Issuu on Google+

Yıl: 1 Sayı:65 29 Haziran 2013 Cumartesi

ÇİNE'NİN İCRALIK HALLERİ… İlçemizin başarılı İcra Müdürü Mesut Yassı'ya konuk olduğumuzda anlıyoruz ki; Çine halkı kriz koşullarında dayanışma ve yardımlaşma halinde. lçemizin başarılı İcra Müdürü Mesut Yassı'ya konuk olduğumuzda anlıyoruz ki; Çine halkı kriz koşullarında dayanışma ve yardımlaşma halinde. Sayın Yassı Çine'de 2009 yılında başlamış. Göreve başladığında küçük depoya benzer bir odada faaliyet yürüten İcra Dairesi şu anda 3 odada faaliyet yürütüyor. Ayrıca 2009'da tek başına hizmet veren Yassı'nın şu anda 3'ü yardımcısı, 2'si katip

İ

olmak üzere toplam 5 personeli bulunuyor. İcra dairesinin çalışanları kendi aralarında da oldukça uyumlu bir sistem oluşturmuşlar. Bu nedenle Çine İcra Müdürlüğü'nde vatandaşlar kaliteli ve hızlı hizmet almakta. Evli ve iki çocuk babası olan İcra Müdürü Mesut Yassı meslekteki 10. Yılında Temmuz ayı içersinde Çine'den tayin olacağı için oldukça üzgün görünüyor.

Sayfa 2'de

TEZCAN; “ SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞ MIDIR?”

ÇİNE'DE HAYIRLI BİR CUMA… Çine'nin sevilen Emniyet Müdürü Hakan Yaman hayırlı bir iş yaparak Cuma namazını takiben pilav ve kavurma dağıttırdı.

M

erkez çarşı Camii'nde gerçekleşen hayır işine Çineliler oldukça ilgi gösterdi. 1000'e yakın vatandaşın rağbet ettiği pilav-kavurma ikramının ardından camiinin girişinde

hayırsever Hüseyin Avni Çobanoğlu'nun, 7 yıl önce kaybettiği eşi Sevim hanımın anısına dağıttığı dondurma da Çine'de bu Cuma'yı anlamlandıran hayırlardan oldu.

Sayfa 8'de

27 Haziran gecesi Ankara Dikmen'de polisin orantısız müdahalesine maruz kalan ve yaralanan gazeteciler TBMM gündemine taşındı.

2

7 Haziran gecesi Ankara Dikmen'de polisin orantısız müdahalesine maruz kalan ve yaralanan gazeteciler TBMM gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, İçişleri

Bakanı Muammer Güler'e ” Basın emekçilerine yönelik polis şiddetinin talimatını siz mi verdiniz?” diye sordu.

Sayfa 4'te


2

29 Haziran 2013 Cumartesi

ÇİNE'NİN İCRALIK HALLERİ… İlçemizin başarılı İcra Müdürü Mesut Yassı'ya konuk olduğumuzda anlıyoruz ki; Çine halkı kriz koşullarında dayanışma ve yardımlaşma halinde. lçemizin başarılı İcra Müdürü Mesut Yassı'ya konuk olduğumuzda anlıyoruz ki; Çine halkı kriz koşullarında dayanışma ve yardımlaşma halinde. Sayın Yassı Çine'de 2009 yılında başlamış. Göreve başladığında küçük depoya benzer bir odada faaliyet yürüten İcra Dairesi şu anda 3 odada faaliyet yürütüyor. Ayrıca 2009'da tek başına hizmet veren Yassı'nın şu anda 3'ü yardımcısı, 2'si katip olmak üzere toplam 5 personeli bulunuyor. İcra dairesinin çalışanları kendi aralarında da oldukça uyumlu bir sistem oluşturmuşlar. Bu nedenle Çine İcra Müdürlüğü'nde vatandaşlar kaliteli ve hızlı hizmet almakta. Evli ve iki çocuk babası olan İcra Müdürü Mesut Yassı meslekteki 10. Yılında Temmuz ayı içersinde Çine'den tayin olacağı için oldukça üzgün görünüyor. Saat Başı İcra… Çine İcar Müdürlüğü'ne yansıyan 893 icra dosyası olmuş 2013'ün ilk yarısında. Hafta sonlarını ve diğer

İ

tatil günlerini çıkararak yaptığımız hesapla ilçemizde bir saatte bir icra takip işlemi gerçekleşmiş. Müdür Yassı'ya göre aslında bu sayı daha da yukarı çıkabilirmiş. Ancak Çineliler aralarında ki alacakverecek meselelerini mümkün olduğunca icraya düşürmeden çözmeyi tercih etmişler. Müdür Yassı'nın, Çine'de unutamadığı anıları da var. Yetmiş beş yaşlarında bir Çineli amca göreve başladığının ilk günlerinde işi için makamına uğruyor. Müdür bey amcaya ısrarla oturmasını söylüyor. Amca bunun makama saygısızlık olacağını ifade ederek oturmayı red ediyor. Ancak şu aralar söz konusu amca haftada bir müdür beyi ziyaret edip, çayını içiyormuş… Bu anısının sonunda sözünü “Ne ekersen, onu biçersin” diyerek tamamlıyor. Çine Yasadan Önce Sisteme Geçti Yeni yasa ile icra işlemlerindeki ödemeler bankalardan dönüyor. Ancak mevcut yasa çıkmadan bir yıl kadar önce Çine İcra Müdürlüğü bankadan işlem sürecine girmiş. Bu

geçişi müdür Yassı şöyle aktarıyor: “Nafaka alan kadınlara bankalarda hesap açtırdık. Ve o kadınlar icra müdürlüğümüze gelmeden nafakalarını hesaplarından çektiler. Bunu yaparken o mağdur insanların onurlarının da ezilmemesi gerektiği düşüncesinden de hareket ettik. Ayrıca boşandıktan sonra başka kentlere yerleşen kadınlar oldu. Bu sistem sayesinde bu insanlarımız git-gel derdinden de kurtulmuş

oldu. Dairemizdeki mesai arkadaşlarımızla uyumumuz işin de ötesine geçti. Bu sayede İcra Spor Çine de yapılan Kaymakamlık Kupası voleybol turnuvasında 24 takım arasından 2. oldu. Buda güzel bir anı oldu bizim için. Bu bereketli toprakları ve sıcak insanlarını özleyeceğim.” Oldukça duygusal bir ortamda geçen sohbetimizden anladığımız kadarı ile Çine'de müdürünü özleyecek.

“KERKÜK TÜRKTÜR TÜRK KALACAKTIR”

M

HP Kadın Kolları Başkanı Havva Kukul, Irak Türkmen cephesi Genel Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu ve Selahaddin kenti Vali Yardımcısı Ahmet Koca ile 13 Türkmen'i andı. MHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Havva Kukul yaptığı açıklamada, Irak'ın Selahaddin kentine bağlı Tuzhurmatu ilçesinde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden Irak Türkmen cephesi Genel Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu ve Selahaddin kenti Vali Yardımcısı Ahmet Koca ile 13 Türkmen'i andı. Kukul yaptığı açıklamada, 'Eş

başkana sesleniyoruz 'sözleriyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenirken; “ABD'nin uygulamaya koyduğu BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)'un kan gölüne çevirdiği Müslümanların katledildiği olaylar karşısında halen susmaya, görmezden gelmeye devam edecek misin? Barzani'yle gurur duyup Türkmen beyliklerinin birer birer şehit edilmesine daha ne kadar seyirci kalacaksın? Mübarek Ramazan ayına girmek üzere olduğumuz şu günlerde Allah'ın huzurunda durduğumuz şu Ruku'de alnımızı koyduğumuz secdede; ey AKP hükümetinin yetkilileri Allah için bir düşünün; İslam coğrafyasının kan gölüne dönüşmesinde benim dahlim nedir? Ben nelere sebep oldum? diye. Irak'ta şehit edilen Türkmenlerin anneleri kız kardeşleri bu mübarek Ramazanı sizler gibi beş yıldızlı otellerin iftar sofralarında değil, akıttıkları gözyaşlarını içerek oruçlarını açacaklardır. Sebep olanları

Cenab-ı Allah perişan eylesin. Irak'taki Türkmen varlığına karşı yapılan bu planlı soykırıma karşı, tedbir almayan, ağzını açmayan AKP hükümetinin uyguladığı sırf sorun haline gelmiş dış politikasını, Türk kadınları Türkmen anaları olarak kınıyoruz. Aydın MHP Kadın

Kolları olarak Hayatını kaybeden Türkmen kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyoruz. Türk Milletinin başı sağ olsun. Kerkük Türktür, Türk kalacaktır” dedi.


29 Haziran 2013 Cumartesi

AYDIN'LILAR, “ BİBER GAZI YASAKLANSIN “ DEDİ Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, 'Biber gazı kullanımının yasaklanması' için başlatılan imza kampanyası sona erdi ve imzalar adreslere gönderildi.

C

umhuriyet Halk Partisi Aydın İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, 'Biber gazı kullanımının yasaklanması' için başlatılan imza kampanyası sona erdi ve imzalar adreslere gönderildi. Aydın Merkezde geçtiğimiz Salı günü, ilçelerde ise Çarşamba günü başlatılan ve 3 gün devam eden kampanya sonunda yaklaşık 20 bin imza toplandı. Toplanan imzalar 28 Haziran Cuma günü saat 14.30 da Aydın Merkez Postanesinden Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlığa ve İç İşleri Bakanlığı'na gönderildi. TEPKİLERE DUYARSIZ KALMADIK Biber gazı kullanımın yasaklanması için gerçekleştirilen kampanya hakkında konuşan CHP İl Kadın Kolları Başkanı Saadet Kavasgil; “Biber gazının yasaklanması için bir kampanya başlatmıştık. Bu kampanyayı, vatandaşın talebi doğrultusunda gerçekleştirdik.

Çünkü Taksim Gezi Parkı Olaylarında masum gençlerimize sıkılan biber gazının yaralanmalara, hatta ölümlere neden olduğu için çok sayıda annelerden ve kadınlardan şikayet aldık. Bizde kadın olarak bu tepkilere duyarsız kalmadık ve gençlerimize sahip

çıktık. İl Kadın Kolları olarak imza kampanyasının, bu tepkileri dile getirmek için en güzel yol olduğunu düşündük. 3 gün süren kampanyamız sonunda biber gazı kullanımının yasaklanması için topladığımız yaklaşık 20 bin imzayı, Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlığa ve İç İşleri Bakanlığı'na gönderiyoruz. İmzaların yanı sıra bir de kendilerine biber gazının

yasaklanması gerektiğini anlatan mektup gönderiyoruz. Birleşmiş Milletler tarafından kimyasal silah olarak görülen biber gazı ve portakal gazı gibi maddelerin zararları çok açık bir şekilde ortada. Dolayısıyla kendilerinden bu konuyla ilgili Aydın'dan çıkan bu gür ve samimi sese kulak tıkamamalarını talep ediyoruz" diye konuştu.


4

29 Haziran 2013 Cumartesi

KÖYLÜYÜ NE YAPALIM?/ YENİ KÖYLÜLERE BİR REÇETE Ege Üniversitesi Ziraat Fak. Tarım ekonomisi öğretim görevlilerinden Tayfun Özkaya Gıda,Tarım ve Hayvancılık bakanı Mehdi Eker' ile işadamı Ethem Sancak arasında yapılan ve redhack tarfından deşifre edilen telefon görüşmesiyle ilgili bir değerlendirme yapıyor.Makaleyi virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

E

ge Üniversitesi Ziraat Fak. Tarım ekonomisi öğretim görevlilerinden Tayfun Özkaya Gıda,Tarım ve Hayvancılık bakanı Mehdi Eker' ile işadamı Ethem Sancak arasında yapılan ve redhack tarfından deşifre edilen telefon görüşmesiyle ilgili bir değerlendirme yapıyor.Makaleyi virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz. Epey oluyor. Bir TV programında tarım politikalarını konuşuyoruz. Yanımda eskiden solcu olduğu söylenen bir öğretim üyesi var. Ağzını açtığında her yıl yarım milyon köylünün kırdan atılması gerektiğini söylüyor. Kullandığı dil köylülere nefret dolu. Hani bir delikanlı bir kıza aşık olur. Cevap olumsuz olursa kalkar öldürür ya. Durum aynı. Bir zamanlar köylüler bu hocaya ve grubuna ilgi göstermemişler. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Ethem Sancak arasında geçen diyalog bana bunları hatırlattı.

İşadamı Ethem Sancak ile Bakan Eker arasındaki diyalogların da yer aldığı ses kaydında Sancak, tarımın, meraların ve kıyıların halkın elinden alınması gerektiğini söylüyormuş. Bakan Eker'e aşık olduğunu söyleyen Sancak'ın, yeni mera kanunuyla sessiz bir devrim gerçekleştirildiğini belirterek, "bu kanun çıktıktan sonra petrolden de daha önemli zenginliğimiz olan meralarımızı el birliğiyle işleriz. Bunları servete dönüştürürüz" ifadelerini kullanması dikkat çekmiş. Bugünlerde TBMM'de “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” görüşülecek. Orada da öyle maddeler var ki, diğer mirasçılara arazi bedellerini hemen ödeyemeyecek olan köylülerin toprakları şirketler tarafından kapatılabilecek. Amaç yukarıda belirtildiği gibi. İyi de bu köylüler ne yapacak? Kentlerde iş yok. Sefalete düşmelerini mi istiyoruz? Bu güya eski solcularla neo-liberal

ideoloji hayranları çıkmaz yoldadır. Hâlbuki dünyada yeni köylülük dediğimiz bir olgu var. Avrupa'da, Latin Amerika'da hatta ülkemizde ekolojik kaygıları olan köylüler tüketicilerle doğrudan bağlar kurarak çok daha verimli ve sağlıklı bir tarım sistemi kurabiliyorlar. Bu konuda “Başka Bir Köylülük Mümkün mü?” başlığı ile Tarım Ekonomisi Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak bir çalıştay yapmış idik. Kitabı hazırlanacak. Şimdi bu yeni köylülere bir bilgi verelim. Bugünlerde tespih ağaçları tohumları yeşil olarak gelişti. Yabancı şirketlerin çok pahalı biyo

ilaçlarına veya çok zararlı sentetik ilaçlara para vermektense bu tohumlardan 300 gr ezin. Bir litre suya koyun, 48 saat bekletin ve süzün. Bu karışıma 9 litre su ekleyin. Daha çok ilaca ihtiyacınız varsa bu sayıları üçle beşle çarpın. Bu karışım beyaz sinekler, yaprak galeri sinekleri, yaprak bitleri ve kelebek larvalarında kaçırıcı ve öldürücü olarak uygulanır. Aynı zararlılara karşı beslenmeyi engelleyici, üremeyi azaltıcı, gelişmeyi durdurucu, kısırlatıcı etkileri de saptanmıştır. Bu bilgileri Dr. Füsun Tezcan'ın “Börtü Böcek İçin Doğa Dostu Öneriler ve Ev Yapımı İlaçlar” kitabından aldım. (bortu.bocek2011@gmail.com 'a yazabilirsiniz)

TEZCAN; “ SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞ MIDIR?” 27 Haziran gecesi Ankara Dikmen'de polisin orantısız müdahalesine maruz kalan ve yaralanan gazeteciler TBMM gündemine taşındı.

2

7 Haziran gecesi Ankara Dikmen'de polisin orantısız müdahalesine maruz kalan ve yaralanan gazeteciler TBMM gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, İçişleri Bakanı Muammer Güler'e ” Basın emekçilerine yönelik polis şiddetinin talimatını siz mi verdiniz?” diye sordu. Tezcan'ın TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesi şöyle: “Halkın haber alma hakkı için yurdun dört bir yanında görev yapan basın mensuplarına polis şiddeti günden güne artmaktadır. Gezi Parkı olayları sırasında tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşen polis şiddeti, basın emekçilerini de

hedef almıştır. 26.06.2013 tarihinde Ankara Dikmen'deki polis müdahalesinde kendilerinin basın mensubu olduğunu belirtmelerine rağmen kasıtlı olarak üzerlerine TOMA' lardan kimyasal su sıkılan sarı basın kartlı gazeteciler yaralanmıştır. Türkiye Gazeteciler Sendikası basın özgürlüğünü ayaklar altına alan bu tarz müdahalelere ilişkin yaptığı açıklamada: “En az 28 basın emekçisinin, polisin kullandığı gaz bombaları, plastik mermiler ve tazyikli su ile yaralandığını, en az 22 basın emekçisinin, görev yaptıkları sırada polis tarafından darp edildiğini, en az 14 basın emekçisinin, alanda çalıştıkları sırada gazeteci

olduklarını söylemelerine karşın gözaltına alındığını” belirtmiştir. Basın emekçilerine yönelik polis şiddetinin talimatını siz mi verdiniz? Şayet vermediyseniz bu şiddetin

sorumlusu kimdir? Basın emekçilerine şiddet uygulayan polisler hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa, soruşturma ne aşamadadır?”


5

29 Haziran 2013 Cumartesi

Bu Hafta Vizyondakiler Dünya: Yeni Bir Başlangıç

D

ünya içerisinde yaşayanlar tarafından terk edilmiş, insanlar artık yaşamlarını başka

gezegenlerde sürdürmeye başlamıştır. Dünyaya yaptıkları bir yolculuk sırasında uzay gemileri arızalanan küçük Kitai ve babası

Jack burada tuhaf yaratıklar ve korku dolu tehlikeli olaylarla mücadele etmek zorunda kalır.

Dünya savaşı “z”

Z

ombi Savaşı'nın gerçek dehşetiyle yüzleşmenin vaktidir… Çin'de ortaya çıkan bir virüs insanları yaşayan ölüler haline getirmektedir. Ve insan oğlu ikiye ayrılır.

Brad Pitt'in hem başrolünü hem de yapımcılığını üstlendiği film, insanlar ve zombiler arasında yaşanan sıra dışı bir savaşı odağına alıyor. Film Max Brooks'un aynı adlı kitabından uyarlandı.

Sevimli Canavarlar Üniversitesi

S

evimli Canavarlar Üniversitesi” (Monsters University), Mike ve Sulley'nin farklılıkları aşarak nasıl en yakın dostlar olduklarına dair kapıları açıyor

Man of steel C

lark, ne olduğu ve nasıl kullanacağını hiç bilmediği, birtakım sıra dışı güçlere sahip bir çocuktur. Bir gün okul servisi bir kaza geçirip, içinde çocuklarla birlikte nehre uçar. Servisin içindekilerin

ölmesine göz yumamayan Clark, güçlerini kullanarak herkesi kurtarır. Fakat bu olay onun diğerlerinden oldukça "farklı" bir çocuk olduğunu da bariz biçimde ortaya çıkartacaktır. .

Hangover 3: Felekten Bir Gece

B Hızlı ve Öfkeli 6 H u sefer düğün yok. Bekarlığa veda partisi yok. Ters gidebilecek ne olabilir ki? Ancak Kurt Sürüsü yollara düştüğünde tüm bahisler kapanır.

karşılayan tecrübeli yapımcılar Neal H. Moritz ve Van Diesel da destek veriyor.

ızlı ve Öfkeli: Rio Soygunu'nun dünya çapındaki gişe başarısının üstüne inşa edilen, aksiyonu, akrobasiyi ve hikayeyi daha da yükseklere çıkaran 'Hızlı ve Öfkeli 6' filmiyle yönetmen Justin Lin dördüncü kez kamera arkasına geçiyor.

Dom (Vin Diesel) ve Brian'nın (Paul Walker) Rio'da yaptıkları hırsızlıkla devirdikleri Kingpin Krallığından sonra kendilerine 100 milyon dolar kalmıştır.

Kendisine, yapımcı Clayton Towsend'in seriye yeniden katılmasını memnuniyetle

Bu soygundan sonra kahramanlarımız dünyaya dağılmıştır.

Ancak eve dönemiyor olmaları ve sonsuza dek kaçak yaşamaları, hayatlarını yarım bırakmaktadır.


6

29 Haziran 2013 Cumartesi

UZUNIRMAK: "BEŞBEKEN MISIN YOKSA MEHTER BAŞI MISIN?" TBMM İdare Amiri ve MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ı, eleştirerek “Başbakan mısın yoksa Mehter başı mısın? Orduyu hücuma mı kaldıracaksın?” diye sordu.

T

BMM İdare Amiri ve MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ı, eleştirerek “Başbakan mısın yoksa Mehter başı mısın? Orduyu hücuma mı kaldıracaksın?” diye sordu. Konuşmasında hükümetin ekonomi politikalarını da eleştiren Uzunırmak, Türkiye'nin felakete doğru gittiğini iddia ederek; “Türkiye felakete doğru gidiyor. IMF'ye ödenen borç 21 milyar dolardır, 42 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı bu ülkede, iç ve dış borç, 220 milyar dolardan bugün 580 milyar

dolara geldi” dedi. Konuşmasında dinlenme olaylarına da değinen Ali Uzunırmak; “Başbakan'ın odası dinleniyor haberi yok. “Odam dinleniyor” diyor. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanının odası dinleniyor, fail yok ortada. Türkiye'nin önemli problemi, Sayın Başbakanın ünü, Sayın Başbakanın şöhreti kapasitesini aştığı için Başbakan diktatöryel heveslere yönelmiştir” dedi.

YAVAŞOĞLU: “ESKİ DOST DÜŞMAN OLMAZ”

A

ydın Ticaret Odası'nda altın bankacılığı konusunda bir basın toplantısı düzenlendi. Aydın Ticaret Odası Meclis Salonunda düzenlenen basın toplantısına Meclis Başkanı Abdullah Sefa Yüksel, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kemal Yüce, 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Yavaşoğlu, komite üyeleri, Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Tufan ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Aydın Ticaret Odası kuyumculuk ve sarraflık sektöründen kayıtlı üyelerin dahil olduğu 18. Meslek komitesi adına Komite Başkanı Mehmet Yavaşoğlu yaptığı açıklamada bankaların altın alıp-satmaya başlamasından bu yana maddi ve manevi yönden kuyumcuların sıkıntıya girdiğini söyledi. Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Aydın Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan komitelerin Aydın Ticaret Odası'nın mutfağı olduğunu ifade ederek üyelerin sektörel problemlerinin arkasında olduklarını katılımcılık esasına dayalı olarak üyeleri dinlediklerini ifade etti. 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Yavaşoğlu ise yaptığı açıklamada birkaç yıl önce Bankacılık Düzenleme ve denetleme Kurulu tarafından “Altın Hesabı” açma yetkisinin verilmesi ve ardından fiziki altın alımı ve nihayet ziynet ve gram altın satış yetkisi verme girişimleri ülkemiz kuyumcularını maddi ve manevi yönden birçok sıkıntıya sebep olan bir durum

yarattığını ifade etti. VATANDAŞ KAZANÇ- KAYIP HESAPLARINI İYİ YAPMALI Bankaların altın alımı satımı konusunda kısır tartışmalara girmek yerine tüketiciyi bilinçlendirmenin daha doğru olduğunu ifade eden Yavaşoğlu; “Türk halkının geleneksel yatırım aracı olan ve “yastık altı” olarak isimlendirilen altın birikiminin, halkın çalınma veya kaybetme korkuları körüklenerek bankalar aracılığıyla ekonomiye kazandırılması çabalarının olumlu veya olumsuz sonuçlarını son birkaç yıllık süreçte hep birlikte yaşadık ve yaşıyoruz. Öncelikle belirtmeliyim ki vatandaşın elindeki, başka bir deyişle yastık altındaki altının bankada bir altın hesabı açmak üzere elden çıkarılmasında vatandaşa ekstra bir avantaj getirmediği, tam tersine gecegündüz, hafta sonu, resmi tatil günlerinde altın hesabını nakde dönüştürmekte yaşanan zorluklara karşı fiziki altının elden çıkarma kolaylığı tecrübelerle kanıtlanmış bir durumdur. Vatandaşların ellerindeki nakit parayla bir altın hesabı açtırmaları tamamen onların tasarrufunda olan bir durumdur. Bu durumda bile vatandaşların birkaç kuyumcuya danışarak kazanç-kayıp hesaplarını iyi yapıp sonrasında bir karar vermelerini önemle tavsiye ediyoruz. “ dedi. YATIRIM DANIŞMANLIĞI YAPIYORUZ Vatandaşların ellerindeki nakit

parayla altın hesabı açtırmasının tamamen kendisinin tasarrufu olduğunu söyleyen Yavaşoğlu şöyle devam etti: “Bu durumda bile vatandaşların birkaç kuyumcuya danışarak kazanç-kayıp hesaplarını iyi yapıp sonrasında karar vermelerini önemle tavsiye ediyoruz. Kıyıda köşede biriktirdiği 10-15 ziynet altını ile bankada gram altın hesabı açtırmanın aslında kazançlı bir yol olmadığı ve doyurucu maddi bir getiride sağlamadığı düşüncesindeyiz. Ayrıca altın hesabı sahiplerinin hesaplarını kapatırken veya ihtiyaçları kadarını paraya çevirirken bankanın uyguladığı Merkez Bankası fiyatının üzerinde bir pazarlık hakkı ve şansı olmamaktadır. Oysa, satacağı altını elinde olan bir müşteri, birkaç kuyumcu dolaşarak küçük de olsa bir pazarlık yapma şansına sahip olmaktadır. Biz kuyumcular tüm bu durumları altın müşterilerimizle konuşup, aydınlatıyoruz. Gerektiğinde bir nevi yatırım

danışmanlığı da yapıyoruz” Müşterilerinin birçoğuyla geçmişe dönük dostlukları ve sırdaşlıkları olduğunu ifade eden Yavaşoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Eski dost düşman olmaz. Bankaların hemen her devirde ekonomi, siyasal ve sosyal çevrelerde sahip oldukları büyük ve tartışılmaz lobi güçleri biz kuyumcuların elini-kolunu bağlamaktadır. Türkiye çapında 20 bin kuyumcunun imalat-pazarlamasatış ağlarıyla birlikte, oluşturduğu istihdam ve parasal değerin ülke ekonomisi içindeki ağırlık ve önemi görmezden gelinmektedir. Biz kuyumcular olarak bankacılık sektörüyle bir kör döğüş içime girmek yerine, ülkemiz altın sektörünün karşı karşıya bulunduğu ekonomik gerçeklerden yola çıkarak ortak bir çözüm ve çıkış yolu bulmak çabasına yoğunlaşmanın daha doğru bir yol olacağı kanaatini taşıyoruz” dedi.


7

29 Haziran 2013 Cumartesi

TEZCAN; MEZHEP AYRIMI YAPARAK ÜLKEYİ ÇATIŞMALARA SÜRÜKLEDİLER Aydın'da toplantıya katılan CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, "Milat, Taksim'de yakılan çadırlarla başladı" dedi.

A

ydın'da toplantıya katılan CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, "Milat, Taksim'de yakılan çadırlarla başladı" dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve Kadın Kolları MYK Üyesi Düriye Taş, CHP Aydın Kadın Kolları İl Başkanlığı'nın, 2014 yerel seçimlerinde kadınların adaylığa teşvik edilmesi konusunda düzenlediği kahvaltılı toplantıya katıldı. KADIN SİYASETÇİLERİ HİZMET MAKAMLARINA TAŞIDIK 28 Haziran Cuma günü sabah saat 10.00 da düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan CHP Kadın Kolları İl Başkanı Saadet Kavasgil, yüzde 33 cinsiyet kotasının 2014 yerel seçimlerinde uygulamaya konulacağını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti; "Belediye Başkanlıklarında, meclis üyeliklerinde ve muhtarlıklarda daha çok kadın adayla yarışa gireceğiz. Partimiz başarılı kadın siyasetçileri hizmet verecekleri makamlara taşımakta diğer partilere örnek olmuştur" dedi. BAŞBAKAN ÜLKEYİ ÇATIŞMA ORTAMINA SÜRÜKLEDİ Düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan Bülent Tezcan ülke gündeminde yer alan Taksim Gezi Parkı olaylarını değerlendirdi. Gezi Parkı olaylarının, iktidarın yaşam tarzı dayatmasına karşı bir direniş olduğunu söyleyen Tezcan; "Ülkemiz, yaşam tarzını özgürce belirleyebilme hakkına sahip çıkma konusunda gerçekten çok güçlü ve önemli bir deneyimi yaşıyor. Gezi Parkı'nda yaşananlar totaliter rejimlerin baskı ve zorbalıkla iktidarlarını halka rağmen devam ettiremeyeceklerinin çok açık bir işareti. İnsanlar, 'Parklarımıza, ağaçlarımıza sahip çıkacağız. Kentlerimizle ilgili kararı biz vereceğiz. Bize danışın, bize sorun, biz beraber bu kenti yöneteceğiz' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan mezhep ayrımı yaparak ülkeyi çatışma ortamına sürükledi. Milat, Taksim'de yakılan çadırlarla başladı" dedi.


8

29 Haziran 2013 Cumartesi

ÇİNE'DE HAYIR BİR CUMA… Çine'nin sevilen Emniyet Müdürü Hakan Yaman hayırlı bir iş yaparak Cuma namazını takiben pilav ve kavurma dağıttırdı.

Ç

ine'nin sevilen Emniyet Müdürü Hakan Yaman hayırlı bir iş yaparak Cuma namazını takiben pilav ve kavurma dağıttırdı. Merkez çarşı Camii'nde gerçekleşen hayır işine Çineliler oldukça ilgi gösterdi. 1000'e yakın vatandaşın rağbet ettiği pilav-kavurma ikramının ardından camiinin girişinde hayırsever Hüseyin Avni Çobanoğlu'nun, 7 yıl önce kaybettiği eşi Sevim hanımın anısına dağıttığı dondurma da Çine'de bu Cuma'yı anlamlandıran hayırlardan oldu. Emniyet Müdürü Yaman'ın pilav ve kavurma ikramı esnasında yoğun ilgiye karşın izdihamın yaşanmamasında dağıtımcıların servisteki özeni etkili oldu. Ayrıca camii cemaati de bu konuda birbirlerine ve işlenen hayıra saygılı davranması dikkat çekiciydi. Dev kazanların bire saat gibi kısa bir süre içersinde boşalması da hizmette kusursuzluğun göstergesi olarak algılandı.

HOŞGELDİN ELMİRA BEBİŞ… Evli ve 3 çocuk babası olan Yaman'ın hayrına iki gerekçe neden olmuştu. Birincisi son evladının kırkını doldurmuş olması. Bizlerde Çine Gündem ailesi olarak Azeri kültüründe “Oba güzeli” anlamına gelen Elmira bebeğe, hoş geldin obamıza derken, “Yaşamak sırası sende” duygularımızı iletiyoruz. Emniyet Müdürü Yaman'ın hayrındaki ikinci etken ise aldığımız derin istihbarata göre mahkemelik bir konuydu. Bu konuda müdür beyin ağzını bıçak açmasa da Çine Gündem gerçeğe ulaştı. “Gazeteci” bir meslektaşımız bir köşe yazısında müdür beyin yakınına hakaret etmişti. Görevli mahkeme o zat-ı tazminata mahkum etmişti. Hakaretkar kişi mahkeme kararına itiraz etmişti. Ancak Yargıtay itirazı red ederek cezayı onaylamıştı. Müdür beyi manevi olarak üzen bu

süreçte adaletin tecelli etmiş olması da söz konusu hayrın ikinci sebebiydi. Basının özgür olması ve muhalif durması noktasında en ufak tereddütü olamaz Çine Gündem'in. Ayrıca özellikle 52 yurttaşımızın katledildiği reyhanlı patlamaları sonrası da Çine Gündem sansür uygulamasına karşı bayrak açmıştı. Bu konuda haklı da çıktık, kamuoyundan onayda gördük. Burada basın özgürlüğü ile kalemi tetiğe dönüştürmek arasında ayrımı zorunlu görüyoruz. Bunda

90 Model ve Altı, Maliye Borçlu Tüm Araçlar Değerinde Alınır.

kamuoyunun gerçekleri öğrenme hakkına duyduğumuz saygı kadar, basının geniş kesimler üzerinde bıraktığı olumsuz görüntünün ortadan kalkması gerektiği çabamız ve inancımızın da önemli rolü var. Çine'nin ve Aydın'ın gözü aydın. Hakan Yaman müdürümüzü de hukuki süreci tercih edip, haklarını sonuna dek aradığı için de kutluyoruz. Adalet herkes için. Polisin de adalete ihtiyacı var. Hayırlar, hayırlara vesile olsun…

AYTAÇLAR HURDACILIK

Aytaç KARABULUT

Çine.Sanayi Sitesi I Blok No :26 Tel: 0543 204 07 50 0535 630 08 53


65. sayı