Issuu on Google+

TASARIMCI : Mebrure ORAL PROJE : TarGetBooks SHELF “HasBeenRead’ dikey, net, katı ve sonuçlanmış bir süreci anımsatırken,‘WillBeRead’ devam eden bir hat şeklinde devamı gelecek bir süreci çağrıştırıyor.”


● TarGetBooks Shelf tasarımı nereden ve nasıl ortaya çıktı? ‘Targetbooks’ rafının ihtiyaçtan doğan basit bir hikâyesi var. Her yaz başında elimde uzun bir kitap listesi olur. Okudukça gider yenisi alırım. Bu yaz internetten kitap alışverişini alışkanlık haline getirmemle bu durum değişti ve evimde okunmayı bekleyen bir koli dolusu kitap birikti. Okuduklarım ve okunmayı bekleyenler hepsi bir arada üstelik sıkıcı bir kitaplıkta… Okuduklarım ve okuyacağım kitapları ayırma fikri de buradan çıktı. Neticede ihtiyacım olan yakın zamanda elimden geçmiş ve geçecek kitaplar için küçük bir raftı. İlk aklıma geldiği haliyle ‘HasBeenRead’ ve ‘WillBeRead’ yani ‘okundu’ ve ‘okunacak’ olarak iki kategori belirledim. Ama rafın görünen formuna ve düzenine ulaşması öyle bir anda olmadı tabi. Esasında projenin tipografiden öte oldukça baskın grafiksel bir yanı var. Mesela ‘HasBeenRead’ dikey, net, katı ve sonuçlanmış bir süreci anımsatırken, ‘WillBeRead’ devam eden bir hat şeklinde devamı gelecek bir süreci çağrıştırıyor.

“Kitaplık tasarlarken güvenlik dışında özellikle dikkat edilmesi gereken ciddi unsurlar yoktur. Temel amaç kitaplarınızın muhafazası ve tasnif edilmesidir. Kitaplara güvenli ve kolay ulaşımı sağlamak dışında her şey tasarımcının hayal gücü ve sübjektif yorumuyla şekillenir.”

● Renk, materyal ve konsept seçiminde neleri tercih ettiniz? Bir kitaplık tasarlarken nelere dikkat edilmeli? Kitaplık tasarlarken güvenlik dışında özellikle dikkat edilmesi gereken ciddi unsurlar yoktur. Temel amaç kitaplarınızın muhafazası ve tasnif edilmesidir. Kitaplara güvenli ve kolay ulaşımı sağlamak dışında her şey tasarımcının hayal gücü ve sübjektif yorumuyla şekillenir. Öncelikli olarak bir konsept belirlersiniz, ürüne şekil vermeye başlarsınız. Sonra konsepte ve forma en uygun malzemeyi ve rengi seçersiniz. Ya da tamamen malzemeden yola çıkarak bir konsept oluşturursunuz. Önceliğiniz geri dönüşümlü kâğıt hamurundan bir kitaplık yapmaksa mesela, formu ve diğer nitelikleri de ona göre çözümlersiniz. Malzeme ve tekniğin elverdiği ölçüde belirlenen kriterlere ve konsepte en uygun sonucu bulmaya çalışırsınız. Ya da belki tamamen renkten çıkarsınız yola. Dediğim gibi her şey belirlenen konsept ve tasarımcının bunu kendi yorumu ve deneyimleriyle nasıl harman-

ladığıyla alakalı... ‘Targetbooks’ projesinde bir firma için çalışmadım ama elimde boş çerçeveyi dolduran bir konsept vardı. Konsepte uygun olarak en modern silueti malzeme ve formla nasıl yaratırım diye düşündüm. Duvara asılacak bir ürün olduğundan hafif, üzerinde ağır bir kitap kütlesi taşıyacağı için sağlam, etkileyici ve modern görünen bir mobilya olmasını istediğim içinse belli bir yüzey ve detay kalitesine sahip olması gerekiyordu. İlk denenen malzeme hafiflik ve tek parça olarak şekillendirilebilmesinden dolayı ABS oldu. Ama kalıp maliyetinin yüksek ve malzeme dayanıklılığının raf için düşük olması başka materyal arayışlarına soktu projeyi. Sonunda kolay işlenebilirliği, sağlamlığı ve düşük maliyeti nedeniyle MDF’de karar kıldık. Ön ve arkada karkaslar oluşturup raf kütlesinin içini boşaltarak hem sağlam bir iskelet oluşturduk hem de ağırlığını düşürdük. Ayrıca bu sıradan malzeme asılma detaylarını gizlememize de yardımcı oldu. Sonuçta pürüzsüz temiz görünen bir ürün oldu ve beyaz renkle de modern silueti destekledik.


“En hedef tutturan tasarımlar kendinizi ve ihtiyacınızı gözlemlemenizden doğuyor sanırım.” ● Kitaplık tasarlamak nereden aklınıza geldi? İhtiyaç mı yoksa talep doğrultusunda mı gelişti? Herhangi bir talep üzerine değil kişisel ihtiyacım üzerine gelişen bir fikirdi; kitaplarımı daha düzenli tutacağım, okuyacaklarımı gözden kaçırmayacağım bir kitap rafı tasarlamak istedim. En hedef tutturan tasarımlar kendinizi ve ihtiyacınızı gözlemlemenizden doğuyor sanırım. İyi bir bisiklet tasarlamak için bisiklete binmek, kitaplık tasarlamak için kitap okumak, biraz mizah içeren bir kitaplık tasarlamak içinse benim gibi elindeki kitap karmaşasında neyi nereye koyacağını bilemeyenlerden, okuyacaklarını unutanlardan olmanız gerekiyor. ‘Targetbooks’ bunun için tasarladığım, kitaplarımı en basit haliyle kategorize ettiğim, üretim detayları dışında ekstra verilere bağlı kalmadığım, yatağımın yanında yerleştirmek için üretmeyi planladığım, tek bir prototiple sınırlı kalacak bir projeydi. Ama işler biraz değişti. Tasarım dergileri ve internet güncelerinde görüp beğenenlerin satın alma talepleriyle doldu mail kutum. Kısa zamanda üretimini tamamladık ve dünyanın birçok yerine sınırlı sayıda da olsa gönderimini yaptık. Tasarladığım ürünün talep yaratması ve şu an dünyanın farklı yerlerinde kullanılıyor olması bana mutluluk veriyor. ● Tipografinin tasarımdaki yerinden bahsedecek olursak neler söylemek isterdiniz? Tipografi, önceleri, reklamcıların, grafik ve web tasarımcıların ilgilendiği bir sanat olarak bilinirken, artık her daldan tasarımcıların hatta tasarımla ilişkisi olmayan insanların bile ilgisini çeken bir alan oldu. Neden bazı markaları daha çok benimsiyoruz, neden bir ürünün veya hizmetin ucuz ya da pahalı olduğunu marka isminin yazılışından çıkarıyoruz, neden bazı logolar güven verirken bazıları karaktersiz, zayıf bir imaj yaratıyor? Hepsi tipografide gizli. Tipografiyi anlamaya çalışıyoruz. Önceleri belki bilinçsiz yaptığımız şeyleri artık daha bilinçli yapıyoruz. Yazı tiplerinde ruh arıyoruz, ruh görüyoruz ve buna

“Önceleri belki bilinçsiz yaptığımız şeyleri artık daha bilinçli yapıyoruz. Yazı tiplerinde ruh arıyoruz, ruh görüyoruz ve buna göre seviyoruz ya da sevmiyoruz. Tipografiye sıradan insanlar olarak da dikkat etmeye başladık ve bu durum tasarımcıların gözünden kaçmadı. Böylelikle tipografi kullanımı sadece kâğıt üzerinde olmaktan veya t-shirt, kupa gibi basit ürün baskılarından ibaret olmaktan çıkıyor.” göre seviyoruz ya da sevmiyoruz. Tipografiye sıradan insanlar olarak da dikkat etmeye başladık ve bu durum tasarımcıların gözünden kaçmadı. Böylelikle tipografi kullanımı sadece kâğıt üzerinde olmaktan veya t-shirt, kupa gibi basit ürün baskılarından ibaret olmaktan çıkıyor. Artık halı ve perde desenlerinden mobilyaya, kişisel aksesuarlara kadar birçok üründe kullanılıyor. Son günlerde ‘Just My Type’ isimli fontlar hakkında hafiften bir tarihçe ve ilginç bilgiler içeren eğlenceli bir kitap okuyorum. Bu ve buna benzer yayınların popülerleşmesi insanların font kullanımıyla ilgilendiğinin, tipografiye olan merakın arttığının bir göstergesi. Dolayısıyla tipografiyi, daha da önemlisi güzel tipografiyi pek çok alanda göreceğiz diye düşünüyorum, ürün tasarımı da bunlardan biri yalnızca. ● Endüstriyel tasarımın geniş bir çalışma alanına yayılmasından dolayı her tasarımda farklı teknik özelliklere dikkat etmek gerekiyor. Siz teknik çözümlemeyi ve teknikle estetik bütünlemeyi nasıl sağlıyorsunuz? Teknik detayları çözülmüş, sahici bir fonksiyona sahip ürün tasarlamak gerekliliktir. Estetik dediğimiz şey ise trendlere, zamana göre değişkenlik gösteren, göreceli ve opsiyonel bir durumdur. Ama bu demek değildir ki ikinci plana atılsın. Göze hoş gelen ürünler tasarlamak benim için oldukça önemli. Bu yüzden projenin teknik detaylarını çözümlerken aynı anda estetik kaygılar da güdüyorum. Sürecin en sonuna bırakılan görsel çalışma maalesef makyaj olmaktan öteye gidemiyor, ürüne karaktersiz bir görünüm vermekten başka bir işe yaramıyor. Bu sebeple ortaya hem teknik hem estetik bakımından bütünleşmiş bir ürün çıkartmak için estetik kaygılarımı tasarım sürecinin içinde tutuyorum. Ürünün ifadesi beni memnun edene kadar çalışmaya devam ediyorum.


röportaj