Page 1

İnsansız Radyo Olur Mu? -Umut Parkın, PARKING SHOW program yapımcısı

Delilik nedir? Kimine göre, kendi kendine konuşmak, kimine göre çılgınlık, kimine göre ise hastalık... Peki profesyonel delilik nedir? Bunun birçok cevabı vardır. Ama bence profesyonel delilik radyoculuktur. Kendi kendine aynada konuşan birine deli etiketini yapıştırırız. Aslında radyoculuk bunun bir üst modelidir. Tek farkı karşında artık ayna değil, mikrofon ve ismini dahi duymadığın yerlerden sana kulak veren dinleyicilerin vardır. Radyoculuk maalesef günümüzde önemini yitirmiş durumda. Aslında bir nevi “profesyonel deli” sayısı maalesef azaldı. Çünkü radyolar adeta aptal birer müzik kutusu haline geldi. Oysaki gelişen teknolojide radyoların aptal birer müzik kutusu haline gelmesine gerek yoktu. Zira artık herkesin elinin altında son model telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya mevcut. Zaten o an ne istiyorsan dinleme imkanına sahipsin. Müzik dinlemek için radyo açmana gerek yok. Ama maalesef bu söylediklerimiz şu anki durumu değiştirmiyor. Aslında radyo nedir? Yalnızlığını, sevincini, hüznünü paylaşabildiğin en eski sosyal aktivite merkezi. Eskiden sevdiğin insana bir şarkı armağan etmek için bir dünya sms, e-posta atarken, şimdi sosyal medyada bir link önermen yetiyor. Ne kadar basit ve ne kadar tembel. Oysa o radyoda senin ismin anons edildiğinde, sevdiğin insanlarla kilometrelerce uzakta da olsan, aynı ortamda bulunabiliyordun. Bazen gülebiliyor. Bazen hüzünlenebiliyordun. Ama maalesef o sosyal aktivite merkezi, şu aralar boş bir müzik kutusu haline geldi...

Türkiye'de “radyocu olacağım” diyen herkes maalesef halkın deyimi ile “aç”. Çünkü emeğinizin karşılığını bulamıyorsunuz. Bir saatlik program için on tane gazete okuyup, iki saat şarkı listesi düzenliyorsunuz. Ama sonuca bakarsanız; elde var sıfır. Günümüzde radyoculuğa ek meslek gözüyle bakılıyor. Aslında ek meslek için pek uygun değil. Mikrofon başına geçip, şarkı armağan etmekle maalesef radyocu olunmuyor. Onun adı radyo dj'liği oluyor. Radyocu demek, dinleyicinin sevincini paylaşmak, hüznünü yaşamak; ona yolda, evde, arabada arkadaş olmaktır. Bir radyocu bunları yapınca da maalesef tam radyocu olmuyor. Şarkı seçiminden tutun da şarkıların giriş, çıkış introlarına kadar ayarlaması gerekiyor. Tabii eğer kaliteli bir radyocu olmak istiyorsa... Yani ek meslek için radyoculuk ciddi anlamda zaman kaybı. Yazımı çok sevdiğim radyocu Ceyhun Yılmaz'ın sözleriyle bitirmek istiyorum : “Radyosuz insan olur mu? İnsansız radyo olur mu? Olmaz olsun!”

11

14 insansiz radyo olur mu?