Issuu on Google+

H O L L A N D A

D İ Y A N E T

V A K F I

A Y L I K

H A B E R

B Ü L T E N İ

ŞUBAT • 2010 SAYI 11

4

2010 Kutlu Doğum Avrupa Hazırlık Toplantısı Harderwijk’teYapıldı

6

Hollanda’da Mevlid Kandili

16

Din Görevlilerine Konferans


ÖNSÖZ

Bu sayıda

Cevdet KESKİN

Hollanda Diyanet Vakfı İdari Koordinatör

Muhterem Okuyucular,

H

DV Bültenin onbirinci sayısı olan Şubat 2010 sayısında yine birlikteyiz. Bu sayımızda yine Şubat ayında yapılan faaliyetlere yer vermeye çalıştık. Bu faaliyetlerden en önemlisi hiç şüphesiz kapak haberlerinde de görüldüğü üzere “Kutlu Doğum Avrupa 2010” programı hazırlıklarıdır. Evet, “Kutlu Doğum Avrupa 2010” Avrupa çapında düzenlediğimiz bir kutlu doğum programıdır. Bu programın camiamıza yakışır bir şekilde kutlanabilmesi için gerekli organizasyonel hazırlıklar bir taraftan Vakfımızda kurulan bir çalışma komisyonu tarafından sürdürülürken, diğer taraftan HDV şube yöneticilerimizin bilgilendirilmesi ve motivasyonu gerekmekteydi. Bu amaçla yaklaşık 500 şube yönetcimiz ve din görevlimizin katıldığı Harderwijk toplantısını düzenledik. Şube yöneticilerimizi, din görevlilerimizi hazırlıklar ve program hakkında bilgilendirdik, motive ettik. “Kutlu Doğum Avrupa 2010” inşaallah bu yıl yüzümüzün akıyla ve camiamıza yakışır bir şekilde Amsterdam Arana’da kutlanacaktır. Bu programın bir özelliğide Hollanda’da mevcut hizmet gruplarının ve Federasyonların hepsinin en üst düzeyde bu programa katılım ve desteği alınmıştır. “Kutlu Doğum Avrupa 2010” afişimizde bu Federasyon ve hizmet gruplarının logoları görülmektedir.

Hollanda Diyanet Vakfı Aylık Haber Bülteni SAYI 11 | ŞUBAT 2010 hdvbulten@gmail.com hdvbulten@diyanet.nl Islamitische Stichting Nederland Hollanda Diyanet Vakfı Javastraat 2 2585 AM Den Haag T. 070-3624481 F. 070-3644565 www.diyanet.nl info@diyanet.nl 2 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010

Yine Şubat ayı içerisinde Hollanda’da yaşayan müslümanların dini ihtiyaçlarına cevap veren din görevlilerimizin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla bir hizmet içi seminer düzenlenmiş ve bu seminerde dini bilginin, sohbet, vaaz ve hutbelerin hazırlanmasında Kur’an ayetlerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak üzere “Kur’an-ı Anlamak” konulu bir konferans gerçekleştirilmiştir. Doç. Dr. Abdülhamit Birışık tarafından verilen konferansa, Hollanda’da HDV şube camilerimizde görev yapan resmi. fahri ve geçici statüde bütün din görevlilerimiz katılmışlardır. Vakıf Başkanımız tarafından verilen seri gençlik konferanslarına ve diğer panel ve toplantılara Şubat ayında da devam edildi. Bunun yanında yine Şubat ayı içerisinde idrak edilen Mevlid kandili dolayısıyla yapılan özel programlara dair haberleri, Hollanda’da 3 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimler dolayısıyla siyasiler tarafından camilerimize yapılan ziyaretleri ve camilerimizin kayda değer kendi faaliyetlerine dair haberleri de yine bu sayımızda dolu dolu okuyabileceksiniz. Sizleri HDV Bülten Şubat sayısıyla başbaşa bırakıyor bu vesileyle selam ve saygılarımı sunuyorum.

Genel Yayın Yönetmeni Doç. Dr. Bülent Şenay Hollanda Diyanet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cevdet Keskin HDV İdari Koordinatörü HDV Bülten Yayın Kurulu Cevdet Keskin Sabri Gündoğan Abdullah Kaya Tasarım Bülent Yiğittop Baskı Drukkerij Dizayn 010-4254030

HDV Personeli Adı Soyadı

Cevdet Keskin 2 Sabri Gündoğan 3 Abdullah Kaya 4 Erdal Çetinkaya 5 Ali Korkmaz 6 Uğur Kaya 7 Orhan Yemenoğlu 8 Turgay Ergezen 9 Osman Ergin 10 İlhan Karataş 11 Önder Erkoç 1

Görevi

İdari Koordinatör Muhasebe Sekreter Cenaze Fonu İletişim&Medya Gençlik Koordinatörü Cenaze Fonu Cenaze Firması Cenaze Firması Cenaze Firması Muhasebe Yardımcısı


BAŞYAZI

Modern Çağda Din ve Peygamber Mi? (IV)

(Dinin insan hayatında düzenlediği alanlar)

D

Doç. Dr. Bülent Şenay

Hollanda Diyanet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

eğerli dostlar, modern çağda din ve peygamber konu- ğini hisseder. Kur’ân’da İslam’ın verilmesi “inşirah verilmesi” ifadesi suna ve peygamber kıssalarına devam etmeden önce, ile anlatılır. “Göğüs genişlemesi” yani inşirah, dinin özüdür. Din insan hayatında “dinin düzenlediği alanlar” konusuna insanı inşirah hali üzerinde tutmak için vardır. Eğer bu olmuyorsa, kısaca temas etmek faydalı olacaktır. Din insan hayatında başlıca insanın din ile münasebetinde bir eksiklik vardır. Nefes almak ve dört alana ‘yön verir’. Bunlar insanın Rabbi ile olan ilişkileri (‘Allah nefes vermek iradesi bile insanın Rabbini zikrine dönüşmelidir. O ve İnsan’ / kulluk), ‘insan ve nefsi’, ‘insan ve toplum’, ve nihayet yüzden Müslüman birey ve toplumun inşirah halini çevreleyen bazı ‘insan ve çevre’ ilişkileri. Din insanın sadece Yaratıcı’ya karşı so- sembolik anlamlı günlük ifadeler, insanın Allah ile olan ilişkisini rumluluklarına dair değil, kendi nefsine, topluma ve tüm varlığa en iyi tanımlayan ifadelerdir. Bunlar, “bismillah“ “elhamdülillah”, karşı ilişkilerine dair temel prensipler ortaya koyar. Önce insanın “inşaAllah”, “maşaAllah”, “sübhanAllah”, “Allahüekber”, “hasbünal“Yaratıcı” karşısında kul olarak durduğu yeri hatırlayalım ki daha lah”, “la havle ve la kuvvete illa billah”, “estağfirullah”, ve “hakkını sonra “mutlu insan”, “kendisiyle barışık insan” yani “iyi müslüman” helal et” gibi ifadelerdir. Bu ifadeler ve bir anlamda dualar, insanın portresini tanımlayabilelim. hayatını yönlendirir. Müslüman, bunları Müslüman birey ve toplumun söylediğinde yaşadığı olayla ilgili bir duruş inşirah halini çevreleyen 1. Allah ve insan biçimi sergiler aynı zamanda. Mesela bir inbazı sembolik anlamlı günlük Din her şeyden önce en genel anlamıyla, san, inşaAllah dediğinde, şimdiki zamanı geinsanın Yaratıcı’ya olan bağını ve kulluğunu ifadeler, insanın Allah ile olan lecek zamana bağlar ve kendi gayretini ihmal ilişkisini en iyi tanımlayan hatırlatır. Kendi insanlığının ve kulluğunun etmeksizin olayları Allah’ın iradesine teslim idrakine varmasına yardımcı olan bilgiler eder. İnşaAllah ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’de ifadelerdir. Bunlar, “bismillah“ ve tavsiyeler toplamıdır. Kulluk kelimesi insanın Rabbi’ne karşı sorumluluğunun ve “elhamdülillah”, “inşaAllah”, Arapça ubudiyyet kelimesinin Türkçe karteslimiyetinin ifadesi olarak beyan edilir. Bu “maşaAllah”, “sübhanAllah”, şılığıdır. Ubudiyyet insanın sadece Allah’a “Allahüekber”, “hasbünallah”, “la yüzden geleceğe yönelik bir niyetimizi dile itaat ederek başka hiçbir şeye boyun eğ- havle ve la kuvvete illa billah”, getirirken “inşallah” demekle, Allah’ın herşememesi anlamına gelir. Kul olmak köleleş- “estağfirullah”, ve “hakkını helal yi bildiğini, herşeyin ancak O’nun dilememek değil, idrak ve maneviyat çerçevesinde siyle olacağını, O’nun bize bildirdiği dışında et” gibi ifadelerdir. Bu ifadeler dünyanın köleleştirici maddi etkilerinden hiçbir şey bilmediğimizi özlü bir biçimde ve bir anlamda dualar, insanın özgürleşmektir. Müslümanların ilk öğren- hayatını yönlendirir. Müslüman, söylemiş oluruz. Allah Kur’ân ayetlerinde dikleri ayetlerden olan ve Kuran-ı Kerim’in böyle söylememiz gerektiğini bize bildirmekbunları söylediğinde yaşadığı ilk suresi olan Fatiha’nın “İyyake na’budu” tedir. Bunu bize haber veren ayet şöyledir: olayla ilgili bir duruş biçimi ayetinde “Allah’ım sadece sana kulluk ederiz” “Hiçbir şey hakkında: “Hiçbir şey hakkında sergiler aynı zamanda. manasıyla bu kastedilir. Din insana Rabbini sakın “yarın şunu yapacağım” deme. Ancak, hatırlatır. Rabbine karşı sevgisini ve bağlılığını canlı tutması için “Allah dilerse yapacağım” (inşaAllah) de. Unuttuğun zaman Rabbini yapması gerekenleri ona bildirir. Din demek peygamber, kitap ve an ve “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.” vahiy demektir. Din, Yaratıcı olan Yüce Allah’ın kullarına rahmet (Kehf, 18: 23-24) ve sevgisinin tecellisidir. Allah, insanları kendi başlarına bırakmamış onlara sevgi ve mağfiretinden yansımalar göndermiştir. Bunlar Aynen bunun gibi, Kur’ân, insanın Allah ile olan ilişkisi, yani Kutsal Kitaplar olarak insanlığa peygamberler aracılığıyla gelmiştir. Allah’a kulluğunun gerçekleşebilmesi için Peygamber örneğini Bu kutsal Kitaplarda ortaya çıkan din, ve sonuçta en son din İslam, izlemesi gerektiğini söyler. Çünkü peygamber izi “üsvetün haseneinsanın Rabbi’yle olan ilişkisini nasıl düzenleyeceğini öğretir. İba- tün” yani en güzel örnektir. Dolayısıyla Kitap ve Peygamber Sündet bunun ifadesidir. Ancak ibadetten önce ibadetin muhatabı olan neti, zarf mazruf ilişkisi gibidir. Kitap mazruf, yani zarfın içindeki Mabud (yani ibadet edilecek Yüce Varlık) hakkında insanın doğru olup, zarf da Sünnettir. Birbirinden ayrılamaz. Peygamber izini, bilgi ve inanca sahip olması gerekir. Din insanın Rabbi ile ilişkisini yani sünneti takip eden insan Allah’a kulluğunun idraki içinde anlatırken her şeyden önce nasıl bir ilah inancına sahip olunması yaşamını sürdürür. Çünkü Peygamber’in Sünneti, dindarlığı hagerektiği ile başlar. Çünkü insanlar, tarih tecrübesi göstermiştir ki, yatın bütününe uygulamaya yardımcı olur. Sünnette, farklı algı eğer peygamberî rehberlik olmasa, kendileri için ‘tanrılar’ icat et- düzeylerindeki insanlar için çözümler de vardır. İmanın hayata meye meyillidir. Bu nedenle İslam dini de her şeyden önce Kutsal ilk yansıması olan ibadetlerini, Yunus Emre’nin diliyle “MüslüKitabı’nda, yani Kuran-ı Kerim’inde, tanrı inancının, yani insanın manım diyen kişi, şartı nedir bilse gerek, Tanrı buyruğunu duyup, Allah’a inancının nasıl olması gerektiği üzerinde durur. İnanılacak beş vakit kılsa gerek” diyerek yerine getiren insanı sırada nefsine Rabb, Allah’tır. Din, insana kendi mutluluğu için Allah’ı anmasını karşı dikkat etmesi gereken sorumluluklar beklemektedir. Bir hatırlatmak için vardır. Allah’ı anmak, yüksek bir dağın tepesinde sonraki sayıda buna yani “insan ve nefsi” konusuna göz atalım. yalnızken derin nefes alıp verme gibidir. İnsan göğsünün genişledi- Selam ve dostlukla. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 3


HDV BÜLTEN

2010 Kutlu Doğum Avrupa Hazırlık Toplantısı Harderwijk’teYapıldı Hollanda Diyanet Vakfı tarafından organize edilecek olan “Kutlu Doğum Avrupa 2010 Programı” hazırlık çalışmaları hakkında HDV Şube cami yöneticileri ve din görevlilerini bilgilendirme amacıyla, Harderwijk HDV Mehmet Akif Camii konferans salonunda bir toplantı düzenlendi.

27

Şubat 2010’da tarihinde düzenlenen toplantıya Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Bülent Şenay, Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi, Dr. Fevzi Hamurcu, Deven-

ter Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Mustafa Kahraman, HDV camilerinde görev yapan din görevlileri, HDV Şube Yöneticileri, Kadın ve gençlik kolları temsilcileri katıldılar.

Avrupa 2010 Kutlu Doğum programı hakkında şube yöneticileri ve din görevlileri ile kadın ve gençlik kolları temsilcilerine hazırlık çalışmaları hakkında bilgi verildi. Organizanin sıhhatli ve Kutlu Doğum ruhaniyetine yakışır bir şekilde düzenlenebilmesi için alınan tedbirler anlatıldı. Organizasyonu düzenleyecek Colors adlı büro yetkilileri tarafından yapılan ve yapılması planlanan organizasyonel çalışmalar hakkında bilgi verildi. Bilindiği üzere son üç yıldır, Kutlu Doğum programı Diyanet Vakıfları öncülüğünde Avrupa çapında yapılıyor. 2008 yılında Almanya’da, 2009 yılında Belçika’da yapılan bu organizasyon, 2010 yılında da Hollanda’da yapılacaktır. 4 Nisan 2010 tarihinde Amsterdam’ın ünlü Ajax takımının Arena adlı stadında 40.000 kişilik kapasitede planlanan bu yıl

4 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN ki Kutlu Doğum programına sadece Hollanda’dan değil Belçika ve Almanya’dan da katılım beklenmektedir. Son üç yıldır uluslararı düzeyde düzenlenen ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun konuşmacı olarak katılacağı programda ayrıca Diyanet İlahi Korosu, Grup 571 Çocuk ilahi korosu ve Tasavvuf müziğü sanatçısı Fatih Koca, okuyucu İsmail Coşar gibi sanatçılar da yer almaktadır. 2010 Avrupa Kutlu Doğum programı Hollanda’da mevcut bütün hizmet grupları tarafından da desteklenmekte ve iştirak edilmektedir.

ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 5


HDV BÜLTEN

Hollanda’da Mevlid Kandili - Vlaardingen HDV Eyüp Sultan Camii Türkiye ve Avrupa’nın her köşesinde olduğu gibi Hollanda’daki Müslümanlar tarafından da, âlemlere rahmet olan peygamberimiz Hz. Muhammed ( a.s.) ‘ın dünyayı teşriflerinin 1439. yıldönümü olan “Mevlid Kandili”, 25 Şubat 2010 Perşembe gecesi büyük bir coşkuyla kutlandı.

B

u gecede diğer senelerden farklı olarak Vlaardingen Eyüp Sultan Cami, Schiedam Muradiye Cami ve Maassluis Yeni Cami din görevlileri ile cami yönetimleri “Kardeş Camiler Projesi” adı altında farklı bir uygulamaya imza attılar. Bu projeyle, üç caminin gençlik ve kadın kolları, kuran kursu öğrencileri ve kadın erkek bütün cami cemaatinin beraberce karşılıklı ve dönüşümlü olarak yapacağı ortak çalışmalar yapılması hedeflenmektedir. Camilerimiz arasındaki samimiyeti ve kardeşliği daha sıcak hale getirmek, camilerimizde ki hizmetleri daha verimli olmasını sağlamak, camilerdeki mevcut sorunlara birlikte çözüm bulmak, camiler arasında yardımlaşmayı kuvvetlendirmek amacıyla düşünülen bu ortak çalışmanın ilki Mevlid Kandili” münasebetiyle Vlaardingen Eyüp Sultan Camiinde gerçekleştirildi.

HDV Yönetim Kurulu Başkanı ve Din Hizmetleri Müşavirimiz Sayın Doç. Dr. Bülent Şenay hocamız ile beraberinde Vakıf çalışanlarının da iştirak ettiği bu programda, Vlaardingen Eyüp Sultan Cami din görevlisi Hüseyin Demirci, Maasluis Yeni camii din görevlisi Sait Yozgat ve Schiedam Muradiye Camii din görevlisi Abdurrahim Peker’in okudukları Kur’an-ı Kerim, Mevlid-i Şerif, ilahi, kaside ve naatlarla peygamberimizin doğumuna yakışır coşkulu bir gece yaşandı. Vlaardingen Eyüp Sultan Cami kuran kursu öğrencilerinden oluşan ilahi çocuk korosunun icra ettiği ilahiler ile gençlerimizi temsilen iki genç kardeşimizin okuduğu 40 hadis cemaatimiz tarafından ilgi ve beğeniyle izlendi. Her üç cami cemaatinden de 6 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010

yoğun katılımının gözlendiği programda gecenin anlam ve önemi ile ilgili konuşma yapan Doç. Dr. Bülent ŞENAY bey hocamızın doyumsuz sohbeti, dualarla birleşti.Görsel olması düşüncesiyle okunan aşrı şeriflerin orijinal ve Türkçe metinleri ile peygamberimiz için yazılan naatlar ve gençlerimizin okudukları 40 hadisi şerif görsel olarak cemaatimize sunulmuş, bayan cemaatimizin de bu görsel ziyafetten faydalanması amacıyla bayanlar mahfeline büyük bir ekran kurularak programı bayan cemaatimizin de izlemeleri sağlandı.

Bu üç camide bir hafta öncesinden başlatılan 1001 Yasini Şerif okuma kampanyasına cemaatimiz büyük ilgi göstermiş, bir hafta içinde Peygamberimizin ruhuna atfen toplam 3000 ‘i bulan Yasini Şerif ile 10 Kuran hatmi okunmuştur.

Doç. Dr. Bülent Şenay hocamızın yapmış olduğu duayla programa son verilirken, yatsı namazın ardından salavatlar eşliğinde bütün cemaatimizle kandil tebrik kutlaması yapıldı. Program sonunda bütün cemaatimize Peygamberimizin sembolü olan gül takdim edildi. Bunun yanında kandil simidi, gül suyu, çikolata ve bu gece için özel olarak bastırılan peygamberimizi anlatan ve onun hadisi şeriflerinin yer aldığı özel bir kartela dağıtıldı. Bu kutlu ve mübarek geceyi ruhuna uygun bir şekilde ihya etmenin huzuruyla yeni programlarda buluşma dilekleri ile programa son verildi.


HDV BÜLTEN

Din Hizmetleri Müşaviri “Konya Kriterleri Paneli”ne Katıldı

H

ollanda’nın Lahey şehrinde bulunan Lahey Türk platformunun düzenlediği Türkiye Festivali Kapsamında Avrupa Türk Demokratlar platformu (UETD) tarafından “Mevlana Rumi ve Konya Kriterleri” konulu bir panel düzenlendi. İngilizce Hollandaca olmak üzere iki dilde yapılan ve UETD Genel Sekreteri A. Suat Arı’nın yönettiği panele konuşmacı olarak, Prof. Dr.

Ir. M. Aksit (Twente Üniversitesi), Doç. Dr. Bülent Şenay (Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı ve T.C. Lahey Büyükelçiligi Din Hizmetleri MüŞaviri), R. Lucardie (Cordaid) ve Sadık Yemni (Hollanda Türk Yazarla Kulübü Başkanı) katıldılar. Panele Mesneviyi Hollandaca’ya çeviren müslüman yazar Abdulwahit van Bommel hastalığı sebebiyle katılamadı. “Konya Kriterleri” Paneli, yoksulluk ve sosyal dışlanmışlıkla mücadelenin

05 GÜNDEM

yanı sıra, Avrupa ülkelerinde uzun süredir tartışılan ‘entegrasyon’ konusunda “kültürcü” bir yaklaşımla farklı kültürleri dışlayan, çoğu zaman aşağılayan ve Avrupa’lı olmayanların davranışlarını o insanların kültürlerine yükleyen zihniyetin yanıldığına işaret edilmiştir. Halbuki farklılıkların bir zenginlik olarak görüldüğü, yüzyıllar öncesinden, Konya’dan Mevlana’nın yedi öğüdüyle ortaya koyuldu.

���������������������������������� ������������������������ ���������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������� ������������������������������������������������������������������������������������������������������������������ ��������������������� �������� ��������� �������� ������������������������������������������������������������������ ����������������������� LAHEY ������������� ������ ��������� ����������� ��������� ����� ��� ������ ������������ ����� ��������� ������������ ������������ ��� ��������� �������� ������������ ���������� ������ ���������� ������� ����������� ������������ �������� ����� ������������������������������������������������������������������������������������ ������ ��������� ���������� ��� ����������������������������������������������������� ��������� �������������� ��� ��������������������������������������������������������������������������������������� ���������������������������������������� ���������������������������������������� ������������� ��������� �������� ����� ������������������������������������������� ���������������������������������������� �������������������������������������������� ����� ������ ��� ����������� ����� ����� ���������������������������������������� ������ ����� �������������� ����������������� �������� ���������� ����������� ��������� ����� ������������ �������� ������� ��������� ������� ����������� ����������� �������� ������ ������������������������������������������������������ ������� ������� ������������� ���������������������������������������������� ������� ����� ������ ���������� ����������������������������������������������� �������� ���������� �������� ��������� ��������� ����������� ������ �������� ��������������� ������������ ����������������������������������������� ����� ������� ������������� ������������ ��������� �������������� ���������� ���� �������� ���������� ��������� ����������������������������������������������������� ������� ������������� ��������� ��� ��������������������������������������������������������������������������������������������������������������������� ����������������������������������������� ����� ������ ���� ����� ������ ������ ������ ���� ������� ������������ ����������� ����������� ���������������������������� ����������������������������������������������������������������������������������� ������������ �������������������������������������������������������������������-

-

������ �������� ���� �������������� ��������� ������� ������������ ������ ��������������� ������������������������������������������������������������������������������� ������������ ������������� ���������� ���������������������������������������������������������������������� ������ ��������� ������ �������� ���� ������ ��������� ��� ����������� �������� ���� ������ ������������ ������������� ��������� ��������������������������������������� ���������� ���� ������� ��������� ��������� �������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������� ��� ��������� ����� ��������������� �������� ����� ��� ���������� ��������� ��������� ����������������������������������������� ������ ��������� ������������ ������ ��������������� ������������������������������� ���������������������������������������� ������������������������������������������� ����� ����������� ��������� ������� ���

���������������������������������������� ����������������������������������������� ���������������������� �������� ����������� ��������� �������� ����� ����� ���������� �������� ��� ������������������������������������������� �������� ��������� �������� ����� ���� ������������� �������������������������������������������������������������������� ���������������������������������������� �������������������������� ����������� ���������������������������������������������� ������������������������������������������������������� ������������� ���� ���� ������������ �������� ������������ ��������� ����� ������� ���� ������ ��������� ��������� ���� ������ ��������������������������������������������������������������������������������������������������� ������������������������������ ����������� ������ ������ ���������� �������������������� ������� ������ ��������� ��������� ����������� �������� ���� ������������������� ���� ������� ���� �������� ��������-

������������������������������������������� ���������������������������������������� ��������������������������� ����� ������� ������� ������� ������������������������������� �������������������������������������������������������� ������� ������������ ������������� ��������������������������� ������������� ������������� ��� �������� ���������� ������� ��������� ���� ��������� ������� ��������� �������� ����� ����������� �������������� ��� ������������ ������������� ������� ����� ������ ���� �������� ���������� ��������� ��������� ���������� ���������� ���������� ������� ��������� ���� ������� ������� ������������������������������������������� ���������� ��������� ���� ����������� ���������������������������������������� ����������� ��� ������� ���������� ���������������������������������������� ���������������������������������������� ����������������������������������������������������������������������������

ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 7

��������������������� �������������������� ��������������������� ������������������������������������������������������� ����������������� �������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������������� ���������������������������������������������� ������������������������������������������������������������������� ��������������� ������������������������������������������������������������� 


HDV BÜLTEN

Bergen op Zoom HDV Ulu Camii’nde Gençlik Konferansı HDV Bergen op Zoom Ulu camii gençlik kolları, okullara verilen bir haftalık ara münasebeti ile Bergen op Zoom’daki gençlere yönelik bir gençlik şöleni düzenledi. Programa konuşmacı olarak Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Dr. Bülent Şenay ve çok sayıda davetli katıldı.

P

rogram, Kuran’ı Kerim okunmasıyla açıldı. Daha sonra İstiklal Marşı okundu. Din görevlisi Mehmet Aydın, açılış konuşması yaptı. Din görevlisi konuşmasında, programa katılan ve programı düzenleyen gençlere teşekkür ederek gençlerin buradaki Türk toplumunun geleceginde büyük bir öneme sahip olduğunu ve bu bilinçle haraket etmelerinin gerektiğini vurguladı. Daha sonra kürsüye gelen Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Bülent Şenay, “HEM MÜSLÜMAN, HEM MUTLU, HEM DE GENÇ” konulu bir konferans verdi. Din Hizmetleri Müşaviri konuşmasında şunları söyledi; “Bu şölen Hollanda’da 5. Gençlik şöleni. Hollanda’daki ilk kuşak, sizleri düşünerek bu camileri ve kültür merkezlerini inşaa ettiler. O halde ge-

leceğe doğru Hollanda’da müslüman olmak neyi ifade ediyor? 21. yüzyılda müslüman olmanın manası nedir? Müslüman bir anne ve babadan doğduğumuz için mi müslümanız? Bütün meselemiz entegrasyon ve asimilasyon mu? Müslüman genç kızlar ve erkekler olarak Hollanda toplumuna neler verebiliriz? Bizi biz yapan değerlerimizin farkında mıyız? gibi soruları kendimize sormalıyız.” “Modern olmak teknolojik aletleri kullanmakla mı ilgilidir, yoksa değerlerle mi? Modern dünyanın en büyük sorunu cep telefonudur, bu “ötelerle” irtibatı kopartıyor. Modern çağ daha az sorumluluk yüklüyor. Bugünün gençleri yalnız kalamayacak kadar korkaktır. Cep telefonunu, MSN’i kapatarak kendinizle baş başa kalmıyorsunuz, onun için düşünen insan olmaktan, sessiz ve yalnız kalmaktan korkuyorsunuz; sessiz kalarak gerçeklerle yüzleşebilir, zamanın kıymetini anlayabilirsiniz.”

Şenay, konuşmasının devamında gençlere mutluluğun reçetesinin sırlarını şu şekilde verdi. “Mutlu olmanın önündeki en büyük engel aceleciliktir. Modern hayat acelecidir, sakin olun, zamanın sizi kontrol etmesine müsade etmeyin, siz zamanı kontrol edin. Bu acelecilik içinde beş vakit namaz bir müslümana zamanı kontrol etmek için ne kadar önemlidir. Modernizm geleneksizliğe ve köksüzlüğe dayanır. Biz ne kadar Hollanda’da doğup yaşasak da, bin yıllık geçmişi olan bir geleneğin çocuklarıyız. Modern hayat sürekli insana tüketimi dayatmaktadır, bunun karşısında değerlerimiz bize kanaatkar olmayı öğretir. Modern hayatta sürekli ‘sen haklısın’, modern hayatta ‘yalnız sen varsın’, halbuki bizi biz yapan değerler bizlere paylaşmamız gerektiğini söyler. Modernite, insanı ‘dünya düşkünü’ yapar, oysa Kur’anı Kerim dengeli olmamızı, ne sadece manastıra ne de sadece markete kapanmanın doğru olmadığını ifade eder. Modernite, ‘din sizi kadere mahkum ediyor’ diyor. Oysa din, ‘kaderinize şahit olun’ diyor. Kendinize değer verin ama kendinizi beğenmeyin. Başkası size doğrular şudur demeden siz kendi doğrulanızı bulun. Hoşunuza giden şeyin peşine hemen düşmeyin. Bırakın demlensin. Israrcı olmayın, vakur olun. Özür dilemeyi bilin ama özrü istismar etmeyin. Güvenilir insan olun. Bilgiye internetten ulaşmayın bilgiyi kitaplarda arayın. Kitapsız olmayın. Tarihinizle aşırı övünmeyin ama tarihsiz olma-

8 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

yın. Bu değerlerin önce siz farkına varın sonra bunu Hollanda’lılarla paylaşın. Mesela “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözünü arkadaşlarınıza anlatın. Mutluluğun sırrı hiçbir şeyde yarım kalmamaktır.” Din Hizmetleri Müşaviri, konuşmasının sonunda Yoga ile namazı karşılaştırdı ve Yoganın bir spor olmadığını, Yoganın dini bir rituel olduğunu belirtti. “Yoga yaptığın zaman modern, namaz kıldığın zaman geri kafalı” olma düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu ifade ederek namazın ve namazdaki yaptığımız hareketlerin anlamları üzerinde durdu. Şenya konuşmasını basiret, feraset ve kişilik ilişkilerini anlatarak tamamladı. Programa ayrıca grup “Ala Turka” da türküleriyle katkıda bulundu. Bergen op Zoom HDV Ulu Camii gençlik kız kolları, Hollandada yaşayan bir Türk ailenin günlük yaşantısından kesitler sunan bir tiyatro sahneledi. Tiyatroda bir genç kızın evde ve okulda yaşadığı sorunlar ironik bir dille ifade edildi. Son olarak Bergen op Zoom HDV Ulu Camii ilahi korusu da, ilahileriyle programa renk kattılar. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 9


FIKIH KÖŞESİ

Adak Arapça’da nezir (nezr) diye ifade edilen adak fıkıh dilinde, “bir kimsenin dinen yükümlü olmadığı ibadet cinsinden bir şeyi kendisi için vâcip kılması”nı ifade eder. Diğer bir ifadeyle “kişinin farz veya vâcip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allah Teâlâ’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç kılması”dır. a) Mahiyeti

Adakta bulunma, arzu edilen sonuçları elde etme veya beklenmeyen kötü durumlardan korunmada Allah’ın yardımını temin etme gayesiyle başvurulan dinî bir davranış mahiyetinde olup hemen hemen bütün din ve kültürlerde görülmektedir. Özellikle Çin, Japon, Hint ve İslâm öncesi Türk kültüründe adağın önemli bir yer tuttuğu, bu mahiyette birçok davranış ve geleneğin bu toplumlarda yaygınlık kazandığı, benzer davranışların diğer toplumlarda da sıklıkla görülen bir davranış olduğu bilinmektedir. Çeşitli dinlerin ve milletlerin kültürlerinde aynı ve yakın telakkilere dayalı olarak ağaçlara ve kutsal sayılan yerlere bez bağlamak, ibadet yerlerinde mum yakmak, belli durumlarda belli hayvanları kurban etmek, oruç veya perhiz mahiyetinde olmak üzere bazı yiyecek ve içeceklerden, cinsel ilişkiden uzak durmak, istediğine ulaşıncaya kadar bazı zevk ve eğlenceyi terketmek gibi adak türlerine rastlanır. Bu adaklarda dinî-psikolojik sâikler, Tanrı’ya şükretme veya onun yardımını isteme öğesi ağır basar. İslâmiyet öncesi Hicaz-Arap toplumunda da bu sayılanlara benzeyen veya onların dışında birçok adak çeşit ve türü vardı. İslâm dini insandaki dindarlık duygusuyla ve ruhî tatmin arzusuyla kısmen alâkalı bu davranışı tamamen yasaklamamış,

sadece bazı düzenleme ve sınırlamalar getirerek ona kendine has bir şekil vermiştir. Kur’an’da değişik yerlerde verilen sözde durulması, ahde ve akidlere bağlı kalınması (el-Mâide 5/1; el-İsrâ 17/34), Allah’a verilen sözün tutulması (en-Nahl 14/91) emredilir, yapılan adakların yerine getirilmesi istenir (el-Hac 22/19). Kişinin yaptığı adağa uygun davranması iyi kulların vasıfları arasında sayılır (el-İnsân 76/7). Hadislerde de Hz. Peygamber, Allah’a itaat kabilinden adakların yerine getirilmesini emretmiş, Allah’a isyan veya mâsiyet kabilinden olan konularda adakta bulunulmamasını, şayet yapılmışsa buna uyulmamasını istemiştir (Buhârî, “Eymân”, 26-27; Müslim, “Nezir”, 8; Ebû Dâvûd, “Eymân”, 12). Bazı hadislerinde de Hz. Peygamber’in adakta bulunmayı hoş karşılamadığı görülür. Meselâ bir hadîs-i şerifte “Adak bir fayda sağlamaz, sadece cimrinin malını eksiltmiş olur” (Buhârî, “Eymân”, 26; Müslim, “Nezir”, 2) buyurmuştur. Bu sebeple de İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel başta olmak üzere fakihlerin önemli bir kısmı adak adamanın mekruh olduğu görüşündedir. Hanefîler ise Allah’a ibadet ve taat kabilinden adakta bulunmayı mubah görürler. Sonuçta bir ibadetin işlenmesine vesile olduğu için bunu müstehap görenler de vardır. Mâlikîler adak-

ta bulunmayı normalde mendup, şarta bağlı adağı ise mubah sayarlar. Konuyla ilgili hadisler ve İslâm âlimlerinin görüşleri incelendiğinde, kişinin hiçbir dünyevî menfaat ummadan sırf Allah’ın rızâsını kazanmak, ona şükretmek için adak adamasında bir sakınca bulunmadığı görülür. Kişinin Allah’ın takdirinin değişmesine vesile olması dileğiyle ve ihlâstan uzak, belli şartlara bağlı olarak adakta bulunması ise doğru karşılanmamıştır. Adaklar Allah’ın takdirini değiştirmez. Müslümanın bunu bilerek, ileride olacak bir şeyin en hayırlı şekilde vuku bulması dileğiyle Cenâb-ı Hakk’a yalvarması, bunu gerçekleştirmeye vesile olması için sadaka ve ibadet mahiyetinde bir adakta bulunması itikadî bakımdan sakıncalı görülmemiştir. Fakihlerin şartsız adağı daha hoş karşılaması, onda ibadet niyetinin daha belirgin olması sebebiyledir. Dünyevî bir menfaati konu edinen şartlı adak ise ibadet niyetinden ziyade neredeyse Allah’la bir pazarlık mahiyetini taşıyabileceği için, sonuçta bir ibadetin ifası söz konusu edilse bile ihtiyatla karşılanmış hatta doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte, Allah’a isyan ve mâsiyeti içermediği sürece, hangi grupta yer alırsa alsın, adakta bulunulduğunda yerine getirilmesi dinen vâcip görülmüştür. (Kaynak: Diyanet Başkanlığı İlmihali)

10 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Din Hizmetleri Ataşesi Lochem Selimiye Camii’nde

T

.C. Deventer Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Mustafa Kahraman, 26 Şubat 2010 Cuma günü Lochem HDV Selimiye camiini ziyaret etti. Ziyaret esnasında vatandaşlarımızla sohbet eden Kahraman, cami hizmetleri ve gençliğe önem verilmesi üzerinde durdu. Cuma sohbetinde de bu bölgede okulların bir haftalık tatilde olması sebebi ile cami cemaatinin yarısının gençler ve çocuklar olması sebebi ile çok mutlu olduğunu ifade eden Kahraman, bu gençlerin bu vakitte başka yerlere gidebilecekken, buraya Camiye Cuma namazına gelmelerinin büyük önem arz ettiğini belirttikten sonra gençleri tebrik etti. Camilerin vatandaşlarımızın buradaki gelecekleri için varlık –yokluk mücadelesi haline geldiğini ve özel-

likle de buraların gençler tarafından sahiplenilmesinin önemine vurgu yapan Kahraman, büyüklerin de bunun kıymetini daha iyi anlamaları gerektiğini, camilerin sadece birer sohbet ve

Rotterdam HDV Mevlana Camii’nden gençlere yemek

R

otterdam HDV Mevlana Camii’nde her hafta mutat olarak toplanan gençler 2009’un son haftasında da Din Görevlisi Bayram DANACI”nın başkanlıgında yemekli bir toplantı organize ederek, 2009”da yaptıkları ve 2010 yılında yapacakları faaliyetlerin bir değerlendirmesini yaptılar. Din görevlisi Bayram Danacı, gençlere bu programlara göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ederek bu kutsal çatı altında kendilerini yabancı hissetmemelerini, bu güzel mekanları yaptırma konusunda anne-babalarının büyük fedakarlıklar yaptıklarını, buraları yaşatacak olanların ise kendileri olduklarını, gençlerle camilerin daha da güzelleştiğini söyleyerek onları teşvik etti.

boş vakitlerin geçirildiği yerler olarak görülmemesini, Devletimizin imkanlarını zorlayarak yolladığı Din Görevlilerimizden azami ölçüde yararlanılmasının önemine dikkat çekti.

Rotterdam HDV Mevlana Camii’inde Aşure

R

otterdam HDV Mevlana Camii Yönetim Kurulu tarafından, Muharrem Ayı ve Aşure günü vesilesiyle, cemaatin kalabalık bulunduğu bir Cuma günü namazdan önce kadınlara, namazdan sonra da cami acvlusunda erkeklere olmak üzere cemaate aşure dağıtıldı. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 11


HDV BÜLTEN

Tiel HDV Ahmet Yesevi Camii’nde Mevlid Kandili Kutlaması

H

ollanda’nın tüm şehirlerinde olduğu gibi HDV Tiel Ahmet Yesevi camiinde de Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in doğum günü büyük bir coşkuyla kutlandı. Peygamberimizi anmak için yapılan bu programa T.C. Deventer Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Mustafa Kahraman katıldı. Programa Tiel’de yaşayan vatandaşlarımız yoğun ilgi gösterdi. Rasülüllah sevgisi için yapılan programda caminin hem erkekler hem de bayanlar kısmı doldu taştı. Ayrıca cemaatin yarısının gençlerden oluşması Hollanda’daki geleceğimiz adına büyük umutların yeşermesine vesile oldu. Program yatsı namazını müteakip başladı. Önce din görevlisi Ünal YILDIZ ve cemaatten oluşan bir grup tarafından Mevlid okundu, bu arada salavatü şerifeler getirildi, dualar yapıldı. Akabinde Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Mustafa Kahraman Mevlid Kandili’nin anlam ve önemi hakkında bir sohbet yaptı. Kahraman sohbetine, Peygamberimizin Kur’an’da anlatılan ahlakı, ona salatü selam getirmenin önemi, alemlere rahmet olması, etrafındaki insanları kırmaması onlara sevecen davranması ve onlara karşı yumuşak huylu olması, yetimlere, öksüzlere ve hanımlarına olan davranışı gibi belli başlı özelliklerine onun hayatı ile ilgili örnekler vererek dikkat çektikten sonra özellikle genç nesillerin onu iyi tanıması ve Kur’an’da en güzel örnek ‘üsve-i hasene’ olduğu belirtilen o güzel insanı öğrenmeleri gerektiğini beyan etti. Din Hizmetleri Ataşesi sohbetin devamında, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu yılın Kur’an yılı olarak ilan edildiğini de hatırlatarak bizim 12 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010

dünya ve ahiret mutluluğumuzu sağlamak için gönderilen Kur’an-ı Kerimi ve alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’i daha iyi tanımak için akşam ailece bir araya gelip hayatımıza hükmeden ve neredeyse aynı odada ama bizi birbirimizde habersiz hale getiren TV’yi bir saatliğine kapatıp, hem Kur’an’ı Kerimi mealinden okumamız gerektiğini, hem de o güzel insan Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında eserler temin edip onu daha iyi tanımamız gerektiğini ifade etti. Bunun için de içinde yaşadığımız internet çağında artık her türlü malzemeye kolayca ulaşılabildiğini, aynı zamanda hem

Diyanet İşleri Başkanlığının hem de bazı özel kuruluşların, Hz. Peygamberi çocuklarımıza daha güzel anlatan eserler hazırladığını ve bunlara da kolayca ulaşabileceğimizi beyan ederek kısa bir dua ile sohbetini bitirdi.


HDV BÜLTEN

(Bakara Suresi 214.Ayet) “Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah’ın yardımı şüphesiz yakındır.”

Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Âişe radı yallahu anhâ’dan rivayet ed ildiğine göre Resûlullah sa llallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurd u: – “Bir ordu Kâbe’y e saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütü n ordu yere bataca ktır. ” Hz. Âişe der ki, bu nun üzerine ben, Yâ Resûlallah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü ni yetli olmayanlar va rken niçin hepsi birden yere ba tacaktır? diye sord um. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: – “Hepsi birden ye re batacak, âhiret te yeniden diriltilip niyetlerine göre he saba çekileceklerdir” bu yurdu. (Buhârî, Büyû` 49; Hac 49, Müslim, Fiten 4–8. Ayrıca bk . Tirmizî, Fiten 21; Nesâî, Menâsik 112; İbni Mâce, Fiten 30)

ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 13


HDV BÜLTEN

Gerçek Dost

Dr. M. Fevzi Hamurcu

Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi

G

erçek dost, rengârenk çiçekler gibidir; hayatınızı süsler. Sözü, özüne uygundur. Söyleyince, öz söyler, özden söyler. Can kardeştir, sizi candan sever. O, gönül adamıdır; gönlünüzü hoş tutar, üzüldüğünüzde yüzünüzü güldürür. Gerçek dost sadece iyi gün dostu değildir; kötü günlerinizde de sizinledir. Ağladığınızda, gözyaşlarınızı siler, sizinle birlikte ağlar, acınıza ortak olur. Sizin gülümsemeniz, onu da sevindirir. Her zamanki güler yüzüyle sizin de yüzünüzü güldürür, fakat size asla gülmez. Hatalarınızı değil, gönlünüzdeki cevheri ve içinizdeki iyilik meleğini görür. Gerçek dost sizi, siz olduğunuz için sever; asla menfaat beklemez. Sizi, gıyabınızda da düşünür ve hattâ sizin için mücadele eder. Sizin dostluğunuzdan da o güç alır.

Belki her zaman yanı başınızda olamaz. Ama şunu hep iyi bilirsiniz ki, bir ihtiyacınız olduğunda o, her zaman yanınızda, her zaman arkanızdadır. Siz haber verseniz de vermeseniz de… Onun desteğini ve yakınlığını her an içinizde hissedersiniz. Üstelik onun dostluğu mezara kadar değildir; daha da ötelere uzanır, mezardan sonra da devam eder. Böyle gerçek bir dostunuz varsa ne mutlu size… Sakın onunla irtibatı koparmayın. Eğer böyle dostunuz hâlâ yoksa vakit daha geç olamadan böyle bir dost bulun kendinize… Belki başkaları da böyle dost arıyorlardır… Kim bilir, onların aradığı gerçek dost belki de sizsiniz… Neden olmasın?

Nerede Yanlış Yaptık?

G

elişen teknoloji ve iyileşen hayat şartları, pek çok kolaylığı da beraberinde getirdi. Ulaşım, iletişim ve haberleşme alanında atılan dev adımlar hayatımızı daha da rahatlattı. Ekonomik durumumuz eskiye göre biraz daha düzeldi. Ancak, bu güzel gelişmelere rağmen, ne iç huzuru ne de toplumsal huzuru tam olarak sağlayabildik.

daha çok yanlış yapıyoruz. Anadilimizi dahi tam konuşamaz ve birbirimizi daha az anlar hâle geldik. Bugün, her zamankinden fazla konuşuyor, fakat birbirimizi daha az anlıyoruz. Şöyle de diyebiliriz: Çok konuşuyor ama hiçbir şey söylemiyoruz.

Yiyeceğimiz, içeceğimiz, malımız, mülkümüz dünkünden daha Bugün daha eğitimliyiz, çok; fakat gözümüz her zamankinServetimiz arttı ama servetimizi ama eskiye göre daha den daha aç. Daha konforlu ve güarttırmak için harcadıklarımızın zel evlerde oturuyoruz, fakat ailevî geri getiremeyeceği pek çok değeçok yanlış yapıyoruz. mutluluğu bulamıyoruz. Evlenme, rimiz kayboldu. Henüz kaybolmamış olanların bazıları da yozlaştı. Bugün, gelirimiz eskisin- yuva kurma, bu yuvayı yaşatma imkânlarımız arttıkça ne den daha fazla fakat moralimiz daha bozuk. Dışımızdaki yazık ki, boşanmalar ve dağılan yuvalar da buna paralel oladünyaları fethettik fakat kendimize hâlâ ulaşamadık. Aya, rak artıyor. yıldızlara ve uzayın derinliklerine gidip gelebildik ama Sürekli bir aradayız fakat birbirimizin yüzüne daha az bakomşularımıza, akrabalarımıza ve büyüklerimize bir türlü kıyoruz. Birbirimizi daha az seviyor, birbirimizle daha az gidemedik. ilgileniyoruz. Maddî alanda sağladığımız kazanımlarımızın Bilgimiz her gün biraz daha derinleşiyor; ona daha çabuk yanında, neden hâlâ iç huzurumuzu ve toplumsal barışı sağve kolay ulaşabiliyoruz, fakat buna rağmen bakış açımız layamadık? Acaba biz nerede yanlış yaptık, deme zamanı gittikçe daralıyor. Bugün daha eğitimliyiz, ama eskiye göre gelmedi mi? Ne dersiniz? 14 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Geleceğe Yatırım Yapmak

Dr. Mustafa Kahraman

Deventer Din Hizmetleri Ataşesi

Kıymetli okurlar,

A

llah insanı pek çok şeye meyilli olarak yaratmıştır. Bu yüzden insanın istekleri, arzuları ve geleceğe ait düşünceleri sınırsızdır. Aslı “Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol” şeklinde Câmiu’sSagîr’de yer alan (2:12, Hadis No:1201) dilimizde de ‘Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahret için çalışın’ şeklinde meşhur olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) bu hadisi şeriflerindeki uyarısı müslümanlar için dünya ahret dengesini en güzel şekilde anlatırken, bizler ne yazık ki genelde hadisin birinci kısmını çok iyi uyguluyor, ama iş ahretimizi kazanmaya gelince aynı hassasiyeti gösteremiyor, daha ziyade yukarıda da ifade edildiği gibi nefsimizin peşinden sürüklenip gidiyoruz. Ahiret aklımıza geldiğinde de iş işten biraz geçmiş gibi oluyor.

durumdur. Bunu elde etmek için nereye gittiğini bilmeden elli yıl önce çıkılan yolculuktan bugüne gelindi. İlk önce tek başına pansiyonlarda geçen sekiz-on yıllık yalnız, sıkıntılı ve hüzünlü bir hayat, daha sonra tek tek eş ve çocukların getirilmesi. Bu süreçte çalışma ve daha çok para kazanma uğruna mesailerle geçen uzun zaman dilimleri ve bu sebeple bazen çocuklarının yüzünü göremeden geçen günler ve bu arada yabancı ve her yönden çok farklı bir kültürün içinde biraz da ilgilisizlik içinde büyüyen ikinci neslin hazin öyküsü.

Geliş amacına uygun olarak vatandaşlarımızın çoğu tarafından ülkemizde bir kısım yatırımlar yapıldı, evler-arsalar alındı, binalar yapıldı. Bu yapılırken esas amaç da yakın zamana kadar zihinlerde olan bütün aileyi toplayıp geri dönüp ülkesinde kendi insanları içinde rahat bir hayat sürmek hayali idi. Ama bunun yapılamayacağı biraz geç de olsa herhalde anlaşılmaya başlandı. Artık üçüncü nesil yavrularımız Batı Avrupa’da evlenip çoğalİnsanın doğasında, yaratılışında olan makta ve dördüncü nesiller maddi an“İnsanoğlunun bir vadi dolusu en büyük isteklerden bir tanesi de çok lamda yemyeşil ama manevi anlamda altını olsa, ikinci bir vadi daha mala sahip olma arzusudur. Kur’an-ı kupkuru, çevresi tehlikelerle dolu bu Kerimde ‘Mal ve çocuklar dünya haya- ister. Kendisine ikinci vadi dolusu topraklarda hayat bulmaya başlamaktının süsüdür.’ (Kehf, 46) ve ‘Kadınlar, altın verilse bu sefer üçüncüsünü tadırlar. Vatandaşlarımızın artık zihinoğullar, yük yük altın ve gümüş, salma lerinden bu ‘bir gün çoluk-çocuğu alıp ister. Onun ağzını topraktan atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin geri dönmek’ fikrinden vazgeçmeleri başka bir şey doldurmaz. Ama şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü ve buna göre yeni önlemler almaları gösterildi. Bunlar dünya hayatının geve kendilerine yeni hedefler koymaları Allah, tövbe edenin tövbesini çimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer gerekmektedir. Bunun başında da artık kabul eder.” ancak Allah’ın katındadır.’ (Ali İmran, ülkemizde ev arsa almak, bina yapmak 14) buyrulmaktadır. İnsan Allah’ın kendisine doğuştan verdiği bu yerine geleceğimiz olan yavrularımıza yatırım yapmak gerekir. Bu tür istekleri gerçekleştirebilmek için zaman zaman kendisi için yapılırken en çok da geleceğimiz olan yavrularımızın yüksek eğiçizilen sınırları zorlamakta, bazen de hiçbir sınır tanımayarak bu tim almış kişiler olmaları için gayret gösterilmesi, yavrularımızın istekleri gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Sevgili peygamber efen- içinde yaşadıkları toplumda faydalı, güzel meslek sahibi birer indimiz de insanın mala-mülke düşkünlüğünü “İnsanoğlunun bir san olmaları için çok çalışılması gerekmektedir. vadi dolusu altını olsa, ikinci bir vadi daha ister. Kendisine ikinci vadi dolusu altın verilse bu sefer üçüncüsünü ister. Onun ağzını Onun için gelecekte büyük acılar yaşayıp pişman olmak istetopraktan başka bir şey doldurmaz. Ama Allah, tövbe edenin töv- miyorsak anne babalara çok büyük görevler düşmektedir. Anne besini kabul eder.” (Buhârî, Rikak 10) anlamındaki bu vb hadisi babalar çocuğunun elinden tutup yüzmeye, spora götürüp bir şeriflerinde açıkça beyan etmektedir. Helalinden olması halinde kaç saat yanında bekleyip onu desteklerken iş camideki dinini öğinsanın mala mülke sahip olması ve onun şükrünü de fitre, sa- renmeye gelince spora verdiği önemin yarısını vermiyorsa ileride daka ve zekat vererek ve çevresindeki muhtaçlara yardım ederek, bun acısını çok çekecektir. Ne yazık ki bu vb durumlara şu anda insani ve İslami görevini yerine getirmesi en güzel şeylerden bir bile zaman –zaman üzülerek şahit olmaktayız. Çoğunlukla da iş tanesidir. Peygamberimiz çalışıp, kazanmanın güzel bir haslet ol- işten geçmiş olmakta, duadan başka yapacak bir şey kalmadığı duğunu ‘Veren el alan elden üstündür’ (Buhari, Zekat,17) hadisi durumlarla karşılaşmaktayız. Son bir defa daha şunu hatırlatarak şerifiyle beyan etmiştir. yazımıza son veriyoruz. Artık geleceğe yani yavrularımıza yatırım yapmalıyız. Bunun için çocuklarımızın manevi eğitimleri yanınHollanda’ya başka bir ifadeyle Batı Avrupa’ya gelen vatan- da en az onun kadar önemli olan maddi eğitimleri konusunda da daşlarımızın çoğunun tek amacı bir traktörle birkaç parça tarla azami gayreti sarf etmeliyiz. Hem dünyamızın hem de ahiretimialmaktı. Yukarıda da ifade edildiği gibi bu da doğal insani bir zin güzel olmasını istiyorsak bunu gereğini yerine getirmeliyiz. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 15


HDV BÜLTEN

Din Görevlilerine Konferans Din Hizmetleri Müşavirliği, Hollanda Diyanet Vakfı, Rotterdam ve Deventer Din Hizmetleri Ataşelikleri organizesiyle, HDV şube camilerinde görev yapan resmi, fahri veya geçici statüdeki bütün din görevlierine hizmet içi seminer düzenlendi.

3

Şubat 2010 tarihinde Rotterdam HDV Eğitim merkezinde düzenlenen seminere, Lahey Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Bülen Şenay, Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Fevzi Hamurcu, Deventer Din Hizmetleri Ataşesi, Dr. Mustafa Kahraman ve Hollanda’da görev yapan din görevlileri katıldılar. Konferansa konuşmacı olarak Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Abdülhamit Birışık katıldı. 16 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010

Aynı zamanda Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar bünyesinde de araştırmacı olarak görev yapmış olan ve Urduca bilen Birışık, “Kur’an-ı Anlamak” başlığını taşıyan konuşmasında, din görevlilerimize özellikle vaaz

ve sohbetlerinde referans gösterdikleri ayetlerin doğru anlaşılması ve aktarılması konusunda faydalı bilgiler verdi. Yaklaşık bir saat süren konferans soru cevap bölümünden sonra sona erdi.


HDV BÜLTEN

Biddinghuizen’de Diyalog toplantısı

B

iddinghuizen’de, Katolik ve Protestan mezhebine mensup rahiplerin ve bu mezheplerin mensuplarının da katılımıyla kilise sosyal tesislerinde her yıl düzenlenen geleneksel diyalog toplantısı bu yıl da 12.12.2009 Çarsamba günü gerçekleştirildi. Farklı göruşlere mensup kişilerin birbirlerini daha iyi tanımalarına ve anlamalarına katkı sağlamak maksadıyla düzenlenen ve yaklaşık üç saat süren toplantıda çeşitli konuşmalar yapıldı. Kültürlerarası diyaloğun öneminin vurgulandığı konuşmalar da farklı kültürlere mensup insanların bir arada ve barış içinde yaşayabileceklerinin önemi belirtildi. Biddinghuizen de yaşayan insanların ilgi gösterdiği bu toplantıda da karşılıklı soru ve cevaplarla insanlar birbirlerinin dinleri hakkında merak ettikleri soruları sorma ve cevaplarını alma fırsatı buldular.

Cami imamı Dr. Ahmet Emin Seyhan ise yaptığı konuşmada bu tür vesilelerle farklı din mensuplarının bir araya gelmelerinin, birbilerini yakından tanımalarına imkan sağladığını, insanların birbirleri hakkında daha olumlu düşündüklerini, daha çok tolerans ve hoşgörü sahibi olduklarını ifade etti.

yasayanları ve kendilerini çok memnun ettiğini ve birarada ve barış içinde yasamanın ne denli önemli olduğunun bu vesileyle bir kez daha anlaşıldığının altını çizdiler ve katılımcılara teşekürlerini ifade ettiler.

Biddinghuizen HDV Mimar Sinan Camii Şube Başkanı Burhan Akce ve kadın kolları başkanı Döndü Genç ise, bu tür toplantıların Biddinghuizen’de

Almelo HDV Yunus Emre Camii’nden İslami Manevi Rehberlik Hizmeti

U

zun bir süredir yapılan görüşmelerden sonra, Twente Hastane Grubunun ZGT Almelo Hastenesi ile, Almelo HDV Yunus Emre Camii arasında varılan anlaşmaya göre; Din görevlisi Abdülkadir Canlı, manevi rehberlik ve din hizmetleri için ZGT Almelo Hastanesini ziyaret edebilecektir. ZGT Almelo Hastanesi hazırlayacağı hasta bilgi broşüründe, hasta ve yakınlarını, İslami Manevi Rehberlik Hizmetleri hakkında Türkçe ve Arapça dillerindede bilgilendirecektir. Hollanda’da hastaların İslami Manevi Rehberlik Hizmetleri istemeleri

bir hak teşkil etmektedir. Din görevlimiz hastalara ve yakınlarına destek ve yardımcı olarak, manevi soruları dinleyecek, güvenilir bir sekilde hastaya ve akrabalarıyla baraber bir çözüm aramaya çalışaktır. Hollanda Diyanet Vakfı bünyesinde Almelo Yunus Emre Camii’nde görev yapan imam Abdülkadir Canlı hastası bulunanlarla birebir özel görüşme, ölüm anında dini hizmet ve ölümden sonrada dini görevleri yerin getirme gibi görevlerin yanında ayrıca, sohbet ve konuşma grupları yönetecek, dini bayramları da organize edecektir.

Hollanda yasalarına göre, kişi ve hasta bilgileri güvence altında olup, İslami Manevi Rehberlik Hizmetinden faydalanmak isteyen hasta va hasta yakınlarının kendileri Almelo HDV Yunus Emre Camii Din Hizmetleri Görevlisi sayın Abdülkadir Canlı’ya başvuru yapmaları gerekmektedir. OCAK 2010 | SAYI 10 | 17


HDV BÜLTEN

Uden Belediye Başkanı’ndan Camiye Ziyaret

U

den Belediye Başkanı Henk Hellegers ve Belediye Meclis Üyesi Sultan Günal Mevlit Kandili akşamı HDV Yıldırım Beyazıt Camiini ziyaret etti. Ziyarette dernek başkanı Veysel Köse, dernek yöneticisi Erol Konuk, cami din görevlisi M. Akif Karabulut hazır bulundu. Uden Belediye Başkanı Hellegers dernek başkanı Veysel Köse’den

camide yürütülen dini ve sosyal faaliyetler hakkında bilgi aldı. Hellegers özellikle gençlere ve bayanlara yönelik faaliyetleri dikkatle takip etti. Belediye meclis üyesi Sultan Günal’da belediye başkanına Uden’deki Türk toplumunun sorunları hakkında bilgi verdi. Gerçekleşen bu görüşmeden sonra, belediye başkanı ve belediye mec-

lis üyesine camii gezdirildi. Belediye başkanına cami ve camide yapılan ibadetler hakkında dernek başkanı ve din görevlisi tarafından bilgi verildi. Akşam namazına yakın gerçekleşen ziyarette cemaatimiz de belediye başkanı Hellegers’le tanışma fırsatı buldu. Ziyaret, belediye başkanı ve belediye meclis üyesinin, cemeatin kandilini tebrik etmesiyle sona erdi.

Venlo Tevhit Camii’nde Konferans

H

DV Venlo Tevhid Camii’nde 03-012010 tarihinde kadınlar kolunun düzenlemiş olduğu “Çocuk ve aile eğitimi” konulu konferans büyük ilgi gördü. Kişisel gelişim uzmanı Saliha Erdim Hanımefendi tarafından verilen konferans, Venlo Türk kadınlarının büyük beğenisini topladı. Konferansta özellikle aile eğitimi, kadınların çocuk eğitimindeki önemi konularında bilgiler verildi. Konferanstan sonra misafirlere yemek ikramı yapıldı. Yemekten sonra genç kızlara da ayrıca kişisel gelişimle ilgili geniş bilgi verildi. 18 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Assen Gençlerinin Güncel Konular Hakkında Münazarası

1

2 Şubat 2010 Cuma günü Assen’daki birçok kilise ve HDV Mevlana Camiinin iştirakiyle Endonezyalılara ait Rehobothkerk adlı kilisede gençlik münazarası (Jongerendebat) tertiplendi. Türk, Endonezyalı ve Hollandalı gençlerin yanısıra Mevlana Camii din görevlisi Tacettin Bıyık ve Hıristiyan din gö-

revlileri de programa katıldılar. Hıristiyan din görevlilerinden Bert Altena’nın yönetiminde gerçekleştirilen programda gençler; idealler, belediye seçimleri, internet vasıtasıyla iletişim kurmak, kültürel farklılıklar ve inançlar hakkında tartıştılar. Mesela; küresel ısınma, Haiti depremi, Hyves kullanımı, Culemborg’daki Endonezyalı ve Faslı gençler arasındaki olaylar, dinlerin dünya barışına katkısı gibi konular üzerinde özgürce fikirler beyan edildi. Verilen arada, canlı müzik dinletisi yapıldı. Kilise gezdirildi ve kilise hakkında bilgiler

verildi. Beşincisi tertiplenen gençlik münazarası, farklı kültür ve inançlara sahip gençlerin karşılıklı saygı ve anlayış içersinde beraberce konuşabildikleri önemli bir etkinlik olarak değerlendiriliyor.

Delft HDV Sultan Ahmet Camii’nde sıla gecesi 9 Ocak 2010 Cumartesi akşamı Delft Sultan Ahmet Camii Gençlik kollarınca organize edilen “ÖZEL SILA GECESİ” Delft ve civar yerleşim yerlerinde yaşayan çok sayıda gencimizi bir araya getirdi ve kaynaşmaya sebep oldu.

D

elft Camimizin Lokalinde organize edilen etkinliğimize çok kalabalık bir gençlik topluluğu katıldı.Gençlerimize çiğ köfte ve çeşitli ikramların yapıldığı gecede gençler güzel anlar geçirdiklerini ve bu tür programların devamını bekledikleri-

ni dile getirdiler. Gecenin en heyecanlı anları bilgi yarışmasında yaşandı. Din Görevlisi Mahmut Arcaklıoğlu’nun hazırlayıp sunduğu yarışmaya tüm gençlerin grup halinde katılımları sağlandı. Dini, milli ve genel kültürü ölçen yarışma sonunda dereceye girenlere çeşitli he-

diyeler takdim edildi. Cami Dernek Başkanı Hasan Karadirek ise gecede gençlere kısa bir konuşma yaptı ve gençlerimizi Camimize her zaman sahip çıkmaya ve Camimize üye olmaya davet etti. Program emeği geçenlere teşekkür edilmesi ile son buldu. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 19


HDV BÜLTEN

Uden HDV Yıldırım Beyazıt Camii’nde Sıra Gecesi Coşkusu

H

DV Uden Yıldırım Beyazıt Camii’nde yönetim kurulu ve Yıldırım Beyazıt gençliginin organizesiyle 16.02.2010 tarihinde sıra gecesi düzenlendi. Geceye Ozan Mehmet Seyyahi, din görevlisi Mehmet Akif Karabulut, Deventer Merkez Camii din görevlisi Bekir Engin, Doetinchem Merkez camii din görevlisi Hacı Durmuş, cami dernek yöneticileri, camii cemaatimi ve gençler katıldı. Gece, öncelikle maharetli ustalarımız tarafın-

dan hazırlanan köftelerin yenmesiyle başladı. Daha sonra ozanımız Mehmet Seyyahi’nin söylemiş olduğu memleket türküleriyle devam etti. Cemaatimiz terennüm edilen hüzünlü türkülerle hüzünlenirken, neşeli türkülerle de neşelendiler. Gurbetçilerimiz her ne kadar neşeli türkülerle neşelenmeye çalışşalar da; Yemen türküsüyle, Çanakkale türküsüyle vatan savunmasında mücadele eden kahraman askerlerimizin o destansı mücadelelerini yeniden kalpleri-

nin derinliklerinde yaşadılar ve vatan topraklarının öyle kolay vatan toprağı haline gelmediğini gençlerimize hissettirmeye çalıştılar. Gece terennüm edilen türkülerle, türkülerle alakalı yapılan hoş sohbetlerle devam etti. Gece, cami yönetiminin ve Yıldırım Beyazıt gençliğinin bu güzel geceye renk katmasından dolayı Ozan Mehmet Seyyahi’ye ve davete katılan cemaate teşekkürü ile sona erdi.

Gençlerin Kayak Keyfi

H

DV Dieren Selimiye Camisinin 15 Şubat 2010 tarihinde düzenlediği kayak keyfine gençler büyük ilgi gösterdiler. Yaklaşık 15 gencin katıldığı gezi için Almanya’nın Bottrop şehrindeki Avrupanın en uzun kapalı kayak pisti seçildi. Akşama kadar gönüllerince eğlenen gençler yapılan bu etkinlikten dolayı dernek yönetimine ve Din Görevlisi Abdullah Söylemez’e teşekkür ettiler. 20 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Oudenbosch’da diyalog toplantısının olumlu yansımaları 2009 yılı içerisinda Oudenbosch şehrinde bulunan müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında yapılan diyalog toplantısının olumlu yansımaları Oudenbosch HDV Barbaros Camii Yönetim Kurulu başkanı tarafından ifade edildi.

H

DV Ouden bosch Şube başkanı Murat Özen, Din Hizmetleri Müşavirimiz Sayın Bülent Şenay hocamızın katıldığı ve camimiz tarafından organize edilen diyalog toplantısı sonrası hem kiliseler birliği hem de Oudenbosc belediyesi nezdinde, Camimizin ve dolayısyla şehirde yaşayan Türk ve müslümanların muhatap alındığını ve çeşitli faaliyetlere davet edildiğini söyledi.

Bilindiği üzere, HDV Oudenbosc Barbaros Camii Yönetim Kurulu öncülüğünde Oudenbosch’da bir Diyalog konferansı organize edilmiş, konferansa Din Hizmetleri Müşaviri, Doç. Dr. Bülent Şenay da konuşmacı olarak katılmıştı. Konferansa ayrıca Hıristiyan araştırmacı, Dr. Vincent de Haas, Kiliseler birliğinden Br.Cees van Dam ve Oudenbosch Belediye Başkanı A.F.W. Osterloh da katılmışlardı. Konferans çok olumlu bir hava icerisinde gecmiş, Din Hizmetleri Müşaviri’nin konuşması uzun süre salondaki misafir konuklar tarafından alkışlanmıştı.

Nebahat Albayrak’dan camiye ziyaret

2

3 Şubat akşamı Helmond Fatih Camii’nde, 3 Mart yerel seçimleriyle ilgili Helmond’da oturan Türk toplumunu bilgilendirmek amacıyla bir toplantı düzenlendi. Toplantıya devlet sekreteri Nebahat Albayrak, Helmond belediye başkan yardımcısı ve Pvda partisi liste başı adayı Seyit Yeyde’nin yanısıra belediye meclis üyesi adayı Necati Kaygısız’ın konuk olarak katıldılar. Kalabalık bir vatandaş topluluğu tarafından ilgi ile

takip edilen toplantıda, karşılıklı görüş alış verişinde bulunuldu. Açılış konuşmasını başkan M. Ali Şahiner yaparak vatandaşlarımızın oylarını muhakkak kullanmaları konusunda tavsiyede bulundu. Devlet sekreteri Nebahat Albayrak ise konuşmasında son siyasi gelişmeler hakkında bilgi verdi ve vatandaşlarımızın seçme ve seçilme haklarını iyi kullanmaları gerektiğini be-

lirterek, hem 3 Mart’ta hemde erken seçim tarihi olan 9 Haziran’da muhakkak sandık başına gidilmesi gerektiğini vurguladı. Belediye başkan yardımcısı Seyit Yeyden son dört yılda Helmond’un ekonomisinden, şehir gelişmesinden sorumlu wethouder olarak büyük projelere imza attığını anlatarak Helmond şehrini yönetmeye yeniden aday olduğunu; Helmond şehrine bir Türk’ün de idareci olabileceğini Hollandalılara kabul ettirdiğini belirtti. Pvda 21.sıradan aday olan Necati Kaygısız da seçilmesi durumunda vatandaşlarımızın sıkıntılarına çare olmaya çalışacağını belirtti.

ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 21


HDV BÜLTEN

Rotterdam HDV Kocatepe Camii’nde Aşure Rotterdam HDV Kocatepe Camii’nde 2 Ocak 2010’da hicri yılbaşı olması nedeniyle bir anma programı düzenlendi.

P

rograma Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Fevzi Hamurcu, çok sayıda bay, bayan davetli ve Kur’an Kursuna devam eden öğrenciler katıldı. Kocatepe Camii din görevlisi Lütfü Aydın’ın organize ettiği programda Kur’anı Kerim ve ilahiler okundu, günün anlam ve önemine binaen konuşma yapıldı. Din görevlisi Lütfi Aydın Muharrem ayının müslümanlar açısından önemine ve Muherem ayında vuku bulan Kerbela hadisesinden dersler cıkarmamız gerektiğine, birlik ve beraberliğe vurgu yaparken. Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Fevzi Hamurcu da birlik ve beraberliğe vurgu yaparak, bu konudaki hadisi şerifler örnekler verdi. Program Kocatepe kadın kolları tarafından hazırlanan aşurenin ikramıyla son buldu. 22 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Rheden Belediyesinden Selimiye Camii’ne Ziyaret

27

Ocak 2010 tarihinde Dieren’in bağlı olduğu Rheden Belediyesinden Belediye Başkanı Boers P. van Wingerden ve Wethouder J. Jansen Dieren HDV Selimiye Camii’ni ziyaret ettiler. Din Görevlisi Abdullah Söylemez ve Dernek Başkanı Abdullah İkde’nin hazır bulunduğu ziyerette “Sokaklardaki gençlerin sorunlarının çözümü” üzerine karşılıklı fikir alış verişinde bulunuldu. “Bu sorunun çözülmesinde selimiye camii olarak elimizden gelen gayreti gösterecegiz” diyen Başkan Abdullah İkde, yapılan ziyaretten dolayı Belediye Başkanı’na ve Wethouder’a teşekkür etti. Ziyarette Din Görevlisi Abdullah Söylemez, Belediye Başkanı’na Türk kültürüne ait “ebru tablosu” hediye etti. Son derece olumlu geçen görüşme sonunda Belediye Başkanı; Selimiye Camii Dernek Başkanına, Yönetim Kuruluna ve Din Görevlisine bu güne kadar yaptıkları olumlu çalışmalardan dolayı dolayı teşekkür etti.

Dieren HDV Selimiye Camii’nde Genel Kurul bilgilendirme

D

ieren HDV Selimiye Camii Genel Kurul toplantısı, 27 Aralık 2009 tarihinde Cami lokalinde yapıldı. Din Görevlisi Abdullah Söylemez’in Kur’an-ı Kerim okuması ile başlayan Genel Kurul, Şube Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah İkde’nin açılış konuşması ile devam etti. Toplantıda “Dini ve Kültürel mirasımızın gençlere ve çocuklara aktarılmasında Caminin önemi” konulu bir konuşma yapan Din Görevlisi Abdullah Söylemez, din ve kültür eğitiminde camilerin çok büyük rolü olduğunu, ancak bu eğitimin daha kaliteli olabilmesi için ailelere

büyük görevler düştüğünü ifade etti.

yıldaki en önemli hedeflerinin üst katın yapılması olduğu ifade Yönetim Dernek yönetiminin yıllık bütceyi Kurulu Başkanı Abdullah İkde, tüm halka sunmasının ardından lokalin katılımcılara teşekkür etti. üstünün yapılması ile ilgili projenin tanıtımı yapıldı. Yapılacak bölümde gençlik lokali, öğrenciler için derslik, hanımlar lokali ve lojman yapılmasının hedeflendiğini belirten Yönetim Kurulu halktan destek istedi. Yeni ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 23


İSLÂM BÜYÜKLERİ

İMÂM-I MÂLİK (II) Dersleri ve talebeleri: İmâm-ı Mâlik tahsilini tamamlayıp ilimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra ders vermeye, hadîs rivâyet etmeye ve fetva vermeye başlamıştır. Bu işe başlamadan önce de zamanında bulunan büyük âlimlerle ve fazîletli kimselerle istişare yapıp, onların da muvafakatını aldı.

B

u hususta kendisi şöyle demiştir: “Her isteyen kimse hadîs rivâyet etmek ve fetva vermek için mescide oturamaz. İlim erbabı ve mescidde itibarı olan kişilerle istişare etmesi gerekir. Eğer onlar, kendisini bu işe ehil görürlerse o zaman oturup ders ve fetva verebilir. Ben, ilim sahiplerinden yetmiş kişi, benim bu işe ehil olduğuma şahitlik etmedikçe, mescide oturup ders ve fetva vermedim.” Kendisinin ehil olduğuna dâir yetmiş âlimin şehâdetinden sonra ilk önce Peygamberimizin (s.a.v.) mescidinde ders vermeğe başladı. Hz. Ömer’in oturduğu yere oturur ve Abdullah bin Mes’ûd’un oturduğu evde otururdu. Böylece onların yaşadığı yerde ve çevrede bulunurdu. İmâm-ı Mâlik de İmâmı Azam gibi derslerini mescidde verirdi. El-Vâkıdî der ki: “İmâm-ı Mâlik mescide gelir, beş vakit namazda ve cenâze namazlarında bulunurdu. Hastaları ziyâret eder, gerekli işlerini görür, sonra mescide gidip otururdu. Bu sırada talebeleri etrafına toplanıp ders alırlardı. Daha sonra rahatsızlığı sebebiyle evinde ders vermeye başladı.” İmâm-ı Mâlik’in hadîs-i şerîf dersleri ve vuku bulmuş mes’elerle ilgili dersleri ya’nî fetva işleri olmak üzere iki türlü ders meclisi vardı. Günlerinin bir kısmını hadîs-i şerîf öğretmeye, bir kısmını da sorulan mes’elelere fetva vermek için ayırırdı. Derslerini evinde vermeye başladıktan sonra evine ders için gelenlere sordururdu, eğer fetva için gelmişlerse dışarı çıkıp fetva verirdi. Sonra gidip gusleder, yeni elbiselerini giyer, sarığını sarar, güzel kokular sürünürdü. Kendisine bir de kürsü hazırlanırdı. Bundan sonra gayet güzel bir kıyafetle hoş kokular sürünmüş olarak, huşu’ içerisinde derse gelenlerin yanına çıkardı. Hadîs-i şerîf dersi bitinceye kadar öd ağacı yakılır, güzel bir koku yayılırdı. Hac mevsimi hariç, diğer zamanda, Medîneliler24 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010

den isteyen herkes onun dersine gelirdi. Dersleri tamamen evinde vermeye başlayınca, hac mevsiminde dersini dinlemek isteyen o kadar çok olurdu ki, gelenleri evi almazdı. Bunun için önce Medînelileri kabul eder, bunlara hadîs rivâyeti ve fetva verme işi bitince, sonra sırasıyla diğerlerini içeri alırdı. Hasen bin Rebî’ der ki: “Bir defasında İmâm-ı Mâlik’in kapısında idim, onun çağırıcısı önce Hicazlılar içeri girsinler diye çağırdı. Onlar çıkınca Şamlılar girsin diye çağırdı. Daha sonra Iraklılar girsin diye çağırdı. Yanına giren en son ben oldum. Ebû Hanîfe’nin oğlu Hammâd da aramızda idi.” İmâm-ı Mâlik derslerinde vakar ve ciddiyet sahibi olup, lüzumsuz sözlerden tamamen uzak kalırdı. Bu hususu, ilim tahsil edenler için de şart koşardı. Bir talebesi şöyle dediğini nakleder: “İlim tahsil edenlere vakarlı ciddî olmak ve geçmişlerin yolundan gitmek gerekir. İlim sahiplerinin, bilhassa ilmî müzakereler sırasında kendilerini mizahtan uzak tutmaları gerekir. Gülmemek ve sadece tebessüm etmek, âlimin uyması gereken âdâbdandır.” İlimdeki üstünlüğü: İmâm-ı Mâlik (r.a.) Tefsîr, Hadîs ve Fıkıh ilminde büyük bir âlim idi. Tefsîr ilminde, âyet-i kerîmelerden binlerce dinî hüküm çıkaran büyük bir müfessir ve müctehid idi. Tefsîr ilminde “Garîb-ül-Kur’ân” adlı bir eseri vardır. Bu eseri kendisinden Hâlid bin Abdurrahman el-Mahzûmî rivâyet etmiştir. Hadîs ilminde ise pek meşhûr bir âlim ve muhaddistir. Âmir bin Abdullah İbn-i Zübeyr bin Avvâm, Nuaym bin Abdullah, Zeyd bin Eslem, Nâfi” Mevlâ İbn-i Ömer, Seleme bin Dinar, Kâdı Şüreyk bin Abdullah Nehaî, Sâlih bin Keysan, İmâmı Zührî, Safvan bin Selîm ve daha çok sayıda hadîs âliminden hadîsi şerîf rivâyet etmiştir. Görüşüp, hadîs-i şerîf rivâyet ettiği âlimlerin sayısı dokuzyüz civarındadır. Hadîs ilminde hüccet ol-

duğuna dâir ittifak vardır. Yazmış olduğu “Muvattâ” adındaki hadîs kitabı çok muteber ve kıymetli bir eserdir. İmâm-ı Mâlik’in rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler ayrıca Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadîs kitabında yer almıştır. Emevî devletinin parlak ve çöküş devrinde Abbasî devletinin kurulup geliştiği ve hâkimiyeti elde ettiği bir devirde yaşayan İmâm-ı Mâlik, çok hâdiselere şahit olmuş, bozuk fırkalara karşı Ehl-i sünnet i’tıkâdını savunmuş, insanların doğru yola kavuşması hususunda büyük hizmetler yapmıştır. Hicaz’da hadîs öğrenme, dînî suâlleri sorma ve fetva hususunda büyük bir müracaat mercii olan İmâm-ı Mâlik pek çok âlim yetiştirmiştir. İmâm-ı Şâfiî ile Ahmed bin Hanbel, İmâm-ı Mâlik’in sohbetinde bulunmuşlardır. Onun ilminden çok istifâde etmişlerdir. Bunların, İmâm-ı Mâlik’in talebesinden olması, O’nun şeref ve üstünlüğüne kâfidir, en büyük vesikadır. Kendisinden daha bir çok kimseler ilim öğrenip, her biri memleketlerinin imâmı (âlimi) ve insanların rehberi olmuştur. Bunlardan ba’zıları şu zâtlardır: Muhammed bin İbrâhîm bin Dinar, Ebû Hâşim ve Abdulazîz bin Ebî Hazım. Bunların her birisi dinde ehl-i ictihâd sahibi idiler. Osman bin Hakem, Abdurrahman İbni Hâlid, Muîn bin Îsâ, Yahyâ bin Yahyâ, Abdullah bin Mesleme-i Ka’bunî, Abdullah bin Vehb. gibi daha nice talebesi vardır. Bütün bunlar, hadîs ilminde mümtaz (seçilmiş) âlim olan İmâm-ı Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ahmed İbni Hanbel, Yahyâ İbni Main ve diğer hadîs âlimlerinin üstâdlarıdır. Celâleddin Süyûtî, İmâm-ı Mâlik’den hadîs rivâyet eden zâtın isimlerini elifba sırasıyla (Kitâbü tezyin-il-memâlik bimenâkıbı Seyyidinal-İmâm Mâlik) adlı kitabında yazmıştır. (Devam gelecek sayıda)


HDV BÜLTEN

Gençlerden Dostluk Maçı

H

DV Dieren Selimiye camii ve HDV Eirberg Anadolu camii gençleri dostluk maçında biraraya geldiler. Dieren ka-

palı spor salonunda oynanan maça iki caminin gençleride yoğun ilgi gösterdiler. Selimiye Camii din görevlisi Abdullah Söylemez ve Anadolu Camii

Din Görevlisi Ömer Kızılırmak’ın da katıldığı karşılaşmada gençler birbirleriyle kaynaşma imkanı buldular.

Bergen Op Zoom Camii’ne Hollandalı Kadınlardan ziyaret

Delft HDV Sultan Ahmet Camii’nde Mevlit kandili

rouwen van Nu” adlı emekli kadınlar birliğinden yaklaşık elli kişilik bir grup, yeni yapılan Bergen op Zoom HDV Ulu Camii’ni ziyaret ettiler. Caminin kadınlar kolu tarafından misafirlere yiyecek ve içecek ikram edildi. Misafirlere daha sonra HDV Bergen op Zoom Ulu Camii Din görevlisi Mehmet Aydın, Şube Başkanı Abdullah Kırmemiş ve Sekreter Haluk Çelebi refakatinde caminin muştemilatı gezdirildi. Misafirlere cami, islam dini ve camide yapılan faliyetler anlatıldı. Misafirler ayrıca ikindi namazında camide oturarak ezanı dinleyip namazın kılınmasını izlediler.

Şubat 2010 tarihinde idrak edilen Mevlid Kandili sebebiyle Delft HDV Sultan Ahmet Camii’nde farklı bir Proğramı yapıldı. Din Görevlisi ve Camii Yönetim Kurulunun ortak gayretleri ile düzenlenen bu anlamlı gecede düzenlenen programa cemaat büyük elgi gsterdi. Programda Hazreti Peygamberimizin Kutlu Doğumu ve Mesajları Cemaatimizinde katılımını sağlayacak şekilde sorulu-cevaplı sunumlarla Din Görevlisi Mahmut Arcaklıoğlu tarafından anlatıldı. Cami Büyükler İlahi Topluluğu ve Çocuklar İlahi toplulukları, Hazreti Peygamber (s.a.v) anlatan İlahi ve dualarla kandil programına ayrı bir güzellik ve anlam kattılar.

“V

25

ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 25


ŞİİR KÖŞESİ

Elfâza sığar mı kibriyâsı, Âlemlere sığmayan kuvâsı… H. Nazım Paşa Ey nûr-ı uluhiyyetinin zılli avâlim, Zıllin bile esrâr-ı zuhûrun gibi muzlim. Mehmed Âkif Eyvây! Tana kaldım tana, Âşık oldum Allah sana!... Yunus Emre Güzel Allahım, Sen’den ne gelecekse gelsin, Sen ki rahmetinle de kahrınla da güzelsin… Necip Fazıl Kısakürek Hak Teâlâ azamet âleminin pâdışehî, Lâ-mekândır, olamaz devletinin taht-gehî. Şinasî Hak-perestim arz-ı ihlâs ettiğim dergâh bir, Bir nefes tevhidden ayrılmadım Allah bir. Muallim Nâci Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allahım, Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim âhım. Mehmed Âkif Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam?! Geçip de aynaya soran olmaz mı?! Necip Fazıl Kısakürek Kişi esrâr-ı Hakka yol bulmaz, Hikmet-i bahrine muhît olmaz! Yahya Bey

26 | SAYI 11 | ŞUBAT 2010


HDV BÜLTEN

Zutphen’de Çocuklar için eğlence program

9

Ocak 2010 Cumartesi günü Zutphen HDV Barbaros Camii öğrencileri için bir eğlence günü düzenlendi. Zutphen şehir merkezinde bulunan kapalı oyun merkezi ‘’Ballorig’’de 11 ile 17 saatleri arasında

yapılan eğlenceye çocuklarımızın aileleri de katıldı. Din görevlisi Hasan Seyrekli; Bu programı düzenlemekteki amacımız, çocuklarımızın camii’yi sevmeleri, birbirlerini daha iyi tanımaları, camiye gelmeyen çocuklarımızın bu

vesileyle camiye daha yakın olmalarını temin etmek olduğunu, ayrıca çocuklarımızın sadece okumak için değil de bunun yanında farklı amaçlarla da camii’ye gelmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.

Barneveld HDV Ulu Camii’ne ziyaret Öğrencilerden Camiye ziyaret

B

ergen Op Zoom’da bulunan Grebbe okulu öğrencileri, İslam dini hakkında bilgi almak ve camileri daha yakından tanımak için HDV Bergen Op Zoom Ulu camii’ne ziyaret düzenlediler. Gelen öğrencilere, camii ve İslam dini hakkında bilgiler, Din Görevlisi Mehmet Aydın tarafından verildi. Öğrenciler camimizdeki hat yazılarından ve süslemelerden cok etkilendikleri belirtiler.

B

arneveld şehrinde yeni inşa edilen HDV Ulu camiine çeşitli ziyaretler sürüyor. Son olarak 10 Şubat 2010 tarihinde Barneveld şehrinde bulunan iş adamları, doktorlar ve mühendislerden oluşan bir gurup HDV Ulu camiini ziyaret etti. Ziyarette kendilerine cami gezdirilerek bilgi verildi. Barneveld şehrinde böyle güzel bir caminin bulunmasından dolayı mutlu olduklarını ifade eden heyet, ziyaretten memnun olarak ayrıldı. ŞUBAT 2010 | SAYI 11 | 27



HDV Bülten Sayi 11