Page 51

görüntüyü yine gözümün önüne getirebilmek için ruhumun tüm gücünü kullanıp durdum boşu boşuna. Onu tekrar görürsem, yüz kişinin içinde olsa tanırım. Ama o kaçıp gitti ve belleğim onun özlemiyle, ona yetişmeye çalışıyor boşu boşuna. -Langelinie boyunca, karşıma çıkanlarla ilgilenmeden ve çevremdeki şeylere aldırmadan yürüyordum, ama her an tetikteki bakışlarım gözüm ona ilişince hiçbir şeyi kaçırmadı. Bakışım sabit bir şekilde üzerinde kitlendi, artık sahibinin istemine boyun eğmiyordu. Gözlerimle bir işe girişmek ve gözlemleyemeyeceğim bir nesneyi incelemek benim için olanaksızdı; görmüyordum dik dik bakıyordum. Eskrimci yaptığı bir hamlede donar kalır ya, işte öyleydi gözlerimin kitlenmesi, baktığı yönde taşlaşıp kaldı. Yere bakmak olanaksızdı, bakışlarımı çekmek olanaksızdı, görmem olanaksızdı, çünkü çok daha öteleri görüyordum. Tek anımsadığım onun yeşil bir manto giydiğiydi, hepsi bu. Buna, Juno yerine bir bulutu yakalamak da denebilirdi; Yusuf’ un Potifar’ın karısının elinden sıyrılması gibi o da benden kaçmış ve arkada yalnızca mantosu kalmıştı.

Profile for Cihan Eyri

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Profile for cihaneyri
Advertisement