Page 1

SÇL Dergisi

Mart 2011

Aylık okul dergisi

Dil-Kültür-Edebiyat İlişkisi Begüm KAÇAN

İLK SAYIM

IZ


SÇL DERGİ

SÇL Dergi Genel Yayın Yönetmeni Ali Rıza TUNCER embatasarim@gmail.com Editör dsdsfds Yazarlar KANOĞLU Grafik Tasarım Yasin YÜKSEL Ali Rıza TUNCER Dergisi, www.sabricaliskankml.k12. tr üzerinden yayımlanmaktadır. Tüm görüş, öneri ve sorularınız için embatasarim@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

2 |

SÇL DERGİSİ


İçindekiler

SÇL DERGİSİ | 3


SÇL DERGİ

DİL Nedir? Göknur Sena DURSUN

T

oplumları millet haline getiren en önemli unsur dildir. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir cemiyet yani ‘millet’ haline getiren en önemli kültürel değerdir. Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da... Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz.

ANNE SESİ BEBEĞİN BEYNİNİ GELİŞTİRİYOR Annenin sesinin, yenidoğanın beyninde dil öğrenmeyle ilgili bölümlerin etkinleşmesinde özel bir rol oynadığı bildirildi. Montreal Üniversitesi ve Sainte-Justine Üniversite Hastanesi Araştırma Merkezi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, yenidoğanların beyinlerinde dil öğrenmeyle ilgili bölümlerin, annenin sesiyle etkinleştiğini ortaya koydu. Araştırma çerçevesinde, bebeklerin doğumdan sonra 24 saat içinde beyinlerindeki elektriksel kayıtlar izlendi. İzleme sonucu, beyin sinyallerinin bebeklerin diğer kadın seslerine, annelerinin seslerine verdikleri tepkiyi vermezken, bu seslerin, sadece beyinde seslerin tanınmasıyla ilgili bölümlerini etkin hale getirdiğini gösterdi. Araştırma ekibinin lideri doktor Maryse Lassonde, “Bu, yenidoğanın beyninin, annenin sesine güçlü biçimde yanıt verdiğini ilk kez kanıtlayan ve bilimsel konuşmak gerekirse, annenin sesinin bebekler için özel olduğunu gösteren heyecan verici bir araştırma” dedi.

4 |

SÇL DERGİSİ


Güncel Haberler

DİLLER ÖLÜYOR MU? G

eçtiğimiz haftalarda Unesco dünyada konuşulan tehlike altındaki dilleri içeren ilk resmi listeyi yayımladı. Uzmanlardan oluşan bir ekibin yaptığı araştırma sonucu hazırlanan listeye göre risk altında olan 2500 dil var, bunlardan 500’ü kritik durumda ve 199’u on ya da daha az kişinin ana dili. Unesco’ya göre bir dilin ölmesinde, o dili konuşan insanların kültürleriyle, miraslarıyla yeterince gurur duymamaları veya o dili konuşanların ‘katil diller’ denilen İngilizce, Fransızca ve İspanyolca benzeri çoğunluk dillerini benimsemeleri gibi etkenler söz konusu olabiliyor. Ama Unesco’ya göre bu son araştırmayla dil bilimciler artık hangi dillerin neden yok olmakta olduğunu tespit ettikleri tespit etmeye başladıkları için artık bir umut var. Yeniden hayata dönen diller de var. Bunlardan ilki 20. yüzyılın ikinci yarısında yükselişe geçen İbranice. Onu Katalan, Welsh ve Breton dilleri takip ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki topluluklar kültürlerini ve dillerini korumak için savaşıyorlar. Ama bazen savaşmak yeterli olmuyor. Unesco’nun listesine göre Ekvator’un dili olan Andoa’yı konuşan 10 kişi kalmış. Ned Maddrell adlı bir balıkçıysa Manx dilini konuşan son

TÜRK DİLİ TEHLİKEDE… Yapılan bir araştırmada üniversite gençliğinin 300 kelimeyle iletişim kurduğu ve resmi ortamlara uyum sağlamakta zorlandığı ortaya çıktı. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Türk Dili Bölümü tarafından 2007-2008 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında yaklaşık 2 bin öğrenci üzerinde gerçekleştirilen ankete göre, üniversite gençliğinin 300 kelimeyle iletişim kurduğu ve resmi ortamlara uyum sağlamakta zorlandığı ortaya çıktı. MEÜ Çiftlikköy Merkez Kampüsü Prof. Dr. Uğur Oral Kampüsü’nde, Türk Dili Bölümü tarafından ‘Üniversite Öğrencilerinin Türkçe’ye ve Türk Dili Dersine Bakışı’ konulu bir panel gerçekleştirildi. Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hürriyet Gökdayı’nın oturum başkanlığını üstlendiği panele; okutmanlar Erdinç Kaplan, Dilek Yumru, Çetin Berker, Gülcan Tüysüz ve Döndü Can konuşmacı olarak katıldı.

SÇL DERGİSİ | 5


SÇL DERGİ

DİL - KÜLTÜR - EDEBİYAT Sedanur KAYA

D

ilin ses, kelime ve cümle birimleriyle; düşünme , konuşma ve yazma gibi yönleri, edebiyat ürün ve eserlerinde de başlıca öğelerdir. Hiçbir edebiyat eseri ya da ürünü yoktur ki, dil öğeleriyle, dilin biçim ve anlatım yönleriyle, kısaca dil gereçleriyle ilgili olmasın. Her dil ürünü, edebiyatın beklediği nitelikleri göstermeyebilir, ne var ki edebiyat ürünü aynı zamanda dil ürünüdür. Dil, aynı zamanda kültür kapsamına giren bir anlaşma kurumudur. Kültür sözlüklerde şöyle tanımlanmaktadır: “ Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde ortaya konulan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları oluşturmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin, ölçüsünü gösteren araçların tümü…” Bu tanımlamadan anlaşılıyor ki dil ve onun işlenmiş onun ürünü olan edebiyat ve kültürün kapsamına giren araçlardandır. Bir toplumun kültürü, dil ve edebiyatı incelemeden ortay konulamaz.

6 | SÇL DERGİSİ

Bilim, felsefe ve psikoloji vb. alanlarındaki eser ve ürünlerde dil, çoğu zaman bir araç gereç durumundadır. Bilimde önemli olan, gerçeğin araştırıldığı bilgiler, buluşlar ve incelemelerdir. Felsefede düşünce, psikolojide ruhsal olaylar; resimde renkler, çizgiler; müzikte ses ve armoni, heykelde biçim ve figür; mimarlıkta yapı ve estetik görünüm nemli öğelerdir. Edebiyatta ise dil, yalnızca araç gereç değil; onun, biçim, yapı ve anlamının olgunlaşmasını sağlayan en önemli öğedir. Kısaca şöyle denilebilir: Edebiyat bir dil sanatıdır. Her dilin en gelişmiş biçimi edebiyatında görünür.


Edebiyat

DİL - EDEBİYAT Edebiyat dile dayanır. Bir şiirde, hikâyede, romanda, tiyatroda, bize heyecan veren o derin ve ulvî hisler, kafamızın içinde bir dünya yaratan hayaller ve tasvirler, varlıklarını ve tesirlerini kelimelere borçludur. Musikide ses, resimde boya, mimarîde taş ne ise edebiyatta da dil odur. Duymak, düşünmek, zengin bir hayal gücüne sahip olmak, şüphesiz, mühim bir şeydir.

Yazı Dili ve Konuşma Dili

Bir dilin iki cephesi vardır: Biri, insanların karşı karşıya geldikleri zaman sesli olarak görüşürken, yani konuşurken kullandıkları “konuşma dili”, öteki yazıda kullanılan dildir. Buna “yazı dili” veya “kültür dili” de denilmektedir. Kültür dili bir memleketin kültür merkezi olarak gelişen yerleşim Anlatabilmenin güçlüğünü hissetmeyen yazar biriminin dilidir. yoktur. Makberin Mukaddime’sinde Abdülhâk Hâmid bundan şikâyet eder. Bir dilin yazısı çoğu zaman lehçelerinMai ve Siyah romanında şair Ahmet Cemil dil den veya ağızlarından birine göre, yazı ile duygu arasındaki uçurumu çok güzel belirtir. lehçesine göre şekillenir. Yazılan dil ise Orhan Veli, o güzel ‘Anlatamıyorum’ şiirinde aynı din, edebiyat ve ilim adamları tarafından dertten şikâyetçidir. Tanpınar, yazılarında ısrarla işlenerek zenginleşir ve konuşma dilindil üzerinde durur. den az çok farklılaşır. Bizim yazı lehçemiz Batı Türk Dili’nin Anadolu lehçesidir. Yeni Duyulara, duygulara, hayallere en uygun Türkçede ses özellikleri ve çekim yönlerinkelimeleri nasıl bulmalı? den İstanbul ağzı esas sayılır. Yazılan ve konuşulan dilde aşağı yukarı aynı Bir milletin bütün aydınları yazı dilini bilmanaya gelen beş altı kelime ve tabir vardır. Yazar irler ve yazı lehçesini konuşurlar. Yazı dili lebunlardan birisini seçer. Sanat bu seçimle başlar. hçe ve ağızların alabildiğine farklılaşmasını Dil deyince daima şunu hatırdan çıkarmamak önler. Hepsinin zenginliklerinden lâzımdır. Dil, insanın ve hayatın en canlı parçasıdır.faydalandığı gibi onları ortak bir kaynaktan Kelime ile hayat arasında çok ince damar ve sinir zenginleştirir. Dil millî birliğin çimentosuağları ile örülü münasebetler vardır. Küçük ses dur. Ayni dili konuşan insan toplulukları bir organizmalarından ibaret olan dili, hayat kadar millet sayılırlar ve hemen her zaman ayrı, mühim yapan da budur. Yerinde kullanılmayan bağımsız bir devlet kurmuş bulunurlar. bir kelime ebedî olacak bir mısrayı topal ve sakat Ana dil nedir? yapar. Bundan dolayı gerçek sanatkâr kullandığı İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca her kelime üzerinde titrer. Yahya Kemal bazı bağlı bulunduğu toplum çevresinden şiirlerini 20 - 30 yılda bitirebilmiştir. Fakat Türk öğrendiği, bilinçaltına inen ve kişilerle edebiyatında onun kadar büyük bir şair de toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı yetişmemiştir. Türk dili var oldukça onun şiirleri oluşturan dildir. de yaşayacaktır. SÇL DERGİSİ | 7


SÇL DERGİ

DİL DEVRİMİ Begüm TATAROĞLU

D

il Devrimi (1932) , Türkçe’nin vatandaşların çoğunluğunun anlayamadığı Arapça ve Farsça kökenli sözcük ve dilbilgisi kurallarından arındırılıp Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak, ulusal dili olarak yazı ve konuşma dili haline getirilmesini amaçlayan devrimdir.Cumhurbaşkanı Atatürk öncülüğünde 1932 yılında başlatılmış, 1932-1938 yıllarındaki en köklü değişim döneminden sonra değişen hız ve yoğunluk düzey“ Millî his ve dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” — Mustafa Kemal Atatürk, 1930

8 |

SÇL DERGİSİ


Tarih TARİH BOYUNCA KULLANDIĞIMIZ YAZILAR Bilindiği gibi, Türklerin M.Ö.ki yüzyıllarda da çeşitli yazılarla karşılaştığı, bunlardan yararlandığı, hatta özgün bir Türk yazısı geliştirdiği kuşkusuzdur. Ne var ki, M.Ö.ki çağlara ait bilgilerin yeni buluntularla pekiştirilmesi gerekmektedir. Türklerin M.S.ki yüzyıllarda kullandığı kesin olarak bilinen belli başlı yazılar şunlardır: Göktürk yazısı Uygur yazısı Mani yazısı Soğd yazısı Çin yazısı Latin-İslav yazısı

Tibet yazısı Süryani-nasturi yazısı Brahmi yazısı Pass-pa yazısı Peçenek yazıs Arap yazısı

Kuman yazısı İbrani yazısı Yunan yazısı Ermeni yazısı İslav yazısı Yeni Türk yazısı

TÜRKÇENİN TARİHİ GELİŞİMİ        Türk dilinin oluşumunu yedi aşamada tamamladığı görüşü yaygındır: Altay Çağı: Türkçe, Altay çağında, henüz ayrı bir dil niteliğini kazanmamıştır. Moğolca ve öteki akraba dillerle birlikte, bir Ana-Altayca içinde bulunmaktadır. En Eski Türkçe Çağı: En eski Türkçe çağında, Türkçenin Ana-Altaycadan ayrıldığı düşünülmektedir. Böylece, Türk, Moğol, Mançu-Tunguz hatta Kore ve Japon dilleri ortaya çıkmıştır. İlk Türkçe Çağı: İlk Türkçe çağındaysa Türkçe artık gelişmiş, diğer akraba dillerden ayrılmış bir dildir. Hunların konuştuğu Türkçe bu çağda kendini göstermiştir.        Eski Türkçe Devresi: Bu devre başlangıçtan 10. yüzyıla kadar olan zamanı kapsamaktadır. Bu devrenin bilinen ilk metinleri 8. asırda dikilmiş olan Orhun Anıtları’dır. Orhun Anıtları’nda Göktürk alfabesi kullanılmıştır. Eski Türkçe Devresi kendi arasında Göktürk Türkçesi ve Uygur Türkçesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Orta Türkçe Devresi: Bu devre 10. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar olan zamanı içine almaktadır. Bütün Türkler bu dönemde Karahanlı Türkçesini kullanmışlardır. Bu devrede gerek Türk dilinde gerekse Türk kültüründe önemli değişmeler olmuştur. İslamiyet resmen kabul edilmiş ve alfabe olarak Arap harfleri alınmıştır. Orta Türkçenin ilk yıllarına ait olan Kutadgu Bilig, Divanü Lügat’it Türk ve Atabet’ül Hakayık adlı eserler ilk İslami Türk eserleri olarak bilinmektedir. Yeni Türkçe Devresi:  Bu devre 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan zamanı ihtiva etmektedir. 13. yüzyılın sonlarına doğru Doğu ve Batı Türkleri arasında yeni ve birbirinden farklı yazı dilleri meydana gelmeye başlamıştır. Doğu Türkçesi, Eski Türkçenin ve Karahanlı Türkçesinin bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Modern Türkçe Devresi: Bu devre 20. yüzyılı kapsamaktadır. 20. yüzyılda önemli yazı dilleri olarak Türkiye Türkçesi , Özbek Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kazak Türkçesi vb. görüyoruz.  SÇL DERGİSİ | 9


SÇL DERGİ

RESİM - HEYKEL - KARİKATÜR İnsu YETKİN

İnsanlar duygu ve düşüncelerini anlatırken çeşitli yollara başvururlar. Kendilerini ifade edebilmek için sanatın farklı dillerini kullanırlar. Resim ve heykel, duygu ve düşüncelerin açığa vurulmuş halleridir. Bazen kelimelerle anlatamadığımız güzellikleri yaptığımız resim, heykel ve karikatürlerle anlatırız. Kelimeler bazen yetmez duyguları anlatmaya, ancak tuvalden akan renkler coşturur ruhumuzu, kapalı kapılar ardında süzülür gölgedeki Rönesans heykeli. Kimi zaman da bazı şeyleri eleştirmek isteriz karikatürlerle. Kalemimiz bize yardım eder, bazen resim olur bazen heykel, karikatürlerle dergi sayfalarımızı süsler bazen de. Duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken birçok sanat dilini kullanırız. Elbette her dil de öğenin insanlar üstündeki etkisi farklıdır. Her

10 10 ||

SÇL SÇL DERGİSİ DERGİSİ


Sanat

TİYATRO, OPERA, BALE Her birinin yansıttığı anlam ve dil farklıdır. — Tiyatro yaşanan ülkenin dilinde oynanırken opera bestelendiği dilde farklı dillerin konuşulduğu ülkelerde oynanabilir. Balenin dili ise evrenseldir. Dil sorunu olmayan, beden diline dayanan bir sanattır, — Tiyatronun, müziğin ve dansın olmadığı ülke yoktur. Ama opera ve balenin olmadığı ülke çoktur. —Opera ve bale, temelde çok sesli müziğin iradesinde, zengin edebi kaynak ve metinlerin, mimari, resim ve heykel gibi plastik sanatların, dans, pantomim, ışık gibi görsel sanatların en üst düzeyde bir araya gelmesiyle hayat bulan çok boyutlu, üst düzeyde estetik bir kültürdür. — Başka bir açıdan bakıldığında opera bestelenmiş sözleri olan tiyatro türü olarak da kabul edilebilir. — Tiyatro bir sahne sanatıdır. Tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir, bu yönüyle konuşma, dil ve eyleme dayanan

SÇL DERGİSİ DERGİSİ || 11 11 SÇL


SÇL DERGİ

Cep telefonları beyni etkiliyor! Doğukan ERDOĞAN - M.Enes ÜK

Henüz zararlı olduğu kanıtlanamasa da uzun süre cep telefonuyla konuşmanın beyin faaliyetlerinde farklılık yarattığı belirlendi. ABD’de yapılan bir araştırma cep telefonlarının beyni etkilediğini ortaya koydu. Uzmanlara göre 50 dakika telefon kullanımından sonra beyinde şeker tüketimi artıyor. Bu, beyinde hareketliliğin de artması anlamına geliyor. Ancak Amerikan Tıp Derneği (AMA) dergisinde yayımlanan araştırmada bu etkinin klinik öneminin bilinmediği vurgulandı. İngiliz uzmanlar da sonucun bir sağlık riskine işaret etmediğini belirtti. Cep telefonunun sağlığa olası etkileri uzun bir süredir merak uyandırıyor. Danimarka’da 420 bin kişiyle yapılan bir araştırmada cep telefonu kullanımıyla kanser arasında bir bağlantı olmadığı belirlenmişti. 47 kişiyle yapılan son araştırma ise telefon anteninden çıkan manyetik dalgaların etkisine odaklandı. Araştırmada manyetik alanın beyni etkilediği sonucuna varıldı ancak bunun sağlığa olumsuz bir etkisi olup olmadığı konusunda yeterli veri olmadığı belirtildi.

12 |

SÇL DERGİSİ


Bilim ve Teknoloji

Türkiye Uzay Kurumu kuruluyor Türkiye uzaya açılıyor. Uzay araştırmaları konusunda açığı kapatmak için düğmeye basıldı. Türkiye Uzay çalışmaları konusunda atılım yapmak için düğmeye basıldı. Türkiye uzay Kurumu kuruluyor. Kurum Türkiye’nin uzaydaki haklarını koruyacak. Milli uzay politikalarını belirleyecek olan kurum, insanlı ve insansız uzay programları için astronot da yetiştirecek Türkiye Uzay Kurumu yerli uzay aracı tasarlayacak, bunların testlerini yapacak ve prototipler geliştirecek. Yapılacak tüm bu çalışmalar için yeni araştırma laboratuarları kurulacak. Ve yerli üretim araç uzaya gönderilecek. Uzay Kurumu uzay araçlarının fırlatılabilmesi için fırlatma rampaları geliştirecek, kuracak ve işletecek. Uzay araçlarında kullanılacak her türlü yakıt ve kimyasal maddeyi imal edecek. Kurum, Ulusal Güvenlik İçin de Kullanılacak. Süper yetkilerle donatılacak Türkiye Uzay Kurumu, ulusal güvenlik için de kullanılacak.

SÇL DERGİSİ | 13


SÇL DERGİ

DÜNYA’DA EN ÇOK KONUŞULAN İLK BEŞ DİL Gizem SARIGÜL

Çince dünyada en çok konuşulan dillerin arasında 1. sıradadır. Çince’ yi dünya

Dünya dili olarak bilinen İngilizce en çok konuşulan dillerin arasında 2. Sırayı alıyor. İngilizce en çok konuşulan dil olmasa da en yaygı dil olma özelliğini kazanmıştır. İngilizceyi 427.000.000 kişi konuşmaktadır.

İspanyolca dünya dilleri arasında 3. Sırada yer almaktadır. 266.000.000 kişi bu dili konuşmaktadır.

14 |

SÇL DERGİSİ


Bunları Biliyor Musunuz?

Resmi dili İngilizce olan Hintlilerin kendi öz dili olan Hintçe 4. Sırada yer alır. Bu dili 260.000.000 kişi konuşuyor.

Ural- Altay dil grubunun Altay dilleri arasında yer alan, dünyadaki en zengin dillerden biri olan Türkçe en çok konuşulan 5. Dil grubudur. Türkçeyi Doğu Türkistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kadar çoğunluğu Orta Asya olmak üzere 220.000.000 Türk konuşuyor.

“Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok güçlüdür. Dilin milli ve zengin olması, milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil bilinçle işlensin.” M.Kemal ATATÜRK

SÇL DERGİSİ | 15


SÇL DERGİ

16 |

SÇL DERGİSİ


Bulmaca

SÇL DERGİSİ | 17


SÇL DERGİ

18 |

SÇL DERGİSİ


Bunları Biliyormusunuz?

SÇL DERGİSİ | 19


SÇL DERGİ

20 |

SÇL DERGİSİ


Bunları Biliyormusunuz?

SÇL DERGİSİ | 21


bunları  

dsfdskfjdskjfldsjlfkhsjadl

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you