Page 1

Yeşil

ve

mavinin

her

tonunun

güzellik

YIL : 01 SAYI: 06 ISSN: 2528-9896

prizmasında yansımasıyla mutluluğun buluştuğu yerin

MAK DANIŞMANLIK

pırıl denizin, sonbaharda hırçın dalgalarıyla yiğitliğin

adı Sinop’tur. İlkbaharda çiçek kokusunun, yazın pırıl

(Mak Araştırma Değerlendirme Danışmanlık Müşavirlik Organizasyon İnşaat ve Tic.A.Ş.)

sembolü Karadenizin, Mak Danışmanlık Bizim Şehirler

ADINA SAHİBİ & SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

beyazın rahmet yüklü karlarla kapladığı kartpostallık

Mehmet Ali KULAT

HUKUK DANIŞMANI

Dergisi Sinop sayısının hazırlandığı mevsim olan kışta resimlerin şehridir Sinop... Doğrusu Sinop’a gelen bir fotoğraf sanatçısı hangi tarafa dönüp deklanşöre dokunsa ayrı bir güzellik girer kadrajına... Geçmişteki ihmallerin ve sahipsizliğinin yerini

Av.Nuri POYRAZ www.nuripoyraz.av.tr (0312) 231 4820

son yıllarda yapılan yollar ve tüneller hızla kapatma

GENEL YAYIN YÖNETMENİ ARGEDER

olsa tersine göç işaretleri var. Biraz daha gayretle bu

GRAFİK TASARIM

vb. kamu kurumlarıyla çeşitlenirken özellikle turizm

AJANSgök | Gökçe ANADOL

YÖNETİM YERİ - YAZIŞMA ADRESİ

Sümer 2 Sokak Angora İş Merkezi 31/14 Kızılay - Çankaya / ANKARA Tel-Fax: 0312 231 0014

www.bizimsehirlerdergisi.com bizimsehirler@gmail.com @bizimSehirler

BASIM YERİ BAŞAK MATBAACILIK

Merkez: Anadolu Bulvarı Meka Plaza No: 5/15 Gimat - Yenimahalle / ANKARA T: 0312 397 1617 - F: 0312 397 0307 www.basakmatbaa.com info@basakmatbaa.com

gayreti var Sinop’ta... Sinop’ta ağırlıklı İstanbul’a verilen göçlerin yerini son yıllarda yazlık şeklinde de cennetvari şehrin makus talihi tersine dönecek. Son yıllarda devlet yatırımları yol, tünel, hastane, okul ve tanıtıma yönelik müthiş potansiyel daha tam keşfedilmemiş... Sinopluların bölge milletvekilleri konusunda özellikle iktidar partilerinden beklentileri; “ulaşılabilir olma”dır.

Zira aktif siyaset öncesi ve sonrasında

Sinop’tan

uzakta

kişiler

olmamaları

isteniyor.

Sinoplu bu siyasilere bir de isim bulmuş “ÇANTACI” diyor. Seçime 2 ay kala çantasını alıp Sinop’a gelen, seçilmediğinde

çantasını

alıp

Sinop’tan

giden

siyasetçilerden muzdaripler... Yılların ihmalini hızla kapatma beklentisi var Sinop’ta... Sıcak kanlı insanları ve Allah vergisi harika tabiatıyla ciddi bir gelecek potansiyelini saklıyor bağrında... Türkiye’nin en uç noktasında bir kuzey yıldızı olmaya aday Sinop’u bir cümlede özetlemek gerekirse Sinop mutluluğun şehridir.

Mehmet Ali KULAT

1


GÜZEL ŞEHİR SİNOP’U KONUŞTUK

30

Mehmet ERSOY Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Baki ERGÜL Sinop Belediye Başkanı

2

SAKARYA CADDESİNE YENİ YÜZ YENİ KİMLİK SİNOP

4

ÖZETLE SİNOP’TA SİNOPLU 40 SİNOP GÖRÜLECEK ÜNLÜLER EKONOMİSİ YERLER 60 69 83


62

27

SİNOP’UN BAŞARILI İŞADAMI Seyit Ali ÇETİN

Barış KARADENİZ Sinop Milletvekili

SİNOP

42

Dergideki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

3

Sinop Milletvekilleri ve Dağılımı

14

Aldırma Gönül Aldırma Sabahattin ALİ

68

MAK Danışmanlık Sinop Anketi

16

Sinop’ta Doğal Güzellikler

78

Sinop Tarihi

Sinop İlçeleri

22 50

İlbank’ tan Sinop Halkına Büyük Hizmet Sinop Yöresel Yemekleri

81 85


Sinop Belediye Başkanı | Baki ERGÜL

SİNOP BELEDİYE BAŞKANI Baki ERGÜL

4

SAKARYA CADDESİNE YENİ YÜZ YENİ KİMLİK Sinop’un en önemli arterlerin biri

olan ve alışveriş ve yaşam alanlarının yoğunluk teşkil ettiği Sakarya caddesi yayalaştırma ve peyzaj düzenleme çalışmalarımız start aldı. İçerisinde düzenlemeleri, düzenlemeleri

oturma tek yer

alanları,

şeritli alacak

araç olan

peyzaj trafiği Sakarya

caddesinin yapımına başlanan elektrik, su, kanalizasyon, Telekom, doğalgaz gibi tüm alt yapı çalışmalarında da sona gelinerek çok kısa süre sonra üst yapı çalışmaları başlayacak. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ Sakarya caddesi Sinop’un ana damarlarından biri olup vatandaşlarımızca en çok kullanılan,alışveriş mekanlarının yoğunluk teşkil ettiği ve yaya olarak en çok kullandıkları caddelerden biridir.


5

Güneşin Denizden Doğup Denizden Battığı Şehir...


Sinop Belediyesi

Sakarya caddesinin alt yapı ve üst yapı gibi son dönemlerde sıklıkla meydana gelen sorunlarını bir an önce çözüme kavuşturmak ve

bunun

yanında

yine

yapacağımız

peyzaj düzenlemeleri ile caddeye modern bir

görünüm

başladığımız

kazandıracağız. Sakarya

Yapımına

caddesinin

içinde

ihale sürecini devam ettirdiğimiz tek tip bina

cephe

giydirmeleri,tamamen

doğal

taşlardan meydana gelen yer döşemeleri,özel ışıklandırmalar,tek

tip

dükkan

tabela

düzenlemeleri,oturma grupları ve dinlenme alanları yer alacak ve cadde bambaşka bir kimliğe

bürünecek.Alt

yapı

çalışmalarının

sona geldiği Sakarya caddesi en kısa sürede bitirilerek

hizmete

açılacak.’’açıklamasında

bulundu.

6

TARİHİ CEZAEVİ ALTI REKREASYON ALANI

PROJESİ İLE GELECEĞE ADIM ATAN SİNOP Sinop Tarihi Cezaevi altında yer alan çekek yeri yasal sürecin tamamlanmasının ardından alınan mahkeme kararları ile Sinop Belediyesine devredildi. Sinop Belediyesince uzun süre önce projesi tamamlanarak yapımı için gün sayan proje içerisinde herkese yer olacak.İçinde oturma ve rekreasyon alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, satış birimleri, çocuk oyun alanları, restoran ve kafeler, küçük ahşap tekneler için bir yer, otopark ve kültürel etkinlik alanlarının yer alacağı proje start alacağı günü bekliyor. Konu İle ilgili bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ uzun süre önce Tarihi Cezaevimizin restorasyon projesi

Belediye

olarak

bizlerinde

içinde

olduğu alan yönetimi kapsamın bir çalışma ile yürütülmektedir.


Bu projeye bizler oldukça önem veriyor

Belediyemize resmi devrinin gerçekleştiği

ve takip ediyoruz. İlimizin marka değerini

alanda ilk önce alt yapı ve gerekli tesviye

yükselten Tarihi Cezaevinin altında yer alan

işlemlerinin

ve yılların getirdiği yıpranmışlık içinde artık

doğrultusunda yavaş yavaş bir nakış gibi

ihtiyaca cevap vermeyerek görüntü ve çevre

işleyerek

kirliliği yaratan, yine bunun yanında her geçen

bulundu.

ardından

hayata

projeyi

imkanlar

geçireceğiz.’’açıklamasında

gün gelişen ve değişen Sinop için en önemli turizm alanlarından biri haline gelen çekek yeri için yaptığımız projeyi artık hayata geçireceğiz. Sinop

EVSEL ATIK SORUNU TARİH OLUYOR

için

milad

sayılabilecek

çalışmalardan biri olacak olan Evsel atık Derin deniz deşarjı projesinde sona gelindi. Saha borulama ve atık su arıtma tesislerinin tamamlandığı ve yaklaşık 10 milyon liraya mal olan derin deniz deşarjı çok yakında hizmete girecek.

7


Sinop Belediyesi

Konu ile ilgili bir açıklama yapan Belediye

Kuzeyde 1400 metre deniz hattı, güneyde

Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ Her geçen gün

631 metre kara ve 1300 metre deniz hattı ile

gelişen ve değişen Sinop için her daim bizleri

Akliman mevkiinde tamamladığımız atık su

ileriye taşıyacak olan çalışmalarımıza Evsel

arıtma tesisimiz tamamlandı.% 99 lık kısmın

atık sorununu tarihe gömecek ve kesin olarak

tamamlandığı projenin %

ortadan kaldıracak olan Derin deniz deşarjı

yaptığımız ihale ile devam ediyor. Çok kısa

çalışmamız ile devam ediyoruz. İçme suyu

sürede tamamlanacak çalışmanın ardından

gibi oldukça önemli bir çalışmanın ardından

derin deniz deşarjı çalışmamız da hayata

oldukça sağlıksız bir şekilde bertaraf edilen

geçecek.

evsel atık sorunu da tarihe karışmış olacak.

8

Projenin içinde ayrıca idari bina,geri devir

terfi

merkezi,giriş

terfi

merkezi,

oksidasyon hendeği, çökeltme havuzu, klor temas tankı, dekantör binası,sızıntı suyu terfi merkezi, taşkın koruma duvarı, saha tanzim ve yolları çalışmaları gibi birçok çalışmada yer alıyor.’’açıklamasında bulundu.

1 lik kısmı yine


SİNOP İÇME SUYU TESİSİMİZ İLE SAĞLIKLI TERTEMİZ

ARITILMIŞ SU MUSLUKLARDAN AKARAK SİNOPLULAR İLE BULUŞTU

Suyun bizler için oldukça önemli bir iş olduğunu hep belirttik.Ben yıllarımı bu iş için

Konu

ile

ilgili

bir

açıklama

yapan

verdim.Bu işin içinden gelen biri olarak ilk

Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ Sinop

göreve geldiğim gün itibari ile sağlıklı arıtılmış

il merkezinin su ihtiyacının arıtılmış,sağlıklı

tertemiz suyun Sinop’lulara nasıl ulaşacağı

ve tertemiz bir şekilde karşılanması amacı

konusunda

ile 1 adet arıtma tesisi yapım işi ve arıtılan

içme suyu arıtma tesisimizi ve isale hatlarımızı

suyun ilimiz merkezinde yeni yapılan 3 adet

devreye soktuk.

çalışmaları

hemen

başlatarak

depoya ulaştırılması için 25 km çelik isale hattı

Erfelek barajı önünde inşa ettiğimiz tesis

döşenmesi işi yapılan Proje ile DSİ ile karşılıklı

ve buna bağlı olarak inşa ettiğimiz isale hatları

imzaladığımız protokol çerçevesinde yaklaşık

ve depolar ile bugün su ihtiyacını en sağlıklı

26 milyon liraya mal edilerek hizmete girdi.

şekilde temin ediyoruz.

9


Sinop Belediyesi

SİNOP GELECEĞİNİ

KORUMA ALTINA ALAN İMAR PLANLARI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ. Kentin Koruma ve Kullanma dengesinin

sağlanması,kent

vizyonu

çerçevesinde

planlı, sağlıklı, disiplinli bir çevre düzeni yürütülebilmesi için hazırlanan çevre düzeni planı belediye meclisimizin 18.03.2011 tarihli toplantısında kabul edilerek bakanlık onayından geçen 1/25000 lik planların ardından halihazırı olup imar olanı olmayan yerlerin 1/5000 lik ve 1/1000 lik imar planlarımızda yasal süreçlerinin tamamlanmasının ardından hayata geçti. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ içme suyundan

derin

çalışmalarından,yeni 10

deniz kapalı

deşarjına,asfalt pazaryerine

bugüne kadar yaptığımız sayısız çalışmanın içinde milad olarak saydığım ve bugün belediye meclisimizce kabul edilerek hayata geçirdiğimiz imar planlarımızı tamamladık.İmar planlarını hazırlanmasında göstermiş olduğumuz titizlik ile tüm vatandaşlarımızı haklarını en yasal ve en faydalı şekilde sürdürmeye çalıştık. Devlet kanunlar manzumesi olup yapılan her çalışmada olduğu gibi imar planlarımızda yasaları eksiksiz bir şekilde uyguladık. Bugün bizlere başvuran herkese gerekli özeni göstererek cevap veriyor doğru yaptığımız her şey için takdir edilirken yapılan hataları da en ivedi şekilde çözmeye uğraş veriyoruz. İmar planlarımız ile Sinop’un geleceğini daha sağlıklı ve disiplinli bir hale getirdiğimizi umuyorum.’’açıklamasında bulundu.

SOSYAL YAŞAM ALANLARINA HER GÜN BİR YENİSİ

EKLENİYOR Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL

her geçen gün gelişen ve değişen Sinop’un vizyonunun değiştiğini ve insanların yaşam alanlarına her gün bir yenisinin eklendiğini belirterek artık geriye değil hep ileriye adım atan ve büyüyen bir Sinop’u inşa ettiklerinin altını çizdi. Konu

ile

ilgili

bir

açıklama

yapan

Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ Sinop’un simgesel mekanları olan ve turizm sezonunda vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin oldukça yoğun

ziyaret

ederek

sosyal

yaşamlarını

sürdürdüğü birçok alanı yeniden inşa ederek hizmete sunduk. Şehir kulübü ve Bülent Ecevit caddesinde yer alan Atatürk anıtımızın etrafını ve yine hemen ardından Sinop’un en büyük parkı olan Gazi Caddesi üzerinde yer alan Atatürk parkımızın tüm yollarını ve peyzajını yeniden düzenleyerek yepyeni imajı ile hizmete sunduk.


İçerisinde

özel

yerden

fıskiyeli

ışıklandırmalı havuzun ve park içinde yapılan özel ışıklandırmaları ile yeniden düzenledik. İskele meydanı ile Kütüphane arasında sıkışan gezi ve rekreasyon alanını yasal sınırlarına getirerek sorunlarını çözdüğümüz Karakum yolu boyunca yaptığımız yeni düzenlemeler ile uzatarak yeni bir yaşam alanını Sinop’luların hizmetine sunduk. Yine Bülent Ecevit caddesi sahil bandı yaptığımız genişletme ve doğal taş kaplama işi ile yeni yüzüne kavuşturuldu.Her mahallede onlarca

çocuk

parkımızı

çocuklarımızın

hizmetine sunduk. Tarihi Cezaevi altı yeni yaşam alanı projemiz,Marina peyzaj

projemiz,Sakarya

düzenleme

Caddesi

çalışmalarımız

gibi

SİNOP

BELEDİYE MEZBAHANESİNDE KESİMLER BAŞLADI Sinop’un mezbahane sorununu çözüme kavuşturan projede hijyenik koşullarda günlük 15 büyükbaş,30 küçükbaş hayvan kesimi yapılmaya başlandı.Halkın sağlıklı et ve et ürünlerini tüketmesi sağlanırken ilde kontrolsüz yapılan hayvan kesimlerinin de önüne geçilmiş olacak. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ toplam bütçesi 2.1 milyon lira olan mezbahane projemizi Kuzkadan aldığımız % 60 lık destek ile hayata geçirdik.

çalışmalarımızla da Sinop’un imajını değiştiriyor vatandaşlarımıza yeni yaşam alanları sunmaya devam ediyoruz.’’açıklamasında bulundu. 11


Sinop Belediyesi

Açılışa hazır halde bulunan ve kısa süre önce kesimlerin başladığı Sinop Belediye mezbahanesi içerisinde özel soğutma alanları, deri yüzme makineleri, büyükbaş kaydırma vinci, işleme kancaları, sıvı ve katı atıkların toplama kanalları gibi birçok detayda yer alıyor. Hayvan

kesiminde

hiçbir

zaiyatın

yaşanmayacağı mezbahanemizde her gün 15 büyükbaş ve 30 küçükbaş hayvan kesimi düzenli

olarak

yapılacaktır.’’açıklamasında

bulundu.

SICAK ASFALT PLENTİMİZ İLE CADDE VE SOKAKLAR ARTIK DAHA MODERN

Uzun süredir şehir genelinde yapımı devam eden ve büyük kısmı tamamlanan doğalgaz çalışmalarının ardından belediye bünyesine

katılarak

üretimine

başlanan

sıcak asfalt plentimiz ile doğalgaz hatlarının 12

tamamlandığı ve belediyeye teslimi yapılan tüm cadde ve sokaklarımız sıcak asfalt ile kaplandı.Konu ile ilgili bir açıklama yapan Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL ‘’ 2009 yılından bu yana Sinop’ta çeşitli nedenlerden dolayı oldukça bozulan yollarımızı sıcak asfalt ile yapılması için ciddi girişimlerde bulunduk ve ilk geldiğimiz günlerde şehrin önemli arterlerini sıcak asfalt ile buluşturduk. Hiç aralık vermeden devam ettiğimiz çalışmalar ile doğalgaz çalışmalarının hız kazandığı dönemde sıcak asfalt plentimizi belediyemize kazandırdık ve tarafımıza teslim edilen cadde ve sokaklarımızı sıcak asfalt ile buluşturmaya devam ediyoruz. Bir söz verdim yerine getirmek için gece gündüz çalışıyorum.3 yıl içerisinde Sinop’un tüm yolları sıcak asfalt ile kaplanacak.’’açıklamasında bulundu.


ŞEHİTLİK ANITI ŞEHİTLERİMİZE VE İLİMİZE YAKIŞIR

BİR HAL ALDI Uzun yıllarca ilimiz şehir mezarlığında yer

Sinoplu bir hemşerimizin önderisi ile yola

alan ve manevi açıdan herkes için oldukça büyük

çıkarak hayata geçirdiğimizi şehitliğimize katkısı

önem taşıyan şehitliğimizde Sinop Valiliği,Sinop

olan Sinop Valiliğine, Sinop’un yetiştirdiği önde

Belediyesi ve hayırsever vatandaşlarımızın

gelen tüm hemşerilerimize sonsuz teşekkür

katkıları yeniden bir düzenleme yaparak

ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Umarım bir

şehitlik anıtı açıldı.

daha ülkemizde ve ilimizde şehit acısı yaşamaz yapan

ve barış içinde,huzur dolu günler geçiririz.

Sinop Belediye Başkanı Sayın Baki ERGÜL

Bu vesile başta Ulu Önder Mustafa Kemal

‘’

milletlerin

Atatürk’ü ve gözünü kırpmadan canlarını feda

gelecekten bahsetmeye hakkı yoktur anlayışı

eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle

ve düşüncesi ile yola çıkarak bizlere emanet

anıyorum.’’açıklamasında bulundu.

Konu

ile

Geçmişine

ilgili sahip

bir

açıklama

çıkmayan

edilen değerlerimize sahip çıkmak için ilimiz şehir mezarlığı içinde yer alan 7 şehidimizin yattığı şehitliğimizi yeni bir proje ile inşa ederek anıt haline dönüştürdük.

13


Sinop 26. Dönem Milletvekilleri | ARGEDER

SİNOP 26. DÖNEM MİLLETVEKİLLERİ Barış KARADENİZ Sinop Milletvekili - Çevre Komisyonu Üyesi Asya Parlamenter Türk Grubu Üyesi

14

27 Ağustos 1975’te Sinop’ta doğdu. Baba adı Cemil, anne adı Hatice’dir. Ekonomist ve Mali Danışman; Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Sinop Açık Yelken Kulübü, Türkiye Voleybol Takımları Derneği, Yüzme İhtisas Kulübü, Sinop Avcılar Kulübü üyeliklerinin yanı sıra çeşitli sivil toplum örgütlerinde aktif görevde bulundu. CHP’nin farklı kademelerinde üye ve yönetici olarak görev yaptı. Orta düzeyde İngilizce bilen Karadeniz, evlidir.

Nazım MAVİŞ Sinop Milletvekili - Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Milli Savunma Komisyonu Üyesi 1 Ağustos 1971’de Sinop Boyabat’ta doğdu. Baba adı Rasim, anne adı Mesude’dir. Serbest Meslek; Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunudur. Yüksek lisansını, Türk Siyasal Yaşamında Milli Görüşün Doğuşu: MNP konulu teziyle Gazi Üniversitesi Siyaset Bilimi Anabilim Dalında tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi Anabilim Dalında, 1990 Sonrası İslamcılığın Değişen Siyasal Dili konulu doktora tez çalışmasını sürdürmektedir. Milli Gençlik Vakfı Ankara Şube Başkanlığı ve Genel Başkan Yardımcılığı, Birlik Vakfı Ankara Şube Başkan Yardımcılığı ve MÜSİAD Ankara Şubesi Eğitim ve Danışmanlık Sektör Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Özel Öğretim Derneği Üyesidir. AK PARTİ 5. Olağan Kongresinde MKYK Yedek Üyeliğine seçildi. AK PARTİ Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. AK PARTİ Siyaset Akademisinde Demokrasi ve İnsan Hakları ve Deneyim ve Vizyon Paylaşımı dersleri verdi. Milli Görüşün Doğuşu: MNP adlı yayımlanmış 1 kitabı bulunmaktadır. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinde madde yazarlığı yaptı. Çeşitli gazetelerde makaleleri yayımlandı. Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ve Milli Savunma Komisyonu Üyesidir. Orta düzeyde İngilizce ve Arapça bilen Maviş, evli ve 3 çocuk babasıdır.


SEÇİMLERE GÖRE SİNOP İLİ MİLLETVEKİLİ DAĞILIMI

15


Sinop Anketi | MAK Danışmanlık

SİNOP ANKETİ Bu çalışma 10 - 15 KASIM 2016 tarihleri arasında SİNOP ve İLÇELERİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI üst başlığı ile MAK DANIŞMANLIK tarafından SİNOP ili ve ilçeleri içinde yaşayan seçmenin binde üçü (450 kişi) ile CATI (Bilgisayar destekli araştırma) yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın; finansmanını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. karşılamış olup; Araştırmanın analiz ve değerlendirme çalışmalarını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ARGEDER DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ hazırlamıştır. MAK Danışmanlık olarak yaptırttığımız bu çalışmada toplumun sosyo-kültürel ortalamasına uygun doğru ve yeterli denek belirleme, bu deneklere bağlı olarak verilerin çoklu analizlerle ölçümlenmesinde LİKERT METODU kullanılmıştır. Saha çalışmasında %1.3 yanılma / hata payı ile değerlendirme yapılmıştır. Araştırmada deneklerin belirlenmesinde % 52.5 erkek, % 47.5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

16 KADIN 47.5

ERKEK 52.5


17

MAK DANIŞMANLIK ülke genelinde trend oluşturma amaçlı her ay yaptığımız saha araştırmalarında sürekli sorduğumuz “yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusunu Sinop İli ve İlçelerinde yaşayan seçmene sorduğumuzda Ak Parti’de 1 Kasım seçimlerine göre çok küçük bir düşüş MHP ve CHP’de çok küçük bir yükseliş dikkat çekmektedir.


Sinop Anketi | MAK Danışmanlık

450 kişi ile yapılan bu kamuoyu araştırmasında Sinoplu seçmen normalde Türkiye genelinde yaşanan sorunlarla paralel konuları ülkenin gündem sırasıyla ifade etmektedir. Bir Sinoplu olarak size göre en önemli gündem konusu nedir? sorumuza Sinopluların % 55 ‘ü terör derken, % 22 İşsizlik ve ekonomik sorunlar, % 6 farklı başlıklarda Ahlaki yozlaşma %5 Suriyeli göçmenler, % 4 Fetö ile mücadelenin yansımalarını % 8 diğer sorunları ifade etmektedir.

18

Bizim Şehirler Dergisi için yaptığımız saha araştırmamız sürecinde MHP liderinin yeniden gündeme getirdiği Başkanlık sistemi tartışmasını Sinoplu seçmenlere de sorduk. MAK DANIŞMANLIK Türkiye geneli her araştırmamızın genel sorusu yaptığımız ve böylece toplumun Başkanlığa yaklaşımının trend olarak yükseliş ve düşüşünü incelediğimiz bu konuya Sinoplu vatandaşların da yaklaşımını anlamaya çalıştık. Seçmenlerin partilere göre dağılımı da dikkate alındığında Ak Parti seçmeninin ama bunun ötesinde de kısmen de MHP seçmeninin Anayasa değişiklik paketine yönelik olası bir referanduma sıcak baktığı böylece ezici bir çoğunluğun Başkanlık sistemine destek verdiği görülmektedir.


EVET

KARARSIZ

İlk anda herkesin hayatımız zorlaşacak endişesi ile baktığı OHAL uygulaması FETÖ terör örgütüne karşı hızlı ve kararlı uygulamalar için anayasal bir düzenleme olarak hayata geçirildi. Hükümetin biz OHAL’i “milletimize karşı değil devletin etkin işleyişi için” sınırlı süreli getiriyoruz ifadesi ve OHAL uygulama sürecinde hükümetin sözünde durması / duracağını göstermesi vatandaştan yüksek bir destek görmesini netice vermektedir. Hem geçmiş uygulamalar hem de uluslararası uygulama modelleri içinde sokaktaki insanlara yönelik hemen hemen hiç bir kısıtlamanın olmadığı bu uygulama özellikle yapısal değişimlerin hızlı işlerlik kazanmasında çok başarılı görülmektedir.

13

19


Sinop Anketi | MAK Danışmanlık

Sinop Belediyesi’nin En Başarılı Bulduğunuz Yönü Nedir? Şeklindeki sorumuza Sinoplu vatandaşlarımızın %14 ü Belediyeleri her anlamda başarısız bulduğunu ifade ederken geri kalan % 76’nın % 35’ü Sinop Belediyesi ve ilçe belediyelerini her konuda başarılı bulduğunu ifade etmekte, % 30 luk bir kesim ise kısmi memnuniyet ifade etmekte, % 12 ise görüş belirtmemektedir. MAK Danışmanlık olarak pek çok şehrimizde yaptığımız bu tür çalışmalar müstakil saha araştırması ve çoklu analiz ister. Halbuki bu dergiye konu araştırma sadece özet bir perspektif tutma hedefine matuftur.

20

Sinop’ta yaşayan vatandaşlarımıza Sinop’un kalkınması için önerilerini sorduğumuzda yeni yatırımlarla sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarına yatırım beklentisi öne çıkmaktadır. Bu yatırımlara ilaveten aslında bu temel yatırımların tamamlayıcısı ulaşım yatırımları dikkat çekmektedir. Bu noktada bölge insanının yatırım beklediğini, bununda sırasıyla turizm, tarım, sanayi, ulaşım, yeni üniversiteler şeklinde sıralandığını, vatandaşın şehrin tanıtım eksikliğini sorun olarak gördüğünü belirtebiliriz.


21


Sinop Tarihi

22


Tarihi ve Kültürel Açıdan Sinop

ortaya

koyduğu

bir

gerçekte Sinop’da İlk Tunç yerleşimlerinin

Sinop Adının Kökeni:

büyük bir yangın sonucunda terkedildiği ve

Fatih Sultan Mehmet’in Ceziretül-Uşşak dediği kentin adı,

Araştırmanın

Türkler şehri fethettikten

sonra Sınap olarak söylenmeye başlamış ve sonrasında Sinop olarak değişerek günümüze kadar gelmiştir.

bu dönemden itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar karanlık bir dönemin başladığıdır. Sinop

koyunun

coğrafi

konumu

ve

doğal liman oluşu, özellikle de Karadeniz’e uzanan dilin güney kıyılarının, kuzeyden gelen rüzgarlara kapalı oluşu, Sinop’un yerleşim yeri olarak tercih edilmesine neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre ise Sinop, MÖ 756

Sinop Tarihi

yılında İon’un Miletos şehrinden ayrılan ve kendilerine yeni bir şehir kurmak için müsait bir yer arayan göçmenler tarafından tesis edilen

Anadolu’nun en kuzey noktası olarak

ve seksen tane olduğu söylenen şehirlerden

bilinen İnce Burun’daki fenerin batı kesimlerinde

biridir. Miletliler Sinop’un güzelliğini ve içinde

kıyının hemen yamaçlarında ele geçen, kesici,

yaşayan halkın zayıflığını görerek şehre hakim

yan kazıyıcı, omurgalı kazıyıcı ve yonga parçaları

olmuş ve buraya yerleşerek bugünkü Sinop’un

diye adlandırılan taş aletler Üst Paleolitik Çağa

temelini atmışlardır.

(MÖ 30.000-10.000) tarihlendirilmiştir. Bu

höyüklerde

ele

geçen

Sonrasında

malzeme

bölgesi

ile

uzun

birlikte

süre

Kimmer

Paphlagonia ve

Lidhya

incelendiğinde, özellikle sahil şeridine yakın

hâkimiyetinde kalan bölgeye MÖ 630’lu yıllarda

nehir ağızlarında ve nehir vadileri boyunca

2. bir kolonisazyon hareketi başlamıştır. Kısa

Kalkolitik Çağ’dan (MÖ 5.500-3200) itibaren

zamanda gelişen kent bütün Doğu Karadeniz

yerleşildiğini ve Tunç Çağı boyunca (MÖ

ticaretini ele geçirerek, Amisos (Samsun),

3200-1200) kent ve çevresinin yoğun iskana

Kotyora (Ordu), Cerasus (Giresun) ve Trapezus

tabi olduğu görülmüştür.

(Trabzon) gibi kentleri kendine bağlamış ve

Yapılan

yüzey

araştırmaları,

bölgede

adına sikke basmaya başlamıştır.

MÖ XVIII. yüzyıl ile MÖ VIII. yüzyıl arasında

MÖ 546 yılından İskender’in ölümüne

yerleşim izine rastlanmadığını bu dönemin

kadar olan dönemde Sinope’nin; Alyattes ve

Sinop için karanlık bir dönem olduğunu

Kroisos devrinde Lydia egemenliği altında

ortaya koymuştur. Hitit metinlerinde adı

olduğunun kaynaklarda belirtilmesine karşın

geçen GAŞKA kavimlerinin bölgede yaşayıp

kent ve çevresinde yapılan araştırmalarda

yaşamadıklarını gösteren arkeolojik bir bölge

bunu

henüz saptanabilmiş değildir.

rastlanmamıştır.

belgeleyecek

herhangi

bir

veriye

23


Sinop Tarihi

Frigler’i tarih sahnesinden silerek batıya

Mithridates’in başlattığı Pontus Krallığı

doğru uzanan ve zaman zaman Sinop bölgesini

döneminde Sinop ve çevresi parlak çağın

de etkisi altına alan Kimmer ve İskitlerin

merkezi olmuştur. Tarihe “Büyük” ünvanıyla

akınlarının sonuncusu Lidya kralı tarafından

geçen

önlenmiştir. Bir süre sonra, Lidya ve Babil

olan Mithridates Eupator (VI. Mithridates)

Krallarının Med Kralı ile Anadolu topraklarını

döneminde başkent olan Sinope, tarihindeki en

bölüşmek amacıyla yaptığı anlaşma sonucunda

yüksek ve ihtişamlı çağını yaşamıştır. Sinope’de

Sinop’u da içeren Kızılırmak’ın batısı Lidya’ya

doğan ve şehrin çifte limanını genişleten,

kalmıştır. Lidya Devleti’nin sınırları doğuda

surlarla çeviren, stoa, agora, gymasium ve

Kızılırmak’a kadar genişlemiş, Sinop ilinin

sarayla şehri donatan Mithridates’in kişiliği

bugünkü sınırlarını da aşmıştır.

Sinop ve Anadolu Helenizminin bir sembolü

Krallığının

son

yöneticisi

MÖ 546–547 yıllarında Kroisos’un Kyros’a

olmuştur. Miletoslular burada bir deniz üssü

yenilmesi ile tüm Anadolu ile birlikte Sinope

kurmuş, buradan Helenlerle beraber birçok

ve çevresinin de Pers işgali altına girdiği

mücadelelere katılmıştır. Ancak, uzun süre

anlaşılmaktadır.

bağımsızlığını koruyan kent tahkim edilmiş

Persler, Miletoslu deniz tüccarlarının kurdukları

24

Pontus

kıyı

kentlerinin

ekonomik

olmasına karşın iki kere zapt edilmiştir. Pontus hakimiyetinin Roma egemenliği

yaşantısına karışmamış ancak Sinope’nin de

tarafından

içinde bulunduğu bu kentlerin başına kendi

subayların

yandaşlarını

420’lerde

diğer Karadeniz kentleri ile birlikte Sinope de,

Yunanlıların Persleri bozguna uğratması ile

İmparator Augustus döneminde (MÖ 27-MS 14),

ayaklanan koloni kentleri belli bir özerklik

yerel yöneticiler eliyle yönetilmeye başlamıştır.

atamışlardır.

kazanmıştır. MÖ 340’larda gücünü yitiren

yıkılmasından doğrudan

Sinop’un

Roma

sonra,

yetkisi

Romalı

altına

idaresine

giren

geçmesi,

Pers Devleti, MÖ 330’larda Makedonya Kralı

tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur

İskender tarafından bozguna uğratılmış ve Pers

ve Lucullus portreli paralarla yeni bir Roma

egemenliği son bulmuştur.

çağı başlamıştır. MS 110 yılında, Roma valisi 20

Büyük dolaylarına

İskender

Ankyra

geldiklerinde

(Ankara)

Sinoplular

heyet

göndererek bağlılıklarını bildirmişlerdir. Bu çağlarda kentte birçok mabet ve çeşitli binalar

km uzaklıktaki suyu kemerlerle şehre getirmiş, halkın sıhhati yanında dini ve fikri meselelerle de ilgilenmiştir. Doğal

korunaklı

limanı

ile

Bizans

inşa edilerek şehrin giriş surları onarılmış,

döneminde de önemini koruyan Sinop kenti

kültüre önem verilerek bilgin ve filozoflar

Rusya steplerinden ya da Orta Anadolu’dan

himaye edilmişlerdir.

gelen ürünlerin boşaltma yükleme merkezi

İskender’in

ölümünden

sonra

Anadolu’nun batısında ve güneyinde çıkan savaşlardan İskender’in

uzak

kalan

satraplarından

Sinop

bölgesi

Evmenes’in

denetimine girmişse de Mithridates bu duruma son vermiştir.

olmuştur


Sinop’un Fethi-Selçuklular Dönemi: Türklerin Anadolu’ya yerleşme çabaları Çağrı Bey’in 1018 yılında yaptığı Anadolu Seferi ile başlamış ve özellikle 1071’deki Malazgirt Savaşından sonra hızla devam etmiştir. Sinop Türkler tarafından ilk olarak Anadolu Selçuklu Devleti’ni kuran Süleyman Şah’ın komutanı olduğu bilinen Emir Karatekin tarafından ele geçirilmiştir.

Süleyman Şah’ın 1085’de

Antakya seferine çıktığı sırada Karatekin’de Bizans hazinesine ait yüklü miktardaki altın ve gümüşün Sinop’ta bulunduğunu öğrenmiş ve Sinop üzerine sefer düzenleyerek şehri ele geçirmiştir

25

Ancak kısa süre sonra Türk nüfusu yoğunluğunun bu

sebeple

batıya

doğru

Karadeniz

artması

sahillerinin

ve

nüfus

yönünden zayıf kalması gibi sebeplerle kent, Bizanslılar tarafından tekrar geri alınmıştır. Sinop’ta Kara Tekin’le başlayan bu ilk Türk varlığından sonra şehir, yüzyılı aşkın bir süre tekrar Bizans egemenliğinde kalmıştır. XIII.

yüzyılın

başlarında

İstanbul’da

Latin

Krallığının kurulması, Trabzon’da Trabzon Rum Devletinin ortaya çıkısı, Ceneviz ve arkasından Venediklilerin Karadeniz’in kuzey ve güney sahillerine

yerleşerek

koloniler

kurması

Karadeniz havzasına önemli bir canlılık ve ticari bir yoğunluk kazandırmıştır.


Sinop Tarihi

Anadolu’da ticari hayatı canlandırmayı adeta

kendilerine

hedef

seçen

Anadolu

mecliste Muinüddin Süleyman Pervane’ye

Selçuklu Devleti’nin, Karadeniz’deki bu ticari

Sinop’u

potansiyelden yaralanmak arzusu Karadeniz’in

verilmiştir. Pervane, Sinop üzerine gitmiş, iki

tek doğal limanı olan Sinop’un alınmasını

sene kuşatmadan sonra 1262 yılında Sinop’u

zorunluluk haline getirmiştir.

geri almış ve bu başarısından dolayı ikta olarak

Anadolu’da ticaretin gelişiminde büyük katkıları olan Sultan 1. İzzeddin Keykavus

26

IV. Kılıç Arslan başkanlığında toplanan Rumların

elinden

alma

görevi

verilen kenti üzerine mülk olarak almıştır. Muinüddin Süleyman şehirde var olan

1214’de Sinop’un fethi için harekete geçmiştir.

kiliseleri

tekrar

camiye

dönüştürmüş

ve

İzzettin Keykavus, bölgeyi tanıyan kişilerden

şehrin imarı için hızlı bir çalışma içerisine

kalenin silah zoru ile değil, içerdekilerin

girmiştir. Günümüzde şehirde halen varlığını

karadan ve denizden irtibatını kesip uzun süreli

koruyan Pervane medresesi bu dönemde

kuşatma ile düşürülebileceği bilgisini almıştır.

inşa edilmiştir. İmar faaliyetlerinin yanında

Çevresi kuşatılan kent, oluşturulan fiziksel

şehrin güvenliği ile ilgili tedbirlerin de alındığı

baskının yanı sıra daha önce esir edilen Pontus

bu dönemde Trabzon Rum Devletinin bölgede

Rum Tekfuru Aleksios’un durumunun yarattığı

bulunan on iki kalesinin ele geçirilerek yıkıldığı

psikolojik baskı neticesinde kuşatmaya fazla

veya kullanılamayacak şekilde tahrip edildiği

dayanamamış ve teslim olmuştur (3 Kasım

bilinmektedir.

1214). Böylece Sultan 1. İzzeddin Keykavus

Muinüddin Pervane fetih sonrasında

hedefine ulaşmış ve Karadeniz ticaretinde

şehrin yönetimine naip olarak oğlu Muinüddin

Anadolu Selçuklularına yeni bir kapı açmıştır.

Mehmet Beyi bırakmıştır. Ölümüne kadar

Keykavus Sinop’ta yaptığı teşkilat ve

geçen on yılı askın sürede Sinop’a tekrar geri

tayinlerle şehri kısa zamanda bir Türk ve

döndüğüne dair hiçbir bilgiye rastlanılamamıştır.

Müslüman beldesi haline getirmiştir. Çevre

1276’da

Anadolu’daki

büyük

bir

bölgelerde bulunan ilim adamları ve efradı şehre

ayaklanma sonucunda ortaya çıkan kargaşa

getirilmiş, şehrin kilisesi camiye dönüştürülmüş,

ortamından

kalenin yıkılan yerleri onarılmış ve iç kaleyi

İmparatorluğu kıyıdan Sinop üzerine saldırmış,

inşa ettirilmiştir. Şehrin ekonomik gelişmesini

Selçuklu komutanı Tayboğa ile Çepni Türkleri

sağlamak için memleketin her yerinden zengin

tarafından bozguna uğratılmışlardır. Memluk

kişilerin seçilip Sinop’a gönderilmesi istenmiş,

Sultanı Baybars’ın 1277 Anadolu seferinden

Sinop ve çevresinde Türk iskanı kolaylaştırılarak

sonra Muinüddin Pervane’nin idam edilmesi

bu göç teşvik edilmiştir.

sonrasında,

yararlanan

Pervane’nin

Trabzon

oğlu

Rum

Muinüddin

Selçukluların fethinden yaklaşık elli yıl

Mehmed babasının özel mülk haline getirmiş

kadar sonra, Trabzon Rum İmparatorluğu,

olduğu Sinop ve çevresinde XIII. yüzyılın

Selçuklu Sultanları arasında yaşanan taht

ikinci yarısında bağımsızlığını ilan ederek

mücadelelerinden kaynaklı otorite boşluğundan

Pervaneoğulları Beyliğini kurmuştur.

yaralanarak Sinop’u tekrar hâkimiyetine almayı başarmıştır. Böylece Sinop’ta yedi yıl devam edecek Rum idaresi dönemi başlamıştır.


Mehmed Bey’in ölümünden sonra ise

Çobanoğullarından Kastamonu, Norlu

yerine geçen kardeşinin oğlu Mühezzibüddin

Kalesi ve Safranbolu gibi yerleri de alan Yaman

Mesud, önemli bir liman ve ticaret merkezi olan

Candar’dan sonra yerini Süleyman Paşa almıştır.

Sinop’a kurulan Ceneviz kolonisi tarafından

Kuzey Anadolu’da nüfuzu artan Süleyman

Kefe’ye kaçırılmış ve yüksek bir kurtuluş parası

Paşa, beyliğin kuruluş safhasını tamamlamak

ödeyip Sinop’a döndükten sonrada vefat etmiş,

ve genişleme siyasetine uygun olarak ticari

yerine oğlu Gazi Çelebi geçmiştir.

ve

stratejik

özellikleri

açısından

Sinop’u,

Denizcilik faaliyetleri üzerinde duran

Pervaneoğullarından Gazi Çelebi zamanında

Gazi Çelebi Kırım’daki Cenevizliler ve Trabzon

kendi hâkimiyetine almış, Gazi Çelebi’nin

Rum İmparatorluğu üzerine başarılı seferler

ölümünden sonra ise burayı fethederek batı

düzenlemiştir

Kastamonu

ticaretinin serbest pazarı ve çevre bölgelerin

Hükümdarı Candaroğlu Süleyman Paşa’nın

çeşitli mallarını batıya ve kuzeye doğru akıtan

hakimiyetini tanımış ve 1322’de vefat ettiğinde,

bir ticaret merkezi olan Sinop’un idaresini

yerine oğlu olmadığından bir süre için kızı

büyük oğlu Gıyasüddin İbrahim Beye vermiştir.

geçmiş bu nedenle Sinop’a bu dönemde

Askeri ve iktisadi bakımdan beyliğe büyük

“hatun ili/eli” denilmiştir Daha sonra doğrudan

gelişme imkanı sağlayan Sinop’un fethi beyliğin

Candaroğulları

en büyük başarısı olmuştur ki bu fetihten sonra

Son

yıllarında

Beyliğine

katılan

kentin

valiliğine, Süleyman Paşanın oğlu İbrahim

Karadeniz

Bey tayin olmuştur, Candaroğulları Beyliğinin

Cenevizlilerle temasa geçilmiştir. Venediklilerin

temeli, Çobanoğulları Beyliğine katılan ve

Sinop’ta ki ticaret kolonisinin ilk faaliyetleri Adil

Moğol hakimiyeti ile Selçuklu idaresine karşı

Bey döneminde başlamıştır. Adil Bey’den sonra

gelen II. İzzeddin Keykavus’un oğlu Kılıç

yerine Osmanlı tarihine “Kötürüm” lakabı ile

Arslan ile Moğol hakimiyetini kabul ederek

geçen oğlu Celalüddin Beyazid geçmiş ve ilk

Selçuklu sultanı tayin edilen II. Mesud arasında

olarak bu dönemde Osmanlı hanedanıyla

çıkan savaşa gönderilen Selçuklu Devleti

dostluk ilişkileri kurulmuş ancak bu ilişki uzun

komutanlarından Şemsüddin Yaman Candar’a

sürmemiştir.

gösterdiği başarıdan dolayı ikta olarak verilmesi ile atılmıştır.

ticaretini

ellerinde

bulunduran

27


Sinop Tarihi

İktisadi olarak iyi durumda olan beylik Beylikte

Beyazid’in

oğulları

arasında

başlayan aile kavgası ve bunun doğurduğu sarsıntı Osmanlı müdahalesine yol açmış ve beylik bundan sonra Osmanlı iradesine bağlı olma durumuna gelmiştir. Celalüddin Beyazid memleketin idaresini oğlu İskender Bey’e vermek istemiş ancak büyük oğlu Süleyman Şah, İskender Bey’i öldürtmüş,

Osmanlılara

sığınarak

Sultan

Murad Hüdevendigar’dan beyliği elde etmek için yardım istemiştir. Süleyman Paşa Osmanlı kuvvetleri ile Kastamonu’ya gelmiş ve Bayezid’i Sinop’a

kaçırdıktan

sonra

Kastamonu’da

hükümdarlığını ilan etmiştir. Böylece beylik Kastamonu ve Sinop kolu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Beyazid Bey’in vefatından sonra ise oğlu İsfendiyar Bey beyliğin başına geçmiştir. İsfendiyar Bey’in hükümdarlığı yarım asırdan fazla sürdüğünden Candar ailesi Osmanlı 28

tarih kaynaklarına İsfendiyaroğulları olarak geçmiştir. 1392’de

Candaroğlu

İsfendiyar

Bey,

Kastamonu’nun Yıldırım Beyazid tarafından alınmasından Osmanlı

sonra

kuvvetleri

Sinop’u

tehdit

karşısında

eden

padişaha

gönderdiği elçi ile bundan böyle Osmanlı tabiiliğini tanıyacağını belirtmiş, babasının kardeşinin ve bizzat kendi işlediği suçların affını ve Sinop’un kendisine bırakılmasını istemiştir. İsfendiyar Beyin isteğinin kabulü ile Osmanlı Devleti ile Candaroğulları Beyliğinin Sinop kolu arasında münasebetler düzelmiş ve Candaroğulları Beyliği Sinop kolu halinde devam etmiştir. Candaroğulları

Beyliği

hükümdarlığı

altındaki kentler ilmi, sosyal kurumlarla imar edilmiştir.

önemli bir ticaret limanı olan Sinop yoluyla Anadolu

ve

vasıtasıyla

kendi ihraç

mallarını

ettikleri

Cenevizliler

gibi

Sinop’ta

antrepoları bulunan Cenevizlilerin getirdiklerini içeriye alıyorlardı. Sinop limanında tersanesi ve donanması olduğu bilinmekte ise de faaliyetinin ve miktarının ne olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır.

OSMANLI DÖNEMİ Osmanlılar, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu dışındaki bütün Anadolu kentlerini ve önemli ticaret merkezi olan İstanbul’u aldıktan sonra siyasi ve iktisadi yönden önemli olan Karadeniz kıyı bölgesine de hakim olmak istemişlerdir. Candaroğullarına 1391’da yapılan uzun bir kara saldırısını 1392 yılında Sinop’a denizden yapılan saldırı izlemişse de, ikisinin neticesi de kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Candaroğulları topraklarındaki önemli bir liman olan Sinop, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Sinop’un alınması ile kentteki

tersane de Osmanlı İmparatorluğuna geçmiş ve burası Gelibolu ile birlikte devletin başlıca deniz üssü haline getirilmiştir. Osmanlı idari mekanizması içinde yer alan Sinop, Anadolu Eyaletinin Kastamonu sancağına

bağlanmış,

Osmanlı

şehzadesi

bey olarak atanmıştır. Kırım’a doğru yapılan seferlerde üs olarak kullanılmış, Karadeniz’deki donanma için kışlak hizmetini görmüştür. Fatih Sultan Mehmet Sinop halkını avarız vergisinden muaf tutmuş ve Sinop kalesini beklemekle

görevlendirmiştir.

XVI.

yüzyıl

boyunca kentin vergiden muaf tutulmasının tüm sultanlar tarafından onaylanması kentin bu dönemde hızla gelişmesini sağlamıştır.


Osmanlı yönetimi altında bir süre barış içinde yaşayan kent, 1550 yılında ortaya çıkan Celali ve Suhte ayaklanmalarının halkın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi sebebiyle sıkıntılı günler geçirmiştir. 1614 yılında Kazaklar Sinop’a saldırmış, IV. Murad devrine kadar süren saldırılar sonucunda kaleyi ele geçirip, kenti yakıp yıkmışlardır. Sinop, XVIII. yüzyıl ortalarında bir denizcilik merkezi

konumunda

iken,

çevresindeki

ormanlardan dolayı tersanesi de faal durumda bulunmaktadır. XIX. yüzyılın ikinci yarısında zayıflamaya başlayan Osmanlı İmparatorluğu,

Yaşadığı Dönemde de önemli bir liman ve

istemediği ve hazır olmadığı halde Rusların

gemi yapımı merkezi olma durumunu sürdüren

Eflak ve Boğdan’a saldırması sonucunda 1853

Sinop‘a, XVII. yüzyıl ortalarında uğrayan Evliya

tarihinde Ruslara karşı savaş ilan etmiştir.

Çelebi halkının tüccar, marangoz ve gemici

Karadeniz sahillerini emniyet altına almak için

olduğunu ünlü Seyahatnamesinde yazmıştır.

kurulan filo, fırtına nedeni ile Sinop limanına

Ancak XIX. yüzyılda Anadolu‘nun iç

demirlemiş ve burada bulunan Osmanlı filosu

kesimleriyle bağlantı güçlüğü yüzünden, Sinop

Rusların baskınına uğramıştır. Taarruz üç saat

Limanı önemini kaybetmiş, Trabzon ve Samsun

kadar sürmüş, donanma Ruslar tarafından

Limanları ön plana çıkmıştır.

tahrip edilmiş, savaş sırasında Sinop şehri de Rusların top ateşinden zarar görmüştür.

Nüfusun çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, bu dönemlerde daha çok Sinop‘ta

Sinop baskını nedeniyle gerçekleşen

toplanan Hıristiyan azınlıklar ticaret ve zanaatı

Kırım Savaşı sonrasında Sinop sancağına

ellerinde tutmuşlardır. XIX. yüzyıl sonları ve

Kafkaslardan muhacirler gelmiştir. Savaştan

XX. yüzyıl başlarında dışa bağımlı ticaretin

sonra imzalanan Paris Antlaşmasına göre

gelişmesiyle surların dışında yeni bir yerleşim

Karadeniz tarafsız bölge haline getirilmiş,

merkezi ortaya çıkmıştır.

burada Rusya’nın ve Osmanlının ne tersane

XIX. yüzyılın ikinci yarısında yöreye

ne de donanma bulundurmayacağı kararı

yerleştirilen Kafkas kökenli göçmenler özgün

alınmışsa

sonra

gelenek ve görenekleriyle kültürel yapıya renk

değiştirilmiş ve Sinop’ta ufak çapta da olsa

katmışlardır. Denizle iç içeliği bir ticaret merkezi

tersane faaliyeti devam etmiştir. Baskından ve

oluşu kentin değişik değerler tanımasına yol

savaştan sonra Sinop, askeri bir tersane şehri

açmıştır.

da

bu

anlaşma

daha

olmaktan çıkmış, II. Abdülhamit döneminde

Arkeolojik kalıntıları, etnolojisi ve folkloru

kalebent edilen (kalede hapis cezası çeken)

ile paha biçilmez bir kültür mirasına sahip olan

suçluların konulduğu iç kaledeki hapishanesi

Sinop, 1991 yılında Türk egemenliğine geçişinin

ile ünlenmiştir.

777. yıldönümünü yaşamıştır.

29


30

Mehmet ERSOY

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKAN YARDIMCISI

İLE ÜLKEMİZİN EN GÜZEL ŞEHİRLERİNDEN SİNOP’U KONUŞTUK Lise Sayın Bakanım bize Mehmet ERSOY’u

lise

yıllarınızı..

yıllarınızı

ve

değerlendirdiğimizde

anlatır mısınız?

o

dahası

ilk,

orta,

genel

anlamda

yıllarda

Boyabat

Sinop nasıldı? Boyabat’ın

bir

köyünde

doğdum.

İlk öğrenimi mi ve lise öğrenimimi Boyabat

Bizim ayrı bir yurdumuz yoktu... İmam

İmam Hatip Lisesi’nde parasız yatılı olarak

Hatip Lisesinin 4. katı yurttu ve sınıf olarak

tamamladım. 1982 yılında Ankara Siyasal

yapılmış sobalı koğuş sistemli 24 öğrencinin bir

Bilgiler Fakültesi’ni kazandım...

koğuşta yattığı bir yatakhanemiz vardı.


78-79

yıllarının

kıtlığını

yaşadığımız

yıllardı. Haftanın her günü nohut, kuru fasulye, üzüm hoşafı, bulgur pilavı, makarna

ve

sabahları şehriye mercimek çorbasına talim bir yemek listesi vardı. Haftada bir gün çay ve zeytin çıkardı. Şüphesiz o yılların sizde bıraktığı izler hatıralar vardır, o yıllara ait en önemli hatıranızı paylaşır mısınız? Benim hayatımda en önemli hatıralardan biri; öte yandan da hayatımın akışını değiştiren bir hatıram var. Ben yatılı okulda okurken o tarihlerde 12 Eylül darbesi oldu. 6.

sınıf

öğrencisiyim bu arada yatılı öğrenci yurdunda da öğrenci başkanıyım.

Sobalar doğru

dürüst yanmıyor, odun bulamıyoruz. Odun

Hatta hoca şaşkın ve endişeli titrek bir sesle “ -tabii tabii!” dedi. Tabii ülkede ihtilal olmuş garnizon komutanı istiyor denilince bir adamı alsalar, ananın adını 45 gün sonra soruyorlar.

bulsak kömür bulamıyoruz. Yemekler az ve

Mehmet Ersoy gitti artık!..

yetersiz çıkıyor arkadaşlarımda sürekli hasta oluyor. Buna bir çözüm bulmamız gerekiyor. Derken ben arkadaşlarımı örgütledim. Herkes “hastayız!” diye yatsın dedim özellikle alt sınıfları örgütledim. Herkes yatacak, kimse derse

inmeyecek

“hastayız!”

diyeceksiniz,

dedim. Ve herkes yatakta...

kimseyi

indirmedim aşağıya...

bende

endişe

içinde

idareye

indim. Ki diğer sınıflardaki hep benim yakın arkadaşlarımda çağrılmış... İçeri girdim birisi “ -evladım siz hasta mı oldunuz?” dedi... Ben derin bir “oh!” çektim. Hele şükür konu başkaymış dedim içimden. Soruyu soran ilçe

O zamanda teşkilatçısınız... Tabii,

Tabii

yatakhaneden

Tabii idare telaşlandı

yemekler yatakhaneye çıkarıldı, makarnaları yatakhanede kaşıkladık, sobalar yakıldı. Bu arada doktor geldi. hepimize ilaç dağıtıp gitti. 2 gün yattık. Sanırım 3. gündü aşağıda derse indik. Ders sırasında nöbetçi öğrenci geldi. “-Hocam Mehmet Ersoy’u garnizon komutanı istiyor!” dedi. Bütün sınıf buz kesildi.

kaymakamıydı yanında da garnizon komutanı vardı. Bende kaymakama; yemekleri, ısınma sorununu, sağlık sorunlarını bir bir anlattım. Biz perişanız, dedim. “Doktor geldi ama bize ilaç verip gitti üstelik bıraktığı ilaçların son kullanma tarihi geçtiği için onları da kullanmadık, kullandırmadım arkadaşlarıma, yattık öylece şimdi de okula devam ediyoruz” dedim.

31


Mehmet ERSOY | Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Yani çıksanız köylülere pirinç isteseniz köylü pirinç verir para da isteseniz pirinç verir zaten... Kaymakam seferberlik başlattı haftada bir gün haşlama bir gün tavuk yiyoruz. Sabah kahvaltıda sanayağlar, zeytin, reçel vs... gayet mutluyuz. Bu arada ben de 15 günde bir kaymakamla yemek yiyorum... Sizin için kaymakam tam bir rol model olmuş... Evet, o zaman dedim demek ki “ben kaymakam Kaymakam

bir

parladı.

“-

siz

ne

yapıyorsunuz kardeşim, madem adam gibi bir reviriniz yok benim çocuklarım hasta oluyor da neden bana haber vermiyorsunuz? gerekirse kapatırım hastanenin bir bölümünü yatırırım çocuklarımı... Biliyor musunuz bu okullar nasıl yapıldı? Bu okulların temelinde her amelenin bir 32

günlük yevmiyesi var... Bu millet bu müesseseleri bize öyle emanet etti” “Siz nasıl idarecilersiniz? pirinç memleketinde pirinç mi bulamıyorsunuz, bunlardan benim niye haberim olmuyor?” dedi. Kaymakam esti gürledi... Siz o zamana kadar bir kaymakam görmemişsiniz? Tabii ilk defa muhatap oluyorum. Bu hadiseden sonra kaymakam 15 günde bir okula gelmeye başladı. Her geldiğinde beni de kendi yemek masasına alıyor gelişmeleri soruyordu. Tabii bu arada kaymakam bir seferberlik başlattı, zaten benim ilçem pirinç memleketi... Düşünün memleket pirinç memleketi ve biz pirinç yiyemiyoruz. İşte memleket bu kadar kötü idare ediliyor.Aslında o tarihlerde bütün ülke böyle beceriksiz yöneticilerin elinde perişan...

olmalıyım!”

dedim.

Çünkü

kaymakam önemli biriydi. Millete hizmet için benimde

kaymakam

olmam

gerekiyordu.

Siyasal Bilgileri de onun için tercih ettim hatta ben sadece Kamu Yönetimi mezunları kaymakam oluyor zannediyordum. Sonra kaymakam oldum bu arada o kaymakam, bana rol model olan o kaymakam Vali oldu bana da onun yanında kaymakam olarak çalışmak nasip oldu. İlginç. Vali beyin ismi nedir? Fikret GÜVEN! Hayatımda iz bırakan hayatımın akışını değiştiren kişi olarak yolumuz kader denk çizgisinde vali beyle kesişti.


O yıllarda Türkiye’nin diğer yerleri gibi Sinop ve Boyabat ölçeğinde bakınca muhtemelen hayat şartları çok daha zordu, değil mi? Boyabat Sinop arası doğru dürüst yol yok. Hele kışın yüklü kamyonların gidemediği yollardı. Sinop Boyabat arası yol; bütün şoförlerin korkulu rüyasıydı. Bölge alt yapı itibarıyla bitik durumdaydı. O yüzden hastane ya da alışveriş ihtiyacımız olduğunda Kastamonu’ya giderdik. Sayın Bakanım geçenlerde ben bizzat Samsun’dan Sinop’a geçtim harika yollar tüneller yapılmış. Çok etkileyici hizmetler

Üniversite yıllarında; lise yıllarımdaki hareketliliğimin ve aktifliğinin aksine sahip

yapılmış...

olduğu Evet, Allah devletimize milletimize zeval vermesin. Bir zamanlar yaşanan zor şartlar düşünüldüğünde çok şeyler yapıldı hamdolsun. Bir zamanlar battaniye takoz olmadan kamyonlar yola çıkamaz arabayı geriye kaçırma riski,

uçurumlardan yuvarlanma korkusu

kabus gibiydi... Pek çok ilçenin il ile bağlantısı çok zayıftı. Ulaşamadığın yer senin değildir. Hamdolsun şimdi en uzak köylere iletişim için eserler yapılıyor. Kaç yılında Siyasal Bilgilerde okumaya başladınız? 1982 de başladım. 1986 yılında mezun oldum. Üniversite

yıllarınızda

aklınızda

nedeniyle

iyi

bir

öğrenci olmak, okulunu bütünlemeye bile kalmadan bitirmek zorundaydım. Zira ailemin gelirinin yarısını harcayan biriydim. Ailem beni okutma adına fedakarlığın her türlüsüne katlanırken benim bütünlemeye bile kalma lüksüm yoktu. Bütün yaz tatillerinde çalışmak durumundaydım.

Babam

kaldırımların

üzerinde kırık pirinç mamulleri

(kırıkculuk)

satardı. Benim için bir bütünleme için Ankara’ya gelmek demek 1 aylık harçlığını harcamak demekti. Bu zor şartlarda yaşamam bana idealist olmamı sağladı. Bizim tuttuğumuzu koparmanın ötesinde bir şansımız yoktu. Zor yılların çocuklarıydık. Ben

kalan bir şey hatırlıyor musunuz? Nasıl bir öğrenciydiniz?

sorumluluklar

kaymakamlık

hayatımda sınavının

ilk

siyasetçiyi

mülakatı

öncesi

Anap Sinop Milletvekilinin yanına giderek tanıdım. Onun dışında bizim kendi emeğimizle başarmaktan başka şansımız yoktu.

33


Mehmet ERSOY | Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Kaymakamlıkla başlayan kariyeriniz nasıl şekillendi? Önce Kemalpaşa’da kaymakam vekilliği, Kastamonu’da

kaymakamlık

stajı,

sonra

Ankara’da bir kursa alıyorlar bu kursta derece ile mezun olunca kuraya girmeden kendi tercihimle İlk kaymakamlığım Balıkesir İvrindi ‘de görev yaptım. Ondan sonraki tayinlerimin hepsinde ailemin tedavilerini daha rahat sağlamak için tıp fakültesi olan yerleri tercih etmeye çalıştım. Zira ailemin başka sosyal güvencesi yoktu ve annemde çok hastaydı. İvrindi’den Bu noktada başka bir ayrıntıyı da vurgulayayım. Ben İmam Hatip Lisesine kaymakam olacağım falan diye gitmedim. O zamanlar ilkokul sonrası yatılı okul sınavları var onlara girdim 34

ve

kazandım.

annem

göndermek

istemiyor. Babam ise öğretmenlerin vs. etkisiyle annemi ikna etmeye çalışıyor. Bende dinliyorum. Annem de diyor ki; “yok iremzi (babamın adı Remzi) ben göndermek istemiyorum.” Evimizin yakınında da cami var ve ezan sesi geliyor. “Benim çocuğum müezzin olsun şu camiden ezan okusun bende dinleyeyim, o okusun ben ağlayayım istiyorum” dedi. “Onun

için

kıyma

bana

gönderme

çocuğumu!” dedi. babam “peki kız Ayşe öyle diyorsan öyle olsun” dedi. Ailem ilk başta mahallemizdeki camide müezzin veya imam olmamı istemişti. Fakat derslerimde başarılarımdan sonra “inşallah müftü olur!”

demeye başlamışlardı.

Ancak o kaymakamı görmüş olmak, onun yaptıklarına şahit olmak benim tercihimi kaymakam olmaya yönlendirdi. Üniversitede başarılı bir ekip olduk 26 arkadaşımızdan 22 tanesi kaymakam oldu.

sonra Konya Çeltik’e kurucu kaymakam olarak atandım. Oradan Tunceli Nazımiye ‘ye tayin oldum. Mardin Vali yardımcısı olarak doğu hizmeti yaptım. Sonra

Denizli

Buldan

kaymakamlığı,

ardından Adana Kozan kaymakamlığı, ertesinde İstanbul Çatalca kaymakamlığı (2005), İstanbul Sarıyer kaymakamlığı sonra 2008 ‘in sonunda Yalova Valisi oldum. Yalova Valiliğinden AFAD başkanlığına geçtim. 2011 de Sinop’dan AK Parti Milletvekili seçildim. 2013 yılında İç İşleri komisyonu başkanı olarak devam ettim. Ne zaman evlendiniz? Doğrusu kuvvetli aile bağlarının olduğu bir ortamda yetiştim. Aileminde ihtiyacını dikkate

alarak

kendi köyümden henüz

üniversite yıllarındayken evlendim. Şimdi iki çocuğumuz var. Allah’a şükürler olsun. Yaşadıkları sürece anne babamın hayır dualarını alma fırsatım oldu. 32 yıllık mutlu bir evliliğimiz var.


Kariyer

ilerlerken

Tabi bundan da o ihalelerden o günlerin

hayatınızda dikkat çeken, iz bırakan neler

şartlarında menfaat temin edenler ya da

var?

geçimini Elbette

basamaklarında

görev

sürecimizle

bir

sürü

sağlayanlar,

haksızlık

etmeyeyim

kendi ekmeğinin peşinde koşan insanlar rahatsız oldu. Benim aleyhime bir kampanya

hatıralarımız oldu. Bunların içinde hayat serüvenimizde daha çok iz bırakanlar vardır. Bunlardan biri; Kozan’a

dönüştürdüler bu işi. Gider ayak benimle ilgili de biraz ithamlarda bulunmaya çalıştılar.

kaymakam olarak geldiğim yıllardı. 2001

Bir gün beni ziyarete belediyenin işçileri

krizi sonrasıydı. Toplum krizi iliklerine kadar

gelmiş. Belediye başkanıyla da o ara biraz

hissediyordu. İnsanların kaymakamlığa gelen

mesafeliyiz. Belediye işçilerinden bir kaç kişi

taleplerinden yemek yiyemiyordum. Herkes

geldi. Buyurun dedim. “Biz belediye de geçici

yoksullaştı bir anda. Anadolu tabiriyle deve

işçi olarak çalışan, yollarda, kaldırımlarda,

dişi gibi adamların beni yolda yalnız yakalayıp

belediyenin inşaatlarında çalışan arkadaşlarımız

“kaymakam bey eve ekmek götüremiyorum.

adına geldik. Biz devlet memuru olmadığımız için

Kimseye bildirmeden eve bir çuval un gönderebilir

6 gün çalışıyoruz. 1 gün iznimiz var. Sizin neler

misin?” dediklerine şahit oluyordum. İşten eve

yapmak istediğinizi görüyoruz. Sizi biz yakından

giderken insanlar yolumu kesiyordu. Ekmek,

takip ediyoruz ve biliyoruz.

un istiyorlardı. O zamanlar devletin ödenekleri

kaymakam bey ihtiyaç varsa biz o 1 günde de

falan kısıtlı. O zamanlar yol yok, 5-6 saatte gittiğim yol oluyordu. Buralara 1966-68 yıllarında yol yapılmış ve yapıldığı gibi kalmış. Hepsi dökülüyor çok ciddi onarıma ihtiyacı var. Oralara öyle normal arabayla gidemiyordum zaten. Ormanda kullanılan ciplerden olmadan gidemezdin. Ben gittim. Dolaştım. Bakım istemeyen, onarım istemeyen okul yok. Ama bana gelen parada mesela 12-13 okula yetecek kadar. Validen izin istedim. Dedim ki bana müsaade edin ben ihalesiz bu okulları yapayım. Kaçak okul yaptırayım. Emanet usulüyle yaptırayım. Malzemeyi yaptırayım. Kiremitçiden

Arkadaşlarımız bizi size gönderdi. Eğer,

Pencereleri kiremit

alayım.

yaptırayım. Demirciden

demir alayım. Köylüyü toplayıp ustalığını işçiliğini onlara yaptırayım falan ama bu okulu yaptırayım bir şekilde. 2 yıl boyunca 12 günden fazla izin kullanmadım. Yaz aylarımı tümüyle 2 yıl boyunca oralara verdim. Valide uygun gördü. Bu 2 yıl içinde Kozan’ın bütün okullarını bu şekilde elden geçirdim.

kaymakamlık için çalışmaya hazırız. Biz ücrette istemiyoruz. “ dediler. 35


Mehmet ERSOY | Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Anadolu’nun bu samimiyeti size ister istemez

her

türlü

fedakarlığı

yaptırıyor.

Her şeyden önce işinizi sevdiriyor. İnsanları sevdiriyor... Evet, O ilçenin kodamanları diyelim benimle uğraşırken, bu da nerden çıktı? başımıza derken, o işçi diyor ki haftada bir gün iznim var, o günde bedava sana çalışmaya hazırım. Bu bana hayatımda hep şunu sağladı; bizim

mesleğimizde

kaymakamı

olmak

bir

mesela

İstanbul

ayrıcalıktır.

Orası

payitahttır. O şehirde kaymakam olmak güzel bir şeydir. Sizi temin ederim ki Ak Parti iktidarı geldikten

sonra

hemen gönder, Çarşamba günü de Ankara’ya

haberim

kendin gel bu işin başına geçeceksin.” AFAD

olmadan atandım. Kariyerim boyunca işimde

diye bir kurum olduğunu o zaman öğrendim.

gayretli olmaya çalıştım. Hemen hemen hiç bir

Komisyon başkanı olduğumu sayın Başbakan

atanmamdan haberim yoktu. Aile ve Sosyal

36

açılış resepsiyonunda söyledi. Öyle haberim

Politikalar Bakan yardımcılığımı bile Başbakan

oldu.

adaylığım

hiçbir

“Çarşamba günü acil Ankara’ya gel, CV’ni

göreve

-milletvekilliği

atandığım

hariç

-

dan öğrendim. Devletim bana hangi görevi verdiyse ben işimi yapmak zorundayım. Ben işimi iyi yapmaya çalıştım. Çatalca Kaymakamlığı’na tayin oldum haberim yoktu. Sarıyer Kaymakamlığı’na tayin olduğumu hastanede yatıyorken ziyaretime gelen vali yardımcısı haber verdi. Yalova’ya Vali olduğumu Başbakanlıkta çalışan bir genel müdür arkadaşım aradı haber verdi. AFAD başkanı olduğumda AFAD gibi bir kuruluşun kurulduğundan bile haberim yoktu. Çünkü annem çok yoğun bir rahatsızlık süreci geçirdi. Ben hastanelerde hep onunla ilgileniyordum. Benden önceki Vali de mahkeme kararıyla geri döndüğü için tam Merkez Valisi konumuna düştüm ve 3 ay boyunca annemle hastanede kaldım. Annem rahmetli oldu. Onu defnettik. Ankara’dan aradılar.

Hep yolunda gitmiyor işler... Aslolan verilen görevi layıkıyla yapabilmektir. Sizde hep bunu hedef almışsınız... 2.

Dönem

ikinci

kez

partim

aday

göstermedi beni. Tabi ki o birikimin, o gayretin, çalışmanın üzerine arzu etmiştim devam etmeyi.. Ama siyasette çok denklemleri bir arada tutmak zorunda siyaseti yönetenler. Bunu da saygıyla karşıladık. Hangi sebeplerle böyle bir karara varmak zorunda oldularsa hepsini saygıyla karşıladık. Aile

ve

Sosyal

Politikalar

Bakan

Yardımcılığı’nı da tek bir Allah’ın kulu ile konuşmadım. Başbakanlık özel kalem müdürü aradı ve Başbakan görüşecek dedi. Bizzat Başbakan’ımız tebliğ etti.


Bu arada tekrar vekil olma sürecine dönecek olursak dışarıdan yani yerelde yaşayan

teşkilattan

biri

olmak

yerine,

bürokrasinin en tepe noktalarından görev yapmış

Mehmet

Ersoy’un

Milletvekili

adaylığına halk nasıl yaklaştı? Haklısınız...

Önce

insanlar

çekindi.

Bürokrat kökenli olunca nasıl ulaşacağız, nasıl derdimizi anlatacağız gibi bir kaygı vardı. Ben bunu telafi etmeye çalıştım ama aday adaylığı sürecinde ne kadar insana ulaşabilirsiniz ki ? Aday adaylığı biraz bu çekingenlikler üzerine geçti. Aday olduktan sonra sorun kalmadı. Doğrusu

ben

siyaseti

ilk

başlarda

hiç

düşünmemiştim. Kaldı ki siyaset yapmayı düşündüğümde

de

Sinop’tan

daha

çok

Sinoplunun yaşadığı İstanbul benim için daha uygundu. Zira döneminde

ben

İstanbul

hep

kaymakamlıklarım

İstanbul’da

yaşayan

Sinoplularla iç içe oldum. Dolayısıyla orada ciddi bir potansiyel vardı. Ama

büyüklerim

AFAD

başkanlığım

döneminde benim siyasette daha faydalı olacağımı düşündüler ve AFAD başkanlığından Başbakanın Sinop’tan

olurunu adaylığım

alıp konusu

istifa

ettim.

konjonktürel

olarak zorunluluk haline geldi diğer taraflar dolu görülüyordu. Ben Sinop’tan aday adayı olduğumda tek bir Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısını tanımıyordum. Yani kastettiğim şu ben siyasetle çok içli dışlı olduğum için değil işimi iyi yaptığım için geldiğim yerlere getirdiler. Siz onları tanımasanız da onlar sizi tanıyor...

Tabii AFAD yeni kurulmuş ama ülkemiz için uluslararası arenada en önemli prestijli icraatlardan Libya operasyonu bu dönemde ben AFAD başkanı iken başarılı bir şekilde yapılmış... Şubat ayında Libya operasyonunu gerçekleştirdik Mart ayında istifa ettim. Doğrusu benim için siyasi konjonktürel şartlar çok uygun oldu, denk düştü. Libya’dan 27.000 kişiyi tahliye ettik bunun 22.000 tanesi Türk vatandaşı 5.000 kişi başka ülke vatandaşı... Onlarda Türkiye üzerinden ülkelerine geçtiler. O süreçte partimde yöneticilerde beni çok iyi tanıdılar. Ben tekrar adaylığınıza dışarıdan / tepeden gelen biri olmanızdan dolayı tepki durumunu biraz daha açmanızı istirham etsem... Tabii

vatandaşlarımız

önce

ürktüler.

Bunun nedeni ise geçmişten beri Sinop adına siyaset yapan pek çok kişi ya İstanbul ya Ankara’da yaşamış...

37


Mehmet ERSOY | Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Bizimde açısından

öyle

ulaşılamaz

olacağımız ve onlar

Yöneticiler vs. sıralanmışlar kuyruk oluşmuş

olacağımız

tokalaşıyorsunuz.

böylece

sorunlarına duyarsız kalacağımızı düşündüler...

Burada sıranın 3. yada 4.

sırasında yaşlı bir amca şöyle baktı baktı...

Dolayısıyla bu ön kabulle olayı değerlendiren

“Ulan Yeğenim yapamadın mı Valiliğini

yerel seçmen bir tepki kampanyası içinde

ne işin var buralarda bu işerde?” dedi. Tabii

oldular. Mesela o dönemde “çantacı aday

Anadolu’nun bu akil / bilge insanlarının ne

istemiyoruz!” diye kampanya yaptılar. Anlamı

demek istediğini o zaman değilse bile işin

şuydu aday olan kişilerin yerelden uzakta

içine girince anlıyorsunuz. Taşra siyasetinin

İstanbul yada Ankara’dan bürokrasi yada iş

zorluğunu zamanla anlıyorsunuz.

dünyasından gelip aday olup işi bittiğinde de

bölgeden

uzaklaşmasının

tedirginliğini

Sizin siyasette hedefleriniz neydi?

duyuyorlardı. Aday adayı iken var olan bu tedirginlik aday

olduktan

sonra

hızla

halkın

içine

girdiğimizden sorun olmaktan çıktı.

Ben oraya adaylık başvurumu yaparken bir şey söyledim. Onun için gitmiştim. Hedefimi gerçekleştirmem lazımdı ama taşra siyasetinin

Bu döneme ait ilginç anekdotlar vardır.

gündemi çok farklı. 2 temel hedefim vardı. Birincisi Ak Parti ülke genelinde vesayetçi

Birini paylaşır mısınız?

yönetim anlayışlarına karşı özellikle inanç Aday adaylığı bitti. İlde bir aday tanıtımı yaptık sonra ilçelerde seçim startı veriyoruz... Bizim 38

Saraydüzü

ilçemiz

var

küçük

bir ilçe. İnsanlar dizilmişler hoş geldin faslı.

özgürlüğü bağlamında demokratik ve özgür bir Türkiye için çok ciddi mücadele veriyor.


Bu ülkenin bir ferdi olarak, 28 Şubatın idarecisi olarak süreci iliğine kemiğine kadar yaşamış bir insan olarak Ak Partinin verdiği bu mücadelede elimden gelen katkıyı ülke siyaseti adına yapmam lazımdı. Hedeflerimden biri buydu. İkincisi; Ak Parti şehirlerin imar ve ıslahı, vatandaşın refahı mutluluğu için çok güzel hizmetler yapıyor, yatırımlar yapıyor. Sinop ili gördüğüm kadarıyla bu yatırımlardan yeterince payını alamamış. Ben bürokrasiden gelen tecrübelerimle devletin yaptığı bütün yatırımları Sinop’a da kazandırmak zorundayım. Elhamdülillah her ikisinde de çok başarılı oldum. Allah da yardım etti İçişleri Komisyonu

Eğitim,

sağlık

ve

spor

alanında

Başkanlığı gibi bir görevi verdiler bana. Bu

hemen hemen bugünün şartlarında devlet

vesileyle Ak Partinin bu anlamda yapacağı

kurumlarının Ankara’ya ilettiği arsa sorununu

çalışmalar özellikle 17-25 Aralık sürecinden

çözebildik. Yatırım programının alınmasını

sonra Fetöye karşı ve Paralel Devlet Yapısına

teklif ettik. Ne kadar ihtiyacımız varsa tamamını

karşı vereceği mücadelede Ak Partinin en gür

karşıladık.

seslerinden bir tanesi oldum. En çok konuşan isimlerinden biri oldum.

80’in üzerinde kamu yatırımının hayata geçirilmesini

ya

da

yatırım

programına

Bu mücadeleye en çok destek veren

alınmasını, ihalesinin yapılmış olmasını sağladık.

komisyonun başkanlığını yaptım. O dönemde

Baraj, sulama kanalı, eğitim tesisi, spor tesisi

hatırlarsanız iç güvenlik paketi, MİT Kanunu,

ve hastane olarak talep edilen yatırımların

bütün bu süreç bizim üzerimizden yürüyordu.

tamamının devletin gündemine girmesine ve

Belki bu anlamda televizyon kanallarında

inşaa sürecinin bir şekilde başlamasına vesile

Ak Partinin bu siyasetini en çok anlatan

olduk Elhamdülillah. Yapmamız gerekeni yaptık.

siyasetçilerinden biri oldum. Mehmet

Ersoy’un

Elbette ki hayat devam ediyor. Bizim milletvekilliği

zamanımızda

tamamlanmamış

olanları

döneminde Sinop’da neler yapıldı ? neler

ya da başlanmamış olanlarını da şimdiki

yaptınız?

arkadaşlarımız yapıyorlar. bu noktada bize düşen bir görev olduğunda da milletimizin

Şu an Sinop’ta ne kadar yapılan ve

hizmetinde olarak elimizden gelen desteği

yapılmakta olan Kamu Binası varsa Mehmet

yapıyoruz

Ersoy döneminde yapılmıştır.

mutluluğu adına hizmet edebilmektir.

Benim milletvekilliği döneminde Sinop nüfusuna göre Kamu yatırımlarından en fazla yararlanan 3. şehir olmuştur.

/

yaparız.

Aslolan

insanımızın

39


Mehmet ERSOY | Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı

Burada

terör

muhataplarından

özürlülere, ailevi sorunlardan sosyal yardıma muhtaç

kesimlere,

kimsesizlere,

Suriyeli

şiddete

mültecilerden

maruz

kadınlara,

kimsesizlere, şehitlerimizin yakınlarına, yaşlılara kadar çok geniş bir yelpazede insanımızın umudu bir kurumdayız. Öyle ki toplumun nerdeyse % 70 -80 ile ilgili bir Bakanlıkta Bakan Yardımcısıyım. Sosyal devlet anlayışını devletin müşfik elini temsil eden bir bakanlık burası. Bu manada AB ülkelerinin bir çoğunda olmayan sosyal yardımlarla devlet olarak biz insanımıza verdiğimiz değeri gösteriyoruz. Bu ağır bir sorumluluk inşaallah Rabbim

40

Bu imkanı bize lütfeden Allah’a hamd

mahcup etmez. 30 milyarın üzerinde bir bütçe

ediyorum. Bizi bu hizmetlere vesile kılan

ile öğrenci, dul, yetim, mülteci, kimsesiz vs.

milletimize de siyasi iradeye de teşekkür etmek

dezavantajlı kesimlere destek olma derdindeyiz.

durumundayız.

Sinop ilimizde de bu anlamda arkadaşlar güzel

Ben olabildiği kadar taşra siyasetinin

çalışmalar yapıyor. Huzurevi ihtiyacımızı da

klasik kavgalarının dışında kaldım oradaki il

giderecek eser kazandırıldı. Boyabat’ta da yeni

ilçe yöneticilerine çok müdahil olmamaya özen

huzurevi temeli attık. Ama bakanlık olarak

gösterdim zira oradaki yönetici kardeşlerimizde

hedefimiz yeni tesisleri çoğaltmak değil evinde

işlerini rahat yapsınlar istedim. Doğrusu huzurlu

köyünde yurdunda insanımıza hizmet vermek.

bir süreç yaşadık. Belki İş yükü yoğunluğu

Bu anlamda Sinop’ta da yoğun bir çalışma

nedeniyle Ankara’ya gelen gelmek isteyen

yürütülüyor.

vatandaşlarımızla bireysel ilişkiler bağlamında yeterince ilgilenememiş olabilirim. Ama bunu da onlara hizmet adına daha çok proje inşaası için yaptık. İl ve ilçe yöneticisi kardeşlerimizde o açığı kapattılar. Aile

ve

Sayın Demokrasiye

Bakanım Darbe

15

girişimini

Temmuz birlikte

yaşadık. Siz bu süreci öngörüyor muydunuz? Ve O geceyi nasıl yaşadınız?

Sosyal

Politikalar

Bakan

yardımcısısınız bu dönemi hem genel siyaset adına hem Sinop adına değerlendirebilir misiniz?

Doğrusunu söylemek gerekirse bütün bu tecrübelerimize, kaygılarımıza 17-25 Aralık sürecini yaşamış, iktidarın bir parçası olan bürokrat devlet adamı kökenli bir milletvekili olmuş olmama rağmen, ondan sonra yapılan

her

Tabii Cenab-ı Mevla nasip etti ülkemizin

mücadele sürecinde çok aktif rol alan biri

anlamda

olmama rağmen 15 Temmuz süreci aklımın

dezavantajlı

vatandaşlarının

bir numaralı muhatabı bir bakanlığa bakan yardımcısı olduk.

ucundan geçmezdi.


Devlet özenli - itinalı bir şekilde 17-25 O gece yaşadıklarımızı hiç kimsenin

Aralıktan bu tarafa hükümetine ve devletine

bize yaşatacağını yaşatabileceğini hele hele

karşı bir savaşın içine girmiş ekibi, herhangi

Allah diyen, din diyen bu değerlerle

bir şekilde onlarla irtibatı olan

bir

kuruluşlarla

takım hareketleri yürüttüğüne en azından

bağlantısını devam ettiren insanları tespit

Pensilvanya’dakilerin öyle olmadığını bilsek

etmeye çalışıyor. Yoksa o yapıya sempatizan

bile;

çocukların

olan herkesin kafasını uçurma gibi bir derdi

bu noktalara gelebilmiş olmaları, bu kadar

yok. İnsanlar taraf oldu. Bank Asya’ya karısının

vicdansızlaşabileceklerini tahmin etmiyorduk.

bileziklerini yatırarak taraf oldu.

Türkiye’deki

kandırılmış

Bunların yaptığını bu millete İngiliz

Devletine muhalefeti olan sendikaya üye

yapmadıysa , Fransızlar, Ruslar yapmadıysa

olarak taraf oldu. Özel yazışmalarla taraf oldu.

bunlar

nasıl

Bugün için bu yapıların içinde yer alan herkesin

yapabiliyorlar? Bunun aklımıza gelmesi ya

bana mağdur numarası yapmaya hakkı yok. Bir

da kabul etmemiz mümkün değildi . ama bir

savaşa girdiler ve bu savaşı kaybettiler. Onlar

dehşeti yaşadık.

kazansaydı.

O

kendi

gece

insanlarına

bende

bunu

İlk

Bank Asya’ya yanlışlıkla para yatırmış

duyduğumuz anda ne yapacağız? ne edeceğiz?

olacaklar mıydı yoksa Bank Asya cüzdanlarını

nereye gideceğiz? televizyonlardan izlemeye

ellerine alıp referans olarak mı kullanacaklardı?

çalıştık.

gördükten sonra bende

Bana bunun cevabını samimi olarak verebilen

Ak Parti Genel Merkezi’ne geçtim eşimle

herkes gerçekten mağdursa mağdur muamelesi

birlikte o geceyi orada geçirdik. Külliye’yi

görebilir. Kendileri o bombaları atarken hatalı

bombaladıklarında biz de meydanlardaydık.

hatasız diye bakmadan, kendi insanlarının

Partinin önündeydik. Otobüsün üzerindeydik.

kutsalına ihanet edenler bugün çıkıp bize fazilet

O bombaları bize de atabilirlerdi.

dersi vermeye asla kalkışmamalı. Devlet, devlet

Fotoğrafı

Bugün

özellikle

Ankara’daydım.

kamu

görevinden

olmanın gerekli sorumluluklarını

bana göre

atılanlarla ilgili çok ciddi bir spekülasyon

fazlasıyla yerine getiriyor. getirmeye de devam

yapılmaktadır.

edecek.

41


Barış KARADENİZ

SİNOP MİLLETVEKİLİ

SİNOP

42

Türkiye 2016 yılı içerisinde 2 genel seçim

Çünkü, partimize duyulan ihtiyaç bu

yaşadı. Siz de Sinop ilinin Cumhuriyet Halk

üstlendiğimiz rolü bugünlerde daha da önemli

Partisi 1’inci sıra adayı olarak hem 7 Haziran

kılmıştır. Demokrasi, temel hak ve özgürlükler,

hem de 1 Kasım seçimlerinde birinci sırada

çağdaş değerler ve halkımızın ihtiyaçları, emeğin

yer alarak seçimlere girdiniz. CHP Sinop Milletvekili olarak Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geldiniz. 1 Kasım sonrasını neler yaptınız? Nasıl çalıştınız?

2016 yılında 2 genel seçim yaşadı. 1 Kasım seçimleri sonrası 7 Haziran’da Sinoplular gösterdikleri

teveccühü

yineleyerek

kendilerini Ankara’da, Meclis’te temsil etmem için gönderdiler. Ben hem 7 Haziran sonrası hem de 1 Kasım hemen sonrasında söylediğim gibi Milletvekilliği dönemim, Sinop halkımızın, yurttaşlarımızın, ülkemizin sorunlarına çözüm üretmek için mücadeleyle geçecek.

Partisi’nin tarihsel ve kurumsal sorumluluğunu daha da arttırmıştır. Bu sorumlulukla bir buçuk yıldır görevimi sürdürüyorum. Bu süreçte, Sinop’tan,

Evet, sizin de dediğiniz gibi Türkiye

bana

hak ettiği değeri bulması Cumhuriyet Halk

emekten,

demokrasiden,

insan

hak ve özgürlüklerinden yana, insan sağlığına ve çevreye duyarlılık gösteren bir çalışma yürütüyorum. Bunun gayretini içinde oldum olmaya da devam edeceğim. Gerçekten yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ama önemli olan Sinoplu hemşerilerimize verdiğimiz destek ve onlarla birlikte bir şeyler yapma çabası… Yoğunluk olur ama biz bu yoğunluğun arasında Sinopluları hiçbir zaman unutmayız.


Orman

Sinop için Milletvekili olarak mücadele

Genel

Müdürlüğü

Teşkilat

ediyoruz. Bakınız şunu sık sık dile getiririm:

ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde

“Sinoplular olarak seçime kadar mücadele

Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında

ederiz; ondan sonra kol kola gireriz.” Yani, 2

Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması

milletvekili ile Sinop’u temsil ediyoruz. 1 Kasım

Hakkında teklifimi hem 7 Haziran hem de 1

seçimlerinden sonra Sayın Nazım Maviş iktidar

Kasım sonrası verdim. Teklif, Tarım, Orman ve

partisinin milletvekili olarak devam ediyor.

Köyişleri Komisyonu’nda görüşülmeyi bekliyor.

O da çok değerli bir insandır. Bizim amacımız

Sinop’a hizmet etmek. Sinop’a hizmet etme

teknik bir konu. Bizim aşamadığımız Orman ve

konusunda

olursa

Su İşleri Bakanı. Bakanlığı aşamıyoruz. Orman

olsun önemli olan Sinop’tur. Sinop’un bütün

Bakanımız kendisini Sinoplu olarak tanıtıyor.

ilçelerini kastediyorum tabiki. Bunu özellikle

Adı Veysel. Soyadı Eroğlu. Sinop’un Orman

belirtmek istiyorum. Onların her söylediğinin

Müdürlüğü’nün geri getirilmesi gerektiğini;

başımın üstünde yeri var. Yanlışlarımız varsa

Sinop orman köylüsünün, Sinop halkının bu

düzeltmeye çalışırız. Ya da yanlış yolda giden

konuda çok mağdur olduğunu söyledim. Çünkü

vatandaşlarımız kim olursa olsun onların

yüzde 65 oranında ormana sahip bir ilin bölge

doğru yola girmesi için gerekeni söylemekten

müdürlüğünün başka bir ile gönderilmesi

de çekinmeyiz. Nazım beyle olan diyaloğumuzu

halkımızı çok mağdur ediyor. Çünkü orman

anlatayım. O da Sinop için çalışan değerli bir

bölge müdürlüğü kayıp noktasına değil.

insandır.

iktidarı-muhalefeti

kim

Fakat şunu söylemeliyim. Kanun teklifi

Orman bölge müdürlüğü tek kar getiren

Şu imajı vermeye çalışıyoruz. Bundan

bir kuruluş. “Sinop halkının buna çok ihtiyacı var.

önce 3 Milletvekili olan dönemler oldu. 3 vekilli

Bunu geri istiyoruz”, dedim. Bakanın cevabı çok

olan dönemde 2 iktidar, 1 muhalefet vekil

üzücüydü. “O konu beni aşar” cevabını verdi. Bu

vardı. Yıllarca Sinop 2 milletvekilinin kavga

noktada samimiyet sorunu var. Çünkü, Sinop

etmesinden dolayı çok şey kaybetti. Bizim

Orman Bölge Müdürlüğü gibi aynı kararname

Barış’a ihtiyacımız var. Benim adım da Barış…

ile aynı tarihte kapatılan Çanakkale Orman

Her yerde barışı savunurum. “Sinop’a Barış

Bölge Müdürlüğü Sayın Bakan’ın talimatıyla

gerek” diye bir sözüm vardır benim.

1 Kasım seçimleri öncesinde açıldı. Hatta tabelası, Bakanlar Kurulu kararı alınmadan 1

Şu ana kadar somut olarak Sinop için hangi çalışmaları yaptınız?

Kasım iki üç gün önce asıldı. Buradan şu anlam çıkıyor. Bu tamamen bir seçim yatırımıdır. Her ne olursa olsun mücadeleye devam edeceğiz.

Doğrusu şu konu çok önemliydi benim için. Özellikle Sinop için! Kapatılan Orman Bölge Müdürlüğü’nü yeniden açılmasını sağlamak. Bu konuda ilk işlerimden biri TBMM’ye kanun teklifi vermek oldu.

Sinop’umuz için bir çok önemli konu var. Bunlar arasında Türk Hava Yolları’nın (THY) Ankara Sinop uçuşları. Sinop’tan Ankara’ya uçak seferlerinin başlayacağını müjdeledik.

43


Sinop Milletvekili | Barış KARADENİZ

THY Genel Müdürü Temel Kotil ile görüşerek bunun sözünü aldım. Sayın Kotil, 2017 yaz sezonunda Sinop Ankara seferlerine başlayacaklarının sözünü verdi. Sayın Kotil 21 Ekim tarihi itibariyle görevinden ayrıldı. Sayın Kotil’in verdiği söz kişisel söz olmaktan çok kurumsal bir sözdü. Yani, THY köklü bir kurum ve yeni Genel Müdür Sayın Bilal Ekşi de bu sözün arkasında duracaktır. Makul bir zamanda bu konu için kendisi ile görüşeceğim. Ankara Sinop hava yolu ulaşımı gerçekten çok önemli. Sinop’un hedefine ulaşmasındaki yollardan biri de Ankara ve Anadolu’nun iç kesimleri ile hava ulaşımının sağlanacak olması. Sinop Ankara uçak seferleri Sinoplular ve Ankara’da yaşayan Sinoplular için de büyük kolaylıklar sağlayacak.

turizmi savunmak, Sinop’un ve Sinoplu’nun

Sinop’un hedefinden söz ettiniz. Size göre Sinop’un hedefi ne? Ya da Sinop için sizin hedeflediğiniz ne? 44

olmayı hedefliyor. Bu hedefin gerçekleşmesi için ben büyük bir gayret içindeyim. Sinop, Dünya’da, Türkiye’de ve Karadeniz Bölgesi’nde olduğu

kültür

varlıkları

ve

doğal

zenginlikleri bakımından özel bir yere sahip. Sahip olduğu bu potansiyeli çok iyi bilen biz Sinoplular,

geleceğidir.

kendimize

kalkınma

misyonu

Sinop nükleerin değil, turizmin

başkenti olacak. Sinop turizmde bir marka olabilecek şehir. Sinop’un turizmde marka olma

Sinop; turizm, kültür ve eğitimin başkenti

sahip

Sinop için nükleeri savunmak değil

yolunda

avantajları

var.

Karadeniz

Bölgesi’nde turizmde en çok marka değerine sahip olan bir il olduğumuz düşünüldüğünde bununla birlikte kültürel ve doğal zenginlikleri de içine kattığımızda Sinop’un marka olması için önünde engel yoktur. Sinop’un

geleceğini

neden

nükleer

santral değil peki? Nükleer Santralin Sinop’ta

olarak turizmi hedef olarak seçtik ve Sinop’un

kurulacak olmasını bir tehdit olarak mı

bir turizm, kültür ve eğitim kenti olmasını

görüyorsunuz?

hedefledik. O nedenle, bu kentin geleceğinin kalbine bir hançer gibi saplanması planlanan, Sinoplu’nun istemediği projelere karşıyım.

Her şeyden önce, evet! Nükleer santral Sinop için bir tehdit. Ama yalnızca Sinop için

üzere

değil. Bütün Türkiye için tehdit! Biz sadece

çevreyle ve toplumla uyumsuz, verimli tarım

Sinop’ta değil bütün Türkiye’de nükleer santral

arazilerinde,

kurulmasına karşıyız. Nükleer santrallere karşı

Nükleer

ve yerel

sulak

santral

başta

ormanlarda, alanlarımızda,

paydaşların

onaylamıyoruz.

karşı

olmak

denizlerimizde SİT

alanlarında

çıktığı

projeleri

duruşumuzun belli bir alt yapısı var. Sadece karşı olmak için karşı olmuyoruz. Hatta, ben, TBMM Çevre Komisyonu üyesi olarak görev aldım.


Sinop’un bu konudaki duyarlılığı bildiğim

Çernobil gibi çok acı bir tecrübe yaşamış

için. Bakın, bugün dünyayı tehdit eden en önemli

Karadeniz halkı nükleer santral istemiyor. Başta

tehlikelerden biri çevre kirliliğidir ki, kirlilik her

Sinop olmak üzere Karadeniz Halkı Nükleer

geçen gün hızla artıyor. Elbette, enerji, insanlık

Santral istemiyor. Bu konuda sesini duyurmak

için yaşamsal öneme sahip. Enerjiyi üretirken

için herşeyi yapıyor. Ancak ne yazık ki ya sesleri

ve özellikle elektrik üretimi ile ilgili en önemli

ya zorla kısılıyor, ya da duymazdan geliniyor,

tartışma konusu elektrik üretiminde kullanılan

yok sayılıyor. Halka rağmen, halkın istemediği

kaynaklardır.

oluşumlar, vatandaşlara bir dayatmadır.

Bu tartışmalarda nükleer santrallar da

Dayatmalar ise demokratik sosyal bir

önemli bir yer tutuyor. Nükleer enerji, elektrik

hukuk devleti ile uyuşmayan bir yönetim

üretimi için kullanılan kaynaklardan yalnızca

anlayışına sahip diktatörlerin yapacağı bir

bir tanesidir; güneş, doğalgaz, su, rüzgâr gibi

zorlamadır. Halka rağmen halkın istemediğini

diğer kaynaklardan da elektrik üretilmektedir.

yapmak zulümdür.

Nükleer

enerji

konusunda

Türkiye’deki

Nükleer

Santrali

Türkiye’nin

Sinop’a

kurdurmak

dışa

bağımlılığını

gelişmeler akıl almaz bir şekilde ilerliyor.

isteyenler,

Özellikle AKP Hükümetleri döneminde “bir

isteyenlerdir. Ekonomik açıdan Türkiye’yi büyük

an önce nükleer santrala sahip olma anlayışı”

bir zarara uğratacak bu proje, hatta diğer iki

toplumsal çıkarlar ve gereklilikler dikkate

projeden vazgeçilmelidir. Sinop’ta kurmayı

alınmaksızın devam ediyor. AKP Hükümeti,

planladıkları nükleer satralde yakıt olarak

Sinop’ta, Akkuyu’da ve İğneada’da nükleer

uranyum kullanacaklar.

santrallerin kurulması için bu yatırımın sahibi nükleer lobilere özel iltimaslar veriyor, nükleer santralları yapmaya çalışan firmalara birçok ayrıcalık tanınıyor ve en önemlisi de alım garantileri veriyor. Bugün dünyanın terk etmeye başladığı bir teknolojiyi Türkiye’ye ithal ediyorlar.

Bir

zamanlar nükleer santrallerden 300 milyar KWH’in üzerinde elektrik üreten Japonya 2013 ve 2014 yıllarında nükleer santrallardan hiç elektrik üretmedi. 2011 yılındaki Fukuşima’da yaşanan felaketten sonra Japonya’da nükleer santrallardan elektrik üretimine son verildi. Bu durum halen devam etmektedir. Diğer taraftan

Çernobil’i

hatırlayın.

Çernobil

faciasının üzerinden 30 yıl geçti. Ancak, etkileri halen sürüyor. Çernobil’den en çok etkilenen bölgelerden olan Karadeniz’de her evde en az iki kanser hastası var.

45


Sinop Milletvekili | Barış KARADENİZ

Talep

artışı

kimin

ihtiyaçlarını

karşılayacak? Nasıl bir kalkınma anlayışımız var? Rüzgar ve güneş enerjisi alternatiflerini hayata geçirirken hedeflediğimiz daha yüksek büyüme ve modernleşme yerine, daha “iyi” ve adil bir yaşam olmalı. Ancak bu şekilde rüzgar ve güneş enerjisi, çeşitli toplulukların da kararlarda söz sahibi olduğu katılımcı süreçlerle hayata geçerse gerçekten sürdürülebilir bir şekilde kullanılabilir. TBMM çalışmalarınız için Ankara’da olmadığınız

zamanlarda

Sinop’u

sık

sık

geziyorsunuz. Nelerle karşılaşıyorsunuz? Uranyumu

olmayan

Türkiye,

sadece

Sinop’ta yapılacak nükleer santrali çalıştıracak yakıt için 3,5 milyar dolar harcayacak. Bugün doğalgaz bağımlısı olan Türkiye, Sinop Nükleer Santrali’ne bir yılda ödenen elektrik bedeli 46

ile doğalgaz satın alsa, Sinop Nükleer Enerji Santrali’nde üretilen elektrikten yüzde 65 daha fazla miktarda elektrik üretilebilecektir. Yani, Sinop Nükleer Santrali’nin elektrik üretimi açısından dışa bağımlılığı azaltacak söylemi doğru değildir. Aksine Türkiye’nin net bir şekilde dışa bağımlılığını arttıracaktır. Ayrıca şunu da söylemeliyim ki; Japonya ve Rusya en büyük nükleer darbeyi yemiş iki ülkedir Türkiye olarak kalkıp onlara nükleer santral yaptırarak bir de üstüne “nükleer santraller güvenlidir” demek, halkın aklı ile alay etmektir. Şunu açık ve net şekilde söylüyorum: Sinop halkı nükleer santral istemiyor. Mersin, Tekridağ halkı istemiyor! Türkiye yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği açısından zengin bir coğrafya, bu enerji türleri görece daha çevre dostu olarak düşünülebilir. Bizim her şeyden önce enerji talebindeki artışın dinamiklerini sorgulamamız gerekiyor.

Bakın

uzun

zamandır

bir

çalışma

yapıyorum. TBMM’deki çalışmalarımın dışında Sinop’ta

ilçelerimizde

konaklayarak

sabah

erken saatlerden gece geç saatlere kadar, mahalle mahalle, köy köy, ev ev dolaşıyorum. Seçim zamanı değil, seçim varmış gibi her an

halka

dokunuyorum.

Onları

dinliyor,

sorunlarına çözüm bulmak için elimden geleni yapıyorum. Sinop Merkez’de Gerze’de, Ayancık ve Türkeli’nde köy ve mahalle muhtarlarımız ile toplantılar düzenledim. Diğer ilçelerimizin köy ve mahalle muhtarları ile bir araya geleceğiniz. Programımızda var. Muhtarlık

kurumunun

Türkiye

idare

tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu biliyorum.

Muhtarlarımızı

mahallelerimizin

gerçek

köylerimizin,

temsilcisi,

yerel

yönetimlerin kurucu bir unsuru olarak görüyor ve önemsiyoruz. Muhtarlarımız yerel halkın, diğer yandan da bulundukları yerde devletin temsilcisi

rolünü

üstleniyorlar.

Kamusal

görevleri yerine getiriyorlar. Onların da sorunları var. Muhtarlarımız zor şartlarda çalışıyor. Bunu çok iyi biliyorum. Ama muhtarlarımız köylerinin, mahallelerinin sorunlarının çözümü için uğraşıyorlar.


Ayancıklılar, “Sadece seçim öncesi değil, sık sık ilçemize gelen Milletvekilimiz var. Bu bizim için büyük bir mutluluk” diye olumlu tepkiler verdiler. Türkeli’nde de aynı şekilde. Merkez ilçemiz ve Boyabat da öyle. *Gün içerisinde çat kapı ziyaretler yaptım. Klasik bir siyasetçi olmadığımı söylemeliyim. Sadece köy kahvesini değil evleri de gezip halkımızı dinliyorum. Sinop’un insanını çok seviyorum. Ne zaman nereye gitsem, beni bağırlarına basıyorlar. Bence, Sinop’un en büyük markası insanıdır. Sinop’un havası sert, insanı mert, sözü de senettir. Sinoplular mert insanlardır. Sözlerinin eridirler. Sinoplu olmaktan gurur duyuyorum. Bu toplantılarda, muhtarlar söz alarak sorunlarını ve taleplerini dile getiriyorlar.

Sinop’a

ve

ilçelerine

yapılacak

Her muhtarımızın talebini çok önemsiyorum.

yatırımlarda sizin önceliğiniz ne olurdu? Sizce

Muhtarlarımızın dile getirdikleri sorunların

hangi yatırımların aciliyeti var?

arasında köy yollarının öncelikli geliyor. Bazı köylerimizin hala asfalt bekliyor, yolları bakım ve onarım bekliyor. Su şebekesi olan da var olmayan da. Olanlar bakım talep ediyor. Çoğu köyümüzün kanalizasyonu yok. 1985 yılında elektrik için dikilen direkler bu zamana kadar bakım görmemiş. Kışın bir aya yakın elektriksiz kalan köylerimiz var. Köylerimizin sorunları ile tek tek ilgileniyorum. Köy ve mahallelerin sorunlarının çözümlerinin takipçisi oluyorum. İlgili kurum ve kuruluşlarla görüşüyorum. Tabii memnun.

bu Ben

siyasetçiyim.

ziyaretlerimizden halkta konuşan

Örneğin,

3

değil,

dinleyen

gün

süresince

Ayancık’ta kaldım. Türkeli’nde kaldım. Saat 6’da kalkarak Ayancık sokaklarında sabah yürüyüşlerimi yaptım. Sabahın ilk ışıklarında sokaklarda olanlarla konuştum.

İlk başta üniversite ağımızın ve öğrenci sayımızın artması gerekir. Çünkü üniversite medeniyet demektir. Bizim ilimiz de medeni bir ildir. Ama daha da gelişmesi için bir üniversite gerekir.

Eğitim

seferberliği

gerçekleşmeli.

Üniversite bir tıp fakültesi olabilir. Ama yalnızca üniversite yapıyorum demekle ile üniversite kurulmamalı. Bunun alt ve üst yapısı çok önemli. Özellikle Sinop’a üniversite için gelen öğrencilerimizin en önemli sorunu barınma. Kredi Yurtlar Kurumu yetersiz kalıyor. Bu nedenle Sinop için acilen öğrenci yurtları yapılmalı. Ben Sinop’ta gençlere çok değer veririm. Gençler geleceğimizdir. Ancak gençlerimiz için çok şey yapılmıyor. Gençlerimizin çoğu işsiz. Çoğu

üniversite

öğrencisi.

Sinop’un

okuma oranı çok yüksek. İyi yerlerde okuyorlar.

47


Sinop Milletvekili | Barış KARADENİZ

Sonra iş sahası olmadığı için başka yerlere

Sualtıyla ilgili birçok alandan araştırmayı,

gidiyorlar. Beyin göçü yaşıyoruz.Beyin göçünü

akademisyeni, fotoğrafçı ve kameramanı bir

durdurmamız için el birliğiyle yatırım yapmalıyız.

araya getiren toplantı, Sinop Üniversitesi’nde

Doğru yatırımlar yapılmalı. İnsanlarımızı buraya

gerçekleştirildi. Toplantılarda sualtı arkeolojisi,

çekmeliyiz. Sinop’u elbirliğiyle bir yerlere

sualtı turizmi, sualtı fizyolojisi, deniz biyolojisi,

getirmemiz lazım. İşadamlarımıza da şunu

çevre, balıkçılık bilimleri gibi konularda bilimsel

söylemek istiyorum. Hangi görüşe sahip olursa

sunumlar ve belgesel gösterimleri yapıldı.

olsunlar bir tane çivi çakarlarsa Allah onlardan

Sinop’un bu tür toplantılara, konferanslara ev

razı olsun derim. Yani gelsinler, bir çivi çaksınlar;

sahibi olabilmesi lazım. Sinop’un ve Karadeniz’in

ben onlara her zaman teşekkür ederim.

doğal ve kültürel zenginlikleri keşfedilmeyi

İkinci olarak da az önce söylemiştim,

bekliyor. Denizlerin altındaki dev dünya hala

turizm ve kültür başkenti hedefi var Sinop’un.

çok geniş ve keşiflere açık. Orada da söyledi,

Biz turizm demesek bile turizm kendiliğinden

toplantıya gelenler, keşke her sene gelebilseler.

gelişiyor. Eskiden ağustos 15 dediği zaman

Bakın bu da bir turizm biçimi. Hemen hemen

herkes evine çekilirdi. Yani artık deniz mevsimi

tüm denizle özdeş, denizle ilişkili olması, deniz

biterdi. Yağmur başlardı.

kültürü, deniz kirliliği, deniz turizmi ve tüm bu ayları

kavramların birbiri ile ilişkisi üzerine farkındalık

ağustostan başlıyor. Eylül ve ekim ayları

yaratan iki günlük bir maraton. Daha sık

mükemmel oluyor. Sinop’u ziyarete gelenleri

ve çeşitli organizasyonlar Sinop’un turizm

o dönem de bekliyoruz. Denize girilebiliyor.

hedefine ulaşmasında çok yararlı olacaktır

“Karadeniz’de kısa yaz nedeniyle turizm olmaz”

kanısındayım.

Şu

48

anda

Sinop’un

en

güzel

tezini artık çöpe atılacak bir tez. Şöyle bir algı var. 1.5 ay denize girilir, çıkılır, sonra turizm

Sinop’u

tanıtmaya

çalışan

bir

biter. Hayır efendim. Öyle değil. Dünyada artık

ajansın

turizm değişmeye başladı. Yağmurun, kışın,

özdeşleştirirdiniz? Açık hava müzesi mi?

rüzgarın turizmi var. Yeter ki biz bu turizm alanlarını dünya pazarına sunalım. Yoksa turizm yazın denize girmekle bitmiyor. O zaman iç bölgelerde hiç turizm olmazdı. Sinop tarihi olarak eşi benzeri bulunmaz bir

ildir.

Boyabat’ından

tutun

Durağan’a,

Türkeli’nden tutun Erfelek’e kadar her yer muhteşem. ne

Sinop’ta Erfelek şelaleleri gibi

şelalelerimiz

var.

Doğu

Karadeniz’de

yayla turizminden bahsediliyor. Bilinmeyen, keşfedilmeyen Sinop’ta bir sürü yer var. Ekim ayında yapılan Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı’nın 19’uncusuna katıldım.

başında

olsanız;

Sinop’u

neyle

Deniz mi, balıkçılık mı? 4 mevsim yaşanan bir şehir mi? Hepsi bir arada. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin uluslararası faaliyetleri var. Bunlardan birisi de Asya Parlamenterler Asamblesi’dir. Asya Parlamenterler Asamblesi’nde görev alan tek CHP’li benim. 42 ülke üye. Partimizi temsil ederken ülkemizi temsil ediyoruz. Onunla da ayrı bir mutluluk duyuyorum. Kamboçya, İran, Afganistan ve Ürdün’de toplantılar yaptık. Bir parlamenterler toplantısında Asya ülkelerinde bir çok parlamenter oluyor. Orada Sinop’u anlatıyor, Sinop’un fotoğraflarını gösteriyorum bir çok insana.


Denizi, yaylası, insanı, balığı, güneşi aklınıza

gelebilecek

bütün

güzelliklerini

anlatıyorum Sinop’un. Turizm ajansı ya da turizm elçisi gibi çalışıyorum. O insanları Sinop’a davet ediyorum. Siyasete hobilerinizle

zaman

zaman

ara

ilgilenebiliyor

verip

musunuz?

Mutlaka ilgilendiğiniz bir hobileriniz vardır… Mesela dalgıçsınız…

zamanda güçlüklere karşı bir dayanışma ile

Evet, hobilerim var. Scuba dalışı yaparım. Aynı zamanda zıpkınla balık avlama sporu da yaparım. İyi bir zıpkınla balık avcısıyım. Sinoplu olup, balık avı ile ya da doğa sporları ile ilgilenmemek mümkün değildir. Ben 3 yaşında balık tutmayı öğrendim. İskelede balık tutardık. Şimdi de sabah erken saatlerde kalkıp balık tutmaya gittiğim oluyor. Çocukluğumuzda, Sinoplular “küflü” der, yengeç avlardık, midye çıkartır, hemen pişirip yerdik. Deniz ile haşır neşir bir insanım. Benim de denizle ilgili hayalim var: Sinop’tan ufuklara yelken açmak. Bir yelkenli ile önce Karadeniz’i turlamak istiyorum. Sonrasında da Ege ve Akdeniz’i bu yelkenli ile dolaşmayı hayal ediyorum. Fırsat buldukça dalıyorum. Avcılık yaparım. Aynı şekilde doğayla da iç içe olmayı seven biriyim. Sinop’un

doğal

zenginliklerine

hayranım.

bir

Sinop’ta

insanım.

Off-Road sadece bir spor değil aynı

güzelliklerine, Doğayla benim

barışık

tahammül

edemediğim şeyler doğa tahribatı, ağaç kesimi, doğaya atılan çöp. Kumsala atılan izmarit. Bunlara tahammül edemiyorum.

Off-Road

ile de ilgileniyorum. Off-Road sporu yanlış anlaşılıyor. Off-Rroad deyince akla, arabaları kırarak dökerek yarışanlar gibi düşünüyorlar. Oysa Off-Road sorumlulukları ağır bir spor dalıdır. Doğayı severler ve korurlar.

ortaya konan bir mücadelenin göstergesidir. Sinop Off- Road Kulübü üyesiyim. SİNOFF’un başarıları ile de gurur duyuyorum. Çünkü başarılı ekibimiz dayanışma ile ortaya konan mücadelede başarılı olduklarını kanıtlıyorlar. Sinop adını duyuruyorlar. Son olarak eklemek istedikleriniz..? Bu söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Kendimi, yaptıklarımı anlatabilmek açısından önemli bir alan açtınız. Son olarak şunları söyleyeceğim. Ben insana siyasi gözle bakmam. İyi niyetle bakarım. Benim mantığım böyledir. Sinoplu hemşerilerim yanlış şeyler söyleyebilir; doğru şeyler söyleyebilir. Her şeyden önce iyi niyet gerekir. Bir insan iyi niyetli olsun, yanlış yapsın başımın üstünde yeri var. Bir insan iyi niyetli olsun, tasvip edilmeyen şeyler yapsın. İyi niyetli insanlar farkında olmadan yanlışlar yapabilir. 2 gün sonra Sinop’ta bilmeden belki yanlış şeyler yapabilirim. Yanlış yapmamak için çok çalışabilirim. Sinop halkı hatalı bir durum söz konusu olunca beni telefonla ararlar; uyarırlar. Biz onların uyarıları sayesinde Ankara’da temsil noktasında başarılı olmaya çalışıyoruz. Sinoplu hemşerilerim eğer Ankara’ya geliyorlarsa; 5057 nolu oda benim değil; Sinoplu’nun makam odasıdır.

49


Sinop’un İlçeleri | Ayancık

50

AYANCIK Sinop ilinin bir ilçesidir. 12500 nüfusludur ve Sinop’un ikinci büyük ilçesidir. Ayancık Kilisesi ilçedeki tarihi bir merkezdir. İlçenin birkaç kilometre dışında bulunan Akgöl, ilçenin en önemli güzelliklerinden biridir. Suni limanların yapılmasıyla balıkçılık da gelişmiştir. Yer şekilleri ve arazi yapısı tarım için uygun olmasa da ilçe ekonomisinde tarımın önemli yeri vardır. Keten sanayisi de son yıllarda önemli aşama kaydetmiştir. İlçe, Ayancık Tepesi’nin eteğinde, Ayancık Çayı’nın denize döküldüğü yerde, açık denize bakar şekilde kurulmuştur. Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır. İl merkezine 54 km uzaklıktadır. Yenikonak tek bucağıdır. Türkeli ise 1957 yılında ilçe olmuştur. İlçe yüzölçümü 876 kilometrekaredir. Komşu ilçeleri Türkeli, Erfelek ve Boyabat’tır.

Ayancık,

Cumhuriyetin

ilanına

kadar

Kastamonu İline bağlı iken, Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan idari düzenlemede Sinop İline bağlı İlçe olmuştur. Batı

Karadeniz

coğrafi

bölgesinde

yer alan Ayancık İlçesi; Kuzeyde Karadeniz, Güneyde Sinop İli Boyabat İlçesi ve Kastamonu İli Taşköprü İlçeleri, Batıda Sinop İli Türkeli İlçesi ve Doğuda ise Sinop İli Erfelek İlçesi ile çevrilidir. İlçemizin İl’e olan bağlantısı 55 Km.’ lik sahil karayolu ile sağlanır.İlçenin toplam arazisi 86.600 (Ha) olup, Yüzölçümü 866 km2 ve Rakım 10 m.’ dir. İlçe merkezi 202 metre yükseklikteki “Maltepe” ve “Ayantepe” ile deniz arasında Ayancık Çayı Vadisinde kurulmuştur. İlçe adını Ayan tepesinden almıştır.


Sınırlı ve toplam 86.600 (Ha) büyüklükte tarım arazisine sahiptir. Ancak, % 71.86 gibi büyük bir kısmı tarım dışı arazidir. Tarım arazisi olarak tanımlanan arazinin sadece % 28.14 lük kısmından ibaret olan arazilerin de, büyük bir kısmını eğimli araziler teşkil etmektedir. Çok az bir kısım arazi ise vadi yataklarındaki küçük düzlüklerden ibarettir.Buna karşılık, toprak yapısı itibari ile killi ve kalkerli bir karaktere sahip

bulunduğundan

orman

ürünlerinin

yetişmesine son derece elverişlidir. Yörenin doğal bitki örtüsünü ormanlar oluşturmaktadır.

Bitki

örtüsü

çok

zengin

ve yoğun olup, yükselti kuşaklarına göre farklılaşmaktadır. Özellikle ilçenin güneyindeki Çangal Ormanları biyolojik açıdan çok zengindir. İlçe genelinde ormanlık alanlarda çam, köknar, meşe, gürgen, kayın, dişbudak, kara ağaç, kavak türleri vardır. Yeşilin her tonunu bu ormanlarda görmek mümkündür. Kıyı şeridindeki çeşitli ağaç türlerinden oluşan bitki örtüsü içine yer yer Akdeniz bitkilerine de rastlanır. Güneye doğru inildikçe iklim kuraklaşmaya başlar ve bozkır bitkileri görülür.

Ayancık yöresinde tipik Karadeniz iklimi egemendir. Kışları serin ve yağışlı, yazları kurak ve nemlidir. İlçenin tarıma elverişli arazilerinde sebze meyve alanları potansiyeli oldukça yüksektir. Üretim değeri bakımından sofralık çekirdekli üzüm, fındık, kivi, kestane, elma ve ceviz en çok üretilen meyve olup; Sinop ve bölgede önemli bir yere sahiptir. Ayancık tarla bitkileri üretimi bakımından incelendiğinde en çok tahıl grubunun ekildiği bu grupta da buğday ve mısırın en çok üretim yapıldığı görülmektedir. Sebze üretiminde de fasulye (taze) ve lahana üretimin fazla olduğu görülmektedir. İlçe okuma-yazma oranı % 99 dur. İlçemizde bulunan tüm İlköğretim okullarında tam gün olarak eğitim öğretime devam edilmektedir. Okul öncesi eğitim, bağımsız bir

anaokulu

ve

İlköğretim

okullarındaki

anasınıflarında verilmektedir. Ayrıca Sinop Üniversitesine bağlı Ayancık Meslek Yüksek Okulunda da eğitim verilmektedir.

51


Sinop’un İlçeleri | Boyabat

Boyabat

Sinop iline bağlı, Türkiye’nin Karadeniz

doğuda

Durağan,

Hanönü-Taşköprü,

geniş, düz bakımlı arazi anlamına gelmektedir.

Gerze ve Erfelek, güneyde Saraydüzü - Kargı

Boyabat sırasıyla Gaşka, Hitit, Paflagonya, Pers,

Ayancık-Sinop

İlçeleriyle çevrilidir. İlçe ekonomisi, sanayi, tarım, hayvancılık

sanılmaktadır. Lidya,

kuzeyde

batıda

Bölgesi’nde yer alan bir ilçedir. İsmi (Boy-Abat) İlçenin MÖ 600 yıllarında kurulduğu

52

Boyabat;

Makedonya,

Roma

Bizans

egemenliklerine girmiştir. Bu uygarlıklar sırasında şehre hakim

ve orman ürünlerinden oluşmaktadır. İlçede, 30450 ha tarım arazisi mevcut olup, bunun %50’si tarla bitkileridir. Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, çeltik, fasulye, şeker pancarıdır.

büyük bir kayalık tepe üzerine yapılan Boyabat

Boyabat

Kalesi zaman içinde şehrin öneminin artmasına

tanınmıştır.

ve gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Boyabat yöresi Danişment hükümdarı

tarım

ürünü

olarak

pirinciyle

İlçede sanayi kuruluşlarınca (Toprak Sanayi)

üretilen

mallar

ticaret

alanında

Gümüş Tegin tarafından Türk İdaresine katılmış,

önemli yer tutar. Haftada iki defa kurulan

Selçuklu, Candaroğulları dönemlerinden sonra

pazar,

1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde

değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Osmanlı hakimiyetine girmiştir. İlçe, Osmanlı zamanında Kastamonu Sancağına bağlı, bir kadılıktır. Tanzimat devrinde Boyabat nahiyeye çevrilmiş, 1868 yılında da kaza yapılmıştır. İlçede Osmanlı Devleti’nden kalma birçok eser vardır.Akmescit Camii, şu anda harabe halinde olan Çay Mahallesindeki Medrese, Daylı Türbesi, Aşıklı Tekke Türbesi, Büyük Cami, Bekir Paşa Su Kanalı vs. İlçe Cumhuriyet döneminde Sinop iline bağlı bir ilçe olurken gelişmesini de hızla sürdürmektedir.

ilçe

çevresinde

üretilen

ürünlerin

Şehir nüfusunun çoğunu zamanında köylerden veya şehir merkezinden göç eden ve emeklilik sonrası geri dönen kesim oluşturur. 2000’li yıllardan sonra ilçe belediyesi şehirde gelenekselleşen

panayırın

yanına

tiyatro

festivalini de ekleyerek şehirdeki kültürel etkinlikleri arttırmaya çalışmaktadır.


Dikmen Sinop ilinin bir ilçesidir. İl merkezine 50–55 km uzaklıktadır. Sinop’un doğusunda, Samsun ili sınırında bulunmaktadır. Durağan ve Gerze ilçeleri ile komşudur. 1990 yılına kadar Gerze’ye bağlı bir bucak merkezi olan yerleşim, bu tarihte ilçe statüsüne kavuştu. Günümüzde ilçeye bağlı yirmi sekiz köy bulunmaktadır. Batı Karadeniz havzasında yer alan Dikmen ilçesi, Güzelceçay Vadisi’nde, çam ormanları

arasında

kurulmuş

küçük

bir

yerleşimdir. Dikmen nüfus büyüklüğü açısından ildeki en küçük iki ilçeden birisidir. İlçeden il içindeki daha büyük kentsel merkezleri ve ayrıca yurt içinde büyük şehirlere göç yaşanmaktadır. 1980’li yıllardan itibaren hem kentsel hem de kırsal nüfus artış oranları giderek azalmaktadır. Gerze sınırı boyunca yer alan Göktepe ve Soyuk Tepesi kayak sporları; Göktepe ve Kiraz Dağları’ndaki Kuzfındık, Omurlu, Üçpınar Köyü ile Samsun ili Yakakent ilçesi Domuzalan Köyü arasında yer alan Domuzalan Yaylası ile Yaykın Köyü civarında Ayvalan Yaylaları ise yayla turizmi açısından önemli alanlardır.

Ekonomisi

genel

olarak

tarım

ve

hayvancılığa dayanır. İlçede

ayrıca

Karadeniz

Bölgesi’nde

yetişebilen hemen her türlü meyve ve sebze yetişmektedir. İlçenin dağlık köylerinde besi, süt ve mera hayvancılığı ile arıcılık yapılmaktadır. Ormanlık alanların varlığı nedeni ile ormancılık da ilçede önemli bir geçim kaynağıdır. Dikmen ilçesinde, Sinop ilinin kalkınmada birinci öncelikli iller arasında yer almasına bağlı olarak devlet desteği ile Güzelceçay Mevkii’nde kurulmuş dört adet balık unu ve yağı fabrikası bulunmaktadır. Türkiye genelinde üretilen balık unu ve yağının %35’i bu fabrikalarda üretilmektedir. [Ayrıca ilçede bir tavuk çiftliği ve yem fabrikası bulunmaktadır. Mevsimli üretim yapılan bu fabrikalarda üretilen balık yağı, balık unu ve deniz salyangozu yurt dışı (Japonya) ve yurt içi pazarlara satılmaktadır. İlçede tavuk yemi ve etlik piliç üretimi de yapılmaktadır. İlçenin değerlerinden biri de görülen çiçek saffran çiçeğidir.

nadir

53


Sinop’un İlçeleri | Durağan

Durağan 54

Anadolu’nun en büyük ırmağı Kızılırmak ile Batı Karadeniz’in en büyük ırmağı Gökırmak’ın birleştiği noktada kurulu ilçedir. Türkiye’nin en büyük ve en verimli çeltik ovalarından birine sahip olan ilçe bugüne dek üç çeltik şölenine ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca kent eski ipek yolu üzerinde bulanmakta olup tarihi “Durak Han” a sahiptir, kentin ismi de zaman içerisinde buradan gelmiştir.

İlçede sulu tarım alanlarında yetişen en

Sinop’un güneydoğusunda, Samsun il sınırında yer alan Durağan; Dikmen, Boyabat ve Saraydüzü ilçeleri ile komşudur. Osmanlı döneminde

Kastamonu’ya

bağlı

önemli ürün çeltiktir. Kuru tarım alanlarında ise tahıl ekimi yapılmaktadır. Durağan nüfus büyüklüğü açısından

yerleşim,

Sinop ilinin üçüncü büyük yerleşkesidir. Tarımın

1899’da Boyabat’a bağlı bir bucak merkezi iken

yanında hayvancılık da ilçe halkının önemli gelir

1954 yılında Sinop’a ilçe olarak bağlanmıştır.

kaynakları arasındadır.

İlçeye bağlı belde yoktur; bağlı köy sayısı ise 70’tir.


Erfelek

güneydoğusunda kalan, 3500 merkez nüfuslu

Sinop İl Merkezi’nin batısında, merkez,

ilçesidir. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra bir

Ayancık ve Boyabat ile komşu bir yerleşmedir. 1960 yılında ilçe statüsü kazanan Erfelek’e bağlı 46 köy bulunmaktadır. Batı Karadeniz Havzası’nda yer alan Erfelek İlçesi, Merkez İlçe sınırlarındaki Sinop Ovası’nda yer alan I-IV. sınıf tarım toprakları dışında, VI. ve VII. sınıf tarım topraklarının yoğun olarak bulunduğu, dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Karadeniz Bölgesi’nin doğal özelliklerini taşıyan Erfelek İlçesi’nde doğa sporları turizmi potansiyeli bulunmaktadır. Hizmetler sektörü içinde yer alan ticaret de ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. İlçede haftada bir kurulan pazarın çevre yerleşmeler için önemli bir çekim merkezi olduğu ve hatta ilçenin en önemli gelir kaynağını bu pazarın sağladığı ifade edilmektedir.

Sinop

il

merkezinin

25

km

başka geçim kaynağı da meyve yetiştiriciliğidir. Son dönemde Tatlıca takım şelaleleri ile gündeme gelen ilçenin sosyal yapısını çiftçilerin yanı sıra esnaf ve memurlar oluşturur. İlçede toplam irili ufaklı 28 ayrı şelale bulunmaktadır. Her mevsim ziyaret edilebilen şelaleler en alttaki şelaleden itibaren yer yer suların içerisinden geçilerek, yer yer ziyaretçiler için sabitlenmiş iplerle tırmanılarak ilk şelalenin başlangıç noktasına kadar yemyeşil bir ağaç tünelinin içerisinden keyifli bir doğa gezisi sunmaktadır. Her yılın Temmuz ayında yapılan şelale şenlikleri

ve

Eylül

ayında

gerçekleştirilen

panayır ile ilçeye turist çekilmekte ve tanıtım yapılabilmektedir. Şelalelerin yolu 2009 yılı eylül ayı itibariyle asfalt yol haline dönüştürülmüş, ziyaretçilerin kullanımına açılmıştır.

55


Sinop’un İlçeleri | Gerze

Gerze

Sinop iline bağlı ilçe. Merkez nüfusu yaklaşık 14.000’dir. Sinop’a 39 km uzaklıktadır.

doğal

plaj

niteliği

taşıyan

sahillerin bulunması ilçenin deniz turizmi

Güzel bir sahil şehridir. İlçe tarihte Zagora, Gürzühatun, Savetova,

potansiyelini arttırmaktadır. Yine ilçede yer alan

Paflagonyalılar

Kozfındık ve Bozluk Yaylaları ile dağlık alanlar

Kızılırmak’ın batı bölgesine Gezonolit adını

yayla ve dağ sporları turizmine ivme verecek

vermişlerdi. Gerze adının kökeninin bu ada

girdilerdir. Günümüzde, ildeki toplam turistik

dayandığı öne sürülmüştür. Paflagonya, Hitit,

yatak kapasitesinin %10.9’u Gerze İlçesi’nde yer

Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Büyük İskender, Roma

almaktadır.

Argibete

56

Gerze’de

isimlerini

aldı.

ve Bizans İmparatorluklarının egemenliğine giren Gerze, 1214 yılnda I. İzzettin Keykavus

İlçede Sinop Üniversitesi’ne bağlı bir meslek yüksek okulu bulunmaktadır.

döneminde Selçuklu, 1459 yılında Fatih Sultan

Gerze İlçesi’nde başta elma, armut, incir

Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğuna

olmak üzere ceviz, fındık, erik, kiraz, ayva

katıldı.

gibi meyveler de yetişmektedir. Çiftçilerin, büyüklüğü

ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra arda kalan

yerleşkedir.

ürün iç pazarlarda satılmaktadır. Sebze ekimi

Gerze merkezde Belediye’ye ait bir Kültür

ve seracılık son yıllarda yaygın bir aile işletmesi

Merkezi’nde tiyatro oyunları ve konserler gibi

konumuna gelmiştir. Sebze tarımı olarak, başta

etkinlikler

Beldesi

patates, fasulye, salatalık, domates, biber,

Çeçe Mahallesinde Çeçe Sultan Türbesi, şehir

pırasa, lahana, marul, ıspanak, kabak, bamya

merkezinde, Esmazade Mustafa Cami (İskele

ve bezelye gibi ürünler gelişme göstermektedir.

Camii) ve Yakup Ağa Konağı Gerze’nin tarihi

İlin genel tarımsal durumunun bir parçası

Gerze açısından

İlçesi ilin

nüfus

beşinci

yapılmaktadır.

büyük

Yenikent

yapılarındandır. Gerze İlçesi, sosyo-ekonomik sıralama

olarak sahil ve şehir yerleşim çevrelerinde büyükbaş, yüksek kesimlerde ise küçükbaş

göz önüne alındığında ve Sinop’un diğer

hayvan

yetiştiriciliği

daha

fazla

oranda

ilçeleri ile karşılaştırıldığında üçüncü sırada yer

yapılmaktadır. Gerze İlçesi’nde en önemli geçim

almaktadır.

kaynaklarından biri hayvancılıktır.


Saraydüzü Sinop ilinin bir ilçesidir. Boyabat ilçesine 28, il merkezine 110 km uzaklıktadır. İlçenin dağlık sayılabilecek dalgalı bir yapısı vardır.

57

Saraydüzü İlçesi, Boyabat’a bağlı bir bucak merkezi iken, 1990 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. İlçenin

güneyinde,

Çorum’a

bağlı

Osmancık, güneydoğusunda Samsun’a bağlı bağlı

Saraydüzü İlçesi’nde sanayi tesisi yoktur.

Kargı, kuzeyinde Boyabat ve kuzeydoğusunda

Sanayi sektörünün il geneli içindeki oranı %5.7;

Durağan vardır. Yüzölçümü bakımından ilin en

ilçe içindeki sektörel dağılımdaki oranı ise

küçük ilçelerinden biridir ve de ilin en güney

%0.5’dir. Saraydüzü İlçesi’nin yaklaşık 3.5 km

ucundaki ilçesidir. İlçeye bağlı belde yoktur;

güneydoğusundaki Akbelen Köyü civarında

bağlı köy sayısı ise 32’dir.

linyit kömür ocakları bulunmakta olup, daha

Vezirköprü,

güneybatısında

Çorum’a

önce işletmede olan ocaklar heyelan nedeniyle terk edilmiştir.


Türkeli Sinop 58

sınırında,

ilinin

İlçe

batısında,

Karadeniz

kıyısında

Batı

ve

Doğu

Karadeniz

iklim

Kastamonu

özelliklerinin geçiş noktasındadır. Yaz ve kış

bir

sıcaklık

ilçedir.

ortalamalarında

büyük

farklılıklar

Türkeli 1957 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.

görülmektedir. Her mevsim yağışlı geçer ve

Günümüzde ilçeye bağlı 1 bucak (Güzelkent) ile

nem oranı yüksektir. Kıyılardan iç kesimlere gidildikçe yeşil

31 adet köy bulunmaktadır. Kızılırmak Havzası’nda yer alan Türkeli

ormanlarla kaplı alanlar çoğalır. Yörede yeşilin

İlçesi, İsfendiyar Dağları eteklerinde, iç kesimleri

ve sarının bütün tonlarını görmek mümkündür.

orman alanları ile kaplı bir ilçedir.

Kıyılarda Akdeniz ve Türkiye’de Karadeniz

Türkeli nüfus büyüklüğü açısında ildeki

iklimi karışık durumda olduğu için yaz ve kış yaprağını dökmeyen kısa boylu bodur ağaçlar

altıncı büyük ilçedir. Karadeniz

yer almaktadır. Bunlar mersin, bilyedin, zeytin

coğrafyasına sahip olması nedeni ile deniz, dağ

ve defne ağaçlarıdır.İlçe orman bakımından ilin

sporları ve yayla turizm, potansiyeline sahiptir.

en zengin ilçelerinden birisidir.

İlçe

deniz

kenarında

ve

İl genelinde turistik yatak kapasitesinin %5’i ilçede bulunmaktadır.

Zindan ormanlarında çam, köknar, kayın, gürgen, meşe, kestane, kavak ve dişbudak

Tarım topraklarının az olması nedeni

başlıca ağaç türlerini teşkil eder. Orman

ile tarımsal üretim halkın kendi ihtiyaçlarını

diplerinde sarı ve mor renkli orman gülleri

karşılamaya yönelik olarak yapılmaktadır.

bulunmaktadır.İlçenin gür ormanlarında defne

Ticari hayvancılık da yapılmamaktadır.

(dafinus) bol miktarda yetişmektedir. Islah

Buna rağmen, 1999 yılında, Hacıköyü’nde

çalışmaları yapıldığında yöre için önemli bir

kurulmuş bir devekuşu çiftliği bulunmaktadır.

gelir kaynağı olacaktır


Coğrafi

yapı

ve

tabiat

güzelliği

ile

deniz ve ormanın kucaklaştığı ilçede turizm alanında gelişmeler her yıl artmaktadır. Son yılda ulaşımda sağlanan ve sağlanmakta olan gelişmelerle turist sayısında artışlar görülmektedir. İlçe merkezinde modern bir otel ve bir adet öğretmen evi bulunmaktadır. Merkez sahilinde bol miktarda çay bahçeleri piknik alanları bulunmakla birlikte yeterli değildir. Sahil şeridinde denize girmeye elverişli çok sayıda plaj vardır. Belediyenin düzenlediği plaj ise 2 tanedir. İlçe ve çevresinde yaz turizmi daha Sinop ilinin sahil şeridindeki üç ilçesinden biri olan Türkeli, ilin batı kıyısında yer alır. Doğusunda Ayancık, Batısında Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesi, Güneyinde Taşköprü ilçesi, Kuzeyinde ise Karadeniz bulunur. Toplam ilçe nüfusu 21.904, Yüzölçümü 421 km²’dir. İlçe halkının ve köylerdeki nüfusun % 80’i yurt dışında işçi olarak çalıştığından ortalama 7.000 olan nüfus 7. ve 8. aylarda 10-12 bini bulunmaktadır. Bunun sonucunda da ilçeye bol miktarda döviz girişi olmaktadır. Bu da modern bina yapımlarını dolayısıyla inşaat sektörünü geliştirmekte, ilçe ticaretine canlılık katmaktadır. İnşaat işçiliği ve ustalığı halkın önemli geçim kaynakları içerisindedir. Yörenin en önemli geçim kaynağı ise orman ürünleri ve ormancılıktır. Çevrede bol miktarda bulunan deniz ürünleri de önemli geçim kaynaklarındandır. Pek çok türde balık bulunmakta ve avlanmaktadır. Bunlar: Hamsi, istavrit, palamut, kefal, dil balığı, çupra, kalkan, izmarit, tirsi, uskumru ve hatta mersin balığıdır. İlçedeki akarsularda da tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır. Az da olsa kırsal alanlarda arıcılık da vardır. Tarım ve hayvancılık halkın geçim kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir.

fazla gelişmiştir. Bunun sebebi olarak ta göç nedeniyle yurt dışına ve yurt içine çalışmak için

gidenlerin

tatillerini

memleketlerinde

geçirmek istemeleri söylenebilir. Yazları nüfus 2-3 kat artmaktadır. İlçe ve beldelerinde turizm etkinliklerine çoğunlukla yazın rastlanmaktadır. Festivaller, futbol turnuvaları, çeşitli yarışmalar bu dönemde fazlaca yapılır. Halk da kendini buna göre ayarlamış; düğün nişan, borç ödemeleri, yapılmaktadır.

eğlenceler

yaz

döneminde

59


...Özetle Sinop Ekonomisi

...ÖZETLE SİNOP EKONOMİSİ 60

Sinop

kalkınmada

öncelikli

iller

arasındadır. İlin kalkınma sürecindeki olumsuz

İlde, çeltik fabrikaları, un fabrikaları ile

etkenler; coğrafi konumu, topografyası, pazara

kereste ve kereste ürünlerini ham madde

uzaklığı, sermaye yetersizliği ve altyapının

olarak kullanan sanayi tesisleri mevcuttur.

tamamlanmamış olmasıdır.

Ayrıca, konfeksiyon, kireç, metal, kimya, çivi ve bir

cam fabrikaları gibi tesisler de bulunmaktadır.

ankete göre, Sinop’un en önemli eksikliklerinin

Toprak sanayi, özellikle Boyabat yöresinde

başında, istihdam sorunu nedeniyle ilin sürekli

yaygındır.

Sinoplular

arasında

uygulanan

olarak göç vermesi sorunu yer almaktadır.

Sinop’ta bulunan sanayi tesislerinin %

Şehir içindeki yolların bozukluğu ve sinemaların

4’ü Gerze’de bulunmaktadır. Gerze’de bulunan

olmayışı da ilin diğer eksiklikleri arasında

iki adet un fabrikası, bir balık ve balık ürünleri

belirtilmiştir. Son dönemde gerçekleşmeye

tesisi, iki adet tekstil ürünleri işletmesi ile bir

başlayan yeni yatırımlar, Sinop’un uzun yıllardır

adet toz deterjan fabrikası faal durumdadır.

ekonomik alanda süregelen olumsuz durumunu

İlçede bir küçük sanayi sitesi de yer almaktadır.

iyileştirme sürecine katkıda bulunmaktadır. Sanayi sektörünün gelişmesinde özellikle tarım, orman, toprak ve su ürünleri gibi kaynaklar önemli rol oynamıştır.

Sinop İli Batı Karadeniz bölgesine has tipik doğal ve kültürel değerleriyle kültür turizmi potansiyeli öne çıkan bir yöredir.


Genel anlamda topografyanın uygun olmaması

ve

iklim

şartlarının

elverişsiz

olmasından dolayı kıyı turizmi alanında bir gelişme potansiyeli bulunmamaktadır.; ancak yaz aylarında ve oldukça sınırlı bir zaman aralığında

deniz

turizminden

bahsetmek

mümkündür. Deniz turizmi amaçlı kullanılan başlıca plajlar, şehir merkezinde bulunan Bahçeler mevkii, bölgenin en geniş kumsalına sahip Akliman ile Hamsilos ve Karakum’dur. Sinop Limanı ilde bir kruvaziyer turizmi potansiyeli yaratmaktadır. Bununla birlikte limana ziyaretler genellikle günübirlik gezi ve alış-verişler şeklinde olmaktadır. Yolcu gemilerinde konaklayan turistler ancak belirli bir zaman süresinde şehir turu yapmakta ve sonrasında Karadeniz Turlarına devam etmektedirler. Yayla turizmi Doğu Karadeniz bölgesinde daha

yaygın

olarak

görülmekle

birlikte,

Sinop’ta önemli bir gelişme göstermemiştir.. Sinop’un önemli yaylaları arasında; Ayancık ilçesinin güneyinde yer alan Ayancık-Akgöl Yaylası, Gerze Çalboğazı beldesinin 35 km güneybatısında bulunan Gürfındık-Bozarmut Yaylası ve Türkeli ilçesinde yer alan Kurugöl Yaylası yer almaktadır. Gerze’de 225, Türkeli’de 93,Ayancık’da 223, ve Boyabat’ta ise 130 Belediye Belgeli tesis yatağı bulunmaktadır. Sinop İli’ni de içinde bulunduran Batı Karadeniz Bölgesi, diğer bölgelere kıyasla Belediye Belgeli tesis ve yatak sayısı bakımından daha az gelişmiştir. Son yıllarda enerji sektörünün gelişmesine katkıda bulunan bölgede kurulması planlanan santrallerin

etkisiyle

turizm

sektörünün

etkileneceğine inanılmaktadır. Çağdaş teknolojileri kullanıldığında ve ileri çevresel önlemler alındığı takdirde, bu iki sektörün birbirini desteklemesi muhtemeldir.

Sinop İli, madencilik açısından sınırlı bir potansiyele sahiptir.[28] Kuvars kumu ile tuğla ve kiremit imalatına uygun endüstriyel ham maddeler, Sinop’ta rezervi bulunan ham maddelerin en önemlilerindendir. Boyabat İlçesi Akbelen köyü mıntıkasında bulunan bir kömür ocağında yapılan sondaj çalışmalarında olumlu sonuçlar alınmış, ancak buna rağmen işletme sürecinde beklenen verim sağlanamamıştır. Ayrıca, ilde merkez ilçe ve Boyabat civarında yoğunlaşan kuvars ve mermer işletmeciliği yapan 12 adet işletme bulunmaktadır. Sinop’un sahip olduğu orman emvalinin değerlendirilmesi amacıyla 24 adet ağaç sanayi işletmesi faaliyet göstermektedir. İl, orman varlığı bakımından zengin İllerden biridir. Mevcut şartlarda orman varlığından elde edilen emvalin mobilya sanayi için kereste haline getirilmesini sağlayan kereste üretim tesisleri mevcuttur; ancak, bu tesisler oldukça düşük miktarlarda üretim yapmaktadırlar.

61


Bununla birlikte 61 üyeli S.S. 6 No’lu 62

Dolmuşçular ve Halk Otobüsleri Kooperatifi

Seyit Ali ÇETİN

SİNOP’UN BAŞARILI İŞADAMI

Başkanlığını

5

Dolayısıyla

Sinop

yıldır

sürdürmekteyim.

perakende

sektörünün

hemen her alanında az çok varız. Seyit Ali Çetin Bey bize kendinizi tanıtır Ben

mısınız?

genel

sorulara

geçmeden

çocukluğunuzun Sinop’u ile bugünleri Sinop’ta 1970

Sinop’un

Mertoğlu

köyünde

doğdum. 4 kardeşiz. İlk, orta ve lise öğrenimimi Sinop’ta

tamamladım.

Babam

doğmuş büyümüş başarılı bir iş adamı olarak Sinop’ta yaşanan değişimi özetler misiniz?

ticaretle

uğraşırdı. 1987 yılında ticari hayatın içine

Türkiye’nin pek çok yerinde gördüğümüz

girdim. Bizim o dönemlerde gıda sektörüne

olumlu değişim ve gelişimi şüphesiz Sinop’ta da

yönelik dükkanımız vardı. Çocukluk yıllarımda

görmek mümkün 15 yıl öncenin bozuk yolları

ağabeylerimin

1993

yerine otobanları, tünelleri, hastaneleri, okulları

yılında Çetin Nakliyat Yakıt Sanayii Şirketini

üniversiteleri vs. görmemek her şeyden önce

kurduk. Zamanla hizmet alanlarını genişleten

vicdansızlık olur. Bu anlamda Allah devletimize

şirketimiz halen, akar yakıt, kömür ticareti,

milletimize zeval vermesin. Sinop son yıllarda

hazır beton, hafriyat, nakliyat, toplu taşımacılık,

merkezi hükümet yatırımlarından ciddi oranda

gayri menkul yatırım sektörlerinde faaliyet

istifade etmiş bir şehrimiz.Ama yerel yönetimler

yapıyoruz.

anlamında doğrusu aynı oranda mesafe kat

büyümesiyle

birlikte

Sinop ölçeğinde önemli sayıda

kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlıyoruz.

ettiği söylenemez.


Muhtemelen bu durum size sosyal sorumluluklarda yüklemiştir? Doğrudur. sorumluluğumun

Bende gereği

Özellikle İHH ve İlim Yayma Cemiyyeti zaten

olarak

sosyal tabiî

ki

vasıtasıyla

yaptığınız

hayır

hizmetlerini

anlatırmısınız?

ağabeylerimin de destek ve teşvikleriyle önce 61 üyeli S.S. 6 No’lu Dolmuşçular ve Halk

Bu hizmetler bizim milletimize vicdani

bölge

sorumluluğumuz olarak düşünüyorum. İHH

esnafının ciddi bir desteğiyle başkan seçildim

üzerinden garip gureba fakir fukaraya ulaşma

ve bu görevi 5 yıldır sürdürmekteyim. Bu

yurt içi ve yurt dışında yardıma muhtaç

durum hem bölge insanlarının ve ilgili esnafın

gönüllere yardım etme adına bir gayretimiz var.

sorunlarını yakından tanıma ve hem de çözüm

İlim Yayma Cemiyyeti üzerinden özellikle talebe

üretme imkan ve fırsatı verdi.

hizmetleri yapma gayretindeyiz. Özellikle FETÖ

Otobüsleri

Kooperatifi

Başkanlığına

Otobüsleri

yapısının ihanet sürecinin ortaya çıkmasıyla

Kooperatifi bir esnaf teşkilatlanması olduğu

hem bunların elindeki çocuklarımızı kurtarma

kadar o esnafın sorunları kadar

Sinop

hem de ihtiyaç sahibi diğer çocuklarımızın

genelinde her kesimden pek çok insanın

yarınlara daha iyi şartlarda yetişmesi adına bu

sorunlarını tanıma bölgenin sorunlarına en

faaliyetleri çok önemsiyoruz. Şu an itibarıyla

geniş ölçekte hakim olma fırsatını vermektedir.

Sinop’ta 200 öğrencimiz İlim Yayma Cemiyyeti

Başkan olarak bu sorunları

şemsiyesi altında yurt barınma ve iaşe ihtiyacını

Dolmuşçular

ve

Halk

çözmek yada

çözüm mercilerine aktarmak gibi önemli bir görev üstleniyorum.

karşılıyor.

63


Sinop’un Başarılı İşadamı | Seyit Ali ÇETİN

Bu kadar faal birilerine muhtemelen size yada ağabeylerinize farklı siyasi partilerden siyaset yapma teklifleri de yapılıyordur? Bunca yoğunluk arasında sporla özellikle Sinoplu çocukların ve gençlerin kabiliyetlerini geliştirmeye ve yanlış alışkanlıklar yerine spora

hizmet

yönelmesine de ciddi katkınız var...

büyüklerimiz oldu. Bu bize onur vermiştir.

anlamında

siyasete

davet

eden

kardeşlerimizin

Gerçi farklı partilerden gelen tekliflere karşılık

beden gelişimi de zihin gelişimi kadar önemli

biz özellikle Cumhurbaşkanımızı çok seviyor ve

sağlam kafa sağlam vücutta olur sözü son

siyasi duruş olarak ülkemizin bekasının sigortası

derece doğru ve anlamlı... Biz de şehrimiz

olarak

gençliğinin hem zamanını değerlendirmesi hem

yanındayız. Ancak hem iş yoğunluğumuz hem

de ülkemize sporcu kazandırma adına Sinop’ta

de farklı mülahazalarla bugüne kadar aktif

her türlü spor organizasyonuna imkanlarımız

siyasetin içinde olamadık.

Evet

şüphesiz

genç

ölçüsünde destek olma ve gençlerimizi teşvik

64

Sağ olsunlar bu anlamda bizi millete

gördüğümüz

Yarınlar

Cumhurbaşkanımızın

konusunda

bu

günden

bir

etme gayretindeyiz. Şahsen bu mantıktan

değerlendirme yapmak uygun olmaz. Ancak;

hareketle spor kulüplerine yöneticilik başkanlık

milletvekillerimiz bugüne kadar ellerinden

yaptım ve yapmaya devam da ediyorum.

geldiğince

Çocuklar ve gençler bizim istikbalimizdir. Onları

gelişmesinde merkezi hükümetin ve merkezi

ruhen, bedenen ve ahlaken yetiştirmemiz

hükümetin imkanlarını Sinop’a kanalize etmede

geleceğimizi garanti altına almamız açısından

özellikle Mehmet Ersoy Bakan yardımcımızın

hayati önem arz etmektedir.

ve Nazım Maviş milletvekilimizin gayretlerini

hizmet

etmişlerdir.

takdirle yad etmek isterim.

Sinop’un


Sinop’ta

yaptığımız

yoklamasında genelde

kamuoyu

siyasetçiler için

özelde de yerel siyasetçiler için vatandaşta ulaşamama ilgi

ulaştıklarında

görmeme

da

yeterince

şikayeti var. Bunu nasıl

değerlendiriyorsunuz? Doğrusu

Sinop

küçük

yer

ben

ulaşamama şikayetini çok samimi bulmuyorum. Belki rakip parti seçmeninin değerlendirmesi olabilir.

Ankara

yoğunluktan

siyasetine

kaynaklanan

gelince bir

belki

ulaşamama

şikayeti olabilir. Ancak ben Sayın vekillerimizin ve

Bakan

yardımcımızın

samimi

olarak

bölge insanının sorunları için uğraştıklarını düşünüyorum. Belki il yöneticilerinden bazıları ile ilgili bu değerlendirmeler olabilir. 15

Temmuz

Demokrasiye

Darbe

Girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Biz Demokrasiyi herkese ve her şeye rağmen içselleştirmiş bir toplumuz. Ülkemiz idam

edilen

demokrasi

göçüklerinde

Başbakanlar,

zehirlenen

Cumhurbaşkanları, faili meçhullere kurban edilen Genel Başkanlar gördü. Ancak bütün bu süreç milletimizde çok güçlü bir demokrasi bilincinin de oluşmasını sağladı. 15 Temmuz darbe girişimi karşısında milletimizin ortaya koyduğu refleks özellikle Cumhurbaşkanımız

Sayın

Recep

Tayyip

ERDOĞAN’a olan samimi güvenin sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanımız milleti meydanlara çağırdığında hepimiz büyük bir samimiyetle canımız pahasına meydanlara çıktık.

65


Sinop’un Başarılı İşadamı | Seyit Ali ÇETİN

66

O çok

an

olabileceklerden

milletimizin

devletimizin

daha

bekasını

düşünüyorduk. Bizim için konu vatansa gerisi teferruattır. Bu

düşüncemiz

o

gece içimize

yuvalanmış, devletimizin farklı kademelerine çöreklenmiş,

üniformalı

teröristlere

karşı

da son derece net olarak şekillenmiştir. Cumhurbaşkanımız dediği

süreçte

meydanları ben

ve

bırakmayın

şirketlerimizin

elemanları, başında bulunduğum kooperatifin çalışanları ve yönetiminde bulunduğum sivil toplum kuruluşları nöbetlere aynı ciddiyet ve samimiyetle devam ettik. Sonuna yanındayız.

kadar

Cumhurbaşkanımızın


67


Aldırma Gönül Aldırma | Sebahattin ALİ

ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA Burda çiçekler açmıyor Kuşlar süzülüp uçmuyor Yıldızlar ışık saçmıyor Geçmiyor günler geçmiyor.

68

Avluda volta vururum Kah düşünür otururum Türlü hayaller görürüm Geçmiyor günler geçmiyor. Dışarıda mevsim baharmış Gezip dolaşanlar varmış Günler su gibi akarmış Geçmiyor günler geçmiyor. Gönülde eski sevdalar Gözümde dereler bağlar Aynadan hayalin ağlar Geçmiyor günler geçmiyor. Yanımda yatan yabancı Her söz zehir gibi acı Bütün dertlerin en gücü Geçmiyor günler geçmiyor Sabahattin Ali


SİNOP’TA GÖRÜLECEK YERLER...

69


Sinop’ta Görülecek Yerler | ARGEDER

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Sinop’ta ilk müzecilik faaliyetleri 1921 yılında

başlamıştır.

Etrafı

surlarla

çevrili

ilin batısındaki nekropolünden ve gerekse şehir içindeki yapılanma nedeniyle temel hafriyatlarından ortaya çıkarılan eserler, 1921 yılından itibaren Atatürk’ün 1928 yılında yeni harfleri Sinop halkına tanıttığı Mekteb-i İdadi’de toplamaya başlanmıştır. 1932 yılında ise, eser miktarın artması ile

1262

yılında

Pervane

Caddesi No:9’da bulunan yapı tipik bir 18. yy

burada

sonu konağıdır. Temel ve zemin katı moloz

depolanmaya devam edilmiş ve ilk müzenin

taş, ana katları ahşap karkas-tuğla karışımı

çekirdeği oluşturulmuştur. 1941 yılında ziyarete

olan yapı üç katlıdır. Ön cephesi caddeye,

açılan Müze, 1945 yılında memurluk ve 1947

arka cephesi ise yapının bahçesine bakan

yılında müdürlük olmuş ve bir süre sonra da

konağa, cephe ortasında ışıklık pencereli cümle

yine memurluk olarak faaliyetini sürdürmüştür.

kapısından girilir. Ambar ve büyük hizmet

Medresesi’ne

70

1951-1953

yapılmış

nakledilen

yılları

olan

Kefevi Mahallesi Kemaleddin Sami Paşa

eserler,

arasında

İlimiz

bölümleri, mutfak, çeşme gibi mekan ve

Demirciköy’de Kocagöz Höyük ve İl merkezinde

detaylarla ayrılmış olan zemin katta duvarlar

müze avlusunda bulunan Serapis Mabedi’nde

moloz taşından inşa edilmiştir. Karanlık olan bu

Türk Tarih Kurumu adına Prof. Ekrem AKURGAL

kattan üst katlara çıkan sağlı sollu merdivenin

Başkanlığında ve Münster Üniversitesi adına

girişi ahşap olarak yapılmış geniş bir sivri

Dr. Ludwig BUDDE ile müşterek başlatılan

kemer halindedir. Yanındaki dört katlı büyük

kazılardan sonra, Prof. Ekrem AKURGAL’ın

Öküzoğulları Konağı gibi, cephelere yanlarda

Genel Müdürlüğümüze bir müzenin kurulması

anıtsal

istemiyle verdiği rapor gereği 1968 yılında Eski

odalarına sahip olan orta ve üst katlar orta

Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Merhum

sofalı, dört eyvanlı ve köşelerde birer köşe odalı

Hikmet GÜRÇAY’ın çabaları ile Belediye’den

simetrik plan düzeniyle benzer görünüştedirler.

temin edilen hibe bir arsa üzerine, içinde

Tüm duvarları ve iç bölmeleri ahşap olan bu

Selçuklu Türbesi ve Serapis Mabedi temeli

katlarda zengin bir ahşap oymacılığı ile birleşen

bulunan alanda, inşaat başlatılarak 1970 yılında

duvar boyamacılığı bir zamanlar bu konutun

yeni modern müze binası bitirilerek yeniden

ne derece zengin bir görünüşe sahip olduğunu

müdürlük olarak hizmete açılmıştır.

göstermektedir.

ETNOGRAFYA MÜZESİ

çıkıntılar

halinde

yansıyan

köşe

Bu ihtişamlı iç mekan etkisini zengin döşemeli Osmanlı yaşamı ve o zamanlar tüm deniz manzarasına açılan yapı ile birlikte düşünmek gerekir.


Aynı

tür

barok

kıvrımlanma,

buruk

bir neşeden kaynaklanan romantik etki ve manzaraya bu ihtişamla açılış, o dönem İstanbul’unda I. Abdülhamit’in Topkapı Sarayı harem dairesindeki odalarında daha zengin detaylı ve Avrupa rokoko üslubunda olmak üzere meydana getirilmiştir. Bu köşe

barok

odasında

detaylama görülen

içinde

kırmızı

bir

damarlı

mermer taklidi stukko uygulaması ise bu konakta çalışan usta ve nakkaşların 18. yy içlerinde başkent veya azınlık kökenli olarak Batı-Hristiyan etkilerini Sinop’un bu ayan konağına Geleneksel

taşıdıklarını eyvanlı

düşündürmektedir.

sofalı

ve

köşe

odalı

simetrik Türk Evi plan düzenini yaşatan konak, süslemesinde çağdaş örneklerde karşılaşılan manzara resmi görülmemesine karşın, taşralı olmakla birlikte zengin batılı dekorlaması ile de o yılların imparatorluğuna yeni bir soluk getiren rokoko üslubunu, Sinop gibi uzak bir kentte yakalayabilmiş bir yapı olarak konut mimarimizin önde gelen örneklerindendir. İstanbul konutlarıyla yarışan bu konağın zengin görüntüsünü Sinop’un tüm çevresel kültürlere açılan tarihsel limanı ile açıklamak mümkündür. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen konak bugün Etnografya Müzesi olarak hizmet vermektedir.

SİNOP KALESİ MÖ 2000’lerde bölgede yaşayan yerli kavim olan Gaskalar (Kaşkalar) veya İÖ VIII. yüzyılda Milet’ten gelerek Sinop’ta yerleşip koloni kuran göçmenler tarafından ilk defa yapıldığı düşünülmektedir. Kaleler

VII.

yüzyılda

Kimmerler’in

istilasından sonra yeniden onarılmıştır. VI. yüzyılda Pers hâkimiyetine geçen şehir Pontus Krallığı’nın önemli bir merkezi olmuş, surlar IV. Mithridates tarafından bugünkü sınırlarıyla onarılıp geliştirilmiştir. Romalılar

ve

Bizanslılar

döneminde

de devamlı onarım görmüştür. 1214 ve 1261 yıllarında Selçukluların eline geçen kale yeniden onarılarak savunmayı güçlendirmek amacıyla iç kale oluşturulmuştur. Sinop şehir surları yarım adanın en dar olan boyun kısmını tamamen çevrelemektedir. Kuzey surları 880 m, güney surları 400 m, doğu surları 500 m, batı surları 270 m’dir. Sur kalınlığı 8 m olup yüksekliği 25-30 m arasında değişir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kumkapı, Tersanekapı, Yenice Kapısı, Tabakhane Kapısı, Lonca Kapısı ve Deniz Kapısından bahseder. Günümüze kadar Kumkapı ve Lonca Kapısı ayakta kalmıştır. Kuzey surları denizin etkisiyle çok yıpranmış olup, bu surların önümüzdeki yıllarda onarılıp dalgaların etkisinden korumak üzere; 2011 yılında Kumkapı burcu civarından başlayıp Pazaryeri istikametinde bir mendirek inşasına başlanmış olup, bu çalışmanın 2012 yılında tamamlanması düşünülmektedir.

71


Sinop’ta Görülecek Yerler | ARGEDER

BOYABAT KALESİ Boyabat ilçesinin bulunduğu Gökırmak

Vadisi’nde, karşılıklı sarp iki kayalık tepeden biri üzerinde kurulmuştur. Kale, kayaların doğal yapısına uygun şekilde inşa edilmiştir. Kale bedenleri arasındaki kulelerin bazıları dikdörtgen bazıları yuvarlak olarak yapılmış olup iç kısmında kulelere çıkan merdivenler yer

almaktadır.

Kaleye

giriş

güneydoğu

köşesinden büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük bir kapıdan sağlanmaktadır. Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait buluntuların da sergilendiği yapı, bugünkü haliyle Osmanlı Kalesi özelliği göstermektedir. Bu durum kalenin, Geç Roma döneminden Osmanlı dönemine kadar kullanıldığını göstermektedir.

TARİHİ CEZAEVİ

1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzeddin Keykavus tarafından ele geçirilen Sinop

Kalesi’nde

daha

sonra

savunmayı

güçlendirmek için İçkale oluşturulmuştur. İçkale (Tarihi Cezaevi, Eski Otogar Mevkii ve şimdiki Askerlik Şubesi’nin bulunduğu alan); ana kalenin kuzeyinden güneyine inen dik bir surla kesilmesiyle meydana gelmiştir.1996 yılında tamamen boşaltılan Eski Cezaevi, günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ziyarete açık durumdadır.

ALAADDİN CAMİİ

Bugünkü durumu ile sur ve burçları ile yapım 72

malzemesi, Osmanlı Kalesi olduğunu açıkça ortaya koyar. Ancak kalenin temelleri daha önceden atılmıştır. Bu nedenle kaleyi, eski ve yeni kale olarak iki bölümde incelemek mümkündür.

Kent

merkezinde

yer

almaktadır.

Evkaf kayıtlarında Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’a ait olduğu yazılı bulunan bu caminin, Selçuklu Devleti’nin 1214 yılında Sinop’u fethinden hemen sonra yapılmış olduğu sanılmaktadır. Enine

planlı

olarak

yapılan

yapı

2

sahınlıdır. 66 x 22 m ebatlarındaki bu Ulu Camii, kuzey taraftan 12 m yüksekliğinde, 66 x 44 m ebatlarında büyük bir avlu ile çevrilidir. Avluya 3 adet kapıdan girilmekte, cami iç kısmı ise 5 adet kapı ile avluya açılmaktadır. Caminin biri kasnağı daha yüksek olmak üzere ortasında 3 adet büyükçe; doğu ve batı taraflarında ise birer adet küçük kubbesi bulunmaktadır. Yapının geriye kalan diğer bölümlerinin üzeri ise çapraz tonozlarla örtülmüştür. Yapı; enine plan ve geniş avlu özelliğiyle Erken Dönem İslam Cami şemasına benzemektedir.


Cami,

son

Bizans dönemine ait bir yapıdır. Geniş

geçmiştir.

bir alana yapılmış büyük bir avlu, haçvari

Avlu kuzeydoğu köşesinde, içerisinde 11 adet

simetrik planlı bir mekân vardır. Şapel ve diğer

sanduka bulunan Candar(İsfendiyar)oğulları

mekânlardan oluşan yapı, tümüyle dikdörtgen

Türbesi yer almaktadır.

planlıdır.

2008–2009

avlusuyla yılında

beraber

en

onarımdan

PERVANE MEDRESESİ

PAŞA TABYALARI

Medrese, Alâeddin Cami avlu kuzey girişinin karşısında bulunmaktadır. 1262 yılında şehrin ikinci defa alınışı anısına Selçuklu Veziri Muinüddin

Süleyman

Pervane

tarafından

yaptırılmıştır. 1932 ile 1970 yılları arasında Müze olarak görev yapan ve günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün malı olan Medrese; 2002 yılında Kültür ve Turizm amaçlı kullanılmak üzere Sinop Valiliği’ne tahsis edilmiştir. Sinop Valiliği’nce Sinop’a özgü el sanatları ve mutfağı ile ilgili kişilere tahsis edilerek çarşı haline getirilmiştir.

Karakum yolu üzerinde bulunan yapının; denizden gelen tehlikeleri önlemek amacıyla, 1853 Rus baskınından sonra yapıldığı tahmin edilmektedir. Yarım ay şeklinde olan tabyalar; üstte 11 adet top yatağı ile altta cephanelik ve mahzenlerden oluşan üçlü bir yapıdır.

SEYİT İBRAHİM BİLAL HAZRETLERİ TÜRBESİ

Ada Mahallesi’nin üst kısmında, radara

çıkan yolun solunda, geniş bir alan içerisinde, Cezayirli Ali Paşa Camisi’nin bitişiğinde yer almaktadır. Türbe; Yaş Bey diye anılan Hoca Ebubekir oğlu, Oğul Beyoğlu, Koçkad oğlu, İlbasmış’ın oğlu Emir Tayboğa için; oğlu Emir Beklemiş tarafından H 679 (M 1280) yılında yaptırıldığı ortadaki taş sandukanın kitabesinden anlaşılmaktadır. Türbedeki

BALATLAR KİLİSESİ YAPI KOMPLEKSİ

kenarları

kafesle

çevrili,

kitabesiz ahşap sandukanın Seyit İbrahim Bilal’e ait olduğu tahmin edilmektedir.

73


Sinop’ta Görülecek Yerler | ARGEDER

SULTAN HATUN TÜRBESİ

Türbenin inşa kitabesi olmadığından ne zaman ve kimin adına yapıldığı hakkında açık bir malumat yoktur. Ancak, soldaki sandukanın baş şahidesinin iç kısmındaki kitabeye göre; İskender Kızı Ture Hatun ismi geçmektedir.

Arkeoloji Müzesi bahçesinde bulunan ve halk arasında “Aynalı Kadın Türbesi” adıyla bilinen yapı; kemerli kapı girişin üzerinde bulunan kitabeye göre H 797 Ramazan ayında (M 1395 Haziran ayında) inşa ettirilmiş olup içerisinde bulunan 3 adet sandukadan birisi (büyük ihtimalle en büyüğü) H 797 (M 1395)

Buna göre; türbenin Celaleddin Beyazıd’ın oğlu İskender’in karısı ile kızı “Ture Hatun” için yaptırıldığını tahmin etmekteyiz.

YESARİ BABA

TÜRBESİ

tarihinde vefat eden Osmanlı Padişahı Orhan

Bektaşi Tekkesi adıyla bilinen mevkide

Bey’in oğlu Süleyman Paşa’nın kızı Sultan

yer alan küçük bir türbedir. Bu alandaki temel

Hatun’a aittir. Sultan Hatun, aynı zamanda

kalıntılarından burada bir tekke yapısının

Candaroğlu Beyi Süleyman Paşa’nın da karısıdır.

olabileceği; türbe ve çevresindeki muhtemel

Diğer kabirlerin kime ait olduğu belli değildir.

mezarların tekkenin hazire kısmını oluşturduğu düşünülmektedir. Tarihi eser olarak tescilli olan türbe içerisinde ve tam ortasında H 1297 (M 1880) tarihinde vefat eden Bektaşi Şeyhi Yesari

74 74

Baba’nın kabri bulunmaktadır. Orijinalinde güney duvarı üzerinde olması gereken ve bugün batı duvarı üzerinde bulunan mermer kitabesine göre ilk yapı H 1300 (M 1883) yılında yapılmıştır.

CEZAYİRLİ

ALİ PAŞA CAMİİ

HATUNLAR TÜRBESİ

Seyit İbrahim Bilal Hazretleri Türbesi

Cezayirli Ali Paşa Camii’nin kuzeybatı cephesinde yer almaktadır. Kare planlı tek kubbeli tipik bir Candaroğlu türbesidir. Türbe

içerisinde

bulunmaktadır.

iki

adet

sanduka

bitişiğindedir. İlk olarak ne zaman ve kimin yaptırdığı bilinmeyen cami, 1866 tarihinde Cezayirli Ali Paşa ve 1896 tarihinde de Sultan Abdülhamit Han tarafından tamir ettirilmiştir. 1874 tarihinde inşa ettirilmiş bir minaresi vardır.


KEFEVİ CAMİİ Şeyh Mahmud Çelebiyyül Kefevi; 1575 senesinde Sinop’a kadı olarak gelip görevini bıraktıktan sonra bu Camiyi yaptırmıştır. Yapı, daha sonra 1895 senesinde Mutasarrıf Bekir Paşa tarafından tamir ettirilmiştir. Camiye 1920’li yıllardan sonra Ayetler ve mübarek kelimeler nakşettirilmiştir.

SARAY CAMİİ

HACI ÖMER CAMİİ

Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre; H

(TERSANE/İSKELE/GÜMRÜK)

776 (M 1375) senesinde Candaroğlu Beyi Sultan

yaptırıldığı anlaşılan ve Saray Camii namıyla

Celaleddin

Tersane mevkiindedir. 1903 senesinde

eşraftan Hacı Çerkez Ömer Efendi tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Daha önce bunun yerinde İsmail Ağa Gümrük Camii adıyla bilinen

kubbe ile örtülüdür. Saray Camii, Sinop’ta bu plan tipinin en büyük örneğidir.

tarafından

tamir

edilerek

yenilenmiş

kuzeydoğu

ve

kuzeybatı köşesine kesme taştan yapılmış güdük bir minare de eklenmiştir. Ayrıca Camiin ön cephesindeki moloz taş duvarların ahşapla bu onarım sırasında kaplandığı tahmin edilmektedir.

CANDAR OĞULLARI TÜRBESİ (İSFENDİYAR) Alâeddin

yapımına başlanmış, 1909 yılında da ahali

75

bir zat olduğu rivayet edilmekte ise de inşa

1651 senesinde Mehmed Ağa tarafından

döneminde

Kareye yakın dikdörtgen planlı olup üzeri bir

banisinin Karpuzcu oğlu Mehmed Ağa isminde

KALEYAZISI (MEHMEDAĞA) CAMİİ

Bayezid

bilinen bu Camii, kesme taştan yapılmıştır.

ahşap bir cami vardı. Bu ahşap camiin ilk

tarihi bilinmemektedir.

(Kötürüm)

Camisi’nin köşede

bulunan

avlusunda Türbe,

Candaroğulları’ndan Celalettin Beyazıt ile oğlu İsfendiyar ve İsfendiyar’ın oğlu İbrahim Bey’ler ile bu aileye mensup zatların kabirlerini ihtiva etmektedir. Yapım kitabesi olmayan türbenin hangi tarihte ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinememektedir. Vakfiyesi “İbrahim Bey” diye kayıtlıdır.


Sinop’ta Görülecek Yerler | ARGEDER

başlanmıştır.

FETİH BABA MESCİDİ Orijinalinde kare planlı olan bu yapı 1970’li

yıllarda yol genişletme çalışmaları kapsamında kuzey tarafı yıkılarak güney yönüne doğru çekilmiş ve bugün enine planlı görünümde olup, harim kısmı ancak 2 saf sığabilecek kadar kalmıştır.

YEŞİL TÜRBE Alâeddin Camiin doğusunda ve Sakarya Caddesi üzerinde yer alan türbe; kare planlı ve

76

ÇEÇE SULTAN TÜRBESİ Gerze ilçesi Yenikent Beldesi sınırları

üzeri kubbeyle örtülü bir 15. yy yapısıdır. Giriş

içerisinde

üzerinde kitabesi bulunmayan binanın yapım

Selçuklular döneminden kalma tek katlı ve tek

tarihi meçhuldür. İçerisinde 5 adet sanduka

mekânlı bir yapıdır. Ön cephenin sağ kenarında

bulunmakta olup bu sandukaların üzerleri

küçük boyda, kenarı kesme taştan yapılmış

ahşap kafeslerle kapatılmıştır.

kemerli bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kapı

MEYDANKAPI (SÜLEYMANİYE) CAMİİ Meydankapı mevkiindedir. Caminin ilk

yaptıranın Şeyh Ömer Efendi olduğu ve yapımı için 1723 tarihi verilse de caminin yapım kitabesi yoktur. Daha sonra 1877 senesinde Mutasarrıf Ahmet Kemal Paşa tarafından; Kanuni Sultan Süleyman adına İçkalede mevcut olup harap olan Camii Şerifin vakfiyesiyle bu cami tamir edilmiş ve buna binaen Meydankapı Camisi’nin adı da Sultan Süleyman’ın adına izafeten Süleymaniye Camisi olarak anılmaya

bulunan

Çeçe

Sultan

Türbesi

üzerinde küçük ebatta dikdörtgen şeklinde taş üzerine Selçuklu yazı stilinde yazılmış bir kitabesi vardır.


DURAKHAN KERVANSARAYI 1265 yılında Selçuklu Veziri Muiniddün Süleyman Pervane tarafından yaptırılmıştır. Kervansarayın duvarları o zamanki inşaat tekniğine uygun olarak moloz, taş, kireç ve harçla yapılmıştır.

TERELEK KAYA MEZARI

AMBARKAYA KAYA MEZARI

MÖ 7. yy’da yapıldığı sanılmaktadır. Durağan İlçesi Köklen Köyü Kemerbahçe Mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Terelek

Kaya

Mezarı,

Gökırmak

vadisine

hâkim durumda olan çok yüksek bir yerde bulunmaktadır. Önde 3 sütunlu giriş bölümü ve arkada mezar odasından oluşmaktadır. Mezarın ön cephesinde sütunlar üzerinde, alınlık

diyebileceğimiz

bölümde

kabartma

olarak bir insanla aslanın mücadelesi, bunun sol tarafında ise boynuzlar arasında bir insan başı görülmektedir.

MÖ 6. yy’da yapıldığı tahmin edilmektedir. Mezar

Durağan

İlçesinin

doğusunda

(Durağan-Vezirköprü karayolu üzerinde) ve Gökırmak’ın güney kenarındaki Karadeğin Mahallesinde 20 metre yükseklikte kalker bir kayaya oyulmuştur. Önde 3 sütunlu giriş bölümü ve arkada mezar odasından oluşmaktadır.

SALAR KÖYÜ KAYA MEZARI MÖ 7. yy’da yapıldığı sanılmaktadır.

Boyabat İlçesi Salar Köyünde bulunmaktadır. Kalker kaya yüzeyi düzeltilerek meydana getirilen mezar anıtı, ana kaya gövdesinin oyulmasıyla önde 3 sütunlu giriş bölümü ve

arkada

oluşmaktadır.

dikdörtgen

mezar

odasından

77


Sinopta Doğal Güzellikler

SİNOP’TA DOĞAL GÜZELLİKLER 78

AKLİMAN

Hamsilos Koyu, Deveci Deresi adlı küçük bir akarsuyun ağzında yer alan 300-400 m’lik bir deniz girintisidir. Hamsilos Limanı, morfolojik

Şehrin batısında, kent merkezine 9 km uzaklıktadır.

Kilometrelerce

uzunluğunda

ve 15-20 m genişliğinde bir şerit gibi uzanan kumsalı

vardır.

Alanda

bulunan

Akliman

Piknik Alanı, her türlü ihtiyaca cevap verecek niteliktedir. Piknik alanı, ormanla denizin iç içe olduğu “ria” tipinde bir kıyıdır.

HAMSİLOS KOYU Yemyeşil ormanı ve denizin bir nehir gibi kara içine girdiği koyu ile Hamsilos çevresi çiçek ve ağaçlarla bezenmiş bir doğa harikasıdır. Kent merkezine 11 km uzaklıktadır.

delillere

göre,

Deveci

Deresi

Vadisi’nin

aşağı kesiminin, karada oluşan çöküntüler sonucunda sular altında kalmasıyla oluşmuş, dünyada sadece Norveç ve Sinop’ta bulunan “ria” tipi bir kıyıdır.

SARIKUM Sinop il merkezine 21 km uzaklıkta bulunan Sarıkum Gölü ve çevresi, Tabiat Koruma Alanı olarak ilan edilmiş doğa harikası bir yerdir. Burada deniz, orman ve göl bir aradadır. Deniz kenarında ince taneli kumların oluşturduğu geniş ve uzun bir kumsala sahip olan yer, adını kumunun renginden almıştır.


AKGÖL Ayancık Ayancık-Kastamonu

ilçesinin yolunun

güneyinde 31.

İNCEBURUN

km’sinde

Türkiye’nin En Kuzey Noktası İnceburun

ayrılan yoldan 5 km içeride bulunan Akgöl

ve çevresi ormanlarla kaplı olup, geyik,

Yaylası 1200 metre yüksekliktedir. Etraftaki

sülün, karaca gibi hayvanlar için koruma

sık köknar ormanları içinden akan iki çayın

alanıdır. İnceburun’da bulunan deniz feneri

birleşerek oluşturduğu göl ortalama 3 dönüm

çevresinde oluşturulmuş seyir teraslarında

alanı kaplamaktadır. Bozulmamış bitki örtüsü

oturarak güneşin denizden batışını zevkle

ve büyüleyici manzarası ile doğa meraklılarının

seyredebilirsiniz.

ilgisini çekebilecek bir yerdir. Sinop’taki en güzel mesire yerlerinden biri olan Akgöl’de sandal gezintisi de yapılabilmektedir.

ERFELEK ŞELALELERİ Erfelek ilçesi Tatlıca köyü sınırları içerisinde bulunmakta ve kent merkezine 42 km uzaklıkta yer almaktadır. Aynı vadi üzerine ardı ardına sıralanmış irili ufaklı 28 adet şelaleden oluşmuş olan Tatlıca Şelaleleri’nin bu özelliği dünyanın başka bir yerinde bulunmamaktadır. Doğal sit alanı olan bölgede çeşitli turizm aktiviteleri gerçekleştirmek mümkün olmaktadır.

İNALTI MAĞARASI Mağara, Ayancık ilçesine yaklaşık 35 km uzaklıktaki İnaltı köyü yanında yer almaktadır. Ulaşımın toprak ancak güzel manzaralı bir yolla sağlandığı İnaltı köyü ile mağara arasındaki uzaklık, yaklaşık 400-500 m civarında olup, eğim oldukça fazladır. İnaltı Mağarası geniş ve yüksek bir girişle başlamakta ve 350-400 m’lik kısma kadar bu özelliğini korumaktadır. Mağara 3-6 m genişliğe, 5-25 m’ye varan yüksekliğe sahip olup, büyük bir tünel şeklinde devam etmektedir. İlk 350-400 m’lik bölümde, mağara oluşumları açısından duvarlarda travertenler ile yer yer küçüklü

büyüklü

sarkıtlar

bulunmaktadır.

Mağaranın toplam uzunluğu 700 m olup, 400 m’den sonrası sulu ve çamurludur. Son yıllarda yapılan aydınlatma, yürüyüş parkuru, merdivenler ve WC, Büfe gibi hizmet alanları ile turizme açılmış olan İnaltı Mağarası binlerce yıllık doğal birikimi ile meraklılarınca keşfedilmeyi beklemektedir.

79


Sinopta Doğal Güzellikler

BAHÇELER MEVKİİ Şehir merkezinin girişinde, iç limana

bakan kısımda ormanla kaplı bir alandır. Ortalama 500 m uzunluğunda ve 4-10 m arasında değişen genişlikte kum bandında; halk plajı, orman kampı ve dinlenme tesisleriyle, belediye kampı ve kampın içinde yer alan motel, restoran, kamp ve çadır yerleri bulunmaktadır. İnce sarı kum ile kaplı olan sahil bandından

MOBİL KORUCUK KÖYÜ MEVKİLERİ İl merkezine 2 km uzaklıkta, Sinop Yarımadası’nı çevreleyen yol üzerindedir. Sakin bir denize ve tertemiz kumsallara sahip yörede, belgeli tesisler, restoranlar, kamp ve karavan yerleri ile geniş bir hizmet olanağı sağlanmıştır. Sinop’ta il turizminin en yoğun olduğu yer burasıdır.

denize girilebilmektedir. Bandın gerisindeki ormanlık alan ise piknik ve mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

KARAKUM İl Merkezine 2 km uzaklıktadır. Sinop 80

Yarımadası’nı çevreleyen yol üzerindedir. Kamu ve özel sektöre ait otel, tatil köyü, kafe, restoran, bungalov tipi evler, karavan ve çadır yerleri bulunmaktadır. Adını ince simsiyah kumundan almış olan bu mevkideki kumun, halk arasında romatizma ve siyatik gibi hastalıklara iyi geldiği söylenir.

BAZALT KAYALIKLARI Son yıllarda keşfedilen Boyabat Bazalt Kayalıkları Boyabat’a 15 km uzaklıkta Kurusaray Köyü civarında Fındıklık mevkiindedir. Bir doğa harikası olan bu yer I. Derece Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Birbirine yakın 3 vadide yer alan Bazalt Kayalarının özelliği 30-40 m yüksekliğinde 4-5-6 köşeli sütunlardan oluşmasıdır.


İLBANK’TAN SİNOP HALKINA BÜYÜK HİZMET yönetimlere

Karadeniz bölgesinde önemli yatırımlar

verdiği hizmetle başta altyapı olmak üzere

gerçekleştiren İller Bankası Samsun Bölge

malzeme-ekipman sektörü, üstyapı sektörü

Müdürlüğü, Sinop ilimizle ilgili yatırımları

ve şehircilik sektörüne aktarılan kredilerle

dergimizle paylaştı.

İller

Bankası

yerel

ekonomiye önemli bir girdi sağlamaya devam

Bölge Müdürlüğümüz, faaliyet alanındaki

ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili

yerel yönetimlerin ihtiyacı olan tüm sektörlerde

kuruluşu İlbank, ülkemizin dört bir yanında

kanalizasyon, içmesuyu, arıtma tesisi, derin

belediyelerin her türlü altyapı ve üstyapı

deniz deşarjı, yol, kaldırım, raylı sistem, hizmet

ihtiyacına finansman sağlayarak ve teknik

binası, seyir terası, spor kompleksi, harita ve

danışmanlık hizmeti vererek modernleşme

imar planları gibi alanlarda hizmet vermektedir.

tarihimize büyük katkı sağlıyor.

81


İlbank’ tan Sinop Halkına Büyük Hizmet

Sinop ili dahilinde Bölge Müdürlüğümüze ait 82

altyapı

sektöründe

3

adet,

üstyapı

sektöründe 1 adet, ulaşım sektöründe 1 adet, proje sektöründe 6 adet ve imar planı sektöründe 5 adet olmak üzere tüm sektörlerde toplam 16 adet işimiz bulunmaktadır. Devam eden tüm sektörlerdeki işlerimizin sözleşme bedelleri

toplamı

19,7

milyon

TL’dir.

Bu

işlerimizin sektörel bazda dağılımları altyapı sektöründe 15,7 milyon, üstyapı sektöründe 498 bin, ulaşım sektöründe 2,4 milyon, proje

Sözleşme bedeli 4.814.030,00 TL olan

sektöründe 636 bin ve imar planı sektöründe

“Sinop (Merkez) Deniz Deşarj ve Arıtma

431 bin TL’dir.

Tesisi” yapım işimiz 2016 yılı haziran ayında

Diğer taraftan Sinop ili belediyeleri ve İl

yeniden ihale edilerek temmuz ayında işe

Özel İdaresine ihtiyaçlarını karşılamak için alım

başlanmıştır ve 2017 yılı temmuz ayında bitmesi

işlerinde kullanılmak üzere 2015 yılında toplam

planlanmaktadır.

1,3 milyon TL kredi, 1,8 milyon TL hibe tahsis edilmiştir. Türkeli

Samsun Bölge Müdürlüğümüz Sinop ilinde, 9 belediye ve 1 İl Özel İdaresine verdiği

Kanalizasyon

Şebeke

İnşaatı

işimizin sözleşme bedeli 4.112.898,00 TL’dir. 2015 yılı temmuz ayında başlanan işimiz geçici kabul aşamasındadır.

hizmetlerle 200 binden fazla vatandaşımıza hizmet vermektedir.


SİNOPLU ÜNLÜLER DiogeneS (DiyojeN) : Sinopta doğmuş bir

yunan

filozofudur.

Sinopta

bankacılık

yapan babasının kalpazanlıkla suçlanmasından sonra Yunanistana taşınmıştır. Kinizm felsefe okulunu kuran Antisthenes’in en ünlü öğrencisi olmuştur. Diogenes’e göre erdem (fazilet) en üstün varlıktır.Bilim , ün , zenginlik hor görülmesi gereken yalancı varlıklardır. Diogenes genelde bir fıçı içinde yaşardı. Korinthosta büyük İSKENDER kendisinden bir dileği olup olmadığını sorunca Evet Demiş Bana gölge etme başka ihsan eylemem demiştir. Diogenes bir gün güpegündüz elinde fenerle Atina sokaklarında gezmiş ve bir insan arıyorum diye bağırmıştır. Her yerde saygı gören diogenes e Korinthoslular direk biçiminde bir anıt Sinoplular ise bir heygel diktirmişlerdir. Seydi Ali Reis ( ? - 1562) : Büyük bir Türkç denizcisi alim ve şair olan Seydi Ali Reis XVI yüzyılın mühim simalarından birisidir. Kanunu Sultan Süleymanın Rodos fethinde donanma ilen bulunduğu ve ondan sonrada Barbaros Hayrettin Sinan Paşa ve diğer namlı kaptanlarla bütün Akdeniz Cenklerine iştirak ettiği bilnmektedir. Mısırda donanma komutanlığına getirilmiştir. Bir fırtınadan sonra Hindistan kıyılarına çıkan Ali Reis dört sene süren seyahatini kitap haline getirmiştir. Ayrıca Ali Kuşcunun astronomiye ait bir eserinide Türkçeye çevirmiştir.

83


Sinoplu Ünlüler | ARGEDER

Rıza Edebiyata

Nur ve

(1876-1942) bilhassa

:

Türk

Hekimliğe

tarihine

air

eserleri ile Milletvekili Bakan Sulh murahhası gibi sıfatları ile tanınmış olan Dr Rıza Nur 1879 yılında Sinop’ta doğmuştur. 1908 harf inkilabından sonra İstanbul meclisine mebus seçilmiştir.Büyük

zaferden

sonra

Büyük

Millet Meclisine Millet Vekili seçilmiştir Lozan Sulh Anlaşmasında ikinci Murahhas sıfatı ile bulunmuştur. 1924 ten sonra siyasi haytaan ayrılarak Pariste edebiyat ve tarih tetkikleri ile uğraşmıştır. Bunlar arasında 14 ciltlik mufassal Türk Tarihi en önemlilerindendir. Sinoptaki evini Kütüphanesi ile birlikte vakfetmiş olup Bugün Rıza Nur Kütüphanesi olarak faliyettedir. Ferit Dikmen (1900-1973) :Köklü bir aileye sahip olan Ferit Dikmen 1900 da sinopta doğmuştur. Tahlisini pek ilerletemeyen Dikmen hayata esnaf olarak atılmış ve sonradan kendini 84

yetiştirmiştir. Sinopa gönül vermiş ve ona aşık bir insandır. Bu aşkını Sinop hakkında yazdığı şiirlerle geliştirmiş ve ömrünün sonuna kadar yorulmadan eserler hazırlamıştır. Sinop’un yetiştirdiği bu kıymetli halk ozanı 73 yaşında aniden hastalanarak vefat etmiştir.

Ahmet Muhip Dranas : (1909-?) Türk şaiiri tiyatro ve roman yazarıdır. 1909da Sinopta doğrdu Ulus Vatan Zafer gazetelerinde yazılar yazdı. İstanbul Güzel Sanatlar akedemisinde çalıştı Fahriye abla gibi ünlü şiirler yazdı.


SİNOP’UN YÖRESEL YEMEKLERİ HAMSİLİ PİLAV Malzemeler:

Pilav suyunu çekince karabiber, bol maydanoz,

nane

konularak

demlenmeye

1 kg Hamsi, 250 gr pirinç, 1 baş soğan,

bırakılır. Sırtları unlanan hamsiler yağlanmış

200 gr tereyağı (ya da arzuya göre sıvı yağ ), 1/2

tepsiye sırtları gelecek ve tavanın her yerini

bardak su, 2 yumurta, maydanoz, nane, tuz,

kapatacak şekilde dizilir. Burada dikkat edilecek

karabiber

husus hamsilerin hep aynı şekilde ve yarı yarıya birbirinin üzerine gelecek şekilde dizilmesidir.

Yapılışı

Bu şekilde dizilmezse pişirme esnasında araları açılır. Tepsinin kenarlarına da bir kısmı tepsiden

Hamsiler ayıklanır ve kılçıkları çıkarılır

sarkacak şekilde dizilmelidir ki sonradan üzeri

(eğer kılçıkları kolay çıksın istiyorsanız hamsiyi

kapatılabilsin. Dinlenmiş pilav bunun üzerine

bir

tarafta

dökülür ve yerleştirilir. Kalan hamsiler ve

soğanlar yağda sarartılıp içine pirinç eklenir

tepsinin kenarından sarkanlar ile pilavın üzeri

ve karıştırılarak kavrulur. Tuz eklenerek üzerini

tamamen kapatılır. (Görünüm olarak pasta

kapatacak kadar su konularak pişirilir. Pirinçler

şeklini almalıdır) Hamsilerin üzerine çırpılmış

diri diri olmalıdır.

yumurta sürülür ve fırına verilir.

gün

dinlendirmelisiniz).

Diğer

85


86


SİNOP MANTISI

Karelerin içine kıyma, soğan, tuz ve karabiberden hamurlar

oluşan

muska

karışım

şeklinde

konulur

ikiye

ve

katlanır.

Katlanan hamurlar önce kaynamış tuzlu suda haşlanır sonrasında buradan bir süzgece

Malzemeler:

alınır ve birbirlerine yapışmasını engellemek

Un, yumurta, su, tuz, soğan, kıyma,

üzerine isteğe göre ceviz, keş veya sarımsaklı

karabiber, ceviz

Yapılışı Yumurta, un, tuz ve suyla orta sertlikte bir hamur yoğrulur ve parçalara ayrılır. Bir süre dinlendirilen hamur parçaları, oklava ile orta kalınlıkta açılır ve yaklaşık beşer santimlik karelere bölünür.

için üzerlerine soğuk su dökülür. Sonrasında bir tepsiye veya tabağa alınan hamurların yoğurt dökülerek servis edilir. İsteğe göre bu malzemelerin üzerine kızdırılmış tereyağı veya kekik, nane, pul biber gibi baharatlar da dökülebilir. Mantı,

evlerde

büyük

tepsilerde

hazırlanarak servis yapılır. Eğer cevizli mantı tepsiye döşenecekse ceviz önce tepsinin dibine biraz serpilir, üzerine biraz pişmiş hamur konur tekrar üzerine ceviz serpilerek kat kat döşenir. En son üzerine kızdırılmış tereyağı gezdirilir.

87


Sinop’un Yöresel Yemekleri | ARGEDER

SİRKELİ PIRASA

Malzemeler:

1 kilogram ayıklanmış, yıkanmış ve parmak uzunluğunda doğranıp dikey bölünmüş pırasa, 4 çorba kaşığı sirke, 3 çorba kaşığı un, 2,5 su bardağı yoghurt, 4 veya 5 diş dövülmüş sarımsak, yeterince tuz ve karabiber, kızartmak için yeterince sıvıyağ.

88

Yapılışı Öncelikle pırasalar tuzlu suda çok az haşlanır. Daha sonra süzülüp soğumaya bırakılır. Pırasalar hafifçe sıkılır ve kalan su da çıkartılmış olur. Yağ derin bir tavada kızdırılıp önce pırasalar arkalı önlü kızartılarak tencereye sıralanır. Üzerine sarımsaklanmış ve çırpılmış yoğurt yayılır. Sirke gezdirilir ve kısık ateşte 7-8 dakika kaynatılır. Ilık veya soğuk servis yapılır.

Bizim şehirler | sinop sayi  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you