Page 1

+

EDİRNEPLUS AYLIK ÜCRETSİZ EDİRNE KENT DERGİSİ / sayı:2 / 15 KASIM 2009

EĞİTİM Sen hiç sincap gördün mü?

Aşkın katili Evlilik mi?

GEZİ KENDİNE YAKIŞANI GİYMEK HİÇ DEĞİŞMEYEN

MODADIR...!!!

MODA KÜLTÜR Tek isteği; Bulgarlar tarafından kuşatılmış şehre girip, atölyesindeki resimlerini kurtarmaktı...

bülent alamut

“siyaset ile ticaret hile kaldırmaz”


Kıyık Caddesi Göğüs Hastanesi Karşısı No.70 EDİRNE 0284 - 212 10 51


Estetik & Kalite

www.uzunismail.net

Edirne Galeria : Kocasinan Mh. Dr. Sadık Ahmet Cd. Ada Apt. Altı no.60 / Tel.:0284 236 13 04 - 05 Fax.:0284 236 13 06 Keşan Galeria : İstanbul Yolu 4.km Gözde Düğün Salonu Yanı / Tel.:0284 715 43 04-05 Fax.:0284 715 44 05 Lüleburgaz Galeria : Kocasinan Mh. Okullar Sk. Kırgız Apt. no.51 / Tel.:0288 417 49 10 - 417 55 10 Fax.:0288 412 55 88


EDİ dex

EDİRNEPLUS+

+ S U L EDİRNEP TSİZ AYLIK ÜCRE

2009 15 KASIM sayı:2 / DERGİSİ / EDİRNE KENT

E Ğ İT İMkatili

si nc ap Se n hi ç ü? gö rd ün m

GEZİ

Aşkın mi? Evlilik

ANI

YAKIŞ KENDİNE GİYMEK HİÇ YEN DEĞİŞME

.!!!

MODADIR..

MODA KÜ LT ÜR

kuşatılmış tarafından mlerini Bulgarlar ndeki resi Tek isteği; ... p, atölyesi kurtarmaktı şehre giri

Teşekkürler...

İlk sayı dağıldığı gün telefonlar almaya başladık. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Arayanlar “ikinci sayı bize de ulaşır mı?” , “ellerinize sağlık çok güzel bir iş çıkarmışsınız”, “Şöyle bir konu var ilginizi çeker mi?” gibi güzel sözlerle bizi pozitif yüreklendirdiler. Dergiyi baskıdan sonra elime alınca “kendi açımdan herşeye değdi doğrusu demiş ve Edirne’ye yakışır bir dergi olduğunu düşünmüştüm” Bu sözleri birde tanıdık-tanımadık herkesten duyunca bir başka güzel oluyor. Sonbaharı hissetmeye başladığımız ve yaprakların kırmızı-sarı renkleriyle bizi romantikleştirdiği şu günlerde Edirne’miz bir başka güzel. Konsept olarak bu temadan yola çıkarak Kasım ayı içersinde kutladığımız kurtuluşumuza da bir başka açıdan bakmak istedik. Kıyafetlerde kışa hazırlık, kış hastalıkları, yeni ürünler, romantizmin getirdikleri... ve dahası Edirne esnafına da ayrıca teşekkür ediyorum. Dergimiz de yer almalarının onlar için büyük bir ayrıcalık ve keyif olduğunu belirtmeleri bir başka açıdan güzel. Not:Dergimiz moda yazarı Senem hanım’ın doğum gününü tüm ekip olarak kutluyoruz.Nice yıllara Senem.

utlar ” bülent alam ırmaz t hile kald

“siyaset ile

ticare

+’ lar s6 s12 s14 s16 s18 s24 s26 s30 s32 s36 s38 s40 s42 s44 s46 s48 s50

Keyifle okuyun... Durukan İSKİLİP

Moda Gezi Sanat Kültür Concept Eğitim İş Dünyası Teknoloji Oto Öğrenci Güzellik Saç Bakım Sağlık Dosya Yemek Spor Şehir Rehberi

İMTİYAZ SAHİBİ: EKTADER, Edirne Kültürünü & El Sanatlarını Tanıtma Derneği EDİTÖR : Yönetim Kurulu Başkanı - N.SERMİN YALÇIN PROJE,TASARIM ve GÖRSEL YÖNETMEN : Yönetim Kurulu Başkan Yard. Durukan İSKİLİP GRUP ORGANİZASYON : Salih Zeki Elkut FOTOĞRAFLAR : Mehmet Pehlivan KATKIDA BULUNANLAR : Kemal Kılıç, Şennur Toyran, Murat Alkan --------------YÖNETİM YERİ : Çilingirler Cd. Banka Sk. 1.Noter Üstü No.1 EDİRNE reklam & istek telefon : 0 537 42 981 24 e-mail : mesaj@edirneplus.com --------------BASKI : Edirne Gazetecilik ve Matbacılık Ltd. Şti. Kulekapı Cd. No.49 EDİRNE - TEL:0 284 225 10 38 Yerel süreli yayın - 15 KASIM 2009 Dergide yer alan yazı, fotoğraf ve reklamların sorumluluğu sahiplerine aittir.Yazılar ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. --------------EdirnePlus Türkiye basın meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. www.edirneplus.com Kasım/2009

04


trakyapımarket bİr trakyaboru kuruluşudur.

hız güven süreklİlİk... Boru - profİller - saclar - demİr - çatı VE İzolasyon - yapı malzemelerİ - çit sistemlerİ - hırdavat - boya ve yapı kİmyasalları - ferforje - dekoratİf demİr

merkez:İstasyon mh. yenİ sanayİ st. arkası edirne / tel.:0284-235 80 00 fax.:0284-235 33 33 şube:küçük sanayİ st. 14.blok no.1 edİrne / tel.:0284-225 35 75 fax.:0284-225 34 72


mO DA

EDİRNEPLUS+

Senem Ulusoy

KENDİNE YAKIŞANI GİYMEK HİÇ DEĞİŞMEYEN

MODADIR...!!!

Dikkatli olun Aramızda moda polisleri olabilir...

Şu son günlerde fazlaca dışarıya çıkabilme imkânım oldu. Bu esnada gördüm ki millet ne bulduysa geçirmiş üzerine kimileride var podyumu sokağa taşımış. O yüzden dedim ki bu ay biraz kendimize neyi nasıl yakıştıracağız bundan bahsedelim. Öncelikle biraz araştırma yaptım ve kendine yakışanı giymek konusunda yapılmış müthiş doğru bir yorum buldum. Peki, nereden bileceğiz bize ne yakışıyor ne yakışmıyor. İşte bu yüzden öncelikle bir tarz belirleyeceğiz. İlham alabileceğimiz ünlülere ya da çevremize göz gezdireceğiz. Ve ardından dikkate almamız gereken ise vücut tipimiz. A tipi: A tipi kadınlar dar, düşük omuzlara, küçük-orta beden göğüslere, ince bel ve yuvarlak basenlere sahiptir. Bu tip kadınlar, vücutlarının üst kısmında hareketli, alt kısmında ise düz paça pantolon ya da evaze kesimli etek giymelidir. Buradaki amaç basenlerin yuvarlaklığını bir avantaj olarak kullanarak alt kısma göre daha dar ve küçük olan üst bedenle oranlamak olmalıdır. Kruvaze elbiseler, bele oturan ve ampir kesimler tercih edilebilir, dikkat edilmesi gereken bir nokta da mutlaka topuklu ayakkabı giymek. B tipi: Orta beden göğüs, ince veya orta beden bel ve yuvarlak basen, bu tipin en belirgin özellikleridir. Bu vücut tipi giyinmesi en kolay ve avantajlı vücut tiplerindendir. Vücut tipinizle ilgili bilmeniz gereken en önemli nokta, omuz-basen-göğüs genişliklerinin ve bacak boyu ile üst beden oranıdır. B tipi olan kadınlar, bilek boyu ve düşük bel-düz paça pantolon, kalem ve çan etek, klasik tek düğmeli ve kruvaze ceket gibi birçok farklı modeli giyebilme şansına sahiptir. Ancak bu tip kadınların iri desenli kumaşlardan ve hareketli formlardan kaçınmalıdır. C tipi: Bu tip vücutlarda basene oranla omuzlar daha geniştir. Bel düz, kalça dar, bacaklar ise daha incedir. Bu kadınların dikkat etmesi gereken nokta ise omuzları olduğundan daha da geniş göstermeyecek şekilde giyinmektir. Bu yüzden vatka veya düşük omuz kesimli kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Çan ve evaze eteklerin yanı sıra pantolon-etekte bu grup için doğru bir seçim olabilir. Üst kısımda ise dar tişört veya kazaklar, dar omuz kesimli ceketler, üstü hafif bol, kalçada oturan elbiseler tercih edilebilir. Bu kadınlar, dar kalçaları ve ince bacaklarıyla istedikleri pantolonu giyebilirler. D tipi: Dar ve düşük omuzlar, küçük veya orta beden göğüsler, dolgun bacaklar, geniş bel ve basenler bu grubun tipik özellikleridir. Öncelikle bu tipteki kadınlara elbiselerini her zaman bir beden büyük almalarını ve bir terziye vücutlarına göre daralttırmalarını tavsiye ederim. Etek boylarını ise her zaman diz altında tutmalılar. Düz

ve geniş paçalı pantolonlar ya da omuzları basene göre orantılan geniş yakalı, hafif bol ceket ve bluzlar tercih edebilirler. E tipi: Kalın boyun, geniş omuz, girik ve dolgun bel, omuzlarla aynı oranda genişlikteki basenler. Bu siluet dolgun vücut tipleri arasında oranlı ve düzgün bir vücut tipidir. Bilek boyu ya da düşük bel bol pantolonlar bu vücut tipleri için çok uygundur. E tipleri boyunlarını her zaman açık bırakmalıdır. Bele oturan elbiseleri de rahatlıkla giyebilirler. F tipi: Kalın boyun, geniş ve düşük omuzlar, dolgun göğüsler, kalın ve düz bir bel, düz kalçalar ve tüm bedene oranla ince bacaklar F tipinin belirgin özellikleridir. Bu tip kadınlar öncelikle bedenin üst kısmını inceltecek kesimleri tercih etmelidir. Drape, geniş yaka, düşük omuz kesimli kıyafetlerden kesinlikle kaçınmalıdır. Ceket boylarının kalça hizasında, etek boylarının ise en kısa diz altında olmasına dikkat edilmelidirler. Ceket, palto, mantolarının cepleri kalça hizasında olmalıdır. Ve bunların hemen ardından Renk kombinasyonları gelir. Çok kiloluysanız parlak ve açık renklerden kaçının diye bir moda efsanesi vardır aslında tam olarak doğru sayılmaz toplu bayanlar koyu renk üzerine parlak boyuna çizgilere sahip ürünlerle kendilerini daha ince gösterebilirken fazlalıklar kalçadaysa koyu renk pantolon ve açık renk bir üstle vücudu dengeye kavuşturabilirler. Koyu renk saç ve gözlere sahip olan kişilerin renkleri arasında siyah ve beyaz geliyor. Esmer tenli kişilere çok fazla koyu renk önerilmez. Mavi, turuncu, kırmızı, pembe ve altın sarısı renkler ise en çok onlara yakışır. Kumrallara ise hiç kuşkusuz en çok mavi ve yeşil tonları yakışır. Siyah ve beyaz ise uzak durmaları gereken renklerdir. Onlar yerine krem ve açık kahve tonları tercih edebilirler. Sarışınlar enerjilerini; lacivert, yeşil, mavi, kırmızı ve beyaz renklerle ortaya çıkartabilirler. Bronz, kırmızı, bordo, kahverengi ve mor rengi rahatlıkla kullanabilen kızıllar, maviden ve siyahtan uzak durmalı...

www.edirneplus.com Kasım/2009

06


Elişi Elmas Kelepçe (special edition) / 4.000,00tl Edirne Mücevherat 2

Elbise / 139,00tl Edirne Moda&Moda

Tria elmas yüzük / 900,00tl Edirne Mücevherat 2

Rugan Platform / 149,50tl -129,50tl Edirne Vipi

Firmaların adres ve telefonları 51. sayfadaki şehir rehberinde yer almaktadır.

Saten Elbise / 189,00tl Edirne Moda&Moda


mO DA

EDİRNEPLUS+

Firmaların adres ve telefonları 51. sayfadaki şehir rehberinde yer almaktadır.

Tavşan Kürk / 389,00tl Edirne Moda&Moda

Abonozlu (14 ayar) lale kolye / 600,00tl Edirne Mücevherat 2 Bluz / 109,00tl Edirne Moda&Moda Süet Bot / 89,50tl Edirne Vipi

www.edirneplus.com Kasım/2009

08


Zümrüt etrafı çift sıra dizili elmas yüzük / 600,00tl Edirne Mücevherat 2

Firmaların adres ve telefonları 51. sayfadaki şehir rehberinde yer almaktadır.

Binici Çizme / 99,50tl Edirne Vipi

Gri Deri / 195,00tl - 165,00tl Siyah Süet / 115,00tl Edirne Vipi

Şal / 29,90tl Bileklik / 9,90tl Edirne Moda&Moda

Şal / 24,00tl Edirne Moda&Moda

Kaşe Kaban / 249,00tl Edirne Moda&Moda


mO DA

EDİRNEPLUS+ Utes Takım %100 wool 600,00tl - 300,00tl Utes Gömlek 39,90tl Utes Kravat 29,90tl Edirne Yarkın Giyim

Kol düğmesi 29,00tl Edirne Levent Butik

DETAYCI VE ŞAŞIRTICI

En ince detayların, yüksek özenle tasarlandığı Sonbahar Kış 09/10 koleksiyonu, 60’lı yılların esintilerini taşıyor… Takım elbise ve gömlekler, beklenmeyen kumaş kombineleri ve işlevsel ve dekoratif iç detayları ile klasik erkek giyimine etkileyici ve farklı yorumlar katılıyor. Gerek pantolonlar gerekse tek ceketlerde farklı bedenlere adaptasyon sağlamak amaçlı kullanılan brit ve köprüler gibi bu sezon erkeğin vazgeçilmez terzilik detayları. Sezonun en çarpıcı ürünleri, farklı yaka ve lapel kesimleri ve garnilerinin kullanıldığı Vücut formunu çevreleyen ve daha dar görünüm sağlayan takım elbise ve tek ceketler… Takım elbise koleksiyonlarının ana desenleri silik tebeşir çizgiler ve makro - mikro ekoseler. Astarından ilik filetolarına kadar özenle tasarlanan takım elbiselerin iç çalışmaları da dış görünümleri kadar etkileyici. Bu kışın erkeği kimi tasarımcılara göre 80lerin Rock&Roll akımından kimi tasarımcılara göre klasik İngiliz kolej öğrencisi görünümünden esinlense de sezonun ortak trendleri deri, ekose ve yelekler… Klasik takım elbisenizin içine uyumlu tonlarda giyeceğiniz deri bir yelek ve aynı renk ayakkabı-kemer kombinasyonu sizi sadece modayı takip eden biri yapmakla kalmayacak aynı zamanda kendinize ne derece özen gösterdiğinizin şık bir belirtisi olacaktır. İllaki takım elbiseye gerek yok, biraz daha rahat çalışabilirim derseniz düz renk gömleğinizin üzerine giyeceğiniz ekoseli ya da baklava desenli bir kazak bu kışın havasını estirmenize yeterli olacaktır.

Utes Takım %100 wool 600,00tl - 300,00tl Edirne Yarkın Giyim

Bot 119,00tl - 99,50tl Edirne Vipi

Rugan Bot 119,00tl - 99,50tl Edirne Vipi

www.edirneplus.com Kasım/2009

10

Firmaların adres ve telefonları 51. sayfadaki şehir rehberinde yer almaktadır.

Bisse Gömlek 60,00tl Bisse Kravat 39,00tl Edirne Levent Butik


Ayakkabı 99,50tl - 74,50tl Edirne Vipi Bisse Gömlek 104,00tl Edirne Levent Butik Bisse Gömlek 97,00tl Edirne Levent Butik

Bisse Deri Cüzdan 95,00tl Bisse Deri Kemer 79,00tl Edirne Levent Butik

Firmaların adres ve telefonları 51. sayfadaki şehir rehberinde yer almaktadır.

Arslanlı Triko 94,90tl Edirne Levent Butik

Bisse Gömlek 60,00tl Bisse Kravat 39,00tl Edirne Levent Butik

Slazenger Bot 139,50tl - 99,50tl Edirne Vipi

Utes Blazer Ceket 270,00tl - 135,00tl Utes Pantolon 89,00tl - 49,00tl Edirne Yarkın Giyim

Bot 119,50tl - 99,50tl Edirne Vipi


GE Zİ

EDİRNEPLUS+

rakaş

Hasan Ka

Sen hiç sincap gördün mü? 2007 yılında Orman İşletme Müdürlüğünden Edirne İl Özel İdaresi Merkez Hizmet Birliği adına tahsis edilen “Kent Ormanı - İzzet Arseven Parkı” Hizmet Birliği tarafından yapılan düzenlemelerle oluşan yeni sureti ile Edirne Halkının beğenisini kazanmış nefes alınabilecek mesire alanı olarak yoğun talep görmeye başlamıştır.

Hele bir tanesi var ki; yıllar önce sakladıkları cevizler bugün devasa ceviz ağacı haline dönüşmüş ormanın gerçek sahipleri kızıl sincaplar.

Meriç nehri kıyısına konuşlanmış 220 hektarlık alandan oluşan doğal orman, bünyesinde yüzyıllık ağaçları barındırırken içerisine konuşlanan tesis ve bu tesisin farklı hizmet anlayışı ile ünü Trakya sınırlarını aşmış şehre gelen yerli yabancı ziyaretçileri ağırlar hale gelmiştir. Bu ormanda çok çeşitli ağaç ve bitki türlerinin yanı sıra doğal ortamlarında yaşayan birçok hayvan türü ile her an tanışmanız mümkün.

Kızıl sincaplar nadir görünen bir tür olmasına rağmen Edirne Kent Ormanında çok sayıda görülmekte ve burada oluşturdukları evlerinde huzur içinde yaşarken ormana gelen ziyaretçilere neşe kaynağı olmaktadır.

Ormanda gezerken sessiz ve gözlemci olursanız birçok sincabı yuvalarında keyifle ceviz yerken görebilirsiniz.

Siz de bu şirin yaratıklarla mutlaka tanışın. Ormanın doğal güzelliğini keşfedin. Hatta kendinizi şımartın ve ormanda sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlayın. Kendinizi ne kadar pozitif hissedeceğinizi göreceksiniz.

www.edirneplus.com kasım/2009

12


Halkın yoğun ilgisi karşısında istek ve ihtiyaçlara duyarsız kalmayan, bölgede benzeri olmayan temalı ahşap çocuk oyun grupları, yeni yapılan spor alanları, hayvanat bahçesi ve estetik çevre düzenlemesi ile ormanı Edirne Halkına sunan başta Sayın Valimiz Mustafa BÜYÜK ve emeği geçen tüm siyasilere Edirne Halkı adına teşekkür ediyoruz.

“Cevizler Sincapların, Sincaplar Ormanın, Orman Hepimizin” sloganıyla doğanın korunmasına dikkat çeken ve bu tesisi ormanın doğal güzelliğine zarar vermeden işleten Birlik Müdiresini tebrik ediyoruz.


sa nat

EDİRNEPLUS+

r

Erhan Ekle

EDİRNE’DE ŞEHİT DÜŞEN RESSAM HASAN RIZA Tek isteği; Bulgarlar tarafından

kuşatılmış şehre girip, atölyesindeki resimlerini kurtarmaktı...

1877–78 Osmanlı-Rus savaşı esnasında son sınıfta okuyan Hasan Rıza Bey, tüm bahriyeli öğrenciler gibi gönüllü olarak savaşa katılmak için askere yazıldı. Savaş resmetmek üzerine en büyük deneyimi burada kazandı. Osmanlı-Rus savaşını resmetmek üzere görevli olan İtalyan bir ressamın koruması olarak görevlendirilen Hasan Rıza Bey, onu gözlemleyerek etkilenmiştir. İtalyan ressamın bir portresini yaparak ilgisini çeker ve dostluğunu kazanır. Savaş bittikten sonra Bahriyeye devam eden Hasan Rıza Bey, bir yandan da İtalyan ressam ile olan bağlarını sürdürür. Bahriyenin son sınıfındayken Sultan II. Abdülhamit’in sultaniye gemisinin kamaralarını süslemekle görevlendirilir. Burada gösterdiği başarı üstlerinin ilgisini çekmiş ve daha mezun olmadan subay rütbesiyle ödüllendirilmiştir. Daha sonra İtalya’ ya gider. Oradan Napoli, Roma, Floransa gibi birçok şehir görür ve atölyelere katılır. Dönüşünde Edirne’ ye yerleşir ve Karaağaç’ ta bir atölye hazırlar. Edirne Sanat Okulunda( bugünkü meslek lisesi), ve hastanede müdürlük yapar. Balkan Savaşı sırasında Bulgar ve Sırplar Edirne’ ye saldırır, her yerde yıkım vardır. Bunu gören Hasan Rıza yaptığı çalışmaları askerlerin elinden kurtarmak ister. Müdürü olduğu hastaneden, ziyaretine gelen Sami Yetik, Mehmet Ali Laga ve arkadaşları çıkmamasını tembih ederler ama kulak asmaz ve Karaağaç’ta ki atölyesinin yolunu tutar. Hasan Rıza resimlerini kurtarmak için çıktığı yoldan dönemez çünkü Bulgar askerleri ile karşılaşmıştır. Ne insandan ne sanattan anlayan bu askerler Hasan Rızayı orada şehit ederler. Yapmış olduğu çalışmalar yok edilir. Sadece küçük bir kısmı arkadaşları ve Sami Yetik tarafından korunur.

Hatta Avrupa’da sergilere götürülür. Bu çalışmalar arasında “Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’ a Girişi”, “Osmanlıların Rumeli’ye Geçişi, Varna meydan Muharebesi, Fatihin Gemilerini Karadan Yürütmesi” vardır. Hasan Rıza’ nın ölümüne yakın dönemde savaş sebebi ile Edirne ye Şükrü Paşa gelir. Kısa bir süre için Edirne’ nin savunulması emredilmiştir. Bu süre zarfında yardım ulaştırılacaktır. Fakat işler istenildiği gibi gitmez. Bulgar-Sırp kuşatmasına karşı yapılan savunma beş ay devam eder. Elde avuçta kalmamıştır, cephane azaldığı gibi yiyecekte bitmektedir. Şeker lüksler arasına girmiş, elinde şeker olanlar ceplerinde dolaştırır olmuştur. Şükrü Paşa beklenenden fazlasını yapmakta fakat toplar mermiler, askerler Edirne’ yi talan etmektedir. Edirne’ de birçok ata yadigârı eser barındırdığı için bunların kaybından korkan Şükrü Paşa teslim olmaya karar verir. Böylece şehrin ve halkın yağmadan korunması sağlanmak istenir. Şehir gelen askere teslim edilir ve Şükrü Paşa kılıcını da teslim eder. Edirne’ nin alınması ile şehre gelen alay komutanı Milova Gavrilovicth Şükrü Paşa’nın yanına gider. Kendi de askerleri gibi çok heyecanlıdır. Böyle bir müdafaa yapan bir komutanla karşılaşmak için sabırsızlanır. Paşanın karşısına çıktığında heyecanlı olduğunu yazar tarih kitapları. Güzel bir sohbet olur aralarında. Şehri teslim almak için gelen bir grup Bulgar askeri paşayı alır. İki gün sonra Kral Ferdinand ile karşı karşıya getirilir. Paşa bir düşman askeri de olsa savaş tarihi için çok önemli başarıya nail olmuştur. Kral teslim alınan kılıcı paşaya geri verir ve Paşaya : “bir yanlışlık olmuş, sizin gibi askerlerin kılıçları alınmaz, şeref dolu bir savunmaya imza attığınız kılıcınızı lütfen kabul buyurunuz” der. Alman, Fransız Gazetelerde yazılar çıkar. Paşaya, Fransız Milleti adına binlerce imza ile bezenmiş bir Altın Kitap ve kılıç hediye edilir. İşte bu değerli paşa ile büyük ressam Hasan Rıza’ nın buluştuğu an bu andır. Tabi eğer şehit edilmeyip yaşamış olsaydı. Çünkü resimlerinde savaşları konu alan, İstanbul fethi gibi hiç görmediği anları tablosuna aktaran Hasan Rıza belki de bir çalışmasında da Şükrü Paşa’ yı resmedecekti. Hatta diğer çalışmalarında yaptığı gibi Şükrü Paşa’ nın da yanında kendini resmedecekti. Belki de bu büyük sanatçı yaptığı bu çalışma ile akıllarda kalacak, ders kitaplarında gördüğümüz ama onun olduğunu bilmediğimiz çalışmalarından haberdar olacaktık. Belki de atölyesini kurduğu Karaağaç bugünde sanatın merkezi olacaktı. Sami Yetik gibi birçok sanatçı da Edirne’ ye gelecek onlarda gitmek istemeyecekti. Bugün Edirne’ nin Kurtuluşunu kutlarken ismini anıp, yaptığı bir çalışmanın önünde fotoğraf çektirecektik. * Hasan Rıza, 1858 yılında Üsküdar Ağa Hamamı semtinde, Miralay Şakir Bey ile Nefise Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Bahriye mektebinde okurken resme olan sevgisi ve güzel resim yapması sebebiyle ressam Hasan Rıza olarak anıldı.

www.edirneplus.com Kasım/2009

14


Düşman hatları geçtikten sonra ölürsem kendimi şehit kabul etmiyorum.Beni mezara koymayın.Etimi, itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam; kefenim, lifim, sabunum çantamdadır, beni bu mahalle gömeceksiniz ve gelen nesileer üzerime bir abide dikeceklerdir.

Edirne’nin Kahraman Müdafii General Mehmet Şükrü Paşa

Erzurum’lu Ayabakan ailesinden Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) Mustafa ile Muhsine’nin tek evladı olup 1857’de doğmuştur. Daha çocukken askerliğe büyük ilgi duyarak Erzincan Askeri idadisi’nde tahsile başlamış ve 1879 senesinde İstanbul’da Sütlüce Topçu Okulu’ndan topçu teğmeni olarak mezun olmuştur.1893 tarihinde 36 yaşındayken Tuğgeneralliğe yükselmiştir.Almanca, İngilizce ve Fransızca lisanlarını iyi bildiği için Harbiye ve Darüşşafaka mekteplerinde Balistik ve matematik dersleri vermiştir.Şükrü Paşa, Topçu komutanı olarak tayin edildiği ve Tuğgenerallikten Orgeneralliğe kadar olan askerlik hizmetlerini Edirne’de geçirmiştir.

Bu anlarda Bulgar ve Sırp Ordularının tek hedefi General Şükrü’yü teslim almaktır. Balkan Harbi başlayınca Edirne Müstahkem Mevkii Komutanlığı’na tayin edilen Şükrü Paşa’ya verilen yazılı emirde, Edirne’nin muhtemel bir muhasarası halinde yalnız kırk gün müdafa edilmesi kendisinden istenmiştir.Müstahkem mevkide cephane bolluğuna rağmen, süpürge tohumundan yapılmış ekmek, at eti ve kurbağadan başka yiyecek bir şeyi olmadığı halde, düşmanın teslim tekliflerini reddederek güçlü ve refah içindeki Bulgar ve Sırp ordularının saldırılarına tam 5 ay 5 gün karşı gelmiş ancak hiçbir yardım ümidinin kalmaması, Selimiye Camii ve daha bir çok Ata yadigarı eserin tahrip olmasından endişe duyan Şükrü Paşa teslim olmayı uygun bulmuştur. 26 Mart 1913 sabahı Bulgar Komutanı General Ivanof hürmetle karşılamış ve kılıcını alelusul teslim almış ise de, Edirne’ye gelen Bulgar Çarı Ferdinand askeri merasimle kılıcını sahibine iade etmiştir.

[“Bulgar Çarı Ferdinand, şanlı mağlup Şükrü Paşa’ya teslim ettiği kılıcını iade etmektedir.] Pariste haftalık çıkan Le Pelit Journal dergisinde bu satırlarla bahsedilmektedir.

Şükrü Paşa’nın Edirne Müdafaası hakkında bütün Avrupa gazete ve dergilerinde övücü pek çok yazılar ve resimler yayınlanmış ve eğitim gördüğü Almanya gibi askeri hayatını yakından izlemiş memleketlerde ufak çapta da olsa anıtlar dikilmiştir. Şükrü Paşa’ya Fransız milleti adına şeref kılıcı ve binlerce imza ile bezenmiş bir ‘altın kitap’ takdim edilmiştir. Ve bu kitabın girişinde şöyle yazmaktadır: “Edirne’nin Kahramanı Müdafii General gazi Mehmet Şükrü Paşa’ya Hayranları tarafından unutulmaz bir müdafaanın hatırası olarak Paris 1913…”

Resimler ve bilgi konusunda bize yardım eden Edirne Şükrüpaşa Vakfı’na teşekkür ederiz.

13 mart sabahın erken saatlerinde Ayvazbaba, kestanelik, Cevizlik ve Yıldız Tabyaları son savunmalarını yaparak Bulgar doğu cephesi tarafından düşürülür. Bir yandan da batı ve güney cephelerinde savaş ve savunma şiddetle devam etmektedir. Daha sonraları Batı Türk cephesi aldığı emir gereği Sırp ordusuna bir heyet göndererek ateşkes yapıldığını iletir ve bu tabyalar Sırp Ordusu’nun eline geçer.


Kü lt ür

EDİRNEPLUS+

Nickelback yeni albümü Dark Horse’un dizginlerini saldı… -Roadrunner Records tarafından 2008 kasım ayında piyasaya çıkan rgölü e k Nickelback - Dark Horse albümü e T ın g Say ülkemizde ancak bir sene sonra 2009 ağustos ayında raflarda yerini alabildi.Bende albümün 1. yıldönümü ülkemizdeki 2. ayı nedeniyle sizlerle paylaşmak istedim. -Chad Kroeger önderliğinde 1995 yılında Kanada’da kurulan Nickelback ‘’jock-rock’’ (heavy metal, pop rock ve country sentezi) ismiyle adlandırılan farklı tarzıyla bu yeni albümlerinde de enfes bir müzik ziyafet sunuyorlar bize. Geneline baktığımızda oldukça hareketli parçalar olmasına rağmen arada birkaç güzel slow parça biraz nefes aldırıyor dinleyiciye. -Zaman zaman ‘’Hero’’(Spider-Man) ve ‘’ Slow Motion’’(the Punisher) gibi parçalarıyla film müziklerinde de boy gösteren Nickelback, albümün gözde parçası ‘’Burn it to the ground’’ ile gişe canavarı Transformers 2: Revenge of the Fallen filminde bir bar

sahnesinde göze çarpıyor. Mutt Lange tarafından düzenlenen albüm 2009 Mayıs - Haziran aylarında yapılan turnelerde dinleyiciden tam not aldı. -Dinlemeye fırsatınız olmadıysa şiddetle tavsiye ediyorum özellikle arkadaş ortamı ve partiler için birebir. Çoğu müzikli mekânlarda da albümden parçalar gözüme çarpmaya başladı. Özellikle Burn it to the ground, Never gonna be alone ve This afternoon parçaları şu ara oldukça popüler.

Klasik Film Z o mb i filmi d e y ip g e ç me !. . . Dawn of the Dead (Ölülerin Şafağı) Yönetmen : George A. Romero Nic (dünya sinemasında zombi kültürünü yaratan adam kendisi) Yapım yılı : 1978 Romero’nun ‘’zombiler alışverişte görsün’’ filmi. Yaratıcı, şaşırtıcı kanlı sahneleri ve politik mesajlarıyla (zombileri kullanarak dönemin tüketim çılgınlığına ve ırkçılığa göndermeleri) ile en sıra dışı işlerinden biri. Ölülerin dirilmesiyle oluşan kaos ortamından kurtulan bir grubun erzak almak için bir alışveriş merkezine sığınmaları ve sonrasında gelişen dehşet verici olayları anlatan harika bir seyirlik.

ac kelb

k

George A. Romero’nun Zombi Kronolojisi Night of the Living Dead (yaşayan ölülerin gecesi) 1968 Dawn of the Dead (ölülerin şafağı) 1978 Day of the Dead (ölülerin günü) 1985 Land of the Dead (ölüler ülkesi) 2005 Diary of the Dead (ölülerin günlüğü) 2007

www.edirneplus.com Kasım/2009

16


Yıl:1993

Yer: 2365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu Görev: Ne pahasına olursa olsun bu sınır karakolunu korumak… Ekim ayında vizyona giren ve ilk 3 günde 300.000’i aşkın izleyici sayısıyla olay yaratan Levent Semerci’nin ‘’Nefes : Vatan Sağ olsun’’ filmi yılın en çok ses getiren Türk filmi bence. Güneydoğu’da Irak sınırı yakınlarındaki jandarma karakolunu korumakla görevli bir yüzbaşı ve emrindeki kırk askerin hikâyesini anlatan film, Hollywood yapımlarını aratmayacak türden bir görsel zafer. Yeni görev yerine ulaşmaya çalışırken bir terörist saldırısına maruz kalan ve sevdiği bir askerini kaybeden yüzbaşı, eşiyle telefonda konuşurken bağlantıya ansızın giren Doktor kod

adlı teröristin tehdit dolu sözleriyle karşılaşır. Terörist yolculuklarında kurulan pusuyu organize ettiğini ve sıranın onlar da olduğunu söyler. Bir süre sonra ikili bir atışmaya dönüşen konuşma sonrasında yüzbaşı ölen askerinin intikamı ve emrindeki askerlerin güvenliği için bir operasyon düzenleme kararı alır. Merak etmeyin filmi burada anlatacak değilim basitçe konu üzerinden geçiyorum ve yorumu siz izleyicilere bırakıyorum. Zira tüm filmi buraya yazmaya kalksam ayrı bir dergi olur. Milliyetçi bir profil çizmesine rağmen savaş ile ilgili tarafsız görüşleriyle,

doğuda görev yapan Türk askerinin acı, sevgi, umut ve hasret gibi olgulara verdiği farklı tepkileri anlatan, zaman zaman hüzünlü, zaman zaman neşeli, insanı diken üstünde tutan gerilimli anları, sahnelerdeki harika uyumuyla göze çarpan müzikleri ve görsel efektleri, ses ve kurgusu başarıyla işlenmiş çatışma sahneleriyle harika bir sinema ziyafeti. Kısacası biz sıcak yatağımızda uyurken sınırlarımızı, vatanın bölünmezliğini, göklerde dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızı canları pahasına, son ‘’nefes’’lerini verene kadar koruyan Mehmetçiklerimizin hikâyesi…


con cep t

EDİRNEPLUS+

Nurdan Keçeci

EVİM EVİM GÜZEL EVİM ! Home Sweet Home Yatak Örtüleri Yatak Odanıza Yeni Bir Soluk Veriyor Ev tekstil ürünlerini belirlerken özellikle dingin ve huzurlu bir ortama yapacağı katkıyı dikkate almalı.Bütün gün iş stresi içinde çalışıyoruz. Evimize döndüğümüzde huzur ve dinginlik arıyoruz. İşte Home Sweet Home’un en büyük özelliği de dekoratif ürünleri ve tekstil ürünleriyle bu sıcak ortamı oluşturmasıdır. Yatak örtüleri, pike takımları, nevresimler, banyo grubu ve dekoratif aksesuarlarıyla birbirinden şık ürünler sunan Home Sweet Home ‘da ev tekstiline dair her şeyi bulmak mümkün. Günümüz modasını ev dekorasyonuna da yansıtan ürünlerin her biri göz alıcılar. Günlük ve abiye grubu sunan marka genellikle her üründe taşları yoğunlukla kullanmış. Yatak örtüleri özenle tek tek işlenerek yapılmış dantela ve pullarla işlenmiş, pembelerin yoğunlukta olduğu nevresim takımları özel kumaşlardan üretilmiş olup misafir banyoları için düşündüğüm taşlı havluları banyolara şıklık katacak cinstenler özelliklede siyah olanları. Ürün yelpazesine kattığı yatak örtüsü takımları, yatak odalarının vazgeçilmez bir parçası olan ürünleri şıklık ve zarafet çerçevesinde her geçen yıl yeniden tanımlıyor. Dünya modasındaki yenilikler ile birleştirilen özgün tasarımlarının büyük kısmı, el işçiliğine dayalı olarak, tek tek işlenerek üretiliyor. Tasarımlarda genel olarak klasik ve şık çizgiler hâkim. Saten, tafta, ipek ve kadife gibi

kumaşlar, üretimde ağırlıklı olarak tercih ediliyor. Son yıllarda Türk tekstil sektöründe artan Çin baskısı ve rekabetine rağmen, yerli firmaların başarıları göz kamaştırmaya devam ediyor. Bunun güzel örneklerinden birisini de Home Sweet Home oluşturuyor. Ev tekstilinde Türkiye’nin önemli markalarından birisi kabul edilen ve evleri daha yaşanılır mekanlar haline getirirken, modern-kentli insanın gündelik stresinden uzakta, evlerinde soluk almasını sağlıyor. Havlu grubu; nakışlı, taşlı, abiye ve günlük olmak üzere dört farklı konseptte beğeninize sunuluyor. Bornozlarda, bayanlar için small ve medium olmak üzere iki beden, üç adet de desen alternatifi mevcut. Erkek bornozları ise large

www.edirneplus.com Kasım/2009

18


www.kececizadeconcept.com

ve x large olarak, desensiz hazırlanmış. Bornoz renkleri de havlu renkleriyle uyumlu olarak seçilmiş. Bornoz grubunda, krem ve camel dışında bayanlara özel lilalar da göreceksiniz. Banyoların vazgeçilmez aksesuarları paspaslarla ilgili hazırlanan geniş koleksiyonda, hiçbir ayrıntı göz ardı edilmemiş. Her tarza uygun tasarımların bulunduğu bu grup, tüm banyolar düşünülerek özenle hazırlanmış. Dört ebatta çalışılan, pamuk ve akrilik olarak gruplandırılan paspaslarda; pamukta dört desen, akrilikte dört desen olmak üzere oldukça geniş desen ve renk alternatifi bulunuyor. Geniş banyo koleksiyonunun önemli parçalarından birisi de, banyoların en özel ayrıntıları olan banyo aksesuarları.

Saraçlar Cd. No.58 EDİRNE Tel.: 0284 - 213 66 00


con cep t

EDİRNEPLUS+

Bilge Turanlı

Dr.Saadet YARDIM ve konağı. “Çok arzu ettiğim şeyleri geç de olsa gördüm.Allah beni onun için bu kadar uzun yaşattı herhalde. Bir de nehirde kayıkları görmeyi çok isterdim. Onu da görürsem tamamdır artık...” 1924 Edirne doğumlu Dr. Saadet Yardım’ la Edirne’yi, bu güzel şehrin güzel evlerini, savaş yıllarını, mesleğini konuştuk. Söz uçar yazı kalır denilse de dinlemeye doyamadığım bir arietta gibiydi... Karaağaç’taki evden bahseder misiniz? Karaağaç, Ortaköy caddesinde Pazarkule’ye giden yol üzerinde parsellere bölünmüştür. Her karede üç, beş, altı ev yapılmıştır. Yalnız bizim ev bir kare üzerinde, ortadadır. Bütün etrafı bahçedir, başka bir tane öyle yok. O devirde ipek fabrikası varmış Karaağaç’ta. Onun sahibi bu evi yapmış. O evin karşısında hala bir baca var. Bu baca ipek fabrikasının bacasıdır.

Siz fabrikayı gördünüz mü?

Hayır, hep bacayı biliyorum çocukluğumdan beri.

Babanız bu evi almaya nasıl karar veriyor?

Tayini Edirne’ye çıkmış. Akşam yemeğini Ortaköy Caddesindeki restoranlarda yiyormuş. Tek atlı bir arabası varmış. Onunla evin önünden geçerken eve hayran oluyormuş. Zamanla evi satın almış. 1925-1926’ larda eve girdiğimizde ben dört beş yaşlarındaydım. Evde elektrik yoktu. Koca evi lambalarla aydınlatırdık. Evin her köşesine fenerler asıldı. Her gece bahçenin aydınlatılması için o fenerler yakılırdı. Elektrik 1930’larda önce Edirne’ye sonra Karaağaç’a geldi.

Peki su ?

Dört dönüm olan bu bahçede bir dolap vardı. Dolap, kuyu ve kovalar var. Kovalar kuyunun içine girer su alır, çıkarır, boşaltır, dolapla bahçe sulanırdı. Kuyudan mutfağa su geliyordu. Mutfakta tulumbalar vardı. Çatıya iki tane bidon koyduk. Mutfaktan tulumbayla su çekilir bidona, bidondan da tuvaletler banyo ve mutfağa dağılırdı. Bahçede gömme büyük küpler vardı iki tane. Oraya yağmur suyu doyordu. Mutfakta çok güzel bir ocak vardı, onun yanında ayrı bir ocak vardı. Onun üstünde bir kazan vardı. Ocak yanar, kazan ısınır, yanda da yalak gibi büyük bir yer vardı, bir kısmında bulaşık bir kısmında çamaşır yıkanırdı ayakta. Teşkilatı çok güzeldi.

Bahçenin de tadına doyulmuyordur…

Bahçeye çok meralıydı benim ailem. Her şeyi ekerlerdi; sebzeler, meyveler, çiçekler.. Cennet gibi bir bahçeydi. Tabi bahçıvan olmadan olmuyordu. Evin müştemilatı vardı. Araba da orda dururdu. Orda bir aile otururdu çocukları ile. Baba bahçeye bakar, anne evin içine bakar, çocuklar da bahçeye yardım ederdi. Bahçede mermer bir havuz vardı, onu beybabam satın almıştı.

Evin içi nasıldı?

Evin bütün malzemesi İtalya’ dan gelmiş. Çok kullanışlı, güzel bir evdi. On iki oda, iki de büyük salonu vardı. Duvarlar bağdadiydi. Duvarlar ve tavanlar resimliydi.(kalemişi) Yemek odasında tavanda yağlı boya resimler vardı. Misafir odasında manzaralar vardı. Maalesef evi çok hor kullanmışlar. O güzelim yerleri kireç ile boyamışlar. Biz öyle

www.edirneplus.com Kasım/2009

20


bulduk. Pek az bir yerde resim kalmıştı. Ahşaplar birbirine geçmedir. Hiçbirinde çivi yoktur. Ahşapların da üzerinde desen vardı. Tabi siline siline ondan da bir şey kalmamıştı.(2004-2005 yıllarında restore edilmiştir.)

Isınma nasıldı?

Sobalarla ısınırdık, çok rahattı. Aşağıda yanardı soba, yukarısı da ısınırdı.

Karaağaç’ta o güzelim binaların yıkılmasına sebep olan nedir?

Muhacirler. Lozan antlaşmasıyla biliyorsunuz Türkler buraya geldi. Buradaki yabancılar da Avrupa’ya gittiler. Edirne’ye gelen muhacirlerin esnaf olanlarına Kaleiçi’nden ev verdiler. Ziraatla uğraşanları da Karaağaç’a vermişler. Bunlar o güzelim evlerin alt katlarına hayvanlarını yerleştirdiler. Samanları üst kata sıcak olsun diye. Panjurları söktüler, camları kerpiçle ördüler. O güzelim evleri ziyan ettiler. İpek böcekçiliğini de öldürdüler. Biliyorsunuz ipek böceği dut ağacından beslenir. Bu yüzden her evde dut ağacı vardı. Bunlar bu ağaçları kestiler. Karaağaç’ın altını üstüne getirdiler. Türkçe bile bilmiyorlardı. Edirne’deki Valiler, Belediye Reisleri nasıl müsaade ettiler o evlerin yıkılmasına anlamıyorum. Hepsi birbirinden güzeldi.

Yazık olmuş gerçekten..

Eskiden birçok evde ipek böceği bakılırdı. Yıldırımda bir evde hala böceklik var mesela. O eve çok üzülüyorum. Orayı müze yapsalar bari.

Haklısınız. O zamanlar Karaağaç’ta kimler otururdu peki?

Ekrem Demiray oturmuştur Belediye Reisi. Ondan evvel Mithat Vardar oturmuştu. O da Belediye Reisliği yapmıştır. Rumlar, Ermeniler, İtalyanlar, Bulgarlar.. Devlet Demir Yollarını ecnebiler kurmuştur mesela. Dört tane de sefarethane varmış. Onlar da yıkılmış. Karaağaç iç ve dış diye ikiye ayrılıyordu. İç Karaağaç’ta bir kilisenin kapısı duruyordu. Bir kilise de bizim evin karşısındaydı. Hatta bizim eve bitişik Havra vardı. Şimdi ondan eser kalmadı. Benim hatırladığım bir de İtalyan okulu vardı. İki katlı güzel bir bina . Orda sörleri hatırlıyorum. Siyah yere kadar kıyafetler giyiyorlardı. Beyaz geniş kolalı yakaları, beyaz kolalı kalkık başlıkları vardı. Bir ara orayı ilkokul gibi yaptılar sonra da o sapasağlam binayı yıktılar.

Babanızın savaş yıllarından anı var mı aklınızda kalan?

Yedi sene savaşta kaldı beybabam. Balkan harbinden sonra dört sene Hindistan’da esir kampına sokmuşlar ve orada çalıştırmışlar . Fakat beybabam itiraz etmiş “esir olamam, ben doktorum siz beni kampa sokamazsınız, benim rütbemdeki askerlere ne veriyorsanız bana da aynı parayı vereceksiniz” demiş.Onlar şaşırmışlar, demişler ki “biz şimdi bir şey diyemeyiz , Londra’ya soralım, şimdi aylığınızı veremeyeceğiz.” Babam yerleşmiş, hasta bakmaya başlamış. Altı ay sonra dediği olmuş. Hem birikmiş aylıkları gelmiş hem de onların subayları kadar para almış. Bu çok güzel bir şey, bunu takdir ediyorum. Çünkü doktorluk beynelmileldir. Sonra oradan gelip İstiklal Harbine girmiş koyun tüccarıyım diye. Ondan sonra da binbaşı rütbesiyle ayrılmış.

Ardından siyaset mi geldi?

İnönü’nün annesi ile babamın annesi Aksaray’da komşularmış. Oradan bir ahbaplık var ve bu hep devam etmiş. Ben bile İnönü’nün evine gittim. İnönü beybabama telefonda “ne olur sen Edirne de Demokrat Parti’yi kur” demiş. Babam da bin bir sıkıntıyla partiyi kurmuş .Hatta o dönemde Celal Bayar geldi, kaldı bizde fakat Mak-

bule annem çok akıllı bir kadındı “Doktor sen Celal Bayar’la bu işi nasıl yapacaksın, onun İktisat Bakanlığını bilmiyor musun” diye sordu. Beybabam da “evet biliyorum ama demokrasinin gelmesi için bunu yapmaya mecburuz. Bu geçicidir. Bugün olur, yarın olmaz” dedi ve Demokrat Parti’yi kurup milletvekili seçildi. Üç milletvekili seçildi o zaman. Fakat beybabam gider gitmez onların çalışmalarını görüp ayrıldı partiden. Sonra bölükbaşıyla Millet Partisi’ni kurdular Ankara’da ve bir dönem sonra bıraktı. Siyaset çok nankör bir şey. Ölümünde bir partinin geldiğini görmedim. Bana da teklif ettiler ama ben dürüst insanın siyaset yapabileceğine inanmıyorum.

Edirne’nin kurtuluşu?

Çok üzülüyorum bunları yazmadığım için. Babam müşahede de kalmış Sarayiçi’nde. O kabuklar yendiğinde babam da ordaymış. Büyükannem ona yemek taşırmış. Ben maviyi çok severdim, mavi beyaz bir elbisem vardı. Bana giydirmezdi onu. Kıyık’ta Yunan komşular vardı.Yunan işgal edince komşuların hepsi mavi beyaz elbiseler, kurdeleler, neşeli şarkılar, bir görseniz..Çok üzülmüşler o zaman. Edirne düşman işgaline çok girmiş,çok ezilmişler, çok mağdur olmuşlar...

Biraz sizden bahsedelim isterseniz. Kaç yılında Edirne lisesini bitirdiniz? 1942 de bitirdim. Türkiye çapında sayılı liseler arasındaydı ve Trakya çapında tekti.


con cep t

EDİRNEPLUS+ Evet tamamen onların elindeydi.Yahudiler ticaret adamıdır. Kendilerini sevdirirlerdi. Halk onlara giderdi. Fakat ben Edirne’lilere giderdim. Hala da Edirne’liden alışveriş ederim.

Üniversiteyi nerede okudunuz? İstanbul’da mı?

Bizim zamanımızda kızlar gitmezdi İstanbul’a, nerden gidecek..Trenle gitmek orada kalmak çok zordu.Doktor olmak istiyordum, ailem de istiyordu. Perihan Nurışık Eczacı, Allah rahmet eylesin, yeni kaybettim. Onunla ikimiz hanım olarak İstanbul’a gittik. Beşinci sınıfta beybabam milletvekili olunca Ankara’ya gittik. Bir buçuk sene de orda okudum ve Ankara’dan mezun oldum. Sonra Edirne ye gelip muayenehane açtım.

O zamanlar sabun yapılıyor muydu?

Tabi asıl o zaman sabun yapılıyordu. Allah rahmet eylesin Fahri Yücel’den.O çıkardı tekrar gün yüzüne.

Nasıl yapılıyordu peki?

Sabuncu Reşat vardı, sırrını hiç vermedi. Hanımıyla kendisi biliyordu püf noktalarını. Şimdi de çok iyi yapılanlar var. Mis sabunu o zaman da meşhurdu.

İhtisas yapmamıştınız henüz değil mi?

Hayır yapmadım. Pratisyen hekimdim. Her türlü hastalığa bakıyordum. Çocuk doktoru olmak istiyordum aslında ama o dönemde kadınların kadın doktoruna geldiğini görünce, kadına faydalı olmalıyım diye düşünüp kadın doğum üzerine ihtisas yaptım. Ama pratisyenliği hiç bırakmadım. Bir hekim icap ettiğinde her şeye cevap vermeli.

Badem ezmesi?

Şekerci Şerif vardı, Avrupa’dan madalyaları var onun. Edirne’de badem ağaçları çoktu.Buranın bademleri yağlı olduğu için onunla yapılan badem ezmesi güzel oluyormuş. Bir de mermer havanda dövülen badem çok daha güzel, onu da kirişçiler yapıyor. Şimdi bizim çocukların yaptıkları da güzel.( keçecizade)

Köylerde çalıştınız mı hiç?

Çok çalıştım Çok emeğim geçti hatta bir kitabım var köy çalışmalarımı anlatır.

Edirne’de geçen ilginç bir anınız var mı?

Eskiden hayat nasıl geçerdi Edirne’de ya da o dönemde ?

Radyo, televizyon yoktu. Her evde muhakkak bir çalgı vardı. Bizim evde de beybabam keman çalıyordu. Hindistan’da öğrenmiş. Annem ud çalıyordu. Güzel sesli bir Hafize ablamız vardı o da def çalıyordu. Ablama ud öğrettiler.Bana da ufak bir keman almışlar.Önce alaturka sonra da alafranga öğrendik. Fakat herkes bir acayip bakıyordu bana çalgıcı gözüyle. Sınıfta ben çalardım, çocuklar söylerdi fakat hoca arkasını dönünce dalga geçerledi benimle. Eve gelip ağlardım. Fazla yürütemedim ben onu ama çok pişmanım, çok güzel bir şeymiş çalmak.

O zamanlar Karaağaç’ta tiyatro, sinema var mıydı?

Bizim zamanımızda kalmamıştı.Ama eskiden varmış. Benim ailem bahsederdi.Tiyatro, sinema, restoranlar.. Canik otel varmış mesela..

Edirne’de sanat nasıldı?

Sinemamız vardı. Ara ara tiyatro gelirdi. Tunca kenarında bir park vardı ama pek gitmezdik parka. Evler bahçeliydi. Ara sıra arabayla bir dolaşır eve giderdik. Halk gezmeye o zaman da düşkündü. Museviler öğretmiştir bize gezmeyi. Cumhuriyet sinemamız çok güzeldi. Bahçesi şahaneydi. Yazlık ve kışlık sinemaydı. Film izlerdik.

Alipaşa Çarşısı Yahudilerin elinde miydi o zaman?

Öncelikle

dürüst

olsunlar

para h e r ş e y

d e ğ i l www.edirneplus.com Kasım/2009

22

Çok sık İstanbul’a giderdik. Tiyatro, sinema, alışveriş ve gezmek için. Turistleri görürdüm. Ve üzülürdüm “neden Edirne ye turist gelmiyor” diye. Sağlık müzesine üzülürdüm “neden bu kadar perişan, kapalı”.. Edirneliler bilmiyordu orayı, çoğu doktor bile bilmiyordu. Eskiden üniversite olmayınca ilmi bir çalışma yapılmıyordu. Sayıca azdık. İlaç firmaları gelirdi, yemekler olurdu, tabi birinin bir şey anlatması gerekirdi. Hiçbirimiz ilmi çalışmadığımız için ne anlatacağımızı bilmiyorduk. Aklıma Darüşşifa geldi. Ben de onu anlattım. Eski Kervan Hotel’de (Şimdiki Trakya Özel Hastanesi) Hayret etmişlerdi “Sen bunları nerden buldun” diye. Kitap var araştırılınca bulunuyor. O zaman çok hislenmiştim. Sonradan Sağlık Müzesi yapılınca beybabamın sakladığım aletlerini müzeye verdim. Benim de çantam vardı. Onu da verdim. Çok arzu ettiğim şeyleri geç de olsa gördüm. Allah beni onun için bu kadar uzun yaşattı. Bir de nehirde kayıkları görmeyi çok isterdim. Onu da görürsem tamamdır artık.

Doktorlara ve adaylara ne öğütlersiniz?

Öncelikle dürüst olsunlar. Parayı çok sevmesinler. Para her şey değil. Otomobilden inip yürüsünler. Sağlık çok mühim.


Ciğercim

www.cigercim.net

100 kişilik oturma kapesiteli,klimalı,ferah ve geniş salonumuzda sizin için herşeyi düşündük...

Çilingirler Çarşısı, Veyis İş Hanı No.25 Edirne / 0284 - 212 36 06


e Ğİ Tİm

EDİRNEPLUS+

Z TAN İLKİM Ö isti aile terap ilişki ve

Aşkın katili Evlilik mi?

İşte konunun en can alıcı sorusuna geldik. Herkes bu sorunun yanıtını merak eder durur. Evliliğin aşkı öldürüp öldürmediği, her dönemin merak konusu olmuştur. Niye evlilik aşkın ölümünden bu kadar sorumlu tutulur ki? “Evlendik, aşkımız bitti” sözleri, aslında kişilerin savunma mekanizmalarından başka bir şey değildir. Aşkın bitişinin sorumluluğunu kimse yüklenmek istemez, suçu evliliğe atmak kolay yoldur. Bin bir söz verişle, sonsuz umutlarla atılan imzadan sonra, insanlar kendilerini bir rehavete bırakıyorlarsa burada evliliği değil, evliliğe bakışı sorgulamak gerektiğine inanıyorum. Evlilik bir son gibi algılanır çoğu zaman. Ne kadar yanlış. Evlenmeden önce yapılan bekârlığa veda partileri, evliliğin özgürlüğe veda gibi algılandığının somut göstergesidir. Oysaki evlilik bir son değil, başlangıçtır. Evlilik özgürlüğün bitimi asla değildir. Tam tersi sevdiğiniz insanla hayatı özgürce paylaşacağınız bir ortam sunar evlilik size. Evlilik aşkı öldürmez ama aşkı evliliğinize yerleştiremezseniz, aşk evliliğiniz içinde yitip gidebilir. Evliliğe bakışınız bu anlamda son derece önemlidir. Eğer evliliği, karşı tarafı garanti altına almak diye görüyorsanız, evliliğinizde değil aşkın, mutluluğun bile yaşaması bir hayalden öteye gitmeyecektir. Evlilik, sevgilinizi kaybetmemeniz adına yapılan bir kontrat değildir. Evlilik hayatı paylaşmak adına var olan bir süreçtir. İnsanlar yalnız yaşamamalılar. Sevdikleriyle, âşık olduklarıyla hayatlarını sürdürmeliler. Evlilik ise buna en uygun süreçtir. Evlendikten sonra, kendinize özen göstermeyi bıraktıysanız, hayatı otomatiğe bağladıysanız, günlerin monotonlukla geçmesi sizi rahatsız etmiyorsa, cinsellik sizin için bir zorunluluksa, çılgınlıklar, sürprizler, romantizm kapının dışında kaldıysa, aşkı yaşatmanız çok

zor olacaktır. Aşkın ihmalden öldüğünü söylemiştim. Evliliğinizin içine aşkı yerleştirmez ve ihmal ederseniz, aşkın ölmesinde evliliği suçlamak ne kadar doğru olur ki? Hayatın diğer alanlarında olduğu gibi, aşkta da uğraş vermeniz gerekiyor. Bazı günler eve elinizde çiçeklerle gelin, evlenmeden önce ona aldığınız gülleri unutmayın, Özel günlerinizi (erkekler her ne kadar sevmese de) hatırlayın ve o günleri kutlayın. Aşk doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini çok sever. Evliliğinize sürprizleri ekleyin. Durup dururken öyle bir sürpriz hazırlayın ki, eşiniz mutluluktan şaşkına dönsün. Romantizmi evliliğinizden eksik etmeyin. Yemek sofranızı, salonunuzu ve hatta yatak odanızı mumlarla süsleyin. Alelacele, özensiz ya da televizyonun karşısında tepside yenilen yemekler sadece karnınızı doyurur ama siz ruhunuzu da doyurun. Flört etmeye ara vermeyin. “Evlendik artık ne flörtü?” derseniz aşk, evinizin ve yüreğinizin pencerelerinden uçup gider. “Evde de flört edilir mi?” diye düşünmeyin. Karı koca oldunuz diye, artık sevgili değil misiniz yani? Eşinize kocanız ya da karınız etiketini yapıştırıp, sevgili konumundan çıkarmayın. Evlenmiş de olsanız o halen sizin biricik sevgiliniz. Evin içinde dizleri çıkmış eşofmanlarla dolaşmayın. Evet, rahat giysileriniz olsun üzerinizde ama bu itici olmanız anlamına gelmez. Gün içinde birbirinizi arayıp, sevgi ve aşk sözcükleri mırıldanın, böylelikle aşk evliliğinizde de nefes alacaktır. Bazı hafta sonlarına ufak seyahatler serpiştirin. Bir geceliğine bile olsa, farklı bir mekânda olmak size ve aşkınıza iyi gelecektir. Otel odanızın olabildiğince tadını çıkarmaya bakın! Sinemalar, tiyatrolar ve konserlerden vazgeçmeyin. Evlenmek demek, zevklerinizden vazgeçmek demek değil ki. Evliyken gezmek de keyifli olacaktır. Yatak odanızı evinizin en güzel köşesi yapmaya özen gösterin. Evinizi sadece ve sadece kendiniz için döşeyin. Gelecek misafirler için döşenmiş bir ev, sizin ruhunuzu yansıtmayacaktır. Genellikle evin her bir odasına, mutfağa, banyolara kadar özen gösterilir de, yatak odasına gereken önem verilmez. Misafirler orayı görmeyeceği için olsa gerek! Oysa o evde siz yaşayacaksınız, gelen misafirler değil. Seçeceğiniz renkler, yatağınız, halınız, perdeniz çok özel olmalıdır. Uygun bir müzik seti yatak odanızda geçireceğiniz romantik zamanlarda size enfes müzikler çalacağından, olmazsa olmazlardan olmalıdır. Kurutulmuş kokulu çiçekler de yatak odanıza ayrı bir hoşluk katacaktır. Banyonuza da önem ve özen göstermelisiniz. Siz ve eşiniz banyoya girdiği zaman orada da romantizmi algılamalısınız. Ne çok detay söylüyorsunuz demeyin, evlilikte aşk bunlarla yaşar. Enfes kokulu sabunlar, hatta banyo mumlarıyla banyonuzu süslemeli ve küvetinizi sadece yıkanmak için kullanmamalısınız. Eşiniz televizyonun karşısında uyuklamaya başlarken, köpüklerle dolu bir küvetteki daveti reddetmeyecektir. Eşinizi ara sıra öğle yemeğine çıkarmanız da ihmal etmemeniz gereken durumlar arasında yer almakta. Dikkatinizi eşinizden ayırmamalısınız. Aşk dikkatsizliği sevmez. Ondaki değişiklikleri fark etmeli ve hemen söylemelisiniz. Kadınlar en çok bundan şikâyet ederler. “İşteki arkadaşım saçımın şeklini değiştirdiğimi fark ediyor da, eşim anlamıyor.” Espri gibi gelse de, inanın terapilerde bu şikâyetleri çok duyuyorum. Eşinizle sohbet etmeyi de ihmal etmemeniz gerekiyor. Flört zamanında var olan hararetli sohbetlerin yerini suskunluk alırsa, aşkı yaşatmakta zorlanırsınız. Evliliğin aşkı öldürmediği bir gerçek ama evlendikten sonra, aşkı kapı dışarıda bırakan pek çok kişinin olduğu da ayrı bir gerçek. Eşinizin kişiliğini de göz önünde bulundurarak, aşkı evliliğinizde ihmal etmeyin. İster evli olun ister olmayın ihmal ederseniz aşk ölür. Oysaki aşkın güzelliği vazgeçilmezliğindedir.

www.edirneplus.com Kasım/2009

24


USTAOGLU ASANSÖR ıso en 13015 : 2002 / ıso 9001 : 2008 / tse / ce

Merkez: 1. Murat Mh. Atatürk ulvarı No.78/B EDİRNE - Tel.:0284 - 212 18 80 pbx Fax.:0284 - 212 87 14 Atölye: Yeni Sanayi St. 9-B Blok No.11 EDİRNE www.ustaogluasansor.com.tr


İş dün ya sı

EDİRNEPLUS+

www.edirneplus.com Kasım/2009

26


Durukan

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Alamut’la Edirne ve projeleri konuştuk.

“siyaset ile ticaret hile kaldırmaz”

Moda

Moda değince kişinin kendini çağdaşlaştırması, çağa ayak uydurması geliyor aklıma. Mühim olan uyumlu giyinmek ve temiz olmak. Ben iş icabı tabi ki klasik giyiyorum ama sahada da çalıştığım için spor da giyinirim. Kamyonculuk yapıyoruz toz toprak, daha rahat giyinmeği seçerim. Gençliğimizde Vakko, Beymen giyerdik artık kalıp olarak İGS uyuyor. Kaliteli ürünler hem uzun süre dayanıklı oluyor hem de şık duruyor.

Sinema – tiyatro

Sinema ve film izlemeyi severim fakat vakit darlığından sinemalara pek gidemiyoruz ama ailecek evde film izleriz.Dvd alır sinema günleri yaparız.Tiyatro ise pek gelmiyor artık eskiden turneler çoktu, komşu ziyaretlerini – örf adetleri bu diziler her şeyi öldürdü.

Hobiler

Fotoğraf çekmeyi çok severim fırsat buldukça çekim yaparım kendime ait makinem var gittiğim gezileri fotoğraflarım, arkadaşlardan zaman zaman küçük tüyolar alıp uygularım. Hatta Hamza beyli sınır kapısı yapılırken hoşuma gitmedi fotoğrafladım


İş dün ya sı

EDİRNEPLUS+

etmelerini istiyoruz ve önlerini açmak için ihtiyaçlarına yardım etmek istiyoruz bu bağlamda binamızın girişinde bir yer tahsis ettik. Orada hem sergilesinler hem de satsınlar. Misk meyve sabunlarına da biz önderlik yaptık. Şimdi bir yerlere geldi ancak her sektörde olduğu gibi bu alanda da çürük elmalar var. Alçıdan yaptılar, kalıp çıkartıp ürettiler bu el sanatı ise mutlaka elle üretilmesi gerekir fabrikasyon bir şekli olmaz. Beyaz peynir fabrikasyona girdi bitti.

Anakara’ya götürdüm burasının gümrük sahasına uygun yapılmadığını anlattım. Daha sonra baktılar gördüler benim dediğime geldiler yıktılar yeniden yaptılar. Bulgar tarafı havaalanı gibi olmuş Türk tarafı daracık, sosyal tesisler egzoz dumanı altında hâlbuki hemen yan tarafı orman arazisi amaç dinlendirmekse oraya yapılabilirdi.

Kapıkule nasıl?

Modernleşti, Avrupanın ne güzel kapılarından biri oldu eksikleri var tabii zamanla daha iyi olacaktır bir iki sıkıntı dışında iyi

Onlar nedir?

Çok küçük bir soğuk hava deposu yapıldı 30m2 bir yer ayırdılar. Tır geliyor bekletiliyor o mallar oraya sığmıyor tabii Teknolojiyle aranız nasıl ? Takip ediyoruz ama bilgisayarlarla aram iyi değildir. Kendim kullanma adına iyi değildir ama her şey modern olsun teknolojik olsun isterim

ETSO’nun sanata ve Edirne’ye kattıkları?

Şimdi geçmişte bir baba çalışıyordu bütün aileye yetiyordu herkes mutluydu. O günün şartlarında geçinebiliyorlardı ama şimdi bir maaş mutfağa bir maaşta geçinmeye lazım. Onun için ailecek çalışmak gerekiyor. Bayanlarımızda evde atıl durmaktan sıkılırılar yeni neslimizin hepsi üniversite mezunu evde oturmamaları lazım. Ekonomiye katkı sağlamaları lazım. Üreten bayanlara ETSO olarak her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Gerek yurt içi gerekse yurt dışı girişimlerimiz oluyor. Edirne’de el emeği döken göz nuru harcayan hanım arkadaşlarımıza bunları sergilemekten öte pazarlar bulup sürekli bir şekilde gelir elde

“siyaset ile ticaret hile kaldırmaz”

Bizim en kıymetlimiz namusumuzdan sonra para gelir. Ticaret değince de en kıymetli ikincisine talibiz. Eğer biz insanların cebinden bu en kıymetliyi almak istiyorsak bizde esnaflar olarak özen göstermeli, kaliteli hizmet vermeli birinci planda hizmet olmalı.

Edirne öğrenci,turizm,ticaret?

Edirne sanayi kenti olmalı mı evet olmalı. Ama çevreye zarar vermediği sürece, kirletmediği sürece olmalı. Bu sanayileşme zaman alacaktır. Organize sanayi bölgesine 1994 yılında başlandı sanayileşme yavaş ilerler. Trakya Çerkezköy dışında pek yatırım almadı. Son yıllarda gelişmekte olan organize sanayi bölgesi 63 parselden oluşuyor zamanla orası da dolcaktır. Bütün hepsi çalıştığı zaman Edirne’de bir hareket olacaktır.fakat Edirne’nin bu süreçte hareketini turizm sağlayacaktır. Edirne açık hava müzesi gibidir. Selimiye başlı başına bir elmas Osmanlı ne yapmış Avrupa delileri yakarken burada şimdiki sağlık müzesinde müzikle ve su sesiyle tedavi etmişler. 580 adet eser var Edirne’de bunları modernleştirerek gezilebilir yapmak lazım. Fakat öte yandan yatacak kapasitesi yeterli değil Edirn’nin. Bakın Trakya Üniversitesi 1500 kişilik kongre merkezini bitirdi. Bu, yılda en azından 8-10 kongre yapılacak demektir. 2- 3 gece sürecek bu kongrelere gelen profları, misafirleri nerede yatıracağız. Edirne’deki oteller yetersiz yeni oteller lazım yıldızları önemli değil temiz yatak, sıcak su, kaliteli hizmet yeter. Yoksa gelenler günü birlik gezip kaçıyorlar bunlarla olmaz.

Edirne’nin turizmden yararlanması

şart

www.edirneplus.com Kasım/2009

28

Drama Ticaret Odası Başkanı ETSO’da “zeytin dalı” hediye ediyor. Fotoğraf Nurdan Yalabık


Kalite nasıl artar?

Kendin kullanmayacağın malı başkasına satmayacaksın yemeyeceğinden başkasına ikram etmeyeceksin. Dükkanına giren bir yabancıya iki liralık malı beş euroya satarsan olmaz bunlar Edirne’ye zarar verir

Öğrenci şehri Edirne?

25 bine yakın öğrenci var yatakhane ve pansiyonlar yetersiz acilen yenileri lazım iş arayan para sahibi kişiler yurt yapsınlar Üniversitenin açıldığı ilk gün yüzlerce öğrenci açıkta kaldı. Sayın valimizin ve rektörümüzün çabalarıyla resmi kurumlarda yada daireler tutarak barındırdık gençleri. Bu sene geçti ama seneye daha da sıkıntılı olacak. Onun için ivedi bir şekilde otel kadar pansiyonlara da ihtiyaç vardır. Edirne şunu yapmalı ege sahillerinde ya da yurt dışında görüyoruz, ailelerin iki odası varsa birini öğrenciye kiralıyorlar, pansiyon olarak kullanıyorlar, sabah kahvaltısı veriyorlar hatta çamaşırlarını bile yıkıyorlar, siz çamaşır yıkmayın oda verin yeter.

“elimizdeki değerlerin farkında değiliz”

Ayrıca yurt dışından gelen misafirlere anket yaptırdık hizmetlerden pekte memnun kalmamışlar.

Edirne gençliği?

Gençler daha çok çalışmalı daha çok çaba göstermeli. Kendi ayakları üstüne basabilmeliler oturduğumuz yerden ticaret devri sona erdi artık. İthalat – ihracat yapacak biz ETSO olarak balkanlara en yakın ticaret odasıyız bu konuda kim ne tür yardım istiyorsa biz yanlarındayız yeter ki iş yapmak istesinler.

2010 EDİRNE ?

Krizden en az etkilenen şehirdik biz, birde sanal mı gerçek mi tartışılır bir krizdi zamanla göreceğiz tabii. Pirincin %56’sını Trakya karşılıyor. Şimdi köylünün cebinde para az olunca etkilendi Edirne tabii. Devletin daha fazla desteklemesini bekliyoruz. Ama krizi aşıyoruz zamanla gün geçtikçe Türk girişimciler yurt dışında daha da fazla yatırım yapıyorlar daha da iyi olacaktır.


tek no lo jİ

EDİRNEPLUS+

3G’li cep telefonları ne kadar ? raş İlker Ka .com.tr ras@ntv ilker.ka

3G teknolojisi hatayımıza girdikten sonra, mevcut cep telefonlarının bu teknoloji ile uyumlu olup olmadığı tartışmaları başladı. Eğer cep telefonunuz 3G uyumlu değilse ve bir telefon için fazla para harcamak istemeyenlerdenseniz, bu yazımız size telefon seçiminde yardımcı olacaktır.

Samsung i200 Nokia 6220 3G uyumlu ve 500 TL’nin altında fiyatı olan telefonlar içerisinde Nokia 6220 Classic bulunuyor. HSDPA, GPS, Xenon flaşlı MP kameralı, Video kaydeden, Bluetooth, FM Radyo özelliği bulunan bu telefon 250 saat bekleme süresine sahip ve 379 TL’den satılıyor.

3G uyumlu bir diğer telefon SAMSUNG i200. Windows Mobile 6 işletim sistemi ile farklılık sağlayan bu telefonda 2MP kamera, HSDPA ve Bluetooth bulunuyor. Ofis dökümanlarını açabilen ve Push Mail teknolojisini destekleyen bu telefon, 338 TL.

Sony Ericsson T700 SONY ERICSSON T700 ise, inceliğiyle ilgi toplayan ve 3G teknolojisini destekleyen telefonlar arasında bulunuyor. MSN, Google Maps gibi programları çalıştırabilen, Bluetooth, FM Radyo gibi özellikleri bulunan bu telefonun 370 saat bekleme, 9.5 saat konuşma süresi bulunuyor ve 398 TL’den satılıyor.

Nokia E51 3G uyumlu bir diğer telefon ise Nokia E51. Bluetooth desteği, HSDPA, WLAN, 2 MP kamera ve radyo destekli bu telefonun 310 saat bekleme süresi ve 4 saat çalışma süresi bulunuyor. Dijital içerikleri bilgisayara aktarabilen bu telefonun fiyatı ise 372 TL.

Nokia N78 Yine Nokia ailesinden olan N78, GPS W-LAN, HSDPA, FM alıcı/verici, 3.2 MP kamara gibi özelliklere sahip. Ön tarafta bulunan ikinci bir kamera sayesinde 3G ile video görüşmeleri daha rahat yapılabiliyor. 320 saat bekleme ve 4 saat konuşma süresi olan bu telefonun fiyatı 422 TL.

Nokia 5320 Nokia 5320 XpressMusic 3G uyumlu telefonlar arasında yer alıyor. Şık bır tasarıma sahip bu telefonun 24 saate kadar müzik çalabilmesi mümkün. Hafızası 8 gigabyte’a kadar genişletilebiliyor. HSDPA ile internete hızlı bağlanıyor. 250 saat bekleme ve 3.5 saat konuşma süresi bulunan bu telefonun fiyatı 463 TL.

www.edirneplus.com Kasım/2009

30


YETKİLİ SATIŞ NOKTASI

Batman deliler arasında

Batman: Arkham Asylum klasik Batman olgusunda yer alan karakterlerin karşımıza tek tek çıktığı enfes grafiklere sahip bir oyun olarak serinin son zincirini oluşturuyor. Joker’in hapisaneye tıkılması ile başlayan oyunda hapishane içinde Harley Quinn’in yardımı ile isyan çıkartan diğer suçluların tek tek Batman ile mücadelesine tanık oluyoruz. Amacımız tek tek bütün suçluları alt edip devasa hapishanenin içinde Joker’e ait çeşitli izleri de takip ederek Joker’in sevimsiz gü len yüzünü kodese tıkmak. Oyunun PlayStation 3 versiyonunda Joker’in oynanabilir bir karakter olduğunu da belirterek bu görsel şölen yaşatan oyunu bütün Batman severlerin bir defa dahi olsa oynamasını öneriyoruz.

LARA İLETİŞİM Çilingirler Cd. No.33 EDİRNE Tel.:213 99 66


o t o

EDİRNEPLUS+

Mümin Şentürk

MEGANE SPORT TOURER İLE BÜTÜN AİLE SEYAHATE Başta Amerika ve Avrupa’ da station wagon tarzındaki araçlar pazar payının büyük bir kımını oluştururken ülkemizde ise bu tarz araç satış sayısı istenen ölçüde değil. Ama son yıllarda gelişen teknoloji ve tasarım anlayışı ile bütünselliğin sağlanması saye sinde artık caddelerde bu tarz araçları daha sık görmemizi sağlıyor. Günümüz station wagonları sedan bir araç gibi konforlu hatchback bir araç gibi de sportif. Birkaç gün önce sizler için Renault Megane Sport Tourer’ u test ettik ve sizlerle bu test sürüşüyle elde ettiğimiz deneyimi paylaşmak istedik. Fransız marka 3. nesil Megane ailesinin son üyesi olan Megane Sport Tourer’ı kısa bir süre önce müşterilerinin beğenisine sundu. Markanın diğer modellerinde uyguladığı kinetik tasarım anlayışı Megane Sport Tourer’da da karşımıza çıkıyor. Sizler için testini gerçekleştirdiğimiz araç Megane Sport Tourer(MST) privilege 1.5dCi 105hp. MST karşıdan baktığınızda size gülen bir çocuğu anımsatsa da içine binip sürüşe başladığınız zaman gülen çocuğun aslında ne kadar hırçın ve güçlü olduğunu anlıyorsunuz. 1.5dCi motor 2000 devirden itibaren 240nm tork size kusursuzca sunmakta. Aracın iç mekanı ise uçak kokpitini andırıyor desem abartılı olmaz her-

halde. Dijital hız göstergesi ve yol bilgisayarı, start stop düğmesi, torpido panelinin hemen önüne yerleştirilen joystick ve benim en çok hoşuma giden yeni direksiyon simidi ile sizi keyifli bir sürüş bekliyor.MST’nin en belirgin özelliği tam bir aile aracı olması geniş bir iç mekan, geniş bir bagaj, arka koltukta oturanlar için ise yeterli diz mesafesi ile ailece çıkılacak uzun yolculuklarda sizleri keyifli anların beklediğini söyliyebilirim. Şunu da söylemeden geçemiyeceğim mükemmel bir navigasyon sistemi ile kaybolmak imkansız. Navigasyon sisteminin tamam Türkçe olması ise bizi en çok mutlu eden detaylardan biri. MST’nin donanım listesi ise çok uzun çift taraflı dijital klima, türkçe navigasyon sistemi, eller serbest card sistemi, otomatik park freni, bluetooth, yola duyarlı Bi-xenon farlar ve far yıkama sistemi gibi daha birçok segmentindeki ilkleri sizlerin beğenisine sunuyor.

www.edirneplus.com Kasım/2009

32


Fotoğraflar Erhan Ekler

Kompakt sınıfın öncülerinden megane ailesinin son üyesi olan sport tourer geniş iç mekanı yeterli motor gücü ile ailesi ile zaman geçirmeyi seven, çok sık seyahat edenler için en başta düşünülmesi gereken araçlar arasında yer almalı. Çünkü araca bir defa bindiğinizde yolculuğun hiç bitmesini istiyceksiniz.

Motor Silindir hacmi (cm3) Maksimum güç kw (hp) Maksimum güç devri (dev/dak.) Maksimum tork Nm Emisyon normu Vites kutusu tipi Maksimum hız (km/s) 0-100 km/s (sn) Yakıt deposu (lt) CO2 salınımı (g/km) Şehir içi tüketim Şehir dışı tüketim Ortalama tüketim

:1.5 dCi 105hp :1461 :78 (105) :4000 :240 :Euro4 :Manuel (6 ileri) :190 :11.2 :60 :120 :5.5 :4 :4.5

Renault Megane Sport Tourer (+) direksiyon hassasiyeti, Türkçe navigasyon, büyük bagaj hacmi, geniş donanım listesi, performans (-) kabinde göz eksikliği, dizel motor sesinin içeride büyük oranda hissedilmesi


o t o

ED襤RNEPLUS+

Mehmet Pehlivan

, Trakya da tek!

www.edirneplus.com Kas覺m/2009

34


Antika meraklısı ve klasik araba tutkunu Suat bey babadan kalma 1955 model bir Chevrolet Blair sahibi. 15 yıl olmuş alalı ama daha dün yapılmış gibi bakımlı.Bir çok parçasını Amerika’dan özel getirterek 10 ay uğraşmışlar yenilemek için. Şimdilerde güzel havaları gördükleri an bu yakışıklı arabayla turluyorlar Edirne sokaklarında. Yaşlı araçlardan vergi kalkarsa klasik araçların sayıları artar diye de ekliyor. 3860cc, 6 silindir ve 123 beygirlik aracın bu günkü değeri 20,000$. Önengüt Ailesine ilgilerinden dolayı teşekkür ediyor, keyifli sürüşler diliyoruz.


ög ren cİ

EDİRNEPLUS+

Deniz Yıldırım – Bolu – Almanca bölümü 1.sınıf Sıralamada Trakya Üniversitesi geldiği için buradayım. Üniversitede hocalarımız ve bölümümüz güzel beklentiler açısından daha bir ay oldu başlayalı şimdilik iyi gidiyor. Beni geliştirsin sosyal yönleri olsun, özgür bir üniversite ortamıolsun yeter. Edirne rahat ve öğrenci şehri, şimdilik güzel. Esnafın daha güler yüzlü olmasını beklerdim. Zara mağazasını gözlerim aradı doğrusu sinema var ama tiyatro yok bence büyük eksiklik. İlerde öğretmenlik yapmayı düşünüyorum turizm sektörünü de düşünebilirim ama mezun olduktan sonra değerlendireceğim artık. Edirne tarihi ve sanat yönüyle çok güzel bir yer hepsini gezip incelemeyi istiyorum. Belli bir tarzım yok marka önemli değil bana uyanı giymeği severim ayakkabı olarak spor tercihimdir çoğunlukla tüm renkleri severim fakat beyaz ayrıcalıklıdır benim için.

İrem Ayaz - İstanbul - Halkla ilişkiler 1.sınıf Bu bölümü iş olanakları açısından daha iyi olduğu ve kendime uygun bulduğum için seçtim. Yakın arkadaşlarım burada bana güzel bir üniversite şehri olduğunu ve öğrencilerin rahat bir şehir hayatı yaşadıklarını söyledikleri için ilk tercihlerimdendi. 4 senelik bir bölüm istiyordum ama 2 senelik oldu bu yüzden 4 seneliğe tamamlamak istiyorum Hocalarımla iyi anlaşırsam ve yönlendirmeleriyle de burada staj yapabilirim.Şimdiye kadar Edirne hoşuma gitti küçük modern ve yeşil bir şehir. İnsanları sıcak, saygılı ama bazı esnaflar soğuk ve saygısızlar. Öğrenci olduğumu duyunca sanki kazıklamak istiyor gibi davranıyorlar. Şal ve aksesuarları severim pastel renkleri siyah beyaz ve krem renkler daha favorimdir. Kendi tarzımı kendim oluştururum genellikle Klasik ayakkabıları daha çok severim ama rahat olsun diye spor ayakkabıları tercih ederim.Edirne’de mağazalar açısından pek seçenek yok, marka da önemli değil ama çeşit az. Bana yakışan her şeyi giyerim yüzmeyi severim okulun havuzu varmış ama çok kalabalık oluyormuş o yüzden hiç gitmedim daha

www.edirneplus.com Kasım/2009

36


Doğan Kansız- İstanbul - Çalışma Ekonomisi 1.sınıf Trakya Üniversitesine isteyerek geldim. Siyaset ve ekonomiyle alakalı olduğu için bu bölümü seçtim. Barınma seçenekleri pek yok bir yurtta kalıyorum ondan da memnun değilim ev bulmak sıkıntılı ve pahallı Edirne’de, burada arkadaşlarım vardı gelmeden önce az çok bilgi sahibi olmuştum o yüzden tercihlerimde etkili oldu. Reklamcılık okumak istiyordum belki ileride öğrendiklerimi birleştirebilirim. Sinema tiyatro vazgeçilmezdir gençler için ama malum… Marka giyinmek kalite açısından iyi oluyor daha rahat ve uyumlu oluyorlar. Renk olarak siyahı tek geçerim ayakkabı da ise spor tercihimdir.

COLLEZIUM

SPOR MERKEZİ Bay - Bayan herkesin rahatlıkla spor yapabileceği özel bir mekan düşleyin. İşte orası COLLEZIUM Spor Merkezi.

* FITNESS * KARATE-DO * AİKİDO * MASAJ * PLATES * VÜCUT GELİŞTİRME

!

ess s ve fitn e t a l p l r... ra öze m ediyo a v Bayanla e d r tla ine kayı dersler Röportajlarda bize yardım eden Ahmet Mutlu arkadaşımıza teşekkür ederiz...

Vali Konağı Karşısı Laleli İş Merkezi Kutlutaş EDİRNE Tel.:236 1812


gü zel lİk

EDİRNEPLUS+

DOĞAL GÜZELLİK İKSİRLERİ pullu ciltlerin bakımında ve sebore hastalığında kullanılır. 11-12 Ekim tarihleri arasında Orcem firmasının The Green Park C vitamini : (askorbik asit) kolejen sentezinden sorumludur. Hotel’ de yaptığı seminerde Alwen satış Müdürleri ve uzmanları Güzel sağlıklı bir cilt için önemlidir. Kozmetik ürünDr. Spiller ürünlerini tanıttılar. ( Bio Kozmetik ) lerde daha sağlam olan yapısından dolayı serbest Dünya da kozmetik ürünlerinin nereye gittiğini dolaşan radikallerin uzaklaştırılması amacıyla antiokve ne gibi değişiklikler yapıldığını, Bio, Naturel, sidan olarak kullanılır. Pigment lekelerini de yok eder. ve Dermo Kozmetik arasındaki farkları anlatD vitamini : Pentenol kozmetik alanında sık sık arak güzellik uzmanlarını ve doktorları aydınlattılar. kullanılan etkin bir bakım maddesidir. Bu madde Kozmetiğin kimyasallardan arındırılması epitelyum dokunun jenerasyonunu uyarmakla birlikçalışmalarının hızlandığını ve kimyasal içerikte, cildi düzleştirir ve nem tutar. Ayrıca iltihapları da li kremlerin ciltte zamanla hassasiyeti arttırdığını, önler. Cilt tahrişlerini ve güneş yanıklarını da iyileştirir. cildin PH değerinin bozduğunu söylediler. E Vitamini : (tokoferol) Serbest dolaşan radikalDoğal güzellik yaşam şeklimizle beraber yediklerilerin sebep olduğu hücre hasarlarını azaltarak cilmiz, içtiklerimizle içten gelişir ve dıştan da desteklenir. di, önemli proteinler ve lipidlerde, oksidasyonla Vitaminler, sağlıklı bir cilt elde etmek için her iki alanda da İlknur Canözer oluşan zararlardan korur ve kan akışını düzene sokar. önemli görev üstlenir. Güzel ve sağlıklı bir cilt diğer etGüzellik Uzmanı İltihap engelleyici etki gösterir, yara iyileşmelerine kenlerin yanı sıra dengeli bir vitamin beslenmesiyle elde destek sağlar ve cildin nem oranını arttırır. edilir. Ortaya çıkan cilt problemleri vitamin eksikliğine H Vitamini : (Biyotin) kan hücrelerinin, yağ işaret edebilir. Gıda yoluyla alınan vitaminler, içeriden ve dışarıdan bezlerinin, sinir dokusunun ve cildin korunmasında büyük rol cildin korunmasını ve bakımını sağlar. Bu doğal güzellik iksirleri cildin oynar.Biyotin eksikliği ciltte çatlak ve pütürleşmelere yol açar. taze, yumuşak, güçlü ve düz kalmasında önemli rol oynar. Ancak vücut D vitamini dışında, bu hayati önem taşıyan Bu bilgilerden sonra cildinizi çok iyi analiz yaptırarak vitaminleri kendisi üretmez dışarıdan temin eder. öncelikle hangi cilt tipine girdiğinizi bilmeniz ve Bu vitamin çeşitleri hakkında şunları bakım sırasında hangi ürünleri kullanacağınıza söyleyebiliriz: ondan sonra karar vermeniz gerekiyor. Ürünleri, A vitamini (Retinol): Cildin nasırlaşma işlevini düzenmutlaka bir uzman kontrolünde kullanmalısınız. ler, hücre jenerasyonunu ve hücre bölünmesini Alman uzman göstereceği ve uygulayacağı sağlar. Eğer ciltte yeterli miktarda bulunuyorsa cilkremlerin, maskelerin bio kozmetik ve din PH değerini düzenler ve hidrolipid filminin ak(w / o - e m i s y o n u) yağ tivasyonunu sağlar. A vitamini eksikliği genel olarak içinde su emisyonu olduğu anlattı. hiperkeratoz tüy tomurcuğu ile bağlantılı olarak cildin Bir çok maske uygulamaları sırasında pankuruması, kalınlaşması ve pullanmasına sebep olur. ik atağı olanlara, tiroid hastalarına, sivB vitamini : Kozmetik alanında çok önemli olan temsilcileilce ve cilt kızarıklıkları (kubroz) olanlara uygulan amayan ri arasında B1,B2,B3,B5,B6 bulunuyor. Bunlar örneğin kuru, www.edirneplus.com Kasım/2009

38


sıcak modelaj maskesini ince detaylarına kadar anlattılar. Modelaj olgun ciltler için uygulanan bir maskedir. Cilt temizlenir sonra piling, tonik ve cilde uygun ampul ve kremlerle masaj yapılır. Daha sonra sıcak modelaj su ile karıştırılır ve yüze kalın bir tabaka sürülür sadece burun delikleri ve ağız açıkta kalır gözler pedlerle kapatılır. Maskenin sertleşmesi sırasında içinde bulunan mine raller nedeniyle sıcaklık belli bir süre durmadan yükselir ve maksimuma (40 °C) eriştikten sonra düşmeye başlar. Bu etki sayesinde maskenin içindeki etkin maddeler cilde en iyi şekilde nüfus eder. Bu emilim etkisi gözeneklerin açılmasını sağlayan sıcaklık ile daha da artar. Soğuma aşamasında gözenekler yeniden kapanacağından etkin maddeler cildin içinde uzun süre kalarak etkilerini katlar. Maske 20-25 dk. Sonra kalıp halinde çıkarılır ve sonuç mükemmeldir. Bu maske uygulanırken kişi asla yalnız bırakılmamalıdır. Daha sonra kolejen flis massk, akne kontrol, aloe veralı bio lift mask, Age Repier Peel of Mask, Herbal mask (spa) bakımları vücut pilingleri masajları, uygulamalı masaj teknikleri üzerinde duruldu. Seminerde hoşuma giden diğer bir olayda; bütün bu bil giler verildikten sonra anlatılanlar uzmanlara soruldu ve birer partner bulunarak yapılan uygulamalar tekrarlandı. Uzmanlar uygulama yapan kişilerin ürünleri doğru seçip uygulanıp uygulanmadığını analiz ettiler.

“Özel ürünler kişilere özel bir uygulama ve sonunda muhteşem bir deneyim yaşatır.”

NUR

GÜZELLiK SALONU

IPC

Body Health Dermo Health Vakum terapi ile selülit, şişkinlik, kırışıklık vücut sarkmlarının giderilmesi

IPL

Foto Epilasyon

%50 indirim !

30 Kasım’a kadar tüm öğretmenlerimize indirim. kuaför, kirpik prema, manikür, el ayak vücut parafin, depilasyon, kaş tasarımlifting, anti selülüt, vakum terapi yosun, cilt bakım, masaj, makyaj, porselen makyaj

Koca Sinan Mh. Şevki Arman Cd. Ekşioğlu Apt. (Sarar Butik Arkası) K.1 D.2 / EDİRNE Tel.:0284-236 26 66


saç bak ım

EDİRNEPLUS+

Kış Aylarında Saç Bakımı Asya’dan Amerika’ya Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar kış aylarında *Saçınıza dolgunluk kazandırmak için kuruturken yuvarlak fön fırçanızı saçların, maruz kaldığı olumsuz etkiler değişmez... Her ülkenin kendi dik bir şekilde iki parmak kalınlığında saçınıza dolayın ve fön çekin iklim koşulları o koşullara uygun bir yaşam stili, stilin ise değişemez *Saçınızı düz veya hafif dalgalı bir biçime sokmak için kuruturken alışkanlıkları vardır. Genellikle metropolleşebilmiş kentlerde insan ve fırça kullanmayın ki doğal bir görünüm kazansın… zaman her daim yarış halindedir. Ve kış ayları yazın rehavetinden *Nemli ortamlarda saçınız istemediğiniz şekilde mi kıvrılıyor? kalmış saçların kırıklarını düzeltmek, parlatmak, olduğundan daha güSaç kırılmaları ve fön ısısından etkilenmelere karşı geliştirilen saç seruzel ve sağlıklı göstermek için iyi bir kamp mevsimidir. munu kullanın. Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının. Saça en çok zarar veren işlemler kimyasal olarak yapılan işlemlerdir * Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitiriyor? (boya, balyaj, röfle, perma vs.) fakat yaz aylarında saçlar Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak ve güç hem mevcut işlemlerden dolayı hem de deniz, havuz verecek nemlendirici bir ürün kullanın ağır sabitleyici ve güneşin etkisinden normalden daha fazla yıpranır. lerden kaçının. Bu olumsuz etkilerin saç üzerindeki tahribatını azaltmak *Saçlarınız eğer ince telliyse, kuruturken dipten dışa yalnızca bakım yoluyla olur. Saç bakımına her daim vakit doğru ters bir şekilde taradığınız takdir de saçlarınız vardır. Bir kot pantalonu, gömleği, tişörtü yıpranmasın, daha dolgun bir görünüm kazanacaktır. rengi solmasın diye ters çevirip yıkama zahmetine giren Saç tiplerine göre bakım önerileri veya girmeyen herkesin saç kadar önemli bir şeye vakit • Saç maskeleri kırılmaları gidermek ve saça kaybettiği ayıracak –vakti- vardır. nemi kazandırmak için iyi bir çözüm, ancak saçta Cilt ve saç ilişkisi toprakla bitki ilişkisine benzer. Bitki ısı verilerek ( sıcak bir havluya sarılarak veya kuaför bütünüyle canlı bir varlıktır, saç ise boynuzlaşmış ölü salonlarında ki buhar makineleri) beş dakikadan uzun hücrelerden meydana gelmiştir. Saç cildin bir ürünüdür süre bekletildiği takdirde daha etkili olur. Naci Bayramoğlu ve cildi meydana getiren bütün kimyasal maddeleri • Kimyasal maddeler ve saç kurutma makinesiyle Hair Stylist ihtiva eder, bu sebeple saçın dıştan gelen kimyasal aşırı derecede kurutma en aza indirilmeli. Öte yanmaddeler karşısında gösterdiği reaksiyonun aynısını dan gölge ve renk, gereğince yapılırsa ışıltıyı ve saçın ciltte gösterir. Sağlıklı bir saçın fonksiyonları tam olarak sağlıklı bir kalitesini artırabilir. Kullanılan ürünlerdeki peroksit düzeyinin de az cilde bağlıdır. Saçla ilgili problemler çoğunlukla cilt problemleridir. olmasına dikkat edilmeli. Ciddi bir saç bakımı ciddi bir cilt bakımını gerektirir. Saçta ki kuruma, • Boyamadan sonra saç renginin korunması için, daima boyalı sasertleşme ve matlaşma bazı sebeplere bağlıdır. Bunlardan birkaçı, çlar için geliştirilen ürünler kullanılmalı. Bu ürünler alkol içermez ve pH suların kireçli olması, yapılan kimyasal işlemler, ( boya, röfle balyaj gibi dengesini korur, böylece saçın fazla kurumasının önüne geçilir. ) ve iklimin etkilerine bağlıdır... İnce telli ve cansız saçlar Bu etkileri azaltmak önce evde uygulanan Saç serumları fön makinesi ısısından saç bakımı ile başlar, satın aldığınız bakım olumsuz etkilenmeyi ve kırılan uçları ürünlerini düzenli bir sıklıkla kullanırsanız düzleştirmede son derece işe yarar. etkilerini saçınızda görürsünüz ve kuruma, Önerilen ölçüde saçlarınıza sürdüğünüz sertleşme matlaşma gibi sorunları kontrol serum yıpranmış uçları korur. altına almış olursunuz... • Hacimsiz saçlar çoğu zaman fazla sürülen ürünün, özellikle de saç kremlerinin kullanması sonucu ortaya çıkar. Daha hafif bir ürüne geçin ya da birkaç gün boyunca hiç kullanmayın. Unutma*Saçınızı kuru iken taramayın, sadece mak gerekir ki saç kremi ya da bakım gerektiğinde şekil vermek için tarayın. ürünlerini fazla kullanmak saça bakım *Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Kesyapmak değildir önerilen ölçü ve süre kin metal ya da plastik uçlar saç uçlarının lerde kullanıldımı etkili olur. kırılmasına neden olur. • Saçlara hacim ve hareket kazandırmak *Kaliteli saç ürünleri kullanın, çoğu marketamacıyla, saç diplerine (geri kalan ing ürünler aslında birçok zararlı kimyasal yerlere değil) köpük sıkın. Saç kurutma maddeyi içerisinde bulundurur. Mesela makinesiyle başınızı öne eğerek saçlar ‘ammonium laurel sulfate’ , ya da silikon volüm alıcak şekilde kurutun. içeren ürünler saçınızı kurutarak daha ko-

ipuçları

lay kırılmasına neden olabilir. İçerisinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturabilir. * Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın açık kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden olur, ayrıca baş derinizin hava almasını engeller. www.edirneplus.com Kasım/2009

40


Yağlı saçlar

Saç derisinde biriken sebum adlı yağ hücrelerinin fazlalığı düzensiz şampuanlama, terleme ya da hormonal dengesizlikten kaynaklanıyor olabilir. Saç derisindeki bezlerden gelen salgılar saç tellerinin üzerini kaplar, toz ve kirler saçta toplanır, böylece saçınız yağlı, cansız ve donuk bir görünüme bürünür. Çaresi: saçınızı gün aşırı yağlama önleyici bir şampuanla yıkayın.

Dalgalı saçlar

Saç türleri arasında en yaygın olanı budur. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ı değişen oranlarda dalgalı saça sahiptir. Dalgalı saç genellikle kuru olur, bu nedenle nemlendirici içeren şampuan ve kremlere gerek vardır. • Islak saça uygulanan serumlar saç tellerini yumuşatır. • Serum ve köpükler saçtaki kıvrımları vurgular. • Saçın ıslakken düz taranması, jöle sürülmesi ve kendi kendine kurumaya bırakılması da izlenebilecek başka bir yöntemdir. Saçınızın sağlığını yitirecek kadar kötüleşmesine izin vermeyin. Güneşten kaçının, özellikle de saçınız boyalıysa… • Her zaman kuaförünüzün saçınıza göre önerdiği şampuanlar ya da kremler kullanın. Saç tipinize ya da saçınızın durumuna uygun ürünleri tercih edin. • Saç tipinizden emin değilseniz kuaförünüze ya da uzman tehşhisine başvurun.

Kıvırcık saçlar

Bu saçların yapısı büyük çeşitlilik gösterir, ancak önünüzdeki seçenekler sınırlıdır. Doğal haliyle bırakın, iyi bakın ve örme, topuz gibi stil tekniklerini öğrenin ya da düz hale getirin. Bu sonuncusu kimyasal işlem gerektirdiğinden, saçınızı sağlıklı tutmak için sürekli bakım uygulamanız gerekecek. Kalıcı düzleştirme işlemini profesyonellere bırakmanız en iyisi…


SAĞ LIK

EDİRNEPLUS+

şiddetli baş ve vücut ağrısı karakteristik belirtiler arasındadır. Bazı kişilerde kusma ve ishal de olabilir. Hastalık zatürre ve buna bağlı solunum yetmezliği ile hayatı tehdit etmektedir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?

İnfluenza A (H1N1) virüsün sebep olduğu domuz gribi, mevsimsel insan gribi ile aynı bulaşma yollarına sahiptir. Hasta kişilerin aksırık ve öksürük ile çevreye saçtığı virüsler, hastalığın hızla yayılmasına yol açmaktadır. Hasta kişilerin aksırma, öksürme, burun silme gibi eylemler sırasında ellerine bulaşan virüsler, tokalaşma, kapı kolu, elektrik düğmesi gibi herkesin kullandığı nesnelere temas ile de sağlam kişilerin ellerine ve daha sonra ağız burun ya da göze temasla vücuda girerek hastalığın başlamasına yol açmaktadır. Virüs bulaşmış kişiler, henüz hastalık belirtileri göstermeden 1 gün öncesinden ve hastalandıktan itibaren de 7 gün süreyle hastalığı bulaştırabilmektedirler. Bu nedenle henüz sağlıklı gözüken kişilerden bile hastalık bulaşabileceğini unutmamak gerekir.

Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?

Uzm. Dr. Oktay Kırçuval

DOMUZ GRİBİ Edirne Özel Ekol Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Oktay Kırçuval, domuz gribi hakkındaki sorularımıza cevap verdi. Domuz domuzluğunu 1918 yılında da yapmıştı.Çok yaygın olan, ancak genellikle öldürücü olmayan grip 1918’de büyük bir salgın hâline gelerek 20 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. İspanyol gribi olarak isimlendirilen bu salgının korkutucu yanı günümüzdeki domuz gribi gibi o yıllarda da domuzdan insana bulaşmasıydı.1957’de görülen grip salgını 1918 kadar olmasa da binlerce kişinin ölümüne sebep oldu. Bu salgında ABD’de 70 bin kişi öldü. Daha sonraki yıllarda salgınlar olduysa da geniş çaplı ölümler yaşanmadı. Uzmanlar, uzun zamandır bir grip salgını bekliyorlardı. Salgının Çin’de grip deposu olan ördek çiftliklerinden başlayacağı tahmin ediliyordu. Ancak salgın ördeklerden ve Çin’den değil 1918 salgını gibi yine domuzlarla Amerika kıtasında başladı. İnsanlar domuz gribini genellikle enfekte olmuş domuzlardan almaktadır. Domuzlar arasında salgın yapan bu hastalık aslında insanlara pek bulaşmaz fakat domuz gribi virüsü ile insan gribi virüsünün bir araya gelmesiyle oluşan mutasyon, bu virüsün insanlar arasında da salgın yapar hale gelmesine yol açmıştır. Dünya Sağlık Örgütü DSÖ’ye göre, Meksika’da ölümlere neden olan, salgına yol açan bugünkü domuz gribi A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşmaktadır.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz Gribi’nin belirtileri, normal insan gribi ile aynıdır. Titreme ile başlayan yüksek ateş, ileri derecede halsizlik, boğaz ağrısı, öksürük,

En önemli korunma sık sık el yıkamaktır. Hasta olduğu bilinen kişilerden uzak durmak da önemlidir. Kapalı, havasız ve çok kişinin bulunduğu ortamlar bu açıdan risklidir. Hastalığın salgın yaptığı hallerde maske ile ağız ve burunun kapatılması da yararlıdır Ayrıca genel sağlık kurallarına dikkat ederek yeterli uyumak, aşırı yorgunluktan kaçınmak, temiz havada hafif sporlar yapmak, bol sıvı almak, taze sebze ve meyve yemek de etkili önlemler arasındadır. Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir. Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır. Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz: •Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız. •Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir. •Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız. •Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz. •Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz. •Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.

Domuz gribinin tedavisi var mıdır?

Domuz gribi hızla yayılan bir hastalık olmasına rağmen, çok ağır seyreden bir hastalık değildir. O nedenle hasta olduğu tespit edilen kişilere ev istirahati, bol sıvı alması ve hastalığı bulaştırmaması için gerekli önlemleri alması önerilir. Şuan elimizde bu virüse karşı etkili iki antiviral bulunmaktadır.Yalnız bu ilaçlar ateşi yüksek olan, hastahaneye yatırılan ağır vakalara verilmektedir. Antiviral tedavi yapılmadan iyileşme sık sık olmaktadır. Bu antiviraller kuş gribi salgınında da gündeme gelen oseltamivir ve zanamivir etken maddeli antiviral ilaçlardır. Hastalığın başlangıcında kullanıldığında tedavi edebildiği gibi, bulaşma halinde koruyucu olarak da kullanılabiliyor. Bu ilaçlar virüslerin bünyede çoğalmalarını önleyerek çare oldukları için, hastalığın ilk 2 günü içinde kullanıldıklarında daha iyi etki gösterebiliyorlar. Bu ilaçlar

www.edirneplus.com Kasım/2009

42


kesinlikle doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Günümüzde hastalık tespit edilen kişi herhangi bir tedavi başlanmadan evine gönderilmekte ve istirahati sağlanmaktadır. Ancak aşağıdaki durumlarda tekrar hastaneye başvurmak gerekir.

Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir? Zor nefes almak veya nefes darlığı Bilinç bulanıklığı Sık ve uzun süreli kusma Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir? Hızlı veya zor nefes alma Vücutta solgunluk ya da morarma Beslenememe Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil Huzursuzluk Ateşle beraber döküntü görülmesi.

Domuz gribi aşısı yaptırmalımıyım?

H1N1 gribine karşı aşı geliştirilmiş ve kullanılmaya başlanılmıştır. Aşı evvela sağlık elemanlarına ve sonra toplum içersinde görevlilere yapılmaktadır. Yaşlı olanlarda bu virus ağır hastalık yapmamaktadır. Bunun yaşlılarda senelerin verdiği bir ümmünite sonucu olduğu düşünülüyor. Aşı konusunda birçok spekülasyon oldu. Fakat son değerlendirmeler özellikle risk grubu içinde olanların mutlaka aşılanması yönündedir. Risk grubu olarak sağlık çalışanları, 6ay-24 yaş arası genç erişkin popülasyon, hamileler, kronik hastalığı (astım,diabet,KOAH,immün yetersizlik gibi) olan tüm yaş grubu popülasyon olarak belirlenmiştir. Hastalığın yayılm hızının azaltılması, yoğun bakım gerektirecek komplikasyonların oluşmaması için risk grubundaki kişilerin aşı olmaları gerekmektedir.


Dos Ya

EDİRNEPLUS+

2. Uluslararası Kültür ve El sanatları Etkinlikleri

2. Uluslararası Edirne Kültür El Sanatları ve Hediyelik Eşya Etkinliği Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı’nda düzenlenen törenle açıldı. Vatandaşlar açılışa büyük ilgi gösterdi. Edirne Valiliği ve EKTADER tarafından Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı’nda bu sene 2.si düzenlenen etkinlikte Cumartesi günü düzenlenen açılış törenine Japonya Ankara Büyükelçisi Nobuaki Tanaka’da katıldı. İlk olarak açılış konuşmasını yapan EKTADER Yönetim Kurulu Başkanı Sermin Yalçın, EKTADER’in yaklaşık 2 yıl önce kurulduğunu ve “Biz bir ekibiz bu takım işidir” dedi. Dernek olarak yurtiçi ve yurtdışı fuarlarda Edirne’yi tanıtma imkânı bulduklarını anlatan Yalçın, “Geçen yıl birincisini gerçekleştirdiğimiz bu etkinliği geleneksel hale getirerek ilimizde farklı kültürleri bir arada buluşturmayı amaçlamaktayız. Burada yurt içi ve yurt dışından pek çok sanatçımız unutulmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş elsanatlarını bizzat uygulayarak bizlerle paylaştıklarını” söyledi.

EDİRNE BİR MÜCEVHER Ardından söz alan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, Edirne’nin bir mücevher olduğunu, bu mücevheri bütün dünyaya tanıtmak gerektiğini belirterek “Bir şehri öne çıkartmanın en önemli yolu sadece sözle, sadece afişle, sadece reklamla olmaz. Özellikle turizmimden gelir elde eden kentlerde en önemli özellik kentin 365 gün etkinliklerle, değişik festivallerle yaşatılıyor olması. Her gelen insanın kendine ait onunla paylaşabileceği bir şeyler bulması lazım. Edirne’de yapılan her türlü kültür etkinliğini biz Edirne Belediyesi olarak önemsiyoruz ve her türlü kültür etkinliğinin yanında olmaya çalışıyoruz” diye konuştu. DOSTLUĞU PEKİŞTİRSİN Böyle bir etkinliğin içinde yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Edine Valisi Mustafa Büyük ise, “Geçen yıl başlattığımız bu etkinliğin çerçevesini belirlemekte fayda var. Bu güzel tarihi mekânı nasıl değerlendirebiliriz diye konuştuğumuzda belirttiğimiz el sanatları konusunda çalışmaların yapılmasını istemiştim. Edirne’de bu işe en güzel talipli EKTADER’di. Geçen yıl bu etkinliğin ilkini başlattık, bu sene de ikincisini yapıyoruz. Sağladığımız imkânlar çerçevesinde tüm sivil toplum kuruluşları ile bu etkinliği yapmak istedik. Bu nedenle etkinlik kalıcı olsun, devamlı olsun uluslararası bir niteliği olsun, kültürler arası işbirliğini sağlayıcı, dostluğu pekiştirici olsun istedik” dedi. Edirne, Bulgaristan, Ankara ve İran’dan gelen halkoyunları ekiplerinin gösterisi büyük ilgiyle izlendi. Gösterilerin ardından Edirne Valisi Mustafa Büyük ve beraberindekiler, açılış kurdelesini keserek, stantları gezdiler. Fuara Yunanistan, Bulgaristan, Mısır, Endonezya, İran ile Türkiye’den 60 farklı ilden katılımın sağlandığı gözlendi. Haber, Foto : Nurdan Yalabık

www.edirneplus.com Kasım/2009

44


ye mek

EDİRNEPLUS+

AYIN YEMEĞİ

Deniz Mahsulleri Kokoreç Yapılışı:

Tereyağı tavada erittikten sonra soğan, sarımsak ve biberimizi doğranmış bir şekilde tavaya ekleyip sote ediyoruz. Deniz mahsullerini ufalayıp tavaya ekliyor ve 3 dakika orta ateşte pişiriyoruz. Daha sonra kekiğimizi, tuzumuzu ve karabiberimizi isteğe bağlı olarak pul biberimizde ekleyip servis ediyoruz. Afiyet Olsun.

an Raşit Özk nt staura Tadım Re

Malzemeler 30 gr. tereyağ 10 adet midye 1/4 levrek 1/4 çupra 50 gr. somon 50 gr. ahtapot 10 adet karides 5 dilim kalamar 2 adet orta boy mantar 3 diş sarımsak 1 adet orta boy domates 1 adet sivri biber 1 çay kaşığı dağ kekiği yeterince tuz ve karabiber www.edirneplus.com Kasım/2009

46


Tadım Restaurant

Ailecek Balık Yiyelim! Akşamları da hizmet veren restaurant balık çeşitlerinin dışında ızgara, zeytinyağlılar, etli yemekler, ahtopot salatası, karides güvecinde de iddalılar.

Bolu’dan Usta Aşçı Getirttik! 1999 yılından bu yana hizmet sektörünün içinde yer alan Tadım Restaurant sahibi Adem ve Erdoğan Kalkan kardeşler bu günlerde telaşlı ! Dedelerinin çilingirlerdeki “Bol Kepçe” isimli lokantasında okul sonraları giderek çıraklıklarını daha sonraları babaları Rahim bey’in açtığı Meriç Köftecisinde ustalıklarını tamamlayan Kalkan kardeşler biri saraçlar caddesi numara 85, diğeri Park Otel altında olmak üzere iki kaliteli mekan işletmekteler. Telaşlarına gelince 1959 Bolu/Alçıören doğumlu Raşit Usta mutfağın sırlarını paylaşmak için Kalkan kardeşlerle beraber. 1975 yılında İstanbul Dedeman Otel’de aşçıbaşı olarak göreve başlayan Raşit usta yıllarca ünlü restaurant ve otellerde baş aşçı olarak hizmet vermiş.Öğrendiklerini, bildiklerini paylaştıktan sonra dönecek olan Raşit Usta bu süre içinde Edirne’li lezzet avcılarını da memnun etmeyi iyi biliyor. Daima kalite ve müşteri memnuniyetini önde tutan Tadım Restauarnt ekibi “Evimizde lezzet nasıl öenmliyse mekanımızda da önemli” diyor. Şu sıralar özellikle balık konseptini geliştiren Adem bey “Edirne’de kaliteli ve lezzetli, ailecek balık yiyebileceğimiz bir mekanı oluşturmaya çalışıyoruz” diyor. Bakalım Edirne’liler bu lezzete ne diyecekler... Erdoğan Kalkan

Adem Kalkan


S po r

EDİRNEPLUS+

Ömürcan Patlak

EDİRNE BİSİKLET GURUBU *EBİS*

Edirne’de bir ilk olarak 1 Eylül 2009 tarihinde kurulan Edirne bisiklet kulübü derneği büyük çalışmalara yer vermeye başladı. Başkan Sadrettin Alıcı başkan yardımcısı Sadi Çalışkan sayman Serkan Doruk ve üyeleri Gökhan İnan Yücel, Dudu İlhan Tunca, Fatma Kuzu, Arda Armut, Özgür Yankaya, Yaşar Özel, Selami Genel, Gündeniz Altıay, Levent Tunca tarafından kurulan bisiklet derneği güzel organizasyonlarına pedal çeviriyor. Bisiklet derneğinin amacı yaşamımıza spor sevgisini, doğa sevgisini, yaptığı geziler, kamplarla yaşam mücadelesini neşeli, eğlenceli bisiklet gezile riyle hayatımıza katmak kamu yararına hizmet gaye siyle, bisiklet dostlarını bir araya getirmek, bisikletin toplumumuza sağlık, spor, eğlence, ulaşım, turizm ve ekonomik yönden getireceği faydalarını anlatmak, ulusal ve uluslar arası gezi ve yarışmalar tertiplemek, bisikleti doğa ve çevre dostu bir taşıma aracı olarak tanıtmak, başarılı sporculara ve ilgililerine aynı ve nakdi yardımda bulunmaktır. Edirne’de profesyonel anlamda ilk çalışmaları Edirne

www.edirneplus.com Kasım/2009

48


bulunmalıdır. Eğer gece yolculuk yapıyorsak ışık sistemleri vb. malzemelerinde bulunması gerek mektedir. Bisikletin bozulması sırasında eğer hızlı kullanan bir kişi ise yanında aynı şekilde bisikleti hızlı kullanan biri bırakılır ve diğer ekip yola devam eder, eğer yavaş kullanan biriyse tamir yapılana kadar grup geçici bir süre mola veririler. Tabi yolda her zaman neşeli, şeyler olmuyor. Yolda değişik problemlerle karşılaşabiliyorsunuz. Mesela yolda sizi köpek kovalayabilir, öyle bir durumda eğer grup hızlı ilerliyorsa hızlı bir şekilde yoluna devam eder ama bir kişi bile yavaş ilerliyorsa bütün grup durur köpeğin gitmesini bekler ve sonra yoluna devam eder.

bisiklet derneği yapmaktadır. Edirne Bisiklet Grubunun misyonu; Edirne’de yaşamın bisiklet kullanımı ile nasıl daha kolaylaşacağını gösterebilmek, tamamen çevre dostu olan bisikleti yaşamımızın bir parçası haline getirmek, Edirne’mizi bisiklet kullanımı açısından insanlar arasında örnek teşkil edecek hale getirmek ve ilklere imza atmaktır. Profesyonel ya da amatör hiç fark etmez doğayı ve sporu seviyorsanız, bisiklet kullanmak istiyorsanız Edirne bisiklet derneği organizasyonlarıyla herkesi grubunda görmek istiyor. Bu tarz organizasyonları Edirne’de yapan bir başka kulüp daha kurulmadı. Bisiklet turları deneyimli profesyonel rehberler eşliğinde yapılmaktadır. Rehberler 600 ile 1300 km yollardan geçmiş rehberlerdir. Gideceğimiz yere kadar bize yol gösteren rehberler yoldaki güvenliğimizden, mola yapılacak yerlerin seçiminden de sorumludurlar. Bisiklet turuna başlarken dikkat edilmesi gerekenler: kask eldiven bulunması bisikleti kullanırken rahat edebileceğimiz kıyafetlerin seçilmesi Ayağımıza rahat kullanışlı spor ayakkabı olması gerkeir. Eğer uzun yolculuk yapa caksak yanımıza bisiklet çantası alsak iyi olur. İçinde bisiklet tamirinde kullanılacak temel malzemeler, besin malzemeleri şekerli yiyecekler


fır sat

EDİRNEPLUS+

BALABAN DONDURMA Tahmis meydanı no.19 EDİRNE Tel.:0284-214 04 74

CİNEMA PİZZA Osmaniye Cd. no.38 EDİRNE Tel.:0284-225 26 25

ENFES LOKANTA Çilingirler Cd. No.71 EDİRNE 0284 - 213 99 88

LEVENT BUTİK Vakıf İşhanı Giriş Kat No.5 EDİRNE 0284 - 214 69 74

MODA&MODA Sabuni Mh. 75.Yıl İşhanı NO.5 EDİRNE 0284 - 213 99 88

MÜCEVHERAT 2 Saraçlar Cd. No.32 EDİRNE 0284 - 225 34 45

SERHAD KÖFTECİSİ Tahmis Meydanı No.10 EDİRNE 0284 - 213 04 29

TADIM RESTAURANT Park Hotel Altı Edirne 0284 - 213 00 30

VİPİ Çilingirler Cd. NO.23 EDİRNE 0284 - 214 74 75

YARKIN GİYİM Saraçlar Cd. Vakıf İşhanı Zemin Kat No.4 EDİRNE 0284 - 225 26 95

www.edirneplus.com Kasım/2009

50


en

E

erm v ş i r a p rken si

ınd

jlar a t n a v in a

n!

lanı r a r a y an


Yeni Sanayi Sitesi 19 A Blok No 4 Merkez 22100 Edirne / TÜRKİYE - Telefon : 0284 235 37 98

Edirne Plus Kasım  

Aylık Ücretsiz Kent Dergimizin Kasım Sayısı