Page 1


Bu kentte eksik olan bir şey var! w w w.e c a m p u s m a g .c o m PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ

Sahil Medya

Yapmaya çalıştığımız şey…

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Barış AYDOĞDU

EDİTÖR

Cansu BALCI

TASARIM

Mustafa Kadir GÜNER

GÖRSEL YÖNETMEN

İsmail YENER

REKLAM BİRİMİ KOORDİNATÖRÜ

Barış AYDOĞDU

SORUMLU YAZI İŞLERİ YÖNETMENİ

Hilmi Hayati ÖZTÜRK HABER KOORDİNATORU

FOTOĞRAFLAR

Zafer Burak AYDOĞDU Nazmi HAYAT

Volkan ÖVEN Hüseyin SARIOĞLU Cihan ARSLANOĞLU

REDAKSİYON

MODA FOĞRAFLARI

PROJE DANIŞMANI

Yasin Emre KARÇA Alperen Göktuğ ATAK

Mustafa ÖKSÜZ Hüseyin SARIOĞLU

WEB KOORDİNATORU

MODA EDİTÖRÜ

Sezen ÖZ

Volkan ÖVEN

Herkesin dilinde dolaşırken, sayfalarında yer bulamayan; şehrin kimliğini şekillendirirken, resmi asla yapılmayan bir şeyler eksik bu şehirde…

KATKIDA BULUNANLAR

Prof. Dr. Ufuk AYDIN, Prof. Dr. İlhami ÜNLÜOĞLU, Deniz DEMİR, Erol AYAZ, Ayhan GÜRLER, Seyfettin TOPAK, Tolgahan TEKİN, Gizem YÜCEL, Kaan GÜNER, Fatih YİĞİT, Damla ALPER, Simge AŞKAN, Hilal MAZLUM, Salih GÜVEN REKLAM & REZERVASYON

Barış AYDOĞDU 0507 715 64 92 • aydogdubariss@gmail.com İLETİŞİM

Cansu BALCI 0 553 263 92 64 blcansu@gmail.com

Bu işe başladığımız günden, sizlerle buluştuğumuz şu ana dek, hayal dahi etmediğimiz o kadar çok problem i le karşılaştık ki, içinde bulunduğumuz zamanda ve mekânda yoktan bir şeyler var etmenin zorluğunu bir kez daha anladık. Bu gerçeği anlamak için defalarca yüzünüze acı bir şekilde vurulması gerekir mi, bunu da anlayamamakla birlikte, asıl söylemek istediğimiz şey; hayatta, bir işe bizler gibi sıfırdan başlayacak binlercesinin bulunduğu Eskişehir’de, öğrencinin yaptığı her faaliyete ses olabilmek amacıyla çıktık bu yola. Yapmaya çalıştığımız şey, okurken yalnızca sizlerin değil, elimize aldığımızda bizlerinde sıkılmadan okuyup, karıştırabileceği bir dergi hazırlamaktı. Bu sebeptendir ki içine sizleri koyduk. Ne haberin, ne de magazinin içinde yok olup gitmeyin istedik. Elinize alıp, sayfalar arasında şöyle bir gezerken bile gözünüze mutlaka bir şeyler takılsın diye uğraştırdık durduk. Şu günlerde, elinize aldığınız en harika dergilerle boy ölçüşemeye biliriz ancak açıp baktığınızda içerisinde kendinizi rahatlıkla bulabileceğiniz sayfaların bulunduğuna eminiz. Bugüne dek yaşadığımız yılların yükü hala omuzlarımızdayken, bir yenisini daha karşıladığımız şu günlerde, Campus’ Magazine’ in ilk sayısı ile başlayan bu iş ortaklı birliktelik umarız uzun zaman boyunca devam eder dileği ile…

YÖNETİM YERİ

Hoşnudiye Mh. İsmet İnönü Cd. Göksu İş Hanı, 11/48 Eskişehir / TÜRKİYE BASKI

AFŞAROĞLU MATBAASI Kazım Karabekir Cd. No:87/7 İskitler / ANKARA T: 0 312 384 54 88 ECAMPUS’ Dergi Basım – Yayın yasalarına uygun olarak hazırlanmaktadır. Dergide yayımlanan yazı, fotoğraf, röportaj, haber ve konuların her hakkı saklıdır. Dergide yer alan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine, basılan fotoğrafların sorumluluğu fotoğrafçılara aittir. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

MERHABA ESKİŞEHİR!


iÇiNDEKiLER 76

66

CAMPUS FASHION

FASHION SHOOTING

30

10

ESOGÜ REKTÖR YARDIMCISI

AÜ Hukuk Fakültesi Dekanı

Prof. Dr. İlhami ÜNLÜOĞLU

Prof. Dr. Ufuk AYDIN

14

22.AKBANK CAZ FESTİVALİ

42 PRAG

70

ERASMUS HOME PARTY


YENİ YÖK YASA TASLAĞI Anadolu Üniversitesi’nin en sevilen profesörlerinden olan Ufuk AYDIN Eskişehir’de doğdu ve eğitim hayatına uzun bir süre bu şehirde devam etti. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde ortaöğretimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’ni 1989 yılında, 4 yıl içerisinde bitirdi. Akademik kariyerine, 1990 yılında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde “ İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku” Ana Bilim Dalında Asistan olarak başladı ve 1996’da “Sosyal Güvenlik ve Özelleştirme” konusunda doktora tezini tamamlayarak yardımcı doçentliğe yükseldi. 2003’te “ İş Hukukunda İşçinin Kişilik Hakları “ adında bir kitap yayınlayarak doçent oldu. 2008 senesinde “Profesyonel Sporda Sendikalaşma: İngiltere ve Türkiye Örneği “ adında bir başka kitap daha yazarak, bu kitabını profesörlük başvurusunda kullandı. 2009 yılında Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı olan, aynı zamanda İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nı yürüten Ufuk AYDIN, 2011 yılı Eylül ayında, halen devam etmekte olduğu Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığına atandı. Bahsedilen tüm akademik başarılarının yanında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Resmi Arabulucusu olan ve Türkiye Futbol Federasyonu’nda küçük bir görevi bulunan Profesör Doktor Ufuk AYDIN, bir süre Anadolu Gazetesi’nde köşe yazarlığı da yaptı. Başarılı ve bir o kadarda renkli kişiliği ile kendisine hayranlık duyulan hocaların başında gelen Ufuk AYDIN, sizler için Campus’ Magazine Dergisi’nin yeni YÖK taslağı hakkındaki sorularını yanıtladı. Tüm öğrencileri ilgilendiren ve çok tartışılan YÖK taslağı hakkında kısaca bahsetmek gerekirse, yeni YÖK taslağı nedir? Bundan birkaç ay önce yeni bir yükseköğretim taslağı üzerine çalışıldığına dair duyumlar aldık ve bu haber bizleri çok heyecanlandırdı. Çünkü mevcut 2547 sayılı Kanun 12 Eylül darbe döneminin bir kanunu. Bu tür kanunlar aslında bir ülkenin Yükseköğrenime bakışını da yansıtır. O dönemde üniversiteler bir terör yuvası olarak görülüyordu ve üniversitelerde çok seslilik yoğun bir şekilde eleştiriliyordu. Bu yüzden üniversiteler üzerinde ciddi bir baskı oluştu. Hatta o dönem 1402 sayılı sıkıyönetim yasası ile birçok üniversitenin öğretim üyesi de sağ - sol fark etmeksizin üniversiteden uzaklaştırıldı. Hemen akabinde 1981’de 2547 sayılı mevcut kanun kabul edildi. Bu düşünce tarzıyla nasıl bir kanun kabul edileceğini de sizin takdirinize bırakıyorum. RÖPORTAJ 10

AÜ Hukuk Fakültesi Dekanı

Prof. Dr. Ufuk AYDIN

İşte tüm bu sebeplerden dolayı bizler de yeni Yükseköğretim Yasa taslağı ile daha özgürlükçü, daha rahat konuşabilen, daha çok katılımın olduğu ve daha bağımsız üniversitelerin geldiğini düşünerek heyecanlandık. Önce YÖK bize hazırlanacak taslağın temel ilkelerini yolladı.


Bununla ilgili görüşlerimizi bildirdik. Bir sonraki aşamada maddeler haline gelmiş taslak metin yollandı bizlere ve eşzamanlı olarak da YÖK Başkan Vekili Profesör Doktor Şaban Çalış üniversitemizi ziyaret etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Zamanın çok dar olduğunu yani yeterince düşünme ve eleştiri imkânı olmadığına dair eleştirilerimizi kendisine ilettik. Getirilen yeni yapıyı birçok akademisyen arkadaşım ve ben de düşündüğümüz gibi mali ve idari açıdan çok daha özerk, senatoların daha fazla yetki sahibi olduğu bir üniversite ve YÖK gibi merkezi bir yapı olmayacağını düşündük ama maalesef pek de öyle bir yapı göremedik. Tüm bu görüşlerimizi de YÖK’e ilettik. Yeni YÖK taslağı öğrenciyi nasıl ve ne kadar etkiliyor? Benim görüşüme göre öğrenciyi çok da fazla etkilemiyor. Yani öğrenciyi önceki durumundan daha fazla yönetime katmıyor, daha fazla söz sahibi yapmıyor. Türkiye Öğrenci Konseyi adında bir yapının getirilmesi söz konusu ama öğrencinin senatolarda, fakülte kurullarında söz sahibi olabileceğini düşünmüyorum. Öğrenci açısından taslağın sosyal yapısını biraz zayıf buldum. Taslağın Fen Bilimleri esas alınarak hazırlanmış bir taslak izleniminde olduğunu düşünüyorum.

Taslağı en fazla tartışılan konulardan birisi olan ve üniversitelerin özerkliğini kaybettiğini belirten söylemlere katılıyor musunuz? Ne kadar özerkti sorusuyla cevap vermek isterim. Şöyle ki üniversitelerin maliyeyle ilişkileri çok yoğun; bütün hesapları maliye, Sayıştay gibi kurumlar tarafından denetleniyor. YÖK üniversiteleri çok ciddi bir denetim altında tutuyor. Örneğin Anadolu Üniversitesi çok ciddi bir potansiyele sahip olduğu halde bunu kullanmada çok büyük sorunlar yaşıyor. Yeni yasa da bu durumun ötesine geçecek bir yenilik getirmiyor. Eğer bu taslak yasalaşırsa; zaten tam anlamıyla özerk olmayan üniversitelerin durumunda bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Türkiye Yükseköğretim Kurulu denetçileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu koşullar altında Türkiye Yükseköğretim Kurulunun objektif olabilmesi mümkün mü? Bizim düşüncemiz Yükseköğretim Kurumu’nun bir eşgüdüm, bir koordinasyon kurumu olması yönündedir. Zaten üniversiteler üzerinde mali yönden denetim yetkisi söz konusu olduğu için YÖK’ ün denetleme yapmasına gerek yok. Ayrıca üniversitelerde herhangi bir suç işlendiği takdirde mevcut olan adli ve idari yargı denetimlerinin üzerine YÖK’ün neyi denetleyeceğini bilemiyorum.

RÖPORTAJ 11


Rektör atamaları için öngörülen maddelerde “ Atanacak rektörün üniversite bünyesinde bir öğretim üyesi olma şartının kaldırılması “ hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok ilginç bir durum var. 11 kişilik bir üniversite konseyi düşünülüyor. Bu üniversite konseyinin 5 üyesi farklı bölümlerden hocalardan oluşacak fakat kalan 6 üyesi hoca olmayabilir. Türkiye Yükseköğretim Kurumu 2 üye belirliyor ki bu üyelerin profesör olma şartı yok. Aynı şekilde Bakanlar Kurulu 2 üye belirliyor ve yine profesör olma şartı yok. Üyelerden bir tanesi mezunlar derneğinden olacak fakat burada da şöyle bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz; 5 tane mezunlar derneği olursa bu üye hangi dernekten alınacak? Kalan bir tanesi ise üniversitenin bulunduğu ilin vergi rekortmenlerinden birisi olacak. Sizin de söylediğiniz gibi atanacak rektörün o üniversitenin kadrolu öğretim üyesi olması zorunluluğunun kaldırılması hem ilginç hem de çok tartışılan bir konu. Örneğin Türkiye’nin herhangi bir üniversitesinden herhangi bir profesörün Anadolu Üniversitesi’nin rektörü olması mümkün hale geliyor. Tabi ki bütün akademisyenlerin bilgi birikimine, eğitimine, kültürüne, yöneticilik becerilerine saygımız vardır ancak bu durum o üniversitede bulunanları rahatsız edebilir. Bahsedilen konuların dışında sizin eklemek istediklerinizi öğrenebilir miyiz? Türkiye’de yaklaşık 4 milyon yükseköğretim öğrencisi bulunmakta ve bu sayı aileler ile birlikte 20 milyona ulaşıyor. Yani bu konu, ülke nüfusun %30’unu doğrudan ilgilendiriyor. Mezunları da işin içene katacak olursak neredeyse tüm ülkeyi ilgilendiriyor diyebiliriz. Hepimizin yeni bir YÖK yasasına ihtiyacı olduğu doğrudur ama bu yasa üniversiteleri özerkleştirmelidir ve YÖK bir koordinasyon kurulu görevi görmelidir. Koordine etmeli, önerilerde bulunmalı, yükseköğretimin önünü açmalıdır. Unutulmamalıdır ki yükseköğretim, eğitim sisteminin en önemli katmanı oluşturmaktadır. Bu nedenle dikkatle hazırlanıp, yine aynı dikkat ile incelenmesi gerekir.

RÖPORTAJ: Cansu BALCI

RÖPORTAJ 12


MÜZİK SEVERLER TANIŞMAK İÇİN BULUŞTU Bezgin Cafe&Bar’da toplanan Müzik Kulübü üyeleri de, bu yılın tanışma toplantısında güzel dakikalar geçirdi. Her biri ayrı yetenekli yeni ve eski üyeler, yakaladıkları samimi havanın verdiği mutlulukla keyifli bir sohbetle, neler yapacaklarını ve nelerin yapılması gerektiğini tartıştılar. Çalışmalarını ve dönem içi programlarını hazırlamadan önce hep birlikte yaptıkları bu buluşmanın, kendilerine birçok şey kattığını dile getiren ve arkadaşları adına konuşma yapan Furkan TATLIDİLLİ, bu yıl çok daha farklı planları olduğunu ve bunun için önce herkesin birbirini iyi tanıması gerektiğini dile getirdi.

ETKİNLİK 13


ESKİŞEHİR’DE CAZ TINILARI... 22. AKBANK CAZ FESTİVALİ “Şehir caz halini alırken, yeniden kendini bulur. Çünkü caz şehrin ta kendisidir. Karmaşık, sıra dışı, hızlı, mutlu, hüzünlü, telaşlı… Her nota, her tını, başka bir halini yansıtır yoğun ve yalnız kalabalığın… Bizi derinliklerine alır ve oradan oraya sürükler, bu duygular arasında etkisini hiç kaybetmeyen bir yolculuk yaptırır bize.”

ETKİNLİK 14

Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. Yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluştu. Üç hafta boyunca süren festivalde, birçok kent cazın farklı renkleri ile kucaklaştı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyaca ünlü caz sanatçıları, ülkemize Akbank Caz Festivali sayesinde gelirken, festivalde yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sunma imkânı sunuldu. Klasik cazdan, avangart tınılarına, dünya müziklerinden, elektronikanın sınırlarına dek oldukça geniş bir yelpazeye sahip olan festivalin, bu yılki konukları da her zaman olduğu gibi göz kamaştırdı. Festivalin bu yıl öne çıkan isimleri arasında; Anthony Braxton & Diamond Curtain Wall Quartet, Eleni Karaindrou, İbrahim Maalouf, Gregory Porter ve The ACT Jubilee Night yer aldı.


CAZIN MAVİ NOTALARI İLE KAMPÜSTE CAZ “JAZZ ON CAMPUS” Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgârı eserken, Kampüste Caz konserleri bu yılda cazın mavi notalarını ve onlarca farklı rengini üniversite öğrencileriyle buluşturdu. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, sürpriz isimlerle 10 farklı şehri gezdi. Tabi ki bu şehirlerden birisi de Eskişehir’di. Barana FT. & Ceyl’an Ertem, Anadolu Üniversitesi, Sinema Anadolu’da caz severlerle buluşarak herkese harika dakikalar yaşattı. Müzisyen Behzat Üvez ve Hollandalı saz ustası Steven Kamperman’ın oluşturduğu Barana, 2002 yılından bu yana birçok projede yer aldı. Doğaçlamaların ustası, müziksel bir sanat eseri olan Barana’nın müziğinin özü, Türk ve Hollanda sentezinden oluşuyor. Kompozisyon ve doğaçlamanın buluşması büyüleyici bir ritme dönüşüyor. Ceylan Ertem ile oluşturdukları Xenopolis projesinin özünde ise Türk radyosundaki hitlerin ötesinde, yükselen pop müziğin, nasıl yaratılacağı fikri yatıyor.

Vokal Ceylan Ertem Elektro Saz & Cura Behsat Üvez Saksafon Steven Kamperman Elektro Gitar Jeff Sopacua Çello Ernst Reijseger Perküsyon Afra Mussawissade ETKİNLİK 15


KGZ’12 KİŞİSEL GELİŞİM ZİRVESİ

“BAZI ŞEYLER HEP AYNI KALIR AMA SİZ DEĞİŞİN”

Zirveyi hedefleyenler için profesyonel buluşma noktası bu yılda Kariyer Kulübü’nün düzenlediği Kişisel Gelişim Zirvesi oldu. Anadolu Üniversitesi, Atatürk Kültür Merkezi’nde 1 – 2 Aralık tarihleri arasında, kişisel gelişim alanında uzman 8 konuğu ile üniversitelileri buluşturan etkinlikte, kişisel gelişim birçok açıdan değerlendirildi. Yaklaşık 500 katılımcının iki gün boyunca yoğun ilgiyle takip ettiği etkinlikte; Enneagram, girişimcilik, kişisel pazarlama ve daha birçok konu, alanında uzman isimler tarafından ele alındı.

“ENNEAGRAM”

Kendi Duygularının Patronu Olmak

Diksiyon & İletişim

Zirvede sahneye ilk çıkan isim, kişisel gelişim uzmanı Bahri DURABAY oldu. Kişilik tanımlama sistemi olarak bilinen ve dokuz farklı kişilik tipinden meydana gelen “Enneagram” konusunda konuşan DURABAY, bu sistemin tasavvuf geleneğinden geldiğini ve amacının insanın güçlü ya da zayıf noktalarının tespitini sağlamak olduğunu ayrıca Apple, HP gibi şirketlerin ve FBI, CIA gibi örgütlerin de bu sistemi kullandığını aktardı.

Etkinliğin ilk gününde sahneye çıkan bir diğer isim olan davranış bilimleri uzmanı Kunter Kurt; “Kendi Duygularının Patronu Olmak” sloganı ile düşünce modelleri, öfke kontrolü ve duyguların patronu olmak içerikli sunumunu yaparak, katılımcılara eğitici ve eğlenceli dakikalar yaşattı. Kaliteli öğrenme konusunda tüyolar veren KURT, unutkanlığı önlemenin de püf noktalarını salonu dolduranlarla paylaştı.

İlk günün son konuğu ise, ATV Ana Haber spikeri, Anadolu Üniversitesi, Sinema Televizyon Bölümü mezunu Cem ÖĞRETİR’ di. İk iş deneyimini Türkiye’nin büyük televizyon kuruluşlarından birisi olan Show TV’de yaşayan ve daha sonra sırası ile Star TV, CNN Türk ve Kanal 1’de çeşitli görevler üstlenen ÖĞRETİR, Kişisel Gelişim Zirvesi’nde de etkili iletişim ve diksiyon hakkında bilgilerini öğrencilere aktaran başarılı sunucu, sunumunu gazetecilik tecrübelerini anlatarak sonlandırdı ve KGZ’12’nin ilk gününü noktaladı.

ETKİNLİK 16


Etkinliğin ikinci günü ise Ziya BARAN’ın motivasyon semineri ile başladı. Bireysel motivasyonun amacını ve içeriğini aktaran BARAN, sunumunu şu sözlerle noktaladı: “Hangi alanda, hangi düzeyde olursa olsun; kim ya da kimlerle olursa olsun gerçek başarı ve yüksek performansı ancak yüksek bir motivasyon sonucu gerçekleşecektir.”

MOTİVASYON Insights davranış konulu sunumu ile Baturay ÖZDEN’de etkinliğin bir başka kişisel gelişim uzmanıydı. Insights’ın nasıl davrandığımızı ve gözlenebilir insan davranışlarının evrensel dili olduğunu vurgulayan ÖZDEN, bu sistemin çalışanlar arası iletişim geliştirme, birlikte çalışma becerilerini arttırma ve davranış odaklı satış becerilerini geliştirmede etkin bir araç olarak kullanıldığını dile getirdi. Davranış üzerinde yapılan araştırmaların, insanların en etkin olanlarının kendilerini anlayanlar, güçlü ve zayıf yönlerini bilerek çevrelerindekilerin taleplerini karşılayabilen stratejiler geliştiren kişiler olduklarını belirten ve normal davranışların dört boyutunu anlatan ÖZDEN, bu dört davranışı; “sorunlara ve talepkâr görevlere nasıl yanıt verdiğiniz”, “bakış açınızla başkalarını nasıl etkilediğiniz”, “çevrenin hızına ve temposuna nasıl yanıt verdiğiniz”, “başkalarının belirlediği kural ve prosedürlere nasıl yanıt verdiğiniz” olarak sınıflandırarak sunumunu sonlandırdı.

INSIGHT

Emrah KAYA’nın “Girişimcilik” başlıklı sunumu ile devam eden zirvede, bazı nedenlerden ötürü etkinliğe katılamayan Sinan ERGİN’in yerine sahneye çıkan Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Nezih ORHON’un sosyal medya içerikli konuşması etkinliğin son perdesi oldu. Etkinliğin sonunda ise konuklarına sürprizler hazırlayan Kariyer Kulübü üyeleri, yaptıkları çekiliş sonrası, küçük bir dans gösterisi ile salondaki misafirlerine harika bir şekilde uğurladılar. Yaptıkları Kişisel Gelişim Zirvesi etkinliğinin altından başarıyla kalkan, Kariyer Kulübü üyeleri, aynı gecenin sonunda 222 Park’ta doyasıya eğlenip, başarılarının tadını çıkardılar.

GİRİŞİMCİLİK & SOSYAL MEDYA ETKİNLİK 17


Dilara UZUNER

KİŞİSEL GELİŞİM ZİRVERSİ 2012

Gül ÖZTÜRK, Nilgün ULA ETKİNLİK 18

Kaan Baybars KELLELİ, Burçin AYNALI


Kariyer Kulübü Üyeleri

“BAZI ŞEYLER HEP AYNI KALIR AMA SİZ DEĞİŞİN”

Nilgün ULA, Gül ÖZTÜRK ETKİNLİK 19


KİŞİSEL GELİŞİM ZİRVERSİ 2012 KARİYER PARTİ - 222 PARK ONE NIGHT ETKİNLİK 20


REKLAM OBURLARI KAMPÜSTE Rabia ARMAĞAN, Birol SUCUOĞLU

2002 yılından bu zamana kadar yapılan ve bu yıl on birincisi düzenlenen “Reklam Oburları Kampüste” etkinliği yine sıra dışı, eğlenceli ve yine sürprizlerle dolu bir organizasyon ile Anadolu Üniversitesi’ndeydi. Anadolu Üniversitesi’nin aktif kulüplerinden birisi olan Marketing Anadolu Kulübü ve What The Fun Reklam Ajansı’nın katkıları ile Öğrenci Merkezi – Salon 2009’da düzenlenen etkinlik, iki gün boyunca, günde dört ayrı oturumda gerçekleştirildi. Klasik konferans çizgilerinin dışında gerçekleşen konferansta, dünyanın en komik reklamlarını yayınlayarak, etkinlik katılımcılarına hoş vakit geçirtmeyi ve bu etkinliği öğrencilerin sınavlarından sonraki tarihlerde düzenlemeye dikkat ettiklerini belirten Reklam Oburları Kampüste, ekip lideri Kemal TURGUT’un konuşmasının devamında bu etkinliğin nasıl başladığını da anlattı. Etkinliğin düzenlenmesine sponsorluk eden firmaların sürpriz hediyeler dağıtması ile son bulan aktivitede, özellikle İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sayıca çokluğu dikkat çeken bir başka noktaydı.

Betül NAMLI, Berna KAVALLI, Merve TİMUR ETKİNLİK 22


Çağatay AKKÖKOĞLU, Ferdi TAŞKIN, Cihat DEMİRTAŞ

Esen ÖZAY

Reklam Oburları

Fatmanur DAŞCI, Ayşe YÖNTEM ETKİNLİK 23


DOĞAN CÜCELOĞLU İLE YAŞAMDA KENDİN OLMAK Kasım ayı içerisinde, sekiz üniversitede etkinliklere katılarak öğrencilerle buluşan Doğan CÜCELOĞLU’nun bu üniversiteler arasındaki bir durağı da Anadolu Üniversitesi’ydi. Kariyer Kulübü’nün Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde organize ettiği etkinliğe ilgi oldukça fazlaydı. Yaklaşık 600 öğrencinin katıldığı etkinlikte, CÜCELOĞLU yaşadığı deneyimleri salonu dolduran yüzlerce öğrenci ile paylaştı. Çocukluğundan başlayarak tüm hayatından kesitler sunan Doğan CÜCELOĞLU, araştırmaya olan merakının bugün kendisini oldukça donanımlı bir birey haline getirdiğini dile getirdi. Farkındalık konusuna oldukça vurgu yapan deneyimli yazar, hedefler konusunda da önemli bilgiler sundu. Farkına vardığı şeyleri anlatmak için kitap yazmaya karar verdiğini anlatan güçlü kalem, konuşmasının ardından, kendisini dinlemeye gelen konuklarının kitaplarını imzalayarak etkinliği noktalayıp, üniversiteden ayrıldı.

ETKİNLİK 24


HALLOWEEN PARTY

da Wiccan bayOrijinalinde Pagan ya Halloween(Cadılar ramı olarak bilinen tığı coğrafyadan, Bayramı), ortaya çık Birleşik DevletleAvrupa ve Amerika yaygınlaşan bir ri’ne yayılarak, giderek ir. Bu yıl Eskişekültür haline gelmişt partilerle kuthir ’de de düzenlenen inç kostümleri, lanan bayramda, ilg ı ile dikkat çedansları ve makyajlar eye alışkın olken katılımcılar, görm lere sunarken, madığımız kareleri biz araya gelerek farklı kültürlerin bir iği de gözler oluşturdukları zenginl önüne serdiler.

ETKİNLİK 25


PETRA

NTİ ANTİK KE

aın d a N e b la r ı a ra s a ıl y m o 6 R 10 t, il e M .S . o la n ke n k a d a r ış m p a MÖ 400 y ne a ş ke n t li k g a l e d il e t il e r ’e b fı n d a n iş ra t ü r. M .S . a ş t ü u m ğ r ü lu r rd to ü s ra İm p a a r lı ğ ın ı e ko n o m ik o la ra k v p re m ve e d müş ra b a ş ke n t n o den düş rd a n s z la ö ıl g y t ü n ’l il k 400 ı ke P e t ra ’n ın n d o lay r. a u t rd ş a u ıl t lm natu s ık ın in d e u n u d a n b u lu n iç fı n ra a a m t a la r ve z ih ç il e r ra ş t ır m a macı tar n son a a ıl lü m p ö ya p ım a a b y b ir b ir li k te , g ö m ü lü r ın ın o lli iz g m a m a k la a d ’n ın a lt ın l m ez a r la iş t ir. d a P e t ra m d e k ra lü ö b u e s in le ş m b k e a v d n u u ğ c u o ld sonu ş t ır m a la r Burd u ğ u a ra Johann in g z e g li e ş fe a İsv iç re ke n t te k ra r k S d ın ıl y E 18 12 n in d e U N t a ra fı n d a 8 5 t a r ih ası 19 ir c k h a rd t M k lı ra l 6 A ü lt ü re e K v iş a y m n y d il a er Dü t , P e r u ’d fı n d a n n e ra K a t . ir t CO m iş h ird ir. â h il e d il rd e ş ş e d a k e in e s il te li s chu c h u P ic a la n M a

N I N A Y N Ü D N R E ı MOD S A K İ R A 7 H an i ye d i h e y ın ız bir n ya m odern dü e’de düzenlenen viçr işinin rikası, İs milyon k 0 0 1 , ys yo n d a üren bir o s a c n organiza u y o ESve 6 yıl b Ancak UN si . ir t katıldığı iş m il rın şah ucu seç ullananla lama son k y o iyle i, eçim g e re kç e s ı ığ CO b u s t ıt s i ya n ünyanın görüşlerin iğini ve Klâsik D ını ve ed cağ desteklem ı listesini koruya lamış ikas ğini açık e c Yedi Har e y e s i benim bu listey tır.

M

AKTÜEL 26


ÇİN SEDDİ Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan devasa savunma hattı, Çin’in savaşan beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), temeli 20’den fazla, birbirinden ayrı krallık tarafından atılmış muhteşem bir yapıdır. Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6.000 kilometreyi bulur anca bugün ayakta kalan kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir.

CHICHEN ITZA PİRAMİDİ

KURTARICI İSA HEYKELİ

İtza Maya kenti olan ve bir dönem Yucatan’ın dini merkezi olduğu düşünülen Chichen Itza Piramidi, günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır.

Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde Corcovado Dağı üzerinde yer alan ve şehrin sembollerinden biri olan heykel, 30 metre boyundadır ve 8 metre yükseklikteki bir kaide üzerinde durur. Ağırlığı yaklaşık 1.145 ton civarında olan heykelin, yalnızca başı 3,75 metre yüksekliğe sahiptir. Açılmış kollarının genişliği 30 metre olan bu harika, inşaat malzemesi olarak betondan yapılmış ve üzerine de katman olarak sabun taşı kullanılmıştır. Heykelin inşasını Katolik Derneği, şehirdeki görüntüsü çirkin olan telefon direklerini örtmek için istemiştir. Bugün yılda 1 milyon kadar turist anıtı ziyaret eder.

Mayalar bu piramidi astronomi ve matematik bilgilerini ortaya koymak istercesine belirli bir sistemle inşa etmişlerdir. Örneğin; 4 cephesinin her birinde 91 basamak yer alan yapıda, 4x91’le 364 sayısına ulaşırız, bu sayıya en tepedeki düzlüğü de eklediğimizde yıldaki günlerin sayısı olan 365’i elde ederiz.

AKTÜEL 27


MACHU PICCHU ANTİK KENTİ Bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiş olan bir İnka Antik Şehridir. And Dağları ‘nın zirvesinde, 2.360 metre yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş şehir, İnka’lı bir hükümdar olan Pachacutec Yupanqui tarafından 1450’li yıllarda inşa ettirilmiştir.

İspanyol istilacılar 1532 yılında İnka topraklarını işgal ederken, sık dağlar arasında kalmış bu şehri fark edememiş ve bu sayede şehir bugüne kadar hiç zarar görmemiştir. Machu Picchu 200’den fazla, merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşurken, şehirdeki 3000 basamak bugün oldukça iyi durumdadır.

TAC MAHAL Tac Mahal, Babür İmparatorluğu’nun 6. hükümdarı Şah Cihan tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan’ın Agra şehrinde, Jumna (Yamuna) Nehri’nin kıyısında yaptırılmıştır. Bir isyanı bastırmak için ordularıyla Burhanpur’a giden Şah Cihan’a, dokuz aylık hamile olmasına rağmen her zamanki gibi eşi Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm) de eşlik eder, ancak Mümtaz Mahal, 14. çocuklarını doğururken hayatını kaybeder. Bu duruma oldukça üzülen Şah Cihan uzun bir süre yas tutar. Bu olaydan sonra devlet işlerine ilgisini kaybeden hükümdar, teselliyi sanat ve mimaride bulur ve eşinin ölümünden bir yıl sonra, 1632 yılında Tac Mahal’in temelini attırır. Bir efsaneye göre eserin yapımı tamamlandıktan sonra, türbe işçilerinin kolları, aynı yapıttan bir tane daha yapmamaları için kesilmiştir.

AKTÜEL 28


KOLEZYUM İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan Flavianus Amfitiyatro olarak da bilinen Kolezyum aslında bir arenadır. Usta bir komutan olan Vespasianus tarafından MÖ 72 yılında yapımına başlandı ve MS 80 yılında Titus döneminde tamamlandı. Daha sonraki değişiklikler Domitian hükümdarlığı zamanında yapılırken, imparatorlar burada daha çok Roma halkını ve biraz da kendilerini eğlendirmek için gladyatör dövüşleri düzenlerdi. Bunlardan başka pek çok halk gösterileri, taklit deniz savaşları, hayvan avcılığı, infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması, klasik mitolojiye dayanan dramalar sahnelenirdi. Kolezyum daha sonra barınma yeri, iş dükkânları, dini kışlalar, istiham, taş ocağı ve Hıristiyan türbesi olarak çeşitli amaçlarla kullanıldı. Günümüzde depremden dolayı harap vaziyette olmasına ve taşlarının çalınmasına rağmen Kolezyum, Roma İmparatorluğu’nun uzun zamandan beri ikonik sembolü olarak görülür. Bugün modern Roma’nın en çok turist çeken yerlerinden biridir. AKTÜEL 29


ESOGÜ REKTÖR YARDIMCISI PROF. DR. İLHAMİ ÜNLÜOĞLU

SAĞLIK ALANININ UZMAN AKADEMİSYENİ Türkiye’nin aile hekimliği alanındaki ilk akademisyeni olan ve Aile Hekimliği Anabilim Dalı (kurucu) başkanlığının yanı sıra; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Onur Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelikleri, Türkiye Aile Hekimliği Yeterlilik Kurulu (TAHYK) kurucu başkanlığı görevlerini üstlenen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhami ÜNLÜOĞLU ile siz Campus’ Magazine okurları için buluştuk. İşte, 5’i uluslararası olmak üzere 14 bilimsel kuruluşun üyeliğini yapan, Paramedik Derneği’nin “Onur üyesi” seçilen ve bunlara ek olarak, 4’ü uluslararası olmak üzere 8 bilimsel ödülü, ulusal & uluslararası toplam 130 makalesi ve 194 bildirisi mevcut olan Prof. Dr. ÜNLÜOĞLU ile yaptığımız keyifli sohbetten sayfalara yansıyanlar… Sizi tanımayanlar ve daha yakından tanımak isteyenler için bahsetmek gerekirse, İlhami ÜNLÜOĞLU kimdir? Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, 55 yıl önce dünyaya geldim ve hayatımın büyük bir bölümünü Eskişehir’de geçirdim.İlk önce, Yunus Emre İlkokulu’nda, daha sonra da Eskişehir Anadolu Lisesi’nde eğitim hayatıma devam ettim. Lise yıllarımın ardından, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden

RÖPORTAJ 30

1982 yılında mezun oldum. İlk görev yerim, Canik Dağları’nın güney yamaçlarında yer alan, Tokat-Niksar’a bağlı (o zamanlar belde- şimdi ise ilçe olan) Başçiftlik’ti. Bu dönem aynı zamanda Türkiye’de hekimlere mecburi hizmetin ilk kez uygulanmaya başladığı yıllardı. Daha sonra Eskişehir’in Çifteler ilçesinde ve Eskişehir Merkez Sağlık Ocakları’nda çalıştım. Takip eden yıllarda kısa bir süre için Sağlık Müdür Yardımcılığı görevini üstlendim. 1988-1991 yılları arasında, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde aile hekimliği ihtisası yaptım. Sonraki süreçte üç yıl Eskişehir Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi’nde üç yıl çalışmayı takiben; 1994’te Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yardımcı doçent olarak göreve başladım ve 1998’de doçent oldum. Aile hekimliği alanında ülkemizde ilk akademisyen olarak başladığım, akademik kariyerimde 2004 yılında profesörlüğü atandım. Bu süreç içerisinde, 10 yılı aşkın bir süre ESOGÜ Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcılığı görevini yerine getirirken, 6 ay kadarda Başhekimlik görevini üstlendim. Bu yıllarda Aile Hekimliği Eğitim ve Araştırma Derneği (AHEAD) ve Türkiye Aile Hekimliği Vakfı’nı (TAHEV) kurduk ve halen Derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığını, Vakfın ise; Mütevelli Heyeti Başkanlığını sürdürmekteyim. Eylül 2011’de Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin rektör yardımcılığı görevine atandım.


Aile Hekimliği alanında Türkiye’de birçok ilke imzanızı atarken, yurt dışında da oldukça başarılı bir görüntü oluşturdunuz. Bu gelişmelerden bahsetmek gerekirse, neler anlatmak istersiniz? Aile hekimliği disiplininin yurt dışı ilişkilerinde aktif olarak görev yaptım. Özellikle Balkan coğrafyasındaki ilişkilerin geliştirilmesine çok emek verdim. Bu alanda harcadığım emeğimin,geri dönüşü olumlu sonuçlar oluşturdu. Bu bölgede son beş yılda yaklaşık yirmiye yakın toplantıya katıldım. Aynı zamanda, Balkan Aile Hekimleri Birliği’nin, bilimsel kurul üyeliğini yapıyorum. Paramedik Programı’nda, Türkiye’de öncülerden birisiniz. Bu programı ve programda yer aldığınız konumu anlatabilir misiniz? Paramedikler acil sağlık sisteminde çok önemli yere sahipler. Biz, bir çekirdek ekiple, 1997’de bu alanda ülkemizin üçüncü programını kurduk. Şu an program “İlk ve Acil Yardım Programı” olarak tanımlanmakta, ancak; tüm mezunlarımız ve öğrencilerimiz “paramedik” ismini tekrar alma konusunda kararlılar. Programın amacı; hastane öncesi acil hizmetlerinin profesyonelce verilip ardından hasta ve yaralıların esas tedavisi yapılıncaya kadar geçen süre içerisinde yaşam kurtarıcı ve sakat kalmayı önleyici tıbbi müdahale olanakları sağlayabilecek yardımcı sağlık personeli yetiştirmektir. Bu programı, Eskişehir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu bünyesinde kurarken, bu oluşum içerisinde kurucu başkanlığı üstlenmiştim, o yıldan bu yana aynı görevime devam ediyorum.

Son dönemde kurulan ve aktif bir tempo sergileyen kulüplerimizden birisi olan; Kızılay Kulübü’nün etkinliklerine katılmaya çalışıyorum ancak, vakit sorunu yüzünden her zaman yanlarında olamıyorum. Hiçbirini diğerinden ayırmadan söylemeliyim ki, öğrenci kulüplerimiz güzel çalışmalar yürütüyorlar ancak “Yapılanlar yeterli mi?” diye sorulduğunda, yeterli demek sanırım hedeflere ulaşıldı anlamına gelir ve bence her zaman daha iyisi olabilir. Bir de bu konuda Kızılay Kulübü’nden özel olarak bahsetmem, daha yeni bir kulüp olmalarına rağmen bu kadar aktif ve başarılı olmalarından kaynaklıdır. Tüm öğrenci kulüplerimizin başarı grafiklerini daha da yükselteceklerine eminim. Belirtmek istediğim bir başka durumda, öğrenci kulüplerinin temsilcileri ile vakit buldukça, buluşmaya çalışıyorum. Öğle yemeklerinde bir araya geldiğimiz öğrenci kulüplerimiz mevcut. Bu buluşmalar sohbet havasında geçerken, karşılıklı fikir alışverişleri yapılıyor. Bu etkileşim sırasında asla neler yapmaları gerektiğini değil, fikirlerimi tavsiye şeklinde onlarla paylaşmak beni gerçekten bir eğitimci olarak mutlu ediyor.

Sohbetimizin yönünü birazda Osmangazi Üniversitesi’ne çevirdiğimizde, okul içerisinde hangi projeler içinde yer alıyorsunuz? Bugün bulunduğum konum içerisinde, yapılan görev dağılımında okul içerisindeki sağlık birimlerinden sorumluyum. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile çalışmalar yürütüyoruz ve öğrenci kulüplerimizde bu başkanlığa bağlıdır. Şu an itibariyle üniversitemizde 85 öğrenci kulübümüz mevcut. Bizlerde bu noktada, ilk olarak yeni kulüplerin kuruluşuna destek veriyoruz, elimizden gelen imkânları sunmaya gayret gösterirken, her türlü kolaylığı kendilerine sağlamaya çalışıyoruz. Tek tek tüm projelerde yer aldığımız noktalara değinmek yerine, onlara gönülden destek verdiğimizi bir kez daha belirtmek yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Bir de bu konu içerisinde unutulmamalıdır ki, rektörlüklerinde imkânlarının bir sınırları var ve bu sınırlar içerisinde olanakları eşit şekilde dağıtmaya çalışıyoruz. Özetle; üniversitemizde, öğrencilerimizin yapıcı nitelikteki tüm etkinliklerini destekliyoruz.

RÖPORTAJ 31


Bulunduğunuz idari konumdan bir bakışla, öğrencilerin bugünkü eleştiri tarzları sizce nasıl olmalı?

Sağlık ve teknik konularda ağırlığı ve büyüklüğü ortada olan bir üniversitedesiniz ve bu üniversitenin, sağlık konusunda ki kariyerinizle adınızı markalaştırmış konumda yer alıyorsunuz. Bu noktadan baktığınızda üniversitenizin Eskişehir’e kattığı artılardan birisi olan Tıp Fakültesi için neler düşünüyorsunuz?

Olayları kendi açılarından değerlendirmek onların en doğal haklarıdır. Öğrencilerin tümünün belirli protesto haklarının bulunduğuna ve bunu doğru şekilde dile getirdiklerinde dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Şu noktaya da yürekten inanıyorum ki, Osmangazi Üniversitesi’nin kuruluşu 1993 yılında olüniversiteye gelmiş bir öğrenci, bu eleştirinin sınırları bilecek dümakla birlikte, bu fakültemizin geçmişi 1970’e dayanzeydedir. Her zaman hoşgörüye yer olduğunu biliyorum ve şiddet maktadır. Bu kırk yılı aşkın süre, deneyimli bir eğitim konusunda kesin ve net bir çizgi çiziyorum. Şiddet hiçbir zaman çökadrosunu da beraberinde getirmiştir. Bunun yanında, züme götürmemiştir. Kendim, çok çalkantılı bir dönemde öğrencilik tıp fakültemiz ve hastanemiz Eskişehir’e büyük getiyaptım ve bunu bizzat yaşayarak gözlemledim. Olayları çözümsüzriler sağlamıştır. Bölge insanının güvendiği bir adrese lüğe sürüklemek yerine, sınırları belirli, karşılıklı hassasiyet içerisinde dönüşmüş, sadece Eskişehir’in değil, çevre illerinde eleştirilerin yapıcılığına inandığım gibi, şiddetle hiçbir sonuç ortaya sürekli hizmetlerinden faydalanmak istediği, sağlık konulamayacağını belirtmek isterim. Yaklaşımlar hoşgörü taşıdığı alanında bir güven merkezine dönüşmüştür. Üniversürece, farklı görüşler bir arada ayrı bir zenginlik oluşturabilir ancak site’nin hem içine, hem de dışına farklı bir renk katkutuplaşan ve şiddet eğilimine yönelen fikirlere duruşumuz belirlidir. mıştır. Kısaca özetlemek gerekirse, halka hizmet konusunda Eskişehirlilerin büyük bir artısı var diyebiliriz. Bir başka gündem maddesi olan yeni “YÖK Yasa Taslağı” hakkında Sağlık alanında, Türkiye’de birçok konunun öncülüğünü fikirlerinizi bizimle paylaşır mısınız? yapan, ödüllerle ve başarılarla dolu bir kariyerin kendisinden olabildiğince çok konuda faydalanmak istedik. Bu çalışma, birkaç ay önce Yüksek Öğretim Kurulu tarafından bir Konudan konuya atlayarak, Prof. Dr. İlhami ÜNLÜOĞtaslak olarak açıklandı ve tüm üniversitelere gönderildi. Bu bir tasLU’ndan alabileceğimiz kadar çok bilgi almak için laktı ve her türlü görüşe açıktı. Bizlerde bu taslak elimize ulaştığınkendisiyle yaptığımız bu keyifli sohbetten umarız hoda, tüm birimlerimizden görüşlerini istedik. Bizim gibi tüm ünivercamızın bizlere anlattıklarını sizlere en doğru şekilde sitelerde de bu yapıldı. ESOGÜ’de bir toplantı düzenledi ve öğretim ulaştırabilmişizdir. Campus’ Magazine olarak Sayın ÜNüyeleri bu toplantıda fikirlerini dile getirdi. Bu görüşlerin tamamı bir LÜOĞLU’na, bizlere vakit ayırdığı için teşekkür ederiz. geri dönüt olarak YÖK’e bildirildi. Bu arada öğrencilerde toplantılar düzenlediler ve görüşleri gerekli yerlere iletildi. Tüm bu görüşler gerekli merciiler de değerlendirildi ve meclise sunulacak konuma geldi. Taslağın son aldığı şekli bilmemekle birlikte; bu çalışma, yaklaşık otuz yıldır düşünülen ve bir türlü gerçekleşmeyen bir reformun fırsatıdır diyebilirim. Unutulmamalıdır ki, neticede bu bir taslaktır ve mecliste gerekli komisyonlarda gereğince tartışılacaktır. Rektör seçimlerinden başlayıp, öğrencilerin üniversitelerde temsiliyetine kadar birçok konuyu ele alan bu taslak için kişisel görüşüm, bugüne kadar küçük değişikliklerle günümüze gelen bu yasanın tartışılmaya açılması olumludur. Birazda Eskişehir’den bahsedersek, Eskişehir ve Eskişehir’e harika bir kimlik kazandıran öğrenciler hakkında neler söylersiniz? Eskişehir, öğrenci kenti denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden birisi ve nüfusuna oranla öğrenci sayısı çok yüksek bir şehir olmamasına karşın bu algıyı oluşturmuş bir kent. Bazı kentlerdeki öğrenci sayısı, nüfusa oranlandığında öğrenci şehri diyebileceğimiz başka illerimiz de mevcut, ancak; Eskişehir’deki hava bambaşka. Öğrenci burada rahat ediyor, kendini güvende hissediyor, belki de bu yüzden bu kimliği ile diğerlerinden daha çok bağdaşıyordur diye düşünmekteyim. Eskişehir’de bunu benimsemiş durumda ve öğrencilerin kentin ekonomisinde çok büyük bir yeri olduğunu biliyor. Yaz döneminde kurumların ya da öğrenci odaklı çalışanların, öğrencinin yokluğundan etkilenmesi buna en güzel örneği oluşturmaktadır. Yaz okullarının bile bu şehre hareket getirdiği su götürmez bir gerçektir. Ancak, bu söylediklerimizin hepsi şehirdekilerin, öğrenciye bakış açısıyla da oldukça alakalı. Kendim, çocukluğumu Eskişehir’de geçirmiş birisi olarak bu süreci çok net gözlemleyebildiğimi düşünüyorum. Öğrenci ve öğrenciye bakış açı neticesiyle, giderek yükselen ve olumlu bir grafik olduğu ortada.

RÖPORTAJ 32

RÖPORTAJ: Barış AYDOĞDU


KARİKATÜR SEMİNERİ Ferroli sponsorluğunda, Karikatür Kulübü’nün organize ettiği, Serkan Altuniğne ve Kaan Sezyum’un katıldığı “Karikatür Semineri” karikatür tutkunlarını bir araya getirdi. Özel hayatlarında da samimi iki arkadaş olan bu ikilinin konuşmaları, karikatür ile ilgili toplantıların doğası gereği oldukça spontan ve samimi bir hava içerisinde, konudan konuya neşeli ve komik biçimlerde geçişlerin olduğu oldukça eğlenceli dakikalar eşliğinde devam etti. Konukların, mizaha ve karikatüre yatkın arkadaşlarla özel olarak ilgilenmesi ise katılımcılar için büyük bir motivasyon oldu. Mizaha nasıl başladığını anlatan Serkan Altuniğne, inşaat mühendisliği mezunu olduğunu, iki yıl kadar inşaat sektöründe çalıştığını, daha sonra reklam sektöründe bir yıl geçirdiğini, sonuç olarak iki işten de memnun olmayıp, kendini daha iyi ifade edebileceği karikatüre yöneldiğini anlattı. Kaan Sezyum ise karikatür çizmeye göre yazı yazmanın daha kolay olduğunu düşündüğünü, kendini bu yönde geliştirdiğini ifade etti.

ETKİNLİK 34


Serkan Altuniğne’nin bir karikatürü sıfırdan nasıl çizdiğini anlatan barkovizyon gösterisi, karikatürle yakından ilgilenen arkadaşlar için oldukça yararlı oldu. Reklamcılık, sinema, televizyonculuk ve mizah dergiciliği sektörlerinde ayrı ayrı çok önemli başarılara imza attıkları bilinen iki konuğun, yıllar içinde sektörde elde ettikleri kişisel tecrübelerini katılımcılarla paylaşmaları, bu sektörlere girmeye aday arkadaşların zihinlerinde bazı şeylerin şekillenmesinde büyük rol oynadı.

zyum, karika ve Kaan Se ne iğ ol un lt da A an Serkan ön pl yaratıcılığın , le lık cı lik el am öz kl ar, re türün güzel sanatl , m öğ rı m sa şi ta ti duğu slik ve ile ve arlık, mühendi sinema, mim kiştirmelerinde pe cılıklarını tı ut ra m ya so n ni n ri ni etkisi rencile artmasındaki in dü in er bu çl gü ü, Kulüb ifade lar. Karikatür du şe ol er ği nz ne ör be birer ğı güçle dı al n de er zl r. si vam edecekti şüncelerle ve zenlemeye de dü r le ik nl ki et kilde

ETKİNLİK 35


AEGEE ESKİŞEHİR

TANIŞMA TOPLANTISI

1985 yılında Paris’te kurulan AEGEE (Association des Etats Généraux des Etudiants de I’ Europe / Avrupa Öğrencileri Formu), Avrupa’nın her yerinden yaklaşık 15000 üyeye sahip, kâr amacı gütmeyen ve gönüllülük esaslı, her yıl yaklaşık 300 etkinliğin olduğu ve bir seyahat acentesi değil, daha fazlası olan disiplinler arası bir öğrenci kulübüdür.

Büşra BAĞCI

30 Kasım’da Öğrenci Merkezi’ndeki kulüp odalarında toplanan Avrupa Öğrencileri Formu – Eskişehir üyeleri, yaptıkları kısa tanışma toplantısının ardından hep birlikte Posta Pide’de yemek yediler. Yemeğin ardından tüm ekip, hep birlikte eğlenmek için Blog Pub’da tekrar bir araya gelerek dostluklarını daha ilk günden pekiştirdiler. Kulüp olarak oldukça eğlenen AEGEE – Eskişehir üyeleri üstlendikleri Bölgesel İç Eğitim’den önce ekip olarak stres atarak geceyi sonlandırdılar.

Ceyda PEKER, Hatun CÖMERTPAY, Metin ÜNAY

ETKİNLİK 36


Seçil SÜTÇÜ, Melis ÖZGEL

Melis DİNÇOL, Ceren PAÇAL

Dilara KOCAKURT, Elif İlay KOÇULU

Hatun CÖMERTPAY

AEGEE - ESKİŞEHİR ETKİNLİK 37


AEGEE ESKİŞEHİR

BÖLGESEL İÇ EĞİTİM

14. PROJE YAZIMI VE YÖNETİMİ

AEGEE - Eskişehir her zaman olduğu gibi, başka bir güzel etkinliğe daha 1-2 Aralık tarihlerinde imza attı. Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi’nde, uygulamalı olarak gerçekleştirilen İç Eğitim bu defa bölgesel çapta düzenlenirken, Proje Yazımı ve Yönetimi Eğitimine; Adana, Ankara, Antalya, Çanakkale, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Mağusa ve Tekirdağ’daki AEGEE Lokallerinden gelen yaklaşık 60 kişi katılırken, yerel ve geniş bir etkinlik gerçekleştirilmiş oldu.

Melis ÖZGEL ETKİNLİK 38

Can AKAL


Ayşegül BOZKURT, Ayşegül KANER Ozan İŞGÖR, Sİmge GİZEM

AE n ka tılı mc ıla r, es ki Et kin lik te eğ itim ala sa fır a ışm ri ile tan GE E- Es kiş eh ir üyele E GE AE 10 a ya kla şık tı ya ka lar ke n ay rıc tada rla ıla er ka tılı mc lok ali nd en ge len diğ ka da r bü yü k bir ağ a ne in E’n nış ara k AE GE r. e şa ns ını ya ka lad ıla sa hip old uğ un u gö rm

Metin ÜNAY, Volkan YILMAZ İlknur CANDEMİR ETKİNLİK 39


Etkinlikte, katılımcılar sırası ile aşağıdaki eğitimleri aldılar; AEGEE Nedir? Takım Olma ve Stratejik Düşünme Organizasyon Yönetimi Proje Dökümanı Yazımı Halkla İlişkiler Fon Bulma ve Mülakat Teknikleri Proje Takibi Mali Yönetim

İrem KILIÇ

Gülşah BATUR, Ufuk ÇALIŞKAN ETKİNLİK 40


Kulüp üyeleri, son olarak diğer AEGEE Lokallerinden gelen katılımcılara teşekkür ederken, bu etkinliğe katılan yeni AEGEE – Eskişehir üyelerine de hoş geldin diyerek yeni etkinlikler için çalışmalara başladı.

Zerrin ALTUNTEPE, İlknur CANDEMİR

Ceren PAÇAL ETKİNLİK 41


P RAG

SEYAHAT 42


100 Kuleli Köprüler Şehri Arnavut kaldırımlı, dar sokaklı, yağmurlu ve Hitlerin bile bombalatmaya kıyamadığı şehir… Hatta öylesine ilginçtir ki, Çek Cumhuriyeti’nden daha fazla tanınan bir şehir olan Prag’ı bilenlerin sayısı, Çek Cumhuriyeti’ni hala Çekoslovakya sananlardan oldukça fazladır. Zafer Burak AYDOĞDU Çanakkale 18 Mart Üniversitesi / Türkçe Öğretmenliği

SEYAHAT 43


Peki ya öğrenciler için nasıl bir yerdir? İşte Zafer’in izlenimlerinden bambaşka bir Prag hatırası! Zafer Burak Prag’a 2011-2012 eğitim yılı güz döneminde Erasmus Programı ile gitti. Prag’da üç ay kaldı. Bu süre zarfı içerisinde Prag’ı oldukça iyi bir şekilde öğrendi ve sizler için bizlere Prag’ı anlattı. Prag… Prag’ı bir açık hava müzesi olarak tanımlamak oldukça yerinde bir tespit olacaktır. 9. Yy’den, günümüze uzanan bir tarih hala dimdik ayakta durmaktadır. Prag Kalesi’nden başlayarak, şehir meydanına kadar tüm tarihi mekânlar adeta tek bir noktada toplanmıştır. Prag, Bohem Krallığı’ndan başlayarak, II. Dünya Savaşı sırasındaki Nazi ve savaş sonrası bölgede varlığını açıkça hissettiren Sovyet etkisini açık bir şekilde yansıtırken, birbirinden farklı mimarilerin kesiştiği noktada durur ve Barok, Rokko, Gotik, Klasik ve Modern Klasik tarzlarını tüm ihtişamı ile bir arada yansıtır.

SEYAHAT 44

Prag’da yapılması gereken ilk şey, Eski şehir olarak adlandırılan tarihi mekânlara gitmek olmalıdır, çünkü şehre her türlü rengi katan binlerce detay sizleri bu alanda bekliyor. Bu detaylar içerisinden mutlaka görülmesi gereken şeylerden bir tanesi de Astronomik Saat’tir. Bu saat hakkındaki rivayete göre; saati yapan mimarın gözleri, bir daha bu tarzda başka bir şey yapmaması için kör edilir. Mimar ise kendisine yapılan bu haksızlığa karşılık saatin çalışmasını sağlayan en önemli parçayı alıp ortalardan kaybolur. Şehri kendiniz gezmek istemiyorsanız, ellerindeki sarı şemsiyeleri ile etrafta rahatça ve bolca bulabileceğiniz tur rehberleri sizlere yardımcı olacaktır.

Yerleşim Planı Prag(Praha)’da bizdeki semt mantığı yok. Onun yerine şehir karelere bölünmüş. En merkezi nokta Prag 1 ile başlayıp 20’li bölgelere kadar devam ediyor. Bu sebepten kaldığınız yerin adresinde “Praha 1” gibi bir ifade varsa bilin ki merkezi bir yerdesiniz(Eski şehrin oluğu bölge). Hatta Praha 4’e kadar içiniz rahat olsun. Hala her yeri yürüyerek bile gezebilecek bir bölgedesiniz demektir.


Eski şehir de birinci bölgede olduğu için, genelde görecek olduğunuz bölgeler Prag-1 çevresinde olacaktır. Konaklama için merkeze yakın olmasanız bile, 24 saat çalışan tramvay hattının üzerinde bir yerde iseniz sorun yaşamazsınız. Ancak yine de merkezde(Praha 1 - 4) olmak iyidir.

Prag’da Yemek Kültürü Prag’da yemekler konusunda neredeyse hiçbir sıkıntı ile karşılaşmayacaksınızdır. Ağız tadı sorunu çekmemekle birlikte, kültürümüzde ki yemeklerin, farklı türlerdeki çeşitlerini gönül rahatlığı ile tadabilirsiniz. Bizlerden farklı olarak, genellikle yemeklerin yanında rom ile hazırlanan ve çay bardağında servis edilen grog adında bir içecek masada hazır bulunur.

Prag’da Fiyatlar Doğal olarak Erasmus Programına katılmak isteyen kişilerin başlıca endişesi parasal durum. Kısaca özetlemek gerekirse, temel ihtiyaçların fiyatları Türkiye’dekilerle hemen hemen aynı diyebiliriz. Hatta bazı ürünleri daha ucuza bulabilirsiniz. O yüzden bu konuda içinizi ferah tutun. Yaşayabileceğiniz tek sıkıntı Çek Korunasını, Türk Lirası’na veya Euro’ya çevirmek. Toplu taşıma ise gerçekten çok ucuz. Aylık sınırsız metro-otobüs-tramvay kullanım ücreti 260 koruna yani neredeyse 25 Türk Lirasına denk gelmektedir.

Gece Hayatı Her gece o bardan çıkıp bu bara girmiyorsanız, her akşam partilere katılmıyorsanız ancak yine de oldukça sık bir şekilde arkadaşlarla vakit geçirmek için dışarıya çıkıyorsanız, şunu rahatlıkla söylemeliyim ki, cüzdanınızı boşaltıp geri gelmeyeceğiniz kadar uygun bir şehir. Buna ek olarak bol seçenekli bir yer. Çeşit çeşit biralar ve çeşit çeşit barlar bu şehrin her yerinde. Dünya’da kişi başına düşen bira tüketiminde Çek Cumhuriyeti birinci sırada. Pilsen’lerin anavatanı da burası olunca bira fiyatı da, tadı da oldukça güzel oluyor. Oldukça sık konserler düzenlenen bir şehir. Yağmurun bu kadar güzel yakıştığı bir şehirde, illaki kendinize uygun bir akşam bulmakta güçlük çekmeyeceksinizdir. SEYAHAT 45


Yolculuk Zamanı Birden çok metro, otobüs ve tramvay ağından oluşan karmaşık bir ağ yapısı içerisinde biraz zor da olsa yolunuzu bulabilirsiniz. Bu arada şehirde genel olarak bilet kontrolü anlayışı yoktur. Zaman ve mesafe farkı üzerinden tanımlanmış olan biletleri otomatik makinelerden alarak istediğiniz aracı kullanabilirsiniz. Şehir merkezine taksi ya da özel araç ile girebilmek çok zor. Bu nedenle Çekler bile arabalarından inerek hızlı ve her zaman kullanabilecekleri metro ve tramvayları tercih ediyorlar. Prag’da ilk olarak gidilmesi gereken yer büyük Prag Kalesi. İçerisinde farklı bir büyü hissedeceğiniz bu kaledeki Büyük Katedral sizi yüzyıllar öncesine alıp götürecektir. Kale şehre hâkim bir tepeye kurulduğundan kalenin çıkışında sizi muhteşem bir Prag manzarası beklemektedir. Kaleden aşağıya doğru inen yol sizi tarihi Charles Köprüsü’ne götürecektir. Bu tarihi köprü Prag içerisinden geçen Vltava Nehri üzerine yer almaktadır. Köprü üzerinden devam ettiğinizde karşınıza yüzyıllarca öncesinde inşa edilmiş uzun bir astronomik saat kulesi çıkacaktır. Bu kule etrafında yer alan tarihi evleri ve kuleleri sıcak bir içecek ile izlemek için meydanda yer alan herhangi bir kafeyi tercih edebilirsiniz. Daha sonra hemen yakınlardaki, üzerinde Ulusal Müze olan meşhur Václavské Náměstí Caddesi’nde bir tur atmalısınız. Hala şehri gezecek gücünüz varsa metro ile Televizyon Kulesi’ne gitmelisiniz. Burada 95 metrelik bir yükseltiden çayınızı içerek tüm Prag’ı izlemeniz mümkün. SEYAHAT 46


Hediyelerinizi İhmal Etmeyin Prag, kuklaları ile ünlüdür. Yine eski şehir olarak adlandırılan bölgede, attığınız her adımda karşınıza bu kuklalar çıkacaktır. Kuklaların dışında, Çek ressam Alphonse(Alfons Maria Mucha)’ a ait poster ve afişler güzel hediyeler olabilirler. Bunun nedeni ise ressamın şehirle özdeşleşmesidir.

Dikkatli Olmakta Fayda Var !

Franz Kafka, Prag’da…

Döviz büfeleri/sokak dövizcileri ve taksicilere dikkat etmelisiniz. Taksi tarifeleri Türkiye’deki gibi devlet tarafından kontrol edilmiyor. Cebinizde ki paranın tamamını kesinlikle havaalanındaki büroda koruna çevirmeyin. Merkezde ve özellikle Karloya Caddesindeki döviz bürolarına gitmenizi ve sokaktaki döviz satıcılarından uzak durmanızı tavsiye ederim, sokaktaki dövizciler neredeyse 5-6 koruna daha fazla para teklif ederler ancak sahte paralar ile ortada kalabilirsiniz.

Kafka’yı birazda olsa bilerek Prag’a gelmek sizler için bir avantaj olabilir. Eski şehir kısmına gidildiğinde, Franz Kafka turları sizi bekliyor olacaktır. Gerçek anlamda kaliteli olan bu turlar, sizlere şehir ve Kafka’nın romanları arasındaki paralelliği de kuracaktırlar. Tur boyunca Franz Kafka’nın yaşadığı tüm evleri görebilir, o dönemde hangi işlerde çalıştığını ve neler yaptığını detaylı bir anlatım ile öğrenebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kentte Franz Kafka Müzeleri de mevcut konumdadır(Charles Köprüsü’ne oldukça yakın bir alanda ve eski şehir diye bilinen bölgenin tam merkezindedir). Kafka’yı bilenler ve sevenler için çok keyifli bir gezinti olacağından hiç şüpheniz olmasın. SEYAHAT 47


PAZARLAMA SEKTÖRÜNÜN YENİ IŞIK KAYNAĞI Pazarlamasyon.com Ocak 2011’ de pazarlama sektörüne ışık tutmak amacıyla kurulan internet sitesi, okuyucularına pazarlama dışında reklam ve sosyal medya alanlarında da içerikler sunarak, kısa bir süreç içerisinde Türkiye’nin en önemli pazarlama kaynaklarından birisi haline geldi. Bütün bunların yanında “Reklam Veri Tabanı”, “Ayın Pazarlamasyonları” ve “Cumartesi Kahvesi” gibi birçok farklı projeyle ziyaretçilerine pazarlamanın, sosyal medyanın ve reklamın her dalıyla ilgili kaliteli içerik sunmayı amaçlayan pazarlamasyon.com’un dünden, bugüne uzanan hikayesi… Bilmeyenler için bu oluşumu anlatmak gerekirse, pazarlamasyon.com nedir? Pazarlamasyon bizim pazarlama, sosyal medya ve reklam alanlarındaki gelişmeleri değerlendirdiğimiz, yaratıcı fikirler ürettiğimiz ve bu sektöre ışık tuttuğunu düşündüğümüz bir internet sitesi. 2011 yılı başında kurduğumuz bu site şuan itibariyle sektördeki birçok uzman tarafından takip edilen ve ilham kaynağı haline gelen bir web sitesi olmaya başladı.

RÖPORTAJ 48


Halil İŞGÜZAR, Necip MURAT, Ahmet ŞENKAYA , Okan TOPÇU, Barış AYDOĞDU

Pazarlamasyon’da ağırlıklı olarak pazarlama alanında yazılar yazıyoruz. Bu alanda Türkiye’de bir boşluk söz konusu ve pazarlamasyon şimdiye kadar bunu çok iyi değerlendirdi diye düşünüyorum. Bu siteyi kurma fikri kim ya da kimlere ait? Fikir nasıl ortaya atıldı? Üniversiteye başladığımız ilk yıllarda sosyal medya alanı henüz oturmamıştı ve bu alanda tatmin edici projeler yoktu. Üniversitedeki ilk yılımızdan itibaren bu durumun peşinden gittik, kendimizi geliştirdik, tecrübeler edindik. Ardından bu bilgilerimizin sektöre girmek için bir referans olacağını düşündük ve blog açmaya karar verdik. Dolayısıyla şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki sitemiz akla bir anda gelen bir fikir değil; uzun süreli araştırmalar sonucunda meydana gelmiş bir oluşum. 2010 yılı sonuna doğru Pazarlamasyon’un temelini attık ve 2011 yılı başında faaliyete geçirdik. Sitenin kuruluş amacı ve belirlediği hedeflerini anlatır mısınız? Eskişehir’de öğrenim görmemizden dolayı kendimizi İstanbul’daki sektöre biraz uzak görüyorduk. Bu bizim kariyerimiz için bir dezavantajdı. Bunu avantaja çevirmek amacıyla kurduk Pazarlamasyon’u. Ardından sunduğumuz içeriklerin beğenildiğini gördük ve genişleme kararı aldık. Sadece öğrencilerin değil, pazarlamaya ilgi duyan herkesin yazılarımızı okumasını sağladık. Şu anda Türkiye’nin pazarlama alanındaki en önemli bloğuyuz.

İçerik paylaştığımız diğer alanlar olan sosyal medya ve reklam alanlarında da en çok tıklanan bloglardan biriyiz. Öncelikli hedefimiz bu liderliği perçinlemek, sonrasında ise Türkiye’de en çok ziyaret edilen ilk 500 site arasına girmek. Bu oluşumu kimler destekledi? Olumlu ya da olumsuz aldığınız tepkiler neler oldu? Kurulduğumuzdan bu yana gerek yakın çevremizden gerekse sektörün içinden yoğun destek aldık. Özellikle geçtiğimiz yıl düzenlenen Blog Ödüllerinde Türkiye’nin en iyi 10 pazarlama bloğu içerisinde gösterilmemiz sonucunda bize gösterilen ilgi de arttı diyebilirim. Şimdiye kadar herhangi bir olumsuz tepki almadık; yapılan işin kalitesi ne kadar çoksa olumsuz geribildirimler de o kadar azalıyor. Sitede kimler görevli? Şuanda 10 kişilik bir takımız. Bu 10 kişi içerisinde hali hazırda sektörde çalışan arkadaşlarımız da mevcut, öğrenciler de. Biz genç olmaya gayret eden bir ekibiz. Ekibimiz içerisinde Bilkent, ODTÜ, Sabancı ve Anadolu Üniversiteli arkadaşlar yer alıyor. İnanıyoruz ki gençliğin olduğu yerde dinamizmle birlikte yaratıcılık da artıyor. Diğer sitelerden farklı olduğunuzu öne sürmektesiniz, peki bu fark nerede? Yaratıcılık kavramına yeni bir boyut kazandırmak üzere neler var bu sitede? Bizi diğer sitelerden ayıran en büyük fark içeriğimiz... RÖPORTAJ 49


...ve projelerimiz. Biz, yalnızca yazıların yayınlandığı bir portal değil, reklam veri tabanı, ayın pazarlamasyonları gibi birçok projeyi hayata geçirmiş bir bloğuz. Bloğumuzda yayınlanan her yazı mutlaka iki editöründe onayından geçiyor ve bu süreçten sonra yayına veriliyor. İçeriğin kaliteli, özgün ve herhangi bir yazım hatası sahip olmamasına özellikle dikkat ediyoruz. Kaliteli içerik üretiyoruz ve bizi diğer sitelerden ayıran en büyük özelliklerimizden birinin de bu olduğuna inanıyoruz. Yaratıcılık farklılaşma sürecinin bir ürünü. Biz farklılaşmak adına yazarlarımızla belli periyotlarla toplantı yapıp, yeni neler yapabiliriz, nasıl farklılaşabiliriz sorularının cevaplarını değerlendiriyoruz. Bu sürecin sonunda da yaratıcılık kavramına projelerimizle katkı yapıyoruz. Projelerimizden biri olan reklam veri tabanını bu yaratıcılığın bir ürünü olarak gösterebiliriz. Herkese hitap eden bir noktada olduğunuzu düşünüyor musunuz? Eğer herkese ulaşamıyorsanız, ulaşmak için neler yapıyorsunuz? Pazarlama her ne kadar hayatı tüm yönleriyle sarmış olsa da, pazarlamaya ilgi duymak ve gelişmeleri takip etmek, toplam nüfusun geniş bir kısmı tarafından temsil ediliyor. Bu nedenle hedef kitlemizin geniş olduğunu belirtmek isterim. Ancak son dönemde artan sosyal medya bilinci ulaşmak istediğimiz hedef kitlenin de artmasına yol açtı. Şu an tam anlamıyla istediğimiz noktada değiliz. Her geçen gün biraz daha büyüyor, hedef kitlemizi biraz daha genişletiyoruz. Hedef kitlemizin büyük bir çoğunluğuna ulaşmak için ise birçok araç kullanıyoruz. Bu araçlar belirlediğimiz stratejilere göre bir dönem reklam ve PR olabilirken, bir diğer dönem ise projelerimiz üzerinden yaptığımız çalışmalar olabiliyor. RÖPORTAJ 50

Sektörü ve sektördeki yerinizi anlatır mısınız? Açık konuşmak gerekirse, sektör iki büyük portal tarafından kutuplaştırılmış durumda. Bu portalların çevresinde konumlanan ve bu işi gerçekten hakkıyla yapan bizimle birlikte 4-5 blog daha var. Sektör böyle bir yapılanma içerisindeyken ve bu işi yapan diğer siteler bu büyük portalların geçtiği yollardan giderken, bizim farklılaşmak adına farklı işler yapmamız, farklı yollardan gitmemiz gerekiyordu. Uzun vadede bu kutuplaşmayı kırmak, Pazarlamasyon’un hak ettiği değeri bulmasını sağlamak istiyoruz ve bunun için çaba gösteriyoruz. Geleceğe dair hedeflerden bahsetmek gerekirse, kısa ve uzun vadedeki hedef noktalarınız nereler? Hedeflerimizi gelişen olaylar ve süreçlere göre tartışıyor, yeniden dizayn ediyor ve Pazarlamasyon’u optimum(uygun değer) düzeye taşıyacak şekilde gözden geçiriyoruz. Kısa vadede Türkiye’nin en çok tıklanan 5000 web sitesi arasına girerek şu anki konumumuzu daha da güçlendirmek istiyor, uzun vadede ise iki büyük portalın oluşturduğu kutuplaşmayı kırmak, Pazarlamasyon’u hak ettiği yere taşımak istiyoruz. Sürekli yenilik dinamikleri ile geleceğe dair büyük hedefleri bulunan ve bu hedefler doğrultusunda daha bugünden büyük yollar kat etmiş olan pazarlamasyon.com girişimcilerine Campus’ Magazine olarak başarılar dileriz. Röportaj: Barış AYDOĞDU


ÜNİVERSİTELİLER ÖZDİLEK SPONSORLUĞUNDA YARIŞTI

Özdilek Alışveriş Merkezi’nin dört ayrı kategoride düzenlediği “Üniversiteliler Yarışıyor” etkinliği eğlenceli ve çekişmeli yarışmalar gerçekleştirildi. Fotoğrafçılık, şiir, masa tenisi ve müzik alanlarında yapılan yarışmalar oldukça renkli ve bir o kadarda eğlenceli görüntüler oluştururken, Anadolu ve Osmangazi Üniversiteleri öğrencisi olma zorunluluğu bulunan organizasyonun sonunda yarışmacılara ödüllerine Özdilek AVM çalışanları takdim etti. MÜZİK & MASA TENİSİ Heyecanlı finallere sahne olan yarışmalardan biride müzik alanındaydı. Çok sayıda öğrenci grubunun katıldığı yarışma finalleri, katılımcıların sergiledikleri canlı performanslar ile gerçekleşirken, yarışmacıları izleyen herkes birbirinden başarılı yeteneklere hayran kaldı. Performanslar sergilenirken Jüri koltuklarında ise Zakkum ve TNK Gruplarının müzisyenleri ile Retro Stüdyoları sahibi Barış YETKİN yer aldı. Jüri üyelerini de kendilerine hayran bırakan genç yetenekler arasında yapılan eleme sonunda Luna Grubu birinci seçildi. Maket Grubu’nun ikinci olduğu yarışmada, Kerata Grubu üçüncülüğe hak kazandı. Yarışmada dereceye giren gruplara Özdilek AVM tarafından albüm yapılacağı açıklanırken, birinci olan Luna Grubu’na ödülünü Zakkum Grubu solisti Yusuf DEMİRKOL ve ikinci sırada yer alan Maket Grubu’na yine Zakkum Grubu bateristi Cem SENYÜCEL ödüllerini verirken, Kerata Grubu’na plaketini Özdilek AVM Müdürü Mustafa PELEVAN verdi. Masa Tenisi Federasyonu ve Özdilek işbirliği içerisinde gerçekleşen masa tenisi maçları ise kıran kırana müsabakalara sahne oldu. Öğlen saatlerinde başlayan maçlar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam ederken, Metehan KÖMBECİ birinci olarak Özdilek AVM’den ¨ 750, ikinci Alperen ASAN ¨ 500 ve üçüncü olan Burak KARAKUŞ ¨ 300’ değerinde hediye çeki kazandılar. ŞİİR & FOTOĞRAF Fotoğrafçılık alanında yapılan yarışmanın konsepti ise “Özdilek’te Alışveriş” ti. Bu alanda ise birinciliğe Ömer KAYGIN hak kazanırken, Canon 600 D fotoğraf makinası hediye edildi. Şiir yarışmasına jüri üyesi olarak katılan Ataol BEHRAMOĞLU’nun düzenlediği imza gününden sonra şiir alanında yarışan tüm yarışmacıların şiirlerinin müzik eşliğinde dinlendiği ve birbirinden güzel şiirlerin okunduğu yarışmada ilk üçe giren isimlere de ödülleri Ataol BEHRAMOĞLU tarafından verildi. Birincilik koltuğuna yerleşen Şeyma HARMANYERİ ¨ 750 değerindeki ödülünü BEHRAMOĞLU’ndan, ikincilik basamağında yer alan Bilal GENÇOĞLU ¨ 500’lik ödülünü Engin ÇÖL ve son olarak da üçüncü sırada yer alan Uğur ŞAHİN’e ¨ 300 değerindeki ödülünü Özdilek AVM Müdür vekili Fatih ŞEREMET verdi. Etkinliğin sonunda Özdilek AVM adına Campus’ Magazine Dergisi’ne açıklama yapan Halkla İlişkiler ve Reklam sorumlusu Sevcan KÖKSAL, öğrencilere yönelik bu tarz çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini dile getirdi. ETKİNLİK 52


ÖZDİLEK KİTAP FUARI Eskişehir’de kaliteli ve güvenli alışverişin doğru adresi haline gelen Özdilek AVM, kültürel alanda yaptığı çalışmalarla da isminden bolca söz ettirmeye devam ediyor. 10 – 16 Aralık tarihleri arasında Özdilek AVM’ de düzenlenen kitap fuarında, alışveriş merkezi birçok ünlü ve başarılı yazarı Eskişehir’de ağırlarken, fuarda yer alan kitaplarda %50’ye varan indirim fırsatlarını da kitapseverlere sundu. Yazarların imza günleri ile hareketlenen fuarda, tüm kitap düşkünleri, dolu dolu bir hafta yaşadılar. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yılmaz BÜYÜKERŞEN’ in “Zamanı Durduran Saat” adlı kitabını imzalayarak, okurlarıyla bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiği etkinlikte, “Beni Asıl Hayat Aldattı” kitabıyla bilinen ve Türkiye Edebiyatı’nın usta kalemi Cezmi ERSÖZ, samimi tavırlarıyla dikkat çeken ve hayranlarının yoğun ilgisi nedeniyle metrelerce kuyruk oluşturan Can DÜNDAR ile Lokman DAĞ ve Savaş AKIN düzenlenen imza günleri aracılığı ile Eskişehir halkı ile buluştular.

ETKİNLİK 53


FUTURE SOUND FEST II Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü’nün, ilkini geçtiğimiz yıl düzenlediği “Future Sound Festival” in ikincisi bu yıl 4-5 Aralık tarihlerinde Sinema Anadolu’da gerçekleştirdi.

Katarzyna WIDZGOWSKA, Marcin SZAFARZ ETKİNLİK 56

Neslihan ERAR, Yunus Emre


Düzenlendiği ilk yıl “Meczup”, “Islak Köpek”, “Seni Görmem İmkânsız” ve “Konstrukt” konserlerinin yapıldığı festivalde, bu yıl sahnede startı Umman TÜRKOĞLU ve TSU’nun performansları verdi. Müziklerinde emprovize ve deneysel öğelere yer veren müzisyenlerin bir araya getirilmeye çalışıldığı festivalin ikinci gününde ise “Barıştık Mı” ve “Göstembil Project” konserleri düzenlendi. İkincisi düzenlenen ve oldukça ilgi gören festivalin amacının geleceğin müzisyenlerine yönelik olduğunu dile getiren Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü üyeleri, her yıl daha iyiye gittiklerini ve hedefleri doğrultusunda bu organizasyon için her zaman bir şeyler yapacaklarını bildirdiler.

Mehmet AKÇAY, Çağrı AKOĞLU

Cihan, Yeliz ALTINSOY

Buket MUTLU, Canan KORKUT, İrem MERCANOĞLU ETKİNLİK 57


ÜCRETSİÜZCRETSİZ

CHECK-UP CHECK-UP ARACINIZ İÇİN 5 YILDIZLI LASTİBİRİK KONTROLÜ HİZMETLERİMİZDEN TAMLASTİ SİZE GÖRE K KONTR PAKET ARAÇ MUAYENE HİMUAYEN ZMETİ ARAÇ KAMPANYA

SU ISITICI İŞLEMİ OZONLAMA MOTOR KORUMA İÇ - DIŞ TEMİZLİK BOYA KORUMA

ÜCRETSİZ

¨ 35 ¨ 50 (Araç alış-satışlarında, aracı alacaklar için mekanik ve kaporta bakımı) (Araç alış-satışlarında, aracı alacaklar için ¨ 50 ¨ 150 ¨ 350 ¨ 200 CHECK-UP LASTİK KONTROLÜ ARAÇ MUAYENE HİZMETİ

(Araç alış-satışlarında, aracı alacaklar için mekanik ve kaporta bakımı)

İndirim kuponunuzu işaretli şeritten kesip, öğrenci kimliğiniz ile PlatinEs Garage’ a gittiğinizde, Campus’ Magazine farkıyla

%25

İndirim kuponunuzu işaretli şerİndiittrimenkukeponunuzu sip, öğrenciş kimliğiniz ile PlatinEs Garage’kimalgiiğttiniizğiinleizPlde,atin Campus’ Magazine farkıyla Campus’ M indirim fırsatından yararlanabilirsiniz!


ESKİŞEHİR’DE OTO SHOW Eskişehir’de otomotiv sektörüne farklı bir boyut kazandıran PlatinEs Garage, düzenlediği Oto-Show etkinliği ile açılışını gerçekleştirdi. Dünyaca ünlü Yiğit Akü ve Kudret Metal İzabe ve Tic. A.Ş.’nin Eskişehir’deki iştiraki olarak kurulan şirket, arkasında ciddi ve kurumsal bir firmanın izlerini taşıyor. PlatinEs Garage & Yiğit Akü organizasyonu ile düzenlenen Oto-Show’da ise Eskişehir’in en iyi otomobilleri bir araya geldi. Eskişehir’in en iyi otomobil markalarının da stand açtığı etkinlikte birbirinden güzel mankenler göz kamaştırırken, Süheyl POLATOĞLU ve Alptekin IŞIKAY düzenledikleri imza günü ile etkinliğe farklı bir renk kattı. Eskişehir’in en güzel otomobillerinin seçildiği ve otomobil güzellik yarışmasının düzenlendiği etkinliğe Eskişehir halkının yanısıra, birçok öğrencide yoğun ilgi gösterdi. Yarışmada dereceye giren araçlara PlatinEs Garage ve Özdilek AVM tarafından ödüller verilirken, yarışmacılar da ralli pilotları ile test sürüşü deneyimi yaşama fırsatı yakaladılar. Etkinliğe ayrıca Woswos Derneği, Amerikan Arabaları Derneği, ESOK, Fiat, Renault, Mitsubishi, Toyota, Mazda, Tata ve Hyundai markaları üst düzey temsilcileri katıldı. Plastin Es Garage adına Deniz DEMİR ve Yiğit Akü adına Fatih YİĞİT’in, Campus’ Magazine için yaptıkları açıklamada; bu tarz güzel etkinliklerin devamının geleceği ve Eskişehir’e farklı renkler katmaya devam edecekleri dile getirildi. ETKİNLİK 60


Deniz DEMİR Kimdir? Uludağ Üniversitesi Maliye Bölümü mezunu olan Deniz DEMİR, Antalya’da büyük tesis ve holdinglerde genel müdürlük yaptıktan sonra Eskişehir’e taşınma kararı alır. Daha sonra yakın dostu, Yiğit Akü Yönetim Kurulu üyesi ve Kudret Metal İzabe ve Tic. A.Ş.’nin sahibi Fatih YİĞİT ile birlikte PlatinEs Garage macerasına başlar. İşletme müdürü olarak görev yapan DEMİR; “Bir işletmede göreve başladığımda, orayı sahiplenirim. Kendi işim gibi görür ve mesai kavramı içerisine sıkışıp kalmam. Başarılı bir geçmişe sahip olmamın en büyük nedenlerinden biriside bu tutumumdur. Yakın arkadaşım olan Fatih YİĞİT’in geniş vizyonu ve sektör hakkındaki deneyimleri ile benim finans ve işletmecilik alanındaki tecrübelerim bugün PlatinEs Garage’da buluşmuş durumdadır. Birlikte yakaladığımız bu başarının altında ise profesyonel bir dostluk yatmaktadır.” diyerek yaşananları kısaca özetliyor.

ETKİNLİK 61


JET GENÇ KAMPÜS ETKİNLİKLERİ

Jet Genç Kampüs Etkinlikleri, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde ESOGÜ Aktif Üniversiteliler Kulübünün organizasyonu ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh MAHRUKİ ve İnsan Kaynakları Uzmanı Yurdanur ÖZGENÇ’in katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Ali Nasuh MAHRUKİ

ETKİNLİK 62

Sahneye ilk çıkan isim olan ÖZGENÇ, iş hayatına hazırlık ve kariyer planlamadan bahsederken, kariyer planlamasının bir an evvel yapılması gerektiğini, bu planlamanın emek istediğini ve öğrenim görürken başlanmasının faydalarını belirtti. Doğru meslek seçimi ve iş hayatında pişmanlıklar yaşamamak için, mezuniyet öncesi yaşanacak deneyim ve yapılacak stajların öneminin altını çizen Özlem Yurdanur ÖZGENÇ, ayrıca cv hazırlamanın yöntemlerini ve iş hayatına dair bazı ipuçlarını katılımcılarla paylaştı.


Yeşim BOZKURT

Aktif Üniversiteliler Kulübü

Ersan KARBEYAZ, Hayriye KAŞ ÖZGENÇ’ten sonra ise sahneye dünyaca ünlü dağcı Ali Nasuh MAHRUKİ çıktı. “Kendi Everst’ine Tırman” adlı kitabında anlattığı fikirler üzerinden önerilerini sunan MAHRUKİ, herkes en yükseğe tırmanmak zorunda değil ancak herkesin kendi zirvesi vardır ve herkes bu zirveye ulaşmak zorundadır diyerek konuşmasına devam etti. Salonu dolduranlara ufuklarını geniş tutmaları konusunda uyarılar yapan dünyaca ünlü dağcı, yaptığı çalışmalarla tecrübe edindiği dağcılık deneyimlerini, yaşadığı önemli anları kendisini dinleyenler ile paylaştı. Etkinliğin sonuna gelindiğinde ise Everest’e tırmanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Ali Nasuh MAHRUKİ, kişinin en yüksek potansiyelini ortaya koyduğu anın, hayatın içinde insanın kendini bulduğu an olduğunu ifade etti. ETKİNLİK 63


NUG BUTİK eCampus’ te... Özel kıyafet tasarımları ve stil danışmanlığı ile Eskişehir’de moda tutkunlarının vazgeçilmezi olma yolunda emin adımlarla yürüyen Nug Butik, üniversite öğrencileri içinde farklı çalışmalar ile modayı gençliğin ayağına getiriyor. Açılışını yaptığı 25 Kasım 2012’den bugüne dek, geçen her günde kendisinden biraz daha fazla bahsettiren Nug Butik, Eskişehir’de özel tasarım giyinmeyi seven bayanların tek adresi haline gelirken, üniversite öğrencilerinin de birçok projesini üstleniyor. Hizmet verdiği sektörü genişleterek öğrencilere de katkı sağlamayı hedefleyen Nihan G. UZUNKOL, çizim ve tasarımları üç boyutlu olarak müşterilerine sunarak, onlara hayal ettikleri modelleri hemen görebilme imkânı yaratıyor. Yeni yılda, Campus’ Magazine ile birlikte çalışmalarını sayfalara taşıyan Nihan G. UZUNKOL harika tasarımlarının başrolde olduğu “ A DAY ON CAMPUS’ ” ve “ A DAY ON NUGBUTİK ” çekimleri ile bir birinden güzel elbiselerini sergiledi. Nihan G. UZUNKOL Kimdir?

FASHION 64

Nihan G. UZUNKOL 1983 Eskişehir doğumlu. Anadolu Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Moda Tasarım Bölümü mezunu. Mezun olduktan sonra Eskişehir Moda günlerinde yaptığı defilesi ve Eskişehir’de özel olarak yaptığı tasarımlarla konuşulan Nihan G. UZUNKOL, Nug Butik’te tasarım ve stil danışmanlığı konusunda müşterilerine özel hizmet sunuyor.


FASHION 65


FASHION 66


FASHION 67


FASHION 68


FASHION 69


Ozan AKKUŞ

Burçin AVCI

Lacivert kabanının içine giydiği beyaz V yaka bluzu ve koyu renkteki Jean pantolonuyla Ozan, kampüsün en şıklarından. Bu sene oldukça moda olan eskitme süet botları ve aynı renkte tercih ettiği ceketi ile oldukça uyumlu bir kombin yaratmış. Ozan bu kombininin altına, keten bir pantolon giyerek günlük şıklığını iş hayatına da taşıyabilir.

Kaban ve kaşkol ikilisini bir araya getirip, saçlarına verdiği şekil ile yüz hatlarını öne çıkaran Burçin, sarı balıkçı çizmeleri ile oldukça farklı bir tarzı da kampüse taşımış.

İktisadi İdari Bilimler – İktisat

FASHION 70

İktisadi İdari Bilimler – İngilizce İktisat


Barış BAHÇE

Şeyma İŞBİTİREN

Düşük bel kot pantolonu, ince desenli kazağı ve deri monto ile farklı detayları bir arada kullanan Barış, şapkalı montu ve güneş gözlükleri ile oldukça şık görünürken, ayakkabı tercihide dahil renk kombinini garanti tonlardan yana kullanmış.

Deri montu, kot pantolonu ve botlarıyla kış aylarının klasik kombinlerinden bir tanesini tercih eden Şeyma, yine klasik ve renkli hırkası ile deri montunun yaratabileceği tehlikelere karşı önlem alırken, kullandığı beyaz şal ile farklı detayları bir arada toplamış.

İktisadi İdari Bilimler – İşletme

İktisadi İdari Bilimler – İşletme

FASHION 71


S U M S A ER Y T R A P E HOM

ETKİNLİK 72


Avrupa’nın birçok kentinden Eskişehir’e gelen onlarca yabancı öğrenci, Erasmus Kulübü’nün düzenlediği parti ile şehre merhaba dedi. Sıcak ve sempatik tavırlarıyla eğlence dolu bir gece geçiren şehrin yeni yüzlerinin, Eskişehir’e ayak uydurmaları hiç de zor olmayacak gibi görünüyor.

ETKİNLİK 73


ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Eskişehir’in ilk üniversitesi, Eskişehir’in öğrenci şehri olmasını sağlayan en büyük olgusu ekşi sözlük

Eskişehir gibi dümdüz bir şehirde tek yokuşun Yunus Emre Kampüsü’nde bulunduğu okula itü sözlük Askerden kaçmanın legal yolu; Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi. Askerden kaçmak en isteyenlerin uğrak yeri inci sözlük Çin’den ABD’ye kadar dünyada yaklaşık 400 üniversiteyle işbirliği bulanan, dünyanın üçüncü mega üniversitesi unvanına sahip olan üniversite ekşi sözlük

Ailecek mezun olunan üniversite uludağ sözlük

AKTÜEL 74


OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ Türkiye’de yalnızca iki yerde bulunan karşılaştırmalı edebiyat bölümünün yer aldığı üniversitelerden birisidir ekşi sözlük

Tertemiz bit tıp fakültesine sahip, Eskişehir’in ikinci üniversitesi uludağ sözlük Eğer okulun internet sayfasında bir dersin yanında devam zorunluluğu yok yazıyorsa, devam zorunluluğunun hocanın inisiyatifine kalmış olduğu okul. Zorunluluk yok diye finale gelip, kaldığınızı öğrenebileceğiniz eğitim yuvası

uludağ sözlük

Öğrenci belgesinin 5 lira olduğu üniversite itü sözlük

Girişinde güvenlik görevlileri olmayan, olsa da soru sormayan güzide okul ekşi sözlük AKTÜEL 75


METROPOL DÜŞLERİ Anadolu Üniversitesi Moda Tasarımı Kulübü’nün, Kongre Merkezi Mavi Salonda düzenlediği seminerin konuğu Alper ELİTOK’ tu. Eskişehir Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı olan ve Eskişehir Valiliğinin yayınladığı “Kent Rehberi” Dergisi’nin fotoğraf editörlüğünü yapan ELİTOK, Pinhole(iğne deliği) tekniği ile çektiği fotoğraflarla hazırladığı “Metropol Düşleri” adlı sunumunu, kendisini dinlemeye gelen konuklarıyla paylaştı.

ETKİNLİK 78

Pinhole ve 3 boyut tekniği ile çektiği İstanbul fotoğraflarının yer aldığı sunumdan önce, pinhole(iğne deliği) tekniği hakkında bilgi veren Alper ELİTOK, bu tekniğin tarihsel süreç içindeki gelişimini de katılımcılara kendi çektiği fotoğraflar üzerinden anlattı.


Seminerde, “Metropol Düşleri” adını verdiği çalışmasıyla ilgilide bilgi veren usta fotoğrafçı, bu çalışmadaki amacının, iğne deliği tekniği ile çektiği fotoğraflarda, zihninde yarattığı düşsel etkiyi yakalamak olduğunu ve bugün birçok insanın bir şekilde metropollere gitmek zorunda kaldığını, bununla birlikte de metropollerde ortaya çıkan kargaşayı ve yabancılaşmayı gözler önüne sermek olduğunu söyledi. Koşuşturmaca içinde göremediklerimizi, kalabalık içindeki yalnızlığımızı ve kentlerdeki çelişkileri gözler önüne seren çalışmasıyla büyük beğeni toplayan ELİTOK, seminerin ardından katılımcılarla bol bol fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi.

ETKİNLİK 79


Kişisel Marka ve İmaj Yönetimi “İş Başvurularında Sözlü ve Yazılı İletişim” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü’nün EDUCON ile birlikte düzenlediği, “İŞ YAŞAMINDA KİŞİSEL MARKA ve İMAJ YÖNETİMİ” Etkinliği, ESOGÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eser Holding İnsan Kaynakları Müdürü ve ADECCO eski Seçme ve Yerleştirme Kıdemli Danışmanı Dr. Başar BAYPINAR’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferansa yaklaşık 150 kişi katıldı. İki oturumda gerçekleşen etkinliğin ilk bölümünde, Kişisel Marka ve İmaj Yönetimi ele alınırken, kişisel markanın ve imajın tanımlaması, temel kavramları anlatıldı. Daha sonra sırasıyla vizyon ve hedef belirleme, marka olma yolunda başlangıç ve duraklar, karakteristik olgular, marka kimliği çalışmaları, iletişim araçları, imaj yönetimi ve toplum içinde fark edilme konuları değerlendirildi. ETKİNLİK 80


İkinci kısımda ise, İş Başvurularında Sözlü ve Yazılı İletişim konusuna değinen BAYPINAR, telefonda iletişimin püf noktaları ile başlayan sunumunu, beden dili, iş başvurularında kullanılabilecek cümle yapıları, ön mektup yazarken dikkat edilmesi gereken hususlar, yüz yüze iletişim, sahne arkasında dikkat edilmesi gerekenler ve ikna odaklı iletişim konularına değinerek sonlandırdı. Etkinlik sonrası katılımcılara sertifikalarını dağıtan kulüp üyeleri, düzenledikleri etkinliğin, katılımcılar açısından oldukça faydalı olduğunu, bugün ve gelecekte kendilerine birçok şey katacağını belirttiler.

ETKİNLİK 81


• Fitness • Pilates • Spining • Yoga • Gymball • Kişiye özel ders programları

Hoşnudiye Mah. Doğruer Sk. No: 1 Tepebaşı/ESKİŞEHİR Tel: 0 222 330 55 20 (Özdilek AVM)

• Havuz & Jakuzzi • Türk Hamamı • Sauna • Buhar Odası • Vip Spa Süit

• Spa

Masajlar Cilt Bakımları Vücut Bakımları

www.qualitasspa.com


eCampus'Mag / Sayı 1  

Eskişehir'in İlk ve Tek Öğrenci Dergisi