Page 149

veda sahnesine nerdeyse tanık olmuştum sanki; sevecen annenin veda ederken ona bir kez daha nasıl sarıldığını gördüm, dediklerim duydum. “Artık dünyaya çıkabilirsin yavrum, senin için yapabileceğim her şeyi yaptım; bu öpücüğü dudaklarında bir mühür olarak kabul et, mabedi koruyan mühürdür o; kendin istemedikçe kimse bozamaz onu, ama doğru erkek geldiğinde onu tanırsın.” Ve ana, kızın dudaklarından kuvvetle öptü, bu öpüş insanların öpüşü gibi ondan bir şeyleri almadı, ilahi bir öpüş gibi her şeyi verdi, kıza öpüşün gücünü verdi. Muhteşem Doğa, nasıl da derin ve gizemlisin! Erkeğe kelimeyi, kıza da öpüşlerin kandırıcı dilini verdin! Bu öpüş onun dudaklarında, veda kutsaması ahunda, sevinçli selamlar gözlerindeydi; bu yüzden o andaki bakışıyla öylesine evinde gibiydi, çünkü sonuçta evin kızıydı, ama aynı zamanda öylesine de yabancıydı, çünkü görünmeden onu gözleyen tutkun annesinin dışındaki dünyayı tanımıyordu. Gerçekten ne isti, çocuk gibi gençti, ama saygı uyandıran o soylu genç kızlık vakarıyla donanmıştı.- Fakat çabucak tekrar

Profile for Cihan Eyri

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Profile for cihaneyri
Advertisement