Page 1

MKÜ’nün engellilere desteği hız kesmiyor

Devlet Hastanesinden büyük başarı

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ), Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Özel Sporcular Masa Tenisi Gelişim Kampı’na ev sahipliği yapıyor. >>3’te

İstanbul’da özel bir hastanede yapılamaz denilen ameliyat İskenderun Devlet Hastanesi doktorları tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. >>6’da

DESTAN

“İlk ve tek habercilik destanı”

www.destanhaber.com

Yıl: 1 Sayı: 5

Haftalık bağımsız siyasi gazete

Fiyatı: 1 TL 30 Temmuz 2012

Son zamanlarda sıcakların artması ile birlikte İskenderun halkı tatil beldelerine akın ediyor. Sıcaklıklar İskenderun’u hayalet şehre dönüştürdü.

Kaymakam Su’dan Destan’a tebrik İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su, gazetemize bir tebrik mektubu gönderdi. Yayın hayatına 1 Temmuz 2012’de başlayan ve tarafsızlığı kendisine ilke edinen gazetemizi ilk tebrik eden İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su oldu. Kaymakam Su, mektubunda şu ifadelere yer verdi, “Gazetenizin Haftalık Siyasi Gazete olarak neşredilmeye başladığını öğrenmiş bulunmaktayım. Tüm yönetici ve çalışanlarınıza şahsınızda tebrik eder, habere ulaşma ve haberi kamuoyuna ulaştırma mücadelenizde başarılar dilerim.” Bizler de gazete yönetimi olarak Sayın Kaymakam Ali İhsan Su’ya göstermiş olduğu bu ince davranıştan dolayı teşekkür ederiz.

Kanuni’nin gizli hazineleri sizleri bekliyor Belen’de bulunan ve yapım yılı 1550 olan Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı adeta güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan; hamam, camii ve kervansaray şimdilerde düğün, özel yemek ve farklı şehirlerden gelen öğrencileri ağırlıyor. Şuan özel işletme olarak kullanılan kervansaray, tarihi yapısı ile ilgi çekiyor. Otantik görünümüyle kervansaray paha biçilmez güzelliğini vatandaşlara sergiliyor. >>2’de

İskenderun adeta hayalet kent Sıcaklıklar Güney’in en güzel şehirlerinden biri olan İskenderun’u da etkiledi. İskenderun’da ne oranın yüzde 80’lere ulaşmasıyla birlikte ilçenin sokakları bomboş kaldı. Yurdun dört bir yanında etkisini gösteren bunaltıcı sıcaklar, Güney’in en güzel şehirlerinden biri olan Hatay’ın İskenderun İlçesi’ni de etkisi altına aldı. Sıcaktan bunalan vatandaşlar tatil beldesi olan Arsuz’a akın edince şehir adeta hayalet bir şehre dönüştü.Kimi vatandaş serinlemek için denize girerken, kimisine denize girmek bile yetmedi.Vücutlarını kuma gömerek tatilin keyfini çıkartanların yanı sıra, gölgelerde serinlemenin yollarını arayan vatandaşlarda görüldü.Havaların bunaltıcı derecede sıcak olduğunu vurgulayan vatandaş Sibel Altıntaş, serinlemek

için İskenderun’dan ailesi ile birlikte Arsuz’a geldiğini söyledi. Nem oranının yüzde 80’lere ulaştığı bölgede, vatandaşların serinlemek için girdiği deniz ile hava sıcaklığının hemen hemen aynı olması dikkat çekti. İskenderun Metroloji Müdürü Gülümser Yılmaz, hava ve deniz sıcaklığı konusunda şu bilgileri verdi, “Sabah yaptığımız ölçümlere göre deniz suyu sıcaklığımız 30.02 derece. Türkiye’nin aşağı yukarı en sıcak denizi körfezimizde bulunmaktadır. Şuan itibariyle de saat 11.00 sularında ölçtüğümüz hava sıcaklığı da 32 derece. Arada görüyorsunuz ki çok az

bir fark var.” Sıcakların vatandaşları denize yöneltmesi cankurtaran ekiplerini de alarm’da bekletiyor. Arsuz plajı cankurtaran ekipleri, havaların güzel olmasını fırsat bilen, serinlemek ve tatil için gelen vatandaşların şeridi ihlal etmemeleri ve çocuklarını göz önünde bulundurmalarını belirtti. Öte yandan tatil beledi olan Arsuz’a, sadece İskenderun ve Arsuz halkının dışında farklı şehirlerden ve ülkelerden vatandaşların da geldiği gözlendi. Ülkelerinde yaşanan iç savaşa rağmen tatil için gelen Suriyeli turistlerin de pilajlarda olması dikkat çekti. Haber:Burak Milli-Uğur Yiğit.


02 GÜNDEM

DESTAN

30 Temmuz 2012

İskenderunluların köprü çilesi bitmek bilmiyor İskenderun-Antakya E 91 Karayolu üzerinde bulunan Feyezan Köprüsü yapım çalışmaları devam ediyor.Köprü’nün yapım aşamaları devam ederken, tek şerit haline düşürülen yol sürücüleri çileden çıkarıyor. Zaman zaman zincirleme trafik kazalarının yaşandığı yol, geçtiğimiz aylarda 2 kişiye de mezar olmuştu. Sürücüler artık duruma müdahale edilmesi gerektiğini, Ramazan

ayında bu durumun hiç çekilecek bir tarafı olmadığını dile getiriyor. Yaşanan trafik çilesinin İstanbul’dan farksız olduğunu vurgulayan kimi vatandaşlar belediyenin çalışmaları biran önce tamamlamasını istedi.Öte yandan köprü çalışmalarıın biran önce bitirilebilmesi için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Haber - Fotoğraf: Burak Milli

Kanuni’ni Sultan Süleyman Kervansarayı tarihi yapısı ile ziyaretçilerini büyülüyor. Kervansaray bugün vatandaşların düğün ve benzeri organizasyonlarını yaptıkları bir mekana dönüştürülmüş.

Belen’in gizli hazinesi, Kervansaray

Belen’in adeta gizli bir hazinesi değerinde olan Mimar Sinan eseri Kervansaray, tamamen harabe haldeyken 2005 yılında restore edilmiş ve bugün vatandaşların mutlu günlerinde birlikte oldukları hoş bir mekana dönüştürülmüş. Hatay’ın Belen ilçesinde bulunan ve yapım yılı 1550 olan Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı şimdilerde düğün, özel yemek ve farklı şehirlerden gelen öğrencileri ağırlıyor. Şuan ki hali ile özel işletme olarak kullanılan kervansaray, tarihi yapısı ile ilgi çekiyor. İşletme sahibi Aysa Barutçu kervansarayın herkes tarafından yakından incelenmesi gerektiğine söyledi. Barutçu, yapı hakkında şu bilgileri verdi, “Kervansarayın karşısındaki cami ve

hamam bir külliye oluşturur. Ancak cami ve külliye Sinan yapısı olarak listelerde geçmez. Yapının hac yolu

ile ilişkisini hatırlatır biçimde, kitabesinde Sultan Süleyman’dan iki kentin hizmetçisi diye bahsedilir.”

Yapının çevresindeki camii ve hamam ile bir kompleks oluşturduğunu vurgulayan Barutçu, “2005 yılındaki restorasyonuna kadar yapı yıkıntı durumundaydı, Ayakta sadece taşıyıcı ayakların bir kısmı bulunuyordu. Bu restorasyonda Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yeniden yapılırcasına onarıldı” ifadelerini kullandı. Mimar Sinan’ın yapmış olduğu bu eser gelen vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor Haber: Burak Milli.


03 HABER

DESTAN

MKÜ, 23 Temmuz - 04 Ağustos 2012 tarihleri arasında tüm sporcu ve antrenörlerin konaklama ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak.

30 Temmuz 2012

Tercihler için belediyeden özel hizmet

MKÜ’nün engellilere desteği hız kesmiyor

Üniversite sınav maratonunun ardından tercih dönemine girildi. İskenderunlu gençlere İskenderun Belediyesi tarafından oluşturulan tercih büroları destek verecek. ÖSYS (YGSLYS) Tercih ve Rehberlik Bürosu 23 Temmuz-2 Ağustos 2012 tarihleri arasında önceden randevu alınarak, 18.00-22.30 saatleri arasında hizmet verecek. İskenderun Belediyesi 1 Nolu Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Tercih ve Rehberlik Bürosu çalışmalarıyla, üniversite öğrenci adaylarının tercihlerini doğru bir şekilde yapmalarına katkı sağlamak amaçlanıyor. Tercih ve Rehberlik Bürosu, randevular, Rehberlik Bürosu’na bizzat başvurarak veya 6136994 nolu telefondan alınabilecek.

Mustafa Kemal Üniversitesi, engelliler için hazırladığı programlar dışında destek olduğu çalışmalarla da sosyal sorumluluk anlamında pekçok işe imza atıyor. Mustafa Kemal Üniversitesi, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Özel Sporcular Masa Tenisi Gelişim Kampı’na ev sahipliği yapıyor. MKÜ, 23 Temmuz - 04 Ağustos 2012 tarihleri arasında tüm sporcu ve antrenörlerin konaklama ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak. MKÜ, spor tesislerinde 22 zihinsel yetersizliğe sahip sporcu ve 3 antrenörün katılımıyla gerçekleşecek Özel Sporcular Masa Tenisi Gelişim Kampının sorumluluğunu ise, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulumuz Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda Özel Sporcular Spor Federasyonu Eğitim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hü-

seyin Kırımoğlu üstleniyor. Kırmıoğlu etkinlikle ilgili yaptığı açıkla-

masında, “Rektörümüz Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder’in vermiş olduğu destekle her türlü engel grubuna yönelik olarak, akademik, kültürel, sosyal ve sportif organi-

zasyonlara ev sahipliği yapmaktayız. Yaptığımız bu faaliyetler, Türkiye genelinde örnek bir üniversite ve Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu olmamızı sağlamıştır. Her şeyden önce zihinsel yetersizliğe sahip bir çocuk babası olarak, engelli ve engelli sporlarına karşı bu kadar duyarlı bir rektör ile çalışmaktan onur duymaktayım.” dedi. Yetersizliklere sahip bireylerin en büyük sorununun yaşam alanlarının kısıtlanması olduğunu belirten Kırımoğlu, yerel yönetimlerin yaşama alanlarını dizayn ederken öncelikle engelli bireyler için ulaşılabilir mekanlar tasarlamasının hem yasal, hem de vicdani bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi

İskenderun’a terör şubeden ilçe müdürü İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine Cengiz Başar atandı. İlçe Emniyet Müdürü Kamil Yıldızkaya’nın Kayseri TEM Şube Müdürlüğü’ne atanmasının ardından görevi Cengiz Başar devraldı. Başar, daha önce Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevini yürütüyordu. Öte yandan, İskenderun’da son günlerde yaşanan terör olaylarının ardından Terörle Mücadele Şubesi’nde görev yapan Başar’ın ilçe emniyet müdürlüğüne atanması dikkat çekti.


04 YORUM

DESTAN

30 Temmuz 2012

SÖZÜN ÖZÜ

Size hilal gözükmedi mi? e-mail: f.sozupek@destanhaber.com

FAHRİ SÖZÜPEK Adamın birine sormuşlar. Ey aziz. Oruç tutmuyorsun, ama her gece sahura da kalkmayı ihmal etmiyorsun. Davulcuları bile neredeyse sen uyandırıyorsun. Bu ne haldir? Adam, meşrebine uygun cevabı yapıştırmış: ‘Oruç tutmuyorsam da sahurun sevabından da mı nasiplenmeyeyim?’ Gel, gel, gel dedik mübarek ay geldi çattı. Yedisinden yetmişine her müslümanın iç dünyasında, nasibince, bir şeyler hissettiği rahmet ayı evlere misafir oldu. Eskisi kadar olmasa da sokaklarda, caddelerde arz ı endam etti. Ama bazı televizyon ve gazete yayınlarının yüz metre olsun yanına uğramadı. Anlaşılan ramazan hilalini daha tam göremeyenler var memlekette.

METİN GÜLER

DİL DOKTORU

e - mail: m.guler@destanhaber.com

TÜRK DÜNYASI Türkler, dünya üzerinde varlığını hâlâ devam ettirebilen kadim (eski, köklü) birkaç milletten biridir. İzine millattan binlerce yıl öncesinde rastladığımız bu millet, tarih boyunca 32 beylik, 38 devlet, 15 imparatorluk, 34 hanlık, 4 atabeylik, 10 cumhuriyet meydana getirmiştir. Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız tarihte kurulan 16 Türk devletini, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyetini temsil eder. Yeryüzünde hiçbir millete bu kadar devlet kurmak nasip olmadı. Türklüğün, yazılı tarih kaynaklarında geçen ilk siyasi oluşumu bilimadamlarımıza göre Sakalardır. M.Ö. 6. yüzyılda ölen Saka hükümdarı Efrasyap’ın ünlü destan kahramanımız Alp Er Tunga olduğundan daha önce bahsetmiştik. 16- 17. yüzyıllarda dünya üzerinde varlık gösteren en büyük 2 devletin Türk devletleri olduğu ve bunların dünya kara parçalarının neredeyse yarısına hükmettiklerini hatırlatmakta fayda var.

İnsan bu ayda haliyle ramazanla ilgili görüntülü ve yazılı yayınlar bekliyor. Sihirli kutu diye adlandırılan aletin biraz da ramazan programlarıyla müslüman zevatın gönüllerini okşamasını diliyor. Konuya gazeteci ve televizyoncu duyarlılığıyla yaklaşarak bu tür yayınlara yer veren medyamızı ayakta alkışlamayı bir borç biliyoruz. Peki ya diğerlerini? Geçenlerde kanallar arasında sek sek oynarken gözüme ilişti. Anlı şanlı bir televizyon kanalımız Nuh’un Gemisi adlı bir film gösteriyor. Batılı gözüyle çekilmiş bir film olması hasebiyle çok da yadırganmayacak sahnelerin boy gösterdiği filmi bir Türk kanalının hem de yüzde doksan dokuzunun müslüman olduğu söylenen bir ülkede ve de Ramazan’da göstermesi kendilerince büyük bir olay olabilir, ama bir seyredin bakalım koca Nuh peygambere yakıştırabilecek misiniz o filmi?

Bilindiği üzere bugün yeryüzünde Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan olmak üzere 7 bağımsız devlet ve 15 özerk cumhuriyet bulunmaktadır. Sovyetler Birliğinin 1990’lı yıllarda yıkılmasıyla Türk devletleri bağımsızlıklarını kazandılar.

Anlaşılan bazı televizyon kanallarına ve bir kısım yazılı matbuata ramazanın ra’sı bile uğramadı. Uğramadı bir tarafa teğet geçseydi belki rüzgarından olsun istifade edebilirlerdi. Gerçi çok da uzağa gitmeyelim. Bizim İskenderun Belediyesi ramazana hoş geldin mahyalarını asmayı daha dün akıllarına getirmedi mi? (24 Temmuz 2012 saat: 22 civarında. Mobeseler şahittir. Tam da Basın Bayramı günü.) Oruç tutup tutmama mevzuuna girmek kimsenin haddi değildir. (Hani dinde zorlama yok ya, o kabilden). Ama hiç olmazsa yazımın başında örnek verdiğim adam kadar olsun sevap peşinde koşulsa, tutana hürmet için o cıscıbıldak magazin programlarına bir aylık ara verilse çok fedakarlık yapmış olunmaz değil mi? (Tabi bu arada ‘iyi de bizim vatandaşımızın bir aylık zaman zarfında hangi sanatçı hangisiyle, ne zaman, nerede, nasıl? Muhabbetlerinden mahrum bırakmaya ne hakkımız var’ diye düşünüyorsanız o başka!)

Bu noktada H. Nihal Atsız’ın görüşleri bizim için çok değerlidir. Ona göre tarihte sürekli kurulup yıkıldıkları söylenen Türk devletleri tek devlet ama farklı hanedanlar olarak düşünülmelidir.

Yahu. Uyaran da yok. Az kalsın unutuyordum. Bu ülkede özgürlük vardı değil mi? İsteyen istediğini yapardı. Nasıl da unutmuşum. Yoksa mahalle baskısı mı yaptım ne?

DÜZ KÖŞE

Bugünkü Türk devlet ve topluluklarının dillerinin birbirlerinden az çok farklı olması öteden beri tartışma konusu olmuştur. Kimileri tek bir Türk dilinden bahsedilemeyeceğini Türk dili değil Türk dilleri olduğu görüşünü savunurken, kimileri de bu tür farkların şive hususiyetleri olduğunu öne

Türk devletlerinin siyasi sınırlarını çizmek mümkündür. Ama Türk kültürünün, dilinin, edebiyatının, töresinin sınırları hadsizdir. Siyasi sınırlar içinde barınamayacak kadar büyük bir yüreğe sahiptir. Türk dünyası üzerine yazılmış birçok eser var. Bizim için bu aydınlık dünya ne kadar yazılsa, ne kadar bize yaklaştırılsa azdır. Meraklıları için özellikle Prof. Dr. Nevzat Özkan’ın Türk Dünyası (Geçit Yayınları), Türk Dilinin Yurtları (Akçağ Yayınları) eserleriyle Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun’un Türk Dünyası Üzerine İncelemeler (Akçağ Yayınları) adlı eserleri okunmalıdır.

DİL TARİHİMİZDEN Türk adı tarihte ilk kez hangi kaynakta geçmektedir? Türk adı, tarihin eski dönemlerinde bir kavim adı olarak değil, siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak kullanılmıştır. Türk adının kuşatıcı, genel bir ada dönüşmesi Göktürkler’le olmuştur. Göktürkler Türk adını kullanan –bilinen- ilk Türk devletidir. Göktürklerden sonra Türk adı etnik kimliğe bürünmüştür. Tevrat’a göre Nuh peygamberin üç oğlundan Yafes’in Türk adında bir oğlu vardır ve Türklerin atası da budur. Türk kelimesi ise kendi kaynaklarımızda ilk defa Göktürk bengü taşlarında (Orhun Abideleri) geçmektedir.

Sıcak daha da sıcak olacak

Ö

SERTAÇ DALGALIDERE

Batı ve Rus Türkolojisinde Türk dünyasını parçalar halinde ele alma, bütünü değil, küçük parçaları göstererek farkları yansıtma ve bunun neticesinde Türk dünyasını daha küçük gösterme anlayışı öteden beri hakim olmuştur. Aynı anlayış bugün bunu Türk dili için de yapmakta ve Türkçe tabirini sadece Türkiye Türkçesi için kullanmaktadır.

sürerler. Sovyet Rusya döneminde Türk topluluklarının birbirleriyle anlaşmaları güçleşsin diye 16 farklı alfabeyle yazdırılmaları göz önüne alınırsa bugünkü durumumuz yadırganmamalıdır. Ayrıca bugün siyasi olarak tek devlet olan Çin’de de aynı durum hakimdir. Çin’de bugün bütün halkın aynı dille anlaştığını iddia etmek büyük yanılgı olur. Kadim milletlerin tarih içinde yaşadıkları lehçeleşme, şiveleşme durumu Türk dilinde de kendini göstermiştir. Biraz Sovyetlerin zulmüyle bu durum belirginleşmiştir o kadar.

mrü hayatımda böylesi sıcak görmedim. Şimdi bir düşünüyorum da cehennemde halimiz nice olur. Oturduğunuz yerde terliyorsunuz. İskenderun’a gelmeden önce “orası çok sıcak olur” diye pekçok kişiden işitmiştim ancak böylesini de beklemiyordum. İskenderun otogarına ilk indiğim günü hatırlıyorum da Şubat ayı sonlarıydı. Gazetecilikten kalma bir alışkanlıkla oradaki

esnafla muhabbet ettim. İskenderun’da nerede oturulur? Havası suyu nasıldır? Gibisinden. Oradaki bir esnaf bana aynen şunu demişti, “Sakın hocam İskenderun’dan ev tutma tutacaksan Belen’e doğru tut.” İyi ki de dinlemişim o arkadaşı, yoksa halimiz nice olurdu bugün. Yazımı kaleme almak için serin bir yer arıyorum. En son bilgisayarı ve vantilatörü balkona taşıdım.Bir yandan

da televizyondan haberlere bakıyorum. O da ne, “Havalar daha da ısınacak” diye bir kj var ekranda...Tamam dedim içimden bundan sonra buharlaşacağız. Sıcak daha da sıcak olacak mesajını aldım. Allah herkesin yardımcısı olsun. Yine de şükretmesini bilmek gerekir. Düşünsenize bu sıcaklarda sokakta çalışmak zorunda olan insanları, onların işi bizden daha zor elbette. İnsan ya-

şadığı yeri bu kadar da kötü anlatır mı? Demeyin sevgili İskenderunlular, sıcak, sıcak, sıcak... Eğer bir gün bu şehri bırakır da gidersem geriye baktığımda aklımda kalan en büyük anım sıcak olacak. “Sanırım ben biraz abartıyorum, alışmamış olmaktan kaynaklanıyor. O kadar da sıcak değildir belki. Ne kadar da güzel bir hava var.” Teselli, teselli, teselli... e-mail: s.dalgalidere@destanhaber.com


05 HABER

1 Temmuz 2012

Toprak kaymalarına kale duvarı gibi çözüm ÇAYED’den muhtaç ailelere yardım eli

Çalışanlar Yardımlaşma ve Eğitim Derneği ramazan dolayısıyla 700 aileye erzak yardımı yaptı. Bir toptan satış mağazasında kolilenmiş yardım paketleri muhtaç ailelere ulaştırıldı. ÇAYED Başkanı Hüseyin Kerimoğlu, yardım yapılacak ailelerin daha önceden belirlendiğini, evlerine kadar gidilerek muhtaç ailelere yardım paketleri ve et teslim edildiğini kaydetti. Ramazan ayının paylaşma ve yardımlaşma ayı olduğuna vurgu yapan Kerimoğlu, "Yardım paketlerini muhtaç ailelere ulaştırmanın manevi heyecanını yaşıyoruz. Katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz. Allah hayırlarını kabul etsin." dedi. Yardım paketlerini gönüllü çalışanlar arabalarıyla belirlenen adreslere götürdü. Birçok ücretsiz kurs ve program düzenleyen dernek, örnek bir organizasyon daha ile farkını ortaya koydu.

AK Parti’den iftar TIR’ı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İskenderun İlçe Teşkilatı Ramazan ayı dolayısıyla yardıma muhtaç vatandaşlara ulaşmak için İftar çadırının yerine bir yardım TIR’ı projesi gerçekleştirdi. Yardım TIR’ı sadece bir yerde sabit kalmayacak ve her gün bir mahallede yardıma muhtaç ailelere yardım götürecek. Projenin İstanbul’dan sonra sadece İskenderun’da gerçekleştirildiğini belirten AK Parti İskenderun ilçe başkanı Uğur Feriz, “Arkadaşlarımızdan biri dedi ki her mahallede günlük bir çadır kuralım diye bir fikir attı. Sonra bu işi biraz daha geliştirdik. Ya dedik bir tır ayarlasak bir firma ile anlaşsak her gün bir mahalleye her gün bir mahalleye gitsek. Bu tır aracılığıyla hergün bir mahallede bin kişiye sıcak yemek dağıtsak diye düşündük tasarladık ve bunu bölgemizdeki hayırsever ağabeylerle iş adamlarımızla paylaştık. Sağolsun onlar da desteklerini esirgemediler hemen eyleme başladık. Yaklaşık bir bir haftalık bir hazırlık süreci oldu işte aracın giydirilmesi hazırlanması hayırseverler ile görüşülmesi bunların derlenmesi yemek menülerinin ayarlanması mahallelerde çalışmaların yapılması, mahalle teşkilatlarımız üzerinden. Ve bugün ilk olarak Esentepe mahallemizden başladık ramazan boyunca devam edeceğiz.” dedi.

Amanoslar’ın iki yakasını birleştiren Belen, uzun yıllar toprak kaymalarıyla uğraştı. Başkan Yılmazlar’ın yürüttüğü çalışmalar sonunda bugün ilçenin etrafı adeta kale gibi örülmüş durumda. Belen, Amanosların iki yakası üzerine kurulmuş bir geçit görünümünde. Ormanları, doğal güzellikleri, piknik alanları ve İskenderun Körfezine olan yakınlığı ile Belen, yaşanabilir sakin bir ilçe. Dağ yamacına kurulu her ilçe gibi Belen de bir takım doğal problemler ile karşı karşıya kalıyor. Bunların başında toprak kaymaları geliyor. Belen’in Toprak Kaymaları İle İmtihanı Belen, kurulduğu günden bu yana toprak kaymalarıyla mücadele ediyor. Halk, kış aylarında bu korku ile yaşamakta, zaman zaman toprak kaymalarına maruz kalıyorlar. Dağ yamacında kurulan bir çok ev toprak kaymasından dolaylı veya direkt olarak etkilendiği için oturulmaz hale gelmiş. Birçok insan yer değiştirmek zorunda kalmış. Toprak Kaymalarının Belen’e dolaylı zararları Toprak kayması denince akla gelen ilk şey, toprağın yer değiştirmesidir. Toprak kaymaları sadece vuku bulduğu yere zarar vermekle kalmaz. Kayma ile yer değiştiren toprağın, dolaylı zararları da vardır. Belen’de toprak kaymaları yüzünden bir çok su ve kanalizasyon borusu patlamış ve bu boru hatlarının güzergahını değiştirilmiş. Alt yapının oturmasını engelleyen heyelanlar aynı zamanda elektrik direklerinin düşmesine ve köprülerin de çökmesine varan zararlar vermekte, maddi kayıplara sebep olmakta.Belen belediyesi geçmişten günümüze bu mücadeleyi sürdürüyor ve geçici çözümler ile bunu önlemeye çalışıyor fakat Belen Belediye Başkanı Cemil Yılmazlar alt yapı ve üst yapı çalışmalarına en büyük engel olan heyelana çözüm üretmek için kolları sıvadı.

Yönetimi 2009 yılında devralan Başkan Yılmazlar, gerekli ön çalışmaları yaparak aynı yıl içinde istinat duvarı yapımına start verdi. Bakras Mahallesi Ali Güllü deresi mevkiinden başlatılan yapım çalışmaları, Muhlisasli mahallesi, Şenbük mahalesi, Derebahçe mahallesi, Sarımazı mahallesi, Gedik ve son olarak da Fatih mahallesinde yapılan istinat duvarları ile, 3 yıllık bir çalışmanın ardından son buldu. Şehri bir kale gibi istinat duvarları ile ören belediye, bu çalışmaları ile vatandaşların rahat bir nefes almasını sağladı. İstinat duvarları ile halka yaptıkları hizmetten grur duyduklarını belirten Belen Belediyesi İnşaat Mühendisi Hüseyin Başaran; “İlçemiz Belen, Torosların devamı olan Amanosların bir vadi oluşturduğu noktada tam bir geçit şehri olarak bulunmaktadır. Bu geçit şehri olmasının tabi insani zorluklarının yanı sıra fiziki ve coğrafi zorlukları da bulunmaktadır. Fiziki ve coğrafi zorluklarına verebileceğin en büyük örnek toprak kaymalarıdır. Biz belediye olarak bunları önlemek için şeh-

rin neredeyse her tarafını bir örümcek ağı gibi boydan boya, gerek istinat duvarları gerek taş duvarlar ile örmeye çalıştık. Bu konuda vatandaşlarımızın ciddi anlamda teşekkürlerine nail görüldük. Bunun için gerçekten biz yaptığımızdan grur duyuyoruz.” dedi. “Artık Kış Bizi Eskisi Kadar Korkutmuyor” Daha önceleri kış aylarında yaşanan kaymalar yüzünden evleri, yolları ve altyapıları zarar gören vatandaşlar çalışmadan oldukça memnun. “Kışın yağmur yağdığı zaman toprak kayar yollarımız kapanırdı. Elektrik direklerimiz düşer günlerce elektriksiz kalırdık. Evlerimiz çamur deryasına dönüşürdü, fakat Allah razı olsun Cemil Başkandan ki bu duvarlar ile yüreğimize soğuk su serpti ve artık kış ayları bizi eskisi kadar korkutmuyor” diyen vatandaşlar belediyeye minnet duygularını iletti. Heyelanların altyapıya verdiği zarar belediyenin hizmet yapmasına en büyük engeldi. Bu engelin ortadan kalkması için canla başla çalıştıklarını belirten Dezer; “Toprak kaymaları sürekli olarak bize zarar veriyordu. Cemil Başkan öncelikle bu problemin ortadan kalkmasını ve alt-üstyapı çalışmalarının bu problemden sonra hızlandırılmasını istedi ve çalışmalarımız bu yönde oldu. İstinat duvarlarımızı bitirdik ve bitirdikten sonra vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz.”şeklinde konuştu. Duvarların yapımından gayet memnun olan Belen Halkı şimdi üst yapı hizmetlerinin hızlanmasını özellikle yol ve dere ıslah çalışmalarının kış ayları gelmeden bitirilmesini bekliyor. Haber:Uğur Yiğit - Fotoğraf: Burak Milli.


06 HABER

DESTAN

30 Temmuz 2012

Sağlık alanındaki hızlı gelişim ve dönüşümün örneklerinden biri daha İskenderun Devlet Hastanesi’nde yaşandı. İstanbul’da özel bir hastanede yaplamaz denilen ameliyat devlet hastanesinde gerçekleştirildi.

Devlet Hastanesi’nden büyük başarı

İstanbul’da özel bir hastanede yapılamaz denilen ameliyat İskenderun Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahı Ahmet Birol Özelçi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 saat süren ameliyat sonunda hızla iyileşmeye başladı. Sağlıktaki büyük dönüşüm hayatın her alanında kendini bize hissettirmekte. Bunun örneklerinden biri de geçtiğimiz hafta İskenderun Devlet Hastahanesinde karşımıza çıktı. İstanbul’da özel bir hastanede yapılamayacağı söylenen ameliyat İskenderun Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Kalp rahatsızlığı sebebiyle hastaneye kaldırılan 87 ya-

şındaki bir kadının karın atar damarı balon yapmıştı. Acile kaldırılan kadına ilk müdahale yapıldı. İlk müdahaleden sonra hastayı muayene eden Kalp Damar Cerrahı Ahmet Birol Özelçi, hastanın hemen ameliyata alınması gerektiğini aksi takdirde hastayı kaybedebileceklerini belirterek vakit kaybetmeden hastayı ameliyata aldı. Yaklaşık 3 saat süren

endişeli bekleyişten sonra ameliyat tamamlandı ve hasta yoğun bakım ünitesinde bir gün bekletildikten sonra servise çıkarıldı. Hastanın durumunun hızla iyileşmesi hasta yakınlarını bile şaşırttı. Hasta yakınları yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi, “İstanbul’da özel bir hastanede annemin kalp rahatsızlığını gidermek için ameliyat yapmak

üzere başvurduğumuzda bize hastanın riskli olduğunu ve ameliyat yapamayacaklarını söylediler. Fakat İskenderun Devlet Hastahanesinde böyle bir ameliyatın başarılı bir şekilde yapılabilmesi, sağlıktaki kalite artışının en büyük göstergesidir. Kalp ve Damar Cerrahı Ahmet Birol Özelçi’ye minnettarırz.”Haber - Fotoğraf: Burak Milli - Uğur Yiğit.

Tarihi mezarlıkta çıkan yangın kemikleri sızlattı Tarihi mezarlıkta henüz belirlenemeyn bir nedenle çıkan yangın adeta kemikleri sızlattı. İskenderun Gürsel mahallesinde bulunan tarihi mezarlığın içindeki çalıların belirlenemeyen bir sebeple alev alması sonucu yangın çıktı. Yerleşim yerlerinin tam ortasında bulunan mezarlıkta çıkan yangın bazı evleri tehdit etti. Yangını vatandaşların itfaiyeye haber vermesiyle

olay yerine sadece bir itfaiye ekibi geldi. Çevredeki pekçok vatandaş da olayı adeta film seyreder gibi izledi. Mezarlıkta bulunan kuru otların yanması sonucu çıkan yangında birçok mezar tahrip oldu ve 3 ağaç yanarak kül oldu. İtfaiyenin güçlükle kontrol altına aldığı yangın hakkında soruşturma başlatıldı. Haber- Fotoğraf: Burak Milli - Uğır Yiğit.


DESTAN

07 HABER

30 Temmuz 2012

Belen’li vatandaşlara sağlıklı ve taze balık yedirmek için açılan Balık Evi, vatandaşları bekliyor.

Balık evi sayesinde Belenli balık yiyor Balık evi sahibi Yücel, “Belen halkının artık balık yemek için İskenderun’a inmelerine gerek kalmadı. Açmış olduğumuz Balık Evi sayesinde vatandaşlar hem taze hem de sağlıklı balık yemenin tadını alacaklar.” dedi. Belen halkının balığı sevdiğini ve buraya açılan balık evinin bunu düşünülerek açtığını söyleyen Balık Evi sahibi Fırat Yücel, Belen’li vatandaşların balık yiyebilmek için İskenderun’a gidip gelmelerinin sıkıntı yarattığını, bunun için buraya yatırım yaptığını söyledi. Yücel, “Bu bölgeye balık evini açarak vatandaşları İskenderun’a gidip gelme zahmetinden kurtardık. Böylelikle Belen halkı daha taze ve güvenilir derecede balık yiyebilmek için artık İskenderun’a gitmesine gerek kalmadı. Çünkü Balıklarımız sürekli devir daim olduğu için taze balık yeme imkânları var. Kalan balıklar akşam gi-

diyor sabah ise taze balıklar geliyor.” dedi. Fiyatların İskenderun’dan farkı olmadığını belirten Yücel, ayrıca vatandaşların istediği ve talep ettiği balıkları da getirdiklerini, genel olarak Belen halkının alabalığı talep ettiğini vurguladı. Her derde deva balık Öte yandan Yüksel balığın çeşit ve faydalarını şu sözlerle anlattı, “Uskumru balığının içinde Omega–6 yağı var. Bu yağ ise kalp hastaları ve çocuklar için çok faydalı. Eczanelerden tüketilen omega–6 yağ kapsüllerinin ham maddesidir. Levrek, çupra ve gümüş bunlarda fosfor vardır. Mezgit, kolyoz ve dil balıkları, Akdeniz böl-

gesinin faydalı balıklarıdır. Bunlarında içerisinde omega–3 vardır. Omega–3’te omega-6’nın bir tabaka altıdır. Mezgit, kolyoz veya dil balığından günde bir dilim yenil diriği takdirde 10 gün sonra kolesterolü sıfıra düşürüyor. Ayrıca Akdeniz bölgesinde çıkan bazı balıklarımız özellikle eşkina ve harmadar balığı böbrek taşlarını temizliyor. Genelde ise harmadar balığı yoğun olarak kullanılır çok çıktığı için.” Besin kaynaklı olarak vatandaşlara balık çorbasını da tavsiye eden Yücel, bu çorbayı da İskenderun’da sadece kendisinin ve öğrendiği ustasının yaptığını ve içerisinde bulunan malzemelerin ceviz,

üzüm, cam fıstığı, soğan, havuç, maydanoz ve bunun gibi bir çok besin kaynağının bulunduğunu ifade etti. Yüksel, Belen halkından beklentilerinin balığı pazarcılardan çok balık evinden almalarının hem tazelik hem de sağlıklı bir balığın tadına varmalarını belirterek sözlerine şu şekilde sonlandırdı,.“Belen halkından beklentimiz pazarcılardan ziyade gelip bizden alması. Buda diğer balıkçıların kötü balık sattığı anlamına gelmesin. Belki o aldığı balıkçıyı bir daha göremez ama benden aldığı balık kötü çıkarsa geri getirebilirler.” Haber: Erhan Öz - Fotoğraf:: Mehmet Geyik.

DESTAN GAZETESİ Sahibi Burak Milli

Genel Yayın Editörü Uğur Yiğit

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Burak Milli

Muhabir Mehmet Geyik Erhan Öz

“İlk ve tek habercilik destanı”

Hukuk Danışmanı Av. Ayşegül Dalgalıdere

İletişim Fatih Mahallesi, Kanuni Sultan Süleyman Caddesi, Mekan Kent Sitesi, A - Blok Belen - Hatay Tel: 0543 343 99 44 haber@destanhaber.com www.destanhaber.com Baskı Ulaş Ofset, Büyükçarşı İş Hanı, B - Blok Zemin Kat NO: 420 Gazetemizdeki yazı ve fotoğraflar izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


DESTAN

“İlk ve ve tek tek “İlk habercilik habercilik destanı” destanı”

www.destanhaber.com

Yıl: 1 Sayı: 5

Haftalık siyasi bağımsız gazete

30 Temmuz 2012

Destan gazetesinde yayınlanmasını istediğiniz reklam ve ilanlarınız için; Reklam ve İlan Sorumlusu: 0543 343 99 44

30 TEMMUZ 2012 5. SAYI  

30 TEMMUZ 2012 5. SAYI

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you