Page 1

K覺rklareli


Kültür ve Doğanın Bileşimi Kırklareli Kırklareli: A Synthesis of Culture and Nature

Hızırbey Camii / Hızırbey Complex

Yayla Mahallesi / Historic Centre

Kırklareli, kültür tarihi açısından büyük bir öneme sahipse de yakın zamana kadar bu göz ardı edilmiş, kent gerekli ilgiyi görmemiştir. Son yıllarda kent ve yakın çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalardan elde edilen sonuçlar, Kırklareli’nin YakındoğuAnadolu kültürleri ile Balkan-Avrupa kültürleri arasında ne kadar önemli bir yeri olduğunu tüm verileri ile açıkça göstermektedir. Arkeolojik çalışmaların

Though Kırklareli has great importance in terms of cultural history, it has been overlooked far too long until recently and the city has not been able to attract interest it deserved. Recent archaeological work in and around the town has revealed clear evidence on the significance of this region in cultural interaction between the Near Eastern-Anatolian and EuropeanBalkan cultures. In addition to archaeological research, new 2

initiatives addressing historical identity and natural richness jointly have started to enliven “Culture and Nature” tourism in Kırklareli.

yanı sıra, kentin tarihi kimliği ile doğal zenginliklerini birlikte ele alan uygulamalar, Kırklareli’nde kültür ve doğa turizmini canlandırmaya başlamıştır.

The historic centre of Kırklareli especially contains significant examples of the Early Ottoman architecture including Hızırbey Complex and Mosque. Yayla Neighborhood, which forms a part of the historical core of the city of Kırklareli, is a point of attraction with its peculiar stone architecture and well preserved mansion houses around a spacious square and the side streets.

Kırklareli kent merkezi özellikle Erken Osmanlı dönemi mimarisinin önemli örneklerini barındırmaktadır. Bunların arasında en önemlilerinden biri Hızırbey Camii ve külliyesidir. Kırklareli kentinin tarihi çekirdeğinin bir bölümünü oluşturan Yayla Mahallesi, bölgeye özgü taş mimarisi, geniş bir meydanın etrafında toplanan ve buradan açılan yolların kenarına serpiştirilmiş, birçoğu oldukça iyi korunmuş durumdaki konak türü yapılarıyla bir çekim noktasıdır. Son

Some of those historical buildings are being restored in recent years.

3

Kırklareli

The city and its immediate surroundings have the potential to become a center of attraction for the metropolises and industrial zones in the region with all the archaeological richness, unspoiled natural beauty and cultural infrastructure.

Kent ve yakın çevresi, arkeolojik zenginliği, bozulmamış doğal güzellikleri ve uygun kültürel altyapısıyla bölgedeki metropol ve sanayi bölgeleri için bir çekim odağı olabilecek özelliktedir.


Taştabya / Taştabya Bastion

Seyfioğlu Tabyası / Seyfioğlu Bastion

Taştabya (Taştabya Bastion), which is located to the west of Kırklareli, is a well preserved cavalry casern built in 1877.

yıllarda tarihi yapılardan bazılarının onarımına başlanmıştır. Kırklareli kentinin hemen batısında, 1877 yılında süvari kışlası olarak yapılmış ve çok iyi korunmuş durumda olan Taştabya bulunmaktadır.Osmanlı İmparatorluğu’nun son

During the late Ottoman period many military facilities were built at various locations in Thrace. For instance, Seyfioğlu Bastion is a particular and well preserved 4

The tumulus cemetery in Dokuzhöyük Village about 20 km to the south west of Kırklareli is the most picturesque cultural assets of the region and one of the many characteristic tumuli complementing the topography of Thrace. The tumulus tradition started in Thrace around the late third millennium BC and continued until the Hellenistic period.

5

Kırklareli

Yayla Mahallesi / Historic Centre

structure built in 1877 right to the east of the centre of Kırklareli.

zamanlarında Trakya’nın çeşitli yerlerinde çok sayıda askeri tesis kurulmuştur. Bunların arasında Kırklareli kent merkezinin hemen doğusunda 1877 yılında yapılmış Seyfioğlu Tabyası, en iyi korunmuş ve en ilginç özellikler taşıyan örneklerden biridir. Kırklareli’nin 20 km kadar güneybatısında yer alan Dokuzhöyük Köyü’ndeki tümülüs mezarlığı, Kırklareli bölgesinin en özgün kültürel öğesi olan ve Trakya’nın topoğrafyasını tamamlayan çok sayıdaki tümülüs ve tümülüs mezarlığından biridir. Tümülüs geleneği, Trakya Bölgesi’nde MÖ 3. binyılın sonlarında başlamış ve Helenistik döneme kadar devam etmiştir.


Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası, Kırklareli’nin 50 km kadar kuzeydoğusunda, Demirköy İlçesi Sarpdere Köyü’nün 6 km kadar güneyindedir. Birbiriyle bağlantılı, ancak gelişim özellikleri açısından birbirinden farklı üç birimden oluşan mağara, ilgi çekici oluşumlarıyla dikkati çekmiş ve son yıllarda düzenlemesi yapılarak ziyarete açılmıştır. 6

Dupnisa Cave is located 50 km to the north west of Kırklareli and 6 km to the south of Sarpdere Village in Demirköy District. Consisting of three interconnected units which are different from each other in terms of development characteristics, the cave is noteworthy for its interesting formation. Preparatory works have been completed recently and now it is open for to visitors. 7

Kırklareli

Dupnisa Cave


Trakya’nın İlk Kenti: Kanlıgeçit [MÖ 3200-2050] The Earliest City in Thrace: Kanlıgeçit [3200 -2050 BC]

Settlement in Kanlıgeçit dates back to 3200 BC and it has continued its existence as a large village in wooden architecture until 2400 BC similar

Kanlıgeçit’te MÖ 3200 yıllarında başlayan yerleşim, MÖ 2400 yılına kadar 8

to the other parts of the Balkans and Thrace. It has been understood that Kanlıgeçit was completely restructured around that date, and then was exposed to the influence of Anatolian cultures for the first time.

Trakya ve Balkanlar’ın diğer kesimlerinde de olduğu gibi ahşap mimarili, büyükçe bir köy olarak varlığını sürdürmüştür. Bu tarihte yerleşimin tümüyle yeniden biçimlendirildiği ve ilk kez Anadolu kültürlerinin etki alanı içine girdiği görülmektedir.

The area where the former structures stood was filled to cover earlier remains and to raise the area of the new settlement, imitating the mounds of Anatolia. The citadel was encircled by an enclosure wall and the flanks of the hill were paved with cobbles, like in Anatolian towns. It has been understood that the settlement was planned and structured like the other contemporary Anatolian cities in that phase. The entrance to the citadel was transformed

Eski yapıların olduğu alan doldurularak yerleşim yeri höyük şekline getirilmiş ve böylelikle içkaleyi çevreleyen savunma duvarının oturabileceği bir yükselti elde edilmiştir. Yükseltinin yamaçları, Anadolu kentlerinde olduğu gibi taşla kaplanmıştır. Bu evrede, yerleşimin tümüyle çağdaşı olan Anadolu kentlerinde olduğu gibi planlandığı ve 9

Kırklareli

Kanlıgeçit is 300 m to the south of Kırklareli. Babaeski-Kırklareli railroad passes through this settlement. Kanlıgeçit dates back to the Early Bronze Age in the 3rd Millennium, being the earliest example of urbanization in the Balkans. It is also the only Anatolian colony settlement in Thrace in the Early Bronze Age. The settlement consists of a residential section over a large area, and a citadel surrounded by city walls. The excavations which started in Kanlıgeçit in 1994 were completed in 2009, and the citadel was restored and opened as an open-air museum that same year.

Kanlıgeçit Mevkii, Kırklareli kentinin 300 m kadar güneyindedir. BabaeskiKırklareli demiryolu yerleşmeyi yararak içinden geçmiştir. MÖ 3. binyıla, İlk Tunç Çağı’na tarihlenen Kanlıgeçit, Balkanlar’dan bilinen en eski kentsel yerleşim birimi ve Trakya’daki tek İlk Tunç Çağı Anadolu koloni yerleşmesidir. Yerleşme, surla çevrili bir içkale ve geniş bir alana yayılan konut alanlarından oluşmaktadır. Kanlıgeçit’te 1994 yılında başlayan kazı çalışmaları 2009 yılında sona ermiş ve aynı yıl içkale kısmı restore edilerek açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.


into a monumental gate with a stone tower. Within the citadel there are four buildings called megarons, set parallel to each other, and a large inner court reserved for ceremonies. This settlement is a smaller replica of the typical Anatolian city, the best model of which has been found at the second cultural level of Troy.

yapıların gene Anadolu örneklerine uygun bir şekilde inşa edildiği görülmektedir. İçkaleye giriş, dörtgen taş bir kuleyle anıtsal bir nitelik kazanmıştır. Kalenin içinde yalnızca, megaron adı verilen, birbirine koşut dört yapı ve bunların doğusunda törenler için ayrıldığı anlaşılan geniş bir avlu bulunmaktadır. Yerleşim, en iyi örneği Truva’nın 2. kültür katından bilinen Anadolu kent modelinin küçültülmüş birebir örneğidir.

While wooden buildings were widespread in the Balkans in that period, Kanlıgeçit is known to be the first Early Bronze Age settlement built by adobe on stone foundations. The biggest megaron of 24 meters in length in Kanlıgeçit is only 2 meters smaller than the big megaron on the second cultural level of Troy.

Bu dönemde Balkanlar’ın her yerinde ahşap yapılar görülürken, Kanlıgeçit taş temel üzerine kerpiç tuğla ile inşa edilmiş bilinen tek İlk Tunç Çağı yerleşimidir. Kanlıgeçit’teki, 24 metre uzunluğundaki en büyük megaron, Truva 2. tabaka

büyük megaronundan yalnızca 2 metre daha küçüktür.

figurines, evidently imported from Anatolia, and domestic horse bones.

Yerleşimin bu evresinde çok sayıda Anadolu ithali çanak çömlek, kil heykelcikler ve evcil at kemikleri bulunmuştur.

Kanlıgeçit dates to the era when horse was first domesticated, revolutionizing long-distance travel. Kanlıgeçit excavations have revealed the richest collection of domestic horse bones in Turkey; as wild horses were not present in Thrace, their extensive presence surmise that the caravan trade system had already emerged by the Early Bronze Age followed later by the example seen in KültepeKaniş-Karum. After Kanlıgeçit was destroyed in 2050 BC, the area was left uninhabited for a period of thousand years.

Kanlıgeçit atın ilk evcilleştiği döneme ait, Türkiye’de en fazla buluntu veren yer olmanın yanı sıra, İlk Tunç Çağı’nda oluşmaya başlayan ve daha sonraları Kültepe-Kaniş-Karum’dan da bilinen kervan yolunun en eski örneğidir. Kanlıgeçit, MÖ 2050 yılında tahrip edildikten sonra, bölgede binyıl boyunca yerleşme olmamıştır.

Among the finds of this stage are wheel-made, red burnished vessels and clay 10

11

Kırklareli

Kanlıgeçit


Trakya’nın En Eski Köyü: Aşağı Pınar [MÖ 6400-4800]

12

13

Kırklareli

The Earliest Village in Thrace: Aşağı Pınar [6400-4800 BC]


Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi / On site Open-Air Museum

14

Nine cultural levels were recovered at Aşağı Pınar settlement, which continued uninterruptedly until 4800 BC. The first settlement was established at the north. The Neolithic settlement that flourished on the same location until 5600 BC is represented by the four architectural layers reflecting apparent Anatolian influences. After total destruction by fire, the settlement spread over a large part of the hill, and during this process cultural structuring that is peculiar to the Balkans became predominant.

uygarlığının başlangıcını temsil etmektedir. Aşağı Pınar’da MÖ 4800 yıllarına kadar devam eden kesintisiz yerleşimde 9 kültür katı saptanmıştır. Yerleşim ilk olarak alanın kuzeyinde kurulmuştur. MÖ 5600 yıllarına kadar aynı yerde gelişen Neolitik yerleşim, Anadolu etkilerinin belirgin olarak görüldüğü 4 yapı katıyla temsil edilir. Şiddetli bir yangınla tahrip olan yerleşim, daha sonra tepenin büyük bir kısmına yayılarak genişlemiş ve bu süreç içinde Balkanlar’a özgü olan kültürel bir yapılanma ağırlık kazanmıştır.

It is evident that the early communities arriving with the knowledge of mud-brick and stone as building material, here developed wooden

Aşağı Pınar yerleşiminin tüm süreci boyunca dal15

Kırklareli

Aşağı Pınar mound is located along the road to Asılbeyli village, just to the south of Kırklareli. The archaeological excavation is underway since 1993. Aşağı Pınar is the settlement of the first farmers coming in to Thrace, bringing with them a new way of life which is also known as the Neolithic Revolution, was transferred from Anatolia to Europe. The sedentary farming, which started around 10.000 BC in Anatolia, reached Thrace circa 6400 BC, and then underwent a process of adaptation to the temperature, forested habitat of this region before it spread into Europe. Therefore, the culture which emerged in Aşağı Pınar, represents the process of laying the foundation of European civilization.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli’nin hemen güneyinde, Asılbeyli yolu üzerindedir. 1993 yılında başlayan arkeolojik kazı çalışmaları halen sürmektedir. Trakya’daki en eski çiftçiköy yerleşimi olan Aşağı Pınar, “Neolitik devrim” olarak da bilinen, besin üretimine dayalı yaşam biçiminin Anadolu’dan Avrupa’ya nasıl aktarıldığını gösteren en önemli kazı yeridir. Anadolu’da MÖ 10.000 yıllarında başlayan çiftçi yerleşik yaşam, Trakya Bölgesi’ne MÖ 6400 yıllarında ulaşmış ve buradan Avrupa’ya yayılmadan önce bölgenin özgün doğal çevre ortamına bir uyum süreci geçirmiştir. Bu nedenle Aşağı Pınar’da ortaya çıkan kültür, Avrupa


Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi / On site Open-Air Museum

The remains of wooden architecture can be traced during archaeological excavation, but are impossible to preserve. Traditional buildings that are still present in the Istranca Mountains, due to their resemblance to the Neolithic architecture of Aşağı Pınar, have been used in modelling the exhibition.

Mimari ahşap olduğu için Aşağı Pınar’dan günümüze kalan mimari izler, ancak kazı sırasında belgelenebilen ve korunması olanaksız olan kalıntılar şeklindedir. Bu nedenle Avrupa uygarlık tarihinin anlaşılması açısından çok büyük bir öneme sahip olan bu yerleşimi topluma yansıtabilmek için, modelleme şeklinde farklı bir sergileme düzeni yapılmıştır.

The Open-air Museum at Aşağı Pınar, at present consisting of three exhibition units, has been designed to develop awarenes and interest to public. The exhibition comprises of posters, replicas and models to 16

display daily life, craftsmanship, technologies and subsistence in Neolithic Aşağı Pınar.

Sergilemede Istranca dağlık bölgesinde günümüze kadar gelen ve Aşağı Pınar Neolitik mimarisine benzeyen yapılardan yararlanılmıştır. Geniş çaplı ve bütüncül bir planlamayla kurgulanan Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi, şimdilik üç sergileme biriminden oluşmaktadır. Sergilemede anlatım panoları ve Aşağı Pınar’ın çeşitli tabakalarını temsil eden farklı yapıların maketlerinin yanı sıra, yangın geçirmiş 6. tabaka Neolitik evi, mankenler, mimari öğeler ve dönemin öğütme, çanak yapımı gibi tanımlı işleriyle canlandırılmıştır.

17

Kırklareli

architecture, which later spead to entire Europe.

örgü ahşap direkli bir mimari görülür. Anadolu’dan kerpiç tuğla ve taş geleneği ile gelen toplulukların, daha sonra tüm Avrupa’ya yayılacak olan ahşap mimariyi bu bölgede geliştirdikleri anlaşılmaktadır.


Aşağı Pınar Buluntu Topluluğu Findings of Aşağı Pınar

One of the most interesting structures unearthed at Aşağı Pınar is the workshop of a craftsman specialized in manufacturing beads and pendants. The findings at the workshop reflect the tools as well as the whole production process from raw materials to finished products. Imported sea shells, rock crystallite, and malachite used in bead mak-

Aşağı Pınar’da ortaya çıkan en ilginç yapılardan biri, takı yapımında uzmanlaşmış bir ustanın işliğidir. İşlikteki buluntular, işlenmemiş hammaddeden bitmiş örneklere kadar üretim sürecini, kullanılan aletlerle birlikte yansıtmıştır. İşlikte boncuk yapımında ithal deniz kabuğu, kaya 18

kristali gibi hammaddeler kullanılmıştır.

ing were among the raw materials found at the workshop.

Aşağı Pınar’da gerek gündelik kullanım kapları, gerekse beğeni eşyası olduğu anlaşılan çok sayıda kap kacak bulunmuştur. Beğeni kapları, biçimsel özellikleri ve üzerlerindeki bezemelerle bir yanda Tuna Havzası’na kadar olan Balkan, öte yanda Ege ve Batı Anadolu etkilerini yansıtmaktadır.

A great variety of pottery vessels have been recovered, some for daily usage and others as stature objects Even though most of the prestige vessels reflect characteristic shapes and decoration of the Balkans, the impact of Danubian, Aegean and West Anatolian cultures are also evident.

İlk dönemlerin özelliği boya bezeme iken, giderek oluk, yiv ve kabartma bezeme daha yaygınlaşmıştır. Kırklareli Müzesi’nde sergilenen kapların bazıları, dönemin en seçkin örnekleridir.

While painted ornaments were characteristic of the early periods, grooved and relief decoration became widespread afterwards. Some of those on display at Kırklareli Museum are the most select examples of the period.

Aşağı Pınar’da bulunan çift gövdeli, üçgen bir yüzü olan kadın biçimindeki kült kabının gövde kısmında

Among the most important cult vessels is a double globu19

Kırklareli

Diverse findings representing 1600 years of settlement were unearthed during the excavations at Aşağı Pınar, enabling us to understand the interrelationship between the cultures of the Mid Danubian Basin and Central Anatolia. The findings also enabled us to understand the natural habitat and wild life of the time.

Aşağı Pınar kazılarında yerleşmenin 1600 yıllık sürecini yansıtan çok zengin buluntular ortaya çıkmış ve bunlar Orta Tuna Havzası ile İç Anadolu kültürleri arasındaki ilişkinin anlaşılmasını sağlamıştır. Aynı zamanda kazı bulguları sayesinde doğal çevre ortamı ve bölgede o sırada var olan yabanıl yaşam da anlaşılabilmiştir.


Aşağı Pınar Buluntuları / Findings of Aşağı Pınar

İnanç sisteminin göstergeleri arasında, törenlerde kullanılan büyük boyutlu kapların özgün örnekleri ile kült masası olarak tanımlanan örnekler çok sayıdadır. Bunların üzerleri genellikle kazıma, oyma ve çizi yöntemiyle bezenmiştir. Bunların yanı sıra insan yüzü ve kadın şeklinde kült kapları da Aşağı Pınar’ın seçkin buluntuları arasındadır.

Among the cult objects, there are a number of cult-tables, decorated by incised, excised or grooved decoration; also unique among the finds, face-pots and anthropomorpic vessels are worth noting. Aşağı Pınar provides rich and diverse findings related to the belief system of the period including numerous clay female figurines; while in earlier levels the figurines are flat-bodied, later they take cylindrical shapes. It is evident that the figurines were intentionally broken for use.

Aşağı Pınar, döneminin inanç sistemi ile ilgili çok zengin ve çeşitli buluntular vermiştir. Bunların arasında küçük kadın heykelcikleri önemli bir yer tutar. İlk dö20

Clay pitaderras or stamp-seals are also among the significant findings. The ornaments on them reflect the common characteristics of the cultural area extending from the Danubian Basin to Central Anatolia.

nemlerde yassı gövdeli olan heykelcikler, daha sonraları silindirik biçim almıştır. Heykelciklerin bilinçli olarak kırılarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Önemli buluntuların arasında kilden mühür gibi basma kalıpları vardır. Üzerlerindeki bezekler, Orta Anadolu’dan Tuna Havzası’na kadar olan kültür bölgesinin ortak özelliklerini yansıtır.

A great variety of ground and polished stone artefacts, celts chisels and food preparing tools such as grinding-stones, bone tools, and clay artifacts were unearthed.

Günlük kullanım eşyaları arasında yüzeyleri sürtülerek parlatılmış taş balta ve keskiler, besin hazırlamayla ilgili araçlar, kemik aletler ve kilden yapılan nesnelere ait çok zengin bir çeşitleme bulunmuştur. 21

Kırklareli

lar bodied anthropomorpic vessel shaped as a female deity, depicting mythological scene in relief.

kabartma olarak mitolojik bir sahne işlenmiştir.


K覺rklareli M羹zesi

22

23

K覺rklareli

K覺rklareli Museum


There are over 3500 artifacts from prehistoric ages until the 20th century in the Kırklareli museum.

Neolitik dönemden beri olağanüstü çeşitlilik gösteren Trakya kültürü müzeye de yansımıştır.

Amazing variety of the Thracian culture since the Neolithic age is reflected in the museum.

Müze, Trakya’da tarihi çağların ilk yerleşik halkı olan Traklar’a ait önemli bir koleksiyona sahiptir.

The museum has a significant collection of artifacts from the Thracians who are the first settlers in Thrace during the historic era.

Müze’nin etnografya bölümünde ise bölge halkının yaşam kültüründen kesitler sunulmaktadır.

Various cross-sections from the lives of the local people are displayed at the ethnography section of the museum.

25

Kırklareli

24

Müze’de tarih öncesinden 20. yüzyıla kadar uzanan döneme ait 3500’ün üzerinde eser bulunmaktadır.


26

Antik Tiyatro

The Ancient Theater

Trakya’nın bilinen tek tiyatrosudur. 1995 yılında başlayan kazılar halen sürmektedir.

The Ancient Theater in Vize is the only one in Thrace. Excavation at the theatre has been going on since 1995.

Ayasofya Kilisesi

Hagia Sophia Church

Altıncı yüzyılda Iustinianus dönemine tarihlenen kilisenin yapımında taş ve tuğla birlikte kullanılmıştır. Kilisenin duvarlarındaki özgün fresk kalıntıları görülebilmektedir.

Built in the 6th century during the reign of Justinian. The remains of authentic frescos on the church walls built of Stone and brick are still visible.

27

Kırklareli

Vize


Babaeski

As a significant crossroads where ancient roads met, the town was an important center in the Roman and Otoman periods.

Tarihi yolların önemli bir kavşak noktası olan kent, Roma döneminde önemli bir merkezdi. Alpullu (Sinanlı) Köprüsü

İğneada

Alpullu (Sinanlı) Bridge

Mimar Sinan’ın en görkemli köprüsüdür. Geniş kemer taşları ile dikkat çeker.

Alpullu (Sinanlı) Bridge is one of the most magnificent bridges built by Architect Sinan. It is characterized by its broad arches.

28

29

Kırklareli

Only 15 kilometers to Bulgaria, İğneada is a fantastic coast with its beach extending for many kilometers.

Bulgaristan’a 15 km mesafede, kilometreler uzunluğunda İğneada sahili uzanmaktadır.


Kıyıköy

It is possible to swim both in fresh and salty water on this coast, which is a wonder of nature, and is rich with ancient structures.

Antik eserler bakımından zengin bu doğa harikası kıyıda hem tatlı hem tuzlu suda yüzmek mümkündür. Aya Nikola Manastırı

Hagia Nicholas Monastery

6. yy’da kayalara oyularak oluşturulan manastır üç katlıdır.

30

31

Kırklareli

Carved in the rock in the 6th century the monastery has three floors.


Bu broşür İstanbul Rehberler Odası - İRO’nun bir sosyal sorumluluk çalışmasıdır. Kırklareli Kültür Varlıkları Derneği ile Kırklareli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkıları ile İRO tarafından bastırılmıştır.

Kırklareli: a Synthesis of Culture and Nature  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you