Issuu on Google+

Ölümsüzlüklerinin 5. y›l dönümünde 17’lerden ö¤renilmesi gereken, Maoistler önderli¤inde Halk Savafl› yoluyla demokratik halk iktidar›n› kurmakt›r. Öncellerinden sonra 17’lerin gösterdikleri yol budur!

5. ölümsüzlük y›l dönümlerinde 17’leri sayg›yla an›yoruz Tasfiyecili¤in t›rmanarak devrimci hareketi kuflatt›¤› günümüz flartlar›nda, 17’lerin bilincini, mücadele azmini ve bilimsel inançlar›n› daha fazla kuflanmak yak›c› bir ihtiyaçt›r. Irkç›-faflist Türk hakim s›n›flar›n›n “demokratikleflme” ve “çözüm” 盤›rtkanl›¤›yla ulusal ve s›n›fsal harekete karfl› yürüttükleri emperyalist tasfiyeci sald›r› burjuva reformist çevrelerden kuvvetli destek bulurken, malesef devrimci s›n›f hareketi içinde de yasalc›l›k sevdas› ve burjuva demokrasisi hayranl›¤› maya tutmak-

tad›r. ‹flte bu tehdidin panzehiri 17’lerin siyasi iktidar hedefiyle komünizme kilitlenmifl devrimci eylemi, genel siyasi çizgisi ve savafl do¤rultusudur. Dolay›s›yla günün sorunlar›n›n afl›lmas›nda, tasfiyeci dalgan›n k›r›l›p karfl› cepheden yan›tlanmas›nda 17’lerin devrimci çizgisi yegane alternatiftir. Türk devletinin, emperyalist gericili¤in karakolu olarak yeniden yap›land›r›lmas›; emperyalizm ve yerli hakim s›n›flar›n ihtiyaçlar›na ba¤l› bir süreç oldu¤u gibi, Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas› ve halk-

lar›m›z›n ekonomik-demokratik taleplerini karfl›lamaktan ziyade, halklar›m›z›n ç›karlar›n› baltalayan karfl›-devrimci bir projedir. Co¤rafyam›zda ve benzer ülkelerde proletarya ve halklar›n demokrasi sorunu do¤rudan bir devrim sorunudur. Bu ba¤lamda çare; hakim s›n›flar›n “reformlar” aldatmacas›yla sunduklar› karfl›-devrimci içeri¤e sahip süreç de¤il, 17’lerin devrimci alternatif olarak baflvurduklar› komünizm perspektifli Halk Savafl› stratejisidir.

DEMOKRAS‹ DEVR‹MLE GELECEK

1 5 GÜNLÜK S‹YAS‹ GAZETE

3-16 Haziran 2010 177. Say› Fiyat› 1 TL e-posta:devrimcidemokras@ttmail.com

www.devrimcidemokrasi.net

‹srail’le yap›lan anlaflmalar iptal edilsin “Herkesi itidale ça¤›r›yorum”, “Bu olay kabul edilir de¤il”, “Yaflanan bir devlet terörüdür”... Söylemler, söylemler ve yine söylemler d›fl›nda, ordusu-hükümetiyle Türk devleti, ‹srail’in katliam›na karfl› hiç bir ad›m atmad›. Askeri anlaflmalar, ortak askeri e¤itimler, silah al›mlar› sürüyor. Dünya devletleri ise tam bir suskunluk içinde.

tir. Kiflisel “meziyetleri” öne ç›kar›larak bunun üzerinden CHP canland›r›l›p hükümete tafl›nmak istenmekte, en önemlisi de halk kitlelerinin giderek hakim s›n›flar düzenine karfl› geliflen hoflnutsuzluk ve tepkisi bu yolla kontrol alt›na al›n›p düzen içi aray›fllara hapsedilmek istenmektedir. Oysa, kifli olarak K›l›çdaro¤lu’nun hiçbir “meziyeti” ne CHP’yi de¤ifltirebilir ve ne de halk düflman› s›n›f iktidarlar›n›n flu veya bu biçimde de¤iflimine etki yapabilir. sayfa 11

ama karfl›l›¤› olmayan aç›klamalar yapmakla yetindi. Ne ‹srail’den al›nmas› planlanan insans›z uçuklar›n al›m› iptal edildi, ne tanklar›n ‹srail’de milyonlarca dolar karfl›l›¤›nda yenilenmesi projeleri, ne ‹srail’in Bolu Da¤ Komando Tu¤ay› ile birlikte yapt›¤› y›ll›k askeri e¤itimler ve ne de ‹srail’e, Konya Ana Jet Üssü’nde savafl uçaklar› ile e¤itim yapma izni veren anlafl-

ma... “Millici” ordu da hükümetle ayn› tav›r içinde bulunman›n ötesine geçmedi. Kendisini Müslümanlar›n güzide bir lediri olarak gösteren ABD kuklas› Gülen ise, Wall Street Journal’a verdi¤i röportajda Gazze’ye yard›m konvoyunu elefltirdi, “‹srail’den izin al›nmal›yd›, bu otoriteye baflkald›r›d›r ve iyi sonuçlar vermez.” diyerek, katliam› meflrulaflt›rd›.

17’lerin komutu... SAYFA 8

Güzel ölümse madenlere buyrun Yayg›nlaflt›r›lan özellefltirmelerin sonucu olarak a盤a ç›kan Zonguldak'taki maden oca¤› patlamas›nda 30 iflçi can verdi. Patlaman›n ard›ndan geride kalanlar›n yaflad›klar› ac›lar ise herkesin yüre¤inde derin izler b›rakt›. Tabii ki sadece burjuva-feodal hakim s›n›flar d›fl›nda. Güvencesiz çal›flma flartlar›na devlet taraf›ndan göz yumulmas›, tafleronlaflma sisteminin yasallaflt›r›larak her ifl kolunda tafleron arac›lar kullan›lmas›, sendikal örgütlenmenin önüne geçilerek iflçilerin köle statüsünde hak gasplar› karfl›s›nda savunmas›z b›rak›lmas› 30 iflçinin katledilmesinin zemini haz›rlarken, devletin baflbakan› “‹flin do¤ans›nda bu var. Kadere karfl› gelinmez” sözleri ile, Çal›flma ve Sosyal Güvelik Bakan› Ömer Dinçer ise “güzel öldüler” aç›klamas› ile ailelerin ac›s›na ac› katt›lar. Yerin yüzlerce metre alt›nda, güvencesiz bir flekilde çal›flan iflçiler, Erdo¤an ve Dinçer’e sesleniyor: “Güzel ölümse madenlere buyurun.” sayfa 6

Devlet, Kürtlerin demokratik eylem ve etkinliklerine fliddetle sald›rmaya devam ederken, yine bir Kürt çocu¤umuz polis panzeri alt›nda kalarak katledildi. Silopi’de BDP ilçe örgütü taraf›ndan bölgede artan askeri sald›r›lara karfl› Habur S›n›r Kap›s›'na düzenlenen yürüyüfle polis azg›nca sald›rd›. Sald›r›da aralar›nda DTP’li milletvekillerinin de bulundu¤u çok say›da kifli yaraland›. Silopi’de gerçeklefltirilmek istenen ‘Bar›fl Yürüyüflü’ne yap›lan sald›r›ya sert tepki gösteren BDP Grup Baflkanvekili Bengi Y›ld›z, ‹srail katliam›ndan farkl› görmedi¤i sald›r›n›n sorumlusunun AKP hükümeti oldu¤unu belirtti. Ak›n Birdal ise Silopi’de estirilen devlet terörünün, ‹srail'in uygulamalar›ndan bir fark›n›n olmad›¤›n› belirterek, "‹srail'in sivillere yönelik sald›r›s›n› lanetleyen Say›n Baflbakan ve Meclis, Silopi'deki sald›r›y› da k›namal›d›r." dedi. Birdal, ‹çiflleri Bakan› Beflir Atalay'› istifaya ça¤›rd›. Ayr›ca yine fi›rnak’ta, Cumhuriyet Caddesi'nde afl›r› h›z yapan z›rhl› polis arac› ise Diren Basan (10) isimli çocu¤u ezdi. Halk taraf›ndan fi›rnak Devlet Hastanesi'ne kald›r›lan Basan, yaflam›n› yitirdi.

Grup Munzur: “Hayk›r›fl, yar›nlara dair umutlar›m›zd›r” sayfa 12 Gazeteciye 116 y›l hapis Yay›nlad›¤› haberlerden dolay› Azadiya Welat gazetesinin eski Yaz› ‹flleri Müdürü ve ‹mtiyaz Sahibi Vedat Kurflun’a, 116 y›ll›k hapis cezas› verildi. Verilen cezan›n yarg› sisteminin gerçek yüzünü gösterdi¤ini ifade eden demokratik kitle örgütleri, Kurflun için özgürlük kampanyas› bafllatt›lar.

26 May›s: TEKEL’e destek mi? 26 May›s grevi “sessiz sedas›z” geçti. Konfedarasyonlar›n iddia ettikleri gibi grev hayat› durduramazken, alanlara dahi gözle görünür bir kitle tafl›namad›. TEKEL direnifli boyunca direnifli k›rmaya dönük hareket eden baflta Türk-‹fl olmak üzere çeflitli sendikalar 26 May›s’la TEKEL iflçisini hükümete kurban ettiklerini gözler önüne serdiler?

Avrupa’da milyonlar sokaklarda

GÜNCEL10

K›l›çdaro¤lu’nun CHP’yi gerçek anlamda demokratiklefltirece¤ini varsaymak veya hükümete geldi¤inde demokratik bir yönetim gerçeklefltirece¤ine az›c›k da olsa inanmak, hakim s›n›flar ve devletinin gerçe¤ini anlamamak oldu¤u kadar; mevcut gerici düzenin seçimler vb yoluyla, yani devrime bafl vurmadan içten dönüfltürülebilece¤i fleklindeki reformist-revizyonist sa¤ tasfiyeci görüfle ç›kmak, devrimci görüflten aç›ktan kopmak demek-

PERSPEKT‹F

leri, 9 kifliyi katletti, onlarca kifliyi yaralad›. ‹srail’in bu kanl› sald›r›s›na karfl› dünya devletleri “görmedimduymad›m-bilmiyorum” tavr› tak›narak, yeni katliamlar için ‹srail’e örtülü destek verdiler. Günler öncesinden geliyorum diyen sald›r›y› önlemek için hiç bir ad›m atmayan Türk devleti ve onun sözcüsü AKP hükümeti ise, sald›r›n›n ard›ndan “sert”

EMEK 7

K›l›çdaro¤lu vitrini CHP ve geliflmeler

Bir yanda on y›llard›r Filistin’i iflgal ederek parça parça yutan, yüzbinlerce insan› çoluk çocuk demeden katleten siyonist ‹srail devleti. Di¤er yanda Kürt, Türk, Ermeni ulusuna mensup halk›m›z› azg›nca sömüren, sömürü çark› içerisinde katleden, ulusal ve kürtürel haklar›n› gasp eden faflist Türk devleti.

GÜNCEL 4

‹kisi de katil, ikisi de öldürmeyi iyi biliyor

On y›llard›r emperyalist destekli ‹srail’in iflgaline, katliamlar›na, sald›r› ve zulmüne karfl› direnen Filistin halk›na insani yard›m malzemesi götürmek için yola ç›kan gemiler de ‹sral’in hedefi oldular. ‹srail’in ambargo ve kuflatmas› alt›nda yiyecek, su, enerji ve ilaç s›k›nt›s› çeken Gazze halk›na insani malzeme tafl›yan yard›m gemilerine operasyon düzenleyen ‹srail asker-

Kürt ulusuna yönelik sald›r›lar sürüyor

Finansal krizin faturas›n›n dünya halklar›na ç›kar›lmas› ile birçok ülkede kitlesel eylemler patlak vermeye bafllad›. Avrupa merkezli geliflen eylemlerde, Fransa’da 1 milyon kifli greve gitti. Yunanistan’da eylemler devam ederken, ‹spanya ve Romanya’da halk soka¤a döküldü.


2

GÜNCEL

3-16 HAZ‹RAN 2010

DEVRiMCi

DEMOKRASi

Kay›plar sorulmaya devam ediyor ‹STANBUL- Yak›nlar› devlet taraf›ndan kaybedilen Cumartesi Anneleri, kay›plar›n› sormaya devam ediyor. 270. kez Galatasaray Meydan›’nda toplanan Cumartesi Anneleri, Mehdi Akdeniz'in hesab›n› sordu. Ellerinde kay›plar›n foto¤raflar› ile meydanda toplanan grup ad›na aç›klamay› Y›ld›z Önen yapt›. Önen, Diyarbak›r'›n Kulp ‹lçesi Sesveren Köyü'nde, 1995 y›l-

l›nda, jandarma taraf›ndan gözalt›na al›nan Mehdi Akdeniz'den uzun bir süre haber al›namad›¤›n› anlatt›. Gözalt›na al›nmas›n›n ard›ndan Akdeniz'in ailesinin Diyarbak›r DGM Baflsavc›l›¤›'ndan "Gözetim kay›tlar›m›z›n tetkikinde böyle bir isme rastlanmam›flt›r" yan›t› ald›¤›n› aktaran Önen, ailenin davay› Avrupa ‹nsan Haklar› Mahkemesi'ne (A‹HM) tafl›d›¤›n› belirtti. Daha sonra A‹HM'in de bask›s› ile bafllat›lan soruflturma kapsam›n-

da Akdeniz ile birlikte gözalt›na al›nan befl köylünün cesedinin, olaydan üç y›l sonra bulundu¤unu aktaran Önen, A‹HM'in 2005 y›l›nda davay› karara ba¤layarak, anne Mevlide Akdeniz'in süreç boyunca yaflad›klar›n› "iflkence" sayd›¤›n› ve TC'yi 45 bin avro tazminat ödemeye mahkûm etti¤ini anlatt›. Aç›klama Mehdi Akdeniz'in ölümünden sorumlu tutulan Kulp Komando Tugay› görevlileri, dönemin Genelkurmay Baflkan› emek-

li orgeneral Do¤an Gürefl, dönemin Baflbakan› Tansu Çiller, eski Emniyet Müdürü Mehmet A¤ar ve kovuflturma yapmayan yarg› mensuplar›n›n yarg›lanmas›n›n istenmesi ile sona erdi. 1994 y›l›nda ‹stanbul'da gözalt›na al›nd›ktan sonra kaybedilen Halil Alpsoy'un iki torunu ise yapt›klar› konuflmada "Dedemiz bulunana ve katilleri yarg› önüne ç›kar›lana kadar burada oturaca¤›z." dediler.

Bir tetikçi daha “sa¤ salim” d›flar›ya sal›verildi Bahçelievler'de 7 T‹P'linin katledilmesinde yer alan, Susurluk davas›ndan mahkum olan devletin kontra tetikçisi Haluk K›rc›, ‘ceza’s›n› çekti¤i gerekçesiyle serbest b›rak›ld›. Daha önce cezas› bitti¤i gerekçesiyle “yanl›fll›kla” tahliye edilen devletin devrimcilere karfl› tetikçi olarak kulland›¤› ve bir dönem mafya içerisinde de palazlanmas›n› sa¤lad›¤› Haluk K›rc›, üstleriyle ters düflmesinin ard›ndan yapt›¤› birkaç tetikçilkten dolay› ceza alm›fl ve hapishaneye konulmufltu. Özellikle ad› Ankara Bahçelievler'de yedi Türkiye ‹flçi Partili (T‹P) genci öldürmesiyle ve ard›ndan da devletin teflhir olan yüzü Susurluk çetesiyle an›lan K›rc›, ald›¤› cezalar›n yatar›n› doldurdu¤u gerekçesiyle serbest b›rak›ld›.

Bahçelievler katliam› san›¤› olan K›rc›, ülkücü çevrede "‹di Amin" ve "Esmeray" lakaplar›yla tan›n›yor. Bahçelievler katliam›ndan iki y›l sonra yakalanan K›rc›, 17 Kas›m 1980 tarihli 14 sayfal›k ifadesinde Abdullah Çatl› ile birlikte yapt›klar› katliam› en ince ayr›nt›lar›na kadar anlatt›. 12 Nisan 1988'de idama mahkum oldu. Bir y›l sonra flartl› tahliye yasas›ndan yararlanarak 'yanl›fll›kla' tahliye edildi ve tekrar aranmaya bafllad›. 1 A¤ustos 1992'de evlenirken nikah flahidi dönemin Erzurum Valisi Mehmet A¤ar'd›. ‹kinci M‹T Raporu'nda, Özel Harb Örgütü’nün ülkücü mafya içindeki bölümünde yer ald›¤› ve Çatl›'n›n ölümünden sonra örgütün silahl› kanad›n›n lideri oldu¤u öne sürüldü.

Abdullah Çatl›'n›n ekibinde, Abdurrahman Bu¤day, Sami Hofltan, Sedat Peker ve Mehmet Gözen'le birlikte yer ald›¤› da iddialar aras›ndayd›. 25 Ocak 1996'da Küçükçekmece'de yakaland›ktan sonra 1 fiubat'ta Küçükçekmece Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›'na teslim edildi. Baflsavc›l›¤›n, Ankara S›k›yönetim Askeri Mahkemesi'nin ilam› gelene kadar nezarette tutulmas›n› istedi¤i K›rc›, ayn› gün firar etti. Sedat Demir ve Mehmet A¤ar'›n bask›lar›yla serbest b›rak›ld›¤› için Komiser Servet Atan ve polis memuru Celal Yanar'la Nihat Demiray hakk›nda soruflturma aç›ld›. Yanar, ifadesinde dönemin Adalet Bakan› Mehmet A¤ar'›n "Nezarete atmay›n, polislerle otursun" talimat› verdi¤ini söyledi. Sedat Demir, bu davada

Devletin kontra tetikçisi Behçelievler katliam›nda ad› geçen K›rc›, ODTÜ Elektrik Bölümü ö¤rencisi Serdar Alten, Ankara Devlet Mimarl›k Mühendislik Akademisi ö¤rencisi Hürcan Gürses, A‹T‹A Gazetecilik ö¤rencisi Efraim Ezgin, HÜ ‹statislik Bölümü ö¤rencisi Latif Can, Osman Nuri Uzunlar, Faruk Erzan ve Salih Gevence'nin vahfli bir flekilde öldürülmesinde yer alm›flt›. K›rc› ve arkadafllar› 1978'de Ankara'da 7 T‹P'li genci bo¤arak öldürmekten 7'fler kez idama mahkûm edilmifl, cezalar› 1991'deki yasa uyar›nca toplam 70'er y›l a¤›r hapse çevrilmiflti. Buna göre 36 y›l hapis yatmas› gereken K›rc› 1991'de, tek bir adam öldürme suçlusu gibi kabul edilip (10 y›l yeterli görülüp) tahliye edilmiflti. Y›llar sonra, gelen tepkilerin de etkisiyle dönemin Adalet Bakan› Seyfi Oktay, "Yanl›fll›kla b›rakm›fllar" diyerek itiraz etmek durumunda kalm›fl, o tarihte de Yarg›tay, K›rc›'n›n erken tahliye karar›n› iptal etmiflti. Bunun üzerine aranmaya bafllanan, ancak 'firari y›llarda serbestçe dolaflan' K›rc›, Ocak 1996'da yakalanm›fl, ancak bu kez de nezaretten kaç›r›lm›flt›. Kaç›r›lmas›n›n ard›ndan K›rc›'n›n izine ancak devletin bir di¤er kontra tetikçisi Abdullah Çatl›'n›n öldü¤ü Susurluk kazas›nda rastland›. K›rc›, 1999'da yakalanarak davas›na devam edildi.

delil yetersizli¤inden beraat etti. Di¤er polislerin de beraat karar› Yarg›tay taraf›ndan bozulmas›na ra¤men, CMUK'un "Aleyhte temyiz olmaz" hükmü gere¤ince tekrar yarg›lanmalar› mümkün olmad›.

A¤ar, Çatl› ve K›rc› K›rc› hakk›nda Susurluk olay›na iliflkin aç›lan dava, DYP Milletvekili Sedat Bucak, Özel Harekat Dairesi eski Baflkan Vekili ‹brahim fiahin'in de aralar›nda bulundu¤u 14 san›kl› Susurluk ana davas›yla birlefltirildi. K›rc›, ç›kt›¤› ilk duruflmada 1980 öncesinde olaylara kat›ld›¤›n› ve cinayet iflledi¤ini kabul etti. K›rc›, 9 Haziran 1999'da Susurluk davas›ndan tahliye edildi. K›rc›, talimatla ifade verdi¤i Eskiflehir A¤›r Ceza Mahkemesi'nde de Abdullah Çatl›'y› överek, "Hizmeti büyüktür" dedi. Yedi kez idam cezas›na çarpt›r›ld›¤› Bahçelievler katliam› davas›n›n gerekçeli karar›nda mahkeme, ülkücüler taraf›ndan gerçeklefltirilen katliam›n Çatl› taraf›ndan planland›¤›n› ve yapt›r›ld›¤›n› belirtirken, T‹P'li yedi ö¤rencinin evine öldürme amac›yla girenler aras›nda bulunan K›rc›'n›n teti¤i çeken kifli oldu¤unu kaydetti. ‹stanbul 6 No'lu DGM'de görülen Susurluk davas›n›n fiubat 2000'deki duruflmas›nda ise devletin tetikçilerini nas›l korudu¤u gözler önüne serildi. K›rc› ifadesinde Korkut Eken'i "vatansever", Çatl›'y› da "devlet ad›na hareket eden biri" olarak tan›mlarken, Çatl›'n›n önce M‹T, sonra polis taraf›ndan kullan›ld›¤›n›, 1991'den itibaren M‹T'in Çatl›'y› tekrar kullanmak istedi¤ini belirtti. Susurluk'taki trafik kazas›n›n ard›ndan ortaya ç›kan devletin karanl›k yüzünden o da di¤erleri gibi aklanarak ç›kt›. 14 san›¤›n yarg›land›¤› Susurluk davas›n›n dördüncü y›l›nda al›nan kararda, Özel Harekat Dairesi eski Baflkan Vekili ‹brahim fiahin ve M‹T eski görevlisi Korkut Eken, "Cürüm ifllemek için çete oluflturmak ve bu çeteyi yönetmek" suçundan 6'flar y›l, aralar›nda K›rc›'n›n da bulundu¤u 12 san›k da yine "Cürüm ifllemek için çete oluflturmak"tan 4'er y›l hapis cezas›na çarpt›r›lm›flt›.

Mustafa Mu¤lal› katletmeye devam ediyor Erçiçek (12), Yunus Yaman (12), Do¤ukan Mefle Van’›n (13), R›dvan Coflan (12) ile O¤uzcan Akyürek (13) Özalp ilçesinde, yaraland›. Yaral›larMustafa Mu¤lal› k›fllas› dan O¤uzcan Akyüiçindeki 2. Hudut Tabur Korek, hayat›n› kaybetti. mutanl›¤› at›fl poligonunu çevyaflanan releyen tel örgülerin d›fl›nda top ‹lçede olaylara tepki gösoynayan çocuklar›n üzerine el teren halk “Katil bombas› at›ld›. Görgü tan›¤›, bir Mu¤lal› Özalp’tan defol” diyerek Musaskerin tel örgü d›fl›nda top oy- tafa Mu¤lal› k›fllas›nayan çocuklara ba¤›r›p üzerna tepki gösterirken, esnaf da olay günü lerine el bombas› at›p kepenk kapatt›.

kaçt›¤›n› söyledi.

‹lk de¤il Van'›n Özalp ilçesinde 1 çocu¤un ölümü, 5 çocu¤un da yaralanmas›na neden olan patlamaya iliflkin Adalet Bakanl›¤›, Genelkurmay, Valilik ve Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›'n›n soruflturma açmas› beklenirken, Sa¤l›k Bakanl›¤› Teftifl Kurulu patlamaya iliflkin soruflturma açt›! Bakanl›ktan yap›lan aç›klamada, Sa¤l›k Bakan› Recep Akda¤'›n talimat› üzerine, Sa¤l›k Bakanl›¤› Teftifl Kurulu’nun, Van'›n Özalp ilçesinde meydana gelen, 1 çocu¤un öldü¤ü ve 5 çocu¤un yaraland›¤› patlamayla ilgili soruflturma bafllatt›¤› kaydedildi.

Katil Mu¤lal› Özalp’tan defol Mustafa Mu¤lal› K›fllas›'n›n arka taraf›ndaki 2'nci Hudut Tabur Komutanl›¤›'na ait poligonunun hemen yan›nda meydana gelen patlamada Nurullah Erçiçek (10), Seyfullah

Bu gibi olaylar Kuzey Kürdistan’da ola¤an bir hal alm›fl durumda! Tetikçilerin ödüllendirildi¤i, da¤lara, sokaklara, okullara isimlerinin verilip kahramanlaflt›r›ld›¤› bir ülkeden bahsediyoruz. 1943 y›l›nda 33 kiflinin kurfluna dizilmesi emrini veren Orgeneral Mustafa Mu¤lal›’n›n isminin ayn› yerde bir askeri k›fllaya verilmesi, katillerin “iyi çocuklar” olarak gösterilip ödüllendirildi¤i ülkemizde, katliam› yapanlar›n ödüllendirilmesi ola¤an hale gelmifltir. 13 yafl›ndaki bedenine 12 kurflun s›k›lan U¤ur Kaymaz, gerilla olarak gösterilmifl, bu suretle katledilmesi meflrulaflt›r›lmaya çal›fl›lm›flt›. Diyarbak›r’›n Lice ilçesinde 9 yafl›ndaki Ceylan Önkol’un hayat›n› kaybetti¤i olayda askeri yetkililer suçu kendi üzerlerinden atabilmek için baflvurmad›klar› yol b›rakmam›fllard› ve en sonunda da Ceylan Önkol’u suçlu ç›karm›fllard›!

DEVR‹MC‹ DEMOKRAS‹’DEN ‹nsanl›¤›n bafl›na çöreklenen emperyalist kapitalist sistem, ve gerici devletler içine düfltükleri bunal›mlar› aflmak ve ikdidarlar›n› sürdürmek ad›na yaflama geçirdikleri ekonomik ve siyasi politikalar ile dünya halklar›n› ezmeye ve kanlar›n› emmeye devam ediyorlar. Dünyada birkaç yeni dolar milyarderi yaratarak ekonomide ve siyasette istikrar yaratt›klar›n› savunup övünen gerici devletler, öte yandan milyonlarca insan›n yoksulaflmas›na, açl›k içerisinde ölmesine ve kan kusan silahlar›n önünde ac›mas›zca yok edilmesine neden oluyorlar. Devletlerin; birbirleri aras›ndaki ç›kar dalafllar› içerisinde estirdikleri floven, ›rkç› ve ayr›mc› siyaset ile halklar›n birbirlerinden nefret etmesini ve bu bafltan afla¤› sömürü üzerine kuluru sistemi ola¤an karfl›lamas›na neden olurken, olan yine yoksullara, yaflam içerisinde elinde avunucunda kaybedecek birfleyi olmayan bizlere oluyor. Dünya halklar› ç›karlar› olmadan, bir avuç asala¤›n ve zengin sermayedar›n menfaati u¤runa ölebiliyor, öldürebiliyor. Hem de ç›karlar› olmadan, hiç bir aflamas›nda söz sahibi olmad›klar› bir savafl içerisinde. Dünya üzerinde esen emperyalist merkezli finansal kriz ile birlikte emperyalasit devetlerin dünya devletleri üzerinde hegemonya

olma ve ihtiyaç duyduklar› sermayeyi karfl›lama çabalar›, ülkemiz gibi geri b›rak›lm›fl yar› feodal-yar› sömürge ve sömürge ülkelerde yaflayan halklar› daha çok etkilemekte. Emperyalistler taraf›ndan geri b›rak›lm›fl devletlere verilen reçetelerle, halklar›n üzerinden devlet terörü estirilerek, ç›kart›lan yasalarla ekonomik ve sosyal haklar gasp edilmekte ve böylece insanlar›n yaflam› iyice çekimez hale getirilmekte. ‹flte ABD emperyalizminin elinde oyuncak olan iki devletin sözde halklar› düflünüyormufl gibi hareket ederek, ekonomik, siyasal ç›kar dalafl› içerisinde masum insanlar› katletmesine yol açan siyasal davrn›fllar›n son hamlesi. Evet, bir yanda on y›llard›r Filistin’i iflgal ederek parça parça yutan, yüzbinlerce insan› çoluk çocuk demeden katleten Siyonist ‹srail devleti. Ve di¤er yanda kendi iç siyaseti içerisinde büyük toprak a¤alar› ve komprodor sermayedarlar›n ç›karlar› u¤runa Kürt, Türk, Ermeni ulusuna mensup halk›m›z› azg›nca sömüren, sömürü çark› içerisinde katleden, ulusal ve kürtürel haklar›n› gasp eden faflist Türk devleti. fiimdi iki ezeli dost (ki bunu Erdo¤an’›n kendisi de ifade ediyor) Ortado¤u’daki ç›karlar› u¤runa masum insanlar›n üzerinden suni bir gerilim yaratarak, girifltikleri kanl› siyasetleri ile po-

litika yapmaya çal›fl›yorlar. Siyonist ‹srail’in, Filistin’e yönelik iflgale dayal› amborgosunu delmek ve ‹srail’i dünya halklar› nezdinde teflhir etmek için yola ç›kan ve bundan baflka hiçbir menfaati olamayan çeflitli ülkelerden ve uluslardan yard›m gönüllüleri, emperyalizmin yeminli ufla¤› üzerlerinde hakimiyet kurduklar› halklara ve baflka uluslara kan kusturan iki devletin kirli ç›karlar› u¤runa 9 yard›m gönüllüsü katledildi onlarcas› ise yaraland›. Gazze yak›nlar›nda yaflanan bu sald›r› sonras›nda karfl›l›kl› olarak ‹srail ve ülkemiz halklar› karfl›l›kl› öfkeyle sokaklara ç›karak, biri ‹srail bayraklar›n›, di¤eri ise Filistin ile Türk bayraklar›n› açarak öfkesini “intikam” sloganlar› ile dile getirdi. ‹ki taraf›n halklar› da bu kirli siyasetinn sonucunda, yarat›lan bilinç bulan›kl›¤›n›n keflmekeflli¤i içerisinde kendi devletine daha bir sar›lma pozisyonu içine girdi. Ekonomik ve sosyal y›k›m politikalar› ile üzerilerinde yarat›lan devlet terörünü unutarak... ‹ki devlet de d›flta istedikleri sonucu almaya çal›fl›rken, içteki sonucunu ise çoktan alm›fl görünüyorlar. Belirtmek gerekir ki yaflanan bu vahfletten ne tek bafl›na siyonist ‹srail devleti sorumludur, ne de Türk devleti. ‹ki gerici fafliflt devlet ve onlar› perde arkas›ndan yöneten

emperyalistler, 9 masum can›n yaflam›n› yitirmesinden sorumludur. fiimdi ülkemizde AKP hükümeti ve ‹srail hükümetinin karfl›l›kl› bu mesele üzerinden husumete girmeleri, baflta emperyalistler olmak üzere bir avuç asalak hakim s›n›flar›n ç›karlarn› koruma gayretinden dolay›d›r. Bu nedenle emperyalizmin ve gerici sistemlerin savafl siyasetine karfl› ezilen halklar›n kardeflli¤ini, birli¤ini, dayan›flmas› ve mücadelesi ekseninde, halklar›n örgütlü mücadelesini büyütmek için var gücümüzle çal›flmal›y›z. Ancak o zaman haks›z savafl haydutlar›ndan ak›tt›klar› kan›n hesab›n› sorabiliriz. Sözde dünyada mazlumlar›n demokrasi havarili¤ine kesilen Erdo¤an ve flürekas›n›n gerçek yüzü ülkemizde her geçen gün geliflen olgulardan daha da rahat görülebiliyor. Sosyal-‹fl sendikas›n›n ülkemizin ölümlü ifl kazalar›nda dünyada üçüncü, Avrupa'daysa ilk s›rada yer ald›¤›n› aç›klamas› hükümetin insanlara verdi¤i de¤eri tek bafl›na ortaya ç›karmaya yetiyor. Velhas›l Baflbakan Erdo¤an, Zonguldak’ta yaflanan iflçi katliam›n›n ard›ndan bunun "iflin do¤as›nda oldu¤unu, kader oldu¤unu" söylemesi ve yine Çal›flma Bakn› Ömer Dinçer’in de iflçilerin "güzel öldü¤ünü" belirtmesi karfl›s›nda ise ne söylense azd›r.

devrimci demokrasi senin sesindir

OOLKUT

KU BUL

ABONE

ABONE

ABONEL‹K SÜRES‹ 6 AYLIK 1 YILLIK

Yurtiçi 12 YTL 24 YTL

Yurtd›fl› 35 EURO 70 EURO

HESAP NUMARALARI Ertafl ÖZTÜRK ad›na

‹fl Bankas› ‹st. Aksaray fiubesi: (TL) 1002 30000 1153314 ‹fl Bankas› ‹st. Aksaray fiubesi: (Euro) 1002 301000 1107308 ‹fl Bankas› ‹st. Aksaray fiubesi: (CHF) 1142699 ‹fl Bankas› ‹st. Aksaray fiubesi: (Sterlin) 1174906


DEVRiMCi

GÜNDEM

DEMOKRASi

3-16 Haziran 2010

3

Siyonist ‹srail devleti ABD emperyalizminin bölgedeki askeri karakolu ve vurucu gücüdür Filistin topraklar›n› iflgal eden siyonist ‹srail hakim s›n›flar› on y›llard›r mazlum Filistin halk›n› ve masum çocuklar›n› vahflice katlediyorlar. ‹flgal alt›ndaki Filistin topraklar›nda büyük bir insani dram, kanl› bir zulüm yaflan›yor. ‹nsani drama yol açan sebep, ABD emperyalizminin bölgedeki siyasal ve ekonomik tahakkümüne ba€l› sald›rganl›€› ve bu sald›rganl›€›n›n misyoneri olarak kollay›p büyüttü€ü ‹srail sald›rganl›€›d›r. Siyonist ‹srail devleti ABD’nin bölgedeki askeri karakolu ve vurucu gücüdür. Dolay›s›yla Filistin’de yaflanan barbarl›k, k›y›m ve katliam›n sorumlusu yaln›zca siyonist ‹srail devleti de€il, bizzat emperyalist dünya gericili€inin bafl aktörü ABD emperyalizmidir. Filistin halk›n›n bafl›na musallat edilen ‹srail sorunu, emperyalist hesaplar›n direkt sonucu ve dünya çap›ndaki hegemonik emelleriyle sahnelenen oyunlar›n›n bir parças›d›r. Emperyalist dünya gericili€inin Filistin’de yaflanan insanl›k dram›n› veya ‹srail sald›rganl›€›n›, iflgal ve katliamlar›n› destekleyerek alk›fllamaktan geri kalmamas› bir rastlant› de€ildir. Emperyalist güçler baflta olmak üzere, Filistin halk›n›n maruz b›rak›ld›€› zulme karfl› Filistin halk›n›n yan›nda oldu€unu söyleyen tüm gerici devletler ve TC devleti, bu sahte pozlar›na karfl›n, ‹srail devletiyle ekonomik ve askeri anlaflmalar biçiminde iliflkilerini mevcutta da sürdürerek siyonist ‹srail devletini desteklediklerini teyit etmektedirler. ABD emperyalizminden güç alan ‹srail siyonizmi her türlü hukuku çi€neyip Filistin topraklar›n› iflgal ederek Filistin halk›na her türlü katliam ve iflkenceyi uygulad›. Dünyan›n gözü önünde masum çocuklar› kurflunlad›, tank-top ateflleriyle katletti. Bombalayarak kentleri yerle bir etti, napalm yang›n bombalar› ve zehirli gazlarla toplu k›y›mlar gerçeklefltirdi. Duvarlar çekerek tecrit uygulad›, çal›flma koflullar›n› ortadan kald›rd›, uluslararas› yard›mlar› engelleyip kesti, açl›€a mahkum etti. ‹laç ve di€er insani yard›m malzemelerini engelleyerek çocuk ve yafll›lar› ölüme terk etti, Filistinlileri ac›mas›z bir zulme tabi tuttu. Dünyan›n gözü önünde her türlü suçu pervas›zl›kla iflleyegeldi. Yak›n tarihte Gazze’de büyük bir katliam gerçeklefltirildi. Havadan yap›lan a€›r bombard›manlarda kitle imha silahlar› ve de€iflik nitelikte bombalar kullan›larak flehir adeta yerle bir edildi, çocuk-yafll› yüzlerce sivil halk hunharca k›y›mdan geçirildi. Ne uluslararas› hukuku, ne de uluslararas› savafl hukuku, kurallar› ve anlaflmalar›n› tan›d›. ‹nsanl›k ve savafl suçu ifllemekte bir an bile tereddüt etmedi. Bafl›ndan itibaren tam bir terörist devlet gerçe€iyle hareket etti. Filistinlinin yaflad›€› zulüm ne kadar korkunç ve a€›r ise; pasifist ve uzlaflmac› burjuva önderlikler alt›nda da olsa, direnifl içinde do€up kurflun sesleriyle uyanan, tank ve kurflunlara tafllarla karfl› koyan çocuklar›n›n, kan ve barut içinde büyüyen küçük generallerinin direnifli de o kadar büyük ve görkemlidir. Filistin direnifli tam bir destand›r. Ne var ki, Filistin Kurtulufl Örgütü’nün devrimci nitelikten uzaklaflarak teslimiyetçili€e varan burjuva yönetim ve önderli€i bu destans› direnifli felç ederek mant›ki sonuçlar›na ulaflmas›n› objektif olarak engellemifltir. Nitekim bu pasifist burjuva tasfiyeci önderli€in basiretsizli€i neticesinde; kökten dinci hareketin serpilmesi ve Hamas’›n geliflerek Filistin direniflinin ve hükümetinin bafl›na geçmesi ile Filistin’in devrimci kurtuluflu gerçek manada baltalanm›flt›r.

Siyonist ‹srail devleti ABD’nin bölgedeki askeri karakolu ve vurucu gücüdür. Dolay›s›yla Filistin’de yaflanan barbarl›k, k›y›m ve katliam›n sorumlusu yaln›zca siyonist ‹srail devleti de¤il, bizzat emperyalist dünya gericili¤inin bafl aktörü ABD emperyalizmidir. Filistin halk›n›n bafl›na musallat edilen ‹srail sorunu, emperyalist hesaplar›n direkt sonucu ve dünya çap›ndaki hegemonik emelleriyle sahnelenen oyunlar›n›n bir parças›d›r. Önderli€inin niteli€i ne olursa olsun, Filistin topraklar›n›n iflgal edilerek ulusal iradesinin çi€nenmesi ve Filistin haklar›na uygulanan siyonist barbarl›k ve katliamlara sessiz kal›namaz. Bu ba€lamda Filistin halk›n›n ‹srail siyonizminin faflist sald›r›lar›na karfl› hakl› mücadelesi ve meflru direnifli, önderli€inin gerici niteli€i d›flta tutulmak kayd›yla sahiplenilmek durumundad›r. S›n›f bilinçli devrimci proletarya ve öncü kurmay›, proletarya enternasyonalizmi bilinciyle ‹srail siyonizminin kararl› düflman› ve Filistin halk›n›n onurlu mücadelesinin yan›ndad›r. Filistin’in tüm insanl›€›n tan›kl›€›nda yaflad›€› ac›, ‹srail’in yüz karas› oldu€u gibi, insanl›€›n ay›b› ve utanc› durumundad›r. Filistin’li sivil halk›n onuru ve Filistin’in ulusal iradesi flahs›nda ayaklar alt›na al›nan insanl›k onurudur. Dünya halklar›n› ve ilerici güçlerini siyonist ‹srail’in zulmü karfl›s›nda Filistin halk›yla dayan›flmaya ça€›r›yoruz. Filistin’in maruz kald›€› zulüm yeni de€il, on y›llard›r sürmektedir. Türk hakim s›n›flar› s›n›f gerçekliklerine uygun olarak

Türk devleti, AKP flahs›nda ‹srail’e yöneltilen “sert” ama karfl›l›¤› olmayan elefltiriler üzerinden parsa toplaman›n, halk kitlelerini pefline takman›n ve Ortado¤u’da ABD’nin Müslüman kitleyi kontrol alt›nda tutmas› için zemin haz›rlaman›n derdindedir. Öyle ya, AKP milletvekillerinin, yard›m gemilerine bineceklerini aç›klamas›, AKP’nin bu yard›m gemilerine destek vermesi, sonras›nda ise vekillerini gemiye bindirmemesi üzerinde durulmaya de¤er bir noktad›r.

suskun ve ilgisizdi. Ne var ki, Hamas’›n yönetime gelmesiyle birlikte, Türk hakim s›n›flar›n›n mevcut sözcüsü durumundaki AKP’nin Filistin sorununa karfl› “keskin bir duyarl›l›kla” sahip ç›kma pozlar›na girmesi dikkat çekicidir. AKP’li komprador-bürokrat burjuvalar ile toprak a€alar›n›n Filistin dram› karfl›s›nda tutum almalar›n›n alt›nda, ABD emperyalizminin AKP’yi bölge aktörü olarak haz›rlay›p bunun üzerinden Müslüman dünyay› kontrol alt›nda tutma stratejisi gere€ince AKP’nin ald›€› rol gerçe€i bulunmaktad›r. Dolay›s›yla geliflmeler asl›nda bu emperyalist planlar temelinde ve oyunlar ekseninde cereyan etmektedir. Bilindi€i gibi, ‹srail siyonizminin Gazze’de gerçeklefltirdi€i vahflet karfl›s›nda tav›r alarak Filistin halk›na “insani yard›m” götüren ve daha çok Türk uyruklu dinci siyasal kurum ve örgütlenmeler merkezli olan çeflitli ‘sivil toplum’ örgütlerinin yard›m gemilerine sald›r›p yeni bir katliam da burada gerçeklefltirdi. Gazze sahil fleridine do€ru ilerleyen insani yard›m amaçl› gemiler, henüz hedeflenen kara sular› s›n›r›na girmeden, uluslararas› kara sular›nda iken, ‹srail’in askeri müdahalesi-

ne ve sald›r›s›na maruz kald›lar. Bu, uluslararas› hukukun tan›nmamas› ve çi€nenmesiydi de. Gerçeklefltirilen sald›r›da 9 kifli katledildi ve onlar kifli de yaraland›. Geri kalanlar› ise, gözalt›na al›narak sorguland›. Bugüne kadar gerçeklefltirilen ‹srail katliamlar› dünya devletlerinin ezici ço€unlu€u taraf›ndan sessizlik içinde karfl›land› ve hatta çeflitli biçimlerde desteklendi. ‹srail siyonizmi bu katliam›yla suçlar›na bir yenisini eklemifl olmakla birlikte, uluslararas› hukuk ve kurallar› da ihlal etmifltir. ‹srail’in bu katliam›na da “keskin tav›r” alma görünümü sergileyen AKP hükümeti, yine yukar›daki gerekçelerle ve üstlendi€i görev gere€ince bu tutuma girmektedir. Sald›r›ya u€rayan “insani yard›m gemilerinde” TürkMüslüman kitlesinin a€›rl›kta olmas› ve katledilenler aras›nda bunlar›n olmas› AKP’nin tutum almas›n›n baflka bir gerekçesidir. Anlatt›klar›m›zdan, AKP’nin insani de€erlere sahip, zulme karfl› olan, mazlumlar›n ve ezilip sömürülenlerin dostu oldu€u sonucuna gidilmemelidir-gidilemez. Bilakis AKP’nin Filistin sorununda neden bu kadar duyarl› gözüktü€ü aflikard›r. Temel mesele ABD stratejisi uyar›nca üstlendi€i görevle Müslüman dünyan›n liderli€ine soyundurulmufl olmas›d›r. Türk devleti, AKP flahs›nda ‹srail’e yöneltilen “sert” ama karfl›l›€› olmayan elefltiriler üzerinden parsa toplaman›n, halk kitlelerini pefline takman›n ve Ortado€u’da ABD’nin Müslüman kitleyi kontrol alt›nda tutmas› için zemin haz›rlaman›n derdindedir. Öyle ya, AKP milletvekillerinin, yard›m gemilerine bineceklerini aç›klamas›, AKP’nin bu yard›m gemilerine destek vermesi, sonras›nda ise vekillerini gemiye bindirmemesi üzerinde durulmaya de€er bir noktad›r. Çünkü “‹nsani yard›m gemilerinin” fiilen ‹srail’in Gazze somutunda Filistin halk›na uygulad›€› ablukay› k›rma anlam›na gelece€i aç›kt›r. ‹srail’in buna göz yummayaca€› ve katliama giriflece€i Türk devleti ve AKP hükümeti taraf›ndan çok iyi bilinmekteydi. Bu anlamda devletin ve AKP’nin, bu katliama, emperyalizmin ulslararas› oyun-stratejileri çerçevesinde bilerek göz yumduklar›n› ve hatta zeminini haz›rlad›klar›n› söylemek mümkün. Türk devletinin ve AKP hükümetinin, ‹srail’e karfl› geliflen protestolar› kontrol alt›nda tutmas›, itidal ça€r›lar› yapmas› da bu noktada bir veri olarak elde tutulmal›d›r. Hiç bir kuflkuya yer yok ki, tablo bu biçimde geliflmifl olsa dahi, ‹srail’in katliam› mazur görülemez, meflrulaflt›r›lamaz. Sonuç olarak, ‹srail Siyonizm’inin katliam› baflta olmak üzere, ona destek veren ABD emperyalizmini, emperyalist oyunlarla halklar›n katliam ve k›r›mdan geçirilmesini, Türk devleti ve AKP hükümetinin sahte pozlar alt›nda gizlemeye çal›flt›klar› burjuva pragmatizmi ve katliamdaki suç ortakl›€›n› deflifre ederek k›n›yor; devrimci halklar›n kardeflli€i fliar›yla her türden gericili€e ve katliama karfl› proletarya önderli€inde halklar›m›z› devrimci mücadeleyi yükseltmeye ça€›r›yo-


4

GÜNCEL

3-16 HAZ‹RAN 2010

DEVRiMCi

DEMOKRASi

Emperyalizme direnenler halen tutuklu ‹STANBUL- Ülkemizin yoksul halk›n› sömüren emperyalistlerin mali kuruluflu IMF’ye karfl› yap›lan eyleme kat›lan DHF üyelerinin yarg›land›¤› davada sona gelinmeye baflland›. As›ls›z delillerle ceza verilemeyece¤ini anlayan savc›, Ali Haydar Ben ve Kurtulufl Derman’›n tahliyesini istedi. Mahkeme ise sadece Derman’› tahliye etti. ‹stanbul'daki IMF toplant›lar› s›ras›nda gerçeklefltirilen protesto gösterilerine kat›lan aralar›nda Demokratik Haklar Federasyonu üyelerinin de bulundu¤u 4’ü tutuklu 8 kflinin yarg›lanmas›na devam edildi. ‹stanbul 9. A¤›r Ceza Mahkemesi'ndeki durufl-

maya tutuklu bulunan Gaziosmanpafla Demokratik Haklar Derne¤i Baflkan› Ali Haydar Ben, Kurtulufl Derman, Erdem Tafl, Sebeki Özün ile tutuksuz san›klar kat›ld›. Duruflmada savunma yapan DHF üyesi ve Gaziosmanpafla Demokratik Haklar Derne¤i Baflkan› Ali Haydar Ben, iddia edilen herhangi bir örgütle ba¤lant›s› ve ilgisi olmad›¤›n› ifade ederek, IMF toplant›lar›n› protesto eylemine kat›ld›¤›n› ve bunlar›n meflru eylemler oldu¤unu ve ayn› tarzda hak arama mücadelesi içerisinde birçok eyleme de kat›ld›¤›n› belirtti. Kurtulufl Derman ise herhangi bir illegal örgütle ba¤lant›s› olmad›¤›n› belirterek, Beyaz›t'ta düzenlenen Yüksek Ö¤retim Kurulu

(YÖK) protestosu ve 6-7 Ekim’de yap›lan IMF karfl›t› eylemlere kat›ld›¤›n› ve bunlar›n tamamen meflru eylemler oldu¤unu söyledi. 6-7 Ekim IMF gösterilerine kat›ld›¤›n› belirten Derman, gösterilerde pankart tafl›d›¤›n› ve bunu savundu¤unu, kat›ld›¤› eylemlerin “suç” olarak gösterilemeyece¤ini belirtti. Ali Haydar Ben'in avukat› Öznur Bayo¤lu, müvekkilinin üzerindeki elbise ve bileklik gibi eflyalar›n delil olarak gösterildi¤ini belirterek, "Küreselleflen dünyada giysiler birbirine benzeyebilir. Bunlar sanal deliller." dedi. Bayo¤lu ayr›ca havai fifle¤in patlay›c› madde olmad›¤›na dair Yarg›tay kararlar›n› mahkemeye sundu.

Duruflmada görüflü sorulan Savc› Selim Berna Altay, san›klar Ali Haydar Ben ve Kurtulufl Derman'›n tahliye edilmesini istedi. Taleplere iliflkin verdi¤i aran›n ard›ndan mahkeme, Kurtulufl Derman'›n tahliyesine karar verdi. Ali Haydar Ben, Erdem Tafl ve Sebeki Özün'ün tutukluluk hallerinin devam›na hükmeden mahkeme duruflmay› erteledi. ‹stanbul Cumhuriyet Savc›s› Hikmet Usta taraf›ndan düzenlenen iddianamede, as›ls›z deliller ve kesilmifl telefon görüflmeleri örgüt üyeli¤ine kan›t olarak gösteriliyor. Usta, haz›rlad›¤› iddianamede, Ali Haydar Ben taraf›ndan polis helikopterine at›ld›¤› iddia edilen havai fiflek ise adeta rokete benzetilmiflti.

Engin Çeber'in ölümüne 4 müebbet

‹flte “Yüce Türk adaleti”nin gerçekli¤i! Azadiya Welat gazetesinin eski Yaz› ‹flleri Müdürü ve ‹mtiyaz Sahibi Vedat Kurflun’a, 13 May›s’ta Diyarbak›r 5’inci Ceza Mahkemesi’nde gazetenin 103. say›s›nda yay›mlanan haberlerden dolay› 166 y›l 6 ay hapis verildi. Kurflun'a, "örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt ad›na suç ifllemek" gerekçesiyle “ceza”

Azadiya Welat gazetesinin eski Yaz› ‹flleri Müdürü ve ‹mtiyaz Sahibi Vedat Kurflun’a, 13 May›s’ta Diyarbak›r 5’inci Ceza Mahkemesi’nde gazetenin 103. say›s›nda yay›mlanan haberlerden dolay› 166 y›l 6 ay hapis verildi.

verildi. Mahkeme heyeti, gazetenin A¤ustos 2006 ile Haziran 2008 tarihleri aras›ndaki yay›nlar›nda 103 kez ‘Terör örgütünün propagandas›n› yapmak’ gerekçesiyle 1'er y›l 6'flar ay, ‘Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt ad›na suç ifllemek’ iddias›yla da 12 y›l hapsini kararlaflt›rd›. Kurflun son savunmas›nda halk› fliddete yönlendirecek kelimeler kullanmad›¤›n› ifade ederken, avukat› Meral Dan›fl Befltafl ise müvekkili hakk›nda

TC ordusunda faili "meçhul" bitmiyor

verilen karar›, “‹nsandaki adalet duygusunu paramparça ediyor” ifadeleri ile elefltirdi. Bu karar baflta hukukçular cephesinden öfkeyle karfl›lan›rken, uluslararas› düzeyde de faaliyet yürüten ülkedeki gazeteci örgütlerinin yan› s›ra insan haklar› savunucular›, demokratik kitle örgütleri, devrimci kurumlardan ve ayd›nlardan yaflanan hukuksuzlu¤a tepkiler yükseldi. Vedat Kurflun flahs›nda devrimci ve muhalif yay›n organlar›na uygulanan faflizan bask›, tazminat cezalar›, yay›n durdurma ve kapatmalar yeniden gündeme gelirken, bafllat›lan kampanyalarla Vedat Kurflun’un serbest b›rak›lmas›, bas›n özgürlü¤ünün önündeki engellerin kald›r›lmas› talep ediliyor.

‘Karar hiçbir hukuka s›¤m›yor’ Diyarbak›r ‹nsan Haklar› Derne¤i fiubesi, 166 y›l 6 ay hapse mahkûm edilen Vedat Kurflun'un serbest b›rak›lmas› için flube binas›nda imza stand› açt›. Azadiya Welat gazetesi ve çeflitli kurumlarca bafllat›lan "Vedat Kurflun'a Özgürlük" kampanyas›yla ilgili bir aç›klama yapan ‹HD Diyarbak›r fiube Sekreteri Burhan Zoroo¤lu, cezan›n hiçbir hukuk normuna s›¤mad›¤›n› savunarak, ülkedeki demokratik durumu da gösteren karar› k›nad›klar›n› söyledi. Zoroo¤lu, verilen cezan›n

Yarg›tay'ca bozularak, Kurflun'un bir an önce serbest b›rak›lmas›n› istedi.

RSF: Karar, siyasi ve absürt Cezay›, Uluslararas› S›n›r Tan›mayan Gazeteciler (RSF) karar›n siyasi oldu¤u kadar absürt bir olarak nitelendirdi. Ça¤dafl Gazeteciler Derne¤i (ÇGD), karar›n OHAL dönemi uygulamalar›n› an›msatt›¤›na dikkat çekti. Bas›n Enstitüsü Derne¤i ve Türkiye Gazeteciler Sendikas› da (TGS) karar›n ölçüsüz ve fütursuzca oldu¤unu belirttiler ve yapt›klar› aç›klamalarla mahkemenin karar›n› k›nad›lar. Aç›klamalarda verilen hapis karar›n›n Ceza Yasas›'n›n (TCK) 301 ve 288. maddelerinin ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMY) ilgili hükümlerinin ürünü oldu¤una iflaret edildi ve bu hükümlerin acilen gözden geçirilmesi istendi. Güneydo¤u Gazeteciler Cemiyeti'nde (GGC) yap›lan ortak bir bas›n toplant›s›yla Kurflun'un özgürlü¤üne kavuflmas› için imza kampanyas› bafllat›ld›¤› duyurdu. Ankara Düflünceye Özgürlük Giriflimi’nin düzenlemifl oldu¤u ve Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)’nun da kat›ld›¤› ‘Kürt gazetecili¤i ve Bas›n özgürlü¤ü’ konulu toplant›da ise ortak aç›klamay› Fikret Baflkaya gerçeklefltirdi. Baflkaya, Kürt halk›, Kürt gazeteciler, Kürt siyasetçiler baflta ol-

mak üzere ülkedeki muhalif demokrat, devrimci, sosyalist ve komünistlerin AKP iktidar› ile birlikte karfl›laflt›klar› uygulamalar›n gittikçe pervas›zlaflt›¤›n› belirtti. “Demokrasiden, demokratikleflmeden, aç›l›mdan söz etmek, bu rejimin bir ironisidir” diyen Baflkaya konuflmas›n› flöyle bitirdi: “Vedat Kurflun’un görevini yapmaktan al›konmas›n›n, 166 y›l 6 ay hapse mahkûm edilmesinin, yönetti¤i gazetenin yasaklanmas›n›n nedeni TMK ve TCK’da yer alan, uluslararas› bas›n özgürlü¤ü ve haklar›yla hiçbir iliflkisi bulunmayan hükümlerdir. Bu hukuksal dayanaklar›n 12 Eylül AFC’sinin uzant›s› oldu¤unu belirtmekle birlikte, bu yasalar eliyle sosyalist, devrimci, muhalif ve Kürtçe yay›n yapan gazete ve dergilere onlarca soruflturma, kapatma ve tazminat cezalar› uygulanmaktad›r. Biz ‘Ankara Düflünceye Özgürlük Giriflimi’ ve bu bildiriyi imzalayan kurum ve kifliler olarak, Vedat Kurflun’un ve normal ifllerini yapt›klar› halde hapishanelerde bulunan gazetecilerin serbest b›rak›lmalar›n›, özgür düflünceye ve tart›flmaya engel olan yasal mevzuat›n daha geç olmadan de¤ifltirilmesini, muhalif yay›nlar üzerindeki para cezalar›, soruflturmalar ve tutuklamalar›n kald›r›lmas›n› talep ediyoruz.”

Öldürülen ve türlü yalan gerekçelerle üzeri örtülen asker ölümlerine her gün bir yenisi ekleniyor. K›fllalarda yaflanan di¤er cinayetlerin sorumlular›n›n bir flekilde gizlendi¤i ülkemizde bir “flüpheli” asker ölümü de Edirne'de yafland›. Edirne'nin Enez ilçesinde Meriç Nehri'nde görev yapan Mithat Özel gö¤sünden vurulmufl bir halde bulundu. Mersin ili Toroslar ilçesi nüfusuna kay›tl› olan ve askerli¤ini Enez'de yapan Mithat Özel (20), Meriç Nehri boyunda nöbet tuttu¤u s›rada, nöbet de¤iflimine gelen di¤er askerler taraf›ndan yaral› halde bulundu. Hastaneye kald›r›lan Özel tüm müdahalelere ra¤men kurtar›lamad›. Daha sonra Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinden gelen askeri savc› gözetiminde yap›lan otopside, Mitat Özer'in G-3 tüfe¤i ile kalbinin üzerine bir el atefl ederek intihar etti¤i ileri sürüldü.

‹STANBUL- Engin Çeber'in Metris Hapishanesi'nde ''iflkence ve kötü muamele'' sonucu hayat›n› kaybetmesinin ard›ndan aç›lan davada, hapishane 2. müdürü ile 3 infaz koruma memuru, müebbet hapis cezas›na çarpt›r›ld›. Al›nan bu kararla, y›llard›r ülkemizdeki sistematik iflkencenin varl›¤› karfl›s›nda, iflkencenin varl›¤›n› örtbas etmek isteyenlerin yalanlar› da belgelemifl oldu. Engin Çeber'in karakolda ve daha sonra Metris Hapishanesi'nde “iflkence ve kötü muamele” sonucu hayat›n› kaybetmesinin ard›ndan, iflkenceye kar›flan kamu görevlisi 60 san›¤›n yarg›land›¤› davada, mahkeme heyeti, dört san›¤a müebbet, üç karakol polisine 7 y›l 6 ay, bir polise de 2 y›l 6 ay ceza verdi. Bak›rköy 14. A¤›r Ceza Mahkemesi'ndeki davan›n duruflmas›na, tutuklu san›klar Murat Çise, Nihat K›z›lkaya, Sami Ergazi, Fuat Karaosmano¤lu, Selahattin Apayd›n ve Yavuz Uzun ile baz› tutuksuz san›klar kat›ld›.

Beyin kanamas› geçirdi Duruflmada söz alan tutuklu san›klar›n avukatlar›, müvekkilleri için tahliye talebinde bulundu. Engin Çeber'in Muhittin Bodur Polis Karakolu ve Metris Hapishanesi’nde ''iflkence ve kötü muamele'' sonucu hayat›n› kaybetmesine iliflkin Bak›rköy 14. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde yarg›lanan san›klardan olay tarihinde Metris Hapishanesi’nde 2. müdür olarak görev yapan Fuat Karaosmano¤lu ile infaz koruma memurlar› Nihat K›z›lkaya, Selahattin Apayd›n ve Sami Ergazi'yi müebbet hapis cezas›na mahkum etti. Polis memurlar› Mehmet Pek ve Abdulmuttalip Bozyel, 28 Eylül ve 29 Eylül 2008 tarihlerinde fiehit Muhsin Bodur polis karakolundaki iflkenceler nedeniyle 2 y›l 6 ayl›k cezan›n üç kat›na art›r›larak 7 y›l 6 aydan, Aliye Uçak'›n ise 2 y›l 6 aydan cezaland›r›lmas›na karar verildi. ‹nfaz ve koruma baflmemuru Yavuz Uzun ve koruma memuru Murat Çise'nin ise 1 Ekim 2008 tarihinde Çeber'e tazyikli suyla iflkence yapmak suçundan 2 y›l 6 ay hapis cezas›yla tahliye edilmelerine karar verildi. Hapishane doktoru Yemliha Söylemez de o tarihte kurumda olmamas›na karfl›n Çeber hakk›nda sahte sa¤l›k evrak› düzenlemekten 3 y›l 9 ay hapis cezas› ald›. Çeber'e 6 Ekim günü kaba dayak uygulayan ‹nfaz ve koruma baflmemuru Nevzat Kay›m ve koruma memuru Mehmet Polat'a ise "kasten yaralamak"tan 5 ay ceza verildi, bu cezalar daha sonra ertelendi.

"‹flkence tescil edildi" Mahkemenin ard›ndan Çeber'in kardefli fierife Çeber, san›klara dönerek "‹flkenceci katiller, eli kanl› katiller, art›k iflkence tescil edildi." dedi. Çeber'in babas› Ali Tekin de adliye önünde yapt›¤› aç›klamada, "Bugüne kadar devlet taraf›ndan yap›lan iflkenceler hep sakland›. Ama bu davada hiç de¤ilse 4 kifli müebbet hapis cezas› ald›." fleklinde konufltu.

Karar temyize gidiyor Çeber'in avukatlar›ndan Taylan Tanay, karar› olumlu bir geliflme olarak karfl›lad›klar›n› söyledi. Jandarman›n iflkence yapt›¤› sabit olmas›na karfl›n beraat karar› verildi¤ini belirten Tanay, beraatlar› istenen san›klar için de karar›n iptali için temyize gideceklerini söyledi. Tanay, "Türkiye'de 21. yüzy›lda Metris Hapishanesi'nde iflkence yap›ld›¤› kan›tlanm›fl bulunuyor. ‹flkenceciler ilk defa bu kadar a¤›r cezalar ald›lar." dedi. ‹flkence suçunu bildiren tek kifli olan baflgardiyan Y›lmaz Aydo¤du ise 5 ay ceza ald›. Erdo¤an Coflardereli, nöbetçi sorumlu müdür Nuri Atalay ile Muharrem Çelik, Cuma Kaçar, Yusuf Gay›r ve Nihat K›z›lkaya'ya da "görevi ihmal"den 5 ay ceza verildi, cezalar daha sonra ertelendi. Jandarma K›demli Baflçavufl Abdülkadir Öztekin'e de "kasten yaralamak" suçundan 5 ay ceza verildi, cezas› daha sonra ertelendi. Memur Öncay Bozo hakk›nda ise, mahkeme baflkan›n›n flerh koydu¤u kararda, mahkeme heyetinin di¤er üyelerinin iflkence yerine "kasten yaralamak" suçundan ceza verilmesine karar vermesi üzerine oy çoklu¤uyla beraatine karar verildi. Di¤er 39 san›k ise beraat etti.

Ne olmufltu Engin Çeber ve arkadafllar› Özgür Karakaya, Aysu Baykal, Cihan Gün'ün Yürüyüfl dergisi da¤›t›m› s›ras›nda Sar›yer'de polis memurlar›nca gözalt›na al›nm›fl ve daha sonra götürüldükleri fiehit Muhittin Bodur polis merkezi ve Metris Hapishanesi'nde iflkenceye maruz kalm›fllard›. Yap›lan iflkencelerin ard›nda daha fazla dayanamayan Engin Çeber bafl›na ald›¤› darbeler sonucu beyin kanamas› geçirmifl ve kald›r›ld›¤› hastanede flehit düflmüfltü. Çeberin flehit düflmesinin ard›ndan ülkenin birçok yerinde Halk Cephesi taraf›ndan yap›lan eylemlerle beraber büyüyen kamuoyu karfl›s›nda iflkenceyi saklayamayan devlet olay› kabul etmek zorunda kalm›flt›.


DEVRiMCi

GÜNCEL

DEMOKRASi

3-16 HAZ‹RAN 2010

5

Siyonist ‹srail katliama doymuyor Siyonist ‹srail’in ABD’den ald›¤› destekle, iflgal etti¤i Gazze'ye yard›m götüren ve çok say›da ülkeden sivil toplum örgütü temsilcilerinin bulundu¤u gemilere, ‹srail askerleri taraf›ndan sald›r› düzenlendi. Ülkemizden yola ç›kan “Mavi Marmara" adl› yard›m gemisine a¤›r silahlarla bask›n düzenleyip, gemide bulunan gönüllülere atefl eden ‹srail askerleri, 9 kifliyi katlettiler, onlarcas›n› yaralad›lar. Dünya halklar›n›n büyük öfkesini çeken sald›r› sonras› ülkemizde ve dünyada siyonist ‹srail karfl›tlar› ve anti-emperyalistler taraf›ndan eylemler düzenlendi. Ülkenin çeflitli illerinde bir araya gelen binlerce insan, siyonist ‹sral’i hedef alan sloganlar atarken, Türk devletinin iki yüzlü siyasetini de teflhir ederek, ‹srail’le yürüttü¤ü ekonomik ve siyasi iliflkileri kesmesini istedi.

‹srail devleti oluflan tepkiler karfl›s›nda insani

9 kifli katledildi

terilen gemi techizat›, ‹srail’in katliam› meflru-

Gazze'ye yard›m götürmek için yola ç›kan ve siyonist ‹srail askerlerinin sald›r›s›na u¤rayan Mavi Marmara adl› gemide 9 kifli katledilirken, onlarca insan ise silahlardan ç›kan kurflunlarla yaraland›. Yap›lan aç›klamalara göre ölenlerin tamam› ülkemizden kat›lan gönüllüler.

yard›m malzemesi tafl›yan gemideki katliam›na sebep olarak, gemidekilerin askerlere silahlarla sald›rarak, topluca linç etmek istedi¤i yalan›n› öne sürdü. ‹srail ordusu taraf›ndan yay›nlanan görüntülerde, yemek b›çaklar›, tornavidalar, ‹ngiliz anahtarlar›, sopalar ve birkaç pufli katliama gerekçe yap›lan silahlar olarak sergilendi! ‹srail Ordusu (IDF), resmi web sitesinde yay›nlanan foto¤rafta silah olarak 800 kiflilik bir gemide bulunmas› son derece normal b›çaklar›n ve gemi teçhizat›n›n gösterilmesi, kamuoyu taraf›ndan tepkiyle karfl›land›. ‹srail'in özel yetiflmifl ko-

Buhamd, ‹srail askerinin yaral› bir Türkün bafl›na atefl aç›p öldürdü¤ünü söyledi. Buhamd, “Askerler yard›m ça¤r›lar›na ra¤men bir baflka yaral› Türkü kan kayb›ndan ölüme terk ettiler." dedi.

“Gemiye ç›kmadan öldürmeye bafllad›lar ” Avukat Mübarek El Mutava da flöyle konufltu: "‹srailli komandolar uyarmadan atefl açt›. Daha gemiye ç›kmadan birçok gönüllüyü öldürdüler. Sizi temin ederim ki, hiçbir gönüllüde ateflli silah yoktu. Mutfak gereçlerinden baflka silah›m›z yoktu ve gönüllüler hiçbir direnifl göstermedi.”

mandolar› taraf›ndan yap›lan bask›n s›ras›nda 9 kiflinin katledilmesi ve onlarcas›n›n yaralanmas›na, ‹srail ordusu taraf›ndan sebep olarak göslaflt›rmak ad›na düfltü¤ü acze yoruldu. Öte yandan sald›r›dan sa¤ kurtulanlar ise gemide neler yafland›¤›n› kamuoyu ile paylaflt›lar.

“Yaral›n›n bafl›na atefl ettiler” “Mavi Marmara” gemisinde bulunan Kuveytli Ali

“Kendilerini savunmak için direndiler ” Velid Tabtabai de, en az iki gönüllünün ‹srail gemilerinden ve bir helikopterden aç›lan ateflle öldü¤ünü belirterek, "‹srail askerleri, baz› kiflileri öldürdükten sonra gemiye ç›kt›. ‹nsanlar ondan sonra ç›plak elle kendilerini savunmak için direndi. Bu aç›k denizde korsanlarca ifllenen bir suçtur." diye konufltu.

Gerçek mermi kulland›lar Malezyal› Norazma Abdullah, "Bize plastik mermilerle atefl açt›lar, ancak bir süre sonra gerçek mermi kulland›lar. Orada 5 kifli ölmüfltü, ondan sonra biz teslim olduk." dedi.

‹srail ’le yola devam Siyonist ‹srail devletinin Filistin’e yönelik uygulad›¤› iflgal politikalar›na karfl› ambargoyu teflhir etmek ve Filistin halk›na insani yard›m götürmek isteyen iflgal karfl›tlar›na kanl› bask›nla cevap veren ‹srail devletinin bu kirli hamlesine Türk devleti ve hükümeti bildik tav›rlar›yla, iki yüzlüce yaklaflt›. Sald›r›n›n ard›ndan “sert” aç›klamalarda bulunan devlet yetkilileri, ‹srail devletine hiçbir somut karfl›l›¤› olmayan "sert" elefltirilerle durumu geçifltirdiler. Filistinlileri katleden ‹srail devleti gibi ülkemizde özellikle Kürt ulusunu ve ülkemiz halklar›n› katleden Türk devleti ve onun günümüzdeki temsilcisi Erdo¤an ve flürekas›, katliam sald›r›s› karfl›s›nda, askeri tatbikat ve spor müsabakas› iptali ve elçinin geri çekilmesi d›fl›nda bir tav›r aç›klamad›. Özellikle devlet bürok-

ratlar› bu katliamla birlikte halk›n kabaran öfkesi karfl›s›nda kendi ç›karlar› çerçevesinde titizlikle haz›rlanm›fl aç›klamalarda bulunarak, ‹srail'le askeri, ekonomik, diplomatik iliflkileri zedeleyici bir tav›r sergilemeyeceklerini aç›klad›lar. Hat›rlanaca¤› üzere hükümet daha geçti¤imiz ay Filistin halk›n›n ça¤r›lar›na kulak t›kayarak, ‹srail'in OECD üyeli¤i için olumlu oy vermifl ve veto hakk›n› kullanmay› reddetmiflti. Özellikle “one minute” ç›k›fllar› ile suni ‹srail karfl›tl›¤› yap›p halk›n deste¤ini arkas›na almak isteyen AKP, hakim s›n›flar›n ‹srail’le girdikleri iliflkileri zedelememek ve efendisi ABD’nin talimatlar›n› bofla düflürmemek ad›na bir dizi sözlü aç›klamalar d›fl›nda bir yapt›r›mda bulunmad›, bulunamad›. ‹srail’le gizli ve aç›ktan yap›lan askeri iflbirli¤i anlaflmalar›n› ve silah ticareti anlaflmalar›n› sürdürüyor. Öte yandan emperyalizmin ufla¤› Türk devletini ve siyonist ‹srail’in halklara yaflatt›klar› ac›lar karfl›s›nda Filistin kurtulufl hareketi ve ülekimiz toplumsal muhalefeti Filistin halk›yla ve yürüttükleri meflru direnifle destek için “‹srail'e Karfl› Boykot” kampanyas› ve Türk devletinin ‹srail’le bütün iliflkilerini kesmesini talep ediyor.

DHF: AKP katliamdan do¤rudan sorumludur Emperyalizmin, Ortado¤u’nun s›rt›na kör bir b›çak gibi saplad›¤› ‹srail devletinin, mazlum Filistin halk›na yönelik gerçeklefltirdi¤i katliamlara, bir yenisi daha eklendi¤ini belirten DHF, “Tüm ülke emekçileri ve ezilen halklar› baflta olmak üzere, dünya ezilen halklar›; halklar›n hakl› davas› için tek ses, tek vücut, tek yumruk ve balyoz olmal› ve emperyalist haydutlar›n bafl temsilcisi siyonist ‹srail’e karfl› ve emperyalistlerin zorbal›k sultas›n› sürdüren yerli egemenlere karfl› alanlar doldurulmal›d›r.” aç›klamas›nda bulundu. Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) taraf›ndan yap›lan yaz›l› aç›klamada AKP hükümetinin ve onun temsil etti¤i hakim s›n›flar›n, ‹srail’in gerçeklefltirdi¤i katliamdan do¤rudan sorumlu olduklar› belirtildi.

Dünya halklar› ‹srail’e karfl› ayakta Ülkemizde ve dünyada bir araya gelen antiemperyalistler ve siyonist ‹srail karfl›tlar›, ‹srail’in kanl› bask›n›n› ve Filistin halk›na yönelik katliamlar›n› protesto ettiler. Devrimci, demokrat, ilerici kurumlar da gerçeklefltirdikleri eylemle yaflanan sald›r›y› k›nad›lar. Levent’te bir araya gelen devrimci, demokrat kurumlar ‹srail konsoloslu¤una do¤ru yürüyüfle geçtiler. “‹srail'le bütün iliflkiler kesilsin” yaz›l› pankart arkas›nda yürüyen kitle eylemde FHKC ve Filistin bayraklar›n› da tafl›yarak siyonizmin zulmü alt›nda ezilen halklara dayan›flma mesaj› gönderdi. Eylem boyunca ‹srail’in katliamc› yüzünü ve Türk devleti ile AKP hükümetinin tavr›n› teflhir eden sloganlar at›ld›. DHF’lilerin de destek verdikleri eylemde kitle taraf›ndan s›k s›k “Her yer Filistin, hepimiz Filistinliyiz!”, “Filistin halk› yaln›z de¤ildir”, “Katil ‹srail, iflbirlikçi AKP” sloganlar› at›ld›.

“Emperyalizm yenilecek, savaflan halklar kazanacak” Ankara’da yap›lan eylemlerde Türk devletinin iki yüzlü siyasetten vaz geçerek, ‹srail’le bütün ekonomik ve siyasi iliflkilerini kesmesi istendi. DHF, KESK Ankara fiubeler Platformu, D‹SK Ankara Bölge Temsilcili¤i, Petrol-‹fl Ankara fiube, TÜMT‹S, Ankara fiube, TMMOB ‹KK, ATO, BDP, EMEP, ÖDP, EHP, SDP, TKP, EDP, ESP, Sosyalist Parti, Halkevleri, 78’liler Giriflimi, Ankara Kad›n Platformu, Bar›fl ‹çin Kad›n Giriflimi, TÜM-‹GD, TÖP, Sosyalist Gelecek, Türkiye Gerçe¤i, ‹HD, ÇHD, Kürd-Der ve DBH’nin imzac› oldu¤u eyleme Halk Cephesi ve Al›nteri de kat›larak destek verdi.

U¤ur Mumcu Caddesi’nden bafllayan yürüyüfl, ‹srail Büyükelçili¤i’ne yak›n bir sokakta kurulan polis barikat› ile engellendi. Gelinen noktada kitle ad›na bas›n metnini okuyan KESK fiubeler Platformu dönem sözcüsü Fikret Aslan, “‹kili oynamay›n, flov yapmay›n. ‹srail ile yapt›¤›n›z anlaflmalar› iptal edin.” dedi. Eylem boyunca kitle taraf›ndan s›k s›k “Emperyalizm yenilecek, savaflan halklar kazanacak”, “Kahrolsun ‹srail siyonizmi”, “Katil ‹srail, iflbirlikçi AKP”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol” sloganlar› at›ld›.

“Kahrolsun ‹srail siyonizmi” ‹zmir’de aralar›nda DHF’nin de bulundu¤u birçok devrimci, demokratik kurum ve sendika taraf›ndan ‹srail sald›r›s› protesto edildi. Kitle, eski Sümerbank önünden Cumhuriyet Meydan›’na kadar yürüdü. Protesto eylemini gerçeklefltiren kitle sloganlar ve ›sl›klarla ‹srail siyonizmini protesto etti. Yürüyüfl esnas›nda s›k s›k “Katil ‹srail, Filistin’den defol”, “Filistin halk› yaln›z de¤ildir”, “Kahrolsun ‹srail siyonizmi”, “Direnen halklar kazanacak” sloganlar› at›ld›. Cumhuriyet Meydan›’nda bas›n aç›klamas›n› kat›l›mc› kurumlar ad›na KESK ‹zmir fiubeler Platformu’ndan Ramis Sa¤lam yapt›. Ramis Sa¤lam AKP hükümetine seslenerek, “Katil ‹srail hükümeti ile yapt›¤›n›z sözde gizlilik ve güvenlik içeren savafl, gözyafl› ve katliam anlaflmalar›n› derhal iptal edin.” dedi.

‘Katil ‹srail’ Almanya, Fransa, ‹ngiltere ve Amerika’da düzenlenen eylemlerle siyonist ‹srail devleti protesto edilirken, ayr›ca ‹srail’le ikili iliflkile-

re giren Türk devleti de protesto edildi. Eylemciler ortak bir flekilde “Katil israil”, “‹flgale son”, “Filistine özgürlük” sloganlar› att›. Binlerce kifli ‹ngiltere parlamento binas› önünde “Filistin’e özgürlük” sloganlar› att›lar. ‹srail ile iliflkilerini kesmesi için ‹ngiliz hükümetine de ça¤r›da bulunuldu. Avrupa Demokratik Haklar Federasyonu ile birlikte di¤er Türkiye-Kuzey Kürdistan’l› devrimci örgütlerin de yer ald›¤› kitleye hitaben yap›lan konuflmalarda ‹srail fliddetle k›nand›. ‹srail’in sald›rgan tutumu elefltirilirken, bu tutuma hemen son verilmesi ve koflulsuz olarak ateflkes yap›lmas› ça¤r›s›nda bulunuldu. ‹ngiltere’de ayr›ca Manchester kentinde, Gazze’ye yard›m filosuna düzenlenen kanl› sald›r›y› protesto eden göstericiler, olaylar› tarafl› olarak duyurmakla suçlad›klar› BBC televizyonunun binas›n› iflgal etmeye çal›flt›lar. BBC’yi ‹srail yanl›s› yalan haberler yapmakla suçlayan 800 kifli, BBC’nin Oxford Caddesi’ndeki binas›n›n girifl kap›lar›n› ve camlar› k›rd›lar. Göstericiler binan›n çat›s›na ç›karak, çat›ya Filistin bayra¤› ast›lar. Hollanda Lahey'deki ‹srail baflkonsoloslu¤u önünde anti-emperyalist ve siyonist ‹srail karfl›tlar› taraf›ndan protesto eylemi düzenlendi. ‹srail baflkonsoloslu¤u yak›nlar›nda toplanan yüzlerce kifli, ‹srail aleyhine sloganlar at›p ellerinde 'Katil ‹srail Filistin'den defol', 'Filistin halk› yaln›z de¤ildir', 'Elçi s›n›rd›fl› edilsin, iliflkiler kesilsin' fleklinde dövizler tafl›d›. Paris’te düzenlenen pretosto yürüyüflüne polis sald›rd›. ‹srail Büyükelçili¤i’nin bulundu¤u soka¤a yürümek isteyen kitleye, polis göz yaflart›c› gazla sald›rd›. Protesto gösterisi s›ras›nda Champs-Elysees trafi¤e kapat›ld›.

“AKP hükümeti, ülkemizde artan yoksullu¤un ve zorbal›¤›n ortaya ç›kard›¤› olumsuz tabloyu tersine çevirmek ve halklar›m›z›n dini duygular›n›, hassasiyetlerini istismar etmek gerekse de hâkim s›n›flar içerisinde yaflanan çalkant›lara yeni bir cevap mahiyetinde bir baflka ‘Davos flovu’ daha haz›rlamak istemifltir” diyen DHF, “Rotam›z Filistin, Yükümüz ‹nsani Yard›m” fliar›yla örgütlenen ve çeflitli ülkelerden birçok sivil toplum kuruluflunun da içerisinde oldu¤u bu organizasyonun örgütlenme aflamas›nda AKP hükümetinin, kimi vak›flar arac›l›¤›yla do¤rudan rol ald›¤›n› ifade etti. ‹srail devletinin kendi kontrolü d›fl›nda hiçbir yard›m konvoyunun Filistin’e ulaflt›r›lmayaca¤›n› aç›k ve kesin bir flekilde deklare etmesinin ard›ndan AKP hükümetinin ustal›kla bu organizasyondan çekildi¤ini ve faaliyeti ‘bir sivil toplum giriflimi’ olarak kabul etti¤ini kamuoyuna duyurdu¤unu belirten DHF, “Hâlbuki ‹srail devletinin aç›klamas›ndan önce, kimi AKP milletvekillerinin ‹srail ablukas›n› fiili olarak delecek yard›m konvoyunda yer alacaklar›, bizzat Yeni fiafak gibi hükümet yanl›s› günlük gazetelerde duyurulmaktayd›. AKP hükümetinin, halklar›m›z›n hassasiyet gözettikleri ‘‹srail-Filistin’ gibi bir konuda, bizzat baflbakan Erdo¤an’›n sahneledi¤i ‘Davos flovu’nda oldu¤u üzere, yine yeniden ikiyüzlü, gayr› samimi bir flov haz›rl›¤› içerisinde oldu¤u da aç›kça ortaya ç›km›flt›r.” sözlerini kulland›. AKP hükümetinin kendi milletvekillerini çok öncesinden bilgilendirip konvoya katmayarak, ‹srail devletinin bu kanl› sald›r›s›ndan bilgisi oldu¤unu gözler önüne serdi¤ini aç›klayan DHF, “Bunun da ötesinde AKP hükümetinin, ‹sra-

il’in düzenleyece¤i kesinleflen operasyona karfl›n hemen hiçbir önlem almayarak, yaflanacak çat›flmadan dahi kendisine pay ç›karmaya çal›flt›¤› anlafl›lmaktad›r. Göz göre göre, bizatihi AKP’nin kendi kurumlar›ndan olan ‹nsan Hak ve Hürriyetleri (‹HH) dolay›m›yla örgütleyicilerinden oldu¤u yard›m konvoyu, ‹srail savafl gemilerinin kuca¤›na at›lm›flt›r. fiimdi ise AKP, büyük lak›rd›larla, ‹srail devletini k›namakta ve tepkisini (!) dile getirmektedir. Ayn› flekilde, ‹srail devletinin de gerçeklefltirdi¤i katliam› ‘meflru’ (!) gösterme çabas› içerisinde oldu¤u anlafl›lmaktad›r.” ifadelerini kulland›.

‹srail siyonizmine ve emperyalizmi n iflgal ine karfl› koyal›m DHF, Baflta ABD-AB emperyalizmi olmak üzere; Uzak Asya halklar›n›n üretim gücünden faydalanan sömürgeci vandallar›n, uzun süredir Ortado¤u’da sürdürdükleri sinsi planlar›n› sadece Kürt ve Filistin halk› üzerinden yürütmediklerini son ‘insani yard›m gemisi’ne yapt›klar› alçakça sald›r›yla da a盤a ç›kard›klar›n› belirterek, “Yard›m gemilerinin, Gazze’ye varmas›ndan önce fliddet uygulayaca¤›n› aç›klayan ‹srail, uluslararas› sularda, emperyalist sald›rganl›¤›n› da meflrulaflt›rm›flt›r. Filistin halk›na ulaflt›r›lacak yard›m malzemesine tahammülü olmayan emperyalistlerin ufla¤› ülkemiz hâkim s›n›flar›; y›llard›r ezilen halklar› katletmek için savafl uçaklar›, askeri malzemeler, ölüm makinelerinin antlaflmalar›n› yapmaktan geri durmad›lar. Bir yandan diplomasi dilini kullan›rken, di¤er yandan soyk›r›m, katletme, imha, inkâr, asimilasyon politikalar›n› sürdürmektedirler.” sözlerine yer verdi. DHF, “Dünya ezilen halklar›na düflen en büyük görev, emperyalizmin savafl politikalar›na karfl› ezilen halklar›n kardeflli¤ini, birli¤ini, dayan›flmas›n› omuz omuza vererek halklar›n örgütlü mücadelesini büyüterek, haks›z savafl haydutlar›n› ak›tt›klar› kanda bo¤mak olmal›d›r. Tüm ülke emekçileri ve ezilen halklar› baflta olmak üzere, dünya ezilen halklar›; halklar›n hakl› davas› için tek ses, tek vücut, tek yumruk ve balyoz olmal› ve emperyalist haydutlar›n bafl temsilcisi siyonist ‹srail’e karfl› ve emperyalistlerin zorbal›k sultas›n› sürdüren yerli egemenlere karfl› alanlar doldurulmal›d›r.” vurgusu ile aç›klamas›n› sonland›rd›.


6

EMEK

3-16 HAZ‹RAN 2010

DEVRiMCi

DEMOKRASi

Göz hastanesinde fliddet skandal› ANKARA- Ulucanlar Göz E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi’nde hemflirelere yapt›r›lan angarya iflleri görüflmek üzere Baflhekim Yard›mc›s› Ömer Eyicil’in odas›na giden Baflhemflire Özlem Hoflnam a¤›r hakaret ve fiziksel fliddete maruz kalarak 10 gün ifl göremez raporu ald›. Daha evvel yine Ankara’da ve Mersin’de yaflanan benzer olaylar sa¤l›k kurumlar›nda kad›na yönelik fliddetin boyutlar›n› bir kez daha gözler önüne serdi. Olay›n ard›ndan Ulucanlar Göz E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi önünde bir araya gelen hemflireler SES üyeleri ve KESK’li kad›nlar yaflanan olayla ilgili baflta sa¤l›k yetkilileri ve hastane yönetimini sorumlu tutarken yetkililerce herhangi bir aç›klama yap›lmad›. Ellerinde “Ömer Eyicil görevden al›ns›n”, “‹flye-

rinde fliddete son”gibi dövizler tafl›yan hemflirelere hastane personelleri de destek verirken, s›k s›k hastane yönetimini istifaya ça¤›ran sloganlar at›ld›.

fiiddeti Önleme Birimi baflkan›ndan fliddet TÜRK Hemflireler Derne¤i Baflkan› Lale Büyükgönenç hastanelerdeki fliddet olaylar›n›n ciddi bir yönetsel eksikli¤in ürünü oldu¤unu belirterek, hastane yönetimini k›nad›. Konuya dair görüfllerini ald›¤›m›z Numune Hastanesi çal›flan› ‹lknur Baflar flöyle konufltu: “Bu olay hemflire dedi¤in paspas da yapar, baflhekimin üniformas›n› da ütüler anlay›fl›na karfl› ç›kan her hemflirenin yaflayabilece¤i bir olay.

Bunun birinci boyutu, fliddetin idareciler ve devlet taraf›ndan meflru görülmesi, ikincisi ise, görev tan›m› yap›lmayan hemflirelerin her ifli yapmaya aç›k duruma getirilmesidir. Sa¤l›k sektöründe hemflirelerin görülmedi¤i kadar, kad›na yönelik fliddetin devlet taraf›ndan nas›l kutsand›¤› ortaya ç›kt›. Çünkü baflhekim yard›mc›s› ayn› zamanda bu hastanede Kad›na Yönelik fiiddeti Önleme Birimi Baflkan›, bu da devletin konuyu ne kadar önemsedi¤ini gözler önüne seriyor.”

Yaflananlar ataerkil yap›n›n ürünü SES Ankara flube ad›na konuflan Emine Koç, kad›na yönelen fliddetin faillerinin belli oldu¤unu,

kapitalizmin sömürü iliflkisi ile iflbirli¤i içerisinde olan ataerkil yap›n›n kad›nlar› çal›flma yaflam› ve kamusal alandan uzaklaflt›rmaya çal›flt›¤›n› ifade etti. Koç yalpan sald›r›y› k›nayarak sa¤l›k alan›n›n yükünü omuzlar›nda tafl›yan hemflireleri mücadelelerinde yaln›z b›rakmayacaklar›n› ifade etti. KESK Kad›n Sekreteri Songül Morsümbül ise, hemflirelerin ülkemizde ifl güvenli¤i ve sa¤l›¤› hizmetlerinden yeterince faydalanamad›klar› için yaflamlar›n› kaybetti¤ine de¤indi. Morsümbül, Sa¤l›k Bakanl›¤›’n›n derhal Ömer Eyicil’i görevden almas›n› aksi halde hastanelerde sivil itaatsizlik eylemleri bafllatacaklar›n› duyurdu. Davan›n takipçisi olacaklar›n› duyuran Morsümbül yaflanan olay› k›nad›.

“Kader” Tuzla’da görüldü

Güzel ölümse madenlere buyrun Yayg›nlaflt›r›lan özel-

Zonlefltirmelerin sonucu olarak aç›guldak'ta mey¤a ç›kan Zonguldak'taki dana gelen maden maden oca¤› oca¤› patlamas›nda 30 patlamas›nda 30 tafletafleron iflçi can verdi. ron iflçi can PatErdo¤an katliam›n “abar- lverdi. aman›n t›ld›¤›n›” söylerken Çaard›ndan yaflanan d›l›flma ve Sosyal Güvelik ram tüm ülkenin gözleri Bakan› Ömer Dinçer önünde yafland›. Saatler“güzel öldüler” ce cans›z bedendedi. leri aranan maden

emekçilerinin aileleri de d›flar›da bir umutla yak›nlar›n› bekledi. Sonuç ise 30 kiflinin can verdi¤i bir katliam tablosu oldu. Ac›l› aileler göz yaflalar› içerisinde yak›nlar›n› topra¤a verdi. Baflbakan›ndan çal›flma bakan›na kadar sergilenen aymazl›k

ise yeni katliamlar›n haber verir gibiydi. Erdo¤an katliam›n “abart›ld›¤›n›” söylerken, Çal›flma ve Sosyal Güvelik Bakan› Ömer Dinçer “güzel öldüler” dedi.

'Güzel öldüler, aileleri mutlu' Zonguldak’ta yay›n yapan bir televizyon program›na kat›lan Çal›flma Bakan› Dinçer Zongulak'ta ölen 30 iflçiden 19'unun ölümünün “güzel bir ölüm” oldu¤unu söyledi. Dinçer, “‹lk 19 madencimizin bedeninde herhangi bir yan›k yoktu, güzel öldüler. 8 madencimizde ise hafif yan›klar vard›, onlar›n kimlik tespitlerinde sorunlar yafland›. Maden iflçileri ailelerine teslim edildi. Aileler huzur içinde.” dedi. Maden ocaklar›ndaki yetersizliklerin kendini her f›rsatta iflçi yaflam› ile a盤a vurdu¤u durumu görmezden gelen Dinçer 6 ayda bir maden ocaklar›nda yap›ld›¤› söylenen denetimin yeterli oldu¤unu ileri sürdü. Kamuya ait iflletmelerde meydana gelen kazalarda, özeldekilere göre, daha fazla madencinin öldü¤ünü belirten Dinçer, tafleron sistemini de savundu. Dinçer, “Kazan›n tafleronla ilgilisi yok” diyerek bunun sendikalar›n bir yalan› oldu¤unu savundu.

Tafleronlaflt›rma sistemini savunan Dinçer, patronun yan›nda ald›¤› tav›rla gözler önündeki tablonun üzerini örtmeye çabalad›. Oysa Dinçer'in gizlemeye çal›flt›¤› tablo çok farkl›: Tafleronlaflt›rman›n bafllad›¤› 2004 y›l›ndan bu yana maden ocaklar›nda yaflanan kaza oranlar›nda yüzde 100'e varan bir art›fl oldu. Son alt› ayda 77 madenci madenlerde meydana gelen zehirlenme, grizu patlamas›, göçük ya da vagona s›k›flma sebebiyle hayat›n› kaybetti.

Erdo¤an: ‘Abart›yorlar, adi vaka’ Meydana gelen katliam› Çal›flma Bakan› “güzel” olarak nitelerken Baflbakan Tayyip Erdo¤an önce ölümlere “kader” dedi, sonras›nda ise ölümlerin “abart›ld›¤›”n› söyledi. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen TOBB’un 65. Genel Kurulu’nun aç›l›fl›nda konuflma yapan Erdo¤an ölümlerin abart›ld›¤›n› belirtti. Yapt›¤› konuflmas›nda “temel hak ve özgürlükler”den dem vurarak “Geliflmifl ülkelere bakt›¤›m›zda kaynaklar›n›n petrol olmad›¤›n›, yer alt› zenginlikleri olmad›¤›-

n›, en büyük hazinelerinin insan kayna¤› oldu¤unu, demokrasi oldu¤unu görüyoruz.” diyen Erdo¤an ayn› konuflmas›n›n devam›nda ise insana ne kadar “de¤er” verdi¤ini tarif etti (!) Erdo¤an, “Türkiye’de ne yap›lmak istendi¤ini, nas›l sinsice bir takti¤in uygulamaya konuldu¤unu da görüyoruz. Sanki Türkiye’de ilk defa, örne¤in, bir grizu patlamas› oluyor. Sanki ilk defa bir maden kazas› oluyor gibi bu meselenin nas›l abart›ld›¤›n› gördük, gördünüz. Ajite edilerek mutlaka ve mutlaka Hükümetle de do¤rudan iliflkisi kurularak yans›t›ld›¤›n› nazar› dikkatimizden kaç›rm›yoruz. Ülkenin farkl› yerlerinde meydana gelen adi vakalar›n gere¤inden fazla abart›l›p gündemin ilk s›ralar›na tafl›nd›¤›n› ilgili ya da ilgisiz her meselenin do¤rudan hükümetle iliflkili gösterildi¤ini ibretle izliyoruz. Daha önce üçüncü sayfalarda kalan haberlerin manfletlere nas›l çekildi¤ini dakikalarca, saatlerce ekranlarda döndürüldü¤ünü lokal olaylar›n, menfi olaylar›n adeta bir Türkiye manzaras› gibi sunuldu¤unu da görüyoruz." sözleri ile ölümleri savundu.

KARDEM‹R’de zorla izne ç›karma Karabük Demir Çelik Fabrikalar›nda (KARDEM‹R), Hak-‹fl’e ba€l› Çelik-‹fl Sendikas›’n›n tasarrufunda zorla izne ç›kar›ld›klar›n› belirten iflçiler eylem yapt›lar. 4 Haziran günü, Karabük Belediyesi önünde aileleriyle birlikte toplanan iflçiler, zorla izne ç›kar›ld›klar›n› belirterek KARDEM‹R yönetimini ve Çelik-‹fl Sendikas› yöneticilerine tepki gösterdiler. ‹flçiler ad›na bas›na aç›klamas› yapan ‹rfan Topçu, y›ll›k izin tarihlerinin gelmesine daha çok olmas›na ra€men 24 May›s günü KARDEM‹R yönetimi taraf›ndan “izne ç›kart›ld›n›z” denilerek, fabrika-

n›n kap›s›n›n önüne konulduklar›n› söyledi. “Bizler hem KARDEM‹R çal›flan›, hem de bu iflletmenin ortaklar› aras›nda yer almaktay›z.” diyen Topçu, “Ücretli izinlerin ard›ndan 11 arkadafl›m›z› ücretsiz izine ç›karma uygulamas› yap›lm›flt›r. Neden ücretsiz izne ç›kar›ld›klar›n› aç›klayan da yok. ‹zinlerin nedenini ö€renmek için baflvurdu€umuzda, üyesi oldu€umuz ve her ay aidat ödedi€imiz Çelik-‹fl Sendikas› yetkilileri, uygulamaya konulan izin tasarruflar›n›n kendilerinden kaynakland›€›n› aç›kça itiraf etmifllerdir.” ifadelerinde bulundu.

Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan bir grup iflçi, Çelik-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Hikmet Feridun Tankut ve Genel E€itim Sekreteri Ruhi Ayhan’›n evinin önüne “‹zne Ç›kart›lan KARDEM‹R ‹flçileri” yaz›l› siyah çelenk b›rakt›lar. Öte yandan Türk-Metal Sendikas› Genel Baflkan Dan›flman› Reca Baflkan konuyla ilgili yaz›l› bir aç›klama yaparak sendikas›n› de€ifltirmeyi düflünen iflçilerin zorla izne ç›kar›ld›€›n› belirtti. Baflkan yapt›€› yaz›l› aç›klamada “Çelik-‹fl Sendikas› suç iflliyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasas›'nda çal›flanlar›n sendika seç-

‹fl kazalar› ve iflçi ölümleri ile gündemden düflmeyen Tuzla tersanelerinde bir iflçi daha hayat›n› kaybetti. Astafl Tersanesi'ndeki kazada vince gerekti¤inden fazla yük bindirilmesi sonucu bom ad› verilen demiri, a¤›rl›¤a dayanamayarak koptu. Kilolarca a¤›rl›ktaki demir parças› afla¤›da bulunan iflçilerin üzerine düfltü. Olayda Metin ‹nan›r hayat›n› kaybederken, Ramazan Kocatepe'nin ise kolu k›r›ld›. Son kazayla birlikte Tuzla tersanelerinde hayat›n› kaybeden iflçilerin say›s› 134’e yükseldi! Yaflanan ifl cinayeti sonras› aç›klama yapan Limter-‹fl Sendika Baflkan› Kamber Sayg›l›, Baflbakan'›n maden kazalar› için 'kader' dedi¤ini hat›rlatarak, yaflananlar›n kader ne de kaza oldu¤unu söyledi. Sayg›l›, “Madenlerden tersanelere, tekstilden inflaata yaflananlar birer ifl cinayetidir." dedi

Bir ö¤retmen daha intihar etti Daha bir hafta önce KPSS s›nav›n› kazanm›fl olmas›na karfl›n atamas› yap›lmad›¤› için psikolojisi bozulan ve intihar eden ö¤retmenin cenazesinin kald›r›ld›¤› ülkemizde, 27 May›s günü yine bir ö¤retmen intihar› yafland›. A¤r›'da ücretli ö¤retmenlik yapan fi.D. girdi¤i bunal›m sonucu intihar ederek yaflam›na son verdi. fi.D. ile birlikte intihar eden ö¤retmenlerin say›s› 14'e yükselirken, devlet ise KPSS'de birbiriyle yar›flt›rd›¤› ö¤retmenlerin atamas›n› yapmayarak yeni intiharlara davetiye ç›kartmaya devam ediyor. Hali haz›rda bulunan 300 bin iflsiz ö¤retmene her y›l on binlercesi ekleniyor. Yeni aç›lan üniversitelerden mezun olacak olan ö¤retmenlerle birlikte bu say› en az iki kat artacak. Yani iflsiz ö¤retmen say›s› bir milyona yaklaflacak. Bunun sonuçlar›n›n ise daha da a¤›r olaca¤›n› söylemek mümkün.

BAT 140 tekel iflçisini daha iflten atacak Özellefltirilen TEKEL'de güvencesiz ifl koflullar›yla çal›flan iflçilerinin çilesi bitmiyor. Samsun'da 140 iflçisi TEKELi alan British American Tobacco (BAT), taraf›ndan iflten ç›kar›lma tehdidiyle karfl›karfl›ya. ‹flçilerin iflten at›laca¤›n›n duyulmas› üzerine Tek G›da-‹fl fiube Baflkan› Yakup Sand›kç› yapt›¤› aç›klamayla durumu de¤erlendirdi. Özellefltirme politikalar›yla birlikte ayn› zamanda dünyan›n ikinci büyük flirketi Bat'›n TEKEL'i almas›yla iflten atmalar da bafllad›. BAT'›n ‹zmir'in Tire ilçesinde kapatt›¤› fabrikas›ndan iflçi getirerek Samsun'daki 140 iflçinin ifline son verece¤i ö¤renildi. ‹flçilerin özellefltirme sürecinde BAT firmas›ndan ç›kar›lmayacaklar›n›n garantisini ald›klar› için baflka kamu kurulufllar›n› tercih etmedikleri, en çok da Tayip Erdo¤an'›n ''BAT'› seçmeyen iflçiler, 2 bin 500 TL maafl› teptiler'' fleklindeki sözleri üzerine BAT'a gittikleri kaydediliyor. Tek G›da-‹fl Samsun fiube Baflkan› Yakup Sand›kç› Yapt›¤› aç›klamada, Tire'deki iflçilerin Samsun'a gelmeleri için BAT'›n 35 biner TL para verece¤ini, iflçilerin bu paray› almak için Samsun'a geleceklerini ifade etti. 140 iflçinin at›lmas›yla ilgili olarak da, “Sendikal› iflçilere dokunabileceklerini zannetmiyoruz” fleklinde oldu.


DEVRiMCi

DEMOKRASi

EMEK

26 May›s karar› neden al›nd›?

UPS ‹flçileri:

Kazanana kadar direnece¤iz TÜMT‹S'in UPS üzerinde çal›flmalar› vard›. 1 y›l içinde de çal›flmalar bafllad›. Bunu ö¤renen UPS, aktarma merkezlerinde toplu iflten ç›karma yaparak, 25 kiflinin ifl hakk›n› feshetti. Nisan'›n 19'unda. ‹lk önce bizi merkeze ça¤›r›p, bir evrak gösterdiler. Üstün baflar›lar›m›zdan dolay› bizi baflka flubeye vereceklerini söylediler. Biz de kabul ettik. ‹ki dakika sonra yine ça¤›rd›lar, baflka bir evrak gösterdiler. ''Performans düflüklü¤ü ve mesleki yetersizli¤inizden dolay› ifl hakk›n›z› feshediyoruz.'' yaz›yordu. Nisan'›n 22'sinde tekrar ifle ça¤r›ld›k. ‹lk ç›kar›ld›¤›m›zda iki gün direnmifltik, bu yüzden. Ça¤r›ld›ktan sonra dört arkadafl› Armada Ofice yollad›lar. Nisan'›n 30'unda yine merkeze ça¤r›ld›k, bu sefer hiçbir gerekçe gösterilmeksizin iflten ç›kar›ld›k. Direnmeye nas›l karar verdiniz? Tafleronda çal›flan arkadafllar›m›z› baflka bir yere yollad›lar. UPS iki tafleron firmayla çal›fl›yordu, flimdi üç oldu gerçi. C.‹.P-ERKA gönderilen arkadafllara, ''Biz sizi temizlik iflinde görevlendiricez.'' dediler. Arkadafllar kabul etmeyince ifl haklar› feshedildi. Sonra

gelifltirdi? UPS'nin yasa tan›maz tavr› devam etti. Baflka bir tafleron firma RGS ile anlaflarak 24 iflçi getirdi. May›s'›n 29'unda getirilen iflçileri aktarmaya sokmamak için mücadele ettik, sokmad›k. RGS'nin patronlar›yla görüfltük. ''Burada ekmek mücadelesi verenler, sizin iflçileriniz de¤il.'' dedik. Bir daha gelmeyeceklerini söylediler. Di¤er taraftan iflten at›lmayan sendikal› arkadafllar, sendikadan istifaya zorlan›yor, kendilerine yüksek meblalarda paralar teklif ediliyor. Çad›rlarda direnen bizlere olur olmaz fleylerle suç duyurusunda bulunuyorlar. Arabalar› tafllamak gibi. Denetlemeden sorumlu biri sürekli arabalardaki cihazlara mesaj atarak, çal›flan iflçilere sendikan›n anti propagandas›n› yap›yor. UPS'de çal›flma koflullar› nas›l? Çal›flma süresi 12 saat; ancak günde 16-17 saati, bazen gece 12'yi bile buluyor. Yemekhanede görevliler, bafl›m›zda bekliyor, daha yeme¤imizi bitirmeden iflbafl› yapt›r›l›yoruz. Bir kuru ekmekle, bir bardak suyla gün geçirdi¤imiz oluyor. P›rasa yeme¤i yap›yorlar, p›rasalar do¤ranmadan oldu¤u gibi yeme¤in içinde.

yini bizim için seferber etti. Direniflin bafl›ndan beri kararl› duruflunu hiç bozmad›, böyle de devam edece¤ini düflünüyoruz. Daha önceden direniflte olan Marmaray, ‹tfaiye gibi iflçilerle buluflma imkan›n›z oldu mu? Biz daha önce onlar› ziyarete gitmifltik,onlarda bize geldiler. Merkezde yapt›¤›m›z genifl kat›l›ml› bas›n aç›klamas›na kat›ld›lar. ‹flçilerin dayan›flmas› önemli, buna ihtiyac›m›z var. Bu güne kadar mücadelenizi duyurmak için ne gibi eylem ve etkinlikler yapt›n›z, önümüzdeki döneme dair planlar›n›z nelerdir? UPS'nin merkezi önünde genifl kat›l›ml› ailelerle bas›n aç›klamas› yapt›k. Direnifl yerine iflverenleri ça¤›rd›k, birkaç defa burada bas›n aç›klamas› yapt›k. Baz› televizyonlarda canl› yay›nlara ç›karak, sorunlar›m›z› anlatt›k. Gazetelere, dergilere röportajlar verdik. Önümüzde yine merkezde yapaca¤›m›z bir bas›n aç›klamas› var, Avrupa'dan sendikac›lar›n da kat›laca¤›. Ayn› hafta direnifl yerine Avrupa parlementosundan milletvekilleri gelerek iflverenlerle görüflecek. Bu

Neredeyse özellefltirilmeyen kamu kuruluflunun kalmad›¤› ülkemizde TEKEL'in özellefltirilmesiyle birlikte baflka kamu kurulufllar›na sözleflmeli olarak gönderilecek binlerce TEKEL iflçisi kölelik koflullar›n› dayatan özellefltirmelere ve 4-c'ye karfl› 14 Aral›k 2009'da Ankara Türk-‹fl merkezi önünde direnifle bafllad›lar. Ankara'ya geldikleri ilk gün devletin kolluk kuvvetlerince gaz, su ve jop ya¤muruna tutuldular. Devletin bu sald›r›s› karfl›s›nda pes etmeyen TEKEL iflçileri, Ankara Türk-‹fl merkez binas› önüne gelerek direnifllerine bafllad›lar. Ancak, bir emek örgütü oldu¤unu iddia eden, asl›nda eme¤i bir maske olarak yüzüne takm›fl olan, Türk-‹fl'in kalacak yerleri dahi olmayan iflçilerin binada kalmas›na, binan›n önünde direnifle bafllamalar›na izin vermeyerek iflçilere nekedar ve nereye kadar sahip ç›kaca¤›n› bafltan göstermifl oldu. Türk‹fl'in bu direnifle önderlik etme noktas›ndaki geri tutumu esasta isteksizlikli¤i direnifl boyunca kendini gösterdi. ‹flçileri direnifl bafllad›¤› günden bugüne yaln›z b›rakmayan sendikalar›n tavr›n› teflhir etmeye çal›flan devrimciler, kürsüden yap›lan anoslarla alandan tecrit edilmeye çal›fl›ld›. ‹lk günlerde s›k s›k ''Yeflil paltolular bizden de¤ildildir, alan-

Aileniz direniflinizle ilgili ne düflünüyor? Ailemiz her türlü deste¤i veriyor. Ne flartlarda çal›flt›¤›m›z› çok iyi biliyorlar, direniflimize hak veriyorlar. UPS, direnifle karfl› nas›l bir tav›r

Yo¤urdu bile yeterlidir, diyerek bir kafl›k veriyorlar. Çay saatimiz yok. Çay kafl›¤› bile alm›yorlar,bir çay kafl›¤›yla 300 kiflinin çay kar›flt›rmas›ndan kafl›¤›n kal›plaflt›¤›n› biliyoruz. Hatta araba mühürüyle bile çay kar›flt›r›yoruz. Sebilde su içmek için bardak yerine kavonoz bulunduruyorlar. Anlatmakla bitmez, çal›flma koflullar›m›z insanl›k d›fl›. Sendikan›z›n bu güne kadar ki sürecini nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Sendikam›za sonuna kadar güveniyoruz. TÜMT‹S maddi manevi her fle-

görüflmeden de bir sonuç ç›kmazsa Amerika'dan milletvekilleri gelecek. fiuan önümüzde bunlar var. Son olarak neler söylemek istersiniz? ‹flveren, içerdeki arkadafllara bask›s›n› sürdürürse bu tavr› direnenler taraf›ndan karfl›l›ks›z kalmayacak. Ademköy'de jandarmalar getirerek bizi d›flar› att›lar. Biz iflimizi, ekme¤imizi istiyoruz, sendikal› olarak ifle geri dönmek istiyoruz. Sendikam›za güveniyoruz, kazanaca¤›m›za inan›yoruz. Kazanana kadar direnece¤iz.

sendikalar ve a¤alar› 1 May›s'ta direniflteki iflçilerin hakl› tepkisiyle karfl› karfl›ya kald›lar. ‹flçiler ad›na konuflma yapmak için kürsüye ç›kan Türk-‹fl Genel Baflkan› Mustafa Kumlu'nun konuflma yapmas›na izin verilmeyerek kürsüden indirilmeye çal›fl›ld›. ‹flçiler bu müdahalelerini ''‹flçiyi satanlar›n, konuflmaya hakk› yoktur'' diyerek aç›klad›lar. Bu aç›klama sendikan›n iflçiler nezdindeki teflhirinin de bir kan›t›yd›. Kumlu ise 72 gün boyunca her türlü zorlu¤a karfl› direnen TEKEL iflçilerinin müdahalesine karfl›l›k: ''Konuflturmayacaksan›z, niye geldiniz buraya'' diyerek tepki gösterdi. Kendilerini sendikalar›n da kürsülerin de tek sahibi zanneden sendika a¤as›n›n müdahale yorumu ise daha da a¤acad›r. Kumlu'nun müdahale yorumu flöyledir: ''1 May›s Taksim kürsüsünü iflgal edenler ve taflla, sopayla, biber gaz›yla, pet flifle ile sald›r›da bulunanlar, asl›nda 1 May›s'›n birlik ve dayan›flma ruhuna sald›rm›flt›r. Kendilerine 'TEKEL iflçisi', 'itfaiye iflçisi’, '‹SK‹ iflçisi' ad›n› veren bu sald›rganlar, TEKEL iflçilerinin, itfaiye iflçilerinin, ‹SK‹ iflçilerinin verdi¤i hakl› mücadeleyi de gölgeleyerek, emek hareketinin mücadelesini kamuoyu önünde y›pratmak, hakl›yken haks›z hale getirmek gibi ancak emek düflmanlar›n›n oynayaca¤› bir rolü üstlenmifltir''. Sendikalarar›n da, kürsülerin de gerçek sahibi iflçi emekçiler, yap›lan

ettiler. E¤itim-Sen 2 Nolu fiube üyelerinin GMK Bulvar› taraf›ndan alana girmek istemesi polis taraf›ndan engellenmeye çal›fl›ld› ancak üyeler vazgeçirilemeyince izin verildi. Ülkenin dört bir yan›nda ifl b›rakma eylemine kat›ld›klar› için Dev Sa¤l›-‹fl Sendikas›’na üye dört iflçi iflten ç›kar›ld›. Sonuçta, sendikalar›n iddia ettikleri hayat›n durdu¤u, binlerin alanlar› doldu¤u bir 26 May›s yaflanmad›.

Teflhirci ve tecritçi Türk-‹fl ifl bafl›nda Türk-‹fl, 26 May›s ve iflçilerin Türk-‹fl binalar›n› iflgaline dair tüm flubelerini uyaran bir genelge yay›nlad›. 26 May›s'›n birçok yerde al›nan karar do¤rultusunda gerçekleflti¤i belirtilen genelge de, en çok dikkati çeken ise Türk-‹fl'in iflçilerin bina iflgallleri üzerine yapt›¤› de¤erlendirmeler. De¤erlendirme flöyle: "Türk-‹fl, bölge binalar›na yap›lan iflgal ve iflgal giriflimleri ile Türk-‹fl Genel Merkezi önüne kendini zincirleme ve gece yar›s› Türk-‹fl Genel Merkezi’nin kap›s›na dayanma giriflimlerinin, ’bir gece ans›z›n gelebilirim’ yaklafl›mlar›n›n, t›pk› 1 May›s Taksim kürsüsüne yap›lan sald›r› gibi emek mücadelesine hiçbir katk›s› olmad›¤›n›, aksine zarar verdi¤ini düflünmekte, bu tür sald›rgan

T

EKEL direnifline destek vermek, çal›flma yaflam›ndaki sorunlara dikkat çekmek amac›yla dört konfederasyon baflkan› taraf›ndan al›nan, ifl b›rakma eylemi karar› ülkenin dört bir yan›nda 26 May›s'ta gerçekleflti. Bir gün önce TEKEL iflçileri Türk-‹fl binalar›n› iflgal ettiler. Sendikalar›n dikkate de¤er bir çal›flma yapmad›¤›n›n a盤a ç›kt›¤› 26 Mays'›n ard›ndan Türk-‹fl'in eyleme ve iflgallere dair flubelerine gönderdi¤i genelgeyle Türk-‹fl sistem sendikac›l›¤›n›n faturas›n› iflçi ve emekçiye ç›kartt›. dan ayr›ls›nlar'' uyar›s› yap›ld›. Sendikan›n bu uyar›s›, devrimciler ve iflçilerin yak›nlaflmas›yla uzlaflmac› sendika a¤alar›n›n planlar›n›n istedi¤i gibi gitmeyece¤i, devrimcilerin iflleri bozaca¤› korkusundan baflka bir fley de¤ildi. Ancak ifller onlar›n istedi¤i gibi de gitmedi. Direniflin bafl›ndan beri kendilerini yaln›z b›rakmayan devrimcileri iflçiler de yaln›z b›rakmad›. TEKEL direnifli, baflta Türk-‹fl olmak üzere di¤er konfederasyonlar›n da gerçek yüzünün iyiden iyiye teflhir oldu¤u bir süreç oldu. TEKEL davas›n›n ertelenmesiyle birlikte, sendikalar taraf›ndan art›k Ankara'da kalman›n hiçbir yarar› olmad›¤›, e¤er burada kal›n›rsa direniflin meflrulu¤unu kaybedece¤i ifade edildi. Türk-‹fl, D‹SK, Kamu-Sen, KESK baflkanlar› taraf›ndan 26 May›s'ta tüm ülkede ifl b›rakma karar› al›nd›. Böylece sendika a¤alar›n›n TEKEL direniflini hükümetin istedi¤i noktaya çekerek, direnifli bitirmenin çal›flmalar› bafllad›. TEKEL direnifli, 4 fiubat, 22 fiubat, 1 Nisan, 1 May›s tarihlerinde verilmesi gereken bir takvimsel mücadele hatt›na çekildi.

''‹flçiyi satanlar›n konuflmaya hakk› yoktur''

avukatlarla görüfltük. Avukatlar, iflçinin r›zas› olmadan baflka bir yere gönderilemeyece¤ini, yap›lan›n yasal olmad›¤›n› söyleyince 5 May›s'ta Had›mköy aktarmadan 11, Maymutbey aktarmadan 18 iflçi TÜMT‹S önderli¤inde direnifle bafllad›k.

7

26 May›s TEKEL'e destek mi, köstek mi?

Türkiye Yetkili Servis Sa¤lay›c›s› Ünsped Paket Servisi ve Ticaret A.fi. (UPS), aktarma merkezlerinde çal›flan 29 iflçiyi sendikal› olduklar› için iflten att›. Türk-‹fl'e ba¤l› TÜMT‹S üyesi iflçiler, yaflananlara sessiz kalmayarak, Mahmutbey aktarma merkezi önünde direnifle bafllad›lar. Direnifllerinin 30. gününde iflten at›lan iflçilerden Cenan Özbek ile iflten at›lma süreçlerini ve mücadelerini konufltuk.

‹flten at›lma sürecinizden bahseder misiniz?

3-16 HAZ‹RAN 2010

Sendikalar›n büyük bir yaygara kopararak, TEKEL direnifline destek vermek, çal›flma yaflam›ndaki sorunlara dikkat çekmek amac›yla 26 May›s'ta ülkenin dört bir yan›nda ifl b›rakma karar› sadece sözde bir karar olarak kald›. Sendikalar›n bu tutumu 26 May›s sürecinin nas›l iflletilece¤inin bir kan›t›yd›. 4 fiubat, 22 fiubat, 1 Nisan sendikalar›n do¤ru düzgün çal›flma yapmadan, daha çok TEKEL iflçilerinin çabas›yla geliflen ve yo¤un bir kitle kat›l›m›n olmad›¤› eylemlerdi. 26 May›s eylemine son olarak 1 May›s'ta flekil verildi. Hükümetin 1 May›s'ta Taksim’i iflçi ve emekçilere açaca¤›n› duyurmas›yla 26 May›s'›n kaderi çizilmifl oldu. Sendikalarca TEKEL direniflinin, di¤er iflçi direniflçilerinin propagandas›ndan çok “Taksim’i kazand›k”›n propagandas› yap›ld›. TEKEL direnifli boyunca direnifli kazanmaktan çok direnifli k›rmaya dönük hareket eden

aç›klamada sald›rgan ve emek düflman›d›r, diyerek, TEKEL'in meflrulu¤unu ve hakl› tepkisini kamuoyu nezdinde bofla düflürmeye çal›flmaktan baflka bir fley de¤ildir. Devrimciler ise 1 May›s'› kazand›k anlay›fl›na ve sendikalar›n uzlaflmac› tavr›na karfl›l›k kürsüden yapt›klar› yaz›l› aç›klamayla tepki gösterdi. Ülkemiz gerçekli¤inde böyle bir bir koflulun olmad›¤› bildikleri halde tüm iflçi ve emekçileri tüm ülkedeki iflyerlerinde ifl durduruldu¤u, okullarda boykotlar›n yap›ld›¤› bir rüyaya inand›rmaya çal›flt›lar. Oysa ki böyle bir iddia geceli gündüzlü bir kitle faaliyetini gerektirmekteydi. Sendikar ise bir iki bas›n aç›klamas›, birkaç küçük etkinlik d›fl›na ç›kmayarak gerçek yüzlerini ortaya ç›kard›lar. Ortada do¤ru düzgün bir çal›flma olmad›¤›n›n en büyük kan›tlar›ndan biri kamuoyunda TEKEL direniflin unutulmufl olmas›d›r. TEKEL iflçileri kamuoyuna ülkenin dört bir yan›nda 26 May›s öncesi Türk-‹fl binalar›n› iflgal etmeleriyle kendilerini hat›rlatt›lar.

26 May›s ifl b›rakma eylemi Sendikalar taraf›ndan do¤ru düzgün çal›flmas›n›n yap›lmad›¤› 26 May›s s›radan bir eylemlilikten öteye geçemedi. Sendikalar›n pratiksizli¤i binlerle ifade edilecek bir kitle tafl›yamamas›yla kendini gösterdi. Bu pratiksizli¤e 26 May›s öncesi TEKEL iflçileri Türk-‹fl binalar›n› iflgal edip, ''Sorumsuz Türk-‹fl yönetimi, Mustafa Kumlu istifa”, “‹flçiler ölüyor, sendikalar susuyor”, “26 May›s'› satan Türk‹fl'ten hesap soraca¤›z'' yaz›l› pankartlar açarak, açl›k grevine girerek gösterdi. 26 May›s eylemleri, Ankara, ‹stanbul, Hatay, Mersin, Urfa, Konya, Artvin, Zonguldak'ta gerçekleflti. D‹SK ve KESK baflkanlar› ‹stanbul'da, Türk-‹fl Genel Baflkan› Zongul'ta ifl b›rakma eylemine kat›ld›. Ankara’da günün ilk ifl b›rakma eylemini Tren Gar›’nda gerçeklefltiren, Ba¤›ms›z Tafl›ma ‹flçileri Sendikas› (BTS) devletin silahl› güçlerinin müdahalesiyle karfl›laflt›. BTS'liler sa¤l›kç›lar›n eylemine kat›lmak üzere Tren Gar›n› terk

giriflimlerin ’hak arama eylemleri’ çerçevesinde de¤erlendirilmesini mümkün görmemektedir. Nitekim, 1 May›s Taksim kutlamalar›n› gerçeklefltiren Türk-‹fl, Hak-‹fl, D‹SK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK taraf›ndan 9 May›s 2010’da yap›lan ortak aç›klamada, Taksim kürsüsüne yap›lan sald›r› ve iflgal k›nanm›fl, bu tür yaklafl›mlar›n ’teflhir ve tecrit edilmeleri gerekti¤ine iflaretedilmifltir. Türk-‹fl bölge binalar›n› iflgal edenlerle, 1 May›s Taksim kürsüsüne sald›ranlar ayn› kiflilerdir. Bu kifliler emek hareketi içinde teflhir olmufllard›r ve tecrit olmalar› da yak›nd›r. Türk-‹fl toplulu¤u, kültür ve gelene¤ine uymayan hukuk d›fl›, demokrasi d›fl› ve sendikal disipline ayk›r› faaliyetlere karfl› duyarl›l›¤›n› korumal›, disiplinini ve demokratik tavr›n› kaybetmemelidir. Sendikalar›m›z yönetim kurulu kararlar› olmadan flubeleri veya üyeleri taraf›ndan Türk-‹fl tüzel kiflili¤ini y›pratmaya yönelik provokatif eylemlere imkan vermemeli, as›l amaçlar›n› gizleyerek iflçilere destek veriyor gibi görünen gruplara karfl› duyarl›l›klar›n› herzamankinden üstdüzeye ç›karmal›d›r." Genelgede, Kumlu'nun konuflmas›na izin vermeyen hakl› tepkiye karfl› gelifltirilen söylemin de¤iflmedi¤i, görülüyor. Türk-‹fl'i sistem seendikac›l›¤›n› teflhir etmek ve direnifl boyuncaki pratiksizli¤ine tepki göstermek amac›yla bina iflgalleri gibi eylemler gerçeklefltiren iflçilerin teflhir oldu¤u ve tecrit edilece¤i vurgulan›yor genelgede. Türk-‹fl sendikas›na güvenip üye olan iflçi ve emekçiye prati¤inin hesab›n› vermek yerine tüm flubelerine dikkatli olmalar› yönünde uyar›larda bulunarak, iflçileri teflhir ve tecrit etmek gibi aymazca bir tavr›n içerisine giriyor. Elbet Türk‹fl'in bu söylemlerine flafl›rm›yoruz. Tamda bir sistem sendikas›n›n yapmas› gerekenleri yap›yor. Türk-‹fl ve onun gibilerin unutmamas› gereken sendikalar›n da kürsülerin de tek sahibi tarihleri boyunca nice bedeller ödemifl iflçi ve emekçilerdir.


8

3-16 Haziran 2010

PERSPEKT‹F

DEVRiMCi

DEMOKRASi

17’lerin komutu kazanma çizgisinde ›srard›r Ölümsüzlüklerinin beflinci y›l›n› kavgalar›yla geride b›rak›p, devrald›¤›m›z Halk Savafl› bayra¤›n› onlar›n ›srar›yla tafl›rken, devrim sözüyle 17’lerin an›s› önünde sayg›yla e¤iliyoruz! 17’leri anarken her fleyden önce görmemiz gereken temel, onlar›n ideolojik-politik çizgileridir. Onlar› yi¤itlikleriyle s›n›rlayan yaklafl›m, anti-bilimsel yüzeysel yaklafl›m oldu¤u gibi, onlar›n temsil ettikleri de¤erleri zay›flatmakt›r. Onlardan ö¤renmek üzere anarken, onlar› Maoist partinin birinci kongre önderli¤i ve çizgisinden ba¤›ms›z düflünemez, ele alamay›z. Bunun gibi, günün sorunlar›n› anlarken tarihimizden ve tarihimizin parlak sayfalar›ndan olan 17’lerden ders almay› göz ard› edemeyiz. Maoist parti birinci kongre önderli¤i ve dolay›s›yla 17’ler günümüzün sorunlar›na önemli oranda yan›t vermektedirler. Temsil ettikleri bilimsel platformla girifltikleri Halk Savafl› prati¤i tasfiyecilik kulvar›nda geliflen tüm e¤ilimlere bir yan›t de¤erindedir. Bu bak›mdan onlara baflvurmak, devrim ve gelece¤e dair kayg›lar›m›z›n gereklili¤idir. Onlardan bütünlüklü ö¤renmenin yolu da budur. Onlara ba¤l›l›¤›n en üst biçimi böyle temsil edilebilir.

mifl devrimci eylemi, genel siyasi çizgisi ve savafl do¤rultusudur. Dolay›s›yla günün sorunlar›n›n afl›lmas›nda, yani, tasfiyeci dalgan›n k›r›l›p karfl› cepheden yan›tlanmas›nda 17’lerin devrimci çizgisi yegane alternatiftir. Devletin emperyalist gericili¤in karakolu olarak yeniden yap›land›r›lmas›; emperyalizm ve yerli hakim s›n›flar›n ihtiyaçlar›na ba¤l› bir süreç oldu¤u gibi, Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas› ve halklar›m›z›n ekonomik-demokratik taleplerini karfl›lamaktan ziyade, halklar›m›z›n ç›karlar›n› baltalayan karfl›-devrimci bir projedir. Co¤rafyam›zda ve benzer ülkelerde proletarya ve halklar›n demokrasi sorunu direkmen bir devrim sorunudur. Bu ba¤lamda çare; hakim s›n›flar›n “reformlar” aldatmacas›yla sundu¤u karfl›-devrimci içeri¤e sahip süreç de¤il, 17’lerin devrimci alternatif olarak baflvurdu¤u Halk Savafl› projesidir.

Sahte söylemlere itibar edilemez

Tarih ölümsüz bir klavuzdur Tarihte iz b›rak›larak oraya düflülen notlar›n iyi okunmas› ihtiyac›, mekanik bir kronoloji ç›karma meselesi de¤il, devrimci diyalektik içinde günün anlafl›larak ilerletilmesi ve yeni tarihlerin yaz›lmas› amac›na dayanan muhtevas›yla gereklidir. Geçmifl tarihten direktif almadan gelecek tarihi yöneten yönergeler tam olarak oluflturulamazlar. Tarih anlaml› bir zincir, devasa bir tecrübe ve tüm e¤iticili¤iyle ölümsüz bir k›lavuzdur. Büyük bir ö¤retmen olan tarih; inkar ve dar kayg›lardan hareket edilip çarp›t›lmadan, do¤ru tarih bilincine uygun ele al›n›p bilimsel muhasebeyle sentez edildi¤inde gelecek yürüyüflünü destekleyen bir dinami¤e dönüflebilir; tarihten ders al›nm›fl olabilir. Kaba tarih sahiplenicili¤i ya da onun statik tekrar› benimsenemez. Kahramanl›k çizgisi kadar, tarihi diyalektik yaklafl›mla koflullar› içinde ele al›n›p, bilimsel dokusundan beslenmek asloland›r. Duygusal sadakatten önce, teorik hazinesine sar›lmak en gerçek tarih sahiplenicili¤idir. Tarih bu flartlar üzerinde kendi kal›c›l›¤›n› tutarl› bir do¤rultuda sürdürür, verimi böyle bilinçli ürüne dönüfltürülebilir. Geçmiflin deney-tecrübeleri ile birikimlerinin günün sorunlar›na ›fl›k tutmas› bilinciyle prati¤imizle s›k› s›k›ya birlefltirilmesi elzemdir. Ö¤renmek için yola ç›kmak temel bir yaklafl›m olarak tarihe yaklafl›mda da geçerli bilimsel tutumdur. Geçmiflin zengin hazinesini güne tafl›d›¤›m›z ve günü ayd›nlatmada araç haline getirdi¤imiz oranda tarihe lay›k›yla sahip ç›km›fl oluruz. Paris Komünü’nden Sovyet devrimi ve Çin devrimine kadar dünya devrim tarihlerinin siyasal tecrübe ve teorik birikimi al›narak ve al›nd›¤› kadar›yla co¤rafyam›z devrimci hareketi nitelik kazand›. Nitekim Büyük Proleter Kültür Devrimi ile prati¤e dökülen yeni ideolojik nitel aflama, dünya çap›ndaki etkisinin yan› s›ra, Kaypakkaya yoldafl önderli¤inde Maoist partinin nitel do¤ufluna direkt yol açt›. Bu tarihsel tecrübe y›¤›n› kullan›lmadan ne Maoist Komünist Parti niteli¤i, ne de proleter devrim teorisi ve prati¤i temsil edilemezdi. MLM teori k›lavuz al›nmasayd› günün toplumsal çeliflkileri aç›klanamazd›. Kaypakkaya güzergah› bilimsel düzlemde sahiplenilmeden, salt büyük destans› direnifliyle ele al›nsayd›, Maoist Halk Savafl›’ndaki 盤›r günümüze ulaflt›r›lamazd›. Kaypakkaya’n›n Maoizm’den feyiz alan ideolojikpolitik çizisi benimsenmeden, bundan ö¤renmeden; Maoist Komünist Partisi’ne ç›k›lamazd›. Baflta MLM kavray›fl› olmak üzere, Halk Savafl› kavray›fl› derinlefltirilemez, sa¤-sol çizgi hatalar›ndan kopulamazd›. Maoist Komünist Parti düzeyi bu özetlenmifl tarihsel hazine üzerinde mümkün oldu. Tarihsel köklerinden kopuk bir geliflme olamayaca¤› gibi, bilimsel zeminde var olman›n k›stas› da geçmiflin bilimsel analize tabi tutulup özetlenmesini ihtiva eder. “17’ler”de sembolize olan Maoist Komünist Partisi Birinci Kongre önderli¤i uluslararas› komünist hareketin tarihi ile Maoist parti tarihinden ve teorik miras›ndan ö¤renerek ileri düzey ortaya koydu. Birinci Kongre önderli¤i (ya da “17’ler”), uluslararas› komünist hareket çap›nda ileri düzeyi ortaya koymakla birlikte, Kaypakkaya çizgisinde de tutucu yaklaflmad›. ‹deolojik-teorik temellerini terk etmeden eksik kalan yanlar›n› tamamlad›. Birinci Kongre önderli¤i, Maoist partinin tüm konferans ve önderliklerinin, partideki hizip ve ayr›l›klar›nda oldu¤u kadar parti güçlerinin birli¤i meselesini ve Kongre Haz›rl›k Konferans›n›n hatalar›n› bilimsel temelde muhasebe edip elefltirmeseydi ileri düzeyi temsil edemezdi.

Tasfiyecili¤in yükselifl trendiyle moda haline gelip devrimci hareketi vurarak adeta ba¤r›nda ba¤dafl kurdu¤u günümüz flartlar›nda, 17’lerin Halk Savafl› do¤rultusuyla daha fazla kuflanmak yak›c› bir ihtiyaç olarak elzemdir. Irkç›-faflist Türk hakim s›n›flar›n›n liberal argümanlar beslemesinde “demokratikleflme” ve “çözüm” 盤›rtkanl›¤›yla ulusal ve s›n›fsal harekete karfl› yürüttü¤ü emperyalist tasfiyeci sald›r› burjuva reformist çevrelerden kuvvetli destek bulurken, maalesef devrimci s›n›f hareketi içinde de yasalc›l›k sevdas› ve burjuva demokrasisi hayranl›¤›yla beliren e¤ilimde maya tutmaktad›r. ‹flte bu tehdidin panzehiri 17’lerin politik iktidar hedefiyle Komünizme sabitlenmifl devrimci eylemi, genel siyasi çizgisi ve savafl do¤rultusudur. Maoist parti niteli¤indeki geliflmifllik düzeyi böyle yakaland›. Tüm ilerlemeler hatalarla mücadele içinde onlardan koparak sa¤lanabilirler. Buna uygun olarak Maoist parti birinci kongre önderli¤i, ideolojik mücadele ve iki çizgi mücadelesi temelinde hatalara karfl› aç›k ve cüretkar mücadele içinde onlardan kopma, hatalar›n özelefltirisinde aç›k ve cesur olma, partinin demokratik koflullar› ve genel demokratik normlarda ortaya koydu¤u zemin, buna uygun olarak ortaya koydu¤u adalet anlay›fl›, tarih bilinci noktas›ndaki çarp›kl›klar› aflarak ortaya koydu¤u derin kavray›fl, parti birli¤i hakk›ndaki yetkin kavray›fl›, devrimci-demokrat ilerici güçler ve çevrelerle iliflkiler politikas›, mücadele araçlar› ve biçimlerine yaklafl›m ve Maoist kitle çizgisindeki olgun kavray›fl, Halk Savafl›’ndaki ›srar ve Halk Savafl›’n›n örgütlenmesi plan›, parti program› ve tüzü¤ü ile ideolojide ortaya koydu¤u belgeler ve derin kavray›fl, parti tarihinin bütünlüklü olarak muhasebe edilip belgelemesi, somut flartlara uygun olarak benimsedi¤i temkinli ilerleme takti¤i ve tespit etti¤i befl görevin içerdi¤i yönelim plan›, parti güçlerinin birli¤i ve birlik anlay›fl› gibi bir dizi meselede partide bir at›l›m› ifade etmektedir. Bu anlam›yla birinci kongre çizgisi yetkin MLM bir düzlemdir.

17’lerin temsil etti¤i çizgi Maoizm’dir Hiç kuflkusuz ki, bizlerin Maoist parti tarihine karfl› oldu¤u gibi, bu tarihin önemli bir kesiti ve bir dönemecini ifade eden 17’lere yaklafl›m›m›z, 17’lerin perspektifiyle biçimlenmelidir. 17’lerin ideolojik-teorik do¤rultular› ve politik çizgi miraslar›na tamamen bilimsel aç›yla sahiplenmek, gelifltirmek durumunday›z. Bilimsel geliflmeyi durduramaz, önümüze ket çekemeyiz. MLM’nin kuramc› ö¤retmenleri büyük otoriteler hatalara düflmekten kurtulamad›lar. Hata yapmayanlar ölülerdir. Öyleyse hatas›z bir kimse, bir çizgi, bir plan düflünülemez. 17’lerin temsil etti¤i Maoizm kavray›fl› ve Halk Savafl› plan› ile genel siyasi çizgi ileri yetkin bir düzeydir. Dolay›s›yla Maoist parti birinci kongresinin gerisine düflülemez. Bilakis bu düzeyi

basamak edinerek üzerinde yükselmek, gelifltirmek, ilerletmek zorunludur. Birinci kongre isim de¤iflikli¤inden, ulusal çeliflmeyi bafll›ca çeliflmeler içerisine almay› ve di¤er bir çok hatas›n› mahkum ederken asla tereddüt yaflamam›flt›. Çünkü bu bilimsel ileri bir kavray›flt›. ‹flte devrald›¤›m›z görevi bizler de bu zeminde ileri tafl›ma perspektifiyle hareket etmek durumunday›z. Ama öncelikli olarak bu bilimsel düzeyi kavramak ve ondan ö¤renmek flartt›r. Her geliflme pratikten ç›kmak durumundad›r. Soyut ilerleme-ilerletmeden veya gelifltirmeden bahsedilemez. Maoist-komünistlerin tüm sorunlar›ndan Halk Savafl› örgütlenmesine ve bunlara ba¤l› tüm görevlerden enternasyonalist sahas›ndaki görev ve örgütlenmelere kadar günümüzün tüm meselelerini ancak böyle çözebilir, politik devrimci savafl böyle büyütülebilir. 17’ler flahs›nda Maoist parti birinci kongre önderli¤i tarihine muazzam düzeyde elefltirel yaklaflt›. Amiyane de¤imle kabuklaflm›fl sorunlara tam bir neflter vurdu. Hatalarla yüzleflme cüreti göstererek onlardan esasta koptu. Maoist partinin MLM özünü alarak ileri tafl›d›. Tüm hatalar› ile güçlü yanlar›n› do¤ru tarih bilinciyle bir bütün olarak sahiplendi. Hatalardan keskin kopuflu ifade ederek, hatalara karfl› aç›k yaklaflarak özelefltirel cüretle ortaya ç›kt›. Bilimsel geliflmede korkuya, basit kayg›lara yer olamazd›. Hatalar(›n)a yaklafl›m komünistlerin ciddiyetinin aç›k göstergesiydi-göstergesidir. Elefltirel tutum devrimci özelli¤in bir temeli ve ilerlemenin önemli bir unsurudur. Gelece¤i örgütleme ve kurma projesiyle yola ç›kan Maoistler tarihten ö¤renmeye de¤er verdi¤i gibi, hatalar›na karfl› ac›mas›z olmay› ihmal etmedi-edemezlerdi. Bu, Maoizm’in ayr›cal›¤› ve üstün yan›yd›. Birinci Kongre önderli¤i ileri ad›m ve at›l›mlar›n›n hepsi Maoizm ideolojisinde yakalanan derin kavray›fl ekseninde nüfuz bulabildiler. 17’ler ya da Maoist parti birinci kongre önderli¤i parti tarihine, partinin hatalar›na yaklafl›mda ve Halk Savafl›’n›n örgütlenmesinde yetkin bir giriflim veya ileri bir seviye düzeyine ç›karan ideolojik-politik temel buydu.

17’lerden her bak›mdan bilimsel cürete sahip olmay› ö¤rendik. Onlardan yaln›zca feda ruhuyla bilenen militan tutumun keskinli¤inden de¤il; esasta ideolojik-politik çizgideki keskin bilimsel duruflla beliren at›l›m ruhundan ve teorik düzlemde temsil edip ortaya koyduklar› yetkin seviyeden ö¤renmekteyiz. Elbette gerilla savafl› siperlerinde bizzat parti ve savafl sorunlar›nda yo¤unlaflarak temsil ettikleri önderlik pozisyonu da sayg›n bir tutum, anlaml› aç›k bir talimatt›.

Halk Savafl›’nda ›srar 17’lerin Halk Savafl› stratejisindeki ›srar ve kararl›l›¤›, bunun akabinde Halk Savafl›’n›n örgütlenmesindeki somut planlar› ve bu plan temelindeki devrimci pratikleri son derece anlaml›yd›. Özellikle militan mücadele ve silahl› devrimci savafl›n çeflitli k›l›flar alt›nda yerilerek ötelendi¤i ve derin bir tasfiyecili¤in oturmaya meyletti¤i, karfl›-devrimin tasfiyeci sald›r›lar›n›n tesir ederek devrimci hareketi sinsice pasifist kabuklara sokmaya çal›flt›¤›, bunda önemli oranda baflar›l› oldu¤u flartlarda; Maoist parti birinci kongre önderli¤i Halk Savafl› do¤rultusuyla politik savafl partisinin gerilla savafl› esas›nda ayaklar› üzerine oturtulmas› hedefiyle gerçeklefltirdi¤i ileri at›lma bilinç ve prati¤i ö¤retici ›fl›kt›r. ‹deolojik-politik-örgütsel aç›lardan bafllat›lan bu ileri at›l›m ad›m›, Maoist komünistlerin o gün içinden geçti¤i özel flartlarda ise büsbütün anlaml›yd›. Tasfiyecili¤in yükselifl trendiyle moda haline gelip devrimci hareketi vurarak adeta ba¤r›nda ba¤dafl kurdu¤u günümüz flartlar›nda, 17’lerin Halk Savafl› do¤rultusuyla daha fazla kuflanmak yak›c› bir ihtiyaç olarak elzemdir. Irkç›-faflist Türk hakim s›n›flar›n›n liberal argümanlar beslemesinde “demokratikleflme” ve “çözüm” 盤›rtkanl›¤›yla ulusal ve s›n›fsal harekete karfl› yürüttü¤ü emperyalist tasfiyeci sald›r› burjuva reformist çevrelerden kuvvetli destek bulurken, maalesef devrimci s›n›f hareketi içinde de yasalc›l›k sevdas› ve burjuva demokrasisi hayranl›¤›yla beliren e¤ilimde maya tutmaktad›r. ‹flte bu tehdidin panzehiri 17’lerin politik iktidar hedefiyle komünizme sabitlen-

Türk hakim s›n›flar›n›n “demokratikleflme” safsatas›yla kopard›klar› sahte rüzgar›n bir aya¤› da, bugünlerde önde tutulan ve bilinç bulan›kl›¤› yarat›larak belli “sol”kesimleri ve hatta politik devrimci yap›lar› taraf olmaya çekip reform hevesiyle övgüler dizdi¤i anayasa de¤iflikli¤i paketidir. 1980 AFC anayasas›n›n dönemsel ihtiyaçlara ba¤l› olarak kimi maddeleriyle içten rötufl edilerek faflist özünün korundu¤u bir anayasa de¤iflikli¤i, ancak faflizmin maskelenerek daha sa¤lam tesis edilmesi ve emperyalizm ile yerli uflaklar›n›n iktidar›n› pekifltirme ifllevini görebilir. Anayasa de¤iflikli¤inin özü budur. Bu öz üzerinde yap›lan biçimsel düzenlemeler statükolar›n yenilenmesi ve tahkim edilmesi zeminindeki de¤iflikliklerdir. Mevcut anayasa de¤iflikli¤i proletarya ve halk kitlelerinin yarar›na yap›lan bir anayasa de¤iflikli¤i olmad›¤› gibi, bu hedef ve içerikten kesin biçimde yoksundur. Hakim s›n›flar›n vahfli sömürü ve faflist dikta düzenini meflrulaflt›ran, ezilen emekçi s›n›flar›n sömürülmesi ve her türlü imtiyaz›n› hukuksal garantiyle muhafaza edip, gerici egemen s›n›f iktidar›n› devam ettiren hiçbir düzenleme veya bu zeminde gerçeklefltirilen anayasa de¤iflikli¤i demokratik özden yoksun olup halk kitlelerinin taleplerini ifade edemez. Bu mantalite üzerinde yap›lan anayasa rötufllar›; faflist bask›, sömürü ve diktatörlü¤ün temellerine dokunmad›¤› halde, bu faflist diktatörlük ve sömürü-zulüm düzeninin daha uygun flartlarda devam etmesini sa¤lama almaya dönük düzenlemelerdir. Anayasa de¤iflikli¤iyle kararlaflt›r›lan fley, sömürü egemenli¤inin hangi flartlarda daha iyi yürütülebilece¤i ve yürütülmesi gerekti¤i meselesidir. Dolay›s›yla, anayasa de¤iflikli¤i ve bu de¤iflikli¤e karfl› ç›kma biçiminde faflist anayasan›n birinci veya ikinci statükodaki halini destekleme üzerine yarat›lan yapay taraflardan olamay›z. Ne faflist anayasan›n her hangi bir haline kerhen destek verebilir, ne düzenlerinin savunuculu¤una soyunabilir ve ne de hakim s›n›flar›n yede¤ine düflebiliriz. Taraf›m›z proletarya ve devrimci halk kitlelerinin ç›karlar›ndan yana olan de¤iflmez saflard›r. Proletarya ve halk kitlelerinin s›n›f düflmanlar› hakim s›n›f klikleri aras›nda pozitif bir tercihte bulunamay›z.

Devrimci altarnatif Emperyalizm ile onun yerli ufla¤› kompradorlar›n sömürü ve zulüm düzeni ile s›n›fsal ç›kar ve iktidarlar›n› koruyan her hangi bir anayasa flu veya bu gerekçeyle meflrulaflt›r›lamaz, benimsenemez. Alternatif anayasa proletaryan›n ç›karlar› ekseninde demokratik halk anayasas›d›r. Yani, 17’lerde sembolize olan Maoist parti birinci kongre önderli¤inin, formüle etti¤i Yeni Demokratik Cumhuriyet program›d›r. Emperyalist gericili¤in ülke üzerindeki tahakkümü, Türk yerli hakim s›n›flar›n çeflitli millet ve milliyetlerden halklar›m›z üzerindeki kanl› sömürü ve zorbal›¤›, Kürt ulusu ve di¤er az›nl›klar üzerindeki ›rkç›-floven milli zulmü ve insan›n insan üzerindeki her türden bask› ve sömürüsü, ancak, devrimimizin azami ve asgari program› olarak tarif edilen demokratik cumhuriyet, sosyalizm ve komünizme yürüyüfl program› temelinde ortadan kald›r›labilir. Halklar›m›z›n devrimci kurtuluflu ve devrimci anayasas›; Maoist komünistleriniki iki devrim program› perspektifiyle ele ald›¤› demokratik halk devrimi, kesintisiz olarak sosyalizme geçifl (soyalist devrim) ve sosyalizm koflullar›nda Proleter Kültür Devrimleriyle komünizme yürüme do¤rultusuyla olanakl›d›r. Devrimci alternatif, proletarya partisi önderli¤inde Halk Savafl› yoluyla demokratik cumhuriyet program›n› gerçeklefltirip ilan etmektir. Öncellerinden sonra 17’lerin gösterdi¤i yol budur!


DEVRiMCi

DEMOKRASi

GENÇL‹K

3-16 HAZ‹RAN 2010

Tunceli Üniversitesi’nde özel harekât polisi ve rektör provokasyonu DERS‹M- Tunceli Üniversitesi “1. Bahar fienlikleri”nin son gününde okula giren özel harekât timlerinin ö¤rencilere yönelik kurdu¤u bask› ortam› flenliklere damgas›n› vurdu. Özel harekât timlerinin kavgac› iki flahs› özellikle kampusa yollad›klar›n› ve sonra da kampusa girerek havaya atefl açt›klar›n› söyleyen ö¤renciler, bu olay›n derhal incelenmesini ve güvenlik kameras› kayd›n›n kendilerine verilmesini istediler. fienli¤in son gününde düzenlenen “Tunceli Üniversitesi Ö¤rencileri Bir Y›l›n› De¤erlendiriyor” bafll›kl› söylefli s›ras›nda kimli¤i belirsiz iki kiflinin okulun içine girerek ö¤rencilere sataflmas› sonras›nda o ana kadar hiç okulun etraf›nda olmayan özel harekat polisleri de bir anda okulun içine silahl› olarak girerek kavga eden taraflardan hiç birine kar›flmay›p demokrat bir ö¤rencinin kafas›na silah dayam›fl ve tartaklayarak göz alt›na almaya çal›flt›. Buna tepki gösteren ö¤rencileri

ise, havaya atefl ederek engellemek isteyen polis ö¤rencilerin kararl› tutumlar›ndan dolay› geri ad›m atarak gözalt› yapamadan okuldan ayr›lmak zorunda kald›.

Ö¤rencilerden oturma eylemi Olay›n ard›ndan üniversite bahçesinde ö¤renciler taraf›ndan oturma eylemi yap›ld›. Eylem s›ras›nda kay›tta olan okul kameras› görüntüleri ö¤renciler taraf›ndan delil gösterilerek okul idaresi ve yaflanan olaylarla ilgili tutanak tutulmas› istendi. Ancak okul yönetiminin yaflanan olaylar› görmezden gelerek, “Bizim etkinli¤imiz var, gidelim etkinli¤imize…” tarz›nda konuflmalar yapmas› olay›n üstünü ne flekilde kapatacaklar›n›n aç›k bir göstergesi oldu. Tüm bunlara ra¤men ö¤renciler oturma eylemini sürdürdü ve rektörün gelmesini, olay ile ilgili tutanak tutulmas›n› yoksa oturma eylemlerinin devam edece¤ini aç›klad›.

Rektör Boztu¤: ‘Polis suçu olamayan kimseyi öldürmez’ Tunceli Üniversitesi Rektörü Durmufl Boztu¤, yaflanan gerginlikle ilgili flunlar› söyledi: “Gelen kifliler bizim güvenli¤imizi sa¤lamak için geldiler. Ve buraya silahla gelmesi için muhakkak bir sebepleri vard›. Onlar vatan›m›z› ve sizin güvenli¤inizi korumak için buradalar.” Dursun Boztu¤ yapt›¤› bu aç›klama ile suçu üniversitede okuyan ö¤rencilerin üzerine atmaya çal›flt›. Konuflmas› s›ras›nda rektöre ö¤renciler taraf›ndan sorular soruldu. Ö¤rencilerin, “Bugün burada yaflanan olayda birileri yaralansayd› bunun sorumlulu¤unu al›r m›yd›n›z?” sorusuna rektörün verdi¤i cevap ise, “Emniyet mensuplar›m›z kimseyi haks›z flekilde öldürmez.” oldu. Demokrasi havarisi kesilen ve s›k s›k bunu yineleyen Durmufl Boztu¤ halklar›n›n onurlu evlatlar›n›, Ayd›nlar›, Ceylanlar›,

U¤urlar› ve son olarak fierzanlar› öldüren bu eli kanl› katillerin savunuculu¤unu yaparak “bilim yuvalar›n›n” bugünkü sistemde kimlerin elinde oldu¤unu bir kez daha ispatlad›.

Provokasyon devam ediyor bu kez ö¤retim görevlisi devrede Görüntüleri izledikten sonra hiçbir aç›klama yapmadan kampustan ayr›lan Rektör Boztu¤'a ö¤renciler 'yuh' çekerek tepki gösterdi. Bu esnada ö¤retim görevlisi Kürflat Aslan ö¤rencilere dönerek, “Siz kim oluyorsunuz da rektörü yuhluyorsunuz, flerefsizler” diyerek a¤za al›nmayacak küfürler sarf etti. Bu duruma ö¤rencilerin tepkisi sert oldu. Ö¤renciler kendilerine a¤za al›nmayacak sözler sarf eden “e¤itim” görevlisinin üzerine yürüyerek tartaklad›lar. Okul idaresinin flölen alan›ndan ayr›lmas› ile birlikte flenlik olays›z bir flekilde sona erdi.

Öldürülen fierzan Kurt topra¤a verildi Mu¤la'da sivil faflistlerin Mu¤la Üniversitesi'nde okuyan yurtsever ve devrimci ö¤rencilere sald›rmas› s›ras›nda polis taraf›ndan vurulan fierzan Kurt, memleketi Batman'da topra¤a verildi. Kurt'un katledilmesi Kürt ö¤renciler, BDP, devrimci, demokratik ö¤renciler taraf›ndan protesto edildi. Birçok ilde okullarda ve sokaklarda gerçeklefltirilen eylemlerin baz›lar›na sald›ran polis çok say›da kifliyi de gözalt›na ald›. fierÖnce beyin ölümü geçeklezan’› u¤urlamak flen ve 24 May›s’ta da yaflam›n› yitiren fierzan Kurt, için Adli T›p Kurumu'nun Dokuz Eylül Üniversitesi önünde aralar›nda BTP, DGH Hastanesi’nden otopsi ve DHF’nin de bulundu¤u çok için Adli T›p Kurumu’na say›da devrimci, demokrat, yurtgönderildi. Burada yap›sever kurum üyeleri bir araya lan otopsinin ard›ndan geldi. fierzan’›n babas› Ömer Kurt’un cenazesi kitlesel bir törenle memlekeKurt “adalet, adalet istiyoruz” ti Batman’a u¤urland›. diyerek isyan›n› dile getirfierzan’› u¤urlamak için di. Adli T›p Kurumu'nun önünfierzan Kurt anmas›na da sald›rd›lar de aralar›nda BDP, DGH ve ‹stanbul Üniversitesi (‹Ü) Beyaz›t DHF’nin de bulundu¤u çok say›da kampüsünde fierzan Kurt için anma devrimci, demokrat, yurtsever kurum üyeleyapmak isteyen ve Kurt'un posterini asan ri bir araya geldi. Cenaze, adliye kap›s›na kaö¤rencilere polis sald›rd›. Sald›r› esnas›nda 2 dar sloganlar eflli¤inde omuzlarda tafl›nd›. ö¤renci yaralan›rken, yaklafl›k 15 ö¤renci de fierzan’›n babas› Ömer Kurt “adalet, adalet gözalt›na al›nd›. Katledilen fierzan Kurt'un istiyoruz” diyerek isyan›n› dile getirdi ve, posterini asarak anma yapmak isteyen “fierzat do¤ay› severdi, insanlar› severdi, herYurtsever Demokratik Gençlik (YDG) üyesi kesle oturup kalkard›. Demek ki karanl›k ö¤rencilere polis plastik mermilerle sald›rd›. güçler onun bu mücadeleci ruhunu, insan› Çok say›da plastik merminin kullan›ld›¤› saliliflkilerini gördü ki, b›rakmad› 5 metre kofld›r›da 2 ö¤renci yaraland›. Plastik merminin sun; nefesini kestiler. ‹nflallah ülkemde fierisabet etti¤i bir ö¤renci çenesinden yaralazan'lar ço¤alacak o kirli kulaklar fierzan'la n›rken, di¤er ö¤rencinin ise baca¤› k›r›ld›.Yadolacak. Hepiniz fierzan's›n›z, fierzan bu halral› ö¤renciler Çapa T›p Fakültesi Hastanek›n çocu¤udur. Bu kirli kavga son bulsun. si'nde tedavi alt›na al›n›rken, yaklafl›k 15 ö¤Devlet bir an önce bu 盤l›klara kulak versin. renci de polis taraf›ndan gözalt›na al›nd›. ‹nsanlar ars›ndaki bar›fl› sa¤las›n. Kürt halk›yla oturup konuflsun, herkesin kendini ifaHakkari'de 2 bin kifli fierzan için yürüdü de edece¤i bir anayasa yaps›n." dedi. YürüBDP taraf›ndan Kurt için düzenlenen eyleme yüfl esnas›nda s›k s›k “fiehit nam›r›n”, “Katil 2 bin ö¤renci kat›ld›. BDP Hakkari ‹l Baflkan› polis hesap verecek” sloganlar› at›ld›.

22 ö¤renci gözalt›na al›nd› Gerçeklefltirilen eylemin ard›ndan da¤›lmakta olan bir grup ö¤renci ile polis aras›nda çat›flma ç›kt›. Ö¤rencilere gözyaflart›c› bomba ve bas›nçl› su ile sald›ran polislere ö¤renciler de tafl atarak karfl›l›k verdi. Olaylar›n ard›ndan çat›flmaya kat›ld›klar› iddias› ile 22 lise ö¤rencisi gözalt›na al›nd›.

“fiehit nam›r›n”

M. S›dd›k Ak›fl, Belediye Baflkan Vekili Ahmet Tafl, BDP Merkez ‹lçe Baflkan› Seyhan fiahin, üniversite, lise ve dershanelerde okuyan yüzlerce ö¤renci, Bulvar Caddesi üzerindeki Belediye binas› önünde bir araya gelerek buradan yürüyüfle geçti. Kitle yürüyüfl boyunca Türkçe ve Kürtçe sloganlar atarak ‘Yoldafl fierzan ölümsüzdür’ dövizleri tafl›d›. Yürüyüflün ard›ndan kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› Hakkari Üniversitesi'ne ba¤l› Meslek Yüksek Okulu ö¤rencilerinden Kezban Eren yapt›. Eren, “Türkiye'de bar›fla, huzura ve kardeflli¤e en fazla ihtiyaç duyulan bu süreçte ne yaz›k ki Kürt ö¤rencilere, iflçilere yönelik ›rkç› faflit sald›r›lar her geçen gün artmaktad›r. Mu¤la’da gencecik bir yaflam annesinden, babas›ndan, akrabas›ndan ve umutlar›ndan aln›p götürülmüfltür. fierzan Kurt'a s›k›lan kurflun, halklar›n birli¤ine s›k›lm›flt›r. Mu¤la ve benzeri illerde ortaya ç›kan olaylar halklar aras›nda düflmanl›¤a neden olmaktad›r.” dedi.

Malatya ‹nönü Üniversitesi kampusunda Üniversite Kütüphanesi önünde biraya gelen ö¤renciler "fiehîd namirin", "Erdo¤an kerdo¤an tû qurbana fierzan", "Bask›lar bizi y›ld›ramaz", "‹radelere kelepçe vurulamaz", "Katil polis hesap verecek" sloganlar› att›. Ö¤renciler ad›na aç›klamay› yapan ‹brahim Bak›r, Mu¤la'da fierzan Kurt'un öldürülmesi, Tokat'ta Kürt ö¤rencilere sat›rl› sald›r› ve Malatya'da Kürt ö¤rencilere yap›lan gözalt›lar›n birbirinden ba¤›ms›z olmad›¤›n› söyledi. Batman Üniversitesi'nde gerçeklefltirilen aç›klamada ise, “Sözde demokratik aç›l›m bar›fl ve kardefllik gibi kavramlar› dilinden düflürmeyen AKP hükümeti Mu¤la'da sadece isminden ve Kürt oldu¤undan kaynakl› sokak ortas›nda polis kurflunuyla vahflice katledilen Kurt'a seyirci kald›. Bu olayla beraber Bal›kesir ve Tokat'ta da Kürt ö¤renci arkadafllar›m›z faflist sald›r›lara maruz kalm›flt›r. Biz ö¤renciler olarak diyoruz ki baflta Mahsun Karao¤lan, Ayd›n Erdem ve fierzan Kurt olmak üzere tüm flehit yoldafllar›m›z›n mücadeleleri ve direniflçi kiflilikleri özgürlük mücadelemize ›fl›k tutacakt›r." denildi. ‹HD Gaziantep fiubesi'nin Yeflilsu Caddesi'nde, Mersin Üniversitesi (MEÜ) ve Bingöl Üniversitesi ö¤rencilerinin de okullar›nda yapt›klar› aç›klamalarda da fierzan Kurt foto¤raflar› tafl›narak cinayetin hesab› soruldu.

9

Ö¤renciler sudan sebeplerle okuldan at›l›yor Devlet, polis-okul yönetimi eliyle bütünlüklü sald›r›lar›n bir parças› olarak devreye sokulan soruflturmalarla devrimci, ilerici üniversiteliler üzerindeki bask›lar›n› art›rarak devam ettiriyor. Ankara Üniversitesi rektörlü¤ü soruflturma sald›r›s›yla ilerici-devrimci ö¤rencileri sindirmeye çal›fl›yor. Ülkemizdeki demokrasi teranelerini çarp›c› bir flekilde gözler önüne seren örnekler her geçen gün ço¤al›yor. Üniversitelerde stant açma, afifl asma gibi çal›flmalar›n soruflturmalarla engellenmek istendi¤i, bununla da yetinilmeyerek üniversitelerde en küçük etkinli¤in dahi “suç” say›ld›¤› ve sözde terör etkinlikleri olarak lanse edilerek ailelere bask› kuruldu¤u, soruflturmalar aç›larak cezalar›n verildi¤i bir ülke gerçekli¤i içinde yafl›yoruz. 26 Ekim 2010 tarihinde devrimci-ilerici ö¤rencilerin YÖK karfl›t› çal›flmalar› s›ras›nda ÖGB’lerin ve polisin sald›r›s› sonucunda 69 ö¤renci gözalt›na al›nm›fl 94 ö¤renciye ise soruflturma aç›lm›flt›. Aç›lan bu soruflturmalar geçti¤imiz günlerde 10 ö¤renciye cezalar verilerek sonuçland›r›ld›. Hacettepe rektörlü¤ü yedi ö¤renciye birer dönem uzaklaflt›rma, iki ö¤renciye birer y›l uzaklaflt›rma verip; son s›n›ftaki bir ö¤renciyi de okuldan att›. Bu cezalar› ö¤rencilere tebli¤ etmeyerek ö¤rencisine verdi¤i de¤eri gösteren rektörlük; TEKEL iflçisine destek vermekten, halay çekmekten, fakülte önünde çalg› çalmaktan, flark› söylemekten, 8 Mart'› kutlamaktan ve daha bir sürü komik sebepten ö¤rencilere soruflturma açm›flt›. Final dönemine denk getirilen bu soruflturma sald›r›s› ö¤rencilerin e¤itim hakk›n› elinden ald›. Bilinçli olarak ö¤rencilerin e¤itim hakk›n› gasp eden sistem, ö¤rencilerin üniversitedeki devrimci-ilerici faaliyetini sindirmeye çal›flarak; halk›n en canl›, aktif kesimlerini cezalara bo¤arak tüm halka gözda¤› veriyor. Müzik aleti çal›p flark› söylemeyi, Newroz kutlamalar›na ve Halepçe Katliam›’n› k›nama gibi eylemlere kat›lmay› “suç” sayan devlet, sistemini böyle muhafaza ediyor. “Çalg› çal›p flark› söylemek” gibi komik gerekçelerle aç›lan soruflturmalarda ö¤renciler ‘e¤itim hakk›n› gasp etmek’le suçlan›yor.

Marmara Üniversitesi’nde efl zamanl› sald›r› Marmara Üniversitesi’nde 27 May›s günü Göztepe ve Haydarpafla Yerleflkesi’nde faflist sald›r›lar yafland›. Hukuk Fakültesi’ne afifl asan devrimci ö¤renciler ile sivil faflistler aras›nda sabah saatlerinde yaflanan çat›flman›n ard›ndan devrimci, demokrat, yurtsever ö¤renciler bir araya gelerek okul bahçesinde yaflanan faflist sald›r›lar› protesto ettiler. Ö¤renciler taraf›ndan olay›n protesto edildi¤i s›rada Haydarpafla Yerleflkesi’ne de çevik kuvvet polisleri girdi. Çevik kuvvet polisleri sivil faflistlerle birlikte devrimci ö¤rencilere sald›rarak birçok ö¤renciyi darp ederek gözalt›na ald›. Haydarpafla Yerleflkesi’nde bu olay›n yafland›¤› s›rada Göztepe Yerleflkesi’nde de sivil faflist sald›r›s› ve polis terörü vard›. Göztepe Yerleflkesi’nde bir kültür etkinli¤inin afiflini asan ö¤rencilere sivil faflistler sözlü tacizde bulundu. Bu tacizlerin ard›ndan ç›kan gerginli¤i bekleyen çevik kuvvet polisleri okul içerisine girerek sald›r›y› protesto eden devrimci, demokrat ö¤rencilere sald›rd›. Göztepe Yerleflkesi’nde de 10’dan fazla ö¤renci darp edilerek gözalt›na al›nd›. Polisin gaz bombas› ve plastik mermi kulland›¤› sald›r›da bir ö¤renci yaraland›. Sald›r› alan›n›n d›fl›ndaki ö¤rencilere de sözlü sald›r› yapan kolluk güçleri, “Derslerinize gidin, sizi ilgilendirmez” diyerek tehdit etti.

Ölen iflçiler sizi ilgilendirmez ‹stanbul Haydarpafla Lisesi’nde, Zonguldak’ta yaflam›n› yitiren maden iflçileri için anma etkinli¤i gerçeklefltiren ö¤renciler okul müdürü taraf›ndan tehdit edildi. Daha önce TEKEL iflçilerine destek verdikleri için liseli ö¤rencilerin okuldan at›ld›¤›, ancak tepkiler sonucunda karar›n geri al›nd›¤› Mehmetçik Lisesi’nin ard›ndan, ‹stanbul’un bir di¤er lisesinde benzer bir olay›n yaflanmas› devletin, sisteme muhalif her kesime karfl› yürüttü¤ü sald›r› politikalar›n›n sitematik bir durum oldu¤unu gösterdi. Haydarpafla Lisesi’nde bir grup liseli ö¤renci, geçti¤imiz günlerde ö¤le teneffüsü s›ras›nda okulun kantininde toplanarak, Orhan Veli’den fliirler okuyarak Zonguldak’taki maden oca¤›nda katledilen 30 iflçiyi and›. Yakalar›na madencilerin an›s›na küçük birer resim yerlefltiren liseliler, Veli’nin fliirini okuyup alk›fllad›ktan sonra anma etkinli¤ini bitirip s›n›flar›na döndüler. Ancak anma sonras› okul müdürü Kenan Sürbahan’›n talimat› üzerine müdür yard›mc›s› Fatma Besci, ö¤rencileri tek tek s›n›flardan toplad›. Müdürün yan›na götürülen ö¤renciler, müdür taraf›ndan tehdit edildiler.

1

GENÇ YORUM Hâkim s›n›flar›n ellerinden düflürmedikleri, s›n›f ç›karlar› u¤runa ustaca kulland›klar› cebir, iki sihirli sözcü¤ün hizmetkâr› olarak “yeni” bir 盤›r aç›yor. Demo ve krasi yani halk ve iktidar cennetten ç›kan ilahilerin ritüeli gibi “büyü” ihtiflam›nda “toplumsallafl›yor”. Evet! Demokratiklefliyoruz(?)! Tamda, bu demokrasinin ürünü olarak, Kürt yurtsever genci fierzan Kurt dostumuzu sonsuzlu¤a u¤urlad›k. Emperyalist efendilere üstün itaatlik ve kendi ç›karlar› için, co¤rafyam›z halklar›n› ve ezilen s›n›flar›n› bask› cenderesine alarak y›ld›rma-sindirmesistem içilefltirme u¤rafl›nda olan hakim s›n›flar, 11 May›s’ta Mu¤la’da devrimci-demokrat-yurtsever ö¤rencilere sald›rarak, gerici karakterlerini bir kez daha gösterdiler. Faflizmin sivil taban› ve resmi cellatlar› olan polisler taraf›ndan kordineli gerçeklefltirilen bu sald›r›da, fierzan Kurt a¤›r yaralanm›fl ve 12 gün sonra hayat›n› kaybetmifltir. Yaflanan sald›r›lar, her cephede farkl› okundu¤u gibi, bizim aç›m›zdan da de¤erlendirmeye tutulmas› gereken önemli bir konudur. Yarat›lmak istenilen “askeri vesayete karfl› demokrasi zaferi” gündemiyle, mevcut gerici sistemden rahats›zl›k duyan tüm kesimlerin, yine ayn› kulvarda yani gerici sistem içerisinde eritilmesi projesi alt›nda, devrimci

‘O kurflun Kürt halk›na s›k›lm›flt›r’

S‹NAN ÇAKIRO⁄LU cenahta ciddi anlamda kafa kar›fl›kl›¤› yaratt›¤›n› söylersek abartm›fl olmay›z. Bafl›ndan belirtelim ki bahsi geçen kafa kar›fl›kl›¤›, bilimsel sosyalizmin bütünlüklü kavranmamas›yla birebir ba¤lant›l›d›r. Zira toplumsal yasada, diyalektik ve tarihi materyalizm silah› yerine, eklektik-metafizik-idealist sapmay› diretenler, ülkenin tekrardan organizasyonu süreçlerinde, ba¤r›nda tafl›d›klar› k›r›lmalar› yar›lmaya vard›racaklard›r. Nitekim böyle oldu¤unu da bizzat görmekte ve yaflamaktay›z. ‘Bir devrimin en temel sorunu dost ve düflman ayr›m›d›r’ der, Baflkan Mao! ‹nsan dost ve düflmanlar›n› iyi ay›rt edemezse büyük alt üst olufllar› gerçeklefltiremeyece¤i gibi hayal bile edemez. Düflünün ki, her dönemde yan›n›zda bulunmufl, hareketinizin ajitasyon-propaganda özgürlü¤ünü savunmufl, örgütlenmeniz ve de güçlenmenizi selamlam›fl bir harekete s›rt›n›z› dönüyor, hatta bunun da ötesinden yer yer sald›r›yorsunuz. Bu flekliyle genifl halk y›¤›nlar›n›n sempatisini kazanm›fl, onlara do¤ru ayr›mlar› göstererek devrimcileflmesini sa¤lam›fl olur musunuz? Tabii ki hay›r! Ya da, y›llar y›l› ezenlerin temsilcisi olmufl, ama baz› k›rm›z› çizgileriyle oynanm›fl, halka karfl› düflmanl›kta s›n›r tan›mayan bir siyasal yap›lanmayla, “demokratik süreç” bafllat›yorsunuz. Hatta bunun da

ötesinde karfl› taraf ad›m atmad›¤›nda endifle duyup siz onlara sitemde bulunuyorsunuz. Acaba bu flekliyle, genifl halk y›¤›nlar›n› yanl›fl bir mecraya kanalize etmifl olmaz m›s›n›z? Onlar› bütünlüklü olarak gerici sistem ve onun gerici ayg›tlar›ndan koparmak yerine, yedeklemifl olmaz m›s›n›z? Sordu¤umuz sorulara, do¤ru bir cevap, ancak paragraf bafl›nda vurgulad›¤›m›z , ‘bir devrimin en temel sorunu dost düflman ayr›m›d›r’ fikriyat›n›n kavranmas›yla verilebilir. Temel soruna temel cevap olmak yerine, sistemde gerçekleflen, emperyalist-kapitalist dünya sistemine entegre olmufl iliflkilerin yine emperyalist-kapitalist sermaye çeliflkilerinin merkeze al›nmas›yla ortaya ç›kan biçimsel emarelere coflkuyla yan›t olmakta de¤ildir. Çok de¤il, ülkemizdeki gerici iktidar›n 6 ayl›k prati¤ine bakacak olursak, üniversitelerde gerçeklefltirdi¤i sald›r›lar›n e¤itici olaca¤› kan›s›nday›z. Ayd›n Erdem’den fierzan Kurt’a uzanan bu tabloda, resmi olarak düzenlenmifl katliam, onlarca gözalt›, ajanlaflt›rma kampanyalar› ve tabii ki ideolojik kuflatma, yürürlükte olan konseptin muhtevas›n› göstermektedir. Bu konseptin hedef listesinde ilk s›ray› ulusal hareket çekmektedir. Kürt ulusunun meflru zemindeki hak taleplerinin yasal çerçeveye s›k›flt›r›lmas› ön görülmektedir. 30 y›l›k mücadele

tarihinin siliklefltirilmesi tabii ki ‘ha’ deyince gerçeklefltirilemeyecektir. Bir taraftan, “askeri vesayet bitiyor” nidalar› flahland›r›larak s›n›fs›z çözüm reçeteleri yaz›lmakta, di¤er taraftan ise pisikolojik flartland›rma gerçeklefltirilerek bu sistemden flu ya da bu flekilde rahats›zl›k duyanlara göz k›rpmaktad›rlar. ‹flte izlenilen bu sinsice siyasetle, üniversitelerde bulunan halk gençli¤ine flu gerici mesaj f›s›ldanmaktad›r: “Statükocu rejimi de¤ifltiremezsin, biz olmadan bu ifli yapamazs›n! Yapmak isteyenlerin sonu Ayd›n gibi, fierzan gibi olur”. Yukar›daki geliflmelere daha önceden ›fl›k tutan, Demokratik Halk Gençli¤i, ‘Bar›fl Sosu ‹le Kürt Halk›na Yedirilmek ‹stenen, Zehirli Teslimiyet Lokmas›d›r’ bafll›kl› aç›klamay›, ö¤renci gençli¤e götürdüklerinde bir dizi s›k›nt› yaflam›flt›. Yaflan›lan s›k›nt›, ne yaz›k ki, dostlar›m›z olan, birçok hak alma mücadelesinde yan yana yürüdü¤ümüz yurtsever gençlikten gelmiflti. fiüphesiz yaflan›lan s›k›nt›lar, yaz›m›za damgas›n› veren dost-düflman ayr›m› temel sorununu kavramamakla alakal›yd› (ki hala da öyledir). Bizler aç›s›ndan net olan, dostlar›m›z›n içersine düfltükleri durum, ülke devrimine ve Kürt ulusunun ulusal mücadelesine yarar de¤il, zarar verdi¤idir. fierzan’›n cenazesini halk›m›z ve onlar›n evlatlar› olan komünist-devrimci-

ler sahiplenirken yani kimin dost oldu¤unu berrak bir flekilde gösterirken, Abdullah Öcalan’›n K›l›çtaro¤lu’na dair ‘uzun zamand›r CHP’de bir de¤iflime ihtiyaç vard›. K›l›çtaro¤lu yapabilir’ aç›klamas›, dost aray›fl›n›n yanl›fl alanda oldu¤unu göstermektedir. Kürt ulusunun hakl› ve meflru mücadelesi, 30 y›ll›k devrimci enerjisiyle, muazzam ilerlemeler kat etti. Kürt ulusal mücadelesinin yan› bafl›ndaki tek dostlar› komünist ve devrimciler olmuflken, emperyalizm ve onlar›n yerli düflmanlar› bu co¤rafya ve ayn› paralelde dünya halklar›n›n düflmanlar›d›rlar, öyle kalacaklard›r. Kürtlere dönük gerçeklefltirilen en ufak sald›r›, tasfiyeyi amaçlayan bütünlü¤ün parçalar› olarak oturmaktad›r. Tüm halk gençli¤imizin ve mazlum Kürt halk›m›z›n anlamas› ve kesinlikle unutmamas› gerekir ki, 11 May›s’ta ‘o kurflun Kürt halk›na s›k›lm›flt›r.’ Halklar›m›za s›k›lan kurflunun bedeli, formel yap›lacak de¤ifliklerle de¤il, yeni demokratik devrimle sorulacakt›r. Tüm bilinicimizi, irademizi ve enerjimizi Demokratik Halk Devrimi yolunda somuta dönüfltürmek elzemdir. [1] Ömer Kurt (fierzan’›n babas›n›n cenazede yapt›¤› konuflmadan)


10

DÜNYA

3-16 HAZ‹RAN 2010

DEVRiMCi

DEMOKRASi

Nepal'de Maoistlerin bask›s› sonuç verdi: Baflbakan istifa etti Nepal’de Maoistlerin aylard›r süren eylemleri sonucunda baflbakan istifa etmek zorunda kald›. Nepal’de Maoistlerin, baflbakan›n istifa etmesi, halkç›-demokratik bir anayasan›n haz›rlanmas› ve kendi öncülüklerinde ulusal birlik hükümetinin kurulmas› için aylard›r gerçeklefltirdikleri eylemler sonuç verdi. 1 May›s’ta dev gösteriyle ülkedeki siyasi gücünü ve halk›n taleplerini soka¤a ta-

fl›yarak süresiz genel greve giden Maoistler, hükümeti oluflturan partilerle anlaflmaya vard›. Buna göre taraflar, 2006 y›l›ndaki bar›fl anlaflmas›n›n temel aya¤›n› oluflturan, 2008 y›l›nda seçilen ve görev süresi dolan Anayasa Kurucu Meclisi’nin görev süresi bir y›l daha uzat›lmas›, baflbakan›n istifa ederek ulusal birlik hükümetinin kurulmas›na karar verdiler.

Nepal Kongre Partisi’nden Arjun Narsingh, mecliste yapt›¤› aç›klamada, “Baflbakan (Madhav Kumar Nepal) ulusal uzlafl› hükümetinin kurulmas› için yak›n zamanda yolu açacakt›r” diyerek baflbakan›n istifa edece¤ini duyurdu. Baflbakan Madhav Kumar Nepal’in istifas›n›n ard›ndan, Maoistlerin öncülü¤ünde yeni ulusal birlik hükümetinin kurulmas› bekleniyor.

Bu arada uzun süredir gerici Nepal Ordusu’nun, Maoistlere dönük tehditlerde bulunmas› ve akabinde Nepal Kongre Partisi liderlerinin Hindistanl› yetkililerle yo¤un bir trafi¤e giriflmeleri, ülkede kayg›lara neden oldu. Nepal Birleflik Komünist Partisi (Maoist) liderleri, bu trafi¤in ve Nepal Ordusu’nun aç›klamalar›n›n, ülkede askeri bir darbenin iflaretlerini tafl›d›¤›n› duyurarak, halk› tetikte olmaya ça¤›rd›lar.

Japon hükümetinde ABD çatla¤›

Avrupa’da milyonlar sokaklarda Ekonomik kriz, Avrupa’da etkisini art›r›rken, krizin sorumlusu olan yönetimler, krizden ç›k › fl › n yü-

ra ç›karak mücadele ediyor, Avrupa’da sokaklar ›s›n›yor.

Fransa’da 1 milyon kifli

Healanlara ç›kt› Devletin, emeklilik yafl›n› men hemen tüm 65’e ç›kartmak istemesi, Avrupa ülkelerinde çal›çal›flanlar›n büyük tepkisi ile karfl›laflt›. Ülke flanlar›n maafllar›nda kesintigenelinde 1 günlük lere gidilmesi, emeklilik maafllagrev karar› alan çal›flanlar, 27 May›s’ta r›n›n düflürülmesi, emeklilik yafl›ülkenin sokaklar›n› n›n yükseltilmek istenmesi, vergile- doldurdular. 1 milre ve fiyatlara fahifl zamlar yap›lma- yon dolay›nda çal›flan›n ifl b›rakt›¤› s› çal›flanlar›n tepkisine neden olu- grev nedeniyle, ülyor. Avrupa devletlerinin bu sald›- kede birçok hizmet durma noktas›na r›lar›na karfl› birçok ülkede milgeldi. CGT, CFDT, CFTC, yonlarca emekçi alanlara ç›kaFSU, Unsa ve Solidaires rak mücadele ediyor, Avrusendikalar›n›n emeklilik yafl›n›n yükseltilmemesi pa’da sokaklar ›s›n›ve herkese ifl imkan› sa¤lanyor. mas› için yapt›klar› ça¤r› üzerikünü çal›flanlar›n s›rt›na vurmak istiyorlar. Hemen tüm Avrupa ülkelerinde çal›flanlar›n maafllar›nda kesintilere gidilmesi, emeklilik maafllar›-

ne tüm ulafl›m, posta, telekom, medya, enerji, yarg›, e¤itim, kamu hizmetleri, bankalar, sigorta flirketleri ve özel sektörde greve gidildi. Fransa’da bir iflçinin ortalama olarak 63 sene yaflad›¤›n› söyleyen sendika

¤›n›, flimdi de emeklilik hakk›na göz dikti¤ini belirterek, bu uygulamalara geçit vermeyeceklerini ifade ettiler.

sintilerin, vergilere yap›lan zamlar›n ve söz konusu tasar›n›n iptal edilmesini istedi.

Yunanistan’da iflçiler greve gitti

Romanya'da 300 bin çal›flan greve gitti

Yunanistan'da kamu ve özel sektör çal›flanlar›, mecliste tart›flmaya sunulan sosyal güvenlik yasa tasar›s›n› protesto için 20 May›s günü, 24 saatlik greve gittiler. Yunanistan Kamu Çal›flanlar› Konfederasyonu (ADEDY), ‹flçi Sendikalar› Federasyonu (GSEE) ve Mücadeleci ‹flçi Kollar› Birli¤i (PAME)’nin ça¤r›s› üzerine bu y›l dördüncü kez greve giden iflçiler, baflkent Atina’da büyük bir yürüyüfl düzenlediler. 10 binden fazla iflçinin kat›ld›¤› yürüyüflte bir grup iflçi çal›flma bakanl›¤›n› iflgal etti. Ülkenin en büyük ikinci kenti Selanik’te ise yap›lan yürüyüfle 5 bin civar›nda iflçi kat›ld›. Grev nedeniyle ülke genelinde okullar aç›lmazken; vapur ve tren seferleri durdu, hastaneler ise sadece acil durumda hizmet verdi. Atina’da iflçilerin sokaklara dökülmesiyle birlikte dükkan sahipleri de kepenk kapatt›lar. Havaalan› çal›flanlar›n›n k›smi kat›ld›¤› grev nedeniyle baz› uçufllar iptal edildi.

Romanya'da 300 bin kamu çal›flan› devletin maafllar›ndan yüzde 25 kesinti yapma karar›n› protesto etmek için 31 May›s’ta 2 gün sürecek greve gitti. Doktorlar›n, ö¤retmenlerin, sa¤l›k çal›flanlar›n›n ve di¤er kamu çal›flanlar›n›n ifl b›rakt›klar› ülkede, baz› flehirlerde polisler ve hapishane görevlileri de ifl b›rakarak greve kat›ld›. Öte yandan maafl kesintisinin hedefinde yer alan emekliler de ülke genelinde greve kat›l›m sa¤lad›lar. Greve ç›kan yüz binlerce kamu çal›flan›, devletin bu karardan vaz geçmesini istedi. Romanya hükümeti ise emekçilerin seslerine kulaklar›n› t›kayarak, 30 May›s gecesi, çal›flanlardan yüzde 25, emeklilerden yüzde 15 maafl kesintisi yap›lmas›na dair tasar›y› kabul etti. Büyük ekonomik s›k›nt›n›n yafland›¤›, halk›n al›m gücünün son derece düfltü¤ü Romanya’n›n, hükümetin bu karar› ile birlikte önümüzdeki günlerde yeni eylemlere sahne olmas› bekleniyor.

British Airways çal›flanlar›n›n grevi sürüyor ‹ngiliz havayolu flirketi British Airways (BA) çal›flanlar› ve kabin görevlileri grevlerini sürdürüyorlar. BA çal›flanlar›n›n üyesi olduklar› "Unite" sendikas› ile havayolu flirketi yönetimi aras›nda çal›flma koflullar›n›n iyilefltirilmesine yönelik anlaflmazl›k sürerken, çal›flanlar geçen haftaki befl günlük grevin ard›ndan, 29 May›s gecesinden itibaren tekrar befl günlük bir greve bafllad›lar. Yönetim ile çal›flanlar aras›ndaki anlaflmazl›k sürerse, kabin görevlilerinin bu haftan›n yan› s›ra gelecek hafta da grev yapmas› bekleniyor. Böylece çal›flanlar toplam 15 gün iflbafl› yapmam›fl olacak. Grevden etkilenen uçufllar›n yan› s›ra çok say›da yolcunun uçuflunu iptal etti¤i belirtiliyor. British Airways, uzun süredir mali s›k›nt›lar yaflad›¤›n› savunuyor. ‹ngiliz havayolu flirketi, geçen hafta son 1 y›lda 531 milyon sterlin zarar etti¤ini aç›klam›flt›. Bu, flirketin 1987 y›l›nda özellefltirildi¤inden bu yanaki en büyük zarar› oldu.

n›n düflürülmesi, emeklilik yafl›n›n yükseltilmek istenmesi, vergilere ve fiyatlara fahifl zamlar yap›lmas› çal›flanlar›n tepkisine neden oluyor. Avrupa devletlerinin bu sald›r›lar›na karfl› birçok ülkede milyonlarca emekçi alanla-

temsilcileri “65 yafl›nda emeklili¤i kaç kifli görebilecek?” sorusunu yönelterek, devletin ekonomik kriz için gerekli kayna¤› özellefltirme yaparak, iflsizlik fonundan, e¤itimden, sa¤l›ktan k›s›tlamalara giderek sa¤lamaya çal›flt›-

Alanlara ç›kan binlerce iflçi, hükümetin kemer s›kma politikalar› çerçevesinde mecliste tart›flmaya sunulan Sosyal Güvenlik Yasa Tasar›s›’n› protesto ederek, borç krizinden ç›kmak için emeklilik maafllar›nda yap›lan ke-

‹spanya'da binlerce çal›flan alanlara ç›kt› ‹spanya'da devletin, çal›flanlar›n maafllar›nda kesintiye gitme karar› emekçilerin tepkisine neden oldu. Barcelona, Madrid, Valencia, Zaragoza, Coruna gibi ülkenin önemli kentlerinde düzenenlenen eylemlere kat›lan binlerce kamu emekçisi, maafl kesintisi plan›ndan vaz geçilmesi ça¤r›s›nda bulundu. "Zapatero istifa", "Krizi, buna sebep olanlar ödesin" sloganlar›yla krizin faturas›n›n emekçilere kesilmek istenmesine tepki gösteren emekçiler, 8 Haziran’da büyük bir grev bafllatacaklar›n› duyurdular. Öte yandan kamu a盤›n›n düflürülmesi için kamu harcamalar›nda 2011 sonuna kadar 15 milyar euroluk kesinti yapacak hükümetin geçen hafta aç›klad›¤› kararlar 20 May›s günü Bakanlar Kurulu'nda onayland›.

Japonya’da hükümetin orta¤› Sosyal Demokrat Parti, baflbakan›n Okinava adas›ndaki Amerikan üssünün kald›r›lmas› sözünden dönmesi yüzünden koalisyondan ayr›lmaya karar verdi. Baflbakan Yukio Hatoyama, ayn› zamanda Sosyal Demokrat Parti Baflkan› olan Toplumsal Cinsiyet Eflitli¤i ve Tüketici ‹flleri Bakan› Mizuho Fukuflima’y›, ABD üssünün Okinava’n›n daha az kalabal›k bir yerine tafl›nmas›yla ilgili Japonya-ABD antlaflmas›n› imzalamay› reddetmesi üzerine kabinedeki görevinden alm›flt›. Parti yöneticileri de dün yapt›klar› bir toplant›da koalisyondan ayr›lma karar› ald›. Sosyal Demokrat Parti’nin ayr›lmas›n›n, Hatoyama baflkanl›¤›ndaki hükümetin devrilmesine yol açmas› ihtimal dahilinde görülmüyor, ancak zaten seçmenlerce zay›f bir lider olarak görülen Hatoyama’ya darbe vuraca¤› belirtiliyor. Hatoyama, geçen sene seçim kampanyas›nda, Futenma üssünün Okinava’dan tamam›yla kald›r›labilece¤ini söylemiflti. Baflbakan›n bu sözünden dönmesi, sadece sosyal demokratlar› de¤il, üssün bulundu¤u yerin sakinlerini de k›zd›rd›.

Baflbakan istifa etti Seçimlerden önce Okinava adas›ndaki ABD askeri üssünü kapatmak için söz veren Japonya Baflbakan› Yukio Hatoyama sözünü tutamay›nca istifa etti. Son dört senede dört tane baflbakan›n istifa etti¤i Japonya'da, 8 ayd›r görevde bulunan 63 yafl›ndaki Baflbakan Yukio Hatoyama da istifas›n› aç›klad›. Hatoyama 2009 y›l›nda yap›lan seçimlerden önce Okinava adas›nda Futenma bölgesinde bulunan ABD'ye ait askeri üssün kapanmas›n› sa¤layaca¤›na dair söz vermiflti. Ancak ABD'nin üssü kapatmak istememesi, bahane olarak Asya'da bulunan siyasi gerginli¤i göstermesi üzerine Hatoyama, ABD ile görüflmelere bafllam›fl ve üssün yine Okinava adas›nda bulunaca¤›n› ancak baflka bir bölgeye tafl›naca¤›n› aç›klam›flt›. ‹ki ülke aras›nda bafllayan görüflmeler d›fliflleri bakanlar› seviyelerinde gerçeklefltirilmifl ve bu görüflmelerin sonucunda üssün tafl›nmas› sonras›nda oluflacak yeni flartlar masaya yat›r›lm›flt›. Hatoyama'n›n verdi¤i sözü tutmamas› üzerine Okinava adas›nda yaflayan halk ve Japonya halk› gösterilere bafllam›fl ABD üssünün adadan kald›r›lmas›n› istemifllerdi. 1960’ta imzalanan ortak güvenlik antlaflmas› çerçevesinde Japonya’da, yar›s›ndan ço¤u Okinava’da olmak üzere 47 bin Amerikan askeri bulunuyor.


DEVRiMCi

GÜNCEL

DEMOKRASi

3-16 HAZ‹RAN 2010

11

K›l›çdaro¤lu vitrinli CHP ve yaflanmakta olan geliflmeler Karfl›-devrim cephesindeki iç çat›flma ve geliflmeler objektif olarak devrimci geliflmeye f›rsatlar sunsa da, bu geliflmelerin ana yönü ve en genel özelli¤i hiç kuflkusuz ki, onlar›n s›n›f ç›karlar› ve s›n›f karakterini tafl›maktad›r. Komünist ve devrimci kuvvetler hiç flüphesiz ki, karfl›-devrimin çatlaklar›ndan yararlanmay› ihmal edemez, devrim ve halklar›m›z lehine olan her geliflmeyi de¤erlendirirler. Ne var ki, sürecin ana yönü-öz içeri¤i ile tali yönünü titizlikle ay›r›p analiz eder buna uygun olarak politika belirleyip konumlan›rlar. Aksi halde hakim s›n›flar›n belirledi¤i gündemlerin pefline tak›lmaktan, yedeklenmekten ve yasal s›n›rlar içine hapsolmaktan kurtulamazlar. Tarihsel tecrübeler hakim s›n›flar›n sömürücü iktidarlar›n› sürdürme u¤runa baflvurduklar› tüm katliam ve karfl›-devrimci zor biçimleri ile birlikte, bunu destekleyen hile-entrika, demagoji ve sahtekarl›klar› gerçe¤ini ç›plak biçimde ortaya koymaktad›r. Bir fley daha göstermektedir ki, bütün bunlara karfl›n özellikle geri kitleler üzerinde etkili olabilmekte ve bu vahfli iktidarlar›n› sürdürmeyi hala baflarmaktad›rlar. Ne var ki, tüm bunlar halk kitlelerinin gerici-faflist düzenden hoflnutsuz olma zemininde objektif ve subjektif bak›mdan geliflen devrim ve demokrasi taleplerinin ortadan kalkmas› anlam›na gelmemektedir. Bilakis halk kitlelerinin günbegün derinleflen sefalet ve ac› dolu yaflam› her gün onlar› düzenden uzaklaflt›r›p devrime daha fazla yaklaflt›rmaktad›r. Ve maalesef öncü-önder devrimci kuvvetlerin alternatif yaratamamalar› ve bu düzeyde güç olmamalar› kitlelerin güven bofllu¤unda kalarak zorunlu olarak düzen partilerine yönelmelerine vesile olmaktad›r.

Bilinen taktik: ‘bir parmak bal çalarak pete¤i kurtar’maya çal›flmak Devrim ve devrimci dalgan›n-hareketin kabarmas›n›n yavafllat›l›p geciktirilmesi, pasifize edilip geri çekilmesi-geri düflürülmesi, dinginli¤e bo¤ulmas› ve hatta bast›r›l›p k›r›larak yenilgiye u¤rat›lmas› genel olarak mümkün olsa da, bunun geçici bir baflar› oldu¤u ve devrimci durumun objektif koflullar› üzerinde subjektif güçler olarak devrimci hareketin boy vermesi, yani devrimci olanaklar›n büyümesi kaç›n›lmazd›r. S›n›flar mücadelesinin tarihsel tecrübesinin kan›tlad›¤› bu stratejik ana unsur, devrimci politika ve stratejinin beslendi¤i temel gözedir. Bugün gerici tasfiyeci rüzgara karfl›n, devrimci kabar›fla elveriflli devrimci f›rsatlar olup, ç›k›fl yapman›n flartlar› zengin olarak bulunmaktad›r. Komünist veya devrimci hareketin geliflti¤i ya da geliflme ivmesine girerek hakim s›n›flar›n iktidar etme ve yönetmelerinin önünde engel olman›n aç›k iflaretlerini verdi¤i koflullarda hakim s›n›flar politik taktiklere baflvurarak bu tehlikeyi savuflturma manevralar› gelifltirmeye çal›fl›rlar. Bolca demokrasi ve insan haklar›ndan söz eder, açl›k-yoksulluktan dem vurur, siyasi “rüflvetler” ve vaatler savurur, “kirli çamafl›rlar›n›” ortaya döker ve hatta bir birilerini faflistlikle suçlamaktan da geri durmazlar. Göz boyayan kimi k›r›nt›lar serpifltirmekten imtina etmezler. Yani, “bir parmak bal çalarak pete¤i kurtarmaya” çal›fl›rlar. Bunun gibi, devrimci hareketin boy vermesine uygun olan devrimin objektif ve subjektif flartlar›n› besleyen, yani bundan ba¤›ms›z olmayan hakim s›n›flar›n ekonomik-siyasi krizleri ve iç dalafllar›n›n derinleflmesi de, onlar› demokrasi ve hak-hukuk argümanlar›yla ortaya ç›k›p vaazlarda bulunmas›na yol açar-açmaktad›r. Dahas› günün somutunda görüldü¤ü gibi, genel konjonktürel süreç veya emperyalizmin dayatt›¤› “yeniden yap›lanma” gibi flartlarda da hakim s›n›flar›n “demokratikleflme”-“çözüm”-“aç›l›m” safsatalar›yla gerici amaçlar›n› gizleyip halk kitlelerini aldatarak pefline takmaya çal›flt›klar› bilinen bir do¤rudur. Tasfiyecili¤in boyutu art›k herkesçe “anlafl›lm›fl” bulunmaktad›r. Tüm bunlardan sonra söyleyebiliriz ki, co¤rafyam›z›n karfl›-devrim cephesinde geliflen gündemler bu paralelde, ›rkç›-floven ve faflist hakim s›n›flar›n planlar› temelinde nüfuz etmektedir. Dolay›s›yla iyilefltirme, reform, demokratikleflme gibi bir de¤er tafl›mamaktad›r. Tersi alg›lar her kimden gelirse gelsin yan›lg›l› ve mesnetsiz de¤erlendirmelerdir. O halde, AKP’nin demagoji ve spekülasyonlar üzerinden demokrasi havarisi kesilerek klik ç›karlar› ve en nihayetinde emperyalizm ile Türk hakim s›n›flar›n›n sömürü-zulüm

egemenli¤i amac› zemininde TC devletinin tamirat› (yap›land›r›lmas›) muhtevas›yla gerçeklefltirdi¤i anayasa de¤iflikli¤i, tüm muhtevas›yla s›n›f bilinçli proletarya ve devrimci halklar›m›z›n nazar›nda pirim yapamaz. Bunun gibi, genel sürecin ihtiyaçlar›na ba¤l› olarak CHP’nin yüz de¤ifltirmesi ya da belli bir biçime sokulmas› için gerçeklefltirilen “operasyonla” alaca¤› rol de asla alternatif olamaz, halklar›m›z›n ç›karlar›n› temsil etmez-edemez.

K›l›çdaro¤lu vitrinli CHP’nin niteli¤i En kaba de¤erlendirmeyle flunu diyebiliriz: Halk kitlelerinin devrimci damar› ve demokrasi özlemleri, Baykal’›n yerine oturtulan K›l›çdaro¤lu’na veya “sol” söylemine duyulan sempatide a盤a ç›kmaktad›r. K›l›çdaro¤lu “ç›k›fl›yla” estirilen “dalga”, halk kitlelerinin gerçek sola-demokrasiye olan ihtiyac› biçiminde okunmak-görülmek durumundad›r. Hiç kuflkusuz ki, her temsildeki CHP, devrimci ya da demokratik bir alternatif de¤il, faflist bir düzen partisidir. Katliamc›, imhac›-inkarc›, ›rkç›-floven milli zulümcü bir partidir CHP. Koyu milliyetçi, devletçi ve faflist hakim s›n›flar›n has temsilcisi bir partidir. CHP’nin tarihi de bugünü de budur ve yar›n› da bu olacakt›r. Mevcut durumdaki CHP’nin rolü ve pozisyonu ya da “ç›k›fl›” yaln›zca hakim s›n›f kliklerinin iktidar u¤runa muhalefetini temsil etmektedir. ‹simlerin veya simalar›n de¤iflmesi CHP ya da bir baflka düzen partisi hakk›nda vesvese duymam›za neden olamaz-olmamal›d›r. K›l›çdaro¤lu, statükonun sad›k temsilcisi durumundaki faflist CHP’nin d›fl›nda ve CHP’nin bu yap›s›na tabandan ters bir kulvardan de¤il, bizzat içinden gelmektedir. K›l›çdaro¤lu, devrimci halk muhalefetiyle ya da alternatif demokratik yönetim modeliyle de¤il; tam tersine emperyalizm ve hakim s›n›flar›n düzenledi¤i oyun, hesap ve amaçlarla CHP’nin bafl›na getirildi. O halde K›l›çdaro¤lu’nun tüzel temsili ve yapacaklar› da bu çerçevede olacakt›r. Tersi hayal bile edilemez.

K›l›çdaro¤lu’nun CHP’yi gerçek anlamda demokratiklefltirece¤ini varsaymak veya hükümete geldi¤inde demokratik bir yönetim gerçeklefltirece¤ine az›c›k da olsa inanmak, hakim s›n›flar ve devletinin gerçe¤ini anlamamak oldu¤u kadar; mevcut gerici düzenin seçimler vb yoluyla, yani devrime bafl vurmadan içten dönüfltürülebilece¤i fleklindeki reformist-revizyonist sa¤ tasfiyeci görüfle ç›kmak, devrimci görüflten aç›ktan kopmak demektir. Kiflisel “meziyetleri” öne ç›kar›larak bunun üzerinden CHP canland›r›l›p iktidara tafl›nmak istenmekte, en önemlisi de halk kitlelerinin giderek hakim s›n›flar düzenine karfl› geliflen hoflnutsuzluk ve tepkisi bu yolla kontrol alt›na al›n›p düzen içi aray›fllara çekilmek istenmektedir. Oysa, kifli olarak K›l›çdaro¤lu’nun hiçbir “meziyeti” ne CHP’yi de¤ifltirebilir ve ne de halk düflman› s›n›f iktidarlar›n›n flu veya bu biçimde de¤iflimine etki yapabilir. K›l›çdaro¤lu bahsedildi¤i gibi insani erdemlere sahip olsa bile, bir anl›¤›na bunun do¤ru oldu¤unu varsaysak bile; mevcut anayasa d›fl›na ç›kamaz, hakim s›n›flar›n ç›karlar›na ters düflen bir hizmet veremez ve devlet mekanizmas›n› aflamaz. “Kifliler geçici, kurumlar kal›c›d›r.” Bu do¤ru, Kl›çtaro¤lu’nun hakim s›n›flar›n devlet kurumuna hizmet edece¤ini aç›klar. Hangi farkl› yüz ve hangi farkl› hükümet halk›n ç›karlar›n› korumufltur? Dahas› sömürü düzenine hay›r demifltir ki, K›l›çdaro¤lu sömürü ve zulme karfl› durup hay›r desin?... Tüm mesele, yaflanan süreçte, CHP’nin diriltilerek halk kitlelerinin geliflen devrimci-demokratik muhalefeti önünde bir sibop görevi görmesini tesis etmektir. K›l›çdaro¤lu kart›n›n pohpohla kullan›lmas›, CHP’nin biçimlendirilip emperyalist tasfiyeci sürecin yürütülmesine uygun olarak haz›rlanmas› ve halk kitlelerinin muhalefetinin kontrol edilerek pasifize edilmesi anlam› tafl›maktad›r.

CHP’nin hükümete tafl›nmas› muhtemeldir Yani geliflmelere ba¤l› olarak CHP’nin hükümete tafl›nmas›

muhtemeldir. Emperyalizm ve yerli hakim s›n›flar, AKP’nin yerini doldurabilecek bir dinamik haline geldi¤ini gördüklerinde CHP’yi iktidara tafl›y›p oturtacakt›r. Nitekim CHP flahs›nda yaflanan geliflmeler bunun iflaretidir bir anlamda. Unutmamak gerekir ki, emperyalist güçler ile Türk hakim s›n›flar› tek olas›l›¤a ba¤l› hareket etmez-etmemektedirler. Geliflmelere ba¤l› olarak CHP’yi hükümete getirecekleri gibi, AKP’nin bir müddet daha devam etmesini tercih edebilirler. A¤›rl›kl› olarak da bir koalisyon hükümeti dönemine geçifli yaflayacaklar› görülmektedir. K›l›çdaro¤lu aktörü bütün bu amaçlarla devreye sokulmufltur. Dolay›s›yla K›l›çdaro¤lu popülizmi hakim s›n›flar›n rutin takti¤inin ötesinde bir fley de¤ildir. Onun da eskiyece¤i günler uzak de¤ildir. Koalisyon hükümet(ler)i dönemi en yak›n ihtimaldir. K›l›çdaro¤lu’yla yarat›lan hava veya CHP’nin yeni yüz ve nispeten yeni söylemle haz›rlanmas› hasbelkader bir geliflme de¤ildir. Aç›k ki, emperyalist güçlerle TC devleti hakim s›n›flar›n›n kararlaflt›rarak düzenledi¤i bir mizansendir. Dolay›s›yla yarat›lan hava alt› bofl ve desteksiz bir geliflme de¤ildir. Bu geliflmenin CHP’yi en iyi ihtimalle de olsa hükümet orta¤› yapmaya gidece¤i görülmektedir. CHP, Baykal’l› pozisyonuyla sürece dahil edilip hükümete ortak edilemezdi. Bir çalkalanman›n yarat›larak CHP’nin diriltilmesi ve elbette ki belli biçimleriyle terbiye edilmesi ile hükümete tafl›nmas› ancak bir sansasyonla, yeni bir yüz ve hatta söylemle mümkün olurdu… Kitleler nezdinde teflhir olmay›p temiz bilinen ve öyle sunularak öne ç›kar›lan K›l›çdaro¤lu, halk kitlelerinin duygular›na hitap ederek tepkilerini geçici de olsa dindirecek bir aktör olarak bilinçli seçildi. Haz›rlanan CHP’nin belli bir oy patlamas› yapaca¤› aç›kken, bu oy patlamas›n›n abart›l› olamayaca¤› ve AKP’nin sabit oylar›n› etkilemeyece¤i bilinmelidir. Dolay›s›yla AKP önemli bir güç olarak varl›¤›n› en az›ndan bir müddet daha sürdürecektir. Öte yandan AKP’nin flimdilik devre d›fl› b›rak›lmamas›n›n di¤er bir sebebi de, onun ‹slami kimli¤inin ABD’nin bölge stratejisi için önemli bir koz olufludur. Ne var ki, CHP hükümet orta¤› olabilecek bir oy potansiyeli yakalayacakt›r. Bu, CHP’nin iç dinami¤i ile ilgili de¤il, emperyalizm ve hakim s›n›flar cephesinde yürütülen devlet politikas›yla (devleti yap›land›r›lmas›yla) alakal› bir neticedir. ‹flin özü bu zeminde geliflmekle birlikte, hakim s›n›flar yüzler ve söylemler de¤ifltirerek veya daha de¤iflik demagojilerle maalesef halk kitlelerini aldatarak iktidarlar›n› sürdürme yetene¤i göstermektedirler. Bu dönemde rol alanlardan biri de hiç kuflkusuz ki K›l›çdaro¤lu’dur. Egemenler teflhir olarak halk kitleleri nezdinde kaybettikleri güvenlerini tazelemektedir. Böylece iktidar ve sömürü sistemlerine geçici de olsa kan tafl›yarak sürdürmektedirler.

Hakim s›n›flar›n hiç bir kesimi kitleler aç›s›ndan altarnatif de¤ildir Bu bak›mdan, ne AKP’nin anayasa de¤iflikli¤i oyunu, ne de CHP’nin K›l›çdaro¤lu yapay “rüzgar›yla” yaratmaya çal›flt›¤› “sol” yan›lsama havas› halklar›m›z›n ç›karlar›n› temsil edemez, hiçbir flartla tercihi de olamaz. Dolay›s›yla, anayasa de¤iflikli¤i ile ilgili yürütülen tart›flma ve kararlaflt›r›larak gidilen referandum süreci de, halk kitlelerinin düzen içi aray›fllara çekilmesi ve özellikle iktidar partisi AKP olmak üzere, egemen s›n›f klikleri aç›s›ndan güven oyu yoklamas›ndan öteye bir anlam tafl›mad›¤› gibi, hakim s›n›flar aras› dalafl ve oyunlar›n bir parças›d›r. Burada önemli olan esas etken devrimci cephenin durumudur. Gerçek devrimci alternatifin olamay›fl› gerici egemen s›n›flar›n ömürlerini uzatmalar›n› ya da zulümkar saltanatlar›n› sürdürmelerini daha da olanakl› k›lmaktad›r. O halde, hakim s›n›flar›n oyun ve gerçek yüzlerini daha fazla teflhir ederek halk kitlelerine göstermek ve devrimci alternatifi gelifltirmek zorunludur. Devrimci savafl›n gelifltirilmesi en önemli ihtiyaçt›r. Amaç ve ilkelere uygun olmak kayd›yla mücadele biçim ve araçlar›n› s›n›rlamadan demokratik mücadelelerden silahl› devrimci eylemlere kadar en genifl yelpazede, devrimci eylem birliklerinin de özellikle gelifltirilmesiyle güçlü bir devrimci cephenin yarat›lmas› elzemdir.

Erdo¤an’›n karizmas› çizildi Ahmet HACALO⁄LU K.

Yard›m gemilerini engelleyece¤ini günler öncesinden Türkiye’ye bildiren ‹srail, Gazze’ye insani yard›m götüren Mavi Marmara gemisi öncülü¤ündeki gemilere uluslararas› sularda askeri operasyon düzenleyerek birçok kifliyi katletti, say›s›z kifliyi de yaralad›. Silahs›z yard›m gemilerinin uluslararas› sularda vurulmas›, gemilerin bayra¤›n› tafl›d›klar› ülkeye yani Türkiye’ye örtülü savafl ilan›, ”casus belli” anlam›na gelmesine karfl›n Baflbakan Erdo¤an yüksek perdeden ›v›r z›v›r laflar›n haricinde kal›c›, onurumuzu kurtaracak politikalardan bahsedemedi. 1997 post modern darbesinde askerin dayatmas›yla imzalanan stratejik iflbirli¤i anlaflmas›n› misilleme olarak ask›ya almay› bile dillendiremeyen Erdo¤an’›n samimili¤i tart›fl›l›r oldu. Teknoloji fakiri olan ülkemizin durumu ne kadar vahim ki kanl› sald›r›ya karfl› silah al›mlar›n› durduruyoruz bile diyemedik. Böylece bölgesel güç olma, “komflularla s›f›r sorun”, “pro-aktif “ d›fl politika söylemlerinin içinin ne kadar bofl oldu¤u bir kez daha anlafl›ld›. Karizma yerle yeksan oldu. Uluslararas› hukuka göre karasular› 12 mil olan ‹srail savafl halinde oldu¤u gerekçesiyle 60 millik bir alanda operasyon düzenleyebilece¤ini senelerdir iddia etmekte. Nitekim uygulad›¤› son vahflette de ayn› gerekçeye s›¤›n›yor. ‹srail bu operasyonda da her zaman oldu¤u gibi gene katil sürülerinden oluflan “fiayetet 13” birliklerini kulland›. Hemen herkes bilir ki bu birliklerin ka-

t›ld›¤› tüm operasyonlarda mutlaka kan akar. Esasen ‹srail bunun sinyallerini de önceden vermiflti. Siyasal iktidar ‹srail’in ne kadar ac›mas›z oldu¤unu ve söyledi¤ini yapt›¤›n› bilmesine karfl›n maalesef dolayl› olarak destekledi¤i aktivistlerin can güvenli¤ini sa¤layacak hiçbir önlem almayarak günahs›z-samimi insanlar› objektif olarak bile bile ölüme gönderdi. ‹srail’in son misilleme ve meydan okumas›n›n nedenlerini analiz edebilmek için daha gerilere Hamas-‹srail iliflkileri ve Hamas’›n kurulufluna kadar gitmek faydal› olacakt›r. 14.05.1948’de ‹srail’in kurdurulmas›yla bölge fliddet ve terörün k›skac›na terk edildi. Arap Müslümanlar için art›k kutsal topraklarda yaflam hakk› kalmad›. Bölgedeki bitmeyen sorunlar yerel direniflçi örgütleri güç birli¤ine zorlad› ve 1958-1960 aras›nda Arafat liderli¤inde El Fetih örgütü, 1964’de ise Ahmet fiukeyri liderli¤inde Filistin Kurtulufl örgütü (FKÖ) kuruldu. Filistin’deki ikinci büyük siyasi güç Hamas yani “‹slami Direnifl Örgütü” ise 1987’de 1. ‹ntifada s›ras›nda fieyh Ahmet Yasin taraf›ndan kuruldu. Örgüt Ortado¤u’daki radikal ‹slami örgütlerin temellerini atan M›s›r’daki Müslüman Kardefller örgütünün Filistin’deki uzant›s› olarak görülebilir. El-Fetih ile aras›ndaki ayr›flma ekseni ‹srail’in hukuki varl›¤› (Daha sonra Hamas lideri Halid Meflal ‹srail’in 1968 s›n›rlar›na çekilmesi halinde bu “devleti”

tan›yabileceklerini deklare etti.) ve uydu Filistin devleti projesini reddetmesi ile silahl› mücadeleyi esas almas›d›r. Bu arada, ‹ntifada s›ras›nda flekillenen örgüt kuruldu¤unda o dönemde sayg›nl›¤› ve kitle deste¤i olan Yaser Arafat’›n El-Fetih örgütünün dengelenmesi için güçlendirilmesi ‹srail’in politikalar› ile çak›flt›¤›ndan büyümesine göz yumuldu¤unu da not etmekte faydal› olacakt›r. (Örgütün kurucusu fieyh Ahmed Yasin 1985 senesinde ‹srail taraf›ndan cezaevinden serbest b›rak›ld›) Ancak bu arada hesaplanmayan bir geliflme olarak Filistin’de 2006’da yap›lan parlamento seçimlerini Hamas kazand›. Filistin seçiminin sonuçlar› gelecekteki dengeyi ve siyasal iktidarlar›n politikalar›n› etkileyece¤inden ‹srail harekete geçti. Zira mevcut durum bölgedeki siyasi istikrars›zl›ktan güç alan ABD elebafl›l›¤›ndaki emperyalizmin tetikçisi ‹srail’in stratejileriyle çelifliyordu ve gereken k›sa zamanda yap›ld›. Hamas ile El-Fetih birbirine düflürülerek Filistin ikiye böldürüldü. Bat› fieria’da El-Fetih yönetiminde, Gazze’de Hamas yönetiminde iki ayr› devletçik oluflturuldu.2008 Aral›k ay›nda ‹srail yönetimi son darbeyi indirmek üzere Gazze’de kanl› oyununu oynad›. ‹nsanlar› açl›ktan ölüme terk eden abluka yetmiyormufl gibi bir de Gazze’yi iflgal ederek tümüyle harabe haline getirdi. Hedeflenen amaç hem kendi kamuoyunu tatmin etmek hem de

2009’da yap›lacak seçimleri kazanma flans› yüksek Hamas’›n etkinli¤ini kabul edilebilir seviyeye indirerek uzlaflmac› El-Fetih’in Gazze’de yönetimi almas›n› sa¤lamakt›. ‹ran ve Hizbullah destekli Hamas’›n iktidar›n›n Ortado¤u’da tüm dengeleri kendi aleyhine de¤ifltirece¤inin fark›nda olan ‹srail bu u¤urda beton duvarlarla çevirdi¤i Gazze’yi senelerdir abluka alt›nda tutmakta ve M›s›r ile de iflbirli¤i yaparak ablukan›n delinmemesi için her çareye baflvurmaktad›r. ‹HH’l› ve uluslararas› aktivistlerin Gazze’ye insani yard›mlar› deniz yoluyla ulaflt›rma giriflimi ayn› zamanda ablukay› delme amac› tafl›d›¤› için ‹srail’in fliddetli tepkisiyle karfl›laflm›fl, katliam yap›lmas›ndan çekinilmemifltir. Uluslararas› konjonktür, ‹srail’in iç politikas›, Filistinlilerin iç çat›flmalar›, çevre faktörleri, Suriye, ‹ran, Arap dünyas›, emperyalizmin ‹srail ile iliflkileri, yeni güç iliflkileri dahil birçok denklemden güç alan ve kendini güvenlik devleti olarak tan›mlayan ‹srail, bölgeyi ancak istikrars›zl›¤a düflürerek varl›¤›n› koruyabilece¤inin fark›ndad›r. Bu çerçevede fliddeti her koflulda politika olarak uygulayan ‹srail’in gerekirse bölgesel hatta küresel bir savafl› bile tetiklemekten çekinmeyece¤i kabul edilmelidir.Savafltan çekinmeyen güçlerin son ve en eli kanl› temsilcisi ‹srail bölgesel iktidar politikalar› gelifltiren Erdo¤an ve ekibine haddini bil, hodri meydan deyip k›l›c› çekmifltir.


12

KÜLTÜR-SANAT

3-16 HAZ‹RAN 2010

“‹nanc›m›z sonsuz… Özgürlü¤ü fethedecek hayk›r›fl› bar›nd›r›yoruz içimizde. Biliyoruz; gelecek halk›n ellerinde! Karanl›¤› ite ite yar›p geçecek, gökyüzünün bütün mavili¤ini indirece¤iz yeryüzüne... Bütün gündo¤umlar›n› seyredece¤iz halk›m›zla omuz omuza… Öfkeli, umutlu, inançl›, kararl› türküler söylemeye devam edece¤iz. Düfllerimiz taptaze çünkü… Dört yan›m›z duvarlarla çevrili… Ac›la-

r›m›z›n, yoksullu¤umuzun, mutsuzlu¤umuzun hesab›n› sormak için hüzün ve umutsuzluk yasak bize! Özgürlük bir bafl›na yaflanamaz. Hayk›r›fl›m›z da bir bafl›na de¤il… O halde susmak yasak bize! Hayk›ral›m! Karanl›¤›n saltanat›na son vermek için…” Dünya halklar›n›n, sömürücü barbarlar›n kan kusan silahlar›, karanl›k zidanlarda çürüten yasalar›, açl›¤a, yok-

DEVRiMCi

sullu¤a, zulme mahkum ettiren sistemleri içerisinde, umudun her zaman var oldu¤unu ve karamsarl›¤a düflmeden karanl›¤›n halk›n hayk›r›fl›yla parçalanaca¤›n›n inanc›n› yitirmeden sanat yaflam›na devam eden Grup Munzur, “Hayk›ral›m! ‘Binlerce elin ayn› sofradan yiyebildi¤i’, s›n›flar›n ve s›n›rlar›n ortadan kald›r›ld›¤› kardeflçe bir dünyay› kurmak için” fliar›yla, yeni demokrasi kavga-

DEMOKRASi

s›n›n ritimlerini “Hayk›r›fl” albümüyle bizlere tafl›yor. 18 y›ll›k tarihinde, yeni dünya için verilen kavgan›n ritimlerini birçok allbümle yüre¤imize tafl›yan Grup Munzur, “K›z›l Anka”dan sonra “Hayk›r›fl” albümüyle yeniden karfl›m›zda. Yeni albümün Grup Munzur’da yaratt›¤› heyecana ortak olmak için, bu say›m›zda Grup Munzur üyeleri ile “Hayk›r›fl” üzerine yapt›¤›m›z röportaja yer veriyoruz.

Grup Munzur ‘HAYKIRIfi’la devam ediyor teyi ya da de¤iflimi illaki farkl› bir fleyler yapmakta arayan bir anlay›fl… Bizce de¤iflim ezilenlerin hakl› mücadelesini bir öncekinden çok daha net, etkili ve estetik olarak var edebilmek içindir. Kültür-sanat anlay›fl›m›z günü yakalayan, halk›n ilerici, devrimci de¤erlerinden uzaklaflmayan, dün ile bugünü, bugün ile yar›n› devrimci bir sanat anlay›fl›yla buluflturan bir geniflli¤e sahiptir. Dolay›s›yla bugün illaki yeni tarzlar denemek laz›m diyenlere, Ruhi Su’nun ba¤lamas›yla ve o berrak sesiyle hala y›¤›nlarca insan taraf›ndan dinlendi¤ini, Emekçi’nin ezgilerinin hala konser salonlar›nda hep bir a¤›zdan nas›l bir koroya dönüfltü¤ünü söylemek isteriz. Yeniye kap›lar› kapatmadan fakat halk›n kültürel zenginli¤ini, miras›n›, tarihi yaratanlar› da unutmadan de¤iflmek, geliflmek gerekir… Tüm sanat alanlar›nda de¤iflik yorumlara, yeni biçimlere, yeni üsluplara ihtiyaç var elbette. Müzikal anlamda düflünürsek bir müzik grubunun bütün bunlar› yapmas› beklenmemeli, do¤ru da de¤il… Devrimciler gelifltikçe, güçlendikçe, zenginlefltikçe, s›n›rlar›n› afl›p kabuklar›n› k›rd›kça yeni üsluplar da ortaya ç›kacakt›r o zenginlikten… Beklentimiz ve çabam›z bu yöndedir.

Hayk›ral›m! Karanl›¤›n saltanat›na son vermek için… “Koskoca bir tarihtir, içimizden yükselen 盤l›klar› ezgilere dönüfltüren yolculu¤umuz..” diye tan›ml›yosunuz yürüyüflünüzü. Hayk›r›fl’a elveren yolculu¤unuzu k›saca bize özetlermisiniz? K›z›l Anka bir isyand›, koflullara meydan okuyan devrimci iradenin sade, yal›n gerçe¤ini anlatan, kendini küllerinden yeniden yaratman›n ad›yd› bizce… Grup Munzur, halk› küllerinden yeniden do¤maya ça¤›r›rken ayn› zamanda kendisi de bunun prati¤ini sergiledi bir anlamda… K›z›l Anka’dan hemen sonra bir marfl albümü planlam›flt›k fakat uzun tart›flmalardan sonra elimizde de¤erlendirilebilecek ürünler h›zl›ca birikince yeni üretimlerimizi, dinleyicilerimizle paylaflmay› daha do¤ru, anlaml› bulduk. Ve yo¤un bir kolektif çal›flman›n sonucunda Hayk›r›fl albümü ortaya ç›kt›. “Hep Birlikte”, “Baban›n Türküsü/Onlar›n Kavgas›”, “Bahara Ça¤r›”... “K›z›l Anka” albümleri içerisinde “Hayk›r›fl” nas›l bir yeri dolduruyor? T›pk› di¤er albümler gibi Hayk›r›fl albümü de bir ihtiyac›n ürünü olarak ortaya ç›kt›. Kolektif çal›flman›n, kolektif çaban›n bir ürünü Hayk›r›fl… Müzikal alanda bu ülkede yaflanan toplumsal sorunlara dair sözümüzü, duygular›m›z›, düflüncelerimizi anlatmaya çal›flt›k. Ayr›ca her zaman oldu¤u gibi yar›nlara dair umutlar›m›z›… Halklar›n karfl› karfl›ya getirilip düflmanlaflt›r›ld›¤› bir dönemde farkl› dilleri konuflsak da, aram›za s›n›rlar konulsa da halklar›n kardeflli¤ini, gelece¤imizin ortak oldu¤unu hayk›rd›k. Di¤er albümlerden bir fark› yok bizce. Her albüm ç›kt›¤› dönemin sosyal, ekonomik, kültürel, politik özelliklerini tafl›r. Hayk›r›fl albümü de yaflad›¤›m›z dönemin bizde yaratt›¤› etkiyle ortaya ç›kan, duygular›m›za tercüman olan bir albüm oldu.

T›pk› di¤er albümler gibi Hayk›r›fl albümü de bir ihtiyac›n ürünü olarak ortaya ç›kt›. Kolektif çal›flman›n, kolektif çaban›n bir ürünü Hayk›r›fl… Müzikal alanda bu ülkede yaflanan toplumsal sorunlara dair sözümüzü, duygular›m›z›, düflüncelerimizi anlatmaya çal›flt›k. Ayr›ca her zaman oldu¤u gibi yar›nlara dair umutlar›m›z›…

Hayk›r›fl’›n içeri¤ine bakt›¤›m›z zaman kendi bestelerinizin yan› s›ra farkl› uluslara mensup flairlerin, halk ozanlar›n›n fliirlerine ve türkülerine yer vermiflsiniz. Bu sizin özel bir tercihiniz miydi? Evet… Halk›n kültürel sanatsal miras›n› sahipleniyoruz. Cigerxwin neredeyse bir as›r öncesinde yazd›klar›yla bugün yol gösteriyor, bugünlerin yar›nlar›na ça¤r› yap›yor sanki… Ozan Garip fiahin on y›llar öncesinden söyledikleriyle sanki bugünün karamsarl›¤›na devrimci bir marflla darbe vuruyor. Marcel Khalife, Arap halklar›n›n ac›s›n› bizden çok daha yal›n, derinlikli anlat›yor. Bu denli güçlü, zaman tan›mayan eserlerin halka, bugüne tafl›nmas› gerekiyor. Daha önce baflka bir röportaj›m›zda da söylemifltik. Karanl›¤›n içinde bir ›fl›k var ve bize yol gösteriyor. Biz bu ›fl›¤a gözlerimizi kapatamazd›k. Kapatmad›k, kapatmayaca¤›z da… Halklar›n mücadelesinde yer edinmifl, onlara yol gösteren bu güçlü de¤erleri sahipleniyor, yar›na tafl›mak için özel bir tercihte bulunuyoruz. Grup Munzur toplumsal mücadelenin bir parças› olarak “sanata” durdu¤u noktadan bir tan›m yaparak yön vermeye çal›fl›yor. Buradan hareketle albüme ad›n› veren “Hayk›r›fl” ve yine “B›rak›n Yak›nmay›”, “Halk Kazanacak” türküleri dinleyicileriniz aras›nda öne ç›kart›lan ezgiler. Toplumsal mücadelenin seyri içerisinde Grup Munzur bu ezgilerle neye

dir…

dikkat çekmek istedi? Biz toplumsal mücadelede halk›n hakl› davas›ndan esinlenerek üretmeye çal›fl›yoruz. Biliyoruz ki milyonlarca insan bu ülkede açl›¤›n, yoksullu¤un pençesinde. Egemen s›n›flar›n kar h›rs› halk›m›z› her geçen gün biraz daha yoklu¤a itiyor. Biliyoruz ki milyonlarca insan sessiz bir 盤l›k içinde… Gücünün, bir araya geldi¤inde neleri baflarabilece¤inin, karfl›s›nda hiçbir gücün duramayaca¤›n›n fark›nda de¤il. “Hayk›r›fl” iflte bu 盤l›¤›n sesi bizce… “Yak›nmak yok,” umutsuzlu¤a ve karamsarl›¤a karfl› bir ses… “Halk kazanacak” marfl›m›z ise s›n›f mücadelesinde sonunda kazanacak olan›n halk olaca¤› bilimsel gerçe¤ini bir kez daha yineliyor.

bir anlam ifade etmedi¤ini, halklar›n tarihinin, ac›lar›n›n ortak oldu¤unu vurgulamaya çal›flt›k. Bu nedenle albümün yine çok dilli olmas› özel tercihimiz-

Devrimci müzik gruplar› için kitle kayb› yafland›¤› tarz›nda elefltiriler var. Bu elefltirileri kimileri toplumsal mücadelenin dinamiklerinin yaflad›¤› sorunlara ba¤larken kimileri ise “yeni bir tarz yakalamak laz›m”, “kullan›lan müzik dilinin de¤ifltirilmesi gerekir”, “sözler çok radikal” gibi ifadelerle grubun sanata bak›fl aç›s›na bak›fl›na kadar elefltirebiliyor. Grup Munzur olarak bu elefltirileri neye ba¤l›yorsunuz. Do¤ru bak›fl aç›m›z ne olmal›d›r? De¤iflim, hangi temeller üzerinden hareket edilerek tan›mlan›yor ona bakmak laz›m. Bizce esas olan özdür. Biçime flekil veren de özdür. E¤er söylediklerinizde, umutlar›n›zda, gelecek düflünüze giden yolda bir de¤ifliklik, bir k›r›lma yoksa gerisi talidir. Devrimciler de¤iflmek zorundad›r, de¤iflmek ve geliflmek zorundad›r. Fakat bu dönem oldukça moda olan bir durum var. De¤iflmeyi biçimle s›n›rland›ran, kali-

Grup Munzur’un ve Yüz Çiçek Açs›n Kültür Merkezi’nin yeni dönem içerisinde halk›n sanat ordusunu yaratma mücadelesi içerisinde ataca¤› yeni ad›mlar var m›? Elbette. Hakim s›n›flar›n ideolojik, kültürel, sanatsal sald›r›lar›na karfl› bir y›¤›n görevle karfl› karfl›ya oldu¤umuzun fark›nday›z. Dolay›s›yla çal›flmalar›m›z sürüyor. Vazgeçilmez ifllerimizden biri olan kültür merkezimizin alternatif bir kültür sanat merkezine dönüflmesi için birçok projemiz var. Mevcut gerçekli¤imize uygun ad›mlar atmaya gayret edece¤iz. Bu çabam›z hayata geçti¤i oranda duyulacakt›r zaten, flimdiden kesin fleyler söylemeye gerek yok diye düflünüyoruz. Grup Munzur’un da önümüzdeki dönemde konserleri d›fl›nda yeni projeleri olacak. Buradan sizin arac›l›¤›n›zla kültür sanat›n de¤iflik alanlar›yla ilgilenen, devrimci kültür sanat mücadelesinin içerisinde yer almak isteyen tüm dostlar›m›z› birlikte üretmeye, ço¤altmaya ça¤›r›yoruz…

Hayk›r›fl albümü farkl› uluslar›n bir arada ezgilerle bütünleflti¤i ve kaynaflt›¤› bir kardefllik köprüsü gibi. Evet, bizdeki “Hayk›r›fl” albümünün etksi bu. Bu etkinin nedenleri ne acaba? Bu albüm bir köprü… Halklar›n birbirinden kopmayan, kopar›lamayan tarihlerini, geleceklerini anlatan bir köprü… Hakim s›n›flar kendi varl›klar›n›n devam› için halklar› karfl› karfl›ya getiriyor, düflmanlaflt›rmaya çal›fl›yor, ezen ulus d›fl›ndaki hiçbir milliyet ve uluslara yaflam hakk› tan›m›yor, yok say›yor, ötekilefltiriyor. Biz tüm bunlara karfl› halklar›n kardeflli¤ini, s›n›rlar›n

I T K I Ç I R A L U C L O YILDIZLARIN Y Nurettin Aslan’›n yeni roman› ‘Y›ld›zlar›n Yolcular›’ Kardelen Yay›nc›l›k’tan ç›kt›. 360 Sayfa Fiyat›: 15 TL Kitapç›lardan ve gazete bürolar›m›zdan teminedilebilinir

YÇKM'de bahar etkinli¤i ‹STANBUL- Yüz Çiçek Açs›n Kültür Merkezi (YÇKM) kültür sanat alan›ndaki etkinlik ve çal›flmalar›n› sürdürüyor. YÇKM 30 May›s'ta salonunda bir etkinlik gerçeklefltirdi. Düzenlenen etkinlikte YÇKM bünyesinde faaliyet yürüten tiyatro grubu ve müzik grubu Düflbaz sahne ald›. YÇKM tiyatro grubu Sophokles'in bilinen en eski oyunu olan ve Antik Yunan oyunlar› aras›nda en çok tart›fl›lan oyunlardan birisi olan Antigone oyununu sundu. Keyifli bir oyun sergileyen tiyatro grubu, konuklardan büyük alk›fl ald›. Oyunun ard›ndan ise Düflbaz sahne ald›. “YÇKM'ye bizi sizlerle buluflturdu¤u için teflekkür ediyoruz” diyen grup, söyledi¤i flark›larla konuklara keyifli anlar yaflatt›.


KADIN-GÜNCEL

DEMOKRASi

3-16 HAZ‹RAN 2010

13

N.Ç.'nin davas› 7 y›ld›r sonuçlad›r›lm›yor

Onlar öldü, patronlar parayla aileleri susturdu

Mardin'de 28 kiflinin tecavüzüne u¤rayan N.Ç'nin davas›nda yarg›lananlar aradan geçen 7 y›l›n ard›ndan hala cezaland›r›lm›yor. 31 May›s'ta görülen davada savc› 1 san›k hakk›nda berraat karar› verirken 26 san›k için ise 7.5 y›l hapis cezas› istedi. Di¤er bir san›k S.Y.'nin ise henüz ifadesi dahi al›nm›fl de¤il! 13 yafl›ndaki N.Ç.'ye tecavüz etmek suçu ile yarg›lananlar›n 32. duruflmas› Mardin 1. A¤›r Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruflmada savc›, tutuksuz yarg›lanan 26 kifli hakk›nda "para karfl›l›¤›nda ›rza geçmek ve al›koymak" suçlar›ndan 7.5 y›l hapis isterken, R.A.'n›n ise "fiili ifllemedi¤i" gerekçesiyle beraat›na karar verilmesini talep etti.

Bugün 19 yafl›nda bir genç kad›n olan N.Ç.'ye tecavüz edenler 7 y›ld›r cezaland›r›lamazken haklar›nda istenen cezalar ise devletin tecavüz karfl›s›nda “yarg› ve adalet”ini nas›l yanl› iflletti¤ini tekrar gözler önüne serdi. Bir sonuç ç›kmad›¤› N.Ç'nin davas› 13 Temmuz'a ertelendi. N.Ç.'nin avukat› Eren Keskin, duruflmadan sonra yapt›¤› bas›n aç›klamas›nda, "N.Ç. davas› yedi y›l önce burada bafllam›flt›. Bu co¤rafyada yaln›zca N.Ç. de¤il birçok k›z çocu¤u bir flekilde tecavüze maruz kald›. N.Ç. flu anda ma¤dur bir çocuk de¤il, 19 yafl›nda genç bir k›z. Okulunu okuyor. Tatillerde çal›fl›yor ve gayet kendine güvenli. Kendisine yap›lan tüm haks›zl›klara ra¤men bafl› dik bir biçim-

‹stanbul'da 9 Eylül 2009 tarihinde yaflanan sel felaketinde minübüs arkas›nda yaflam›n› yitiren 8 kad›n iflçinin davas› kamu davas› olarak devam edecek. 8 Pameks tekstil iflçisi kad›n›n yaflam›n› yitirmesi ile ilgili davan›n 31 May›s'ta görülen duruflmas›nda iflçilerin aileleri, patronun ‘kan paras›’ vermesi yüzünden flikayetlerini geri çektiler. Geçti¤imiz y›l ‹stanbul'da yaflanan sel felaketinde Pameks patronunun yük arac›n› servis olarak kulland›rd›¤› araç içerisinden ç›kamad›klar› için bo¤ularak ölen 8 kad›n iflçinin aileleri davadan vaz geçti. Ailelerin dar gelirli olmalar›n› f›rsat bilen patron gizli bir flekilde ailelere para vererek davandan çekilmelerini sa¤lad›. Bak›rköy 4. A¤›r Ceza Mahkemesi'nde devam eden davada ailelerin flikayetlerini geri çekmesi ile dava bundan sonra kamu davas› olarak devam edecek. Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i (ÇHD) avukatlar›n›n müdahillik talebini ise mahkeme kabul etmedi. Mehmet Cevdet Karahasano¤lu'nun efli ise, ÇHD'li avukatlar›n üzerine yürüdü, "Siz burada ne yap›yorsunuz? Bir daha sizi burada görmeyece¤iz" dedi. Avukatlar, davaya müdahil olmak için baflvuru taleplerini yineleyeceklerini belirtti. Mahkeme heyeti, olayda kusur tesbiti yap›labilmesi için bilirkifli görevlendirdi ve duruflmay› 7 Ekim 2010 tarihine erteledi. 8 kad›n iflçinin bo¤ularak ölmesine neden olan Pameks patronunun ilk duruflmada tahliye oldu¤u davada, ailelerin de davadan vaz geçmesi ile cinayetin patronun yan›na kar kalaca¤› görülüyor. Ailelerin davadan vaz geçme nedeninin patronun ailelere teklif etti¤i yüklü miktardaki tazminat oldu¤u öne sürülüyor.

11 tecavüzcü firarda, 5'i tahliye edildi

de mücadelesini sürdürüyor." dedi.

“Edi Bese” Davan›n görüldü¤ü Mardin'de yürüyüfl düzenleyen Demokratik Özgür Kad›n Hareketi (DÖKH), üyesi kad›nlar, "Tecavüz kültürüne edî bes e" dedi. BDP il binas›ndan Adliye'nin önüne, oradan da valili¤in önüne yürüyen kad›nlar "Demokratik özgür toplumu yaratal›m, tecavüz kültürünü aflal›m" ve "Dilimiz bedenimiz kimli¤imiz bizimdir, dokunmay›n" pankartlar› açt›. Yürüyüflte s›k s›k, "Gelsin baba, gelsin koca, gelsin polis, gelsin cop, inad›na isyan, inad›na isyan inad›na özgürlük", "Tecavüz kültürünü aflal›m, özgürleflelim", "Tecavüzcü

d›flar›da, adalet nerede" ve "Bask›lar bizi y›ld›ramaz" sloganlar› at›ld›. Valilik önünde son bulan yürüyüflün ard›ndan DÖKH aktivisti Leyla Salman, konuya iliflkin bas›n aç›klamas› yapt›. N.Ç. davas›na dikkat çeken Salman, "405 askerin san›k oldu¤u tecavüz dosyalar›ndan, 7 buçuk y›l önce Mardin'de a盤a ç›kan toplu tecavüz dosyas›ndan, 6-10-8 yafl›ndaki Ceylanlar›n, U¤urlar›n, Abdullahlar›n, güvenlik görevlilerince öldürülmelerinden dosyalardan, aile içi fliddet dosyalar›ndan, üniversiteli gençlerin sokak ortas›nda polis taraf›ndan katledildi¤i dosyalardan hiçbir zaman sonuç ç›kmad›." dedi.

“Fuhufl devlet taraf›ndan yapt›r›l›yor” HAKKAR‹- Çok say›da demokratik kitle örgütü bir araya gelerek "Fuhufla, uyuflturucuya, tefecili¤e dur" yürüyüflü yapt›. Yüzlerce kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfl BDP Hakkari il binas› önünde bafllad›. "Taciz ve tecavüze son", "Demokratik özgür toplumu yaratal›m tecavüz kültürünü aflal›m" pankart› tafl›yan kitle s›k s›k "Devletçi zihniyet hesap verecek", "Kad›na uzanan eller k›r›ls›n" sloganlar› att›. Yürüyüflün ard›ndan kitle ad›na bas›n aç›klamas›n› Hakkari Belediyesi Meclis Üyesi Zeynep Besi yapt›.

'Fuhufl devlet taraf›ndan yürütülüyor' Yozlaflt›rma politikalar›n›n sistem eli ile yap›ld›¤›n› ifade eden Besi, "Özellikle yat›l› okullar ve devlet yurtlar›nda a盤a ç›kan ve kamuoyuna yans›yan uygulamalar bizzat polis ve devlet taraf›ndan yürütülüyor. Kamuoyuna yans›yan ve baz› mülki idare amirlerinin 'eyleme gitmesin, siyasete bulaflmas›n, ama fuhufl yaps›n’ yönlü beyanlar› da bas›na yans›d›. Toplumu yozlaflt›rman›n bir arac› olarak devlet okullar› ve mekanizmalar› kullan›l›yor. Suçun ve faillerin ortaya ç›kmas› ile birlikte kamuoyu bask›s› karfl›s›nda aç›lan davalarda ise gizlilik karar› getiriliyor ki devlet

görevlilerinin bu iflin içinde oldu¤u anlafl›lmaktad›r." dedi.

'Fuhufla sürüp ajanlaflt›r›yorlar' Bölgede onlarca genç kad›n›n kay›p oldu¤unu, bu kad›nlar›n kolluk güçlerince kaç›r›ld›¤›n› aktaran Besi flunlar› dile getirdi: "Bölgede onlarca genç k›z›m›z kay›pt›r. Ama devlet aram›yor. Çünkü yerini ve kimin yapt›¤›n› biliyor. fiöyle ki bugüne kadar bu tür olaylara kar›flanlar›n ço¤unun polis, jandarma ve korucu olduklar› a盤a ç›km›flt›r. Sistemin kendi eliyle toplumu yozlaflt›rarak siyasete ve sosyal yaflama girmesini engellemek için bunu yap›yor. Özellikle toplumumuzun ‹slamiyet'in etkisinde oldu¤unu, ahlaki de¤er yarg›lar›n›n ön planda oldu¤unu bilerek genç k›zlardan, çocuk yafltaki k›zlar›m›z› fuhufl ve uyuflturucu bata¤›na sürükleyerek aileyi düflürmeye çal›fl›yor ve sonra da ajanlaflt›r›yor. Düflürdükleri kifliler ile aileyi aflanlaflt›rmaya çal›fl›yor ve aileyi topluma karfl› kullan›yor." Besi, Hakkari'de a盤a ç›kan fuhufl çetesinin içerisinde güvenlik mensubu, e¤itimcilerin yer ald›¤›n› ifade ederek, "Devletin bu olaylar› önlemesi yasal bir zorunluluk olmas›na ra¤men bu güne kadar sorumlular›n a盤a ç›ka-

r›lmam›fl olmalar› düflündürücüdür. Köylerin boflalt›lmas› ile birlikte flehir merkezlerine yerleflmek zorunda b›rak›lan iflsiz insanlar›m›z›n gencecik çocuklar›n›, k›zlar›n› fuhufl bata¤›na çeken, ayn› flekilde ilim irfan yuvas› okullarda uyuflturucu sat›m› ve kullan›m›na göz yuman zihniyetin, toplumumuzun ve Kürt halk›n›n çekilmek istenen noktay› iyi görmek ve herkesin bu günden sonra buna tav›r almas› gereken bir durumdur." dedi.

“Bir verip bin alana sahip ç›kanlara sabr›m›z kalmad›” Tefecili¤in Hakkari'de vard›¤› boyutlara dikkat çeken Besi flunlar› kaydetti: "Halk olarak bundan böyle komplo ve belli senaryolar ile bir verip bin alan anlay›fl sahiplerine karfl› sabr›m›z›n kalmad›¤›n› y›k›lan yuvalara yenilerinin eklenmesine tahammülümüzün kalmad›¤›n› herkes bilmelidir. Tüm dünya kamuoyu bilmelidir ki ahlaki de¤er yarg›lar› konusunda büyük bir hassasiyete sahip Kürt halk›n›n namusuna uzanan eller er geç k›r›lacakt›r. Özellikle Hakkari halk› bu ahlaki de¤erleri çürütmeye, de¤erler ile oynamaya müsaade etmeyece¤i bilinmelidir."

Siirt'te 2 y›l boyunca 7 k›z

may› 29 Temmuz 2010 ta-

olmak için Diyarbak›r Ba-

tahliye edildi. Ayr›ca, ço-

çocu¤una cinsel istismar-

rihine erteledi.

rosu'ndan 15 avukat da

cuklara cinsel istismarda

da bulunan, 18'i tutuklu

Siirt'te ilkö¤retimde oku-

mahkemede yerlerini ald›.

bulunan aralar›nda oku-

35 kiflinin yarg›land›¤› da-

yan 7 k›z çocu¤una 2 y›l

7 k›z çocu¤undan yaln›zca

lun müdür yard›mc›s›n›n

va 2 Haziran'da Siirt A¤›r

boyunca cinsel istismarda

ikisinin kat›ld›¤› ilk durufl-

Ceza Mahkemesi'nde gö-

bulunan 18'i tutuklu 35

mada haklar›nda; ''Çocu-

rüldü. Mahkeme 7 çocuk-

san›¤›n yarg›land›¤› dava

¤un nitelikli cinsel istis-

tan yaln›zca ikisi kat›ld›.

görüldü. Dosyada gizlilik

mar›,

11 san›k ise firarda. Mah-

karar› oldu¤u gerekçesiyle

suçlamalar›ndan 5 ila 60

r›n›n devam edece¤i belir-

keme heyeti, san›klar›n

san›k ve avukatlar›n d›-

y›l aras›nda de¤iflen hapis

tilen davan›n bir dahaki

5'inin tahliyesine karar

fl›nda

al›nmad›.

cezalar› istenilen san›k-

duruflmas› 29 Temmuz

vererek, bir dahaki durufl-

Ma¤dur çocuklara destek

lardan 5'i ilk duruflmada

2010 tarihinde görülecek.

kimse

hürriyeti

tahdit''

da oldu¤u 11 kiflinin firarda oldu¤u ve bulunamad›¤› ö¤renildi. Gizlilik kara-

UFUK Ç‹ZG‹S‹

Unutulmayan Simalarla Tarihsel Hikayemiz

DEVRiMCi

Kuzey da¤›n›n ihtiyar “budalas›” evinin önünde yükselen da¤› tafl›mak için bilgelikle kazma küre¤e sar›lm›flt›… Bunu gören köyün “ileri gelenleri”; “da¤ hiç kazma-kürekle bitirilir mi?” diye alay edip küçümsediler ihtiyar›. Bunlar›n, hor gören ama bilimsel takatten yoksun olan ak›ls›zca yaklafl›mlar›na; “budala” ihtiyar bilgelikle günümüze ›fl›k tutan yan›t› vermiflti: “Benim ömrüm yetmezse, çocuklar›m kaz›p tafl›maya devam edecektir; onlar›n ömrü yetmezse onlar›n çocuklar› kaz›p tafl›yacakt›r… Da¤lar büyümez ama bizim çabam›z büyür; biz onu her gün parça parça tafl›yarak mutlaka bitirece¤iz.” ‹htiyar›n bilgelikle bilenen azmi karfl›s›nda söylenecek fley kalmam›flt› geriye… Geliflen ile dura¤an olan aras›ndaki temel farka parmak basarak, gerici olan›n tuttu¤u yeri mutlaka ilerici olana b›rakaca¤›n› aç›kl›yordu. Bilimsel zemin üzerinde azmetmenin zorunlu diyalektik ba¤›n› iyi kurmufl; de¤ifltirme prati¤inin önemi ve kaç›n›lmazl›¤›n› son derece parlak biçimde ortaya koymufltu ihtiyar “budala”… Devrimin geliflmesini hicveden ihtiyar›n hikayesi, önemli oranda Türkiye-Kuzey Kürdistan Maoistlerinin hikayesine benzemektedir. Bundand›r ki, herkesten önce Maoistler iyi ö¤renmelidir bu hikayeyi. Çünkü komünist ve devrimcilerin devrimci savafl hikayesidir burada tarif edilen… Dolay›s›yla her militan ve aktivist, özellikle içinden geçti¤imiz süreçte mutlaka bu ruhla dolmal›d›r. Ancak devrimci duruflla devrimci baflar›lar elde edilebilir. Tüm geliflmeler inatç› ve ›srarl› bir çaban›n ürünü olarak mümkün olurlar. Taktik unsur ve geçici gerçek; stratejik yönelimimiz ve tavr›m›z yerine oturtulamaz. Bundand›r ki, tavr›m›z “Kuzey da¤›n›n ihtiyar budalas›”n›n stratejik kavray›fl›na oturmal›d›r. En büyük zorluklar böyle gö¤üslenebilir. Tamda burada 17’lerden ö¤renmeliyiz. Nas›l ki, uzun bir tarihin kabuklaflm›fl sorunlar›n›n üzerine giderek yeni bir dönem aç›ld›, nas›l ki marjinalleflmenin efli¤inde can çekiflmeye do¤ru giden parti toparlan›p ayaklar› üzerine daha güçlü oturtuldu, öyle de bugün bizler bu görevi ayn› kararl›l›kla devralmal›, baflarmakta tereddüt etmemeliyiz. Tüm gerçe¤i ya da dünyay› de¤ifltirmek üzere yola ç›kan komünist devrimciler, kap› önündeki da¤lar›n varl›¤›ndan ve sorumluluklar›n a¤›rl›¤›ndan yak›nma hakk›na sahip olmay›p 17’lerin prati¤iyle hareket ederler. Egemen s›n›flar ve burjuva baylardan tutal›m, ihtiyar “budala”n›n bilgeli¤ine eriflemeyenlere ve oradan da fersiz kal›p “yorgun” düflenlere uzanan silsilenin görüflü flöyleydi: “Üç befl bald›r› ç›pla¤›n ifli olamazd› devrim yapmak, dolay›s›yla toplumu ve dünyay› de¤ifltirmek. Bu çaba sonuçsuz ve anlams›zd›…” Dahas›, “bir avuç” insanla üç büyük düflman› (üç da¤›) yenip yok etmeye kalk›flmak “ak›l kar›” de¤ildi(!) “Delilikti”, “macerac›l›kt›” hatta “cahilce bofl bir ç›rp›n›flt›” bu… “fiartlar zor ve uygun de¤ildi üstelik.” Ama nafile!... Kaç›n›lmazd› eskiye karfl› yeninin mücadelesi… Evvelinden sonra, k›v›lc›m çak›lmal›yd›; çak›ld› bozk›ra! Büyük bir yan›t olarak; KAYPAKKAYA 盤›r›yla en a¤›r flartlarda topra¤a düfltü Halk Savafl› tohumlar›… Ve seslendi ard›llar›; “en az ustalar› kadar uslanmaz delileriz; yüz kere, bin kere deliyiz; hem de ak›l almaz delilerdeniz!” Böyle yan›tlad›k geri kulvar ve burjuva gerici cepheden gelen o salvolar›… Büyük gerici güçlere karfl› küçük devrimci güçlerle bafllad› savafl… Yokluklar içinde tereddüt etmeden baflland› yoksullar›n vars›l s›n›flara karfl› kavgas›na… Köhnemifl güçlerin gömülmesi u¤runa; önle-

BAKIfi CAN

nemez devrimci gelecek azmiyle ileriyi temsil eden dinamiklerle sar›ld›k “kazma-küre¤e”… Böyle bafllad› süren devrim hikayemiz! Evet, hikayemiz benzerdir denizafl›r› hikayeyle. Yenilgiler ald›k defalarca. Toparlan›p ilerlemek üzere var ettik kendimizi devrimci savaflta. Az gücümüzle meydan okuduk üç büyük düflmana. Darbelendik, zay›flay›p küçüldük ço¤u kez. Ama vazgeçmedik o büyük sevdadan. Yeniden ve yeniden sar›ld›k, devrimci savafla. Halk Savafl›nda vurulduk; darbelenip baltaland›k büyük sald›r›larda. K›r›lmad›k; y›lmadan yürüdük ileriye do¤ru… Caymad›k düflmanla hesaplaflmaktan; politik iktidar mücadelesinden ve komünizm hedefinden kopmad›k asla… Çünkü gelece¤e hükmetmek üzere geliflen, büyüyen yeni güçleri temsil ediyorduk, köhnemifl düflmana karfl›n. Biliyoruz, eskiyi temsil eden güçler eriyerek yerini terk edecektir, küçük de olsa gelece¤i temsil eden yeni güçlere… Ve Kaypakkaya’dan, 17’lerden ö¤rendik bilimsel çizgiyle azmetmeyi, amans›zl›klar içinde dövüflmeyi… Gelece¤i gören ve ona aday olanlar; zorluklar›n, zay›fl›klar›n ve büküntülerin çetinlefltirdi¤i azametli yolda geri duramazlard›… Devrim düz bir yol izleyemezdi; inifl ve ç›k›fllarla ilerleyebilirdi. Maoist-komünistlerin darbeleniflinin en a¤›r›yd› 17’ler katliam›! Devrimci refleksimiz burada da de¤iflmedi. A¤›rl›¤›na karfl›n zaman yitirmeden toparland› dinamikler. Yaralar› sarmak, devrimin görev ve sorunlar›na sahip ç›kmakt› mesele. Tereddüt etmedi Maoistler. Gücü oran›nda sahiplendi s›n›f mücadelesinin görevlerini. Yaralar›n› sararken devrimci görevlerini ihmal etmedi. Halk Savafl›’n›n örgütlenip ilerletilmesini konu edinerek, ayr›nt›l› görevler tespit edip planlamalar yapt›. Araflt›rma-inceleme kapsam›nda ciddi teorik görevler üstlenip bir taraftan bu görevleri yürütürken, di¤er taraftan Halk Savafl›’n›n pratik görevlerini yerine getirmek üzere merkezi halka-görev ekseninde di¤er politik görev pratiklerini ilerletmektedir. Özetle, Maoist parti devrimdeki öncülük iddias› ve önder rolü; yenilgi ve darbelenmelere karfl›n do¤uflunda tafl›d›¤› ciddiyete uygun olarak bugün devam etti¤i gibi, toplumsal geliflmeler de ideolojik-teorikpratik ve genel siyasi çizgisini onaylayarak do¤rulamaktad›r. Kaypakkaya’n›n ömrü yetmedi üç büyük da¤› devirmeye, 17’lere kadarki ard›llar›n›n ve 17’lerin de ömrü yetmedi emperyalizm-komprador bürokrat kapitalizm-feodalizm üçlüsünü silip bitirmeye. Ne var ki, s›n›f zemininde bitmeden do¤an ve devrald›klar› devrim davas›na sar›lan ideolojik-politik ard›llar›, öncellerinin bafllatt›klar› ifli ilerletmek ve zafere tafl›mak üzere görev bafl›ndad›rlar. fiimdikilerin ömrü de düflman› defetmeye yetmezse (ki, yetmeyece¤i uzun süreli ve zorlu bir mücadele dönemiyle karfl› karfl›ya oldu¤umuzdan, örgütsel güç bak›m›ndan bu savafl›n henüz bafllar›nda bulunuyor olmam›zdan ve devrim ile karfl›devrimin taktik güç dengesinden anlafl›lmaktad›r); bu kez bunlar›n ard›llar› devam edecek ve ta ki dünya gericili¤inin yeryüzünden silinip süpürülmesine dek böyle sürecek bu kavga! ‹flte tarihten devral›narak bizlere emanet edilen bu kavgan›n hikayesini flimdi bizler yazmaktay›z. Mesele ütopyam›z›n bilimselli¤ini kavrayarak hikayemizi içsellefltirerek his etmektedir! 17’ler flahs›nda devrim ve komünizm flehitlerimizi an›yor, büyük an›lar›n› yaflataca¤›z!


14

TAR‹H

3-16 Haziran 2010

DEVRiMCi

DEMOKRASi

Destan yaratanlar›n, yar›n savaflanlar›nd›r ç›km›fl, haks›zlar sultas›na tükürmüfl... Ve sak›nmadan son kavgan›n bafl›nda Onyedilerde vermifl can›n›...

K›z›l destan›n usta yaz›c›lar›n›n ard›ndan büyümeli sars›nt›s› o depremin... Ve ma¤mas› vurmal› sab›rla ba¤lanm›fl suskunlu¤a. O günefl yüzlü, volkan çocuklar›n... Dövmeli ak›m›n dalgalar› karanl›k zerresinin dev surlar›n›... Yarat›klar kalmas›n diye, hep söylenmeli çocuklar›n günefle özlem ezgisi...

Tan›mad›k tanr›lar› kutsal kitaplara inat Dinsiz Ateistler diye d›fllan›p atefllere verildik Uyutulduk afyonla sürüye say›ld›k Ayr›m yapmad›k dilden-dinden Birlefltik ›rktan-cinsten Komünist diye yuhaland›k

Nifa¤›yla bafllar, özel mülkiyetin kenesine baflkald›r› hikayemiz... Öncesi yaz›lm›fl, sonras› yaflanacak ve flimdisi söylenen o büyük destan›n kucakland›¤› yerdeyiz... Kan ile perdelenmifl yer kürenin a¤ulanm›fl topraklar›nda, ya¤mur bulutlar›yla açan karafil tarlas›n›n inatç› bahç›vanlar› demindeyiz... Kavgay› de¤il, konuk bedenleri u¤urlad›k ve sak›nmad›k vedalaflmaktan... fiövalye do¤uflundan geldik, kaz›d›k yaram›z›n kabu¤unu, zamana serdik kan›m›z›.. ‹flte yine Haziranlarda, yine o nehirin ak›fl›nda 17'ler cengindeyiz... Tutmay›n isyan› ve dinleyin, yedi k›tan›n Munzurlar t›n›s›n›...

‹htiyar budalan›n bilge derinli¤ine ve azimkarl›¤›na efltir, günefle yolculuk hikayemiz. Diyalektik felsefeden gelir, sonsuzluktan ayaklan›r uslanmaz huyumuz... Ve karanl›ktan bafllar ayd›nl›k tutkumuz... Kardefllik dünyam›z›n yakamozlar›na merhaba. Kalkan kesildi gök tafllar›na... Ad› DURSUN... Gerdi gö¤sünü, meydan gösterdi Donkiflotlara... Suskun zamanlar› zorlayarak kibritledi küllenmifl 盤l›klar› ve panellere döktü sab›rs›z anlar›n›... Haber vermeden ayr›ld› flehirden, yürüdü gizemler ülkesine. Büyük aflklara dize oldu Haziranda...

Bat›l› ülkelerden, büyük flehirlerden tafl›nm›fllard› Do¤u rüzgar›na. Küçük köylerde büyümüfltü kimileri... Kiminin birdi gözü, ve aya¤›... Zorluydu, meflakatliydi yollar›. Ölümcül tuzaklarla örülüydü büyük özgürlük maratonlar›... Toplanm›fl, yürüyorlard› engel tan›madan... Boran kesmifl yürekleri, gözleri güneflte... Sevdal›yd› hepsi en kavgac› ve bilgeleri s›ras›nda kervan›n... Yeminli bizimkiler. 18 May›s ateflini okyanuslara sürmeye... Geliyorlar... Tam Onyedi kifliydi bizimkiler... Kabulsüzdür yenilgiye gelecekleri yengidir son kaderleri... Bakmay›n tövbekarlar buhtan›na, ertelenmez büyük kalk›flmalar›, tükenifl tan›maz soluklar›... Ma¤rur ve köklüdür yürüyüflleri,soyludur davalar›... Maoizm temel ›fl›klar›, halkt›r y›k›lmaz kaleleri ve ‹brahim'den bafllar gelenekleri... Ezilenlerin bin y›ll›k destan› esinleri Kültür Devrimleri buluflundad›r yazg›lar›... Onyediler kufla¤›d›r y›k›lmaz, ileri bendleri... Halk Savafl› yan›lmaz silahlar›... Ölümleri cömert, gidiflleri ma¤rur... Düfltüklerinde, on yedi kifliydiler bizimkiler... Mevzisiz bafllayan çarp›flmada, acizler sürüsü umutsuz ve yaln›z. Bizimkiler yaman... Ayaklar› ç›plak, mertçe dikildiler meydana; ezilen uluslar, mazlum halklar ad›na... Arkalar›na bakmadan. Avuçlad›lar proleter bayra¤›, iflaretleri komünizm. Tan›¤›d›r davam›za da¤lar›n Haziran günü... Ve 17 zafer delilidir halklar hakimli¤ine sunulan... Sürecek destan›m›z, güneflin zapt›na dek... En baflta koflan felsefesiyle kamil... Maya tutmufl fikirleri, ufku zamanca genifl. Ö¤renmenin büyük azmi... Dügellerden toplan›r bilim menzili iyi bir önder... Zapta dönük iflareti... Ve nesillere kal›r hudutsuzluk ö¤üdü. Sevda kadar a¤›r ve kutsal, kucaklanan tarihsel emaneti... Yak›nmak olmaz aln› ak, bayra¤› k›z›l. En çok dövüflene yak›fl›r ölüm... Kavgas› gibi duru, da¤lara kaz›l› onur künyesi. Ad› CAFER... Dolu dizgin sevecen.. Sereserpe direngen.. Alim insanl›k iflçisi ve bir abide... Göklerden delidir topra¤›m›z Yarat›c› emek mayam›z Proletaryad›r soyad›m›z Bilim k›r›lmayan inad›m›z Eylemdir felsefemiz Ve tarihten gelir dik bafll›l›¤›m›z ‹flte o sebeptendir yenilmezli¤imiz S›n›fs›z, s›n›rs›z ve sömürüsüzdür büyük eflitlik dünyam›z "Herkesten yetene¤ine göre, herkese ihtiyac› kadar" yaz›l›d›r bayra¤›m›z. Ve k›v›rc›k saçl›, hayk›ran adam... Hakk›yla ajitatör, prati¤i e¤itmen... Sözü eylem. Aman tan›maz. ‹leriye sabit flahan bak›fllar›... Ölüm kar eylemez. Hilafs›z, seçkin dava adam›... Yi¤itlik a¤›d›na dökülür sualsiz, bafl e¤mez hasreti ve inatç› mücadele görkemi... Tasaya gerek yok. Keder saklamaz deprem tafl›yan çalkant›l› yüre¤i... Ve paslanmaz öfkesi. Yaram›z›n h›nç yeri... Vurulmufl bedeni ayd›nlat›yor idealleri.. ad› AYDIN... ‹yi örgütçü. ‹htilaldir keskin sevdas›.. önde yürümek harc› ve asil... Sayfalar çevirdik tarihten Bald›ran zehri içtik ibrikten Engizisyonlardan geçtik Giyotine girdik Paris Komünü’nde derledik Marksizm'i Emperyalizm ve Proleter Devrimler ça¤›n› açarak ‹lerledik Leninizm'e Yine Do¤u’dan Maoizm'e vard›k Kültür Devrimi’yle Kas›rgalar kucaklad›k y›lmadan F›ransa’da Almanya’da ‹spanya ve ‹talya’da

Yürüdük sehpalara e¤ilmeden, durmadan Kaz›d›k zaman› Çocuklara saklad›k gelece¤i Onurlu sevdalar yazd›k yar›na Sekiz Mart'larda an›ld›k Ve ans›z›n vurulduk Yaflam saça saça Körpe Maoist ayd›n.. erken katetmifl entellektüel basamaklar›. Esmer, flen çocuk. Ad› OKAN... Munzurlar vurgunu. Halk akademisi mezunu... Dobraca kabar›fl›n simas›. Unutulmaz bir eflgal ve geçitsiz uçurumlara hesaps›z düflen... Çeliflkilerden do¤mufl, meflakatli çat›flmalar sürmüfl ve gericili¤in kunda¤›nda karanfilce açm›fl... ‹yi bir kadro. Kesintisiz görmüfl devrimi. Önce köylü gerilla savafl›na sar›lm›fl... Özgürlük tutkunu. Mizac› tam bir ça¤layan, kavgas› asi ve onurlu... Derin izlerini sürdük K›z›l flafa¤›n Yorulmad›k karanl›¤› yaranda Dünden bela say›ld› bayra¤›m›z Bilinsin 72 duyurumuzdur Onyedi zafer gülüflümüz Çilekefl yaflamlarda yo¤rulmufl, ac›lar tatm›fl so¤utmadan... Büyük köylerin ba¤r›nda isyan. Ad› AL‹ RIZA... Yani CEM... ‹yi idareci.. Özgürlü¤ün da¤ iflçisi, savafl kadrosu... S›cak mermisi yata¤›nda eli kundakta emektar... Haramiler yemifl kafa tas›n›, kan siliyor ter mendili, gözleri niflangahta... Seyrine dalm›fl karl› da¤lar, vadiler yorgun ve bekleyiflte... Gözbebekleri kan s›zan pençelerde ba¤dafl kurmufl mavzeriyle.. O yenilmez hatlarda... Namuslu kavgad›r son yeri ve direnifli soylu... Kaç›nc› ölümdür tafl›n›r omuzlarda Kaç bedenimiz param parça Kefensiz yatar toprakta Sabah›n seherinde atefllere yan›fl›m›z Tan at›fl›nda vuruluflumuz Bitmese de ecelsiz ölüflümüz Yetmez mi nesillerle do¤uflumuz Yelda¤› gazilerine uzan›r öyküsü eskiye dayan›r. Yeni de¤il halka hizmeti... Dizginsiz k›rbac›d›r, devrime yan duranlar›n ve mülteci iltahaklar›n kabus elçisi... Kahkahas› vurur da¤lara, düflman› kahredici... Aris'çe kal›r yaras› sakl› yerimizde dinmez sanc›s›.. Ad› ALATT‹N... Afl›nd›r›r sarp yollar› çetin zamanlar›n üst görevlisi.. K›demli gerilla... Anlat›r, savafl bahar›na büyük merhabas›... Uzaklar mihman›, prangas›z adam... ‹yi koflucu, yüre¤i pek, bilgiden dolma ve düfltü¤ü yerdir ulvi mekan›... K›y›mlar ve k›r›mlar tan›d›k ezelden Vurgun yedik sürgün zamanlarda Urgandan önce giyotindeydi gerdan›m›z Talan› yaflad›k lime lime Ceninlerimiz süngü a¤z›nda Bir bomban›n ihaneti sonras›, bir göz ve yaral› baca¤›n refakatiyle, misafir oldu zindanlara... Esaretin karanl›¤› yetmedi tek gözün ayd›nl›¤›na... Özgür tutsakl›¤›n direnifllerinde suland› bedeni, yar›m b›rakmadan türküsünü.. Haziran günlerine düfltü o büyük notunu... Adanm›fll›k olmasa yetim kal›r karfl›laflmas›. Ezilenlerin egemenlik ça¤r›s›... Böyle

sürmüfl at›n›, dehlemifl dörtnala gemlemeden t›r›sla kar›flm›fl al flafa¤a... Ad› CEMAL... Parti sadakati do¤rulukta, bilimselli¤e dayan›r güvende... Özenli militan. Ve onur delegemiz devrimde... Söktük karamsarl›¤› kuluçkas›ndan Düfltük uzun zorlu yollara uyumadan Kestik zifiri karanl›¤›n örümcek a¤lar›n› Sürdük umutsuzlu¤u yedigöbek diplere Ve dalgak›rand›k gecekondularda Kalkt›k kulaç att›k madenlerde Ayaktayd›k kar-boran keskin tipilerde Vars›n delilik desinler korda yürüyüflümüze Ölümlerimizi bofl sans›n ak›ldaneler Bilgiç kranl›klar›n› y›kmakt›r borcumuz Özgürlü¤ü has›l olmufl Haziran'larday›z iflte Yaflam› gibi anlaml›yd› gidifli. Mütevaz›, oturakl› flakac› bilge... O kurflunlan›rken gülen... Roket yalam›fl kasketi. Ölüme alayc›d›r gözleri, kesmeden zeybe¤i, nak›fl etmifl cenk yerini... Sonra flaha kalkm›fl gülüflleri... Adamak›ll› diklenmifl faflist ordulara, ac›m›fl zavall›lara; helikopteriyle mertlikten kaçanlara, yuh demifl haks›zlar›n topuna... Yüre¤ini saklamadan atefle sermifl bizim ÇAKICI!... Kurflun sa¤na¤› alt›nda derin çökmüfl sessizlik, suskunluk a¤›r. Toprak a¤›r. Gözkapaklar› a¤›r... Ve gürleyerek basm›fl fliar›.. çekmifl hücum z›lg›t›n›.. Ad› KENAN... Onyediler destan›ndan... Demifl ki: Mermi zaptedemez ilmimi. Anlamayanlar f›s›ldafl›yor, yaz›k oldu diyorlar... O ac›yanlara ac›yor... Teorinin erbab› diyor tart›flma dostlar› ve uyand›rd›¤› sayg›ya flahittir serüveni... K›z›l düflün müjdesini tafl›r yaflam›. Emanetimizdir doruklar› fetheden coflkusu... Sakl›m›z yok Yaflamla s›rdaflt›r ölüm Ölümle kolkola gözlerimiz Yenilmez kavgan›n partizanlar› Ellerimizdeki gelece¤in siperleriyiz Minnetimiz yok Kan›m›zla sular›z yeflili Mavilikler flahidimiz Güneflin aln›nda uyur gidenlerimiz Gündüzleriyiz y›ld›zlar›n Korkumuz yok Perçinledik umutlar› Büyük ›rma¤›n bahar selleriyiz Bakmay›n narin kelebek durufluna h›rç›nd›r do¤as› en az Munzurlar kadar asi ve serin... Bilenmifl, sivridir öfkesi, y›rt›c›.. Onyediler muharebesinde sanc›s›... Maoizm birikmifl enerjisi devrimdir aflk›n›n en özgesi... Kad›nl›k ahengiyle tamamlan›r uçurumlara süzülüflü... Kanaatkar ruhlar›n topuna kamç›d›r sözleri ve sitemkard›r... fiükre tabi... Elpençe itaatkarlara bak›fl›... At›lgan Atmaca misali vurgun kad›n, çocukluk tad›nda ar›... Diflleri kenetli, yumru¤u s›k›l›... Koçgölü bo¤az›ndan bu yan, Haramidere s›rtlar›nda yastad›r günefl.. Gerillalar nöbette... Gelincik tarlas› de¤il yerimiz Solmayan direncin yedivereniyiz Umut büyütür goncalar›m›z Kesildikçe filizimiz bozk›ra serpilir türümüz Derinde damarlar›m›z halkt›r ana rahmimiz

As›rlar›n fliirini yazar da¤ flairi. Yazg›s›n› çizer elinde kalemiyle, tüfek.. s›rt›nda çanta... Ad› ERS‹N, yani DO⁄AN... Hep görevde, gözleri fersahta yorulmad› asla... Mahçubiyet düflmedi yüzüne, yaras› kan tafl›rken gözlerine. Gölgeye s›¤›nak yok an›lar›nda o günefl bak›fll› kumral çocu¤un... Sendelemeden gel der, ürpermeden el sallar ölüme. Sekmez çizgi savaflç›s›, vermifl hakk›n› yi¤itlik sedas›n›n... Kendinden emin a¤›rl›¤›, kesin kadar saft›r yoldafll›¤› ve savafl bölgesi delegesi... Daha s›cak kaya dibindeki yeri. Aran›r zorda sarkmam›fl omuzlar› ve patikalarda kalm›fl kararl› ›l›k izleri... Haziran'da ›ss›z kal›r yaban, uysallafl›r Munzur; köyler suskun... Haziran'da e¤ilir düflman and›m›zd›r Gerillalar Ölmez... Hat›ram›zd›r uslanmaz yüre¤inin atefli ve flevkat dolu kararmayan ak sayfas›... Süngülense de bedenimiz k›v›lc›m çak›fl›d›r k›sa görevimiz Hakl›l›¤›m›zdan gelir gücümüz granitten özdür ideolojimiz Spartaküsten gelir Kawa'dad›r kavgam›z Ve Maoizm isyan rengimiz Parlayan demirdir Antep ac›lar›nda iflleyen, civan delikanl› esmer çocuk... Erken düfler s›n›flar hengamesine, körpe bedenli, büyümüfl kafalar... Unutur akranlar›n›.. çocukluk oyunlar›n› bilmeden ölüm tuzaklar›nda oynar yaflam›... Sonra tav›ndad›r demir, çelik emsali, Feyz alm›fl ‹BRAH‹M'den, izinde piflmifl, omuzlayarak mavzeri.. dinlenmeden ç›km›fl basamaklar›... Ad› ÖKKEfi... Ve Yelda¤› tufan›yla sürer s›k› yar›fl. Buz kesmifl kan damar›nda, ayaklar ateflte.. parmaklar› kar yan›fl›nda... Kazanacak yere varmadan.. durmak yok. Yana-yana, soluksuz yürümektir talimat... Lakin vakitsiz düfler Haziran ac›s›, ölüm pusuda bekler... Y›k›nt›lar içinde emzirdik Filistinde besledik bebeleri Yan›k köylerde kavurduk bu¤day› Madrid'e sarkt› köklerimiz Ve en ç›plak açl›¤›m›zda Dara durduk Serez'de Ben de olmal›y›m depremi, ben de var›m! nuruyla durulur uzun sürmeden... Üniversite köleli¤ine yükselir hay›r'›... Yelken açar partizan diyarlar›n özgürlük yellerine... Ad› GÜLNAZ, yani D‹REN... Aman tan›maz. Baflkald›r› büyütür topra¤›, direnifl yazar semalar›... Kucaklam›fl günü, odaklanm›fl yar›na ve kad›nlara yönelir, özel çabas›... Geleneksel zincirini k›rm›fl kad›n›n illede Halk Savafl›’d›r ça¤r›s›... Salm›fl sevdas›n›, yatm›fl sipere... S›km›fl geceye kurflunu... Zorlam›fl kuflatmay›, boflaltm›fl flarjörü hayk›r›p aya¤a kalkm›fl... Ve düflerken, son kez yoldafllar›na bakm›fl... Sevdi¤i DO⁄AN'› vurulurken görmüfl, aln›ndan öperek bulutlara süzülmüfl... Bir kad›n süngülenmifl Gözleri sevdal› Hasretmifl duva¤›n› Orkideler açar perçemi Bir kad›n süngülenmifl Gözleri tutkun

Yüre¤i türküsünden yan›k Kan ak›yor yaralar› Bir kad›n süngülenmifl Gözleri D‹REN Roketlenmifl cesedi Kafllar› çat›k Bir kad›n süngülenmifl Gülüyor gözleri Ya¤mur çiseliyor Haziran Açelyalar ölü Çekirdekten yetiflme devrimci... Genç yafl›na s›¤m›fl örse çekiç oluflu ve pekiflmifl profösyonel örgütçü... Prati¤in çilesinden çal›nm›fl terbiyesi, yarat›c› eme¤in iyisinden has de¤ifltirme iflçisi... Yoksul barakalar›n doyumsuz özlemi emekçilerin terindendir barutu.. ad› TAYLAN... Yoksul köylünün salvolar›nda.. Bayrak yar›flç›s›... 19 Aral›k sald›r›s›na karfl› direniflte faflistler ald› bir gözünü.. 24 Nisan 72 Günefli'nden gelir, varofllardan da¤lara vuran ›fl›¤›... Haziran h›rs›nda çelmeledi geçici rüzgarlar›. Sonra Onyedi ritimle çarpt› nabz› ve usulca kapakland› topra¤a... So¤umad› tenimiz k›l›ç kuca¤›nda Il›k süzüldük kayadan girdik topra¤a Filiz besleriz sakl›m›zda Kalkar›z vadi boylar›nda Kurumaz düfllerimiz var Yeflerir Haziran s›ca¤›nda ‹zmir'den besler atefli, kini binmifl iflaret parma¤›na... Feodalizm gösterdi¤i ilk hedefi... Çekmifl ba¤r›ndan hançeri, dikilmifl bol apoletli sahte genarallere. Yürümüfl üstüne, Amerikan patentli kukla ordular›n... Ve helikopterlerle çarp›flm›fl, bir an bile gözü se¤irtmeden, hep tutmufl mevziyi... Ad› B‹NAL‹... Emanet etmifl bebelerini, gitmifl halk sevgisiyle; keder bilmeden... Nas›r ac›s› düflmüfl boynuna önce, sonra kaç kurflun yemifl saymadan. Sars›lm›fl bedeni, düflmüfl orac›kta... Kalkm›fl, yeniden düflmüfl... Topraktan buhar kalkm›fl, k›z›l içiyle koklam›fl.. ve zafer tafl›yan eli hiç inmemifl... Ölüm a¤›rl›¤› as›l›r boynumuza Yaylalar›m›z kuflatmada yollar esir koynumuz s›cak Haziran Ferman ç›karm›fl paflalar Pusular kurulur namert ve hain gözlerimiz baharda namlunun zapt› yak›n Yaflam kadar yak›n ve uzakt›r ölüme sevdam›z Korkumuz yok biliriz ölmesini ecelsiz geliriz ak›n ak›n ‹simsiz kahramanlara yaz›l›r ahvali. Kutup y›ld›z›ndad›r Haziran izleri... Ya¤murlarda ›slan›r düflleri karfl›l›ks›zd›r emekleri. Son kez indirmifl flarteli... Kucaklam›fl kavgay› partizan... fiehirlere s›¤maz taflk›n›. Adaletsizli¤in adeletinedir iç isyan›... Ve atefle toplanm›fl gerilla, hareket öncesi, toplanma yerinde... Yolumuz var komutuyla t›rman›fla haz›r, Mavi Gözlü ustas›n›n ehil ç›ra¤›... Çoban y›ld›z›na gizli an›lar›... Ad› ‹BRAH‹M... Son hesaplaflmaya varmak için hakl›dan yana s›rt

Irak ve Afkanistan'da ç›rp›n›r can›m Somali'ye dönerim Eritre'ye Afrika'da gerilir kara derim Ve Nepal’de atar kalbim dirilirim Sonra Kürdün ac›s› yakar içimi topra¤›mda yanar›m H›rant'la tazelenir Ermeni k›y›m› tarihte gezerim ‹li¤ime ifller Laz›n horlan›fl› titreyerek utan›r›m Aç bebeler düfler akl›ma için için a¤lar›m kan sinmifl tersaneler sokaklar futbol flölenleri bayraklar sallan›r sat›l›¤a madenler emperyalistlere teslim Ve 17'lere uzan›r düfllerim sorgusuz vurulur anlayarak ölürüm K›z›l Bayrak tek sanca¤›m Derebey kal›nt›s› tümden has›md›r gelece¤ime... Co¤rafyalar efendisinin kanla semiren fendi ve anemik kuklalar›n besili beyli¤i, amans›z düflmand›r genç bafl›ma... Dedem sard› kunda¤›m›. Uyuyamad›m anam›n kuca¤›nda. Babam kay›pt› ekmek kavgas›nda... Ve gözlerini bana veren KAYPAKKAYA'dan beri görüyorum, tütüyor serfin köylük yeri... Aldanamazd›m sanal alemin pembe zehrine, yalan bombard›man›na ve avunamazd›m kör bekleyiflin tesellisine... Küçük tepeleri tan›yamazd›... Kartal yuvas›na ç›kmadan çiyanlar› göremezdi... Ad› ÇA⁄DAfi, yani MERT... Halk Ordusunda bir militan. Birlik öncülü¤ünde görevli... Ama gidiflin erkendi be çocuk... Vurulur yoldafllar›m Bazen üçer-befler ve onar-onyedifler Bazen yanm›fl bedenleri ve ç›r›lç›plak deflilmifl gö¤üsleri Bazen genç, bazen yafll› bir bir vurulur gelir yoldafllar›m Vurulur da¤lara yak›fl›r Mert'tir ölümleri Göçertilmifl Dersim'in sürgün köylerinde barut kar›fl›k koklad›¤› nergizlere... Ürpermifl.. melül gözlerle seyretti, boflkovan birikintilerini... Anlams›z geldi bostan biberinin büyümesi... Sonra umutland› köpek havlamalar›yla. Gö¤sündeki davul bozdu kasvetli sessizli¤i. Yaklaflan insan silüetleri belirdi alacakaranl›kta... Y›rt›ld› karanl›k, flimflek çakt› gözleri. "Sefer olur, zafer olmaz" sözü ç›nlad› kula¤›nda ve kurtuldu bo¤uldu¤u anda... Karar verdi, dönmedi sürgün barakalara ve kat›ld› çocukluk günlerinin gizemli insanlar› gerillalara... Ad› AHMET, yani ZEK‹... Bar›nak ›fl›¤›nda aylarca okudu aral›ks›z.. Mecnun misali aflk tafl›d›... ‹kinci bar›nak ertesi, kurutmadan elbisesini, oturdu mevzi etti¤i yere ve parlatmadan atefli avuçlar› içinde yudumlad› s›garas›n›... Düfltü¤ü yerde, intikam için, yeniden tarand› kapal› gözlerinden... "Dersim d› zaf zulum biyo M›lete xu zaf kifliyo qunda¤e xu sungi biyo Ma virdero ma virdero Dersime ma Walate ma Wes ne bena d›rbeta ma Vao var›s puk ¤edepd› K›rmancema mend teberd›/Hevalema mend teberd›" Kutkun qalkanema berde Muxpiri hurinde vate Tek bo tek serera kerde Ma virdero ma virdero"


DEVRiMCi

GÜNCEL-OKUR

DEMOKRASi

3-16 HAZ‹RAN 2010

15

MKP’den HKO’yu güçlendirme kampanyas› MKP, HKO’yu güçlendirmek için Merkezi Teçhizat Kampanyas› bafllatt›¤›n› duyurdu. Maoist Komünist Partisi (MKP) taraf›ndan yap›lan yaz›l› aç›klamada, “De¤iflik ulus ve az›nl›klardan devrimci halklar›m›z, devrim davas›n›n dostlar› ve devrimci savafl›n s›ra neferleri yoldafllar, proletarya ve halklar›n saflar›nda devrim siperlerini dolduran gençler, kad›nlar ve ayd›nlar”a seslenilerek, “Bu dünya bizimdir. Halk Kurtulufl Ordusu’nu güçlendirmek için gerçeklefltirdi¤imiz Merkezi Teçhizat Kampanyas›’na, küçük ya da büyük, az ya da çok demeden katk›da bulunal›m, kan›na kan, can›na can, de¤erlerine de¤er katarak sürdürdü¤ümüz Halk Savafl›’n› güçlendirelim. Bu kavga ve savafl, Türkiye-Kuzey Kürdistan halklar›n›n yi¤it k›zlar›, o¤ullar›, kardeflleri ve evlatlar›n›n yani halklar›m›z›n kurtuluflu u¤runa sürdürdü¤ü Halk Savafl›’d›r. Sömürü ve zulmün son bulmas›, daha yaflan›l›r ve özgür bir gelece¤in gerçeklefltirilmesi için Halk Kurtulufl Ordusu’nun sadece destekçisi olarak kalmayal›m; ona kat›lal›m, savafl› büyütelim ve kazanal›m.” denildi. Merkez Komite Siyasi Büro taraf›ndan yap›lan aç›klamada flunlara yer verildi: “Emperyalist dünya gericili¤inin dünya halklar› ve ezilen uluslar›na yönelik vahfli sald›r›lar› yo¤un bir fle-

kilde devam etmektedir. Uluslararas› tekeller baflta olmak üzere tüm acentelerinin dizginsiz sömürü ve talan› büyümektedir. Finans krizlerinin kara faturas› emekçi halklar›n s›rt›na yüklenmektedir. Dünya ölçe¤inde faflist bask›, azg›n sömürü ve kanl› zulüm politikalar› s›n›r tan›madan günbegün a¤›rlaflmakta; yoksul dünyan›n boynundaki kölelik halkas› kal›nlafl›p esaret alt›ndaki yaflamlar› katmerli ac›lara bo¤ulmaktad›r. Çilekefl dünya halklar› ve ezilen mazlum uluslar›n yaflam› her gün daha fazla çekilmez hale gelmektedir. Dünya gericili¤inin parças› olan yerli hakim s›n›f faflist iktidarlar›n›n ezilen-sömürülen emekçi halklar ve ezilen uluslar üzerindeki kuflatma ve teslim alma sald›r›s› pervas›zca sürdürülmektedir. Türkiye-Kuzey Kürdistan’da feodal-faflist Türk hakim s›n›flar›n›n çeflitli millet ve milliyetlerden ülke halklar›na yönelik ideolojik-politik-askerikültürel-psikolojik her türden kuflatmas›yla karfl› karfl›yay›z. Faflist Türk devleti, tüm kurum-kurulufllar› ve sivil uzant›lar› ile co¤rafyam›z halklar›na pervas›zca sald›rmakta, ac› ve açl›¤› onlara reva görmektedir. Ezilen Kürt ulusu ve hareketine imha

ve inkar politikalar›yla tasfiye ve teslimiyet dayatmaktad›r. Co¤rafyam›z›n her bir parças›ndan sömürü ve zulmün yaratt›¤› iniltiler ve kesilmeyen 盤l›klar yükselmektedir. Siyasi-ekonomik istikrars›zl›k e¤iliminin sars›nt›s› ve kendili¤inden gelme hareket ile devrimcidemokratik muhalefet ve devrimci savafl karfl›s›nda zorlanan faflist Türk devleti, yap›lanma sürecini yürütebilmek için bir taraftan ‘demokratikleflme’ ve ‘çözüm-aç›l›mlar’ safsatas›na sar›l›rken, öte yandan faflist sald›r›lar›n› t›rmand›rmakta, ‘havuç-sopa’ politikas› gütmektedir. Türkiye-Kuzey Kürdistan’›n her bir parças›nda iflçi-köylü emekçi y›¤›nlar ile yurtsever, devrimci ve komünist öncülere yönelik sald›r› politikalar›, ulusal ve sosyal kurtulufl mücadelesi yürüten gerilla güçlerine karfl› kapsaml› operasyonlar ile gerçeklefltirdi¤i s›n›r ötesi operasyonlar; mevcut ekonomik-siyasi geliflmeler paralelinde bask› ve sömürü gerçe¤i ile bunun a¤›rlaflarak t›rmanmas›, hak ve özgürlükler talepli mücadelenin bast›r›lmas›, insani yaflam koflullar›n›n yok edilmesi, hakim s›n›flar cephesinde derinleflen çatlaklar, sinsice gelifltirilen tasfiyecilik tehlikesi, devrim cephesinin zay›fl›klar› gibi etmenler tüm ezilen ve sömürülenlerin proletarya önderli¤inde örgütlenip devrimci savafla omuz verme-

sini daha fazla gerektirmektedir. Dünya gericili¤i ve onun parças› olan yerli gericili¤e karfl› 1972 y›l›nda Kaypakkaya yoldafl önderli¤inde co¤rafyam›z topraklar›nda aç›lm›fl olan Halk Savafl› bayra¤› bugün s›n›rl› güçlerle tafl›nmaktad›r. Savafl sürüyor. ‘’Bir avuç’ askeri güçle gö¤üslenen komünizm hedefli politik iktidar mücadelesi, yerli hakim s›n›f iktidar› ve dünya gericili¤inden daha az›na meydan okumamaktad›r. S›n›rl› güçlerin büyük hedeflerle omuzlad›¤› komünizm mücadelesi, s›cak savafl siperlerinde taktik bak›mdan katbekat büyük düflman güçlerine karfl› yokluk ve yoksunluklar pahas›na yürümekte-yürütülmektedir. Devrimin geliflmesi somutta gerilla savafl›n›n geliflmesine ba¤l›d›r. Gerilla savafl›, Halk Savafl›’n›n temel bir mücadele biçimi ve savafl esas›d›r. Devrimin dostlar›, devrimci savafl› desteklemeksizin devrimci savafl ve devrim geliflemez. Bafllam›fl ve devam eden savafl›n büyümesi, destek ve dayan›flmalar›m›za ve bilfiil savafla kat›lmam›za ba¤l›d›r. Görev öncelikle komünistlerin ve sonra tüm devrimcilerindir. Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas›n›n en ileri devrim mevzisi bilinciyle hareket eden komünistler, politik iktidar perspektifi ve radikal devrimci do¤rultudan asla kopamazlar.

CHP’de II. Kemal dönemi Ülkemiz özgülünde geliflen yeniden yap›land›rma süreci, halk kitleleri taraf›ndan iyi okunmal›. Emperyalizm, özelikle 1975 krizi ile tarih sahnesine ç›kard›¤› neo-liberal politikalar ekseninde geliflen ve 2008 krizi ile birlikte bir tak›m düzenlemelerle flekillendirdi¤i politikalarla ülkemizi yeniden flekillendirmeye yönelmifl durumda. Ve bu süreç ayn› zamanda yeniden ve daha fazla kompradorlaflmay› da beraberinde getirmekte. (Ülkemizde bu dönem 1980 24 Ocak kararlar›yla bafllam›flt›r.) Diyalektik yasa gere¤i ihtiyaçlara cevap olmayan her fley kendi yerini yeniye b›rak›r ve her yeni de kendisinden önceki eskiyi yok eder. Marksist ekonomi-politikten birazc›k bile anlayanlar bilirler ki; emperyalizm hâkimiyeti alt›ndaki her fleyi kendi ç›karlar›na göre flekillendirir ve biçimlendirir. Bugün itibariyle de ülkemiz özgülünde kendisinin gelifltirdi¤i fakat art›k ihtiyaçlar›na cevap olmayan kifli ve kurumlar›, politikalar› vb. yeniden yap›land›rmaya ve flekillendirmeye tâbi tutmufl durumda. Bu de¤iflime ayak uyduramayan eski uflaklar›n› ise “emekli”ye ay›rarak, yeni uflaklar› ile bu süreci iflletiyor. 2002’den bugüne kadarki süreçte bu politikalar›n› AKP ve onun temsil etti¤i komprador klik üzerinden yürüttü. Ve AKP’nin bu sürece öncülük etmesi kimi devrimci yap›lar taraf›ndan bile “Kemalizm”in tasfiyesi olarak okundu. Oysaki görünmeyen ve ayn› zamanda emperyalistlerin yapmaya çal›flt›¤› “Kemalizm”i tasfiye etmek de¤il aksine onu yeniden flekillendirmeye yönelik çaba idi. Zira bu zamana kadar emperyalizmin her derdine deva olan ve deyim yerindeyse ülkemiz özgülündeki en önemli kozunu emperyalizmin tasfiye etmesini söylemek, deyim yerindeyse onlar›n akl›n› kaç›rd›¤›n› söylemek ile efl de¤erdir. 2008 emperyalist-kapitalist krizi sonras› ülkemiz emekçileri üzerindeki sömürü daha da katmerleflmifl ve açl›k, sefalet, “kaderimiz” haline gelmiflti. 2009 ve 2010 birçok iflçi direnifllerine sahne olurken (geliflen iflçi direniflleri s›n›f bilinçli de¤il, kendili¤inden geliflen iflçi hareketleriydi), ve ayn› zamanda birçok ifl yerindeki iflçi ölümleri halk kitleleri içinde belirli muhalefetin oluflmas›n› sa¤lad›. Ama öncünün yükselen bu muhalefete müdahil ol(a)mamas›, yön ver(e)memesi (nicel güçsüzlü¤ünden kaynakl›) emperyalistlere

Cemile Koçak

reket etmeyecekler. CHP ve MHP özelikle ulusal sorun konusunda inkârc› politikalar›n› sürdürecekler ve özelikle Kürdistan’da büyük bir katliama giriflecekler. Zira Kemalist çizginin hükemette oldu¤u dönemlerde gerçekleflmifltir en büyük katliamlar. O zaman devrimci hareketin birincil görevi bugün için geçmiflin iyi bir analizini yaparak sürece devrimci müdahaleleri yapabilecek somut politikalar üretmektir. Yükselen iflçi direniflleri ile emekçilerin devrime olan inanc›n›n artmas›n› engellemek için ise kendilerine yedeklemeye çal›fl›rlarken, halk kitlelerinin devrimcilerle buluflmalar›n› engellemek ad›na devrimcilere yönelik hem ideolojik olarak ve hem de askeri olarak sald›r›lar›n yükselmesi muhtemel. bu muhalefeti sönümlendirmesi için yeterli zaman› tan›maktayd›. Ve onlar da kendi cephesinden bu süreci do¤ru kullanarak önce komünistlerin ve devrimcilerin iflçilerle birleflmesini engelledi ve sendikas›yla, medyas›yla sürecin kendisi için büyük tehdit yaratmamas›n› sa¤lad›. Ama öyle ya da böyle geliflen bir gerçeklik vard› ki o da toplumsal muhalefetin güçlendi¤iydi. Geliflen bu muhalefet, AKP’nin halk kitleleri içerisindeki prestijini kaybetmesini sa¤lad›. (Zaten AKP’nin art›k “hükümet” gibi bir derdi de yoktur. O üzerine düflen “misyon”u yerine getirdi ve ele geçirmek istedi¤i birçok alan› da ele geçirdi.) Ve iflte tam da bu noktada yükselen muhalefeti kendisine yedeklemek için iflçilerin de deste¤ini alabilecek birine ihtiyaç duyuluyordu. Ki bu, “II. Kemal” idi. Deniz Baykal’›n yaflanan skandal›n ard›ndan ustaca manevralar› yaflananlar›n önceden planland›¤› gerçe¤ini gözler önüne seriyor. Zira att›¤› her ad›m› o kadar ustaca att› ki, kendini ma¤dur duruma düflürmeyi baflard›. (Ülkemizde ma¤dur durumunda görünenlerin savunuldu¤unu biliyoruz) sonras›ndaki istifas›yla genel baflkanl›¤a elbette ki halk›n “ilgisini” ve “oylar›n›” kazanabilecek birisinin gelmesi gerekiyordu. 3 senedir sürekli ellerinde belgelerle yolsuzluklar› a盤a ç›kararak (sanki kendileri sütten ç›km›fl ak kafl›k!) halk›n dostu olarak görünmesi, Kürt kimli¤i, alevi oluflu, Dersim’li oluflu, genel baflkanl›¤›n en büyük aday› yap›yordu KILIÇDARO⁄LU’nu. Ama bilinmesi gereken en önemli konu, 3 senedir halk›n karfl›s›na saf, temiz, masum

Seni Unutmad›k! “Savur istedi¤in kadar sam yelini Topla bulutlar›, ya¤d›r ya¤muru ve doluyu, kar› da!.. Estir kas›rgan›n en fliddetlisini... Coflturan sular›n en büyük selini!.. Koparamazs›n yine de kavgamdan Çekip ba¤r›ndan atamazs›n!.. Çünkü ard›ndan do¤acak günefli, yaflanacak bahar› ve bunun en güzel gelecek günleri vard›r!..”

Ailesi ad›na ablas› Münevver Koçak

bir nitelikteymifl gibi lanse edilen Kemal KILIÇDARO⁄LU, bugün düflünülen biri de¤ildi. O daha öncesinden planlanan bir oyunun aktörüydü. Genel baflkan seçildi¤i CHP genel kurulunda “faflizme geçit yok”, “devrimci baflkan” sloganlar›yla karfl›land›. “I. Kemal” de benzer flekilde devrimcili¤i ilke edindi¤ini söyleyerek, “emperyalizme geçit yok”, “yurtta sulh, cihan da sulh” diyerek, demokrasi havarisi kesilmifl lakin emperyalizme uflakl›¤› sadakatle yerine getirmifl, en ufak hak arama mücadelelerini kanla bast›rm›fl, Mustafa Suphi ve yoldafllar›n› Karadeniz’de bo¤durmufl, Naz›m Hikmet’i sürdürmüfl, fleyh Sait’i idam ettirmifl, Dersim katliam›n› yapt›rtm›flt›, vs. Saymakla bitmez “I. Kemal”in marifetleri. Bu süreç nelere gebe Sözü uzatmaya çok da gerek yok. Klik çat›flmas›n›n derinleflti¤i bu günlerde “Kemalist” kesimden bir ç›kartmayd› II. Kemal. ‹kinci Kemal ile beraber halk kitleleri içerisinde önemli bir etki yaratan CHP genel seçimlerde büyük bir yükselifle geçecek gibi görünüyor. Zaten “Kemalist” kesimin genel seçimler, iktidar dalafl›nda son ç›k›fl noktas›yd›. E¤er seçimlerde de istediklerini baflaramazlarsa son çare darbe giriflimi olacakt›r. (Bu konuya pek ihtimal vermedi¤im için üzerinde durmadan geçece¤im) büyük bir ihtimalle tek bafl›na olmasa da bir MHP ve CHP koalisyonu bizi bekliyor. ‹flte tam da okunmas› gereken süreç bu. Elbette ki AKP’den farkl› politika izleyerek ha-

H›d›r Candan

Üzerimize Düflen Görevler Süreç hangi aç›dan bak›l›rsa bak›ls›n, özünde halk düflmanl›¤› vard›r. Ne K›l›çdaro¤lu, ne Erdo¤an, ne Bahçeli bunlar halk›n dostlar› de¤il, onlar›n bafl düflman›d›r. Onlar iflçinin, köylünün, emekçinin dostu de¤ildir. Onlar patronlar›n ve a¤alar›n sözcüleri, uflaklar›d›rlar. Bugün sistem elinden geldi¤ince yükselen muhalefeti kendi taraf›na çekebilmek için, halk kitleleri ile devrimcilerin buluflmas›n› engellemek isteyecektir. Ve devrimcilerle buluflamayanlar› kendi yede¤ine de çekmeyi baflaracakt›r. O halde bugün devrimcilerin en önemli görevi halk kitleleri ile sistemden önce buluflarak, sistemi ve onun oyunlar›n› teflhir etmektir. “Örgütlü bir halk› hiçbir kuvvet yenemez” fliar›n› halk kitlelerine kavratmakt›r. Son tahlilde Türk hâkim s›n›flar›n›n devrimcilere yönelece¤i ve a¤›r sald›r›lar›n› yapaca¤› bir sürece yaklafl›yoruz. Devrimciler bu süreci do¤ru tahlil ederek gelecek sald›r›lara karfl› kendisini haz›r duruma getirmeli. Özelikle küçük burjuva bir anlay›fl olan “nas›l olsa faflist bir sistemdeyiz onlar hep sald›r›r. Biz haz›r›z” söylemini mahkûm etmeli ve önlemleri en k›sa zamanda almal›. ‹flimiz çok Zaman yok Dünya dönüyor Hayat zorluyor Sar›l güne, sar›l saate Mao zedung Devrimci Demokrasi Okuru

H›d›r Candan’› sayg›yla an›yoruz 1956 do¤umlu H›d›r CANDAN yaflam› boyunca defalarca kez iflkence-tehdit vb. bask›lara maruz kalmas›na ra¤men mücadelenden hiç kopmad›. 1990’l› y›larda Sakall› (Yeflil) diye bilinen Mahmut Y›ld›r›m taraf›ndan defalarca iflkenceye tabi tutuldu. Kedisine saatlerce süren iflkenceler yap›ld›. Bu iflkenceler sonras›nda H›d›r CANDAN, Sakall›’ya çay ikram etmek için efline seslenir. Bunun üzerine Sakall›, ''Seni o kadar dövüp iflkence yapt›m sen buna karfl›n bana neden çay ikram ediyorsun'' der. H›d›r CANDAN da Sakall›’ya ''O senin flerefsizli¤in, bu da benim anlay›fl›m'' diyerek iflkencecilere ahlaki ders verir. 4 Temmuz 1996’da Dinar Köprüsü’nde flehit düflen yoldafl›m›z GULTEKIN CANDAN‘›n babas›, yoldafl›m›z HIDIR CANDAN’› yakaland›¤› hastal›k sonucu 18 May›s günü kaybettik. Ailemize ve dostlar›na baflsa¤l›¤› diliyoruz.

Devrimci Demokrasi Okurlar›

Baflta Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas› ve halklar› olmak üzere, tüm dünya halklar›n›n özgürlü¤ü temelinde s›n›fs›z ve sömürüsüz bir yaflam için savaflal›m ve kazanal›m. Tarihten gelip tarih yaratan halklar›n ve tüm ezilenlerin iktidar›n› kurmak için Maoist Komünist Partisi önderli¤inde Halk Kurtulufl Ordusu saflar›nda yerimizi alal›m; flehitlerimizin yaflayan savafl siperlerinde ›srar ve kararl›l›kla sürdürülen Halk Savafl› saflar›nda örgütlenelim ve mücadele edelim. Bu dünya bizimdir. Halk Kurtulufl Ordusu’nu güçlendirmek için gerçeklefltirdi¤imiz Merkezi Teçhizat Kampanyas›’na, küçük ya da büyük, az ya da çok demeden katk›da bulunal›m, kan›na kan, can›na can, de¤erlerine de¤er katarak sürdürdü¤ümüz Halk Savafl›’n› güçlendirelim. Bu kavga ve savafl, Türkiye-Kuzey Kürdistan halklar›n›n yi¤it k›zlar›, o¤ullar›, kardeflleri ve evlatlar›n›n yani halklar›m›z›n kurtuluflu u¤runa sürdürdü¤ü Halk Savafl›’d›r. Sömürü ve zulmün son bulmas›, daha yaflan›l›r ve özgür bir gelece¤in gerçeklefltirilmesi için Halk Kurtulufl Ordusu’nun sadece destekçisi olarak kalmayal›m; ona kat›lal›m, savafl› büyütelim ve kazanal›m.”

ADHF: Bülent Aslan yoldafl mücadelemizde yaflayacak 23 May›s 2010 günü sevgili yoldafl›m›z Bülent Aslan fiziken aram›zdan ayr›ld›. Uzun bir süre devrimci mücadelede yer alan Bülent yoldafl evli ve 3 çocuk babas›yd›. Bülent yoldafl 1955’te Dersim’e ba¤l› Pülümür ilçesinde do¤du. ‹lkokul, ortaokul ve lise ö¤reniminden sonra yay›n va bas›n üzerine özel bir e¤itim gördükten sonra bas›nda çal›flmaya bafllad›. Özellikle o günkü flartlarda halk›n gerçek yaflam›n› özgür bir flekilde yazmaya çal›flan Demokrat gazetesinde görevine bafllad›. 1980’de cuntan›n iktidara gelmesi sonucu gazete kapat›ld›. 1981’de Dersim’de düflüncesinden dolay› tutukland›, 1982‘de hapishaneden ç›kt›. 1988’den itibaren yaflam›n› yurt d›fl›nda sürdürdü. Avusturya´n›n Ternitz bölgesine yerleflen yoldafl›m›z yurt d›fl›na ç›kar ç›kmaz TürkiyeKuzey Kürdistan’da faaliyetlerinde bulundu¤u devrimci mücadelesini Ternitz bölgesine de tafl›yarak 1992 y›l›nda birkaç yoldafl›yla birlikte Ternitz Halk Kültür Derne¤ini kurar. K›sa süre içerisinde Ternitz halk›yla iç içe olan yoldafl›m›z kitlelerin sevgisini ve sayg›nl›¤›n› kazan›r. Ternitz Halk Kültür Dernegi’nin kitleselleflmesinde önemli derecede rol oynayan yoldafl›m›z ,önemli görevlerde de yer al›r. 1994 döneminde yaflanan sorunlarla aktif mücadele eden yoldafl 1996’da Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu örgütleme komitesinde yer al›r. Avusturya için çat› örgütünün oluflmas›nda çaba harcar. Bu dönem içerisinde Ternitz bögesinden Avusturya’n›n St. Pölten flehrine yerleflir. Yoldafl gelenekten ald›¤› azim ve kararl›l›kla bu flehirde faaliyetlerde bulunur. St. Pölten bölgesine tafl›nd›ktan sonra ayn› inanç ve kararl›l›kla örgütlenmenin ve kurumlaflman›n öneminden dolay› Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’na ba¤l› St. Pölten Enternasyonal Yazarlar ve Sanatç›lar Derne¤i’nin kurulmas›nda aktif görev ald›. 1999 y›l›nda Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’nda konsey üyesi olarak faaliyetlerde bulundu. Ayn› zamanda IWAA (Enternasyonal Yazarlar ve Sanatç›lar Birli¤i)’da Avusturya sorumlulu¤u yapt›. Yoldafl bu görevlerini sürdürürken yakaland›¤› amans›z hastal›¤›n belirtileri de

kendisini gösteriyordu. Yoldafl›m›z›n bedenine yap›flan bu illetle mücadele ederken haklar mücadelesinden de kopmuyordu, mücadelesine devam ediyordu. Süreç içerisinde yoldafl›n hastal›¤› daha da derinleflince yoldafl görevini devretmek zorunda kald›. Bülent yoldafl 2003 y›l›nda Ternitz Halk Kültür Derne¤i’nin yapt›¤› genel kurulunda onur üyeli¤ine getirildi. Bülent yoldafl›n bu durumunu gören yoldafllar› 2007 y›l›nda yoldafla sayg› gecesi ad› alt›nda bir gece organize ettiler. Yoldafl›n her konuflmas›nda Ternitz’i çok sevdi¤ini tekrar bu bölgeye gelmek istedi¤ine, ve faaliyetlerde bulunmak istedigini her yoldafl›m›z tan›kt›r. Onun bu onurlu duruflu ve halk sevgisi, mücadeleye ba¤l›l›¤› yap›lan sayg› gecesinde Ternitz halk›n›n salonu doldurmas›yla bir kez daha kan›tlad›. Halk yoldafl›m›z› yanl›z b›rakmad›, sahiplendi. Yoldafllar›n›n azimli çal›flma sonucu 10.2.2007 tarihinde Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu kurulufl kongresinde özel bir gündemle onur üyeli¤ine getirildi. Yoldafl›m›z›n yaflad›¤› süre içerisinde mücadelemize katt›¤› de¤erler küçümsenemez. Çal›flma azmiyle dürüstlü¤ü, fedekarl›¤›, özverisi FEDERASYONUMUZUN ONUR ÜYEL‹⁄‹NE lay›k görüldü. Bülent yoldafl inanc›n›, kararl›l›¤›n› ve yaflama olan ba¤l›l›¤›n› yakaland›¤› hastal›k karfl›s›nda da b›kmadan, usanmadan sürdürdü. Bülent yoldafl düflüncelerini kendisine hayat› boyunca rehber alm›fl, bu u¤urda her türden gericili¤e, emperyalist yoz kültüre karfl› amans›z mücadelenin simgesiydi. Sana söz veriyoruz yoldafl, bize b›rakt›¤›n mücadele bayra¤›n› daha yükseklere çekece¤iz. Hayalindeki sevdan› flimdi daha inatla sebatle yürütüyor yoldafllar›n. Gözün arkada kalmas›n yoldafl, flimdi Munzur’da h›rc›n sular›n sesinde olacaks›n. O çok sevdigin Cafer’le Ayd›n’›n Mercan’da meydan okuyufluna tan›kl›k edeceksin. Seni hiç bir zaman unutmayaca¤›z, yüre¤imizde, bilincimizde, mücadelemizde yaflataca¤›z. Baflta ailesi olmakla beraber tüm yoldafllar›m›z›n bafl› sa¤olsun!

AVUSTURYA DEMOKRAT‹K HAKLAR FEDERASYONU  TERNITZ HALK KÜLTÜR DERNEG‹  W‹YANA DEMOKRAT‹K HAKLAR DERNE⁄‹  L‹NZ DEMOKRAT‹K HAKLAR DERNE⁄‹  ‹NNSBRUCK E⁄‹T‹M KÜLTÜR EV‹  AVUSTURYA DEMOKRAT‹K GENÇL‹K HAREKET‹  AVUSTURYA DEMOKRAT‹K KADIN HAREKET‹


G

G

Teknik Haz›rl›k: Kardelen Yay›mc›l›k Adres:

devrimci Demokrasi

Mahmut fievket Pafla Mah. Sivas Sok. No:2 Kat:3 Okmeydan›/‹STANBUL Tel-Fax: (0212) 238 37 96 Bask›: SM. Matbaac›l›k

KARDELEN BASIM-YAYIM REKLAM GÖSTER‹ ORGAN‹ZASYON L‹M‹TED fi‹RKET‹

Adres: Çobançeflme Mah. Sanayi Cad. Altay Sokak NO:10 A

Sahibi ve Yaz› ‹flleri Müdürü: Ferda Bafl Yay›n Türü: Yayg›n Süreli

Blok Yenibosna Bahçelievler-‹ST. Tel ( 0212) 654 94 18

BÜROLAR

G

‹ZM‹R: fiehit Fethi Bey Cadde No: 13 Eski Eshot ‹flhan› Kat:4 Konak/‹zmir Tel-Fax: : (0232) 482 01 63 G KARTAL: ‹stasyon Cad. P›nar ‹flhan› Kat:2 Daire:38 KARTAL Tel-Fax: (0216) 389 65 63 G MERS‹N: Çankaya Mahallesi 4702. Sok. No:8 KAt:3 Akdeniz/Mersin G AMED: ‹skender Pafla Mah. ‹nönü Cad. MA-GÜL ‹flhan› Kat:4 No:10 Da¤kap›/Amed G AT‹NA: Spiro trikoupi 21 10683 eksarxia GREECE/Yunanistan e-mail: devrimcidemokrasi_yunanistan@yahoo.com.tr G YD TEMS‹LC‹L‹⁄‹: Kaiser-Wilhelm Str. 275 47169 Duisburg/DEUTSCHLAND e-mail: d.demokrasi@googlemail.com

Mu¤la’da köylüler art›k yeter dedi Mu¤la'n›n Milas ‹lçesi'ne ba¤l› Olukbafl› Köyü halk›, yaflamlar›n› çekilmez hale getiren maden ocaklar›ndaki yük tafl›ma ifllemine karfl› yollar› kapatarak eylem yapt›lar. Olukbafl› Köyü halk›, Bölgede bulunan 10 maden oca¤›ndan yükleme yap›p Güllük Liman›'na giden kamyonlar›n çok süratli hareket ettiklerini ifade ederek, kamyonlar›n, çocuklar›n›n ve kendilerinin canlar›n› tehlikeye soktu¤unu ve ç›kard›klar› toz bulutlar›n›n ise ekinlerini telef etti¤ini belirttiler. Köyün yak›n›ndan geçen yolu kütüklerle trafi¤e kapatan Olukbafl› halk›, kamyonlar›n geçmesine izin vermeyerek yetkilileri göreve ça¤›rd›lar. Eylem

s›ras›nda, bölgedeki 10'a yak›n maden oca¤›ndan yükleme yap›p Güllük Liman›'na giden kamyonlar›n, bölgeden geçerken kontrolsüz bir flekilde sürat yaparak can güvenliklerini tehlikeye soktuklar›n› ayr›ca yollar›n bozuklu¤undan kaynakl› köylerinen toz bulutu içerisinde kald›¤›n› aktaran köylüler, yörede yaflaman›n çekilmez hale geldi¤ini ifade ettiler. Çok süratli giden kamyonlar yüzünden yollar›n bozuldu¤unu, çocuklar›n ve kendi canlar›n›n tehlikeye girdi¤ini belirten Sad›k Yorulmaz, "Üç aydan beri yollar bozuk ve berbat halde. Köyün içerisinden geçen, yolun 1.5 kilometrelik k›sm›n›n düzeltilmesi konusunda garanti veril-

mesini istiyoruz. Aksi halde yolu açmayaca¤›z. Sadece biz de¤il, komflu Ortaköy, Çaml›yurt, Kayabafl›, Yusufça, Akkovanl›k ve Çall› köyleri de isyan noktas›na geldi." dedi. Bölgede geçimin ekin üzerinden sa¤land›¤›n› belirten Zühra Avc› ise, "Ekme¤imizi tar›mla u¤raflarak kazan›yoruz. Kamyonlar›n neden oldu¤u toz nedeniyle arazilerimiz ve ürünlerimiz zarar görüyor. Zeytincilik ve ar›c›l›k yapamaz hale geldik. A¤›z tad›yla yemek yiyemiyoruz. Ocaktaki atefle yemek koyuyoruz, ben yeme¤in tuzunu koymadan içine toz kar›fl›yor. D›flar› çamafl›r asam›yoruz. Yaz günü evin içinde kap›lar› pencereleri kapat›p ha-

pishane hayat› yafl›yoruz. Afl istemiyoruz, ekmek istemiyoruz. Tek istedi¤imiz yol. Kamyoncular için ayr› yol yaps›nlar." diye konufltu. Öte yandan köylülerin eylemi ile bölgeye gelen yetkililerin ise verdikleri sözleri tutmad›klar› ö¤renildi. Yol kesme ihbar›n› al›p olay yerine gelen jandarma ekipleri de köylüleri yat›flt›rmaya çal›flt›. Eylem s›ras›nda ‹l Özel ‹daresi'ne ba¤l› Köylere Hizmet Götürme Birli¤i yetkililerinin Olukbafl› Köyü'ne giderek köylüler görüfltükleri ancak köylülerin isteklerinin kabul edilmedi¤i ö¤renildi. ‹darecilerin sözlerinde durmamalar›na sinirlenen köylülerin yol kesme eylemine devam edecekleri ö¤renildi.

Çay üreticisini yine dinleyen olmad›: Çay›n kilosu 1 TL

Emperyalizme hizmette engel tan›nm›yor Meclis Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda benimsenen Maden Kanunu Tasar›s› ile Kaz Da¤lar›nda maden arama izni alan, ancak Zeytin Yasas›'na tak›lan aralar›nda Koza flirketi ve Kanada, ABD ve Hollanda flirketlerinin bulundu¤u 80 flirketin önü aç›l›yor. Emekçilere, “Gözünüzü toprak doyursun” diyen hakim s›n›flar efendilerinin her türlü istemlerini büyük bir titizlikle yerine getiriyor. Osmanl›’dan günümüze her türlü yeralt›, yer üstü do¤al zenginliklerimizi emperyalist efendilerinin hizmetine sunan ülkemiz hakim s›n›flar›, duruma özel yasalar ç›kartmakta oldukça cömertkar davran›yorlar. Geliflen h›zl› süreçlerde yasalar› yetifltiremeyince fiili durumlarla iflleri yürütenler, yasal düzenlemeleri bilahare arkadan duruma uygun flekilde yapabilmekte. AKP hükümeti 2002’de hükümete gelir gelmez ilk ifli Amerikan g›da tekeli olan Cargil’in Bursa KemalPafla’da tar›m alan›nda kurdu¤u fabrikas›na mecliste özel bir gündemle yasa ç›kararak Çevre Mühendisleri Odas›’n›n vermifl oldu¤u kapatma yönlü suç duyurusunu bofla ç›karmak olmufltu. Kendisinden öncekilerden devralm›fl oldu¤u emperyalist efendilerine

uflakl›k görevini, AKP, Cargil’e iliflkin örnekte oldu¤u gibi özveriyle yerine getirmeye çal›flmaktad›r. Olumsuz ÇED raporlar›na ra¤men birçok HES (hidro elektriksantrali) inflaat›n›n yap›m›n› sürdüren devlet, bunlardan bir kaç›n›n da inflaat›n› bitirerek hizmete sunmufltu. Tüm tepkilere ra¤men, büyük ölçüde do¤a katliamlar›na yol açan HES’lerin yap›m›n› tam h›zla sürdüren emperyalizmin itaatkar uflaklar›, Ege’nin el de¤memifl oksijen depolar›ndan birisi olan Kaz (‹da) Da¤lar›n›n ya¤maya aç›lmas›n› içeren yasay› gece yar›lar›na kadar mesai yaparak meclisten geçirdiler. Devletin, kendi kanunlar›n› dahi hiçe sayd›¤›n›n çarp›c› örneklerinden biri de Bergama’daki siyanürle alt›n arama çal›flmalar›yd›. Köylülerin direnifline Dan›fltay’›n kerelerce yürütmeyi durdurma karar› vermesine ra¤men buradaki siyanürle alt›n arama çal›fl-

malar› kesintisiz bugüne kadar sürdü. Anayasa Mahkemesi’nin geçen y›l iptal etti¤i Maden Kanunu’nun 7. maddesi ile Dan›fltay’›n iptal etti¤i maddenin yeniden düzenlenmesini öngören Maden Kanunu ve baz› kanunlarda de¤ifliklik yap›lmas›na dair kanun tasar›s› birlefltirilerek yeniden geçirildi.

Tasar› kuzuyu kurda emanet ediyor Tasar›ya, zeytinlik sahalar›nda maden arama faaliyetlerine izin veren yeni bir madde eklendi. Ali Cengiz oyunuyla yap›lan düzenlemeye göre; zeytinlik sahalar içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel geliflimini ve ço¤almalar›n› engelleyecek tesis yap›lamayacak ve iflletilemeyecekti. Ancak alternatif alan bulunamamas› ve Zeytincilik Sahalar› Koruma Kurulu’nun uygun görmesi flart›yla; zeytinya¤› fabrikalar›, küçük öl-

çekli tar›msal sanayi iflletmeleri, jeotermal kaynakla teknolojik sera yat›r›mlar›, ilgili bakanl›kça kamu yarar›na al›nm›fl madencilik faaliyetleri, yenilenebilir enerji kaynaklar›na dayal› elektrik üretim tesisleri, petrol ve do¤algaz arama ve iflletme faaliyetleri için zeytinlik sahalar›nda yat›r›m yap›lmas›na Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤› taraf›ndan izin verilmesinin önü yeni bir düzenleme ile aç›ld›. Ayr›ca bu yetki gerekti¤inde valiliklere devredildi. Zeytincilik Sahalar› Koruma Kurulu, ilgili bakanl›klar ve sektör temsilcilerinden oluflacak. Bu da aç›kça kuzuyu kurda emanet etmek gibi bir fley. Tasar›yla ayr›ca zeytinlik ve yaban hayat› koruma alanlar›nda maden arama ve iflletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki de¤erlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilmesine iliflkin hükümler de eklendi.

Gümüflhaneliler HES'e tepki gösterdi Su kaynaklar› üzerinde yap›lan ve yap›lmas› planlanan HES'lerle yarat›lan y›k›ma karfl› halk›n tepkisi de büyüyor. Birçok bölgede HES'lere karfl› yükseltilen sese Gümüflhanelilerin sesi de kat›ld›. Gümüflhane'nin Torul ilçesindeki Harflit Çay›'nda infla edilmesi planlanan hidro-

elektrik santrali projesine iliflkin GAE Enerji Üretim Ticaret Sanayi A.fi. taraf›ndan yap›lmas› planlanlanan toplant› halk›n tepkisi nedeni ile iptal edildi. Gümüflhane Çevre ve Orman ‹l Müdür Vekili Nuriye Y›ld›z, GÜLSAN fiirketler Grubu Enerji Koordinatörü Ali Fidanc› ve flirket

yetkilileri kat›ld›¤› toplant›da flirket yetkilisi Mutlu U¤ur Akçay'›n konuflmas›n› yapt›¤› s›rada muhtar ve baz› köylüler salona girdi. Köylülerin ''Halk›n kat›lmad›¤› yerde bu toplant›y› yapamazs›n›z, bu toplant› yasal de¤ildir. Toplant›y› bitirmek zorundas›n›z.'' sözlerinin ard›n-

dan toplant› iptal edildi. Tepkiler nedeni ile toplant›y› sonland›ran Çevre ve Orman ‹l Müdürü Vekili Y›ld›z ''Santralin kurulaca¤› bölgedeki köy muhtarlar› ve bir grup vatandafl›n tepkisi üzerine toplant›y› iptal ettik. ‹ptal edilen toplant› ile ilgili tutanak tutulacakt›r.'' dedi.

R‹ZE- 200 binin üzerinde üreticiyi ilgilendiren yafl çay 2010 y›l› al›m fiyat› kilo bafl›na 1 TL olarak aç›kland›. Tar›m ve Köyiflleri Bakan› Mehdi Eker ve bürokratlar› yafl çay taban fiyat›n›n aç›klad›. Kilosu 1 TL. Üreticiler ise aç›klanan bu fiyata tepki göstererek, fiyat›n düflük oldu¤unu belittiler. Tar›m ve Köyiflleri Bakan› Mehdi Eker, Çay ‹flletmeleri Genel Müdürlü¤ü (ÇAYKUR) bürokratlar›yla toplant› yapt›ktan sonra, üreticiden al›nacak yafl çay›n kilo fiyat›n› aç›klad›. Bölgede üreticelirin sorunlar›na ve taleplerine kulak t›kayan Eker, büyük tücarlar›n ç›kar›na yarayan bir fiyat aç›klad›. Eker, "Yafl çay fiyat›, 88.5 kurufl taban, 11.5 kurufl da destekleme primi olmak üzere 1 TL' dir. Bunun dolar cinsinden karfl›l›¤› 65 centtir." dedi.

Üreticiler tepkili Yafl çay taban fiyat›n› de¤erlendiren Çay Üreticileri Dayan›flma Derne¤i Baflkan› Mustafa Mavi, verilen taban fiyat›n son derece düflük oldu¤unu söyledi. Mavi, "Bize iyi fiyat verilece¤i söylendi. Ancak bugün üreticiye kötü bir fiyat verildi. 10 gün önce Rize Ticaret Borsas› Baflkan› bugün verilen fiyat› ilan etmiflti. Buna inanmam›flt›k. fiimdi Bakan geldi, Borsa Baflkan›'n›n aç›klad›¤› fiyat› resmi fiyat olarak ilan etti. Bakan niye geldi? Fiyat› Borsa Baflkan› zaten aç›k-

lam›flt›! Bakan fiyat› aç›klay›nca içerideki ÇAYKUR'un bürokratlar› alk›fllamaya bafllad›. Onlar›n çay› var m›? Soruyorum. Neyi alk›fll›yorlar? Üretici onlar›n bir ayda ald›¤›n› befl ayda alam›yor." diyerek tepki gösterdi. Mavi, üreticilere de seslenerek, "Özel sektöre çay vermesinler. Peflin 1 TL vermeyene çay vermeyin. Herkes haddini bilsin. Paray› veren düdü¤ü çals›n." dedi.

1 TL , beklenen fiyat›n alt›nda kald› Çay Üreticileri Sendikas› Genel Baflkan› Recep Memiflo¤lu, 1 TL olarak belirlenen taban fiyat›n›n üreticilerin beklentilerini karfl›lanmad›¤›n› aktararak, “Beklenen fiyat 1 lira 40 kurufl aral›¤›nda verilecek bir fiyatt›. Bu fiyat k›smen beklentileri karfl›layacakt›.” ifadelerini kulland› Devletin çay üreticilerine dönük iyilefltirici hiçbir uygulamas›n›n olmad›¤›n› belitern Memiflo¤lu verilen sözlerle ç›kart›lan yasalar›n ka¤›t üzerinde kald›¤›n› söyledi. Karadeniz bölgesinde özel sektörün, yafl çay üreticisini istedi¤i gibi sömürdü¤ünü vurgulayan Memiflo¤lu, “özel sektör, çay al›m konusunda yeterli oldu¤unu görünce tek tarafl› verilen sözü terk ederek hem taban fiyat›n alt›nda al›m yapmakta, hem de kuru çay karfl›l›¤› yafl çay almaktad›r.” diye belitti.


Devrimci Demokrasi 177