Page 1

Basýnda hic sike olmamasý lazým B

asýn Ýlan Kurumu (BÝK) Genel Müdürü Mehmet Atalay, "Birbirimizi kandýrmayacaðýz, þike yapmayacaðýz. Basýnda hiç þike olmamasý lazým" diyerek yerel gazetelerin "naylon muhabir" deðil gerçek muhabir çalýþtýrmasý gerektiðini söyledi. Genel müdür Atalay, TOKÝ ile iþbirliði yaparak gazetecileri ev sahibi yapmaya devam edeceklerini kaydetti. 8’de

BÝK Genel Müdürü Mehmet Atalay

Tüm günler annelerin olsun PAZARTESÝ 14 MAYIS 2012

www.guneydoguolay.com

Fiyatý : 30 KR

A

nneler Günü, sevinç ve hüzün bir arada yaþanarak kutlandý. nneler Günü nedeniyle tüm bölgede çeþitli etkinlikler vardý. Diyarbakýr’da Beko, yýlýn annesini seçti. Van’da Toplum Destekli Polis annelerin gününü kutlayýp el öptü. Kadýn dernekleri yaptýklarý açýklamalarla anneler gününü kutladý. Diyarbakýr Kuyumcular Odasý ise karanfil daðýtarak, anneleri sevindirdi. Sayfa 3’te

Kuyumcular Odasý karanfil daðýttý.

Beko yýlýn annesini seçti

Van’da polisler el öptü.

Baydemir Kayapýnar muhtarlarýyla buluþtu Depremzedeler Van'a dönmeye baþladý D

V

iyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Kayapýnar'ýn merkez ve çevre mahalle muhtarlarý ile bir araya gelerek Büyükþehir Belediyesi ve DÝSKÝ'nin çalýþmalarýný paylaþtý. Sayfa 7’de

an'da , 23 Ekim'de meydana gelen 7.2 büyüklüðündeki depremden sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý'nýn baþlattýðý proje kapsamýnda Türkiye'nin muhtelif þehirlerinde barýndýrýlan depremzedeler, Van'a dönmeye baþladý. 8’de

Umutlar Yüz yüze sergisi haftaya F kaldý

Hakkari

Sayfa

11’de

Bölgede kutlamalar olaysýz geçti

otoðraf Sanatçýsý Savaþ Boyraz'ýn sýnýrlarý anlattýðý Rû bi Rû (Yüz Yüze) adlý fotoðraf sergisi Amed Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluþtu. 4’te

Mürsel ACAY YAÞAMIN RENGÝ Acýlý coðrafyada anne olmak Sayfa 5’te

Anneler çileyi çekendir hep. Hele Mezopotamya kadýný, hem ekonomik darboðazda, hem acýlý coðrafya olma anlamýnda en büyük çileyi çekendir. Yazýsý 3’te

Ahmet AY

Ýzzettin ÝÇÝN

GLOBAL MÝ? YEREL MÝ?

NEREYE KOÞUYORSUNUZ?

Bana yazmam için köþesini açan Diyarbakýr OLAY Gazetesine haftada 2 gün (Pazartesi-Cuma) yazmaya çalýþýyorum. Yazýsý 7’de

Hayat bir koþu mudur ve bizler bu koþuyu yönetebilir miyiz? Hayatý yönetmek iddiasýnda olanlar var. Yazýsý 4’te


2

SAÐLIK

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Süt alerjisi öldürebilir

Çocuk Saðlýðý, Astým ve Alerji Hastalýklarý Uzmaný Doç. Dr. Ahmet Akçay, süte alerjisi olan çocuðun yoðurt ya da süt içeren gýdalar tüketmesinde ölüm riski olduðunu söyledi.

O

kul Sütü Akýl Küpü' projesiyle gündeme gelen süt alerjisinin hayati tehlike taþýdýðý ortaya çýktý. Doç. Dr. Ahmet Akçay, süt alerjisi olan çocuklara, süt ve süt ürünü içeren gýdalarýn verilmesinin ölümcül sonuçlara neden olabileceðine dikkat çekti. Okullardaki süt daðýtýmýnýn ardýndan öðrencilerde görülen saðlýksorunlarýný deðerlendiren ve süt alerjisi bulunan insan sayýsýnýn çok az olduðuna vurgu yapan Doç. Dr. Akçay, bir sýnýfta 10-15 öðrencinin rahatsýzlanmasýnýn süt alerjisi olarakdeðerlendirilmemesi gerektiðini söyledi. Akçay, "Süt alerjisi, inek sütü proteinine karþý vücudun aþýrý tepki vermesi olayýdýr. Ýnek sütü alerjisi genellikle 2 yaþ altýnda belirti gösterir. 2 yaþýndan sonra süt alerjisi belirtisinin ilk defa baþlamasý çok enderdir. Süt alerjisi sadece süt içmeyle olmaz. Alerjisi olan çocuða peynir, yoðurt, margarin ve dondurma gibi süt içeren gýdalarýn verilmesi ile de gerçekleþebilir" dedi. SÜT ALERJÝSÝNÝN BELÝRTÝLERÝ Doç. Dr. Ahmet Akçay, süt alerjisinin belirtilerini þöyle sýraladý: "Süt alerjisi belirtileri ishal, bulantý, kusma, kabýzlýk, kaþýntý, vücutta kýzarýklýk, alerjik nezle, kurdeþen, egzema, büyüme geliþme geriliði, gaz aðrýlarý olabilir. Bu belirtilerin hepsi ya da bazýlarý görülebilir. Kesin teþhis koyabilmek için aileden alýnan ayrýntýlý bilgi sonrasý, kanda inek sütü proteinine alerji testi ve ciltte alerji testi ile teþhis kesinleþtirilmelidir. Bu testleri

de çocuk alerji uzmanlarý tarafýndan yapýlmasýbüyük önem taþýmaktadýr". SÜT ÝÇEREN GIDALARA DÝLLERÝNE BÝLE SÜRMESÝNLER Süt alerjisinde 2 yaþýna kadar tedavi edilebildiðini ve 2 yaþýndan sonra alerjinin kalýcý olduðunu dile getiren Akçay, þöyle konuþtu: "Kendi kendine geçer diye beklerseniz çok vahim sonuçlarla karþý karþýya kalabilirsiniz. Hatta ciddi alerjik þokla çocuklarýn ölüm riski de vardýr. Kesin teþhis diyet için çok önemlidir. Süt alerjisi olanlar peynir, yoðurt, margarin, esmer þeker, dondurma gibi sütü ürünlerinin olduðu gýdalarý dillerine sürmeleri bile alerjik reaksiyonlarý baþlatabilir. Dana eti de yüzde 10oranda alerji yapabildiði için dana eti de yemeleri önerilmez. Süt içeren gýdalarý dillerine bile sürmemelidirler. Süt alerjisi olanlarýn yaptýklarý en büyük hatalardan biri de süt yerine mama kullanmalarýdýr. Mamalar da sütten yapýldýðý için sadece süt ürünü içermeyen özel mamalar ile beslenmesi gerekmektedir. Süt alerjisi astým, alerjik nezle ve egzema gibi alerjik hastalýklarýnýn geliþme riski yüzde 60 gibi yüksek orandadýr. Bu sebepten dolayý süt alerjisi geliþmiþse alerjik hastalýklarýn geliþmesibakýmýndan çocuklar takibe alýnmalýdýr".

Zayýflamanýn þifresi burada! Genetik testler, yýllardýr yaptýðý diyete raðmen kilo veremeyenlere de çare oluyor. Sonuçlara göre, kiþiye özel programlar öneriliyor.

Saðlýklý uyku, beyni yeniliyor

,

R

T

estler dört bölümden oluþuyor. Kompleks hastalýklar testi: Kompleks hastalýklar dediðimiz diyabet, kalp, hipertansiyon ve bazý kanserler açýsýndan 24 hastalýðýn yatkýnlýðýna bakýlýyor. Ýlaçlara yanýt testi: 10 tane sýk kullanýlan ilaca vereceðiniz kiþisel yanýtlara bakýlýyor. Bu ilaçlar arasýnda son dönemlerde güncel olan kolesterol düþürücü statinlere vereceðiniz kiþisel yanýt ve kas yýkýmýna yol açan etkisinin sizde görülme riskinin olup olmadýðý gözleniyor. 76 tek gen hastalýðý testi: Sýklýkla hamilelik ve evlilik önce yaptýrýlmasý önerilen 76 tek gen hastalýðý için taþýyýcýlýk taramasý testi sonuçlarý yer alýyor. Diðer hastalýklar için bazý testler mevcuttu ancak taþýyýcýlýk taramasý yeni bir alan. Zayýflamak için özel test: Kiþiye özel diyet ve egzersiz önerilerinin yer aldýðý kapsamlý bir bölümü içeriyor. Diyet önerileri arasýnda size uygun tipi, beslenme davranýþlarý ve hangi vitaminlerin eksikliðine yatkýnlýðýnýzýn olduðuna ait bilgiler veriyor. HASSAS KORUMA - 'Kiþisel Genetik Saðlýk Programý' kapsamýndaki testlerde elde edilen bilgiler kiþiye özel þekilde saklanýyor. - Sadece genetik danýþma veren hekim, testin içeriðine bir þifreyle ulaþýyor. - Kiþinin bu testi psikolojik ve sosyal yaþamýný etkileme olasýlýðýný bilerek yaptýrmasý gerekiyor. Bu

riski göze almak istemiyorsa yaptýrmamalý. Bu nedenle genetik test yaptýracak kiþilerin, onay formunu çok iyi okumasý gerekiyor. TEST NASIL YAPILIYOR? - Bir saatlik açlýk sonrasýnda baþvuran kiþilerden tükürük örneði alýnýyor ve örnek plastik tüpe konuyor. Bu tükürük örneðinden laboratuvarda DNA elde ediliyor. - Laboratuvar, örneðin kime ait olduðunu, kimlik bilgilerini, hangi ülkeden geldiðini bilmiyor. Bu örnek, üç ay saklanýyor, sonrasýnda atýlýyor. - Elde edilen DNA örneði de iki yýl saklanýyor. Bu süre zarfýnda ilk test sonucu geldikten sonra, yeni bilgiler ýþýðýnda kiþiye güncellemeler yapýlýyor. Hastayla temasa geçilip, "Önceki test örneðinizde kolon kanseri riskiniz saptanmamýþtý ama bu alanda yeni bilimsel veriler var. Þimdi önleyici tarama testinizi, yani kolonoskopinizi yaptýrmanýz gerekebilir" denilebiliyor. - Bu testin içeriði geldiði ülkeden baðýmsýz olarak saklanýyor. Türkiye'den giden örnekler beyaz ýrka ait verilerle kýyaslanýyor. Gönderdiðimiz tükürük örneðinden elde edilen DNA'da diyabet hastalýðý için risk bakýlacaksa, diyabet hastalýðý açýsýndan beyaz ýrkta risk oluþturan genlerin yatkýnlýðýna dikkat ediliyor. Çünkü bazý hastalýklar Afrikalýlar ve Asyalýlarda farklý yatkýnlýklara neden olabiliyor.

uh Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Ýsmet Kýrpýnar, uyku sorunu yaþayanlarda, performans düþüklüðü, stres, anksiyete, depresyon, kalp krizi, hiper tansiyon, diyabet, obezite gibi hastalýklarýn arttýðýný söyledi. Zannedildiðinin aksineuyku sýrasýnda zihinsel fonksiyonlarýn kesin bir istirahatinin söz konusu olmadýðýný, "REM uykusu " denen bölümde beyin etkinliðinin uyanýklýk kadar, hatta daha fazla olduðunu belirten Prof. Kýrpýnar,uykunun, dýþarýdan gelen bir takým fiziksel ya da psikolojik etkilenmelere kapalý bir ortamda, insanýn bedensel ve ruhsal uyaranlarýyla faaliyeti olarak tanýmlanabileceðini kaydetti. Uykunun, bedendeki pek çok hormon ile diðer sistemlerin belli bir devrede çalýþmasýný saðlayan, dýþ uyaranlara kapalý, aktif bir dinlenme dönemi olduðunu belirten Kýrpýnar, þöyle konuþtu: "Uyku sýrasýnda bir taraftan birtakým beyinyapýlarý, beyindeki bilgi alýþveriþini saðlayan maddelerin düzeni devam ediyor, bir taraftan da bunlar deðiþerek, yenileniyor. Uyku, dinamik bir istirahat durumudur. Uyku, gündüz bir yere uzanarak yapýlan dinlenmeden çok farklý bir þey. Uykusýrasýnda 'Beyin kendini resetliyor' diyebiliriz. Uyku sýrasýnda dýþarýya kapattýðýmýz sistem, kendini yeni güne hazýrlýyor, bir anlamda yeniliyor. Uykunun bazý dönemlerinde beyin daha çok çalýþýyor.''

Makyaj yapanlar dikkat!

M

akyaj malzemeleri, bilinçsiz kullanýldýðýnda önemli sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle cilt yaralarýnýn makyajla kapatýlmamasýný öneriyor. Makyajýn iyi temizlenmemesinin de ciltte erken kýrýþýklýða sebep olduðu belirtiliyor. Özel Bahar Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalýklarý Uzmaný Dr. Bayram Börekçi, makyaj malzemelerinin cildi yýpratan kozmetik ürünler olduðunun altýný çizerek bu ürünlerin, içerdikleri yað oranýndan dolayý ciltteki gözenekleri týkayýp, cildin nefes almasýný önlediklerini söyledi. Börekçi, þöyle devam etti: "Özellikle yatarken mutlaka makyaj yýkanmalýdýr. Deri bütünlüðünü bozan yara, sýyrýk, enfeksiyon, egzama gibi bir durum varsa bu bölgelere makyaj yapmaktan kaçýnmak gerekir. Aksi takdirde enfeksiyon geliþebilir ya da problemin daha da þiddetlenmesi söz konusu olur."


Polisten anneler günü sürprizi V

an Emniyet Müdürlüðü Toplum Destekli Polislik (TDP) Büro Amirliði ekipleri, konteynýr kentlerde 'yýlýn annesi' seçtiði anneleri sürpriz bir þekilde ziyaret etti. TDP ekibi, Tahirpaþa, Kale, Kayaçelebi, Huzur ve Anadolu konteynýr kentlerde yýlýn annesi seçtiði bayanlarý konteynýrlarýnda ziyaret etti. Annelere çiçekle birlikte çeþitli hediyeler vererek gün-

lerini kutlayan polislerin bu davranýþý büyük takdir topladý. Ziyaret ettikleri ailenin sýkýntýlarýný da dinleyen polis ekipleri, annelerin ellerini öperek konteynýr ziyaretlerini sonlandýrdýlar. Yýlýn annesi seçilen bayanlar ise, polislerin sürpriz ziyaret karþýsýnda oldukça þaþýrdýklarýný belirterek, onlarý Türkçe ve Kürtçe dualarla uðurladýlar.

Beko yýlýn annesini seçti 14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Aziz FÝDANCI- HABER MERKEZÝ eko'nun her yýl geleneksel olarak düzenlediði "Yýlýn Annesi" ödülü, 6 çocuk, annesi 65 yaþýndaki Emine Demirkýran'a verildi.

B

'Annelerimiz geleceðin güvencesi'

Þ

eko Bölge Sorumlusu Levent Oran yýlýn annesi ödülünü teslim ederken, þöyle konuþtu" Gönül isterdi ki bir beko ailesi olarak tüm dar gelirli annelerin ihtiyaçlarýný karþýlayalým azda olsa bu bir bölümünü karþýladýðýmýzý düþünüyorum. Huzurunuzda Emine Demirkýran'ýn elini öperek, bu anlamlý gününü kutluyorum. "dedi.

anlýurfa Giriþimci Ýþkadýnlarý Derneði ve Cevahir Konuk Evi Ýþletmecisi Ýþ Kadýný Asuman Cevahir Yazmacý, annelerin anneler gününü kutladý Cevahir Yazmacý, yaptýðý açýklamada, 'Annelerimiz, geleceðimizin güvencesi olan çocuklarýmýzýn en iyi þekilde yetiþmeleri için hiçbir fedakarlýktan kaçýnmayan yüreklerindeki sýnýrsýz sevgi ve sabýrlarýyla dünyanýn en kutsal varlýklarýdýr.

S

Ü

T

ürkiye'de eþ zamanlý olarak gerçekleþtirilen yýlýn anne adayý geleneksel ödül töreni, Diyarbakýr Beko Seyran ticaret firmasýnda gerçekleþtirilen bir etkinlikle kutlandý. Diyarbakýr Diclekent'te bulunan Beko beyaz eþya maðazasýnda gerçekleþen etkinlikte, ihtiyaç sahibi dar gelirli 2 zihinsel ve bedensel çocuðu bulunan Demirkýran'a verildi.

B

eyran Ticaret Yönetim Kurulu Baþkaný Hamit Süleymanoglu ise "Anneler Günü'nün þirketler tarafýndan hatýrlanmasý çok duyarlý bir davranýþtýr. Gönül isterdi ki diðer þirketlerde bu duyarlýlýðý göstersin. Ancak bu duyarlýlýk eksik. Yaþamýmýzýn yarýsýnýn annelerimizin olduðunu unutuyoruz. Hani bir söz var 'cennet analarýn ayaklarý altýndadýr'. Bu çok doðru bir söz. Anne çok kutsaldýr" þeklinde konuþtu.

Y

ýlýn anne adayý Emine Demirkýran, kendisini hatýrlayan Beko yetkililerine teþekkür ederek"Maddi durumum çok kötü, bana sahip çýkan ve yardým elini uzatýp, beni bu günde hatýrlýyan herkese teþekkür ediyorum. Annelerin yüreði yanmasýn. Bugün baktýðýmýzda hep içi acýyan, kanayan anneler oluyor. Dinsin artýk gözyaþlarýmýz"diye konuþtu.

lkemize ve insanlýða faydalý nesiller yetiþtirmek için her türlü zorluða göðüs gererek fedakarca çalýþan anneler, aile deðerlerinin yaþatýlmasý ve geleceðe taþýnmasýnýn en önemli güvencesidir" dedi.

D

ünyaya getirdiði evlatlarýný özveriyle büyüten, iyiye, doðruya, güzele yönlendirerek hayata hazýrlayan annelerimizin hoþgörü, sevgi ve þefkatin tükenmez kaynaðý olduðunu anlatan Yazmacý, þöyle konuþtu: "Yaþamýmýzda bizi, belki de karþýlýksýz seven tek varlýklardýr. Bizi hiçbir zaman yalnýz býrakmayan, ilgiye ve sevgiye en çok ihtiyaç duyduðumuz anlarda, þefkatle baðrýna basan annelerimize, hak ettikleri saygýyý göstermekte asla kusur etmemeliyiz.

D

ünyanýn en yüce ve kutsal sorumluluðunu tabiatýndaki sevgi, þefkat ve merhamet duygularýyla yerine getiren tüm annelerimizin ve yüreðinde evlat acýsý taþýyan tüm þehit annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyor, hepsini saygý, minnet ve þükranla selamlýyorum."

Mürsel ACAY

YAÞAMIN RENGÝ

Acýlý coðrafyada anne olmak Anneler çileyi çekendir hep. Hele Mezopotamya kadýný, hem ekonomik darboðazda, hem acýlý coðrafya olma anlamýnda en büyük çileyi çekendir. Çocuðu ya kayýptýr, ya daðda, ya cezaevinde. Bu durumdaki anne sayýsý azýmsanmayacak çok. Onlarýn yüreði daðlýdýr. Onlar kaç yýldýr günlerini acýlý yaþarlar. Acýyý yüreklerinin en derininde hissederler. Onlar acýyý kanýksamýþ görünse de, yürekleri yangýndadýr. Yangýn içlerinde alev alevdir. Çocuklarý kayýp anneler önceki gün buruktular. Cumartesi günü 'Kayýplar Bulunsun' eyleminde yine bitap düþmüþ haldeydiler. Bir sonraki gün, yani dün yine Anneler Günü'nü buruk yaþayacaklardý. Ölü mü, sað mý diye bilmedikleri evlatlarý olmadan bir Anneler Günü daha geliyordu. Ve onlar hüzünlüydüler yine. Onlar yine acýlarýný içlerine gömmüþ gibi görüntü verdilerse de bu günde acýlarý sel olup akýyordu gözlerinden. Mezopotamya'da kadýn olmak zor zenaat. Anne olmak baþka bir zorluk. Ya evlat acýsýný yaþarlar, ya da yaný baþlarýndaki dost, arkadaþ, komþudan görürler evlat acýsýný. Bir þekilde görürler, yaþarlar evlat acýsýný. Evladý cezaevinde ise , yol eder cezaevi yolunu kendine. Kayýpsa, eylemlerdedir, çocuklarýnýn bulunmasýný haykýrýrlar. Kimi zaman sessiz, kimi zaman gözlerindeki yaþla, kimi zamanda

haykýrarak. Çocuðu gitmiþse gözleri televizyondadýr, haberlerde. Ya da gelecek kötü bir haberdedir kulaklarý. Bu Anneler günü de onlar için buruktu. Evlat kokusunu , evlat gülüþünü, evlat duygusunu yaþayamadan girdiler ve bitirdiler o günü. Yaradan kimseye annesizliði, annelere de evlat acýsýný göstermesin… Aslýnda acýlý bölgeye barýþý da anneler getirecek. Yürek yangýnlarýnda olan anneler,acýlarýyla, kararlýlýklarýyla barýþý getiren olacak. O'nu özlüyorum Benim annem de acýlý coðrafyanýn kadýnýydý. 6 çocuk doðurdu. 3 çocuk ise karnýnda iken öldü. O sýkýntýlý anlarda bile asil edasýyla dimdik dururdu. En acýlý gününde bile hissettirmezdi bize. Mardin, Derik'te doðmuþ. Ailenin en büyük çocuðu. Ve özelliði nedeniyle hep evde iþlerin aðýrlýðý üstündeymiþ. Yeri geldiðinde tarlada, yeri geldiðinde ev kadýnlýðýnda hizmet görmüþ. O babamýn durduðu yerde erkek gibi evin inþaatýna iþçilerle birlikte kum , çimento taþýrmýþ. O hem evlat büyütmüþ anne olduðu için, kadýn olduðu için ise ev iþlerini yapmýþ. Babamýn kavgalarýnda eline beyzbol sopasý, demir çubuk alýr, erkek gibi dururmuþ arkasýnda. Ticarette akýl veren olmuþ babama. O, zorlu coðrafyada, hem kadýnmýþ, yaptýðý iþlerle de erkek gibi. O'nu kaybedeli 8 yýl oldu. Kocaman adam oldum, ama çocuk gibi onu özlüyorum. Evet seni özlüyorum anne…


4

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

HABER

Yüz yüze sergisi

Annelerin elinin deðdiði yerde barýþ var

Fotoðraf Sanatçýsý Savaþ Boyraz'ýn sýnýrlarý anlattýðý Rû bi Rû (Yüz Yüze) adlý fotoðraf sergisi Amed Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluþtu.

B

üyükþehir Belediyesi'nin desteðiyle açýlan sergiye Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Yerel Gündem 21 Kent Konseyi Genel Sekreteri Metin Kýlavuz, Kültür ve Turizm Daire Baþkaný Muharrem Cebe ve çok sayýda kiþi katýldý. Sanatçý Boyraz, katýlýmcýlara eþlik ederek fotoðraflarýn hikayelerini anlattý. Sergiyi çok beðendiðini ifade eden Baydemir, çalýþmalarýndan dolayý Boyraz'ý kutladý. Baydemir, bir fotoðraf karesinin bazen bir milyon kiþinin sesinden daha etkili olduðunu belirterek, sanatýn gücüne vurgu yaptý. Baydemir bu çalýþmanýn Ortadoðu'daki sýnýrlarýn ortadan kaldýrýlmasýna vesile olmasýný diledi. Boyraz da projeye verdikleri destekten dolayý Baydemir'e teþekkür ederek, sýnýrýn öte yakasý Türkiye'de de fotoðraf çekerek, Kürdistan Federal Bölgesi'nde sergi açacaklarýný söyledi. Yaþadýðýmýz hayatta sýnýrlarýn çok önemli bir yer tutuðunu söyleyen Boyraz, "Bir þeyi ancak farkýna vararak yok edebiliriz" diye konuþtu. Amed Sanat Galerisi'ndeki sergi 31 Mayýs'a kadar açýk olacak.

T

Van'da anneler günü kutlandý V

an Kardelenler Kadýn Derneði, çoðunluðu göçle gelen mahallede sokak sokak gezerek annelere karanfil daðýttýlar.

Ýzzettin ÝÇÝN olayhaber@hotmail.com

NEREYE KOÞUYORSUNUZ? Hayat bir koþu mudur ve bizler bu koþuyu yönetebilir miyiz? Hayatý yönetmek iddiasýnda olanlar var. Aklýn her þeyi çözeceðine inananlar, hayatý da yöneteceklerine inanýrlar.

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ YIL: 11 SAYI: 3909 Ýmtiyaz Sahibi: Diyar Medya Matbaacýlýk adýna Ömer Serdar ÇÝMEN Genel Yayýn Yönetmeni Mürsel ACAY Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Berat ASLAN Sayfa Editörü A.Baran ÇÝMEN Sayfa Düzeltmeni Aziz Muhammed FÝDANCI Yayýn Türü Bölgesel süreli yayýn Ýdare ve Haber Merkezi Adresi: Gevran Cad. Yunus Emre Apt. Kat:1 No:2 Tel: 0412.228 55 53 - 228 65 53 Basýldýðý Yer: Stadyum Altý Kuzey Kale Arkasý YENÝÞEHÝR/DÝYARBAKIR e-p posta: olayhaber@hotmail.com BU GAZETE BASIN MESLEK ÝLKELERÝNE UYMAYA SÖZ VERMÝÞTÝR. Not: Köþe yazýlarýnýn sorumluluðu, yazarlara aittir.

Van Kardelenler Kadýn Derneði Baþkan Gülþen Dalaz, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte bir anne olduðunu unutarak, mahalledeki annelere koþtu. Derneklerinin bulunduðu ve çoðunun göçle gelen dar gelirli ailelerin ikamet ettiði mahallede sokak sokak gezerek 'Anneler Günü' dolayýsýyla kadýnlara karanfil daðýtan Dalaz, karanfil daðýttýklarý birçok kadýnýn ömürlerinde ilk kez birileri tarafýndan kendilerine karanfil verildiðini ve Anneler Günleri kutlandýðýný ifade ettiklerini söyledi. Þimdiye kadar mahallede böyle bir etkinlik olmadýðýný vurgulayan Dalaz, "Mahallede her gün yüz yüze baktýðýmýz kadýnlarla diyalogu geliþtirmek ve onlarý o mutlu günlerinde yalnýz býrakmamak adýna karanfil daðýttýk" dedi. Ayrýca Sosyal Destek Programý (SODES) kapsamýn-

Gerçekten, hayatý yönetmek mümkün mü? Hayatý yönetmeye çalýþmak ne kadar doðrudur? Ýstesek bile bunu yapabiliyor muyuz? Hangimiz, hayatta planladýðýmýz noktada olduðunu söyleyebilir? Hayatta baþarýsýz olduðumuzda da planýmýz böyle deðildi, baþarýlý olunca da öyle planlamamýþtýk. Baþarýsýz olanlar, öyle planlamadýklarýný kabul edebilir. Ama ne yazýk ki, baþarýlý olanlar öyle planladýklarýný iddia edebiliyorlar. Hayatýmýzý tekrar gözden geçirmek gerekiyor. Hayatýn bir koþu olduðu söylenir. Herkes bir þeylere koþuyor; kimi paraya, kimi makamlara, kimi alkýþa, kimi þöhrete, kimi mala ya da lüks arabalara… Herkesin koþtuðu yere vardýðýný sanmayýn. Çoðu insan, koþtuðuna ulaþamadan bu dünyayý terk ediyor. Ve koþtuðuyla kalýyor. Hayat bir koþu ise, nerede biter? Sonu ya da varýþ noktasý olmayan bir koþu olur mu? O halde nereye varmak için koþuyoruz, bunu biliyor muyuz? Eðer hedef, para kazanmak, kariyer, mal, þöhret ise, bunlarý elde ettiðimizde koþunun onunu varmýþ oluyor muyuz? Birileri cevap versin lütfen… Eðer hedef yoksa veya sonu yoksa, o zaman hayat sadece koþmaktan ibaret midir? Koþan düþünemez, ancak durup etrafýna bakabilen düþünebilir. Afrika ormanlarýnda beyazlar ve yerlilerden oluþan bir ekip yavaþça ilerlerken, beyaz adam daha hýzlý yürümelerini isteyince yerliler þöyle demiþ : "Daha hýzlý gidemeyiz. Çünkü ruhlarýmýz geride kalýyor". Evet, çok koþan ruhunu geride býrakmýþ oluyor. Ruhsuzdan ne beklenir ki?

da hazýrladýklarý proje ile hiçbir mesleði olmayan 25 genç bayana sekreterlik ve 25 bayana da kadýn üst giysi terziliði kursu verdiklerini söyleyen Dalaz, ayrýca mahalledeki kadýnlara yönelik aile içi þiddet ve kadýn haklarý, çocuk ve ergen psikolojisi, aile içi iletiþim konularýnda da bilgi verdiklerini anlattý. Dalaz, "Haftanýn 6 günü açýk olan derneðimize tüm kadýnlarý bekleriz. Burada kadýnlarýn her türlü yardým talebini alýyoruz. Depremden bu yana sponsorlarýmýzýn desteði ile temin ettiðimiz yardým malzemelerini dar gelirli ailelere daðýtmayý sürdürüyoruz" þeklinde konuþtu.

BMM Baþkaný Cemil Çiçek, bütün annelerin Anneler Günü'nü kutlayarak, "Bir toplum ancak kadýnlarýyla yükselebilir. Annelerimizin elinin deðdiði yerde barýþ ve huzur daha yaygýn olacak ve suça ve þiddete dönük olaylar olmayacaktýr" dedi. TBMM Baþkaný Cemil Çiçek, Anneler Günü nedeniyle bir mesaj yayýnladý. Çiçek, "Ýnsanlýðýn en çok ihtiyaç duyduðu sevgi ve þefkat duygularýnýn sembolü olan annelerimiz için son derece anlamlý olan Anneler Gününü kutluyorum" diyerek, bütün ilkleri yaþatan anneleri böyle güzel bir gün vesilesiyle anmaktan mutluluk duyduðunu belirtti. Bir toplumun ancak kadýnlarýyla yükselebileceðini kaydeden Çiçek, annelerin elinin deðdiði yerde barýþ ve huzurun daha yaygýn olacaðýný ve suça ve þiddete dönük olaylar olmayacaðýný dile getirdi. Çiçek mesajýnda þu ifadelere yer verdi: "Varlýklarýyla huzur bulduðumuz hayattaki en deðerli varlýklarýmýzýn hakkýný hiçbir zaman ödeyemeyeceðimizi bilen bir kültürün mensuplarýyýz. Medeni deðerleri benimsemiþ bireyler olmamýz, annelerimizin saygýnlýðýný korumamýzla mümkündür. Anne kimliðini deðersizleþtiren bir toplumun, saðlýklý bir geleceðe sahip olmayacaðý unutulmamalý. Annelerimizi, sadece anne kimliði ile görmek onlara yapacaðýmýz en büyük haksýzlýklardandýr. Annelerimiz ayný zamanda kadýn kimlikleriyle toplumda söz ve hak sahibi olan kiþiler. Annelerimizin kadýn kimlikleri göz ardý edilmemeli. Onlar sadece evlerimizde deðil, sosyal yaþamda da etkin olarak yer almalýdýrlar. Doðduðumuz andan itibaren varlýklarýna hep ihtiyaç duyduðumuz, bizi biz yapan deðerleri aldýðýmýz annelerimizin bu güzel gününü bir kez daha yürekten kutluyorum. Çocuklarýn annelerine verecekleri en güzel hediyenin annelerini üzmemek olduðunu belirtiyor, bütün dünya annelerine saðlýk, mutluluk ve esen dolu bir hayat diliyorum".

ÝHTÝSAS MAÐAZAMIZ ÞÝMDÝ


HABER

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

5

Sampiyonluk coskusu Galatasaray'ýn 2011-2012 sezonunun þampiyonu olmasý bölgede de coþkuyla kutlandý. Maçýn bitmesi ile birlikte taraftarlar sokaklara döküldü.

Þýrnak

Hakkari Þýrnak'ta coþku Þýrnak'ta Galatasaray taraftarlarý, takýmlarýnýn þampiyonluðunu coþkuyla kutladý. Spor Toto Süper Final Þampiyonluk Grubu'nda Fenerbahçe ile Galatasaray arasýnda oynanan karþýlaþmayý Þýrnak'taki kafelerde izleyen Galatasaraylý taraftarlar, maçýn ardýndan Cumhuriyet Meydaný'nda toplanarak þampiyonluðu kutladý. Taraftarlar temsili kupayý kaldýrdýktan sonra araçlarýyla kentte tur attý. Havai fiþekler atýlýrken, Galatasaray taraftarlarý davul zurna eþliliðinde halaylar çekti. Cizre Þýrnak'ýn Cizre ilçesinde de Galatasaraylý taraftarlar maç sonrasý sokaklara döküldü. Maçýn bitiþ düdüðüyle birlikte Belediye Caddesi,Nusaybin Caddesi, Yafes Caddesi ve Orhan Doðan Caddesi'ne çýkan Galatasaray taraftarlarý, Fenerbahçe karþýsýnda alýnan 0-0'lýk skorun getirdiði þampiyonluðu büyük bir coþkuyla kutladý. Caddede yürüyen taraftarlara araçlarýndaki taraftarlar korna çalarak eþlik etti. Ellerindeki meþaleleri yakan taraftarlar Cizre sokaklarýný panayýr alanýna çevirdi. Sarý kýrmýzýlý taraftarlar, Nusaybin Caddesi üzerinde araçlarýyla konvoy oluþturdu. Polis ilçede olasý bir olaya mahal vermemek için güvenlik önlemi aldý Hakkari Süper Lig'in 54. þampiyonu, Fenerbahçe ile Galatasaray arasýnda oynanan maçta Galatasaray'ýn þampiyon olmasý Hakkari'de coþkuyla karþýlandý. Maçý kahvelerde izleyen Hakkari'li gençler maçýn bitmesiyle birlikte Cumhuriyet Caddesi üzerinde topla-

Bitlis

Cizre

narak sevinç gösterisinde bulundular. Yüzlerce gencin bir araya geldiði kutlamalarda havi fiþekler patlatýlarak söylenen Kürtçe þarkýlar eþliðinde halaylar çekildi. Bazý taraftarlar takýmýn formalarýný öperken bazýlarý ise üzerlerinde çýkartarak formalarý sallayarak çýðlýklar attýlar. Taksilerin yetersiz kaldýðý Hakkari'de bazý gençler araçlarýn kaportalarýnýn üzerine çýkarken, bazýlarý ise getirdikleri üstü açýk kamyonet ve pikaplarla arkadaþlarýný doldurarak þehir turu attýlar. Taksim meydanýný aratmayan görüntülerin yaþandýðý Hakkari Caddelerinde gençler doyasýya eðlendi. Bazý genç kýzlarda taraf tutuklarý takýmlarýnýn formalarýný giyerek kutlamanýn içersinde yerlerini almanýn sevincini yaþadýlar. Bitlis'te coþku Galatasaray'ýn Spor Toto Süper Lig'de 2011-2012 sezonunun þampiyonu olmasý Bitlis'teki taraftarlar tarafýndan coþkuyla kutlandý. Bitlis ve ilçelerinde golsüz biten Fenerbahçe-Galatasaray maçý sonrasý, Galatasaray bayraklarý ve ellerindeki meþalelerle sokaklara dökülen taraftarlar, þampiyonluk sevinci yaþadý. Davul zurna eþliðinde þampiyonluðu kutlayan bazý taraftarlar renkli görüntüler oluþturdu. Takýmlarý lehine sloganlar atan taraftarlar, zaman zaman da Galatasaray marþý söyledi. Bazý taraftarlar ise þampiyonluk sevincini halay çekerek kutladý. Çok sayýda taraftarýn katýldýðý kutlamalar sürerken, polis ekipleri ise geniþ güvenlik önlemleri aldý. Kent merkezinde çoðu taraftar da þampiyonluðu arabalarýyla tur atarak kutlarken, taraftarlarýn kutlama yapmak için anayolu kapatmasý nedeniyle uzun araç kuyruklarý oluþtu.


6

EKONOMÝ

Göç ve yoksulluk sempozyumu 14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Gaziantep Üniversitesinde gerçekleþtirilen "Göç: Türkiye'nin ve Dünyanýn Gerçeði Uluslararasý Sempozyumu" kapsamýnda, "Göç ve Kentleþme, Kentsel Yoksulluk ve Ýdari-Yönetsel Yapýlanma" konulu panelde kentsel dönüþümle TOKÝ konutlarýna yerleþenlerin eski alýþkanlýklarýný kolay kolay býrakamadýklarý vurgulandý.

A

tatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve baþkanlýðýný Berthold Gees'in yaptýðý panele Bilkent Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Tahire Erman, Adýyaman Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hacý Duran, Yýldýrým Beyazýt Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Baðlý ve Dicle Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Rüstem Erkan konuþmacý olarak katýldý. Panel Baþkaný Berthold Gees'in, göç konusunda yaptýðý kýsa deðerlendirme konuþmasýndan sonra söz alan Bilkent Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Tahire Erman, kentsel dönüþüm sonucunda toplu konut idaresinde bir araya gelenler üzerinde yaptýðý anket çalýþmasýndan örnekler sundu. Doç. Dr. Erman, yaþadýklarý konutlarý terk etmek zorunda kalan ve kýrsaldan gelerek TOKÝ konutlarýna yerleþenlerin eski alýþkanlýklarýný kolay kolay býrakmadýklarýný ve geçmiþ yaþantýlarýný aynen sürdürmeye çalýþtýklarýný ifade etti. Geçmiþte kapý önünde oturan bu insanlarýn çok katlý binalarda da bahçelerde oturduklarýný, binalarýn arasýnda bahçelerde sebze dahi yetiþtirmeye kalkýþtýklarýný söyledi. Adýyaman Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hacý Duran, Anadolu'da kültürlerin ve medeniyetlerin yok oluþunu arkeolojik alanlara yapýlan gezil-

erde her zaman tanýk olduklarýný söyledi. Prof. Dr. Duran, "Aþýrý þehirleþmeden dolayý þuanda Anadolu böyle bir süreci yaþýyor. 30 yýl önce canlý ve dinamik bir alanýn yaþandýðý kýrsal bölgeler neredeyse vahþi doðaya terk edilecek bir duruma gelmiþ. Özellikle Karadeniz bölgesinde ormanlaþma oraný çok yüksek olduðu için bu bölgede köylülerin mezarlarý tamamen yok olmuþ, eski yollarýn birçoðu tamamen kaybolmuþ, aðaçlarla kapanmýþ, tarlalarýn sýnýrlarý kaybolmuþtur" diyerek, bu insanlarýn 20 sene önce ektiði, biçtiði bir tarlanýn nerede olduðunu bilecek argümanlara sahip olmadýklarýný ifade etti. Yýldýrým Beyazýt Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Baðlý, kentin sadece bir mekan planlamasý olmadýðýna dikkat çekti. Prof. Dr. Baðlý, "Ýnsanoðlunun göçle ilgili çok ciddi bir dinamik yapýsý vardýr. Mekânla olan iliþki her ne kadar romantik bir iliþkiyse de sadece mekana baðlý olarak da kalýnmýyor" þeklinde konuþtu. Dicle Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Rüstem Erkan, gerek dünyadaki göç hareketleri ve gerekse Türkiye'deki göç hareketlerini çok makul ve meþru karþýlarsak, dünyadaki eþitsizliði, Türkiye'deki bölgeler arasý eþitsizliðe de itiraz etmemiþ sayýlýrýz ifadesinde bulun-

du. Doç. Dr. Erkan, "Yapýlan araþtýrmalarda dünyada 200 milyon üzerindeki insanýn doðduðu ülke dýþýnda yaþadýðý görülüyor. Bu 200 milyon insan kim? Hangi ülkenin insanlarý yaþýyor, buna bakmak gerekiyor. 50-60 yýl geriye

gidildiðinde bu insanlarýn sömürgenin oluþturduðu yurttaþlar olduðu görülüyor" diye konuþtu. Panelin sonunda söz alan Þehitkamil Kaymakamý Mehmet Aydýn, Türkiye'de göç alan ikinci büyük ilçesinin kay-

makamý olarak Sosyal Araþtýrma Dayanýþma ve Müdahale Merkezi'ni (SADMER) kurduklarýný ve korunmaya muhtaç çocuk, kadýn, engelli, yaþlý ile çaresiz ve kimsesizlere proje kapsamýnda sahip çýkmaya çalýþtýklarýný söyledi.

Garanti'den bir ilk Kýþýn uzun sürmesi çiftçiye dezavantaj

V

an Ziraat Odasý (VAZOD) Yönetim Kurulu Baþkaný Lütfü Özgökçe, Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayýnladý. Özgökçe, mesajýnda Van çiftçisinin yaþanan deprem ve kýþ mevsiminin uzun sürmesinden dolayý dezavantajlý bir duruma düþtüðünü ifade etti. Depremden dolayý yaþanan yýkýmlardan çiftçilerin de büyük ölçüde etkilendiðini kaydeden Özgökçe, birçok çiftçinin hem can hem de mal kaybý yaþadýðýný belirtti. Devletin yaþanan depremlerden sonra bölgeye olan duyarlýðýndan dolayý, çiftçilerin yaralarýnýn bir nebze de olsa sarýldýðýný ifade eden Özgökçe, "Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý, yaþanan depremden hemen sonra çiftçilerin hayvanlarý için yaþadýðý barýnma sorununun gidermesi konusunda büyük destek olmuþtur. Büyükbaþ hayvan için 400 ve küçükbaþ hayvan için ise 60 TL yem desteðinin verilmesi bölgedeki hayvancýlýðýn devamý açýsýnda çok olumlu ve zamanýnda alýnan bir karardý. Artýk bundan sonra çiftçi ve üreticilerin yerlerinde kalmasýný ve üretimin devamýný saðlamak için köyleri yaþanýlýr bir hale getirmek gerekir" dedi. Çiftçilerin toplumsal yapý ve ülke ekonomisinin içerisindeki yeri ve rolünün çok önemli olduðunu da vurgulayan Özgökçe, bu aþamada çiftçilerin yaþadýðý sorunlara yönelik uzun vadeli çözümlerin üretilmesi, AB yolundaki Türkiye'nin yararýna olacaðýný kaydetti. Özgökçe, "14 Mayýs Dünya Çiftçiler Günü'nde ülkemizin kalkýnmasýnda önemli rolü olan, nasýrlý elleriyle topraða hayat veren tüm çiftçilerimizin bu anlamlý gününü kutlarým" ifadelerini kullandý.

Garanti Bankasý, bu yýl 3. kez, ayný anda 2 farklý vadede banka bonosunu halka arz ediyor. Toplam 750 milyon TL büyüklüðündeki 2 bononun ihracý, 14-16 Mayýs tarihleri arasýnda gerçekleþtirilecek.

F

arklý vadedeki iki banka Bonosu ihracýna 750 milyon TL toplam ihraç rakamýndan daha fazla talep gelmesi durumunda halka arz rakamý 1 Milyar TL tutara kadar arttýrýlabilecek. Talep toplanacak banka bonolarýndan ihraç rakamý 350 milyon TL olan 91 gün vadeli bono, talep toplama dönemi sonunda referans alýnacak gösterge hazine bonosu faizinin 40 baz puan üzerinde getiri saðlayacak. Ýhraç büyüklüðü 400 milyon TL olan 179 gün vadeli ikinci bono ise talep toplama dönemi sonunda referans alýnacak gösterge hazine bonosu faizinin 50 baz puan üzerinde getiri saðlayacak. Ýskontolu bonolarýn satýþý, halka arz yöntemiyle yapýlacak. Halka arz süresi sona erdikten sonra müþteriler, diledikleri zaman bononun alým-satýmýný ikincil piyasadan da yapabilecek. Bonolarýn minimum satýþ tutarý 1.000 TL olacak. Halka arz edilen banka bonolarý, ÝMKB ilgili piyasasýna kote olacak ve ÝMKB bono/tahvil piyasasýnda iþlem görecek. Banka bonolarýný satýn alan yatýrýmcýlar vade sonuna kadar beklerse, iskontolu hazine

bonolarýndaki gibi, üzerinde belirtilen faiz oraný doðrultusunda nomi-

nal getiriyi alabilecek; bonosunu ara dönemde o anki piyasa fiyatý

üzerinden satabilecek. Banka bonolarý, gösterge hazine bonosunun üzerinde faiz vererek, müþterilerine daha cazip getiri fýrsatý sunacak. Konuyla ilgili bilgi veren Garanti Bankasý Genel Müdür Yardýmcýsý Gökhan Erün, "Piyasa faiz oranlarýnýn üzerinde getiri saðlayan banka bonolarý ve özel sektör tahvilleri, yatýrýmcýlar tarafýndan büyük ilgiyle karþýlandý. Ürünler, referans alýnacak hazine bonosunun üzerinde faiz vererek, müþterilerine daha cazip getiri fýrsatý sunuyor. Biz de, bu dönemde yatýrýmcýlarýmýza yüksek getiri imkaný saðlayan önemli bir araç olarak banka bonolarýna öncelik verdik. Bu yýl 3. kez ayný anda 2 banka bonosunun ihracýný gerçekleþtiriyoruz. Farklý vadelerde 2 ayrý bono ihracýyla, alternatifli yatýrým seçenekleri yaratmayý hedefledik. Yatýrýmcýlara, Garanti Bankasý Bonosu'yla bir yandan yüksek faiz getirisi saðlýyor, diðer yandan Garanti güvencesiyle iþlem yapma fýrsatý sunuyoruz. Müþterilerimiz için alternatif yatýrým araçlarý tasarlamaya devam edeceðiz" dedi.

Yapý ve Dekorasyon fuarý M

alatya Valisi Ulvi Saran,Malatya Belediyesi Kültür A.Þ. Genel Müdürü Murat Nalçacý ile birlikte Yapý ve Dekorasyon Fuarý'ný ziyaret ederek katýlýmcý firmalar ile bir süre görüþtü. Saran, fuarýn baþarýlý geçtiðini ifade ederek, "Fuarlar bir il için çok önemli. Malatya son zamanlarda bu konularda çok ciddi ataklar yapýyor. Fuarýmýz ikinci yýlýnda ulusal boyuta taþýndý. Irak'tan iþ adamlarý Malatya'ya geldi. Ticari baðlantý yapabilmek için görüþmeler yapýyorlar. Bu ülkemiz açýsýndan önemli bir geliþme" dedi. Malatya Belediyesi Kültür A.Þ. tarafýndan yeni belediye binasý yanýnda 10-13 Mayýs tarihleri arasýnda düzenlenen Yapý ve Dekorasyon Fuarý'na 71 firma katýldý.


GÜNCEL

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Baydemir muhtarlarla buluþtu Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Kayapýnar'ýn merkez ve çevre mahalle muhtarlarý ile bir araya gelerek Büyükþehir Belediyesi ve DÝSKÝ'nin çalýþmalarýný paylaþtý.

B

üyükþehir Belediyesi ve DÝSKÝ'nin çalýþmalarý demokratik katýlýmcý belediyecilik anlayýþý gereði muhtarlarla paylaþýldý. Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir tüm daire baþkanlarý ve DÝSKÝ yetkilileri ile birlikte Kayapýnar'ýn merkez ve çevre mahalle muhtarlarýyla bir araya geldi. Baydemir muhtarlara bir slayt gösterimiyle verdiði brifingde; kentsel çalýþmalar, Suriçi ve Aziziye mahallelerindeki kentsel dönüþüm projeleri ile yapmayý planladýklarý Dicle Vadisi Projesi, Kent Ormaný ve Kültür Kongre Merkezi projelerini anlattý.

Daha sonra muhtarlarýn sorun ve taleplerini dinleyen Baydemir, gerekli ihtiyaçlarýn giderilmesi için yetkililere talimat verdi. Muhtarlara "Bu belediye sizlerindir. Bizler de sizin hizmetkarýnýzýz" diyerek, belediyenin görev ve yetki alanýna giren tüm sorunlarý gidereceklerini ve imkanlar doðrultusunda çalýþmalarýný sürdüreceklerini söyledi. Baydemir, muhtarlarla Eylül ayýnda yeniden bir araya gelmek üzere toplantýyý tamamladý.

7

Ahmet AY olayhaber@hotmail.com

GLOBAL MÝ? YEREL MÝ? B

ana yazmam için köþesini açan Diyarbakýr OLAY Gazetesine haftada 2 gün (Pazartesi-Cuma) yazmaya çalýþýyorum. Birkaç yazým dýþýnda yerel konularý yazmadým. Kabul edersiniz etmezsiniz ama bunun çeþitli sebepleri var. Bu "sebepleri" dikkate almamýzýn da sebepleri var. Dahasý bugün böyle bir yazýyý yazmamýn da bir sebebi var. Köþemde yerel birkaç yazý yazdýðýmdan haberi olmayan bir dostum geçen gün; "Hocam neden yerel bir gazetede yerel konularý iþlemiyorsun?" haklý siteminde bulundu. Doðrusu birkaç yazý yazdýysam da dostumun tespitinde önemli haklýlýk payý var. Köþe yazarlýðý doðasý gereði yazdýðýnýz coðrafyanýn rengini alýr, bu kaçýnýlmazdýr. Ama bir de yaþadýðýnýz/yazdýðýnýz yer Diyarbakýr gibi siyasi nüfuzu/hinterlandý kýtalararasý bir etkiye sahip bir il ise ve bu ili yazýlarýnýza konu etmiyorsanýz çok ciddi gerekçelerinizin olmasý lazým. Dedim ya bir dostumun -ki saygý ve sevgide yanýmda ayrý bir yere sahip olan bir arkadaþýmdýr- sitem gelince neden yazmadýðýmý kýsaca açýklamýþtým. Doðrusu söylediklerim yeterli gerekçe olmasa da bir mazeret olarak kabul edilebilir. Dedim ya, Diyarbakýr siyasi nüfuz olarak aralarýnda ABD, Almanya, Fransa ve Ýskandinav ülkelerinin yer aldýðý dünyanýn en az 10 önemli ülkesinde saygýnlýða sahiptir. Bu sebeple Amed gibi bir ilin sorunlarýný yazmaya kalktýðýnýz zaman "kimsenin bir baþkasý için haddi ve hakký olmayan sýfatlarla karalamalar" kaçýnýlmazdýr. Mesela rüzgâr estiðinde havada uçuþan poþetleri yazarsanýz alacaðýnýz cevap dünden bellidir. Keza Ben-u Sen'deki yoksulluðu yazarsanýz farklý çevrelerin saçma sapan ithamlarýyla karþýlaþýrsýnýz. Eðer sokakta çalýþ(týrýl)an çocuklarýn içinde bulunduklarý durumun vahametini yazarsanýz

baþka türlü, o çocuklarýn ailelerini buradan elde ettikleri kazançla geçindirdiklerini yazarsanýz daha farklý itham edilirsiniz. Diyelim ki yanlýþlýkla çöpümüzü atabileceðimiz bidon, teneke, konteynýr, sepet vs. sayýsý neden az diye bir soru yöneltirseniz alacaðýnýz iki cevabýn ikisi de ideolojik. Örneðin, birileri çöp kutularýnýn azlýðýný ironiyle "kutulara bomba yerleþtirilir endiþesiyle hükümet/devlet izin vermiyor" ifade ederken, bir diðeri "kardeþim belediye mi var ki çöp kutularýmýz olsun" diye karþý çýkar. Hele hele iþsizliðin bizi sürüklediði elem verici yeri yazýnýzda söz konusu ederseniz, alakasý olan cevapla karþýlaþabileceðiniz gibi hiç alakasý olmayan o kadar farklý cevaplar da alabilirsiniz ki. Bir de hükümetin doðru yaptýðý bir þeye doðru deyin dünyanýn kaç bucak olduðunu görün. Ya da Belediyenin çalýþmalarýndan bir tanesine övgü dolu sözler söyleyin dünyanýn bucaklarýnýn köþelerini sayýverirsiniz. Ama ulusal ve uluslararasý bir konuyu yazýn kimse size "Kürt deðil mi, ne olacak?" demeyeceði gibi "hain, iþbirlikçi" diyen de çýkmaz. Doðrusu endiþem bu deðil, Yazacaklarým zaten bölgenin de çok ehemmiyet verdiði konulardýr. Demokrasi, insan haklarý, yeni anayasa, Suriye, darbeler vs. Bir espriyle yazýmýzý nihayetlendirelim mi? Yok yok, En iyisi ben bahan "global dünya vatandaþlarýnýn varoluþsal ve tözsel spesifik sorunlarýna özgün ve de düzgün çareler t/üretmeye" devam edeyim. Belli mi olur? Bir de bakarsýnýz ki derde deva bulmuþuz. Olmaz mý dediniz? Ya olursa… Anneler gününü kutlarken Þampiyon Galatasaray'ý da tebrik ediyorum.


8

HABER

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Basýnda hiç þike olmamasý lazým Basýn Ýlan Kurumu (BÝK) Genel Müdürü Mehmet Atalay, "Birbirimizi kandýrmayacaðýz, þike yapmayacaðýz. Basýnda hiç þike olmamasý lazým" diyerek yerel gazetelerin "naylon muhabir" deðil gerçek muhabir çalýþtýrmasý gerektiðini söyledi. Genel müdür Atalay, TOKÝ ile iþbirliði yaparak gazetecileri ev sahibi yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Mehmet Atalay

B

asýn Ýlan Kurumu (BÝK) Genel Müdürü, kurumun Balýkesir Þubesi'ni ziyaret ederek, Þube Müdürü Tahsin Þahin ve kurum personeliyle görüþtü. BÝK Þubesi'nde Balýkesir'deki yerel gazetelerin sahip veya temsilcileri ve basýn çalýþanlarý ile bir araya gelen Atalay, Basýn Ýlan Kurumu'nun yerel basýn için önemini anlattý. Yerel gazetelerin teknolojisini yenileyip, sosyal medyaya da kayýtsýz kalmamasý gerektiðini belirten Atalay, gazeteleri güçlendirmek, gelir kaynaklarýný artýrmak için çalýþmalar yaptýklarýný söyledi. Atalay, "Yýllardýr bu iþi yapýyorsunuz, ama þu gerçek ki bir gazetenin bayide satýldýðýný, abonesi olduðunu görürlerse, reklam verdiðinde maksadýn hasýl olduðunu görürlerse reklam veren sizi bir daha býrakmayacaktýr. Kaliteli, konuþan gazeteler çýkarýlsýn, albenisi olan gazeteler çýkarýlmalý. Ne olursa olsun yaptýðý habercilikle o ilde etkili olabilen bir gazetede kesinlikle hem satýþtan para kazanýr, hem de ciddi reklam alýr. Bir yerel gazetede o ilde konuþulsun, yaptýðý haber ulusal gazetede kadar tesirli olsun, Ankara'daki bir Bakanýmýz kalkýp o konuyla ilgili açýklama yapsýn. Mutlaka çok haberleriniz olmuþtur. Zonguldak Güncel Gazetesi, Çaycuma ilçesindeki köprü felaketiyle ilgili 2009 yýlý Temmuz ayýndaki haberinde 'bu görüntüler korkutuyor' baþlýklý haberi ve yaklaþýk 2 yýl sonra da 'korkulan oldu' diye haberini yapmýþ. Bu gazete övgüye deðer, alkýþa deðer bir gazetecilik yapmýþ. Bu gazeteler

olmasa, yerel basýn olmasa ne kamu adýna denetim saðlanabilir, ne çeþitlilik saðlanabilir, ne demokrasi saðlanabilir. Ýþimiz zor, ama imkansýz deðil. Basýn kadar etkili hiçbir þey olmaz. Sorunu gündeme getirmek de çözmekte bizden geçiyor. Gelirlerimizi artýrmak önemli. Cazip gazetecilik yapýp firmalarýn bizi tercih etmesini saðlamak lazým. Keþfedilmemiþ büyük bir reklam pastasý var" diye konuþtu. BÝK'in her geçen gün kendini yenileyip geliþtirdiðini kaydeden Atalay, "Biz gazetelere köprü olmaya çalýþýyoruz. Düzenleyici, destekleyici, denetleyici bir kurum olarak kendimizi geliþtiriyoruz. Gazetelerin daha iyi þartlarda çalýþabilmesi için, daha iyi gazetecilik yapabilmesi için gazetelerin Basýn Ýlan Kurumunun desteðine ihtiyacý var. Gazetecilik kin ve intikam hissiyle yapýlacak bir iþ deðil, yorumunla eleþtirebilirsin ama haberi görmezlikten gelemezsin. Haberciliði en iyi yapmak zorundayýz, kendi görüþümüze göre deðil. Buna BÝK deðil kamuoyu karar verir. Halk sizi okur ya da okumaz, bunu tirajýnýza yansýtýr. Biz BÝK olarak ona bakarýz, halk sizi okuyor mu okumuyor mu? BÝK'i her açýdan geleceðe hazýrlýyoruz. Bilimsel çalýþmak zorundayýz. Günlük ihtiraslarýmýza göre adalet uygulayamayýz. Her türlü eleþtiriye de açýðýz" dedi. Atalay, BÝK'in varlýðýnýn da gazetelerin geliþimine, etkinliðine baðlý olduðunu söyledi. Evsiz Gazetecilere ev projesi Atalay, bir soru üzerine Ýstanbul'da

baþlatýlan, Ýzmir'de talep almaya baþlanan basýn mensuplarýnýn konut edinmesiyle ilgili TOKÝ ile birlikte yürütülen projeden de söz etti. Evsiz meslektaþlar için TOKÝ binalarýnda bir bölümün ayrýlabileceði gibi baðýmsýz çalýþmalarýn da yapýlabileceðini anlatan Atalay, Ýstanbul'da bin 500 konutla baþladýklarý projenin talep ve ihtiyaca göre devam edeceðini, Ýzmir'de de ayný þekilde tespit yapýlmasý için çalýþma baþlattýklarýný anlattý. Atalay, "Bütün illerde talep olmasý halinde bunu TOKÝ'ye iletebiliriz. Balýkesir'de de böyle bir baþvuru ve çalýþma olursa þube müdürümüzle birlikte gerekli talepleri alýp, bununla ilgili çalýþma yaparýz" dedi. BÝK Genel Müdürü Mehmet Atalay, gazetecilerin akþamki þampiyonluk maçýný hatýrlatýp skor için tahminde bulunmasýný isteyince verdiði cevapla herkesi güldürdü. Karadenizli olan Atalay, "Bildiðim bir þey var; maç 0-0 baþlayacak. Hak eden kazansýn" dedi. Gazetelere þike uyarýsý Yerel bir gazete sahibi web ofset matbaalardan yararlanmak için Bursa veya Ýzmir gibi illerde de gazeteyi basabilmeyi istediklerini söyledi. Bununla ilgili soruyu cevaplayan Atalay, yerel gazetelerin bulunduklarý illerde basýlmasý þartýný kaldýrabileceklerinin iþaretini verdi. Bunu yönetim kurulu gündemine alacaklarýný belirten Atalay, "Ben gazetelerin baþka illerde de basýlabilmesinden yanayým. Denetimde kolayýna kaçmak için bunu yapýyoruz. Basýldýðý

her yerde de bakýp, kontrolümüzü yapabiliriz. Ayrýca tekrar hatýrlatmak isterim, biz bayi satýþý tirajýn en az yarýsý olsun demedik, bayi satýþý zorunluluðunu biz getirmedik. Hep vardý. Biz aboneyi de ilave ettik, iþinizi kolaylaþtýrmak için. Birbirimizi kandýrmayacaðýz, dürüst olacaðýz. Biz geliþimi izliyoruz. Gazetelere bakýyoruz, muhabir kadrosunu inceliyoruz, gerçekten muhabir mi naylon muhabir mi? Bir muhabirin bir günde birkaç tane haberi olabilir, yapanlar var biliyorum. Bir muhabir çok þey yapabilir, ama bakýyorsunuz gazetenin muhabirleri hiçbir þey yapmýyor, özel haber yok. Birinci sayfadan son sayfaya kadar sadece dolgu malzemesi kullanmýþ. Bunu ne biz yutarýz, ne siz kendiniz tatmin olursunuz, böyle yapanlar için söylüyorum. O zaman birbirimizi kandýrmayacaðýz, þike yapmayacaðýz. Basýnda þike hiç olmamasý lazým. Gerçekçi beyanlarda bulunmamýz lazým, her gün kendimizi geliþtirmemiz lazým. Biz de o geliþimi adým adým izledikçe hem daha fazla katkýda bulunuruz, hem de kamu kurum ve kuruluþlarý daha çok reklam vermeye çalýþýr" dedi. Arýnç BÝK'e sahip çýkýyor Kurum olarak Baþbakanlýða baðlý olmadýklarýný, Bakanlýk bünyesinde de olmadýklarýný belirten Atalay, Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç 'ýn Basýn-Yayýn Enformasyondan sorumlu olmasý hasebiyle BÝK'e de sahip çýktýðýný, bunun çok önemli bir avantaj olduðunu anlattý. Arýnç'a teþekkür eden Mehmet Atalay, "Biz bir Bakanla iþlerimizi görmek zorundayýz. O da Bülent Arýnç ise ne mutlu bize. Çünkü gidip gördüðü yerlerde meseleyi sahipleniyor" dedi. Milli Eðitim Bakaný Ömer Dinçer'in Baþbakanýn güvenini kazanmýþ çok güçlü bir isim olduðunu kaydeden Atalay, "Ömer Dinçer bu ülkenin en güçlü adamlarýndan biri. 10 yýldýr bu ülkede bana göre Baþbakandan sonra belki sistemin baþýn-

Mehmet Atalay daki en önemli isimlerden biri, Baþbakan Müsteþarý olarak. Benim tanýdýðým en iyi yöneticilerinden biridir, kül yutmaz. BÝK yönetim kurulu baþkanlýðýný yaptý. Baþbakan bütün iþleri ona býrakýr, Ömer Dinçer bir adamýn atanmasýna karþý çýkýyorsa herhangi bir Bakan o adamý genel müdür veya müsteþar olarak atayamaz. Bu kadar güvendiði bir adam. Hiçbir yerde görev almazken BÝK'de yönetim kurulu baþkanlýðýný kabul etti ve toplantýlara ciddi ciddi katýldý. Geliþimi gördükçe kimsenin karþý olmasý mümkün deðil, bizim iþimizi iyi yapmamýz lazým. BÝK þubelerini gazeteleri geliþtirmek için açýyoruz. Gerçekten düzgün gazetecilik yapanlar içerisinde hakkýyla ilan ve reklamdan yararlanacaklar, kendi yaðýyla kavrulacak gazeteler koca Türkiye'de 100'ü geçmez. Kanunumuz çýkarsa internet medyasý da destelenecek. Sizin (yerel gazeteler) pastanýzdan oraya pay gitmeyecek, ama reklam verene 'internet medyasýný yeterli görüyorum' dedirtmemek lazým. Bu da iyi gazetecilik yaparak olur" þeklinde konuþtu. BÝK Genel Müdürü Mehmet Atalay, toplantýya katýlan gazete sahipleriyle hatýra fotoðraf çekildikten sonra Balýkesir'den ayrýldý.

Depremzedeler Van'a dönmeye baþladý Van'da, 23 Ekim'de meydana gelen 7.2 büyüklüðündeki depremden sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý'nýn baþlattýðý proje kapsamýnda Türkiye'nin muhtelif þehirlerinde barýndýrýlan depremzedeler, Van'a dönmeye baþladý.

Ý

zmir'in Foça ilçesinde konuþlu su sporlarý merkezinde 6 aydýr konuk edilen depremzede aileler, Foça Ýlçe Gençlik ve Spor Müdürü Erkan Atik tarafýndan uðurlandý. Vanlý aileler, bir yandan doðup büyüdükleri memleketlerine yeniden kavuþmanýn heyecanýný diðer yandan kendilerine en zor günlerinde kucak açýp destek olan Foça ilçesinden ayrýlmanýn burukluðunu bir arada yaþayýnca veda sýrasýnda sevinç ve üzüntü gözyaþlarý birbirine karýþtý. Foça'da kaldýklarý süre zarfýnda hiçbir sýkýntý çekmediklerini, kendi memleketlerinde kendi evlerindeymiþ gibi rahat ve huzurlu bir þekilde yaþadýklarýný ve Foça halkýnýn kendilerine her konuda destek olduðunu belirten Vanlý bir depremzede, "Cenab-ý Allah

devletimize, milletimize zeval vermesin. Yaþadýðýmýz felaket sonrasýnda bize sahip çýkan devletimize, kasabalarýnda bizlere kucak açan Foça halkýna, konakladýðýmýz tesiste bizlerin rahat etmesi için adeta çýrpýnan Su Sporlarý Merkezi yönetici ve personeline ne kadar teþekkür etsek az. Allah ne bizlere ne de yeryüzünde yaþayan tüm insanlýða böyle felaketleri bir daha yaþatmasýn" dedi. Foça Su Sporlarý Merkezinde 102 kiþiyi kýþ boyunca misafir ettiklerini belirten Foça Ýlçe Gençlik ve Spor Müdürü Erkan Atik de, "Mevsimsel þartlarýn normale dönmesiyle misafirlerimiz kendi istekleri doðrultusunda memleketlerine dönmeye baþladýlar" diye konuþtu.


RCESTE E B

r, u n u l u b n a s r a “Ne ar ý” r y a g n a d â v e derde d

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

D aðarcýk

Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var Aldanma ki þair sözü elbette yalandýr Fuzuli

9

HAZIRLAYANLAR Arzu KARÇÝ Burcu BÝÇÝMLÝ Yeter GÝDÝCÝ

Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatý Bölümü

GÖZLERÝN KALMALI

ÝSTANBUL KONUÞMASI

Son bir kez denedim

T

Yüzündeki gülümsemeden ziyade, Gözlerindeki hüzün olmak isterim. Kalbine deðil de ,uzaklara dalýp giden gözlerine sahip olmalýyým. Gözlerini sevmeliyim, kýrýk dökük camlar arasýnda kalmýþ yüreðine inat. Benim olmasa da camdan kalbin, Gözlerin olmalý, tüm teselliler orada toplanmalý. Gözlerin elimi ayaðý birbirine dolamali, Karþý kaldýrýmlar titreyip tüm yalnýzlýklar þaha kalkmalý, Göz göze gelince, ateþim çýkmalý , midem bulanip hafif sýtmaya yakalanmali Ve sana gebe kalmalý bedenim, Uzayýp giden yalnýzlýk vadisi ruhumu þeytana satsa da , Kürtaj edilmemeli bu yalnýzlýk , Gayri meþru umutlardan yetim sevdalar doðmamali Yuregin gitmeli ama gözlerin kalmalý. HASAN ÝSÝ

ürkçenin son yýllarda þiddetle ziyan edilen bir hazinesi de ''Ýstanbul konuþmasý'dýr. Ýstanbul konuþmasýnýn bir þehri,diðerlerinden üstün gören bir zihniyetin övüldüðünü sanmak büyük hatadýr:Türk tarihinin son yediyüz yýlýnda Oðuz Türkleri tarafýndan kurulan en büyük medeniyet,Anadolu ve Balkanlar Türkiyesi'ndeki Osmanlý Medeniyeti'dir.500 yýldan beri,böyle bir medeniyete dil,kültür ve sanat merkezliði yapan Ýstanbul þehrinde ise Türkçemizin büyük tekamül göstermesi çok tabiidir. Esasen her medeniyet dili,o medeniyete kültür merkezliði yapan þehirlerde iþlenir.Bu sebeple dünyanýn her ülkesinde her dilin en iyi konuþulduðu bir yer,bir bölge bir þehir vardýr.Londra Ýngilizcesi;Berlin Almancasý ne ise Ýstanbul Türkçesi de öyledir.Hatta Fransýzlar,bu mevzuda daha ileri giderek,uzun zaman,Paris Fransýzcasý'ndan da üstün ve merkezi bir sanat lisaný düþünülmüþtür.Buna göre en güzel Fransýzca,bu dilin Paris'de Comedia Fraçaise'de konuþulan þeklidir. O kadar ki eðer radyo,bazý spikerlerin tesadüfen iyi konuþtýklarý''Ýstanbul Türkçesi''ni, milli,bedii hatta ilmi bir analayýþla ve her türlü uydurma dil müdahalelerinden uzak

kalarak,bütün memlekete ''en güzel Türkçe''diye yaymak lüzümünü anlasa,bý dil,diðer dillerin ayný vasýta ile çok iyi yaptýklarý gibi,yeniden,bütün milletin sevdiði ve kullandýðý,yüksek bir dil olurdu. Yeniden diyoruz,çünkü Ýstanbul Türkçesi, daha ilk anlarýndan baþlayarak yalnýz Ýstanbullular tarafýndan deðil,imparatorluðun her tarafýndan gelen Türkler tarafýndan iþlene iþlene güzelleþmiþ lisandýr.O kadar ki bu dilin güzelleþmesi için,asýrlarca,bütün bir imparatorluk çalýþmýþtýr.Ayný dil,bilhassa yazý dili olarak, bütün imparatorluk çoðrafyasýndaki münevver Türkler tarafýndan elbirliðiyle yükseltilmiþtir. Bugünkü zihniyet,Türkiye'ye, hatta iþlenmemiþ halk Türkçesini yaymak þeklinde, hayli sol bir zihniyet olduðu için,bunu bilhassa yanýlmýþlara anlatmak kolay deðildir.Ancak Yahya Kemal'in þu nüktesi,bu yolda yardýmcý olabilir. Yahya Kemal,bir gün heyecanlý bir gencin Ulus adarehanesine gelip þunlarý söyladiðine þahit olmuþtu: -Hala Ýstanbul Türkçesi diyorlar!...Býktýk bu teraneden.Bugün Türkiye'nin baþkenti Ankara'dýr.Yazýnýz!...Bundan sonra Türkçeye Ankara köylerinin dili hakim olacaktýr.

Acý dolu geceler Rüyada görür seni Dolma kalem heceler Bin renge boyar seni Sen yârini görmezsen Bu yârin gözü kara Yalnýz geçer geceler Her þekle koyar seni Yazma al, yüz sarý Þu yari görmez misin Dert yakar bu daðlarý Bir bahar bilmez misin Bu yârin gözü paktýr Yârinin kalbi kýrýk Ne sinek var ne arý Bir merhem sürmez misin

Mustafa Elik

ww Melih Özdamar

(Türkçenin sýrlarý)

HOS GELDÝN CELLÂT

Mani

Hüznümü,yýkýntýlýðýmý yenmeyi.. Denedim.. Bir hiçten farklý olmak için Sadece bir defa denedim Yýllar mý deðiþtirmiþti seni? Yoksa gitmiþ miydi bedenin elimden Kimindi bu soðuk nefes? Kime aitti bu soðuk ten Saniyeler arasýnda soðumuþtu bedenim Oysa bir defa denemiþtm gitme demeyi Sen Hüzünle karýþýk bir þehir býraktýn içimde Yýkýlmýþ,tüm kaleleri fethedilmiþ Ve kalbi ele geçirilmiþ Bir defa denemiþtim özlemeyi Ben iþte o zaman fark ettim sevgiyi Sen gidince anladým Gitmek deðil de beklemek gerektiðini

Herkesin yüreðini fetheden kendi cellâdýdýr. Gönüllü girer âþýk, gecenin uzun yalnýzlýklarýnýn koynuna. Üþür, elleri morarýr, gözleri dolar, dizi bükülmez olur… Sardýkça sarmaþýk misali cellâdýnýn yalnýzlýðý, o; varlýkla yokluk arasýnda yer edinmeyi öðrenir. Bundan þikâyet etmez, üstelik bayýlýr cellâdýný bir ilah gibi tasvir etmeye; kusursuz ve kusursuz! Sonra vurur cellât kýlýç darbelerini dudaklarýna, katledildikçe milattan kalma aþk sözleri hunharca, o, bir kýlýf uydurur bu katliama; sevdadandýr, der ahmakça bir edayla. Etrafýndakilerin söyledikleri hep kýskançlýktandýr, der, toz kondurmaz cellâdýna. Ah etmek kar eder mi? Zalime ah yetmez mi? Kim kurban kim cellat fark eder mi? Sözde mutlu sonlarla biten hikâyeler silsilesiyle avunur âþýk. Cellât ise bir darbe daha indirir onun avuntusuna. Gerçeðe davet eder aþýðý ama hiç de niyeti yoktur onu bu gerçek içerisinde sað býrakmaya. Dolar âþýðýn hem gözleri hem yüreði. Kurduðu ütopyanýn kral ya da kraliçesi iken bir daraðacýnýn sallananý olur cellâdýný gözbebeklerinde. Takoza darbe indirirken cellât, âþýk adet edindiði üzere hoþ geldin der hoþ geldin, hoþ geldin… Ah etmek kar eder mi? Zalime ah yetmez mi? Kim kurban kim cellat fark eder mi?

Arzu KARÇÝ

EDEBÝYATIMIZIN GÜNEÞi Ü

stat Necip Fazýl Kýsakürek Sözcüklerin onun büyülüðünü anlatmakta kifayetsiz kaldýðý büyük bir usta. Kalemin hakla kesiþtiði nokta yani üstat Necip Fazýl Kýsakürek... Benim penceremden Necip Fazýl'a bakacak olursak; Necip Fazýl'ýn edebiyatýmýza ve maneviyatýmýza katkýlarý o kadar büyüktür ki her ferdimiz tarafýndan birkaç dizesinin ezberlenmiþ olmasý muhakkak ki bunun en büyük göstergesidir. Bunun yegâne sebepleri halkýn davasýný kendine dava edinmesi ve muazzam kiþiliðidir. O þemseyndir (Ýki güneþtir). Ýki güneþ dememin sebebi edebiyatýmýza ve toplumumuza ýþýk tutmasýdýr. Bu ýþýk kaynaðýnýn Türk Edebiyat Vakfý tarafýndan 1980 yýlýnda Sultanü'þ Þuara unvanýna layýk görülmesi ve onun vizyonunu yüklenen milyonlarca insanýn vizyonunu devam ettirmesi þemseyn olmasýnýn en büyük delilleridir. O harflerin gizemli büyücüsü, o sözcüklerin genç hokkabazý, o cümlelerin vefalý yâri, o hakkýn gür sedasý… Her kesimden insanýn üstadý tarafsýz olarak okumasýný ve böyle bir güneþten faydalanmasýný temenni ediyorum. Fahrettin KASSAP

SEVDANIN HABERCÝSÝ Ýki gül, iki söz ve iki öpücük Sevdanýn habercisi olur saydam dizelerde, Gülüþlerin kralý olur aritmetik sahnelerde... Bir odanýn dört köþesine saklanabilir mi? Ýki sözcükle canýna kýyan duygusuz haykýrýþ, Ýki öpücük ile tek bir nefes olan yakarýþ... Beyhude bir vaaz deðil sevdanýn habercisi, Aksine meftun bir muhabbetin yolcusu, Düþkün ve yorgun kahkahalarýn selamý Ve de aciz kalplerin son olan iki gülü, Ýþte vekil ,iþte haberci! Kýzgýn bakýþlarýn arka sahnesinde saklanan , Bir þövalye sanki sevdanýn elçisi... LARDES SYMPRA

Ve Ben Ve ben, Ne zaman bir aska meyilli olsam Hep bir yerlerden açik veririm.. Ve ben ne zaman seni düsünsem Bir firtina eser içime ...Yitiririm seni Koskoca biz'li masallar Ben dolu bir aniya dönüsür.. Melih Özdamar


10

ÝÇ-DIÞ HABERLER

Ve mutlu son 14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Suriye'de kaybolan Türk gazeteciler Adem Özköse ve Hamit Coþkun'u Türkiye'ye getiren özel uçak Atatürk Havalimaný'na iniþ yaptý. Suriye'de serbest býrakýlan iki Türk gazeteci Ýstanbul'a geldi. GazetecileriAtatürk Havalimaný'nda Baþbakan Yardýmcý Beþir Atalay ve çok sayýda vatandaþ karþýladý.

S

uriye'de serbest býrakýlan Türk gazeteciler Adem Özköse ile Hamit Coþkun'u taþýyan Baþbakanlýða ait uçak, Tahran'dan Ýstanbul'a geldi. Havalimanýnda iki gazetecileri, aileleri, Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay, ÝHH ekibi ve çok sayýda vatandaþ karþýladý. Suriye'de kaçýrýlan Türk gazeteciler, baþlarýndan geçenleri anlattý. Ayrý ayrý hücrede tutulduklarýný söyleyen gazetecilerden Adem Özköse, "Hayatýmýzýn belgeselini çekmiþiz. Onu fark ettik" dedi. Suriye'de kaçýrýldýktan sonra Türkiye'ye iade edilen gazeteciler Adem Özköse ve Hamit Coþkun, Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay ile birlikte basýn toplantýsý düzenledi. Toplantýda konuþan Beþir Atalay, Türkiye'de hem hükümetin hem de sivil toplum kuruluþlarýnýn iki gazetecinin kurtarýlmasý için çaba sarf ettiðini belirterek, "Burada doðrusu Cumhurbaþkaný, Baþbakanýmýz, Dýþiþleri bakanlýðýmýzdan deðiþik giriþimlerde bulunuldu. Ayný zamanda sivil toplum kuruluþlarýmýzýn çabalarý oldu. Bütün bu çabalarla iki gazeteci arkadaþýmýz özgürlüklerine kavuþtular. Bu konuda çaba gösteren emek veren kiþilere teþekkür ediyoruz. Kendilerine geçmiþ olsun diyorum" dedi. Gazeteci Adem Özköse ise, sor zamanlar geçirdiklerini ifade ederek, "Suriye'ye hem belgesel çekmek, hem haber için gitmiþtik. Hayatýmýzýn belgeselini çekmiþiz onu fark ettik bu iki ay içerisinde. Aksiyon filmlerine, romanlara konu olabilecek þeyler

yaþadýk. Özellikle özgürlüðe kavuþmamýzda büyük emeði olan Cumhurbaþkanýmýz, Baþbakanýmýz, ÝHH Ýnsani Yardým Vakfýna teþekkür ediyorum" diye konuþtu. 53 gün boyunca teker kiþilik hücrelerde kaldýklarýný anlatan Özköse, "Ýnþallah orada sýkýntý çeken insanlar bir an önce kurtulurlar. Ýçeride bir sürü senaryolar kafamýzda dolaþýyordu. Fakat çýkarken þunu düþündüm en güzel senaryoyu Allah yazýyor. Bu senaryo bizim için güzel þekilde sonuçlandý. Allah bu tür þeyleri kimseye yaþatmasýn temennisinde bulunuyorum" ifadelerini kullandý. Tehdit edildiklerini ancak iþkenceye maruz kalmadýklarýný söyleyen Coþkun, þunlarý söyledi: "Kaçýrýldýk 11 gün boyunca her an ölüm korkusu ile karþý karþýyaydýk. Bu baþlý baþýna bir iþkence. Türkiye'de yürütülen çabalar bizim iþkence görmemizi engelledi diye düþünüyorum. Orada günlerim Kur'an okuyarak geçti. Hatim bitirdim ve son sayfayý okudum yarým saat sonra ÝHH Baþkaný Bülent Yýldýrým geldi. Tevafuk oldu. Sözlü tacizleri vardý ama ayetler sanki etrafýma bir koruma oluþturdu" Hamit Coþkun da hücrelerde kaldýklarý ilk 6 günde yemek yemediðini söyleyerek, "6 gün sonra Adem abinin yüksek sesle Kur'an-ý Kerim okuduðunu duydum. Ondan sonra yemek yemeye baþladým. Bizim kurtarýlmamýz için uðraþanlara teþekkür ediyorum" diye konuþtu.

Tahran'dan gelen iki kayýp gazeteci Atatürk Havalimanýndaki basýn toplantýsýnýn ardýndan aileleriyle buluþtu. VIP salonunda adeta bir sevgi çemberine alý-

nan gazeteciler, yürümekte dahi zorlandýlar. Gazeteci Adem Özköse kendisini VIP salonunda bekleyen 3 çocuðunu kucaklayarak bir süre hasret giderdi.

Tunceli’ye 17 müjde O

rman ve Su Ýþleri Bakaný Veysel Eroðlu, Tunceli'ye bu yýldan itibaren 17 ayrý yatýrým yapacaðýný müjdeledi. Ýl Kültür Müdürlüðü Salonu'nda yapýlan AK Parti 4 Olaðan Ýl Baþkanlýðý Kongresi'ne katýlan Orman ve Su Ýþleri Bakaný Veysel Eroðlu, Tunceli'nin geçmiþte büyük acýlar yaþadýðýný, bundan böyle bu tür acýlarýn yaþanmamasý ve kardeþliðin pekiþmesi için hükümet ne gerekiyorsa yapacaðýný, Tunceli'ye büyük önem verdiklerini kaydetti. Bakan Eroðlu, Sadece Orman ve Su Ýþleri Bakanlýðý, Ulaþtýrma Bakanlýðý, Milli Eðitim Bakanlýðý, Tarým Bakanlýðý ve TOKÝ tarafýndan Tunceli'ye 2003'ten bu yýla kadar yapýlan yatýrýmýn bir milyar TL olduðunu ve kendisinin de Tuncelililere 17 müjde vereceðini söyledi. Yatýrýmcý bakanlýklarýn genel müdürleri ve bölge müdürleriyle birlikte Valilik Toplantý Salonu'nda bu 17 müjdeyi teker teker açýklayan Bakan Eroðlu, "Bu yýl 500 bin fidaný toprakla buluþturacaðýz. Proje getirdikleri takdirde belediyeler ve muhtarlýklara

CMYK

bedelsiz olarak fidan verilecek. 40 bin adet kýrmýzý benekli alabalýðý Munzur'a býrakacaðýz. Üç adet tabiat parký ilan ettik. Örenönü milli parký tanýtým tesisi yapýlacak. Munzur Vadisi Milli Parký Uzun vadeli geliþme Planý çerçevesinde buradaki bio çeþitliliðini envanteri çýkarýldý. Çalýþmalarýmýz sürüyor. Ovacýk ve Pertek ilçelerine Meteoroloji istasyonu kurulacak. 22 dere ýslahý ardýndan, ek olarak 6 dere ýslahý yapýlacak. Mazgirt Yýlmaz Göleti ve Sulamasý, Pertek Biçmekaya Göleti ve Sulamasý, Çemiþgezek Göleti ve sulamasý, Hozat Uzundal Göleti ve sulamasý olmak üzere 4 gölet ve sulama projesi olmak üzere bu yýl 17 yatýrýmý baþlatýyoruz" dedi. Bakan Eroðlu Munzur Vadisi Milli Parký sýnýrlarý içerisinde yapýlacak barajlar konusunda ise, "Buradaki biyolojik çeþitliliði yok etmeyecek, gözeler kesinlikle su altýnda kalmayacak, kýrmýzý benekli alabalýðýnýn korunmasý ve vadideki canlý hayatýnýn devamlýlýðýný tehlikeye koymayacak tedbirleri alýyoruz" dedi.


SPOR

11

Yazýklar Olsun Stat: Atatürk Hakemler : Serdar Karakaþ xx, Fatih Gündoðdu xx,Arda Özyýldýrým xx Diyarbakýrspor : Osman xxx , Erkan xxx , Hasan ? , Fýrat ?, Süleyman ? , Cemal ?(dk : 86 Necat ?) , Bilal ?, Ali xx , Suat xxx , Murat Kürüm ? Ahmet Aras ?, Pendikspor : Mehmet xx , Metehan xx , Oðuz xx , Emre xx , Sergen xx (dk 53 Kutsal x ), Semih xx , Caner ? , Umut xx(dk : 82 Vedat x) , Cengiz xx , Eser xx , Abdullah xx ( dk:77 Yusuf x) Goller : dk : dk 75 Suat (Pen) Diyarbakýrspor dk : 58 Caner ( Pendikspor ) Sarý Kart : Ali, Murat Kürüm, Erkan ( Diyarbakýrspor ), Kutsal ( Pendikspor ) Kýrmýzý Kart: dk : 74 Cengiz ( Pendikspor ) Spor Toto 2.Lig'in 33. haftasýnda Diyarbakýrspor ile Pendikspor 1-1 berabere kaldý. Atatürk Stadý'nda oynanan karþýlaþmada Diyarbakýrspor'un gollerini 75. dakikada Suat Penaltýdan atarken. 58 dakikada Pendikspor'un golunu ise 53 dakikada Caner kaydetti. Alýnan bu sonuçtan sonra Diyarbakýrspor tüm umutlarýný önümüzdeki hafta sonu deplasmanda oynayacaðý Buðsaþspor maçýna çevirirken. rakibi Tokatspor ise deplasmanda Ofspor'la oynayacak. Karþýlaþma sonrasý Diyarbakýrspor'lu oyuncu Murat Kürüm Tribündeki Taraftarlara el kol hareketleri yapmasý tepkiyle karþýlandý. Pendikspor'dan Cengiz 74. dakikada kýrmýzý kart görerek oyun dýþýnda kaldý. 3. dakikada Murat Kürüm'ün saðdan kullandýðý korner atýþýnda, arka direkte topla buluþan Ahmet kötü bir kafa vuruþuyla meþin yuvarlaðý auta attý.

8. dakikada Oðuz'un saðdan kullandýðý korner atýþýnda kaleci Osman çýkarak topu aldý. 26. dakikada Diyarbakýrspor, önemli bir gol pozisyonundan yararlanamadý. Bu dakikada Cemal'ýn pasýyla ceza yayý üzerinde topla buluþan Murat Kürüm 'ün ceza alanýna girer girmez müsait durumda yaptýðý vuruþta, top üstten az farkla auta çýktý. 28. dakikada saðdan Hasan'ýn ortasýnda, Ahmet Aras'ýn üzerinden atladýðý topla penaltý noktasý üzerinde müsait durumda buluþan Fýrat , meþin yuvarlaðý kontrol edemeyince Emre topu uzaklaþtýrdý. 31. dakikada Süleyman'ýn ceza alaný dýþýndan vuruþunda, top yandan auta çýktý. 34. dakikada saðdan Caner'in ortasýnda ceza alaný içinde Eser'in kafa vuruþunda, top yandan auta gitti. 35. dakikada saðdan iki kiþiyi çalýmlayarak ceza alanýna giren Suat'ýn yerden ortasýnda, ön direkte topuðuyla vurmak isteyen Cemal ýskalayýnca savunma topu kornere gönderdi. 36. dakikada Ali 'nin soldan kullandýðý korner atýþýnda, arka direkte Suat'ýn vuruþunda, kaleci Mehmet direk dibinde ayak koyarak topu kornere attý. Kalan dakikalarda önemli bir gol pozisyonu olmazken, ilk yarý 0-0 berabere tamamlandý. 58 . dakikada Umut'un sað kanattan attýðý ara pasýnda Caner , topla buluþtu. Diyarbakýrspor'un ceza sahasý içine giren Caner , attýðý çalýmla Murat Kürüm'ün hatasýný af etmeyen Caner'in sert þutunda meþin yuvarlak aðlarla buluþtu:0 -1 65. dakikada Erkan'in uzak mesafeden þutunda, top az farkla yandan auta gitti. 67. dakikada Ali'nin saðdan kullandýðý korner atýþýnda, Fýrat'in kafasýndan

seken topu ceza yayý içinde topu önünde bulan Hasan'nin sert þutunda, kaleci Mehmet üstüne gelen meþin yuvarlaðý kornere çeldi. 69. dakikada Diyarbakýrspor'da Cemal'ýn ceza alaný dýþýndan vuruþunda top auta çýktý. 75. dakikada Cemal'ýn Cezalanýn içinde Caner tarafýndan düþürülmesi sonucu Diyarbakýrspor bir penaltý, kazandý.

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

Atýþý kullanan Suat , kaleci Mehmet'in solundan filelerle buluþtu: 1-1 79. dakikada Diyarbakýrspor'da Bilal'nin kullandýðý köþe atýþýnda, Hasan'nin vuruþunda top az farkla yandan auta çýktý. 86. dakikada Erkan'ýn doðrudan Pendikspor kalesine gönderdiði serbest atýþta kaleci Mehmet topu iki hamlede önledi,

88. dakikada, ev sahibi takýmda sað kanattan Murat'ýn ceza alanýna gönderdiði topa Erkan sert vurdu, top kaleci Mehmet'te kaldý. 90. dakikada, Diyarbakýrspor'da Ali'nýn kullandýðý korner atýþýnda topu önünde bulan Fýrat dokunamayýnca rakip defans oyuncularý topu uzaklaþtýrdý. Karþýlaþma 1-1 berabere tamamlandý. Taþkýn Civelek

Milletvekilleri'de maçý izledi D

iyarbakýr Milletvekilleri Mehmet Hamzaoðullarý, Mine Lök ve Diyarbakýr Valisi Mustafa Toprak, Diyarbakýrspor Pendikspor karþýlaþmasýný izledi. Diyarbakýr'da Bulunan Milletvekilleri hafta sonlarýný iyi geçirmek için dün Atatürk stadýna gelerek takýma destek oldular. Karþýlaþma sonrasý açýklama yapan Milletvekili Hamzaoðullarý, takýma destek olmak için ben ve milletvekili Arkadaþýmla ve Valimizle birlikte maçý izlemeye geldik. Ama ne yazýk'ký galip gelemedik. Ýnþallah bu takým ligde kalýr ve bizi de mutlu eder " dedi. Bu arada Diyarbakýrspor'un Eski As Baþkaný Halit Ensarýoðlu ise Diyarbakýrspor layýk olduðu ligin'de kalýr. Ýnþallah önümüzdeki hafta deplasmanda oynacaðý Buðsaþspor maçýnda iyi bir sonuçlan döner ve lig'de kalýr ifadesini kullandý. Taþkýn Civelek

Spor Toto 2.lig Beyaz Grup

Kayapýnar Lige veda etti Spor Toto 3.lig 3. grup takýmlarýndan Diyarbakýr Kayapýnar Belediyespor, deplasmanda oynadýðý son deplasman maçýnda Aydýn 1923'e 6-0 yenilerek lige veda etti.

K

ayapýnar Belediyespor Futbol Þube Sorumlusu Adil Demir, lige baþlarken þampiyonluk hedeflediklerini, ancak bunu baþaramadýklarý gibi ligde de kalamadýklarýný söyledi. Demir, "Aldýðýmýz þansýz sonuçlar ile hiç yoktan kaybettiðimiz puanlar sonucu bu duruma düþtük. Bu durumu hiç düþünmemiþtik. Yaptýðýmýz transferler, deðiþtirdiðimiz teknik heyetler kötü gidiþatýmýzý durduramadý. Çok üzgünüz. Futbolcularýmýzdan ve teknik heyetlerimizden hiç bir þey esirgemedik. 3 haftadan beri büyük moral bozukluðu içerisindeyiz. Son maçýmýza da moralsiz gittik. Sonuçta Aydýn 1923'e farklý bir sonuçla maðlup olup, lige farklý bir yenilgi ile veda etmenin ezikliðini yaþýyoruz. Takýmýmýzýn küme düþmesi bizleri tarifi mümkün olmayan üzüntüye sevk etti" dedi.


12

CMYK

14 MAYIS 2012 PAZARTESÝ

14.05.2012 Gazete Sayfaları  

14.05.2012 Gazete Sayfaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you