Issuu on Google+


4 MAGAZİN

7 Mart 2013 Perşembe

Rüya Seven

Korhan Orhan İSMAİLOĞLU 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ülkemizde bulunan eğlence mekanları, özel etkinlikler düzenleyecek. Sadece kadınların yer alacağı eğlence yerlerinde sahne alacak isimler şöyle: “Cümbüş Restoran’da Demet, Barış ve lastik kız Özlem; Meril Restoran’da Fisun, Rüya Seven, Berkay ve lastik kız Özlem; Arkın Palm Beach Otel’de Kerem ve grubu; Colony Misty Bar’da Korhan; Le Chatho Romance’da Rüya Seven, Fisun ve Mehmet Can”. Açmenya Restoran’ta Mehmet Can ve Nil.

Demet

Fisun


10 MÜZİK

Ajda Pekkan

Dünyada Madonna Türkiye’de Ajda

7 Mart 2013 Perşembe

Yılların eskitemediği kadın sanatçılar

Popun kraliçesi Madonna Madonna 16 Ağustos 1958 tarihinde doğdu, şimdi 55 yaşında. Dünya çapında birçok konsere imza atan sanatçı, birçok ödül aldı. Hayranları ona “Pop'un Kraliçesi” unvanını verdi. Madonna 7 Haziran 2012'de İstanbul'da konser vermiş ve ilgiyle karşılanmıştı. Sahne şovlarıyla ilgi çeken ünlü sanatçı sürekli farklılaşmaya ve kendini geliştirmeye çalışıyor. Kraliçenin son albümü ise “Madonna MDNA 2012”. Bu albümden listelere giren ve en çok dinlenen şarkılar arasında “Girl Gone Wild, Turn Up The Radio, Give Me All Your Luvin” yer alıyor. Türkiye’nin süper starı

Ajda Pekkan 12 Şubat 1946’da doğdu şu an 67 yaşında. Türkiye’de sesi, fiziği, performansı ve estetik rekoruyla asla unutulmayacak star olan Pekkan, müzik çalışmalarına devam ediyor.

Son albümü “Farkın Bu” ile çıkışını sürdüren star, bu albümdeki gözde parçası olan “Yakar Geçerim” ile rekor kırdı. Albüm dışında da Orhan Gencebay’ın yapmış olduğu şarkılarından “Severek Ayrılalım”ı seslendiren Pekkan, “Ben Yanmışım” şarkısını da Ozan Çolakoğlu ile söyledi. Bu iki sanatçıya başarılarının devamını diliyoruz başka ne söyleyebiliriz ki! AJDA PEKKAN TOP 5

01- O benim dünyam (1985) 02- petrol (1980) 03- haykıracak nefesim (1979) 04- iki yabancı (1967) 05- sensiz yıllarda (1970) bu şarkı ile yılın kadın sanatçısı olmuştu. MADONNA TOP 5

01- Like a prayer (1989) 02- la isla bonita (1987) 03- holiday (1983) 04- papa don't preach (1986) 05- justify my love (1990)

Madonna


12 YAŞAM

Her zaman kendine güvenen bir kadın yönetici:

Ülkü Çangar

7 Mart 2013 Perşembe

Ülkü Çangar, kendine güvenli olan genç bir kadın. Verdiği hizmetler karşısında mutlu olan Çangar, iş hayatında kadın olmanın zorluklarını yaşamadı. Kadınların erkeklerden daha fazla performans gösterdiğine inanan Çangar, kadınların ev, çocuk ve iş hayatını başarılı şekilde sürdürdüğünü belirtti. 1-İş hayatına ne zaman atıldınız? 1996 yılında Çangar Ltd.’de başladım.

2-İş hayatına başladığınızda ne tür

zorluklarla karşılaştınız? Aslında hiçbir zorlukla karşılaşmadım kendime olan güvenim, her zaman dürüstlükle bir yere geldim.

3-Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Aile ve çocuk olduğunda bir kadın, bir erkekten daha fazla performans gösteriyor.

4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Çalışma hayatımda insanlar verdiğim hizmet çerçevesinde gülen bir yüz görmek beni mutlu ediyor.

Ülkemizin başarılı kadınları konuştu

Hedefleri olan bir kadın: Sevilay Sadıkoğlu

Orhan İSMAİLOĞLU

Çalışma hayatına erken yaşta başlayan Sevilay Sadıkoğlu, 46 yıldır hizmet vermeye devam ediyor. Hırslı ve hedefleri olan Sadıkoğlu, bugüne kadarki çalışma hayatında özveriyi ön planda tuttu. Sadıkoğlu, “Kadın olduğumdan dolayı çalışma hayatımda hiçbir zorluk yaşamadım” dedi. Sevilay Sadıkoğlu

1-İş hayatına ne zaman atıldınız? 1967’den beri kendi özel şirketlerimizde eşimle birlikte yöneticilik yaptım. Şu an Yakın Doğu Üniversitesinde yönetici olarak görev yapmaktayım, ayrıca Radyo Nihavent ve Radyo Türkü’de müzik programları hazırlayıp sunuyorum ve KIBRIS Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyorum. 2-İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla

karşılaştınız? O yıllarda zorluklarla karşılaştığımı söyleyemem, çalışanlarımız çok saygılı, ve işini bilen insanlardı. Aile gibiydik, sendikalarla pek işimiz olmamıştı. 3- Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Kadın olduğumdan dolayı, hiçbir zorluk yaşamadım. 4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Çalışma hayatımda kendime, her zaman bir hedef seçerim. Hedefime ulaştığım an başardığımı hissettiğimde kendimi dünyanın en mutlu insanı hissederim. Ama bu başarının hemen ardından başka bir hedefe Madonna yoğunlaşırım.


Pınar Başman 14 YAŞAM

7 Mart 2013 Perşembe

Disiplinli çalışan bir kadın yönetici: 15 yıldır çalışma hayatını sürdüren Pınar Başman, kadınlara yönelik hizmet verdiği sektörde, büyük başarılara imza attı. Başman, disiplinli çalışmanın iş hayatındaki önemine dikkat çekti. Kadın olmanın faydalarını işinde çok gördüğünü belirten Başman, çalışan bir kadının aile ve iş hayatını yürütmekte zorlandığını ancak bunu başardığını vurguladı.

2-İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla karşılaştınız? Biraz düzensiz çalışmaya başladık. Genelde insanlar disiplini zor buluyor. Onu şimdi sağladık.

1-İş hayatına ne zaman atıldınız? 1998 yılında Avon İngiltere’de başladım. 1999 yılından beri Lefkoşa’da Avon Direktörü olarak görev yapıyorum.

4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Verdiğim emeğin karşılığını almak beni mutlu ediyor. Azimli bir şekilde çalıştığım zaman ve bunun sonucunu aldığımda haz duyarım.

3-Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Bizim işimiz kadınlara yönelik olduğu için kadın olarak bunun avantajını gördüm. Hem aile hem de iş hayatından dolayı dengeyi zor buluyoruz.

Ülkemizin başarılı kadınları konuştu Orhan İSMAİLOĞLU

Haksızlıklara karşı mücadeleyi ön planda tutan bir siyasetçi:

Afet Özcafer UBP Mağusa ilçe başkanı, milletvekili Afet Özcafer, iş hayatına babasına yardım ederek başladı. Haksızlıklara karşı gelerek bugünkü başarısına ulaştığını belirten Özcafer, kendisine sunulan fırsatları her zaman değerlendirdi. Özcafer, başarısının ödüllendirilmesinden mutlu oluyor. 1-İş hayatına ne zaman atıldınız? İş hayatına çocukluğumda babamıza yardım ederek başladım

Çalışmaktan yorulmayan bir kadın bakan:

2- İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla karşılaştınız? Zorluklarla karşılaştık diyemeyeceğim bize verilenleri en iyi şekilde değerlendirdim. Kendi haklarımı koruyarak ve haksızlıklara karşı gelerek.

1-İş hayatına ne zaman atıldınız? 1977 İstanbul Bakırköy’deki diş kliniğinde başladım. Şimdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıyım.

3- Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Gerçekten kadın erkek ayırımcılığı yapamam yeter ki çalışan insan kendi yaptığı işe ciddi bir şekilde sarılsın.

Şerife Ünverdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi’nin asıl mesleği diş hekimliği. Uzun yıllar kendi kliniğinde mesleğini yapan Ünverdi, iş hayatına atıldığında sadece maddi zorluklar çekti. Bir kadın olarak ev, çocuk ve iş hayatını birlikte yürütürken sıkıntılar çektiğini anlatan Ünverdi, bu konuda ailesinden aldığı desteğe vurgu yaptı.

2-İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla karşılaştınız? Başkasının ofisinde üç yıl çalıştım sonra kendi ofisimi açtım ancak maddi olarak biraz sorun yaşadım.

3-Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Bir kadın olarak ev hayatı ve çocukların büyümesiyle ilgili sıkıntı yaşadım. Ancak ailem destek çıktı bu yüzden başarılı oldum 4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? İnsanları memnun etmek onlara hizmet etmek sorunlarını çözmek beni çok mutlu ediyor.

UBP Gazimağusa Milletvekili Afet Özcafer

4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Yaptığım güzel işlerin karşısında ödüllendirilmek. Bunu her zaman yakalamayız.


16 YAŞAM

Anış Öztekin

7 Mart 2013 Perşembe

Gelin adaylarını mutlu eden kadın yönetici: İş hayatına henüz yeni atılan Anış Öztekin, yeni evlenecek kadınlara hayallerindeki gelinliği sunuyor. Karşı taraftaki kişilerin mutlu olduğunu gördükçe başarılı olduğuna inanan

Öztekin, ev ve iş hayatını birlikte yürütebilen başarılı kadınlar arasında yer alıyor. Öztekin, “Her zaman kaliteyi ve güveni ön planda tuttuğum için amacıma ulaştım” dedi.

1 -İş hayatına ne zaman atıldınız? Kasım ayıydı 2010 yılında. Kendi düğünümden sonra dükkan açtım. Daha önce hiç modacı olmak gelinlik mağazası açmak gibi bir

hedefim yoktu. Bilgisayar mühendisiyim ve doktora yapıp üniversitede ders vermeye devam edecektim. Evleneceğimde gelinliğimi ben tasarladım fakat istediğim gibi dikemediler çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Ve Kıbrıs’a kaliteli marka gelinlikler getirmeye karar verdim. Küçüklüğümden beri giyimime önem veriyordum. Bu işe girmemdeki tek amaç gelinleri mutlu etmek onların bu çok özel ve anlamlı günlerinde imzamla yer almak. Yıllar sonra beni gülümseyerek hatırladıklarında bunu hissedebilmeyi umuyorum. 2-İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla karşılaştınız? İş hayatımda zorluklarla karşılaşmadım. Çünkü kendime önce bir hedef koydum ve o hedefe en uygun adımlarla bilinçli bir şekilde ilerledim. Her zaman kaliteyi ve güveni ön planda tuttuğum içinde amacıma ulaştım.

Benim için önemli olan insanların farkımı anlamalarıydı ve bunu da başardım.

3-Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Bir kadın olarak elbette ki sorumluluklarım var. Ben aynı zamanda evliyim. Hem işimi hem de evlilik ve sosyal hayatımı dengede tutmaya çok özen gösteriyorum. 4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Gelinlerimin çok mutlu olması beni çok mutlu ediyor. Onların benim gözlerimin içine bakıp sen olmasan ben ne yapardım demeleri beni çok mutlu ediyor. O an diyorum ki işte iyi ki bu işi yapıyorsun Anış. Düğünde tüm ailenin benim tasarladığım kıyafetlerle fark yaratması günlerce konuşulması beni çok mutlu ediyor. Gelinlerimi hayallerindeki prensese dönüştürmenin bana ve onlara verdiği mutluluk paha biçilemez.

Ülkemizin başarılı kadınları konuştu Orhan İSMAİLOĞLU

Azimle çalışan kadın yönetici:

Gürdal Özler

Özel bir şirkette çalışan Gürdal Özler, başarısını azimle çalışmasına bağlıyor. “Hiç pes etmedim” diyen Özler, evli ve çocuk sahibi bir kadın olmanın zorluğunu aile desteğiyle aştı. 1-İş hayatına ne zaman atıldınız? 1998’den beri Ermataş LTD. direktörü olarak yer alıyorum.

2-İş hayatına başladığınızda ne tür zorluklarla karşılaştınız? Zorluluklar yaşadım ama azimli çalışmamdan dolayı hiçbir zaman pes etmedim. 3-Bir kadın olarak çalışmanın zorluğu nedir? Evliyim ve anneyim ancak bunu aile desteği ile aştım.

4- Çalışma hayatınızda sizi neler mutlu ediyor? Her zaman azimli bir şekilde çalışmak ve başarı elde etmek.


Her kadın güzel midir? 7 Mart 2013 Perşembe

Her kadın güzel midir? sorusuna herkesin vereceği cevap farklıdır. Çünkü güzellik göreceli bir kavramdır ve herkesin kendisine göre bir güzellik anlayışı vardır. Örneğin bir kimse çok makyajlı olduğunda güzel olduğunu düşünebilir. Çevresi de onu bu şekilde kabul etmiştir ve onu makyajsız gördüğü zaman anormal karşılarlar. Bunun nedeniyle kişi de anormal karşılanmamak için hayatına makyajlı olarak devam eder. Bunun yanında sade makyajdan hoşlananlar da bulunmaktadır. Onlar da hayatlarında doğal görünmekten hoşlanmaktadırlar ve çevresi o kişiyi o şekilde kabul etmişlerdir. Kişi özel bir gün için bile olsa biraz fazla makyaj yaptığı zaman çevresi tarafından şaşkınlıkla ve hoş olmayan bir şekilde karşılanır. Kişi bu nedenle hayatına hep olduğu şekilde devam eder. Güzellik kavramı görecelidir. Benim için çok güzel olan biri başkası için çok çirkin olabilir. Bu yüzden her kadın güzeldir ve her kadının beğenilen bir yeri mutlaka vardır. Örneğin birinin dudakları güzel iken başka birinin burnu güzelliği ile dikkat çekebilir. Bu nedenle tamamen çok çirkin kadın bulunmamaktadır.

YAŞAM 17

Kadınlara özel güzel sözler “Kadınlar, sevilmek için yaratılmıştır, anlaşılmak için değil”. Oscar Wilde

“Güzel bir kadın göze, iyi bir kadın da kalbe hoş görünür.” Napolyon Bonapart Kadınlar; onlarla olmuyor, onlarsız da olmuyor. Desiderius Erasmus Güçlü ülkeler gibi, güçlü kadınların geçmişleri yoktur. George Eliot

Kadınlar hiçbir zaman erkekler kadar başarılı olamayacak çünkü arkalarında tavsiye veren karıları olmayacak. Dick Van Dyke Aşkta, kadınlar profesyoneldir, erkekler ise amatör. Francois Truffaut

Erkekler kadınların söylediklerinin sadece yarısına inanmalı, ama acaba hangi yarısına? Jean Giraudoux Şüphe yok ki, tüm kadınlar çılgındır; sadece seviyeleri farklı. W. C. Fields


18:Layout 1

3/4/13

3:25 PM

Page 1

18 MAGAZİN

7 Mart 2013 Perşembe

z İstanbul’un en ünlü defilelerinin gö bebeği sosyetik model Gökcen Paprika, sanatçı Oğuzhan ile Club Almahara’da görüldü

Burak Avcanok, şarkılara eşlik ett i

Lefkoşalı Şhabnam Madani arkadaşıyla zaman geçirdi n de

Cü n

Objekt t’in ifi y n e

NEY T ŞEN

tlama yaptı Hayri Polat arkadaşıyla, özel bir ku

mekanda dans etti Nejla Denizgezen gittiği

Hazal Siner arkadaşıyla eğlenerek vakit geçirdi

Nurten Taşpınar arkadaşlarıyla iş stresini attı

ne gecelerinde eğlendi Lefkoşalı Mustafa Şimşir hafta sonu Gir


Enginar şimdi daha sağlıklı 22 YAŞAM

7 Mart 2013 Perşembe

Mart ayından başlayarak, mayıs ayına kadar sofranızdan eksik etmeyin

Diyetisyen

Zaliha KİRAZ ÖNCE SAĞLIK

info@cypruslightlife.com

Kolestrol düşürür

Enginar, safra salgısını artırıyor ve sindirimi kolaylaştırıyor. Bunun yanında, kandaki yağ ve kolesterol düzeylerini düşürmede oldukça etkilidir. Bu konuda yapılan bir araştırmada,

kan kolesterol düzeyleri 220 mg/dl’den daha yüksek olan 145 hastada, 12 haftalık tedavi sonucu, enginar tüketen bireylerde %10-15 gibi oranlarda önemli derecede bir düşüş olduğu görüldü. Enginar, vücuttaki kolesterolü safra tuzu şekline dönüştürür, safra salgısını arttırarak onların vücuttan atılmasını hızlandırır, aynı zamanda karaciğerde kolesterol oluşumunu başlangıçta engelliyor. Bu özellikleri sayesinde kalp sağlığının korunmasında da önemli bir sebzedir. Aynı zamanda güçlü bir idrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını düzenlediği gibi, bedendeki istenmeyen sıvıların atılmasını kolaylaştırıyor. Enginar ayrıca, içerdiği inülin adlı madde nedeniyle, şeker hastalarına tavsiye edilen bir besindir. Bir tür nişasta olan bu madde, sindirilmeye dirençlidir ve kan şekerinin düşürülmesinde etkilidir.

Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı da iyi gelir. İçeriğindeki cynarine maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, bu maddenin prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtiyor.

Enginarın besin içeriği (100 gr)

Enginar, insan sağlığı açısından Kıbrıs’ta yetişen en önemli sebzelerden biridir. Eskiden enginarın piyasaya sunulması genellikle İlbahar’da başlardı. Ancak son yıllarda, geliştirilen yeni tarım teknolojileri sayesinde kış aylarından itibaren marketlerde bulabiliyoruz. Konuyla ilgili araştırmacılar gibi ben de enginarı mart ayından itibaren tüketmeye başlıyorum. Tarımsal ilaçlar bakımından daha güvenli ve daha lezzetli oluyor. Enginarı limonlayarak yiyebileceğimiz gibi, haşlayıp, zeytinyağlı tüketebiliriz. Kuşkusuz, Kıbrıs Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan enginarın dolması da mükemmel olur. Enginarın içi oyulur ve pirinçle karışık kıyma doldurularak pişirilir. Enginarın, vücudu toksinlerden arındırma özelliği vardır... Bu sayede karaciğerin, toksinleri daha çabuk atmasına ve cildin onarımına yardımcı olur. Enginar, içerdiği cynarine adlı etkili madde ile karaciğer ve safra kesesini destekliyor.

-Protein:.............................................. 1 gr -Karbonhidrat: .................................... 6 gr -Potasyum: .....................................300 mg -Folik asit: .........................................21 gr -Kalsiyum: .......................................25 mg -Kolesterol içermez. -Posa içeriği yüksektir. -Demir içeriği yüksektir.


24 MAGAZİN

7 Mart 2013 Perşembe

Şule Berksu arkadaşıyla Biyer Cafe’de Grup Frekans’ı dinledi.

Rukiye Özkıraç ve Gözde Atakan, Almahara Club’da doğum gününü kutladı.

Melis Acar ve arkadaşı Beste, in Lefkoşa’daki Cabrio Bar’da eğlencen tadını çıkardı.

n de

Cü n

Cemile Dünki kardeşiyle gittiği mekanda eğlenerek stres attı.

Objekt t’in ifi y n e

NEY T ŞEN

Fatoş Osmanbuba nişanlısı Salih ile Cümbüş Restoran’da eğlendi.

Barmen Adem Özdemir, arkadaşıyla anı fotoğrafı çektirdi.

Dereboyu’ndaki Biyer Restoranda yeni yaşını kutlayan Burcu Vudalı’yı arkadaşları yalnız bırakmadı.

Ünlü sanatçı Onur Koç, konser sonras ı kız arkadaşıyla vakit geçirdi.


Argo, Oscar’da ‘En İyi Film’ seçildi

26 SİNEMA

Murat OBENLER Oscar töreni sinema dünyasının vitrini olarak kabul ediliyor. Gerek yönetmen, yapımcı, aktör ve aktrislerin muhteşem kırmızı halı seremonisi, gerekse verilen ödüllerin yarattığı etki bakımından sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Oscar Töreni, bu yıl da oldukça ses getirdi. Bu yıl, “En İyi Film Ödülü”nü “Ben Afflect’in Operasyon: Argo” filmi kazandı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre diye bir tabir vardır ya; bu yıl bu uygulamaya Oscar Töreni de dahil edildi. Oscar tarihinde bir ilke imza atılarak “En İyi Film Ödülü”nü First Lady Michelle Obama açıkladı. Bayan Obama’nın “Ve En İyi Film Ödülü Argo’ya gidiyor” cümlesinden

sonra film ekibinin olduğu bölümde büyük mutluluk yaşanırken tüm film ekibinin sahnedeki heyecanı da görülmeye değerdi. 1997 yılında henüz 25 yaşındayken ‘Can Dostum / Good Will Hunting’ filmiyle özgün senaryo dalında Oscar ödülünü kucaklayan ve genç bir senarist olarak Oscar ile tanışan Ben Afflect bu kez bir ilke imza atarak yönetmeni Oscar’a aday olmadan En İyi Filmi seçilen üçüncü sinemacı oldu.

Sinema çevrelerince topa tutuldu Sinema çevrelerince vasat olarak değerlendirilen Argo’ya En İyi Film Oscar Ödülü’nün verilmesi medya ve sinema çevrelerinde şok etkisi yarattı. Hollywood’un politik kaygılarından sıyrılamadığına ve tercih yaparken sinema sanatı yerine politik çıkarları önde tuttuğuna değinen sinema çevrelerinde bu

7 Mart 2013 Perşembe

filmin bir propaganda filmi olduğu konusunda bir görüş birliği oluştu.

Oscar’ın en iyisini Kıbrıs sinemalarda görebilecek miyiz? 2012 yılı Kasım ayında vizyona giren filmin çeşitli festivallerde kazandığı ödüllerden sonra Oscar’da da En İyi Film seçilmesi, sinemalarda bir tur daha gösterilebileceğini düşünüyoruz. Tabi bu konuda Kıbrıslı sinemaseverlerin bu şansı elde edip edemeyeceği de maalesef sinema işletmecilerimizin hoşgörüsüne kalmış durumda. Diğer önemli festivallerinin en iyilerini göremiyoruz belki Oscar’ın en iyisini görebiliriz. Künye İsim: Operasyon:Argo Yılı: 2012 Süresi:120 dakika

Yönetmen: Ben Afflect Yapımcı: Ben Afflect, George Clooney, Grant Heslov Senarist: Chris Terrio Uyarlama: Joshuah Bearman ve Tony Mendez’in yazılarından Oyuncular: Ben Afflect, Bryan Cranston, Alan Arkin, John Goodman Filmin Konusu: 4 Kasım 1979’da, İran devriminin en sıcak döneminde,

militanlar Tahran’daki Birleşik Devletler Büyük Elçilik binasına girip 52 Amerikalı’yı rehin alırlar. Bu kargaşanın arasında altı Amerikalı kaçmayı başarırlar ve Kanada Elçiliği’ne sığınırlar. Yakalanmaları ve öldürülmeleri an meselesidir. CIA uzmanı olan Tony Mendez (Ben Affleck) onları kurtarmak için çok riskli, sadece filmlerde olabilecek bir plan yapar. Kanada büyükelçisinin evinde mahsur kalmış altı görevli, dönemin olay filmi ‘Yıldız Savaşları / Star Wars’ taklidi bir uzay serüveni için egzotik mekân aramaya Orta Doğu’ya gelmiş film ekibi üyeleri olarak tanıtılacak ve bizzat büyükelçi tarafından hazırlanmış sahte pasaportlarla Tahran’dan kaçırılacaktır. Filmde tanıdık mekanlar da göreceğiz çünkü filmin çekimleri Los Angeles ve Washington D.C.’nin yanı sıra İstanbul’da da gerçekleşti. Aldığı Ödüller BAFTA(İngiltere): En İyi Film ve En İyi Yönetmen OSCAR: En iyi Film, En İyi Kurgu ve En İyi Uyarlama Senaryo ALTIN KÜRE: Drama dalında En İyi Film ve En İyi Yönetmen Film Eleştirmenleri Ödülleri: En İyi Film ve En İyi Yönetmen CESARS(Fransa): En İyi Yabancı Film


Alternatif kozmetik ile güzelliğinize bütünlük katın 28 YAŞAM

Nevruz TAYDEMİR Vücut Güzelliği

ntaydemir@hotmail.com

Bakışlarınızı belirginleştirin Kaş yüze ifadeyi veren unsurdur. Göz bölgesinin daha canlı ve belirgin olmasını sağlaması yüz güzelliğini tamamlayan en önemli parça olmasını öne çıkartmaktadır. Fakat bu bütünlüğü kaşta, dökülme veya seyrekleşme olursa kaş şekli bozularak anlamsız ve soluk gözlerin bakışını taşımaya mahkum olursunuz. Gelişen kozmetik seyrek ve dökülmüş kaşların derdine derman olmakta gecikmedi ve kalıcı kaş makyajını yarattı. Herhangi bir sebeple kişinin kaşları dökülmüş ya da seyrekleşmişse, normal kaş alımıyla yapılamayan her şekil kalıcı makyajda mümkündür. Kaş uygulamasında tamamen doğal görüntüyü elde etmek için kıl şeklinde çizgiler ve “sis çalışması” adı verilen bir uygulama yapılır. Doğru renk maddesinin seçimi için kirpikler, göz bebekleri, saç kökleri ve iris incelenerek renge bakılarak karar verilir. Kalıcı kaş makyajı kimlere yapılabilir? - Tıbbi bir sorun nedeniyle kaşları olmayan kişiler, - Seyrek veya yarım kaşlara sahip kişiler, - Daha kavisli kaş sahibi olmak isteyenler, - Kaşlarını vurgulamak isteyenler, - Kaşlarını almakta ve şekillendirmekte sıkıntı yaşayanlar, - Kalıcı makyaj dış çizgilerde olduğu kadar doldurulacak bölgelerdeki uygulamalarda da etkilidir.

Güçlü ve bakımlı tırnaklar Güzel, güçlü ve bakımlı tırnaklara sahip olmak için illa ki bir güzellik salonuna gitmeniz de gerekmez. Evinizde kendi manikürünüzü yaparak yıpranan ve kırılan tırnaklarınızı istediğiniz

7 Mart 2013 Perşembe

şekle sokabilirsiniz. Kısa, uzun, küt ya da oval... Seçimi size kalmış... İşte size adım adım tırnak bakımı... Kadınların güzelliği ve bakımı için sadece yüzünü temizlemesi, nemlendirmesi ve kusursuz bir makyaj yapması yetmez. En az onlar kadar önemli bir diğer unsur da güçlü ve bakımlı tırnaklara sahip olmaktır. Çünkü hiçbir kadın çatlamış, ojelerinin bir kısmı çıkmış ve boyları birbirinden farklı tırnaklara sahip olmayı istemez ki zaten kadına yakışan da o olmaz...

1. Adım: İşe öncelikle eski ojenizi çıkararak başlayın. Bu arada kullandığınız asetonun nemlendirici özelliği olmasına da dikkat edin. Böylece tırnaklarınızı de beslemiş olursunuz. 2. Adım: Tırnaklarınızı istediğiniz uzunlukta kesin. Ancak çok fazla dipten kesmemeye dikkat edin. Eğer tırnağınızı fazla derinden keserseniz, tırnak batması gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu arada tırnaklarınızın hepsinin aynı uzunlukta olmasına da özen göstermelisiniz. Çünkü uzun tırnaklar arasında birinin kısa olması göze hiç de hoş görünmeyecektir. 3. Adım: Evet sıra geldi törpülemeye... Tırnağınızı ne kadar iyi ve doğru şekilde törpülerseniz o kadar dayanıklı ve sağlıklı olur. Tırnaklarınızı sadece tek bir yönde törpüleyin; ileri ve geri törpülemek tırnaklarınızı daha güçsüzleştireceğinden kırılmalara ve çatlamalara yol açacaktır. 4. Adım: Törpüleme işleminden sonra tırnak etlerinizi yumuşatmak için ellerinizi ılık ve kremli bir suda 3 dakika kadar bekletin. Tırnak kenarlarında fazla bir deri birikimi olmuşsa (cuticle adı verilen ve tırnak duvarını koruyan bir yapıdır. Tırnağı bakterilerden, dış etkenlerden koruyan ve genel tırnak sağlığını ayakta tutan kalkan görevi görür.Kesilmesi tırnak sağlığı için kötü sonuçlar doğurabilir.) ve görünümü sizi rahatsız ediyorsa cilt dokunuz iyice yumuşadıktan sonra etlerinizi tırnak diplerine doğru itebilirsiniz. 5. Adım: Sıra geldi şekil verdiğiniz tırnaklarınıza oje sürerek bakımınızı tamamlamaya… Unutmayın ki ojesiz tırnaklar korunmasızdır bu yüzden koyu renkleri sevmeseniz de en azından bir kat cila sürmeyi ihmal etmeyin.

.Son olarak; ev işi yaparken eldiven kullanmayı alışkanlık haline getirin. Bu tırnaklarınıza yaptığınız bakımın daha uzun süre bozulmadan kalmasını sağlayacaktır. Ve ellerinizin yaşlanmasını, yıpranmasını engelleyecektir. Ayrıca tırnaklarınızı nemlendirici kremlerle güçlendirmeyi de ihmal etmeyin. Böylece kolay kırılmalarını engelleyebilir, sağlıklı tırnaklara sahip olabilirsiniz. Tırnakların sararması güzel görünümün önündeki en büyük engellerden biridir. Ancak bunu da yenmenin basit ve ucuz bir yolu var; 1 adet limon... Tırnaklarınızı birkaç dakika limonla ovarak sararmalarını önleyebilir ve daha parlak tırnaklara kavuşabilirsiniz.

Ellerinize zarafet, tırnaklarınıza şıklık getirin Eski filmlerde gördüğümüz ve anında gerçek olmadığını idrak ettiğimiz takma tırnaklar artık tarih oldu. Çünkü protez tırnak uygulaması, talepleri karşılamakla kalmayıp, bütün kadınların arzu ettiği bakımlı, doğal ve güzel ellere kavuşmamızı sağladı. Nasıl mı? Protez tırnak uygulamasını hiç denediniz mi? Ya da uygulanmasını izlediniz mi? Eğer izlemediyseniz, yapılan işlemi size kısaca anlatacağım. Fakat ortaya çıkan görünümü anlatmak yetmez yaşamak lazım. Protez tırnağın bir çok avantajı var. Görünümünün her zaman güzel olmasının dışında, günlük hayatta ellerinizi kullanarak yaptığını ne var ise aynı şeyleri rahatlıkla yapabilmeniz. Üstelik ellerinizde protez tırnak olduğunu siz bile unutacaksınız. Yapıldıktan sonra yaklaşık olarak dört hafta kullanabiliyorsunuz. Daha sonra dipten gelen tırnak ile çok uzama olacağı için tekrar uzmanınıza başvuruyorsunuz. Böyle durumlarda ek olarak yapılan bazı işlemlerle tırnaklarınızı kullanmaya devam ediyorsunuz. Öncelikle bilmeniz gereken şey, protez tırnak sadece tırnaklarınızın uç kısmına uygulanıyor. Yani tüm tırnağı kaplayan bir işlem söz konusu değil. Tırnaklarınız törpülenerek hazır hale getiriliyor. French protezler tırnak genişliğine göre seçiliyor. Yapıştırıcı sürülüyor ve tırnak uçlarınıza yapıştırılarak on saniye kadar bekletiliyor. Takılmış olan protez tırnaklar isteğe göre kısaltılıyor. Daha sonra törpülenerek şekil veriliyor. Tırnak yağını almak için cila sürülüyor. Daha sonra kalıcı dolgu uygulaması yapılıyor. Dolgu yapıldıktan sonra dolguyu inceltme işlemi yapılıyor. Tırnak üstleri ve kenarları tekrar törpüleniyor. Ve bir fırça yardımı ile arındırılıyor. Üzerine kalıcı cila uygulanıyor. Kuruması için minik el fırınlarında bekleniyor. Tırnak kenarlarına besleyici yağlar sürülüyor. Ve tırnaklarınız hazır. Daha sonra istediğiniz bir renk oje ve minik taşlar gibi bir çok süsleme ile yeni tırnaklarınızı süsleyebilirsiniz. Kullanımı rahat ve oje sildikten sonra bile her daim bembeyaz görünen tırnaklar uzadıkça dipten gelen tırnağa uygulama yapılabiliyor.


Bakımlı kadın olmanın yolları 30 YAŞAM

Saçlarınızı düzenleyin Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz. Saçlarınızın yağlanmasına izin vermeyin Şampuanlama sırasında eğer saçınızı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın. Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasından başlayarak uçlarına doğru sürün.

Saçlarınızın daha hacimli olması için Cansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir. Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok

7 Mart 2013 Perşembe

kullandığınızda saçınıza zarar verebilir. Saçlarınızı kurutmadan önce Saçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinesiyle kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.

Bebeklik saçlarınıza çözüm bulun Alnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun. Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyun Sabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yapabilirsiniz. Kepek sorununa son Şampuanlama sırasında

Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın ve tarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz.

Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz. Saçlarınızı kolay şekillendirin Biryantin gibi saç şekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hem de saçınız daha kolay şekil alır.

Kendinizi iyi hissetmek için Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur. Yüzmeden önce saç bakımı Denize ya da havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.

Saçlarınızın parlaklığını korumak Özellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banyodan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz. Gergin göğüslerin ameliyatsız hali Hormonsal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı Ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastiğ ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur. Kirpiklerin görünüşü Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin. Cildiniz parlıyorsa Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Gözlerdeki şişlik Sabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin. Aseton kullanımı Asetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz. Manikür sırları Tırnağın kenarındaki ince deri parçalarını kesmek hiç de sağlıklı değil. bu nedenle fazla deri parçaları ucu pamukla sarılmış küçük bir çubuk yardımı ile arkaya doğru itilebilir. Güne zinde başlamak Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.

Yumuşak eller El kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.

Göz makyajı temizliği Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çevresini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin. Kırılmayan tırnaklar Tırnaklarınızın daha sert olmasını istiyorsanız ılık suyun içine zeytin yağı ve limon suyu ekleyerek ellerinizi bir süre içinde bekletin. Tırnaklarınız olduğundan daha sert olur.

Mat dudaklar Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Farların kullanımı Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz. Susuz ciltler Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.

Diş sağlığı Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.


32 YAŞAM

Bugün güzellik salonlarına gidip tepeden tırnağa bakım uygulatmak her kadının harcı değil... Güzellik salonlarının durumu ortada; ateş pahası! Peki, buna gücü yetmeyen kadın nasıl güzelleşecek, güzel kalacak? Hiç de zor değil... 11 adımda kusursuz güzelliğe kavuşmak elinizde... Nasıl mı; işte böyle: Fondöteninizin rengi çok mu açık? Yanaklarınıza ve kaş kemiğinizin üstüne aydınlatıcı olarak sürün. Çok mu koyu? Yanakları çukurlaştırmak, geniş burnu ince, çeneyi küçük göstermek için gölgelendirici olarak kullanın. Ya da başka fondötenlerle karıştırarak uygun tonu bulun. Toz pudra istediğiniz renkte çıkmadı mı? Çok açık renkteyse aydınlatıcı olarak, çok koyu renkteyse gölgeleri konturlamak için kullanın. Ya da başka bir renkle karıştırarak uygun tonu bulun. Koyu renk toz pudraların tonu, bebek pudrasıyla karıştırarak da açılabilir. Farınızın rengi mi koyu? Eyeliner olarak kullanın. Toz farsa açık renk ise, aynı rengin daha koyu bir tonuyla kontras olacak şekilde aydınlatıcı olarak sürün... Ya da en azından iki rengi karıştırarak yeni bir renk elde edin...

Dudakları belirginleştirin

Birden fazla işlevi olan güzellik malzemeleri kendilerine ödenen paraya değerler. Örneğin kahverengi bir kalemle hem kaşlarınızı boyayabilir, göz kalemi ve mat far olarak kullanabilir ayrıca dudaklarınızı da belirginleştirebilirsiniz. Rujunuz sürülmeyecek kadar küçüldüyse tüp tamamen boşalana kadar ruju bir fırçayla alıp kullanabilirsiniz. Plastik tüpler içindeki malzeme

7 Mart 2013 Perşembe

Size balık yeter

çıkarılmayacak hale gelince, tüpü keserek açın. İçinde ne kadar çok malzeme kaldığını gördüğünüzde şaşıracaksınız. Maskara kutusunu sıcak suda biraz bekleterek içindeki son damlaları rahatça kullanabilirsiniz.

Vücut temizliği için

Yulaf ezmesi ve aynı miktarda bal; ya da pudra şekeri ve zeytinyağı. Bunlar yüzünüz için... Vücudunuz için kalın deniz tuzu ve mısır yağını macun haline getirin... Yüzünüz için sıkıştırıcı mı gerekiyor? Bir yumurtanın akını katılaşıncaya kadar çırpın, yüzünüze sürün. Kuruyunca yıkayın. Saçlarınız mı matlaştı? Sirke koyu renk saçlarda harikalar yaratır. Limon da sarı saçlara canlı bir parlaklık verir. Gözleriniz mi yorgun? Bir çay kaşığı elma rendesini, salatalık ya da patates dilimlerini iki gazlı bezin arasına koyarak gözlerinizin üzerine yerleştirin. 10 dakika sonra kendinizi çok iyi hissedeceksiniz.

Kaşlar ve yaşınız

40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiyle kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması. Bu yaşlardaki kişilerin yapması gereken ilk iş öncelikle kaşlarını çok inceltmekten kaçınmaları, burun köküne yakın kısmı mümkün olduğunca doğal bırakmaları ve şekil vermek için sadece kaşların uç kısımlarıyla oynamaları. Böylece gözlerinin daha çekik görünmesini sağlayabilirler. Nasıl mı? Kaşların uca doğru olan bir-iki santimlik kısmını tamamen alabilirler. Ardından da bir kaş kalemiyle, doğal kaş çizgisinin

hemen üzerine (çok fazla yukarıda olursa yapay bir görünüm olabilir) yeni bir hat çizmeleri. Yeni kaşlarını oluştururken dikkat etmeleri gerekense tek bir çizgi yerine minik minik dokunuşlarla birçok küçük çizgiden yararlanmaları.

Protein sindirilirken amino asitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır. Bu basit gerçek, beslenmeye bakışınızı gelecek öğünden başlayarak değiştirebilir.

Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan nedenleri bulma arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre yenilenmesinin temel maddesi ise protein. Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır.

Tam yağlı süt ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu, dana dahil) bol miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir.

Kırışıklıklar için estetiğe gerek yok

En iyi protein seçenekleri

Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk sırayı balık alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı öteki protein kaynaklarından ayıran şey içinde bulunan yağ türü ve yağ asidi miktarıdır. ·Deniz ürünleri besin açısından yoğundur. Dolayısıyla yüksek miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir. Doymuş yağ ve kalori oranları da yüksek değildir. ·Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin kaynağı oluşturur. ·Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel mineralleri sağlar. ·Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir. Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran yumurtadakinden düşüktür. ·Deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da ‘iyi yağlar’dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle karşılaştırıldığında çok daha azdır. Yemeklerinizde kırmızı et yerine balığa yer vermekle toplam yağ ve doymuş yağ alımınızı kayda değer ölçüde azaltabilirsiniz.


Olağanüstü bir arkadaş mısınız 34 YAŞAM

1) Arkadaşınız artarda iki defa sizinle yemesi gereken yemeği iptal etmiş, bahane olarak da yeni erkek arkadaşını göstermiş. O dışarı çıkmak istediğinizde siz ne yaparsınız? a) Kabul eder, ancak geç kalırsa yemeği onun ödeyeceğini söylerim. b) Kendini kötü hissetmemesi için, düşünmeden kabul edersiniz c) Kuaföre gideceğinizi söyleyip, teklifi geri çevirirsiniz.

2) Beraber katıldığınız bir partide, arkadaşınız alkolü dozunu kaçırmış. Tam siz seksi bir yakışıklıyla meşgulken, acilen eve gitmesi gerektiğini söylerse, ne yaparsınız? a) Yanına başkasını bulmaya çalışıp, orada kalırsın b) Her şeyi bırakıp arkadaşınla birlikte çıkarsın c) 10 dakika müsaade isteyip arkadaşınla gidersin. 3) Canınızın sıkılmaması için arkadaşlarınızın telefonlarına veya emaillerine cevap vermekten kaçınır mısınız? a) Haftada bir kere olur. b) Her gün. Drama dinlemeyi sevmezsiniz. c) Asla. Egoist davranmayı sevmesiniz.

4) Arkadaşlık sizin için neye benzer? a) Arabalara. Onlara iyi bakılırsa uzun ömürlü olurlar. b) 24 saat açık eczanelere Her zaman arkadaşınız için müsait olmalısın. c) Moda trendlerine. Önce heyecan verir ama arada sırada değişmesi gerekir.

5) Yakın bir arkadaşınız, sizin başvurduğunuz işe başvurdu. Ne yaparsınız? a) Kızarsınız. Bunu nasıl cesaret edebilir? b) Sizinde başvurduğunuzu söylersiniz, ancak ona iyi şans dilersiniz. c) Başvurunuzu geri alırsınız. 6) Arkadaşınızdan kıyafet veya sizi bir yerlere bırakmasını ister misiniz? a) Onlar da sizden bu tür isteklerde bulunursa, istersiniz b) Her zaman, ancak size yardım etmenin onlara rahatsızlık vermediğini bilirsiniz. c) Asla, zahmet vermek istemesiniz. 7) Arkadaşınız, hafta sonu mobilyalarını yerini değiştirmek için sizden yardım istedi. Ne yaparsınız? a) Dişinizi sıkarak tabii ki yardım edeceğinizi söylersiniz. b) Bir düğüne gitmeniz gerektiği için yardım edemeyeceğinizi söylersiniz.

7 Mart 2013 Perşembe

c) Yardımı gelecek haftaya ertelersiniz.

8) Arkadaşınızla aylardır görüşmüyorsunuz. İlk buluşmada... a) ...konuşacak konu bulamasınız. b) Onun kadar sizde konuşursunuz. c) Hakkınızda her şeyi anlatmaya çalışırsınız. 9) Arkadaşınızın yeni sevgilisi sizce tam bir baş belası. Arkadaşınız, sevgilisi hakkında size soru sorduğunda ne söylersiniz. a) Tuhaf biri olduğunu söylersiniz b) Onunla birlikte kalmaya kendinizi mecbur hissedersiniz. c) Sevgilisinin müthiş biri olduğunu söylersiniz. 10) Arkadaşınızın canı sıkkın ve hiçbir yere çıkmak istemiyor. Ne yaparsınız? a) İş arkadaşlarınızın biriyle çıkmaya başlarsınız. b) Onunla birlikte kalmaya kendinizi mecbur hissedersiniz. c) Onu alışverişe sonrada gezmeye çıkarmayı teklif edersiniz. PUANLAMA: a) 1 b) 2 a) 0 b) 2 a) 1 b) 0 a) 2 b) 1

c) 0 c) 1 c) 2 c) 0

a) 0 a) 1 a) 2 a) 2 a) 0 a) 0

b) 1 b) 0 b) 0 b) 1 b) 1 b) 2

c) 2 c) 2 c) 1 c) 0 c) 2 c) 1

DEĞERLENDİRME: 15 Puan ve fazlası: Bağımlı Arkadaş: Sizinle olan randevusunu iptal ettiğinde kızmadığınız gibi, yeni tanıştığınız karizmatik erkeği, arkadaşınız için ortada bırakırsınız. “Arkadaşlıklarız için kendinizden fedakârlık ederek, kendinizi önemli ve vazgeçilmez hissediyorsunuz” diyor psikolog uzmanları. “Bu şekilde davranırsanız, her zaman suiistimal edilme riskiniz var” diyor aynı psikolog uzmanlar. Arkadaşlıklarınızı dengede tutmak için, bir arkadaşınızın sizden bir şey istediğinde kendinizi mecbur hissetmekten vazgeçin. İnsanlara “hayır” cevabını vermek onları kaybetmek anlamına gelemiyor, Kendi istek ve haklarınızı savunmazsanız kimseden size saygı göstermesini beklemeyin. Arkadaşlarınız, bütün vaktinizi yönlendirmeye çalışırsa, onlarla bazı konuları paylaşmak istediğinizi söyleyin. Sizi dinlemezlerse, arkadaşlığınızı gözden geçirmeyi düşüne bilirsiniz. Gerçek bir arkadaşlıkta her iki kişi birbirlerine eşit zamanı ayırmak zorundadır. 7-14 Puan Arası: Olağanüstü Arkadaş: Güler yüzlü ve yardım sever olduğunuz için arkadaşlarınız size bayılır. Ancak kendinizi kullandırmayacağınızı da çok iyi bilirler.”Arkadaşlarınıza zaman ayırırsınız, ancak tüm programınızı işgal etmesine izin vermezsiniz” diyor uzmanlar. Sırrın şu: Yardım edersiniz ama kendiniz, ihmal ederek değil. Yani

arkadaşınız sizden mobilyalarını taşıma konusunda yardım ister, gününüzün ancak bir bölümünü ona ayırırsınız. Canı sıkılan arkadaşınız size koşar onu dinlersiniz, ama her istediğiniz anda değil. Bir güçlü noktanız daha var: İnsanları kırmadan yanlışlarını söylemeyi başarıyorsunuz. Arkadaşınıza karşı ikiyüzlü davranmak sizin tarzınız değil. Siz tam bir yoldaşsızın, doğruyu olduğu gibi arkadaşınızı söylemekten asla çekinmezsiniz. 6 Puan ve Daha Azı: Bencil Arkadaş: Büyük bir sorunla karşılaşan bir arkadaş sizden yardım mı istiyor? Sizi ilgilendirmez! Yoga dersiniz bile arkadaşınızın sorunundan daha önemlidir. Sosyal olduğu için tercih ettiğiniz bir arkadaşınız, kötü bir dönem geçirip, birkaç gün evde kalmak istemesi bile sizi rahatsız eder. Ne de olsa herkes her zaman sizin istediğiniz gibi olmalı. Tutumunuz yanlış. Siz, kalıcı arkadaşlıklar kurmaktan çekiniyorsunuz. Arzu edilen bir arkadaşa dönüşmek için insanlara daha toleranslı davranmanız lazım. Diyelim ki biri hakkınızda konuştu ve konuşulanlar kulağınıza geldi. Telefon açıp onu paralamak yerine sinirleriniz yatıştıktan sonra konuyu açın. Arkadaşlarla birlikteyken, konuşmak için ne kadar sabırsız olsanız da herkesi dinlemeye mecbur etmeyin. Kendinizden bahsetmeye başlamadan önce en az 3 soru sorun özel hayatından sonra işlerini sorun. Arkadaşlık yönünüz zayıfsa, şu egzersizi deneyin: Her hafta arkadaşınız için bir, iyilik yapın. Ona şarap ısmarlamayı yada kötü bir gün geçirdiyse, dışarı çıkmayı teklif edin. İlk başlarda nazik davranma size yapmacık gelebilir ama zamanla bunu alışkanlık haline getireceksiniz. Arkadaşlarınız sizin için daha önemli ve size daha yakın hissedeceksiniz.


36 YAŞAM

Kadın yöneticiler

7 Mart 2013 Perşembe

Dünyanın yalnızca 8 ülkesinin başında bir kadın bulunurken, 21 ülkesinde ise kadınlar başkan yardımcısı olarak görev yapıyor Dünya çapındaki büyük kuruluşların üst düzey yöneticilerinin yalnızca üçte biri kadınlardan oluşuyor. Türkiye Petrol-iş Sendikası tarafından çıkarılan Sendikal Notlar dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, dünyanın yalnızca 8 ülkesinin başında bir kadın bulunuyor. Dünyanın 21 ülkesinde ise kadınlar başkan yardımcısı olarak görev yapıyor. Dünya parlamenterlerinin ise sadece yüzde 13'ü kadınlardan oluşuyor. İşçi sendikaları üyelerinin yüzde 40'ı kadın olmasına rağmen, kadınlar sadece yüzde 1 oranında yönetici konumunda görev yapabiliyorlar. Kadın ve erkekler arasındaki ücret düzeylerine bakıldığında da kadınlar yine ikinci sırada yer alıyor. En gelişmiş ülkelerde bile kadın ve erkekler arasında yüzde 10 ile yüzde 30 arasında ücret farkına rastlanabiliyor. Kadınların sayıca daha fazla olduğu sağlık ve eğitim gibi alanlarda bile erkekler daha nitelikli, sorumluluk gerektiren ve daha iyi ücretli pozisyonlarda çalışıyor.

Kadın yöneticiler erkeklerden daha üstün Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) binlerce yönetici arasında yapılan araştırmalar kadın yöneticilerin her açıdan erkeklerden daha üstün olduğunu gösterdi. Haftalık BusinessWeek dergisinin araştırma dosyasında ele alınan konuda ABD'li danışman ve uzmanların görüşlerine yer verildi. Araştırma sonuçlarının ele alındığı makalede, şu ilginç saptamalar yer aldı: Kadınların iş yaşamında yönetici olmaya başladığı günlerde, kadın yöneticiler erkek gibi olmaya çalışırdı. Erkek meslektaşlarının tavırlarını taklit eder, erkek gibi giyinirlerdi. Oysa yapılan araştırmalar kadınların erkeklerden daha iyi yönetici olduğunu gösterdi. Yönetim guruları şimdi üretimi patlatmanın, işletmeyi en verimli şekilde değerlendirmenin yolunu biliyorlar ve gurular patronlara başarı için şunu öneriyorlar: ‘‘Kadın yönetici çalıştır.’’ Aslında uzmanlar ilk olarak kadınların erkeklerden daha iyi yönetici olduklarını keşfetmiyorlar. Çünkü eğitim değerlendirmelerine bu açıdan bakmıyorlar. Ancak sonuçlar dikkatle incelendiğinde kadınların daha başarılı olduğu görülüyor. Yapılan araştırmalarda varılan sonuçlara göre, kadınlarla erkekler arasındaki fark çok büyük değil. Hatta

Janet Irwin, yaptıkları araştırmaların sonucunda kadınların yöneticilik açısında 31 değerlendirme kategorisinin 28'inde erkeklerden iyi olduğunu belirtiyor. Irwin bu kategorileri şöyle sıralıyor: -Yüksek kalitede iş üretimi -Hatırlama -Yeni düşünceler -Üretme ve bunları yaşama geçirme Kadınların özellikle dikkat, hassasiyet ve koordinasyon isteyen işlerde erkelere göre daha başarılı olduğu vurgulanıyor.

stratejik ve teknik yetenekler konusunda erkekler biraz daha avantajlı. Ancak toplam sonuca bakıldığında kadınların belirgin farkla önde olduğu görülüyor.

Ekip çalışmasında iyiler Sanayi psikolojisi alanında uzman olan Shirley Ross, 425 üst düzey yönetici arasında yapılan araştırmaya göre 52 uzmanlık alanının 42'sinde kadınların erkeklere oranla daha yüksek notlar aldığını söylüyor.

IBM Global Servis Başkanı Douglas Elix, “Kadınlar şirket için ne yapabileceği konusunda erkeklerden daha iyidir” yorumunu yapıyor. Harvard İş İdaresi Okulu öğretim görevlisi Profesör Rosebeth Kanter de 20 yıllık eğitim deneyimi sonucunda şunları söylüyor: “Kadınlar bilgi çağında başarıya ulaşmak için gerekli olan ekip çalışması ve işbirliği gibi konularda yüksek ortalamalara sahip bulunuyorlar.”

Ezici sonuç Dergideki makaleye göre, bazı yöneticiler işe elaman alırken birbirine yakın özellikleri olan kadın ve erkeklerin arasında seçim yaparken kadınları tercih ediyorlar. Bu tercihi yaparken kadınları iş yaşamında daha ileriye götürmek gibi bir amaçla hareket etmiyorlar, söz konusu işlerde kadınların daha başarılı olacağına inanıyorlar. Kaliforniya Yönetim Danışmanlığı Şirketi Uzmanı

Karşı görüş Bazı uzmanlar, kadınların yapılan sınavlardan daha yüksek notlar aldığını, ancak bunun uygulamada her zaman kadınların erkeklerden üstün olduğu anlamına gelmediğini söylüyor. ‘‘Personel Decisons’’ adlı şirketin Başkan Yardımcısı Susan Gebelein, araştırmalarda ortaya çıkan sonuçların her zaman pratik anlamı olmadığını söylüyor. Gebelein konuya şöyle açıklık getiriyor: ‘‘Çünkü danışmanlık firmaları binlerce kişi üzerinde araştırma yapıyor ve binlerce küçük farkı bir araya getirerek bu farkı büyükmüş gibi algılıyor. Gerçek hayatta fark bu kadar büyük değil. Eğer öyle olsaydı kadınların şirket içerisinde her konuda erkeklerin önünde olması gerekirdi.’’

Kadın, yönetici olmayı seviyor Turistik yerde yaşayan kadınların dörtte üçünün çalışma hayatında aktif rol oynadığı bildirilirken, bunların yüzde 51.4’ünün işveren durumunda olduğu kaydedildi. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün araştırmasına göre, turistik yerde yaşayan kadınların büyük bir bölümü çalışma hayatının içinde yer alıyor. Araştırma, kadınların iş yeri sahibi olma teşebbüsünün son yıllarda arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, kadınların yüzde 18.1’i iş yerini kendi imkanları ile kurdu, yüzde 21.9’u iş yeri kurabilmek için eşinden para aldı, yüzde 18.1’i kendi parası ve eşinin yardımı ile iş yeri sahibi oldu. yüzde 14.3’ü ise anne ve babasının yardımıyla iş yeri kurabildi. Kadınların yüzde 23.87’sinin iş yeri kurarken büyük problemlerle karşılaşmadığı belirtilen araştırmada, kadınların yüzde 17.1’inin sermaye temininde zorlandığı kaydedildi. Araştırma, kadınların yüzde 30.5’inin iş yerini kurduktan sonra hiçbir problem yaşamadığını, yüzde 14.3’ünün müşteri azlığından şikayetçi olduğunu, yüzde 12.4’ünün ise kadın olmaları sebebiyle birtakım sıkıntılarla karşılaştıklarını ortaya koydu. İş kadınlarının yüzde 55.2’si vergilerin düşürülmesini, yüzde 13.3’ü ise düşük faizli iş geliştirme kredisi verilmesini istiyor.


2000’lerde iş ve kadın 38 YAŞAM

7 Mart 2013 Perşembe

Dünya ekonomisinin çehresinin değişiminde kadınlar önemli rol oynuyor. Newsweek’e göre dünya, yavaş yavaş kadın girişimcilerin hükmü altına girmeye başladı. Bir yanda teknolojinin gelişmesi ve bir yanda da kadınların iş dünyasında varlıklarını hissettirmeleri, iş hayatının çehresini değiştirdi. Kadının iş gücünün, iş hayatında radikal bazı değişikliklere neden olduğu da kesin. Artık iş dünyasında kadınlar varlıklarını hissettiriyorlar. Kadınların iş dünyasına girmeleriyle, pek çok kavram da değişmeye başladı. Çalışma saatlerinin 9-5 arası olması artık bir kural sayılmıyor. Çalışanların, iş yerlerinin dışında da bir hayatlarının olması gerektiği kabul edilmeye başlandı. Gecenin geç saatlerine kadar açık kalan mağazalar, gündüz bakım merkezleri, geç saatlere kadar hizmet veren bankalar, aslında hep iş dünyasına giren kadınların neden oldukları değişiklikler.

Servis sektörü Kadın işçilerin sayısındaki büyük artış servis sektörüne daha fazla önem verilmesiyle aynı zamana rastlıyor. Petrol, çelik ve demir sanayiinde fazla kadın çalıştırılmadı. 80'li ve 90'lı yıllarda bu saydığımız sanayilerde çökme olduğu zaman, bu durumdan kadınlar fazla zarar görmedi. 1991-95 yıllarında 846 bin Alman erkeği işsiz kaldı. İşlerini kaybeden kadınların sayısı ise sadece 428 bindi. Batı Almanya'da 210 bin kadın iş bulurken 440 bin erkek işsiz kaldı. Servis sektöründe çalışan kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Önümüzdeki on yıl içinde İngiltere’de, kadınlar 1.4 milyon işten 1 milyonunu alacaklar. Bilgi çağı Bilgi çağında yaşıyoruz. Kadınlar da erkekler de artık bilgili olmanın önemini kavramış durumdalar. 1996 yılında Almanya’da ilk kez, erkeklerden daha çok kız öğrencinin kolej öğrenimine başladığı saptandı. Avrupa Birliği’ne dahil ülkelerde kolej mezunu her 100 erkeğe karşılık 110 kız öğrenci var. Kolej sonrası öğrenimde de kızlar, erkekleri geride bırakmış durumdalar.

dallarındaki kadın patronların şirket satışlarının dünyada 100'ü aşkın ülkenin yıllık milli gelirinin üzerinde olduğunu açıkladı. Federasyon'un istatistiklerine göre New York'ta kadınların sahip olduğu 527 bin şirket var ve bu şirketlerde çalışan kadın-erkek personel sayısı 1.4 milyon. Şirketlerin bir yıllık ciro toplamı ise 205,6 milyar dolar (yaklaşık 37.5 katrilyon lira). 1996 istatistiklerine göre New York'taki şirketlerin % 36'sı kadınlara ait. Federasyon, ayrıca, New York Eyaleti'nde tüm iş gücünün % 26'sının kadın patronlar için çalıştığını belirterek, 1987-1996 arasında kadınlara ait şirketlerin sayısının % 70, çalışan sayısının % 141 ve cirolarının % 180 arttığına dikkat çekti. Kadın patronların genellikle üretim, finans, sigorta ve emlak işlerini tercih edildiği görülüyor.

20. yüzyılda başarı örnekleri 20. yüzyılda kadınlara hükümet ve iş dünyasında daha önemli rol oynama fırsatı verildi. Bilgisayarların erkek kökenli oldukları söylenir, ama bilgisayar programcılığı 1950'li yılların başında Grace Hopper tarafından geliştirildi. Bu arada yüzyılımızda kadınların neleri başardıklarına bir göz atalım: 1902: Kadınların seslerinin güzelliği dikkat çekmeye başladı. Telefon operatörlerinin % 63'ünü kadınlar oluşturdu. Bugün ise bu oran % 90. 1918-1920: Kanada, Sovyetler Birliği, Almanya ve ABD'de kadınlar oy verme hakkını kazandılar. 1920: Sovyetler Birliği’nde kadınlar istedikleri takdirde kürtaj yaptırma hakkını kazandılar. 1928: İngiltere’de 21 yaşını geçen kadınlara oy verme hakkı tanındı. Politikada erkeklerle eşit haklara sahip oldular. 1932: Amelia Erhart,

Atlantik Okyanusu’nu tek başına geçen ilk kadın pilot oldu. 1939-45: Kadınlar, işçi dünyasında önemli bir yere sahip oldular. Özellikle savaş sanayiine çok büyük katkıda bulundular. Kadınlar fabrikalarda çalışmaya iyice alıştılar. 1944-1946: Fransız, İtalyan ve Japon kadınları oy verme hakkını kazandılar. ABD'de çalışan kesimin yüzde 36'sını kadınların oluşturduğu saptandı. 1949: Fransız feminist Simone de Beauvoir ‘‘İkinci Cins’’ isimli kitabını yayınladı. 1959: Ruth ve Eliott Handler, kızlarının adını verdikleri Barbie bebekleri üretmeye başladılar. 1959: Bir Amerikan şirketinin başkanı eşinin jartiyer kullanmaktan yakındığını duyunca külotlu çorap imalatına geçti. 1960-1963: ABD'de ilk doğum kontrol hapı satışa çıktı. Sovyetler Birliği’nde Valentina Tereshkova uzaya giden ilk kadın oldu.

1963: Londra ve Paris’te mini etek modası başladı. 1970: Dünyanın önde gelen sanayileşmiş ülkelerinde yaşayan kadınların yüzde 38’i işçi olarak çalışmaya başladı. 1979: Margaret Thatcher, Avrupa ülkelerinde iktidara gelen ilk kadın başbakan oldu. 1980: Fransız akademisi ilk kez bir kadın üyeye sahip oldu. Fransız romancı Marguerite Yourcenar, akademiye üye seçildi. 1986: Linda Wachner, bir şirketin başına geçen ilk kadın oldu. 1990: Sanayileşmiş ülkelerde yaşayan kadınların yüzde elli ikisi, işçi olarak çalışmaya başladı. 1995: Pekin'de toplanan Birleşmiş Milletler Kadın Konferansı’nda kadın haklarının savunulması ve geliştirilmesi kararlaştırıldı. Yetenekli ve bilgili elemanların çoğu bir süre sonra kendi işlerini kurmak için şirketten ayrılıyorlar. Öyle ya, iş ve kredi olanakları varken, neden bir başkasının emrinde çalışılsın?

Mali konular da aynı şekilde cinsiyet farkı gözetilmeyen meslekler arasında yer alıyor. Özel bankacılıkta çalışanların çoğunluğunu kadınların oluşturmaları bir rastlantı değil. Bilgiye dayalı mesleklerde teknik, bilimsel araştırma, şirket yönetimi gibi iş kollarında kadınlar çok başarılı oluyorlar. Kadın girişimcilerin sayısı artarken sermaye sorunu da büyüyordu. Ekonominin dişileşmesi, sosyal yaşamda da birçok değişikliklere yol açıyor. Gelecek yüzyılda, dünya ekonomisi çok farklı bir yüze sahip olacak.

İş dünyasında kadınların gücü Amerika'da iş ve ticaret hayatında kadınların kontrolü gün geçtikçe artıyor. Geçen beş yıl içinde ‘kadın patronlar’ın sayısının erkeklere yaklaştığı görülüyor. Kadın İş Sahipleri Ulusal Federasyonu, yalnız New York'ta çeşitli sanayi

Kadınlar 'insan' merkezli yönetiyorlar Kadınlar yöneticilikte farklı bir çizgi çiziyorlar. Sosyal ilişkilerdeki bozukluğu daha çok önemsiyor, stress ve kızgınlık halinde erkeklere nazaran daha duygusal oluyorlar. Kadınlarla erkekler arasındaki en büyük fark, stres ve kızgınlıkta ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre, kadın ve erkeklerin, iş hayatında stresli buldukları konular ve tepkiler farklılık gösteriyor. Ancak eğitim seviyesi yükseldikçe kadınlar ve erkeklerin başvurdukları metot aynılaşıyor. Kadınlar sosyal ilişkilerdeki bozukluğu erkeklere göre daha çok önemsiyorlar ve bu konuları daha stresli buluyorlar. Erkekler stresle mekanik bir şekilde başedip, olaya problem merkezli yaklaşırken, kadınlar daha duygusal bir şekilde sosyalleştirildiklerinden aynı stres ortamında aynı olaya duygu merkezli yaklaşıyorlar. Stres ve kızgınlık durumlarında kadınlar, meseleyi aileleri veya çalışma arkadaşlarıyla tartışırken, erkeklerin çoğunluğu olayı yine mekanik bir şekilde ele alıyor.


Stiliniz ve siz 40 MODA

7 Mart 2013 Perşembe

Zerrin AKINCI Her gün bedenimize giymeyi seçtiğimiz kıyafetlerle, kendimiz hakkında birçok bilgi veriyoruz karşımızdakilere. Biliyorsunuz ki ancak bedenimize, tenimize ve her şeyden önemlisi de kendimize yakışan parçaları tercih ettiğimizde, benliğimizi düzgün bir şekilde yansıtabiliriz. Evet, görünüşümüzü yönetebilmek kim olduğumuzun önemli bir parçası. Çevremizdeki insanlara kişiliğimiz ve hayat stilimiz hakkında birçok şey anlatır. En başta kendimize saygıdır. Peki bunları hiç düşündünüz mü: Siz nasıl ve niçin giyiniyorsunuz? Giydikleriniz sizi ve kişiliğinizi yansıtıyor mu? Giyinirken renklerin dilinden yararlanıyor musunuz? Size yakışan renkleri biliyor musunuz? Bu soruların yanıtlarını bilmiyorsanız, gardırobunuzda biraz vakit geçirme zamanı. Kendimizi ve fiziğimizi tanıyarak kıyafetlerimizi çok farklı şekillerde kullanabiliriz. Kendinizi tanımak, kişisel stilinizi oluştururken ihtiyacınız olan en önemli faktörlerden biri. Tabi ki herkes kendini tanıyor ancak buradaki soru kendinize ne kadar dürüst olduğunuz. Mutlu olmak için iç ve dış dünyanızın harmoni içerisinde olması gerektiği gibi, ayni bütünlüğü görünüşünüzle de sağlamalısınız. Fiziğinizi tanırken ise limitlerinizi bilmelisiniz. Kıyafetleri istediğiniz gibi manipüle edebileceğinizi unutmayınız. Önemli olan sizin hem kendinizi hem fiziğinizi tanımak için biraz zaman ayırmanız.


42 KÜLTÜR

7 Mart 2013 Perşembe

Kıbrıs’ın vazgeçilmez lezzetlerinden biri…

Bu haftaki konuğumuz Münevver Cellatoğlu, bir çoğumuzun severek afiyetle yediği nohutlu çörekten bahsedecek bizlere... Çörek yapmayı annesinden öğrenen Cellatoğlu, 21 yıldır nohutlu çörek yapıp, satıyor. Cellatoğlu, bu işin çok zahmetli olduğunu söylese de, hamur yoğurmayı ve çörek yapmayı çok sevdiğini eklemeden edemiyor. Münnever Cellatoğlu ile nohutlu çörek yapımını konuştuk, bu hoş sohbeti severek okuyacağınızı umuyoruz... KIBRIS: Bize kendinizden bahseder misiniz? Münevver CELLATOĞLU: Ben 1950 yılında Aydın Baf köyünde doğdum. Biz 10 kardeşiz, ilkokul mezunuyum. Çiftçilikle uğraşırdık, babam çobandı. 1968 yılında evlendim. 4 çocuğum vardır. KIBRIS: Nohutlu çörek yapmaya ne zaman başladınız? Kimden öğrendiniz? Münevver CELLATOĞLU: Çocukluk yaşımdan itibaren annemle beraber ekmek-çörek yoğurmayı öğrendim. O yıllarda kendimiz için yoğururduk tabi. Ama şimdi satış amaçlı da yoğururum. Hamurla uğraşmayı çok seviyorum. 21 sene oldu nohutlu çörek yapmaktayım. Eskiden ilk elde yoğururdum ama daha sonra siparişler çoğalınca makine aldım çünkü artık yetişemezdim. Elde yoğurmayı daha çok severim ama. KIBRIS: Nohutlu çörek yapımını anlatabilir misiniz ? Münevver CELLATOĞLU: Nohut bir gün önceden ıslatılarak suda bırakılır ve suda bırakılan nohut köpük çıkartır. Arada nohuda su eklenir ve oluşan köpük yavaş yavaş bir kapta çoğaltılarak toplanır. Daha sonra döküp yoğurmaya başlarız. Artırarak bu işlemi akşama kadar yapabiliriz. Tabi ertesi güne bırakılmaz. Nohudun köpüğünü toplayarak hamuru yoğururuz.

KIBRIS: Nohutlu çörek yapımında püf noktalar nelerdir? Münevver CELLATOĞLU: En önemlisi suyuna dikkat edilmelidir. Nasıl döküleceği sıcak mı soğuk mu olacak o çok önemlidir. Suyun ne soğuk ne de sıcak olması lazım, ikisi ortası yani ılık olması lazımdır. Mayayı artırırken dikkatli önemlidir. KIBRIS: Nohutlu çörek yapımında kullanılan malzemeler nelerdir? Münevver CELLATOĞLU: Hamurun içerisine her çeşit baharat kullanırım, susam kullanırım. KIBRIS: Bir gününüz nasıl geçer? Münevver CELLATOĞLU: Ben saat gece 24:00’te kalkarım, başlarız hamuru yoğurmaya ve 1 saat hamuru bekletiriz. Daha sonra hamuru keserek tahtalara koyarız ve yine 2 saat daha örterek bekletmeye alırız hamurun girmesi için. Bu arada fırınımızı yakarız. 2 saat çörekler bekletildikten sonar da fırına salmaya başlarız. Çörek en fazla 30 dakikada 20 dakikada pişer. Çünkü çöreğin içinde katkı maddesi olmadığı için ve hamur pek olduğu için pişmesi biraz zaman alır. Belli günlerde, haftanın üç günü yoğururum. Pazar, salı ve cuma günleri mutlaka yoğururum. Müşterilerim yoğurduğum günleri bilir. KIBRIS: Fabrikalarda üretilen hazır çörekle sizin yoğurduğunuz çörek arasında ne gibi farklılıklar vardır? Münevver CELLATOĞLU: Benim yoğurduğum çöreklerde hiçbir katkı maddesi yoktur. Tabiki diğer çörekler de güzel olur ama içerisine konan katkı maddelerden dolayı içi boş olur, bizim katkı maddesi olmadığı için ve sadece hamurdan olduğu için pek olur. Tabii nohutlu çöreğin de özelliği budur pek olması lazımdır. KIBRIS: İlgi var mı? Münevver CELLATOĞLU: Ben marketlere veririm. Şimdilik nohutlu çöreğe ilgi

vardır, beğenerek alırlar. 1 çöreğin fiyatı 6 TL’dir. Ben bu işi zaten çok para kazanayım diye ya da kazanacağım diye yapmıyorum. Çörek yapmasını çok severim, hamura çok meraklıyım. KIBRIS: İşinizin zorlukları nelerdir? Münevver CELLATOĞLU: İki üç gün önceden mayanın hazırlanması lazımdır. Uykusuz kalırız... Bir yere gidemem bütün gün eve bağlı kalırım. Çok zor ve zahmetli bir iştir ama ben severek ve usanmadan yapmaktayım. KIBRIS: Nohutlu çörek yapmasını öğrenmek için yanınıza gelen biri oldu mu? Münevver CELLATOĞLU: Şu an yanımda beraber çalıştığım bir bayan var. Tabii gelip de öğrenmek isteyen başka biri olmadı. Gençlerimizde merak yoktur şimdi bu işi yapsınlar. Mesela benim çocuklarım da yapmaz.

Fotoğraflar: Güren TİLKİ

Gülten ÖZYAKUP SEZGİN


Ekranların kadın güzelleri 44 YAŞAM

7 Mart 2013 Perşembe

KIBRIS Gazetesi olarak Türkiye ekranlarında herkesi televizyon karşına kilitleyen dizilerde rol alan başarılı kadın oyuncuları derledik.

Orhan İSMAİLOĞLU Türkiye’de yayınlanan birçok dizide kadın sanatçılar beğeniyle izleniyor. Dizilerdeki karakterleri, kıyafetleri ve özellikle oyunculuklarıyla adından söz ettiren kadın sanatçılar, herkesin takdirini topluyor. KIBRIS Gazetesi olarak Türkiye ekranlarında herkesi televizyon karşına kilitleyen dizilerde rol alan başarı kadın oyuncuları derledik.

Tuba Büyüküstün

Star TV ekranlarında yayınlanan “20 dakika” adlı dizide rol alan başarılı oyuncu gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekiyor.

Beren Saat

Kanal D ekranlarında yayınlanan “İntikam” adlı dizde canlandırdığı karakterle herkes tarafından beğenilen Beren Saat, ekranların aranan yüzü olmaya devam ediyor.

Meryem Uzerli

Almanya’dan Türkiye’ye gelen ve Star TV’de yayınlanan “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde “Hürrem” karakterini canlandıran Meryem Uzerli, en başarılı kadın oyunculardan biri oldu.

Cansu Dere

Mankenlikten oyunculuğa geçen ve “Muhteşem Yüzyıl”da başarılı şekilde rol alan Cansu Dere, ekranların bir başka güzel kadın oyuncusu


7 Mart 2013 Perşembe

Özgü Namal

Kanal D ekranlarında yayınlanmaya başlayan “Merhamet” dizisinde baş rolü oynayan Özgü Namal, oyunculuğuyla beğeniliyor

Bergüzar Korel

Bergüzar Korel, oynadığı birçok dizide adından söz ettiriyor. Son alarak Kenan İmirzalıoğlu ile birlikte ATV ekranlarında yayınlanan “Karadayı” dizinde savcı rolünü oynuyor.

Gülse Birsel

Avrupa Yakası’ndan sonra kendisinin de rol aldığı “Yalan Dünya” adlı dizideki performansıyla dikkatleri üzerine çeken Gülse Birsel, Türkiye’deki en başarılı oyuncu ve yazarların başında geliyor.

Selin Demiratar

“Adanalı” dizisinden sonra bu kez de ATV ekranlarında yayınlanan “Huzur Sokağı”nda başarılı şekilde yer alan Selin Demiratar, güzelliği ile dikkat çekiyor.

Deniz Çakır

Birçok dizide adını duyuran ve canlandırdığı karakterlerle beğeni kazanan Deniz Çakır, son olarak girdiği “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde beğenildi.

Pelin Bekiroğlu

Son olarak “Muhteşem Yüzyıl”da Mihrimah Sultan rolünü canlandıran Pelin Bekiroğlu, oyunculuğu ve güzelliğiyle dikkat çekiyor.

Gamze Karaman

“Harem” dizisinde Abide Sultan rolünü canlandıran Gamze Karaman, gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Gökçe Bahadır

“Hayat Bilgisi” ve “Yaprak Dökümü” adlı dizide adından söz ettiren Gökçe Bahadır, şimdilerde ise “Kayıp Şehir” dizisinde rol alıyor.

Burcu Esmersoy

NTV sporda spikerlik yaparken, bir çok reklamda yer alan, Survivor yarışmasına katılan Burcu Esmersoy, Star Tv’de yayınlanan “En güzel bölüm” adlı programın sunuculuğunu yapıyor.

Fulya Zenginer

“Küçük Kadınlar”daki performansıyla dikkat çeken Fulya Zenginer, ATV’de yayınlanan “Benim İçin Üzülme” adlı dizide “Buke” karakterini canlandırıyor.

Gülşen Yüksel Salt

Vatan Gazetesi Magazin Müdürü, “İkinci Sayfa” programının sunucusu Gülşen Yüksel, haftanın beş günü magazinci arkadaşı Müge Dağıstanlı ile yayın yapıyor.

Merve Toy

Lig TV’de yayınlanan basketbol programıyla dikkatleri üzerine çeken Merve Toy, son zamanlarda yükselen performansıyla adından söz ettiriyor.

Hande Katipoğlu

“Yahşi Cazibe”deki performansından sonra “Harem” dizisinde “Bihter” karakterini canlandıran Hande Katipoğlu, beğeniyle izleniyor.

YAŞAM 45


46 MODA

7 Mart 2013 Perşembe

Marc Jacobs bir baska

Kısa şortları ve koyu renkleri tercih etti

Fotoğraflar: REUTERS / Keith Bedford

Amerikalı modacı Marc Jacobs, geçtiğimiz günlerde sona eren New York Moda Haftası kapsamında gerçekleştirilen defilede bir kez daha üstünlüğünü gözler önüne serdi. Hem kendi adıyla anılan Marc Jacobs markasının hem de Fransız moda evi Louis Vuitton’un baş tasarımcısı olan 48 yaşındaki modacı, New York Fashion Week kapsamındaki gösterisinde, 2013 Sonbahar - Kış kreasyonunu sundu. Genellikle ince ve ipek bluzları tercih eden ve koyu renkleri kullanan Jacobs, çok kısa ve bacakları tamamen gösteren şortları tercih etti.


6 YAŞAM

7 Mart 2013 Perşembe

Filimleri ve ödülleri ile unutulmayacak bir kadın sanatçı:

Bale eğitimi ve modellik yaptığı yıllar boyunca sadece sinemanın hayalini kuran Hepburn, 1948 yılında Londra’da High Button Shoes adlı operayla sahneye ilk adımını attı. 1950 yılında ise One Wild Oat adlı filmde küçük bir rol aldı. Bu onun rol aldığı ilk uzun metrajlı filmdi.

Annesi Hollandalı bir barones, babası ise İngiliz bir bankacı olan Audrey Hepburn, 4 Mayıs 1929 yılında Belçika’nın Brüksel şehrinde doğdu. 1 yaşındayken anne ve babası boşanan Audrey annesiyle Londra’ya yerleşti. Burada yatılı bir okula gitti ve babasını bir daha göremedi. Audrey 10 yaşına geldiğinde annesi yeniden evlendi ve üvey babası ile birlikte Hollanda’ya taşındılar. Nazi işgalinin yaşandığı bu yıllar Audrey için oldukça zor geçiyordu, depresyon ve beslenme bozukluğu başlamıştı. Ancak yine de 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilere karşı oluşan sivil harekete destek oldu. İşgalin sona ermesiyle Audrey, Londra’ya geri döndü ve bale okuluna gitti. Bu, aynı zamanda modellik kariyerinin de başlangıcıydı.

zarafetiyle Hollywood’un gözbebeği haline gelmişti. Yönetmenliğini John Huston’ın yaptığı The Unforgiven filminde rol aldığı 1960 yılında ilk çocuğu Sean dünya geldi. Hepburn Wait Until Dark filmi ile 5. kez Akademi Ödülleri'ne aday gösterildiği 1967 yılında eşi Mel Ferrer’den ayrıldı ve 1969 yılında İtalyan psikiyatrist Andra Dotti ile yeniden nikah masasına oturdu. Bu evliliğinden ikinci çocuğu Luca doğdu. Kariyerinde hızlı ve sağlam adımlarla ilerleyen Hepburn, Holloywood tarihine damgasını vuran önemli oyunculardan biridir. Halen dünyanın en güzel ve zarif kadınlarından biri olarak anılan Hepburn, 1980 yılından itibaren UNICEF’in iyi niyet elçisi olarak da tüm dünyada çalışmalarını sürdürdü. Başarılı, güzel ve iyi kalpli Audrey Hepburn kolon kanserine yakalandı ve 20 Ocak 1993 yılında İsviçre Tolochenaz’daki evinde hayata gözlerini yumdu. Hepburn’ün hayatı boyunca verdiği mücadeleyi oğulları omuzladı. Zor durumdaki insanlara yardım için anneleri gibi kolları sıvayan Sean Ferrer ve Luca Dotti bir yardım fonu oluşturdu.

Oyunculuğa geçiş

Bale eğitimi ve modellik yaptığı yıllar boyunca sadece sinemanın hayalini kuran Hepburn, 1948 yılında Londra’da High Button Shoes adlı operayla sahneye ilk adımını attı. 1950 yılında ise One Wild Oat adlı filmde küçük bir rol aldı. Bu onun rol aldığı ilk uzun metrajlı filmdi. 1951’e gelindiğinde Audrey sinema filmlerinde küçük roller almaya devam ediyordu. Bu filmlerin arasında Young Wives’ Tales ve The Lavender Hill Mob da vardı. Audrey, Broadway yapımı Gigi’de rol almak üzere New York’a gittiğinde yaşı henüz 22'ydi ama Hollywood’un ilgisini çekmeyi başarmıştı. Hollywood starlığına doğru

1953 yılında Hollywood yapımı Roman Holiday’de oynadığı başrol ile büyük bir başarı elde etti. Roman Holiday’de Prencess Ann karakterini

Önemli filmleri

canlandıran Hepburn, bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’nı kazandı. Ondine With Mel Ferrer isimli oyunda rol almak için tekrar Broadway’e dönen Hepburn, bu oyun sayesinde ilk kocasıyla tanıştı.

Rol arkadaşı Mel Ferrer ile sahnedeki yakınlıkları nikah masasına taşındı ve çift 25 Eylül 1955’te İsviçre’de evlendiler. Hepburn gittikçe daha fazla tanınıyor, sayısız filme ve başarıya imza atıyordu. Güzelliği, sadeliği ve

1948 Nederlands In 7 Lessen (7 Derste Hollandaca) 1951 One Wild Oat (Bir Yabani Yulaf Tanesi) 1951 Laughter in Paradise 1951 Monte Carlo Baby 1951 Young Wives' Tale 1951 The Lavender Hill Mob 1952 The Secret People 1952 Nous İrons à Monte Carlo (We Will Go to Monte Carlo) 1953 Roman Holiday (Roma Tatili) 1954 Sabrina 1956 War And Peace (Savaş ve Barış) 1957 Funny Face (Şahane Macera) 1957 Love In The Afternoon

1959 Green Mansions 1959 The Nun's Story 1960 The Unforgiven (Affedilmeyenler) 1961 Breakfast at Tiffany's (Tiffany'de Kahvaltı) 1961 The Children's Hour (Tehlikeli Fısıltı) 1963 Charade 1964 Paris When It Sizzles (Ağustosta Paris) 1964 My Fair Lady 1966 How To Steal A Million 1967 Two For The Road 1967 Wait Until Dark 1976 Robin And Marian 1979 Bloodline (Soy) 1981 They All Laughed 1989 Always (Daima) Ödülleri

Audrey Hepburn, oyunculuk kariyerinde zirveye tırmanıp bir idol olmayı başardı. Kariyeri boyunca sayısız ödülün sahibi oldu ancak en büyük ödülünü Roman Holiday filmi ile aldı. 1954 yılında bu filmle En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’nı alan Hepburn sonrasında aynı ödüle 4 kez daha aday oldu. Aldığı önemli ödüller;

1953 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday 1953 New York Film Critics Circle Award (En İyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday 1954 Oscar Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday 1954 Altın Küre Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday 1959 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), The Nun’s Story 1959 New York Film Critics Circle Award (En İyi Kadın Oyuncu), The Nun's Story 1959 San Sebastian Uluslararası Film Festivali (En iyi Kadın Oyuncu), The Nun’s Story 1964 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Charade.


Sayi 7