Page 1

Yıl:2 / Sayı:24 / Nisan 2012

İLK SÜRÜŞ

VOLKSWAGEN

SUBARU

XV

SAYFA

210 BİN 811 DOWNLOAD SAYISI

4

BİRDEN

HYUNDAI i30

SCENIC G. SCENIC

RENAULT

98

TEST

CC LANSMAN

MINI COOPER S COUPE / SKODA YETI GREENLINE 1.6 TDI / BMW 118i / FORD FOCUS 1.6 DURATEC POWERSHIFT

Mercedes-Benz SL 65 AMG o Jaguar F-TYPE o MINI Roadster o Hyundai Santa Fe o PAL-V One o Infiniti LE Concept o Toyota Avensis Makyajlı Renault Megane o Peugeot Urban Move o Güvenli Sürüso 4x4 Gezi: Sile Kızılcaköy o Mitsubishi EVO VI (2001)o Formula 1o WRC o Ege Rallisi


EDİTÖR

Rekora koşarken... Değerli Carmedya okurları, Sizlere yine dopdolu bir dergi hazırladığımız müjdelemek isterim. Bu arada Mart sayımızın ise şu ana kadar 210 bin 811 kez indirilmiş olmasını da kendi alanında bir rekor olsa gerek. Aynı şekilde websitemiz Carmedya.com’un Mart ayındaki toplam hit rakamı 1 milyon 180 bini aşmış durumda. Tüm bu rakamlar yaptığımız işin doğru olduğunu ve daha gidecek çok yol olduğunu bizlere gösteriyor. İlginizden dolayı siz değerli okurlarımıza yürekten teşekkür etmek isterim. Tabi bu kadar iyi rakamlara sevinmenin yanında, Mayıs ayında 2. yaşımızı kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde ne yazık ki hala otomotiv sektöründen yeterli ilgiyi gördüğümüzü düşünmüyorum. Bu sadece Carmedya olarak bizlerin değil sayıları bir elin parmakları kadar olan sektördeki diğer dijital dergilerin de en büyük sorunu. Web sitelerini de dahil edecek olursak tablo yine değişmiyor. Çok veya az okunan bu yayın organlarının şu an ulaşabildikleri en düşük okur sayısı bile bugün basılı dergilerin en az 4-5 kat üzerinde ki; bu da sektördeki markaların gerçek müşteri kitlesine ulaşabilecekleri en uygun mecra olduğumuzu kanıtlıyor. Kaldı ki bu markaların haberleri sadece web sitemizde veya dergimizde sınırlı kalmıyor; aynı zamanda sosyal medya ve forum sitelerinde yayılarak çok daha geniş bir kitleye ulaşılabiliyor. Her yıl satış rekorları haberlerini verdiğimiz otomotiv sektörü ne yazık ki gerek lansmanlarda, gerekse de ilanlarda satış geliri de olmayan, okurlarına ücretsiz dergi ve haber sunan bizleri hatırlayamıyor. Son günlerde moda haline gelen dijital yayınlarla toplantı sadece sözden öteye geçemediğinden yayınlar tarafında herhangi bir inandırıcılığı kalmamış durumda. Sektördeki 7-8 marka hariç diğer markaların hiçbir şekilde ilgi göstermediği, sadece sözde dijital mecraların önemini vurguladıkları şu günlerde lansman ve ilanları toplayacak olursak 40’ın üzerinde markanın bu konuda hiçbir adım atmadığı gibi bir gerçek de ortaya çıkıyor. Daha da vahimi dijital yayınlarla toplantılar gerçekleştiren markaların temsilcileri ise 2 yıl boyunca attığımız bilgi maillerine bile bakmadıklarını yayınımızı tanımak için bize sordukları sorular sayesinde vurguluyorlar. En üzücü konu ise sektörün satış rakamlarıyla övünen lokomotif markalarının bazılarının dijital yayınları ısrarla görmezden gelmesi. Oysa ki elde edilen verilere bakıldığında bizlere yatırım yapan markaların rekor büyüme hedeflerine ulaştıkları gerçeği de yadsınamaz bir gerçek. Markaların temsilcileri ve reklamverenlerin keşfedemediği mecra, pr ajansları içinse adeta olmazsa olmaz haline gelmiş durumda. Ancak bu iş o kadar suistimal edilmeye başlandı ki gönderilen kampanya bültenlerinin görsellerinde gazete ve dergi ilanlarını görmeye başladık. Bir kampanya için ilan hazırlayan bir markanın neden size ilan yerine haber yollayıp ekinde ilan görseline yer verdiğini hala anlamakta güçlük çekiyorum. Türkiye’de otomotiv sektörü ilerleme kaydetmek istiyorsa kişisel ilişkileri bir kenara bırakarak, artık rakamlar ve yapılan işlerle ilgilenmeye başlamalı. En azından bilgi maillerimizin okunması bile bir adımdır. Yoksa bazı ücretsiz dergiler gibi geri kalan yayınlar da peşpeşe kapanabilir ve sektör çok sevdiği dijital mecrayı sadece bloggerlardan ibaret bir dünya olarak karşısında buluverir. Başta da dediğim gibi sözüm 2 yıldır dijital yayınların arkasında duran 7-8 markaya değil. En azından vizyon sahibi markalar olması hala yayınlanabilir bir dergi yapabilmemizi sağlıyor. Aylar önce dediğim gibi biz Carmedya olarak, sadece gittiğimiz lansmanların haberlerini yapma, ilanını gördüğümüz markaların kampanyalarına yer vermeyi prensip olarak çok daha uygun buluyoruz. Markalaın basını gruplara ayırdığı gibi, basın organı olarak biz de kendi önceliklerimizi gösterilen ilgi doğrultusunda belirlemeye devam edeceğiz. Otomotiv sektörü rekor kırarken, sektör basınının tamamen yok olmaması dileğiyle... Saygılarımla...

Önder Canözer

CARMEDYA’da gördüğünüz ilanlara tıklayarak, ilan konusuyla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

carmedya Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan yazı, makale, fotoğraf ve ilüstrasyonların elektronik ortamlar da dahil olmak üzere çoğaltılma hakları MEDICON YAYINCILIK’a aittir. Yazılı ön izin olmaksızın hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun materyalin tamamının ya da bir bölümünün çoğaltılması yasaktır. Bu dergi Basın Meslek İlkeleri’ne uymayı taahhüt eder. NİSAN 2012

04


NİSAN SAYISI BAYİLERDE


İÇİNDEKİLER 09 HABERLER 17 LANSMAN / İLK SÜRÜŞ Volkswagen CC ● ● Hyundai i30 ● Renault Scenic & Grand Scenic ● Subaru XV

29 PERFORMANS Mercedes-Benz SL 65 AMG ● ● Jaguar F-TYPE

35 YENİ MODEL MINI Roadster ● ● Hyundai Santa Fe

41 MODİFİYE ● Mitsubishi EVO VI (2001)

46 KONSEPT PAL-V One ● ● Infiniti LE Concept

51 GÜVENLİ SÜRÜŞ 53 SÜRÜŞ İZLENİMİ ● MINI Cooper S Coupe ● Skoda Yeti Greenline ● BMW 118i ● Ford Focus 1.6 Duratec Powershift

Yıl:2 / Sayı:24 / Nisan 2012 İMTİYAZ SAHİBİ Medicon Yayıncılık Tasarım Tanıtım ve Organizasyon GENEL YAYIN YÖNETMENİ Önder Canözer

onder.canozer@carmedya.com

FOTOĞRAF Alper Güler

YAZARLAR Burak Daylan, Poyraz Savcı, Yener Gülünay, Yağız Ergenç KATKIDA BULUNANLAR Ayça Dizdaroğlu, Burak A. Dursun, Ersin Karaman, Gökşen Zeren, Özkan Alkan, Kürşad Ergan, Mehmet Özcan, M. Anıl Çetindemir, Onur Z. Demir, Özkan Başaran, Saner Müftüoğlu, Zeki Zeren, Zeynep Canözer, Zuhal Zeren REKLAM reklam@carmedya.com

TASARIM Medicon İLETİŞİM

77 TASARIMCI GÖRÜŞÜ

Cevizli Mh. Çevik Sk. Güner Apt. No:3 D:5 Maltepe / İstanbul

82 4x4 GEZİ

Tel: 0 216 305 80 56

● Şile / Kızılcaköy

85 PADOK 87 MOTORSPORLARI Okumak istediğiniz konuya tıklayarak haberin sayfasına gidebilirsiniz.

www.carmedya.com info@carmedya.com

Dergiyi tam ekran modunda okursanız sayfa geçişlerindeki animasyonları da görebilirsiniz. Ancak tam ekran modunda linkler çalışmaz NİSAN 2012

06


onur ziya demir

MERCEDES-BENZ CLS 63 AMG

FOTOĞRAF: ONUR ZİYA DEMİR


4x4dergi.com

FOTOÄžRAF: 4x4dergi.com


HABERLER

HILUX ANTARKTİKA’YA MEYDAN OKUDU Toyota Hilux, Kuzey Kutbu’ndan sonra Güney Kutbu’nda da macerasını sürdürdü. Antarktika’da 4 ayda yaptığı 70 bin kilometre ile bir rekora ulaşan Hilux’lar yolculuk süresince hiçbir teknik arıza yaşamadılar. Kuzey Kutbu’na ulaşan lastik tekerlekli ilk ve tek araç olan Hilux, bu kez de Güney Kutbu’nda 4 ayda 70 bin km yaparak bir rekora imza attı. Dünya Extreme Yarışları’nın organizas-

yonunda her biri 9 bin 500 km giderek bu rekoru kıran 3 adet 3.0 lt D-4D Toyota Hilux, aşırı soğuktan etkilenmemek amacıyla A-1 jet yakıtı kullandı. Antarktika’nın ortalama –50 dereceye varan soğuğu ve hayal edilebilecek en zorlu sürüş şartlarının üstesinden gelen Hilux’lar, 3 bin 400 metreden daha fazla yükseklikteki buzlu dağlara tırmanmayı başardı.

BEOLIT 12’YE TASARIM ÖDÜLÜ Global ölçekte lüks, entegre ses-görüntü çözümleri ve hizmetleri sağlayıcısı Bang & Olufsen’in yeni markası B&O Play’in ilk ürünü Beolit 12, Reddot Tasarım Ödülü’ne layık görüldü. Apple’ın AirPlay teknolojisine sahip Beolit 12 ile kablosuz bir ağa bağlıyken iPod, iPhone, iPad, Mac veya PC kullanarak müzik çalmak mümkün.

NİSAN SAYISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN www.digitalcarmagazine.com www.digitalcarmagazine.com.tr


HABERLER

2012 YILININ EN İYİ OTOMOBİLİ VOLKSWAGEN up!

BMW RIDER ACADEMY ÜYELERİ SAPANCA’YI KEŞFETTİ Türkiye’nin ilk wellness oteli Güral Sapanca Wellness & Convention, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzaklaşmak için 24 Mart Cumartesi günü İstanbul’dan yola çıkan motosiklet tutkunlarını ağırladı. BMW Rider Academy’nin düzenlediği Sapanca turuna katılan motosiklet tutkunları, eşsiz lezzetleri, farklı kültürleri, tarihi ve doğa güzellikleri ile Sapanca’yı keşfetti. BMW standartlarında güvenlik önlemleri ile seyahat eden BMW motosiklet kullanıcıları, yorgunluklarını atmak için Güral Sapanca Wellness & Convention’da konakladı ve geziyi otelin SPA merkezinde tamamladı. Motosiklet tutkunları arasından bazıları Aliva SPA’da yorgunluklarını atarken, bir kısmı ise doğa ile baş başa bir akşam geçirmeyi tercih etti.

Dünyanın en önde gelen otomotiv gazetecilerinin jürisini oluşturduğu World Car of The Year 2012 (Dünyada Yılın Otomobili) Ödülü, New York Otomobil Fuarı’nda açıklandı. Otomotiv sektörünün bu en saygın ödülü, bu yıl Volkswagen’in özellikle şehir içi kullanım için geliştirdiği up!’ın oldu. 3.54 metre uzunluğundaki up!, 4 kişi için yeterli bir kullanım alanı sunuyor. 60 ve 75 PS’lik benzinli motorları yanında, Bluemotion teknolojili up!’lar, tam bir verimli sürüş sağlıyor. up!’ın bir diğer öne çıkan özelliği ise şehir için acil fren sisteminin de standart olarak sunulması. Saatte 30 kilometrenin altında devreye giren sistem, sensorları sayesinde çarpışma tehlikesi arz eden durumlarda otomatik olarak devreye giriyor. Acil fren yaparak ya kazayı önlüyor ya da çarpışmanın şiddetini azaltıyor. up! küçük araç segmentinde şimdiye kadar şehir içi acil fren fonksiyonuna sahip ilk araç olma özelliğini taşıyor. Son olarak up!, araçların güvenliklerini ve dayanıklılıklarını Avrupa koşullarını temel alarak test eden bağımsız derecelendirme kuruluşu EuroNCAP’in araştırma-

larında da 5 yıldız aldı. EuroNCAP, up!’ın Şehir içi Acil Fren Sistemi’ni de “Gelişim Ödülü” ile ödüllendirdi.

YAZI CHRONO MATTE RENKLERİYLE KARŞILAYIN Saatiniz hangi renk olursa olsun, yeter ki mat olsun! Çünkü, yeni trend bu! Aksesuar modasında en yeni trend; mat etkisi, kendini her yerde gösteriyor ve her şey gittikçe bu karizmatik dokuya bürünüyor. Arabalar, makyaj malzemeleri, hatta tırnaklar bile matlaşıyor! IceChrono Matte ise gökkuşağının tüm renklerini matlaştırarak bileklerinize taşıyor.

Chrono Matte serisi ile Ice-Watch çoşkusu birbirinden güzel renkleri ve dinamik tasarımlarıyla hız kesmeden devam ediyor. Siyah, beyaz, mavi ve turuncu olmak üzere dört farklı renk seçeneğine sahip koleksiyonun yakıcı mat etkisi ile modadan geri kalmayın. Ice-Chrono Matte, 10 ATM su basıncına dayanıklı ve silikon kayışı ile rahat bir kullanım sunuyor. 48 mm’lik kasa boyutu ve özel ambalajı ise bu farklı saat serisini tamamlıyor.

NİSAN 2012

10


HABERLER

SUBARU VE MOTUL’DAN GLOBAL İŞBİRLİĞİ Fuji Heavy Industries tarafından üretilen ve Bayraktar Grubu tarafından Türkiye’ye getirilen Subaru, geçmişte Subaru WRC Rally takımının da sponsorluğu üstlenmiş olan madeni yağ üreticisi MOTUL ile global bir anlaşmaya imza attı.

Subaru teknolojisine tam uyum sağlayan özel motor yağı Subaru by Motul 5W-30, 1 ve 5 litrelik özel ambalaj boyutları ve rekabetçi fiyatlarıyla da müşterileri beklentilerine uyum sağlıyor. MOTUL motor yağı Subaru yetkili servislerinde satışa sunuluyor.

AYAKLARINIZ RAHAT ETSİN Soğuk kış mevsiminin ardından botlardan kurtulan ayaklar, bahar ile birlikte King Paolo sayesinde rahata kavuşuyor. Sağlıklı, rahat ve şık ayakkabı modelleri ile sektöre yeni bir soluk getiren King Paolo, ürün içerisindeki pompa sayesinde ayaklarda hava dolaşımı sağlıyor. Bahar mevsimine giren ayaklar sıcak havadan etkilenmiyor.


HABERLER

PEUGEOT’DAN ÖZEL SERİ: URBAN MOVE Peugeot’nun en çok tercih edilen modelleri olan Peugeot 206+ ve 207 ürün gamı, özel seri “Urban Move” ile zenginleşiyor. Peugeot 207 Urban Move, Active ekipman seviyesine ek olarak sunulan Cruise control, çift bölgeli tam otomatik klima, yağmur sensörü, far sensörü, alüminyum alaşımlı jantlar, USB ve Bluetooth Te-

lefon kiti ile 35 bin 990 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlar ile sunuluyor. 207 Urban Move, 1.4 VTi benzinli 95hp ve 1.4 HDi dizel 70hp motor seçenekleri ile sunuluyor. 206+ Urban Move, 26 bin 990 TL’den Peugeot 107 ise 27 bin 900 TL seviyesinde fiyatı ile dikkat çekiyor.

JOLLY TUR’DA YUNAN ADALARI TURLARI BAŞLIYOR! Jolly Tur, bu yıl ‘’Alexander Von Humboldt II’’ gemisiyle Yunan Adaları programları düzenliyor. Programın vizesiz ve hem İstanbul hem de Çeşme’den başlangıçlı olması tatilcilere cazip bir seçenek olarak sunuluyor. Bahamalar Bayrağı taşıyan 4 yıldızlı ‘’Alexander Von Humboldt II’’ gemisi 152 metre uzunluğunda, 278 kabin ve 624 yolcu kapasitesine sahip. Gemi 26 Mayıs tarihinde ilk seferine başlayacak.

HAZİRAN 2010 carmedya

25


HABERLER

SUBARU XV ABD’DE CROSSTRECK ADIYLA SAHNE ALIYOR

PIRELLI’YE TAM NOT Yaz lastik testlerinde elde ettiği başarılı sonuçlar ile adından söz ettiren Pirelli, en son Alman ADAC, İsviçreli TCS ve Avusturyalı ÖAMTC bağımsız test kuruluşlarının küçük otomobil sınıfının en yaygın ölçülerinden 165/70 R 14 T, kompakt ve orta sınıfın en yaygın ölçülerinden 205/55 R 16 V ve SUV (4×4) araçlarında yaygın olarak kullanılan 215/65 R 16 H ölçülü lastikler ile gerçekleştirdiği yaz lastik testlerinde oldukça iyi dereceler elde etti. ADAC’ın küçük sınıf otomobillerin en yaygın lastik ölçüsü 165/70 R 14 T ile gerçekleştirmiş olduğu yaz lastiği testinde Pirelli Cinturato P1, “iyi” olarak değerlendirilirken, ÖAMTC ve TCS’nin yapmış olduğu kuru zemin ve ıslak zemin testlerinde “çok iyi” olarak değerlendirildi. Pirelli’nin geçen yıl pazara sunduğu Cinturato P1, düşük yuvarlanma direnci ve düşük yakıt tüketimi özellikleri ile ön plana çıkıyor.

64. Frankfurt Motor Show’da dünya prömiyeri yapılan Subaru XV 6-15 Nisan tarihlerinde Uluslararası New York Otomobil Fuarı’nda ABD’li otomobil severlerle buluşuyor. ABD pazarında “Subaru XV Crosstrek” olarak adlandırılan model 6 Nisan tarihinde kapılarını açacak olan New York Otomobil Fuarı’nda sahneye ilk çıkışını yapacak. ABD pazarında “Premium” ve “Limited” versiyonları ile satışa sunulan Subaru XV Crosstrek Amerika’nın yakıt verimliliği sağlayan aracı olarak tanımlanıyor. Sınıfında galon başına 33 millik seyahat mesafesi ile ABD’de satışta olan crossoverlar arasında yakıt verimliliği en yüksek otomobil olan XV’nin dayanıklı, dinamik ve benzersiz tasarımı Subaru’nun karakteristik stilini gözler önüne seriyor. 2.0 litrelik atmosferik motor 6200 dd’da 150 HP beygir gücüne sahip. 196 Nm’lik torkunu 4200 dd’da gerçekleştiriyor. Subaru, çevreye daha duyarlı ve daha iyi sürüş performansına sahip bir araç sunmak üzere yeni XV için yeni CVT’yi geliştirdi. Bu yeni şanzımanın yeni geliştirilen motor ile bir

araya gelince olağanüstü bir sürüş performansı ve yakıt tasarrufu sonucu ortaya çıktı. Yeni nesil CVT şanzıman direksiyonun arkasına yerleştirilen kulakçıklar sayesinde düz vites şeklinde de kullanılabiliyor. CVT’nin aktarma oranı 6 vitesli düz şanzıman modu ile kullanılmak üzere belirli noktalara sabitleniyor.

BODRUM’DA AYRICALIKLI YAŞAM İÇİN! Bozatlı International kalite ve güvencesiyle Turgutreis, Bodrum’da bulunan Kadıkalesi koyunda hayata geçen Sundance Residences & Boutique Hotel projesinde yaşam Haziran’da başlıyor. 22 bin 568 metrekare alan üzerine kurulu 9 bloktan oluşan Sundance Residences & Boutique Hotel, berrak denizi, narenciye bahçeleri ve doğal güzellikleriyle ünlü Bodrum Kadıkalesi koyunda yazlık hayali kuranlara otel konforunda dört mevsim ayrıcalıklı bir yaşam imkanı sunuyor. İştirakleri arasında Holiday Inn Istanbul Airport ve Aegean Dream Resort bulunan Bozatlı International tarafından hayata geçirilen Sundance Residences & Boutique Hotel projesi, mimari tasarımıyla da konforu ön plana çıkarıyor.

NİSAN 2012

13


HABERLER

TOYOTA AVENSİS YENİ YÜZÜYLE TÜRKİYE YOLLARINDA!

MAKYAJLI MEGANE AİLESİ HAZİRAN’DA TÜRKİYE’DE Makyajla birlikte daha modern bir ön yüze kavuşan Megane ailesi Haziran’da satışa sunuluyor. Makyajlanan Mégane’da, yeni ön tampon ve yeni LED farlar ile otomobilin tasarımını daha çekici kılıyor. Yenilenen ön panjur, siyah parlak kaplama ve krom dokunuşlar dikkat çeken diğer özellikler. Makyajlanan Megane ailesinde bir çok teknolojik yenilik de dikkat çekiyor. Araçta yer alan Visio System® güvenli sürüş konforunu arttırıyor. Megane ailesinde 1598 cm³’lük silindir hacmi ile 130 bg Energy dCi 130 motor da kullanılıyor. Bu yeni motor sağladığı 320Nm tork ile, sınıfının en güçlü dizel motoru özelliğini elde ediyor. Yeni Energy dCi 130 motorun bir özelliği olan Stop&Start teknolojisi, araç kırmızı ışıkta veya sıkışık trafikte durağan hale geldiğinde motorun otomatik olarak kapatılmasını sağlayan güçlendirilmiş bir marş motorundan oluşuyor. Motorun tekrar çalıştırılması için yapılması gereken tek şey gaz pedalına dokunmak. Sistem, şehir içi trafikte 100km’de 1 litrelik yakıt tasarrufu sağlıyor. Stop&Start sistemi hız kesme/ frenleme enerjisi depolama sistemi Energy Smart Management (ESM) ile kombine ediliyor.

Toyota tarafından yenilenen Avensis, 56 bin 900 TL’ den başlayan fiyatlarla Türkiye yollarındaki yerini alıyor. Toyota’nın yeni tasarım anlayışının öncülerinden yeni Avensis, daha zarif ve cesur çizgilere sahip dış tasarımıyla dikkat çekiyor. Toyota’nın D segmentindeki temsilcisi yeni Avensis, Optimal Drive teknolojisi ile sunulan yüksek performans ve düşük yakıt tüketimi özelliklerine sahip 1.6 lt ve 2.0 lt benzinli, 2.0 lt D-4D dizel motorla satışa sunuluyor. Yeni Avensis’te benzinli 1.6 Elegant, 1.6 Elegant Extra, 2.0 Premium Multidrive S ve 2.0 Premium Multidrive S Wagon seçeneklerinin yanısıra dizel 2.0 D-4D Premium seçenekleri bulunuyor. Yeni Avensis 1.6 Elegant ve 1.6 Elegant Extra, 132 PS güç ve 160 Nm tork üretirken 6.5 lt/100 km birleşik yakıt tüketimi ve 150 g/km CO2 salımı ile dikkat çekiyor. 152 PS güç sunan benzinli 2.0 Premium Multidrive S versiyonunda 6.9 lt/100 km birleşik yakıt tüketimi ve 160 g/km CO2 salımı, 2.0 Premium Multidrive S Wagon’da ise 7.0 lt/100 km birleşik yakıt tüketimi ve 161 g/km CO2 salımı gerçekleşiyor. Yeni Avensis’in dizel versiyonu 2.0 D-4D Premium ise 124

PS güç üretirken, 4.6 lt/100 km birleşik yakıt tüketimi ve 120 g/km CO2 salımı gerçekleştiriyor. Yeni Avensis’te, Toyota’nın benzersiz, dokunmatik multimedya sistemleri “Toyota Touch” ve “Toyota Touch & Go” ile yolculuklar çok daha keyifli. “Toyota Touch”, AM/FM radio, CD/ MP3 çalar, Bluetooth ile cep telefonundan görüşme yapma, cep telefonu adres defteri ile senkronizasyon ve yine cep telefonundan müzik dinleme özelliklerini içeriyor.

IWC’DEN EFSANE BOKSÖR İÇİN ÖZEL SAAT İsviçreli saat üreticisi IWC Schaffhausen’ın tasarladığı eşsiz bir saat geçen Cumartesi gecesi yapılan Celebrity Fight Night’ta açık artırma ile satıldı. Uzun süredir The Greatest™*Muhammad Ali tarafından desteklenen yıldızlarla dolu gala gecesini Muhammed Ali Parkinson Merkezi için bağış toplamak amacıyla düzenledi. Beyaz altın “IWC Big Pilot’s Watch Edition Muhammad Ali” saati müzayedede 60 bin dolarlık etkileyici bir rakamla sahibini buldu. Saatin kadran tasarımında 1940 tarihli Big Pilot’s Watch birebir model alındı. Mat siyah kadran, saat 12’deki ok başlı ibre ve koyu renkli, parlak rakamlar ile kolların anlaşılır biçimde düzenlenmiş oluşu aydınlatma koşullarına bağımlı kalmadan zamanın dakikası dakikasına okunmasını garantiliyor.

NİSAN 2012

14


HABERLER

VOLKSWAGEN’DEN BULLI’YE ÖZEL ATÖLYE

FORD OTOSAN’DAN ABD’YE İHRACAT REKORU Ford Otosan’ın Gölcük fabrikası, bugüne kadar 899 bin adet ürettiği ve dünyanın 5 kıtasına ihraç ettiği Transit Connect’in otomotivin anavatanı ABD’ye ihracatında yeni bir kilometre taşına daha imza atıyor. 2 Nisan günü bantlardan inen ve ABD’ye ihraç edilecek olan 100 bininci araç bir Transit Connect New York taksisi oldu. 2011’de Amerika’ya 400’ü New York şehri için olmak üzere 800 adet üretilip ihraç edilen Transit Connect Taksiler; Boston, Chicago, Las Vegas, Los Angeles, Orlando ve San Francisco’da vazife yapıyor. Güvenliği, tasarımı, işçiliği ve kalitesiyle pek çok pazarda yılın otomobili ödülünü almış olan Transit Connect, 2014 yılına kadar New York taksisi olarak tercih edildi. Kuzey Amerika’ya 2011 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 60’lık artışla 37 bin adet Transit Connect ihraç edildi.

Volkswagen Ticari Araç’ın ilk olarak 1947 yılında ürettiği ve kısa sürede tüm dünyada büyük bir çılgınlık başlatan T1’ler, yenilenmek için eve dönüyor. Volkswagen Ticari Araç, bir döneme damgasını vuran ve kült statüsüne erişen Bulli lakaplı bu minibüslerin, bir 60 yıl daha kullanılması için “Oldtimers” adı verilen özel bir atölye açtı. Hannover kentinde 7 bin metrekare kapalı alana sahip olan Oldtimers, sadece eski Volkswagen minibüslere hizmet verecek. Volkswagen Ticari Araç bu atölyeyi 2007’de sadece kendi sahip olduğu Bulli’lere hizmet vermesi için kurmuştu. Oldtimers, bundan sonra tüm dünyadaki Volkswagen T1 minibüs sahiplerinin de hizmetinde olacak. Aralarında teknoloji tarihi uzmanının da bulunduğu her biri konusunda uzman 13 teknisyenin görev yaptığı atölyede kullanılan parçalar, restore edilen modelin üretim tarihine uygun orijinal olarak üretiliyor. Her türlü restorasyonun yapıldığı atölyede, her adımın fotoğrafı çekiliyor. Daha sonra bu fotoğraflardan bir dosya oluşturuluyor. Böylece sahipleri, T1’lerinde yapılan her türlü restorasyonu görmüş oluyor.

Servise gelen her minibüse, VW tarafından da bir sertifika veriliyor.

EMPORIO ARMANI’DEN 2012 YAZ MODASI Yaz mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bu günlerde plaj alışverişi de hız kazandı. Plaj modasına yön veren dünya markaları Mendo’s Mağazaları’ndaki yerlerini çoktan aldı! Bu dünya markaları içerisinde erkeklerin en çok tercih ettiği marka olan Emporio Armani’nin 2012 yaz şort ve mayo koleksiyonu görücüye çıktı. Şık, rahat ve renkli erkek mayolarıyla ve kaliteli plaj aksesuarlarına sahip olmasıyla dikkat çeken Emporio Armani’nin yeni şort mayo koleksiyonunda sportif erkekler canlı renklerle buluşturuluyor. Emporio Armani şort ve mayoları, kırmızıların, mavilerin, kremlerin en güzel tonlarıyla hazırlanan 2012 yaz koleksiyonunda sunuluyor. Türkiye’nin seçkin lokasyonlarında bulunan Mendo’s Mağazaları’na uğramadan bu yaz giyeceğiniz mayoya karar vermeyin.

NİSAN 2012

15


HABERLER

GEELY VE VOLVO TEKNOLOJİ TRANSFERİ KONUSUNDA ANLAŞTI

CHEVROLET MALIBU AVRUPA YOLLARINA ÇIKIYOR Chevrolet, markanın yeni orta-üst sınıf sedanı ve serisinin en iyi modeli yeni Malibu ile portföyünü daha da genişletiyor. Yaklaşık yarım asırdır süredir yollarda olan ve Amerika’da aile otomobili olarak isim yapmış olan Chevrolet Malibu, 2012 ilkbaharında, benzinli motor seçeneği ile Avrupa’da ilk kez satışa sunuluyor. Ardından yılın ikinci yarısında otomobilin dizel motor versiyonu da satışa sunulacak. Türkiye’de Chevrolet Malibu 2012 yılının ikinci yarısında Avrupa ile eşzamanlı olarak pazara sunulacak. Malibu’da 5800 d/d ile 167 hp güç üreten ve 4600 d/d ile 225 Nm maksimum tork değerine sahip 2.4 litrelik benzinli motor ile bu yıl içerisinde satışa sunulacak olan, 4000 d/d ile 160 hp güç üreten ve 1750 d/d ile 350 Nm tork üreten 2.0 litrelik dizel motor seçenekleri bulunacak.

Geely ve Volvo markaları geçtiğimiz günlerde teknoloji transferi anlaşması imzaladılar. Geely Otomobilleri Grup Başkanı An Conghui ve Volvo Başkanı Stefan Jacoby tarafından Shanghai’da imzalanan anlaşmayla Geely markası, ürün gamı çeşitliliğini ve rekabet gücünü artırmayı planlıyor. Geely Holding Grubu, 2010 yılında Ford Motor Company’den Volvo markasını satın almıştı. Teknoloji transferi anlaşmasıyla Geely, Volvo markasının sahip olduğu ileri teknolojileri Geely markalı araçların kalitesinin geliştirilmesinde ve markanın yeniden yapılandırılmasında değerlendirecek. An Conghui ve Stefan Jacoby, birlikte yaptıkları açıklamada son derece rekabetçi olan global otomobil pazarında müşterilerin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamak için ortak çalışmaları daha da derinleştireceklerinin altını çizdiler. Her iki marka da şu günlerde düşük emisyonlu , yüksek performanslı ve çevreci motorların geliştirilmesi konusunda yoğun çalışmalar sürdürüyorlar. diye konuştu. Geely modelleri Türkiye’de 2008 yılı Kasım ayından beri sa-

tışa sunuluyor. Anadolu Grubu, Geely markası için Anadolu Araçlar Ticaret A.Ş. adında yeni bir şirket kurdu. Anadolu Araçlar, Türkiye’de Anadolu Grubu güvencesi altında Geely markasının tüm pazarlama, satış ve satış sonrası organizasyonundan sorumlu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

DOCKERS’TAN TEK ŞORTTA ÜÇ AYRI STİL Yazın çimlere oturup bohem bir pikniğe katılmak ya da tatilde antik bir kentin kalıntılarını keşfe çıkmak isterseniz, kareli bir şortu tercih etmeniz idealdir. Akşam üstü sevdiklerinizle bir yemeğe çıkıp ardından geceyi gündüze bağlamak istediğinizde ise düz renkli ve gereken eşyalarınızı alabilecek büyüklükte cepleri olan bir şort kurtarıcınız olacaktır. Keyifli bir hafta sonu gündüz caddelerde, cafelerde turlarken ise paçaları kıvrılan bir şortla hem şık hem de rahat bir görü-

nüm sergileyebilirsiniz… Şimdi sıkı durun! Bu üç ayrı stil için üç ayrı şort almanıza gerek yok. Bunun yerine Dockers®’ın çift taraflı giyilebilen tek bir şortunu alıp üç ayrı şekilde kullanabilirsiniz. Bu pratik şortun tek tarafı orijinal krem khaki renginde, diğer tarafı ise kareli. Düz renkli tarafı tercih ettiğinizde dilerseniz paçalarınızı kıvırarak kareli desenin görünmesini sağlayabilirsiniz. Böylece tek bir Dockers® şortla üç ayrı stil yaratabilirsiniz.

NİSAN 2012

16


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

SAFKAN SÜRÜŞ KEYFİ VOLKSWAGEN

CC Volkswagen’in tepeden tırnağa yenilenen ve artık CC adıyla anılan en özel modelini İstanbul-Plovdiv (Bulgaristan) arasında yakından inceleme fırsatı bulduk. Yazı: ÖNDER CANÖZER BULGARİSTAN / PLOVDİV FOTOĞRAFLAR :ÖNDER CANÖZER - VW MEDYA

NİSAN 2012

17


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

V

olkswagen tarafından bugüne kadar Passat CC olarak satışa sunulan ve markanın premium modellerinin en üst basamağında yer alan CC, yeni yüzüyle Türkiye’de satışa sunuldu. Artık sadece CC adını taşıyacak otomobili İstanbul’dan Bulgaristan’ın Filibe bölgesinde bulunan Plovdiv’e kadar uzanan 400 km’den daha uzun bir parkurda kullanma imkanını yakaladık. İlk kez 2008 yılında yollarla buluşan ve bugüne kadar toplam 270 bin adetlik satışla önemli bir başarı yakalayan CC, konfordan ödün vermeyen ancak coupe profilinden de vazgeçemeyen herkese hitap ediyor. İstanbul Yeşilköy’deki Airport Otel’in otoparkında buluştuğumuz Yeni CC, selefinin yuvarlak hatlarını daha sert bir tasarım anlayışına bırakarak çok daha ağırbaşlı ve güçlü görünümüyle ilk andan itibaren beni çok etkiledi. Aracın tamamen yenilenenön ve arka tasarımı ortaya güç ve zarafetin birleşimi bir görüntü çıkarmayı başarmış. Ön ızgaradan başlayarak, motor kaputu boyunca devam eden çizgiler yan tarafta boydan boya geçen çizgiyle birlikte coupe profilde bu-

NİSAN 2012

18


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

luşunca ortaya son derece dinamik bir görüntü çıkmış. Passat ile hemen hemen aynı tasarıma sahip ön panel ve orta konsol ergonomi açısından da kullanışlı. Araç 4 kişi için son derece cömert bir diz ve baş mesafesi sunuyor. Yeni Volkswagen CC’nin standart donanım yelpazesinde yeni adaptif Bi-xenon farlar, statik viraj lambaları ve yeni LED stop lambaları mevcut. Yorgunluk tes-

pit sistemi ‘Fatique Detection’, RCD 510 radyoCD değiştirici, paslanmaz çelik kapı eşiği kaplamaları ve ilave eksenel ayar özellikli, güvenli koltuk kafalıkları (Ön koltuklar) da standart olarak sunuluyor. Yeni CC, dünyada ilk kez ‘Şerit Takip Asistanı’ ve ‘Şerit Değiştirme Asistanı’ teknolojilerini birleştiren yeni teknoloji ‘Şerit Takip Asistanı Plus’ı opsiyonel olarak sunuyor. Yeni Volk-

swagen CC’de yeni kullanılmaya başlanan dinamik uzun far asistanı gibi sürüş destek sistemleri de isteğe bağlı olarak alınabiliyor. Yeni CC’de konfor da entegre masaj işlevli ‘havalandırmalı koltuk’la ideal seviyeye çıkarılıyor. Zengin motor seçenekleri arasında 160 HP’lik 1.4 TSI motora sahip versiyonunu kullandığım Yeni CC’de motorun hacmine aldanmamak gerek. Zira VW’nin ödüllü 1.4 TSI moto-

NİSAN 2012

19


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

ru her devirde etkin bir çekiş sunarken, DSG şanzıman sisteminin sarsıntısız ve gecikmesiz geçişleriyle gerçek anlamda bir sürüş keyfini doyasıya yaşayabiliyorsunuz. Motor ve gaz pedalı arasındaki uyum için mükemmel kelimesini kullanabiliriz. Yeni Volkswagen CC Türkiye’de ilk olarak 1.4 TSI 160 PS benzinli ve 2,0 TDI 170 PS BlueMotion Technology ve 2,0 TDI 140 PS BlueMotion Technology seçenekleriyle sunuluyor. 2,0 TDI 140 Yeni CC’nin 2,0 TSI 210 PS benzinli versiyonu ise sipariş üzerine getirilecek. Commonrail direkt enjek-

siyonlu 170 PS gücündeki dizel motorlu seçenekte, Stop/Start sistemi ve frenleme enerjisinin geri kazanımını sağlayan rejenerasyon modu standart olarak sunuluyor. 1,4 TSI 160 PS motor, 250Nm tork sağlıyor. 0-100km/s hızlanmasını 8,5 saniyede yapan CC, 222 km/s maksimum hıza sahip. Bu başarılı güç ünitesiyle birlikte 100km’de ortalama 6,9 lt yakıt tüketimi değerine sahip olan Yeni Volkswagen CC’nin CO2 emisyonu da 159g/km. VW CC 37 bin 900 euro’dan başlayan (1.4 TSI 160 HP DSG için) fiyatlarla satışa sunuluyor.

NİSAN 2012

20


LANSMAN

YENİ i30 SATIŞA SUNULDU Hyundai’nin yenilenen i30 modeli ikinci jenerasyonuyla ve zengin donanım özellikleriyle Türkiye’de satışa sunuldu.

H

yundai’nin merakla beklenen modeli Yeni i30 ülkemizde satışa sunuldu. Hyundai’nin Almanya Russelsheim’daki Avrupa Ar-Ge Merkezi’nde geliştirilen Yeni i30, özellikle Avrupalı müşteriler için tasarlandı. Hyundai’nin Çek Cumhuriyeti’ndeki son teknolojiye sahip Nošovice fabrikasında üretilen i30, benzinli motor seçeneği ile 43 bin TL, dizel motor seçeneği ile de 50 bin 500 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.

Yeni i30, önceki araca göre daha uzun ve daha geniş boyutlara sahip bir otomobil. Kabin içi kullanışlılığından hiç taviz vermeden daha sportif ölçülere kavuşan yeni i30, 4300 mm ile önceki modele göre 20 mm daha uzun, 5 mm daha geniş (1780 mm) ve ve 10 mm daha alçak (1470 mm). Her ne kadar 2650 mm’lik dingil mesafesi yeni nesil i30’da korunmuş olsa da, toplam uzunluk ve genişlikteki artış sayesinde önceki modele göre daha fazla kabin ve bagaj hac-

mi sunuluyor. Bagaj kapasitesi, 38 litre artırılarak 378 litre ile daha geniş yükleme alanı sunuyor. İki farklı motor ve her motorda iki farklı şanzımana sahip Yeni i30, bu sayede 4 farklı motor/şanzıman seçeneğine ulaşırken iki farklı donanım şeçeneği ile toplam 8 versiyona ulaşıyor. Başlangıç paketi olan Style paketinde ABS, EBD (elektronik Fren Dağıtımı), TCS (Çekiş Kontrol Sistemi), ESP (Elektronik Stabilite Programı), VSM (Araç Sta-

NİSAN 2012

21


LANSMAN bilite Yönetimi), HAC (Yokuş Kalkış Desteği), LED gündüz farları, aktif ön koltuk başlıkları, ön, yan ve perde havayastıkları standart olarak sunuluyor. Elite donanım seviyesinde ise tüm bu güvenlik ekipmanlarına ek olarak diz hava yastığı ve elektrikli park freni bulunuyor. Style donanım paketinde sunulan diğer özellikler arasında hareketli ön kol dayama, çeşitli sürüş modlarına göre direksiyon tepkilerinde değişiklik sağlayarak keyifli bir sürüş su-

nan Flex Steer, Supervision gösterge paneli, Cruise kontrol, TFT LCD bilgi ekranı, deri direksiyon ve vites topuzu, direksiyondan kontrollü ve iPod uyumlu müzik sistemi, hava kalitesi kontrol sistemi, bluetooth ve ses tanıma sistemi, otomatik kararan iç dikiz aynası, viraj içini aydınlatan statik dönüş farları, far sensörü, yağmur sensörü, ön cam buz çözücü, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, uzaktan kumandalı merkezi kilit ve alarm sunuluyor.

Yeni i30, ülkemizde ikisi de 1.6 litre hacme sahip olan benzinli ve dizel motor seçenekleri ile satışa sunuldu. Yeni i30’un dizel motoru 4000 d/d’da 128 HP güç üretiyor ve 1900 – 2750 d/d arasında tam 260 Nm tork sağlıyor. Dizel motor seçeneğinde hem otomatik hem de düz vites opsiyonlarına sahip. Dizel seçeneğinde olduğu gibi benzinli motor alternatifinde de 6 ileri düz ve 6 ileri otomatik vites seçeneği sunan i30’da direkt enjeksiyon teknolojisine sahip motor kullanılıyor.

NİSAN 2012

22


LANSMAN

SCENIC AİLESİ YOLA ÇIKTI Renault tarafından yenilenen Scenic ve Grand Scenic artan donanım özellikleri ve EDC şanzıman seçeneğiyle satışa sunuldu.

NİSAN 2012

23


LANSMAN

A

vrupa’da MPV segmentinin ilk temsilcisi Renault Scénic ailesi baştan aşağı yenilendi. Aracın ön kısmındaki tüm parçalar yeniden tasarlandı. Tasarımda krom ve siyah kaplama gibi statü artırıcı malzemelerin kullanılması ön plana çıkıyor. Yeni Scénic, özellikle ön tamponda daha fazla krom kullanımı ve LED gündüz farları ile daha sportif bir görünüme sahip. Yakıt tüketiminde başarısını kanıtlanmış 1.5 dCi 110

bg motor ve otomatik şanzımanı EDC seçeneğiyle, Yeni Scénic ailesi karışık çevrimde 4,7 lt yakıt tüketimi ile rakiplerine büyük üstünlük sağlıyor. Yeni Scénic ailesi, Şerit Takip Asistanı ve Otomatik UzunKısa Far özelliklerini içeren Renault Visio System® ile birlikte sunulan ilk model. Yokuşta Kalkış Desteği, leke tutmayan Teflon® kaplamalı koltuklar, şerit değiştirme fonksiyonuna sahip sinyaller, Bluetooth, USB ve iPod bağlantısı Scénic se-

risinde standart ekipmanlar arasında. Yeni Scénic ailesinde sunulan sürpriz yeni teknolojik özelliklerden bir diğeri ise; kişiselleştirilebilinen elektronik gösterge paneli. Yeni Scénic ve Grand Scénic modelleri iki ayrı versiyonuyla tüketicinin beğenisine sunuluyor; Privilége 1.5 dCi 110 bg 6 ileri manuel vites ve Privilége 1.5 dCi 110 bg EDC... Yeni Scénic 62 bin 350TL, Yeni Grand Scénic ise 65 bin 350TL’den başlayan fiyatlarla 3 yıl veya 100.000 km garantisi ile yola çıkıyor.

NİSAN 2012

24


XV

İLK SÜRÜŞ

SOSYAL MEDYA İLE BULUŞTU Subaru’nun crossover modeli XV’yi, Polonezköy’de sosyal medya temsilcilerinin ve Tayfun Talipoğlu’nun da katıldığı bir etkinlikte ve hafif arazi şartlarında inceleme fırsatı bulduk. Yazı VE FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: POLONEZKÖY

NİSAN 2012

25


İLK SÜRÜŞ

C

sınıfı crossover kategorisine yeni bir soluk getiren Subaru XV, Bayraktar Grubu ve MOTUL ev sahipliğinde 17 Mart Cumartesi günü Polonezköy’de organize edilen test sürüşü organizasyonunda sosyal medya temsilcilerine ve diJital yayınların editörlerine tanıtıldı. İstanbul’un arka bahçesi olarak tanımlanan Polonezköy’de keyifli ve heyecanlı aktivitelerle gün boyu süren etkinlikte sosyal medya temsilcileriyle birlikte Carmedya adına ben de, Subaru XV’yi kullanma ve yakından tanıma imkanı buldum. XV, Crossover işlevselliğini ön plana çıkararak şık ve akıcı çizgilerini yüksek gövde ile bir araya getiren yeni bir tasarıma sahip. Subaru’nun diğer modellerindeki karakteristik tasarım anlayışı kendisini XV’de de fazlasıyla gösteriyor.

NİSAN 2012

26


İLK SÜRÜŞ

Ön kısımda tercih edilen altıgen ızgara ve atmaca gözünü andıran farlar Subaru araçlarının benzersiz kimliğini ön plana çıkarıyor. Yenilikçi tasarıma sahip alüminyum jantlar ve biçimli hatlara sahip yan kaplama XV’ye sportif ve çekici bir görünüm kazandırıyor. XV’nin bagaj bölmesinin zemini ve tavanın içyapısı yeniden oluşturulmuş. Zeminde seviye farkı olmaması bagaja eşya yükleme ve indirmeyi kolaylaştırıyor. XV’nin bagaj alanı hacmi ise 380 litre. Koyu renk malzemelerle bizi karşılayan iç mekan önde

ve arkada oturanlar için yeterli bir diz ve baş mesafesi sunuyor. İç mekanda deri, metal ve kumaş malzemelerin birlikte yarattığı uyum başarılı. Ön konsolda yumuşak dokunuşlu plastik kullanılıyor. Subaru XV’de kullanılan 1.6 litrelik motor tamamen yeni bir tasarım. Karşılıklı yatay olarak yerleştirilmiş motorun bilinen faydalarına sahip olmanın yanı sıra bu motor, yakıt verimliliği ve egzoz performansı açısından daha da geliştirilmiş. Yeni Lineartronic (CVT) şanzımanla birlikte yeni geliştirilen “Otomatik Çalıştır-

NİSAN 2012

27


İLK SÜRÜŞ

ma Sistemi” kullanılması yakıt verimliliğini artırıyor. Ayrıca, 2.0 litrelik Subaru Boxer Dizel motor artık XV serisinde de kullanılıyor. Her iki motor da (1.6 litre ve 2.0 litre) Euro 5 emisyon standartlarına uygun. Yeni nesil CVT şanzıman artık 1.6 litrelik benzinli motor seçeneğinde de kullanılıyor. CVT’nin yeni motor ve şasi ile uyumlu olacak şekilde optimize edilmesi sayesinde yumuşak, konforlu ve sorunsuz kullanım sunuluyor. Aracın hafif arazi şartlarında en çok beğendiğim yönüyse sertliği iyi ayarlanmış ve güven veren süspansiyon sistemi oldu. Daha ayrıntılı izlenim için Mayıs sayımızı bekleyin...

NİSAN 2012

28


PERFORMANS

ZARAFET VE GÜCÜN BİLEŞİMİ

MERCEDES-BENZ

SL 65

Mercedes-Benz, geçtiğimiz günlerde tanıttığı ve manşetlere damgasını vuran SL 63 AMG’nin ardından şimdi de Avrupa’da sonbaharda satışa sunulması planlanan SL 65 AMG’nin örtüsünü kaldırdı.

AMG

NİSAN 2012

29


PERFORMANS

M

ercedes-Benz ve AMG ortaklığı yine yaptı yapacağını ve daha kısa bir süre önce tanıttığı, tüm dünyada manşetlere damgasını vuran SL 63 AMG’nin ardından bu kez de SL 65 AMG ile otomobilseverleri heyecanlandırmayı başardı. Bugüne kadar hep harika işler çıkaran Mercedes-AMG, sonbaharda Avrupa yollarına çıkamyı bekleyen SL 65 AMG’nin detaylarını paylaştı. Sekiz silindirli SL 63 AMG’nin çizgisini bir adım ileriye taşıyan SL 65 AMG V12 motoruyla gerçek bir yol canavarı olacak gibi görünüyor. AMG tarafından güçlendirilen 6.0 litre V12 biturbo (çift turbo besleme) motor, 4800 ile 5400 d/d aralığında sürekli olarak 630 HP güç ve 2300 ile 4300 d/d aralığında yine sürekli 1000

NİSAN 2012

30


PERFORMANS Nm tork değeriyle inanılmaz rakamlara imza atıyor. Tıpkı SLS AMG modeli gibi tamamen alüminyum gövdesi sayesinde düşük ağırlık (1950 kg) ve yüksek gücü birlikte sunan SL 65 AMG, selefinden 170 kg. daha düşük bir gövde ağırlığına sahip. Otomobilin etkileyici ön ızgarası ve gösterişli tamponu, krom malzemeler ve düşük omuz çizgisiyle birlikte agresif olduğu kadar dinamik bir görünüm oluşmasını sağlıyor. Motor kaputu üzerindeki çizgiler ve ön tekerlerin arkasına konumlandırılan hava girişleri otomobilin gücünü dışarıya yansıtıyor. Önceki versiyona göre iyileştirilmiş roadster sürüş deneyimi ve yüksek perfor-

mans gerçek bir adrenalin macerasının habercisi gibi duruyor. Dış tasarımda olduğu gibi iç mekanda da krom malzemeler ve deri döşemeler dikkat çekiyor. Kaliteyi yükselten işçilik ve malzemelerin başarılı uyumu sportif olduğu kadar elit bir ortam da yaratıyor. Sl 65 AMG’nin ısıtmalı ve havalandırmalı koltuklarında kafalığa entegre havalandırma ızgaraları sayesinde aracın üzeri açıkken boyun tutulmalarını engellemek için boynunuza sıcak hava verebiliyorsunuz. Aracın aerodinamik yapısı ve eğimli, uzun ve geniş ön cam sayesinde de rüzgardan etkilenmemeniz sağlanıyor. Artan güce rağmen selefine göre yüzde 17 daha düşük yakıt tüketimi

NİSAN 2012

31


PERFORMANS

değeri yakalayan SL 65 AMG’nin V12 motoru dört farklı sürüş moduna ayarlanabilen AMG Speedshift Plus 7G-Tronic şanzıman sistemiyle kombine ediliyor. ECO start/stop fonksiyonuyla birlikte tüketim değerleri güce oranla çok başarılı bir düzeye çekiliyor. Sıfırdan 100 km/s hıza sadece 4 saniyede çıkabilen otomobil, 250 km/s ile sınırlandırılmış bir hız değerine sahip. Aracın AMG V12 motoru yine ayırt edici bir sese sahip. 5980 cc hacminde benzinli motora sahip otomobilin CO2 emisyon oranı 270 g/ km olarak gerçekleşiyor.

NİSAN 2012

32


PERFORMANS

JAGUAR AİLESİNE YENİ SPORCU Jaguar’ın F-TYPE adını verdiği yeni spor otomobili yol testlerine başladı. Model 2013 ortalarında satışa sunulacak.

F-TYPE NİSAN 2012

33


PERFORMANS

J

aguar Global Marka Direktörü Adrian Hallmark, New York Otomobil Fuarı’nda markanın tamamen yeni bir spor otomobil üretmek için harekete geçtiğini açıkladı. Eylül ayında C-X16 konseptini sergilediklerini hatırlatan Hallmark, konsepte gösterilen tepkilerin olumlu yönde olması üzerine F-TYPE adıyla satışa sunulacak yepyeni spor otomobil projesini hayata geçirdiklerini belirtti. Bu yılın sonlarına doğru coupe cabrio olarak üretim bantlarından inmesi planlanan otomobil tamamen alüminyum bir şasi-

den oluşacak. İki kişilik olarak tasarlanan F-TYPE, arkadan itişli roadster sınıfındaki yerini alacak. Jaguar’ın benzinli motor ailesinin yanında yeni bir motorun da kullanılmasının düşünüldüğü otomobilin yol testleri de Jaguar’ın Castle Bromwich’teki tesislerinde başlamış durumda. F-TYPE, Jaguar’ın XF, XJ ve XK model gamının yeni üyesi olarak aileye katılacak. Modelin detaylı teknik bilgileri ise 2012 sonlarında açıklanacak. F-TYPE’ın satışı ise 2013 ortalarında başlayacak.

NİSAN 2012

34


YENİLİK

MINI ROADSTER TÜRKİYE’DE MINI ailesinin en yeni ve altıncı üyesi olan Roadster, Coupe Cabrio gövde yapısı ve sevimli tasarımıyla bu yaz Türkiye yollarına damgasını vurmaya hazırlanıyor.

NİSAN 2012

35


YENİLİK

M

INI ailesinin altıncı modeli olan Roadster Türkiye’de satışa sunuldu. Markanın Coupe versiyonu üzerine geliştirilen ve Coupe Cabrio gövde yapısıyla bu yaz Türkiye yollarına damgasını vurmaya hazırlanan model Cooper Roadster ve Cooper S Roadster olmak üzere iki farklı versiyonla showrromlardaki yerini alıyor. Yeni model Türkiye pazarına MINI Cooper Roadster (90 kW/122 BG) ve MINI Cooper S Roadster (135 kW/184 BG) benzinli motor seçeneği ile sunuluyor. Küçük otomobil segmentindeki benzersiz süspansiyon teknolojisinin kalitesi, elektro-mekanik hidrolik direksiyon ve DSC (Dinamik Stabilite Kontrolü) gibi modele özgü güçlendirmelerle ve ayrıca alçak otomobil ağırlık merkezi sayesinde olağanüstü çeviklik, aktif ve pasif güvenlik sağlıyor. Yolcu emniyeti için, ön ve yan kafa-göğüs hava yastıklarının yanı sıra son derece sert ön cam çerçevesi ve gövdeye sağlam şekilde bağlı olan cilalı paslanmaz çelikten yapılmış koruyucu rollbar’ları da önemli katkı sağlıyor. MINI Roadster’ın aerodinamik dengesi aktif arka

NİSAN 2012

36


YENİLİK spoiler ile optimize ediliyor. MINI Roadster, kaliteli standart bir donanım ile öne çıkıyor. Diğer özelliklerinin yanı sıra, hıza duyarlı direksiyon desteği, elektrikli ayarlanabilen dış aynalar, park mesafe kontrolü, yüksekliği ayarlanabilen koltuklar, MP3 uyumlu CD çalar ve AUX-In-Bağlantısı olan ses sistemini kapsıyor. Konfor ve bireyselliği artırmak için Xenon farlar, adaptif viraj farları, siyah far muhafazası, konforlu giriş sistemi ve Always Open Timer (açık tavan göstergesi) gibi cazip donanım seçenekleri de mevcuttur. Ayrıca MINI Roadster modellerinde MINI Connected’ın yenilikçi bilgi-eğlence ve iletişim fonksiyonları da kullanılabiliyor. MINI Roadster’ın dış boyası için iki opak, altı metalik olmak üzere sekiz

NİSAN 2012

37


YENİLİK

renk seçeneği mevcut. Tente, İngiliz Roadster geleneğine sadık kalarak siyah renkte. Kişiye özgü vurguluyor, gövde, bagaj kapağı ve arka tampon eteği için mevcut üç farklı renkteki spor kaput şeritleriyle tamamlanabiliyor. Arka koltuklarının olmaması, MINI Roadster için 240 litre bagaj hacmi sağlamış. Yukarıya doğru geniş şekilde açılan bagaj kapağı ve alçak yükleme kenarı ile kolay yükleme imkanı sağlıyor. Paslanmaz çelik yapısı ve ön tarafı yastıklı olan roll-bar da MINI Roadster’ın bağımsız özellikleri arasında bulunur. Ön camın güçlendirilmiş çerçevesi ile birlikte olası bir takla atma durumunda dahi optimize edilmiş bir yolcu koruması sağlıyorlar. MINI Roadster aktif arka spoiler ile donatılmıştır. MINI Roadster 80 km/s hıza ulaştığında bagaj kapağına entegre edilmiş kanat kısa sürede otomatik olarak açılıyor. Otomobil hızı daha sonra tekrar 60 km/s değerinin altına düştüğünde, spoiler tekrar eski konumuna dönüyor.

NİSAN 2012

38


YENİLİK

YENİ SANTA FE TANITILDI

Hyundai Santa Fe’nin gelişmiş özelliklere sahip üçüncü jenerasyonu New York Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı.

NİSAN 2012

39


YENİLİK

H

yundai Santa Fe yenilenirken, merakla beklenen üçüncü nesil Santa Fe ilk defa New York Otomobil Fuarı’nda ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Motor seçenekleri, yüksek teknoloji ve konfor ekipmanları ile baştan sona yenilenen Santa Fe, Hyundai markasının tasarım anlayışı ile tamamen yeniden yorumlandı. 4690 mm uzunluğunda ve 1680 mm yüksekliğindeki Yeni Santa Fe’nin genişliği ise 1880 mm. Bu boyutlarıyla selefinden daha uzun, daha geniş ve daha yüksek olan Yeni Santa Fe, 2700 mm

dingil mesafesine sahip. Yeni Santa Fe farklı güçlerde 6 motor seçeneği ile piyasaya sunulacak. Benzinli motor seçenekleri 2,0 lt Turbo, 2,4 lt, 3,0 lt ve 3,3 lt atmosferik olmak üzere 174 PS ve 294 PS arasınde değişen güçlere sahip olacak. Dizel motor seçeneklerinde ise 2,0 litrelik motor 150 PS güç sunarken 2,2 litrelik motorun gücü 200 PS. Motor seçeneklerine göre gücünü 2 ya da 4 tekerden çekiş sistemi ile yola aktarabilen Yeni Santa Fe, yol durumuna ve sürüşe göre ön ve arka akslarda güç dağılımını otomatik olarak gerçekleştiriyor.

NİSAN 2012

40


MODİFİYE / Bu bölüm Tuning Türkiye dergisi tarafından hazırlanmıştır.

Sıra dışı bir otomobile bindiğinizi hayal edin. Güçlü, kaslı ve etkileyici bir araçla neler yapabileceğinizi tahmin edebiliyor musunuz? Yazı ve fotoğraflar: ONUR ZİYA DEMİR

NİSAN 2012

41


MODİFİYE / Bu bölüm Tuning Türkiye dergisi tarafından hazırlanmıştır.

E

agle Talon’un ve diğer araçların nasıl değişim geçirdiklerine geçtiğimiz aylarda tanık olmuştuk. Yalan yok Eagle Talon kadar marjinal ve ilginç bir çalışma görmemiştim. Bugüne kadar çok araç gördük, birden fazla tasarım harikası projelerle karşılaştım ama İstanbul Garaj’ın son aylardaki kalitesi övgüyü hak ediyor. Bir araç garajın kapılarından standart olarak giriyor ve bir süre sonra baştan sona yenilenmiş olarak çıkıyor. Tabi bu değişimde İstanbul Garaj kadar sizin de hayal gücünüz büyük rol oynuyor. Yani siz ne isterseniz Team Art, adı gibi sanatını konuşturuyor. Bu işlemler birkaç ay öncesine kadar sadece dış ve iç kısımla ilgiliydi. Yoğunluğunu ve tecrübelerini motor performansına da taşıyan firma, Mitsubishi Evolution VI ile branşını da genişletmiş oldu. Eee ne de olsa takımda fazlasıyla zeki ve çevik kişiler var. Bakalım bu beyaz şeytanın motorunda ne gibi değişiklikler yapılmış.

4G63 kodlu efsanevi 2.0 litrelik turbo motorun 1992 yılından bu yana 9 farklı bünyede kullanılması, yeterince etkileyici değil mi? 2.0 litrelik motorun gücü yıllardır 280 HP güç üreterek gerek caddelerde gerekse ralli parkurlarında fırtınalar estirmesini sağlamıştı. Tabi bu rakamlar bazı ülkeler için geçerli oldu. Özellikle İngiltere için üretilen MR kod adlı Evo’lar 400 HP’nin üzerinde güç üretmeleriyle dikkat çeker oldu. Tabi ki bu rakamları fabrikasyon olarak elde etmek güzel bir şey. Modifikasyon sonucu ise de isterseniz Evo’nuz 400 HP’den çok çok daha güçlü olabilir. Japon yapmış nasıl yapmışsa 4G63’ün ucu bucağı asla yok. Motoru ne kadar yüklerseniz o kadar kesin sonuç elde ediyorsunuz. Bu mantıkla yola koyulan İstanbul Garaj takımı, kendi demo araçları olan Mitsubishi Evo VI’nın 2.0 litrelik motorunu A’dan Z’ye kadar bir çok kısmıyla adeta yeniden hazırlamış. Bu tür projelerde alt yapının önemi çok büyüktür. MiNİSAN 2012

42


MODİFİYE / Bu bölüm Tuning Türkiye dergisi tarafından hazırlanmıştır.

sal bir inşaatın temeli ne kadar sağlam olursa bir o kadar dayanıklı olur. Yani ne depremler ne de diğer olumsuz şartlar bina için tehlike oluşturur. Turbonun da değişeceğini göz önüne alırsak artacak basınçla beraber pistonların, eksantriklerin, krankların ve dahası blok ve blok içerisindeki çoğu donanımın kırılmadan yüksek performansa karşılık verebilmesi gerekir. 1.5 bardan daha fazla basıncı basabilirsiniz ama ilk denemenizde motoru çöpe atmak istemezsiniz. Çünkü verilen emekler kadar harcanan tonla paranın ziyan olmasını da istemezsiniz. Bu sebeple turbo değişim projesinden önce blok içerisinde gerçekleştirilen işlemler olduğunu vurgulayalım. 4G63 motorun zaten dayanıklı yapısını hepimiz biliyoruz. Buna karşılık daha fazla güç için ilk olarak OEM pistonlara ve kollara veda etmek gerekmiş. Wiseco 1400 HD pistonlar ve bu pistonları taşıyan Carillo kollar güç için yapılan ilk işlem. HKS titanyum yay ve şapkalar, Ferrea Competizione supaplar, Ferrea supap tırnakları, Ferrea supap guideları ve HKS 272/272 dereceli eksantrikler motorun adeta bel kemiği durumunda. Çünkü dışarıda muazzam bir ordu onları bekliyor olacak. Motorun içi sağlamlık konusunda güven veriyor fakat yetmez. OEM krank, ATI krank kasnağı, AE yataklar, HKS ayarlı kasnaklar, Darton mid gömNİSAN 2012

43


MODİFİYE / Bu bölüm Tuning Türkiye dergisi tarafından hazırlanmıştır. lek de diğer parçalar gibi aşırı güce dayanıklılık için gerekli olan parçalar. Yüksek güç ile birlikte daha fazla ısı ve daha fazla basınç ortaya çıkacağı için sorunları önlemek amacıyla bu tip parçaları kullanmak zorundasınız. Tıpkı bloğu kapatan HKS silindir kapak contası, ARP kapak saplaması ve ARP blok saplaması gibi. Blok artık sapasağlam. HKS triger kayışı ve HKS şeffaf triger kapağıyla beraber turboyu davet edebiliriz. 4G63’ün OEM turbosunun yerini Evo’larda sıklıkla kullanılan Garrett GT35R 82 beal bearing twinscrool turbo almış. Üst devirlere kadar rahatlıkla basınç depolayan bu güçlü turbo için manifolda, egzoz sistemine ve hava girişlerine de ihtiyaç var. HKS 100 mm hava filtresi, Full Race twinscrool egzoz manifoldu, Magnus emme manifoldu, AMS-Boomba Racing 72 mm throttle body ve Precision SR825 intercooler ile turbo komponentleri de bir araya getirilmiş oldu. Şimdi gelsin çatara patara yürümek isteyen Evo VI. 2 adet Tial 44 mm wastegate ve yine Tial 50 mm blow off’un unutulmadığı motorda yılların ustası İskender Osançlıol’un da katkısı bir hayli fazla. Egzoz ve intercooler borularıyla beraber Tanabe Madalion son susturucunun montajı da yine üstad tarafından itinayla yapılmış. İçi ve dışı muazzam hazırlanan motorun ateşleme ve yakıt sistemine de doping yapmanın zamanı geldi. Yüksek basıncı aldık şimdi de patlama zamanı. Depodaki benzini Perrin yakıt rayı motora taşırken RC 1000 cc’lik iri enjektörler de yanma odasına yüksek basınçla püskürtme sağlıyor. Tabi HKS bujileri ve Ralli Art buji kablolarını unutmamak gerekiyor. Tabi ki bu kadar güç karşısında karşımıza çıkacak en önemli sorun malum sıcaklığın artması. Motordaki performansı öldürmemek için Ralli Art termostat, Greddy yağ soğutucu ve Koyo radyatör kullanılmış. Sırada ne var? Elbette işletim sistemi. Baştan sona değişen motorun standart bir beyin ile hareket etmesi artık zor. Burada devreye HKS Fcon Pro ECU giriyor. Yeniden programlanarak en ince ayarlarla işletim sistemi motora hükmetmeye başlamış. Tabi turboya destek çıkmak isteyen İstanbul Garaj, motora ayrıca NX intercooler nos

kiti 12/6 ve AEM metanol kiti monte etmiş. Bu da zaten güçlü olan motora istendiği zaman ekstra güç aşılamak anlamına geliyor. Peki böylesine güçlü bir aracı nasıl ayakta tutacağız? Tanabe coilover süspansiyon sistemini, HKS twin plate debriyaj ise dört tekerleğe aktarılan gücün kayıpsız olmasını sağlıyor. Eğer ki PS3’de Gran Turismo oynadıysanız orada yaptığınız işlemlerin aynısını bu Evo’da da yapıldığını anlayabilirsiniz. Tabi ki gücün +500 HP civarına dayanması da şaka değil. Gücün var olmasıyla beraber zaten sıra dışı bir kostüme sahip olan Evo VI’nın dış kısmında bazı kozmetik eklenti-

ler gözümüze çarpıyor. Değişen renk ile birlikte Team Art imzalı motor kaputu, bagaj kapağı ve karbon egzoz muhafazıyla sportiflik artırılmış. İç mekandaysa sadece performansı takip etmek için kullanılan parçalar var. Onlar da Defi’nin yağ, turbo basınç, egzoz sıcaklığı ve yağ hararet göstergeleriyle hava-benzin karışımının takip edilebildiği AEM wideband gösterge olarak tercih edilmiş. Benim bu Evo hakkındaki söyleyeceklerim bu kadar. Aslında sabaha kadar yazılar yazılabilir ama biraz da fotoğraflarla haşır neşir olmanızı istiyorum. Ne de olsa tadına doyum olmuyor.

NİSAN 2012

44


MODİFİYE / Bu bölüm Tuning Türkiye dergisi tarafından hazırlanmıştır.

MITSUBISHI EVO VI / MODEL YILI: 2001 Motor HKS 100 mm hava filtresi, Full Race twinscrool manifold, Garrett GT35R 82 beal bearing twinscrool turbo, Magnus intake manifold, Precision SR825 intercooler, AMS Boombaa 72 mm throttle body, 2 X Tial 44 mm wastegate, İskender egzoz ve intercooler boruları, Tanabe Madalion son susturucu, Tial 50 mm blow off, Wiseco 1400 HD pistonlar, Carillo kollar, Darton mid gömlek, HKS 272/272 dereceli eksantrik, HKS titanyum yay ve şapkalar, Ferrea Competizione supaplar, Ferrea supap tırnakları, Ferrea supap guideları, OEM krank, HKS ayarlı kasnaklar, HKS triger kayışı, HKS şeffaf triger kapağı, ATI krank kasnağı, AE yataklar, HKS silindir kapak contası, ARP kapak saplaması, ARP blok saplaması, HKS balans mili kayışı, Ralli Art termostat, Ralli Art buji kabloları, Okada coil pack, Koyo radyatör, Greddy yağ soğutucu, Samco hortum kiti, Cusco oil catch tank, Perrin yakıt rayı, RC 1000 cc enjektörler, HKS Fcon Pro ECU, AEM metanol kiti, NX intercooler nos kiti 12/6, HKS twin plate debriyaj, Earl’s hortumlar, Earl’s rekorlar Süspansiyon Tanabe coilover Jant/Lastik

Advan Replica RGII 18 inç, 235/35 R18

Dış Kısım

Team Art kaput, Team Art bagaj kapağı, Team Art karbon egzoz muhafazası

İç Mekan

Defi oil-boost press- EGT- oil temp ve AEM wideband göstergeleri

Müzik Sistemi Alpine 2din multimedya Atölye

İstanbul Garaj

Sahibi

İstanbul Garaj

NİSAN 2012

45


KONSEPT

UÇAN HOLLANDALI Hollandalı PAL-V Europe NV firması, yıllardır trafik sıkıntısı çekenlerin hayalini kurduğu uçabilen otomobil projesini hayata geçirdi ve ilk test uçuşları başladı.

H

ollanda’da faaliyet gösteren PAL-V Europe NV, yakın gelecekte çok ses getirecek bir yeniliği dünyayla paylaştı. Hollandalı firmadan yapılan açıklamayla 2014’te satışa sunmayı planlanan uçan otomobillerin prototipinin ilk testinin başarıyla yapıldığı bildirildi. Dünyanın satışa sunulacak ilk uçan otomobilinin adı ise Personal Air and Land Vehicle (kişisel kara ve hava aracı) ya da kısa adıyla ‘’PAL-V One’’.

İki kişilik olarak tasarlanan PAL-V One, otomobilden çok helikoptere benzeyen görünümüyle dikkat çekiyor. Ancak kanatlar ve pervane katlanabilir olduğu için karada seyir halinde zorluk oluşturmuyor. İki kişilik araç, dolu depo ile karada 1200 km gidebiliyor. Ancak, havada dolu depo ile bu menzil 350 – 500 km arasında değişiyor. Araç otomobilden çok motosiklet benzeri gövdesi nedeniyle aerodinamik tasarımının avantajıyla havalanırken zorlanmıyor. Ancak PAL-V One’ın

havalanabilmek için uzun bir düzlüğe ihtiyaç duyuyor olması sıkışık trafik sorununa şimdilik çok da iyi bir çözüm olup olamayacağı sorusunu akıllara getiriyor. PAL-V One çok yüksekten uçamıyor. Ancak şirket bunun zaten ‘uçan otomobil’in satış konsepti olduğunu ifade ediyor. PAL-V One, Avrupa ve ABD’de bu alçaklıktan yasal olarak uçabilecek tek araç olacak. Ticari uçakların bu alçaklıkta uçmaları yasak.

NİSAN 2012

46


KONSEPT

INFINITI’DEN NEW YORK SÜRPRİZİ INFINITI’nin yeni ‘LE Concept’’i New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda gün yüzüne çıktı. ‘LE Concept’, sıra dışı tarzı ve gelişmiş teknolojisinin yanı sıra sergilediği farklı duruşuyla da dikkat çekiyor.

NİSAN 2012

47


KONSEPT

N

ew York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda ilk kez tanıtılan Infiniti’nin lüks sedan konsepti ‘LE Concept’ otomobil tutkunlarının büyük beğenisini kazandı. Infiniti’nin imzası niteliğindeki tasarım öğelerini bir arada sunan LE Concept elektrikli bir aracın aerodinamik verimliliğini lüks sürüş deneyimi ile harmanlıyor. Sıra dışı hızlanma ve ivme kazanma perfor-

masına sahip olan Infiniti LE Concept, en son teknolojiye sahip kompakt lityum-iyon batarya teknolojisi ve Akıllı Park Destek özelliğine sahip yenilikçi ev tabanlı Kablosuz Şarj Sistemi’yle de göz dolduruyor. Infiniti G Sedan modeliyle neredeyse aynı uzunlukta olan bu konsept otomobil, genişlikten ve konfordan hiçbir şekilde taviz verilmeden tasarlandı.

NİSAN 2012

48


KONSEPT

Infiniti LE Concept’in göz alıcı gövdesi, çift kemerli ızgara ve hilal şeklindeki arka sütun gibi özgün Infiniti tasarım öğeleri ile elektrikli araçlara özgü aerodinamik verimliliği bir araya getirerek eğimli ve duygulara hitap eden bir siluet sunuyor. Bakışların önden arkaya doğru kaymasını sağlayan kaslı tasarımı, dinamik, zarif ve akıcı bir hareketliliği yansıtıyor. Otomobilin özenle dengelenmiş orantıları, lüksü yeniden tanımlayan dinamik bir formu temsil ediyor.

Aerodinamik özelliğe sahip alüminyum alaşım jantlar, yüksek arka platform, arka difüzör ve entegre aydınlatmalı yüzgeç tipi yan rüzgarlıklar gibi çok sayıda tasarım öğesi, aracın sürtünme katsayısının 0.25 seviyesinde olmasına katkı sağlayarak sürüş menzilini artırıyor. Aracın şarj ünitesi ön ızgaradaki ışıklı Infiniti logosunun arkasına gizlenmiş. Derin etekli ön yüzde yüzgeç tipi, aydınlatmalı bir aerodinamik rüzgarlık yer alıyor. Infiniti’ye özgü LED farlar ve arka lambalar,

Infiniti Essence ve EMERG-E konseptlerinde dikkat çeken tasarım ruhunu yansıtıyor. Arka difüzörün alt kısmına yerleştirilmiş özel aydınlatma, kablosuz şarj noktasını gösteriyor. Otomobilin dikkat çekici gövdesi, alt paneller boyunca uzanan mavi LED aydınlatmalarla daha da dikkat çekici hale geliyor. Kapı kollarında ve jantlarda yer alan özgün Infiniti EV Mavisi, Infiniti’nin elektrikli araç ruhunu yansıtıyor.

NİSAN 2012

49


KONSEPT Infiniti LE konsept otomobilinin etkin EV platformunda bataryalar yolcu bölmesinin zeminine yerleştirilerek kabin alanı maksimum düzeye çıkarılıyor. Bu konumlandırma sayesinde, aracın daha alçak bir ağırlık merkezine sahip olması ve böylece yol tutuş performansının artırılması, böylece ön ve arka koltuklarda oturan yolcuların konforundan taviz verilmeksizin bagaj kapasitesinin maksimum seviyeye çıkarıl-

ması sağlanıyor. Orta gösterge panelinde, Intel Atom™ işlemci tarafından desteklenen yenilikçi bir şekilde bağlanmış bir ikiz gösterge yer alıyor. Geniş ikiz göstergeyi bünyesinde barındıran IT sistemi kolayca kullanılabiliyor. İkiz gösterge, sürücülerin istedikleri tüm bilgilere doğru konumlarda erişebilmelerine imkan sağ-

lıyor. Sistem aynı zamanda, web takvimi ile uyumlu olarak önceden belirlenen süreler zarfında aracın önceden ısıtılmasını veya soğutulmasını sağlıyor ve yerel şarj istasyonlarının tespit edilmesine imkan veriyor. Infiniti LE konsept otomobilinde, ChaDeMo DC50kW hızlı şarj sistemine sahip, başarısı kanıtlanmış lamine 24 kWh lityum-iyon (Li-ion) tasarımlı bir batarya sistemi kullanılıyor.

NİSAN 2012

50


GÜVENLİ SÜRÜŞ

“KAZAYI OLUŞMADAN ÖNCE ÖNLEME VE PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRME!” Merhaba Sevgili okuyucular, Bazen hayal ediyorum. Bir zaman makinesi olsa da büyük trafik kazaları olmadan önce zamanı geriye sarsak ve önleyebilsek diye…Hatırlarsınız belki, Tom Cruise’un başrolünü oynadığı Minority Report filminde cinayetleri önceden gören medyumlar sayesinde cinayet oluşmadan suçu işleyecek olanlar tespit ediliyor ve hemen yakalanarak cinayeti önlüyorlardı. Keşke böyle bir trafik kazası medyumumuz olsa da kazayı oluşmadan önlesek! Adı üstünde hayal… Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

Her gün yollarda giderken, kuralları hiçe sayan, tehlikeli manevralar yapan, aşırı hızlı giden, freni doğru kullanmayı bilmeyen, direksiyon çevirmeyi beceremeyen o kadar çok sürücü görüyoruz ki, ülkemizde bu kadar çok trafik kazası olmasına şaşırmamak gerek. Kaza istatistikleriyle her yıl kaza yerinde hayatını kaybedenleri ve hastaneye taşınan yaralı sayılarını öğreniyoruz. Geçen yıl diğer yıllara göre kaza sayısı artmasına karşın bu sayılar düşüş gösterdi diye sevinenlere bir hatırlatmamız olacak. Ambulansa yaralı diye binen kişi hastanede hayatını kaybetse dahi bu istatistiklere yaralı diye geçiyor. 235 bin civarında olan yaralı sayısının %3’ünün hastanede hayatını kaybettiğini hesaba katarsak trafik kazalarında 2011 yılında hayatını kaybedenlerin sayısı 3.082’den yaklaşık 10.000’e çıkar. Maddi hasar maliyeti ise dudak uçuklatıyor: 1.187.000.000 TL Dileğimiz tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin ve mağdur olanların sayısının azalması…Peki bunun için neler yapılıyor? Ehliyet verilmesiyle ilgili her türlü eğitim denetlemesi ve sınavlar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı. Ehliyet öncesi eğitim veren MTSK (Motorlu Taşıt Sürücü Kursları)’nın büyük çoğunluğu maalesef adaylara yeterli eğitim vermiyor. İyi eğitim vermeye çalışan sürücü kursları da pahalı olduğu için pek tercih edilmi-

yor. Adayı kursa gitmeden gitmiş gibi gösteren ve ucuz fiyatlara ehliyet vaad eden kurslar tercih ediliyor. Ehliyetin verildiği direksiyon sınavında ise çok kısa bir sürede, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ek iş olarak bu işi yapan ilkokul öğretmenleri, aracı hareket ettirmekte zorlanan sürücülere bile ehliyet verebiliyor. Bu durumu herkes biliyor ama hala somut bir şeyler yapılabilmiş değil. Sürücü Kursları kaldırılırsa sorun çözülür mü? Çağdaş ülkelerden kopyalanan bu sistem niye getirildi? Kaldırmayı düşüneceğimize iyi işler hale getirsek, iyi denetlesek, sürücü adaylarına yetersiz şekilde araç kullanmayı öğreten eğitimcilerin eğitimini verdirsek daha iyi olmaz mı?

NİSAN 2012

51


GÜVENLİ SÜRÜŞ

Ulaştırma Bakanlığı AB’ye uyum çerçevesinde Avrupa’da sorulan SRC Belgesi’ni ülkemizde de verdirmeye başladı. Bazı yetki verdiği kurumlar 30 saatlik bir teorik eğitimi kapsayan, ticari araç kullananların alması gereken bu belgeyi bir test sınavı sonucu veriyor. Net olarak söyleyebilirim ki, bu eğitim de sürücülerin trafik kazalarına neden olabilecek davranışlarını azaltabilecek bir içeriğe sahip değil. Amaç sürücülerin gelişimini sağlamak değil, harç alıp, bir belge vermek.

Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

Sağlık Bakanlığı ise Psikoteknik Değerlendirme’ye bakıyor. Alkollü olarak araç kullanan, aşırı hızlı gittiği için ceza alan ve trafik ceza puanı dolan sürücülere Psikoteknik Değerlendirme uygulanması zorunlu... Psikoteknik Değerlendirme, sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan algı, dikkat, hafıza, muhakeme gibi zihinsel; tepki hızı, göz, el, ayak koordinasyonu, takip gibi psikomotor yetenek ve becerilerin; risk alma, saldırganlık, sorumluluk, öz kontrol gibi tutum-davranış, alışkanlık ve kişilik özelliklerinin psikometrik kriterlere uygun, hassas, standart ve bilgisayar destekli test sistemleri kullanılarak ölçülmesi ve sürücülük yetkinliklerinin düzeyi hakkında bir sonuca varılması sürecidir. Psikoteknik Değerlendirmede kişinin genel ruh sağlığı açısından değil sürücülük açısından gerekli olan psikomotor ve zihinsel özellikleri açısından değerlendirilmesi amaçlanıyor. Örneğin, genel ruh sağlığı bozuk olan bir kişinin trafiğe çıkması uygun değildir ve buna psikiyatrik muayene sonucunda karar verilir. Ancak, genel ruh sağlığı açısından sürücü olmasında sakınca bulunmayan bir kişinin psikomotor ve zihinsel (tutum, davranış, muhakeme) özelliklerinin güvenli sürücülük için yeterli olup olmadığına, sürücülere yönelik Psikoteknik Değerlendirme sonucunda karar verilebilir. Bu yöntemle sürücünün kuralları ne kadar iyi anlayıp kavradığı ve bunları güvenlik bilinci doğrultusunda ne kadar doğru muhakeme ettiğinin değerlendirilmesi amaçlanır. Örneğin çok

zeki bir kişi, kuralların amaç ve uygulamasını çok iyi bildiği halde güvenlik bilincinin gelişmemiş olması nedeniyle zekasını kural ihlali yönünde kullanabilir. Ben de Psikotenik Değerlendirme Testine girdim ve şunu gördüm. Bu teste girenlerin yaş ve eğitim düzeyine göre belirlenmiş norm değerleri var. Mesela 28 yaşında ve üniversite mezunu bir sürücünün başarı norm değeri 75 iken, aynı testte 60 yaşında ve ilkokul mezunu bir sürücünün başarılı sayılacağı alt sınır (norm değeri) 45 olabiliyor. Norm değerlerini de üniversitede daha önce bin civarında denek üzerinden elde edilen ortalama başarı puanlarına bakarak belirlemişler. Bir bakıma cahilsen ve yaşlıysan çok daha yetersiz olsan da bu belgeyi alabiliyorsun. Psikologla yapılan mülakatta ise soru-cevap şeklinde tamamen sürücünün verdiği beyana dayalı bir değerlendirme yapılıyor. Mesela aşırı hızlı gidiyor musun? sorusuna ‘Hayır’ diye yalan söylerseniz, buna inanmak zorundalar. Bu nedenle Psikoteknik Değerlendirme’den başarısız olan yok denecek kadar az. Caydırıcılığı ise yok denecek kadar az. Psikoteknik Değerlendirme Testi de diğerleri gibi suistimale çok açık bir konu. 2 saat sürmesi gereken bu testi bazı merkezler insanlar hiç merkeze gitmeden ya da yarım saatte verebiliyorlar. Sonuç olarak kendinizi trafik kazalarından korumak, sürücülüğünüzü geliştirmek için bireysel olarak Güvenli Sürücülük Eğitimleri almaktan başka seçenek yok. SEÇ (Sağlık Emniyet Çevre) politikalarına önem veren, iş güvenliği kanunlarına dikkat eden ve çalışanlarının can güvenliğine öncelik veren firmalar. Çünkü iş kazaları içinde en büyük kayıp trafik kazalarıyla gerçekleşiyor. Bunu devletten, kanunlardan beklerseniz, çok beklersiniz! Ben zaten iyiyim, bana bir şey olmaz demeyin, istatistiklere girmeyin… Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayın… Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

NİSAN 2012

52


SÜRÜŞ İZLENİMİ

www.carmedya.com

MINI

COOPER S COUPE MINI ailesinin geleneksel tasarım anlayışını kökünden değiştiren MINI Cooper S Coupe, etkileyici görünümüyle meraklı bakışları mıknatıs gibi üzerine çekiyor.

Yazı VE FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: KURTKÖY

NİSAN 2012

53


SÜRÜŞ İZLENİMİ

F

arklı tasarımı ve geliştirdiği otomobillerle her döneme damgasını vuran ve özellikle 70li yılların kült markalarından biri haline gelen MINI, bu kez de karşımıza alışılmadık bir modelle çıkıyor. Uzun süre geleneksel çizgisini koruyan ve retro akımının en önemli temsilcilerinden biri olan MINI, bildiğiniz gibi son dönemde birbiri ardına geliştirdiği yepyeni modelleriyle hem ürün gamını genişletmeye başladı hem de pazardaki payını hızla arttırma-

yı başardı. Önceleri MINI One ile tanıdığımız ve çok sevdiğimiz marka, daha sonra Cooper ve Cooper S, ardından Clubman ve son olarak da geçen yıl yollarda gördüğümüz Countryman ile farklı segmentlerde boy göstermeye başladı. Bugüne kadar üretilen modellerin belki de en radikal çizgilere sahip olanı ise hiç kuşkusuz Coupe oldu. 2011 yılı son çeyreğinde Avrupa’da tanıtılan ve 2012 yılıyla beraber ülkemizde de satışa sunulan Coupe

ailesinin güçlü üyesi MINI Cooper S Coupe’yi yakından tanıma fırsatı bulduk. Araca önden baktığınızda Cooper S ile farkını anlamanız neredeyse imkansız diyebilirim. Yan ve arka tasarım çizgileriyle farklılaşan Cooper S Coupe, yuvarlak formlarla desteklenen sevimli ama bir o kadar sportif çizgileriyle öne çıkarken, gövde üzerindeki krom detaylar sportif etkiyi pekiştiriyor. Önde Cooper S modelindeki gibi geniş bir ızgara

NİSAN 2012

54


SÜRÜŞ İZLENİMİ

ve gösterişli tampon ile motor kaputu üzerindeki çıkıntı otomobilin performansı hakkında önemli ipuçları veriyor. Özellikle yandan bakıldığında alışılmış MINI formlarını terkeden Cooper S Coupe, farklı renkteki dikiz aynası ve tavan rengiyle görsel bir şölen sunuyor. Tavanın arka bölümü dışarı doğru çıkıntı şeklinde tasarlanarak, arka cam için bir siperlik görevi görüyor. Yan eteklerde arka lastiğin önüne konumlandırılan hava girişi ise özel tasarımlı alaşım jantlarla birlikte hoş bir görünüm oluşturuyor. 3734 mm uzunluğa, 1683 mm genişliğe ve 1384 mm yüksekliğe sahip otomobilin arka bölümünde Cooper S modelinden tanıdığımız stop lambaları, gösterişli tampon ve ortaya konumlandırılan çift egzoz çıkışı, krom detaylarla beraber sportif tasarımı destekliyor. Cooper S Coupe’yi diğer MINI modellerinden ayıran en önemli özellik ise ağırlığı ve rüzgar direncini dengeleyebilmek için arkaya konumlandırılan ve ilerleyen satırlarda değineceğimiz açılır kanat diyebiliriz. 2467 mm dingil mesafesine sahip olan aracın iç mekanında iki kişi için yeterli kullanım alanı sunuluyor. Diğer MINI modellerindeki gibi alçak tavan basık bir ortam oluşturuyor.

NİSAN 2012

55


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Otomobilin içerisinde Cooper ailesinden farklı bir tasarım unsuru bulunmuyor. Yine ön panelin ortasına konumlandırılan devasa hız göstergesinin ortasındaki ekran aracılığıyla araçla ilgili bilgilere ve multimedya sistemine kumanda edebiliyorsunuz. Direksiyonun arkasında kalan bölümde ise sadece devir saati yer alıyor. Deri, kaliteli plastik ve krom detayların başarıyla harmanlandığı ve yuvarlak formların damgasını vurduğu iç mekanda ergonomi açısından bir sorun bulunmuyor. Aracın yarı sert koltukları yanal destek açısından da başarılı.

Orta konsol ve ön panel tasarımında Cooper S modelinden farkı bulunmayan Cooper S Coupe’de sadece tavandaki kumandalarda arka kanadı manuel açıp kapatmaya yarayan fazladan bir düğme bulunuyor. Motor kaputu altında Peugeot RCZ modelinde de kullanılan ve PSA tarafından geliştirilen 1.6 litrelik benznli bir ünite bulunuyor. Aracın 1598 cc hacmindeki motoru 5500 d/d’de 184 HP güç üretirken, 1600 ile 5000 d/d aralığında ise sürekli olarak 240 NM tork değerine imza atıyor.

NİSAN 2012

56


SÜRÜŞ İZLENİMİ 6 kademeli otomatik şanzıman ile kombine edilen motor sayesinde Cooper S Coupe en fazla 224 km/s hıza ulaşırken, sıfırdan 100 km/s hıza ise 7.1 saniyede çıkabiliyor. Sportif sürüş keyfi için motor sesini içeriye alan otomobil bu sayede performans tutkunlarının beklentilerini karşılıyor. Cooper S Coupe’de de yine MINI modellerine has bir özellik olan go-kart benzeri sürüş hissini fazlasıyla yaşayabiliyorsunuz. Hassas direksiyon ile şanzıman sistemi arasındaki uyum çok başarılı. Otomatik şanzımanı geçişleri son derece yumuşak ve geçişlerin far-

kına varmanız güç Vites kolunun önünde bulunan Sport düğmesine bastığınızda ise overboost ile daha seri bir kullanım ve çok daha yüksek bir performansa ulaşıyorsunuz. Tabi bu modda yakıt tüketiminin arttığını da söylemeden geçmeyelim. Otomobilin arka kanadı 80 km/s hızın üzerine çıkıldığında otomatik olarak açılıyor ve rüzgar direncine karşı aerodinamik yapıyı güçlendirerek güvenle yolculuk yapmanızı sağlıyor. Adeta bir göz mıknatısı olan Cooper S Coupe özellikle sürüş keyfine önem veren gençler için ideal bir otomobil...

NİSAN 2012

57


SÜRÜŞ İZLENİMİ

MINI Cooper S Coupe Maksimum güç

184 HP - 5500 d/d

Son hız

224 km/s

Şanzıman

6 ileri otomatik

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 3734/1683/1384 mm Bagaj hacmi

280 lt

Emisyon (CO2)

149 g/km

NİSAN 2012

58


SÜRÜŞ İZLENİMİ

SKODA YETI

GREENLINE

Yazı: ÖNDER CANÖZER FOTOĞRAFLAR: ALPER GÜLER MEKAN: DEMİRCİKÖY / ŞİLE

Skoda Yeti ailesinin en tutumlu üyesi Yeti Greenline dergimize konuk oldu. NİSAN 2012

59


SÜRÜŞ İZLENİMİ

S

koda’yı SUV segmentinde başarıyla temsil eden Yeti, ailenin en çevreci üyesi Yeti Greenline ile sınıfında öne çıkmayı başarıyor. Çevre dostu olmasının yanında büyük oranda yakıt tasarrufu da sağlayan Yeti Greenline Carmedya’nın Nisan sayısında sürüş

izlenimi bölümünün konuklarından birisi oldu. Tasarımında Yeti model gamının spesifik özelliklerini taşımakla beraber kardeşlerinden daha alçak gövde yapısıya ayrılan Yeti Greenline, yine ön ızgarada ve arkada Greenline yazısı, çamur-

NİSAN 2012

60


SÜRÜŞ İZLENİMİ

lukların üst kısmında yer alan Greenline logosuyla da farklılaşıyor. Yeti Greenline yerden yükseklik olarak kardeşlerinden daha alçak tasarlanmış olmasına rağmen kabin ölçüleri aynı kaldığı için iç mekanda geniş bir baş ve diz mesafesi sunmaya devam ediyor. Yüksek ve düz tavan çizgisi geniş ön ve yan camlarla birleşince aydınlık ve ferah bir iç mekan sunuyor. Aracın ön panel ve orta konsolu da dahil olmak üzere iç mekanda diğer Yeti modellerinden bir fark bulunmuyor. Orta konsolun ortasındaki geniş ve dokunmatik bilgi ve multimedya ekranı kullanım kolaylığıyla öne çıkarken, yanal destekli çift renkli koltuklar da dahil olmak üzere ergonomi son derece başarılı... Kumanda butonlarının büyük tasarlanmış olması nedeniyle kullanım kolaylığı sunan otomobilin yine VW Grup imzası haline gelen gösterge paneli de takibi kolay ve gözü yormuyor. Dokunmatik ekranlı, yüksek kaliteli içinde barındırdığı 6’lı CD değiştirici ve SD kart okuyucuya sahip Radyo Bolero ile Yeti, uzun yolculuklarda keyifli anlar yaşatıyor. Yeti Greenline’da yedek las-

NİSAN 2012

61


SÜRÜŞ İZLENİMİ

tik yerine lastik bakım setinin bulunması, aracın ağırlığının da azalmasını sağlarken 416 litre olan bagaj hacmi, VarioFlex teknolojisi (Birbirinden bağımsız olarak katlanabilen veya çıkarılabilen parçalı 3 arka koltuk) sayesinde 1.760 litreye kadar çıkabiliyor. Yeti Greenline, 1,6 TDI 105 HP gücündeki Common Rail enjeksiyon sistemi ve dizel partikül filtresine sahip turbo dizel motoru ile sınıfını en tutumlu modelleri arasında yerini alıyor. Bu çevreci Yeti, start-stop teknolojisi, fren enerjisi geri kazanım özelliği gibi donanımları ile daha düşük yakıt tüketimi değerleriyle karşımıza çıkıyor. Yeti Greenline 52 Bin ile

NİSAN 2012

62


SÜRÜŞ İZLENİMİ 61 Bin Tl arasında değişen fiyatı ve Active, Ambition ve Elegance olmak üzere üç farklı donanım seçeneğiyle satışa sunuluyor. Yeti, Greenline teknolojisine sahip motoru ile fabrika verilerine göre 100 kilometrede ortalama 4,6 litre yakıt tüketimi ve 119 g/km CO2 egzoz salınımı değerlerine sahip. Agresif kullanımda artan bu oranın aracı zorladığımız test

boyunca 6.1 litreye kadar yükseldiğini de belirtmeden geçmeyelim. Ancak bu oran bile SUV sınıfındaki diğer araçlara göre düşük denilebilecek bir yakıt tüketimi sunuyor. 100 km/s hıza 12.1 saniyede ulaşan Yeti Greenline, maksimum 176 km/s hızı ile dinamik sürüş keyfiyle dikkat çekiyor. Yeti Greenline, sahip olduğu Adaptif bi-xenon

farlar ile konforlu ve güvenli bir sürüş ortamı hazırlıyor. Ayrıca donanım seviyelerine bağlı olarak standart olarak sunulan ESC, ABS, MSR, ASR ve EBV fren sistemleri, Hill Holder (Yokuş kalkış desteği) fonksiyonu, sürücü ve yolcu önyan-perde hava yastıkları güvenlik donanımları arasında yer alıyor. Araçlarını kişiselleştirmek isteyenler için renkli tavan seçeneği sunuluyor.

NİSAN 2012

63


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Skoda Yeti Greenline 1.6 TDI 105 HP Maksimum güç

105 HP - 4400 d/d

Son hız

178 km/s

Şanzıman

5 ileri düz

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4223/1793/1671 mm Bagaj hacmi

416 - 1760 lt

Emisyon (CO2)

119 g/km

NİSAN 2012

64


SÜRÜŞ İZLENİMİ

BMW

118i

BMW tarafından yenilenen 1 Serisi’nin dinamik üyesi 1.18i selefine göre artan sürüş konforu ve performansıyla öne çıkıyor. Yazı: ÖNDER CANÖZER FOTOĞRAFLAR: ALPER GÜLER MEKAN: KARTAL / YAKACIK

NİSAN 2012

65


SÜRÜŞ İZLENİMİ

B

MW model gamının giriş seviyesinde yer alan ancak önemli satış rakamlarına imza atan 1 Serisi yeni görünümüyle geçtiğimiz yılın Ekim ayında Türkiye’de satışa sunulmuştu. Yenilenen1 Serisi, yeni motorları ve gelişen sürüş dinamikleriyle hedef büyütürken, otomobil benzinli ve dizel motor seçeneklerinin yanında 8 ileri otomatik şanzıman avantajıyla da

öne çıkıyor. Premium kompakt sınıfta Alman üreticiyi temsil eden 1 Serisi, yerini aldığı versiyona göre göre daha şık ve daha şık ve sportif tasarımıyla dikkat çekiyor. Aracın ön kısmında markanın tasarım imzası haline gelen öne eğimli ve böbrek şekilli geniş radyatör ızgarası, agresif bir görünüm sunan ön farlar ve üç parçalı bir hava girişi dikkat çekiyor.

Motor bölümü kapağı üzerinde ızgaraya doğru yönelmiş bir V oluşturan dört hat çizgisi ise güçlü bir üç boyut hissi yaratıyor. Yandan bakıldığında yeni BMW 1 Serisi’nin orantıları daha da çarpıcı bir görünüme kavuşmuş. Hafifçe eğimli tavan hattı, sportif, açılı arka cam ve düz yan camlar otomobile coupé tarzı bir duygu katıyor. Geniş açılan, hafif içbükey arka bagaj kapa-

NİSAN 2012

66


SÜRÜŞ İZLENİMİ

ğı ortada bulunan BMW amblemi üzerine basılarak açılıyor. Yeni BMW 1 Serisi’nin gövdesi önceki modele göre 85 milimetre daha uzayarak 4324 milimetreye, aks aralığı 30 milimetre genişleyerek 2690 milimetreye ulaştı. Arka koltuklar 21 milimetre daha fazla ayak boşluğuna sahip ve bagaj bölmesi hacmi 30 litre artarak 360 litreye ulaştı. Ergonomik açıdan herhangi bir soruna rastlamadığım iç mekanda özellikle sürücü odaklı ön panel tasarımı, vücudu saran koltuklar ve ele iyi oturan direksiyon simidine hayran olduğumu söyleyebilirim. Yeni 1 Serisi, isteğe bağlı bir navigasyon sistemi ve iDrive sistemini kullanıyor. Bu, merkez konsolda bir kumanda, sık kullanılanlar düğmesi ve bağımsız bir düz ekran monitörden oluşuyor. Tüm haber, eğlence, telekomünikasyon ve navigasyon işlevleri için gösterge panelindeki bütünleşik 6,5 ya da 8,8 inç yüksek çözünürlüklü bilgi ekranı kullanılıyor. MOTOR VE PERFORMANS Yeni 1 Serisi’nde, ikinci nesil motor ve süspansiyon teknolojisi kullanılırken, geliştirilen motorlar yakıt ve-

NİSAN 2012

67


SÜRÜŞ İZLENİMİ

rimliliğinde iyileştirmeler ve daha düşük tüketim ve emisyon oranlarını da berberinde getiriyor. Halen sınıfındaki tek arkadan itişli otomobil olan model, dünya genelinde bir milyondan fazla satan önceki modeline göre sürüş dinamikleri ve dengesinde belirgin bir gelişme kaydetmiş. Yeni BMW 1 Serisi’nin tüm motorları BMW TwinPower Turbo teknolojisini kullanan dört silindirli modellerden oluşuyor. Testimize konuk olan BMW 118i’nin motor kaputu altında 1598 cc hacminde benzinli ünite görev yapıyor. BMW 118i’nin alüminyum motor bloğuna sahip dört silindirli motoru 4800 dev/ dak’da azami 170 bg güç ve 1500-4500 dev/dak aralığında azami 250 Nm tork üretiyor. Aşırı tepkiselliği otomobilin 0-100 km/sa hızlanmasını 7,4 saniyede tamamlamasını ve azami 222 km/sa hıza ulaşmasını sağlıyor. Geliştirilmiş verimlilik ortalamada 100 kilo-

NİSAN 2012

68


SÜRÜŞ İZLENİMİ

metrede 5,8-5,9 litre yakıt tüketimi ve kilometre başına 134-137 gram CO2 emisyonu değerleri ile ortaya çıkıyor. Yeni BMW 1 Serisi, sınıfında isteğe bağlı sekiz ileri otomatik vites sunan ilk ve tek otomobil. Önceki modelleri gibi, oldukça kapsamlı bir BMW EfficientDynamics paketini standart olarak barındırıyor. ECO PRO, Comfort, Sport ve Sport + modları arasında kolaylıkla geçiş yapabileceğiniz otomobil nasıl kullanmak isterseniz her beklentinize çok iyi yanıt verecek şekilde gelişti-

rilmiş. Otomobil trafik ışıklarında ya da yavaş akan trafikte durduğunda motoru kapatan otomatik Start/Stop işlevi, hem düz hem de otomatik vitesli yeni BMW 1 Serisi modellerinde standart. ECO PRO modu yakıt tüketimini düşürmek amacıyla gaz pedalı motor eşlemesini, ısıtmayı, klimayı ve ayna/koltuk sıcaklıklarını ayarlıyor. Bunun sonucunda menzildeki artış bir ekranda gösteriliyor. BMW 118i 78 bin 680 TL satış fiyatıyla pazara sunuluyor.

NİSAN 2012

69


SÜRÜŞ İZLENİMİ

BMW 118i Maksimum güç

170 HP - 4800 d/d

Son hız

222 km/s

Şanzıman

8 ileri otomatik

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4324/1765/1421 mm Bagaj hacmi

360 - 1200 lt

Emisyon (CO2)

134 g/km

NİSAN 2012

70


SÜRÜŞ İZLENİMİ

OTOMATİĞE FOCUSLANDI

S U C O

D R FO 1.6

Yazı: YENER GÜLÜNAY

FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER

T F I H ERS

W O P C E T A DUR

MEKAN: MALTEPE / KARTAL

F

Ford Focus ailesinin otomatik şanzıman seçeneğine sahip sedan üyesini inceleme fırsatı bulduk...

NİSAN 2012

71


SÜRÜŞ İZLENİMİ

F

ord ailesinin en güçlü üyesi Focus, ürün gamındaki en büyük eksiklik olan otomatik vites seçeneğini Powershift adı verilen yeni çift kavramalı 6 ileri otomatik şanzımanla giderdi. 1.6 litre hacmindeki 125 beygirlik benzinli Duratec motor ile birlikte yenilikçi teknolojileri birarada sunan yeni Focus, başarılı yol tutuş özellikleriyle sınıfında birinciliğe oynama niyetinde. İÇ MEKAN Yeni Focus’ta orta konsolda bulunan sürücü kumandaları ve ekranlar, Fiesta ve Mondeo gibi yeni araçlarda sunulan ve oldukça beğenilen ‘V’ formlu yerleşim düzeni içinde araca modern bir hava katıyor. Sınıfındaki diğer otomobillerden iç mekanın uyumu ve ergonomisiyle bir adım öne geçiyor. Özellikle göstergelerde kullanılan turkuvaz kadranlar çok hoş bir detay. Sürücü koltuk pozisyonu son derece ergonomik ve ideal oturma pozisyonu rahatlıkla ayarlanabiliyor. Koltukların yanal destekleri, rahatlığı ve kalitesi konforlu yolculuklar vaat ediyor. Sürücünün sağ dizini dayadığı orta konsoldaki iki plastiğin birleşim yerindeki çapak iç mekan kalitesinde olmaması gereken bir detay olarak gözümüze çarpıyor. Bagaj hacminin sınırlı olması ve bagaj yükleme ağzının darlığı da negatif puan hanesine eklenebilir. MOTOR ve ŞANZIMAN 1596 cc silindir hacmine sahip 16 supaplı Duratec benzinli motor, 125 beygir gücü ile yeterli performansı sunuyor. Yüksek verimlilikteki yeni çift kavramalı otomatik şanzımanla 0-100 km/s hızlanma süresi 11,8 saniye sürüyor. Bu şanzıman eski olumsuz imajı düzeltecek kadar geçişleri hızlı, sarsıntısız ve konforlu. Kullanımı saat gibi çalışan motor performansıyla beraber son derece keyifli. Focus’un otomatik vitesle ilgili sorunlu bir geçmişi

NİSAN 2012

72


SÜRÜŞ İZLENİMİ olması ve özellikle Fransız rakiplerinin dizel motorlu otomatik seçeneklerini çok daha önce sunması Ford’un otomatik vites müşterileri için biraz geciktiğini gösteriyor. Bir dizel motora göre benzinli motorun dezavantajları en başta tork değerinin (158 Nm) düşük olması ve yakıt tüketim maliyetinin nerde ise 2 kat daha fazla olmasıdır. Maksimum gücü almak istediğinizde gaza yüklenip, 5000-6000 devirlere çıkınca yakıt sarfiyatının artışı göz ardı edilecek gibi değil. Gaza dikkatli basılmadığında tüketim 100 km’de 10 litrenin üzerine çıkıyor. Alt devirlerde biraz cansız gibi görünen motor, yakıt tasarrufu odaklı hareket ediyor ve düşük CO2 emisyonu değerleriy-

le dikkat çekiyor. VİRAJLARA MEYDAN OKUYAN DİNAMİK TORK KONTROLÜ (TVC) Ford Focus güvenilir ve sportif bir yol tutuşuna sahip, segmentindeki en başarılı sürüş dinamiği özelliklerini barındırıyor olduğunu söylersek abartmış olmayız. Başarılı süspansiyon sistemi, konforla sportif sertliği çok iyi dengeliyor. Tamamen yeni Elektrikli Direksiyon Destek sistemi (EPAS) sürücüye mükemmel bir tepkiler veriyor. Bağımsız süspansiyon ve aracın viraj alma kabiliyetini ve çevikliğini daha da artıran yeni Dinamik Tork Kontrolü (TVC-Torque Vectoring Control)

sistemi yer alıyor. Dar dönüşlerde iç tekerleklere fren uygulayarak, gücü dış tekerleklere aktaran sistem sayesinde aracın dengesi ve kontrolü artıyor. TVC sistemi olmayan eski model ile TVC sistemi olan yeni model arasındaki fark inanılmaz. Artık TVC ile sert virajlarda hem gaza basıp, hem de direksiyonu daha fazla çevirdiğinizde önden kayma yaşamak ve viraj dışına çıkmak hayal oldu. ESP sisteminin çok iyi çalıştığını ve direksiyon kontrolünün kolaylaştığını söyleyebiliriz.. Trend, Style ve Titanium serilerine ilave olarak giriş seviyesi niteliği taşıyan Comfort serisinde ABS, Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), akıllı şarj sistemi, gövde rengi elektrikli sinyalli yan aynalar, klima, elektrikli ön camlar, derinlik ve yük-

NİSAN 2012

73


SÜRÜŞ İZLENİMİ seklik ayarlı direksiyon, sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, Ford Kolay Yakıt Sistemi, uzaktan kumandalı merkezi kilit gibi donanımlar standart olarak yer alıyor. Yenilikçi teknolojilerin yanı sıra güvenlik konusunda da taviz vermeyen Ford, 2012 model yılıyla birlikte Yeni Focus’un Trend donanım seviyesinden itibaren ESP ve Dinamik Tork Kontrolü’nü standart olarak sunuyor. PASİF GÜVENLİK Çarpışma testlerinde Euro NCAP kuruluşu tarafından en yüksek not olan 5 yıldız güvenlik notu ile ödüllendirilen yeni Focus ileri teknolojilere sahip güvenlik sistemleriyle bir araya getirilen Ford’un Akıllı Koruma Sistemi’ne (IPS-Intelligent Protection System) sahipler. Ford’un Akıllı Koruma Sistemi’nin en önemli özellikleri arasında bireysel tek kademeli ön hava yastıkları, sürücü ve ön yolcu için 3 boyutlu yan göğüs hava yastıkları ve yanında bir ve ikinci koltuk sıraları için standart yan perde hava yastıkları bulunuyor. Ford’un yüksek hızlarda önden alınan darbelerde sürücüden uzaklaşarak yolcuların baş ve gövdesi üzerinde oluşan yükleri azaltan yatay hareketli direksiyon kolonu sayesinde sürücü güvenliği daha da artırılmış. Daha fazla yaya koruma sağlamak için araçların ön burun tasarımları da özenli bir mühendisliğin ürünü. Buna bağlı olarak katlanabilir silecek sistemi ve ön camın tabanındaki darbelerin etkisini azaltmaya yarayan ‘yumuşak’ kaporta tasarımı geliştirilmiş. YENİ TEKNOLOJİLER Bu yeni teknolojilerin arasında müşteriler ve aileleri için pratikliği ve güvenliği artırmaya yönelik birçok özellik bulunuyor. Önemli yeniliklerden bazıları; Otomatik Park Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Ayarlanabilir Hız Sınırlayıcı, Otomatik Çocuk Kilidi, Otomatik Bagaj Kapağı, Bluetooth ve Türkçe Sesli Kontrol Sistemi (telefon, müzik sistemi ve klimayı kontrol ede-

NİSAN 2012

74


SÜRÜŞ İZLENİMİ biliyorsunuz) ile Arka Koltuk Emniyet Kemer İkazı sayılabilir. Emniyet kemerlerinin takılı olmaması durumunda sürücü, hem sesli hem görsel uyarılarla ikaz ediliyor. Sistem, yolculuk sırasında emniyet kemerlerinden birinin açılması halinde de uyarı sinyalleri veriyor. Sürüş güvenliğine katkı sağlayan Bluetooth ve Türkçe Sesli Kontrol Sistemi, ellerinizi meşgul etmenize gerek kalmadan telefonu, klimayı ve müzik sistemini kullanabiliyorsunuz. Sesle etkinleştirilen kontrol sistemi, sürücülerin seyir halin-

deyken de aracın başlıca fonksiyonlarını güvenle kullanabilmesini; örneğin, radyo kanalını ya da CD’de çalan müziği değiştirebilmesini sağlıyor. Sistem sayesinde Bluetooth® uyumlu cep telefonunuzdan telefon görüşmelerinizi yapıyor, hatta doğrudan telefonunuzun adres defterine bakabiliyorsunuz. Bluetooth® Sesli kontrol işleviyle daha da geliştirilen bağlantı yeteneği sayesinde, telefonunuzda kayıtlı müziklere de erişebiliyor, sevdiğiniz parçaları kablo kullanmaya gerek kalmadan aracınızın ses siteminden dinleyebiliyorsunuz. 

SONUÇ Ford Focus Powershift seçeneğiyle zayıf kaldığı tek yönünü güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak ‘sadece otomatik şanzıman olsun, gerisi önemli değil’ diyenler için çok güçlü rakipleri var. Focus’un üst segmentte bile yer verilmeyen yenilikçi güvenlik teknolojilerine sahip olması ve kendini kanıtlamış başarılı yol tutuş özellikleri en güçlü yönleri. Tüm bu ayrıcalıklara sahip olmak isteyen, ayrıca otomatik vites de olsun diyenler Powershift’i tercih edecektir.

NİSAN 2012

75


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Ford Focus 1.6 Duratec Powershift Maksimum güç

125 HP - 6300 d/d

Son hız

195 km/s

Şanzıman

6 ileri otomatik

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4534/2010/1484 mm Bagaj hacmi

421 lt

Emisyon (CO2)

149 g/km

NİSAN 2012

76


TASARIMCI GÖRÜŞÜ / BURAK DAYLAN

BURAK DAYLAN’IN GÖZÜYLE ÖNE ÇIKANLAR... Carmedya’da artık her ay otomobil tasarımı konusunda tecrübeli isimlerinden Burak Daylan yorumladığı modeller ve konsept araçlarla sizlerle... İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz...

Ferrari F12 Berlinetta

Ferrari, FF’den sonra kalbimi bu kadar hızlı çalabilecek bir model çıkartamaz diyordum ve Ferrari F12 Berlinetta çıktı. Kıvrıla kıvrıla yaklaşan bir yılan gibi kalbimden soktu beni Berlinetta. O dalgalı yanını ister yılan gibi, ister kadın beli gibi yorumlayın ama hakkında kötü bir şey söylemezsiniz. Ferrari ruhu bu bedende kendini çok iyi ifade ediyor çünkü. İlk resimleri yayınlanmadan önceki bazı eskizlerde ön ızgaranın yanındaki hava girişlerini çok fazla Lamborghini tarzı bulmuştum ama bitmiş haline çok fazla takılmadım, sizde takılmayın fena olmamış. Bu kadar akışkan ve abartılı formların bir otomobile yakışması zor bir tasarım sınavıdır. Berlinetta sanki hala akışkan kızgın bir metal gibi, değişen ışıklar altında o da değişiyor ve güzelleşiyor, sanki ışığı bir başka yansıtıyor…

O

tomobillere ve motosikletlere olan ilgim beni tasarımcı olmaya iten en önemli faktörlerden biriydi. Yakından takip ettiğim otomotiv sektörünün bir çok anlamda lokomotif sektör olması hem tasarım hem de iş hayatımın gelişimine çok fazla faydası oldu. Başlangıç babamın her ay farklı otomobille gelmesi miydi yoksa otomobiller her şeyden bağımsız başlı başına çekici şeyler miydi benim için bilemiyorum. Ortaokulda otomobil dergileri okumanın ve kötü çizgilerle bir şeyler karalamanın ötesine ancak lisede öğrendiğim teknik resim ile geçebildim. Bu safhada tasarım camiasından habersiz tasarımsı şeyler çize çize tasarım pratiğimin ilk basamaklarını tırmandım. Bu çizimlerle gittiğim bir iş görüşmesinde işe alındım. Gerçek otomobil tasarımı ile o stüdyoda tanıştım, eğitildim ve tasarladım. Buna şans mı denir kader mi? Profesyonel olarak yaptığımız işler minibüs, otobüs ve tekne tasarımları olsa da hocamla referansımız hep otomobiller oldu. Bir senenin ardından İ.T.Ü. Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nün ilk öğrencilerinden biri olmam ve katıldığım yarışmalarda 2.lik, daha sonra 1.likler almamla otomobil tasarımı hikayem gelişti. Bu sırada aynı ofiste çalışmaya da devam ettim ama kendi firmamı kurmamla kariyerim otomobil tasarımı üzerine devam etmedi ve tasarım disiplininin diğer kollarını keşfe çıktım. Dönüp dolaşıp yine beni bulan otomotiv sektörüne artık farklı alanlarda hizmet verirken bu birikimimi ve ilgimi blogum ve sosyal medya vasıtası ile paylaşır hale geldim. Bu safhada yaptıklarım artık ukalalıktan ibaret. Bana katlanabileceğinizi düşünüyorsanız yazılarımı okumaya devam edin ve farklı bir bakış açısının zevkini çıkartın… Burak Daylan

NİSAN 2012

77


TASARIMCI GÖRÜŞÜ / BURAK DAYLAN

Lamborghini Aventador J Roadster Lamborghini Aventador J Roadster’i ilk gördüğümde ona “2 teker kullanamayanlar için havadar hız makinesi” demek geldi içimden. Böyle hızlı bir otomobilin tamamen üstsüz ve neredeyse ön camsız olması yakın zamanda pek rastlamadığımız bir yaklaşım. Eskiden böyle bir çok spor otomobil varmış ama onların hızı şimdilerle kıyaslanamaz bile. Bu arabayı öyle gözlükle filan kullanmanız zor olur, resimdeki sürücü gibi bir kask edinme-

yi unutmayın. Aventador zaten olabildiğince geniş ve alçak bir otomobilken J Roadster çok daha abartılı bir basıklık hissi veriyor. Bu his aynı zamanda bakanın hoşuna da gidiyor, hatta “size vaayy” dedirten şey o his oluyor. Otomobil çok güçlü, bunu herkes biliyor ama bu gücü hissetmek için yapılmış en iyi şey onun ön camını ve tavanını çıkartmak işte bunu herkes kimse bilmiyor...

NİSAN 2012

78


TASARIMCI GÖRÜŞÜ / BURAK DAYLAN

BMW i8 Spyder Konsepti BMW i8 Spyder ile i8 konsepti emin adımlarla üretime doğru ilerleyen bir konsept tasarım izlenimi veriyor bana. İlk çıktığında yakın gelecek için olmadığını düşünmüştüm ama ya tasarımın bazı unsurları yanıltıcıydı ya da gözüm ona çok alıştı, artık aynı düşünmüyorum. Sanki tek bir renge boyandığında yarın yollarda görebileceğiz gibi geliyor, umarım öyle de olur. BMW otomobillerde de motosikletlerde de benzer bir tasarım tarzını uyguluyor, otomobillerde i8 bu tarzı en iyi yansıtan model ve elektrikli otomobiller çirkin olmak zorunda değil diye bağırıyor…

NİSAN 2012

79


TASARIMCI GÖRÜŞÜ / BURAK DAYLAN

Nissan Hi-Cross Konsepti

Aston Martin Virage

Mercedes-Benz R-Class

Nissan Hi-Cross Konsepti, Nissan tasarımlarının olgunluğa erişmiş bir örneği bence. Ferrari F12 Berlinetta’ya baktığımda aldığım marka duygusunu Hi-Cross Nissan için tam da o yüksek seviyeden veriyor. Eksiksiz, tam, idealize bir örnek, tasarımcı olarak bir markaya hizmet verirken varılacak zirve. Çok abartılı konseptlerde ara bazısı bu zirveyi ama bazen de böyle sade bir modelde kendini gösterir...

Aston Martin Virage, bir otomobil nasıl bu kadar sade olduğu halde bir zenginlik ve saygınlık göstergesi olabilir. Bir tasarım aslını nasıl bu kadar koruyarak yeni ve özgün olunabilir. Evet Virage için böyle güzel sözle yazılabilir, keşke ön panjurun altındaki sakal öyle tasarlanmasaydı...

Mercedes-Benz R-Class yenileniyor. İlk model hacmi, silueti ve burnu ile farklı bir Mercedes’di ama yine de bir Mercedes’di. Yenilenen modelde eski modeldeki yüz hatları yok. E-Class bir Mercedes’in yüzü alınıp biraz değişiklikle buna nakledilmiş gibi duruyor. Bazen aynı yüzden oluşan bir aile/seri oluşturma hikayesini fazla abartıyorlar gibi geliyor...

NİSAN 2012

80


TASARIMCI GÖRÜŞÜ / BURAK DAYLAN

Savage Rivale

Renault Grand Kangoo

Chevrolet TrailBlazer

Genel olarak tasarımını hiç beğenmedim, hatta eski moda buldum ama bu arabada bir özellik var ki çok yaratıcı. Otomobilin açılan tavanı bir omurga üzerinde dizili parçalardan oluşuyor. Her parça omurga bağlantısından dönerek resimde görüldüğü hale geliyor ve bundan sonra teleskopik omurga iç içe geçerek bu parçalar arkadaki açılan bölüme üst üste yerleşiyor. Oldukça pratik görünüyor. Mümkün olduğunca az eklem ile çözmüş olmaları da bir başarı...

Otomobiller yaratan Renault, mevcut modellerini geliştirerek de yeni otomobiller yaratmaya devam ediyor. Renault Grand Kangoo 7 kişilik yolcu kapasitesine sahip bir araç. Ticari araç olarak başarısını kanıtlayan Kangoo dev SUV’lar, Spacevanlar ve minibüslerin yaptığı bazı işleri Grand Kangoo ile yapma niyetinde görünüyor. Bizde bu model pazarlanacak mı bilmiyorum ama uygun fiyatıyla bazı işleri başaracağı kesin…

Chevrolet TrailBlazer tarzında dev SUV’ları pek sevmem aslında ama bu arabada bir şeyler hoşuma gitti. Aslında kat kat görülen o yüzü ile nesini beğendim bunun diyorum ama tüm haliyle çok mu dengeli, resim olarak mı çok güzel bilemiyorum, genelde beğenilerimi açıklayabilirim ama bunda olmuyor, güzel görünüyor işte...

NİSAN 2012

81


4x4 GEZİ / Bu bölüm 4x4dergi.com tarafından hazırlanmıştır.

KIZILCAKOY Carmedya’nın gezi bölümünü hazırlayan 4x4dergi.com ekibinin bu ayki durağı Şile’ye bağlı Kızılcaköy ve çevresi oldu... Yazı: SELİM USTAOĞLU / 4X4dergi.com FOTOĞRAFLAR: 4X4dergi.com

NİSAN 2012

82


4x4 GEZİ / Bu bölüm 4x4dergi.com tarafından hazırlanmıştır.

H

er zaman gurubumuzun başında liderlik yapan ‘’TANK’’ yoktu bu hafta fakat hiçbir hafta sonunu aksatmadan Off Road ’a ayıran bu güzel ekip yine yollardaydı… Çok zamandır yapmadığımız Kızılcaköy dere etabını yapma vakti geldi diye düşünüp hazırlıklarımızı yaptık.Sabah 09:00 ‘da klasik buluşma yeri olan gözlemeciler de buluştuk.Kahvaltıdan sonra 1 Suzuki Jimny,1 Suzuki Vitara yarış aracı,3 Range Rover P38,1 Jeep Rubicon ,1 Range Rover Classic ile içlerinde 11 yetişkin ve 1 küçük offroadcumuzla etaba doğru

yola çıktık.Etap ta ilk olarak dere geçişini yaptıktan sonra o etabın en keyifli yeri ile başbaşaydık… Rubicon istemeden de olsa en önde kalınca ilk geçme hakkıda ona kaldı. Aslında 37,5’’ lastikli olması dolayısıyla arka sırada geçmesi gerekirken,en önden yolladık tabi buda diğer araçlar için üzücüydü J…Zaten çok zor ve ufak bir araç boyunda olan kanalı Bogger’ları ile içinden çıkılamaz bir hale getirmesi diğer araçların sonu oldu…Ekipteki en büyük özellik olan geçer,geçmezse kırılır veya kalır zihniyeti görev başındaydı yine her za-

NİSAN 2012

83


4x4 GEZİ / Bu bölüm 4x4dergi.com tarafından hazırlanmıştır.

manki gibi.Bu özellik 2 ön çamurluk,1 kapı,2 ön 2 arka far koruması,1 ön sinyal,1arka stop ve Suzukilerin hararet yapmasına ve şarj dinamosuna mal oldu.Rubicon yine her zamanki gibi çok başarılıydı,Jimny arıza yapana kadar iyi bir performans gösterdi ve kanaldan enteresan bir teknikle geçmesi beğeni topladı.Kanal’ın içinden geçebilen Rubicon’dan sonra tek araç ‘’THE KING‘’ lakaplı Range Rover P38 idi.Kimse’nin beklemediğini yaptı ve ekipten övgü aldı.Di-

ğer araçlarda mükemmele yakın performanslar sergilediler…Dönüş için gözlemecilerde 2 Suzuki’yi çekiciye teslim ettikten ve karnımızı doyurduktan sonra herkes sağ salim büyük bir keyif içinde evlere dağıldı. Bu kadronun içine kim dahil olursa bir diğerine uyum sağlayıp mükemmel işler çıkartıyor,saygı ve sevgi içerisinde çok eğlenerek evlerimize dönüyoruz…Çok teşekkürler mükemmel ekip…

NİSAN 2012

84


MOTORSPORLARI / PADOK

MALEZYA’DA KOMPLO TEORİSİ SAÇMALIĞI “Kendisi dahil, hiç kimsenin podyum şansı vermediği, hatta ilk on sırada bile yer almasının kolay olmadığına inandığı Fernando Alonso’nun, doğa koşulları gereği tesadüfen geldiği liderlik konumunda zorlanmadan yarışı kazanabilmesi için, motor sağlayıcısı Ferrari’nin baskısı ile Sauber’den takım emri alan Sergio Perez, Malezya GP’sinin son bölümünde pistin 14. virajına bilerek açıktan girdi.” “Telsizden Perez’e takımlar klasmanındaki puanlar nedeniyle yerini koruması ve otomobilini zorlamaması talimatı geldi.” “Sauber motor sağlayıcısına müthiş bir kıyak geçti.” Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

Bunlar ve daha da gaddarca yazılmış benzer yorumlar, Malezya GP’sinden sonra, yaşamları boyunca Formula 1 padoğuna adım atmadan, rahat koltuklarına kurulup bloglarında yer alıyordu. İnterneti balta girmemiş orman gibi kullanan ve fütursuzca ahkam kesenler, FIA ile Ferrari’nin ne denli komplocu ortaklar olduğunu bağırarak yazıyorlardı. Ancak, damalı bayrak geçilirken Alonso ile Perez arasındaki mesafe, Meksikalı pilotun bu iddia edilen “takım emrine” uymadığının net bir kanıtıydı: 2.2 saniye... Perez’i sadece GP2 Serisinden tanıyorum ve rekabetçi, mücadeleci ve hızlı bir genç pilot olduğunu biliyorum, ama 1986’dan bu yana içinde olduğum Formula 1’de Peter Sauber’i yakından tanıma fırsatını buldum. Sauber tam anlamıyla bir mücadele adamı ve bir GP zaferinin kendisi için ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Bana komplo teorisyenleri dışında, bu ikilinin bir zafere birkaç tur kala ve lidere 2 saniyenin altında yaklaşmışken bilerek, kasıtlı olarak geri çekildiklerini kimse söyleyemez. Formula 1 canlı yayınlarında ekrana FOM TV tarafından verilen telsiz konuşmaları en az yarım tur gecikmelidir. Bunun çeşitli nedenleri var. Ancak, bu konuşma tesadüfen ekrana verilmemiş olsaydı, Sauber ve Perez’in mücadeleyi bıraktıklarını kim aklına getirirdi? Tabii ki kimse. Bunun en açık nedeni, Perez’in 14. virajdaki hatasından sonra açılan mesafeyi korumak bir yana, daha da hızlanarak, çifte dünya şampiyonu Alonso’yu geçip zafere ulaşmaya şartlanmış olduğuydu. O bölümde Perez

liderden tur başına yarım saniye daha hızlıydı. Sauber’in telsiz mesajı kuşkusuz akıllara iki yıl önce Almanya’daki yarışta Ferrari’nin Massa’ya verdiği takım emrini getirdi. Ancak bu iki olayı kıyaslamak bile yanlış. Almanya’da Massa lider konumdaydı ve yarış mühendisi Chris Dyer kendisine, arkasındaki Alonso’nun daha hızlı olduğunu söylemişti. Bu mesajın anlamı belliydi: “bırak geçsin”. Malezya’da ise durum tamamen farklıydı. Perez’e telsizden verilen mesajın bana göre anlamı; “inanılmaz bir konumdasın, dene ama sakın durumunu kaybetme, çünkü asıl rakiplerimizin çoğu puan almaya yakın.” Peter Sauber de daha sonra bu kelimelerle olma-

NİSAN 2012

85


MOTORSPORLARI / PADOK

sa da benzer bir açıklama yapıyordu. Basın toplantısında ise bir hata yüzünden Sauber’e podyum birinciliğini getirememenin üzüntüsü Perez’in yüzünden belli oluyordu. Ayrıca bir zaferin maddi açıdan Sauber’e maddi ve manevi neler kazandıracağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Bu takımın geçen yıl 44 puan topladığını, bu yılın daha ilk iki yarışında ise 30 puan kazandıklarını gözardı etmemek gerek.

Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

Şimdi tüm bunların ışığında, komplo teorisyenlerini gibi, Perez’in kenardan yavaşlama emri aldığını varsayalım. Ama o bu emre uymayıp, iki kez 8 saniyelik farkı kapattı ve sonunda 2.2 saniyeye kadar indirdi. Formula 1’de ikinci yılında olan 22 yaşında genç bir pilot ve görünüşe göre Sauber’de iyi bir otomobile sahip. Ayrıca otomobilinin arkasında bir Ferrari motoru olduğu gibi, kendisi de Ferrari Genç Pilot Akademisi üyesi ve Malezya’da bir Ferrari’yi kovalıyor. Bu koşullarda şifreli bir mesajla emir aldı ve buna uymadıysa aptalın önde gideni olması gerekir. Malezya’daki yarış nedense bana 2009 sezonunda Belçika’da yapılan yarışı anımsattı. O yarışı Ferrari adına Kimi Raikkonen kazanırken, Force India pilotu Giancarlo Fisichella da ikinci olarak podyuma çıkmış ve böylece çocukluk hayalini gerçekleştirerek Ferrari ile el sıkışmıştı. İşte benzer bir sahneyi Malezya’da bize yaşatan 22 yaşındaki bu Meksikalı, sezon bitmeden Ferrari’de Massa’nın yerini alırsa hiç şaşırmam. Ve Malezya’daki yarış günü bence “Perez’in Ferrari’de Massa’yı yerinden ettiği gün” olarak değerlendirenler arasında olduğumu açıkça söylüyorum. Massa 2006’dan beri Ferrari’de ve takımın kendisine olan sevgisi de tartışılamaz. Ancak Ferrari kariyeri bence 2008 sezonunun finali olan Brezilya GP’sinde şampiyonluğu 1 puanla Hamilton’a kaptırdığı an bitme sürecine girdi. 2009’da Macaristan’daki talihsiz kaza sonucu aylarca pistlerden uzak kaldı ve asıl önemlisi, bu ölümcül kaza sonucu en önemli değeri olan motivasyonunu da yitirdi. Alonso’nun takıma 1 numara olarak gelmesi de son noktay-

dı. Aklıma takılan soru; takım patronu Stefano Domenicali’nin hala Massa’ya inancı var mı? Hatta Massa’nın hala kendisine inancı var mı? Bence en anlamlı değerlendirmeyi McLaren takım patronu Martin Whitmarsh yapıyor ve Perez’in kendisini bir anda Ferrari’nin gözlerine soktuğunu söylüyordu. Whitmarsh bu konuda; “Sergio bir ışık gibi doğdu. Eminim Bay Massa üzerinde de ağır bir baskı oluşturdu. Üç hafta sonra Çin’de onu kırmızı otomobilde görebiliriz” diyordu. Perez belki Çin’de, hatta bu sezon içinde bile böyle bir değişiklik yapmayabilir. Ancak Sepang pistinde sergilediği performans ve giderek artan olgunluğu ve öz güveni, bir noktada Massa’nın koltuğuna geçmesini kaçınılmaz kılıyor.

NİSAN 2012

86


MOTORSPORLARI / F1

MALEZYA’NIN GALİBİ

ALONSO Formula 1’de sezonun 2. yarışı Malzeya’da gerçekleşirken, kazanan isim Ferrari pilotu Fernando Alonso oldu.

NİSAN 2012

87


MOTORSPORLARI / F1

F

ormula 1’de sezonun ikinci yarışı Malezya’de gerçekleşirken, yağmur altındaki mücadeleyi Ferrari pilotu Fernando Alonso kazandı. Zorlu yarışa sekizinci sırada başlayan Alonso, yarış boyunca neredeyse omuz omuza savaştığı Sauber pilotu Sergio Perez’i geçerek kazanmayı bildi.

Sergio Perez

Yağışın artması nedeniyle 9. turdan itibaren tam 51 dakika ara verilen yarışa ilk sırada başlayan Lewis Hamilton ise pit stop sırasında kaybettiği saniyelerle üçüncülükle yetinmek zorunda kaldı. Yarış öncesinde favori gösterilen ve ilk yarışta Avustralya’daki mücadeleden galip çıkan McLaren pilotu Jenson Button ise aracının ön kanadı kırılınca yavaşlamak

Fernando Alonso

NİSAN 2012

88


MOTORSPORLARI / F1 zorunda kaldı ve puan alamadan yarışı tamamladı. Malezya’daki yarış için dönüm noktası yağmur için verilen ara oldu. Bu araya kadar başarılı bir performans sergileyen McLaren pilotları lastik değişimi için girdikleri pit noktalarında çok önemli zamanları kaybettiler. Toplam 56 tur üzerinden geçilen yarışta asıl mücadele pistin kurumasıyla birlikte başladı. 31. turdan itibaren takımların performansı ve hızı da yükselmeye

başladı. 40. turda Perez ile Alonso arasındaki zaman farkı 1 saniyenin altına indi ve 41. turda Alonso’nun pit noktasına girmesiyle Perez ilk sıraya yükseldi. 42. turda Perez pit stop yapınca yerini tekrar Alonso’ya kaptırdı. Son turlarda virajda pist dışına çıkan Perez, Alonso’nun 5 saniye gerisine düştü ve ikincilikle yetindi. Ancak Perez, 41 yıl aradan sonra kürsüye çıkan ilk Meksikalı pilot olarak tarihe geçti.

NİSAN 2012

89


MOTORSPORLARI / F1

Pilotlar Klasman覺 2 Lewis Hamilton

McLaren-Mercedes

30

4 Mark Webber

RBR-Renault

24

6 Sebastian Vettel

RBR-Renault

18

8 Bruno Senna

Williams-Renault

8

10 Paul di Resta

Force India

7

Markalar Klasman覺 2. Red Bull

42

4. Sauber

30

N襤SAN 2012

90


MOTORSPORLARI / F1

F1’İN İLK TÜRK PİLOTU ’DA START ALACAK! Cengiz Artam Formula1’de eksikliğini hissettiğimiz Türk pilot özlemine bir anlamda Monako GP’sinde son vermeye hazırlanıyor. Yazı: POYRAZ SAVCI

A

rtık Formula 1’de bir pilotumuz var. Özellikle 2005-2011 arasında Türkiye’de de yapılan F1 yarışlarına hep bir Türk pilotu, hatta takımı hayali kurmuş, bazı isimlerin alt kategorilerde yer almasına karşın, bunda bir türlü başarılı olamamıştık. Ama şimdi 58 yaşındaki “kurt pilot” Cengiz Artam bu özleme bir anlamda son vermeye hazırlanıyor. 1970’te üretilen ve F1 yarışlarında derece kazanan, eski FIA Başkanı Max Mosley’nin sahibi olduğu March takımının March 701-10 otomobili bu günlerde İngiltere’de yarışa hazırlanıyor. Cengiz Artam da son derece titiz ve düzenli bir antrenman süreci ile kendisini hazırlıyor. Sembolik bir yarış serisi de olsa, tarihi otomobiller kategorisi yıllardır dünyada yapılıyor ve büyük bir ilgi çekiyor. Monako Otomobil Kulübü tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan ve 11-13 Mayıs’ta yapılacak olan “Tarihi Monako GP’sine kaydı teyit edilen Cengiz Artam, bu anlamlı yarışa yılbaşından bu yana hazırlanıyor. Söz konusu yarış, “Grand Prix de Monaco Historique” adıyla ve dünya motor sporları literatüründe çok önemli bir yeri olan NİSAN 2012

91


MOTORSPORLARI / F1

Monako Otomobil Kulübü tarafından iki yılda bir, Monako GP’sinden iki hafta önce aynı pistte yapılıyor. Bu yarışa müracaatlar sadece daha önce yarışmış otomobiller ve uygun pilotlar ile yapılıyor. Cengiz Artam bu konuda; “Beni pilot olarak uygun gördüler. Katılacağım otomobil March 701-10. 1970 senesinde imal edilmiş ve F1’de yarışmış 10 numaralı araç. Toplam olarak 11 adet üretilmiş. Güney Afrika’lı John Love ilk sahibi ve Kyalami Pistinde F1 Grand Prix’de yarışmış, birçok birincilikleri ve dereceleri var. Türkiye’de 1968’den bu yana motor sporlarının bir hayli içinde oldum. 1973 senesinde de ilk Monaco GP’sine gittim. Bu yaşımda tarihi de olsa, Türk ola-

rak F1’de start alacağım. Yani Türkiye’nin artık bir F1 pilotu var” diyor. 2005 yılında, F1’in alt kategorisi olan GP2 serisinde yarışan ilk Türk pilot olan oğlu Can Artam, babasının bu yıl katılacağı Monako’daki yarışı 2 puanla bitirmişti. Klasik otomobil koleksiyoncusu ve otomobil yarışçısı olan Cengiz Artam, 1954 İstanbul doğumlu. Otomobillere olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı. 1970’li yıllarda Türkiye ve Avrupa’da çeşitli pistlerdeki karting yarışlarında dereceler alıp podyuma çıktı, birkaç yarışta ünlü pilot Ayrton Senna ile yarıştı. 80’li yıllarda Türkiye’de düzenlenen ralli ve tırmanma yarışlarında tüm zor şartlara rağmen birçok kupayı aldı. 90’lı yılla-

rın başındaki yoğun iş temposundan dolayı motor sporlarına ara vermek zorunda kaldı. Hobi olarak klasik otomobillerle ilgilenmeye ve sahibi olduğu klasik otomobilleri restore etmeye başladı. Zaman içerisinde gördüğü kötü durumda olan değerli otomobilleri alıp tekrardan hayata döndürdü. Otomobil sayısının artması ile oluşan “Otomobil Müzesi” fikrini hayata geçiren Cengiz Artam, 2000’li yıllarda oğlu Can Artam’a destek olmak amacı ile tekrar pistlere dönüş yaptı ve deneyimiyle birçok derece ve kupa elde etti. NİSAN 2012

92


MOTORSPORLARI / WRC

OSTBERG WRC’de sezonun dördüncü yarışı Portekiz’de yapılırken, yarışı kazanan Hirvonen teknik heyet raporuyla diskalifiye edildi ve kazanan isim Ostberg olarak ilan edildi. NİSAN 2012

93


MOTORSPORLARI / WRC

D

ünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun dördüncü yarışı Portekiz’de geçildi. Mücadeleden galip çıkan isim Mikko Hirvonen olmasına rağmen, yarış sonunda yapılan teknik incelemede diskalifiye edilmekten kurtulamadı. Hirvonen diskalifiye olunca kazanan isim Mads Ostberg olarak ilan edildi. Yarışın ilk gününde favorilerden Loeb kaza yaparak yarış dış kalınca takımı temsil eden tek pilot Hirvonen olmuştu. Ostberg ile verdiği mücadelede 1 dakika 51 saniye gibi önem-

li bir farka imza atan Hirvonen’in aracı yarış sonrasında teknik incelemeye alındı. İnceleme sonucunda aracın debriyaj ve turbosunun kurallara uymadığı tespit edilince Hirvonen diskalifiye edildi. Hirvonen’den boşalan yere Ostberg yükselerek, Portekiz Rallisi’ni kazanan isim oldu. Ostberg’in ardından Evgeny Novikov ikinci, Petter Solberg ise üçüncü sırada yer almış oldu. Sebastien Loeb ise kaza yapmasına karşın önceki yarışlarda aldığı puanlarla genel klasman liderliğini sürdürdü.

NİSAN 2012

94


MOTORSPORLARI / RALLİ

VOLKAN ZAFERLE DÖNDÜ

2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ilk yarışı olan Ege Rallisi, Team 47 adına yarışan Volkan Işık-Vedat Bostancı ikilisinin birinciliği ile sona erdi..

NİSAN 2012

95


MOTORSPORLARI / RALLİ

K

ısa adı EOSK olan Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından Forum Bornova desteği ile organize edilen 2012 sezonunun ilk yarışı Ege Rallisi’ni, Team 47 Motorsport adına Skoda Fabia S2000 ile mücadele eden Volkan IŞIK-Vedat BOSTANCI ekibi 1:31:14.0 toplam zamanı ile ilk sırada tamamladı. Yarışın son özel etabına kadar liderlik için büyük bir mücade-

le sergileyen Pegasus Racing ekibi Luca ROSETTI-Matteo CHIARCOSSI Skoda Fabia S2000 ile 5,6 saniye farkla podyumun ikinci basamağında yer aldı. Yine Pegasus Racing adına Fiat Abarth Punto S2000 ile Fatih KARA-Bilge AYAN ikilisi de takım arkadaşlarının 1 dakika 41 saniye arkasından genel klasman üçüncülüğünün sahibi oldu. Pegasus Racing’ten Burak ÇUKUROVA-Ünal TEZEL araçla-

rında meydana gelen benzin sızıntısı nedeni ile zehirlenerek 7.özel etapta yarışı bırakmak zorunda kalırken, Castrol Ford Team Türkiye ekibinden Murat BOSTANCI-Onur VATANSEVER de ilk gün yoldan çıkarak yarışı tamamlayamayan bir diğer iddialı ekip oldu. Yine aynı takımdan son 3 yılın Türkiye Ralli Şampiyonu Yağız AVCI-Bahadır GÜCENMEZ 8. özel etapta meydana gelen direksiyon arızası ile oldukça za-

NİSAN 2012

96


MOTORSPORLARI / RALLİ man kaybederek genel klasmanda 14.lüğe kadar geriledi. Sınıflarda da büyük mücadelelerin yaşandığı Ege Rallisi’nde Sınıf 3 Birincisi Nebil ERBİLOnur AHISKALI olurken, Sınıf 5 birincisi Pegasus Racing’den Ünal ŞENBAHAR-Emir ŞAHİN Sınıf 6 Birincisi Castrol Ford Team Türkiye’den Emre YURDAKUL-Burak ERDENER, Sınıf 8 Birincisi Neo Motorspor’dan Tezcan DALFİDANEda ÖZER, Sınıf 9 Birincisi de Team 47 Motorsport’tan Yiğit Alparlan TİMUR- Efe ERSOY ikilisi oldu. 30 yaş üzeri ralli otomobillerine açık historic klasmanını ise 1976 model Ford Escort MK2 ile Kemal GAMGAM-Birol OTAĞ ikilisi kazandı. Bayan Pilotlar Birincisi Pegasus Racing’den Simin BIÇAKÇIOĞLU olurken,

NİSAN 2012

97


MOTORSPORLARI / RALLİ Bayan Co-Pilotlar Birinciliği’ni de Bonus Parkur Racing’den Emire CANTÜRK elde etti. Yarışın 2 Çeker Klasmanında birincilik de Pegasus Racing’den Ünal ŞENBAHAR-Emir ŞAHİN ikilisinin oldu. İnciraltı Kent Ormanı Otoparkı’nın servis alanı olarak kullanıldığı yarışta ekipler, toplam 408,71 km. boyunca ter döktüler. 10 takım ve 60 ekibin start aldığı Ege Rallisi, pazar günü saat 17:14’de yine İnciraltı’nda yer alan finiş podyumunda son buldu. 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası, 28-29 Nisan tarihlerinde düzenlenecek olan 3.KYK Eskişehir Rallisi ile devam edecek…

NİSAN 2012

98


İLGİYLE OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ MART 2012 TARİHLİ 23. SAYIMIZ 210 BİN 811 KEZ İNDİRİLMİŞTİR

Carmedya Nisan 2012 (25. Sayı)  

News magazine about cars and motorsports in Turkish

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you