Page 204

bilmiyorsun. Haydi yükünle mavi dağlara doğru belki de kilometrelerce uzanan şu koskoca ormana doğru yolculuğuna başla. Belki de sen aslında bir balıkçı kız değil de büyü yapılmış bir prensessin; bir devin hizmetçisisin, o da seni ormana odun getirmen için gönderecek kadar acımasız. Peri masallarında hep böyledir bu. Yoksa sen ne diye böyle ormanın derinliklerine gidesin ki? Sen gerçekten bir balıkçı kız olsan ben yolun öteki yanında dururken odunlarınla yanımdan geçip kulübene doğru giderdin. Ağaçların arasında oyun yapar gibi kıvrılan o patikadan git istersen, gözlerim seni bulur; haydi dön de geriye bak, gözlerim senin peşinden geliyor; beni yerimden kımıldatamazsın, hiçbir özlem beni sürükleyemez, çitin üzerinde sakin bir şekilde oturmuş, puromu içiyorum.- Belki başka bir zaman.- Evet, başını geriye doğru biraz döndürdüğünde bakışın çapkınca; zarif yürüyüşün davetkârdı -evet, bu yolun nereye gittiğinin farkındayım- ormanın yalnızlığına, ağaçlatın mırıltısına, o büyük sessizliğe. Bak güneş bile sana yardım ediyor, bulutların ardına saklandı, ormanın gerilerini

Profile for Cihan Eyri

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Profile for cihaneyri
Advertisement