Issuu on Google+

İlinka Taneva

BİYOLOJİ VII. sınıflar için

Sekiz yıllık ilköğretim eğitimi


Editör: MAKEDONYA CUMHURİYЕТİ EĞİTİM VE BİLİM BAKANLIĞI Ul. Mito Haci-Vasilev Jasmin, bb. Üsküp

Denetleyenler: Lenka Cvetanovska - başkan Magdalena Vlaisavleviç - üye Mr. Slacana Stamenkova - üye

So Re{enie na Ministerot za obrazovanie i nauka na Republika Makedonija br 10-1625/1 od 19.06.2009 godina, ovoj u~ebnik se odobruva za upotreba.

Makedonya Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanı’nın, 10-1625/1 sayılı ve 19.06.2009 tarihli kararnamesiyle, ders kitabı olarak kullanılmasına izin verilmiştir.


Kitabı nasıl kullanacaksınız

VII. sınıf biyoloji kitabında hayvanlar dünyasını öğreneceksiniz. Yedinci sınıf sekiz yıllık eğitimi biyoloji ders kitabında tüm konular, alt konular ve ders içeriği öngörülmüş plan ve programa göre yazılmıştır. Bu ders kitabıyla amacımız öğrencinin yorum yeteneğini artırmak, bilimsel değerlendirme becerisini oluşturmak ve var olan biyoloji olayları ile ilgili bilgilerini genişletmektir. Her dersin giriş bölümünün içerikliğinde kısa yönergeler verilmektedir. Bu yönergeler yardımı ile önceden öğrenilmiş bilgileri yeni bilgilerle bağdaştırmaktır. Bu kitap gözetlemeyle, araştırmayla, alıştırmalarla, diseksiyonla, metni resim yardımıyla kıyaslamayla, deneylerle, koleksiyon toplamakla, tabelalarla sizi aktif öğrenmeye yönlendirecektir. Aşağıda ki resimde kitapta bulunan ders içeriği ve etkinliği ile ilgili bir örnek verilmiştir.

Her ders sonunda daha koyu renkle verilmiş olan bölümleri: ‘Etkinlikler ve cevapla’, ‘Ben öğrendim’, ‘Biliyor musunuz ki’ daha çok dikkat ederek özen gösteriniz. Kendi başına çalışınız ve belli sonuçlara varcaksınız. En önemli noktaları anımsayarak ilginç veriler bulacaksınız.


KONU 1 HAYVANLAR VE BİTKİLER ARASINDA BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR 1. CANLI VARLIKLARIN YAŞAM ORTAMINDA Kİ İLİŞKİLERİ VE ORTAMA UYUM SAĞLAMALARI 2. HAYVANLAR VE BİTKİLER ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR


Konu 1

CANLI VARLIKLARIN YAŞAM ORTAMINDA Kİ İLİŞKİLERİ VE ORTAMA UYUM SAĞLAMALARI Hatırlayınız! - Hangi yaşam ortamlarını biliyorsunuz? - Yeryüzünde canlı dünya çeşitliliğini neye borçludur? Hatırlayacağınız gibi, yeryüzünde tüm ekoloji faktörler canlı organizmaları ve insanı etkileyen, yaşama, beslenme, büyüme ve çoğalmalarını sağlayan yaşam ortamıdır. Her bir yaşam ortamı özel ekoloji faktörlerden: besin, su, hava, ışık, sıcaklık, sığınak vb. faktörler ile özelleştirilmiştir. Yeryüzünde üç büyük yaşam ortamı vardır: su, hava ve kara. Canlı organizmalar yaşam ortamının değişkenliğine farklı yollarla uyum sağlamışlardır. Ekoloji faktörler-yaşam ortamındaki şartlar sabit değildir değişkendir. Resmi gözetleyiniz! Ne fark ettiniz?

Susuz ve kuraklık bölgelerde yaşayan bitkiler-kaktüs

Çöl bitkileri yaşam ortamına farklı yollarla uyum sağlamışlardır. Uyum sağlama şekillerinden birkaç örnek: - Yaprakların üst yüzey kısmının azalması - Yapraklar dikenlere ve kalın üst deriye (kutikula) dönüşmesi - Kılcal stoma - Gövdelerinde su depolanması Hayvanlar yaşadıkları ortamın birçok şartlarına uyum sağladıklarını fark edebiliriz. Karada yaşayan hayvanlar çok farklı yollarla bu ortamda yaşamaya uyum sağlamışlardır, çünkü sıcaklık, güneş, besin, su ve başka farklı şartlar sunmaktadır.

6


Hayvanlar ve bitkiler arasında benzerlikler ve farklılıklar En verimli yaşam şartlarını tropikal bölge verir ve bundan dolayı zengin çeşitleriyle canlı dünyanın en yoğun yerleşim yeridir. Buna aykırı olarak çöllerde en az yaşam şartları vardır: yüksek dereceler, büyük kuraklıklar ve az miktarda su buna neden olmaktadır. O yüzden hayvanlar hayatta kalabilmek için farklı yollarla uyum sağlamışlardır. Bundan dolayı geceleri hareket eder, gündüzleri ise mağaralarda ve deliklerde sığınırlar. Verilen resmi gözetleyiniz! Devenin sırtında besini depolamak için bir ya da iki kamburu olduğunu fark ediyor musunuz? Çöllerde uzun yollculuklarda deve suyu ve besini kamburlardan alır.

Deve

Deve kuşu

Zebra

Su yaşam ortamında su hayvanları ve bitkiler yaşar. Suyun üst bölümünde güneş ışınlarının düştüğü yere kadar yosunlar-algler yaşarlar. Hücrelerinde yeşil pigment-klorofil olduğu için fotosentez olayını gerçekleştirir.Su ortamında yaşayan hayvanlar çok farklı yollarla yaşama uyum sağlamışlardır. Bu gruptan birkaç örnek: - Balıklar vücutları hidrodinamik şekli olan su omurgalı hayvanlardır. - Yüzgeçlerle hareket eder, solungaçlarla solunum alırlar, derileri salyamsi ve pulcukludur. - Çoğu açık mavi renkte olup, yaşadıkları ortamda gizlenebilmek için şekil ve renkleriyle değişiklik yapmaktadırlar. Derisi dikenli hayvanlar denizin dibinde yaşarlar ve çok zayıf hareket eden hayvanlardır. Dış iskeleti kireç plakcıklardan oluşmuş ve dış ortamdaki tehlikelerden korunmak için dikenleri vardır. Bunlar yaşam ortamına uyum sağlayan organızmalardan sadece birkaç örnektir. Daha fazlasını okuma yılı içinde öğreneceksiniz.

7


Konu 1

HAYVANLAR VE BİTKİLER ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR Hatırlayınız! - Tüm canlı organizmalar neyden yapılmıştır? - Altıncı sınıfta okuduğun bitkiler ve hayvanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları hatırlayınız ve canlı hücrelerde hangi süreçler gerçekleşir? Tüm canlı organizmaların hücrelerden yapıldıklarını herhalde hatırladınız. Canlı organizmalarda ve her hücrede, beslenmek, hareket etmek, solunum almak, duyarlılık, büyümek ve gelişmek, çoğalmak (üremek), salgılamak ve başka yaşam süreçleri gerçekleşir. Fakat bunlara rağmen bitkileri ve hayvanları ayırt etmek için aralarında benzerlik ve farklıklar vardır. Tüm yeşil bitkiler ototrof organizmalardır – ışığın etkisi altında bitkinin yeşil bölümlerden kendileri organik besin üretir ve bunun yardımıyla fotosentez olayını gerçekleştirilir. Bu grup organizmalara üreticiler denir. Hayvanlar besin tüketicileridir. Bu tür beslenmeye heterotrof beslenme, hayvanlara ise heterotrof organizmalar denir. Hayvanlar besinlerine daha kolay ulaşabilmeleri için görme, duyma ve koku alma organları, hareket etmek için ise: memelilerde ve kurbağagilerde bacaklar, böceklerde ve kuşlarda kanatlar, balıklarda ise yüzgeçler gelişmiştir. Hayvanlar besinlerini özel sindirim organları olan ağız, midde ve bağırsaklardan alırlar. Burada besin ufalanır ve hücrelere ulaşmak için parçalanır. Hayvanlar ve bitkiler arasında fark olduğunu biliyor musunuz, bu farklar çok küçük olduğu için arasında özel bir sınır çekilemez. Bunlardan birkaç örnek: - Suda hareket eden yosunlardan başka bitkiler aktif olarak hareket etmezler. - Hayvanlar aktiv olarak hareket ederler, süngerler ve mercanlar ise yaşamlarını birbirine bağlı olarak sürdüren hayvanlardır. - Bitkiler ototrof canlı organizmalardır, mantarlar ise heterotrof-parazit ve saprofit şeklinde beslenen bitkilerdir. Demek ki, canlı organizmalarda görülen farklılıklar dış ortama uyum sağlamak içindir.

Ben öğrendim ki... Farklı yaşam şartlarından dolayı yeryüzünde bitkiler ve hayvanlar çok çeşitlidir. Yeryüzünde en yoğun yerleşim yeri tropikal bölgedir, en az yaşamı olan bölge ise çöllerdir. Su ortamında bitkiler (yosunlar-algler) ve çok farklı hayvan türlerine rastlanır (deniz salyangozu, deniz yıldızı ve deniz kestanesi, balıklar ve başka).

8


KONU 2 HAYVANLARDA HÜCRELERİN, DOKULARIN VE ORGANLARIN YAPIS 1. HAYVAN HÜCRELERİN YAPISININ TEMEL ÖZELLİKLERİ VE GÖREVLERİ 2. HAYVAN VE BİTKİ HÜCRELERİ ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR 3. HAYVANLAR HÜCRELERDEN, DOKULARDAN, ORGANLARDAN, ORGAN SİSTEMLERİNDEN OLUŞMASI VE ONLARIN UYUMU


Konu 2

HAYVAN HÜCRELERİN YAPISININ TEMEL ÖZELLİKLERİ VE GÖREVİ Hatırlayınız! - Tüm canlı organizmalar neyden yapılmıştır? - Hücrelerin temel bölümleri hangileridir ve onların görevi nedir? Tüm canlı organizmaların hücrelerden yapıldıklarını herhalde hatırladınız. Hücre, her canlı organizmanın temel yapı ve fonksionel birimidir. Beslenme, solunum, boşaltım, gelişme, çoğalma, üreme, ölüm ve yaşam için gerekli olan tüm süreçleri gerçekleştirmektedir. HÜCRENİN ŞEKLİ VE BÜYÜKLÜĞÜ Hücreler şekil ve büyüklük bakımından farklılık göstermektedir. Bulundukları yere göre hücreler, dikdörtgen, plakçıklar ve silinder (epitel-deride), uzatılmış (kaslarda), yıldızımsı (kemiklerde), dallanmış (sinirlerde) ve yuvarlık (kanda) şeklinde olabilirler. Hayvan hücreleri bitki hücrelerinden daha küçüktür. Ancak bazı özel hücreler ise daha büyüktür, örneğin kuşların yumurtaları olduğu gibi. Deve kuşunun yumurtası 1,5 kilogram ağırlığa kadar ulaşabilir.

1

2

4

5

3

6

Deve kuşunun yumurtası

7 Hayvan hücrelerinin şekli ve büyüklüğü

10


Hayvanlarda hücrelerin, dokuların ve organların yapısı

HÜCRE YAPISI Kan, deri, kastan alınmış örnekleri mikroskop altında gözetleyiniz ve aşağıda verilen resimle kıyaslayınız. Ne sonuca vardınız? Gördüğünüz gibi, hücre: sitoplazma, çekirdek ve hücre zarından yapılmıştır. Her hücre, hücre zarı ile kaplıdır. Hücreyi dış ortamdan ayıran, ince, elastik, seçici ve geçirgen canlı yapıdır. Besin maddelerinin ve artık maddelerin hücreye giriş ve çıkışını da ayarlar. Zarın bileşik yapısında lipo protein (yağlar ve proteinler) bulunduğundan dolayı

Hücre ya da sitoplazma zarı

Kofuller (Vakuoller) Glikojen

Çekirdek (nukleus)

Çekirdekçik (nukleola)

Çekirdek zarı

Sitoplazma

İnsan hücresinin yapısı

11


Konu 2

bu süreç gerçekleşmekte. Sitoplazma dış ortamla iletişimi sitoplazma yapısında bulunan gözenekler yardımıyla yapmaktadır. Sitoplazma tanemsi yapısı ve yarı sıvı bir maddedir. Su ve mineral tuzlardan, organik ve inorganik maddeler: şekerler, yağlar ve proteinlerden oluşmuştur. Hücrenin yaşamsal olayların gerçekleştiği yerdir. Sitoplazmanın içerisinde çeşitli canlı yapılar (organeller) bulunur. İçinde bulunan genel organeller şunlardır: - Çekirdek, her hücrede bulunan organeldir. Çekirdek, gözenekli bir yapıya sahip olan çekirdek zarı ile kaplıdır. Hücrenin genetik bilgilerin çoğu, hücre çekirdeğin içinde kromozomlarda bulunur. Genlerde farklı yaşam süreçlerini yönetmek için kontrol mekanizmaları vardır. - Kofullar (Vakuoller) yedek maddeleri; su, yağ hücrelerinde bulunan yağları ve diğer organik maddeleri depolayan küçük torbacıklardır. Kofuller, aynı zamanda hücrelerden gerekmeyen maddeleri dışa atmak için kullanılmaktadır. Genelde bunlar tek hücreli organizmalarda bulunmaktadır. - Glikojen, hücre sitoplamasında yedek şeker gibi depolanan bileşik şekerdir. Bitkisel hücrelerde sitoplazmada nişeste tanecikleri gibi, hayvan hücrelerinde ise bileşik şekerglikojen olarak bulunmaktadır.

HÜCRE BÖLÜNMESİ Organizmanın gelişmesini, büyümesini ve yaraların iyileşme olayları hücre bölünmesi ve çoğalması sayesinde gerçekleşir. Hücreler bölünmeye başlamadan önce, çekirdeğin tanemsi kromozom maddesi yoğunlaşmaya başlar ve kromozomları oluşturur. Bundan sonra sitoplazma bölünerek ve ana-hücresi gibi aynı kromozom sayısı olan iki yeni hücre oluşur. Bu olaya mitoz bölünme denir. Üreme hücrelerinden başka vücutta tüm hücreler mitozla bölünürler. Üreme hücrelerin bölünmesi sırasında iki değil yarım kromozom sayısı olan dört yeni hücre oluşmaktadır. Bu bölünmeye mayoz bölünme denir.

Hücre bölünmesi

12


Hayvanlarda hücrelerin, dokuların ve organların yapısı

Cevapla - Hazır ya da anında alınmış bir hücre örneğini gözetleyiniz ve verilen resimle kıyaslayınız! - Ne buldunuz? Ne sonuca vardınız? - Eğer alınan hücre örneğini lugola ya da iyodla boyarsan, çekirdek ve organelleri fark edeceksiniz. Onların görevlerini açıklayınız. - Mitoz ve mayoz bölünme nedir ve hücrelerde nasıl gelişir? Ben öğrendim ki...

-Hücre çekirdekten, sitoplazmadan ve hücre zarından oluşmuştur. Hücrede organeller yaşam süreçlerini sürdüren canlı yapılardır. Sitoplazmada en bilinen organeller: mitokondriler, endoplazmatik retikulum, Golci aygıtı ve lizozomlardır. - Hücrelerin görevine bağımlı olarak farklı şekil ve büyüklükleri olabilir. - Tek hücreli organizmalarda çoğalma basit bölünme ve bileşik bölünme-mitoz ile gerçekleşmektedir.

HAYVAN VE BİTKİ HÜCRESİ ARASINDA Kİ BENZERLİK VE FARKLILIKLAR Hatırlayınız! Canlı organizmalar neyden yapılmıştır? Hücrelerin temel bölümleri hangileridir? Organeller nedir? Bitki ve hayvan hücresinde hangi organelleri biliyorsunuz?

Tüm canlı organizmaların hücrelerden yapılıdığını hatırladın herhalde. Hayvan ve bitki hücreleri arasında yapı ve fonksiyonlarında benzerlik ve farklılıklar görülmektedir. İşte bunlardan birkaçı: Çekirdek, hayvan ve bitki hücrelerinde ortak özelliktir. Hücrenin yaşam süreçlerini düzenleme ve kalıtsal maddeleri taşıma görevi vardır. Hücre zarı, her iki hücre de de bulunmaktadır. Hücreyi sarmakta, ona şekil ve biçim vermektedir. Hücre zarın yardımıyla gerekli maddeler alınmakta gereksiz olanlar ise hücre dışına atılmaktadır. Aynı zamanda koruyucu görevi vardır.

13


Konu 2

Sitoplazma (hayvan ve bitki) hücreyi doldurmakta ve organeller adını taşıyan canlı yapılar bulunmaktadır. Bitki hücrelerinde plastidler (kloro-plastlar ve krmoplastlar) vardır ve onların yardımıyla fotosentez olayı gerçekleşmektedir. Hayvan hücrelerinde plastidler yoktur ve onlarda fotosentez olayı gerçekleşmemektedir. Bitkisel hücrelerde hücre zarı vardır, hayvan hücrelerinde ise yoktur. Bitkisel hücrelerde kofuller (vakuoller) hücre sıvısyla doludur. Hayvan hücrelerinde ise kofullere (vakuoller) çok nadir rastlanmaktadır. Hayvanlar duyu hücreleri yardımıyla dış ortamdan gelen uyarıları kabul eder ve uygun bir şekilde onlara tepki gösterir. Kas hücrelerinde bulunan kas kılcıkları yardımı ile vücutta ki kasların kasılmasını ve gevşemesini sağlamaktadır. Böylece vücudun hareketini sağlar. Saydığımız hayvan ve bitki hücreleri arasında ki benzerlik ve farklılık özelliklerinden sadece birkaçıdır. Bu farklılıklar sadece dış ortama uyum sağlamak için gelişen özelliklerdir.

Çekirdek zarı Sitoplazma Kofuller (Vakuoller)

Kromatin Çekirdek

Çekirdek

Hücre zarı

Sitoplazma Kofuller (Vakuoller)

Çekirdek zarı Çekirdek Çekirdekçik

Hücre duvarı

Hücre zarı

Kloroplast

Hayvan ve bitki hücresinin genel şeması

Etkinlikler Ven diyagramını doldurunuz. A çemberinde bitki hücrenin bölümlerini yazınız, B çemberinde ise hayvan hücresinin bölümlerini yazınız. A ve B çemberlerin kesişen bölümünde ortak özelliklerini yazınız. Bunun yardımıyla bu iki hücrelerin ortak ve farklı özelliklerini öğreneceksiniz.

A

14

В


Hayvanlarda hücrelerin, dokuların ve organların yapısı

HAYVANLAR HÜCRELERDEN, DOKULARDAN, ORGANLARDAN, ORGAN SİSTEMLERİNDEN OLUŞMASI Hatırlayınız! - Doku nedir ve nasıl oluşur? - Organ nedir ve hayvanlarda bulunan bir kaç organı sayarmısınız? Hayvanlar hücrelerden oluşmuştur. Resmi gözetleyiniz. Gördüğün gibi dokular döllenmiş yumurta hücresinden-zigotan oluşmaktadır. Bölünmeye devam ederek morula ya da doku başlangıcı adı verilen Zigot küçük hücrelere büyük grup hücreler oluşmaktadır. Bu bölünür durumda hücrelerin diferensiyali, doku ve organların çoğalması başlamaktadır. Dokuların yapısında hücrelerden başka hücre arası denilen madde de Morula şeklinde hücre toplamı bulunmaktadır, kıkırdaklarda ve damarlarda elastik, kemik dokularda sert ve kan dokusunda akıntılı olan yapısı vardır. Şekil, büyüklük ve yapısı benzer olan hücre Gelişmiş toplamına ve bellirli yerde bulunan, aynı ya da embrion benzer görevi yapana doku denir. Doku, şekil, büyüklük ve yapı bakımından benzer olup, aynı Zigottan embriona kadar vazifeyi gören, birbiriyle bağı olan aynı kökten gelen hücrelerin topluluğudur. Resmi gözetleyiniz ve bazı hayvan dokularını öğreniniz: Hayvan organizmasında dört temel doku çeşidi bulunur: - Epitel doku (epitel-deri) – deri koruma görevi olan vücudun dış örtüsüdür. - Bağ dokusu (damar, kıkırdak, kemik, kan ve yağ dokuları) - Kas dokusu (kemik dokusuyla beraber destek verir ve vücudun hareketini sağlar) - Sinir dokusu (tüm organların çalışmalarını kontrol eder).

Hayvan dokuları

15


Konu 2

ORGANLAR VE ORGAN SİSTEMLERİ Aynı görevi yapan dokular organ oluştururlar. Resimde gördüğün organlar: kalp-kan dolaşımını sağlayan kas, epidel, kan, damar ve sinir dokularından oluşmuştur. Mide kas mukozundan, sinir ve kan dokusundan oluşmuştur. Midenin görevi alınan besini sindirmektir. Böbrek epitel, kan , bağ, ve sinir dokularından oluşmuştur. Böbreğin görevi ise, su ve zararlı maddeleri vücuttan dışarıya atmasıdır. Kaslar bağ, kas, kan ve sinir dokularından oluşmuştur. Kaslar vücudun hareketini sağlar.

Kalp

Soluk borusu yemek borusu

Akciğer Karaciğerr

Safra kesesi Pankreas Bağırsakk Testislerr Kalın bağırsak Sinir sistemi

Mide Böbrek

İdrar kesesi

Kertenkelenin anatomi yapısı

Aynı görevi yapan organlar ise organ sistemlerini oluştururlar. Hayvanlarda tanınmış organ sistemleri şunlardır: sindirm, solunum, boşaltım, dolaşım, sinir, üreme ve endokrin sistemleridir. Organ sistemlerinin gruplaşmasıyla ve çalışmalarındaki bağlılıklarıyla canlı organizmalar oluşur. Organlar sistemlerinin bir araya gelmesiyle organizma oluşur.

ORGANİZMANIN-ORGAN SİSTEMİNİN UZLAŞTIRILMASI Hayvanlarda tüm organlar ve organ sistemleri uzlaştırılmış ve bir bütün- organizma olarak çalışır. Bu çalışmayı her hücreye dokunan sinir sistemi, kan ve vücut sıvıları ile düzenlenir. Vücuda besinli maddeleri, su ve oksijeni tüm hücrelere kadar taşıyan, ve gerekmeyen ve zararlı maddeleri organizmadan atan kan ve vücut sıvılarıdır. Sinir sisteminin görevi, vücudun-organların çalışmalarını yönetmektir. Sinir sistemi, tüm organların uygun, zamanda ve uyumlu çalışmalarını kontrol eder ve uzlaştırmaktadır. Omurgalılarda sinir regülasyonundan başka, hormonal regülasyonda vardır. Kana özel, iç salgı bezleri adlandırılan bezlerden salgılanan hormonların etkisi altında gerçekleşir. Organda, hücrede madde ve enerji değişimini yapan ve fonksiyonları düzenleyen ve teşvik eden hormonlardır.

16


KONU 3 HAYVAN GRUPLARI VE ADLANDIRILMALARI 1. HAYVANLARIN AKRABALIKLARINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI VE ADLANDIRILMASI 2. İLKEL HAYVAN KRALLIĞI (PROTİSTA): İLKEL HAYVANLAR 3. HAYVANLLAR KRALLIĞI-OMURGASIZ HAYVANLAR 4. OMURGALI HAYVANLAR


Konu 3

HAYVANLARIN AKRABALIKLARINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI VE ADLANDIRILMASI Hazırlanınız! Okula çeşitli türde hayvanlar getirmeye çalışınız: böcekler, solucanlar, salyangozlar veya okulda bulunan hayvan koleksiyonunu kullanınız.

Getirdiğiniz hayvanları gözetleyiniz. Büyük farklılığın yanı sıra hayvanlarda benzerlikler görüldüğüne göre daha küçük ve daha büyük grupların bulunduğunu söyleyebiliriz. Aynı organizmaların en küçük grubuna tür denir. Aynı türden olan hayvanlar, örnekte olduğu gibi evcil kedi ile yaban kedi, aslan, kaplan, daha büyük gruplara gruplanırlar - cins kediler. Evcil köpeklerden (lesi, dalmaçyalı, kangal), tilki ve kurt köpek cinslerini oluştururlar. İki cins arasında ki farkın yanı sıra kediler ve köpekler arasında benzerliklerde vardır. Onlardan birkaç örnek:

Krallık: hayvanlar

Alem: kordalılar

Sınıf: memeliler

Takım: etoburlar

Aile: köpekler

Cins: köpekler Tür: Lupus köpeği

Canlı organizmaların sınıflandırılması ve gruplanması

- Et ile beslenirler, iyi gelişmiş köpek dişleri ve parmaklarında pençeleri vardır. - İyi gelişmiş duyuları vardır: koku tad, işitme ve görme. - Onlar hızlı hareket eden hayvanlardır. Kedi ve köpek cinsleri daha büyük vahşi aile grubunu oluştururlar. Daha çok aile grubunun birleşmesiyle örneğin: vahşi hayvanlar aile grubu, toynaklı aile grubu vb. plasentalı memeliler takım grubunu oluştururlar. Plasentalı ve plasentasız memeliler takım grubu ise memeliler sınıfını oluştururlar. Filogenetik sıralama açısından hayvanlarda en basit yapıdan en bileşik yapıya kadar sınıflandırır.

18


Hayvan grupları ve adlandırılmaları İLKEL -TEK HÜCRELİ HAYVANLAR

Öglen

Amip

Paramesyum

ÇOK HÜCRELİ HAYVANLAR

Omurgasız hayvanlar

Süngerler

(Sünger)

Haşlamlılar

Solucanlar

(Haşlamlılar)

(Yer solucanı)

Yumuşakçalar

(Salyangoz)

Derisi dikenliler

(Deniz kirpisi)

Omurgasız eklembacaklı hayvanlar

Yengeçler

(Yengeç)

Örümcekgiller

(Örümcek)

Böcekler

Çokayaklılar

(Çekirge)

(Çokayakalılar)

Omurgalı hayvanlar

Balıklar

(Orkinos)

Kurbağagiller

Sürüngenler

(Kurbağa)

(Yılan)

Kuşlar

(Serçe)

Memeliler

(Tavşan)

19


Konu 3

İLKEL HAYVAN KRALLIĞI (PROTİSTA): İLKEL HAYVANLAR Hazırlanınız ve hatırlayınız! - Hangi hayvanlara tek hücreli hayvanlar denir? - Bir bardağın içine su birikintisinden aldığın suyla doldurunuz. Bunun içine biraz ot (çayır otu) koyunuz. Bardağı birkaç gün oda sıcaklığında bekletiniz. Bir kaç gün sonra bardağın yüzeyi gri renkte boz bir kabuk oluştuğunu göreceksininiz. Bir pipet yardımıyla bardaktan bir kaç damla alıp küçük bir (lam cam) cam üzerine damlatınız. Mikroskop altında bunu inceleyiniz. İncelediğiniz bu su damlasında tek hücreli yapılı ilkel hayvanları – (protista) göreceksiniz. Tek hücreleri hayvanların yapılarında bir ya da daha çok çekirdeği vardır. Sitoplazmanın dış yüzey tabakasına ektoplazma denir. İç tabakası daha kalın, homojen yapıya sahip olan ve tanecikler içeren kısıma endoplazma denir. Bu iki kısımda organeller bulunur. Organellerde sindirim, solunum, boşaltım vb. gibi tüm yaşam sürecleri gerçekleşir. Az sayıda tek hücreli hayvanlarda amipte olduğu gibi sitoplazma (protoplazma) zarı olmadığı için korunmamıştır. Diğer hayvanlarda ise sitoplazma (protoplazma) elastik bir zarla ya da daha kalın kutikula ile kaplıdır. İlkel hayvanlarda beslenme heterotrof ve ototrof olabilir, örneği yeşil öglenada olduğu gibi. Biyoloji biliminde yaklaşık olarak otuzbine yakın ilkel hayvan türü bilinmektedir. Onlardan birkaçı: kamçılılar (öglena), parazit hayvanlar (plazmodyum), kirpikliler (paramesyum ve amip).

ÖGLENA-KAMÇILILAR Mikroskop altına gözetlenen bir damla suda mekik biçiminde vücudu olan tek hücreli organizmaları göreceksiniz. Vücudun ön kısmında bir ya da daha çok kamçısı olan ve bunların yardımı ile hareket eden organizmalara kamçılılar denir. Yeşil öglena iki şekilde beslenmektedir ototrof ve heterotrof olarak. Yeşil öglende , vücudun ön kısmında kamçının yanında yer alan ve ışığa karşı tepki veren benek göz bulunur. Öglena suyun daha üst kısmında bulunduğu zaman sitoplazmada klorofil oluşturur ve ototrof şeklinde beslenir. Karanlık ortamda ise, klorofili ni kaybederek kofullerinde sindirimi gerçekleştirerek heterotrof olarak beslenmeye başlar. Öglen

20


Hayvan grupları ve adlandırılmaları AMİP Mikroskop altına gözetlenen bir damla suda tek hücreli organizmaların psodopatlar denilen yalancı Sitoplazma ayaklarla hareket ettikklerini göreceksiniz. Bu tek hücreli organizma Amiptir. Bu ilkel hayvanların Çekirdek hücre zarları yoktur. Amip çeşitli küçücük bir hücreli bitkilerle, bakterilerle ve bazı bitki kalıntılarıyla beslenir. Yalancı ayakları ile dokunduğu besleyici maddeleri alıp içine sitoplazmaya alır. Besinlerin sindirimi, sindirim kofulunda gerçekleşir.

Amip

Yalancı ayakçıklar

Bir kaç tür amip vardır onlarda: tatlı su biriktilerinde ve bataklıklarda yaşayan tatlı su amipi, insan bağırsaklarında parazit olarak yaşayan ve bulaşıcı hastalıklara sebep olan dizenteri amipidir. PARAMESYUM Mikroskop altında diğer tek hücreli organizmaları da heralde fark ettiniz. Onlar kirpiklilerdir. Kirpikliler en gelişmiş tek hücreli organizmalardır. En tanınmış kirpikliler: paramesyum, opalina vb. organizmalardır. Paramesyum (terliksi hayvan) terliğe benzeyen uzunumsu şekline göre adını almıştır. Paramesyumun sitopalzmasında bulunan hücre ağzı yardımıyla besini almakta, sindirim kofuluya sindirimi yapar ve gereksiz maddeleri kontraktil kofulla dışarıya atar. Paramesyumun orta kısmında biri büyük diğeri küçük olmak üzere iki çekirdeği vardır (makro ve mikro nukleus). Paramesyum enine ayrılarak basit bölünme ile eşeysiz ve eşeyli çoğalır.

Cevapla - Su biriktisinde bulunan ilkel hayvanları gözetleyiniz. Gördüklerinizi çiziniz ve verilen resimle kıyaslayınız. - Hangi hayvanlara kirpikliler, hangilerine ise kamçılılar denir? - Organel nedir ve onların görevini açıklayınız? Ben öğrendim ki... - En basit tek hücreli organizmalar ilkel hayvanlar-protislardır. Bu grubu amip, öglena, paramesyum vb. oluşturmaktadır. - Genelde tüm ilkel hayvanlar suda yaşarlar. - Hepsinde yaşam görevlerini gerçekleştirmek için organelleri bulunmaktadır.

21


Konu 3

HAYVANLAR KRALLIĞI - OMURGASIZ HAYVANLAR- İNVERTEBRATA Düşünün ve hazırlanınız! - Hangi hayvanlara omurgasız hayvanlar denilmektedir? Bildiğin birkaç hayvanı sayınız. - Dışarıda bir solucan bularak bataklıkla dolu bir cam kavanoza koyunuz. Yaptığın bu deneyi okula getirip, gözetleyiniz. Okul koleksiyonundan yararlanınız.

Omurgasız hayvanlar çok hücreli hayvanlar olduğunu herhalde hatırladınız. Vücutları doku ve organlardan oluşmuştur fakat omurgaları yoktur. Omurgasız hayvan gruplarına süngerler, haşlamlılar, solucanlar, yumuşakçalar, eklembacaklılar ve derisi dikenli hayvanlar düşmektedir. SÜNGERLER Doğal sünger ya da okul koleksiyonundan bir sünger bularak gözetleyiniz. Süngerler su hayvanları olup genellikle denizlerde yaşarlar. Küçük bir bölümüne ise tatlı sularda da rastlanır. Suların dibinde bulunan kayalara ve diğer cisimlere yapışık olarak yaşarlar. Şekil bakımından süngerler: yuvarlak - ohri gölü süngeri (endemik tür), turuncu deniz süngeri - turuncu renkte yuvarlak şekinde, kabuksu sünger-taşlara yapışık şekilde yaşayan sünger (Ohri gölünde bulunur) çeşitleri görülmektedir. Günümüzde beşbine yakın sünger türü bulunmaktadır.

Sünger

Süngerlerin vücudu dış deri ektoderm ve iç deri endoderm olmak üzere iki tabakadan yapılıdır. Bu iki tabaka arasaında birçok görevi olan canlı hücreli peltemsi bir madde bulunur. Bu görevlerden bazıları: süngerin rengini veren pigment salgılar vb. Süngerlerin vücutlarında çok sayıda küçük delikler ve bir büyük ana deliği bulunmaktadır. Süngerler, doku ve organları olmayan basit yapılı organizmalardır.

HAŞLAMALILAR VEYA SÖLENTERLER Okul koleksiyonunda medüz, hidra ve mercanların iskelet resimleri varsa onları gözetleyiniz. Vücutları kadeh şeklinde olan, ağız etrafında dizilen dokunaçları bulunur. Vücutlarının dış kısmı epitel hücrelerle sarıktır buna ekdoderm denilir. Ektodermde, epitel hücrelerden başka duyu yani yakıcı hücreleri vardır. Yakıcı hücrelerde kabarcık içinde salyamsı zehirli bir

22


Hayvan grupları ve adlandırılmaları

sıvı ve bunu dışarıya atan uzun yakıcı iplikleri vardır. Bu iplikle avına saldırıp felç yaparak öldürür. Öldürdüğü bu hayvancıkları dokunaçları yardımıyla ağzına atarak karnın boşluğuna alır ve enzimler yardımıyla besin burada sindirir. Haşlamlılar dokulardan oluşmuş bileşik yapılı hayvanlardır. Bunlarda epitel, kas ve duyu dokuları vardır. 9000 haşlamalı türü bulunmaktadır ve bir kaç grupta toplanmışlardır. Tatlı su (hidra) ve deniz su haşlamlıları (medüz ve mercanlar) olarak ayırabiliriz. Medüzler. Adriyatik denizinde yaşayan kırmızı medüz, 30 metre yüksekliğe kadar ulaşan Kuzey denizinde Aktinya cianea en tanınmışları arasındadır. Mercanlar. Altı bin tür mercan görülmektedir. En tanınmışları kırmızı mercandır, bundan çeşitli süs eşyaları ve mücevherler yapılmaktadır. Ayrıca 20 santimetre uzunluğunda Mercan, medüz ve hidra olan ve kuş tüyüne benzeyen deniz tüyü (pene) mercanı ve Adriyatik ve tropikal denizlerde yaşayan madeporni mercanlarıda en tanınmış mercanlardır. Bunlar zamanla çoğalıp deniz suyu üzerine çıkıp adalar yaratırlar. Bunlara mercan adaları adı verilir. SOLUCANLAR Solucanlar uzun, ince, yumuşak yapılı olan ve birkaç milimtreden birkaç metreye kadar uzanan yası vücutları vardır. Vücutları bir sıra epitel hücrelerle sarık kutikul denilen bir kabuk ile korunmuştur. Epitel hücreleri altında vücudu hareket ettirmek için yarayan

Yer solucanı

Tenya

kas dokusu bulunmaktadır. Bunun altında vücut boşluğu bulunmaktadır. Burada sindirim, boşaltım, kan dolaşım organları ile sindirim sistemi yerleşmiştir. Parazit solucanlarında ise tüm bu organlar basitleştirilmiş bir şekildedir. Tanınmış solucan grupları: halkalı solucanlar (anelida) bu gruba yer solucanı, sülük ve birkaç deniz solucanı düşmektedir. Yassı solucanlar (planarya) ve yassı parazit solucanları grubuna ise köpek tenyası (ekinokok), domuz tenyası (trihina), sığır ve metil tenyası denilen solucanlar bulunmaktadır.

23


Konu 3

YUMUŞAKÇALAR Hazırlanınız! Canlı salyangoz ve kabuklarını, daha önceden topladığın ya da okul koleksiyonunda olan midye, deniz yıldızı, deniz kestanesini alınız. Birkaç salyangozu topla ve kabuğundan ayaklarını çıkarabilmesi için sıcak su içine koyunuz. Onların bazısını bütün vücudunu kabuğundan çıkarmaya çalışınız ve gözetleyiniz. Ne fark ettiniz?

Salyangoz

Yumuşakçaların vücudu nazik ve yumuşak olduğundan dolayı yumuşakçalar adını almışlardır. Yumuşakçaların vücutları üç kısımdan oluşmuştur. Bunlardan baş kısmında ağzı ve duyu organları, vücut kısmında ise iç organları yerleşmiştir. Son olarak da taban kısmında hareket etmesini sağlayan kaslı organ bulunur. Yumuşakçalıarın taban ve vücut arasında örtenek manto denilen bir zarla örtülüdür. Bunların vücudu tek sıra epitel hücrelerle örtülüdür. Epitelde Midye salyamsı madde salgılayan bezler bulunmaktadır. Bunların yanı sıra sert kabuğu meydana getiren kalkerli-kireçli bir madde salgılar. Yumuşakçaların vücudu, dıştan çeşitli şekil ve yapısı olan evcikle (kabuk) korunmuştur. Yumuşakçalar en kalabalık hayvan gruplarından biri sayılmaktadırlar. Suda yaşarlar bunlardan karada yaşamaya uyum sağlamış olanları da vardır. Yumuşakçaların grubuna: salyangozlar, midyeler ve kafadan bacaklılar düşmektedir. Bağ salyangozu, deniz kulağı ve tatlı su salyangozları en tanınmışlarıdır. Kafadan bacaklılardan en tanınmışları ise: mürekkep balığı, ahtapot Kabuksuz salyangoz ve notilus’tur. 24


Hayvan grupları ve adlandırılmaları

DERİSİ DİKENLİLER

Derisi dikenliler

Tüm derisidikenliler deniz hayvanlarıdır. Bunlardan bazıları kıyılarda bazıları ise dört bin metre denizin derinliklerinde yaşamaktadırlar. Derisi dikenlilerin vücutları dıştan ince bir deriyle sarılıdır. Derisi altında diziler halinde sıralanan ve kireçli plaklardan oluşan kalkerli bir iskelet bulunur. Kalkerli plakalardan başlayan ve derisini delip vücudu yüzeyine çıkan çeşitli dikenler sebebinden tüm bu hayvanlara derisi dikenliler denir. Dikenleri ve ambulak ayacıkları yardımıyla harket eder, çelitli bitki ve küçük hayavancıklarla beslenirler.

Etkinlik - Çokhücreli hayvanları cins ve sınıflara göre gruplaştırınız. - Bulabilirsen mercan ve süngerlerin iskelet yapılarını gözetle. Kısaca tasvir ett. - Mercan, midye ya da salyangoz kabuğunu % 10 hidroklorik asit içine koyunuz. Ne sonuca vardınız? Ben öğrendim ki...

Omurgasız hayvanlarda destekleyici omurgaları yoktur. Yumuşakçalar,derisidikenliler ve eklem bacaklılarda dıştan koruyucu kabukla örtülüdürler. Süngerler, doku ve organları olmayan basit yapılı organizmalardır. Yassı solucanlar, plakçıklı parazit solucanları ve halkalı solucanlar en sık rastlanan solucan türleridir.

25


Konu 3

EKLEMBACAKLILAR Hazırlanınız! Çeşitli böcekler, tatlı su istakozu, örümcekler ve çokayaklılar toplayınız veya okul koleksiyonundan alınız. Topladığınız hayvanların dış yapılarını gözleyip aralarında kıyaslayınız. Ne gibi sonuca varıyorsunuz? Eklembacaklıların vücutları eklemsi bölütlerden yapıldığını fark ettin mi? Vücudunun dış kısmı derinin salgıladığı kitin‘den olan sert bir tabaka ile korunmuştur. Kitin eklemler arasında yumuşak ve esnektir. Bundan dolayı vücudun kolaylıkla hareket etmesini sağlar. Kitin iskeletinin koruyucu rolü sayesinde eklembacaklıların çoğu su ortamını terkederek kara ortamında yaşamaya uymuşlardır. Hayvanların büyüme esnasında kitin kabuk gerilmediği yüzünden zaman zaman yırtılıp eski kabuk atılarak yenisi büyüğü salgılanır. Bu olaya hayvan deri değiştirmek denir. Eklembacaklıların halkaları yer yer birbirinden farklılaşıp vücudun belirli yerlerinde gruplaşarak yandan kolay farkedilebilen baş, göğüs ve karın kısımları meydana gelmiştir. Eklembacaklıların baş kısmında antenler göz ve ağzı, göğüs kısmında ise bacakları gelişmiştir. Bazı eklembacaklılarda ise böceklerde uçma organları olarak kanatları gelişmiştir..

KABUKLULAR (YENGEÇLER) Akvaryumunuz varsa tatlı su istakozunu akvaryum dibinde nasıl hareket ettiğini ve beslendiğini dikkatle gözleyiniz. Çok kalabalık bir grubu oluşturan deniz ve tatlı sularda yaşayan kabuklular yaklaşık olarak 30.000 türü vardır. Kabukluların vücutları 10-15 bölütten oluşmuştur. Bu bölütler baş, göğüs veya kaynamış olan halkalar bağ-göğüs kısmını ve karın bölgesini oluştururlar.

Kabuklular

Avını yakalamk için baş bölgesinde iki çift anteni ve üç çift ağızı bulunmaktadır. Bazı eklembacaklılarda ise göğüs kısmından hareket etmesi için ayakları (yüzmek ya da hareket etmek) gelişmiştir. Karın bölgesinde yelpaze denilen kısımla ise yüzmektedir. En tanınmış tatlı su yengeçleri: tatlı su istakozu,ciklops’tur.

26


Hayvan grupları ve adlandırılmaları Denizde yaşayan en tanınmış kabuklulr: karides, deniz istakozu vb. insanların yemek için kullandıkları saydığımız tüm bu kabuklulların çok büyük ekonomik önemi vardır. BÖCEKLER Hazırlanınız! Önceden toplanmış olan böceklerin veya okul böcek koleksiyonundaki böceklerin dış vücut yapısını gözle ve verilen resimle kıyaslayınız. Ne gibi sonuca vardın? Böceklerin vücutları üç kısımdan oluşmuştur. Başlarında görme, duyu (bileşik yapılı gözler), ve tad alma organları vardır. Böceklerin beslenme tarzına bağlı olarak emme, kemirme, sokucu ağız yapıları vardır. Göğüs kısmında bulunan üç çift ayakları yürümek, zıplamak ve yüzmek için kullanılır. Arka kısımlarında deri uzantıları olan kanatları ile uçma yeteneğine sahiptirler. Karın bölgesi daha az kitinli halkalardan yapılmıştır.

Böcekler

Eklembacaklılar arasında en kalabalık grup böceklerdir. 1.000.000 kadar böcek türü vardır. Onlar hava , su , toprak gibi çeşitli koşullar altına yaşamaya uyum sağlamışlardır. Hatta hayvan ve bitkilerin vücutlarında yaşayan türleri de vardır. Örneğin: bitkisel bitler, uyuz böceği, kenedir. En tanınmış böcekler ise: kelebek, arı, çekirge, sinek, mayıs böceği vb. böceklerdir. Bazı böceklerin önemi büyüktür çünkü besin aramaları sırasında bitkileri tozlaştırırlar.

27


Konu 3

ÖRÜMCEKGİLLER Ömürcekgiller grubunu örümcekler, keneler ve akrepler oluşturur. Akrepler sıcak iklim bölgelerde, örümcekler ise her yerde ralayabiliriz. Köpek kenesi ve uyuz böceği deri altında parazit şeklinde yaşaralar. Tarantula en tanınmış zehirli örümcektir. Çokayaklılar taşların altında yaşar ve küçük hayvanlarla beslenirler. Onlardan bazıları zehirli olabilir.

Örümcek

Etkinlikler - Farklı böcekler, yengeçler, örümcekler toplayınız ve onları dış görünüşlerine göre gruplandırarak strafor üzerine yerleştiriniz. Böylece kendinize güzel bir böcek koleksiyonu yapmış olacaksınız.

Ben öğrendimki... - Eklem bacaklıların vücudu eklemsi bölütlerden oluşmuştur ve eklemler yardımı ile hareket ederler. - Vücutları baş, göğüs ve karın kısmına ayrılır. - Vücutları koruma görevi olan kitin ile örtülüdür.

OMURGALI HAYVANLAR - VERTREBRATA Omurgalı hayvanlardır yeryüzünde en bileşik yapılı ve en çeşitli hayvan grupunu oluşturmaktadır. Bundan dolayı tüm yaşama ortamlarına yerleşmeye başarmışlardır (suda, havada ve karada). Omurgalılarda vücutlarına destek veren omurgaları olduğu için omurgalı hayvanlar denir. Baş kemikleri, kaburgalar ve ayak kemikleri omurgaya bağlanırlar.

28


Hayvan grupları ve adlandırılmaları BALIKLAR - PİSCES Hazırlanınız! Küçük balık ya da balık akvaryumun varsa okula getiriniz. Balıkların hareklerini ve dış yapılarını gözetleyiniz. Balıkların suda daha kolay yüzmelerini iğ biçiminde ya da kayıksı vücutları sağlar. Balıkların vücutları üç kısıma ayrılmıştır. Bunlarda: baş, vücut ve kuyruk kısmıdır. Tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar. Büyüklükleri birkaç santimetreden birkaç metreye kadar olabilir. Balıların derileri birkaç katmandan oluşur. Vücudun nemli ve salyamsı olması , onun derisi altındaki bezler salyamsı madde salgılandığından ileri gelir. Derilerinde koruma görevi olan plaklarla (pullarla) örtülüdür. Vücudunun hareket etmesinde en etkin rölü kaslı kuyruğu ile kuyruk yüzgeçi oynamaktadır. Yüzmesini sağlayan diğer yüzgeçler şunlardır: tek arka yüzgec, tek anüs yüzgeci, göğüs ve karın yüzgeçleridir. Balıklar solungaçlar yardımi ile solunum alır. İki büyük grup balıklar vardır. Onlardan kıkırdaklı balıklar ve kemiksi balıklardır.

Kıkırdaklı balıklar Köpek balığı ve vatozlar kıkırdak balıklar grubunu oluşturular. Bu tür balıkların karakteristik özelliği kıkırdak iskeletidir. Birkaç santimetreden 20 metreye kadar büyüklükte olabilen ve 500 tür kıkırdak balığı vardır. Balık ve diğer deniz hayvanları ile beslenidikleri için etoburlar olarak bilinmektedirler. Tanınmış kıkırdak balıkları: gök köpek balığı (6-7 metre), kedi balığı (6 metre), vb. Yassı ve yaprak şeklinde vücutları olan ve denizin dibinde yaşayan balıklar vatozlardır. Köpek balığı

Kemikli balıklar Kemikli balık grubunu 20000’e yakın balık türleri oluşturur. Bu tür balıkların kemiksi iskeletler vardır. Vücut şekillerine, renklerine ve büyüklüklerine göre farklılık gösterirler. Orkionos balığı

29


Konu 3 Tanınmış kemiksi balıklar şunlardır: deniz balıkları (sardalya, uskumru, ) orkinos vb . Tatlı sularda yaşayan kemiksi balıklar ise, sazan balığı, alabalık, somon balığı vb. balıklardır. Tüm balıkların büyük ekonomik önemi vardır. Balıkların eti protein, organik asitlerleomega 3, viatmin A ve vitamin D ile zengindir.

KURBAĞAGİLLER (İKİ YAŞAMLILAR)-REPTİLİYA Kurbağagiller hem karada hem de suda yaşayan hayvanlardır. Yavru şeklinde (iribaş) suda yaşayıp solungaçlarla solunum yaparlar. Büyüdükleri zaman karada yaşayıp akciğerlerle solunum alırlar. Bazı durumlarda suda ya da nemli yerlerde yaşayabilirler. Kurbağaların karakteristik olan yapıları kısa, kuyruksuz ve şişman vücutlarıdır. Baş kısmında iri gözleri vardır. Oysa zayıf görür. Arka bacakları çok kuvvetli olup zıplamak için yararlar. Vücudu buruşuk, esnek ve her zaman nemli ve saylamsı bir deri ile örtülüdür. En tanınmış kurbağa türleri: bataklık kurbağası, kara kurbağası, kızıl kurbağadır vb. Kuyruksu kurbağalar ise: benekli semender, taraklı semender ve mağara semenderi (insan balığı) sayılabilir.

Kurbağalar

SÜRÜNGENLER- REPTİLİYA Hatırlayınız! Doğada ya da okul koleksiyonundan kertenkele, yılan veya kaplumbağa bulunuz. Onların yapılarını gözetleyiniz. Sürüngenleri hangi grup hayvanlar oluşturduğunu hatırlayınız. Kertenkele, yılan, kaplumbağa ve timsah hayvanları sürüngenler grubunu oluşturduğunu herhalde hatırladınız. Sürüngenler ilk karada yaşayan omurgalı hayvanlardır. Gözlediğin sırada onların iki çift kısa bacaklar yardımı ile hareket ettiğini ve vücudun alt tarafıyla toprak üzerinde süründüğünü fark ettmişinizdir. Bu nedenden ötürü sürüngenler adını almışlardır. Bu hayvanların derileri kuru olup kurak ortamda, vücudu buharlaşmadan korunması için bazı boynuzsu pullarla örtülüdür. Kaplumbağada ise daha sert kabuk ile örtülüdür. Sürüngenler akciğerlerle solunum almaktadırlar. Yaşam koşullarına-ortamına bağlı olarak şekilleri, büyüklükleri ve deri rengi farklılık göstermektedir. 30


Hayvan grupları ve adlandırılmaları Bu gün 6000 tür sürüngen bilinmektedir. Yarısından fazlasını kertenkeleler ve çok az bir kısmını ise yılanlar oluşturur. Bunlardan geri kalanı 260 tür kaplumbağa ve 25 tür timsah oluşturmaktadır. KERTENKELELER En tanınmış kertenkeleler: Gri kertenkele kurak bölgelerde ve kayalıkarda yaşar. Yeşil kertenkele çayırlarda ve çalılıklarda yaşarlar. Varan kertenkelesi Afrika ve Güneydoğu Asya’da yaşayan aynı zamanda bu tür kertenkeleler 3 metre uzunluğa kadar ulaşabilir. Bukalemun kertenkelesi ise bulundukları ortama göre renk değiştirebilme yeteneği ile bilinmektedir. Bu tür kertenkele Afrika, İspanya ve Amerika’da yaşamaktadır.

Kertenkeleler

YILANLAR Yılanlar iki gruba ayrılmıştır: zehirli ve zehirli olmayanlar. En tanınmış zehirli yılanlar: boynuzlu engerek (çöl yılanı) «boynuzlu» denmesinin nedeni burun ucunun gergedan boynuzu gibi küçük ve yukarıya doğru olmasındandır. Çıngıraklı engerek yılanını sırtı boyunca uzanan yassı büyük ve koyu renkte çizgisinden çok kolay tanılabilir. Kobra genelde Asya ve Afrika’da yaşar. Genellikle 2 metre uzunluğuna kadar ulaşabilir, kraliçe kobrası ise 5,5 metre uzunluğunda olabilir. Karakteristik özelliklerinden biri ise gözleri etrafında beyaz renkte halkaların oluşmasıdır. En tanınmış zehirsiz yılanlar ise anakonda, piton, boa ve kimi başka türleri yaygındır. Bu yılanlar 5-10 metre uzunluğa kadar ulaşabilirler. Yaşadığı yerler: Afrika, Asya ve Amerika kıtalarıdır.

Yılanlar

31


Konu 3 Kaplumbağalar Kaplumbağalar karada ve suda yaşarlar. En tanınmışları ise bataklık kaplumağası, orman kaplumbağası ve deniz kaplumbağalarıdır. Deniz kaplumbağaları en büyük olanlarıdır, 300 kg ağırlığa kadar ulaşır ve 300 yıl kadar yaşayabilirler.

Kaplumbağalar

Timsahlar Timsahlar suda ve karada yaşarlar. Onlar etobur hayvanlardır. Ağızdan büyük çeneleri, besinlerini parçalamak için kuvvetli ve sivri dişleri vardır. En tanınmış timsahlar: Nil timsahı 8 metre uzunluğunda ve Afrika’da yaşarlar. Amerika ve Asya’da ise aligator ve kayman timsahları yaşamaktadır. Gavial (gagalı timsah) Asya kıtasında yaşar.

Timsahlar

Dinozorlar 180 milyon yıl önce meydana gelmişlerdir. Onlar bugünkü sürüngenlerin atalarıdır ve en büyük kara hayvanlarıdır. Dinozorların bazıları 25 m uzunluğa kadar ulaşabilir. Brontosaurus ve diplodokus dinozorları su birikintisi ve bataklıklarda yaşayarak otla beslenen ilkel hayvanlardır.Tiranosaurus 14 m uzunluğunda ve 8 m boyunda bir dinozordur. Değişik iklim koşullarından dolayı dinozorlar dayanamayıp nesli tükenmiş bulunmaktadır. Günümüzde sadece fosil kalıntılarına rastlamktayız.

32


Hayvan grupları ve adlandırılmaları Fosil kalıntıların yardımı ile onların yaşadıkları zamanı, yeri ve onların yaşama şekillerini öğrenmekteyiz.

Cevapla - Hangi tür hayvanlara omurgalı hayvanlar denir? Neden? - Balığın omurga kısmını alınız ve gözlemleyiniz. Ne sonuca vardınız? - Omurgalı hayvanlarda omurganın görevi nedir? - Birkaç kıkırdak ve kemikli balıklar sayınız! - Kurbağagiller hangi tür hayvanlardır ve adını neye göre almışlardır? - Hangi grup sürüngenleri biliyorsunuz? - En tanınmış zehirli ve zehirli olmayan birkaç yılan sayınız! Ben öğrendim ki... - Balıklar, kurbağagiller, sürüngenler, kuşlar ve memeliler omurgalı hayvanlardır. Hepsinde destekleyici omurga bulunur. Omurgaya tüm kaslar ve kemikler bağlıdır. Balıklar suda, kurbağagiller karada ve suda, sürüngenler ise çoğunlukla karada yaşayan hayvanlardır. KUŞLAR-AVES Hatırlayınız! Okul koleksiyonundan bir kuş bulmaya çalışınız. Kuşun dış yapısnı gözetleyiniz? Ne fark ettiniz? Ne sonuca vardınız? Aerodinamik vücutlara sahip olan ve en iyi uçan hayvanlar kuşlardır. Vücudun ön kısmı uçmak için yarayan kanatları, arka kısmı ise yürümeye yarayan bacakları vardır. Kuşların vücutları tüylerle kaplıdır. Tüylerin vücut sıcaklığını koruma görevi vardır. Kuşlar sıcak kanlı ve sabit vücut sıcaklığı olan homoterm hayvanlardır. Kuşların derileri kuru ve bezsizdir. Çene kısımları gagaya dönüşmüştür ve dişleri olmayan hayvanlardır. Tanınmış kuş türleri: Uçucu kuşlar- en büyük sayıda olan ve çeşitli kuş türleri içeren gruptur: 33


Konu 3 1. Tüm kıtalarda rastlanır. Uçucu kuşlar farklı büyüklüklerde ve tüyleri farklı renklerde olabilir. Tanınmış uçucu kuşlar: kolibri (sinek kuşu olarak ta bilinen, 2 cm büyüklükte olan en küçük kuştur), albatros (kanatları 3 m büyüklükte olabilir). Bu grubu kartal, şahin, pelikan, martı, serçe vb. kuşlar oluşturur.

1.

Tüm kıtalarda rastlanır

2. Koşucu kuşlar - çöllerde ve Avustralya, Amerika ve Afrika kıtasında yaşıyan deve kuşudur. Deve kuşların en büyük kuş türlerinden olup uçucu olmayan kuştur. Uzun bacakları ve iki ya da üç parmağı vardır. Tanınmış deve kuşu türleri: Afrika deve kuşu, Avustralya emusu ve Amerika kazuarıdır. 3. Yüzücü kuşlar - kutup deniz bölgelerinde yaşayan kuşlar penguenlerdir. Kanatları uzun telek tüylerinden yoksun olup, kırılmadığı için uçamazlar. Kanatlarını yüzgeçler olarak kullanırlar. İyi yüzen ve dalan kuşlar penguenlerdir. Penguenlerin 18 türü bilinmektedir. En tanınmış penguen kral penguenidir. Kuşların büyük önemi vardır. Kuşların bazı türlerini insan besin olarak kullanır, bazı kuşlar ise böcek sayısının dengesini sağlarlar.

Uçucu kuşlar

34

Deve kuşu penguen


Hayvan grupları ve adlandırılmaları MEMELİLER-MAMMALIA Hazırlanınız! Doğada ya da okul koleksiyonundan bir memeli bulmaya çalışınız. Onların dış yapılarını gözetleyin. Ne fark ettiniz? Ne sonuca vardınız? Memeliler en bileşik yapıları olan hayvanlardır. Memelilerin vücutları kalın ve elastik bir deri ile kaplıdır. Vücutları genellikle kıllarla örtülüdür. Kıllar ısı yalıtkanlığını sağlar. Memeliler sıcak kanlı, homoterm hayvanlardır. Derisi altında ter, yağ ve süt bezleri bulunur. Dişi memeli, yavrusunun gelişimi için gerekli maddeleri içeren zengin içerikli süt bezlerinden salgılanan süt ile besler. Bundan dolayı bu hayvanlara memeliler denir. Embriyon annenin karnında gelişir. Bu grup memelilere plasentalı memeliler denir. Plasentalı memelileri daha çok aile grupları oluşturur. Onlardan birkaç örnek: böcek yiyen hayvanlar aile grubu (köstebek, kirpi, tavşan, fare), vahşi aile grubu (kedi, köpek, aslan, vaşak, kaplan), çift toynaklar aile grubu (keçi, koyun, domuz, sığır) ve primatlar aile grubu (maymunlar ve insan).

İkinci grup memeliler plasentasız memelilerdir. Bu grubu gagalı memeliler ve keseliler oluşturur. Keseli memlilerden en tanınmış hayvan kangurudur. Dişi kangur yavrusunu fazla gelişmemiş bir şekilde doğurur. Yavru kese içinde gelişimine devam eder (kese karın deri büküntüsü olduğu için keseliler olarak adlandırılır).

Kanguru

Koala

35


Konu 3

Üçüncü konuda daha tanınmış hayvan gruplarını ve onların yaşam yerlerini öğrendiniz. Tüm bu canlı organizmalar aralarında bağlı oldukları için doğadaki denge sağlanır. İklim ya da biyolojik şartların değişmesi ile biyolojik dengede bozulur. İnsan yaşam ortamını kirleten ve biyolojik dengeyi bozan en büyük suçludur. Yaşam ortamının kirlenmesi fiziksel ve kimyasal olabilir. Fabrika ve araba dumanları, tüm asitler, kimyasala maddeler, fabrika zehirleri yaşam ortamını kirleten sebeplerdir. Son elli yıl içinde, bu kirlilik artığı için bazı hayvanların daha hızlı yok olup nesilerinin tükenmesine sebep olur. Her devletin ve bireyin hayvanların nesli yok olmamamsı için koruma sorumlulukları vardır. Okullarda çevreyi korumak ve desteklemek için ekoloji bölümleri kurulur. Şu görevlere hep beraber katılıp yerine getirelim: -Nadir ve nesli tükenmekte olan hayvanları avlamayınız. -Doğal zenginlikler: su, elektrik, ağaçları bilinçli kullanınız. -Atıkları seçiniz çünkü onlardan bazıları geridönüşümlüdür. -Gereksiz yerde suları kirletmeyiniz. -Yangınlar çıkarmayınız. -Gereksiz yerde ağaçları kesmeyiniz. -Kış aylarında hayvanları ve kuşları besleyiniz.

Biz doğayı korudukça doğa da bizi korur. Cevapla - Memelilerin ve kuşların özelliklerini sayınız? - Kuş gruplarını sayınız. onların özelliklerini açıklayınız! - Memeliler kaç grupa ayrılır? - Birkaç memeli aile gruplarını sayınız. Onların en tanınmış grupları hangileridir? Biliyor musunuz ki... - Yeryüzünde deve kuşları en büyük kuşlardır. - Deve kuşunun yumurtası 1.5 kg ağırlığında olabilir. - Deve kuşları saate yaklaşık olarak 50’den 70 kilometrelik bir hıza laşabilmektedir. - Kolibriler (sinek kuşu) 2cm uzunlukta ve onlardan 1cm uzunlukta gagası olan kuş türüdür. -Mavi balina en büyük memelidir.

36


KONU 4 HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ 1. HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ

2. OMURGALI HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ


Konu 4

HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ Hazırlanınız! Ders için önceden topladığınız veya okul koleksiyonunda bulunan kabuklu salyangoz, böcek veya deniz salyangozu, midye, yengeçler, deniz kestanesi ve yıldız örneklerini getirmeye çalışınız. Hayvanlarda dış örtüsü-deri olduğunu ve vücudu dış etkenlerden koruduğunu biliyorsunuz (nemden, kuraklıktan, ışınlardan vb.). Bazı hayvanlarda deride kutikul, kitin, pullcuklar, tüyler, kıllar ve başka yapılar vardır. Haşlamlıların vücudu koruma görevi olan tek sıra epitel hücrelerden oluşmuştur ve epidermis (üst deri) olarak adlandırılır. Epitel hücrelerden başka kabarcık şeklinde olan yakıcı hücreler de bulunur. Bu kabarcık içinde salyamsı zehirli bir sıvı bulunur, bunu dışarıya atan uzun yakıcı ipliği vardır, bu ipliklerin yardımıyla küçük hayvancıklara saldırır ve öldürür.

Solucan

Yakıcı vücut

Solucanların vücudu çok fonksiyonu olan bir deri ile örtülüdür. Solucanın daha kolay hareket etmesi için derisinde salyamsı bir madde salgılayan bezler bulunur. Aynı zamanda deride ışığı algılayan duyu hücreleri bulunmaktadır. Solucanlar nemli derisi ile solunum alır. Gerekmeyen su ve zararlı maddeler deriden dışarı atılır. Bazı deri hücreleri özel maddeler salgılayarak vücudunun yüzeyünde koruyucu kutikul tabakasını oluşturur. Yumuşakçaların derileri kireçli madde salgılar ve koruma görevi vardır. Eklembacaklılarda vücutları tek tabakadan oluşmuş ve kitin olarak adlandırılmış sert bir tabaka ile korunmuştur. Kitin tüm vücutta aynı kalınkta değildir. Vücudun bazı kısımların hareket etmesine yardım eden eklemler arasında daha incedir ve elastiktir. Kitin vücudu mekanik hasarlardan, su kaybından korur, ve aynı zamanda kasların tutuldukları dış iskeleti oluşturmaktadır.

Böcekler

38


Hayvanlarda dış örtü Araştırma Öğretmenin yardımıyla şu deneyi yapınız: bir bardak al ve 10% hidroklorik asitle bardağı yarıya kadar doldur ve içinde salyangoz kabuğu veya midye koyunuz. Ne fark ediyorsun ve ne öğrendin? Kabuktan kabarcıkların çıktığını fark ediyormusunuz? Çıkan kabarcıklar karbondioksittir (CO2). Kabuğun yavaş yavaş daha ince ve daha küçük olduğunu , ve üç-dört dakika sonra kabuğun tamamen eridiğini göreceksiniz. Çünkü kabuk kalsiyum karbonatta (kireçten) eriyen hidroklorik asitten yapılmıştır.

OMURGALI HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ-DERİ Hazırlanınız! Balıkların pullcuklarını, kuş tüyleri ve memelilerden kıllarla deri örneklerini bulup getirmeye çalışınız.

Öğretmenin yardımıyla mikroskop altında bazı memeliden deri kesitinin hazır örneklerini incele ve verilen resimle kıyaslayınız. Gördüğün gibi memelilerin derisi çok tabakalıdır.Genel olarak memelilerde deriyi iki tabakaya ayrılabiliriz: dış daha ince tabaka, deri altı ya da epidermis ve daha kalın iç tabakagerçek deri ya da derma (alt deri) olarak adlandırılmıştır. Bu tabaka altında bazı organlar yerleşmiştir.

Epidermis Kıl Gerçek deri (derma)

Deri kesiti

BALIKLAR. Balıkların vücudu çok tabakalı deriden oluşmuştur. Suda daha kolay yüzmebilmeleri için derideki bezler salyaması madde salgılarlar. Balıkların yüzeyi farklı şekil ve büyüklükleri olup ve koruma görevi olan kireç pullcuklarla kaplıdır.

Pulcuklar Balığın derisi kireçli pulcuklarla örtülüdür

39


Konu 4

KURBAĞAGİLLER (İKİ YAŞAMLILAR). Kurbağagillerin nemli, salyamsı ve buruşuk derileri vardır. Derileri yardımıyla suyu içine emiyor ve onun yardımıyla solunum alır. SÜRÜNGENLER. Sürüngenlerin derileri kuru ve bezsizdir. Vücudun buharlaşmasını önleyen boynuzsu pullarla örtülüdür. Kaplumbağalarda pullcuklar aralarında bağlanarak koruyucu kabuğu Nemli, salyamsı ve buruşuk kurbağa derisi

oluşturur. Deride pigment hücreleri bulunur bundan dolayı bazı sürüngenlerde deri renkleri daha canlı ve belirgindir. KUŞLAR. Kuşların derileri ince, narin ve kurudur. Deri bezlerinden sadece kuyruğunda bulunan yağ bezleri gelişmiştir. Tüylerin yağlanması için yağ maddeleri salgılar.

Sürüngenlerin derilerinde boynuzsu pullcuklar bulunuyor

Kuşların derileri tüylerle örtülüdür

Getirdiğiniz tüyleri gözetleyiniz. Ne sonuca vardınız? - Kuşların derileri farklı renk, şekil ve büyüklükleri olan tüylerle-boynuzsu yapılarla kaplıdır. Vücudun sıcaklığını tutmak için koruma görevleri vardır. - Kuşların bacakları boynuzsu kabuklarla örtülüdür. Parmakları tırnak ya da kancalara dönüşmüştür. Ağızları aynı öyle boynuzsu madde ile uzanıp gagayı oluşturur.

40

Kuşların ayakları boynuzsu kabuklarla örtülüdür


Hayvanlarda dış örtü

MEMELİLER. Getirdiğin derileri (postları) gözetleyiniz. Ne fark ettiniz? Ne sonuca vardınız? -Memelilerin vücutları güçlü, elastik ve kalın deri ile örtülüdür. Üç çeşit bezler bulunur

Memelilerin vücutları kıllar ile örtülüdür.

onlarda: ter, yağ ve süt bezleri. - Memelilerin vücutları kıllar ile örtülüdür. Kıllı yüzey ısı kaybına karşı mükemmel bir sıcaklık yalıtkan - izolatör kaynağıdır. Bu hayvnalar hemeotermdirler (sıcak kanlı hayvanlar). Kıllardan başka, tırnaklar, kancalar ve toynaklar da boynuzsu maddeden oluşmuşturlar. At, eşek, zebra ve başka hayvanlarda parmakların uclarında toynaklar bulunur. Domuz, sığır, koyun, zürefa vb. hayvanların parmak uclarında koruma görevi olan çift toynaklı hayvanlardır. Boynuzlar koyun, keçi ve sığıların başlarında bulunan ve herangi bir saldırıya karşı korunmalarını sağlayan sert deriyle kaplı kısımlarıdır.

Deride boynuzsu yapılar

41


Konu 4

Cevapla: Balık ve sürüngenlerde derideki epitel ne tür yapıyı oluşturur ve onların görevi nedir? Kuşların derilerindeki boynuzsu yapıları sayınız! Memelilerin derilerindeki boynuzsu yapıları sayınız! Hangi hayvanlara hemeoterm hayvanlar denir? Sıcaklıklarını nasıl ve ne ile sağlarlar? Tüy dökmek nedir?

Ben öğrendim ki Omurgasız hayvnalarda derileri ince tek tabakadan oluşmuştur ve onlardan solucanlarda koruyucu kutikul, yumuşakçalarda-kireçli örtü-kılıf, eklem bacaklılardakitin, derisi dikenlilerde-dikenli kireçli örtü bulunur. Tüm bu yapıların koruma göreveleri vardır. Omurgalılarda deri iki tabakalıdır, üst deri epidermis ve gerçek deri –derma olarak adlandırılmıştır. Epidermisin üst yüzeyinde ölü hücrelerden oluşan boynuzsu yapılar oluşmaktadır ve onlarda: balık ve sürüngenlerde-pullcuklar; kuşlarda-tüyler, kabuklar, tırnaklar ve gaga; memelilerde – kıllar, tırnaklar, kancalar, toynaklar ve boynuzlardır.

42


KONU 5 HAYVANLARDA HAREKET 1. HAYVANLARDA HAREKET ORGANLARI 2. SUDA HAYVANLARIN HAREKETİ 3. HAYVANLARIN KARADA VE HAVADA HAREKETİ


Konu 5

HAYVANLARDA HAREKET ORGANLARI Hazırlanınız! -Hayvanların hareket etme nedenlerinden birkaçını sayınız! Eğer balık akvaryumunuz varsa, balıkların dış yapılarını ve hareketlerini gözetleyiniz. Hayvanlar özel organlarla tüm yaşam ortamlarında: suda, karada ve havada, hareket etmeğe uyum sağlamışlardır. Hayvanlarda bacaklar, kanatlar, yüzgeçler vb. hareket etme organlarıdır. Hareket etmek kaslara ve kemiklere bağlıdır. Kemikler vücuda kuvveti ve desteği verir. Yumuşak ve elastik bölümler gibi kaslar kemiklere bağlıdırlar. Kasların kasılma ve gevşemeleri ile, kemikleri ve tüm vücudu hareket ettirirler. Hayvanlarda kemikler eklemlerle bağlıdır. Kaslar hücrelerde organik maddelerin yanmasıyla elde edilen enerjiyle çalışmaktadır.

Kemikler, kaslar, eklemler

SUDA HAYVANLARIN HAREKETİ Su ortamında basit tek hücreli hayvanlardan en bileşik omurgalılara-memelilere kadar hayvanlar yaşar ve hareket ederler. Kamçılı tek hücreli hayvanlar kamçılarıyla hareket ederler.

44


Hayvanlarda hareket

Siller (kirpikliler) – paramesyum hücre zarı yüzeyinde bulunan küçük kirpiklerle harek eder.

İleri için vuruş

Arka için vuruş

Enbasit tekhücreli hayvanlarda hareket

Haşlamlılar – hidra suyun dibinde yaşama yerini dönerek ve sürünerek değiştirir. Yassı solucanlar – planarya deri altında bulunan kasların yardımıyla sürünür. Planarya kirpikler yardımıyla suda yüzer. Yumuşakçalar kaslı taban yardımı ile yerde sürünürler.

Yumuşakçalarda hareket

Eklembacaklılarda hareket

Eklembacaklılar – yengeçler. Okul akvaryumunda ırmak yengeçi de yetiştirebilirsiniz. Akvaryumun dibinde nasıl hareket ettiğini ve yüzdüğünü gözetleyiniz. Irmak yengeci bacaklarıyla zeminde hareket etmeye uyum sağlamışlardır. Onlar yelpaze olarak adlandırılmış kuyruk bölümüyle de yüzebilirler. Derisi dikenliler tüp bacakların yardımyla hareket ederler. İnce boru şekileri vardır, suyla doldukları zaman bacakları uzamaktadır.

45


Konu 5

Balıklar su hayvanlarıdır. Suda daha kolay yüzebilmeleri için iğ biçiminde ya da kayıksı vücutları vardır. Kaslı kuyruğumsu yüzgeçinin en büyük önemi vardır. Yüzgeçlerin yardımıyla dengeyi ve hareketi sağlar.

Balıklarda hareket

Su memelileri (balina, yunus balığı). Bu memeli hayvanların vücutları uzunlamasına oval (simetrik eğik) şeklindedir.

KARADA VE HAVADA HAYVANLARIN HAREKETİ Hatırlayınız! Önceden okuduğun hayvan grupları ve karadaki hareketlerini hatırlayınız. Doğada ya da okul koleksiyonunda solucanları, böcekleri, kertenkeleleri, kuşları ve diğer karada ki hayvanları gözetleyiniz. Nasıl hareket ederler?

Yer solucanı. Yer solucanı bulunuz. Kağıt üzerine bırakınız. Hareket etmesini bekleyiniz. Ne fark ettiniz? Yer solucanının vücudu durmaksızın kasılıp uzar. Buna kaslar ve kitin kılları yardım eder. Derisi altında dairesel kaslar ve bunun altında da boyuna kaslar vardır. Solucan, onların kasılması ve uzamalarıyla hareket eder. Böcekler. Getirdiğin böcekleri gözetleyiniz ve verilen resimle kıyaslayınız. Gördüğün gibi arka kısmında ikinci ve üçüncü eklem arasında iki çift kanat yani damarcıklar ağından oluşan ince deri uzantıları vardır. Bu uzantılar böceklerin uçmalarını Böceklerin hareketi

46


Hayvanlarda hareket

sağlar. Bacakların yardımıyla hareket ederler. Karadaki omurgalılar: kurbağagiler (iki yaşamlılar), sürüngenler, kuşlar ve memeliler bacaklarla hareket ederler. Getirdiğin kurbağayı gözetle ve verilen resimle kıyaslayınız. Diğer karada yaşayan omurgalılar gibi, kuşlardan başka, kurbağanında iki çift (arka ve ön) bacakları vardır. Arka bacakları daha aktif görevi olduğu için daha iyi gelişmiştir. Omurgalıların bacakları uzun ve kısa kemiklerden oluşmuştur ve birbirleri ile eklemlerle bağlıdırlar. Kemikler kaslarla örtülüdür. Kasların kasılma ve gevşemeleri ile bacakları hareket ettirme özelliği vardır.

Atlamayı sağlayan arka bacakların kemikleri daha büyüktürler

Kurbağalarda hareket

Kuşlar hava yaşam ortamına uyum sağlamışlardır. Ondan dolayı kuşların vücut yapılarında büyük değişmeler olmuştur. Bu özelliklerden birkaçı: tüylerle örtülü aerodinamik vücutları vardır, kuşların kanatlarında büyük tüyler örtülmüştür, böylece onların yüzeyleri de büyüktür. Göğüs kemiği (karina) iyi gelişmiştir. Kanatları hareket ettiren göğüs kaslarına bağlıdır. Uçan kuşların kemikleri plömatik Uçan kuşlar (içi boş) havayla doludur. Karada yaşayan kuşlar bacaklarıyla hareket ederler. Yaşam biçimlerine göre bacaklarında parmak sayısı farklıdır. Çoğunlukla 3 ya da 4 parmaklı hayvanlara rastlayabiliriz, Afrika deve kuşunda ise tabana benzeyen iyi gelişmiş iki parmağı vardır.

47


Konu 5 Memeliler dört bacaklı hayvanlardır. Memeli hayvanlarda hareket organları yaşama şartlarına ve hareket şekillerine göre çok gelişmiştir. Örneğin: yırtıcı hayvanlar hızlı hayvanlardır, avına daha çabuk gelebilmeleri için kuvvetli ve güçlü bacakları vardır. Ön bacaklarında dört parmaklı pençeleri vardır. Daha uzun ve daha kuvvetli olan arka bacaklarda ise beş parmak ve pençeleri vardır. Toynaklı hayvanlarda ise parmak ucları toynak denilen kalın bir boynuzsu kılıfla örtülmüştür, bacakları uzun olup tek parmaklıdır.

Etkinlikler Tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan organelleri sayınız. Solucanın hareketini açıklayınız. Eklembacaklılarda – yengeçlerde ve böceklerde hareket etme organları hangileridir? Balıklar suda hareket etmeye nasıl uyum sağlamışlardır? Karadaki omurgalılar nasıl ve ne ile hareket ederler?

Biliyor musun ki... Kuşlar en hızlı uçan hayvanlardır. En hızlı uçan kuşlardan Şahinler saate 300 km hıza ulaşabilir. Deve kuşu ise 120 km saatta en hızlı koşan kuş türüdür, saate 120 km'ye ulaşan gepard ise en hızlı memelidir. Kuşlarda en uzun bacaklı hayvan deve kuşudur, memelilerde ise – zürafadır.

48


KONU 6 HAYVANLARDA BESLENME 1. HAYVANLARDA BESLENME VE BESLENME ÇEŞİTLERİ

2.OMURGASIZ HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI

3. OMURGALI HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI


Konu 6

HAYVANLARDA BESLENME VE BESLENME ÇEŞİTLERİ Hatırlayınız! Canlı varlıkların beslenmesi ile ilgili konuları beşinci ve altıncı sınıfta okudunuz. - Beslenme nedir ve hayvanlar nasıl beslenirler?

Hatırlayacağına göre bitkiler kendi besinini kendileri üretebildikleri için bunlara üreticiler (ototrof) denir. Hazır organik besini kullanan hayvanlar ise tüketici (heterotrof) denir. Yaşam için gerekli besinlerin vücuda alınmasına beslenme denir. Hayvanlar (canlılar) besin yardımıyla vücutlarına çeşitli organik ve organik olmayan maddeler (bileşikler) tüketmektedirler. Organik maddelerden: şeker, yağ ve vitaminler, organik olmayanlardan (inorganik) ise su ve mineral tuzları almaktadır. Hayvanların tüketiği besin türüne ve beslenme çeşitlerine göre 3 grupa ayırmaktayız. Otoburlar (otçular), etoburlar (etçiller) ve herşey yiyenler (hem otobur hem etobur). Otçullar daha çok bitkisel kaynaklı besinlerle beslenirler (ot, kök, yaprak, tohumlar vb.). Bu grup hayvanlardan bazıları ise: koyun, zebra, at, karaca, sığır vb.

Otobur hayvanlar

Etobur hayvanlar ise hayvanların etleriyle ve kanlarıyla beslenenlerdir. Bu tür hayvanlar atak, hızlı,keskin sivri dişleri, pençeleri kuvvetli ve tırnakları keskindir, koku alma ve görme duyuları iyi gelişmişti. Bu gruba: aslan, kaplan, sansar, kurt, tilki vb. örnek verilebilir. Herşey yiyen hayvanlar (etçiller ve otçullar) hem bitkisel hem de hayvansal besinle beslenirler. Bu grubu birçok hayvan oluşturmaktadır. Onlardan birkaçı: yengeç, ayı, kuşlar, kurbağalar vb. Etobur

50


Hayvanların beslenmesi

Herşey yiyen hayvanlar

Parazitler: Dış ve iç parazitler olmak üzere 2 gruba ayrılırlar. Dış parazitler deri üzerinde yaşayanlardır örneğin: bit, pire, sivrisinek, kene, sülük. İç parazitler ise hayvanların (canlıların) içinde yaşayan parazitlerdir, onlarda: bağırsaklarda tenya (domuz, sığır ve çocuk solucanı), kara ciğerde-köpek tenyası ve metil parazitleridir. Bu parazitler vücuttaki öz suyu ve sindirilmiş besinleri emerek bunlarla beslenirler.

Metil

Tenya

OMURGASIZ HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI Hazırlanınız! - Besinlerin sindirilmesi nedir? - Hayvanlarda bulunan birkaç sindirim organı sayarmısınız? Hayvanlar besini bir kaç şekilde sindirdiğini biliyormusunuz? Bunlardan bazıları besini çiğneyerek bazıları ise yutarak besini sindirmektedir. Besinlerin organizmaya alınması 2 tür aşamadan geçmektedir. Bu da mehanik ya da besinin doğranması (besinin küçük parçalara ayrılması) ve kimyasal yolla ya da besinin küçük yapı taşlarına, enzimlerin yardımıyla bileşik

51


Konu 6

organik maddelerden daha basit yapı taşlarına parçalanması demekti. Hayvanlarda (canlılarda) genel anlamda 2 çeşit sindirim yapılır, hücre içi ve hücre dışı sindirimi. Hücre içi sindirim tek hücreli organizmalarda ve basit yapılı çok hücreli organizmalarda hücre sindirimi görülmektedir. Resimi inceleyiniz! Amip’in hareket ettiği zaman yalancı ayaklar denilen hücresel uzantılar bıraktığını fark ediyormusunuz. Ayakların yardımıya besini sitoplazmaya alır. Sitoplazmanın besin parçacıkları etrafında sindirim kofulu oluşur,

Yalancı ayaklar

Amip: besinin alınışı

besinler enzimlerin yardımıyla burada sindirilir. Sindirilmemiş besinler ve gerekmeyen maddeler özel kabarcık şeklinde olan kontraktil kofulu yardımıyla dışarıya atılır. Bir bardağın içine su birikintisinden aldığın suyla doldurunuz. Bunun içine biraz ot (çayır otu) koyunuz. Bardağı birkaç gün oda sıcaklığında bekletiniz. Bir kaç gün sonra bardağın yüzeyi gri renkte bir kabuk oluştuğunu göreceksiniz. Bir pipet yardımıyla bardaktan bir kaç damla alıp küçük bir (lam cam) cam üzerine damlatınız. Mikroskop altında bunu inceleyiniz. Bu deneyden ne fark ettiniz? Ne gibi sonuca vardınız? İncelediğin bu su damlasında tek hücreli organizmaların yanında paramesyumuda göreceksiniz. Paramesyum vücudun üzerinde bulunan kirpiklerle hareket eder. Vücudun batık yerinde besinini alabilmesi için yarayan daha uzun titrek tüyleri bulunur. Besin olarak bakteriler, tek hücreli organizmalar ve organik parçaları kullanır. Besin parçacıklarını hücre ağzı ve hücre yatağı denen kısımlarıyla alır. Besin parçacıkları etrafında besini sindirdiği için sindirim kofulu meydana gelir. Sindirilmeyen maddeler kontraktil kofulu yardımıyla dışarı atılır. Paramesyumda kontraktil kofulu kabarcık şeklinde ek olarak yanlardan özel borucukları vasıtasıyla suyun dolup boşalmasıyla gereksiz maddeleri suya atmaktadır. Haşlamlılarda ağızdan alınan besin sindirimi torba biçimli organizmalarda karın kısmında ki torbada gerçekleşmektedir. Besinini kamçıları yardımıyla almakta yakıcı hücrelerle ise öldürmektedir. Besleyici maddeler endoderm hücreleri tarafından emilir burdan sitoplazmaya geçerek sindirim devam eder. Demek ki bu tür organizmalarda hücre dışı karında ve hücre içi hücrelerde 2 tür sindirim şekli görülmektedir.

52

Paramesyum besini kirpikleri yardımı ile almaktadır


Hayvanların beslenmesi

Enzimlerin yardımıyla alınan besin parçalara bölünerek karnında- torbada sindirilir. Çoğu solucanlarda sindirm sistemi yer solucanında olduğu gibi boru şeklindedir. Solucanda sindirim organları ağız, yutak, mide, bağırsak ve anüs deliğinden oluşmuştur. Besin mide ve bağırsakra sindirilir. Yer solucanı çürük yapraklarla beslenir. Yutak

Mide

Kaslı mide Bağırsak

Ağız

Yer solcanının sindirim sistemi

Eklembacaklılarda (böcekler ve yengeçler) çok karmaşık sindirim sistemi bulunmaktadır. Besin türüne bağlı olarak farklı ağız çeşitleri bulunur: sivri sineklerde delmek, ekmek böceklerinde ısırmak, kelebeklerde ve arılarda yalamak ve emmek için olarak değişmektedir. Eklembacaklılarda sindirim sistemi yer solucanında olduğu gibi boru şeklindedir. Eklembacaklıların sindirim sistemleri ağız, yutak, mideden oluşmaktadır. Midede öz suyun ve enzimlerin yardımıyla besinlerin ıslatılması (yumuşatılması) yapılır. Bundan sonra besinler kaslı mideye geçerek burada besinlerin küçültürülmesi, besinin tamamen sindirimi bağırsak enzimi ve karaciğer enzimi ile bağırsaklarda oluşmaktadır.

Tükürük bezi Yemek borusu Kalın bağırsak

Rektum

Mide

İnce bağırsak

Arıda sinidirm sistemi

Cevapla - Besin sindirimi nedir? Besin ne tür değişiklikler oluşur ? - Hangi sindirime hücre sindirimi denir ve nerede gerçekleşir? - Hangi sindirime hücre dışı sindirim denir ve nerede gerçekleşir? - Sindirim sisteminde besinde ne tür değişiklikler gerçekleşmektedir?

Ben öğrendim ki... - Besinler sindirim organlarına alınması 2 aşamadan geçmektedir. Bu da mehanik ya da besinin doğranması (besinin küçük parçalara ayrılması) ve kimyasal yolla ya da besinin küçük yapı taşlarına, enzimlerin yardımıyla bileşik organik maddelerden daha basit yapı taşlarına parçalanması demektir. - Hücre içi sindirimi besin kofulunda gerçekleşmektedir. - Hücre dışı sindirim sindirim organlarında gerçekleşmektedir.

53


Konu 6

OMURGALI HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI Hazırlanınız! Kasaptan koyunun sindirim organlarından bağırsak ve mide alınız. (halk arasında işkembe olarak bilinmektedir). Önceden bildiğin gibi omurgalı hayvanlar grubuna: balık, kurbağagiller, sürüngenler, kuşlar ve memeliler düşmektedir. Omurgalı hayvanlarda farklı beslenme çeşitleri bulunmaktadır. Bundan dolayı basit ve bileşik sindirim sistemleri vardır. Balıklar Öğretmeniniz getirdiğin balığı diseksiyonla sindirim organlarını yavaşça çıkartıp bir strafor üzerine yerleştirip aynılarını verilen resimle karşılaştırınız. Karacgiğer

Yemek borusu

Yutak

Ağız

Kloaka Düz bağırsak Bağırsak Mide altı salgı bezi

Mide

Balıklarda sindirim organları

Balıklarda besini alan ilk sindirim organı ağızdır (ağız boşluğu). Balıklarda üst çene hareketsizdir. Bunun üzerinde gıdasını aradığı esnada dokunma organı olarak kullandığı ağzın üst çenesinde bıyıklar bulunmaktadır. Hareket eden alt çenede bazı balıklarda dişler bulunmaktadır. Bununla sadece besini parçalamak için değil yemi tutmak için yaramaktadır. Sıradaki sindirim organı yutak gelmektedir buradan solungaç dişleri yardımıyla besini parçalamakta. Besinler yutaktan sonra yemek borusuna ve buradan da mideye inmekte. Burada besinin parçalanıp orta-ince bağırsakta bağırsakların ve karaciğerin salgıladığı öz suları yardımıyla besinin sindirimi tamamlanmaktadır. Oradan geçerek düz bağırsağa devam eder. Balıkların çoğu herşey yiyen canlılardır. Fakat sadece etle beslenen balıklar da bulunmaktadır onlar da kıkırdak balıklarıdır.

54


Hayvanların beslenmesi

Kurbağagiller ve sürüngenler. Kurbağagillerde ve sürüngenlerde sindirim sistemi balıklara benzer şekildedir. Bu iki hayvan grubunda ağız boşluğunda uzun yapışkan dilleri vardır. Bunun yardımıyla dillerini dışarıya doğru çıkardıklarında kolaylıkla çeşitli böcekler, solucanlar vb. yakalayabilmektedirler. Kuşlar. Kuşlarda sindirim gagasında (dişsiz ağız) başlar. Ondan ötürü kuşlar besini çiğnemeden yutarlar. Besin buradan yutağa doğru ilerleyerek yemek borusuna iner burada kursak adında bir genişlik bulunmaktadır. Besin bu kısımda toplanıp yumuşatma yapılır. Bundan sonra besin 1. mideye (bezli- ön mide) iner burada zengin mide öz suyu ve enzimleri ile eritilip kaslı mideye (taşlık) geçiş yapar. Burada besin kuşların çok güçlü kasların yardımı ile katı maddelerin parçalanması olmaktadır. Kuşlar tane ve tohumlu besinler yedikeri için mide boynuzumsu bir zar ile sarılmıştır. Çünkü bu zar mideyi besinin sindirimi esnasında zeddelenmelerden korumaktadır. Böyle iyice yumuşatılmış ve Ağız boşluğu küçültülmüş besin bağırsaklara geçerek burada bağırsak, Gaga pankreas, öd (safra) ve kara ciğer öz suların yardımı ile besinler sindirilir. Sindirilmiş organik maddeler bağırsak duvarı Yemek borusu yardımıyla emilerek sindirilmeyen maddeler artıklar ise anüsten dışarı atılır. Bağırsağın son bitiş Kursak Katı kaslı mide (taşlık) kısmına ise kloak adı verilir. Mide (bezli mide) Oniki parmak

Karaciğer bağırsak Memeliler. Safra kesesi İnsan iskeltinde bulunan ağız Mide altı bezi boşluğunu inceleyiniz. İnce bağırsak Düz bağırsak Ağız boşluğunda çenenin Kloak üstünde dişlerin bulunduğunu Kör bağırsak fark ediyormusunuz. Dişler alveol Kuşlarda sindirim organları denilen çenelerin özel çukurlarında yerleşmiştir. Memelilerde dişlerin şekli, sayısı besin türüne ve beslenme şekline bağlıdır. Başlıca şu üç diş türü ayırt edilir: kemirici-kesici (ön) dişler besinin kemirmek ve parçalara bölmek için yarar. En gelişmiş kesici-kemirici dişler: tavşan, sıncap, kunduz vb hayvanlarda bulunur. Köpek dişleri hayvanların avının etini yırtmak parçalamak için yarar. Vahşi hayvanlarda bu dişler en gelişmiştir onlardan bazıları: kedi, aslan, vaşak, kaplan vb. Ön azılar ve arka azılar ise besinin öğütmeye yardımcı olan dişlerdir. Memelilerin ağzında besini ıslatan üç çift tükürük bezleri vardır. Besinin sindirilmesi için diğer organlar: yutak, yemek borusu, mide, on iki parmak bağırsak, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüs deliğidir. Besinin sindirimi için yardımcı olan salgı bezleri ise karaciğer ve pankreas bezleridir.

55


Konu 6

Getirdiğin kuzunun midesini gözetleyiniz! Kuzunun midesi besinin parçalanmasında yardımcı olan kasılan ve gevşeyen kaslardan yapıldığını fark ediyor musunuz? Mukozdan salgılanan öz sular yardımıyla besinin sindirimine yardımcı olur. Geviş getiren hayvanların mideleri (koyun, keçi, sığır, antilop) 4 kısıma ayrılmıştır. İlk önce çiğnenmemiş besin midenin en büyük işkembe ve börkenek denilen kısmında toplanır. Daha sora besin bölüm bölüm ağıza geri getirilerek çiğnenir. Buradan besin midenin üçüncü kısmına kırkbayıra sonradan da midenin son kısmı olan şirdene geçer. Burada besinler enzimler ve midenin öz suyu yardımıyla yumuşayarak kimyasal parçalanma olup besinden organik maddelerin ayrılmasını sağlar. Sindirilmiş besinler mideden sonra bağırsaklara geçer. Diğer memelilerde de olduğu gibi besinin sindirimi aynı şekilde devam eder.

1

2 3 6

7

9

4

1. Tükürük bezi 2. Dil 3. Yemek borusu 4. Mide 5. On iki parmak bağırsak 6. Karaciğer 7. Safra kesesi 8. İnce bağırsak 9. Kalın bağırsak 10. Düz bağırsak 11. Kör bağırsak

5

11 10

8 9

İnsanda sindirim organları

İnsan ağzında dişler

Ben öğrendim ki... - Omurgalılarda sindirim sistemi ağız boşluğu, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklardan oluşmuştur. Besinin bağırsaklarda sindirilmesine yardımcı olan salgı bezleri pankreas ve karaciğerdir. - Bazı omurgalı hayvanlarda besini tutmak için ağız boşluğunda dişleri bulunmaktadır (balıklar, ikiyaşamlılar ve sürüngenler) - Kuşların dişleri olmadığı için besinlerine yutmaktadırlar. - Memelilerde kesici dişler, köpek dişleri, ön ve arka azı dişleri bulunmaktadır. Biliyormuydunuz? Köpekbalığının ağız boşluğunda 10.000 diş bulunur. Atın ağzında 40 tane diş vardır. Ancak köpek dişleri yoktur. Yetişkin bir insanda 16’sı alt 16’sı üst çenede olmak üzere 32 diş bulunur.

56


KONU 7 BESİN VE GAZLARIN TAŞINMASI 1. KAN-DOLAŞIM SIVILARIN YAPISI VE GÖREVLERİ 2. DOLAŞIM SİSTEMİN YAPISI VE GÖREVLERİ 3. OMURGASIZ HAYVANLARDA KAN DOLAŞIM SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVLERİ 4. OMURGALI HAYVANLARDA KALBİN YAPISI VE GÖREVLERİ 5. BÜYÜK VE KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI


Konu 7

DOLAŞIM SİSTEMİN YAPISI VE GÖREVLERİ VÜCUT SIVILARI Beslenmek, solunum alma, büyüme, gelişme vb. hayat süreçlerin gerçekleşmesi için, hücrelere oksijen ve su gerekmektedir. Te khücreli ve çok hücreli basit yapılı suda yaşayan hayvanlarda besin maddeleri vücu sıvısı ile herbir hücreye ulaşır. Vücut sıvısı oksijeni, besini ve gerekli olan diğer maddeleri hücrelere taşır ve oradan ise karbondioksit ve zararlı maddeleri alarak dışarı atar. Bu sıvı hidrolenf olarak adlandırılır. Bazı omurgasız hayvanlarda solucanlarda, yumuşakçalarda ve eklembacaklılarda hemolenf ya da kan dolaşımı farkedilir. Kan hücreleri, akyuvarlar ve kan plazmasında bulunan hemoglobin hemolenfi oluşturur. Hemoglobinin yapısında bakır bulunur ve kanın mavi rengini vermektedir. Hemoglobinin görevi oksijeni hücrelere kadar taşımak ve hücrelerden karbondioksidi atmaktır. Lenf doku sıvısından oluşan ve lenf damar sisteminde dolaşan bir sıvıdır. Lenf sistemi dokulardan başlayan lenf kılcal damarlardan oluşmaktadır. Lenf kılcaları gittikçe büyüyen lenf damarlarına bağlanır ve kan kalbe girmeden önce toplardamarlara geçmektedir. Lenf, akyuvar içeren, kan plazmasına benzeyen renksiz bir sıvıdır. Lenf’te toplardamarlar gibi kanda bulunan gereksiz, zararalı maddelleri ve karbondioksidi salgı ve solunum organlarına kadar taşıma ve organizmadan dışarı atma görevi vardır.

KAN- DOLAŞIM SIVILARIN YAPISI VE GÖREVLERİ Hatırlayınız! - Kan ne tür dokudur ve onun görevi nedir? Eğer mümkünün varsa koyun ya da ineğin kanını bir kaba toplayarak birkaç saat durmasını bırakınız. Kabda duran Plazma kanın üst kısmında sarımsı yapışkan bir Akyuvarlar sıvı göreceksiniz. Alyuvarlar Bu kan plazmasıdır. %55 Plazma (yandan görünümü) Aşağıdaki kısımda ise çökelmiş kan hücreleri Akyuvarlar (önden görünümü) % 45 Kan bulunu. hücreleri Kan pulcukları

Kanın yapısı

58


Besin ve gazların taşınması Kan plazması, en çok %79-82 oranda su, kalan kısmında ise proteinler, yağlar, şekerler, vitaminler, mineral tuzlar, karbondioksid, oksijen vb. bulunmaktadır. Kırmızı kan hücreleri (eritrositler), beyaz kan hücreleri (lökositler) ve kan pulcukları (trombositler) olan hücreler kan plazmasında yer almaktadır. Alyuvarlar (kırmızı kan hücreleri)

4-5 litre kanda

%45 kan hücreleri:

Pulcuk

%55 plazma: Önden görünümü

Yandan görünümü

Akyuvar (beyaz kan hücreleri)

Kırmızı kan hücreleri

Beyaz kan hücreleri

Kan pulcukları

%90 su

%8 proteinler iyonlar, şekerler, yağlar, mineraller, vitaminler, hormonlar

Eğer fırsatın varsa hazır olan kan örneğini mikroskop altında inceleyiniz. Gördüklerini verilen resimle kıyaslayınız! Ne sonuca vardınız? Kanın yapısında şu hücreler bulunur: akyuvarlar, alyuvarlar ve kan pulcuklardır. Eritrositler kanda en fazla bulunan kan hücreleridir. Eritrositlerin sayısı insanda bir santimetre küp (1cm3) içinde 4-5 milyon, at’ta ise 5’ten 6 milyon civarında bulunur. Eritrositlerin sitoplazmasında hemoglobin denilen özel bir protein vardır, öyleki kanın kırmızı rengini vermektedir. Hemoglobin yapısında demir içerir. Demirin temel görevi oksijeni ve karbondioksidi taşımaktır. Lökositlerin 1cm3 kanda 6-10 bin civarında bulunan beyaz kan hücreleridir. Lökositlerin hücre zarı olmadığı için kendi şeklini değiştirir ve yalancı ayaklarla hareket ederek bakterileri yakalayarak yok eder. Demek ki, organizmanın koruma görevinde bulunmaktadır. Trombositler (kan pulcukları) yaralanma sırasında kanın pıhtılaşması için gereklidirler. Kanın görevi. Kanın görevi, besin maddeleri ve oksijeni tüm hücrelere dağıtarak taşıma görevinde bulunur. Hücrelerde organik maddelerin yanması (ayrışması) sırasında su, mineral tuzlar, karbondioksid, zararlı olan zehirli maddeler elde edilir. Bu zararalı ve gereksiz maddeleri kan, boşaltım organı olan böbreklere kadar taşır ve organizmadan dışarı atılmasını sağlar. Elde edilen karbondioksidi ise akciğerlerin yardımıyla dışarı atma görevinde bulunmaktadır. Kanın koruma görevi vardır, aynı zamanda organizmayı da hastalıklardan korur. Kan, sürekli olarak kuşlarda ve memelilerde vücuttaki sıcaklığın denge ayarını da sağlamaktadır.

59


Konu 7 KAN DAMARLARI Kan, kalp, atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan damar ağının içinde dolaşan akıcı bir sıvıdır. Atardamarlar: Atardamarların duvarları elastiktir. Dıştan bağ dokudan oluşmuştur. Kan damarları etrafındaki dokular, orta kas yüzeyi ile iç epitel yüzey yardımıyla bağlıdır. Böylece kalpten diğer organlara doğru kanın hareketini sağlar. Kalpten çıkan en büyük atardamar aort adıyla bilinir. Tüm atardamarlar oksijenli (oksitleşmiş) kan ile zengindir. Toplardamarlar: Daha ince olan kan damarlardır. Kanı kalbe getiren damarlardır. Kan toplardamarlardaki kasların kasılıp gevşemesiyle hareket eder. Tüm toplardamarlar (akciğerlerdeki toplardamarlar ise hariç) karbondioksit (kirli kan) ile zengin olan kanı kalbe taşır. Toplardamar

Atardamar

Toplardamar

Kapakçıklar

Kas

Toplardamarlarda ve atardamarlarda kanın hareketi

Kılcal damarlarda gazların alış-verişi (değişimi)

Kapalı kan dolaşımı olan hayvanlarda , atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar bulunmaktadır. Kılcal damarların duvarları tek sıra epitel hücrelerinden oluşmuştur. Kan ve hücreler arasında besin maddeleri, karbondioksid ve oksijen alış-verişini (değişimi) sağlar.

Cevapla - Mikroskop altında hazır kan örneğini inceleyiniz! Kan hücrelerini bulunuz. Gördüklerini defterine çizerek kısaca bilgi veriniz. - Kanın yapısını tasfir et ve onun görevlerini sayınız! Ben öğrendim ki... Kan kırmızı yapışkan bir sıvıdır. Kan plazmasından ve kan hücrelerinden oluşmuştur. Kanın, besin madellerini ve gazları taşıma görevi vardır. Aynı zamanda kanın koruma görevi de vardır.

60


Besin ve gazların taşınması

OMURGASIZ HAYVANLARDA KAN DOLAŞIM SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVLERİ Hatırlayınız! - Sindirilen besin ve oksijeni hücrelere kadar taşınma nasıl olur? - Hücrelerdeki besinle ne olur ve ne elde edilir?

Biliyor musunuz ki, sindirilmiş besin maddeleri, oksijen ve su hücrelere beslenme, soluk alma, büyüme, gelişme vb. yaşam süreçlerin gerçekleşmesi için yardımcı olur. Tek hücreli hayvanlar ve basit yapılı çok hücreli hayvanlar ( haşlamlılar, yassı solucanlar) kan dolaşımı ile gereken maddeleri osmos ve difüzyon olayların yardımıyla bir hücreden başka bir hücreye taşıma görevindedir. Halkalı solucanlarda besin ve oksijen kan dolaşım sistemi yardımıyla olur. Sırt ve karında bulunan iki temel kan damarlarından oluşmuştur. Her iki kan damarı ön ve arka kısımıda ağ şeklinde kılcal damarlarla birleşip kapalı dolaşım sistemini oluşturu.

Kalp Solucanlarda kan dolaşım sistemi

Yumuşakçalarda kan dolalaşım sistemi

Eklembacaklılarda kan dolalaşım sistemi

Yumuşakçalarda ve eklembacaklılarda kan dolaşım sistemi açıktır. Kalp bir sırt kan damarından yapılıdır. Yumuşakçalarda kalp tek karınçıktan ya da en çok iki kulakçıktan oluşmuştur.

Eklembacaklılarda kalp borucuk şeklindedir ve daha fazla karıncıktan oluşmuştur. Açık kan dolaşım sisteminde ise kan uç kısımları açık olan kan damarlarında hareket eder. Kan vücuttaki boşluklara doğru dökülür ve organlar kan sıvıs içinde yüzerler. Hücre zarın yardımıyla hücrelerde maddelerin alış-verişi gerçekleşir.

61


Konu 7

OMURGALI HAYVANLARDA KALBİN YAPISI VE GÖREVLERİ Omurgalılarda kalp, atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlardan oluşan sisteme, kapalı kan dolaşım sistemi denir. Balıklar. Kalp balıklarda solungaçların arka kısmında yer alır. Bu bir kulakçıktan ve bir karıncıktan oluşmuştur. Balıklarda, kalpten geçen karbondioksit ile zengin olan kan ilk önce kulakçığa sonra ise karıncığa geçmektedir. Solungaç atardamarı ile kan karıncıktan solungaçlara karbondioksidi taşır oksijeni ise almaktadır. Solungaçlardan oksitlenmiş (temiz) kan atardamarlar ve kılcal damarların yardımı ile bütün organlara taşınmaktadır. Baş ve karın toplardamarların yardımı ile kan kalptaki kulakçığa taşınır. İki yaşamlılarda ve sürüngenlelerdeki kan dolaşım sistemi balıklardaki kan dolaşımım sistemine benzer. Onlarda kalp iki kulakçık ve bir karıncıktan yapılmıştır. Karıncık odası bir yarım perde ile iki kısıma bölünmüştür. Bu perde sadece timsahlarda tamamlanarak kalbinde iki karıncık meydana gelmiştir. Kuşlarda ve memelilede kalp, kaslı içi boş bir organdır. Kalp duvarları sağ ve sol kısımlara ayrılmaktadır. Enine kesidine ise, iki kulakçık ve iki karıncıktan oluşmuştur. Karıncıklar ile kulakçıklar arasında açık kısmında kapakçıklar bulunmaktadır. Bunlar deliklerin açılıp kapanmasına yardımcı olur. Kapakçıklar, kalpteki kanı sadece tek yöne kulakçıklardan – karıncıklara doğru hareket etmesini sağlar. Karıncıkların devamında ise, atardamarların yardımı ile kalpten dışarı atılmaktadır. Kalbin sol yarısı oksitlenmiş kanla, bol oksijen ile zengindir. Sağ kısmı ise kirli kan, karbondioksid ile zengindir.

Aort Üst ana toplardamar Akciğer atardamarı Sol kulakçık Perikard Sağ kulakçık

Sağ karıncık Sol karıncık

Kalp

62


Besin ve gazların taşınması

Üst ana toplardamar Aort Akciğer atardamarlar Akciğer toplardamarı

Akciğer atardamar

Sol kulakçık Duvar kasları Sağ kulakçık

Kapakçıklar

Kapakçıklar Sol karıncık Sağ karıncık Kalp kasları Alt ana toplardamar

Memelilerde kalbin yapısı

BÜYÜK VE KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI Kan damarlar sisteminde, kanın devinimine dolaşım denir. Büyük kan dolaşımı. Bu sistemin kan damarları bütün dokulara besleyici madde ve oksijen taşıyarak onları zararlı madellerden arındırır. Kuşlarda ve memelilerde büyük kan dolaşımı vücudun en büyük atardamarı olan aortun çıktığı sol karıncıktan başlar, atardamarlar ve kılcal damarlara devam ederek hücrelere besin ve oksijenin taşımasını sağlamaktadır. Gereksiz ve zararlı maddeleri ise toplardamarlar kılcalların yardımıyla kana girirler. Aynı zamanda toplardamarlar kanı kalpteki sağ kulakçığa geri taşır. Şematik biçimde şöyle gösterilmiştir: Sol karıncık

Aort atardamarı

Doku ve organlar

Toplardamar

Sağ kulakçık

Küçük kan dolaşımı. Kuşlarda ve memelilerde küçük kan dolaşımı vücudun sağ karıncıktan çıktan kan akciğer atardamarların yardımıyla akciğerlere kadar gazların alışverişini sağlamaktadır. Oksitleşmiş kan akciğer toplardamarların yarımıyla kalbin sol kulakçığına geri taşınır. Şematik biçimde şöyle gösterilmiştir:

Sağ karıncık

Akciğer atardamarı

Akciğer

Akciğer Toplardamarı

Sol kulakçık

63


Konu 7

Üst ana toplardamar Aort atardamarı Akciğer atardamarı Akciğer toplardamarı Alt ana toplardamar Kalp Toplardamarlar

Atardamarları

Kılcal sssdamarlar

Dolaşım sistemin şematik olarak gösterilmesi

Ben öğrendim ki... Kan dolaşım sistemini kan ve kan damarları (kalp, atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar) oluşturur. Yumuşakçalar, eklembacaklılar ve tüm omurgalı hayvanlarda kalp bulunmaktadır. Kuşlar ve memelilerde en bileşik yapılı kalp ve dolaşım sistemi vardır.

Biliyor musunuz ki... Fillerin kalbi 1dakikada 25 kez çarpmaktadır. İnsanlarda 60-80 kez, kanarya kuşunda ise 1 dakikada 1000 kez çarpmaktadır.

64


KONU 8 HAYVANLARDA SOLUNUM 1. HÜCRE SOLUNUMU VE SOLUNUM 2. SU ORTAMINDA Kİ HAYVANLARDA SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKLİ 3. HAVADA VE KARADA YAŞAYAN HAYVANLARDA SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKLİ


Konu 8

HÜCRE SOLUNUMU VE SOLUNUM Hatırlayınız! - Hayvanlarda solunum sürecini hatırlayınız. - Solunum nerde ve nasıl gerçekleşir? Oksijen havadan alınıp hücrelere kadar taşınması; yanma sonucu olan karbondioksidin vücuttan atılması olayına solunum denir. Solunum, organik maddelerin-şekerlerin, oksijen etkisi altında, enerji, karbondioksit ve su serbest eden bir süreçtir. Her canlı hücrede gerçekleşen bu tür solunuma hücre solunumu ya da hücre içi solunumu denilmektedir. Taslakta gösterildiği gibi:

Organik maddeler

+

Oksijen

Yavaş yavaş ayrılması (yanması)

Sıcaklık enerjisi karbon dioksit su ve mineral tuzları

Taslağı gözetleyiniz ve hayvanlarda ki solunum sürecinin ne önem taşıdığını cevaplayınız. Solunum sürecinin temel önemi hayvanlarda yaşam süreçlerinin: hareket etmek, beslenme, büyüme, gelişme vb. çalışmaları için gerekli olan enerji serbest etmektir. Enerji, sıcak kanlı hayvanlarda (kuşlar ve memeliler) vücudu ısıtmak için sıcaklığa dönüşür. Tek hücreli ve basit yapılı hayvanlarda karbondioksit dışarıya tüm vücutla – deri yardımıyla atılır, bileşik yapılı hücrelerede ise solunum organları tarafından dışarıya atılmaktadır. Solunum organlarıyla dış ortamdan gaz alış-verişine dış solunum denir. Solunum organlarına kadar kanla getirilen karbondioksit dış ortama atılır, kan dolaşım sistemiyle oksijen hücrelere kadar taşınmaktadır. Canlı hücrelere ve tüm organizmaya enerji gerektiği için solunum sürekli olarak gerçekleşmektedir. Hayvanlar uyudukları ya da kış uykularına daldıkları zaman organların çalışması yavaşlamakta ve bundan dolayı solunum da yavaşlamaktadır. Hayvanlar koştukları zaman daha hızlı solunum almaktadırlar.

66


Hayvanlarda solunum

SU ORTAMINDA Kİ HAYVANLARDA SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKLİ Hazırlanınız! -Okulda balık akvaryumu varsa balıkların nasıl solunum aldıklarını gözetleyiniz.

Su ortamında büyük sayıda ilkel hayvanlar yaşamaktadır. Bazılarını yedinci sınıfın başlangıcında okudunuz. Tüm hayvanlarda özel solunum organları yoktur. Bazı hayvanlar oksijeni difüzyon yoluyla tüm vücuduyla alır. Onlar da tek hücreli hayvanlardır. Solucanlarda solunum organları yoktur, ama onlar nemli derileriyle solunum alırlar. Suda yaşayan yumuşakçalarda, yen-geçlerde ve derisi dikenli hayvanlar solungaçlarla solunum alırlar. Yengeçlerde solungaçlar bacakların baçlangıç kısımında, yumuşakçalarda ise vücut boşluğunda bulunur. Getirdiğin balığın başının iki tarafında bulunan solungaç kapaklarını çımbız yardımıyla kaldır. Gördüğünüz gibi solungaçlar kırmızı kılcal kan damarlarıyla zengin olan püskülü ince yaprakçıklar şeklindedirler. Balıklar ağızlarını açtığı sırada su girer ve solungaç yaprakları Solungaçlar arasından geçerek böylece solunum olayı gerçekleşir. Bu durumda kılcal damarlarda oksijen ve karbondioksit değişimi gerçekleşir (oksijenin kana alınması karbondioksitin kandan atılması). Solungaç kapakçıların kaldırılmasıyla CO2 ve su dışarı atılır. Kurbağagillerde (iki yaşamlılarda) vücutları buruşuk, elastik ve herzaman nemli ve salyamsı bir deri ile kaplıdır. Vücuda oksijenin girmesini sağlayan kılcal damarlarla zengindir. Karada ki kurbağalar akciğerlerle solunum alırlar. Balıkta solungaçlar

67


Konu 8

Etkinlikler ve cevapla - Biyoloji kabinetinde balık akvaryumun varsa balıkların nasıl solunum aldıklarını gözetleyiniz. Araştırma. Getirdiğin balığın solungaçlarını gözetleyiniz. Öğrendiğinizi defterinize yazınız ve verilen resimle kıyaslayınız. - Yumuşakçalar ve yengeçler nasıl solunum alır? - Hangi solunuma iç solunum denir ve neden? - Hangi solunuma dış solunum denir ve neden? Ben öğrendim ki

- İlkel hayvanlar (protistler) tüm vücutlarıyla solunum almaktadırlar. - Solucanlar deri ile solunum alırlar. - Yumuşakçalar, yengeçler ve balıklar solungaçlarla solunum alırlar.

HAVADA VE KARADA YAŞAYAN HAYVANLARDA SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKİLLERİ Hazırlanınız ve hatırlayınız! Kuzu ya da danadan alınmış akciğerin bir bölümünü ya da bütününü okula getiriniz. Hangi solunuma akçiğer solunum denir ve neden? Karada ve havada yaşayan omurgasız hayvanlardan böcekler en büyük grubu oluşturmaktadırlar. Böceklerde solunum trakeler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Trakeler kitin borucuklarıdır, deriden oluşmuş ve dallanarak vücuta ki organ ve dokulara kadar Trakeler

Hava torbacıkları (keseleri)

Solunum borucukları Çekirgenin solunum sistemi

68


Hayvanlarda solunum yayılmaktadır. Hücre ve dokulara kadar okjiseni taşımaktadırlar. Trakelerin vücut yanlarında havanın girdiği ve sürekli açık olan delikleri (ağızcıklar) vardır. Böcekler karınlarını gerdikleri zaman trakeler hava ile doluyor-solunum alırlar, karınlarını topladıkları zaman ise havayı dışarı atarlar. Tüm omurgalılar (balıklardan madda) akciğerlerle solunum alırlar. Havayı burun boşluğundan, gırtlak ve solunum borusundan akciğerlere taşırlar. Kurbağagillerin (iki yaşamlılar) en basit akciğer yapısı vardır. Akciğer kanatları gazların değişimi gerçekleşen, kılcal damarlarla kaplı iki baloncuğa benzemektedir. Kurbağalar nemli derileriyle solunum alırlar. Sürüngenler sadece akciğerlerle solunum alırlar. Akciğerleri daha iyi gelişmiştir. Derileri kuru olduğu için solunum deri üzerinden gerçekleşmemektedir. Kuşlarda akciğerlerin sünger gibi yapısı vardır ve çok sayıda kan damarlarla kaplı olan hava kanalcıkları-bronşlardan oluşmuştur. Solunum bronşlarda gerçekleşir. Kuşalarda bronşların devamı olan ve organların arasına kadar yayılan, hatta kemiklerin içine kadar giren özel karakteristiği hava keseleridir. Bu tür kemiklere pnömatik kemikler denir. Hava baloncukları doldukları zaman, kuş daha hafif olur ve uçabilir. Getirdiğin kuzu ya da başka bir memeliden akciğeri gözetleyiniz. Gördüğün gibi akciğerler sağ ve sol olmak üzere iki tanedir. Sünger gibi yapıları, hafif ve pempemsi renkleri vardır. Akciğerlere, burun boşluğundan, boğaz, gırtlak, solunum borusu ve iki bronş kanadından hava dolmaktadır. Hava burun boşluğunda temizlenir, ısıtılır ve nemlendirilir. Böylece havanın geçişi boğazdan gırtlağa devam eder. Gırtlak, soluk borusunun ön kısmında bulunup, solunum yolundan başka sesin oluşumuna yarayan organdır. Soluk borusu nal şekli olan kıkırdaktan oluşan, son köşeleri toplanmasını ve genişlemesini sağlayan bağ dokusu ile bağlı olan bir kanaldır. Akciğerlere giren soluk borusu bronş denilen iki kola ayrılır. Son bronşçuklarda alveol olarak adlandırılmış küçük hava kesesi grupları bulunur. Alveoller bir sıra epitel hücrelerinden oluşmuş ve kan damarcıklarıyla kaplı olan bir yapıya sahiptir. Onlarda gaz değişimi gerçekleşir. Alveollerden oksijen kan damarlarından geçer ve dolaşım sistemiyle tüm hücrelere taşınır. Karbondioksit ise hücrelerden toplardamarlara girip kan damarıyla-toplar damarla, akciğerlere götürülüp alveollerden ve solunum yolarıyla dışarı atılır. Akciğerlerde soluk alma-verme olayı diyafragma ve kaburga kasları yardımıyla gerçekleşir.

69


Konu 8

Burun boşluğu Gırtlak Soluk borusu

Akciğer

Bronşlar

Diyafragma

Alveoller

Araştırma Bir akciğer parçasını kesiniz ve bir bardak suya koyunuz. Akciğerin suda yüzdüğünü fark edeceksiniz. Akciğerler hava ile dolu oldukları için hafiftirler.

Ben öğrendim ki: Balıklardan başka tüm omurgalılar akciğerlerle solunum almaktadırlar. Memelilerin en bileşik akciğer yapıları vardır. Kuşlarda gazların değişimi bronşlarda, memelilerde ise akciğer baloncuklarında gerçekleşmektedir.

70


KONU 9 HAYVANLARDA BOŞALTIM 1. HAYVANLARDA BOŞALTIM 2. OMURGASIZ HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ 3. OMURGALI HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ


Konu 9

HAYVANLARDA BOŞALTIM Hatırlayınız! - Boşaltım nasıl bir süreçtir ve organizmadan (vücuttan) ne boşaltır? - Boşaltım organları hangileridir? - Hücre solunumu nedir ve bu süreç esnasında oluşan solunum maddeleri hangileridir?

Hücrelerde organik maddelerin durmadan oksijen yardımıyla ayrıldığını ve bu ayrılma sonucundan karbondioksit, enerji, su ve zararlı maddeler elde edilmektedir. Bunlar vücuttan dışarıya attılmazsa zehirlenme olabileceğini herhalde hatırlamışsındır. Oluşan bu zehirli maddeler suda eritilmiş çeşitli tuzlar, idrar asidi, ürik asidi, amonyak va başka maddelerdir. Bunlar idrarın yapısını oluştururlar. Zaralı maddelerin ve suyun (idrar) vücuttan atılmasına boşaltım denir. İdrarı atan organlara boşaltım organları denir.

OMURGASIZ HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ Paramesyumda sindirim sırasında elde edilen gereksiz maddeler bütün vücutan gözenekler ya da kontraktil koful ile dışarı atılır. Kofuller yıldızımsı şeklindedirler. Kofullere, suyun içeri girmesini ve çıkmasını borucuklar yardımı ile sağlanır. Bu şekilde sürekli kofullerin dolması ve zaralı maddelerin boşaltılması gerçekleşir. Bu yüzden kofullere nabızlı kofuller denir.

Sol borucuklar Yan kanalcık

Toplar kanalar

Planaryada borumsu bir boşaltım sistemi gelişmiştir ve zararlı maddeler gözeneklerden dışarıya atılmaktadır.

Sol borucuklar Borucuklardan oluşan boşaltım organları

Gözenek Planaryada boşaltım organları

72

Halkalı solucanlarda boşaltım küçük çift borucukalarla vücudun yan tarafından bir delikten gerçekleşir. Bu borucuklara (malpighi) sol


Hayvanlarda boşaltım

borucuklar denir. Borucukların başlangıç bölümleri geniş ve kirpiklidir. Kirpikler içeriye doğru titredikleri için suyun ve zararlı maddeleri boruya girmelerine engel olur. Malpighi tüpleri

Eklembacaklılarda vücut boşluğunda malpighi tüpleri adını taşıyan boru boşaltım sistemi vardır. Bu malpighi tüplerinden idrar arka bağırsaktan dışkı ile dışarı atılır. Yumuşakçaların boşaltım organları-böbrekleri vardır. Başlangıç kısmında kirpikler bulunan huni şeklinde kanalcıklardan yapılmış böbrekleri vardır. Tüm kanalcıklar vücut ve taban arasında bulunan tek bir delikle bitmektedir.

Böceklerde boşaltım organları

OMURGALI HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ Hazırlanınız! Kuzu ya da koyun böbreğini bulmaya çalışınız ya da okul koleksiyonundan böbrek modelini kullanınız.

Omurgalılarda su ve zararlı maddeler boşaltım organları olan: böbrekler, idrar borusu, idrar kesesi ve idrar kanalı ile dışarı atılır. Tüm omurgalılarda aynı boşaltım sistemi yoktur. Balıklarda omurganın iki tarafında, iki uzatılmış koyu kırmızı renginde şeritler şeklinde iki çift böbreği bulunmaktadır. Her böbrek idrar kanalıyla idrar kesesine bağlıdır. İdrar, anüs deliği arkasında bulunan idrar kanalından bir delikten dışarı atılır. Kurbağagilerin, sürüngenlerin ve kuşların balıklara benzeyen boşaltım sistemleri vardır. Bu grup hayvanlarda, böbrekler daha kısa olup idrar keseleri yoktur. İdrar, idrar kanalıyla bağırsağın genişlemiş bölümünden-kloakadan dışarı atılır. İdrar dışkı ile beraber dışarı atılır. Memelilerin en bileşik boşaltım sistemi vardır. Okul koleksiyonundan böbrek modelini gözetlerken, böbreğin fasulye şeklinde koyu kırmızı renginde olduğunu fark edeceksiniz. Çukurumsu bölümünde iki kan damarı ve idrar borusunun çıkışı görünür.

73


Konu 9 Boyuna kesit böbrek modelinde gördüğün gibi dışarıdan böbrek daha koyu renkte ve tanemsi yapısı vardır. Bu böbrek kabuğudur (korteks). Bu küçük tanelere nefronlar ya da malpighi bölümcükleri denir. Bunlar kılcal damarlarla zengindir. 1 2 Malpighi bölümcükleri malpighi borucuklarına devam eder ve onların gruplaşmalarıyla 10’dan 3 12’ye kadar böbrek piramidleri oluşturmaktadırlar. Böbrek piramitleri böbreğin ikinci tabakasını yani böbrek özünü (medula) oluşturmakta. 4 9 Böbreğin üçüncü tabaksı boştur, 1.Böbrek şekli düzgün olmayan ve sarımtrak 2. Böbrek zarı 8 rengi olan böbrek leğenidir. 3.Böbrek bardağı 4.Böbrek leğeni Nefronlarda kanın temizlenmesi 5 5.Piramitlerle böbrek ve süzülmesi (filtre edilmesi) ile idrar özü (medula) 7 elde eder, böbrek leğeninde toplanıp 6.Böbrek kabuğu (korteks) idrar borusundan idrar kesesine 6 7.İdrar borusu taşınır. İdrar kesesinden idrar kanalı 8.Böbrek toplar damarı yardımıyla idrar dışarı atılmaktadır. 9.Böbrek aortası İdrar sarımtrak sıvıdır, tadı tuzlu ve hoş olmayan kokusu erimiş amonyaktan ve diğer maddelerden gelmektedir. Suyun ve zaralı maddelerin bir bölümü deriyle yani terlemekle dışarı atılmaktadır. Terin idrara yakın bileşik bir yapısı vardır.

Ben öğrendim ki

- Omurgalılarda su ve zararlı maddeler böbreklerden boşaltılır. - Omurgasızlarda boşaltım nefron boruları adı taşıyan boru sistemi yardımıyla olmaktadır. - Boşaltım organlarından vücut dışına atılan sıvı idrardır.

74


KONU 10 HAYVANLARDA DUYULAR VE YAŞAM ORTAMIYLA BAĞLANTILARI 1.HAYVANLARDA DUYU ORGANLARIN ÖNEMİ 2. HAYVANLARDA DUYU ORGANLARI - GÖRME DUYU ORGANI - İŞİTME DUYU ORGANI - KOKU ALMA DUYU ORGANI - TAD ALMA DUYU ORGANI - DOKUNMA DUYU ORGANI 3. HAYVANLARDA SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVİ


Konu 10

HAYVANLARDA DUYU ORGANLARIN ÖNEMİ Hatırlayınız! Hangi organlara duyu organları denir ve görevleri nedir? Hayvanlardan bazı duyu organlarını sayınız. Hayvanların hayatta kalabilmeleri ve mücadele etmeleri yaşam ortamın verdiği şartlara bağlıdır. Yaşam ortamı hayvanlara yaşamları için gereken besini, suyu, barınağı vb. sağlar. Hayvanlar kendi yaşam ortamlarında nasıl uyum sağlarlar? Hayvanların dış çevre ile bağı özelleştirilmiş organlar yardımı ile olur. Bu organlar görme, işitme, koku, tad alma ve dokunma duyu organlarıdır. Duyu uyartıları koku, tad, ses, ışık ve sıcaklıktır. Hayvanların kendi yaşam ortamlarında besin, yaşama yeri, kendilerine eş bulmak, düşmanlardan kaçmak, olumsuz şartlardan korunabilmek için duyu organların önemi büyüktür. Hayvanlar yaşam ortamında neler olduğunu, duyu organları ve beyin bağlantıları sayesinde uygun tepki vermesini öğrenirler.

HAYVANLARDA DUYU ORGANLARI GÖZ - GÖRME DUYU ORGANI Hatırlayınız! - Görme duyu organı ne tür uyartılar algılar ve hayvanlar için yararı nedir? - İmkanınız varsa kuzu ya da başka memeliden diseksiyon için göz getirmeğe çalışınız. Görme duyu organı ışık uyartılarını algılar. Işık, karanlık, şekil, büyüklük, renk, hareket vb. özellikleri tanımak gözün yardımı ile gerçekleşir. Yeşil öglende, vücudun ön kısmında kamçının yanında yer alan ve ışığa karşı tepki veren benek göz bulunur. Öglen suyun daha üst kısmında bulunduğu zaman sitoplazmada klorofil oluşturur ve ototrof şeklinde beslenir. Karanlık ortamda ise, klorofilini kaybederek heterotrof olarak beslenmeye başlar.

Benek göz Öglende kırmız benek göz

76


Hayvanlarda duyular ve yaşam ortamıyla bağlantıları Daha basit yapılı hayvanlarda, duyu hücreleri organizmanın belirli yerlerinde gruplaşarak görme duyu organlarını-gözü oluştururlar. Gözün yapısı basit ve bileşik olabilir. Örneğin planaryada ve bazı deniz solucanlarında basit yapılı göz ışığı algılamak için yarar. Yumuşakçalarda, eklembacaklılarda Büyük ve tüm omurgalılarda bileşik göz yapısına gözler rastlamaktayız. Kafadan bacaklılarda, yengeçlerde ve böceklerde göz optik mercekelerden (lenslerden) oluşmuştur. Her mercek (lens) cismin sadece bir bölümünü Benek görebilir, hepsi bir arada ise beyinde cismin göz gerçek görüntüsünü oluştururlar. (merceklen) Omurgalıların en bileşik göz yapıları vardır. Böceklerde Böceklerde büyük Balıklarda göz bir göz merceğinden benek gözler gözler oluşmuş ve balonumsu şekli vardır. Göz merceği ileri-geri gidebilme yetenği ile cismin keskinliğini sağlar. Balıklarda olduğu gibi sürüngenlerde ve kurbağagillerde aynı göz yapısı vardır. Memeliler ve kuşlar en bileşik göz yapılarına sahiptirler. Kuşların gözleri daha uzak mesafede görebilmeleri için daha iyi gelişmiş göz akomodasyonu vardır. Getirdiğin kuzu gözünü gözetleyiniz. Gördüğün gibi göz yuvarlak yapıda, beyaz renkte ve ön kısmında saydam tabaka (kornea) olduğunu fark ediyormusunuz? Sonra bir gözün kesitini yapınız. İç kısmında daha koyu renk ile kaplı olan ağ tabakası (retina) bulunur. Ağ tabakası (retina) duyu hücrelerinden oluşmuştur. Duyu hücrelerinden başlayarak beyin merkezine kadar görme siniri uzanır. Ağ tabakası ön kısmında ışınları kıran ve saydamsı yapısı olan göz merceğine (lensine) dönüşür. Burdan sonra ışınlar ağ tabakası sarı benek olarak adlandırılan ve görüntü oluşan bölgeye yönlendirilir. Göz akı ve ağ tabaka arasında kılcal damarlarla zengin olan ve gözü besleyen damar tabakası Sert tabaka (göz akı) Ağ tabakası (retina) bulunur. Damar tabakanın ön kısmında iris olarak bilinen, Konyuktiv Damar tabakası renkli kısım bulunur. İrisin renginden göz rengi belirlenir. Mercek –lens Böylece göz siyah, mavi, yeşil Dairesel kas vb. renkte olabilir. İrisin tam ortasında ışığın girdiği yerde Göz bebeği göz bebeği yer alır. Camsı cisim Göz siniri gözün iç kısmını dolduran, Saydam tabaka (kornea) yuvarlak şeklini sağlayan, yumuşak jelatinimsi maddedir. Renkli kısım (iris) Gözün kısımları

77


Konu 10

Nasıl görüyoruz? Resmi gözetleyiniz! Ne buldunuz? Görüntü oluşturabilen gözün ışınları kırabilme mekanizmaları ile ışık kaynağından gelen ışınları toplar. Işık uyartıları merceklerden geçerler. Işınları mercekler toplar, kırar ve gözün arka kısmında bulunan sarı benek olarak adlandırılmış kısımda küçük ve ters görüntü oluşturur. Göz sinirleri ile algılanan uyartılar, cismin gerçek şekli ve boyutu görme merkezine taşınır. Cevapla - Hangi organlara duyu organları denir ve görevleri nedir? - Uyartı nedir ve ne tür uyartılar biliyorsunuz? - Kuzu ya da buzağının gözünü diseksiyon ile yapısını inceleyiniz. Verilen resimle karşılaştırınız ve gözün kısımlarını bulmaya çalışınız.

Ben öğrendim ki... Görme duyu organı gözdür. Gözün basit ve bileşik yapısı vardır. Omurgalılarda gözün en bileşik yapısı vardır. Gözler üç tabakadan oluşmuştur, onlarda: göz akı ile kornea, damar tabaka ile iris ve göz merceği ile retinadır. Camsı cismi ve göz siniri gözün diğer kısımlarıdır. Biliyormusun ki... Dış ortamdan gelen bilgilerden %85’i göz ile algılanır. Böceklerin gözlerinde 3000’e kadar mercek bulunabilir.

KULAK - İŞİTME DUYU ORGANI İşitme duyu organı ne tür uyartılar algılar ve görevleri nedir? Hayvanlar işitme organı ile farklı sesleri algılarlar. Omurgasız hayvanlardan böcekler ve yengeçlerin en basit yapılı duyu organları vardır. Ön bacaklarında bulunan kılcıklar yardımı ile ses dalgalarını algılarlar. Omurgalı hayvanlarda işitme organı kulaktır. En gelişmiş kulak yapısı memelilerde vardır. Memelilerde kulak üç kısıma ayrılır. Dış kulağı kulak yolu, kulak zarı ve memelilerde kulak kepçesi oluşturur. Orta kulak birbirine bağlı olan üç kemikçikten oluşmuştur. İç kulak ise lenf sıvı ile doludur. Bu sıvıda iki baloncuk, üç yarımdaire kanalları ve salyangoz bulunur. Salyangozun iç kısmında duyu hücreleri yerleşmiştir. İşitme uyartıları işitme siniri yardımı ile büyük beyin kabuğuna taşınır ve burada sesin türü belirlenir.

78


Hayvanlarda duyular ve yaşam ortamıyla bağlantıları 4

6 7

1

2

3

Kulak kısımları

5

Sesin oluşması

1.Kulak kepçesi 2. Kulak kanalı 3. Kulak zarı 4. Kulak kemikçikleri 5. Salyangoz 6. Yarımdaire kanalları 7. İşitme siniri

Sesin oluşması? Memelilerde ses dalgaları dış işitme yolundan girip kulak zarını titretirler. Bu titreşim kulak zarından kulak kanalı yardımı ile orta kulakta bulunan salyangoza iletilir. Burada bulunan duyu hücrelerinden algılanan ses dalgaları işitme siniri yardımı ile beyine iletilir.

Biliyor musunuz ki... İnsanda en küçük kemik 3 mm uzunluktadır ve orta kulakta bulunur. Ses güçlüğü desibel ile ölçülür. 90 desibelden kuvvetli olan ses dalgaları kulakta ağrılar, 130 desibelden daha kuvvetli olan ses dalgaları ise ve zedelemelere yol açabilirler. İnsanda ise sağırlığa neden olur.

KOKU ALMA DUYUSU Koku alma organından koku uyartıları alınır. Koku hücreleri havada gaz halindeki koku maddelerin uyartıyı alabilen özelleştirilmiş hücrelerdir. Koku maddeleri burnun mukoz sıvısında eriyerek koku hücrelerini uyarıp koku hissedilir. Eklembacaklılarda koku alma duyusu vücudu kaplayan kılcıklarda yerleşmiştir. Antenlerin kılcıkları en duyarlıdır. Balıklarda koku alma duyusuı ağız ve ağız boşluğunda yerleşmiştir. Karada yaşayan omurgalıların koku alma duyusu burun boşluğunun ön kısmında bulunan epitelde yerleşmiştir. Somon balığında koku alma duyusu (bıyıkları)

79


Konu 10

Koku sinirini oluşturan duyu hücrelerinin bir ucunda duyu kılcıkları diğer ucunda ise uzun sinir kılcıkları vardır. Koku siniri aldığı uyartıları beyindeki koku merkezine iletir. Aldığımız uyartılara göre güzel -hoş ve kötü kokular vardır. Büyük sayıda hayvanlar koku duyusu ile besini seçer ve çiftleşmek için eşini bulabilir.

Koku soğancığı Burun kemiği Koku alma siniri

Koku zarı

Burnun kısımları

TAD ALMA DUYUSU Tad alma duyusu, besinlerin hoş olup olmadıklarını, tad uyartıları yardımı ile gerçekleşir. Kokuda olduğu gibi tad maddeleri de eritildikten sonra algılanır. Erimiş maddeler tad alma duyu hücrelerini uyarır. Tad alma sinir hücrelerin yardımı ile erimiş maddeler büyük beyin kabuğundaki koku merkezine iletilir. Böylece besinin tadı algılanır. Eklembacaklılarda tad alma duyusu tüm vücudu kaplayan kılcıklarında bulunur. Antenlerde ki kılcıklar en duyarlıdır. Balıklarda tad alma duyusu dudaklarda, ağız boşluğunda ve bıyıklarında yerleşmiştir.

Kıl şeklinde tomurcuklar Mantar şeklinde tomurcuklar Bardak şeklinde tomurcuklar Acı Tuzlu

Bardak şeklinde tomurcuklar

Mantar şeklinde tomurcuklar Kıl şeklinde tomurcuklar

Ekşi Tatlı Dilde tad alma kısımları

80

Dilde tad tomurcukları


Hayvanlarda duyular ve yaşam ortamıyla bağlantıları Karada ki omurgalılarda duyu hücreleri tomurcuk şeklinde dilde, boğazda ve damakta yerleşmiştir. Besinin tadı tuzlu, tatlı, ekşi ve acı olabilir. İnsanda olduğu gibi, hayvanlar da tad alma duyusu yardımı ile besinlerini seçerler.

Araştırma. Kuzu ya da buzağı dilini bulmaya çalışınız ve onu gözetleyiniz. Dilin üzerindeki tomurcukları bulmaya çalışınız. Tomurcukların büyüklüklerini ve yoğunluklarını açıklayınız. Gördüklerinizi defterinize yazınız ve arkadaşlarınıza sununuz.

DOKUNMA DUYUSU Dokunma duyusu deride yer almıştır. Tüm deri yüzeyi dokunuşa duyarlıdır. Bazı hayvanlarda bazı vücut kısımları daha duyarlıdır. Örneğin böceklerin ve salyangozların antenleri en duyarlıdır. Balıklarda yanal çizgi sisteminde dokunma duyu hücreleri yerleşmiştir. Kuşların gagaların uc kısımları dokunuşa en duyarlıdır. Memelilerde ise parmak Dokunma ucları, avuçlar, pençe ve dudareseptörü klar en duyarlı kısımlarıdır. Dokunma duyusu ile cisim ve besinlerin şekilerini, ağırlıklarını, pürüzlü olup olmaBasınç reseptörü dıklarını algılarlar. Memelilerde dokunma duyusu

Cevapla - Duyu uyartıları nedir ve ne tür uyartılar biliyorsunuz? - Hayvanlarda duyu organlarını sayınız? - Hayvanlarda duyu organların önemi nedir? Ben öğrendim ki... Hayvanlar koku, tad, sıcaklık, ses, ışık ve dokunma uyartılarını algılayabilir. Duyu uyartıları duyu hücreleri ve organları tarafından algılanır. Memelilerde duyu organları en gelişmiştir.

81


Konu 10

HAYVANLARDA SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVİ Hatırlayınız! - Uyartı nedir ve hayvanlar uyartıları nasıl algılarlar? - Uyartılar beyine nasıl iletilir? - Hayvanlarda sinir sistemi neyden yapılmıştır ve görevi nedir?

Hayvanlarda dış ortamından gelen farklı uyartıları duyu organları yardımı ile beyine kadar taşıdığını ve orada ne tür uyartı olduğunu ve nasıl tepki vereceğini herhalde hatırladınız. Hayvanlar yaşam ortamıyla bağını koruyabilmek için sinir sisteminin büyük önemi vardır. Sinir sistemi tüm iç organların çalışmalarını yönetir ve kontrol eder. Organizmanın bir bütün olarak çalışması için imkan sağlar.

SİNİR SİSTEMİN YAPISI Sinir sistemin temel yapı ve görev birimi sinir hücresidir (nörondur). Resmi gözetleyiniz ve sinir hücresinin yapısını ve fonskiyonunu öğreniniz. Sinir hücresinin-nöronun şekli düzgün değildir. Hücrenin ortasında çekirdek bulunur. Hücrenin sitoplazmasında iki çeşit uzantı vardır. Dendritler kısa ve dallanmış uzantılardır. Nöritler (aksonlar) ise uzun uzantılardır. Sinirler birçok sinir hücrelerden çıkan aksonların birleşmesi ile oluşur. Uyartıları beyine taşıyan nöronlara sensör ya da duyu nöronları denir. Uyartıları beyinden kaslara ve salgı bezlerine taşıyan sinir hücrelerine motor nöronları denir. Tüm hayvanlarda sinir sistemi sinir hücrelerinden oluşmuştur.

Hücre vücudu Çekirdek Dendritler Miyelin kılıfı Akson ya da nörit

Aksonun dallanması Sinir hücrenin yapısı-nöron

Hidrada ağsı sinir sistemi

82

Daha basit yapılı hayvanlarda sinir sistemi vücudun tüm kısımlarında düzgün olmayan bir şekilde yerleşmiştir ve ağ şekline benzediği için ağ sinir sistemi denir. Bu tür sinir sistemi haşlamlılarda (hidrada) rastlanır.


Hayvanlarda duyular ve yaşam ortamıyla bağlantıları Ön ganglionlar Gangliyon

Arka ve karın ipi Solucanlarda ip merdiven sinir sistemi

Yassı solucanlarda (planarya) sinir sistemi birçok enine telçiklerle birbirine bağlı olan iki iyon sinir telinden yapılıdır. Halkalı solucanlarda sinir sistemi ganglion şeklindedir. Halkalar arasında sinir kılcıkları ile bağlı olan birer çift ganglion bulunur. Yumuşakçalarda ve eklembacaklılarda sinir sistemi ön kısmında beyin halinde gruplaşmış ganglion zincirden oluşmuştur.

OMURGALILARDA SİNİR SİSTEMİ Omurgalılarda boru sinir sistemi olarak adlandırılan en bileşik sinir sistem yapısına sahiptirler. Sinir borusu omurilik olarak bilinen omurga kanalında yerleşmiştir. Omurilik öne doğru genişleyerek beyini oluşturur. Beyin beş kısımdan oluşmuştur onlardan: büyük ya da ön beyin, küçük ya da arka beyin, ara beyin, orta beyin ve omurilik soğanıdır. Bu sinir sistemi merkezi sinir sistemi olarak bilinir. Çevresel sinir sistemi ise merkezi sinir sisteminin dışında bulunan tüm sinirlerden oluşmuştur. Memelilerin en gelişimiş sinir sistemi vardır. En iyi gelişmiş ön beyin olarak bilinen büyük beyindir.

Ara beyin

Orta beyin Sol yarım küre

Sağ yarım küre

Büyük beyin

Omurilik soğanı Küçük beyin

Omurilik Büyük beyinin üst kısmı

Memelilerde beyinler

83


Konu 10

Büyük beyin iki yarım küreden (iki hemisferden) oluşmuştur. Sağ ve sol yarım küreleri birbirine bağlıdırlar. Memelilerde büyük ve küçük beyinin kabuğu buruşuktur ve çok sayıda girinti ve çıkıntıları vardır. Büyük beyinin kabuk kısmında dış ortamdan gelen uyartılara karşı daha kolay ve daha hızlı tepki vermek için çok sayıda merkezler bulunur.

Etkinlikler-araştırma Kasaptan kuzu, buzağı ya da başka memeliden bir beyin alınız. %5 formalin ya da alkole bırakınız (dondurabilirsiniz de). İki üç gün sonra gözetleme için kullanınız. Öğretmenin yardımı ile büyük beyin, küçük beyin ve omurilik soğanını bulmaya çalışınız. Büyük ve küçük beyinin dış kısmını gözetleyiniz. Öğrendiğin herşeyi defterinize yazınız. Enini olarak büyük beyinin bir yarım küresini kesiniz. Öğretmenin yardımı ile beyin kabuğunu gözetleyiniz ve kısa bir açıklama yapınız. Beyinin iç kısmı ak madde ile doludur.

Biliyor musunuz ki... İnsanda büyük beyin 12 milyondan 14 milyona kadar sinir hücresinden oluşmuştur. Büyük beyinin yüzeyi 2200cm3’tür kalınlığı ise 1’den 5 mm’ye kadardır. Beyin %85 sudan oluşmuştur.

84


KONU 11 ÜREME (ÇOĞALMA) VE GELİŞME 1. HAYVANLARDA ÜREME (ÇOĞALMA) VE GELİŞME 2. OMURGASIZ HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ 3. OMURGALI HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ


Konu 11

HAYVANLARDA ÜREME (ÇOĞALMA) VE GELİŞME Hatırlayınız! Hayvanlar nasıl çoğalırlar? Kadın ve erkek üreme organlarının adları nedir? Üreme (çoğalma) nedir? Gelişme nedir? Hatırlayacağınıza göre hayvanlarda çoğalma biyolojik özlliklerinden biri olup, ebeveynlerin ölümünden de sonra onların nesil devamlılığını sağlayacak bir olaydır. Çoğalma: eşeyli ve eşeysiz olabilir. Eşeysiz üreme (çoğalma) şekli tek hücreli ve basit yapılı çok hücreli organizmalarda görülmektedir. Eşeysiz üreme sıradan basit hücrelerin bölünmesiyle çoğalır. Tek bir hücreden iki eşit hücreye bölünerek çoğalır. Bu tür çoğalmayı tek hücreli organizmalarda görmekteyiz.

Amip

Planaryanın bölünmesi

86

Paramesyum ve amipin bölünmesi (çoğalması)

Planaryada eşeysiz üreme fragmantasyon (parçalara bölünme) olarak bilinmektedir. Planarya enine bölünerek her paçadan yeni bir planarya meydana gelir. Haşlamlılar ve süngerler tomurcuklanma ile çoğalırlar. Ana canlının vücudunda tomurcuk şeklinde çıkıntılar oluşmaktadır. Hidrada tomurcuklar büyüyüp glişince anasının vücu-dundan ayrılarak gelişimini bağımsız bir biçimde sürdürür. Süngerlerde ise çoğalan tomurcuklar anasının vücudu üzerinde kalarak koloniler (koloni birliğini) oluşturarak beraber yaşamaya devam ederler.

Paramesyum (Terliksi hayvan)

Tomurcuk

Hidra


Üreme ve gelişme

OMURGASIZ HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ Üreme nesil devamlılığı sağlamak için iki üreme hücresinin birleşimiyle oluşmaktadır. Hayvanlarda erkek ve dişi üreme organları ayırt etmekteyiz. Erkek üreme organlarıtestis, bunlar spermatozoid denilen erkek üreme hücreleri üretmektedir. Dişi üreme organı yumurtalık, yumurta hücreleri denilen dişi üreme hücreleri üretmektedir. Sperm hücresi yumurta hücresi ile birleştiği zaman döllenme oluşmaktadır. Döllenmiş yumurta hücresine zigot denilir. Halkalı solucanlar (yer solucanı) ve yumuşakçalar erselik (hermafrodit) özelliği taşıyan hayvanlardır. Demek oluyor ki onların vücutlarında erkek ve dişi üreme organları ve hücreleri gelişmiştir. Döllenme iki varlık arasında oluşmaktadır. Burada döllenen yumurta hücresinden ebeveynlere benzeyen yavrular gelişir. Eklembacaklılar (yengeç ve böcekler) eşeysel üreyen canlılardır. Dişi ve erkek canlıları olmak üzere ayırt etmekteyiz. Böceklerde ve tüm omurgalılarda çoğu zaman erkekler dişilerden bazı dış özellikleriyle farklılaşırlar. Bu duruma cinsel dimorfizm denilmektedir. Böceklerin çoğalması yumurta ile olmaktadır. Yumurtaların döllenmesi erkeklerin ve dişilerin çiftleşmesi ile olur. Dişi böcek döllenmiş yumurtayı yumurtlayarak dışarıya bırakmaktadır. Verilen resmi inceleyiniz. Böceklerde embriyonel ve postembriyonel sürecin gelişimini açıklayınız.

Böceklerde gelişme süreci

87


Konu 11

OMURGALI HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ Hatırlayınız! Omurgalı hayvanlar nasıl ürerler (çoğalırlar)? Erkek ve kadın üreme organlarının adları nedir? Üreme nedir? Çoğalma nedir?

Ergin (yetişkin) kurbağa Yavru (genç) Yumurta kurbağa İribaş iç solungaçlar Larva İribaş dış solungaçlar

Kurbağanın üreme ve gelişme süreci

Belli bir süreden sonra dişi canlı embriyonu yumurta kabuğu ile kaplanarak dışarı çıkartılır. Bu olaya yumurtlama denir. Sürüngenler yumurtalarını sıcak kuma gömerler. Kuşlar ise yumurtalarını önceden hazırladıkları yuvalarda yumurtlarlar. Kuşlar kendi vücut sıcaklıklarıya yumurtayı ısıtırlar bu olaya kuluçkaya yatmak denilmektedir. Verilen resmi inceleyip embriyonun gelişimi bir kaç etaptan gerçekleştiğini göreceksiniz. Embriyonun gelişimi sürdüğü sürece, embriyon yumurta sarısının besleyici maddelerinden beslenmektedir. Solunumunu ise kabukta ki gözenekler yardımıyla gerçekleşmektedir. 88

Hatırlayacağına göre omurgalılar eşeyli üreyen hayvanlardır. Erkek üreme organı testisler spermatozoid denilen erkek üreme hücrelerini oluştururlar. Balıklarda ve kurbağagillerde spermatozoid hücreleri testis kanallarından geçerek suya atılırlar (bırakılır). Dişi canlı da yumurta hücrelerini suya bırakır ve döllenme burada gerçekleşmektedir. Bu tür döllenme organizmanın dışında gerçekleştiği için buna dış döllenme denilmektedir. İç döllenme sürüngen, kuş ve memelilerde görülür. Sürüngenlerde ve kuşlarda döllenme yumurta hücresinin içinde kloaka kanalında oluşmaktadır.

Yumurta akı

Yumurta sarısı Yumurta kabuğu

Embriyon (civciv) Gelişmede olan kanat Amniyon zarı

Hava (odası) boşluğu

Civcivin gelişim süreci esnasında yumurta kesiti


Üreme ve gelişme

Civciv

Kabuk zarı Civciv üzerindeki kabuğu itmekte

Kabuk

Kabuk Kabuk Göz Gaga Sivri gaga ucu Civcivin gagası ile oluşmuş çatlaklar

Çatlamanın tüm yumurta etrafında oluşması

Çatlamanın tüm yumurta etrafında oluşması

Kabuğun atılması

Embriyon geliştikten sonra yumurta kabuğunu kırarak dışarıya çıkmaktadır. Embriyonun dışarıya çıkmasından sonra ki gelişme ise post embrioynel gelişme olarak bilinmektedi.

Yılanın üremesi

Memelilerde üreme

Kurbağagillerde ve sürüngenlerde yavrular başlık boyun kılcal zar kuyruk bireysel yaşam sürdürorta kısım mektedirler. Yaşadıkları sitoplazma kamçı çekirdek çevrede (ortamda) yiyecek, son yüzük su, barınma vb. her şeyi kendileri bulmaktadırlar. Bu hayvanlara kıyasen Yumurta hücresi Spermatozoid kuşlar ve memeliler kendi yavrularını onların yanlız başına yaşamaya hakim oluncaya kadar bakıp beslerler. Memelilerin hepsinde iç döllenme görülür. Testislerde oluşan spermatozoid hücreleri erkek üreme penise doğru inmektedir. Onun ardımıyla spermatozoidler vajinaya ya da akrozom

Baş

89


Konu 11

1. Spermatozoidin yumurta hücre duvarına dayanması

2. Spermatozoidin yumurta hücresine girmesi

Spermatozoidle döllenmiş yumurta hücresi 3. Diğer spermatozoidlerin girmesini engellemek için yumurta hücre duvarının yenilenmesi

4. Spermatozoid kuyruğunun kopması ve yumurta hücresine sadece başın girmesi

Zigottun dört blastomere ayrılışı

Döllenmeden dört gün sonra morulanın oluşumu

Ana rahminde blastulanın kesiti

Morula ve blastulanın oluşumu

yumurta kanallarına geçerek (boşaltırılarak) burada yumurta hücreleriyle birleşerek zigot (döllenmiş yumurta hücresi) oluşur. Dölenmiş yumurta hücresi yumurta kanalından ana rahmine doğru hareket eder. Burada plasenta ve göbek bağı yardımıyla ana rahmin duvarına tutunarak gömülür ve embriyon oluşmaya başlar. Embriyonun gelişimi için gerekli Yumurta hücresinin ve spermatozoidin döllenmesi olan tüm besinler ve oksijen annenin kanından almaktadır. Tüm memelilerde embriyonun sayısı, gelişimi ve büyümesi farklıdır, örneğin: insandaki gelişme 280 gün, farede 15 gün, filde ise 2 yıl sürmektedir. Bütün memeliler doğumdan sonra yavrularını süt ile beslerler. Süt, süt bezleri tarafından salgılanmaktadır.

Göbek bağı ile plasenta Embriyonun ana rahminde gelişmesi

Cevapla - Üreme nedir ve hangi üreme türlerini biliyorsun? - Erkek üreme organının adı nedir ve hangi üreme hücrelerini salgılarlar? - Dişi üreme organının adı nedir ve hangi üreme hücresini salgılarlar? - Hangi gelişmeye embriyonel hangisine ise postembriyonel gelişme denir? Biliyor musunuz ki... Dişi kurbağa bir defada 9000, sazan 800.000, morina 2.000.000 yumurta suya bırakmaktadır. Balıklar (erkek) 30 kez daha çok spermatozoid hücresi suya bırakmaktadır. Mayıs böceği larva olarak 4-5 yıl yaşayabilir. Bir canlı olarak ise sadece birkaç hafta yaşayabilir.

90


KONU 12 KALITIM, YAŞAM MÜCADELESİ VE SELEKSİYON 1.HAYVANLARDA KALITIM ÖZELLİKLERİ NASIL AKTARILIR 2.ORGANİZMALARIN DEĞİŞKENLİĞİ 3.HAYVANLARDA YAŞAM MÜCADELE SAVAŞI 4. DOĞAL VE YAPAY SELEKSİYON


Konu 12

HAYVANLARDA KALITIM ÖZELLİKLERİ NASIL AKTARILIR Üreme sırasında yeni organizma döllenmiş yumurta hücresinden (zigottan) gelişir. Demek oluyor ki, her iki ebevyinin kalıtsal faktörleri zigotta bulunmaktadır. Bir organizmanın tüm hücrelerinde aynı sayıda kromozomlar vardır. Üreme hücrelerinde iki defa daha az kromozomlar vardır. İnsanda, hücrelerde bulunan çekirdekte 23 çift kromozom ya da 46 kromozom, üreme hücrelerinde ise sadece 23 kromozom vardır. Erkek ve dişi üreme hücrelerin birleşmesi sırasında, kromozom sayısı iki kat artar. Demek ki döllenmiş yumurta hücresi-zigotta 46 kromozom vardır (23’er kromozom iki ebeveyinden).

DNA’nın iki dizesi

Kromozomlar bileşik protein maddesinden, kalıtım özelliklerini taşıyan DNA deoksiribonükleik asitten oluşmuştur. Hollandalı bilim adamı Yohansen buna gen adını vermiştir. Hücrenin yani organizmanın sahip olduğu tüm genlere genotip denir.

Hücre dinlendiği zaman, kalıtsal genetik madde kromatin adını taşıyan tanemsi yapısı vardır. Hücre bölünmeye başlamadan önce, kromatin koyulaşmaya, kalınlaşmaya şekillenmeye başlayarak böylece kromozomu oluşturur. Tüm hayvanalarda kromozom sayısı aynı değildir. Örneğin: meyve sineğinde 8 kromozom, keçide 60 kromozom, ceylanda 70 kromozm, insansa ise 46 kromozom vardır. Kromozomlar her zaman çiftirler (ikişer), sadece üreme hücrelerde tektirler. Eğer kromozomu elektronik mikroskop altında incelersek, genlerin bulundukları yer iki spiral Meyve sineğinin kromozomları olarak bükülmüş şerit şeklindedir. Genlerde kalıtsal özellikler bulunur. Her bir özellik için bir gen ya da daha fazla gen görevlidir. Bir ebeveyinin geni etkisini gösterirse ona dominant (baskın), etkisini göstermeyen gene ise resesif (çekinik) gen denir. Resesif genler ikinci nesile de taşınabilir, çünkü bu genler yok olmazlar. Genlerde kalıtsal özellikler yazılmıştır

92


Kalıtım, yaşam mücadelesi ve seleksiyon

ORGANİZMALARIN DEĞİŞKENLİĞİ Önceden okuduğumuz gibi nesiler ebeveyinlerine benzemektedirler. Fakat, çocuklar ebeveyinlerine her ne kadar benzemiş olursa olsun hiçbir zaman tamamen aynı olamazlar. Çünkü özellikler ebeveynlerde hazır olarak kalıtımla geçmez, onlar zamanla değişirler. Dış koşullar: ışık, besin, evrensel - kozmik ve kimya ışınlandırma vb. faktörler organizmanın değişmesine etki eder. Buna göre kalıtımdan başka, organizmanın değişim özelliği de vardır. Organizmalarda başlıca iki çeşit değişmeler farkedilir: modifikasyonlar ve mutasyonlar. MODİFİKASYONLAR Modifikasyonlar organizmanın yaşadığı dış şartları etkisiyle oluşan değişikliklerdir. Öglena’nın güneşte yeşil olduğunu bitki gibi beslendip fotosentez olayını gerçekleştirdiğini, karanlıkta ise klorofilini kaybedip ve hayvan gibi beslendiğini biliyorsunuz. Yazın güneşlenen insan koyu bir renk alır, kışın ise derisi daha açık renktedir. Alp dağlarında yaşayan tavşanda kışın daha sıkı postu, yazın ise – gri renkte ve daha seyrek postu vardır. Farklı yaşam şartlarından dolayı organizmada gerçekleşen değişikliklere modifikasyonlar denir. Modifikasyonlar kalıtsal değişmeler değildir. Çünkü organizmalar yaşam koşullarını değiştirince bu özelliklerini kaybeder. Modifikasyonlar yeni nesillere aktarılmazsa da yine de önemi büyüktür. Genelde pratikte modifikasyon için daha iyi ve daha kaliteli organizmalar seçilir.

MUTASYONLAR Organizmalar sadece dış etkenlerin tesirinden değil, ama kalıtsal maddelerde meydana gelen ve nesilden nesile aktarılan kalıtsal değişmeler sebebinden de değişirler. Genetik maddenin bu değişimi mutasyon olarak bilinir. Mutasyonlar uyarılmış ve spontan (kendiliğinden) olabilir. Genellikle doğadan kendiliğinden doğal şartlarla gelişen değişikliklere spontan mutasyonlar denir. Çoğu değişiklikler için nedenler belli değildir. Mutasyonların %20 ’si kendiliğinden bilinmeyen nedenlerden dolayı gerçekleşir. Uyarılmış mutasyon ise çeşitli kimyasallardan veya fiziksel özelliklerden meydana oluşur. Kromozomların değişmelerine sebep olabilecek nedenler: son yıllarda çok fazla etkisi olan radioaktiv ve kozmik ışınlar, sıcaklıklarda ani değişiklikler, kimyasal maddeler, ilaçlar, zehirli gazlar, pestisidler, böcek ilaçları ve başka faktörlerdir. Böylece kromozomların kimilerinde değişmeler olacak ve bunun neticesi yeni doğan organizmanın kimi özelliklerini kaybedecek ya da yeni özellikler kazanacaktır. Eğer o özellik insan için yaralı ise gelecek nesilere aktarılabilir. Demek oluyor ki mutasyonlar kalıtımsal değişimlerdir ve nesilden nesile aktarılabilir ve yok olmazlar.

93


Konu 12

Cevapla - Hayvanlarda değişmeler ne gösterir? - Modifikasyonlar nasıl değişmelerdir ve hayvanlarda birkaç modifikasyon çeşidini sayınız? - Hangi değişmelere mutasyonlar denir? Hayvanlarda mutasyonlar oluşturacak faktörler sayınız?

HAYVANLARDA YAŞAM MÜCADELE SAVAŞI Yaşam ortamındaki dış etkenler: sıcaklık, su, ışık, hava, besin ve diğerleri her yerde aynı değildir ve tüm canlı organizmalarda farklılık gösterir. Hayvanlar sürekli dış etkenler etkisi altındadırlar. Bu gibi etkenler: kuraklık, dongu, bitki ve hayvansal besiniyle beslenen saldırgan - vahşi hayvanlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Dış etkenler herzaman aynı olmayıp zamanla değişirler. Bu değişmeleri aynı türden hayvanları farklı şekilde etkilemektedir. Örneğin: sıcak güneş ve az yağmurlara sadece kalın yaprakları ve kökleri derin olan bitkiler, hayvanlardan ise sadece derileri kuru olan kertenkele, yılanlar, akrepler vb. bu tür dış etkenleri dayanbilirler. Neden bazı bitkilerde ilkbaharda ağaçların üzerinde fazla, kimilerinde ise daha az tırtılar bulunur? Cevabı şudur: kışın sert olmasıyla yumurtaların çoğu tükenir, yumuşak olduğu takdirde ilkbaharda daha çok sayıda tırtıl olacaktır. Doğada, tüm bitkiler ve hayvanlar arasında yaşam mücadele savaşı vardır. Etobur hayvanlar: kurt, tilki, vaşak, aslan vb. otobur hayvanların düşmanlarıdır. Bu savaş içerisinde: daha güçlü, daha kuvvetli, daha kurnaz ve daha dayanıklı olanlar hayatta kalacak. Böylece doğa kendisi daha yetenekli olan bireyleri seçer. Doğanın yaptığı bu seçmeye Darvin doğal seçme adını vermiştir.

Yaşam mücadele savaşı

94


Kalıtım, yaşam mücadelesi ve seleksiyon Doğadaki hayvanların çoğu deri renkleri ya da vücut şekileriyle yaşadıkları çevreye benzedikleri görülür. Bu olaya mimikri denir. Bilinen birkaç mimikri örneği: Tırtıl kendi yeşil rengiyle yaprağın rengini taklit etmektedir. Gece kelebeği kahverengi rengiyle ağaç kabuğunun rengini taklit etmektedir. Mısır engereği gri rengiyle kum rengini taklit etmektedir.

Hayvanlarda mimikri

YAPAY SEÇME-SELEKSİYON Hatırlayınız! Yapay seçim nedir? İnsan neden çaprazlaşmayı yapar? İnsan herzaman daha sakin, hızlı büyüyen, daha fazla et, yün ya da yumurta veren hayvanları seçer. Yararlı özellikleri olan her tür hayvanları seçerek yetiştirmiştir. Şimdiye kadar insan et, yün, süt için birçok ayrı koyun ırklarını meydana getirmeye başarabilmiştir. İnsanlar şimdi ki zamanda domuz ya da koşu atlarını yetiştirmeye başlamıştır. İnsanın yaptığı bu gibi seçime yapay seçme denir.

Merino koyunu

Katkısı büyük olan hayvan türleri

95


Konu 12

Çaprazlama ile insan hayvanların yararlı özelliklerini geliştirmeye uğraşır. Çaprazlama iki benzer türle yapılır. Örneğin, merino koyunu, yünüyle tanınmış koyun (yumuşak ve uzun kıları olan), ovçepole ya da şardağı koyunu ile yapılan çaprazlamada merino-melez koyunu elde edilir. Melez merino koyunu her iki ırkın özelliklerini taşır. Bu tür elde edilmiş koyun şardağı koyunundan çok daha az sütü, ama daha kaliteli yünü vardır. Ülkemizde ve dünyada genetik maddeyi değiştirmke için bilimsel enstitüler farklı metodlar kullanmaktadır. Örneğin: kimi kimyasal maddeleri ile beslenme ya da döllenmeden önce eşeysel hücrelerinin ışınlanması, kalıtsal özelliklerinde büyük değişmeler meydana getirebilir. Çoğu zaman bu işlemlerden dolayı istenmeyen sonuçlar elde edilebilir.

Cevapla - Hangi seçmelere doğal seçme (seleksiyon) denir ve nasıl oluşur? - Hangi seçmelere yapay seçme (seleksiyon) denir? - İnsan neden yapay seleksiyonu gerçekleştirir ve insan için ne önemi vardır? - Çaprazlama ile elde edilmiş bildiğin bir kaç hayvan türünü sayınız. Ben öğrendim ki... Doğa daha yetenekli ve daha kuvvetli olan bireyleri seçer buna doğal seçme denir. (doğal seleksiyon). İnsanlar seçme (seleksiyonla), çaprazlama ve diğer yöntemler ile daha iyi kalitesi ve katkısı olan yeni cins ve türler elde eder. Bu seçmelere yapay seçmeler denir.

96


KONU 13 ORGANİZMALAR VE YAŞAM ORTAMI 1. DOĞANIN ORGANİZASYONU 2. EKOLOJİK FAKTÖRLER VE YAŞAM TOPLULUĞUN SAĞLANMASI 3. EKOSİSTEMDE BESLENME ZİNCİRLERİ VE İLİŞKİLERİ 4. DOĞADA EKOLOJİK KONTROL


Konu 13

DOĞANIN ORGANİZASYONU Çevremizde gördüğümüz herşeye doğa denir. Doğa, canlı va cansız doğaya ayrılır. Cansız doğayı: su, hava, ışık, sıcaklık, toprak, dağlar, kayalar vb. oluşturur. Burada hayvanlar ana şartlarını sağlamak ve yaşamaları için gerekli herşeyi bulurlar. Hayvanlar, bitkiler, mikroorganizmalar ve insan canlı doğayı oluşturur. Hayat ile yerleşen tüm alana biyosfer denir.

BİYOSFER Uzaydan bakıldığında Dünya gezegeni, mavi bir top gibidir. Dünyanın üçte ikisini su, üçte birini toprak ve atmosfer olarak adlandırılmış gaz tabakası oluşturur. Dünya gezegeninin katı maddesine litosfer denir. Ancak burada canlı varlıklarların sadece çok az bir kısmı yaşar. Yüzey bölümü, yüzeyin altında birkaç metre derinlikte ve canlı dünyanın gelişmesi için uygun olan bölüm topraktır. Bu kısımda karadaki hayvanlar ve bitkiler yaşar. Bazı bitkilerin kökleri su için birkaç metre toprağın derinliğine kadar uzanabilir. Köstebek, yeraltı köpeği, solucanlar vb. gibi hayvanların bir bölümü yaşamlarının büyük kısmını toprak altında geçirirler. Yeryüzünü kaplayan su tabakasına hidrosfer denir. Su kendi özellikleriyle ve yoğunluğuyla hayvanların gelişmeleri için iyi bir alandır. Yeryüzünde ışığın düştüğü yere kadar yaşam vardır. Suda besin üreticilerin en önemlisi olan yeşil bitkilere yosunlara (alglere) rastlamaktayız. Suyun en büyük derinliklerde çeşitli su hayvanları yaşamlarını sürdürürler. Suda yaşayan hayvanlar farklı şekilerde yaşamaya

Köstebek

uyum sağlamışlardır. Birkaç örnek: - balıkların hareket etmeleri için yüzgeçler; - hidrodinamik vücut; - yengeçlerde ve yumuşakçalarda kabukla örtülü vücut; - iyi gelişmiş dokunma duyusu. Dünyanın hava tabakasını oluşturan kısıma atmosfer denir. Atmosferin temel yapısında bulunan oksijen ve karbondioksit yaşamak için imkan sağlar. Deniz üstü seviyesinden beş bin metreye kadar, gazların yoğunluğu yaşamın gelişimi için uygundur.

98


Organizmalar ve yaşam ortamı Daha üst katmanlarda, yoğunluğun azalmasıyla yaşam da azalır. Biyosfer onbir kilometre yüksekliğe kadar uzanır. Ozon tabakası ise otuzbinden beşbin metreye kadar ulaşır.

Yaşam yeri Her eko-sistemde hayvanların yaşayabilecek yerleri bulunur. Yaşam ortamında ekolojik faktörlerin etkisi altında bulunan ve özel hayvanlar ve bitkilerin yaşadığı yere yaşam yeri ya da biyotop denir. Biyotop aynı yaşam koşullarına sahip olan (kum, deniz kıyısı, dağ kayaları, göl genişliği) yaşam alanıdır. Biyotopun her tipinde özel yaşam topluluklarla yerleşen yere biyosenöz denir. Biyosenözde yerleşen bir biyotip (örneğin, bataklık) yeryüzünde farklı yerlerinde farklı canlı organizmalar bulunabilir, ama topluluklar bir bütün olarak organizmaların sayı, şekil ve miktarı bir biyosenözün çeşitli türlerin farklı fonksiyonları vardır, fakat hepsi bir bütünlük oluşturmaktadırlar.

99


Konu 13

EKOLOJİK FAKTÖRLER VE YAŞAM TOPLULUĞUN SAĞLANMASI Ekolojik faktörler abiyotik ve biyotik faktörler olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Su, hava, toprak, ışık, sıcaklık vb. gibi faktörlere abiyotik ya da ekolojik faktörler olarak adlandırılır. Abiyotik ‘cansız’ anlamına gelen abiyos sözünden oluşmuştur. İklim faktörlerinden başka rölyef, deniz seviye yüksekliği, toprak türleri vb. gibi diğer abiyotik faktörler de vardır. Biyotik faktörler, canlı organizmaların, diğer organizmalarla direkt veya endirekt etki ve tepkilerini kapsar. Canlı organizmaların yaşamaları için gereken ana şartlar: su, hava, toprak, ışık ve sıcaklıktır. Dolayısıyla bunlara yaşam ya da ekolojik faktörler de denir. Hayvanlar, bitkiler ve insan susuz yaşayamazlar. Bazı hayvanlar ise daha uzun zaman susuzluğa dayanabilir (deve, kaktüs, akrepler, yılanlar vb. hayvanalar gibi). Toprak bitkiler için önemlidir, onlar topraktan suyu ve mineral tuzları alırlar. Karada ki hayvanlar ise toprağın verdiği yaşam şartlarına uyum sağlamışlardır.

100


Organizmalar ve yaşam ortamı

Yaşama yerinde yaşayan canlı organizmalar yaşam topluluklarını oluştururlar. Örneğin, ormanda, ovada, bataklıkta ya da göllerde yaşayan hayvan ve bitkiler yaşam topluluğunu oluşturmaktadırlar. Yaşam topluluğu farklı hayvan ve bitkilerin bir arada yaşayıp uyum sağlamaları ile oluşmuştur. Ormanlarda, bataklıklarda vb. yerlerde yaşama toplulukları doğal yoldan oluşur. Bunlara doğal yaşam toplulukları denir. İnsan tarafından yapılmış olan topluluklara yapay yaşam toplulukları olarak adlandırılır. Örneğin, parklar, meyve bahçeleri vb. gibi yerler. Yaşam topluluklarındaki ekolojik faktörler yeni hayvan ve bitki türlerinin gelişmesi ve uyum sağlamaları için sürekli değişim süreçi içerisindedir. Yaşam topluluklarında hiçbir organizma tek başında yaşayamaz, tüm organizmalar birbirleri ile bağlıdır ve bu şekilde toplulukların dengesi sağlanır.

EKOSİSTEMDE BESLENME PİRAMİDİ VE İLİŞKİLERİ Hatırlayınız! - Hangi organizmalara besin üreticileri, hangilerine ise tüketiciler denir?

Yeşil bitkilerin organik besin üreticileri olduğunu herhalde hatırladınız. Bitkiler fotosentez süreçi sırasında güneş enerjisi yardımı ile, oksijeni serbest ederek organik maddeler (şekerler, yağlar ve proteinler) üretirler. Besinin bir kısmını büyümek, gelişmek, çoğalmak ve diğer süreçler için harcarlar.

Birincil tüketicileri

101


Konu 13

Eğer daha büyük miktarda organik besin üretilirse, o zaman yedek besin olarak örneğin şeker pancarı, havuç, patatesin vb. köklerinde; baklagilerin (tahılgilerin) tohumlarında: fasülye, bezelye, mercimek vb; ve lahananın yapraklarında depolanır. Yaşam ortamında yaşayan tüketiciler organik besin olarak üreticileri (bitkileri) kullanırlar. Örneğin: ceylan, koyun, tavşan, öküz, at, zürefa vb. hayvanlar bu grup tüketicilerdir. Bu hayvanlar bitkisel besin ile beslenirler ve onları otoburlar ya da birincil tüketiciler olarak bilinirler. İkincil sınıf tüketicileri (kurt, tilki, vaşak, aslan, kaplan, sırtlan vb. hayvanlar gibi), etoburlar olarak bilinir. Bu etoburlar birincil sınıf tüketicileri ile beslenirler. Herşey yiyen hayvanlar hem bitkisel hem de hayvansal besinle beslenirler. Bu grubu birçok hayvan oluşturmaktadır. Onlardan birkaçı: ayı, balıklar, yengeçler vb. gibi canlılardır. Bu grup içerisinde insanda bitki ve hayvanla beslenen bir canlı organizmadır. Beslenme zincirini üreticiler ve çok sayıda tüketiceler oluştururlar. Canlı organizmalar beslenme zincirinde belli yeri olan bir halkayı oluşturmaktadır. Ovada yaşayan hayvanlar farklı besinlerle beslenirler. Bununla beslenme zincirinde belli bir yer alırlar. Ekosisteminde yaşam toplulukları beslenme zincirinde ağsı bir bağ kuraralar.

Beçincil tüketiciler

Dördüncül tüketiciler

Üçüncül tüketiciler

İkincil tüketiciler

Birincil tüketiciler

Besin üreticileri

Beslenme piramidi

102

Resmi gözetleyiniz. Üreticiler beslenme zincirinde otoburların besini olan ve ilk sırada yer alan canlı organizmalardır. En çok sayıda olan ve en küçük hayvanlar otoburlardır. Bunlar piramidin ikinci sırasını oluşturmaktadırlar. Üçüncü sırada yer alan daha az sayıda ve daha büyük olanlar herşey yiyenlerdir (hepçillerdir). Pira-midin tepesinde çok kuvvetli ve en az sayıda bulunan etoburlar yer almaktadır. Piramid ekosisteminde ki yaşam toplulukların çeşitliliğini ve hayvanların sayısal zenginliğini göstermektedir.


Organizmalar ve yaşam ortamı Ekosistemde madde döngüsü ve enerji akımı Beslenme zinciri lineer değil döngüseldir. Besini zincire ayrıştırıcılar (çürükçüler) bağlarlar. Ayrıştırıcılar (çürükçüler) ölmüş organizmaları karbondioksit, su ve mineral tuzlara kadar ayrıştırırlar. Fotosentez sürecinde bu maddeler tekrardan kullanılır. Fotosentez süreci içerisinde güneş ışınları organik bileşiklerle bağlanıp besin ile bir tüketiciden diğer tüketicye taşınır. Bir kısmı yaşam süreçleri içerisinde kullanılır ve sonunda ayrıştırıcılar tarafından tümü harcanır. İnsan doğanın bir bölümü olarak yaşam dünyası ile aynı bağımlılık içerisinde bulunur. Doğanın dengesi insan ve tüm canlı organizmalar tarafından sağlanır. Etkinlik Ders için hayvan ve bitki resimleri, yapıştırıcı, beyaz kağıt getiriniz. Beslenme zincirinde olduğu gibi sıralamaya çalışınız. Beslenme zincirinde sıraladığın hayvan resimleri altında kısa yazı yazınız. Bilmediğin bazı bilgileri öğretmeninize ya da arkadaşlarına sorunuz. Arkadaşlarına hazır sunumu gösteriniz (grup olarak ya da kendi başına çalışınız).

DOĞADA EKOLOJİK KONTROL Doğada hiçbir organizma tek başına yaşayamaz. Tüm organizmalar birbirleri ile bağlıdır ve bu şekilde denge sağlanır. Her iklim ve biyolojik şartalın değişmeleri sırasında biyolojik denge de düzensizliğe uğrar. İnsan doğanın bir parçası olarak ekosistemin verdiği şartlar ve yaşam dünyası ile aynı bağımlılık içerisinde bulunur. İnsan direkt ya da endirekt olarak doğayı etkiler, onun

Tehlike alt��nda bulunan hayvanlar

103


Konu 13

etkisi ise pozitif ya da negatif olabilir. Vadilerin ağaçlandırılması, ağaçların kesilmemesi, endüstriyel fabrikalarda filtrelerin yerleştirilmesi, fabrikalardan kirli suların filtre edilmesi vb. pozitif etkilerden birkaçıdır. Hayvanların ve bitkilerin sayısını artırmak için insan bilinçli etkisini gösterir. Bir bölgede bazı hayvan türlerin sayısı artarsa ve diğer hayvanlara tehlike olarak gözükürse, insan bunların sayısını azaltmak için gereken tedbirleri alıp ekolojik dengeyi sağlar. Örneğin: eğer kış daha hafif geçerse, ilkbaharda bitkilerde daha çok tırtılar ve bitki böcekleri bulunabilir. Onları yok etmek için insan gereken tedbirleri alır. Bitkileri kimyasal maddeler ile ilaçlandırıp böcekleri yok eder. Sonbaharda tavşanların sayısı çoğaldığı zaman avlanmaya izin verilir. Doğada avcılar ne zaman, nasıl ve hangi hayvanları avlayabilecekleri gibi durumlar yasa ile avcının görev ve hakları belirlenmiştir. T

Şehirlerde kullanılan motorlu taşıtlar ulaştırma araçından başka zehirli gazların, azotoksit ve karbonmonoksit kaynağıdır. Araba üreticileri bu tür zehirlenmeyi azaltmak için kurşunsuz benzin, katalizatörler ve arıtma filtreleri üretmeye çaba gösterirler. Son yüzyılda artan nüfus sayısı ile yaşama alanı, bunula birlikte besin tüketimi ve başka ihtiyaçlar da artmaktadır. İnsanlar doğa zenginliklerini yok etmektedirler. Plansız kesilen ve yok edilen ormanlar, kurutulan bataklıklar, inşaat edilen binalar vb., ekosisteminde ki hayvan ve bitki dünyasının dengesini bozar. İnsanlar endüstriyel atıklar ile (ağır metaler, sülfurik asit, zehirler vb. atıklar gibi) ırmakları, denizleri ve okyanusları kirletirler. Ayrıca hanelerden atılan fekal atıklar, deterjanlar, asitler vb., çevreyi kirletmeye neden olur. Kirli sular yüzünden balıkların tükenmesi

104


Organizmalar ve yaşam ortamı

Son elli yıl içinde tüm tedbirlerin alınmasına rağmen bazı türlerin yok olma veya azaltılma süreci hızlandırılmıştır. Binlerce türlerin yok olmaları ve pek çok neslin tehdit altında olduğu bilinir. Son araştırmalara göre memelilerden dört türden biri tehlikede ve nesli tehdit altında olduğunu gösterir. İki yaşamlılardan her üçüncü, kuşlardan ise her sekizinci türü tehlike altındadır. Bu tür hayvan nesillerinin tükenmesine sebep olan en büyük suçlu insandır. Türleri yok olan bazı hayvanlar: boz kartalı, vaşak, yabanı ayı, yabanı keçi, insansı maymunlar, fil, gergedan, deniz midilli, panda ve başka hayvanlardır. Her devletin ve bireyin hayvanların nesli yok olmamamsı için koruma sorumlulukları vardır. Kurumlar hangi hayvanları, bitkileri, nehirleri, gölleri ve yerleri yasa ile korunmaları gerektiğini belirtir. Çevrede hayvanların yok olmalarını önlemek için dünyanın doğal kaynaklarını daha iyi ve bilinçli kullanmalıyız. Su ve ışığı kullanırken daha sorumlu davranmamız gerekir. Aynı zamanda atıkların seçimi de önemlidir. Örneğin, cam, alüminyum, plastikler, kağıt gibi bazı atıklar geri dönüşümlüdürler. Bir ton eski kağıttan dokuz yüz kilogram geri dönüştürülmüş kağıt elde edilir. Bu çok sayıda ağaçların kesilmekten kurtarılması demektir. Cam ve alüminyum % 100’e kadar geri dönüşümlüdür. Okullarda çevreyi korumak ve desteklemek için ekoloji bölümleri kurulur. Sen de bir birey olarak katıl. Tüm canlı organizmalar ve insan doğadaki dengeyi sağlarlar.

105


ÖNEMLİ SÖZLER VE KAVRAMLAR

А

D

Anüs deliği – sindirilmemiş besin maddelerin atıldığı son bağırsağın deliği

Dimorfizim - erkek ve dişilerin dış görünüşlerindeki farklılık

Abiyos – cansız doğa

Diyafragma - memelilerde karın ve göğüs boşluğu arasındaki kaslı yapı

Alveoller – akciğerlerdeki küçük torbacıklar, bunun yardımıyla hava ve kan arasındaki gaz alış-verişi yapılır. Ana rahim - memelilerde embriyonun geliştiği kısım

Derisi dikenli hayvanlar - koruma görevi olan kireçli plak ve dikenlerle örtülü su hayvanları E

B Biyotip (yaşam yeri) – aynı yaşama koşullarına sahip olan yaşam alanının kısmı Biyotik faktör – canlı organizmaların başka canlı organizmalara etki etme olayı

Eritrositler - oksijen ve karbondioksidi taşıyan kırmızı kan hücreleri Embriyo - döllenmiş yumurtadan elde edilen canlı organizmanın gelişimdeki birinci evresi Etoburlar - et ile beslenen hayvanlar

Börkenek – geviş getirenlerde midenin bir bölümü (memelilerde) Bronş ve bronşçuklar – solunum organlarında hava kanalcıkları Boynuzlar - korumalarını sağlayan kafatasının kemiksi çıkıntıları Beslenme zinciri - besin ile canlı organizmlar arasındaki bağ Ç

G Gangliyon – organizmanın yaşam fonksiyonlarını yöneten aralarında bağlı olan sinir hücre grupları (topluluğu) Gen - kalıtım birimi Geviş getirenler - otu çiğnemeden yutan ve tekrardan ağıza getiren hayvanlar H

Çekirdek – ebeveyinlerden nesilere kalıtım bilgileri taşıyan hücre organelli

Haşlamlılar - yakıcı hücrelerle avını öldüren su hayvanları

Çift toynaklılar - bazı memelilerde parmakların son bölütleri boynuzsu tırnak ile (toynak) örtülmesi

Hücre zarı - hücrenin dış örtüsü Hepçil (herşey yiyenler) - bitki ve hayvan besini ile beslenen hayvanlar


İ

L

İris - göz bebeği etrafında ki yuvarlak renkli kısım

Larva - bazı hayvanlarda embriyonel gelişim evresi

İdrar kanaları - idrarı böbreklerden dışarıya boşaltan kanallar

Lökositler - organizmada koruma görevi olan beyaz kan hücreleri

İdrar kesesi - idrarın toplandığı yer İğ iplikleri – bölünme sırasında kromozomların hücre ortasında durmasını ve kutuplara taşınmasını sağlar

K Kurbağagiller (iki yaşamlılar) - havada ve suda yaşayan hayvanlar

M Malpighi tüpleri - böbreklerde kanın filtre edildiği kısım(idrarın oluştuğu kısım) Mitoz - ana hücresiyle aynı olan iki yeni hücrenin oluşmasını sağlayan hücre bölünme şekli Mayoz - eşeysel hücrelerin oluşumunu sağlayan hücre bölünme şekli

Kitin – eklembacaklılarda vücutların dış koruma örtüsü.

Modifikasyon - hayvanlarda bazı etkenler altında dış görünümdeki kalıtsal olmayan değişim

Kromozomlar – hücre çekirdeğinde kalıtsal özellikleri belirleyen genler içeren ipliksi yapı

Morula - embriyonik gelişiminin çok erken bir evresindeki emriyona verilen isim

Kılcal damarlar - maddeleri taşıyan ince kan damarlar

Mutasyon - çekirdekte genetik maddenin kalıtım değişikliği

Kırkbayır - geviş getirenlerde midenin bir bölümü (memelilerde) Kofuller (Vakuoller) – yedek besin depolamak ya da gerekmeyen maddeleri atmak için küçük torbacıklar (baloncuklar) Kontraktil koful - tek hücreli organizmalarda zararlı maddeleri dışarıya atılmasını sağlayan organel Kornea – gözün ön kısmında yer alan ışığı odaklamak ve gözü dış etkenlerden korumak için özelleşmiş saydam bir doku

O Ototrof organizmalar – kendileri inorganik maddelerden organik madde üretebilen organizmalar Organel (-ler) - belli görev için özelleşen hücre kısmı Organ - iki ya da daha fazla dokudan oluşan ve belli görevi olan vücut kısmı Organ sistemi - aynı görevi yapan organlar

Kulakçık - kanın girdiği kalp boşlukları Kutikula - bazı solucanlarda epidermisin yüzeyinde koruma görevi olan ince veya kalın tabaka

P Plakcıklar – balık ve sürüngenlerin derilerindeki boynuzsu kabuklar


R Retina - görmeyi sağlayan ışığa ve renge duyarlı hücrelerin bulunduğu göz tabakası S Seleksiyon - seçme. İnsanın daha güçlü ve daha dayanıklı hayvanları seçmesi Spermatozoit - erkek eşeysel hücre ya da gamet Solunum borusu (trakeler) - havayı akciğerlere kadar taşıyan boru Solungaçlar - suda yaşayan hayvanlaın solunum organı Sürüngenler – karada ve suda yaşayan hayvanlar Ş Şirden - geviş getirenlerde midenin bir bölümü (memelilerde)

T Toynak - memelilerde parmaklarında bulunan boynuszu yapı Testisler - erkek cinsel organı V Vakuoller (Kofuller) – yedek besin depolamak ya da gerekmeyen maddeleri atmak için küçük torbacıklar (baloncuklar) Y Yer soulcanı - kuyruksu kurbağagil Yumurta hücresi - dişi üreme hücresi Yumurtalık - dişi üreme bezi Yumurta kanalları -yumurta hücrelerin yumurtalıktan ana rahmine taşınan kanalları Z Zigot - döllenmiş yumurta hücresi


İÇİNDEKİLER Kitabı nasıl kullanacaksınız

3

Konu 1. HAYVANLAR VE BİTKİLER ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR

5

1.CANLI ORGANİZMALARIN YAŞAM ORTAMINDA Kİ İLİŞKİLERİ VE ORTAMA UYUM SAĞLAMLARI 2.HAYVANLAR VE BİTKİLER ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR

6 8

Konu 2. HAYVANLARDA HÜCRELERİN, DOKULARIN VE ORGANLARIN YAPISI 9 1.HAYVAN HÜCRELERİNDE YAPISININ TEMEL ÖZELLİKLERİ VE GÖREVİ 2.HAYVAN VE BİTKİ HÜCRELERİ ARASINDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR 3.HAYVANLAR HÜCREDEN, DOKULARDAN, ORGANLARDAN VE ORGAN SİSTEMLERİNDEN OLUŞMASI VE ONLARIN UYUMU

Konu 3. HAYVAN GRUPLARI VE ADLANDIRILMALARI 1.HAYVANLARIN AKRABALIKLARINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI VE ADLANDIRILMASI 2. İLKEL HAYVAN KRALLIĞI (PROTİSTA): İLKEL HAYVANLAR 3. HAYVANLAR KRALLIĞI- OMURGASIZ HAYVANLAR 4.OMURGALI HAYVANLAR

Konu 4. HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ 1.HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ 2.OMRGALI HAYVANLARDA DIŞ ÖRTÜ

Konu 5. HAYVANLARDA HAREKET

10 13 15

17 18 20 22 28

37 38 39

43

1. HAYVANLARDA HAREKET ORGANLARI 2. SUDA HAYVNALARIN HAREKETİ 3. HAYVANLARIN KARADA VE HAVADA HAREKETİ

44 44 46

Konu 6. HAYVANLARDA BESLENME

49

1. HAYVANLARDA BESLENME VE BESLENME ÇEŞİTLERİ 2. OMURGASIZ HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI 3. OMURGALI HAYVANLARDA BESLENME VE SİNDİRİM ORGANLARI

50 51 54


Konu 7. BESİN VE GAZLARIN TAŞINMASI 1. KAN- DOLAŞIM SIVILARIN YAPISI VE GÖREVLERİ 2. DOLAŞIM SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVLERİ 3. OMURGASIZ HAYVANLARDA KAN DOLAŞIM SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVLERİ 4. OMURGALI HAYVANLARDA KALBİN YAPISI VE GÖREVLERİ 5. BÜYÜK VE KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI

Konu 8: HAYVANLARDA SOLUNUM 1. HÜCRE SOLUNUMU VE SOLUNUM 2. SU ORTAMINDA Kİ HAYVANLARDA SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKLİ 3. HAVADA VE KARADA YAŞAYAN HAYVANLARIN SOLUNUM ORGANLARI VE SOLUNUM ŞEKLİ

Konu 9: HAYVANLARDA BOŞALTIM 1. HAYVANLARDA BOŞALTIM 2. OMURGASIZ HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ 3. OMURGALI HAYVANLARDA BOŞALTIM ORGANLARI VE ONLARIN GÖREVİ

57 58 58 61 62 63

65 66 67 68

71 72 72 73

Konu 10: HAYVANLARDA DUYULAR VE YAŞAM ORTAMIYLA BAĞLANTILARI 75 1. HAYVANLARDA DUYU ORGANLARIN ÖNEMİ 2. HAYVANLARDA DUYU ORGANLAR - GÖRMR DUYU ORGANI - İŞİTME DUYU ORGANI - KOKU ALMA DUYU ORGANI - TAD ALMA DUYU ORGANI - DOKUNMA DUYU ORGANI 3. HAYVANLARDA SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI VE GÖREVİ

Konu 11: ÜREME (ÇOĞALMA) VE GELİŞME 1. HAYVANLARDA ÜREME (ÇOĞALMA) VE GELİŞME 2. OMURGASIZ HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ 3. OMURGALI HAYVANLARDA ÜREME ORGANLARI VE GELİŞME SÜRECİ

Konu 12: KALITIM, YAŞAM MÜCADELESİ VE SELEKSİYON 1. HAYVANLARDA KALITIM ÖZELLİKLERİ NASIL AKTARILIR 2. ORGANİZMALARIN DEĞİŞKENLİĞİ 3. HAYVANLARDA YAŞAM MÜCADELE SAVAŞI 4. DOĞAL VE YAPAY SELEKSİYON

76 76 76 78 79 80 81 82

85 86 87 88

91 92 93 94 95

Konu 13: ORGANİZMALAR VE YAŞAM ORTAMI

97

1. DOĞANIN ORGANİZASYONU 2. EKOLOJİK FAKTÖRLER VE YAŞAM TOPLULUĞUN SAĞLANMASI 3. EKOSİSTEMDE BESLENME ZİNCİRLERİ VE İLİŞKİLERİ 4. DOĞADA EKOLOJİ KONTROLÜ

98 100 101 103

ÖNEMLİ SÖZLER VE KAVRAMLAR

106


Organizmalar ve yaşam ortamı

Ilinka Taneva: Biologija za VII oddelenie za osumgodi{no osnovno obrazovanie * Prevod: [enaj Dalip * Lektor: Mr. Jeliz Ahmet * Kompjuterska obrabotka: Olga Drozjuk, Bla`e Tofilovski * Podgotovka za pe~at-ureduvawe: PROSVETNO DELO AD ul. Dimitrija ^upovski 15 - Skopje * Pe~ati: Grafi~ki centar - Skopje * Tira`: 700 primeroci.

BİYOLOJİ - VII. Sınıf Dokuzyıllık İlköğretim Kitabı * Müellifler: İlinka Taneva * Çeviren: ŞENAY DALİP * Lektör: Mr. Yeliz Ahmet * Bilgisayar Tasarımı: Ollga Drozjuk, Bllazhe Tofillovski * Baskı - Düzenlenmesi: PROSVETNO DELO A. Ş. Ul. Dimitriya Çupovski 15 - Üsküp * Basım: Grafiçki centar * Tiraj: 700 adet.

CIP - Katologizacija vo publikacija Nacionalna i univerzitetska biblioteka “Sv. Kliment Ohridski”, Skopje 373.3.016:57(075.2)=163.3 TANEVA, Ilinka Biologija za sedmo oddelenie za osumgodi{no osnovno obrazovanie / Ilinka Taneva. - Skopje : Ministerstvo za obrazovanie i nauka na Republika Makedonija, 2009. 109 str. : ilustr. vo boja ; 26 sm Pova`ni zborovi i poimi: str. [108] ISBN 978-608-4575-59-7 COBISS.MK-ID 79226122

111


Biologija_7_tur_taneva