Page 102

marşımdır o benim- ama nişan almıyorum henüz, oku yaya takmadım bile daha. Az sayıda insan sık sık aynı odada bir araya geliyorsa aralarında hemen, herkesin kendi yerini, kendi statüsünü alacağı bir gelenek oluşuverir; istendiğinde açılıp bakılacak bir resim, savaş alanının bir haritası haline gelir bu. Wahl’ların evinde bir tablo oluşturmak üzere bir araya gelişimiz de böyle işte. Akşamlan çay içeriz orada. Genellikle, o ana dek kanepede oturmuş olan hala, Cordelia’nın kalktığı küçük çalışma masasına taşınır. Cordelia kanepenin önündeki çay masasına geçer, Edvard onun ardından gider. Ben halanın ardından giderim. Edvard gizliliği korumak ister, fısıldayarak konuşmaya çalışır ve tümüyle sessiz kalacak kadar iyi becerir bunu. Bense halaya yağdırdığım laflan gizlemem pazar iyatları, yarım kilo tereyağı için kaç litre süt gerektiğinin, ara krema aşaması ve tereyağı yayığının diyalektiği ile hesaplanması; bunlar yalnızca, bir genç kızın çekinmeden dinleyebileceği bir konu oluşturmakla kalmaz, çok daha değerlisi, hem aklı hem yüreği aynı şekilde güçlendiren, güvenilir, dolaysız ve örnek

Profile for Cihan Eyri

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Baştan Çıkarıcının Günlüğü  

Profile for cihaneyri
Advertisement