Issuu on Google+

24 M AYIS' TA

[ Kıbrıs’ın ilk aylık turizm, haber, magazin, aktüalite dergisi ]

EFSANE KIBRIS'TA Rakı festivali 3. yılında Bu festival kaçmaz

Wiskinin efsanesi Meyhanenin efsanesinde

YIL:7 SAYI:75

MAYIS 2014

Adidas Originals by Jeremy Scott 9 694851 900049 10 TL - TÜRKİYE FİYATI 15TL


ŞiŞeler boŞaldıkça cebiniz doluyor. depozitolu efes Malt’ın ’ın boŞ ŞiŞeleri 15 kuruŞ* ediyor.

* tavsiye edilen satıŞ fiyatıdır.

MALT bosaldıkca 21,5x28.indd 1

19.03.2014 19:01


LEFKOSA OTTOMAN ILANLAR.fh11 2/28/14 5:20 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


www.sekerbankkibris.com

444 78 78


isi

k kültürü derg

ki ve mutfa s’ın yemek, iç

Kıbrı

yıl:3 sayı:32

e Galliard

Minnetimiz; Annelerimize

'sı başlıyor

Festivalin en Damağımızı n Lezzetlendire Tatlar

YIL:3 SAYI:32

alıcıdan Aygen ErsYe mekler iş m en en D

Gurme

eri Yemek Tarifl

ın yolu Lezzete varmtaann geçer ak m Kokla

ve

Mayıs sayısı Kıbrıs'ta bayilerde

9 694851

10 TL TÜRK

MAYIS 2014

90001 8

İYE FİYATI 15TL

turkcell dergilik uygulaması ile tüm Türkiye# de her yerde


140407_GOLD paketler galaxy S5 ilan 24x33.pdf

8

21.04.2014

16:20


[ Dış Basın Birliği tarafından verilen 'EN İYİ DERGİ GRUBU' ödülü ]

18

ZOOM

www.cypruszoom.com zoommagazin@gmail.com (Sahibi) Genel Yayın Yönetmeni Birol Bebek (Sahibi) Genel Yayın Koordinatörü Gülsüm Gözenler

14

Reklam Pazarlama Profil Reklam KATKI KOYANLAR Reha Arar / Mesut Günsev / Derya Beyatlı Sanem Koç / Aygen Ersalıcı Rauf Ersenal / Ali Özçil / Ege Özadam Grafik-Tasarım Profil Reklam

38

Yayın Kurulu Mesut Günsev Yayın Danışmanları Banu Bebek - Ersin Gözenler

60

Stil Danışmanı- Nurhan Günsev

Reklam Rezervasyon ofis: (0392) 22 77 595 (0533) 825 70 00 (0542) 875 96 66 (0533) 868 95 81 (0542) 875 55 04

Yayın Türü Aylık Süreli Turizm-Haber-Magazin Sanat - Aktüalite Dergisi Baskı Pelin Ofset www.pelinofset.com.tr ZOOM YAYIN GRUBU, Profil Reklam ve Danışmanlık Limited Şirketi’ne aittir. Köşklüçiftlik / Lefkoşa - Posta Kutusu 888

[ Kıbrıs’ın ilk aylık

turizm, haber,

5

Egzersizininizi beyn yen olumlu etkile yolu

alite dergisi

magazin, aktü

76

82

]

35 GÜZEL BİR UYKU UYUMANIN

20 YOLU

Aslı İzveren

ülkesi; Öteki insanların

NEPAL Ege Özadam

'O AN'lar hiç diye; unutulmasın

KONAK

ESKİ MEYHANE YIL:7 SAYI:74

HÜNKAR a Önce Kıbrıs't

NİSAN 2014

900049 9 694851 15TL FİYATI 10 TL - TÜRKİYE

ZOOM DERGİ GRUBU Tüm yayınlarında çevre örgütlerine, çevre bilinciyle destek vermektedir.

8 ZOOM

80

92 93

Kıbrıs Festivaller Listesi


Tadı damağınızda kalacak. Hemingway’s Resto-Bar büyüleyici atmosferi, Kıbrıs ve dünya mutfaklarından gurme lezzetleriyle Karpaz Gate Marina’da Doğu Akdeniz’in en önemli lezzet duraklarından biri…

T 0533 825 39 90

Hemingways_zoom_ilani.indd 1

YENİERENKÖY / KARPA Z N O RT H C Y P R U S

25.04.2014 17:21


haber

birolbebek@gmail.com

Birol Bebek Genel Yayın Yönetmeni

Artık Türkiye'de de varız "Bunları hiç hayal etmezdim" demek bize göre değil. Daha ilk yola çıktığımızda Türkiye'de dergimizi nasıl dağıtırız diye düşünmüş, bunun araştırmasını yapmıştık. Bunun hiç kolay olmayacağını biliyorduk. İşin özellikle mali boyutu, bu düşüncemizin o zaman için rafa kalkmasına neden olmuştu. Geçtiğimiz aydan itibaren Türkiye'nin en prestijli dergi platformunu girdik. Üstelik her iki dergimizle. Türkiye Turkcell Dergilik Uygulaması ile uzun süredir devam eden flörtümüz Nisan ayında sonuçlandı. Özgün içerik, içerikteki nitelik, derginin grafiği, ulusal dergi niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda, bir dizi standart uygulanıp, platform içinde yer alabileceğimize karar verildi. Bu sadece bizim için değil ülkemiz için de önemli bir başarı. Sebebi; Kuzey Kıbrıs, bugüne kadar ilk kez sürekli bir yayın ile sınırlarının dışında temsil edilmeye başladı. Şu ana kadar, ülkemizin güzellikleri, tarihi, coğrafyası, turizmini çok haber yapan dergileriz. Amacımız okunası bir dergi yapmaktı. Bunu başardığımızın, iyi şeyler yaptığımızın göstergesi de, böylesi bir platform içine kabul edilmemiz oldu.

10 ZOOM

Türkiye'nin seçilmiş en kaliteli 150 dergisi arasında bundan sonra 2 de Kıbrıslı dergi var. Üstelik GURME platformdaki 4 yemek dergisinden biri olarak eşsiz bir yere sahip. Diğer dergileri incelediğimde ZOOM'un da ayrıcalıklı bir dergi olacağından hiç şüphem yok. Platformda ZOOM dışında onlarca dergi olabilir ancak tek Kıbrıslı dergi olması bizim için önemli. Bu arada; "önemli, önemli sürekli tekrar ediyorsun, ama zaten yayınlar internet üzerinden okunabiliyordu,Turkcell Dergilik'te yer almak neden önemli olsun, ne değişti?" diyenleriniz olabilir. Onunda açıklamasını yapmak gerekiyor. Turkcell, Türkiye'de 35 milyon aboneye sahip. Kısa bir süre önce yapılan istatistiklere göre Türkiye'de 18,5 milyon akıllı telefon var, bir o kadar da İpad ve tablet, buda yaklaşık 30 milyon potansiyel okuyucu anlamına geliyor. Herkesin anlayacağı dilde bir örnek vermek gerekirse Dijitürk içinde yer almak ne ise Turkcell Dergilik te o anlama geliyor. Daha ne olsun?.. Bu ay anneler ayı. Önce çocuklarımın annesi, sevgilim, eşimin; sonra annelerimin ve tüm annelerin, "Anneler Günü"nü kutluyorum. İçinde sizin olmadığınız bir hayat'ın anlamı yok...


haber

BUIKA, 31 MAYIS'TA 13. MERSİN ULUSLARARASI MÜZİK FESTİVALİ'NDE İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika; en iyi şarkılarını bir araya getirdiği "En Mi Piel" albümünden sonra Haziran başında çıkardığı yepyeni albümü 'La Noche Mas Larga' albümünün Dünya Turnesi kapsamında 31 Mayıs'ta Mersin'de. Flamenko ile Caz’ı bir araya getirerek, Flamenko’yu farklı boyutlara taşıyan ve dünya müziğine yepyeni bir tarz kazandıran Buika; copla söylediği şarkılarını adeta yaşıyor, kelimelerle oynuyor ve duyguları içerek kulaklara fısıldıyor. İkinci albümü "Mi Niña Lola" albümü ile İspanyol Müzik Ödülleri’nde "En İyi Prodüksiyon" ve "En İyi İspanyolca Albüm" dallarında, "El Ultimo Trago" albümü ile de "En İyi Tropikal Albüm Grammy"sini kucaklayan Buika, yepyeni albümü La Noche Mas Larga'da kendi şarkıları ve de Siboney, Ne Me Quite Pas ve Throw It Away gibi klasikleşmiş şarkıları seslendiriyor. 56. Grammy ödüllerinde 'La Noche Mas Larga' albümü ile 'En İyi Latin Caz Albümü'ne aday olan aşkın tutkulu sesi Buika sevenlerine 31 Mayıs'ta Yenişehir Belediyesi Kültür Merkezi'nde Mersin'li hayranlarına unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

ÖYKÜLER ÖKSÜZ KALDI Dünyaca ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, tedavi gördüğü hastanede 87 yaşında hayata veda etti. Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar bir süredir zatürre tedavisi görüyordu.

BİR SAATTEN DAHA FAZLASI "INOX" Daha çok İsviçre çakılarıyla tanıdığımız Victorinox, saatlerine de çakıda ki ilkelerini yansıttı: Kalite ve fonksiyonellik… Saatlerini de bu mantıkla tasarlayan Victorinox Swiss Army daha önce yapılmamışı yaparak İsviçre saat endüstrisine yeni bir devrim getirdi. Victorinox’un 130. Yılına özel olarak tasarlanan Inox modeli 130 zorlu testten başarıyla geçerek herkesi hayrete düşürdü. Bugüne kadar birçok özel model ve seriye imza atmış olan marka, Baselworld bünyesinde yeni serisi Inox‘un duyurusunu yaptı. Bilindik sınırların çok daha ötesinde bir dayanıklılık vadeden yeni Inox serisindeki modelleri yalnızca saat olarak nitelemek oldukça zor. Ömür boyu bileğinizde kalacağını bilerek satın alabileceğiniz bir saat olan Inox, üretim aşamasında Standart testin yanı sıra 130 zorlayıcı güç testtin den geçiyor. Üstelik bu testler öyle sıradan testler de değil. Betona atma, yüksekten düşürme, aşırı soğuk ve aşırı sıcağa maruz bırakma ve hatta üzerinden 25 tonluk tankla geçme gibi testlere maruz kalan Inox, dayanıklıyım diyen rakip saatlere meydan okuyor. 200 metreye kadar su geçirmeyen Inox, -51° C’den +71 ° C’e kadar gerçekleşen ısı farklılıklarına ve 12G’lik hızlandırma ve yavaşlatma etkilerine direnebiliyor. Saat 12G’ye kadar da direnç gösteriyor. Saatin kadranı, camı aşağıda kalacak şekilde tasarlandığından kristal camın darbelerden etkilenme olasılığı da azalıyor. “Ömürlük” saat olarak lanse edilen İnox her tarza uyacak bir çizgiye ve karizmaya da sahip… Fiyatının yaklaşık 1.200.-TL olması beklenen saat modelinin, siyah, mavi ve yeşil renkleri ile eylül ayında tüm dünya ile aynı zamanda Türkiye’de olması bekleniyor.

GABRIEL GARCIA MARQUEZ KİMDİR? Gabriel José de la Conciliación García Márquez (6 Mart, 1927) Kolombiyalı yazar, romancı. 1927’de Kolombiya’nın Aracataca kentinde doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının evinde ve teyzelerinin yanında büyüdü. Başkent Bogota’daki Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nde başladığı hukuk ve gazetecilik öğrenimini yarım bıraktı. 1940’lardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Öykü yazmaya 1940’ların sonlarında başladı. Yayınlanan ilk önemli yapıtı Yaprak Fırtınası idi. 1961 de yayınlanan Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı romanını, Hanım Ana’nın Cenaze Töreni(1962) adlı öykü kitabı ve Kötü Saatte(1962) izledi. Yazar en tanınmış romanı Yüzyıllık Yalnızlık’ı(1967) Meksika’ya ilk gidişinde yazdı. Yüzyıllık Yalnızlık’taki bir bölümden etkilenerek yazdığı öykülerini İyi Kalpli Erendina(1972) adlı kitapta toplayan yazar daha sonra sırasıyla Mavi Bir Köpeğin Gözleri (1972), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975), Kırmızı Pazartesi (1981), Kolera Günlerinde Aşk (1985), Labirentindeki General (1989) yayınladı. Yazarın Türkiye’de yayınlanan diğer kitapları arasında Bir Kayıp Denizci, Sevgiden Öte Sürekli Ölüm, Aşk ve Öbür Cinler, Şili de Gizlice, On İki Gezici Öykü ve Bir Kaçırılma Öykü sayılabilir.

www.cypruszoom.com

11


haber

DERİ ÇAĞI BAŞLIYOR

EFSANE BELL&ROSS ARTIK TÜRKİYE'DE 1992 yılında kurulan, merkezi Paris’te ve üretimi lüks saat yapımcılığının anavatanı İsviçre La Chaux-de-Fonds’da bulunan Bell&Ross, 2001 yılından bu güne Chanel Grubu içerisinde faaliyet gösteriyor. Türkiye'de Doğuş Holding bünyesindeki D Saat ve Mücevherat tarafından temsil edilmeye başlanan marka, seçkin satış noktalarında saat severlerle buluşacak. Askeriyenin tarihine ve değerlerine tutkuyla yaklaşan Bell&Ross, havacılıktan ve özellikle de havacılık cihazlarından ilham alıyor. Marka, Birinci Dünya Savaşındaki cep saatleri, İkinci Dünya Savaşında kullanılan uçuş cihazları, 1960’lardaki uçak gösterge panelleri gibi tarih boyunca, karada, denizde ve havada ordunun kullandığı süre ölçerlere atıfta bulunarak koleksiyonlarını yaratıyor. Saatler, orduların özellikle performans ve mükemmelliyet değerlerini göz önünde bulundurularak ve özel işlevlerle donatılarak yüksek performans için tasarlanıyor. Marka, pilot, astronot, bomba imha uzmanı gibi zorlu koşullar altında çalışan profesyoneller için mükemmel işlevsellikte saatleri yaratmayı, tasarlamayı ve üretmeyi kendine görev edinmiş. Aviation BR S Kökleri havacılık dünyasına uzanan Bell&Ross, ikonik bir tasarıma sahip olan BR01 modelini, daha küçük, ince ve elegan bir formda yorumlayarak yeni BR S modelini yarattı. 39 mm kasası ile günlük kullanıma uygun ve ergonomik bir şekilde tasarlanan model, markanın ana prensipleri olan, kolay okunurluk, işlevsellik, hassasiyet ve su geçirmezlik özelliklerinin tümünü kapsıyor. Aviation BR S koleksiyonunda, seramik kasalı “Heritage” ve çelik versiyonu olmak üzere iki farklı model mevcut.

12 ZOOM

Türk derisini uluslararası arenada tanıtmak üzere çalışmalarını sürdüren Deri Tanıtım Grubu ve tasarımlarıyla fark yaratan moda tasarımcısı Hatice Gökçe, The Leather Age–Anatolia ∞ projesi için bir araya geldi. Proje, tasarımcı Hatice Gökçe'nin Anadolu topraklarında yaşamış Hitit, Lidya, Urartu, İyonya, Asur, Frigya, Arzawa ve Troya medeniyetlerinin kendine has unsurlarını yeniden ele alıp deri ile bir araya getirip forma kavuşturduğu çok katmanlı 16 tasarımdan oluştu. Hatice Gökçe'nin kapsamlı bir araştırma sonucu ortaya çıkardığı tarihsel motifler, deri yüzeylerinde tekrar yorumlandı. İnsanlık tarihinin başladığı noktadan beri bu topraklarda var olan deri, The Leather Age projesinde yenilikçi doku ve formlarla hayat buluyor. Anadolu’da yaşamış sekiz medeniyetin ayrı ayrı karakterlere dönüştüğü bu projede her bir karakter bir medeniyeti yansıtıyor. The Leather Age, ilhamını bu topraklarda hüküm sürmüş medeniyetlerden alarak, geçmişin gücünü bugünün yeniliği ile buluşturarak geleceğe taşıdı. Geçmişle şimdiyi bir arada tutan harç ise, Hatice Gökçe'nin zamansız moda anlayışı oldu. Tasarım hayatına deriyi kullanarak başlayan ve hala deri ağırlıklı koleksiyonlar hazırlayan Gökçe, bu projede deriyi yenilikçi bir yaklaşımla farklı tekniklerle kullandı. Provokatif, asi, kışkırtıcı 16 parçadan oluşan The Leather Age - Anatolia ∞ projesinde her bir tasarım kendine ait ses taşıyor. Deri ve siyahın buluştuğu tasarımlar, bu tasarım projesinde hayal gücünün sınırlarını zorluyor ve deriyi yüceltiyor. Mevcut moda anlayışı dışında kendine özgü bir dil ve dünya inşa etme güdüsü ile hareket eden The Leather Age - Anatolia ∞ tasarımı yeni okumalara açmak istiyor.

YENİ KUŞAK SÜPERSTAR AYO 20 MAYIS’TA TÜRKİYE’DE İLK KEZ İŞ SANAT'TA! 2006 yılında ilk albümü 'Joyful' yayınlanır yayınlanmaz Fransa’dan Polonya’ya, İtalya’dan Yunanistan’a kadar tüm Avrupa’da büyük ilgi gören ve 40 ülkede bir buçuk milyondan fazla satan dünya müziğinde yeni kuşağın yükselen yıldızı Ayo, 20 Mayıs’ta İstanbul’da İş Sanat sahnesine konuk olacak. Sadece şarkıcı olarak değil şarkı yazarı kimliğiyle de müziği yaşam biçimi haline getiren ve son on yıldır turnelerde dünyayı dolaşan Ayo, folk- rock ve soul tarzını Afrika kökleriyle buluşturduğu şarkılarıyla 20 Mayıs’ta İstanbul’daki müzikseverlerle ilk kez İş Sanat’ta buluşuyor. 2008’de 'Joyful' albümü ile EBBA Ödülü’ne layık görülen ve geçtiğimiz Mart ayında da Fransız Yayıncılar Birliği tarafından kültür ve sanat alanında verilen Avrupa’nın en prestijli ödüllerinden Globes de Cristal Ödülleri‘nde “En İyi Kadın Şarkıcı” ödülünü de kucaklayan Ayo, son albümü 'Ticket To The World' ile yine içtenlik ve tutku dolu 16 yeni parçaya hayat vererek yepyeni konserleriyle dünyayı turluyor. Haiti‘li ödüllü film yapımcısı Raoul Peck‘in yönettiği ve Ayo’nun da başrolde oynadığı “Meurtre a Paco“ filminin çekimleri ile ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Ayo, yepyeni şarkıları ve zengin repertuvarı ile İş Sanat’ta sezonun dünya müziği kuşağının son konseriyle 20 Mayıs Salı akşamı sahneye çıkacak.


Yiğit Grafik 0850 3031200


haber

THK-CORENDON JETFEST 18 MAYIS’TA BAŞLIYOR

Deep Purple

Ücretsiz konser verecek

E

fsane grup Deep Purble, YDÜ'nün 25. yıl kutlamaları çerçevesinde Kuzey Kıbrıs'ta konser verecek. 24 Mayıs 2014, Cumartesi akşamı gerçekleşecek konser ücretsiz olarak izlenebilecek. Bunun için sadece YDÜ’nün web sayfası 'www.neu.edu.tr'den form doldurarak rezervasyon yaptırmak yeterli. Çadırını veya tulumunu alan herkesin kampuste konaklayabileceği konser için, müziğin birleştirici gücü ile herkese kapılarını açacak. Dünyanın her yerinden gelen müzikseverlerin biletsiz izleyebileceği Deep Purple konseri ile Kuzey Kıbrıs için bir ilke imza atılıyor. Böylesine büyük organizasyona ilk kez ev sahipliği yapacak Kuzey Kıbrıs ve YDÜ, dünyanın efsane gruplarından Deep Purple’ı ağırlayarak tarihi bir güne adını yazdıracak. Dev konser için, Türkiye���den Kıbrıs’a uçuş

olan her noktandan uygun bilet avantajları sağlandı. TÜRKİYE'DEN CİDDİ KATILIM BEKLENİYOR YDÜ "Konser günü tulumunu veya çadırını al, gel!” diyerek konsere gelen herkese kampus içinde konaklama fırsatı sunuyor. Haberin basında duyurulmasının ardından, ilgi odağı olan organizasyon için ilginç bir istatistik söz konusu. Okul yönetimi, efsane gurubu izlemek için Türkiye'den de ciddi bir katılım beklendiğinin altını çiziyor. YDÜ kampusu içinde, 105,000 m2 alanda, 150,000 kişilik seyirci alanına sahip olan Park Near East’te gerçekleşecek Deep Purple konseri için 50m genişliğinde ve 25m derinliğinde 1,250 m2’lik devasa bir sahne hazır durumda. Deep Purble 3 yıl önce Güney Kıbrıs'ta da konser vermişti...

Tasarımcılara yarışma fırsatı doğdu

E

rgonomik ve modern çizgileriyle dikkati çeken Ofis Tekin Exclusive, çarpıcı ve sıradışı çalışma mekanları yaratacak genç yetenekleri belirlemek amacıyla “Ofisini tasarımınla konuştur” adı altında tasarım yarışması başlattı. Yarışmaya, tasarıma ilgi duyan üniversite öğrencilerikatılacak. Organizasyonla, hızla gelişen ofis mobilya sektörüne girmeyi teşvik amaçlanıyor. İlk 3’e giren tasarımcılara ödüllerinin yanı sıra istihdam garantisi sunarak iş hayatının kapılarını açılacak. Ayrıca yarışmada herhangi bölüm kısıtlaması yapmayarak, tasarıma ilgi duyan tüm öğrencilerin sektöre kazandırılmasını hedefleniyor.

14 ZOOM

Son başvuru tarihinin 15 Ekim olduğu ofis tasarım yarışması, 29 Ekim’de sonuçlanacak. İlk 3’e giren tüm yarışmacılara istihdam garantisi verilen yarışmada, birinci seçilen yarışmacının tasarımı Ofis Tekin Exclusive tarafından üretilerek, satışından elde edilen ücretin belirli kısmı tasarımcıya aktarılacak. Yarışmada ikinci seçilen tasarımcı sektörle ilgili yurt içi fuara götürülüp, masrafları Ofis Tekin Exclusive tarafından karşılanırken, üçüncü seçilen tasarımcı ise Ofis Tekin Exclusive’de ücretli staj hakkı elde edecek. Genç yetenekler tasarımlarını info@ofistekin. com adresine göndererek yarışmaya katılabilecekler.

2012 yılından itibaren Antalya’da düzenlenmeye başlanan THK-Corendon jet motorlu model uçak festivalinin üçüncüsü için geri sayım başladı. Türk Hava Kurumu - Corendon Havayolları işbirliğinde yapılacak olan Uluslararası Jet Model Festivali, 18 Mayıs Pazar günü Antalya Karain Havacılık Eğitim Merkezi’nde bir kez daha sportif havacılığın en keyifli unsurlarını halkın beğenisine sunacak. THK-Corendon JetFest için Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen jet motorlu model uçak pilotları, halkın katılımına açık olan etkinlikte hünerlerini sergileyecek. 300 km\s sürate ulaşabilen jet motorlu modeller, kerosen yakıtlı türbin motorlar kullanıyor ve radyo kontrolü ile komuta ediliyor. Ayrıntılı bilgi için: www.jetfestivali.com/

BAVUL OSCARI SPECTRA HEP YANINIZDA OLACAK Bavul dünyasının "Oscar"ını alan "Spectra" ismi gibi göz kamaştırıcı bir karizmaya sahip. Seyahate giderken bilgisayarınız ve kişisel eşyalarınız için ayrı ayrı çanta ve bavul taşımanıza gerek yok, Spectra, yeni modeli ile ikisini bir arada çözüyor. Dünya devi Victorinox’un "En İyi Bavul" ödüllü kusursuz tasarımı Spectra 2.0 DUAL-ACCESS EXTRA-CAPACITY CARRY-ON modeli, bilgisayarınızı ve iş evraklarınızı taşıyabileceğiniz ön bölmesi, kısa seyahatler için giyim ve kişisel malzemelerinizi taşıyabileceğiniz 2. bölmesi ile iş seyahatlerinin vazgeçilmezi oluyor. Çift bölmeli, ekstra kapasiteli seyahat bavulu Spectra, 2014 yılında düzenlenen ve turizmin en iyilerinin ödüllendirildiği "Travel – Leisure Tasarım Ödülleri"nde en iyi seyahat bavulu ödülünü kazandı. Fiyatı: 999 TL


haber

"ELLA VE MİCHA’NIN GELECEĞİ" NEW YORK TİMES’IN EN ÇOK SATANLAR LİSTESİNDE

PINK MARTINI AVRUPA TURNESİ KAPSAMINDA TÜRKİYE'DE 3 KONSER VERECEK Her albümleri ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini yepyeni albümleri "Get Happy"nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de. Pink Martini 22 Mayıs'ta 17.Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında Congresium Ankara'da ve 23 Mayıs'ta İş Sanat'ın Sezon finalinde İstanbul'da ve 25 Mayıs'ta İzmir'de Fuar Atatürk Açık Hava Tiyatrosu'nda hayranları ile buluşacak. 18 aylık uzun ve maceralı "Get Happy" kayıtlarının yolculuğuna Phyllis Diller’ın vefatından önce yapmış olduğu son kayıt 'Smile' şarkısı ile başlayan grup, Avustralyali başarılı kabare divasi Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo superstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright'ın albümlerine konuk olması ile hayranlarına muhteşem bir müzik şöleni sunuyor. 'Quizas Quizas Quizas' , 'Sway' , 'Smile' gibi unutulmaz eserleri yepyeni albümlerinde yorumlayan grup, Türk sevenlerine de büyük bir sürpriz yaparak 'Üsküdar' şarkısını 'Get Happy''ye eklediler. Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar.

16 ZOOM

Ella ve Micha’nın tutkulu ve gizemli aşkı sürüyor. Ancak âşıkların bir karar vermesi gerek ve bu karar onların geleceğini etkileyecek. “Ella ve Micha’nın Geleceği” New York Times’ın en çok satan yazarlar listesindeki Jessica Sorensen’in “Sır” serisindeki ikinci kitabı. Geleceğine odaklanıp geçmişindeki karanlığı unutmak isteyen Ella okula döner. Ancak geçmişiyle ilgili sorunlar peşini bırakmaz. Aslında onun tek istediği Micha’dır. Hayatta istediği her şeye ulaştığını düşünen Micha ise grubuyla sahne turundadır. Ancak içindeki bir düşünce onu rahatsız eder. Ella’dan uzaktadır ve ondan uzakta olmak sandığından daha zordur. Ella da Micha da bir karar vermek zorundadır. Ya sonsuza kadar birlikte olacaklar ya da birbirinden uzakta olmaya alışacaklar? Acı tatlı bir ilk aşk hikâyesi. Pena Yayınları, New York Times’ın en çok satan yazarlar listesinde yer alan Amerikalı yazar Jessica Sorensen’in “Sır” serisine, 2013 Aralık ayında çıkardığı “Ella ve Micha’nın Sırrı” kitabının ardından, serinin ikinci kitabı “Ella ve Micha’nın Geleceği” ile devam ediyor. Çok satanlar listesinde haftalarca yerini koruyan serinin ilk kitabı “Ella ve Micha’nın Sırrı”nın bıraktığı yerden devam eden ikinci kitap duygusal ve tatlı olduğu kadar ateşli de. Ella ve Micha’nın aşkı ikinci kitapta daha derinleşiyor ve acı tatlı bir hal alıyor.

ARTIK YAZ MEVSİMİNDE TERLEMEDEN YATMAK MÜMKÜN Dünya genelinde 60'a yakın ülkeye yatak ihraç etme başarısı gösteren BRN Yatakları, ARGE çalışmaları sonucu sıcak yaz geceleri uykuda terleme sorunu yaşayanlar için geliştirdiği Discovery Yatak ile yüzde 100'e yakın başarılı sonuç aldı. Yatağın, blue jelli katman ve özel kesim visko elastik süngerin vücuda uygulanan basıncı en aza indirerek, kan dolaşımını düzenlediği ve olası eklem ağrılarının giderilmesine yardımcı olduğu kaydediliyor. Türkiye ve özellikle ihracat yaptıkları sıcak iklime sahip ülkeler için Discovery Yatak’ı geliştirdiklerini belirten firma yönetimi, “Bu yatakta iç malzemenin yanı sıra çok özel iki kumaş kullanıldı. Yatak çevresinde kullandığımız özel 'Spacer' kumaş yatak içersinde sürekli bir hava sirkülasyonu yaratarak nem barındırmıyor ve ürünün ömrünü uzatıyor. 'Clima Cool' kumaş ise nem ve ısı kontrolü sağlanıyor. Böylelikle ısı dengesizliklerinden kaynaklanan uyku sorunları ortadan kalkıyor. Ayrıca ürettiğimiz blue jel yastık sayesinde boyundaki ısı dengesini de korunuyor ve olası boyun tutulmalarının önüne geçiliyor” diyor. Yaz ayları kadar kış aylarında da gönül rahatlığıyla kullanılabilecek bir ürün olduğunun altı çizilen Discovery Yatak ile omuriliklerin desteklendiğini ve yatağın vücut ağırlığına göre şekillendiğine de dikkat çekiliyor.. Kan dolaşımını düzenleyerek eklem ağrılarının giderilmesine yardımcı olan Discovery Yatakları, özel kesim süngeriyle hem hava akışını sağlıyor hem de özel blue jel katmanı sayesinde omuz ve diz bölgesindeki basıncı sıfırlayarak yaylanma etkisini artırıyor. Dünya genelindeki satışlarını geçen yıl sonunda Türkiye'de iç pazara da yayan BRN Yatak, Kuzey Kıbrıs'ta da mağazalarda da bulunuyor.


Wine & Dine, it’s B&G time!

Paris

New York

Tokyo

Moskov

®

0392 228 5747

ENJOY OUR QUALITY RESPONSIBLY

Follow us on Facebook / bartonguestier www.barton-guestier.com


haber

Girne Liman'da gerçekleşecek Festivalin son gününde Grup Rast, Gripin ve Bengü sahne alacaklar..

ıbrıs'ın en büyük anason kokulu festivali buyıl üçüncü kez gerçekleşiyor. Mayıs ayının son haftasında 23 - 31 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek festival, Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de yapılacak. Festival programında; konserler, restoranlara özel etkinlikler, avantajlı rakı fiyatları ve Ada’ya yakışır muhabbetler yer alıyor. 31 Mayıs’ta Girne’deki büyük final gecesinde ise Türkiye'nin tanınmış isimleri var. Akşamın ilk saatlerinde Grup Rast'ın konseri ile başlayan final gecesi, saat 20.30'da Grup Gripin ile devam edecek. Yaklaşık

BU YIL ÜÇÜNCÜSÜ GERÇEKLEŞECEK "KIBRIS RAKI FEST" İLE ADA, MÜZİĞE, MEZEYE, RAKIYA DOYACAK. 23-31 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA 18 AYRI MEKANDA FASIL; FESTİVALİN SON GÜNÜNDE İSE, GİRNE LİMANI'NDA MUHTEŞEM BİR KONSER PROGRAMI SİZİ BEKLİYOR OLACAK... 23 Mayıs Cuma

24 Mayıs Cumartesi

Eski Konak + Fasıl Kasap Osman + Fasıl Ambiance + Sanatçı Rast

25 Mayıs Pazar İskele Balık / Kıyı Restoran + Fasıl

Galbur + Fasıl

18 ZOOM

2 saat sahnede kalacak grub, gecenin ve festivalin son performansını Bengü'ye bırakacak. Türkiye'nin sevilen ismi, bir hafta süren festivale, şarkıları ile nokta koyacak. Ada dolusu muhabbet, eğlence ve lezzetin yer alacağı festival süresince, Girne, Lefkoşa ve Mağusa'da, 18 ayrı mekanda Grup Rast ve Frekans’ın konserleri ve fasıl programları gerçekleşecek. Festivalin finalinde ise 2 grup, bir starın konserleri yer alıyor... Ayrıntılı bilgiye www.kibrisrakifestivali.com’dan ulaşabilirsiniz

Neyzen + Sanatçı Frekans

26 Mayıs Pazartesi Ömerli Meyhane + Fasıl

27 Mayıs Salı North Shields + Karaoke Night

28 Mayıs

29 Mayıs

Çarşamba Perşembe Bizim Meyhane + Fasıl

Kemal'in Yeri + Sanatçı Frekans

Pine House + Fasıl

Galabalık + Fasıl

Dökme et + Fasıl

Missina + Fasıl

30 Mayıs Cuma Mezze + Fasıl Akşamcı Meyhanesi + Fasıl Bi'yer + Grup Frekans Beer Point + Fasıl

31 Mayıs Cumartesi FESTİVAL KAPANIŞI Grup Rast 19:00 Gripin 20:30 Bengü 22:30 Girne Liman

Kıbrıs Rakı fest programı

K

BU FESTİVAL KAÇMAZ


haber

LG ELECTRONICS TV PAZARINDA ILKLERE IMZA ATMAYA DEVAM EDIYOR LG Electronics, trend belirleyen yeni CURVED OLED ULTRA HD TV ürün serisini tanıttı. LG’nin bir dizi yeni teknolojiyle gelen 77 inç ULTRA HD CURVED OLED TV’si ile dünyanın ilk ve en büyük kavisli ekran tasarımına sahip televizyonu 105 inç CURVED 5K ULTRA HD TV’si kullanıcıya eşsiz izleme deneyimi sunuyor.

YANDEX’TEN TÜRKIYE’YE ÖZEL YENI VIDEO ARAMA ÖZELLIĞI Yenilikçi servisleriyle beğeni toplayan Yandex, Türkiye özelinde geliştirip beta sürümü olarak devreye aldığı yeni video arama özelliğiyle İnternet kullanıcılarının kalbini fethedecek. Yandex’in sunduğu yeni özellik sayesinde kullanıcılar artık ulaşamadıkları ve izlemek istedikleri videoların linkini Yandex.com.tr’de aratarak, alternatif sitelerden ilgili videonun aynısını ya da benzerlerini anında bulup, izleyebilecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Yandex. Türkiye Aramadan Sorumlu Ürün Müdürü Zafer Sever, “Yandex.Türkiye olarak yerel ihtiyaçları çözebilmek için arama motorumuza her geçen gün yeni özellikler ekliyoruz. Türkiye’ye özel olarak geliştirdiğimiz bu özelliklerle kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Sosyal medyada video izleme odağında paylaşılmış olan fakat çok sayıda İnternet kullanıcısı tarafından alışılageldiği şekilde erişilemeyen içerikler için özel bir çalışmamız var. Geliştirdiğimiz yeni özellik, sizi bir videoya ulaştıracak olan bağlantıyı (URL) Yandex arama çubuğuna yazdığınızda aradığınız video içeriğinin aynısını veya benzerlerini diğer video sitelerinde bulup izlemeyebilmenizi sağlıyor. Kısaca açıklamak gerekirse: Diyelim ki sosyal medyada bir arkadaşınız bir video bağlantısı paylaştı fakat bu videoya erişemediniz. Bu bağlantıyı kopyalayıp Yandex’e yapıştırarak aradığınızda, size bu videonun aynısını veya benzerlerini alternatif video sitelerinde bulup izleme imkanı sunuyor. Şu anda deneme aşamasında olan bu özelliği kullanıcılardan aldığımız geri dönüşlere göre geliştirmeye devam edeceğiz” diyor.

20 ZOOM

LG 105inç CURVED 5K ULTRA HD Kusursuz görüntü kalitesine sahip bu ürün, 21:9 sinemaskop formatı sayesinde sinemadaki izleme deneyimini evlere taşıyor. 11 milyon piksel ekran çözünürlüğüne (5120 x 2160) sahip 105 inç CURVED ULTRA HD TV, LG Electronics ve LG Display arasındaki işbirliğiyle ortaya çıktı. Büyük ekranda renk keskinliği ve derinliğini sağlamak gibi sorunları aşmak için 21:9 formatındaki CURVED 5K ULTRA HD TV’de yeni bir teknoloji kullanılıyor. LG 77 inç ULTRA HD CURVED OLED TV 77 inç ULTRA HD CURVED OLED TV’nin görüntüsündeki her pikselin renk derecesi, LG Color Refiner özelliği sayesinde otomatik olarak kontrol edilerek mükemmel bir tutarlılık ve denge sağlıyor. TV'nin sonsuz kontrast oranı ise LG’nin High Dynamic Range (HDR) algoritması tarafından yönetiliyor. Tru-ULTRA HD Engine Pro özelliği ise, görüntü kalitesini zenginleştirerek tüm görüntüleri 4K ULTRA HD kalitesine yakın bir seviyede gösteriyor ve ULTRA CINEMA 3D özelliği ise izleyicilere göz alıcı bir 3D deneyimi sunuyor. Bu ürün aynı zamanda, ekrandaki görüntünün pürüzsüz, net ve daha gerçekçi görünmesini sağlayan MEMC (Motion Estimation Motion Compensation) özelliğini de içeriyor.

LEFKELI YAVAŞ TIYATROSU, 'GODOT'YU BEKLERKEN'I SAHNELEMEYE BAŞLADI Lefkeli Yavaş Tiyatro, Samuel Beckett'in ünlü oyunu, "Godot'yu Beklerken"i sahnelemeye başladı. Adamızın yaşantısına uyarlanan oyun, yerel 'renk'lerimiz ve 'kendi' tavrımızla bezendi. Kıbrıs’ın özellikle bu tarafında, Godot’yu beklemekte olan; aslında da "kurtarılmayı" beklemeyi "acemice" oynayan insanlarımızın sahteliklerini eleştiren bir oyun. Godot’nun bir başka sembolik karşılığı olan "umut" etmeyi, bir başka güce sığınmak olarak gören teslimiyetçilik ve kimliksizliğe ayna tutuyor. 2 MAYIS 20.30 LEFKE AKM 4 MAYIS 16.00 LEFKE ÇÖPLüK (Çevreörgütleri ile) 29 MAYIS 20.30 GİRNE AKM 31 MAYIS 20.30 ARABAHMET - LEFKOŞA Rezervasyon e-mail : lefkeliyavastiyatroslowtheatre@gmail.com Tel: 0533 831 3710 - 0533 836 0753


Girne'nin en yenisi

Papageno İ

ngiltere'de yaşamış Kıbrıslılar, hatta oraya giden Türkler Papageno Restaurant'ı bilir. Kıbrıslı bir Türke ait restoran içindeki dekorasyonu ile her daim ilgi odağıydı. NU ötesi resimlerin duvarlarını süslediği mekan, kendine has tarzıyla dünyanın birçok yerinde haber olmuştu. Bu Papageno orası değil tabii. Girne geçtiğimiz ay aynı ismi taşıyan yeni bir mekanla tanıştı. "The Whisky Festival" programına da rastlayan bu açılış, Gaydalı İskoç grubun da katılımıyla keyifli bir organizasyona dönüştü. Johnnie Walker kızlarının tadım aktivitesi yaptığı açılışta, özel konuklar vardı. Açılışta, ismini aldığı bir papağanın da olması dikkat çekti..

22 ZOOM


Bu da bizim starımız

Fikri Karayel ↘

24 ZOOM

"SÖZ-MÜZİK OLARAK BANA AİT 11 ŞARKI VAR. ARANJÖRLÜĞÜNÜ DE BEN ÜSTLENDİM. 16 YAŞINDAN BERİ YAZDIĞIM ŞARKILARI BARINDIRIYOR, TAMAMIYLA İÇSEL VE UZUN BİR ZAMANA YAYILMIŞ BİR ÇALIŞMA. STÜDYO KAYITLARINI ORKESTRAMIZIN DA GİTARİSTİ OLAN EMRE YAZGIN’DA YAPTIK. ALBÜM, TAMAMIYLA KIBRIS’TA ÜRETİLMİŞ OLUP TÜRKİYE’NİN POPÜLER PİYASASINA GİREN İLK ALBÜM OLMA ÖZELLİĞİNİ TAŞIYOR."


röportaj

H

EGE ÖZADAM

emen merakınızı giderelim. Evet yakından daha da yakışıklı; Evet sesi hakikaten çok güzel; Evet bir de üstüne, pek mütevazı! Fikri Karayel ile röportaj yapıyorum dediğimde, çevreden olumlu olumsuz birçok yorum duydum. Karşıma çıkan delikanlı olumsuz yorumların hepsinden o mağrur havasıyla hemen aklanıverdi. Röportajın sonunda bir de annesi Sultan Karayel’e teşekkür etmez mi! Vay be dedim, ben annesinin yerinde olsam her gün zeytin dalı yakar başının üzerinde gezdiririm ‘aman da oğluma nazar değmesin’ diye. Ülkemizin parlayan yıldızı Fikri Karayel’i daha iyi tanıyın istedik, ona müziğiyle, özel yaşamıyla, hedefleriyle ilgili sorular sorduk. Röportajımızı Camelot Beach’ de, Fikri’nin "Hayal Edemezsin" şarkısının yer alacağı filmin setinde yapmak da başka bir keyifti. Aman kendisini takip edin, programlarını kaçırmayın derim! Yeni Albümünden bahsedelim biraz. Ne zaman çıkacak? Hazırlanma safhası ne kadar sürdü? Mayıs, en geç Haziran gibi çıkmış olacak. Yaklaşık 5 yıldır, 2009’dan beri üzerinde çalışıyoruz. Tabii bahsettiklerim demo kayıtlar, asıl çalışmamız 2013 yılında başladı. Zamanla şarkılar duyuldu, biz de yürüdüğümüz yolda yardımcı olacak dostlar, çevre edindik. Albümün içerisinde söz-müzik olarak bana ait 11 şarkı var. Aranjörlüğünü de ben üstlendim. 16 yaşından beri yazdığım şarkıları barındırıyor, tamamıyla içsel ve uzun bir zamana yayılmış bir çalışma. Stüdyo kayıtlarını orkestramızın da gitaristi olan Emre Yazgın’da yaptık.

www.cypruszoom.com

25


portre

Tamamıyla Kıbrıs’ta üretilmiş olup Türkiye’nin popüler piyasasına giren ilk albüm olma özelliğini taşıyor. Söylemiş olduğun gibi uzun zamana yayılmış bir çalışma. İlk zamanlardaki eserlerin ve sonrakiler arasında fark var mı? İlk yazdığım şarkılarda amatör ruhun getirdiği daha isyankar, daha aşk ağırlıklı sözler vardı. Şimdi biraz daha konuya yönelik çalışmayı seviyorum. Normalde konuşurken söylemek istediklerimi şarkıya aktarır gibi çalışıyordum, şimdilerde ne anlatmak istediğimi önceden düşünüp buna göre bir yazma süreci izliyorum. Geleceğe yönelik hedeflerin neler? Hayal kurmakta üzerimize yok tabii. Sanatçının amacı bir şeyler bırakabilmektir. Gece yatağınıza yattığınızda bile huzursuz olur, sanki gün boşuna geçmiş gibi çalışmaya devam etmek istersiniz. Sizden geriye bir şeyler kalsın diye düşünürsünüz. Asıl hedef budur. Bir taraftan da teori konusunda da kendimi geliştirmek iste-

Fikri Karayel

26 ZOOM

diğim için, Doğu Akdeniz Üniversitesinde Müzik Öğretmenliği Bölümüne yazıldım. İzmir, Eskişehir ve Ankara’yı kapsayan bir turne yaptık. Yeni turneler için teklifler alıyoruz, Türkiye’yi daha sık ziyaret etmeyi düşünüyoruz. Türkiye festivalleri de açık görünüyor. Biraz da geçmişinden bahseder misin. Ne zaman bu işi profesyonel olarak yapmaya karar verdin? Öncesinde ne yapıyordun? Karar verdim diyemem, daha iyi prodüksiyonlar ortaya çıktıkça teklifler de

geldi. Öncesinde biyokimya okuyordum, son senesinde müzik yüzünden bıraktım. Beraber çalıştığın ekipten bahsedebilir misin biraz. Emre Yazgın gitarda, Tolga Erzurumlu klavyede, Can Kutrafalı basta. Bu ekiple bir süredir beraberiz, kimyamız uyuştu. Hepsi hayranı olduğum, uzun süredir takip ettiğim insanlar. İyi müzisyenlerden oluşan, iyi bir ekibimiz var. Adada müzik yapmak zor mu peki? Zorlukları var tabii. Öte yandan pozitif tarafları da çok ve giderek pozitif taraflarını artırmaya çalışıyoruz. Şimdilerde insanlar Kıbrıs’tan da profesyonel sanatçılar çıkabileceğini kabulleniyorlar. Hazırlanmış bir şovla gelmiş olabilir, istek isteyip rahatsız etmeyelim diye düşünmeye başladılar. Gittiğimiz yerler de kulis, ses ve ışık olması gerektiğini biliyorlar artık.


Şarkılar hep aşk üzerine. Fikri Karayel duygusal, romantik bir insan mıdır? Yazdığın aşk şarkılarının ilhamı nerden geliyor? Duygusal bir insanım diyebilirim. Aslında yaşadığımız aşklar, yaşamak istediğimiz ve özendiğimiz aşklar kadar büyük değil. Normal sıradan aşklar yaşıyoruz, her şey ne kadar gözümüzde büyüttüğümüzle alakalı. Bana ilham veren şeylerden biri örneğin yine büyük aşklar hakkında yazan büyük sanatçıların eserleri. Elbette kendi duygularım da var, dinleyici şarkımda bunu hissedebilir. Gözlem de var tatbikî, başka insanlarla ilgili üzüldüğüm sevindiğim noktaların da ilham olduğu oluyor. Çok basit bir şeyi görüp bir aşk hikayesi olarak da yansıtabilirsiniz. Her şey ilham kaynağı olabilir anlayacağınız.

Kendi şarkılarını mırıldandığın olur mu? En çok hangisini mırıldanırsın? Evet oluyor, en çok ‘Bir gün’ isimli parçamı mırıldanırım.. İdolün var mı? Birçok idolüm var. Söz yazma konusunda Bülent Ortaçgil, Sezon Aksu, Fikret Kızılok, Mazhar Alanson. Dünyada takip ettiğim isimlerin başındaysa Bob Marley geliyor, Stevie Wonder da büyük ilham kaynağım. Aşık olmaktan korkar mısın, balıklama dalar mısın?

Korkmam. Aşık olma isteğiyle yaşayan bir insanım. Atletik bir yapın var. Spor yapıyor musun? Yapım böyle. Baba tarafım zenci, sanırım bundan kaynaklı bir avantajım var. Elimden geldiğince haftada iki üç defa olsun spor yapmaya çalışıyorum. Beğenmediğin yönlerin? Dalgınlık ve unutkanlığım. İşler de arttıkça zamanımı koordine edememeye başladım. Arkadaşlar-okulmüzik arasındaki dengeyi kurmakta zorlandığım oluyor.


haber

ANNELERLE GEÇİRİLEN ZAMANLAR

HEP EKSİK KALIR

M

ayıs ayı aynı zamanda "anneler gününü"de içinde barındırıyor. Eğer anneniz sağsa kıymetini bilin.. Çünkü annelerle geçirilen zamanların hep eksik kaldığını onu kaybedince anlıyor insan... O nedenle hala boşalmamışsa kum saati, ona daha fazla zaman ayırın .Tabii bu söylem daha çok orta yaş sınırını geçirenler için geçerli. Aşağıdaki yazıyı "Mesut Günsev'le Pazartesi Öyküleri" adlı kitabımdan aldım. Osman Sofuoğlu’nun o çok ama çok anlamlı çizimi de bu yazıya eşlik ediyor.. Yıllar, yıllar önce internetten gelmiş ben de televizyonda izleyicilerimle paylaşmıştım. Şöyleydi o öykü: "Eğer bir anne iseniz veya bir anneniz varsa burada söyleyeceklerimi gayet iyi anlayacaksınız: Evet, düşündüğümde babalar da ne demek istediğimi anlayabilirler ama ancak anneler burada söylenenleri gerçekten hissedebilirler. 21 senelik evlilikten sonra "Aşk ışıltısı" canlı tutmanın yeni bir yolunu buldum. Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak: "Biliyorum ki onu seviyorsun" dedi. Şiddetle itiraz ettim: "Ama ben seni seviyorum!!!" "Biliyorum ama aynı zamanda onu da seviyorsun. Ona da zaman ayırman gerekiyor." Karımın, ziyaret etmemi istediği "öbür kadın", 19 yıldır dul olan annemdi. İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen "iyi misin, her şey yolunda mı" diye sordu. Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı ola-

28 ZOOM

mesutgunsev@gmail.com

Mesut Günsev cağından şüphelenen tipte kadınlardandı. "Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm" diye yanıtladım. "Sadece ikimiz mi?" Biraz düşündü ve "Çok isterim" diye cevap verdi. O cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde "Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler" dedi. "Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar." Gittiğimiz restoran, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekandı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi. Yerimize oturduktan sonra ona mönüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben

daha mönünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim: "Eskiden, sen küçükken, mönüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin” dedi. Ben de gülümsedim: "O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim" dedim. Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken; “Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen" dedi ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık. Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: "Çok güzeldi" dedim, "düşünebileceğimin çok üstündeydi". Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu o kadar ani gerçekleşmişti ki onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan ödenmiş, iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı: Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin. Seni Seviyorum." O esnada, "Seni Seviyorum" demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım.


ŞAİR DEDİKİ!..

tecrübe Rüzgarı suçlamayı bırak… Yelkenleri kullanmayı öğren… Eski Bir Denizci

Sen de eskidin sevgili Oysa sen hep aynı kalacağını düşünüyordun; ondandı bu hovarda hallerin. Şimdi bakıyorum: bir ömür geçmiş. Kaç yıldır böyle düşe kalka birlikteyiz? Bir rüzgâr gibi savururken bizi oradan oraya ömür, sen hâlâ hangi yaştasın kim bilir, hangi yaşına takılı kaldı ruhun. Artık eskisi gibi değil kadınlar, erkekler. Aşklar da senin bildiğin gibi değil. Sen hovarda sayıyordun ya kendini, gel de gör şimdi kadınları. Geçti yanından zaman, farkında olamadın. Gözlerindeki o çocuklara benzer korku dolu bakışlarla artık nereye ait olduğunu bilmeden yürümen bundan. Hiçbir şey eskisi gibi değil sevgili. Ömür öylesine geçip gitti, sen görmedin. Bedenin yürüyordu da, aklın kim bilir hangi uykulardaydı. Sen de eskidin be sevgili; bak, beyazlar düştü saçlarına. Öylece bitirdin ömrü boş hayallerinin peşinde. Sen de eskidin, beni de eskittin hasretinle. Şimdi sormak istiyorum sana; ne geçti eline. Candan Ünal

*** Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz "Başka bir zaman"ı her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz. Bazıları der ki, doğumdan sonra altı hafta içerisinde normale dönebilirsiniz. Belli ki, bu bazıları, bir kere anne olduktan sonra artık "normal" diye bir şeyin tarihe karıştığından habersiz. Bazıları der ki, anne olmak içgüdüsel olarak bilinir, sonradan öğrenilmez. Belli ki bu bazıları hiçbir zaman 3 yaşında bir çocuğu alış-verişe götürmeyi denememiş. Bazıları der ki, anne olmak sıkıcı bir şeydir. Belli ki bu "bazıları" ehliyetini yeni almış onsekiz yaşındaki çocuğunun kullandığı arabaya binmemiş. Bazıları der ki, eğer iyi bir anne olursan çocuğun da iyi bir çocuk olur. Belli ki bu "bazıları" çocukların bir kullanım kılavuzu ve garanti belgesiyle birlikte geldiğini sanıyor. Bazıları der ki, iyi anneler hiçbir zaman çocuklarına karşı seslerini yükseltmezler. Belli ki bu "bazıları" hiçbir zaman mutfağa aniden girdiklerinde çocuklarını; bütün mutfak havlularını ve peçetelerini mutfak masasının üzerine yığmış, yanına 2 yaşındaki küçük kardeşini de oturtmuş, elinde kibrit, acaba bunlar yanıyor mu diye denemek üzereyken yakalamamışlar. Bazıları der ki, anne olmak için eğitimli bir insan olmana gerek yoktur. Belli ki bu "bazıları" hiçbir zaman lise birinci sınıfa giden çocuklarının matematik ödevlerine yardımcı olmak zorunda kalmamışlar.

dedi ki! Ya susmak, Ya da suskunluktan daha kıymetli bir söz söylemek gerekir Pisagor

Bazıları der ki, beşinci çocuğunuzu ilk çocuğunuz kadar çok sevemezsiniz. Belli ki bu "bazıları" beş çocuk sahibi değil. Bazıları der ki, çocuk yetiştirmek için gereken her şeyi kitaplardan da pekala öğrenebilirsiniz. Belli ki bu "bazıları" çocuğunu burnunu ya da kulaklarını leblebilerle doldurmuş olarak bulmamış. Bazıları der ki, anne olmanın en zor tarafı artan iş yükü ve evde yerine getirmen gereken sorumluluklardır. Belli ki bu "bazıları" hiç çocuklarını anaokula göndermek üzere ilk defa okul servisine bindirmek, ilk defa yatılı okula göndermek veya çocuklarının uçağa ilk defa yalnız başına binişini seyretmek zorunda kalmamış. Bazıları der ki, bir anne çocuklarını evlendirdikten sonra artık onlar için endişelenmekten vazgeçebilir. Belli ki bu "bazıları" çocuk evlendirmenin fazladan endişelenecek bir kız ya da bir erkek çocuk daha edinmek olduğundan bihaber. Bazıları der ki, çocuk kendi hayatini kurduktan sonra artık annenin görevi bitmiştir. Belli ki bu "bazıları"nın hiç torunu olmamış. Bazıları der ki, annenize onu sevdiğinizi söylemenize gerek yoktur, anneniz bunu zaten bilir. Belli ki bu "bazıları" bir "anne" değil. HAYATINIZDAKİ TÜM ANNELERE… SELAM OLSUN…

www.cypruszoom.com

29


tarih

REHBERLER

KARPAZDA'YDI

R

YAZI VE FOTOĞRAFLAR EGE ÖZADAM

adar Tepe’ye doğru ilerlerken, kahverengi tüyleri üzerinde beyaz benekleri olan bir keçi peşimize takılıyor. Hangi yola gitsek, hangi patikadan yürüsek, hangi kayaya tırmansak hep peşimizde... Onu kovalayan küçük çobanlara sürüden ayrılabileceğini ispatlarcasına hiç pas vermiyor. Zirveye vardığımız noktada, hani Radar Tepe’de Kıbrıs’ın en güzel görüntüsüyle karşı karşıya kalmışken o da bizim gibi ufka dalıp gidiyor. Uçurumun o kadar ucuna ilerliyor ki; düşecek diye korkuyorum. Sürüdeki yüzden fazla hayvandan biri olan bu keçi muhtemelen öksüz. ‘Annesi olmayan hayvanlar biberonla beslenir ve böylece onlar da insanlara diğerlerinden daha çok yakınlaşırlar’ diyor Mustafa Abi... Tepeden indiğimiz vakit Rum çoban ağırlığını koyuyor ve ‘suri’ diye çağırdığı öksüz keçiyi kaptığı gibi götürüyor. Nerede miyiz? Ada'mızda tahrip edilmemiş noktaları bulunan ender

Biyologlar Derneği tarafından turist rehberlerine bölgeyi her yönüyle daha iyi tanıtmak, çevredeki ekoturizm tesislerini göstermek ve ekoturizm aktivitelerinde bulunmak amaçlı organize edilen AB destekli proje, turizimin en önemli temsilcileri olan bizlerin bilgi dağarcığının gelişmesi açsısından işte bu yüzden çok önemli. Karpaz’a giderken sık sık duraklıyoruz. Her durakta gördükleri karşısında Salih Hoca (Gücel) ve Mustafa Abi (Meraklı) evlatlarını kaybetmiş analar gibi ağıt yakıyorlar desem yeridir. Bir bakı-

yerlerden biri olan Karpaz’dayız. Akıtılan betonlar, saçılan kirliliklerle Adamızı mahvedenlerin izleri görünmüyor değil tabii... Tüm bu tahribat çabasına rağmen Karpaz direniyor, örneğin doğaya hiçbir zararı olmayan ekoturizm yapmaya çalışıyor. Ekoturizm ise kolay iş değil, ağır zahmetli bir uğraş. İşletme sahibinden, yerel halka kadar katkı koyan herkesin bilinçli olması gerekiyor; bundan da önemlisi devlet desteği olmadan sürdürülebilir olması zor.

30 ZOOM

yorsunuz hiç olmayacak yere betonarme bir yapı inşa edilmiş, bir bakıyorsunuz bin yıllık fosillerin üzerine yine beton dökülmüş. İşte doğayı sevmek, adayı sevmek böyle bir şey. Hani sevdiğinin saç teline zarar gelse insanın içi parçalanır ya, bu kişiler de gördükleri karşısında böyle üzülüyorlar. Bendeki seçici algı henüz tam anlamıyla gelişmediği için onlar söylemeden bazı şeyleri fark edemiyorum tabii. Fark ettiğimde de onlar gibi üzülüyo-


gezi

www.cypruszoom.com

31


rum ve hep aynı soruya takılıyorum ‘Cehalet mutluluk mudur?’ Mustafa Abi’yi tanımayan yoktur. İsmi yabancı gelirse siması BRT'de yaptığı programlardan tanıdık gelir. Ben de 2009 yılında rehberlik eğitimi alırken kendisiyle tanışmıştım. Mustafa Abi’yi anlatmaya gerek yok, zaten soy ismi ‘Meraklı’yı kişiliğinin özeti olsun diye koymuşlar sanki. Ben bakıyorum ova, çayır, dağ görüyorum, o bakıyor efsane, hikaye görüyor. Ben çay poşetinin içinden başka yerde görmediğimden dolayı Ada Çayını bile ayırt edemiyorum, o en ufak bitkinin Latince ismini söyleyip özelliklerini sayıyor. Kıbrıs’ın taşını, toprağını, mağarasını kısacası her bir şeyini pek iyi biliyor. İnsanını, kültürünü de çok iyi tanıyor tabii. Karpaz’daki ilk günümüzde kısa bir yürüyüş yapıyoruz. İlk gelenlerden oluşan küçük gruba Mustafa Abi yolda karşılaştığı-

32 ZOOM

mız bitkileri tanıtıp, özelliklerini anlatıyor. Salih Hocayla Mustafa Abi ‘Kel başa şimşir tarak’ deyiminde adı geçen şimşir hakkında fikir ayrılığına düşseler de, konu sonra tartışılmak üzere kapanıveriyor. İyi bir yürüyüşün en güzel armağanı yemek olsa gerek. Geceleyeceğimiz Karpasia Nature House’a hemen içim ısınıyor desem yeridir. Bizleri karşılayan işletme sahibi İnayet

Abla dünya tatlısı bir insan. Nazik, samimi, her daim güler yüzlü... Bir de bunları içten gelerek yapıyor, hani gösteriş olsun diye değil. İlk akşamımızda bizlere balık, tavuk, et gibi seçenekler sunuyor. Tabii o korkunç haberden dolayı tavuğun adının üstündeki leke henüz geçmediği için hemen aramızda şakalaşmaya başlıyoruz. İşin komik yanı tavuk isteyen pek fazla kişi de olmuyor. Yemekten sonra şarkılar söyleyen Konce Amcaoğlu bizleri sesine hayran bırakıyor, en zor Türk Sanat Müziği şarkılarını öyle güzel söylüyor ki kederleniveriyorsunuz. Eşlik eden Cemal Varoğlu’nun da ondan aşağı kalır yanı yok. Cemal Abinin de çok geniş bir tarih bilgisi var, müzikten şiirden anlayan çok dolu bir insan. Açıkçası rehber grubumuz harika, tabii birkaç günde herkesi tanımak zor. Hani ben rehberlik sertifikasını alıp da icraata dökmeyenlerden olduğum için herkesle yeni yeni tanışıyorum. Rehberler Birliği Başkanı İbrahim Altıner örneğin, şahsına münhasır biri... Parlak fikirleri, güzel projeleri var. İşe gönül vermiş, halinden anlaşılıyor. Zaten rehberlik gönül işidir, para işi değil. Grubumuzdaki bir diğer renkli insan da Franz. Avusturya’lı Franz Kıbrıslı Türk olan eşiyle, eşi Avusturya’da okurken tanışmış ve buraya yerleşmeye karar vermişler. Kendisi Side Tur acentesinde çalışıyor ve kitle turizmine alternatif olarak özel ilgi turları da düzenliyorlar. İkinci günümüze İnayet Abla ve ekibinin hazırladığı kahvaltıyla başlıyoruz. Hani her şey güzel de, harnup pekmezi bir harika. Ömrümde öyle pekmez yemedim. Dört kişinin hakkını tek başıma bitiriyorum (Hani çok zayıfım ya ne olacak!?!). Ardından da diğer bir tesise, siz bu yazıları okurken açılacak olan Elousa’ya gidiyoruz. Elousa Manastırını ziyaret ediyor, Mustafa Abi önder-


gezi

Biyologlar Derneğinden Dr. Salih Gücel’in yoğun uğraşları sonucu hazırlanan ve AB tarafından desteklenen proje kapsamında, 27 Turist Rehberi Nisan ayının ilk hafta sonunu Karpaz’da geçirerek bölgeyi daha iyi tanıma fırsatı buldu. İlk eğitimi Kumyalı’da alan Rehberler, Karpaz’da ikincisi düzenlenen eğitim sırasında ekoturizm faaliyetlerine katılıp, nadiren bilinen yürüyüş yollarını, Kaya Mezarları gibi saklı noktaları Rehber Eğitmeni Mustafa Kemal Meraklı önderliğinde keşfettiler.

liğinde Elousa yürüyüş yolunda ilerliyoruz. Dağ tepe ilerlediğimiz yürüyüş, hoş sohbet insanlarla olunca pek de yormuyor. Çiftliği geziyoruz, süt sağıyor, koyunları yemliyor, kuzuları seviyoruz. Bu arada da Gleftikomuz, yani hırsız kebabımımız hazırlanıyor. Üstüne bol limon sıkıp yiyiveriyoruz hemen. Ne lezzet ne lezzet! Elousa da yemekleri, çalışanları, çevresindekilerle gayet güzel bir tesis. Biz ayrılken Elousa’nın sahibi kısa bir konuşma yapıp ‘Bu ülke hepimizin arkadaşlar, çalışıp sahip olduğumuz güzellikleri değerlendirmek kendi elimizde’ diyor.

Elousa’da Biyologlar Derneğinden Niyazi Türkseven ve Hasan Sarpten’den eğitimler alıyoruz. Lefkoşa Türk Lisesinde öğretmen olan Niyazi Bey’in işinde çok iyi olduğuna eminim. Sanki sunum yapmıyor da, sohbet gerçek-

www.cypruszoom.com

33


haber

leştiriyor. Böylece bilgilerin insanın aklında kalması daha kolay oluyor. Benim için flora ve fauna çok zor konular. Hayvanları ve bitkileri çok severim o ayrı, canları yansın içim gider. Öte yandan ne kuşları ayırt edebilirim, ne çiçekleri, ne de otları... ‘Al maaşı salla başı’ prensibiyle yaşayan o kadar çok insan, özellikle de kamu görevlisi gördüm ki; bu yürekli insanları görünce şaşırıyorum... Sabahki yürüyüş bizlere yetmiyor, bir de Radar Tepeye tırmanıveriyoruz. Manzara muhteşem. Rum çobanlarla sohbete başlıyor Mustafa Abi hemen. Onlar da cana yakın insanlar. Dillerini bilmediğim için pek konuşamıyorum, sadece anlarmış gibi gülümsüyorum. Otele döndüğümüzde hava kararmış oluyor. Bizi bekleyen sofraya oturuyoruz. Akşamki eğlence devam ediyor... Gülüyoruz, eğleniyoruz, şarkılar söylüyoruz. Hatta utanmayı bırakıp yerimden kalkarak oynuyorum. Kapı gıcırtısına ağlamam ama tencere şıkırtısına oynarım. Hikayeler anlatılıyor, anılar, fıkralar paylaşılıyor. Mağusa Limanı şarkısının hikayesini ben bu gece öğreniyorum. Vallahi bir de Selda Bağcan’dan dinleyince (Tukcell’in Mobil verisi burada bile çalışıyor) insan hüzünleniveriyor.

Son günümüzde geç kalktığım için gruba yetişemiyorum. Aslında İbrahim Başkanın Salih Hocaya seslendiğini duyuyorum ama ben hazırlanayım derken onlar çoktan gitmiş oluyorlar. Neyse ki imdadıma İnayet Abla yetişiyor da, beni Ay Philon’a bırakıveriyor. Bir yürüyüş de orada yapıp, kaya mezarlarını görüyoruz. Otele döndüğümüzde hem çok şey öğrendiğim, hem de çok eğlendiğim eğitimimiz sonlanmış oluyor. Dönüş yolunda bir de Serdarlı’daki festivale uğrayıp, gezelim diyoruz. Kahve içip, ev yapımı peksimetleri yüklendikten sonra hafif hafif mırıldanarak eve dönüyorum. ‘’Mağusa limanı limandır liman Beni öldürende yoktur din iman Uyan Alim uyan Uyanamaz oldun Yeni gamalara Dayanamaz oldun’’

NİYAZİ TÜRKSEVEN

K

ıbrıs’ın Kuşları isimli eserin sahibi Niyazi Türkseven, aynı zamanda Lefkoşa Türk Lisesi'nde öğretmen. Kitabının arkasında yer alan ‘çünkü bir gün olur da kuşlar ülkemize gelmez olursa bilmeliyiz ki Kıbrıs artık yaşanamayacak bir coğrafyadır.’ cümlesi insanı derinden etkiliyor. Niyazi Hoca doğaya, özellikel de kuşlara yapılan her türlü tahribatın karşısında duran duyarlı bir insan, bu narin hayvanlara zarar gelmemesi için elinden geleni yapıyor. Kuşlara yönelik merakınız nasıl ortaya çıktı? Çocukluğumdan beri meraklıydım, özellikle de 1999’da kuşlarla ilgili bir projeye katıldığımda ilgim daha da arttı. Kuş gözlemciliği yapmış biriyle doğaya çıkın, hemen sizi de bu merak saracaktır. Her yaş grubundan birçok insana hitap eden bir aktivite. O kadar konsantre oluyorsunuz ki; günlük yaşamın tüm stresi geride kalıyor. Kıbrıs kuş gözlemciliğinde hangi noktada bulunuyor? Kıbrıs göç yolları üzerinde olduğu için çok sayıda kuş yıl boyunca görülebiliyor. Adamızda toplamda 380 farklı tür gözlemlenebilir. Her dönem yoğun olmasına rağmen ilkbahar göçü daha görkemli geçer. Afrika’dan Avrupa’ya dönen kuşlar Kıbrıs’ı bir durak noktası olarak kullanmaktadırlar. Birçok göçmen kuş ilkbaharda ve sonbaharda görünür. Ülkemizde daimi ikamet eden kuşlar da vardır, kış ve yaz mevsiminde de adamızı ziyaret eden kuşlar olduğu gibi. Üveyik, arıkuşu yaz ziyaretçilerine örnektir mesela. Ülkemizde hem yerli hem de yabancı turistler kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığına yoğun ilgi gösteriyor. Göç yollarında üzerinde olmamız, kuşların adamızı durak noktası olarak kullanması avantajımız. Yurtdışından gelen kuş gözlemcilerinin ülkemizin turizm gelirine iyi bir katkısı da var ayrıca. Kıbrıs’ta hangi bölgelerde kuş gözlemciliği yapılabilir? Zafer Burnu ve Kormacit Burnu, Mağusa’daki sulak alanlar, Beşparmak Sıra Dağları kuş gözlemciliği açısından en iyi noktalar. Farklı ekosistemlerde farklı kuşları görebilirsiniz. Örneğin Meserya’da farklı kuşları görürsünüz, Beşparmak dağlarında farklı kuşları.

Fotoğraf: Süleyman Oğuz

34 ZOOM

Peki kuşların yaşam alanlarındaki son durum nedir? Kuşların yaşam alanları bozuluyor. Bu sebepten dolayı daha az geliyorlar. Örneğin 80li yıllarda Tuzla’ya binlerce kaz geliyordu. Şuan çarpık yapılaşmadan dolayı kaz gelmemektedir. Gülseren Göleti de tahribata uğramasıyla da flamingoların sayısı azalmıştır. Bu gidişle adamızda kuşları görmenin mümkünatı olmayacaktır.


haber

SEKS

YAPMAK

MİGRENİ TETİKLİYOR

E

rkeklere göre kadınlarda üç kat daha fazla görülen migren tüm dünyanın çözülemeyen kronik sorunu. Geldiği zaman insanı 4 saatten 72 saate kadar iş göremez hale getirebilen migreni tetikleyen 18 sebep var. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, sık sık idrara çıkmaktan esnemeye, kokulardan seks yapmaya kadar migren habercisi olan ancak pek fazla bilinmeyen nedenleri sizler için araştırdı: AURA Migrene sahip bazı insanlar aura deneyimi yaşar. En yaygın auralar; titrek ışıklar, noktalar ya da çizgiler gibi görseldir. Küçük tırtıklı çizgiler, çapraz çizgiler, hareket eden dalgalı çizgiler görebilirsiniz. Aura migren başlangıcı öcesi son 5 dakika ile bir saat arasında görülebilir. Bazı hastalar migren tipi baş ağrısını aurasız yaşarlar. Veya migren ağrısı çekmeden sadece aura görebilirler. DEPRESYON, SİNİRLİLİK, HEYECAN Bunlar migren belirtisi olabilir. Bazı hastalar çok depresiftir veya aniden sebepsiz yere moralsiz hissederler. Bazılarının ise morali yüksektir mutlu hissederler. Hollandalı araştırmacılar son zamanlarda depresyon ve migren arasında olası bir genetik bağlantıyı, özellikle auralı migrende bildiriyor. Başka bilimsel çalışmalar da şiddetli depresyonun epizodik migrenin, kronik olma riskini arttırdığını destekliyor. DİNLENDİRİCİ UYKU EKSİKLİĞİ Uykuya dalarken sorun yaşamak veya yorgun uyanmak migreni olan kişilerde ortak sorunlardan. Çalışmalar, uyku eksikliği ve uyku bozukluğu ile migren arasında şiddetli bir ilişki olduğunu gösteriyor.

www.cypruszoom.com

35


haber

AMERIKAN MIGREN ÇALIŞMASI TARAFINDAN YAPILAN BIR ÇALIŞMAYA GÖRE, 3 BIN 700 KIŞILIK MIGREN HASTASINDAN TOPLANAN ANKET VERILERINE GÖRE, HASTALARIN YÜZDE 73’ÜNDE BULANTI VE YÜZDE 29’UNDA KUSMA VAR.

Migren atağı ile gece iyi bir uyku almak zordur. Migrene sahip bir çok insan insomnia (uykusuzluk) problemi de çeker. Araştırmalar bu uyku eksikliğinin de migreni tetikleyebileceğini ve bir kısır döngü oluşacağını söylüyor. BURUN TIKANIKLIĞI VEYA GÖZ SULANMASI Burun tıkanıklığı, burun drenajı problemi, sarkık göz kapakları, sinüs problemleri de migreni tetikleyebilir.  Migren ilacı yapan Glaxo Smith Kline tarafından desteklenen araştırmalar, sinüs problemi olanlar ile baş ağrısı şikayeti arasında yaklaşık yüzde 90 oranında ilişki olduğunu gösteriyor. İSTEK Bazı migren atakları meydana gelmeden önce bazı insanlar bazı gıdaları yemek ister. Genellikle migreni olanlar çikolataya özlem duyar.  BAŞIN BİR VEYA HER İKİ TARAFINDA AĞRI Ağrı titreşim tarzı veya zonklama tarzı olabilir. Zonklama genellikle başın bir tarafında hissedilir. Migren hastalarına yapılan online bir ankete göre, hastaların yüzde 34’ünde sık sık, yüzde 50’sinde her zaman, bir tarafta zonklama oluyor. GÖZ AĞRISI Migren genellikle göz arkasına vuran bir ağrı yapar. Dr Messina ‘İnsanlar göz yorgunluğunu suçlarlar ve birçoğu gözlerini kontrol ettirir, ama bu onla-

36 ZOOM

rın baş ağrısını daha iyi yapmaz.’ diyor. BOYUN AĞRISI Bir çok insan ‘Boynum sertleşir ve sonra bir baş ağrısı olur’ der. Evet, muhtemelen bu migrenin erken evresinde olur. Bir başka online ankette her zaman boyun ağrısı olan migren hastalarının oranının yüzde 31, sık sık boyun ağrısı olan migren hastalarının oranının ise yüzde 38 olduğunu ortaya çıkmıştır. SIK İDRARA ÇIKMA Çok idrara çıkma varsa bu bir migren geliyor anlamına gelebilir. Bu sadece bir migren öncesi  yaşanan birçok belirtiden biridir. Bu uyarı işaretleri, baş ağrısı başlamadan bir saat önce veya en fazla iki gün öncesinde görülebilir. ESNEME Esneme migren atağı  hakkında başka bir ipucu olabilir. Normal yorgunluk esnemesinin aksine aşırıdır ve her birkaç dakikada bir ortaya çıkabilir.  Migren hastalarının yaklaşık yüzde 36’sı esnemenin, yaklaşan bir migren atağı belirtisi olduğunu söylüyor. UYUŞMA VE KARINCALANMA Migrenli bazı hastalar duyusal auraya sahiptir. Tipik olarak vücudun bir tara-

fında kol boyunca ve yüze yayılan geçici duyu eksikliği, iğnelenme, uyuşma ve karıncalanma şeklinde görülür. BULANTI VEYA KUSMA Amerikan Migren Çalışması tarafından yapılan bir çalışmaya göre, 3 bin 700 kişilik migren hastasından toplanan anket verilerine göre, hastaların yüzde 73’ünde bulantı ve yüzde 29’unda kusma var. Ulusal Başağrısı Vakfı Amerikan Migren Yaygınlığı ve Önleme Kurumu  analizine göre sık sık migren bağlantılı bulantılı hastalar daha az şiddetli ağrı ve bulantısı olanlara göre ilaç tedavisinden sonuç almakta sorunlu bulundu.


IŞIK, GÜRÜLTÜ, KOKU Işık, gürültü ya da kokular ağrıyı tetikleyebilir hatta kötüleştirebilir. Bir migren krizi sırasında kişi karanlık ve sessiz bir yere sığınma eğilimindedir. Parlak ışıklar ve yüksek sesler bir migreni tetikleyebilir ya da ağrıyı yoğunlaştırabilir. Bu bazı kokular için de geçerlidir. Kokularda migren atağını tetikleyebilir veya var olan ağrıyı arttırabilir. AKTİVİTE Etkinlik ağrıyı tetikler ya da kötüleştirir. Merdiven tırmanma veya yürüyüş gibi rutin faaliyetler migren ağrısı yapabilir. Bazı hastalarda migren, egzersiz (koşu, ağırlık kaldırma) veya efor (cinsel

aktivite) tarafından uyarılmaktadır. Efor kaynaklı baş ağrıları olan kişiler beyin anevrizması gibi altta yatan nedenleri ekarte etmek için ayrıntılı bir tetkik yaptırmalıdır. KONUŞMA ZORLUKLARI Kelimeler çıkmıyor veya konuşma zorluğu oluyorsa bu migrenin bir işareti olabilir. Eğer ilk kez konuşma problemleri yaşıyorsanız, inme gibi daha ciddi bir sorun olmadığından emin olun yani bir doktora başvurun. VÜCUDUN BİR TARAFINDA ZAYIFLIK Bir kol zayıf hissedildiğinde bu bir migren belirtisi olabilir. Bazı insanlar bir

migren atağından  önce vücudun bir tarafında kas zayıflığını deneyimlerler. Bu bir inme belirtisi de olabilir, bu nedenle bir doktora danışılmalıdır. VERTİGO VEYA ÇİFT GÖRME Baziler tip migren denilen migrenin tipinde, baş dönmesi, çift görme ya da görme kaybı olabilir. Migrenli  bazı insanlar da denge problemleri yaşayabilir. AKŞAMDAN KALMA BAŞAĞRISI Migren geçtikten sonra vücudu pelte gibi ve halsiz hissedebilirsiniz.  Migren sonrası dönemde yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, baş dönmesi, sersemlik ve denge kaybı gibi belirtiler görülebilir.

www.cypruszoom.com

37


"JOHNNIE WALKER BLACK LABEL İLE YENİ YERLER"İN BU AYKİ ADRESİ "AKŞAMCI MEYHANE". 10. YILINA GİREN MEKAN, LEFKOŞA'NIN SEMBOL İŞLETMELERİ ARASINDA GÖSTERİLİYOR. SEKTÖRÜN "EN UZUN SÜREDİR HİZMET VEREN MEKANI" OLMA ÖZELLİĞİNE SAHİP MEYHANE, NEZİH ORTAMI, TARİH KOKAN YAPISI İLE İLGİ GÖRÜYOR.

38 ZOOM


akşamcı

MEYHANE

www.cypruszoom.com

39


mekan

Ülkemizin ilk OTEM mezunu olan baba Yıltan Bayraktar'ın 10 yıl önce açtığı Akşamcı Meyhane, şimdilerde oğulları Salih ve Arif Bayraktar'a emaknet

L

efkoşa’nın sembol mekanları arasında gösterilen Akşamcı Meyhane bu ay yeniden keşfedeceğimiz meyhaneydi. Bu yıl 10. Yılını dolduran mekan, daha önce çok defalar dergimizin magazin sayfalarında yer buldu. Ama bu kez farklı bir amaçla mekandayız. Artık adını marka mekanlar listesinin ilk sıralarına taşıyan Akşamcı Meyhane'ye gitmek planımız, ay başında netleşti. Gün konusunda anlaşıp adıyla da uyuşsun diye akşamın ilk saatlerinde, akşamcıda bir araya geldik. Daha girişte gördüğümüz manzara mekanın adını, gördüğü ilginin nedenini ortaya koyuyordu. Özenle dekore edilmiş mekan, görüntüsü ile sizi canlı bir tarihin içine çekiyor. Bizi kapıda ilk karşılayan, aslında me-

40 ZOOM

kanın yaratıcısı baba Yıltan Bayraktar. Şimdilerde işletmenin yönetimini oğullarına devretse de, o yine işin başında. Uzun yıllar ülkemizin turizm sektörüne ara eleman yetiştiren OTEM'in ilk mezunu olan Bayraktar, sektördeki tecrübesini çocuklarına aktarmış. Şu sıralar sadece onları izliyor. Ama görünen o ki işten kopmaya pekte niyeti yok gibi. Sarı taştan inşa edilmiş bu hoş mekanın geniş iç yapısı keyif veriyor. Bir duvarda keman üstadı Kör Mehmet Ali ile yanında Altı Parmak'ın portreleri var. Diğer duvarda ise başkentin bir başka sembol ismi olan Hasan Dayı. Lefkoşa'yı bilenler, özellikle de orta yaşın üzerindekilerin yakınen tanıdığı bu isimler, aslında Kıbrıs'ın, Kıbrıslı'nın isimlerini halen yaşattığı kişiler. Mekana gittiğinizde ortamın hoşluğundan, içe-


ride aksesuar olarak kullanılan objelerin yarattığı ortamdan Kıbrıs'ın havasını teneffüs ediyor hissetmeniz normal. Aradığınız Kıbrıs ise demek ki doğru yerdesiniz. Gece daha yeni başlıyor. Yediğiniz, içtiğiniz, gördüğünüz herşey Kıbrıs kokuyor. Belki de o yüzden mekan birçok turistinde uğrak yeri. Gelmeden telefonla konuşup anlaşmıştık. Oturacamız masanızın yeri belli ayakta kısa bir sohbetin ardından masamızdayız. Az sonra masamızı tıka basa dolduracak mezeler iştahımızı kabarttı. Geceye ve yemeğe hazırız. Ama öncesinde Johnny Walker Black Label’imizi sipariş edip, bardaklarımıza servis ediyoruz. İlk gelen mezeden bir çatal alıp viskinin en güzel halinden, Black Label’dan ilk yudumu alıyoruz. Mekanın işletmeci gençlerinden büyük olanı Arif Bayraktar masamızda bize katılıyor. Aynı zamanda gözü de etrafta, diğer kardeş Salih’te masamıza servis yapıyor. Tipik bir Kıbrıs meyhanesindeyiz. Bu manzara aslında Kıbrıs’ta meyhane kültürünün bir parçası. Birçok mekan aynı şekilde aile fertleri tarafından birlikte işletiliyor. Belki de işin başarısında ki asıl detay bu olsa gerek. Pazar hariç her gün açık olan mekanda cuma ve cumartesi geceleri fasıl ekibi var. Aslına bakarsanız mekanın bir başka fark yaratan detayı da o.

www.cypruszoom.com

41


Bu aydan itibaren öğlen servislerine de başlayacak mekan, akşamcılara 18 çeşit soğuk meze, 7 ara sıcak, 4 kebap çeşidi veriyor. Hepsi lezzetli ve doyurucu. Nezih ortamı ve keyfi de cabası.

Kandıralı fasıl grubu, mekan kurulduğundan beri Akşamcı’nın kadrosunda. Bu Kıbrıs için değil çok daha geniş bir coğrafya için alışılmadık bir rekor. 10 yıldır aynı mekanda fasıl yapan grubun, mekan gibi müdavimleri var. Bardaklarımızı   “çın” sesini duyup yeni bir başlangıç için birbirine hafifçe dokundurup Johnny Walker Black Label’ımızdan bir yudum daha alıp Salih Bayraktar ile hem yemeğimize, hem de sohbetimize devam ediyoruz. “Kıbrıs kültürünü korumaya çalışıyoruz” diyen Bayraktar, geleneksel tatları, Kıbrıs meyhanelerindeki ritüelin geçmişine dikkat çekiyor. Masamızda, humus, tahın (tahin),

42 ZOOM

kuru bakla, haşlanmış patates, samarella var. Ki bunlar neredeyse meyhanelerin kadrolu mezeleri. Tatlar değişse de mutlaka Kıbrıs meyhanelerinde masada yerlerini alıyorlar.  Özellikle de samarella (tuzda kurutulmuş et). Salih Bayraktar›ın dediğine göre samarella olmazsa olmaz bir detay. "Samarella yok diye masadan kalkıp gidenler var" diyor. Haksızda değil. Herkes beğenmeyebilir, ama beğenenlerin sayısı çok. Bu aydan itibaren öğlen servislerine de başlayacak mekan, akşamcılara 18 çeşit soğuk meze, 7 ara sıcak, 4 kebap çeşidi veriyor. Hepsi lezzetli ve doyurucu. Nezih ortamı ve keyfi de cabası. Biraz meze, ara sıcaklar, yemek;

illaki viskinin en özel karışımı Johnny  Walker Black Label ile güzel bir gece geçiriyoruz. Gördüklerimizi not edip, özel bulduklarımızı fotoğraflıyor, aldığımız keyfi belleğimize kaydedip, bu özel geceyi noktalıyoruz. Eski Lefkoşa Belediyesi bölgesindeki yeri ile ulaşılması kolay, Lefkoşalı’lar için içince eve gitmesi kolay olan Akşamcı Meyhane, adı ile belleklerimizde. Gidilmeye değer bu mekanı sizde not defterinize kaydedin. Bizden söylemesi...


KARTON ÇANTA

Kıbrıs’ın yemek, içki ve mutfak

kültürü Dergisi

Gurme ZOOM

ık reklam ve danışmanl

% 100 YERLİ ÜRETİM

İsteğe bağlı karton çantalar. Sınırsız renk ve ebatlarda imalat yapılır. Teklif isteyin 0533 868 9581


haber

Sizin için

Alışveriş zamanı

Y

az kapısı açıldı. Sıcak günler bizi bekliyor, her yıl olduğu gibi. Yoğun iş temponuzda dükkan dükkan dolaşmayın. Sizin için şöyle birkaç mağazaya girip çıktık. Hepside birbirinden güzel kıyafetler ile karşılaştık. Doğrusu insan hangisini alsam diye düşünmeden duramıyor. Biz sizler için rahat kıyafetler seçtik. Ve ufak bir fiyat araştırması yaptık.

1

3

4

2

6 5 44 ZOOM


haber

7

8

10 9

11 12 13

14

15

16

1-LEVI’S PANTALON 169,90 TL 2-LEVI’S T-SHIRT 59,90 TL 3-ADİLIŞIK T-SHIRT 39,90 TL 4-DERYA BLUZ 44,90 TL 5-İPEKYOL GÖMLEK199 TL 6-ADİLIŞIK TULUM 99 TL 7-İPEKYOL CEKET 499 TL 8-İPEKYOL PANTOLON 99 TL 9-LEVI’S ELBİSE 189,90 TL 10-DERYA BLUZ 45 TL 11-DERYA BLUZ 99 TL 12-DERYA TULUM 64,90 TL 13-ADİLIŞIK ETEK 59,90 TL 14-ADİLIŞIK PANTALON 99,90 TL 15-ADİLIŞIK ETEK 34,90 TL 16-ADİLIŞIK T-SHIRT 24,90TL

www.cypruszoom.com

45


haber

Alp Altuner Hünkar Rakı Uluslararası Pazarlama ve Satış Direktörü

"RAKI DEĞIL; SANAT ESERI"

B

ugün çok özel bir gün, onunla tanışacağız. Daha önce görmüşlüğümüz var; ama sadece fotoğraflardan. Neye benzediğini, nasıl göründüğünü biliyoruz. Tarzı, dokusu, dış görünüşü çok güzel, içi nasıl acaba? Hakkında hep iyi şeyler söyleniyor. Bizim tanışma biraz "görücü usulü" olacak ama, seveceğimizden eminiz. Tanışma merasimi için mekan seçildi; Özel olsun istiyoruz. Kybele bunun için biçilmiş kaftan. Mekanın en güzel masasında, en güzel manzaralı yeri bu buluşma için ayrılmış. Tanışırken şahidimizde olsun istedik. Tabiri caizse iki güzel insanı, bu buluşmaya iliştirdik. Aynı zamanda meslektaşımız ve iyi bir rakı içicisi olan Hüseyin Arca ile kardeş dergimiz Gurme'nin şefi; şimdi sayamadığın onlarca ünvanın sahibi Ali Özçil davetlimiz. Masada adeta bir karma var.

AY RAFLARA ÇIKAN TÜRKIYE'NIN ILK BUTIK ↘ GEÇTIĞIMIZ RAKISI HÜNKAR, BU KEZ ZOOM DERGI GRUBU EKIBININ Alp Altuner Hünkar Rakı Uluslararası Pazarlama ve Satış Direktörü

46 ZOOM

KARŞISINDAYDI. TÜM DETAYLARI İLE FARK YARATAN HÜNKAR ÜRETİCİLERİ, "ORTAYA RAKI DEĞİL; SANAT ESERİ ÇIKTI" DİYOR...


CIPRO INVESTMENT & TRADING LTD Şirket direktörü Sami Efe ve eşi Eylem hanım, Satış Müdürü Ümit Algın ile bu buluşma için İzmir'den gelen, Hünkar Rakı Uluslararası Pazarlama ve Satış Direktörü Alp Altuner de bizimle. Masanın görünmeyenleri ZOOM ve GURME'nin hem yöneticisi hem sahipleri Birol Bebek ve Gülsüm Gözenler. Onların görevi (gerek kalmasa da) daha çok moderatörlük. Akşamın ilk saatleri diye sözleşiyoruz. Neredeyse herkes son dakikacı. Uzaklardan gelen Altuner ise uçaktan inip otele gitmeden mekana ilk gelen isimlerden. Yaklaşık yarım saatlik zaman diliminde bütün ekip masada. Buluşma için özenle döşenmiş masa, Türkiye'nin ilk butik rakısını ağırlıyor. Birbirinden güzel mezeler, yeşillikler hazır, ancak Hünkar'ımızın teşrifi bekleniyor. Garsonumuz, bir çevirmede açılan kapakları ile bile; fark yaratmayı hedefleyen Hünkar'ımızı bardaklarımıza servis ediyor. İlk tadım için Yeşil kapaklı Hünkar'ı açıyoruz. Önce Hünkar, sonrasında suyun karışımı ile büyülü bir beyazlığa bürünen rakımızı kokluyoruz. Mis gibi bir anason kokusu, Hünkar'ımızla tanışmamızın ilk emaresi. Daha koklama sırasında ilk bilgi geliyor. Diğer rakılardan daha düşük anason oranına sahip Hünkar, içkinin aromasını daha çok hissetmemizi sağlıyor. Devamında bir yudum alıp dilimizde rakının tadını almaya çalışıyoruz. Yumuşak, hissedilir bir aromaya sahip. Daha sonra tadacağımız Hünkar klasik, daha çok eskilerin damak tadına hitap ediyor. Benzer yorumlar konuklarımızdan da geliyor. Herkes aldığı ilk yudumda hissettirdiği hazdan memnun. Rakımızdan yudumlarken, bilgiler ve yorumlar gelmeye başlıyor. CIPRO direktörü Sami Efe, pazara dikkat çekiyor. "Bizim iddiamız pazardan ciddi pay almak değil, fark yaratmak" diyen

www.cypruszoom.com

47


haber

Efe, en küçük detayının bile özenle üretildiğine işaret ettiği Hünkar'ın şekersiz olmasına dikkat çekiyor. Efe, "Bizim istediğimiz pazar payı değildi" derken, "herkes beğendiğini içsin, biz farklı bir rakı yarattık" diyor. Anasonu düşük, aroması daha fazla, şekeri yok ve şişesi özel. Kalanını biz tanımaya çalışıyoruz. Masada yudum yudum keşvedilmeye çalışılan, Hünkar'lar, mezeyle, etle, yeşillikle, keyifle deneniyor. Farklar ayrıştırılıyor. Bu arada her rakı masasında olduğu gibi baştaki kısa konuşmalar yerini samimi sohbetlere bıraktı bile. Rakıdaki farkı ilk andan itibaren fark etmiştik zaten. Şişeden başlayan fark tadına, aromasına kadar değişiyor. Değişmeyen muhabbeti. Sofra, rakı, marka farklı olsa da sohbetin derinliği, değişkenliği; hatta gidişatı aynı. Hüseyin Arca, rakının tadını sevdi, "sıra ötekinde" diyor. "Bir de mavi kapaklıyı deneyelim." Bu arada Sami Efe, Alp Altuner, Hünkar'ın hikayesini anlatıyor. "Hünkar'ın yapılacağı üzümler bile özeldi." diyen, Efe ve Altuner, "Bölgeyi de, bağı da özenle seç-

48 ZOOM

tik. O yüzden üzümlerden çıkan kadar rakı üretimi yapıldı. Hünkar'ın butik olması da buradan geliyor." diyor. Arada Arca'nın sesini duyuyorum. "Arca bunu da beğendi" "Hünkar benim açımdan sınıfı geçmiştir." diyen Arca, yine de son söz için ertesi günü bekleyeceğini söylüyor. Ona göre rakı baş ağrısı yapıyorsa kötüdür. Garsonumuz boşalan bardaklara sürekli takviye ediyor. Amman!

Sohbetin keyfinden ne kadar içmişiz farkında bile değiliz. Biz "promilin sınırındayız" diyelim. Lüten aramızda kalsın. Hünkar'ın tüm detaylarını geçtiğimiz sayıda paylaşmıştık. Bu defa işin teknik yanında değil masada, yemekle, sohbetle nasıl gittiğine bakıyoruz. Üretilen rakılar arasında en düşük metil alkol oranına sahip olduğunu öğrendiğimiz Hünkar, 'rakının vatanı' olarak gösterilen İzmir'de üretilmiş. Aslında bu bilgide meslektaşımız Hüseyin Arca'nın beklentisinin yanıtı gizli. Rakıda baş ağrısını etil alkol yapıyor. Rakılar arasında en düşük etil alkol oranı ile Hünkar bu konuda sınıfı geçti bile. "En iyisini üretmek için, en iyi bölgeyi seçtik" diyen Efe, Hünkar'ı şimdilik sadece kalite arayan export pazarda ve Kuzey Kıbrıs'ta satışa sunduklarının altını çiziyor. Masanın bir diğer misafiri Ali Özçil, aynı zamanda iyi bir rakı sever. Şefimiz ağır içkiler konusunda engin bilgilerini bizimle paylaşırken, iki alternatifi olan Hünkar'ların yemek eşleştirmelerini yapıyor. Üstadımıza göre Yeşil kapaklı Hünkar ile Balık, klasik Hünkar ile kırmızı etler uygun.


haber

Gecenin yıldızı Arca. Şirketin Pazarlama Müdürü Ümit Algın ile masada tanışmışlardı. Hünkar sayesinde daha önce tanışmış oldukları ortaya çıktı. Gecenin sonunda sanırım sınıf arkadaşı oldukları bilgisine ulaşıldı. Anlaşılan o ki Hünkar hafızayı da açıyor. Şaka bu tabiiki. Soldan sağa: Cıpro Pazarlama Müdürü Ümit Algın, Hünkar Rakı Uluslararası Pazarlama ve Satış Direktörü Alp Altuner ve Cıpro direktörü Sami Efe.

Muhabbet sohbet ilerleyince, her rakı masasında olduğu gibi konularda çeşitleniyor.

Bak işte aynı şey oldu. Hünkar üzerine başlayan sohbetler, çekirgenin rotasına döndü. Bir oraya bir buraya zıplıyoruz. Hünkar'ın hayata geçiş hikayesi; yemeklerle uyumuna, oradan da siyasete kadar sirayet etti. Az kalsın yazmayı unutuyordum. "Hünkar"ın ne olduğunu, "Muhteşem Yüzyıl" dizisinden bilmeyeniniz yoktur. Ama biz yine de sorduk. İyi kide sormuşuz. İsmin asıl kökeni Farsça'dan geliyor. ŞanslıBahtlı anlamına gelen kelime Türkçeye de öyle bir yerden girmiş ki. Hünkarların, şanslı bahtlı kişiler olması nedeniyle de uygun görülmüş olabilir. Sözün özü; bir Kıbrıslı firma olan CIPRO'nun İzmir'de modern tesislerde ürettiği, Türkiye'nin ilk butik rakısı; şişesinden-kapağına, logosundan, tadına kadar farklı. En önemlisi ise butik; yani sınırlı sayıda üretildi. Üretici firmanın sahibi Sami Efe'nin sözleriyle "Hünkar rakı değil, sanat eseri" bitmeden alın emi... Bu arada Hüseyin Arca ertesi gün aradı. Baş ağrısı yok. Ona göre de Hünkar sınıfı geçti...

www.cypruszoom.com

49


haber

Hayatımızı kolaylaştıran

Googleplay ve Apple uygulaması Flipboard

Öncelikle ilgi alanlarınızı seçiyor, sonrasında aynı sayfa içeresinde birçok farklı gazete, dergi, blog vs’de yayınlanan haberleri görebiliyorsunuz. İşin güzel yanıysa tüm bunları bir web sayfasını okur gibi değil, dergi çevirir gibi okumanız. Flipboard ilgi alanınızda yayınlanan tüm haberleri sizin için bir araya getiriyor ve keyifli okuma imkanı sağlıyor.

Evernote

Uygulamaları ve ürünleri önemli olan her şeyi kolayca toplamanızı ve bulmanızı sağlayarak modern hayatı yönetilebilir hale getiriyor. Notlarınızı yazı, fotoğraf, ses dosyası gibi değişik formatlarda tutabiliyorsunuz ve bunları pc, tablet, mac gibi değişik platformlardan ulaşabiliyorsunuz.

Ada Da Sinema

Iphone ve Ipad’ler için tasarlanan uygulama sayesinde, hangi sinemada hangi film olduğunu ve seanslarını kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

WomanLog

Duolingo

Duolingo interaktif bir şekilde çalışan ve kişiye özel ders programları yaratarak size yardımcı olan bir dil öğrenme uygulaması. İngilizce, İspanyolca, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Portekizce seçenekleri mevcut. Eğer boş vakitlerinizde yabancı dilinizi geliştirmek isterseniz Duolingo bunun için iyi bir uygulama.

WomanLog kadınlar için bir adet ve doğurganlık takvimi. Uygulama ile regl ve doğurganlık dönemlerinizi, semptomlarımızı takip edebiliyor, notlar alabilir, istatistiklere bakabiliyorsunuz. 

Yemek Sepeti

Siparişlerinizi yemek sepetinin uygulamasıyla beraber artık çok daha kolay verebiliyor, kısıtlı yemek aralarınızda zaman kaybetmiyorsunuz.

50 ZOOM

Decide Now!

‘’Bu akşam nereye gitmeliyim, nerede yemek yemeliyim veya hangi tatlıyı yapmalıyım’’ gibi sorulara kolayca yanıt bulamıyorsanız eğer Decide Now önünüzdeki seçeneklerden birinde karar kılmanıza yardımcı olmak için tasarlanan keyifli bir uygulama.

Run Keeper

Stumble Upon

StumbleUpon temel konsept olarak sizin belirlemiş olduğunuz sinema, spor, teknoloji, fotoğrafçılık, müzik… vb. gibi ilgi alanları arasından web üzerinde sizin için arama yaparak karşınıza kaynak çıkarmaya dayanıyor. Web’de sizin belki de varlığından bile haberiniz olmadığı bir siteden ilgi alanınızla alakalı siteyi karşınıza çıkarıyor. Siz karşınıza gelen sayfayı beğenip beğenmediğinizi temsil eden sembolü işaretleyip StumbleUpon’ı bir nevi eğitmelisiniz ki daha sonraki sayfa gösterimleri sizin tercihlerinizle daha yakından ilgili olsun.

RunKeeper yazılımı GPS üzerinden yürüme hızınızı, gittiğiniz mesafeyi, yaktığınız kaloriyi her şeyi hesaplıyor. Yürümeye başladığımızda karşımıza basit bir ekran çıkıyor. Stop ve Pause butonları ile etkinliğinizi tamamen durdurabilir, anlık olarak mola da verdirebilirsiniz. Üst kısımda ise yürüyüş yapmaya başladığınız andan bu yana geçen süre, ortalama yürüme hızınız ve yaktığınız kalorileri görebiliyorsunuz.


BAHARDA CİLDİNİZİ ARINDIRIRKEN CANLANDIRIN! Güzel bir cilde sahip olmanın ilk kuralı; cildi temiz tutmak, makyajla yatağa gitmemek. Hem makyajı çıkartmak, hem de cildini temizlemek için ihtiyacın olan tek şey Bliss Canlandırıcı Yüz Temizleme Köpüğü!

Tatil Öncesi Çatlak İzlerine Dikkat! Bikini mevsimine az kala pürüzsüz bir vücut için cilt yüzeyindeki çatlak izlerinizden kurtulmak ve oluşumunu engellemek istemez misiniz? Bio-Oil, içerdiği doğal bitki özleri, A ve E vitaminleri ile çatlak oluşumunu önlemeye yardımcı oluyor, cilt tarafından kolayca emiliyor, yağlı bir his bırakmıyor.

Bahar Davetlerinde Kabaran Saçlara ELVEDA! John Frieda'nın yenilenen Elektriklenmeye Karşı Pürüzsüzleştirici Serumu - Ekstra Güçlü Formülü'yle bu bahar en asi saçlar bile kontrol altında. Ekstra Güçlü Serum, kuru ve asi saçların elektriklenmesini ve kabarmasını önlemeyi desteklerken, nemin neden olduğu form kaybını engellemeye ve parlak, ipeksi yumuşaklıkta saçlar sağlamaya yardımcı oluyor. Yosun özü ve ipek proteini içeren özel formülü ayrıca ısıya karşı da koruyucu özellikte!

Biliyor muydunuz? Less Toxic Guide tarafından yapılan bir araştırmaya göre bir kadının ömrü boyunca yuttuğu lipstick ve ruj miktarı ortalama 2 kilogramdır. Eğer her gün ruj kullanıyorsa bu miktar 4 kilogramı bulabilmektedir.

Dudaklarınızın hafif bir ışıltıya mı ihtiyacı var? Doğallıktan vazgeçmem, tek ihtiyacım ise hafif renkli bir dudak nemlendiricisi diyenlerdenseniz Blistex Renkli Dudak Koruyucu tam size göre. Blistex Lip Tone-Renkli Dudak Koruyucu SPF 15 ile dudaklarınızın doğal pembeliği ve parlaklığı ortaya çıkacak. Blistex Renkli Dudak Koruyucu hafif pembe renk verici özelliğinin yanı sıra içeriğindeki vitaminler, amino içerikler ve bitki özleri ile dudaklarınızın nemlenmesini ve beslenmesini destekliyor. Aynı zamanda Spf 15 özelliği ile dudaklarınızı güneşin zararlı etkilerinden korumaya yardımcı oluyor.

öneri

Katey Denno %100 Doğal Öpücük ile Buluştu! Aralarında Julianne Moore, Amanda Seyfried, Amber Heard ve Christy Turlington gibi ünlü oyuncu ve top modellerin de bulunduğu ünlülerin makyaj artisti Katey Denno şimdi makyaj sırlarını Burt's Bees'in harika renkleriyle buluşturdu! Burt's Bees yüzde 100 Doğal ve Renkli Dudak Bakımları dudaklarınıza bakım yapmaya yardımcı olurken, doğal bir renk dokunuşuyla görünümünüzü tamamlıyor. İçeriğinde bulunan doğal özlerle pürüzsüz ve yumuşak dudaklara sahip olmanızı destekliyor. Gül Kurusu, Fuşya, Vişne, Açık Pembe ve Kırmızı renk seçenekleriyle...

Cesur Kadınların Sırrı! Mini etek ve şort mevsimi geldi. Tabii kıştan yeni çıkan bacakları göstermek biraz cesaret istiyor. Sally Hansen Airbrush LegsSprey Bacak Makyajı ise bu sezon yine en büyük yardımcınız oluyor. Sally Hansen’ın favori ürünlerinden Sprey Bacak Makyajı bacaklarınızdaki leke, damar, çil, renk eşitşizliklerini gibi görüntüleri kapatarak, mükemmel bronz bir tene kavuşmanıza yardımcı oluyor. Anında ve uzun süreli kalıcı etki gösteren Sprey Bacak Makyajı, içerdiği K vitamini ile bacaklarınızın beslenmesine ve nemlenmesine destek oluyor.

www.cypruszoom.com

51


Tommy Hilfiger Yeni sezona defileyle girdi

D

ereboyu'nun yeni dünya markası Tommy Hilfiger, yeni sozona görkemli bir organizasyonla girdi. Başman Group bünyesinde, kısa bir süre önce açılan mağaza, geçtiğimiz ay içinde özel davetlilerden oluşan bir guruba yeni sezon ürünlerini tanıttı. Günkut Ajans mankenleri tarafından sunulan tanıtımda, Tommy Hilfiger'in ilkbahar-yaz kreasyonları sergilendi. Mağazanın önünde gerçekleşen yeni sezon tanıtım defilesine çok sayıda özel davetli konuk katıldı...

52 ZOOM


haber

TOMMY HILFIGER ILKBAHAR-YAZ KREASYONLARINI ÖZEL BIR ORGANIZASYONLA TANITTI. RENKLI VE SPOR KITAFETLERIN ÖNE ÇIKTIĞI TANITIMDA. ÇOK ÖZEL DAVETLILER YER ALDI..

www.cypruszoom.com

53


Profil Advert 227 7595

Web / e-mail

barındırma ve alan adı kaydı

Rakiplerinden bir adım önde ol, güvende ol. www.datumcenter.com www.

datumcenter 13149-12498

Adres: No:2 Fener Sokak Kızılbaş, Lefkoşa - Kıbrıs Tel: (0090 392) 444 22 98 - Fax: (0090 392) 225 84 25

www.gigabyteltd.com


haber

EGE ÖZADAM

S

iz de benim gibi seyahat etmeye meraklıysanız eğer, pek bilinmeyen fakat tarihe iz bırakmış seyahatler gerçekleştiren gezginlerin hikayelerini mutlaka ilgi çekici buluyorsunuzdur. Yazıda bazıları geçen yüzyılda, bazılarıysa çok daha öncesinde yaşamış gezginlere yer verdik. Kültürler, değerler unutulmadan ve her şehir birbirine benzemeden farklılarımızı görüp, doğanın muazzamlığı karşısında huşuya kapılmak için seyahat etmek şart. İşte bizlere ilham olacak birkaç gezgin.

EFSANE GEZGINLER Ernest Shackleton Antarktika seyahatleri denilince akla gelen isim ‘Ernest Shackleton’ oluyor. Antarktika’yı defalarca geçen Ernest Shackleton’ın en ünlü seyahati 1914 yılında gemisi Endurance’ın 10 ay boyunca buza saplanıp kaldığı seyahat olmuş. Gemi batmaya başlayınca tayfasıyla beraber karaya- buza desek daha doğru- çıkmak zorunda kalmış ve beş ay boyunca da burada kamp kurarak yaşamış. Sonrasında da biri 800 mil boyunca süren ve Güney Georgia Adası'nı geçtiği son derece tehlikeli olan iki adet bot yolculuğu gerçekleştirmiş. Güney Georgia Adası'nın dağlarını yürüyerek aştıktan sonra da balina merkezine gelip kurtarma ekiplerini organize etmiş ve geriye dönerek tüm tayfasını kurtarmış.

www.cypruszoom.com

55


Marco Polo Babası ve amcasıyla beraber 17 yaşındayken yolculuğa çıkan Marco Polo, 24 sene boyunca 15.000 mil kat ettikten sonra geriye dönmüş. Kubilay Han’ın İmparatorluğu, Uzak Doğu, İpek Yolu ve Çin hakkında yazdıkları yüzyıllar boyunca bir çok gezgine ilham kaynağı oldu.

Xuanzang Çinli Budist bir rahip olan Xuanzang, cesur bir gezgin olmasının yanı sıra aynı zaman da çevirmendi. 17 yaşında Hindistan’a yaptığı seyahatlerle ünlendi ve yaşadığı dönemde var olan Tang Hükümdarlığı'nın Hindistan’la olan ilişkisini yazıya döktü. Seyahatleri sırasında haydutlar tarafından saldırıya uğradı, susuzluktan ölecek duruma geldi, heyelanlardan kurtuldu fakat hiç durmadı.

Valentina Tereshkova Yazıda, karada ve suda seyahat edenlerin yanında, bir de uzaya çıkmış olan bir gezginden bahsetmek istedim. Aya ilk adım atmış olan Neil Armstrong’un ünü malum. Peki ya kadınlar? Valentina Tereshkova uzaya çıkmış olan ilk kadın astronot. 1963 yılında 400 kişi arasından seçilinceye kadar amatör bir paraşütçü ve fabrikada kurul üyesiymiş. Uzaya çıkışının ardından SSCB boyunca aktif bir politikacı olarak çalışmış ve Sovyetler Birliği'nin yıkılışından sonra da etkin olmaya devam etmiş.

56 ZOOM


haber

Freya Stark Bir kadın olarak yazıma elbette ki bir kadın gezginle başlamak istedim. Freya Stark, 1920'lerin sonunda yaşamış olan, ruhu hiç dinlenememiş bir gezgin. İran’ın Luristan şehrine giren Avrupalı ilk kadın, Arabistan çölünü geçmiş, Ortadoğu ve Afganistan’ı dolaşmış biri. Kendisinden geriye iki düzineden fazla kitap kalmış. Öyküleri ve kitapları birçok gezgini etkilemiş ve yaşadığı dönemde seyahat etmeyi erkek işi olarak gören birçok insana da kadınların da cesurca dünyayı gezebileceğini kanıtlamış.

Ibn Battuta Ibn Battuta, 120,000 km –bugün şartlarında 44 ülke diyebiliriz- seyahat etmiş, Italya’dan Endonezya’ya, Şangay’dan Timbuktu’ya kadar yol almış Müslüman bir kâşif. Seyahatleri boyunca soyulmuş, korsanlar tarafından kaçırılmış, esir alınmış ve hatta bataklığa bile saplanmış. Gezi yazıları Afrika’daki Mali İmparatorluğunun 14. yüzyıl yaşamına ışık tutan büyük bir kaynak niteliğinde.

Jean Gardner Batten 1930'lu yılların en tanınan Yeni Zelandalısı Jean Gardner Batten’dır. Yeni Zelanda’dan İngiltere’ye tek başına uçan bu kadın, birçok hız rekorunu da kırmış ve Güney Atlantik’i aşan ilk kadın pilot olmuştur. İkinci dünya savaşının çıkmasıyla da uçmayı bırakmıştır.

Evliya Çelebi Yazıyı gezginlerin en büyüğü, tarihimizin gurur kaynaklarından kırk yıl boyunca Osmanlı topraklarını gezen Evliya Çelebi����������������������� ile sonlandırmak istedim. Kendisi, 17. Yüzyılın en önemli gezginlerinden biri. Seyahat etmeye nasıl başladığı ise, en az seyahatleri kadar ilginç bir hikâyeye dayanıyor. Evliya Çelebi bir gece rüyasında kendisini İstanbul’daki Ahi Çelebi Cami’sinde görür. Hz. Muhammed, dört halifesi ve ashabıyla baş tarafta durmaktadır. Evliya Çelebi yanına gidip şefaat dilemek istese de bir türlü cesaret edemez. En sonunda peygamberin yanına gittiğinde ‘Şefaat ya Resulallah’ diyeceğine ‘Seyahat ya Resulallah’ der. Böylece de ertesi gün uyandığında yollara düşmeye karar verir. Evliya Çelebi’nin gezilerini anlattığı 10 ciltlik Seyahatname katıldığı savaşlara, gördüğü yerlere, tanıştığı insanlara yer vermesi bakımından, yaşadığı döneme ışık tutan çok önemli bir eserdir.

www.cypruszoom.com

57


DeryaBeyatlı

AVRUPA’DA OKUMAK

F

İSTER MİSİN?

arklı bir adresin olsun ister misin bir süreliğine? Bir Avrupa ülkesinde, sana ait minik bir studio, yeni komşular, farklı bir peyzaj ilgini çeker mi? Otobüsler, metrolar, tramvaylar, hatta belki vapurların kullanıldığı bir şehirde yaşamak ister misin? Bir bisiklet de edinebilirsin, özgürleşirsin. Kalabalıklar içerisinde kaybolurken kendini tanırsın. Yeni dostlar edinirsin, çeşit çeşit ülkeden. İspanyol Pansiyonu’nun gerçekte ne anlama geldiğini öğrenirsin. Yeni bir aile kurarsın kendine dostlardan, paylaşır, çoğalırsın. Trenleri keşfedersin sonra, seyahat etmenin ne kadar kolay olduğunu görür, bir Avrupa ülkesinden ötekine geçersin rahatça, fark bile etmezsin ulusal sınırları aştığını. Her durakta inip bir şişe su alırsın belki, o şehre de ayak bastım diyebilmek için. Uykusuzlukla tanışmadıysan henüz, tanış tavsiye ederim. Sosyal hayat, dersler ve uykudan sadece ikisini seçebileceğin bir hayatın olacak oralarda. Bazen bilgisayar önünde sabahlayacaksın, bazen kütüphanede. Kutlayacaksın sonra çok çalışmayı günün ilk ışıklarına dek. Kahve en yakın dostun olurken, uyku ender karşılaştığın eski bir tanıdığa dönüşecek. Yeni hobiler edineceksin. Gideceğin şehirde çeşit çeşit klüpler, dernekler, okullar bulacaksın. Önceden ismini bile duymadığın aktiviteler sunulacak önüne, boş geçirecek bir dakikan bile kalmasın diye. Öğrencilik hayatını sonuna kadar yaşa diye! Bir kaç tane seçeceksin kendine, spora, sanata, kültüre doyacaksın. Farklı kapılar aralayacak, farklı yaşamlar öğreneceksin.

Hastanelere yolun düşmez hiç umarım, ama düşerse kaliteli sağlık hizmeti alacaksın, ücretsiz. Derdini dinleyen, sıhhatinle ilgilenen aile dışı bireyler girecek yaşamına, güven duygunu pekiştirecek. Sorunlarını kendin çözmeyi öğreneceksin mecbur, ama etrafta yardım edecek birileri mutlaka bulunacak. Yeşil parklar, bahçeler olacak sağında solunda. Doğayı şehrin göbeğinde içine çekeceksin. Öğlen yemeğin çoğunlukla sandviç olacak, üzgünüm. Sandvicini üniversitenin gölündeki ördeklerle, etrafta gezinen tavşanlarla, ya da sana bir filden nasıl kaçman gerektiğini anlatan Kenyalı bir dostla paylaşmak gibi minik mutluluklar da tadacaksın ama. Farklı kültürler tanıdıkça zenginleşeceksin. Aynı şeyi yapmanın farklı yollarını ve hepsinin aynı derecede geçerli olabileceğini kabullenmek zaman alacak biraz. Ufkun öyle bir genişleyecek ki, artık seni hiçbir çember tutamayacak. Geri döndüğün zaman bambaşka gözlerle bakacaksın dünyaya ve çemberleri kırmaya başlayacaksın ülkende. Gelecek umudunu sende görecek bakan. Anadiline hasret kalacağın zamanlar da

Eğleneceksin, çok eğleneceksin. İnsana değer verildiği bir ülkede yaşayacaksın, devletin polisiyle, doktoruyla, belediyesi ile sadece vatandaşına hizmet etmek için var olduğu bir ülkede. Yasalar koruyacak seni, güveneceksin. Sistemli yaşamaya başlayacaksın, sorumlu vatandaşlık fikrine ısınacaksın.

L’Auberge Espangole, 2002 yapımı Cédric Klapisch filmi

58 ZOOM

yaşayacaksın. Başka bir dilde anlatmaya çalışacaksın derdini. Zor olacak başlarda, ama sakın vazgeçme, kolaya kaçma. Rüyalarını farklı bir dilde görmeye başladığın an, bir dil daha, bir insan daha katmış olacaksın hayatına. Seni arkadaşı gören hocaların olacak. Ezbere dayalı olmayan bir eğitim dünyasına gireceksin. Fikir sahibi olman beklenecek, sana dayatılanı kabul etmemen, sorgulaman, tartışman, doğru bildiğini savunman. Öğrenebildiğin sürece büyüyeceksin. Kolay olacak demiyorum, olmayacak! Okuyacaksın, çok okuyacaksın, belki yıllardır çalışmadığın kadar çok çalışacaksın. Karşılığında çok iyi bir eğitim ve dahası kimsenin alaşağı edemeyeceği bir özgüven kazanacaksın. Zoru başarmanın özgüveni bu, kendi ayaklarının üzerinde durmanın mutluluğu. İster misin? 100 adet, bir Avrupa Birliği üyesi ülkede eğitim görebilmen için 100 adet burs veriyor Avrupa Komisyonu bu yıl yine. 28 ülkede, alanında en iyilerin de içinde bulunduğu sayısız üniversitede, istediğin bölümü seçme şansın var. İstersen buradan başla, en iyi üniversitede, en iyi eğitimi al! Kanalları olan bir şehirde mi yaşamak istersin, yoksa deniz mi olmalı mutlaka? Kapalı havalarda yaşayabilir misin, ille akdeniz iklimi mi olsun dersin? Şehir seçerek de başlayabilirsin işe istersen. Karar veremiyorsan eğer bir türlü, websitesine bak (www.abburs.eu), AB Burs Programından faydalanmış eski bir bursiyer ile konuş, bu yılki program uygulayıcısı British Council’a uğra, yardımcı olacaklardır. Biliyor musun, bir kez karar verdikten sonra gerisi çok kolay. Hayatını değiştirecek altın fırsat bu, bana sorarsan kaçırma derim. İnsanın kendine yapabileceği yatırımın getirisi en büyüğü olanı eğitimdir. Avrupa’da yaşamanın keyfi de cabası...

13 Nisan 2014 Marsilya


haber

K E S K Ü Y K TOPUS STREYOR YAPI

YÜKSEK TOPUKLU AYAKKABILARIN AYAĞA BİNEN YÜKÜ AYAK TOPUĞUNDAN ÖNE DOĞRU KAYDIRIYOR BU DA AYAĞIN ÖN BÖLÜMÜNÜN AŞIRI STRES ALTINDA BIRAKIYOR. UZMANI AYAKKABI SEÇERKEN 5 CM’LİK TOPUĞUN YÜKSEKLİĞİNİN İDEAL OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZİYOR.

A

yakkabı seçiminde en önemli noktalardan birinin topuk yüksekliği olduğunu belirten uzmanlar, topuk yüksekliğinin 3-4 cm’den yüksek olmaması gerektiğini söylüyor. Ayakkabının yeterince geniş olmasının da önemli olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr. Semih Akı, yüksek topuklu ayakkabıların, ağırlığın daha fazla ayak tarafından taşınmasına neden olduğunu kaydederken, ayak deformitelerinin en büyük nedenleri yüksek topuklu ayakkabılar olduğunun altını çiziyor. Son zamanların en çok tercih edilen ayakkabı modellerinden biri olan babetler ayak sağlığını olumsuz etkiliyor. Babet ayakkabıların ayağa binen yük dağılımında, yüksek topuklu ayakkabılar gibi zararlı olduğunu kaydeden uzmanımıza göre, babet adı verilen alçak topuklu ayakkabılar, yüksek topukluların aksine ayağa binen yükü topuğa kaydırarak, burada yüklenmeye neden oluyor. Bu tür ayakkabılar ayağı yanlardan çok iyi kavrayamadığı için ayak ön yüzünde yer alan bağlarda aşırı yüklenmeye neden olarak ayak ağrılarına yol açabiliyor. Yüksek topuk ayakların stres yüklenmesine neden oluyor Yüksek topuklu ayakkabıların ayağa binen yükü ayak topuğundan öne doğru kaydırdığını bunun da

ayağın ön bölümünün aşırı stres altında kalmasına neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Akı, “Bu tür ayakkabılar aynı zamanda diz kalça ve bel bölgesinde vücut ağırlık merkezinin değişimine neden olarak bu bölgelerdeki bağlarda aşırı gerilmeye, eklemlerde aşırı yüklenmeye ve kaslarda aşırı çalışmaya neden olarak diz kalça ve ozellikle bel ağrılarına neden olduğunu, yüksek topuklu ayakkabıların düşme riskini artırıp özellikle ayak bileği çevresındeki bağlarda yaralanmalara neden olabildiğine de dikkat çekti. Günlük kullanımda bileği kavrayan modeller seçin Ayak sağılığı için ayakkabıda kullanılan malzemenin ve ayakkabının modeli de önemli. Günlük kullanımda ayak bileğini sıkıca kavrayan ayakkabıların tercih edilmesi gerek. Sürekli bu tarz ayakkabıların kullanımı ayak bileği kaslarında zayıflamaya neden olabiliyor. Ayakkabı ön ve arka bölümlerinde her iki el arasında çamaşır büker gibi bükülmeye çalışıldığında kolayca deforme olmamalıdır. Topuk arka kısmı, ayağa arkadan destek verecek kadar yüksek ve sert materyalden yapılmış olmalı. Malzeme olarak da sentetik materyalden uzak durmalı, doğal deri ayakkabılar tercih edilmelidir. Doğal deri materyaller daima hava sirkülasyonu sağlamalı.

DETAY Ayakkabı seçiminde nelere dikkat etmeli? Ayakkabı ölçüsünü en uzun parmağa göre seçin Ayakkabı alırken eni geniş, dar kalıp ayakkabı ya da yarım numara seçeneklerini sorun. Normalden küçük ayakkabılar ayağınızı sıkar büyükler ise düşmenize neden olabilir. Yeni aldığınız ayakkabıları ayağınıza zarar vermeden uyum göstermesi için giyme süresi aşama aşara artırın. Birkaç gün sonra ayakkabı ayağınıza daha iyi uyum sağlayacaktır Ayak ölçünüzün yaşla beraber arttığını unutmayın Her iki ayak ölçünüzün birebir aynı olamayacağı ihtimalini düşünün Ayaklarınızın günün sonuna doğru şiştiğini unutmayın Eni geniş veya dar kalıp ayakkabı ve yarım numara seçeneklerini sorun Ayakkabının parmakların yeterince rahat sığabildiği genişlikte olması gerektiğini unutmayın

www.cypruszoom.com

59


haber

KLASİK ARABA TUTKUNLARI KIBRIS'I YENİDEN KEŞFETTİ

K

ıbrıs'ın en faal gruplarından biri olan, Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü, geçtiğimiz ay çok özel organizasyona imza attı. Trafik kazalarına dikkat çekme adına “Yolda Telefonla Konuşma, Hayatını Riske Atma” sloganıyla gerçekleşen yarışmaya Telsim sponsorlük yaptı. Sabah saatlerinde Girne'de Onar Tatil Köyü'nde başlayan yarışma güzel bir havada gerçekti. Biri Türkiye’den toplam

35 ekibin katıldığı ralli çok güzel bir havada gerçekleşti. Organizasyonda, sırasıyla Boğazköy, Dağyolu, Şirinevler, Akçiçek, Alemdağ, Kozan, Çamlıbel, Koruçam, Sadrazamköy, Kayalar ve Lapta’dan geçilerek yine Onar Tatil Köyü’nde sona erdi. 96 Km. uzunlukta, 4 SHT ve 15 hız değişimi bulunan ralli yaklaşık üçbuçuk saat sürdü. Orada yenen öğle yemeğinden sonra dereceye girenlere ödülleri verildi.

FOTOĞRAFLAR: SAVAŞ ŞÜKRÜ KOZE - MUSTAFA MÜEZZİNOĞLU - SEMAVİ AŞIK

ARGUN PARALİK Her yarış aynı gibi olsada benim için herbirinin heyecanı farklıdır. Bu yarışta daha önceki yarışlarda yaşamadığımız bir ilki yaşadık. İlk özel etapın (SHT1) birinci dakikasında yanlış yola girerek zaman kaybı yaşadık ancak fark edip geri döndük ve süratimizi ayarlarken bir taraftan da hakemin bizim için doğru zamanda doğru yerde okuması için dua ettik. Co-pilotum (kızım) baba yarış bizim için başlamadan bitti dedi ve eve dönmemizi söyledi, ben de ona bu yarıştan dereceden çok zevk almaya bakmasını söyledim. Yarışın sonunda iyi bir derece yaptık. Hayatımızın her bölümünde olduğu gibi şansında önemini bir kez daha anlamış olduk...

LEVENT ÖZERDAĞ Klasik rallilerde çok iyi dostluklar oluşuyor. Yarış çok güzel ortamda geçiyor. Ama yine de insan dereceye girmek için hırslanıyor, fakat kaçıncı da gelseniz önemi yok, çünkü çok eğlenceli ortam. Bu defaki şöförüm hep benden rica ediyordu ve ilk olarak benimle katılma şansı buldu. Kıbrıs’ı çok iyi bildiğimizi sanırken her seferinde bizi şaşırtıyor yolu çıkaran teknik ekip. Hiç görmediğimiz yerlerden ve hiç geçmediğimiz yollardan geçiyoruz. Bu arada Ada'mızın keşfedilmemiş güzelliklerin keşfediyoruz. Normalde hiçbir zaman gitmeyeceğimiz köylerden geçiyoruz. Hepsinde durup durup resimler çekmek istedik ve çektik. Fakat bazen bu yerler SHT içerisinde olduğundan duramadık. Ama isimleri ve yerleri not ettik ve oralara tekrar gideceğiz. Her geçen gün Klasik Arabalara ve olan ilgi artıyor ve bu spora her seferinde yeni gönül verip katılan arkadaşlar oluyor. Bu çok güzel. Ben burada çok yeni dostluklar edindim. Ayrıca her seferinde yeni yeni sponsorlar olması da, bu spora olan ilginin nasıl günden güne arttığını gösteriyor. Bir sonraki organizasyonu iple çekiyoruz.

60 ZOOM


haber

Turgut BÜRÜNCÜK Her şeyi mükemel kusursuz bir ralli düzenlendi. En önemlisi kazasız belasız çok şükür hekes finişe geldi. Yarış sırasında ilginç bir olay yaşadık. Yolda koyun sürüsüne yakalandık, yolun icerisinde geziyorlardı. Ne korna çaldıysak oldu, ne de ıslık çaldıysak. Koyunlar kendi hallerinde karşıdan karşıya yavaş yavaş geçtiler. Orada vakit kaybettik ve ceza puanı aldık. Tabii ki bunlarda o günün güzeliği, buna rağmen yine de "E" klasmanında birinci olduk. Copilotum Kemal Bürüncük ve yardımcımız (kızımız) Şengülcüğümüzün bu sonuçta emeği çok...

www.cypruszoom.com

61


haber

ALİ KELEBEK Ralliyi 5. sırada bitirdik. Hedefimiz ilk 3 içinde olmaktı fakat kısmet olmadı. Bizler ailece bu etkinliklerin neredeyse bağımlısı olduk. Her ralliye büyük bir coşkuyla katılıyoruz. Bu ralli inanılmaz güzel ve görmeye değer manzaralarla doluydu. Kıbrıs’ı çok iyi tanımama

rağmen ilk kez geçtiğim yollar oldu ve manzarada çok şahaneydi. Denizi, dağı ve ovayı aynı günde görmek tüm renkleri içinizde hissetmek kadar huzur veren başka bir etkinlik bulmak zor. Bunun yanına yarışma duygusunu da eklersen, büyük keyif.

FADIL KELEŞ (Pilot) Eşimle ve küçük oğlumla birlikte ikinci kez klasik otomobil rallisine katıldık. Ralliye katılmak bize büyük keyif verdi. Klasik bir otomobille uzun ve virajlı yollarda yapılan yolculuk hakikaten muhteşem, eğlenceli ve adrenalin doluydu. Güzel bir organizasyondu. Tatlı bir yorgunlukla oturduğumuz Onar Village düzenlenen ödül törenin ardından evimize gururla ve mutlu döndük. ZÜHRAN KELEŞ (Co-pilot) Yarışmaya eğlenmek, güzel bir gün geçirmek için katıldık. Çok heyecanlı ve mutlu olduk..

RAUF KUTALP Eşim ile beraber yarıştığımız ilk rallimizdi. Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü sayesinde normal zamanlarda belki de hiç gidemeyeceğimiz yerleri görme fırsatımız oldu. Gerek havanın gerekse organizasyonun güzelliği sayesinde çok güzel bir gün yaşadık.

AKIN DEMİRAĞ "Telsim Klasik Otomobil Rallisi”nden eşim ve ben çok büyük keyif aldık. Daha önce görmediğimiz bazı köylerden ve yollardan geçerek yarışmayı Genel Klasman ikinciliği ile tamamladık. Klasik otomobili olan ve ailesiyle güzel bir hafta sonu geçirmek isteyen herkese Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü’nün etkinliklerine katılmalarını tavsiye ederim.

VILDAN/İLKAN EDIP Söylemek isteriz ki ralli öncesinde, ralli esnasında ve ralli sonunda ikimiz de çok büyük bir keyif aldık. Ralli esnasında yolu kaybedip tekrar bulmamıza rağmen yol güzergahı da çok hoşumuza gitti. Fırsat buldukça ralli ve gezilere katılacağız.

62 ZOOM


CEMİL DEMİRER Genel olarak her ralli bize farklı heycanlar ve duygular yaşatıyor. Nedeni ise daha önce gezip görmediğimiz bir çok yeri tanıma ve ziyaret etme fırsatını yakalamamız.Bu ralli bize çok keyifli, bir o kadar da heycanlı dakikalar yaşattı. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın da olması bizi sevindirdi. Bu da gösteriyor ki ülkemizde klasik otomobil etkinliklerine olan ilgi her geçen gün biraz daha artıyor.

GÖNÜL TOKSOY – SALİH TOKSOY Bizim heyecanımız aslında günler öncesinden başlamıştı. Yarışın başladığı yere geldiğimizde heyecanımız kat kat arttı. Çünkü ilk kez katılacağımız bu rallide ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı, hangi yolu takip edeceğimizi ve ne gibi engellerle karşılaşabileceğimizi bilmiyorduk. Hatta bir ara yanlış yola girdik. Bir kavşakta ne yapacağımızı, hangi yöne gideceğimizi bilemedik ve panikledik, ama asla pes etmedik ve yolumuzu bulup devam ettik, görevimizi tamamladık. Yarışın sonunda Karma Ekip Birincisi olduğumuzu öğrenince de çok mutlu olduk. Artık şimdi, ileride torunlarımıza anlatacağımız mutlu anılarımıza bir yenisini eklediğimiz için de ayrıca mutluluk duymaktayız. Başka bir klasik Otomobil Rallisinde buluşmak dileği ile...

ÇAĞAN ILGAR Ralliye son sht’de (sht 4) start çizgisine geldik. Vaktimiz geldi start aldık. 300-400 metre ya gittik ya gitmedik mezarlığın önünde yerde başka bir start çizgisi. O an aklıma daha önceki bir yarışda yanlış yerden start aldığımız geldi ve başımdan kaynar sular döküldü. Copilotum (eşim derya) hızları okumaya devam ederdi ama benim aklım yerdeki o çizgide. Ama co-pilotumu da panikletmemek için birşey söylemedim, kendimi toparladım ve ilk hız deyişimine gelmeden hızımı ayarladım. Güzel bir etap geçirdik. etap bitiminde eşime yanlış yerden star almış olabiliriz dedim. Bitiş yerine gelene kadar endişelerimiz devam etti. Son arabalardan biri olduğumuz için bitişe geldiğimizde sonuçlar asılmıştı. Sonuçlara bakmadan baş hakeme gidip sht 4'de start çizgisinin mezarlığın önündemi yoksa öncesinde mi olduğunu sordum. Öncesindeydi diğer çizgi geçen seneki yarışlardandı deyince, doğru yerden start aldığımızı anladım. Buda bana ne isterse olsun start çizgisindeki yazıları kontrol etmem gerektiğini öğretti...

MUSTAFA BİLİN Klasik otomobillere meraklı olduğumdan, benimle yaşıt Austin A50 model bir klasik satın aldım ve Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü’ne üye oldum. CoPilotum Ahmet Durukan ile bu rallisiye katılarak, fazlasıyla mutlu bir gün geçirdik. Organizasyonun eksiksiz ve hatasız olması yanında, seçilen güzergahın dağ ve deniz manzaralı muhteşem bir güzergah olması neşemize neşe kattı. Doğa ile başbaşa geçen üçbuçuk saat sonrasında hep birlikte yenen yemeği mütakip yapılan ödül töreninde, dereceye giremeyen ekiplere de günün anısına verilen kupa ve madalyalarımızı alarak evimize döndük. Yıllar sonra kendime çok güzel bir hobi bulmanın heyecanı ile ileride yapılacak etkinliklerin bir an önce gelmesini bekliyorum...

NİHAT ÖZHASOĞLU Ada'ya geri dönüş yapalı 4 yıl oldu neredeyse ve klasik otomobillere merakım olduğundan ilk iş olarak bir klasik araba satın aldım. Daha sonra ise Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübüne üye oldum. Klasik otomobil rallilerini hiç kaçırmadan büyük bir heyecanla katılıyorum, böylece çok güzel bir sosyal çevre ve dostlar kazandım. Ayrıca hiç bilmediğim yollardan, daha önce hiç gitmediğim köylere gitmekten ve ülkemin güzelliklerini keşfetmekten de büyük mutluluk duyuyorum. HASAN ÖZHASOĞLU (Co-pilot) Ben çocukken oyuncak klasik otomobil kolleksiyonu yapıyordum. Şimdi bir hayalim gerçek oldu ve Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübüne babamla birlikte üye olduk. Çok büyük bir heyecanla klasik otomobil rallilerine hazırlanıyorum. Günler öncesinden heyecanlanmaya başlıyorum. Çok değişik yerler, yollar tanıyorum. Okul arkadaşlarıma, okul müdürüme ve öğretmenlerime hep klasik otomobil rallilerinden bahsediyorum. Tüm gençlere de tavsiye ediyorum. Bir dahaki klasik otomobil rallisini sabırsızlıkla bekliyorum...

www.cypruszoom.com

63


haber

EVRİM HINÇAL 2002 yılında başladığım klasik otomobil rallileri benim ve copilotum için, her biri birbirinden güzel yarışlardı. Bu yarıştan da çok keyif aldığımzı, yapılan dört dörtlük organizasyonla çok güzel bir gün geçirdiğimizi söylemek isterim. Ekip olarak bizim için önemli olan klasik otomobil etkinliklerinde ödül almaktan çok, kulübümüzün bize kazandıradığı güzel dostlukların kalıcı olmasıdır...

Sergey KHROMOV / Faila KHROMOVA Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü’nün güzel bir pazar gününe rastlayan, düzenlemiş olduğu otomobil rallisi muhteşemdi. Geçtiğimiz yollar çok eğlenceliydi. Her zamanki gibi bu ralli de harika bir şekilde organize edilmiş ve çok başarılıydı. Bizimle birlikte yarışan tüm ralli ekiplerine ve arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyoruz. Bundan sonra gerçekleşecek olan ralliye mutlaka katılmak istiyoruz...

AYSEL EREN Eskişehir’liyim. Kuzey Kıbrıs’a ilk gelişimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel deneyimlerden birini yaşadım. 3,5 saat gibi kısa bir süre zarfında klasik bir otomobil ile yarışma ve seyahat zevkini tatma şansım oldu. Kıbrıs’ ın köylerini, ilçelerini, insanlarını, cami ve kiliselerini, dağlardan deniz manzaralarını bu kadar kısa sürede bana bu deneyimi yaşattıkları ve harika fotoğraflar çekebildiğim için Kuzey Kıbrıs Klasik Ve Spor Otomobil Kulübü’ne, pilotum Mehmet Tıraş beye ve tüm emeği geçenlere çok çok teşekkür ederim. Uygun zamanlarda yapılacak diğer rallilere de mutlaka katılmak isterim...

64 ZOOM


haber

İnce bir bel ve gergin bir karnın sırrı;

BREZİLYA TEKNİĞİ

A

kıp giden zamanın insan vücudundaki olumsuz etkileri, hızlı kilo alıp verme ve doğum sonrası karında oluşan sarkmalar özellikle yaz hazırlıklarının yapılmaya başlandığı bu aylarda tüm kadınların ortak kâbusu. Peki, estetik cerrahi günümüzde bu tip durumlarda hangi yaklaşımı öneriyor? Karın bölgesindeki sarkma ve yağlanmadan kurtulmak mümkün mü? Konuyla ilgili merak edilenleri Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) Başkanı Prof. Dr. Akın Yücel anlatıyor. Gergin bir karın ve ince bir bel... Yaz için form tutma hazırlıklarının yapılmaya başlandığı şu günlerde tüm kadınların en büyük arzusu. Neyse ki, yağlanma, doğum ve sonrasında vücutta yaşanan deformasyon, hızlı kilo alıp verme gibi sebeplerle karın bölgesinde meydana gelen bozukluklardan artık kolayca kurtulmak mümkün. Estetik cerrahinin son yıllarda tıp dünyasına kazandırdığı Brezilya Tekniği, normal karın germe operasyonlarından farklı olarak hastanın hem belinin inceltildiği hem de karnının gerilerek sıkılaştırıldığı bir uygulama olarak öne çıkıyor. Rektus kaslarının sıkılaştırıldığı operasyon gençliğin sembolü olan gergin bir karın ve ince bel hayalini gerçeğe dönüştürüyor. İyileşme sürelerinin çok daha hızlı olduğu yöntem tüm dünyada giderek daha fazla tercih ediliyor. “Brezilya tekniği” ile normal “karın germe” arasında ne fark var? Cerrahi literatüre “Brezilya tekniği” olarak geçen uygulama hakkında bilgi veren Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) Başkanı Prof. Dr. Akın Yücel; “Brezilya tekniğinde normal karın germe işlemlerinden farklı olarak hastanın gövde bölgesine yaygın liposuction yapılıyor.

Böylelikle bel ve karın inceliyor. Alınan yağlar kalçanın üst tarafına uygulanarak kalça dolgunlaştırılıp yükseltiliyor” diyor. Brezilya tekniğinde liposuction sonrası göbek altında yer alan fasya gibi derin dokuların korunduğunu anlatan Yücel, “Öncelikle liposuction ile tüm karın ve bel bölgesi şekillendiriliyor. Karın kaslarının birbirine dikilmesi ile karın duvarı sıkılaştırılırken, göbek altında sağlam bırakılan fasyanın gerilmesi ile belde ilave bir incelme sağlanıyor. Göbek altında bırakılan dokular sayesinde genç kadınların göbek altında bulunan ve ‘Aşk Yastığı’ olarak da tabir edilen hafif bombelik de korunmuş oluyor. Klasik karın germeden sonra görülen göbek altı çöküntüleri de bu yöntemde ortaya çıkmıyor. Yara iyileşmesi daha süratli olup, ödem daha hızlı geriliyor. Karın cildindeki uyuşukluk daha hızlı düzeliyor. Karın derisi normal karın germeye göre daha az kaldırıldığından kan dolaşımı ve yara iyileşme sorunu daha az yaşanıyor. Bu özellikle sigara içen hastalar için yöntemi daha güvenli kılıyor. Duyu kaybının da daha az yaşandığı bu operasyon pek çok hasta için güzelleşmede avantaj sağlıyor” diyor. Bu işlemin aşırı kilosu olmayan, göbek altı ve üzerinde yağlanma ile cilt sarkması problemi olan ve karın duvarında gevşeme olan kişilerde uygulandığını anlatan Yücel'e göre, Hamilelik ya da hızlı kilo alıp verme sonucu karın duvarı gevşemiş, karında yağlanma ve ciltte sarkma olan hastalar bu operasyon için uygun. Operasyon sonrası, genellikle 1 gece hastanede kalınıyor. İlk 1 hafta fazla dik yürümemesi, ilk 3 hafta korse kullanması öneriliyor. Sonra hasta normal yaşantısına dönüyor. Detaylı bilgi için www.akinyucel. com

www.cypruszoom.com

65


haber

Hayalinizdeki düğün ve balayı için

Bir daha düşünün

R

omantik atmosferi, kusursuz hizmet kalitesi, yeni evli çiftlere özel spa paketleri ve profesyonel aşçıların elinden çıkan özel menüleriyle hayallerin çok üstünde düğün ve balayı paketleri için bir daha düşünmenin zamanıdır. Akdeniz’in mavisi ve Beşparmak Dağları’nın buluşma noktası Grand Pasha Girne’nin, şık ve zarif detaylarla süslenmiş Vienna balo salonu yıl boyunca romantik ve eğlenceli düğünlere ev sahipliği yapıyor. Yaz aylarında ise havuz başı ve Bufavento Coctail terasında organize edilen düğünler, çiftlerin otel içinde tercih ettiği bölümler arasında. Deneyimli ve güler yüzlü çalışanlarıyla yılın her günü aralıksız hizmet sağlayan Grand Pasha Girne, birbirinden farklı konseptleri, Türk ve Dünya mutfaklarından eşsiz lezzetleri, son teknoloji ses sistemleri ve ışık şovları ile bir düğünden beklenen her detayı evlenmeye hazırlanan çiftlerin beğenisine sundu.

66 ZOOM

Kıbrıs’ın en yeni butik oteli, düğün organizasyonlarının yanı sıra çiftlere romantizm dolu balayı süitlerinde ağırlıyor. Otelde yeni evli çiftlerin uzun yıllar unutulmayacak bir balayı yaşayabilmesi için tüm detayları düşünmüş. Mevsim çiçekleri ile bezenen ve odaya gönderilen özel ikramlar, otelin çiftlere sunduğu süprizlerden sadece bir kaçı. Kıbrıs’ın 5 yıldızlı oteli Grand Pasha Girne, Deluxe Spa merkeziyle çiftlere düğün yorgunluğunu atıp, huzurlu bir balayı keyfi yaşatıyor. Balayı suitinde konaklayan çiftlere özel yüzde 15 indirimin sağlandığı merkez, masaj odaları, Türk hamamı, sauna, buhar banyosu, dinlenme odası, güzellik ve bakım odası, kapalı ve açık yüzme havuzu ve spor salonu ile her türlü detoks ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte. Ercan Havaalanı’na 40 dakika uzaklıkta bulunan otel, çiftlere VIP havaalanı transferi hizmeti de sağlanıyor.


Merit Lefkoşa Eğlenceye doydu

M

erit'ler eğlece ve keyif deyince başı çekiyor. Merit Lefkoşa ay içinde Türkiye'nin en özel isimlerini ve gruplarını ağırladı. Bora Öztoprak, aşk şarkılarını bir numaralı ismi Ferhat Göçer, Yunan müziğinin sevilen isimleri Petro, Rula, Panço, başkentlilere renkli geceler yaşattı. Programları ile dikkat çeken isimler, Lefkoşalılar'a eğlenmek için uzağa gitmelerinin gerekmediğini gösterdi...

www.cypruszoom.com

67


gezi

YAZI VE FOTOĞRAFLAR EGE ÖZADAM

Y

eni Zelanda’daki Edinburgh olarak bilinen Dunedin, aynı zamanda Güney Yarımadasının ikinci büyük şehri konumunda. Ülkenin ekolojik başkenti Dunedin, eğer doğal yaşama meraklıysanız mutlaka en azından birkaç gün geçirmeniz gereken bir yer. Bu şehri benim için özel kılan penguenleri doğal ortamlarında görebildiğim ilk ve tek yer oluşuydu. Şehir Merkezine bir saat uzaklıktaki Otogo Yarımadası'nda yer alan Penguin Place’de, gerek dar patikalardan yürüyüp tünellerin içinden geçerek, gerekse penguenleri rahatsız etmemek için asker gibi siper alarak dünyanın en harika yaratıklarından birini gözlemleme şansım oldu. Otago Yarımadası'nın en yüksek noktasında bulunan Royal Albatross Center ise açık deniz kuşları Albatross’ları gözlemleyebileceğiniz bir yer. Bir saatlik süren rehber eşliğindeki tur boyunca Albatross’ları tanımak haricinde, rehberden bölgenin tarihine dair hikâyeler de dinledik. Otogo Peninsulayı tanımanın bir diğer yolu da 4X4 Jeep turları.

68 ZOOM


GEZGINIMIZ BU AY DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN YENI ZELLANDA'DADAKI GEZI NOTLARINI BIZE GÖNDERIYOR. YENI ZELLANDA'NIN EDINBURG'U OLARAK GÖSTERILEN DUDEDIN, HAYAL SINIRLARINI ZORLAYAN YEŞIL MANZARASI ILE TIPKI BIR KARTPOSTAL GIBI...

Dev kuşların şehri;

DUDEDIN www.cypruszoom.com

69


gezi

Araba çamurlara bata çıka tepelerde yol alırken uzaktan da olsa fok balıklarını, penguenleri, albatros kuşlarını görebiliyorsunuz. Denedin aynı zamanda ülkedeki tek kaleye de sahip. Kale diyorsam akla Girne Kalesi gibi bir yer gelmesin. Kaleden çok ‘köşk’ olarak adlandırabileceğim Larnach Castle, William Larnach tarafından karısı Eliza için 1871 yılında inşa edilmiş. Banka sektöründe başarılı bir kariyeri olan William’ın özel hayatıysa trajedilerle dolu. Karısı Eliza 38 yaşındayken ölmüş, ikinci karısı da aynı yaşa geldiğinde hayatını kaybetmiş. Beş çocuğunu İngiltere’ye eğitime yollayan William, çocuklarından birinin ölüm haberini alınca iyice bunalıma düşüp bir süre sonra da intihar etmiş. Larnach ailesi miras kavgaları yüzünden birbirine düşmüş. Larnach Castle 1967 yılında Barker ailesi tarafından alınıp işletilmeye başlamış. Güzel bir yemek yemek, harika bir bahçe dizaynı görüp, Yeni Zelanda’nın yakın tarihine yolculuk etmek için Larnach Kalesini ziyaret etmek güzel bir yol. Dunedin seyahatim Taieri Gorge Treniyle yaptığım yolculuğun ardından son buldu. Altı saatin (birkaç kısa fotoğraf molası haricinde) tamamını trenin içinde geçirmek benim için çok da eğlenceli değildi. Yine de pencereden izlediğim yemyeşil doğa manzarası, üzerinden geçtiğimiz nehirler, etrafı saran rengârenk çiçekler Yeni Zelanda’nın muhteşemliğini yansıtıyordu. Tren yolculuklarını sevenler ve hareket aramayanlar için birebir bir tur olduğunu söyleyebilirim. Dunedin’e hoşçakal derken en çok da küçük bir kulübenin içine saklanan penguenleri düşündüm.

70 ZOOM ZOOM


haber

Uzakdoğulu turistler Merit Crystal Cove Hotel’i sevdi

M

erit Crystal Cove Hotel’de düzenlenen Ortadoğu gecesinde, “sihirli kemancı” Jihad Akl, dansöz Asena ve şarkıcı Wael Jassar ile unutamayacakları bir gece yaşadılar. Lübnan ve Ürdün’den 3 uçak ile gelen ve Merit Otelleri Ortadoğu Marketing Koordinatörü Nabil Shoumanı tarafından misafir edilen konuklar şerefine bir gece düzenlendi. Keyifli bir hafta sonu geçiren misafirler,

gecede kendi kültürlerine uygun bir eğlence ile büyük bir sürpriz yaşadılar. Hotelde gerçekleşen gecede sahne alan Lübnan’ın sihirli kemancısı Jihad Akl, Paris’ten sonra ikinci konserini Kuzey Kıbrıs’ta verdi. Her parçasını konukların hayranlıkları içinde çalan sanatçı, tüm misafirleri büyüledi. Muhteşem müzik ezgileri ile kulakların pasını silen Jihad Akl, Merit Crystal Cove Hotel’de adeta müzik şöleni yaşattı ve misafirlere muhteşem bir gece olacağının ilk sinyallerini verdi. Gecenin sürpriz konuğu olarak sahne alan ünlü dansöz Asena ise, artık Merit’li. Merit’in tüm özel gecelerinde sahne alan ünlü oryantal, Amman’ın en güzel oteli Le Regency’nin balo salonunda verilecek Kuzey Kıbrıs tanıtım gecesine de hazırlandığını belirtti. Her hareketi ile büyük alkış alan Asena, herkesi kendisine hayran bıraktı. Gecenin finalinde ise aşk, sevgi ve hoşgörü temaları ile Ortadoğu’yu kasıp kavuran, en büyük hayran kitlesine sahip olan sanatçı Wael Jassar sahne aldı. Jassar, sahneye çıkarken tüm misafirler kendisini ayakta alkışladı.

www.cypruszoom.com

71


haber

Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması’nda

Ödüller sahiplerini buldu

BU YIL 5’INCISI DÜZENLENEN VE 57 ÜLKEDEN 705 ESERIN DEĞERLENDIRILDIĞI ULUSLARARASI TURIZM KARIKATÜRLERI YARIŞMASI’NDA RUSYA’DAN ANDREI POPOV’UN ESERI BIRINCI OLURKEN, ABD’DEN FELIPE GALINDO’NUN ESERI IKINCI, UKRAYNA’DAN KATILAN SERGEI SEMENDYAEV’IN ESERI DE ÜÇÜNCÜ OLDU.

T

ürkiye’nin dünya turizm alanındaki bilinirliğinin artırılması ve çizerlerin dünyasından turizm olgusunun nasıl göründüğünü anlamak için düzenlenen Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması’nın 5’ncisini kazanan karikatüristler belli oldu. Ödüler, Club Calimerra Serra Palace’de gerçekleştirilen bir törenle sahiplerine verildi. 57 ülkeden 705 eserin değerlendirildiği uluslararası yarışmada Rusya’dan Andrei Popov’un eseri birinci olurken, ABD’den Felipe Galindo’nun eseri ikinci, Ukrayna’dan katılan Sergei Semendyaev’in eseri de üçüncü oldu. Yarışmanın fikir babası rahmetli Prof. Atila Özer adına verilen Özel Ödüle ise Belçika’dan katılan Luc Vernimmen’in eseri layık görüldü. Yarışmada mansiyon kazanan sanatçılar ise şöyle belirlendi: Provijn Stefaan (Belçika), Pavel Constantin (Romanya), Santiago Cornejo (Arjantin) Cemalettin Güzeloğlu (Türkiye) ve Engin Selçuk (Türkiye). TUYED (Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) ile Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi’nin işbirliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve Er Yatırım, Club Nena, Club Calimera Serra Palace ve GMC Organizasyon sponsorluğunda gerçekleştirilen 5.Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması’na geçen yıl 72 ülkeden 312 sanatçı toplam 692 eserle katılmıştı.

Belçika Luc Vernimmen

Santiago Cornejo (Arjantin)

72 ZOOM

Cemalettin Güzeloğlu (Türkiye)

(Ukrayna) katılan Sergei Semendyaev

ABD’den Felipe Galindo

(Rusya) Andrei Popov


Pavel Constantin (Romanya)

GÖZ ALERJİLERİ KABUSUNUZ OLMASIN

Engin Selçuk (Türkiye)

haber

Provijn Stefaan (Belçika)

www.cypruszoom.com

73


Adidas Originals by Jeremy Scott

M

oda dünyasının yaramaz çocuğu Jeremy Scott, İlkbahar/ Yaz 2014 sezonu için, adidas işbirliğinin 10. Yıldönümüne yakışır yepyeni bir koleksiyon hazırladı. New York’ta yaşayan tasarımcı Jeremy Scott, yeni koleksiyonda lüks spor giyim vizyonunu daha ileri taşırken, cesur renklere, nitelikli kumaşlara ve grift baskılara odaklanıyor. Scott’un kendine has tasarım anlayışı koleksiyonun genelinde görülürken, İlkbahar/Yaz 2014 koleksiyonunun kilit temalarından birini Londra’nın inci işleme geleneği oluşturuyor. Koleksiyondaki baskılar dikkat çekiyor Jeremy Scott aynı zamanda adidas Originals by Jeremy Scott İlkbahar/Yaz 2014 Koleksiyonu’ndaki baskıları ile de İngiltere’ye sadık kalıyor. Tüm yüzeyi kaplayan adidas logo ve dijital fotoğraf baskıları ile koleksiyon taçlandırılıyor. Koleksiyondaki diğer temalar arasında kanatlı dolar işareti, çiçekler ve leopar baskılar da bulunuyor. Hepsi de klasik Jeremy Scott desenleri olan bu biçimler, İlkbahar/Yaz sezonunun estetiğine uyacak şekilde kullanıldı.

74 ZOOM ZOOM


haber

Renk açısından, Scott gerek sarı pilot ceketi gerekse de turuncu ve yeşil tonlarda delikli ağ üst ve şortlar ile neon palete yeniden odaklanıyor. Koleksiyondaki ayakkabılar da lüks sokak giyimine gönderme yapıyor İlkbahar/Yaz 2014 Koleksiyonu’ndaki ayakkabılar da Jeremy Scott tarzının premium İtalyan derisi üzerine yerleştirildiği ve klasik Rod Laver ayakkabı modelinin altın tonları ile şerit mücevherler içinde boy gösterdiği lüks sokak giyimine gönderme yapıyor. Scott, İngiltere’den aldığı esinle adidas Letter Instinct ayakkabısını İngiliz bayrağı ile renklendiriyor ve aynı ayakkabının leopar baskılı versiyonu da bulunuyor. Kadınlar için altın rengindeki yumuşak deri JS Wings Easy Five ve çok renkli deri ve altın Trefoil logo ile geri dönüş yapan ikonik Bones spor ayakkabı da sadece İlkbahar/Yaz 2014’ün ana temalarını değil, aynı zamanda Jeremy Scott x adidas markasının temel tasarım DNA’sını da özetliyor. adidas Originals by Jeremy Scott İlkbahar/Yaz 2014 Koleksiyonu Mart ayı itibarıyla adidas Originals mağazalarında meraklılarının beğenisine sunuldu.

www.cypruszoom.com

75


Çok bilinmeyenli denklem

GÖBEKLITEPE 76 ZOOM


gezi

TARIHIN AKIŞINI DEĞIŞTIREN BULUŞLARDAN BIRI OLARAK NITELENEN GÖBEKITEPE, MISIR PIRAMITLERINDEN 7500 YIL, STONEHENGE'DEN 7000 YIL, MALTA ADASI'NDAKI TAPINAKLARDAN 6500 YIL DAHA ESKI. BULUŞ, GÜNÜMÜZDEN 12.000 YIL ÖNCESINDEKİ TARIHIN KEŞFEDILMEYI BEKLENEN SIRLARINI IÇINDE BARINDIRIYOR.

İ

loji Enstitüsü'nden Arkeolog Harald nsanlık, genelde tarihindeki Hauptmann'ın danışmanlığında birçok sırrı açığa çıkarırken, yüzey araştırmaları yapılmış. 1996 çözülmesi gereken gizemi ile 2006 arasında Arkeolog Prof. de beraberinde getiriyor. NUR EMIROĞLU Dr. Klaus Schmidt tarafından kazı Mısır piramitlerinden 7500 çalışmaları sürdürülmüş. 2007'den yıl, Stonehenge'den 7000 yıl, Malta itibaren ise kazılar Bakanlar Kurulu kaAdası'ndaki tapınaklardan 6500 yıl daha rarıyla Prof.Dr. Klaus Schmidt başkanlıeski, günümüzden 12.000 yıl öncesine ğında sürdürülüyor. tarihlenen Göbeklitepe Neolitik Tapınak Alanı, Şanlıurfa'ya 20 km uzaklıkta. Göbeklitepe'de yapılan taramalar sonucu çapları 8 ila 30 metreye varan daire Göbeklitepe'ye üzerinden bakarsak, biçimli 20 adet tapınma amaçlı alan tespit kuzey ve doğuda Toros Dağları ve Karaedilmiş, ancak 6 yapı katı bugüne kadar cabey Da��ı, güneyde Suriye, batı da ise çıkarılmış. Urfa ile Fırat Ovası arasında kalan bir konumda olduğunu görüyoruz. Prof.Dr. Klaus Schmidt başkanlığında yapılan kazıları İlk kez 1983'te tarlasını Kaher yıl nisan –ekim aylarasabanla süren bir çiftçinin rı arasında devam ediyor. bulduğu oymalı bir taşı, müDr. Klaus Schmid'te göre bu zeye götürmesiyle fark edilkazılar yıllarca, belki de on miş. 1995 yılında Urfa Müze yıllarca devam edecek. "Zira Müdürlüğü ve Alman Arkeo-

www.cypruszoom.com

77


gezi

DETAY Göbeklitepe; Bu tapınağı yapanlar yeryüzünde ilk kez "Evren nedir, biz neden buradayız? sorusunu kendilerine soran kişilerdir. "Önce tapınak geldi, şehir sonradan geldi" sözüyle de erken medeniyet tarihine yeni bir açılım getirmiştir.

böylesine önemli bir yerde çalışmalara başlamadan önce, aceleyle ve düşünülmeden atılacak adımların çok büyük zararlar vereceğinin bilincindeydik" diyen Dr. Klaus Schmid, "kazı tekniği hataları sonradan düzeltilemez, arkeolojik kalıntı, dikkatsizliği affetmez. Göbeklitepe'de başından beri tüm gücümüzle işe girmedik, yavaş ve dikkatli başladık." diyor. Dünyanın en büyük tapınağı olduğu düşünülen Göbeklitepe'de, dönem insanlarının belli zamanlarda bir araya gelerek ibadet ettikleri tahmin ediliyor. Henüz kesin olmamakla birlikte tapınağın, kullanılanlar tarafından gömüldüğü düşünülüyor. Buradaki en ilginç bulgular üzerleri hayvan motifleriyle süslenmiş 'T' biçimli anıtsal dikilitaşlardan oluşan yapı kompleksi. 'T' şeklindeki bu taşların ağırlığı 40 ila 60 ton arasında. Bu yapı kompleksinde,

ortada bir çift karşılıklı dikilitaşın çevresinde yuvarlak biçimde yerleştirilmiş 'T' biçimli dikilitaşların insanlığı simgelediği düşünülüyor. Bu buluntuların üzerinde ise boğa, aslan, kafası olmayan insan kabartması, erkeklik organları abartılı tasvir edilmiş erkek figürleri bulunuyor.

Bu inanılamaz, müthiş heyecan verici tapınak bir çok keşfedilmesi beklenen sırları da içinde barındırıyor... Örneğin: * İlkel el aletinden başka bir alet olmayan bu dönemde sütunlar nasıl yapıldı, taşındı ve dikildi? * Yapılar nasıl tasarlandı? * Tapınakları yapanlar kimlerdi? * Hangi nedenlerle üzerini kapattılar? Ve daha pek çok sorular???? Bir anlamda arkeologların çalışmaları ilerledikçe Göbeklitepe' de " İnsanlık tarihi yeniden yazılacak ! " Milano Polytechnic Üniversitesi'nden arkeo-astronom Giulio Magli, Göbeklitepe'nin gök cisimlerinin hareketlerini takip etmek ve onlara tapınmak için yapıldığını iddia ediyor... Ancak Alman Arkeoloji Enstitüsü üyesi Jens Notroff,"Göbeklitepe'de anıtların bir çatısı olup olmadığını hala tartışılıyor. Eğer çatı varsa, yıldızların gözlemlenmesi zorlaşır" diyor. Dünyanın en eski tapınak merkezi olarak bilinen bu gizemli buluntu, şimdiden "UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine" de alınmış durumda Kazı başkanı Prof. Dr.Klaus Schmidt'in çarpıcı tespit ve özet görüşü ise şu: “Bu tapınağı yapanlar yeryüzünde ilk kez "Evren nedir, biz neden buradayız? sorusunu kendilerine soran kişilerdir. "Önce tapınak geldi, şehir sonradan geldi" sözüyle de erken medeniyet tarihine yeni bir açılım getirmiştir.” Kısaca Göbeklitepe, tekrar, tekrar gidilerek takip edilmesi gereken, olaganüstü heyecan verici, bizlere içinde barındırdığı sırlarıyla mucizevi gelen bir keşif...”

78 ZOOM


İÇİNDEKİNİN İÇİNDEKİ

K

eyifle izlediğim dizilerden birinde, mikrobiyoloji profesörü insan vücudunu anlatıyor ve dersin konusuyla ilgili olarak soruyor “Siz kendi vücudunuzda yalnız olduğunuzu mu sanıyorsunuz?”. Sınıftaki öğrenciler pür dikkat olmuş, hocayı dinliyor, sınıfta çıt yok. Bilinmeyen bir dünyadan gelmiş izlenimi veren slayt gösterisi, sınıftaki tek hareket kaynağı. Hoca kürsüsünde anlatmaya devam ediyor. Vücudumuzun içinde veya derimizin üzerinde bir çok canlı organizma ile kaynaşmış durumdayız. Öğrencilerin yüzündeki şaşkınlık ifadesinden memnun bir şekilde anlatmaya devam ediyor. Yaklaşık 2000 farklı türden, 200 trilyon kadar mikroskobik organizma şu anda vücudumuzun içinde yaşıyor, besleniyor, çoğalıyor, savaşıyor ve ölüyor. Bakteriler, virüsler, funguslar ve tek hücreli canlılar...

sanemkoc1@windowslive.com

Sanem Koç belli yerlerde yaşama zorunluluğu var. Hem evsahibinin hem de zorunlu misafirin iyiliği için. Kendi vücudumuzda birçok faydalı ve zararlı canlı organizma ile birlikte yaşayıp giderken, içinde yaşadığımız dünyada aynı şekilde devam ediyor. Nasıl ki, vücudumuzun belli bölgelerde yaşamak için yaratılmış canlılar var,

dünyamızda da belli bölgelerinde yaşamak için tasarlanmış insan var. Sonuç olarak, insanoğlu yerkabuğunun altında, suyun derinliklerinde de yada gökyüzünde yaşamak için tasarlanmamış. Yalnızca kara üstünde, oksijene bağlı olarak yaşayabilme zorunluluğu var normal şartlar altında. Tabii, bu iki benzer gibi görünen durum, bana başka bir fikri düşündürtüyor. Belki de bizde, insanoğlu olarak başka bir şeyin mikroorganizmalarıyızdır. Kimbilir, şu sonsuz diye tanımladığımız evren içinde, olmayacak bir şey mi bu acaba?...

İçinde yaşadığımız bir dünya ve içimizde yaşattığımız başka bir dünya. İnsan merak edip araştırdıkça, kendini daha da bir bilinmezliğin içinde buluyor gerçekten. Düşünsenize, vücudumuzda başka canlılar yaşıyor ve bu canlıların büyük bir kısmı yüzde doksan gibi büyük bir kısmı, yalnızca insan vücudunda yaşamak için tasarlanmış. Ne ilginç değil mi? Vücudumuzda birbirinden farklı kısımlarda farklı mikroorganizmalar bulunuyor. Sağlıklı insanlarda rastlanan mikroorganizmalar, belirli vücut bölgelerinde toplanıyor ve yaratılışları gereği kendilerine en uygun yeri yaşama alanı olarak seçiyor. Eğer yaşama alanlarında bir değişim olursa, sorun oluşuyor. Meselâ kişi, ayak parmaklarının aralarını kaşıdıktan sonra elini yıkamadan kulağını kaşırsa veya elini gözüne-ağzına götürürse, mikrobiyotların yaşama alanlarının değişmesine sebep oluyor ve o kişinin enfeksiyona bağlı hastalıklara yakalanma riski artıyor. Yani, yalnızca insan vücudunda yaşamak yetmiyor,

www.cypruszoom.com

79


haber

PEPSI KIBRIS KUPASI,

42 YIL SONRA YENİDEN LEFKE’NİN

Lefke Atatürk Stadı'nda gerçekleşen kupa finalini Mehmet Malek, Evren Karademir, Tufan Çerçioğlu yönetti. Maçın gollerini Lefke'den 43-46 dakikada Kasım Tağman, 58. dakikada Kpah Sherman, . 83. dakikada, Yenicami'den Meuheukeu Cedric Fein attı.

K

HABER VE FOTOĞRAFLAR: HÜSEYIN ARCA

ıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) tarafından düzenlenen Pepsi������������������������������������ Kıbrıs����������������������������� Kupası’nın final karşılaşma� sı geçtiğimiz ay Lefke Türk Spor Kulübü ile Yenicami Ağdelen Kulübü arasında oynandı. Karşılaşmayı 3-1 kazanan Lefke, 42 yıl sonra 2’nci kez kupayı müzesine götürmeyi başardı. İkinci dakikada başlayan heyecan, hakem 43’üncü dakikada, penaltı noktasını göstermesiyle yerini sevince bıraktı. Karşılaşma� nın ilk yarısı zengin pozisyonlara rağmen sadece Lefke’nin 1-0’lık galibiyetiyde kapandı. İkinci yarıya da hızlı başlayan taraf yine Lefke'ydi. 46’ncı �������������� dakika� da, ikinci gol geldi. 58’inci dakikada fark üçe çıktı. Yenicami 83’üncü dakikada Meuheukeu Cedric Fein'in tek golünü kaydetti. Karşılaşma sonrası düzenlenen ödül töreninde Lefke ve Yenica� mi futbolcuları ve karşılaşmanın hakemlerine kupa ve madalyala� rını Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan Özkan Yorgancıoğ� lu, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat birlikte verdiler.

80 ZOOM


haber

Kupa Şampiyonları: 1956: Çetinkaya Çetinkaya - Doğan TB 3-2 1957: Çetinkaya Çetinkaya - Doğan TB 4-3 1958: Çetinkaya Çetinkaya – Yenicami 2-1 1959: Çetinkaya Çetinkaya - Gençlik Gücü 6-0 1960: Çetinkaya Çetinkaya - Gençlik Gücü 2-0 1961: Mağusa Türk Gücü MTG- Yenicami 2-1 1962: Yenicami Yenicami - Baf Ülkü Yurdu 5-2 1963: Çetinkaya Çetinkaya - K.Kaymaklı 3-0 1969: Çetinkaya Çetinkaya – Yenicami 3-1 1970: Çetinkaya Çetinkaya – Yenicami 2-0 1971: Gönyeli Gönyeli - Gençlik Gücü 2-0 1972: Lefke Lefke – Baf Ülkü Yurdu 4-0 1973: Yenicami Yenicami – Gönyeli 4-1 1974: Yenicami Yenicami - Gönyeli 1-0 1976: Çetinkaya Çetinkaya – Baf Ülkü Yurdu 3-1 1977: Mağusa Türk Gücü MTG – Gönyeli 3-0 1978: Doğan Türk Birliği DTB – Yenicami 3-0 1979: Mağusa Türk Gücü MTG – Gönyeli 2-0 1980: Küçük Kaymaklı K.Kaymaklı – MTG 1-0 1981: Gençlik Gücü Yenicami – GG 1-4, 0-1 1982: Türk Ocağı Limasol TOL - K.Kaymaklı 1-0, 1-2 1983: Mağusa Türk Gücü MTG – Gönyeli 3-0, 1-2 1984: Türk Ocağı Limasol TOL – Gönyeli 0-0, 2-0 1985: Gönyeli Gönyeli - DTB 1-2, 2-0 1986: K.Kaymaklı MTG - K.Kaymaklı 1-1, 0-1 1987: Mağusa Türk Gücü MTG – Yalova 3-3, 2-0 1988: K.Kaymaklı K.Kaymaklı - DTB 2-0, 1-2

PEPSI KIBRIS KUPASI FINAL MAÇINDA RAKIBI YENICAMI AĞDELEN KULÜBÜ’NÜ 3-1 MAĞLUP EDEN LEFKE TÜRK SPOR KULÜBÜ, 42 YIL ARADAN SONRA IKINCI KEZ KUPANIN SAHIBI OLDU

Federasyon Kupası 1989: Yenicami Yenicami – DTB 0-0, 3-2 1990: Türk Ocağı Limasol DTB - Türk Ocağı Limasol 0-1

1991: Çetinkaya Çetinkaya - K.Kaymaklı 2-0 1992: Çetinkaya Çetinkaya – Binatlı 4-1 1993: Çetinkaya Çetinkaya - Gençlik Gücü 3-2 1994: Yalova Yalova – Gaziveren 1-0 1995: Gönyeli Gönyeli - Girne Halk Evi 6-0 1996: Çetinkaya Çetinkaya – Akıncılar 4-0 1997: K.Kaymaklı K.Kaymaklı – Gönyeli 3-0 1998: Gönyeli Gönyeli – Çetinkaya 3-1 1999: Çetinkaya Çetinkaya – Gönyeli 4-2 2000: Gönyeli Gönyeli – Esentepe 5-2 2001: Çetinkaya TSK Çetinkaya - K.Kaymaklı 4-1 2002: K.Kaymaklı K.Kaymaklı – Gönyeli 3-2 18 Mayıs 2003: Yenicami Yenicami – MTG 2-1 2004: K.Kaymaklı K.Kaymaklı – Yenicami 2-1 2005: Binatlı Binatlı – Gönyeli 2-1 2006: Çetinkaya Çetinkaya – Ozanköy 4-0 2007: Türk Ocağı Limasol TOL – Tatlısu 4-0 2008: Gönyeli Gönyeli – Esentepe 5-1 2009: Gönyeli Gönyeli - K.Kaymaklı 3-0 2010: Gönyeli Gönyeli - B.Bağcıl 3-1 2011: Çetinkaya Çetinkaya-Lefke 3-0 2012: Doğan Türk Birliği DTB – K. Kaymaklı: 6-4 2013: Yenicami Yenicami – MTG 2-0 2014: Lefke Lefke - Yenicami 3-1 Kaç Kez Kazandılar: Çetinkaya: 17 kez Gönyeli: 8 kez Küçük Kaymaklı: 6 kez Mağusa Türk Gücü: 5 kez Yenicami: 6 kez Türk Ocağı Limasol: 4 kez Doğan Türk Birliği: 2 kez Lefke: 2 kez Gençlik Gücü: 1 kez Yalova: 1 kez Binatlı Yılmaz: 1 kez

www.cypruszoom.com

81


haber

GÖBEK BÖLGESİ YAĞLARINDAN

ARA ÖĞÜNLERLE KURTULUN

Sağlıklı beslenmenin sırrı ara öğünlerde gizli. Metabolizmayı hızlandıran ara öğünler yağlanmanın da en büyük düşmanı...

D

iyet yapan veya dengeli beslenmek için uğraş verenlerin iradelerini en çok zorlayan, sonuç almayı engelleyen ve sağlıksız beslenmeye neden olan durum öğün aralarında veya gece geç saatlerde ansızın ortaya çıkan yeme-içme krizleri. Bu krizlerin önlenmesi ya da iyi yönetilebilmesi kilonun korunmasında büyük önem taşıyor. Yeme-içme krizlerini önlemenin sırrı ise uzmanlara göre doğru düzenlenmiş ara öğünler. Sağlıklı ara öğün alışkanlığı göbek bölgesinde yağlanmanın da en büyük düşmanı. Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Banu Çaycı yeme krizlerinin önlenmesinde ara öğün programının önemine dikkat çekerek midenin 2,5-3 saatlik süreçlerde boşaldığını ve bu noktaya gelindiğinde yiyeceklere karşı irademizin zorlandığını belirtti. Çaycı, mide tamamen boşalmadan yarım saat veya bir saat önce alınacak 100-200 kalorilik ara öğünlerin, iştahı bastırdığını, ani iniş çıkışlarla yiyeceklere karşı direnci düşüren kan şekerinin düzenlenmesine ve hipoglisemi ataklarının önlenmesine katkıda bulunduğunu söyledi. Düzenli ara öğün metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolünü sağlar

82 ZOOM

Düzenli ara öğün yiyen kişilerde metabolizma hızının arttığına dikkat çeken Çaycı, göbek bölgesinde yağlanmanın bu yolla önlenebileceğini vurguladı. Ara öğünlerde dikkat edilmesi gerekenin abur cuburdan kaçınarak sağlıklı atıştırmalıklara yönelmek olduğunu söyleyen Çaycı şöyle devam etti: “Light bisküviler, yağsız peynir, light yoğurt, ayran veya süt, tuzsuz leblebi, taze ve kuru meyveler, birkaç yağlı tohum örneğin 3-4 ceviz, 5-6 fındık, 7-8 badem gibi seçenekler, taze, haşlanmış, közlenmiş yağsız sebze parçaları mükemmel seçimlerdir. Şeker ve şekerli gıdalar, cips, kremalı bisküviler ve patates kızartması gibi yağ içeriği yüksek gıdaları, asitli ve şekerli içecekleri, tuz oranı yüksek yiyecekleri tüketmek ara öğünlerde tamamen yanlış seçimlerdir ve bu gıdalar kilo almanıza neden olur. Ara öğünler 150 kkal geçmemeli ve yeterince protein, karmaşık karbonhidrat ve lif içermelidir.” Metabolizma dostu 10 ara öğün önerisi... Prof. Dr. Banu Çaycı, sağlıklı atıştırmalıkların da doğru planlanırsa kişilerin damak tadına hitap edebilecek seçenekler sunduğuna dikkat çekti. Çaycı hemen herkesin işte veya evde kolaylıkla erişebileceği yiyeceklerden 100-200 kaloriyi geçmeyen sağlıklı alternatif ara öğünler öneriyor.

DETAY Ara öğün önerileri: - 1 tatlı kaşığı fındık ezmesi+yarım elma - 3 adet havuç + yağsız peynir veya yoğurt karışımı - 1 dilim peynir + yarım elma - 1 dilim tam buğday ekmeği + 1 dilim peynir - 15 adet badem - 1 kâse yoğurt (evde mayalanmışını tercih ediniz) - 1 top dondurma - 2 adet haşlanmış yumurta - Portakallı Keçi Peyniri (Portakalları küçük küçük kesip keçi peyniri ile karıştırabilirsiniz) - Protein Bar


haber

Çok Dil Bilen Çocuk Yetiştirmek Mümkün

D

oğumla iki yaş arası “dil edinimi için kritik dönem” diye adlandırılır. Çocuk o yaşlarda duyabildiği ve maruz kaldığı iki ya da üç dili öğrenebilir. Liv Hospital Konuşma ve Yutma Bozuklukları Uzmanı Eyüp Sezer “Doğası gereği çocuğun iki yaş sonrası konuşmasında maruz kaldığı dillerin özelliklerinin bir karışımı karşımıza çıkar ve her bil dile ilişkin “ustaca kullanım” zamanla kazanılır. Dolayısıyla teorikte çift dilli, hatta üç dilli çocuk yetiştirmek mümkündür” diyor. Bebekler konuşmaya başlamadan iletişime geçer Doğum sonrasında bebekler, uyanık oldukları zamanlarının büyük bir kısmını annelerinin ya da bakıcılarının jest/mimik/seslerini dinleyerek ve izleyerek geçirir. Böylece konuşmalarını sağlayacak organları henüz zihinsel ya da fiziksel olarak denetleyemeseler de, dile ilişkin bilgiyi depolar ve yaşantılarıyla ilişkilendirebilir. Ayrıca, iletişim kurma dürtüsü öyle güçlüdür ki, bebekler, ilk sözcüklerini söylemeden çok önce bizimle "konuşmak" için pek çok farklı yöntem geliştirir. Örneğin, birçok farklı ağlama çeşidi vardır ve ana babalar bir ağlamanın "açım", bir diğerinin "canım acıyor", ya da “rahatsızım”, bir başkasının “sıkıldım, derhal benimle ilgilen” anlamına geldiğini kısa sürede öğrenir. Bir yaşına doğru bebeksi konuşmalar başlar Bebekler dil yetisi kazanırken sözcükleri anlamayı ve üretmeyi eşzamanlı olarak öğrenme eğilimindedir. Bir yaşına doğru bebekler “dil” benzeri sesler çıkarmaya başlarlar, “bebeksi konuşma” olarak adlandırabileceğimiz genizsi agulamalar ve gığıldamaların yerini babıldamalar alır. İlk anlamlı sözcükler on ikinci ila yirminci ay arasında söylenir. Bazı bebekler anlamlı sesler çıkarmak için çabalayıp durur, bazıları ise hazır olana kadar bekler. On sekiz ila otuzuncu aylarda bebeğin yeni sözcükleri öğrenme hızı aniden artar. Buna “adlandırma patlaması” denir. İki üç yaş arasında çocuk konuşmasını basitleştirerek “bebeksi konuşma” ile yetişkin

konuşmasına benzer yapıları kullanmaya başlar. Çocuk 3 ya da 4 yaşına geldiğinde, konuşmasındaki “bebeksi konuşma” özellikleri azalır, yetişkininkine benzer biçimde anlaşılır ve akıcı olarak konuşmaya başlar. 2 yaşa kadar kritik dönem! Çocuk, genel olarak doğumla iki yaş arası “dil edinimi için kritik dönem” diye adlandırabileceğimiz dönemde duyabildiği ve maruz kaldığı iki ya da üç dili öğrenebilir. Fakat edinimin doğası gereği çocuğun iki yaş sonrası konuşmasında maruz kaldığı bu dillerin özelliklerinin bir karışımı karşımıza çıkar ve her bil dile ilişkin “izole, ustaca kullanım” zamanla kazanılır. Dolayısıyla teorikte çift dilli, hatta üç dilli çocuk yetiştirmek mümkündür denilebilir. Nelere dikkat edilmeli? Burada vurgulanması gereken, doğum ile iki yaş aralığının “dil edinimi açısından kritik periyot” olduğu, dolayısıyla çocuğun tepkileri çok iyi gözlenmeli, olası “işitme kaybı” olasılığı en başta “yeni doğan işitme taraması” ile egale edilmeli, sonrasında periyodik değerlendirmelerle çocuktaki dil iletişim gelişimi ilgili uzmanlarca takip edilmelidir.

Çocuk, genel olarak doğumla iki yaş arası “dil edinimi için kritik dönem” diye adlandırabileceğimiz dönemde duyabildiği ve maruz kaldığı iki ya da üç dili öğrenebilir. Fakat edinimin doğası gereği çocuğun iki yaş sonrası konuşmasında maruz kaldığı bu dillerin özelliklerinin bir karışımı karşımıza çıkar ve her bil dile ilişkin “izole, ustaca kullanım” zamanla kazanılır.

www.cypruszoom.com

83


haber

Sibel Tüzün’den Davul şov

M

erit Park Hotel’de geçtiğimiz ay içinde sahne alan Sibel Tüzün, 45’lik albümlerden derlediği repertuarı ve davul şovuyla büyük beğeni kazandı. Kıbrıs seyircisinin methini Soner Olgun’dan çok duyduğunu kaydeden Tüzün, konseri için eski 45’liklerden parçalar seçti. “Aşk Eski Bir Yalan” ve “Boş vermişim dünyaya” gibi sevilen parçaların büyük kısmını konuklarıyla birlikte seslendiren sanatçı, sahnedeki sıcak tavırları ve konuklarıyla kurduğu diyaloglarla beğeni topladı. Tüzün, son günlerin meşhur selfie pozunu çekmeyi de ihmal etmedi. Sahnede, cep telefonuyla konuklarıyla birlikte fotoğrafını çekti. Sahnedeki davul şovuyla da büyük beğeni kazanan Tüzün, ‘’Rakkas’’ ve ‘’Onu Alma Beni Al’’ parçalarını davul çalarak seslendirdi.

84 ZOOM


haber

Hakan Altun Hayranlarını Coşturdu

M

erit Park Hotel'de geçtiğimiz ay sahne alan isimler arasında Hakan Altun da vardı. Başarılı sanatçı, balo salonunu dolduran hayranlarına keyif dolu eğlenceli bir program izletti. Konserine kendi parçası olan ‘’Bir Telefon’’ ile başlayan Altun, gece boyunca sevilen şarkıların yer aldığı repertuarı ile alkış topladı.

Cenk Tevet ile geçmişe döndük

M

erit Park Hotel’de sahne alan Cenk Tevet, Barış Manço ve Kazım Koyuncu’nun parçalarıyla konuklarını anılarda yolculuğa çıkardı. Konserine; "Hakim Bey", "Ayrılmam" ve "Sessiz Gemi’’ şarkıları ile başlayan Tevet, kendisini eğiten Barış Manço’dan övgü dolu sözlerle

bahsetti. “Kan kardeşim” olarak andığı Kazım Koyuncu’yu da unutmayan Tevet, izleyenlerden her iki usta sanatçı için de büyük bir alkış istedi. Sanatçı gecede, pop, rock, türkü ve arebesk parçalar da seslendirerek ilginç bir programa imza attı.

www.cypruszoom.com

85


gezi haber

İskoçya Grubu Meyhanede buluştu

G

eçtiğimiz aylarda Kıbrıslı gazetecilerden oluşan bir grup, dünyanın en çok satan wiskilerinden Johnnie Walker'ın vatanına, Edinburg'a seyahate çıkmıştı. Markanın tüm gelişimini kendi yerinde inceleme ve tatma şansı bulan grup, hayal sınırlarını zorlayan bir programla, sıradışı bir organizasyonda yer almışlardı. O anılar sıkı bir dostluğun temeli oldu. Gezide bizimle olan DIAGEO şirketinin yöneticileri Bahadır Demir, Latif Vanlı, Toga Bal yine aramızdaydı. Markanın Kuzey Kıbrıs Distribütörü Kaner Grup'tan, kısa bir süre önce göreve atanan yeni Genel Müdür Ömer Bilge, şirket direktörlerinden Kaan Kaner de bizimleydi. Birkaç fazlası, biraz eksiği ile İskoçya grubunun neredeyse tamamına yakını bu kez, Lefkoşa'da Karafaki Meyhane'de biraraya geldi. Bu özel buluşma, İskoç'ların milli müzik enstrümanı Gayda'lı bir grubun kısa şovu ile renklendi. Ardından, Johnnie Walker'in sembolü "Yürüyen Adam" kostümünü giyen hostes kızlar, meyhandekiler tadım etkinliği düzenledi. Harika yemek, nezih ortam en güzeli de dostlar bir arada keyifli bir gece yaşandı. Bu tatlı anı bir başka güzel rastlantı ile de unutulmaz anılar arasına girdi. Aynı gece mekanda olan Başbakanımız Özkan Yorgancıoğlu da orada yemekteydi..

86 ZOOM


Başbakanımız Özkan Yorgancıoğu ve arkadaşları, yoğun mesainin ardından, kısa bir keyif molası için Karafaki Meyhane'deydi.

Karafaki Meyhane'de gerçekleşen buluşmada, İskoçya'ya giden Kıbrıslı grubun neredeyse tamamı yine biraradaydı.

www.cypruszoom.com

87


haber

Talihsiz Mobilya'dan çalışanlarına Kaynaşma gecesi

T

alihsiz Mobilya kuruluşunun yıl dönümünü, ailelerin kaynaşma gecesi olarak Güzelyurt Gökkuşağı Restaurant'ta yapılan özel bir yemek ile kutladı. Güzelyurt'ta başlayıp, sonrasında Lefkoşa ve Girne - Alsancak şubeleri ile büyüyen firma, kusursuz ve kaliteli hizmet anlayışıyla hergü biraz daha büyüyen bir aile. Şirket yetkilileri ve çalışanlarının aileleri ile beraber katıldıkları yemekte yapılan konuşmalarda aile olmanın verdiği gurur ve hep beraber sahip oldukları inanca vurgu yapıldı. Şirket direktörü Coşkun Talihsiz gecede yaptığı konuşmada "Mobilya ����������������� sektörüne girdiğimiz günden itibaren hep birlikte bir aile olarak çok çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Bu sektörde başarılı bir şekilde adım adım ilerliyor ve büyüyoruz. Bu başarı sadece benim ve ailemin başarısı değildir bu başarı tüm çalışma arkadaşlarımızın başarısıdır. Bu başarılarımızın süreklilik haline gelip her yıl dahada büyüyeceğimizin temennisini veririm. Tüm çalışma arkadaşlarıma ve ailelerine yanımızda oldukları bize destek verip bizimle çok çalıştıkları için tekrar tekrar sizlerin huzurunda teşekkür ederim" dedi. Renkli görüntülere sahne olan gecenin sonunda, çok yakında Mağusa şubesinin de açılacağının müjdesini verildi.

Talihsiz Mobilya'nın sahibi Coşkun Talihsiz, Güzelyurt, Lefkoşa, Girne ve Alsancak'tan sonra, çok yakında Mağusa şubelerinin de açılacağını söyledi.

88 ZOOM


Mesut Yar, yeni yaşına Grand Pasha Girne’de girdi

K

ısa bir süre önce açılar Grand Pasha Girne Türkiye’nin önde gelen sanatçılarını sahnesinde ağırlamaya devam ediyor. Unutulmaz şarkıların yıllara meydan okuyan ismi Selami Şahin

sahne performansı ile otel misafirlerine hafızalardan silinmeyecek bir gece yaşattı. Gecede CCN Türk kanalında "Burada Laf Çok" programının sunucusu ünlü televizyoncu Mesut Yar, yeni yaşını kutladı.

www.cypruszoom.com

89


haber

Batı bölgesi canlanıyor

H

FOTOĞRAFLAR: MEHMET KORU

em gençlerin hemde ailelerin tercih ettiği nezih mekan Promil Station'da canlı müzik devam ediyor. Genç yetenek Hasan Ergel ile Cuma geceleri eğlence aralıksız sürüyor. Güzelyurt - Lefke arasında yer alan Aydınköy'deki mekanda çoğunlukta gençlerin katıldığı gece ailelerin de tercihleri arasında.

90 ZOOM


haber

Makina Mühendisleri Yeşilırmak’taydı

K

ıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Makina Mühendisleri Odası, geçtiğimiz ay geleneksel hale getirdiği bahar pikniği yerine çilek diyarı Yeşilırmak’a bir bahar gezisi düzenledi. Baharı birlikte karşılayan 100’e yakın makina mühendisi ve ailelerinin bir araya geldiği gezide, tarlalardan çilekler toplandı, tombala çekilişi yapıldı, tavla turnuvası düzenlendi ve bol bol sohbet edildi.

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin geleneksel hale getirdiği bahar pikniği yerine çilek diyarı Yeşilırmak’taydı.

www.cypruszoom.com

91


haber

2014

Kıbrıs Festivalleri

Şubat - Hotel, Restoran, Kafe ve Gastronomi Fuarı - Orkide Yürüyüşü - Türk Film Günleri (Şubat-Nisan) - Lefkoşa Müzik Festivali (Şubat-Nisan) - Eşek Günü (Büyükkonuk Ekoköy)

Mart - DAU Uluslararası Sualtı fotoğrafçılığı ve Film Festivali - 10. Tepebaşı Lale Festivali (3. Hafta) - 10. Avtepe Kıbrıs Lalesi Festivali - Geçitkale Geleneksel 10 Mayıs Kutlamaları - 4. Beşparmak Tiyatro Festivali - DAU Uluslararası Futsal Turnuvası - HASDER Çocuk ve Hikâyeler Festivali - Eğitim ve Kitap Fuarı - İskele Belediyesi Kültür ve Sanat Festivali - 7. Uluslararası Şiir Toplantıları - 3. Bağlıköy Ekogün - 7. Lapta Turizm Festivali (MartNisan-Mayıs-Haziran)

Nisan - Bellapais İlkbahar Müzik Festivali (Nisan-Mayıs) - 6. Mormenekşe Enginar Festivali - 23. Nisan Kurtuluş ve Çocuk Bayramı - 5. Yiğitler Köyü Global Enginar Festivali - 8. ODTÜ Tiyatro Festivali - 2. Hisarköy Bahar Festivali - 2. Gönendere Kültür ve Sanat Festivali - Müzik Express Rock’n DAU - Güzelyurt GÜSAD Festivali - 6. Mağusa Çocuk Festivali -Değirmenlik Geleneksel Çocuk Festivali -2. Akdeniz Ayrelli Festivali -3. Kıbrıs Kültür ve Sanat Festivali (Kanavaç)

ZOOM 92 ZOOM

Mayıs - GÜSAD Güzelyurt Kültür ve Sanat Festivali - Güzelyurt Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali - Bellapais İlkbahar Müzik Festivali (Nisan-Mayıs) - 3. Mehmetçik Eko gün - 5. Hisarköy Orkide Festivali - LAU İlkbahar Şenlikleri - 2. Luricina Köy Festivali - GAU İlkbahar Şenlikleri - 6. Kıbrıs Tango Festivali -ODTÜ Bahar Şenlikleri -DAU Kum Heykel Festivali -DAU Bahar Şenlikleri -16. UKÜ ‘Yaza Merhaba’ Şenlikleri -YDÜ Bahar Şenlikleri -6. Esentepe Kayısı Festivali (Nisan-Haziran) -HASDER Çocuk Festivali -9. Kıbrıs İpek Festivali (Bellapais Manastırı) -14. Büyükkonuk Geleneksel Ekogün -18. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Müzik Festivali -4. Mağusa Gençlik Günleri

Haziran - 4. Yıldırım Karpuz Festival - 4. Folklor ve Çocuk Festivali - 17. Türksoy Opera Günleri - 19. İskele Folklor Festivali (CIOFF) - 37. Güzelyurt Portakal Festivali (Haziran-Temmuz) - 46. İskele Festivali - 11. HASDER Çocuk Cümbüşü - 6. Hamitköy Kültür ve Dayanışma Şöleni - 3. Alaniçi Hasat Festivali - 5. Dikmen 11 Meşale Festivali - 18. Uluslararsı Mağusa Kültür ve Sanat Festivali (Haziran- Temmuz) - 4. Çınarlı-İncirli Mağara Kültürü ve Sanatı Festivali - 5. Lefke Ceviz Festivali - 9. Yeşilırmak Çilek Festivali - 4. Vadili Çocuk Festivali - 8. Gönyeli Çocuk Festivali


haber

Temmuz - Beyarmudu Patates Kültür ve Sanat Festivali - Geleneksel Kısa Film ve Belgesel Festivali (TemmuzAğustos) - 19. Gönyeli Uluslararası Folklor ve Kültür Festivali - 7. Geleneksel Karpaz Sahil Cümbüşleri - 7. Esentepe Yabani Kayısı Festivali

Ağustos - 3. Alayköy Tahıl Festivali - 3. Taşkent Kültür Festivali - 11. Lefkoşa Belediyesi Uluslararası Folklor Festivali - 6. Ozanköy Harnup Pekmezi Festivali - Serdarlı Belediyesi Babutsa Festivali - 7. Yeniboğaziçi Siyah Kupa Festivali - 8. HASDER Lefkoşa Gençlik Günleri - Mağusa Kültür-Sanat Festivali (Ağustos-Eylül) - 3. Çamlıbel Köy Şenlikleri - 26. Kitap Festivali (Ağustos-Eylül) - 54. Uluslararası Mehmetçik Üzüm Festivali

Ekim - 13. Zeytin Festivali (Girne) - 5. Çatalköy Kültür ve Sanat Günleri - GAU Geleneksel Cumhuriyet Koşusu - 15. Büyükkonuk Geleneksel Ekogün - Devlet Folklor Federasyonu Folklor Cümbüşleri Aralık - DAU Şarkı Günleri - UKÜ Yeni Yıla Merhaba Şenlikleri - GAU Yeni yıl Kutlamaları Kasım - 7. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali - Kuzey Kıbrıs Lefke - Uluslararası Sanat Festivali - 6. Kitap Festivali - 6. Cumhuriyet Folklor Festivali - Güzelyurt Tiyatro Günleri - 5. Lefke Hurma Festivali - 4. Klasik Ralli - 11. YDU Uluslararası Fotoğraf Günleri - 3. Doğanköy Alıç Festivali

Eylül - 7. Geçitkake Hellim Festivali - 12. Kıbrıs Tiyatro Festivali (Lefkoşa) - 7. Tatlısu Harnup Festivali - Kuzey Kıbrıs Uluslararası Müzik Festivali (Eylül-Ekim) - Fençlik Merkezi Cümbüşleri - Kıbrıs Türk Sanatçıları Müzik Festivali - Avrupa’nın İncisi Güzellik Yarışması - UKÜ Uluslararası Gece - 3. Kalkanlı Çakısdes Festivali (Son Hafta) - 8. Vadilili Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali - 8. Yıllık Latin Dansları ve Müzik Festivali - 2. Geleneksel Mutfak Festivali - 2. Lefkoşa Klasik Caz ve Dünya Müziği Festivali - Efes Blues Festival

www.cypruszoom.com

93


Yaz Geldi... Bahçe Mobilyasız Ev Kalmasın... Tüm bahçe mobilyalarında vade farksız 12 ay taksit.


Yaz Geldi... Yaz Geldi... Bahçe Mobilyasız Bahçe Ev Mobilyasız Kalmasın... Ev Kalmasın... Tüm bahçe mobilyalarında Tüm bahçe mobilyalarında vade farksız 12 ay vade taksit. farksız 12 ay taksit.


AGAMA AGAMA OUTDOOR

Tunaç Riding

AGAMA Club OUTDOOR OUTDOOR Equipment & Expedition

Equipment & Expedition Equipment & Expedition

• • • •

Binicilik dersleri Dağ gezisi + Piknik turları Engel atlama dersleri Çocuklar için Midilli ve Pony'lerle eğitim

Karaoğlanoğlu/GİRNE 0533 851 38 13

Adres: Bellapais, Girne Tel: +90 392 815 3721 Gep: +90 533 869 0530 E-mail: tugberkemirzade@hotmail.com www.agamaoutdoor.com

Girne (0 533) 869 0530 tugberkemirzade@hotmail.com www.agamaoutdoor.com

Adres: Girne

Kıbrıs'ın ilk Gep: (+90 533) 869 0530 tugberkemirzade@hotmail.com Binicilik Okulu www.agamaoutdoor.com


PROFESYONEL FOTOĞRAFÇILIK

Menü - Katalog - Mekan - Portre - Eğitim

Referans ZOOM YAYIN GRUBU YAYINLARI

profil reklam ve danışmanlık 0533 825 7000



Zoom Mayıs 2014