Issuu on Google+

Türkçe ve Hollandaca aylık enformasyon gazetesi / Maandelijks informatieblad in het Turks en Nederlands

Nisan/April 2014 yıl/jaar 15 sayı/editie 190

Dev Kampanya 2014 www.kutahya.nl Tel. 06-18 47 42 83

e-mail: dogus@dogus.nl www.dogus.nl

Ku t l u Doğum! ’nu O r e l z ö “G r ve e l l i d , ı d a ra ’nu O r e l l ü n gö andı...” >> S 32

İslam ak i d n ı r a l l u ok başarı s ü r ü yo r

BALCI REIZEN TRAVEL AGENCY

>> S 21

Tel. 040 - 286 81 44

Türk Hava Yolları yetkili bilet satış acentası

E-mail info@balcireizen.nl www.balcireizen.nl

Seçmenin NİDA’sı yükseldi

19 Mart 2014 yerel seçimlerinin en kazançlı partisi NIDA Partisi oldu. İlk kez secime girmelerine rağmen hem ana kentte hem de mahalli idarelerde toplam 8 temsilci çıkardı. “Omdat we geloven Rotterdam” sloganı ile yola çıkan NIDA Partisinin çıkardığı temsilciler şu isimlerden oluşuyor: Deelgemeente Charlois, Muhammed Qasem Husseyin, Latifa Azaouyal. Deelgemeente Feijenoord. Mustafa Doğan, Laila El Arani. Deelgemeente Delfshaven, Hülya Bozok. Deelgemeente Noord, Emin Erdoğan. Gemeenteraad Rotterdam Anakent, Nourdin El Quali ve Aydın Peksert.

>> S 04 - 05

KILINÇLAR’DAN DEV YATIRIM “DÜRÜSTLÜK”

S 16

BİR İLK! “EĞİTİM FUARINDA BULUŞALIM”

”AVRUPA MÜLTİFESTİVAL’E BEKLİYORUZ”

P 24

“AP SEÇİMLERİNE HAZIR MIYIZ?”

S 26

YENİ BİR TAT! KÖŞK RESTORAN AÇILDI

S 29

S 34


redactie

02 yayın odası Editörden

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

adnan@dogus.nl

Adnan Şahin

Can yakan trafik cezalarına dikkat! Değerli dostlar, bu yazımda önemli bir konuya çekmek; özellikle A2 otobanı boyunca, yağmur gibi yağan trafik cezalarına değinmek istiyorum. Gazeteniz Doğuş olarak çeşitli vesilelerle bu konuyu gündeme taşımıştık. Bir kez daha gençleri uyarmak istiyoruz. Zira ehliyeti yeni alan gençler hız yapma ve kendilerini sınama meraklısıdırlar. Delikanlıdırlar!. Olabilir. Ama gençler şunu bilmelidirler ki, gelişen teknoloji ile trafik kontrolleri de çok etkin bir şekilde yapılmaktadır. Çok dikkatli olmadıkları takdirde farkına varamadan çok yakıcı cezalara maruz kalabilirler. Her yerde dikkatli olun ama A2 otobanında çok ama çok daha dikkatli olun. Zira o yol âdeta tuzaklarla donatılmış. Maastricht yönünden A2 üzerinde seyahat ederek Utrecht üzerinden Amsterdam’a yani havaalanına gidenlerin, çok dikkatli olmaları gerekiyor. Zira bir bakıyorsunuz önünüzde 5 şeritli bomboş bir yol var. İnsan öyle bir yolda tabiatıyla biraz hız yapmak ister. Şu an yasal olarak Hollanda’nın birçok yerinde 130 kilometre hızla gitmek serbesttir. Bunu düşünerek bu kadar geniş bir yolda, 130’la gidilebileceğini zannedebilirsiniz. Sakın ha! Orada yasal hız sınırınız sadece 100 kilometredir. Ve siz aynı zamanda, tüm mesafesi kilometre hız hesaplaması yapılan bir yoldasınız. “Yahu şu güzel yolun biraz hakkını vereyim, 110’la gitsem ne olur, kıyamet mi kopar?” demeyin. Bu size 200,- euro’ya mâl olabilir. Zira o yola girdiğiniz andan, çıktığınız an’a kadar yaptığınız tüm fazlalık kilometreler üst üste konup hesaplanıyor. Eğer ortalama olarak yasal sınırı 10-15 kilometre geçtiyseniz okkalı bir fatura bekleyebilirsiniz. Yol boyu yasal hız yapma sınırının değiştiği de oluyor. Mesela, bazen 120 kilometre bazen 130 kilometre. Ancak buralarda da âdeta bilmece çözmeniz gerekiyor. 130 kilometre ile gidilebilir yazan yerde ayrıca bir uyarı tabelası ile karşılaşıyorsunuz ki, kimileri bunu TIR’lara yönelik bir uyarı gibi algılayabiliyor. Oysa bu tabelada hangi saatler arası 130 kilometre ile gidilebileceği gösteriliyor. (h.06-19.00). Ki, bunun da çoğu kez sürücülerin yanılmasına yol açtığı bir televizyon programında dile getirilmişti. Bir başka konu da Tomtom’ların kilometre ölçme özelliği. Benim navigasyon, araç hızını ve hangi yolda yasal olarak kaç kilometre ile gidilmesi gerektiğini gösteriyor! Süper! Hız, yasal sınırı aşar aşmaz kilometreyi gösteren o rakam derhal kırmızıya dönüşüyor. O da güzel! Ancak, iyi takip edildiğinde Tomtom, normal arabanın gösterdiği kilometreden yaklaşık 8 kilometre kadar toleranslı

gösteriyor! Bu ne kadar doğru? Yani 100 kilometreyle gidilecek yerde Tomtom’un kilometre uyarı göstergesi 108 kilometreden sonra kırmızıya dönüşüyor. Eğer siz Tomtom’un göstergesini dikkate alarak yolunuza devam ederseniz mesafe ölçümü yapılan bir yolda ceza yemeniz muhtemel olabilir. Zira şahsen en son yediğim 177 Euro‘luk cezanın bu tolerans farkından kaynaklandığını düşünmekteyim. Eğer siz de Tomtom ile seyahat ediyorsanız bu göstergelere itibar etmeyin. En doğrusu siz aracınızın kendi gerçek kilometre göstergesini ölçü alın. Unutmayın, Tomtom bu farktan dolayı gelecek cezalardan sorumlu olmayacağını açıklamış. O zaman Tomtom amcaya şu soruyu sormak lazım; “İyi de kardeşim neden sorumsuzca böyle bir ayarlama yapıyorsun? Bu yüzden vatandaşın yediği cezalardan senin bir çıkarın mı var? Kilometre ne ise onu göstersene!” Son olarak önemli bir ayrıntıyı daha paylaşmak istiyorum. Olmasın isteriz ama oldu ki, bir ceza yediniz. Bir an önce yatırın kurtulun. Aksi takdirde cezanın ikiye katlanması fazla uzun sürmez. En son yaşadığım acı hatıram daha önceki kuralları varsayarak ödemesini biraz geciktirdiğim cezanın birkaç hafta sonra; hiç uyarı yapılmadan doğrudan iki katına çıkarılması oldu. Bu cezalar konusunda Hollanda tüm Avrupa’ya en az beş çeker. Helal olsun! Bir devlet, vatandaşını ancak bu kadar canından bezdirebilir. Bravo! Hollanda mevcut bütçe açığını; belki de, ödenekle kıt kanaat geçinen insanların cebinden alacağı cezalarla mı kapatmak istiyor dersiniz? Yazıklar olsun! Ben o yolda 5 dakika arayla iki kez 180 euro ceza yiyenleri de tanıyorum. Aynı kişi, sabahın erken saatinde havaalanı yolunda, sadece 5 dakika arayla önce A2’de mesafe kontrolünden ve ardından da A9’da flitspaal’dan iki defa 180 euro’luk ceza yemiştir… Evet, cezalar caydırıcı olmalı ama bu kadarı da biraz fazla olmuyor mu? Hollanda, park cezası yazmakta da Avrupa’yı beşe altıya katlıyor. Buyurun birlikte bakalım: Fransa’da en fazla park cezası 10 euro. Almanya’da 15 euro. Hollanda’da 60 ila 100 euro arası değişiyor. Bu ne biçim Avrupa Birliği? Ben çözemedim. Siz çözebildiniz mi? Aslında biraz memleket meselelerine değinmek istemiştim ama bu da çok önemli ve herkesi çok yakından ilgilendiren bir konu olduğu için bunu paylaştım. Umulur ki, insanlarımıza bir faydası dokunur. Hem Hollanda’da hem de Türkiye’de yapılan yerel seçimlerin heyecanını yaşadık. Hollanda’da iktidar partileri büyük hezimet yaşarlarken Türkiye’deki iktidar partisi büyük bir başarı elde ederek güven tazeledi. Başbakanın çok ağır dille önce paralel yapı dediği sonra da casuslukla suçladığı; devletin en mahrem yerlerini dinleyen birileri var ortalarda. Ben ve benim gibi düşündüğünü varsaydığım milyonlarca insan da bu dinlemelerin Amerika’da yaşayan bir insan tarafından yapıldığını ya da yaptırıldığını düşünmüyorlar. Tıpkı ikiz kuleleri, bir dağın kovuğunda saklanmış bir kişinin yıktırabileceğini düşünemediği gibi. Gelecek sayımızda yeniden görüşmek dileği ile Allah’a emanet olunuz…

Dost buluşmaları NIF Üniversiteliler Öğrenci Derneği Başkanı

“Geleceğin için, N sosyal medyadan Yaşadığımız yüz yılda teknoloji o kadar çabuk gelişiyor ki, bazenhızına yetişemiyoruz. Bu hızlı değişimlerin pozitif olduğu gibi olumsuz yanları da var. Bu hıza alışamayan bizler bazen akışına kapılıp gidiyoruz. Ve kendimizi korumakta bazen zorlanıyoruz. Bu olumsuzluklar özellikle genç nesil için çok önemli. Gençlerimizin, Hollanda’da iş, staj, sosyal çevre, eğitim, dini ve manevi alanlarda yetiştirilmesi ve bu konuda desteklenmeler gerekiyor.

G

üney Hollanda’Rotterdam’da çeyrek asırdır üniversite gençliğine hizmet sunan NIF Üniversiteliler Birliği Başkanı Doğukan Ergin ile, hem çalışmalarını hem de bu konuları konuştuk. Gençlerimize hangi alanda yardımları olduğunu, gençlerin topluma katılımını, gençlerin o topluma faydalı olmaları noktasında yürüttükleri faaliyetleri konuştuk. Doğukan Ergin ile yaptığımız söyleşiden keyif alacağınızı ve istifade edeceğinizi umuyoruz Okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız? Ben Doğukan Ergin. 1992 Schiedam doğumluyum, 22 yaşındayım ve aslen Afyonkarahisarlıyım. İktisat & Kamu yönetimi öğrencisiyim ve eğitimimin son yılına ulaşmış bulunmaktayım. “Şehir düzeyinde ırkçılığı düşürmek ve önlemek için idari seçenekler” konulu tezimi Sosyal Çalışmalar Bakanlığında yazmaktayım. Başkanlığını yürüttüğünüz dernek kaç yıldır faaliyet yürütmekte? Ben NIF Studenten’ Derneğinin iki aydır başkanlığını yürütmekteyim. NIF Studenten daha önce farklı isimler (ISU) altında yaklaşık 1990 yılından itibaren üyelerine ve tabanına hizmet sunmaktadır. Yöneticiler kimlerden oluşmaktadır ve üye sayınız kaçtır? Yönetim kurulum birbirinden değerli ve farklı meziyetlere sahip 9 çalışkan ve samimi arkadaşımızdan oluşmakta. Tanıtma biriminden tutun, kitap halkası sorumlusuna kadar geniş çaplı bir hizmet alan oluşturduk. Şu anda 300 üyemiz bulunmaktadır. Son dönem yaptığımız aktif çalışma sonucunda, bu sayıda bir artış söz konusudur, elhamdülillah!. Faaliyet alanlarınız nelerdir ve örnek verecek olursanız son bir yılda neler yapıldı? Faaliyet alanımızın tarifi çok basittir: Nerede Müslüman öğrenci varsa o mekân ve ortam bizim faaliyet alanımızın ta kendisidir. Daha doğrusunu söylemek gerekirse, o öğrencinin okul içerisindeki en

tabii ihtiyacı olan, ibadeti ve eğitim sonrasındaki iş imkânlarına kadar geçirdiği dönem bizim çalışma alanımızı oluşturmaktadır. NIF Studenten bu konuda elinden geldiği çalışmayı yapmaktadır ve değerlendirmelere baktığımızda görüyoruz ki, gerçekleştirilen çalışmalar da başarılı bir şekilde yapmaktadır. Bizim amacımız bize bağlı bulunan öğrencilerin tamamına kişisel, entelektüel ve sosyal ağ bakımından katkıda bulunmak istiyoruz. Son bir yıl içerisinde örneğin ‘Vasco Da Gama’ adlı seminerimizi gerçekleştirdik. Bu seminerde Avrupa’da ve Asya’da İslam’ın yayılışını ve etkilerini aktardık. İkinci bir örnek aktivitemiz ise ‘konuşma sanatı’ kursumuzdur. Bu kursumuzda üniversiteli öğrencilere etkili ve etkin konuşma sanatıyla ilgili bir kurs yaptık. Bu kursu düzenlerken de kaliteli bir kurs sunmak için bu alanda Hollanda’da öncü ve örnek olan profesyonel bir kurumla anlaştık. Bundan sonraki yapacağınız çalışmalar nelerdir ? Bundan sonra Hollanda’da çok özel ve örnek çalışmalarda bulunacağız. Geniş ve herkesi kapsayan misyon ve vizyonumuzla başarılarımıza başarı katacağız. Biz kendini çok iyi bilen, geldiği yeri bilen ve asıl kulluk hedefimizi bilen bir üniversiteli kitle hayal ediyoruz. Bütün çalışmalarımızın asıl hedefi budur. Yarın milletvekili, uzman, bakan ve çok iyi mühendisler çıkacak içimizden ama bu mühendisler aynı zamanda sadık, güvenilir ve rabbine kul olan mühendisler olacak. Bunu başarmak için gelecekte daha fazla panel ve tartışma grupları düzenlemeyi planlıyoruz. Yakında start verilecek olan bir Kitap Kulübü projemiz var. Bu projede katılımcılar 4 - 5 haftada bir, bir araya gelip okunan eserleri görüşecek, konuşacak ve tartışacak. Bunların dışında Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Hocamız tarafından verilecek olan bir seminerimiz var. Bu seminerin konusu 2. Abdulhamid olacak. Önümüzdeki 3 sezonun diğer aktiviteleri ise,

ilk önce Uniday’ın yapacağı toplantı var. Uluslararası olan bu programa yaklaşık 4000 üniversiteli katılmaktadır. Bizlerde bu programa katılacağız. Sezon sonu ayrıca bir kapanış programımız olacaktır. Batıdaki Müslüman rol ‘Malcolm X’ konumuz olacaktır.

Diğer öğrenci dernekleriyle ilişkiniz, ortak çalışma alan ve projeleriniz var mı ? Geçmiş dönemde önemli öğrenci dernekleri Avicenna ve Iqra ile ortak çalışmalarımız olmuştur. Önümüzdeki dönem ciddi kurumlarla ortak çalışmalarda bulunmak istiyoruz. Amacımız, üniversitelileri sadece eğitmek değil aynı zamanda da kariyerlerine bir katkıda bulunmaktır. Bunu da, ilgili organizasyonlarıyla yapmayı planlıyoruz. Çevre edinebilmenin yöntemlerini sunan bu tür organizasyonlar bu konuda bizlere yardımcı olacaktır. Üyelerinizin topluma katılımı noktasında neler yapıyorsunuz ? Biz belirli kesim veya grup değil, Müslüman öğrencilerin tamamına hitap ediyoruz. Amacı sadece tanışma ve kaynaşma olmayan bir kurumuz. Bizim yeğlediğimiz öğrenci profili, kendini bilen, eğitim açısından kendini geliştiren ve İslam şuuruna sahip olan bir öğrenci profilidir. Konuşma Sanatı Kursu’ndan bahsedebilir misiniz? Geçtiğimiz günlerde, 6 Mart 2014 Perşembe günü üniversiteliler olarak konuşma sanatı kursu düzenledik. Kurs, alanında profesyonel olan Ruud de Joode tarafından verildi. 2009’da düzenlenen bir yarışmada bu alanda şampiyonluk kazanan de Joode, gençlerimize büyük katkısı olacak bir kurs verdi. Kursun içeriğinde konuşma sanatı, konuşma şekilleri, hitabet, karşıdakini etkileme, ikna edebilme ve vücut dili ile ilgili konular ele alındı. Bu tür kurslarda gençlerimiz, kendilerini ifade etme, toplumda konuşabilme ve dinî açıdan sorulan sorulara açıklık getirebilme ve gerektiğinde savunabilme kabiliyetlerini geliştiriyorlar. Gelecekte de bu tür faaliyetlerin arttırılacağını


agenda

gündem 03

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Kısa haber

Doğukan Ergin:

NIF Studenten’i izle”

duyurmak ve ilgili kardeşlerimizin bizimle irtibata geçmelerini tavsiye ediyorum. Son söz ve mesajınızı alabilir

miyiz? Son mesajım, genç ve dinamik MBO, HBO ve WO öğrencilerine bir çağrıdır: ‘Hepinizi NIF Studenten ile renklenmeye ve gelişmeye davet ediyorum. Sen okuduğun alanda

Hollanda’da bir numara olmak istiyor musun? Sen sosyal ağını geliştirmek istiyor musun? Sen kendini donanımlı hâle getirmek istiyor musun? O zaman NIF Studenten’i sosyal medyadan

PvdA liderinden yenilgi özrü

takip et ve çalışmalarına katıl.’ Söyleşi Nazime Tunç

«

Koalisyon ortağı PvdA siyasi lideri Diederik Samsom, 19 Mart seçimlerinde yaşadıkları büyük yenilgiden dolayı partinin yerel teşkilatlarından özür diledi. PvdA Meclis Grup Başkanı Samsom, belediye meclisi seçimlerinden çıkan sonucun partinin hedefleri konusunda seçmenleri yeterince ikna edemediğini ortaya koyduğunu kaydetti. PvdA Genel Başkanı Hans Spekman ile birlikte PvdA’nın yerel teşkilatlarından yöneticiler ve liste başı adayları ile yaptığı toplantının ardından gönderdiği özür mektubunda Samsom, koalisyon ortağı olarak almak zorunda kaldıkları kararlarda sürekli çelişki yaşadıklarını, ancak zorunlu anlaşmalarda partinin önem verdiği değerlerin korunmasına daha fazla özen göstereceklerini ifade etti. Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin 2010 belediye meclisinde toplam yüzde 15,74 olan oy oranı bu seçimlerde yüzde 9,5’e, belediye meclislerindeki toplam sandalye sayısı da 1.251’den 799’a düştü. Samsom özür mektubunda, seçim sonucunun seçmenden partiye “dramatik bir sinyal” olduğunu belirterek, “mesajı aldık” ifadesinde bulundu ve seçmenin güvenini tekrar kazanmaya çalışacaklarını kaydetti.


nieuws

04 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Yerel seçimlerde kazanan Türk kökenli adaylar

01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78

Meclis Üyesi

Belediye

Parti

Aldığı Oy

Fulya Uysal İmran Dikman Uğur Çete Gülhan Keskin-Akdemir Harun Keskin Dilan Yeşilgöz-Zegerius Emre Ünver Meltem Kaya Orhan Kayar Münire Manisa Neslihan Bedirhanoğlu Nevin Özütok Eşref Öcal Şükran Aksoy Abdurrahman Çetintaş Engin Bülbül Kürşat Bal İbrahim Güven Aydın Akkaya Ömer Duman Şahin Ergeç Ufuk Cuman Bayram Gezer Haydar Erol Rahman Kat Yusuf Kınık Kübra Atalay Hasan Sarıtaş Sinan Özkaya Birgül Özmen Bülent Aydın Hasan Küçük Mehmet Eser Mustafa Okçuoğlu Tahsin Çetinkaya Çetin Yıldırım Lütfi Altuntaş Ömer Melikoğlu Mehmet Şahan Ercan Koçyiğit Sevda Bali Ahmet Karapınar Aydın Gündoğdu Bahattin Güler Nilüfer Sönmezer Osman Soy Şahin Seme Hilal Çelik Raşit Görgülü Yasin Torunoğlu Serkan Özkan Ahmet Yılmaz Ayfer Koç Kenan Boz Zehra Çeben Erol Bahtimur Ali Koçak Eyüp Güngör İbrahim Elmacı İlhan Tekir Kenan Koşar Burhan Gün Zehra Sarıaslan Fevziye Şahin Neco Kaygısız Sedat Dere Ali Oflazoğlu İ. Çetinkaya İ. Yıkılmaz Nuri Akfidan Hüseyin Şimşek Dilek Bilgen Küçükşantürk

Almelo Almelo Almelo Alphen aan de Rijn Amersfoort Amsterdam Amsterdam Amsterdam Amsterdam Amsterdam Nieuw-West Amsterdam Nieuw-West Amsterdam Oost Apeldoorn Apeldoorn Arnhem Arnhem Arnhem Arnhem Bergen op Zoom Bergen op Zoom Bergen op Zoom Bergen op Zoom Beverwijk Beverwijk Beverwijk Beverwijk Boxtel Capelle a/d Ijssel Delft Den Haag Den Haag Den Haag Den Haag Den Haag Den Haag Deventer Deventer Deventer Dieren Doetinchem Doetinchem Dordrecht Dordrecht Dordrecht Dordrecht Dordrecht Dordrecht Ede Ede Eindhoven Emmen Enschede Enschede Enschede Enschede Gilze Rijen Gorinchem Gorinchem Gorinchem Gorinchem Haaksbergen Haarlem Harderwijk Heemskerk Helmond Helmond Hengelo Hengelo Hengelo Hengelo Heusden Hoorn

PvdA D66 Lijst Çete PvdA PvdA VVD PvdA D66 PvdA PvdA Multicultureel Plus Groenlinks PvdA PvdA SP PvdA Verenigd Arnhem D66 GBWP D66 PvdA D66 PvdA Groen Links VVD D66 CDA Pvda Groenlinks D66 PvdA Islam Democraten D66 Groen Links Islam Democraten PvdA PvdA Groenlinks PvdA PvdA GroenlinksDoetinchem Groenlinks Beter voor Dordt PvdA Pvda Beter voor Dordt CDA Groenlinks PvdA PvdA PvdA SP CDA PvdA Burger Belangen CDA PvdA SP PvdA GroenLinks PvdA Groen Links PvdA PvdA PvdA CDA Pro-Hengelo D66 PvdA CDA Gemeentebelangen Heusden PvdA

206 210 686 217 1281 679 2120 1435 1804 844 1400 5647 760 447 289 385 306 411 458 232 207 245 362 1016 285 169 242 268 600 1180 1219 2966 1410 1438 1886 634 519 547 252 501 220 418 355 870 683 316 363 388 360 5829 285 372 969 719 526 171 337 239 159 316 169 538 599 266 356 530 328 244 303 510 492 290

Kerem Gencer Kemal Koyuncu Zeynal Tosun Ali Keskin Vahit Köroğlu Kadir Aksoy

Huizen Leerdam Leerdam Leerdam Leiden Lelystad

PvdA PvdA PvdA Leerdam 2000 D66 Groen Links

342 398 298 250 627 410

79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136

Meclis Üyesi Mehmet Çiçek Murat Çiftçi Mehmet Kavşıklı Turgay Tankır İlyas Demir Murat Yıldırım Memet Tekinerdogan Gülden Siner-Sır İsa Kahraman Ali Bayrak Selami Coşkun Aydın Peksert Hamit Karakuş Turan Yazır Ahmet Yıldırım Zeki Baran Hülya Bozok Deniz Çatıkkaş Fatih Elbay Mustafa Doğan Necat Kaya Oktay Ünlü Emin Erdoğan Hakan Küçük Mahmut Erdem Nihat Ulusoy Refik Malkoç Zeynep Erdoğan Adem Başkaya Osman Suna Yeter Erbişim Armağan Önder Mehmet Yüce Mustafa Alışkan Neşe Budak Ali Yenice Orkun Baytemur Yusuf Çelik Bülent Işık Selma Baş Gökhan Çoban Ülkü Öğüt Ahmet Karateke Süleyman Çelik Ali Oruç Duygu Oruç Gökhan Yurt Merve Karaman Ahmet Koçyiğit Kamelya Ertürk İlhan Altundag Dilek Odabaşı Fatih Yücel Bahar Palabıyık Eylem Köseoğlu Murat Baylan Songül Mutluer Cemal Yıldırım

Belediye Maassluis Maassluis Middelburg Nijmegen Oldenzaal Oldenzaal Oude Ijsselstreek Oude Ijsselstreek Rijssen-Holten Roermond Roermond Rotterdam Rotterdam Rotterdam Rotterdam Charlois Rotterdam Charlois Rotterdam Delfshaven Rotterdam Feijenoord Rotterdam Feijenoord Rotterdam Feijenoord Rotterdam Ijsselmonde Rotterdam Kralingen Rotterdam Noord Schiedam Schiedam Schiedam Schiedam Schiedam Soest Soest Terneuzen Tiel Tiel Tiel Tiel Tilburg Tilburg Tilburg Utrecht Utrecht Veenendaal Veghel Velsen Velsen Venlo Venlo Venlo Venlo Venray Venray Vlaardingen Waalwijk Weert Zaandam Zaandam Zaandam Zaandam Zwolle

Parti CDA PvdA PvdA PvdA CDA Werknemers Groepering CDA Lokaal Belang CDA PvdA PvdA NIDA PvdA CDA PvdA PvdA NIDA PvdA D66 NIDA Lijst Kaya PvdA NIDA SP PvdA CDA Blanco Lijst PvdA Pvda PvdA Top / Gemeente Belangen Groenlinks D66 PRO Tiel PvdA Groenlinks PvdA PvdA PvdA D66 D66 Hart voor Veghel PvdA Velsen Lokaal Lokale Demokraten CDA Lokale Demokraten CDA inVENtief CDA PvdA Groenlinks Weert Lokaal D66 PvdA D66 PvdA Swolwacht

Aldığı Oy 270 360 305 4177 174 161 361 409 1090 312 422 1256 15711 1849 498 1110 583 850 1030 980 906 551 703 349 452 190 656 226 264 784 211 447 464 168 237 457 756 260 961 7959 317 373 406 342 418 302 507 297 293 249 503 615 297 931 477 985 689 839

Kandidaat Europees Parlement

7. Adnan Tekin In Europa hebben we een sterke PvdA nodig. Om een vuist te maken tegen de financiële sector en om meer banen te scheppen. Ik sta voor een politiek die concrete resultaten oplevert. Dat zijn meer banen door investeringen in regionale ontwikkeling, eerlijke lonen en meer stage- en leerwerkplekken voor onze jongeren. Ik sta voor een Europa dat werkt voor alle Nederlanders. Een politiek die Europa sterker en socialer maakt. Ik reken daarom op uw steun op 22 mei.

EUROPA STERKER & SOCIALER @TekinAdnan

atekin@pvda.nl bit.ly/adnantekin


dossier

dosya 05

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Foto haber

2014 yerel seçim sonuçları D66 %10 809 sandalye

G.H. Millî Görüş’ten Hadis-i Şerif yarışması.. PvdA %9 799 sandalye

Lokale Partijen %33 2819 sandalye

NIF Bölge Cemiyetleri arasında gerçekleştirilen hadis yarışmasında 1. Abdurrahman Küçükalioğlu(İskenderpaşa), 2. Abdulbaki Bozkuş(Schiedam). 3. Muhammed Güneş(İskenderpaşa. 12 şubeden 16 öğrencinin katıldığı yarışmada, yarışmacılar, 5 Hadis-i Şerif’i, ravisini, Arapça ve Türkçe metnini ve mealini birlikte sundular..

SP %5 443 sandalye

ChristenUnie/SGP %1 100 sandalye CDA %18 1495 sandalye

SGP %2 205 sandalye CU %4 358 sandalye GL %4 335 sandalye VVD %13 1075 sandalye

Apeldoorn’a yolunuz düşerse Göksu’ya uğrayın 8 yıldır Apeldoorn’da bölge insanına restoran alanında hizmet veren Göksu Döner Sahibi Durmuş Ali Yanmaz’ı yine temizlik anında yakaladık. Apeldoron Eyüb Sultan Camii yanında olan işyerinin bunca yıllık başarısını da helal yiyecek ve dükkânın temizliğine bağlıyor Durmuş Ali Bey...

2010 yerel seçim sonuçları Lokale partijen %23,70

2.277 sandalye

Partij van de Arbeid %15,74

1.251 sandalye

Volkspartij voor Vrijheid en Democratie %15,68

1.432 sandalye

Christen-Democratisch Appèl %14,82

1.531 sandalye

Democraten 66 %8,08

541 sandalye

GroenLinks %6,73

436 sandalye

Socialistische Partij %4,16

250 sandalye

ChristenUnie %3,76

331 sandalye

Staatkundig Gereformeerde Partij %1,77

197 sandalye

Trots op Nederland %1,24

61 sandalye

combinatie CU/SGP %1,04

90 sandalye

Partij voor de Vrijheid %0,77

17 sandalye

combinatie PvdA/GroenLinks %0,57

62 sandalye

Fryske Nasjonale Partij %0,41

52 sandalye

combinatie PvdA/GroenLinks/D66 %0,36

44 sandalye

Partij voor de Dieren %0,30 Verenigde Senioren Partij %0,22

Kutlu Rehber, Hollandaca yol gösterecek...

“De Levende Qur’an - Yaşayan Kur’an” adlı Kur’an Mealinin tanıtımı geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Ruud Lubbers, Togan Oral, Mustafa Ünver’in yanı sıra, siyaset ve akademik dünyasının önde gelen isimlerinin oluşturduğu heyet huzurunda farklı konuşmacılarca “De Levende Qur’an” adlı mealin tanıtımı yapıldı...

6 sandalye 12 sandalye

combinatie GroenLinks/D66 %0,21

24 sandalye

combinatie PvdA/D66 %0,10

11 sandalye

combinatie PvdA/GroenLinks/D66/SP %0,1

15 sandalye

combinatie VVD/D66 %0,08

11 sandalye

Nederlandse Moslim Partij %0,05

0 sandalye

De Groenen %0,04

0 sandalye

Nieuwe Communistische Partij %0,03

3 sandalye

Partij voor Mens en Spirit %0,02

0 sandalye

Nederlandse Klokkenluiders Partij %0,02

0 sandalye

Nederlandse Volks-Unie %0,01

0 sandalye 0

5

10

15

20

25

ÖZBAKTAT Doğuş dağıtım merkezi...

Arap Erol’un sahibi olduğu ÖZBAKTAT Marketi, gazetemizin o bölgede dağıtılması için en uygun mekân. Bu hususta ellerinden geleni yapan Bayram Yar ve Emrah Kılıç’a ayrıca teşekkürler. Müşterilerinin çantasına birer Doğuş bırakan ÖZABKTAT’a da bereketli satışlar diliyoruz...

Gençlerimizin ve girişimcilerimizin sesi olacağım

THB Başkanı Ejder Köse’den NIF’e ziyaret...

Türk Hukukçular Birliği Başkanı avukat Ejder Köse, Hollanda İslam Federasyonu Başkanı Mehmet Erdoğan’ın makamında ziyaret ederek bir süre görüştüler. Hem kendi uzmanlık alanıyla alakalı son gelişmeler hem de YTB Danışma Kurulu Hollanda Üyesi olarak yapılan çalışmalar değerlendirildi.


nieuws

06 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Opperd’dan müjde var

“Bu okul sizindir, geleceğinizdir” De Opperd okul yönetimi, düzenlediği bir toplantıda, Türk ve Faslı birçok İslami kuruluş temsilcilerini ağırladı. 30’a yakın İslami kuruluşun davet edildiği toplantıda okulun bundan sonraki durumuyla alakalı görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya, NIF Bölge Başkanı Mehmet Erdoğan, NIF Bölge Gençlik Başkanı Erkan Turan, Faslı Bölge Federasyonu Başkanı, Diyanet Mevlana Camii Başkan Vekili, ve diğer vakıf başkanları katıldılar. Okul yönetimi, okul hakkında şu bilgileri verdiler: “Okul şuan Hıristiyan CVO Okul Birliği’nin altında çalışmalarını sürdürüyor. Müslümanların da aralarında bulunduğu okul komisyonu ve öğretmenleri ile beraber İslami müfredatla öğrencilere eğitim verilmektedir. 2012-2013 eğitim yılında Ibn Ghaldoun adı altında bu okulda eğitim verildi. Birçok olumsuz olayların vuku bulmasından dolayı, bakanlık böyle bir geçiş dönemi olmasını kararlaştırdı. Yapılan soruşturmalar da birçok kişi ceza aldı. Bakanlık, okulun belli kriterleri yerine getirdiğinde okulun 2014-2015 eğitim yılında bağımsız olarak kendi adı altında eğitime devam edebileceğinin kararını verdi. Eğitimin kalitesinin yükseltilmesi için var gücüyle çalışan okul idaresi, biran önce yeni bir okul yönetimine, yeni bir isime, yeni eğitim sezonuna başlamayı hedefliyor. Okulda, İslami bir ortamda, İslami bir müfredatla, ahlaklı ve seviyeli bir eğitim verilmesi için gayret sarf ediliyor. Okulda mescit var, namaz vakitlerinde ezan okunmakta ve namaz kılınmaktadır.”

Güncel

Toplantıya katılan kurumların desteğiyle okullarını tanıtmak istediklerini belirten okul müdürü Richard Troost, bu süre içerisinde okulda büyük değişimin olduğunu ifade etti. Müslüman toplumun, çocuklarını buraya kaydettirdikleri takdirde okulun İslami eğitim vermeye devam edeceğini belirten Troost, bu okulun başarısının ancak, verilecek olan kaliteli bir eğitimle ölçüleceğini ve bunu da yaptıklarının altınız çizdi. De Opperd yerine, okula daha güzel bir isim koyacaklarını, yeni sezonda İslami müfredatla daha kaliteli bir eğitim vereceklerine dikkat çeken Troost bu çerçevede, toplantıya katılan NIF ve diğer kuruluşlardan yardım istediklerini dile getirdi. Cami, cemiyet ve vakıflarda okulun tanıtılmasının faydalı olacağına dikkat çeken katılımcılar,

Ziyarette, toplumsal sorunlar ele alındı ve

NİF yönetiminden Büyükelçi Sadık ‘hoş geldin’ ziyar Hollanda İslam Federasyonu Başkanı Mehmet Erdoğan, federasyon yönetim kurulu üyelerinden Hasan Hüseyin Göğüş ve İdris Kandemir’den oluşan bir heyetle T.C. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan’ı makamında ziyaret etti. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen tanışma ziyaretinde, federasyonun çalışmalarıyla alakalı bilgi alışverişinde bulunuldu.

B

üyükelçi Sadık Arslan ile yapılan görüşmeyi değerlendiren NIF Başkanı Mehmet Erdoğan ziyaretle alakalı şu bilgileri verdi. “Sayın Büyükelçimize bir nezaket ziyaretinde bulunduk. Kendileri Hollanda’da göreve yeni başladılar. Bu bir “hoş geldiniz” ve “tanışma” ziyareti oldu.

bu tür ziyaretlerin yapılmasını tavsiye ettiler. Okul idaresi, kendilerine bu gibi kurum ve kuruluşlardan davet gelmesi halinde okullarını ve hedeflerini insanlara memnuniyetle anlatacaklarını söyledi. Haber-Fotoğraf Ramazan Şenol Lale

Hollanda İslam Federasyonu olarak hem kendi çalışmalarımız hem de Hollanda toplumu hakkında bilgiler sunduk. Kendisini bölgemizi ziyaret etmesi için davet ettik. Bunu memnuniyetle kabul etti. Biz federasyon olarak üzerimize düşen her konuda kendilerine yardımcı olacağımızı arz ettik. Bilhassa, Cumhurbaşkanlığı

seçimleri dolayısıyla burada ilk defa yapılacak olan oylama sırasında üzerimize düşen bir görev varsa yapmaya hazır olduğumuzu beyan ettik. Kendisinin bizden şöyle bir isteği oldu: Hollanda’da ilk defa yapılacak olan oy kullanma konusunda üyelerimizi bilgilendirmemizi istedi. Oy kullanım işleminin Hollanda’da sadece iki noktada yapılacağını ve dört gün devam edeceğini belirttikten sonra şu önemli noktaya dikkat çekti. Herkese gelebileceği bir gün tayin edilecek ve herkes sadece o gün gelip oy kullanabilecek. Kimin hangi gün oy kullanacağı konsolosluklarda belirlenecek. Bu arada vatandaş konsolosluğa hangi gün gelmek istiyorsa onu bildirebi-

Uluslararası İlahiyat Programı (UIP) müracaatları Başladı Yurtdışında din hizmetleri, din eğitimi ve benzer görevler üstlenecek yeterlikte kişiler yetiştirmek amacıyla Avrupa ülkelerinde yetişen, bulunduğu ülkenin vatandaşlığını almış ve lise öğrenimini bu ülkelerde tamamlamış gençlere “Uluslararası İlahiyat Programı” ile Türkiye’de İlahiyat öğrenimi imkânı tanınmaktadır. 2006-2007 öğretim yılında başlanan bu uygulamayla halen, 14 ülkeden 7 farklı üniversitede, 544 öğrenci İlahiyat Fakültelerinde öğrenimlerini sürdürmekte olup, şu ana kadar 143 öğrenci bu programı bitirerek mezun olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan ve 2006 yılından beri de-

vam ettirilen Ulusararası İlahiyat Programının 2014 yılı müracaatları başladı. 25 Nisan 2014 tarihine kadar kabul edilecek müracaatlar Lahey Din Hizmetleri Müşavirliğine yapılacaktır. Programın tanıtımı ve müracaat şartları hakkında daha geniş bilgi için www.diyanet.nl adresinden Uluslararası İlahiyat Programına (UİP Tanıtım Kitapçığı) ulaşmak mümkündür.

n e l a t e b 1 = n ale = 1 betalen 2h halen > Merkez Schiedamseweg 116 - 118 3025 AH Rotterdam-West Tel. 010 476 41 83 > Şube I Bijerlandselaan 176 3074 BJ Rotterdam-Zuid Tel. 010 419 61 73 > Şube II Dr. Orhan Maltepe Cad. No. 18/E Pendik-İstanbul Tel. 0090 216 390 80 82

lecek. Bir de herkesin konsolosluklara adres bildirimi yapması gerektiğinin duyurulmasını istedi. Bu konuda Yüksek Seçim Kurulu’nun neler istendiğinin tam net olmadığını ve günü geldikçe bu bilgilerin yerel ve genel basın tarafından vatandaşlarımıza en doğru ve en hızlı şekilde bildirileceği söylediler” Mehmet Erdoğan büyükelçiye bir çiçek ve Hollanda İslam Federasyonunun plaketini hediye ettiğini belirtti. Heyette yer alan ve kendisi aynı zamanda Schiedam’da bulunan iki İslam okulunun müdürü olan Hasan Hüseyin Göğüş ise büyükelçiye Hollanda’da; rahmetli Erbakan Hoca’nın teşvikiyle kurulan ve bu gün sayıları


het leven

yaşam 07

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Kamptan kalbe

federasyonun çalışmaları görüşüldü

n Arslan’a reti

NIF Gençlik Teşkilatı Kamptayd��

40 kadar olan “İslam okulları” hakkında bilgi verdiğini söyledi. T.C. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan kimdir? Sivrihisar, 01.01.1968 doğumlu. Evli, 2 çocuklu. Öğrenim Durumu: Lisans, (Uluslararası İlişkiler), Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi,1988, Yüksek Lisans (Ekonomi), Anadolu Üniversitesi, İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat, 1990, Yüksek Lisans (Siyaset Bilimi), Marquette Üniversitesi, Wisconsin/ABD, 1995, Oxford Üniversitesi (Diplomatik Etütler), Foreign, Service Programme, St. Edmund Hall, İngiltere, 2006, Doktora

(İktisat), Sosyal Bilimler Enstitüsü, Anadolu Üniversitesi, 2007. Mesleki Durumu: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı; Elçi, Anlaşmalar Genel Müdür Yardımcısı –Ankara, Müsteşar-Riyad Büyükelçiliği, Başkatip, Müsteşar- Londra Büyükelçiliği, İkinci Katip, Başkatip-Dışişleri Bakanı Özel Müşavirliği, Ankara, Üçüncü Katip,

İkinci Katip-Tel Aviv Büyükelçiliği, Ataşe, Muavin Konsolos-Cidde Başkonsolosluğu, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir ve T.C. Lahey Büyükelçiliği...

Haber-Fotoğraf Adnan Şahin

Yerel seçimlerde taşlar yerinden oynadı. Koalisyon partilerinde büyük çöküşler yaşandı. Seçmen yerel partilere ağırlık verdi ve açık bir şekilde hükümet uyardı. ar Rotterdam Partisine karşı kolları sıvayarak mücadele edecekler. NIDA bu seçimde 10.065 oy aldı. Yaklaşık 4.500 oy ile bir üyenin seçildiği Rotterdam’da 2 bin kadar oy ile üçüncü temsilciyi kaçırdı. NIDA Partisi, Bölge Komisyonlarına da Mustafa Doğan (R.dam Feijenoord), Emin Erdoğan (Rotterdam Noord), Hülya Bozok’u (R.dam Delfshaven), üye olarak gönderdi. NIDA Partisi toplamda 9 üyeyi meclise yolladı. Aynı şekilde Arnhem kentinde yabancılar tarafından kurulan Verenigde Arnhem Partisi 2.270

Haber-Foto Ramazan Şenol Lale

AP CDA Adayı Kaya Koçak

«

Müslüman Yabancıların NIDA’sı 8’e yükseldi Demokrat 66 ile Sosyalistler büyük başarı elde ederek 1’inci ve ‘2inci parti konumuna geldiler. Amsterdam, Rotterdam ve Arnhem’de ilk kez seçime giren yabancıların kurdukları partiler patlama yaparak anakent belediye meclislerine temsilciler gönderdiler. Rotterdam’da göçmen Müslümanlar tarafından kurulan NIDA Partisi büyük bir başarı sağlayarak Anakent Belediye meclisine iki üye gönderdi. Biri Fas, diğeri Türk kökenli iki yeni üye Rotterdam’da birinci parti konumuna gelen ve yabancıları dışlayan Leefba-

NIF Jongeren Eğitim biriminin düzenlemiş olduğu GIES kampına Randstad, Brabant ve Gelderland da bulunan şube gençlik teşkilatlarından yoğun bir katılım oldu. Gençlerin GIES kampına katılmalarından duyduğu memnunluğu ifade eden NIF Jongeren Eğitim Başkanı Mehmet Öztürk, böylesi eğitim kampların gerekliliğine vurgu yaparak, genç nesli eğitmeye yönelik en verimli çalışma olduğunu dile getirdi. Gençlerin sosyal aktivitelerle eğlenerek, aldıkları eğitim dersleriyle ve İslami ilimlerle, edep ve ahlaken daha üst seviyeye geldiğine dikkat çeken Öztürk, kampta, gençlerin hayatı yaşayarak öğrendiklerini ifade etti ve gençlerin bu özverili tutumlarından dolayı hepsine teşekkürlerini bildirdi. IGMG’nin büyük ve köklü bir İslami kurum olduğuna dikkat çekerek, böylesi eğitim kamplarını her sene düzenli bir şekilde tertip ettiklerini belirten NIF Gençlik Teşkilatı Başkanı Erkan Turan, kamp açılış konuşmasında özetle şunlara değindi: “Teşkilatlarımızda verilen İslami eğitim dersleriyle gençlerimiz daha donanımlı hâle gelmekteler. Dinimizi daha temiz, en saf hâliyle öğrenmekte, benimsemekte ve hayatlarının merkezlerine koymaktalar. Eğer bir genç namaz ve ibadet yapmadığında pişmanlık

duyuyorsa bu genç, imanlı ve inançlı bir gençtir. Genç nesil okula gidiyor yüksek okul ve üniversiteler bitiriyor; gençler en çok para kazanacakları mesleklere yöneliyorlar. Bu okulları bitirildiklerinde kendilerini başarılı zannediyorlar. Başarı Ancak, dengeli bir hayat ile mümkündür. Allah’a kul ve Rasulullah’a ümmet olma şuuru içerisinde olan bir genç, iki dünya saadetini de elde etmiş ve hayatta başarılı olmuş demektir. Sadece para kazanmak değil; gelecek de başarılı olmanın yolu böylesi kamplara katılıp bilinçlenerek topluma faydalı birer birey olmaktan geçer. Asıl başarı budur. Nida Partisini kurup topluma faydalı olmaya çalışan gençlerimizin yaptıkları çalışmalar da başarılı olmaya birer örnektir. Toplumun sorunlarına bir cevap olmak, onlara yardım etmek, faydalı olmak başarıdır. Bu kampta alacağınız eğitimi, yaşayacağınız ortama taşırsanız ve buradan bir şeyler öğrenerek ayrılırsanız, bu kamp maksadına ulaşmış olur. Sizler ileride genç nesillere âbîlik ve önderlik yapacaksınız. NIF Jongeren gibi kuruluşlarda sorumluluk almalısınız ve bizlerden sonra bu yerleri doldurmalısınız. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, Peygamber Efendimizin (s.a.v) izinden gidin, İslam’ın çatısı altından ayrılmayın, birlik ve berberliğinize halel getirmeyin!” iki gün süren kampta, Bölge İrşad Başkanı Halil Kaba, Beden Eğitimi Öğretmeni Halil Yanar da uzmanlık alanlarıyla alakalı birer sunum gerçekleştirdiler.

oy alarak belediye meclisine bir temsilci göndermeyi başardı. Türk kökenli Kürşat Bal’ı meclise gönderen parti Arnhem’de yabancıların sesi olacak. Amsterdam’da ilk kez seçime giren MultiePlus adlı parti, 3.796 oy alarak en azından varlığını hissettirdi. Hollanda’nın kültürel başkenti Amsterdam’ı Demokratlar66’lar ile Sosyalist parti kazandılar. İşçi Partisi burada da liderliği devretti. Den Haag’da İslam Demokraten adlı parti Hasan Küçük ile Tahsin Çetinkaya’yı meclise yolladı...

“Gençlerimizin ve girişimcilerimizin sesi olacağım” AP’ye girdiğiniz takdirde neler yapacaksınız, seçmenlere ne vaat ediyorsunuz? Gerek parti içinde gerekse Rabobank’daki görev süresi içinde, şimdiye kadar bana ait olan pek çok projeyi hayata geçirdim. Başkalarına ait olanı da destekledim. Bunlardan bir kaç tanesini belirtmek isterim: CDA Kleurrijk olarak Helal Kesim konusunda Hollanda’daki Müslümanları Hükümet bazında temsil eden CMO (Contactorgaan Moslims en Overheid) ile güzel işbirliğimiz oldu. Rabobank olarak, 2012 senesinde Türkiye-Hollanda 400. yıl dostluk kutlamalarında birçok projeye ortak olduk. Nerede, hangi makamda

bulunduysam bu toplumun hayrına olan güzellikleri desteklemişimdir; sürekli faydam olmuştur. Bazı sorunları çözememiş olabilirim ama kişilere ve topluma zararım dokunmamıştır. AP’ye seçildiğimde, bir yandan girişimcilerimize destek olacağım, diğer yandan da gençlerimizin güvenini tekrar kazanacağız. Bir de, Birleşmiş Milletler çerçevesinde yürütülen Medeniyetler İttifakı Projesini’nin Hollanda tarafını etkin ve aktif hâle getirmek istiyorum. Kafanızda yapacaklarınızla ilgili projeler var mı? Var elbette. Özellikle gençler konusunda. Örneğin, üniversiteli gençleri buluşturan ve ufuklarını açan Erasmus adlı bir proje var. Ben de, meslek okullarındaki öğrencileri kapsayan Erasmus Plus projesini hayata geçirmeye çalışacağım. Özellikle gençler arasındaki işsizliği çözmek, staj imkânlarını artırmak, meslek eğitimine önem vermek ve bu eğitimi alan gençleri diğer ülkelerdeki gençlerle buluşturmak için çaba sarf edeceğim.


nieuws

08 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Halil Yanar

Neyi, neden ve kimleri seçiyoruz, bilmem?! İlgi ve meslekî alanım olduğu için, sizlerle genellikle spor ağırlıklı yazılarımla buluşmaya çalıştım. Gazetemizin bu köşesinde bize ayrılan bölüm içerisinde bazı gelişmelere kayıtsız kalmanın çok da insanî olmadığını düşünüyorum. Bu sebeple, bu sayımızda hemen hemen aynı zamanlara denk düşen Hollanda ve Türkiye seçimlerinin bir karşılaştırmasını yapmak ve değerlendirmek istedim. Gönlüm, ‘memleketten seçim manzaralarıyla bir giriş yap’ diyor ama neresinden başlasam bilemiyorum. Hani ‘iki ucu pis bir değnek’ misali tutulacak bir yeri kalmamış. Öyle bir hâl aldı ki son zamanlarda kim kazanırsa kazansın, toplum olarak maneviyatımızdan ve toplumsal değerlerimizden birçok unsuru kaybettiğimiz ortada. Milyonlara örnek teşkil edecek insanların en mahrem unsurlarda bile birbirlerine pervasızca hakaretleri, kasetleri, montajları, her türlü dalga dümen var anlayacağınız. Hepiniz geçenlerde hayretle seyretmişinizdir; hani iki muhtar adayı kapışmıştı. Hakaretlerle başlayan süreç, adaylardan birinin, diğerinin ailesini ve bazı akrabalarını evlerine hapsetmesine ve bu insanlara kurşun yağdırmasına kadar varmıştı. Hangi koltuk, makam mevki için böyle bir şey yapılabilir bilmem. Yine birçok şehirde kurşunlanan, yakılan, taşlanan seçim büroları, pankart asma meselesi yüzünden öldüresiye dövülen insanlar, şehir

Güncel

süslemesi için birbirlerine bıçak ve palalarla saldıran gruplar, seçim otobüslerinin mahalle sakinlerince ateşe verilmesi ve buraya yazmaya utandığım daha birçok hadise yaşanmakta Sanki mahallî idareler seçimi değil,1980’lerdeki memleketin özeti. Resmî kayıtlara göre halkının yüzde 98.6’sı Müslüman olan; başka bir ifadeyle, sevgi Peygamberi Hz. Muhammed(s.a.v)’in ümmeti olan bu insanlar, nasıl oluyor da bunları kendilerine yakıştırıp yapabiliyorlar. Bu neyin hırsı, neyin kavgası bilmiyorum ama, dünyevî bu kadar ihtiras herhalde bu dinîn mensupları olan biz Türklere yakışmasa gerek. Yazımın başında bir karşılaştırma yapacağımı yazmıştım. Ve biraz üzülerek, biraz sitemle ‘bu ülkeden seçim manzaralarından bahsetmeye çalışayım’ desem; şahit olduğumuz güzelliklerden bahsedebilirim ancak. Belki bazılarının, Hollanda’da yapılan seçimden haberi bile olmamıştır. Sessiz sakin bir süreç, kavgasız gürültüsüz, hatta aynı bir alışveriş yerinde, çarşıda pazarda karşılaşan iki farklı partinin mensuplarının birbirlerine dağıttıkları karanfillere şahitlik ettik. Bizler fikrî anlamda karşımızdakine cevap vereceğimize, bıçakla, küfürle, hakaretle, iftirayla karşılık verirken, Hollandalı siyasîler birbirlerine çiçekler vererek bir seçimi geride bıraktılar. İnanın kahrolmamak elde değil. Ümit ederim ki, ileriki yıllarda bizim memleketimizde de faklı partiden olmalarına rağmen birbirlerine çiçek veren, birbirlerinin düşüncelerine saygı duyan insanlar galip gelir. Seçimlerin kazananı, yakan yıkan, silah çekenler değil de, birbirlerine sevgi ve saygı duyanlar olur. kaybeden toplumdan, kazanan topluma dönüşürüz. İnşallah olur da, biz görür müyüz bilmem?! hm_yanar@hotmail.com

Konya Özel Selçuklu Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi

Tüp Bebek teda sinde merak ettikleriniz... Konya Özel Selçuklu Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nil Okur, tüp bebek tedavisiyle ilgili ailelerin en sık sorduğu ve merak ettiği konulara cevap verdi.

K

onya Özel Selçuklu Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nil Okur’dan, tüp bebek tedavisiyle ilgili ailelerin en sık sorduğu ve merak ettiği konuları sorduk. İşte, Okur’ın bu konuda söyledikleri... Tüp bebek tedavisi nedir? Tüp bebek tedavisi yumurtalıklardan alınan yumurtaların erkek eşten alınan spermler ile vücut dışında döllenmesi ve elde edilen embryoların anne adayının rahmine transfer edilmesidir. Kimler tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyar? Bu tedavi yöntemi ilk dönemlerde tüplerinde tıkanıklık nedeni ile çocuk sahibi olamayan kadınlara uygulan-

mıştır. Günümüzde endometriozis, antisperm antikorlarına bağlı immunolojik infertilite, erkeğe bağlı infertilite ve nedeni bilinmeyen infertilite vakalarında da başarı ile uygulanmaktadır.

araya getirilir. - Embryoların anne adayının rahmine transfer edilmesi; oluşan embryolar ince bir kateter aracılığı ile anne adayının rahmine transfer edilir.

Tüp bebek tedavisinin basamakları nelerdir? Tüp bebek uygulaması dört basamaktan oluşur; - Yumurtaların geliştirilmesi; yumurtalıkların uyarılması için hormon ilaçları kullanılır ve fazla sayıda yumurtanın olgunlaşması sağlanır. - Yumurtaların toplanması; ultrasonografi eşliğinde ve lokal anestezi ile yumurtalar toplanır. - Yumurtaların laboratuvarda döllenmesi; elde edilen yumurtalar ile erkek eşten elde edilen sperm laboratuvar koşullarında özel besiyerleri içinde bir

Fazla sayıda yumurta elde edilmesinin faydaları nelerdir? Yumurtalıklarda fazla sayıda yumurta geliştirildiğinde fazla sayıda embryo elde edilebilir. Oluşan embryoların içinden en iyi kalitede olanlarının seçilerek anne adayına transfer edilmesi ile gebelik şansı artar.

Yumurtalar nasıl toplanır? Vajinal ultrasonografi eşliğinde ultrason probuna yerleştirilen bir iğne yardımı ile aspire edilir. Çoğunlukla lokal anestezi ile işlem tamamlanır. Bu işlem sırasında hastalar hafif bir

Irkçılık protesto edildi: “Hepimiz Faslıyız, hepimiz yabancı” İslamiyet ve yabancı düşmanı PVV lideri Geert Wilders’ın Faslılarla ilgili ayrımcılık ve ırkçılık içeren ifadeleri, başkent Amsterdam’da düzenlenen gösteride protesto edildi.

Oz&Er FOOD B.V.

Rooseveltstraat 39 2321 BL Leiden

E-mail info@ozener.com Tel. +31(0)71 - 589 09 99 Fax +31(0)71 - 589 20 26 www.ozener.com

21 Mart Komitesi tarafından düzenlenen ırkçılığı ve ayrımcılığı protesto yürüyüşüne yaklaşık 10 bin kişi katıldı.

başlatan dok işçilerinin anısına dikilen anıtın bulunduğu Daniël Meijerplein meydanında sona erdi.

Museumplein meydanından başlayan yürüyüş sırasında “Irkçılığa yer yok”, “Wilders istenmiyor”, “Hepimiz Faslıyız”, “PVV’ye ‘hayır’ de”, “Irkçılık aptallık” şeklinde pankart ve dövizler taşındı.

Burada bir konuşma yapan Amsterdam Büyükşehir Belediye Başkanı Eberhard van der Laan, başkentte 180 ulustan insanın bir arada yaşadığına işaret ederek, bu birlikteliği bozmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurguladı.

Yürüyüş 2. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından Yahudilere yapılanları protesto etmek için grev eylemi

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği Başkanı Mustafa Ayrancı da , “Politikacı-

ların ırkçılığın varlığını kabul etmelerinin zamanı geldi. Bu ilk Hollanda’nın Endonozya’ya ayak bastığı gün başladı ve hiçbir zaman son bulmadı” ifadesini kullandı. İslamiyet ve yabancı düşmanı Geert Wilders, seçimlerden sonra Lahey’de yaptığı konuşmada tabanına “Şehirde daha az mı yoksa daha fazla mı Faslı mı istiyorsunuz” diye seslenmiş ve aldığı “daha az” yanıtı üzerine “Öyleyse bunu halledeceğiz” demişti.


actualiteit

aktüalite 09

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Analiz

ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nil Okur

Ergün Madak

Her şey sil baştan

avi-

rahatsızlık veya kısa süren bir ağrı hissedebilir. Yumurtaların toplanması yumurtalıklara zarar verir mi? Yumurtaların toplanması işlemi güvenli bir işlemdir fakat işlemi yapan kişilerin bu konuda deneyimli olması gerekir. Yumurta toplama işlem yumurtalıklara zarar vermez. Embryolar nasıl ve ne zaman transfer edilir? Embryo yumurta toplama işleminden sonraki iki ila beşinci gün transfer edilir. Bunun zamanlaması embryo kalite ve sayısına göre belirlenir. Embryolar bu işlem için özel olarak üretilmiş transfer kateteri olarak adlandırılan ince bir tüp ile rahme transfer edilir. Ağrısız bir işlemdir. Anne adayının yaşına ve elde edilen embryoların kalitesine göre transfer edilecek embryo

Bazen içimden şöyle geçirdiğim olur: “Bari bu ay, doğru düzgün giden bir şeylerden bahsedeyim, her seferinde de eleştiri yazısı da yazılmaz ki!” Ama gelin görün ki, -genel olarakbatılı olmayan bizlerin ülkeleri, her an her şeye gebe olarak, kırılgan hâle getiriliyor. Buna karşılık Batı toplumlarının en yumuşak karnı enerji kaynaklarının paylaşımından başka bir şey değil. Bütün dünya enerji kaynakları üzerinden dizayn ediliyor, politikalar onun üzerinden inşa ediliyor. Yeni de değil bu, kökü ta sömürgecilik faaliyetlerine kadar dayanır.

sayısı belirlenir. Embryo transferinden sonra ilaç kullanmak gerekir mi? Embryo transferinden sonra oluşması beklenen gebeliği desteklemek amacı ile progesteron hormonu kullanılır. Bu ilaçlar ağız yolu, enjeksiyon yada vajinal yolla kullanılabilir. Hamilelik testi ne zaman yapılır? Yumurta toplam gününden sonraki 15. günde kanda b-HCG düzeyi belirlenebilir. Pozitif gebelik testinden 10 gün sonra gebelik ultrasonografik olarak izlenebilir. Tüp bebek uygulamasında bebeğin cinsiyeti seçilebilir mi? Yumurtayı dölleyen spermin taşıdığı seks kromozomu bebeğin cinsiyetini belirler. Döllenen ebmryolardan biyopsi ile alınan parçalar incelenerek

bebeğin cinsiyeti belirlenebilir. Ancak ülkemizde bu sadece tıbben cinsiyete bağlı geçen hastalığı elemek amacı ile kullanılabilir. Tüp bebek uygulaması kaç defa yapılabilir? Uygulamalar arasında en az 2-3 ay ara vermek koşulu ile hastadan olumlu cevap bekleniyorsa net bir sınırı yoktu. Ancak ilk 3 uygulamadan sonra başarı şansı düşmektedir. Tabi ki 6-10 uygulama sonrasında gebelik elde edilen nadir bir hasta grubu da vardır.

Doğuş Haber Merkezi Rotterdam

ergunmadak@hotmail.com

«

Enerji konusunda yapılan bölüşümlerden sonra, batı ülkelerindeki devlet geleneği, özellikle 1945 sonrası ciddi konsensüsler üzerine inşa edilmiş ve en son bu halkaya 1989’dan sonra Rusya dahil olmuştu. Bakmayın öyle, Kırım meselesinden dolayı Batı’nın üst perdeden konuştuğuna ve Rusya’yı tehdit ettiğine. Gün gelecek, devran dönecek ve yine sarmaş dolaş olacaklardır. Olsunlar canım, gözümüz yok. İşin en üzücü tarafı, tüm bunlar yaşanırken, sizce kaç kişi ölmüştür? Resmî ya da gayriresmî rakam, 47 kişi. Eğer böyle bir kargaşa bizim gibi doğu toplumlarında olsaydı, abartmadan söylüyorum, yüzlerce insan o ülke güçlerinin kendi elleriyle öldürülürdü. Oldum olası zaten hep tuhafıma gitmiştir. Amerika’da ya da dünyanın başka bir yerinde Müslümanlar aleyhine bir film ya da yazı yayınlanır. Kahire’de, İslamabad’da göstericilerden 7-8 kişi öldürülür. Mantık bunun neresinde dersiniz? İnsanlar sokağa çıkıp, protesto etmesin mi? Etmesin kardeşim, etmesin çünkü zaten protesto edileceği için bu atraksiyonlar uyduruluyor ki birileri popüler olabilsin. “Hani bir film yüzünden dünya karışmıştı ya, ha o filmi yapan benim.” Gelsin paralar, gitsin yeni projeler. Ne kadar ucuz değil mi? 90’lı yıllarda Filistin karıştığı zaman Amsterdam’a gider protesto yürüyüşlerine katılırdık. Anlamsız mıydı? Hayır çok anlamlıydı. Ama gönlüm artık daha güçlü ve verimli yürümek istiyor. İnsanı bir anlığına ajite eden, şiir okuyup herkesi ağlatan Filistinli çocuk manzaralarından sonra, arabesk modundan çıkıp daha kalıcı daha etkili bir modele geçmeyi gönlüm arzuluyor. Daha kalıcı, daha etkili derken, sağlam fizikî binalardan bahsetmiyorum çünkü onların da bir hükmü yok. Gazze’de, AB fonlarından yardım alınarak yapılan bir çok binayı, en son Gazze Savaşı’nda AB’nin gözlerinin içine baka baka yerle yeksan ettiler. Daha kalıcı, daha etkili derken, İslam dünyasının önümüzdeki en az 50 yıl için bütün enerjisini ahlâk ve bilgi üzerine yoğunlaştırmasını kastediyorum. Bilgiye hâkim olup ahlâk zafiyeti içerisine düşen bir birey ya da toplum er ya da geç psikolojik

sapmalara uğruyor ve bunun pratiğe yansımış hâlini yaşadığımız Batı toplumlarında zaten çok yakından görüyoruz. Ahlâk ve bilgi karmaşasının Müslüman toplumlara yansıması ise, Irak’ta birbirlerinin medreselerine canlı bomba gönderenden tutun, Afganistan meselesinin hâlâ neden çözülemediğine kadar getirebilirsiniz. Makaleyi bir Mısır fıkrası anlatarak bitireyim: Mısır’ın İsrail’le barış antlaşması imzalamasından daha önceleri, Mısır hükûmeti, yaptıkları her faaliyetten İsrail’in haber almasından dolayı mustariptir. Başbakan bir gün, bakanların önceden bilmediği bir gün ve saatte toplantı düzenler. Toplantıya hem girişler hem de çıkışlar yasaklanmıştır. Bir kaç saat geçtikten sonra, toplantı odasının kapısı çalınır: Karşısında içeride bulunan bakanlardan birisinin karısını elinde çanta ile görünce şaşıran başbakan tam kızacakken, bakan karısı hemen söze başlar: - Efendim, İsrail radyosu 1 saattir yayın yapıyor. Kimsenin ihtiyaç giderme izni olmadığı için, bir kaç bakanın iç çamaşırı kirlenmiş. Ben de kocama getireyim dedim... Zannediyorum, son günlerdeki hâlimizi ifade eden ve tam da taşı gediğine koyan bir fıkra olsa gerek.

“90’lı yıllarda Filistin karıştığı zaman Amsterdam’a gider protesto yürüyüşlerine katılırdık. Anlamsız mıydı? Hayır çok anlamlıydı. Ama gönlüm artık daha güçlü ve verimli yürümek istiyor. İnsanı bir anlığına ajite eden, şiir okuyup herkesi ağlatan Filistinli çocuk manzaralarından sonra, arabesk modundan çıkıp daha kalıcı daha etkili bir modele geçmeyi gönlüm arzuluyor”


www.middennederland.nl - www.koopsretail

KOOPS KOELMEUBELS

nieuwste generatie plaatkoeling van zeer hoge kwaliteit  hoge service 24/7, lage kostprijs  zeer zuinig in gebruik: dus kostenbesparend  extra grote steunverdamper en juiste luchtvochtigheid  ook met geforceerde koeling leverbaar  strakke uitstraling en in alle RAL kleuren  gemakkelijk schoon te houden Koops Koelmeubels is onderdeel van Koeltechnisch Buro Midden-Nederland (0344) 689 393


interview

söyleşi 11

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem

Son Kore Gazisi İsmail Karadeniz: ve “Bir Kore Savaşı Gerçeği”

“Bu kadar zayiat, bir destan yazmak için miydi ” 1928 Kırşehir doğumlu 86 yıllık çınar ve son Kore gazisi İsmail Karadeniz’le söyleştik. Torunu Ekrem Karadeniz beni telefonla arayarak “Dedem şuan 86 yaşında ve kendisi son Kore gazisidir, eğer bir söyleşi yapmak istersen buyur gel” dedi. Ekrem ile yıllar önce Kuzey Hollanda üniversiteliler (SUN)başkanı iken bir eğitim kampında tanışmıştık.

O

günden sonra çok sık olmasa da arada bir görüştüğümüz oldu; aramızdaki sevgi, saygı, ve dostluk hep devam etti. Ve kendisini en son Amsterdam’da Multieculturel Plus adıyla kurdukları yerel siyasî partinin tanıtım toplantısında görmüştüm. Şuan Savunma Bakanlığı’nda subay olarak görev yapan Ekrem, çok yönlü, enerji dolu, azimli ve gayretli bir kardeşimizdir. Dedesi için aradığında teklifini derhal kabul ettim. Son bir Kore gazisi ile tanışıp konuşmak benim için heyecan verici güzel bir anı, okuyucularımız için de; unutulmaya yüz tutmuş önemli bir tarihî olay hakkında bir hafıza yenilemesi olacaktı. Oldukça yoğun bir günün akşamında Amsterdam’a vardığımda saat akşam 21.30’u gösteriyordu. Doğrusu içeri girdiğimde gözlerim 86 yıllık hayat sürmüş, yorgun, eli bastonlu, kulağı az işitebilen, çok yaşlı bir çınar aradı. Ama maşallah, karşıma dedelikten ziyade amcalığa, abiliğe daha çok yakışacak kadar genç görünümlü kale gibi dimdik ayakta duran bir gazi çıkıverdi. Gerçekten çok sağlıklı, genç ve dinç bir görünümü vardı. Hollanda’da kırk yıllık bir maziyi ardında bırakarak Türkiye’ye dönmüş. Ankara’da yaşayan İsmail amca torunlarını bir kez daha görmek için çıkıp gelmiş eski vatana. Birkaç gün sonra döneceğini öğreniyoruz. Bir dönem Millî Görüş Hollanda’da bölge başkanlığı yapan oğlu Erdoğan ve diğer çocukları Maastricht kentinde kalıyorlarmış. Hepsiyle hasret gidermiş. Kısa bir hoşbeşin ardından hiç zaman kaybetmeden İsmail amcayla sohbete başladık. Belleğinde düğüm düğüm, iç içe girmiş sayısız ilginç hikâyeler besleyen İsmail Amca sohbetimize başlarken söze nereden gireceğini kestirmekte güçlük çekiyordu. Önce doğum yılını ve doğum yerini soruyorum. “Doğum tarihim 1928. Aslen Kırşehirliyim” diyor. Birden Kore gazisi bir hemşeri bulmanın memnuniyetini keyifle dile getiriyorum.. Devam ediyor İsmail amca. “Dokuz yaşına kadar Kırşehir’de doğup büyüdüm. Sonra 1938 yı-

lında babam rahmetli bizi Ankara’ya getirdi ve oraya yerleştik. Hayat devam etti ve ben askerlik çağına geldim, şans eseri Ankara’da asker oldum. 28’inci tümene ve sürgün bölüğüne düştüm. Daha sonra ihtiyaca binaen Ankara Orduevi’ne geldim ve orada bir yılı aşkın bir süre kaldım. Sonra arkadaşıma yardım amacıyla işlediğim bir vukuat neticesi tekrar sürgün bölüğüne gittim.” İsmail amca uzun uzun Orduevi’ndeki ve sürgün bölüğünde yaşadıklarını anlattı. Ve sonunda 1950 yıllarında Birleşmiş Milletlerin Kore’ye asker göndermeye başlamasıyla kendilerine de yol göründüğünü söyleyerek sözlerini sürdürdü. Ancak bir polisi dövmekten dolayı devam eden bir mahkemesi olduğu için kendisinin Kore’ye gidemeyeceği söylenir. Bunun üzerine üç arkadaş Genelkurmay emir subayına çıkarak gönüllü olarak Kore’ye gitmek istediklerini, babasının Yemen’e gidip dönen; İstiklal Harbi’ne katılan ve madalyası olan biri olduğunu kendisinin de savaşa katılmak istediğini söyler. İsteği kabul edilir. O gece annesiyle vedalaşmak için birlikten firar eder. Bu kısmı anlatırken birden duygulanıyor ve hıçkırıklar düğümleniyor boğazına İsmail amcanın. “Burayı hatırlayınca hep böyle duygulanırım”. diyor. Önce annesine Kore’ye gideceğini söylememiş ama duyuluvermiş. Daha başka askerlerle birlikte istasyonda büyük bir kalabalık oluşmuş ve gözyaşları içinde bir uğurlama töreni yapılmış. “İstasyonda çok kalabalık vardı. Ana, baba bacı kardeş.. Herkes koyun kuzu gibi birbirlerine sarılıp ağlaşıyorlardı. Yola düştük Kayseri’ye doğru gidiyoruz, yalnız anamın sesi (Allah rahmet eylesin deyip yine hıçkırıklara boğuluyor) sanki yol boyu devam eden telgraf telleri ile yankılandı durdu. Uzun süre devam etti, direkler kayboluncaya kadar kulaklarımda çınladı durdu. İlk durağımız Kayseri oldu oradan da gemiye binmek için İskenderun’a gittik. İskenderun’da gemiye binerken Ankara orduevinde bir paşam vardı onunla karşılaştım. Beni hemen tanıdı ve ‘sen de mi gidiyorsun?’ diye sordu. 28 günlük bir deniz yolculuğu sonrası Kore’ye

vardık.” Tugay Komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki Kore Tugayı derhal talim ve savaş tatbikatı yapmak için özel bölüklere ayrılarak araziye indirilir. Türk Tugayının en çok muhabere ettiği ve büyük kahramanlıklar gösterdiği Kunuri muharebelerine getirilirler. Orada çetin bir savaş verildiğini anlatıyor. “Önce hedef havadan bombalanıyor, ardından karadan top atışları başlıyordu. Ve daha sonrada piyade hücumu yapılıyor ve göğüs göğse çatışmalar yaşanıyordu. Zamanla kulaklarımız silah seslerine alışıyor. Ölüm hiç düşülmüyor, sadece savaşıp öldürmeyi ve zafere ulaşmayı düşünüyor insan. Kısaca böyle bir harp yaşadık diyor”. İsmail amcanın hafızasını fazla zorlamıyoruz. Kore’de yaşananları tarih sayfalarından okuyoruz... Türk Tugayı, diğer NATO askerleri Kuzey Kore ordusunu geri püskürttükten sonra hiç hesaba katılmayan bir durumla karşılaşılır. Çin, ani bir kararla Kuzey Kore’ye yardıma gelir ve bu arda Amerikan ve diğer ülke askerleri emir almadan geri çekilirken Türk Tugayı, Çinli ve Koreli askerlerin oluşturduğu çift çember kuşatmanın ortasında kalır. Bu sahneyi tarih yazılarında şu şekilde okuyoruz. (…) Bölgedeki Amerikan ve Güney Kore askerleri, aniden karşılarında gördükleri bu büyük Çin güçleri karşısında başarılı olamayınca, geri çekilmeye, yani kaçmaya başlarlar. Ancak: bu geri çekilme ve karşıdaki düşman güçleri hakkında, Türk birliklerine herhangi bir bilgi verilmez. Daha sonra yapılan incelemelerde: bilgi verilmeye çalışıldığı, ancak Türk birliklerinde yabancı dil bilen bulunmadığından, verilen bilgilerin anlaşılamadığı öğrenilir. Amerika yapacağını yine yapar... Bu arada: kara harekâtı sürerken, havadan destekle görevlendirilen Amerikan uçakları, bölgede dost-düşman ayırt edemediklerinden, çatışmaya yardımda bulunamazlar. Geri çekilmeden haberdar olmayan Türk birlikleri: 28/29 Kasım 1950 gecesi; Çin askerlerinin cephe gerisine sızmasıyla iyice sıkışırlar. Gece karanlığında, Türk askerlerinin ısınmak için yaktıkları ben-

zin bidonları, Çinli askerler tarafından, Türk askerlerinin yerlerinin öğrenilmesinde büyük etken olur. Gece, cephe gerisine sızan Çinli askerler ile Türk askerleri arasında büyük çatışmalar yaşanır. Ancak, Türk askerleri, sahip oldukları mevzileri terk etmezler. Bu sırada: Amerikalı ve Güney Koreli askerlerin kaçması için, zaman kazanılmış olur. Yani: Türk askerleri mevzilerini terk etselerdi, Amerikalı ve Güney Koreli askerlerle birlikte, topyekûn bir imha söz konusu olacaktı. Evet, bu gece, Türk birlikleri yerlerinden ayrılmazlar, ama büyük kayıplar verilir. Bir gecede: 78 kişi şehit olur ve 352 kişi yaralanır. Amerikan 8. Ordusu, tamamen geri çekilerek, kurtulur. Türk askerleri ısınmak için ateş yakmaktadırlar ve bu ateşler, Çinliler tarafından, Türk askerlerinin yerlerinin tespitinde en büyük etkendir. Çinliler; gece karanlığında, Türk birliklerinin çevresini sarmaya başlarlar, Türk askerleri direnir ve buz gibi bir havada, zifiri karanlıkta, Çinli askerlerin çıkardıkları ürkütücü sesler eşliğinde, geri çekilmeye başlarlar. Geri çekilen tugayın arkasındaki 400 asker, Çinlilerle çarpışarak bir dağın eteğinde sıkışırlar. Sonunda teslim olmak zorunda kalırlar. Bu arada, cephedeki Türk Piyade Taburları; ne diğer müttefik birliklerle ve ne de kendi artçı birlikleriyle temas kuramamaktadırlar. Bunun sonucunda, elbette büyük zayiat ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler Güçleri, Türk Birliklerinin kendileriyle aynı anda geri kaçmamaları ve Çinlilere karşı koyarak, onları oyalamaları nedeniyle, zaman kazanmışlar ve zayiatsız olarak geri çekilmişlerdir. Ama,

tarih sahnesinde gizli kalan bir durum, “geri çekilme Türklere haber verildi mi, verilmedi mi?” Bilmiyorum. Kimse bilmiyor. Türk Tugayının kayıpları çok ağırdır. 26 Kasım-1 Aralık 1950 günleri arasında süregelen bir haftalık çatışmalarda: Türk Tugayı, Birleşmiş Milletler Ordusu içinde: asker sayısına oranla, en çok kayıp veren birliktir. Bu çatışmalarda: 12 subay, 7 astsubay ve 199 erbaş ve er olmak üzere, toplam: 218 şehit verilmiştir. Yaralı sayısı ise: 5 subay, 10 astsubay, 440 erbaş ve er olmak üzere, toplam: 455. Bunların yanında, kayıplarda yani esirler de var. Kayıplar: 7 subay, 2 astsubay, 85 er olmak üzere: toplam 94’tür. Bunlar: savaş sonuna kadar, 3 yıl süresince, esir hayatı yaşarlar. Bu kadar büyük kayıplar verilmesine rağmen, Kunuri Olayları/Savaşı bir destan olarak tarih sahnesine yazılır. Ama; yalnızca bizim açımızdan bir destan. Yoksa: aradan geçen, 60 yıllık süreçte, bu savaşın bir destan olduğu yönünde, Amerikan kaynaklarında hiçbir açıklama yapılmayacaktır.” Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığının, resmî rakamlarına göre: Kore Savaşına katılan; 1, 2 ve 3’üncü Türk Tugaylarının kayıplarının bilançosu şöyledir: Şehitler: 37 subay, 26 astsubay ve 658 erbaş ve er olmak üzere: Toplam: 721. Yaralılar: 2147, Hasta: 346, Esir: 234 ve Kayıp: 175. Toplam kayıplarımızın mevcudu: 3277 Adnan Şahin Amsterdam


Brouwersdijk 149 Dordrecht

• Putselaan 127-A Rotterdam • Volkerakstraat 10 Arnhem

Seyahatiniz için güvenilir adres

İ

D

ABZON • LOND RA •BR UK SE L

KA

ORF

STANBUL•ANKARA İ • • •

LD

TÜRKİYE’NİN 30 NOKTASINA VE DÜNYANIN 196 ÜLKESİNE UÇAK BİLETLERİNİZİ BİZDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ

SE

YS

ÜS

ER

•İ

ZM

A R•

•TR A N A

•D

İ

1991 yılından bu yana hizmetinizde

• AMSTERDAM • RO

RS

D

A CH

U

TTE R

A

AM

M

AA

ST

RIC

HT

• KOL

N • RABAT

• CAS AB

L

AN C

A

•W

• Geniş uçuş ağımızla bütün noktalara ulaşım • Araç kiralama, VIP transfer hizmeti, grup gezileri • 24 yıllık tecrübe ve güler yüzlü hizmet Geniş bilgi için 078-6551655 nolu telefondan ve şubelerimizden bilgi alabilirsiniz.

balcı reizen acentasıdır


financieel

ekonomi 13

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem

Ulusal Bütçe Bilgilendirme Enstitüsü (Nibud) araştırdı

Sosyal Yardım Ödeneği’ ile (bijstand) yaşayan iki çocuklu bir aile, kira, gıda ve bakım giderleri için her ay ortalama 50 euro borç yapıyor. Üç çocuklu bir aile ise aylık 150 euro borçlanıyor. Bu ailelerde, hediye, spor ya da eğlence için para bulunmuyor.

U

Geçen yıl bütçe danışmanları tarafından tüm ailelerin sosyal katılım için herhangi bir bütçelerinin bulunmadığı saptanmış, ancak o zaman bir para sıkıntısı çektikleri söz konusu edilmemişti. Bir çocuklu yardımla geçinen ailelerin ayda yaklaşık 25 euro artırdıklarını tahmin ettiklerini belirten sözcü, o paraların dondurma veya bir ev hayvanı alımı için bir kenara ayrıldığını kaydetti. Nibud, her ay düzenli olarak aile bütçesi açık veren çok çocuklu ailelerin sabit ödemelerini yaptıktan sonra

giyim ve gıda gibi ihtiyaçlarından kesintiye gittiklerini söylüyor. Nibud, “Aileler ay başını getirebilmek için akşama sıcak bir kap yemek mi yoksa, çocuğa bir çift ayakkabı almak mı konusunda seçim yapmak zorunda kalıyorlar’’ dedi.

yapılacağını söyledi. Ek yardım için yapılacak yasal değişiklik planının Danıştay’a gönderildiği ve onay gelmesi halinde derhal uygulamaya konulabileceği belirtiliyor. Bu ek yardım için 2014 bütçesinden 70 milyon euro rezerve edilmiş durumda.

Nibud, ‘‘Bu aileler için düzgün ve muktedir bir bütçe yapabilmek çok önemli, çünkü tüm giderlerin bu ödenekten karşılanması gerekiyor. Örneğin hastalık dolaysıyla yapılan kaçınılmaz giderler aileler için büyük sorun teşkil ediyor’’ ifadesini kullandı. Dar gelirliler için ek yardım En düşük gelirlilere bu yıl içinde ek bir bütçe ayrıldı. Bu bütçeden bir çifte 100 euro, tek yaşayan bir ebeveyne 90 euro ve tek başına yaşayan bir vatandaşa ise 70 euro verilecek. Sosyal İşlerden sorumlu Devlet Sekreteri Jetta Klijnsma, bu konuyla alakalı yaptığı açıklamasında, bu yıl için dar gelirlileri bir nebze olsun sevindirecek haberler verdi.

Ödenek alan dar gelirlilere verilmesi kararlaştırılan bu ek yardım, belediyeler tarafından ödenecek. Plan dahilinde belediyelere bir görev daha veriliyor. Plan kabul edilirse 21 yaşın üzerinde ve en fazla sosyal gelirin 110 katı geliri olan kişilere de ek yardım yapılabilecek. Bunun diğer bir anlamı ise, ödenek alanların yanı sıra çalışan ancak geliri yetersiz olan vatandaşların da bu uygulamadan yararlanabilecek olmasıdır. Bütçe Bilgileri Ulusal Enstitüsü (Nibud) tarafından yayınladığı bir hesap tablosuna göre, iki çocuklu dar gelirli bir aile, eve giren gelire göre ayda ortalama 50 euro eksi ile ve açık vererek yaşıyor. Üç çocuklu bir aile ise her ay 150 euroluk bir açık ile yaşıyor.

Klijnsma, Hollanda Belediyeler Birliği ile varılan anlaşma uyarınca toplumun en düşük seviyesinde olan ve ödenek alan dar gelirlilere bu yıl ek yardım

Haber Merkezi

«

İcra memurları için yapılan şikâyetler ikiye katlandı Ulusal Ombudsman tarafından hazırlanan 2013 yılı raporunda, icra memurları hakkındaki şikâyetlerin bir yıl öncesine göre ikiye katladığı yer aldı. İcra memurları hakkında 765 kişinin şikâyette bulunduğu belirtilen raporda, icra memurlarının asgari ücretin yüzde 90’ına kadar olan gelire dokunma hakları bulunmadığı halde bunu çoğu kez dikkate almadıkları belirtildi. Birçok borçlunun, icra memurlarının bu tutumlarından dolayı kendilerini daha büyük sorunların içinde bulduğu ifade edildi. İcra Memurları Birliği ise Ulusal Ombudsman’ın bu konudaki eleştirisine katılmadıklarını bildirdi. Yapılan açık-

lamada, bu miktarın belirlenmesi için yapılan hesaplamanın çok karışık olduğu, bu nedenle daha basit bir hesap metodu uygulandığı ileri sürüldü. Ulusal Ombudsman’a gelen şikâyetler geçtiğimiz yıl yüzde 4 oranında azalarak 38 bine indi. Geçici Ombudsman Frank van Dooren, bu azalmanın halkın devletle ilişkilerinde artık daha az sorun yaşadığı şeklinde yorumlanamayacağını kaydetti. Vergi dairesi ile ilgili şikâyetler yüzde

5, belediyelerle ilgili şikâyetler yüzde 8, polis hakkındaki şikâyetler yüzde 6 ve sosyal sigortalar kurumu UWV hakkındaki şikayetler de yüzde 12 oranında azaldı. Güvenlik ve Adalet Bakanlığı ile ilgili şikâyetler ise yüzde 20 oranında arttı. Ulusal Ombudsman’ın 2013 yılı raporunda kararların çoğunluğunun devletin güvenirliği ve dürüstlüğü ile ilgili olduğu kaydedildi. Ombudsman’a şikâyette bulunanların yüzde 79’u tamamen ya da kısmen haklı bulundu.

oaslan@yilmaz.nl

Osman Aslan

Hayat sigortalı konut krediniz mi var? Öyleyse mutlaka okuyun!

Sosyal ödenekliler zorda lusal Bütçe Bilgilendirme Enstitüsü (Nibud) enformasyon ve halkla ilişkiler uzmanları tarafından yapılan ortalama bir aile bütçesine göre, iki çocuklu bir ailenin aylık en az 1859 euro net bir asgari gelire ihtiyacı varken, eline ancak aylık 1809 euro net geçiyor. Hollanda’da yaklaşık 413 bin kişi sosyal yardım ödeneği ile yaşıyor. Bunların yüzde dokuzu çocuklu ailelerden oluşuyor. Nibud tarafından ilk defa sosyal yardım ödeneğiyle geçinen ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için para sıkıntısı çektikleri tespit edildi.

Pusula

Değerli okurlar, bu yazıda konut piyasasında finansal danışmanları kontrol etmekle yükümlü kurum olan AFM’in de ivedilikle üzerinde durulmasını istediği hayat sigortaları için yeniden bilgi verme zorunluluğu (hersteladvies) üzerinde duracağız. 2013 ve sonrasında alınan konut kredilerinde, ana paradan doğrudan ödeme yapılma zorunluluğu getirildi. Aksi takdirde vergi iadesi almak mümkün değil. 2013 öncesi alınan konut kredilerinde ise genellikle kredi için sadece faiz ödenir; kredi hiç azalmazdı. Kredinin yanı sıra yapılan bir hayat sigortası ile, primin bir kısmı borsada veya konut kredisi faizi ile değerlendiriliyordu. Bu yazımızda özellikle borsada değerlendirilen hayat sigortaları (beleggingsverzekering) ile ilgili hususlara değinmeye çalışacağım. Ana paradan doğrudan ödenen ipotek şekilleri(annuiteiten of lineair) ve konut kredisi faiziyle değerlendirilen sigorta şekilleri(spaarverzekering of spaarrekening), borsada yatırım yapılan sigortalara göre daha yüksek aylık ödemeye yol açıyordu. Ayrıca ana paradan doğrudan ödeme yapıldığından, her ay ödenen faiz düşüyor ve vergi iadesi de doğal olarak azalıyordu. Hayat sigortaları 90’lı yıllarda borsanın yüksek kazançlar sağlaması ile oldukça popüler idi. Bu sebeple hayat sigortaları için ödenen primler yüksek kazanç sağlanacağı düşünülerek oldukça düşüktü. Prim hesaplanırken birçoklarının sigortalarında her yıl yüzde 8 kazanç sağlanacağı düşünülerek prim hesaplanıyordu. Ne yazık ki 2001 yılında internet krizi ve 2008’den bu yana süregelen kredi krizi sebebiyle beklenen kazançlar sağlanamadı. Bırakın kazanç sağlamayı kredi krizinin ilk yıllarında yüzde 30-40 gibi büyük kayıplar yaşandı. Bunun da hayat sigortanıza büyük etkisi olacağı aşikâr. Örneğin, yıllık yüzde 8 kâr yapıp ulaşmayı hedeflediğiniz 100.000 euro’luk sigorta için yeniden hesap yaptırırsanız (prognoseberekening) belki de sadece 50.000’in birikme ihtimali olduğu bildirilecektir size. Bir diğer sorun da şu: Çoğu hayat sigortasının içerisinde vefat durumunda bir miktar para ödenir. Prim genelde içeride biriken paradan kesilir ve içeride biriken paraya da bağlıdır. Örneğin sigortalanan miktar 100.000 euro ise ve içeride o anda biriken para 5000 euro ise, 95.000 euronun primi kesilir. Sigortanın 10’uncu yılında içeride birikmesi beklenen miktar örneğin 15.000 euro ise ve kriz sebebiyle bu miktar 7000 euro ise doğal olarak 100.000 euro’luk sigortaya ulaşmak için hedeflenen 85.000 euro yerine 93.000 euro için prim kesilir. Bu da kriz dolayısıyla eriyen paranızın daha da hızlı azalması anlamına gelir (hefboomeffect). Özellikle yaşı

40’ın üzerinde olanların bu ikinci çizdiğimiz problemden daha fazla etkilendiklerini görüyoruz. Bazı sigortalar da, bırakın para biriktirmeyi, süresi dolmadan içerideki biriken paranın masrafları karşılayamaması sebebiyle vaktinden önce kapanıp hiçbir hakka sahip olmama ihtimalinin de bulunduğunu belirtelim. Yukarıda kısaca problemi özetledik. Bu konuda acilen sigortayı yaptırdığınız aracınıza gidip sigortanızın gidişatı, beklentiler ve çözüm yolları ile ilgili bilgi alın. AFM, 2014 yılı içerisinde hayat sigortası müşterilerinin en az yüzde 80’inin bilgi almasını istiyor. Danışmanınız bilgilendirme için sizden ücret almamalı. Verilen bilgi ışığında sigortanızda veya konut kredinizde değişiklik yapılması gerekirse elbette ücret alabilir. Bu konuyla veya merak ettiğiniz diğer konularla ilgili bana 0786551655 no’lu telefondan, www.yilmaz.nl sitesinden veya oaslan@yilmaz.nl adresinden ulaşabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere, hoşça kalın.

Ana paradan doğrudan ödenen ipotek şekilleri(annuiteiten of lineair) ve konut kredisi faiziyle değerlendirilen sigorta şekilleri(spaarverzekering of spaarrekening), borsada yatırım yapılan sigortalara göre daha yüksek aylık ödemeye yol açıyordu. Ayrıca ana paradan doğrudan ödeme yapıldığından, her ay ödenen faiz düşüyor ve vergi iadesi de doğal olarak azalıyordu. Ne yazık ki kredi krizi sebebiyle beklenen kazançlar sağlanamadı.


nieuws

14 haber Anadolu Voleybol ekibi kampta...

25 yıl süren dostluklar ve yeşertilen goncalar

Çeyrek asırdır, her hafta düzenli olarak 16 kişilik ekiple, amatörce spor çalışmaları yürüten Anadolu Voleybol Takımı, Belçika-Lüksemburg arası şirin bir köyde 3 gün süren bir kamp programıyla bir araya geldiler. 11 yıldır voleybol turnuvasında gazetenizi temsil eden ekip, dingin bir şekilde kamptan döndü…

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Güncel

Ehl-i Sünnet âlimlerinin hazırladığı tefsirli

“Kur’an’ın mesa duyacak”

Aboutaleb’in Ceylin Sungur’a hediyesi...

19 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilen yerel seçimde oy vermek için Fijenoord ilçesindeki ‘het Klooster semt evine dedesiyle oy vermek için giden Ceylin, orada gözlemci sıfatıyla bulunan Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb’i görünce yanına gitti, selamlaştı ve bir de hediye aldı…

Rotterdam İslam Üniversitesi’nde “De Levende Qur’an - Yaşayan Kur’an” adlı Kur’an Mealinin tanıtımı geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Hollanda’nın önceki Başbakanlarından Ruud Lubbers ve Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Togan Oral ve çok sayıda protokolün, siyaset ve akademik dünyasının önde gelen isimlerinin oluşturduğu heyet huzurunda farklı konuşmacılarca “De Levende Qur’an” adlı mealin tanıtımı yapıldı.

K Cultifest ekibinden Hollanda Meclisi’ne ziyaret

İlki geçen yıl gerçekleşen ve bu yıl da yine Den Bosch kentinde 29 Mayıs’tan 1 Haziran tarihine kadar gerçekleşecek olan ‘Kültür Festivali Cultifest’in organizasyon komitesi, Hollanda Parlamentosu’na ziyarette bulunarak, Türk kökenli milletvekilleri, Selçuk Öztürk ve Tunahan Kuzu ile bir araya geldiler.

ur’an tilaveti ile yapılan açılışın ardından sözü alan Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, 7 yıllık bir çalışmanın ardından bu mealin meydana gelmesinin heyecanını yaşadığını belirtti. Tam 7 yıl boyunca profesyonel bir heyet tarafından itina, azim ve ciddiyetle yapılan bir çalışmanın meyvesi olan bu meali topluma kazandıran Stichting Lezen en Leven yöneticilerine ve Rotterdam İslam Üniversitesi tercüme heyetine şükranlarını ileten Akgündüz konuşmasını Risale-i-Nur’dan, ‘Kur’an nedir ve tarifi nasıldır?’ sorusuna verilen cevabı okuyarak sonlandırdı. Ardından sözü alan Stichting Lezen en

“El Ghazali’de heyecan ve öğrenme aşkı gördüm” Rotterdam Belediyesi’nin eğitimden sorumlu encümen üyesi Hugo de Jonge, Rotterdam’da bulunan El Ghazali İslam ilkokulunu ziyaret etti. Okul müdürü Kristel Karso, SIPOR Müdürü Cihan Gerdan’ın da hazır bulunduğu ziyarette, okulun tarihçesi ve şu anki geldiği durum ile alakalı bilgi alışverişinde bulunuldu.

Leven yönetim kurulu üyesi Ramazan Güngören hazırlanan bu mealin anlaşılmasının kolay olmasından dolayı Hollanda’da yaşayan Müslümanlara ve gayrimüslimlere hitap edeceğini söyledi. İnsanların İslam’ı öğrenmek için bu meale başvuracakları ümidinde olduğunu söyleyen Güngören sözlerini, Allah’a hamd ederek ve insanlara teşekkür etmeyenin Allah’a şükür edemeyeceğini vurgulayarak sonlandırdı. Rotterdam İslam Üniversitesi akademisyenlerinden ve aynı zamanda mealin tercümanlarından olan Doç. Dr. Özcan Hıdır, 2004 yılında Diyanet’ten bir imam arkadaşının yanına gelerek Hollanda dilinde tefsirli bir Kur’an mealinin eksikliğinden bahsetmesinin

kendisi çok etkilediğini ve o an için böyle bir tercümeye niyet ettiğini vurguladı. Yapılmış olan tercümenin diğer tercümelerden farkını, kolay, anlaşılır ve günümüze hitap eden bir dil ile yapıldığını ifade eden Hıdır, sözlerini projede çalışan ve programa iştirak edenlere teşekkürlerini bildirerek sonlandırdı.

Tercümanlardan Fatih Okumuş ise ilk vahyin gelişiyle birlikte okuma kavramının farklı boyutlarda anlaşıldığını ifade eden bir konuşma gerçekleştirdi. Diyanet İşleri Müşaviri Prof. Dr. Mustafa Ünver konuşmasına cehaleti medeniyete dönüştürmüş bir dinîn mensupları olduğumuzu ifade ederek başladı. Tercüme eser ne kadar kali-

Hamit Karakuş faturayı kendine kesti 19 Mart seçimlerinde Rotterdam’da büyük bir yenilgiye uğrayan PvdA’nın (İşçi Partisi) bu kentte birinci sıradan aday gösterdiği Hamit Karakuş görevinden istifa etti.

ÖZPAŞ ve ÖZYER’in Doğuş’a büyük katkısı...

ÖZPAŞ adlı şirketi 2005 yılında kuran Mehmet Ali Özyer, Rotterdam’ın endüstri bölgesi olan Industrieweg adlı sokağında kuru gıda üzerine toptancılık yapmakta. M. Ali Özyer’’e ziyaretimiz sırasında, gazetemize hem okur, hem işadamı hem de dağıtım noktasında büyük katkıları olduğunu gördük. Teşekkürler...

Hamit Karakuş, PvdA’nın Rotterdam liderliğinin yanı sıra encümen üyeliği görevinden de ayrıldı. Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA), 19 Mart seçimlerinde Rotterdam’da 14’ten 8 sandalyeye düşmüş ve birinciliği 14 sandalyesini korumayı başaran popülist Leerbaar Rotterdam’a (Yaşanabilir Rotterdam) kaptırmıştı. Başkent Amsterdam’da benzer bir yenilgi yaşayan PvdA’nın lideri ve encümen üyesi Pieter Hilhorst, seçimlerden bir gün sonra görevinden istifa

etmişti. Amsterdam’da 1946 yılından bu yana tüm yerel seçimlerden birinci parti olarak çıkan PvdA, koltuğu bu kez Sosyal Liberal D66’ya kaptırdı. Partinin Rotterdam lideri Hamit Karakuş ise yaşanan büyük yenilgiye rağmen görevi bırakmayı düşünmediğini bildirmişti. Karakuş yaptığı açıklamada, seçimlerde bu denli büyük bir kayıp beklemediklerini ifade ederek, “Başlangıçta bu kayıp insanı şaşkına çeviriyor. Bu kaybın parti içinde ne gibi etki yapacağı-

nı görmek için biraz beklemeyi tercih ettim. Partiyi olması gerektiği yere taşıyabilecek enerjinin tekrar mevcut olduğunu görüyorum” dedi. PvdA Genel Başkanı Hans Spekman, partinin siyasi lideri Diederik Samsom ve PvdA Rotterdam teşkilatı başkanı Rob de Werd, Hamit Karakuş’un kararından üzüntü duyduklarını ifade ettiler.

-----------------------------------------------


samenleving

toplum 15

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Kısa haberler

Kur’an mealinin tanıtımı, IUR’de yapıldı...

Geri Dönüş Yasası anlatıldı

ajını herkes

Huizen kentinde düzenlenen toplantıda yurttaşlara Geri Dönüş Yasası ile ilgili olarak bilgiler aktarıldı. Yurttaşların ilgiyle izledikleri toplantıda Hollanda Göç Enstitüsü uzmanlarından Nur Özen Kaya, yapılan değişiklik sonrası geri dönüşte yaş sınırının 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren tekrar 45’ten 55’e çıkacağını belirterek, mevcut uygulamadan yararlanmak isteyenlerin 1 Temmuz tarihinden önce başvurmaları gerektiğini kaydetti. Mevcut uygulama çerçevesinde evli çiftlere 494,65 aylık ödemenin yanı sıra 102.89 euro da sigorta yardımı yapıldığını anlatan Kaya, yalnız dönenlere 345,73 euro aylık ödeme ile 59.24 euro sigorta yardımı yapıldığını söyledi. Nur Özen Kaya, 1Temmuz sonrası yaş sınırının 55’e çıkacağını, ülkede ikamet süresinin de 3’ten 8 yıla yükseltileceğini, taşınma yardımı yapılmayacağını belirtti.

Tanrı yerine Allah demesi kabul edilmedi teli hazırlanmış olsa da, hiçbir suretle Kur’an’ın aslı ile karşılaştırılamayacağını söyledikten sonra, yapılmış olan bu tercümede emeği geçenleri ve de projede çalışanları yürekten tebrik etti. Prof. Dr. Jan Peters: kendisinin öğrencilik yıllarından itibaren böyle bir tercüme yapmanın hayalini yaşadığını ifade etti. Yapılmasını istediği tercümenin bir yerden etkilenilmeden yapılması gerektiğini ifade eden Peters, arkadaşı Fred Leemhuis’un Mısır’dan etkilenerek tercüme yapma çalışmasının kendisini onunla beraber çalışmaktan vazgeçirdiğini söyledi. Kaliteli bir tercümanda her iki kültür (Arap kültürü ve tercümesini yaptığı toplumun kültürü) arasında kuvvet-

li bağın olması gerektiğini ifade etti. Abduljabbar van der Ven adlı popüler bir imam (batı kültürüyle iplerini tamamen koparttığı için) ile İslamolog Hans Jansen (Arap kültürüyle iplerini tamamen koparttığı için) bu noktalarda eksik oldukları için böyle bir tercümede muvaffak olamayacaklarının altını çizdi. Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Karel Steenbrink Hollandaca Kur’an tercümesinin önemini vurgulayarak sözlerine başladı. Levende Qur’an tercümanlarının Arap kültürüne yakın bir tarz ile çalıştıklarını söyleyen Steenbrink, tercümede God yerine Allah lafzının tercih edilmesine dikkat çekti. İyi bir tercümenin farklı bakış açılarından yola çıkılarak yapılması-

nın öneminden bahseden Steenbrink Levende Qur’an tercümesinde bunun başarıldığını ifade etti.

şamanın öneminden bahseden Oral, böyle bir tercümenin bu manaya da hizmet ettiğini ifade etti.

Steenbrink’in ardından söö alan Prof. Dr. Anton Wessels, Kur’an’ın Kadir Gecesi’nde nazil olduğunu ifade ederek sözlerine başladı. Sonrasında Kur’an’ın icazına hayran kaldığını söyleyen Wessels, Kur’an’ın dua ile başlayıp dua ile hitam ermesinin kendisini çok etkilediğini belirtti.

CUMHURBAŞKANI GÜL’E BİR NÜSHA TAKDİM EDİLDİ Bu arada Nükleer Zirve sebebiyle Hollanda’ya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e de bu Kur’an Mealinin bir nüshası Prof. Dr. Ahmed Akgündüz’ü kabulü sırasında takdim edildi. Hediye sonrası düşüncelerini paylaşan Cumhurbaşkanı Gül, mealde emeği geçelere teşekkürlerini bildirdi.

Son olarak söz alan T. C. Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral ise Türklerin Hollanda’ya gelişlerinin 50. yılı kutlamalarına tevafuk eden Kur’an tercümesinin tanıtımından dolayı iki mutluluğu bir arada yaşadığını ifade etti. Hollanda toplumuyla birlikte ya-

Tâha Yalçın Rotterdam

«

19 Mart yerel seçimlerinde Lahey Belediye Meclisi’ne iki temsilci gönderen İslam Demokratlar partisinin lideri Hasan Küçük’ün yemin metnindeki “God” (Tanrı) ifadesini Allah olarak değiştirmesi kabul edilmedi. Lahey Belediye Sarayı’nde düzenlenen yemin töreninde Hasan Küçük tarafından yapılan değişiklik üzerine Belediye Başkanı Jozias van Aartsen, “Metnin farklı olduğunu biliyorsunuz” diyerek uyarıda bulundu. Küçük bunun üzerine metni “God” (Tanrı) ifadesini kullanarak tekrarladı. İslam Demokratlar partisinin lideri, Allah ifadesini kasıtlı olarak kullandığını belirterek, “Bu metin artık günümüze uygun değil. Hangi ifadenin kullanılacağına kişi karar vermeli” dedi.

Sayım hatası mı? 19 Mart tarihinde yapılan yerel seçimlerde 235 belediyede oy kullanan seçmen sayısı ile kullanılan oy sayısı arasında fark bulunduğu ileri sürüldü.

İktidar partilerinin kâbus gecesi Seçimlerin galibi D66, SP ve yerel partiler... Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA), Hollanda’da dün yapılan belediye meclisi seçimlerinde büyük yenilgiye uğradı. PvdA’nın 2010 yerel seçimlerinde yüzde 15,01 olan oy oranı henüz kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 10,2’ye düştü. Oylarının yüzde 4,9’unu yitiren PvdA seçimlerin en fazla kayba uğrayan partisi oldu. Koalisyonun büyük ortağı Liberal VVD de oy kaybına uğradı. Liberallerin 4 yıl önceki seçimlerde ülke genelinde yüzde 15,5 olan oy oranı yüzde 11,9’a düştü. VVD yüzde 3,6 oranındaki düşüşle kaybedenler listesinde PvdA’nın ardından ikinci sırada yer aldı.

CDA BELEDİYELERDE EN BÜYÜK Seçimlere 408 belediyeden 377’sinden katılan Hıristiyan Demokrat CDA, oy oranı yüzde 15,2’den yüzde 14,3’e düşmesine rağmen 2014 seçimlerinde yerel partiler hariç en fazla oyu olan parti oldu. CDA seçimlere en fazla belediyeden katılan partiydi. Oy oranı yüzde 6,4’ten 5,2’ye gerileyen Yeşil Sol (GL) da kaybedenler arasında yer aldı. Geert Wilders’in siyasi oluşumu PVV (Özgürlük Partisi), 2010 yılında olduğu gibi bu seçimlere de yalnızca Lahey

ve Almere belediyelerinden katıldı. PVV’nın toplam oy oranında yüzde 0,2’lik düşüş kaydedildi. Wilders’in siyasi oluşumu PVV, Almere’da birinciliğini korudu, Lahey’de ise bu kez D66’nın ardından ikinci oldu. D66, SP VE YEREL PARTİLER KAZANDI Koalisyon ortakları Liberal VVD ile Sosyal Demokrat PvdA için kâbusa dönüşen 19 Mart seçimlerinin galibi Sosyal Liberal Demokratlar 66 partisi (D66) oldu. D66 oy oranını yüzde

8’den yüzde 11,8’e yükseltti. Yerel partiler bu seçimlerde de son derece başarılı oldular. Türklere, yabancılara ve Müslümanlara ait partilerin de aralarında bulunduğu yerel partiler ülke genelinde oyların yüzde 29,7’sini aldılar. Yerel partiler yüzde 4,9 oranındaki oy artışı ile de birinciliği yakaladılar. Sosyalist Parti (SP) de kazananlar arasında yer aldı. Sosyalistlerin oy oranı 3,8’den 6,5’e yükseldi.

Algemeen Dagblad gazetesi, seçimlerin yapıldığı 380 belediyeden 300’ünde araştırma yaptıklarını, Amsterdam, Rotterdam, Lahey ve Utrecht’in de aralarında bulunduğu birçok belediyede seçmen ve kullanılan oy sayılarının birbirini tutmadığını yazdı. Algemeen Dagblad gazetesine konuşan uzmanlar, ortadaki farkta yolsuzluğun söz konusu olabileceği gibi sayım hatası da yapılmış olabileceğini, ancak her iki durumun da kabul edilemeyeceğini kaydettiler. Oyların yeniden bilgisayar ile kullanılmasının bu tür hatalara son vereceği ifade edildi. Hükümet oyların yeniden bilgisayarla kullanılmasını istiyor ve bu konuda 2017 yılından itibaren deneme başlatılmasını kararlaştırdı. Hollanda’da daha önce bilgisayarlı oy kullanma sistemine geçilmiş, ancak oyun gizliliği konusunda yaşanan sıkıntı nedeniyle yeniden sandık sistemine dönülmüştü.


zakenwereld

16 iş dünyası

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

İş Dünyası... Kılınçlar Automaterialen Sahibi Hüseyin Kılınç:

“Başarının sırrı dürüstlük ve çalışmaktır” Yaklaşık 10 yıldır piyasada olan ve 40 bine yakın oto yedek parçası çeşidinin ticaretini yapan Kılınçlar B.V. sahiplerinden Hüseyin Kılınç ile yaptığımız kısa sohbette, Kılınçlar B.V.’nin kuruluşuna ilişkin önemli ve ilginç şeyler dinledik. gerçekleştirdiğimiz bu hoş sohbetten hayli keyif alacağınıza ve ilgiyle okuyacağınıza inanıyoruz...

İ

şyeri merkezini Rotterdam’dan Zoetermeer’e taşıyan Kılınçlar Automaterialen, Hollanda genelinde oluşturduğu 15 şubelik satış ve dağıtım ağı ile büyük bir boşluğu doldurmakta ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sunmakta. Çok sıcak bir ortamda gerçekleşen sohbetimiz esnasında Hüseyin Bey’in sporculuk yönünü de öğreniyoruz. 1989 yılında manavlıkla beraber spora da başlayan Hüseyin Kılınç, kendisi aktif spor yaparken bir yandan da spor okulları kurarak insanlara hizmet etmiş. Her alanda Türk toplumuna hizmet etmeye çalışan, model insanlarımızdan biri olan Hüseyin Kılınç ile yapılan sohbetimizden keyif alacağınızı umuyoruz. “İş Dünyası” adlı bu bölümümüzde her sayıda bu ve buna benzer model insanlarımızı, girişimcilerimizi tanımaya ve tanıtmaya devam edeceğiz. Hüseyin Bey’e başarılar diliyor, siz okurlarımızı da istifade edeceğinizi umduğumuz sohbetimizle baş başa bırakıyoruz. Hüseyin Bey, kısaca bu işe nasıl başladığınızı öğrenebilir miyiz?. 1972 yılında Hollanda’ya geldim 1981 yılında henüz 3 yaşında bir otomobil aldık. Araç arızalandı. Arızanın tamiri için servise götürmek zorunda kaldık. Bize yüklü bir fatura çıkardılar. Bunun üzerine biz de hurdalıktan bu parçayı alarak kendimiz taktık. Böylece oto yedek parça satış işinin de ilk adımını

atmış olduk. Ve o durum bizim hayatımızın dönüm noktası oldu diyebilirim. İş hayatına 1989 yılında manav dükkânı ile başladık. Bunun yanı sıra da motor tekniği üzerine 4 yıllık eğitim aldım. Yeterli sermaye edindikten sonra bu işe başladık. Hamd olsun, şimdilerde 110 kişinin istihdam edildiği bir müessese haline geldik. Ağabeyim, bacanağım, ortağım ve büyük patronum Osman Kılınç şu sıralar umre ziyaretinde. İki oğlu ve bir damadı ile 3 ayrı işletmede onlar duruyorlar. 1 oğlan 4 kız da benim var. Büyük damadım, genel idareyi yürütüyor. Büyük kızım muhasebe işlerine bakıyor. Diğer 3 damadım da bizim diğer dükkânların işletmesiyle ilgileniyorlar. Ağabeyim, 6 ay Türkiye’de 6 ay burada olduğu için onu fazla görmek mümkün değil. Bu şubeyi ne zaman açtınız? Zoetermeer’deki şubemizin açılışını 13 Nisan 2013 tarihinde gerçekleştirdik. 12 bin metrekare bir alanda hizmet vermekteyiz. Ve burası 15 şubemizin merkezi hâlinde işlev yürütüyor. Hollanda genelinde 15 şubemiz var. Bunun 6 tanesi bize ait; diğerleri de temsilci ve işletme usulüyle çalışmaktadır. Toplam 110 çalışanımız var. Biz hem toptancılık hem de perakende olarak Hollanda’nın her yerine araba parçası satıyoruz. Yoğun bir talep var ama herkesle de iş yapılmıyor. Helal ve haramı bilecek insanlarla iş yaptığımız

İnançlı, güvenilir, çalışkan olsun istiyoruz

Yoğun bir talep var ama herkesle de iş yapılmıyor. Helal ve haramı bilecek insanlarla iş yaptığımız için Kılınç’lar adı temiz olarak ülkenin her yanına yayılmış bulunmakta. Her isteyene de ismimizi vermiyoruz. Şube açmak isteyeni araştırıyoruz, inançlı, güvenilir, çalışkan olmasına dikkat ediyoruz.

Kılınçlar Automaterialen Sahibi Hüseyin Kılınç:

“1972 yılında Hollanda’ya geldim 1981 yılında henüz 3 yaşında bir otomobil aldık. Araç arızalandı. Arızanın tamiri için servise götürmek zorunda kaldık. Bize yüklü bir fatura çıkardılar. Bunun üzerine biz de hurdalıktan bu parçayı alarak kendimiz taktık. Böylece oto yedek parça satış işinin de ilk adımını atmış olduk. Ve o durum bizim hayatımızın dönüm noktası oldu diyebilirim. İş hayatına 1989 yılında manav dükkânı ile başladık. Bunun yanı sıra da motor tekniği üzerine 4 yıllık eğitim aldım.

için Kılınç’lar adı temiz olarak ülkenin her yanına yayılmış bulunmakta. Her isteyene de ismimizi vermiyoruz. Şube açmak isteyeni araştırıyoruz, inançlı, güvenilir, çalışkan olmasına dikkat ediyoruz. Biz görmüyoruz ama bizi rakip olarak görenler de var. Biz rızkımızı helalinden kazanma peşindeyiz. Allah’a bu manada tevekkül etmiş, rızkımızı O’nun iradesine bırakmışız. O ne verirse başımızın üstündedir. Hüseyin Bey, başarınızın sırrı nedir? Dürüstlük, verdiğin sözün arkasında durmak, yalan söylememek, haram yememek ve güneş doğmadan işinin başına geçmektir. Ve, her halükarda her şeyin sahibi olan Allah’a şükretmeyi bilmektir. Ticarî alanda bir atılım yapılacaksa, girişilecek olan alanın iyice tanınması lazım. Sen bilmiyorsan, yanındakilerin, eleman ve çalışanların bu işten anlaması lazım. Adam açıyor dükkânını, bütün bilgiler kendinde; en yakınına bile güvenip vermiyor. Böyle iş yürür mü, yürümez. Gençlerimize verilecek mesajını var mı? Ben öyle mektep medrese görmedim. Bu nedenle gençlerimize mesaj değil de yaşadığım tecrübelerimi anlatabilirim. Babam derdi ki, yalan konuşmayın, kul hakkı yemeyin, harama bulaşmayın. Biz bunları önümüze kılavuz ederek yol aldık. Doğru olacaksın, dürüst davranacaksın, haram lokma yemeyeceksin, kimsenin namusuna yan gözle bakmayacaksın, güneş doğmadan kalkacaksın, işini takip edeceksin. Bence iki dünyanın saadeti burada yatıyor. Bunların haricinde benim başka bir özelliğim yoktur. Allah bizlere maddî anlamda bir şeyler lütfeylediyse, bu saydıklarımı hayat prensibi olarak bellediğimiz ve uyguladığımız içindir. Bir de hanımlarımızın bu başarının ardındaki güçleri ve katkıları asla inkâr edilemez. Eğer onlar bizim bu zorlu çalışma hayatımıza tahammül etmeselerdi, biz şu anki konumda olmazdık. Ben 5 yıl izine gidemedim. Bir gün hanım, kızımıza dünür geleceklerini söylediğinde, şaşırdım ve hanıma kızdım: ‘Ne dünürü be, çocuk mu gelin edece-

ğiz’ demişim. Ama baktım ki çocuklarım evlenecek çağa gelmişler. O vakit anladım, bu süreçte neleri feda ettiğimi… Başka biri olsa, ‘senin işin de, kazandığın da senin olsun’ der ve bu ihmali kabul etmez çeker giderdi. O yüzden hanımlarımıza bir teşekkür borçluyuz. Sizin aracılığınız ile bunu da ödemiş olalım. Önce destek olanlar, şimdi de köstek oluyorlar… Bunu da yeri gelmişken söyleyelim. Onlara da hak vermemek elde değil hani… Yapacağım işle ilgili istişareleri yaparım, kararımı verir ve uygularım. Tereddüt yaşamam. ‘Batarsa batsın’ der, hayata geçiririm. Evlat ve damatları işe alırken bir ayrıcalık uyguladın mı? Hayır!. Hepsi de iş görüşmesi çerçevesinde işe alındılar. İkisi harici hepsi uygulanan prosedüre tabii oldular. Servis yaparak işe başladılar. Hiçbirini de işyerime almak için zorlamadım, teşvik etmedim. Herkes kararını kendisi verdi. Çalışmak isteyen de iş görüşmesi sonucunda işe alındılar. Yani zorlama ve baskı bizim kitabımızda yazmaz. Doğru bildiklerimizi anlatırız, telkin ederiz, gerisini kişinin kendisine bırakırız. Bununla alakalı bir hatıram var, vaktiniz varsa anlatmak isterim. Tabii memnun oluruz, buyurun… Rahmetli babam 80 yılına kadar yanımızda, başımızdaydı. Sürekli namaz

kılmamızı telkin ederdi. Bizde de gençlik esintisi var. “Yahu baba, namazı kılarsak kendimize kılacağız, senin ne kârın olacak” derdik. 80 yılında Türkiye’ye gidince sanki dünya başımıza uçmuş gibi oldu. Onun yokluğu ile sanki bir kuyu dibine atılmış gibi hissettik. Bir ramazan ayındayız. Herkes camileri doldururken bize kimse ‘namaz kılın’ demiyor. Ben de ağabeyime, “Ula bizim oğlan, biz namaz kılmayacak mıyız?” diye sorunca, kalktık camiye gittik ve o gün başladık namaza. Babam yıllardır uğraştı ‘namazınızı kılın’ diye, kılmadık. Şimdi o da yok, ‘namaz kılın’ diyen de yok, biz kendiliğimizden namaza başladık; bu o adama bir haksızlık değil mi? haksızlık, tabiî ki. Allah sonu iyi gelen kullardan eylesin!.. Herhangi bir işveren derneğine üyelik var mı? Vardı ama son gelişmelerden ve yaşananlardan sonra durdurdum. Allah, memleketimize ve insanlara hizmet edenlerin yar ve yardımcısı olsun. Böyle bir fırsat için teşekkür ederim. Gazetenizi takip ediyorum. Beğenerek okuyoruz. Allah size de kolaylıklar versin.

Söyleşi-Fotoğraf Adnan Şahin

Her şeyin sahibi Allah’a şükretmeyi bilmeliyiz

“Dürüstlük, verdiğin sözün arkasında durmak, yalan söylememek, haram yememek ve güneş doğmadan işin başına geçmek. Ve, her halükarda her şeyin sahibi olan Allah’a şükretmeyi bilmektir. Ticarî alanda bir atılım yapılacaksa, girişilecek olan alanın iyice tanınması lazım.


juridisch

hukuk 17

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem

HTHB Yönetim Kurulu Başkanı Ejder Köse:

Ebeveynler dikkat!

Hollanda’da çocuk hırsızları endişesi!

Bir hukuk zaferi daha... Danıştay, Hollanda’nın Türkiye’de ikamet eden hak sahiplerine ödediği Geride Kalanlar Ödeneği’nde (Anw) kesinti yapamayacağı kararını verdi. ‘Yaşanılan ülke prensibi’ doğrultusunda yapılan yüzde 40 oranındaki kesintiye itiraz eden vatandaşların başvurduğu Amsterdam Mahkemesi de, kesintinin AB-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin sosyal güvenlik ile ilgili 3/80 sayılı kararının 6. maddesine aykırı olduğunu belirtmişti.

Hollanda’nın bazı bölgelerinde çocukları kaçırdığı iddia edilen Bulgar plakalı bir minibüs vatandaşlar arasında panik oluşturdu.

P

olitie.nl sitesinde yer alan bir duyuruda bordo- kırmızı, camları kapatılmış, üzerinde ve birçok yerinde pas lekeleri bulunan bir minibüsün, Zoetermeer Dunantstraat’ta bebek arabası ile giden 28 yaşındaki kadının yanında durduğu ve aracın içinden çıkan kişilerin bebek arabasındaki 4 yaşındaki çocuğu kaçırma girişiminde bulunduğu belirtildi. Çocuk hırsızlarının başarılı olamadığını anlayınca olay yerinden hızla uzaklaştıklarını belirten polis, annenin de olayı derhal polise intikal ettirdiğini kaydediyor. Polis, olaydaki zanlılardan her ikisinin de 40-50 yaşlarında, açık tenli olduğunu; bir zanlının, kirli sakallı ve kafa kısmı geniş olduğunu, başında bir bere bulunduğunu, ikinci zanlının ise uzun, siyah, arkadan atkuyruğu yapılmış saçları bulunduğunu ve yaklaşık 1,65 boyunda olduğunu aktardı. Sosyal medya üzerinden de yayılan bu haber hakkında haber merkezimize ulaşan bazı vatandaşlar olayda bahsi geçen bordo-kırmızı renkli ve

Mahkeme, Türk vatandaşlarının sosyal güvenlikte AB vatandaşları ile eşit haklara sahip olduklarını ifade etmişti. Hollanda Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı Lodewijk Asscher bu karara itiraz etmişti. Geride kalanlar ödeneği adı altında

camları siyah olan Bulgar plakalı bir minibüsü gördüklerini ve başka bir kaçırma girişimine tanık olduklarını belirtiyor. Bu bilgilerin ne dereceye kadar doğru olduğu ise henüz bilinmiyor. Ebeveynler dikkat! Sosyal Medya üzerinde de hızlı bir şekilde yayılan konuda iddia edilenlere göre Bulgar plakalı bu minibüs özellikle Schiedam, Dordrecht, Zoetermeer ve Den Haag şehirlerinde görülüyor ve araç içindeki kişiler gözlerini küçük yaştaki çocuklara çevirmiş durumda. Okul bahçelerinde, parklarda sokak kaldırımlarında hemen hemen her yerde olabilecek gözü dönmüş bu kişilere prim vermemek için çocukları yalnız bırakmamak gerektiğini vurgulayan yetkililer, polisin verdiği eşkale uyan kişi ve araçlar görüldüğünde derhal ihbarda bulunulması çağrısı yapıyor. Bunun yanı sıra çocukların mutlaka ve mutlaka yabancılarla hiçbir şekilde diyaloga girmemesi konusunda uyarılması da istenmekte.

yapılan ödeme, Hollanda hükûmeti tarafından alınan karar çerçevesinde Türkiye’de yaşam standartlarının daha düşük olduğu gerekçesiyle 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yüzde 40 oranında düşürülmüştü. Türkiye’ye gönderilen dul ve yetim maaşlarında yapılan kısıtlamayı Türkiye-AB Ortaklık Hukuku’na aykırı bulan Danıştay, bu kararı ile 22 Ağustos 2013 tarihinde Amsterdam Mahkemesi’nin verdiği kararı onadı. Avukat Ejder Köse, Türk Hukukçular Birliği’nin avukat Ali Durmuş önderliğinde kurduğu ekiple başarılı bir hukuk mücadelesi verdiğini kaydetti. Türk Hukukçular Birliği Başkanı Köse, Hollanda Sosyal İşler Bakanı Asscher’ın 4 ila 6 hafta arasında mevzuat değişikliğine gidileceği konusunda açıklama yapmak zorunda olduğunu ve Geride Kalanlar Ödeneği’nde 15 ay boyunca kesinti yapılanların bunu faiziyle birlikte geri alacaklarını ifade etti

Ethem Emre

İhbar yapmak isteyen vatandaşlar; polisin 0900-8844 hattına durumu iletebilirler. Kimliğini vermeden ihbarda bulunacaklar da, 800-7000 numaralı telefonundan polis merkezlerine ulaşabilir. SONHABER

«

İşyeri Sahibinin Kaza Sonrası Hakları Bir işletme sahibinin kendisi ya da personelinin herhangi bir kazaya maruz kalması durumunda, hem sağlık hem de işletmesi zarara uğramış demektir. İşletme - işyeri, kurum, kuruluş, şirket, fabrika, vb.… İşletme sahibi kaza mağduru ise Bir işyeri sahibi kazaya (trafik kazası, işyeri kazası, yanlış tedavi) maruz kaldığında, kısa ya da uzun süre iş göremez duruma düşebilir, hatta kısmen ya da tamamen sakatlık söz konusu olabilir. İşletme sahibi, başkasının sebep olduğu bir kaza sonrası kısa ya da uzun süreli çalışamaz duruma düşebilir. Önce sağlık durumunu kontrol altına alarak gerekli tedavilerini yaptırması gerekir. Sağlık durumuna bağlı olarak, işletmede yerine bakacak birini bulmak zorunda kalabilir. Bu durumda, eğer bir iş göremezlik sigortası varsa (arbeidsongeschiktheidsverzekering: AOV), bu sigortaya başvurması gerekir. Bu sigorta zararın bir kısmını karşılar. Karşılanmayan diğer kısmı için ise, kazaya sebep olan karşı tarafın sigorta şirketinden talep edilir. Bu sigorta sizin sağlık durumunuzu öğrenmek ve belki de araştırma

yapmak isteyecektir. Eğer kazaya başka biri sebep olmuşsa, bütün bu gelir kayıpları, zararlar, ekstra sağlık ve diğer masraflar karşı sigorta şirketinden talep edilir. Aynı şekilde bir işletme personeli herhangi bir kazaya maruz kalırsa neler yapılabilir? Başkasının sebep olduğu bir kazada, işletme personeli mağdur olmuşsa, hem personel hem de işyeri sahibinin zararı söz konusudur. İşveren, kazazede personelinin çalışamadığı günleri için maaş ödemeye devam etmek zorundadır. Hasta olan personelin maaşı en fazla 2 yıl işveren tarafından ödenir ve daha sonra UWV’ye devredilir. Bu durumda işveren çalışmayan personeline maaş ödeyerek zarara uğramış olur. İşte bu durumda, hem kazazede, hem de işyeri sahibi kazaya sebep olan karşı tarafın sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkı vardır. Hollanda’da bütün bu konularla ilgili yasalar, kurallar çok karmaşıktır. Bir çok kurum ve kuruluşla iletişim kurmanız, işbirliği yapmanız gerekecektir. Bütün bu yasal hakları izlemek, hak edilen zarar ve tazminatı alabilmek için, sizin adınıza kaza davanızı yürütecek, takip edecek, haklarınızı savunacak, bu alanda uzman ve güvenilir bir kurumu devreye sokmanız gerekmektedir. Ethem Emre, Kaza Uzmanı e.emre@letseladvies.nl T 0204109494 M 06-39110243


Kandidaat Europees Parlement

7. Adnan Tekin In Europa hebben we een sterke PvdA nodig. Om een vuist te maken tegen de financiële sector en om meer banen te scheppen. Ik sta voor een politiek die concrete resultaten oplevert. Dat zijn meer banen door investeringen in regionale ontwikkeling, eerlijke lonen en meer stage- en leerwerkplekken voor onze jongeren. Ik sta voor een Europa dat werkt voor alle Nederlanders. Een politiek die Europa sterker en socialer maakt. Ik reken daarom op uw steun op 22 mei.

R E L IA C O S & R E K R E T S A EUROP @TekinAdnan

atekin@pvda.nl bit.ly/adnantekin

Stem 22 mei Partij van de Arbeid De Partij van de Arbeid helpt Nederland uit de crisis te komen en werkt aan het land van morgen. Een land waar jong en oud de zekerheid van een baan hebben - met een fatsoenlijk inkomen. Waar ieder kind het beste uit zichzelf kan halen. Waar banken en aandeelhouders dienstbaar zijn aan de samenleving en niet enkel aan zichzelf. Voor dat Nederland is een sterker en socialer Europa noodzakelijk. Een Europa dat de ongekende werkloosheid aanpakt en banen schept. Een Europa dat een volgende crisis voorkomt door een vuist te maken tegen een financiële sector die alleen gefocust is op korte termijn winstbejag. Een Europa dat laat zien dat ze mensen belangrijker vindt dan multinationals. Dat belastingontwijking aanpakt en goede werkomstandigheden voor een fatsoenlijk salaris garandeert. Voor dat Europa doet het er meer dan ooit toe wie er in Brussel de besluiten neemt. Er is een politiek nodig die niet wegloopt maar samenwerkt. Een politiek die de handen ineen slaat om banen te scheppen en de economie weer aan te jagen. Een politiek die Europa sterker en socialer maakt.

R E L IA C O S & R E K R E T S A P O EUR

www.sahinvideo.nl Tel. 06-53 52 70 26

Her türlü özel günlerinizin vazgeçilmez ismi...

SİZDE HD KALİTESİNİN FARKINA VARIN!


uitzicht

panorama 19

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem

Ayna

Mazlumlara yapılan yardımlar sürecek...

Havva Koç

Bilek gücü değil, fikir gücü ile varız… Anavatanlarından kopup hiç tanımadıkları, haritada dahi yerini bilmedikleri ülkelere geldiler. Misafir işçi olarak, bir arayış, bir kurtuluş düşüncesiyle geldiler, Avrupa’nın göbeğine. Anavatanından, ailesinden ayrılması için kim itti onları bu yolculuğa acaba? Önce birkaç büyükbaş hayvan parası biriktirene kadar denildi bu ayrılık. Daha sonra o birkaç yıl çeyrek asır oldu. Baktılar ki böyle olmuyor, teker teker ailelerini, eşlerini, dostlarını yanlarına aldırdılar. Her ne kadar ailelerini yanlarına almış olsalar da vatan hasretleri hiç dinmemişti yüreklerinde. Hep bir özlem, hep bir hasret vardı vatanlarına. Bir gün olsun vatanının mis kokulu topraklarına dönme arzusu hiç bitmedi, hiç eksilmedi yüreklerinden.

Mazlum ve mağdurlara uzanan el sayısı her gün artıyor Millî Görüş Teşkilatları, Suriyeli mülteciler yararına kermes düzenledi. Kuzey Hollanda Millî Görüş’e bağlı Enschede Davet Cemiyetinin ev sahipliğinde Suriyeli mülteciler yararına düzenlenen kermeste 10 bin euroluk bir meblağ toplanarak Hasene Sosyal Yardım Derneği’ne teslim edildi.

D

üzenlenen kermese Davet Cemiyeti Kadın Kolları Çağrı, Selimiye Kadın Kolları, Anadolu Cemiyeti Kadın Kolları, İrfan Vakfı, Aktif bayanlar cemiyeti Oldenzaal, Ender Vakfı Kadın Kolları ve ‘Allah’ın evi Camii’ Faslılar katılarak destek verdiler. Yapılan satışlar neticesinde elde edilen 10 bin euro tüm vakıf temsilcilerinin hazır bulunduğu bir programda Hollanda Hasene Başkanı Mehmet Yaramış’a teslim edildi. Bugün yardım günü Deventer Sultan Abdulhamid Camii Genç Kızlar Teşkilatı Nida, Hasene günü adı altında bir yardım günü gerçekleştirildi Program, Cemiyet Başkanı Aydın İhtiyar’ın açılış konuşmayla başladı. Cemiyet Başkanı Aydın İhtiyar konuşmasında,

yardımın önemine değindi ve mazlumların her zaman yanında olduklarını söyledi. Daha sonra Kuzey Hollanda sorumlusu Murat Kurt ve Hollanda Hasene muhasibi Hüseyin Karataş, Hasene çalışmaları ile alakalı katılımcıları bilgilendirdiler. 2011 yıllındaki yardım çalışmalarını görüntüler eşliğinde anlatan Kurt, bu ziyaretler sırsında yaşadıkları duygu dolu anları davetlilerle paylaştı. Hollanda Hasene Başkanı da Suriyeli mültecilere yapılan yardımları, Afrika ülkesi olan Benin’deki su kuyusu çalışmalarını anlattı ve yardımların kesintisiz süreceğini ifade etti. Daha sonra hanımların Suriyeli mültecilerin hayır için hazırladıkları yiyecekler satışa sunuldu. Kampen’da 8 yıldır faaliyet gösteren EL Ele Vakfı, Hasene’

ile ortak çalışma gerçekleştirdi. Râşit Abaylı ve eşi Elmas Abaylı tarafınıdan düzenlenen programda, Hasene ve faaliyetleri geniş bir şekilde tanıtıldı. Hasene Başkanı, Hasene muhasibi Hüseyin Karataş ve Kuzey Hollanda temsilcisi Murat Kurt’un katılımıyla gerçekleşen program duygulu anların yaşanmasın sebep oldu. Aynı zamanda yıllarca IOT’nin başkanlığını yapmış olan Osman Bahadır da bir konuşma yaparak hayrın önemine vurgu yaptı. El Ele Vakfının kendi aralarında topladıkları beli bir miktar su kuyusu parası, Hasene Vakfına teslim edildi. Mali kongrelerini gerçekleştiren El Ele Vakfı özelikle Türkiye’deki ihtiyaç sahiplerine yardım etmektedir. Doğuş Haber Merkezi

«

Gıda Bankaları çaresiz Gıda yardımı için başvuruda bulunanların sayısı artmaya devam ediyor. Yapılan açıklamada başvurularda bir yıl içinde yüzde 30 oranında artış kaydedildiği belirtildi. Ülkenin çeşitli noktalarındaki toplam 149 Gıda Bankası’nın artan başvurular karşısında çaresiz oldukları belirtilerek, “Yardım isteyen herkese yeterli ve sağlıklı ürünlerin yer aldığı gıda paketleri hazırlamak giderek zorlaşıyor” denildi ve başvurular artarken bağışların azalmasının Gıda Bankalarını zorda bıraktığı ifade edildi. Haftada 35 bin haneye gıda yardımı yapıldığı ve bu yardımlarla 85 bin kişinin beslenme ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı kaydedildi. Serbest çalı-

şanlar arasında da yoksulluğun hızla tırmandığının gözlendiğini belirten Gıda Bankaları yetkilileri, boşanan çiftler ve serbest çalışanlar tarafından yapılan başvuruların tırmandığını bildirdiler. Gıda Bankaları, Hollanda’da israf edilen yiyeceklerin ancak yüzde 0,3’ünün Gıda Bankalarına bağışlandığına vurgu yapılarak, bu konuda daha etkili ve kalıcı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade ettiler. Gıda Bankalarında gönüllü çalışanların sayısı 6 bin 500’den 8 bin 300’e yükseldi.

kochavva@live.nl

Bir umuttu bu onlar için. Bugün değilse yarın gerçekleştirecekleri bir umut… Kim bilebilirdi ki, misafir işçi olarak geldikleri bu gurbet topraklarına kök salacaklarını? Belki de hiç birisi tahmin bile edememişti bir gün evlatlarının, torunlarının bu topraklarda söz sahibi olmak ve yaşadıkları ülkenin derdi ile dertlenmek, sorunlarına çözümler aramak için Hollanda’nın yönetimine talip olacaklarını ve seçilebileceklerini. Geçtiğimiz günlerde, Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte hareket ederek, Hollanda yerel seçimlerinde oy kullanmaları konusunda halkımızı bilinçlendirmek için var gücümüzle çalıştık. Hamd olsun ki bu çalışmaların neticesini de seçim sonuçları açıklandığında gördük. Bir çok şehirde adaylığını koyan Türk kökenli vatandaşlarımız seçildiler.

Hepsini teker teker tebrik ediyorum. Artık top sizlerde, her biriniz bulunduğunuz belediye meclisinde laf değil, icraat üreteceksiniz. Temennimiz odur ki, yaşadığımız ülkenin, hatta 5 kıtada yaşayan canlıların dertleri ile dertlenesiniz, sonuç arayışları içerisine bizzat dahil olup çözümler üretesiniz... Türk toplumu ile Hollanda toplumu arasında sağlam, çelik köprüler oluşturacaksınız ki; yıllar önce işçi sıfatı ile gelen babalarımızın, dedelerimizin bizlerle iftihar etmelerine vesile olasınız. Biz onlarla gurur duyduk, iftihar ettik, bizlerin başını eğdirecek hiçbir iş içerisinde bulunmadılar. Misafir işçi olarak geldikleri bu ülkede, canla başla çalışarak, alın teri ile helalinden kazandılar. 2. Dünya Savaşı’ndan çıkan Avrupa’nın yaşanabilir bir hâle getirilmesinden emekleri büyük. Şimdi sıra bizde! Yıllarca bilek gücümüzle çalıştık. Ama artık, fikir gücümüzle çalışmanın vaktidir!.. Geçtiğimiz yerel seçimlerde her ne kadar Geert Wilders, ırkçı söylemleri ile başarısızlığını örtbas etmek ve seçimlerin sonuçlarına gölge düşürmek istemişse de, yabancı kökenli bir çok Hollanda vatandaşı farklı şehirlerde meclise girdi. Ne demiş Üstat Necip Fazıl Kısakürek, “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.” Belki de bizlerin daha çok çalışması için Geert Wilders’lara ihtiyacımız vardır. Belki de...


nieuws

20 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Ahde vefa gecesi...

Göçün 50. yılında Türk Basını, bir vefa sofrası etrafında buluştu HOGİAF, Rotterdam’da basın mensupları ve Hollandalı Türk işadamlarını politikacı ve yöneticileri bir araya getirdi. Hollanda Genç İşadamları Federasyonu Rotterdam’ın en tanınmış mekânlarından biri olan ROGİAD yeni binasında “HOGİAF Hollanda’ya Göçün 50. yılında vefa buluşması” temalı ilk bahar yemeğine geniş katılım oldu. Düzenlenen programa yaklaşık olarak 50 kişi katıldı. Programa, Hollanda HOGİAF Başkan Yardımcısı Vecih Er, HOGİAF HOGİAF Genel Sekreteri Ahmet Taşkan, HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, ROGİAD başkanı İsmail Meral, TÜMSİAD Başkanı Rıza Bora, Türk Federasyon Başkanı Murat Gedik, FECC Başkanı Bahattin Ayyıldız, HTİB Başkanı Mustafa Ayrancı, TOVER Başkanı Durmuş Doğan, HTİKDF Başkanı Arif Yakışır, Hollanda Ulusal ve yerel Türk basını, Türk ve Hollanda toplumunun saygın işadamları, politikacıları, Türk Sivil Toplum Kuruluşları, Hollanda Türk toplumunun önde gelen bir çok önemli şahsiyeti katıldı. HOLLANDA’YA İŞÇİ GÖÇÜN 5O. YILI HOGİAF Başkan Yardımcısı Vecih Er, Göçün 50. yılında vefa yemeği olarak düzenledikleri yemeğe geniş bir katılımın olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Vecih Er “Aslında basın mensuplarımızı biz hep deklanşörün ve kamaranın gerisinden gördük. Her yerde vardılar, fakat hiç bir zaman işin merkezinde değillerdi. Yönetim kurulu olaraktan ‘50. yıl kapsamında ne yapabiliriz’ diye düşünürken, böyle bir vefa yemeği yapmaya karar verdik. Hollanda’daki tüm Türk basın mensupları ve STK’ları davet ettik. Gerçekten kimse davetimizi kırmadı. Aile ortamında çok iyi bir yemek yedik. Arkasından onların anılarını dinleme fırsatı bulduk. Birlik ve beraberliğin ve kardeşliğimizin pekişmesi adına çok güzel bir program oldu. Bu meyanda 50. yıl değerlendirme programımızın ilkini gerçekleştirmiş olduk.

Güncel

HATIRALARI TAZELEMİŞ OLDUK HOGİAF’ın bu anlamlı programına katılmaktan son derece memnun olduğunu söyleyen Charlois Belediye Başkan önceki Yardımcısı ve CDA AP Milletvekili adayı Alaattin Erdal HOGİAF’ın basın vefa yemeğinde bulunmaktan son derece memnun olduğunu söyleyen Erdal özetle şöyle konuştu: “HOGİAF’a teşekkürlerimi iletiyorum. Kendimde 5 yıl süre ile gazetecilik yaptım. Bunun yanı sıra eski ve yeni medyacı arkadaşlar ve sivil toplum ile bir arada olduk. Onlar ile hatıraları tazelemiş olduk. Gerçekten de dolu dolu bir akşam oldu. Hollanda’nın can damarını oluşturan işadamlarının çoğu dışarıdan gelen işadamlarıdır. İşadamlarımız Hollanda’ya olumlu katkılar sağlıyorlar. Türk işadamları, elde ettikleri başarıları ile bizleri gururlandırıyor.” BİZLERİ UZAKLARA GÖTÜRDÜLER Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu (HTİKDF) Başkanı Arif Yakışır, HOGİAF’ın ‘Basın Vefa Yemeği’ düzenlemesini son derece anlamlı bulduğunu söyledi. Yakışır “Tüm Hollanda’da ki Türk basını ve sivil toplumun bir arada olması Hollandalı Türkler adına önemli bir gelişmedir. Programa katılan gazeteci ve sivil toplum temsilcileri, Hollanda’da başında geçenleri anlattılar. Bizleri uzaklara götürdüler. gerçekten son derece olumlu bir akşam yaşadık. Bu organize ile 50. yılın ilk programını yapılararak öncü olunmuştur. Bu yıl sonuna kadar göçün 50. yılında çok kapsamlı programlar organize edilecek.” dedi. BİR DELİNİN ATTIĞI TAŞ Şair- Yazar Yavuz Nufel, Hollanda’ya geliş serüveninden kesitler verdi. Nufel Hollanda’ya ilk geldiğinde basın dünyasına atılışının radyoculuk ile olduğunu söyledi. Konuşmasının sonrasında kısa bir şiir okuyan Yavuz Nufel ise şunlara değindi. “Bir delinin attığı taşı, çıkarmak için kuyudan kırk kişi indi kuyuya. Ne kuyudan çıkabildiler. Ne de akıllarını kuyudan çıkarabildiler.” dedi.

Cito-toets sınavında 550 puan alan talebeler

“Başarı ve çok çal karşılığı ödüldür 1988 yılında Rotterdam Spangen’da açılan Al-Gazali ile 1989 Charlois’ta eğitime başlayan İbn-i Sina okullarının birleşmesi sonucunda SIPOR adlı çatı organı kuruldu. Disiplinli, planlı ve kaliteli bir çalışmanın sonunda 2004 yılında Dortrecht’te IKRA, 2005 yılında da Rotterdam’da NOEN adlı okullar hizmete başladılar. Bu dört okulun eğitim gören 1200 civarında talebesi ve 125 personeli var.

S

IPOR’a bağlı olan bu okullar bugüne kadar seviye testlerinde(Cito-toets) hep Hollanda ortalamasının üzerinde bir sonuç alarak, başarısının bir şans olmadığını ortaya koydu. Bu okullardan biri olan İbn-i Sina’da bu yıl Cito-toets sınavlarında 550 puan alan iki öğrenci için ödül merasimi düzenlendi. İlkokul son sınıf öğrencilerinin hangi düzeyde bir orta öğrenime devam edebileceklerinin belirlenebilmesi amacıyla yapılan Cito sınavında, SIPOR’a bağlı İslam ilkokulları, yine ülke ortalamasının üzerinde bir sonuç alarak kaliteli eğitimim adresi olduğunu bir kez daha ispatladı. SIPOR’a bağlı olarak eğitim veren

İbn-i Sina öğrencilerinden Amna Anwar ile Imane Elbarkani 550 puan alarak, bu okullarının başarısının bir şans olmadığını gözler önüne serdiler.

ları yolda başarılar dileyen Gerdan, ailelerinden, çocukların bu tercihlerine saygı duymalarını ve o yönde teşvik etmelerini istedi.

Geçen yıl 3 öğrencinin bu puanı tutturduğunu, bu başarıyı hafızalara kazımak, çocukların ufkunu açmak ve motive etmek için madalya ile ödüllendirildiklerini ifade eden SIPOR Müdürü Cihan Gerdan, aynı uygulamayı bu yıl da düzenleyerek çocukları madalya ile ödüllendirdi.

Çocuklara, seçecekleri meslekle ilgili şimdiden araştırma yapmalarını ve ön eğitimle bu alana yoğunlaşmalarını isteyen Gerdan, ailelerden de, çocukların eğer bu alanda yetenekleri yoksa zorlanamamaları gerektiğine dikkat çekti.

Aileleri ile birlikte ödül törenine katılan çocuklar, Cihan Gerdan’la uzun uzun sohbet ettiler. Cerrah olmak isteyen Pakistan asıllı Amna Anwar ile mimar olmak isteyen Fas asıllı Imane Elbarkani’ye çıkacak-

Okullarıyla alakalı velileri bilgilendiren Gerdan, konuşmasında özetle şunlara değindi: “4 okulumuzda 1300 civarında öğrencimiz var. Bize taş duvarlar değil, geleceği kucaklayacak beyinler lazım. Bütün uğraşımız bu yöndedir. Çocuk-

Gazeteci Yalçın Çakır, Ayhan Sucu, Özcan Özbay, Ahmet Evsen ve Ayla Kök, programda, birer anılarını paylaştılar.

Etlerle ilgili rapor şok meydana getirdi

Program, gençler tarafından verilen Türk Halk Müziği konseri ile sona erdi.

Güvenlik Araştırma Konseyi tarafından etlerle ilgili olarak hazırlanan rapor ülkede şok oluşturdu. Raporda, Hollanda’da satılan etlerin hijyenik olmayabileceği belirtildi. Etin, tüketiciler için güvenli olup olmadığına ilişkin incelemeler, kesimevi, kasaplar ve marketlere kadar olan farklı noktalarda yapıldı. Güvenlik Araştırma Konseyi, sektördeki işletmeler için ekonomik faktörlerin güvenli bir üründen daha önemli olduğu sonucuna vardı. Raporda, rutin çalışmaların, mesleki eğitim eksikliğinin ve iş yoğunluğunun, sağlığa uygunluk kurallarına zaman zaman uyulmamasına yol açtığı belirtildi. Araştırmacılar, “Hollanda kesimevlerindeki prosedürler, güvenli

olmayan etlerin piyasaya sürülmesinin engelleneceği güvencesini tam olarak verememekte” ifadesini kullandılar. Hollanda’da kesilen etlerin yanı sıra yurt dışından ithal edilen etlerin de insan sağlığına zarar verebileceği ifade edildi. Gıda güvenliğinin AB üyesi ülkelerin tamamında söz konusu olmadığı ve denetimlerin de gerektiği gibi yapılmadığı belirtildi. 106 sayfalık raporda, sektörde yolsuzlukların da söz konusu olduğuna işaret edilerek, buna et atıklarının, piyasaya sürülen

etli ürünlerde kullanılması örnek olarak gösterildi. Hollanda Gıda ve Ürün Denetleme Kurulu’nun olanakları ve yetkilerinin sınırlı olması nedeniyle etlerin kontrolü konusunda gereken çalışmayı yapamadığı ifade edildi.


agenda

gündem 21

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Kısa haberler

SIPOR Müdürü Cihan Gerdan tarafından ödüllendirildiler...

Hamile kadınlara ayrımcılık önlenecek

lışmanın r”

Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı Lodewijk Asscher, çalışan hamile kadınlara yönelik ayrımcılığın önlenmesi için çalışma yapılacağını duyurdu. Eşit Muamele Komisyonu’nun da içinde bulunduğu İnsan Hakları Konseyi tarafından yapılan araştırmada, kadınların yüzde 45’i hamilelik döneminde iş yerinde ayrımcılığa maruz kaldığını belirmişti. İnsan Hakları Konseyi hükümete bu sorunun çözümünü sağlayacak çalışmalar yapması çağrısında bulunmuştu. Ayrımcılığın her şeklinin yasak olduğuna dikkati çeken Bakan Asscher, İnsan Hakları Konseyi tarafından bu konuda verilen 4 karara işaret ederek, işverenlerin bazı kadınların sözleşmelerini hamile oldukları için uzatmamalarının kabul edilemeyeceğini kaydetti. Bakan Lodewijk Asscher, işverenlerin geri adım atmamaları durumunda bu kadınların yargıya gitmeleri gerektiğini belirtti.

Esnek çalışma hakkı meclis için soru işareti larımız burada kendilerini evlerinde hissediyorlar. 550 puan alarak iyi bir eğitim alma fırsatı yakalayan bu iki kızımız gittikleri okullarda sürekli başörtüleri ve inançlarının gereğini yaşadıklarından dolayı sorgulanacaklar. Bu durum onların içine kapanmasına ve özgüvenlerini yitirmesine sebep olacaktır. Aileleri olarak onları bu zorlu yolculukta destekleyecek ve yalnız bırakmayacaksınız. Bu okullarda bu gibi durumu yaşamadıkları için kendilerine olan güvenleri tamdı. Bu yüzden başarılı idiler. Bunun devamını sizler veliler olarak sağlayacak ve onların yanında olduğunuz onlara hissettireceksiniz. Çocuklarımıza, geçmişleriyle gelecekleri arasında bir köprü kurmaya çalı-

şıyoruz. Onları, kendi tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla ve değerleriyle buluşturarak geleceğe hazırlıyoruz. Buradan mezun olanlar bizim bu alanda elçilerimiz olarak dünyanın her bir yanına yayılacaklardır. Buna inanıyoruz. Onlar kendi kimliklerinden, kendi değerlerinden asla utanmayacaklar, o güzellikleri gizlemeyecekler ve tüm

dünya insanlarıyla o güzellikleri paylaşacaklardır.” Çocukları madalya ile ödüllendiren okul idaresi, ailelerine de böylesine güzel çiçekler büyüttükleri için bir

buket çiçekle birlikte teşekkürlerini sundu. Tâha Yalçın Rotterdam

Hakan Albayrak: “Birileri Türkiye’nin yükselişini istemiyor” UETD davetlisi olarak Hollanda’ya gelen gazeteci-yazar Hakan Albayrak, Türkiye’nin yükselişe geçtiğini ifade ederek, “Birileri Türkiye’nin bu yükselişini istemiyor” vurgusunda bulundu. Yoğun ilgi gören konferansta cemaate yönelik eleştirilerde de bulunan Albayrak, “Fethullah Gülen cephesinin yayın organları daha 17 Aralık tarihinin ilk süreçlerinde ‘Biz hükümet ile niye bozuştuk’ diye bir manifesto yayınladılar. Hükümet İsrail ile Türkiye ilişkilerini bozdu, Ortadoğu ile yakınlaştı’, ‘Avrupa Birliği perspektifinden uzaklaşmak’, ‘Cemaat ile hükümetin Kürt meselesi konusundaki görüş ayrılığı. Hükümetin ilgili politikaları bir terör örgütü olan PKK’nın Kürtler nezdin-

deki nüfusunun artmasına hizmet ediyor’ deniyordu. Yangının üzerine devamlı körükle giden, eski Türkiye’yi isteyen adamlar ve bunu onlardan isteyen birileri var. Biz artık uluslararası sistem ağlarının çarkına çomak sokan bir Türkiye’yiz. Her yere hizmet ediyoruz. Gittikçe nüfus alanımız genişliyor. Bizim tekrar diz çökmemizi istiyorlar” ifadesinde bulundu. Hakan Albayrak, “Birileri AB kapısında ağlayan, kendini ucuza satan bir Türkiye istiyor. ‘AK Parti’ye oy verme dinden çıkarsın’ diyenler var. Allah bizi bir

yerden aldı, bir yere götürüyor. Biz haklı yoldayız. Gülen dışında herkeste bir sorumluluk duygusu görüyorum. Recep Tayyip Erdoğan yeni Türkiye’yi ihya etmenin yolunu açtı. Biz daha güçlüyüz, onlarda ise özgüven sıfır. Yanlış ata oynuyorsunuz. Otorite diye boyun eğdiğiniz küresel güçlerin ülkemize giydirdikleri deli gömleğini nasıl yırttığımızı, bunun bedelini ödetmeye kalktıklarında da onların tezgâhlarını nasıl başlarında parçaladığımızı görmüyor musunuz?” dedi.

«

Esnek ya da evden çalışma hakkıyla ilgili olarak Hıristiyan Demokratlar (CDA) ve Yeşil Sol (GL) tarafından sunulan yasa teklifinin desteklenip desteklenmeyeceği, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk için henüz bir soru işareti. CDA ve GL yasa teklifiyle çalışanların iş, ev işleri ve çocuk ya da aile yakınlarının bakımını daha iyi bir arada yürütebilmelerine olanak sağlanmasını hedefliyorlar. Buna bağlı olarak da isteyenlerin çalışma saatlerinde esneklik talep edebilecekleri ya da çalışmalarını evden sürdürebilecekleri belirtiliyor. Koalisyon ortağı Liberaller (VVD) başta olmak üzere bazı partiler, yasa teklifinin hangi soruna çözüm getireceğinin henüz açık olmadığı görüşündeler. İşverenlere çalışanlarından gelecek esnek ya da evden çalışma taleplerini ciddi bir şekilde değerlendirme zorunluluğu getirecek yasa teklifi, işverene geçerli nedenler olması durumunda istemi reddetme hakkı da veriyor. İşverenlerin istemi geri çevirme hakkına dikkati çeken milletvekilleri, yasa teklifinin sağlayacağı katma değerin bir soru işareti olduğu görüşündeler.

Yardım isteyen borçlu sayısı ikiye katlandı Maddi sorunlarından dolayı borçlarını ödeyemeyen ve bu konuda yardım talebinde bulunanların sayısı ekonomik krizin başladığı 2008 yılından bu yana ikiye katlandı. Hollanda Halk Kredileri Birliği (NVVK), sayının 44 binden 89 bine yükseldiğini bildirdi. NVVK yetkilileri, 2013 yılındaki artışta çalışanlar ve serbest çalışanlardan gelen başvuruların önemli rol oynadığını kaydettiler. Ortalama borç miktarı da 29 bin 900’den (2008) 37 bin 700 euroya (2013) yükseldi. Bütçe Bilgilendirme Enstitüsü Nibud tarafından yapılan açıklamada da, borçlar ve borçların önlenmesi konularına ilişkin bilgi taleplerinin geçtiğimiz yıl yüzde 40 oranında arttığı belirtildi.


nieuws

22 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Toplum

Nijmegen’de Nevruz semineri yapıldı

“Sorunlarımızı gündeme taşıyın”

Dinî Bilgiler Bölge yarışmaları yapıldı

Her yıl geleneksel olarak Nijmegen Türk Kültür Merkezi’nin düzenlediği Nevruz kutlamaları, bu sene seminer olarak gerçekleştirildi. Düzenlenen seminere Almanya Türk Federasyon eğitimcisi Mehmet Budanur ve Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik konuşmacı olarak katıldılar. Seminerde, Türk Kültür Merkezi Başkanı Serkan Gedik, Eğitimci Mehmet Budanur ve Murat Gedik birer konuşma gerçekleştirdiler. Gedik, Nevruz’un özellikle Türk Dünyası’nın bir araya gelmesinin ve Türklerin daha iyi tanış olabilmeleri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi. Programda, Türk sazı eşliğinde ikram sunuldu...

Arnhem Türk Platformu, yerel seçimlerde belediye meclisine girmeyi başaran Türk kökenli siyasilere “Sorunlarımızı gündeme taşıyın” çağrısında bulundu. Yerel siyasi oluşumlardan Verenigd Arnhem’in listesinde yer alan ve kullanılan toplam 2276 oyla belediye meclisine girmeyi başaran Kürşat Bal ile bir araya gelen Türk Platformu yöneticileri, “Türk kökenli adayları başarılarından dolayı kutluyoruz. Yolları açık olsun. Temsilcilerimizin çalışmalarına ve hazırlayacakları projelere destek vermeye hazırız. Önümüzdeki süreçte sorunlarımızı, beklenti ve istemlerimizi gündeme taşımalarını istiyoruz” diye konuştular.

Hollanda Diyanet Vakfı ve Din Hizmetleri Müşavirliği tarafından organize edilen, Kur’an-ı Kerîm ve Dinî Bilgiler Kurslarına devam eden çocuklar ve gençler olmak üzere iki kategoride “Dinî Bilgiler ve Genel Kültür Yarışması” dalında bölge yarışmaları yapıldı. Zwolle Ulu, Apeldoorn Eyüp Sultan, Den Bosch Orhan Gazi, Waalwijk Abdulkadir Geylani, Leiden Mimar Sinan, Haarlem Selimiye, Harderwijk Mehmet Akif Ersoy, Delft HDV Sultan Ahmet ve Eindhoven Fatih camilerinde yapılan yarışmaalrda dereceye giren öğrenciler, Dinî Bilgiler ve Genel Kültür Yarışması Hollanda finaline katılma hakkını elde ettiler.

Geri Dönüş Yasası anlatıldı

Hutbe Okuma Yarışması Hollanda finali yapıldı

Sultan Ahmet Restoran Rotterdam’da açıldı

Arnhem Ayasofya Camii’nde düzenlenen toplantıda yurttaşlara Geri Dönüş Yasası ile ilgili olarak aydınlatıcı bilgiler verildi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Hollanda Göç Enstitüsü uzmanlarından Ahmet Alakay, yapılan değişiklik sonrası geri dönüşte yaş sınırının 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren tekrar 45’ten 55’e çıkacağını, mevcut uygulamadan yararlanmak isteyenlerin 1 Temmuz tarihinden önce başvurmaları gerektiğini anlattı. Ahmet Alakay, Geri Dönüş Yasası’ndan yararlananların pişmanlık duymaları durumunda 1 yıl içinde Hollanda’ya dönüş yapabilme olanaklarının da bulunduğunun altını çizdi.

Hollanda Diyanet Vakfı tarafından, Hollanda genelinde camilerde yürütülmekte olan Kur’an-ı Kerim ve Dinî Bilgiler Kurslarına devam eden çocukların katıldığı Hutbe Okuma Yarışması Finali Rotterdam Kocatepe Camii’nde yapıldı. Finalde çocuklar kategorisinde Erdem Korkmaz birinci (Amsterdam Noord Kuba), Alper Türkmen ikinci (Amsterdam HDV Eyüp Sultan) ve Muhammed Ali Güzel (Tilburg HDV Süleymaniye) üçüncü oldu. Gençler de ise, Hamza Yüksel birinci (Tilburg HDV Süleymaniye), Miraç Uzun ikinci (Barneveld HDV Ulu) ve Ebu Hureyre Aslan üçüncü (Vaassen HDV Sultan Ahmet) üçüncü oldu.

Geçtiğimiz günlerde Rotterdam’ın en işlek caddelerinden biri olan Laan op Zuid’de, Sultan Ahmet adıyla yeni bir restoran hizmete girdi. Mekanda ilk dikkat çeken dekorasyona gösterilen özen oldu. İstanbul motifleriyle süslenmiş duvarlar mekanın şıklığına ayrı bir zevk katıyor. Mekanın genç sahibi Enes Gümüş: “Bizim piyasada gördüğümüz belirgin olan bir eksiklik vardı, Özellikle ailelere hitap eden restoranların, yeterli derecede olmadığını gördük ve bunun için bir çalışma yaptık. Menümüzde olan yemekleri en üst seviyede tutacağız. Örneğin döneri kendimiz hazırlıyoruz. Helal kesime özellikle dikkat ediyoruz” dedi.

Uğur Şen’e düğün tadında veda

“UETD Hollanda’da büyüyecek”

“‘’Almanya bizlerin ikinci anavatanı”

25 yıl T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu’nda çalıştıktan sonra emekli olan Uğur Şen’e düğün tadında veda programı düzenlendi. Hollanda’nın çeşitli bölgelerinde gelen yüzlerce kişinin katıldığı veda programında duygu dolu anlar yaşandı. İş, sanat ve siyaset dünyasının yanı sıra çok sayıda STK temsilcisinin de hazır bulunduğu tören. Karamanlıların âdeta gövde gösterisine döndü. HOKAV’ın kurucusu ve halen başkanı olan Uğur Şen’in, sinevizyon gösteresinin ardından yaptığı konuşmada duygularını ifade ederken zorlandığı, gözlerinin buğulandığı, sesinin titrediği gözlerden kaçmadı.

UETD Hollanda Şubesi’nin yeni yöneticileri, Türk basınından temsilcilerle bir araya geldiler. UETD Hollanda’nın yeni başkanı Mehmet Salih Kaya, Mayıs ayında Avrupa Parlamentosu’nun yeni yüzlerinin belirlenmesi için yapılacak seçimlere işaret ederek, etkin katılım konusunda öncü rol oynayacaklarını kaydetti. Kaya, AP seçimlerinin bir anlamda 2017’deki genel seçimlerin startı da olacağına vurgu yaptı. Sahip olunan değerler korunarak yaşanılan ülkeye en iyi şekilde uyum sağlanmasından yana olduğunun altını çizen Kaya, “Bir ayağımızın Avrupa’da, diğerinin de Türkiye’de olduğunu unutmamalıyız” dedi.

YTB Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) ziyaretinde Genel Başkan Kemal Ergün’le görüştü. Kemal Ergün, ‘’Almanya artık bizlerin ikinci anavatanı. Bizde çalışmalarımızı bu doğrultuda yürüterek, insanlarımızın dini, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz,’’ açıklamasında bulundu. Ergün, ‘’Gençlikten Kadın Kollarına, Hac hizmetlerinden insani yardım çalışmalarına kadar geniş bir alanda hareket ederken bütün bunları dini bir cemaat olarak yaparken amaçlarımızdan bir tanesi de insanlarımızın anavatan olan Türkiye’den kopmamalarını sağlamaktır’’ dedi.


samenleving

cemiyet 23

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

www.simedu.nl sitesi törenle hizmete açıldı

Schiedam’lı Erva Yiğiter Johan elçilerinden biri

Türk asıllı meclis üyelerine Kraliyet Nişanı

Schiedam İslam Merkezi bünyesinde faaliyet yürüten SİMEDU Eğitim Kurumu, yenilenen sitesini tanıtmak için görkemli bir program düzenledi. Ömer Atıf tarafından sunulan program, Kur’an-ı Kerîm’le başladı. Merkez Camii Başkanı Zekeriya Budak ve Eğitim müdürü Hasan Koç, www.simedu.nl websitesi hakkında katılımcıları bilgilendiren birer konuşma yaptılar. T.C. Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, cami bünyesinde bulunan eğitim merkezinin, iletişim çağına ayak uydurarak hazırladığı websitesinin muhteşemliğinden duyduğu memnunluğu ve hayreti ifade etti. Program, açık büfe ikramı ile son buldu.

De Schiedamse Erva Yigiter in Amsterdam gekozen tot ambassadeur voor de Johan Cruyff Foundation. Samen met dertien andere ambassadeurs uit heel Nederland maakt zij deel uit van ‘de 14 van Johan’. Dit zijn jonge sporters die zich een jaar lang inzetten als bijzonder ambassadeur om het gedachtegoed van de Johan Cruyff Foundation en het Cruyff Institute uit te dragen: nóg meer gehandicapte en niet gehandicapte kinderen en jongeren in beweging te brengen. Erva Yigiter is in aanmerking gekomen voor het ambassadeurschap omdat haar school ‘t Meesterwerk een Schooplein14 plein heeft.

Rotterdam İlçe belediyelerinde 12 yılı aşkın zamandır, aktif siyasette bulunan 3 Türk asıllı Belediye meclis üyesine Kraliyet Nişanı verildi. Hollanda’da toplumsal hizmetlere ve uyuma katkılarından dolayı Delfshaven İlçe Belediye Meclisi Üyesi Ali Çürük, İjsselmonde İlçe Belediye Meclis Üyesi Necat Kaya ve Kralingen-Crosswijk Belediye Meclis Üyesi Mesut Dişli Kraliyet nişanına layık görüldüler. Törende bir konuşma yapan Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboataleb, “Rotterdam’a bağlı ilçe belediyelerimizde, 3 dönem siyasette aktif yer alan ve ödüle layık görülen herkesi kutluyorum” dedi.

Estergon Teşkilatı gençlik kongresini yaptı

Çanakkale şehitleri anıldı

Cultifestin, 29, 30,31 Mayıs ve 1 Haziran’da

Türk İslam Kültür Vakfı bünyesinde 1995 yılından beri Den Haag’ta yaşayan Türk gençlerine yönelik faaliyet yürüten Estergon Gençlik Teşkilatı’nın 15. olağan kongresi yoğun bir katılım ile Alparslan Türkeş Kongre Salonunda gerçekleştirildi. Kur’an’ı Kerim ve İstiklal Marşı ile başlayan kongrede, Türk İslam Kültür Vakfı Başkanı Tahsin Çetinkaya söz alarak bugüne kadar görev alan bütün gençlere teşekkür etti. Konuşmanın ardından divan kurulu tarafından sunulan teklifler kabul edilerek 14. dönem başkanı Lokman Orman görevini İlkay Çağdaş’a devretti.

Hollanda’da yaşayan tanınmış simalardan, Çanakkale sevdalısı ve yıllardır Avrupa’da açtığı gezici müzelerle Türklerin ve yabancıların büyük beğenisini kazanan ve on binlerce insanımıza Çanakkale’yi sevdirip Çanakkale’ye gönderen Bülent Türker, Rotterdam da düzenlediği “Çanakkale nin Bilinmeyenleri” adlı program ve film ile izleyicileri büyüledi. Bülent Türker, Fransa’ya esir olarak giden Çanakkale gazilerinin mezarlarını, Çanakkale savaşında şehit edilip altın saati İngiliz asker tarafından alınan bir komutanımızın öyküsünü, Atatürk’ün tabancasının hikâyesini ve daha pek çok bilinmeyenleri anlattı.

Farklı kültürleri bir araya getirmeyi hedefleyen Cültifest, bu yıl ikinci kez s-Hertogenbosch kentinde bulunan Brabanthallen’da düzenlenecek. Kısmet Events tarafından düzenlenen etkinlik bu yıl, başkanlığını Zekeriya Aslan’ın yaptığı İMKAN adlı bir kurum tarafından yapılacak. Bu yıl, daha güzel bir etkinlikle ortaya çıkacaklarını beyan eden kurum yetkilileri, 4 günlük programda Nihat Hatipoğlu, Ferdi Tayfur, Mustafa Ceceli, ve Volkan Konak gibi sevilen sanatçıları sevenleriyle buluşturacaklarını ifade ettiler. Cultifestin, 29, 30,31 Mayıs ve 1 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

HDV Zutphen Camii’nde Çanakkale Programı

DSDF’den Wilders hakkında suç duyurusu

Deventer’de Dünya Kadınlar Günü kutlandı

HDV Zutphen Barbaros Camii’nde gerçekleştirilen Çanakkale programı din görevlisi Kadir Kaynar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Şube Başkanı Sefa Taşçeken’in teşekkür konuşmasının ardından program, gençlerin hazırlamış olduğu şiir, naat ve Çanakkale türküleriyle devam etti. Gençlerin okuduğu şiirlerle vatandaşlar duygulu anlar yaşadı. Programa katılan T.C. Deventer Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Mehmet Malkoç, Çanakkale’yi ve onun ruhunu anlamanın önemine vurgu yaparak ecdadın görevini en güzel şekilde yaptığını şimdi sıranın bizlerde olduğunu belirtti.

DSDF Başkanı ve Öğretim Üyesi Nevzat Cingöz, öğretim üyeleri ile birlikte savcılığa giderek Geert Wilders hakkında suç duyurusunda bulundu. PVV lideri Geert Wliders in yerel seçimlerden sonra yaptığı ırkçı açıklamalarının Hollanda Anayasası’nın 1. maddesini ihlal ettiğini, bilinçli bir şekilde etnik kökeninden dolayı Hollanda’da yaşayan bir gruba yönelik ayrımcılık yaptığını belirten DSDF Başkanı Nevzat Cingöz, parti başkanı adına suç duyurusunda bulundu. Cingöz’ün Arnhem polisine yaptığı suç duyurusunda, çoğunluğu siyasilerden ve öğretim görevlilerinden oluşan 40 kişilik bir grup vardı.

Deventer Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından organize edilen Dünya Kadınlar Günü programına bölge HDV camilerinden yoğun bir katılım oldu. Apeldoorn Eyüp Sultan Camii’nde yapılan programa cami kadın din görevlileri, Kadın Kolları ve cami üyesi kadınlar katıldı. Eyüp Sultan Camii Kadın Din Görevlisi Mukaddes Adışen, Deventer Merkez Camii’nden Ümmühan Ferdağ Bodur, Doetinchem Merkez Camii’nden Tuba Akkan birer konuşma yaptılar. Heerenveen ve Apeldoorn Cami’lerinden Rukiye Karpınar ve Emine Çakmak tarafından ilahiler söylendi. Program, Mukatdes Adışen tarafından yapılan dua ile sona erdi.


nieuws

24 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

İddialı ve dev bir eğitim fuarı düzenleniyor!..

‘Kimlik Oluşumu’ ve ‘Meslek seçimi’, ama nasıl? başında ailenin sosyal statüsü, eğitim düzeyi ama illaki maddî geliri veyahut refah seviyesinin gittikçe gerilemesi geliyor. Bu sorun, özellikle yabancı gençlerdeki okul terkini de beraberinde getiriyor. En son 2011’de yapılan araştırmaya göre, diplomasız okul terki Türklerde % 56’lara varıyor. Faslılarda ise % 50’yi buluyor. Ve özellikle erkek çocuklarda daha ileri boyutlardadır. Biz fuarda inşallah ana tema olarak bunu da ele alacağız. Diplomasız okul terkinin önüne geçilmesi için neler yapılır, bunu çeşitli panellerle, çözüm masalarıyla daha değişik yollarla ele alarak gündeme taşımaya çalışacağız.

K

uzey Hollanda Millî Görüş merkez binasında düzenlenen bir basın toplantısı ile, mayıs ayında düzenlenecek olan eğitim fuarı hakkında bilgilendirme yapıldı. Eğitim Fuarı Komisyonu, Hollanda İslam ilkokullar (İSBO) Genel Müdürü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Hollanda Danışma Kurulu Üyesi ve Kuzey Hollanda Millî Görüş Federasyonu Dış İlişkiler Birim Başkanı Yusuf Altuntaş’ın başkanlığında bir araya gelerek “2014 Yılı Birinci Eğitim Fuarı” ile ilgili bililer verdiler. Komisyonun diğer üyeleri; Kuzey Hollanda Millî Görüş Bölge Eğitim Başkanı Fatih Yıldırım, Kuzey Hollanda Millî Görüş Bölge Kadınlar Teşkilatı Eğitim Başkanı Aytül Köprülü, Talim - Eğitim Kurumu sorumlusu Ahmet Said Karakan’dan oluşmakta. Basının karşısına çıkan yetkililer önce kısaca kendilerini tanıttılar, ardından da, ‘Eğitim Fuarı’nın amacı ve içeriği hakkında kısa sunumlarla bilgiler verdiler. Eğitimde veli katılımının önemi... Yusuf Altuntaş, fuarın amacını şu cümlelerle açıkladı: “ Bu eğitim fuarı Hollanda’da ilk kez bir yabancı kurum tarafından organize edilmektedir. Amacımız, daha önce yerel bazda bir kez düzenlenen ve arkası gelmeyen bu

etkinliği ülke bazında düzenleyerek geleneksel hale getirmektir. Bu yıl Amsterdam’da düzenlediğimiz bu etkinliği gelecek yıl aynı zaman diliminde Rotterdam’da da yapmayı ümit ediyoruz. Öz olarak ana hedefimiz, Hollanda eğitim sistemi ile –ana okuldan üniversiteye kadar- yabancıları bir araya getirip kaynaştırmaktır. Bildiğiniz gibi Hollanda’da eğitim kurumları tarafından benzer fuarlar düzenlenmektedir. Ama maalesef yabancılar bu fuarlara istenilen oranda katılım sağlamıyorlar. Biz bunu kendimize dert edinerek yola çıkıp böyle bir fuar düzenlemeye karar verdik. İkinci olarak da, hedefimiz bu fuar içinde oluşturulan önemli temaları işlemektir. Bunlardan bazıları şunlar; ‘Eğitimde Veli Katılımı’. Göstergeler bunun çok düşük oranda olduğunu gösteriyor. Bunu önemli bir tema olarak işlemek istiyoruz. ‘Meslek seçimi’ alanında da gençlerimize yol gösterilmesi gerekiyor. Gençlerimiz daha çok büro ve muhasebe işleri ağırlıklı seçimler yapmaktalar. Oysa bu sektörde eskisi gibi istihdam açığı yok. Dolayısıyla bu alanı seçen gençlerimiz mezun oluyorlar, diploma alıyorlar ama iş bulamıyorlar. Ve son zamanlarda iş bulamayan gençlerin birçoğunda Türkiye’ye gitme eğilimi baş gösteriyor. Bu bize göre tezatlı bir durum. Bu nedenle meslek seçimi konusunda da gençlerimize yardımcı ol-

mak, onlara yol göstermek istiyoruz. Örneğin şu an Hollanda’da “groenonderwijs” denen yeşil eğitim alanında müthiş istihdam imkânı var. Ama baktığımızda bu alanda eğitim gören hiç bir yabancı yok. Oysa buradan diploma alanların iş bulma imkânları çok yüksek. Biz bu konuyu da geniş bir şekilde ele almak istiyoruz. Yüksek eğitim alanların da sıkıntıları var. Master yapabilmeleri için ilgili fonlardan gerekli desteği alamamaktalar. Bunu da ele almak ve siyasî iradenin dikkatini çekmek istiyoruz. Daha başka ‘Kimlik Oluşumu’ konusunu da işlemek istiyoruz. Elbette bizim kendimize göre bir norm ve değerlerimiz var ama buranın da bir norm ve değerleri var. Bunun ikisini bir araya toplayınca üçüncü bir kimlik ortaya çıkıyor. Bu da gençler arasında bir takım sıkıntılar meydana getiriyor. Bu fuarda bunu da ele alarak enine boyuna konuşmak istiyoruz.” Diplomasız okul terkleri olmasın! Komisyon üyesi Aytül Köprülü de konuşmasında şu bilgileri verdi: “Bu eğitim fuarında, Hollanda genelinde 2014 ajandasında da yer alan, özelde de yabancıları direk ilgilendiren önemli konulardan biri olan ‘ailedeki maddi imkânsızlıklar’ı ele alacağız. Yapılan araştırma ve analizlerde görülüyor ki, okul terklerinin en önemli sebeplerin du. Bizden biriydi” ifadesini kullandı.

Muhsin Yazıcıoğlu dualarla anıldı Elim bir olay neticesinde hayatını kaybeden BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu için Hollanda’da anma programı düzenlendi. Amsterdam Nizam-ı Alem Süleymaniye Camii’nde düzenlenen programa katılım yüksek oldu. Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri’ne bağlı Amsterdam Nizam-ı Âlem Süleymaniye Camii’nde düzenlenen programa Büyük Birlik Partisi Genel Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Araştırmacı Yazar Hakkı Öznur ile Hollandalı Türkler katıldı. Caminin din görevlisi Osman Fedayi’nin okuduğu

Kur’an-ı Kerim ile başlayan program, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Sinevizyon eşliğinde Yazıcıoğlu’nun konuşmalarından kesitler verildi. Anma töreninde bir konuşma yapan Cami Derneği Başkanı Ergül Yaman, “Muhsin Başkan her zaman ‘Milletin desteği ve sevgisi siyasetçinin aynasıdır’ diyordu. Gerçekten de onun hakka vuslat töreninde Türk milletinin muhabbetinin şahidiyiz. Millet olarak onu çok sevdik Çünkü Anadolu insanı onu kendisinden biri olarak görüyor-

Büyük Birlik Partisi Genel Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Araştırmacı Yazar Hakkı Öznur, Yazıcıoğlu’nun büyük bir siyaset ve devlet adamı kişiliğinin yanı sıra model bir şahsiyet olduğunu, 40 yıllık siyasi yaşamı boyunca Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini savunduğunu kaydetti. Öznur, “Muhsin Yazıcıoğlu, 40 yıllık siyasi yaşamı boyunca ilkeli, seviyeli ve tutarlı bir siyaset izlemiştir. Onun için önemli olan iktidar vizesi değil, yüce rabbimizin rızasıydı. Siyasi yaşamında ‘temiz toplum, temiz siyaset’ anlayışını savundu. Daha soğuk savaş döneminde sivil toplum, sivil siyaset vurgusu yapan ilk siyaset adamı idi. Siyasette hiçbir yanlış yapmadı; politikanın hiçbir kiri bulaşmadı üzerine. O, makam ve mevkileri elinin tersiyle itmiş sonsuzluğun sahibini düşünen bir liderdi” diye konuştu. Konuşmasının bir bölümünde hükümete yönelik eleştirilerde bulunan Hakkı Öznur, “Başbakan merhum Ge-

“Fuara katılmak için çok müracaat var” Yaptığı kısa bir sunum ile fuarın içeriğine yönelik bilgilendirme yapan Fatih Yıldırım “Bizler yabancılar olarak, özellikle Türkler olarak dinî eğitim konusunda gerçekten tabandan tavana kadar çok güzel şeyler yapıyoruz. Gereken özeni gösteriyoruz. Ancak resmî okullarda bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmiyor ya da gösterilemiyor. Dolayısıyla bu alanda bazı sıkıntılar baş gösteriyor. Biz iki günlük fuar

süresince bu konulara bir farkındalık getirmek için gayret edeceğiz. Fuara katılmak için şu an itibariyle on beş okul müracaat etti. Fuarda, bu okullara kendilerini tanıtmaları için stantlar verilecek. Fuarda kendi alanlarında uzmanları davet edeceğiz: Bunun yanı sıra fuarın cazip ve eğlenceli olmasını nel Başkan’ımızın, liderimizin şahadetine bir ‘yol kazası’ demiştir. Öncesinden haberdar oldukları, kamuoyunda konuşulan, iddia edilen şey nasıl yol kazası oluyor? Başbakan önce kendisi hakkındaki iddiaları, vahim şüpheleri bir aydınlatsın. Yine Erdoğan gibi yardımcısı Beşir Atalay ve kamuoyunda ismi geçen şüpheli AKP’li bakan ve bürokratlar iddialara cevap versinler, kamuoyunu aydınlatsınlar, kaçmasınlar. Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol ve dava arkadaşlarıyız. Bu olayın peşini asla bırakmayacağız. Örtbas edilmesine, karartılmasına, kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Bu olayın aydınlatılması için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Türk siyaseti ve demokrasisi açısından son derece önemli olan bu elim olayı aydınlatmak ve gerçekleri ortaya çıkarmak için her şeyi yapması gereken siyasal iktidar ve devlet kurumları meselenin üzerine kararlılıkla gitmediler. Âdeta Muhsin Başkan ve dava arkadaşlarımızı şehit verdiğimiz elim olayı unutturmaya çalıştılar” ifadesini kullandı.

sağlamak için kültürel ve sanatsal faaliyetlerin, yarışmaların düzenlenmesini sağlayacağız” şeklinde konuştu. Talim Eğitim Merkezinin amaç ve hedefleri… 2012 yılında Amsterdam’da kurulan ve şuan Zaandam ve Amersfoort kentlerinde etkin olan Talim Eğitim Merkezi yönetim kurulu üyesi Ahmet Said Karakan’da kısa bir sunum yaparak, kurum hakkında bilgilendirmede bulundu. Karakan bu fuarın organizesinde yer alan kurumun amacını şu şekilde açıkladı: “Talim Eğitim Merkezi’nin amacı, ilk orta ve lise eğitim hayatında okulda başarılı olamayan ya da başarısını daha da artırma ihtiyacı duyan gençlere ve daha başka yardıma ihtiyacı olan öğrencilere hangi ders olursa olsun ve hangi sıkıntı olursa olsun her konuda elimizden geldiğince yardımcı olarak onların başarı oranlarını artırmak, onları topluma başarılı birer birey olarak kazandırmaya çalışmaktır.” “Öğrenim Özgürlüğü” Kuzey Hollanda Kadınlar Gençlik Teşkilatı Tanıtma Başkanı Kübra Duruer, fuarda sergilenmek amacıyla “öğrenim özgürlüğü” “Vrijheid in Onderwijs” konulu bir fotoğraf yarışması düzenleneceğini duyurarak, bu yarışmaya öğrenciler başta olmak üzere genç yaşlı, kadın erkek herkesi davet edeceklerini duyurdu. Kısa süre içinde sosyal medya aracılığı ile yarışmayla ilgili daha geniş bilgi gönderileceğini söyledi. Genel Merkezin açtığı bir resim yarışmasında 2’inci olan Duruer, gençlere, kendilerini özgür bir şekilde ifade etme ortamı sağlandığında çok güzel çalışmaların ortaya çıkacağını düşünerek böyle bir yarışmayı düzenlediğini ifade etti.

Son olarak söz alan Yusuf Altuntaş, fuara iyi bir katılım olması için canla başla çalışacaklarını belirtti ve böyle önemli bir konuda yapılan bu çalışmaya herkesin destek olmasını istedi. Haber- Fotoğraflar: Adnan Şahin

To r u n o ğ u l l a r ı BJK yönetimini ağırladı Edelstaal Group Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Sezar Keklik, Hakan Özkese, Ahmet Ürkmezgil, Erdal Torunoğulları, Faik Gürses ile eski futbolculardan Gökhan Kesin’den oluşan Beşiktaşlı konuklarını Marmaris ve Fethiye’de ağırladı. Aynı zamanda Dünya Türk İş Adamları Konseyi (DTİK) ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Avrupa Bölge Komitesi Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Onursal Üyeliği ile Gelişmekte olan Spor Branşları Federasyonu Başkanlığı’nın Onur Kurulu üyeliği görevlerini de yürüten Turgut Torunoğulları, konuklarına İçmeler Pamucak mevkiinde inşası hızla devam etmekte olan 5 yıldızlı, üstü otel olan inşaat hakkında bilgiler aktardı.


mozaiek

mozaik 25

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

çocuklar

Kişi başı millî gelirimiz 3 bin 200 dolardan 11 bin dolara çıktı

MÜSİAD “Türkiye ekonomisini” masaya yatırdı

için en güzel

yatak odası bizden

MÜSİAD ve Biruni Öğrenci Derneği ortaklığıyla Leiden Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Avrupa’dan Türkiye Ekonomisine Bakış’ konferansına İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Albayrak şirketler grubu CEO’su Ömer Bolat, MÜSİAD Yurtdışı Teşkilatlanma Komisyonu Başkanı Alper Esen, gazeteci Sami Özey ile MÜSİAD Hollanda Başkanı Ali Bekdur ve davetliler katıldı.

M

ÜSİAD ve Biruni Öğrenci Derneği ortaklığıyla Leiden Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Avrupa’dan Türkiye Ekonomisine Bakış’ konferansına İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Albayrak şirketler grubu CEO’su Ömer Bolat, MÜSİAD Yurtdışı Teşkilatlanma Komisyonu Başkanı Alper Esen, gazeteci Sami Özey ile MÜSİAD Hollanda Başkanı Ali Bekdur, Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan, Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, öğrenciler, işadamları ve basın mensupları katıldı “MÜSİAD Hollanda’nın 20. yılını kutlayacağız”. MÜSİAD Hollanda Başkanı Ali Bekdur, her ay farklı tema ve konular ile yapılan bu ay ki toplantının ana konusunun “Avrupa’dan Türkiye Ekonomisine Bakış” olduğunu söyledi. Bekdur “ MÜSİAD ailesi olarak benimsediğimiz ticari ahlak ve dürüstlüğün, iş fırsatlarına önemli katkısı bulunmaktadır. MÜSİAD, dünyada 60 farklı noktada, Türkiye’de 70 irtibat noktası ile 7 bini aşan üyesi ile 35 bine yakın işletmeyi temsil etmektedir. Hollanda’da çok yönlü faaliyetler yapacağız. Mayıs ayının sonunda MÜSİAD Hollanda’nın 20. yılını kutlayacağız.” dedi. MÜSİAD Hollanda Başkanve-

kili Abdurrahman Akbulut Helalfood sinevizyon eşliğinde Helalfood şirketi hakkında bilgi verdi. Akbulut Helalfood’un aynı zamanda bir aile şirketi olduğunu söyledi. Akbulut “Günlük olarak saatte 5 bin adet iki vardiya düzeni ile 80 bin tane lahmacun üretimi gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda günde 60 ton döner üretim kapasitesi ile faaliyet veriyoruz. Bu faaliyetler sadece üretim bölümü; aynı zamanda bu üretilen ürünlerin hijyenik bir şekilde korunup tüketiciye ulaştırılması içinde gerekli ortamı sağlıyoruz.” “Ekonomimiz yıllık yüzde 5,1 oranında artış gösterdi.” Leiden Üniversitesi Öğrenci Derneği Birunu ev sahipliğinde bir konuşma yapan Albayrak şirketler grubu CEO’su Ömer Bolat, birçok ülke son yıllarda ortaya çıkan ekonomik krizden etkilenmesine rağmen Türkiye’deki büyümenin sürdüğünü ifade etti. Türkiye ekonomisinin büyüklük olarak dünyada 16’ncı, Avrupa’da ise 6’ncı sırada olduğunu hatırlatan Bolat, “Türkiye son 11 yılda siyasî ve ekonomik istikrar yakaladı. Ekonomimiz yıllık yüzde 5,1 oranında artış gösterdi. Kişi başı millî gelirimiz 3 bin 200 dolardan 11 bin dolara çıktı. İhracatımız 4 kat arttı. Biz komşularımızın da Avrupa’nın da ekonomisinin gelişmesini istiyoruz. Çünkü bu büyü-

me bize de olumlu yansır. Türkiye çok önemli bir ülke. Ülkemiz üzerinde hesapları olanlar var. Birileri ayağımıza çelme takmak istiyor. Bugünlere kolay gelmedik, birbirimize düşersek hâkim ülkeler bizi yer. Bu tuzaklara düşmemeliyiz. Halk en büyük hakem, dolayısıyla 30 Mart’ta alacağımız her türlü sonucun başımızın üzerinde yeri var. Demokrasi sadece batı ülkeleri için geçerli değil biz de demokratik teamülleri yaşamak istiyoruz. Sandık en büyük hakemdir. Milletimiz demokrasiyi içselleştirdi, Türkiye’nin geleceği aydınlık olacak inşallah.” diye konuştu. İKV Başkanı Ömer Cihat Vardan da konuşmasında, Türkiye’nin AB üyeliği üzerinde durdu. AB sürecini uzun ince bir yola benzeten Vardan, iş dünyası olarak 2004’te başlatılan müzakere sürecinin başarıyla tamamlanmasını arzuladıklarını ve buna destek verdiklerini söyledi. Gazeteci Sami Özey de MÜSİAD’ın Türkiye ekonomisine yapmış olduğu katkı hakkında bilgi verdi. Program sonunda MÜSİAD programına katılan işadamlarına rozet takıldı. Ardından basın için topluca hatıra resmi çektirdiler. Doğuş Haber Merkezi

AFRA TAPIJT & MEUBELHUIS

Zwart Janstraat 79 81, 3035 AM Rotterdam Tel.: (010) - 285 74 64

Gorinchem Interieurhuis

Westwagenstraat 82, 4201 HJ Gorinchem Tel.: 010-2857464


nieuws

26 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

İbrahim Turgut (Mihenk)

Müslümanın sosyal yaşamında, muvazene(ölçü) hâkimdir. O, sorumluluk anlayışına göre hareket eder ve diğer insanlarla ilişkilerde ölçülü davranır. İlişkilerinde Allah rızasını mihenk alır. Ölçü ve mihenk, eş anlamlı kelimelerdir. İsim tamlaması şeklinde kullanıldığında ise, farklı anlam ifade eder. Hepimizin bildiği mihenk taşı: Gümüş ve altın alaşımlarının kalitesini test etmekte kullanılan, düz, sert, ince pütürlü, siyah veya koyu renkli bir taştır. Mecazi anlamıyla mihenk taşı bir şeyin kalitesini belirlemek için kullanılan kıstas demektir. Bizde köşemize bu ismi vermeyi uygun gördük. Hayırlı olmasını Cenab-ı Hakk’dan dileriz. Yazacaklarımızla faydalı olmayı umuyoruz. Ülkemizin, 17 Aralık’tan buyana, maddî ve manevî kayıplarından her vicdanlı vatandaş rahatsızdır. Kangren haline döndürülen bu sarmal yapıdan çıkılması gerekir. Meydana gelen hadiselerden tarafların aktörleri tarih önünde sorumlu olacaklardır. Kuşkusuz, Türkiye’de meydana gelen planlı olaylar, yurt dışında yaşayan ülke vatandaşlarını derinden etkilemektedir. Bundan dolayı, kahvelerde ve camilerde kişilerin alt yapılarına göre farklı değerlendirmeler yapılmakta ve böylelikle fikir ve zihin kirliliği ortaya çıkmaktadır. Olaylara inanç boyutundan bakıldığında, daha sağlıklı iletişim meydana getirebilirler. Oysa ki onlar, mükaleme yerine müdahaleyi tercih ediyorlar. Bu durum insanları geriyor ve gönül kırıklığına sebep oluyor. Bir büyüğün ifadesiyle: ‘Ağızdan çıkan söz, yaydan fırlayan söze benzer. İkisini de geri getirmek mümkün değildir. Ok atılmadan önce iyi nişan alınmalı, söz söylenilmeden önce iyi düşünülmelidir’ diyor. İnsanların birbirlerini rencide edecek sözler sarf etmeleri, İslamî ve insanî kardeşlik

hukukuna aykırı olduğu herkesçe bilinmelidir. Türkiye’miz de, Devlet içinde paralel yapı ile hükûmet arasında kapışmayı ve tarafların karşılıklı kirli çamaşırlarını ortaya dökmeye devam etmeleriyle ortaya çıkan manzara, elde edecekleri dünyevî bir menfaat olsa da, bunun ötesinde ahiret hayatı vardır ki, orada herkes dünyada yaptıklarından hesaba çekilecektir. Orada kurulacak mahkemenin Hâkimi, Kâdiri Mutlak olan Allah’tır. Dünyada olduğu gibi birileri diğerlerini ilzam etmek (alt etmek) için oyunlar veya kumpaslar çeviremeyecek, sadece ve sadece Allah’ın iradesi hâkim olacaktır. Bizim buradan söyleyeceğimiz söz, Mevlana’nın deyişiyle şudur: “İstiyorsan Hakk’a varmayı, Meslek edin gönül almayı, Bırak saraylarda mermer olmayı, Toprak ol, bağrında güller yetişsin.” Hani biz; ihlas, samimiyet, uhuvvetten dem vuruyorduk. Rabbimiz kelam-ı kadiminde: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin” diyordu. Ne zaman unuttuk bu güzelim söz ve ayetleri. Yoksa bütün bunlar, bir kopuşun bir dağılmanın veya savrulmanın habercisi mi? Belli ki birileri kazançlı çıkıyor bütün bunlardan. Gelin ‘dur’ deyin bu fitneye, batırmayın bu gemiyi. Birbirinize toprak olun ve sonra gül bitirin benliğinizde. Acıyın çocuklara, kadınlara, yaşlılara biçare öksüzlere hatta hayvanlara!.. Lütfen! Ülkenin bütünlüğünü, geleceğini, ekonomisini, sosyal dokusunu, vatandaşın psikolojisini, düşünün!.. Birbirinizi tahkir ederek söz söylemeyin!.. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye! Şöyle deyin: İki şey mühimdir, birincisi okyanus gibi bol haysiyet, ikincisi Elif gibi dimdik şahsiyet!.. Belki bütün yapılacak şey bundan ibarettir...

Hollanda Wilders’a karşı ayakta Hollanda halkı, Faslılar hakkındaki söylemleriyle büyük tepki alan İslam ve yabancı düşmanı politikacı Geert Wilders’e karşı kenetlenmeye devam ediyor. Nijmegen’ın CDA’lı (Hıristiyan Demokratlar) Belediye Başkanı Hubert Bruls ile GL (Yeşil Sol), PvdA (İşçi Partisi) ve D66’lı (Demokratlar 66) encümen üyeleri, Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders hakkında suç duyurusunda bulundular. Belediye Başkanı ve encümen üyeleri halka da kendilerine katılmaları çağrısını yaptılar. Yüzlerce kişi Wilders hakkında suç duyurusunda bulunmak için belediye yöneticileri ile birlikte karakola gitti.

Nijmegen şehrindeki karakolun önünde uzun bir kuyruk oluştuğu öğrenildi. İslamiyet ve yabancı düşmanı Geert Wilders, seçimlerden sonra Lahey’de yaptığı konuşmada tabanına “Şehirde daha az mı yoksa daha fazla mı Faslı mı istiyorsunuz” diye seslenmiş ve aldığı “daha az” yanıtı üzerine “Öyleyse bunu halledeceğiz” demişti. Wilders’ın bu sözleri ülke genelinde büyük tepkilere yol açtığı gibi, partisinden istifa eden milletvekilleri, belediye ve eyalet meclisi üyeleri de oldu. Geert Wilders buna rağmen, yanlış bir şey yapmadığını ileri sürerek, sözlerini geri almayacağını ve özür de dilemeyeceğini söyledi.

Avrupa Mültifestival, 6- 7- 8- 9 Haziran tarih

Hollanda’yı daha şimdiden ‘Avrupa festival’ heyecanı Avrupa Mültifestival Vakfı tarafından 6- 7- 8- 9 haziran tarihlerinde Rotterdam kentindeki AHOY salonunda yapılacak olan etkinliğe, Hollanda’nın yanı sıra Türkiye’den ve Avrupa’nın değişik kentlerinden çok sayıda kurum, kuruluş ve firma katılacak.

M

ultifestival Avrupa Yönetim Kurulu Avrupa Mültifestival Vakfı tarafından 6- 7- 8- 9 haziran tarihlerinde Rotterdam kentindeki AHOY salonunda yapılacak olan etkinliğe, Hollanda’nın yanı sıra Türkiye’den ve Avrupa’nın değişik kentlerinden çok sayıda kurum, kuruluş ve firma katılacak.

Genç, deneyimli ve sahasında uzman ekiple bu yıl Rotterdam Ahoy Fuar ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek festival hakkında Melek Atak, “KültürSanat, Fuar, Sağlık(Zorg), Bazaar, Turizm, Emlak, Çocuk Bölümü, Yemek, Podyum-Kongre-Edebiyat, Sivil Toplum Kuruluşları-Basın platformu gibi bölümlerle katılımcılara en iyi şekilde hizmet vermek amacındayız.”

Multifestival Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı Melek Atak organize edilecek etkinlikle ilgili olarak yaptığı açıklamada, bu yıl ilk defa gerçekleştirilecek olan festivalin, bundan sonraki yıllarda da düzenli olarak organize edileceğini söyledi.

“Festivalimiz boyunca ünlü sanatçılarımız Ahmet Özhan, Sibel Can, Sevcan Orhan, Türk Dünyasının sevilen sanatçısı Arslanbek Sultanbekov (DOMBRA), öte tandan değişik müzik ve tiyatro gurupları sahne alacaklar. Toplam 20 bin m2 alanda icra edile-

cek olan festivalimize Hollanda’nın yanı sıra Avrupa ülkeleri, Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerinden de katılımcı şirketler yer alacak.” “5 büyük salonda yapılacak olan Multifestival Avrupa’ya, çok sayıda Hollandalı şirketler de stant açarak, şirketlerinin tanıtımını yapacak. 350 civarında stant ile hizmet verecek olan festivalimizde, büyük-orta ve küçük ebatta salonlar mevcut. Konser, konferans veya küçük çaplı programlar için bu salonlar hazırlanacak. Festivalimize daha önemli isimleri katmayı hedefliyoruz. Bu konuda açıklamalarımızı kamuo-

DEURWAARDER VE INCASSOBUREAU’LARIYLA

BAŞINIZ DERTTE Mİ?

PA S Juridisch / Financieel Advies

BURO

Elif gibi dimdik şahsiyet!..

Güncel

& Schuldhulpbemiddeling

A: Slinge 584 1. Kat. 3086 EX Rotterdam T-F: (010) – 737 06 76 M: info@buropas.com

W: www.buropas.com


perspective

perspektif 27

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Kalemdâr

lerinde Rotterdam - AHOY salonunda yapılacak...

Mehmet Şükrü Oflaz

ĞARİBİYA* Sonu olmayan keşmekeşin tam ortasındayız. Nefes alamıyor, ulu dervişlerin yakıcı nefesi artık bizi bulmuyor. Birbirimize değmeden, bakmadan ve görmeden geçip gidiyoruz. Yığınlar, bir uçtan bir uca harman sarısı parlaklığında ve savruk bir hâlde istasyonlara doluyorlar. Dolup boşalan istasyonlar, apartmanlar, işyerleri... Dolup boşalan dünyanın söylediklerine kayıtsız bir şekilde... Ümit aşısı gökyüzü, diriliş habercisi su, bizi yoğuran hayat, fabrika bantlarında paketlenip önümüze geliyor. Birbirimize yakınlığımız parmak uçlarımızda olmasına rağmen, uzağız birbirimize galaksiler kadar. Gidenlerin ardından dökülen suların hikmeti, turnalara emanet hasretliğimiz, dönmemeye yemin ettiğimiz aşkımız, sevgilinin mendil içindeki bir tutam saçı, mirasyediler husumetine uğramış bir hâlde bodrumun en rutubetli yerine atılmış... Unutuyoruz...

Mültisardı

yuyla paylaşacağız. Türkiye’den de bazı belediyeler festivalimiz bünyesinde tanıtımlarını yapacaklar. Multifestival Avrupa ekibi olarak başarılı bir festival organize etmek için tüm hazırlıklar tamamlandı.” açıklamasında bulundu. Festival Müdürü Ahmet Gündoğdu ise Mültifestival Avrupa etkinliği için ilk etapta 50 kişilik bir festival çalışma grubu ve organize komitesi oluşturduklarını, zamanla bu sayının artabileceğini söyledi. 4 gün boyunca Avrupa’daki insanlarımıza unutulmaz anlar yaşatmayı hedeflediklerini ifade eden Gündoğ-

du, buluşmayı, kaynaşmayı ve yeni dostluklara kapı aralamayı bir görev saydıklarını ve gece gündüz bu amaçla çalıştıklarını belirtti. Kusursuz bir hizmet verebilmek için bütün detayları ince eleyip sık dokuyan Mültifestival Avrupa Çalışma Grubu şu isimlerden oluşuyor: Emel Akgül, Ergun Kula, İffet Subaşı, Abdullah Kutlu, Kübra Koyuncular, Selami Yıldız,

Murat Yıldırım, Adem Kutlu, Mehmet Pekcan, Mustafa Kurşun. Festival ve stand için irtibat telefonu 00.31.(0)6 33 27 63 30, info@multifestivaleuropa.nl

Doğuş Haber Merkezi

«

Milyonlarca vergi kaçağı bulundu Vergi kaçağını tespit etmek için personel sayısının ve denetimlerin artırılması sonuç vermeye başladı. Yapılan kontrollerde 250 milyon euro’luk vergi kaçağı tespit edildi. Maliyeden sorumlu Devlet Bakanı Wiebes, Vergi Dairesi’nin geçen yıl bu iş için 160 milyon Euro harcayarak 1.200 ekstra müfettiş kiraladığını söyledi. FNV’ye bağlı Abvakabo Sendikası ise, vergi kaçakçılığını önlemek için halen çok az çaba harcandığını iddia etti. Abvakabo yöneticisi Mieke van Vliet’e göre, piyasada halen milyarlarca vergi kaçağı var. Eski Devlet Bakanı Weekers ise, 1.600 müfettişin alınacağı sözü vermişti. Wiebes, vergi dairesinin amatör bir kurum olduğu eleştirilerine katılmadığını belirterek,

orada görev yapanların “çalışkan insanlar” olduklarını söyledi. Bakan, “Onlar sadece kusursuz hareket etmek neredeyse imkansız hale gelen çok karmaşık kurallar ile uğraşmak zorunda kalmışlardır. Bizim bu konuda bir şeyler yapmamız gerekir’’ dedi. 1 Nisan’da Hollandalı vergi mükelleflerinin beyannamelerini içeriye vermiş olmaları gerekiyor. Yaklaşık altı milyondan fazla kişi beyannamesini teslim etti. Hafta sonundan sonra, yedi milyondan fazla kişinin vergi beyannamesini teslim etmesi bekleniyor...

oflaz-aliya@hotmail.com

Yağmur sonrası, diz boyuna ermiş otların arasından yürüdükten sonra, paçalardaki ıslaklığın insanı ürperten serinliği yok artık. İnsanın elini donduran, dişlerini sızlatan kurnalar masallar dekoru. Oysa sisin, pamuktan bir yorgan gibi dağları örttüğü vakitlerde, insanı ufku görememenin karamsarlığından kurtaran mübarek bir kurtarıcı gibi olurdu ocak. Meşe ağaçlarının alevlendirdiği, üzerinde duman isinden simsiyah kesilen güğüm, etrafında kocamışlar, kadim zamanların hikâyeleri ile hayat yükünü hafifletmeye, gençlere yol göstermeye çalışırlardı. Dışarda uluyan kurtlar, kalbe bir tedirginlik vermezdi. Zira ev vardı, anne vardı, baba vardı, çocuk vardı, komşu vardı... Ocağın başında maşa ile közü karıştırırken, hatıraların zil sesi hükmündeki çaydanlığın çıkardığı ses, bir anda komşunun kapıyı ansızın çalması ile kesilirse hiç kimse şaşmamalıdır. Evin kapısı komşuya açılmak için vardır. ‘Kim geldi?’ diye sormayın, elinde idare lambası, komşu evin kocamışı, mütebessim çehreyle muhabbet safına dahil olmak için gelmiştir. Pastalar, börekler, çörekler yoktur ikram edilecek. Ama çay vardır. Âşıkların içeceği çay. Aşk kıvamında, gönül ile sevgi ile demlenen çay ve muhabbet. Çocuklar, gündüzün yaramazlığının galibiyet sarhoşluğu ve tabi ki yorgunluğu ile, büyüklerini uykuya inat dinlemektedirler. Gelinler, kayınvalidelerin hemen arkasında, ulu çınara yaslanır gibi çay ikramını organize etmektedirler. Dünyadan uzakta bir yerdedir bu ev. Sadece insanlar yoktu bu evde. Alt katta inekler, otların konulduğu bölümde tavuklar kendilerine takdir edilen mesailerindedir. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürerdi bu sohbetler. Ama sadece konuşma olmaz. Susulur, eskiler gelir akla, ağıt yakılır. Coşa gelinir, bazen bir gayda tutturulur. Abartısız gülünür. Bilinir ki yalnız değildir insan. Yalnız değiliz... Ufuk vardı. Dağ başından bakılınca ufuk, alabildiğine uzak. Alabildiğine yeşil, ağaç, orman. Yaz ayı çekirge seslerine karışan çekiç sesleri. Kayaların üzerlerinde kertenkeleler. Saatin akrebi ve yelkovanı arasındaki

münasebetteki dengeye benzer bir denge ve işleyiş vardı . İş yorgunluğu elbet vardı. Ama zihin ve gönül yorulmuyordu. Ufka baktığınızda her şey bitiyordu. Ağzınıza layık meyveler ve sebzeler vardı. Bizi yaratanın yarattığı nebatat. Korku duymazdık yediklerimizden. Helal nedir, haram nedir bilinirdi. Bazen çocuk sınırsızlığının yettiği yere kadar, cevvaliyetin verdiği avantajla meyve ağaçlarına hücum edildiğinde, sahibi bey amcanın lakabı cehennemde olsa, bizi affedeceğini bilirdik. Bilirdik ki köyde büyükler var, sözü dinlenesi büyükler... Yılan gibi kıvrım kıvrım yollardan süzülerek akan köy dolmuşu, yolu beklenesi bir şeydi. Şehir uzaktı bize. Biz şehre çok uzaktık. Dolmuş şoförleri biraz havalı olurlardı. Ne de olsa arabaları vardı ve şehre iniyorlardı. Fakat yaz aylarında o yollar gurbetten izine gelenler ile bayram ederdi. Tam dönemeçten döndükten sonra, görüş alanımıza girdiğinde başlayan yürek çarpıntımıza, korna sesleri eklenirdi. Gelen teyzeydi, amcaydı, abiydi, evin direği babaydı. Çocuklar başka sevinirdi. ‘Yabancı plaka’ demek oyuncak demek, çikolata demekti. Tarifsiz bir mutluluk... Rüyada, çocuğun arkasından korkunç bir canavar koşar yakalamak için. Tam yakalayacağı sırada, evin önünden kendini dik yamaca bırakır, kanatlanıp uçardı. Melekler gibi. Köyde çocuk melekti. Köyde kimse kalmayınca dedeler ve nineler âdeta gönüllü sürgüne çıktılar. Apartman dairelerinde her sabah, hane halkını erken kalkmaları için uyandırıp, cam önünde dışarı bakar dururlardı. Ne göreceklerdi ki? Beton, soğuk beton. Yüce dağların ufku çok uzaklarda kaldı. Kafesteki kuş gibi içine kapanıp apartman dairelerinde öldüler. Tabut apartmana sığmadı; apartman, dedeleri ve nineleri vermedi.

Rüyada, çocuğun arkasından korkunç bir canavar koşar yakalamak için. Tam yakalayacağı sırada, evin önünden kendini dik yamaca bırakır, kanatlanıp uçardı... Evin en kuytusuna çekilme tavsiyesi boşa değildir. Evin en kuytusu, odanın en kuytusu, insanın kendisinin en kuytusuna çekilmesi. Bir parça kuru ekmek, çocuk düşleri, hatıralar her gün dolup boşalan bu dünyada bizi teskin eder mi bilinmez. Ama bizi onaran hasretlik var. *Ğaribiya: Rumcada Hasretlik, özlem


Spaanse polder ve Ijsselmonde şubelerimiz pazar günleri saat 13:00 - 17:00 arası açıktır. Acil durumlar için bize 06-543 110 96’dan ulaşabilirsiniz. Groothandel Zoetermeer Edisonstraat 125 2723 RT Zoetermeer Tel: 010-342 28 85

Spaanse Polder Linschotenstraat 74 3044 AW Rotterdam Tel: 010-485 43 30 Fax: 010-415 00 99

Delfshaven Nieuwe Binnenweg 421 3023 EM Rotterdam Tel: 010-276 30 04 Fax: 010-244 75 26

Afrikaanderplein Pretorialaan 50A 3072 EP Rotterdam Tel: 010-485 77 54 Fax: 010-486 50 33

Waalhaven Sluisjesdijk 86 3087 AJ Rotterdam Tel: 010-294 02 40 Fax: 010-429 99 40

Vlaardingen George Stephensonweg 19 3133 KJ Vlaardingen Tel: 010-434 60 14 Fax: 010-434 50 58

Ijsselmonde Ridderkerkstraat 41 3076 JT Rotterdam Tel: 010-291 74 68 Fax: 010-291 74 69

Kralingen Crooswijk Jonker Fransstraat 84-86 3031 AW Rotterdam Tel: 010-411 11 95 Fax: 010-411 98 00

Breda Boschstraat 110 4811 GK Breda Tel: 076-520 93 53 Fax: 076-514 98 23

Dordrecht Van Oldenbarneveltplein 14 3317 EP Dordrecht Tel: 078-651 52 53 Fax: 078-618 40 76

Schiedam Van Berckenrodestraat 17 3029 AT Rotterdam Tel: 010-473 47 46 Fax: 010-473 86 08

Ridderkerk Mandenmakerstraat 17B 2984 AS Ridderkerk Tel: 0180-48 77 88

aod

Auto Onderdelen Depot Nederland

Free-Parts

Yedek parça ithalatı ve BENELUX bölgesine dagıtımı


interview

söyleşi 29

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem AP, PvdA adayı Adnan Tekin:

“Avrupa, Brüksel’den yönetiliyor” Hollanda yeni bir seçime hazırlanıyor. Her seçim öncesi siyasîler hem kafalarındakileri hem de eteklerindekileri dökerek, seçmen olarak bizlere bir perspektif açıyorlar. Wilders “Faslılar dışarı” söylemiyle oylarını artırırken, Wilders’ın peşinden sürüklenerek etnosentrik söylemlerle oy avcılığına soyunan partiler de boylarının ölçülerini aldılar.

S

iyaset arenasında bunlar olurken seçmen cenahında hiçbir kıpırdanma yoktu. Katılım oranı her seçimde giderek düşüyor. Herkes farklı gerekçelerle sandığa gitmeme sebebini açıklıyor ama, öne sürülen sebeplerin hiçbiri de bu önemli haktan feragat etmeyi gerektirmiyor. Kaldı ki, artık yüksek sesle sizi Hollanda’dan kovmaya çalışan bir densiz var karşınızda. Oylarınızı sadece bu adama cevap olarak vermek bile yeterlidir. 22 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine PvdA’dan 7. sıradan aday olan Adnan Tekin’le hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Deneyimli, toplumun nabzını iyi tutabilen, hizmet sevdalısı, kaygı duyan, çalışkan biri Adnan Tekin. Hollanda’da yapabileceklerini yapmış, bundan sonraki durak olan Brüksel’de de bir şeyler yapmayı hedeflemiş, planlamış ve öylece, bilinçli bir şeklide yola çıkmış. 22 – 25 Mayıs 2014 tarihleri arasında Avrupa Parlamentosu’nun 766 sandalyesini belirlemek için 27 ayrı ülkede seçimler yapılacaktır. Hollanda’nın üye sayısı 26’dır. Wilders son seçimlerde 5 üye gönderdi. PvdA’nın 3 sandalyesi bulunuyor. Adnan Tekin’le, pek çok konuyu değerlendirdik. İstifade edeceğinizi ve keyif alacağınızı umuyoruz. Seçime katılan bütün adaylarımıza başarılar diliyor, herkesin, sandığa giderek oylarını kullanmasını bekliyoruz… 15 yıla yaklaşan toplumsal hizmet serüveninizin ve danışmanlık görevinizin kısa bir özetini yapar mısınız? Amsterdam’da yaşayan insanları bir arada tutmak, huzur ve barış içerisinde yaşatmak için pek çok faaliyet ve girişimde bulunduk. Bazı olaylar art arda geldi. 11 Eylül saldırısı, Fortuyn ve van Gogh cinayetleri ile kaos ortamına sürüklenen ve bu süreci söylemleriyle destekleyen siyasîlere sağduyu çağrısı yapmak ve o huzur ortamının tesisi için koşuşturmak, uğraşmak elbette zor oldu. Ama, o günlerde üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyorum. Türkiye’de yaşanan deprem için Hollanda kollarını sıvamıştı. Görevde olduğum

bu süreçte Amsterdam Belediyesi olarak bizim de o afet için büyük katkılarımız oldu. 10 yıl boyunca Amsterdam Belediye Başkanı Job Cohen’in siyasî danışmanlığım döneminde bu manada pek çok olumlu, güzel hizmetin gerçekleştirilmesine vesile olduk. O, düşüncesiyle ve yaptıklarıyla Hollanda’da iz bırakan biriydi. “Toplumu bir arada tutmak” gibi bir ideali ve misyonu vardı; biz de aynı duyguları paylaştığımız için ortak pek çok noktada buluşuyor ve yapılan hizmetler toplum nezdinde kabul görüyordu. Bu zorlu süreçte halkları huzur ve barış içerisinde bir arada tutmak gibi bir görev yüklendik. Bu görev ve sorumluluğu da büyük bir duyarlılık ve hizmet bilinciyle yerine getirdiğime inanıyorum. 11 Eylül’le başlayan süreç Hollanda’yı nerelere getirdi? Sağa ve ırkçılığa doğru büyük bir yönelme, evrilme var. Bu sadece siyasetçilerin söylemlerinde kalmıyor, aynı zamanda bu vatandaşa da yansıyor ve onları da etkiliyor. Bu da, toplumsal sorunları tetikliyor. Avrupa Birliği bu konuda ülkelere yaptırım uygulayarak, ırkçılığı en aza indirebilir. Bunun için mi Avrupa Birliği Parlamentosu seçimlerine katılıyorsunuz? Elbette sadece bunun için değil. Bu, sadece sebeplerden biri. Adaylık benim isteğimle oldu. Beni bu yola iten sebebi de paylaşmak istiyorum: Amsterdam’da uluslararası nakliyecilik yapan bir şirkette yakın bir tanıdığım çalışıyordu. 3 yıl önce şirket kendisini çağırıyor ve ekonomik kriz nedeniyle iki seçenek sunuyorlar. Aslında niyetleri işten çıkartmak ama, ‘daha az zararla işi nasıl kapatabilirler’ diye düşünerek, işçisini zora sokuyor. Birinci seçenek, 8 saatlik iş kontratını 4 saate düşürmekti. Buradaki sıkıntı, gece 2’de bile iş alma durumu söz konusuydu ki, bu tamamen işçiyi zorlamaktı. Diğer seçenek ise, çıkış almaları durumunda işsizlik kurumuyla sorun yaşamayacakları garantisiydi. Pek çok işçi ikinci yolu seçerek yıllardır çalıştıkları yerden ayrıldı ve işsiz kaldılar. Biz şirketin gerçekten kriz nedeniyle bu yolu seçtiğini

Adnan Tekin kimdir?

1972 Amsterdam doğumlu. Aslen Ardahan-Posof’lu. 1990 yılından beri toplumsal faaliyetlerde aktif olarak görev alan Tekin, 1998 yılından 2011 yılına kadar Amsterdam Belediyesinde danışman olarak görev yaptı. Son 3 yıldır Eyalet Meclis Üyesi olarak görev yapmakta olan Adnan Tekin evli ve 4 çocuk babası.

düşünüyorduk. Oysa ikinci yolu seçip 4 saat orada çalışan birinden duydum ki, onca yıldır emek vererek o şirketi ayakta tutan Türk işçilerini çıkartarak Doğu Avrupa’dan gelen insanları işe almışlar. Onlara verilen saat ücreti, eski işçilerine verilen ücretin neredeyse üçte biri kadar. Hem de geçici bir iş anlaşması ile çalıştırıyorlar. Bu durum beni çok etkiledi. Çok üzüldüm ve çok kızdım. Yıllardır emek veren, alın teri döken Türk işçilerine uygulanan bu haksızlığa ve yine emekleri sömürülen yeni işçilere reva görülen bu duruma üzüldüm. Bu haksızlığı yapanlara da çok kızdım. Zira bu insanlar bir daha iş bulamayacaklardı. Orta direği temsil eden bu insanlar ömürlerinin bundan sonrasını sosyal ödenekle idame ettirmek zorunda kalacaklardı ve kaldılar da. Burada kazançlı çıkan tek kişi var o da, işverendir. İş pazarındaki bu eşitsizliği önlememiz lazım. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu haksızlığa karşı çıkmak gerek. Ben oralardan gelenlere karşı değilim; ben de nereden geldiğimi biliyorum. Ama onların emeklerinin sömürülmesine de karşıyım. Gördüğüm bir diğer sorun da, gençlerimizin eğitim süreçlerinde yaşadıkları sıkıntılardır. Gençlerimiz güzel bir eğitim alıyorlar ama, önlerini göremiyorlar. Aldıkları eğitimin derecesine gör staj yeri bulmakta zorlanıyorlar; eğitimini tamamlıyorlar iş bulamıyorlar. Eyalette de bu konuda pek çok öneri verdim. Ama maalesef, senin işe ya da staja alınmanı soyadın belirliyor. Adın yabancıysa, ne iş için ne de staj için seni çağırmıyorlar bile. Orada da büyük bir ayrımcılık yaşanıyor. Üniversite ve yüksek okul bitirmesine rağmen yıllardır iş bulamayan insanlara rastlıyorum. Sevgili Hacı Karacaer sürekli “Biz sadece bu pastadan payımıza, hakkımıza düşeni istiyoruz” derdi. Ben de bu pastanın daha da büyütülmesin gerektiğine inanıyorum. Bu gibi durumları önlemek için benim de bir şeyler yapmam gerektiğine inandım ve adaylığımı koydum. Partim de onayladı, inşallah halkımız da oylarıyla bizi bu işlerin takipçisi olarak AB Parlamentosuna seçerler. Bu sorunları Avrupa Birliği Parlamentosu çatısı al-

tında gündeme getirmek ve orada çözmek istiyorum. Yerel seçim sonuçlarını nasıl değerlendirmek gerek? Biraz önce sıraladığım sorunların çözüm mercii siyasettir, yani yürütme organıdır. Bu sorunlar çözülme yerine artıyorsa, insanlar hem sandığa küsüyorlar hem de siyasetçilere kızıyorlar. Seçime katılım oranı her dönem düşüyor. Ben de bu toplumun bir parçası olarak bu küskünlüğü ve kızgınlığı çok iyi anlıyorum. Onlarla aynı değerleri, aynı duyguları paylaşıyorum. İşçi Partisi’nden büyük beklenti içerisinde olan vatandaşlarımız, bu beklentilerinin gerçekleşmemesi nedeniyle sandığa gitmeme kararı aldılar. Böyle tepki vermek, böyle cezalandırmak istiyorlar. Bu seçimde neredeyse göçmen toplumun yüzde 75’i sandığa gitmedi. Ceza vermek sandığa gitmemekle olmaz. İslam ve yabancı karşıtı söylemi bulunanları siyaset arenasından silmek için oyumuzu kullanmalıyız. A partisi olmaz da B partisi olur; ama mutlaka oyumuzu kullanmalıyız. Aksi takdirde, inancına, düşüncene saldıran, haklarını elinden alan ırkçı partilere meydanı bırakmış oluruz. “Biz seçip gönderiyoruz, ama onlar bizi temsil edemiyor, seslerimizi duyuramıyorlar, haklarımızın elimizden alınmasına karşı çıkamıyorlar” deyip, oy kullanmıyorlar. Seçeceğimiz insanları da iyi tanımamız, iyi bilmemiz lazım. Geçmişte toplum için ne yapmışlar, nasıl bir düşünceye sahipler, bu işi yürütecek kabiliyette ve kariyerde midir, ne tür ilişkileri var, bir misyon sahibi midir, gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak, PvdA, seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok hakkı elde etmemize sebep olmuştur. Hollandalı Türk toplumu için nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz? Güçlü bir örgütlenme yapımız var. Girişimci sayımız her geçen gün artıyor. Yüksek eğitim tahsili yapan genç sayımız yükseliyor. Hepsi de kendi branşlarında, alanlarında önemli ve güzel hizmetler yapıyorlar. Bu gurur

verici bir durum. Bu da sadece bizim toplumuza has bir durum. Ancak bazı ortak paydalarda birlikte hareket etmemiz gerekir. Örneğin, Wilders’ın son hezeyanı karşısında Türk STK’lar birlik olmalılardı. Ortak bir tepki bildirisi yayımlamalılardı. Wilders, her ne kadar Faslıları cephe alsa da, aslında onun kastı bütün yabancılardı. Bugün ‘Daha az Faslı’ olsun diyen biri yarın da ‘Türkler gitsin’ der. Bu manada bir birliktelik sağlanır ve beraberce hareket edilirse, geleceğimiz güzel olur, inşallah. Kriz daha ne kadar sürecek? Hollanda derin bir ekonomik krizden çıkıyor. Bir kriz 6-7 yıl sürer mi hiç. Etrafımıza baktığımızda komşu ülkelerin krizi bir-iki yıl içerisinde atlattığını görüyoruz. Hollanda’da krizin bu kadar sürmesinin sebebi bankalardır. İflas eden bankalara devlet el koymuş ve o iflas sürecinde bankaları desteklemişti. Bu süreçte bankalar, yeni girişimcileri desteklemedi, ipotek kredisi verilmedi, hatta ipotek kredisi için çıkarılan zorluklar nedeniyle ev alımı neredeyse donduruldu. Paranın dönüşümü de durduruldu. Bu krizi atlatmak için finans sektörünü, hem Lahey’in hem de Brüksel’in yeniden yapılandırmak gerek. Parti olarak da bu yönde bir çalışma içerisindeyiz. Süreci hızlandırmak için Brüksel’i de bu işe dâhil etmek gerek. Bundan sonra bu gibi durumlarda bankanın faturası vatandaşa değil, oranın hisse sahiplerine kesilecektir. Biz parti olarak bunu gerçekleştireceğiz. Yani krizin bu kadar uzun süreli davam etmesinin sebebi bankalardır. Devletten aldığı parayı halka aktaramayan ve para akışını sağlayamayan bankalara çekidüzen vereceğiz. Şu an Hollanda da ikamet eden herkesin bu bankalarda hisseleri var. Devlet, bizim ödediğimiz vergilerle bu bankaları ayakta tuttu. Ben isterim ki, bir daha böyle bir kriz olduğunda fatura, topluma değil, bankanın asıl hisse sahiplerine kesilsin. Söyleşi gelecek sayıda devam edecek... Söyleşi-Fotoğraf Tâha Yalçın


introductie

30 tanıtım

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Camii’lerimizi tanıyalım...

Yeni bir nesil doğuyor…

Geleceğimizi inşa ediyoruz!..

25 yıldır bölge halkına, dinî millî, sosyal ve kültürel alanda hizmet veren Schiedam İslam Merkezi, 2008 yılında hizmete açtığı Camii’nin yanında, önemli, anlamlı, hayırlı bir hizmetin altına imza atmaya hazırlanıyor. Aydınlık bir geleceğin ve pırıl pırıl bir neslin oluşumu için kolları sıvayan cami yönetimi, kurumsal hale getirdikleri eğitimin daha kaliteli verileceği büyük mekânın inşasına başladı.

S

chiedam Eğitim ve Kültür Merkezi, (Educatief en Cultureel Centrum Schiedam) adını verdiğimiz bu önemli hizmetin Hollanda’ya bir numune teşkil edeceğine, çok önemli ve hayırlı sonuçlar vereceğine inandıklarına vurgu yapan yöneticiler, sadece bölge halkının çocuklarına değil, isteyen herkese kapılarının açık olduğunu ifade ediyorlar. Gazete olarak topluma hizmet götüren kurum ve kuruluşlarımızın tanıtımını, onların faaliyetlerinin duyurularını siz-

lerle paylaşıyor ve paylaşmaya devam edeceğiz. Schiedam’da yükselen bu sese kulak verelim istedik ve bina yapım komisyon üyelerinden; cami önceki başkanlarından İrfan Ulusoy ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. İnşa etmek istedikleri mekânı, o mekânda ağırlanacak geleceğin neslini konuştuk. 50 yılını burada geçiren insanlarımızın buraya dönük hayallerini, plan ve projelerini öğrenince geleceğe olan umudunuz artıyor. İşte, o hayali gerçekleştirmek için yola çıkanların hikâyesi…

Schiedam Eğitim ve Kültür Merkezi’nin, gelecek için hayalleri... “Yıllardan beri savunduğumuz bir davamız var. O davanın üzerimize yüklediği yükümlülükler var. Biz büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. Her ne kadar Hollanda’da farklı sebeplerle bulunuyor ve bir azınlık halinde yaşıyor olsak da, bizim kimliğimiz, inancımız, tarihimiz ve değerlerimiz bellidir. Azınlık toplumların asimile olmamaları, dillerini, inanç ve değerlerini muhafaza edip gelecek nesle aktarabilmeleri için bu alanlarda verdikleri hizmetlerde kurumsallaşmaları hayati önem arz etmektedir. Müesseseleşememiş olan topluluklar, dayatmalar karşısında eriyip yok olmuşlardır.”

Herkesin gıpta ile baktığı muhteşem bir cami ve mekâna sahipsiniz. Yürütülen eğitim faaliyetleriniz yine takdirle takip ediliyor. Ona rağmen yeni bir mekânın inşası için çalışma başlattınız. Sizi böyle bir külfete, zahmete, meşakkate iten sebep neydi? Yıllardan beri savunduğumuz bir davamız var. O davanın üzerimize yüklediği yükümlülükler var. Biz büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. Her ne kadar Hollanda’da farklı sebeplerle bulunuyor ve bir azınlık halinde yaşıyor olsak da, bizim kimliğimiz, inancımız, tarihimiz ve değerlerimiz bellidir. Azınlık toplumların asimile olmamaları, dillerini, inanç ve değerlerini muhafaza edip gelecek nesle aktarabilmeleri için bu alanlarda verdikleri hizmetlerde kurumsallaşmaları hayati önem arz etmektedir. Müesseseleşememiş olan topluluklar, dayatmalar karşısında eriyip yok olmuşlardır. Biz 40 yıldır bu yönde bir mücadelenin içerisindeyiz. Schiedam İslam Merkezi Camii’mizi emsalsiz bir külliye olarak, zorlu bir uğraştan sonra 2008 yılında hizmete açtık. Bölge halkının dinî millî, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tam teşekküllü hale getirdiğimiz camimiz, zamanla bizim ihtiyacımızı karşılayamaz duruma geldi. 6 yıl sonra geriye dönüp baktığımızda, bölge halkının bütün ihtiyaçları onları memnun edecek bir şekilde karşılandığı hâlde, camimizdeki kullanım alanları artık yetmez bir duruma geldi. Özellikle son 3 yıldır Zekeriya Budak’ın Cemiyet Başkanlığı döneminde, son 1 yıldır, Eğitim Başkanlığımızı yürüten Mustafa Aslan’ın başkanlığında ve yine son 3 yıldır eğitim koordinatörlüğümüzü yürüten Hasan Koç Hoca’mızın koordinesinde yürütülen eğitim hizmetlerimiz kurumsallaşma sürecini tamamlamış ve 400 civarında öğrencinin düzenli olarak eğitim gördüğü bir müessese hâline getirilmiştir. Verilen eğitimim yöntemi, içeriği, kalitesi hem çocuklar hem de ebeveynler tarafından dikkatlice takip edilmekte, takdir edilmekte, beğenilmektedir. Hollan-

da’da faaliyet yürüten cemiyetlere örnek teşkil edecek olan eğitim kurumumuzdan daha fazla insanın istifade etmesi için 3 - 4 yıldır farklı arayışlar içerisindeydik. Zira şu an 350 civarında kayıtlı talebemiz var ama 150 çocuk da yedek listesinde beklemeye alındı. Bu duruma bizim vicdanımız el vermiyor. Yıllardır bir hayalimiz vardı onu da böylelikle gerçekleştirmiş olacağız. Artık kendi imamlarımızı, manevi rehberlerimizi burada yetiştirmemizin vakti geldi de geçiyor. İnşa edeceğimiz eğitim kurumumuzda bu alanda resmî görevliler yetiştirmenin uğraşısı içerisinde olacağız. Nasıl bir proje hazırlanıyor? Projemiz belediye tarafından kabul edildi. İlhan Döne’nin başkanlığında 6 kişilik bir inşaat komisyonu oluşturduk. Komisyonda, Aydın Özat, Ümit Erdal, İrfan Ulusoy, Zekeriya Budak ve Mustafa Aslan yer almaktalar. Bir de yardım toplamak amacıyla oluşturulan ikinci bir komisyon daha var. Bu iki komisyon da bugüne kadar canla başla, gece gündüz çalıştılar ve halen de büyük bir fedakârlıkla çalışmalarını yürütüyorlar. Camimizin yanında 2000 metrekarelik bir alanı projemize dahil ettik. İki kattan müteşekkil 1200 metrekarelik bir bina inşa etmek için bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Nisan ayı başlarında çalışmalara başlamayı ve herhangi bir sorun çıkmazsa kısa bir süre içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Binamızın üst katını tamamen eğitim kurumumuza tahsis edeceğiz. 15 sınıf, 2 öğretmen odası, toplantı ve konferans salonundan müteşekkil bir eğitim müessesesi inşa edeceğiz. En az 500 talebenin rahatlıkla eğitim göreceği, kendilerini evlerinde hissedeceği bir ortam oluşturacağız. Hepsinden önemlisi onlar, dil, din, kültür ve değerlerini en güvenilir kaynaktan öğrenecekler ve geleceğin neslini oluşturacaklar. Alt katı, çok yönlü kullanılabilecek ve aynı anda 1000 kişiye hitap edebilecek bir solan haline getireceğiz. Geleceğin neslini birlikte inşa edelim… Biz bu müessesede, kendi dininden,

kültüründen ve değerlerinden utanmayan, onları bir onur gibi başları üzerinde taşıyacak olan geleceğin neslini yetiştireceğiz. Gelecek için en iyi yatırım çocuklarımıza yapılandır. Bu önemli, anlamlı, hayırlı yürüyüşte yanımızda olmak isteyen bütün dostlarımız bizimle irtibata geçebilirler. Bu hayır müessesesine maddi anlamda katkı yapmak isteyenler afişimizde yer alan hesap numaramızı kullanabilirler. Ben şimdiden bu önemli projeyi hem kalben, hem zihnen hem bedenen hem de madden destekleyen ve destekleyecek olanlara teşekkürlerimi bildiriyorum. Çocuklarının eğitimini önemseyen veliler, halihazırda devam eden eğitim çalışmalarımızı, müfredatımızı gelip görebilirler. Biz, bir hayali gerçekleştirmek için yola çıktık. Bu proje aslında, “İman varsa imkan da vardır” düsturunu hayatımızın merkezine koyan bir dava erininin de zihninde yatan bir hedefti, hayaldi. Projemizi, planladığımız zaman dilimi içerisinde hayata geçirmek için yoğun bir tempoyla çalışıyoruz. Kaygı duyan, dert edinen, birlik ve beraberliği önemseyen Müslüman kardeşlerimizin duasını bekliyoruz. Kapımız herkese açıktır. Ortaya koyduğumuz güzellikler ortak malımızdır. Paylaşmaya ve geleceği birlikte inşa etmeye davet ediyor, bu vesileyle Doğuş’a teşekkürlerimizi, okurlarına selamlarımızı sunuyoruz. İrfan Ulusoy Kimdir? 1956 Sivas-Koyulhisar-Aydınlar Köyü doğumlu. 1980 yılında Hollanda’ya gelen Ulusoy, 1984 yılında Millî Görüş Teşkilatlarına bağlı Schiedam Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde muhasip olarak göreve başladı. 1989 yılında Cemiyet Başkanlığına getirildi ve bu görevi kesintisiz 2011 yılına kadar sürdürdü. Şu an yapılması planlanan Egitim ve Kültür Merkezi, (Educatief en Cultureel Centrum Schiedam)’ın inşaat komisyonunda görevli olan Ulusoy evli ve 4 çocuk babasıdır.

Söyleşi: Tâha Yalçın


Umre 2014

Gönüllerin Yolculuğu Mart/Ni san Mayıs/H aziran Ramaza n Yaz

• Üniversitelilere ve 25 yaş altı gençlere özel fiyatlar...

• 55 yaş üstü emeklilere özel fiyatlar...

• Çocuklu ailelere eğitmenler eşliğinde kreş hizmetleri...

• Almanca rehberlik eşliğinde müstakil kafile...

Federatie Milli Görüs Noord Nederland Jan Rebelstraat 8 1069 CB Amsterdam T 0206182986 M 0614409055 k.hollanda@igmgreisen.com

Nederlandse Islamitische Federatie Strevelsweg 700 U-413 3083 AS Rotterdam T 0681034353 M 0681034353 hacc@nifonline.nl

Türkiye Temsilciliği | Hennes Tour T +90 332 3515055 (Konya) T +90 212 6355593 (İstanbul) info@hennestour.com

igmgreisen www.igmgreisen.com


nieuws

32 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral:

“O’nun hayatı, bizim yaşamımız olmalı”

NIF, Hz. Muhammed’e Sevgi Programı düzenledi

Yoğun bir katılımın gözlendiği program, yüzlerce Peygamber sevdalısını buluşturdu. Günün konuşmacısı İhsan Süreyya Sırma, O’nu anlattı...

H

ollanda İslam Federasyonunun geleneksel olarak düzenlediği Kutlu Doğum programı bu yıl Eindhoven Mevlana Cemiyetinin ev sahipliğinde, aynı kentte bulunan Nazar Düğün Salonunda gerçekleştirildi. Programa, Avrupa Parlamentosu milletvekili adaylarından Adnan Tekin(PvdA) ve Kaya Turan Koçak(CDA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Danışma Kurulu Hollanda Üyesi Avukat Ejder Köse, Metin Yılmaz, İlhan Döne, Mustafa Balcı, STK temsilcileri, işadamları ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı. Salonu dolduran davetliler arasında, Avrupa Parlamentosu milletvekili adaylarından Adnan Tekin(PvdA) ve Kaya Koçak(CDA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Danışma Kurulu Hollanda Üyesi Avukat Ejder Köse, Metin Yılmaz, İlhan Döne, Mustafa Balcı gibi işadamları ve cemiyet başkanları da vardı.

Kur’an-ı Kerîm tilaveti ile başlayan program daha sonra başkanların selamlama konuşmaları ile devam etti. İlk konuşmayı ev sahibi sıfatıyla Eindhoven Mevlana Cemiyeti Başkanı Arif Balcı yaptı. Balcı, davetlileri ismen zikrederek ‘hoş geldiniz’ dedikten sonra programın gerçekleşmesinde emeği geçen arkadaşlarına, maddî manevî destekte bulunan işadamlarına teşekkür etti. Erbakan Hoca başta olmak üzere tüm geçmişler için rahmet dileyen Balcı “Bizler her şeyin en güzelini en iyisini o Rahmet Peygamberinden öğrendik. O’na sonsuz salat ve selam olsun. İşte bu yolda kutladığımız Sevgili Peygamberimizin Kutlu Doğumunun, insanlığın hidayetine, milletimizin birlik ve beraberliğine, Müslümanların Peygamber ahlâkı ve yaşantısıyla donanmasına, insanlığın O’na yönelmesine vesile olmasını cenabı haktan diliyor, peygamberce bir düşünüşün, Muhammedî bir vizyonun ve aksiyonun tüm gönüllere dolmasını diliyorum.” diye konuştu.

Güney Hollanda Millî Görüş Bölge Başkanı Mehmet Erdoğan kürsüye geldi. Erdoğan, Peygamber Efendimiz gelmeden önce insanlığın içinde bulunduğu karanlık ve vahşi dönemi anlattıktan sonra O’nun gelmesiyle insanlığın âdeta yeniden doğarcasına tüm kötü alışkanlıklardan kurtulduğuna işaret etti. Erdoğan konuşmasında özetle şöyle konuştu. “Yüreklerimize sevgiyi, saygıyı, sevdayı, aşkı, erdemi, fazileti, iffeti hayâyı, bağışlamayı, tevazu ve affetmeyi ve en önemlisi bütün bu erdemlerin kaynağı olan merhameti yerleştiren yüce Allah’a hamdolsun. Sonsuz rahmetin engin merhametin membaı, biricik kaynağı merhametlilerin merhametlisine sonsuz hamd-ü senalar olsun. Hz. Âdem’den Hz. İbrahim’e, Hz. İsa’dan Hz. Musa’ya bütün rahmet elçilerine, ‘vema erselnake illa rahmetenlil âlemin’ hitabının büyük muhatabı Efendiler Efendisine, Sevgililer Sevgilisine kucak dolusu salat ve selam olsun! Allah’ın selam ve rahmeti, feyzi ve bereketi hepimizin üzerine olsun” “Ya Rabbi Bizin Onun yolunda eyle!” Daha sonra söz alan IGMG Teşkilatları Genel Başkanı Kemal Ergün konuşmasında özetle şunlara değindi: “Bugün Güney Hollanda Bölgemizin düzenlediği ‘Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed’ programı için buradayız. Rabbime hamdolsun, Millî Görüş Teşkilatları Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e, Almanya’dan Avustralya’ya; özellikle mart ve nisan aylarında Hz. Muhammed Mustafa’yı (sav) yeniden anlamak, yeniden idrak etmek, başta Müslümanların ufuklarını genişletmek için, sonrada yaşamış olduğumuz bu ülkelerde O’nun örnek hayatını, kişi-

liğini, insan sevgisini, kul olma özelliğini insanlara takdim ederken, ben bu programı yapan şube başkanıma ve arkadaşlarına, kadınlar teşkilatımıza ve arkadaşlarına, salonumuza teşrif eden herkese, hülasa Allah Rasulü’ne Efendimize sevdalı olan bu topluluğa yürekten teşekkür ediyorum.” Ergün, sözlerini şu dua ile tamamladı. “Ya Rabb! O’nu gerçekten tanımayı bize ihsan eyle! O’nun yolunda yürümeyi bize nasip eyle! O’nun örnek hayatını baş mihmandarımız eyle! Ya Rabbi! Bu yolda yürürken bizi nefsin, gururun eline düşürme! O’nun gibi

mütevazi, yufka yürekli, ağlayan, sevinen onun gibi ümmetini düşünen, bütün insanlık için göz yaşı döken bir kul eyle.” “O’nun yolundan yürüyebilmek için insan olmak yetmektedir” Programa katılan Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral da konuşmasında, günün mana ve önemine değindi. Oral, Kutlu Doğum’un Hollanda’nın her ye-

rinde büyük bir heyecan ve coşkuyla kutlandığına vurgu yaparak, gittiği bu tür programlarda yaptığı konuşmalarda, Peygamberimizin hep ‘insan’ vasfını ön plana çıkardığına dikkat çekti. Togan Oral, ‘Eğer Allah dileseydi, ilahî mesajını insan üstü bir varlık ile yollar ve onu görenler bir anda etkilenir ve mesajı kabul ederlerdi. Ama bizzat bizler gibi hayatı boyunca çeşitli meşakkatler, çeşitli çileler çekmiş; aynı zamanda pek çok mutluluğu da yaşamış, aile kurmuş, çoluk çocuk sahibi olmuş bir ‘insan’ aracılığı ile insanlığa mesajını yolladı. Yani bizzat bir insanın yaşadığı tüm merhalelerden geçen bir kulunu seçmiş ve peygamberlikle müjdelenmiştir. Ve sonra tüm dünyaya yayılan o kutlu çağrı, ilahî mesajın kaynağını oluşturmuştur. Ben bundaki hikmeti kendimce şöyle düşünüyorum: Eğer bizzat bir insan bütün bunları yapıyorsa, Allah’ın emirlerini, O’nun bizden istediklerini bir insan olarak yapabiliyorsa, demek ki bizler de yapabiliriz. Yani bu hayatı yaşamak, o yoldan yürümek için insan üstü bir varlık olmamız gerekmiyor. Bizatihi insan olarak Sevgili Peygamberimizin izlediği ve bizlere tavsiye ettiği yoldan bizlerde yürüyebiliriz. Onun yaşadığı örnek hayatı bizlerde hayatımıza uygulayabiliriz.” diye konuştu. Ardından söz alan Kuzey Hollanda Millî Görüş Federasyonu Başkanı Oktay Dalmaz da şunlara değindi: “Hz. Muhammed bir aksiyon insanıydı. ‘İki güne birbirine eşit olan ziyandadır’ buyuran Allah’ın Resulünün yolunda giden bizlerin de iki günümüz birbirine eşit olmaması gerekir.” Kur’an okuma dünya birincisi, dünyaca ünlü kârî Abdurrahman Sadien, o eşsiz sesi ve yorumuyla çağlara meydan okuyan Kutlu Rehberin o yürekleri titreten mesajını davetlilerle paylaştı. Yüreklere huzur ve sürur sunan, iç âlemde inkılaplar meydana getiren Kur’an sofrasından herkes payına düşeni aldı. Sanatçı Ufuk Akın’ın birbirinden güzel ilahileriyle soluklanan davetliler son olarak tarihçi yazar Prof. Dr. İh-

san Süreyya Sırma’nın nefis sohbetiyle, O Kutlu Elçi’nin ve arkadaşlarının döneminden kesitler dinlediler. İhsan Süreyya Sırma Hocamız, Hollanda ziyareti sırasında üniversiteli gençlerle buluştu ve Sultan Abdülhamid’i anlattı. Kutlu Doğum programı vesilesiyle de Peygamberimizin hayatından kesitler sundu. Bu iki konuşmasının ayrıntılarını önümüzdeki sayılarda sizlerle paylaşacağız.


samenleving

cemiyet 33

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Gündem

“Kırım Rusya’ya teslim edilemez”, “Kırım halkı özgürdür”

Lahey’de ‘Kırım’a Destek Mitingi’ yapıldı

“Ortak hedef, nükleer silahlardan arındırılmış(!) bir dünya”

Kırım Dayanışma Komitesi tarafından düzenlenen ‘Kırım’a Destek Mitingi’ Lahey’deki Rusya Büyükelçiliği önünde yapıldı.

Y

aklaşık yüz elli kişinin Lahey Rusya Büyükelçiliği önündeki pankartlı protesto eylemine çeşitli sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katılarak, Rusya’nın Kırım’dan çekilmesini istediler. Kırım halkının isteklerini belirten bir sayfalık İngilizce metin Rusya Büyükelçiliği yetkililerine verildi. Kırım Tatar Millî Meclisi Hollanda Temsilcisi Mehmet Tütüncü, “Özellikle Kırım’da yaşanılan son durumların bir oldubitti ile geçiştirilemeyeceğini Lahey Rusya elçiliğine ilettik. Kırım’daki yerli halkın Kırım Tatarları olduğunu ifade ettik. Oranın sahiplerinin, binlerce yıllık sahiplerinin Kırım halkı olduğunu ifade ettik. Kırım halkına danışılmadan herhangi bir referandum kararının tanınmayacağını kendilerine bildirdik. Çünkü buranın yerli halkı Kırım Tatarlarıdır. Bunlara sorulmadan, çoğunluğa uyulmadan hiçbir yaptırımı kabul etmeyeceğimizi söyledik. Hollanda’nın ve AB’nin verdiği tepki çok zayıf. Onlardan beklentimiz, somut adımların atılmasıdır” diye konuştu. Hollanda Kırım Vakfı Başkanı Mehmet Pekcan, Hollanda’da yaşayan

Türklerin ve Kırım kökenli Türk vatandaşları olarak Ukrayna’da Kırım özerk Cumhuriyeti’ndeki gelişmelere kayıtsız kalmamak için Lahey’deki Rusya Büyükelçiliği önünde protesto eylemi organize ettiklerini söyledi. Pekcan “Bilindiği üzere Rusya bir oldubitti ile Kırım’ı işgal etti. Rus milletvekillerinin olduğu parlamento da Kırım’ı Rusya’ya bağlama kararı aldılar. Bu kararı başta Mustafa Cemiloğlu ve Kırım Tatar Millî Meclisi tanımamaktadır. Bu konu ile ilgili olarak Avrupa’da yaşayan Kırım, Nogay ve Türkiye Türkleri olarak, iş günü olmasına rağmen yaklaşık yüz elli kişinin katılımı

TUMSİAD, göçün 50. yılını kutladı

ile burada Rusya Büyükelçiliğine isteklerimizi ilettik” ifadesini kullandı. Hollanda Kırım Dayanışma Komitesi tarafından organize edilen ve yaklaşık iki saat süren eylem olaysız sona erdi. Katılımcılar Kırım’da insanca yaşama hakkı olan Kırım Tatar Türklerinin onurunun korunması, güvenliklerinin sağlanması ve bölge barışının temin edilmesi için uluslararası camiaya çağrıda bulunarak, “Kırım Rusya’ya teslim edilemez”, “Kırım halkı özgürdür” ve “Kırım barış istiyor” yazılı pankartlar taşıdılar. Doğuş Haber Merkezi

Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TÜMSİAD) Hollanda Kolu, Lahey’deki Genel Merkez toplantı salonunda “Göçün 50.Yılı” konulu bir toplantı düzenledi. Düzenlenen programa dernek üyeleri, TÜMSİAD Avrupa Genel Başkanı Cahit Kerenciler, T.C. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan, Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünver, MÜSİAD Hollanda Şube Başkanı Rıza Bora, siyasiler, STK temsilcileri, işadamları katıldı.

Nükleer Zirve

«

Lahey’de 53 ülke ve 4 uluslararası kuruluştan üst düzey temsilcilerin yer aldığı III. Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Gül, zirve öncesinde ve sırasında birçok devlet adamıyla görüştü. Zirvede yaptığı konuşmada Türkiye’nin nükleer güvenlik stratejisini de anlatan Cumhurbaşkanı Gül, “Uluslararası yükümlülüklere tamamen uyumlu şekilde nükleer enerjinin barışçıl kullanımı hakkını güçlü şekilde destekliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’u kabul etti. Zirvenin yapıldığı World Forum Kongre Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede ağırlıklı olarak Suriye’deki gelişmeler ele alındı. BM Genel Sekreteri Ban, Türkiye’nin Suriye’de izlediği politika ve çok sayıda mülteciyi kabul etmiş olmasını Birleşmiş Milletler olarak büyük takdirle karşıladıklarını söyledi. “CENEVRE SÜRECİNİN BAŞARILI OLMASI ELZEM Cumhurbaşkanı Gül, Suriye’deki insanlık dramının bu şekilde devam etmesinin tüm bölge ve küresel düzen bakımından daha büyük risk ve tehditler oluşturacağını, bu nedenle soruna bir an önce çözüm bulunmasının gerektiğini ve Cenevre sürecinin başarılı olmasının elzem olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE, MEŞRU MÜDAFAA HAKKINI KULLANDI” BM Genel Sekreteri Ban ise, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun telefonda kendisini arayarak düşürülen Suriye uçağı ile ilgili olarak kendisini bilgilendirdiğini belirtirken, Türkiye’nin bu önlemi alma gerekçesini anladıklarını söyledi. Genel Sekreter Ban, durumun daha fazla tırmanmasından endişe duyduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Gül ise, Türkiye’nin sınırını ihlal eden ve uyarılara rağmen bu ihlale devam eden Suriye uçağına karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkının kullanıldığını aktarırken, Suriye rejiminin Türkiye’nin sınır güvenliğini ihlal eden eylemlerine son vermesi gerektiğini söyledi. RESEPSİYON YEMEĞİ Toplantıların ardından Cumhurbaşkanı Gül, Hollanda Kralı WillemAlexander tarafından zirve münasebetiyle Kraliyet Sarayı’nda verilen resepsiyon ve çalışma yemeğine de katıldı. Cumhurbaşkanı Gül, Hollanda’da III. Nükleer Güvenlik Zirvesi’nin ikinci gününde Genel Oturuma katılarak bir konuşma yaptı. GÜL’ÜN İKİLİ GÖRÜŞMELERİ Cumhurbaşkanı Gül, toplantı öncesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Gabon Cumhurbaşkanı Ali

Bongo Ondimba ile ayrı ayrı görüştü. Toplantı salonunda da Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye ve Vietnam Başbakanı Nguyen Tan Dung ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Gürcistan Başbakanı Irakli Garibashvili ile de sohbet etti. Görüşmede, önümüzdeki dönemde Tiflis’te; Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarının katılımıyla yapılması planlanan üçlü zirve üzerinde duruldu. Cumhurbaşkanı Gül, genel oturumda da bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, zirvede yaptığı konuşmada, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyanın ortak hedefleri olduğunu belirterek, nükleer silahların yayılmasının önlenmesinin ve mevcut olanların geri dönülemez ve ispat edilebilir şekilde imhasının hiçbir ülkenin tek başına altından kalkamayacağı büyük bir sorumluluk olduğunu kaydetti. TÜRKİYE’NİN NÜKLEER GÜVENLİK STRATEJİSİ Türkiye’nin nükleer güvenlik konusunda kapsamlı ve bütüncül küresel ortaklığı desteklediğini ve çift amaçlı kullanılabilecek malzemelerin Türkiye üzerinden yasa dışı transferinin önlenmesi için diğer ülkelerle ve uluslararası örgütlerle aktif diyalog ve iş birliği içinde bulunulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Gül, bu kapsamda sağlam yasal çerçeve, etkin uygulama ve uluslararası iş birliği olmak üzere üç ayaklı bir strateji izlendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin yürürlüğe girdiğini ve sözleşmede 2005 yılında yapılan, nükleer maddelerin fizikî korunmasına yönelik değişikliğin TBMM’nin onayına sunulduğunu ifade etti. “NÜKLEER ENERJİNİN BARIŞÇIL KULLANIMI HAKKINI DESTEKLİYORUZ” Türkiye’nin nükleer güvenlikle ilgili yasal mevzuatını ve uygulamalarını sürekli iyileştirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, “Nükleer güvenliği tartışırken sürdürülebilir büyüme için büyük bir meydan okuma olan enerji güvenliğini de hesaba katmalıyız” dedi. Hızlı büyüyen ekonomisiyle Türkiye’nin enerji arz kaynaklarını çeşitlendirmek zorunda olduğunu ve enerji sepetinde nükleer santrallere de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, “Bu amaçla emniyet ve en üst düzey güvenlik tedbirlerinde en gelişmiş teknolojiden faydalanmak istiyoruz. Bu nedenle uluslararası yükümlülüklere tamamen uyumlu şekilde nükleer enerjinin barışçıl kullanımı hakkını güçlü şekilde destekliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında, nükleer güvenlik kapsamında alınacak tedbirlerin hiçbir şekilde nükleer enerjinin barışçıl kullanımıyla ilgili uluslararası iş birliğini engellememesi gereğini vurguladı. Zirve’nin ardından Mali Kapsayıcılık Küresel Ortaklığı Fahri Öncüsü ve BMGS’nin Kalkınma için Kapsayıcı Finansman Özel Savunucusu Hollanda Kraliçesi Maxima ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, temaslarını tamamlayarak Amsterdam Schiphol havalimanından Ankara’ya döndü.


nieuws

34 haber

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Bekir Cebeci

Belediye Seçim sonuçları... Hollanda’da 19 Mart 2014 tarihinde belediye seçimleri yapıldı. Seçimlerde özellikle sosyal demokratlar İşçi Partisi (PvdA) ile liberal demakrat VVD Partisi büyük bir oy kaybına uğradılar. Bunun nedeni hükümette olan bu iki partinin kriz dolayısıyle kemer sıkma politikalarıdır. Seçim sonuçlarına bakınca bu kez halkın gelenksel partilerden daha çok yerel partilere oy verdiğini görüyoruz. Gelenksel partiler yüzde 10-14 arasında oy alırken yerel partiler yüzde 30 oy aldılar. Ancak ben bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum. Çünkü geleneksel partiler yüz yıl içinde kökleşmiş ve topluma kök salmıştır. Zaman zaman halk tarafından böylesi tercihler ve uyarılar olsa da son tahlilde seçmen, geleneksel, köklü ve tarihi partilere geri döner. Seçimlerden çıkartılacak dersler Bu seçimlerde dikkatimi çeken birkaç önemli noktayı sizlerle paylaşmak isterim. İlki, Türk kökenli PvdA Soest Başkanı’nın imzalı seçmen kartı toplaması usulsüzlük olarak nitelendirildi. Bu konuya PvdA lideri Samsom’un tavrı çok daha dikkat çekici idi. Samsom: “Bu işi yapan kişinin partimizin doğruluk ve dürüstlük prensiplerine göre önce gidip mahkemede aklanması gerekiyor. Ancak ondan sonra partimizle yola devam edebilir.” Burası çok ama çok önemli. Siz eğer siyaset yapıyorsanız hiçbir şüpheye ve tereddüte yer bırakmadan dosdoğru olmak durumundasınız. Siyasette demokrasi ilkeleri kadar doğruluk ve dürüstlük ilkeleri de çok önemlidir ve geçerlidir. İkinci olay Hollanda’nın ırkçı partisi

Güncel

PVV lideri Wilders’in demeci. Wilders: “Lahey’de ne kadar az Faslı olursa o kadar az sorun olur. Ve o sorunlar da kolay çözülür,” dedi. Böylece Faslıları ötekileştirmek istedi. Bu demece şu anda yüzlerce tepki geliyor ve gelmeye de devam ediyor. Şikayetler savcılığa ulaştırıldı. Demokratik partiler bu demece ve bu partiye karşı hemen tavır aldılar. PVV’de ise istifalar başladı. Bu durum, demokrasi adına ırkçılığa geçit vermemek adına çok güzel bir gelişme. Üçüncü gelişme sosyal demokratlar, bu seçim sonucu kaleleri olan Amsterdam ve Rotterdam kentlerini kaybettiler. PvdA İşçi Partisi seçimi kaybettiği yerlerde sosyal liberal D66 Partisi ile Sosyalist Parti (SP)’nin yükseldiğini görüyoruz. Bu da sosyal demokratlara yerinde ve haklı bir uyarı olsa gerek. Ancak 450 bin Türk’ün yaşadığı Hollanda’da oy verenlerinin oranının yüzde 40’ın altında olması çok ama çok düşündürücü bir durumdur. Son ve önemli bir nokta. Seçimler çok sakin, uygar ve medeni bir havada başladı ve bitti. Hiçbir yerde miting yapılmadı. Ve olay da olmadı. Zaten bu bilişim ve sosyal medya çağında milyarları harcayarak miting yapmak gerekir mi diye de insan düşünmeden edemiyor. Umut edelim Türkiye de Batı’nın seçim ve yönetim sistemlerini örnek alsın. Çünkü her konuda Türkiye’nin resmi ve milli politikası; Atatürk tarafından formüle edilmiştir. Bu da; “Çağdaş uygarlık düzeyinin de üstüne çıkmaktır.” Türkiye’deki belediye seçimlerinin de hayırlı sonuçlanması dileği ile. Bekir Cebeci Türk Danışma ve Eğitim Vakfı Başkanı. Güney Hollanda Eyalet Eski Milletvekili Hollanda Pekünlüler Derneği Başkanı info@bekircebeci.com

Türk misafirperverliği Köşk Restoranın

Köşk Restoran gö bir törenle hizme açıldı Rotterdam’da, İstanbul tadında, nezih aile ortamında, nefis lezzetler. Rotterdam’ın merkezinde yeni bir restoran hizmet girdi. Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, milletvekili Tunahan Kuzu, siyasiler, STK temsilcileri, işadamları ve bölge sakinlerinin katıldığı açılış töreninde ziyaretçiler, açılan Köşk adlı yeni restoranı, sunduğu menü ve hizmetlerini inceleme fırsatı buldular.

Y

irmi beş kişilik büyük hizmet ehli, güler yüzlü bir ekiple çalışan restoran, nezih bir ortamda leziz yemekleri tatmak için kapılarını açmış bulunmakta. Açılış sonrasında davetlileri selamlayan Hanifi Kılavuz, bir buçuk aydır hizmet verdiklerini, Köşk ailesi olarak sıcak ve nezih bir ortamda müşterilerini ağırlamaktan büyük bir onur ve memnunluk duyduklarını belirtti. Müşterilerinin destekleriyle bu yolda başarılara muvaffak olacaklarını söyleyen mekânın genç sahibi Hanifi Kılavuz: “Bu alanda görülen büyük bir eksiklik vardı. Buradaki lokantaların ailelere hitap çok fazla da hitap etmediğini görüyorduk. Kendimize has me-

nüler hazırlıyoruz. Yemeklerin lezzetini en üst olmasını sağlayacağız.” dedi. PvdA Milletvekili Tunahan Kuzu da, “Bu nezih mekânı Rotterdam’ın en güzel yerinde işletmeye açtıkları için Hanifi Bey’i tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum. Buranın, herkes için, ailecek gelip leziz yemekleri tadabilecekleri bir yer olmasını diliyor ve bol kazançlar temenni ediyorum. Türk işçilerinin işçilikten işverenliğe yöneldiklerini ve böyle bir işverenin burada olması ve iş istihdamı sağlaması da ayrıca gurur verici bir durumdur. ” dedi. Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral yaptığı konuşmasında özetle şunlara

değindi: “Bütün girişimcileri destekliyoruz. Onlar para kazanmak için değil çok farklı bir misyonu da temsil ediyorlar. onlar sadece kendilerini, ailelerini, çalışanlarını temsil etmiyorlar; arkalarındaki bir milleti temsil ediyorlar. Bizim kültürümüzün kabul gören iki özelliği vardır. Birincisi, bütün dünya Türk misafirperverliğini kabul eder. İkincisi, dünyada Türk mutfağı diye bir kavram vardır. Yine herkes Türk mutfağının ne kadar zengin, ne kadar lezzetli olduğunu ve dünya mutfağındaki yerini bilirler. Restoran sektörü bu iki özelliğimizi en uygun şekilde sergilememize imkân sağlayan bir alandır. Hem zengin mutfağımızı hem de ünlü misafirperverliğimizi

“Teşekkürler Rotterdam” 19 Mart yerel seçimlerine katılmak için yeni kurulmuş olan Rotterdam Nida Partisi çok başarılı bir sonuç elde ederek, toplamda 10.322 oy alarak Anakent Belediye meclisine 2 vekil göndermeyi başardı. Çok kısa bir kampanya sürecinden sonra elde edilen bu büyük başarı, diğer bütün partiler tarafından takdir edildi ve Nida Rotterdam’a bu başarıdan ötürü övgüler yağdırıldı. Anakent Belediye Meclisinin yanı sıra Delfshaven, Noord, Charlois ve Feijenoord semt belediyelerinin meclislerine de vekiller gönderen NIDA Partisi, toplamda 9 sandalye kazandı ve böylelikle çok sağlam bir şekilde ilk adımı atmış oldu.

Tabi bizler biliyoruz ki asıl başarı ve takdir edilmesi gerekenler, bizlere sahip çıkan ve maddî ve manevî desteğini her zaman gösteren bütün Rotterdamlılardır. Onların duaları olmasa bizler bu zorlu görevi layıkıyla yerine getiremezdik. Allah hepsinden razı olsun. Önümüzdeki 4 yıllık süreç içerisinde dualarınızı ve desteğinizi eksik etmeyiniz. Bu atmış olduğumuz adım uzun soluklu yolculuğun ilk adımıdır. Rabbim daha nice büyük başarılar görmemizi nasip eder inşallah. Güveninize layık olmaya ve toplumun sesini bütün platformlarda duyurmaya ve yansıtmaya çalışacağız.

Saygı ve selamlarla, NİDA Partisi


actueel

aktüel 35

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Dostça

mutfağından Hollanda’ya yayılacak...

Murat Gedik

Yarım asırlık geçmişimiz fırsat olabilir

örkemli ete

Tam yarım asır, yani elli yıl olmuş Türk insanı Hollanda’ya yerleşeli. Üç beş kuruş kazanıp memlekete dönmek için buralara gelip ve elli yıl sonra halen buralarda var olan Türk insanı. Gurbetçi, işçi, göçmen gibi lakaplar almış, fakat bugün bu lakapların hepsini tarihe gömmüş ve Avrupa Türk’ü olarak lügatte yer almış. Buralara yerleşmiş ve ondan sonra Dünya’ya gelen nesiller artık buraların yerlisi olmuş. Olmuş ama Müslüman Türk kimliğini ebedi olarak muhafaza etmeye karar vermiş. İlk zamanlarda buralara yerleşen o Türk insanı yeni ortamın ortak sorunları yanında Türkiye’den de maalesef siyasi ve bazı içtimai sorunları yanında getirmiş. Ve özellikle Türkiye’den buraya ithal etmiş olduğu siyasi sorunlar gelişmesine büyük engeller oluşturmuştur.

sergiliyoruz. Hizmet sektörü olduğu için yabancılara, Hollandalılara sunma imkânı buluyoruz. O yüzden çok mutluyum; giderek artan sayıda müteşebbisimiz önder oluyorlar. Çok ciddi gelişmeler görüyorum. Hanifi Bey çok dürüst, yardımsever bir kardeşim. O yüzden içim rahat. O bir işe girişmişse o işin önü de açık arkası da temizdir. Çok büyük bir sorumluluk üstlendi. Rotterdam’ın en muteber bir yerinde böyle bir işe giriştiniz. Bu çok büyük sorumluluk yüklüyor. Çünkü herkes buranın bir Türk işletmesi olduğunu biliyor. Buranın yaşaması lazım. Buranın hem Türklere hem de Hollandalılara hitap etmesi gerekiyor. Bütün müşterilerinize hizmette kusur etme-

yin. Onlar sizin güvenceniz olsun. Sizi ayakta tutsun. Kapınızı Hollandalı müşterilerinize de açınız. Onlara da el uzatınız. Bir arada yaşama kültürünü yerleştirmeniz lazım. Ben Hanifi kardeşimi kontrol etmeye geleceğim, dost olarak onu gerekirse eleştireceğim. Yapıcı bir şekilde dosttan gelen eleştiri olursa dikkate alırsınız. Böylelikle burasını mükemmel bir işletme haline getireceğiz. Bunu yürekten istiyor ve

diliyorum. Hayırlı uğurlu olsun, bereketi bol olsun.” Açılış programına katılan konuklar restoran hakkında övgü dolu sözler sarf ettiler. Açılış programı, davetlilere sunulan restoranın özel menülü ikramıyla sona erdi.

Doğuş Haber Merkezi

«

“Aileler yasal süreçleri yeterince bilmiyorlar” “Koruyucu aile hepimizin ortak meselesidir” konulu toplantıda konuşan Avukat Nazmi Türkkol, ailelerinden alınan Türk çocukları için çarpıcı açıklamalarda bulundu. Nazmi Türkkol: “Hollanda’da çocukları ellerinden alınan aileler maalesef yasal süreçler konusunda yeterince bilgi sahibi değiller. Bu nedenle daha sonrasında aileye dramatik sonuçlar doğurabilecek süreçlerin içine girebiliyorlar. Hollanda yasaları, çeşitli aile içi problemler sebebiyle ellerinden çocukları alınan ailelere öncelikle akrabaları içinde çözüm arayabilme imkanını veriyor. Sosyal Hizmet Kurumu Gençlik Dairesi tarafından çocuklar ailelerinden alınırken, aileler öncelikle koruyucu aile olarak yakın akrabaları-

nı önerebilme hakkına sahipler. Yani aile içindeki problemlerin çözülmesi süresinde aileler, çocuklarını amca, dayı, hala gibi yakın akrabalarının koruyucu aile olmasını hakimden isteyebilirler. Maalesef Gençlik Dairelerinin iş yükünün fazla olması bu önceliğin atlanmasına neden olabiliyor. Ancak ailelerin bu konuda yasal haklarının olduğunu bilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde yabancı bir ailenin eline gitmesinin yaratacağı olumsuz gelişmelerin de önüne geçilebilecektir” ifadelerini kullandı.

muratgedik@muratgedik.nl

Türkiye siyaseti içinde var olan ayrıcalıkları buralara taşıyıp birbirine ne saldırılar ve ne ithamlarda bulunmuş bu millet. İftiralar, dedikodular, hayasızca yaklaşımlar yetmezmiş gibi yapılan bazı cinayetleri bile siyasi olarak gruplara yıkmaya çalışmaları bile olmuştur. Hollandalı’ya sırf kendi görüşünde olmadığı için kendi milletinden olanı kötülemek için elinden geleni yapmıştır. Gazetelere, televizyonlara çıkayım diye başka görüşte olanların aleyhinde neler neler uydurulmuştur. Olan hep milletimize olmuş ve gelişmelerin önüne hep set çekilmiştir. Sadece Türkiye siyaseti ile ilgili bağnaz yaklaşımlar mı bizlerin gelişmesine engel oldu? Elbette hayır! Hak etmediği halde bazı yerlere getirilen Türklerin yanlış hareketleri, ihtiras mücadeleleri, ahlaksız yaklaşımları da gelişmemizi olumsuz olarak çok etkilemiştir. Seçmiş olduğumuz siyasilerden yolsuzluk ile gündeme gelip haklı olarak siyasetten el çektirilenler ne kadar zarar vermiştir bizlere. Bizden diyerek ülke, eyalet ve belediye meclisine seçtirdiğimiz pısırık, beceriksiz, omurgasız siyasiler de maalesef az olumsuz etki yapmamışlardır. Toplumda tam yüz akımız olacak diye kucaklamaya kalktığımız kanaat önderlerinin piyasaya dökülen rezilliklerinin hele hattı hesabı yoktur. Ya STK’larımız? Yarım asırlık dönemde gelişmemize ne kadar katkıları oldu acaba? Bırakın toplumumuzu kendi tabanlarına katkıları ne kadardır? Hele ister Türkiye’den ister Hollanda’dan Türk toplumu adına parasal yardımlar alanların acaba ne kadarının toplumumuza katkısı olmuştur? Bugün bu aziz milletimizin Hollanda’da her türlü gelişmede geri kalmışlığı varsa bunlarında elbette bunda katkısı vardır. Hele bir de hiç tabanı olmayıpta gittiği yerlerde ben Türk toplumunu temsil ediyorum diyenler var ya…. Elbette şu geçen dönem içinde medyamıza da bakmak lazım. Türk milletinin mevcut durumda olmasında onun

katkısı nedir diye onu da sorgulamak lazım. Neden herkese yönelirken Hollanda’da var olan Türk medyası hep es geçilir ki? Onun da sevabı ya da günahı yok mu? Hele vatanımızın temsilcileri diyerek “Devlet” yerine koyduklarımız ve her gördüğümüzde ellerini öpmeye kalktığımız devlet temsilcilerinin milletimiz için ne kadar faydaları olmuştur? Büyükelçilerimiz, konsoloslarımız ve bunların elemanları bu millet yaşamış olduğu şu toplum içinde iyi bir yer edinsin diye acaba neler yapmışlardır? Bu aziz milleti hep kendilerinden mi görmüşler yoksa zaman zaman hakir mi görmüşler? Tam yarım asır, yani elli yıl geçmiş buraları yurt edineli. Türkistan, Anadolu ve sonra Avrupa olan çeşitli yurtlarımız. Ve böylece oluşan Türk Dünyası’nın bir parçası Avrupa Türklüğü artık kendi kendini iyice bir sorguya çekmeli. Kendini eleştirmeli ki yarınlara sağlam adımlar atılabilmeli. Şu yukarıda yazılanları düşmanlık için değil, hep beraber yani toplumca güzel geleceği kucaklamak için iyi etüt etmek lazım. Bu yarım asır içinde yaşadıklarımızı masaya yatırıp yapılan yanlışları ve güzellikleri iyi tartışmak lazım ve

Ya STK’larımız? Yarım asırlık dönemde gelişmemize ne kadar katkıları oldu acaba? Bırakın toplumumuzu kendi tabanlarına katkıları ne kadardır? Hele ister Türkiye’den ister Hollanda’dan Türk toplumu adına parasal yardımlar alanların acaba ne kadarının toplumumuza katkısı olmuştur? bu ellinci yıl bunun için büyük bir fırsattır. Ellinci yılımızı gösterişlerle, dans ve müziklerle geçireceğimize geçmişi masaya yatırıp daha güzel neticeler alınabilir. Gelin bu yarım asırlık dönemi hep beraber değerlendirelim… Ben bu önemli konuyu yazıp dile getirdim. Güzel fikirlere de elbette katkı sağlamayı esirgemeyeceğimi belirtmek isterim...


leven en religie

36 yaşam ve inanç

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Bir vicdan arıyorum...

Hikmet Pınarı Hüseyin Kerim Ece kerimece@hotmail.com

M

erhameti olmayan, zalim ve gaddarlara ‘vicdansız’ derler. Gerçekten böylelerinin vicdanı yok mu, yoksa vicdanları körelmiş mi? Suç işleyip de sonradan acı acı pişman olma hakkında da “vicdan azabı duymak” deyimi kullanılır. Türkçe sözlükler vicdanı şöyle tarif ediyorlar: “İyiyi kötüden, hayrı şerden ayırmayı sağlayan iç duygu, ahlâk şuuru. His, duygu. Din, inanç. Vicdan azabı: Fena bir hareketten ötürü duyulan rahatsızlık, üzüntü. Vicdan borcu: Vicdan sahibi kimsenin yapması gereken iş.” (M. Doğan, Büyük Türkçe Sözlük, s: 1720) “Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç” (TDK, Türkçe Sözlük, 2/1561) Vicdan, kalbin bir fonksiyonudur. Buna siz derin kalp de diyebilirsiniz. İnsanın içindeki insaf ve merhametin ortaya çıkmasını sağlayan duygudur. O insanın içindeki âdil hakemdir. Vicdan genellikle insafla hareket eder, adâletle karar verir. İnsanı yaratan herkesin içine, yani kalbinin derinliklerine vicdan duygusunu yerleştirir. Vicdansız insan olmaz. Birisine ‘vicdansız’ demek, vicdanı yok demek değil, vicdanını çalıştırmıyor, vicdanının sesini dinle-

miyor demektir. Herkesin vicdanı var da bu kadar kötülük neden oluyor, bu kadar zalim niye var? Herkesin vicdanı var da, bazı neden haksızlık yapıyorlar, neden gaddarca hareket ediyorlar? Neden bazıları bazılarına işkence ediyor? Neden bazıları diğerlerinin hakkına göz kırpmadan tecavüz ediyor? Niçin bazılarının vicdanı başkalarını aldatırken, başkasına zarar verirken, başkasını ezerken zerre kadar sızlamıyor? Neden birileri birilerini acımazsızca katledebiliyor vicdanı var olmasına rağmen? Nasıl oluyor da birileri kendi çıkarı için başkalarına zarar verebiliyor? Neden bazıları kendi mutluluğunu başkalarının felâketi üzerine bina etmeye kalkışıyor? Onun vicdanı yok mu? Var, onun da vicdanı var. Ama ne yazık ki vicdanı devre dışı. Ne yazık ki bütün bu kötülükleri yapanların vicdanlarının üzeri kapalı, kalbin derinliklerine gömülmüş. Vicdan işlevini yerine getiremiyor. Harekete geçmek istiyor, yanlışa yanlış demeye yelteniyor, yapılanın zulüm olduğunu demek için ağzını açmaya yelteniyor. Ama sahibi onun ağzını tıkıyor, konuşmasına, işlevini yapmasına izin vermiyor. Allah (cc) insanı yaratırken ona bir yürek verdiği gibi, yüreğin bir işlevi olarak da bir vicdan veriyor. Vicdan zaten kelime anlamıyla, insanın içinde var olan (mevcut olan) hakem, adâlet ve insaf duygusu demektir. Ancak vicdanın görevini yapabilmesi

için aklın Hakikatten ders alması, ona teslim olması lazım. Kalbi Hakikatin nurunun aydınlatması lazım. Hevâsına, yani nefsin aşırı isteklerinin peşine takılmış bir akıl, yalana (bâtıla) teslim olmuş bir yürek vicdanı köreltir. Çıkarından, zevkinden, kârından, nefsinin arzularından başka kutsal tanımayan kişilerin vicdanlıları bastırılmış, boğulmuş demektir. Yüreklerde, ‘yaptığımın cezasını çekerim, işlediğim hatalar bedbahtlık ve kötü sonuç olarak geriye döner’ diye korkmayan bir yürekte vicdanî duygu azalır. Hırs ve tamah (açgözlülük), haksız taraftarlık (asabiyye/fanatizm), ideolojik saplantılar, ırkçılık (şovenizm), üstün olma yarışları ve maddeye sahip olmaktan başka bir amaç gözetmemek vicdanın önünde ciddi engellerdir. Tüyler ürperten bir cinayet, işkence, acımasız saldırılar ve katliamlar hakkında; “bunu yapanların vicdanı hiç mi sızlamadı? deriz. “Vicdansızlar bakın, bunu da yaptılar” deriz. Kötülükleri kolaylıkla yapanlar için “bunlarda hiç mi vicdan azabı yok” deriz. Vicdanları var, ama nerede? Böyleleri vicdanlarını çalıştırmıyorlar. Onu faal hâle getirecek sorumluluk duygusundan ve Hakikat ışığından mahrumlar. Yaptıklarının hesabını vereceklerini ya unutuyorlar, ya da inanmıyorlar. Peygamber (sav) iyiliği ve kötülüğü tarif ederken şöyle nefis bir benzetme yapıyor: “Üstün iyilik (birr), ahlâk güzelliğidir. Kötülük (ism) ise, nefsinde yani vicdanında) sıkıntı doğuran ve insanların duyması-

nı istemediğin şeydir.” (Müslim, Birr/14) Vicdanın insan bünyesinde ne denli önemli olduğu açıklama konusunda da şöyle buyuruyor: “Fetva verenler (veya karar verenler) sana bir konuda fetva verseler de (ya da senin için bir karar verseler de), sen yine de vicdanına danış.” (Darimî, Büyu’/2) Yapılan kötülüğün arkasından üzülmek, pişmanlık duymak, ya da kötülüğe kötülük, zalime zalim, haksızlığa haksızlık diyebilmek ile mü’min olmak arasında bağlantı kuruluyor. İman eden bir kalp, âdil karar vermeli, insaf ve merhametli olmalı. Yani vicdanı aktif tutmalıdır. Kur’an, selîm kalplerden bahsediyor. Yani kötülüklerden arınmış, nefsanî meyillerden uzak, iyi düşünen, Hakikate teslim olmuş, Hakikat üzere hareket eden bir kalp. Buna kalpteki vicdan demek mümkün. Kur’an şöyle diyor: “O gün malın/mülkün ve evlâdın bir faydası olmaz. Ancak selîm bir kalple Allah’ın huzuruna çıkanlar müstesna.” (Şuarâ 26/88-89) Bu gerçeği bir şair şiir diliyle şöyle ifade ediyor: “Sanma ey hâce kim senden zer ü sîm isterler. Yevme lâ yenfeu’da kalb-i selîm isterler.” (Ey hacı o hiç bir şeyin fayda vermediği günde senden altın ve gümüş değil, selîm kalp isterler) Peygamberimiz ise bir duasında Allah’tan bunu istiyor: “Allah’ım, Sen’den dinde sebat, doğru söy-

leyen bir dil ve selîm kalp istiyorum.” (Tirmizî, Deavat/23 no: 3407) Bu dünyada vicdanlı hareket edenlerin kalpleri de Âhiret hayatına selîm olarak gelir. Ancak bu dünyada Hakikatten uzak, kin, nefret, kötülük duygularıyla dolu, başkalarıyla ilişkilerinde sürekli haksızlık yapan, başkaları hakkında karar verirler taraf tutan, bu körelmiş vicdanıyla Âhirete selîm bir kalp ile gelemez. İnsan öncelikle bu dünyada selîm bir kalbe sahip olmalı ki, o kalbin derinliklerinde vicdan olsun. Vicdan aktif hale gelsin. Adâletle hükmetsin, âdil hakem olsun. İnsaf ve merhametle muamele etsin. Başkalarıyla ilişkilerinde davranışlarında hep empati yapsın, onların yerine kendisini koysun. “Kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmasın.” “ Kendisi için istediği şeyi başkaları için de istesin”.

İşte bunları da ancak selîm bir kalp, temiz vicdan sahipleri düşünür. Keşke herkes böyle bir vicdana sahip olsa. Keşke herkesin vicdanı bu şekilde aktif olsa. O zaman suçlar, cinayetler, haksızlıklar, zulümler, saldırılar, sömürüler, baskılar, adam kayırmalar, rüşvet ve torpille iş görmeler, işgaller, hırsızlıklar, soygunlar, hakaretler, gıybetler, iftiralar, dışlamalar ve istismarlar en aza iner. Bazen, ‘neredesin ey vicdan?’ diye haykırmak gerekir. ◄◄

HİZMETLER 2014

Bu yıl gerçekleştireceğimiz eğitim projelerimiz

Villingen Schwenningen Bölge Eğitim Merkezi

Bremen Yatılı Yurt ve Eğitim Merkezi

“Size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin sahibi ancak Allah’tır.” (Hadîd Suresi, 57:10) Leerdam Eğitim Enstitüsü ve Ana Okulu

İyilik denizinde

senin de bir damla olsun! Hamburg Seevetal İmam Hatip Lisesi

Innsbruck Eğitim Merkezi ve Yurt Projesi

Viyana İmam Hatip Lisesi

TERTİP EDEN KURUMLAR AIF – Avusturya İslam Federasyonu | +43 5522 21756 | info@islamfederasyonu.at | Amberggasse 10 | 6800 Feldkirch | Avusturya BIG e. V. – Kuzey Almanya İslam Toplumu | +49 40 24 56 29 | info@big-nord.de | Böckmannstraße 40 | 20099 Hamburg | Almanya DIKEV – Danimarka İslam Kültür ve Eğitim Vakfı | +45 4217 3798 | dikev@dikev.dk | Nørre Alle 34 | 8000 Århus | Danimarka EMUG e. V. – Avrupa Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği | +49 2237 975140 | info@emugev.de | Merheimer Str. 229 | 50733 Köln | Almanya IFW – Viyana İslam Federasyonu | +43 1 96191210 | office@ifwien.at | Rauchfangkehrergasse 36/10 | 1150 Wien | Avusturya NMOG – Hollanda Cami Yapma ve Yaşatma Vakfı | +31 10 243 3030 | m.yaramis@nifonline.nl | Bergweg 322-A | 3032 BB Rotterdam | Hollanda UECM – Avrupa Camileri Kurma ve Yaşatma Derneği | +33 1 4246 0444 | info@uecm.org | 64 Rue du Faubourg st. Denis | 75010 Paris | Fransa


meningen

görüşler 37

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Haklarımız Mehmet Sevim msevim@csgb.gov.tr

“Türkiye’den alınan emekli aylıkları Hollanda’daki gelire eklenir”

T

ürkiye’den emeklilik konusunda kaleme aldığı yazıda, dikkat edilmesi gereken noktalarla ilgili olarak bilgiler aktaran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Mehmet Sevim, Basın Müşavirliği aracılığıyla medya organlarına gönderdiği makalede şu bilgilere yer verdi: TÜRKİYE’DEN EMEKLİLİK KONUSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Türkiye’den emeklilik konusu yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için güncelliğini yıllardır korumaktadır. Hizmet borçlanması yaparak emekli olma imkânı sadece yurt dışında bulunmuş Türk vatandaşlarına tanınan bir haktır. Yurt dışı çalışması bulunan erkek vatandaşlarımız ile yurt dışında çalışma veya ikameti bulunan kadın vatandaşlarımız Sosyal Güvenlik Kurumu hesabına prim ödeyerek sosyal güvenceye sahip olmaktadır. Bu sosyal güvence, emekli aylığı ile Türkiye’de ikamet edenler için ücretsiz sağlık sigortasını kapsar. Emekli aylığı sahibinin vefatı halinde geride kalanlarına gerekli koşullara sahip iseler, dul ve yetim aylığı bağlanmaktadır. Kimler hangi koşullarda hizmet borçlanması yaparak emekli olabilir? Türk sosyal güvenlik sisteminde sigortalılık süresi ve prim ödeme süresi iki temel kavramdır. Sigortalılık süresi ilk defa sigortalı olunan tarihten günümüze kadar geçen süredir. Bu sürenin tamamında çalışma şartı yoktur. Prim ödeme gün sayısı ise sigortalı bulunulan dönemde ödenen prim süresini gösterir. Emekliliğe hak kazanabilmek için herkes için geçerli aynı sigortalılık süresi, prim ödeme süresi ve emeklilik yaşı yoktur. Emekliliğe hak kazanabilme kişinin tabii olduğu sosyal güvenlik statüsüne (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) ilk defa sigortalı olduğu tarihe, prim ödeme gün sayısına ve kişinin cinsiyetine bağlıdır. Kadınların 20 yıl (7200 gün), erkeklerin 25 yıl (9000 gün) sigortalılık süresine ihtiyacı bulunmaktadır. Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mevzuatına göre (yaşa bağlı istisnalar dışında) bu sürelerin tamamında prim ödenmiş olması gerekir. Ancak SSK için bu sürelerin tamamında prim ödenmiş olması gerekmez. Yurt dışında bulunan veya Türkiye’ye kesin dönüş yapmış vatandaşlarımız, borçlandıkları gün sayısı kadar Türkiye’de çalışmış sayılır. Bu kimselerin emeklilik şartlarıyla, yurt dışında hiç

çalışması olmayan Türk sigortalılarının tabii olduğu şartlar aynıdır. Yurt içi, yurt dışı emeklilik koşulları diye iki farklı koşul bulunmamaktadır.

daşlığını bırakması istenmemektedir. Vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğü de dikkate alınarak kesin dönüş şu şekilde tanımlanmıştır.

Sigortalılık başlangıcı ve tabii olunacak sigortalılık statüsünün belirlenmesi. Sigortalılık başlangıcı ilk defa sigortalı olunan tarihtir. Üç farklı şekilde belirlenir:

“Kesin dönüş” ibaresi, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade etmektedir.

1- Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de çalışması bulunanlar için sigortalılık başlangıç tarihi Türkiye’deki tescil tarihidir.

Kesin dönüşün tanımında iki temel unsur vardır. Bunlardan ilki kişinin yurtdışında çalışmamasıdır. Yurtdışında çalışması devam eden bir kimse belli ki kesin dönüş yapmamıştır. Bu çalışmanın az ya da çok çalışmayla bir ilgisi yoktur. İkinci koşul ikamete bağlı olarak bir sigorta ödeneği ya da sosyal yardım almamaktır. İkamete dayalı bir ödenek alınıyorsa kişinin kesin dönüş yapmadığı açıktır.

2- Türkiye’de hiç çalışması bulunmayanlar için sigortalılık başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geriye gidilerek bulunulan tarihtir. 3- Türkiye’de hiç çalışması bulunmayan ancak Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra fiili bir çalışması bulunan kimselerin sigortalılık başlangıç tarihi Hollanda’daki sigortalılık başlangıç tarihidir. Bu belirleme Türkiye Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Hangi sigortalılık statüsüne tabi olunacağının tespiti şu şekilde yapılmaktadır. Başvuru sahibinin; 1. Hizmet borçlanması başvurusu yapmadan önce Türkiye’de en son tabii olduğu sigortalılık statüsüne tabi olur, 2. Hizmet başvurusu yapmadan önce Türkiye’de çalışması bulunmayanlar BAĞ-KUR’a tabi olur. Kesin dönüş şartı: 3201 sayılı Kanununda halen kesin dönüş şartı bulunmaktadır. Kesin dönüş şartı vatandaşlarımızın zarar görmemesi amacıyla esnek biçimde tanımlanmıştır. Örneğin çifte vatandaş olan bir kimsenin Hollanda vatan-

Yurtdışında ikamet eden vatandaşlarımız bakımından kesin dönüş şartının üç istisnası bulunmaktadır. Konumu bu üç istisnai durumdan birisine uyan vatandaşlarımız yurtdışında ikamet etseler bile kesin dönüş şartını yerine getirmiş sayılır. 1. Hollanda’da mevzuatına göre emeklilik (AOW / yaşlılık) aylığına hak kazanmış olmak (kişi artık istihdam piyasasında değildir.), 2. En az % 80-100 oranında malul olmak (kişi artık istihdam piyasasında değildir.), 3. Ev kadınları (kişi istihdam piyasasında değildir.). Gerçeğe uygun beyan ve önemi Hizmet borçlanması yaparak Türkiye’den emekli olmak isteyen her vatandaşımız önce “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi”ni, ödemeyi yaptıktan sonra ise Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi”ni doldurmak zorundadır. Bu belgeler birer formalite değildir. Vatandaşlarımız imzaladıkları

bu belgeleri dikkatle okumalı ve neyi taahhüt ettiklerini çok iyi anlamaları gerekir. Beyan edilen bilgi ve belgeler mutlaka gerçeğe uygun olmalıdır. Sigorta kurumları sürekli olarak birbirleriyle irtibat halindedir. Her iki tarafın sigorta kurumları (örneğin Hollanda için SGK/SVB) müşterek sigortalıları hakkındaki bilgileri paylaşırlar. Türkiye’den alınacak emekli aylıkları Hollanda’daki gelirlerinize ilave edilecektir Kesin dönüş yapmadan Türkiye’den emekli aylığına sahip olan vatandaşlarımızın Hollanda’daki geliri artmış olacaktır. Diğer bir ifade ile Türkiye’den alınacak aylık Hollanda’daki vergi matrahınıza dahil edilecektir. Geliriniz yükseleceği için gelir desteği niteliğindeki birçok ödeneğiniz ya kesilecek ya da Türkiye’den elde ettiğiniz gelir kadar azalacaktır. Türkiye’den emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ve Ataşeliklerinden bilgi alınmalıdır. Türkiye’den emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında bir bilgi kirliliği yaşanmaktadır. Vatandaşlarımızın hizmet borçlanması ve emeklilik işlemleri için aracı kişi ve kuruluşlara ihtiyaçları yoktur. Hizmet borçlanması yapmak isteyen her vatandaşımız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği veya Ataşeliklerinden alacakları “hizmet belgesi” ile şahsen veya posta ile başvurularını yapabilirler. Unutulmaması gereken en önemli husus, Türkiye’den emeklilik konusunda, her bir bireyin durumunun farklı olduğu ve hiçbir işleme başlamadan önce emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği veya Ataşeliklerinden bilgi alınmasıdır. ◄◄

Türk sosyal güvenlik sisteminde sigortalılık süresi ve prim ödeme süresi iki temel kavramdır. Sigortalılık süresi ilk defa sigortalı olunan tarihten günümüze kadar geçen süredir. Bu sürenin tamamında çalışma şartı yoktur. Prim ödeme gün sayısı ise sigortalı bulunulan dönemde ödenen prim süresini gösterir. Emekliliğe hak kazanabilmek için herkes için geçerli aynı sigortalılık süresi, prim ödeme süresi ve emeklilik yaşı yoktur. Emekliliğe hak kazanabilme kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik statüsüne (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) ilk defa sigortalı olduğu tarihe, prim ödeme gün sayısına ve kişinin cinsiyetine bağlıdır.


ons pagina

38 bizim sayfa

maandblad/aylık gazete doğuş nr. 190 - 2014

Söz sizde Tebrik Taziye Şifa dileği Taziye İskender Paşa Camii üyelerinden Sevgili Cuma Yılmaz'ın kıymetli eşinin genç yaşta vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz…

Stichting Yeni Çınar Cenaze Vakfı Postbus 3699, 3003 AR Rotterdam T. (010) - 471 68 47 F. (010) - 471 95 13 Mob. 06-53 639 338 (Bij spoedgeval) E-mail cinar@nifonline.nl www.nifonline.nl

Abonelerimizden, BLC Envanter ve BALCI Reizen sahiplerinden Mustafa, Cavit ve Arif Balcı'nın ninelerinin vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz… Abonelerimizden Sevgili Hacı Coşkun'un vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet, bütün aile, eşdost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz…

Hollanda'ya 1958 yılında gelen ve ilk Türk unvanına sahip Sevgili Necati Genç'in vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz… Necati Genç ile 2008 yılında, gazetemiz için yapılan söyleşiyi önümüzdeki sayılarda sizlerle paylaşmaya çalışacağız...

Schidam İslam Merkezi Camii üyelerinden gazetemiz emektarlarından Sevgili Osman Turan'ın teyzesinin vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz… Zuidergracht 47/6, 3763 LS Soest T/F (030) - 699 34 33 Mob. 06 19 202 699

Torku Hollanda’ya

tat katacak

Şifa Dileği... Abonelerimizden, eski siyasetçilerimizden ve hizmet sevdalısı Sevgili Arif Akdemir'in eşinin hastalığını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Hastamıza ve yakınlarına geçmiş olsun diyor, acil ve hayırlı şifalar diliyoruz.

Abonelerimizden ve Oss Cemiyeti yöneticilerinden Sevgili Aydemir Doğruyol'un kayınvalidesinin vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz…

Abonelerimizden YTB Danışma Kurul Üyesi ve eski siyasetçilerimizden Sevgili Osman Elmacı'nın eşinin hastalığını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Hastamıza ve yakınlarına geçmiş olsun diyor, acil ve hayırlı şifalar diliyoruz.

Abonelerimizden Sevgili Hatice Kalaycı'nın vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, bütün aile, eş-dost tanıdıklara sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyoruz…

Türkiye’nin sevilen markası TORKU şimdi Hollanda’da. Marketinizden ısrarla isteyiniz…

Tebrik Aile dostumuz Samet ve Gülper Tuncal'ın Kerem adını verdiği bir torunları dünyaya gelmiştir. Anne Betül, baba Davut'u tebrik ediyor, Kerem’e ‘hoş geldin’ diyor, hayırlı bir ömür diliyoruz…

Abonelerimizden ve NIF önceki Disiplin ve Teftiş Başkanı Yusuf ve Ayşe Baloğlu'nun kerimesi Sümeyye ile Abdullah ve Fatma Yurdakul'un mahdumu Yunus, 29 Mart Cumartesi günü düzenlenen sade bir merasimle dünya evine girdiler. Sümeyye ve Yunus'u tebrik ediyor iki cihan saadeti diliyoruz...

Soğutucu dolaplarınıza CAM KAPI takalım, % 60`a varan enerji tasarrufu sağlayın Süpermarket, Elektronik ve Tekstil mağazaları, Döner dükkanları için aradığınız tüm malzemelerin gerçek adresi. Servis garantisi ile

ULU IMPEX tarafından Hollanda ve Belçika’da bölge bayilikleri verilecektir.

Metal raflar / Ahşap raflar - Vitrinler / Vitrin tezgahları - Pasta / Ekmek reyonları - Duvar soğutucuları - Freezer / Meşrubat dolapları Soğutucu Meyve, Sebze dolapları - Et dolapları ve Kasap malzemeleri - Barkodlu elektronik kasa sistemi - Her iş yerine uygun Teraziler / Kasalar Döner ve mutfak ekipmanları - Klimalar, motor ve motor grupları - Soğuk ve derin dondurucular

Mob. 06-30 35 60 40 info@aclass.nl www.aclass.nl

Uitgever/Sahibi Stichting Dogus/Doğuş Vakfı Hoofdredacteur/ Yayın Yönetmeni Adnan Şahin Eindredacteur/Yazı İşleri Müdürü Doğukan Ergin Art Directeurs/Görsel Düzenleme Osman Akın Advertenties/İlan- Reklam Servisi dogus@dogus.nl Mob. 06-43 85 74 32 Afdeling Nieuws en Tips/Haber Dairesi A. Şahin Abonnement / Abone Servisi dogus@dogus.nl Oplage/Tiraj 8.000 Verspreiding/Dağıtım Alanı Landelijk/Hollanda Geneli adres Strevelsweg 700 unit 413, 3083 AS Rotterdam tel. (010) 471 68 47 fax (010) 471 95 13 / Mob. 06-43 85 74 32 e-mail dogus@dogus.nl website www.dogus.nl Met dank aan InterAjans.nl, SONHABER.nl, M.Ali Topcu, B. Doğan Ingezonden artikelen vallen niet onder de redactionele verantwoordelijkheid. Alle auteursrechten van deze uitgave worden uitdrukkelijk voorbehouden. Druk/Baskı Wegener

MACHTIGINGSKAART

Doğuş is een maandelijks informatieblad in het Turks en af en toe Nederlands o.a. kunst, cultuur, politiek, educatie, wetenschap, literatuur en filosofie.

Abone Ondergetekende verleent hierbij tot wederopzegging aan de STICHTING DOGUS (Dogus) om van zijn/haar hierondergenoemde (giro-)rekening het bedrag af te schrijven voor jaarlijksabonnement maandblad Dogus. (Abonesi olduğum Doğuş gazetesi için, bağlı olduğu Doğuş Vakfı'na aşağıda belirtilen abone ücretin banka hesap numaramdan çekilmesi için yetki vererek bu formu imzalıyorum. Tenzij ik mijn abonnement schriftelijk opzeg, zal mijn abonnement automatisch 1 jaar verlengd zijn en de kosten hiervan van mijn bank of girorekening afgeschreven worden. (Aboneliğim yazılı olarak iptal edilmediği sürece, abone sürem 1 yıl otomatik olarak uzatılmış olur.

Over te schrijven / stortingsbedrag: € (abone ücreti)

2 9 ,-

Giro of bankrekening: (banka numarası)

Naam en Voorletters: (Adınız ve Soyadınız)........................................................................................................................ Adres:................................................................................ Geb. datum: (Doğum tarihi)........................................ Telefoon:..........................................................................

Colofon

Bu formu doldurduktan sonra mektup zarfına Postcode: (Posta kodu)............................................................ uygun pulu yapıştırıp posta ile aşağıdaki adresimize Woonplaats: (Şehir).................................................................. gönderiniz: Maandblad Dogus afd. abonnementen Datum: (Tarih)............................................................................ Strevelsweg 700 unit 413 3083 AS Rotterdam

E-mail:............................................................................... Handtekening: (İmza)..............................................................


puzzels - raadsels

bilmece - bulmaca 39

doğuş aylık gazete/maandblad nr. 190 - 2014

Çengel bulmaca

Hazırlayan: Mücahid Çeçen

BULMACA BULMACA

1 1 2

2

4

3

6 7 8 9 10 11 12

3

4

5

6

7

8

9 10 11 12 13 14 15

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15

1

3 5

2

15

1- Yurt, vatan * Perende. 2- Fasýla * Ýplik * Bir haber ajansýmýz * Riya. 3-Potasyumun simgesi * Türkiye Birinci Ligi takýmlarýmýzdan olan ve Karadeniz bölgemizin gelmiþ futbol kulübümüz 1- Futbol Yurt, vatan * Perende. 2- Fasýla * Ýplik * Bir haber ajansýmýzsimgesi * Riya. haline 3-Potasyumun simgesi * Türkiye * Potasyumun simgesi. 4- Sýcak ve rutubetli yaþayan,örümcekgillerden zehirligelmiþ bir haþere Birinci Futbol Ligi takýmlarýmýzdan olanyerlerde ve Karadeniz bölgemizin simgesi haline futbol* kulübümüz Utanma duygusu * Bir yapýnýn þeklini tasarlayan kiþi. 5- Bir þeyin kullaným süresi * Bir pamuk cinsi * * Potasyumun simgesi. 4- Sýcak ve rutubetli yerlerde yaþayan,örümcekgillerden zehirli bir haþere * Oksijenin simgesi * Bir binek hayvaný. 6- (Tersi) Kriptonun simgesi * Rütbesiz asker * (Tersi) Beyaz * En Utanma duygusu * Biriþaret yapýnýn tasarlayan kiþi.dayanýklý, 5- Bir þeyin süresi * Bir pamuk cinsi * çok, en yüksek. 7- Uzaklýk ederþeklini * Baðýrsaklar * Isýya zorkullaným aþýnýr, sert bir maden * Potasyumun öncesi olmayan * Argonun simgesi * Donuk renk.* 9Alfabemizin Oksijeninsimgesi. simgesi8-* Baþlangýçsýzlýk, Bir binek hayvaný. 6- (Tersi) Kriptonun simgesi * Rütbesiz asker (Tersi) Beyaz * En yirmiçok, birinci harfi * Alfabemizin on beþinci * Bir haber ajansýmýz * Duman kiri sert * Bankaya ibrazýnda en yüksek. 7- Uzaklýk iþaret eder *harfi Baðýrsaklar * Isýya dayanýklý, zor aþýnýr, bir maden * hemen ödenecek para kaðýdý. 10- 1489'da Kayserinin Aðýrnas köyünde doðan, 1588 de Ýstanbul'da vefat 8- Baþlangýçsýzlýk, olmayan * Argonun simgesi * Donuk renk.simgesi 9- Alfabemizin edenPotasyumun dünyanýn en simgesi. büyük yapý sanatçýlarýndanöncesi biri olan resimdeki sanatçýmýz kimdir * Argonun * yirmi birinci * Alfabemizinenonuygun beþinci harfi *yükleme, Bir haberverme ajansýmýz Dumançalýþan kiri * Bankaya ibrazýnda Bir baðlaç. 11- Birharfi iþi isteyenlerden olanýna * Bir *birimde görevlilerin düzenli bir þekilde yer deðiþtirmeleri. Halk, Kayserinin insanlar * Peygamberimizi yazýlan þiir * Bir tür hemen ödenecek para kaðýdý. 10-121489'da Aðýrnas köyündeövmek doðan,için 1588 de Ýstanbul'da vefat cetvel * Oy. 13- Kýsa zaman * Ayný anne ve babadan doðan çocuklar * (Tersi) Güneydoðu Anadolu eden dünyanýn en büyük yapý sanatçýlarýndan biri olan resimdeki sanatçýmýz kimdir * Argonun simgesi * Projesini simgeleyen harfler * Oksijenin simgesi. 14- Kir, pis * Allah'ýn veli kullarýndan zuhur eden hal, Birüstü baðlaç. 11- *BirTürk iþi isteyenlerden en uygun yükleme, olaðan durum lirasý. 15- Bir erkek adý *olanýna Asker su kabý. verme * Bir birimde çalýþan görevlilerin

cetvel * Oy.AÞAÐIYA 13- Kýsa zaman * Ayný anne ve babadan doðan çocuklar * (Tersi) Güneydoðu Anadolu YUKARDAN

Projesini simgeleyen harfler * Oksijenin simgesi. 14- Kir, pis * Allah'ýn veli kullarýndan zuhur eden hal,

1- Mevkii * Otobüs, uçak vb. araçlarýn yolcu indirme ve bindirme yerleri. 2-Rütbesiz asker * Bir meyve * olaðan üstü durum * Türk lirasý. 15- Bir erkek adý * Asker su kabý. Hainlik. 3- Eðlenceli, gülünç, hoþ * Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaþmýþ arý karbon * Bir harfin okunuþu. 4- Alfabemizin on beþinci harfi * Geri çevirme * Bir uzvumuz * Kýrmýzý * Saçý olmayan. 5Aþama, adým * Emmekten emir * Boða güreþlerinin yapýldýðý alan * Hidrojenin simgesi. 6- Katý, sývý veya YUKARDAN AÞAÐIYA gaz halindeki maddeleri koymaya yarayan koruyucu eþya * Fasýla * Asmaktan emir * Geri. 7- Uzun süre saklanabilecek yiyeceklerin genel adý * Bir þeyi yapýp yapmamaya karar verme. 8- Alfabemizin yirmi 1- Mevkii uçakiþivb.* araçlarýn yolcu vegeçerlik bindirmekazandýrmak, yerleri. 2-Rütbesiz asker * Bir meyve * dördüncü harfi**Otobüs, Ekin biçme Çeþitli belge ve indirme iþlemlere yasanýn öngördüðü diðerHainlik. görevleri getirmekle bir derinliklerinde hukuk statüsü olan kamubillurlaþmýþ görevlisi. 9-arý Kýsa zaman parçasý 3-yerine Eðlenceli, gülünç,yükümlü hoþ * Yerin bulunan, karbon * Bir harfin* Bir nota * Binek hayvaný * Suriye'nin baþkenti. 10- Bazý hayvanlarýn boynuna takýlan, bir yere çekip okunuþu. 4- Alfabemizin on beþinci harfi * Geri çevirme * Bir uzvumuz * Kýrmýzý * Saçý olmayan. 5götürmeye veya baðlamaya yarayan bað * Evren, dünya * Arapçada su. 11- Argonun simgesi * Aþama, adým * Emmekten emir * Boða güreþlerinin yapýldýðý * Hidrojenin Katý, sývý veya Matematikte bir sayý * Utanma duygusu * Kükürtün simgesi * Saz,alan kamýþ veya ince simgesi. dallardan6-örülerek yapýlmýþ, yiyecek ve eþya taþýmak için kap. 12- Karyokinez bölünme sýrasýnda hücre çekirdeðinin gaz halindeki maddeleri koymaya yarayan koruyucu eþya * Fasýla * Asmaktan emir * Geri. 7-içinde Uzun süre beliren ve kromatin ipliklerinin oluþan, bazý yeteneklerin yeni bireylere geçmesine saklanabilecek yiyeceklerinparçalara genel adýayrýlmasýyla * Bir þeyi yapýp yapmamaya karar verme. 8- Alfabemizin yirmi yarayan, kývrýk çubuk biçimindeki cisim * Kamer * Cet, soy. 13-Türkiye'nin para birimi * Gaye, hedef * dördüncü * Ekin biçme iþi yapýlmýþ, * Çeþitli belge ve iþlemlere geçerlik kazandýrmak, yasanýngeçmesiyle öngördüðü Klavyeli büyük harfi ve küçük borulardan körüklerden elde edilen havanýn bu borulardan diðer yerine getirmekle bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi. 9- Kýsa zaman parçasý * deðiþik sesgörevleri tonlarý verebilen, genellikleyükümlü kilise çalgýsý * Alfabemizin yirmi birinci harfi. 14Kamer * Uymak, boyun Bir türhayvaný küçük deniz taþýtý * Uzaklýk iþaret eder.hayvanlarýn 15- Beyaz * boynuna Kaslarýntakýlan, irade dýþý * Bireðmek nota ** Binek * Suriye'nin baþkenti. 10- Bazý birhareketi yere çekip Bir baðlaç * Tarik.

5 6 7 8 9

götürmeye veya baðlamaya yarayan bað * Evren, dünya * Arapçada su. 11- Argonun simgesi * Matematikte bir sayý * Utanma duygusu * Kükürtün simgesi * Saz, kamýþ veya ince dallardan örülerek Geçen sayýdaki BULMACANIN çözümü yapýlmýþ, yiyecek ve eþya taþýmak için kap. 12- Karyokinez bölünme sýrasýnda hücre çekirdeðinin içinde SOLDAN SAÐA:1- ABIHAYAT * KÝNAYE. 2- LÝSAN * RAMAZAN * N. 3- ARI * AT * K * RAZ *KE. 4- T * K * RASATHANE. 5- UYRUK * KÝM * AREFE. 6- RÝAYET * beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrýlmasýyla oluþan, bazý yeteneklerin yeni bireylere geçmesine MÝ * T * FES. 7- KR * ULA * K * KE * R.8- AMA * EV * ARAS * A. 9- ÝLÝK * RAB * AR. 10- O * AS * TNA * HATA. 11- KEM * AMÝ * YOL * S. 12- KREÞ * AME * RENK * A. 13- A * TRA * KOT * ERÝK. 14- A * ABDULLAHGÜL. 15- ARK * ÝADE *KA * KEM. yarayan, kývrýk çubuk biçimindeki cisim * Kamer * Cet, soy. 13-Türkiye'nin para birimi * Gaye, hedef * YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1- ALATURKA * OKKA * A . 2- BÝR *YÝRMÝ * ER * AR. 3- ISI * RA * ALAMET * K. 4-HA * KUYU * ÝS * ÞRA. 5- ANA * KELEK * A * ABÝ. 6- Klavyeli Y * TR * TAVbüyük * MA * DAve . 7-AR * AK *borulardan TÝM * UD. 8- TAKSÝM * N* EKLE. 9- M * AMÝ *AY *elde OL. 10KART * havanýn KAR * ORTAK. ÝZAHAT * RAHLE * HA. 12küçük yapýlmýþ, körüklerden edilen bu11-borulardan geçmesiyle NAZAR * KABA * NEG. 13- AN * NEFES * T * KRÜK. 14- Y * KEFE * AA * ÝLE. 15- ENE * ESRAR * SAK * M. deðiþik ses tonlarý verebilen, genellikle kilise çalgýsý * Alfabemizin yirmi birinci harfi. 14- Kamer * Uymak, boyun eðmek * Bir tür küçük deniz taþýtý * Uzaklýk iþaret eder. 15- Beyaz * Kaslarýn irade dýþý hareketi * Bir baðlaç * Tarik.

11 12 13

Geçen sayýdaki BULMACANIN çözümü

14

SOLDAN SAÐA:1- ABIHAYAT * KÝNAYE. 2- LÝSAN * RAMAZAN * N. 3- ARI * AT * K * RAZ *KE. 4- T * K * RASATHANE. 5- UYRUK * KÝM * AREFE. 6- RÝAYET * MÝ * T * FES. 7- KR * ULA * K * KE * R.8- AMA * EV * ARAS * A. 9- ÝLÝK * RAB * AR. 10- O * AS * TNA * HATA. 11- KEM * AMÝ * YOL * S. 12- KREÞ * AME * RENK * A. 13- A * TRA * KOT * ERÝK. 14- A * ABDULLAHGÜL. 15- ARK * ÝADE *KA * KEM. YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1- ALATURKA * OKKA * A . 2- BÝR *YÝRMÝ * ER * AR. 3- ISI * RA * ALAMET * K. 4-HA * KUYU * ÝS * ÞRA. 5- ANA * KELEK * A * ABÝ. 6- Y * TR * TAV * MA * DA . 7-AR * AK * TÝM * UD. 8- TAKSÝM * N* EKLE. 9- M * AMÝ *AY * OL. 10- KART * KAR * ORTAK. 11- ÝZAHAT * RAHLE * HA. 12NAZAR * KABA * NEG. 13- AN * NEFES * T * KRÜK. 14- Y * KEFE * AA * ÝLE. 15- ENE * ESRAR * SAK * M.

15

Tren, gemi, uçak biletleri, araç kiralama tatil ve seyahatlerinizde kalite ve güvenin adresi...

Goeman Borgesiusstraat 20 7604 XH Almelo Tel. 0546 - 43 34 49 Fax: 0546 - 43 34 49 E-mail info@sarayreizen.nl www.sarayreizen.nl

Hazýrlayan: Muhammed FIRAT Hazýrlayan: Muhammed FIRAT

düzenli bir þekilde yer deðiþtirmeleri. 12- Halk, insanlar * Peygamberimizi övmek için yazýlan þiir * Bir tür

4

13 10

14

SOLDAN SAÐA SOLDAN SAÐA

Administratie Jaarrekeningen Belastingen Bedrijfadviezen Loonadministratie Interim oplossingen

a Almelo’d

SARAY REIZEN

Leemansweg 2, 6827 BX Arnhem T. (085) - 600 47 47 info@raqam.nl www.raqam.nl



Editie 190