Page 1

Yıl: 1 Sayı:56 19 Haziran 2013 Çarşamba

SULU PARK'TAN, GEZİ PARKA SELAM VAR 3 haftadır devam eden Gezi Park direnişine Aydın'dan da destek geldi. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği'nin ortaklaşa düzenledikleri eylem Aydın-Sulu Park'ta gerçekleşti.

3

haftadır devam eden Gezi Park direnişine Aydın'dan da destek

geldi. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği'nin ortaklaşa düzenledikleri eylem AydınSulu Park'ta gerçekleşti. Platform adına basın açıklaması metnini okuyan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Şube Başkanı ve

KESK dönem sözcüsü Kemal Gündüz konuşmasında: “Taksim Gezi Parkı'nın ranta kurban edilmesine karşı gelişen yurttaş duyarlılığını polis terörü ile bastırmaya kalkışan AKP iktidarı Türkiye halkının vicdanının, hak ve adalet arayışının güçlü duvarına çarptı. AKP iktidarı halkın bu onurlu tepkisine devlet terörüyle karşılık verme yolunu seçti.

DİNÇER'DEN MADRANSPOR U16'YA SÜRPRİZ!!!

BİBER GAZINA KARŞI İMZA KAMPANYASI Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylarda kullanılan biber gazının yasaklanması amacıyla imza kampanyası başlatıldı.

Madranspor alt yapı Antrenörü Oktay Çabuk ve Madranspor U16 futbol takımı oyuncularını Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer çeyrek altınla ödüllendirdi.

Ç

ine Belediye Meclisi Haziran Ayı Olağan Meclis toplantısında Çine Madranspor

Basketbol Takımı ile Çine Madranspor U 16 Futbol Takımına ödül verilmesini kararlaştırılmıştı.


2

19 Haziran 2013 Çarşamba

DİNÇER'DEN MADRANSPOR U16'YA SÜRPRİZ!!!

Madranspor alt yapı Antrenörü Oktay Çabuk ve Madranspor U16 futbol takımı oyuncularını Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer çeyrek altınla ödüllendirdi.

M

adranspor alt yapı Antrenörü Oktay Çabuk ve Madranspor U16 futbol takımı oyuncularını Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer çeyrek altınla ödüllendirdi. Çine Belediye Meclisi Haziran Ayı Olağan Meclis toplantısında Çine Madranspor Basketbol Takımı ile Çine Madranspor U 16 Futbol Takımına ödül verilmesini kararlaştırılmıştı. Ancak Madranspor U16 futbol takımı oyuncuları için bu karar sürpriz oldu. 18 Haziran Salı günü Çine Belediye binasında Madranspor U16 futbol takımı oyuncuları ve takım Antrenörü Oktay Çubuk, Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer ile bir araya geldi. SİZLERİ ONURE ETMEK İSTEDİK Başkan Dinçer'in çeyrek altınlı ödüllendirmesini beklemeyen gençler için bu jest bir sürpriz oldu. Makamında hediyelerini vermek üzere bir araya gelen Başkan Dinçer kısa bir konuşma yaptı. Dinçer; “Bu çocuklar çok başarılı oldular. Liglerinde geldikleri son nokta büyük bir başarıdır. Bütün Madranspor camiasını tebrik ediyorum. Ama özelliklede bu gençleri kutluyorum ve bize isteyince, çalışınca başarılabileceğini gösterdikleri içinde teşekkür ediyorum. Artık sezon bitti ve dinlenmeyi hak ediyorlar. Sezon boyunca göstermiş oldukları çabalardan dolayı sizleri ödül mü dersiniz hediye mi dersiniz adını

siz koyun. Biz bir şekilde sizleri onure etmek istedik. Önümüzde ki sezonda sizlerin aynı gayreti göstereceğinize inanıyor ve hepinize teşekkür ediyorum” dedi. Daha sonra Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer Madranspor U16 futbol takımının 18 futbolcusuna hediyelerini tek tek taktim etti. BİZİM İÇİN ÖDÜLÜN DEĞERİ İKİ KAT ARTTI Belediye Başkanı Dinçer ile bir araya gelen Antrenör Oktay Çabuk duygu ve düşüncelerini Çine Gündem Gazetesi ile paylaştı. Antrenör Çubuk; “ Çine futboluna bir şeyler verebilmek için var gücümüzle çalıştık ve sonunda

mutlu sona ulaştık. Takım başarılı bir sezon geçirdi. İlk kez futbolcularımız maddi değeri olan bir ödül kazandılar. Bu ödülün bizim takım açısından bir ilk olması hem de kazandığımız başarıyı simgelemesi, oyuncular açısından ödülün değerini iki kat daha arttırıyor. Bu ödüllendirme alt yapı oyuncularını daha çok teşvik edecektir. Bu gençler önümüzdeki sezon başarılı olabilmek için daha da çok çalışacaklardır. Bu da Çineli gençler için gelece bakış açısından futbolu daha değerli olduğunu algılarlar. Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer'in bu beklenmedik jesti beni ve takımımı onurlandırdı. Bundan sonra

omuzumuzda ki yükün daha da değerli olduğunu anladık. Önümüzdeki sezonda var gücümüzle çalışacağımıza, Çine'ye layık başarılar elde edeceğimize söz veriyoruz. Belediye Başkanımız Enver Salih Dinçer'e ve Çine'ye tekrar teşekkür ediyoruz” dedi. Hediyelerini alan Madranspor U16 oyuncuları aldıkları ödülün mutluluğu ve sezonun sona ermesinden dolayı tatile girilmesinin verdiği azda olsa burukluğu ile Çine Belediyesi önünde hediyelerini göstererek hatıra fotoğraf çektirdiler. Gençlerin fotoğraflara yansıyan gurur ve mutlulukları gözlerden kaçmadı.


19 Haziran 2013 Çarşamba

HALUK LEVENT:” EYLEM AMACINA ULAŞMIŞTIR” Çine Kapalı Pazaryerinde düzenlenen Gençlik Konserinde Türk Rock Müziğinin taçsız kralı, Haluk Levent söylediği şarkıların yanında ülke gündemindeki Gezi Parkı olaylarına ilişkin de çeşitli mesajlar verdi.

Ç

ine Kapalı Pazaryerinde düzenlenen Gençlik Konserinde Türk Rock Müziğinin taçsız kralı, Haluk Levent söylediği şarkıların yanında ülke gündemindeki Gezi Parkı olaylarına ilişkin de çeşitli mesajlar verdi. Kendisi de çevreci olan Haluk Levent, Provokatörler haricinde Gezi Parkı eylemlerine katılanların 1915 ruhuna sahip olduklarını belirterek, eylemlerin amacına ulaştığını ve gençlere evlerine dönmeleri konusunda çağrı yaptı. TÜRKİYE ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Sevilen şarkılarını zaman zaman hayranları ile birlikte söyleyen Haluk Levent, sosyal medyada paylaşmak için sahneden hayranlarının fotoğraflarını çekerek, “Beni Facebook ve Twitter'dan takip edin. Sosyal medya çok önemli. Sosyal medyanın önemini Gezi Parkı meselesinde bir kez daha anladık. Provokatörleri bir kenara koyduğumuzda, Gezi Parkı için direniş gösteren, eylem yapan, tepkisini dile getiren topluluk, 1915 ruhuna sahip insanlardan oluşmaktadır. Gezi Parkı eylemleri amacına ulaşmıştır. Türkiye'de hiçbir şeyin artık eskisi

gibi olmayacağı ortaya konmuştur. Karşınızdakinin yaklaşımı, tepkisi demokratik olmasa da, siz mücadelenizi demokrasi çerçevesinde sürdürün. Provokatörlere fırsat vermeyin. Gençlerimiz artık evlerinize dönün” dedi. “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı" türküsünü seslendiren ve Çanakkale Savaşı'nda kimlerin olduğunu il il sıralayan Levent, bu sıralamanın sonunda "Çanakkale'de Mustafa Kemal Atatürk vardı" deyince konser alanındaki binlerce kişinin salladığı Türk Bayraklarının eşliğinde dakikalarca ayakta alkışlandı.


4

19 Haziran 2013 Çarşamba

BİBER GAZINA KARŞI İMZA KAMPANYASI Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylarda kullanılan biber gazının yasaklanması amacıyla imza kampanyası başlatıldı.

C

umhuriyet Halk Partisi Aydın Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylarda kullanılan biber gazının yasaklanması amacıyla imza kampanyası başlatıldı. Aydın Sevgi Yolunda saat 11.00 de başlatılan imza kampanyasına CHP Kadın Kolları Başkanı Saadet Kavasgil, CHP Aydın İl Başkanı Barkan Kalınomuz, Gençlik Kolları Başkanı Kemal Güneri, Aydın Belediye Başkanvekili Sümran Ünal ile çok sayıda partili katıldı. Saadet Kavasgil imza kampanyası başlamadan önce yaptığı basın açıklamasında “Gençlerimiz, çocuklarımız sizin anti demokratik uygulamalarınıza boyun eğmez. Daha da önemlisi biz analar da sizlere boyun eğmeyeceğiz. O TOMA'larınız gazlarınız bize vız gelir” dedi.

başbakan ve kurmayları protestoları dikkate almayarak olayların sertleşmesine sebep olmuşlardır. GENÇLER YENİDEN KEŞFEDİLİYOR Gezi parkı eylemlerinde yılmaz ve yorulmaz bir gençliği hepimizin yeniden keşfettiğine inanıyorum. Bu gençlik; adalet duygusunu temel alarak, hiçbir ideoloji ile ilgisi olmadan, sade ve sadece yeşilini korumak, temel özgürlüklerine saygılı olunması ile ilgili haklı

Tarihte gerici bir ayaklanmanın simgesi olan Topçu Kışlası'nın inşası ve AVM yapımı için anıtsal yeşil alan olan Taksim Gezi Parkı'nın yeniden düzenlenmesi ve projenin her türlü tepkiye karşı devam ettirileceği, halkımızın isteğinin dikkate alınmaması bu ortamı gerginleştirmiştir. İlk günlerde dünya basını, ulusal basından daha kapsamlı haber yaparak halkımızı bilgilendirmiştir. Ulusal basının bu olaylara yer vermesi yine halkın haber alma özgürlüğü konusundaki baskısı ile

HÜKÜMET SAĞDUYUDAN YOKSUN Ülkemizde son yıllarda yaşanan olaylar ve bunun sonucunda halkta biriken demokrasi özlemi duyarlı kitleleri meydanlara çıkmaya zorlamıştır diyen Kavasgil ;” Talepleri demokrasi, özgürlük, eşitlik, hukukun üstünlüğünü korumak olan halkımıza karşı, sağduyudan yoksun, “Ben yaptım, oldu.” tavrı içinde olan başbakan ve kurmayları halkın sabrını zorlamaktadır. Cumhuriyet Bayramlarında,1 Mayıslarda meydanlarda, halkın mitinglerine yasaklar getiren zihniyet yine hortlamış ve Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara çanak tutmuştur. 31 Mayıs Cuma sabaha karşı başlayan ve halen devam etmekte olan eylemlerde polisin orantısız güç kullanımı meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Gezi parkında her yaştan, her inançtan, her meslekten, her kökenden ve her düşünceden insanlar ortak irade ve dayanışma duygusu ile toplanmışlardır. Amaçları; yaşadıkları şehirde birazcık daha sağlıklı nefes alabilmek için yeşili korumak olan ve parkın dokusuna dokundurtmak istemeyen bunun içinde gece gündüz nöbet tutarak bir şehrin esas sahibinin kendileri, yani halk olduğunu göstermişlerdir. Halkın bu haklı talebinin karşısında

taleplerini belli etmeye çalışıyor. Ve çoğu kez meydanlara anne ve babası ile beraber çıkıyor. Bu gençlik, 30 Mayıs Perşembe akşamı Gezi Parkı'nda eylemlerine polise karşı kitap okuyarak, gitar çalarak son derece dayanışma içerisinde, şiddetten uzak bir ortamda başlamışlardı. Fakat, Cuma günü sabaha karşı polislerin orantısız güç kullanımıyla karşılaştılar, çadırları yakıldı yıkıldı üzerlerine tomalardan tazyikli su sıkıldı hatta bu direnişin simgesi olan fotoğraf ortaya çıktı. Bir fotoğrafta ki kırmızılı kadın polis tarafından yakın mesafeden sıkılan biber gazına karşı diklenmeden sadece direniyordu. Bu tablolar bize direnişin ne kadar masumane olduğunun göstergesi olmuştur. Bu gençlerin önünde saygı ile eğiliyoruz. ZİHNİYETLERİ ÖFKE VE ŞİDDETİ ARTTIRMIŞTIR

mümkün olmuştur. Orantısız güç kullanımı ve başbakanın sert söylemleri bu eylemleri körükleyen en önemli faktörlerdir. Polisimizle halkımızı karşı karşıya getiren zihniyet öfkeyi ve şiddeti arttırmış, yaşanan olaylarda birçok kişi yaralanmış, ölümler yaşanmıştır. Bu eylemlerde halkın elinde şiddet göstergesi olabilecek hiçbir madde bulunmazken polisin eylemcilere karşı kullandığı aşırı biber gazı, portakal gazı, plastik mermi orantısız güç zihinlere kazınmıştır. TÜRKİYE BİR SAVAŞIN İÇERİSİNDE Mİ? Türk Tabipler Birliği'nin 5 Haziran'da yaptığı açıklamaya göre olaylar esnasında tazyikli su, kısa mesafeli biber gazı atışları ve plastik kurşunlardan dolayı 43'ü ağır 4177 kişi yaralanmıştır. 3 Haziran günü, Mehmet Ayvalıtaş göstericilerin otoyol kapatma eylemi yaptığı sırada bir aracın

ezmesi sonucu, Abdullah Cömert protestolar sırasında ağır darbeler sonucu hayatını kaybetmiştir. Ankara Kızılay'da işçi olan Ethem Sarısülük başından polis kurşunuyla vurularak bitkisel hayata girmiş ve sonucunda hayatını kaybetmiştir. 6 Haziran 2013'te göstericilere müdahale sırasında bir köprüden düşerek ağır yaralanan komiser Mustafa Sarı hayatını kaybetmiştir. Bu acı tablo bize olayların ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını göstermektedir. Birleşmiş Milletler tarafından biber ve portakal gazı kimyasal silah olarak kabul edilmişken, bu kimyasal gazların meydanlardaki halkın üzerine acımasızca atılması, devletin halk sağlığını hiçe saydığının göstergesidir. Biber gazının yüksek dozlarda sıkılması bronşlarda tahrişe neden olarak kasılmaya bağlı nefes darlığı ve akut karaciğer ödemine neden olmaktadır. Özellikle astım hastası olanlar biber gazına maruz kaldıklarında solunum yetmezliğine bağlı boğulmalar yaşamaktadırlar. MEYDANLAR GAZ ODALARINA DÖNDÜ Tabipler odasının bu konuda yapmış olduğu açıklamada biber gazının insan sağlığına olumsuz etkilerini belirtmiş ve gerekli mercileri önlem almaları konusunda uyarmıştır. İnsan sağlığına olumsuz etkileri bu kadar bilinmekteyken hükümetin desteği ile emniyet güçlerinin meydanlarda bu gazları sorumsuzca kullanması, hepimizin tepkisine neden olmaktadır.

Devamı Sayfa 5'te


5

19 Haziran 2013 Çarşamba

Bu da yetmediği gibi tazyikli su sıkan TOMA'ların depolarındaki suya da biber gazı ve farklı toksik kimyasallar karıştırılmış ve su sıkılan göstericilerin vücutlarında yanmalara sebep olan alerjik reaksiyonlara sebep olunmuştur. Türkiye bir savaşın içinde midir? Kendi halkı ile mi savaşmaktadır? Hitler'in gaz odalarında insanları katlettiğini biliyoruz. İktidar Hitleri de geçmiş ve artık ülkenin meydanlarını gaz odalarına çevirmeye başlamıştır. Sadece diktatöryel rejimlerde rastlanabilecek bu uygulamalar ne yazık ki demokratik bir ülkede yaşanmaktadır. Amacı demokrasiyi ortadan kaldırmak ve adeta bir tiranlık kurmak isteyenlere sesleniyoruz. KİMSE HALKI AYRIŞTIRAMAYACAK

Gençlerimiz, çocuklarımız sizin anti demokratik uygulamalarınıza boyun eğmez. Daha da önemlisi biz analar da sizlere boyun eğmeyeceğiz. O TOMA' larınız, o gazlarınız bizlere vız gelir vız. Biz kadınlar olarak bu kimyasal silahların kullanımına karşı bütün otoriteleri göreve çağırıyoruz. Ve meydanlarda kimyasal silah kullanımına son verilmesini istiyoruz. Bilinmelidir ki, polis bizim polisimiz, halk bizim halkımızdır. Bizleri ayrıştırmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir. Unutulmamalıdır ki halk gücünün üstünde hiçbir güç yoktur. Önümüzde ki günlerde ülkemizde sağduyunun ve uzlaşmanın hakim olmasını diliyor, biber gazı terörünün sona erdirilmesi için imza kampanyamızı başlatıyoruz” dedi. İmza kampanyasında 'halkın biber

gazı yerine çiçekleri hak ettiği düşüncesi' ile boş biber gazı kapsüllerinin içine kırmızı karanfil yerleştirildi. Bugün Aydın merkezinde imza kampanyası yarın ilçelerde başlatılacak. Üçer gün

sürecek kampanya sonrası toplanan imzalar Pazartesi günü Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a gönderilecek.

SULU PARK'TAN, GEZİ PARKA SELAM VAR 3 haftadır devam eden Gezi Park direnişine Aydın'dan da destek geldi. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği'nin ortaklaşa düzenledikleri eylem Aydın-Sulu Park'ta gerçekleşti.

3

haftadır devam eden Gezi Park direnişine Aydın'dan da destek geldi. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği'nin ortaklaşa düzenledikleri eylem Aydın-Sulu Park'ta gerçekleşti. Platform adına basın açıklaması metnini okuyan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Şube Başkanı ve KESK dönem sözcüsü Kemal Gündüz konuşmasında: “Taksim Gezi Parkı'nın ranta kurban edilmesine karşı gelişen yurttaş duyarlılığını polis terörü ile bastırmaya kalkışan AKP iktidarı Türkiye halkının vicdanının, hak ve adalet arayışının güçlü duvarına çarptı. AKP iktidarı halkın bu onurlu tepkisine devlet terörüyle karşılık verme yolunu seçti. Hak ve adalet isteyen insanlarımız öldürüldü, onlarcası sakat bırakıldı, binlercesi yaralandı. Ancak halkın direnişi kırılamadı, önüne konulan bütün barajları birer birer aştı. Türkiye halkının vicdan, hak ve adalet direnişiyle sarsılan AKP iktidarı, halkın büyük direnişini kıramayınca, çevre duyarlılığına indirgemeye, yaygın polis terörü ve despotik yönetim tarzına karşı halk tepkisini gayrı meşru hale getirmeye girişti” diyerek;

Türkiye'nin özgürlüğe sevdalı insanları AKP iktidarının oyununa gelmediğini dile getirdi.

“AKP DESPOT OLDUĞU İÇİN SALDIRIYOR” Konuşmasının devamında GÜNDÜZ “Halkın hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyen ısrarlı direnişi karşısında AKP iktidarı halka karşı, tüm dünyanın gözleri önünde akıl almaz ve vahşi bir saldırı kampanyası başlattı. Halk muhalefetine sahip çıkan milletvekilleri, uluslararası gözlemciler gazlandı, coplandı. Bu vahşetin sorumluluğu faşizan politikaların talimatını veren AKP hükümetinin yanı sıra bu politikaları uygulayan başta Valiler olmak üzere kolluk güçlerine aittir. Kimden gelirse gelsin halka karşı insanlık suçu içeren talimatları uygulayarak bu suçları işleyenlerin, hesap vereceklerini akıllarından çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Bizler Türkiye halkının hak, adalet,

özgürlük ve demokrasi mücadelesinin en köklü emek ve meslek örgütleri olarak, AKP iktidarının despotik bir rejim oluşturma yönündeki bu saldırganlığının durdurulmasının bugünün en yakıcı demokratik görevi olduğu kanısındayız. Bu nedenle AKP hükümetinin polisi tarafından uygulanan şiddete derhal son verilmesini ve Başta Taksim olmak üzere şehirlerin meydanlarında uygulanan polis ablukasının kaldırılmasını talep ediyoruz” görüşlerine yer verdi.

Açıklamanın ardından 500 kişilik topluluk “Faşizme karşı omuz omuza” , “Her yer direniş, her yer Taksim”, “Gün gelecek, devran dönecek. AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı. Eylemin sonunda, beş örgütlenmenin temsilcileri Türkiye'deki aydınlanma ve ayaklanma sürecine bundan sonra daha etkin destek vereceklerini bildirdiler.


6

19 Haziran 2013 Çarşamba

AŞIRI SICAKLARA DİKKAT!!!! Çine Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlusu Dr. Elif Yalçın, Çine halkını aşırı sıcaklara karşı uyardı. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğini söyleyen Yalçın, konuyla ilgili basın açıklaması yayınladı.

Ç

ine Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlusu Dr. Elif Yalçın, Çine halkını aşırı sıcaklara karşı uyardı. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğini söyleyen Yalçın, konuyla ilgili basın açıklaması yayınladı. Doktor Elif Yalçın açıklamasında;”Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalış maktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir. Aşırı sıcaklarda en çok etkilenen gruplar: Dört yaşından küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, Bakıma ihtiyacı olanlar, Hamileler, Aşırı kilolular, Açık alanda çalışanlar, Kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar, Sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler, Sokak çocukları ve evsizlerdir” dedi. AŞIRI SICAKLARDAN NASIL KORUNMALI? Aşırı sıcaklardan korunmak için alınması gereken tedbirlerden de bahseden Yalçın; “ Günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) mecbur kalmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarıda bulunulduğunda açık

renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikli olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korumasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya sık sık sulu gıdalar almaya dikkat etmelidir. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Vücut direncini arttırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemelidir AŞIRI SICAKLARIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Güneş ve Sıcak Çarpması: Aşırı sıcağa maruz kalma sonucu beden ısısını ayarlayan terleme

mekanizmasının bozulmasına bağlı olarak vücut ısısının düşürülmemesi ile karakterize bir tablodur. İlk yardımda; kişi hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı giysileri gevşetilmeli,soğuk su veya soğutucularla (vantilatör, klima vb.) soğutulmaya çalışılmalı, kesinlikle içmesi için sıvı verilmemeli ve en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Sıcak Bitkinliği: Uzun süre aşırı sıcağa maruz kalma ve yeterli miktarda sıvı almamaya bağlı su ve mineral kaybıyla meydana gelir. Daha sıklıkla yaşlılarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve güneş altında çalışanlarda görülür. İlkyardım; Serin bir yerde istirahata alınan hastanın giysileri gevşetilip, ıslak havlu veya bezle serinletilmeye çalışılır. Sıcak krampları: Aşırı aktivite sonucunda terlemeye bağlı olarak vücutta hızlı bir su ve tuz kaybı meydana gelir. Düşük tuz seviyeleri kaslarda sıcak kramplarına neden olabilir. Sıcak krampları için tıbbi tedaviye gerek yoktur, kişinin yaptığı aktivite durdurulmalı sakin ve serin bir yerde oturtulmalıdır. Meyve suyu veya mineralli içecekler içirilmelidir. Güneş Yanıkları: Deriye hasar

Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Hattı

Alo 171

vereceği için güneş yanıklarından kaçınılmalıdır.Uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Deri kızarık ağrılı ve aşırı derecede sıcaktır. Eğer etkilenen kişide ateş, bül (su toplanması) ve şiddetli ağrı varsa veya 1 yaşından küçükse en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu vb. maddeler kesinlikle sürülmemeli, büller patlatılmamalıdır. Sıcak Döküntüsü(İsilik): Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahrişidir. Her yaşta görülmekle birlikte sıklıkla bebeklerde görülür. Küçük kızarıklıklar şeklindedir. Sıklıkla boyun, göğüs, dirsek iç yüzü gibi kıvrım yerlerinde görülür. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı daha serin ve daha az nemli ortam sağlanmalıdır. Güneşin Geç Dönem Etkileri: Güneş ışınlarının sağlık üzerine oldukça önemli olumlu etkileri mevcuttur. Uzun süre maruz kalındığında olumsuz etkiler de ortaya çıkabilir.Ciltte erken yaşlanma, gözde katarakt gelişimi, deri kanseri ve güneş lekelerinin ortaya çıkması bu olumsuz etkilerindendir” dedi.


7

19 Haziran 2013 Çarşamba

ÇİNE İÇİN DOĞALGAZ HAYIR MI ŞER Mİ? T ürkiye'nin enerji alanında durumu içler acısı. Ne enerji ''egemenliği'' ne de ''enerji güvenliğine'' sahibiz. İpimizi dışarıya bağlamış Rusya'ya, İran'a, Arap ülkelerine oluk oluk döviz akıtıyoruz. Sadece dünyanın en pahalı enerjisini tüketmiyor, enerji alanında ''en kirli ve yanlış'' bilgilerle kanaat oluşturmaya, karar vermeye çalışıyoruz. Çineli bir süredir ilçe sınırları içinde süren enerji yatırımları dolayımında enerji meselelerinde zorunlu mesai yapıyor. Enerji kaynaklarını, maliyetlerini, çevreye olan etkilerini, yerel ve ulusal ekonomiye olan yük ve katkılarını el yordamıyla öğrenmeye çalışıyor. Ancak altını çizelim ''Bilgi kirliliği'' hat safhada. Bir yanda İbrahimkavağı Köyünde tesis edilmeye çalışan Rüzgâr Enerji Santralleri (RES) diğer yanda Çine Organize Sanayi Bölgesinde inşaatı süren doğalgaz çevrim santrali… Kaynakları, ekonomileri çevreye olan etkileri bakımından birbirlerinden tamamen farklı, nerdeyse taban tabana zıt iki enerji yatırımı. Çine, iki yatırıma eş zamanı olarak tanıklık ediyor. Bu durum enerji meselelerini çocuklara kolay ve çabuk kavratabilmek için bulunmaz bir nimet… Bir tarafta yerli bir kaynak, diğer tarafta yabancı. Biri fosil, diğeri yenilenebilir. Biri en temiz enerji kaynağı diğeri.. vs vs. Ancak Çine, öğrenciler kadar şanslı olmayabilir. Yanlış bir tercih Çine'nin geleceğini karartabilir. Belediye, Ziraat Odası, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, Çine'nin neredeyse bütün kurum ve kuruluşları Çine'nin bu hayati meselesinde söz alıp, fikirlerini

ortaya koydular. Çine sokakları özgün protesto gösterilerine dahi sahne oldu… Ancak Çine'nin enerjiyle olan imtihanı tez bitti, çabuk küllendi. Uykuyauyutturulmaya yatırıldı.. İnsan unutmakla malul. Bu duruma ''balık hafıza'' deniliyor. Hepimizin bu özelliğine yatırım yapan, politik stratejilerini bu bilgi üzerinden inşa eden mebzul miktarda politikacı var, oysa kamuoyunun aylarca tartıştığı ve çözüm aradığı sorular bütün yakıcılığıyla orta yerde duruyor ve hala muhataplarından tatmin edici cevaplar bekliyor. Palmet grubuna bağlı Ales firmasının Çine OSB'de inşaatını sürdürdüğü 64MW kurulu güce ek olarak 100MW ek kapasite planladığı ve firmanın bu yönde girişimleri olduğu söylenmektedir. Çine OSB'nin yönetiminin bu kapasite artırımı konusunda bilgisi var mıdır? Böyle bir talep geldiği takdirde OSB yönetimi nasıl bir tutum alacaktır? Pegai Enerji Madencilik Tarım Sanayi A.Ş tarafından kurulması planlanan 455MW gücündeki doğalgaz çevrim santraliyle ilgili OSB yönetiminin tutumu nedir? Çine Organize Sanayi Bölgesi şüphesiz ki yatırımcı Ales firması tarafından son derece elverişlidir. Şirket için ''kar''lı olan acaba Çine için de cazip midir? Doğalgaz çevrim santralleri neresinden bakarsanız bakın termik santrallerdir. Yani ısı enerjisini elektrik enerjisine dönüştürürler. Bu üretim sırasında karbondioksit, karbon monoksit, kükürt dioksit, azot toksinler ve metan dışı uçucu organik bileşikler oluşur. Çine ortaya çıkacak bu atıklarla halleşmeyi nasıl mümkün

kılacaktır? İnşaat ruhsatı veren Çine Organize Sanayi Bölgesinin atık yönetimi ile ilgili bir planı var mıdır? Çine barajı Çine'nin nem yoğunluğunu artırmıştır. Çine'nin topografik, atmosferik yapısı, rüzgar hareketleri ve artan nem oranı hesaba katılarak Çine'nin geleceğine dair bir senaryo çalışması yapılmış mıdır? En başta OSB olmak üzere Çine'deki kurum-kuruluşlar filtre sistemleri, ağaç dikim operasyonları, buhar türbin atık ısısı, gaz türbinin ceket suyunun Çine'nin ısıtılması v.b tedbirler konusunda neler düşünmektedir? Bir yandan Çine'nin hava sirkülasyonuna açık olmayan nemli ve yüksek basınçlı atmosferine binlerce ton karbondioksit salıp bunun üzerinden kar sağlarken, bu durumu nasıl telafi etmeyi öngörmektedir? Çine Gündem gazetesi Çine için hayati bir değer taşıyan, Çine'nin geleceğini doğrudan etkileyecek

enerji yatırımlarına müdahildir ve Çinelinin ''doğru, eksiksiz ve tarafsız bilgi' 'ye erişmesi için en başta konunun taraflarına, uzmanlara, siyasal parti ve sivil toplum örgütü yöneticilerine ve bütün Çinelilere bilgi ve iletişim imkânlarını ardına kadar açacaktır. OSB doğalgaz çevrim santralinin Çinelinin gündemine taşınmasında Haber Uğur Gazetesi ve onun sahibi Yılmaz Sağlık'ın çok özel ve önemli katkıları oldu. Haber Uğur gazetesi olarak yaptığı ve yayınladığı mülakatlarla oluşturduğu veri tabanından dolayı Sağlık'a çok teşekkür ediyoruz. Kim bilir belki çok ileride bir gün, Çine'nin tarihini öğrenmeye hevesli birileri çıkıp ''Çine için kim ne yapmış?'' sorusunun izini sürer… Kimin için dua, kimin için beddua okuyacağına belki de Haber Uğur Gazetesinin termik santral haberlerine bakarak karar verir.


8

19 Haziran 2013 Çarşamba

ESNAFIN BOMBA PANİĞİ Çine'de, bu akşam saat 20.15 sıralarında, bir iş yerine emanet edilen çanta şüphe ve endişelere yol açtı.

Ç

ine'de, bu akşam saat 20.15 sıralarında, bir iş yerine emanet edilen çanta şüphe ve endişelere yol açtı. Hamitabat Mahallesi 221. Sokak da meydana gelen olay da Topçam Köyü'nde oturan Mehmet Çoban Bodrum'a gideceği yolculuk uçun zamanı olduğunu öğrenince elindeki çantayı ve şarja taktığı telefonunu bir iş yerinin bırakarak kısa süre sonra döneceğini söylemesiyle başladı. Kısa süra sonra döneceğini söylemesine rağmen dönmeyen davetsiz misafir ismini vermek

istemeyen esnafa endişeli saatler yaşattı. Bir anlıkta olsa kuşkuya kapılan esnaf çantayı eline aldığında ağırlığından korkuya kapılarak çantada bomba olabileceğini düşündü ve çevre esnaftan yardım talep etti.

Bu korku ve endişeyle birlikte durum Çine Emniyetine bildirildi. Olay yerine gelen ekiplerce olay yeri incelemesi nedeniyle güvenlik çemberi oluşturuldu. Olay yerine çanta sahibi

90 Model ve Altı, Maliye Borçlu Tüm Araçlar Değerinde Alınır.

Mehmet Çoban'ın gelmesi ve çantanın kendine ait olduğunu söylemesi üzerine bütün endişelerin yersiz olduğu anlaşıldı.

AYTAÇLAR HURDACILIK

Aytaç KARABULUT

Çine.Sanayi Sitesi I Blok No :26 Tel: 0543 204 07 50 0535 630 08 53

56. sayı  

çine gündem 56. sayı

Advertisement