Page 1


06_Layout 1 7/1/13 3:48 PM Page 1

06

DEKORASYON

4 Temmuz 2013 Perşembe

İç Mimar Ayşe Malyalı, yaza uygun iç dekorasyon örnekleri verdi

Deniz teması huzur verir ÖZEL

İç mimar Ayşe Malyalı İç mimar Ayşe Malyalı, ada ülkelerinde denizi, güneşi, kumu, doğallığı ve doğayı ele alarak neşeli, renkli ve huzurlu mekanlar yaratmak gerektiğini söyledi. Bu tarz mekanların, sahibine ve tasarımcıya pozitif enerji verdiğini belirten Malyalı, mekanın insanın içerisinden

hiç ayrılmak istemeyeceği bir yer haline geldiğini ifade etti. Malyalı, yaz aylarında kullanılması gereken malzemelerin de özenle seçilmesi gerektiğini vurguladı. “Örneğin ülkemiz şartlarında deri ve pamuklu döşemeliklerden kaçınılmalı ya da en az miktarda kullanılmalıdır” diyen Malyalı, ahşap renklerde açık tonlara gidilmesi ve aralara renkli ahşaplar, camlar, döşemelikler katılarak birbirinden keyifli mekanlar yaratılmasının önemine değindi. Malyalı, deniz, kum, güneş gibi doğal materyallerden yararlanılarak özel temalar oluşturulabileceğini ve isteğe bağlı olarak mekanların çeşitli yerlerinde küçük akvaryumlar, denizden gelen aksesuarlar ve deniz temalı döşemelikler kullanılabileceğini belirtti. Deniz kabukları ve deniz yıldızlarının mekanlara hoş huzur kattığını ifade eden Malyalı, “Ayrıca halatlar ile çok farklı tasarımlara imza atılabilir ve böylelikle farklılık konusunda en uç noktalara ulaşılabilir. Tabi deniz temasından hoşlanmayan kullanıcılar için yine renkli tema olarak yazın cıvıl cıvıl tonlarını mekan içerisine buyur ederek birbirinden kullanışlı, keyifli ve huzurlu yaşam alanları meydana getirilebilir” dedi.


08_Layout 1 7/1/13 3:49 PM Page 1

08

OTOMOBİL

4 Temmuz 2013 Perşembe

Otomobilde markayı benimsemek önemli

Otomobil günümüzde en temel ihtiyaçlarımızdan biri. Otomobil alırken nelere dikkat etmeliyiz? Otomobil alırken öncelikle ayırdığımız bütçe önemli, ondan sonra ise otomobil 0 km yoksa ikinci el mi olacağına karar vermeliyiz. Bu karar beğeniler ve hayat tarzımıza göre değişebilir. Örneğin bir alt segmentteki 0 km otomobil yerine aynı fiyata ikinci el daha üst segmentteki bir otomobili tercih edebiliriz. Yüksek gelir grubundaki bir tüketici otomobilin kullanım ve performans fonksiyonlarına bakarken, orta sınıfa dahil tüketici, performansı o kadar önemsemeyebilir. Daha alt gelir grubundaki tüketici için ise otomobilin en ekonomik bir şekilde ihtiyaçlarını karşılamasını düşünebilir.

Üst gelir grubuna ait öneriler Parasal olarak herhangi bir kısıtınız yoksa; otomobilin kullanım amacı birinci derece

önemlidir. Uzun yolculuklar yapacaksanız, otomobilin öncelikle sizin duyusal zevkleriniz hitap etmesi, yüksek konfor ve güvenlik sistemlerine sahip olması gerekir. Diğer yandan ihtiyaçlarınızı karşılayacak gerekli bagaj ve bardak tutacağı, eşya gözleri, soğutucu gibi kişisel ihtiyaçlarınızı karşılamaya yardım edecek aksesuarlar önemlidir. Hız ve performans için kullanılacaksa, güvenlik, görünüm, marka ve güçlü bir motora sahip olmalıdır. Arazi ve doğal alanları gezmek için aracın dört çeker

olması en önemli unsurdur.

Orta sınıf için Gündelik hayatta

kullanacağımız otomobilimiz için en öne çıkan konu bütçemize uygunluk birincil önemdedir. Bu durumda iki alternatifle

karşılaşırız. Ya üst segmentteki 2. el otomobil tercih edeceğiz yada alt segmentte 0 km otomobil tercih edilecektir. Diğer bir konu alacağımız otomobili sevmemiz gerekir. Markayı benimsememiz gerekir. Şehir içinde kullanılacaksa daha küçük modeller ve konforu daha az olan otomobiller hem alıştaki maliyet hem de kullanırken maliyetler daha az olacaktır. (tamir, bakım, kasko, vergi vb giderler) Bununla birlikte yedek parça maliyetleri, servis kalitesi ve yeterliğine sahip bir markayı tercih etmeliyiz.

Uzun yolculuklar içinse aracın konfor ve güvenlik sistemleri daha önemlidir. Maliyetler ikincil plandadır.

Alt gelir grubu Temel etmen otomobilin alış ve kullanım maliyetleridir. Sıfır km araçların alt gelir grubuna hitap eden modeller arasında en fazla donanım ve konfora sahip ve en düşük fiyatlı otomobili seçmek gerekir. Belki de 2. el bir otomobil daha çok işimizi görebilir. Alınan otomobilin vergi ve kasko yükü gelirimizle orantılı olmalıdır.


10_Layout 1 7/1/13 3:51 PM Page 1

10

SAĞLIK

4 Temmuz 2013 Perşembe

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Fatma Deniz, yaz aylarında ultraviyole ışınlarından korunmak gerektiğini söyledi

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Fatma Deniz

Zararı çok

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Fatma Deniz, cilde zararlı çevresel nedenlerin başında güneşin geldiğini söyledi. Deniz, ultraviyole ışınlarına (UV) maruz kalındığında deride yanık, erken yaşlanma, kırışıklar, deri kanseri, kanser öncüsü deri değişiklikleri, açık, koyu renkli renk değişiklikleri, damarlanmada artış, alerji ve bağışıklık sisteminde bozulmalar oluşabileceğini belirtti. Deniz, “Gözlerde ise katarakta, tahrişe, kızarıklığa, yaşarmaya, geçici görme kaybına ve bazı vakalarda körlüğe yol açabilir. Ayrıca başta vitamin D3 sentezi olmak üzere epidermisin ve derinin kalınlaşması gibi UV’nin yararları, zararları karşısında çok azdır” dedi. Deniz, deri kanserinden insanların kaybedilmesinin üzücü olduğunu belirterek deri kanseri sebebinin en iyi bilinen ve teorik olarak önlemesi en kolay olan kanser olduğunu söyledi. Bronzluğun sağlıklı cildin belirtisi değil, deri hasarının bir belirtisi olduğunu ifade eden Deniz, sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram bulunmadığını belirtti. Deniz, şöyle konuştu: “Bronzlaşma zaten vücudun güneş ışınlarına verdiği bir tepkidir. Bronzlaşmak adına saatlerce güneş altında kalınmamalıdır. Çocuklar, yaşlılar, beyaz tenliler, hastalar, vücudunda ben olanlar daha fazla korunmaya ihtiyaç duyar. Bronzluk deri hücrelerinin DNA’larını kanserojen UV’den korumaya çalışma çabalarının bir göstergesidir. Toplumun UV’nin bu tehlikeli etkileri ve derisini nasıl koruyabileceği konusunda eğitilmesi gereklidir. Bu amaçla toplum eğitim programları hazırlanması çok önemlidir”.

Güneşten korunun Uzman Dr. Fatma Deniz, güneşten korunma prensiplerini şöyle sıraladı: “1. 10-16 saatleri arasında güneş maruziyeti sınırlandırılmalı, mümkünse gölge yerler tercih edilmeli 2. Geniş çerçeveli ve UV korumalı camları olan güneş gözlükleri, geniş kenarlıklı şapkalar kullanılmalıdır. Sıkı dokunmuş, sentetik ve renkli koruyucu giysiler tercih edilmelidir. Koyu renkli giysiler açık renklerden daha fazla koruyucudur. Ağartılmamış pamuk veya ipekten yapılan giysiler UV ışınını en iyi yansıtan ürünlerdir 3. En az 15 ve üzeri geniş spektrumlu güneşten koruyucu kremler açıkta kalan tüm bölgelere uygulanmalı ve gün içinde 3-4 saatte bir yenilenmelidir. İdeal uygulama kalınlığı 2 mg/cm2 dir. Ortalama 1.73 m2 vücut alanına sahip bir yetişkinin yaklaşık 35 ml ürüne ihtiyacı vardır 4. Güneş banyolarından kaçınılmalı ve unutulmamalıdır ki bronzlaşma derinin güneş hasarı sonucu oluşmaktadır. Solaryumlar daha fazla

ÖZEL

önce gerçekleştiğini gösterdiğini belirtti.

Deri kanseri riski olanlar Deniz, deri kanseri riskinin arttığı kişileri şöyle sıraladı: “Açık tenli olup, güneşte bronzlaşmak yerine kızaranlar ve çok sayıda beni olanlar; Çocukken çok fazla güneşte kalanlar, uzun yıllar arazide güneş altında çalışanlar ve bronzlaşama alışkanlığı olanlar; Kendisinde ve ailesinde deri kanseri hikayesi olanlar; Kapalı yerde çalışan ama hafta sonu tatillerini plajda güneş altında geçirenler. Aralıklı, aşırı güneş maruziyeti çocuklukta 4 kat daha sonraki yıllarda ise 2 kat kanser riskinde artışa neden olmaktadır; Yılda 12 kez ve daha fazla solaryum kullanımı melanomda 10 kat, SHKda 2.5, BHK ise 1.5 risk kat artışına neden olmaktadır; 50’den fazla beni ve atipik benleri olanlar”. Deniz, ben takibinde dikkat edilecek değişiklikler ise şöyle sıraladı: “1.Benin renginde koyulaşma, alacalı bir hal alması, üzerinde çıkıntılar olması; 2.Bende kanama, anormal kaşıntı oluşması; 3.Etrafında yıldız gibi uzantılar oluşması halinde hemen doktora gidilmelidir”.

Yanlış inanışlar UVB üretmek üzere yapılmıştır. UVB spektrumu, solar spektruma benzer şekilde daha fazla zarar verir ve bronzlaşma sürecini hızlandırır 5. 6 aydan daha küçük bebekler güneş altında bulundurulmamalıdır. Eğer zorunlu nedenlerle dışarıda tutulacaksa mutlaka güneş koruyucu kremler ve kıyafetler giydirilmelidir 6.UV indeksi 8-11 ve 11 üzerinde ise gün ortası saat 11-15 arasında kesinlikle dışarıda durulmamalı”.

Güneş yanıkları Deniz, cildin hassasiyetine bağlı olarak uzun süre güneşte kalmanın yanıklara sebep olduğunu vurguladı. Bu durumda UV ışınlarının ciltte önce kızarıklık, daha sonra da içi su dolu kabarcıklara neden olduğunu anlatan Deniz, “Kızarıklık, ağrı, şişme 2-4 saat sonra başlar, 24 saat içinde zirveye ulaşır. Eğer yanık çok derin değilse ciddi ağrı meydana gelir. Buna birinci derece yanık adını veriyoruz. İçi su dolu kabarcıklar oluşmuşsa bu, ikinci derece yanıktır” dedi. Uzmanı Dr. Fatma Deniz, eğer kabarcık geniş bir alanı kapsıyorsa,

üstteki derinin asla soyulmadığını söyleyerek eğer patlamışsa, o zaman içindeki sıvı boşaldıktan sonra o kısım antiseptikle silinip üzeri steril gazlı bez ile kapatılıp sargı beziyle sarılması gerektiğini belirtti. “Zira flaster yanıklı dokuyu zedeleyebilir. Güneş yanığı oluştuğu fark edilir edilmez yanık bölgesi ıslak ve soğuk bir bez ile örtülerek en az 10 dakika soğuk tutulmalıdır” diyen Deniz, ince bir bez parçası içerisine konulmuş buzun kullanılabileceğini ifade etti. Buz yoksa soğuk su da kullanılabileceğini söyleyen Deniz, “Yanıklar ciddiyse ilk müdahaleden sonra ileri tedavi için bir sağlık merkezine gidilir. Geniş yanıklarda, kişi kendi içebilecek durumdaysa bol sıvı içirilir” önerisinde bulundu.

Yanıklarda yapılmaması gerekenler Herhangi bir yanığa maruz kalındığında kesinlikle diş macunu, biber salçası, balmumu, sabun, zeytinyağı, süt, yoğurt ve yağlı kremler sürülmesi gibi işlemlerin uygulanmaması gerektiğinin altını çizen Deniz, “Yanık yüzeyini direkt

buzla temas ettirerek soğutmaya kalkışılmamalıdır. 2. derece yanık alkol, tentürdiyot, salvon gibi dezenfektanlarla temizlenmemelidir. Yanık yüzeyine hava üflenmemeli, çıplak el, parmak gibi mikropsuz olduğundan emin olunmayan şeyler temas ettirilmemelidir. Yanık yüzeylere yapışan kumaş gibi şeyler de kazıyıp kaldırmaya çalışılmaz” dedi.

Deri kanserlerinde erken tanı ve korunma yolları Uzmanı Dr. Fatma Deniz, UV ışınlarının etkisi ile bazal hücreli karsinom, skuamoz hücreli karsinom gibi melanom olmayan deri kanserleri geliştiğini belirtti. Hayat boyu deri kanseri gelişme riskinin yüzde 20 olduğunu ifade eden Deniz, koyu renkli derinin güneşin kanser yapıcı etkisinden kendini açık renkli deriden çok daha iyi koruduğunu ancak hiçbir zaman koyu tenlilerin güneşten etkilenmeyeceği anlamına gelmediğini söyledi. Deniz, araştırmaların güneşin verdiği toplam zararın yüzde 70’inin 18 yaşından

Uzmanı Dr. Fatma Deniz, “D Vitamini sentezi için bol bol güneşlenmek gerektiği” görüşünün yanlış bir inanış olduğunun altını çizdi. Güneşlenirken vücudun yüzde 15’ini oluşturan yüz, eller, kollar gibi açık alanların günlük işler esnasında günde 6-8 dakika güneşe maruz kalmasının D vit sentezi için yeterli olduğunu anlatan Deniz, “Diğer bir yanlış inanış ise benlere bıçak değerse kötü olacağıdır. Bu geç kalıp tümör her yere yayıldıktan sonra çıkan belirtiler sonucu mecburen biyopsisi yapılan ve iş işten geçtiği için birkaç ayda kaybedilen hastaların konuyu tam bilmeden yorumlayan yakın çevrelerinin yanlış bilgilendirmesinden kaynaklanmaktadır” dedi.

Güneş koruyucu kullanımı Yaz aylarında güneş koruyucu kullanmanın öneminde de değinen Deniz, güneş kreminin 15- 30+, suya dirençli ve hem UVB hem de UVA’ya karşı koruyucu olması gerektiğini belirtti. Deniz, dışarı çıkmadan 15-20 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve uygulama kalınlığı 2 mg/cm2 olması gerektiğini söyledi. En az 2-3 saatte bir, terleme, yüzme sonrası yenilenmeli ve maksimum etki için deri tarafından emilmesinin sağlanması gerektiğini belirten Deniz, “Unutulmamalıdır ki kremler %100 koruyucu değillerdir. Kişinin ne kadar sürede yanacağını: deri tipi, günün saati, mevsim, yansıyan UV ışınları gibi başka faktörler de belirler” dedi. Uzmanı Dr. Fatma Deniz, güneş koruyucu ürünlerde aranan özellikleri şöyle sıraladı: “Hem UVA hem UVB’ ye karşı eşit etkili ve en az 15 SPF’ye sahip koruma sağlaması; Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmesi ve kozmetik olarak kabul edilebilir olması; Nontoksik, fotostabil ve suya dayanıklı olması”.


48_Layout 1 7/1/13 5:21 PM Page 1

12

YAŞAM 4 Temmuz 2013 Perşembe

Müge Akkaya, ahşap ve tahtaya hayat veriyor

Çizimleri kendi tasarlıyor

Gülten Özyakup SEZGİN Lefkoşa Bandabuliya’da ahşap oymacılığı ve takı işleri yapan Atölye Ağaçkakan sahibi Müge Akkaya, küçük yaştan başladığı mesleğine hala tutkun. Kısa süreli aldığı kursla kendini geliştiren Akkaya, çizdiği motiflerle de fark yaratıyor. Ankara’da oymacılık işlerine devam eden Akkaya, Kıbrıs’a döneli bir sene olmasına rağmen halkın ve turistlerin ilgisinden memnun kaldı. Akkaya, küçük yaşlardan ahşaba merakı olduğunu belirterek HASDER’de açılan kursla eğitim aldığını belirtti. Atölyesinde ahşap ağırlıklı işler

yaptığını ifade eden Akkaya, genellikle sipariş üzerine çalıştığını söyledi. “Ahşap ve tahtadan yapılabilecek her şeyi yapmaktayım. Ayrıca kendi tasarımım olan takılar yapıyorum. Deriden çantalar, tütün keseleri,takı, kumaş boyama teknikleri bu şekilde

satış da yapıyorum” diyen Akkaya, severek yaptığı için işte zorlanmadığını söyledi. Müge Akkaya, yaptığı çalışmanın sürecini şöyle anlattı: “Önce tahtanın üzerine yapacağım motifi çiziyorum. Bazı ağaçların üzeri

kendinden motifli oluyor. Mesela baykuş modelim öyleydi. Yani ağacın damarlarına göre de oyma yapıyorum. Çizdikten sonra neresi yüksek, neresi alçak olacak ona karar veriyorum. Kimisinde daha derin, kimisinde ise daha yüzeysel çalışmalar yapılır.”


14_Layout 1 7/1/13 3:54 PM Page 1

14

DEKORASYON

4 Temmuz 2013 Perşembe

Yaşadığımız mekanların daha iyi ve hoş görünmesini sağlayan duvar kağıtları, konfor, sanat ve güzelliği bir araya getiriyor

Ruhunuzu dinlendirir

Modern yaşamın gereksinimlerinden geri kalmamak, metropollerin içinde yaşarken bile doğanın içinde olmak, ev hayatını kolaylaştırmak, karışık zor mekanlar yerine huzur veren yaşanabilir evler günümüzün dekorasyon anlayışını oluşturmuştur. Yaşadığımız mekanlarda en büyük yüzölçümüne sahip alanlar olan duvarlar iç mekan dekorasyonundaki önemli detayların başında gelmektedir, dekorasyonun en önemli unsurudur. Gözümüze hoş gelen, ruhumuzu okşayan şeylerden hoşnutluk duyarız, ruhsal olarak dinleniriz. Yaşadığımız mekanların daha iyi ve hoş görünmesini sağlayan duvar kağıtları konfor, sanat ve güzelliği birleştirerek iç dekorasyon da önemini geçmişten bugüne arttırarak sürdürüyor.

“Duvar değil mi boyanır geçer” bu söz değişen zevk ve dekorasyon anlayışıyla artık gerilerde kaldı.

“Tablo gibi duvarlar” Boya paletlerinde karşılaşamayacağımız renkler, desenler, ve dokularla bezenmiş duvar kağıtları, duvar kaplamaları tablo gibi duvarlar yaratarak yaşanılan mekanları değiştiriyor yeniliyor. Duvar kağıdı sağlıklıdır, malzeme yapısı gereği doğaldır, zararlı madde içermez. Geri dönüşüm özelliği vardır. Yapısı gereği ses ve ısı izolasyonuna katkı sağlar. Mekanların güçlü noktalarını üstün özelliklerini ortaya çıkartır. Döşendiği mekanı aydınlatır, renk, canlılık, ışık katar. Döşendiği mekanların değerine değer katar Zengin renk, desen ve doku seçenekleriyle yaşadığınız mekanlara kişiliğinizi yansıtmanızı sağlar, farklılık yaratır. Kolay uygulanır, değiştirilebilir. Kullanım / fayda süresi uzundur, ekonomiktir. Hijyeniktir, kir ve leke barındırmaz, küf oluşturmaz. Kolay temizlenir, beyazlatıcı maddeler – ağır kimyasallar içermeyen sıvı sabunlar ile sünger ve ya bez yardımı ile silinebilir, renkleri solmaz – yıpranmaz. Duvarlarımızı koruyan, dekoratif özelliği ile asalet ve şıklık veren, sanatsal değerler katabilen duvar kağıtlarının gelişimi eskilere dayanıyor. Avrupa’nın 15. yüzyılın ikinci yarısında kağıt üretiminde gelişim göstermesinin ardından duvar kağıdında yeni yöntemler geliştirildi. Tasarımcılar duvar kağıtlarını foto gravür yöntemiyle bezemeye başladılar. Teknolojinin gelişimiyle geleneksel yöntemler yerlerini hızlı baskı tekniklerine, farklı yapıda malzeme kullanımına bıraktı. Daha sonraları polivinil clorit (PVC) kaplamaları kullanılmasıyla duvar kağıtlarının ömürleri daha çok uzadı.

Simplex duvar kağıdı Duvar kağıtlarının kullanılan farklı üretim teknolojileri ve malzeme yapısı gereği birçok tipi vardır, başta gelenleri. Tek kat birinci hamur kağıt üzerine renk ve desen baskısı yapıldıktan sonra, yüzeye genel ve hafif bir gofraj yapılarak üretilir. Dış etkenlere karşı mukavemeti diğer duvar kağıdı tiplerine göre düşüktür.

Emboss duvar kağıdı Renk ve desen baskısı yapılan birinci hamur üst kağıt tabakasının alt kağıt ile özel yapıştırıcı ile duble edilmesi ve desen yapısına göre özel silindirlerle kabartma efekti / gofraj verilmesi ile

üretilir. Kabartma, gofraj genel olarak tüm yüzeye verildiği gibi, basılan desenin, figürlerin kabartılması ile (register emboss) yapılır. Bu şekilde üretilen duvar kağıtlarında desen baskısı ile kabartma çakışmalı, kabartma kağıdı yıpratmamalı, kabartma gofraj derinliği aynı olmalıdır. Dubleks Emboss duvar kağıtlarında laminasyon düzgün ve kuvvetli olmalı, kağıt tutkallandığında alt ve üst kağıt katmanları açılmamalıdır.

Vinyl esaslı duvar kaplaması Dünyada en geniş kullanım alanına sahip duvar kağıdı tipidir. Kağıt astar üzerine PVC laminasyonu ile üretilmiş özel compact kağıttır. PVC kaplı olan üst yüzeye renk ve desen baskısı yapıldıktan sonra özel makinesinde sıcak uygulanarak - Hot emboss tekniği ve özel silindirler ile desen efektleri ve kabartma dokusu verilir. Klasik duvar kağıdına göre bir takım avantajlara sahiptir. Güneş ışığına dayanıklılığı solmazlığı fazladır. PVC esaslı yapısıyla leke ve kir tutmaz, ıslak olarak silinebilir hatta fırça ile temizlenebilir. Uygulandıktan sonra ek yerleri belli olmaz, kolay sökülebilir. Islak hacimlerde (banyo – mutfak) kullanılabilir. Yapısal farklılıklar içeren bir çok tipi mevcuttur.

Boyanabilir duvar kağıdı Vinyl esaslı olan bu tip duvar kağıtları farklı malzeme yapıları ile bol çeşitliliğe sahiptir. Duvara uygulama yapıldıktan sonra istenirse boyanabilme özelliğine sahiptir. Desen ve kabartma yapısı gereği defalarca boyanabilir, renk değiştirilebilir.

Cam tekstili Cam tekstili kum, kireç ve topraktan üretilir. İncecik cam iplikleri özel işlemlerle fırınlanıp ardından kumaş gibi, çeşitli desen ve biçimlerde tezgahlarda dokunup şekillendirilir. Yapısı gereği uygulama öncesinde detaylı zemin hazırlığı gerektirir. Renklendirme kaplamadan sonra boya ile yapılır.

Tekstil duvar kağıdı Üst yüzeyi tekstil olan bu tip duvar kağıtları vinyl duvar kağıtlarına göre desen ve görünüm olarak farklı bir dekorasyon ürünüdür. Akustik özelliği fazladır. Diğer duvar kağıtlarının tabanı kağıt olmasına karşın bunun tabanı tekstildir. Yoğun kullanımlı hacimler (otel, restorant, mağaza ) için yapılmış bu tip duvar kağıtlarının ömrü uzun olmasına karşın ilk yatırım maliyeti yüksektir.


16_Layout 1 7/1/13 3:56 PM Page 1

16

DEKORASYON

4 Temmuz 2013 Perşembe

2013 yatak örtüsü trendlerinde, Fransız dantelinden şık ürünler ve organze kumaştan hazırlanan fırfırlar var

Yatak odanızın şıklığı Son yıllarda kadınların ev ve yatak odalarının tasarımlarına önem vermeleriyle hareket geçen ev tekstil firmaları her sezon yeniledikleri yatak örtüleriyle sizlerin en özel mekanını mükemmel kılmaya çalışmaktadır. Yatak örtüsü denildiğinde gelinlik kızlarımızın çeyizlerinde mutlaka olması gereken çeyizlik modeller ve günlük kullanım için tasarlanan daha spor modeller akıllara gelmektedir. Gelinlik trendleriyle her sezon kendini yenileyen çeyizlik yatak örtülerinin ana özelliği gösterişli olmasıdır. 2013 yatak örtüsü trendlerinde gelinliklerde de bu sezon sıkça rastladığımız Fransız dantelinden hazırlanan şık ürünlerin yanında organze kumaştan hazırlanan fırfırlarla bezenmiş örtüler moda olacak. Bu modelin üzerine özel olarak işlenen ufak taşlar örtünüzün daha da şık durmasını sağlayacak. Çeyizlik yatak örtülerinde bu sezon dikkat çeken detaylar arasında organze fırfırların haricinde plise kumaşlarla süslenen yatak örtüleri dikkat çekmektedir. Bu örtüler ışıltılık taşlar veya zincirlerle daha da gösteriş kazanmaktadır. Yeni sezon günlük yatak örtülerinde kırkyama ve patchwork örtüler rahat kullanımının yanında çamaşır makinesinde yıkama özelliğiyle hanımlar tercihleri arasında yer alacaktır. Yatak örtülerinde çeyizlik modellerde kırık beyaz, krem, sarı, kırmızı, mürdüm tercih edilirken günlük ürünlerde pembe, mavi, lila, beyaz, siyah ve burada sayamayacağımız bir çok renk tercihi sizlere sunulmuştur. Yatak

örtülerinde bu sezon dikkat çeken modeller arasında pullu nakışlardan hazırlanan ve ışıltısıyla göz alan modellerde yer alacak. Yatak örtüsü alırken renk seçiminde en

önemli kriter mobilyalarınızla ters kombinler oluşturacağınız örtüleri seçmeniz olacak. Aynı zamanda model seçimlerinde yatağınızın bulunduğu mekanın büyüklüğüne göre tercih

yapmanız tavsiye edilmektedir. Yani dar yatak odalarında spor veya fırfırsız modelleri, geniş yatak odalarında kendini gösterecek gösterişli ve fırfırlı modelleri seçmenizi öneririz.


22_Layout 1 7/1/13 3:57 PM Page 1

22

YAŞAM

Pırlantanın 4C kuralı Pırlanta alırken dikkat etmeniz gereken çok önemli hususlar vardır. Bu nedenle öncelikle ‘pırlantanın standart 4C kuralı’na dikkat etmek gerekiyor. Renk(colour), berraklık (clarity), karat(carat) ve kesim(cut).

Pırlantaların çoğu renksiz gibi görünür. Fakat aralarında mutlaka ton farkları vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksizse, o kadar değerlidir. Pırlantada renk, ‘diamond’ kelimesinin baş harfi olan D’den başlayarak Z’ye kadar uzanacak şekilde

4 Temmuz 2013 Perşembe

sınıflandırılmıştır. J rengi ve üzeri pırlantalar, makul ve yeterli beyazlıktadır. Pırlanta, doğal bir taş olduğundan her taşın kendine has özellikleri vardır. ‘Doğanın parmak izleri’ olarak nitelendirilen bu taşın içindeki maddeciklerin sayısı, rengi, yapısı, konumu ve büyüklüğü, onun doğallığını ve değerini gösterir. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak çok zor olduğundan, içinde en az iz barındıranlar kusursuza yakın sayılır. Mümkünse SI ve üzeri berraklıktaki pırlantalar tercih edilmelidir. Pırlantanın ağırlığı ‘karat’la ölçülür. Diğer özellikleri(renk, kesim, berraklık) de göz önüne alırsak, taşın ağırlığı artınca fiyatı da artar. Ama bu, fiyat artışında aritmetik veya orantılı bir yükselme anlamına gelmez. Özellikle evlilik teklifi yapılırken

alınan tektaş yüzüklerde 0.20 ct ve üzeri tavsiye edilir. Pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özellik, kesimdir. Kesim, elmasın pırlantaya dönüş sürecindeki ışığı ve verdiği etkiyi en çok etkileyen faktörlerden biridir. Kesim ne kadar iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o kadar artar. Taşı sağa sola ve yukarı aşağı hareket ettirerek verdiği etkiyi görebilirsiniz. Pırlanta alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, güven ve garantidir. Pırlantalı takıları satın alırken güven veren, işinde uzman ve sertifikasına inandığınız satıcıları tercih etmelisiniz. Bu faktörleri etkileyen temel farklılık sertifikadır. Sertifikalar, özellikle tektaşlar için yurt dışından gelebildiği gibi, saygın ve işinde uzman kuyumcuların kendi verdikleri de tercih edilebilir.


26_Layout 1 7/1/13 3:58 PM Page 1

26

SPOR

4 Temmuz 2013 Perşembe

Yaz aylarında yapılabilecek ve insan vücuduna en yararlı olduğu söylenen spor…

Yaz aylarında günlük olarak spor yapmak hem sağlık için hem de formda kalmak için oldukça iyidir. Yaz aylarında spor yapmak için en ideal saatler sabah saatleri ve akşam saatleri denilebilir. Sabah saatleri güneşin doğduğu zamanlarda spor yapmak iyi olacak. Ayrıca akşam saatlerinde güneş batarken spor yapmak hem eğlenceli hem de zinde kalmanıza yardımcı olacak. Spor yapacaksanız yemekten sonra yapmaya özen gösteriniz. Çünkü yediğiniz yemekler yaz aylarında vücudunuza ağır gelebilir. Aşırı kiloluysanız veya kilo almaktan korkuyorsanız yemekten sonra spor yaparak aldığınız vitaminleri hızlı bir şekilde eritebilirsiniz. Yaz aylarından sizlere tavsiye edeceğimiz birçok spor bulunuyor. Bunlardan en çok tercih edilen ve yapılan spor yüzmedir. Çünkü yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasından dolayı denize girmek için genelde yaz ayları tercih edilmektedir. Yüzme sporuyla günlerinizi güzel

Yüzmek

geçirebilirsiniz. Bunun dışında her akşam veya sabah koşu yapabilirsiniz. Hava şartlarını da göz önünde bulundurursanız koşu ideal

sporlardan birisi olacaktır. Bunun dışında basketbol, futbol, tenis gibi sporları da tercih etmek mümkündür.

Yüzme kas-iskelet ve büyüme sistemine etkileri Yüzme diğer spor branşlarına göre, belli bir fiziksel özelliğe sahiptir. Suyun bir direnci

vardır. Bu direnci aşmak belli motorik özellikleri gerektirir (kuvvet, sürat, dayanıklılık, esneklik). Yüzme hareketlerinin biyomekaniğe göre kasılabilir kas sistemine ihtiyacı vardır, fakat bu kasılma diğer spor branşlarına göre daha azdır. Halter sporunda halteri kaldırmak için daha çok kuvvet gerekir. Bütün yüzücü adalelerinin özel bir yapısı vardır. Çünkü yüzmede daha çok izotonik, dinamik hareket ve daha az izometrik hareket vardır. Bir yüzücü adalesi ince, uzun bir yapıya sahiptir ve adale kalınlığı azdır. Yüzmede performans kuvvetten değil, dayanıklılıktan meydana gelir. Yüzmede kuvveti geliştirmek için yanlız suyun içinde çalışmak değil, dışarıda da çalışmak gereklidir (Kilolu halter, lastik çekme, stretching, masaj). Kuvvet için yapılan tüm hareketler simetrik olmalıdır ve vücut yatay pozisyonda olmalıdır. Suyun içinde çalışma büyümeyi geliştirir. Yüzmenin boy uzamasına faydası büyüktür çünkü, suyun içinde yatay pozisyonda iken vertebralara binen ağırlık azalır, böylece boy uzaması daha kolay olur. Fakat dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır; yüzmenin yanında mutlaka başka bir spor yapılmalıdır (cimnastik, sportif oyunlar). Sadece yüzme yapıldığında istenmeyen sonuçlar doğabilir (kamburluk,valgus).

Yüzmenin sinir sistemine etkileri Yüzme hareketli bir spor olduğu için sinir sistemi ile iç-içedir. Suda yaşamak isteyenler,, önce su ile tanışmalıdırlar. Bu olay, sinir sistemi ile duyularımız aracılığıyla gerçekleşir. Bu da sinir sisteminin önemini ortaya koyuyor. Her insanın 5 duyusu vardır: görme, işitme, tat, koku, dokunma. Fakat yüzen bir insan “altıncı duyuya” sahiptir: su duyusu. Suda insanın gördüğü, duyduğu, hissettiği, kokladığı herşey su duyusunu geliştirir. Yüzmeyi sevmek için suyun sıcaklığı, temizliği, görüntüsü, antrenörün hitap tarzı, havuzun zemin rengi önemlidir. Suda yeni bir hayat işte böyle başlar ve yüzücü kendi sorumluluğunun bilincinde istekli bir şekilde harekete geçer.


28_Layout 1 7/1/13 3:59 PM Page 1

28

YAŞAM

4 Temmuz 2013 Perşembe

En özel gününüz yaklaştı, geriye sadece gelinliğinizi tamamlayacak şık gelin takıları mı kaldı?

Inci setten vazgeçmeyin İnci takı setleri her kadının düğününde özellikle gelinliğiyle tercih ettiği modeller arasında yer alıyor. İnci, istiridye gibi bazı kabuklu deniz hayvanlarının içinden çıkarılan, genellikle süs eşyası olarak kullanılan küçük tane. Bunlar, küçük, yuvarlak, yüksek değerli, sert, sedef rengindedirler. Divan şiirinde incinin oluşumu nisan yağmurlarının yağmasına bağlanmıştır. Rivayete göre, istiridye kabuklarını açınca, yağmur taneleri içeri alınır ve incinin ortaya çıkmasına sebep olur. Her çeşit süs eşyasında, bilhassa gerdanlık olarak kullanılmaktadır. Bilinen renginden başka pembe ve beyazları olduğu gibi nadir de olsa siyah renkli inciye de rastlanır. Siyah inci nadir bulunduğundan daha değerlidir. Cam küreler, üzeri doğu esansı denen

yapışkan madde ile sıvanarak sahte inciler yapılmaktadır. Hakikisinin pahalı olmasından dolayı sahte inci endüstrisi oldukça rağbet görmektedir.

Suyolu gerdanlıklar En özel gününüz yaklaştı ve geriye sadece gelinliğinizi tamamlayacak şık gelin takıları kaldı. Gelin takıları her düğünde olan ve vazgeçilmez aksesuarlardan biridir. Özellikle düğünden önce takılar için alışverişe çıkılır, herkesin bütçesine ve tarzına göre en özel takılar seçilir. Bu takıların başlıcaları gelin setleri, bilezikler ve en önemlisi alyanslardır. El yapımı ve makine yapımı alyanslar evliliği taçlandıran en güzel semboldür. Sarı veya beyaz altın seçenekleri sunulan alyanslar sizin zevkinize göre çeşitlilik gösterirler. Alyansların dışında gelin setleri gelinliğinizi tamamlayan ve boynunuzu süsleyen şık bir aksesuardır. Damadın ailesi tarafından gelinlere alınan bu gerdanlıkların en moda olanları suyolu gerdanlıklar ve yörelere göre değişiklik gösteren takılardır. Gelin setinizi seçerken kibar ve ince takılar seçmenizi öneririm. Bu kibar takılar şatafatlı gelinliğinizle harika bir kombin oluşturacaktır.

Burmalar moda Düğün gününden önce alınacak takılardan biri de bileziklerdir. Bilezik, çok eski zamanlardan beri geleneklerimizde olan ve gelinlerin olmazsa olmazıdır. Çok fazla çeşidi olan bilezikler gerek aileler tarafından gerekse de gelen konuklar tarafından size hediye edilecektir. Altın çağı olarak anılan 2013 altın takılar için ayrı bir koleksiyona sahiptir. Türk toplumu olarak altın, kadınlar tarafından çok sevilmekte ve kullanılmaktadır. Her yıl olduğu gibi bu yılın da en gözde modellerinden olan ikili burma ve üçlü burma bilezikler bu yılda gelinlerin kollarını süsleyeceğe benziyor.

Kelepçe bilezikler Klasik bilezik modellerinden hoşlanmayan kadınlar için kelepçe bilezik alternatifi vardır. Diğer bileziklere göre daha modern ve değişik tasarımlar bulabileceğiniz kelepçeler taşlı modelleriyle de aradığınızı bulmanıza yardımcı olacaktır. Beyaz-sarı veya beyaz altın seçenekleri de bulunan kelepçelerin 2013 modelleri modern çizgiler taşımaktadır.


30_Layout 1 7/1/13 3:59 PM Page 1

30

SPOR

Evde, tatilde ve ofiste yapılabilecek egzersizleri sakın boş geçmeyin

4 Temmuz 2013 Perşembe

Basit ama faydalı hareketler Haftada üç gün spor salonuna gidip, ter içinde kalarak kilo vermek size göre değil mi? O zaman evde veya ofiste yapabileceğiniz medikal egzersizlerle de forma girmeniz mümkün. İşte yapmanız gerekenler...

Yorulmadan, zahmete girmeden kilo vermek, hemen herkesin rüyası. Kimi yoğun çalışma temposu içinde kimisi de tembellikten spor yapmaya zaman bulamıyor. Böylece kalçalar büyüyor ve göbekler pantolonlardan fırlıyor. Ama yaz aylarının gelmesiyle tüm bu fazlalıkların erimesi gerekiyor.

Kolay egzersizler **Kollarınızı omuz hizasında kaldırın ve dirseklerinizi 90 derecelik açı yapacak şekilde, kapalı bir kapıya dayayın. Ardından da dirseklerinizle kapıyı itmeye çalışın. Bu sırada kürek kemiklerinizi, sanki aralarında bir kalem var da onu tutmak istiyormuş gibi

aşağıya doğru sıkıştırın. Bu egzersiz sırt kasları için. **Bir tabureye dimdik oturun. Kalçanız sabit, sırtınız gergin olsun. Ellerinizi dizlerinizin hemen üzerine koyarak kuvvetli bir şekilde bastırın ve karın kaslarınızdaki gerginliği hissedin. **Diz çökün ve vücudunuzun belden yukarısını tabureye yüzükoyun uzatın. Sırtınızı gergin tutarak, ellerinizi ensenizde birleştirin. Ardından da bakışlarınızı yere sabitleyerek, göğüs kafesinizi tabureden hafifçe kaldırın. Sırtınızda gerginlik hissedinceye kadar beş dakika beklemeye çalışın. **Yere oturup, bir sandalyeyi iki

bacağınızın arasına sıkıştırın. Ellerinizle yerden destek alarak vücudunuzu geriye doğru verin. Sırtınızı dik tutmaya çalışarak, omuzlarınızı geriye doğru atın. Ardından da tüm gücünüzü kullanarak dizlerinizde sandalyeye baskı uygulayın. Güzel bacakların sırrı bu egzersizde. **Sırtınızı duvara

dönerek ellerinizi duvara yaslayın. Bu sırada vücudunuzun ve bacaklarınızın hafifçe eğik olmasına özen gösterin. Sırtınızı dimdik tutarak, ellerinizle duvara kuvvet uygulayın. Bu egzersizi tekrarladığınızda zamanla kollarınızın güçlendiğini fark edeceksiniz. ** Ayaklarınızın altından geçirdiğiniz şal ya da ipi ellerinizle sıkı sıkı tutun. Sırtınızı duvara dayayıp ve sanki sandalyede oturuyormuş gibi pozisyon alın. Bu sırada dirseklerinizin vücudunuzla 90 derecelik açı yapmasına özen gösterin ve şala (ipe) rağmen kollarınızı yukarı doğru kaldırmaya çalışın. Bu egzersiz hem pazularınızı hem de bacaklarınızı çalıştıracaktır.

Tatilde yapılması gerekenler **Kumda yürüyün. Ayağınız kuma daldığında adım atmak için onu kumdan çıkarmak zorunda kalıyorsunuz. Bu baldır kasları için birebir. **Deniz kenarına oturun. Suyu iterek bacaklarınızı açıp kapatın. **Güneş kremi sürün. Tüm vücuda krem sürmenin en az üç dakika sürdüğünü düşünürsek üç dakika boyunca kol kaslarınız çalışır. Havuzdayken suyun içinde

ellerinizi birleştirmeye veya mümkünse alkışlamaya çalışın. Hareketi 20-30 kez tekrarlayın. **Alışveriş yapın. Alışveriş yaparak geçirdiğiniz 10 dakika, 10 dakikalık yürüyüşe bedeldir ve günlük egzersiz ihtiyacınızın üçte birini karşılar. Dolu torbaları taşımak da sırt ve kol kaslarınızı çalıştırır. **Frizbi oynayın. Bu oyun göğüs, sırt ve kol kaslarınıza iyi gelir. Oyun sırasında eğilmek, uzanmak, hızla dönmek gerektiği için vücudun neredeyse bütün kas grupları çalışır.

Ofiste de boş durmayın **Arkadaşınıza bir şey söyleyecekseniz MSN’den konuşmak yerine yanına gidin. **Masanızda dik oturun. Dik durmayı sağlayan kas grupları karın ve alt sırt kaslarıdır, yani her dik oturuşunuzda onları çalıştırırsınız. **Faks beklerken ayakta bacaklarınızı gergin tutun, sonra parmak ucunuzda kalkın. Bu iniş kalkışları birkaç kez tekrarlayın. **Ayaklarınızı sallayın, ellerinizle masaya vurup ritim tutun, sakız çiğneyin. **Kahvenizi ofis çaycısının getirmesini beklemeyin, gidip kendiniz alın. **Telefon görüşmesi yaparken ayağa kalkıp kalçalarınızı sıkıp gevşetin. **Not alırken, telefonla konuşurken, otobüs beklerken ayakta durursanız, yüzde beş daha fazla enerji sarf etmiş olursunuz.


32_Layout 1 7/1/13 4:00 PM Page 1

32

SPOR

4 Temmuz 2013 Perşembe

Spor ayakkabınızı seçerken, kullanım amacınızı düşünün

Rahatlığına bakın Spor ayakkabısı alırken genellikle moda, fiyat ve rahatlık etmenleri seçimimizi etkiler. Hepimiz iyi görünen bir ayakkabı isteriz fakat asıl önemli olan ayak sağlığımız ve yaralanmalardan korunmaktır, seçimlerimizi önce bu amaca göre yapmalıyız. Birçok ayakkabı, bazı spor türlerinin neden olabileceği burkulma ve gerilmelerden ayakları korumak için yapılır. Bu sebeple, eğer bir spor dalıyla haftada 2-3 günden fazla ilgileniyorsanız o spor dalına özgü ayakkabı edinmelisiniz. Her ayakkabının fonksiyonu, tabanı, bileği ve ayağı sarış şekli branşa yönelik olarak yapılıyor. Zaman içinde farklı spor branşlarına özgü ayakkabıları ayrıntılı olarak ele alacağız. Bu yazımızda, spor ayakkabısı alırken genel anlamda dikkat edeceğimiz şeylere bir bakalım.

Doğru ayakkabıyı doğru yerde kullanın Spor ayakkabısını amacından farklı bir spor türü için kullanmayın. Örneğin yürüyüş ayakkabıları serttir, koşu ayakkabıları ise daha esnektir, ekstra yastıklama ile daha güçlü bir etki elde edilmiştir. Bu nedenle yapacağımız her spor türüne özgü bir ayakkabı edinmeniz önerilir.

Ayak tipinizi mutlaka öğrenin Ayak tipiniz hakkında bilgi sahibi olun. Tüm ayaklar farklı tip ve boyutlardadır, dolayısıyla biyomekanik özellikleri birbirinden farklıdır. Bu biyomekanik özelliklere sahip olma konusunda ayaklarımız tektir ve doğru ayakkabı tipini belirlemek gerekir. Aslında insanların ayakları, yeryüzünde yürüyecek ve yürürken de yüzeye uyum sağlayacak şekildedir. Fakat zamanla yeryüzü şekilleri değişmiş ve toplumsal normlar da ayakkabı giymeye yönlendirici hâle gelmiştir. Ayakkabılar vazgeçilmez olduğu ve her gün saatlerce ayakkabı giydiğimiz düşünüldüğünde, ayakkabıların ayak şeklimize uygun

olmasının önemi daha iyi anlaşılır. Ayak şekilleri; Düztaban (overpronated), Normal (neutral) ve çukurtaban (underpronated) olmak üzere üç kategoriye ayrılır. İdeal olan, normal ayak tipidir. Ayakkabılarla ayaklarımızı mümkün olduğunca normal pozisyonda tutmaya çalışırız fakat bu konuda her ayakkabıya güvenmemek gerekir. Bu nedenle “ıslak test” yöntemiyle ayak tipinizi kolaylıkla belirleyip ona uygun seçim yapabilirsiniz. Ayaklarınızı ıslatın ve sonra izin çıkabileceği büyüklükte bir kâğıt parçasının üstüne basın. İze baktığınızda çok yaygın olan üç farklı ayak tipinden birine sahip olduğunuzu göreceksiniz. Her ayak tam olarak bu üç tipten birine girmeyebilir ama siz bu testi uygulayıp ayağınızın yakın olduğu şekli belirleyip ayakkabı seçiminizi ona göre yapabilirsiniz. (Çeşitli ortopedik rahatsızlıklar nedeniyle bazı ayak yapıları çok çok farklı

ayağınızın en şiş olduğu bir zamanda uyan bir ayakkabı seçmeniz doğru olur.

ayakkabı önermiyoruz. Bütçenize uygun, kaliteli malzemeden yapılmış bir ayakkabı almaya çalışın.

Ayak numaranızdan emin olun

Ayakkabıyı, kullanırken giyeceğiniz çoraplarla deneyin

Gerektiğinde ayakkabınızı yenileyin

Ayak numarası değişebilir. Ayağınızı 6 ayda bir ölçün. Yetişkinlerin ayak numarası değişmez inancı çok yanlıştır, yaş ilerledikçe ayakkabı numarası da değişebilir. Numaralar markalara göre de değişiklik gösterir. Bu nedenle seçimi numaraya göre değil, ayakkabının ayağımıza uymasına göre yapmalıyız.

Ayakkabıyı kendinize ait çoraplarla deneyin. Spor yaptığınız çorapla ayakkabıyı denemeniz önerilir. Eğer herhangi bir ortez kullanıyorsanız bunu da getirin. Ayakkabının içine ortezin uyması gerekir. (Ortez: Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç.)

Ayakkabınızı yenileme zamanı geldiğinde yenileyin. Ayakkabınız nasıl görünüyor bir bakın. Öncelikle sadece arkası eskimiş olabilir, ya da daha az destekleyicidir, ayağınızı rahat hissetmiyorsunuzdur. O zaman yeni bir tane almanızın zamanı gelmiş demektir.

Şişmiş ayaklarınızla ayakkabı alın

Rahat ettirmeyen ayakkabıyı almayın

olabilir. Eğer bu durumda iseniz doktorunuza danışın ve mutlaka ayağınıza özel olarak uyarlanmış ayakkabılar edinin.)

Günün sonunda ayakkabı alışverişine gidin. Ayaklar gün boyunca şişer, ayrıca yürürken ve koşarken genişler. Bu nedenle

Ayağınızın rahat olmasına dikkat edin. Spor ayakkabıyla yürürken ya da koşarken kendinizi rahat hissetmelisiniz. Ayakkabının rahatsız edecek şekilde temas eden bir yeri olmamalıdır. Ayakkabıları her iki ayağınıza da giyin ve mağaza içinde yürüyün. Ayakkabıların arka bölümleri ayağın dışa ve içe kaçışını engelleyecek sertlikte, ön bölümü de esnek olmalıdır. Ayakkabı ucuna dikkat edin Parmak ucunda boşluk olmalıdır. Ayak başparmağı ve ayakkabı arasında boşluk olmalıdır. Topuk nispeten sıkıca oturmalıdır. Yürüdüğünüzde topuk yukarı, aşağı veya yanlara kaymamalıdır. Ayakkabının üst bölümü rahat ve güvenli olmalı, çok sıkı olmamalıdır. Ayakkabı giyildiğinde tüm ayak parmakları rahatça hareket edebilmelidir. Özel problemlere uygun ayakkabılar alınabilir. Bazı ayakkabılar koşmaktan çok bir uzay görevi için tasarlanmış gibidir. Bu görünüm özellikleri bir amaca hizmet eder. Jelle dolu, ekstra şok emme özelliği olan yaylı bir görünüme sahiptir. Bu özellikler topuk ağrısı çeken kişiler için çok iyidir. Ayak bilekleri kolay dönen kişiler içinse uygun değildir.

Niteliğe önem verin Kaliteli bir ayakkabı alın. Ucuz bir

Zemine uygun ayakkabı kullanın Spor yapacağınız zeminle ilgili bilgi sahibi olun. Zemine uygun ayakkabı seçimi çok önemlidir. Ayakkabıların tabanında değişik bölgelere yerleştirilen yastıkçıklar zeminden akseden titreşimleri azaltır. Ayakkabınızın dayanıklılığına dikkat edin. Ayakkabılarda dolgu maddesi olarak EAS ve poliüretan olmak üzere iki malzeme kullanılır. Bunlardan EAS oldukça hafif olduğu için tercih edilir,fakat dayanıklı bir malzeme değildir. Poliüretan ise oldukça dayanıklı fakat ağır bir maddedir. Dayanıklılığından ötürü tercih sebebidir. Ayakkabı alırken, mümkün olan en dayanıklı ve en hafif ayakkabıyı tercih etmeniz önerilir.

Ayaklarınız havasız kalmasın Ayakkabının yüzü ayağınızın nefes almasına izin vermelidir. Ayakkabının her türlü iklim koşulunda giyilmesi tercih sebebidir. Bunun için en uygun malzeme deridir.

Az ya da çok, gereksiz bağcıklar olmasın Ayakkabının bağcık sistemi ayakların hareketini engellememelidir. Ayakkabı, bağcıkların rahatsız etmemesi için yeterli dil dolgusuna sahip olmalıdır.


34_Layout 1 7/1/13 4:01 PM Page 1

34

DEKORASYON

4 Temmuz 2013 Perşembe

Mobilyalarınızı seçerken iyi araştırın ve doğru adresi bulun

Zevkinize güvenin Evimizin en önemli ihtiyaçlarından bir tanesi oturma gruplarıdır. Bu mobilyaları alırken mutlaka iyi araştırmalı ve evimize uygun almalıyız. Günümüzde her bütçeye, her ailenin zevkine göre oturma grupları bulunmakta. Bir çok mağaza çeşit çeşit oturma grupları satmakta ve tüketicilere sunmaktadır. Bize kalan sadece içlerinden zevkimize en uygun olanını, bütçemize göre en hesaplı olanını seçmek. Oturma grubu alırken hüsranla sonuçlanmaması için bazı durumlara dikkat etmeniz gerekmektedir. Öncelikle oturma grubunun zevkinize uygun olup olmadığına bakın. Daha sonra evinize alacağınız diğer

eşyalarla uyumlu bir görüntü oluşturabilecek mi bunu düşünün. İlk iki maddeyi düşünüp karar verdiyseniz doğru yoldasınız. Sıra malzeme kumaş kalitesine bakmaya. Oturma grubunda kullanılan malzemenin ne kadar kaliteli olduğunu elinizle görün. Sizi bu kumaş kaç yıl idare eder. Gerçekten verilen fiyata göre kaliteli bir kumaş mı bunu inceleyin. Oturma grubunda kullanılan malzemenin ne kadar iyi ve dayanıklı olduğuna bakın. Dayanıksız ve kalitesiz alacağınız malzemenin ilerleyen zamanlarda hızlı bir şekilde deforme olacağını unutmayın. Ebetteki herkesin bütçesi farklıdır ama bütçenize göre en dayanıklısını ve en kalitelisini almayı deneyin.

Tüm maddeleri geçip kafanızdaki düşünceleri oluşturduysanız, en önemli kısma yani firmanın müşteri memnuniyeti konusundaki

yaptıklarına ve yapacaklarına. Bu bölümde satıcıyla mutlaka pazarlık yapın. Teslimat konusunda sözleşmeye uygun şekilde teslim

garantisini alın. Kullanılacak malzemeden, rengine, kumaşından, yastığına kadar nasıl olacağını sözleşmeye ekletin.


36_Layout 1 7/1/13 4:02 PM Page 1

36

SAĞLIK

4 Temmuz 2013 Perşembe

Su ve ayran için Diyetisyen Nuriye Malyalı, yaz aylarında günde 2-2,5 litre civarında sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı Diyetisyen Nuriye Malyalı, hava sıcaklığının artmasıyla beraber öncelikle günlük sıvı alımına ve bu sıvının sağlandığı kaynaklara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Terlemeyle beraber sıvıya olan ihtiyacın arttığını belirten Malyalı, yaz aylarında 2-2,5 litre civarında sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Sıvının, kafein, karbondioksit ve yüksek şeker içermemesinin önemine değinen Malyalı, “Sıvı kaynağı olarak beslenmemizde öncelikle suya yer vermemiz gerekir, ayrıca terle beraber oluşan tuz kaybını önlemek için bu dönemde ayran da rahatlıkla tercih edilebilecek bir besin, soda, laksatif özelliği olmayan bitki çayları, taze sıkılmış meyve suları, prebiyotik özelliğinden dolayı kefir bu aylarda rahatlıkla tercih edebileceğimiz sıvılar” dedi. Alkol alınacaksa, alkolün bol suyla tüketilmesi ve alkol içeriği düşük içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Malyalı, her bir gram alkol alımı için fazladan 4 gram su ihtiyacı olduğunu söyledi. Malyalı, viski, votka, rakı gibi yüksek alkol içeriğine sahip içecekler yerine şarap ve biradan yana tercih kullanılabileceğini ifade etti.

“Bol sebze ve meyve tüketin” Yaz aylarında artan meyve ve sebze seçeneklerinin sıvı ihtiyacını sağlamaya yardımcı olduğunu belirten Malyalı, şöyle devam etti: “İçerdikleri antioksidant, vitamin ve mineral içerikleri açısından da tercih edilecek gıdalardır. Günlük meyvesebze tüketimin 5-7 porsiyon arasında olması kalp damar hastalıklarına karşı olan eğilimimizi azaltacağı gibi, sindirim sistemi üzerine olumlu etkileri nedeniyle de tercihlerimiz arasında yer almalı. Yüksek antioksidant ve vitaminmineral ihtiyacımızı da çeşitli ve değişik renkte meyve ve sebzeye beslenmemizde yer vererek karşılamış oluruz. Yüksek laykopen içeriği nedeniyle karpuz ve domates, flavanoid içeriği sayesinde antikanserojen olan üzüm, betakaroten içeriğiyle kayısı, a ve c vitamini içeriğiyle çilek bu dönemde hem rahatlıkla bulabileceğimiz hemde soframızda yer vermemiz

Öneriler

gereken meyvelerden bazıları. Fakat meyveleri tüketirken tüketim noktalarını göz ardı etmemek gerekir. Meyvenin suyu yerine kendisinin tüketilmesinin daha faydalı olduğu bilinmektedir. Porsiyon ölçülerine dikkat edilmesi de çok önemlidir. 1 dilim karpuz, 10 orta boy erik, 12 orta boy çilek, 15 üzüm veya 12 kiraz 1 porsiyon meyve ölçüsüdür. Günlük sağlıklı diyetlerde 4 porsiyona kadar bu ölçüyü çıkarmak mümkündür. Nasılsa zararsız diyerek 1 kilogram meyve yemeyin. Tüketirken meyvenin suyunu değil, kendisini tüketin. Meyveler basit bir karbonhidrat olan fruktoz şekerinden oluşur. Çayda kullandığımız şekeri ise glikozdur. Bu şekerler kardeştir. Geç saatlerde özellikle fazla tüketimleri hemen kana karışır ve vücutta zaman kaybetmeden yağa dönüşerek adipoz doku olurlar”.

“Her öğünde salata tüketin” Her öğünde salata tüketilmesi gerektiğini dile getiren Malyalı, “Kışın alınan kiloları verirken ve mevcut kilo korunurken her öğün salata yemeğe dikkat etmek gerekir. Salata, birçok hastalıktan korunmada temel maddeler içerir. Zayıflama

dışında kanserde, kalp ve damar sağlığında, inflamatuar hastalıklarda, sindirim sitemi ve karaciğer hastalıklarında lif alımı önemlidir” dedi. Malyalı, lifli beslenmenin salata, ekmek ve sebzeyi kaldırarak imkansız olduğunu belirterek her öğünde, içerisine 1 yemek kaşığı zeytinyağı konulan salata tüketiminin lif sağladığını, sonrasında da birçok vitamin ve mineralin alınımından sorumlu olduğunu söyledi.

“Süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi faydalı” Yaz aylarında süt ve süt ürünlerinin tüketiminin önemine değinen Malyalı, “Yoğurt, bağırsak düzenleyici olması ve yararlı bakteri içermesi sebebiyle önemlidir. Aynı zamanda serinletici olan yoğurt içerdiği kalsiyumla sadece kemik ve dişler için değil, içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için de önemlidir. Potasyum diğer taraftan vücuttaki su, asit ve baz dengesi için de gereklidir” dedi. Malyalı, bağırsak florası için yoğurttaki asidik süt bakterilerinin gerekli olduğuna dikkat çekti.

Malyalı, yaz aylarına yönelik sağlıklı beslenme önerilerini şöyle sıraladı: “1-) Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan çeşitli besinlerin en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalıdır. 2-) Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylar tercih edilmelidir. 3-) Yaz aylarında yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanımı, yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. 4-) Yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması önemlidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi gerekir. 5-) Kan şekerini hızla yükselten ve hızlı düşüren besinlerin tercih edilmemesi, basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. 6-) Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmelidir. 7-) Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için yeterli sıvı alımı

ÖZEL

Diyetisyen Nuriye Malyalı

önemlidir. Ayrıca, yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. 8-) Besin zehirlenmeleri, halk sağlığını yakından ilgilendiren ve özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biridir. Çoğunlukla hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar olmalarına karşın, zehirlenmeye yol açan besinle ve kişiyle ilgili bazı faktörler hastalığın zaman zaman daha ağır seyretmesine hatta ölümcül olmasına yol açabilmektedir. Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulan potansiyel riskli besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir. 9-) Yaz aylarında özellikle rota virüslerden kaynaklanan bebek ve çocuklarda yaygın olarak görülen ishallerin önlenmesinde el temizliği ile sebze ve meyveleri yemeden önce iyice yıkamak çok önemli olup, ishali olanlar en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır”.


38_Layout 1 7/1/13 4:03 PM Page 1

38

DEKORASYON

4 Temmuz 2013 Perşembe

Sehpa, salon ve oturma odalarının merkezinde bulunması nedeniyle önemlidir

Dekorasyonun parçası Evlerimizde farklı bir salona sahip olmak için sehpa modelleri çok büyük önem taşır çünkü orta sehpası salonun en göz önünde olan kısmındadır. Bu sebepten dolayı şıklığı göz kamaştırıcı olmadır. 2013 yılının en yeni modellerinden olan farklı tasarım oval bir model olan camlı farklı bir orta sehpası modeli ile salonunuza şıklık kazandırabilir. Sehpa salon ve oturma odalarının merkezinde bulunması nedeniyle önemli bir dekorasyon parçasıdır. Oturma odanızın düzenine göre yuvarlak veya köşeli sehpalar tercih edebilirsiniz. Sehpaların üzerine yerleştirdiğiniz aksesuarlarınız doğru seçilmeli ve aynı zamanda doğru yerleştirilmelidir. Sehpaların üzerinde aksesuarlarınızı bir tepsi içerisinde sergilemek

hem dekoratif olacak, hem de derli toplu bir görüntü sağlayacaktır. Özellikle küçük oturma odalarında hareketli ve cam sehpaları tercih edebilirsiniz. Böylece hem yerden kazanır, hem de daha geniş bir görüntü elde etmiş olursunuz.

Puf sehpalarda hem oturma, hem de servis amaçlı kullanılabileceğinden size yerden kazandıracaktır. Özellikle koyu renklerde dekore edilmiş salonlarda cam sehpalar ışığı yansıtacağından odayı aydınlatacak ve diğer mobilyaları şık bir şekilde

tamamlayacaktır. Orta sehpa ve yan sehpaların uyumu da önemlidir. Takım olmasalar dahi renk ve model açısından birbirine uygun olmalıdırlar. Evinizin tarzı ile zıt bir sehpa modeli tercihi ile evinizde farklı bir tarz da yaratabilirsiniz.


40_Layout 1 7/1/13 4:06 PM Page 1

40

MODA

Beyaz yaz Zerrin AKINCI

Yaz aylarının vazgeçilmez rengidir beyaz. Ayakkabıdan kıyafetlere her yerde gördüğümüz bu renk 2013 yazında da tüm beyazlığıyla bizlerle oluyor. Gerek minimal stillerde gerekse monokrom efekt yaratılarak yapılan kombinlerde sıkça rastlayacağımız beyaz renk ile bazı stil önerileri:

İki hit tek trend Bu yaz beyaza kot mavisi de eşlik ediyor. Beyaz gömleğiniz ile boyfriend jeaninizi birlikte kullanarak bu akımdan yaralanabilir ve ya buz mavisi gömleğinizle beyaz şort veya etek giyebilirsiniz.

Bembeyaz Baştan aşağı beyaz giyinmenin yarattığı saf şıklığı denemek istiyorsanız ‘total beyaz’ trendi tam size göre! Sadece elbiselerde değil ceket-pantolon takımlarda da uygulayabileceğiniz bu stille beyazın ve yazın hakkını tam anlamıyla vermiş olacaksınız.

Monokrom efekt Beyaz ve siyahın birlikte olmadığı bir sezon hayal etmek bile çok zor. Ancak bu iki zıt rengin beraberliğini bu yaz her zamankinden çok daha fazla görüyoruz. Kendinden monokromyani beyaz-siyah- parçalar giyebileceğiniz gibi, iki ayrı renk parçaları kombinleyerek giydiklerinizle kontrast yaratabilirsiniz..Beyaz etekle siyah ceket, siyah pantolonla beyaz gömlek gibi bir çok varyasyon yapmak sizin elinizde..

Beyaz oje Yaz aylarında neon renklerden sonra tırnaklar beyazla sadeleşiyor. Bu trendden yararlanmak istiyorsanız mat beyaz, sedef veya rakı beyazı tonlarını deneyebilirsiniz.

4 Temmuz 2013 Perşembe


42_Layout 1 7/1/13 4:07 PM Page 1

42

BAKIM

4 Temmuz 2013 Perşembe

Yaz aylarında cilt ve saç bakımınıza özen gösterin

Renkli meyveler tüketin Kayısı, kiraz, çilek, karpuz, şeftali, kavun… Hepsi canlı renklere sahip olan bu meyveler bol miktarda betakaroten içeriyor. Ayrıca hepsi C vitamini deposu… Renkli meyveleri tüketmek cildi de renklendiriyor, doğal rengine kavuşmasını sağlıyor. Bu lezzetli meyveleri yemek en güzeli ama isterseniz cildinize sürerek de faydasını görebilirsiniz.

Saçlar yaz bakımı istiyor Güneş saçların nemini alıyor, kurutuyor ve saçların uçları kolaylıkla kırılır hale geliyor. Bu nedenle güneşe çıktığınızda şapkanız hep başınızda olsun. Havuza giriyorsanız saçlarınızı sokmamayı tercih edin. Hatta mümkünse havuza girmekten kaçının çünkü havuz suyundaki klor saçın rengini bozmakla kalmıyor cildin de nem dengesini de bozuyor. Deniz suyu ise içerdiği organik mineraller sayesinde hem saça hem de cilde iyi geliyor. Denizden çıkınca hemen duş almak yerine en az 15 dakika bekleyin. Ama sonrasında saçlarınızı mutlaka durulayın çünkü deniz tuzunun fazlası da saça zarar verebiliyor. Yaz mevsiminin yaklaşması ve baharın neredeyse yaz kadar sıcak olduğu şu günlerde kadınların en çok rahatsız oldukları konulardan birisi de saçlarının yapısının değişmesi ve kış şartlarına alışan saçların, yazın gelişiyle bozulmasıdır. Mevsimsel değişikliklerin vücudun her yanında sebep olduğu sıkıntıların saçlara yansıması da gayet doğal karşılanmalı ancak saçların daha güzel hale gelmesi için yazın saç bakımının nasıl yapılması gerektiğini de unutmamalısınız. Özellikle çok sıcak şehirlerde yaşayanların saçları zaman içerisinde kuruyacak

ve nem kaybına uğrayacaktır. Bunun önüne geçmek için saçlarınızı sürekli yıkamak yerine günde bir defa yıkarsanız ve sıvı alımınızı da yeterli düzeyde tutarsanız hem saç yağınızın saçınızı koruyucu etkisini devam ettirebilirsiniz hem de aldığınız sıvılar sayesinde saç köklerinizin susuzluk yaşamasını önleyebilirsiniz. Bunun yanında sürekli olarak tuzlu veya klorlu suya girmek gibi aktiviteler saçlarınızın giderek yıpranmasını ve güneş altında kuruyan saçların iyice zarar görmesini sağlayacaktır. Suya girmeyi sevenlerin, bunu yaptıktan sonra saçlarını saf su ile durulamaları ve denizden, havuzdan çıktıktan sonra o ıslak haliyle güneş altında kurumasını beklememeleri gerekmektedir. Aynı koşullar vücudunuz için de geçerlidir ve hem tuzun hem de güneşin etkisini alan deriniz çok daha hızlı şekilde yıpranacaktır. Nem ve sıcaklar nedeniyle saçlarınızın elektriklendiği ve şekil almayı reddettiği doğrudur ancak bunu engellemek için sürekli olarak saçınızı taramanız, düzleştirmeniz ve kremler, spreyler sürmeniz saçınız için zararlıdır. En azından evde ya da yazlıkta saçlarınıza biraz

istirahat vermeli ve sürekli olarak şekle sokmaya çalışmamalısınız. Böylece saçlarınızdaki kırıkların miktarı daha az olacaktır. Kırıklardan bahsetmişken değinmemek olmaz. Yazın artan saç kırıklarını düzenli olarak kuaförünüzde aldırmalı ve daha da çoğalmalarını engellemelisiniz. Zira saçlarınızın uçları kırıldıkça onları düzeltmek için daha fazla uğraşacak ve saçınıza daha fazla zarar vereceksiniz. Beslenme düzeninizin de yazın saç bakımınızın bir parçası olduğunu sakın unutmayın. Saçlarınız vücudunuzun eksikliğini duyduğu her maddeden etkilenmektedirler ve özellikle

yapıtaşı olan proteinin eksikliği saçların olduğundan çok daha fazla yıpranmasına ve kötü görünmesine neden olur. Protein ağırlıklı gıdalara yönelirken elbette diğer gıda türlerini de atlamamalı ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmalısınız.

Cildinize bakın Her mevsim kendi koşullarına göre cildimiz ve vücudumuz üzerinde çeşitli etkilerde bulunur. Kış zamanlarında soğuklar, sert rüzgarlar, dış ve iç ortamlardaki sıcaklık değişimleri cildimizin yapısının bozulmasına neden olurken yaz zamanlarında ise

sıcaklar, kuru rüzgarlar, sıvı kaybı, klimalar, terleme ve onlarca sebepten dolayı cildimiz üzerinde oldukça yoğun bir baskı meydana gelir. Pek çok cilt sorunun meydana geldiği yaz aylarından bunlardan sakınabilmek için doğru ve doğal bir cilt bakımı gerçekleştirmek unutmamamız gerekenler arasında yer alıyor. Kadınların yazın doğal cilt bakımı gerçekleştirmek için unutmamaları gereken en önemli konulardan bir tanesi yeterli miktarda su içmek. Cildin nemini koruması ve böylece dış etkenlere daha dayanıklı hale gelmesi ancak ve ancak su tüketimi ile sağlanabildiğinden dolayı günde 8 bardaktan daha az su içilmesi önerilmemekte. Yeterli su tüketimi sayesinde cildinizdeki sarkma ve kırışmalardan kurtulabilir yahut hafiflemelerini sağlayabilirsiniz. Kozmetik malzemeler her ne kadar günlük hayatımızın bir parçası olsalar da yazın cildimize çok daha fazla yük bindirirler ve bu nedenle makyaj yapmanız gerekse bile silebildiğiniz an makyajınızı temizlemeli ve cildinizin bol bol nefes almasını sağlamalısınız. Dengeli beslenme de yazın cilt bakımının vazgeçilmezlerinden bir tanesi. Özellikle sık sık

terlemekten kaynaklanan su kayıpları sırasında mineral, vitamin ve vücut için gerekli diğer maddeler de kaybedildiğinden dolayı bunların yeniden vücut içine alınması gerekmektedir. Yaz zamanlarında yoğun yağ barındıran yiyeceklerden sakınmalı ve et-sebze dengesini doğru şekilde tutmalısınız. Ağır yemeklerden ziyade vücudun kolay sindirebileceği yemekleri tercih etmek cilt sağlığınızın da daha kolay korunmasını sağlayacaktır. Sigara, alkol ve kafein içeren tüketim maddelerinden uzak durmanız yine cilt sağlığınız ve bakımınız için gereklidir. Özellikle alkol tüketiminden kaynaklanan sıvı kaybı, cildinizin buruşmasına, sertleşmesine ve nem kaybetmesine neden olacaktır. Her ne kadar kış mevsiminde soğuklardan dolayı spora ara vermiş olsanız da yazın erken saatlerde ya da geç saatlerde, hava çok ısınmamışken sporunuzu gerçekleştirmeniz cildinizin sıkı ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Hareket ve doğru sporun cilde gençlik, parlaklık ve sağlık getirdiği tüm uzmanlar tarafından açıklanmaktadır. Sporunuzun açık ve temiz havada gerçekleştirilmesi çok daha etkili olmasını sağlayacaktır.


44_Layout 1 7/1/13 4:07 PM Page 1

44

MÜZİK

4 Temmuz 2013 Perşembe

Yaz aylarında barlar ve diskolarda çalınan müziklerle herkes coşacak

Hande Yener ‘hit’ oldu Merhaba, artık yazlık şarkıların ardı ardına çıkma zamanı geldi. Pop müziğin önemli isimleri, yazı kaçırmamak için tek şarkı ile bile olsa iddialarını ortaya koyuyor ve müzik sektörü oldukça hareketleniyor. Hande Yener’in “Ya ya ya ya” adlı eğlenceli ve giderli yaz şarkısın çok hit. Şarkının söz ve müziği Berksan’a ait ve şarkı oldukça akıcı, ilk dinlemede hemen yakalıyor ve süresi çok kısa olduğu için dinlerken tabiri caizse tadı damağınızda kalıyor. Hande Yener ve Berksan’ın bir araya gelip böyle bir şarkıda güç birliği yapması çok güzel oldu.

“Sudan Sebep” Emir, geçtiğimiz yaz “Sudan Sebep” adlı çok sevilen şarkısıyla radyolarda en fazla çalınan isimlerden biri olmayı başarmıştı. Bu sene de bu başarıyı sürdürebilir çünkü yeni şarkısı “Tutuşmayan Kalmasın” en az “Sudan Sebep “kadar güzel ve enerji dolu bir şarkı. Bir şarkı ilk dinlemede hemen etkiliyorsa başarılı olma şansı artar, işte bu şarkı öyle bir şarkı ve bence bu yazın hitleri arasında olacak. Şarkının sözleri Gökhan Şahin’e, beste ve aranjesi Emrah Karaduman’a ait.

“Kasma” Yalın, geçtiğimiz yaz “Kasma” ile yeniden atağa geçti ve oldukça başarılı oldu. Özellikle, “Olmasa da Olur” adlı şarkısıyla harikalar yarattı ve şu günlerde bir reklam kampanyası için hazırladığı şarkı ile yine dillere düşmeyi başardı. “Keyfi Yolunda, Aşkı Sonunda” Yalın için her anlamda oldukça karlı bir proje oldu.

“Vazgeçmem” Murat Boz, sözleri Deniz Erten’e ait olan “Vazgeçmem” adlı yaza uygun, enerjisi yüksek ve tutkulu bir şarkı ile sevenlerine sürpriz yaptı. Klipteki muhteşem görüntüleriyle hayranlarını oldukça sevindiren Murat Boz, yeni albümünün hazırlıklarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Ferhat Göçer yeni şarkısıyla çok şaşırtacak gibi idi ve öyle de oldu, “Yarabbim” dinleyenlerde büyük şaşkınlık yarattı. Sözü ve müziği Altan Çetin’e ait olan şarkı ile yaza özel tarzını değiştiren Ferhat

Göçer, kendini yeniledi ve alıştığımız slow şarkıları dışında farklı bir projeyi de hayata başarılı bir şekilde geçirmiş oldu. Hala radyolarda ağırlıklı olarak “Esirinim” adlı duygusal şarkısı yayınlansa da, yakında şaşkınlığın geçeceğini ve herkesin bu şarkının enerjisini yaşamaya başlayacak.

“Aşkistan” Atiye, “Aşkistan” adlı çok sevilen şarkısında olduğu gibi Hint müziği tınıları olan, şaşırtmayan ama eğlendiren bir şarkı. Bestesini Hint müzisyenlerin yaptığı şarkının sözleri Murat Güneş’e ait. Yazın bu şarkıyı da çok fazla dinleyeceğimiz daha şimdiden kesinleşmiş gibi görünüyor.

Keremcem de yeni bir albüm ile yazı karşıladı, sözleri Esin İris’e müziği Volga Tamöz ve Keremcem’e ait olan “Aptal Aşık” adlı şarkısı hem eğlendiriyor hem de sözleriyle düşündürüyor. Faruk Emre’nin “Gazoz” adlı çılgın şarkısı güzel. Yeni bir sese ve çılgın bir şarkı ismine ön yargılı olmayıp dinleyenler, şarkının ne kadar başarılı olduğunu ilk dinlemede hemen fark edecekler. Şarkının sözleri, bestesi, aranjesi, tarzı, enerjisi o kadar güzel ki şarkıyı defalarca üst üste dinleyip dans edebiliyor. Deniz Vardaryıldızı, uzun zamandır müzikle ilgileniyor ve daha önce yaptığı albümler de var ama ben “Asalet” adlı single çalışması ile keşfedildi.


46_Layout 1 7/1/13 4:09 PM Page 1

46

ASTROLOJİ 4 Temmuz 2013 Perşembe

Ense ve boğazda olan, yıldızların işaretleri 2.

Eski uygarlıklarda; benlere, doğum lekelerine, doğuştan gelen yara izlerine, yüz ve el çizgilerine çok önem veriliyordu. Günümüzde, el çizgilerine bakıp, gelecek tahmini yapmak hala daha popülerliğini korumaktadır. El çizgileri gibi yüz çizgilerinin, yüzdeki izlerin ve vücuttaki benlerinde bir anlamı vardı . Bu insanlar benlere, el ve yüz çizgilerine bakarak karakter analizi ve geleceğe yönelik tahminler yapıyorlardı. Gezegenleri ve burçları, yıldızlar olarak biliyorlardı. Her yıldız doğasına göre sırlar taşıyordu. Eski medeniyetlerden olan bu insanlar yıldızların insan vücudunda işaretlerini ben veya yara izi olarak gösterdiklerine inanıyorlardı. Beniniz, boğazınız veya ensenizdeyse, Venüs’ün etkisi altındasınız. Güvenliğiniz için mal ve mülk varlığına ihtiyaç duyarsınız. Maddi durumunuz iyiyse, her şeyin en güzeline sahip olmak istersiniz. Maddi durumunuz iyi değilse isteklerinize sahip olmak için, bıkmadan usanmadan yılmadan çalışırsınız. Paranın kıymetini bilirsiniz. Sizden biri borç para istediğinde param yoktur dersiniz. Vereceğiniz paranın size dönmeyeceğini düşünerek, para vermek istemezsiniz. Fakat iyilik yapmak için, karşılık beklemeden seve, seve, paranızı harcarsınız. Parayı seversiniz. Paranın ne kadar zorluklarla kazanıldığını iyi bilirsiniz. Para sizin için güvendir. Fakat güzelliklere sahip olmak için paranızı seve seve harcarsınız. Güzele, parlağa, kırmızıya meraklısınız. Parlağı ve güzeli, sağlam olana tercih edersiniz. Damak zevkiniz, duyu yeteneğiniz gelişmiş. Acıkmadan yemek yersiniz. Kilo aldığınızda, belden yukarısı şişmanlar. İnce ayakların üstünde bu görüntü hiç de hoş durmaz. Her şeye güçlü irade gösterirsiniz. Fakat aşk sevda cinsellik ve yemek konusunda iradenize sahip çıkamıyorsunuz. Sizler güzel gözlü, güzel yüzlü insanlarsınız. Giyiminizle, etkileyici konuşma tarzınızla kendinizi hemen fark ettirirsiniz. İki yerden geliriniz olur. İçinizden bazı kişiler 7. Tane, taşınmaz mala sahip olur. Para kazanma yeteneğiniz güçlü. Miras nedeniyle maddi kazanç elde edersiniz. Zengin bir evlilik yapmak ihtimaliniz büyük. Sanatkâr ruhlusunuz. Güzel sanatlara TANRI vergisi bir yeteneğiniz var. Evlendiğiniz eşinizin mistik özellikleri olur. Bu kişinin, yüzünde veya gizli bir yerinde yıldızların işareti olan bir ben vardır. İçinizden bazı kişiler zengin bir dulla evlenir. Bazılarınız yaş farkı olan biriyle evlenir. Bazılarınız ise; iki önemli ayrılıktan sonra, hayatına giren üçüncü kişiyle evlenir ve mutlu olur. Aile büyüklerinden ve devlet yetkilileriyle bir sorun olduğunda, inatçılık yapmayın. Meşhur

inadınız, her zaman lehinize olmayabilir. Hayatınızın bir döneminde âşık olursunuz. Fakat sevgilinize kavuşmayabilirsiniz. Bu aşk acısı sevgi dolu ruhunuzda derin

yaralar açar. Hastalık derecesinde acı çekersiniz. Sevgilinizi unuttuğunuzu zannettiğiniz bir zamanda aniden karşınıza çıktığını görürsünüz. Fakat ne yazık ki

durumlar olmasını istediğiniz gibi gelişmeyebilir. Boğazınızı, ensenizi, kulaklarınızı, koruyunuz. Ben, biraz koyuca ise, aile büyüklerinden bir erkeğin çocuk yaşta geçirdiği

Astrolog Şifa AVCIN www.sifastroloji.com

kabakulak hastalığı nedeniyle çocuksuz kaldığını öğrenirsiniz. Daha sonraki yıllarda çok seyrek olsa da, sizde veya ailenizdeki bazı erkeklerde böyle sorunlar yaşanabilir. İnatçı, soğuk ve bencilsiniz. Mesafeli davranırsınız. Ciddi görünürsünüz. Bu görünüşünüzle, İnsanları kendinizden uzaklaştırıyorsunuz. Yalnızlığı seviyorsunuz. Kimseye güveniniz yok. Arkadaşlarınız yok denecek kadar az. Kırsal hayat tarzını seviyorsunuz. Sahip olduğunuz manevi varlıklarınızı koruyarak Onlara sahip çıkıyorsunuz. Fakat onlara sevginizi şefkatinizi gösteremiyorsunuz. Eşinize karşı soğuk ve mesafelisiniz. Fakat soğuk ve mesafeli olmanız, eşinizi sevmiyorsunuz anlamına gelmez. Eşinizi koruyarak, onu sahipleyerek seviyorsunuz. Duygularınızı gösteriniz. Duygularınızı gösterememeniz, size çocukluğunuzdan kalmış. Küçük yaşlarınızda yaşadığınız, maddi manevi acılar, saf, temiz, çocuk ruhunuzda derin yaralar açmış. Acılarınızı, duygularınızı, özlemlerinizi, kimseye anlatamadınız. Yaşadıklarınız, sizi vaktinden önce olgunlaştırdı. Kimseye güveniniz yok. Kendi kendine yeten bir insansınız. Mücadeleniz, kendi kendinizedir. Kimseden destek görmeden, zorluklar ve mücadelelerle çarpışarak, kendi iradeniz ve kendi sabrınızla kendi kendinizi yükseltirsiniz. Yükseldiğiniz yerden kimse sizi düşüremez. Size bu azmi veren geçmişte yaşadığınız acılardır. Hiç bir zaman geçmişinizi unutmazsınız. Nerden geldiğinizi ve nereye gideceğinizi iyi bilirsiniz. Mevkiiniz ve sahip olduklarınızla şımarmazsınız. Sadece saygı görmek istersiniz. Sağlık konusunda; ayaklarınızı, belinizi ve cildinizi koruyunuz. Kulak uğultusu çekebilirsiniz. Sizi etkileyen Venüs yıldızının eski isimlerinden biride, Zühre yıldızı idi. Geçmişte yaşamış olan eski medeniyetler bu yıldıza çok önem vermişlerdi. Aşk, sevgi, cinsellik, para, mal, güzellik, şarkı, müzik bu yıldızla ilişkiliydi. Eski medeniyetler bu yıldızı, zührevi hastalıklar ile ilişkilendirmişlerdi. Zühre yıldızının işareti olan benin çok güçlü etkilediği insanlarda; sanat yeteneği, para ve mal sevgisi güçlüdür. Bu insanlar; sevgiye, aşka, aşk oyunlarına düşkündürler. Ben koyuca ise, cinsel hastalıklara karşı dikkatli olmalısınız. Zühre ismi zührevi hastalıklardan türemiştir. Fakat geçmişte ve günümüzde Venüs; güzellik, aşk, sevgi, şans, talih yıldızı olarak bilinir. Venüs yıldızının etkilediği kadınlar; güzel, hoş, zarif ve asildirler. Erkeği nasıl etkileyeceklerini iyi bilirler. Sosyal ortamlarda, fark edilirler.


12_Layout 1 7/1/13 5:19 PM Page 1

48

MODA

4 Temmuz 2013 Perşembe

Abiye kıyafetlerde ı s a d o m ’ l ‘tü Hiçbir zaman modası geçmeyecek ve her zaman özel gecelerin ilk ve bir numaralı kıyafet olma unvanını taşıyacak abiye modeller bu yıl yine çok özel tarzları buluşturdu. Moda alanında hizmet vermeye başlayan modacı ve stilistler tarafından üretilen abiye modelleri, karşımıza çıkıyor. 2013 abiye modasında bu yıl çok fazla tül detayları görüyoruz. Gerek göğüs kısmında, gerek ise bacak dekoltelerinde kullanılan bu tüller çoğu zaman çok fazla şeffaf ve kullanıldığı yerde teni göstererek gizli bir seksilik yaratmayı

planlıyor.

Moda renkler 2013 yaz modasından en moda renkler ise, mağazaları şenlendirdi. İlkbahar Yaz koleksiyonlarına bakarsak sezonda öne çıkan başlıca renkler ateş kırmızısı, mint yeşili, zümrüt yeşili, limon sarısı, şeftali, lacivert ve menekşe moru. Hepsi yazın ruhuna uygun bu cıvıl cıvıl renklerle yaz modasını kıyafetlerinize ve ev dekorasyonuna yansıtabilirsiniz.


52_Layout 1 7/1/13 4:10 PM Page 1

52

YAŞAM

4 Temmuz 2013 Perşembe

Peyzaj evi gösteren en iyi unsurlardan biridir

İzlenecek yol Bahçe bir evin olmazsa olmazlarındandır. Peyzaj evi gösteren en iyi unsurlardan biridir. Ayrıca yeşillik ve doğa insanın enerjisini alan bir özelliğe sahiptir. Bu sayede psikolojik olarak rahatlayan insan iş hayatında ve sosyal hayatında daha rahat olur. Bahçe düzenlenmesinde yapılması gerekenler: 1: Kroki hazırlanması: İlk önce bahçenizi düzenlemeye bir kroki ile başlayın. Böylelikle bahçenizi tepeden kağıt üzerinde görüp genel düzenlemeyi daha kolay yapabilirsiniz. Krokiye, bahçedeki ağaçlardan tutun, evinizi ya da bahçedeki diğer yapıları da yerleştirin. Krokide gizlenmesini istediğiniz yerleri, ya da gürültülü yerleri işaretlerin. Yani anlayacağınız ilk önce bir masa başı çalışma yapmak gerekiyor. Yol kenarındaki gürültülü bir yere çardak yapmak gibi hatalara düşmezsiniz, hem de bahçenizle ilgili sorunları kağıt üzerinde görüp düzenlemede bu sorunları çözmek konusunda da fikirler üretebilirsiniz. Krokide bütün bunları belirttikten sonra kafanızdaki ideal bahçe için peyzaj düzenlemesine başlayabilirsiniz. 2: Ses ve görüntü kirliliğini planlamak: Bahçenizin peyzajını planlarken dikkat etmeniz gerek en önemli nokta istemeyen görüntü ve gürültüleri yok etmektir. Yakından geçen ve araba sesinden ötürü (ve tabi tozdan ötürü) sizi rahatsız eden bir yol var mesela. Sesi ve gürültüyü tespit ettikten sonra bunu kesmek için bir bitki perdesi oluşturmanız gerekebilir. Genelde sesi kesmek için ağaç dikilir ve bu da oldukça işe yarar ancak bitkiyi seçerken yüksek ve yoğun tekstürlü bitkilerden ve yaz kış yeşil kalan bitkilerden seçmekte fayda vardır. Bahçenizi dışarıdan izole etmek için genel olarak tercih edilen sınırlara büyük bitkilerin dikilmesidir. İç kısımlara doğru gelindikçe daha küçük ve alçak bitkiler seçilebilir. Böylelikle büyük bitkiler hem dışarının etkilerinden evinizi korur hem de bahçeniz içerisinde bir bütünlük meydana getirir. Bahçenizin sınırlarını oluşturur.

3: Gölge yerlere dikkat etmek: Bahçede en çok önem gösterilen noktalardan birisi de doğru gölge alanları oluşturmaktır. Özellikle kavurucu yaz günlerinde gölgenin ne kadar büyük bir nimet olduğu anlaşılıyor. Eğer varsa çocuklarınızın başına güneş geçmemesi için onlar için bahçenizde belirlediğiniz oyun alanına büyükçe bir ağaç dikmek oldukça işe yarayacaktır. Özellikle öğle saatlerinde bu ağacın gölgesi altında çocuklarınız oynayarak güneşten korunacaklardır. Seçeceğiniz ağacın gölgesinin yeterince büyük olmasına dikkat etmeniz gereklidir. Yürüme yolları, ya da başında oturacağınız bir süs havuzu da gölgelendirmek isteyeceğiniz noktalar olabilir. Aynı zamanda evinizin verandası varsa burayı da ağaç yardımıyla gölgelendirmeniz gerekebilir. Verandanızın üstünde çatı olsa da güneşin yandan vurduğu zaman dilimlerinde verandanız oldukça ısınacak ve oturulmayacak hale gelecektir. Doğru yerlere dikilmiş 1-2 ağaç verandanızda öğlen saatlerinde de oturmanızı sağlayacaktır. 4: Bahçenizde sebze yetiştirin: Bahçede sebze yetiştirmek, özellikle elit zevklerle dizayn edilmiş bahçelerde pek tercih edilmez. Ancak son zamanlarda ortaya çıkan organik gıda furyası bahçede bitki yetiştirmeyi oldukça moda yaptı. Bahçenizde kendinize uygun bir alan belirleyip burada sebze yetiştirmek

görsel açıdan belki pek bir şey katmayacaktır bahçenize ancak, bahçenizin size doğrudan bir faydası olacaktır ve bahçenizle daha sık temas halinde olmanızı sağlayacaktır. Toprağın size vereceği bir cevap olacaktır adeta. Görsel açıdan sebze yetiştirmeyi istemiyorsanız, sebze yetiştirmek için eve uzak ve ağaçlar ya da çalılarla gizlenmiş bir köşe seçebilirsiniz. Kendi yetiştirdiklerinizi yemek, bahçenizi daha çok sevmenizi sağlayacaktır kuşkusuz 5: Simetri, uyum ve oran: Bahçe tasarımınızda dikkat edilmesi gereken en önemli estetik unsur orantıdır. Bitkilerin bahçeyle ve kendi aralarında orantılı olması

gerekir. Yani bahçenizin büyüklüğüne orantılı ağaçlar ve bitkiler seçmelisiniz. Küçük bir bahçeyi bir büyük ağaçla domine etmek bahçenizin hoş görünmemesine sebep olacaktır. Orantının yanında bitkilerin bahçeyle ve evinizle uyumlu olmasına da dikkat etmeniz gerekir. Geometrik şekillerinden renklerine kadar bahçenizdeki bitkilerin kendi aralarında ve evinizle uyum içinde olması gerekir. Örneğin ahşap bir veranda çatısı yanındaki bir ağaçla uyumlu olacaktır. Simetriyi de bahçenizde kullanabilirsiniz. Örneğin binanızın girişine düz bir yürüme yolu yaptınız bu yürüme yolunun yanlarına yürüme yoluna eşit uzaklıkta

simetrik olarak dikmiş bitkiler ya da taşlar koymak bahçenizi güzelleştirecektir. Unutmayın simetri insanları güvenli hissettiren bir estetik unsurdur. 6: Doğru zamanlama: Peyzaj düzenlemesinde yapacağınız en büyük hatalardan biri inşaat işleriyle eş zamanlı olarak bahçe tasarımı yapmak olacaktır. Emeklerinizin boşa gitmesine sebep olabilir. Zamanlama sadece inşaat konusuyla ilgili değil tabi ki. Bahçe tasarımızda sırasıyla büyük ağaçlar, çalılar, yer örtücüler dikilmelidir. Bunlar bahçenizin genel karakteristiğini meydana getirirler. Daha sonra bahçenizi süslemek için çiçekler ve en son da çim ekilmelidir. Çimleriniz için sulama sistemi tertibatı döşetmek istiyorsanız tabi çim ekiminden önce bunu da yapmanız gerekmektedir. 7: Bitki seçimine özen gösterin: Bahçenizi tasarlarken kuşkusuz anlık bir şey yapmıyorsunuz. Aldığınız bitkilerin büyümesini de hesaba katmanız gerekiyor. Zira bahçeniz belki birkaç sene sonra istediğiniz şekle gelecektir, siz de hesaplarınızı bu birkaç seneyi göze alarak yapmalısınız. Bitki yıldan yıla büyüyecektir ve bitkinin büyük halinin ne kadar olacağını bitkiyi dikmeden önce bilmeli ve kararınızı ona göre vermelisiniz. Yoksa istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz.


54_Layout 1 7/1/13 4:13 PM Page 1

54

YAŞAM

4 Temmuz 2013 Perşembe

Sevginiz ne kadar derin? Birbirinize ne kadar bağlısınız? Bu yazıda okuyacağınız vücut dilini esas alan bu 5 ipucuna dikkat...

Birbirinizi ne kadar seviyorsunuz? Onu seviyorsunuz ve o da sizi seviyor. Ama birbirinize gerçekten derin duygularla bağlanıp bağlanmadığınızdan emin olmak istiyorsunuz. Bu yazıda okuyacağınız aşkınızın derinliğini anlamanızı sağlayacak işaretler, vücut dilini esas alıyor. Sevginin derinliğini gösterecek işaretleri deşifre ediyoruz. 1. Birbirinizi taklit edersiniz Hayranlık duyduğunuz birinin hareketlerini kopyalamak doğal bir eğilimdir. Birlikte hareket etmek güven verir ve güven aşkın en önemli unsurlarındandır. 2. Dikkat edin, birlikteyken genelde hep senkronize hareketler yaparsınız. Birbirinize yakın oturursunuz Arkadaşlarınızla birlikte olduğunuz ortamlarda nasıl oturuyorsunuz? Yan yana oturuyorsanız bu, birbirinize destek olmak istediğiniz anlamına gelir. Arkadaşlarınıza güvenmediğinizden değil, sevgilinize onlardan daha çok güvendiğiniz için yaparsınız bu hareketi. Hani düşmanla yüzleşecek ordunun birbirine sıkı sıkı kenetlenmesi gibi…

Aşk acısı geçer mi?

Aşk uzun sürer mi?

Tekrarlayayım. Gerçek aşk diye bir şey yoktur. Çünkü bütün aşklar gerçektir. Yani öznel gerçek. Kim kime: “Benimki seninkinden daha gerçek” diyebilir ki? Esas olan dış gerçek değil, algılanan gerçek olduğuna göre kim kendi algısını değersizleştirmek ister ki? Hangi bilge hangi aşığa “Bu da geçer” dediğinde aşkını yitiren aşığın acısı azaltmıştır? Hangi aşık bu tür sözlerle aşkının sıradanlaştırılmasına öfke duymamıştır? Kaç aşık, acısının zamanla azalacağını bilerek, aşkını yitirmekten korkmadan sevebilmiştir?

Aslında bu haliyle aşk, gerçek bir ilişki olmaktan öteye hayal edilen bir birlikteliği, hatta bir kaynaşmayı temsil eder. Bu kaynaşma 1+1’in 2 etmesinden çok, iki yarımın bir etmesini ifade eder. Ne var ki ihtiyaçlardan kaynaklanan görme kusuru nedeniyle idealize edilen bu kaynaşma hali çok uzun sürmeyecektir. Zamanla görme kusuru düzelmeye başlar ve her şeyi olmasını istediğimiz gibi görmekten vazgeçip, olduğu gibi görmeye başlarız. Artık hayallerimizin kahramanı yok olmuştur. Ancak sen ve ben yalnızca kahramanlarımızdan vazgeçeriz. Hayallerimizden değil. Tekrar aşık oluruz, çünkü ihtiyaç ve hayallerimizin abartılı olduğunu değil, kahramanımızın abartılı olduğunu düşünmüşüzdür. Böylelikle ihtiyaçlarımız ve hayallerimiz her koşulda aynı biçimde devam eder. Hayallerin, insanın tamamen özgür olabildiği tek alan olduğu düşünülecek olursa bu durum pek şaşırtıcı sayılmaz. Her şeyin tüketildiği bir dünyada en zor tüketilen şey hayallerdir. Ne var ki, gün gelir insanlar hayallerinden de vazgeçebilir.

Aşk bir ihtiyaç mı?

3. Özel bir diliniz vardır Birbirinize özel dokunma stiliniz, özel anlaşma diliniz vardır. Birbirine bağlı insanlar kendilerine ait bir dünya inşa ederler. Telepatiyle bile anlaşabilirler. Birbirlerinin hangi konuya nasıl tepki vereceğini tahmin ederler. Özel kodlarla iki kişilik özel bir klan oluştururlar. 4. Dış görüşünü düzeltirsiniz Sevgilinizin yakasını düzeltmek, elektriklenmiş saç telini yerleştirmek gibi hareketler, sahiplenme duygusunun ifadesidir. Bu hareketleri başkalarının yanında sergilemek, sevgilinize başkalarının yanaşmasına hoş bakmadığınız anlamına gelirken; davranışı evde, baş başayken tekrarlamak, birbirinize bakıp birbirinizi kollamak istediğiniz anlamına gelir.

sanattır ve onu herkes farklı biçimde icra eder” diyen Prof. Dr. Mehmet Sungur, zihnimizi kurcalayan aşk ve sevgi sorunsalına ışık tutuyor. Çoğu zaman karıştırıyoruz birbirine… Aşk mı, sevgi mi? Biri diğerinden daha mı iyi? Hangisi uzun ömürlü? Gerçek aşk, gerçek sevgi var mı? Psikiyatrist Prof. Dr. Mehmet Sungur, “Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey” kitabında aklımızdaki sorulara yanıt veriyor ve aşk ile sevgi arasındaki fark konusunda bizi şöyle aydınlatıyor… Sen ve ben ilk defa mı aşık oluyoruz? “Sensiz yaşayamam” ilk kez söylediğimiz ya da duyduğumuz bir söz mü? Bizden evvel kaç aşık yaşadıklarının “gerçek aşk” olduğunu ve sonsuza kadar devam edeceğine inandı? Sen ve benden önce kaç aşık, aşklarını kaybettiğinde yaşamlarının da anlamını kaybettiğini düşündü? Peki, milyonlarca insanın kaçı onsuz yaşayamadı? Kaçı bir daha asla aşık olamadı? Nasıl olsa biz aşkı, aşık olduğumuzdan daha çok sevmedik mi?

“Biz aşkı aşkımızdan daha çok sevdik,” derken sen ve benim aşkı bir ihtiyaç gibi yaşadığımızdan söz ediyorum. Aşk bir ihtiyaç gibi yaşandığında bencillik de beraberinde gelir çoğu kez. Çeşitli düzeylerde görme kusuru içeren aşk, aşık olunanda ihtiyaç duyulan hemen her şeyin var olduğunu varsayar. Aşıklar bu yüzden birbirlerine: “Birbirimiz için yaratılmışız” veya “Sen benim ruh ikizimsin” gibi sözler söyler. Sanki elmanın iki yarısı uzun zamandır birbirlerini aramış ve nihayet bir araya gelerek bir bütün oluşturmuştur. Aşıklar mükemmel bir uyum içinde olduğunu düşünür. Hatta öylesine bir beraberlikleri vardır ki bu beraberlikte dış dünyaya duyulan ihtiyaç giderek azalır. Çoğu kez tüm ilgi alanının aşık olunanın üzerine odaklanması, dış dünyayla daha önceden oluşturulmuş anlamlı bağların zayıflamasına neden olabilir. Daha önceden de belirtildiği gibi aşk, işte bu nedenle normal insanlardaki anormal bir ilgi daralması olarak da tanımlanabilir. Elmanın iki yarısı olmak, etle tırnak olmak, ruh ikizi olmak, birbirleri için yaratılmış olmak, anlamsız bir varoluşa yaşam boyu sürecek anlam getirmek hep aynı ihtiyaçtan kaynaklanan bir yüceltme çabasıdır.

Yaşamı boyunca “gerçek” aşkı aradığını ama bulamadığını söyleyen erkek ve kadınlara da rastlamak mümkündür. Bunun ardında “Benim ihtiyaçlarımı karşılayacak nitelikte biriyle karşılaşmadım” söylemi gizlidir. Gördüğün gibi insanlar yalnızca kendilerinin veya aşklarının değil ihtiyaçlarının da sıradanlaşmasından korkabiliyorlar. Belki de sıradan ihtiyaçlar onlarda, sıradan insanları çağrıştırdığı için… Ne zaman öğreneceğiz kibirsiz ve sıradan yaşamayı?

Aşk ile sevgi arasındaki fark İngilizcedeki aşk ve sevgi için ayrı ayrı kullanılan iki farklı kelime olmadığından ihtiyacı gidermek için yaşanmayan aşka “gerçek aşk” (true love) ya da “olgunlaşmış aşk” (mature love) gibi adlar verilir. Türkçe’de aşk ve sevgiyi birbirinden ayrı düşünmek mümkündür. Aşk ile sevgi arasındaki fark “Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var” ile “Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum” arasındaki fark gibidir. Aşk herkesin birbirine benzer biçimde hissettiği bir ihtiyaçtan doğar. Sevgi ise bir sanattır ve onu herkes farklı biçimde icra eder. Sevgi bir ihtiyacı içerse de ihtiyaçtan çok daha geniş bir yelpazeyi de içerir. Aşk, bir tutkuyu, sevgi ise bir şefkat ve sevecenlik halini simgeler. Aşk, insanın egosunu, sevgi ise ruhunu besler. Aşkta talepler, arzular vardır. Sevgi ise paylaşımdır. Sevgi vermesini bilir, aşk istemesini.

5. Başınızı başına yasladığınızda mutlu hissedersiniz Tanımadığınız biri size dokunduğunda irkilirsiniz ve rahatsızlık duyarsınız. Oysa sevdiğiniz kişi başınızı okşarsa ve başınızı başınıza yaslarsa bu hareket size güvenlik hissi verir. Birbirine yaslanan başlar, derin bir sevginin göstergesidir. Çünkü vücudunuzun en hassas kısmını birine teslim etmek, o kişiye yüzde yüz güvendiğinize işaret eder. Birbirini seven iki kişi yan yana gelince, beyinde oluşan bir komuttan dolayı omuzlar içgüdüsel olarak iner, baş da uyarının geldiği tarafa doğru eğilir. ****

Aşk ve sevgi arasındaki fark nedir? “Aşk herkesin birbirine benzer biçimde hissettiği bir ihtiyaçtan doğarken, sevgi ise bir Sahibi: A - N Graphics (KIBRIS) Ltd. ad›na Yönetim Kurulu Baflkan›

ASİL NADİR

Gerçek aşkın peşinde…

Genel Müdür

Genel Yayın Yönetmeni

Reklam ve Pazarlama Koordinatörü

BİLGE NEVZAT

SÜLEYMAN ERGÜÇLÜ

ÇİĞDEM ALGANER

Haber ve Magazin Koordinatörü

ORHAN İSMAİLOĞLU

Görsel Yönetmen

ÜMİT BOYOĞLU İLHAN BOYOĞLU

Merkez Lefkofla fiehir Bürosu Gazimağusa Bürosu Girne Bürosu Karpaz Bürosu

: Dr. Faz›l Küçük Bulvar›, Yeni Sanayi Bölgesi, Lefkofla. : Müftü Raci Sok. No: 49 : Eflref Bitlis Caddesi : Mustafa Çağatay Caddesi Pektaş Apt. No:5 : 8 Ağustos Cd. No:112 Yenierenköy

Tel: 225 25 55 Fax: 225 29 34 - 225 51 76 Tel: 228 2505 Tel: 365 2600 Fax: 365 2601 Tel: 815 3983 Fax: 815 3984 Tel: 374 5178

NOT: Yayınlanan tüm ilanların içeriğinden ilan sahipleri sorumludur. İlanlarda verilen bilgilerin doğruluğundan KIBRIS BAZAAR sorumlu değildir.


Sayı 11  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you