Page 1

İnsanın ilk evi ve ilk kentleri bu topraklarda yapılmış şekillenmiştir. Tarihin en büyük kavgaları bu topraklarda verildi. En büyük aşklar efsaneler hikaye ve masal kahramanları bu coğrafyada yaşamıştır. Dünya siyasetinin aktörü iken günümüzde bu kavgalardan dolayı zayıf düşmüştür.

Çelebibağı nınn Değerli Halkı.. B

ilinen İnsanlık Tarihinin en eski medeniyetlerine beşiklik yapmış bir coğrafyada yaşıyoruz. Tarihin başladığı bir yerde medeniyetlerin kök hücresi Mezopotamya topraklarında yaşıyoruz. Ancak Dünyanın hiçbir coğrafyasında insanlık bu derecede zulüm ve direnişi birlikte yaşamamıştır. Nice zalim egemenlere karşı halklar direnmeyi bir yaşam biçimi olarak günümüze kadar taşımıştır. Bu nedenledir ki bu coğrafyada yetişen dini ve siyasi önderlerin peygamberlerin sayısı Dünyanın geri kalan coğrafyasından fazladır. En yol gösterici ve kapsayıcı dinlerin tamamı, medeniyetlerin grameri bu coğrafyada doğmuş ve dünyaya yayılmıştır. İnsanın ilk evi ve ilk kentleri bu topraklarda yapılmış şekillenmiştir. Tarihin en büyük kavgaları bu topraklarda verildi. En büyük aşklar efsaneler hikâye ve masal kahramanları bu coğrafyada yaşamıştır. Dünya uygarlığının gelişmesinde öncü rolünü 19. yüzyıla kadar sürdürmüş. Ancak tekçi red-inkâr-imha ve ırkçılık adeta bir virüs gibi halkları kırımdan geçirmiştir. Dünya siyasetinin aktörü iken günümüzde bu kavgalardan dolayı zayıf düşmüştür.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

1


Başkanın Mesajı Buna rağmen bu halk hiçbir egemenin önünde diz çökmemiştir. Ahmet ARİF’in dediği gibi Ne şah takmışım .. Nede sultan .. Anadolu yum ben tanıyor musun? Gerçekten İskender’ide takmamış olan bu halk Dünyanın en bereketli topraklarına sahipken ne yazık ki günümüzde bununla orantılı bir yaşamdan mahrumdur. Zenginlik içinde yoksulluğu yaşayan ender coğrafyalardandır. İşte bu bölgenin tipik kaderini yaşayan Çelebibağı ve Çelebibağlıların bu kötü yaşam gidişine dur demek ve daha çağdaş daha demokratik daha eşitlikçi halkların kendi iradesi ile kendi kentinde özerk bir alan yaratarak daha onurlu ve daha refah bir yaşam kalitesine kavuşmak için 3 sene önce başladığımız serüvene öz yeterlilik ve yerinden yönetim esaslarıyla kamusal alanı halka açmış olduk. Ve red-inkâr-imha anlayışının kalesini yıktık. Halkımızın kimliğini dilini kültürünü hassasiyetlerini hazmedemeyenler kaleyi tekrar almak için her türlü entrikayı kurmaya şimdiden başlamışlar. Bizim ve halkımızın yönetimde yeni olmanın getirdiği bazı yetmezliklerimiz, bazılarımızın sistem dışında kalma ısrarı cesaretlendiriyor. Bu referandum öncesinde çok pervasızca kendini dışa vuruyordu. Bazı arkadaşlarımız bile referandumda ancak %20 boykot olacağını yaydırıyorlardı. Bu asimilasyoncu hattaki zincir %85 boykot sonucuyla bir kez daha kırılmış oldu. Milletvekilli seçiminde %72 oyla büyük bir oyla halkımızın büyük teveccühünü görmüş olduk. bu halkın birlikteliği, birlikte çalışmayla oldu. Birleşen bu yeni güç

barış ve kardeşlik gücüydü. Birlik ve beraberlik gücüydü. Türk-Kürt halklarının gücüydü. O gün bizlere kuşku ile bakan çekinen bizlere inanmayan eskilerin propagandasına kanan ve bu nedenler ile saflarımıza katılmayan kişiler bugün bize en çok moral destek veren takdir eden konumuna gelmiştir. Bu kişiler gelecek seçimi dört gözle beklemekte ve birlikte kazanmanın mutluluğunu şimdiden yaşamaktadır. Geride kalan üç yılda neler yaptığımızın bilgilerini bu yeni belediye bülteninde ve web sitemizde göreceksiniz. Bunları takdir eden eder zaten. Reklama kaçmadığımıza çoğundan da haberiniz olmamaktadır. Ancak en çok övündüğüm ve bilmenizi istediğim şeyin sizlere yalan söylemediğimiz sizlere karşı dürüst olduğumuz gerçeğidir. Bazılarını küstürme pahasına da olsa bunu yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Bu tavrımız sebepsiz değildir. Çünkü sizlerin üzerinde korkunç oyunlar oynanmış korkunç yalanlar ile kandırılmışsınız. Her politikacının bunu yaptığı yerde aldatmaca kandırmaca yalan-dolan normal bir siyaset aracı olarak görülmüştür. Bu nedenledir ki az da olsa zaman zaman bazı dostlarımız bu yolu denememiz için tavsiyelerde bulunmaktadırlar. Diğerlerinin enstrümanlarıyla siyaset yapmamızı istemekteler ama asla diğerleri gibi olamayacağız. Keza övünecek diğer bir tarafımızda seçildiğimiz günden beri hiçbir parti farkı gözetmeden her Çelebibağlıya eşit mesafede duruşumuzdur. Bir partinin bir ailenin bir aşiretin bir bölgenin değil tüm Çelebibağlıların Belediyesi olduğumuzu pratik de kanıtladık.


Kaatı tılıl mcıl tılı mcı ığ ğı sa sağl ğ ad ğl adık dık siz izle lere re danış an nıışşttıık. Bu gü üne n kad ka kada daar ar si sizl zller erin n tep epki kisi isi sin ni çekkec ni ecek ek hiç içbi içbi birr şe şeye y imz ye mzaa atma at madı ma madı dık. k.. Sizzle lere e bu güve güve gü veni nii ver e me memi mizd mi z en zd en dollaa yd yı dıır ki ki kezza ya yaap pııla p lan n he herr şe ş yi y n si sizl izllerrin n iyi yililil ği ği içi çin yapı ya p ldığının bilinccin ne e vard dığı dı ğını nızd nızd zdan zdan nd dıır ki k bazzı ku usurl surl su rlar a ım ar ı ızı hoşgör ö ü ile karşıladığınızı biliyorr ve ve görü gö rüyo rü yor yo oru ruz. ruz

40 yılda yapılamayanları 3.yılda yapmak Bu halkımızın sık sık tekrarladığı bir slogan haline gelmiş gerçekliğidir.1967 yılında belediye olduğundan beri hizmet görememiştir. 6.5 milyon borçla devir aldık. 4.5 milyon borç ödedik. üç yıl içinde tüm kenti çamurdan kurtarmak için bir çok yola stabilize, asfalt, parke ve bordur döşediğimin bilincindesiniz. Ama artık çöp kent rezilliğinin geride kaldığının da bilincindesiniz. Arabanız ile evinize kadar çamura takılmadan gidebileceksiniz. Seçim döneminde AKP Belediye Başkanı tüm adaylar ve halk sürekli çamura takılmaktalardı. AKP Milletvekili çamurdan mahallelere giremiyordu. Halkı ayağına seçim ofisine çağırmaktaydı. Çamur sonlarını getirdi. • 4Ç diye formülle etiğimiz Çöp, Çamur, Çukur, Çalma konusunda nam salmış, adeta orta çağın batak bir köy görüntüsünde olan Çelebibağını şimdi model olabilecek yıldızı parlayan bir kente doğru hızla değişerek, dönüşerek ilerlemektedir. Köhnemiş makus talihinden kurtulduk. • ilk günden şimdiye kadar 80 km yol yaptık

ve dur urrma makssızzın dev evam am m edi d yoruz. z. Onlar arca ca ye eni aççttıığı ğım mız yo mız yollllllar arrı ssttab arı abiliiz ize e dolg gu ullarrı yapıld dı ve ard dın ndaa parke arrke taş a ı ve v borrdu d r ta t şı döşem emes esi biittti.i. es • Se ene nellerc rce e bi b ri rikm km miş çöp ö leri r n al alın ınma ması sı ve sü ürekl re ekl klii te tem mizl mi zliğ iğ ğin n yap a ılılıy ıyyor o olm l as asıı • Halk Halkk ekm Ha kmekk fır kmek ırın ının ın ınıın açılm ın çı mış olm çı lmaas ası ve ram a azaan ayyında gün ünde e 2000 adet ad det et ekm kmek kmek ek ücr cret etsi et sizz ih ihti ti-yaç sahibi fakirlere dağıtıldı. Her gün 500 aileye sıcak yemek dağıtılmaktadır. • Zilan ve afatlar bölgesi parklarının yapılmış olması • 4400 m2 kapalı alanla serhat bölgesinde örnek avangart bir proje olan, kültür sanat merkezi için yer tahsis edilmiş, projesi yapılmış, inşaatının hızla bitmeye doğru yükselmesi heyecan verici •Durumu uygun olmayan ailelerimizin okuyan çocukları için eğitim destek evi açtık ve dershane standartlarını hizmetlerine sunduk. • yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu; yeni Mercedes otobüslerinin alımıyla çözüldü. Serviste çalışan araç sayısı 4’ten 10 ‘a çıkarıldı. İş makineleri ile birlikte 15 yeni araç alındı. • Öğrenciler, hastalar,65 yaş ve üstü aldığımız belediye meclis kararıyla ücretsiz taşınmaktalar. • Su ve kanalizasyon sorunun büyük çapta hal edilmiş olması(42km kanalizasyon yapıldı.) ve benzeri hizmetler • Süphan dağının doruklarına vuran güneşin sıcaklığı ile Van gölünün sevgi dalgaları arasında kutladığımız Zilan Festivalinin gelenekleştirilmesi.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

3


Başkanın Mesajı • Zilan Festivalinin harabeye dönen askeri kamp bölgesinin tarafımızca restore edilerek halkın hizmetine aile plajı olarak açılan anlamlı bir yerde yapılıyor olması • Tüm bu rüyanın bizim ile birlikte gerçeğe dönüşmesinden dolayı çok sevinçliyiz. Halkımıza azda olsa borcumuzu ödemeye başladığımızın mahcup gururunu yaşıyoruz. • 44 yıllık Belediyemizin tek bir salıncağa sahip olamayan çocuklarımız bu gün kaydıraktan kayarken duydukları sevinçleri mutlulukları gözlerken yüreğim sızlamaktadır. Kadın kardeşlerimizin eşleri ve çocukları ile aile plajında piknik yapıyor iken duydukları huzuru bende yaşar gibi oluyorum. Buna benzer ilk defa tarafımızca yapılan Zilan Kültür ve Sanat etkinliklerinde aynı sevinci ve hüznü birlikte yaşamaktayız. • Şuna inanmalısınız ki tek kuruşunuzu boşa harcamadık, bir metre kare arsayı rantcılara peşkeş çekmedik. Değerlerimize bağlı kaldık ve her koşulda yanınızda olduk. Bütün meclis üyelerimiz ve personelimiz ile birlikte güveninize laik olmak için özveriyle çalıştık. Bütün bu çalışmalarda en

büyük desteğimiz halkımız, kadınlar, gençler oldu. • Ülkemizdeki çatışmalı ortamın durması yurttaşlarımızın ölmemesi için yaptığım konuşmalardan maalesef beş ayrı davadan onar ay, toplam 50 ay ceza gelmiş bulunmaktadır. Sizler inanınız ki bizler halkımızın onuru için her türlü bedeli ödemeye hazır bir gelenekten geliyoruz. Biz artık ileriye bakıyoruz. Kafamızda onlarca proje var. Diğerlerinin kafasında kırk tilki dolaşırken biz 42 yıllık açığı kapatmanın telaşını yaşıyoruz. Ancak en çok korktuğum şeyi sizler ile paylaşma gereğini duyuyorum.% 1 ihtimalde olsa bir kaza yaşanır ve bu kutsal yürüyüşümüz yarıda kalır eski zihniyet geri gelir mi korkusudur. Bu konuda çok uyanık ve kararlı olmak durumundayız. Bu güne gelmemizde gerekse çalışmalarımızda beyni ile emeği ile katkı sunan herkese sonsuz teşekkürler sunuyorum. Bitirirken şairimiz Nazım Hikmetin GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR ….GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ dizelerindeki umudu gerçeğe dönüştürmenin kararlığı ile sevgiler saygılar sunuyorum. Veysel KESER / Belediye Başkanı


Kasabanın adını, Osmanlı döneminde kale şehrine yakın yerde bulunan çelebi Mehmet beye ait çok güzel bağlardan ve mesire yerlerinden alınmıştır. Van gölünün çeşitli dönemlerde özellikle 1840 yılında yükselmesi nedeni ile bu bağlar ve araziler küçük köy yeri olarak yerleşime açılmıştır. Çelebibağı’nın tarihi aslında Çelebibağı’nın da bulunan Urartulardan kalma kalenin tarihi ile aynıdır. Bu kalenin halkı Gölün yükselmesi nedeni ile bir kısmı Eganis bölgesine bugünkü Ercişin yeri bir kısımda küçük bir köy olan hemen kalenin yanı başındaki Çelebibağı’na taşınır eski Erciş yani bugünkü Çelebibağı ilk olarak Urartular tarafından kurulmuş-

tur. Arsisa ve Arcis adıyla anılan bu şirin ilçemizin Arciş adını Urartu kralı ll. Argiştidan geldiği dolayısıyla Ercişin Urartular tarafından kurulduğu söylenmektedir. Bölge Urartulardan sonra sırasıyla Med. Pers Roma ve Bizans egemenliğine sahne olurlar. Bununla birlikte Emevi ve Abbasilerin etkinliği baş gösterir. Bölgeye ilk Türk akınları 1054 de Tuğrul Bey tarafından başlatılırsa da 1071 Malazgirt savaşıyla da kesin olarak Türklerin eline geçer. Coğrafi konum nedeni ile birçok kervan yolunun birleştiği şehir kısa sürede ün sahibi olur. Öyleki Arap kaynaklarında ve kâtip çelebinin cihannümasında bu günkü Van gölünün adı Buhayratül Erciş (Erciş gölü) olarak geçmektedir. XlV yüz yılında Karakoyunlu Türkmenlerinin başkenti olan şehir bir dönem en parlak günlerini yaşadıktan sonra Karakoyunlu Timur arasındaki savaşla tamamen tahrip olur. Karakoyunlulardan sonra Safavilerin eline geçer. Erciş 1514 de çaldıran savaşı ile Osmanlı topraklarına katılır. 1548’de ise Van Beylerbeyliğine bağlı sancak olur. Mimarlık tarihi açısından eski Erciş yani bugünkü Çelebibağı’nda tarihi eserlerin bir kısmı tahrip olmuştur.

Tarihçe

Van ilimizin şirin ilçesi Erciş’e bağlı olan Çelebibağı kasabası ilçeye 10 Km. uzaklıkta, Van gölüne en yakın kıyısı bulunan geniş arazi üzerine kurulmuştur. 18.000 nüfusu ve 3250’ye yaklaşan hane sayısı ile bir ilçe özelliği taşıyan Çelebibağı sürekli artan göç karşısında yeni kurum ve kuruluşları ile bu ihtiyaca cevap vermeye çalışmakta her yeni yıl biraz daha büyümektedir. Çok programlı lisesi 4 ilköğretim okulu PTT Türktelekom Sağlık ocağı, Ziraat teknisyenliği, 6 cami ve üç mahalle muhtarlığı ile kasaba halkına hizmet verilmektedir.

Bu Eserlerden Bazıları;

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

5


Tarihçe Büy k mezarlık Mezarlık tarihi ilk tunç çağından beri kullanılarak Tümülüs yani tepe şekline gelmiştir. burada bulunan mezarların en eskisi M.Ö 600–900 yılarında yaşayan Urartulara aittir.1992–1996 yıları arasında burada yapılan kazı ve restorasyon sırasında Urartu dönemine ait kara misyon tipi urnelere rastlandı. Urnelerde ölen kişi yakılıp killeri bir çanak içinde gömülür. Tarihi mezarlık ta bulunan diğer mezarlar da Selçuklu celayirli ve Osmanlı dönemine aittir. Bu mezarlar sandukalı ve şah idelidir. Sandukalar üzerinde taş üzerine kabartma harflerle ayetler ve ölen kişinin adı yazılmıştır. Bu kabartmalardan yazıdan başka süslemeye de yer verilmiştir.

Kasabanın Coğ afi Konumu Van Gölü’nün kuzeyinde Erciş’e 7 km uzakta olan kasaba Erciş’in güneybatısındadır. E

Kasabanın Doğal Dur mu Genel olarak düzlük bir alanda bulunur. Kasabanın büyük kkısmı göl kıyısında bulunur. Fakat son yıllarda yaşanan büyük göçler sonucunda kasaba yukarı tarafa aşırı yayılmıştır g

İklim Gerek etrafını kapalı olması, vadi özelliği taşıması, ger Van Göl’ünün büyük bir alana yayılmış olması nedeniyle rek Van‘ın diğer ilçelerine nazaran Erciş ve Çelebibağı’nda karaV ssal iklimin daha yumuşak olanı göze çarpar. Yazlar kurak ve ssıcak kışlar kar yağışlı ve kurak geçer. İlkbahar ve sonbahar aayları da yağışlı geçer.

Ekonomi Kasabada halkın gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır. 1 Mayıs ve 15 Haziran tarihleri arasında gölde ‘’İnci Kefal’’ avlanmak serbesttir. Tarım ürünü olarak buğday, arpa, kavun, karpuz, üzüm, lahana, domates, biber, patlıca, üzüm, elma ve armut gibi sebze ve meyve ürünleri yetiştirilir. Kasabada ekilebilen tarım arazisi fazla olup çitçilikle uğraşanların sayısı oldukça fazladır. Toprak verimlidir. Kasabaya getirilen Koç köprü barajının faaliyete geçmesiyle sulu tarım fazla yer tutmaktadır. Çiftçilikle uğraşanların ekonomik durumu genel-


Sosyal hayat de iyi y dir. Kasab ban a ın yer erlilile leri rini nin n ge gene nell d du uru uru um mu u İş hay ayyat atın ın nı dı d şı şınd n a ka nd kasaaba bada da gen da nel hayyat a iyid iy idir ir.. Çi Çift ftçi çililikl kle e uğ uğra raşa şanl nllar arın ı gen ın enel el dur urum um mla ları rı soyu soyutt ka kallmış mıştı tır. r. Kasab assab abad adaa ya yaşa şaya yanl nlar ar boş zaiyyid dir ir.. manl ma nlar nlar arın ın nı ka kahv hved hv ede ed e ve veya eya ilç lçed ede ed e ge geçi çiri çi rirl ri rler rl e . Ka er Ka-dınl dınl dı nlar larr gen enel elde el lde de ev işşle leri ri ile uğr ğ aşşır ırla laar. r

Nüf s

1997 Nüf 1997 üfus us say ayım ımını sonu uçl ç ar a ı taam ol o arakk açıklansa bile Çelebibağı’nın nüfusunu 10.000 kişi civarındadır. Fakat yaz aylarında göçten dolayı nüfus daha fazla artmaktadır. Şuan itibariyle nüfuz 20.000 g geçmiştir. ç ş

Eğitim

Kasabada şu anda 5 ilköğretim okulu ve Çok programlı lise bulunmaktadır. Kasabada okumama yazma bilmeyenler genelde yaşlılardır. Gençç nüfus genelde g okuma yazma y bilmektedir. Kız öğrenciler önceden okula gönderilTarihi yerler mesi fazla yoktu. Ama son zamanlarda çocuk 16. ve 17. yüzyıllarda yaşamış Emrah ve Sel- yardımı ve kampanyalar sayesinde kız öğrenvi’nin mezarları görülmeye değerdir. Erciş kalesi ciler okula gitmektedir. sular altında kalmıştır. Urartu, Karakoyunlu ve Gelenek, görenek ve mahalli yemekler Selçuklular‘a ait mezarla bulunmaktadır Kasabada etli ve bulgurlu yemekler fazladır. Haberleşme Hayvan ürünlerinden birçok yemek yapıldığı Kasabada PTT binası bulunmaktadır. Evle- gibi bazı otlardan da yemekler yapılmaktadır. rin çoğunluğunda telefon, tv, radyo vb. araç- Örnek yemek isimleri (mıhla, keledoş, grorşir, lar bulunmaktadır. ŞİMDİLERDE İNTERNET TE cılbır, borani, ayran aşi, helim aşi, çorddi vb.) Otlu peynir ve tuzlu balık meşhurdur. YAYGINLAŞMIŞTIR KASABADA.

Sağlık

Batıl inanç ve hurafeler

Bir söylentiye göre Çelebibağı tarihi mezarKasabada sağlık Ocağı bulunmaktadır. Sağlık Ocağında 2 doktor ebe, hizmetli, şoför bu- lığında bulunan koç heykelleri her Cuma akşalunmaktadır. mı birbirlerine taş (kelle) atar, boyunlarından

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

7


Tarihçe çıkan ses yankı yapar, köylüler de bunu dinlermiş. Bu da uğur sayılırmış. Batıl inançlardan; türbelere bez bağlamak, türbelere mum dikme, evde temizlik yaparken örümcek yuvalarına dokunmamak, soğan kabuğunu yakılmaması vb. Harma Hozan Efsanesi: Küçük çocukları korkutup uyutmak için çağrılan ve bacalardan çıkıp gelen, önce kuyruğunu gösteren hayali bir kahramandır. Korkunç bir canavar olduğu iddia edilir, çocukları yermiş, ya da alıp götürürmüş.

Giyim Erkekler eskiden şalvar giyerlermiş. Üst olarak da yakasız gömlek giyerlermiş. Başa ise bir kumaş ve etrafına kasket bağlarlarmış. Günümüzde normal giyim uygulanmaktadır. Kadınlar ise eskiden entari üzerine peştamal bağlarlarmış. Bellerine kemer ve uçkur bağlarlarmış. Desenli yünden örme çoraplar ayaklarını süslermiş. Günümüzde bu giyimde pek kalmamıştır.

Ercişli Emrah 16. yüzyıl sonlarında yaşamış, şiirlerinde saf arı bir Türkçe kullanmıştır. Sevgilisi Selvi Han için İran’a gitmiştir. İran Şah’ı Şah Abbas‘a kafa tutmuştur. Çelebibağı kalesinde âşıklık yapmıştır. Çağının en güçlü saz ve söz aşığıdır. Türkiye’nin birçok edebi dergisinde kendisinde bahsedilmiş ve şiirleri yayınlanmıştır. Erzurumlu Emrah ile hiçbir alakası yoktur. Emrah’a ait olduğu sanılan birde mezar bulunmaktadır. Bu taş Prof. Dr. Fahrettin KIZILKAYA tarafından okunmuş ve Emrah’a ait olduğu rapor edilmiştir.


Çalışmalarımıza Belediye Binası ve Belediyenin Çevre Düzenlemesi İle Başladık

Belediye yönetimi olarak 2009 yerel seçimlerinde halkımızın bize beldeyi yönetme görevi vermesinden sonra çalışmalarımıza belediye binasıyla başladık. Belediye yönetimini devraldığımızda belediye binası içler acısı bir durumda idi. duvarlardaki sıvalar kabarmış yerdeki seramikler kalkmış lavabo alanları adeta bakteri yuvasına dönüşmüştü. Yağmurlu günler belediye personeli için adeta bir kâbus gibiydi. Çünkü belediye binasının çatısı çürümüş yağan yağmurlar olduğu gibi içeri akmakta idi. Çatıdan damlayan bu yağmur suları evrak ve elektronik cihazlarda büyük zararlara neden oluyordu. Belediye yönetimini alır almaz ilk iş olarak belediye binasını tepeden tırnağa tümden restore ettik. Binanın çatısından, seramik ve lavabolarına kadar onarımdan geçirildi. Ön bahçesi bordur ve parke taşları ila döşendi. Bahçesi ağaçlandırılıp, yeşillendirildi. Beldede Elektrik dağıtım şirketinden kaynaklı sürekli elektrik kesintisi yaşanıyordu. Bu nedenle Belediyemize evrak işlemleri için gelen halkımız elektrik kesintisi yüzünden saatlerce elektriğin gelmesini bekliyordu. Belde halkımızın aksayan her türlü işi bizi derinden üzüyordu Bizler bu duruma seyirci kalamazdık. Halkımıza daha hızlı ve kaliteli bir hizmet vermek için bu sorunun bir an önce çözülmesi gerekiyordu. Bu sorunu temelli çözmek için dev bir jeneratör alarak bu sorunu ortadan kaldırdık. Artık evrak işlemleri için gelen yurttaşlarımız sıra beklemeden işini hızlı ve zamanında haletmiş olmanın vermiş olduğu mutlulukla belediyemizden ayrılıyorlar. İçerdeki sorunları hal ettikten sonra sıra dışarıya geldi. Öncelikle

Viraneye dönüşen Belediyemizin Hizmet binasını elden geçirdik. Hemen her yeri onarımdan geçen belediyemiz hizmet binasının çevre düzenleme çalışmaları da tamamlandı. Yurttaşlarımız adeta yeni bir belediye binasına kavuştu.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

9


Belediye Binası

Belediye binasının bahçesinde ve yolların ara refüjlerini yeniden restore ederek halkımıza laik bir hizmet binası oluşturduk. Belediye bahçesi önü ve yollarının ara refüjlerine çimler ve çeşitli ağaçlar dikerek bölgemize daha çok yeşil alan kazandırmaya çalıştık.

Bilgisayar alındı, bilgi işlem merkezi kur ldu Belediyemizde bulunan bilgisayarların eski olmasından kaynaklı işlemler çok yavaş bir şekilde ilerliyordu. Bu bilgisayarlarla hizmet vermek ciddi zaman kaybına yol açmaktaydı. Bu duruma çözüm ürettik, yeni bilgisayarlar alarak belediyemizin modern ve hızlı hizmet çağına uydurduk. Artık hizmetler anlık veriliyor ve yapılan bütün işlemler belediyemizin veri taban merkezlerinde kayıt altına alınıyor. Birçok önemli hizmet bilgilerine tek tuşla saniyeler içerisinde ulaşa biliyoruz. Bu hizmet ile raflarda dosya ya da evrak arama çağını da geride bırakmış olduk.


İlçemizin 50 yıllık ihtiyacına göre nan kent ması tamamlandı m Yeni Mevzi İmar Planı Hazırlandı Kanalizasyonun daha fazla yaygınlaştırılması için şu ana kadar 400 hektar mevzi imar planı yaptırdık, yaklaşık 8 km kanalizasyon projesi genişletildi. Hali hazır imar planları cd bilgisayar ortamına taşındı. 1/1000 lik,1/5000 lik nazım imar planları yapıldı. Yapılan imar ve kentsel planlama istatistiki büyüme değerlerine göre elli yıllık ihtiyaca cevap olacak şekilde tamamlanmıştır. Ayrıca belediyemiz bünyesinde Fen ve imar işleri birimi açıldı. Bu birimlerde halkımıza hizmet vermek üzere sözleşmeli teknik eleman alındı

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

11


Ulaşım

Çelebibağı’nda Artık Ulaşım Daha Rahat Ulaşım Şehir içinde Erciş belediyesi ve trafiğin izin vermemesi üzerine yıllardır kullanılan durak bölgesini değiştirmek zorunda kaldık. Çelebibağı Belediyesi için durak bölgesi kiraladık.belediyeye ait araçlarımız sabah saat 06,00 dan akşam 18,00 e çıkararak günde 12 saat ulaşım hizmeti vermekteyiz. Gerek şoförlerden gerek sendikadan gelen tepkilerden dolayı 6 adet yeni şoför hizmet alımı ile şoförlerin çalışma saatleri normalleştirildi. Yine Çelebibağı ‘ndan Erciş ve Van’a seferlerin düzenlenmesi kararı alındı.Şuan için Erciş Van seferlerinde gidiş geliş için ödenen ücret 20 TL dır. Biz Belediye olarak gidiş geliş ücretini 1 TL ye taşıma kararı aldık. Almış olduğumuz bu karar dolmuşçular üzerinde olumsuz karşılanırken halk arasında büyük bir memnuniyetle karşılandı. Yine Ağamast ve yeni afetler bölgesine yeni seferler başlatıldı. Eski olan araçlardan 8 adedi tümden kaportasına kadar yenilendi. Yine belde halkının rahat bir şekilde ulaşımını sağlamak amacıyla 2 adet yeni 3 kapılı Mercedes yolcu otobüsü alındı. Belediye olarak 65 yaş üstü vatandaşlarımızdan ücret alınmamaktadır.

Toplu Taşıma’da ilklerin altına imza atıyoruz. Yeni araçlarımız, durak yerlerimiz ve çalışma koşulları iyileştirilen personelimizle belediyemiz ulaşım konusunda yurttaşlarımızın ihtiyacını karşılayacak potansiyele sahip.


Otobüs Durakları Yenilendi. Belediyemiz yıpranmış ve çürümüş durumdaki otobüs duralarını yenileyerek vatandaşlarımızın otobüs beklerken rahat edecekleri yeni otobüs durakları ile değiştirdi. Modern bir kent yaratma idealinde olan belediye yönetimimiz çürümüş ve iş göremez durumdaki durakları yenileri ile değiştirerek vatandaşlarımızın daha rahat etmesini sağlarken aynı zamanda beldemizde görüntü kirliliği yaratan mevcut durumu da ortadan kaldırmış oldu. Ayrıca İnönü Mahallesindeki ulaşım sıkıntısını gidermek amacı ile mahalleye üç yeni sefer eklenerek vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmiş oldu. Böylelikle vatandaşlarımız evlerine daha rahat gidebilme ortamı sağlanmış oldu.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

13


Beldemizde Altyapı Sorunu Kalmayacak

Alt Yapı

Beldemizin altyapı sorunu dönemimiz boyunca aksatmadığımız hizmetlerimize bu çalışma sezonunda da devam ettik. Birinci etap kanalizasyon çalışmamızdan sonra şimdi sıra ikinci etap kanalizasyon şebekesi döşeme çalışmamızda. Kanalizasyon şebekesinin ihtiyacı karşılamadığı yada hiç olmadığı İnönü, Cumhuriyet ve Merkez Mahallelerimizdeki kanalizasyon şebekesi çalışmamız bu sezonda devam etti. Alt yapı sorununun sürekli sıkıntı yarattığı bu mahallelerimizde 1.Etap kanalizasyon döşeme çalışmamızı tamamlayarak 39 km’lik şebekeyi tamamladık. Bu dönem yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında döşenen kanalizasyon şebekemiz 45 km’yi aştı. Belediyemiz yönetimi mevcut programın %20’lik oranda genişletilmesi için meclis kararı çıkarıp iller bankasına müracaat ettik. 2 Etap kanalizasyon projelendirme çalışmaları devam etmektedir. Yeni aldığımız iş makineleri ile kanalizasyon çalışmalarımız devam etmektedir.


Beldemizin en önemli problemlerinin başında gelen kanalizasyon şebekesi çalışması devam ediyor. 1. Etap kanalizasyon şebekesinin tamamlanmasının ardından şimdi ikinci etap şebeke döşeme çalışmalarına başladık.

Çelebibağ Bülten Ekim Ekiim Ek m-KKaassım m

15 1 5


Alt Yapı

Biyolojik Arıtma Tesisi Kuruyoruz Doğal güzelliği ve birçok kuş türünün barınağı olan beldemizin eşsiz sahilleri artık atık sularla kirlenmeyecek. Belediye yönetimimiz birçok ilde bile bulunmayan bir arıtma tesisi kuruyor. 22 dönüm üzerine kurulacak Biyolojik Arıtma Tesisi çevre temizliği açısından da büyük bir başarı.


Van’ın Erciş İlçesi’ne bağlı Çelebibağı Belediyesi Van Gölü’nün korunması ve kirlenmesinin önüne geçmek için Biyolojik Arıtma Tesisi kuruyor. Van Gölü, başta belediyeler olmak üzere göl çevresindeki kurum ve tesislerin atıklarını direk göle bırakmalarından dolayı giderek kirlenirken, ilk anlamlı adım ise Çelebibağı Belediyesi’nden geldi. Belediye kirliliğin önüne geçmek amacıyla Biyolojik Arıtma Tesisi kuruyor. İller Bankası’na sunulan proje kapsamında yapılacak olan tesisle ilgili İller Bankası’ndan bir heyet beldeye geldi. Heyet Belediye Başkanı Veysel Keser’i makamında ziyaret ederek, proje hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaret sırasında konuşan İller Bankası Çevre Yapıları Dairesi Başkanı Hamdi Dereyurt, projenin ihalesinin 17 Temmuz’da yapıldığını belirterek, projenin bir bölümün ise hibe şeklinde bir destekleme olduğunu kaydetti.

Çelebibağ Bülten EEkkim im-KKaassıım m

17 1 7


Alt Yapı ‘Göl kirlilikten kur arılmalıdır’ Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, Van gölü çevresinde bir milyondan fazla insan yaşadığını ifade ederek, Van Gölü çevresindeki atık suyun arıtmasız olarak Van Gölü’ne direk akmasının çevreye büyük bir zarar verdiğini ifade ederek, belediye olarak sorunun çözümü için böyle bir proje hazırladıklarını dile getirdi. Keser, Van Gölü’nün tarihi bir miras olduğunu da belirterek, belediye olarak gölün kirlenmemesi için ellerinden gelen çalışmayı yapacaklarını dile getirdi.

Çelebibağı Beldesi Kanalizasyon Arıtma Sistemine Kavuşuyor Van’ın Ercişş ilçesi ç Çelebibağı Ç ğ Belde Belediyesi’nin hazırlamış olduğu kanalizasyon arıtma sistemi ihalesinin tamamlandığı bildirildi.


Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, yaptığı açıklamada, bölgede şuan kentsel atık diye bilecekleri bir çöp yığını olmadığını, ama arıtmada da aynı çevreye duyarlı ve hassas bir çalışma yaptıklarını söyledi. Bölge için en iyi arıtma sistemi olarak kuracakları tesisin çevreye herhangi bir zararı olmayacağını belirten Keser, “Çevreye kastım bütün canlılar için geçerli kötü koku ve özelikle vazgeçemeyeceğimiz Van Gölü’dür. Biz bu değerli kaynağı kirletmemeli ve değerini bilmek zorundayız. Arıtma sistemimizin ihale bedeli 3 milyon 113 bin TL olup, arıtma tesisiyle birlikte hedefimiz 50 bin nüfuslu bir kitleye hizmet vermektir. 2050 yılına kadar Çelebibağı halkının bu konuda herhangi bir sıkıntısı olmayacak ve bizlerde eksik ve gerekli olan hizmetlerimize devam edeceğiz. Yapıla-

cak olan arıtma sistemi çok dikkat çekici olması yanında ekolojik olmasıdır. Uzun havalandırılmalı, aktif çamur sistemi, ileri düzeyde azot ve fosfor giderine uygundur. Ayrıca, Van Gölü kapalı havzası hassas olduğu için projede ileri arıtma sistemi uygulanmıştır. Bugün itibari ile ihaleyi alan ilgili firmaya yer teslimi yapılmıştır. En kısa zamanda işbaşı yapacaklardır.” dedi. İşin belediye tesliminde İller Bankası Genel Müdürlüğü Çevre Yapısı Daire Başkanı Sevinç Deniz, Teknik Uzman Yardımcıları Çelebi Mertoğlu, Emrah Coşkun, Van Bölge Müdürü Metin Sancı, Teknik Uzman Yardımcısı Murat Kamiloğlu, Çelebibağı Belediye Başkan Vekili Ferman Görer, Yazı İşleri Müdürü Nejdet Kahraman, Fen İşleri Müdürü Enver Deniz hazır bulundu.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

19


Yol Çalışması

Halkın Belediyesi Yol yapımına devam ediyor. y Yolunuz açık olsun Ulaşım konusu hemen her bölgede kendini hissettiren bir sorun. Biz belediyeyi devraldığımızda beldemizde mevcut yolların oldukça kötü olduğunu ve özellikle İnönü mahallesinde hiç yol olmadığını gördük. Göreve başladıktan sonra beldemizin ulaşım sorununu çözmek için çalışmalara hız verdik. Çalışmaların başlatıldığı günden bu güne kadar şimdiye kadar 80km yol yapımını tamamlamış bulunuyoruz. Belediyeye yol terkileri yapılmış stabilize dolgular tüm mahalle ve sokaklar dahil olmak üzere tamamlanmıştır. Bu çalışmaları 3kamyon, 1 kazıyıcı, 1yükleyici, 1silindir 1 greyder ve 8 işçimizin çalışmasıyla tamamladık. Kamyon ve silindir araçları geçen yıl olduğu gibi yine kiraladık. Bütün çalışmalarımızda belediyemizin maddi sıkıntılarını derinleştirmemek için en uygun yolları zorladık. Önceki yıl olduğu gibi bu yılda temizlik işçilerimizi bu çalışmamızda görevlendirdik. Yol yapım çalışmalarımızı beldemizin ulaşım sorununu tamamen ortadan kaldırana kadar sürdürmeye kararlıyız.


Çamur Çukura Son

Beldemizde bazı mahalleler ilk kez asfalt gördü

lurtu k n rk da mur erine te ua ç ç d zin emi hne ka llesinde an d l e n B n kö ü maha e bulu lışi ç i ı mas iş İnön r içind ilize ça au b m l edi ve çam i yıl sta se bu m lti a kur r öncek Bu yıl lun asf a, . ıc o yolla yapıldı 6 km y dı. Ayr alt l ı f ı 1 mas mizde sı yap ton as e a halle çalışm irişine b a lam mizin g e Beld dı ıl yap

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

21


Başkanın B aşkanın M Mesajı esajı

12 Yolumuza Parke Taşı Döşendi 10 Yolun Yapımına Başlandı Beldemizin daha estetik bir görünüm kazanması için çalışmalarını aralıksız devam ettiren belediyemiz fen işleri ekibi stabilizesi tamamlanmış yollarımızdan Ulus Caddesi, Kumtepe yolu, İnönü mahallesi 2. Cadde, Zarok yolu ve Kahniya Zinêr, Evliya Çelebi Ortaöğretim Okuluna giden yollar ve Cumhuriyet Mahallesi Ca-

mii civarındaki yollar dahil olmak üzere Beldemizin genelinde yürüttüğümüz çalışmalarda toplam 100 bin m2 kilit parke ve bordür taşlarıyla döşendi. 50 bin m2 parke, 15 bin m2 bordür taşının alımı yapılmıştır. Merkez Son Durak yolu ve Cumhuriyet Mahallelerimizin yol yapım çalışmaları ise devam etmektedir.


re Ziya m Ara s İleti sa Ana

efte tçi D

ri

a

im

yfa

A na

say

fa

B as

kan

A ra

ma

ş İle ti

... ımız

im

ın Ba s

e Ha b

rle ri

I ILD

AP ldı. RY yazı LLA dan İ YO rafın YEN 7:47 ğı ta 12 1 t 20 biba uba Cele Ş r, 26 Paza

si me ğı öş e ol d biba yo 0 Çele pıldı. 8 arke ılılııp ur p p p ya y M2 yo y l bord dan ya fa lt 2 f .000 m titirr.. rafın Km as 100 bin cek ta ı. 0 d 0 iz ıl dile 1 6 y p ya le e iyem uldu. 1 a rı d ih la le be da lgu s un l do yılın ına ze yo s i 2012 halk tabli e s m Km öş e ur d bord

jı esa ın M ka n a yffa a S A na iş eç m Öz g

Baş

Çelebibağ Bülten Ek Ekiim m-K -Kas asım ım m

2 23


Yol Çalışması

Depremin Kullanılamaz Duruma Getirdiği Yollarda Onarım Çalışmaları Sürüyor Bölgemizde meydana gelen deprem yaşamın her alanında olduğu gibi ulaşım alanında da çok ciddi hasarlar meydana getirdi. Bölgede meydana gelen deprem yollarımızda derin çatlaklar ve çukurlar meydana getirerek yolları kullanılamaz duruma getirdi. Bölgede yaşanan depremin kış mevsimine denk gelmesi acılarımızın ve sıkıntılarımızın katlanmasına neden oldu. Çünkü hem deprem hem de doğa koşullarına karşı mücadele etmek zorunda kaldık. Belediye olarak vatandaşlarımızın yaşadığı bu mağduriyeti gidermek için ilk etapta geçici çözümler üreterek yola koyulduk. Vatandaşlarımızda büyük mağduriyetlere neden olan yollarımızda ilk etapta 25 bin ton hazır asfalt kullanarak yollarımızda dolgu ve yama çalışmalarını yaptık. Bu çalışmalarda

halkımızın sıkıntılarını giderme adına bütün personellerimiz seferber edildi. Bu çalışmalar belirttiğimiz gibi geçici çözümler mahiyetinde olan çalışmalardı. Belediye olarak sabırsızlıkla havaların ısınmasını beklemekteyiz. Havaların ısınmasıyla beraber gerek stabilize gerek asfaltlama çalışmalarına girilerek belediyenin bütün imkanları seferber edilecektir. Bu bizim görevimiz olduğu kadar depremin toplum üzerinde yarattığı psikolojik tahribatı ortadan kaldırma adına da çok önemli bir durumdur.


İlçemizde Su Sorunu Kalmayacak İnönü Mahallesi sofular mevkiinde üç yeni sondaj yapıldı. Mevcut santrifüjler değiştirildi. Mevcut hatlar çelik borularla değiştirildi. Yine bir adet su deposu ve sondaj yapıldı. Altı adet yeni su motoru ile saniyede 15 litre genel kapasiteyi saniyede 110 litre ye çıkardık. 10 km abonelere yeni hatlar döşendi. Beldemizde daha önce bir dakikada 900 litre su akarken şu an dakikada 8800 litre su akmaktadır. Ayrıca 23 Ekim depreminden sonra Beldemiz sakinlerine ücretsiz su verilmektedir. Belediyemiz tarafından beldenin su ihtiyacını karşılamak amacı ile 5 adet sondajlama kurulmuş. Elektrik enerjisi ile çalışan bu santra fişlerden elde edilen su öncelikle depolara pompalanmakta daha sonrada şebeke suyuna bağlanmaktadır. Belediye olarak belde halkından 1.000.000 TL su alacağımız bulunmaktadır. Beldenin su ihtiyacını kurulan santra fişlerden elde etmemizden kaynaklı olarak bizimde TEDAŞ’a 1.042.735 TL elektrik burcumuz bulunmaktadır. Beldenin su ihtiyacını karşılamaktan kaynaklanan bu durumdan dolayı büyük sıkıntı

içindeyiz. Belde de abonelerin su sayaçlarının olmamasından kaynaklı halk ta su parasını ödememektedir. Biz meclis kararı ile vatandaşların su sayaçlarını taktıranlardan bu ücretin borçlarından düşülmesi kararı aldık. Yine beldeye daha kaliteli su sağlamak amacı ile cazibeli su için 7 KM uzaklıkta bulunan Pertax köyünde bulunan suyun ve yerin analizleri yaptırıldı. Proje alımı yapıldı mülk sahibi görüşülüp anlaşma sağlandı. Buna rağmen yine de köyden bazı şikâyetler söz konusu bu sıkıntıların giderilmesi durumunda cazibeli suyu beldemize getireceğiz. İnönü Mahallesi sofular mevkiinde üç yeni sondaj yapıldı. Mevcut santrifüjler değiştirildi. Mevcut hatlar çelik borularla değiştirildi. Yine bir adet su deposu ve sondaj yapıldı. Altı adet yeni su motoru ile saniyede 15 litre genel kapasiteyi saniyede 110 litre ye çıkardık. 10 km abonelere yeni hatlar döşendi. Beldemizde daha önce bir dakikada 900 litre su akarken şu an dakikada 8800 litre su akmaktadır. Ayrıca 23 Ekim depreminden sonra Beldemiz sakinlerine ücretsiz su verilmektedir.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

25


Su Sorunu Kalmayacak İÇME SUYU SONDAJ ÇALIŞMASI Celebibağı tarafından yazıldı. Cuma, 15 Haziran 2012 11:31

belediyesi iki sondaj kuyusu daha yapıyor. Çelebibağı Belediyesi Beldeyi su zenginliğine kavuşturmak için daha önce yaptıkları sondaj kuyularına iki sondaj kuyusu daha ekliyor. Çelebibağı Belediyesi yapacakları iki sondaj kuyusu ihalesini gerçekleştirdi. Belediye toplantı salonunda gerçekleşen ihale basın ve halk huzurunda gerçekleştirildi. Çelebibağı beldesi Beldeye su zenginliği kazandırmak amacı ile önceki su sondaj kuyularına iki yeni sondaj kuyusu daha ekliyor. Yapılacak olan iki su sondaj kuyusu için belediye toplantı salonunda gerçekleşen ihale basın huzurunda halka açık olarak yapıldı. İhale komisyon üyelerinin basın huzurunda açtığı teklif zarfları 107 bin 200 TL ile 165 bin TL arası Fiyat teklifleri verildi. İhale konusu ile ilgili basına bilgi Veren Çelebibağı belediye başkanı Veysel Keser Bu güne kadar belde halkını hiçbir imkândan yoksun bırakmadıkları gibi bu günden sonrada bırakmayacaklarını ifade etti. Keser daha önce yaptıkları su sondaj kuyuları ile beldenin su sıkıntısını önemli bir ölçüde çözdüklerini ifade ederek, yeni yapılacak olan su kuyularının amacının ise beldeyi

Çelebibağı"nda İçme Suyu Sondaj Çalışmaları Van"ın Erciş ilçesi Çelebibağı Belediyesi tarafından Agamast mevkiinde içme suyu sondaj çalışması başlatıldı. Kuyudan saniyede yaklaşık 15 litre içme suyu elde edileceği bildirildi.

Van’ın Er ciş ilçesi Çelebibağı Belediyesi tar afından Agamast mevkiinde içme suyu sondaj çalışması başlatıldı. Kuyudan saniyede yaklaşık 15 litreiçme suyu elde edileceği bildir ildi.

Çelebibağı Belediyesi’nin 2012 pr oj esinde yer alan içme suyu sondaj çalışmalar ına başladı. Agamast mevkide yapımına başlanan sondaj kuyusunun der inliğinin 75 metr e olacağı belir tilir ken, kuyudan saniyede yaklaşık15 litr e su ür etileceği bildir ildi. Konu ile ilgili bilgi ver en Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser , belde nüfusunun 18 bin olduğunu söyledi. Yaptıklar ı sondaj kuyularının 50 bin kişiye yetecek der ecede içme suyu ür ettiğini ifade eden Keser , Devlet S u İşler i (DS İ)’nin arazi sulama ihtiyaçlarında yeter siz kaldığını da iddia etti. Halkının ar aziler ini sulamak için şebeke suyunu kullandığını bu nedenden ötür ü bedenin bazı kesimler inde içme suyunun yeter siz kaldığını, yapımına başladıklar ı sondaj kuyuları ile bir likte beldede içme suyu sor ununun da or tadan kalkacağını anlatan Keser “Belde nüfusumuz hızla ar tmaktadır . İçme suyu sondaj kuyularımız günlük olar ak 50 bin kişiye yetecek suyu sağlamaktadır . Beldemizde ar azi sulama imkanlarının olmadığı nedeni ile belde halkı çoğunlukla şebeke suyunu ar aziler ini sulamak için kullanıyor lar . Biz buna r ağmen, halkımızın su sıkıntısı yaşaması için ilaveten yeni sondaj kuyusu vur uyor uz” dedi. Başkan Keser , önümüzdeki hafta içinde ikinci bir sondaj kuyusu çalışmasına başlayacaklar ı müj desini de ver di.

su anlamında zenginleştirmek olduğunu belirtti. Keser, yaz mevsiminin gelemsi ile birlikte Belde halkının bahçe sulamada şebeke suyunu kullandıklarını ifade ederek Belde halkını bu anlamda duyarlı olmaya çağırdı. Çelebibağı Beldesinde 2012 yılında çok güzel çalışmaları sergileyeceklerini ifade eden Keser, Belde halkını bu anlamda Belediye çalışmalarını sahiplenme çağrısında bulundu. Yaptıkları bütün çalışmaları Belde halkının rahatı ve huzuru için yaptıklarını dile getiren Keser, Belde halkının israf edecekleri bir damla suyun içerisinde bütün insanların hakkı olduğunu ifade ederek, Belde halkını bu anlamda duyarlılığa çağırdı.


Yeni Su Deposu yapılıyor

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

27


Eğitim

Eğitim ve sağlık alanına halkın belediyesinden %100 destek

Belediyemiz tarafından 6 dönümlük arazi satın alınarak Milli Eğitim İlçe Müdürlüğüne tahsis edilerek yeni lise yapılması sağlandı.

5 dönüm orta öğretim için arazi tahsisi yapıldı. İnşaatı tamamlanan yeni orta öğretim okulumuz bu 2010-2011 eğitim yılında eğitimöğretime açıldı.

Eğitim alanında yaptığımız en önemli hizmet olan Çelebibağı Eğitim Destek Evi’ni Belediyemiz yönetimi ve Eğitim-Sen’in ortak girişimiyle bu yıl hizmete soktuk. Beldemizde Maddi durumları iyi olmayan 85 öğrencimiz eğitim gördü. Bu öğrencilerimizin 55’i istedikleri bölümleri kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Yine İnönü mahallemizde 3 dönümlük arazi Sağlık Merkezi için tahsis edildi. Projesi tamamlanan çalışmamız ihaleye hazır durumdadır. Önümüzdeki dönemde sağlık merkezinin ihalesi de tamamlanarak inşasına başlanacaktır.

Belediyemizin eğitim alanında yaptığı katkılardan biri de öğrencilerimizin ulaşım sorununu ortadan kaldırdı. Belediyemiz öğrencilere verdiği ücretsiz paso kartlarıyla beldemizdeki bütün öğrencilerimiz ulaşımlarını ücretsiz yapıyor.


Eğitim Destek Evini Açtık Belediye olarak birçok sorunun çözümünü sağlıklı ve eğitimli nesiller yaratmada görüyoruz. Çünkü bölge olarak bu kadar geri kalmışlığımızın ana nedeni eğitim alamamış nesillerin yetiştirilmiş olmasıdır. Eğitimsiz insan birçok şeyi sorgulama ve neden sonuç ilişkisine varma gerçeğinden uzaktır. Bu gerçekle hareket eden belediyemiz ilk olarak bu tabloyu kaldırma adına Beldemizin merkez mahallesinde bir Eğitim Destek Evi açtı. Açtığımız Eğitim destek evimizde ilk etapta ailesinin ekonomik imkânlarının yetersizliği ve evin fiziki koşularının ders çalışmaya uygun olmaması nedeniyle ders çalışamayan; ücretli eğitimi alacak koşullara sahip olamayan yoksul, kimsesiz ve çeşitli nedenleri olan çocuklara ve gençlere öncellik tanıyıp ücretsiz

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

29


Eğitim

eğitim öğretim desteği sunmaya başladı. Belediyemizin eğitim alanında yaptığı en önemli hizmetlerden olan ve Eğitim-Sen’in ortak girişimiyle açtığı eğitim destek evimizde 85 öğrencimiz SBS’na hazırlanıyor. Fen liseleri ve Anadolu liselerine 55 ögrencimiz kazandı. Belediyemiz Ait servis araçları öğrencilerimizi kapılarından alıp ders bittikten sonra tekrar evlerine bırakıyor. Bölgemizde yaşanan depremin ardından Eğitim destek evlerinde görev yapan 5 öğretmen arkadaşımızın yoğun çabaları Depremin aksattığı eğitimi telafi ediyor. Öğrencilerimiz verilen eğitimlerden memnuniyetlerini şöyle ifade ediyorlar.

Eğitim Destek Evi’nde ücretsiz hazırlık kursu gören öğrenciler den İslam Aktepe, Çelebibağı Belediyesinin kurduğu eğitim destek evinde rahat bir ortamda eğitim gördüklerini belirterek, “depremin bizde açtığı eğitim yarasını öğretmenlerimizin desteği ile giderdik. Ben şimdiden kendimi sınavlara hazır hissediyorum, sınav şartları ne kadar zor olursa olsun rahatlıkla aşabileceğime inanıyorum’dedi. Medine Yağız adlı öğrenci ise Çelebibağı belediyesinin eğitime verdiği destekten dolayı memnuniyetlerini dile getirerek “Beldemizde dershane yoktu. Cemaat evlerinin kurduğu bir tane derslik var. O da arkadaşlarımıza dersten çok cemaati anlatıyor. Bu yüzden öyle yerlerde başarılı olmamızın imkânı yok burada çok daha rahat eğitim görebiliyoruz bize bu imkânı sağlayan Çelebibağı belediye Başkanımız Sayın Veysel kesere teşekkür ediyoruz. Kitaplarımızdan servisimize kadar her şey ücretsiz sağlanılıyor. Belediye Başkanımız bizleri sürekli ziyaret ederek eğitimin ne kadar önemli olduğunu bize aktararak eğitim azmimizi güçlendiriyor“dedi.


Belediyemizden Eğ

Destek

Belediye olarak geleceğimiz olan çocuklarımızın iyi bir eğitim alması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışı ile hareket eden yönetimimiz eğitime destek amaçlı beldede yapılacak olan çok programlı liseye arsa tahsis etti. Beldemizin İnönü Mahallesi ulus caddesi üzerinde bulunana 6 bin m2 arazi gençlerimizin rahat ve geniş alanda eğitim görmeleri amacı ile Çok programlı lise ye hibe edildi. Belediyemiz Beldemizde bulunan Çok programlı Liseye sadece arsa hibe etmekle kalmayıp, Lisenin yapımında da desteğini sunmaya devam etti. Belediyemiz yine İnönü Mahallesi agamast semtinde bulunan 8 derslik ilköğretim okulu için 5 bin m2 arsa hibe etti. Bu okullumuzun inşaat çalışmalarında geri kalmayarak malzeme desteğinde de bulunduk.

Ücretsiz ulaşım olanağı sağladık Geleceğimiz olan çocuklarımızın okullarına rahat gidip gelmeleri için belediye olarak belde içindeki tüm ulaşım servislerini ücretsiz olarak sağlamaktayız. İlçe ile belde arasındaki servislerde yoksul öğrencilerimizden ise ücret almamaktayız. Ekonomik durumu iyi olan öğrencilerimize ise yarım bilet uygulaması yapılmaktadır.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

31


Eğitim

Öğrencilerimizi kullarında Ziyaret Ettik Beldemizin geleceği olan öğ okullarında ziyaret ederek sorunlarını dinledik. Önemli sorunlarının ulaşım olduğunu ve ulaşım ücretlerinde sıkıntı yaşadıklarını belirten öğrencilerimizin talebini dikkate aldık. Aldığımız 5 yeni servis rvis araçlarıyla belirtilen

D

201

2

İHA

is dav

Dicle

ı jans er A Hab

det Kay

ın pıls i ya

r ile imle Res

det Kay

Ya

sı nya mpa p ka a it k

ı ibağ eleb an ğlı Ç plan e ba ile to s i'n İlçe m panya iş rc a . ığı k 'ın E ı Van baş latt dağıttı yap A) i, i, alt ürel ere (DİH diyes ldes ve kült ttığı ncil ı Be l VAN e Bele bı öğre ş la 012 ibağ s oys a rak ba ı a 1 .2 ld it b .0 e k 7 le B e e la d rı ilk itab 22 rce ğlı Ç bu kez e s on o rce k kitapla 1 2 :3 binle le e ba S s i'n n s onra Belediy dığı bin dıkları ren ANA İlçe la R i. e RLE rciş tlerind ız verd da topla de top a götü l E E B h e ku HA ın Bolu lu'n için A hizm m alara aps am oliler m Oku pları o pların İTİK a a K ti ş k POL çalı panya dağıttı. İlköğre s er, kit ıttı. Kait dığını İ n at Ke m cı OM ağ re MI h l la a n N d e e A k p O il ra ra Ş A EK nc re k ere eys Ta a to AY öğre k Sıtkı ş kanı V ğrencil tkılarıyl rencile e olara IŞM ğ ö iy n a ÇAL olara diye Ba irlikte erin k hem ö Beled bunda YA ele m iyle b ğrencil rının etirdi. es er, T N B Ü A la D K iö AN eg eti aç RS yön ers ites er, am nu dil belirten Ü T u r s KÜL kkü Üniv en Ke k olduğ rini de ti. e ş rt rt le a IN e te beli rtarm etirdik ni beli AR KAD s er' AFL ı Ke n ku rine g cekleri OĞR ka n ye inde de FOT Baş lojis ekilde vam e e /9 o iy 3 ik s R de ir ş eled ER mp rlı b eden SPO yı B ERL epre kara m dola HAB de d özleri hız kes dan TÜM s em arın leri rına mh atkıl orta verdik lış m ala e, k U d a r a lk s al e aç ha ar ncil | Ya ra d ARA yarl 0 öğre ız da s on iş A l: +9 şm m i ve k k ım bul Te Ge li neti | Ha tan l yö e İs y u / 2 k ün O ğlu 201 ey o ı: K A© /6 B jans ) . DIH :36 /avt er A klıdır ı No (s g Hab rı s a Han

: Ok İHD II > FA SAY : < NA ER ız: A ERL B ın s A H da ura b i d A Şim AYF

an

n te an'ı Dum

da ğı'n biba Çele

er Hab

Me

rk e

z

a Dicle Mert İş hakl Tüm ad. in C mart i La alles h a M tepe oc a i-K

sıkıntıları çözdük, bununla birlikte beldemiz içinde servis ücretini kaldırarak araçlarımızın ücretsiz servis yapmalarını sağladık. Okulda okuyan her öğrencimize kırtasiye malzemeleri ve kitap dağıtımında ağıtımında bulunduk.


Beldemizde daha önce insanların oturup vakit geçirebilecekleri, aileleriyle birlikte piknik yapabilecekleri çocukların oyun oynaya bileceği park ve düzenli bir mesire alanı yoktu. Biz belediye yönetimi olarak çevre düzenlemesine ayrı bir önem veriyoruz. Beldemiz yeşil alanlarının çokluğuyla da dikkat çeken bir yer ve belde merkezinde bulunan bu alanları korumak ve doğru kullanmak bizim açımızdan da oldukça önemli bir konu. Afatlar bölgesinde batak durumunda bulunan ve çocukların sağlığı açısından tehlike arz eden mikrop yuvası ve hayvan pisliğinin kurutma yeri (TEZEK BÖLGESİ) olarak kullanılan arsada park inşa edildi.

Yeşil Aganis’e İki Yılda İki Park

Bataklıktan park, çöplükten oyun bahçeleri kurduk. Belediyemiz beldemizin çehresini değiştiriyor. Altyapı yol gibi temel hizmetlerin yanı sıra çocuklarımızın oyun oynayabilecekleri yeni parklar yaptık.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

33


Yapılan Parklar

YENİ HALİ Belediyemiz binasının yanında anayol üzerindeki ağaçlık bir arazi park için oldukça uygun bir yapıya sahipti. Kısa bir süre içinde beldemiz, çocuk parkı, kır kahvesi, yürüyüş, parkuru, kamelyalar ve dinlenmek için oldukça müsait olan mesire alanlarının bulunduğu yeni bir park alanına kavuştu. Yapılan her ifraz çalışmalarında park olarak belediye mülkiyetine yeni terkler yapılmaktadır. Yeni park hedefimizde BOTANİK KÜLTÜR PARKI var.

ESKİ HALİ


Çelebibağı Yeşiliyle Anılacak

Belediyemiz bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte ağaçlandırma seferberliği başlattı. Diyarbakır Bağlar belediyesinin katkılarıyla ağaç dikiminin yanı sıra çim ekim çalışmalarımız bu yıl da devam etti.

Ref jlerde Yemyeşil Belediyemizin beldemizde yürüttüğü yeşil alan çalışmalarında ağaç dikiminin yanı sıra refüjlere yönelik çevre düzenleme çalışmaları da dikkat çekiyor. Karayollarına bağlı olan ancak herhangi bir çalışma yapılmayan anayol refüjlerinin ağaçlandırma ve yeşillendirilme çalışması belediyemiz tarafından gerçekleştirildi.

Belediye, Diyarbakır Bağlar Belediyesi’nin gönderdiği 500 ağaç ile belediyemizin kendi imkânlarıyla aldığı 1500 ağacı belde genelinde dikmeye başladı. Ağaç dikimi öncesi açıklama yapan Belediye Başkanı Veysel Keser, beldeyi yeşil alana çevirmek için sürekli çalıştıklarını belirterek, havaların ısınmasıyla birlikte bu çalışmaya tekrar başladıklarını dile getirdi. Bağlar Belediye Başkanı Yüksel Baran’a da desteğinden dolayı teşekkür eden Keser, yeşillendirme çalışmalarını bundan sonra da sürdüreceklerini kaydetti. Sadece belediyenin değil, karayolları ağaçlandırması gereken yerleri de ağaçlandırdıklarını belirten Keser, halkla birlikte çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

35


Eganis Kalesi

EGANİS KALESİ yok oluyor

Van’ın Erciş ilçesi ÇELEBİBAĞİ’nda önemli tarihi yapılardan birini teşkil eden EGANİS Kalesi, göl sularının yükselmesi ve yetkililerin ilgisizliği sonucu gün geçtikçe yok olmaya yüz tutuyor. İlçeye bağlı Çelebibağı beldesinde Van Gölü’nün kuzeyinde bulunan ve etrafı tamamen göl suları ile çevrilen EGANİS Kalesi’nin ayakta kalan son burcu da yok olmayla karşı karşıya kaldı. Göl suların yükselmesinden ötürü çoğu zaman ulaşımın kayıkla yapıldığı EGANİS Kalesi, Kanunu Sultan Süleyman’ı da konuk etmiş. Tarihi Erciş Kalesi hakkında bilgi veren Sanat Tarihçisi Evren Bingöl, Erciş’in önemli yerleşim merkezlerinden birinin EGANİS Kalesi ve çevresi olduğunu belirtti. Kaynaklara göre kalenin İlhanlılar döneminde Vezir Taceddin Ali Şah tarafından yaptırıldığını tırı tı rıld rı rıld dığ ı ın nı an aanlatan n nla l taan B la Bi Bingöl ing n öl öl,, «K K Kale a e, al e d daha aha ah ha so ssonraki sonr onr nrak nrak aki dö öne nemd md de Er Erci ciiş’ ş’e e ye y rl rleş eşen eş en Sel en e çu çukl klu, kl u Kaarrak akoo oyunl yu n u, u Saffev e i,, Osm sman man anlılıı gib bi önem ön nem emlilili med edeniy en niyyet et-

ler tarafından da kullanılmış ve geliştirilmiştir. Osmanlı hükümdarlarından Kanuni Sultan Süleyman’ın Irak seferi öncesinde kalede bir hafta süreyle misafir olarak kaldığı da bilinmektedir. İnsanlar 1841 yılında göl sularının aşırı yükselmesi sonucu kale ve çevresini terk ederek, daha kuzeydeki bugünkü Erciş’e yerleşmişlerdir. 1841 yılından günümüze kadar gerek doğal, gerekse beşeri unsurlardan dolayı bir enkaz halini alan EGANİS Kalesi’nin mimari dokusu hakkında önemli bilgileri de birkaç eserden öğrenebilmekteyiz. Matrakçı Nasuh’un «Beyan-ı Menazil-i Irakeyn» adlı eserinde kalenin bir minyatürü çizilmiştir. Bu minyatüre bakarak kale yerleşimi ve çevresi hakkında önemli bilgiler almaktayız. Diğer önemli bir eser de Evliya Çelebi’nin «Seyahatname» adlı eseridir. Evliya Çelebi bu eserinde, kalenin kayalık bir tepe üzerinde bulunduğu, su ur du duvarl varrllar va a ın nın geniş en niş işliliği ğiind ğ nden e , kale ka kalle e içi çiind ndekkkii nd m ma mi mari ri ese ri erller e den de en ve ve biirr lim i anda an nda d n ba bahs hset hs e mişet miş-mi tir» ti ir» r» de ed di.i.


Aile Plajını Baştan Sona Yeniledik

Kıyı boyunca uzun kumsallar ve masmavi göl kucaklıyor beldemizi. Hayat veriyor etrafına gölün güzel manzarası ve masmavi uzanıyor ayakları altında Çelebibağı’nın. Daha önce askeri alan olarak kullanılan bu güzel sahil şeridi geçtiğimiz yıl belediyemiz tarafından yeniden alınarak halkın kullanımına açılmıştı. Bu yıl ise halk plajımızı baştan sona yenileyerek yurttaşlarımızın hizmetine soktuk.

yeni sahili ve yeni çehresiyle göz kamaştıracaktır. Yapılan toprak dolguların ardından çimlendirme, ağaç dikimi, yeni yapılan lavabolar, onlarca yeni kamelya, güneş şemsiyeleri, çadır, yeni açılacak olan market halkın hizmetine sunulmuştur.

Sahilde kum bulunmadığı için belediye araçlarıyla sahile kum doldurulmuştur. Yıkık, dökük ve harebe içinde olan aile plajı artık daha nezih bir ortam haline getirildi. Yeni yaBelediyemiz Aile plajı yeni yapılan proje ile baştan aşağı değiştirdi. Yapılan işlerde özellik- pılan aile plajına 2 bekçi görevlendirildi. le yeşillendirme ön plana çıkartıldı. YurttaşlaYeni yapılan bodur ve parke yollar insanrımızın daha güzel bir ortamda hafta sonlarını ların yürüyüş yapabilecekleri alana dönüştügeçirmek ve dinlenmek için geldikleri aile plajı rüldü.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

37


Temizlik

Çelebibağı Artık Daha Temiz rekli tedbirleri almak birinci görevimizdir. Göreve geldiğimizde beldemizin temel sorunlarından biri olan çöp dağlarını toplamakla başladık işe. Bu çerçevede Kikte ihale edilerek hizmet alımı yapıldı. Daha önce üç buçuk sene toplatılmamış çöpleri kimi evin önünde 2-3 kamyon alarak tüm Kenti temizlenmiş olduk. Böylece beldemizdeki hem görüntü kirliğine son vermiş olduk hem de insan sağlığı için son derece tehlikeli olan bu durumu ortadan kaldırmış olduk. Beldemizdeki bu çöp sorununu kalıcı çözmek amacıyla Sokak aralarına duvar ve betondan çöp toplama havuzları inşa ettik, mahallelerin gerekli yerlerine çöp bidonları dağıtılarak çöplerin rastgele çevreye dağıtılmasının önüne geçildi. Çöplerin toplanması düzenli bir takvime bağlanarak halkımız bu konuda bilgilendirildi. Senelerce Alınmayan Çöp derdinden kurtulan halkımızdan bu yönde memnuniyetini gösteren olumlu tepkiler alındı.


HALK BELEDİYECİLİĞİNDE YENİ BİR MODEL: ÇELEBİBAĞI BELEDİYESİ Yerel Yönetim Tutum Belgemizde şöylesi bir belirleme var: &#8220;4 Ayda bir halkla bir araya gelerek yaptıklarınızı onlarla paylaşın, yapılacakları onlarla belirleyin ve projelendirin.&#8221; Gelir gelmez beldenin sorunlarının neredeyse tamamını halkla birlikte yaptığımız toplantılarla ihtiyaçlarımızı ve önceliklerimizi belirledik. Kendi imkanlarımızı halkla paylaştık. 06 Temmuz 2011, 10:26 Editor

Dün birinci bölümünü yayınladığımız Çelebibağı belde belediyesi ile ilgili röportajımızı bugün de sürdürüyoruz. Belediye başkanı Veysel Keser ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Başkan Keser tüm sorularımıza büyük bir içtenlikle cevap verdi. Mesleğin içinden geldiğinden dolayı belediyeciliği, kentleşmeyi, yapılması gerekeni ve yapılmaması gerekenleri çok iyi biliyor. İlk icraatları, alt yapı ve yol olmuş. Çünkü kendisinin tabiri ile, özellikle de ‘yolsuzluk’tan dolayı halk perişan durumdaymış. Bundan dolayı da yollara yönelmiş ve beldede ciddi derecede yol yapmış ve büyük oranda da beldeyi kilitli parke taşı ile döşemiş. Yolların uzun soluklu olabilmesi için de yapılan yolların zeminini sağlam tutmuş. Bir de halkla iç içe olmayı ihmal etmemiş başkan Keser. Birlikte gezdiğimiz mahallelerde her kesin yoğun ilgisi ile karşılaşan Keser’e halk teşekkürlerini iletmekten geri durmuyordu. Aslında sadece kendi görevini yapmıştı Başkan Keser. Ne var ki, kendisinden öncekiler kendi görevlerini yapmadıklarından, halka gereken önem ve değeri vermediklerinden dolayı Başkan Keser’e büyük bir sevgi ve saygı gösterisinde bulunuluyordu. Başkan Keser ise bunu daha fazla hizmete dönüştürme eğilimindeydi. Özcesi başkan Keser, ‘Halk Belediyeciliği’nde bir model yaratma peşindeydi… Beldenizden ve belediye başkanlığınızdan biraz söz eder misiniz. Belediyeniz hangi tarihte kuruldu, belediye başkanlığınız süresince neleri yaptınız, beldenizde neleri değiştirdiniz? Kısaca özetler misiniz. Beldemiz 1967 yılında belediye oldu. Ancak 44 yıldır imar ifraz görmemiş. Çok kısmi, köyiçi denilen bölge kimi değişikliklere gidilmiş. Belde olarak çok ciddi sıkıntılarımız vardı. Seçim çalışmaları yürüttüğümüz zamanda, bir olay dilden dile dolaşarak anlatılıyordu. Anlatılana göre, AKP’li belediye başkanı kendi aracıyla bir bölgeye gitmeye çalışıyor. Ancak araç çamura saplanıyor ve gidemiyor. Kendi öz akrabası kendisine, “Başkan biz 5 yıldır sana ‘bu yolları yap’ dedik ancak sen yapmadın, eninde sonunda sen de yapmadığın yolun çamuruna saplandın kaldın. Kendi aracınla benim kapıma kadar gelebilirsen ben oyumu sana vereceğim” diyor. Ciddi boyutta yollarda, çamur, su vardı. Çöpler aylarca, hatta kimi bölgelerde bazen yıllarca alınmıyordu. Mahallelerde çöp tepeleri oluşmuştu. Zaten seçim çalışmalarımızın bir bölümünü de bu sorunlar oluşturdu. Çelebibağı Belediyesi 4-Ç’nin çok yoğun yaşandığı bir belediye idi. Bunlar çöp, çamur, çukur, çalma şeklindedir. Bu anlatılanların tamamı belediyeye damgasını vurmuştu. Ulaşım sıkıntısı had safhadaydı. Erciş ile bitişik olduğumuz için vatandaşlar sürekli olarak Erciş’e gidip geliyor, tüm alışverişlerini de Erciş üzerinden yapıyorlar. Birkaç tane yarım otobüs vardı, onlar da doğru düzgün çalışmıyordu. Bakımı dahi yapılmıyordu. Ve dolayısıyla vatandaşlar çok ciddi sıkıntı içersindeydi. Doğru düzgün Erciş’e gidip gelemiyorlardı. Kentleşme namına hiçbir şey yapılmamıştı. Kent merkezi neresi, mahalle neresi, yollar neresi belli değildi. Neredeyse hiçbir yerine girilmemişti. Belde tek kelimeyle kendi kaderine terk edilmişti. “Nüfusa göre kişi başı borç en fazla bizde vardı”

ÇELEBİBAĞI BELEDİYESİNDE HALK TOPLANTISI Cengiz Aslan/ipekyolu haber

Panel ve Halk Toplantıları Düzenledik İlçemiz Erciş’te Halepçe katliamının yıldönümü nedeni ile düzenlenen panelde Kürt sorununu tartışarak Kürt sorunun çözümüne yönelik fikirlerimizi halkımızla paylaştık. lebibağı Belde Belediyesi, deprem sonrası yaşanan sorunların çözümü için halk toplantısı düzenledi. Çelebibağı Belde Belediyesi, deprem sonrası yaşanan sorunlara ilişkin İnönü Mahallesi›nde halk toplantısı düzenledi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı toplantıda konuşan Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, toplantıların temel amacının yaşanan felaketin izlerinin silinmesi olduğunu söyledi. Mahalle sakinleri ise, depremde büyük bir mağduriyet yaşadıklarını belirterek, ortak akılla çözüm

Erciş ilçesine bağlı çelebibağı belde belediyesinde halk toplantısı düzenlendi. Belediye Başkanı Veysel Keser ve Meclis üyelerinin de hazır bulunduğu topantıya halk yoğun ilgi gösterdi. 10 Mayıs 2012, 17:45 Editor

Çelebibağı belde belediyesinde Halk toplantısı düzenlendi. Belediye binasında bulunan Musa Anter halk toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, Belediye meclis Üyeleri ile birlikte çok sayıda belde halkı katıldı. Toplantıda Depremde yaşanan sorunlara ilişkin sıkıntılar dile getirildi. Vatandaşların dile getirdikleri çeşitli sorun ve sıkıntılarını not aldıktan sonra Belediye olarak üzerlerine düşen her şeyi yapacaklarını ifade eden Çelebibağı Belediye başkanı Veysel Keser, t gerçekleştirdikleri toplantının asıl amacının yurttaşların deprem felaketinde yaşadıkları maddi ve manevi zararlara ilişkin ne gibi tedbirlerin alınabileceğine yönelik olduğunu kaydetti. 'Devlet tarafından verilen hiç bir yardımı biz engellemeyiz' Devletin belediye olarak vereceği her türlü yetkiyi üsleneceklerini ifade ederek Keser, "Depremde yaşanan her türlü sıkıntıda halkımızın yanında olduğumuz gibi, bu günden sonrada halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diyerek şöyle devam etti: "Sağda solda yapılan bazı söylentilere göre AFAD’ın vereceği ahır paralarına belediyenin engel olduğu söyleniliyor. Bu kesinlikle doğru değil. Bu gün bütçemiz olsun, AFAD bize yetki versin, bütçe versin, elimizden gelenin fazlasını yapmazsak haklısınız. Vatandaşın zararlarını karşılayabilmek için belediye olarak imkanlarımızı fazlasıyla zorladık. Birikmiş su paralarının önemli bir kısmkını fatralandırmadık. Bir çok kısmını ise faize tabi tutmadık ve vatandaşın ödeme bütçesine göre taksitlere böldük." 'Eksikliklerim konusunda bizi eleştirin' BDP belediyeciliğinin halkın belediyesi olduğunu işaret eden Keser, Çelebibağı Belediyesinin de Halk Belediyeceliği modelini esas aldığını söyledi. Keser şunları dedi: “Bizim kapımız hiçbir zaman halkımızın yüzüne kapanmadı, kapanmazda. Biz sizinle birlikte bu belediyeyi aldık, belediye başkanı olarak rahat bir şekilde eksiklerimi yüzüme vurabilir ve beni eleştirebilirsiniz. Eksik olduğumuz konularda gelin bize söyleyin ve eksiklerimizi birlikte çözelim” dedi. Veysel keserin açıklamalarından sonra halkın görüş ve önerileri alınarak toplantı devam etti.

üretilmesini istedi. Özelikle TOKİ’nin yapacağı konutları istemediklerini belirten mahalle sakinleri, TOKİ’nin deprem üzerinde rant elde etmek istediğini kaydetti. Keser ise, belediye olarak her aşamada halkın yanında yer alacaklarını belirterek, herkesin bu dönemde sağlıklı düşünerek karar vermesini istedi. Belediye olarak depremde bütün imkanları Erciş halkı için seferber ettiklerini aktaran Keser, ilçede yardım götürmedikleri ev ve köyün kalmadığını dile getirdi. Keser, halkın gezip alış veriş ve eğlenebileceği bir Kültür Merkezi projesine başlayacaklarını kaydetti.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

39


Başkanın Mesajı

Çelebibağı Belediyesi Örnek Çalışmalara İmza Atıyor VAN (DİHA) - Van’ın Erciş İlçesi’ne bağlı Çelebibağı Beldesi’ni 29 Mart yerel seçimlerde AKP’den devralan BDP yönetimi, 3 yıllık süre içinde, belediyenin 7 milyon TL olan borcundan 3.5 milyon TL’yi ödedi. Beldenin kanalizasyon sorununa kalıcı çözüm ürüten belediye, bütün cadde ve sokakları da parke taşıyla döşeyerek, önemli çalışmalara imza attı.

SIDDIK SI IDDIK G GÜLER ÜLER DİHA Van Bölge Temsilcisi

Erciş İlçesi’ne bağlı Çelebibağı Belde belediyesini 29 Mart yerel seçimlerde AKP’den devralan BDP’li yönetim, 3 yıllık süre içinde önemli çalışmalara imza attı. Belediyeyi 7 milyon TL borçla devralan yeni yönetim, 3 yılda bu borcun 3.5 milyon TL’sini ödedi. Neredeyse hiçbir hizmetin getirilmediği ve köy görünümünde olan beldede, kısa sürede kanalizasyon, yol ve su sorunlarına kalıcı çözüm getiren belediye yaptığı parklarla da beldenin çehresini değiştir. Öğrenci ve yaşlılara ücretsiz ulaşım imkanı sağlayan belediye, 3 yılda 44 yıllık belediye tarihinde yapılmayan çalışmalara imza atıldı. Göreve geldiklerinde 5 yıl için planladıkları çalışmaların büyük bölümünü 3 yıl içinde tamamladıklarını söyleyen Belediye Başkanı Veysel Keser, yolsuzluklarla mücadele ederek, halkla birlikte, halka dayalı bir belediyecilik sistemi geliştirdik-

lerini dile getirdi. Bir kentte bile yapılmayan çalışmalara imza attıklarını söyleyen Keser, yapılan çalışmaların büyük bölümünün ise AKP hükümeti tarafından basit gerekçelerle engellendiğini kaydetti.

Bir yanda borç ödendi, geri yanda hizmet göt rdü Göreve geldikleri gün çukur, çalma ve çamura karşı mücadele başlattıklarını ifade eden Veysel Keser, «Beldemiz 44 yıldır belediye olmasına rağmen imar ifraz görmemiş, çok kısmi, köyiçi denilen bölge kimi değişikliklere gidilmiş. Çok ciddi yol sıkıntımız vardı. Seçim çalışmaları yürüttüğümüz zaman da, bir olay adeta dilden dile dolaşarak anlatılıyordu. Anlatılana göre, AKP’li belediye başkanı kendi aracıyla bir bölgeye gitmeye çalışıyor, ancak araç çamura saplanıyor ve gidemiyor. Kendi öz akrabası kendisine, “başkan biz 5 yıldır sana bu yolları yap dedik, ancak sen yapmadın, eninde sonunda sen kendin de çamura saplandın. Eğer kendi aracınla benim kapıma kadar gelebilirsen ben oyumu sana vereceğim’ sözleriyle tepki gösteriyor. Burada hiçbir hizmet yapılmamıştı. Çöpler aylarca, hatta kimi bölgelerde bazen yılda bir alınırdı. Mahallelerde çöp tepeleri oluşmuştu» dedi.


“5 yıllık hedeflerimizin üzerine çıktık” Çelebibağı Belediyesi’nde 4-Ç’nin çok yoğun yaşandığı bir belediye olduğunu belirten Keser, «!Bunlar çöp, çamur, çukur, çalma şeklindedir. Bunların tamamı beldeye damgasını vurmuştu. Ulaşım sıkıntısı had safhadaydı. Erciş ile bitişik olduğumuz için vatandaşlar sürekli olarak Erciş’e gidip geliyorlar. Tüm alışverişlerini de Erciş üzerinden yapıyorlar. Birkaç tane yarım otobüs vardı, onlar da doğru düzgün çalışmıyordu. Bakımı yapılmamış ve dolayısıyla vatandaşlar çok ciddi sıkıntı içersindeydi. Kentleşme namına hiçbir şey yapılmamıştı, kent merkezi neresi, mahalle neresi, yollar neresi belli değildi. Biz 80 kilometre yol kazandırdık. 80 kilometrenin tamamında şehirlerarası stabilize dolgu standardında dolgu yaptırdık. Geldiğimiz aşamada 5 yıllık hedefimizin üstüne çıkmış bulunuyoruz. 5 Yıllık hedefimiz, 100 bin metre kare parke bordur taşı döşeme şeklindeydi. Bu gün itibariyle biz 100 bin metre karelik bölümü döşemiş durumdayız. Beldede eğitim sorunun çözümü için Lise ve ilköğretim için yer tahsisi yaptık. Ve iki okulu eğitime başlayarak bu sorunu çözmüş olduk» diye konuştu.

Su sor nuna kalıcı çözüm getirildi Klasik belediyecilik yerine halk belediyeciliği geliştirdiklerini ifade eden Keser, 4 ayda bir halkla bir araya gelerek yapılacak olan çalışmaları ortak belirlediklerini aktararak, «Belediyeyi devraldığımızda en fazla ön plana çıkan su sorunu olmuştu. O dönemde

beldeye saniyede 15 litre su geliyordu. Biz geldikten sonra, yeni sondaj ve motorlarla, mevcut tesislerin yenilenmesiyle şuanda saniyede 115 litreye çıkarmış durumdayız. Şuan beldeye gelen su eğer bahçelerde kullanılmasa 50 bin kişiye yetebilecek niteliktedir. Yine bu dönemde 39 kilometre kanalizasyon şebekesi döşedik» dedi. Ulaşım konusunda da yurttaşlara kolaylık sağladıklarını vurgulayan Keser, yeni araç takviyeleriyle Çelebibağı ile Erciş arasında 65 yaş üzeri yurttaşları ve öğrencileri tamamını ücretsiz olarak taşıdıklarını söyledi. Çelebibağ içinde ise ulaşımın tamamen ücretsiz olduğunu dile getiren Keser, belde içinde kimseden ulaşım için para alınmadığını vurguladı.

Soysal ve Kült rel etkinliklere hız verildi Soysal ve kültürel etkinliklere de hız verdiklerini belirten Keser, Zilan Kültür ve Sanat Festivali’nin yanı sıra bataklık olan iki alanı da düzenleyerek park haline getirdiklerini söyledi. Keser, öz kaynaklarıyla yaptıkları çalışmaların yanı sıra, Van Gölü kenarında yapılması planlanan Kültür Merkezi, Botanik Kültür Parkı gibi 12 projeyi AB’ye sunduklarını, ancak bunların AKP hükümetinin engeline takıldığını kaydetti. Erciş ve Çelebibağı Beldesine gelen afet paralarının da kendi dönemlerinde kesildiğini kaydeden Keser, «Şuan bu parayı alamıyoruz. Ancak hemen yanımızda bulunan AKP’li Erciş Belediyesi bu parayı düzenli alıyor» dedi. Keser, örnek bir belde yaratmayı hedeflediklerini belirterek, destek talebinde bulundu.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

41


Newroz

2010 NEWROZU

ERCİŞ Van’ın Erciş İlçesi’nde Eski Otogar Caddesi üzerinde bir araya gelen binlerce kişi Newroz’u kutladı. Kutlamaya kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı Eşbaşkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP PM Üyesi M. Zahir Sarıtaş, Çelebibağ Belediye Başkanı Veysel Keser de katıldı. “Ya onurlu bir barış ya görkemli bir direniş”, “Demokratik devlet, demokratik, ülke, demokratik Cumhuriyet ve demokratik anayasa” pankartlarının asıldığı alanda, “ Newroz diriliş bayramıdır” sloganları atıldı. BDP bayraklarının açıldığı alanda bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan BDP Erciş İlçe Başkanı Ramazan Alver ve Çelebibağ Belediye Başkanı Veysel Keser, halkın Newrozu’nu kutladı.


Ahmet Türk: Sor n ancak Kür halkı ile kur lacak diyalog ile çözülür Daha sonra konuşan kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürt halkı özgürleşmedikçe Türkiye’nin de özgürleşemeyeceğini söyledi. Barış ve kardeşlik için gereken yer olduğuna inandıkları Meclise gittiklerini dile getiren Türk, «Ancak, Türkiye halkı için yapılması gereken doğruları söylediğimiz için, bizim partimiz kapatıldı ve bize siyasi yasak getirildi» dedi. «Zilan Katliamı»nı hatırlatan Türk, Kürt sorununun katliamlarla çözülemeyeceğini ifade ederek, «Acıların yaşanmaması için ve hiç bir annenin gözyaşı dökmemesi için bu sorun ancak Kürt halkıyla kurulacak diyalogla çözülebilir» şeklinde konuştu. Türk, şöyle devam etti: «Hiç bir ceza hiçbir yasak bize boyun eğdiremez. Biz sadece halkımızın önünde, bu mücadele uğrunda bedel ödemiş halkımızın önünde boyun eğeriz.»

Tuğluk: Hiç bir tank t fek Kür halkını yıldıramaz Türk’ün ardından konuşan siyasi yasaklı Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk da, bu yılki Newrozu büyük bir coşku ile karşıladıklarını, bunu 2010 yılının çözüm yılı olma umuduyla yaşadıklarını ifade ederek, « 2010 Newrozu ya demokratik bir çözüm olarak Kürtlerin acılarına su serpecek ya da Kürtlerin görkemli direniş yılı olacak» dedi. Kürt halkının Newrozlaşmış bir halk olduğunu, hiç bir tankın tüfeğin Kürt halkını yıldıramayacağını belirten Tuğluk, «Kürt halkı varlığını korumak için, anayasa güvencesi için, dili kimliği için sonuna kadar direnecek ve asla da yılmayacaktır bu da böyle bilinsin» şeklinde konuştu. AKP hükümetinin ‘Demokratik açılım’ adı altında seçilmişleri ve Kürt halkını tasfiye etmeyi planladığını dile getiren Tuğluk, şöyle devam etti: «Bizleri barışın olabileceğine inandırıp su altından saman yürütür misali yeni operasyonlar, tutuklamalar, parti kapatmalarıyla Kürt halkını ve onun temsilci diye Meclise gönderdiklerini bitirmeye çalıştılar.»

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

43


Newroz

Tarih boyunca Zilan halkının onuruna ve “şehitlerine” sahip çıktığı söyleyen BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise, Kürtlerin barış ve kardeşlikten yana hep aynı barışçıl tavrını ortaya koyduğunu ifade ederek, “ABD ve devlet güçleri bunu iyi bilsinler ki, Kürtlerin barış ve kardeşlikten başka bir isteği yoktur. Çözümün gelişmesi için sonuna kadar direnip bunu elde edeceklerdir” dedi. Üçer, AKP hükümetinin Kürtlerin sorunu için muhatabı başka yerde aramaması gerektiğini de sözlerine ekleyerek “sorunun muhataplarının dışında gelişen başka türlü bir çözümü de Kürt halkı kabul etmez” şeklinde konuştu. Kutlamalar müzik dinletisiyle sona erdi.


2011 NEWROZU

Erciş’te depremin bozduğ moralleri Newroz ateşi düzel i. Erciş’te ş meydana y gelen g depremin p ardından artan sorunlar nedeniyle bozulan moralleri yakılan Newroz ateşi düzeltti. Yeni sebze hali yolunda gerçekleştirilen Newroz etkinliği tutulan halaylar eşliğinde bahar havasında gerçekleşti. Üst ve kimlik kontrolü ile alanlara akın eden halk meydanları bir renk cümbüşüne çevirdi. Kutlamaya BDP milletvekili Nazmi Gür Belediye başkanımız Veysel Keser ile BDP yöneticilerinin de bulunduğu binlerce kişi katıldı. Kutlamada ilk olarak konuşan Newroz tertip Komitesi üyesi Mahmut Çelebi İstanbul’da çıkan olaylardan dolayı yaşamını yitiren Hacı Zengin’i anarak, Zengin’in mücadelesinin takipçisi olacaklarını kaydetti. Depremde yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan BDP Erciş İlçe Eşbaşkanı Veli Avcı, Kürt halkı-

nın asla yasaklamalara boğun eğmeyeceğini vurguladı. Acı’dan sonra Belediye Başkanımız Veysel Keser İse, kutlamalarda yapılan polis müdahalesine dikkat çekerek, ç Kürt halkının geçmişte olduğu gibi bundan sonra da baskılara boğun eğmeyeceğini kaydetti. Keser, “eğer bu halk baskılarla bitirilseydi Zilan katliamında bitirilirdi. O zaman bitirilmeyen bir halkı bu gün kimsenin bitirmesine gücü yetmeyecektir” dile konuştu

Gür: Ahmet Türk’e yapılan saldırı büt n Kür halkına yapılmıştır BDP Van milletvekili Nazmi Gür, Batman’da Ahmet Türk’e yönelik yapılan saldırıyı kınayarak, saldırının bütün Kürt halkına yönelik olarak yapıldığını dile getirdi. 2012 baharının Kürt halkının direniş bahara olacağını da aktaran Gür, “Kürt halkının Newroz’u ve dili yasaklanarak 40 milyon Kürdü hiçe saymaktır. Bunun için bu halk asla bu baskı-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

45


Newroz

lara sesiz kalmayacaktır. Şiddetin ve yasakçı zihniyete karşı 30 yıldır verdiği mücadeleyi bundan sonrada verecektir. Tek çözümün müzakere ve diyalogdur.

21. Yüzyıl Özg rlük Yüzyılı olacak Nazmi Gür, Kürt halkının bayramını kutlayarak konuşmasına başladı. 2012 yılının özgürlük yılı olacağını dile getirene Gür, “Sizler özgürlük alanlarına hoş geldiniz. AKP Amed’de Newroz’u yasaklayarak ateşle oynadı. Kürt halkı yasakları direnişle boşa çıkardı. Kürt halkı artık özgürlüğe yürüyor” dedi. Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı kınayan Gür, Kürt halkının saldırıya gereken cevabı net olarak cevap vereceğini belirterek “Kürt halkı özgürlüğünü statü ile taçlandırarak, kuracaktır. Bu yüzyıl Kürt halkının özgürlük yüzyılı olacaktır.” diye konuştu. Dile getirdikleri taleplerin haklı ve vazgeçilmez haklar olacağını da belirten Gür, Kürt halkına 4 talep etrafında toplanmaya çağırdı. Kürtlerin Amed gibi 4 parçada direniş ruhuyla alanlarda olduğunu da söyleyen Gür, bütün alanlardaki Kürtlerin bayramını kutladı.

“Newroz olaysız bi i” Erciş’te meydana gelen depremin ardından gerçekleşen newroz bayramı bölge halkına iyi bir moral kaynağı oldu. Newroz alanında yerel sanatçıların çaldığı müzik eşliğinde tutulan halaylar bir an olsun bölge halkının sıkıntılarını unutturdu. Türkiye genelinde düzenlenen Newroz etkinliklerinde çıkan olayların aksine Ercişte Yapılan Newroz bayramı etkinliği konuşmaların ardından bir süre daha halaylar çekildikten sonra katılımcılar olaysız bir şekilde dağıldı.


Ramazan ayı boyunca hergün 2000 kişiye iftar yemeği dağıtıldı

Ramazanda yemek yardımımız devam etti Belediyemiz önceki yıl olduğu gibi bu yılda ramazan ayından önce yaptıkları çalışmayla ramazan ayında yoksul yurttaşlarımıza yemek evleri dolaşarak ihtiyaç sahiplerini tespit etti. yardımında bulundu. Ramazan ayı boyunca her gün tespit edilen Belediyemiz Ramazan ayı boyunca 2000 ki- 2000 kişiye belediyemiz ekipleri yemeklerini şiye sıcak yemek ulaştırdı. Belediye çalışanları ulaştırdı.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

47


Toplu Yemek

Belediyemiz iftar yemeklerinde yurttaşlarımızla buluştu Belediye yönetimimiz Ramazan ayı başta olmak üzere değişik günlerde esnafla, esnafla halkla, halkla sivil toplum örgütleri, mahalle komisyonları ve belediye personelleriyle yemekli toplantılar düzenledi.


n İlk Fırınını Açtık ç Beldemizde halk ekmek fabrikasının olmaması büyük bir eksiklikti. Belediye olarak Cumhuriyet mahallesinde yaptığımız Çelebibağı Belediyesi Halkı ekmek fabrikası ile Beldemize daha ucuz ve daha kaliteli ekmek üretimi sağladık. Ramazan Ayında günde 1500 ekmek ücretsiz olarak halka dağıtılıyordu Bölgemizde meydana gelen depremin ardından Erciş depreminde belediyemizin bünyesi altında olan Fırınların ürettiği 10,000’lerce ekmek günlerce Çelebibağı beldesi ve ilçemiz Olan Erciş’te ücretsiz olarak dağıtıldı

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

49


Toplu Yemek

İftarı Halkımızla Birlikte Açtık Belediyemiz tarafından her ramazan ayında iftar çadırı kurtulmaktadır. Beldemizin yapılan yatırımlar sonucu her geçen gün gelişmesi ve yoğun göç alması nedeni ile nüfus patlaması yaşanmaktadır. Beldemizde yoksul ailelerin yoğunlukta olması nedeni ile belediyemiz tarafından yardım kolileri oluşturulup içerisinde yağ, pirinç, fasulye gibi önemli ihtiyaç malzemeleri olan kuru erzak yardımı yapılmaktadır. Kurduğumuz İftar çadırında günlük yaklaşık olarak 3 bin 3 bin 500 aileye sıcak aş sağlanm sağlanmaktadır.


DEPREM Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

51


Deprem

DEPREM VE YEREL YÖNETİMLER

Veysell Keser V K Van Çelebibağı Belediye Başkanı

Erciş’teki yıkıntıların boyutları ve nedenleri iyi düşünüldüğünde temel nedeninin başta belediyecilik, müteahhitlik, mühendislik, işçilik ve malzeme eksikliklerinden dolayı olduğu, hatta bu suçlarından dolayı deprem sonucunun bu denli ağır olduğu hemen anlaşılacaktır. Belediye zemin etütleri olmaksızın birden çok ruhsatlı veya ruhsatsız katlara onay vermiş, yapımına göz yumuştur. Birkaç katı bir seçim döneminde, birkaç katı da bir sonraki seçim döneminde çıkılmış onlarca bina var. Yük dağılım ve taşıma statik hesapları yapılmaksızın, kolon kiriş donatıları ve etriye bağlantılarındaki malzeme ve işçilik eksikliklerinden ev ve iş yerleri sahiplerine, kullanıcılarına mezar oldu. Banu Güven ile Erciş’te incelemelerde bulunan ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Ahmet Yakut’un gösterdiği örneklerdeki gibi yıkılmıştır. Erciş Ticaret Odası Başkanı’nın Zilan Caddesi’nde yıkılan binası böyledir.

olduğunu görmüş belediye başkanı olarak söyleyeyim; devlet kurumlarının çoğu ya yıkılmıştı ya da ağır hasarlıydı. Belediye binası, adliye binası, emniyet müdürlüğü, Yurt Kur’a bağlı öğrenci yurdu, TEDAŞ binaları, camiler, oteller, kooperatifler vb. Batak ve riskli bölgeler, tarım arazileri imara açılmış ve imar mevzuatına aykırı yer, zemin etüdü yapılmaksızın yapımına izin verilmiş, bazılarına AKP belediyesi tarafından da ruhsat verilmiş. 6, 7, 8 katlı binalardan 198 bina kenti moloz yığınına çevirdi. Bunlardan biri olan şimdiki AKP Belediye Başkanı Zülfikar Arapoğlu’na ait 100 m2 taban alanı üzerine yükselen; 7 katlı TURVAN Oteli, 50 kişinin üstüne çöktü. AKP’den Van Milletvekili seçilen eski belediye başkanı Fatih Çiftçi’nin babası Ebubekir Çiftçi tarafından ruhsat verildiği söylenmektedir. Mevcut belediye yönetimi tarafından, sorumluluk hayatta olmayan belediye başkanına atılarak, işin içinden çıkılma çabası da olabilir. Böylesi binaların yıkıntıları arasından kayıt alRant siyasetinin sonuçları tına alınmış 476 insan canından oldu. Depremin olduğu gün, ilk daki- 4152 yaralı ve bu çetin kış koşullarınkalarda kentin bütün caddelerinde, da ortada kalmış onbinlerce evsiz insokaklarında dolaşmış, incelemiş, san. Çadır bulamayan, ölümcül hasnerede nasıl hasar var bilen ve neler talıkların habercisi zatürreden ölen


ilk kız

ço-

cuğu Deniz Olgun. Tam bir trajedi! Doğruları kim söyleyip, gösterecek ve hesabını kim soracak.... Kim? Yaşadıklarımızdan ders çıkarılmalıdır. İlk gün ciddi bir kurtarma çalışması yapılamadı. Hemen hemen hiç profesyonel kurtarma ekibi gelemedi, ancak sabaha doğru AKUT yetişti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin kurtarma ekipleri ilk olarak yetişti. Zaten sağ kurtarma başarılarını da ilk olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kurtarma Ekipleri gösterdi. İmar mevzuatına uygun olarak yapılmış olan 3, 4, 5 katlı binaların çoğu ayaktadır. Bu bize bir şey gösteriyor: İmar mevzuatına aykırı olan binaların çoğu yıkıldı ve ruhsatsız çok katlı binalarla, siyaset ve rant paylaşımı üzerine kent talan edildi. Başka bir izahı da artık yoktur bunun. Çok katlı binalar bu şekilde ruhsatlandırıldı, ya da ruhsatsız yapımına müsaade edildi. Yani insanlar diyebilirler ki, ‘Ruhsat vermedim’ ama, yapımına izin verilmesinden dolayı da suç işlemiş durumdalar. Çarpık kentleşme ve adamına göre uygulamalardan dolayı onlarca Ercişli işveren ve mühendis, Fatih Çiftçi hakkında davacı oldular. Milletvekili olmasına rağmen İçişleri Bakanlığı’ndan niha-

ye et soruştturma izni verildi. Ve bu binalarda şu anda elimizdeki verilere göre 500’e yakın insan ö ölmüştür. 4 bini aşkın yaralı var. 36 bin kon nutun 20 bini yıkılmış, hasar görmüş, kullan nılamaz haldedir. Sağlam olduğu düşünülen evlere de kimse cesaret edip girem miyor. Gün içinde onlarca artçı deprem olmaktadır. 5,6’lık depremde Van’da 25, çok katlı bina yerle bir oldu. Aslan ve Bayram otellerinden onlarca cenaze çıkarıldı. Allahtan o haalk Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan n Bayraktar’ın ‘evlerine girsinler’ ççağrısına inanmamış olduğundan yıkılan 23 binada insan yoktu. Ancak yyetkililer tarafından kullanılabilir izni verilen Bayram Otel’de onlarca insan enkaz altında kaldı. Fakat ilginç ve acı olan ise enkazlarda kurtarma çalışmaları için bölgeye gelen AKUT elemanları ve gazeteciler yıkılan Bayram Otel’de can verdiler. Valilik tarafından kurtarma ekipleri için bile bir konaklama yeri hazırlanamamıştı.

Yerel yönetimlerin asıl görevi deprem öncesinden başlar 1- Yerel yönetimler bölge düzeyinde, kent ölçeğinde ve bina ölçeğinde tüm mühendislik ve mimarlık hizmetleri kullanılarak ve risklerin dışlanması ile arazi kullanım planları, sağlıksız bölgelerin sağlıklı hale getirilmesi veya yeniden üretilmesi ile tarihsel ve sosyal çevreye uyumlu, insanla barışık, uygun mühendislik ve mimarlık teknikleri ile tasarım, yapım ve denetim uygulamalarından sorumludur. Ülkemizin jeolojik karakteristiği dikkate alındığında, çeşitli doğal afetlere maruz kaldığı bilimsel bir gerçekliktir. Sadece 1990’lı yıllarda yaşanan felaketler bunu göstermeye yeterlidir. 1992 Erzincan, 1995 Dinar, 1998 Adana-Ceyhan, 1999 Marmara, Yalova ve Bolu Düzce “depremleri”; 1995 İzmir, 1998 Batı Karadeniz Böl-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

53


Deprem

gesii “sel” “ l” ffelaketi; l k ti 1994 S Senirkent, i k t 1996 6T Trabb zon “heyelanları” bunlardandır. Ülkemizde yaşadığımız son deprem felaketleri sonucunda, gündemimize “depremle yaşamayı öğrenmek”, “depremden kaçınmanın imkansız, ancak depremin neden olabileceği zararları en aza indirmenin mümkün olduğu” gibi kavramların girmesi yanında şu gerçekler de gün yüzüne çıkmıştır: Toplum olarak tüm sektörlerin afetlere hazırlıksız olması; düzensiz yapılaşmanın ve kentleşmenin boyutları ile afet zararlarının büyük boyutlara ulaşmasındaki rolü; afet öncesinde korunma ve zararların en aza indirilmesine yönelik hazırlık ve uygulama çalışmaları ile afet sonrasında zararların giderilmesinde uygulanabilecek gerçekçi ve uygulanabilir bir çalışmanın olmadığı görülmüştür. Çağdaş dünyada her doğal afetin acil durum yaratmadığından hareketle, toplumsal sektörlerin hazırlıklı olması konusunda merkez-yerel yönetim ve diğer ilgili sektörlerin işbirliğinin sağlanamamış olması en büyük eksikliktir. Bunun yanında tüm olup bitene kayıtsızlıkla yaklaşan ve bozukluğun motorunu oluşturan toplum, temel eleştirilerin odağını oluşturmaktadır.

lıl bir bi şekilde kild ulaştırılması l t l gerekir. ki A Ardından d d ise, bu kentlerde depremlerde yaşayanların insanca yaşayabilecekleri barınma koşulları sağlanana kadar kesintisiz olarak sürdürülmesi gerekir. Türkiye bu konuda iyi bir sınav vermedi. Bingöl, Adana ve İstanbul depremleri sonrasında bu kentlerde yaşananlara hepimiz tanığız. Hâlâ birçok yerde Marmara depreminin yaralarının sarılamadığını biliyoruz. Şu an Van depremi için herkesin çalıştığını, çabaladığını görmekteyiz. Bu çabaların bir ay sonra, iki ay sonra da devam etmesi gerekir. 17 Ağustos İstanbul depremi sonrasında Diyarbakır, Van, Batman, Siirt, Viranşehir Belediyeleri İzmit’te uzunca bir süre halka hizmet sunmanın çabası içerisinde oldular. Kurdukları aşevleriyle sıcak yemek dağıttılar. Bugün de başta Diyarbakır olmak üzere, Siirt, Hakkari, Şırnak, Urfa, Batman, Üsküdar, İstanbul ve Beyoğlu belediyelerinin yanı sıra, batıdan birçok belediyenin bu çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Belediyelerden öte özel sektörün de bu çabasına tanık oluyoruz. Yaşanan acılar bu toprakların acısıdır. Bu acının Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i olmaz. Acılarımız ve kaderimiz birdir. Aynı fay hattıyla yeryüzüne bağlanmışız. Herhangi bir 2- Van’da meydana gelen 7.2 büyüklüğün- kentimizdeki sarsıntıyla hepimiz birlikte yıkıldeki depremin vahameti henüz anlaşılamadı. maktayız, üzülmekteyiz. Bu tasa ve kederdeki Deprem anında yaşananlardan öte, sonrasın- tarihi birlikteliği bozmaya iktidarcı siyasetin da sunulacak olan hizmetlerin hızlı ve sağlık- gücü yetmedi.


Belediyelerimiz seferber oldu Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Diyarbakır Birliği’ne (GABB) üye belediyeler depremin ilk Büyükşehir Besaatlerinden itibaren yurttaşları da sürece ka- lediyesi bölgetarak Erciş ve Van için seferber oldu. ye gönderdiği Van Erciş’te 23 Ekim’de 7.2’lik depremin otobüslerle hem meydana gelişinden bir saat sonra Diyarba- Erciş içinde hem kır’da Afet Koordinasyon Merkezi’ni toplayan de Erciş ile ÇeleGABB Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Bele- bibağı arasında diye Başkanı Osman Baydemir, tüm imkanları- ücretsiz taşımayapmaya nı seferber etme kararı aldı. Baydemir, İtfaiye cılık Arama Kurtarma Ekibi, üye belediye başkan- başladı.

HABERLER : < II >

KURDÎ TÜRKÇE E

Cizre’de polis, kutlamalar için hazırlanan sahneye el koydu

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA

15/08 Kaydet

ANA SAYFA HABERLER POLİTİKA EKONOMİ

Resimler ile Kaydet

Yazdır

için sonuç bulundu

BDP'li belediye başkanları Ercişlilerle bayram namazı kıldı 08:48 06.11.2011

ÇALIŞMA YAŞAMI

VAN (DİHA) - Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ve Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, bayram namazını Ercişli depremzedelerle kıldı.

DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

16 / 25

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ve Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, bayram namazını Ercişli depremzedelerle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından Merkez Camii arkasındaki alana kurulan dev çadırda kıldı. Mescit olarak kurulan çadıra BDP İlçe yöneticilerinin de aralarında olduğu yüzlerce kişi katıldı. Belediye başkanları namazın ardından çadır önünde bekleyenlerle bayramlaştı.

Bayram namazı çıkışında açıklama yapan Baydemir, "Bu bayram barış ve kardeşlik adına olsun. Kardeş kavgasının nihayete varmasını diliyoruz. İnşallah gün gelecek bu ülkenin insanları Kürt'ü ve Türkü ile kucaklaşacak. Bunun için hepimiz çaba sarf edeceğiz" dedi. Baydemir, bayramı Erciş'te depremzedelerle birlikte geçirmekten mutlu olduklarını belirtti. Baydemir açıklamasının ardından çocuklara oyuncak dağıttı. Bu sırada da Diyarbakır Büyükşehir ve Bağlar belediyeleri zabıta ekipleri tarafından halka şeker ve kolonya ikram edildi. Baydemir ve beraberindekiler namaz ve bayramlaşmanın ardından Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan yemek çadırların bulunduğu Zilan Parkı'nda halkla kahvaltı yaptı. (zç-asa/ag/ru)

Aynı şekilde Büyükşehir Belediyesi, GABB ları ve BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile aynı gün akşam saatlerinde Erciş’teki arama kur- üyesi belediyeler, TTB, SES gibi sağlık meslek tarma çalışmaları başlattı. Baydemir ve bera- örgütleri ortaklaşa Sağlık Merkezi oluşturarak berindekiler bölgedeki GABB üyesi belediye hizmet vermeye başladı. başkanları ile birlikte Erciş’in Çelebibağı BeleDiyarbakır’da iki kampanya diyesi’ni lojistik merkez olarak belirledi. Enkaz başında tedirgin bekleyen yurttaşlar ile arama kurtarma çalışmaları yürüten ekiplere Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ilk sıcak yemeği verdi. Ardından da Erciş’te günde 9 bin kişinin istifade ettiği seyyar mutfak kurarak hizmetini sürdürdü.

Aşırı soğuk nedeniyle çadırda yaşamını sürdürmekte güçlük çeken yurttaşlar için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Sur, Yenişehir, Bağlar ve Kayapınar belediyeleri “Evimi Paylaşıyorum” kampanyası başlattı. Deprem bölgesinde evini kullanamayan ve Diyarba-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

55


Deprem kır’a gelen Vanlılar için Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulan “Vanlı Depremzedelerle Dayanışma Masası” oluşturuldu. www.diyarbakirevindir.com adıyla internet sitesi de açan Büyükşehir Belediyesi, depremzedelere evini açmak isteyen Diyarbakırlı yurttaşlarla ile ihtiyaç sahibi Vanlı yurttaşları buluşturmayı hedefliyor. Diyarbakır’daki belediyelerin depremzedeler için yürüttüğü diğer kampanya ise “Soframı Paylaşıyorum” kampanyası oldu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Sur, Yenişehir, Bağlar ve Kayapınar belediyelerinin yürüttüğü kampanya depremden etkilenen Van ve Erciş’e bağlı 91 köyün kışlık erzakını karşılama yönelik oldu.

Yüzlerce kamyon destek malzemesi ulaştırıldı İhtiyaç tespiti için çadır kuran GABB üyesi belediyeler, yüzlerce kamyon ve TIR’larla destek malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı. Deprem bölgesine ulaştırılan başlıca malzemeler her türlü gıda maddesi, ekmek, su, çadır, battaniye, yastık, yorgan, katalitik soba, halı, kışlık giysi, ayakkabı, çocuk bezi ve maması gıda, gibi başlıca yaşam malzemeleri deprem bölgesine geldi. Ayrıca arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere iş makineleri su tankerleri otobüsler minibüsler gibi araçlarda deprem bölgesinde ihtiyaçlara göre konumlandırıldı. HABERLER : < II >

KURD

Diyarbakır'da Yurttaş Dernekleri'ne eş zamanlı baskın - SON DAKİKA

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA HABERLER POLİTİKA EKONOMİ

Resimler ile Kaydet

Yazdır

BDP'li belediye başkanları çadırlarda kalan yurttaşlarla bayramlaştı 09:34 06.11.2011

ÇALIŞMA YAŞAMI

VAN (DİHA) - Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve beraberindekiler Erciş İlçesi Salihiye Mahallesi'nde bulunan çadırkentte halkın bayramını kutlayarak çocuklara hediye verdi.

DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

8 / 14

Depremde yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği Van'ın Erciş İlçesi'nde bulanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Çelebibağı Belde Belediye Başkanı Veysel Keser, bayram ziyaretlerine devam ediyor. Baydemir ve beraberindekiler, Salihiye Mahallesi'nde bulunan ve spor tesislerinde kurulan Çadırkente gitti. Baydemir çocuklara tek tek hediye verirken, hediyelerini alan çocukların sevinci yüzlerine yansıdı

için sonuç bulundu


BDP Bayramı depremzedelerle geçirdi Kurban Bayramı’nı Van’daki depremzedelerle geçiren BDP ve DTK heyeti, yaptıkları inceleme ve gözlemlerin ardından basın toplantısı düzenledi. Van Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan basın toplantısına DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, BDP Eş Genel Başkanları Gültan Kışanak, Selahattin Demirtaş, DTK Koordinasyon Kurulu üyeleri Ayla Akat Ata, Özdal Üçer, Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Urfa Milletvekili İbrahim Binici, Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Van Milletvekili Nazmi Gür, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Edremit Belediye Başkanı Abdulkerim Sayan, Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Hakkâri Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Malatya Milletvekili Adayı Gani Rüzgar Şavata, BDP PM Üyesi Mihdi Perinçek, İl Genel Meclis Baş-

kanı Semira Varlı, BDP İl Eşbaşkanları Mihriban Şah, Cüneyt Caniş ile il genel ve belediye meclis üyeleri katıldı. BDP ve DTK heyeti adına açıklama yapan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Van’da yaşanan ağır deprem felaketi nedeniyle ilk saatlerden bu yana Van halkının yanında olmaya kısmen de olsa yaralarını sarma gayreti içinde olduklarını belirterek, “Bayram vesilesiyle de Meclis grubumuzun ve belediye başkanlarımızın önemli bir kısmının Demokratik Toplum Kongresi ile de birlikte Van’daydık, Erciş’teydik. Buruk da olsa en azından bayramda bir arada olmanın ve halkımızla birlikte acıları paylaşmanın önemli olduğuna inandık ve dünden beri arkadaşlarımızla birlikte Van ve Erciş’in mahallelerinde köylerinde, hem depremin yol açtığı felaketin yaralarının ne durumda olduğunu inceledik hem de halkımızın bayramını kutladık” dedi.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

57


Deprem

Deprem Sonrası Esnaflarla Bir Araya Geldik Yaşadığımız depremin ardından Esnafımızı ziyaret ederek sorunlarını dinledik. Esnafın yoğun ilgisiyle karşılaşarak esnafın bize belirttiği sorunları not alarak sorunlarının çözümü için oluştur-

duğumuz ekiplerle acil çalışmalar başlattık. Erciş ilçe sınırında olan esnaflarımızın Çoğunlukla müşterilerinin iş yerlerine gelmesini engelleyen çöp ve moloz gibi atıklardan arındırdık.


Deprem Sonrası halkımıza Yardımlarda Bulunduk Acının dili kimliği yoktur, Depremin ilk günlerinde olduğu gibi ilerleyen günler dede Erciş halkını unutmadık. Konteynır ve çadırları ziyaret ederek, Kuru erzak giysi temizlik gibi ihtiyaç malzeme yardımında bulunarak Erciş halkının da sıkıntılarına cevap olmaya çalıştık.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

59


Deprem

Depremde p Halkımızın Yanında Olduk Erciş’te meydana gelen yıkıcı depremin ardından GABB bağlı belediyelerimiz ve milletvekillerimizle birlikte ortak bir çalışma yürüttük. Oluşturduğumuz kriz masasından aldığımız bilgilerle yola çıkarak Başta Çarşı merkezlerinin Zilan parkı gibi önemli noktalar olmak üzere, birçok mahallede sıcak aş çadırları kurup halkımıza sıcak yemek imkânı sağladık. Gün içinde 36 bin sıcak yemek dağıtılıyordu. Yemek Çadırları dışında gıda, kuru, erzak, sağlık, psikolojik destek gibi yardımlar sunarak bölge halkına sorunlarına cevap olmaya çalıştık.


Sağlık konteynerlerinde gün içinde 650 ile 750 kişi muayene edilip ücretsiz ilaç ihtiyaçları giderildi. Bölgede deprem sonucu zarar gören ibadethanelerin yerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından dev bir çadır gönderildi. Bu çadırı ilçe merkezinde bulunan Kara Yusuf merkez camii yakınında kurarak halkımızın depremin korkusundan uzak ibadet etmesini sağladık. Kurulan bu çadırda bayram namazımızı Sayın Osman Baydemir, Selim Sadak ve bölge belediye başkanlarının katılımıyla depremzedelerle birlikte kıldık.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

61


Depremde Halkımızın Yanında Olduk

Deprem

Meydana gelen üzücü depremin ardından halkımızı yalnız bırakmamak için elimizdeki bütün imkânlarımızı seferber ettik. Konteynırlarda yaşayan halkımızı bir bir ziyaret edip sıkıntılarını dinleyerek sorunlarına çözüm aradık. Ve çeşitli gıda yardımlarında bulunduk


Çelebibağı Belediye Başkanı Keser yurttaşları ziyaret etti VAN (DİHA) - Çelebibağı Belde Belediye Başkanı Veysel Keser. Çelebibağı Konteyner Kent’ini ziyaret ederek yurttaşlara kuru gıda yardımında bulundu.

zi yapıp bu sert kış koşullarında sıcak yuvanıza kavuşturabilseydik sizi. Ne yazık ki bu konuda bize yetki verilmemiş. Fakat mümkün oldukça yanınızda olacağız» ifadesinde bulundu.

Van ve Erciş İlçesi’nde meydana gelen deprem sonrası Çelebibağı Beldesi›nde kurulan konteyner kenti ziyaret eden Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser yurttaşlara gıda yardımında bulundu. 350 konteyner kurulduğu Çelebibağı Konteyner Kent’inde aileleri teker teker ziyaret eden Keser, yurttaşlara geçmiş olsun dileğinde bulundu. Yurttaşların, deprem sonrası yaşadığı sorunları dinleyen Keser, belediyenin yaşanan felaket sonrası halkı yalnız bırakmadığını belirterek, bundan sonra da halkın hizmetinde olacaklarını söyledi

Keser, konteyner kentte kalan hasta ve yaşlıları da ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu. Yurttaşların yoğun ilgisi ile karşılanan Keser, davet üzerine bir depremzedenin konteynerına misafir olup ikram edilen çaydan içti. Ziyaret esnasında sık sık belediyenin halkın hizmetinde olduğunu yineleyen Keser, yurttaşların istediği zaman belediyeye gelebileceğini ve sorunlarını paylaşabileceğini belirtti.

Konteyner kentte yaşanan temizlik, ısınma, su gibi sorunların giderilmesi için ellerinden gelen yapmaya çalıştıklarını ifade eden Keser. «Kötü günleri geride bıraktık inşallah bundan sonra çok daha güzel günlen yaşayacağız» dedi. Üzerlerinde “Şaredariya Eganisi. Halkın belediyesi halkının yanında» yazan yardım torbalanın yurttaşlara teslim eden Keser, dağıtım sırasında «Keşke elimizden daha fazlası gelebilseydi. İmkanlarımız olsaydı da sizin evlerini-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

63


Deprem

Wan, Gölü’nün parıltısıyla bir yıldızdı Wan depremiyle ilgili çok şey yazıldı, söylendi. Tekrara düşmek istemiyorum. Ama şu deprem senaryoları Hezeyan da olsa, Post travmatik Stres Bozukluğu’ndan kaynaklı düşünceler de olsa halka inandırıcı, güven verici açıklamalar yapılmıyor. Bu nedenle hiç de yabana atılacak gibi görünmüyor. Bunlardan birincisi ve en çok dillendirileni, Ağustos ayından bu yana kullanılan bombaların yeraltındaki fay hattını harekete geçirdiğidir; ikincisi ise, görmedim ve kuşkuya yatırmamız gereken söylenti düzeyinde senaryo.

Vedat V d Çetin Ç i DİHA

Erdîş’te görüştüğüm Günay Sağlam, depremin ilk günü akşamında BDP’li belediyelerin yardıma geldiklerini ve halen bile Bazîd belediyesinin aşevi çadırında yüzlerce insana sıcak yemek verdiğini anlattı ve şu iddiada bulundu: “Oysa Başbakan Erdoğan geldiğinde kurtarma çalışmaları 6 saat durdurulmuş ve konuşma esnasında enkaz altındaki insanların iniltileri duyulmaz olmuştu. Tabi Erdîş’teki kurtarma çalışmaları ve enkazdan sağ çıkarılıp ölen insan hikâyelerini anlatmak istemiyorum. Benzerlerini ekranlardan ve gazetelerden biliyorsunuzdur.

Ama bir gerçek var ki, Wan yöresi toprağı hiç durmadan ağlayıp Wan, Gölü’nün parıltısıyla bir sarsılıyor; sarsıldıkça insanlar korku yıldız şehirdi ve panik içerisinde evinin önünde Ama ya Wan, ya şimdi ki Wan? kurduğu soğuğu kesemeyen çadırŞimdi sönük ve soğuk bir yıldız olalara sığınıyor. rak tanımlıyorum şehri Wan’ı. İlk depremde çok fazla hasar Erdîş’ten tam 16 gün sonra saryoktu, o deprem Erdîş’i vurmuştu. sılan Wan’ın fiziği de, psikolojisi de, Her yerden yoğun yardım araçları kimyası da bozulmuş. Urartulardan ve kurtarma ekipleri gelmişlerdi. miras güzelim şehri Wan’ı ve defaAganis (Çelebibağ) belediye başkalarca tacize uğrayıp kirletilmiş, göznı Veysel Keser, “depremzedelerin den çıkarılmış Gölü’nü, belediyenin ihtiyaçları fazlasıyla karşılandı. Bu mütevazı çalışmalarıyla parıldayan yoğun ilgi nedeniyle fazla göç de ve gitgide güzelleşen alımlı bir kadıolmadı. En çok 600 aile göçmüş na benzetiyordum. Wan, Gölü’nün olabilir.” parıltısıyla bir yıldız şehirdi. Gezi ve Tabii Erdîş belediyesinin AKP izlenim için iki kez gittiğim Wan’ı yönetiminde olmasının da depre- öyle çok beğenmiştim ki, şartlarımı min hasarının bu denli kolay atlatıl- zorlamayı ve gidip oraya yerleşmemasında etkili olduğu söyleniyor. nin hayalini kuruyordum.


Wan toparlanmalı, açılan deprem yarasını tedavi etmeli ve eski parıltısına kavuşmalı. Böylece Wan’a yerleşmenin hayalini hayata geçirmeliyim.

Depremin şok hikâyeleri 23 Ekim saat: 13.47

cuklarınızı ve babalarınızı bırakıp kaçmayın!’ Biz her defasında, ‘tamam amca’ deyip sakinleştirmek istediğimizde, o bizim kendisinden bıktığımızı zannetmişti ki, o sözleri tekrarlamış. Çünkü sonradan öğrendik ki, çocukları onu bırakıp kaçmış.

Kalabalığı görünce korsan bir miting yapıldığını ve polisin saldırdığını sandım.

Meğer şehirde ne çok polis var ış!

Deprem psikolojisi diye bir şey var. Yaşayanları dinleyince güler misin, ağlar mısın durumuna düşüyor insan. Wan’da görüştüğüm Mehmet Ulucan (24), depremi yaşadığı sırada geçirdiği şoku anlatıyor: “Partide oturmuş televizyon izliyordum. Kanalı değiştirmek için önümdeki sehpa üzerinde bulunan kumandaya uzanıp aldığım an bir sarsıntı oldu. Hemen merdivenlere koştum. Caddeye indiğimde çok kalabalıktı. Herkeste korku, telaş ve panik vardı. Korsan bir miting ve yürüyüş yapıldığını ve polisin saldırmış olabileceğini sandım.

“Park alanındayken aramızda ne çok polisi olduğunu fark ettim. Üzerinde ‘satılıktır’ ilanı bulunan araç sahibi dâhil, birçoğunun kemerine takılı veya cebinde bulunan kelepçeleri çıkardıklarını, silahlarını çekip kontrol ettiklerini görünce ne çok şaşırmıştım.

Çocuklarınızı ve babalarınızı bırakıp kaçmayın! “Elimde kumanda, yürürken gözüm giyim mağazalarının vitrinlerine takıldı. Çünkü vitrindeki insanlar patır patır yere düşüyordu. Ölüp düştüklerini düşündüm. Koşmaya başladım. Neredeyse bir saniyelik farkla, binanın çatısından yuvarlanıp düşen baca ayağımın tabanına yakın düştü. Açık alana kadar koştum. Ehmedî Xanî Parkı’na varınca durdum. Karşı kaldırımdaki kuaförden çıkıp koşan kadınları gördüm. Başlarında poşet vardı. Parkın içindeki çeşmeye gidip poşeti çıkarıp saçlarını soğuk suyla yıkamaya başladılar. O an “deprem paniğinde bile güzelliklerini düşünüyorlar” dedim kendi kendime. “Yanıma 80 yaşlarında biri yaklaştı. Konuşmak istiyordu. Deprem korkusunu atlatmak istiyor sandım ama değilmiş. Bize telkinde bulunur gibi hep aynı sözleri tekrarlıyordu: ‘Ço-

Aradan 10 dakika geçmişti ki, sivil kalabalığın nasıl da politik olduğunu, sürekli birbirlerine ‘sigara içmeyin, doğal gaz sızıntısı olabilir!’ telkininde bulunduklarını gördüm. Depremden 5 dakika önce partiye gelmiş Ahmet adında bir arkadaş vardı. Ona bakınıyordum. Daha sonra karşılaştığımda o an nerede olduğunu sordum: “Sarsıntı esnasında takır tukur sesleri duyunca, partiye bomba atıldığını sandım ve başımı ellerimin arasına alarak çay ocağına koştum ve çömelip tezgâhın altına sığındım. Durumu anlayınca, dışarı çıktım” dedi. Bir kadın eşi ve çocuklarıyla birlikte kaçıp dışarı çıkmışlar. Kaldırımda kadın durmadan ağlayıp sızlayıp ‘ah çocuklarım, çocuklarım!’ diyordu. O sırada çocukları annelerinin eteklerine tutunmuş, ‘anne, anne’ diye seslenip ilgisini çekmeye çalışıyorlardı. 10 dakika sonra, o kadın, çocuklarının farkına varmış ki, eğilip onları sımsıkı kucakladı ve üçünü de sırayla öptü, öptü, öptü...

9 Kasım Saat: 21:43 Erdîş merkezli 7.2 şiddetindeki depremi küçük hasarlarla atlatmışlardı Wanlılar. Artık

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

65


Deprem

yatlar normale dönmüştü. O akşam. 2. katlı bir evde iki genç erkek, iki küçük kız ve nineleri vardı. Mehmet de o gün, o evde misafirdir. Yemekten sonra oturmuş birlikte televizyon izlemektedirler. Güçlü bir şekilde sarsılınca, öncekinin refleksiyle gözü iki küçük kıza ilişir. Her birini bir kucağına alıp hızla merdivenlerden aşağı iner. Onları sokağa bıraktıktan sonra, dönüp yukarı çıkar. Hızla evin arka odasına gidip ranzanın altına uzanır. O an içinde bulunduğu binanın yıkıldığını düşünerek kendini korumaya almıştır.

çabası göstermez. Yönelimi bozulur; zaman, yer, kişi kavramlarını şaşar, bilinç kaybı olur. Bu nedenle yakınlarını kurtarma noktasında başarılı olamazlar. Deprem şokuyla bir şey yemeden, acıkmadan donakalmış insanlar bu duruma örnek teşkil eder. Şok tepkisi bedenin psikolojik savunma mekanizmasıdır. Kişi olaya O andaki düşüncesi, ‘en iyisi dışarı çıkma- yabancılaşır, ama psikolojik dağılma yaşamamak’ biçimindedir. dan kurtulabilmektedirler. Şok durumu 1-2 gün sürebilir.” Ama madem böyle, ne diye o iki küçük kızı dışarı götürmüştü? Bilmiyordu. O an buna Wan’da yaşayan yoksul gülüşlü çocuklar, mantıklı bir cevap da verememişti. Bu duru- havalar soğudukça daha çok üşüyecekler. mu, ‘şoktaydım ve düşünme yetimi yitirmiş- Wan’ın toprağı da Gölü’de, dağları da ağlayıp tim sanki’ diye yorumlar. sızlıyor. Belki bahara kadar sürebilecek depMehmet, depremin ilk şokundan sonra fark rem trajedisinin olasılıkları üzerine yorumlar yapılıyor, senaryolar üretiliyor. Erçek, Artos eder ki yaşlı nine ve iki genç de sokaktadırlar. ve Sipan dağları ve Göl üzerine ne çok senaryolar duymuşsunuzdur. Haksız da sayılmaz Ruhlardaki enkaz ve şok dur mları Wanlılar. Uzmanlar, bu insanlara inandırıcı Bu hikâyeleri dinleyince, uzmanlar buna ve güven verici bir çaba içerisine girmiyorlar. ilişkin ne demişler diye internetten tarama Göç edenler daha mı şanslılar? Kalanlar, evleriyaptım. Psikologlar, deprem yaşayan insanlar nin önündeki çadırlara sığıntı yaşıyorlar. Abariçin şok dönemi, pasifleşme ve toparlanma tılı veya gerçek olsun, senaryolarla, yaşanmış dönemi olarak üçe ayırıyorlar. Tabi en önemveya yaşanabilecek hikâyelerle bir gerçeklik lisi, şok dönemidir. var önümüzde. “Çünkü kişi psikolojik şoktadır. Şaşkın serWanlılar, yardım ve dayanışma ruhuna güsemlemiş, donakalmıştır. Amaçsızca dolaşır venle yaşamlarını sürdürüyorlar. ve yaralarının farkında değildir. Kendisine Onları unutmayın. veya diğer kaza kurbanlarına yardımcı olma


Musa Anter Taziye Evi

Şeyh Sait Taziye Evi

Zilan Parkı Taziye Evi

Yurttaşlarımızın Taleplerini Yerine Getiriyoruz Beldemizde özellikle yurttaşlarımızın yoğun talepte bulunduğu taziye evlerinin yapım çalışmaları tamamlanmak üzere. Beldemizdeki belli başlı mahallelerinde taziye evlerinin yapımı tamamlanarak yurttaşlarımızın hizmetine sokuldu. Geçtiğimiz yıl 23 Ekim günü meydana gelen depremin ardından özellikle yurttaşlarımız tarafından yoğun olarak belediyemizce yapımı istenen taziye evlerimiz tamamlanıyor. Depremde yaşamını yitiren yurttaşlarımızın anısına şu ana kadar Cumhuriyet, İnönü ve Merkez mahallelerinde yapımına başlanan taziye evleri yurttaşlarımızın hizmetine sokuldu. Yapımına devam edilen bir taziye evi daha kısa bir süre sonra yurttaşlarımızın hizmetine sokulacak. Belediye yönetimimiz beldemizin bu sorununu ortadan kaldırmak için önümüzdeki dönem de ihtiyaç duyulan bazı semtlerde de taziye evi yaptırmak için çalışmalarını devam edecek. Depremde yaşamını kaybedenlerin anısına toplam 3 adet taziye evi yaptırdık Beldemizin önemli ihtiyaçlarından biri olan; Taziye evlerinin 4. ise bitme aşamasındadır. Keşif edeceğimiz ve ihtiyacı olan bir çok semtimizde Taziye evi yaptırmak önemli hedeflerimizden biridir. özelikle İnönü mahallesinde şeyh Sait taziye evi halkın büyük katılım ve desteğiyle iki kat olarak inşa edildi.

Depremde yaşamını kaybedenlerin anısına toplam 3 adet taziye evi yaptırdık. Beldemizin önemli ihtiyaçlarından biri olan Taziye evlerinin 4. ise bitme aşamasındadır.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

67


Kış

Ağır Kış Koşulları

Kışın olumsuz etkisinin yoğun hissedildiği beldemizde geçtiğimiz kış aylarında özellikle depremin de etkisiyle katlanarak hissedildi. Belediyemiz yol açma çalışmalarını bütün imkanlarını seferber ederek yurttaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap olmaya çalıştı. Bilindiği gibi Depremin vurduğu Van, Erciş ve Çelebibağı’nda geçtiğimiz kış ayları da oldukça sert geçti. Yoğun kar yağışlarının olduğu beldemizde ulaşım zaman zaman tıkanma noktasına geldi. Ancak belediyemiz yönetimi depremin de vurduğu yurttaşlarımızın bir de ulaşım sorunuyla karşıkarşıya kalmamaları için her yıl yaptığı rutin kar temizleme çalışmalarını geçtiğimiz yıl ikiye katladı. Gerek personel gerekse araç takviyesiyle kar temizleme ekipleri çift vardiya halinde çalışmalarını sürdürdü. Belediye Başkanımız Veysel Keser, son yılların en sert kışının yaşandığı beldemizde yurttaşlarımızın ulaşım sorunuyla karşıkarşıya kalmamaları için ellerinden geleni yaptıklarını ve yurttaşlarımızın ulaşım sıkıntısı yaşamadıklarını belirtti.


Dünya Kadınlar Günü “Elbet sefil olursa kadın alçalır beşer” ( T. Fikret )

Emekçi Kadınlar Günü

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde DanimarNeden Dünya Emekçi Kadınlar Günü olduğunu biliyor musunuz? Tarihçe 153 yıl öncesi- ka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale ne dayanıyor ve acı dolu... bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sos8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü... Tüm yalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal dünya tarafından kutlanıyor. Peki, dünya ne- Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 den bugünü kadınlar günü olarak kutluyor Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınınbiliyor musunuz? Çünkü bundan tam 153 yıl da ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın «Dünya önce 129 kadın bir fabrikada can verdi. Çünkü Emekçi Kadınlar Günü» olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. polis onları oraya kilitlemişti... 1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tari8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York hinde 8 Mart’ı tüm kadınları için Dünya Kadınkentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalış- lar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. ma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması Her 3 Kadından Biri Tecavüze Uğ yor ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünda çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kuyadan veriler: rulan barikatlardan kaçamaması sonucunda Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. ancak en az cezalandırılan suçtur.

Kadınlar Grev Yapınca

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

69


8 Mart Tah a mi minl n ere göre nl göre 113 1 ile 200 mililyo 13 yon yo n aras ar asında d kad da adın dem emo ogra rafi fikk ol o arrak a “ka k yıp” p (yo p” yok) k görün k) örrü ün nm me e ekt ktted e irr. Yaa doğ oğarr doğ oğma maz ölldürü dü ürü rülm l üş lm üşle lerr (e (erk rkkek çoccuğ rkek uğun u kızz çoc un ocuğ uğ ğa te terr rciih ed edilililme mesi me si)) ya ya da er e ke kek ka kard rdeş rd deşle eşle leri ri ve baabaaları la r yla yla eş yl e it it der erec ecced ede e gı gıda da ve tı da tıbb bbii ol bb o anak anak an a la lara ra ulaşşam amam mam mış ışl şla lard rdır. Fuh uhuş uşaa zo uş zorl rlan rl an nan ya daa bunun un iççiin sa s tılan n kadı ka d nlar arın saayyıs ar ısıı yyııld da 70 7 0. 0.00 000 00 0 ilila l 4. 4.00 000. 00 00.0 00 00 aras ar assında daadı d rr.. Cinsse el kö köle lle elik liik dü düze zeni nind nd den n eld lde edilillen ed e kazan azançl az çlarr yılda çl da tah a mi mine mine en on iki ki milya ki yarr dola do laard rdırr. rdır Kürres ese sel ola laraak, lara k on be eş ilile e kırk kkıırk beşş yaşş araası s kaadı d nl nlar arr, ka kans nsserr, sı sıttma, tma, a, traafi f k ka kaza z ları za laa ve sava saavaşş lard la rd rdan dan a dah ahaa zi z ya yade e, er erke kek ek şi şd dd det etin inin in in n son o uc ucu u hay ha aya yatı tını n kay ayybe etmek tmekktte tm e veya eyya sa sakaatl tlan a ma an maktad mak a ırr. ad En az üç kad En dın nda dan n biiri döv övül ülmü müş, cin i sell iliş lişşki kiye yye e zor o laan nm m mış ış ya da d hayyat atı bo b yu yunc ncca başk n ş a tü ürrllü su uis i ti tima maal ed mal dililm mişt ştirr (te eca c vü vüz üz, köt ötü daavv ran ra nış)). Ge Gen nellllik ne lik ikle kle le,, suis su uisti isti timal eden kişşi ai a le ede den b r üy bi üye e yaa da ka k dı dını nın nı n ta tan nıdığı ğıı bir kim msse edi d r. Ev iççi şiidd ddett, bö ddet b lg ge, e kül ültü t r, etn tü tnik tn i kökken e , eğ ğit itim im m, sını sı nıff ve e din in ne ol olur lursa olsun un kadınlara karrşı en yayg ya yg gın sui uist s im st mal şek e lidiir. r. Diin nse sel,l,, kül ültü tü üre rel vb b. ned nede ne denl nler e le er le yıldaa iki ki milly nd yo ndan an n faz a la kız çocuğ ğun u un n genital org rgan an nla l rına rı na has asar ar veril ar erillme er mekktted dirr (kaadın dı sünn netti). Bu u oran or an n, 15 san a iyed iyyed ede bi birr kızz ço ç cu cuğudur. Sisstte emaatiik te teca eccaavü v z ye yery r üz ry ü ündeki birço çok ço ççaatı tışm mal a ar ard da bir da ir terörr siillah ahıı ollar a ak kullanıl-l-m kt ma ktad a ırr. Ru ad Ruan andaa soy o kı kırı r mı (1994)) es e naası sınd ndaa nd 22550..000 illa 50 500. 0..00 00 ka kadının tecavüze kad e uğr ğraaad dığı tah ğı ahm min ed mi dili m me ekt kted edir dir i. Ara raşt ş ırma şt maalaar, r kad adın ın na ka k rşı şidd det ile HIV virü vi r sü ara rü rası sınd sı n a yü nd y kssel ee en n bağ ğlaant ntıy ıyı göst ıy gösstter gö er-me ekt kte e ve HIV V bul ulaş aşm aş mış ka kadı dınl nlar arrın ın dah ha fa f zl zla şidd şi ddet dde dd ete ma maru ru uz ka kald ld dık ıkla larıınıı, şiddet kurbanl la nlanl a arını rı nn d daa HIIV V bul u aşma ma ris iskl kler kl ler erinin daha yüksekk o du ol d ğunu nu u ort rtay ayya ko k ym mak akta ta tadır. ta

Dünden Bug ne ”Kadınlar Günü” Dü üny nyaa Ka K dı dınl nllar n ar Gün ü ü illk ke kez 18 1800 800 0’l’lü ü yı yıllllllar lar ard da da birr te bi teks kssti til fa fabr b ikkas a ın nda dah a a iy iyii çalı çaalışm ma ko koşu şu ul-laarı r içi ç n gr g ev eve e gi g de den n kaadı d n iş işçi ç leri çi le eri rin n fa f br brik ikay ik ayaa ay k litl ki lilitllen enme mesi me sii, arrkaası s nd ndan a da çı an ç kkaan an ya y ng gın ı daa fabr fa brik br i aö ik ön n nün ünd ün de kur de u ul ulan an n bar arik ar ikat ik attla l rd daan n kaççaa m ya ma yara rak ra ak öl ölme m le me erriiyl y e gü ünd n em me ge geldi geld ld di Kaadı dınl nlar ar tü üm dü düny ünyyad ada ollduğu du d uğu ğu giib bi ül ülke kemi ke mizd zde e de d 8 Mart Ma rt’t t’ta ’tta eşşit itlilil k iste ekl kler e in inii d daaha yük ükse sekk se esl sle e d le di e ge ettirriy iyor orrlar. laar. r 8 Ma M rtt’ı’ın n Dü üny nya Kadı Kadı Ka d nl n ar ar Günü ün olar arakk kut ulanm la nm mas ası,ı, ulusl lusl slar araaras ar aras asıı dü üze z yd de ka kabu ul göre gören gö re en birr hal bi hal al alma maası sı 197 9 0’ 0 le lere re e ras a tl t as asaa d daa, a, b bu u tarrih he kaynakklıkk ede ka eden ed en ola layy ve dünya ün nya ya kadın ad dın nla ları rıını rını n n orrtaak bi birr gün ku k tl tlam am ma isste eği ğ ni nin n gü g nd nde em ge eme elişii 1800’lerin ortasınıı bu 18 bulu lu ur.. AB BD D’n ’nin in n New Yorkk ke ent n indekii Cot otto ton n teks kstti ks til fa fab brikkas br a ın nda da çal a ışan n işçi kad dın ınlar, 1800’ 0’lü ’lü ü yıllaarı rın n or orta t laarı rınd n an nd an ber ei daaha d daha h iyi y çal a ış ışma koşşul ulla laarı r , em mekkle leri rini rini nin n kkaarş rşı-ılıl ğı ğın nda ha hakk ettti t kler erii üc ü re r t ve dah a a iy iyii ya yaşam m için iç in n müccadel ad le ve erm r ekkte t dirr. Ama ma bun unca ca yılıllılıl k mü m üca cade dele leye kar le arşı ş n ellde d ede deb bild bild dik ikle le eri ri pek bir hakk yyo ha okt ktur tur u . En n son nun unda d , 8 Maart 190 da 08 gü gün nü, hakl ha kllar arın rın ı ı al alab ab bililme mekk iç me için in n son on çarre ol o ara arrak gre eve ve gide gi de errller e . An Ancaak patr tro on o nlar bu gre reve ve e zal alim im m bir şekki şe kild de mü m daha daaha h le e ede derl rler er. er r. Gr Grev eve ev e gi gide den de n kkaadınl nlar nl a fab abrrika ka bin nas a ın na kiliitlen tlen tl enirrle er. Pat atro ron nlar aarr bu yol bu olla laa gre revi v n baaşk şkaa ffaabr brik ikkalar araa sı ar sıçr ç am çr mas a ın nı enge en gellem gell em mek ek iste errle l r. Anc ncak akk beklenmed dik bir şe ey ol olur ur ve fa fabr brrika ikka yyaanm mayya baaşl ş aarr. Ne N yazzık ki yan angı gından fab bri rika kada ka da bullunan an kadın işçilerd n ço de çokk az a ı ka kaça çaraak ku k rt rtul ulm mayıı başar arır ırr Yan anan a fabr fa brik br ikad ik adan ad an kaç açma mayı yı ve fa yı f brikan nın çev evre esi sine n ne kuru ku rulm lm muş olaan b baariika k tlarıı aşşmayı mayı baş ma aşarram amayan 129 9 kadın n iş işçi çii yan nar a aakk ölü ür. r. Ayn y ı yıll di diğe ğe er en ndü d st stri kol olla laarıınd ndakki kadı dındı ınlarr da müc la ü adeley eye e de eva vam ede erle ler. e Kadın ın nlaarın rın yü ürütt rü üttttük ükle eri r müc ücad dellenin en nin tem e el elin i de in d seçm eççme me v seççililme ve m hakkkı kı,, gü günlük ük çalışşma ük ma saa aatl tler tl errin inin in, in n, ko oşu şullllar a ıın nın ve üc ü retl t en ndiirmen nin n yen enid id den n düü


zenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.

Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı. Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.

İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Türkiye’de 8 Mar Kadınlar Günü Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın İlk kez 1921 yılında «Emekçi Kadınlar Günü» Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kaolarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yı- bul etti. lında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. İlginç Bilgiler / İstastikî Veriler «Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı» progKadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünya ramında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında geneli veriler şöyledir: «Türkiye 1975 Kadın Yılı» kongresi yapılmıştır. Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın ancak en az cezalandırılan suçtur. örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutTahminlere göre 113 ile 200 milyon arasınlanmaya başlandı. da kadın demografik olarak “kayıp” (yok) göKadınlar 80’li yıllarda 8 Mart’ı izinli yürüyüş rünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya gruplar mütevazı kutlamalarını sürdürdüler. da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derece90’lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşit- de gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır. liliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan bir katılımla kutlanılır oldu. kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence dolardır. gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar araKüresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası sı dayanışma ve kadınların toplumdan beklen- kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve satileri vurgulanır. vaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonu-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

71


8 Mart cu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.

2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.

En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiiye zorlanmış ya da hayatı boyun nca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranışş). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya daa kadının tanıdığı bir kimssedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.

3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.

Dinsel, kültürel vb. ned denlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun ge enital organlarına hasar veriilmektedir. Bu oran, 15 saniyed de bir kız çocuğudur. Sistem matik tecavüz yeryüzündeki birçokk çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (19 994) esnasında 250.000 ila l 500.000 kadının k tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir. Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre; 1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.

4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler. Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001) 1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor. 2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor. 3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.


Demokratik Anayasa Tartışmaları ve Demokratik Özerklik Paneli Gerçekleştirildi. Belediyemiz tarafından bu yıl 3. kez yapılan Zilan Kültür Sanat ve Doğa Festivali kapsamında «Demokratik anayasa tartışmaları ve demokratik özerklik» paneli gerçekleştirildi. Van Gölü kıyısına kurulan büyük bir çadırda yapılan panelin moderatörlüğünü Belediye Başkanımız Veysel Keser yaptı. Panele konuşmacı olarak Van Milletvekili Nazmi Gür, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Bilgesu Sümer. Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem ve Muş Milletvekili Demir Çelik katılırken, binlerce Ercişli de paneli izledi. Aynı zamanda anayasa hukukçusu olan Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem yaptığı konuşmasında, yeni anayasa için şuana kadar bir mutabakat göremediklerini belirterek, bu mutabakatın sağlanmamasının nedenin ise farklı kesimlerin farklı istem ve taleplerinin olduğunu söyledi. Yeni anayasa için mutabakatın güç olduğunu aktaran Erdem, özellikle Kürtlerin beklentilerinin karşılanacağı bir zeminin hâlâ mevcut olmadığını ifade etti. Giderek sosyal

olarak bölünmelerin eşiğine gelen Türkiye’de halkların beklentilerinin mutlak suretle karşılanması gerekliliğini söyleyen Erdem, ancak bu mutabakatın sağlanmasının zor olduğunu aktardı.

Anasayfa

Arama

İletişim

Baskanımız...

Basın Haberleri

ZİLAN FESTİVALİ

Eleştiri ve Öneri

Celebibağı tarafından yazıldı. Pazar, 26 Şubat 2012 18:13 'Kürt sorunu olmasaydı hükümetler çoktan özerkliği ilan etmişti' VAN (DİHA) - Çelebibağı Belediyesi tarafından bu yıl 3'üncüsü yapılan Zilan Kültür Sanat ve Doğa Festivali

Performans Prog. Hizmet Tablosu Hizmet Standart.

anayasa hukukçusu Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, "Türkiye'de eğer Kürt sorunu olmasaydı hükümetler bugüne kadar özerkliği ilan etmiş ve uygulama koymuşlardı. Ama Kürt sorunu bahane edilerek bu

Başkanın Mesajı Ana Sayfa Özgeçmiş Tarihçe

uygulamaya koyulmuyor" dedi. Van'ın Çelebibağı Belediyesi tarafından bu yıl 3. yapılan Zilan Kültür Sanat ve Doğa Festivali kapsamında "Demokratik anayasa tartışmaları ve demokratik özerklik" paneli gerçekleştirildi. Vangölü kıyısına kurulan büyük bir çadırda yapılan panelin moderatörlüğünü Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser yaptı. Panele konuşmacı olarak Van Milletvekili Nazmi Gür, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Bilgesu Sümer. Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem ve Muş Milletvekili Demir Çelik katılırken, binlerce Ercişli de paneli izledi. Aynı zamanda anayasa hukukçusu olan Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem yaptığı konuşmasında, yeni anayasa için şuana kadar bir mutabakat göremediklerini belirterek, bu mutabakatın sağlanmamasının nedenin ise farklı kesimlerin farklı istem ve taleplerinin olduğunu söyledi. Yeni anayasa için mutabakatın güç olduğunu aktaran Erdem, özellikle Kürtlerin beklentilerinin karşılanacağı bir zeminin hâlâ mevcut olmadığını ifade etti. Giderek sosyal olarak bölünmelerin eşiğine gelen Türkiye'de halkların beklentilerinin mutlak suretle karşılanması gerekliliğini söyleyen Erdem, ancak bu mutabakatın sağlanmasının zor olduğunu aktardı. 'Kürtçe isimlerin Türkçeye çevirtilmesi bir kültürel jenosittir'

Gazeteler

Türkiye'de Kürtlerin yaşadığı bölgelerde şuana kadar 12 bin köy isminin Kürtçeden Türkçeye dönüştürüldüğünün altını çizen Erdem, "Bu bir kültürel jenosittir. Özellikle Türk olmayana

KİTAPÇIK

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

73


Kültür Kür çe isimlerin Türkçeye çevir ilmesi Çelik: Kür halkı ar ık stat süz yaşamabir kült rel jenosi ir yacaktır Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı bölgelerde şuana kadar 12 bin köy isminin Kürtçeden Türkçeye dönüştürüldüğünün altını çizen Erdem, «Bu bir kültürel jenosittir. Özellikle Türk olmayana karşı gerçekleştirilen bu politikalar imhanın çok açık göstergesidir. Bizim dedelerimizin, nenelerimizin, babalarımızın isimlendirdiği yerlerin isimlerinin değiştirmesine ğş kimsenin

hakkı yoktur. Ama bunu yapıyorlar. Özellikle KCK davalarında Kürtçenin bilinmeyen bir dil olarak tutanaklara geçmesi inkârın çok açık bir göstergesidir» diye konuştu. Anadilde eğitim-öğretim hakkı tanınmadan asimilasyonun asla bitmeyeceğini aktaran Erdem, «Biz üçüncü kuşak olarak hâlâ burada asimilasyonu yaşıyoruz» dedi. Erdem, Demokratik Özerkliğin ilanına ilişkin de şunları dile getirdi: «Türkiye’de eğer Kürt sorunu olmasaydı hükümetler bugüne kadar özerkliği ilan etmiş ve uygulama koymuşlardı. Ama Kürt sorunu bahane edilerek bu uygulamaya koyulmuyor. Demokratik Özerkliğin uygulanması için anayasada bazı formül değişikliklerinin yapılarak da uygulamaya koyulabileceğini düşünüyorum.» diyerek sözlerini tamamladı.

Daha sonra konuşan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, 5 bin yıllık insanlık tarihinin ürettiği siyasetin artık insanlığın geleceğine cevap vermeyecek bir duruma geldiğini belirterek, 90 yıldır defalarca değiştirilen anayasanın bir türlü demokratikleştirilmediğini söyledi. Kürtlerin artık statüsüz yaşayamayacağının altını çizen Çelik, «Ama bunu söylerken formülümüzü ve modelimizi de ortaya koyuyoruz. DTK’nin ilan ettiği Demokratik Özerklik örgütlü Kürt halkının ortaya çıkardığı güçlü bir talebin karşılığıdır» dedi. «Kaderimizi birilerinin insafına bırakmayacak kadar güçlüyüz» diyen Çelik, Kürt halkının çaresiz olmadığını ve reçetelerinin de hazır olduğunu belirtti.

Komisyonlar daha fazla g çlendirilmelidir Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Bilgesu Sümer, ise DTK’nin ilan ettiği Demokratik Özerklikte iktisadi yönünün eksik kaldığını düşündüğünü aktararak, özellikle dünyanın birçok ülkesinde yaşanan bu tür süreçlerde iktisadi yönün çok daha güçlü tutulduğunu belirtti. Özerklikte piyasa mantığının dışında


ru olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından panel soru-cevap bölümü ile sona erdi. Festival daha sonra Van MKM Tiyatro topluluğu tarafından ‘’ Bir İshaksın bir Cemil ‘’ adlı oyun sergilendi. Festival dengbejler Emel Bejan ve Koma Pel’in konseriyle devam etti.

tamamen halkın kendi istemleri ile oluşturulacak bir paradigmanın önemine vurgu yapan Sümer, özellikle mahalle ve sokak komisyon, meclislerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Son olarak konuşan BDP Van Milletvekili Nazmi Gür ise Kürt özgürlük hareketine karşı yeni bir milliyetçi cephenin oluştuğuna dikkat çekerek, Kürtlerin taleplerinin hukuki ve meş-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

75


Kültür

Beldemizin pence dünyaya açtık Yeni bir web site açarak beldemizin ve belediyemizin penceresini dünyaya açtık. Önceleri Çelebibağı Beldesi hakkında insanların çok fazla bir bilgisi yoktu. Kimilerine göre Köy, Kimilerine göre ise sıradan bir mahalle olarak bilinirdi. Oysa Çelebibağı Beldemiz Birçok ilçeden büyük ve de doğal güzellikleri ile gözde bir beldedir. Bu güzel ve şirin beldenin artık sadece bölge insanı tarafından değil bütün herkesin tarafından tanınarak bütün dünyaya penceresini açması gerekiyordu. Beldemizi yönetimi belediyemizi tanıtmak amacı ile

resmii web b sitemiz i i olan l www.celebibagi.bel. l bib i b l tr’yi kurduk. Kurulan siteye de “Kardeşliğin Başkenti” başlığını verdik. Artık Beldemizi tanımayan ve bilmeyen kalmayacak. Beldemizi Fotoğraflarla ülkemize ve dünyaya tanıtıyoruz. Yaptığımız Çalışmalar sonuç verirse bu günden sonra beldemizi canlı yayında video görüntüleri ile anında dünyaya izleteceğiz. Web sitemizde belediyemizin çalışmaları ihale ve diğer hizmet duyurularını halkımızla anlık olarak paylaşmaktayız.


BÖLGEMİZİN İLK KÜLTÜR SANAT MERKEZİNİ KURUYORUZ Değerli halkımız. Bilindiği gibi uzun yıllardır bir çok sosyal kültürel ve ekonomik ihtiyacımızı karşılamak için beldemize 5 km uzaklıkta ki Erciş’e gitmek zorunda kalıyorduk.Bizler belediye yönetimi olarak halkımızın bu önemli sorunlarını çözmeyi bir görev bildik ve bunun için çalışmalarımıza başladık.Bu çalışmalar kapsamında depremde ağır hasar gören ve kullanılamaz duruma gelen eski afet evlerini yıkarak yerine kültür merkezi kuruyoruz. Radye temel üzerine deprem yönetmeliğine uygun betonnarme işi tamamlanmış,ince işleri devam edilmektedır.ihale süresinden önce bitmek üzeredir. Kültür Merkezleri, Milli kültürün tanıtılması çerçevesinde, toplantılar, sergiler, kurslar, gösteriler, yarışmalar, sesli ve görüntülü programlar düzenlemek; okuma alışkanlığını ve fikir faaliyetlerini geliştirici çalışmalar yapmak, hologram ve yerel etnografya galerileri

açmak ve bu amaçla özel ve tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlarla ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliği yapmak üzere tasarlanmış üstyapılardır. Kültür merkezlerinde, yukarıdaki faaliyetleri gerçekleştirebilmek için, Çok amaçlı salon,Konferans salonu,Fuayeler,Okuma salonları,Sergi salonları, folklor çalışma mekânları,Müzik çalışma mekânları,Kurs atölyeleri,Teknik mekânlar Hizmet birimlerinin yer aldığı mekânlar bulunmaktadır. 4400 m2 kapalı alanı bölgemizde benzersiz bir konsept proje olan kültür merkezimizde sinema salonu, tiyatro salonu, kütüphane, sanat atölyeleri, düğün salonu, kadın meclis odası, çocuk evi, dengbijler divanı, eğitim destek evleri resturant ve alış veriş merkezlerini bünyesinde bulunduracaktır

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

77


Başkanın B aşkanın M Mesajı esajı

Belediye Başkanımız Veysel Keser öncülüğündeki belediye yönetimimiz yaptıkları hizmetlere çok önemli bir hizmet daha ilave ederek beldemizi daha da güzelleştiriyor. Beldemizde yeni bir kültür merkezi kuruluyor. Yapılacak yeni kültür merkezinde Fuar Alanı, Sergi Salonları, Gösteri ve paneller için tasarlanan salonlar, Eğitim Mekanları, Atölyeler ve kafeteryalar bulunuyor. Yapımına başlanan ve Roj Kültür Merkezi adı verilen kültür merkezimiz 4400 m²’lik alan üzerrine in kurulucak.

Kültür Merkezi yapılarında yer alan fonksiyonlar: İhtiyaç programlarının hazırlanmasında, Kültür Merkezlerinin yapılacağı il ya da ilçenin nüfusu, kültürel, sosyal ve tarihi yapısı ve buna bağlı olarak ihtiyacı duyulan aktivitelerin nitelikleri belirleyici kriterler olmaktadır. Kültür Merkezi yapılarında yer alan fonksiyonları, genel olarak şu başlıklar altında toplamak mümkündür: Ana Giriş - Fuayeleri : Kültür Merkezinin ana girişi ve kabul alanı olarak da kullanılan bu alanlarda danışma, sürekli satış yapılabilecek satış standları ve geçici sergileme birimleri yer almaktadır. Gösteri Mekanları : Gösteriler, uluslararası kongre, konferans ve konserleri düzenlemeye olanak sağlayan ve koltuk kapasitesi, kullanıcı yoğunluğu düşünülerek belirlenen Çok Amaçlı Salon, Küçük Salon ve bunların gerektirdiği yardımcı birimleri (sahne arkası mekanları, çalışma odaları, vb.) kapsamaktadır. Sergileme Mekanları: Geçici sergilemenin yapıldığı açık ya da kapalı alanlar, kalıcı sergileme için tasarlanan ve bunlara ait servis mekanlarını (depo, arşiv vb.) içerir.


Eğitim Mekanları: Yetişkinler ve çocuklar için kütüphane ve kütüphaneye ait mekanları (okuma salonları, süreli yayınlar salonu, arşiv, kitap deposu, idari ve teknik bölümler vb.) içermektedir. Atölyeler ve Çalışma Salonları: Sanatsal ve kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği mekanlardır. Bu mekanlar, resim, heykel, seramik, el sanatları, fotoğrafçılık gibi etkinliklerin gerçekleştirildiği atölyeler ile bale, folklor, müzik vb. çalışmaların yapıldığı salonlardır.

Bu çok fonksiyonlu kültür merkezimiz sayesinde bölge halkımız birçok ihtiyacını karşılama ve güzel vakit geçirme imkânına kavuşurken aynı zamanda bölgenin de cazibe merkezi olma yolunda çok iddialı bir duruma gelecektir. Belediye olarak temel hedefimiz beldemizi yaşanılır demokratik uygar bir kent haline getirmektir. Bu ve bunun gibi birçok çalışmamız halkımızın desteği ile devam edecektir. Şimdi den tüm halkımıza hayırlı ve uğurlu olsun.

Kafeterya: Giriş holü ve fuayelerle ilişkili ve kolay ulaşılabilir olması istenen mekanlardır. Açık ve kapalı oturma alanları, mutfak, depo gibi bölümleri içerir. Yönetim Mekanları: Kültür Merkezi’nin işletmesi ve yönetimi için ayrılmış mekanlardır. Teknik Mekanlar: Kültür Merkezi binasının tümüne hizmet veren ısı merkezi, havalandırma merkezi, trafo ve jeneratör bölümü, ana tablo odası, kompresör odası, elektronik kontrol merkezi, kapalı devre TV bölümü, yangın ve güvenlik merkezi, çamaşırhane, bakım, onarım ve tamir atölyeleri, teknisyen odaları ve depolardan oluşmaktadır.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

79


Araç Filomuz

Araç Filomuzu Geliştiriyoruz

Belediye Başkanımız Veysel Keser yönetimindeki belediye yönetimimiz yönetime geldikleri 2009 yılından bu yana onlarca araç alımı gerçekleştirdi. Alımı sağlanan araçlar arasında toplu taşıma araçlarının yanı sıra iş makineleri, kamyon, kuka aracı, cenaze aracı da bulunuyor.


HABERLER : < II >

Benzin yüklü araç yandı ilçe faciadan döndü

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA

Resimler ile Kaydet

HABERLER

Çelebibağı Belediyesi 12 yeni araç satın aldı

POLİTİKA

11:33 08.08.2012

EKONOMİ

Yazdır

için so

VAN (DİHA) - Van'ın Erciş İlçesi'ne bağlı Çelebibağı Belde Belediyesi halka daha iyi ve kaliteli hizmet ulaştırmak amacıyla yeni 12 araç satın aldı. Diyarbakır'ın Bağlar Belediyesi de yoğun sıcak ve Ramazan ayı nedeniyle çalışmaların aksamaması için gece mesaisi yapıyor.

ÇALIŞMA YAŞAMI DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

BDP'li Çelebibağı Belediyesi yurttaşlara daha kaliteli hizmet verebilmek için 12 araç satın aldı. Belediyenin birçok aracının çok eski ve kullanılamaz durumda olduğunu dile getiren Belediye Başkanı Veysel Keser, yeni araçlarla dahi iyi hizmet üreteceklerini dile getirdi. Diğer araçların sürekli arıza vermelerinden dolayı genelde çalışmaların aksadığını hatırlatan Keser, yeni 1 / 10 araçlarla halka daha iyi hizmet götüreceklerini kaydetti. Keser, "Şu an elimizde bulunan araçlar çok eski ve beklentilerimize cevap vermiyor. Yapmak istediğimiz işlerde araçlar büyük arızalar çıkarıyor ve bütün işlerimiz aksıyor. Toplu taşım yapan araçlarımız da aynı şekilde eski olduğu için halkımız araçta yolculuk yaparken birden araç arıza yapıyor ve mağdur oluyordu" dedi. 'Halkla birlikte halk belediyeciliği yürütüyoruz' Tamirin kendilerine ciddi maddi sıkıntı getirdiğini belirten Keser, sorunların çözümü için ilk etapta 2 adet üç kapılı otobüs, 4 adet otokar belediye tipi araç, 1 adet lastik tekerlekli ekskavatör ve 2 adet damperli kamyonet, 1 adet Mitsubishi L200 çift kabinli pickup ile 1 adet hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu ile bir çöp toplama aracı satın aldıklarını dile getirdi. Keser, "Yeni aldığımız araçlarla beldede önemli çalışmalar yürüteceğiz. Halkımıza verdiğimiz sözleri kararlı bir şekilde yerine getiriyoruz. Burada halkla birlikte halk belediyeciliği yapıyoruz" diye konuştu. Bağlar Belediyesi sahura kadar çalışıyor Ramazan ayı ve havaların aşırı sıcak olması nedeni ile çalışmalarını gece yürüten Diyarbakır'ın Bağlar Belediyesi iftardan sonra başladıkları çalışmalara sahura kadar devam ediyor. Gece Göletli Park'ta yapılan çalışmaları Bağlar Belediye Başkanı Yüksel Baran, başkan yardımcıları Nimet Taş, Osman Kaya, Sorumlu İnşaat Mühendisi Yılmaz Abiş ve beraberindeki grup yerinde inceledi. Burada konuşan Baran, Bağlar halkına sunmak istedikleri projeleri zamanında teslim etmek amacıyla çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini kaydetti. Belediye tarafından 55 bin metrekare alana yapılmakta olan Göletli Park çalışmalarını yerinde görmek, eksiklikleri tamamlamak amacıyla çalışmaları yerinde incelemek için gecenin geç saatlerinde gezdiklerini söyleyen Bağlar Belediyesi Sorumlu İnşaat Mühendisi Yılmaz Abiş de, çalışmalarına ağırlık vereceklerini söyledi. Abiş, "Gece iftardan sonra sahur saatlerine kadar hızlı bir şekilde çalışmalarımızın aksamaması için ve projelerimizin zamanında bitirilebilmesi için çalışmalarımız sürdürülmektedir" dedi. (sg-zk/ag)

Dicle Haber Ajansı : Künye | Hakkım ızda | Yasal Uyarı Haber Merkezi - Kocatepe Mahallesi Lamartin Cad. Mert İş Hanı No:36 /6 Beyoğlu / İstanbul Tel: +90 212 253 01 86 - 253 01

Belediyemiz yönetimi ihtiyaç dahilinde belediyemizin araç filosunu büyütüyor. Yurttaşlarımıza daha iyi hizmet sağlamak amacıyla alımı tamamlanan araçlar hizmete sokuldu. İşte alımı gerçekleşen araçlarımız 2010 Yılında Alınan Araçlar 1. 1 Adet 2001 Model Mercedes Otobüs 2. 1 Adet Mercedes Otobüs 2011 Yılında Alınan Otobüs 1.

1 Adet 2011 Model 4x4 Makam Aracı

2.

1 Adet 2011 Model Isızu Kuka Aracı

3. 2 Adet 2012 Model Engelli Rampalı Oto Kar Yolcu Taşıma Otobüsü 2012 Yılında Alınan Araçlar 1.

2 Adet Çöp Toplama Aracı

2.

2 Adet Damperli Kamyon

3.

3 Adet Toplu Taşıma Aracı

4.

1 Adet İş Makinesi

5.

1 Adet Cenaze Taşıma Aracı

6.

1 Adet Ford Kamyon Su Tankeri

7.

1 Adet 4x4 Çift Kabin Pikap

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

81


İtfaiye

İtfaiye Birimi Faaliyet Raporu 2009-2011 arası toplam 18 ev ve ahır yangınlarına müdahale edilmiştir. 85 Tarla yangınına müdahale edilmiş 9 araç yangınına ise olay yerinde müdahale edilerek söndürülmüştür.

Arama Kur ar a Örene çayına düşüp boğulma tehlikesi geçiren onlarca vatandaşımız kurtarılmıştır.

Sulama Beldemizde bulunan Park ve ara refüjlerdeki yeşil alanlar ve binlerce ağaç geceli gündüzlü çift vardiyalar halinde itfaiye ekiplerimizce sulama işlemleri gerçekleştirilmiştir. İtfaiye ekiplerimiz yalnızca belde de meydana gelen yangınlara müdahale etmekle kalmayıp bel-

denin yeşil alanlarının sulama işlemlerini de yerine getirmektedirler. Taziye köy ve mahallelerin yolları sulanarak tozdan arındırılmaya çalışılmıştır.

Sondaj Beldemizin su ihtiyacının karşılanmasında büyük önemi olan sondaj kuyuları su faaliyeti görmeden önce itfaiye ekiplerimiz tarafından kuyulara tazyikli su verilerek kuyuların çamurdan arınmasına katkı sunulmaktadır.

Araçlarımızı Bakım ve Onarımlarını Kendimiz Yapıyoruz Belediyeye ait araçlarımızın bakım ve onarımlarını belediye binamız içerisinde bulunan araç bakım merkezinde gerçekleştiriyoruz. Araç bakım merkezimizdeki uzman personellerimiz tarafından belediyemize ait araçlarımızın rutin bakımları yapılmakta meydana gelen arızalarda yine bakım merkezimizde giderilmektedir. Zorunlu bir durum söz konusu olmadığı sürece araçlarımızın tamir ve bakımları dışarıya verilmemektedir. Bu durum belediye parasının dışarıya gitmesine neden olmakta ve dışarıya harcanacak olan paranın halka hizmet olarak dönmesini sağlamaktadır.


Belediyemizin Zabıta Ekipleri Belde Esnafını Düzenli Olarak Denetliyor

Belediyemiz Zabıta ekipleri Beldede bulunan Esnafları sürekli denetleyerek halk sağlığını bozacak ürünlerin satılmaması konusunda gerekli hassasiyetin sağlanması için bütün tedbirler alınıyor. Merkez, Cumhuriyet ve İnönü mahallelerinde cadde ve sokak üzerinde bulunan Esnafları Denetleyen Çelebibağı belediyesi Zabıta ekipleri, Ürün kontrolü yaparak ürün tarihlerini düzenli olarak kontrol ediyorlar. Genellikle okul bölgelerinde bulunan Esnafları Denetleyen zabıta ekipleri Bakkal esnaflarına son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satılmaması ve 18 yaş altı küçüklere sigara satılmaması uyarısında bulunarak açık sigaralarının satılması durumlarında dükkânlarının mühürleneceği uyarılarında bulunuyor. Beldeki fırınları da denetleyen Zabıtalar, hijyen ve gramaj kontrolünde bulunarak Fırınların önemli bir gıda üretim alanı olduğuna dikkat çekiliyor. Zabıtalar Denetleme yaptıkları fırında gerekli sağlık koşullarına uyulması uyarısını bulunarak halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir durumun yaşanmaması uyarılarında bulunuyorlar.

Belediye ekipleri tarafından esnaflara yönelik yürütülen denetimlerde, sağlık şartları, temizlik, gramaj, çalışma ruhsatı ve mamullerin son kullanma tarihleri kontrol ediliyor. Çelebibağı beldesinde bulanan esnafları kapsayan denetimler çerçevesinde, gıda işi ile alakalı ürünler inceleniyor. Bu güne kadarki denetimlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmamasına karşın, yinede esnafların hijyen konusunda duyarlı olmaları isteniyor. Belediye zabıta ekiplerinin yaptığı bu denetimlerin amacı vatandaşlara her zaman en iyi hizmet verilmesini sağlamaktır. Belediye olarak denetlemelerin bundan sonrada sık, sık yapılacağını denetimlerdeki amacın esnafı cezalandırmak olmadığını, iş birliği içinde sorunları ortadan kaldırılmasına katkı sağlama amaçlı çalışmalar olduğunu bütün esnafların bilmesi gerekmektedir.

Çelebibağ Bülten EEkkimm-KKassıımm

83


Hizmet

Hizmet İhalelerini Halka ve Basına Açık Yapıyoruz Belediyemiz ihale usulü verilecek hizmet programlarını basına ve halka açık şekilde yaparak satın alınacak hizmetin kime nasıl ve hangi şartlarda yapılacağını tüm kamuoyunun bilgisine sunuyor.

İşkur Personeline Yemek Van depremi sonrası İş kur tarafından belediyemizde işe başlayan 80 kişilik geçici personelin yemek ihtiyaçlarını belediye bütçesinden karşılıyoruz. Belediye binası sınırları içerisinde kurduğumuz yemekhanede kaliteli ve hijyenik yemek üretimini dışarıdan getirdiğimiz aşçılar ve belediye personelimiz tarafından hazırlanmaktadır. Yemek maliyetinin tümünü belediye bütçemizden karşılanmaktadır


Van Kent Konseyine Katılım Sağlandı Van Kent Konseyi 4. Olağan Genel Kuruluna katılarak Kentin önemli sorunları konusunda eksikleri dile getirerek Van ilinin Derhal Büyük şehir belediyesi olması konusundaki fikirlerimizi açığa çıkardık. Sivil toplum kurumlarının da katılım sağladığı Van 4. Kent Konseyinde Önemli kararların alınması konusunda fikirlerimizi ortaya koyarak çözümün gerçekleşmesi talebinde bulunduk.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

85


Ziyaretler A.B.D. Amerika Birleşik Devletinden gelen he eyet Belediyemizi ziyaret ederek beldemizde çe eşitli incelemelerde bulundular.Heyette yer alan V.E Balazki (sivil sosyal projeler müdürü) Levis Loeven (inşaat mühendisi) Fuad Sweısspe epls (imar ve şehircilik müdürü) Robdudgeon (ilk yardım servis müdürü). Diana Vaderburg (ö özel organizatör) Belediyemizin ve beldemizin n çeşitli sıkıntılılarına tanık olan heyet daha so onra belediyemizden ayrıldılar

Erciş Erciş ilçe kaaymakaamı Ramazaan Fan ni Bele ediyemizi ziyaaret etti. Be elden nin gellişimine e yönelik öne emli kaatkılaarda bulundu uğumuzzu ifad de ede en fan ni, Bele ediye yönetim m kadrromuzu un geçmişe göre beldeyye öne emli bir kazzanım olduğu umuza içerikk önem mli övgülerde e bulun ndu. İlççe kayymakam mımızın ziyaaretind den dolaayı teşşekkürllerim miz sun narız.

Duhok

Duhok’tan sivil toplum kurumları ve belediye başkanları beldemizi ziyaret etti Duhok Barosu Başkanı Enes Doski, Duhok Belediyesi Basın Danışmanı İsmail Mustafa, Zaxo Belediye Başkanı Muhsin Taha, Duhok

Kürt İşçi Sendikaları Birliği Başkanı Celal Naif, Amediye Belediyesi, Simel Belediyesi ve Duhok Avukatlar Meclisi üyelerinin bulunduğu heyet, Van’daki ziyaretlerinin ardından Çelebibağı Beldesi’ne geçti. Çelebibağı Belediyesi’ni ziyaret eden heyeti, Belediye Başkanı Veysel Keser, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ve Ağrı Milletvekili Halil Aksoy tarafından karşılandı. Depremden sonra yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan heyet, ardından BDP’li vekiller ve Keser ile birlikte enkazları ve yardımların dağıtıldığı çadırları dolaştı.


HABERLER : < II >

Cizre’de polis, kutlamalar için hazırlanan sahneye el koydu

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA HABERLER

Ankara'dan Van’a ‘kardeşlik eli’

POLİTİKA

18:01 19.02.2012

EKONOMİ

Kürdistan Parlamentosu Belediyemizi ziyaret etti

Yazdır

ANKARA (DİHA) - KESK Ankara Şubeler Platformu bünyesinde kurulan Vanlı Depremzedeler ile Dayanışma ve Yardımlaşma Komisyonu, konser düzenledi. Konser öncesinde konuşan Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Van halkının daha yaralarını saramadığını söyledi.

ÇALIŞMA YAŞAMI DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

HABERLER : < II >

Resimler ile Kaydet

KESK Ankara Şubeler Platformu tarafından düzenlenen "Ankara'dan Van'a halklar yan yana Uzat elini kardeşliğe” Van halkıyla dayanışma konseri, yüzlerce kişinin katılımıyla Anadolu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlendi. Konsere, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Eğitim Sen Genel Sekreteri 1 / 20 Mehmet Bozgeyik, Erçiş Belediye Başkanı Veysel Keser ile çok sayıda STK temsilcisi ve yurttaş katıldı. Konserde, "Güneş Van'dan doğuyor" , "Ankara'dan Van'a halklar yan yana" , "Van'ın güneşini karartmayacağız" , "KESK'li kadın tutsaklar onurumuzdur" pankartları açılırken sık sık, "Yaşasın halkların kardeşliği" , "Devrimci tutsaklar onurumuzdur" sloganları atıldı. Konsere, Koma Çiya, Grup Bantista, Cevdet Bağca, Grup Helesa, Grup Kibele, Grup Kutup Yıldız'ı ve şiirleriyle Mehmet Özer katıldı. Konser öncesinde konuşan KESK Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Devrim Kahraman Van depreminin kana enjekte edilen faşi mi gösterdiğini sö ledi Kahraman

İHD: Okan Duman'ın tedavisi yapılsın

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA

Resimler ile Kaydet

HABERLER

Demirtaş, Çelebibağı Belediyesi’ni ziyaret etti

POLİTİKA

22:35 17.12.2011

EKONOMİ

Yazdır

VAN (DİHA) - BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Çelebibağı Belediyesi’ni ziyaret ederek, depremzedeler ile ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

ÇALIŞMA YAŞAMI DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Doğubayazıt’ta düzenlenen mitingin ardından Van’ın Erciş İlçesi'ne bağlı Çelebibağı Beldesi'ne gelerek, belediyenin deprem nedeniyle kurduğu Kriz Masası çadırını ziyaret etti. Demirtaş ve beraberindeki partilileri Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser ile BDP İlçe Başkanı Veli Avcı karşıladı. Keser, Demirtaş ile beraberindeki partililere, depremzedelere ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ardından 2/3 konuşan Demirtaş, BDP’li belediyelerin kentte nöbet tutmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Siyasi kimlikle değil, insani kimlikle herkese ayrımsız desteklerin ulaştırılması gerektiğini belirten Demirtaş, çadır yangınlarında yaşanan can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. (sk/ag)

HABERLER : < II >

Diyarbakır'da Yurttaş Dernekleri'ne eş zamanlı baskın - SON DAKİKA

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA

POLİTİKA EKONOMİ

Federal Kürdistan Parlamentosu’ndan bir heyet,Ferhad Evni, Mama Reşad ve Erdar Herki’den oluşan heyet, depremle sarsılan Van’ın Erciş İlçesi’ne grldi. Heyet ilk olarak Belediye Başkanı Veysel Keser’i makamında ziyaret ederek, belediyenin durumu ve depremden sonra yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet üyeleri daha sonra Belediye Başkanı Veysel Keser’le birlikte kriz merkezini ve depremzedeleri ziyaret etti.

Resimler ile Kaydet

Yazdır

DTK Eş Başkanı Tuğluk Erciş'te depremzedeleri ziyaret etti

HABERLER

14:41 20.11.2011

ÇALIŞMA YAŞAMI

VAN (DİHA) - Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Aysel Tuğluk, bir heyetle birlikte Erciş'te depremzedeleri ziyaret ederek, sorunlarını dinledi.

DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Gelişm iş Ayarlar

7.2'lik depremle sarsılan Erciş'e giden DTK Eş Başkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, BDP Erciş İlçe Eş Başkanları Perihan Sağılam ve Veli Avcı, Belediye ve İl Genel Meclis üyeleri, depremzedeleri ziyaret etti. İlk olarak mahallelere giden heyet yurttaşların sorunlarını dinledi. Depremzedelerin barın sorunlarının çözülmesi yönünde taleplerini ilettikleri heyet üyeleri ardından ise çadır kentleri ziyaret etti. Çadır kentlerde yaşayan 4/8 yurttaşlar da, başta barınma olmak üzere elektrik, su gibi temel sorunların halen çözülmediğini belirterek, destek talebinde bulundu. Heyet üyeleri ise sorunların çözümü için mücadele edeceklerini kaydetti. Ziyaretlerden sonra heyet üyeleri, BDP ve Çelebibağı Belediyesi'nin kurduğu kriz merkezine k l l h kk d bil i ld

HABERLER : < II >

Tüzel'den grevdeki tekstil işçileriyle dayanışma çağrısı

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA

Resimler ile Kaydet

HABERLER

DTK ve BDP’liler depremzedeleri ziyaret etti

POLİTİKA

14:59 15.01.2012

EKONOMİ

VAN (DİHA) - DTK ve BDP’liler Van’ın Erciş İlçesi’nde depremzedeleri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

ÇALIŞMA YAŞAMI DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

3/5 Gelişm iş Ayarlar

Aralarında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Van Milletvekili Aysel Tuğluk, DTK Daimi Meclis üyesi ve BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, BDP İl yöneticileri, Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, Erciş ve Çelebibağı BDP İlçe ve belde eş başkanlarının da bulunduğu bir heyet, Erciş’te depremzedeleri ziyaret etti. Heyet, ilk olarak Çelebibağı Belediyesi bünyesinde faaliyet yürüten Eğitim Destek Evi’ne giderek, hasar gören binalar hakkında bilgi aldı. Heyet ardından çadır ve konteynırlarda kalan depremzedeleri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

(sg/ag)

Di l H b

HABERLER : < II >

Yazdır

Aj

| H kk

d

| Y

lU

Batman'da 15 Ağustos hazırlığı, Silvan'da ise kutlama

Şimdi buradasınız: ANA SAYFA Kaydet

ANA SAYFA

Resimler ile Kaydet

HABERLER

Açlık grevine giren milletvekillerine ziyaret

POLİTİKA

14:39 20.02.2012

EKONOMİ

ANKARA (DİHA) - BDP'nin tutuklu Şırnak Milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız'ın başlattığı süresizdönüşümsüz açlık grevine destek olmak için BDP Genel Merkezi'nde 2 günlük açlık grevi başlatan BDP ve blok milletvekillerine yurttaşlar ve kurumlardan destek ziyaretleri yapıldı. Ziyaretçileri karşılayan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise, mücadelelerinin sonuç alana kadar devam edeceğini kaydetti.

ÇALIŞMA YAŞAMI DÜNYA KÜLTÜR SANAT KADIN FOTOĞRAFLAR SPOR TÜM HABERLER

ARA

Yazdır

BDP'nin tutuklu Şırnak Milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıylıdız'ın Kürt sorununda gelinen süreç, askeri ve siyasi operasyonlar ile PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin derinleşmesini protesto için başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek için BDP ve Blok milletvekillerinin başlattığı 2 günlük açlık grevi devam ediyor. Milletvekilleri BDP Genel Merkezi'nde bulunan toplantı salonunda otururken yurttaşların ve kurum temsilcilerinin ziyaretleri de devam ediyor. Açlık grevine giren milletvekillerini ilk olarak Van Belediye Başkanı Bekir Kaya ve Erciş Çelebibağı Belde Belediye Başkanı Veysel Keser ziyaret etti. Ziyarette yapılan grevinin önemine vurgu yapıldı. Ardından ise BDP Ankara İl Örgütü, genel merkez binasına gelerek açlık grevine giren milletvekillerini ziyaret İ 1/8

Gelişm iş Ayarlar

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

87


TOPLUMSAL EKOLOJİ YEREL YÖNETİMLER

ÖZERKLİK

Mezopotamya Sosyal Formu “Ekoloji” kavramı ilk kez,1866 yılında Alman biyolog Ernest Haeckel tarafından hayvanlar, bitkiler ve inorganik çevreleri arasındaki karşılıklı ilişkilerin araştırılmasını ifade etmek için kullanıldı. Haeckel, ekoloji sözcüğünü, Yunancada yaşanılan yer, yurt, ev anlamına gelen “oikos” ile bilim, söz ya da söylem anlamlarına gelen “logia” / ”logos” sözcüklerinden türetmiştir. Ekoloji, kökenbilimsel (etomolojik) olarak yerleşme bilimi yada yurt söylemi anlamını içermektedir. Darwin’in “yaşam savaşının koşulları” olarak adlandırdığı her türlü karmaşık ilişkilerin tümü, bir başka değişle, hayvanları ya da bitkilerin diğer canlılarında bulunduğu organik ve inorganik ortamla sürdürdüğü dostça ya da düşmanca ilişkilerin tümü ekolojinin nesnesi olmuştur. Buna göre canlı cansız, biyotik, abiyotik, organik,inorganik varlıkların birbirleriyle olan diyalektik ilişkisini incelemek için kullanılan bilim dalıdır. Ekoloji özellikle Avrupa’nın yeni sol Marksist entelektüelleri tarafından kapitalizmin doğa ve evren üzerindeki tahribat gücüne getirilen eleştiri üzerine şekillenmektedir. J.B. Foster, meseleyi Marksizm içinde kalarak sosyalizm sonrasına, ideolojik cennete havale etmeden tartışan en bilinen isimdir. Burada dikkate alacağımız diğer bir isim ise eylemsellik alanından gelen alternatif bir yeni toplumsal paradigma kurgulayan Murray Boockchin dır.seksenli yaşlarında hala eşitlikçi, özgür, ekolojik bir toplumun kurulacağına dair inancı eksilmemiştir. Bookchin için materyalizm, 1930’lu yıllardan bu yana içinde olduğu pratik-politik mücadelenin verdiği öznellik statüsünün gölgesinde silinip atılabilecek bir şeydir. Bookchin, Marksizimden koptuğu,


sanayi üretimi adına tahrip edilmesi sonucunda büyük oranda bozulmalara maruz bırakılmıştır. Örneğin 19. yüzyılda dünyanın sanayi üretimi yirmi, nüfusu üç kattan fazla artarken, gerek kaynak tüketimi gerekse de kirletici üretimi çok daha fazla artmıştır (Abay, Torunoğlu 2000:91).

Yeni Sol hareketiyle bağlandığı yıllarda Marksist olmamakta da özgür olduğunu hissediyordu. Marksizmin özgürlük mücadelesine yer açmadığından şikayetçi oldu. Genelde Marksistler arasında kabul gördüğünü düşündüğü insanın doğayı tahakküm altına alma düşüncesinin doğanın insana tahakkümünden kaynaklandığı şeklindeki yabancılaşma tezini, insanın insana tahakkümünün, insanın doğaya tahakkümü düşüncesine yol açtığı şeklinde tersine çevirdi ve tezini aslında bilincin varoluşu belirlendiği iddiasına kadar götürdü. Günümüzün en önemli ve en popüler ekolojik problemi ve onun üzerinde dönen konularından birisi küresel ısınmadır. Küresel ısınmaya neden olarak gösterilen en önemli unsurların başında sera gazlarının etkisi gelmektedir. Dünyadaki karbondioksit miktarının artışı, dünyanın yavaş yavaş ısınmasına ve küresel ısınmanın artmasına neden olur. Tabi ki karbondioksit miktarındaki artışa da neden olan birçok unsur mevcuttur, bunlardan en önemlileri; ormanların tahribatı, kömür ve doğal gaz kullanımı ve petrol kullanımındaki gözle görülür miktarlardaki artıştır. Bu maddelerin kullanımı sanayi devrimiyle birlikte en üst noktasına ulaşmıştır.

Wallerstein’a göre günümüzde artık yüzlerce yıl öncesinin aksine, ekoloji, dünyanın her yerinde önemli bir siyasal problem olarak kendisini göstermektedir (Wallerstein, 2000:89). Dünyanın doğal dengesindeki bozulmanın asıl sorumlusu bütün düşünürler tarafından kapitalist sistemin kendisi olarak gösterilir. Yine Wallerstein’e göre, kapitalizm asıl hedefine yani sonsuz sermaye birikimine ulaşmak ve mevcut olanı yani kapital birikimini en ileri seviyeye eriştirebilmek için, hem coğrafi açıdan hem de toplam üretim açısından genişlemek zorundadır. Ancak kapitalist sistemin bir ikinci özelliği daha vardır ki ilki kadar sık tartışılmasa da onun kadar önemlidir ve Wallerstein buna kapitalizmin kirli sırrı demektedir. Buna göre, kapitalistlerin hiçbiri özellikle de büyük olanları fatura ödemezler. Doğanın dengesindeki bozulmanın temelini insanların doğayı tahakkümleri altına almaları isteğiyle hep el ele gitmiştir. Fukuyama’ya göre; “üstün konumu insana doğaya egemen olma, ondan yararlanma ve onu kendi amaç-

Dünyadaki ekolojik dengenin bozulması 19. ve 20. yüzyıllarda hem doğal kaynakların tüketilmesi hem de doğanın

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

89


Mezopotamya Sosyal Formu geri dönülmez bir biçimde tahakküm altına alınmaya başlanmıştır demektir.

Bunun gerçekleşmesine de maalesef ki bilimin kendisi yol açmıştır (Fukuyama 1999:293). Habermas (1993:36)’a göre ise “doğaya gittikçe daha etkin bir hükmetmenin yolunu açan bilimsel yöntem daha sonra doğaya hükmetme aracılığıyla insanlar üzerindeki daha etkin iktidarı için saf kavram ve aletleri de sunmuştur.” Doğayı tahakküm altına alma isteği aslında ilk zamanlarda bireysel ihtiyaçlardan kaynaklanan bir amaca bağlı olmuştur her zaman. Köker’e göre bireysel ihtiyaçların karşılanması bir amaçsa eğer, bu amacın gerçekleştirilmesi için gerekli araçlar için rasyonel bir denge şarttır. Bu dengeyle anlatılmak istenen ise, insanların sınırsız ihtiyaçlarına karşılık kıt kaynaklara sahip olmalarının varsayılmasıdır. Yani bireyler sınırsız ihtiyaçları ile mevcut olan kıt kaynaklar arasındaki optimum dengeyi aramaktadırlar. Ancak kişilerin kendi yararlarını her zaman için maksimum düzeyde sağlama çabası araması ve bu çabanın da bireysel mülkiyet kavramı etrafında örgütleniyor olması kişi-çevre ilişkisinin temelini meydana getirmiştir (Köker 1995:41-42). Taylor’a göre “çevremizdeki varlıklar varoluş zincirindeki konumlarının getirdiği önemi kaybettiklerinde bizim tasarılarımız için hammadde ya da araç olarak görülmeye açıktırlar” (Taylor 1995:13). Bu durumda doğa, insan eliyle daha hızlı ve

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki küresel ısınma ve çevre bilinci üzerine bugün hükümetler ve bireyler düzeyinde bilinçlenme oranı gittikçe daha ileri boyutlarda artış göstermektedir. Giddens’a (1998:163) göre eğer teknolojinin belirleyiciliğindeki çevrenin daha üst boyutlardaki zararlarından kaçınmak gerekiyorsa, öncelikli olarak bilimin ve teknolojinin mantığına karşı çıkmak gerekir, tek başına onun getirdiği dış etkilere değil. İnsancıllaştırılan teknoloji ve çevre ile insan arasındaki araçsal ilişki günümüzde gittikçe daha fazla etiksel boyut içermeye başlayacaktır. Buna paralel olarak da küreselleşen ekolojik sorunların ele alınışı artık gezegensel düzeyden yoksun olarak işlemeye başlayacak gibi görünmektedir. Ancak bu yolla ekolojik dengenin korunması küresel ölçekte mevcut olabilir. Çevrenin korunması yönünde birçok yöntemin varlığından bahseden düşünürler kapitalist üretim tarzının olumsuz etkilerini, doğayı korumak ve kullanılan doğal kaynakları yeniden restore etmek için harcama yapmak gerekliliğini savunurlar. Ancak bu yolla çevre tahribatının önüne daha başarılı olarak geçileceği düşünülmektedir. Gerçekten de kapitalizmin sebebiyet verdiği çevresel tahribat alarm verici boyutlara ulaşmıştır. aş şt Küresel ü ese ısınma, s a, o ozon o taba tabakasının as de elinmesi, üst toprağın kayması, yağm ormanlarının temizmur lenmesiyle oksijenin tükenmesi, GDO hormonlu gıda


üretimi, yiyeceklerimizin plastikleşmesi, Nükleer sanayileşme, zehirli atıklar, besinlerdeki ve sudaki böcek zehiri kalıntıları, doğa türlerinin hızlanan tükenme oranı, Metan gazının salınışıyla oluşan küresel ısınma ve buzulların erimesiyle deniz seviyesinin 7 m yükselme tehlikesiyle gelişecek olan ekolojik tahribat ve ekolojik intihar kıyamet gününün sinyallerini vermektedir. İnsanın insana ve doğaya karşı girdiği savaşta herkesin kaybedebileceği bir duruma gelmiştir. Sırf insanlık kendi türünü red, inkar, imha ve ırkçılık temelinde gelişen savaşlarda kendi türünde milyonlarca insan katledilmiş ve binlerce şehir yerle bir edilmiş, binlerce köy yakılmış, milyonlarca ağaç ateşe verilmiş ve kendi içindeki milyonlarca canlı türü için dünya bir cehenneme çevrilmiştir. Bu gerçeği Anthony Giddens, Modernliğin Sonuçları adlı eserinde şöyle açıklar: “ Genelde, modernliğin fırsat yönü en etkin biçimde toplum-bilimin klasik koruyucuları tarafından vurgulanmıştır. Marks ve Durkheim modern çağı sorunlu bir dönem olarak gördüler… İkisinden de daha karamsar olan Max Weber ise modern dünyayı, madi ilerlemenin yalnızca bireysel yaratıcılığı ve özerkliği ezen bir bürokrasinin genişlemesi pahasına elde edildiği paradoksal bir ortam olarak görüyordu. Ancak o bile modernliğin karanlık yüzünün ne denli büyük olabileceğini tam anlamıyla tahmin edememiştir. Bir örnek olarak ele alındığında bu üç yazarın hepsi de modern endüstriyel iş yaşamının insanoğlunu sıkıcı ve yeknesek bir çalışma disiplini altına sokan alçaltıcı sonuçlarını görmüşlerdi. Fakat ‘ öğretim güçleri ‘nin gelişmesinin çevreye yönelik geniş ölçekte yıkıcı bir tehdit oluştu-

rabileceği öngörülememiştir. Ekolojik kaygılar sosyolojiyi oluşturan düşünce geleneklerinde pek yer tutmazlar. Dolayısı ile günümüzde sosyologların bu kaygılar ile ilgili sistematik bir değerlendirme geliştirmekte zorluk çekmeleri de pek şaşırtıcı olmamaktadır. İkinci bir örnek ise siyasal iktidarın ‘Despotizm’in kullanımı daha çok modernlik öncesi devletlerin özelliği olarak görülüyordu. Faşizm, Yahudi soykırımı ve Stalinizm gibi 20 yy tarihinin büyük olaylarını izlerken totalitarizm imkanlarının modernliğin kurumsal parametreleri tarafından dışlanmaktan çok, onlar tarafından kapsandığını görebiliriz. Totalitarizm, geleneksel Despotizmden farklıdır; ama sonuç olarak çok daha korkutucudur. Totaliter yönetim siyasal, askeri ve ideolojik güçleri modern ulus- devletlerin çıkışından önceki dönemde mümkün olamayacak kadar yoğun bir

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

91


Mezopotamya Sosyal Formu biçimde bir araya getirebilir. Askeri gücün geTüyler ürpertici bu gerçeklik bizi, insanlığın lişimi genel bir olgu olarak buna bir örnektir… alternatif bir toplum ve uygarlık sistemini kurDookchin ve Weber 1. Dünya Savaşının tüy- maya zorlamaktadır. ler ürperten olaylarına tanık olmuşları… 19. yy. sonları ve 20. yy başlarında eser vermiş toplumsal düşünürler nükleer silahların keşfini tahmin edemezlerdi. Fakat, endüstriyel yenilik ve örgütlenmenin askeri güçle ilişkilendirilmesi modern endüstriyelleşmenin kökenlerine kadar uzanan bir süreçtir… Yalnızca nükleer cepheleşme tehlikesi değil askeri alandaki çekişmelerin süregelmesi gerçeği de modernliğin yüzyılımızdaki ’karanlık yüzü’nün temel bir parçasını oluşturur. 20. yy. savaş yüzyılıdır; önceki iki yüzyılın her birinden daha fazla sayıda can kaybına yol açan askeri çarpışmalarla doludur. İçinde bulunduğumuz yüzyılda şimdiye kadar 100 milyondan fazla insan çatışmalarda

ölmüştür; genel nüfus artışını göz önünde bulundursak bile bu sayı 19. Yüzyıldaki dünya nüfusundan fazladır. Eğer sınırlı nitelikte bile olsa bir nükleer savaş meydana gelse, can kaybı sarsıcı boyutlara ulaşacaktır ve tam anlamıyla süper güçler arası bir savaş, insanlığı bütünüyle ortadan kaldıracaktır.

Ernest Haeckel, Foster, Roy Bhaskhar, Luis Althusser, Murray Bookhin gibi Avrupalı entelektüeller ekoloji, toplumsal ekoloji, derin ekoloji, çevresel ekoloji, özerklik ve konfederalizm gibi kavramları felsefi boyutta tartışmışlardır. Toplumsal ekoloji konusun kapsamlı önemli bir metini sizinle paylaşmak istiyorum.

KAPİTALİZMİN VE DEVLETİN ÖTESİNDE BİR GELECEK TASARLAMAK Bu gibi soruların incelenmesi, önemli diyalektik felsefi becerilerin kullanılmasını gerektirir: spekülatif düşünme kapasitesi. demek, çevremizdeki geçmiş dünyayı düşünmek ve kendimizi farklı bir dünya içerisine, çok farklı bir şekilde örgütlenmiş bir dünya içerisine, bugün çarpıtılmış bir biçimde çevremizde gördüğümüz toplumsal ve ekolojik potansiyellerin bazılarını geliştirmiş bir dünya içerisine yerleştirmek demektir. Bu, dünyayı yalnızca olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi görmeye çalışmak demektir. Toplumsal ekolojistler yıllardır belediyeleşmiş bir ekonomi ve ahlaki bir ekonomiye yönelik somut öneriler getirdiler. Bu öneriler, Bookchin›in «insanlığın doğayla ekolojik meditasyonu olarak üretken sürecin tekrar ele geçirilmesi» dediği şeye yönelmektedirler. Pratiğe yönelik bütün bu önerilerde ortak olan şey, piyasalar veya sınıflar veya bürokrasi olmaksızın, karmaşık ekonomilerin --eşitlikçi ve katılımcı çizgilerde-- nasıl farklı bir şekilde işletilebileceğinin altında yatan kavrayıştır. Toplumsal ekolojistler, özgür bir toplumun ekonomik mekanizmalarının, ister üretim, ister bölüşüm, isterse yeniden üretim amacıyla


lerin bu tür bir kendiliğinden ve yaratıcı ortaya çıkışı [unfolding], eğer sadece hayallerden öteye geçeceklerse, hem kurumsal bir çerçeve hem de etik bir vizyon gerektirecektir. Bu nedenle, dikkatimizi, özgür doğayı ve özgür bir toplumu daha olası kılacak toplumsal yapılara çevirmeliyiz. Toplumsal ekolojistler, özgürlük, olsun, dört temel özelliğe sahip olması gerekişbirliği ve ekolojik-toplumsal çeşitlilik etratiğini söyler: bunlar bilinçli, saydam, değiştirifında yapılandırılmış bir toplum için çalışırlar. lebilir ve bütünleşmiş olmalıdırlar. Daha iyi bir dünya vizyonumuz, tarih boyunca Bilinçli: Bizler, ekonomik yapıların kendi tabandan kaynaklanan özgürlükçü [emanciamaçlarını gerçekleştirmek için bizi zorlama- patory] hareketlerce ortaya çıkartılan prasına değil; ekonomik mekanizmaların, bizim tiksel deneyimlerinin ve ütopyacı umutların kolektif olarak onlara yüklediğimiz amaçları zenginliğine dayanır. Bizim özgür topluluklar yerine getirmek üzere tasarlanarak seçilmesi- görüşümüzün merkezinde doğrudan demokni ve tasarlanarak yapılandırılmasını istiyoruz. rasi vardır. Doğrudan demokrasi, insanların, Saydam: Bizler, toplumun her üyesinin, toplu- parçası oldukları topluluğun faydası doğrulmun ekonomik mekanizmalarının nasıl işledi- tusunda kendi yaşamlarını bilinçli ve kolektif ğini kavrayabilmesini istiyoruz. Değiştirilebilir: bir şekilde idare etmeleri demektir. Toplumsal Birler, ekonomik yapılarımızı, ekolojik ve top- ekolojistler, karar-alıcı güçlerin uzmanlara, lumsal gereksinimlere göre değiştirebilmek profesyonellere, temsilcilere veya bürokratistiyoruz. Ve son olarak, ekonomik mekaniz- lara devredilmesi yerine, tüm insanların kendi maların, komünal kendinden yönetimin tüm diğer yönleriyle kapsamlı bir şekilde bütünleştirilmesini istiyoruz.

TOPLUMSAL EKOLOJİSTLERİN TASAVVUR ETTİKLERİ DÜNYA Bizim tasavvur ettiğimiz dünya, bir macera ve olanak dünyası; bugünkü bakış açısıyla bırakın betimlenmesini bir yana hayal edilmesi bile zor olan, radikal bir şekilde yeni olan birr ilişkiler ile potansiyel toplumsal ve bireysel yaşam biçimleri dünyasıdır. Toplumsal -ekolojik bir gelecekte olacakların şeylerin çoğu, isterr çevresel düzeyde, isterse kişisel veya komünal düzeylerde olsun, kendiliğinden ve yaratıcı olacaktır - ve bunlar bizim ne planlayabileceğimiz, ne önerebileceğimiz ve ne de tahmin edileceğimiz şeylerdirler. Yine de, potansiyel-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

93


Mezopotamya Sosyal Formu komünal işlerinin kendinden yönetimine [özyönetimine] doğrudan katılımını öngörür.

HALK MECLİSLERİYLE DOĞRUDAN DEMOKRASİ Kurumsallaşmış tahakküm ve hiyerarşi biçimlerine karşı olduğumuz için, toplumsal ekolojistler devleti reddederler. Toplumdan ayrı duran ve kendi başına kararlar alan ayrı bir vücut önermek yerine, bizler, temel ka-rar-alıcı mekanizma olarak ve doğrudan demokrasinin asli uygulama sahnesi olarak, bir to opluluk meclisleri ağı tasaavvurr ediyoruz. Bu meclisler, önlerindeki mesele eleri tartışmak ve karara bağb ğ-lamak üzere düzenlii aralıklarla toplanan yerel bir alanın (şehirlerde mahalleler düzeyinde ve kırsall alanlarda kasaba düzeyinde) tüm sakin nlerini kapsayacaktır: siiyasi olduğu kadar ekon nomik kararlar, aslında bir bütün olarak topluluğun yaşamını etkileyen tüm toplu umsal kararlar. Halk meclisi [popular assembly], katılmak isteyen herkesi kapsar; ve, tüm topluluk üyelerinin birbirleriyle eşit bir temelde ilişkiye geçeceği ve toplumsal yaşamı aktif bir şekilde şekillendireceği bir demokratik forum sağlar. Bu türden karşılıklı etkileşimlerin devam etmesi, paylaşılan bir sorumluluk ve karşılıklı bağımlılık hissi yaratırken, tartışmaları ve anlaşmazlıkları rasyonel ve zorlayıcı olmayan bir yolla çözüme kavuşturacak bir kamusal alan

sunar. İnsanların farklı çıkarlarının, özlemlerinin ve kanaatlarının olduğunu kabul ederek, mahalle meclisi ve buna eşlik eden yurttaş etosu [civic ethos], özel ve genel gayelerin barıştırılması için fırsat yaratır. Doğrudan demokrasi, bu bakış açısına göre, bir kimsenin komşularının mutluluğuna [wellbeing] bağlığı gerektirir. Komünal mutluluk, yerel toplulukların, içerrisinde ri sinde varoldukları doğal ba bağlama aktif saygı g sterdiklerini ve onun gö n değerinin farkında olduklarını imaa eder. Hiçbir topl msal dü lu üzen, çeşitli yerleşimlerrimize evsahipliği y pan ekosistemlerin ve ya habitaatların tıkır tıkır i leyyeceğini garanti iş edemez, ancak, toplu umsal ekolojistler, özgür birlik ve karö şılıklı yardımlaşma ettrafında kurulan to oplulukların, otoriter iktidar sistemleri çevre esinde kurulan sistemle ere göre, çevresel çeşitliliiği ve sürdürülebilirliği geliştirmeye çok daha uygun olduğuna inanırlar. Tahakküm ve hiy hiyerarşinin üstesinden gelen toplumlarda, ekolojik gelişim ve insani gelişim birbirini tamamlayabilir ve birbirini güçlendirebilir. Bu potansiyelleri içerisinde barındıran etik bakış açısı, uygulamaya yönelik yöntemler kadar önemlidir. Toplumsal ekolojistler, bu değerleri toplumsal ilişkiler ve kamusal kurumların bizzat dokusuna işleyerek, özgürlüğü ve dayanışmayı geliştirecek toplumsal biçimlerin


yaratılmasını istiyorlar. Böylece, bizim yüz-yüze meclislerin herkese açık olması vurgumuz, diğer liberter ve işbirlikçi toplumsal biçimlerin oluşturulmasını engellenmek değil, aksine cesaretlendirmek anlamına gelir. Engin bir çeşitliliğe sahip kendiliğinden olan birlikler, yaşayış düzenlemeleri, işyerleri, aile yapıları vb., bunların tümünün bizim özgür dünya görüşümüzde önemli yerleri vardır. Dışarda bırakılan yegane biçimler, sömürü ve tahakküme dayananlardır. Bu nedenle, toplumsal ekolojinin doğrudan demokrasi modeli, bundan esinlenenlerin gereksinimlerine, arzularına ve deneyimlerine bağlı olarak farklı yollardan gerçekleştirilebilir. Bu ekonomik süreçler için özellikle doğrudur, ve burada ana hatlarıyla anlatılan ekonomik senaryo, toplumsal-ekolojik bir toplumun ekonomik yönlerinin olası yorumlarından yalnızca birisidir. Ortak olan temel perspektif, varoluşumuzun maddi koşullarının daha geniş bir etik ve kurumsal çerçeveyle yeniden bütünleştirildiği ahlaki bir ekonomi [perspektifidir]. Ahlaki ekonomi, tüm topluluğun yurttaş yaşantısının üretim ve tüketimle ilgili kısmına ilişkin kararlar alınması demektir.

UYGULAMADA KOMÜNAL KENDİNDEN YÖNETİM Bu senaryoda, belli başlı ekonomik kararlarda son söz sahibi yerel meclisler olurken, işçi konseyleri üretimin günlük yönetiminde hayati bir rol oynarlar. Halk meclislerinde tartışılan, müzakere edilen ve karara bağlanan ekonomik politikaların şekillenmesine belirli bir topluluğun tüm üyeleri katılır. Toplumsal ekoloji, belli bir işletmedeki işçilerin çalıştıkları belediyede yaşamalarını sağlayacak şekilde üretimin kapsamlı bir fiziki merkezsizleşmesini öngörür. Bizler, keza, işlerin, görevlerin ve sorumlulukların sürekli bir gönüllü rotasyonunu, ve «çalışma»nın anlamının radikal

bir yeniden tanımlanmasını öngörüyoruz. Emeğin, fiziksel ve entelektüel yetenekleri biraraya getiren toplumsal bir faaliyete bilinçli dönüştürülmesi yoluyla, üretken süreci ekolojik bağlama oturtulmuş kişisel ve komünal ihtiyaçların yerine getirilmesi olarak tasavvur ediyoruz. Patronların, kârların, ücretlerin ve değişim değerinin reddedilmesiyle birlikte, bizler kapitalizmin insanoğullarını üretim ve tüketimin birer aracına indirgemesinin de üstesinden gelmeyi amaçlıyoruz. Toplumsal ekolojinin meclis modeli, insanların ekonomik meselelere sadece birer işçi veya birer tüketici olarak değil, kapsayıcı toplumsal ve ekolojik mutluluk hedefine bağlı topluluk üyeleri olarak yaklaşmasını cesaretlendirir. Komünal üretimin genel hatları meclis düzeyinde belirlenirken, bunlar pratikte yine eşitlikçi, katılımcı ve demokratik temellerde işleyen daha küçük kolektif yapılarda gerçekleştirilir. Kooperatif hanehalkları ve kolektif işyerleri bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bölgesel etkileri olan kararlar, yerel meclislerin oluşturduğu konfederasyon tarafından sonuçlandırılır, böylece bu karardan etkilenen herkes [kararın] alınmasına katılabilir. Belirli işler için uzmanlaşmış komiteler görevlendirilebilir, ancak kamuyu ilgilendiren önemli meseleler her bir halk meclisinin takdir yetkisine tabidir. Doğrudan demokrasi, rakip görüş ve argümanların oluşumlarını ve birbirleriyle çekişmesini cesaretlendirir;; böylece, y , herhangi g bir karara ilişkin, her biri onları uygulamaya geçire ecek insanlarca şekillendiriilmiş çok sayıda farklı görüş olacaktır. o Meclis üyeleri bu çeç şitli önerileri ele alır ve her birinin faziiletlerini ve etkilerin ni tartışır; bunlar gerrekli olduğu şekilde tartışıllır, gözden geçirilir ve dü üzeltilir.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

95


Mezopotamya Sosyal Formu Açık bir görüş birliği oluşmadığı zaman, hangi görüşün en fazla desteğe sahip olduğunu belirlemek için bir oylama veya bir dizi oylama yapılabilir. Toplumsal ekolojinin ahlaki ekonomi vizyonu, ortak emeğin ürünlerinin serbestçe herkesin kullanımına açık olacağı liberter komünizmi merkeze alır. Bizim perspektifimizi diğer birçok anti-kapitalist programdan ayırt eden «herkesten kabiliyeti ölçüsünde ve herkese ihtiyacına göre» ilkesi, ortak refaha yönelik ilginin bireysel tercihleri şekillendirdiği yurttaş etiğiyle ayrıntılandırılır. Piyasaların, özel mülkiyetin, sınıfsal bölünmelerin, meta üretiminin, emeğin sömürüsünün ve sermaye birikiminin yokluğunda, liberter komünizm, toplumsal refahın bölüşüm mekanizması, ve toplumsal ekolojinin önerdiği saydam ve insani ölçekli siyasi yapıların ekonomik karşılığı [counterpart, tamamlayıcısı] haline gelebilir. Böylesi bir düzenlemede, daha küçük komiteler ve çalışma grupları ile genel meclis [full assembly] arasındaki etkileşim, bu ihtiyatlı sürecin demokratik ve katılımcı mizacının sürdürülmesi açısından hayati derecede önemli bir hale gelir. Meclise sunulmak üzere tutarlı öneriler hazırlanması, hem uzmanlaşmış bir çalışmayı ve titiz bir bilgi toplanmasını, hem de analiz ve yorumu gerektirecektir. Bu faaliyetler herhangi bir karara ilişkin nihai sonucu incelikle etkileyebileceği için bunları yerine getirme sorumluluğu, meclis üyeleri arasından rastgele seçilecek geçici komisyonlara emanet edilecek, rotasyona tabi bir görev olmalıdır.

KONFEDERAL EKONOMİK DEMOKRASİ Meclis önüne gelen çeşitli önerileri ele alıp, tartışıp, ince bir ayardan [fine-tuned] geçirdikten ve yerel ekonomiye ilişkin genel bir taslak

üzerinde anlaşmaya vardıktan sonra, topluluk üyeleri bu taslağı işyerlerinde, konutlarında ve başka yerlerde uygularken aynı zamanda da onu geliştirmeye ve gerçekleştirmeye devam eder. Eğer tek bir işletme, kurum veya hane düzeyinde çözülemeyecek engeller veya anlaşmazlıklar ortaya çıkarsa, bunlar tartışılmak ve çözüme kavuşturulmak üzere büyük meclise geri getirilebilirler. Üzerinde daha önce anlaşmaya varılmış bir politikanın bazı yönleri herhangi bir nedenle yerine getirilemezse, bu derhal topluluk üyelerince fark edilecektir; onlar da ardından politikayı buna göre değiştirebilecek ve uyarlayabilecektir. Ekonomik yaşamın büyük bir kısmı, iş arkadaşları [co-workers], ev arkadaşları, [birlik] üyeleri [asociates] ve komşularla doğrudan işbirliği içerisinde daha küçük kolektiflerde yerine getirilirken, kamusal ekonomik yönelimin kapsamlı meseleleri tüm topluluğun [dahil olduğu] meclis tarafından halledilecektir. Gerekli olduğunda, ğ şşehirle ilgili g olan veya bölgesel g messeleler, nihai kararlar her yere el meclisin elinde kalmak koşu uluyla konfederal düzeyd de ele alınacaktır.


Meclislerin egemenliğine yapılan bu vurgunun sebebi iki yönlüdür. Birincisi, yerel meclis, doğrudan katılımcı demokrasinin uygulanması, ve güç farklılıkları ile yeni hiyerarşi biçimlerinin yeniden ortaya çıkmasının engellenmesi için en erişilebilir olan forumdur. Meclis, topluluğun eşit haklara sahip tüm üyelerini kapsadığı ve temsiliyetle değil de doğrudan katılımla işlediği için, kolektif kendinden yönetimi toplumsal yaşamın tüm alanlarına yaymak için en iyi fırsatı sunar. İkincisi, yerel meclis, insanların, birlikte yaşadıkları, eğlendikleri ve çalıştıkları insanlarla yüz-yüze tartışma yoluyla, kapsamlı ve uyumlu bir şekilde ekonomik ve siyasi işlere ilişkin kararlar almasına imkan sağlar. Halk meclisi, kamusal meselelerde, ekonomik, toplumsal ve ekolojik kaygılar arasındaki sayısız karşılıklı bağlantıyı fark eden, bütünlükçü [holistic] bir yaklaşımı cesaretlendirir. Bu vizyonun büyük bir kısmı ancak teknolojik altyapının radikal bir elden geçirilip düzeltilmesiyle beraber uygulanabilir olacaktır --toplumsal ekolojistlerin çevresel ve demokratik zeminlerde destekleri bir şey. Bizler, üretimin çoğunun, uzmanlaşmış işlevlerin toplumsallaştırılmasıyla, akıl ve kol emeğinin bütünleştirilmesiyle yerel olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Hala, tamamen merkezsizleştirilemeyecek y ve merkezsizleştirilmemesi gerekece ek

bazı önemli sosyal iyiler olacaktır; örneğin bir belediyenin ev sahipliği yapmasına rağmen geniş bir bölgeye hizmet verecek ileri araştırma enstitüleri. Bu nedenle, dar görüşlülüğü [parochialism, içine kapalı cemaat sistemi] ve tecrit olmayı dengeleyen konfederasyon toplumsal ekolojinin siyasi vizyonunda asli bir rol oynar. Bu senaryo, birincil olarak, kendi toplumsal ve ekolojik koşullarına uyan ekonomik politikalar üretecek yerel topluluklar üzerine odaklanırken, toplumsal ekolojistler yerel kendi kendine yeterlilik ve ekonomik bağımsızlık [autarchy] nosyonlarını --kendi içlerinde değerli olan şeyler olarak-- reddederler; bizler, bunları toplumsal katılıma ve ekolojik nüanslı demokratik karar alımına katkıları olabilecekse ve katkıları varsa arzulanabilir şeyler olarak görüyoruz. Bizler, her bir bileşen meclisden [seçilmiş] geri çağrılabilir ve görevleri belli delegelerinden meydana gelen konfederal organlar yoluyla birbirleriyle sürekli diyalog içerisinde olan bir meclisler konfederasyonunu öngörüyoruz. Bu yapılar, doğrudan demokratik olan yerel toplulukları ikame etmek üzere değil, onların doğal birer sonucu olarak kurulurlar. Özellik de ekonomik ilişkiler sıklıkla uzak toplulukların işbirliğini gerektireceği için, konfederasyon kaynakların, yeteneklerin ve bilginin paylaşılmasına yönelik karşılıklı olarak uygun olacak bir çerçeve sunar. Halk meclislerinin konfederal ağı, tüm insanlara, bilinçli bir şekilde yaşamlarını birlikte yönlendirmenin ve toplumsal özgürlük projesinin bir parçası olarak ortak hedefler takip etmenin pratik bir yolunu sunar. Dayanışma ve otonomiyi biraraya getirerek, doğrudan eylemin en yüksek biçimi olarak, siyaseti, komünal kendinden yönetim sanatını yeniden yaratabiliriz. Böyle bir dünyada, bugün bildiğimiz anlamda bir ekonomi olmayacaktır. Çalışma yaratıcı bir faaliyet haline geldiği zaman; üretim insani ve ekolojik potansiyellerin uyumlandırılması oldu-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

97


Mezopotamya mya Sosyal Formu ğu zaman; ekonomi, kolektif özbellirlenim ve henüz hayal edilmemiş topllumsal, doğal, ve etik imkanların bilinççli bir şekilde ortaya çıkarılması olduğu u zaman; işte o zaman, kurtulmuş birr topluma ulaşmış olacağız, ve buradaa kabataslak bahsedilen fikirler yaşaanan gerçeklikler ve doğrudan [yaşaanılan] deneyimler olarak somut biçimler alacaklar. Ernest Haeckel, Foster, Roy Bhaskhar, Luis Althusser, Murray Bookhin gibi Avrupalı entelektüeller ekoloji, toplumsal ekoloji, derin ekoloji, çevresel ekoloji, özerklik ve konfederalizm gibi kavramları felsefi boyutta tartışmışlardır. Ancak Kürtler tarafından insanlığın ve Ortadoğu halklarının kurtuluş ve halkların savunulmasında stratejik olarak örgütsel boyutta ele alınmıştır. Kürt halkı tüm toplumsal birleşenleriyle, toplumun tüm katmanlarıyla ekolojik yerel yönetim anlayışı, demokratik özerklik 2007 yılında Diyarbakır’da yapılan ve DTP belediye başkanlarının da katıldığı Demokratik Toplum Kongresi’nde (DTK) karara bağlamıştır. Aynı yıl yapılan DTP kurultayında DTP’nin tüzüğüne alınmıştır.

Mezopotamya sosyal for u, ekoloji for mu yapıldı. İnsan dahil bütün canlı-cansız varlıkları ve bunlar arasındaki yaşamsal ilişkileri tehdit eden iktidar odaklı neoliberal sisteme karşı örgütlenen kişi, topluluk ve kurumlar olarak 29-30 Ocak 2011’de Ekoloji Forumu için Diyarbakır’da bir araya geldik. 17 oturum, 3 atölye, 4 film gösteriminden oluşan forum sonunda toplanan ‘Ekolojik Hareketler Asamblesi’nde bütüncül, aynı zamanda hayata ve dünyaya dokunan ilişki ağlarının

örülmesi gerektiği sonucuna ulaştık ulaştık. Forum sonucunda bütün Ortadoğu ve Dünya Halklarına çağrımız şudur: Ortadoğu ve Dünya halklarına, Ekosistem üzerinde büyük tahribatlara neden olan kimyasal silahlar ile mayınların yasaklanması için toplumsal direnişin örgütlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye sınırlarındaki mayınlı arazilerin temizlenerek orada yaşayan köylülere devredilmesi ve doğal tarımsal alanlara dönüştürülmesi için direnilmelidir. GDO’lu ürünlere hayır demeye evimizden başlamalıyız. GDO’lu ürünlere karşı durup, cips, çocuk maması, ucuz tekstil almayarak başlayabiliriz. GDO’lu ürünlerin tüketiminin devamı demek çok yakın zamanda biyoçeşitliliğin tekleşmesi anlamına gelmektedir. Doğadaki biyoçeşitliliği korumak, GDO’lu ürünlerin kullanımını azaltmak ve kapitalizme olan bağımlılığı yok etmek için tohum (gen) bankalarının oluşturulması gerekmektedir. Gıda fiyatlarının artması, ürün kalitesinin düşmesi ve genel olarak yaşam şartlarının zorlaşması sonucu, özellikle kırsaldan şehre göç etmiş düşük gelir gruplarına dâhil, insanların gerek evlerinde gerekse mahallelerinde ihtiyaç duydukları besinlerin büyük bir kısmını üretmelerine yönelik teknikler geliştirilmelidir. Bu çerçevede, İnsanların kolektif olarak kendi mahallelerinde kullanılmayan yerleri sebze


bahçelerine dönüştürmesi ve hep birlikte üre- Bu kaynakları metalaştim çalışmaları yapmaları önerilmektedir. tırmak adına yürütülen Günümüz teknolojisi tamamen kapitalist bütün anlaşma çatışma bir mantıkla ‘ ya büyü ya da öl ‘ demektedir. ve savaşlara karşı durulİnsanların doğa ile barışık yaşayabilmesi için malıdır. doğa ile barışık teknoloji projelerinin hayata Militarizm ve şiddet geçirilmesi gerekmektedir. ekosistemdeki bütün ilişkilenme tarzları göz Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaşabilmesi için toplumda far- önüne alınarak reddekındalık yaratacak çalışmaların arttırılması, dilmelidir. Aile içi şiddet, sürdürülebilir kentlerin yaratılması için topog- ekonomik şiddet, doğarafik yapının doğru değerlendirilmesi ve iklim ya karşı şiddet v.s. topyekûn aşılmalıdır. verileri dikkate alınarak yapıların tasarlanması, böylelikle enerji tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Enerji ve doğal kaynakların tüketiminin sürekli arttığı günümüzde bilişim teknolojilerinin daha verimli kullanımının sağlanması için toplumda duyarlılık yaratılması gerekmektedir. Diyarbakır’da bulunan Güneşevi örneğinden yola çıkarak toplumun her kesimine, özellikle çocuklara yönelik yürütülen enerji ekoloji eğitimine, ekolojinin farklı alanlarındaki konuları da eklenerek yapılan çalışmalar desteklenmeli, geliştirmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

Dil, iletişim aracı olması itibariyle organik bir fenomendir. İnsanda olduğu gibi bütün canlıların iletişim dilleri vardır, dil doğayla bir bütündür ve buna karşı kurulan bütün engellemelere karşı mücadele edilmelidir.

Mezopotamya’da, Ege’de, Karadeniz’de yapılan HES ve barajlarla halkların farklılıkları su ile eritilerek halklar asimile edilmekte, suyun ticarileştirilmesi ve uluslararası alanda suyun politik araç olarak kullanılması amaçlanmaktadır. Yapılan barajlar, bölgenin sosyo- ekonomik düzeyine hiçbir katkıda bulunmamıştır. Bölgede yapılan ve yapılması planlanan yüzlerce baOrtadoğu’da bulunan yer altı ve yerüstü raj yarattığı göç dalgaları ile kentsel ve kırsal kaynaklarının sömürülmesi durdurulmalıdır. alanda sosyal sıkıntılar yaratmakta, doğayı ve ekosistemi tahrip etmekte, doğal, tarihi ve kültürel mirası yok etmektedir. Barajlardan sağlanan enerjinin büyük bir kısmı bölge dışına taşınmakta ve sömürge mantığı sürekli olarak üretilmektedir. Su berekettir, bolluktur, insanlar ve tüm canlılar için yaşam kaynağıdır. Doğası gereği geçtiği her yerde ortak kullanımları zorunlu kılar ve adaletli, eşitlikçi bir kullanımı gerektirir. Nüfus artışı, su kaynaklarının iyi yönetilmemesi, suyun kirlenmesi, iklim değişikliği, tüm canlılar için gerekli yaşamsal kaynağı olan suyu, daha değerli hale getirirken buna sahip olanların elinde her geçen gün siyasi,

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

99


Mezopotamya Sosyal Formu ekonomik ve kültürel olarak hegemonya kurmanın aracı haline dönüşmektedir.

1990’larda neoliberal globalleşme politikaları ve zorunlu Kürt göçünün yarattığı mülksüzleşme (işsizleşme ve yoksullaşma biçiminde dışa vurmuştur) neticesinde daha da ağırlaşmıştır. Türk, Kürt, Gürcü vs.. her milliyetten tarım işçileri için adil bir ücret politikasının uygulanması temelinde sağlıklı bir tarım , iş/çalışma ve yaşam politikasının izlenmesi gerekmektedir. Kapitalizmin temel bir yansıması olan aracılık sistemi ortadan kaldırılmalı ve onun yarattığı bölünmüşlük ve örgütsüzlüğü önlemek için mevsimlik işçi dernekleri veya kooperatifleri kurulmalıdır.

İsrail işgali altında yaşayan Filistinliler Ortadoğu’da su sorununu en fazla yaşayan halktırlar. Bu halkın suya erişimi kısıtlanarak tüm yaşam imkânları ortadan kaldırılmaktadır. Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerden dolayı Filistin halkı temel su ihtiyacını karşılamak için bile mücadele etmektedir. İsrail, tarihi Filistin topraklarındaki yeni sömürgecilik pratiklerini su ve suyun kullanımı üzerinden sergilemektedir. İsrail, Filistin topraklarındaki işgale, ekolojik tahribata son vererek Filistin Ortak sesimiz bizi çoğaltır, biz çoğalırız su kaynakları üzerindeki hegemonyasından vazgeçmeli, Filistin halkının suya erişimi önün- hayat çoğalır! deki tüm fiili ve yasal engelleri kaldırmalı, su Özgür insan, özgür toplum, özgür doğa! kaynakları üzerindeki kontrolünü Filistin halVEYSEL KESER kına karşı bir tehdit ve cezalandırma aracı olarak görme politikasına ve su kuyularının bombalanması gibi şiddet eylemlerine derhal son vermelidir. Ortadoğu’nun bir bütün olarak sömürgeleştirildiği göz önüne alınarak, doğrudan demokrasinin ilkeleri ile toplumların kendi yaşamlarını kolektif bir şekilde yaratabileceği vurgulanmış ve bunun için karar alıcı güçlerin uzmanlara, temsilcilere ve bürokratlara ihtiyacı olmadığı belirtilmiştir. Bu sayede Ortadoğu toplumlarının özgürleşmesinin yolu açılabilecektir. Kapitalist- modernitenin kadını doğadan koparması ve devletçi – iktidarcı düşünceyi empoze etmesi deşifre edilmeli, kadının ve doğanın haklarının olduğu ve bunun da anayasada güvenceye kavuşturulması gerekmektedir.

KAYN KA YNA AK K: İng gili ililiz izcee Oriji rijijina ri nali alili: ««EEco Eco con no om miics icss in a So Socciiaall-Eco --EEcolo cco olo log giica cal SSo occiieetty» y», Pe Pete ter SStttau ter aud au deenm nmai nmai aier ier er, H Haarrb biin ng geer ((aa jo ou urn rnaall of sso occiial al ecco olo logy gy)),, Cilt ililt 3, 3, No. 1, B Baah haar 220 003 03, ss.. 12--1155.. Aba 12 bay, y, Tez ezca caan n ve ve Eth hem em, m, To Toru runo noğ ğllu 20 2000 00, Kür 00, Kü K ürreesseel ÇÇeevvrre So Soru Soru run nllar arı vvee Tü ürrki kiye ye, K Kü ürese üre rese re selllleş eşme men niin Ek Ekolloj ojik ik Soonuçl nu çlar arı,ı, Mak aki Ba Bası sın n Ya Yayyıın Yay n,, Ank nkar nkar araa.. FFu uku kuya yama ma, Fr ma, Fran anci anc cis 19 1999 99, Tari Tari Ta rihi hiin n So Sonu nu Ve So Son n İnsa İnssaan, İn n, ÇÇeev: v:Zü v:Zü Zülf lfü D Diire rekl rek kllii,i, 2.B Baassım ım, Gü Gün Ya Yayı yın nccılılık ık, İsta İsttaanb İs nbul ull.. Gid Gi dd deen nss,, An nttho hony ny 19 99 9 98 8,, Mo 8 od deerrn nlliğ iğin in So on nuç uçla ları, rı, rı Çev:E Çe v:EErrssiin K v: Ku uşşd dilil, 22..B Baas assıım ım, m, Ayr yrıın ntı, ttıı, İs İsta tanb nbu ull. İİn naan n, N Nu urd rdaan n 20 00 01, 01, 1, Ekko olo ol lojijid deen Pa Pale leo oeekko ollo ol ojjiiyyee, B Biililim Vee Ütto V op pyya, a, Say ayı:ı:9 90 0, ss::6 655--6 68 8.. Haab H beerrm mas as, Jü Jürrg geen n 19 99 93, 3, İde deo ollo ojji O Ollar araakk Teekkn niik V Vee Biililim B lim m,, Çeevv: v: M Mu u ust ssttaaffa T Tü üzzeel,l, 2..B Baassım Ba ım, Y Yaap pıı Krreed dii Yay ayın ınllaarrıı, İsta İs tan nb bu ull. l. Kö K öke ker, r, Leevven ent 119 995 95 , M Mo od deerrn nle leşşm me, e, Keem maallizm iz m V iz Vee Dee-mo m okkrrraasi si,i, 3. B Baassıım m,, İle letişşiim Y Yaayyıınl nlaarrı,ı, İssttaan nbu bul.l.

Türkiye’de emek sömürüsünü en yoğun biTaayyllo T orr, CCh haarrllees es 119 99 955, Mod deeerrrn nlliiğ ğiin SSııkkııntı ntııllaarrı, Çeevv: nt Uğur ur Caan nb biiile len, Ayyrrın le ınttıı, İs İsttaan nb bu ull. çimde yaşayan kesimlerden biri olan mevsim- Uğ lik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşulları,


Feqiyê Teyran Kuş Cenneti

Van gölü mavisine ve yemyeşil görüntüsü il güzel Beldemiz Çelebi bağı’nın Güzel manzaralarından birini de kuşlar oluşturuyor. Beldemiz göçmen Kuşların güzergâhı üzerinde bulunma-

sından dolayı özellikle Haziran ayında binlerce Kuş Konakları beldemizin kıyılarında. Görsel güzelliği uygun bir isim bırakmak gerekti. Bizde “Feqiyê Teyran” Kuş cenneti dedik ona.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

101


İncİ Kefalİ

İnci Kefali Beldemizde o kadar güzellikler kısımlarında yaşadığı iddia edilir. Van mevcuttur ki bunu sayarak bitirme- Gölü sularının taşmasıyla, efsane camiz mümkün değil. navarıyla sık sık gündeme geldi ama, En önemli değerlerden bir tanesi balığı ile ancak yeni yeni duyulmaya ise İnci kefal balığıdır.Kışın denizin başlandı. derin sularına inen inci kefal balığı beldemizin balıkçılarının emeği ile soflarımızda lezzete lezzet katmaktadır.İnci kefal balığı demişken İnci kefal ile ilgili önemli detayları da unutmamak gerekir. İnci kefalı ya da Van balığı (Chalcalburnus tarichi), sazangiller (Cyprinidae) familyasından Van Gölü’nün tuzlu ve yüksek derecede sodalı (tuzluluk %0.19, pH 9.8)sularında yaşayabilen endemik bir balık türü. Adı kefal olmasına rağmen, aslında o sazangillerin bir üyesidir. Son yıllara kadar varlığından göl çevresindeki insanlar ve bazı bilim insanları dışında kimse haberdar değildi. Çünkü o iç sularımızda bulunan onlarca türden sadece birisiydi. Halen birçok coğrafya, zooloji ve balık sistematiği kitaplarında Van Gölü’nde yaşamadığı, sadece akarsuların göle dökülen

Ortalama 20 cm boya ve 70 g ağırlığa sahiptir. Göldeki hayvansal (zooplankton) ve bitkisel (fitoplankton) planktonlarla beslenir. En fazla yedi yıl yaşar ve üç yaşında üremeye başlar. Üremek için sürüler oluşturarak akarsulara göç eder. Gölde akarsu ağızlarında büyük sürüler oluşturan inci kefalının vücudunda, sodalı-tuzlu sudan tatlı suya geçişe alışabilmesi için bir dizi değişim başlar. Akarsularda su sıcaklığı uygun hale geldiğinde göç başlar. Yumurtasını bırakan balıklar, daha sonra tekrar göle döner. Yaz aylarında gölün 25 m derinliklerine kadar dağılabilirken, kışı gölün 70 m derinliklerine kadar olan kısımlarında geçirir. Derelerde yumurtadan çıkan yavrular da birkaç hafta içinde göle dönerek, gölün sığ, besince zengin kıyı kesimlerinde yaşamaya başlarlar.


İnci kefalının vücut şekli fusiform olup, baş uzunluğu yaklaşık olarak bütün boyun 1/6’sı kadardır. Ağızın pozisyonu terminal olup oldukça eğiktir ve fazla açılmaz. Dorsal ve anal yüzgeçler sırasıyla D III 7-8 ve A III 9-11. Solungaç dikenleri genelde 17-21 adet olmakla beraber 14-27 arasında değişebilir. Dorsal yüzgeç genelde ventral yüzgecin bittiği yerden başlar ve çoğunlukla anal yüzgeç başlangıcına kadar uzanır. Farenks dişleri iki sıralı olup 5:2-2:5 şeklinde dizilmiştir. Yanal çizgi üzerindeki pul sayısı 55-92 arasında değişir. Yanal çizgi dorsal yüzgeç başlangıcı ve yanal çizgi altı pul sayısı sırasıyla 13-16 ve 4-6 puldur. İnci kefalının vücut rengi çok değişkendir. Genelde hakim vücut rengi parlak gümüşi olup, sırtlar koyu grimsi yeşil veya koyu gri renkte, karın kısmı parlak gümüşi renktedir . Vücut pullarla kaplı olup anal ve ventral yüzgeçler arasında pulsuz bir karina mevcuttur. Ancak özellikle juvenil fertlerde renk koyu gümüşidir ve arka kısımlar yeşilimsi gri renktedir. 10 cm’den daha küçük fertlerde yanlarda uzanmış üç adet dar koyu band bulunur. 68 (12-16/6-9) 89, solungaç dikenleri 25-26 kadardır. Vücut uzunluğu baş uzunluğunun 4,6-5,4 katı, vücut yüksekliğinin 4,9-6,2 katı-

dır. Omur sayısı 40-41 adettir. Gözler oldukça iri, ağız orta büyüklükte ve terminal durumda olup öne doğru çıkıktır. Bıyık yoktur; ventral ve anal yüzgeçler arasında pulsuz bir karina mevcuttur. Pullar üzerinde açık siyah renkte noktalar taşıdıklarından parlaklıklarını yitirmişlerdir ve renk gümüşi yeşilimsidir. İnci kefalı, geçmişten günümüze iki farklı yöntemle avlanmaktadır. Üreme döneminde, büyük sürüler halinde akarsulara göç ettiği için tüm dereler balıkla dolar. Bunu fırsat bilen yöre insanı, geçmişte kamyonlar dolusu balığı yumurta bırakmadan avlamaktaydı. 1997 yılı rakamları ile toplam 15 bin ton avcılığın 12 bin tonu üreme göçü esnasında, yani 40-50 günde yapılmaktaydı. Bu dönemdeki avcılık, balığın tuzlu-sodalı sudan tatlısuya girebilmesi için adaptasyon amacıyla beklediği mansaplarda manyat, ığrıp gibi kıyı sürütme ağları ile veya akarsuların üzerinde basit tuzaklarla yapılmaktaydı.Ancak 1997 yalından itibaren başlatılan koruma çalışmaları kapsamında inci kefalının bu dönemdeki yanlış avcılığı önlenmeye başlamıştır. Günümüzde kaçak avcılıkla avlanan inci kefalı miktarında önemli azalmalar olmuştur. 1997 yılında başlayan çalışmalarla üreme döneminde yanlış avcılık yapan yöre insanı, üreme dönemi dışında avlanmaya teşvik edilmiştir. Böylece gölde kış aylarında balıkçılık artmıştır. Kış aylarında inci kefalı avcılığı, Van Gölü’nde 8-16 m boylarındaki saçtan yapılmış teknelerle, 20-22 mm göz açıklığına sahip fanyalı uzatma ağlarla Temmuz ortalarından Nisan ortalarına kadarki sürede yapılmaktadır. Bu aylar içerisinde yoğunlukla akar sulara yumurta bırakmak için inen İnci Kefal Balığı çok kolay avlanabilinmektedir.Üreme zamanı olması nedeni ile avcıların yoğunlukla avladığı inci kefal balığı fiyatı çok ucuza inmesi nedeni ile teneke bazında satılmaktadır.Bu nedenden İnci kefal balığımızın nesli tehlike altında olduğu açıktır.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

103


Tarihi Mezarlığı Koruma Altına Aldık

Tarihi Mezarlık Bölgenin Tarihi Kültür mirası olan Selçuklu Mezarlığı’nı Sular Altında Kalmaktan Kurtarma Projesi Kültür Bakanlığınca onaylandı. Oldukça eski bir tarihi mirasa sahiplik eden beldemizdeki önemli eserlerden biri olan Selçuklu Mezarlıkları belediyemiz yönetiminin çabaları sonucu sular altında kalmaktan kurtulacak. Daha önce önlem alınmayan hatta hiçbir şekilde bakımı yapılmayan tarihi mezarlık etrafında belediyemiz tarafından duvar örülerek su altında kalması engellendi. Su altında kalması engellenen tarihi Selçuklu Mezarlığı etrafındaki koruma duvarı ise mezarlıkta kullanılan taşlara uygun Ahlat Taşı kullanıldı. Demir kapı konularak güvenliği sağlanan mezarlıkta bir de bekçi konumlandırdık. Beldemizdeki bu tarihi miras artık sulara gömülmekten kurtuldu. Mezarlığın koruma altına alınmasının yanı sıra 23 Ekimde meydana gelen depremde zarar gören bazı mezarlar yine belediyemiz tarafından onarılarak koruma altına alındı.


Feqiyê Teyran’ın cenneti: Çelebibağı Van Gölü kıyısındaki en güzel yerlerden biri de Çelebibağı Beldesi. Bir yanında hafızalara kazınan katliamın gerçekleştirildiği Zilan Deresi, öbür yanında Van Gölü… Flamingoların başka bir güzellik kattığı Kuş Cenneti ise Feqiyê Teyran’ın ismiyle doğa ve kültürün buluştuğu bir yer haline getiriyor beldeyi

Nurii FIRAT N Özgür Gündem

Van Gölü’nün kıyıdaki yerleşim yerlerine bir Çelebibağı’nın tüm renkleri bugünlerde başka güzellik kattığı tartışmasızdır. Bu güzel- daha belirgin ve daha çekici bir hal almış duliği açığa çıkarmak ise gerçekten büyük bir öz- rumda. Çünkü bunun için özverili bir çalışma veri ve çalışma gerektiriyor. yürütülüyor. Bu özverili çalışma hem gölün Van’da bu konuda iki yer özellikle dikkat maviliğini ve kentin yeşilliğini daha da açığa çekiyor. Edremit ilçesi ile Çelebibağı beldesi… çıkararak huzuru arttırıyor. Hem de kentin tarihi hafızasını canlandırıyor; Zilan Deresi’nEdremit’e gittiğinizde hemen dikkatinizi de yaşanan 1930’daki katliamı unutmuyor, çekecek olan şey, yolların durumu ve Van Gö- geçmişi bugüne taşıyor, kimliğin ve kültürün lü’nün birkaç yıl önceki görünümünün çoktan tarihsel hafızasına can veriyor, geçmiş ve gegeride kalması oluyor. Birkaç yıl önce Edrelecekle buluşuyor. mit’te göle girmek gerçekten zordu, çünkü Bu özverili çalışmayı abartısız bir şekilde neredeyse kentin bütün lağımı kıyıya akıyordu. Ancak şimdi parıl parıl bir güzellikle göl hem yerine getiren de BDP’li belediye. Belediye dinlenmek hem de yüzmek için yurttaşları bek- Başkanı Veysel Keser ile belediye ekibi halkla liyor. Bu yüzden de her gün yüzlerce kişi soluğu birlikte kente başka bir görünüm kazandırmış durumda. Edremit’te alıyor. Aynı şey Çelebibağı beldesi için de geçerli. Van’da yeşilliğin, dağların ve suyun buluştuğu en güzel yerlerin başında Çelebibağı geliyor. Bir yanı Van Gölü’nün güzel maviliğiyle, bir yanı Zilan Deresi’nin tarihiyle buluşuyor. Beldeye ilk girdiğinizde ise sanki kocaman bir orman karşınızda duruyor. Yeşilliği gölün maviliğiyle iç içe geçiyor ve doğanın muazzam güzelliğini sunuyor.

Tarih yeniden canlandı Çelebibağı’na girdiğinizde Zilan Deresi’nde yaşanan katliamla ilgili anılar ve hafızanın bir başka düzeyde canlı hale geldiğini, kimlik ve kültür düzeyinin daha belirgin bir hal aldığını görüyorsunuz. Belediye Başkanı Keser’in bu konudaki çabası yabana atılır türden değil. Yaşananları açığa çıkarmak, acıları dindirmek ve

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

105


Kuş Cenneti adalet için geçmişle yüzleşmek için önümüzdeki dönemlerde önemli projeleri olduğunu söylüyor. Keser’in çalışmaları sadece Kürtlerin tarihiyle de sınırlı değil. Örneğin Türklük ideolojisini savunanların yıllarca ihmal ettiği tarihi Selçuklu Mezarlığı’nı göl sularına gömmekten kurtardı ve çok güzel bir çehre kazandırdı. Ayrıca tarihsel ve kültürel faaliyetler için festivaller başta olmak üzere birçok etkinliğe de imza atıldığı görülüyor.

yer bulmanız oldukça zor. Plajın temizliği ise Keser’in dediği gibi “Çeşme’ye taş çıkartıyor.”

Plaj halka açıldı

daki başarılı çalışmalar sürdürülüyor. Üstyapı çalışmaları da öyle. BDP’li belediyenin şimdiye kadar döşediği parke taşı sayısı 16 bini aşmış durumda. Bu da birçok büyük kentin belediyesinin çalışmasıyla kıyaslanabilecek kadar önemli bir çalışma düzeyinin açığa çıkarıyor.

Flamingolarla bir cennet

Beldenin en güzel doğal yanı ise kuş cenneti. 35 kuş türü dağlara yaslanan gölün maviliğini ve beldenin yeşilliğini mesken ediniyor. Yaz aylarında beldeye ve göle bir başka güzellik katan ise kuşkusuz flamingolar oluyor. Kentin sahili kuşlarla bir başka güzel oluyor. BDP’li belediye bu doğal güzelliği kültürle buluşturAr ık parkları da var du ve kuşların mesken edindiği yeri özel bir Belediye kentin bir bütün yapısıyla uğraşı- korumaya alarak “Feqiyê Teyran Kuş Cenneti” yor. Kentteki yeşillik çöplerden, kirden arınmış ismini verdi. Kuşların alimi böylece Çelebibadurumda, bu konuda oldukça titiz davranıldı- ğı’nda muradına eriyor. ğını görmek mümkün. Yurttaşların duyarlılığı da belediyeye güç veriyor. Aynı zamanda Alt apıda büy k atılım kentin yeşilliği arttırmak için de çabalar var. Çelebibağı’nda altyapı çalışmalarında da Yurttaşların rahat dinlenmek, yaz aylarının ak- gözle görülür derecede iyileşme yaşandı. Beşam serinliğinde ailece huzurlu vakit geçirmek lediyenin öncelikli çalışmaları arasında altyapı için anı tarihle buluşturmuş belediye: Çelebi- çalışmaları bulunuyor. Örneğin AKP’li belebağı’ndaki ilk park BDP’li belediye tarafından diye 2008 yılının tamamında sadece 70 evin açılmış, ismi de Zilan Parkı. 18 bine yakın nüfu- kanalizasyon bağlantısını yaparken, BDP’li su bulunan belde için elbette bu yeterli değil, belediye sadece son altı ayda 270 evin kanabaşka projeler de yolda. lizasyon bağlantısını gerçekleştirdi. Bu konu-

Ayrıca çok önemli bir çalışma daha var. O da sahil şeridinin halka açılması. Açılması diyoruz, çünkü akıl alır gibi değil ama beldenin sahilleri BDP’li belediye işbaşına gelinceye kadar yurttaşlara kapalıydı. Sadece asker ve polisler ile aileleri sahile gidebiliyor, güzel vakit geçirebiliyordu. Belediye sahili askeri alan olmaktan çıkardı ve halka ait olanı halka iade etti. Haftanın her günü Aile Plajı yurttaşlarla dolup taşıyor. Hafta sonları ise erkenden yerinizi ayırtmanız lazım, çünkü Erciş ve civar ilçelerden gelenlerle birlikte tıklım tıklım dolan sahilde

Ulaşım bedava Belediyenin halkçı karakterini ortaya koyan önemli göstergelerden biri de ulaşım. Hiçbir kentte tanık olmadığımız bir durum var Çelebibağı’nda. Belde sınırları içinde belediye ulaşım araçları yurttaşlara bedava. Sadece Erciş’e gidiş gelişlerde az miktarda ulaşım ücreti


alınıyor. Beldenin nüfusu 18 bin ve bu rakam birçok ilçenin nüfusundan çok daha fazla, dolayısıyla bu hizmet gerçekten önemli. Belediyenin fedakârlığını daha iyi anlamak için traji-komik bir olayı anlatmakta fayda var. 19 Mart 2009’da BDP’li Veysel Keser belediye başkanlığına seçildiğinde motorları olmayan 4 ulaşım aracını devraldı. Motorlar AKP’li belediye çalışanlarınca çıkartılmış ve satılmış.

Politik bir sor n: Su Kentte göze çarpan en önemli sorun ise su sorunu. Göl suyunun arıtılarak kullanımı söz konusu değil. Buna da ihtiyaç yok zaten. Biraz masrafla sondaj çalışması yapıldığında zaten su sorunu önemli oranda giderilmiş oluyor. BDP’li belediye bu masrafı yapmış ve sondaj sayısını arttırmış. Saniyede pompalanan su miktarı da arttırılmış. Ancak sorun burada değil. Sorun pompalamanın yapılması için ihtiyaç duyulan elektrikte. TEDAŞ sık sık kentin elektriğini çeşitli bahanelerle kesiyor ve elektrik kesintileri saatlerce, bazen bir gece sürüyor. Bu da aynı zamanda kentin suyunun kesilmesi anlamına geliyor. Erciş Kaymakamlığı ve Van Valiliği’ne çeşitli defalar başvurulduğu halde sorun giderilmiyor. Dolayısıyla yurttaşların dediği gibi Çelebibağı’nda su sorunu “politik bir sorun.” Çelebibağı’ndaki güzellikler ve özverili çalışmalar anlatmakla bitmez. Yolunuz düşerse mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Hatta kuş cennetini görmek ve tarihe tanıklık etmek için özellikle gitmenizi öneriyoruz.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

107


Basından

'ARKADAŞLARIMIZ BIRAKILINCAYA KADAR BURDAYIZ' İPEKYOLU HABER Yapılan operasyon sonucu BDP'li başkanların gözaltına alınmasına yönelik bir tepki de BDP Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel keser'den geldi. Van'da seçilen ve gözaltına alınmayan tek BDP'li belediye Başkanı olan Keser, kendisinin iki kezüzüntü içinde olduğunu belirterek, diğer BDP'li belediye başkanlarının da Van'a gelmek için yolda olduklarını ve şuan gözaltıda olan arkadaşları bırakılıncaya kadar oturma eylemlerine devam edeceklerini ve Cumhuriyet Caddesi'ni terk etmeyeceklerini söyledi. 09 Haziran 2012, 10:30 Editor BDP'li başkanların gözaltına alınmasını protesto etmek için Cumhuriyet Caddesi'nde toplanan halka hitaben konuşan BDP'li Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, kendisinin iki kez mağdur olduğunu söyledi. Van'da belediye başkanı olarak seçilen ve gözaltına alınmayan tek belediye başkanı olan Çelebibağı Belediye Başkanı Veysel Keser, "Keşke beni de alsalardı" diyerek başladığı konuşmasına, yapılan operasyonların bir "Siyasi soykırım olduğunu ifade ederek, "Yapılan siyasi operasyonlar, Kürtlerin iradesini teslim almak içindir. Kürtlerin kendi kendilerini yönetme iradesini ortaya çıkartlarına karşı ortaya çıkan acizliktir. Kısa süre önce Başbakan Erdoğan Van'ı istediğini açıklamıştı. Başbakanın söylemleri sonucunda Van'a ne şekilde alacakları da ortaya çıkmış oldu. Başbakanın bu söylemini kınıyorum" dedi. 'Edip Solmaz'a 29 gün dayanabildiler' Kürtleri'in ilk kez Batman Belediyesini aldığını belirten Keser, "O zamanlar Edip Solmaz halkın iradesiyle belediye başkanı seçildi. Ancak hemen sonrasında katledildi. Edip solmaz'a ancak 29 gün dayanabildiler" ifadelederinden sonra Keser, aldıkları belediye sayısının gün geçtikçe çoğaldığını, en son yapılan seçimlerle bu sayının 98'e çıktığını aktardı. Son yerel seçimlerden sonra şuanki Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in, "Ermenistan sınırına dayandılar" söylemini hatırlatan Keser, "Hemen sonrasında siyasi operasyonlar başladı. Onlarca belediye başkanı ve siyasetçi tutuklanarak cezaevine konuldu" dedi. 'Onlar için de hukuk gerekli' Konuşmasına devam eden Keser, "Onlar için de hukuk gereklidir" diyerek, şuan Silivri Cezaevi'nde yatan kişileri örnek gösterdi. Yapılanı pervasızlık olarak ifade eden Keser, "Hüseyin Çelik Cumhuriyet caddesi'nde yürüyebiliyor mu? Ama şuan burada binlerce kişi Belediye Başkanı Bekir Kaya için burada oturma protesto gösterisi düzenliyor" ifadelerini kullandı. Keser, gelecek olan BDP'li belediye başkanları ile birlikte oturma eylemini devam ettireceklerini, arkadaşları bırakılmayana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.


ÇELEBİBAĞI BELEDİYESİ 2011 FAİLİYET RAPORU • Erciş’te meydana gelen yıkıcı depremin ardından çevre belediyelerimiz ve millet vakilerimizle birlikte ortak bir çalışma yürüttük. Oluşturduğumuz kriz masasından aldığımız bilgilerle yola çıkarak Başta Çarşı merkezlerinin Zilan parkı gibi önemli noktalar olmak üzere, birçok mahallede sıcak aş çadırları kurup halkımıza sıcak yemek imkânı sağladık. Yemek Çadırları dışında gıda, kuru, erzak, sağlık, psikolojik destek gibi yardımlar sunarak bölge halkına sorunlarına cevap olmaya çalıştık. Bölgede deprem sonucu zarar gören ibadethanelerin yerine daha önce buz pateni olarak kullanılan dev bir çadır aldık. Bu çadırı ilçe merkezinde bulunan, Kara Yusuf merkez camii yakınında kurarak halkımızın depremin korkusundan uzak ibadet sağlamasına katkıda bulunduk. • Eğitim destek evi açıldı öğrenciler okula ücretsiz taşınmaktadır. Çelebibağı kasabası İnönü Mahallesi ulus caddesinde 6 dönümlük bir alan çok programlı lise için tahsis edildi. Okul inşaatı tamamlandı. Eğitime başlandı. İnönü mah. Ağamast mevkide 8 derslik ilköğretim okulu için 5 dönüm tahsis edildi. Okul inşaatı tamam eğitime başlandı. İnönü mahallesinde 2 dönüm sağlık ocağı için tahsis edilmiştir. Belediye hizmet binası önünde 4 dönüm üzerine Park yapılmış hizmete sunulmuştur. Cip davetlisi olarak İtalya’ya davet edilen belediye başkanı Veysel Keser Venedik belediyesinde incelemelerde bulundu. İNTEGTAPH, Kent bilgi sistemleri üzerinde 8 günlük eğitim çalışmalarına katıldık. Kent bilgi sistemi, botanik park,kadın sağlık merkezi, kadın istihdamı üzerine 4 adet proje yazılımı yapılıp AB ye sunuldu. İsale hattı projesi yapıldı, davet

planlamayla sunuldu, iller bankası onaylı arıtma projesi bitirilmiş ihale aşamasındadır. Hibe için davet planlamaya sunuldu. • 20 dönüm aile plajında çevre düzenlenmesi yapıldı. Sahile yeni kum serilerek, Bordur parke taşları ile çevre düzenlenmesi yapıldı. Askeri kamp olarak kullanılan göl kenarında bulunan harabeyi belediye kampı olarak restore edildi. Mülkiyeti milli Emlak’a bağlı olan bölgeyi yasadan dolayı kıyı kenar çizgisi sahil bandı hakkından faydalanarak beldeye kullanıma açmıştır. Çatılar sökülmüş duvarlar yıkılmış kampı tamamen restore edip halkın hizmetine açtık. Çatıları duvarları yeşillendirme ağaçlandırma çalışmalarını yaptık. Su sıkıntısını 2 adet depo ile sağladık lavaboları yeniledik. • Çelebibağ beldemizde meydana gelen depremde yıkılan mezarlıklar belediye tarafından tekrar onarıldı. Soğuk havaya rağmen seferber ettiğimiz onarım ekipleri kısa sürede depremde tahrip olan mezarları onararak eski haline getirdi. • Yaşadığımız depremin ardından Esnafımızı ziyaret ederek sorunlarını dinledik. Esnafın yoğun ilgisiyle karşılaşarak esnafın bize belirttiği sorunları not alarak sorunlarının çözümü için oluşturduğumuz ekiplerle acil çalışmalar başlattık. Erciş ilçe sınırında olan esnaflarımızın Çoğunlukla müşterilerinin iş yerlerinde gelmesini engelleyen çöp ve moloz gibi atıklardan arındırdık. • İhale usulü ile verilecek hizmet programları ve yapıları basına ve vatandaşa açık bir şekilde gerçekleştirildi. Bu çalışmalarımızın, ne kadar şeffaf olduğunu göstermektedir.

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

109


Faaliyet Raporu • Meydana gelen üzücü depremin ardından halkımızı yalnız bırakmamak için elimizdeki bütün imkânlarımızı seferber ettik. Konteynırlarda yaşayan halkımızı bir bir, ziyaret edip sıkıntılarını dinleyerek sorunlarına çözüm aradık. Ve çeşitli gıda yardımlarında bulunduk • Bu yıl artan kar yağışı nedi ile zor bir süreç geçiren Çelebibağı belde halkının ulaşım sıkıntısı yaşamaması için elimizdeki bütün imkânları zorlayarak yolları temizledik. Amacımız Çelebibağı halkının ulaşım sıkıntısı yaşanmaması. Yalnızca Kar yağışı yolları kapatmıyordu, yollarımızın çoğu arazi bölgesinde olması nedeni ile karın yağmadığı durumlarda bile rüzgârın çevredeki mevcut karı yollara sürükleyerek doldurması ayrı bir çile halindeydi. Bizler Çelebibağı belediyesi olarak Çelebibağı’lı yurttaşlarımızın ulaşım sıkıntısı yaşaması için yol temizleme ekiplerini ikiye katlayım geceli gündüzlü çalışmalarını sağladık. Yaptığımız bu çalışmalarımız ile amacımıza ulaşabilmiş ve halkımızı memnun eti isek ne mutlu bize • Depremden sonra hasar gören Eski Afet evleri yıkılarak enkazı kaldırıldı. Gerekli düzenlemeler yapılıp Yerine Kültür merkezi inşaatına başlandı. • Depremden sonra hasar gören Eski Afet evleri yıkılarak enkazı kaldırıldı. Gerekli düzenlemeler yapılıp Yerine Kültür merkezi inşaatı başlandı. • Bölgenin Tarihi Kültür mirası olan Selçuklu Mezarlığı biz gelmeden önce defineciler tarafından tahrip edilerek yok edilmeye yüz tutmuştu. Belde belediyesini devir alır almaz ilk iş olarak bu tarihi değeri korumak amacı ile yaptığımız çalışmalar sonucu bölgeyi koruma altına alarak tahrip olmasını engelledik. Etrafına duvarlar örüp demir kapı konularak güvenlik önlemi aldık.

• İki senede iki park, Zilan parkı İnönü mahallesinde afadlar parkı Ronahi – Şiyar parkı. Belediyenin yanında ana yol üzerinde içinde çocuk parkı, kır kahvesi, yürüyüş parkuru, kamelyaların olduğu iyi bir dinleme ve mesire bölgesi olan bir halk parkı yapıldı. Meclis Kararı ile Adını Zilan Barış parkı konuldu. Yeni Park hedefimizde BOTANİK KÜLTÜR PARKI var. • Beldemizin geleceği olan öğrencilerimizi okullarında ziyaret ederek sorunlarını dinledik. Önemli sorunlarının ulaşım olduğunu ve ulaşım ücretlerinde sıkıntı yaşadıklarını belirten öğrencilerimizin talebini dikkate aldık. Aldığımız 5 yeni servis araçlarıyla belirtilen sıkıntıları çözdük, bununla birlikte beldemiz içinde servis ücretini kaldırarak araçlarımızın ücretsiz servis yapmalarını sağladık. Okulda okuyan her öğrencimize kırtasiye malzemeleri ve kitap dağıtımında bulunduk. • Su 5 adet santra fiş sondajlıma ve kurulmuş santra fiş ile elektrik enerjisi ile elde edilen su önce depoya basılıyor sonrada şebekeye veriliyor. belediyenin Belde halkından 1000,000 tl su alacağı bulunmaktadır. Bundan dolayı 1.042.735 TL de Tedaş’a elektrik borcu mevcuttur sudan dolayı büyük sıkıntı yaşamaktayız abonelerin sayaçları mevcut olmadığından halk parasını ödememektedir. Biz meclis kararı ile vatandaşın su sayaçlarını taktırdıkları taktirde borçlarından düşüleceği kararı alındı. Cazibeli su için 7 KM uzaklıkta bulunan Pertax köyünden bulanan suyun, su ve yer analizleri yapıldı. Proje alımı yapıldı, mülk sahibi ile görüşüp anlaşma sağlandı. Ancak Köylerden gelen bazı şikâyetler mevcuttur. Ancak bunlar ile görüşülerek sıkıntı aşılırsa cazibeli suyun belediyeye getireceğiz. İnönü mahallesi sofular mevkiinde yeni bir santra fiş yapıldı. Mevcut Santra fişler değiştirildi. Hatlar çelik boru ile değiştirildi. Bir adet deposu ve sondaj yapıldı. Altı adet yeni su motoru ile saniyede 15 litre genel


kapasiteyi saniyede 110 litre ye çıkardık.10 km leri kimi evin önünde 2-3 kamyon olarak alındı. abonelere yeni hatlar döşendi. Tüm Kenti temizlenmiş olduk. Sokak aralarına duvar ve betondan çöp toplama havuzları inşa • Acının dili kimliği yoktur, Depremin ilk günlerinde olduğu gibi ilerleyen günler dede ettik, mahalleye çöp bidonları dağıtıldı. Her Erciş halkını unutmadık. Konteynır ve çadırları hafta en geç 7 günde bütün çöpler alınmaktaziyaret ederek, Kuru erzak giysi temizlik gibi dır. Senelerce Alınmayan Çöp dertlerinden kurihtiyaç malzeme yardımında bulunarak Erciş tulan halk büyük memnuniyet göstermektedir. halkının da sıkıntılarına cevap olmaya çalıştık.

Birlikte başaracağız

• İlçemizde meydana gelen depremde din, dil, ırk ve siyasi kimlik ayırmaksızın gece gündüz çalışan Sayın milletvekillerimize, Belediye başkanlarımıza ve Sivil toplum kurumlarımıza halkımızın feryadına yetiştik. Arama Kurtarma ekiplerimizle halkımızın yanında olduk. Enkazda kalan İnsanlarımıza ilk ulaşan ve ilk arama kurtarmayı gerçekleştiren Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesinden gelen ekipler oldu.

• Aldığımız halk toplantıları ile Bölgede meydana gelen yıkıcı depremin ardında Halkımızla halk toplantıları alarak depremin yok ettiği umutları yeniden filizlendirme kararları aldık. Acıyı birlikte yaşadık Güzellikleri de birlikte yaşayacağız diyerek beldemizi geliştirmek için yeni projeler ürettik.

• Etap 42 km kanalizasyon proje uygulanması tamamlandı. Alt yapı kanalizasyon projesi devam etmektedir. Programın %20 lik Genişletilmesi için meclis kararı almış iller bankasına gönderdik.2 Etap kanalizasyon projelendirme çalışmaları devam etmektedir.1/1000 lik,1/5000’lik nazım imar planları yapıldı.

Bizler Belediye yönetimi olarak bu önemi sorunu çözmeye karar yapacağımız, Kültür merkezi beldenin bu önemli sorununu ortadan kaldıracak ve Erciş’e bile hitap edecektir. Beldemizi yaşanılabilir modern bir kent haline getirecek bu önemli çalışmalarımız devam edecektir. Şimdiden hayırlı olsun dileğimizle.

• Yaptığımız çalışmalar nedeni ile halkımız memnuniyetlerini yaptığı afiş ve pankart• Yeni yollar açıldı ve tüm yollar sırasıyla larla dile getirdi. şu anda 80 km. Geçmiş durumda oturtulmuş • Depremde hasar gören ve yıkılan Eski dolguları yapıldı. Bunun için, kamyonlar ve si- Affed evleri yerine yapacağımız olan Kültür lindir kiralanmış, kendi kepçe ve greyderimizle merkezin inşaatına nisan ayında başlıyoruz, kendimiz yapmaktayız. Personel ihtiyacımızı 1.Erciş bölgesinde ilk olarak yapılacak olan Kül21/F Çöpçü hizmet alımıyla yapmış durumda- tür Merkezi Çeşitli sosyal donatılarıyla bölge yız. Yaklaşık olarak 3 yılda, 100,000 m2 parke kültürüne büyük bir önemde katkı sağlayacak. taşı yol döşeme işini yapıldı. 16 000 km asfalt Kül tür Merkezinde yer alacak olan Sinema, kaplama yapıldı.5 ana caddemizde 10,000 m2 Atölye, Eğitim destek destek evleri, Lokanta bordur taşı döşendi.36,000 m2 parke taşı, ya- ve alışveriş merkezleri (A.V.M), restoran gibi pılırken birçok sokakta 16 000 metre bordur önemli sosyal donatılara sahip olacak. Değerli taşı döşeme yapıldı. Belirttiğimiz yıllık hedefin Belde halkımız. Bilindiği gibi uzun yıllardan beri çok üzerine çıkarak halkımızı mağdur etme- birçok ihtiyacımızı karşılamak için beldemize mek için özen gösterdik. km uzaklıkta ki Erciş ilçesinde karşılamaktayız.

• Beldemizin en önemli ihtiyaçlardan biri • Kikte ihale edilerek hizmet alımı yapıldı. Daha önce üç buçuk sene toplatılmamış çöp- olan Taziye evleri yaptırıyoruz. Yapacağımız Ta-

Çeleebibağ Bültenn Ekim-KKasım

111


Başkanın Mesajı ziye Evlerini depremde yaşamını yitiren insanlarımızın anısına yapmaktayız ve bu taziye evlerine lkiste halinde depremde yaşamını yitiren insanlarımızın adı taşınacak. Taziye evi projemiz her mahallede bir adat yapılacaktır. • Çelebibağı belediyesi 25/06/2009 tarihinde ilk olarak başladığımız “mihri cana Zilane”, Festivale katılımcılar ve yazar Ragıp Zarakolu, Faik Bulut, Alaattin Aktaş Van millet vekili Özdal Uçer, Van belediye başkanı Av. Bekir Kaya , ve Heme Heci, Cevdet Bağca ve Kazo sanatçılarının katılımıyla yaklaşık 10,000 kişi festivalimize iştirak etmiştir. Festivalimiz sosyal ve kültürel etkinlik olarak güzel geçmiş olup halk tarafından benimsenmiştir. Üçüncü Zilan festivali bölgesindeki Çatışmalı ortamdan yaşanan ölümlerden dolayı iptal edildi. Dördüncü Festivalimiz Ramazan ayında Kültür sanat halkla dayanışma günü olarak kutlandı. Verilen kararlar doğrultusunda her yıl festivalimiz gerçekleşmektedir. • Belediye binasında bulunan ve bizden önce depo olarak kullanılan odayı restore ederek adına “Musa Anter Halk Toplantı salonu” verdik. Halkımızla birlikte bu salonda aldığımız toplantılardan alınan kararlarla çalışmalarımız sürüyor. • Flamingo sazlığında düzenlemeler yapıldı. Adına ise “FEQİYÊ TEYRAN KUŞ CENNETİ” verildi. • Belediye olarak Beldeden Geçen Yolla ve mahallelerimizde bulunan Parklara 1000 adet ağaç dikildi. Çevrenin yeşillenmesine katkı sunduk. Buna benzer çalışmalarımız genel alanlarda devam edecek. • Beldemizde İki Dilli Yaşama Adım Adım geçiliyor. Eğitim Destek Evinde Her şey artık İki Dilli. Bölgenin dilini ve kültürünü geliştirmek amacıyla başlattığımız çalışmaları hızla büyütmeye kararlıyız.

• Erciş depreminde belediyemizin bünyesi altında olan Fırınların ürettiği 10,000’lerce ekmek günlerce Çelebibağı beldesi ve ilçemiz olan Erciş’te ücretsiz olarak dağıtıldı. • Çürümüş eski durakları kaldırarak yerine yeni duraklar yaptık. Durağı olmayan mahallelerde duraklar yaptık. • Fen ve imar işleri birimi açıldı. Sözleşmeli teknik eleman alındı • Kanalizasyonun daha fazla yaygınlaştırılması için şu ana kadar 400 hektar mevzi imar planı yaptırdık, yaklaşık 8 km kanalizasyon projesi genişletildi. Hali hazır imar planları cd bilgisayar ortamına taşındı. • 1/1000 lik,1/5000’lik nazim imar planları yapıldı. Yapılan imar ve kentsel planlama istastiki büyüme değerlerine göre elli yıllık ihtiyaca cevap olacak şekilde tamamlanmıştır. • Hizmet için 15 Yeni araç alınarak belediyenin hizmet kapasitesi artırıldı. Alınan Servis araçları ile ulaşım sıkıntısı azaltılırken Yeni iş makinaları ise beldenin alt yapı yol gibi çalışmalarını hızlandıracak. • Bizden Önceki döneme ait belediye borcu olan 6.000.000 TL borçtan 4.500.0000 TL ödedik. • Seçim döneminde halkımıza söz verdiğimiz gibi, ulusal bayramları olan Newroz’u 2009’ve 2012 yılları arasında halkımızla birlikte resmi olarak her alanlarda kutladık. • http://www.celebibagi.bel.tr/ adresi ile yeni bir web sitesi açarak belediyemizin penceresini dünyaya açtık. Bu web sitemizde çalışmalarımız ve duyurularımızı halkımıza yansıttık Çelebibağı Belediye Başkanlığı

ÇELEBİBAĞI KİTAP  

ÇELEBİBAĞI KİTAP