Issuu on Google+

İzmir SMMMO

MUHASEBE HUKUKU

Bülent SABUNCU / SMMM

I - Giriş Muhasebe bilimi ekonomik işlemlerin kayda alınarak sonuçları üzerinde ilgilileri düşünmeye ve karar almaya yönlendiren bir uğraş alanı ile ilgilenir. Esasında belli bir teknikten yararlanır. Bu nedenle hesap planları oluşturulur. Plana uygun kayıt yapmak zannedildiği kadar kolay değildir. Çünkü hesapların işleyiş özellikleri ne kadar iyi bilinirse elde edilen sonuç o kadar sağlıklı olacaktır. Dolayısıyla muhasebe kayıtlarının tutulması hem bilime ve hem de tekniğe bağlı bir sanattır. Muhasebe işlemlerinin yorumlanmasını sağlayan mali tablolar kayıtların sonuçlarını yansıtır. Bir işletmenin ekonomik açıdan tanınması veya değerlendirilmesi muhasebe raporları esas alınarak yapılır. Muhasebe, hesapsal kişiliğin, önce kendisi, sonra da bunlarla ilişkili olanların hak ve sorumluluklarını belirlemek amacıyla varlık ve sermayelerine, zaman içinde bunlardaki değer değişimlerine yani masraf, hâsılat ve kazançlarına ilişkin hesapsal iş olgularını yasalara, kurallara, ilkelere ve kuramlara uygun olarak belgeler üzerinden saptayarak hesap adı verilen çift yanlı çizelgelere işleyen, izleyen, bunlarla varılan sonuçları çizelge ve raporlarla ortaya koyan, yorumlayan, belgeleme ve araç olma özelliği taşıyan bir bilimdir. Bir başka açıdan “Tamamen ya da kısmen mali özellikte ve para ile ifade edilebilen işlemlere ait anlamlı ve güvenilir bilgileri sağlayacak biçimde verilerin ilgili kaynaklardan toplanmasına, doğruluklarının saptanmasına, kaydedilmesine, tasnif edilmesine, rapor halinde sunulmasına, analiz ve yorumlanmasına muhasebe denir.

108

dayanışma

Muhasebe bir bilim olarak gelişmiş olduğundan bu mesleği yapanların bu bilim dalında yetişmiş olmaları gerekmektedir. Mesleğin eğitime dayalı olarak sürdürülmesi halinde belli bir düzeyin sağlanması ve doğru bilgilendirmeye yönelik bilgilerin elde edilmesi ile mümkün bulunmaktadır. Muhasebe hayali işlemleri kabullenemez. Çünkü her muhasebe işleminin bir nedeni ve bu nedeni yaratan bir belgesi olmalıdır. Fiili durumları dikkate alarak işlem kurulur. Kurulan işlem mutlaka yazılı olacaktır. Kurulan işlemlerin doğruluğunu araştırmak ise ayrı bir uğraş alanı olarak karşımıza çıkar. Muhasebede işlemlerin kayda alınmasında geçerli olan kurallar, muhasebecinin sorumluluğu, üretilen mali raporlar ve değerlendirilmesi açıklanması ayrı bir hukuk oluşturmaktadır. Kısaca “Muhasebe Hukuku” diyebileceğimiz bu alanda son yıllarda dünya üzerinde önemini giderek arttırmaktadır. II – Muhasebe Hukuku ve Gelişimi Ticari Muhasebe tacirlerin menfaatleri gerektirdiği için oluşmuş ve gelişmiş olmakla birlikte, yüzlerce yıl süren ticari muhasebenin kendiliğinden oluşmasını, muhasebe alanını hukuk kuralları ile düzenleme safhası takip etmiştir. Ekonomik hayat geliştikçe işletmelerin büyümesi ve sayıca artması muhasebe alanının hukuk kuralları ile düzenlenmesini de gerektirmiştir. Başka bir deyimle muhasebe ile ilgili hukuk kuralları ticari muhasebenin, işletmelerin bir bütün halinde ekonomi hayatının bir fonksiyonudur. Muhasebe alanında hukuk kuralları ile korunması gereken menfaatler arttıkça bu alana yasa koyucunun müdahalesi yoğunlaşmıştır.


İzmir SMMMO

Muhasebe hukukunun oluşmasında korunmaya değer menfaatler başlangıçta özel menfaatler (tacirlerin, işletmelerin, alacaklıların) iken zamanla özel menfaatlerin yanında kamu menfaatlerini de korumak gerektirmiştir. (Tasarruf ve mevduat sahipleri, sigortalılar ve büyük işletmelerin mali bakımdan sıhhatli olmalarındaki kamu yararı gibi) Muhasebe hukuku günümüze gelinceye kadar başlıca dört dönemden geçmiştir. 1- Tacirlerle ilgili defter tutma hukuku: Ticari defterler ve bilanço ile ilgili hükümlerin şekil kazanması 1807 tarihli Fransız Ticaret Kanunu’na dayanmaktadır.

b) Hukuk alanında yakınlaştırma: Aynı seviyede olan ve aynı problemlerle karşılaşan ülkeler arasında yasalar bakımından karşılıklı etkiler, alışverişler görülmektedir. Daha tecrübeli ileri düzeydeki ülkeler hukuku o düzeye varamamış ülkeler hukukunu direkt veya dolaylı olarak etkilemektedir.

III – Muhasebe – Hukuk İlişkisi Muhasebe ile ilgili olarak yayımlanan kanun, tebliğ vb. ile yapılan düzenlemeler, hukuki bakış açısıyla muhasebe-hukuk ilişkilerinin (muhasebe hukukunun) özünü Muhasebe ile ilgili oluşturmaktadır.

2- Anonim şirketlerle ile ilgili bilanço hukuku: Anonim şirketlerin ortaya çıkması ile anonim şirketlerle ilgili yeni muhasebe özellikle bilanço problemleri ve kuralları ortaya çıkmış, muhasebe alanında hukuki düzenleme bu kapsamda gelişmiştir. Bu gelişme büyük işletmeler, üst kuruluşlar ve sermeya piyasası oluşuncaya kadar devam etmiştir.

olarak yayımlanan

3- Sermaye piyasasının gelişmesi ve büyük işletmelerin kurulması: Bu dönemde sermaye piyasasını denetleyecek organlar kurulmuş, sermaye şirketleri ve üst kuruluşlar ve bunlarla ilgili muhasebe, özellikle bilanço, konsolide bilanço ile ilgili konularda özel hükümler konulmuş, uzman muhasebecilik, denetim, bağımsız muhasebe uzmanları tarafından denetim, büyük anonim şirketlerin, bankaların, sigorta şirketlerinin denetimi konularında özel kanunlar yayınlanmıştır. Bu dönemde muhasebe alanında kanuni düzenlemeler önemli şekilde yoğunluk kazanmış, muhasebe hukuku oluşmuş, standart muhasebe planları yayınlanmıştır.

açısıyla

kanun, tebliğ vb. ile yapılan düzenlemeler, hukuki bakış muhasebe-hukuk ilişkilerinin (muhasebe hukukunun) özünü oluşturmaktadır.

4- Milletlerarası çalışmalar – gelişmeler: a) Muhasebe kurallarında uyum-standart: Çok uluslu ve yabancı sermayeli büyük işletmelerin ön plana geçtiği bu dönemde muhasebe kuraları ülkeler arasında uyumlu bir hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Muhasebe-hukuk ilişkileri, muhasebecinin ve hukukçunun ortak çalışma alanıdır. Hukuk bilgisi olmayan muhasebecinin ve/veya muhasebe bilgisi olmayan hukukçunun üstlendikleri görevlerde başarı şansları gözönüne alınması gereken bir husustur. Muhasebecinin hukuk ile, hukukçunun ise muhasebe ile yakından ilgilenmeleri önem arzeden bir konu olarak değerlendirilmelidir. Muhasebecinin, muhasebe kayıtlarını ve dayanağı olan belgelerini hukuki kurallar çerçevesinde düzenlemek suretiyle, işletmenin ilgili taraflarla (sahibi-ortakları, personel, satıcı, alıcı, kredi verenler, potansiyel yatırımcılar, devlet, kamuoyu) ilişkilerinde oluşabilecek sorunların önlenmesi ve/ veya çözümlenmesini sağlayacak hukuk bilgisi edinmesi, hukukçunun ise takip ettği davalarda dikkate alacağı ticari muhasebe kayıt-belge düzeninin delil niteliği taşıyıp taşımadığını saptamaya yönelik muhasebe bilgisi edinmesi gerekmektedir.

Ticari ve vergisel türdeki davalarda hak ve sorumluluklar muhasebe ile saptanmaktadır. Bu ise sağlam bir muhasebe düzenini gerektirmektedir. Muhasebe düzeni olmayan ekonomik ortamda, mahkemelerdeki davaların sayısının artması kaçınılmazdır.

dayanışma

109


İzmir SMMMO

Muhasebe verilerinin güvenilirliği, mali nitelikteki işlemlerin, gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılarak defterlere kaydedilmesiyle sağlanmaktadır.

özellikleri dikkate alınmaktadır. Örneğin, işletme muhasebe hukuk mevzuatında çok çeşitli hükümler yer almıştır. Hukuk, işletme ana bilim dalı çerçevesi içinde muhasebe bilim dalıyla sıkı bir ilişki içindedir.

Kaydın esası belgedir. Yevmiye defterine mali nitelikteki bir işlem Ülkemizde de muhasebe uygulamalarını çeşitli yasalar kaydedilirken mutlaka bir belgeye dayanması zorunludur. Aksi yönlendirmektedir. Bu nedenle işletmeler kayıt araçlarının takdirde defterlere kaydedilen işlemler seçiminde serbest değillerdir. Mali nitelikteki dayanağı olmayan gerçek dışı birtakım yazı işlemlerini belirli bir sistem içinde, yasal kayıt ve rakamlardan oluşur ki kanunen bunun araçları aracılığıyla kayda almalıdır. kabulüne olanak yoktur. Bu nedenle Türk IV – Sonuç Ticaret Kanununa göre defter tutan bir Muhasebe; defter tutmanın yanında finansal tacirin belgeler hakkında bilgi sahibi olması bilgileri yorumlama imkânını da veren geniş Muhasebe özellik gereklidir. çaplı bir organizasyondur. Bu organizasyonun temelinde ise diğer kanunlarla ilişkisini Muhasebe, bilgi üreten bir sistem arz eden bir gösterir belge, temel unsur olmaktadır. Bu olduğundan, üretilen bilgilerinde güvenilir bilim dalıdır, temel unsurun sıhhati ispat yükümlülüğünü olması temel koşuldur. Bu konu ise söz hukuki bir çerçeveye sokarak mevcut kanun konusu finansal bilgilerin belgelendirilmesi hukuk kuralları ve uygulamalar karşısında dik ve sağlam ile olanaklıdır. Muhasebe bilgilerinin; bir bir duruş sergilenmesine, patronundan taraftan ona gereksinim duyan işletme oluşturulurken çalışanına, müşterisinden yatırımcısına ile ilgili taraflara yararlı olabilmesi, kadar bir güven ortamı yaratılmasına olanak diğer taraftan da muhasebe kayıtlarının ya da kurallar tanımaktadır. geçerliliğinin kanıtlanabilmesi ve mali raporların objektif olarak hazırlanabilmesi uygulanırken Yakın bir gelecekte yürürlüğe girecek olan için objektif belgelere dayandırılmalarına yeni Türk Ticaret Kanunu, bilgi paylaşımının muhasebenin bağlıdır. önemine dikkat çekerek yapılan/yapılacak düzenlemelerle bahis konusu edilen Muhasebe uygulamalarının usulüne uygun özellikleri dikkate güven ortamının oluşmasını tetikleyen ve olarak düzenlenmiş objektif belgelere alınmaktadır. denetleyen hukuksal bir süreç olarak karşımıza dayandırılarak yürütülmesi, muhasebe çıkmaktadır. teorisi ile muhasebeyi yönlendiren çeşitli yasaların (Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kaynaklar Kanunu v.b.) gereğidir. KARAYALÇIN, Yaşar : Muhasebe Hukuku, (*) Fatura, İrsaliye, Müstahsil, Serbest Meslek Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Makbuzu, Perakende Satış ve Yazarkasa Ankara 1988 Fişleri, Esas Sözleşme, Bono, Çek, Cari Hesap Ekstreleri, Ücret Bordrosu, Aylık Sigorta Bildirgesi, Hisse Senetleri, AYBOĞA, Hanifi : İşletmelerde Muhasebe Hukuku Belge ve Organizasyonu Tahviller vb. Muhasebe özellik arz eden bir bilim dalıdır, hukuk kuralları AYBOĞA, Hanifi : Muhasebe-Hukuk İlişkileri oluşturulurken ya da kurallar uygulanırken muhasebenin

110

dayanışma


Bulent sabuncu