le tatlı bir sohbet

Prof.Dr.Mesut Parlak Malatyalı kentine sahip çıkıyor

Grafik Tasarım & Editör Fahrettin Özyurt Hukuk Danışmanı Av. Emine Evrensel emine_evrensel@hotmail.com Katkıda Bulunanlar Mehmet Kavuk, Mahmut Çalık, Tülin Ersöz, Mehmet Zeki Akıncı, Mehmet Kolukısa, Mesut Parlak, Çetin Palancı, Şaban Taçyıldız, Şahin Nalbant, Doğan Nalbant, Enver Nalbant , Adil Nalbant, İbrahim Nalbant, Orhan Nalbant, Mehmet Nalbant, İlhan Şahintürk, İsmet Elgül, Sadık Dönmezer, Prof. Dr. Turgut Göksoy, İrfan Aydın, İbrahim Çalık, Sevgi Eraslan, Bahattin Bağdatlı, Nihat Eren, Av. Metin Marmara, Ramazan Akduman, Hacı Mehmet Bahçıvan,Turgay Gülşah. Güzel Malatya Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Güzel Malatya’nın bütün yayın hakları Mutlu Ajans Reklam Hizmetleri ve Organizasyona aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan Güzel Malatya Dergisi üç ayda bir yayınlanır.

Adres: Hocahanı Sokak. Dirihan 18/30 Yeşildirek- Eminönü / İST Cep: 0532 393 17 44 Tel: 212 - 511 44 34 www.ajansmutlu.com ajansmutlu@hotmail.com Baskı:

İhlas gazetecilik A.Ş. Tel: 0212 454 30 00 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna - Bahçelievler / İST

10

18

Mehmet Zeki Akıncı

20

Gençler Yeşilyurt’a sahip çıksın Şaban Taçyıldız Malatya’nın taçlı yıldızı

22

Orhan Nalbant

24

Babası Fahri Nalbant’ı anlattı Sadık Dönmezer Çaresizsen çare sensin

Şahin Nalbant

28

Yeşilyurt’u ana kucağı gibi görüyorum Enver Nalbant Biz tekstili annemden öğrendik Doğan Nalbant

32

27

Biz çıkrık sesiyle büyüdük

30


Mehmet Nalbant Yeşilyurt’a emeği geçen herkesi kutluyorum

34

İbrahim Nalbant

Malatyalılar birbirine çok düşkün Adil Nalbant

38

Yeşilyurt anlatılmaz yaşanır

İrfan Aydın Hafize Özal Öğretmenimdi

Mehmet Bahçıvan

42

Tekstile askerde başladım

İlhan Şahintürk Kalıcı olan her işi destekliyorum

İstanbul’un Yeşilyurt’u

Her zaman her yerde Özçelik

Demirin pası kaynağın saçtığı ışık

Malatyalıların buluşma noktası Voltaj Cafe Bistro

58

Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklikler ve getirdiği yenilikler

52

Mehmet Kıvrak

Turizm sektöründe bir Malatyalı Ali Metin Marmara

48

Kadriye Gül Akıncı

Voltaj Cafe

54

45

İsmet Ergül

Mehmet Özçelik

50

41

İbrahim Çalık Arkamdan fazla bekleme 40 gün sonra gel derdi

46

36

56


M

ehmet Kavuk, 1939 yılında doğan ve halen genç bir delikanlı gibi ülkesine, memleketine, insanına hizmet aşkıyla günün 12 saatini çalışarak geçiren Malatya'nın şirin ilçesi maaş bile almadan Başkanlığını sürdüren tek belediye başkanıdır. Başarılı bir iş adamı olan Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Kavuk sorularımıza içten ve samimi bir şekilde cevap verdi.

Başkanım ilk önce sizi biraz tanıyabilir miyiz? 01.05.1939 yılında Malatya'da doğdum. Ticaretle uğraşıyorum.1960 yılından bu yana siyasi oluşumların içinde yer almaktayım. Çeşitli partilerde Belediye Meclis üyeliği, İlçe Başkanlıkları, 1994 yılında da ilk Belediye Başkanlığı nasip oldu.1954 yılında evlendim. 5 çocuk babasıyım.1 kız, 4 erkek çocuğum var. Malatya'da, İzmir'de, İstanbul'da

Kavuklar Grubu olarak iş yerlerim var. 1999'dan 2004'e kadar siyasete ara verdim.

Pınarlarıyla, asırlık çınarlarıyla, dağların eteğini süsleyen bağlarıyla damaklara tat veren kirazlarıyla, hayatlara hayat veren havasıyla, milletiyle paylaştığı suyuyla, gezilesi, görülesi, yaşanası bir diyardır Yeşilyurt... 1994 yılında ilk Belediye Başkanlığımı kazandım. 19941999-2004 ve 2009-2014 yılları arası olmak üzere üçüncü kez Belediye Başkanlığına seçildim, halen bu görevi başarıyla sürdürmekteyim. Belediye Başkanlığı süresince yapmış olduğum hizmetler, halkın ihtiyaçlarının ne olduğunu onlara kadar iyi bilip, ilçenin kaynaklarının sı-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

4


nırlı olmasına rağmen bu kısıtlı bütçe ile vatandaşlara hizmet üretmeye çalışıyorum ayrıca bu yönde çözümler ürettim ve üretmeye de devam ediyorum. Aynı zaman da doğruluk ve dürüstlük timsali olup, ilçe halkının sevgi ve saygısını kazanmış bir kişiliğe sahibim. Belediye Başkanlığı süresince Türkiye'de ilk defa görevim nedeni ile maaş almadan Başkanlığımı sürdürüyorum tek Belediye Başkanıyım diyebilirim.

Dokumanın tezgahı, soğuk suyun kaynağı, kayısının odağı, tatlı dutun otağı, dalbastının yatağı, Malatya'nın yüreğidir Yeşilyurt... Yeşilyurt'u Tanıyalım Doğu Anadolu Bölgesi'nde Malatya iline bağlı bir ilçe olan Yeşilyurt (eski adıyla Çırmıktı), doğuda Malatya, batıda Akçadağ ve Doğanşehir güneyde Adıyaman ve Çelikhan ilçesi ile çevrilidir. Malatya'nın güney kesiminde yer alan ilçe torakları dağlık alanlardan oluşmaktadır. İlçenin güney kesimi Güneydoğu Torosların uzantısı olan Malatya Dağları engebelendirmektedir. Malatya Dağları'nın en yüksek noktası Beydağ'ında 2.545 metreye ulaşan Şillan Tepesi'dir. İlçenin kuzey kesimi Malatya Ovası'nın uzantısı içerisindedir.İlçe toprakları dışarıdan kaynaklanan Beyler Deresi (Derme Çayı) sulamaktadır. Malatya'ya

9 kilometre uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 568 kilometre kare olup, 2000 Yılı Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre, toplam nüfusu 45.551'dir. İlçede karasal hüküm sürmekte olup yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve yağışlı geçer. Düne kadar bir köy olarak kalan Yeşilyurt'tan birçok sanatçı, bilim adamı yetişmiştir. Gerek camilerinde, gerekse bazı evlerin duvarlarında ve bir çeşmede bulunan çeşitli kitabeler burada geniş bir kültürün varlığını gösteriyor. Bunlarla ilgili olarak gelişmiş bir hat sanatı ile edebiyatın güzel ürünleri göze çarpmaktadır. Ancak, Halep yolunun ilçe dışından geçirilmesinden sonra, Yeşilyurt önemini yitirmeye başlamıştır. Adı önceleri “Cırmıhtı” sonra İsmet Paşa iken 1957 yılında, “Yeşilyurt” olarak değiştirildi. Belediyesi 1.1.1909 tarihinde kuruldu. 11.9.1930 tarihinde bucak merkezi haline getirildi, 1.9.1957 tarihinde ise ilçe yapıldı.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

5


Cumhuriyet döneminde, çeşitli alanlarda, büyük gelişmeler göstererek hızla kalkınmaktadır. Bizim ilçemiz yaklaşık 500 yıllık bir ilçedir. 500 yıl evvel yerleşilmiş görülüyor. Bizim yerleşim yeri dediğimiz su kaynağına yerleşme olmuş. Zamanla buranın insanları kendi aldığı buraya yeşil vadi haline getirmiş. Bu vadi de bahçe ile etrafta isimlerini kullanmaya başlamışlar. Daha sonra insanlar buraya göç etmeye başlamış. Buraya sanatla ve ticaretle uğraşan insanlar gelmişler. Ticarette ilgilenen insanlarda buraya gelmiş ve burası sanayileşmiş. Burada hem ilçemiz hem de sanayileşme büyüdü.

Şu anda Türkiye'de en çok iş adamı çıkaran bir ilçeyiz. İplik üretiminde Türkiye'de en çok işadamı çıkaran bir ilçeyiz. Yeşilyurt 1957 yılında ilçe olmuş. O dönemi iyi hatırlıyorum. O zamanlar 20'li yaşlardayım. İlçemizin şuandaki konumu elektrik, su altyapısı tam olan bir ilçeyiz. Bir semtimiz var, o semtimizi yerleşim birim haline getirdik. 40 yıl önce yerleşilmeye başlanmış. İlçemizin sorunları giderek azalıyor. Belediye Başkanlığımız döneminde kendimize göre çalışarak ilçemizi bir yerlere getirmeye çalışıyoruz. İlçemizin iş adamları var. Ticarette başarı varken, eğitimde de başarı var. Dışarıda sorulduğunda başarılı ilçe insanlarıyla anılıyor.

Ekonomisi İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, dokuma ve küçük sanayiye dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler; kayısı, kiraz, buğday, arpa, tütün ve üzümdür. Dağlık bölgelerde ise hayvancılık ve arıcılık yapılmakta olup, kıl keçisi ve koyun yetiştirilmektedir. Son yıllarda dalbastı kirazın ön plana alınmasıyla meyvecilikte önemli bir adım atılmış oldu.

Hayırsever işadamları, okumuş, insanları, sanatkarları, şairleri, yazarları yetiştiren bereketli toprakların vatanıdır Yeşilyurt...

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

6

Dalbastı kirazı, lezzeti, iriliği ve uzun süre dayanıklı olması nedeniyle daha çiçek döneminde alıcı bulmaya başlıyor. İç piyasaya ve ihracata yönelik üretilen bu kiraz başta Rusya olmak üzere Avrupa ve ABD gibi çeşitli ülkelerdeki firmalar tarafından alıcı buluyor. Bu işin ihracatını yapan firmalar, dayanıklı ve hormonsuz elde edilen erik büyüklüğündeki Malatya kirazlarına yurt dışından yoğun talep olduğunu belirtiyorlar.


Eğitim İlçede, ilk defa 1926 yılında yeni Türkçe Alfabe ile eğitim-öğretim “Çırmıktı İlkokulu'nda” başlamıştır. Daha sonra ismi değiştirilen okul , “İsmet Paşa” olarak eğitim ve öğretimini sürdürmüştür. Şuanda ilçede okuma yazma oranı yüzde 97 civarlarındadır. 18-25 yaş arası gençlerinin büyük bir kısmı üniversite eğitimi görmektedir.

Çalışkanlığın, mertliğin, dürüstlüğün, hoşgörünün, eğitimin, öğretimin, kültürün, barışın ve kardeşliğin eşiğidir Yeşilyurt... İlçe sınırları içerisinde bulunan okullar şunlardır: İlköğretimler Atatürk, Gazi, Gündüzbey, Yakınca, Ali Rıza Aydos, Şehit Hasan Öztürk, Sadiye Ünsalan, Şehit Üsteğmen Koray Seçkin, Yunus Emre, Görgü, Gözene, Cumhuriyet, Kuyulu, Kadiruşağı, Çayırköy, Kuşdoğan, Aşağıköy, Salkonak, Karlık, Sarısu, Öncü, Ortaköy İlköğretim okulları.

El sallayan ananın, ufka bakan babanın, kundaktaki bebenin, rüyadaki sevdanın, uzaktaki selamın, gurbetteki sılanın, hasretidir Yeşilyurt... Liseler Yeşilyurt, Gündüzbey, Yakınca, Kolukısa Anadolu İmam Hatip Lisesi, Mesleki Teknik Eğitim Merkezi (METEM) Bu okullarda toplam 4946 öğrenci, 284 öğretmen ve 61 personel bulunmaktadır. Ayrıca İlçede Öğretmen evi de mevcuttur. Öğretmen evi Milli

Eğitim personeline yatak ve lokal kısımları ile hizmet veriyor. İlçede ayrıca Yeşilyurtlu işadamımız Sayın Ali Seydi Şentürk'ün yaptırdığı Öğrenci yurdu bulunmaktadır. Yurtta öğrencilere her türlü imkanlar sağlanmaktadır.

lık Bakanlığı ile imzalanan protokol sonucu Devlet Hastanesi olarak tescil edilmiş olup, 50 yatak kapasitelidir. 120 personel ile hizmet veriyor. Hastane Yeşilyurt ve çevre kasaba ve köylerdeki insanların ihtiyacını karşılamaktadır

Güreşin, pehlivanların, vatanına şehit düşmüş yiğitlerin, ay yıldızlı bayrağın, davet eder ezanın vatanıdır Yeşilyurt... Yeşilyurtlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin ileriye dönük projeleri kapsamında ilçemize bir tane yüksekokul yaptırmakta vardır. Sağlık İlçe merkezinde Hasan Çalık Devlet Hastanesi ile bir sağlık ocağı, diş hekimi muayenehanesi, Gündüzbey Kasabasında bir sağlık ocağı, Bostanbaşı Kasabasında bir sağlık ocağı ile bir sağlık evi, Yakınca Kasabasında iki sağlık evi bulunmaktadır. Hasan Çalık Devlet Hastanesi: Hastanenin inşaatına 1990 yılında başlanmış, 1992 yılında bitirilmiştir. 303 metrekare alana sahip biri 4, diğeri 3 katlı birleşik bloktan oluşmaktadır. Çalık Grubu tarafından yaptırılan hastane 09/05/1994 tarihinde Sağ-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

7


Mehmet Kavuk, işadamları ve sanatçılarla birlikte Yeşilyurt’ın çehresini değiştiren büyük hizmetlere imza attı.

Yeşilyurtlu hayırsever işadamlarının katkılarıyla yapılan hizmetler.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

8


Yeşilyurt Festivali ilk toplantısı İstanbul'da Malta Köşkünde yapıldı Toplantıya katılanlar. Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Kavuk,İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizmden sorumlu Başkan Danışmanı Tülin Ersöz, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, Yeşilyurt Derneği Başkanı Mehmet

Zeki Akıncı, MEV Başkanı Mesut Parlak, MEV Kurucu Başkanı Şaban Taçyıldız, İşadamı Necmettin Bitlis, İşadamı İlhan Şahintürk, İşadamı Sadık Dönmezer, İsmet Elgül, Emekli Ticaret Mahkemesi Başkanı Mehmet Kolıkısa, Emekli

Ticaret Mahkemesi Başkanı Metin Marmara, İşadamı Mehmet Kıvrak, İşadamı İbrahim Çatal İş adamı Mehmet Ali Kavuk, Yeşilyurt Belediyesi İmar İşleri Müdürü Sevgi Eraslan Av Emine Evrensel, İşkadını Kadriye Yüksel ve Meral Nalbant.


Mahmut Çalık'a Süleyman Demirel tarafından 23 Aralık 1999'da Devlet Üstün Hizmet Madalyası verilmişti.

Malatya İnönü Üniversitesi, hayırsever işadamı Anateks Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Çalık’a fahri doktora ünvanı verdi.

T

Geniş Katılım İnönü Üniversitesi tarafından, Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde, yapımı tamamlanan hizmet binalarının toplu açılışı, fahri doktora ve şükran belgeleri takdimi ile ilgili düzenlenen törene; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı

ürk Sanayisine 60 yılı aşkın süredir hizmet eden ve Doğu Anadolu’yu ilk kez büyük ölçekli fabrika yatırımı ile tanıştıran isimlerin başında gelen Anateks ve İpaş’ın kurucusu işadamı Mahmut Çalık’a hizmetlerinden dolayı İnönü Üniversitesi tarafından Fahri Doktora payesi verildi. Malatya’nın ve ülkenin önemli tekstil kuruluşlarından olan Anateks ve İpaş’ın kurucusu Mahmut Çalık, fahri doktora belgesini, İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen törende Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik’in elinden aldı.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

10


Hasan Hüseyin Erkoç, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Varyap Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş ve çok sayıda iş adamı, sanatçı ve gazeteci katıldı.

Güzel Malatya Dergisi olarak, Malatya’nın gururu, duayen tekstilci Mahmut Çalaık’la yaptığımız sohbette dünü ve bu günü konuştuk. Doğum yılınız, kendinizi tanıtır mısınız? Sektöre nasıl girdiniz? 1932 yılında Malatya’nın Yeşilyurt kazasında doğdum. Aslında iş hayatına başlamam, ilkokul dönemlerime rastlıyor. Malatya’nın Yeşilyurt kazasında doğdum. Oradaki ilkokulda okudum. Her gün okul dönüşünde bütün esnafla iletişim kurardım. Ayrıca Elazığ’dan, Diyarbakır’dan pamuk getirip el çıkrıklarında iplik yaptırıp, el tezgahlarında kumaş yapar satardım. Bunları yaparken bir taraftan da “hangi işi yapmalıyım” diye düşünmeye başlamıştım. Öğretmenimiz bizi Sümerbank fabrikasını gezdirmek için götürdüğünde, artık kafamdaki meslek iyice netleşmeye başlamıştı. Sümerbank bilindiği üzere, 1938’de Atatürk tarafından Malatya’da kuruldu. O fabrikayı gezdiğimde, böyle bir fabrika yapmayı kafama koymuştum.

Malatya’dan çıkan model bir insan Mahmut Çalık’a fahri doktora belgesini takdim eden İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, “Sayın Mahmut Çalık Malatya için bir değerdir. Verdiği hizmetlerle yaptığı hastaneyle, camiyle tekstil sektöründe on binlerce insanın çalıştığı iş alanlarıyla kazandırdığı değerin dışında; ülkemize de ekonomi ve başka birçok alanda katkı sağlayan ve model olan bir insandır. Aralık ayında İnönü Üniversitesi senatosu oybirliğiyle Sayın Mahmut Çalık’a fahri doktora belgesi vererek, onu onore etmek istemiştir. Aslında bu belge, aynı zamanda üniversitemiz için de bir onore anlamı taşıyor” diye konuştu.

1932 yılında Malatya'da doğan Mahmut Çalık, 1970'li yıllarda Malatya'da kurduğu ve bölgenin ilk ve en büyük sanayi tesisleri olan komplekslerle ülkenin ve Malatya'nın ekonomik gelişimine öncülük eden isimlerin başında yer aldı. Ülkemize faydalı olmaya devam edeceğim Hizmetlerinden dolayı kendisine verilen Fahri Doktora Unvanı Belgesi’ni İnönü Üniversitesi Rektörü Cemil Çelik’in elinden alan Mahmut Çalık, “Ülkeye hizmet etmek vatan borcudur. Madem ki bu bayrağın altında yaşıyoruz, bu ülkeye muhakkak hizmet etmemiz lazım. Bu azim ve güç ile çalışmaya, üretmeye, yeni iş imkanları oluşturup, istihdamı arttırmaya, ihracat yapıp ülkemize faydalı olmaya devam edeceğim. Hepimizin arzusu şu olmalı: devletimiz, bayrağımız, ezanımız sonsuza kadar yaşasın” dedi.

Yeşilyurt’la ilgili anılarınız T.C. Başbakanı Sayın Adnan Menderes, 1951 yılında birkaç bakanla birlikte kasabaya geldi. İlk defa başbakan geliyor, hepimiz çok mutluyuz. Kendisine, uygun bir yerde: “Sayın başbakanım en büyük sıkıntımız, kasabada elektriğin olmaması. Bu sebepten el tezgâhıyla dokumak zorunda kalıyoruz. Bizim kazancımız da buradan geliyor” diye anlattım. Bu konuşmadan 15 gün sonra kasabaya 400 dokuma tezgâhını çalıştıracak elektriği

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

11


Malatya için düşünceleriniz nedir? 35 sene kasabamızda dokunan kumaşları bütün Türkiye’ye pazarladım. 1960 senesinde İstanbul’a geldim. Fakat Malatya ile irtibatımı kesmedim, bütün yatırımlarımı Malatya’ya yaptım. 70’lerde fabrikayı kuracağımız zaman “Malatya’ya fabrika kurmayın, yapamazsınız demişlerdi” Ben de Atatürk, Türkiye’nin en büyük fabrikasını Malatya’ya kurmuş. Demek ki orada bir ışık görmüş. Bir de Türkiye’ye ne kadar fabrika kuruluyorsa Malatya Sümerbank’tan eleman gidiyor” diye yanıtlamıştım. Türkiye’nin batısı, doğusu diye bir şey olmaz.

verdi. El tezgahında 10 metre dokuyorduk, elektrik geldikten sonra 150 metre dokumaya başladık. Rahmetle anıyoruz.

Madem ki bu bayrağın altında yaşıyoruz, bu ülkeye muhakkak hizmet etmemiz lazım. Bu azim ve güç ile çalışmaya, üretmeye, yeni iş imkanları oluşturup, istihdamı arttırmaya, ihracat yapıp ülkemize faydalı olmaya devam edeceğim. Hepimizin arzusu şu olmalı: devletimiz, bayrağımız, ezanımız sonsuza kadar yaşasın

Bir kış günü, karın kalınlığı 50 santimin üzerinde. Kasabaya Caliken köyünden bir kadın getirdiler. Beş, altı kişi hem ağlıyor, hem de kızaklarla kadını taşımaya çalışıyorlar. Ters doğum yapıyormuş, Malatya’da doğum evine gitmesi gerekiyor. Eğer kasabamızda bir hastane olsaydı kadına hemen müdahale edilebilecekti. Malatya’da üç araba vardı, tesadüfen bir araba geldi Malatya doğum evine götürdüler. Bir oğlu oldu, ailesi 4. ayda 10 tane kadar koyun getirip Yeşilyurt’taki büyük Camii’nin önünde kesip yoksullara dağıttılar ve Yeşilyurtlulara teşekkür ettiler. Dokuz yaşımdaydım, Bu olay beni çok duygulandırdı, O zaman buraya bir hastane yapacağıma kendime söz verdim.

Gençlere mesajınız Ben çalışanlarıma, “Hedefiniz olsun, bir yere gelmeyi düşünmüyor ve planlamıyorsanız benim yanımda çalışmayın” diyorum. Ben kendi işimden başka bir şey düşünmem ve aklımı dağıtmam. Öyle ki dünyada bu alanda başarılı olanları takip ederim.

Malatya'nın ve ülkenin önemli tekstil kuruluşlarından olan Anateks ve İpaş'ın kurucusu Mahmut Çalık, daha önce Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü'nün üç yılda bir düzenlediği sempozyumda 'Duayen Tekstilci Ödülü'ne layık görülmüştü

Yanlış alışkanlıklardan kendilerini korumaları gerekiyor. İyi okumalarını, doğruluktan ayrılmamalarını ve kimseyi kırmadan yaşamalarını öneriyorum. Gençlerin iyi okuyup dünyayı incelemeleri lazım. Ben Mahmut Çalık olarak, devletimizin, laik cumhuriyetimizin, bayrağımızın, milletimizin ve ezanımızın sonsuza kadar yaşaması için çırpınıyorum.

Yeşilyurt için yaptıklarınız. 1993 yılında Yeşilyurt’a bir hastane yaptırdım ve Sağlık Bakanlığı’na hediye ettim. Geçtiğimiz yıl 140 bin kişi muayene olmuş. Hastanemiz, Malatya Valiliği ve Yeşilyurt Kaymakamlığı tarafından da takdir belgesi ile onurlandırılmıştır. Bir de gelecek yıl eğitim hayatına başlaması planlanan bir okul projemiz var. Mahmut Çalık Eğitim Kompleksi 950 öğrencilik ilkokul kısmı tamamlanmış olup eğitime başlayacaktır, diğer birimlerinin yapımına ise devam ediliyor. Bunlar, beni keyiflendiren işler.

Fahri Nalbant’ı anlatır mısınız? Fahri Nalbant dayımın en büyük oğlu’dur. 1960’lı yıllarda Yeşilyurt’ta cereyan olmadığından tekstil işini ilerletmek için İstanbul’a giden ilk insanlardan biri. Fahri Nalbant aynı zamanda güreşte tutan iyi bir sporcudur. Ne yazık ki genç yaşta İstanbul’da geçirdiği bir trafik kazasında vefat etmiştir.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

12


ANATEKS GRUBU Sn. MAHMUT ÇALIK BEY’İN Mahmut Çalık’ın İnönüİNÖNÜ Üniversitesi’nde ÜNİVERSİTESİNDE YAPTIĞI KONUŞMA METNİ. Yaptığı Konuşma Metni

TARİH : 18.05.2012

Sayın Bakanım, Sayın Milletvekilleri Değerli Hocalarımız, Sayın Katılımcılar, 1. Bu ödülü bana layık gördüğünüz için, Başta Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cemil Çelik bey olmak üzere Üniversitemiz senatosuna çok teşekkür ederim. Bu ödülü almaktan büyük bir onur ve mutluluk duydum. Bu ödül, çalışma azmimi kuvvetlendirdi, bana yeniden güç verdi. 2. Bu azim ve güç ile çalışmaya, üretmeye, yeni iş imkanları oluşturup, İstihdamı artırmaya, ihracat yapıp ülkemize faydalı olmaya devam edeceğim. 3. Çalışma hayatına ilkokul dönemlerinde başladım. 72 yıldan beri Tekstilciyim. Türkiye’de 1950’lere kadar 5 metre kefen bezi Amerika’dan geliyordu. Bugün Tekstil Sanayi çok gelişti. 75 milyon Türk milletini, 225 milyon yabancı milletlerden insanı giydirme seviyesine ulaştı, bu Ülkemiz adına büyük bir mutluluktur. 4. İş hayatında başarılı olmanın ilk kuralı hedef koymaktır. Benim hedefim Malatya’da 5.000 kişinin istihdam edeceği yatırımlar yapmaktı. Hedefime ulaştım. Oğlumun da kendi şirketini kurmasını sağladım. Allah’a çok şükür oğlum farklı sektörlerde 20.000 kişiye istihdam sağlıyor. Buda benim için gurur vericidir. 5. Malatya İnönü Üniversitesi, Turgut Özal Tıp merkezi Malatya’mıza bir Güneş gibi doğmuştur. Malatya’mızın büyümesinde, gençlerimizin yetişmesinde büyük faydası olmuştur. 6. Üniversitede yetişen gençlerimizin, Pazarlama ve Teknik eleman olarak, Türkiye’nin yüzünü güldüreceğine inanıyorum. Pırıl pırıl gençlerimiz yetişiyor. Gençlerin iyi okuyup, dünyayı incelemesi lazım. Başarının anahtarı okumaktır. 7. Ben Türkiye’nin büyük devletler içine gireceğine inanmışım. Türkiye’nin geleceğini masmavi deniz gibi görüyorum. 8. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, Türk milletinin ufkunu açmış, yolunu çizmiştir. 9. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bey’in başında bulunduğu hükümetimiz, Dünya da sıkıntı olduğu halde, Ülkemize huzur ve bolluk getirmiştir. Huzurlarınızda kendisine ve hükümetine teşekkür ediyorum. Allah, sağlık versin. 10. Ben Mahmut Çalık olarak, Devletimizin, Cumhuriyetimizin, Bayrağımızın, Ezanımızın sonsuza kadar yaşaması için mücadeleme devam edeceğim. Yüksek huzurlarınızda olmanın verdiği heyecanla şükranlarımı sunuyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. MAHMUT ÇALIK Anateks Grubu Yönetim Kurulu Başkanı NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

13


Gençlere tavsiyelerim: Anne ve babanızın kıymetini bilin ikincileri yoktur. Aile bağlarınız kuvvetli olsun onların destekleri sizi daima güçlü ve mutlu kılar.

T

ülin Ersöz'le tatlı bir sohbet


1

950 yılında Malatya'da doğdum. ilkokulu Malatya'da bitirdim. Babamın işi sebebi ile Kayseri, İzmit, İstanbul'da yaşadıktan sonra Malatya'ya döndük. Turan Emeksiz Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonra İstanbul'a gelerek Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitirdim. Paralelinde 3,5 yıl “Konservatuarın Klasik Türk Müziği” Eğitimim oldu. 1976 yılından bugüne kadar İstanbul'un çeşitli İlçelerinde Belediyelerde Yöneticilikler yaptım. Şimdilerde İstanbul Büyük Şehir Belediyesinde Turizmden Sorumlu Başkan Danışmanı olarak çalışmaktayım. 37 yıldır Belediyelerde insanlara yardımcı olmak bana büyük mutluluk verdi. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki son 12 yıldır “Sayın Kadir Topbaş Başkanla” en verimli ve huzurlu yıllarım oldu. Allah’a şükürler olsun ki özel hayatım ve iş hayatım başarı ve mutluluklarla geçti. Geriye dönüp baktığımda hayatın çok çabuk geçtiğini gördüm, hiç pişmanlıklarım olmadı. İnsanları sevdim kötülük nedir bilmedim. Özel hayatımda ailemi ve eşimin ailesini çok sevdim. Anne ve babaların birer tane olduğu kopyalanamadığı gerçeği ile onları mutlu etmeye çalıştım. Eşimin annesi ile 16 yıl birlikte yaşayarak çok mutlu olduk.

Sevgili Hatice Mutlu seninle röportajlarda realiteden uzaklaşıp duygusal oluyorum. Gençlerle de seninle sohbetlerde olduğu gibi, güzel geçen bir kaç saatim oldu. Onlara hayat tecrübelerimdeki nasihatlerim etkili oldu ki hala gruplar halinde keyifle iş yerime geliyorlar. Onlara tavsiyelerim hatırladığım kadarıyla şöyleydi: Anne ve babalarınızın kıymetleri bilin ikincileri yoktur. Aile bağlarınız kuvvetli olsun onların destekleri daima sizi güçlü ve mutlu kılar. Bir konuda kendileri için üzüldüğümü ifade ettim, çağın getirdiği teknolojiden dolayı, fazlaca mekanik olduklarını söyledim. Elbette teknoloji kolaylıklar getirdi ancak bizlerin değil ama gençlerin hayatlarında çok şeyler çaldı. Ruhsuz olmaya başladılar. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan evlilikler için birliktelikleri çabuk başlayıp çabuk tüketiyorlar. Yine gerek okul gerek iş hayatlarında şık ve temiz giyinmeleri gerektiğini onların kıyafetleriyle karşılanacağı, fikirleriyle uğurlanacaklarını, hatırlattım. Ve bu tür bir dizi tavsiyelerim oldu. Geçtiğimiz günlerde Malatya'ya niçin gittiniz?

Hatta eşimi kaybettikten sonra 10 yıl kayınvalidem vefat edinceye kader benimle beraber yaşadı. Şimdiki jenerasyonda bu özverileri görmemek beni üzüyor. Geçtiğimiz 15 gün önce Malatyalı üniversite öğrencilere miadın organize ettiği 150 kişilik kahvaltılı sohbet toplantısında geçlere çok güzel nasihatler ettiniz tekrar bizimle paylaşır mısınız?

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

15

Malatya'nın duayen sanayicilerinden Sayın Mahmut Çalık beyefendiye İnönü Üniversitesi’nce Fahri Doktora Ünvanı tevcih edildi. Sayın, Ahmet Çalık beyefendinin daveti üzerine katıldım çok güzel ve çok katılımlı program oldu. Allah Çalık ailesine nice güzel başarılar nasip etsin. Memleketimi kısa aralıklarla görmezsem özlüyorum. Değerli il ve ilçe başkanları ile görüşmelerimiz oldu kendilerine Malatya için yapılacak hizmetlerde yanlarında olacağımı tekrarladım. Yeşilyurt Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kavuk bir kaç gün önce beni ziyarete geldiler. Bana düşen her göreve hazır olduğumu söyledim. Kıymetli bir belediye başkanı Malatya için iyi ki var diyorum. Bizi bu güzel evinizde ağırladınız, bu evde İstanbul'u yaşamak nasıl bir duygu? Memleketim Malatya'yı ne kadar çok seviyorsam İstanbul'u da o kadar çok seviyorum. Ben denizi çok sevdiğim için deniz kenarında bir evde yaşamak istedim. Kuzguncuk bana memleketimi hatırlatıyor. Hiç sevmediğim süper marketlerden uzak mahalle bakkalım, mahalle manavım, mahalle kasabım, mahallenin her türlü imdadına yetişen derde


Elbette teknoloji bir çok kolaylıklar getirdi. Ancak bizlerin değil ama gençlerin hayatlarında çok şeyler çaldı. Ruhsuz olmaya başladılar. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan evlilikler için birliktelikleri çabuk başlayıp çabuk tüketiyorlar. deva, Bekir'imiz. pazar sabahları Kuzguncuklu dostlarla kahvaltı yaptığımız kafeteryamız, sık sık telefon ederek bir sorununuz var mı diyen muhtarımız, cami ve kilesinin yan yana olduğu birlikte yaşamanın en güzel örneği olan Kuzguncuk’ta yaşamak bana mutluluk veriyor. İstanbul'a gelince: 8500 yıllık üç dinin yaşadığı dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Dünyanın en ünlü Amerikalı tasarımcılardan biri “Tanrının insanların için yarattığı en güzel şehirde oturuyorsunuz” dedi. Yine NBC televizyonu New York'a her

sabah 2.5 saat canlı yayın yapmakta. Yılda beş defa çeşitli ülkelerin şehirlerinde canlı yayın yapıyorlar. Geçtiğimiz yıl İstanbul'u programa aldılar. Boğaz içi köprüsünün altında denizde teknede programa başladılar. Spikerin heyecanı İstanbul'u anlatımı harikuladeydi. 12 milyon izleyicisi olan programın, o sabah 16 milyon izleyicisi olduğu bilgileri geldi. Program spikeri adeta haykırarak, “Tanrım şehrin ortasından nehir değil, deniz geçiyor sağ taraf Asya, sol taraf Avrupa” diyerek, tarihin bu kadar güzel anlatıldığı yapıları ilk defa görüyorum. “Burada yaşayan in-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

16

sanlardan biri olmak isterdim” dedi. Kısaca gerçekten böyle bir şehirde yaşama şansına sahibiz. Bende böyle bir kente hizmet etmenin gururunu yaşıyorum. Güzel Malatya Dergisi okuyucularına son olarak neler söylemek istersiniz? Malatya ve Malatyalıları bu kadar güzel anlatan Hatice Mutlu iyi ki varsınız. Malatyalılar sizi çok seviyor. Memleketimizi çok iyi temsil ediyorsunuz. Herkesi adeta hem okuyor hem de yazıyorsunuz. Her zaman sizin yanınızdayım. Sizi seviyorum. Malatya ve Malatyalıları da çok seviyorum.


Mahmut Çalık

İş adamı olmayı ilk okulda düşledi On beşine gelmeden mücadele başladı İşinde büyümeyi hep beynine işledi Mahmut çalık diyince akla YATIRIM gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir Gerçek lider olanlar kendi için yaşamaz Fedakarlık olmazsa zorlukları aşamaz Başarı sevdasını yüreğinde taşımaz Mahmut çalık diyince akla ÖZVERİ gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir Küçük düşünen insan hiç bir yere varamaz Hedefi büyütmeyen rekorları kıramaz Kaderine sığınıp bahaneler aramaz Mahmut çalık diyince akla CESARET gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir Binlerce çalışanı hepsi dirlik içinde Sıdk ile çalışırlar düzen birlik içinde Huzur ve güven vardır helal varlık içinde Mahmut çalık diyince akla İSTİHDAM gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir Cömertliği geninden, hayırlarda yarışır Alçak gönüllü insan fıtratına yaraşır Kin ve nefret'i olmaz, küsse bile barışır Mahmut çalık diyince akla TEVAZU gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir Örnek bir sanayici çalışmaya doymayan Ödüllerle taçlanmış, başarıları ayan Hayatını okusun, duyan ya da duymayan Mahmut çalık diyince akla DUAYEN gelir Yakından tanıyanlar bunu çok iyi bilir

Mehmet Nalbant


Sizi tanımak isteriz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Malatya Yeşilyurt’ta doğdum, 3 yaşımda Malatya’ya taşındık, lise eğitimi Malatya’da, İstanbul Tıp Fakültesini bitirip uzman oldum. Askerlik görevinden sonra kliniğime döndüm.1978 de Doçent ,1988 de Profesör oldum.Tıp Fakültesinde Yönetim Kurulu, Fakülte Kurulu ve Fakülte senatörü olarak üniversite senatosunda bulundum.2005-2009 yılları arasında çocuklarıma en büyük miras ve onur olarak bırakacağım İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü görevini ifa ettim.Sözün özü şu: öğrenci olarak eğitim gördüğüm dünyanın en büyük üniversitelerinden biri olan İstanbul Üniversitesinden rektör olarak emekli oldum.Evliyim iki kızım ve iki torunum var.Torunlarımdan birisi erkek, diğeri kız.Allah hepsine hayırlı ömürler versin. Bir konuyu da mutlak dile getirmeliyim. Benim Dekanlık yıllarımda Sn. Başbakan Anakent Belediye Başkanı idi.Çok desteklerini ve yardımlarını gördüm. Rektörlük döneminde de yine sayın Başbakan ve sayın Kadir Topbaş üniversiteme çok destek verdiler. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Ben okuma yazması olmayan bir annenin altı çocuğundan beşincisiyim. O anne ki bana Vatanı, Bayrağımı Mustafa Ke-

mal’i, İsmet Paşa’yı sevmeyi öğretti. Tüm geçmişlerimizle beraber Annemi ve Babamı da rahmetle anıyorum. Nur içinde yatsınlar. Bu nedenlerle ülkeme çok şey borçluyum. Yaptığım bu görevlerle borcumu ödeyebildim mi bilemiyorum, inşallah kalan yaşamımda da nasip olursa borç ödemeye devam edeceğim. Annem ve Eşim adına Yeşilyurt’ta bir ilköğretim okulu devlet yurttaş işbirliği ile nasip oldu yaptırdım. Bu hizmette Sn. Eski Malatya Valisi Mustafa Yıldırım, Yeşilyurt Belediye Başkanı Halaoğlu Sn. Kavuk, yine eski kaymakamımız Sn. Serdar Cevheroğlu’na verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Halaoğlu işini gücünü bırakıp okulda taşeronluk yaptı. Kısa sürede bitirdik. Bir süre sonra Sn. Başkan Kavuk buraya bir ana okulu senin adına yapalım dedi, parasal gücüm yine devletle birlikte yapmaya yetmezdi. Devlet, bir miktar ben, çok büyük miktarı da sevgili kardeşim ve halaoğlu Şahin Nalbant katkı yaparak benim adıma ana okulunu tamamladık. Şu anda 107 ana okulu öğrencisi eğitim görüyor. Sevgili Şahin Nalbant’a şükran borcum

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

18

var. Allah tüm iki okula da destek veren dostlarımdan razı olsun. Ben ülkemi ve memleketimi çok seviyorum. Hayatta ne yaparsak kendimize. Şuna inanıyorum ki hepimiz bu dünyada kiracıyız. Mal sahibi belli. O nedenle ne iyilikler ve yardımlar yaparsak o bizimle gidecek. Vakıftan sordunuz; M.E.V çok önemli bir kurum. Kurulduğundan bugüne çizgisinden sapmadan, Laik Demokratik Cumhuriyete bağlı bir kurumdur. Görevimiz burs desteği sağlamaktır. Burs için yönetim kurulunda bir komite vardır, bu komite hak eden öğrenciye bursunu verir. Her yıl başarı istenir, başarısız öğrencinin bursu kesilir. Vakıf Malatyalı hayırseverlerin desteği ile bu hizmeti veriyor. Kuruluşundan bu güne destek veren, herkese şükranlarımı sunuyorum. Yardımseverler analarının ak sütü gibi helal kazançlarından bu desteği vermekteler. Kuruluşun ilk aşaması Rahmetli Kaftan Ben, Rahmetli Vedat Giray olmak üzere temeli atıldı.


Daha sonra çok büyük katılımlarla vakıf kuruldu. Vakfımızın özelliği vergiden muaf olmasıdır. Bu da Sn. Metin Emiroğlu’nun desteği ile oluşmuştur. Rahmetli Özal her zaman yanımızda olmuş, her türlü desteği vermiştir. Özetle bu vakıfta her hemşerimizin katkısı vardır. Önümüzdeki yıl kongremiz var. İnşallah bu görevi genç, bir kardeşimize devretmeliyiz. Zira ben tüm yaşamımda görevde çok uzun kalanları hep eleştirmişimdir. Burada Malatyalı olup Vakfa burs vermeyen hemşerilerimize sesleniyorum. Bu ulusun geleceği eğitimde bu unutulmamalı, sizde bu binaya bir kiremit koyarak destek vermelisiniz. “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir” buyuruyorlar. Kurulduğundan bu güne yaklaşık 13.000 öğrenciye burs verilmiştir. Malatya şubemiz Sn. Necdet Narin ve ekibi, Ankara şubemiz Ekrem Dernek ekibi çok başarılı işler yapmaktalar. Biz görevde olduğumuz süreçte başarabildiysek, İstanbul, Malatya, Ankara birlikte başardık. Malatya Kadın Kollarımız ve Gençlik Kollarımız da büyük başarılara imza atmaktalar. Bu yıl yaklaşık 600 öğrencimiz var. Sosyal çalışmalarımızı soruyorsunuz: Yukarda bunlara cevap verdim.

onu vereyim der. Çocuktan cevap: dayı kendini yorma bozukları kağıt iki buçuk liraya sar ver. Dünya güzeli bir yerdir. Son zamanlarda çok göç almış.İnşallah tadı kaçmaz. Tabi eski çınarlar dediğimiz büyüklerimizin birer birer gitmesi ile eski tadı yok. Yine de eşsiz bir yer. Doğduğum yerle her zaman gurur duydum. Bana sordular neden okula iki isim koydun. Şöyle cevapladım: Annemin Osmanlının son dönemlerindeki o sıkıntılı dönemde büyüyüp gelmiş baş örtülü bir Türk kadını, Eşim Cumhuriyet Aydınlığı ile üniversite eğitimi yapmış bir anne. Yani ulu önderin yaptığı devrimlerle bu ulus ümmetlikten çıkıp yurttaş olmuştur. Eşim bu yurttaşlık örneğidir, ulu önderi, silah arkadaşlarını, vatan için şehit olan tüm şehitlerimizi şükran ve rahmetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Yeşilyurtluları anlatmamı istiyorsunuz: Yeşilyurt insanı dürüst, mert, zeki ve çalışkandır. Kimsenin hakkını yemez, hakkını da yedirmez. Mehmet Zeki Akıncı’dan bir anekdot’la Yeşilyurtluları anlatayım; Rahmetli Hacı Sabancı çırmıktı’ya gelir dokuma atölyelerini gezecek ve fason yaptıracak, kimseyi tanımıyor, bir gence diyor ki bana atölyeleri gezdir. Akşam olur Sabancı evladım bu gün emeğin geçti bir elimde bozuk iki buçuk, bir elimde kağıt iki buçuk lira var, hangisini istersen

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

19

Yeşilyurt derneğinin temeli sevgili kardeşim İsmet Elgül’dür. Derneği oluşturdu, hizmet etti. Daha sonra sevgili Mehmet Zeki Akıncı görevi aldı. Sn. İlhan Şahintürk, İbrahim Çatal ve tüm arkadaşları ile çok yararlı çalışmalar yapıyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Kutsal günlerde ve bayramlarda kazamıza çok büyük maddi, manevi destekler veriyorlar. Aylık yemekler de bizleri bir araya getiriyor ve hasret gideriyoruz. Bu kardeşleri sırtımıza alıp götürsek yine de haklarını ödeyemeyiz. Son söz olarak Güzel Malatya’nın ve Yeşilyurt’umun güzel insanlarına, güzel Malatya dergisi aracılığı ile herkesi kucaklıyor ve saygılarımı sunuyorum. Diliyorum bu ulus aydınlık günlere aydın bir toplum olarak ulaşsın. Hoşçakalın.


İstanbul Yeşilyurtlular Derneği Başkanı Mehmet Zeki Akıncı:

Gençlerimiz Yeşilyurt’a Sahip Çıksın Başkanım sizi tanımak isteriz kendinizden bize bahseder misiniz? Ben Mehmet Zeki Akıncı, 1950 yılında Malatya Yeşilyurt'ta doğdum. 1957 yılında Yeşilyurt'ta ilkokula başladım. 1960 yılında ihtilaldan 2 ay önce İstanbul'a geldik. İlkokul, ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra Galatasaray Kimya Mühendisliği bölümünü okudum. Ticaretle uğraşıyorum. Evliyim, iki oğlum bir torunum var. Malatya dernekleri ve vakıflarda faaliyetlerime devam ediyorum. Ticaretle uğraştığınızı söylediniz neler yapıyorsunuz? Ticarete sanayici olarak devam

ediyorum. Tekstil sektörüyle uğraşıyorum. Sektörümüzde iplik, dokuma, boya ve konfeksiyon olarak da çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tekstilin her konusuyla uğraşıyoruz. Bünyemizde 500 kişilik ekiple birlikte çalışıyoruz. Bundan sonrada inşallah daha büyük adımlar atmayı düşünüyoruz. Ben kendi işlerimi yaparken bir taraftan da hayır işleriyle de uğraşıyorum. Malatya'ya ailemiz adına çok büyük eserler kazandırdım. Dedemin adına yaptırdığımız “Hacı Ahmet Akıncı” Lisesi 1986 yılında bitti. Şuan faaliyette. 1992 yılında Rahmi Akıncı adına ilkokul yaptırdım. O da

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

20

şuan faaliyette. Yakınca Kasabası'na Cami tamamladım. Cami'ye annem ve babamın ismini verdim. Malatya'nın en büyük camilerinden biridir. Yeşilyurt Derneği’nden bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Biz bu derneği İsmet Elgül'den teslim aldık. Derneğimize en ufak bir leke getirmeden bugünlere geldik ve 20'ci yılımızı doldurduk. Yeşilyurt'a ve derneğimize çok büyük hizmetler veren, Ahmet Çalık'a çok teşekkür ediyoruz. Bize öğrencilere verdiğimiz bursta, diğer faaliyetlerimizde maddi ve manevi desteğini hiç bir zaman esirgemedi. Ken-


disi hayır sever güzel bir Yeşilyurtludur. Türkiye'ye hatta dünyaya hizmet ediyor. Allah ona daha çok başarılar nasip etsin. Babası Mahmut Çalık'ta bizim için medeni iftarımızdır. Bizim iş adamlarımız yardımı yaparlar ama isimlerin geçmesini istemezler. İbrahim Nalbant beyin Yeşilyurt Spor Sahası’na çok destekleri olmuştur. Bende bir gün İbrahim Nalbant beye telefon ettim Camimize halı ihtiyacı olduğunu söyledim. Ertesi gün camiden aradılar. İbrahim bey gerekli olan halıyı sabah erkenden camiye göndermiş. 2000 kişilik yeri yaptı. Cüzi fiyata maliyetine gönderdi almaya kalksaydık o fiyattan mümkün değildi.

şilyurtlu gibi Yeşilyurt'a hizmet ediyorsunuz. Yeşilyurtlular bunu unutmayacaktır. Yeşilyurt'a destek sağlayan Mesut Parlak abimiz annesi ve eşi adına bir ilkokul, kendi adına da bir anaokulu yaptırdı. Burada Yeşilyurdumuzu bizleri desteklediği için Mesut hocama çok teşekkür ediyorum hayatı boyunca mutlu olmasını diliyorum. Kolukısa Lisesi de

Ben buradan kendisine çok teşekkür ediyorum. Abisi Şahin Nalbant abimiz oda aynı her zaman Malatya için çok destekleri oluyor, ama isminin geçmesini bile istemiyorlar. Kendilerine çok teşekkür ederim Allah razı olsun ömürlerini uzatsın diyorum. Adil Nalbant’ta gene aynı şekilde her türlü yardımlarını esirgemeden yapıyor. Allah binler kere razı olsun her zaman her yerde yanımızda ona da çok teşekkür ediyorum. Ben sadece protokol da başkan görünüyorum, ama asıl başkan İlhan Şahintürk. Buranın maddi ve manevi olarak da her şeyini yürütüyor çok minnettarız, çok teşekkür ediyorum. Birde İbrahim Çatal ona da çok teşekkür ediyorum. Birde şunu gündeme getirmek istiyorum. Yeşilyurt Belediye Başkanımız Mehmet Kavuk adına, hiç bir şey yok eşinin adına var ama Mehmet Kavuk adına hiç bir şey yok insanlar isimleriyle yaşarlar anılırlar, ben burada çocuklarına söylüyorum. Babanız adına bir şey yaptırın. Son olarak neler söylemek istersiniz? Hatice Hanım, öncelikle size çok teşekkür ediyorum. Bir Ye-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

21

Rahmetli Kenan Kolukısa’nın Yeşilyurdumuza hediyesidir. Rahmetle anıyorum. İbrahim balarısı Malatya'da yetişmiş nadide insanlardan biridir, bir gün röportajında ben okumadım Yeşilyurt'a okul yaptırdım diyor, çok teşekkür ediyorum kendisine. Birde gençlerimizden derneğimize sahip çıkmalarını istiyorum.


Malatya’nın Taçlı Yıldızı Ben de burada bugüne kadar Yeşilyurt’a gitmeyen hemşerilerimize gelin doğduğunuz yeri görün atanızın ceddinize geldiği yere sahip çıkın, festivalimizi hep beraber yapalım diyorum. Kendinizi bize tanıtabilir misiniz? Malatya, Yeşilyurt doğumluyum. 7 yaşıma kadar Yeşilyurt’a kaldım. 1972 yılında Malatya’ya taşındık. 1972 yılından sonra İstanbul’a taşındık. Evliyim 3 çocuk babasıyım. Şuan emekliyim. Okul dönemimde başladı yardım etme isteği. Okulda yapılacak sınav için öğretmenimiz bir gün önceden eve ödev verdi, verdiği dersten sınav olacaktık, okula gittiğimde iki arkadaşım okula gelmemişti. Bende merak ettim sordum neden gelmediniz bugün sınav vardı dedim, onlarda sınav kâğıtlarını alamadıklarını kalemlerinin de olmadığını onun için

gelmedik diye söylediler. Bende kırtasiyede gittim arkadaşlarım ihtiyacını aldım verdim. Çocukken kumbaramda paramı biriktirirdim. Okulda ihtiyacı olanlara harcardım. Bir gün babam anneme kumbaranda parası azalmış sor bakalım ne yapmış diye sordu. Annemde bana oğlum baban kumbarandaki paranın azaldığını ne yaptığını sormamı istedi dedi. Bende anneme fakir arkadaşlarım vardı onların okul masraflarını karşıladığımı söyledim. Annemde babama söylemiş babamda bana aferin oğlum yardımcı ol eksik olan yerde ben tamamlarım dedi. Beni

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

22

sarılıp öptü o zamanlar anneler, babalar çocuklarını öpme değil yaklaşmazdı babam beni öpmesiyle dünyalar benim oldu. Babamın ayakkabı dükkânı vardı. Bende okul çıkışı babamın yanında ayakkabı satıyordum.. Boş kaldığımda dükkânının önünde ayakkabı boyuyordum. O zamanlar tek lükssümüz bir simit almaktı veya üç, dört adet zeytin almaktı. Yeşilyurt Derneğinde bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Yeşilyurt insanı çok zeki ve sıfırdan başlayarak şu an Türki-


ye’nin büyük yatırımcılarındandır. Derneğimizin çok önemli başkanı, Mehmet Zeki Akıncı benim için çok değerlidir. Yeşilyurt’umuz için yönetimiyle beraber çok çalışırlar. Yardımlarını gönderirler öğrencilerimize burs verirler, Dernek mensupları Malatya’ya her türlü destek sağlamak için işlerini bırakarak hizmet ederler ben burada başkan ve yönetimine çok teşekkür ediyorum. Birde maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen önemli iş adamlarımız var. İlhan Şahintürk, Ahmet çalık, Şahin Nalbant, İbrahim Nalbant, Adil Nalbant, Kenan Özer, daha burada ismini sayamadığım hemşerilerimiz desteklerini her zaman yaparlar hepsine çok teşekkür ediyorum. Burada her zaman hizmet aşkıyla yanan Belediye Başkanımız Mehmet Kavuk’a çok teşekkür ediyorum. Festivali en iyi şekilde yapıyorlar. Ben de bugüne kadar Yeşilyurt’ta gitmeyen hemşerilerimize “gelin doğduğunuz yeri görün atanızın ceddinize geldiği yere sahip çıkın, festivalimizi hep beraber yapalım diyorum.” Sosyal çalışmalarınızda bahsetmek istersek neler anlatmak istersiniz? Küçük yaşta Sivil toplum örgütlerine girdim. Siyaseti hiç bir zaman için düşünmedim. Malatya Eğitim Vakfını kurduk önceleri biz dernek olarak düşündük. Sonra rahmetli Soysal ve rahmetli Kaptan abimizle beraber kurduk. Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal çok destekleri olmuştur. 32 Yöneticiyle beraber vakfımız kurduk. Bunun içinde bende vardım. Ben Malatya Eğitim Vakfının 2 dönem başkanlığını yaptım. Vakıf olarak öğrencilere burs verdik. İş adamlarımızı öncülük ederek Malatya’ya götürüp yatırımlar yaptırdık. Türkiye’nin her yerinde öğrencilere burs verdik. Dernekler çoğalınca bizlerde yönetim olarak karar aldık yeni kurulan dernekler diğer konularla ilgilensinler diye karar aldık. Malatya Eğitim Vakfında sadece öğrencilere burs versin dedik. Şuana kadar 12.000 öğrenciye burs verdik Vakfımızın Yönetiminde sekiz kişi rahmetli anıyorum. Ömrüm oldukça Malatya ve Malatyalıların yanındayım. Arzum bizden sonra gelen gençler iyi eğitim alarak memleketimizi daha ileri yerlere taşısınlar. Sizin için söylenenleri biliyor musunuz? Mütevaziliği duygusallığı, insanlığıyla, sevimliliği, sohbeti ile Gökte yıldızlar Malatya Yeşilyurt’ta Şaban Taçyıldız diyorlar…

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

23


1

957 yılında Malatya Yeşilyurt'ta doğdum. İki yaşındayken babamın kararıyla 1959 yılında İstanbul'a göç ettik. Dedem rahmetli üç kardeşler. Nalbantlık ve Tekstil yaparak evlerini geçindiriyormuş. Büyük amcamın eşi Urfalı Hacı Bacı, gelin gelirken çeyizinde el dokuma tezgahı getirmiş. Babası, “Kızım demiş gittiğin evine ailene destek olursun.” Babam 1950 yıllarında ilk motorlu makineyi getiren biridir. Tabii ki o zaman elektrik falan sorunları olmuş oda zorunluluktan kalkmış İstanbul'a yerleşmiş. Babam bana 1967 yılında İlkokulu bitirmiştim. Babam bana ''Galatasaray Lisesi’nin sınavı-

na gireceksin. Bu liseyi bitirenler ülkeyi yönetiyor buraya gireceksin” dedi. Bende daha önce neden söylemedin hazırlanırdım dedim. Sınava girmek için gittiğimizde, “Geçen yıl doksan yedinciyi bile aldılar” dediler. Babam çok üzüldü, bana “Seni Tahran Koleji’ne yazdırayım Mümtaz Sayman'ın okulu çok iyi” dedi. Akşam olunca Radyoda İngilizce ve Fransızca çevirmeyi duyunca “Sende öğreneceksin dünyaya açılacaksın ben nasıl açıldım. Malatya'dan İstanbul'a nasıl geldiysem sende İstanbul'dan yurt dışına gideceksin.” derdi. Tekstille uğraşıyorum. Evli ve

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

25

iki çocuğum var. Babamın, yani Fahri Nalbant'ın oğlu olmaktan gurur duyuyorum. Fahri Nalbant’ın oğlu olmak hem dez avantaj hem de zarar gelmesin diye fazla ticarete açılmadım. Fahri Nalbant’ın oğlu olmak bir avantaj. Babamı ben 13 yaşındayken kaybettim. Annem “Oğlum senin çalışman gerekiyor.” diye bana söyledi. “Baban da senin okumanı çok istiyordu ama olmadı.” dedi. Ben lisedeyken işe başladım. İş hayatını bilmiyordum, sudan çıkmış balık gibiydim. Babam üç ortaktı. Enver amcam, Hacı amcam ve babam. Bende lisede okuyordum, okuldan ayrılarak işimizin başına geçtim.


1970 yılında ticaret yoktu elektrik günde 6-7 saat kesilirdi. Her aşamada çok zorluklar çekiyorduk. Babamın ismine bir şey gelmemesi için ticaretten çok dikkat ettim fazla açılamadım. Çok şükür çalışıyorum 30 yıldır iş yerim var. 25 yıl Sultanhamam'da çalıştım. Sözün ne kadar önemli olduğunu ticaretin her şeyini Sultanhamam'da öğrendim. Bizimkiler de nasıl falan derken ilk dokumaya başlamışlar. Kapasite çok düşük olunca babam motorlu makineyi aldı. Tekstil konusunda babam herkese öncü oldu. Herkes babamı takip ediyordu ne yaptı önce akrabalar sonra çevre babamı örnek alarak buraya gelip yerleştiler. Fahri Nalbant’ın oğlu olmaktan gurur duyuyorum. Babam herkese öncü olmuştur. Bir insanın başına gelecek en acı şey ölümdür. Babamı çok erken kaybettik, olan babama oldu. Babamı herkes örnek aldı, o ne yaptı, bizde yapalım o ne sattı, bizde satalım. Her kesten duyarım babamı. Bir gün bana, Mahmut Çalık amca “Benim burada olmamım buralara gelmemim sebebi baban.” diye söyledi. Onteks Tekstil olarak neler yapıyorsunuz? Sanayi dikiş ipliği, Polyester, iplik boyuyoruz. İplik boyaması ve satışını yapıyoruz. Oğlum işletmeyi okudu. Oğlum askerden yeni geldi. Şimdi işimizin başına geçti. Artık işlerimiz değişecek. Benim yapacağım sadece oğluma işi öğretmek olacak. İşletmeyi okudu inşallah onlar daha rahat çalışacaklar. Bu mesleği seçmeseydiniz ne olmak istersiniz? Ben Fizikçi olmak istiyordum. Üniversitede kalmak ve okumak istiyordum. Bilim adamı olmak istiyordum. Bu iş benim tercihim değil. Hayat bunu bana getirdi. Üç dört defa Mısıra gittim. Mısır’ın Tarihini iyi biliyorum. Araş-

tırmalar yapıyorum. Yurt dışındaki fuarlara takılıyorum. Fizik konusunda donanımlıyım. Tez bile hazırlayabilirim. Talihsizlikler istediğimi yapmama engel oldu. Gençlere ne gibi tavsiyelerden bulunmak istersiniz? Ben buradan gençlere yapacağım tavsiye; Meslek liselerinde okumaları. Bizim kalifiye elemana ihtiyacımız var. Ara eleman eksikliği var. Ben en az benim yanımda çalışan birinin lise mezunu olmasını istiyorum. Makinelerden anlaması lazım. Şimdiki gençler her şeyi hazır istiyorlar. Üniversiteliyi çalıştıramıyoruz. Gençlere bakıyorum ya topçu ya da popçu olmak istiyor. Türkiye'de ara eleman eksikliği çok ciddi şekilde var. İşsizlik olduğuna inanamıyorum. Şimdiki gençler istiyorlar ki her şey hazır olsun. Kötü iş yoktur. Kötü işletmeci vardır. Büyük işletmeciler önlüğü giyer ve işlerinin başında durur. Yeşilyurt Derneği’ni anlatmanızı istesek? Derneğimiz çok iyi çalışıyor. Öğrencilere burs veriyor. İhtiyacı olanların ihtiyaçlarını karşılıyor. Hele Mehmet Zeki Akıncı abim çok güzel mükemmel biridir. Kimse Mehmet Akıncıyı kırmaz. Onun her söylediğinin altına bakmadan imza atarım. Kimden ne alacağını kime nasıl davra-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

26

nacağını bilen biridir. Yönetimdeki arkadaşlarda mükemmel kişilerdir hepsine çalışmalarında dolayı çok teşekkür ediyorum. İş adamlarımızdan iletişim kopukluğu var. Derneklere gelmeyi istemiyorlar işte gidince bizden para alacaklar falan, bir görün belki başka şeyler olabilir. Malatyalı iş adamları bir araya gelerek yine eskisi gibi bir şeyler yapılabilir. İplik Fabrikası İpajı kurmuştuk o zamanlar olmadı. Yine iş adamlarımız bir araya gelerek bir şeyler yapabiliriz diye düşünüyorum. Malatya'ya göç olacak diye düşünüyorum. Malatya toprağı verimli, organik tarım yapılabilir. Yeşilyurt'u anlatmanı istersek? Ben Yeşilyurt'u fazla bilmiyorum. Ben Fahri Nalbant adına 2006- 2007 yılında Festivalde Güreş Ağası seçildim. Festivale eşimle beraber gittim. Eşim İstanbullu bana burası Anadolu değil dedi farklı bir yer dedi. Yeşilyurt'u gezdikten sonra “Burası çok farklı dedi burası yüzyıllardan beri yerleşim yeri olduğu belli buram, buram tarih kokuyor.” diye söyledi. Ben de burada iş adamları çıkmasından belli dedim. Şimdi göçler başladı yerleşimler başladı. Eğer mecbur olmasa kimse gelip İstanbul’a yerleşmezmiş. Babamda daha çok pantolon, perdelik, döşemelik, etamin, dokuma işi her şey vardı.


İşadamı Sadık Dönmezer;

Çaresizsen, çare sensin

B

en Sadık Dönmezer, İlk iş hayatıma Malatya kapalı çarşıda esnaf olarak başladım. Kapalı çarşı yıkıldıktan sonra Sıtkı Göbay'la Kilis pazarını kurdum. Ağırlıklı olarak Avrupa Çin ve Beyrut'ta Kumaş halı ve mutfak eşyaları getirerek satışını Malatya'da yapıyordum. 1968 yıllarında yabancı markaları daha çok tüketiliyordu. İş yerimi ortağım Sıtkı beye devrederek, 1969 yılında İstanbul'a geldim. Mahmutpaşa’da Tekstil ve pamuk ipliği ticaretine başladım. 1994 yılına kadar ticaretle uğraşmaya devam ettim. 1994 yılında Mersin’de Öztürklerle bera-

ber Çakmak fabrikası kurduk. O zamanlar günlük çakmak üretimimiz 36 bin adetti. 2000 yılının sonuna doğru Çin ile rekabet şansımız olmadığında her geçen gün zarar etmeye başlayınca, 2000 yılı sonunda fabrikayı kapattık. Fabrikayı kapatmaya değil Öztürk'ler gibi ortağımda ayrıldığıma üzüldüm. 2000 yılında sonra hisseme düşen fabrikadaki zararları kapatmak için kendime ait olan gayrimenkullerimin bazılarını satarak zararına satarak borçlarımı kapattım. bütün hemşerilerime ve dostlarıma İstanbul'da gayrimenkule yatırımlarını yapmalarını tavsiye ederim. Gayri-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

27

menkullerin insanın şerefini ve haysiyetini kurtarır. Şuanda senede bir tanede olsa iş merkezleri yapıp satıyorum. Sosyal yaşantılarım en az 20 vakıf ve dernek yönetimlerindeyim başkan ve yönetim kurulu üyeliğe yapıyorum. Kısacası hayır işlerini imkanlarım dahilinde yapmayı çok seviyorum. Ben hiç bir zaman paranın esiri olmadım. Tabii ki para konuşmayı elbise yürümeyi öğretir. Çaresizsen çare sensin, bu felsefeye de uymak gerekir. Benim, en büyük varlığım, çocuklarım ve torunlarım, onlarla gurur duyuyorum.


Nuryıldız Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Nalbant;

Yeşilyurt’u Anakucağı Gibi Görüyorum Şahin Bey bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 01.05.1941 yılında Malatya'nın Yeşilyurt İlçesinde doğdum Malatya'da on sekiz yaşıma kadar kaldım. 1959- yılında İstanbul'a taşındık. Yaklaşık elli üç yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Tabii ki buralara gelmemiz çok da kolay olmadı. Hem kendimizi hem de çalışanlarımızı idare ettik çok şükür istediğimiz yere geldik. Nuryıldız Tekstil olarak neler yapıyorsunuz? İplik ve Kumaş Boyama ve Terbiye işlemleri yapan Nuryıldız iç ve dış piyasaya ürünlerini pazarlamakta, ayrıca fason hizmette vermektedir. Ürünlerimiz pamuk, organik pamuk polyester, akrilik, viskon fantezi, bambu model ve karışımları boyalık iplik satışı yapmaktadır. Amerika ve Avrupa'dan ithal son teknolojiye sahip makinelerle üretim gerçekleştirmekte olup teknoloji yenilikleri bir gereksinim olarak kabul eden Nuryıldız sektördeki bugün bulunduğu konumunu da bu sayede perçinlemiştir. Ürünlerin yüzde 90'ını ihraç ediyoruz. Çorlu'daki üretim tesisimiz 39.000 metrekare alan üzerine kurulu 20.000 metrekare kapalı alanda 250-300 kişi çalışıyor. Sosyal biri olduğunuzu biliyoruz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Malatya Eğitim Vakfı ( MEV) Üyesiyim. Yeşilyurtlular Derneği Üyesiyim, Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) Üyesiyim. Takdir ettiğim derneklerimiz Malatya Eğitim Vakfı, Yeşilyurt Derneği, Malatyalı İş Adamları Derneği üçü de fevkalade çalışıyorlar. Güzel işler yapıyorlar. Malatya Eğitim Vakfı Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın 1985 tarihinde kurdu. Malatyalıları bir araya getirerek sevgi bağının pekişmesi için kurulan MEV ilk vakfımız. Bu güne kadar Malatya Eğitim Vakfı üyeleri tarafında ,Malatya'da 3 Anaokulu, 27 İlkokul, 11 Lise, 2 Öğrenci Yurdu, 13 Sağlık Kurumu ve 11 Hayır Kurumu yaptırarak hizmete sunulmuştur. Malatya İş adamları Derneği’nin Türkiye'de genelinde hiç kimsenin düşünmediği Türkiye'nin ihtiyacı olduğu sevgi evleri projesi çok güzel bir proje. Ayrıca Malatya İnönü Üniversitesi Konuk evi projesi Türkiye için örnek bir proje. Bu tür faaliyetler beni çok duygulandırıyor. Böyle hayırlı faaliyetlere elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Malatya insanı kendi için ne yaparsa, ülkesi içinde bir şeyler yapmanın gayreti içinde. Bizim insanımız çok yardımsever, hayır işlerine daima destek oluyor. Derneklerimiz bu konuda diğer dernekler arasında her zaman örnek olarak gösteriliyor. Yeşilyurt Derneği olarak neler

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

28

yapıyorsunuz? Yeşilyurt Derneğimizde her ay gelenek haline getirdiğimiz yemekli toplantımızı yapıyoruz. Böylelikle sıla özlemimizi gidermiş oluyoruz. Dernek olarak maddi ve manevi yardıma muhtaç ve Yeşilyurtlu gençlerin eğitimine destek olmaya çalışıyoruz. Dernek başkanımız ve yönetici arkadaşlarımız çok çalışıyorlar organizasyonları hazırlıyorlar bizlerde elimizden geleni yapıyoruz. Her yıl gelenek haline getirdiğimiz, Yeşilyurt Kiraz Festivalini büyük çoşku içinde kutluyoruz. Festivale dünyanın her yerinden Yeşilyurtlu hemşerilerimiz geliyor bir birleriyle özlem gideriyor. Yeşilyurt'la İlgili neler söylemek istersiniz? Yeşilyurt'a çok genç yaş da ayrıldım. Yeşilyurt'u ana kucağı olarak görüyorum. Her sene ziyarete gidiyorum, oradaki dostlarıma görüyorum. Yeşilyurtlu doğduğu yere sahip çıkıyor. Yeşilyurtlu iş adamlarımız dürüst, düzgün, sözünde duran saygılı ve çok çalışkan kişilerdir. Yeşilyurtlu olarak ben memleketime elimden gelen her şeyi yapıyor bununla da gurur duyuyorum. Son olarak neler söylemek istersiniz? Malatyalı iş adamlarımız doğduğu memleketine sahip çıkıyorlar. Bu sahiplenmeyi çocuklarına da aşılasınlar.


n i iten

l a k e v i j o l o e n v r k i e z T u ğ u t ş u l u b

NUR

NURYILDIZ TEKSTİL SAN. ve TİC. A.Ş MERKEZ: Güneşli Evren Mah. Gülbahar Cad. No.7 Kat:6 Güneşli-BAĞCILAR-İSTANBUL Tel: (0212) 550 26 55 - Faks: (0212) 550 25 37 FABRİKA: Velimeşe Hacışeremet Mevkii Çorlu-Çerkezköy Otoban Çıkışı ÇORLU/TEKİRDAĞ Tel: (0282) 674 48 09(pbx) - Faks: (0282) 674 48 08 http://www.nuryildiz.com.tr


Arta Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Enver Nalbant;

Biz Tekstili Annemden Öğrendik

Ö

ncelikle sizi tanımak isteriz? Bize kendinizden bahsedermisiniz? 1938 yılının eylül ayında Malatya Yeşilyurt ta doğdum. Evliyim iki oğlum bir kızım var. Benim ağabeylerimle ortak olduğum eskiden gelen şirketim Nalbantoğlu Mensucattır. Babamızın mesleği nalbantlıktı. Biz tekstili rahmetli annemden öğrendik o zaman makileşme olmadığı için her şey elle yapılırdı. Bizim ailemiz bu elde yapılan işleri yine elle çalışan ama aynı anda çok daha fazla iş çıkmasını sağlayan ahşap makinelerle yapmaya başladık. Bu üretim ve verimlilik artışının Yeşilyurt'a faydası çok olmuştur. 1950 yılında Adana Milli Mensucat’tan ilk motorlu dokuma tezgahlarımızı aldık. Bu tezgahlar Yeşilyurt'a giren ilk motorlu tezgahlardı. Bu tezgahları çalışması üretim farkını gören birçok kişi motorlu tezgah almıştır.1959 yılına kadar Yeşilyurt'ta üretim yaptık. O zamanlar yerel yönetimden sorunlarımızla ilgili yeterli destek göremeyince iki abim ile birlikte tezgahlarımızı da alarak İstanbul'a taşındık ve burada üretim ve ticarete başladık. İşyerimizi İstanbul'a taşımada Fahri Abim bizi yönlendirmişti ve bizim İstanbul'da tutunmamız diğer Yeşilyurtlu hemşerilerimizi

cesaretlendirmiştir. Nalbantoğlu Mensucat olarak ana üretimimiz o zamanlar etamin ve perdelik idi henüz konfeksiyonda pamuklu mal kullanımı yoktu ve ihracata yönelik üretim yapılmıyordu. Biz ürünlerimizi sultanhamamdaki mağazamızdan ağırlıklı olarak Anadolu'daki tüccarlara satıyorduk. Düzenli olarak Anadolu da turlara çıkarak hem tahsilat hem satış yapıyordum. 1965 yılında üretimimizi Bayrampaşa'daki binamıza taşıdık halen burada Nalbantoğlu olarak çalışmaktayız. 1971 yılında Fahri abimi trafik kazasında kaybettik. Bu bizi derinden etkiledi. 1988 yılında oğullarım ile birlikte Arta Tekstili kurdum. Arta Tekstil olarak neler yapıyorsunuz? Arta Tekstili oğullarım ile birlikte 1988 yılında kurduk. Arta Tekstilin kuruluşundan sonra ağırlığı bu firmaya verdim. İlk yıllarda kumaş ticareti yaptık daha sonra 1995 yılında çorluda boyahane yatırımı yaptık. Bugün 50.000 metrekare arsa üzerinde 20.000 metre kare kapalı alanda üretim yapıyoruz. Şu an elimizde olan makine parkı ile her türlü dokuma kumaşı çok farklı boyama çeşitleri ile boya ve baskı yapabiliyoruz. Şu an Türkiye'deki en yüksek boya ve baskı çeşitliliği-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

30

ne sahip dokuma kumaş boyahanesiyiz. Üretimimizin çoğu ihracata gitmektedir: Hem kendi kumaşımızı boyayıp satıyoruz hem de dışarıdan gelen kumaşlara fason boyama yapıyoruz. Yeni yaptığımız son teknoloji yatırımlar ile üretim kapasitemiz aylık 3.000.000 metre. Avrupa’da büyük alım yapan tüm firmalarda ürünlerimiz kullanılmaktadır. Gençlere ne gibi tavsiyelerden bulunmak istersiniz? Özellikle tekstil imalatı ile uğraşan gençlere işlerini birebir takip etmelerini tavsiye ederim. Tekstil emek yoğun bir sektör olduğu ve insana bağımlılığı çok olduğu için işin sahibini işin içinde olması gerekir. Yetkilerin müdürlere devredilip uzaktan kontrol edilmesi çok zordur işlerine bizzat sahip çıkarlarsa başarılı olurlar. Yenilikleri takip edip kendilerini geliştirsinler Yeşilyurt Derneği için neler söylemek istersiniz? Kurucu üyelerinden olduğum Yeşilyurtlular Derneğimizin faaliyetlerine katılıyorum İstanbul'daki Yeşilyurtluları bir araya getiren derneğimiz sayesinde hem ilçemize yardımda bulunuyoruz hem de ihtiyaç sahibi öğrencilerimize burs vererek eğitim görmelerini sağlıyoruz.


TEKSTİL SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Merkez Ofis: Fatih Cad. Meşe Sok. Kâhyalar İş Merkezi No:1 Kat:1 34169 Merter / İSTANBUL Tel: +90 212 637 22 50 - Fax: +90 212 637 22 25 - e-mail: arta@arta.com.tr Fabrika: Çorlu Çerkezköy yolu üzeri , 4.km, Yulaflı Köyü Mevkii, Çorlu / Tekirdağ Tel: +90 282 676 44 36 - Fax: +90 282 676 44 37 - e-mail: arta@arta.com.tr


Emin Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Nalbant;

Kısaca kendinizden bahsedermisiniz? 01.06.1943 Yılında Malatya Yeşilyurt’ta doğdum. Altı kardeşli Nalbant ailesinin en küçük çocuğuyum. Evliyim iki erkek bir kız, üç çocuk babasıyım. Tekstil ile tanışmamız ta çocukluğumuzda annem merhume Hatice Nalbant sayesinde olmuştur. Annem rahmetli bir taraftan o günkü şartlarla evin tek odasında el tezgahlarında dokuma yaparken, bir taraftan da tezgah ve çıkrık sesleri arasında bizleri büyütmüştür. Bizlerin büyümesiyle 1953 yılından sonra annemden görevi devraldık. Bu günkü teknolojinin içerdiği dokuma tezgahlarından satın alarak Yeşilyurt’ da dokumacılığa mekanik olarak devam ettik. Ürettiğimiz bezleri satmak için sık sık gurbete çıkardık. Çocukluğum bu şekilde geçti.

Emin tekstil ne zaman ve nasıl kuruldu? Askerlik görevimden sonra 1968 yılında ailece İstanbul’a göç etme kararı aldık. Amaç Malatya’da yaptığımız işi geliştirmek büyütmekti. Artık ben de büyümüş ve ağabeylerime yardımcı olmaya başlamıştım. 1996 yılına kadar İstanbul Bayrampaşa’da bir atölyemiz vardı ve gecemiz gündüzümüz orada geçerdi. Sanayi o yıllarda yavaş-yavaş Trakya Bölgesine kayıyordu. Biz de bu nedenle 1996 yılında Çorlu Velimeşe’de yer alarak, Bayrampaşa’daki mevcut makinele ile en son teknoloji içeren makineler satın alarak 25.000 m² kapalı alana sahip boya apre fabrikasını kurduk. 2005 yılında ilave olarak çocuklarım Faruk ve Fuat Nalbant ile birlikte Denim

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

32

Tesisleri’ni kurduk. Şu anda oğlum Faruk Nalbant’ın yönettiği denim tesislerinde 100 adet dokuma tezgahında blue jean üretiyoruz. Yeşilyurt Derneği hakkında düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz? İstanbul’da kurulmuş olan Yeşilyurtlular Derneği’ne üyeyim. Her ay gelenek haline getirilerek düzenlenen sosyal etkinliklere katılıyorum. Her yıl düzenlenen Yeşilyurt Kiraz Festivali’ne mutlaka katılıyorum ve bunu bir fırsat olarak görüyor, festival sayesinde dinlenme ve arkadaşlar ile sohbet etme imkanı buluyorum. Dernek Başkanımız Zeki Akıncı’ya ve diğer yönetici arkadaşlara çok teşekkür ediyorum çok güzel çalışmalar yapıyorlar.


Faktory: EMN Denim Tekstil Pazarlama Sanayi Trenyolu Altı Mevkii Velimeşe Tel: 0282 674 46 68 ÇORLU / TEKİRDAĞ Head Office: Keresteciler Sitesi Fatih Caddesi Selvi Sokak No:14/B Tel: 0 212 504 07 07 Fax: 0 212 504 07 47 MERTER / İSTANBUL www.emndenim.com e-posta: info@emndenim.com


Nalbantlar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nalbant Mehmet Bey bize biraz kendinizden ve iş hayatınıza nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? Kısaca bahsetmek gerekirse; 1952 yılında beri tekstil'in içinde olan geniş Nalbant ailesinin bir ferdiyim. 1950 yılında Malatya'nın dokuma beldesi olan Yeşilyurt ilçesinde doğdum. İlkokulu Malatya'da okudum. 1960 yılında İstanbul'a göç ettik. Ortaokulu Liseyi ve Üniversiteyi İstanbul'da okudum.1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim. Hâlen Baba mesleği olan tekstil işi ile iştigal etmekteyim. Yeşilyurt'u bir tekstil ilçesi haline getiren tüm başarılı girişimciler için göçüp gidenlere rahmet ve yaşayanlara da sağlık sıhhat diliyorum. Yarım asrı geçen süreç içinde yaşanan başarılara imza atan insanlar için kalıcı ve referans olacak bir kitap çıkarılmasını arzu ederim. Bu başarı sadece tekstil ile sınırlı değildir. Yeşilyurt'un bünyesinden çıkan bir çok tıp adamı, sanatçı, siyasetçi değerlerimiz vardır. onlar da tarihimizin sayfalarında yerlerini almalılardır... Doğduğunuz yer mi doyduğunuz yer mi?

Bizler Orta Asya’dan göçerek Anadolu’ya gelmişiz ardından Avrupa içlerine kadar gitmiş Dünya’nın bir çok yerlerinde iş kurmuş çalışmışız.

Bizler Orta Asya’dan göçerek Anadolu’ya gelmişiz ardından Avrupa içlerine kadar gitmiş Dünya’nın bir çok yerlerinde iş kurmuş çalışmışız. Köyleri kasabaları terk edip, Büyükşehirlere yerleşmişiz, ama arkamıza dönüp geriye doğru bakmamışız. Doğduğumuz, Atalarımızın dedelerimizin geçmişimiz olduğu yerleri hep unutuvermişiz. Bir insana nerelisin diye sorulduğunda; doğduğu yer olmasa bile atalarının geldiği yeri söyler. Böyle söylenir ama uzun yıllar önce doğduğu yere hiç gitmeyenler bile vardır. Bununla beraber; doğduğu yere vefa borcu sözü yeterli değildir. İnsanlar doyduğu yere de vefa göstermelidir. Zira her bölgeden başarılı ve geniş imkanlara kavuşmuş kişiler çıkmayabilir. Bu bağlamda; destek ve yatırımlar için sadece Malatya platformunu değil daha geniş bir platformu düşünmekte fayda vardır... Yeşilyurt Derneğinde bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Yeşilyurt derneği denildiğinde bu dernekle özdeş olmuş üç isim gelir aklıma. Mehmet Akıncı,İlhan Şahintürk ve rahmetli Mehmet Ali Özdemir. Ben şahsen

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

34

bu kadar özveri ile çalışan dernek için mesaisini ve imkanlarını harcayan başka yönetici görmedim. Gerek festivalde ve gerekse burs ve diğer yardımlar için canla başla çalışmışlar ve çalışmaya devam etmektedirler. Bu vesile ile Mehmet Ali Özdemir'i rahmetle anıyorum. Sayın Belediye Başkanımız Mehmet Kavuk'a da ilçe için yapmış olduğu hizmetlerden dolayı derginiz kanalıyla şükranlarımı arz ediyorum. Derneğin kurucusu sayın İsmet Elgün'e ayrıca teşekkür etmek vefa borcudur... Belki de kasaba bazında nüfusu göz önüne aldığımızda en fazla yardımı alan ilçe konumundadır Yeşilyurt. Destek ve yardımlarını esirgemeyen tüm hemşerilerimden Allah razı olsun.. Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? Son sözü Güzel Malatya dergisi çok güzel söylüyor aslında. Gerek çeşitli mesleklerden insanların yazılarını okumak ve gerekse onların bilgi ve deneyimlerinden faydalanmak adına vesile oldukları için Güzel Malatya dergisine teşekkür ediyorum. Üstlendiği misyon takdire şayandır. Tüm emeği geçenleri kutluyorum...


S

izi tanımak isteriz bizlere kendinizden bahseder misiniz? 1950 yılında Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi’nde doğdum. 13 yaşında Yeşilyurt'tan ayrıldım. Doğduğumuz yerin topraklarına ve insanlarına değer vermeliyiz. Malatyalı ve Yeşilyurtlu olmaktan gurur duyuyorum. Memleketimizi unutmadık unutmayacağız. Malatya dışındakiler bana siz Malatyalılar birbirinize çok tut-

kunsunuz bizler öyle değiliz diyorlar. Bende bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Bizlerde bunu çocuklarımıza aşılamamız gerekiyor. Benim çocuklarım her zaman memleketlerine sahip çıkıyorlar kim sorsa çocuklarıma nerelisin Malatyalıyım diyorlar. Yeşilyurt’ta ve buradaki hemşerilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Malatyalı olarak birbirimize sahip çıkacağız, öyle olmaya da devam edeceğiz. Bir

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

36

birimizi hep sevelim Malatyalılar olarak şimdi olduğu gibi gelecek nesillere de örnek olalım. Ben senede bir iki defa gidiyorum ve bütün stresimi atıyorum. İşinizden bahsedecek olursak Nurteks Halı olarak neler yapıyorsunuz? 1972 yılında Sultanhamam'da kurulan bir firmadır. Yaklaşık 40 yıldır, zemin halıları konusunda üretim yapıyoruz. 1983 yılında


sentetik çimi Türkiye'ye getirmiş ve o günden beri suni çim pazarının lideri olma unvanına sahip olmuştur. Günümüzde sentetik çim; golf ten futbola, çevre mimarisinden cephe giydirmeye kadar pek çok alanda kullanılıyorsa bunda en büyük pay kuşkusuz Nurteks’indir. Sektörün izleyicisi değil, belirleyicisi olan Nurteks, 2000 yılından itibaren duvardan duvara halı üretimine başlamıştır. Liderlik vasfının getirdiği sorumluluğun bilinciyle hayata geçirdiği yatırımlar sayesinde Nurteks, kısa zamanda Türkiye’nin duvardan duvara halı üretiminde öncü firmaları arasındaki yerini almıştır. Nurteks yönetim ve üretim kalitesi, Moody International tarafından onaylanmış ISO 9001-2000 ve TSE belgelerine sahiptir. Nurteks, 2001 yılında UEFA’nın doğal çime alternatif kabul ettiği suni çim sistemlerinde, FIFA Recommended (FIFA Tavsiye) ve UEFA Test Sertifikası’na Türkiye’de ilk sahip olan firmadır. 2011 yılında Nurteks ESTO (European Syntetic Turf Organisation) Avrupa Sentetik Çim Organizasyonu'na asli üye oldu.

ketbol sahaları, tenis ve çim hokeyi gibi spor dalları için de ürünler üretmekte ve müşterilerinin beğenisine sunmaktadır. Nurteks’in suni çim ürünleri yalnızca spor alanlarında değil; dekorasyon ve izolasyon maksatlı olarak restoranlardan saunalara, çocuk parklarından bina giydirmelerine, peyzajdan mimariye pek çok alanda kullanılmaktadır. Yeşilyurt Derneği’nden bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Zamanının çoğunu Dernekte geçiren Zeki Akıncı’ya çok teşekkür ediyorum. Bende her zaman her yerde yanlarındayım, olmaya da devam edeceğim. Yeşilyurt Derneğimizi kuranlara, yönetimine çok teşekkür ediyorum. Çok güzel aylık yemekli toplantı toplan-

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın izniyle verilen garanti belgesiyle Nurteks, müşterisine markasının güvencesini vermektedir. Uluslararası bir firma olan Nurteks, 50’nin üzerinde ülkeye ihracat yapmaktadır. Avrupa, Ortadoğu, Türki Cumhuriyetler ve Uzakdoğu pazarında özellikle bilinen Nurteks, tüm Dünya’daki yaygın distribütörlük ağıyla, tüketiciler tarafından özellikle aranan bir markadır. Nurteks, Türkiye’deki profesyonel ve amatör spor kulüplere; profesyonel futbol ve futbol ürün gamıyla hizmet vermektedir. Futbolcuların suni çim üzerinde, doğal çimde olduğu gibi maksimum hareket ve manevra kabiliyetini sağlayan Nurteks; ayrıca golf, koşu parkuru, bas-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

37

tılarımız oluyor. Bizlerde giderek arkadaşlarla özlem gideriyoruz. Derneğin yaptığı her şeyi destekliyorum, desteklemeye de devam edeceğim. Kiraz Festivaline de sabırsızlıkla gitmek için bekliyorum. Burada herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Son olarak neler söylemek istersiniz? Amcamın oğlu Fahri Nalbant vardı. Trafik kazasında kaybettik. Bizlerin üstünde emeği çoktur. Allah rahmet eylesin. Bugün bizleri İstanbul'a getiren kendisidir. Yaşasaydı bugün dünyanın sayılı iş adamlarında biri olurdu. Maalesef kendisini çok genç yaşta kaybettik. Türkiye için ve bizler için büyük bir kayıptır. Kendisini saygıyla anıyorum makamı cennet olsun nur içinde yatsın.


Ekoteks Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant;

YEŞİLYURT ANLATILMAZ YAŞANIR Bazı yerler ve olaylar vardır, çok klasik bir lafla ‘’anlatılmaz yaşanır’’ denir. Benim için Yeşilyurt'ta böyle bir şey. İnsanlar çocukluğunun geçtiği yerleri unutamazlar.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

38


B

ize kendinizden bahsedermisiniz? Ben Adil Nalbant, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdum. Ali Necati ve Neriman Nalbant’ın ikinci çocuklarıyım. Çocukluğum 8 yaşıma kadar Yeşilyurt'ta geçti. İlkokul 1'ci sınıfı Yeşilyurt Atatürk İlkokulu’nda okudum. 1967 yılında ailemle birlikte İstanbul'a göç etik. İş ve öğrenim hayatıma İstanbul'da devam ettim. İstanbul yüksek teknik öğretmen okulu boya apre bölümünü 1981 yılında bitirdim. Babam nur içinde yatsın bizim için çok iyi bir öğretmen ve çok iyi bir babaydı. Annem Neriman hanım diyince Yeşilyurt'ta tanımayan çok azdır. Evliyim ve 3 oğlum var. Sekiz yaşında ayrıldığım memleketime 14-15 yaşlarıma kadar Anneannem ve babaannemle yaz aylarında da giderdim. Tekstilci bir aileden geldiğimizden dolayı, ailemin mesleğine devam ettim. Ekoteks olarak neler yapıyorsunuz? Babamın esas mesleği amca ve dayılarımın da olduğu gibi dokumacılık. 1970 yılında çakmakçılar büyük valide handa tekstil ile ilgili işler yaptıktan sonra tekstil makine parçaları alıp satmaya başladı. Bizlerde babamın sayesinde işi öğrendik piyasada yetiştik. Askerden döndükten sonra kardeşlerimle beraber EKOTEKS firmasını kurduk. Tekstilde kullanılan seramik kılavuzlar ve dokuma yedek malzemeleri üretimine başladık. Tekstildeki gelişmeleri yakından takip eden firmamız gelişen teknolojileri Türkiye'ye getiren ve üreten ilk firma konumundadır. Yüksek teknoloji seramik kılavuzları, komple jakar dizim ve aksesuarları üretimini yapıp hem ülkemizdeki tekstil fabrikalarına hizmet ediyoruz hemde dış ülkelere ihraç ediyoruz.

Sosyal çalışmalarınız var mı? Birçok derneğe üyeyim. Bunların başında MİAD, Yeşilyurt yardımlaşma derneği, İŞHAD, MÜSİAD, ve TEMSAD gelmektedir. TEMSAD (Tekstil Makine Aksesuar Sanayicileri Derneği )'in 6 yıldır Başkanlığını yapıyorum. Aynı zamanda İTO 48 nolu Makine Ekipmanları

Komite Başkanlığı görevinde bulunmaktayım. Ben dünya ve insanlarımız için iyi olacak her şeyin yanındayım. Sosyal etkinliklerde görev almanın, sosyal bir sorumluluk olduğuna inanıyorum. Yeşilyurt yardımlaşma derneğimizin çalışmalarından çok memnunum. Başkanımız Mehmet Zeki Akıncı, Memet Kolukısa, İlhan Şahintürk’e Tüm yönetim kurulu üyelerine ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Onların yaptıkları işler bizim için önemli. Yeşilyurt’u anlatmanızı istersek neler söylemek istersiniz Bazı yerler ve olaylar vardır, çok klasik bir lafla ‘’anlatılmaz

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

39

yaşanır’’ denir. Benim için Yeşilyurt'ta böyle bir şey. İnsanlar çocukluğunun geçtiği yerleri unutamazlar. Bizim Yeşilyurtlumuzu o zamanlar en önemli özelliği evlerin hem altları hem üstleri fabrika gibi çalışırdı. Yeşilyurt insanının bugün ki başarısı o günlere dayanır. Babalarımız evlerinin altındaki dokuma tezgahlarında üretim yaparken analarımız damlarda bütün ailenin kışlık erzakını hazırlardı. Buğdaylar alınır kazanlarda kaynatılır kurutulur değirmene götürülür öğütülür pilavlığı köfteliği simitliği ayrılır kayısılar üzümler kurutulur. Köpük pestili ve dut pestili yapılır. Pekmezler kaynatılır imece usulü tandırda ekmekler yapılırdı. Bizim analarımız da babalarımız kadar çalışkandı. Çınçın kayanın arkasında Emin dedem ile Mithat dedemin yan yana üzüm bağları vardı. Rahmetli emin dedemle üzüm bağına gideceğimiz zaman erkenden yatar, sabahta erkenden kalkar yola koyulurduk. Dedemin eşeği vardı kendi biner bizi bindirmezdi, biz peşinden takip ederdik. Hele birde anneannemin azık diye verdiği tandır ekmeği ve teze peyniri tahannebi üzümü ile yediğimde o anki lezzetini anlatamam. Mithad dedemin değirmen suyunun kenarında ki meyve bahçesinde her türlü meyve ihtiyacımızı giderirdik. Unutamadığım bir anıda Mahmut Çalık amcamın bahçesindeki şeftali ağacına verdiğim zarar. Şeftali koparırken ağacın dalını kırmışım. Mahmut amca beni her gördüğünde bana borcun var derdi, Neyse ki sonra helalleştik bende rahatladım. Uzun yıllar ara verdikten sonra sağolsun Yeşilyurt belediye başkanımız Mehmet Kavuk ve rahmetli Mevlüt Yenice abimizin bizleri kiraz festivallerine davet


etmesi ile tekrardan Yeşilyurt ile ilişkimiz başladı. Hacı Ahmet Kavuk abimin , Emin dedemin eski evinin yerine yaptığı yeni ev ile bağımız iyice güçlendi. Yeşilyurt insanı ve doğası bambaşkadır. Sevgili başkanımız Mehmet Zeki Akıncı Beyin dediği gibi bizler öllük ile yetişen son nesiliz. Öllük topraklarımız oralara serpilmiş. Çocuklarıma atalarının toprakları ile nasıl bir bağ kuracağımı bilemiyorum. Endişem gelecek nesillerin ata topraklarını unutmaları. Eminim ki derneğimizin ve çok değerli üyelerinin yaptıkları çalışmalar bu olayın çözümlerinden biridir. Nalbant ailesinin bir ferdi olarak Yeşilyurtlu olmaktan gurur duyuyorum. Güzel Malatya Dergisi için neler söylemek istersiniz? Güzel Malatya dergisini iki yıldır okuyorum kapağını açtığım zaman kalitesi ile içeriği ve röportajları ile buram buram sevgi kokuyor. Derginin içini açtığımda özlemimi gideriyorum. Böyle güzel bir dergi çıkardığınız için sizleri kutluyor başarılarınızın devamını diliyorum.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

40


A-Teks Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Aydın

Hafize Özal Öğretmenimdi Kendinizden bize bahseder misiniz? 06/04/1951 Malatya’da Fırat Mahallesinde doğdum. Annem Yeşilyurtlu babam Barguzulu, İlkokulu Malatya’da okudum öğretmenimde rahmetli Turgut Özal’ın annesi rahmetli Hafize Özal’dı. 1961 yılında ağabimin üniversite okuması nedeniyle İstanbul’a taşındık. Ortaokul ve liseyi İstanbul’da okudum. Biraz haylaz bir genç olduğumdan okulumu yarım bırakıp babam tarafından hemen askere gönderildim. Asker dönüşü babam beni alıp Malatya’ya götürdü ve evlendirdi. Bir kız, ikisi erkek üç çocuğum var. Şuan üçü de benimle aynı şirkette. Tekstil işine en alttan başladım azimle, hırsla ve çok çalışarak basamakları yavaş yavaş tırmandım. İşçilik yaparken

ortaklığa yükseldim daha sonra sattığım evimin parasıyla Beşyüzevler’de konfeksiyon atölyesi kurdum ve kendi işimin patronu oldum. 1974 yılından beri tekstilin içindeyim ve mesleğimi severek halen yapmaktayım. Askeri taahhüt işleri yapıyorum, Silahlı Kuvvetlere, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, İç İşleri Bakanlığı’na çalışıyorum. Triko, iç çamaşır, eşofman, çanta, dış giyim, çadır, branda işleri yapıyorum. Günümün büyük kısmı fabrikada geçiyor hala fiilen çalışıyorum en büyük hobim ise spor yapmak, hergün düzenli spor yaparım, koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım. Ayrıca gençlere de sporu hayatlarına sokmalarını tavsiye ederim. Gençler faydalansın diye Malatya’da Yeşilyurt spor sahası yaptırdım ve yardımlarımı da memleketime yapıyorum. Yeşilyurt Derneği olarak neler yapıyorsunuz? Yeşilyurt Derneği’nin üç dört kişinin sırtına kalmış. Dernek çalışmalarına yardım etmeyenler yardım eden arkadaşlarımıza engel olmasınlar. Yöneticilerimiz çok değerli insanlar buradan kalkarak memleketlerine giderek yardım yapıyorlar. Hayır için çalışıyorlar. Ben kendimde çok şeye şahit oldum. Malatya’ya sadece yardım için daha çok gidiyorum. Bu yıl çocuklarımla beraber ilk defa Festivale gideceğim. Zengin olup da yardım yapmayanlara söylüyorum değişik ülkelere yardım yapıyoruz, neden memleketimize yapmayalım. Son olarak neler söylemek istersiniz? Biz memleketimize ve manevi değerlerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz bunun için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.


B

en, Hacı Mehmet Bahçıvan. 1933 yılında Malatya'nın İlçesi Yeşilyurt'ta doğdum. 1956 yılında İstanbul'a geldim. Ben çok küçük yaşta Yeşilyurt'tan ayrıldım. Askerlik yaptığım dönemlerde izine geldiğimde Allah rahmet eylesin Fahri Nalbant'ın kumaşlarını satıyordum. Askerliğimin bitmesine 6 ay kala rahmetli arkadaşım Necati Nalbant’la birlikte dokuma tezgahı alarak, izin günlerimizde tezgahı çalıştırarak iş hayatına atıldım.. O yılları hiç unutamıyorum., çok heyecanlı, zevkli ve zor yıllardı.

Çünkü İstanbul’da o yıllarda toplasanız Malatyalı olarak 2 veya 3 aile vardık. Yani bize bizden başka yardım edecek kimse yoktu. Azimle ve istekle hep çalıştık ve Bahçıvan Kumaş olarak Sultanhamam’da iş hayatına atıldım.. Şu anda Bayan ve Erkek Kumaş imalat ve toptan satışını yapıyoruz. Yaklaşık 50yılı aşkın Sultanhamam'da zamanım geçti. Satışlarımız Toptandır yurt içine ve yurt dışına toptan satış yapıyoruz. Evliyim ve üç çocuğum var.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

42

Malatya için her zaman yardımlarımı yapıyorum. Sağlığım el verdiği müddetçe yapmaya da devam edeceğim. Derneğimizin başkanı Mehmet Zeki Akıncı’ya ve Yönetimine çok teşekkür ediyorum. Gelenek haline getirilen aylık yemekli toplantıyı düzenleyerek bizleri bir araya getiriyorlar hasret gideriyoruz. Dernek olarak yardıma ihtiyacı olanlara yardım ediyoruz. Öğrencilerimize burs veriyoruz. Yeşilyurt'ta yapılan Kiraz Festivaline her yıl gidiyorum gitmeye de devam edeceğim..


BAHÇIVAN TEKSTİL Fatih Cad. Selvi Sk. No: 20 / 30 Merter / İSTANBUL Tel/ Fax: 0212 504 17 37 - 0212 504 17 38


Ressam Gözüyle Malatya Malatya’nın sonbaharı mutlaka görülmeli 1960’da Malatya Yeşilyurt’ta Memet ve Alçiçek Şahintürk’ün ilk çocukları olarak doğdum. Eşim İbrahim Çalık ve iki çocuğumla birlikte 35 yıldır İstanbul’da yaşıyoruz. Babam ve kardeşlerimin halen orada olmalarından ötürü Malatya’ya sık sık gideriz. Malatya ziyareti genelde kayısı ve kirazından dolayı yazın tercih edilir. Ama Malatya’nın sonbaharında da müthiş bir görsel lezzet vardır. Ekim’in sonunda yaptığımız bir ziyarette kayısı ağaçlarının kurumuş yapraklarının turuncusu, mor yapraklı ağaçlarla ve gökyüzünün mavisiyle bütünleşmişti. Görünce büyülendim. Ya p a c a ğ ı m ilk sonbahar resmi Malatya’nın ki olacak.

Malatya’lı ressam HülyaÇalık ile resim yolculuğuna ilişkin konuştuk. Çalık, Malatya’yı ressam gözüyle anlattı. 12 kişisel sergi açtım, 100’ün üstünde karma sergiye katıldım Resim bir içgüdüdür. Çocukluğumda, gençliğimde, evliliğimin ilk yıllarında çocuklarımla ilgilenirken bile hep amatör olarak resimle uğraştım. Kısa bir dönem modelistlik öğretmenliği yaptım ardından hobi olarak bir resim kursuna başladım ve süreç beni profesyonelliğe götürdü. 12 kişişel sergi açtım, 100’den fazla karma sergiye katıldım. Her resim tekniğini denedim ama daha çok yağlıboya ve desen çalışıyorum. Bakırköy’lü Sanatçılar Derneği’nde galeri sorumluluğu ve plastik sanatçılar yürütme kurulunda başkan yardımcılığı yaptım. 2009 yılında Bakırköy Kaymakamlığı’nın açtığı Bakırköy konulu bir yarışmada birinci oldum. Yetenek de eğitim de önemli, görüş ise çizgiye duygu katar Öğrencilerim oldu. “Çöp adam çizemem” diyenler çalışarak çok ilerledi, yetenekli olmalarına rağmen çalışmayanlar ise yerinde saydı. Ben 30 sene önce de yetenekliydim ama şimdiki resimlerimi yapamıyordum. Yetenek önemli ama eğitimin önemi daha büyük. Resmi sanatsal kılan ise görüş. Aynı çiçeği beş kişi hem doğru hem de birbirinden çok farklı çizebilir. Görüş resme çizenin duygusunu katar. Öte yandan resim yapmak meşakkatlidir, zaman ister hatta sergi zamanları stres yaratabilir. Ancak resimlerin izleyicisiyle buluşması her şeye değer. Hayalim, torunumla aynı tuvale resim yapmak 2.5 yaşında bir kız torunumuz var. Yeteneğimin onda da olmasını ve resmi sevmesini isterim. Hayalim onunla aynı tuvale ortak bir resim yapmak.


Hastalığının son günlerinde babam anneme,

“Arkamdan fazla bekleme, 40 gün sonra gel” derdi. Hakikaten de 40 gün sonra annem rahmetli oldu.

M

Gözleri yıldızlara, dilleri bala benzer 1977’de Yeşilyurt eşrafından Mehmet ve Alçiçek Şahintürk’ün kızları Hülya hanımla evlendim. Sevgili eşim ressamdır. Bir kızımız bir oğlumuz var. Kızım dergi editörlüğü yapmakta, oğlum ise aile mesleği tekstili sürdürmektedir. Oğlumdan 2,5 yaşında bir kız torunum var. “Dede” deyişi her şeye bedel. Atalarımız çocuklar için çok güzel demiş: “Gözleri yıldızlara, dilleri bala benzer. Erenler anlattı ki çocuklar güle benzer”

alatya Yeşilyurt eşrafından tekstilci İbrahim Çalık ile aile, iş ve hayata dair konuştuk. Özlü sözler, geniş bir kütüphaneye sahip olan İbrayim bey ile sohbetimize keyif kattı. Annem ve babamın sevgileri, saygıları çok kuvvetliydi 1949’da Malatya Yeşilyurt’ta doğdum. Babam Hasan Çalık, annem Nalbant ailesinin kızları Aişe hanımdır. 5 erkek 3 kız olmak üzere 8 kardeşiz. Babam ve annemi arda arda 1994’te kaybettik. Hastalığının son günlerinde babam anneme, “arkamdan fazla bekleme, 40 gün sonra gel” derdi. Hakikaten de 40. gün Mevlidi Şerif’i okuttuktan sonra 41. gün annem rahmetli oldu. Onların birbirlerine sevgileri, saygıları çok kuvvetliydi.

Beşikten mezara kadar ilim ve çalışma İlkokulu Yeşilyurt’ta okudum, eğitimime İstanbul’da devam ettim. 1974’te Marmara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldum. Babam marangozdu annem ise dokumacılık yapıyordu. Biz kardeşler anne mesleğini seçtik ve tekstil ile uğraştık. Hepimiz Allah’ın yardımıyla gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. 1994 yılında ayrıldık, örme-kumaş işine girdim, 2011’de de emekliye ayrıldım ama yine de çalışacağız. İslam’da emeklilik yoktur, beşikten mezara kadar ilim ve çalışma vardır. Geniş bir kütüphanem ve plak koleksiyonum var Çoğunluğu İslami eserlerden oluşan geniş bir kütüphanem var, plak koleksiyonu da yapıyorum. Güzel sözleri güzel seslerden duymak iki kere güzel. Okuduklarımın güzide olanlarını mutlaka kaydederim. Peygamber efendimiz (s.a.v) “Yazmak suretiyle ilmi kayıt altına alınız” buyurmaktadır. Bir başka hadis-i şerif’te ise; “Yazıların en güzeli okunaklı olanı, sözlerin en güzeli de anlaşılır olanıdır” buyurmaktadır. Ayrıca derler ki: “Ezberlemek avı yakalamak, yazmak ise onu bağlamaktır.” Yeşilyurt insanı zeki ve değerlidir Yeşilyurt Derneği ilk kurucularındanım. Mehmet Kolıkısa, Mesut Parlak, İsmet Elgül, Şahin Nalbant, İlhan Şahintürk, Mehmet Zeki Akıncı ve diğer hemşehrilerimiz ile ilk toplantımızı Aksaray da yaptık ve Yeşilyurt derneğinin kurulması kararını aldık. O günden bu yana yönetimde bulunan tüm arkadaşlarımız çok güzel işler yaptılar. Yeşilyurt insanları zeki ve değerlidirler. Tüm hemşehrilerime buradan sevgi ve saygılarımı sunar, dergi ekibine teşekkür ederim.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

45


İ

ş hayatına tekstil sektörüyle adım atan İlhan Şahintürk'ü İpek Tekstil’de ziyaret ettik. 1945 yılından beri baba mesleği olan tekstil sektöründe faaliyet gösteren Şahintürk, ilk işe Sultanhamam'da başlamış. 1983 den beri tekstil sektöründe yaptığı başarılı satışlarla ve ulusal üretime yaptığı katkısı ile gerek yurtiçi, gerekse uluslararası tekstil pazarında önemli projelere imza atmış. Pazar-

Otuz beş yıldır tekstille uğraşıyorum. Evli ve üç çocuk babasıyım. Şehrimize, ve ülkemize hizmet etmeyi çok İlhan Bey bize biraz kendi- seviyor, yapılacak her işin nizden ve iş hayatına nasıl kalıcı olanını yapmamız gebaşladığınızdan bahseder rekiyor diye düşünüyorum. Kalıcı olan her işi desteklimisiniz? 1960 yılında Malatya Yeşil- yorum ve desteklemeye de yurt'ta doğdum. 1945 yılında devam edeceğim. Tabii ki beri baba mesleği olan teks- bazen işimizle ilgili sıkıntılatil sektöründe faaliyet göster- rımız oluyor. mekteyim. İlk işe Sultanha1983 yılından beri tekstil mam'da başladım. lama hedeflerini, nitelikli katma değeri yüksek ürünleri hizmet vermektedir.

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

46


getirilmiş olan Kiraz Festivalini hem destekliyor hem de dernek yöneticileri ve iş adamlarıyla beraber giderek destekliyoruz. Derneğimize bu güne kadar katkısı olan Başkanımız Mehmet Zeki Akıncı, Ahmet Çalık, Şaban Taçyıldız, Mesut Parlak İbrahim Nalbant, Kenan Özer, Şahin Nalbant, Mehmet Kolukısa ve diğer arkadaşlarımıza ve büyüklerimize teşekkür ederim. Hatta hayatta olmayan Mehmet Ali Özdemir’e Allah’tan rahmet diliyorum. Yeşilyurt insanı zeki çalışkan ve Paylaşmayı bilen bireylerdir.

sektöründe çalışmaktayız. Yurt içi ve uluslararası satışları yapmaktayız. Bende Türkiye'nin ekonomisine de katkıda bulunmaktayım. Kumaş ve iplik işleri yapıyorum. Gabardin kumaş, denim, Gabardin, tensel tekstil, tencel tekstil, denim kumaş, gabardin, iplik, inşaat, pamuk yapmaya çalışıyoruz. Yeşilyurt Derneğini anlatmanızı istersek neler söylemek istersiniz? Malatya'ya hizmet etmeyi çok seviyorum. Toplumun çıkarlarını korumak için derneklerin olmasını gerektiğini düşünüyorum. Derneğin amacı olmalı yardım amaçlı ise sadece yardım yapmalı. Yeşilyurt Derneği çok güzel şeyler yapıyorlar. Aylık yemekli toplantılar oluyor en ağzında özlemlerimizi gideriyoruz. Yeşilyurt Derneği olarak öğrencilere burs veriyoruz yardıma ihtiyacı olan ailelerimize yardımcı oluyoruz. Her yıl gelenek haline

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

47

izmet Malatya’ya h eviyoetmeyi çok s un rum. Toplum çıkarlarını korumak için derneklerin ekolmasını ger yotiğini düşünü in rum. Derneğ amacı olmalı lı ise yardım amaç sadece yardım yapmalı


İsmet Ergül, Çamlıktepe’deki doğayla iç içe olan eşsiz manzaraya sahip, taze meyvelerin bulunduğu bahçesinde sık sık misafirlerini ağırlıyor

Malatya'da aldığım terbiye ile şuan görüyorsunuz evimin bahçesine kiraz, erik, karadut gibi meyveler diktim. Dostlarım buraya ziyarete geldiğinde meyveleri kendi elleriyle kopararak yiyor. Kendinizden bize bahseder misiniz? 1942 yılında Yeşilyurt İsmetpaşa’da doğdum. İlkokulu Yeşilyurt'a bitirdim. Ortaokulu ve liseyi Malatya'da bitirdim. 1964 yılında çalışma hayatıma İlkokul öğretmeni olarak başladım. Dışarıdan sürdürmek suretiyle 1969 yılında İşletme Fakültesini bitirdim. 1971 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği imtihanını kazandım.

rımıza Baş Danışmanlık yaptım 2002 yılında kendi isteğimle emekli oldum.

1984 yılında İstanbul'a, ''Çalışma Bakanlığı Baş Müfettişi'' olarak geldim. 1995 yılına kadar Çalışma Baş Müfettişi olarak devam ettim. 1996 yılında naklen geçiş ile TBMM kadrosuna geçtim. 4 dönem TBMM başkanla-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

48

Şuan neler yapıyorsunuz? Malatya'da geldiğimde 1986 yılında Yeşilyurtlular Derneğini


pana ve yardımcı olanlara, üç yıl hapis cezası veriliyor. İki ay önce çıkan yasada kentsel dönüşüm. İstanbul'un güzelliğine yakışır yapılar yapılıyor, daha önceki yönetimlerin yapmadığını bu yönetim çok güzel uyguluyor. Vatandaşın bütün hakkı koruma altına alınıyor. Gariplerin elinde alınarak başkalarına peşkeş çekme yok artık. Kaçak yapılar yıkılarak yapılacaklara izin verilmiyor. Burası inşallah gerçek sahibini bulur.

kurdum. 1996 yılına kadar bu dernek de başkanlık yaptım. 1992 yılında ayrıldım. Ayrıldığım yıl ''İstanbul Çevre Koruma Vakfı'nı kurdum''. 10 yıl oranın başkanlığını yaptım. 2003 yılında işlerimin yoğunluğu nedeniyle bu görevden ayrıldım. Şu anda mesleğim olan iş mevzuatı alanında büyük kuruluşlara hizmet veriyorum.

ri kendi elleriyle kopararak yemenin zevki bir başkadır. 1986 yılında satın aldığımda hiç bir şey yoktu. Ben buranın yeşilliğini bozmadım, bir çivi bile çakmadım. o zaman buralar art düşünceli kişilerin organize ettiği el altından şahıslara satılıyordu. Kaçak yapılar yaptılar.

Bizleri çok güzel olan doğayla içi içe bahçenizde ağırladınız burayla ilgili bizlere neler söylemek istersiniz? Bu düşünce nereden kaynaklandı derseniz, sizlerde gördüğünüz gibi aldığımda burayı ağaçlandırdım, en güzel meyveleri yetiştirdim. Dostlarımın gelip de dinleneceği yer olsun, meyveleMalatya'da aldığım terbiye ile şuan görüyorsunuz kiraz, erik, karadut gibi meyveler var. İstanbul'da herkesin villası olabilir ama ben burayı hiç bir şeye değişmem. “Şuan kaçak yapı yapanlar mı zengin, yoksa ben mi diye soruyorum ben gönül zenginiyim.” Ben hiçbir partili değilim, Şuan ki yönetimin iki şeyini takdir ediyorum. Altı sene önce çıkarılan ceza yasasına konan kaçak yapıyı ya-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

49

Yeşilyurt Derneği için neler söylemek isteriz? Yeşilyurt Derneği çok güzel çalışmaları yapıyor. Ben burada Yeşilyurt derneğinin 3000 kadar yardım paketi dağıtıyorum. Ayrıca bu yardımları tenkit ediyorum. Benim Yeşilyurtlumun yardım paketlerine ihtiyacı yok. Neden dersen bu yardımlarla 600 öğrenciye burs verebiliriz diye düşünüyorum. Doğrusunun da bu olduğunu biliyorum, zinhar yardım değil burs verilmesini istiyorum.


NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

50


www.ozcelikbranda.com

Kalite ve Sağlamlık Kalite ve Sağlamlık

ADRES: Cemal Yener Tosyalı Cd. No: 37 Unkapanı - Vefa - İst Tel: 0 212 520 03 34

Tel- Fax: 0 212 527 86 47

Gsm: 0 532 266 35 02

Şirketcell: 0 533 668 04 34

ŞUBE: Biksan San Sitesi B 2 Blok N0: 33-34 İkitelli / İST Tel: 0 212 485 23 33 - 0 212 485 93 33 Fabrika: 1. Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No: 7 Malatya - TÜRKİYE Tel: 0 422 237 54 92 - 237 54 94


Caksan Makina Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Kadriye Gül Akıncı

Kaynak atölyesini tekrar açtım işimin başına geçtikten sonra, ilk günlerde başlayan sektöre yabancılığım beni çok zorladı, erkek egemen sektörde bayan olarak pastadan pay almak bırakın pay almayı kırıntısından bile faydalanmak zorluğun ötesinde, imkansız gibiydi

M

ücadele ile dolu hayat sonrası gelen bir başarı öyküsü. Eşini kaybedince çocuklarına bakmak zorunda kalan Kadriye Gül Akıncı, demirin pasından ışığın öyküsünü Güzel Malatya Dergisine anlattı. Ben Kadriye Akıncı, İstanbul Kurtuluşta Yeşilyurtlu geniş bir ailenin en ufak evladı olarak dünyaya geldim. Amcamın evladı olmadığından dolayı bir yaşında amcama evlatlık olarak verilmişim. Malatya'ya yolculuğum

bu şekilde başladı. İlkokul çağına geldiğimde eğitimime İstanbul'da devam ettim. Ortaokulu ve liseyi bitirdikten sonra, spor akademisini kazanmama rağmen okula gönderilmedim, hala içimde bir uhdedir. Hemen evlendirildim, 2 tane çocuğum oldu. Ev hanımı olarak mutlu bir şekilde yaşantım devam ediyordu. Eşimin hastalık dönemi başladı eşimin vefatında sonra iş hayatına girmek zorunda kaldım. Ev hanımlığında iş hayatıma geçişim oldu. Eşimin uzun dönem

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

52

hastalık döneminden sonra hemen vefat etmesi maddi ve manevi olarak beni yıktı, bu yıkıntı üzerine tekrar yeni bir hayat kurmak çok zor, fakat bu zorluğu başarmaktan başka alternatifim yoktu. Kaynak atölyesini tekrar açtım işimin başına geçtikten sonra, ilk günlerde başlayan sektöre yabancılığım beni çok zorladı, erkek egemen sektörde bayan olarak pastadan pay almalıydım bir bayan olarak bu zorluğun üstesinden gelmeliydim. başım-


dan geçenleri zorlukları detayı ile anlatıp sizi sıkmayı düşünmüyorum. Uzun süren mücadeleden sonra “Caksan Makineyi marka olarak yurt içi ve yurt dışına çocuklarımla beraber tanıtmayı başardık.” Oğlum Cihan imalatta en büyük yardımcım ve mücadelemde küçük yaştan beri yanımdaydı. Avukat olan kızım Şeyda şirkette kalmayı tercih etti. Malatyalı İş Adamları Derneği Kadın Kolları’nda aktif olarak görev yapıyorum. Burada olmak bir şeyler yapmak bana mutluluk veriyor. MİAD Kadın Kolları yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla ve değerli işadamlarımızın yardımsever hanımlarıyla beraber aktiviteler düzenleyip Malatyalı başarılı kız öğrencilere elimizden geldiği kadar burs imkanı sağlamaya çalışıyoruz. Aslında bu bir başlangıç. Yardımlaşmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Malatya’da, Malatyalı iş adamlarının yaptığı konuk evinin açılışına katıldım, Konuk evi muhteşem olmuştu. Uzaklardan gelen hasta yakınlarının bundan böyle hastane bahçelerinde zor şartlarda beklemektense konaklayacakları bir evleri oldu.

Kadriye Gül Akıncı, oğlu Cihan ve abisi Necati ile birlikte

(MİAD) Malatyalı iş adamlarının yaptığı, sevgi evini de ziyarete gittik. Artık oradaki kimsesiz çocukların da sıcak bir yuvası vardı. Böyle güzel ve faydalı işlerin yapıldığını görmek mutluluk verici. Bu da bize Malatyalı iş adamlarımızın, Malatya için ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldu. Yaradılış olarak her zaman inandığım şeylerin arkasından giderim ve MİAD’ın başarılı olduğunu düşünüyorum. Malatyalı olmak gerçekten bir ayrıcalıktır. Türki-

ye’deki bütün şehirleri seviyorum ancak Malatya’dan böyle başarılı işler çıktığı zaman memleketim adına mutlu oluyorum. Sağlıklı bir toplum istiyorsak eğitim şart. Burada en büyük iş anne ve babalar düşüyor. Malatyalı İş adamları Derneği’de eğitim konusunda oldukça başarılı işlere imza atıyor. Yardımlaşmalar ve burslar sağlanıyor. Hiç kimse burada kalıcı değil. Burada en önemli nokta adımızı yaşatacak bir şeyler bırakmak.


07.04.2012 tarihinde 3 Malatyalı, Malatyalıların bir arada oturacağı güzel bir mekan açtı. Turgay Gülşen, Güldal Doğan, Menderes İnci bir araya gelerek Malatyalıların buluşmaları hasret gidermeleri için Merter’de Voltaj Cafe Bistro adında bir cafe açtılar. Ailelerin dinlenebileceği, kahvaltı yapabileceği huzurlu bir ortamda Malatyalıları buluşturan 3 arkadaş temiz ve lezzetli menüsüyle hizmet veriyor. Mekanda ayrıca nargile içerek digitürk izleyebilirsiniz.

AKTC.Sabri İş Merkezi No: 4/C Merter adresinde açılan Voltaj Cafe Bistro’da menü başlıkları ise şöyle: KAHVALTI ÇEŞİTLERİ ANA YEMEKLER GÜVEÇLER DÖNER SANDWICH & DÖNER PİZZA BURGER MAKARNALAR SALATALAR TATLILAR PASTALAR SICAK İÇECEKLER SOĞUK İÇECEKLER NARGİLE

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

54


AKTC. Sabri İş Merkezi No: 4/C Merter-Güngören/İSTANBUL Tel: 0212 557 02 22 - 23 www.votajcafebistro.com


Turizm Sektöründe Bir Malatyalı Mehmet Kıvrak Bizlere kendinizden bahseder misiniz? Ben Mehmet Kıvrak 1950 yılında Malatya Yeşilyurt'ta doğdum Yeşilyurtlu Aziz Kıvrağın oğluyum. Biz yedi kardeşiz babam rahmetli bizlere bakmak için çok çalışırdı. Babamın aldığı aylık ancak ekmek parasına yetiyordu. Çok sıkıntılar çektik. Turan Emeksiz Lisesi bittikten sonra.1971 yılında İstanbul'a geldim. Aksaray da yer altı çarşısı inşaatı başlamıştı, kalıp ustası olarak işe başladım. 17 lira yevmiye alıyordum. Ustamız bizi Taksim’deki Etap Marmara Oteli inşaatına usta olarak gönderdi. 35 lira yevmiye aldım. Aldığım paranın yarısını biriktirip yarısını da yiyordum. Beyazıt Meydanı’nda satış yapanların çok iyi para kazandıklarını gördüm. Bende, terlik satmaya başladım. 3.5 liraya aldığım terliği 7 liraya satmaya başladım çok güzel para kazandım. Kazancımın biriktirmeye başladım. Okuluma da devam ettim. 1975 yılında üniversiteden mezun oldum. Kısa bir süre öğretmenlik yaptım aldığım aylık beni tatmin etmediği için askere gittim. Askerliğim bittikten sonra tekrar İstanbul'a döndüm. 1982 yılında Sultanhamam’da iplik satışına başladım. Tekstilin değişik konularında işler yaptım. Malatya'ya gittim fabrika kurdum işlerim iyi gitmediği için kapattım. Şu an Turizm acentesi kurdum senede yaklaşık elli binin üzerinde turist getiriyorum ki bu yolla da ülke ekonomisine katkıda bulunmaya çalışıyorum. Evliyim eşim öğretmen ve iki erkek çocuğum var. Aile şirketimizi çocuklarımla beraber işletiyorum. Turizm Seyahat Organizasyon olarak neler yapıyorsunuz? Yaşam Seyahat Organizasyon Ltd. Şti.’nin uluslararası ticari markası

olan Life Car Hire sürekli gelişiminin ve daimi başarısının kaynağını değerli müşterilerin memnuniyetinden almaktadır. Cana yakın, tecrübeli ve profesyonel hizmet anlayışına sahip Yaşam Turizm personelleri, kendilerini sizlere güvenilir, temiz ve konforlu arabalarla unutulmayacak hoş bir kiralama deneyimi yaşatmak için adamışlardır. Türkiye’de huzur veren unutulmaz bir tatil için sizi bir adım ileri taşımaya daima hazırdır. Hedefimiz, sizlere kaliteli arabalar ve makul fiyatlarla elit bir hizmet vermektir. Yaşam Turizm 2007 yılında kurulduğunda daha çok ekonomik bütçeleri düşünüp uygun fiyatlarla hizmet vermek amacındaydı. Şimdilerde ise araç kiralama sektörünün önde gelen firmalarından biri olarak bilinmektedir. Ayrıca kongre turizmi alanında da hizmet veren firmamız toplantı organizasyonlarınızı da profesyonel kadrosu ile düzenlemektedir. Yaşam Turizm seyahatiniz ister tatil ister iş amaçlı olsun Türkiye’de en fazla tercih edilen ve en yaygın olarak kullanılan araç marka ve modelleri ile tüm ofislerinde sizlere en yeni en temiz ve en güvenilir araçlarla hizmet vereceğinden emin olabilirsiniz. Dahası tüm bu hizmetleri en rekabetçi fiyatlarla alacağınızdan da emin olabilirsiniz. Yaşam Turizm Türkiye’nin yaklaşık 20 farklı kiralama noktasında sorunsuz bir araç kiralama deneyimi yaşamak isteyenlere hitap etmektedir. Yaşam Turizm ofisleri yılın 365 günü

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

56

profesyonel iş ahlakı ile müşterilerine hizmet veriyor. Şu an hizmet verilen noktalardan bir kaçı şöyledir; İzmir, Dalaman, Antalya, Bodrum, İstanbul, Kayseri, Fethiye, Marmaris, Kuşadası ve Çeşme. Uzun Dönem Filo Kiralama Taleplerinizi bize faks, e-posta ya da telefon yolu ile bize bildirebilir, özel fiyatlarımızı ve indirimlerimizi öğrenebilirsiniz. Her türlü önerinizi ve sorununuzu bizimle paylaşabileceğinizi de hatırlatıp, sizlere sorunsuz ve unutulmaz bir hizmet vermeyi ister, iyi günler dileriz. iletişim; Yeşilyurt Derneği olarak neler yapıyorsunuz? 20 yıl oldu derneğimiz hizmet vereli. Üniversiteli yıllarımda çok sıkıntılar çektim. Bizlerin çektiğini gençlerimiz çekmesin diye bursa ağırlık veriyoruz. Kendi kazamız ve çevresinde 1993 yılında beri Malatya içinde ve Yeşilyurt'ta gıda ve giyecek dağıtımları yapıyoruz. Her geçen gün yardımlarımız artıyor. Birde şunu özellikle belirtmek isterim ki. Bu dernekten burs alanlar büyük makamlarda görev aldılar. Gönül isterdi ki burs alanlar buraya gelerek bizim çalışmalarımıza katkıda bulunsunlar onlarda birer öğrenci okutsunlar. Bu dünyada göçüp gittikten sonra isminin anılması için iz bırakarak gidelim iş adamıysan adınıza bir hayır yaptırın, unutulmamanız için. www.lifecar.org info@lifecar.org Tel: 0532 465 23 70


ADINI YAŞATMAK İSTEYEN HERKES BU OKULUMUZA BAĞIŞ YAPABİLİR BAĞIŞ HESABI: Hekimhan Belediye Başkanlığı İnönü Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu İnşaatına Bağıış Hesabı Ziraat Bankası Hekimhan Şubesi Hesap No: 298 22608-5013 Bilgi için Mehmet Emin Sungur Tel: 0532 211 58 82

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

57


Ali Metin MARMARA Emekli İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanı

S

aygıdeğer hemşerilerim, konuğu olduğumuz bu güzide dergi Malatya özlemi ile yanıp tutuşan bizleri bir araya getirmek sureti ile büyük bir misyonu üstlenmektedir. Yeterli mi? Derseniz, cevabım “hayır” olur. Nedenine gelince: Gönül ister ki bu dergi daha kapsamlı, daha hacimli ve haftalık olarak yayınlansın. O günlerin de geleceği umuduyla Güzel Malatya dergisini çıkaran Hatice Mutlu’ ya başarılarının devamını diler ve teşekkürü borç bilirim. Derginin yayın alanı sosyal ve kültürel aktiviteler olmakla birlikte genellikle başarılı girişimci ve iş adamlarımıza yönelik ha-

berleri de içermektedir. İş adamlarımızı ilgilendiren başlıca konulara gelince; -Kredi, para ilişkisi, üretim, pazarlama bilgisi, iyi bir işletmecilik, ulusal ve uluslar arası yasal düzenlemelerdir. Mesleğim gereği bu sayıda söyleşimizi; Türk Ticaret Kanunda Yapılan Değişiklikler Ve Getir-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

58

diği Yenilikler ile ilgili konularda açıklamalar yapmak istedim. 1956 yılından beri yürürlülükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM’ de büyük çapta değiştirilerek ve yeni kavramlar ilave edilerek yeniden düzenlenmiş ve resmi gazetede 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yayınlanmıştır.


6102 sayılı yeni TTK ne gibi yenilikler getirmiştir. -Türkiye’nin Avrupa uyum sürecine paralel olarak başta Temel Kanun’ lar olmak üzere finans ve sermaye piyasaları ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Böylece ulusal ve uluslar arası anlamda ticari hayatı kolaylaştırıcı düzenlemelere gidilmiştir. -Ulusal bazda değiştirilen Türk Medeni ve Borçlar Kanununa uyum sağlaması amaçlanmıştır. -Yeni TTK 6 ana kitap da toplanmıştır. Bunlar: “Taşıma İşleri”, “Ticari İşletme”, “Ticaret Şirketleri”, “Kıymetli Evrak”, “Deniz Tic0reti” ve “Sigorta Hukuku’dur. -Yeni TTK’ nın dili de sadeleştirilmiş olup toplam 1535 maddeden oluşmaktadır. -Yeni TTK bilişim ve teknolojik imkanlarında kullanılması ön görmektedir. Buna göre; Ticaret Sicil kayıtları elektronik ortamda tutulacak Elektronik ortamda sözleşme yapılabilecek Fatura ve teyit mektupları elektronik ortamda oluşturulabilecektir. -Yeni TTK ile ayrıca şirketlere internet sitesi kurma mecburiyeti getirilmiştir. Böylece kamuyu aydınlatma ilkesi benimsenmiştir. -Yeni TTK ile herhangi bir tüzel kişi (anonim veya limited şirketi) yönetim kurulu üyesi olabilecektir. -Yeni TTK’ da da Birleşik Faiz Yasağı devam etmekte olup, faiz serbestçe kararlaştırılabilecektir. -Her işletmenin “ticari unvanının” korunması için gerekli yasal önlemler alınması sağlanmıştır. -Yeni TTK’ da “Haksız Rekabet” önlenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. -Yeni TTK’ da ticari defterlerin Türkçe tutulması ilkesi benimsenmiştir.ayrıca 3 Büyük defter (envanter, kebir, yevmiye) dışında olan pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri tutulması mecburi hale getirilmiştir. Tüm bu defterlerin hem fiziki

hem de elektronik ortamda tutulması mecburi hale getirilerek bunların saklanmaları hem mecbur tutulmuş hem de kolaylaştırılmıştır. -Tüm ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin noterden yaptırılması mecburiyeti getirilmiştir. Şayet bu tasdikler yaptırılmazsa 200 günden az olmamak üzere adli para cezası uygulaması getirilmiştir. Ayrıca ticari defterlerin tasdik süreleri 3 aydan 6 aya çıkarılmıştır. -Yeni TTK’ da ticari defterlerin sahibi lehine kanuni delil sayılması durumu ortadan kaldırılarak “takdiri delil” sayılması benimsenmiştir. -Yeni TTK ile azınlık olan ortağın veya sorun çıkaran ortağın şirketten çıkarılması imkanı getirilmiştir. -Tek kişilik şirket kurma imkanı getirilmiştir. Buna göre ticaret siciline tescil ettirme koşuluyla ön-

NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2012

59

ceden kurulmuş anonim şirketlerde tek kişilik şirket haline getirilebilir. -Ana şirkete bağlı şirketlerin borçlarından dolayı hakim şirkete karşı dava açılabilecektir. -Yeni TTK’ nın yürürlüğe girmesinden sonra pay sahiplerinin şirkete karşı borçlanmaları yasaklanmıştır. Böylece şirket yönetiminde olanların diledikleri gibi şirket kasasından para alıp harcamaları engellenmiştir. -Anonim şirketler bir kısım kendi paylarını satın alabileceklerdir. -Yeni TTK ile “bağımsız denetçi” sistemi getirilmiştir. -Limited şirketlerde asgari sermaye 1000TL’ ye çıkarılmıştır. Yeni Türk Ticaret Kanunun getirdiği belli başlı yenilikler özet halinde yukarıda sunulmuştur.Bir başka söyleşide buluşmak üzere tüm okurlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.


Mısır Çarşısı kongresi yapıldı Y

ıllardan beri mısır Çarşısı Dernek Başkanlığını sürdüren Çetin PALANCI , 18.01.2012 tarihinde yapılan başkanlık seçiminde, tüm üyelerin oyunu alarak bir kez daha başkan seçildi. Dernek Yönetim Listesi Başkan: Çetin Palancı Başkan Yardımcısı: Murat Kalır Genel Sekreter: Ömer Başıbüyük Sayman: Kenan Özhan Yönetim Kurulu Üyesi Üyeleri: M. Ruhi Özgül, Necdet Güllü, Hacı Gülçek Mısır Çarşısı Hakkında Çarşının günümüzdeki yerinde, Bizans zamanında da bir çarşı bulunduğu rivayet edildiği gibi, bu çarşının adının da Makro Envalos olduğu iddia edilmektedir.

Mısır Çarşısı “L” şeklinde bir yapıda olup, Yeni Cami’nin batısında yer almakta. 1664’te cami bittikten bir yıl sonra, külliyenin bu bölümü Hassa Başmimar’ı Mustafa Ağa tarafından tamamlanmıştır. Çarşının Mısır Çarşısı olarak anılmasının nedeni, Kahire’den alınan vergilerle yapılmasıdır. Bu ad 18 yy.dan sonra kullanılmaya başlanmış; çarşı, bundan önce Valide Çarşısı ve Yeni Çarşı isimleriyle de anılmıştır. Çarşı’nın toplam altı kapısı bulunmaktadır. Haseki Kapısı’ndaki kısım iki katlı bir plana sahiptir ve üst katlar vaktiyle mahkeme bölümleri olarak da kullanılmıştır. Bu mahkeme bölümlerinde; esnafla halk arasındaki ve çarşı esnafının kendi arasındaki sorunlar giderilmeye çalışılırdı. Çarşı’nın uzun ve kısa kollarının birleştiği alan ���dua meydanı” diye anılıyor. Burada bir ezan

köşkü bulunmaktadır. Parmaklı bir balkon şeklinde planlanan bu bölüm, çarşının göz kamaştırıcı mekânlarından biridir. Bir görevli bu meydanda esnafa seslenerek dua eder, hayırlı işler görmelerini dilemektedir. Mısır Çarşısı’nda; eskiden yalnızca baharat değil, her türlü ilaçta satılırdı. Dükkânların görülebilen yerlerine de bazı işaretler konulurdu. İlaçların birçoğu da “Nüzhetül Fi Tercüme-Afiyet” adlı kitaptan yararlanılarak yapılırdı. Bugün çarşı içinde kuyumcular, aktarlar, baharatçılar ve hediyelik eşya dükkânları gibi birçok farklı dükkân faaliyet göstermektedir. Çarşı 1691 ve 1940 yılları olmak üzere iki büyük yangın atlatmıştır. Bu yangınlarda önemli ölçüde hasar gören çarşı, son şeklini 1940 yılında İstanbul Belediyesi tarafından yapılan restorasyonla almıştır.


a ’ n a yh e S e zg larak Ö e v o n i s a i g m u er d D k z. a A i y r t n e i a l l Yetk zel Ma klar di Gü mutlulu


ALTINBOYNUZ DÜĞÜN SALONU

Bayanlar ve Erkekler için ayrı ayrı bölümlerimiz vardır.

Güzel günlerde sizinleyiz...

Adres: Hazreti Halit Bulvarı Elmasoğlu İş Merkezi Kat 2 No: 43/37-38 ( Adliye Karşısı) Eyüp / İst Tel: 0 212 614 09 56 - 0 212 614 21 61

Mehmet Karaman

Bu en mutlu gününüzü, unutamayacağınız en muhteşem güne çevirmek için altınboynuz düğün salonu tüm hizmetiyle sizlere rüya gibi bir düğünü, hayatınızın en güzel saatlerini en profesyonel şekilde sunar..



Güzel Malatya