Issuu on Google+

Silahlar bir daha konuþmamalý

Diyarbakýr sokaða çýkýyor Gürbüz'de aile dramý

Ý

B

DP, çözüm sürecinin ikinci aþamasýnda taleplerinin karþýlanmasý için "Hükümet adým at" kampanyasý baþlattý. Kampanya kapsamýnda Diyarbakýr'da Pazar günü yürüyüþ yapýlacak. 5’te

D

iyarbakýr'ýn Hani ilçesine baðlý Gürbüz Bel- var ve en büyük oðullarý da özürlü. Susuz, tudesi'nde tam bir insanlýk dramý yaþanýyor. valet ve banyosu olmayan derme çatma tek Anne özürlü, baba yaþlý ve sakat, 8 çocuklarý gözlü barakada yaþam savaþý veriyorlar. 3'te

HD Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, "Eðer bir daha silahlar konuþursa gerisini de düþünmek istemiyoruz. Bunlarýn olmamasý için hükümete ve devlete baský uygulayacaðýz. Çok acil eylem planlarý gerçekleþtireceðiz" dedi. 7'de

Semt pazarlarý sabitlenecek B

CUMARTESÝ 29 HAZÝRAN 2013

www.diyarbakirolay.com.tr

Fiyatý : 30 KR

aðlar Belediye Baþkaný Yüksel Baran, semt pazarcýlarýyla buluþtu. Ýlçedeki pazarlarýn ihtiyacý karþýlamadýðýný belirten Baran, her mahallede pazarcýlarýn kalabileceði sabit yerler yapmak istediklerini söyledi. 6'da

Karakol protestosunda facia

Diyarbakýr'ýn Lice Ýlçesi Kayacýk Köyü'nde karakol inþaatýný protesto etmek isteyen vatandaþlarla güvenlik güçleri arasýnda arbede çýktý. Büyüyen olaylarda bir kiþi yaþamýný yitirdi, birçok kiþi de yaralandý. Gaz bombasýyla müdahale

Ortalýk savaþ alanýna döndü

Tuðluk: 1 ölü, 6 yaralý var

Vali: 50-60 kiþi saldýrdý

Lice'ye 20 kilometre uzaklýktaki Kayacýk Köyü'nün 200 metre dýþýndaki jandarma karakolunun ek inþaatýna karþý çýkan vatandaþlar, protesto gösterisi düzenledi. Karakol önüne giden grup, burada inþaatta çalýþan iþçilere engel olmak istedi. Protestocu grup, þantiyeye girmek isteyince güvenlik güçleri gaz bombasýyla müdahale etti.

Bu sýrada gruptan bazýlarý, iþçilerin kaldýðý çadýrlarý ateþe verdi. Protestocularýn karakol inþaatýna girmesine engel olmakta güçlük çeken jandarma ateþ açtý. Ortalýðýn savaþ alanýna döndüðü olaylar sýrasýnda birçok vatandaþ yaralandý. Olayda Medeni Yýldýrým adlý vatandaþýn hayatýný kaybettiði iddia edildi. Yaralýlar hastaneye kaldýrýlarak tedavi altýna alýndý.

Olayýn duyulmasýnýn ardýndan Gültan Kýþanak ile Aysel Tuðluk, partililerle birlikte Lice'ye gitti. Milletvekili Tuðluk, olayýn karakol binasýna yeni yapýlan ek binalarý protesto eden vatandaþlara askerlerin müdahale etmesiyle çýktýðýný söyledi. Tuðluk, "Askerlerin ateþ açmasý sonucu 1 kiþi yaþamýný yitirmiþ, 6 kiþi ise kurþunlarla yaralanmýþ" dedi.

Vali Cahit Kýraç ise, 50-60 kiþilik bir grubun molotof kokteylleri ile inþaata saldýrdýðýný ve iþçi çadýrlarýný yaktýðýný belirtti. Vali Kýraç, "Bu sýrada asker uyarý ateþi açýyor ve arbede yaþanýyor. Daha sonra 1 kiþinin yaþamýný yitirdiði, 2'si aðýr 6 kiþinin yaralandýðý yönünde bilgiler var. Bunlarý teyit edilmiþ bilgiler deðil, bunu araþtýrýyoruz" þeklinde konuþtu.

Mikrokredi çarþýsý umut oldu D

iyarbakýr'da 7 yýldýr faaliyet gösteren Mikrokredi Çarþýsý'nda 150'ye yakýn kadýn, ele emeði ürünlerini sergileyerek ev ekonomilerine katkýda bulunuyor. 4'te

Silvan'da gýda fiyatlarý arttý D

iyarbakýr'ýn Silvan ilçesinde Ramazan ayýnýn yaklaþmasýyla birlikte gýda fiyatlarýna zam geldi. Yoksulluðun kol gezdiði ilçede alým gücünün daha da düþeceði belirtildi. 3'te

Geleneksel Ýslam Sanatlarý yeniden canlanýyor

Ý

lim Yayma Cemiyeti Diyarbakýr Þubesi Mevlana Halid Eðitim ve Kültür Evi, SODES projesi kapsamýnda 29-30 Haziran tarihlerinde Ninova Park'ta 'Geleneksel Ýslam Sanatlarý Ebru Sergisi' düzenliyor. 8'de

Þiddete neden olabilir

D

icle Üniversitesi (DÜ) Týp Fakültesi Hastaneleri Baþhekimi Prof. Dr. Sait Alan, aile hekimlerine de 'e randevu' sisteminin getirilmesini eleþtirdi ve uygulamanýn saðlýkta þiddete neden olabileceðini savundu. 8'de


2

Saðlýk

Hapsýrýrken fýtýk olmayýn 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Uzmanlar, omurgalar içinde basýncý artýran hapþýrma ve sert öksürmeyle bel ve boyun fýtýðý olma riskinin artabileceðini açýkladý.

Bel ve boyun aðrýsý þikayetleri giderek yaygýnlaþýrken, gün içerisinde farkýna bile varmadan yapýlan birçok yanlýþ hareket, bu aðrýlarý tetikleyerek bel ve boyun fýtýklarýnýn oluþumuna zemin hazýrlýyor. Bunlarýn yanýnda hareketsizlik, obezite, zihinsel yükler, hamilelik, aðýr yük kaldýrma gibi omurgaya zarar veren birçok faktör, omurlar arasýndaki diskleri zamanla aþýndýrýyor. Bu aþýnmaya baðlý olarak omurgalar içinde basýncý artýran en ufak ani bir hareketle, hapþýrma, sert öksürmeyle bile bel ve boyun fýtýðý olma riskimiz artýyor. Hapþýrýrken ya da öksürürken dizlerimizi hafif bükmeye, elimizi bir yere dayamaya dikkat etmemiz gerekiyor.

"Belinize Ýyi Bakýn" Yanlýþ pozisyonda oturma ve beli korumadan eðilme gibi günlük hayatta yapýlan birçok hatalý hareketin bel ve boyun disklerine zarar verebileceðini kaydeden fizik tedavi ve manipülasy-

on uzmaný Dr. Ali Þahabettinoðlu, omurga çevresi kaslarýnýn zayýflamasýyla birlikte bel ve boyun aðrýlarýnda artýþ görülmesinin kaçýnýlmaz olduðunu kaydetti. Oluþan bu aðrýlarýn kronikleþerek hayat kalitesini düþüreceðini söyleyen Þahabettinoðlu, zamanýnda konulan erken teþhis ve doðru tedaviyle yaþam standartlarýnýn korunabileceðini ifade etti.

Fýtýða Elle Tedavi Sýk sýk tekrarlýyorsa boyunda ve belde oluþan aðrýlarýn hafife alýnmamasý gerektiðine iþaret eden Þahabettinoðlu, boyundan kola ve ele vuran aðrý varsa boyun fýtýðý, belden bacaða vuran aðrý varsa bel fýtýðý olma riskinin olabileceðini kaydetti. Þahabettinoðlu, iyi bir muayene sonrasý konulan teþhise göre uygulanacak doðru tedavinin ileride oluþabilecek riskleri ortadan kaldýrabileceðinin unutulmamasý gerektiðini vurguladý. Bursa'daki merkezinde uzun yýllardýr uyguladýðý manipülasyon (elle tedavi) yöntemi

ile birçok hastaya þifa veren Þahabettinoðlu, bu tedavi yönteminin Türkiye'de çok az sayýda uzman doktor tarafýndan bilinip uygulandýðýný belirtti. Manipülasyon tedavisinin hafif vakalarda 2-3, orta vakalarda 4-6, ileri vakalarda ise 810 seans sürdüðünü ifade eden Þahabettinoðlu, tedavilerin ise 3-5 gün aralýklarla uyguladýðýný belirtti. Manipülasyon tedavisi ile fýtýðýn yüzde 98

oranýnda yok olduðunu kaydeden Uzm. Dr. Ali Þahabettinoðlu, ameliyatýn bel fýtýðýnda ayaklarda ilerleyen kas gücü kaybý, idrar-büyük abdest kaçýrma þikayeti olan ya da ameliyatsýz tedaviye cevap vermeyen hastalara; boyun fýtýðýnda ise ellerde-kollarda ilerleyen kas gücü kaybý olanlarda ya da ameliyatsýz tedaviye cevap vermeyen çok az sayýdaki hastaya uygulandýðýný sözlerine ekledi.

Gebelikte et tüketmek önemli Özel Avrupa Hastanesi Beslenme Diyet Uzmaný Dyt. Meltem Yeter, gebelikte beslenmenin anne ve bebek açýsýndan önemli olduðuna dikkat çekerek, "Gebelikte günde 2-3 porsiyon et ve et ürünü tüketilmeli" dedi.

Hamilelikte annenin beslenmesinin bebeðin geliþimi açýsýndan önem kazandýðýný belirten Yeter, "Anne ve çocuðunu birbirinden ayýrmak mümkün deðildir. Gebe kadýnýn beslenmesindeki amaç; gebenin gereksinimlerini karþýlamak, besin depolarýnýn dengede tutulmasý, emziklilikte yeterli süt salýnýmýný saðalmak için gerekli diyet programýný

hazýrlamak ve bebeðin anne karnýnda normal büyüme ve geliþmesini saðlamaktýr" diye konuþtu. Gebelik döneminde anne ve çocuk arasýnda bazý uyumsuzluklarýn yaþandýðýný söyleyen Yeter, "Bunlar bulantý, kusma, kabýzlýk, mide yanmasý gibi þikayetler. Bunlardan kurtulabilmek için de bazý ipuçlarý olabilir. Bulantýya karþý kalkmadan önce kuru besinler yiyebiliriz. Yataktan kalkarken gözümüzü karþýya dikerek ve yavaþ yavaþ kalkabiliriz. Az ve sýk beslenmemiz gerekebilir. Þikayeti artýran besinleri tüketmememiz, kokulardan uzak durmamýz önemlidir. Sývýyý yemek aralarýnda tüketmek çok daha önemli olacaktýr. Yaðlý ve tatlý yiyeceklerden de uzak durmak gebe kadýnlarýn þikayetlerinin azalmasýný saðlar. Tost, kraker gibi tuzlu besinleri de ara öðünlerde tüketmelerini önerebiliriz. Kabýzlýk bir diðer þikayettir. Kabýzlýkta sývý alýmýný artýrmamýz gerekir. Sebze ve meyveyi artýrmalýyýz. Özellikle posa içeriði yüksek olan besinleri tüketmek, meyveleri kabuðuyla birlikte yemek, tam buðday ekmeði tüketmek gerekir. Kepekli ekmek gebelerde demirin emilimini azaltýr. Mide yanmasý da diðer bir þikayetlerdendir. Bu tür þikayetler varsa asitli gýdalardan uzak durmak gerekir. Bunlar domates, turunçgiller, sirke, acý biber, turþu gibi besinlerdir. Süt ve süt ürünlerini mide yanmasý belirtilerini hafiflettiði için öneririz. Yemekleri yavaþ yavaþ tüketmek gerekir ve yatmadan önce yemek yememeye dikkat etmek gerekir" ifadelerini kullandý.

Çalýþanlarýn diþ estetiðine ilgisi artýyor Ýþ hayatýnda imaj ve görüntünün önemli rol oynadýðý günümüzde, çalýþan kesimin estetik operasyonlara olan ilgisi de artýyor. Kendinden emin ve pozitif bir gülümsemenin ilk izlenimin önemli bir parçasý olduðunu düþünenler diþ estetiðine yöneliyor. Eleman ilanlarýnda görmeye alýþýk olduðumuz "prezantabl" ifadesinin tamamlayýcýlarýndan olan muntazam diþler, yüz estetiðinin önemli parçalarýndan biri. Araþtýrmalar, düzgün diþlerin özgüveni yüksek bir duruþa ve pozitif bir ilk izlenime katký saðladýðýný gösteriyor. Ýþ hayatýnda estetik operasyonlara olan ilgiden, diþ estetiði de payýna düþeni alýyor. Estetik diþ hekimliðinin bel kemiði olan ortodonti tedavisine baþvuranlarýn sayýsýnýn gün geçtikçe arttýðýný belirten Dr. Cem Caniklioðlu, "Ortodonti tedavisi özellikle çalýþan kesim tarafýndan tercih edilen bir yöntem. Ancak son dönemde iþ hayatýna yeni atýlacak olan gençler de iþ arama sürecinden önce ortodontiste

baþvuruyor. Bunun nedeni ise iþverenlerin veya iþe alým uzmanlarýnýn karþýsýna kendinden emin ve rahat bir gülümseme ile çýkabilmek" diyor. Ortodonti tedavisinin gerektirdiði diþ teli kullanýmýnýn estetik olarak kötü göründüðünü düþünenlerin imdadýna alternatif tedavi yöntemleri giriyor. Bu alternatifler arasýnda yer alan yöntemlerden biri de lingual ortodonti tedavisi, yani görünmeyen diþ telleri. Dr. Cem Caniklioðlu, lingual ortodonti tedavisinin mutlaka kiþiye özel olmasý gerektiðinin altýný çiziyor ve "Hastadan alýnan çene kalýbý laboratuvara gönderilerek, braketler hastanýn çene kalýplarýndaki diþler üzerine yerleþtiriliyor ve hastanýn aðzýna yapýþtýrýlýyor. Bu sayede herhangi bir uyum sorunu yaþanmýyor" diye konuþuyor.

Anne Þiþmansa Kilo Kazanýmý Az Olmalýdýr Yeter, gebelikte kilo kazanýmýnda dikkat edilmesi gerekenleri ise þu þekilde sýraladý: "Gebelikte aðýrlýk kazanýmýnda ilk 3 ay yarým kilo ve bir kilo arasýnda, diðer aylarda da 1,5-2 kilogram arasýnda, toplamda da 9-14 kilogram arasýnda aðýrlýk kazanýmýný uygun görüyoruz. Anne þiþmansa daha az kilo alýnmalýdýr. Kilonun fazlasý zararlý olduðu gibi 7 kilogramdan az kilo almakta gebelik doðumsal bazý sorunlara, anne sütünün veriminin azlýðýna sebep olur." Saðlýklý bir gebelikte tüm besin öðelerinin önemli olduðunu vurgulayan Yeter, "5 besin grubu dediðimiz et, süt, yað, tahýllar, sebze ve meyve gruplarýndan günlük beslenme programýmýza dahil etmemiz gerekir. Yemekler genellikle 3 ana öðün ve 3 ara öðün þeklinde tüketilmelidir. Protein anne ve bebeðin geliþimi için çok önemlidir. Günde 70-80 gram ek protein öneriyoruz. Tavuk, balýk, kýrmýzý et, peynir gibi besinler protein içerir. Gebelikte yapýlmasý gereken günlük 2-3 porsiyon et ve et ürünlerinden tüketmektir. Et grubu demir yönünden de zengin olduðu için kansýzlýðýn da önlenmesinde rol oynar. Kalsiyum da gebelikte tüketilmesi gereken en önemli minerallerdendir. Süt ve süt ürünleri, yeþil yapraklý sebzeler, kuru baklagiller kalsiyum bakýmýndan zengindir. Demir de gebelikte en önemli minerallerdendir. Çay ve kahvenin çok fazla tüketimi veya yemeklerle birlikte kullanýmý demirin emilimini azaltýr. Ýyotta gebelikte çok önemlidir. Eksikliðinde düþüðe neden olur" þeklinde konuþtu.

Stresli olacaðýný düþünmek bile yetiyor Yeni yapýlan bir çalýþmaya göre sadece stresli olacaðýný düþünmek bile kiþiyi ciddi anlamda hasta edebiliyor. Saðlýðý tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan stres kalp krizi riskini en az 2 katýna çýkardýðý biliniyordu. Ancak kiþilerin hayata bakýþ açýsýnýn saðlýklarýyla olan baðlantýsý ilk kez inceleniyor. Araþtýrmaya göre doktorlar stresle baþa çýkma söz konusu olduðunda hastalarýnýn bakýþ açýlarýna göre bir yol izlemeliler. 7 bin kiþi üzerinde yapýlan araþtýrma 18 yýl gibi uzun bir süreci kapsadý. Yaþ ortalamasý 49.5 olan gönüllülere kaç günde bir kendilerini stresli hissettikleri ve bunun saðlýklarýný ne derece etkiledikleri soruldu. Ayrýca gönüllülere yaþam tarzlarý, sigara ve alkol alýþkanlýklarý, beslenme þekilleri, egzersiz durumlarý da soruldu.

"Stresliyim" Diye Üzülmek Bile Riski Katlýyor Araþtýrmaya katýlan gönüllülerin kaçýnýn ölümcül ya da ölümcül olmayan kalp krizi geçirdiði de saðlýk servisi kayýtlarýndan incelendi. Stresin saðlýklarýna çok zarar verdiðini düþünen yüzde 8'lik bir grupta, stresin saðlýklarýna zarar vermediðini söyleyen gruba göre kalp krizi riskinin 2 kat fazla olduðu görüldü. Araþtýrmada diðer faktörler de incelendikten sonra stres konusunda üzülmek bile kalp krizi riskini yüzde 49 daha artýrýyor.

Dondurmayý kaþýkla yemeyin

Uzmanlar, dondurmanýn kaþýkla deðil, yalanarak yenilmesinin daha saðlýklý olduðunu söylüyor. Uzman Dr. Mehmet Soysaraç, özellikle çocuklarýn dondurmayý kaþýk yerine yalayarak yemesinin üst solunum yolu enfeksiyonlarýna yol açmamasý için daha yararlý olduðuna deðindi. Kulak Burun Boðaz Uzmaný Soysaraç þöyle dedi: "Sýcak yaz günlerinde her köþede ve her markette renkli bayraklarla süslenmiþ dondurma dolaplarý görürüz. NEYE DÝKKAT ETMEK GEREKÝR? Dondurma yerken neye dikkat etmek gerekir bu da çok önemli bir konudur. Üst solunum yolu hassas olan kiþiler, özellikle çocuklar dondurmayý kaþýk kaþýk deðil de yalayarak tüketmelidir. Yine midesi hassas olan kiþiler dondurmayý ölçülü yemelidir. 100 gram dondurmada 100 kalori olduðunu biliyoruz. Þekeri olanlar ve diyet yapanlar da dondurmayý ölçülü yemelidirler."


Hakkarili öðrenci 25 gündür kayýp H

akkari'nin Yüksekova ilçesinde oturan Ankara Hacettepe Üniversitesi 1'inci sýnýf öðrencisi Sinan Özer'den 25 gündür haber alýnamýyor. Oðluyla en son 25 gün önce telefonda görüþtüklerini söyleyen baba Ali Özer, durumu emniyet güçlerine bildirdiðini belirterek, "Oðlumdan haber alamadýðým için Ankara'ya gittim. Bir hafta boyunca arkadaþlarýndan, çevresinden sordum fakat kimse onu

görmediðini ve haber alamadýðýný söyledi. Ben de emniyete giderek durumu anlattým ve oðlumun fotoðrafýný verdim. Oðlumun bulunmasýný istiyorum. Tüm yetkililerden yardým istiyorum. Duyarlý vatandaþlardan istediðim, oðlumu tanýyan veya görenlerin bize haber vermesini istiyoruz. Gören, yerini bilen bize 0544 251 73 41 numaralý telefondan ulaþabilirler" dedi.

Gürbüz'de aile dramý 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Diyarbakýr'ýn Hani ilçesine baðlý Gürbüz Beldesi'nde tam bir insanlýk dramý yaþanýyor. Anne özürlü, baba yaþlý ve sakat, 8 çocuklarý var ve en büyük oðullarý da özürlü. Susuz, tuvalet ve banyosu olmayan derme çatma tek gözlü barakada yaþam savaþý veriyorlar. Beldesi'nde yaptýðý incelemede ailenin yaþadýðý drama þahit oldu.

'Lütfen bize yardým edin'

Ýlhami ��NAL Hani ilçesine baðlý Gürbüz Beldesi'nde ikamet eden 75 yaþýndaki Kazým dede, ilk eþinden çocuðu olmadýðý için özürlü Özlem Yeþim ile ikinci evlilik yaptý. Özlem Yeþim'in son eþinden dünyaya gelen yaþlarý küçük 8 çocuðu var. En büyük çocuðu özürlü

olan aile, tam bir insanlýk dramý yaþýyor. 1975 yýlýnda Hani ve Lice depreminden kalan barakada yaþayan aile, komþularýnýn yardýmlarý ve aldýklarý sakatlýk maaþý ile geçimlerini saðlýyorlar. Geçtiðimiz hafta Hani ilçesini ziyaret eden AK Parti Diyarbakýr Milletvekili Mine Lök Beyaz, Gürbüz

Maðdur olduklarýný belirten aile reisi Kazým Yeþim, çocuklarýna bakamadýklarýný söyledi. Kazým Yeþim, ''Ýlk eþimden çocuðum hiç olmadý. Vefat eden eþimin de rýzasýný alarak ikinci evlilik yaptým. Eþim ve büyük oðlum özürlü. Maddi durumum iyi deðil. Ýlk eþim sefalet içinde vefat etti. Þu an içinde yaþadýðýmýz evde 10 kiþiyiz. Evin tuvaleti, banyosu, mutfaðý yok. Yatacak yerimiz bile yok. Komþularýn yardýmlarýyla bir gün aç, bir gün tok yatýyoruz. Kaldýðýmýz ev yazýn yýlan ve akreplerden geçilmiyor. Evin tavaný tahta, aðaçlarý bile çökmüþ durumda. Kýþýn daha rezil bir hayat yaþýyoruz. Ben sakatým, eþim de özürlü. Çocuklarýmýz küçük, onlarý besleyecek gücüm yok. Þimdiye kadar bize destek veren olmadý. Tek ümidimiz Baþbakanýmýz ve valimiz. Lütfen bize yardým edin'' dedi.

Cizre'de yangýn paniði Þ

ýrnak'ýn Cizre ilçesinde bulunan 2 katlý bir evde çýkan yangýn paniðe neden oldu. Nur Mahallesi Paris Sokak'ta bulunan Yusuf Ecer'e ait iki katlý evde yangýn çýktý. Evden dumanlarýn yükseldiðini gören mahalleli ve vatandaþlar, hemen itfaiyeye haber verdi. Vatandaþlarýn haber vermesiyle birlikte kýsa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangýna müdahale ederek söndürdü. Yangýnda, evde bulunan birçok eþya ise kullanýlamaz hale geldi. Yangýnýn elektrik kablolarýnda yaþanan kýsa devre sonucu meydana geldiði belirtildi.

Yýlan yerine kardeþini vurdu S

iirt'in Kurtalan ilçesinde ahýrda bulunan yýlaný öldürmek isteyen bir kiþi kazara kýz kardeþini vurdu. Tütün Köyü'ne baðlý Çay mezrasýnda akþam saatlerinde, ahýrýn duvarýnda yýlan gören A.T., av tüfeði ile yýlana ateþ etti. Olay anýnda duvarýn arkasýnda bulunan A.T.'nin kýz kardeþi S.T. (19), av tüfeðinden çýkan saçmalar sonucu omzundan yaralandý. Yaralý S.T., tedavisi için Batman Bölge Devlet Hastanesi'ne kaldýrýlýrken, olayla ilgili soruþturma baþlatýldý.

Yasak av malzemesi satýþýna ceza Silvan'da gýda fiyatlarý arttý D

Ýzinsiz havai fiþek kullanýmýna ceza B

atman'da izinsiz havai fiþek kullanan bazý düðün salonlarýna ve sokak aralarýnda düðün yapan 15 kiþiye para cezasý kesildi. Batman Emniyet Müdürlüðü, yaz mevsiminin gelmesiyle düðün salonlarý ile sokak aralarýnda düðün yaparken izinsiz havai fiþek kullanan 15 düðün sahibine, Kabahatler Kanunu kapsamýnda usule aykýrý hareket etmek suçundan toplam 83 bin 900 lira para cezasý uyguladý. Asayiþ Þube Müdürü Selahattin Adýbelli, amaçlarýnýn havai fiþek kullanan vatandaþa ceza kesmek olmadýðýný belirterek, "Batman'da yaþanabilir bir huzur ortamýný saðlamaktýr. Ýzinsiz havai fiþek kullanan mekanlardan rahatsýz olan vatandaþlarýn mutlak suretle alo 155'i aramalarýný, þikayetlerini dile getirmelerini istiyoruz" dedi.

B

ingöl Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü ekipleri, yasak av malzemesi sattýklarý tespit edilen iki iþyerine 923 TL idari para cezasý kesti. Ekipler, av malzemesi satan beþ iþyerinde denetim gerçekleþtirdi. Yapýlan denetimler neticesinde, iki iþyerinde kullanýmý yasak olan tý-

rývýrý (televole) olarak adlandýrýlan av malzemelerinin satýþý yapýldýðý tespit edildi. Yapýlan denetimlerde ele geçirilen yasak av malzemeleri imha edilirken, iþyerlerinin her birine 1380 Sayýlý Su Ürünleri Kanunu gereðince 923 TL idari para cezasý uygulandý.

iyarbakýr'ýn Silvan ilçesinde Ramazan ayýnýn yaklaþmasýyla birlikte gýda fiyatlarýna zam geldi. Silvan Pazarý'nda tavukçuluk yapan Ahmet Gösteriþ, "Silvan'da iþ imkanlarýnýn kýsýtlý olmasý ve bunun sonucunda oluþan gelir seviyesinin düþüklüðü Silvan halkýnýn alým gücünü etkiliyor. Ramazan ayýnýn yaklaþmasýyla birlikte tavuk ürünleri ve süt ürünlerinde artýþ meydana geldi. Halkýn alým seviyesi düþük olduðu için yalnýz tavuk satarak geçimimi saðlayamýyorum. Ben de tavukla birlikte peynir ve zeytin satýyorum. Ramazan ayýnda meydana gelecek artýþ kendisini yavaþ yavaþ hissettirdi. Özellikle tavukta meydana gelen artýþ halkýn tepkisine neden oluyor. Fiyat artýþýný gören müþteriler bazen alacaklarý þeyi almaktan vazgeçiyor. Bazen de alacaklarý ürünün yarýsýný alýyorlar. Bu da bizim açýmýzdan zor oluyor. Tavukta meydana gelen artýþ ise þöyle; tüm tavuðun kilosu 5,50'den 6 liraya, kanat 6,50'den 7 liraya, göðüs 5,50'den 6 liraya, but ise 5 liradan 5,50'ye yükseldi. Sadece tavuk da deðil yerli peynirde de artýþ var. Bunun nedeni ise yaz ayýnda otlak alanlarýnda azalmanýn meydana gelmesidir. Yerli peynir üreticisi otlak alan bulamadýðý için ve yem fiyatlarýný da yüksek bulduðu için peynir üretimin-

de azalma oluyor. Peynirin kilogram fiyatý ise 8 liradan 10 liraya yükseldi. Zeytinde ise artýþ meydana gelmedi" dedi. Alým gücü daha da düþecek Silvan halkýnda büyük bir yoksulluk olduðunu, bunun da alým gücüne etki ettiðini belirten manav Hanifi Kalkan ise, "Özellikle domateste çok büyük bir artýþ var. Domates 1 liradan 3 liraya yükseldi. Yeþil biber ise 1,50'den 2 liraya yükseldi. Bu yüzden bazen müþterinin bizimle tartýþtýðý bile oluyor. Biz de pazardan mal alýp geliyoruz. Ekonomik seviyenin düþük olmasý nedeniyle bazen mallarýmýzý zararýna satýyoruz. Ramazan ayýnýn yaklaþmasýyla beraber ürünlerin daha çok artmasýndan endiþe ediyoruz. Silvan'da ne fabrika ne de bir iþ kapýsý var. Bundan dolayý vatandaþ ailesinin ihtiyaçlarýný karþýlayamýyor" diye konuþtu. Son zamlarla birlikte halkýn alým gücünün daha da düþeceðini savunan Ufuk Turan da, "Silvan ekonomik olarak yaralý ilçelerin baþýnda geliyor. Ýlçeye ekmek kapýsý olacak bir yer yok. Ramazan ayýnýn yaklaþmasýyla beraber alacaðým þeylerin fiyatlarý iyice arttý. Þahsen ben bu zamlarýn sonucunda hiçbir þey almak istemiyorum" ifadelerini kullandý.


4

Gündem

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Mikrokredi çarþýsý umut oldu Diyarbakýr'da 7 yýldýr faaliyet gösteren Mikrokredi Çarþýsý'nda kadýnlar, ele emeði ürünlerini sergileyerek ev ekonomilerine katkýda bulunuyor. S ur ilçesinde bulunan Mikrokredi Çarþýsý'nda ev kadýnlarý, kendi ürettikleri ürünleri satarak evlerini geçindiriyor. Mikrokredi Çarþýsý sorumlusu Sümeyye Güler, 150'ye yakýn kadýnýn el emeði ürünlerini sattýðýný söyledi. Çarþýda bulunan 4 görevlinin satýþlarý gerçekleþtirdiðini ifade eden Güler, kadýnlarýn mikrokrediden kredi aldýklarýný ve sattýklarý ürünlerle taksitlerini ödediklerini dile getirdi.

El emeklerini sergilediler

El emeði ürünler Ürünleri yapan kadýnlarýn hepsinin ev kadýný olduðunu aktaran Güler, "Kadýnlar þal, yazma, el iþi gibi ürünleri buraya getiriyor. Biz de burada 4 kiþilik satýþ ekibiyle ürünleri gelenlerin beðenisine sunuyoruz. Kadýn yaptýðý ürünün parasý ile eve katkýda bulunmaya çalýþýyor. Burada bazý adamlar eþlerinin çalýþmalarýný istemiyor. Para görürse gözleri açýlýr mantýðý ile eþini göndermek istemeyen bir sürü adam var. Ev kadýnlarý ürünleri satýldýktan sonra iyi para kazanýyor. 7 yýldýr Mikrokredi Çarþýsý sayesinde birçok kadýn evine ekonomik anlamda yardýmcý oldu. El örgüsü olduðu için turistler çok raðbet gösteriyor. Nevruz Bayramý'nda yurt dýþýndan yabancý turistlere çok fazla ürün sattýk. Özelikle Ýran ve Irak'tan gelen turistlerin ilgisi daha çok" dedi.

D

Giriþimcilik sertifikalarý sahiplerini buldu T

örene, DTSO Yönetim Kurulu Baþkaný Ahmet Sayar, Baþkan Yardýmcýsý Þilan Elmas, Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Çelik ve KOSGEB Diyarbakýr Hizmet Merkezi Müdür Vekili Zülfikar Altunbað katýldý. Törende konuþan Ahmet Sayar, giriþimcinin en önemli özelliðinin heyecan olduðunu ve kendilerinin de göreve yeni baþladýklarý için bu törende ayný heyecaný yaþadýklarýný belirtti. Sayar, "Kendi iþini kurmak ve KOSGEB desteklerinden faydalanmak isteyen tüm giriþimci arkadaþlarýmýzýn çabalarýný ve giriþimlerini takdirle karþýlýyorum. Giriþimci arkadaþlarýmýzýn bir fark yaratmasý ve kendi iþinin patronu olmasý noktasýndaki yenilikçi düþünmeleri, düþüncelerini geliþtirmeleri, risk alma cesareti göstermeleri, adým atacaklarý iþ dünyasý için önemli faktörler olacaktýr" dedi.

Kýl çadýrda nikah H

akkari 1. Berçelan Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri kapsamýnda çarþý merkezine kurulan kýl çadýrda farklý bir etkinlik gerçekleþti. Atlarla çadýra getirilen damat ve gelinlerin burada nikahlarý kýyýldý. '1. Berçelan Kültür ve Sanat Festivali' etkinlikleri kapsamýnda yörenin gelenek ve görenekleri tanýtýldý. Hakkari Belediye Baþkaný Fadýl Bedirhanoðlu, BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, BDP yöneticileri, STK temsilcileri ile yöresel kýyafetli kadýn ve erkekler olmak üzere yüzlerce kiþi, Þehir Stadyumu önünde davul zurna eþliðinde halay çekti. Halaylarýn ardýndan bu hafta dünya evine girecek olan Esat Dayan ve Asiye Taþ çifti, atlara bindirilerek davul zurna eþliðinde Bulvar Caddesi üzerindeki belediye binasý önünde kurulan kýl çadýra getirildi. Çiftin nikahý Belediye Baþkaný Fadýl Bedirhanoðlu tarafýndan kýl çadýrýnda Kürtçe olarak kýyýlýrken, Milletvekili Adil Zozani ile yazar Gülçiçek Günel Tekin de þahitlik yaptý. Kýyýlan nikahýn ardýndan Dayan ve Taþ çiftine evlilik cüzdanlarý verilerek altýn hediye edildi. Etkinliklerin yarýn da þehirden 20 kilometre uzaklýkta bulunan 3500 rakýmlý Berçelan Yaylasý'nda devam edeceði belirtildi.

2 bin 300 kiþiye eðitim verildi

Diyarbakýr Ticaret ve Sanayi Odasý'nda (DTSO) düzenlenen Uygulamalý Giriþimcilik Eðitimi tamamlandý. Kursiyerler, serti fikalarýný düzenlenen törenle aldý.

2010 yýlýndan beri KOSGEB ortaklýðýnda eðitimlerin devam ettiðini belirten Sayar, kursiyer sayýsýnýn ilk yýl 30, ikinci yýl 190, üçüncü yýl 394, son olarak 2013 yýlýnýn ilk yarýsýnda 360 olduðunun altýný çizdi. Altunbað ise, "DTSO ortaklýðýnda 3 yýldýr eðitimleri üst düzeyde iþbirliðiyle gerçekleþtirdik ve gerçekleþtirmeye devam ediyoruz. Diyarbakýr'da 2 bin 300 kiþiye giriþimcilik eðitimi verdik ve bu sayýnýn yüzde 10'unu iþlerini bizden aldýklarý destekle kurdular. Bu bizim için mutluluk verici bir durumdur" diye konuþtu.

Köye saldýranlar aranýyor

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ YIL: 13 SAYI: 4313 Ýmtiyaz Sahibi: Diyar Medya Matbaacýlýk Rek. Eðt. San.Tic. Ltd Þti. Adýna Tüzel Kiþi Ömer Serdar ÇÝMEN Genel Yayýn Yönetmeni Mürsel ACAY Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Berat ASLAN Yazý iþleri Müdürü Muhittin TALAY Sayfa ve Ýnternet Editörü A.Baran ÇÝMEN Yayýn Türü Bölgesel süreli yayýn Ýdare ve Haber Merkezi Adresi: Gevran Cad. Yunus Emre Apt. Kat:1 No:2 Tel: 0412.228 55 53 - 228 65 53 Basýldýðý Yer: Stadyum Altý Kuzey Kale Arkasý YENÝÞEHÝR/DÝYARBAKIR e-posta: olayhaber@hotmail.com BU GAZETE BASIN MESLEK ÝLKELERÝNE UYMAYA SÖZ VERMÝÞTÝR. Not: Köþe yazýlarýnýn sorumluluðu, yazarlara aittir.

iyarbakýr'ýn Sur Ýlçe Kaymakamlýðý'na baðlý Kadýn Destek merkezlerinde eðitim gören kursiyerler sergi açtý. Sur Kaymakamlýðý'na baðlý faaliyet gösteren Kadýn Destek merkezlerinde biçki-dikiþ, tasarým, el sanatlarý eðitimi gören kursiyerler ürünlerini sergiledi. Sergiye, Vali Yardýmcýsý Mehmet Demir, Sur Kaymakamý Aydýn Ergün, AK Parti Diyarbakýr Ýl Baþkaný Aydýn Altaç ve çok sayýda kadýn katýldý. Vali Yardýmcýsý Mehmet Demir, kurslar sayesinde kadýnlarýn mesleki eðitim aldýklarýný, ekonomik özgürlüklerini elde ettiðini söyledi. Kaymakam Ergün ise, çalýþmalarýn Sur Aile Destek Merkezi ve Aile ve Sosyal Politikalar'ýn desteðiyle bu noktaya geldiðini belirterek, kadýnlarýn sosyal hayata katýlmalarý için ellerinden geleni yaptýklarýný aktardý. Konuþmalarýn ardýndan katýlýmcýlar sergiyi gezdi. Sergiyi gezen Altaç'a, ebru tablosu hediye edildi.

Tunceli merkeze baðlý Kanoðlu Köyü'ne kimliði belirsiz kiþiler tarafýndan yapýlan silahlý saldýrýnýn ardýndan baþlatýlan soruþturma kapsamýnda elde edilen deliller Ankara'ya gönderildi.

T

unceli Ýl Jandarma Komutanlýðý, Kanoðlu Köyü'nde bir evin uzun namlulu silahla taranmasý, köy evlerine rast gele ateþ açýlmasýný araþtýrmak için özel birim oluþturdu. Ýl Jandarma Komutanlýðý'na baðlý özel birimler, köydeki saldýrýnýn ve yaþanan olaylarýn kimler, ya da kim tarafýndan yapýldýðýný detaylarý ile araþtýrýyor. Araþtýrma sonucu elde edilen deliller Ankara'daki jandarma kriminal laboratuvarýna gönderildiði öðrenildi. Saldýrý sýrasýnda kullanýlan silaha ait boþ kovan ve mermi çekirdekleri de toplanarak, daha önce herhangi bir olayda kullanýlýp kullanýlmadýðýný tespit etmek için Ankara'ya gönderildi. Olay sonrasý motosiklete binerek uzaklaþan kiþi ya da kiþilerin tespiti için de, eldeki en önemli delil olan motosikletin kime ait olduðu ve nereden geldiði konusu araþtýrýlýyor. Motosikletin plakasýnýn tespiti için soruþturma derinleþtirilirken, bir iki gün içinde araç sahibinin tespit edilebileceði kaydedildi. Motosiklet karakol önünden geçmiþ Jandarma ekiplerinin yaptýðý araþtýrmaya göre, Tunceli-Elazýð karayolunu kullanarak 27 Haziran günü saat 02.00 sýralarýnda, bir motosikletin Mazgirt Köprü Karakolu önünden geçtiði, motosikletin jandarmaya ait yol mobese kameralarý tarafýndan tespit edildiði öðrenildi. Bu motosikletin olaydan sonra ayný yoldan geri dönmediði de tespit

belirlendi. Motosikletin geldiði yöne dönmemesi ve farklý bir güzergah kullanarak bölgeden ayrýlmasý üzerine Tunceli Emniyet Müdürlüðü'ne bir yazý yazýlarak, 27 haziran 2013 tarihinde il merkezi ile ilçe merkezlerinin giriþ-çýkýþlarýndaki Mobese kameralarýnca tespit edilen bütün motosiklet görüntüleri istendi. Elde edilecek görüntülerde jandarma kamerasýna takýlan motosiklet ile karþýlaþtýrýlacaðý ve olayýn failine ulaþýlmaya çalýþýlacak. Jandarma ekipleri ayrýca Elazýð'ýn Kovancýlar Ýlçesi'nde 26 ve 27 haziran tarihleri arasýnda giriþ çýkýþ yapan bütün motosiklet kayýtlarýný da istedi. Köye saldýrýnýn ne amaçla yapýldýðý ve yapýlmak istenen eylemin nedenini öðrenmek amacýyla çalýþmalarýný derinleþtiren jandarma ekipleri, saldýrganlarý yakalamak için cep telefonu görüþmelerinin tespiti için de savcýlýktan talepte bulundu.

Sevgi Köprüsü Platformu üyeleri Bitlis'te

B

irçok üniversiteden 40 öðrenciyle oluþturulan Sevgi Köprüsü Platformu'nun üyeleri Bitlis'e gitti. Türkiye'nin birçok yerinden bir araya gelen ve Bayrampaþa Belediyesi'nin araç desteðiyle il il gezen kültür elçileri, Bitlis'te bulunmaktan memnuniyet duyduklarýný ifade ettiler. Sevgi Köprüsü elçileri ile tek tek ilgilenen Belediye Baþkaný Fehmi Alaydýn, Bitlis'in tarihi ve kültür zenginliðinden bahsetti. Ardýndan barýþ sürecinin doðuda ve Bitlis'te oluþturduðu olumlu havaya deðinen Baþkan Alaydýn, "3 senedir Sevgi Köprüsü Platformunu ilimizde misafir ediyoruz. Batý-doðu kaynaþmasý bakýmýndan önemli bir gezi düzenliyorsunuz. Özellikle barýþ sürecinin getirmiþ olduðu umudu, olumlu havayý bizzat kendiniz görüyorsunuz. Türkiye farklý ýrklarýn ve renklerin birleþmesiyle meydana gelen bir devlettir. Geçmiþte meydana gelen olaylar ve eksiklikler son 10 yýl içerisinde çok daha farklý bir boyut kazandý. Devlet yatýrýmý bakýmýndan bu bölgede çok iyi iþler yapýlýyor. Yapýlmaya da devam edecek" dedi.

Ön yargýlar kýrýldý Sevgi Köprüsü Platformu üyelerinde Fatih Gündü ise, "Benim doðu ile alakalý hiçbir önyargým yok. Dün akþamdan beri Bitlis'teyiz. Konuþtuðum herkes bizim yolumuz, hastanemiz yoktu, yolumuz hastanemiz geliyor. Maddi ve fiziki anlamda bir takým deðiþiklikler yapýlýrsa barýþ kalýcý olacak gibi gözüküyor" þeklinde konuþtu. Sevgi Köprüsü Platformu Basýn Sözcüsü Muhammet Arpac ise, Sevgi Köprüsü'nün bir amacýnýn olduðunu, insanlarý bir araya getirerek insanlarýn birbirlerini fark etmesini istediklerini söyledi.


Bölge Haber

Diyarbakýr 'hükümete adým at' diyecek Diyarbakýr'da "Hükümet Adým At" kampanyasýnýn çalýþmalarýna baþlandý. Hükümeti adým atmaya çaðýrmak için Pazar günü bir yürüyüþ yapýlacak. Yürüyüþ, saat 17.00'de BDP Diyarbakýr Ýl binasý önünden baþlayacak.

BDP Diyarbakýr Ýl Örgütü önünden baþlayacak. Yürüyüþ çalýþmalarý için ilçe ve mahallerde komisyonlar nezdinde çalýþmalar devam ederken, kentin en iþlek caddelerine ve ana arterlerine de afiþler asýldý. Binlerce kiþinin katýlýmýnýn beklendiði yürüyüþün çalýþmalarý kapsamýnda bugün DTK Eþ Genel Baþkaný Aysel Tuðluk ve Diyarbakýr merkez ilçe belediye baþkanlarýnýn katýlýmýyla saat 11.00'de Ofis semti AZC Plaza önünde basýn açýklamasý yapýlarak, el bildirileri daðýtýlacak.

Sürecin kalýcýlaþmasý için

BDP Genel Merkezi'nin, Kürt sorununun demokratik çözümünde üzerine düþen sorumluluklarý yerine getirmeyen hükümete çaðrý amacýyla baþlattýðý, "Hükümet Adým At" kampanyasý çerçevesinde Diyarbakýr'da Pazar günü yürüyüþ gerçekleþtirilecek. BDP ve DTK eþ baþkanlarýnýn da katýlacaðý yürüyüþ saat 17.00'de

tüne düþenleri yerine getirdi. Ancak hükümete bakýldýðýnda bugüne kadar karþýlýk verilmedi. AKP ve devlet adým atmamakta halen direnmektedir" dedi.

150 bin el bildirisi Halkýn, AKP'nin adým atmasýný bekleyemeyeceðini dile getiren Zümrüt, þunlarý söyledi: "Devlet ve hükümetin adým atmasý için halkýn ve tüm kesimlerin bu sürece dahil olarak, içerisinde yer almasý gerekiyor. Bu amaçla da Diyarbakýr'da bir yürüyüþ yapýlmasý kararý alýndý. Bu yürüyüþle

halk 'Eðer siz adým atmýyorsanýz, bizler eylemlerimizle, direniþimizle sesimizi yükselteceðiz' diyerek, adým atmaya zorlayacak. Her mahalle ve ilçede bir haftadan uzun süredir yürüyüþün çalýþmalarýný yürütüyoruz. 150 bin el bildirisini ev ev dolaþarak daðýtýyoruz. Halk toplantýlarýyla yürüyüþe katýlým çaðrýsý yapmaya ve süreci halkla birlikte tartýþmaya devam ediyoruz. Pazar günü binlerle ayaða kalkarak, hayatý durduracak bir gün gibi bir araya gelerek, Newroz ruhu ve coþkusuyla bu yürüyüþü gerçekleþtireceðiz." (DÝHA)

Yürüyüþ hakkýnda bilgi veren BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Zübeyde Zümrüt, bu sürecin kalýcýlaþmasý için hükümet nezdinde adýmlarýn bir an önce atýlmasý gerektiðini söyledi. Kürtlerin 30 yýllýk direniþiyle kendini tanýttýðýný belirten Zümrüt, "Devlet, hükümet adým atma noktasýnda herhangi bir adým atmadý. Hükümetin adým atmasý için 6 ay az bir zaman deðil. Kimse bu sürecin PKK tarafýndan, Abdullah Öcalan tarafýndan baþlatýlýp bu noktaya geleceðine inanmazdý. Ancak Diyarbakýr Newroz'unda sadece Kürt halký deðil, tüm halklar için bir umut doðdu. Herkes 'Çözümün geliþmesi için bu sürecin içerisinde yer alacaðýz' dedi. PKK ateþkes ilanýyla ve 8 Mayýs'ta almýþ olduðu özgürlük yürüyüþü ile üs-

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

5

Çatýþma bölgesi kamp yeri oldu Hakkari'nin Þemdinli ilçesinde yýllarca çatýþma ve silah seslerinin eksik olmadýðý bölgelerde vatandaþlar artýk çadýr kurup kamp yapýyor. Geçen yýl günlerce çatýþmalarýn yaþandýðý Baðlar Köyü çevresi kamp alanýna dönüþtü. Ergün Metin, Fehim Oðuz, Umut Parla, Necmettin Kazak, Mitat Kaya ve Yunus Güzel isimli arkadaþlar, barýþ süreciyle birlikte çadýrlarýný alarak Baðlar Köyü'ne gitti. Buradan da 5 saat yürüyerek Kaniya Sipi Yaylasý'na varan gençler, çadýr kurarak doðayla iç içe yaþamanýn tadýný çýkardý. Kampçýlardan Mitat Kaya, yýllarca buralarý gezip görmenin hayaliyle yaþadýklarýný söyleyerek, "Babalarýmýz hep anlatýrdý. Yýllarca bölgede yaþanan olaylar ve güvenlik nedeniyle maalesef buralar yasaklýydý. Ýlk defa buraya geliyorum. Burada doða o kadar güzel ki insan bakmaya kýyamýyor. Ýnþallah bu barýþ süreci devam eder, bunca yýl akan kan ve gözyaþý durur. Gelen huzur ortamýndan dolayý çok memnunuz" dedi.

Ateþin etrafýnda sabahladýlar Ergün Metin ise bölgede 30 yýldýr savaþ, kan ve gözyaþý olduðunu söyleyerek, "Bizler doðru dürüst gençliðimizi yaþayamadýk. Gençliðimiz hep korku, top ve mermi seslerini duymakla geçti. Kýsa bir süre önce bölgede baþlayan barýþ süreciyle birlikte adeta yeniden doðduk. Doðduðumuz memleketin güzelliklerini keþfetme imkanýný yeniden yakalayýp yaþama fýrsatý bulduk. Barýþ sürecinin gelmesi bizleri çok memnun etmiþtir. Ýnþallah bir daha o kötü günleri yaþamayýz" þeklinde konuþtu. Fehim Oðuz da, geçen yýl buralarda silah seslerinin hiç eksik olmadýðýný belirtti. Oðuz, "Þimdi ise su daðlarda müzik sesleri yankýlanýyor. Arkadaþlarýmýzla yaþamýþ olduðum bu aný ömrüm boyunca unutmayacaðým" ifadelerini kullandý. Gençler, kamp kurduklarý bölgede yaktýklarý ateþ etrafýnda baðlama eþliðinde türkü söyleyerek sabahladý.

16 yýldýr izini arýyorlar 1997 yýlýnda Þemdinli'de gözaltýna alýnan Muhammet Abdurrezzak Cano'dan yýllardýr haber alýnamýyor. yeðeninin izini süren Waheed Jano Zainal, ÝHD Yüksekova Þube Temsilciliði'ne baþvurarak yardým talebinde bulundu. Kürdistan Bölgesi'nin Diyana kentine baðlý Üstüne Köyü nüfusuna kayýtlý Muhammet Abdurrezzak Cano'dan yýllardýr haber alýnamýyor. 18 yaþýndayken 1997 yýlýnda sýnýr ticareti için Þemdinli'nin Derecik (Rubarok) Beldesi'ne geçen Cano, Þemdinli-Derecik arasýndaki görgü tanýklarýnýn ifadesine göre gözaltýna alýndý. Köprünün yanýnda bulunan dinlenme tesisinde çalýþan yurttaþlar, Cano'nun ailesine ulaþarak durumu bildirdi. Ancak tüm aramalara raðmen Cano'dan bir daha

haber alýnamadý. Yýllar sonra çocuklarýnýn cezaevinde olduðunu öðrenen Cano'nun ailesi, Yüksekova'ya geçerek çocuklarýnýn izini sürmeye baþladý.

annesi Ayþe Ababekir Ahmet, tüm araþtýrmalarýna raðmen çocuðunun izine rastlayamadý. Devlet, anneye doðru bilgi vermedi" dedi.

Nerede olduðu bilinmiyor

PKK'lý diye ceza verilmiþ

Cano'nun akýbetini öðrenmek üzere Yüksekova'ya geçen dayýsý Waheed Jano Zainal, ÝHD Yüksekova Temsilciliði'ne baþvurdu. Çocuklarýnýn kayboluþundan bu güne kadar durmadan aradýklarýný, ancak bir sonuç alamadýklarýný belirten Zainal, "Þemdinli-Derecik arasýnda bulunan Benavok köprüsünde askeri konvoyun geçiþi sýrasýnda yeðenim askerler tarafýndan gözaltýna alýnmýþ. Alýndýðý sýrada üzerinde suç teþkil edecek bir þey bulunmamasýna raðmen Irak kimliði olduðundan dolayý Þemdinli'ye götürülmüþ. Burada yapýlan sorgulamadan sonra mahkemeye çýkarýlarak PKK'ye yardým ve yataklýk yaptýðý gerekçesiyle tutuklanarak Muþ Cezaevi'ne götürülmüþ. Ancak bunlardan haberi olmayan

Zainal, "1998 yýlýnda Þemdinli'ye baðlý Helena Köyü nüfusuna kayýtlý Þemsettin adlý kiþi, yeðenimin Muþ Cezaevi'nde yattýðýný ve yeðenimle tanýþtýðýný söyledi. Þemsettin'in, 'Oðlunuz PKK gerillasý diye 25 yýl ceza aldý ve Erzurum Cezaevi'ne sevk edildi' demesinin ardýndan önce Muþ'a oradan da Erzurum'a gittik. Ancak cezaevleri bizlere bilgi vermedi. 10 yýl önce de yeðenim bize ulaþtýrmak üzere bir mektup yollamýþ, o mektup da bizlere ulaþmadý" diye konuþtu. Cano'nun ailesinin yýllardýr izini aradýklarý çocuklarý için yardýmlarýný istediði ÝHD Yüksekova Temsilcisi Rahmi Bor, "Aile bize bir dilekçeyle baþvurdu. Konu hakkýnda savcýlýk nezdinde giriþimlere baþladýk. Ne gerekiyorsa yapacaðýz" dedi. (DÝHA)

Köy okullarý Depremzedeler kaymakamlýða yürüdü onarýlýyor Van'da meydana gelen iki büyük depremin ardýndan konteynerlerde maðdur olan ve yapýlan TOKÝ'lerde kendilerine konut verilmeyen depremzedeler, Erciþ Kaymakamlýðý önünde oturma eylemi gerçekleþtirdi. oruz. Gelin maddi durumumuzu inceleyin. Gerçekten ev alacak ya da yapacak durumumuz varsa, mal varlýðýmýzý devlete hibe edeceðiz ve hiç bir þey talep etmeyeceðiz" dedi. Depremden önce ev kiralarýnýn bütçelerine uygun olduðunu ifade eden Gün, depremden sonra kiralarýn arttýðýný ve dar gelirli hiç kimsenin ev kiralama durumunun olmadýðýný dile getirdi.

'Bir çocuða bile bakamýyorum' Batman'ýn Gercüþ Ýlçe Kaymakamlýðý Köylere Hizmet Götürme Birliði, okullarýn onarýlmasý duyurusunda bulundu. Okullarýn tatile girmesiyle beraber köy okullarýnýn onarýlmasý ve temizlenmesi için kollarý sývayan Köylere Hizmet Götürme Birliði Baþkanlýðý, okullarýn onarýlmasý için ihale yapacak. Yapýlan duyuruda ilçeye baðlý Yüceköy, Rüzgarlý, Kayalar, Aydýnlý, Koçak, Nurlu, Esentepe, Geçit, Yamanlar, Yakýtlý ve Ziya Gökalp okullarýnýn onarýmýnýn yapýlacaðý ifade edildi. Okullarýn onarým iþini almak isteyen þirket veya firmalarýn, Gercüþ Hükümet Konaðý'nda bulunan Köylere Hizmet Götürme Biriliði Baþkanlýðý'na baþvurmalarý gerektiði belirtildi.

Geçtiðimiz Pazartesi günü kiracýlar için Erciþ Kapalý Spor Salonu'nda yapýlan konut çekiliþinin ardýndan çekiliþin taraflý yapýldýðýný söyleyen depremzedeler, 5 gündür baþlattýklarý eylemi Erciþ Kaymakamlýðý önünde oturma eylemi ile sürdürdü. Depremzedeler adýna konuþan Orhan Gün, "TOKÝ'den torpille konut alan kiþilerin ihtiyacý olmadýðý için satýlýða ve kiraya çýkarmýþlar. Biz ise iki yýldýr evimiz olmadýðý için konteynerlerde yaþýy-

Baþbakan Erdoðan'ýn yaþanan depremin ardýndan verdiði hiç bir sözü yerine getirmediðini vurgulayan Sema Çelik isimli yurttaþ ise, 3 aylýk kýzý Elif'in kalp hastasý olduðunu ve doktorlarýn hijyenik ortamda yaþamasý gerektiðini söylediðini belirterek, "Sayýn Baþbakan '3 çocuk yapýn' dedi. Ben de Baþbakan'ýn verdiði vaatlere güvenerek 3 çocuk yaptým. Üçüncü çocuðum kalp hastasý ve bakamýyorum. Evim yok, imkaným yok, bir umudumuz vardý onu da Baþbakan'ýn yandaþlarý aldý. Madem bize bu yapýlacaktý, madem Baþbakan bizi yüz üstü býrakacaktý, neden ille de üç çocuk istedi bizden. Konteynerler mikrop yuvasý gibi. Laðýmlar patlamýþ yaþanýlmayacak durumda. Yaþam alanlarýmýz fare ve böceklerle dolu. Kýzým Elif'e bir þey olursa, bunun sorumlusu

Baþbakan'ýn sorumsuzluðu olacaktýr. Buradan herkes beni duysun" þeklinde konuþtu.

Sorunlar çözülene kadar eylem Günlerdir sorunlarýna dikkat çekmek amacýyla eylem gerçekleþtirdiklerini ifade eden depremzedeler, yetkililerin hem yaþanan depremde yaþadýklarý sorunlarý hem de konteynerlerdeki sorunlarýný görmemezlikten geldiðini söyledi. Yurttaþlar, bu akþam Kýþla Mahallesi'nde bulunan Kýþla Konteyner Kent'te eylemlerine devam edeceklerini belirtti. (DÝHA)


6

EKONOMÝ

Semt pazarlarý sabitlenecek 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Baðlar Belediye Baþkaný Yüksel Baran, semt pazarcýlarýyla buluþtu. Ýlçedeki pazarlarýn ihtiyacý karþýlamadýðýný belirten Baran, her mahallede pazarcýlarýn kalabileceði sabit yerler yapmak istediklerini söyledi. Diyarbakýr'ýn Baðlar Ýlçe Belediyesi yöneticileri, ilçede bulunan semt pazarcýlarýyla bir araya geldi. Bir düðün salonunda yapýlan toplantýya, Belediye Baþkaný Yüksel Baran, belediye meclis üyeleri, zabýta yetkilileri ve çok sayýda semt pazarcýsý katýldý. Esnafýn istek ve sorunlarýný dinlemek amacýyla gerçekleþtirilen toplantýda konuþan Baran, iki yýllýk faaliyetlerinin yaný sýra belediyenin gelir-gider bilançosunu da semt pazarcýlarýyla paylaþtý. Ýleriki süreçlerde, seyyar pazar uygulamalarýnýn sona ereceðine dikkat çekilen toplantýda, þimdiden sabit pazarlar için hazýrlýklarýn yapýlmasý gerektiði vurgulandý.

Her mahalleye kurulacak Baran, "Belediye olarak sabit semt pazarlarýna aðýrlýk vermek istiyoruz. Baðlar'daki semt pazarlarýmýz halkýn ve pazarcýlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamaktan uzak. Halkýmýzýn ve kadýnlarýn pazarlarda rahatlýkla alýþveriþ yapabilmeleri gerekir. Mevcut durum buna imkan tanýmýyor. Bu konuda pazarcýlara büyük görev düþüyor. Özellikle pazar içlerinin

düzenlenmesinde, alýþveriþe gelenleri rahatsýz etmeyecek bir tarzda yaklaþmamýz ve hijyene dikkat etmemiz gerekiyor. Yine önümüzdeki dönemde her mahallede pazarcýlarýn kalabileceði sabit yerler yapmak istiyoruz. Bu amaçla

arayýþýmýz devam ediyor. Baðcýlar Mahallesi'nde sabit semt pazarý için çalýþmalarýmýz var. Bunu diðer mahallelerde de uygulamak istiyoruz" dedi. Toplantý, esnafýn konuya iliþkin görüþ ve önerilerini sunmasýyla devam etti.

Esnaflara Ramazan ayý uyarýsý

Van Esnaf ve Sanatkarlar Odasý Birliði (VESOB) Baþkaný Faruk Alpaslan, Ramazan ayýnda esnaflarýn fiyat rayiçlerine uymalarý konusunda çaðrýda bulundu. Yaklaþan Ramazan ayý ile ilgili açýklamalarda bulunan Faruk Alpaslan, Ramazan ayýnýn maddiyattan çok maneviyatýn ön planda bulunduðu bir ay olduðunu belirtti. Oruca özel düzenlemelerin haksýzlýk olacaðýný anlatan Alpaslan, "Ramazan dolaysýyla tüm deðerli esnafýmýzýn dikkat çekmesi gereken önemli husus, fiyat rayiçlerindeki düzenlemedir. Bu düzenleme hiçbir zaman için oruca özel olmamalýdýr. Vicdani muhasebe göz önüne alýnarak vatandaþa olabildiðince en uygun hizmet sunulmalýdýr. Biz esnaf odasý olarak elbette ki esnafýmýzýn doðru esaslar baðlamýnda destekleyicisiyiz ve her zaman yanlarýndayýz. Bunun aksi asla düþünülmemelidir. Elbette ki bizim birinci görevimiz esnafýmýzý koruyup kollamaktýr. Mübarek Ramazan ayýnýn baþlamasýyla kasabýmýz, lokantacýmýz, tatlýcýmýz, pastanecimiz, fýrýncýmýz ve diðer gýda üretimi yapan

bütün esnaflarýmýz temizliði esas almalýdýrlar. Üretim yapýlan alanýn hijyenik olmasýna önem vermelidirler. Aksi taktirde Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Ýl Müdürlüðü'nün denetleme komisyonu ve belediye zabýtasýnýn denetimlerinin sýklaþacaðýný, aðýr para cezalarýnýn gündemde olduðunu hatýrlatýrýz. Esnafýmýzýn her yýl olduðu gibi bu yýlda gerekeni en iyi þekilde yapacaðýna olan inancýmýz tamdýr. Bizim buradaki amacýmýz kötü niyetli insanlarýn buna kalkýþmamalarýdýr. Bunu yapanlarýndan mutlaka ilgili birimlere bildirilmesini vatandaþlarýmýzdan ve esnaflarýmýzdan beklemekteyiz. Bunlarýn bildirilmesi ile çoðalmasýný da engellemiþ oluruz. Bu vesileyle baþta esnaflarýmýz olmak üzere tüm Ýslam aleminin Ramazan ayýný kutlar, herkese bol kazançlar ve ibadetlerinin kabul görmesi dileðiyle, hayýrlý bir ay diliyorum" dedi.

Besicilerin sorunlarý dinlenecek Damýzlýk Koyun Keçi Yetiþtiricileri Birliði (DKKYB), Bingöl Üniversitesi ve Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü personellerinden oluþan ekipler, küçükbaþ hayvan yetiþtiricilerinin taleplerini bakanlýða rapor edecek.

Tarlasýna yol alamayýnca mucit oldu Van merkeze baðlý Kurubaþ Köyü'nde yaþayan Necmedin Direk, komþusu tarafýndan yol verilmeyince teleferik kurarak yol sorununu çözdü. Teleferiði yapmakla sýnýrlý kalmayan Direk, þu anda yüksek bir tepede bulunan tarlasýnda rüzgar enerjisiyle elektrik üretimine geçmek için kollarý sývadý. Kurubaþ Köyü'nde tarýmla geçinen Necmedin Direk, tarlasýna giden yolun üzerinde bulunan arazinin sahibinin yol için müsaade etmediðini belirtti. Direk, iþ amaçlý gittiði Trabzon'da teleferik ile karþýlaþtýðýný söyledi. Trabzon'dan döndükten sonra köy sakinleriyle bir araya gelip teleferik yapma fikrini paylaþan Direk, köy halkýnýn kendisi ile alay ettiðini ifade etti. Direk, "Teleferik yapýmýný aklýma koymuþtum. Teleferik yapmak için gerekli malzemeleri bulduktan sonra iþe koyuldum ve 4 yýldýr kazasýz belasýz hem zamandan tasarruf ettim, hem de tarlamý daha pratik bir þekilde iþlemeye baþladým" dedi.

Damýzlýk Koyun Keçi Yetiþtiricileri Birliði, Bingöl'deki koyun-keçi yetiþtiricilerinin sorunlarýný tespit etmek amacýyla, Bingöl Üniversitesi ve Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü ortaklýðý ile ekipler oluþturup, yetiþtiricinin ayaðýna gidiyor. Halk Saðlýðý Müdürlüðü'nün insan saðlýðý için halkýn ayaðýna gittiðini hatýrlatan Birlik Baþkaný Ali Kaysadu, "Bingöl'ün geçim kaynaðý olan küçükbaþ hayvan yetiþtiriciliðinin yaygýnlaþmasý ve geliþmesi için öncelikle sorunlarý

tespit edeceðiz. Halk Saðlýðý nasýl halkýn ayaðýna gidiyorsa bizde yetiþtiricilerimizin ayaðýna gideceðiz. Birlik, üniversite ve Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü'nden 3 er kiþinin yer aldýðý 3 grup, yetiþtiricilerimizin ayaðýna gidip sorunlarýný dinleyecek, taleplerini not edecek. Hazýrlanan verileri bizde rapor haline getirip bakanlýða sunacaðýz" dedi.

Ýhtiyaç fazlasý kesilecek Et ve Süt Kurumu'nun Bingöl'de hayvancýlýðýn geliþimine

katký sunacaðýný belirten Kaysadu, "Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Ýsmail Kemaloðlu, geçtiðimiz günlerde tesisi ziyaret etmek amacýyla Bingöl'e gelmiþti. Kendisine Bingöl'deki küçükbaþ hayvancýlýðýn geliþiminden bahsettiðimde meraklanýp bizimle birlikte yaylaya geldi. Kendisine kuzu kesimi talebi ilettiðimizde bizi kýrmayarak Ankara'ya gider gitmez onay yazýsý gönderdi. Ayrýca 9. aydan sonra ihtiyaç fazlasý koyun kesimi de yapýlacak" þeklinde konuþtu.

Bakýrcýlýk tarihe karýþýyor 26 yýldýr bakýr sanatýyla uðraþan Levent Küçük, 1985-1990 yýllarý arasýnda çarþýda çok sayýda bakýrcý olduðunu ifade ederek, "Tepsi sesinden bu çarþýdan geçilmiyordu, ama þu an halini görüyorsunuz. Sanata önem veren yok" dedi. ceksin" þeklinde konuþtu.

'Öðrenilmesi gereken bir meslek' Gençleri bu iþe çekmek için taleplerinin olduðunu dile getiren Küçük, "Ama gençler gelmiyor. Herkes hazýrcý oldu artýk. Sanatý öðrenen yok. Herkes bilgisayarýn baþýnda. Özellikle yeni yetiþen nesil bu iþlere çok uzak. Öðrenilirse bu mesleði devrederiz, öðrenilmezse devredemeyiz. Bu meslek 15-20 yýl sonra parmakla gösterilecek bir meslek olacak. Bu iþin tükenmemesini istiyoruz. Devletten isteðimiz yok, sadece

Tarlaya su da getirdi Direk, teleferik icadýnýn kendi ihtiyaçlarýnýn yaný sýra köy sakinlerinin de bundan yararlandýðýný, özellikle acil bir durumda ya da bir hasta olduðunda ihtiyaçlarýný giderdiðini, ayrýca zaman zaman köydeki çocuklarýn oyun amaçlý da teleferiðe binebildiklerini söyledi. Tarlasýna pratik bir yöntemle yol sorununu çözen Direk, "Kendi imkanlarýmla getirdiðim su ise Erek Daðý'nýn neredeyse eteðinden geliyor. Tarla tepede yer aldýðý için su alamýyordu. Ben de borularla kilometrelerce topraðý kazýyarak kanal oluþturdum. Þu anda kendi tarlamý sulayacak kadar suyum var. Burada su ziyan olmasýn diye bir havuz yapmayý düþünüyorum" þeklinde konuþtu.

'Rüzgar ile elektrik üreteceðim' Kýsýtlý köy koþullarýna raðmen topraðý iþlemenin tüm inceliklerini öðrendiðini ifade eden Direk, "Toprak çocuk gibidir. Onu nasýl yetiþtirirseniz öyle büyür. Kendi çabamla kurak arazimde þimdi fýndýk, ayva, elma, erik, kayýsý, ceviz, gül, kavak, maydanoz, turp, çilek, tut, salatalýk yetiþtiriyorum. Tepelik bir alanda yer alan tarlamda rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi yapacaðým. Topraða inandým, emek sarf ettim, bundan sonra da topraða zarar vermeden çalýþmaya devam edeceðim" ifadelerini kullandý. (DÝHA)

El iþi bakýr eþyalarýn yoðun olarak kullanýldýðý Ankara'da, bakýrýn günlük hayatta önemini kaybetmesiyle birlikte, bakýrcýlýk mesleði de tarihe karýþýyor. Kazan, tepsi, cezve, tava gibi malzemelerin satýldýðý Bakýrcýlar Çarþýsý'nda þimdilerde bakýr yerine çelik gibi hazýr ürünler satýlýyor. Çarþýdan bakýra hayat veren çekiç sesleri artýk yükselmiyor. Bakýrcýlýk sanatýyla uðraþan Levent Küçük, 26 yýldýr bakýrcýlýkla uðraþtýðýný ifade ederek, ayný zamanda bakýrcýlýðýn zor bir meslek olduðunu söyledi. Küçük,

"Þu an elimde mimari alemi yapýyorum. Cami için yapýyorum bu elimdekini. Yaptýðýmýz iþler bazen üç buçuk gün sürüyor. Ölçeðe göre deðiþiyor. Çocukluðumdan beri bu iþi yapýyorum. Usta-çýrak iliþkisi ile bu iþler oluyor. Artýk elaman yetiþtiremiyoruz ve bulamýyoruz. Sanat tercih edilmiyor. Eskisi gibi deðil maalesef. Bu iþler meslek okullarýnda gösterilecek bir sanat deðil. Burada gelip görecek. Usta, çýkar iliþkisi yaþayacak. Bu sanat öyle öðreniliyor. Korkulacak bir sanat deðil. Masa baþýnda sanat olmaz. Yani önce eziyeti göre-

eleman yetiþtirmek istiyoruz. Az olan meslekte talep olur mu, tabi ki olmaz. Kültür Bakanlýðý da bu konuda hiç bir destek sunmadý. Çok büyük sýkýntý çekiyoruz. Hiçbir yardým yok. Belediyelerin de bu konuda desteði yok. Bunun için turist de gelmiyor maalesef. 1985-1990 yýllarý arasýnda çarþýda çok sayýda bakýrcý vardý. Tepsi sesinden bu çarþýdan geçilmiyordu, ama þu an halini görüyorsunuz. Farklý bulunan her þey var. Yani günümüz neyi yaþýyorsa artýk iþ ve para onda. Sanata önem veren yok. Ama biz sanatýmýzdan memnunuz" ifadelerini kullandý. (DÝHA)


GÜNCEL

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

'Silahlar bir daha konusmamalý'

ÝHD Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, "Eðer bir daha silahlar konuþursa gerisini de düþünmek istemiyoruz. Bunlarýn olmamasý için hükümete ve devlete baský uygulayacaðýz. Çok acil eylem planlarý gerçekleþtireceðiz" dedi. ÝHD Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, Akil Ýnsanlar Komisyonu'nun 7 bölgede yaptýðý çalýþmalar sonucu hazýrladýðý raporu Baþbakan Erdoðan'a sunduðu toplantýya iliþkin açýklamalarda bulundu. Baþbakan Erdoðan'ýn toplantýda kullandýðý sözlere þaþýrmadýklarýný dile getiren Bilici, bir süredir sýnýr hattýnda yaþanan askeri hareketlilik ile ilgili kendilerine yoðun þikayetler geldiðini belirterek, "PKK'nin geri çekilme kararýndan sonra biz de bir izleme komisyonu oluþturduk. Bunu yaparken yoðun bir askeri hareketlilik olduðunu gördük. Bu çalýþmayý yaparken özellikle Siirt, Þýrnak, Hakkari bölgelerinde sýkýntýlarýn olduðunu gördük. Yöre halký ile yaptýðýmýz görüþmeler ve yaptýðýmýz incelemeler bizde de ciddi anlamda kaygýlar yarattý. Bununla ilgili olarak Hakkari Valisi ile görüþtük. Oradaki

PKK militanlarý ile de görüþtük. Bu vesile ile bir izlenim elde ettik. Orada yaþayan halk, devletin bir savaþ hazýrlýðý içerisinde olduðunu söyledi. Bu da bizde son derece büyük tedirginlik yarattý. Ortada mevcut olan karakollar ve yeni ilave edilen karakollar, korucular ayný þekilde duruyor. Sýnýrlarda askerler de duruyor. Bir yandan PKK'lilerin geçiþini kabul edeceksin, antlaþma yapacaksýn. Diðer yanda da sýnýrlarý tutacaksýn. Bu son derece kaygý vericidir" þeklinde konuþtu.

'PKK yolunu uzatýyor' Bilici, sözlerini þöyle sürdürdü: "PKK silahlý güçleri, çatýþmaya girmemek adýna, korucularla karþýlaþmama adýna çok ciddi anlamda yollarýný uzattýklarýný aktardý. 24 saat insansýz hava uçaklarýnýn keþif yaptýðýný gözlemledik. Bize göre bu savaþ hala Türkiye Cumhuriyeti

tarafýndan devam ettiriliyor. Çünkü bütün mekanizmalarý olduðu gibi duruyor. Baþbakan'ýn yapmýþ olduðu açýklama 90'lý yýllarý yaþýyormuþuz gibi bir hava yarattý. Baþbakan'ýn kullandýðý dil çözüm sürecine uygun deðil ve sürece zarar verecek. Baþbakan bir an önce ne tür bir çözüm olacaðýný, ne tür bir yol izleyeceðini çok açýk bir þekilde kamuoyuna açýklamalý. Bir de dilin, üslubun çözüm sürecine uygun olmasý gerekir. Bu süreçte Abdullah Öcalan'ýn rolü çok büyüktür. Onun için derhal koþullarýnýn düzeltilmesi gerekiyor. Kim bu süreci bozar ise bunun altýnda kalýr. Eðer bir daha silahlar konuþursa gerisini de düþünmek istemiyoruz. Bunlarýn olmamasý için hükümete ve devlete bir baský uygulayacaðýz. Çok acil eylem planlarý gerçekleþtireceðiz" dedi. (DÝHA)

PKK'lýlarýn yüzde 60'ý geçti BDP Þýrnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Þýrnak'tan bilgim ve duyumlarým, PKK'lýlarýn yüzde 60'ýnýn Þýrnak üzerinden sýnýr dýþýna çekildiði yönündedir. Baþbakaný fena yanýltýyorlar veya iþletiyorlar" dedi. Diyarbakýr'da görülen KCK davalarýný izleyen BDP Þýrnak Milletvekili Hasip Kaplan, gündemle ilgili basýn mensuplarýnýn sorularýný yanýtladý. PKK'lýlarýn sýnýr dýþýna çekilmesi tartýþmalarýna deðinen Kaplan, "Þýrnak'tan bilgim ve duyumlarým, PKK'lýlarýn yüzde 60'ýn Þýrnak üzerinden sýnýr dýþýna çekildiði yönündedir, ama Dersim, Karadeniz, Toroslardan çekilme zaman alan bir þeydir. Ancak Baþbakaný fena yanýltýyorlar veya iþletiyorlar. Yüzde 15 çekilme rakamý Sayýn Baþbakaný müthiþ bir yanýltmadýr. Bunu ikinci aþamanýn gereklerini yerine getirmekten kaçma bahanesi yapmamalý Baþbakan. Sayýn Baþbakan çok merak ediyorsa bir gelsin bölgede gezdirelim. Eðer doðruyu yerinde öðrenmek istiyorsa beraber gezelim. Geçen dönemlerde Sayýn Kýlýçdaroðlu ile birlikte pusularý ziyarete gitmiþlerdi. Þimdi de ikisini davet ediyoruz gelsinler. Þýrnak bölgesinde uzun bir sýnýr var. Ana muhalefeti de, iktidar partisi de gelip yerinde görsün, bir halký dinlesinler. Çözüm için de, samimiyet için de

iki taraf da adým atsýn. Bütün iyi niyeti biz gösteriyoruz, bütün adýmlarý biz atýyoruz, bütün süreci biz sahipleniyoruz, halkýmýz üstleniyor ve hükümete gelince görevini yapacak, bir demokratik yasa, seçim barajý hemen bahane arýyor. Önümüzde 3 seçim var. Halk bu samimiyetsizliði ve güvensizliðin faturasýný siyasetçilere keser" þeklinde konuþtu.

DTK'dan "2. aþama" açýklamasý

'Cizre'de tek arama noktasý var' Hasip Kaplan, Þýrnak'ýn Cizre ilçesinde PKK'nýn Asayiþ birimi kurduðu ile ilgili haber ve görüntüler üzerine þunlarý söyledi: "Arkadaþlar, Cizre'de özel güvenlik birimleri yok, arama noktasý yok. PKK bir açýklama yaptý, böyle bir þeyimiz yok diye. BDP'nin zaten böyle bir þeyi yok. 150 bin nüfuslu þehirde mahalle aralarýnda zaman zaman bu tür benzer olaylar yaþandýðý bilinir. Burada bu iþi abartýp yok kurtarýlmýþ bölge, yok özel güvenlik birimi, yok özel arama noktasý demek doðru deðil. Þu anda Þýrnak'ta bir tek arama noktasý var, oda devletindir. Þehrin giriþ-çýkýþ noktasýnda arama noktasý var.

Burada muhalefete sesleniyorum; çözüm sürecine karþý bizim hassasiyetimiz biliniyor. Þýrnak ve Cizre halkýnýn hassasiyeti de biliniyor. Cizre herkesin rahatlýkla gelip girebileceði yer. TÜSÝAD'ýn yöneticileri geldi, toplantý yaptý, bir sýkýntý yaþadýlar mý? Yok. Halkýn içinde de gezebiliyorlar. CHP ve MHP'nin bir bardak suda fýrtýnalar koparmalarýna yazýk diyorum. Çok merak ediyorlarsa gelirler, Cizre'de o mahallelerde onlarý gezdiririm, halkla görüþtürürüm. Öyle korkulacak bir durumun olmadýðýný anlayýverirler. Samimi olsunlar, bir bardak suda fýrtýna koparmasýnlar."

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), PKK'nýn silahlý unsurlarýnýn çekilmesinden sonraki aþama ile ilgili deðerlendirmelerde bulundu. Açýklamada, "Abdullah Öcalan'ýn baþlatmýþ olduðu sürecin birinci aþamasý, PKK'nýn silahlý unsurlarýnýn sýnýr dýþýna geçmeye baþlamasý ve bu yönde iradenin açýk bir þekilde gösterilmesi ile tamamlanmýþ bulunmaktadýr. Nitekim Öcalan, BDP heyetiyle yaptýðý son toplantýda bu aþamanýn bittiði ve toplumun yüzde 90'ýnýn ortaklaþtýðý demokratik taleplerin hükümete iletildiðini ifade etmiþtir. Halklar ve toplumsal kesimler açýsýndan, demokrasi ve özgürlük, sadece AK Parti hükümetinin inisiyatifine býrakýlmasý söz konusu deðildir. Demokrasiyi derinleþtirmek ve demokratik siyaseti pratikleþtirmek, toplumsal mücadeleyle

mümkün olur. Sürecin 2. aþamasý bu toplumsal mücadele ile þekillenecektir. BDP'nin 'hükümet adým at' þiarýyla 30 Haziran 2013 tarihinde Adana, Mersin ve Diyarbakýr'da yapýlacaðýný açýkladýðý yürüyüþler çok önemli olmaktadýr. Baraj ve karakol inþaatlarýný durdurmak için, hasta tutsaklarý ve siyasi tutsaklarý özgürleþtirmek için, ana dilde eðitim için, seçim barajýný düþürmek için, Uludere'de adalet için, koruculuðu kaldýrmak için daha çok demokrasi ve daha çok özgürlük için bu yürüyüþler halkýn iradesini açýða çýkaracaktýr. Bu temelde bileþenlerimiz baþta olmak üzere tüm STK'larý, barýþ, demokrasi ve özgürlükten yana olan toplumsal kesimleri ve halkýmýzý bu demokratik yürüyüþlere katýlmaya ve sürecin 2. aþamasýný ilerletmeye çaðýrýyoruz" denildi.

Roboski itirazý reddedildi

Þýrnak'ýn Uludere ilçenin Roboski Köyü'nde 34 yurttaþýn katledilmesine iliþkin Diyarbakýr Cumhuriyet Savcýlýðý'nýn "görevsizlik kararýna" iliþkin avukatlarýn itirazlarý reddedildi. Soruþmada verilen görevsizlik kararýna itiraz eden avukatlardan ÝHD Yönetim Kurulu üyesi ve Roboskili ailelerin avukatlarýndan Serdar Çelebi, itirazlarýnýn reddedilmesi kararýný deðerlendirdi. Katliamýn ardýndan medyanýn susturulduðunu hatýrlatan Çelebi, "Olayýn hemen akabinde zaten basýna yayýn yasaðý konuldu. Tüm toplumdan saklandý. Ýnsanýn aklýna tuhaf tuhaf þeyler geliyor. Çünkü medyadan gizlenmiþ gibi bir his. Acaba oraya farklý bir bilgi mi sunulacaktý? Akabinde hükümet, Ýçiþleri Bakanlýðý açýklama yaptý. Ýþte kaçakçýydý onlar, yok masum deðillerdi, yok mayýna basmadan gidip geliyorlardý. Aslýnda bu açýklamalar dahi dosyanýn kapatýlacaðý yönündeki þüphelerimizi kuvvetlendirmiþti. Geçmiþe yönelik pratiklerimiz de bunu göstermiþtir" dedi.

'Görevsizlik biliniyordu' Þu ana kadar devletin iþlediði tek bir cinayete iliþkin faillerin mahkeme huzuruna çýkmadýðýna dikkat çeken Çelebi, "Bu görevsizlik kararý da aslýnda o dönemin bir daðýlýmýdýr. Soruþturma baþlatýlmýþ ama biz biliyoruz ki soruþturmayý yürüten savcýlýk aslýnda delilleri idareden istedi. Baþbakan'ýn kendisinden istedi. Görüntü var mýydý ya da onlarý izliyor muydu? Ýstih-

baratý nereden aldýnýz? Bu istihbaratý kim nasýl deðerlendirdi? Oradaki sivil insanlarýn daha önce gidip gelmelerine yönelik bilginiz var mýydý yok muydu? Bu ve buna benzer sorular dosyayý geniþletecek sorular. Ýdareye sorduk, hükümete sorduk, ama Baþbakan önüne gelen herkesi, 'Savcýlýk soruþturma yürütüyor ne çýkarsa olay olur' diyorsa, izleme komisyonun raporu da ortada. Mesela tüm bunlar aslýnda bu görevsizlik kararýnýn verileceði biliniyordu. Dosyanýn askeri savcýlýða gitmesi ile dosya çözülemez, zaman aþýmýna uðrayacak. Kiþisel olarak umutlu olmasak da hukukçu olarak karara itiraz ettik" þeklinde konuþtu.

'Sonucun deðiþeceðini zannetmiyorum' Sonucun çok da deðiþebileceðini zannetmediðini belirten Çelebi, bunun nedenini þu cümlelerle açýkladý: "Askeri mahkemeye göndermek ne demek. Askerler bu suçu iþledi demek, askeri yetkililer bunu iþledi demek. Ama biz biliyoruz ki; bu sadece askeri kiþilerin çizmiþ olduðu bir suç deðil. Sýnýr ötesi operasyon yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmiþ Meclis tarafýndan. Bu istihbaratýn MÝT'e, MÝT'in eline geçmesi lazým. MÝT yetkililerine bu konunun sorulmasý lazým. Baþbakan'dan tutun MÝT görevlilerine kadar, sivil ayaðý da var bu iþin. Silah kullanma þartlarý oluþup oluþmadýðý konusunda savcýlýðýn bir soruþturma yürütmediði açýktýr. Yani o kadar bombalar atýldý. Yaralýlar vardý, görgü tanýklarýnýn beyanlarý vardý, orada yaralý insanlar kan

kaybýndan öldü. Köylüler cenazeleri getirirken, yaralýlarý oradan taþýrken üstte helikopterler dolaþýyordu. Bu iþin farklý bir boyutudur. Þimdi bunlarýn hiçbiri deðerlendirilmeden, askerlerin kimlikleri dahi tespit edilmeden, þüpheli olarak askerleri gördünse hangi askeri gördün? Genelkurmay'ýn kendisini mi, kuvvet komutanlýðý mý, pilotu mu, kimi gördün, nasýl tespit ettin. Hangi þahsý tespit ettin de buna iliþkin görevsizlik kararý verdin. Bu kararýn tamamý fiyasko. Biz bunun için itiraz ettik, ama maalesef mevzuatta CMK'da görevsizlik kararýna da itiraz edebileceði bir hüküm olmadýðý için öyle bir itiraz yapýlamayacaðýndan dolayý itirazýmýzý reddetti. Bir daha itiraz ederiz sýkýntý deðil. Ama temel problem hükümetin bu olayýn aydýnlýða çýkarmasý konusunda siyasi bir mücadele göstermemesi."

'Askeri bir suç deðil' Roboski katliamýnýn kasten öldürme olduðunu ifade Çelebi, söz konusu dosyada bir askeri suçun olmadýðýný belirterek, "Burada bir adam öldürme suçu var. Her ne kadar savcýlýk görevi taksirle kötüye kullanmak olarak nitelendirse de burada kasten adam öldürme suçu var. 34 insanýn bilerek ve isteyerek uçaktan atýlan bombalarla katlediliþi var. Dolayýsýyla bu askeri bir suç deðil. Aslýnda çok sýradan bir kiþiye de sorsan, bu suç askeri suç olarak kabul edilmez. Askeri suç, emre itaatsizlik, savaþ durumunda görevi býrakmak gibi

suçlardýr. Adam öldürme askeri bir suç olmadýðý için sivil savcýlýðýn soruþturmasý gereken bir dosyadýr. Baþbakan 'Roboski Ankara'nýn karanlýk dehlizlerinde kaybolmayacak' diyor; ama buna iliþkin tek bir adým atmýyor. Baþbakan'ýn bu söylemleri de toplumu bir þekilde, 'Ben bunu çözeceðim, siz bir zaman verin' demeye getiriyor. Dolayýsýyla zamanla unutulacak zaten. 1990'lý yýllarda iþlenmiþ cinayetlerin büyük kýsmý bu þekilde kaydedildi. Bu da ayný þekilde sadece toplumu oyalamaya yönelik. Yoksa biz biliyoruz ki Baþbakan isteseydi bu dosyaya iliþkin bilgilerin tamamý savcýlýða verilip iþlem yaptýrýlýrdý. Ama maalesef diyorum, katliama dair tek bir þüphelinin ismi yok. Tek bir þüphelinin ifadesinin alýndýðýna iliþkin bir nokta yok" ifadelerini kullandý. (DÝHA)


8

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

A k t ü a l i t e Aile hekimlerine de 'e randevu' sistemi

'Uygulama þiddete neden olabilir' Dicle Üniversitesi (DÜ) Týp Fakültesi Hastaneleri Baþhekimi Prof. Dr. Sait Alan, aile hekimlerine de 'e randevu' sisteminin getirilmesini eleþtirdi ve uygulamanýn saðlýkta þiddete neden olabileceðini savundu.

E

randevu sistemine geçebilmek için bir hekimin 20'den fazla hastaya bakmamasý gerektiðini aktaran Prof. Dr. Alan, mevcut hekim ve saðlýk personeli çalýþaný ile bunun mümkün olamayacaðýný savundu. Alan, "Randevulu sistem özünde güzel gözüküyor ama mevcut doktor sayýsýyla bunu saðlamak, sürdürebilir kýlmak çok mümkün gözükmüyor. Pratik uygulamalar böyle deðil. Hala birçok merkezimizde 100'ün üzerinde hasta kabul eden hekimimiz var. Randevulu sisteme geçebilmek için bir hekimin bir günde en fazla 20, bilemedin 40 hastadan fazlasýna bakmamasý gerekir. Umarým baþarýlý olur ama bunun bir takým yanlýþ algýlamalarý da beraberinde getirip þiddete katkýsý da olabilir. Ýþte biz kamuoyuna açýklýyoruz,

randevulu sistem gelecek diye ayný muameleyi göremediðinde, ki mümkün olmuyor bazý hastanelerde, o zaman hasta yakýný ya da hastalar bunun kendilerine karþý kasten yapýldýðýný, baþka yerde yapýlan bu güzel uygulamayý kendileri alamadýðýndan dolayý ajitasyon göstereceklerdir" dedi.

'Personel sayýsý yetersiz' Bu sistemi bütün Türkiye'de uygulanabilir kýlmanýn mevcut sistemle mümkün olamayacaðýný öne süren Prof. Dr. Alan, "Þu anki mevcut hekim ve saðlýk çalýþaný ile mümkün görülmüyor. Ayrýca birçok merkezde bizim de bazý polikliniklerimizde randevulu sistemi uyguladýðýmýz vakit, altý aya kadar varan randevular vermek zorunda kalýy-

oruz. Dolayýsýyla bu da hastada ajitasyonu ve saðlýkta þiddeti artýran bir faktördür. Hasta gelip muayene olmak istiyor. Kendisine üç ay sonrasýna randevu verildiði vakit, acile yönlendirmek gerekiyor ki acilde de maalesef sadece acil hastalara bakýlabilmektedir. Bu defa da hasta ya da hasta yakýný bütün hýncýný acilden çýkarabilmektedir. Veyahut da polikliniðe gidip oradaki doktorlarla kavga edebilmektedir. Hakikaten doktor ve saðlýk personeli sayýsýný arttýrmadan veyahut bir sýnýrlamaya gitmeden, ki eðer biz kaliteyi arttýrmak istiyorsak bir sýnýrlama getirmek gerekiyor. Ama maalesef bizde þu anda uygulanan uygulama böyle deðil" diye konuþtu.

Nemrut'ta iki mevsim bir arada Bitlis'in Ahlat ilçesinde vatandaþlar, Haziran ayýnda kar üstünde güreþ yapýp volkanik sularda yüzmenin keyfini yaþýyor.

A

hlat'ta faaliyet gösteren Selçuklu Fotoðraf Kulübü Kültür ve Turizm Derneði üyeleri, Nemrut Daðý'nýn zirvesine týrmandý. Nemrut Daðý'nýn görülmeye deðer güzellikleri arasýnda yer alan karýn üzerinde güreþ yapan dernek üyeleri, Krater Gölü'nün volkanik serin sularýnda kulaç atarak iki mevsimi bir arada yaþadý. Nemrut Daðý ve Krater Gölü'nün güzelliklerini görmek için arkadaþlarý ile zirveye çýkan Ahlatlýlar, bu

doðal güzellikler arasýnda yüzmenin bambaþka bir keyif verdiðini belirttiler. Zirvede iki mevsimi bir arada yaþadýklarýný ifade eden Cem Yýldýz, volkanik sularda serinlemek isteyenleri Nemrut'a beklediklerini söyledi. Selçuklu Fotoðrafçýlýk Kulübü Kültür ve Turizm Derneði Baþkaný Üzeyir Akçelik ise, herkesi 3 bin metredeki Krater Gölü'nde yüzmeye davet ettiðini ifade etti.

Nemrut Krater Gölü Anadolu'nun yeryüzü cenneti olarak adlandýrýlan Nemrut Krater Gölü, Van Gölü sahilinde bulunan Bitlis'in Ahlat ilçe sýnýrlarý içerisinde yer alýyor. Nemrut, Türkiye'nin en büyük krater gölü olup, adýný MÖ 2100'de yaþamýþ Babil Hükümdarý Nemrut'tan alýyor. Nemrut

Tunceli'de Gole Çetu protestosu

Tunceli'de Alevilerin kutsal mekaný Gole Çetu'ya mahkemenin verdiði yýkým kararý protesto edildi. Gole Çetu ziyaretinde toplanan kalabalýk, mumlar yakýp dua ederken bazý kadýnlarýn aðladýklarý görüldü.

T

unceli'nin giriþinde bulunan ve Alevilerin kutsal mekaný Gola Çetu ziyaretiyle ayný adý taþýyan parka DSÝ'nin açtýðý dava sonucu yýkým kararý verilmesi, BDP'nin öncülüðünde sivil toplum örgütlerinin de aralarýnda bulunduðu yaklaþýk 400 kiþi tarafýndan protesto edildi. Gole Çetu giriþindeki ziyarette yapýlan protestoda kadýnlar, evde yaptýklarý Alevi inancýnda 'Niyaz' olarak bilinen yaðlý ekmeði protestoya katýlanlara daðýttý. Protestoda kadýnlar ziyarette mum yakarak dua ederken, bazýlarýnýn gözyaþlarýný tutamadýðý görüldü. BDP Tunceli Ýl Baþkaný Ergin Doðru, Gola Çetu ziyaretinin yýkýlmak istenmesi ile Madýmak'ta aydýn ve sanatçýlarý yakanlarýn ayný zihniyette olduðunu düþündüklerini söyledi.

'Dersimliler sessiz kalmayacak' Doðru, "Bizler mahkemenin kararýnýn salt hukuk kurallarýna

istenen doðamýza ve kutsallarýmýza yönelik bu saldýrýlara karþý direneceðiz ve demokratik mücadelemizi sürdüreceðiz" dedi.

'Davayý geri çekin'

dayalý bir karar olduðunu düþünmüyoruz. Verilen karar Ýstanbul'da köprüye Alevi celladý Yavuz ismini koymakta beis görmeyen zihniyetin tezahürüdür. Köprüye Alevi celladýnýn ismini vermekten çekin-

meyenlerin kutsallarýmýza saygý göstermesini beklemiyoruz. Ama bu yanlýþ kararý alanlar bilmelidir ki; Dersimler, inancýna uzanan bu saldýrýya asla sesiz kalmayacaktýr. Baraj ile adým adým yok edilmek

BDP Ýl Baþkaný Doðru, DSÝ'nin açtýðý davayý geri çekmesi gerektiðini belirterek, "Oluþan tepkiler karýþýsýnda DSÝ yetkilileri ve bakanlýðýn yaptýðý açýklamalarý yeterli bulmuyoruz. Açýklamalarda söz vermek yerine yetkililer sorunun çözümü için gerekli olan adýmlarý atmalýdýr. Öncelikle baþlatýlan hukuki süreç sonlandýrýlmalý dava geri çekilmelidir. Atýlacak öncelikli adým DSÝ tarafýndan hukuki sürecin sonlandýrýlmasý ve davanýn geri çekilmesi bizler için en doðru yoldur. Bu süreçlerden sonra Gola Çeto halkýn hizmetinde olan Dersim belediyesine devredilmelidir" þeklinde konuþtu. Protestoya katýlanlar bir süre parkta kaldýktan sonra daðýldý.

Hakkari'de sevgi þöleni

Hakkari'de düzenlenen 'Sevgi Þöleni'nde sanatçý Seyfullah bir konser verdi.

A

kþam saatlerinde þehir stadyumunda düzenlenen konsere çok sayýda vatandaþ katýldý. Ýl dýþýnda gelen sanatçýlardan Murat Belet ve Recep Arslan, birbirinden güzel Kürtçe ve

Türkçe ilahiler seslendirdiler. Daha sonra sahne alan sanatçý Seyfullah, Hakkari'nin Türkiye'nin en güzel yerlerinden bir olduðunu belirterek, burada olmaktan mutluluk duyduðunu söyledi. Sanatçý, Kürtçe ilahiler seslendirerek izleyicilerden büyük alkýþ aldý. Zaman zaman seslendirdiði ilahilerle davetlileri hüzünlendiren sanatçý, izleyicilerden büyük alkýþ aldý. Konser gece geç saatlere kadar devam etti.

kraterinin en son 1411 ve 1441 yýllarýnda faaliyet gösterdiði varsayýlýyor. Nemrut Daðý'nýn yüksekliðinin, patlamalardan dolayý içte oluþan çökmeler sonucunda 2935 metre düzeyinde olduðu biliniyor. Daðda oluþan kalderanýn yüz ölçümünün 40 kilometrekare olduðu belirtiliyor. Çapý 6 kilometre olan Nemrut Krater Gölü, Türkiye'nin birinci, dünyanýn ise ikinci büyük krater gölü olarak biliniyor. Kalderanýn içerisinde 5 göl, çok sayýda lav çýkýþ merkezi, lav hunisi, sýçratma konisi, sýcak su kaynaklarý ve 6 adet maðara bulunuyor. Gölün ortalama derinliði 100 metre, en derin yeri ise 155 metre. Deniz seviyesinden yüksekliði 2 bin 247 metre olan gölün, Van Gölü'nden 600 metre yüksekte olduðu belirtiliyor.

Geleneksel Ýslam Sanatlarý yeniden canlanýyor

Ý

lim Yayma Cemiyeti Diyarbakýr Þubesi Mevlana Halid Eðitim ve Kültür Evi, SODES projesi kapsamýnda 29-30 Haziran tarihlerinde Ninova Park'ta 'Geleneksel Ýslam Sanatlarý Ebru Sergisi' düzenleyecek. Meþhur ebru hocasý Mustafa Hakký Ertan ve talebelerinin çalýþmalarýnýn sergileneceði etkinliðe çok sayýda bürokrat ve akademisyen katýlacak. Sanatseverler, 10:00-18:00 saatleri arasýnda açýk olacak sergiyi gezebilecek. Ýlim Yayma Cemiyeti Diyarbakýr Þube Baþkaný Mustafa Sarýbýyýk "Mevlana Halid Eðitim ve Kültür Evi'nde tezhipten, ebruya, neyden hat sanatýna kadar unutulmaya yüz tutmuþ pek çok geleneksel Ýslam sanatýný yeniden canlandýrmak için ciddi eðitimler verildi. Bu sergi de, yapýlan bu çalýþmalarýn bir meyvesidir. Bu vesileyle sergiye ilgili olan tüm halkýmýz davetlidir" dedi. M. Ferhat ÇÝMEN

Bitlis'te çocuk þenliði düzenlenecek

B

itlis Belediyesi, okullarýn kapanmasý ile çocuklara yönelik 1. Çocuk Þenliði düzenliyor. Kültür ve Sosyal Ýþler Müdürlüðü tarafýndan gerçekleþtirilen þenlik kapsamýnda 7 gün boyunca farklý bir yerde etkinlik düzenlenecek. Etkinliklerde pamuk þeker, palyaço, þiþme oyun parký, animasyon, tiyatro ve ikramlar yapýlacaðýný ifade eden Bitlis Belediye Baþkaný Fehmi Alaydýn, "Okullarýn kapanmasý ile çocuklarýmýza yönelik sosyal aktiviteler gerçekleþtiriyoruz. Bu sene birincisini düzenleyeceðimiz Çocuk Þenliði'nde bir hafta boyunca farklý noktalarda etkinliklerimizi gerçekleþtireceðiz. Bu etkinliklerimize tüm çocuklarýmýzý bekliyoruz" dedi.


Ýç Politika

9

BDP sokaða iniyor 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

BDP, çözüm sürecinin ikinci aþamasýnda taleplerinin yerine getirilmesini saðlamak için "Hükümet adým at" kampanyasý baþlattý. Kampanya, 30 Haziran pazar günü Diyarbakýr, Mersin ve Adana'da yapýlacak yürüyüþlerle baþlatýlacak.

B

B

Barýþýn sembolü Orhan Doðan

DP Eþ Genel Baþkanlarý Gültan Kýþanak ile Selahattin Demirtaþ, DEP eski milletvekili Orhan Doðan'ýn yaþamýný yitiriþinin yýldönümünde bir mesaj yayýnladý. Mesajda, "Deðerli Orhan Doðan, halkýn oylarýyla seçilerek girdiði Meclis'ten, halk iradesini tanýmayan, darbeci zihniyet tarafýndan yaka paça cezaevine gönderildi. Ama o, mücadelesinden asla geri adým atmadý. 10 yýllýk cezaevi yaþamýnda ortaya koyduðu büyük kararlýlýkla, büyük direniþle, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin asla esir alýnamayacaðýný herkese gösterdi. Tüm yaþadýklarýna raðmen, çözümden ve barýþtan umudunu hiçbir zaman yitirmedi, barýþ mücadelesinden asla vazgeçmedi. Demokrasi, özgürlük ve barýþ için yýlmadan verdiði mücadele nedeniyle barýþýn sembolü oldu. Onca acýya raðmen yüzünden gülümsemeyi, dilinden barýþý hiçbir zaman düþürmedi" denildi.

'Mirasýna baðlý kalacaðýz' Mesajda, "Aramýzdan ayrýlmadan önce '…Deðerli dostlar! Size barýþ ortamýný saðlayamadýðým için özür dilerim…' demiþti. Ýþte bu tarihi sözlerle, adeta bizlere yol gösteren büyük bir mirasla aramýzdan ayrýldý. Biz de kendisine söz veriyoruz. Onun büyük mirasýna baðlý kalacaðýz. O'nun barýþ dili, demokratik direniþimizin rehberi olacaktýr. Hasret gittiði barýþý ve özgürlüðü halkýmýza armaðan edeceðimiz günler yakýndýr. Bir kez daha Deðerli Orhan Doðan'ý saygýyla ve sevgiyle anýyoruz. O'nu kalbimizde ve mücadelemizde yaþatmaya devam edeceðiz" ifadesi kullanýldý. (DÝHA)

DP'nin Merkez Yürütme Kurulu'nun; 27-28 Haziran'da Diyarbakýr'da yapýlan toplantýlarýnýn ardýndan kaleme alýnan sonuç bildirgesi yayýnlandý. Bildirgede, çözüm sürecinin birinci aþamasýnýn baþarýyla sürdüðü ve ikinci aþamaya geçildiði dile getirildi. Bildirgede, þu ifadeler yer aldý: Parti heyetimizin bugüne kadar Ýmralý ve Kandil'de sürdürdüðü toplantýlar esas olarak 1. aþamanýn sorunlarýný gidermeye ve baþarýyla sürdürülmesine dairdi. Ancak heyetimizin Ýmralý'da yaptýðý son toplantýda Sayýn Öcalan'ýn da belirttiði gibi artýk 2. aþamaya geçilmiþtir. Artýk 2. aþamada adým atma sýrasý hükümettedir. Partimiz hükümete 'yol temizliði' olarak nitelendirdiðimiz acil adým atýlmasý gereken konularda 25 maddelik bir öneri paketi sunmuþtur. TMK'nin kaldýrýlmasý, TCK'de ilgili maddelerin deðiþtirilmesi, toplantý ve gösteri hakkýnýn geniþletilmesi, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, uluslararasý sözleþmelerdeki çekincelerin kaldýrýlmasý, siyasi partiler yasasýnda gerekli deðiþikliklerin yapýlmasý, hasta tutuklularýn serbest býrakýlmasý gibi, Hükümet'in hemen yapmasý gereken ve yapabileceði deðiþiklikler iletilmiþtir. Öte yandan Sayýn Öcalan da 2. aþamanýn nasýl sürdürüleceðine dair önerilerini Hükümet'e sunmuþtur. Hükümet acil olarak 2. aþamanýn adýmlarýný atmalýdýr.

Tüm toplumun talebi Hükümetin atmasý gereken adýmlar sadece Kürt halkýnýn deðil, bütün kesimlerin ortak talebidir. Gezi direniþi olarak tanýmlanan günlerce süren hareketlilik esas olarak daha çok demokrasi, daha çok özgürlük talebiyle baþlamýþtýr. Gezi direniþini baþlatanlar kendileriyle ilgili kararlarý kendileri ver-

mek istemiþ, kendi yaþamlarýna karýþýlmasýna itiraz etmiþtir. 4 kiþinin ölümüne, yüzlerce kiþinin aðýr yaralanmasýna neden olan aðýr polis þiddeti, halkýn eylemlere katýlýmýný arttýrmýþtýr. Sayýn Öcalan Hükümet'e verdiði plan için 'halkýn yüzde 90'ýnýn taleplerini kapsýyor' demektedir. Bugün AKP tabanýn önemli bir kesimi de AKP'ye askeri vesayete karþý olduðu için oy vermiþtir. Bazý demokrat çevreler ve liberal çevreler bu nedenle AKP'yi desteklemiþtir. Demokrasi bütün toplum kesimlerinin talebidir. Ýstanbul'da Taksim Meydaný'nda da Diyarbakýr'da Newroz Meydaný'ndan da benzer talepler yükselmektedir.

Süreci Öcalan baþlattý Buna karþýlýk Hükümet, þiddetin en beterini uygulayan polise teþekkür ederek, karakol ve baraj inþaatlarýna devam ederek, tecavüzcü askerleri serbest býrakarak, hasta tutuklularý cezaevlerinde ölüme mahkum ederek, siyasetçileri, avukatlarý, gazetecileri rehin olarak tutmaya devam ederek, seçim barajýný kaldýrmayacaðýný ilan ederek demokrasi taleplerini duymazdan gelip bildiðini okumaya devam etmektedir. Hükümet, halkýn taleplerine kulak vermeli, 2. aþamanýn gereklerini yerine getirmeli, gerekli demokratik adýmlarý acilen

atmalýdýr. Öte yandan halklar ve toplumsal kesimler açýsýndan, demokrasi ve özgürlük, AKP Hükümetinin inisiyatifine ve siyasi aklýna býrakýlmayacak kadar önemlidir. Demokrasiyi tesisi etmek ve adým adým özgürlüðe yürümek bizim esas görevimizdir. Bugünün acil görevi ise demokratik çözüm sürecinin 2. adýmýný ilerletmek, demokrasi talebi olan tüm toplumsal kesimlerle ortaklaþmaktýr. Demokratik çözüm süreci Sayýn Öcalan'ýn baþlattýðý bir süreçtir. Bizim sürecimizidir. Sürece sahip çýkmak ve ilerletmek bizim sorumluluðumuzdadýr.

Bütün yaz sokaklardayýz Bu nedenle 'Hükümet adým at' demek için, çalýþmalarýmýzý demokrasi ve kalýcý bir barýþ isteyen tüm güçlerle birlikte þehir þehir, sokak sokak, meydan meydan, park park yürüteceðiz. 30 Haziran Pazar günü Diyarbakýr, Mersin ve Adana'da 'Hükümet Adým At' yürüyüþleriyle baþlatacaðýmýz kampanyamýzý yaz boyunca, barajlarý, karakol inþaatlarýný durdurmak için, hasta tutsaklarý ve siyasi tutsaklarý özgürleþtirmek için, ana dilde eðitim için, seçim barajýný düþürmek için, Roboski'de adalet için, koruculuðu kaldýrmak için, Sayýn Öcalan'a özgürlük için, daha

çok demokrasi ve daha çok özgürlük için sürdüreceðiz. Bingöl'deki tecavüzcülerden hesap sormak için baþta Kadýn Meclisimiz olmak üzere hepimiz alanlarda olacaðýz. Gençliðimizin baþlattýðý fuhuþ ve uyuþturucuyla mücadele için hem toplumsal duyarlýlýk oluþturacaðýz, hem sosyal politikalar geliþtireceðiz. Demokrasi, özgürlük, barýþ ve onurlu yaþam arayýþý olan her kesim ve toplumsal dinamiði, her kiþi ve kurumu 2. aþamayý ilerletecek eylemler ve etkinlikler düzenlemeye, tüm demokrasi, özgürlük ve barýþ güçlerini demokratik çözüm hamlesine omuz vermeye çaðýrýyoruz.

AK Parti'nin tek adayý Çiçek B

aþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað, AK Parti'de meclis baþkanlýðý için tek adayýn Cemil Çiçek olduðunu söyledi. CHP'de Osman Korutürk, MHP'de de Faruk Bal, Meclis Baþkanlýðý için yarýþacak. Meclis Baþkaný Cemil Çiçek'in görev süresinin sona ermesinin ardýndan TBMM Baþkanlýðý için ilk baþvurular baþladý. Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað, AK Parti'de meclis baþkanlýðý için tek adayýn Cemil Çiçek olduðu belirtti. CHP'de Ýstanbul Milletvekili Osman Korutürk, TBMM Baþkanlýðý'na aday oldu. Meclis Baþkanlýðý için ilk baþvuru MHP'den gelmiþti. Faruk Bal, MHP'den adaylýk için resmen baþvurmuþtu.

Çevik kuvvete 'Gezi' ikramiyesi Gezi Parký eylemlerinde görev alan çevik kuvvet polislerine ikramiye verilecek. 24 maaþlýk ödül, polislerin maaþlarýna 1000 ila 1500 lira arasýnda yansýyacak.

B

aþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn "Adeta kahramanlýk destaný yazdýlar" dediði Gezi Parký eylemlerine müdahale eden polislere para ödülü geldi. Emniyet Genel Müdürlüðü'nün, eylemler sýrasýnda görev yapan polislere ikramiye vereceði öðrenildi. Ýkramiyeler, olaylarýn en yoðun yaþandýðý Ýstanbul, Ankara, Ýzmir, Adana ve Antalya illerinde Çevik Kuvvet Þube Müdürlüklerinde görev yapan polislerin hesaplarýna yatýrýlacak.

Kýdeme göre verilecek Taltif maaþý kýdeme göre; 45 ile 200 TL arasýnda deðiþiyor. 5 yýllýk polisin maaþ taltifi 45

TL'den 15 yýllýk polisin maaþ taltifi ise 200 TL'den hesaplanýyor. Çevik Kuvvet Þube Müdürlüðü'nde görev yapan polislerin büyük bölümü birkaç yýllýk memur olduðu için ortalama 1000 lira ikramiye alacaklar. Gezi Parký ikramiyesinin bir polisin alabileceði en yüksek ikramiye olduðu belirtildi. 24 maaþ ikramiye, çok baþarýlý operasyonlara katýlan ve görevlerinde baþarýlý olan polislere veriliyor.

Valilere askeri davet yetkisi T

oplumsal olaylarda valilerin yetkileri artýrýlýyor. Asker, valilerin çaðrýsý üzerine toplumsal olaylara müdahalede kullanýlabilecek. Düzenleme, Ýçiþleri Bakanlýðý ve Genelkurmay Baþkanlýðý arasýnda Nisan ayýnda imzalanan protokolde yer aldý. Söz konusu protokol, 2010 yýlýnda yürürlükten kaldýrýlan Emniyet-Asayiþ-Yardýmlaþma Protokolü, kýsa adýyla EMASYA'nýn yerine imzalandý. Protokole göre, valiler askeri birlikten olaylara müdahale için gereken yardým talebini yazýlý olarak yapacak.

Koordinasyonu vali saðlayacak Gecikmesinde sakýnca bulunan durumlarda ise sözlü yardým talebinde bulunabilecek. Bu talep 24 saat içinde yazýlý hale getirilip ilgili askeri birliðe gönderilecek. Askeri birliðin görevde kalýþ süresi ise askeri birlik komutanýnýn görüþü alýnarak vali tarafýndan belirlenecek. Polis ve jandarma gibi genel kolluk kuvvetleri ile yardýma gelen askeri kuvvet arasýnda iþbirliði ve koordinasyon, vali tarafýndan saðlanacak. Askeri birliðin belirli görevleri polisle birlikte yapmasý durumunda ise komuta, sevk ve idareyi askeri birliklerin en kýdemli komutaný üstlenecek.


10

29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Hazar gazý TAP ile taþýnacak

A

zerbaycan'dan Avrupa'ya doðalgaz taþýyacak Trans Adriyatik Doðalgaz Boru Hattý (TAP) projesiyle ilgili Yunan hükümeti ve Þah Deniz Konsorsiyumu arasýnda anlaþma imzalandý. Atina'da düzenlenen törende, söz konusu anlaþmayý, boru hattýný konuk edecek ülke olarak Yunanistan adýna Maliye Bakaný Yannis Sturnaras ile Çevre, Enerji ve Ýklim Deðiþikliði Bakan Yardýmcýsý Makis Papageorgiu ve TAP Genel Müdürü Kjetil Tungland imzaladý. Maliye Bakaný Sturnaras, TAP projesinin tercihi konusunda kesin kararýn açýklanmasýyla Yunanistan'ýn bölgede enerji kavþaðý olacaðýný söyledi. Nabucco'ya alternatif Tungland ise TAP projesiyle ilgili anlaþmanýn uluslararasý bir iþbirliðinin göstergesi olduðunu belirterek, doðalgaz boru hattýnýn inþasýnýn Yunanistan'a 1,5 milyar avroluk yatýrým getireceðini ve yeni iþ sahalarý açacaðýný kaydetti. Ana kaynaðý Azerbaycan'ýn "Þahdeniz 2" yataðý olan doðalgazýn, Türkiye aracýlýðýyla Bulgaristan, Romanya ve Macaristan üzerinden Avusturya'ya aktarýlmasýný öngören "Nabucco West" boru hattýna alternatif olarak hazýrlanan TAP projesi, doðalgazýn Türkiye'nin mevcut boru hattý aracýlýðýyla Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden Ýtalya'nýn Tarando bölgesine aktarýlmasýný öngörüyor.

Ýç-DýþHaberler

Irak'ta Türkmen gücü oluþturuluyor Irak hükümeti, Selahaddin eyaletine baðlý Tuzhurmatu kentine yönelik son saldýrýlarýn ardýndan Türkmenlerden oluþan bir güç oluþturulmasýný kararlaþtýrdý.

I

rak Baþbakan Yardýmcýsý Hüseyin Þehristani, 750 kiþiden oluþacak silahlý güçle amacýn Tuzhurmatu'da Türkmen bölgelerinin korunmasý olduðunu söyledi. Baðdat'daki merkezi yönetim, saldýrýlarda zarar görenlere tazminat ödemeyi, Tuzhurmatu'yu da yeniden imar etmeyi planlýyor. Ancak Tuzhurmatu'nun baðlý olduðu Selahaddin eyaletinin yerel yönetimi, Türkmenlerden oluþacak silahlý güce karþý çýktý. Sürekli saldýrýlarýn hedefi olmasý nedeniyle 40 bin kiþinin Tuzhurmatu'yu terk ettiði belirtiliyor. Þii lider Mukteda es-Sadr, merkezi hükümet ve meclisten, Türkmenler'in korunmasý için acil önlemler alýnmasýný istedi. Türkmenler ise, saldýrýlarý protesto amacýyla Kerkük ve Tuzhurmatu'da sivil itaatsizlik eylemi baþlattý. Geçtiðimiz Salý günü Irak'ýn Selahaddin iline baðlý Tuzhurmatu ilçesinde düzenlenen intihar saldýrýsýnda Irak Türkmen Cephesi Baþkan Yardýmcýsý Ali Haþim Muhtaroðlu öldürülmüþtü.

Libya milislerle baþ edemiyor

L

ibya Baþbakaný Ali Zeydan, Savunma Bakaný Muhammed el-Bergasi'nin istifasýný kabul etti. Ülkedeki silahlý gruplarýn ulusal güvenliði tehdit ettiðini ve devletin gücüne gölge düþürdüðünü ifade eden Baþbakan Zeydan, orduya ait birçok silahýn kabilelerin eline geçtiðini söyledi. Zeydan, ülkede son zamanlarda yaþanan olaylarýn üzücü olduðunu belirterek, sokaktan silah görüntülerinin silinmesi, halkýn silahsýzlandýrýlmasý, yer-

leþim yerlerindeki askeri kamplarýn kaldýrýlmasý ve son yaþanan olaylar hakkýnda soruþturulma baþlatýlmasý konusunda hükümet ve ordu komutanlarý arasýnda yoðun görüþmeler yapýldýðýný kaydetti.

Yeni askeri birim Hükümetin milis güçlerle mücadelede yeni bir askeri birim kuracaðýný da açýklayan Baþbakan Zeydan, alýnan kararlar ve atýlan

adýmlarýn tam bir disiplin içinde yürütüleceðini vurguladý. Libya'nýn güneyindeki Sebha kentinde dün meydana gelen patlamalarda 3 kiþi ölmüþ, 20 kiþi yaralanmýþ, önceki gece de milis güçleri ile ordu birlikleri arasýnda Trablus'ta çatýþmalar yaþanmýþtý. Saðlýk Bakanlýðý, ülke genelinde son 2 gündür yaþanan þiddet olaylarýnda 10 kiþinin öldüðünü, 117 kiþinin yaralandýðýný açýklamýþtý.

ÝHTÝSAS MAÐAZAMIZ ÞÝMDÝ


11

Transfer çalýþmalarý sürüyor 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Þanlýurfaspor, geçtiðimiz yýl Adanaspor formasý giyen Sedat Aðçay'ý renklerine kattý.

Coþkun Kayhan Mersin'de.. M

ersin Ýdman Yurdu, Avusturya'nýn Sollenau takýmýndan Tanju Kayhan'ýn abisi Coþkun Kayhan ile anlaþtý. Mersin Ýdman Yurdu'nda transfer çalýþmalarý devam ediyor. Kýrmýzý Lacivertliler, Avusturya'nýn Sollenau takýmýnda forma giyen Coþkun Kayhan'la anlaþma saðladý. Mersine gelen Kayhan, Yöneticilerle bir araya geldi. Yapýlan görüþmeler sonucunda anlaþma saðlanan Coþkun Kayhan, takýmýn Isparta Davraz kampýna katýlacak.

F

utbol hayatýna Zeytinburnuspor'un altyapýsýnda futbola baþlayan ve ardýndan a takýma yükselen Aðçay. Burada iki sene oynadýkdan sonra Gençlerbirliði'ne transfer oldu. Burda göstermiþ olduðu performanstan dolayý Elazýðspor, Gaziantepspor ve Konyaspor'da oynadý. 2008-09 sezonunda Antalyaspor'a transfer olan Sedat, ilk sezonunda 29 maçta forma giymiþ olup. 2009-2010 sezonunda 24'ü ilk 11 olmak üzere 30 maçta forma giymiþ ve 6 sarý kart görmüþtür. 2010-2011 sezonunda ise 22'si ilk 11 29 maçta forma giyen Sedat Antalyaspor formasýyla ilk golünü kaydetmiþtir. 2012-2013 sezonun'da Adanaspor'a transfer olan ve burada baþarýlý bir performans sergileyen orta saha ön libero oyuncusu Sedat Aðçay'ý, 2013-2014 sezonunda Þanlýurfaspor renklerine baðlamýþtýr.

Rahman kaldý, Burak ayrýldý Ýç transfer çalýþmalarýný sürdüren Adanaspor Rahman Oðuz Kobya ile de anlaþmaya vardý.. Burak Çalýk ise Balýkesirspor'la anlatý..

B

aþkan Bayram Akgül ile bir araya gelen Rahman arasýndaki görüþmeden olumlu sonuç çýktý ve anlaþma saðlandý. Rahman da yeni sezonda Adanaspor formasý giyecek.

Adanaspor, iç transferde daha önce Merthan, Tuna ve Bülent Kocabey ile anlaþmýþtý.

Burak Çalýk Balýkesir'de Adanaspor'un devre arasýnda transfer ettiði Burak Çalýk, Balýkesirspor ile anlaþtý. Geçtiðimiz sezon devre arasý Adanaspor'a Samsunspor'dan gelen Burak Çalýk geçtiðimiz sezon Adanaspor'da bekleneni veremedi. Burak Çalýk'ý isteyen Bakýkesirspor ile Adanaspor anlaþmaya vardý. Yeni sezonda Burak Çalýk Balýkesirspor'un formasýný giyecek.

Kampta altyapýdan 14 oyuncu yer alacak Adanaspor Altyapýsý bu sezon büyük bir baþarý elde etti. Neredeyse tüm kategorilerde baþarýlý olan Adanaspor altyapýsýndan 9 oyuncu kampa katýlacak. Adanaspor'un kamp kadrosunda U-15'ten 2, U-15 ve U-17 takýmlarýndan birer ve U-19 takýmýndan 5 oyuncu olmak üzere altyapýdan 9 oyuncu kampa katýlacak. Adanaspor uzun bir süre sonra ilk kez altyapýdan bu kadar oyuncu almýþ olacak. Cem, Okan, Samican, Yaþar ve Hayrullah ile birlikte kampta 14 altyapýdan oyuncu yer alacak..

Türk futbolunu büyük bir tehlike bekliyor Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski yöneticisi avukat Yunus Egemenoðlu, UEFA'nýn Fenerbahçe ve Beþiktaþ'a verdiði cezalara iliþkin açýklamalar yaptý. E gemenoðlu, cezalarýn Türkiye'nin yurt dýþýndaki prestijini çok ciddi bir þekilde zedelediðini, gazetelerde bu kararla ilgili, "Türkiye'den 2 kulüp þikeden ceza aldý" baþlýklarý atýldýðýný, pek çok gazetede ceza alan kulüplerin isimlerine en son yer verildiðini belirtti. "Bundan sonraki süreç ne olur, kulüplere verilen ceza onanýr mý?" sorusuna, "Þu an ne suç var ne de suçlu. Þu anda bu konuyla ilgili yorum yapmak doðru olmaz" yanýtýný veren Egemenoðlu, þunlarý söyledi: "Daha olayýn Tahkim ve CAS süreci var. Ýki kulübün de savunma hakký var. Bu süreçte görüþ beyan etmek hukuki açýdan doðru olmaz. Ancak eðer bu cezalar onanýrsa Türk futbolunu daha büyük tehlike bekliyor. UEFA tüm Türk takýmlarý, hatta ulusal takýmlarý da Avrupa'dan men edebilir. Ayrýca ceza istenen kulüpler maalesef bu süreci iyi yönetemedi. Süreç spor hukukçularý yerine hukuktan anlamayan yöneticilerle yürütülmeye çalýþýldý."

UEFA ile yapýlan görüþme Egemenoðlu, 3 Temmuz'da baþlayan þike sürecinin ardýndan dönemin TFF

Antalyaspor'da Aybaba dönemi!

M

edical Park Antalyaspor Baþkaný Gültekin Gencer, geçen yýl Beþiktaþ'ý çalýþtýran Samet Aybaba ile anlaþmak üzere olduklarýný açýkladý.. Medical Park Antalyaspor Kulüp Baþkaný Gültekin Gencer, "Samet Aybaba, yüzde 90 kulübümüzün hocasýdýr" dedi. Gencer, gazetecilere yaptýðý açýklamada, dün akþam Antalya'ya gelerek kulüp yöneticileriyle görüþen teknik direktör Samet

Baþkaný Mehmet Ali Aydýnlar ile Fenerbahçeli yöneticilerin UEFA yetkilileriyle görüþtüðünü, o dönemde UEFA tarafýndan verilen yol haritasýnýn uygulanmadýðýný anlattý. Fenerbahçe'nin o dönemde Þampiyonlar Ligi'ne alýnmadýðýný anýmsatan Egemenoðlu, þöyle devam etti: "UEFA o dönemde TFF'ye, 'Yargýlamayý iyi yapýn. Suçu ve suçluyu belirleyin ve gereken cezalarý verin. Puan silme ve para cezasý da verebilirsiniz. Süreci kendi aranýzda çözün' dedi. Ancak o

dönem hatýrlanýrsa, 'yarým puan bile sildirmeyiz' diye açýklamalar yapýldý. Ardýndan zaten TFF olaðanüstü genel kurula gitti. Daha sonra maalesef TFF ve kulüpler bu süreci doðru yönetemedi. Umarým bu karar bozulur. Eðer bozulmazsa Türk futbolunu çok daha büyük bir tehlike bekliyor."

58. madde deðiþikliði Egemenoðlu, TFF'nin 58. maddede yaptýðý deðiþikliðe de deðinerek, "þahýslarla kulüplerin ayrýlmasý" gibi bir uygulamanýn dünyanýn hiçbir yerinde olmadýðýný bildirdi.

Fenerbahçe ve Beþiktaþ'a müfettiþlerin de isteðinin üzerinde bir ceza ile karþý karþýya kaldýðýný dile getiren Egemenoðlu, þunlarý kaydetti: "Böyle bir ceza gelirse bunu gelecek nesillere nasýl anlatýrýz? Þu andan itibaren suçlu, muhbir, ajan aramak, mahalle baskýsý yapmak, TFF ve UEFA ile kavga etmek yerine tüm ülkeyi ilgilendiren bu süreci en iyi þekilde yönetmek için güç birliði yapmak gerekli. Bu sürecin mutlaka spor hukukçularýyla yürütülmesi gerekli."

Aybaba'nýn bugün de Medical Park Antalyaspor Kulübü'nü ziyaret ettiðini kaydetti. Aybaba ile görüþmelerin sürdüðünü belirten Gencer, "Samet Aybaba, yüzde 90 kulübümüzün hocasýdýr. Son görüþmelerimizi yaptýktan sonra durumu netleþtireceðiz. Herhangi bir olumsuzluk yok" dedi. Gencer, son görüþmeleri yapýp ilerleyen saatlerde imza atmayý planladýklarýný bildirdi.


12

Atletizmde doping yankýsý sürüyor 29 HAZÝRAN 2013 CUMARTESÝ

Son bir hafta içinde 15 sporcunun dopingli çýkmasý ve sayýnýn 30'u da geçebileceði bilgisi caimada þok etkisi yaratýrken, yýllarca büyük emekler verilerek yetiþen atletlerin bir bir dopinge kurban gitmesi, doping maddelerinin kullaným yaþýnýn gitgide düþmesi Türk atletizminin geleceði ile ilgili endiþeleri artýrdý. Sporcularý bu hale getiren bir dizi yanlýþ olduðuna dikkati çeken Yaraþ, "Bir kere ödül yönetmeliði kesinlikle deðiþmeli, bizdeki ödüller insanýn hayatýný deðiþtirecek nitelikte. Sporcu ödülle resmen hayatýný kurtarýyor" ifadelerini kullandý. Doping maddelerinin çok kolay temin edilebildiðini kaydeden Yaraþ, þöyle devam etti: "Bugün gidin, istediðiniz eczaneden bu ilaçlarý alabilirsiniz. Ýlaçlar konusunda büyük bir cehalet ve bilgi eksikliði var. Bulgaristan'dan Salih Münir Yaraþ gelen eski atletler tarafýndan ayak üstü bilgiler alýnýyor. Sporcularýmýzda cahil cesareti var. Kontrol yapýlacaðý kesin olan müsonuyla ilgili açýklama yapan abakaya rahatlýkla ilaçlý giriyor Avrupa Atletizm Birliði Yönetim çünkü vücudunun o maddeyi attýðýný Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraþ, "Ömrünü atletizme adamýþ biri olarak sanýyor. Ayrýca bu maddelerin kulbüyük hayal kýrýklýðý içindeyim" dedi. lanýmýnýn çok küçük yaþlara kadar inmesini gerçekten çok endiþe verici Bir yandan yarýþmalarda alýnan buluyorum." sonuçlara sevinirken diðer yandan Doping kontrollerinin artýk çok gelen bir doping haberiyle sarsýldýksýký tutulduðunu belirten Yaraþ, "Bu larýný anlatan Yaraþ, "Uluslararasý iþ daha sýký tutulmalý, federasyon Atletizm Federasyonlarý Birliðinin teknik kadrosu dopingin üzerine haber bültenlerinde alt alta 15-20 daha cesurca gitmeli ve Disiplin Türk atletin adý yer alacak. Yapýlan Kurulu ceza vermekte daha hýzlý hatalar yüzünden sabýkalý hale davranmalý. Ben bir hesap yaptým, geldik" diye konuþtu.

K

Avrupa Takýmlar Þampiyonasý'nda en yüsek puaný Eþref Apak almýþtý. Yani þu ana kadar açýklanan isimlerin aldýðý puanlar silinse bile toplamda 20 puan ediyor. Bu da þampiyonada elde ettiðimiz 9'unculuðu etkilemiyor. Bu sporcular federasyon tarafýndan sürekli uyarýlýyor ama fayda etmiyor, sonuç deðiþmiyor" þeklinde konuþtu.

"Tek sorumlu federasyon" Atletizm Milli Takýmý antrenörlerinden Ertan Hatipoðlu ise konunun ödül yönetmeliðine baðlan-

mamasý gerektiðini savunarak, "Ben bu durumdan federasyonu sorumlu tutuyorum" dedi. "Sorun verilen ödüller olsa golf, tenis, futbolda dopingten geçilmezdi" diyen Hatipoðlu, þunlarý söyledi. "Devletin verdiði sýnýrsýz imkanlar federasyonun yanlýþ politikalarý nedeniyle heba ediliyor. Atletizmde büyük bir devlet desteði var ancak yerinde kullanýlmýyor. Bu destek karþýlýðýný görmediði gibi durum daha da kötüye gidiyor. Artýk bu sporculara 'doping yapma' demek

yetmez, yol göstermek gerekiyor. Sporcula kýlavuz olup, performansýný nasýl artýracaðýný, hangi maddeleri kullanýp hangilerini kullanmayacaðýný anlatmak gerekiyor." Atletizm Federasyonunun baþarýyý sahiplendiði gibi bu durumu da sahiplenmesi gerektiðini kaydeden Hatipoðlu, "Federasyon gereðini yapsýn. Suçu sadece sporcu ve antrenörün üstüne atmasýnlar. Bu olanlarýn ardýndan bu yönetim nasýl hala orada duruyor, anlamýþ deðilim" diyerek sözlerini tamamladý.


29 06 2013 gazete sayfaları