Page 1

TOBB’a göre en büyük tehlike işsizlik TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Ülkemiz açısından bugün, yarın ve gelecekte olsun en büyük tehdidi ve tehlikeyi işsizlikte görüyorum.” dedi. TÜİK’in rakamlarına göre 6 milyon 100 bin kişinin işsiz olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Her yıl 700 bin genç istihdam nüfusuna katılıyor. Bu, çok büyük bir rakam. Bunun çözümü de tek yer. İçeride yatırım ve üretimin devam ediyor olması lazım.

!

Yatırım ve üretim devam etmezse gelecekte daha büyük sıkıntı olur. Çözümü de devlet eliyle kalkınma modeli bittiğine göre, Türk özel sektörünündür. Türk özel sektörü de geçmişteki başarı öyküsüyle zaten bunu yapmaya hazır.” şeklinde konuştu. ■ Haberin devamı 10’da

HABER DENiZLi TiCARET ODASI GAZETESi

10.000 Adet Basılmıştır

DENiZLi'NiN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERiLERi Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Denizli’nin son yarım yüzyılda Türkiye ve Ege Bölgesi’nde ticaret ve üretim merkezi olduğunu, ancak dünyada yaşanan krizden çok etkilendiğini, bunların aşması için bazı tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

Denizli sanayisinin son 4 yıldan bu yana yüksek faiz ve düşük kur, enerji fiyatlarının, dünyanın en pahalı enerjisi olmasa da rakip ülkelere nazaran pahalı olması, 5084 sayılı yatırım teşvik yasasının çev-

re illere sunduğu avantajlarla uğradığı haksız rekabet ve üretim maliyetlerindeki yüksek rakamlar yüzünden zora düştüğünü anlatan Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, 5084 sayılı Yatırım Teş-

vik Yasası’nın mevcut çalışan işletmeler için herhangi bir fayda sağlamadığını belirtti. Şirketlerin söz konusu ağır şartlarda mücadelesine devam ederken, mali krizin de etkisiyle birlikte firmaların finan-

Manchester da bir zamanlar tekstil merkeziydi

sal sıkıntıya düştüğünü dile getiren Başkan Özer, alternatif sektörlere yönelme gerekliliğini iyi bildiklerini fakat sıkıntılar nedeniyle işletmecilerin bu konuya sıcak bakamadığını söyledi. ■ Devamı 3’te

Denizli için en iyi alternatif sektör

SERA ■ Haberin devamı 7’de

■ Haberin devamı 9’da

EMANTRA kapsamında İngiltere’nin ikinci büyük kenti Manchester’a giden Denizli Ticaret Odası heyeti, yıllarca Denizli gibi tekstil-dokuma merkezi olan Manchester’da artık çok faz-

la bu alanda faaliyet gösterilmediğini; şimdilerde, moda, mühendislik, müşavirlik ve hizmet sektörleri ile tarım-hayvancılık faaliyetlerinin mekanik olarak yoğun şekilde yapıldığını belirledi.

Denizli Ticaret Odası heyeti, Hollanda’daki seracılık faaliyetlerini yerinde inceledi.


3

Aralık 2009

İşte çözüm önerileri Sanayileşme hamlesiyle ön plana çıkan Denizli’deki işletmelerin büyük bölümü ihracata yönelik çalışan genç firmalardan oluşuyor. Kamuoyunda tekstil ve konfeksiyon sanayi ile tanınan Denizli’de; demir-çelik ve işlenmiş metal ürünler, kablo, cam, mermer, derikösele ve gıda gibi değişik sanayi dalları bulunuyor. Dinamik, ideal sanayi yapısıyla Türkiye’de daha önceki süreçlerde yaşanan ekonomik krizlerden hasar almadan hatta gücüne güç katarak çıkan Denizli, bu kez ihracatçı yapısı nedeniyle dünyada yaşanan finansal krizden olumsuz etkilenerek, küçülme yoluna gitti. 20 bin kişinin işsiz kalmasına yol açan bu durum, aile bireyleriyle birlikte göz önünde bulundurulduğunda çok ciddi rakamlar ortaya çıkıyor. Denizli sanayisinin son 4 yıldan bu yana yüksek faiz ve düşük kur, enerji fiyatlarının, dünyanın en pahalı enerjisi olmasa da rakip ülkelere nazaran pahalı olması, 5084 sayılı yatırım teşvik yasasının çevre illere sunduğu avantajlarla uğradığı haksız rekabet ve üretim maliyetlerindeki yüksek rakamlar yüzünden zora düştüğünü anlatan Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, 5084 sayılı Yatırım Teşvik Yasası’nın mevcut çalışan işletmeler için herhangi bir fayda sağlamadığını belirtti. Şirketlerin söz konusu ağır şartlarda mücadelesine devam ederken, mali krizin de etkisiyle birlikte firmaların finansal sıkıntıya düştüğünü dile getiren Başkan Özer, alternatif sektörlere yönelme gerekliliğini iyi bildiklerini fakat sıkıntılar nedeniyle işletmecilerin bu konuya sıcak bakamadığını söyledi. Özellikle Denizli’nin seracılık için çok uygun bir bölge olduğunu, bunu da Hollanda inceleme gezisi sırasında bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Başkan Özer, “Seracılığın ön araştırmasını yapmak üzere bu alanda söz sahibi olan Hollanda’da

Necdet ÖZER DTO Başkanı

Krize rağmen... Denizli Ticaret Odası olarak, dünyadaki kriz nedeniyle ilimizde özellikle tekstil sektörünün yaşadığı pazar daralmasına alternatif oluşturmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda siz çok kıymetli üyelerimizin önünü açmak ve yol gösterici olmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Geçtiğimiz ay iş gezileri tertip etmenin yanı sıra Odamız’da da bir etkinlik düzenleyerek mevcut pazarların dışına çıkmanın yollarını aradık.

bir takım incelemelerde bulunduk. Gördük Denizli, termal sıcak suları, iklimi ve diğer fiziki şartları itibariyle seracılık için çok uygun bir yer. Bunu belirledik ancak şu andaki sıkıntılar nedeniyle henüz bu alanda yatırımlar yapılamıyor. En kısa sürede krizin etkisini atlatıp, seracılıkta söz sahibi konuma gelebiliriz. Ama içinde bulunduğumuz sıkıntıları bertaraf etmek ve kurtulmak önceliğimizdir.” dedi. Özer, sorunlara dönük çözüm önerilerini şöyle sıraladı: -İhracattan elde ettiğimiz kazanç oranlarının düşüklüğü şu an yaşadığımız kriz ortamında olduğu gibi, kriz öncesi dönemde de mevcuttu. Dolayısıyla vakit geçirilmeden ihracat teşvik edilmelidir. Bu bağlamda; -Mevcut işletme kredilerindeki darlık nedeniyle uygun kredi kaynaklarının bir an önce devreye sokulması ve belli bir zaman içinde devamlılığı gerekmektedir. Bu kredilerin ihracatın, istihdamın, üretimin ve kullanılan enerji indirimlerinin baz alınarak verilebileceğini düşünüyoruz. -Kredi Garanti Fonu (KGF) ile ilgili kredilendirmede istenilen teminatlarda ticari bankalar kadar sıkı bir rejim uygulanmamasını bekliyoruz. -Exim-Bank kredileri yatırım ve ihracat şevkini arttıracak şekilde düzenlenmelidir. 1985-1990 yılları arasında olduğu gibi firmaların bir önceki dönemdeki ihra-

cat performansı ve ihracat taahhütlerine göre kredi verilmesi gerekmektedir. Bu da Denizli ve benzer merkezlerin içinde bulunduğu durgunluk ve gerileme dönemini aşmasına imkân verecektir. -Döviz kurları ekonominin rekabet gücünü destekleyecek, gerçekçi düzeyde olmalı, dalgalı kur sistemi yüzünden sıkıntıya düşen ihracatçılar için dolar 15001600 seviyelerinde tutulmalıdır. -Sanayicinin mevcut KDV alacaklarının erken ödenmesi yada devlete olan borçlarından mahsup işleminin sağlanması yerinde bir uygulama olacaktır. -Özellikle enerji girdi maliyetlerinden kaynaklanan istihdam üzerindeki yükün hafifletilmesi ile ilgili tedbirlerin acilen alınmasını beklemekteyiz. -İhraç mallarının üretiminde kullanılan girdiler üzerinden alınan dolaylı vergiler ihracatçıya teşvik olarak verilmelidir. -Elektrik ve doğalgaz üzerindeki vergilerin(ÖTV vb.), ihracata dönük malların üretiminde kullanılan kısmının iadesi, ihracatçımıza dünya ile rekabet edebilir konuma getirecektir. -Yatırımlarda yeniden yapılanmayı desteklemek ve istihdamı arttırmak için uygulanacak yatırım teşvikleri açık, etkin ve öngörülebilir olmalıdır. Ayrıca Leasing ile yapılan makine ve teçhizat alımları teşvik edilmelidir. -Kıdem tazminatı, bugün adeta sanayicinin omuzlarında yük olarak durmaktadır. Sanayici üzerindeki bu yükün azaltılması gerekmektedir. Herkesin katlanabileceği, çalışanın da hakkının gözetileceği bir çözüm bulunması sanayicimizin bulunduğu zor şartlardan çıkmasında büyük etken olacaktır.

Alternatif pazarların yanı sıra her zaman bahsettiğimiz, alternatif sektörlere de yönelmemiz gerekliliğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Tabi ki şu andaki mevcut sıkıntılar sebebiyle alternatif sektörlere yönelmenin kolay olmadığının da farkındayım. Ancak bunu gerçekleştirmek Denizli’nin müteşebbislik ruhunda var, yakın zamanda farklı sektörlerle de adını duyuracağından eminim. Öncelikle sizlere çeşitli ülkelere düzenlediğimiz iş gezilerimizden edinilen izlenimleri aktarmak istiyorum. Sonrasında da Avrasya Yönetici Sanayici ve İşadamları Derneği (AYSİAD) ile ortaklaşa tertip ettiğimiz Avustralya hakkındaki sizlere değerlendirmeler yapacağım. Sektörle ilgili bir grupla birlikte dünyaya adını seracılıkla duyuran Hollanda’ya gittik. Hollanda gezimiz kapsamında seralarda detaylı inceleme yapma fırsatı yakaladık. Hollanda’nın, güneş enerjisinden çok fazla yararlanamadığı için seralarında ısıtma teknolojisini kullandığını, bu yüzden de maliyetlerinin çok fazla olduğunu, hatta son yıllarda kriz ortamı nedeniyle zararına satışlar yaptıklarını öğrendik. Hollanda’nın tam tersi niteliğindeki Antalya ilimizde ise aşırı sıcaklık nedeniyle soğutma teknolojilerinin kullanıldığını, bunların da ek maliyetler meydana getirdiğini çok iyi biliyoruz. İki bölgenin bu sektörde kümelenmiş olmasına rağmen yaptığımız kıyaslama sonucunda Denizli’nin, ısı ve soğutmaya ihtiyaç duymadan iklim koşulları sayesinde seracılık yapabilecek konumda olduğunu açık ve net bir şekilde gördük. İşte bize alternatif bir sektör. Bu sektöre yatırım belki şu sıralarda görülmese de kriz sonrası ilk yatırım yapabileceğimiz alanlardan birisidir.

Değerli üyelerimiz

E M A N T - BAŞYAZI RA Projesi kapsamında İngiltere’nin ikinci büyük kenti Manchester’a giden Denizli Ticaret Odası heyetinden aldığım bilgilere göre; bu kentin Denizli benzeşen yönleri var. Yıllarca Denizli gibi tekstildokuma merkezi olan Manchester, artık çok fazla bu alanda faaliyet göstermiyor. Kentte şimdilerde, moda, mühendislik, müşavirlik ve hizmet sektörleri ile tarım-hayvancılık faaliyetleri mekanik olarak yoğun şekilde yapılıyor. Alternatif sektör arayışındaki Denizli için aslında Manchester model olabilir. Burada zamanla sektör kayması olduğu açıkça görülüyor. Biz Manchester’ı iyi irdelersek, kendimizi ona göre şekillendirebiliriz. Değerli üyelerimiz, Geçen ay, Melbourne Ticaret Ataşesi Ergüç Ülker, Odamızda düzenlenen seminerde Avustralya pazarı hakkında bilgi verdi. Seminerden aldığımız bazı notlar ışığında sizlere şunları aktarmak istiyorum. Dünyadaki krizden aldığı tedbirler sayesinde etkilenmemesiyle dikkat çeken Avustralya, uzak bir ülke olduğu için bize çok uzak bir pazar olarak görülüyor. Fakat, milli gelirinin yüksek olması, Denizli’nin kaliteli ürünlerinin olduğunu ve iyi kazançlar elde edileceğini düşünürsek aslında bu uzaklığı çok da önemsememiz gerektiği ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre Avustralya pazarına hakim olabilmek için sabırlı olmamız, ürünlerinizin kalitesini ispatlamamız şart. Bunları yaptığımız takdirde; Avustralya bizim için mükemmel bir pazar olacaktır. Firmalarımız dünya ve ülke gerçekleriyle hareket etmeli ve geleceklerini planlamalıdırlar. Bugün firmalarımız için en çarpıcı gerçek üretim maliyetleri ve yaşanan rekabettir. Hem ülke ekonomisinin rekabet gücü, hem de firmalarımızın, rekabet gücü önemli bir ölçü ve hayati bir meseledir. Ben sizlere birkaç örnekle alternatif pazarların ve sektörlerin halen var olduğunu anlatmak istedim. Denizli olarak bundan sonra “alternatiflerimizi” iyi düşünüp ona göre hareket etmemiz gerekiyor. Sevgi ve saygılarımla…


4

Aralık 2009

Denizli’de verimlilik seferberliği CHP Heyeti, Denizli Ticaret Odası’ndaydı

Sanayinin sorunlarını yerinde incelemek ve rapor hazırlamak için Denizli’ye gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili heyeti, Denizli Ticaret Odası’nı ziyaret etti.

Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) Denizli’de Verimliliği Artırma Projesi (VAP) başlattı. Denizli Valiliği, Denizli Ticaret Odası, Denizli Belediyesi ve Denizli Sanayi Odası işbirliği ile yürütülecek proje, Denizli’de verimlilik sorunları araştırılarak, bu sorunların giderilmesi için öneriler sunulmasını sağlayacak. VAP tanıtımı ve protokolü Denizli Ticaret Odası toplantı salonunda yapılan törenle imzalandı. Törene Denizli Valisi Yavuz Erkmen, Denizli Belediye Başkan Vekili Nilgün Ök, Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkan Yardımcısı Gültekin Okay Salgar, MPM Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Ünal, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, Genel Sekreter Yardımcısı Nurettin Peşkircioğlu, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Hayati Tek, Ege Bölge Müdürü Canan Arıtman ve çok sayıda sanayici ve iş adamı katıldı.

kanı Necdet Özer, son yıllarda dünya ticareti hızla artarken, ulusal ekonomilerin birbirine entegre olduklarını gördüklerini söyledi. Dünyadaki bu hızlı değişimin gerisinde kalmanın mümkün olmadığını ifade eden Özer, “Firmalarımız dünya ve ülke gerçekleriyle hareket etmeli ve geleceklerini planlamalıdırlar. Bugün firmalarımız için en çarpıcı gerçek üretim maliyetleri ve yaşanan rekabettir. Hem ülke ekonomisinin rekabet gücü, hem de firmalarımızın, rekabet gücü önemli bir ölçü ve hayati bir meseledir.” dedi.

rimliliği vicdan ile cüzdan arasında bir köprü olarak görüyoruz. Cüzdan önemli kaynaklarınızı iyi kullanırsanız bu kaynaklarınızı daha az kullanarak daha çok üreteceksiniz. Daha fazla kazanırken daha az enerji harcayacaksınız ama aynı zamanda da daha az kaynak kullanarak çevreye daha az olumsuz etki verecek, sosyal sorumluluğunuzu gerçekleştireceksiniz, sosyal sorumluluğu da vicdan olarak değerlendirirsek verimlilik vicdan ile cüzdan arasında olduğunu ifade edebiliriz.” dedi.

DSO Başkan Yardımcısı Salgar da “verimlilik için önemli çalışmalar yapılacağını biliyorum.” MPM Ege Bölge Müdürü ve ifadelerini kullandı. Denizli VAP Koordinatörü Canan Arıtman’ın VAP tanıtım MPM Genel Sekreteri Ünal, resunumu ardından protokol ko- kabettin dünyada vahşi bir hal nuşmalarına geçildi. DTO Baş- aldığını söyledi. Ünal. “Ve-

Yapılan konuşmaların ardından VAP protokolü Vali Erkmen, DTO Başkanı Özer, Belediye Başkan Vekili Ök, DSO Başkan Yardımcısı Salgar, PAÜ Rektörü Ardıç ve MPM Genel Sekreteri Ünal tarafından imzalandı.

DTO’dan MHP’ye ziyaret Denizli Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyelerinden oluşan bir heyet, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) il yönetimini ziyaret etti.

DTO heyetini karşılayan MHP İl Başkanı Zafer Kaplan, il yönetim kurulu üyeleri adına ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ticaret Odası’nın 13 bin üyesiyle Denizli’ye hizmet verdiğini söyleyen Başkan Necdet Özer, “Siyasi partilerimiz de Denizli için hizmet veriyor. Her zaman bir araya gelip, istişare yapmamızda fayda var. O yüzden her zaman kapımız sizlere açıktır.” dedi. Zafer Kaplan da, Denizli için ortak hareket etmeye hazır olduklarını belirterek, “Buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz. Siyasetten daha çok ‘Denizli için neler yapabilirizi’ paylaşmamız gerekiyor. Bunun için de sizlere bir araya gelmek çok önemli.” diye konuştu.

Denizli Ticaret Odası Meclis Salonu’nda ağırlanan CHP heyeti, Denizli’ye niçin geldiklerini anlattı. Heyetin başkanlığını yapan Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, sanayideki sorunları yerinde incelemek için şehirde olduklarını ifade ederek, “sizleri dinlemek istiyoruz” diyerek sözü Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer’e bıraktı. Denizli’nin batacağı yönünde bazı ifadelerin mevcut sanayicileri zor durumda bıraktığını da anlatan Özer, şöyle konuştu: “Sıkıntılarımızın olduğu bir gerçektir kimse bunu inkar edemez. Ancak yaşadığımız sıkıntılar, Türkiye paralelindedir. Yani üreten ve ihracata dayalı çalışan Kocaeli, Bursa ve Gaziantep’te hangi sıkıntı varsa Denizli’de de aynısı vardır. Kriz, sadece Denizli’ye has değildir.”

CHP’ye iadeyi ziyaret

Denizli Ticaret Odası (DTO) yönetim kurulu ve meclis üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il yönetimine iade-i ziyarette bulundu.

CHP İl binasında gerçekleşen ziyarette, Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Başkan Yardımcıları İmran Eraslan ile Hüseyin Memişoğlu, yönetim kurulu üyesi Habib Yıldız, Meclis Başkanı Mehmet Gökçe, Meclis Başkan yardımcıları Feridun Fikri Akyol ile Nazmi Çolak ve Genel Sekreter Ali Rıza Tekin hazır bulundu. DTO yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyelerini, CHP il Başkanı Zafer Gönenç ve il yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Sohbet ortamında gerçekleşen ziyarette, Gönenç, “Türkiye Ekonomisinin Krizi” adlı raporu Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer’e verdi. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının Denizli’ye hizmet etme çabasında olduğunu söyleyen Başkan Özer, “Raporu inceleyeceğim. Buradaki tespitlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca içinde bulunduğumuz dönemde birlik beraberliğe ihtiyacımız var, dolayısıyla da bu ziyaretin önemli olduğunu düşünüyorum. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunmamız Denizli’ye katkı sağlayacaktır.” dedi. Fikir üretip, çözüm yolları bulmanın önemine değinen CHP İl Başkanı Gönenç, her kesimden insanın fikrilerinin alıp ona göre hareket edilmesinde her zaman fayda olduğunu ifade etti. Daha önce CHP il yönetimi, DTO’ya bir ziyaret yapmıştı.


5

Aralık 2009

Platform, Enerji Bakanı ı ESİDEF’e Denizli damgas

Ege ve Batı Akdeniz bölgelerindeki 12 ilden 23 sanayici ve işadamı derneğini çatısı altında toplayan ESİDEF’in İş Geliştirme Platformu, İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda yapıldı. Üyeleri arasında ticareti teşvik etmek ve bölgesel pazarı geliştirmek için gerçekleştirilen platformun, bu yıl üçüncüsü düzenlendi. Platformun açılışına Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, İzmir Valisi Cahit Kıraç, AK Parti İzmir Milletvekili İsmail Katmerci, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, MHP İzmir Milletvekili Kâmil Erdal Sipahi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ESİDEF Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Davulcuoğlu, Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, bölge milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

anda bazı problemler olduğunu biliyoruz. Bunları aşma noktasında da bütün imkânlarımızı kullanıyoruz. Bu organizasyonlar da, küçük işletmelerimize yeni ufuklar açıyor. Firmaları daha üretken hale getiriyor.” dedi.

Açılış töreninde konuşan aileden sorumlu Devlet Bakanı Kavaf, bu tür organizasyonların küçük işletmeleri daha güçlü kılacağını söyledi. ESİDEF’in sanayici ve işadamlarının dünyayla entegrasyonunda büyük görev üstlendiğini belirten Kavaf, “Hükümet olarak üreten sanayicilerimiz, KOBİ’lerimiz ve işadamlarımıza sonuna kadar destek oluyoruz. Şu

ESİDEF Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Davulcuoğlu ise platformun katılımcılara fuardan fazlasını vaat ettiğini söyledi. Geçen yılki organizasyonda 28 sektörden 250 firmanın ürünlerini sergilediğini hatırlatan Davulcuoğlu, organizasyonun her geçen yıl daha da büyüğünü kaydetti.

Vali Kıraç ise organizasyonu “büyük buluşma” olarak değerlendirdi. Kıraç, “Burada bulunan firmalar, hem kendilerini hem de ürünlerini tanıtma fırsatı bulacaktır. Organizasyon, hem bölgenin hem de ülkenin üretimine büyük katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu. Başkan Kocaoğlu da organizasyonun iş dünyasını bir araya getirdiğini belirtti. Platformun, firmalar arasında kaynaşma ve tanışmayı sağladığına dikkat çeken Kocaoğlu, ev sahipliği yapmaktan mutlu olduklarını vurguladı.

Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Federasyonu (ESİDEF), 10 bin işadamını İzmir’de buluşturdu. İş Geliştirme Platformu-09 adı altında gerçekleştirilen organizasyonun açılışına Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ‘ın yanı sıra Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer katıldı. de Ege ve Batı Akdeniz Bölgesi’nin hem üretim hem de pazarlama yönü ile çok önemli bir pazar olduğunu ifade ederek, “Özellikle yurt dışına ürün göndermesiyle adından söz ettiren bu bölgenin, kendi içinde de alışveriş yapması gerekiyordu. Kısmi alım ve satımların yapıldığı ancak tam kapasiteli birlikteliğin olmadığı bölgemiz için Ege ve Batı Akdeniz bölgesindeki 23 iş adamı derneğini bünyesinde barındıran ESİDEF, adeta fırsat oluşturdu. Bu platform, bölgenin ekonomik kalkınması ve gelişmesine katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

Yapılan konuşmalar sonrasında protokol üyeleri, platformun açılışını yaptı ve stantları gezdi. Stant gezisi sırasında Denizlili firmaların yer aldığı ve Ticaret Odası’nın da açtığı stant protokol üyeleDenizli Ticaret Oda- ri tarafından dikkatle insı Başkanı Necdet Özer celendi.

Yıldız’ı DTO'da ağırladı

Denizli Ticaret Odası, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ı misafir etti. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Denizli ziyaretleri çerçevesinde Ticaret Odası Toplantı Salonu’nda Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları Platformu üyeleri ve işadamlarıyla bir araya geldi. Denizli Valisi Yavuz Erkmen ile Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci’nin de katıldığı toplantının açılışında konuşan Başkan Necdet Özer, Denizli sanayisinin, kamuoyunda tekstil ve konfeksiyon sanayi ile tanınmasına rağmen ticaretin çok çeşitli olduğunu belirtti.

rımcılarımız bunlardan birini alarak kendi elektriğini üretebilir, kendi fabrikasında kullanabilir. Böylece enerji masrafları da düşer. Bölgede zengin jeotermal yataklarının bulunduğunu biliyoruz. Bunlarla ilgili ciddi çalışmalarımız var. Elektrik faturalarından alınan TRT payını da fon bularak kademe kademe kaldırmayı planlıyoruz. Bunun yanında Sinop açıklarında 3 bin 200 metre derinden petrol çıkarma çalışmamız olacak.”

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Denizli’de de küresel kriz nedeniyle sıkıntılar yaşandığını ifade eden DTO Başkanı ve Platform Dönem Sözcüsü Necdet Özer, “Yaşanan sıkıntılardan kurtulmak ve hasarlarını en aza indirmek için görüşlerimizin ve önerilerimiz dikkate alınmasını istiyoruz.” dedi. Elektrik fiyatlarının belirlenme şeklinin belli olduğunu söyleyen Bakan Yıldız, platform üyelerine öneriler sundu. Hedeflerini “elektriği kullananla üretenin bir olması” olarak açıklayan Yıldız, şöyle konuştu: “Bunun içinde önümüzdeki dönemde açıklanacak özelleştirmeler var. Burada çok uygun santraller de satışa çıkartılacak. Sanayicilerimiz, yatı-

Konuşmaların ardından Özer, Bakan Yıldız’a Denizli’nin sorunlarıyla ilgili bir dosya takdim etti. Ayrıca Özer, Denizli hatırası olarak Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a kentin simgesi olan horoz heykeli ve tekstil ürünleri hediye etti.

Avustralya, alternatif pazar olabilir Denizli Ticaret Odası, Avrasya Yönetici Sanayici ve İşadamları Derneği (AYSİAD) ve Ege Bilgi ve Yenilik Merkezi (EBİC-Ege) tarafından Avustralya’daki iş fırsatlarıyla ilgili bir toplantı düzenlendi. “Avustralya ile Ticaret Fırsatları” konulu toplantı öncesinde konuşan AYSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, yüzyılın ekonomik krizini aşmak için her türlü faaliyete hazır olduklarını, gerçekleştirilen bu toplantının da girişimcilere farklı pazarlarda iş bulma olanağını gösterme amacını taşıdığını belirtti.

Toplantıya davetli olarak gelen Melbourne Ticaret Ataşesi Ergüç Ülker, Avustralya pazarı hakkında bilgi verdi. Avustralya’nın tüm dünya ülkelerini etkileyen küresel krizden en az etkilenen ülke olduğunu ifade eden Ergüç Ülker, dünyanın 14. büyük ülkesi olan Avustralya’nın, Türkiye için iyi bir pazar olduğunu belirtti. Avustralya’nın ihracat ve ithalat ürünlerine bakıldığında Türkiye ile tamamlayıcı özelliklerde olduğunu kaydeden Ülker, Avustralya’nın uzak olması nedeniyle bu ülkedeki pazarın pek fazla bilinmediğini dile getirdi.

Avustralya’da kişi başına düşen gelirin 46 bin 900 dolar olduğunu açıklayan Ülker, “Bu ülke, yüzde 73 imalat sanayi ürünleri, yüzde 22 temel ürünler alıyor. Buna karşın yüzde 69 temel ürünler satıyor. Ürün dağılımına bakıldığında Türkiye ile tamamlayıcı mallar üretilmektedir. Dış ticareti, Asya-Pasifik ağırlıklıdır. Dünyadaki krizden etkilenmemek için faizleri yüzde 7’den yüzde 3’e düşürdüler. Ayrıca ‘ekonomiyi canlandırma’ adını verdikleri paketle ülkeye ekonomik hareket kazandırdılar. Sonuçta da Avustralya, ekonomik

krizden en az etkilenen ülke oldu.” dedi. Avustralya’da insanların satın alma gücünün çok yüksek olduğunu da anlatan Ülker, “Avustralya pazarına girmek istiyorsanız öncelikle kendinizi ve ürünlerinizin kalitesini ispatlamak zorundasınız. Ayrıca, marka olarak gitmelisiniz. Avustralya pazarına hakim firmaların tutumunu kırmak ve onları kendinizi kabul ettirmek zordur. Sabırlı olur, ürünlerinizin kalitesini ispatlarsanız; Avustralya sizin için mükemmel bir pazar oluşturur.” şeklinde konuştu.


6

Aralık 2009

YURT DIŞINDAN TEKNOLOJİ DUYURULARI Ref: 09 US 87GA 3FIA Ozon dedektörü teknolojisi arayışı Büyük bir Amerikan firması, otomobillerde ısı dönüştürücüsü yüzeylerindeki (radyatör yada klima gibi.) katalitik ozon indirgenmesinin etkinliğini izleyebilecek bir sensör yada sensör sistemi geliştirmek istemektedir. Isı dönüştürücü yüzeyler direkt ozon indirgeme katalizörü ile kaplanmaktadır. Firma lisans , ortak geliştirme ve tedarikçi antlaşmalarına ilgi duymaktadır.

Su, petrol ve gaz gibi akışkanların kontrolü ve güvenliği için programlanabilen ve GSM ile uzaktan kontrol edilebilen elektronik sistem

Ref: 09 IT 54V8 3FFS Motorlu araçları, otomobilleri kamyonları, karavanları yıkama sonrası kurulamak için yenilikçi bir sistem

İtalyan bir mucit, kensel yapıların ve endüstriyel binaların, gaz ve sıvı tanklarının, gaz ve su tedariğinin kontrolü içi çoklu otomatik elektromekanik vanaların açılıp kapanmasıyla kontrol edilebilen bir Bir italyan firması, motorlu araçları, elektromekanik sistem geliştirdi. motosikletleri kurulamak için sıcak Sistemin yönetimi gaz ve sıvı hava akımı kullanan yarı otomatik bölüm olarak ikiye bölünmüş elekbir makine geliştirdi. Bu makine tronik kontrol ile GSM tarafından araba yıkama istasyonlarında, kamu da kontrol edilebilen sensörlerden kurumlarında, özel şirketlerde oluşmaktadır. Firma üretim ve lisans hizmet alanlarında vb. yerlerde antlaşmalarına ilgi duymaktadır. kullanılmak üzere tasarlandı ve üretildi. Firma teknik destekli ticari Ref: 09 MK 82EW 3FAB antlaşmalara ve lisans anlaşmalarına Sert peynir üretimi için veilgi duyan endüstriyel ortaklar rimli bir teknoloji arayışı aramaktadır. Süt ve süt ürünleri konusunda

Ref: 09 FR 33J8 3FGL uzmanlaşmış Makedonyalı bir firMetal-tekstil kompozit iplik ma ürün yelpazesini genişletip yeni pazarlara girebilmek için gouda tipi teknolojisi

sert peynir üretebileceği yeni bir teknoloji aramaktadır. Firma süt Fransız bir firma endüstriyel ürünleri üretim teknolojileri kokullanıma yönelik özel bir metalik nusunda tecribeli firmalarla üretim iplik geliştirdi. İplik ortası tekstilden antlaşmalarına ve ticari antlaşmalara etrafı metal kaplama olacak şekilde ilgi duymaktadır. düzdür. Kaplama bakır, gümüş kaplı Ref: 09 SE 67CG 3F2M bakır vb. malzemeden olabilmektedir. Bu ürünle birlikte uzmanlık tek- Galvaniz kaplı paslanmaz lif eden firma, endüstriyel ölçekte çelik mekanik parçaların yeni uygulamalar geliştirmek için üretimi için ortak arayışı yüksek teknoloji sahibi firmalarla Kuzey İsveç’ten bir firma bazı ortaklık aramaktadır. kısımları glavaniz kaplı ve bazı kısımları paslanmaz çelikten oluşan Ref: 09 DE 1375 3FHL mekanik parçaların üretimi için orSu buharı çevirimindeki detaklar aramaktadır. Üretilecek olan mir miktarının sürekli izleparçaların uzunlukları maksimum yen sistem 1.2 m’dir. Bir Alman firması güç santralleri için Ref: 09 DE 1380 3EZ7 ölçüm ve kontrol alanında yeni bir sistem geliştirdi. Demir miktarının Plazma süreçleri ile yüzey (paketleme, otomatik olarak izlenmesi sayes- sterilizasyonu inde korozyon daha erken tespit ed- yiyecek, içecek vb.) ilebilmekte ve korozyon etkileri ön- Alçak basınçlı mikro dalga plazlenebilmektedir. Sıcak ve doymuş malarda uzmanlaşmış bir Alman buharda, ana ve endüstriyel geri araştırma enstitüsü, endüstiyel akış kondansatında, merkezi ısıtma düzeyde yüzey sterilizasyonu için sistemlerinde ve kapalı soğutma iki hatta üç boyutlu katmanlara sistemlerinde kullanılabilir. Firma uygulanabilen plazma süreçleri patentli teknolojinin, endüstride geliştirdi. Plazma sterilizasyonu yeni uygulamalarda kullanılması tehlikeli ve yada toksik maddeler için ortaklar aramaktadır. kullanmadan, mikro organizmaları hareketsizleştiren kuru süreçlere Ref: 09 IT 53V3 3FEX dayanmaktadır. Gıda, meşrubat ,

tıbbi alet üreticileri yada paketleme Teknoloji, iş parçasının ve metal alanında faaliyet gösteren firmalarla seramik tozları gibi kaplama malteknik işbirliği aranmaktadır. zemesinin kısmen soğuk kaldığı yerlerde yüksek hızda hareket Ref: 09 GB 46P4 3FD9 eden erimemiş partiküllerle yüzey Güç gerektirmeyen ısıtma ve etkileşimini mümkün kılmaktadır. soğutma sistemlerinde kullaFirma teknik işbirliği ve teknolonılabilecek ısı eşanjörü jinin geliştirilmesi için ortaklar Bir iskoç firması geleneksel elek- aramaktadır. trik motorları yerine geçebilecek Ref: 09 IT 56Z6 3F5Y bir tirbün parçası geliştirdi. Tirbün mevcut elektrik motorları Yeni bir malzeme ve yenilikçi ile aynı hızda(15-18 000 RPM) ürünler elde etmek için cam çalışabilmektedir. Çalışması destekli plastiklerin geri döiçin enerji gerekmeyen bu tirbün nüştürülmesi tutuşmanın gerçekleştiği durum- Orta büyüklükteki, cam takviyelarda kullanılabilir. Firma soğutma li plastik- kompozit malzemeler kuleleri, ısıtma soğutma sistemleri (GRP) alanında çalışan bir İtalyan vb. Uygulamalar için ısı eşanjörü firması, kimya sektörünün endüstriüreticileri ile lisans antlaşmalarına yel tesislerinde kullanılmak üzere borular ve basınç malzemeleri ilgi duymaktadır. üretimi yapmaktadır. Firma, üreRef: 09 IT 56Z4 3FBI tim süreçlerinde açığa çıkan toz Zamandan büyük oranda ka- ve atık malzemeleri, palet, plaszanç sağlayan metal dövme tik bileşenler ya da beton dolgu sistemi malzemesi gibi alternatif ürünler Metal sıcak işleme üzerine için ham maddeye dönüştürmek uzmanlaşmış bir İtalyan firması, isteyen firmalarla teknik işbirliği metallerin dövülmesinde üretim aramaktadır. zamanından tasarruf sağlayarak ve Ref: 09 SE 67CM 3FA1 uzman işgücüne gerek duymadan yüksek kalitede ürün elde edilm- Dış etkenlerden kaynaklanan esine olanak tanıyan verimli bir sinir yaralanmaları için yeni sistem geliştirmiştir. Firma bu siste- tedavi yöntemleri ve ürünler mi lisans antlaşması, teknik işbirliği Kuzey İsveç'de medikal teknoloaltında almak isteyen yada ortak jiler alanında çalışan bir firma, bir girişime ilgi duyan potansiyel or- üniversite hastanesi ile birlikte biyolojik olarak parçalanabilen taklar aramaktadır. ve hücrelerle bütünleşen bir sinir Ref: 09 RO 66BW 3F93 sargısı geliştirdi. Sargı, geniş ölçekTıbbi pamuk üretimi için li sinir yaralanmalarında operateknoloji arayışı syon aşamasında uygulanmaktadır. Romanyalı bir firma paketleme ve Firma bu ürünü bio-plastik malyükleme makinesi de dahil olmak zemeden üretebilecek ve medika üzere, tıbbi pamuk üretimi için üre- ürün olarak satış ve pazarlamasını tim hattı aramaktadır. yapabilecek ISO sertifikalı ortaklar aramaktadır. Firma ayrıca ürünün Ref: 09 SE 67BY 3F8S Kuvvetli ve basit taşıma ara- geliştirilmesi için finans sağlayacak yatırımcılarla da ortaklığa açıktır.

bası

İsveçli bir firma ağır ve büyük mobilyaları hareket ettirmek için kuvvetli ve basit bir taşıma aracı geliştirdi. Geliştirilen bu araçla sayesinde bir kişi tek başına büyük yatakları ve masaları kaldırabilmektedir. Bu teknolojiyle insan kuvvetine nazaran daha etkili taşımacılık yapılabilmekte ve ağır mobilyalar daha kolay hareket ettirilmektedir. Firma lisans ve ticari anlaşmalar yapmak için ortaklar aramaktadır.

Ref: 09 NL 60AH 3E67 Soğuk metal püskürtme sistemi Metal püskürtme sistemlerinde uzmanlaşmış olan Hollandalı firma yeni bir teknoloji geliştirmiştir.

İletişim için 241 17 37 veya ebic-ege@dto.org.tr Not: İletişimde sizlere daha iyi hizmet verilebilmesi için lütfen ilgilendiğiniz alanın “REF” ve Profile ID numaralarını belirtiniz.


7

Aralık 2009

Denizli için en iyi alternatif sektör: Sera 8-13 Ekim tarihleri arasınDenizli Ticadaki sera ret Odası heyeti, çalışma ziHollanda’daki serayareti, Denizli Ticılık faaliyetlerini caret Odayerinde inceledi. sı Başkanı Necdet Özer başkanlığında gerçekleştirildi. Tetkik ve inceleme gezisine; Özer’in yanı sıra Oda yönetim kurulu üyesi Ramazan Çelikkol, meclis üyeleri Halil Öz- tik. Özellikle jeotermal enertürk ile Cengiz Subaşı, ayrı- ji, çok iyi alternatif bir sekca Oda üyeleri Aykut Gökşin, tör olacak. Seralarda topraklı Orhan Tahtalı, Cüneyt Ülkü, veya topraksız üretilen tamaHasan Kocabay, Bayram Er- men organik domates, biber beği, İsa Dal, Mustafa Koltuk- ve çiçeğin pazarı açık. Yeter suz ve Taylan Özdere katıldı. ki biz standart ve ölçeğe uyDenizlili heyet, Hollanda’daki gun üretim yapalım. Yaşanan seraları gezerek, çalışmalar ekonomik krizin etkileri yavaş hakkında detaylı bilgi aldı. yavaş geçmeye başladı. YatıGezi, inceleme, görüşme ve rımcılarımız ve işadamlarımız seminerlerden oluşan bir dizi alternatif sektör arayışına giretkinlik sonrası heyet, tarım- diklerinde, seracılığı ve özelsal yeniliklerin dünya çapında likle jeotermal seralarda orgaaktarıldığı Hollanda’nın baş- nik domates üretimine girmekenti Amsterdam’daki Hor- sini öneriyoruz. İlimizin coğ-

ti Fair fuarına katıldı. Çiçek, sera ve tarım teknolojilerinin sergilendiği Horti Fair Uluslararası Çiçek Fuarı’nda, katılımcı 40 ülkenin stantları gezildi. Ziyaret süresince Hollanda’nın seracılıktaki yüksek teknoloji uzmanlığını yerinde gören heyet, özellikle seracılık deneyimlerinin Denizli’ye nasıl aktarılacağı ve işbirliklerinin nasıl kurulacağı ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Hollanda gezisi izlenimleri Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer: Hollanda gezimiz kapsamında altı serada inceleme yaptık. Hollanda, güneş enerjisinden çok fazla yararlanamadığı için seralarında ısıtma teknolojisini kullandığını gördük. Diğer yandan seraları ile ünlü Antalya ilimizin ise aşırı sıcaklık nedeniyle seralarında soğutma teknolojisi kullandığını biliyoruz. Hollanda gezimiz sırasında bunları karşılaştırma fırsatı bulduk ve sonunda ilimizin ısı ve soğutmaya ihtiyaç duymadan iklim koşulları sayesinde seracılık yapabilecek konumda olduğunu tespit et-

rafyası seracılık için çok elverişli. Bunu iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Ticaret Odası Meclis Üyesi Cengiz Subaşı: Hollanda’nın iklim koşulları, seracılık için Türkiye kadar elverişli değil. 16 milyon nüfuslu küçük bir ülkede 14 milyar Euro’luk domates-biber, 4 milyon Euro’luk lale-çiçek ihraç ediliyor. Seracılıktaki ısıtma maliyetleri nedeniyle yüzde 30 zarar etmelerine karşın çalışmalarına devam ediyorlar. Ülkemiz ve özellikle ilimiz iklim şartlarını iyi değerlendirerek, seracılıkta çok yüksek seviyelere ulaşabilir. Hollanda’daki seracılarla irtibata geçilip bilgi, proje ve sera kurma gibi ticari alışverişler yapılabilir. Ticaret Odası Meclis Üyesi Halil Öztürk: Hollanda, soğuk iklimde olmasına rağmen örtü altı üretiminde üst seviyede. Seracılığın 12 ay yapılabilmesi için çok sıcak olmayan bölgeler tercih ediliyor. Çünkü sıcak bölgelerde yaz ikliminde soğutma problemi yaşanıyor. Bunları dikkate aldığımızda Türkiye için de sera yatırımı için sıcak bölgelerden çok Denizli gibi ik-

limi ılıman olan bölgelerin tercih edilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. İlimizde jeotermal kaynaklarımız var, bunları iyi değerlendirdiğimizde seracılık için marka olabiliriz. Yazın aşırı sıcak olmaması kışın da ısıtmanın jeotermal ile çözülebilecek olması bizim avantajımız. Yatırımcılarımızın bunları iyi düşünmesi gerekiyor. Ticaret Odası üyesi Orhan Tahtalı: Gezdiğimiz seraların patronlarının kendi işlerinin başında bulunması ve konuyla ilgili uzmanlaşmış olması çok dikkat çekiciydi. Seralarda mümkün olduğunca otomasyon sistemlerinden maksimum derecede faydalanıp, üretim maliyeti konularında ileri teknoloji kullanıyorlar. Hollandalıların, enerji üretimi konusunda ellerindeki tüm fırsatları her yönü ile denediklerini ve birçoğunu başardıklarını; bu enerjiyi de, sera ısıtma ve soğutma sistemlerinde kullandıklarını gördük. Ayrıca yüksek teknolojili tam otomasyonlu cam seralarda üretim yapıp, bu işte en iyi üretim miktarlarına sahip olduklarını ilgiyle izledim. Özellikle seralarda üretim konularının yer aldığı ve her türlü teknolojinin denendiği, bir araştırma ve geliştirme üniversitesi bulunması da çok ilginç. Ticaret Odası üyesi Cüneyt Ülkü: Meyve üreticisi olarak gittiğim Hollanda’da örtü altı üretimi konusunda oldukça yararlı bilgiler aldığımı düşünüyorum. Bu konuda da sera bölgesinde yapmayı düşündüğümüz üretim için oldukça faydalı bir gezi oldu. Hollanda’nın sebze-meyve üretiminde ve ticaretinde nasıl bu kadar başarılı olduklarını yakından inceleme fırsatı buldum. Hem sera firmalarının hem de üreticilerinin üniversitelerdeki ARGE çalışmalarına verdikleri önem sayesinde üretim miktar ve kalitelerini nasıl artırdıklarını ve maliyetlerini nasıl düşürdüklerine şahit oldum. Sera yüksekliğini arttırarak ve farklı uygulamalar ve otomasyon sistemleri ile domateste metrekarede 70 kilogramlara kadar ürün üretebildiklerini öğrendik. Eminim

ki geliştirilmiş bu üretim teknolojilerini uygulayarak bizler de bu verimliliklere ulaşabiliriz. Ancak, bizim eksik olduğumuz konunun bu ürünlerin pazarlaması olduğunu gördüm. Hollanda’daki tüm üreticiler, ürünlerini bağlı oldukları kooperatiflerin pazarlama şirketleri üzerinden yapmaktadırlar. Böylece ürünlerini, o anki en iyi fiyattan satabilme imkanına kavuşmuşlar Ticaret Odası Üyesi Bayram Erbeği: Gezi sırasında Hollandalıların Türkiye ile ilgili ilginç tespitleriyle karşılaştık. Örtü altı üretimde 8 ay üretim yaptığımızı, Hollanda’ da ise bu üretimin sürekli olduğunu yetkili kişilerden dinledik. Hatta, aynı bitkiden iki yıllık ve daha uzun süreli ürün almak için araştırma yaptıklarını ifade ettiler. Türkiye’de ortalama metrekare üzerinden 20kilogram domates hasadı yapılırken bu oranın kendilerinde 70 kilogram olduğunu, bunu daha da arttırarak 130-140kilograma ulaştırmayı hedeflediklerini söylediler. Hollanda, güneş enerjisinden fazla yararlanamamasına ve yüksek girdi maliyetlerine rağmen çeşitli teknolojilerle bunları aşmasını bilmiş. Biz doğal kaynaklarımızla üst seviyelerde seracılık yaparsak, seracılıkta dünyada söz sahibi hale gelebiliriz. Ticaret Odası üyesi Hasan Kocabay: Hollandalı üreticiler, ürünlerinin pazarlanması ve satışı konusunda yüzde 100 ortak hareket ediyorlar. Bu yüzden çok güçlüler. Bizimde bir an evvel birlik olup ortak hareket etmemiz gün gibi aşikardır. Ülkelerinde-

ki doğa şartları oldukça kısıtlı olduğundan, geliştirdikleri teknolojiler ile verimliliği arttırmışlar. (Örneğin; suları az, damlama sulama sistemini geliştirmişler. Güneş ışıkları az, sera içine güneş ışığı ayarında ışıklandırma sistemi geliştirmişler. Çalışan kişilerin maliyeti pahalı, teknolojiyi verimli kullanmışlar ve daha da farklı örnekler verilebilir.) Demek istediğim, nedense insanoğlu içinde bulunduğu zor durumdan çıkmak istediği an verimli üretim halini almaktadır. Ancak bu bir kural değildir, olmamalıdır. Unutmamalıyız ki her ülkenin doğa şartları farklıdır ve bizde ülkemiz doğa şartlarını çok iyi öngörerek, yatırımlarımızı gerektiği kadar ve en akılcı düzeyde yapmalıyız. Ticaret Odası üyesi Aykut Gökşin: Hollanda seyahati oldukça verimli bir organizasyondu. Modern seracılık yatırımı hakkında pek çok konuyu görme, kavrama imkanı bulduk. Kurulacak bir seranın ne tip malzemeden olacağı, fonksiyonların ne kadarının emeğe dayalı, ne kadarının teknolojik donanımlarla yerine getirileceği ve buna benzer teknik detayları yerinde inceledik. Tüm alanlarda olduğu gibi seracılıkta da projenin büyüklüğü önemli. Bir sanayi işletmesi gözüyle bakacak isek, hedef büyüklüklerin 50 dönüm ve üzeri olması gerektiği görülüyor, daha küçüğü ile yapılacak işler ancak başlangıç, deneme anlamında doğru kabul edilebilir, kalıcı ticari mana ifade etmeyecektir. Modern seracılığı mevcut sanayilerimizin yerine alternatif görüyorsak, büyük ölçekli ileri teknolojik donanımlı, üretim tesisleri kurulmalı. Yolun başında olunduğuna göre, bu yıllarda yatırım yapanlar sektörün ilkleri olacaklarına göre, sonradan sektöre gireceklere yol göstermiş olacaklardır. Dolayısıyla da ekonomik anlamda kazandıracak bir yapıya da öncülük edeceklerdir. Herkese geleceği için hayırlı olacak, kararlar, sonuçlar dilerim.


8

Aralık 2009

Hukukumuzda şirket birleşmeleri Özellikle son yıllarda gerek dünyada gerekse ülkemizde şirketler arasındaki birleşmeler, diğer bir deyişle şirket evlilikleri, giderek artmaktadır. Şirketler birleşme yolu ile rekabetin hızla arttığı ticari hayatta ekonomik olarak güçlenme ve daha kalıcı bir yere sahip olabilme çabası içindedirler. Birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir yahut daha fazla ticaret şirketinin mevcut diğer bir ticaret şirketine iltihak etmesinden ibarettir. Mevcut kanunumuzda şirket birleşmeleri 146. Madde ve devamı ile 451.madde ve devamında düzenlenmiştir. Kanunumuzun birleşme ile ilgili olan hükümleri, ticaret şirketlerinin kendilerine ait kanunda belirlenmiş özel hükümleri saklı kalmak kaydı ile hemen hepsi için ortaktır ve bunlar tatbik olunur. Birleşmede bir veya birden fazla ticaret şirketinin malvarlığı; tasfiye edilmeden bu şirketlerden birine ya da yeni kurulan bir ticari şirke-

te birleşme nedeni ile külli halefiyet yolu ile geçmektedir. Şirketlerin mal varlıkları tek bir şirketin bünyesinde toplanmakta ve intikal eden mal varlığının karşılığı olarak da devrolan şirketlerin ortakları birleşme sonucu devralan şirkette payları doğrultusunda ortaklık payı kazanmaktadırlar. Birleşme Esasları Kanununda da açıkça belirtildiği üzere birleşme sadece aynı neviden şirketler arasında yapılabilir. Yani bir anonim şirketin bir limited şirketle birleşmesi mümkün değildir. Kaldı ki birleşme açısından; kollektif ile komandit şirketler ve anonim ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, aynı neviden sayılmıştır. Birleşme, iki ve ya daha fazla şirketin birleşerek yeni bir şirket kurmaları şeklinde olabileceği gibi devralma şeklinde de olabilir. Birleşen şirketlerin tüm malvarlıkları yeni kurulan şirkete devredilir ve devrolan şirketler tasfiyeye girmeden infisah ederler. İkinci durumda ise iki veya daha fazla şirketin mal varlı-

ğını tamamen tüm aktif ve pasifi, hak ve alacakları ile başka bir şirkete devretmesi, yani bu şirketlerin devralan şirketin bünyesinde birleşmesi söz konusudur.

Tüm bu işlemlerden sonra birleşme sözleşmesi hazırlanır. Hazırlanan bu sözleşeme devralan ve devrolan şirket yetkilileri tarafından imzalanır.

Birleşmeye kararı veren şirketlerin türüne göre (Anonim veya limited) idare organlarının birleşme konusunda ayrı ayrı karar vermeleri almaları ve kabul etmeleri gerekmektedir.

Birleşmenin hüküm ifade edebilmesi için, hazırlanan tüm bu belgelerin şirketlerin bağlı olduğu ticaret sicil memurluğu tarafından tescil ve ilan edilmesi zorunludur.

Birleşme kararı sonrasında, devralan ve devrolan şirketler tarafından öncelikle kendilerine ait tüm aktif ve pasifleri gösteren bir bilanço hazırlanır. Birleşme sebebiyle varlıkları sona eren şirketler ise ayrıca kendilerine ait borçların ne suretle ödeneceğine dair beyanname hazırlarlar. Birleşmenin özünde bir şirketin malvarlığının diğer bir şirkete devri sözkonusudur. Devralan şirketin sermayesinin bir kısmını bu malvarlığı oluşturacaktır. Şirketin sermayesinde birleşme nedeniyle bir artış olacaktır. Bu nedenle, öncelikle mahkeme tarafından atanacak bilirkişiye birleşmeye esas olmak üzere bir bilirkişi raporu hazırlatılması ve mahkeme tarafından birleşme ile ilgili olarak karar alınması gerekmektedir.

Kanununun 150. maddesine göre “Birleşme kararı, ilan gününden itibaren üç ay sonra hüküm ifade eder.” Eğer, ilandan önce birleşen şirketler borçlarını ödemiş veya borç miktarı kadar parayı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına yahut geçerli başka bir bankaya yatırmışsa veya alacaklılar şirketlerin birleşmesine razı olmuş ve muvafakatname vermiş iseler birleşme kararı ilan gününden itibaren hüküm ifade eder. Aksi halde birleşme kararının kesinleşerek birleşme işleminin tamamlanabilmesi için devralan şirket sermaye artırımını ancak kararın ilanından 3 ay geçtikten sonra yapabilir. Borç karşılığı usulüne uygun olarak bankaya yatırılmış ise bunun ilanı lazımdır.

Alacaklıların İtirazı ve Külli Halefiyet Birleşen şirketlerin alacaklılarından her biri ilandan itibaren üç ay içinde birleşmeye karşı yetkili mahkemeye itiraz edebilir. İtiraz hakkından vazgeçilmedikçe veya itirazın reddine dair mahkemece verilen karar kesinleşmedikçe veyahut mahkemece takdir edilecek teminat şirket tarafından verilmedikçe birleşme hüküm ifade etmez. Kanunun belirlemiş olduğu 3 aylık süre içinde birleşme kararına itiraz edilmemişse, birleşme sözleşmesi kesinleşir ve kalan yahut yeni kurulan şirket, ortadan kalkan şirketlerin yerine geçer. Devolan şirketin bütün hak ve borçları, kalan veya yeni kurulan şirkete intikal eder. Devrolan şirketin alacaklılarının hakları devralan şirkette devam eder, herhangi bir hak kaybı söz konusu olmaz. Birleşme sonrası devrolan şirketin infisahı Birleşme kararı kesinleştikten sonra devrolan şirket tasfiyesiz olarak infisah edilir. Şirketin infisahı ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.

TOBB Başkan Yardımcısı Koşmaz, Odamızı ziyaret etti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, Denizli Ticaret Odası’nı (DTO) ziyaret etti.

DTO Başkanı Necdet Özer’in makamında gerçekleşen ziyarette, Bülent Koşmaz’a, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Tamer Balatlı ve Basın Danışmanı Gökmen Aytaç eşlik etti. Ticaret Odası Başkan Yardımcısı İmran Eraslan’ın da hazır bulunduğu ziyarette, Denizli ve ülke ekonomisi hakkında karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Koşmaz ise yaptığı konuşmada, TOBB seçimlerinin ardından yönetim kurulunda yapılan görevlendirmeyle oluşturulan bölgeler arasın-

da yer alan 18 oda ve borsayı ilk etapta ziyaret ettiğini söyledi. Başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle birebir görüşmeler yaparak varsa sorunları, talepleri ve önerileri dinlediklerini ifade eden Koşmaz, Ankara’da yaptıkları toplantılarda talep ve önerilerle ilgili notları, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve yönetim kurulu üyelerine ilettiklerini belirtti. Koşmaz ve ekibini Denizli’de ağırlamaktan memnun olduklarını dile getiren Başkan

Necdet Özer, Türkiye’nin küresel krizden ciddi anlamda etkilendiğini, olumsuz tablonun dağılması için TOBB tarafından yerinde çalışmalar yapıldığını anlattı. Özer, Denizli’ye özel bazı sıkıntıların giderilmesi için daha önce TOBB’a bilgi verdiklerini, bunun için başta Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerinin yoğun mesai harcadığını iyi bildiklerini dile getirdi. Yapılan konuşmalar sonrasında Başkan Özer, Koşmaz’a Denizli hatırası olarak bir set hediye etti.

Hesap numaraları, 1 Ocak’ta değişiyor 1 Ocak 2010 tarihinden bankalardaki hesap numaraları IBAN’a dönüşecek. 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren EFT, havale, virman gibi para transferlerinde IBAN kullanımı zorunlu olacak. Avrupa Birliği (AB) düzenlemeleri çerçevesinde, ülkeler arasında gerçekleştirilen para transferlerinin hızı ile kalitesini artırmak ve maliyetlerini düşürmek amacıyla International Bank Account Number (IBAN) adı verilen uluslararası banka hesap numarası standardı geliştirildi. Avrupa ülkelerindeki banka ve diğer finansal kurumlar aracılığı ile gerçekleştirilen para transferlerindeki hataları ve bundan doğan gecikmeleri engellemek için geliştirilen IBAN ile transfer edilen para daha hızlı ve hatasız bir biçimde göndericinin hesabından alıcının hesabına geçiyor. Böylece, işlemlerde oluşan hatalardan kaynaklanan bekleme süreleri ve ek maliyetler ortadan kalkıyor. Neden IBAN? IBAN uygulamasına geçen ülkelerde banka hesap numaralarının her biri için hesap sahiplerine bir IBAN verilir. Her ülke için belirli bir biçimi ve standardı bulunan IBAN’ın içinde özel bir şifreleme algoritması ile elde edilen iki basamaklı “kontrol rakamı” bulunuyor. Bir başka ülkeye ya da bankaya para transfer etmek isteyen bir müşteri, elindeki IBAN’ı gönderici bankaya verdiğinde, para, alıcı bankaya gitmeden önce alıcı hesabın IBAN’ı gönderici bankada kontrol edilir. IBAN yanlış ise para karşı bankaya gönderilmez ve yanlış işlem engellenmiş olur.


9

Aralık 2009

Manchester da bir zamanlar tekstil merkeziydi Bir proje kapsamında İngiltere’nin ikinci büyük kenti Manchester’a giden Denizli Ticaret Odası heyeti, yıllarca Denizli gibi tekstil-dokuma merkezi olan Manchester’da artık çok fazla bu alanda faaliyet gösterilmediğini; şimdilerde, moda, mühendislik, müşavirlik ve hizmet sektörleri ile tarım-hayvancılık faaliyetlerinin mekanik olarak yoğun şekilde yapıldığını belirledi. Avrupa Birliği Merkezi Finans ve İhale birimi tarafından desteklenen “EMANTRA:Avrupa Yönetim Eğitimi” projesi çerçevesinde Denizli Ticaret Odası mensuplarından oluşan bir heyet, 19 Ekim-23 Ekim 2009 tarihleri arasında İngiltere’nin Manchester kentine gitti. Manchester Ticaret ve Sanayi Odası’nın daveti üzerine organize edilen ziyarete, Odamız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İmran Eraslan, Meclis üyeleri Ahmet Özkan Haybat, Zeki Erdem, Mehmet Kalkan ve Sadık Başeren, Oda Genel Sekreteri Ali Rıza Tekin ile EBIC Ege Proje ve Dış İlişkiler Birimi’nden Salih Seçkin Erol katıldı. Manchester iş gezisi kapsamında, Birmingham şehrinde düzenlenen Uluslar arası İnterbuild Yapı Fuarı’na katılan heyet, fuarda İngiltere’deki inşaat sektörüyle ilgili yenilikleri yakından takip etti. Liverpool’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘expointİhracata Giriş’ konulu seminerine de katılan Denizli Ticaret Odası heyeti, burada Liverpool Ticaret ve Sanayi Odası Uluslar arası Ticaret Merkezi Başkanı Bayan Alison R. Fisher ile bir görüşme gerçekleştirdi. Karşılıklı işbirliğine hazır olduklarını ileten taraflar, Avrupa Birliği projelerinde beraber çalışmaktan mutluluk duyacaklarını belirtti. Manchester Ticaret ve Sanayi Odası’na geçen heyet, Oda Başkanı Bayan Angie Robinson ile bir süre sohbet etti. Oda’nın kısa bir tanıtımını yapıldıktan sonra Odamız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İmran Eraslan tarafından Angie Robinson’a ilimizin simgesi olan ve üzerinde Odamızın isim ve amblemi bulunan gümüş horoz verdi. Ayrıca, Robinson’a, Buldan yapımı elişi şal hediye edildi. Manchester’ın geçmişte sanayi devrimini yaşamış, dünyanın önemli tekstil-dokuma merkezlerinden biri olduğunu, şimdilerde ise mühendislik, müşavirlik ve hizmet sektörlerinin yaygınlık arz ettiği önemli bir ekonomik merkez haline geldiğini anlatan Angie Robinson, Odalar arasında Emantra projesi ile başlayan işbirliğinin gelişerek sürdürülmesi temennisinde bulundu. 200 yıldan fazla süredir faaliyette olduklarını ve 5 bin üyeye hizmet verdiklerini dile getiren Robinson, İngiltere’nin en büyük ticaret ve sanayi odası olan Manchester Ticaret ve Sanayi Odası olarak sektör bazlı üyelik hizmetleri

ile her ölçekteki firmaya ihtiyaçları doğrultusunda iş desteği, danışmanlık, uluslararasılaştırma gibi hizmetler sunmakta olduklarını, tüm Odalar Ağı içerisinde en büyük çalışma takıma sahip olduklarını ve bu takımın 10 yetki bölgesindeki üyelerin nakliye, çevre, beceri ve ekonomi özelliklerini araştırmakta ve temsil görevini icra etmekte olduğunu belirtti. Yerel ve merkezi yönetim üzerinde üyeleri adına lobileştiklerini de anlatan Robinson, kamu otoritesi üzerinde büyük bir etki oluşturduklarını sözlerine ekledi. Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı İmran Eraslan ise yaptığı konuşmasında, iki şehri bir noktada buluşturan ortak değerin tekstil ve dokuma olduğunu belirterek, bu durumun ilişkilerin geliştirilmesi ve devamı bakımından büyük önem taşıdığını söyledi. Gezi kapsamında heyet, Enterprise Europe Network-İş geliştirme ve Yenilik Merkezi tarafından düzenlenen “Türkiye’de İş Fırsatları” konulu bir etkinliğe katıldı. Seminer öncesinde etkinliğine katılan Türk Hava Yoları (THY) yetkilileri Hülya Curtis ve Gül Cirmayir, ayrıca İngiltere’nin İstanbul Konsolosluğunda görevli Ticaret Bölümü Başkanı Bayan Sarah Mooney ile görüşme yapıldı. Burada, Türk firmaları ile ticari işbirliği yapmak isteyen İngiliz firmaları bir araya getirildi.

Liverpool’da düzenlenen ‘İhracata Giriş’ konulu seminerde, Liverpool Ticaret Odası Uluslararası Ticaret Müdürü Alison R. Fisher ile bir görüşme gerçekleştirildi

Manchester Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Angie Robinson’a Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı İmran Eraslan gümüş horoz hediye etti.

Manchester şehrinde düzenlenen ‘Türkiye’de İş Yapma” konulu etkinlikte, Denizli Ticaret Odası heyeti, İstanbul-İngiliz Başkonsolos Yardımcısı Sarah Mooney ile bir araya geldi

GEZİ İZLENİMLERİ Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı İmran Eraslan: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi ekonomik krizin çıkış noktalarından biri olan İngiltere’de de durgunluğun izlerine rastlamak mümkün. Kiralık dükkanlar ve işyerlerini bu ülke şehirlerinde, caddelerinde görmek mümkün. Adım başı caddelerde “To Let” tabelaları görülebiliyor. Bunlar hem işyerlerinde hem de evlerde çok sayıda vardı. Ancak, İngiltere bilhassa dil eğitimi noktasında adeta ticari bir merkez olmuş, sektöre dönüşen bu alanda yaz-kış her mevsim çeşitli ülkelerden dil eğitimi, üniversite eğitimi, lisans üstü ve diğer alanlarda eğitim için gelen yabancılarla dolu. Bizim ülkemize ve anlatıldığı üzere ABD’den daha pahalı bir ülke. Endüstri devriminin doğduğu ve yaşadığı yer olan Manchester, endüstri devrimine öncülük ve ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Adı yıllarca Denizli gibi tekstil ve dokuma ile anılan Manchester’da şimdi farklı sektörlerin yer aldığını görmek mümkün. Halen sanayi, ticaret, moda, sanat, gençlik, kültür ve spor alanlarında üst seviyelerde olan bu kent ile benzer noktamız tekstil üzerineydi. Bu gezi bize, Denizli’nin de farklı sektörlere yönelerek ekonomik canlılığını ayakta tutabileceği kanısını uyandırdı.

Ticaret Odası heyeti, Birmingham Uluslararası İnterbuild 2009 Yapı Fuarı’nda incelemelerde bulundu

DTO’dan Cumhuriyet Başsavcısı’na ziyaret

Denizli Ticaret Odası (DTO) yönetim kurulu ve meclis üyeleri, son Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararnamesiyle Gaziantep’ten Denizli’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu’nu ziyaret etti.

Başsavcılık makamındaki ziyarette, Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İmran Eraslan, yönetim kurulu üyesi Habib Yıldız, Meclis Başkanı Mehmet Gökçe, Meclis Başkan yardımcıları Feridun Fikri Akyol ile Nazmi Çolak ve Genel Sekreter Ali Rıza Tekin hazır bulundu. “Hayırlı olsun” dilekleriyle konuşmasına başlayan Başkan Necdet Özer, Denizli ekonomisi ve Ticaret Odası hakkında Başsavcı Arapoğlu’na bilgi verdi. Oda ola-

rak 13 bin üyeye hizmet verdiklerini belirten Özer, “Denizli’de en çok üyeye sahip sivil toplum kuruluşu konumundayız. Üyelerimize faydalı olabilmek için gayret gösteriyoruz. Odamızın diğer kurumlarla da uyumu çok iyidir. Sizlerle de çalışmaktan onur duyacağız.” diye konuştu. Bölgeye yabancı olmadığını belirten Başsavcı Arapoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Denizli’deki sivil toplum kuruluşları ile uyumlu ve işbirliği içinde çalışmanın önemli olduğunu söyledi.


14 10

Aralık 2009

“En büyük tehlike işsizlik” Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı açıklamada, yaşanmakta olan küresel krizin geçiyormuş gibi göründüğünü belirterek, “Geçmişteki krizleri biz şöyle okurduk. Yükselen döviz fiyatları, düşen borsa, artan faizler. Bunlarda dengeler bozulduğunda ‘kriz var’ derdik. Bütün dünya da böyle görürdü. Bu sefer ki, dünyadaki kriz var mı yok mu? göstergesi iki nokta. Birincisi hangi ülkedeyseniz o ülkenin gayrisafi milli hasılası, ikincisi ise işsizlik rakamları. Var mı, yok mu tespit edebileceğimiz yer burası.” dedi. İç piyasanın ha-

reketlendirilerek işsizliğin ortadan kaldırılabileceğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Dünya ticaretini biz düzeltemeyeceğimize göre, dünyadaki ticaretin önünü açamayacağımıza göre, tek bakacağımız yer iç piyasa olması lazım. İç piyasa açık olacak ki, üreten tesisler çalışmaya devam edecek ki, işsizlik sorunumuz olmasın. Ülkemiz açısından bugün, yarın ve gelecekte en büyük tehdidi ve tehlikeyi işsizlikte görüyorum.” diye konuştu. TÜİK’in rakamlarına göre 6 milyon 100 bin kişinin işsiz olduğunu dile getiren Hi-

sarcıklıoğlu, “Her yıl 700 bin genç istihdam nüfusuna katılıyor. Bu, çok büyük bir rakam. Bunun çözümü de tek yer. İçeride yatırım ve üretimin devam ediyor olması lazım. Yatırım ve üretim devam etmezse gelecekte daha büyük sıkıntı olur. Çözümü de devlet eliyle kalkınma modeli bittiğine göre, Türk özel sektörünündür. Türk özel sektörü de geçmişteki başarı öyküsüyle zaten bunu yapmaya hazır.” şeklinde konuştu. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin önündeki yapısal engellerin aşılması noktasında iktidar ve muhalefete sorumluluk düştüğünü belirterek, “2007’de biz içeride kavga etmeye başladık. Dünya ekonomileri yükselirken biz aşağıya inmeye başladık.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜİK'in rakamlarına göre 6 milyon 100 bin işsiz bulunduğunu ve her yıl 700 bin kişinin istihdam nüfusu na katıldığını belirterek, "Ülkemiz açısından bugün, yarın ve gelecekte olsun en büyük tehdidi ve tehlikeyi işsizlikte görüyorum." dedi. Türkiye’nin büyüme rakamlarına bakın. 2002-2007 yukarı doğru giderken, 2007’den sonra aşağıya inmeye başladı. Niye? Çünkü evin içinde kavga etmeye başladık. Birbirimizi ‘öteki’ diye göremeyiz. Birbirimizi sevmedikçe muvaffak olmamız mümkün değil. Birbirimizi sevmeye mahkumuz. İyisiyle, kötüsüyle birbirimizi sevmek durumundayız.” dedi.


11

Aralık 2009

Bu ayki röportaj konuğumuz, Pamukkale Mobilya ve Halıcılık ortaklarından

Bir başarı portresi

MEHMET ALi FELEK 1. Mehmet Ali Felek’in hayatını kısaca özetlemenizi istesek neler anlatırsınız?

1968 Denizli doğumluyum. Üç kardeşin en büyüğü benim. Babam öğretmen olduğu için okul hayatım, Gaziantep’in Fevzi Paşa ilçesinde başladı. Daha sonra Nazilli’nin Arslanlı kasabasına geldik. Burada da orta 2. sınıfa kadar okudum. Orta2 ve Orta 3’ü ise Denizli Atatürk Ortaokulu’nda okudum. Mezun olduktan sonra 1983 yılında Polis Koleji’ne girdim. 1987 yılında kolejden mezun olarak, Polis Akademisi’ne geçiş yaptım. 1991’de akademiden mezun oldum ve hemen İstanbul Atatürk Havalimanı’nda göreve başladım. 1995-1996 yıllarında askerlik vazifemi Jandarma Komando olarak yaptım. Askerden dönerek tekrar göreve başladığım polislik mesleğinden (komiserken) 1996 yılının 12 Ekim’inde özel nedenden istifa ettim. Sonra Denizli’ye yerleştim. 1996 yılının 15 Ekim’inde Pamukkale Halıcılık’ta işe başladım. 1997 yılında da kayınpederim Habib Kızıltaş, ben ve bir arkadaş daha üç kişi ortak olarak Pamukkale Halıcılık Dayanıklı Tüketim Sanayi Ticaret LTD. ‘yi kurduk. Aile şirketi olan Pamukkale Halıcılık’ta halen çalışmaktayım.

2.Ticarete polislikten geçmişsiniz, o dönemlerde hiç zorluk çektiniz mi? Denizli’de hiçbir çocuk yaz tatillerini boş geçirmez. Mutlaka bir esnafın yanına girip çıraklık yapar. Ben de Hakkı Dereköylü’nün Babadağlılar İşhanı’ndaki yerinde çıraklığa başladım. Kolejde okurken de değişik esnafların yanında çalıştım. Polis Akademisi’nde okurken de babamla birlikte kayınpederimden halı alarak seyyar bir şekilde satış yapardık. Yani yıllarca hem polislik ve hem de es-

naflığı bir arada götürmüş olduk. Bunun için de mesleği bıraktıktan sonraki iş hayatımda zorluk çekmedim. Ayrıca ticareti çok seviyorum. Para kazanmak çok güzel bir şey. Verdiği mesainin karşılığını alabilmek insana büyük mutluluk veriyor. Kimisi insanlara yardım ederek mutlu olur. Ben de burada insanlara yardım ettiğimi düşünüyorum. Ayrıca İstasyon Caddesi’nde 8 arkadaş ile çalışırken Acıpayam Asfaltı üzerine açtığımız yeni mağaza ile birlikte 23 kişiye istihdam sağlamış durumdayız. Bu da

Bir dönem Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmış, Denizli’de mobilya ve halı sektöründe marka haline gelmiş bir firmanın ortağı olan Mehmet Ali Felek ile hayatı, ticaret ve yaptıkları yatırımlarla ilgili sohbet ettik.

çok büyük mutluluk. Ekonominin zor şartlarında çoğu insan batıyor, piyasada sarsılan çok firma var. Ama biz yatırım yapıyoruz. Hem binaya hem de insana yatırım yapıyoruz.

3.Söylediğiniz gibi sıkıntı içinde olanlar varken siz nasıl yatırım yapabiliyorsunuz? Bunun altında dürüst çalışmak yatıyor. Bu işin sırrı; insanları aldatmadan en doğru hizmeti, en uygun fiyatla vermektir. İnsanlarda “Acaba kazık yedim mi?” soru işaretlerini bırakmıyoruz. Çünkü kaliteli ürünleri en uygun fiyata veriyoruz. Toptancı olduğumuz için perakendede uygun fiyat veriyoruz. Ayrıca “Şu saatte gelip teslimat yapacağım” dediysem o saatte gerekli teslimatı yapmışımdır. Bizden alışveriş yapanlar arkadaşlarını da “güvenilir yer” diyerek buraya getirmiştir. Yani güven sonrasında para kazanılıyor. Kısacası insanlar kazık yemeyecek, güzel yüz görecek, çok güzel hizmet alacak ve verdiği paranın karşılığını alacak. Bunları en iyi yaptığım için başarının sırrı da budur. Başarı sonrasında da zaten yatırımlar geliyor. Ayrıca işyerlerimiz kendimize ait. Kirasız ortamda çalışınca ürün maliyeti azalır. Biz tasarrufu personel maaşından değil değişik giderlerden (kira, araç yakıtı gibi) sağlarız. Mesela, sattığım ürünleri birleştirerek akşama doğru teslimat yaparım. Bu da tasarruf sağlıyor. Kaliteli hizmet ve en uygun fiyat bu şekilde verilir.

4.Yeni hedefleriniz var mı? Pamukkale Halıcılık olarak, Merinos halı ve mobilyanın hem toptan hem de perakende satışını yapıyoruz. Toptan yönüyle hitap ettiğimiz 12 vilayet var. Bunların yanı sıra Denizli’de iki perakende mağazasıyla İstasyon Caddesi’nde 2 bin 500 metrekare alanda hizmet veriyoruz. Acıpayam asfaltı üzerinde de 7 bin 500 metrekare alanda hizmet veriyoruz. Önümüzdeki yaz aylarında (2010), bu alanı 12 bin metrekareye çıkarmayı planlıyoruz. Halı ve ev mobilyalarının yanı sıra bahçe mobilyasına da başlayacağız. Daha sonra büro mobilyası işine de giriş yapacağız. Ayrıca mağazalar zincirimizin temelini attık. Halı ve mobilyanın yanında zücaciye, ev tekstili ve perde ürünlerini de katarak alışveriş mağazası zincirleri oluşturmayı hedefliyoruz. Bunları da kendi bölgemizde, hakim olabileceğimiz noktalarda (Aydın, Muğla Nazilli) 10 yıllık süre içinde oluşturmayı planlıyoruz. Bunu yapabileceğimize inanıyoruz. Potansiyel ve güç bizde var.

5.Denizli Ticaret Odası’nda meclis üyeliği de yaptınız. Odanın çalışmaları ve Denizli ekonomisine katkıları anlamında neler söylemek istersniz?

Şu anda Ticaret Odası’nın faaliyetlerinin basından takip ediyorum. Şu anda KOBİ’ler için başlatılan kredide Denizli Ticaret Odası’nın çok büyük katkısı vardır. Bugün buna ihtiyacı olan çok esnaf arkadaşımız var. (Benim krediye ihtiyacım yok. Öz sermayemiz bize yetiyor.) Bu kredi esnaflarımız için yararlı olacaktır. Odanın faaliyetiyle ilgili hemen ilk aklıma gelen bu. Değişik ülkelerde iş görüşmesi sağlanması, yurtdışı fuar gezileri esnafların ufkunu genişletmektedir. Oradaki mağazaları görmeleri vizyonlarını genişletiyor. Denizli’de her şey tekstil ve mermer olarak görülüyor. Krizlerde bu iki sektör, sekteye uğruyor. İmalat sektöründe problem varsa o zaman yönümüzü başka tarafa, alternatif sektörlere çevirmeliyiz. Mesela Yahudiler’in fabrikası yoktur ancak çok iyi alıp satarlar, iyi tüccardırlar. Aynı bu şekilde eğer biz, imalattan kazanamıyorsak ürünümüzü fason olarak yaptırıp satabiliriz. Neticede dünya, çok küçük köy haline geldi. Biz de toptancılık işine girersek daha kârlı işlere imza atabiliriz. Denizli’de bu yönde gelişim sağlanması için Ticaret Odası da öncülük yapabilir. Bir greyder nasıl yol açıyorsa Odamızda böyle yol açabilir, yeni üyeler kazanabilir.

6.Hiç unutamadığınız bir hatıranız var mı, bizimle paylaşmak ister misiniz? Hiç unutamadığım ve hayatıma yön veren anım var. 12 yaşındayım Nazilli’nin Arslanlı beldesindeyiz. (Babam öğretmen oluğu için belli çerçevelerde kalmak şartıyla beni serbest bıraktı. Rahat bir çocukluğum geçti, bana istediğimi yapma özgürlüğü tanıdı. Çerçeveyi bir kez aştım dersimi de aldım.) Babamdan balık avı

için izin istedim. Mergen çayı vardır. Nazilliye girmeden ilk köprüdür. Balık avlamak için yaz günü 19.00’da gelirim dedim. Eve 21.00’da gittim. Ayrıca en büyük yanlışım balık avlamak için Mergen çayına değil Menderes nehrine gittim. Döndüğümde babam beni biraz okşadı ve “Söz ağızdan bir kez çıkar.” dedi. O gündür bugündür ne söz verdiysem yerine getiririm. Yerine getiremeyeceğim iş için de söz vermem.

7.Peki son olarak ticaretle uğraşanlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Ticarette, müşteri ve mal alımı yapılan firmalarla muhatap olunur. Toptancıya ve fabrikaya sözünüzü zamanında yerini getirin. Ürünü satmak için elinizden geleni yapın. Bunun için reklam gerekiyorsa reklam verin. Daha doğrusu satmanın şartı size göre neyse onu uygulayın. Dürüstlük, insanları aldatmamak ve verdiği sözde durmak en önemli sacayaklarıdır. Dürüstlük yoksa bir iş düzgün yürümez. Müşteriye karşı güzel mağaza teşhiri yapılmalı, güler yüzlü ve güzel hizmet vermek gerekir. Un, helva ve yağ var; aşçı da iyi oldu mu mesele yoktur.

RÖPORTAJ MEHMET YATKIN


DENiZLi TiCARET ODASI GAZETESi

DTO, World Travel Market Fuarı’ndaydı

Denizli Ticaret Odası heyeti, dünya turizm nabzının attığı World Travel Market-London Fuarı’na katıldı.

8-11 Kasım tarihleri arasındaki fuara, Denizli Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri Ramazan Çelikkol ile Ali Önal, Kültür ve Turizm İl Müdürü Mehmet Korkmaz, Ticaret Odası üyeleri Şeref Karakan, Recep Altuntaş ve Erkan Ceylan katıldı. Heyet, Denizli Valiliği’nin katkıları ile oluşturulan stantta Denizli ve Pamukkale’yi tanıttı. Fuar izlenimlerini aktaran Ramazan Çelikkol, fuar ziyaretçilerinden olumlu izlenimler aldıklarını belirterek, “Fuar alanında, ülkemize ve bölgemize olan yoğun ilgi, bizlere daha çok çalışma azmi ve bu tür uluslar arası fuarlara katılma isteği yaratmıştır. Kurum olarak bölgenin tanıtımına katkıda bulunmak ve bölgenin önünü aça-

bilme adına bizleri son derece mutlu etmiştir. Fuara katılarak bölgemize misafir gönderen yerli-yabancı tur operatörleri ile bir araya gelmek, bölgemize olan öz güveni artırmıştır. Çeşitli bölgelerden gelen kamu ve özel sektör temsilcileri bizlere özenerek aynı çalışmaları yapabilme hevesi içerisinde olduklarını gördük. Özellikle kamu ve özel sektör dayanışmasının güzel örneklerini orada sergileyebilmenin mutluluğunu yaşadık.” dedi. World Travel Market’in, dünyanın en önemli seyahat ve turizm fuarlarından birisi olduğunu ifade eden Ali Önal ise “World Travel Market, dünya turizm nabzının tutulduğu bir fuardır. Özellikle ilimize İngiltere’den misa-

fir çekebilmek ve o pazarı geliştirmek için yurt içi ve yurt dışı tur operatörlerinin yanında olmak ilimiz için çok önemliydi.” diye konuştu.

Denizli için biraraya geldiler

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci ile bir araya geldi. Denizli ve Türkiye gündemine ilişkin konuların konuşulduğu toplantıda Başkan Zeybekci, Denizli Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi, DTO yöneticilerinin talep ve önerilerini dinledi. Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, sivil toplum örgütlerinin yönetimleri ile bilgi alışverişinde bulunmak ve taleplerini almak için gerçekleştirdiği toplantıyı bu kez Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleriyle yaptı. Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer ve oda yönetimi ile Çamlık Ofis’de bir araya gelen Başkan Zeybekci, belediye çalışmaları hakkında bilgi vererek, “ 2010 yılı Denizli’nin yılı olacak. Büyük cesaret göstererek başlattığımız alt yapı çalışmaları nedeniyle çekilen sıkıntıların meyvesini 2010 yılında alacağız.” dedi. Bir süredir oda, dernek ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile farklı zamanlarda bir araya geldiklerini ve fikir alışverişinde bulunduklarını belirten

Başkan Zeybekci, “ Bu buluşmaların getirilerini biliyorum. Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda hem sorunlar masaya yatırılıyor, hem de farklı öneriler ortaya çıkıyor. Kent yönetiminde sivil toplum örgütlerinin önerilerinden yararlanmak gerektiğine inanıyorum. Sürdürdüğümüz çalışmalar hakkında da sizlere ilk ağızdan bilgi aktarmak istedim. Denizli şuan bir geçiş döneminde. Büyük cesaret isteyen bir işe başladık. Baş-

lattığımız ‘Dev Altyapı Hamlesi’ belirlenen periyotta devam ediyor. Biliyorum hepimiz bu değişimin sancılarını yaşıyoruz. Bu konuda bize destek olan tüm kent insanına teşekkür ediyorum.” dedi. Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer ise Denizli için atılan her türlü adımın yanında olduklarını ve her zaman olduğu gibi bundan sonra da fikir ve girişimleriyle Denizli’nin gelişimine katkı koyacaklarını söyledi.

Kadın girişimcilere marka ve girişimcilik eğitimi

Denizli Ticaret Odası tarafından Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ)’lere ve kadın girişimcilere yönelik marka ve girişimcilik eğitimi verildi.

sinde hibeye hak kazanan “Reorganizing The Business Education Programme Under the UK Experience-İngiltere Deneyimi Işığında İşletme Eğitimi Programının Yeniden Düzenlenmesi Projesi” Türkiye’nin yedi şehrinde uygulamaya geçirildi.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Warwick Business School ve Bucks New University tarafından ortak olarak yürütülen ve Avrupa Birliği (AB) fonlarından desteklenen “Türkiye ve Avrupa Birliği Arasında Sivil Toplum Diyalogunun Geliştirilmesi-Üniversiteler Hibe Programı” çerçeve-

Aydın’da başlayan bu eğitimlerin ikincisi Denizli yapıldı. Denizli Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitimi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Arcan Tuzcu ile Araştırma Görevlisi Şenay Sabah Kıyan ve Gazi Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Cemalettin Aktepe verdi.

DTO Haber Gazetesi Sayı 7  

DENiZLi TiCARET ODASI GAZETESi Denizli Tica- ret Odası heyeti, Hollanda’daki sera- cılık faaliyetlerini yerinde inceledi. 10.000 Adet Basılm...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you