Issuu on Google+

4 bin köy boþaltýldý

Kulp'ta HES tepkisi D

V

an GÖÇDER Baþkaný Ali Hündür, 1987 yýlýnda baþlayan OHAL uygulamalarý ile bugüne kadar 4 bin köyün boþaltýldýðýný ve 4 milyondan fazla insanýn zorla göçe tabi tutulduðunu söyledi. 7'de

Uyuþturucuya kapsamlý operasyon

D

iyarbakýr'ýn Lice, Hani ile Kocaköy ilçesi arasýndaki ormanlýk alanda bulunan 6 köye MÝT desteðiyle kapsamlý uyuþturucu

operasyonu yapýldý. Operasyona 2 helikopter havadan destek verirken, 800 güvenlik görevlisi de operasyonda yer aldý. 3'te

iyarbakýr'ýn Kulp ilçesinde 2010 yýlýnda faaliyete geçen HES'e karþý halk tepki gösteriyor. Kutbettin Çelik adlý vatandaþ, "HES doðamýzý tahrip etti. Suyumuz zehirlidir. Kesinlikle bu suyu bu þekilde istemiyoruz" dedi. 4'te

Suriyeli kýz çocuklarý ile genç kadýnlar satýlýyor Ü

lkelerindeki iç savaþ nedeniyle Türkiye'ye sýðýnan Suriyeliler, kamp dýþýnda birçok kente yayýlmýþ durumda. Kamp yerine kentlerin varoþ semtlerine yerleþen Suriyeliler, kamplarda kýz çocuklarý ile genç kadýnlarýn kaçýrýlarak satýldýðýný, erkeklerin ise savaþa zorlandýðýný söylüyor. 10'da

30 yýl kan kaybettik CUMA 21 HAZÝRAN 2013

www.diyarbakirolay.com.tr

Fiyatý : 30 KR

Teþvik Yasasý'nýn 6. bölge tanýtým toplantýsýnda konuþan Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, 30 yýllýk kanayan sürecin, ülke ile birlikte Diyarbakýr'ýn da kan kaybetmesine neden olduðunu söyledi.

Açýlýþ konuþmasýný Baydemir yaptý

Tanýtým toplantýsý

'Sadaka istemiyoruz'

'Yatýrýmlar akmaya baþladý'

'Sorunlarýn anasý Kürt sorunu'

Ekonomi Bakaný Zafer Çaðlayan, Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði Baþkaný Rýfat Hisarcýklýoðlu, ekonomi kurmaylarý, bölgenin 15 ilinin ticaret ve sanayi örgütlerinin temsilcileri ile yerel yöneticilerinin katýldýðý Teþvik Yasasý'nýn 6. bölge tanýtým toplantýsý Diyarbakýr'da düzenlendi.

Toplantýnýn açýlýþ konuþmasýný yapan Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, 30 yýllýk badire ve sýkýntýlara raðmen Diyarbakýr'a yatýrým yapan, fabrika ve iþletme açanlara teþekkür etti. Bir algý sorununa ddikkat çekmek istediðini belirten Baydemir, "Bölge dinamikleri, kalkýnma perspektifi içinde sadaka istemiyor. Sadakaya hiçbir þekilde talebimiz yok'' dedi.

Ekonomi Bakaný Zafer Çaðlayan ise konuþmasýna Kürtçe 'hoþ geldiniz' diyerek baþladý. Kendisinin Muþlu olduðunu hatýrlatan Bakan Çaðlayan, "Yatýrýmcý barýþa bakar, demir yoluna bakar. Çözüm sürecini bir Kürt vatandaþý olarak çok önemsiyorum. Keþke 10 yýl önce baþlasaydý. Bu bir siyasi duruþtur. Süreçle birlikte yatýrýmlar sel gibi akmaya baþladý" þeklinde konuþtu.

Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker ise, Güneydoðu'da yaþanan sorunlarýn anasýnýn Kürt sorunu olduðunu söyledi. Bakan Eker, "Huzur iþin baþýdýr. Kürt meselesinin barýþ içinde çözülmesi, birçok alanda bize yeni ufuklar ve kapýlar açar. 30 yýllýk kanayan süreç Türkiye ile birlikte Diyarbakýr'ýn kan kaybetmesine neden oldu" ifadelerini kullandý. 8'de

Bingöl'de tecavüz isyaný B

Kadýn merkezleri iþ sahibi yapýyor D

iyarbakýr'ýn Baðlar Ýlçe Belediye Baþkaný Yüksel Baran, kadýn merkezleri sayesinde birçok kadýnýn meslek sahibi olduðunu ve çalýþmak isteyen kadýnlarýn rahatlýkla iþ bulabildiklerini söyledi. 5'te

ingöl'de 2 yýl önce 16 yaþýndaki E.A. adlý kýza tecavüz ettikleri gerekçesiyle tutuklu yargýlanan 4 uzman çavuþun serbest kalmasý kentte tepkilere yol açtý. 3'te

Þeyh Said Dicle'de anýlacak Þenyayla eski günlerine kavuþuyor

Þ

eyh Said ve Dava Arkadaþlarýný Anma Platformu, 29 Haziran 1925 tarihinde Daðkapý Meydaný'na idam edilen Þeyh Said ve 46 arkadaþýný bugün Dicle ilçesinde anacak. 5'te

M

uþ'un Kýzýlaðaç Beldesi'ne baðlý Þenyayla'da yýllar sonra ilk inþaatýn temeli atýldý. 1993 yýlýnda Þenyayla'dan çýkarýldýðýný ifade eden Abdulkadir Öztürk, "Yýllardýr bu süreci bekliyoruz, hasret kaldýk" dedi. 4'te

Hiçbir adým atýlmadý B Dolu tarla ve bahçeleri vurdu

D

iyarbakýr'ýn Dicle ilçesine baðlý Kaygýsýz Beldesi'nde etkili olan dolu yaðýþý birçok tarla, bað ve bahçeye zarar verdi. Tarla ve bahçeleri zarar gören yurttaþlar, maðduriyetlerinin giderilmesini istiyor. 6'da

DP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, çözüm sürecinin önünde birtakým engellerin olduðunu söyledi ve ekledi: Süreçle ilgili hükümet þu ana kadar hiçbir adým atmýþ deðil. 7'de

Ahmet AY

Hasan Cemal suçlu sensin Yazýsý 7’de


Saðlýk 2 Saçlarýnýzýn saðlýkla parlamasýný istiyorsanýz 21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Kadýn güzelliðinin önemli bir parçasý olan saçlarýnýzýn, saðlýkla parlayan cildinize eþlik etmesini ister misiniz? O zaman bu yazýyý okumanýzda fayda var…

Y

az mevsiminde daha çabuk yýpranan saçlarýnýzýn, nasýl daha saðlýklý bir görünüme kavuþabileceðini Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmaný Dr. Burçak Bozdemir Aral'dan öðrendik. Kadýnlarýn yaklaþýk % 40'ýnýn yaþamlarý boyunca en az bir kez saç dökülmesi problemi yaþadýklarýný belirten Uzm. Dr. Burçak Bozdemir Aral; 'Kýl köküne yeterli maddelerin ulaþamamasý sonucu saç beslenemez, incelir, kýrýlgan hale gelir ve dökülmeye baþlar. Dýþarýdan uygulanan kozmetikler saçýn temizlenmesini, kolay taranmasýný ve görüntüsünü etkiler. Ancak unutmamak gerekir ki saçýn beslenmesi ve büyümesi yalnýzca kökü yoluyla olur.' diye konuþtu.

Yaz Mevsiminde Iþýldayan Tek Þey Cildiniz Olmasýn! Yaz mevsiminde UV ýþýnlarýna ve güneþe normalden daha uzun süre maruz kalma, deniz ve

havuz suyuna sýk temas etme gibi nedenlerle saçlarýnýz kurur ve yapýsý bozulur. Saç kuruluðunu azaltan bakým ürünleri kullanmak ve saçý yýpratan bu etkilerden uzaklaþmak hasarý azaltmakta önemli role sahiptir. Saçýnýzýn yapýsýný saðlamlaþtýrmak ve dökülmeleri azaltmak istiyorsanýz; o Saçlý deri tipinize uygun ürünler kullanýn. o Saçýnýzý aþýrý taramayýn, sýký toka ve bandajlar kullanmayýn. o Saç derinize uygun boyalarý kullanýn. o Deniz ve havuz suyunun zararlarýndan korunmak için mutlaka saçýnýzý deniz veya havuza girdikten sonra yýkayýn. o Uv ýþýnlarýna gereðinden fazla maruz kalmayýn. Güneþ ýþýnlarýnda bulunan UV ýþýnlarý saçýn mat ve kaba görünmesine neden olur. Saç elastik yapýsýný kaybederek daha kýrýlgan hale geldiðinden taramak ve þekil vermek zorlaþýr, sýk sýk kýrýlýr. o Dermatoloðunuza baþvurun ve hekiminizin yönlendirmesiyle saçýnýzýn ihtiyaç duyduðu vitaminleri içeren ilaçlarý kullanýn. Bu vitaminleri uygun olan miktarda besinlerle almak zor olduðundan ve dýþarýdan uygulanan kozmetikler saçýn beslenmesini etkilemediðinden, aðýzdan kullanýlan bu ilaçlarla saçýn ihtiyaç duyduðu destek saðlanmýþ olur.

Denizde 1 saatten fazla kalmayýn!

Yaz aylarýnda hem eðlemek hem de dinlenmek amacýyla tatil planlarý yaparken çeþitli saðlýk sorunlarý ile karþýlaþýlabileceði unutulmamalýdýr.Bu dönemdeki en önemli tehlikeler; aþýrý sýcaklar, güneþ yanýklarý, deniz ve havuz enfeksiyonlarý ileyaz ishalleridir.

M

Cep telefonuyla bunu sakýn yapmayýn!

C

ep telefonlarýnýn yaydýðý radyasyon nedeniyle vücuttan uzakta tutulmasý ve kulaklýk kullanarak konuþulmasý gerektiði bildirildi. Amerika Birleþik Devletleri Çevre Saðlýðý Örgütü Kurucu Baþkaný Prof. Dr. Devra Davis, "Cep telefonlarýný güvenli bir þekilde kullanmak gerekiyor, cep telefonunuzla aranýzda olan mesafe sizin arkadaþýnýzdýr" dedi. Davis, Amerika Birleþik Devletleri, Suudi Arabistan ve Yeni Zellanda'dan akademisyenlerin katýlýmýyla Ondokuz Mayýs Üniversitesi (ÖMÜ) Konuk Evinde gerçekleþtirilen toplantýda yaptýðý konuþmada, cep telefonu kullanýrken dikkat edilmesi gereken durumlarý açýkladý. Telefonunun içine bakýldýðýnda cep telefonunun radrasyonu hakkýnda bir belge görüleceðine dikkati çeken Prof. Dr. Davis, þunlarý söyledi: "Telefonunuzda bir uyarý yazýsý var. Burada 'Radyasyonu azaltmak için telefonu vücudunuzdan, bilhassa baþýnýzdan en az 10 milimetre uzakta tutmalý' yazýyor. Bir çocuðun beynine daha çok radrasyon iþliyor. Çocuklarýn beyninde daha fazla sývý var ve kafataslarý daha ince. Bu yüzden çocuklarý korumak istiyoruz. Çocuklarý arabaya bindirdiðimizde emniyet kemeri takýyoruz. Bunun gibi cep telefonlarýnýda çocuklara daha güvenli kullandýrmalýyýz. Yetiþkinlerde daha az sperm sayýsýna neden olduðu saptanmýþtýr. Telefon doðum konturolü için iyi bir cihaz deðildir. Cep telefonlarýný güvenli bir þekilde kullanmak gerekiyor, cep telefonunuzla aranýzda olan mesafe sizin arkadaþýnýzdýr. Telefonunu zararlarýndan korunmak için yapýlacak en iyi þey telefonu uçak modunda kullanmak ve sadece gerektiðinde kullanmaktýr. Devamlý kullanmak durumunda olan insanlar ceplerinde taþýmak yerine biraz daya uzak tutkmalýlar."

'OYUNCAK DEÐÝL' Týp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalý Baþkaný ve Türk Stereoloji Dernegi Kurucu Baþkaný Prof. Dr. Süleyman Kaplan ise özellikle arabada ve asansörde cep telefonu kullanýlmamasý gerektiðine dikkati çekerek, "Çünkü cihaz irtibat kurmak için daha fazla radyasyon yayýyor. Genellikle telefon kullandýðýmýz kulaðýmýz aynýdýr. Uzun süreli mikrodalgaya maruziyet beynin belli bölgelerinin ýsýnmasý ýsýnan bölgelerinininde fonksiyon yapamamasý anlamýna geliyor. Cep telefonlarýný kesinlikle çocuklarýmýzdan uzak tutacaðýz. Cep telefonu çocuklar için oyuncak deðildir" dedi.

emorial Ataþehir Hastanesi Dahiliye Bölümü'nden Prof. Dr. Birsel Kavaklý, yazýn saðlýklý bir tatil yapabilmek için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkýnda bilgi verdi.

lar, buna dikkat etmelidir. Çok sýcak ve çok soðuk olmayan ýlýk bir duþ, kiþiyi rahatlatýr. Düzenli duþ ile gözeneklerin açýlmasý, düzenli terleme ile birlikte vücut ýsýnýn düþmesine ve ýþýrý sýcaklarýn olumsuz etkilerinden korunmaya yardýmcý olur.

Tatilde doðru kýyafet seçimi çok önemli Öncelikle gidilecek yerin koþullarý önemlidir. Yurt içi seyahat düþünülüyorsa; kýyafetler, gidilecek yere göre ayarlanmalýdýr. Yazlýk kýyafetlerin yaný sýra; akþamlarý serin olabileceði düþünülerek uzun kollu kýyafetler ya da þal götürülebilir. Kronik hastalýklarý olanlarýn ilaçlarýný yanlarýndan ayýrmamalarý ve kalacaklarý gün sayýsý kadar yedeklemeleri çok önemlidir. Otelde konaklanacaksa, gidilecek yerin mutfaðýnda mutlaka diyet yemekler bulunmasýna özen gösterilmelidir. Tatil döneminde tercih edilmesi gereken giysiler; güneþ ýþýnlarýný kendine çekmeyen, açýk renkli, pamuklu, teri çekebilen kumaþlardan üretilmiþ olmalýdýr. Bu tür giysiler, serinletici ve güneþ ýþýðýna direkt maruz kalýnmasýný önleyici özelliktedir.

Islak þapka ve kýyafet serinletir ama hasta eder Saat 10.00- 16.00 arasý güneþe çýkýlmasý sakýncalýdýr. Bu saatler arasýnda dýþarýda bulunulmasý gerekiyorsa, þapka ve beyaz uzun kollu kýyafetler tercih edilmelidir. Bu, güneþi yansýtarak ten ile temasýný engeller. Serinlemek açýsýndan bazen þapkalar ýslatýlarak kullanýlabilir. Ancak bu uygulamayý sürekli tekrarlamak doðru deðildir. Islak bir þapka ya da kýyafet ile deniz kenarýnda ya da yüksek bir yerde rüzgara maruz kalmak, "fibromiyalji" denilen kas ve

Az ve düzensiz uyku kilo yapýyor!

D

üzensiz ve az uyku vücudumuzdan salgýlanan birtakým hormanlarýn düzenini bozuyor. Trakya Üniversitesi (TÜ) Týp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Levent Öztürk, "Düzensiz ve az uykuvücudumuzdan salgýlanan birtakým hormanlarýn düzenini bozuyor. Bu da þiþmanlýða ve yaðlanmaya karþý bir eðilim oluþturuyor" dedi. Öztürk, vücudun ihtiyacýna göre uykunun karþýlanmasý gerektiðini söyledi. Türkiye'de uyku ile ilgili son 10 yýl içerisinde önemli çalýþ-

Klima altýnda uyumayýn

iskelete sistemi hastalýklarýna neden olabilir. Güneþ ýþýðýný ve sýcaklýðýný kendine çekmesi için açýk renkli þemsiyeler kullanýlmalý, hava sirkülasyonunu saðlayan hasýr þemsiyeler tercih edilmelidir.

Uzun süre suda kalmak cilt tabakasýný zedeleyebilir Cilt, baðýþýklýk sistemin önemli bir parçasýdýr. Sürekli suda kalýndýðýnda örtü tabakasýnda zedelenmeler olabilir. Uzun süre suda kalýnmasý ciltte kurumaya neden olacaðý için enfeksiyonlara da açýk hale gelecektir. Bunun için; denizde ya da havuzda 1 saatten fazla kalmak önerilmemektedir. Güneþ ýþýnlarýndan korunmanýn en önemli yolu ise, yüksek koruyucu faktörlü kremler kullanmaktýr. Güneþlenmek için kola gibi maddelerin kullanýmý oldukça zararlýdýr. Aðýzdan deri mantarlarýnýn tedavisi için ilaç kullananlarýn, güneþe çýkmamasýnda yarar vardýr. Çünkü bazý mantar ilaçlarý, ciltte renk deðiþiklikmalar yapýldýðýný belirten Öztürk, araþtýrmalarýn uyku süresi ve þiþmanlýk arasýnda bir baðý net bir biçimde ortaya koyduðunu ifade etti. Gereðinden daha az uyuyan kiþilerin þiþmanlýða daha fazla meyilli olduðunun testler sonucunda kanýtlandýðýný aktaran Öztürk, "Bir kiþinin günlük uyku ihtiyacý ortalama 7 ila 8 saat arasýndadýr ancak bu uykusüresi kiþiden kiþiye deðiþebilir. Bazý insanlar için 5, 6 saat yeterli olabilir, bazý insanlar içinse 11, 12 saat uyku mutlak gerekli olabilir ama bunlar uç noktalardýr. Normalde yüzde 90'lýk kýsýmdaki kiþilerde 7 ila 8 saatlik uyku yeterli

lerine sebep olabilir.

Sývý tüketiminizi iyi ayarlayýn Bol su ve sulu gýdalarýn tüketilmesi gerekmektedir. Sindirimi kolay hafif besinler tercih edilmeli, günde en az 2-2.5 lt su tüketilmeli, gazlý içeceklerden uzak durulmalýdýr. Susamadan su içilmelidir, susamak vücudun su ihtiyacýný belirten güvenilir bir iþaret deðildir. Kalp hastalýðý veya hipertansiyonu olanlar dýþýnda gýdalarla tuz alýmý artýrýlmalýdýr. Tuz kýsýtlamasý yapmak zorunda olanlar ise sývý ve tuz kaybý konusunda dikkatli olmalýdýrlar.

Çok soðuk su ile duþ almayýn Sýcak yaz günlerinde serinlemek için yapýlabilecek en doðru þey, duþ almaktýr. Duþ, serinlemeyi saðlayarak sýcak yaz günlerinde terleme ile ilgili sýkýntýlarý da azaltmaktadýr. Serinlemek için yapýlan duþ, þok etkisi yaratacak kadar soðuk olan suyla yapýlmamalýdýr. Özellikle kalp hastalýðý gibi kronik rahatsýzlýðý olan-

olmaktadýr" diye konuþtu. Kiþi sabah kalktýðýnda zinde uyanýyorsa ya da gün içerisinde uykusu gelmiyorsa uyku için

Aþýrý sýcaklarda serinlemek için tüketilen soðuk su, sanýldýðý gibi zararlý deðildir. Yalnýzca, kronik farenjit gibi saðlýk sorunu olanlarýn þikayetlerini tetikler. Yazýn klima kullanýmý da kontrollü olmalýdýr. Klimalarýn yol açtýðý bakteriler, lejyoner hastalýðý ve zatürrenin oluþunda etken olabilir. Klimanýn açýk býrakýlarak direkt klima etkisine maruz kalarak uyumak, uyku kalitesini bozar, vücut kasýlma ya da tutulmalarý ortaya çýkabilir.

Havuzdaki Hepatit A tehlikesine dikkat! Tatilde deniz yerine havuzu tercih edenlerin bazý önemli noktalara dikkat edilmesi gerekir. Öncelikle havuzun denetimine mutlaka dikkat edilmelidir. Havuza girerken kulak týkacý ve yüzücügözlüðü takýlmalýdýr. Havuzlardan Hepatit A bulaþabilir. Bunun için özellikle çocuklara tatile gitmeden önce Hepatit A aþýsý yaptýrýlabilir. Havuz baþlarýnda mantar gibi enfeksiyonlar karþý terliksiz asla dolaþýlmamalýdýr. Havuzdan çýkýnca klorlu suyun cildi kurutmasýný önlemek ve bakteriyolojik kirlilik de ciltten atmak için mutlaka duþ alýnmalýdýr. Islak mayo ile kalmak da vajinal mantar enfeksiyonlarýna zemin hazýrlayabileceði için havuza girdikten sonra mayonun deðiþtirilmesi gerekir.

belirlediði sürenin yeterli olduðunu ifade eden Öztürk, günlük ihtiyaçtan az uyunmamas�� gerektiðini kaydetti.


Kulp'ta Sinema Günleri baþladý D

iyarbakýr'ýn Kulp ilçesinde, Eðitim ve Bilim Emekçileri Sendikasý (Eðitim-Sen) ilçe temsilciliði tarafýndan sinema günleri düzenlendi. Bir otelin bahçesinde düzenlenen sinema günlerine, Eðitim-Sen üyeleri ile çok sayýda vatandaþ katýldý. Etkinlikler kapsamýnda ilk gecede, Sermiyan Midyat'ýn yazýp yönettiði 'Hükümet Kadýn' filmi gösterildi. Üç gün sürecek etkinlik kapsamýnda film gösterimleri yapýlacak.

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Uyuþturucuya kapsamlý operasyon Diyarbakýr'ýn Lice, Hani ile Kocaköy ilçesi arasýndaki ormanlýk alanda bulunan 6 köyde, MÝT desteðiyle helikopterlerin katýldýðý kapsamlý uyuþturucu operasyonu baþlatýldý. Operasyonda 800 güvenlik görevlisi ile 2 Sikorsky helikopter yer aldý.

D

iyarbakýr Valiliði, Jandarma Bölge Komutanlýðý'nca Lice, Hani ile Kocaköy Ýlçesi arasýnda kalan 6 köyde kapsamlý uyuþturucu operasyonu baþlatýldýðýný açýkladý. Açýklamada þöyle denildi: "Uyuþturucu ile mücadele kapsamýnda yoðunluklu olarak Lice ilçesi güneyi ve Kocaköy ile Hani Ýlçesi arasýnda kalan bölgede bulunan 6 köy civarýndaki arazideki ormanlýk alanlarýn içinde bulunan vadilerde, suç gruplarýnýn denetiminde

esrar üretimi yapýlan alanlara yönelik operasyon baþlamýþtýr. Operasyon öncesi Diyarbakýr Ýl Jandarma Ýstihbarat ve Kaçakçýlýk Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Þubesi'nin çalýþmalarý sonucu yasa dýþý ekim yapýlan alanlar teknik imkanlar kullanýlarak belirlenmiþtir. Ýstihbari çalýþmaya MÝT Bölge Baþkanlýðýnca da destek saðlanmýþtýr. Elde edilen tüm istihbari bilgiler Jandarma Bölge Komutanlýðýnca deðerlendirilerek tespit edilen alan-

larda esrar üretmek maksadýyla örgütlü olarak ekilen alanlara yönelik olarak hava destekli operasyon planlanmýþtýr."

40 tim operasyonda Operasyona Diyarbakýr ve Mardin'den askeri birliklerin katýldýðý belirtilen açýklamada, þöyle denildi: "Operasyona Diyarbakýr Jandarma Özel Harekat Taburu, Silvan Jandarma Komando Alayý, Mardin Jandarma Özel Harekat

Bölüðü, geçici köy korucularý operasyon timleri olmak üzere toplam 40 tim kuvvet katýlmaktadýr. Operasyona Jandarma Bölge Komutanlýðý'nca taarruz helikopter kolu, 2 adet Sikorsky tipi helikopter ile havadan, 13 Kirpi ve 20 Kobra tipi zýrhlý araçlar ile karadan

destek saðlanmaktadýr. Güvenlik operasyonu çemberinde, Ýl Jandarma Komutanlýðý narkotik timleri, istihbarat personeli ile Lice, Hani ve Kocaköy ilçe jandarma komutanlýklarý adli jandarma ekipleri görev almaktadýr. Operasyon ile ilgili tüm soruþturma, Diyarbakýr

Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'nýn 'Narko- Terör Dosyasý' kapsamýnda talimatlarý doðrultusunda yürütülmektedir. Operasyonda gerek güvenlik tedbirlerinde, gerekse narkotik madde mücadelesinde olmak üzere toplam 800 personel görev almaktadýr."

Bingöl'de tecavüz isyaný Bingöl'de 2 yýl önce 16 yaþýndaki E.A. adlý kýza tecavüz ettikleri gerekçesiyle tutuklu yargýlanan 4 uzman çavuþun serbest kalmasý kentte tepkilere yol açtý.

S

olhan Ýlçesi'nde 16 yaþýndaki E.A., geçen ay Bingöl Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'na suç duyurusunda bulunarak, 2 yýl önce uzman çavuþ Y.A. tarafýndan kaçýrýlarak cinsel istismara uðradýðýný, daha sonraki tarihlerde defalarca uzman çavuþ Y.A. ve arkadaþlarý Ý.Y., M.T., M.K. ve soyadýný bilmediði H. adlý diðer uzman çavuþlarýn cinsel istismar ve tecavüzüne uðradýðýný belirterek, söz konusu kiþilerden þikayetçi oldu. Baþvurudan sonra açýlan soruþturma

kapsamýnda tutuklanan uzman çavuþlar Y.A., Ý.Y., M.T. ve M.K.'nýn bir üst mahkemeye yapýlan itiraz sonucu tutuksuz yargýlanmak üzere serbest býrakýlmasý, Bingöl'de tepkilere yol açtý. Haberi duyanlar, twitter ve facebook üzerinden birleþerek Bingöl Adliyesi önünde toplandý.

'Cezasýz kalmamalý' Burada toplanan yaklaþýk bin kiþi adýna konuþan ÝHD Bingöl Þube Baþkaný Mehmetcan Ýnce, kararýn vahim olduðunu belirterek, "Bu gün adliyenin önünde toplanmamýzýn nedeni, çok vahim bir durumla karþý karþýya olduðumuz ve dünyada hiçbir vicdanýn, hiçbir felsefenin, hiçbir dinin kabul edemeyeceði, hoþ göre-

meyeceði bir vaka. Çocuk denilebilecek çaðda, yaþta olan bir insana yapýlan bu zulmü, bu durumu, yani hangi mahkeme bunu yargýlar da böyle faillerini serbest býrakýr. Bu nasýl bir adalettir? Böyle bir adalet olmaz. Yani böyle bir çifte standart olmaz. Böyle suçun cezasýz kalmasý düþünülmemeli" dedi. Yapýlan konuþmalarýn ardýndan kalabalýk grup, slogan atarak valilik binasýna kadar yürüdü. Valilik binasýnýn bulunduðu Dörtyol Mevki'ine gelen kalabalýk grup olaysýz daðýldý.

Bakanlýktan itiraz Öte yandan soruþturma sürecini müdahil olarak takip eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý'nca, tutuk-

suz yargýlamaya itiraz edildi. Zanlýlardan gelebilecek tehditlere karþý 16 yaþýndaki E.A. için koruma kararý alýndý. Bakanlýktan yapýlan açýklamaya göre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakaný Fatma Þahin'in talimatýyla Bingöl'e giden ekip, 16 yaþýndaki E.A'ya cinsel istismarda bulunduklarý iddiasýyla

Cizre'de feci kaza

Þýrnak'ýn Cizre ilçesinde freni patlayan Mermer yüklü kamyon dehþet saçtý. Beþ aracýn hurdaya döndüðü kazada 2 kiþi öldü, 6 kiþi de yaralandý.

Þ

Hayvan otlatma kavgasý V

an'da hayvan otlatma anlaþmazlýðý yüzünden çýkan kavgada 4 kiþi yaralandý. Sabah saatlerinde merkeze baðlý Atmaca Köyü'nde iki aile arasýnda hayvan otlatma anlaþmazlýðý nedeniyle tartýþma çýktý. Tartýþmanýn kýsa sürede büyümesi üzerine çýkan taþlý sopalý kavgada her iki aileden K.Þ., A.Þ. ile F.K. ve E.K. yaralandý. Yaralýlardan K.Þ. ve H.Þ., ambulanslarla Yüzüncü Yýl Üniversitesi Týp Fakültesi Dursun Odabaþ Týp Merkezi'ne kaldýrýlarak tedavi altýna alýnýrken, F.K. ve E.K. köyde tedavi edildi. Jandarma ekipleri, olasý bir duruma karþý köyde yoðun güvenlik önlemi aldý.

ýrnak'ýn Ýdil ilçesi istikametinden Cizre'ye gelmekte olan Resul Taþ yönetimindeki 73 SP 811 plakalý Mermer yüklü kamyon, tank taburu mevkiinden rampa aþaðý inerken freni boþaldý. Freni boþalan araç, Ýdil Caddesi üzerinde biri park halinde, dördü seyir halinde beþ aracý biçti. Önünde seyir halinde olan dört kiþinin içinde bulunduðu plakasý belirlenemeyen bir otomobili altýna alan mermer yüklü kamyon, ayný istikamette seyir halinde olan 73 DH 326 plakalý kamyona çarptýktan sonra durabildi. Beþ aracýn hurdaya döndüðü kaza sonrasý itfaiye ekipleri ve vatandaþlar kamyonun altýnda kalan aracýn içinde sýkýþan yaralýlarý kurtarmak için seferber oldu. Araçta sýkýþanlar çýkarýldý Kazadan yarým saat sonra olay yerine gelen ilk yardým ekipleri, araçta sýkýþan yaralýlara müdahale etmek istedi ancak yoðun kalabalýk nedeni ile saðlýk ekipleri zor anlar yaþadý. Freni boþalan mermer yüklü kamyonun dehþet saçtýðý trafik kazasýnda, kamy-

onun altýnda kalan araçta bulunan biri kadýn, iki kiþi aðýr yaralý olarak kurtarýlýrken, ayný araçta bulunan Ýdris Külter olay yerinde hayatýný kaybetti. Kazada yaralanan Kamyon Sürücüsü Resul Taþ (48) ile Selim Bilen (33), Süleyman Uran (27), Vesile Kütler (33), Kumri Kanýk (58), Sadýk Yalçýn (25) ve Cemal Bozkurt (34) ambulanslarla Cizre Devlet Hastanesi'ne kaldýrýldý. Hastaneye kaldýrýlan yaralýlardan Kamyon Sürücüsü Resul Taþ, doktorlarýn bütün çabalarýna raðmen kurtarýlamadý. Kaza ile ilgili soruþturma baþlatýldý.

gözaltýna alýnan kiþilerin tutuksuz yargýlanmasýna itiraz etti. Ayrýca faillerden gelebilecek tehditlere karþý çocukla ilgili koruma kararý alýndý. Faillerin çocuðu tehdit etmeleri, bulunduðu yere yaklaþmalarý ya da iletiþim araçlarýný kullanarak temas kurmalarý durumunda zorlama hapis cezasý verilmesi kararlaþtýrýldý.

Ergani'de Satranç Turnuvasý D

iyarbakýr'ýn Ergani Ýlçe Kaymakamlýðý'nca, 'Kürsü kültürüne son. Var mýsýn meydan satrancýna' sloganýyla satranç turnuvasý baþlatýldý. Atatürk anýtý önünde baþlatýlan ödüllü satranç turnuvasýna satrançla ilgilenen vatandaþlar ilgi gösterdi. Turnuva, Ergani Kaymakamý Erdinç Yýlmaz ve Milli Eðitim Müdürü Ahmet Atabey'in anýt önünde kurulan minyatür satrançla ilk hamleyi yapmasýyla baþladý. Turnuvanýn amacýnýn ilçedeki kahvehane ve kürsü kültürüne son vermek olduðunu ifade eden Kaymakam Yýlmaz, düzenlenen satranç turnuvasý projesini hazýrlayan Zülküf Çeri'ye ve bu projeye destek sunan özel bir rehabilitasyon merkezine teþekkür etti.


4

Gündem

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Kulp'ta HES tepkisi Diyarbakýr'ýn Kulp ilçesinde 2010 yýlýnda faaliyete geçen HES'e karþý halk tepki gösteriyor. Kutbettin Çelik adlý vatandaþ, "HES doðamýzý tahrip etti. Suyumuz zehirlidir. Kesinlikle bu suyu bu þekilde istemiyoruz" dedi.

T

ürkiye genelinde yapýlan Hidro Elektrik Santraller (HES), doða ve çevreye verdiði tahribatlarýn yaný sýra yurttaþlarýn da maðdur olmasýna neden oldu. HES'lere karþý geliþen tepkilere raðmen, hükümet ve devlet yetkilileri tarafýndan birçok proje bir bir hayata geçirildi. Bunlardan biri de Diyarbakýr'ýn Kulp ilçesinde 2010 yýlýnda Kulp Çayý üzerinde yapýmý tamamlanan ve faaliyete geçirilen Yýldýzlar Enerji Hidro 1 Elektrik Santrali. Proje hayata geçirildikten sonra yaþamlarýnýn olumsuz yönde etk-

ilendiðini belirten ve HES'e tepki gösteren yurttaþlardan Atilla Eren, Kulp'a yapýlan HES nedeniyle içme sularýnýn çamurlu aktýðýný belirtti. Eren, "Suyu kapatmalarý nedeniyle balýklar ölüyor. Tesiste yer alan laðým sularý olduðu gibi akan suya býrakýlýyor. Bu su haliyle birçok hastalýða zemin sunuyor. Normalde prosedür gereði suyun kapatýlmamasý lazým. Yaz aylarýnda akþam saat 17.00'dan sonra suyun akýþý kesiliyor. Biz Kulplular olarak bu durumdan rahatsýzýz. Biz artýk sularýmýzýn zehirlenmesini, doðamýzýn kirletilmesini istemiyoruz" þeklinde konuþtu.

'Suyumuz zehirlidir' Kulp'ta ikamet eden Kutbettin Çelik ise yapýlan HES'in Kulp'ta yaþamý büyük oranda etkilediðini ifade ederek, þunlarý söyledi: "Biz küçük yaþlarda buraya geldiðimizde, burada yeþillik vardý. Balýk tutuyorduk. Yani buranýn doðasýndan yararlanýyorduk. HES buraya ilk yapýldýðýnda hangi amaçla yapýldýðýný bilmiyorduk. HES'in bize elektrik ve iþ imkanlarý saðlayacaðýný söylediler. Halkýmýz o zaman kandýrýldý. Ancak zaman gös-

'Doða varlýk nedenidir'

terdi ki HES doðamýzý tahrip etti. Yaþanan süreç bizi bilinçlendirdi. Buradan insanlara sesleniyoruz; artýk bizim yaþadýðýmýz þeyleri görün. HES'ten arýtýlmayan su direk evlere veriliyor. Keyifleri istediði zaman suyu býrakýyorlar. Bu suyu biz yaþamýmýzýn her alanýnda kullanýyoruz. Bu su kesildiði zaman hayvanlarýmýz Kerbela'ya düþmüþ gibi ortalýkta dolanýyor. Sesimizi buradan duyurmak istiyoruz. Suyumuz zehirlidir. Kesinlikle bu suyu bu þekilde istemiyoruz."

Kulp Doðal Çevreyi Koruma Platformu üyesi Þivan Arslan da bölgede ilk HES'in Kulp'ta yapýldýðýný belirterek, "Proje kapsamýnda bölgede 4 tane HES yapýlmasý planlandý. Bu projeden 2 tanesi faaliyete girmiþ durumda. HES faaliyete girdiðinden bu yana büyük bir doða kirliliði yarattý. Kulp halký birçok anlamda HES'in etkilerini yaþýyor. Nehir kenarýnda yer alan aðaçlar kurudu. HES'lerde suyun akýþý deðiþtiriliyor. Tünellerde suyun akýþý sýrasýnda maruz kalan her þey ölüyor. Ayrýca bu tüneller sularýn baþka yerlere taþýnmasýna neden oluyor. Buradaki insanlar nehirden balýk avlýyordu. Bugün bu imkan ortadan kalkmýþtýr. Þirket sahipleri hiçbir zaman halkýn fikirlerini göz önüne almadý. Daha fazla kar elde etmek amacýyla suyu kurutup, büyük bir kirlilik ortaya çýkardýlar. Doða, halkýn varlýðýnýn nedenidir. Bizim bu sömürgeci politikalarý kabul etmememiz gerekiyor. Yaþanan doða katliamýna karþý halk tepkisini ortaya koymalýdýr" dedi. (DÝHA)

Kayapýnar'da 172. eylem D

iyarbakýr'ýn Kayapýnar Ýlçe Belediyesi çalýþanlarý, cezaevinde tutuklu bulunan siyasetçiler için yaptýklarý 'Kara Perþembe' eyleminin 172'ncisini gerçekleþtirdi. Belediye hizmet binasý önünde yapýlan eyleme Belediye Baþkan Vekili Mahmut Dað, BDP Ýlçe Baþkaný Davut Kesen, Yeniþehir Belediye Baþkan Yardýmcýsý Abdulhaluk Eyüpoðlu, Barýþ Anneleri, meclis üyeleri ve çalýþanlar katýldý. Eylemde açýklama yapan Baþkan Vekili Mahmut Dað, "172 haftadýr birçok kurum temsilcisi, sivil topluk kuruluþu temsilcisi ve siyasetçi, buradan cezaevinde bulunan Belediye Baþkanýmýz Zülküf Karatekin, Baþkan Yardýmcýmýz Sabahattin Dinç ve

Zayi ilaný D.Ü Gýda Teknolojileri bölümünden almýþ olduðum öðrenci kimliðimi kaybettim.Hükümsüzdür Metin Arslan

yüzlerce arkadaþýmýzýn serbest býrakýlmalarý için çaðrýda bulundular. Hafta baþýnda Diyarbakýr'da görülen davada ara verildi. Kamuoyunun tüm tutuklularýn serbest býrakýlmasý beklentisine karþýn, mahkeme iki kiþi dýþýnda tahliye kararý vermedi. Ayný þekilde Ýstanbul'da görülen gazetecilerin yargýlandýðý davada da ayný þekilde iki tahliye kararý verildi. Arkadaþlarýmýzýn cezaevinde suçsuz bir þekilde tutulmalarýnýn sürece katkýsý olmayacaktýr. Geliþen süreçte hükümet tarafýndan adýmlarýn atýlmamasý geleceðe dair barýþ umutlarýmýzý kaygýlandýrýyor" dedi. Eylem beþ dakikalýk oturma eylemiyle sona erdi.

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

BU GAZETE BASIN MESLEK ÝLKELERÝNE UYMAYA SÖZ VERMÝÞTÝR. Not: Köþe yazýlarýnýn sorumluluðu, yazarlara aittir.

B

DP Hakkari Ýl Örgütü, Hakkari Belediyesi ve Hakkari Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu'nun ortaklaþa düzenleyeceði 1'inci Berçelan Kültür ve Sanat Festivali'nin hazýrlýklarý baþladý. Festivale katýlacak sanatçý ve konuklarýn davet edilmesi ve festival alanýnýn, gelecek olan misafirlere hazýrlanmasý için belediye bünyesinde kurulan ekipler çalýþmalarýný aralýksýz sürdürüyor. Çalýþmalarý yerinde inceleyen Hakkari Belediye Baþkaný Fadýl Bedirhanoðlu, festival programýna iliþkin bilgi verdi. Bedirhanoðlu, festivalin hazýrlýklarýnýn sona gelindiðini ve festival programýnýn kýsa bir süre içerisinde kamuoyu ile paylaþýlacaðýný söyledi. Daha önceki tarihlerde Berçelan'da festival yapmak istediklerini söyleyen Bedirhaoðlu, bölgede yaþanan yoðun çatýþmalý ortamdan kaynaklý festivalin yapýlamadýðýný ifade etti. Güzellikler tanýtýlacak

"Yýllardýr her yaz Berçelan Festivali'ni yapmak için günler öncesinden hazýrlýklarýmýzý baþlatýyorduk. Ancak bölgede yaþamýný yitiren evlatlarýmýzýn þahadet haberleri üzerine her seferinde iptal ediyorduk" diyen Bedirhanoðlu, geliþen süreç ile oluþan ortamda halkýn hak ettiði güzellikleri yaþatmak adýna yeniden festival hazýrlýklarýna baþladýklarýný söyledi. Bedirhanoðlu, "Sayýn Öcalan tarafýndan baþlatýlan yeni süreci herkese bir ümit verdi ve uzun bir süredir savaþ karþýlýklý bir þekilde durmuþ durumdadýr. Bizler de bu ortamda Berçelan Festivali'nin birincisini düzenlemem kararý aldýk. 3 yýldýr bu tür organizasyonlarý yapmasý için belediyemizin bünyesinde kurduðumuz Feqiyê Teyran Kültür ve Sanat Merkezimizin yapacaðý ilk festivaldir. Festivalimiz þu anda içinde bulunduðumuz ve cenneti andýran Berçelan yaylasýnda yapýlacak. Kendisini Hakkari dostu olarak gören, yüreði Hakkarililerle birlikte olan ve bu festivalde bu cennet parçasý yaylamýzda bizlerle birlikte olmak isteyen ve en önemlisi iki gün boyunca ayný anda bahar ve kýþý birlikte yaþamak isteyen bütün Hakkarili ve dostlarýný buraya davet ediyoruz" dedi. 28 Haziran'da baþlayacak 1'inci Berçelan Kültür ve Sanat Festivali programýnýn 28 Haziran günü saat 13.00'de Hakkari Þehir Stadý'ndan belediye önüne kadar davul ve zurnalar eþliðinde yapýlacak yürüyüþ ile baþlayacaðýný belirten Bedirhanoðlu, þunlarý söyledi: "28 Haziran günü kentte baþlayacak festivalimiz 2930 Haziran günlerinde de Berçelan yaylasýnda devam edecek. Festivalimizde deðiþik etkinlik ve panellerle birlikte iki büyük konserle de süslenecektir. Ýlki Berçelan yaylasýnda 29 Haziran günü büyük bir konserimiz olacak. Ýkinci konserimizde 30 Haziran akþamý kent merkezinde belediye önünde olacak. Çalýþmalarýn hýzlý ve aksatmadan yürütmek amacýyla komisyonlarýmýzý oluþturduk. Bu günden itibaren bütün hazýrlýklarýn startý verildi. Bir daha eski acýlarýn yaþanmamak üzere Berçelan'da son noktayý koymak istiyoruz. Bütün dostlarýmýzý barýþýn vesilesi olmasý dilekleri ile kutlayacaðýmýz festivalimize davet ediyoruz." (DÝHA)

Þenyayla eski günlerine kavuþuyor

Sur Özel Güvenlik ve Eðitim Hizmetleri Ltd. Þti.’den almýþ olduðum silahsýz özel güvenlik sertifikamý kaybettim.Hükümsüzdür Rýdvan Akboða

YIL: 13 SAYI: 4305 Ýmtiyaz Sahibi: Diyar Medya Matbaacýlýk Rek. Eðt. San.Tic. Ltd Þti. Adýna Tüzel Kiþi Ömer Serdar ÇÝMEN Genel Yayýn Yönetmeni Mürsel ACAY Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Berat ASLAN Yazý iþleri Müdürü Muhittin TALAY Sayfa ve Ýnternet Editörü A.Baran ÇÝMEN Yayýn Türü Bölgesel süreli yayýn Ýdare ve Haber Merkezi Adresi: Gevran Cad. Yunus Emre Apt. Kat:1 No:2 Tel: 0412.228 55 53 - 228 65 53 Basýldýðý Yer: Stadyum Altý Kuzey Kale Arkasý YENÝÞEHÝR/DÝYARBAKIR e-posta: olayhaber@hotmail.com

Berçelan'da festival hazýrlýðý

Muþ'un Kýzýlaðaç Beldesi'ne baðlý Þenyayla'da yýllar sonra ilk inþaatýn temeli atýldý. 1993 yýlýnda Þenyayla'dan çýkarýldýðýný ifade eden Abdulkadir Öztürk, "Yýllardýr bu süreci bekliyoruz, hasret kaldýk" dedi.

1

990'lý yýllarda boþaltýlan köy ve yaylalar, çözüm süreci ile birlikte yurttaþlarýn akýnýna uðruyor. Yýllar sonra köy ve yaylalarýna dönme olanaðý elde eden yurttaþlar, evlerini yeniden kurmaya baþladý. Kendi imkanlarýyla Muþ'un Kýzýlaðaç Beldesi'ne baðlý Þenyayla'da ev yapýmýna baþlayan Abdulkadir Öztürk, 1990'lý yýllarda Þenyayla'da birçok evin olduðunu, evlerin

devlet zoruyla boþaltýldýðýný söyledi. 1993 yýlýnda Þenyayla'ya ikinci kez askerler tarafýndan operasyon yapýldýðýný belirten Öztürk, "Bu operasyonda da köylerimizi ve yaylalarýmýzý terk etmemizi istediler, aksi takdirde yakýp yýkacaklarýný söylediler ve bizi göçe zorladýlar. 20 yýl aradan sonra geri döndük ve inþaata baþladýk, umarým bana katýlan diðer köylüler de olur" þeklinde konuþtu.

'Evlerimizi yakýp yýktýlar' Devlet tarafýndan köylerinin boþaltýldýðý ve yakýldýðýný ifade eden Öztürk, "90'lý yýllarda Þenyayla'da çok sayýda ev vardý ve þenlik vardý diyebiliriz. 93 yýlýnda askeri operasyonlar baþladý. Daðlara askeri sevkiy-

atlar yapýldý. 93 döneminde Muþ'tan askeri birlikler Þenyayla'ya giremiyordu. Bolu tugayý askerleri gelmiþti. Yaklaþýk 8 bin askerle Þenyayla'ya girdiler. Þenyayla'daki bütün evleri boþaltýp, hepsini yakýp yýktýlar. Göç etmek zorunda kaldýk. Operasyon bu bölgeye girdikten sonra talan edilmeye baþlandý. Hayvanlarýmýz elimizden alýndý, kalanlarý da eðer fiyatý 500 TL ise 100 TL'ye veriyorduk. Canýmýzý kurtarmak istedik, tek temennimiz oydu. Talan edildik. Hep zarara uðratýldýk. Devlet bunun hesabýný nasýl verecek. Vicdandan bahsediyoruz fakat devlette vicdan ne arar? Her birimiz ayrý memleketlere gittik. Muþ, Ýzmir, Bursa, Diyarbakýr, sayamayacaðým birçok þehre göç ettiler" ifadelerini kullandý.

'Eskisi gibi þen olmak istiyoruz' Çözüm sürecinin baþlamasýyla beraber bölgeden göç eden birçok yurttaþýn geri döndüðünü aktaran Öztürk, sözlerini þöyle noktaladý: "Yýllardýr bu süreci bekliyoruz, hasret kaldýk. Þenyayla bu süreçle beraber eski þenliðine kavuþtu. Ben de burada inþaat yapýyorum. Elektriðimizi ve suyumuzu da getireceðiz. Buralar eskisi gibi þenlenecektir. Bizim temennimiz odur." (DÝHA)

D

Yazla gelen göz hastalýklarýna dikkat

iyarbakýr'ýn Çermik Ýlçe Devlet Hastanesi'nde görevli Göz Hastalýklarý Uzmaný Op. Dr. Fatih Coþkun, yazla gelen göz hastalýklarý, alerjileri, korunma tedbirleri ve yollarý ile ilgili bilgiler verdi. Op. Dr. Fatih Coþkun, yaz mevsiminde en çok rastladýklarý hastalýklardan iki tanesinin gözdeki alerji ve göz kuruluðu olduðuna dikkat çekerek, bahar nezlesi hastalýðýna çok rastladýklarýný söyledi. Op. Dr. Coþkun, "Gözdeki alerjilerde ve nezlede halkýn en çok dikkat etmesi gereken þeylerden bir tanesi 11.00 ile 16.00 saatleri arasýnda dýþarý çýkmamasýdýr. Çýksalar bile mutlaka güneþ gözlükleri kullanmalarý gerekir. Aðaçlar ve bitkilerle çok fazla temaslarý olmamasý gerekir" dedi. Göz alerjisi olanlarýn mutlaka güneþ gözlüðü kullanmasý gerektiðinin altýný çizen Coþkun, gözlük alýrken sahte gözlüklerden kaçýnýlmasý ve sertifikalý gözlüklerin kullanýlmasý gerektiðini ifade etti. Coþkun, bahar ve yaz aylarýyla birlikte artan göz alerjisi, gözde kaþýnma, göz kýzarýklýðý, sulanma ve çapaklanma durumunda hastalarýn mutlaka göz hekimine muayene olmalarý gerektiðine dikkat çekerek, ihmalkar davranmamalarýný istedi.


HABER

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

5

Þeyh Said Dicle’de anýlacak

Þeyh Said ve Dava Arkadaþlarýný Anma Platformu, anma programlarýnýn startýný bugün direniþin baþladýðý yer olan Diyarbakýr'ýn Dicle ilçesinde verecek. D

emokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüðünde kurulan Þeyh Said ve Dava Arkadaþlarýný Anma Platformu, etkinliklerine bugün Dicle (Piran) ilçesinde gerçekleþtirecekleri anma ile baþlayacak. 29 Haziran 1925 tarihinde Daðkapý Meydaný'na idam edilen Þeyh Said ve 46 arkadaþýný anmak amacýyla kurulan platform, bu çerçevede 28 Haziran'a kadar anma etkinliklerini sürdürecek. DTK Ýnanç Komisyonu üyesi Fevzi Köz, Kürt halkýnýn yüzyýllardýr ret edilen kimliðine ve inancýna karþý 13 Þubat 1925 tarihinde bir direniþ baþlatan Þeyh Said ve arkadaþlarýný,n Kürt halkýnýn tarihinde çok önemli bir yere sahip olduðunu söyledi.

28 Haziran'a kadar sürecek Bu kapsamda gerçekleþtirilecek olan anma etkinlikleri ile Þeyh Said'i ve arkadaþlarýnýn mücadelesinin unutulmadýðýný bir kez daha göstereceklerini

kaydeden Köz, "Gerçekleþtireceðimiz anma bir bütün Kürt halkýnýn tarihini anmak olacak. Kürt tarihinin anmasý barýþa yönelik, güzelliðe yönelik, paylaþýma yönelik insanlýða yönelik bir etkinlik olacak. Bu anmanýn halklar arasý bir barýþa vesile olmasýný diliyoruz. Amacýmýz anýlarýna her yönüyle sahip çýkarak onlarý yaþatmaktýr. Bununla beraber anýlarýnýn bir mücadele anlamýyla da yaþatýlmasý gerekir. Bu kapsamda anma etkinliklerinin startýný bugün Piran'da veriyoruz. 28 Haziran'a kadar da tüm il ve ilçelerimizde de farklý etkinliklerle anma programlarý gerçekleþtirilecek" dedi. Köz, son olarak baþta yarýn Dicle'de gerçekleþecek olan anma etkinliði olmak üzere sonrasýnda düzenlenecek etkinliklere güçlü bir katýlýmda bulunulmasý yönünde çaðrý yaptý.

Anma etkinlikleri Baþta Diyarbakýr olmak üzere bölgenin birçok il ve ilçe merkezinde gerçek-

leþtirilecek olan anmalarýn en önemlisi ise, 21 ve 28 Haziran tarihlerinde Diyarbakýr'da gerçekleþtirilecek. Þeyh Said ve arkadaþlarýnýn direniþinin baþladýðý yer olan Dicle ilçesindeki anma Cuma namazýnýn ardýndan okunacak mevlüt ile baþlayacak. Þeyh Said'e atfen konuþmalarýn yapýlacaðý anmada, sinevizyon gösterimi ve basýn açýklamasý da yapýlacak. Þeyh Said ve arkadaþlarýnýn idam edildiði Daðkapý Meydaný'nda 28 Haziran'da gerçekleþecek anma programýnda ise, Cuma namazý sonrasýnda mevlüt okutularak, basýn açýklamasý gerçekleþtirilecek. Ayný gün akþam saatlerinde ise sinevizyon, kaside, ilahi ve konuþmalarýn yer aldýðý bir anma programý gerçekleþtirilecek. Dicle'de gerçekleþecek anma programýna katýlmak isteyenler için bugün Baðlar ilçesinde bulunan Dicleliler Yasevi önünde saat 10.00'da araç kaldýrýlacak. (DÝHA)

Baðlar'da kadýn toplantýsý D

iyarbakýr'ýn Baðlar Ýlçe Belediyesi, Kardelen Kadýn Evi Mevlana Halit Þubesi'nde kadýnlarla toplantý gerçekleþtirdi. Toplantýya Belediye Baþkaný Yüksel Baran, BDP Baðlar Ýlçe Eþ Baþkaný Nezahet Ülker, Baðlar Belediye Baþkan Yardýmcýsý Sema Koç, Kardelen Kadýn Evi Koordinatörü Mukaddes Alataþ ve mahalleli kadýnlar katýldý. Toplantýda konuþan Belediye Baþkaný Yüksel Baran, kadýnlarýn dayanýþma gücünü çok önemsediklerini belirtti. Kadýnlarýn yaþadýðý sorunlarý ele alan Baran, bu tür sorunlarýn aþýlmasý için belediye olarak kadýnlara yönelik yaptýklarý projeler ve açtýklarý kadýn merkezleri ile bu sorunlarý en aza indirmeye çalýþtýklarýný söyledi. Baðlar Belediyesi tarafýndan gerçekleþtirilen kadýn çalýþmalarýný slayt eþliðinde anlatan Baran, kadýn merkezlerindeki eðitimler sayesinde birçok kadýnýn sertifika-diploma sahibi olduðunu ve çalýþmak isteyen

Çermik'te kan baðýþý kampanyasý

ürk Kýzýlay'ý Diyarbakýr Kan Merkezi, Çermik ilçesinde kan baðýþý kampanyasý düzenledi. Çermik Kýzýlay Þube Baþkaný Gýyasettin Temel, 'Kan acil deðil, sürekli ihtiyaçtýr' sloganýyla ilçede kan baðýþý kampanyasý düzenlendiðini söyledi. Temel, ilçe halkýnýn kan verme konusunda duyarlý olduðunu kaydetti. Çermik Belediyesi önünde Diyarbakýr Kýzýlay Kan Merkezi'ne ait mobil kan baðýþý toplama TIR'ýnýn, gün boyu kan baðýþýnda bulunan vatandaþlardan kan aldýðýný belirten Temel, gün boyunca 70 ünite kan baðýþý toplandýðýný dile getirdi. Kan baðýþýnýn gün boyu sürdüðünü ve Çermikli vatandaþlarýn yoðun ilgi gösterdiðini dile getiren Diyarbakýr Kýzýlay Kan Merkezi doktoru Adnan Küçüker ise, kan baðýþý toplama TIR'ýnda 7 personelle Güneydoðu Anadolu Bölgesi'ndeki 7 il ve ilçelerini dolaþarak kampanya düzenlediklerini söyledi. Dr. Adnan Küçüker, kan vermenin kiþinin kendi saðlýðý için faydalý olduðu gibi baþka insanlarýn hayatlarýný kurtarmak için de önemli olduðunu belirtti.

Baran, "Kadýn evlerimizde baþta meslek eðitimleri olmak üzere baðlama, piyano ve ses eðitimi, biçki-dikiþ, kuaförlük, bilgisayar, Kürtçe okuma-yazma, sosyal ve kültürel çalýþmalarýn yaný sýra panel, seminer eðitimleri ile kadýn ve çocuklara yönelik saðlýk eðitimlerini veriyoruz. Geçen yýl kadýnlarýn eðitim, evlilik, þiddet, saðlýk ve anadil gibi konularda yaþadýklarý sýkýntýyý tespit ederek, þiddet oranýný ölçmek amacýyla 'Diyarbakýr'daki 16 yaþ ve üstü kadýn profilini' bir araþtýrma sonucunda ortaya çýkardýk. Yapýlan araþtýrmanýn sonucunda çarpýcý bilgilere ulaþtýk. Bu araþtýrma neticesinde kadýnlar için belediye olarak sýðýnma evi açtýk. Þiddet gören kadýnlarýmýzý sýðýnma evinde koruma altýna alýyoruz. Kadýnlara yöne-

Kurulduðu günden bu yana dezavantajlý çocuklara eðitimde fýrsat eþitliði saðlayan Ferzad Kemanger Eðitim Destek Evi ve Baðlar Belediyesi Eðitim Destek Evlerinin öðrencilerden büyük ilgi gördüðünü kaydeden Baran, Ferzad Kemanger Eðitim Destek Evi'nin yüzde 75'inin kýz öðrencilerden oluþtuðuna dikkat çekti. Baran'ýn ardýndan söz alan BDP Baðlar Ýlçe Eþ Baþkaný Nezahet Ülker de, kadýnlarýn sürece dahil olmasý gerektiðini belirterek, fuhuþ, uyuþturucu ve tacizlere karþý yapýlacak olan yürüyüþe kadýnlarý davet ettiklerini söyledi. Konuþmalarýn ardýndan toplantý Kardelen Kadýn Evi müzik ekibi tarafýndan verilen mini konserle son buldu.

Fýrsat eþitsizliði ortadan kalkýyor

Yoksullukla Mücadele Derneði kuruldu

B

T

Araþtýrmada çarpýcý sonuç

lik þiddet ihtimali ortadan kalktýktan sonra gereken yerlere yönlendiriyoruz" dedi.

kadýnlarýn rahatlýkla iþ bulabildiklerini aktardý.

ingöl'de "Ýlk Umut Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkýnma Derneði" düzenlenen basýn toplantýsýyla ilan edildi. Dernek faaliyetleri hakkýnda bilgi veren Yönetim Kurulu Baþkaný Cihat Yýldýrým, yoksullukla mücadeleyi temel hedef aldýklarýný belirtti. Yýldýrým, "Hedefimiz, ulusal ve uluslar arasý kurumlarla iþbirliði içinde olmak, yoksulluðun ortadan kaldýrýlmasý için küresel düzeyde belirlenen hedeflerin yerel düzeyde gerçekleþtirilmesine yönelik çalýþmalar yapmak. Bu kapsamda merkezi hükümetin ve yerel yönetimlerin yaný sýra sivil toplumun bu mücadeleye katýlýmýný saðlamak ve bir bütün olarak Türkiye toplumunu yoksullukla mücadele konusunda duyarlý hale getirmektir" dedi.

Gýda Bankasý kurulacak Yoksulluðun tüketilmesi ve sürdürülebilir kalkýn-

maya katký sunacak çalýþmalar yapmayý amaç edindiklerini belirten Yýldýrým, "Toplumsal yardýmlaþma ve dayanýþmayý geliþtirmek, ihtiyaç sahibi yoksul yurttaþlara gýda, giyim, saðlýk, eðitim, yakacak, barýnma gibi hususlarda her türlü yardýmda bulunmak amacýyla kurucular kurulu üyeleri ile bir araya geldik. 'Ýlk Umut Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkýnma Derneði'ni kurmuþ bulunmaktayýz. Derneðimiz, aile içerisinde çalýþma ihtimali bulunmayan veya hayatýný iademe ettirecek düzeyde maddi kaynaklara ulaþma imkaný olmayan aileleri hedef kitle olarak belirlemiþtir. Derneðimiz, belirlenen ailelere insan onuruna uygun yöntemlerle ulaþmayý hedeflemektedir. Bu çerçevede ilk etapta belirlenen ailelere kuracaðýmýz gýda bankasý yoluyla her ay düzenli olarak gýda yardýmý yapýlacaktýr" þeklinde konuþtu.

Halkla bütünleþen belediye

S

iirt Belediye yönetimi, esnaf ve halkýn sorunlarýný yerinde tespit etmek, yapýlan ve yapýlacak olan hizmetler için görüþ alýþ veriþinde bulunmak amacýyla esnaf ve halk ziyaretlerini sürdürüyor. Ziyaretler kapsamýnda Baþkan Selim Sadak, Baþkan Yardýmcýlarý, Meclis üyeleri ve birim amirleri, Doðan ve Batý mahallelerinde bulunan esnaf ve yurttaþlarý ziyaret etti. Sadak ve beraberindekiler, ziyaret kapsamýnda ilk olarak Doðan Mahallesi'nde bulunan Mithat Öktüren, Veysi Oran ve Zekeriya Çelik caddelerinde bulunan esnaf ve vatandaþlarla buluþtu. Ardýndan Batý Mahallesi'nde bulunan 913 sokak ve Tarihi Þeyler Çarþýsý'ný ziyaret eden belediye yönetimi, son olarak Cumhuriyet Caddesi üzerindeki esnaflarla buluþtu. Sadak ve beraberindekiler, ziyaret süresince esnaf ve yurttaþlarýn sorunlarýný dinleyerek, belediye bünyesinde yapýlan ve yapýlacak olan hizmetler konusunda görüþ alýþ veriþinde bulundu. Ziyaretlerin, kenttin diðer mahallelerinde devam edeceði belirtildi. Misbah YILMAZ


6

EKONOMÝ

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Kulp'ta Ýpek böcekçiliði geliþiyor

Birinci Bursa geri býrakýldý Osmanlý döneminde önemli ipek böcekçiliði merkezi olan Diyarbakýr'ýn Kulp ilçesi, 100 yýl sonra eski günlerine kavuþarak ilk sýrada olan Bursa'yý geride býraktý. yetiþtiricilik yapmaya baþladý.

13 yýldan bu yana yetiþtiriyorlar

Ç

atýþmalarýn yaþandýðý daðlarda üretilen yýlda 53 ton yaþ koza yörede yaklaþýk bin aileye istihdama saðlýyor. Bölgedeki çatýþmalar ve Çin'den gelen ucuz koza nedeniyle ipek böcekçiliði üretiminde son 20 yýlda hýzla düþüþ yaþandý. Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý, Diyarbakýr Valiliði, Koza Birlik ve yerel kurumlarýn katkýlarýyla 13 yýl önce Kulp ilçesinde 5 çiftçinin evinde baþlatýlan ipek böcekçiliði kapsamýnda, 900 çiftçi

D

sektörde istihdam edildi. Çözüm süreci öncesi þiddetli çatýþmalarýn yaþandýðý dað köylerinde 100 bin dut aðacýnýn daðýtýlmasýndan sonra üretilen ipek böcekçiliði, Kulp'u kozasýndan çýkardý. Bölgede sektörün geliþmesi üzerine Silvan, Hazro, Lice, Batman'ýn Sason ve Bingöl'de ipek böcekçiliði yapýlmaya baþlandý. Bölgede yaþanan olaylar nedeniyle 1990'lý yýllarda göç eden birçok aile, ipekböce��i üretim döneminde mevsimsel dönüþ yaparak

Dolu tarla ve bahçeleri vurdu

iyarbakýr'ýn Dicle ilçesine baðlý Kaygýsýz Beldesi'nde etkili olan dolu yaðýþý birçok tarla, bað ve bahçeye zarar verdi. Tarla ve bahçeleri zarar gören yurttaþlar, maðduriyetlerinin giderilmesini istiyor. Dicle ilçesinde önceki gün etkili olan dolu yaðýþý, Kaygýsýz Beldesi'nde tarla, bað ve bahçeleri vurdu. Ceviz büyüklüðündeki dolu, beldede bulunan birçok arpa ve buðday tarlasýný kullanýlamaz hale getirirdi. Dicle Tarým Müdürlüðü'nün yaptýðý incelemelerin ardýndan, beldede bulunan birçok tarlanýn yüzde 90 oranýnda zarar gördüðü tespit edildi. Belde halký ise bu zararýn karþýlanmasý için beldenin afet bölgesi ilan edilmesini istiyor. Etkili olan dolu yaðýþýnýn tam bir felaket olduðunu dile getiren yurttaþlar, "Hayatýmýz boyunca böyle bir dolu görmedik. Bu bir felaketti. Saatlerce evlerimizden çýkamadýk. Maddi anlamda çok zarar gördük. Varýmýz yoðumuz bu tarlalardý. Onlarý da dolu vurdu. Þu an tek isteðimiz zararýmýzýn karþýlanmasýdýr" dediler. 'Acil yardým istiyoruz'

Zararlarýnýn giderilebilmesi için halkýn dilekçelere sarýldýðýný dile getiren Kaygýsýz Belde Belediye Baþkaný Mehmet Salýk, "1990'larda yapýlan köy boþaltmalarý nedeniyle beldemizi terk ettik. Sonradan bir umutla geri geldik. Maddi ve manevi anlamda periþan olduk. Tek geçim kaynaðýmýz olan tarlarýmýzdan ise doðal afetler nedeniyle hiçbir þey kalmadý. Bu yüzden acilen burasý doðal afet bölgesi ilan edilmelidir. Ýnsanlarýmýza gerekli desteðin saðlanmasý gerekir. Çünkü insanlarýmýz burada periþandýr. Bu kadar nüfus, bu tarlalardan gelecek ürünü bekliyordu. O da yok artýk. Acil yardým istiyoruz" diyerek, içinde bulunduklarý durumu özetledi. (DÝHA)

ÝÞKUR'dan 310 bin kiþiye iþ T

ürkiye Ýþ Kurumu, yýlýn ilk beþ ayýnda 310 bin kiþiyi iþe yerleþtirdi. Ocak-Mayýs döneminde iþ bulmak amacýyla ÝÞKUR'a 1 milyon 70 bin kiþi baþvurdu. Bu dönemde ÝÞKUR da özel sektör ve kamudan 570 bin kiþilik açýk iþ kaydý aldý. Deðerlendirmeler sonrasýnda beþ ayda iþe yerleþtirilenlerin sayýsý 310 bin kiþi oldu. Ýþe yerleþtirilenlerin yüzde 85'i özel sektörde çalýþmaya baþladý. ÝÞKUR, beþ ayda, 65 bin'i kadýn olmak üzere 140 bin kiþiye de meslek edindirme kursu verdi.

Olaylar nedeniyle daha önce herhangi bir iþ yapmayan köylüler, son 13 yýldan buyana ipek böcekçiliði yetiþtiriciliðini yapýyor. Yýlýn 45 gününü dut yapraklarý ile 3 öðün böcekleri besleyen çiftçiler, bunun karþýlýðýnda 3 ila 5 bin lira arasýnda kazanç elde ediyor. Akderek Köyü'nde ipek böceði yetiþtiriciliðini yapan 64 yaþýndaki Veli Tutuþ, geçimlerini böcekler sayesinde yaptýklarýný kaydederek, ipek böcekçiliði için evinin odalarýný döþediðini ve 6 nüfuslu ailesi ile çadýrda yaþadýðýný söyledi. Tutuþ, "Devletin üreticilere verdiði kilo baþýna 24 TL desteðin 40 liraya çýkarýlmasýný istiyoruz. 6 nüfus ile iki odalý evde yaþýyordum. Ancak böcekleri beslemek için çadýr kurup evi üretim merkezi yaptým. 45 gün boyunca gözümüzü kýrpmadan çocuðumuz gibi bakýyoruz. Havasýna, beslenmesine özenle dikkat ediyoruz. Destek almamýz halinde daha modern þartlarda üretim yapmak istiyoruz" dedi.

Türkiye'nin ilk entegre tesisi Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Ýl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, Aðaçlý Köyü'nde 48 dönüm arazi üzerinde, kozayý ham haliyle alarak çekim,

büküm ve boyamayý yapabilen Türkiye'nin ilk entegre tesisinin kurulduðunu kaydetti. Bunun yaný sýra Kulp'ta yaþ koza üretilmesi ile birlikte el sanatlarý dokuma atölyelerinin de açýlmaya baþlandýðýný aktaran Atalar, bütün bunlarýn terör bittiði takdirde bölgenin nasýl bir hal alacaðýnýn göstergesi

olduðunu söyledi. Atalar, "Halk eðitim merkezlerinde kurs gören 35 genç kýz 3 ayrý atölyede istihdam ediliyor. Kýzlarýn atölyelerde el emeði göz nuru ile ürettiði organik, kravat, puþu ve þallar Kulp'un Kürtçe ismi olan 'Pasuri' markasý ile yurt içi ve yurt dýþýnda pazarlanýyor" þeklinde konuþtu.

Vali çilek topladý

B

itlis'in Ahlat ilçesinde tarlalarý gezen Bitlis Valisi Veysel Yurdakul, örnek bahçede çilek topladý. Ýlçeye baðlý Saka, Taþharman ve Serinbayýr köylerinde incelemelerde bulunan Vali Yurdakul, muhtarlardan köy hakkýnda bilgi aldý. Köylerdeki gezi ve incelemelerinin ardýndan ilçe merkezinde bulunan çilek bahçesini gezen Vali, bahçe sahibi Mustafa Altaþ'tan yetiþtirdiði çilekler hakkýnda bilgi aldý. Vali Yurdakul, burada yetiþtirilen çileklerin oldukça güzel olduðunu belirterek, bu çilek bahçesinin örnek teþkil ettiðini söyledi. Vali Yurdakul, "Örnek bir çiftçimiz tarafýndan 5 dekarlýk bir alanda bulunan çilek bahçesindeyiz. Valiliðimizce 10 bin TL'lik bir katký saðlanmýþtýr. Ayný zamanda Ýlçe Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü, Ahlat Ziraat Odasý tarafýndan da katký saðlanarak takip edilen bir bahçemizdir. Özellikle bölge çiftçilerine örnek olmasýný düþündüðümüz demonstrasyon bir alan" dedi.

Örnek uygulama Bölgemizde sadece Ahlat'ta deðil, tüm ilçelerde ürün modelini, ürün desenini, katma deðeri, inovasyonu ve kilo baþýný artýrýcý yönde tedbirler almak istediklerini söyleyen Vali Yurdakul, "Burada bulunan bu örnek uygulamada hakikaten çok güzel olmuþ. Özellikle bu faaliyeti yapmak isteyen potansiyelin, çiftçilerimizin gelip görmeleri gereken bir alandýr. Bu gibi demonstrasyon alanlarýnýn ilimizde artýrýlmasýný arkadaþlardan rica ediyorum. Çünkü bizim çiftçilerimiz gözleriyle görmeden, dokunmadan, tadýna bakmadan teorik olarak ne kadar anlatýrsak anlatalým tatmin olmazlar. Bu nedenle burasý çok güzel örnek teþkil eden bir yer olmuþ. Buradaki çalýþmalarda emeði geçen Ahlat ilçe kaymakamýný, çiftçimizi, Ahlat Ýlçe Gýda Tarým ve Hayvancýlýk müdürümüzü, Ahlat Ziraat Odasý baþkanýmýzý, burada çalýþan ziraat mühendisi arkadaþlarý ve buraya emek veren herkesi tebrik ediyorum" þeklinde konuþtu.

Týrpancýlara yaðmur engeli Her yýl ot biçim mevsiminde Erzurum'un ilçe ve köylerinden Muþ'un Varto ilçesine giderek ot biçerek para kazanan vatandaþlar, yaðmur sebebiyle iþ bulamadýklarýný söylediler.

Ý

lçede üç günden beri yaðan yaðmur nedeniyle otlar biçilemiyor. Erzurum'dan Varto ilçesine ot biçmek için giden vatandaþlar, yaðmurlar nedeniyle iþ bulamadýklarýný belirtti. Ot biçmek için Varto'ya geldiklerini ifade eden Yusuf Bolyurt isimli vatandaþ, "Erzurum il ve ilçesinde otlar Varto'ya oranla bir ay geç biçiliyor. Bu sebeple biz de her yýl bir ay Varto'ya gelip ot biçerek para kazanýyoruz. Erzurum'da ot biçme mevsimi geldiði zaman da kendi ilçemize gidip çalýþýyoruz. Bir haftadan beri yaðmurdan yakýnan arazi sahipleri, bizi çalýþtýrmýyor. Geçen yýllarda da Varto'da ýrgat olarak çalýþtým. Geçen yýl çalýþtýðýmýz vatandaþlar, ot yokluðundan yakýnarak bizleri götürmediler. Þimdilik iþsiz kalmýþ

bulunmaktayýz. Geçen yýllara oranla ot çok denecek kadar var. Vatandaþlarda para yok. Kendi ihtiyaçlarýmýzý karþýlamak için Ýstanbul'a gittik. Orada da iþ yoktu. Artýk ihtiyaçlarýmýzý nasýl karþýlayacaðýz bilemiyorum. Ot biçiminde çalýþan bir týrpancýnýn günlük yevmiyesi 50 ila 100 TL arasýndadýr. Ama bu yýl iþ yok" dedi.

Týrpan satýcýlarý da dertli Týrpan satýþlarýnýn yok denecek kadar az olduðunu söyleyen Ercan Özkalkan isimli esnaf ise, "Yaðmurla birlikte bu yýl tüm iþlerin sekteye uðradýðýný görüyoruz. Biz esnaf olarak bu kuraklýktan en çok etkilenen kesim olduðumuz halde hiçbir sýkýntýmýz göz önüne alýnmýyor. Ben geçen yýl bu zamanlarda müthiþ bir þeklide týrpan sattým. Ama bu sene sezon olmasýna raðmen daha bir tane týrpan dahi satamadým. Týrpanlarýmýz genel de Rus ve Ýtalyan týrpanlarý olduðundan vatandaþlar iyidir diye alýyordu. Biz de bu sene yine ayný malý getirdik. Anladýðým kadarýyla hem yaðmurdan dolayý ot biçen yok, hem de vatandaþlarda para olmadýðý için alým gücünün düþtüðünü görüyoruz. Bu nedenle de vatandaþlarýn cebinde para yok diyebiliriz" þeklinde konuþtu.


GÜNCEL

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

7

‘Hiçbir adým atýlmadý’

BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, çözüm sürecinin önünde birtakým engellerin olduðunu söyledi ve ekledi: Süreçle ilgili hükümet þu ana kadar hiçbir adým atmýþ deðil.

P

artisine gerçekleþecek olan katýlým töreni için Batman'a giden Gültan Kýþanak, havalimanýnda BDP Batman Milletvekili Ayla Akat, Belediye Baþkan Vekili Serhat Temel ve partililer tarafýndan karþýladý. Burada çözüm sürecine iliþkin açýklamalarda bulunan Kýþanak, sürecin önünde engellerin olduðunu belirtti. Kýþanak, çözüm sürecinin KCK davalarýnda tutuklu bulunan siyasilere yansýmasý gerektiðini ve bu konuda herhangi bir adýmýn atýlmadýðýný ifade etti. Çözüm sürecinin demokratikleþmeyi öngören, Türkiye'nin anti demokratik yasalarýnýn deðiþtirilmesi, herkesin temel hak ve özgürlüklerini özgürce kullandýðý bir yönetimin inþa edildiði süreç olarak tanýmlandýðýný belirten Kýþanak, "Hepimizin beklentisi budur. Fakat þu ana kadar bu konuda ciddi adýmlar atýlmýþ deðil. Ayrýca bunun iþaretleri de yok ortada, hem Diyarbakýr'da hem Ýstanbul'da KCK adý altýnda açýlmýþ önemli siyasi davalar vardý, bu davalarda arkadaþlarýmýz 3-4 yýldýr hukuksuz bir þekilde tutuklular, böyle bir çözüm süreci, barýþ süreci aþladý bunun bu davalara yansýmasý gerekiyordu. Bu konuda herhangi bir adým atýlmadý"

tutuklanan arkadaþlarýmýzýn bir an önce serbest býrakýlmasýný ve savaþa dair yeni planlamalarýn, yaklaþýmlarýnýn durdurulmasýný arzuluyoruz. Hak ihlalleri konusunda da pozitif adýmlarýn atýlmasý gerektiðini bekliyoruz. Bu anlamda tabii ki sürecin önünde birtakým engeller var" diye konuþtu.

Rozetler takýldý

dedi.

'Kaygýlarýmýzý ifade ediyoruz' Kýþanak, burada Uludere kararýný da deðerlendirdi. Roboskili (Gülyazý) ailelere yaklaþýmýn büyük problem olduðunu, katillerin bulunup yargýya teslim edilmediðinin kaygý verici olduðunu belirten Kýþanak, Roboskili ailelere sýnýr ihlali bahanesiyle para

Açýklamanýn ardýndan Kozluk ilçesine baðlý Bekirhan Beldesi'ne geçen Kýþanak, rozet takma törenine katýldý. 2011 yýlýnda AK Parti'den istifa eden Çýtanak ve Demir ailelerine BDP rozeti takan Kýþanak, burada kýsa bir konuþma yaptý. Kýþanak konuþmasýnda, bugünlere gelene kadar zor günler geçirdiklerini, bedeller ödediklerini ama özgürlük yürüyüþünden vazgeçmediklerini söyledi. Çözüm ve barýþ sürecinin yaþandýðýný, bu sürece gelinene kadar beraber býkmadan usanmadan mücadele ettiklerini ifade eden Kýþanak, "Direndik ve müzakere masasýný kurduk. Direnen halkýmýz kutluyorum. Gerilla büyük bir fedakarlýk yaparak, tarihi bir karar alarak, çözüm için barýþ için bir yürüyüþ baþlattý. Bu tarihi adým halkýmýzýn görevlerini ve

cezalarýnýn verildiðini öne sürdü. Ayrýca bölgedeki karakol yapýmlarýnýn inþaatlarýnýn devam etmesi, korucu alýmlarýnýn devam etmesinin de büyük problemler olduðunu aktaran Kýþanak, "Bütün bunlar aslýnda hükümetin tasarrufunda olan yanlýþlardýr. Bunlara dair kaygýlarýmýzý ifade diyoruz. Bu yanlýþlardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiðini, bu siyasi soykýrým operasyonlarýnda

sorumluluðunu da artýran bir adýmdýr. Öcalan bu hamleyi baþlatýrken halka, gençlere, kadýnlara güvenerek baþlattý. Ben halka inanýyorum" dedi.

'Siyasetin gerillasýyýz' Bu süreçte hükümete ve devlete büyük görevler ve sorumluluklar düþtüðünü, hükümete düþen görevin demokratik siyasetin önündeki bütün engelleri kaldýrmak olduðunu belirten Kýþanak, "Tüm siyasi tutsaklar halklarýnýn yanýna dönmesi lazým. Cezaevlerinin kapýlarýnýn açýlmasý gerekiyor. Kürt halký fedakarlýk yaptý. Kürt halký ilk adýmlarý attý. Kürt halký 'barýþ için çözüm için hazýrým' dedi. Barýþ için gerilla tarihi bir yürüyüþ baþlattý. Tarih bir karar aldý. Bu kararýn arkasýnda büyük bir samimiyetle duruyor. Þimdi hükümetin kalýcý barýþ için, gerçek çözüm için Kürt halkýnýn haklarýný kabul etmesinin zamanýdýr. Sizler buradasýnýz, bizler buradayýz. Hep beraber þunu söylüyoruz; Bizler demokratik siyasetin gerillasýyýz. Þimdiye kadar zulümlerin en büyüklerini yaþadýk. Artýk bu zulme son vermenin zamaný gelmiþtir" ifadelerini kullandý.

Geri dönüþler için çözüm önerileri Van GÖÇ-D DER, bölgede zorunlu göçe tabi tutulan vatandaþlarýn köylerine geri dönüþü için hazýr ladýðý çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaþtý.

köyün boþaltýldýðýný ve 4 milyondan fazla insanýn zorla göçe tabi tutulduðunu söyledi. 1987 ve sonrasýnda Kürtlere dayatýlan zorunlu göçün toplumsal dokunun zedelenmesine neden olduðunu aktaran Hündür, iç barýþ ve huzur ortamýnýn tahrip edildiðini belirtti.

'Göçzedeler travma yaþýyor'

Hiçbir tedbir alýnmadan metropollerin varoþ semtlerine sürülen milyonlarca insanýn ekonomik anlamda çöktüðünü ve kentlerin an GÖÇ-DER, göç haftasý nedeniyle yoksul yüzü ile karþý karþýya kaldýðýný ifade kentin Cumhuriyet Caddesi üzerinde eden Hündür, "Bugünün Türkiye'sinde bulunan Sanat Sokaðý'nda kurulan çadýr kentler büyük köyler haline gelmiþ ve suç önünde basýn açýklamasý yaptý. Van GÖÇDER Baþkaný Ali Hündür, Þark Islahat Planý oranlarý artmýþtýr. Zorla yerinden ve yurdunile 1943 yýlýnda 2510 sayýlý oluþturulan yasa dan edilenler, göç esnasýnda can ve mal kaybý ve de kötü muameleler ile büyük travkapsamýnda Kürtlerin yaþadýklarý kadim malar yaþadý. Nereye gideceðini bilmeden topraklardan Ege, Marmara, Orta Anadolu ve Trakya bölgelerine sürgün edildiðini dile yaþadýklarý umutsuzluk ve yeni yerleþim yerlerinde karþýlaþtýklarý iþsizlik, yoksulluk, getirdi. Tarihin en büyük Kürt göçünün ise dýþlanma ve ayrýmcýlýk yeni travmalara 1987 yýlýnda OHAL uygulamalarý ile baþlaneden oldu. On binlerce Kürt çocuðu ana yarak 2 binli yýllara kadar devam ettiðini dillerinden yoksul býrakýldý" dedi. kaydeden Hündür, bu süre zarfýnda 4 bin

V

Ahmet AY olayhaber@hotmail.com ahmeda.21@hotmail.com

Hasan Cemal suçlu sensin 'Kedimi Yazdým' demiþti, Biz de tevbe kapýsý kapalý olmadýðý için inanmýþtýk, Meðersem yeni görevinde inandýrýcý olmasý gerekiyormuþ, Bizim güvenimizi kazanmalýymýþ, doðrusu biz de çok iyi niyetliydik güvendik. Ama önce sizlere Batý'nýn korkusunu ve bunun gereði görev daðýlýmýný anlatayým. Batýnýn Türkiye'den korkmasýnýn yeterli gerekçeleri var. Malezya'dan Bosna'ya, Somali'den Makedonya'ya, Filistin'den Doðu Türkistan'a kadar geniþ Ýslam coðrafyasý bu süreci doðru okumuþ ve bu sebeple Türkiye'nin, R. Tayyip Erdoðan'ýn yanýnda yer almýþ. Ýþte bu dayanýþma öteden beri Batý dünyasýný "Türkiye lider ülke oluyor, bu bizim emperyal amaçlarýmýzýn gerçekleþmesini engelliyor. Ekonomik ve siyasi baðýmsýzlýk Türkiye'yi emperyalist amaçlar taþýyan Batý kulübünün tahakkümünden kurtarýyor" diye kara kara düþündürmekteydi. Bu þu demek: Türkiye, 3 asýrdýr batýnýn efendiliðini! baþ göz üstüne kabul eden Ortadoðu'nun bu esaretten kurtulmasýna Tayyip Erdoðan'la örnek oluyor. Tayyip Erdoðan, Ülkesinin Batýya olan ekonomik baðýmlýlýðýný bitiriyor, Ülkesinin siyasi nüfuzunu geniþletiyor,

'Hala yasak bölgeler var' 30 yýlý aþkýn çatýþmalý ortamýn geniþleyerek siyasal bunalýmý derinleþtirdiðine dikkat çeken Hündür, "Seçilmiþ milletvekillerinin halen hapiste olmasý binlerce yerel yönetici ve politikacýnýn KCK adý altýnda uydurma gerekçeler ile tutuklanýp, rehine olarak yýllarca hapishanelerde tutulmasý bu algýnýn en büyük kanýtýdýr. Halen yasak bölge olarak ilan edilen Colemerg'in Çelê ilçesi Ertoþ Beldesi ve 7 köyü, Ergüþ Köyü ve 2 mezrasý, Þiverezan ve 3 mezrasý ve de Beyrut köyleri halen yasak bölge özelliði taþýyan tamamen insansýz alanlardandýr" diye konuþtu.

Çözüm önerileri Devlet zorunlu göç olayýnýn neden ve sonuçlarýný doðru bir biçimde deðerlendirerek, geçmiþi ile yüzleþerek, hükümetler kendi sorumluluðunu kabul etmeli ve zorunlu göç maðdurlarýndan özür dilemelidir. Uluslar arasý yasalarca yasaklanan her türlü mayýnlar yalnýz sýnýr bölgelerde deðil bütün ülke topraklarýnda temi-

Yeni özgün birlik(telik)ler kuruyor, Batýnýn tahakkümünün karþýsýnda duruyor... Bu, yeni bir dünya demek, Bu, Ortadoðu'nun yeniden dirilmesi demek, Bu, Ýslam dünyasýnýn batýya baðýmlýlýðýn azalmasý demek, Bu, petrol ve doðal gazýn sahipleri olan bu ülkelerin Batýya karþý pazarlýk güçlerinin artmasý demek, Yani bu, Batý'nýn daha çok para bulmasý demek, Yani bu, Batý'nýn daha az sömürmesi demek, Yani bu, Batýnýn silaha daha az para ayýrmasý demek, Yani bu, Batý'nýn pornografik kültürüne ve zevkine daha az dolar harcamasý demek, Yani bu, Batý'nýn Ýslam âlemine saygý duymasý demek... Ýþte bu, Batý'yý rahatsýz ediyor, Ýþte bu, Batý'yý çileden çýkarýyor. Ýþte bu, Batý'nýn Türkiye'ye tezgah hazýrlamasýna sebep oluyr. Batý bu karabasaný! görmemek için önce öncü ülke Türkiye'yi zor durumda býrakarak düðmeye deðil, bütün düðmelere-çýtçýtlara bastý. Daha önce hazýrladýklarý derin projelerini Türkiye'de gerçekleþtirmeye baþladý Batý: Paris'te PKK'li 3 Kürt kýzýn öldürülmesine göz yumarak çözüm sürecini zora sokmak için elinden geleni yaptý, þükür tutmadý. Ýmralý görüþmelerini bölük pörçük sýzdýrdý olmadý. Baþbakanýn çalýþma ofisine lavla saldýrttý yemedi,

zlenmeli ve bir daha kullanýlmamak üzere imha edilmeli. Geriye dönüþlerin önündeki engeller kaldýrýlmalý, boþaltýlan yerleþim yerleri yeniden imar edilmeli ve suç örgütüne dönüþen 'köy koruculuk' sistemi derhal kaldýrýlmalý. Þark Islahat Planý gereði adlarý deðiþtirilen köy, kasaba ve kentlerin adlarý iade edilerek, gerekli yasal düzenlemeler yapýlmalý. Devlet, imzaladýðý uluslar arasý sözleþmelere baðlý kalarak 'BM ekonomik sosyal ve kültürel haklar sözleþmesi' gereðini yerine getirmeli. Bunun için zorunlu göç maðdurlarýnýn, eðitim, saðlýk, sosyal güvenlik, çalýþma, yaþam stantlardý ve kültürel yaþama katýlma hakký uluslar arasý hukuk normlarýna uygun hale getirilmeli. Yapýlacak

1 Mayýs tutmadý, Reyhanlý tutmadý, Dhkp-C ve Thkp-C üzerinden mesaj verdi tutmadý, Borsa'dan sýcak para çýkýþý gerçekleþtirdiler tutmadý... En son aðaç kesimi bahanesiyle yapacaðýnýzý sandýðýnýz darbenizi denediniz, Allah'ýn izniyle o da suratýnýza çarpacak. Ama sorun ne biliyor musunuz? Sorun Hasan Cemaller. Sorun, 12 Mart'ý yüzüne gözüne bulaþtýranlarýn bizi tevbe ettiklerine inandýrdýktan sonra aslýna rücû ederek týpký 12 Mart'ta olduðu gibi halkýn iradesine saldýrmalarýdýr. Evet, Sayýn Hasan Cemal sorun sizsiniz, 12 Mart'ýn provokatörü Hasan Cemal, Önce Hasan Cemal'in tövbe ettim dediði 12 Mart dönemindeki provokasyonlarýna bakýn, bir de 42 yýl sonra bugün yazdýklarýna bakýn ayný deðil mi: "TOPLUM POLÝSÝ KIZLARIMIZA ÝÞGAL KUVVETLERÝNÝN YAPMADIÐINI YAPTI!.." Made in Hasan Cemal. O gün Hasan Cemal DEVRÝM'inden, "DÝNSEL ÝRTÝCANIN KARARGÂHI ÝLÝM YAYMA CEMÝYETÝDÝR" derken bugün park eyleminden DEVRÝM çýkarmak isteyen neoHasanlarla o cemiyetin baðrýndan çýkan Tayyip Erdoðan'a diktatör diyor, yani irticacý! "GENÇLÝÐE KARÞI SAVAÞ AÇILDI" diyen o günün Hasan Cemal'i bugün, "baþbakan, CHP'yi çok sert eleþtiriyorsun" diyor. Þu sizin dönem arkadaþlarýnýzdan olmayan dava arkadaþýnýz teröristlerle Þam'ýn katiline ziyarete giden CHP'yi sert

eleþtiriyormuþ öyle mi? Hiçbir sertlik katillerle kol kola olmak kadar sert olamaz, tehdit olamaz. Evet, sorun sizin gibiler Sayýn Hasan Cemal, Hasan Cemal 12 Mart cuntasý için ne yapmýþsa 27 Mayýs 2013'te de aynýsýný yapmamýþ mý? Evet, sayýn Hasan Cemal sorun sensin. Askeri tahrik etmek için o gün yaptýklarýnýzla bugün yazdýklarýnýz arasýnda zerre kadar fark var mý? 7'nizde ne idiyseniz 77'nizde de ayný olduðunuzu gösterdiniz. Demek ki 12 Mart piþmanlýðýn! da bugünler içinmiþ, Ýtibar görmeliymiþsin, Bunun için de baþarýyla gerçekleþtirdiðiniz 12 Mart darbesindeki rolünüzden nedamet duymalýymýþsýnýz, Kendinizi yazmalýymýþsýnýz, kendine kýzmalýymýþsýnýz ki inandýrýcý olsun. Sizsiniz sorun Sayýn Hasan Cemal, siz yeminli aydýnlar sorunsunuz, Ýskilipli'ye, Seyit Rýza'ya, Menderes'e ayný ithamlarda bulundunuz. Hasan Cemal baþbakana "CHP'yi ve CHP'lileri hiç durmadan kýþkýrtýyorsunuz, tek parti döneminde "Camileri ahýr yaptýlar" diyerek, "Ezaný Türkçeye çevirdiler!" diyerek, "Menderes'e idam yolunu açtýlar" diyerek..." Ne yani yalan mý? CHP'nin tek parti döneminde iktidarý iþgal ettiðinde yaptýðý zulümleri genç kuþaklar bilmesin mi? Türkiye'nin hep böyle özgürlükler ülkesi olduðunu mu düþünsün gençler? Yok öyle Sayýn Hasan Cemal, bu gençlik bilecek o zulümleri de sizin darbeciliðinizi de. Ýþte bu yüzden sorun sizsiniz Sayýn

düzenlemeler ile geçmiþ yýllarýn hak kayýplarý da telafi edilecek þekilde olmalýdýr. Toplumsal barýþ için, devlet ile Abdullah Öcalan yapýlan müzakereler sonuç vermeli ve bu sürecin devamý biran önce sorunun çözümü için hýzlandýrýlmalý. (DÝHA) Hasan Cemal. Vallahi biz inananý-inanmayaný, Türk'ü-Kürdü, Sünni-Alevi kardeþçe yaþarýz, yeter ki bizi rahat bakýn. 'Duayen'lik ukalalýðý yapmayýn yeter. Ýþte Hasan Cemal, senin çok iyi bildiðin ve katkýda kusur etmediðin operasyon: "-Türkiye'nin bu çýkýþý ve durdurulmadýðý takdirde bu gidiþatý küresel emperyal denklemi bozacaðý gibi varlýklarý tamamen emperyal odaklarýmýz tarafýndan yönetilen Ýslam ülkelerini akýllarýnda olmayan yeni bir baðýmsýzlýk yoluna itebilir..." Ne yapýyormuþ Türkiye? "Yeni bir baðýmsýzlýk yoluna itebiliyormuþ" Kimi? "Ýslam ülkelerini" Peki, senin Avrupa'nýn buna önlemi neymiþ? "-Son 300 yýldýr hiçbir Ýslam ülkesinin etkin ve aktif olmasýna izin vermeyen emperyal strateji Türkiye'nin de bu insiyatifi ele geçirmesine asla izin veremez." Peki, ne yaparak buna izin veremezmiþ? Hasan Cemal gibilerine darbeciliklerini hatýrlatarak. Týpký þu anda Hasan Cemalin yaptýðý gibi: "Güçlü figürlerden yararlanýlmasý..." Neyi gerektiriyorsa onu yaptýrarak, Mesela CNN int. baþbakanýn milyonlara hitabýný "baþbakan karþýtý eylemler" olarak vermesi hangi aðaçla ilgiliydi? Parayý veren düdüðü çaldýrdý. Mesela Today's Zaman'ýn Metropoll ile yaptýðý gibi. Ya figür bey, iþte böyle Evet, 'þunu iyi bilin ki' sorun sizsiniz Hasan Cemal(ler).


8

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

A k t ü a l i t e

Yatýrým Teþvikleri Zirvesi

Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Teþvik Yasasý'nýn tanýtýmýnýn yapýldýðý Yatýrým Teþvikleri Toplantýsý`nda sadaka taleplerinin olmadýðýný, bölgeler arasý geliþmiþlik farkýnýn ortadan kaldýrýlmasý gerektiðini söyledi. siyasi faturasý ne olursa olsun barýþa yatýrým yapmaktan asla ve asla vazgeçmememiz gerekiyor. Merkezi ile yereli ile sýkýntýlar ne olursa olsun kardeþlik hukukunun, eþitlik hukukunun demokrasinin tesisinden asla vazgeçmememiz gerekiyor" þeklinde konuþtu. Baydemir, Türkün, Kürdün, Arabýn, Lazýn, Sünni'nin, Alevi'nin geleceðinin aydýnlýk olacaðýna inancýnýn tam olduðunu belirterek konuþmasýný tamamladý. Ekonomi Bakaný Zafer Çaðlayan ise konuþmasýna Kürtçe 'hoþ geldiniz' diyerek baþladý. Kendisinin Muþlu olduðunu hatýrlatan Bakan Çaðlayan, toplantýya hesap vermek için geldiðini söyledi. Bakan Çaðlayan, "Ben hesap vermeye geldim. Teþvik sisteminde 1 yýlda yapmýþ olduðumuz sistemle Türkiye nereden nereye geldi onlarý paylaþacaðým. Teþvik sistemi sivil

"Bizim sorunlarýmýzýn anasý bir sorundur. Huzur iþin baþýdýr. Bütün sorunlarýmýzýn kaynaðý tek. O sorun çözüm süreci Türkiye'nin demokratikleþme ve sivilleþme yolu ile Kürt meselesini barýþ içinde çözülmesi bir çok alanda bize yeni ufuklar ve kapýlar açar. Çünkü Diyarbakýr'ýn geride kalmasý bu temel sorunun bir süreci. Diyarbakýr 1920'lerde Türkiye'nin sosyo ekonomik göstergeleri en yüksek iller arasýndaydý. Türkiye'nin insanlarla birbiriyle sorunu yok. Türkiye'nin düzeninin ve sisteminin vatandaþlarýyla sorunu vardýr. Biz cumhuriyet tarihi buyunca bunun ilk 25'ten 85'e kadar bizim sistemimiz içinde bir yara büyüttü. Bir yara geliþtirdi. Bir sorun büyüttü. Yara kapalý ve hissedilmiyordu sadece sýzý var ama görünmüyor. Dünya deðiþti, 85'den itibaren yara 30 yýldýr kanamalý bir þekle büründü. 30 yýllýk kanayan süreç Türkiye ile birlikte Diyarbakýr'ýn kan kaybetmesine neden oldu" þeklinde konuþtu.

"Ticaret tek bir þey ister o da huzur"

S

anayi ve Ticaret Bakaný Zafer Çaðlayan, Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný M. Mehdi Eker, TOBB Baþkaný Rýfat Hisarcýklýoðlu, ekonomi kurmaylarý, bölgenin 15 ilinin ticaret ve sanayi örgütlerinin temsilcileri ile yerel yöneticilerinin katýldýðý Teþvik Yasasý'nýn 6. Bölge tanýtým toplantýsý Diyarbakýr Greenpark Otel'de yapýldý.

sullaþtýrma politikalarý ve son 30 yýllýk çatýþma ortamýnýn yaratmýþ olduðu reel durumla karþý karþýyayýz. Eðer birlikte yaþayacaksak -ki birlikte yaþamak durumundayýz ve birlikte yaþamak arzusundayýz, bunu her fýrsatta ifade ediyoruz- o halde birlikte kalkýnmak durumundayýz. O halde bölgeler arasý geliþmiþlik farkýný ortadan kaldýrmak durumundayýz."

Giden sermayeyi geri çaðýrdý

Ýðneyi ve çuvaldýzý batýrdý

Toplantýnýn ilk açýþ konuþmasýný yapan Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir 9 yýllýk belediye baþkanlýðý dönemi içinde ilk defa bir bakanýn kendisini telefonla arayarak toplantýya davet ederek konuþma yapmasýný istediðini belirterek, Bakan Zafer Çaðlayan'a teþekkür etti ve "Bir coðrafyada kalkýnmanýn gerçekleþebilmesi için merkez ile yerelin iþbirliði þarttýr" dedi. "En büyük yatýrým barýþa yapacaðýmýz yatýrýmdýr" diyen Baydemir, barýþa yapýlan yatýrýmýn hem istihdama, hem de ekonomik ve sosyal kalkýnmaya yansýyacaðýný söyledi. 30 yýllýk badire ve sýkýntýlara raðmen Diyarbakýr'a yatýrým yapan, Organize Sanayi Bölgesi'nde fabrika ve iþletme açanlara teþekkür eden Baydemir, Diyarbakýr'ýn sermayesini alýp ülkenin batýsýna götüren ve büyüten giriþimcileri de Diyarbakýr'a ve bölgeye davet etti. Baydemir, "Artýk yatýrým koþullarý dünden daha iyidir. Bugünkü birlikteliðimiz ve koþullar da yarýnýn koþullarýnýn bugünden daha iyi olmasý içindir. Bunun için çaðrýmý yinelemek istiyorum. Diyarbakýr Ortadoðu'nun en güvenli coðrafyasýdýr. Bugün Diyarbakýr'a gelecek olan bir firma, 5 yýl sonra kendisi ile rekabet edilemeyecek noktada olacaðý iddiasýnda bulunuyorum. Bunun için fýrsatý kaçýrmamak lazým" dedi.

Bölgeler arasý geliþmiþlik farkýnýn ortadan kaldýrýlmasý çabasýnda "ilgili bakanlýklarýn mutlaka bir eþgüdüme ihtiyacý" bulunduðunu ifade eden Baydemir, "Örneðin bir bakanlýðýmýz teþvik yasasýný çýkarýyor, ama diðer bir bakanlýðýmýz bundan bihaber olabiliyor. Bu da yerelde eylem, iþlem ve sürecin týkanmasýna neden olabiliyor" dedi. Konuþmasýnda "Ýðneyi kendine, çuvaldýzý baþkasýna batýr" atasözüne atýf yapan Baydemir, Tarým ve Sanayi Organize Bölgesi'nin Türkiye'de bir ilk olduðunu anýmsatarak, "Öyle bir tasnif yapýldý ki kimi sanayici kendisine tahsis edilen araziyi gazete ilaný ile satýþa çýkarmýþtýr. Allah aþkýna bu günahtýr. Bunu kentimize yapmamamýz gerekir" dedi. Eleþtirilerini "Organize Sanayi Bölgesi'nde 4-5 yýldýr arazi tahsisi olmasýna raðmen çivi çakmayan giriþimcilerimiz var. Bu günahtýr, bu Diyarbakýr'a büyük bir haksýzlýktýr" diyerek sürdüren Baydemir, bu ve benzeri durumlardan, perspektiflerden Diyarbakýr dinamiklerinin uzak durmasý gerektiðini söyledi.

'Sadaka talebimiz yok, farký ortadan kaldýralým' Bir algý sorununa da dikkat çekmek istediðini belirten Baydemir konuþmasýný þöyle sürdürdü:"Bölge dinamikleri kalkýnma perspektifi içinde sadaka istemiyor. Sadakaya hiçbir þekilde talebimiz yok. Ama ayný zamanda bir geri kalmýþ bölgenin destek, dayanýþma talebi de yok. Olan þudur. Bölgemiz ülkemizin en zengin coðrafyasýdýr. Güneþiyle, topraðýyla, suyuyla, mermeriyle, madeniyle, petrolüyle Türkiye'nin en zengin coðrafyasýnýn geri kalmýþlýðýnýn veya bölgeler arasý geliþmiþlik farkýnýn ortadan kaldýrýlmasý çabasýný sarf ediyoruz. Türkiye'nin batý yakasýnda yaþayan kardeþlerimiz bir kez bunu görmesi ve bölgenin bir yük, bir kambur olmadýðýnýn idrakinde olmasý gerekiyor. Peki nedir esas sorun? Esas sorun 70 yýllýk yanlýþ politikalar, hatta yok-

Yerel idareler de krediye ulaþamýyor "Þimdi de çuvaldýza geçmek istiyorum" diyerek merkezi idare uygulamalarýný eleþtiren Baydemir, 500 bin liralýk bir teþvik alan bölgedeki bir giriþimcinin yatýrýmýný gerçekleþtirmek için bankadan kredi almak istediðinde ülkenin batý yakasýndakilerden üç katý fazla teminat istendiðine dikkat çekti. Bursa'da, Kayseri'de ya teminat istenmediðini ya da bir istendiðini, Diyarbakýr, Batman, Þýrnak gibi illerde üç katý teminat istendiðini belirten Baydemir, "Dolayýsýyla devlet bankalarý da dahil olmak üzere bankacýlýk sektörünün de bu teþvik politikasýnýn bir parçasý haline dönüþtürülmesi gerekiyor. Eðer bankacýlýk sektörü bu teþvik politikasýnýn bir parçasý olmazsa bu eksik kalacak ve amacýna geç ulaþacaktýr" dedi. Bu durumun sadece özel sektör için deðil kamu sektörü için de geçerli olduðunu vurgulayan Baydemir, "Teferruatýna girmiyorum; yerel idareler de krediye ulaþmada ciddi sýkýntýlar yaþýyorlar" diye konuþtu. OSB'nin sanki 2. Dünya Savaþý'ndan çýkmýþa benzediðini belirten Baydemir, OSB'nin çevre düzenlemesi,

arýtma tesisi gibi çalýþmalarý için 20-30 milyon liralýk bir kaynaðý bir defada verilmesi gerektiðini ifade etti. Baydemir, "OSB, doðalgaz yatýrýmýndan tutun hafif raylý sisteme kadar bir dizi yatýrýmý hak ediyor" dedi.

Yerel kaynak merkeze akýyor Tekel Tütün Ýþleme Fabrikasý kentin tam merkezinde ve oldukça geniþ bir alanda olduðunu hatýrlatan Baydemir, "Tam da tekstil sektörü için biçilmiþ kaftandýr. Maalesef kentin tüm dinamiklerinin taleplerine raðmen Tekel Ýþleme Fabrikasý Özelleþtirme Ýdaresi'ne devredildi" dedi. Özelleþtirme Ýdaresi'nin satýþý için çalýþma yürüttüðünü ifade eden Baydemir, "Yani kentin bu manadaki kaynaðý kente býrakýlmasý gerekirken Özelleþtirme Ýdaresi'nin satmasýyla merkezi bütçeye gitmiþ oluyor. Dolayýsýyla bu da teþvik politikasý ve kalkýnma perspektifi ile çeliþen baþka bir durum haline dönüþüyor" þeklinde konuþtu.

TOKÝ 200 milyon liralýk arazi sattý Benzer bir durumun Toplu Konut Ýdaresi'nin uygulamalarýnda da mevcut olduðunu vurgulayan Baydemir, Toplu Konut Ýdaresi 2003-2013 yýllarý arasýnda Diyarbakýr'da toplam 1 milyon 977 bin 411 metrekare arazi sattýðýna dikkat çekti. Bundan yaklaþýk 200 milyon lira gelir elde ettiðini kaydeden Baydemir, þöyle devam etti: "Milli Emlak'tan Toplu Konut Ýdaresi'ne geçirilen 1 milyon 977 bin 411 metrekarelik arazi Hazine tarafýndan yani Milli Emlak tarafýndan satýlsaydý onun 100 milyon lirasý belediyelerimizin kasasýna girecekti. Belediyelerimiz de bununla kongre merkezi yapabilecekti. 100 trilyon lira kaynakla ben 10 yýlda 13 kongre merkezi gerçekleþtirebilecektim. Dolayýsýyla yerelin kaynaðý dahi yerelden esirgenirken yerel kendi kaynaðýna daha edinememiþken, tek baþýna teþvik politikasý ile büyük bir hamleyi gerçekleþtirme þansýmýz olmayacaktýr. Benim çaðrým bütün dinamikleri kalkýnma perspektifinin bir dinamiði haline dönüþtürmek hakikaten yerel ile merkez ve özel sektörü ayný pota etrafýnda buluþturmak ve gerçek manada bir kalkýnma hamlesini baþlatmaktýr. Ben bunun gerçekleþeceðine olan inancým tamdýr. Öyle inanýyorum ki doðruyu, doðru yerde ve doðru zamanda, doðru bir dille ifade etmek gerekiyor."

En büyük yatýrým barýþa yapýlan yatýrýmdýr "En büyük yatýrým barýþa, kardeþliðe, huzura ve birlikte yaþamaya yapýlan yatýrýmdýr" diyen Baydemir, "Koþullar, sýkýntýlar, hatta

Zafer Çaðlayan toplum örgütlerinin eseri. Siz istediniz biz yaptýk. Çözüm sürecinin hastasý olarak bu teþvik sistemi diðerlerinden farklý oldu. Yatýrýmcý barýþa bakar, demir yoluna bakar. Çözüm sürecinin konuþulmasý ile birlikte huzurun ne olduðunu daha iyi kavramýþ olacaðýz. Çözüm sürecini bir Kürt vatandaþý olarak çok önemsiyorum. Keþke 10 yýl önce baþlasaydý. Baþlatan baþbakanýn elinden öpseydim. Bu bir siyasi duruþtur. Türkiye Kürt'ün ne kadar hakký varsa Türk'ün o kadar hakký var. Sünni'nin neyse Alevi'nin de odur. Malazgirt 1071 kardeþliðin baþlandýðý tarihtir. Malazgirt'te kürdün türkün kardeþliði 1071 birde baþlamýþtýr. Ýster Türk ve Kürt olsun, yeter ki bu ülkenin beraberliðinden yana olsun, hepsi bizim baþýmýzýn üstünde yeri var. Çözüm süreci bunlarý bize saðlamaya baþladý. Süreçle birlikte yatýrýmlar sel gibi akmaya baþladý" dedi. Baydemir'in bankalar konusunda dile getirdiði problemler konusunda haklý olduðunu kaydeden Bakan Çaðlayan, "Bankalar konusunda dile getirmiþ olduðunuz konularda haklýsýnýz. Yað çekmeyeceðini biliyorum. 6 yýldýr bakan olarak tek lafýmý esirgemedim. Faizlerin düþmesi önemliydi, bankalarýn tüketici kredileriyle birlikte. Önce Türkiye sonra þirketlerimiz. Bankalarý ahlaka ve edebe davet ediyorum. Siz kalkýp Muþ'ta Diyarbakýr'da kredi verirken bu bölgenin arazilerinin ipotek etmeniz gerekir. Kredi verirken yüksek teminatlarýn alýnmasýný doðru bulmuyorum. Eþit davranmalý. Diyarbakýr iyi yaparsa iyi örnek yapamazsa kötü örnek oluyor. Bankalara buradan sesleniyorum. Siz de bir mertlik yapýn. 6. bölgeye daha öncelikli ve daha düþük faizli kredi verin" diye konuþtu.

Toplantýda konuþan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði (TOBB) Baþkaný Rýfat Hisarcýklýoðlu da yatýrým ve geliþmenin önünde üç ana sýkýntýnýn olduðunu belirterek, "Baþbakanýmýzýn ekonomiye ne kadar yatkýn olduðunu biliyoruz. Bankacýlýk sistemine iliþkin bakýþ deðiþmeli. Finans sistemi bizim yanýmýzda yoksa bu nasýl olacak. Bölgede de sermaye bitmiþ durumda. Bölgeye sermaye nasýl gelecek. Bankacýlýk sisteminden faydalanamayacak. Bunu anlamak mümkün deðil. Hükümet banka sistemi üzerinde bu bölgeyi farklý, Türkiye'yi farklý ele almasý kabul edilebilir deðil. Eðer Türkiye'nin 81 ili bizim diyorsak öncelikle bu fikir deðiþikliðin banka sisteminde görülmesi lazým" ifadelerini kullandý. Esas teþvikin huzur ortamý olduðunu anlatan Hisarcýklýoðlu, "Huzur olmadan hepimizin yaptýklarý boþa gider. Huzur olmadan ticaret olmaz. Zengin olmak istiyorsak ticaretin önünü açacaðýz. Ticaret tek bir þey ister o da huzur ister. Çözüm süreci ile baþlayan bu hedefi ve hýrsý dün akþam ben gördüm. Son dönemde gelmeyen ilgi 1 ayda müthiþ arttýðýný hep beraber görüyoruz. Çözüm sürecinde daha çok görev bize düþüyor. Aslýnda dünyada barýþýn mimarlarý siyasetçiler görünse de aslýnda barýþýn mimarlarý iþ adamlarýdýr. Almanya -Fransa arasýndaki barýþýn mimarlarý yine iþadamlarýydý. Diyarbakýr önümüzdeki yýl bölgenin lojistik merkezi olacaktýr. Bu bölgede giriþimcilik ruhu var. Diyarbakýr evliya, Þanlýurfa peygamberler þehri gibi turizm potansiyelimiz var" þeklinde konuþtu.

"Kürt meselesinin çözülmesi bize yeni kapýlar açacak" Teþviklerin üzerinden 1 yýl geçtiðini aktaran Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker ise, Güneydoðu'da yaþanan sorunlarýn anasýnýn bir sorun olduðunu ifade etti. Bakan Eker,

M.Mehdi EKER


Ýç Politika

AB ile 'fasýl' krizi büyüyor 21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Türkiye'nin AB katýlým müzakerelerinde 3 yýl aradan sonra yeni fasýl açma giriþimi 25 üye ülkenin desteðine raðmen Almanya ve Hollanda engeline takýldý. "Bölgesel Politikalar" faslýnýn açýlýp açýlmamasý kararý Pazartesi gününe kaldý.

A

vrupa Birliði'ne (AB) üye ülkelerin büyükelçilerini bir araya getiren AB daimi temsilciler komitesi (COREPER) toplantýsýnda Türkiye ile "Bölgesel politikalar" muktesebatýnýn müzakereye açýlmasý konusunda uzlaþý saðlayamadý. Almanya'nýn AB nezdindeki daimi temsilcisi, Türkiye'deki Gezi Parký olaylarýnýn ardýndan AB ile Türkiye arasýnda yaþanan gerginliðe iþaret ederek, bu faslýn açýlmasýnýn zamanlamasý konusundaki çekincelerini dile getirdi. AB'ye yönelik olarak Ankara'dan yapýlan eleþtirilere de dikkat çeken Alman büyükelçi, kendi ülkesindeki siyasi dengelerin ve Türkiye'ye yönelik yaklaþýmda yaþanan siyasi deðiþimin de altýný çizdi.

Hollanda süre istedi Hollanda da, Türkiye ile 22 numaralý "Bölgesel politikalar" faslýnýn müzakereye açýlmasý konusunda çekincelerini dile getirdi. Hollanda'nýn Türkiye'nin AB üyeliði konusundaki görüþleri ve destek politikasýnda prensipte bir deðiþim olmadýðýný hatýrlatan Hollanda, Gezi Parký olaylarýnýn ardýndan AB kamuoyunda bir hassasiyetin geliþtiðini söyledi. Bununla birlikte Hollanda hükümetinin bir koalisyon olduðunu hatýrlatan büyükelçi, Hollanda dýþiþleri bakanýnýn kendi ulusal parlamentosunda milletvekillerini süreçle ilgili bilgilendirmek için zamana ihtiyaç duyduðunu hatýrlattý.

Ýspanya ve Ýtalya'dan destek Türkiye'nin geleneksel müttefikleri arasýnda yer alan Ýtalya ve Ýspanya ise, "Bölgesel politikalar" faslýnýn müzakereye açýlmamasý halinde AB'nin Türkiye'ye sýrtýný çevirmiþ olacaðýný, Brüksel'in bu davranýþýnýn hem Türk hükümetini hem de Gezi Parký'ndaki barýþçýl göstericileri AB'den soðutacaðýný dile getirdi. AB'ye üye bazý ülkeler de, Almanya'nýn tutumunun siyasi bir karar olduðunu hatýrlatarak, 22 numaralý faslýn müzakereye açýlmasý kararýný da siyasilere býrakýlmasý gerektiðini savundu. Bir baþka deðiþle Lüksemburg'da toplanacak olan AB dýþiþleri bakanlarýna nihai kararý býrakmak istediler. AB dönem baþkanlýðýný üstlenen Ýrlanda ise, tüm taraflara hafta sonuna kadar süre tanýyarak, Pazartesi günü Lüksemburg'da yapýlacak olan AB dýþiþleri bakanlarý toplantýsý öncesinde konunun bir kez daha büyükelçiler düzeyinde ele alýnmasýný karara baðladý.

'Büyükelçi geri çekilebilir' Faslýn açýlmamasý halinde Ankara'nýn sert tepki vermesi ve ilk olarak 27-28 Haziran'da Avrupa Parlamentosu'nun ev sahipliðinde gerçekleþtirilmesi planlanan Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nu iptal etmesi, Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Yenel'in danýþmalarda bulunmak üzere geri çekilmesi ve üst düzey ziyaretlerin askýya alýnmasý bekleniyor.

BBC Diyarbakýr'ýn nabzýný tuttu Gezi olaylarýný çok yakýnda izleyen BBC, bu defa Diyarbakýr'da "Kürt toplumunun diðer kentlere nazaran Gezi eylemlerine çekimser yaklaþmasýnýn" nedenlerini araþtýrdý. BBC'ye göre, Diyarbakýr, haklý taleplere destek veriyor ama ayný zamanda "Biz acý çekerken neredeydiniz" eleþtirisinde de bulunuyor.

Ý

ngiliz yayýn kuruluþu BBC, "Ýstanbul'da, Ýzmir'de, Ankara'da aileler arka planda tencere tava çalarken ve gençler gaz maskesine benzetmeye çalýþtýklarý el bezleriyle sokaklara akarken, Diyarbakýrlýlar ise, kendi ifadeleriyle

'Batý'ya son 30 yýldýr sokaklarda 'neden yalnýz býrakýldýklarý' sorusunu soruyor þimdi" dedi. BBC'nin, Diyarbakýr'da konuþtuðu halkýn Gezi eylemcilerine iliþkin, "Biz 30 sene meydandaydýk, siz neredeydiniz? Biz 30 senedir böyle yaþýyoruz... Eðer Türkler Kürtler'e yardým etseydi, bu olaylar 1995'te biterdi" gibi sitemlerini yansýttýðý haberinde ayrýca, "Dicle Toplumsal Araþtýrmalar Merkezi (Ditam) Baþkaný Mehmet Kaya'nýn, Kürtlerin demokratik taleplerinin de geçmiþte þiddet kullanýlarak bastýrýldýðý" yönündeki deðerlendirmesine de yer verdi.

Algý deðiþiyor Kaya, "Kürtlerin Newroz kutlamalarý

'Ýstifa' haberine yalanlama

B

aþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, Gezi Parký'nýn görüþüldüðü geçen haftaki Bakanlar Kurulu'nda Baþbakan ile tartýþtýðý ve istifa ettiði yönünde çýkan haberlerin doðru olmadýðýný bildirdi. Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, "Arýnç'ý istifadan Gül döndürdü" haberine iliþkin yazýlý açýklama yaptý. Arýnç, açýklamasýnda þunlarý kaydetti: "Bakanlar Kurulu'nu terk ettiðim, hem bakanlýktan, hem partiden istifa ettiðim, bakan arkadaþlarýmýn beni ikna etmeye çalýþtýðý ve sonunda Cumhurbaþkanýmýzýn devreye girerek istifadan geri döndürdüðü iddiasý tamamen asýlsýzdýr. Ayrýca bu haber, Gezi Parký olaylarý süresince basýnýn bir bölümünde ýsrarla gündemde tutulan bir senaryonun da devamýdýr. Bu senaryo; Sayýn Cumhurbaþkanýmýz, Sayýn Baþbakanýmýz ve benim aramda görüþ, üslup ve yaklaþým farklýlýklarýnýn olduðunu uydurarak bir fitne

çýkarmayý amaçlamaktadýr. Sayýn Baþbakanýmýzý "yalnýzlaþtýrmayý" ve "kötü" göstermeyi, partimizi parçalamayý amaçlayan bu kirli senaryonun hiçbir tesiri ve anlamý olmadýðýný altýný çizerek belirtmeliyim."

'Oyunlarý tek tek aþýyoruz' Cumhurbaþkaný Abdullah Gül'ün, Baþbakan Erdoðan'ýn ve hükümetin büyük bir uyum ve fedakarlýk içinde ülke için, millet için çalýþmalarýný sürdürdüklerine iþaret eden Bülent Arýnç, "Büyük Türkiye hayalimizin önüne geçmek için karþý karþýya kaldýðýmýz tüm oyunlarý, senaryolarý ve düzenleri milletimizin desteði ve Allah'ýn yardýmýyla tek tek aþýyoruz ve aþmaya devam edeceðiz. Kimsenin bizim kardeþliðimizi, iç huzurumuzu, birlikteliðimizi bozmaya gücü yetmeyecektir" deðerlendirmesinde bulundu.

TSK'dan sýnýr ötesine keþif uçuþu TSK, üç haftalýk aradan U sonra K. Irak'taki PKK hedeflerine yönelik yeni bir keþif harekatý düzenledi.

çuþun PKK'lýlarýn çekilme süreciyle ilgili olduðu öðrenildi. Bölgedeki askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre; Türk Silahlý Kuvvetleri'ne ait RF-4 tipi uçaklar Kuzey Irak'taki Kandil, Zap ve Avaþin bölgelerinde Planlý Keþif Harekatý gerçekleþtirdi. Keþfin amacýnýn bölgedeki PKK hareketliliði ve çekilme sürecine iliþkin geliþmelerin tespiti olduðu öðrenildi. Son yapýlan keþif harekatýyla, üç hafta önceki keþfin sonuçlarý karþýlaþtýrýlarak bölgedeki deðiþim mukayese edilecek.

ve ana dilde eðitim haklarý için eyleme geçmek istediklerinde bu þiddete maruz kaldýklarýný ama Batý'da farklý algýlandýðýný, sanki örgüt üyeleri kente inmiþ de, sanki çatýþma ortamý yaratýlmaya çalýþýlýyormuþ gibi sunulduðunu" kaydederek Gezi eylemleriyle beraber bu algýnýn da deðiþebileceðini savundu. BBC, Diyarbakýr'da konuþtuðu insanlarýn Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn Kazlýçeþme'de yaptýðý konuþmada Abdullah Öcalan için "terörist baþý" gibi ifadeler kullanmasýnýn ve Baþbakan'ýn sert üslubunun da barýþ sürecine zarar vermesinden çekindiklerini, Gezi Parký olaylarýnýn Baþbakan'ýn tavrýný deðiþtirebileceðini ve barýþ sürecini zorlaþtýrabileceðini düþündüklerini de anlattý.

Alabora'ya baþkanlýk teklifi

G

ezi Parký eylemcilerinin büyük bölümünün "hiçbir partiye yakýnlýk hissetmemesi ve CHP'ye mesafeli" duruþu konusunda özeleþtiri yapan CHP yönetimi, bu gençleri anlamak için bir dizi eylem planý hazýrladý. Bu kapsamda MYK'de, Gezi Parký eylemleri nedeniyle AKP'nin "hedef gösterdiði" sanatçý Mehmet Ali Alabora'nýn da aralarýnda bulunduðu bazý isimlere belediye baþkanlýðý ya da parti yönetimlerinde görev verilmesi önerildi. CHP lideri Kemal Kýlýçdaroðlu'nun da sýcak baktýðý öneri doðrultusunda, Alabora'nýn da kabul etmesi halinde Beyoðlu'ndan aday gösterilmesi seçeneði ön plana çýktý.

CHP'li deðiller Baþbakan Erdoðan ve AKP kurmaylarýnýn "Eylemcilerin yüzde 76'sý CHP'li, yüzde 16'sý BDP'li" saptamasýnýn gerçeði yansýtmadýðý deðerlendirmesi yapan bazý MYK üyeleri, Bilgi Üniversitesi'nin yaptýðý ankete dikkat çekerek, tam tersine eylemcilerin yüzde 70'inin kendilerini hiçbir partiye yakýn hissetmedikleri sonucuna dikkat çekti. Eylemcilerin büyük bölümünün CHP'yle ilgili algýlarýnýn olumsuz olduðu belirten bazý MYK üyeleri, partinin politikalarýný, Erdoðan'a yanýt verme üzerine kurmak yerine, doðrudan gençlerin taleplerini karþýlayacak strateji üzerine kurmasý önerildi.


10

21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Ýç-DýþHaberler

Suriyeli kýz çocuklarý ile genç kadýnlar satýlýyor

Ülkelerindeki iç savaþ nedeniyle Türkiye'ye sýðýnan Suriyeliler, kamp dýþýnda birçok kente yayýlmýþ durumda. Kamp yerine kentlerin varoþ semtlerine yerleþen Suriyeliler, kamplarda kýz çocuklarý ile genç kadýnlarýn kaçýrýlarak satýldýðýný, erkeklerin ise savaþa zorlandýðýný söylüyor.

T

ürkiye 2011 yýlýndan bu yana Suriye'de süren iç savaþ nedeniyle yüz binlerce savaþ maðduruna ev sahipliði yapýyor. AFAD'ýn verilerine göre, sadece kamplara yerleþtirilen Suriyeli sayýsý 220 bin olarak belirtilirken, 300 binin üzerinde mültecinin de kamp dýþýnda yaþadýðý ifade ediliyor. Ülkelerinde meydana gelen iç savaþ nedeniyle Türkiye'ye sýðýnan ve oluþturulan kamplara yerleþtirilen

Suriyelilerin, kamp dýþýnda yaþamýný idame ettirdiði illerin baþýnda ise Adana geliyor. Özellikle kentin varoþ mahallelerine kendi imkanlarý ile yerleþen Suriyeliler, adeta kaderlerine terk edilmiþ durumda. Resmi olarak mülteci sayýlmadýklarý için hiç bir sosyal güvenceye sahip olmayan Suriyeliler, barýnma, saðlýk ve eðitim gibi her hangi bir haktan da yararlanamýyor. Özellikle Kürt nüfusunun yoðunlukta yaþadýðý bu mahallelerde yurttaþlarýn desteði ile zaman zaman karýnlarýný doyuran Suriyeliler, bulabildikleri tarým iþlerinde düþük ücret karþýlýðý çalýþarak iþ imkaný yakalýyor. Yine baþta kadýn ve 7-12 yaþ arasý çocuklar olmak üzere birçok Suriyeli, kentte dilencilik yaparak geçimini saðlýyor.

Þêxanî ailesinin trajedisi Dilencilik yapmayan, iþ imkanýna sahip olmayan ailelerin durumu ise daha da içler acýsý bir hal almýþ durumda. Bu ailelerden biri Adana'nýn Yüreðir ilçesine baðlý Koza Mahallesi'nde yol üzerinde, moloz yýðýnlarý üzerine kurduklarý çadýrda yaþamýný idame ettiriyor. Aslýnda çadýr bile denilemeyecek bez parçalarý ile üzeri örtülü aðlardan oluþan yerde, Suriye'nin Halep kenti nüfusuna

kayýtlý Þêxanî ailesi oturuyor. Yaklaþýk 2 ay önce Türkiye'ye giriþ yapan ve bir ay Þanlýurfa'da kaldýktan sonra iþsizlik nedeniyle Adana'ya gelerek yerleþen Þêxanî ailesinin biri 20, diðeri ise 22 yaþlarýnda iki erkek çocuðu savaþ sýrasýnda yaþamýný yitirdi. Þu an 7 çocuðu bulunan Þêxanî ailesinde baba Kawa Þêxanî, iki çocuðunu savaþta kaybettikten sonra akli dengesini yitirmiþ durumda. Daima dizleri üzerine çömeli vaziyette duran Kawa'nýn gözlerinin sürekli uzaklarý izliyor olmasý yürek burkuyor.

Güzel kýz çocuklarý ve genç kadýnlar Birçok yakýný ile birlikte 2 oðlunu savaþta yitiren anne Fatma Þêxanî'nin hayata dair umutsuzluðu ve geride

býraktýðý acýlar, gözlerinden sel olup akan gözyaþlarý ile anlaþýlýyor. Özellikle 2 oðlunu kaybettikten sonra akli dengesini yitiren eþi için kaygý duyduðunu ifade eden anne Þêxanî, ekonomik imkansýzlýklar ve sosyal güvenceleri olmadýðý için eþinin hastaneler tarafýndan kabul edilmediðine dikkat çekti. Kampta nende kalmadýklarýný belirten anne Þêxanî, "Ülkemizde özgürlüðümüz elimizden alýndý. Þimdi de kamplarda özgürlüðümüz elimizden alýnýyor. Þanlýurfa'da iken bizi kampa göndermek istediler. Fakat orada güzel olan kýz çocuklarý, genç kadýnlar kaçýrýlýp Suriye'ye götürülüyor. Orada da satýlýyor. Biz orda iken 5-6 genç kýz kaçýrýldý. Erkekler savaþ için eðitiliyor. Oradan korkuyoruz. Ki bura-

da Halep'ten, Þam'dan gelen çok sayýda aile var. Orada yaþanýlmaz" dedi.

Kadýnlar fuhuþa erkekler savaþa Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) Adana Þube yöneticisi Adnan Öðrü, Suriyeli mültecilere yönelik yaptýklarý araþtýrmalarda, savaþ maðduru Suriyelilerin kamp yerine kamp dýþýnda yaþamayý tercih ettiðinin ortaya çýktýðýna dikkat çekti. Suriyelilerin kamplarda daha çok maðdur edildiklerine iþaret eden Öðrü, "Bize gelen duyumlar ve bizim bizzat yerinde yaptýðýmýz gözlemlerde, Adana'nýn birçok mahallesine yayýlmýþ durumdalar. Bu insanlar hem para, hem yemek dileniyorlar. Kimisi de çöpten ekmek topluyor. Mülteciler buraya savaþ maðduru olarak geliyorlar. Fakat ne kamplarda ne de kamp dýþýnda güvence saðlanýyor. Özellikle kamplarda kadýnlar fuhuþa teþvik ediliyor. Erkekleri ise zorla savaþa sürüklüyorlar. Bu nedenle kampý güvenli görmedikleri için oraya gitmiyorlar. ÝHD olarak bir komisyon kurup çalýþma baþlatacaðýz. Bununla ilgili baþvurular alacaðýz. Gerekirse yerine gidip, baþvurular alýnacak. Alýnan baþvurular gerekli yerlere bildirilecek. Saðlýk, barýnma ve beslenme haklarýnýn verilmesi için gerekli ilgililerle görüþülecek. Özellikle kamplardan kaçýrýlýp fuhuþa sürüklenen kadýnlar ile ilgili, gerekirse meclis araþtýrma komisyonuna müracaat dahi edeceðiz" þeklinde konuþtu.

ÝHTÝSAS MAÐAZAMIZ ÞÝMDÝ


21 HAZÝRAN 2013 CUMA

11

PTT 1. Lig'de yabancý statüsü deðiþti mi? Geçen yýlki yabancý statüsünün uygulanmaya devam edeceði PTT 1. Lig'de, þimdiye kadar 25'i Brezilyalý olmak üzere 173 oyuncu forma giydi.

T

ürkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig'de gelecek sezondan itibaren yabancý statüsünde kademeli olarak azaltmaya gittiði yabancý oyuncu sayýsýnda PTT 1. Lig'de herhangi bir deðiþiklik yapmadý. PTT 1. Lig ekipleri geçen sezon olduðu gibi 3 yabancý uyruklu futbolcunun yaný sýra Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kýrgýzistan ülkelerinin vatandaþý olan en fazla 2 futbolcu ile sözleþme imzalayabilecek. Geçen yýl Spor Toto Süper Lig'den düþen Ýstanbul Büyükþehir Belediyespor, Orduspor ve Mersin Ýdmanyurdu'nda sözleþmeleri devam eden yabancý uyruklu futbolcular, sözleþme süreleri sonuna kadar kulüplerine baðlý kalabilecek. Bu ekipler, kontenjanýný boþaltmalarý halinde yabancý transferi yapabilecek. Bu sezon geçen yýllarda olduðu gibi lige veda edecek ekipler, TFF 2. Lig'de

sözleþmesi devam eden yabancý uyruklu futbolcularýný oynatamayacak.

Yaþ sýnýrý geçen sene kalkmýþtý PTT 1. Lig'de 2008-2009'dan itibaren uygulanan statüde takýmlar 01.01.1987 ve üzeri doðumlu olmak þartýyla yabancý oyuncu transfer etmeye baþlamýþtý. Transferdeki yaþ sýnýrý geçen sene yapýlan deðiþiklikle kaldýrýldý. Ligde þimdiye kadar 173 yabancý oyuncu forma giydi. Son 5 sezonda Ankaragücü ve Malatyaspor'un yabancý oyuncu oynatmadýðý ligde, Boluspor 14 futbolcuyla en fazla yabancý oyuncuya þans veren ekip olurken, bu takýmý Çaykur Rizespor (13), Denizlispor, Giresunspor, Karþýyaka ve Kartalspor (10) izledi.

En fazla futbolcu Brezilya'dan Ligde 2008-2009'dan bu yana 50 farklý

ülkeden futbolcunun top koþturduðu PTT 1. Lig'de 25 Brezilyalý futbolcu mücadele etti. Brezilya'yý Afrika ülkeleri Nijerya (17) ve Gana (15) takip ederken, diðer ülkeler þöyle sýralandý: Fransa (14), Kamerun (11), Azerbaycan (6), Makedonya (5), Arjantin, Arnavutluk, Bulgaristan, Fildiþi Sahili, Senegal (4), Gine, Kazakistan, Polonya, Portekiz, Sierra Leone (3), Almanya, Belçika, Benin, Bolivya, Danimarka, Hýrvatistan, Hollanda, Kýrgizistan, Liberya, Mýsýr, Romanya, Trinidad Tobago (2), ABD, Avusturya, Bosna Hersek, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Gambiya, Güney Afrika, Gürcistan, Ýngiltere, Ýspanya, Ýsveç, Kolombiya, Kongo Cumhuriyeti, Norveç, Özbekistan, Papua Yeni Gine, Þili, Togo, Tunus, Türkmenistan, Uganda (1)

Terim, Semih'i istedi! S

arý-lacivertli ekibin gönderme kararý aldýðý Semih Þentürk'ü teknik direktör Terim'in istediði öðrenildi. 14 yýllýk Fenerbahçe macerasý sona eren Semih Þentürk, kendisine takým aramaya baþlarken golcü oyuncuya sürpriz bir talip çýktý. Geçen sezon kiralýk olarak sarý-kýrmýzýlý formayý giyen Umut Bulut için Toulouse'un 3 milyon euro bonservis bedeli istemesi üzerine rotayý iç piyasaya çeviren Cimbom, Semih Þentürk'ü listesine aldý. Fenerbahçe'nin internet sitesinden Semih ile yollarýn ayrýldýðýný resmen açýklamasý ve teknik direktör Fatih Terim'in, "Önemli bir oyuncu. Kadroda görmek isterim" demesiyle birlikte harekete geçen sarý-kýrmýzýlýlar, menajeriyle temaslara baþladý. Sarý-lacivertli kulüple 1 yýl daha sözleþmesi bulunan Semih Þentürk'ün bonservis bedelinin açýklanmasýný bekleyen Cimbom'un buna göre Fenerbahçe ile de masaya oturacaðý bildirildi.

Türk futbolunun tarihi savunmasý! Fenerbahçe ve Beþiktaþ'ýn UEFA'daki savunma ve duruþmalarý iki kulübün yaný sýra Türk futbolunun kaderini belirleyecek

yapacak.

ÜNLÜ ALMAN AVUKAT MARTENS VE FENERBAHÇELÝ YÖNETÝCÝ DENÝZ TOLGA AYTÖRE

T

ürk futbolunun Avrupa'daki en uzun günü bu sabah baþlayacak ve 24saat içinde Fenerbahçe ve Beþiktaþ'ýn yaný sýra Türk futbolunun kaderi de belli olacak. UEFA Müfettiþi Miguel Lietard Fernandez Palacios'un disiplin kuruluna sevk ettiði Fenerbahçe ve Beþiktaþ, 24 saat içinde duruþmaya çýkacak ve yüz yüze savunmalarýný yapacaklar.

LACÝVERT CÝLT ÜZERÝNE SARI YAZIYLA SAVUNMA Fenerbahçe Baþkaný Aziz Yýldýrým, yaklaþýk 6 ayda hazýrlattýðý lacivert ciltüzerine sarý renkte yazýlý savunma kitabýný tamamlattý ve geçtiðimiz günlerdeUEFA'ya gönderdi. Tam 543 sayfa olan ve Ýngilizce'ye çevrilmiþ savunmanýnUEFA Disiplin Kurulu'nu þimdiden etkilediði belirtiliyor.

MÜFETTÝÞ OYUNU MU ? TFF ve organlarýnýn kararlarýný esas alan ve 'Fenerbahçe'nin Þampiyonlar Ligi'ne gitmesinde bir sakýnca yok' diyen David Casserly'nin yerine Miguel Lietard Fernandez Palacios'un gelmesi þüphe uyandýrýrken, Fenerbahçe veBeþiktaþ yönetimi bunun üzerinde duracak. Casserly'nin sadece Aðýr Ceza Mahkemesi'nin kararlarýna sadýk kalma-

masýve TFF kurullarýnýn da raporlarýný incelediði öðrenilirken, Palacios'un Etik Kurulu'nun nihai kararlarýna bakmadýðý, TFF Tahkim Kurulu'nun kararlarýný hiçe saydýðý ve Aðýr Ceza Mahkemesi'nin kesinleþmemiþ, þu an Yargýtay'da olan kararlarý baz aldýðý ifade edildi. Bunun üzerinde duracak olan Fenerbahçe ve Beþiktaþ kulüpleri, suçsuz olduklarýný dile getirecekler.

KÝMLER NYON'DA OLACAK ? Beþiktaþ'ýn savunmasýný baþta Emin Özkurt olmak üzere avukatlar yapacak ve baþkan Fikret Orman ile Ahmet Ateþ duruþmada bulunacak. Eski yönetici Serdal Adalý kendi savunmasýný kendisi yapacak. Eski teknik direktör Tayfur Havutçu, Nyon'daki duruþmaya gelmeyecek ve savunmasýný avukatý Nail Gönenli yapacak. Fenerbahçe Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým savunmasýný kitap olarak gönderdi ve Nyon'daki duruþmaya da girecek. Þekip Mosturoðlu ve Ýlhan Ekþioðlu savunmalarýný bizzat kendileri yapacaklar. Cemil Turan ve Alaaddin Yýldýrým, Nyon'a gitmeyecek ve savunmalarýný yetki verdikleri kulüp avukatlarý

Fenerbahçe'de günlerdir süren çalýþmalar tamamlandý ve savunmalar hazýrlandý. Bu savunmada ünlü Alman avukat Dirk Reiner Martens ve Fenerbahçeli hukukçu yönetici Deniz Tolga Aytöre de katkýda bulundu. 1942 Berlin doðumlu Martens, spor hukuku konusunda uzman ve Almanca'nýn yaný sýra Ýngilizce ve Fransýzca da biliyor.

BEKLENTÝLER VE GEREKÇELERÝ -Disiplin Kurulu'na sevk edilen yöneticiler ve kulüpler, TFF tarafýndan þike iddialarý ile ilgili süreç hakkýnda kararlarýn verildiðini ve anayasal dayanaðý bulunan Tahkim Kurulu'nca da onaylandýðýnýn altýný çizecek. -Tapelerde söz edilen delillerin ortaya çýkmadýðý hatýrlatýlacak -Sahaya yansýyan hiçbir þike unsurunun olmadýðý belirtilecek -Dünyadaki þike þüpheleri ortaya konulacak, örneðin Belhanda'nýn kullandýðý penaltý vuruþunun görüntüleri gerek duyulduðunda Disiplin Kurulu'na sunulacak -Futbolun özerkliðinden bahsedilecek ve sadece spor hukukunun devreye girmesi gerektiði istenecek -Her þeye raðmen Yargýtay kararýnýn beklenmesi istenecekFenerbahçe ve Beþiktaþ'ýn 3 Temmuz sürecinden bu yana UEFA'nýn çizdiði yoldan çýkmadýðý, CAS'daki davanýn çekildiði ve UEFA normlarýna uygun hareket edildiði savunulacak.

Genç milliler þampiyonaya hazýr G

enç Kýz Voleybol Milli Takýmý, Çek Cumhuriyeti'nde düzenlenen 20 Yaþ Altý Dünya Þampiyonasý'na katýlacak. Genç Kýz Voleybol Milli Takýmý, Çek Cumhuriyeti'nde 21 Haziran Cuma günü baþlayacak 20 Yaþ Altý Dünya Þampiyonasý'na katýlacak. Türkiye Voleybol Federasyonu'ndan yapýlan açýklamaya göre, Brno kentinde 21 Haziran Cuma baþlayýp, 30 Haziran Pazar günü sona erecek organizasyonda genç milliler þampiyonluk mücadelesi verecek. Genç Kýz Milli Takým Antrenörü Gökhan Edman, þampiyonaya iki aylýk birhazýrlýk dönemi geçirdiklerini belirterek, "Bu yaþ grubundaki bütün

büyükkupalarý kazanmýþ bir takým olarak, turnuvanýn favori ülkeleri arasýndayýz" þeklinde görüþlerini aktardý. Hazýrlýk dönemini üç bölüme ayýrdýklarýný ve ayrý ayrý ülkelerle hazýrlýk maçlarý oynadýklarýný belirten Edman, "Üç dönemin de çok verimli geçtiðini düþünüyorum. Takýmýn daha önceden birbirini tanýyor olmasý, veriminartmasýnda önemli bir etkendi. Bütün çalýþma dönemimiz boyunca hiçbir eksiðimiz olmadý diyebilirim" ifadelerini kullandý. Edman, sözlerini "Avrupa Þampiyonasý'ndan daha yüksek düzeyde voleyboloynamamýz gerektiðinin bilincindeyiz. Çalýþmalarýmýzý buna göre planladýk" diye tamamladý.


12

Sokak futbol turnuvasý sona erdi 21 HAZÝRAN 2013 CUMA

Diyarbakýr'da Sokak Futbol Turnuvasý sona erdi. Diyarbakýr Kayapýnar Belediyesi ileKayapýnar Belediyespor tarafýndan "Gençler Sokak Futbolunda Buluþuyor" sloganýyla düzenlenen 7. Sokak Futbol Turnuvasý tamamlandý.

9 branþ daha start verecek Mersin'de düzenlenen 17. Akdeniz Oyunlarý'nda 9 branþta daha mücadeleler baþlýyor.

1

8

00 sporcunun katýldýðý turnuvada beðenilen 42 kiþi Kayapýnar Belediyesporun altyapýsýna seçildi. Turnuvanýn finalinde konuþan Kayapýnar Belediyesi Baþkan Vekili Mahmut Dað, düzenledikleri sokak turnuvalarý içinde sokak futbol turnuvasýnýn ayrý bir öneminin bulunduðunu,

10 gün süren turnuvaya 800 sporcunun katýldýðýný söyledi. Turnuvada yer alan sporcularýn malzemelerini karþýladýklarýný kaydeden Dað, yapýlan maçlar sonucunda iyi bir performans gösteren 42 sporcuyu KayapýnarBelediyesporun alt yapýsýna kazandýrdýklarýný belirtti.

7. Akdeniz Oyunlarý'nda 21 Haziran Cuma günü 9 branþta daha müsabakalar baþlýyor. Mersin'de düzenlenen oyunlarda 21 Haziran Cuma günü boks, artistik cimnastik, halter, judo, kürek, tekvando, voleybol, yelken ve yüzmede sporcular mücadele edecek. Mersin Olimpik Yüzme Havuzu'ndaki yüzme yarýþlarýnda yarýn kadýnlar ve erkekler 50 metre sýrtüstü, 100 metre kurbaðalama, 200 metre bireysel karýþýk, 400 metre serbest ve kadýnlar 4x100 metre serbest bayrakta sabah seansýnda eleme, akþam seansýnda ise final yarýþlarý yapýlacak. Halterde Erdemli Spor Salonu'nda yapýlacak erkeklerde 56 ve 62 ve kadýnlarda 48 kilo müsabakalarý sonunda madalyalar sahiplerini bulacak.

Judoda da Mersin Üniversitesi Spor Salonu'nda erkekler 60 ve 66 kilo, kadýnlarda 48, 52 ve 57 kilolarda madalyalarýn sahibi yarýn belli olacak. Mersin Edip Buran Spor Salonu'nda 21 Haziran Cuma günü tekvandoda kadýnlar 49 ve 57, erkeklerde artý 80 kilo eleme ve finaller yapýlacak.

Voleybol erkeklerde grup maçlarý baþlýyor Voleybol erkeklerde 21 Haziran bugün grup maçlarý baþlýyor. Toroslar Spor Salonu'nda A Grubu'nda saat 13.00'te Mýsýr-Fransa, B Grubu'nda saat 15.30'da Tunus-Cezayir ve saat 18.00'de Ýtalya-Makedonya karþýlaþmalarý oynanacak. Üç takýmýn yer aldýðý A Grubu'nda bulunan Türkiye, ilk maçýnda 23 Haziran Pazar günü Mýsýr ile karþýlaþacak. Artistik cimnastikte kadýnlar 21 Haziran Cuma günü Mersin Cimnastik Salonu'nda mücadele edecek. Erkek ve kadýn yelken yarýþlarý 21 Haziran Cuma günü Mersin Marina'da yapýlacak. Boksta Tarsus Spor Salonu'nda, kürekte erkek ve kadýnlarda Adana Seyhan Baraj Gölü'nde 21 Haziran Cuma günü eleme maçlarý yapýlacak.


21 06 2013 gazete sayfaları