Page 1

Bir Küçük Oğuz Atay Oğuz Atay; Türk edebiyatının 20. Yüzyıldaki en önemli yazarlardan biri olarak 7 ana eser yayımlamıştır. Genç yaşta (43 yaşında) ölmesine rağmen Türk edebiyatına hatırı sayılır eserler ve izler bırakmıştır. Oğuz Atay’ın kurgu dünyasının bu kadar geniş ve etkileyici olmasının nedenlerinden biri çocukluk yıllarında yaşadığı olaylar ve aile kökenlerinin etkileridir. “Oğuz Atay’ın babası Mehmet Cemil Bey 1932 yılında Boyabat’taki asliye azalığı görevinden, 1937 yılına kadar kalacağı İnebolu’ya ceza hâkimi olarak atanmıştır. Oğuz Atay’ın annesi Muazzez Zeki ile de, Cumhuriyet’in onuncu yıldönümünün coşkuyla kutlandığı 1933 yılında bu Anadolu kasabasında evlenir. Cemil Atay Cumhuriyet’in ilk kuşak aydınının özelliklerini taşır: misyonundan emin, şaşmaz adımlarla yolunda ilerleyen, öğreten, eğiten, yol gösteren biridir; Anadolu’nun kökeninden kaynaklanan halk hamisi tavrı, kimi yerde naif bir içtenlikle bütünleşir; ülkülerin maddeden daha önemli olduğu bir dönemin adamıdır.” (Ecevit, 23-24). Yıldız Ecevit’in Oğuz Atay hakkında yazdığı biyografi “Ben Buradayım…” da bahsedildiği üzere; Oğuz Atay’ın babası onun yaşamının şekillenmesinde büyük bir rol oynar. Aydın bir insan ve Cumhuriyet’in destekçisi olarak Cemil Atay ailesine de bu ilkeleri aktarmıştır. “Babama Mektup” adlı eserinde bahsettiği üzere Oğuz Atay babasıyla görüş ayrılıkları yaşamaktadır. Babasının katı tavrı karşısında kendisi daha umursamazdır. Babasının olumsuz özelliklerinin kendinde de olduğunu fakat bu özelliklerinin kendisinde daha ağır bastığını belirtir. Cemil Bey oğlunun dünya görüşünün genişlemesinde ve kendi fikirlerine sahip olmasında olumlu bir rol oynasa da kişisel görüş ve özellikleri çoğunlukla zıtlaşır. Oğuz Atay’ın hayatında babasından bile büyük bir rol oynayan annesi, Muazzez Hanım, oğluna her zaman fazla düşkün olmuştur. Cemil Bey’in kızlarına olan bariz düşkünlüğü Muazzez Hanımı oğluyla daha çok ilgilenmeye teşvik etmiştir. Aynı zamanda oğlunun küçük yaşta ağır bir hastalık geçirip bünyesinin çok zayıflaması da bu düşkünlüğü arttırmıştır.


Muazzez Hanımın annesinin renkli kişiliği Muazzez Hanıma ve dolayısıyla da Oğuz Atay’a yansımıştır. Genç yaşlarda bir Türk subayıyla evlenen Melek Hanım (gerçek adı bilinmemektedir) Türkiye’ye getirilmiş, adı ve dini değiştirilmiştir. Buna rağmen Melek Hanım üç kızına da (Muazzez Hanım ve kardeşleri) bisiklet sürmeyi, vals yapmayı ve daha birçok yabancı geleneği öğretmiştir. Oğuz Atay’ın o günlerde olağanüstü niteliklerde bir yazar olmasının sebeplerinden biri farklı kültürlerle ve farklı geleneklerle iç içe büyümesi ve çevresindeki insanlardan daha değişik bir hayata sahip olmasıdır. Annesi ile yan yana geçen bir çocukluk ardından ilkokula başlayan Oğuz Atay; babasının milletvekilliği üzerine Ankara’da geçirdiği ilkokul, ortaokul ve lise dönemi boyunca sessiz ve içine kapanık bir hava sergilemiştir. “Kırklı yıllar Ankara’sının siyasal hiyerarşi üzerine yapılanmış, ciddi, disiplinli, bürokrat kenti atmosferi, genç Oğuz Atay’ın gelişme yıllarında soluduğu atmosferdir.” (Ecevit,37). Oğuz Atay’ın ikinci sınıfa başladığı dönemde doğan kardeşi Okşan, Oğuz Atay’ın annesini n ilgisini kaybetme korkusuna düşmesine neden olmuştur. Uzun yıllar boyunca Atay, kardeşine bohça diye seslenmiştir (ilk doğduğunda kundakta çok küçük olduğu için onu bir bohçayla karıştırmıştır). Uzun yıllar boyunca aile içerisinde çocuk Atay’ın annesine “Anne, bu bohçayı nereden aldıysan, git oraya bırak.” Dediği anlatılır (38). Oğuz Atay’ın bu endişeleri onu daha çok içine kapanmaya ve böylece de daha çok kitap okumaya itmiştir. Okudukça okuyarak, sevdiği kısımları ezberleyerek ve gazetelerden makaleler keserek zamanının çoğunu geçirmiştir; aile içinde bir gün önemli bir adam olacağı sürekli konu olmuştur. Atay’ın kurgu dünyasının gelişmesindeki önemli başka bir etken ise radyodur (o dönemlerde medyanın toplumdaki ilk örneği); radyoda çıkan bütün çocuk programlarını dinleyip öyküleri ezberlemiştir. Zamanının çoğunu odasına kendi başına geçirmesi insanların onu ‘anormal’ olarak görmesine de neden olmuştur; fakat o hiçbir zaman bunu çok umursuyor gibi görünmemiştir.

Oğuz Atay  
Advertisement