Page 1

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Şube Başkanı Nizam Genç, “ Depremlerin birer afete dönüşmemesi için” yapı denetim kanununun uygulanabilir bir kanun olarak değiştirilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına çağrıda bulundu:

Bağımsız bir yapı denetimi şart! Haberi Sayfa 2’de

Nizam Genç, Genel Başkan Yardımcısı oldu! ATAYURT Murat BERBER ürkiye Yapı Denetim Kuruluşları birliği Genel Başkan Yardımcılığına Hatay Şube Başkanı Nizam Genç, seçildi. Geçtiğimiz Pazar günü Ankara’ da

T

Nizam GENÇ

yapılan genel kurulda Tekin Saraçoğlu’ nun Genel Başkan olduğu kongrede Nizam Genç, Yönetim Kurulu’ na seçilerek Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildiği öğrenildi. Nizam Genç’ e yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Sessiz çoğunluğun sesi

Atayurt

Türk Hava Yolları Yetkili Acentası ATATÜRK CAD.ÜLKÜMEN APT.NO 34/A ANTAKYA TEL : 326-2146060-2134503 FAKS : 326-2143776 www.kesiftour.com.tr

www.atayurtgazetesi.com.tr

GÜNLÜK SÝYASÝ GAZETE

YIL : 18 e-mail: info@atayurtgazetesi.com.tr SAYI : 5265

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

Fiyatı 50 Kuruş

Sadık GENÇ

Atilla SERTEL

HATSU arazisinin Antakya Belediyesi’ne devri için önerge verdiler

Sertel: Türkiye’nin yüreğine ateş düştü

ürkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Atila Sertel, Soma’ da kömür ocağında çıkan yangında 200’ den fazla kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Türkiye’ nin yüreğine ateş düştüğünü belirten Atila Sertel, mesajında şunları söyledi: “ Manisa’ nın Soma ilçesinde kömür ocağında çıkan yangın sonucu 200’ den fazla işçinin ölmesi hepimizi derinden üzdü. Bir anda 200’ den fazla işçinin ailesinin evine, yüreğine ateş düştü. Acımız sonsuzdur. Bu anlamda ülke genelinde ‘ milli yas’ ilan edilmesi önemlidir. Ancak ‘ kaza değil ihmal öldürür’ sözünün doğruluğu bu olayla birlikte bir kez daha acı bir şekilde anlaşıldı. Bir daha böyle felaket yaşanmaması için iş güvenliğine ilişkin konular parlamentoda ivedilikle görüşülerek, kazancı değil insan yaşamını öngören yasalar çıkarılmalıdır. Bu elim kazada hayatını kaybeden işçilerimize Allah’ tan rahmet, geride kalan ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum. Temennimiz yaralıların bir an önce sağlığına kavuşması, mahsur kalan işçilerimizin de sağ salim kurtulmasıdır.”

T

AKP Hep bana Rabbena mı istiyor? Hatay Valiliği tarafından oluşturulan komisyonun kararı ile Hatay Büyükşehir Belediyesine bırakılan ve HATSU olarak Hatay’ ın tüm ilçelerine hizmet edecek bina ve arazinin Antakya Belediyesine devredilmesi için gündem dışı önerge veren AKP Grubunun bu davranışı, “ AKP Hep bana Rabbena

205 işçinin hayatını kaybettiği Manisa Somadaki patlamayla ilgili üye cemiyetler bugün saat 11.00 de Atatürk anıtları önünde saygı duruşunda bulunacak:

TGF yas tutuyor! ATAYURT Murat KOÇ ntakya Gazeteciler Cemiyeti’ nin üyesi bulunduğu Türkiye Gazeteciler Federasyonu’ na bağlı 78 basın meslek örgütü ve 25 bini bulan üyeleriyle, Soma’ da yaşamını yitiren 205 işçi için bugün saat 11.00 tüm Türkiye’ de eş zamanlı olarak yas tutacak. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel tarafından üye meslek örgütlere yapılan çağrıyla birlikte Türkiye’ nin dört bir yanında bulunan basın meslek örgütlerinin bugün saat 11.00’ de eş zamanlı olarak bulundukları kentlerin Atatürk heykelleri veya Cumhuriyet meydanları önünde toplanarak hayatını

A

kaybeden işçilerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunacak. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Merkezi tarafından üye basın meslek örgütleri başkanlarına gönderilen ortak mesajda ülke genelinde milli yas ilan edilmesi nedeniyle cemiyetlerde bulunan Türk bayraklarının yarıya indirilmesi, tüm gazetecilerin evlerine Türk bayrağı asarak yasa ortak olmaları, bundan sonra tedbirsizlik nedeniyle ülkemizde herhangi bir olay yaşanmaması yönündeki temennilerini iletmeleri ve yas boyunca yakalarında siyah kurdela taşınmaları istendi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, “ Ülkemizi yasa boğan

vahim kaza nedeniyle Anadolu basını olarak ortak tepkimizi koymak üzere böyle bir karar aldık. TGF’ ye bağlı 78 basın meslek örgütüne gönderdiğimiz mesajda yarın (Bugün) saat 11.00’ de eş zamanlı olarak bulunduğumuz kentlerdeki Atatürk heykelleri önünde veya Cumhuriyet meydanlarında ölen işçilerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunacağız. İşçilerimizin ailelerinin acılarına ortak olmaya çalışırken işçi ölümlerinde dünya birincisi olan ülkemizin bu türden olumsuzluklarda değil de basın ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere yüzümüzü ağartacak konularda birinci olmasını beklediğimizi vurgulayacağız” dedi. TGF Genel Başkanı Sertel, üye olsun, olmasın tüm basın mensuplarını bu büyük acı için ortak zeminde buluşmaya davet ederek, maden sendikaları başta olmak üzere ülke genelindeki işçi sendikalarının da bir daha böyle acılar yaşanmaması için bir an önce harekete geçmesini gerektiğini vurguladı.

mı istiyor?” yorumlamalarına neden oldu. Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi’ nin geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan toplantısında AKP grubu gündem dışı bir önerge ile kamuoyunda köy hizmetleri olarak bilinen ve Hatay Valiliğince oluşturulan komisyon tarafından HATSU’ ya devredilen 25 dönümlük yerin, Antakya Belediyesi’ ne devrinin talep edilmesi ile ilgili konu hakkında görüşlerini bildiren Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş; tepkisini şöyle dile getirdi: “ Bu önerge nedense, 30 Mart yerel seçimleri ile birlikte yeni bir yapıya kavuşan şehrimizde Hatay Büyükşehir Belediyesi’ nin kentimizin tüm ilçelerine, her bireyine ve her metrekaresine hizmet etme zorunluluğu göz ardı edilerek verilmiştir. Sıfırdan yapılanma aşamasında olan Büyükşehir Belediyesinin hizmet üretmek için en önemli ihtiyaçlarından biri

binalar iken ve bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanırken AKP grubunun bu önerisi Büyükşehir Belediyesi hizmetlerini sekteye uğratmak ve halkımızın da hizmet almasını engellemekten öte bir anlam taşımamaktadır. Komisyonca Büyükşehir Belediyesi’ ne devredilen tüm bina ve ekipmanlar Hatay’ ın ortak malıdır. Tüm Hatay’ a hizmet edecek bir binanın sadece bir ilçeye tahsis edilmesini istemek hangi vicdan ve mantık ile bağdaşır. Bu durum halka nasıl izah edilebilir? Antakya Belediyesi’ nin bir hizmet binasına ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bu talebi çok naif bir talep olarak görüyorum ancak istenilen ve üzerinde ısrar edilen yer için bulunulan talebin pek de masumca olduğuna inanmıyorum. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her ilçemize eşit mesafede olduğumu, her ilçemizin hakkını ayrı ayrı kollayacağımı ancak öncelikle

Başkan Savaş “Dünya Eczacılar Günü” nü kutladı HP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş Eczacılar Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Başkan Savaş mesajında düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ Halkımızın güvenilir bir sağlık hizmeti alması konusunda üzerine önemli görevler düşen, insan sağlığının düzelmesi için ilaç üreten, üretilen ilaçların kalitesini kontrol eden, yeri gelip sabahlara kadar nöbet tutan eczacılarımızın ve Hatay Eczacılar Odasıyla birlikte diğer Eczacılar Odalarımızın “ Dünya Eczacılık Günü” nü tebrik eder, ülkemiz ve dünyaya hayırlı işler yapan bu yüce

Hatay’ ın ortak çıkarlarını gözetmek durumunda olduğumun bilinmesini istiyorum. AKP grubunun vermiş olduğu bu önerinin ne anlama geldiğinin kamuoyunca takdir edileceğine de inanıyorum. Yine aynı günkü Meclis oturumunda HATSU Yönetim Kurulu oluşturuluncaya kadar bu görevi yürütmek, işleri hızlandırmak gayesi ile kanunlara uygun olarak Büyükşehir Belediye Başkanı’ nın görevlendirilmesi istenmiş ancak yine AKP grubunun oyları ile bu talep ret edilmiştir. Tüm Hatay halkının güveni ve iradesi ile Büyükşehir Belediyesi’ nin teslim ettiği Belediye Başkanı’ na geçici olarak bu görevin verilmemesini esefle karşılıyorum. AKP Meclis Üyesi arkadaşlarıma Meclis görüşmelerinde kentin ve halkın çıkarlarını ön plana alan, siyasi düşünce ve telkinlerden uzak değerlendirmeler yapmaya davet ediyorum.”

meslek grubunun temsilcilerine başarı dolu yıllar dilerim.”

Manisa Soma’da yaşanan facia nedeniyle yas ilan edildi

Bayraklar yarıya indirildi

ATAYURT Cuma ZEYBEK oma’ da meydana gelen maden faciasının ardından Başbakanlık 3 gün milli yas ilan etti. Tüm yurtta olduğu gibi Hatay’ da da bayraklar yarıya indirildi. Yas nedeniyle 19 Mayıs’ ta yapılacak kutlamalar da iptal edildi. 19 Mayıs’ ta törenlerin yapılacağı ancak kutlamaların yapılmayacağı öğrenildi.

S

Ülkemizin başı sağ olsun HP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Soma’ da meydana gelen maden faciasında hayatlarını kaybedenlere Allah’ tan rahmet dilerken, “ Ülkemizin başı sağ olsun” dedi.

C

C

oğuk hava deposunun önünde anons yapılıyor, Soma kömür maden ocağında ölenlerin adları. Yakının adını duyan yaşlı teyze yere yığılıyor, onunla birlikte Türkiye’ deki tüm yurttaşlar. Hep beraber ağlıyoruz. Yüz karası değil, kömür karası böyle kazanılır, ekmek parası diyen kömür işçileri, neredeyse günlük 40 liraya çalışıyor. Soma’ da ölen işçiler yüreğimizi dağlıyor. Amca, yeğeni 15 yaşındaki Kemal Yıldız’ ın kömür işçisi olduğunu söylüyor Doğan Haber Ajansı muhabirine. Ağlıyoruz. Yastayız. Mayıs ayı nedir senden çektiğimiz, Reyhanlı’ nın yarası henüz iyileşmemişken.

S

Soma’da ölenler için başsağlığı mesajı yayınlayan BŞB Başkanı Savaş

ATAYURT Haber Merkezi

ATAYURT Haber Merkezi

AK-ŞAKA Dr. Erdal AKALIN

ATAYURT Haber Merkezi

Soma için ağlıyoruz

İş Kazaları Kader Değildir!.. Sayfa 4’te

Savaş mesajında duygularını şöyle dile getirdi: “ Ekmeğini alın terine bulaştırmış, acısını aşına, işine katmış, eşlerini, yavrularını maden ocağının altında bırakmış; Somada yaşamını yitiren 201 kişinin acısını ve bu vahim olayda yaralanan yurttaşlarımızı Hatay

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tüm Hatay halkının acısı kabul ederek bütün hassasiyetimle yaşıyorum. Ülkemizin, başı sağ olsun.”

İçimizden Biri Eğitim, Yazın, Ekin ve Sanat sayfasının bu haftaki konuğu

Can Suatoğlu Haberi Sayaf 3’te

Canan BAŞKAYA


2

Atayurt

haber

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

AKP Grup Sözcüsü Av. Mustafa Özbolat; “ Meclisi AKP gurubu yönetecek demiştik. İlk adım norm kadro cetveli ve teşkilat şeması, şimdi de bütçeyi oluşturduk” açıklamasında bulundu:

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Şube Başkanı Nizam Genç, “ Depremlerin birer afete dönüşmemesi için” yapı denetim kanununun uygulanabilir bir kanun olarak değiştirilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına çağrıda bulundu:

Bağımsız bir yapı denetimi şart! ATAYURT Murat BERBER apı Denetim Kuruluşları Birliği Hatay Şube Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Nizam Genç, Yapı Denetim Kanununun uygulanabilmesi için Bağımsız bir yapı denetiminin şart olduğunu vurguladı. Yaptığı yazılı açıklamasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ nın Yapı Denetim Kanununda değişikliğe gitmesini isteyen Nizam Genç, “ Vatandaşın can ve mal güvenliğini temin edecek ve kamusal bir görev olan “ Yapı Denetim” serbest piyasa rekabet ortamına terk edilmemelidir” uyarısında bulundu. 15 yıl önce, 7.4 büyüklüğünde meydana gelen Marmara depreminin sebep olduğu büyük ölçekli can ve mal kaybı ile ülke olarak, depremden değişik düzeylerde etkilendiklerine dikkat çeken Nizam Genç, “ Marmara depremi gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden birisidir. Peki, büyük felaketin yaşandığı 17 Ağustos depreminin üzerinden 14 yıl geçmiş olmasına rağmen, özellikle yakın zamanda daha büyük bir deprem yaşayacak olan İstanbul ve çevresi depreme hazır mı? Hayır, ne yazık ki bu uzun sürede gerekli tedbirler alınamadı” eleştirisinde bulundu. DENETLENEN VE DENETLEYEN ARASINDAKİ TİCARİ İLİŞKİ ORTADAN KALKMALI Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Şube Başkanı Nizam Genç, özellikle denetlenen ile denetleyen arasındaki ticari ilişkinin ortadan kalkması gerektiğini savunduğu açıklamasında şu önerilerde bulundu: “ Türkiye’ de 14 yıldan beri uygulanmakta olan yapı denetim kanununun eksik yönleri olmasına rağmen; bugüne kadar kanun kapsamında inşaatları tamamlanmış olan yapılarda, özellikle “ Taşıyıcı Sistemi” ilgilendiren imalatlarda, büyük oranda başarı sağlanmıştır. Ülkemizde bu kanun kapsamında yapılmış olan binalarımız, öngörülen, büyük depremlerde yıkılmayacak ve can kayıpları yaşanmayacaktır. Ancak kanundan önce veya kanun kapsamı dışında tutulan binalar için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Yapı denetimini etkin kılmak ve süreklilik kazandırmak için; mevcut kanundaki “ denetlenen ile denetleyen arasındaki ticari ilişki ” ortadan kaldırılmalıdır. Müteahhit, Yapı Denetim Kuruluşunu kendisi belirlediği sürece, inşaatlarda sağlıklı bir denetimin yapılması mümkün değildir. Diğer taraftan, 17 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe giren 648 sayılı KHK ile hizmet bedellerinin yarı yarıya düşürülmesi ile nitelikli bir denetimin yapılması çok zordur. Gerçek maliyet çalışmasına göre yapının büyüklüğü ve

Y

yapı sınıfı dikkate alınarak asgari oranların yeniden belirlenmesi, etkin bir denetim için gereklidir. Ayrıca 2012 ve 2013 yıllarında peş peşe çıkartılan ek yönetmeliklerle, ülke genelindeki Yapı Denetim Kuruluşları sayısının ihtiyacın çok üzerinde arttırılması, neredeyse serbest bırakılması ile ülke çapında belli bir standart yakalamış olan yapı denetim sistemi işlevsiz hale getirilmiştir. Bir ilde yapı denetim kuruluşları sayısının ihtiyaçtan fazla artması ile kaliteli bir denetim yapılması arasında tamamen ters orantı söz konusudur. Oluşacak haksız rekabet ortamının önüne geçilmelidir. Vatandaşın can ve mal güvenliğini temin edecek ve kamusal bir görev olan “ yapı denetimi” serbest piyasa rekabet ortamına terk edilmemelidir. Serbest piyasa koşullarına bırakılan yapı denetimi sektörü, bu güne kadar otomatik bir biçimde rekabetçi ortamı oluşturamamış, hatta başıboş bir rekabetle, kendi kendini yok eden bir biçimde işlemektedir” . ETKİN BİR YAPI DENETİM SİSTEMİNE FIRSAT VERECEK BİR YAPI DENETİM SİSTEMİ KURULMALI Nizam Genç, can ve mal güvenliğini esas alacak etkin bir yapı denetim sistemine fırsat verecek bir sistemin kurulmasının gerektiğinin altını çizdiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “ Hepimizin bildiği gibi; ülke topraklarımızın %96’ sı değişik seviyelerde tehlikeye sahip deprem bölgeleri içerisindedir. Nüfusumuzun %98’ i bu bölgelerde yaşamaktadır. Ayrıca, nüfusumuzun %70’ i de 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yaşamaktadır. Kısacası; ülke olarak neredeyse hepimiz, can ve mal güvenliği açısından deprem riski ile karşı karşıyayız. O halde; Depremlerin birer afete dönüşmemesi için “ can ve mal güvenliğini” esas alacak, etkin bir denetim sistemine fırsat verecek bir yapı denetim sisteminin kurulması gerekmektedir. Kanun üzerinde yapılacak değişikliklerle taşıyıcı sistemde yakalanan başarı oranını tüm imalatlarda yakalamak mümkündür. Ancak bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının istekli olması ve bu uygulamaya tam olarak inanması gerekmektedir. Unutulmamalıdır

ki; Depremler öldürmez, denetimsiz, mühendislik hizmetleri almamış, standartlara uygun olmayan binalar can alır. Bu can kayıplarının önlenmesi için mevzuat eksiklikleri giderilmiş “ Bağımsız bir Yapı Denetim” şarttır. Ne yazık ki; ülkemizde, sadece yıkıcı depremlerden sonra “ yapı denetim” gündeme geliyor ve yeni tedbirler almaya çalışıyoruz. Bu sefer, olası büyük Marmara Depreminden önce bir şeyler yapalım ve mevcut Yapı Denetim Kanununu işler hale getirelim, sorunlu kanun maddelerini düzeltelim. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve TBMM’ ne büyük görev düşmektedir. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz, ancak ne yapabileceğini biliyoruz. Onun için ülkemizde sağlıksız ve deprem standartlarına uymayan düşük dayanımlı mevcut yapıların “ Kentsel Dönüşüm” kapsamında dönüştürülmesi ve bir an önce depreme hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu konuda Bakanlığın, Belediyelerin ve vatandaşların duyarlı davranması ve dönüşümü desteklemesi, süreci hızlandıracaktır. Ülkemizde sağlıklı, güvenli, mühendislik hizmeti almış binalarda ve çevrede yaşama hakkı Anayasal bir haktır ve herkesin ortak arzusudur. Ülke çapında uygulanması planlanan bu dönüşüm projesi, ülke tarihimizdeki en büyük projelerinden birisidir. 21.yüzyıla damgasını vuracak olan ve sağlam, sağlıklı, yaşanabilir bir çevre vaad eden “ Kentsel Dönüşüm” uygulamalarının başarılı olmasını istiyor ve sektör olarak üzerimize düşen görevi ve katkıyı hakkıyla yerine getirmek istiyoruz.” SOMA’DAKİ KATLİAM DENETİMSİZLİKTEN MEYDANA GELDİ Türkiye Yapı Denetim Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Şube Başkanı Nizam Genç, Soma’ da meydana gelen ve 205 insanımızın hayatını kaybettiği katliam gibi kazanın denetimsizlikten geldiğine vurgu yaparak, görüşlerini şöyle ifade etti: “ SOMA’ daki Maden Ocağında meydana gelen iş kazasına neden olan sorunun başında “ denetimsizlik” gelir. Denetimi yapacak olan “ İş Güvenliği Uzmanları” nın işverenin emrinde çalıştığı ve parasını ondan aldığı sürece etkin bir denetimden söz etmek mümkün değildir. Yapı Denetim Kanununu için söylediğimiz “ Bağımsız Denetim” bu sektörde de mutlaka olmalıdır. Denetim uzmanları kamu adına hareket edebilirse ve maaşını devletten alabilirse, sahada etkili olur. Bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diler, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılara da acil şifalar diliyorum. Son olarak, 10 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleştirdiğimiz “ Olağan Genel Kurulumuz” neticesinde seçilen arkadaşlar olarak, üzerimize düşen görevi laikiyle yapacağımıza inancım tamdır.”

Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu:

Soma olayı derin bir yara açtı ATAYURT Haber Merkezi ustafa Kemal Üniversitesi Senatosu, Soma’ da vefat eden Maden işçileri için taziye mesajı yayınladı. MKÜ Senatosu yayınladığı mesajında, “ Manisa’ nın Soma ilçesinde meydana gelen ve çok sayıda maden işçimizin vefatına ve yaralanmasına

M

yol açan üzücü kaza, millet olarak hepimizde büyük bir üzüntü oluşturmuş ve derin bir yara açmıştır. Yerin yüzlerce metre altında yaşam mücadelesi veren maden işçilerimize sağ salim ulaşılması, ümit ve endişe dolu bu bekleyişin en kısa sürede iyi haberlerle neticelenmesi en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu olarak

İl Başkanı Akdaş: Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum ATAYURT Haber Merkezi HP Hatay İl Başkanı Adnan Akdaş, Soma’ da yaşanan maden kazasında hayatlarını kaybedenler için Allah’ tan rahmet dileyerek acılarını paylaştı. MHP Hatay İl Başkanı Adnan Akdaş, yayınladığı mesajında, “ Manisa’ nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’ tan rahmet, aile ve yakınlarına sabır ve

M

toplumsal dayanışmanın gerektiği böylesi günlerde tüm imkân ve kabiliyetlerimizle Soma’ lıların ve aziz milletimizin hizmetine hazır olduğumuzu bildirir, Soma’ lıların ve ülkemizin

bu elim ve kederli gününde, verdikleri yaşam mücadelesini yitirip ebediyete intikal edenlere Allah’ tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar dileriz.”

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası

Başımız sağ olsun ATAYURT Haber Merkezi ntakya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu, Soma’ da yaşan patlamada hayatını kaybedenlere Allah’ tan rahmet dileğinde bulundu. ATSO Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamasında şunları dile getirdi: “ Manisa’ nın Soma İlçesindeki Maden Ocağı’ nda

A

yaşanan elim kaza tüm Türkiye’ yi ve bizleri yasa boğmuştur. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, böyle bir kazanın tekrarlanmamasını arzu ediyor, patlamada ölen işçilerimize Allahtan rahmet yakınlarına da başsağlığı diliyoruz. Maden Ocağı’ nda yaşam savaşı veren işçilerimizin de bir an önce kurtarılması en büyük temennimizdir. ”

KAYIP başsağlığı diliyor, yaralı kardeşlerimize acil şifalar temenni ediyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. ”

Antakya Trafik Şube Müdürlüğünden almış olduğum B Sınıfı Ehliyetimi ve 27 YE 838 plakalı aracımın ruhsatını kaybettim. Geçersizdir. Şakir ÇAMKERTEN

AKP Grubu Büyükşehir’i yönetmeye başladı! ATAYURT Sedat İSKENDEROĞLU dalet ve Kalkınma Partisi Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi Grup sözcüsü Mustafa Özbolat, Hatay Büyükşehir Belediyesini yönetmeye başladıklarını belirtti. Daha önce yaptığı açıklamasında AKP olarak Hatay Büyükşehir Belediyesini yöneteceklerini söylediğini hatırlatan Grup Sözcüsü Av..Mustafa Özbolat;.“ Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran AKP’ nin Hatay büyükşehri yöneteceğini belirtmiştik. Nisan ayında norm kadro cetveli ve teşkilat şeması AKP gurubu tarafından şekillendirildi ve onaylandı. Mayıs ayındaki meclis birleşiminde de yine Plan ve Bütçe Komisyonunda 4 üyesi bulunan.AKP Grubu Hatay’ a en etkin hizmetin yapılabilmesi adına 2014 yılı bütçesini hazırladı. CHP Gurubunun red oyu kullanmasına rağmen muhalefetle birlikte AKP Grubu bütçeyi onayladı” dedi. AKP Grup Sözcüsü Av.

A

Mustafa Özbolat açıklamasını şöyle sürdürdü: “ Öncelikle 12 Mayıs’ ta gerçekleşen toplantımızda toplam 12 madde vardı. Bunun ilk sekiz tanesini görüştük diğerlerini devam eden günlere bıraktık. Üçüncü maddemizde Yetkili Sendikalar ile Belediyemiz arasında imzalanacak olan Sosyal.Denge Sözleşmesi için Büyükşehir.Belediye Başkanı Sayın.Lütfü Savaş’ a meclis olarak yetki verdik. Memurlara verilecek sosyal denge tazminatının yasaların öngördüğü en üst seviyeden verilmesini de tavsiye ettik. Diğer hususta Türkiye Belediyeler birliğine üye seçimi idi. Yasa gereği nüfusu 100 bini geçen ilçe belediyeleri buraya tabi üye yazılıyor. Bunun dışında kalan 8 belediyeyi biz AKP Gurubu olarak belirledik ve Arsuz Belediyesini ise yedek üye olarak verdik..Arsuz Belediyesi bunu kabul etmeyince yedek üye olmaksızın Türkiye Belediyeler.Birliği Üyelerini iki AKP’ li Meclis Üyesini de dahil ederek belirlemiş

olduk. Çukurova Belediyeler Birliğine, Türk.Dünyasına, Tarihi Kentler.Birliğine, Sağlık.Kentler.Birliğine de üye seçimi yapıldı. AKP’ li Meclis üyeleri, buralara üye olarak verildi. 12 Mayıs’ ta gerçekleşen meclis birleşiminde Antakya Belediye Başkanı Sayın.Mimar.İsmail Kimyeci Bey ve iki arkadaşı daha önceki Köy.Hizmetleri İl Binasının üzerinde bulunduğu iki parselin Antakya Belediyesi Hizmet.Binası yapılmak üzere tahsisini talep ettiler. Talep incelenmek üzere Hukuk İşleri Komisyonuna havalesi yönünde mecliste karar alındı. 13 Mayıs tarihindeki oturumda ise daha önce Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından hazırlanan 2014 Yılı Hatay.Büyükşehir Belediyesi Revize Bütçesi görüşüldü. Öncelikle Plan ve Bütçe Komisyonundan gelen rapor okundu. Raporlara göre 350 milyon liralık bir bütçe yapılmış ve bu bütçenin büyük bölümü de daire başkanlıklarına ve müdürlüklere ayrılmıştı” .. ÖNCELİĞİMİZ ALTYAPI HİZMETLERİNİN

TAMAMLANMASI AKP Grup sözcüsü Özbolat, Komisyon olarak yaptıkları çalışmada altyapı çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini düşündükleri kaydettiği açıklamasında, “ 44 milyon liralık ödenek gereksiz olan harcama kalemlerinden düşülerek yatırım harcamalarına aktarılmıştır. Bu yapılan aktarmayla beraber 156 milyon 816 bin liralık bir yatırım bütçesi oluştu. 15 Milyon lira civarı da kamulaştırma gelirinin aktarılmasıyla yatırım bütçemiz 171 milyon 816 bin liraya ulaştı. Ancak biz bu bütçeye MHP’ li üyelerle birlikte evet oylu verirken CHP’ li meclis üyeleri hayır oyu kullandı” dedi. Mustafa Özbolat açıklamasında ayrıca, “ Biz yatırımcı, hizmet odaklı, AKP’ ye yakışır bir bütçe hazırlama konusunda gerekli özeni gösterdik ve bunun da onaylanmasını sağladık..Bu sayede Hatay halkı hizmet görecektir. 350 milyonluk bütçenin çarçur edilmesine izin vermeyeceğimiz gibi Hatay’ a hizmet olarak gelmesinin de takipçisi olacağız” ifadelerine yer verdi.

Hatay Barosu ve Yönetim Kurulu adına başsağlığı yayınlayan Av. Sinan Adnan Akgöl

Sorumluların cezalandırılması için takipçi olacağız ATAYURT Haber Merkezi oma’ da yaşanan patlamadan ötürü Hatay Barosu ve Yönetim Kurulu adına başsağlığı yayınlayan Av. Sinan Adnan Akgöl, “ Sorumluların cezalandırılması için takipçi olacağız” açıklamasında bulundu. Akgöl, mesajında düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma Kömür İşletmelerine ait

S

ocakta meydana gelen kaza sonucu sayısı her geçen an artan kayıplar yaşıyoruz. Halen ocakta mahsur kalan vatandaşlarımızın kurtarılması en büyük temennimizdir. Bu ölümlerin kaza olarak nitelendirilmesi, kader olarak kabullenilmesi mümkün değildir. Bu tür işletmelerde özensiz denetimlerin önüne geçilmesi, işin niteliklerine uygun tüm tedbirlerin alınması zorunludur. Bu nedenle sorumluların tespiti ile bunların cezalandırılmasının takipçisi olma

Kimyeci: Soma ve Manisa halkına başsağlığı diliyorum

Mullaoğlu: İhmal ve hatalar araştırılmalı

ATAYURT Haber Merkezi

ATAYURT Haber Merkezi

ntakya Belediye Başkanı Mimar İsmail Kimyeci, Manisa’ nın Soma İlçesi’ nde meydana gelen maden faciasında yaşamını yitiren vatandaşlarımız için başsağlığı mesajı yayınladı. Yaşanan elim olaydan ötürü Antakya halkı ve millet olarak derin bir üzüntü içinde olduklarını belirten Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci başsağlığı mesajında şunları belirtti; “ Manisa’ nın Soma İlçesi’ nde meydana gelen maden faciasında çok sayıda insanımızın yaşamını yitirmesi, Antakya halkı

A

oma’ da yaşanan maden faciası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan CHP Hatay İl Başkanı Av. Servet Mullaoğlu, “ İhmal ve hatalar araştırılmalı” dedi. CHP Hatay İl Başkanı Av. Servet Mullaoğlu, açıklamasında düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ Soma’ da meydana gelen kaza sonucu vefat eden kardeşlerimiz, bütün Ulusumuzu büyük bir yasa boğmuştur. Şüphesiz böyle büyük acılar yaşanırken, birilerini suçlamaya çalışmayı ve bu acılar üzerinden siyaset yapmayı bütün ulusumuza saygısızlık olarak değerlendiriyoruz. Şüphesiz bu kadar kardeşimizin vefatına neden olan ihmal ve hatalar araştırılacaktır. Biz de benzer acıların yaşanmaması adına bu işin takipçisi olacağız. Vefat eden kardeşlerimize Allah’ tan rahmet diliyor, ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun.”

S

kararındayız. Vefat eden vatandaşlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifa, yakınlarına ve Milletimize başsağlığı diliyoruz.”

olarak bizleri ve tüm milletimizi derinden üzmüştür. Maden faciasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’ tan rahmet, başta aileleri olmak üzere, Soma ve Manisa halkına başsağlığı ve sabırlar diliyor, yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalar temenni ediyorum.

Nabi İnal İşçi ölümleri kader değildir ATAYURT Haber Merkezi oma maden ocağında meydana gelen patlama ile ilgili olarak açıklamada bulunan ÇYDD Antakya şubesi yönetim kurulu Başkan Nabi İnal, “ İşçi ölümleri kader değildir” dedi. İnal yaptığı yazılı açıklamasında düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ Dün Manisa’ nın Soma ilçesindeki maden ocaklarında meydana gelen bir patlama sonucu şuana kadar ki tespitlere göre 232 yurttaşımız yaşamlarını kaybetmişler, yüzlerce yurttaşımız ise yaralı olarak hastanelere kaldırılmışlardır. Yine maden ocağında kurtarılmak için bekleyen birçok işçinin de bulunduğu gelen haberler arasında yer almaktadır. Kurtarılmak bekleyen bu işçilerimizin bir an evvel gün ışığına kavuşmasını ve yaşam mücadelesinden başarıyla çıkmalarını temenni

S

ediyoruz. Elbette ki olayın sorunlu ya da sorunluları araştırılacak yargı önüne çıkartılacaklardır. Ancak ülkemiz maden ocaklarındaki ölümler sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bu sıralamalarda yer almasının nedenlerinin başında “ ucuz maliyet ve ucuz işçilik” anlayışının egemen kılınmasının yer aldığı göz-

den uzak tutulmamalıdır. 140 dolarlık işçi maliyetinin özelleştirmeler sonucu taşeronluk sistemi ile 24 dolara düşürülmesinin yaşanan facianın en büyük etkenlerden biri olduğu kanısındayız. İş kazalarının, işçi ölümlerinin kader olmadığı bilinmelidir. İş güvenliği, işçi sağlığı için çağdaş ülkelerde alınan önlemler vakit geçirilmeden ülkemizde de alınmalıdır. “ Soma faciasının” nedenleri üzerinde durulmak ve gereken önlemler alınmak suretiyle bundan sonra daha büyük kayıpların meydana gelmesinin önüne tez elden geçilmelidir. Soma’ da meydana gelen bu maden patlaması nedeniyle ulusça büyük bir yas içindeyiz. Üzüntümüz sonsuzdur. Yaşamını yitirenlere tanrıdan rahmet yakınlarına ve tüm ulusumuza sabır ve başsağlığı, yararlılara ise acil şifalar diliyoruz. Temennimiz bu kazanın son olması ve bu olaydan gereken dersin alınmasıdır.


15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

Atayurt

kültür&sanat 3

İçimizden Biri Eğitim, Yazın, Ekin ve Sanat Sayfamızın Bu Haftaki Konuğu Can Suatoğlu yoktu. O yıllarda MADO Evi’ nde kira vererek eğitim veriyor, dernek çalışmalarımızı bu mekanda yürütüyorduk. 7-8 ay MADO Evi’ ndeki çalışmalarımızla sürdürdüğümüz arayışın ardından bu evi bulduk. Elbette tahmin edebileceğiniz üzere elden geçirerek eğitim verilebilecek, dernek amaç ve işlevleri doğrultusunda düzenledik. Canan Hanım, HHAFSAD 2008 Haziran ayında fotoğrafa gönül vermiş on sekiz arkadaşın birlikteliğiyle oluşturuldu. Neden fotoğraf sanatçıları? Geleceğe ilişkin amaçtandır diyebilirim. İçlerinden biri, ikisi, üçü… Öyle ki sanatçı adını taşıyabilecek, profesyonelce bu sanatı yapabilen bir sanatçı yetiştirebilme amacındandır, yoksa bizler sanatçıyız gibi bir iddiamız asla yok. Bizler bu işe sevdalı gönül dostlarıyız, seviyoruz fotoğrafı, bu uğurda neler yapabiliriz düşüncesinin içerisindeyiz. Dernek olarak verdiğimiz eğitimlerle bilinçli fotoğraf çeken insanlar yetiştirebilmek; fotoğraf sanatı tanıtmak ve sevdirebilmek. Kimler var bizim çatı altında? Sevgili dostlarım Fotoğraf Eğitmeni Başkan Yardımcısı Mesut Sönmez, Sekreter Malik Şahutoğlu, Fotoğraf Eğitmeni ve Üyesi

adına temiz, güzel bir fotoğraf için insanımızın duyarsızlığı, yerel yönetimlerin sanatsal bakışı göz ardı edişi, kentleşme konusundaki çelişkiler ve daha pek çok sıralayabileceğimiz nedenler fotoğraf karenizi olumsuz etkiliyor. Çok güzel bir gün batımı anı, renk cümbüşü muhteşem bir doğallık. Ancak bu kare içine giren çöp torbaları, sokağa saçılmış çöpler, pet şişeler, çanak antenler, darmadağın kablolar, elektrik direkleri, su depoları, klimaların düzeneği, reklam panoları… görüntünün tüm estetik anlayışını gölgeliyor, zarar veriyor kare içine aldığınız görüntüye. Emin olun bununla bağlantılı olarak belediyenin yetkilileriyle görüştüm, rahatsızlığımızı ifade ettik. Sonuç? Bakış açısı farklı, konuya yaklaşım apayrı… Sorunun ana kaynağı sanatçı penceresinden görülemeyişi Canan Hanım. Ne zaman ki yaşadığımız şehri, doğayı, dünyayı sanatçı gözüyle anlamak isteyen gözlerle görmeye çalışırsak bu tür sıkıntıları yaşama-

sündedir. Bu görsellik fotoğrafın teknik yanları ve sanatçının bakış açısı ile birleştiğinde ortaya sanat etkisi çok güçlü bir eser çıkıyor. Fotoğraf görüntü ile kendini var eder. Var olan görüntüsünü güçlendirmek için yanına bir şeyler yazmaya çizmeye gerek yoktur. (sadece belge niteliği olanlar fotoğraflara yer tarih zaman eklemesi yapılabilir). Fotoğrafın hatta sanata dönüşen fotoğrafın bu tarz bir ihtiyacı yoktur!Fotoğraf sanatı bu yönüyle evrensel

Murat Gül, Sayman Bülent Sönmez. C. Başkaya: Fotoğraflayacağınız bölgeyi/ konuyu neye göre, nasıl belirliyorsunuz? C. Sautoğlu: Bu kararı birlikte alırız Canan Hanım. Sözgelimi Hatay’ ın kültürünün her adımını fotoğraflamayı düşünürüz. Tarihi dokularını çekerken taşarlının bakımsızlığına, kimsesizliğine üzülüyoruz, öyle an geliyor ki kadrajımızı kirletmemek

yız inanın. Ancak insanların duyarsızlığına üzüldüğünüz kadar güzel, yüreğinizi, insan yanınızı ısıtan anlar da yaşıyorsunuz. Şöyle ki dar sokaklarda gece çekim yaparken sokaklarda, bir bakıyorsunuz, “ Amca, amca!” diye sevecen bir çocuk sesi… “ Susamışsınızdır, buyurun.” diyebilecek ince, paylaşımcı bir kültürel, geleneksel yanımız da var. Bu kültürün yansımsını muhtemelen sokaklarında kirlilik olmayan toplumlarda bulamazsınız. İşte, aynı anda ilginç duygular yaşayabiliyoruz. Bu geleneksel, kültürel yaşam biçimimizdeki güzellikleri çevre ve doğayı koruma duyarlılığıyla örtüştürdüğümüzde doğal olarak sorun ortadan kalkıyor değil mi? C. Başkaya: Çekeceğiniz fotoğrafları neye göre belirlersiniz? C. Sautoğlu: Arşivimizi yoğun tutmak amacı, kalıcılığı için tarihi yer ve mekanları tercih ediyoruz. Elbette bu arada doğal güzellikleri de fotoğraflıyoruz. S. Simon’ u çekerken söz gelimi bahar mevsiminde taşların arasından fışkıran kır çiçekleri, yemyeşil ortam, gökyüzü, bulutlar, günbatımı, yağmur sonrası gökyüzündeki değişim…Fotoğraf, öyle bir dünya ki Canan Hanım ne denli belirleyici olursanız olun fotoğraf çekim ortamına girdiğinizde çok farklı bir konu doğabiliyor. C. Başkaya: İyi bir fotoğraf için neler gereklidir? C. Sautoğlu: Doğru bir zamanlama. Fotoğrafın zamanını iyi belirlemek önemli. Gün içerisinde her saat fotoğraf çekilmez. Gölgelerin yoğun olduğu bir zaman diliminde iyi bir görüntü alamazsınız. Hava koşulları da önemli bir husus. Işık, zaman, hava koşulları… C. Başkaya: “ Bir fotoğraf bin sözcüğe bedeldir.” sözünden hareketle fotoğrafların kendine özgü bir dili vardır? Yılların verdiği deneyimlerle neler söylemek istersiniz? C. Sautoğlu: Fotoğrafın kendine has teknikleri, imgeleri kısacası bir anlatım biçimi vardır. Kendine has dili olan fotoğraf, sanat olarak adlandırabilmek için onun emek sürecinden geçmesi ve bir anlatıcının estetik kaygısıyla birleştiği zaman fotoğrafa sanat diyebiliriz. Bir taş kendi başına sanat olamaz ama bir heykeltıraşın elinden geçtiği zaman muazzam bir sanat eserine dönüşebilir. Bu aynı şekilde fotoğraf içinde geçerlidir. Fotoğrafın kendine özgün anlatım biçimi vardır. Bu anlatım bazı sanat dallarında olduğu gibi görüntü ile yapılır. Fotoğrafın anlatım gücü görüntü-

bir dili vardır. Bir çocuğun gülüşü görüntüsü tüm dünyada etkisi farklı da olsa yarattığı etki ortaktır. Çünkü çekilen fotoğraf Almanca, Türkçe, İtalyanca, Arapça, İspanyolca veya herhangi bir dilde çekilmemiştir, çekilemez de… C. Başkaya: Nasıl bir duygu anı dondurmak? C. Sautoğlu: Ömrünüze ömür katan, muhteşem bir duygu… Yaşamak lazım, anlatmak fotoğrafa haksızlık olur. Bu güzel, heyecan veren tutkulu duygu tadılmalı derim. C. Başkaya: “ O an” fotoğrafı hakkında neler söylemek istersiniz? C. Sautoğlu: Her karenin ayrı bir değeri vardır. Anı fotoğraflarken tercihim yaşamın güzel, iyi anları olurdu. Barış, sevinç, mutluluk, güzellik, umut, kardeşlik…olsun isterim. Söz gelimi Reyhanlı patlaması, Gezi Olaylarında ben görüntülemek istemedim. Acı, hüzün, utanç… bu duyguları dondurmak istemem. Hayat felsefesi, bakış açısı bunlar etken. C. Başkaya: Belgesel fotoğraf zor mudur? Neden? C. Sautoğlu: Bu fotoğrafçılık dalı çok ayrıdır. Belgesel konunuz her ne ise o toplumun, o yaşamın, o kültürün içinde yaşamalısınız. Öyle uzaktan bakmakla olacak şey değildir Canan Hanım. O dünyaya girmelisiniz, o soluğu almalısınız. Doğru bir analiz, iyi bir sonuç için yaşamalı o atmosferde. Tarihi, felsefeyi, sosyolojiyi, psikolojiyi…iyi bilmek gerekir. C. Başkaya: Arşivinizde sizin için farklı anlam taşıyan fotoğraflarınız var mı? C. Sautoğlu:Var, elbette arşivimde çokça eserim var. İlerde zamanı gelirse bunlarla ilgili düşüncelerim var, açıklama için erken diyorum. C. Başkaya: Fotoğraf sanatçısı gözüyle bakmak insanda nasıl bir değişim gösteriyor? C. Sautoğlu: Evet, Canan Hanım fotoğraftan önceki ve sonraki

Can Suatoğlu Can Sautoğlu, Bir Fotoğraf Sevdalısı, Canan Başkaya: Merhaba Can Bey, fotoğrafla nasıl tanıştınız? Can Sautoğlu:1978’ lerden bu yanan fotoğrafta analog tutkum vardı. Analog yani filmli kameralarla çekilip, çektiğimiz filmi çeşitli kimyasallarla banyo edilip “ agrandizor” kullanılarak bir yüzeyi gümüş bromürle kaplı ve ışığa duyarlı olan fotoğraf kağıtlarına basılmış fotoğraflardır. Dijitalden farkı piksel yerine grenlerden oluşmasıdır. Yani, kareler yerine rastgele şekilsiz yuvarlaklardan oluşur. Bazıları dijital teknolojinin, analogun yerini alamayacağını iddia eder. Tartışmaya açık bir konudur ama analog fotoğraflarla uğraşmak dijital fotoğraflara kıyasla daha fazla emek ve vakit ister. Bu süreç içinde dijital platforma girildi. 2004’ te dijital makine kursuyla ilgili eğitim almaya karar verdim. Bu eğitimle fotoğraf sanatına başka türlü bakmaya başladım. İlk gençliğimden beri spora, fotoğrafa hep bir ilgi, sevgi ve merakım vardı. Sevgili Akın Güneş Hoca’ mızdan eğitim aldım. Bu süreçte fotoğraf sanatıyla birlikte insani bağlarımız gelişti dostluğa dönüştü. C. Başkaya: Derneğinizin kuruluş hikayesini ve amacını öğrenebilir miyiz? C. Sautoğlu:Bizim sınıfın kursiyerlerindeki uyum, iletişim, saygı sevgi bağları hakikaten çok güzel bir örnekti. Bu samimi dostluk, güven, sıcak bağlar Hocamız Sevgili Akın Bey’ in mesleği, aldığı eğitim nedeniyle kurucusu olduğu derneği bizlere bırakmak istedi. 2008’ de bu görev ve sorumluluğu biz devraldık. Halen layık olabilmek, hakkıyla sürdürebilmek amacıyla tüm iyi niyet ve gayretlerimizle severek çalışıyoruz. Sevgili Akın Bey’ den devraldıktan sonra ilk olarak en öncelikli işimiz bir dernek binası sorunumuza çözüm bulmak oldu. Dernek binamız

Işıklı Yaz (g) ı Dört köşe çerçevenin sarmaladığı karelerden yaşam süzülür. Özlemler, hüzünler, utançlar, sevinçler, heyecanlar, düş kırıklıkları, umutlar, sevdalar… Hepsi ama hepsi tek kareye gizlenir, zaman coşkun bir nehir misali akıp giderken göz ışığa, kalp deklanşöre saklanır. Bekler karanlıkta doğum zamanını. Meşk etmek ister kâğıtla. Ölümsüzleşmek ister albüm sayfalarında, duvarların bağrında, masa üstlerinde… Duruldukça coşar, dokunan el’ lere şarkılar, türküler söyler; kimi içli, kimi neşeli. Ama her halükarda unutulmaz! Değişik mekânlar, farklı insanlar, asırlık binalar, tabiat ve onun mucizevî güzelliği içerisinde olmak… Başka türlü bir keyif… Mistik bir mekanın saran ilahi kudretin büyüsü… Çalışan insanların emeği… Bir usta, aşkını aheste aheste işler sanatına. Eski bir dokunun içerisinde tarihin kokusu, yıllara meydan okumanın dimdik duruşu… Her nerede olursa olsun hayatın akışı… Yaşanılan zamanın ve mekânın sessiz dili. Gizemli, heyecanlı bir keşif yolculuğu…... An’ lar var, yerine asla aynısı konulamayan. An’ lar var renklerin suskun dilinde… Dün- bugün yan yana, yalın ve karmaşık iç içe… “ Karanlık Oda” nın Aydın Yüzü Sanatsal, kültürel, sosyal dokusunu tanıma, tanıtma, yaşatma amacıyla Antakya’ yı bilen, bilinen bir kent dokusu yaratabilmekti bir güzel ereği de. Tarihe, yaşanmışlıklara adeta tanıklık etmek… Geçmişe ışık tutmak, geleceği aydınlatmak, geçmişle gelecek arasında sağlam bir köprü kurabilmek. Elbet yapılacak çok güzel düşünceler filizlenmişti sıcak sohbetimizde. Doyasıya solumak adına, dünü, bugünü ve umutlu yarınları. Doyasıya solumak... Gizemli, heyecanlı bir keşif yolculuğu…... An’ lar var, yerine asla aynısı konulamayan. An’ lar var renklerin suskun dilinde… Dün- bugün yan yana, yalın ve karmaşık iç içe…

Canan BAŞKAYA bakışınız farklı. Bakmak ve görmek eylemlerinin anlam ayrılığı gibi. Fotoğraftan sonra çevrenizde, doğada, yaşadığınız kentteki kirlilikleri, bozulmaları başka bir açıdan görebiliyorsunuz. Asi’ nin renginden içinizin acıdığını duyumsuyorsunuz. Motorlu araçların yoğunluğundan rahatsız oluyorsunuz. Görsel dinginliğe hasret kalınır mı? Bu konularda çözüm üretmesi gereken yönetimlerin ihmalleri, pasif duruşları, sanatçı bakışı geliştirememeleri canınızı sıkıyor. C. Başkaya: Derneğinizin kısa ve uzun vadede planladığı etkinlikler nelerdir? C. Sautoğlu: Bahar mevsimi ile bir Mardin gezisi planlıyoruz. Gezdiğimiz yerlere dair eserlerden bir sergi iyi olur. Ancak özellikle ifade etmek isterim, sırf sergi açmak için değil. Ses getirecek sergilerden söz ediyorum. Önümüzdeki günlerde Hatay için planlarımız var. Etkinlikler arasında atölye kurmayı düşünüyoruz. Zamanı gelince basın ve iletişim araçlarıyla bilgilendireceğiz herkesi. Yönetim olarak planlarımız var uygulamaya geçireceğimiz. Yakın zamanda ileri teknik sergimiz olacak. Kısa vadede 2- 3 sergi; uzun vadede de ileri eğitim uygulaması planlıyoruz. Temel Eğitim ve İleri Eğitim adıyla çalışmalarımız sürecek. C. Başkaya: Çektiğiniz fotoğraflarınızı kitaplaştırmayı düşündünüz mü hiç? C. Sautoğlu: Evet, üyelerle kaynak bulduğumuz takdirde kitaplaştırmayı düşünüyoruz. C. Başkaya: Fotoğraf sanatını kendine meslek edinmek isteyen gençlere neler önerirsiniz? C. Sautoğlu: Derneğimizin ilkelerinden biri photoshopu sevmiyoruz, kullanmıyoruz. Photoshop, çalışılmış bir fotoğraftır. Yetenek göz, kalp ve ruh ile birleştiği zaman değer ifade eder. Fotoğraf çekmek için deklanşöre basmak yeterlidir. Ama bir görüntü yaratmak için görmek, düşünmek, tasarlamak gerekir. Analog fotoğrafın amacı fotoğrafçının vizörden gördüğü gerçekliğin yerini almak değil, sadece gerçekliğin parçası olan bir görüntü yakalamaktır. Mükemmel değil. Düzen yok. Profesyonellik yok. Görmek var. Denemek ve öğrenmek var. Düşünmeden değil, ruhla ve kalple çekmek var. C. Başkaya: Özellikle çekmekten hoşlandığınız fotoğraf konusu nedir? C. Sautoğlu: Porte(insan yüzleri- yüz iafdeleri) konusu vazgeçemediğim konuların başında gelir. Yıllardır bıkıp usanmadan çektiğim portreler insan yüzlerinin derin anlamlarıyla beni sürekli varsıl kılar. Hele bu portre çalışması o insanı kendi özgün uğraş alanı içerisinde çoğaltıyorsa bu ayrı bir tattır benim için. Işık gölge değerlendirmesi portre çalışmalarımda benim için hep önde gelen unsurdur.


Atayurt

haber

erede ise bir alışkanlık ve maalesef kanıksanan bir olay oldu iş kazaları. Özellikle maden sektörü çalışanları için; “ Bu sektör de çalışmanın kaderi iş kazası sonunda ölümdür!” dercesine, kanımca bilim ve akıl dışı yorumlar bile yapıldı. Üstelik sorumluluk sahibi sayılması gereken erk makamı siyasilerce! İki gün önce Manisa’ nın Soma bölgesinde oluşan ölümlü iş kazaları ile ulusça gene sarsıldık. Aman yazık oldu derken, arkadan bir ikinci kötü haber daha geldi; yetkililerin yorumları gene değişmemişti; kader! TDK Sözlüğü, kader kelimesini şöyle tanımlıyor; “ Değişmez bir karar ile kimi zaman iyilik veya kötülük hazırlamış doğaüstü gücün kuralı” . Kutsal dini metinler ise kader denilen değişmez yazgıyı şöyle anlamlandırıyor; “ Yeryüzünde meydana gelen küçük büyük tüm olayların Allah’ ın dilemesi ile gerçekleşmiş olması ilahi bir kader yorumudur (En’ am suresi ). Doğaüstü güç tanımını yaparken; ilahiyat bilimine göre kutsal kitapların emirlerini ve pozitif düşünceye gönül vermiş kişiler adına ise doğa bilimlerini öne çıkarmak olasıdır. Kişisel anlayışıma göre ise, canlıların doğumu ve ölümü bir değiştirilemez kural, yani kader sayılabilir. Ancak, dünyanın her olayının arkasında da bir kader kavramı vardır denmesi de çağdaş ve bilişim çağına uygun

N

bir saptama sayılamaz. Bir canlıyı, yaşamını sürdürdüğü bir ortamın içerisinde öldürmek bir kader değil, olsa olsa cinayettir. İnsana kader olarak yazılan ölüm yazgısı, burada ilahi bir takdir değil; aksine dinin asla kabul etmediği bir insani hatanın yani ihmalin sonrasında vuku bulmuş demektir. Dini inançların dahi kabullenmediği eksik bir eylemin ölümle sonlanan acı sayfasını, dinsel teslimiyetle izah etmeye çalışmak, bizatihi ilahi yaklaşıma aykırıdır. Bilişim çağına ters düşen skolâstik bir yaklaşımdır. Ancak, bu yaklaşım bir tür sorumluluktan kaçmak olarak uygulanmaya çalışılıyorsa, bunu da derin anlamı ile kadere bağlamamak, belki de insani bir kaçamak ve kişisel bir zaaf olarak yönetim ehliyetinden kaçmak olarak görmek gerekir kanısındayım! Gelelim iş kazası denen olguya; İş kazası, bir iş görenin iş yerine getirilip geri götürülmesi veya işveren tarafından yürütülmesi için görevlendirildiği iş sırasında, bedenen veya ruhen uğradığı arızalara denmektedir. İş kazaları, sadece işin gerçekleştiği sırada oluşan bedensel veya ruhsal sorunlarla da kısıtlı değildir. İşin yapılmasını takip eden dönemlerde de ortaya çıkabilir. Tüm dünya ülkeleri, iş kazalarını ayrı bir bilim dalı olarak görmüş ve şekillendirmişlerdir. Emekçinin işi ile ilgili hemen her eksiklik ve riskler, bu bilim dalının uğraş-

Dr. Erdal AKALIN

4

İş Kazaları Kader Değildir!. .

e .akalin016@ hotmail.com ları ile en aza indirilmeye, hatta sıfırlandırılmaya çalışılmaktadır. Bugün için, sıfır iş kazası denebilecek bir sihirli formül yaratılamamıştır. Ancak, iş kazası riskini ve işin gerçekleştirilmesi sırasında oluşan istenmeyen sağlık sorunlarını, yani işçi sağlığını olumsuz etkileyecek sorunları çözümlemek, hemen her daim her işverenin sorumluluğu olarak kabul edilmektedir. Uzun yıllar, ATAŞ gibi akaryakıt üretilmesini konu alan bir şirkette çalışmanın öğretisi olarak, zamanında bana ilk madde olarak öğretilen bir işçi sağlığı ve iş güvenliği öğüdünü burada yinelemek istiyorum. Yaşamını, iş kazalarını önlemek ve işçi sağlığını korumaktan sorumlu olarak geçiren bir uzman şunu söylemişti;

Soma İlçesinde işlenen işçi cinayetlerini unutmayacağız ATAYURT Cuma ZEYBEK atay Barosuna bağlı bir grup Avukat adına basın açıklaması yapan Av. Ali Habip, Soma işçilerinin ve ailelerinin yanında olduklarını söyledi. Dün Ulus Alanında gerçekleşen eylemde Hatay Barosuna bağlı bir grup avukat adına basın açıklaması yapan Avukat Ali Habip, Manisa ile İlçesinde meydana gelen ve şuan itibari ile 205 işçinin hayatını kaybettiği ve hala onlarca işçinin sağ veya ölü olarak yeraltında kaldığı iş cinayeti sebebiyle öncelikle üzüntümüzü bildirir, işçi ailelerine sabırlar diledik-

H

lerini söyledi. Bilindiği üzere son zamanlarda gerek basına yansıyan gerekse yansımayan ve yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği birçok iş kazasından haberdar olduk ki bunlar kaza olmaktan çıkmış cinayete dönmüştür diyen Habip, “ Hiçbir tedbir alınmaksızın veya yetersiz tedbirlerle çalıştırılan işçiler bu olumsuz koşulların bedelini canları ile ödemektedirler” dedi. Meydana gelen patlama sonrasında sorumluların kasten adam öldürme suçunu işlediklerin düşünmekteyiz. Ayrıca yeterli denetimi yapmayan yetkililer de bu suça iştirak ettiklerini ifade eden Habip, “ Tüm

“ İş kazası yapılmaz, iş kazasının yapılmasına göz yumulur!” . Dünyanın büyük firmaları, henüz işletmenin temelini atarken “ Sıfır iş kazası” dileği ile ilk harcı kararlar. Bizim ülkemizde de, benzer amaçlı bir hayırlı girişim yapılır ve iş yerinin temeline bir kurban kanı akıtılarak, olabilecek iş kazalarını önlemek ve işçi sağlığını korumak becerisi ilahi güçlere bırakılır!

AK-ŞAKA

Ulus Alanında eylemde Hatay Barosuna bağlı bir grup avukat adına açıklama yapan Avukat Ali Habip:

bunların yanı sıra başta Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile tüm sorumluların istifası gerekir. Bizler Avukatlar olarak, bu tür cinayetlerin görmezden gelinmesine ve bunların sadece birer kaza olarak değerlendirilmesine izin vermeyeceğiz. Bu tür kazalarının sıradan birer kaza olarak

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

algılanmasını mümkün değildir, kabul edilebilir değildir. Salt kalkınma adı altında tüm kamu işletmelerini özelleştirmeye açan ve her türlü işletmelerde taşeronlaşmaya müsaade eden ancak iş ve işçi güvenliğini görmezden gelen zihniyetin bize bu tür cinayetler dışında hiçbir şey kazandırmayacağı açıktır. Halkımıza ve kamuoyuna

bildiririz ki, biz hukukçular olarak halkımızın her türlü hak ve emek mücadelesinde yanında olacağız ve onların bu mücadelelerinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Soma İlçesinde işlenen işçi cinayetlerini unutmayacağız ve bunların unutulmasına da izin vermeyeceğiz. Soma işçilerinin ve ailelerinin yanındayız” açıklamasında bulundu.

İşçi sağlığını ve iş güvenliğini birinci öncelik kabul eden gelişmiş ülkelerin kurumları, konuyu bilimsel tabanla çözümlemek isterler. Bizim eksikliğimiz ise belki iyi niyette aynıdır ama alınacak önlemler de sadece ilahi güce sığınmakla sınırlıdır. Bu yaklaşımla işe başlayınca da karşımıza çıkan tersliklerin adı da önceden konmuş olur; kader! Çalışma Bakanlığı bünyesinde kurulmuş olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği birimi ve birçok kentimize yayılmış iş müfettişlikleri ve uzmanlıkları vardır. Sanırım sırtını iktidara dayanmak dışında, konuyu önemseyen sendika kurumları da konuya müdahil olmaktadır. Ancak, olumsuz gelişmeleri sadece kader ile çözümler ve böylece sorumluluğu takdir-i ilahi denen dogmatik savunmaya bırakırsanız, işiniz henüz başlangıçta sakatlanmış olmaktadır.

Bunun en son örneğini, Soma’ da ortaya çıkan maden işçilerinin dramında görebilmek talihsizliğini bu ülkenin emekçisinin hak etmediğini düşünüyorum. Sayın Bakan, daha önce ki bir iş kazasında ifade buyurduğu gibi; “ Güzel öldüler!” diyecek ise, sanırım bu yaklaşımı ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kurumunun bilimsel ve yasal sorumluluğunu da gene hafife almış olacaktır. Olaya din perspektifinden baktığımızda da, iş kazalarını sadece kader ile izah etmemiz olası değildir. Nisa suresi; “ Allah, size emanetleri ehil olanlara vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” , buyuruyor. Dini yorumlayan bir bilgin olan Buhari’ de; “ İşler ehil olmayanlara verildiği zaman kıyameti bekle!” , demiştir. O halde, ister bilimsel ve teknolojik olanakları kullanarak, isterseniz dinsel öğütleri doğru ve akılcı olarak yorumlayarak konuya bakınız; İş kazaları asla kader değildir! Soma’ da yaşamını yitiren madencilere rahmet, yakınlarına ve tüm ulusumuza baş sağlığı dilerken; devletin sorumlu makamında bulunanları ve sendika yöneticilerini İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Yönetmeliği’ ni bir kez daha okumaya ve kesinlikle harfiyen uygulanır kılmaya davet ediyorum!. .

Eylemde Hatay Halkevi-Akader-TÖP/G adına basın açıklaması yapan Hatay Halkevi Şube Başkanı Eylem Mansuroğlu:

Ülke tarihinin en büyük iş cinayetiyle karşı karşıyayız ATAYURT Cuma ZEYBEK atay Halkevi-Akader-TÖP/G adına basın açıklaması yapan Hatay Halkevi Şube Başkanı Eylem Mansuroğlu, Ülke tarihinin en büyük iş cinayetiyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Yer altı çarşısı üzerindeki alanda gerçekleşen eylemde Hatay HalkeviAkader-TÖP/G adına basın açıklaması yapan Hatay Halkevi Şube Başkanı Mansuroğlu, Sermayenin kar hırsı Manisa Soma da can almaya devam ettiğini kaydetti. Manisa’ nın Soma ilçesinde özelleştirilen bir maden ocağında meydana gelen yangın sonunda yüzlerce işçi kardeşimizin hayatını kay-

H

bettiğini, yüzlerce işçi kardeşimizin ise madende mahsur kaldığını üzülerek öğrendiklerini belirten Mansuroğlu, “ Özelleştirmenin faturasını her zaman olduğu gibi bugünde en önce işçiler ödemektedir. Sicili iş cinayetleri ile kirli elinde maden işçisinin kanı olan Soma Maden İşletmeleri AŞ. adlı şirket bugün bir kez daha maden işçilerini kitlesel olarak öldürmeye teşebbüs etmiş, yüzlerce işçi arkadaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuştur” dedi. Hayatını kaybeden ve hayatına kast edilen işçi kardeşlerimizin katili gözünü kar hırsı bürümüş sermaye olduğunu ifade

eden Mansuroğlu, “ Sermaye bu cinayetleri suç ortaklarıyla beraber işlemiştir. Soma’ daki maden kazasının sorumlusu başta Soma Holding olmak üzere madenlerde insanlık dışı koşullarda. İşçi sağlığı önlemlerini almadan çalıştırmanın ve taşeronlaştırmanın önünü açan siyasal iktidar: AKP dir” açıklamasında bulundu.


Atayurt

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

haber 5

Oda binasında basın açıklaması yapan Hatay Eczacı Odası Genel Sekreteri Resmiye Çolakoğlu:

Eczacılık değer kaybına uğramaktadır

ATAYURT Cuma ZEYBEK atay Eczacı Odası Genel Sekreteri Resmiye Çolakoğlu, Yetersiz sağlık okuryazarlığı karşısında eczane güvenin sembolü olduğunu söyledi. Oda binasında yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın açıklaması yapan Hatay Eczacı Odası Genel Sekreteri Çolakoğlu, Ülkemizde modern eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği tarih olan 14 Mayıs 1839’ dan bugüne tam 175 yıl geçtiğini belirterek, “ Meslekî tarihimizde özel bir yere sahip olan bugünü, Türk Eczacıları Birliği olarak eczacı odalarımız, eczacı kooperatiflerimiz, eczacılık fakültelerimiz ve 30.000 eczacımız ile birlikte kutluyor olmanın kıvancını yaşıyoruz. Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi, sağlık ve ilaç hakkının savunulması, daha nitelikli sağlık hizmet

H

sunumunun gerçekleştirilmesi ve daha iyi bir sağlık ortamının tesisi için yoğun çaba sarf eden bir mesleğin mensubu olmanın gururuyla yolumuzda yürümeye devam edecek, nice 14 Mayıs’ ları yine birlikte kutlayacağız” dedi. Eczacılık; hastalıkların teşhis ve tedavisi ile hastalıklardan korunmada kullanılan ilaçların hazırlanması ve hastaya sunulması; ilacın analizlerinin yapılması, etkisinin devamlılığı, emniyeti, etkinliği ve maliyeti bakımından gözetimi; ilaçla ilgili standardizasyon ve kalite güvenliğinin sağlanması ve ilaç kullanımına bağlı sorunlar hakkında hastaların bilgilendirilmesi ve çıkan sorunların bildiriminin yapılmasına ilişkin faaliyetleri yürüten sağlık hizmeti olduğunu belirten Çolakoğlu, “ Bu anlamda eczacı; ilacın üretiminden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşamada yetkinlik sahibi olan bir ilaç uzmanı ve sağlık danışmanıdır. Eczane ise; en

MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder:

Engellilere gerekli hassasiyeti göstermeliyiz ATAYURT Haber Merkezi KÜ Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, “ Her insanın, bir engelli adayı olduğu ihtimalini aklımızdan çıkarmadan bu hususta gerekli hassasiyeti göstermeliyiz” dedi. Engelliler haftası münasebetiyle kutlama mesajı yayınlayan Rektör Güder, “ Geçmişten günümüze dünyada ve ülkemizde engellilerin toplumla bütünleşme yönünde yoğun sorunlar içinde yaşadıkları bilinmektedir. Toplumsal bütünleşme açısından diğer bireyler kadar engelli olan bireylerin de temel ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması ve sorunlarına duyarlı davranılması gerekmektedir” dedi. Toplumda yanlış yer edinmiş engelli-engelsiz ayrımını ortadan algılanmasını sağlamak toplumun bütünleşmesi açısından ayrıca önem arz etmekte olduğunu ifade eden Rektör Güder,” Sürekli sorunlarla boğuşan, onlara anlamlı çözümler üretemeyen bireyler, kendilerini mutsuz hissedeceklerdir. Bu da temel bir insan hakkı olan bireyin kendisini gerçekleştirme hakkını ortadan kaldıran düşük yaşam kalitesi demektir. Engelli bireylerin de hayata sarılmaları ve geleceğe güvenle bakmaları onları sosyal kültürel ve ekonomik yaşaATAYURT ma kazandırmakla Haber Merkezi mümkün olabilir. Her insanın, bir engelli ntakya Belediye Başkanı Mimar adayı olduğu ihtimalini İsmail Kimyeci, 12-18 aklımızdan çıkarmadan bu Mayıs tarihleri arasında kuthususta gerekli hassasiyeti göstermeliyiz. Engelli birey- lanmakta olan Hemşireler Haftası ve 14 Mayıs günü lerin sosyal yaşamlarında kutlanan Eczacılar günü “ engelleştirilmesinin” nedeniyle birer mesaj önüne geçilerek, engelliyayınladı. engelsiz ayrımı yapılmadan Başkan Kimyeci toplumun bütünleşmesine mesajında şu görüşlere yer verdi; “ Hemşireler din, dil, katkı sağlaması temenırk ayrımı gözetmeksizin nisiyle Engelliler Haftası’ nı birey, aile ve topluma kutlar, sevgi ve saygılarımı sağlığını kazandırmak için sunuyorum” açıklamasınözverili çalışma sergilemekda bulundu.

M

kolay erişilebilir, halka en yakın sağlık kuruluşu olarak sağlık sisteminin kilit taşıdır. Söz konusu çoklu fonksiyonları sebebiyle üzerine titrenmesi, gözbebeği gibi korunması gereken eczaneler son 10 yıldır giderek ağırlaşan sorunlarla boğuşurken eczacılık mesleği değer kaybına uğramaktadır” dedi. Sağlıkta tasarruf söylemi altında bütçeyi tutturmak ve sosyal güvenlik açıklarını kapatmak adına uygulamaya konulan ilaç politikaları eczacıyı ve eczaneyi vurur hale geldiğine dikkat çeken Çolakoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü:” Varlığı büyük ölçüde ilaç fiyatlarına bağlı olan eczaneler, her geçen yıl daha büyük ölçekli mali-ekonomik kayıplarla yüz yüze kalmaktadır. Söz konusu uygulamalar nedeniyle bir sağlık kuruluşu olan eczaneler artık sağlıklı hizmet vermekte zorlanmaya başlamıştır. Öte yandan ekonomi yönetiminin ilaç fiyatlarını düşürmek adına

devreye soktuğu uygulamalar ilacın bulunabilirliğini ortadan kaldırma noktasına gelmiş, dolayısıyla halk sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır. Oysa ilaç hizmetinin kesintisiz sürdürülebilirliğinde, sosyal güvenlik harcamalarının kontrolünde, ilaç kullanımının akılcı bir temele yerleştirilerek kamu ekonomisinin güçlendirilmesinde ve kaynak israfının engellenmesinde eczacı vazgeçilmez öneme sahip sağlık profesyonelidir. Bu nedenle acilen eczane ekonomilerini düzlüğe çıkaracak tedbirlerin eczacı meslek örgütlerinin katılım gösterdiği bir mekanizma içerisinde alınması elzemdir. Bu zaman dilimi aynı zamanda ülke gerçeklerini gözeten bir plana bağlı olmaksızın, mezunların istihdam sorunları dikkate alınmaksızın her geçen gün bir yenisi açılan eczacılık fakülteleri ile eczacılık mesleğinin vasıfsızlaşmasına giden yolların döşendiği yıllar olmuştur. Zira açılan

fakülteler, yeterli altyapı ve başta öğretim elemanı olmak üzere yeterli kadrodan yoksun olduğu için eczacılık eğitiminin niteliği düşmekte, diğer yandan mezunlara serbest eczane dışında oldukça sınırlı biçimde eczacı istihdam alanları gösterilmektedir. İlk evrede var olan eczacılık fakültelerinin kontenjanlarını azaltmak, yeni Eczacılık Fakültesi açmamak ve yeni açılanların bir süre daha öğrenci almamasını sağlamak gibi adımlar atılması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Mezunlar için ise, istihdam politikalarında değişikliğe gitmenin zamanı gelmiştir. Kamu kuruluşlarında, özel hastaneler ya da devlet hastanelerinde eczacı sayısı muhakkak artırılmalı ve yeni mezun eczacıların

ATAYURT Cuma ZEYBEK 4 Mayıs Dünya Eczacılık Günü nedeniyle Hatay Eczacı Odası’ nca çelenk

1

Her fert bir engelli adayıdır ATAYURT Haber Merkezi

koyma töreni düzenlendi. Cumhuriyet alanındaki çelenk koyma törenine Hatay Eczacılar Odası Yönetim Kurulu üyeleri ve Eczacılar

katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle Hatay Eczacı Odası Başkanı Mehmet İhsan Gürses ise katılamadı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün

büstüne Hatay Eczacı Odası Genel Sekreteri Resmiye Çolakoğlu tarafından çelenk konulup, bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

CHP Gençlik Kolları’ nden Engellilere ziyaret ATAYURT Haber Merkezi ntakya CHP Gençlik Kolları Başkanı Ümit Kutlu ve beraberindeki heyet Hafta dolayısıyla engelliler derneğine kutlama ziyaretinde bulundu. Ziyarette konuşan Sakatlar Ve Gönüllüler Derneği Başkanı Sabit Köse ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken kendilerinin her zaman hatırlanması gerektiğini vurgulayarak, “ Bizler engellilere sahip çıkılmasını istiyoruz. Özellikle belediyelerden istediğimiz, engellilere hesaba katarak çalışmalarını sürdürmeleri. Bizlerin görüşü alınarak çalışmalar yapılmasını istiyoruz. Sinema, ulaşım ve kamu dairelerini yardım almadan kullanmak istiyoruz. Kısacası bizler önemli gün ve haftalarda

öneme sahip hizmetlerden tam olarak yararlanmaları temel hakları olduğunu belirten Milletvekili Ediboğlu, “ Engellilerin sorunlarına çözüm için gerekli çalışmaların içinde olmayı sürdürerek sorunlarıyla

yakından ilgilenmeye her platformda devam edeceğim. Bu duygu ve düşüncelerle 10-16 Mayıs Engelliler haftasını kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

Başkan Kimyeci’ den Hemşireler ve Eczacılar Günü kutlaması A

ve bu sistemden nasıl yarar sağlayabileceğini bilme, bu bilgileri yönetebilme dereceleri de sağlık okur-yazarlığı kapsamı içine dâhil edilmektedir. Bu bağlamda sağlık okuryazarlığının bir hayli geri olduğu ülkemizde halkın en yakın sağlık danışmanı olan eczacılar ile halka en yakın sağlık birimleri olan eczaneler, güvenin, ve sağlığımız adına güvencenin simgesidirler. 175 yıldır bu bilinçle hizmet sunan eczacılar, bundan sonra da bu güvene layık olarak halkımıza hizmet sunmaya devam edecektir. Eczacılarımız 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Gününü kutlar, her doğan günün ülkemiz ve dünyamız için sağlıklı günler getirmesini dileriz.”

A

C

tedir. Bu nedenle hemşirelik, sağlık hizmetlerinin en önemli unsurlarından birisidir. Sabır, hoşgörü kavramlarını içinde bulunduran ve zor bir meslek olan hemşirelik; diğer mesleklerde olduğu gibi, toplumsal ihtiyaçlardan doğan, insan hayatıyla yakından ilgili olan bir meslektir. Bu nedenle, sevgiden, şefkatten, disiplin ve ciddiyetten uzak bir kişinin bu mesleği icra etmesi mümkün değildir. Çünkü hemşire, sağlığı yerinde

hizmetlerinden yararlananların bilgi ve danışmanlık ihtiyaçlarının karşılanmasında ise eczanelerin en güvenilir sağlık birimleri olduğunu hatırlatarak kamuoyunda farkındalık yaratmak, sağlık otoritesinin ve sağlık çalışanlarının dikkatini bir kez daha bu yöne çekmek istedik. NE DEMEK SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI? Sağlık bakımı için yerine getirilmesi gereken kuralları uygulayabilme, ilaç etiketlerini, reçeteleri ve sağlığa ilişkin diğer önemli materyalleri okuma ve anlayabilme becerilerini içerir. Sadece okumakanlamak değil kendi sağlığını tanımlayabilme, sağlığı ile ilgili uygun kararlar alabilme, sağlık sistemini nasıl kullanabileceğini

Eczacılardan Ata’ ya çelenk

Engelliler haftasını kutlayan CHP Hatay Milletvekili Dr. Mehmet Ali Ediboğlu:

HP Hatay Milletvekili Dr. Mehmet Ali Ediboğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle mesaj yayınladı. Milletvekili Ediboğlu mesajında, “ 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla şunu unutmamamız gerekir ki; İnsan yaşamında aslında her fert bir engelli adayıdır. Engelli olan insanlarımızın sorunlarının çözümü için engellinin üreten ve bağımsız yaşayabilen bireyler haline getirilmesi çok önemlidir” dedi. Engelli vatandaşlarımızın sağlık, sosyal yaşam ve istihdam gibi yaşamsal

bu alanlara yönelmesi özendirilmelidir. İlaç sanayinin, ilacın gerçek uzmanı olan eczacıları istihdam etmesini sağlayacak kararlar alınmalı ve yaşama geçirilmelidir. Eczacılık mesleğindeki değersizleşme ve eczacı emeğinin vasıfsızlaşması, sağlık sisteminde kapanmayacak bir yaranın açılması demektir. ; 2009 dan bu yana Eczacılık Haftası olarak kutladığımız 14 Mayıs’ ın ana teması olarak bu yıl ‘ ’ Sağlık Okuryazarlığı’ ’ nı belirledik. 12-18 Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz Eczacılık Haftasında; ülkemizde maalesef oldukça düşük seviyelerde bulunan sağlık okur-yazarlığı olgusuna vurgu yapmak; sağlık

olmayan, yardıma muhtaç olan insanlara hizmet vermektedir. Bu duygu ve düşünceyle, insan hayatının

kutsallığının farkında olarak sabır, üstün gayret ve sevgi ile çalışan tüm hemşirelerimizin “ Hemşireler Haftasını” kutlar, görevlerinde başarılar dilerim” . KİMYECİ: ECZACILAR BİRER SAĞLIK NEFERİ 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü dolayısıyla Antakya Belediye Başkanı Mimar İsmail Kimyeci, ‘ Dünya Eczacılar Günü’ nü mesajla kutladı. Başkan Kimyeci mesajında şu görüşlere yer verdi; “ Mutluluğun en temel koşulu hiç şüphesiz

sağlıklı bir yaşam sürmektir. Bu yaşamı da bizlere sağlayanlar arasında ilacın üretiminden hastaya en doğru şekilde ulaştırılmasına kadar birçok aşamada yer alan ve bir sağlık neferi olma görevini üstlenen eczacılarımız gelmektedir. Günümüzde eczacılık; hastanın eğitiminde, ilaç danışmanlığında, ilaçların hazırlanmasında ve ilaç etkileşimlilerinin önlenmesinde en büyük paya sahip olup, aynı zamanda vatandaşlarımızın da en yakın sağlık danışmanlarından biridir.”

değil her zaman hesaba katılıp, önemsenmek istiyoruz” dedi. Ziyarette konuşan Antakya Gençlik kolları başkanı Ümit Kutlu, “ Engelliler konusu açıkça ifade etmemiz gerekir ki bu bir insan hakları meselesidir. Aynı zamanda insani ve vicdani sorumluluk meselesidir. Çünkü her an, herkesin karşılaşabileceği bir durumdur. Engelli vatandaşlarımıza daha yaşanılır bir dünya kılmak her bireyin temel görevlerinden biri olmalıdır. Yeterince ilgilenmediğimiz engelli vatandaşlar gün içinde birçok zorluklarla karşılaşıyor ve hayata olan dirençleri azalıyor. Bizler onlara bu yönde her türlü desteği vermekle yükümlü olduğumuzun bilincine varmalıyız. Çünkü asıl engelin sevgisizlikten kaynaklandığını unutmamalıyız. Her yurttaşın bu bilinçle hareket etmesi ve en önemlisi sadece önemli gün ve haftalarda değil engellilerin daima hatırlanması ve onlar için yaşamı daha kolaylaştıracak adımların atılmasını sağlamalıyız. Her ne kadar birileri çıkıp iktidarımızda engellileri adam yerine koyduk deme gafletini gösterse de bizler asıl engellerin bu tür zih-

niyetlerde olduğunu biliyoruz bazıları engelliliğin herkesin her an karşılaşabileceği bir durum olduğunu unutmuş olmalı. Toplum olarak engelliler konusunda sınıfta kaldığımızı da söyleyebiliriz. Hassasiyet gösterip Engelli vatandaşlarımızın sorunları hakkında toplumun bilgilendirilmesine ve toplumdaki duyarlılığın artırılmasına onların yaşama sevinçleriyle hayata sarılmalarının sağlanmasına özen gösterip çaba sarf etmesi her bireyin bu konuda mutlaka bir adım atması gerekmektedir. Sosyal gelişmişlikte engelli istihdamın yoğunlaştırılması, eğitilebilir tüm engellilerimizin eğitim kurumlarıyla buluşması tüm siyasi ve devlet adamlarının temel görevlerinden biri olmalıdır. Çünkü Engellilerimizin toplumsal hayatta varlık göstermeleri ve kendilerine yer bulmaları, şüphesiz tüm toplumumuzu zenginleştirecek ve güçlendirecektir.inanıyoruz ki sevgiyle her engel aşılacak ve dünya engelliler için daha yaşanılır bir hale gelecektir bu dilek ve temennilerle tüm engellilerimizin 10-16 mayıs haftalarını kutluyorum.”


6

Atayurt

haber

Yazar Sargut, Vali Lekesiz’i ziyaret etti ilimizde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, ilimizin değerleri üzerine Vali Lekesiz ile bir

ATAYURT Cuma ZEYBEK ile Haftası etkinlikleri kapsamında “ Aile Olmak” konulu konferans vermek üzere Antakya ya gelen Tasavvuf Araştırmacısı, Yazar Cemâlnur Sargut, Hatay Valisi M. Celalettin

A

T

skenderun İlçe Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz’ i ziyaret etti. Vali Lekesiz, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Başkan ve heyete yeni görevlerinin hayırlı olması dileğinde bulundu. İlimizin çok büyük potansiyeli bünyesinde barındıran ve ülkeye ekonomik anlamda önemli katkılarda bulunan bir il olduğunu ifade eden Vali Lekesiz, “ Bu potansiyeli harekete

İ

İnsan yaşamında mutluluklar kadar acılar da yaşanır

asavvuf Araştırmacısı, Yazar Cemâlnur Sargut, Aile Haftası etkinlikleri kapsamında Hatay Kültür Merkezi’ nde “ Aile Olmak” konulu bir konferans verdi.

İskenderunspor’a verdiği manevi desteklerden dolayı teşekkür ediyorum ATAYURT Cuma ZEYBEK

Antakya’da “ Aile Olmak” konulu bir konferans veren Tasavvuf Araştırmacısı, Yazar Cemâlnur Sargut:

ATAYURT Cuma ZEYBEK

Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz’i ziyaret eden İskenderun İlçe Belediye Başkanı Seyfi Dingil:

süre sohbet etti. Vali Lekesiz, Sargut’ a ziyaretin anısına ney enstrümanı hediye etti.

Lekesiz’ i ziyaret etti. Ziyarette konuşan Vali Lekesiz, Sargut’ un, gönülleri doyuran sohbetleri ile zihinlerimizi aydınlattığını ifade ederek, Kültür Merkezi’ nde aile kavramı üzerine vereceği konferansı da büyük bir keyifle dinleyeceğini ifade etti. Cemalnur Sargut da

Konferansa, Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz ve eşi Zehra Lekesiz, Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, MKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Hüseyin Gözübenli, Vali Yardımcıları, İl Jandarma Komutanı Albay Hasan Koçyiğit, İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ, protokol eşleri, kurum müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Tasavvufun, insanlığın ortak dili olabileceği inancında olup, bu konuda uluslararası sempozyumlar düzenleyen Yazar Sargut, ailede eşlerin ilahi sevgiye birlikte yürümelerinin önemine vurgu yaptı. Evliliğin, “ Öfkeyi yenmeyi öğreten bir yol” olduğunu, eşlerin “ iyi ahlak” ile geçimin yolunu bulacaklarını ifade eden Sargut, “ İnsan yaşamında mutluluklar kadar acılar da yaşanır. Acıları bir lütuf olarak görmeyi, insan Allah aşkı ile başarabilir. Eşler o

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

ilahi güce sevgi ve saygı eşliğinde birlikte yürürlerse aile çatısı güçlü kalmayı başaracaktır” vurgusu yaptı.

Konferansın sonunda Vali Lekesiz, Sargut’ a çiçek ve anı tabağı hediye ederek bu anlamlı konferanstan dolayı teşekkür etti. Etkinlikte ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Mahmut Aldatmaz yaptığı konuşmada Aile Haftası’ nın önemine dikkat çekerken Aile Eğitimi Programı’ na katılan kursiyerlere de katılım belgeleri Vali Lekesiz tarafından verildi.

geçirmede ilçe belediyelerinin de rolü var. Özellikle ilimizin Büyükşehir olması ve köylerin de belediyelere bağlanması ile beraber ilçe belediyelerinin yetkileri de arttı. Vatandaşımızın yarınının bugününden daha iyi olabilmesi için belediyelerin yeni donandıkları yetkilerle de yapacakları çok işler var. Belediyeler zaten insanımızın doğumundan ölümüne kadar her alanda hizmet veren mahalli birimler. İlimiz genelinde tüm belediyelere olduğu gibi, halkımıza verdiğiniz güzel hizmetlerde

desteğimiz sizlerle olacak. Tekrar yeni görevleriniz hayırlı olsun, başarılar diliyorum.” dedi. İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil de kab-

ulünden dolayı Vali Lekesiz’ e teşekkür ederek, özellikle İskenderunspor’ a verdiği manevi desteklerden dolayı Lekesiz’ e teşekkür etti.

AİHM’ nin Türkiye’yi Tazminat ödemeye mahkum etmesini eleştiren Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hatay Şube Başkanı Mehmet Ramiz Bakır

Siyasi bir karar! ATAYURT Haber Merkezi Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hatay Şube Başkanı Mehmet Ramiz Bakır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ nin (AİHM) Türkiye aleyhine verdiği kararı ve tazminat cezasını siyasi bir karar olarak değerlendirdi. Bakır konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “ Kıbrıs’ ı vatan yapıp, asırlar boyu Kıbrıs’ ta yaşamakta olan ve Dünyada

barışı şiar edinen Türkleri her bulduğu fırsatta kıyıma uğratmaktan geri durmayan, yüzlerce, binlerce masum Türk’ e yaşam hakkını çok gören EOKA hayalcisi Rumların, bunca yaptıkları zulümler tarihte sabitken; sadece Kıbrıslı Türklerin huzurlu yaşama kavuşmalarını amaçlayarak gerçekleştirilen “ 1974 Kıbrıs Barış Harekatı” nı, hedefinden saptırırcasına tarafgir davranmak hiçbir zaman, hiçbir yerde ve hiçbir şekilde haklı gösterilemez… Bu nedenledir ki; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ nin (AİHM) Türkiye’ yi, 1974 Kıbrıs Harekâtı’ ndan dolayı Güney Kıbrıs’ a 90 milyon Euro tazminat ödemeye

mahkûm etmesi siyasi bir karar olmaktan öte bir anlam ifade etmez… Kıbrıs’ ta barışı teminen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komutasında 1974 Barış Harekâtına bizzat katılıp Gazilik unvanına erişmiş Mehmetçikler olarak; Mahkemenin hakkaniyetten uzak ve yeni bir adli hatayı çağrıştıran bu kararı tanımıyoruz… Bu baştan sona hatalı kararın; Türkiye’ yi Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı çözüm bulunmasında sürdürdüğü kararlı tutumundan alıkoyamayacaktır. Biz Hatay’ da yaşayan Kıbrıs Gazileri olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ nin (AİHM), adeta at gözlüğünden

bakarcasına, Rum lehine Türkiye’ yi 90 milyon Euro tazminat ödemeye mahkûm eden kararını tanımadığımızı yineliyor; Eğer Kıbrıs’ ta kalıcı çözüm aranıyorsa, başta BM Genel Sekreterliği olmak üzere, uluslar arası hukuka saygılıyım diyen tüm dünya devletlerini; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ nin (AİHM), adeta at gözlüğünden bakarcasına, yani Rum lehine davranıp Türkiye’ yi 90 milyon Euro tazminat ödemeye mahkûm eden Kararının yok hükmünde sayılması yönünde tavır sergileyip tüm tarafların dikkate alınarak iyi niyet misyonu çerçevesinde ve kapsamlı çözüm müzakerelerine destek vermeye davet ediyoruz.

k r Faratır SARAY Organizasyon a y Tevfik AKAR

*Açýlýþ Kokteyl Hizmetleri

*Catering Hizmetleri *Düðün (Ýkram Hizmetleri) *Baskýlý Balon ve Balon Dekorasyonu Profesyonellik Tesadüf Değil Emek İster Tel.: 0.326 214 44 00 Cep: 0532 747 36 31 Kışlasaray Mah İnönü Cad Maramara Apt No 39 Migros Karşısı Antakya-HATAY e-mail: saray-organizasyon@hotmail.com web: www.sarayorganizasyon.com (16/4)


Atayurt

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

spor

7

Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 30. Erhan Aksay Futbol Turnuvası’nın ilk toplantısı yapıldı

Turnuva şartnamesi katılımcılara dağıtıldı ATAYURT Spor Servisi er yıl Hatay’ ın anavatana katılış kutlamaları ve Antakya Festivali kapsamında geleneksel olarak düzenlenen Erhan Aksay Futbol Turnuvasının tertip komitesi ilk toplantısını gerçekleştirildi. 30. Erhan Aksay futbol turnuvasına katılacak takımların tespiti için yapılan ilk toplantı neticesinde tertip komitesi tarafından hazırlanan turnuva şartnamesi turnuvaya katılmayı düşünen takımlara dağıtıldı. Şartnamede dikkat çeken ve bu yıl ilk defa yapılması hedeflenen turnuva özel şartnamesi turnuvaya katılmayı düşünen takımlar tarafından kabul gördü. Bu özel şartname ile Hatay sporuna ve yıllardır devam eden bu turnuvaya katkı sağlayarak vefat ederek aramızdan ayrılanlara bir vefa örneği göstermek ayrıca, bu özel şartnamenin haricinde yine bu yıl ilk defa Hatay sporun kurulduğu tarihten itibaren Hatay sporda oynamış olan Hataylı futbolcuları açılış maçından önce bir araya getirip bir gösteri maçı yaptırmayı hedefleyerek onları onura etmiş olunacaktır. Erhan Aksay Futbol Turnuvasının tertip komitesi tarafından yapılan açıklamada turnuvaya katılan takımlar, oluşturulan guruplar ve turnuvanın maç programının önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyurulacağı bildirildi. Tertip Komitesi tarafından hazırlanan turnuva şartnamesi aşağıdadır. AMAÇ Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı Fair Play kuralları içerisinde Kurumlar arası kaynaşmak, Birlik ve Beraberlik içerisinde futbol turnuvasında oynanan müsabakalarının hazırlığı, oynanması ve tescili ile bu müsabakaların futbol kural ve usullerine uygun olarak yönetimi konusunda Tertip Komitesince uygulanacak esas ve usulleri belirlemektedir. -Turnuvaya katılacak takımlarda öncelikli hedeflerinin centilmenlik olması ve bu öncelikli hedefle başvuru yapan kamu, kuruluş, dernek ve oyuncuları ile devam edileceği bilincinin yerleştirilmesi. KAPSAM Madde 2- Bu yönetmelik, Türkiye Futbol Federasyonu ile Tertip Komitesinin belirlediği kurallara uygun olarak Futbol Turnuvasındaki Futbol müsabakalarını kapsar. Müsabakalarla İlgili Kısımlar Müsabaka Dönemi Madde 3- Futbol Müsabakaları her yıl “ Hatay’ ın Anavatana Katılış Tarihinin” sonunda bitecek şekilde ayarlanır. Müsabakalara Katılacak Takımlar ve Katılma Şartları Madde 4- Turnuvaya katılacak takımlar futbol turnuvası müsabaka yönetmelikleri ve

H

oyun kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Madde 5Müsabakalara katılacak takımlar “ Turnuva Katılım Formunu” belirlenen son başvuru tarihine kadar yazılı olarak Mustafa Yıldırım’ a bildirirler. Madde 6-Takım listeleri en fazla 25 oyuncudan oluşur. Müsabakalara Katılacak Sporcularda Aranan Şartlar Madde 7- Müsabakalara katılacak sporcularda aranan şartlar şunlardır; Alt yaş sınırı 40 (1974 doğumlu) olmak Turnuva katılacak takımlar 37-40 yaş arası en fazla 5 oyuncuyu kontenjan olarak takım listesine alabilirler. Turnuvaya katılacak oyuncuların birinci hedeflerinin centilmenlik ve spor yapma amacının olmasına dikkat edilecek. Kurum müdürleri ve oda başkanlarında yaş sınırı aranmayacak. Turnuvaya katılım göstermeleri halinde basın mensupları olması şartıyla HGC ve AGC takımlarında yaş sınırı aranmayacaktır. Takımlarında bayan sporcu oynatılması durumunda bayan sporcunun yaş sınırı olmayacaktır. Takımlar her oyuncu için sağlık raporu ibraz etmek zorundadır. Kura Çekimi Madde 8- Başvuru yapan takımlar Bir önce katılmış olduğu turnuvadaki başarısına göre. Tertip komitesinin değerlendirmesine göre torbalar düzenlenir. Müsabaka Usulleri Madde 9-Turnuvaya tüm evraklarını teslim etmiş takımlar kabul edilecektir. Madde 10- Müsabakalar gruplar halinde tek devreli lig usulüne göre oynanacaktır. Galibiyet 3 beraberlik 1 ve mağlubiyet 0 puandır. Madde 11-Başvurusu tamamlanmış olan takımlar toplam sayıya göre grup düzenlemeleri yapılır. Çeyrek final, yarı final ve final maç eşleşmelerinde Tertip komitesi yetkilidir.(Bu madde başvuru sonucuna göre düzenlenecektir.) Madde 12-Takımlar müsabaka öncesi 20 kişilik liste verebilir. Bir takım müsabakaya en az 9 futbolcu ile başlayabilir. Oyuncu değişikliği sayısı kaleci hariç 6(altı) dır. Madde 13- Gruplarda ikili averaj sistemi geçerlidir. Bir takımın ihracı durumunda, o takım yok sayılarak diğer takımların ikili averajına göre sıralama yapılacaktır. Eşitlik duru-

ELEMAN ALINACAK Soğuk Hava Deposunda Çalıştırılmak Üzere Kaynakçı ve Elektirkçi Alınacaktır Tel:

0532 452 51 96

(8/5-7/6)

ELEMAN ALINACAK Firmamızda çalıştırılmak üzere MİMAR (Bayan) Bilgisayar bilen Sekreter ve Büro işlerine bakacak BAYAN eleman Alınacaktır

214 93 03 Cep: 0532 456 97 66 Tel: 0326

munda üç takımın ortak averajına bakılacak, burada da eşitlik olması durumunda gol sayısına bakılacaktır. Müsabakaların Ertelenmesi Saat ve Yerinin Değiştirilmesi Madde 14- Müsabakaların ertelenmesi, saat ve yerlerinin değiştirilmesi Tertip Komitesi tarafından belirlenir. Müsabaka Takım Listeleri Madde 15- Müsabaka oynayacak takımın oyuncuları yanlarında (Nüfus cüzdanı, ehliyet v.b.)bulundurmak zorundadır. Müsabaka listesinde adı olmayan sporcular müsabakada yer alamaz. Turnuva başvuru formunda ismi olmayan sporcular müsabaka listesine yazılamazlar. Madde 16- Müsabakadan 30 dakika önce takımlar saha kenarında yerlerini almalı müsabaka listeleri ile oyuncu kimliklerini kontrol için saha komiserine yazılı olarak vermelidir. Müsabakalarda Süre Madde 17- Müsabakalar 2x35 dakika oynanır. Devre arası en fazla 15 dakikadır. Müsabakalar bir aksilik olmadığı takdirde tam saatinde başlayacak.(Madde 21 a ve b şıkkı) Madde 18-Çeyrek final, yarı final ve final maçlarında sonuç alınması gerekli olduğundan takımlar 5’ er adet seri penaltı atışı yaparlar. Eşitliğin bozulmaması halinde birer penaltı atışı şeklinde eşitlik bozulana kadar devam eder. Penaltılarda kaleci değişimi yapılamaz. Hükmen Yenik Sayılma Şartları Madde 19- Şartlar şunlardır; a)Sahaya çıkmama b) Kaçak (liste harici) oyuncu oynatma c) Müsabaka bitmeden sahadan çekilme d) Cezalı oyuncu oynatma Hükmen Yenilme Sonuçları Madde 20- Sonuçlar; a) Sahaya çıkmayan takım 3–0 hükmen yenilmiş sayılır. b) Sahada kaçak veya cezalı oyuncu oynatan takım hükmen yenilmiş sayılır ve hükmen galip gelen takımın maç skoruna 3 eklenirken mağlup olan takımın skorundan 3

MUHASEBECİ ALINACAK GÜLBOL Muhasebeden anlayan deneyimli

Yakma Resim Atölyesi & Sanat Galerisi Zeynep & Naim GÜLBOL

bayan muhasebeci aranıyor.

Gsm 0533 374 38 90 - 533 574 05 75

Tel:0532 354 24 75

Gazipaşa Mah. Kurtuluş Cad. No: 54 Antakya Hatay /22/4-gb)

SELİM MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. İŞ İLANI 18 yaş ile 30 yaş arasında yetiştirilmek üzere CNC (Bilgisayarlı) Torna tezgâhı Operatörü alınacaktır. Maaş+Sigorta +Yemek+Servis İrtibat: Tel: 2855370-71 dahili:121 Zafer Ördek e-mail: zaferordek.sm@gmail.com /17/4-gb)

ELEMAN veya ORTAK ALINACAK La Fem kuförün Akdeniz Şubesine Dolgun Ücretli Bay-Bayan Kuaför ve Masör Alınacaktır Tel.:

gol eksiltilir. Hükmen galip gelen takımın puan hanesine 3 puan eklenir. Müsabakaların Tatil Edilmesi Madde 21- Şartlar; a) İklim koşulları veya doğal afetler b) Elektrik kesintisi c) Müsabaka oynanırken sahaya seyircilerin kötü maksatlı olarak girmeleri d) Her iki takım oyuncularının tümünün veya yeterli çoğunluğunun kavga etmesi e) Hakemin darp edilmesi Koşulları oluştuğunda müsabakalar hakem tarafından veya tertip komitesi tarafından tatil veya iptal edilir. Tatil edilen maçların kararı Tertip komitesi tarafından verilir. Müsabaka esnasında elektrik kesilir veya yoğun hava koşulları oluşursa takımlar en fazla 15 dakika beklemek zorundadırlar.15 dakika içersinde şartlar değişmez ise hakem müsabakayı tatil eder. İtirazlar Madde 22- İtirazlar 24 saat içerisinde Tertip Komitesine yazılı olarak yapılır. 72 saat içerisinde itirazın sonucu Tertip komitesi tarafından karara bağlanır. Sözlü yapılan itirazlar geçerli kabul edilmez. Müsabaka anında takımlardan birinin, rakip takımın bir veya birkaç futbolcusunun liste dışı ve turnuva statüsüne uymadığı halde oynadığına dair bir itirazı olduğu takdirde, bu kişi veya kişilerin kimlik tespitinin yapılarak tutanak tutulup bu itiraz tertip komitesi tarafından incelenerek sonuca bağlanacaktır. Kart ve Takım Cezaları Madde 23-Müsabakada kırmızı kart gören oyuncunun cezası tertip komitesi tarafından belirlenir. Madde 24- Müsabakalarda turnuvanın imajını zedeleyecek harekette ve huzursuzluğa yol açacak davranışlarda bulunan takımlar ve oyuncular hakkında tertip komitesi vereceği karar doğrultusunda maç cezası veya turnuvadan men cezası verebilir. Centilmenlik (Takım) Madde 25- Centilmen takım Tertip komitesi tarafından tespit edilir. Takımların kart cezaları sporcuların müsabakalarda gösterdikleri davranışlar centilmenlik için önemli koşullardır. Centilmenlik (Futbolcu) Madde 26- Centilmen futbolcular tertip komitesi tarafından tespit edilir. Turnuvaya katılan takımların alacağı ödüller Madde 27-İlk dört dereceye giren takım-

0532 552 17 38

e-mail: gulbolyakmaresim@hotmail.com - www.gulbolyakmaresim.com facebok.com/gulbolyakmaresim (10/5-Tü)

BAY BAYAN ELEMAN ALINACAK Bilgisayar’ı çok iyi bilen Üniversite Mezunu

Bay ve Bayan eleman alınacak: Müracaat: 2123656 Antakya Lütfen CV’ leriyle birlikte müracaatlarını yapsınlar.

ELEMAN ALINACAK Mimarlık Bürosunda çalıştırılmak üzere Çay ve Temizlik işlerine bakacak Bayan eleman alınacaktır. Tel.:

0538 540 44 44 0533 644 82 78

(09/05-AA)

www. atayurtgazetesi. com. tr Günlük Siyasi Gazete / Yerel Süreli Yayýn Kurucusu ve Ýmtiyaz Sahibi

Ahmet ABDULLAHOÐLU Genel Yayýn Yönetmeni : Murat BERBER Yazýiþleri Müdürü : Mehmet Ali GÜMÜÞ Genel Yayın Koordinatörü : Mehmet EZER Haber Editörü : Gülbahar TEK Mali Sorumlu : İbrahim TÜLEYLİOĞLU Foto Muhabiri : Cuma ZEYBEK

SATILIK DÜKKAN Antakya’nın Sümerler Mahallesi Aalen Alanı Nasır Çankaya apartmanında dükkan sahibi eliyle satılıktır.

G S M: 0 535 545 15 16 /11/4-gb)

lar sıralama ve en az 10 takım ise centilmenlik ile ödüllendirilecektir. Puan sıralamasına göre birinci olan takımın şampiyonluk kupasını alabilmesi için centilmen takım olma hakkını da kazanması gerekmektedir. Turnuvadan İhraç Etme Madde 28-Tüm maddelerde olduğu gibi tüm yetki ve sorumluluk Tertip Komitesindedir. Madde 29- Futbol turnuvası müsabaka yönetmelikleri ve oyun kuralları 3 sayfa 29 maddeden oluşmuş olup, eksik görülen hususlarda futbol müsabakaları yönetmeliği uygulanır ve tüm oyuncular kuraları okumuş ve kabul etmiş sayılır. Turnuva Özel Şartnamesi Hatay Sporuna ve yıllardır devam eden bu turnuvaya katkı sağlayarak aramızdan ayrılanların adlarını da yaşatmak adına turnuvaya katılacak takımlar kendi takım adlarının önüne aramızdan ayrılanların isimlerini koyarak onların da adlarını bu turnuva ile uzun yıllar yaşatmamıza katkı sağlayacaktır. Bu yüzden aşağıda örnek verilen isimler gibi aramızdan ayrılan kişilerin adlarını bu turnuva ile yıllarca yaşatarak onlara bir vefa örneği göstermiş olacağız. Not: Bu isimler seçilirken şahsileştirilmemesi, Hatay Sporuna ve bu Turnuvaya emeği geçen kişiler olması hususuna dikkat edilecektir. Örnek : Günay Çelenk Antakya Gazeteciler Cemiyeti Nedim Altunay Hatay Barosu (Kütük) Osman Çalgın Hatay Gazeteciler Cemiyeti Hamit Şamlıoğlu Hatay İdman Yurdu Bekir İnan Beşiktaşlılar Derneği Alaettin Hayzaran Küçük Sanayi Sitesi (Baba) Kerim Seferoğlu Ayakkabıcılar Odası Murat Tekgüzel İl Milli Eğitim Müdürlüğü Yaşar Hatunoğlu İl Tarım Müdürlüğü Bülent Şener Hatay İl Gençliği Sabri Jontürk…………………… Hüsnü Hataylı………………….. (Hafıtlı) Duran Ünal…………….. (Hattik) Mustafa Kavvasoğlu………………… (Santilyana) Necati Kaya……………………. Mehmet Boşnak……………….. Nejat Seçkin………………. Tahir Oktay……………….. Ahmet Fuat Aslan………….. Hüseyin Toy………………… Hüseyin Şeref Pakel…………. Mustafa Güçlü……………….. gibi vs. Her yıl özlemle beklenen bu Turnuvaya katılacak takımlara başarılar dilerken turnuva da öncelikli hedef centilmenlik olduğu vurgusu yapılmıştır.

Yazar : Fatoþ Kayacan HATAYLI Bilgi Ýþlem : Erhan UNAY Kuruluþ Tarihi : 06/Ocak/1997 Adres : Silahlý Kuvvetler Cd. Beyluni Azar Ap. 2/5 Haber Merkezi Tel. : 0. 326 213 58 33 - 216 17 28 Fax: 0. 326 215 20 26 Antakya e-mail: info@atayurtgazetesi. com. tr ......................................................... Fiyatý: 50 Kuruþ (KDV dahil) Abone - Yýllýk : 150 TL. 6 Aylýk : 80 TL. Dizgi : Atayurt Bilgi Ýþlem Merkezi Silahlı Kuvvetler Cd. Beyluni Azar Apt. 2/5 Baský: Atayurt Ofset Tesisleri Uğur Mumcu Cad. Çerkezoğlu Sitesi 2. Blok Zemin Kat - ANTAKYA/HATAY Matbaa Tlf: 0326 212 51 18


Sessiz çoğunluğun sesi

Atayurt www.atayurtgazetesi.com.tr

GÜNLÜK SÝYASÝ GAZETE

YIL : 18 e-mail: info@atayurtgazetesi.com.tr SAYI : 5265

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

Fiyatı 50 Kuruş

Soma’nın kömürü AKP’yi yakacak sloganlarının atıldığı eylemde Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri adına DİSK/Genel-İş Sendikası Hatay Şube Başkanı Yusuf Beryürek:

BAYRAMOĞLU PERDE - ÇEYİZ - HALI MAĞAZALARI - ANGORA HALI Tel: 0326 215 27 91 Fax: 0326 215 22 80 Merkez : Kemiklihan Cad. No: 9 ANTAKYA Şube : Atatürk Cd. Özkanlar Apt Altı ANTAKYA Şube : Ş.Pamir Cd. No:113 İSKENDERUN bayramogluceyiz@com

Soma olayının ülkemizde bir daha hiç yaşanmamasını temenni ettiklerini belirten Türk Hava Kurumu Antakya Şubesi Başkanı Ahmet Şenkule:

Kaza değil katliam var Acınız acımızdır ATAYURT Haber Merkezi

ATAYURT Cuma ZEYBEK atay Emek ve Demokrasi Güçleri adına DİSK/Genel-İş Sendikası Hatay Şube Başkanı Yusuf Beryürek, Soma’ da yaşanan bir doğal afet değildir! Kaza dedikleri göz göre göre gelen bir katliam olduğunu söyledi. Dün KESK binası önünde toplanan Emek ve Demokrasi Güçleri Ata köprüsüne kadar slogan atarak yürüdüler. Yer altı çarşısı üstündeki alanda gerçekleştirdikleri

H

eylemde Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri adına DİSK/Genel-İş Sendikası Hatay Şube Başkanı Yusuf Beryürek, İşçi sağlığı ve güvenliğinin tamamen bir maliyet unsuru olarak görüldüğü ve maksimum kârı elde etmek için en acımasız üretim süreçlerinde çalışmak zorunda bırakılan Soma’ daki yüzlerce işçi kardeşin başından beri ölüme terk edildiklerini söyledi. Özelleştirme, taşeronlaştırma politikalarını sürdürenler, maliyeti düşürmek için işçilerin hayatına kast edenler, onlara

cesaret verenler, daha önceki madenci katliamlarını sözleriyle ve icraatlarıyla aklayanlar, iş

güvenliği yasasıyla işyerlerindeki denetimleri bile özelleştirenler Soma katliamının failidir ve hesap

vermesi gerektiğini hatırlatan Beryürek,” DİSK-KESKTMMOB ve TTB olarak işçi sınıfını, emekçileri ve emek

dostlarını, Soma’ daki işçi kardeşlerimizi için ayağa kalkmaya çağırıyoruz. Soma’ da yaşanan bir doğal afet değildir! Kaza dedikleri göz göre göre gelen bir katliamdır!” açıklamasında bulundu. Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Ayhan Erkal yaptığı konuşmada, Yaptığımız ilk görüşmeler açık olarak gösteriyor ki ortada kaza değil katliam var! İhmal suretiyle kasten adam öldürme suçu işlenmiştir. Bu suçu işleyenlerin peşini bırakmayacaklarını söyledi. Protesto gerçekleşen oturma eylemiyle son buldu.

ürk Hava Kurumu (THK) Antakya Şubesi Başkanı Ahmet Şenkule, Soma’ da hayatını kaybeden Madenci kardeşlerimize Allah’ tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim. Yaralı kardeşlerimize de acil şifalar dileğinde bulundu. Başkan Şenkule yaptığı açıklamada, “ Tüm Ülke, Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Ana Muhalefet Partisi, Muhalefet partileri tek yürek oldu acınızı paylaşıyor. İnşallah yaranın sarılmasında da aynı duyarlıkla hareket edilir. Geride kalan yakınlarının olası yeni acılara uğramamaları sağlanır. Gereken el tutma ulus olarak sağlanır. Henüz Maden Ocağından çıkarılamayan vatandaşlarımızın da büyük bir ümitle sağlıklı bir şekilde oradan çıkarılacaklarını ümit ediyoruz. Bu gibi vahim olayların Ülkemizde bir daha hiç yaşanmamasını temenni ediyoruz. Acınız acımızdır” açıklamasında bulundu.

T

15 05 2014  

atayurt gazetesi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you