Issuu on Google+

topluigne mayıs / 2009 / sayı 1

ücretsizdir

bu bülten “deü topluluklar birliği” yayın organıdır

topluluklar birligi nedir? Birliğimizin kurulma aşamaları aslında,birlik ve beraberliği en iyi anlayabileceğimiz günde başladı;Atamızın 70.Ölüm yıldönümünde Öğrenci toplulukları olarak 10 Kasım günü “Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Anma Töreni” düzenlemek üzere görüşmelere başladık. Bu görüşmeler sürecinde bulunduğumuz fikir alışverişlerinde, sorunlarımızı, sorunlara getirebileceğimiz çözümleri ve birlikte hareket ederek, yapabileceğimiz daha büyük organizasyonları konuştuk. Ve 10 kasım da Buca Eğitim Fakültesi Dekanlığı önünde yapığımız anma töreninin ardından her hafta toplantı yaparak geliştirdiğimiz bu fikir, uzun, yorucu ve bazen sıkıcı bir çok görüşme sonrasında, en nihayetinde “Dokuz Eylül Üniversitesi Topluluklar Birliği” adı altında birleşmemizi sağladı. Bu sayede üniversitede yerleşkeler arasında ki iletişimi güçlendirerek, sosyal ve kültürel faaliyetleri hem hızlandırıp hem de bir üst seviyeye taşımayı hedeflerken, bir yandan da okulumuzu daha yaşanılabilir bir hale getirmeyi hedefliyoruz. Asli görevlerimizden biri “üniversite” kelimesinin “Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu.” anlamına yaraşır bir ortam oluşmasını sağlamak için elimizden geleni yapmaktır. 10 Kasım günü “Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Anma Töreni” ile başlayan bu süreç sonrasında, topluluklar birliğinin ilk yayını olan “TOPLU İĞNE” adlı bültenimizin çalışmalarına başladık. Okulumuz bünyesinde bulunan birkaç toplulukla başladığımız bu çalışmalarımızı, ilerleyen dönemlerde tüm topluluklarla yürütmeyi diliyoruz. > 3.sayfa

Rektörümüzle görüştük her öğrenci >

3.sayfa

Göreve başlamasının ü z e r i n d e n sekiz ay geçen yeni rektörümüz Prof.Dr. Mehmet FÜZÜN ile öğrenci sorunları, üniversitenin durumu ve sosyal sorumluluklar üzerine konuştuk. Biz her zamanki gibi pek çok şey istedik ama o yalnızca: "Memnuniyetle ifade etmeliyim ki üniversitemizin gençliği sağduyulu ve olumlu insanlar..."

Yayın kurulundan...

Bu yayın, herhangi bir mecmua ya da bilindik reklam kokan yayınlardan biri olmayacaktır. Üniversitemizin, öğrencisine, akademik personeline ve genel hizmet çalışanlarına hitap etmektir amacımız... Ortak hedefimiz, üniversitenin daha demokrat, çağdaş, öğrenci merkezli ve yaşanabilir olmasıdır. Bu bağlamda gerekli olan farkındalığa sahip olabilme en büyük hedefimizdir.

ÜNİVERSİTE,SİSTEM,KORKU

> 2.sayfa

bir fidan...

641

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Kimya Topluluğu 5000 öğrencilerinin iki sene önce kendi bölümlerinde başlattığı ağaç dikme kampanyasının, daha büyük bir katılım sağlanarak daha yüksek rakamlara ulaşabilmesi amacı ile, bu yıl tüm fakülte çapına yayılması kararı alındı. Her ay bu yayının bir köşesinde yer alacak sayaçta hedefimizin neresinde olduğumuzu belirteceğiz. > 2.sayfa

Denktaş geliyor!

27 Mayıs 2009 salı günü KKTC kurucu cumhurbaşkanı Sn. Rauf DENKTAŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Topluluklar Birliğinin çağrısıyla Buca Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda “Sözde Ermeni Soykırımı” konulu bir söyleşi düzenlemek için İzmir’e geliyor!

1. sayı

Öğrenci topluluklarının varoluşunun en önemli amacı, bireylere bera-

ses eray sel

berlik içinde yardımlaşarak bireylere bir iş üretme becerisi kazandırmak ve bu süreçte elde edilen başarıyı paylaşmaktır. Üniversite yaşamında eğitim ve öğretim süresince, öğrenciye ilgi duyduğu alanlarda çalışma imkanı sunan öğrenci toplulukları,kendi alanlarında bireye özgüven sağlamakta ve bu özgüvenin topluluk içinde tüm öğrencilerle paylaşılmasını mümkün kılmaktadır. Topluluklar üniversitedeki varlığını ve amaçları doğrultusunda emek harcayıp bunu somut sonuçlarla ortaya koyarak hissettirir. Bu emek sonuç döngüsüyle de üniversitede sosyal ilişkilerin gelişmesi sağlanır. Bahsettiğimiz süreç içerisinde üniversitenin öğrenciye sunacağı bu uğraş alanları, bireyin üniversite yaşamını daha anlamlı ve faydalı kılacaktır. Arkadaşlar, b a h s e t t i ğ i m i z bu süreç içinde çeşitli alanlarda faaliyet yürüten toplulukların yardımlaşarak birlikte hareket etmesi öğrencilerin elde ettiği başarıyı daha da değerli kılacaktır. Aynı üniversite içinde toplulukların bağımsız hareket etmesi ve idare edilmesi,öğrencinin üniversitesini tam olarak sahiplenememesini doğurmaktadır. Sonuçta faaliyet alanları farklı ama yerlerimiz aynıdır; üniversitedir. Üniversitemizi daha iyi tanımak ve sahiplenmek içinde üniversitenin yöneticisinden öğrencisine,öğretim üyesinden tüm çalışanlarına dek bir bütün olduğunu unutmamak gerekir. Öğrenci topluluklarıda bu bütünlük içinde sağladığı farklı çalışma alanlarıyla kaynaştırıcı ve birleştirici bir güçtür.

çizgi

sanat toplulugu

“bir profesörün evrimi”

“çok güzel bir alışveriş mağazası”

>

2.sayfa


“çok güzel bir alışveriş mağazası”

ertuğ balkan

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi içerisinde eskiden okulda marangoz atölyesi olarak kullanılan E-Barakası, boşaltıldıktan yıllar sonra öğrenci toplulukları tarafından pek çok kez sergi ve tanıtım amacıyla kullanılmıştı. 2007 Eylül ayında üniversitemiz içerisindeki bazı yasadışı grupların faaliyetlerini engellemek amacı ile eski rektörümüzün öngördüğü bir çözüm önerisi olarak, tüm yerleşkelerde öğrenci topluluklarının tanıtım masası açması ve etkinlik yapması bir süreliğine durdurulmuştu. Bunun üzerine E-Barakası ilk olarak öğrenci topluluklarının tanıtım masası açması amacıyla İİBF Sekreterliğince üç haftalığına öğrencilerin kullanımına verilmişti. Daha sonra öğrenci toplulukları tarafından sergi açma amacıyla kullanılmaya devam edildi. Böylece öğrenciler okul içerisinde sosyal ve kültürel anlamda faaliyette buluma şansı yakalamışlardı.

ÜNİVERSİTE, SİSTEM, KORKU

adem arslan

Korku, insanın bastırılmış duygularıdır. Korkunun oluşmasında toplumun örf ve adetleri, yönetim şekli; daha küçük ölçekte ise aile, yöneticiler, yani bizden üstün gördüğümüz insanlar etkilidir. Korkunun bir alışkanlık haline gelmesinde davranışlarımızı kontrol etmesinde sistemin rolü büyüktür. Eğer ki korkularımızla yüzleşemezsek düşünemeyen,üretemeyen ve sürü psikolojisi ile hareket eden toplumun bir parçası haline geliriz. Tıpkı yetmişbeş milyonun altmışbeş milyonunda olduğu gibi... Peki nasıl oluşur korkak insan? Bunu üniversitedeki insanları inceleyerek görebiliriz.

Bugün itibariyle E-Barakası öğrencilerin kullanımına kapatılmıştır. İşin komik tarafı bu mekanın temizlenmesinde ve en önemlisi yeniden keşfedilerek değerlendirilmesinde öğrencilerden başkası yer almamıştı. Mekan ile ilgili ortalıkta dolaşan söylenti ise burasının “çok güzel bir alışveriş mağazası” olacağı yönündedir fakat burayı kullanmak isteyen öğrencilere söylenen şey barakanın yine öğrenciler için değerlendirileceğidir. Bu ifade hali hazırda bir çok projesi olan öğrenci toplulukları tarafından anlaşılamamaktadır. Bina mülkiyetinin öğrenci eğitimi ve sosyal faaliyetleri tekelinde kalması gerektiği düşünüldüğünde bu olay üniversite açısından son derece vahim bir durumdur. Açıkçası kampüs içerisindeki öğrenci insiyatifine dayalı sosyal ve kültürel çalışmaların, yer ve zaman sıkıntısı göz önünde bulundurulduğunda “çok güzel bir alışveriş mağazası” nın gerekliliği anlaşılmaktadır(!)

“Her Öğrenci Bir Fidan, Her Fidan Bir Yaşam” nevin ilgin

Dünyamızın ısınma sürecine girdiğini ve mevsimsel değişiklikler nedeniyle her geçen gün ülkemizde ki yağış rejiminin azalmakta olduğunu gözlemlemekteyiz. Küresel ısınmadan kaynaklanana kuraklık,ülkemiz için her geçen gün daha ciddi bir tehlike oluşturmakta. Bu duruma dikkat çekmek isteyen Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Kimya Topluluğu öğrencilerinin iki sene önce kendi bölümlerinde başlattığı ağaç dikme kampanyasının, daha büyük bir katılım sağlanarak daha yüksek rakamlara ulaşabilmesi amacı ile, bu yıl tüm fakülte çapına yayılması kararı alındı. Ege Orman Vakfı ile birlikte İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Sn. Mithat Güzel’in koordinatörlüğünde, İzmirde ki tüm okullarda sürdürülen kampanyanın Buca Eğitim Fakültesi ayağında, sorumluluğu Öğrenci Konseyi ve Topluluklar Birliği üstlendi. Şimdiye kadar 641 fidan parasının (1923 TL) toplandığını belirten öğrenciler, 15 bin kişinin eğitim gördüğü yerleşkede, hedefin 2009-2010 eğitim öğretim yılı Mart ayına kadar 5 bin tane fidan olduğunu söyledi. Kampanya koordinatörü Sn. Mithat Güzel İzmir genelinde ki hedefin de 5 yılda 5 milyon ağaç olduğunu, bu rakamla İzmir’e yeşil bir kuşak takmak istediklerini belirtti. Her bir fidana 3 TL fiyat belirlenen kampanya için,ağaçlandırma bölgesinin ilk önce Foça Yarı Açık Kapalı Cezaevi’nin yakında 1800 dönümlük bir alan olduğunu da belirten Sn. Güzel “Görülüyor ki ülkemiz küresel ısınmadan her geçen gün daha çok etkilenmektedir. Tabiat her zaman bizden esirgemediği cömertliğini yavaş yavaş geri çekmektedir. Biz de bu kampanya ile sadece çevreyi güzelleştirmeyi değil aynı zamanda toprağa olan bu minnet borcumuzu ödemek istiyoruz. Çünkü doğa verdiği güzelliklerin karşılığını istemektedir bizden. Çevreye duyarlılık hepimizin sorumluluğudur. Bu sorumluluğu, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde gerçekleştirmemiz halinde projemizin hedeflerine varmasında bir sorun yaşanmayacaktır. Ayrıca gelecek nesillere örnek bir davranış ve dayanışma olarak aktarılacaktır.” dedi. Kampanya bitiminde dikilecek olan fidanlara “Buca Eğitim Fakültesi Anı Ormanı” adı verileceğini de belirten Sn. Güzel tüm öğrencileri kendi gelecekleri için duyarlı olmaya davet etti. Her ay bu yayının bir köşesinde yer alacak sayaçta hedefimizin neresinde olduğumuzu belirteceğiz. Bütün öğrencilerimizi ve fakültemiz bünyesinde ki tüm çalışanları, bu sayacın en kısa zamanda hedefine ulaşması ve “Güzel İzmir”e 5 bin fidan hediye etmemizi sağlamaları için destek olmaya çağırıyoruz. “Her Öğrenci Bir Fidan, Her Fidan Bir Yaşam” sloganıyla hareket eden kampanyaya destek vermek isteyen öğrenciler ve üniversite çalışanları, kampanya için açılacak standlardan ve “Topluluklar Birliği”ne üye bütün standlardan alacakları makbuz karşılığında katkıda bulunabilirler. Ayrıca aşağıda belirtilen hesap numarasına da bağış yapabilirler.

BANKA HESAP NUMARASI Ziraat Bankası Karşıyaka Şubesi İl ve Çevre Orman Müdürlüğünün Ağaçlandırma Hesabı 8239374-5001

www.herogrencibirfidan.com info@herogrencibirfidan.com İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Tel : 0 (232) 489 40 60 (116) 0 (232) 444 06 32

Üniversite bilgi üreten bir kurumdur. Ancak sisteme baktığımızda “bilgi ürettirmeme” üzerine kurulmuş bir sistem görürüz. Sistemin bozulmaması için ise kendi içinde korkak insanlar yaratmıştır. Peki üniversitede kim neden korkar? Öğrenci, dersten kalmaktan, çan eğrisinden, 1.80 barajının altına düşmekten yani başarısızlıktan korkar. Akademisyen, rektörlük makamından korkar, onunla ters düşmemeye çalışır. Ülkenin sorunlarını görüp çözüm arayan ve geleceğe korkusuz gençler yetiştiren, deallerini savunan bir hocaya ender rastlanır. Rektör ise YÖK’ten korkar. Korktuğu içindir ki YÖK ne derse yapar. Kendi bilgi kurumunda bilgi çağına yakışır bilgiler üretebilecek sistemi kurabilen çok nadirdir.YÖK ise Cumhurbaşkanından, oda halktan...

Üniversite,

sistem,

korku!

Aslında üniversitemizde ki sistemde korkuya yer yoktur. Korku sadece sistemi yöneten insanların kontrolünü sağlamak için kullandıkları bir yöntemdir. Bilinmelidir ki bu ülkenin cesaretli ve kendine güvenen, ülkesine güvenen; ve dolayısı ile öğretmenine, rektörüne, YÖK’e güvenebilen insanlara ihtiyacı vardır. Bilinmelidir ki bu ülkenin düşünmekten yoksun bireylere değil, sorgulayan,hakkını arayan, farkında ve birlikte hareket edebilme yetisine sahip bireylere ihtiyacı vardır.


topluluklar birliği

’de neymiş

Tanım:

?

Üniversite öğrenci toplulukları; Çeşitli alanlarda özgürce sosyal faaliyetlerini yürütebilmek amacıyla, farklı beğenileri taşıyan, ortak amaçlarda birleşebilen, grup çalışmalarına katılabilen bireylerin bir çatı altında çalışmalarını yürüttüğü bir öğrenci organıdır. Yukarıdaki tanımda da belirtildiği üzere üniversitemizde çeşitli alanlarda çalışmalar yapan birçok Öğrenci Topluluğu mevcuttur.

Bu Öğrenci Toplulukları yaptığı çalışmaları hazırlarken veya sunarken çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır. Bugüne kadar yaşanan tecrübelerden yola çıkılarak Üniversitemiz öğrenci toplulukları “DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TOPLULUKLARI BİRLİĞİ” adı altında birleşmekte karar kılmıştır.

mak,

Bu birleşmenin amacı asla okulda gericilik yaratherhangi bir yasa dışı örgütlenme yaratmak değildir.

Birlikteliğin

amacı

ve

kullanacağı

yöntem

aşağıdadır:

* Dokuz Eylül Üniversitesinde bünyesindeki bütün toplulukları “Topluluklar Birliği” adı altında toplamak ve ortak hareket etmek * Üniversitemizin kültürel faaliyetlerini geliştirmek,bu faaliyetlerin tanıtımını ve katılımcı sayısını arttırmak üzere çalışmalar yapmak * Toplulukların ve öğrencilerin üniversitenin tüm imkanlarını kullanma hakkı gerçeği fikrini savunmak * Biz üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunları ele almak ve bunlara çözüm üretmek * Alınan kararları,tespit edilen sorunları ve çözümleri üniversitemizin öğrenci,akademisyen ve personele duyurabilmek için gereğinin yapılmasını sağlamak * Okulumuzun, her zaman Atatürk İlke ve Devrimleri’ne bağlı bir Türkiye Cumhuriyeti Üniversitesi olduğu bilinciyle hareket etmek

Rektörümüzle görüştük ... Dokuz Eylül Üniversitesi bir kampüs üniversitesi değil bildiğiniz gibi. Fakültemiz bünyesinde 18 yerleşkemiz bulunmaktadır. Faka bu onsekiz yerleşke oldukça dağınık. Bu durum üniversite baştan planlanmadığı için böyle. Burası İktisadi İdari Bilimler akademisi olarak görev yapıyordu. İkinci olarak 1978 yılında İzmir Tıp Fakültesi açıldı. Dört yıl sonra bunları birleştirme kararı alındı. Ve mevcut fakülteler birleştirilerek Dokuz Eylül Üniversitesi kuruldu. Daha sonra üniversitemiz büyüdü. Mesela eskiden Fen Edebiyat Fakültesi rektörlük çevresinde bir apartman dairesindeydi. Geçmişte planlı olarak kurulmadığı için bugün onsekiz yerleşkemiz farklı yerlerde bulunmakta. Bu durumun hem iyi hem de kötü yanları var. iyi yönü üniversitenin gençleri, hocaları, İzmir’in değişik bölgelerinde beraber yaşıyor. Bana göre bu iyi bir yan ama bakış açısına göre değişebilir. Dağınık olmanın kötü yanı ise, kültürel faaliyetlerden taşımacılığa kadar birlikte olmanın avantajını kullanamamamızdır. Örneğin burada DESEM var fakat DESEM tıpta okuyan bir öğrencinin işine yaramıyor. Ne yazık ki bu böyle.. Hepimizin bildiği gibi rektör atama süreci ile basın çok ilgilendi. Şimdi üniversite de bir rektör seçimi yapılıyor,adayın aldığı oy önemli değil,sıralaması önemli. İlk altıya girenler YÖK’e gidiyor. YÖK’te sayıyı altıdan hiçbir yazılı kriteri olmadan üçe indiriyor ve Cumhurbaşkanı’na sunuyor. Cumhurbaşkanı da üç adaydan bir tanesini rektör olarak atıyor. Yasa yalın olarak bu şekilde. Böyle bir yasa doğru mu,hayır! Bunu hep söyledim. Böyle bir şey olmaz yani siz, bir yerde seçim yapıyorsanız,seçimin sonucuna katlanmak zorundasınız. Mesela seçim yapılacaksa iki aşamada yapılır.Ancak rektör seçim ile belirlenecek ise önce yetkilerinin azaltılması gerekir. Rektörlük seçimini Dokuz Eylül’de 1280 üniversite öğretim üyesi yapıyor. Eğer seçim yapılacaksa da tüm çalışanlar ve öğrencilerin seçime katılması gerekir. Üniversitemizin 5600 çalışanı var (yani öğretim üyelerinin yaklaşık 4 katı), ayrıca 45000 öğrencimiz var. 50000 kişilik nüfusta 1280 kişiye seçim

yaptırıyorsunuz bu da doğru değil.Samimiyetle söylüyorum dünyanın bir çok yerinde örneği var. Seçim olmasın derseniz, o da ciddi ve güzel bir alternatif,ama şöyle, kriter koyarsınız;rektör olmak isteyenler YÖK’e müracaat ederler,özgeçmişlerini gönderirler. YÖK der ki rektör olan iki lisanı varsa artı bir puan,daha önce dekanlık,başhekimlik,bölüm başkanlığı yapanlara belirli puanlar verir. Yani çok objektif ve açık kriterler koyarak YÖK bir sıralama yapar. Orada en yüksek puan alan üç adayı cumhurbaşkanına sunar. Yani şu anda ne seçim yasası ne de atama yasası doğru dürüst mevcut değil. Benim önerim seçim yapılacaksa ya iki aşamalı seçim yapılmalı ya da kriterler düzeyinde atama yapılmalıdır. Ama bu bir kanun değişikliği getiriyor. Kanunla sabitlenmiş bir durum olduğu için istenildiği zaman bir değişiklik yapılamıyor. Fakat bu değişikliğin yapılması lazım. Toplulukların,kültürel ve sosyal faaliyetler açısında bir sorunu var. bunların daha rahat çalışabileceği ortamlar gerekli. Onun için neler yapacağımız aşağı yukarı belli fakat henüz başlayamadık. Tınaztepe Yerleşkesi’nde sosyal bir alan yaratıyoruz. Bu alanda, bir bina , içinde sinema salonları,küçükalışveriş yerleri,belki de topluluklara ait ayrılabilecek yerler olacak. Bu alan için yaklaşık 1,5 trilyon tahsis edildi. Kısacası bu tip yerleri arttırmamız lazım.

Mevcut şartlarda öğrencimizin talebi ne ise onu çözmeye çalışıyoruz. Bu yayını çıkartırken ilk önce bu işlerin en başındaki adamla konuştuk. O’na sorduk,soruşturduk.. Biz her zamanki gibi pek çok şey istedik ama o sadece : “ Memnuniyetle ifade etmeliyim ki üniversitemizin gençliği sağduyulu ve olumlu insanlar...” “Benim kısa zamanda edindiğim intiba bu. Ben şunu tavsiye ederim hepinize,tavsiyeden öte isterim, birbirinizle diyaloğu hep sürdürün ve de hoşgörülü olun. Burası üniversitedir. Her türlü fikre açık olmak gerekli, ama bu fikirler tartışılırken medeni bir şekilde birbirinizle görüşün, her türlü fikre sahip olun,her türlü fikir kendini ifade edebilsin. Hatta bir projemiz var onu gerçekleştirebilirsek, High Park modeli bir proje. High Park, biliyorsunuz, gidip orada devlet aleyhine bile düşüncelerinizi söyleyebilirsiniz ama küfür edemezsiniz. Orada bir köşe vardır. Herkes nutuk çeker,dinleyen dinler,dinlemeyen dinlemez. Buna benzer bir şekilde öğrencilerin toplanabilecekleri, fikirlerini paylaşabilecekleri High Park benzeri modeller düşünüyoruz. Bunları neden söylüyorum; üniversite özgür bir ortamdır,her türlü fikre yer vardır. Her türlü fikrin savunucusuna da yer vardır. Yeter ki medeni ölçüleri kaçırmayalım, birbirimize hakaret etmeyelim,kavga-güç kullanmayalım...”


ne var ne yok ?

Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu Elektronik Haberleşme Topluluğu tarafından 14-17 Mayıs tarihleri arasında Buca Eğitim Fakültesi’nde yapılacak olan “Haberleşme Şenliğine” Şenliğine” herkesi herkesi bekliyoruz. bekliyor14 Perşembe akşamıakşamı saat 20:00’da konsuz. Mayıs 14 Mayıs Perşembe saat 20:00’da er ile ile açılışı yapılıcak olan olan şenlikte, futkonser açılışı yapılıcak şenlikte, bol, basketbol, masa tenisi, langırt, safutbol,basketbol,masa tenisi,langırt,satranç tranç turnuvalarının sırabisiklet bisiklet yarışı turnuvalarının yanı yanı sıra gibi etkinliklerde şenliğe renk katacak. Her akşam konserlerle desteklenecek şenlikte, ayrıca model uçak yapımı eğitimi ve ilk yardım eğitimi verilecektir. Tiyatro faaliyetlerini de unutmadık Şenlikte telefon,cep unutmadık tabii. tabii.Şenlikte telefonu, telsiz, telgrafgibi gibi haberleşme haberleşme ile telefonu,telsiz,telgraf ilgili merak ettiğiniz soruların cevaplarını fazlasıyla bulabileceksiniz. Şenliğimize tüm üniversite öğrencileri, sivil toplum toplum kuruluşları öğrencileri,sivil ve halkımız davetlidir.

Emre Erol - Ersu Çırak Edebiyat Günü Tiyatro Gösterisi ve aşure günü saat 12.00 yer: BEF

Pazartesi

İMYO-TT “evin sakinleri” BEF Konferans Salonu 15:00 ve 18:00

4

Beftt “açık aile” İİBF Konferans salonu 19:00

11

Sali

Çarşamba

Fizik Topluluğu Eylül Ateşi ”ay ışığında şamata” Tınaztepe Fen Edebiyat 16:30

5

6

Sosyal Bilgiler Kültür ve Edebiyat topluluğu “şiir ve türkü dinletisi” 15:30 BEF Konferans Salonu

12

Fizik Topluluğu Eylül Ateşi ”ay ışığında şamata”BEF Konferans Salonu 17:30

13

Perşembe

Cuma

Cumartesi

Pazar

1

2

3

7

8

9

10

14

15

16

17

23

24

Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlı’ğı 2008-2009 Bahar Şenlikleri

18

19

20

21

22

defot-”fotoğraf temalı film gösterimleri” 14:00 beftt “kısa oyunlar” Buca Eğitim Fakültesi Konferans Salonu 15:00-18:00

25

26

Rauf DENKTAŞ ile Söyleşi Buca Eğitim Fakültesi Konferans Salonu 15:00

genel yayın yönetmeni yazı işleri tipografi ve dizgi fotoğraf genel dağıtım

kıvanç dizman adem arslan nevin ilgin pınar eskiciler ertuğ balkan hüseyin erkmen emrah alan

29

defot-”fotoğraf temalı film gösterimleri” cuma cumartesi pazar 14:00 defot sinema salonu DEÜ Eski Mimarlık Fakültesi Şehitler cad. no:12 Alsancak

27 Mayıs 2009 salı günü KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Sn. Rauf DENKTAŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Topluluklar Birliği’nin çağrısıyla Buca Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda “Sözde Ermeni Soykırımı” konulu bir söyleşi düzenlemek için İzmir’e geliyor! iletisim

28

05546023657 deudak kimya topluluğu beftt defot defot yurt temsilcisi

30

defot sergi “iğne deliği atelye” 18:00

31

defot-sergi iğne deliği atelye defot açık sergileme alanı DEÜ Eski Mimarlık Fakültesi Şehitler cad. no:12 Alsancak

okul gazetemizde yayınlanmasını istediğiniz haberleri bize ulaştırın kivancdizman@gmail.com


MAYIS 2009