Page 1

Türkiye’nin tüm aileyi kucaklayan ilk online dergisi

FAMILY HUG www.familyhug.us

Yalanlar İle İlgİlİ Gerçekler Televizyon ve Çocuk

Biradambirbebek

Nisan 2014 Yıl 2 Sayı 3

Okulların yeni misyonu

Horlayan çocuğun büyümesi risk altında

Merve Hasman

Otantik bir Afrika kenti MARAKEŞ


NELER VAR BAŞKA NE VAR HORLAYAN ÇOCUĞUN BÜYÜMESİ RİSK ALTINDA KİTAP İşte size Nisan ayı için bir kaç kitap önerisi.

KONUK YAZAR

ALİ RIZA ÇATAL

YAZARLAR TUĞÇE ACARÖZ OĞUZ Televizyon ve çocuk

Okulların Yeni Misyonu

AYŞEGÜL İŞLEKELLER BOZCA

PROF.DR.DERYA KARADENİZ Yatırımcının büyük hayalleri

Yalanlar ile ilgili gerçekler

NİLSU EMRE

Otantik bir Afrika kenti MARAKEŞ

KIDOMUNDO

PEMRA UĞURAL Pemra Uğural’dan yeni çıkan ürünler...

RÖPORTAJ EBRU KARADUMAN MERVE HASMAN DR.BAHAR ERİŞ


Cesur Doruk

Family Hug Biradambirbebek

İMTİYAZ SAHİBİ Turcreative adına Cesur Doruk GENEL YAYIN YÖNETMENİ Cesur Doruk

Haydi gezmeye gidelim; Bir baba olarak bu cümleyi söyledikten sonra anne, çocuk ve sizin evden tahmini çıkma sürenizi 45 dakika ile 1 saat arasında düşünebilirsiniz. İşte anne hazırlık listesi ve gerekli malzemeler;

REKLAM Turcreative GENEL EDİTÖR İrem Gürel BÖLÜM EDİTÖRÜ Pemra Uğural

• Kıyafetler hazırlanacak giyilecek, cam yada balkona çıkılacak havaya tekrar bakılacak ve kıyafetler havanın durumuna göre belki bir kalın yada incesi ile değiştirilecek, • Değişen kıyafetler her ihtimale karşı gezmeye giderken yanınıza alınacak çanta bavul karışımı şeye konacak, • Ufaklık için yedek çamaşırlar unutulmamalı tabi, • Gezmek için gidilecek yer sulak olabilir bu sebeple bir şemsiye de koyalım, • Gezmek için gidilecek yer kurak olabilir bu sebeple bir şişe su atalım bavula, • Gezmeye gidilecek yer açlık çekilen bir yer olabilir bu sebeple bir iki atıştırmalık olmazsa olmaz. • Islak mendil, kuru mendil, az-orta sulu mendil, tuvalet kağıdı, kağıt havlu,

YAZARLAR Pemra Uğural Tuğçe Acaröz Oğuz Ayşegül İşlekeller Bozca Nilsu Emre Anneysen Prof. Dr. Derya Karadeniz Ali Rıza Çatal

Bazen evde minikle haydi gel ikimiz dolaşmaya çıkalım babacım diyorum. Tahmini evden ayrılma süresi 10 dakika.

Eğitim Bölümü İçin Özel Sezin Okulları’na Teşekkürler

İşte babanın hazırlık listesi ve gerekli malzemeler; • • •

Baba Çocuk Arabanın anahtarı, belki ruhsat

Yahu susarsak su alırız, acıkırsak oturur yeriz. Aradaki 35-40 dakikayı gezmede geçirir, anne ayakkabılarını bağlarken eve geri döneriz

BÖLÜM EDİTÖRÜ Görkem Pamukçu KAPAK Merve Hasman

ONLİNE DAĞITIM familyhug.us Turkcell Dergilik İLETİŞİM bilgi@turcreative.com


4 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 5


6 | FAMILY HUG

Röportaj

TÜM ÇOCUKLAR CİMNASTİK İLE SPORA BAŞLASIN! 3 yaşında cimnastik ile tanışan Ebru Karaduman bu spor dalını profesyönel mesleği olarak seçmiş,1993 - 2006 yılları arasında Türkiye Cimnatik Federasyonu’nun lisanslı sporcusu olarak 2005 Akdeniz Oyunları, 2004 – 2005 Avrupa Şampiyonaları, 2005 İzmir Üniversiteler Arası Dünya Şampiyonası gibi pek çok uluslararası yarışmada ülkemizi başarıyla temsil etmiş ve hayatını spora adamış bir idealist. Başarılarını ve deneyimlerini yeni nesillerle paylaşabilmek için 2009 yılında Suadiye-Bağdat Caddesi’nde Beden Atölyesi’ni kurmuş; ardından Caddebostan şubesi ile çocuklarla yetişkinleri bir arada toplamayı başarmış.

Ebeveynler çocuklarını Beden Atölyesi’ne daha çok cimnastikçi olsunlar diye mi, alt yapıları hazırlansın diye mi yolluyorlar? Cimnastikçi olmasının getirdiği müthiş disiplinden olsa gerek, Beden Atölyesi’nde gözlemlediğim her detay hemen hemen mükemmel. Aklına gelen her projeyi anında hayata geçirirken sadece yapmış olmak için değil, en ince ayrıntısına kadar hesaplayıp uygulamış Ebru Karaduman. Kendisiyle yaptığım bu harika sohbetin sonunda aklıma kazınan tek birşey var : Cimnastikten sonra yapılacak herhangi bir spora çocuklar bir adım önde başlar. Ebru Karaduman’ın amacı eski bir milli sporcu olarak, ileride milli cimnastikciler yetiştirmekten öte, tüm çocukların spora cimnastik ile ilk adimi atmalarını sağlamak. Beden Atölyesi nedir, nasıl bir felsefesi var, neler sunuyor gelin hep beraber keşfedelim ve sporun gücünü çocuklarımıza aşılamanın ilk adımını atalım…

Beden Atölyesi 5 yıldır hizmet veriyor ve bu süre içerisinde gördüm ki buraya gelen aileler son derece bilinçli. Artık birçok aile cimnastiğin faydalarının farkında ve ‘ilk adımı cimnastikle atsın, tüm sporların temeli cimnastikmiş, böyle duyduk’ diyerek çocuklarını getiriyorlar. Çoğu, çocukları önce spor yapmayı sevsin ve cimnastikle vücudun kazanması gereken alt yapıyı elde etsin, sonra nerede mutlu olursa en iyi neyi yaparsa o yolda devam etsin mantığı ile başvuruyor. Cimnastiğe küçük yaşta başlayan bir çocuk sonrasında hangi spor dalına kayarsa kaysın diğerlerine göre her zaman bir adım önde başlayacaktır. En küçücük yaşta başlanabilecek tek spor cimnastik olduğundan aileler bunu bilerek çocuklarını Beden Atölyesi’ne yönlendiriyorlar.


FAMILY HUG | 7 ‘Çocuğumun cimnastikçi olmasını istiyorum’ diyen ebeveynler için neler sunuyorsunuz?

Be de nA tö lye si

Bazı aileler okuldaki öğretmenlerden aldıkları geri bildirimle veya kendi sportif alanlardaki deneyimleri ile çocuğunun cimnastiğe çok yatkın olduğunu öngörebiliyor ve çocuğunun bu spor dalında profesyönel olarak ilerlemesini isteyebiliyor. Bu durumlarda şöyle bir yöntem uyguluyoruz : Bir çocuğun 6 yaşından evvel alması gereken cimnastik temelleri ve eğitim formatı Beden Atölyesi’nde mevcut. Bu süre zarfında çocuğun hareket kabiliyetlerini gözlemlediğimiz kadar mental olarak bu sporu devam ettirmeye hazır mı onu da ölçüyoruz. Çocuğun karakteristik özellikleri fiziksel yeteneği kadar önemli bir hal alıyor bu safhada. Tüm sporlara göre cimnastik cesaret gerektiren bir spor. Cimnastikçinin biraz gözü kara ve deli yürek bir çocuk olması lazım. Çocuğu gözlemleyip

değerlendirdikten sonra ailenin düşündüğü gibi bu konuda ilerleyebilir bir potansiyeli varsa burada 1-2 yıl temel eğitim aldırıyoruz. Sonra ben onları Istanbul’da 17 senelik profesyönel cimnastik hayatım sayesinde güvendiğim, lisans alabilecekleri kulüplere teslim ediyorum.


8 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 9 Nasıl bir felsefe üstüne kurulu Beden Atölyesi? 'Beden Atölyesi milli cimnastikçiler yetiştiriyor' diye bir felsefemiz yok. Kendim milli bir cimnastikçi olarak bunca yılda edindiğim tecrübe, Türkiye'de amatör kalmış sporlarda profesyönel sporcu olmak çok zor. Eğitim sistemi, fiziksel koşulların yetersizliği, antrenörlerin dünya standartlarının çok altında olması gibi birçok etken göz ardı edilmemeli. Ayrıca çocuğunun cimnastikçi olmasını arzulayan ebeveynlerin göz önünde bulundurması gereken başka gerçekler de var. Ne gibi gerçekler bunlar? Hangi spor dalında olursa olsun eğer aile çocuğunu profesyönel bir spor hayatına başlatıyorsa kendi standartlarını da o yönde çizmeli. Cimnastik için konuşuyorsak unutmamak gerekir ki çocuk gerekirse haftanın 7 günü en az 3-4 saat antremana gidecek, beslenmesini ona göre kontrol edecek, gerekirse okulundan özveride bulunacak. Çocuğun bu tempoyu kaldırmadaki kapasitesi de çok önemli. Okul hayatı ile birlikte böylesine yoğun bir tempoyu her çocuk taşıyamaz. Profesyönel sporcu demek işçi demektir bir nevi. İstanbul'daki olanaklar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bundan iki sene öncesine kadar bir tane profesyönel cimnastik salonu vardı İstanbul'da. Hobi grubu dediğimiz okul öncesi çocuklar da, milli sporcular da aynı salonda antreman yapıyorlardı. Ben bütün sporculuk ve antrenörlük tecrübelerimi orada geçirdim. Sporculukta çektiğim sıkıntıları iş hayatımda çekmek istemediğim için Beden Atölyesi'ni kurdum. Benim zamanımda gittiğim Bağlarbaşı tesisleri yıkıldı, Burhan Felek'e taşındı. Sadece yarışmacı düzeyindeki çocukların çalışabileceği bir alan oluşturuldu. Hobi grubu ise Kartal'a transfer olan tesislerde devam ediyor. Bu trafik ve yoğunlukta bunu sağlıklı ve sürekli bir şekilde devam ettirebilmek çok zor. Sizce neden bu kadar sınırlı tesis sayısı? Bir cimnastikçinin profesyönel anlamda olimpik bir yarışçı olabilmesi için dünya standartlarında kullanılan markalara ait cimnastik aletlerini kullanması gerekmektedir. Bu aletler de yurtdışında üretiliyor ve oldukça pahalı.Ayrıca aletlerin asılması veya konulması gereken ölçüler de belli olduğundan bunları yerleştirebileceğiniz salonun da aynı standartlarda çok büyük olması gerekmekte.

Beden Atölyesi'nin sunduğu eğitimler ne yönde? Burada temel cimnastik uygulamaları hakim. 3 yaş itibarıyla çocuklar temel cimnastik eğitimi alarak bedenlerini tanıyor; kuvvet, koordinasyon ve denge kazanıyorlar. Daha sonra denge aleti, tırmanma duvarı, halkalar gibi aletlerle tanışıyorlar. Ancak bunlar demin bahsettiğim olimpik ölçülerde değil. Zaman içinde ilerlemek isteyen çocukların ritmik cimnastikte mi artistik cimnastikte mi yetenekli ve istekli olduğunu fiziksel yeteneklerine ve ruhsal durumlarına göre gözlüyoruz. Burada tüm mini aletlerle tanışıyorlar, onlarla çalışmayı öğreniyorlar. 3-6 yaş arasındaki çocuğun kolları güçlenecek, karada beden hakimiyetini kazanacak ve dengesini bulabilecek ki denge aleti üzerinde hareket yapabilsin. Her iki cimnastik dalında da öğretilere yer veriyoruz. Ritmik cimnastik ile artistik cimnastik arasındaki farkı açıklar mısınız? Artistik cimnastik kuvvet ve esneklik odaklıdır, akrobasi içerir. Ritmik cimnastik ekstra esneklik gerektirir, yer/zemin üzerinde yapılır ve kullanılan beş farklı enstrüman vardır.


10 | FAMILY HUG Kaç kişilik gruplarda eğitim alıyor çocuklar? Gruplarımız maksimum 12 kişilik ve mutlaka 2 eğitmen görev alıyor. Grup sayısı 6'ya düştüğünde ise bir eğitmen yeterli oluyor. Çocukların bir saatlik antreman boyunca en verimli ve kaliteli eğitimi alabilmeleri için müthiş bir hassasiyet gösteriyorum. 18 ay- 36 ay arası oyun odaklı spor gruplarımız da mevcut. O gruplarda da maksimum 6 çocuk ve 2 eğitmen yer almakta. Çocukların verim alabilmesi için ne sıklıkta gelmelerini tavsiye edersiniz? Benim ebeveynlere tavsiyem çocukların minimum iki gün gelmesi. %90 katılım oranı da böyle zaten. Bir çocuk hangi sporu yaparsa yapsın haftada bir gün katılım muhakkak fiziksel bir gelişim sağlayacaktır. Ancak benim için en önemli konulardan biri spor disiplinini, kültürünü ve ahlakını en erken yaşta alabilmeleri. Bu nedenle tek tip kıyafet zorunluluğumuz var örneğin. Bir saatin içerisinde sadece 30. dakikada tuvalet ve su molası alabiliyorlar. Onun dışındaki istisnai durumlar için öğretmeninden izin almadan fevri bir özgürlükte bulunmaları da düzene uygun değil. Çocuklar bir gün geldiğinde antreman biraz faaliyet gibi kalıyor, spor bilincine varamıyorlar. O yüzden minimum iki gün en ideali. Başka hangi spor dallarında eğitim alabiliyorlar? Karate derslerimiz var. Onun dışında bale ve dans derslerimiz mevcut, ama bunları yan branş olarak sunuyoruz. Cimnastik konusunda hiç mütevazi değilim ama bale ve dans konusunda bir iddiamız yok. Özellikle kız çocuklar belli bir yaş döneminde baleye özeniyorlar, kıyafetleri giymeyi seviyorlar. Biz de bu alanlara ilgisi olan çocuklara hizmet veriyoruz. Birçok anne bale ve cimnastik arasındaki farkı soruyor. Önce bale mi yoksa cimnastik mi sorusuyla sıkça karşılaşıyorum. Cimnastik olimpik bir spor branşı, bale ise bir sanat dalı. Önce çocuk cimnastikle kuvveti, koordinasyonu ve dengeyi kazanmalı.

Cimnastik eğitimi almış bir çocuk 3-5 yıldır bale yapan bir grubun arasına katıldığında hemen adaptasyon sağlayabiliyor, onların seviyesine yetişebiliyor. Ama üç yıl bale yapan bir çocuk, üç yıl cimnastik yapan bir grubun arasına katıldığında aynı seviyeye yetişmekte zorlanıyor. Benim tavsiyem önce cimnastik sonra baledir. Bir çocuğun en son cimnastiğe başlama yaşı kaç olmalıdır? Cimnastiğe her yaşta başlanabilir. Eğer çocuktan profesyönel cimnastikçi olmasını bekliyorsak en geç 6 yaş diyebiliriz, ki bazen o bile geç. Hobi ve gelişim olarak yapmak isteyenler için ise yaş sınırı koymam doğru olmaz, bunun bir yaşı yok. Bize 12 yaşında,15 yaşında başlayan çocuklarımız da var. Bu tabi ki onun isteği ve fiziksel gelişimine de bağlı. Bana 30 yaşında gelip salto atan kişiler de oldu.:) Daha büyük yaşta başlayıp spor disiplinine alışmamış çocuklarla sorun yaşıyor musunuz? Bunu yaşıyoruz, evet. Bu çocuğun karakteri, yetiştirilme tarzı ve aile yapısına bağlı olduğu için yaşla alakalı olmuyor her zaman. Pedagojik donanımımız ve değişik çocuk varyasyonları ile farklı şekilde ilgilenme metodlarımızla bu tarz çocuklara yaklaşımlarımız da farklı oluyor. Beden Atölyesi'nde spor disiplini aşılıyoruz diye ağlayan bir çocuğa da 'hayır bunu yapacaksın' gibi bir zorlama uygulamıyoruz. Önemli olan o çocuğa nasıl yaklaşacağını bilmek, sporu nasıl sevdirebileceğini, onu nasıl alıştırabileceğini çözmek. Böyle bir çocuk ilk derse girmeyebiliyor. Ya da sadece izliyor veya annesiyle katılıyor. Onu kazanabilmek için her yolu deniyoruz. Bazı özel durumlar olup da konu bizi aşıyorsa aileye profesyönel bir yardım almaları gerekliliğini öneriyoruz. Bugüne kadar 10 çocuğun 9'unu kazanmışızdır, bu konuda tecrübemize ve deneyimlerimize güvenim sonsuz. Enteresan bir çocuk doğum günü parti konseptiniz olduğunu duydum. Biraz anlatır mısınız?


FAMILY HUG | 11 Çocuklar her yerde birbirine benzeyen doğum günlerine katılmaktan sıkıyorlar. Bir spor merkezi olarak spor odaklı dogum günü partileri düzenleyerek çocuklara kaliteli ve eğlenceli bir gün yaşatıyoruz. İstiyoruz ki doğum günü çocuğu o gün arkadaşlarına bir karate veya dans dersi hediye etsin. Konsepti çocuğun seçtiği bir spor dalı olması en büyük arzumuz. Seçilen temaya uygun olarak davetiyeler hazırlıyoruz. Doğum günü çocuğunun gelecek arkadaşları seçilen spor dalı ile ilgili hiçbirşey bilmese bile yaşıtları ile birlikte sporu tanıyor, bir grup aktivitesi kıvamında eğleniyor. Spor konseptli doğum günlerimiz iki buçuk saat sürüyor. Bir saati uzmanlar eşliğinde dolu dolu bir spor deneyimi ile geçiyor. Ayrıca havaların güzelleşmesiyle bahçemizde de misafirlerimizi ağırlıyoruz, partiyi arzuya göre hem iç mekan hem dış mekan olarak çeşitlendiriyoruz. Yetişkinler için neler sunuyor Beden Atölyesi? 'Aile Hareketi' ile burada bir ilki yakaladık. Son derece verimli bir aile konsepti yarattık. Program sayesinde kapıdan giren anne-baba-çocuk ayrı ayrı kaliteli spor yapma lüksüne sahip olabiliyor. Aile üyelerine eş zamanlı dersler sunuyoruz. Çocuklar yukarıda spor yaparken anneler aşağıda pilates yapıyorlar. Bahçede yoga veya zumba yapma şansına da sahip olabiliyorlar. Babalar arzu ederlerse kahvelerini yudumlayıp dinleniyor veya özel ders alabiliyorlar. Özellikle çalışan anneler haftasonları kendilerine ayıracak fazla vakit bulamıyorlar ve çocuklarının aktiviteleri peşinde koşuyorlar. Biz de buradan yola çıkarak tüm spor seven aile fertlerine ayrı ayrı imkanlar sunuyoruz. Ayrıca 22.mart.2014 itibarıyla her Cumartesi sabah 8'de Beden Atölyesi sponsorluğunda sporseverlerle buluşuyor ve sahil yoluna çıkıp 40-50 dakikalık sabah koşusu yapıyoruz. Daha sonra Beden Atölyesi'ne gelip 'streching' yaparak sabah sporumuzu tamamlıyoruz. Bir sporcu olarak insanları spora teşvik etmeyi seviyorum, en kısa zamanda bu rutini Avrupa yakasında da başlatmayı planlıyorum.

Hayallerini gerçekleştirmekte hiç vakit kaybetmeyen Ebru Karaduman’ın hem çocuklarımıza hem de ebeveynlere katmaya devam edeceği yeni projeleri arasında Türkiye’nin çeşitli köşelerinde özellikle Anadolu’da spor yapma imkanına ve alışkanlığına sahip olamayan kişilere sponsporların da desteği ile değişik spor faaliyetleri götürmek. Başarılarını ölümsüzleştirmek için durmadan üreten ve çalışan Ebru Karaduman'ın adını kısa zamanda her yerde duyacağımıza hiç şüphem yok. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz bu genç sporcu ile gurur duyuyor ve başarılarının devamını diliyorum.

İskele Cad. Selin Sok. Tibaş Blokları B-Blok No:6 Dükkan:1 Caddebostan / İstanbul T: +90 216 467 45 62 M: +90 530 116 71 14 F: +90 216 467 45 63 info@bedenatolyesi.com www.bedenatolyesi.com


12 | FAMILY HUG

Ne var? Ne yok? Bahara açılan kapılardan sokaklara, bahçelere, parklara dökülecek çocukların ayıdır Nisan. Yüce Atatürk'ün çocuklarımıza armağan ettiği Çocuk Bayramı'nın şenliklerle kutlanacağı, neşeli çığlıkların etrafımızı saracağı, içimizdeki çocukların çıkacağı mevsimlerin sultanı ilkbaharı yarışmalarla, festivallerle, eğlenceli oyunlarla veya seyahat ederek karşılayamaya hazırız. Ya siz? ZUZUBO'NUN SÜRPRİZ FAALİYETLERLE DOLU PAKETLERİ KAPINIZDA! Zuzubo 3-7 yaş aralığındaki tüm çocuklar için sizi zahmete sokmadan birlikte yapabileceğiniz sürprizlerle dolu faaliyetleri evinize kadar getiriyor.Çocukları ile kaliteli zaman geçirmek isteyen veya bugün çocuğumla ne yapsam diye düşünen ebeveynler için tasarlanan Zuzubo'ya aylık ya da yıllık üye oluyorsunuz. Her ay uzmanlar ile birlikte özenle seçilen kitapları okuyup, eğlenceli ve eğitici faaliyetleri çocuğunuzla birlikte yaparak, her bir temayı farklı açılardan keşfetme fırsatı yakalıyorsunuz. İhtiyaç duyduğunuz tüm materyal ve yönlendirmelerin yer aldığı aylık faaliyet paketi Zuzubo’da her ay farklı bir tema 5 ana başlıkta işleniyor;


FAMILY HUG | 13 YARAT – ihtiyaç duyduğunuz her türlü materyal ve yönlendirmenin yer aldığı, çocukların yaratıcılıklarını ve motor becerilerini geliştiren 2-3 elişi projeleri. KEŞFET - Her ay bir tema çerçevesinde çocuğunuzun doğayı ve dünyayı keşfedeceği zihinsel ve duygusal gelişimi için özel uygulama ve ürünler. OKU – Ayın temasına uygun, tamamlayıcı, çocukların hayal gücünü zenginleştiren, iletişim becerilerini arttıran özenle seçilmiş kitaplar. EĞLEN – Çocukların fiziksel gelişimleri için hareketli zaman geçirmelerini sağlayan oyunlar ve aktiviteler. BAĞLAN – Ayın temasına uygun Zuzubo üyelerine özel web sayfasında çeşitli avantajlar ve eğlenceli aktivite önerileri. Detaylı bilgi ve siparişleriniz için : http://www.zuzubo.com

BEBEĞİNİZLE SEYAHAT EDEN YATAK : BABY BJRÖN TRAVEL CRIB LIGHT Bebekle seyahati organize etmenin en sıkıntılı kısmı konaklayacağınız mekanlarda onun nerede hangi yatakta uyuyacağını ayarlamak. Otellerde tam ihtiyacınıza uygun yatağı bulmak mümkün olamayabilirken, misafir edildiğiniz evlere geçici olarak bebek yatağı aldırmak da fuzulidir. Dünyanın ünlü bebek ürünler markası Baby Björn seyahat eden bebekleri ve onların annelerini detaylı bir şekilde düşünmüş, muhteşem bir ürün tasarlamış. İstenildiği zaman oyun parkı, istenildiği zaman yatak olarak kullanilabilen Travel Crib Light adı üstünde son derece hafif. Katlayın, çantasına koyun, taşıyın! Taşımak için hafif, kurulumu çok kolay ve pratik bu seyahat yatağı 0-3 yaş bebekler için uygun. Birbirine monte edilmesi gereken hiçbir parça yok, ayaklar otomatik olarak katlanıyor. Rahat taşıma için özel çantasında sizinle seyahat edecek olan yatağınızın ağırlığı 6 kg. Arabada, uçakta bagaj sorunu çıkartmadan rahatlıkla her yere sığacak boyutta. Travel Crib Light ile bebeğinizin uyku düzeni adına kafanız rahat!


14 | FAMILY HUG

ÖDÜLLÜ RESİM YARIŞMASI İÇİN ÇOCUKLAR AİLELERİNİ ANLATACAK Gratis'in çocuklar için düzenlediği resim yarışmasında küçük ressamlar ailelerini resmederek yarışacaklar. Ödüllü yarışmanın son katılım tarihi ise 14.Nisan.2014 olarak belirlendi. Kazananlar 23 Nisan tarihinde açıklanacak. Gratis’in gelenekselleşen resim yarışmasında çocuklar bu yıl “Benim Güzel Ailem” konusu için resim yapacaklar. Bu yıl 5’incisi düzenlenen yarışmaya Türkiye’nin her yerinden 7-10 yaş aralığındaki her çocuk katılabilecek. Yarışmaya katılmak isteyen küçük ressamların yapması gereken tek şey, herhangi bir Gratis mağazasından ücretsiz olarak alacakları katılım formunu doldurmak ve ailelerini resmetmek. Yarışmaya son katılım tarihi olan 14 Nisan 2014’e kadar resimlerini Gratis mağazalarına bırakan çocukları eserleri jüri tarafından değerlendirilecek ve 23 Nisan 2014 tarihinde kazananlar açıklanacak. Yarışmanın ödülleri ise şöyle; 1’inciye Sony Playstation 4, 2’inciye Retina ekranlı iPad mini 16gb / WiFi, 3’üncüye iPod nano.

23 NİSAN ÇOCUK FESTİVALİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI! 23 Nisan’da KüçükÇiftlik Park’ta Keremcem ve Emir Yargın’ın sahne alacağı, birbirinden eğlenceli gösteriler, workshoplar ve oyun alanlarının bulunduğu çocuklara özel bir festival olacak. KüçükÇiftlik Park’ın kapalı alanında gerçekleşecek olan festivalin sürprizi ise Barış Manço! Sevilen çizgi kahraman Caillou’nun interaktif bir gösteri yapacağı festivalde ebeveynler için de özel bir program var! Festival dev masal kitapları, masal labirenti, düşünce gücüyle araba yarışı, çocuk tiyatrosu, palyaço ve kukla gösterisi, animasyonlar, resim atölyeleri ve ritim gösterileriyle renklenecek. Her yaştan çocuğun katılabileceği, sosyalleşerek iyi vakit geçirecekleri 23 Nisan Çocuk Festivali’nde ebeveynler için de özel bir program bulunuyor. Aileler çocukları atölye, workshop ve gösteriler ile vakit geçirirken uzman bir danışman tarafından hazırlanan atölyeye katılarak çocuk gelişimi ve iletişimiyle ilgili eğitim alabilecek. Kapı açılışından etkinlik sonuna dek ailelerin tüm günü rahat geçirebilmeleri için planlanan yaşam alanlarında yiyecek içecek standlarının yanı sıra bebek bakım merkezi de bulunacak. Ailece keyifli vakit geçirmek ve çocuklarınızın yeteneklerinin farkına varmasını sağlamak için bu festivali kaçırmayın. Bilet Satın Almak İçin : www.biletix.com


FAMILY HUG | 15


16 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 17


18 | FAMILY HUG

Okulların yeni misyonu Okulların tarihsel süreçte geleneğe dönüşen bilgi kazandırma misyonu yeni bir boyuta evriliyor. Artık okulların başarısı, ezberlettiği bilginin ötesinde, insana kazandırdığı yaşam becerileriyle ölçülecek. 21. yüzyıl önümüzdeki süreçte öncelikle insana, hayatı yönetme becerisi kazandıran okullara şans tanıyacak. İnsanlığın bilgi tutsaklığını sorgulaması geçen yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. Bilgi kaynaklarına ulaşmanın alabildiğine kolaylaşmasıyla birlikte, bilgi hakkındaki algı da başka bir boyuta evrilmiştir. Bilginin, yeni değerlerle desteklenmediği takdirde tek başına anlamlı olmadığı ve 21. yüzyılda hayatı yönetmeye yetmeyeceği artık tartışmasız şekilde kabul edilmektedir. Bu olgu, eğitim aydınlanması diyebileceğimiz ciddi bir paradigma değişikliğine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak, gelişmiş eğitim sistemlerinde hem öğrenme yöntem ve teknikleri gözden geçirilmiş, hem de öğrenilmesi gereken eğitsel değerler yeniden düzenlenmiştir. Paradigma değişikliği ve okulların bilgi saplantısından vazgeçmesi iki temel nedene dayandırılmaktadır. 1. Bilgiye ulaşmanın artık çok kolaylaşmış olması 2. Değişen dünyanın yeni yaşam becerileri gerektirmesi


FAMILY HUG | 19

Yeni insanın başarı ölçütü, bilginin ötesinde, hayatı yönetme becerisidir. DÜNYA HIZLA DEĞİŞİYOR Az gelişmiş toplumlar, bilgi saplantısıyla bir kısır döngü yaşarken, dünya hızla değişmektedir. Şimdilerde her sabah okullara koşan milyonlarca öğrenciyi önümüzdeki on yıllarda yepyeni bir hayat beklemektedir. Onlar, aktif olarak hayatın akışına katıldığında, çalışma koşullarından üretim biçimine, iletişimden toplum yönetimine, ekonomiden siyasete her şey alabildiğine yenilenmiş olacak. Şehirler, fabrikalar, alışveriş merkezleri çok kültürlü ortamlara dönüşecek. Bugün var olan pek çok meslek tarihteki yerini alacak ve çocuklarımız, henüz adını bile bilmedikleri yeni mesleklerle tanışacak. Çocuklarımızı bekleyen hayat, tartışmasız şekilde yeni bir insan modeli gerektirmektedir. Yeni insanın başarı ölçütü, bilginin ötesinde, hayatı yönetme becerisidir. Çünkü bilgiye ulaşmak yeni teknolojiyle alabildiğine kolaylaşmış ve esasen bilginin, önemli olmakla birlikte, hayatı yönetmek için yeterli bir değer olmadığı anlaşılmıştır.

Günümüzde insanoğlunun çok net olarak, bilginin ötesinde, değişen hayatın gerektirdiği yüksek zihinsel becerilere ihtiyacı vardır. Bilinen o ki, geleneksel okullar bilgi takıntısıyla oyalanırken, beceri kazandırma ve çocuklarımızı 21. yüzyıla hazırlamada kesinlikle yetersiz kalmaktadır. Bu gereksinim, okul tanımına yeni ve çok önemli bir boyut eklemiştir. Artık iyi okullar bilginin ötesinde, beceri kazandıran eğitim kurumlarıdır. Bu bağlamda, gelişmiş toplumlarda okulların başarısı bilgiden önce, öğrencilerine kazandırdığı beceri ve etik değerlerle ölçülmektedir.


20 | FAMILY HUG 21.YÜZYIL FARKLI BECERİ VE ETİK DEĞERLER GEREKTİRMEKTEDİR Yeni dünya düzeninin gerektirdiği yaşam becerileri pek çok tutum, alışkanlık, davranış ve etik değerden oluşmaktadır. Ancak yaşam becerilerini kazandırmak bilgiyi kazandırmak kadar kolay olmamaktadır. Her beceri, teknik nitelikteki ders etkinlikleriyle deneyimlenerek, süreç içinde öğrenilmektedir. Küresel yeterlikler olarak da tanımlanan başlıca temel yaşam becerileri şunlardır: 1. Bilgiye ulaşmayı bilme, ulaştığı bilgileri filtreleme ve kullanma 2. Dinlediklerini, okuduklarını ve izlediklerini nitelikli anlama 3. Akıl yürütme, yorumlama, değerlendirme, çıkarım yapma 4. Beynine ulaşan uyaranları doğru algılama, 5. Alternatif düşünme 6. Sorun çözme 7. Mutlu olmayı başarma 8. Beden ve ruh sağlığını koruma 9. Başarılı şekilde iletişim kurma 10. Özgüveni ölçülü kullanma 11. Çevresiyle barışık yaşama 12. Duygularını yönetme 13. Sevgi, saygı, hoşgörü, uzlaşma, paylaşma, yardımlaşma, iyilik yapma, doğru davranma, dürüst olma, doğayı koruma, kaynakları ölçülü kullanma, empati kurma, tasarruf etme, aklını vicdani kullanma gibi, hayatı güzelleştiren ve kolaylaştıran etik değerleri içselleştirme. 21. yüzyılın, bundan böyle, bilginin ötesinde, hayatın gerektirdiği aşağıdaki beceri ve değerleri kazandıran okullara başarı şansı tanıyacağı, bunu başaramayanları yarıştan ayıracağı anlaşılmaktadır.

Ali Rıza Çatal Özel Sezin Okulu Eğitim Danışmanı


FAMILY HUG | 21


22 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 23

HORLAYAN ÇOCUĞUN BÜYÜMESİ RİSK ALTINDA Annelerimizin “Uyusun da büyüsün” ninnisi birçoğumuzun hala kulağında... Yapılan son araştırmalar çocukların büyümesinde kaliteli ve sağlıklı bir uykunun en önemli etken olduğunu gösteriyor. Liv Hospital Nöroloji ve Uyku Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz uykunun fiziksel yenilenme, beynin gelişimi ve hafızaya etkisinin çok önemli olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Derya Karadeniz, “Uykunun çocuklarda herhangi bir şekilde bozulması, azalması veya bir uyku hastalığının ortaya çıkması çocuğun hem fiziksel büyümesini yavaşlatır hem de başta okul performansı olmak üzere sosyal becerilerini ve psikolojik gelişimini bozar” diyor.


Uyku bozukluğu okul başarısızlığına davetiye çıkarıyor Uyku bozukluğu olan çocuklar, normal çocuklara göre depresyon ve sıkıntıya daha çok eğilimlidir. Bu çocuklarda, kendileri farkında olmasalar bile, gece uykularının derinleşmesi ve devamlılığı bozulmuştur. Bunun en belirgin sonuçları sabah uyanma güçlüğü, derslerde dikkatlerini toparlayamama, hatta uyuklamalardır. Horlayan ve uyku apne sendromu olan çocuklarda büyümede geri kalır ve uyku bölünmesinin gün içindeki tüm belirtileri görülür. Gündüz uykusu gelen, derslerde başarısı düşen, psikolojik problemlerin başladığı çocuklarda uyku bozukluğu mutlaka sorgulanmalı, gerekirse polisomnografik tetkik yapılarak tedavi edilmelidir. Çocuklarda uyku düzeninin oluşturulmasında nelere dikkat edilmelidir? Çocuklarda uyku düzeninin oluşturulabilmesi için, uykunun yaş ile değişimini bilmek gerekir. Yenidoğan döneminde, uyku ve uyanıklık 24 saat içinde parçalı bir şekilde dağılmıştır. 6 haftadan itibaren uyku-uyanıklık ritmi oturmaya ve uyku uzun süreli olarak gece yaşanmaya başlar. 6’ncı aya kadar günde iki kez ve kısa süreli uyku ihtiyacı varken, 6. aydan sonra gündüz bir kez ve öğleden sonra kısa süreli uyku gereksinimi söz konusudur. Gündüz öğleden sonra kısa süreli uyku ergenlik dönemine kadar normal bir ihtiyaç olmakla birlikte, okul ve sosyal yaşamın aktifliği nedeni ile maalesef uygulanamaz. Ancak en azından 7 yaşına kadar öğlen uykusunun uyunmasının çocukların bedensel, bilişsel ve duygusal gelişimini önemli ölçüde pozitif yönde etkilediği bilinir. Uyku düzeninin oluşturulmasında, çocuğun doğuşsal olarak sahip olduğu, uyku başlangıç saati, uyku süresi, uyanma eşiği ve uyanma hızı dikkate alınmalıdır.


26 | FAMILY HUG

Televizyon ve Çocuk Günümüz şartlarında artık eski ve yeni arasındaki uçurum hızla belirgin hale gelmeye başlıyor. Bugün doğan çocukların hiç biri cep telefonsuz ve tabletsiz bir yaşamın varlığını bile bilmiyorlar Hatta neredeyse bugünün genç anne-babaları da hayal gibi anımsıyordur sadece ev telefonu ve jetonlu telefon kulübelerini. Bu gerçek göz önüne alındığında teknolojiyi tamamen reddetmek ve yaşamın içine almamak pek mümkün görünmüyor. Kendi hayatımızda olan bir gerçeğin çocuktan sakınılması ise ancak kısa bir süre sağlanabilir, çocuk içinde bulunduğu ortamda olan her şeyi zamanla kavrayacak ve tanımak isteyecektir. Anne-baba televizyonda, sokakta, oyuncaklarda, reklamlarda, dergilerde, hatta yiyecek-içeceklerin ambalajlarında bile teknolojinin ürünü olan kahramanlarla ve onların figürleriyle karşılaşmak zorunda kalıyor ve bu durumda çocukların hangisiyle ne kadar ilişki kuracağına karar vermesi gerekiyor. İki yaşından önce elektronik eğlencelerin çocuğa hiç bir faydası olmaz. İki yaşından önce çocuk televizyondan bir şey ‘’öğren’’mez, sadece ‘’kopya’’lar. Hiç bir değerlendirme, özümseme ve düşünme olmaksızın sadece kopyalar.

Çocuk yetiştirmek aslan terbiye etmek değildir. Kopyalanmış tepkiler değil, bilinçli ve özümsenmiş davranışlar hedeflenmelidir. Çocuğun bu farkındalığa ve analize ulaşabilmesi için tek taraflı uyaranlar yeterli değildir ve TV tek taraflı bir uyarandır. Ancak çocuk iki yaşından sonra TV’den eğitici olarak yararlanmaya başlayabilir. Ailenin sosyal iletişimi ve paylaşımları da televizyonun yaşamlarında kaplandıkları yer ile doğrudan orantılı olarak etkilenmektedir. Aile içi etkileşim ve paylaşım televizyonun açık olduğu saatlerde azalacaktır ve bu da aile içi ilişkileri olumsuz yönde etkiler. AAP (Amerikan Çocuk Doktorları Akademisi) ve beyin gelişimini inceleyen araştırmacılara göre, çocuk iki yaşına girdikten sonra, ekran karşısında geçireceği zaman bir ila iki saatle sınırlandırılmalıdır. Iki yaş altının neredeyse hiç televizyon izlememesi önerilmektedir.


FAMILY HUG | 27

Televizyonun şiddeti pekiştiren bir yönü olduğu zaten herkes tarafından bilinen bir gerçektir ve bu konuda fikir sahibi aileler de çocuklarına şiddet içeren filmler ve programlar izletmemeyi tercih ederler. Ancak şiddetten kaçmak bu kadar kolay olmamaktadır. Çocuklar için hazırlanmış programlar bile pek çok gizli ve açık şiddet öğeleri ile doludur. Ayrıca pek çok programda şiddet, süper kahramanlar tarafından ve ‘’kötü’’leri yenmek için kullanılabilir bir çözüm şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiddetin her koşulda ‘’yanlış’’ bir davranış olduğu gerçeği , çizgi filmlerde kimin tarafından ve hangi amaçla kullanıldığına göre değişkenlik göstermekte ve bu durum da çocuğun algısında ‘’amacın iyi olması şiddetin uygulanabilir’’ hale gelmesine sebep olabilir.

Televizyondaki hızlı hareketler, gözle takibi zor olan görsel efektler, canlı renkler ve parlak ışıklar çocuğun çok ilgisini çeker. Ancak aynı canlılığı sınıfta, evde ve gerçek yaşamda bulamadığında dinleme ve öğrenme zorluğu yaşar. Televizyon oksijenin yerini dolduramaz. Hareket etmeye ihtiyacı olan çocuk televizyon karşısında zaman geçirerek enerjisini boşaltamadığı gibi, aynı zamanda sosyalleşme, yarışma, kazanma, kaybetme gibi gerçek hayata dair yaşantıları deneyimleme imkanından mahrum kalır.


28 | FAMILY HUG

Çocuğa yemek yedirirken televizyon izletilmesi sakıncalı mıdır? Televizyonun olumsuz etkileri yemekle ya da başka bir aktiviteyle değişiklik göstermez. Ancak yemek önemli bir konudur ve televizyon çocuğun yemek arkadaşı haline getirilmemelidir. Yemek yemekte güçlük çeken ve aileleri yemek konusunda yıpratan çocuklar için ilk başta çözüm gibi gözükse de, TV karşısında yemek yemek beslenme sorunları için temel oluşturmaktadır. Dikkatini televizyondaki izlediği şeye vermiş ve hareketsiz olarak duran çocuk yemek yediren için iyi bir örnek olabilir ancak. Sadece bununla kalmaz, çocuklar televizyon izledikleri her saat için 150 adım eksik atarlar. Yani hem daha çok yer, hem daha az kalori yakarlar. Dolayısıyla çocuklar TV karşısında uyuşturulmamalı, çocuğun ne yediğinin ve ne kadar yediğinin farkında olmasına müsaade edilmelidir.


FAMILY HUG | 29 Tv izleme prensipleri nelerdir? - Geri bildirimler alınmalıdır. Ailenin çocuğun izlediği yayınlardan, programlardan haberdar olması ve özenle seçmesi çocuğun - Süre belirlenmelidir; Çocu- nasıl etkileneceğini kontrol altında tutmasına yetmeyebilir. Evin ğun yaşına ve ailenin televiz- dışında büyükanne babayla, bakıcıyla ya da okulda izletilen bir yon izlemeye olan bakışına filmden de nasıl etkilendiğini anlamak için bazen sözlü yanıtgöre her evde değişiklik gös- lar yetmeyebilir. Bu durumda izlediği filmle ilgili resim yapmaterse bile mutlaka çocuk için sı, oyun hamurları ile sergilemesi ve ya sessiz film gibi oyunlarla bir TV izleme süresi belirlen- canlandırması istenebilir. melidir. 2 -3 yaş grubu için önerilen sürenin 1 saat olduğu - Alternatifler yaratılmalıdır. Evde çocukla geçirilen zamanın ve bunun da iki bölüm halinde daha verimli ve eğlenceli olmasını sağlamak ve televizyona olan değerlendirilmesi örneğinden ihtiyacı azaltmak için aileler bir takım farklı seçenekler sağlamayola çıkılarak zaman ayarla- lıdır. Kitaplar, kutu oyunları, danslı şarkılar, eşleştirme kartları, ması yapılmalıdır. makasla ritim çalışmaları gibi alternatiflerle çocuğun hem sağlıklı gelişimi desteklenebilir hem de evde ailesiyle kaliteli zaman geçir- TV özel olmamalı, paylaşıl- mesi sağlanabilir. malıdır. ; Yaşı kaç olursa olsun çocuğun odasında TV bu- - Televizyonun kapatma tuşu kullanılmalıdır. TV buzdolabı delunmamalıdır. TV ebeveynin ğildir sürekli açık kalması gerekmez. Seçici televizyon izleyicisi kontrolünde izlenmeli ve ço- olmak gereklidir cuğun aileden ayrı kalmasına neden olmamalıdır. Hatta bu - İçerik belirlemede çocuğun fikri alınmalıdır. Televizyonda seydurum sadece çocuk için ge- redilecek programlar çocuktan bağımsız olarak seçilmemelidir. çerli değildir, sağlıklı iletişim İlgisi, ihtiyacı ve isteklerine göre çocuğun tercih yapması gereklikurabilmeleri ve çocuklara iyi dir ancak yine de ön eleme aile tarafından yapılmalıdır. birer örnek olmaları için aile fertlerinin hiç birinin şahsi bir televizyonu olmaması tercih edilmelidir. - Teknolojisiz alanlar belirlenmelidir. Örneğin yemek odası, mutfak vb. bir ya da bir kaç yerde sadece televizyon değil hiç bir teknolojik aletin olmamasını sağlayın. Böylece daha az dikkat dağıtan unsur ve daha çok iletişim mümkün olabilir. - Tek başına bırakılmamalıdır. İzlediği programlar hakkında çocukla konuşmak, on açıklamalar yapmak, işittiği sözcükleri açıklama fırsatını verebilmek, televizyon aracılığı ile iyi bir öğrenme gerçekleştirebilmek yönünden önemlidir

Tuğçe Acaröz Oğuz Çocuk Gelişim Uzmanı https://twitter.com/tugceacaroz https://www.facebook.com/tugce.acarozoguz www.10dakikamola.com


30 | FAMILY HUG

Nilsu Emre

Otantik Bir Afrika Kenti: MARAKEŞ

2,5 yasindaki oglumla bir ortak noktamiz var: ikimizin de ziyaret ettigi ilk Afrika sehri Marakeş idi. Tabii kucuk bir farkla: ziyaretimiz sirasinda ben 34; oğluşum ise sadece 2 yasindaydi! Peki neler yapilir bu keyifli, otantik, heyecan verici sehirde 2 yasinda bir veletle; buyurun buradan bakalim: Gezelim, Görelim... Öncelikle; Marakeş’e turla degil de, bizim gibi “maceraci aile” kontenjanindan kendi programinizla gidiyorsaniz 5 yildizli tatil koyu formatindaki otellerden birini tercih etmenizi tavsiye ederim. Boylelikle hem siz otelin imkanlarindan rahatca faydalanir hem de minik yavrunuzun

yemegiydi, havuzuydu, uykusuydu...diye endiselenmezsiniz. Biz, ilk gun aktivitelerimize otelimizden çıkıp meşhur “Jemaa el-Fnaa Meydanı”’na doğru büyük bir merakla yürüyerek baslamistik. Çöl ikliminden olsa gerek sabah kalktığımızda hava beklenmedik bir serinlikteydi. Bu serinlikte yuzemeyecegini sürekli havuza atlamak

isteyen Eren’e açıklamamiz bir kahvalti boyunca surse de sonunda otelden ayrılmayı başarmistik. Yolda bolca portakal ağacının ve dev leyleklerin arasından geçerek; turistleri develerle gezdiren Fas’lı “turistsever”leri görmemizin ardindan bizi taksiye binmek için ikna etmeye çalışan başka “turistsever”lerle karsilasmistik.

Her saat başı sıcaklık 5’er derece daha artarak öğlen Afrika sıcağı kıvamına ulaştigimizda; taksicinin bize haftanın devamınin mevsim normallerinin altında geçecegini mujdelemesi ilac gibi gelmisti.


FAMILY HUG | 31

Derken UNESCO Milli Miraslar Listesi’nde de bulunan, o meşhur “Jemaa el-Fnaa Meydanı’na varmistik...Nasıl desem...”Wouww...” ve

hatta “Amanın!”...Yani; burayı gelmeden önce çok okumuştum, duymuştum, tavsiyeler almıştım ama görmek bir başka oluyor...

Daha “turistler için hazırlanmış”; daha bir “-miş gibi yapılmış” bir meydan mı bekliyordum ne; bu Afrika doğallığını; yani, otantizmin bu kadarını beklemiyordum galiba! Vaktiyle idam sahnelerine de ev sahipliği yapmış olan bu meydanda; yılan ve maymun oynatıcıları; kuruyemişçiler, portakalsuyu satıcıları ve her tür pazarcı günümüzde bu meydanın olmazsa olmazlarını oluşturuyor...Ve malesef azıcık ara sokaklara bir bakayım dediniz

mi, yogun kalabalik ve israrli saticilarla birlikte peşinizi bırakmayan kötü bir koku... Bu kalabalik ve hareketli ortam bizim kucuk oburcugun cok hosuna gitmis ve en keyif aldigi seylerden 2 tanesini bu meydanda bulmak onu cok eglendirmisti:

Hurma ve portakal suyu! Oyle ki, normalde pusetinde cok oturmayi tercih etmeyen kucuk adamimiz, Jemaa el-Fnaa Meydani’ndaki gezimiz boyunca merakla ve hayranlikla pusetinden hic ayrilmadan cevreyi izlemeye bayildi. Boylelikle, biz de onun pesinde kosturmamiz gerekmeksizin, bu esi benzeri zor bulunur Afrika sahnesini doya doya icimize sindirebildik...


32 | FAMILY HUG Jemaa el-Fnaa'nın etrafı uçsuz bucaksız "Souk"larla; yani daracık Kapalı Çarşı sokaklarıyla çevrili. Ama gerçekten o kadar"uçsuz bucaksız" sokakçıklar düşünün ki; benim zaman zaman Edis'in cebindeki navigasyona sarılıp (böyle zamanlarda hortlayan klostrofobim; bir de sıcak havayla ve bir anda önünüze oyuncak yılan falan atabilen "şakacı" satıcılarla birleşince) "Allahım, acaba kaç km kaldı..Buradan çıkıp yeniden gökyüzünü görebilecek miyiz?!" diye paniklediğim anlar olmadı değil... Neyse ki; akşam kendimizi otelimize attığımızda bu steril ortamda yiyip içip ertesi gün kendimizi gizemli ve sürprizlerle dolu Fas sokaklarına yeniden atmak için enerji toplayabiliyorduk. (E..buralara kadar gelip otelde dansöz show izlemeden de olmuyordu tabii ;) 2. gun ilk duraklarımız: “Medina”’da yer alan “Bahia ve El Badi Palace” idi. Ancak Fas’lıların “Palace” anlayışlarınin da bizden bir o kadar farklı oldugunu gormustuk. Osmanlı’daki sarayları düşündüğümüzde bunlar pek bir yalın gelmisti bize doğrusu... Ancak elbette bu saraylar da kendine ozgu havasiyla kesinlikle gorulmeye degerdi. Bu noktada, Endülüs tarzı ahşap ve mozaik süslemeleriyle 1880’lerde yaptırılan Bahia Palace’in 1600’lerden kalma El Badi’ye göre nispeten daha şık oldugunu da belirteyim. Palace turumuzun çıkışında bizi yeniden Fas sokakları keşmekeşi karşılıyordu. Bolca bisiklet; daha da bolca motorsiklet vardi bu sokaklarda. Oyle ki; bu 2 tekerlekli trafigi bir gördükten sonra bir daha İstanbul trafiğine kötü demezsiniz! Yayalara ait denilen sokaklarda bile bu motorlu araçlar aniden karşınıza çıkabiliyor. Bu arada Marakeş’in ara sokaklarinda bol bol seyyar satıcılar, “bakkal”ımsı yerler var...Bu “bakkal”larda pişmiş yumurta ve yuvarlak ekmekler bulunuyor. Halk bunları sandviç yaptırıp elde yemeye bayılıyor... Bu arada ek bir not olarak, Fas’lıların birçok “değişik” özelliklerinin yanı sıra; çocuklara karşı çok sevgi dolu ve anlayışlı olduklarını da söylemeden geçmeyelim...


FAMILY HUG | 33 Sıradaki durağımız çok keyifli, tamamen gölgelik bir park, daha doğrusu botanik bir bahçe olan "Majorelle Garden". Bu botanik bahçe, 20. yy başında ressam Majorel tarafından oluşturulmuş. Bu bahçenin bir özelliği de, Yves Saint Laurent'in 1980'den 2008'e kadar burada yaşamış olması. Parkı gezerken Yves Saint Laurent'in evini de görmek mümkün. Hatta öldüğü zaman külleri bu bahçenin çeşitli yerlerine serpistirilmis. Bahçenin içinde bir de anıt mezarı var ve turistlerin ilgi odagini birasi olusturuyor. Biz de "Rip YSL!" deyip; Marakeş turlarının bir diger olmazsa olmazlarından olan "Saadi Mezarları"na geciyoruz...

...ve Dinlenelim: “Otantizmden yorulduk; sıcaktan bunaldık; yok mu ufaklıklarla rahat edebileceğimiz bir vaha buralarda?” dediğiniz noktada ise, “Gueliz” adı verilen modern Marakeş’i ziyaret etme; modern cafelerde, restoranlarda oturup Marakeş’in ve Fas’ın modern yüzünü keşfetme zamanınız gelmiş demektir. Bu bölgede soluklanırken, Kazablanka yazımda da bahsettiğim gibi; "Tajin" ve "Couscous" yemeyi; üzerine de afiyetle bir güzel nane çayı keyfi yapmayı da unutmayın derim.

Yüzünü göstermeye başlayan baharın bu ilk günlerinde güzel bir destinasyon tercihi olabilecek Burası daracık bir girişi bulunan etkileyici bir Marakeş’te herkese şimdiden güzel keşifler dilimekan. İçeride 3 bölüm bulunuyor. En süslü olan yorum! sütunlu bölümde bulunan Sultan Ahmad AlMansur ve ailesinin mezarlarıyla birlikte toplam Nilsu Emre 60 hanedan üyesinin mezarları burada adeta gizlenmiş durumda...Burayi gezmek icin kendinize 1,5 saat kadar ayirmalisiniz. Özellikle sizde de bizim gibi fotograf cekme meraki varsa bu gezi durağının tam size gore olduğundan emin olabilirsiniz!


34 | FAMILY HUG

Röportaj

Her çocuk üstün yeteneklidir

Kimi çocuk çevre, deneyimler ve genlerin etkileşimi sonucunda erken yaşta yaşıtlarından çok ileride, kimi aynı nedenlerle daha geride olabilir. Karşınızda iki tohum var. Hangisi daha iyi yetişecek? Hangisi daha çok meyve verecek? Hangisi daha çok potansiyele sahip? Her iki tohum da büyümeye devam ediyorken, asıl soru hangisinin daha çok potansiyele sahip olduğu değil, her ikisinin de potansiyelinin nasıl geliştirileceğidir. Üstün yetenek tanısı alsın ya da almasın, her çocuk bunu hak eder. Yapacak tek şey, birini diğerinden daha değerli ya da değersiz görmeden, hepsinin ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmektir.

“Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabının yazarı ve 2004’ten bu yana Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Eğitim Programı’nda üstün yetenek konusunda dersler veren Dr. Bahar Eriş ile röportaj yapan anneysen.com çocuktaki yeteneklerin geliştirilmesi, ailelelerin bu konuda yapabilecekleri ve yeteneklerin doğru yönlendirilmesi konusunda bilgiler aldı.

Her çocuk üstün yetenekli midir? Aslında üstün yetenek yerine üstün potansiyel demek belki daha iyi. Üstün potansiyel yeteneğe dönüşebilir de dönüşmeyebilir de ama her çocuğun mutlaka yetenek potansiyeline sahip olduğu matematik, müzik, dans, dil vb. bir alan vardır. Önemli olan bu yeteneğin ortaya çıkması için çocuğun doğru yerde, doğru zamanda, doğru çevreye doğmuş olması ve yetenek alanının düzenli olarak desteklenmesidir. Potansiyelin üstün yeteneğe dönüşmesi için yıllarca çalışmak, aileden, okuldan ve çevreden doğru desteği almak gerekir. Yoksa potansiyel zaman içinde körelebilir. Bu sebeple, küçük çocuğa üstün yetenek etiketini yapıştırmak doğru değil. Zaman içinde potansiyel, çalışma ve çevre desteği olmadan körelirse, sonuç hüsran olabilir. Tacı elinden alınmış krala dönüşebilir çocuk.


FAMILY HUG | 35 Üstün potansiyelin doğru yönlendirilmesi ve çocuğun ileriye dönük başarısının artırılması için hangi yaşlar kritiktir?

Çocukta erken gelişim üstün engeli olabilir, öğrenme güçpotansiyel belirtisi midir? lüğü olabilir, disleksik olabiÇocukta erken gelişim üstün lir ve bütün bunlarla birlikte potansiyel işaretidir ancak bu, üstün yetenek potansiyeli erken gelişim göstermeyen taşıyabilir. O yüzden her çoçocuğun üstün potansiyeli cuğa biraz daha dikkatli bakolmadığı anlamında gelmez. mak ve farklı ilgi ve yetenek Bir çocuk geç yürüyebilir, geç alanlarını tanımaya çalışmak konuşabilir, geç okuyabilir; gerek.

Yetenek ne kadar erken dönemde yakalanırsa, o kadar avantajlı olunur ama daha da önemlisi erken yaşta sorumluluk ve çalışma disiplinini yerleştirmektir. Belli bir yaştan sonra alışkanlıkları değiştirmek imkansız olmasa da çok zor. Yine de hayatta geç kalmak diye bir şey yok. Beyin araştırmaları uzmanları, insan evrimini benzersiz kılan özelliğin hayat boyu devam eden “nöroplastisite”olduğunu belirtiyor. Bu, beynin zaman içinde belli bir noktada takılı kalmadığı, sürekli gelişebildiği ve değişebildiği anlamına gelir.

Üstün potansiyele sahip çocuğunun olması bir aile için zor mudur? Zordur ve Türkiye’de daha zordur.Çünkü henüz yeni bir alan. Çok fazla okul ve eğitimci yok. Konuyla ilgili bilinç düzeyi düşük. Özellikle çok ileri düzeyde olup sıkılan çocuklar sorun yaşıyorlar. Ders ilgilerini çekmeyince ya hepten okulu boşluyorlar ya da etrafındakileri de rahatsız edip sınıf düzenini bozabiliyorlar. Kimi aile bilinçsiz, çocukta sorun olduğunu düşünüp çocuğa yüklenebiliyor. Kimi aile bilinçli, bunlar genellikle orta ve yüksek sosyokültürel düzeyden aileler; ancak onlar ne kadar bilinçli de olsa öğretmenlere ve okul yönetimine durumu anlatmak kolay olmuyor. “Üstün” sözcüğü çok itici gelebiliyor ya da “nasılsa o kendini kurtartmış” gibi bir algıya yol açabiliyor. O yüzden özellikle bizim ülkemizde en büyük görev aileye düşüyor. Kendilerini anlatmaları ve bunun çocuklarının eğitim hakkı olduğunu bilip savunuculuğunu yapmaları lazım. Tutku, sevgi, kararlılık, azim ve yetenekle birbirini destekler mi? Evet, bunların hepsi birbirini destekler. İlgi ve tutku, üstün yeteneğin başlangıç noktası diyebiliriz. Bu ilginin, tutkunun keşfedilmesi için de tabii ki çocuğun en küçük yaşlardan itibaren müzik, bilim, spor, sanat, doğa, geziler, dans, sinema, tiyatro gibi aklınıza gelebilecek her türlü faaliyetle karşı karşıya gelmesi çok önemli. Ayrıca, bir alanda üstün potansiyeli olmayanlar dahi tutku ve azimle çok büyük başarılar elde edebilir. Üstün yetenek gökten zembille inen bir durum değil; azı genler, çoğu sıkı çalışmayla ilgili. Bahar Hanım, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz. Eminiz ki tüm anneler röportajdan faydalı bilgiler edineceklerdir. Ben teşekkür ederim, tüm annelere ve çocuklara sevgiler...


Yalan 36 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 37

Yalanlar ile ilgili Gerçekler Bu ayki sayımızda yalanları ele alıyoruz. Bütün çocuklar bazen yalan söyler. Önemli olan konu büyümeden ve alışkanlık haline gelmeden nasıl çözümleneceği…


Kirlettiği yerler için, ablası ya da abisi okulda olduğu halde onu suçluyor ya da sürekli olmadığını bildiğiniz hikayeler mi anlatıyor? Çocuklar rol yapabilir, bazı şeyleri anlatırken değiştirebilir. Bu bilerek birilerini kandırdıklarını mı gösterir? Bir çok ebeveynin aklını karıştıran bu sorunun cevabını McGill Üniversitesi araştırdı. Araştırma sonucunda küçük yaşlarda yalan söylemenin çocuğun kişisel gelişimi için dönüm noktası olduğu bulgulandı. Konuyla ilgili yapılan bir çok araştırma da çocukların küçük yaşarda gerçek ile hayali birbirinden ayıramadığını ve sadece istediğini söylediğini bu durumun zamanla gerçekle hayali ayırt etmeye başlayarak doğruları bulmalarını sağlayacağını gösteriyor. Yalan söylemek bir çocuğun elbisesini kendi başına giymeyi öğrenmesinden farklı değildir. Yalan söyleme çocuklarda yaşlara göre farklılık gösterebiliyor. Parlak çocukların yalan söylemeye başlaması, bu davranışın sonrasında sorunlar çıkacağını anlaması ve yalan söylemeyi bırakması süreci 2-3 yaş arasında tamamlanıyor. Genelde 4-6 yaşında çocukların yalan söylediğinde sonunda istemediği bir durumla karşılaşacağını anlaması gerekiyor. Bu noktada yalan söyleyen çocuğa karşı bizim ve çevresinin verdiği tepkiler gelecekte yalana karşı tutumunu belirliyor.


Kötü olduğunu bildiği halde neden yalan söylüyor? Çocuklarımızın yalan söylemenin doğru olmadığını öğrenmeleri ya da öğrenememeleri konusunda en önemli örneği bizler oluşturuyoruz. Dışarı çıkmak üzereyim deyip evde kalınması, sevilmeyen bir şeyi kısa süre için seviyor gibi yapmak ya da biriyle hoşça vakit geçirildiği söyleyerek arkasından farklı konuşulması gibi olayları ve ayrıntıları çocuklarımız takip eder. Büyüklerin dünyası için beyaz ya da pembe gibi renklerle tanımlanan ve önemsizmiş gibi gösterilen yalanlar çocuklarımızın ilk yalan deneyilerini oluşturmaya başlar.

Neyi göstermeye çalışıyor, yalanlar neler anlatıyor? Gerçeklerle hayalleri ayırt edecek yaşta olmasına rağmen hala yalan söylüyorsa bu, bize bazı şeyler anlatmaya çalışıyor, demektir.

Çocukların yanında kesinlikle yalan söylenmemelidir. Yalanın kötü olduğunu söyleyen, bu gibi durumlarda çok sert olabileceklerini sürekli anlatan anne babanın çocuğunun karşısında başkalarına yalan söylemesi nasıl açıklanabilir!

• Aşırı tepkiler; Verilen aşırı tepkiler çocukları yalan söylemeye zorlamaktadır. Yapılan bir hatada sizin vereceğiniz tepkiyi önceden tahmin eden çocuk yalan söyleyebilir. Çocuk bu yalanı kendini koruma amaçlı söylemektedir.

Yalan konusunda doğru yönlendirilen çocuğun sosyal becerileri gelişiyor. Bir dönüm noktası olarak kabul edilen yalan söyleme davranışı gelecekte çocukların sosyal becerilerini doğru olarak kurgulamasını sağlıyor. Çocuğunuzun söylediği yalanlara nasıl tepkiler verdiniz ya da veriyorsunuz?

• Olması gerekenden fazla beklenti; Çocuğunuzdan beklentileriniz, onun yapabileceğinden fazlaysa ya da istemediği şeyleri yapması için onu zorluyorsanız yalanlara da hazırlıklı olmalısınız. Daha fazla akademik başarı ya da yapamayacağı halde yüzmede herkesi geçmesi gibi istekleriniz varsa ve bunlar kapasitesinin üzerindeyse size hayal kırıklığına uğratmamak adına yalana başvurabilir. • Modeller; Yakın çevresinde ona örnek oluşturan kişiler yalan söylüyor ve bunu eğlenceli bir olaymış gibi gösteriyorsa, istenen sonuçlar elde ediyorlarsa bu yalana teşvik edebilir.

• İstenmeyen olaylar; Bazen istemediği olaylar olabilir bunlardan kaçmak için yalan söyleyebilir. Kardeşinin oyuncağını istemeden kırmıştır. Burada özür dilemesi gerektiğini ve harçlıklarıyla aynısını alması gerektiğini bilmelidir. • Sevgiyi kaybetme korkusu; Ailesinin, öğretmeninin ya da arkadaşlarının onayı ve sevgisini kazanmak için yalan söylemeye çalışabilir. Bu gibi durumlarda çocuğunuzla her zaman gurur duyduğunuzu onun yanında olacağınızı ve destek olacağınızı ona anlatın. Bununla ilgili kitaplar okuyabilir ya da film izleyebilir ve konu hakkında konuşabilirsiniz.


40 | FAMILY HUG Peki yalan söylemeye devam ederse ne yapacağız? İlk yalanları yakaladınız, geçici ve çocuğunuzun gelişimi için önemli bir süreç olduğunu biliyorsunuz. Yalanın kötü olduğunu çocuğunuza açıkladınız fakat bildiği halde hala yalan söylemeye devam ediyor. 1- Soğukkanlı ve sakin olun. 2- Neden yalan söylediğini araştırın. Bu sebepleri nasıl ortadan kaldırabileceğinizi düşünün. 3- Model olun. 4- Yalana tolerans göstermeyin. Üzerinde durmuyormuş gibi davranmayın. 5- Net olun. Fakat yalanlara son vermek için de cezalandırmak ya da utandırmak yerine yalan söylemenin kötü olduğu ona ve sevdiklerine zarar vereceğini tekrar açıklayın bu yalanın sonunda nasıl telafi etmesi gerektiğini anlatın. Kırılan bir şey için özür dilenip tekrar alınması gibi. 6- Yalan söylemenin kötü olduğunu öğreten kendinizce küçük bir eğitim programı oluşturun. Bu konuda dikkatli olun. Bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Yaşına ve düzeyine uygun materyaller seçilmeli.

Eğitim programınızda; o İçinde yalan söyleyen kahramanın sonunda doğru söylemenin önemini anladığı kitaplar okuyun. Düşündüklerini hissettiklerini sorun. o Yalan söyleyen kahramanın yaşadıklarını anlatan çizgi filmleri birlikte izleyin. Düşündüklerini hissettiklerini sorun. o Yalanla ilgili bir dramatizasyon oyunu oynayın. Sonunda neden bu oyunu oynadığınızı sorun. o Yalan söyleme ile ilgili birlikte resim yapın. Bu resmi anlatmasını isteyin. 7- Yalan söylemenin kötü olduğunu öğrendiğinden emin olun. 8- Yemekten ince bir paket bitmiş cips ve yağlı küçük parmakları zaten görüyorsanız. Bunu kim yedi, nasıl yedi, ne zaman yedi? diye sormak yerine, “Cips yemek istemişsin. Lütfen bir sonrakinde bana sor. Yemek yenmesine 2 saat varsa, izin verebilirim. Şimdi lütfen ellerini yıka” diyebilirsiniz. 9- Gelecek sefer size sorduğunda bunu değerlendirin. Onu sorduğu izin aldığı için tebrik edin. Yalanlar ne zaman ciddileşir? Yalan söyleme büyük yaşlarda alışkanlık haline geldiyse ciddi bir konudur. Yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunun göstermektedir. Bu konunun sebeplerini araştırmalı ve bir uzmandan yardım almalısınız. Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Mutlu bir Nisan ayı diliyorum.

Ayşegül İŞLEKELLER BOZCA aysegul@aysegulislekeller.com


FAMILY HUG | 41


42 | FAMILY HUG

HAVADA BAHAR KOKUSU VAR


FAMILY HUG | 43 The Body Shop, yaklaşan bahar aylarına özel yeni bir seri sunuyor. Şafak vakti güneşin ilk ışıklarıyla açan kocaman bir buket beyaz gardenyanın, üst notalarda bergamot alt notalarda sandal ağacıyla buluşmasıyla ortaya çıkan bu nefis koku adeta baharı müjdeliyor. The Body Shop bu özel serisini, koku endüstrisinde ilk defa kullanılan organik alkolle hazırlıyor. The Body Shop, Yerel Adil Ticaret kapsamında elde edilen organik alkol içeriğine sahip ürünlerini, doğadan gelen özlerle birleştiriyor. The Body Shop’un yeni hazırladığı English Down White Gardenia özel serisi, İngiliz kırsalındaki bahçelerde açan çiçeklerden esinleniyor. Sınırlı sayıda üretilen bu koku, ilkbaharın gelişini kutlamak amacıyla üç ay boyunca, dünyanın farklı kokularından esinlenilen Voyage Fragrance Koleksiyonu içerisinde de yer alacak. English Down White Gardenia özel kokusu, İngiltere’de şafak vakti güneşin ilk ışınlarıyla açan yüzlerce gardenyadan oluşan kocaman bir buketten geliyor. Bu ferah çiçeksi kokuda: - Yerel Adil Ticaret kapsamında, Ekvator bölgesinden elde edilen %100 organik alkol içeren Eau de Toilette ve Vücut spreyi ile - El emeğiyle toplanmış beyaz gardenya özleriyle zenginleştirilen duş jeli ve Vücut losyonunu bulabilirsiniz.

VÜCUT SPREYİ 100 ml Hafif kokusu ve teninizi nazikçe saran yumuşaklığıyla bu deneyime hazır olun.

DUŞ JELİ 250 ml Beyaz gardenya özleriyle hazırlanan bu jel, cildinizi temizliyor ve yeniliyor.

VÜCUT LOSYONU 250 ml Beyaz gardenya özleriyle hazırlanan ve cilt tarafından kolayca emilen bu losyon, bedeninizde hafif bir koku bırakıyor. Kokunun daha uzun süre kalması için serideki diğer ürünlerle birlikte kullanabilirsiniz.

EAU DE TOILETTE 50 ml Çiçeksi kokularla tutya çiçeğinin (tuberose) bileşiminden oluşan nefis bir koku


44 | FAMILY HUG

Merve Hasman Röportaj Pemra Uğural

Hayattan Alıp Hayata Geri Veren Fotoğrafçı

Anın durmuş size bakan halidir fotoğraf. Dünün ispatının yarınlara mirasıdır aslında


FAMILY HUG | 45

Baktığınızda uyandırdığı duygular tamamen fotoğrafçının bakış açısı ve neyi ön plana çıkarmak istediği ile alakalıdır. O yüzdendir ki her fotoğrafçı aynı kareyi farklı yaşar ve farklı yaşatır. Her sanat dalı gibi kendi içinde dallanır budaklanır, kısa zamanda fotoğrafçı kendini en çok neyi çekerken bulursa oraya doğru meyillenir ve seçimini yapmış olur. Kimisi mutluluğu, kimisi ifadesizliği, kimisi gerçek olanı, kimisi sabit yerinde duranı fotoğraflayarak hayat bulur. Aşkla çeken mükemmelliyetçi bir fotoğrafçının, fotoğrafları ile birlikte uyuduğunu hayal ederdim hep; onlar için günlerce uykusuz kaldığını değil. Sanatını yüreğinde ve hayatının her anında yaşayan fotoğrafçı Merve Has-

man’ın tutkusu bir başka. Başlangıç noktası, gittikçe olgunlaşan öğretileri ve işine saygısı konuşurken günlerdir uykusuz bakan gözlerinden ışık olarak çıkıyor adeta. Belli ki ona hayat veriyor, onu en güzel haliyle ayakta tutuyor. İşi, modayı bize cazip kılmak, ürünleri sonsuzlaştırmak. Bir dergide gördüğünüz elbiseyi size giydirmek, baktığınız kataloğun kapağından gözlerinizi ayırmamanızı sağlamak, yaşanmayı bekleyenleri size yaşatmak. Merve Hasman ile, kendini mesleğinde nasıl keşfettiğini, hazırlığı ve sunumu çok kolaymış gibi gözüken fotoğraf sanatının arkasındaki gizemi ve tarzını konuştuğumuz keyifli sohbetimizi aynen aktarıyorum :


46 | FAMILY HUG Fotoğrafçılığa ilk adımı hayatınızın hangi safhasında attınız? Gerçeği söylemek gerekirse fotoğrafı ben seçmedim, fotoğraf beni seçti. O da şöyle oldu. Hedefim İtalya'da yaşamaktı. Sadece İtalya'da yaşama sevdasına üniversiteyi yurtdışında okumaya karar verdim. Bulduğum okulda grafik tasarım, iç tasarım ve fotoğrafçılık bölümleri vardı. Bunlar arasından bana en yakını fotoğrafçılık geldi ve onu seçtim. Bugün baktığım zaman kendim için çok doğru bir seçim yaptığımı görüyorum. Ben hep hayata çok meraklı biri oldum. Fotoğrafçılık benim için biraz da hayat okulu oldu. Hayattan alıp hayata vermeyi öğretti bana... Anları ölümsüzleştirmek hayatınızı nasıl etkiliyor? Yaklaşık altı senedir bu işle uğraşıyorum. Hala çok şey öğrenmeye devam ediyorum. Gerçek hayatla iç içe bir meslek seçtiğim için işimi çok içselleştiriyorum, bu da bazen bir dezavantaj olabiliyor. Bu duygu, fotoğraf çekmediğim zaman varolmadığıma inanmaya kadar ilerledi bir dönem. Bu sene itibarıyla biraz daha mesafeleri doğru ayarlamayı öğrendim. İşimi sevmekle, onu hayatım yapmak arasında güzel bir denge oturttum. Reklam ve katalog çekmeye nasıl karar verdiniz? Başta çok büyük konuşmuştum : 'Hayatta yaşamstil çekmem, içinde insan yok çünkü, kiminle eğleneceğim' dedim. Görüyoruz ki tam tersini hayata geçirmişim. Reklam ve moda fotoğrafçılığı hiçbir şeye değişmeyeceğim, müthiş bir aşkla koşarak yürüdüğüm bir yol oldu benim için. Hayatta iki büyük tutkum var : Biri fotoğrafçılık diğeri ise takı,mücevher. Onların içinde olmak isteyip bu kadar da yaşam-stil çekmek istemiyorum dilemasını yaşarken, bana mücevher ve takı katalog işleri gelmeye başladı birden. İki tutkumu da keyifli bir şekilde yaşıyor olmaktan çok mutluyum. Moda çekimleri de bir harika, tamamen adrenalin. İkisinin yeri içimde bambaşka. Reklam çekimleri bazen iyi bir rehabilitasyon görevi de görüyor. 'Bugün stüdyoya gideceğim, sadece ben ve takılarım' da apayrı bir duygu.


FAMILY HUG | 47 Merve Hasman farkını sizce en çok hangi noktada hissediyor müşterileriniz? Bunu benim söylemem doğru olmaz ama bugüne kadar gerek müşterilerimden, gerek dışarıdan aldığım yorumlar hemen hemen hep aynı oldu : 'Tek bir karede o kadar çok şey anlatıyorsun ki, benim diğer 6-7 kareyi görmeme gerek yok.' Markanın nerede durduğunu, kime hitap ettiğini, nereden geldiğini ve nasıl bir geçmişi olduğunu, nasıl bir hayat mücadelesi verdiğini araştırıp, çalışıp; hatta yaşayıp öyle fotoğraflıyorum. Sonuçta herkesin, her markanın, her ürünün bir başlangıcı var. Firmanın bugünkü durumuna gelişini de fotoğraflarımda yansıtmak zorundaymışım gibi hissediyorum. Çünkü kimse nereden geldiğini ve geçmişini unutmamalı. Geçmişini unutmayan insanlar ve markalar dünyaya hitap ediyorlar. Bu duyguyu karelerimde yaşatmak benim için büyük bir gurur. Reklam ve moda çekimleri dışında bir teklif geldiğinde işi alıyor musunuz, yoksa sadece bu sektöre mi hitap ediyorsunuz? Okullu olmanın verdiği bir avantaj da kolunuzun her yere uzanabiliyor olması. Mimari fotoğraflardan tutun da doğum fotoğrafçılığına kadar tüm kademeleri geçmek zorundasınız. Teknik anlamda herşeyi çekebilme özgürlüğü sunuyor bu size. Bugün herşeyi çekebiliyorum. Bu yemek de olabiliyor, doğal enstantaneler de… En çok neyi çekmekten zevk alıyorsunuz? Sanırım reklam. Ama stüdyoda çekilen durağan reklam çekimlerinden bahsetmiyorum. Hareket halinde, içinde insan barındıran; örneğin yirmi adet mankenin yer aldığı büyük ekip işlerini, yarattığı dinamizmi çok seviyorum. Ben kalabalık aile de severim. Bana aynı hissi veriyor. Biz kalabalık bir aileyiz ve ortaya bunu çıkardık gibi geliyor.


48 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 49 Photoshop ile aranız nasıl? Okurken hiç bir photoshop dersine girmedim, inatla reddettim. Kendim gerçeklikten kopmak istemediğim için fotoğraflarımın da kopmasını istemedim. Dört senelik okul hayatımın iki senesini karanlık odalara vermiş biri olarak onun hazını aldıktan sonra beni kimse bilgisayar başına oturtup photoshop yaptıramaz diye düşünüyordum. Karanlık odada photoshop yapmayı hala daha çok seviyorum; kağıdın kokusu ve uyandırdığı duygu bambaşka. Ancak günümüzde teknoloji bu kadar ilerlerken buna sırt çevirmek de mümkün değil artık. Sonunda kendi kendime öğrendim, uyguluyorum. Şu anda sizi bu koltuktan alıp bahçeye koyabilirim. Dünyanın en iyi photoshopçusunu getirin, kimseye vermem kendi çektiğim işlerin rötuşunu. Böyle de bağlandık birbirimize :) A'dan Z'ye tüm detayları kendiniz mi hazırlıyorsunuz? Hayatta çok yalnız kaldığımdan ve işimi çok içselleştirdiğimden dolayı tek başıma bir ajans işi yaptığıma inanıyorum. Örneğin, bir firma veya şahıs geldiği zaman bana konuyla ilgili sadece bir kelime vermeleri yeterli oluyor. Onun üstüne konseptler çıkartıyorum. Mavi kelimesinden bir film çıkardığımı, senaryo yazdığımı, kurguladığımı ve çektiğimi düşünün. Fotoğraflarıma da kendi tecrübelerimden de muhakkak birşeyler katıyorum. Bir fotoğrafçının yaptığı işte bir parmak izi olmazsa çıkan sonuçta yeterli zenginliği sağlayamaz. Her ne kadar hem fotoğrafçı, hem sanat yönetmeni, hem senarist olsam da yeri geldiğinde birlikte çalıştığım çok iyi bir ekibim de var. Beni kafama huni takıp dolaşmaktan kurtarıyorlar. Birbirimizin gözüne baktığımızda herkes kimin ne istediğini konuşmadan anlıyor. Benimle aynı telaşla hayata koşan da bir ekip, bu gerçekten çok önemli. Mükemmeliyetçiliği hayatından fedakarlık etmeye kadar varan Merve Hasman, ne kadar çok yorulursa veya uykusuz kalırsa o kadar mutlu oluyor anladığım kadarıyla. Geri dönüp baktığında içi rahat, çıkardığı işten tatmin ve keşkeleri hiç yok. İşini gerekirse kimseye bağlı olmadan baştan sona bitirmenin de eğitimini almış bir sanatçı Merve Hasman. Sete bir saat kala makyözü hastalansa eline fırçayı alıp makyaj yapmayı bile öğrenmiş olmasından bunu anlıyorum. Özgürlüğünü hayatla savaşmaya değil, hayata karşı temkinli olmakta bulmanın dayanılmaz hafifliğini şiddetle tavsiye ediyor. Bundan sonra bir fotoğrafa bakarken düşüneceğim çok şey olacak…


50 | FAMILY HUG

kİTAP / fİLM / mÜZİK GOLEM VE CİN Helene Wecker Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye’de de çok sevilecek.

DOĞAN KİTAP

ÖLÜ BİR KIZIN MACERALARI Hey!.. Beni duyabiliyor musunuz? Harika! Görebiliyor musunuz peki? Hayır mı? Hmmm! Bunun üzerinde biraz daha çalışmam gerek. Aslında hayalet olduğumdan beri… daha doğrusu ailecek hayalet olduğumuzdan beri böyle ufak tefek sıkıntılar yaşıyoruz. DOĞAN EGMONT

MAVİ BONCUK 1974’te, şarkıcılı filmler döneminin arabesk furyasına evrilmesinin eşiğinde duran bir film olan Mavi Boncuk da, Beklenen Şarkı gibi popüler bir şarkıcının imajı üzerinden toplumsal bir mesaj veriyordu: Ailenin kutsallığı. Ertem Eğilmez’in 1960’larda kurduğu Arzu Film, kalabalık kadrolu aile komedileriyle 1970’lere damgasını vuracaktı. ATLAS SİNEMASI

...okumadan ayı bitirme


FAMILY HUG | 51

BİR BEYAZ TÜRK’ÜNHAFIZA DEFTERİ ERTUĞRUL ÖZKÖK Bir Beyaz Türk’ün Hafıza Defteri’nin sayfalarında “Matbaacı Şükrü Özkök”le John Lennon, Kaptan Jack Sparrow’la Deniz Gezmiş, Cemil Meriç’le Ece Ayhan yan yana… Siyasi liderlerimiz de var, sıradan insanlarımız da… Sanatçılar da var, cazibeli kadınlar da… Yani bütün bir Ertuğrul Özkök dünyası… DOĞAN KİTAP

KAMÇATKA Marcelo Figueras Acıklı ve dokunaklı bir ağıt Ne zaman tehlikede olsak Kamçatka’ya sığındık ve sonunda her şey düzeldi. Çünkü Kamçatka olunması gereken yerdi. Çünkü Kamçatka direniş noktasıydı. DOĞAN KİTAP

PRENSES OKULU SERİSİ İnci Saray’da dönem sonu! Bakalım Prenses Sarah, İnci Atkıyı kazanmak ve Gümüş Kuğuyu sarayın gölüne getirebilmek için nasıl bir plan yapacak?

DOĞAN EGMONT

büyüler evi Genç bir kedi,ailesi tarafından terkedilir. Yalnız ve kaybolmuş bir şekilde Lorenz’e ait olan gizemli bir malikaneye sığınır. Çok çabuk , bu büyülü evin içerisinde kedi kendini evinde gibi hissediyodur. Evin içerisinde garip ve eğlenceli bir çok karakter vardır. Ama ev sahibi Lorenz hastaneye kaldırılır ve yeğeni malikaneyi satmak için elinden geleni yapar. Bu durumdan çıkmak için kedinin aklına süper bir fikir gelir, evi lanetli bir ev haline getirmek ve bunun içinde küçük arkadaşlarından yardım alacaktır...


52 | FAMILY HUG


FAMILY HUG | 53


Hatırlatma Dergi içeriği sadece bilgilendirme amaçlı olup hiç bir şekilde tıbbi öneride bulunma amacı taşımaz. Derginin okuyucuları riski tamamen kendilerine ait olmak üzere dergi ve içeriğine erişmeyi kabul ederler. Derginin yazılması ve yayınlanmasında görev alan ve üçüncü kişiler erişimden ve/veya dergideki bilgilere güvenmelerinden kaynaklanan herhangi bir zarar ve/veya kayıptan sorumlu tutulamazlar. Dergi, diğer web sitelerine linkler ve köprüler içermektedir. Family Hug, söz konusu sitelerinin içeriklerinden ve bu sitelerden dolayı kaynaklanan herhangi maddi ve manevi zarar ve kayıplardan sorumlu tutulamaz. İçerikteki yazı ve resimlerin izin alınmadan, izin alındıktan sonra da kaynak gösterilmeden yayınlanması yasaktır.

Family Hug Nisan 2014  

Türkiye’nin tüm aileyi kucaklayan ilk online dergisi.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you