Page 180

düşleyemiyorum, ya da onu anımsamak istediğim tek yer orası belki de. Kapılar açık dururdu. Evin önündeki küçük bir bahçe, görüşü engeller, uzaklarda gözden kaybolan anayola yönelmeden önce bakışları üzerine çekerdi. Emilie çok hoştu a m a Cordelia’dan daha önemsizdi. Mekân da buna katkıda bulunuyordu. Bakışlar yerde kalır. Sabırsızca hemencecik saldıramaz, o küçük bahçede kalırdı; yol ise, uzaklarda romantik bir şekilde kayboluyorsa da, etkisi, gücü, daha çok, bakan kişinin önündeki uzaklıklara kaydırmak, ve yine aynı uzaklıklara kaydırmak için o bahçeye döndürmekti. Daire zemin kattaydı. Cordelia’nın mekânında ön plan olmamalı, ama u kun sonsuz aşkınlığı olmalı. Cordelia yerde olmamalı, havada süzülmeli; yürümemeli, uçmalı; ama öteye beriye değil, sonsuza dek ileriye doğru. Nişanlanan birisi nişanın tüm dolaplarına giriverir hemen. Birkaç gün önce papaz adayı memur Hansen, nişanlandığı güzel kızla çıkıp geldi. Kızın ne is bir şey olduğu sırrını verdi bana, ben zaten biliyordum; onun çok genç olduğu sırrını verdi bana, onu da zaten biliyordum; en

Profile for Cihan Eyri

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Profile for cihaneyri
Advertisement