Issuu on Google+

Yıl:4 / Sayı:37 / Mayıs 2013

DOSYA EN GÜVENLİ ARAÇLAR FUTURE TALKS DAIMLER İLE GELECEĞE BAKIŞ

5

TEST BİRDEN

197 SAYFA

3

Z I Y A D N I Ş YA

FISKER KARMA

LANSMAN: HONDA CIVIC HB & SKODA OCTAVIA

TEST: Fisker Karma o Volvo V40 T3 o Ford Fiesta 1.6 Ti-VCT Powershift o Skoda Rapid 1.6 TDI o Citroen C-Elysee 1.2 VTi o İLK SÜRÜŞ: Honda Civic HB o Skoda Octavia o MODİFİYE: Lumma CLR RS o KONSEPT: Citroen Wild Rubis o Renault Twizy Sport F1 o 2. EL KARNE: Renault Megane


EDİTÖR

CARMEDYA 3 YAŞINDA Sevgili Carmedya okurları, Okumakta olduğunuz bu dergi ile Carmedya’nın 3 yaşına bastığını müjdelemek isterim. Otomotiv ve motorsporlarıyla geçen 3 dolu dolu yıl... 4 Mayıs 2010 tarihinde yayına koyduğumuz ilk sayımızı dün gibi hatırlıyorum. Daha ilk sayıda bu derginin kalıcı olacağını ve her adımda içerik konusunda bir adım daha yukarı çıkacağını söylemiştim. Bugün geride kalan 3 yıl boyunca Carmedya’nın nereden nereye geldiğini görmek ve özellikle de dijital medya gibi henüz yeni yeni kabul gören bir alanda kendimizi kanıtlamış olmak gurur verici. Bu başarı hem çok çalışmanın, hem yeni fikirler üretmenin hem de en önemlisi siz değerli okurlarımızın bitip tükenmek bilmeyen ilgisinin sonucudur. İlk sayımızın 2 bin 250 okura ulaştığı günlerden, bugün 90 bin civarında okurumuz olduğu günlere ulaştık. Bu anlamda siz değerli okurlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Bu süreçte olumlu yorumlar kadar, eleştirileriniz ve önerilerinizi de dikkate aldığımızı özellikle bilmenizi istiyorum. Sizlerden gelen her tavsiye bizim için önemli. Bu sayıyla birlikte geride kalan 37 sayının hepsinde Güvenli Sürüş konusunda okurlarımızı bilinçlendiren Yener Gülünay, motorsporları alanında duayen yazarımız Poyraz Savcı ağabeyimiz, otomotiv alanında kafaları karıştıran kavramlara ve teknolojilere açıklık getiren Onur Koray’ın yanı sıra her sayıda olmasa da zaman zaman 4x4 Gezi bölümünde offroad serüvenlerini aktaran Kürşad Ergan ve otomobil ve motosiklet tasarımlarını inceleyen Otomotiv Tasarımcısı Burak Daylan’a da katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Hep bir adım daha yukarı çıkacağız demiştik. Bu sayıda ailemize yeni katılan ve incelemeler ve ikinci el otomobil karneleriyle ilginizi çekeceğini düşündüğüm bölümleri hazırlayan Barış Terun’a da hoşgeldin demek isterim. Ve en önemlisi, sektörün geneli olmasa da çok sayıda marka, PR ve medya planlama şirketlerinde ilgisini ve desteğini bizden esirgemeyen dostlarımıza da teşekkür ederim. Nice yeni yaşlara... Keyifle, huzurla ve sağlıkla...

CARMEDYA’da gördüğünüz ilanlara tıklayarak, ilan konusuyla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

carmedya Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan yazı, makale, fotoğraf ve ilüstrasyonların elektronik ortamlar da dahil olmak üzere çoğaltılma hakları MEDICON YAYINCILIK’a aittir. Yazılı ön izin olmaksızın hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun materyalin tamamının ya da bir bölümünün çoğaltılması yasaktır. Bu dergi Basın Meslek İlkeleri’ne uymayı taahhüt eder.

04

MAYIS 2013


MAYIS 2013

05


İÇİNDEKİLER 16 HABERLER 30 ANALİZ 32 DOSYA ● Avrupa’nın En Güvenli Araçları

40 FUTURE TALKS 54 LANSMAN / İLK SÜRÜŞ Honda Civic HB / Bodrum ● ● Skoda Octavia / Kilyos

86 KONSEPT Citroen Wild Rubis ● ● Renault Twizy Sport F1

94 MODİFİYE ● Lumma CLR RS

96 GÜVENLİ SÜRÜŞ 100 SÜRÜŞ İZLENİMİ ● Fisker Karma ● Volvo V40 T3 ● Ford Fiesta 1.6 Powershift ● Skoda Rapid 1.6 TDI ● Citroen C-Elysee 1.2 VTi

164 ONUR KORAY 166 KARNE ● Renault Megane

170 PADOK 174 MOTORSPORLARI ● F1 Bahreyn GP ● MotoGP Amerika GP ● WRC Portekiz Rallisi ● NG Klasik Otomobil Rallisi Okumak istediğiniz konuya tıklayarak haberin sayfasına gidebilirsiniz.

08

MAYIS 2013


Yıl:4 / Sayı:37 / Mayıs 2013 İMTİYAZ SAHİBİ Medicon Yayıncılık Tasarım Tanıtım ve Organizasyon GENEL YAYIN YÖNETMENİ Önder Canözer

onder.canozer@carmedya.com

FOTOĞRAF Şahin Fidan

YAZARLAR Barış Terun, Burak Daylan, Kürşad Ergan, Onur Koray, Poyraz Savcı, Yener Gülünay KATKIDA BULUNANLAR Ayça Dizdaroğlu, Burak A. Dursun, Ersin Karaman, Gökşen Zeren, Hakan Atik, Mehmet Özcan, Mesut Karabul, Özkan Alkan, Özkan Başaran, Zeki Zeren, Zeynep Canözer, Zuhal Zeren REKLAM reklam@carmedya.com

TASARIM Medicon İLETİŞİM Cevizli Mh. Çevik Sk. Güner Apt. No:3 D:5 Maltepe / İstanbul Tel: 0 216 305 80 56 www.carmedya.com info@carmedya.com

Dergiyi tam ekran modunda okursanız sayfa geçişlerindeki animasyonları da görebilirsiniz. Ancak tam ekran modunda linkler çalışmaz MAYIS 2013

09


Yeni Audi A3 Sportback. Hareketli MMI

Audi mühendisleri tarafından geliştirilen 11 mm inceliğindeki hareketli MMI ekranı sa yönetim fonksiyonlarını bir araya topluyor. Böylece sizin her şeyi kolayca yönetmenizi Audi A3 Sportback ile tanışmak için sizi Audi Yetkili Satıcıları’na bekliyoruz. Audi AG Türkiye distribütörü Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.’dir.

Yeni Audi A3 Sportback’in ortalama CO2 emisyonu 102–116 g/km, ortalama yakıt tüketimi 3,9-5,0 lt/100 km aras

Audi info (212) 335 04 24, www.audi.com.tr veya www.facebook.com/Auditurkiye


Büyük incelik.

ekranı ile daha ilerici.

ayesinde Yeni Audi A3 Sportback, tüm araç içi sağlıyor. Kendini yeniden yaratan

sı değerlerdedir.


AYIN FOTOĞRAFI

WRC PORTEKİZ RALLİSİ / MIKKO HIRVONEN


HABERLER

THE BEETLE’A DİZEL MOTOR SEÇENEĞİ Volkswagen Binek Araç, The Beetle model ailesine dizel seçeneğini de ekledi. 1.6 TDI 105 PS dizel motora sahip The Beetle Design, çift kavramalı şanzıman “DSG” ile birlikte 33 bin 500 Euro fiyatla ve sabit kur (1 Euro = 2,19 TL) avantajıyla satın alınabiliyor. Şık ve sportif çizgileriyle dikkat çeken The Beetle, 1,6 lt hacimli yeni TDI motoruyla

105 PS güç üretirken, 1.500-2.500 d/dk aralığında 250 Nm tork sağlıyor. 178 km/s maksimum hıza sahip The Beetle 1.6 TDI 105 PS Design DSG, 100 km’de ortalama 4.7 lt yakıt tüketimi ve km’de 124 g CO2 emisyonu değerlerine sahip. Volkswagen The Beetle’ın dizel versiyonu sadece Design donanım seviyesinde satın alınabiliyor.

YENİ ZAFIRA TOURER TEMMUZ’DA TÜRKİYE’DE Yeni Zafira Tourer’da 1.6 SIDI Turbo benzinli motor seçeneğinin dışında Euro 6 emisyon standartlarına uygun 2.0 BiTurbo CDTI ve yeni nesil 1.6 CDTI olmak üzere iki adet dizel motor seçeneği de bulunuyor. 280 Nm. tork üreten Zafira Tourer 1.6 SIDI Turbo 5. viteste 80 km/h’ den 120 km/h’e 9.5 saniyede ulaşıp maksimum 212 km/h hıza erişiyor. Zafira’daki yeni 1.6 SIDI Turbo oldukça düşük ses ve titreşim seviyeleri, 100 km. de 6.6 litre yakıt tüketimi, 154 g/km CO2 emisyon ile segmentinde önemli bir yere sahip. 16

MAYIS 2013


HABERLER

HYUNDAI SANTA FE İÇ TASARIMIYLA ÖNE ÇIKIYOR Yeni Hyundai Santa Fe, son olarak Amerika’nın en saygın otomotiv endüstrisi bilgi ve araştırma merkezi Wards Auto editörleri tarafından “10 En İyi İç Mekan” listesine dahil edildi. Geçtiğimiz yıl Accent Blue ve Grandeur modellerinin de katıldığı bu listede bu yıl Hyundai’yi Santa Fe temsil etmiş olacak. Editörler seçim sürecinde koltuk dikişlerin-

den kol dayamaya, gösterge panelinden kokpitteki bir çok parçaya kadar detaylı bir araştırma yapıyorlar. Genel konfor seviyesini, boşluk payını ve diz mesafesini kontrol etmek için zorlayıcı testler gerçekleştirirken aynı zamanda Bluetooth, multimedya birimleri, ses seviyesi ve teknolojik donanımların fonksiyonel olup olmadığını gözlemleyerek derecelendirme yapıyorlar.

VOLVO’DAN YENİ MOTOR TEKNOLOJİSİ: i-ART Common rail motorlarda her yakıt enjektöründen basınç geri bildirimi alan sistem yerine geleneksel tek basınç sensörüne sahip i-ART teknolojisi, tüm silindirleri sürekli izlemeye olanak tanıdığı gibi her dört silindir için yanma başına yakıt püskürtülmesine de olanak tanıyor. Volvo Car Group, yeni Volvo Motor Mimarisi’ni (VEA) 2013 sonunda tanıtacak. Volvo ayrıca rafine bir sürüşe ve mükemmel yakıt ekonomisine katkıda bulunan yeni 8 ileri otomatik şanzımanı tanıtmaya da hazırlanıyor. Sistem aynı zamanda güçlü bir ses karakteri de sunuyor. 20

MAYIS 2013


HABERLER

EN HIZLI QUATTROPORTE TÜRKİYE’DE Maserati’nin ilk kez 1963 yılında yollara çıkan ve lüks sportif sedan segmentinin öncüsü olarak tarihe geçen Quattroporte modelinin 6’ıncı nesli Türkiye’de otomobilseverlerin beğenisine sunuldu. Maserati’nin şimdiye kadar ürettiği “en hızlı ve en güçlü sedan” modeli olma unvanına sahip yeni nesil Quattroporte’nin tanıtımı, Tofaş çatısı altında yer alan Fer Mas Oto Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirildi. Yeni nesil Quattroporte, 4 tekerlekten çekiş sağlayan AWD (All Wheel

22

MAYIS 2013

Drive) teknolojisiyle farkını ortaya koyuyor. Çift turbolu V8 motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 4.7 saniyede tamamlayarak, 307 km/s’lik son hıza ulaşan Yeni Maserati Quattroporte, 346 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye pazarına ilk girdiği 2005’ten bu yana toplam 79 adet Maserati Quattroporte satışı gerçekleştiren Fer Mas’ın yeni model için 2013 yılı satış hedefi 20 adet...


BMW X1’E YENİ MOTOR SEÇENEĞİ 2012 yılı Eylül ayında makyajlanmış olan Yeni BMW X1 şimdi de yeni bir motor seçeneğine kavuştu. 1.6 litre, 143 bg ve 220Nm/1400-4400 torka sahip, verimliliği ön planda tutan BMW TwinPower Turbo benzinli motor ile donatılan X1, artık BMW X1 sDrive16i ismi ile pazarda yeni bir konuma sahip olacak. Kompakt SUV segmentine ilk giriş yapan premium model BMW X1, ferah iç mekanı, arkadan itişli dinamik sürüş özellikleri, yol tutuşu ve virajlardaki kararlılığı ile hakimiyetin ve kontrolün sürücüde olduğunu hissettiriyor. 0-100km hızlanmasını 9,7 saniyede tamamlayan ve 200 km/sa son hıza ulaşabilen bu 1495 kg’lık otomobil, üç parça şeklinde yatırılabilen arka koltukları sayesinde 420 litrelik bagajını 1350 litreye

kadar çıkartabiliyor. Bagaj ihtiyacı olan çocuklu aileler, aktivite yapmaktan hoşlanan ve yüksek sürüş pozisyonu ile kendini güvende hissetmek isteyen kişiler için ideal bir otomobil olan BMW X1 sDrive16i, lansman süresince geçerli olan 39 bin 900 euro başlangıç fiyatı ile BMW prestijini ve sürüş keyfini yaşamak isteyenlere güzel seçenekler sunuyor.

PEUGEOT 208 GTI HAZİRAN’DA TÜRKİYE’DE 2012 yılında yapılan lansmanından itibaren 300 bin adet üretim rakamına ulaşan ve Şubat ayında 25 bin 600 adet sipariş ile rekor bir seviye elde eden Peugeot 208 aynı zamanda sportif B segmentine de hızlı bir giriş yapıyor… 208 GTi bu sportif segmente konfor, çok yönlü kullanım ve iç mekan genişliği gibi nitelikler getiriyor. Bu seçkin model, bir spor otomobilin güçlü ifadesini dışa vuruyor. Tam 1 yılda 10 bin adet satış rakamı hedeflenen Peugeot 208 GTi, Türkiye pazarına Haziran ayı başında 57.900 TL’den başlayan fiyatlar ile sunulacak.

MAYIS 2013

23


HABERLER

SKODA YETI’YE 1.4 LİTRE TSI MOTOR Çek üretici Skoda’nın SUV sınıfındaki ilk temsilcisi olan Yeti’nin güçlü 1.4 TSI benzinli motor seçeneği, kullanım keyfi ve konforu sunan DSG otomatik şanzıman seçeneğiyle de Türkiye’de satışa sunuldu. Yeti 1.4 TSI DSG, 49.590 TL’den başlayan kampanyalı tavsiye edilen satış fiyatlarıyla Skoda yetkili satıcılarında yerini aldı. Yeti’nin 1.4 TSI turbo beslemeli güçlü benzinli motor seçeneğine, DSG otomatik vites seçeneği de eklendi. Çift kavramalı 7 ileri DSG şanzıman,

26

MAYIS 2013

bu güçlü motor seçeneğiyle birlikte kullanım kolaylığı ve keyif sağlarken, sarsıntısız vites geçişleriyle de konforlu bir sürüş vaat ediyor. 122 HP’lik güce sahip turbo beslemeli benzinli motora sahip Yeti, DSG şanzımanla 0’dan 100 km/s hıza 10.6 sn’de ulaşırken, 182 km/s azami hız yapabiliyor. Yeti 1.4 lt TSI 122 HP DSG, 100 km’de ortalama 6.8 lt yakıt tüketiyor. Yeti, bağımsız değerlendirme kuruluşu Euro NCAP testlerinde 5 yıldızla ödüllendirilmişti.


AUDI A3 SEDAN YÜZÜNÜ ŞANGAY’DA GÖSTERDİ Audi, dünyanın en büyük segmenti olarak nitelendirilen kompakt sedan sınıfına çok güçlü bir oyuncuyla girdi. Yaz sonunda satışa sunulacak A3 Sedan’ın dünya lansmanı Shangay Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirildi. Klasik bir sedan ile coupé arasında kusursuz bir tasarıma sahip A3 Sedan’daki tornado çizgisi, tüm yan tasarım öğelerini öne çıkarıyor. Dört kapılı model, 2.64 metre dingil mesafesine ve 4.46 metre uzunluğa sahip. Dört silindirli 1.4 TFSI motorla, sadece 1.205 kg (geçici veri) boş ağırlığa sahip A3 Sedan, alüminyum motor kaputu, yolcu kabinindeki birçok özel alaşımlı parçalar sayesinde düşük ağırlığa ve maksimum güce sahip. Audi A3 Sedan’da sunulan tamamen ye-

niden tasarlanmış motorlar doğrudan yakıt enjeksiyonu, yenilikçi termal yönetim, start-stop sistemi ve turbo şarj gibi ilerici teknolojilere sahip. Bu anlamda A3 Sedan’da kullanılan 1.6 litrelik TDI motor 105 hp güç ve 250 NM tork üretiyor. 0’dan 100 km/sa hıza 10,9 saniyede ulaşan motor 195 km/sa maksimum hıza sahip. Ortalama yakıt tüketimi ise km başına 3.9 lt...

SETUR KALAMIŞ MARINA’DA VAHŞİ DOĞA SERGİSİ Setur Kalamış Marina, fotoğraf sanatçısı Erol Doğaner’in Afrika’da çekilen vahşi doğa fotoğraflarından oluşan “Vahşi Rüya” Fotoğraf Sergisi’ne 25 Nisan - 3 Mayıs 2013 tarihleri arasında ev sahipliği yaptı. Fotoğraf çalışmalarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Fotoğraf Sanatçısı” belgesine sahip Gaziantep Ford yetkili satıcısı ve Sedventure müşterisi Erol Doğaner, 15 yıldır fotoğraf çekiyor ve uluslararası yarışmalarda 350 fotoğrafı 30

farklı ülkede ödül almış ve birçok fotoğraf yarışmalarında jüri üyeliği görevlerini yaptı.

MAYIS 2013

27


HABERLER

DİZEL OTOMATİK SEAT LEON SATIŞA SUNULDU SEAT, Leon ailesine DSG şanzımanlı seçenekler ekledi. Sahip olduğu donanım özelliklerinin yanısıra, yakıt tasarrufuyla da kullanıcılarına avantaj sağlayan Leon’un ürün gamı DSG şanzımanlı versiyonlarıyla genişledi. Sportif karakteri ve geniş kapsamlı güçlü yönleriyle sınıfının üstünde bir kalite ve teknolojiyi kompakt segmente taşıyan Yeni SEAT Leon, düşük CO2 emisyonları ve yakıt tüketimiyle etkileyici bir performans sunarken, heyecan verici bir sürüş keyfi, mükemmel verimlilik, çarpıcı bir tasarım ve yüksek kullanışlılık düzeyi de sunuyor. Yeni Leon ailesine katılan DSG şanzımana sahip benzinli motor 28

MAYIS 2013

seçeneği, 1.2 litrelik TSI motorla alınabiliyor. 105 hp güç çıkışına sahip model, 175 Nm tork üretiyor. 0’dan 100km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu versiyon, 100km’de ortalama 4,8 litre yakıt tüketimi ve 112 gr/km CO2 emisyonu değerine sahip. Ailenin ikinci DSG şanzımanlı versiyonu ise 1.6 litrelik CR TDI motora sahip. 105 hp güç ve 250 Nm tork üreten bu versiyon 100 km’de ortalama 3,9 litre yakıt tüketirken, km’de 102 gr CO2 yayıyor. Ailenin diğer seçeneklerinde olduğu gibi bu iki versiyon da Start/stop sistemiyle donatılmış. Yeni Leon’un DSG şanzımanlı 1.2 TSI ve 1.6 TDI versiyonu Style donanım paketiyle alınabiliyor.


HAZİRAN 2010 carmedya

25


ANALİZ

ARAÇ TERCİHİNİ İNT OYDER’in Türkiye otomotiv pazarında tüketicilerin tepkilerini ölçmek için yaptırdığı geniş kapsamlı araştırmada otomobil tercihini belirleyen tüm mecralar arasında internet büyük farkla öne çıktı.

O

YDER, 5’inci Otomotiv Kongresi’ni “Gelişim için Değişim” konsepti ile 22 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirecek. Kongrede Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Meksika Eski Devlet Başkanı Felipe Calderon konuşmacı olarak yer alacak. Öte yandan OYDER, kongre öncesinde sektördeki alım gücünü ve müşteri profilini GfK işbirliği ile yaptığı araştırma ile ölçtü. İlgi çeken sonuçlar veren araştırma sonrasında kampanyaların ve internet reklamlarının satın alımlarda etkili olduğu, çoğunluğun ise taşıt kredisi kullanarak ikinci aracını aldığı ortaya çıktı İnternette görüyoruz, kampanya ile alıyoruz OYDER’in GfK TÜRKİYE ile birlikte sektörün alım gücünü ve müşteri profillerini incelemek amacıyla gerçekleştirdiği Otomotiv Sektörü Araştırması’nın 2013 yılı ilk 4 ay sonuçlarını OYDER Başkanı H. Şükrü Ilısal açıkladı. OYDER üyesi yetkili bayilerinden elde edilen 525 anket sonucunda 0 km araç satın alan müşterilerin profilleri incelendi.

30

MAYIS 2013


TERNET BELİRLİYOR Araştırmanın dikkat çeken başlıkları arasında satın alım kararları yer aldı. Araştırmaya katılan müşterilerin yüzde 31’i satın alım kararında otomotiv markalarının düzenlediği kampanyaların etkili olduğunu belirtirken yüzde 23,4’ü ise gelirindeki artışın otomobil alımında önemli rol oynadığı söyledi. Yapılan anket kapsamında otomobil satın alanlardan yüzde 25,7’sinin, satın aldığı modele internet reklamlarında görüp karar verdiği belirlendi. Katılanların yüzde 21’inin ise arkadaş tavsiyesi ile modeli belirlediği çıkan sonuçlar arasında yer alıyor. En çok ceza hız sınırını aşanlara ve yanlış yere park edenlere kesiliyor Ankete katılan müşterilerden yüzde 29’u bugüne kadar trafik cezası alan kesimde yer alıyor. Bu kesimdeki müşteriler, cezalarını hız sınırı aştıkları ve yanlış yere park ettikleri için aldıklarını belirtiyor. Araştırma yapılan tüm müşterilerin yüzde 33,9’u da hız sınırını aşarak, yüzde 24,6’sı ise kırmızı ışıkta geçerek ceza almaktan korkuyor. “Ev”lendim sıra otomobile geldi Araştırma sonuçlarına göre otomobil satın alanların yüzde 83’ü oturduğu evin sahibi ve yüzde 78’i evli. Yüzde 56’lık bölümün verdiği yanıta göre ise otomobil bir yatırım aracı olarak görül-

müyor. Ankete katılanlardan yüzde 53’ü 11 yıl ve üzeri süredir ehliyete sahip, yüzde 52’si taşıt kredisi kullanarak yeni otomobil alıyor ve yüzde 37’si mevcut otomobillerini takas ediyor. Yüzde 45’lik bölüm ikinci otomobilini alırken, yüzde 81’i ise yeni otomobili kendisi için alıyor. Araştırmanın satış sonrası hizmetler bölümü değerlendirildiğinde ise otomobil satın alanların yüzde 80’ininin kasko sigortasının verdiği hakları bildiği ortaya çıkıyor. Müşterilerden YÜZDE 52’si trafik kazası ile karşılaştığında sigorta acentesini arayacaklarını belirtirken yüzde 92’si hasar onarımında orjinal parça kullanılmasını tercih ediyor.

MAYIS 2013

31


DOSYA

A Y OS

D

32

MAYIS 2013


AVRUPA’NIN EN GÜVENLİ OTOMOBİLLERİ Carmedya ailesine yeni katılan Barış Terun, Euro NCAP testlerinin sonuçlarını inceleyerek, sınıflrına göre Avrupa’da satılan en güvenli otomobilleri belirledi. Barış Terun

E

uropean New Car Assessment Programme, tabiri caizse Euro NCAP Avrupa Yeni Otomobil Değerlendirme Programı Avrupa’da pazarlanan araçların güvenlik seviyesini ölçmek için Birleşik Krallıklar Taşımacılık Departmanı ve Taşımacılık Araştırma Laboratuarı tarafından 1997 yılında kuruldu. 2009 yılına kadar 50

kilometre hızında ve yan kapıya çarpan hareketli bir bariyer, 65 kilometre ile hareket eden otomobilin duvara çarpması ve aynı otomobilin direğe çarpması sonucunda belirlenen puanlar esas alındı. 2009 sonrasından bahsetmemiz için bazı kavramlara açıklık getirmemiz gerekiyor. Ön, yan, yolcu, diz ve kafa MAYIS 2013

33


DOSYA

MERCEDES B SINIFI

havayastıkları kaza sırasında işlerlik kazanan “Pasif Güvenlik Önlemleri” olarak nitelendirilir. ABS ((Kilitlenme Önleyici Frenleme Sistemi) ve ESP (Elektronik Stabilite Sistemi) aktif güvenlik önlemleridir. ABS, tekerleklerin kilitlenmesini engelleyip, araca, acil durumda hareket kabiliyeti kazandırırken; ESP, dört tekerliği uygun hizaya getirip virajlarda savrulmayı önler. Bu iki güvenlik sistemi, kazaların oluşmasını çok ciddi bir oranda engelleyebilir. Unutulmaması gereken, elektronik sistemler ne kadar yararlı olsa da, fizik kurallarının ötesine hiçbir şey geçemeyeceğidir. Açık konuşmak gerekirse, otomobil güvenlik testlerinden 5 yıldız alsa bile 150 kilometre/saat 34

MAYIS 2013

hızında duvara çarpınca hayatta kalmamın mucize olacağıdır. 2009 yılından sonra, Euro NCAP pasif güvenlik sistemlerine ek olarak, aktif güvenlik sistemlerini de değerlendirmeye almış ve puanlandırmayı buna göre yapmıştır. Aktif sistemlerinin yansıra Whiplash (Kamçı Etkisi) de önem kazanmıştır. Kamçı etkisi testi, boyuna uygulanan gücü ve otomobilin, bu gücün ne kadarını absorbe ettiğini inceler. Tüm bu saydığımız nedenler dolayısıyla, 2009 yılı sonrası yapılan testleri ve sınıflarının incelemelerinden 5 yıldız almış en güvenli otomobillerini baz alacağız. Karşınızda sınıflarının şampiyonları.


SÜPER MINI (B SINIFI) CHEVROLET AVEO (2011)

YETİŞKİN: % 95 / ÇOCUK: % 87 / YAYA: % 54 / GÜVENLİK: % 93

KÜÇÜK AİLE ARAÇLARI (C SINIFI) VOLVO V40 (2012)

YETİŞKİN: % 98 / ÇOCUK: % 75 / YAYA: % 88 / GÜVENLİK: % 100 MAYIS 2013

35


DOSYA

BÜYÜK AİLE ARAÇLARI (D SINIFI) BMW 3 SERİSİ (2012)

YETİŞKİN: % 95 / ÇOCUK: % 84 / YAYA: % 78 / GÜVENLİK: % 86

PREMIUM ARAÇLAR SINIFI

BMW 5 SERİSİ (2010) YETİŞKİN: % 95 / ÇOCUK: % 83 / YAYA: % 78 / GÜVENLİK: % 100 36

MAYIS 2013


KÜÇÜK MPV SINIFI MERCEDES B SERİSİ (2011)

YETİŞKİN: % 97 / ÇOCUK: % 81 / YAYA: % 56 / GÜVENLİK: % 86

ARAZİ ARAÇLARI SINIFI HYUNDAI SANTA FE (2012)

YETİŞKİN: % 96 / ÇOCUK: % 89 / YAYA: % 71 / GÜVENLİK: % 86 MAYIS 2013

37


DOSYA

PICK-UP SINIFI FORD RANGER (2012)

YETİŞKİN: % 96 / ÇOCUK: % 86 / YAYA: % 81 / GÜVENLİK: % 71

İŞ VE AİLE VAN SINIFI FORD TRANSIT CUSTOM (2012)

YETİŞKİN: % 84 / ÇOCUK: % 90 / YAYA: % 48 / GÜVENLİK: % 71 38

MAYIS 2013


CITAN’A 3 YILDIZ

Toplam Puan

84

% 74 % 69 % 56 % 33 YETİŞKİN

ÇOCUK

YAYA

GÜVENLİK MAYIS 2013

39


FUTURE TALKS

GELECEĞE DAIM

Otomotivin ve dünyanın gelece konuşulduğu Berlin’deki Future Daimler AG’nin geleceğe bakışı 40

MAYIS 2013


eğine dair projelerin e Talks etkinliğinde ını yerinde inceledik.

MAYIS 2013

MEKAN: BERLİN - ALMANYA

Yazı ve fotoğraflar: ÖNDER CANÖZER & DAIMLER MEDYA

MLER YORUMU

41


FUTURE TALKS Holger Hutzenlaub Mercedes-Benz ve smart Tasarım Şefi

G

eleceğin dünyasını yakından tanımak ve geçmişin ışığında gelecekte daha yaşanabilir bir dünyayı konuşup, fikirlerimizi paylaşmak için Daimler AG’den davet aldığımda gerçekten çok heyecanlandım. Dünya genelinde farklı zamanlarda 15’er kişilik gazeteci gruplarının davet edildiği bu etkinlik zinciri, bugüne kadar katıldığım ve artık sayısını unuttuğum lansmanlardan çok farklı ve daha yaşanabilir bir gelecek için benim de katkı sağlayabileceğim çok özel bir fırsat olarak görüyorum. Daimler AG’nin davetiyle toplantının yapılacağı Berlin’e oldukça konforlu bir yolculuk yaptıktan sonra, kalmamız için özel olarak seçilen Das Stue otelin yemyeşil ağaçların çevrelediği akıllı binası toplantı öncesinde ekolojik denge ile teknolojinin birbirleriyle barışık olarak geliştirilebileceğini göstermesi açısından başarılı bir tercihti. Ertesi gün bir benzeri sadece ABD’de bulunan ve kendisine has mimarisiyle öne çıkan PanAm binasında geleceği konuşmak için eşsiz bir Berlin manzarası eşliğinde toplandık.

42

MAYIS 2013

Christoph Horn

Mercedes-Benz Otomobilleri Kürele İletişim Şefi

Aslında toplantı yeri olarak PanAm binasını tercih edilmesinin önemli bir sebebi var. 1927 yılında ABD’de kurulan ilk uluslararası havayolu şirketi olma özelliğine sahip PanAM ayı zamanda ilk transatlantik tarifeli uçuş gerçekleştiren şirket olarak hava ulaşımı tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahip. Bina ise 1966 yılında Pan American Havayolları’nda görevli pilot ve hosteslerin kalması için inşa edilen özel bir yapı. Mercedes-Benz Otomobilleri Küresel İletişim Departmanı Şefi Christoph Horn binanın seçim nedenini şu sözlerle açıklıyor; “Geleceğe dönmeden önce geçmişimize bakmalıyız. Geçmişi olmayan bir gelecek asla olamaz. İşte bu nedenle aynı vizyonla geliştirilen otomobillerin 127 yıllık tarihinde yeni bir sayfayı burada açıyoruz. Daimler çalışanları her gün otomotivde yeni buluşlar için çalışmayı sürdürüyor. Carl Benz’in “Keşif Aşkı Asla Ölmez” felsefesini büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz.” “GELECEK HAYALLERE İHTİYAÇ DUYAR” Ara başlıkta gördüğünüz slogan aslında bu toplantının ana temasını oluşturuyor der-


Martina Mara

Uzman Araştırmacı ARS Electronica Futurelab

Prof. Dr. Philipp Hübl

Stuttgart Ünv. Teorik Felsefe Bölümü

Alexander Mankowsky Prof. Tobias Walliser

Sosyolog Daimler AG

Yenlikçi İnşaat ve Uzay Konseptleri Stuttgart Güzel Sanatlar Akademisi & LAVA

sem çok da yanılmış olmam. İki ana bölümden oluşan toplantının ilk bölümünde geçmişte hayal edilenlerin günümüze yansıması, ikinci bölümde ise bugün bizlerin nasıl bir gelecek hayal ettiği vurgulandı. Mercedes-Benz Otomobillleri Küresel İletişim Şefi Christoph Horn’un ev sahipliği yaptığı toplantıda Mercedes-Benz Almanya Tasarım Geliştirme ve smart Tasarım Departmanı Başkanı Holger Hutzenlaub, Daimler AG Toplum ve Teknoloji Araştırma Grubu’ndan Sosyolog Alexander Mankowsky, Stuttgart Üniversitesi Teorik Felsefe Bölümü’nden Prof. Dr. Philipp Hübl, Avusturya Linz’deki Ars Elektronik Laboratuvarı’nda görevli Uzman Araştırmacı Martina Mara ve Stuttgart’taki Güzel Sanatlar Akademisi’nde

Mimarlık, Yenilikçi İnşaat ve Uzay Konseptleri Profesörü, aynı zamanda Mimari Vizyon Laboratuvarı (LAVA)’nın kurucu ortağı Prof. Tobias Walliser, geleceğin dünyası ve otomotiv sektörü üzerine görüşlerini bizlerle paylaştılar. Christoph Horn, bu toplantıda paylaşılan projelerin 2050 yılı ve sonrasını hedeflediğini vurgularken, geçmişte hayallerin geleceği nasıl şekillendirdiğine örnekleriyle yakından tanık olma şansını yakaladık. Geçmişten günümüze ışık tutan projeler ve hayaller arasında 1922 yılında Le Corbusier tarafından geliştirilen ve otomobil ve uçak üreticisi Gabriel Voisin tarafından finanse edilen Plan Voisin önemli bir yer tutuyor. MAYIS 2013

43


FUTURE TALKS Hammersmith Allotments / Francis Dodd (1929)

Paris’in şehir merkezini çevreleyen büyük binalar ve geniş yollar ve ulaşım ağlarının hedeflendiği plan, dönemin geleneksel çizgilerini koruyan ve büyümekte olan Avrupa ülkelerinin başkentleri için iyi bir çözüm olarak görülüyordu. Diğer önemli proje ise 1927 yılında Henry Ford tarafından hayata geçirilen ve Michigan - Dearborn’da yer alan Ford River Rouge Kompleksi oldu. 1917 yılında başlayan inşaat 1928 yılında tamamlanabildi ve 2.4 km genişlikte, 1.6 km. uzunlukta olan ve 93 Plan Voisin / Le Corbusier (1922)

44

MAYIS 2013

Berlin Şehir Bahçeleri

bina ve 24 milyon metrekare üzerine kurulan fabrika dünyanın en büyük üretim tesisi olarak Ford Motor Company adına hizmete girdi. Fabrika içerisinde 160 kmuzunluğunda raylı sistem kullanılırken, kendi elektrik tesisine sahipti. 1930 yılında fabrikada yaklaşık 100 bin işçi çalışmaktaydı. Geleceğe yön veren bir diğer proje ise 1939 yılında New York Fuar Merkezi’nde Norman Bel Geddes tarafından sergilenen Futurama City oldu. Geddes’in önerdiği geniş otoyollar, yüksek binalar ve üst ve alt geçitle-


re sahip köprü ve bağlantı yolları hayali 20 yıl sonra 1960’larda hayata geçirilebildi ve o dönemde bugünkü ulaşım düzeninin temelini oluşturdu Elbette geleceğe sadece tasarımlar değil bazı tablolar da yeterince ışık tuttu. Bunlar arasında 1929 yılında Francis Dodd tarafından yapılan ve bugün Londra’daki Garden Müzesi’nde sergilenen “Demirci Bahçeleri” isimli tablosu önemli bir yer tutar. 1900’lerin başında Londra’nın kalabalık merkezinde besin yetersizliği ve hava kirliliği hastalık ve salgınlara davet çıkartıyordu. 1902 yılında Ebenezer Howard tarafından yayımlanan “Yarının Bahçe Şehirleri” isimli eserinde alternatif fikirlere yer verilmişti. İdeal bir şehrin modern kent ve doğal yaşamı birlikte barındırması gerektiğine işaret edilirken, 1903 yılında bu amaçla Londra’nın 50 km. kuzeyinde Letchworth adıyla ilk kenar mahalle kuruldu. Bu bölgede yaşayanlar kendi tarımlarını da yaparken, çevreyle iç içe yaşayan modern bir kentin temelini attılar. Bugün bu projenin elde ettiği başarı yarının modern kent-

Le Chalet du Cycle au Bois Bologne Jean Beraud (1900)

lerinde şehir bahçeciliğinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bugün ülkemizde de bazı bölgelerde rastladığımız kiralanabilen küçük tarım ve bahçe alanları gelecekte bu durumun daha da yaygınlaştırılabileceğini gösteriyor. Geleceğe dair projeler arasında oldukça radikal olanları da unutmamak gerek. Bunların arasında Frank Lloyd Wright tarafından 1932 yılında tasarlanan Broadacre City konsepti önemli bir yer tutuyor. Plan Voisin ile benzerlik gösteren tasarımda geniş ve büyük binaları çevreleyen oldukça geniş tarım alanları öngörüyor. Wright bu projenin kentlerin yeniden doğuşu olacağına inanıyordu.

Ford River Rouge Complex (1927) Broadacre City Frank Lloyd Wright (1932)

Henry Ford (1863 - 1947)

MAYIS 2013

45


FUTURE TALKS Wright her ailenin bir tarım alanı sahibi olabileceğine, kendi üretimlerini yaparken, diğer ailelerle sürekli etkileşim içerisinde olabilecekleri yeni bir sosyal toplum anlayışına vurgu yapıyordu. 1890’lar ile başlayan bisiklet akımı tüm sosyal yaşamı derindene tkilerken, bisikletler ise o dönemde lüks bir tüketim aracı olarak görülüyordu. Giderek genişleyen kentlerde ve artan nüfusta etkisini arttıran bisiklet ilk başlarda erkeklerin hegamonyasındaydı. Ancak 1900’de yapılan Le Chalet du Cycle au Bois Bologne isimli tabloda görüldüğü üzere kadınların bisiklet kullanmaya başlamaları mobilitenin geleceğine yön vermesi açısından adeta bir devrim niteliğindeydi. Bu hem taşıtlarda kadının da etkisinin dikkate alınmasını hem de uzun eteklerle bisiklet kullanımının zor olduğu için dönemin giyim tarzında da farklılıklar ve kadın pantolonlarının ortaya çıkmasını sağladı. MİMARİ ÇÖZÜMLER VE MOBİLİTE Geçmişten bugüne mimari çözümleri ve insanların tercihlerini inceleyen Profesör Tobias Walliser, 1970’lerde kapsül adı verilen ve kişiye özel yaşam alanları sunan, böylece daha fazla yer kazanımı elde edilmesini planlayan çözümlere değinirken, 1990’larda daha az sosyal ve evinde daha fazla zaman geçiren bir toplum yapısının oluştuğunu vurguladı. Toplum yapılarını etkileyen gelişimin 1800’lerde endüstri devrimiyle başladığını, 1950’lerde mobilitenin kişisel-

46

MAYIS 2013

leşmesiyle ivme kazandığını ve 1980’lerde akıllı telefonlarla küresel iletişim devrimine geçildiğini belirtti. Walliser bundan sonraki adımı ise 2020’li yıllarda sağlık çağı olacağını ve biyoteknoloji ile daha çevreci bir dünya anlayışının oluşması olarak tanımlıyor. Çevre dostu bir yaşam için artık her yerde çeşitli örneklerin görüldüğüne değinen Walliser, Japonya’dan, Dubai’ye, Çin’den ABD’ye her yerde daha yeşil, daha çok ışık


alan ve daha çevreci yaşam alanları inşa edildiğini belirtiyor. Walliser’den sözü alan Uzman Araştırmacı Martina Mara ise daha çok robot teknoojileri üzerinde durduğu incelemelerinde bugün robotların yaşamın artık her alanına girdiğini vurguladı. 2030 yılında robot sayısının insan sayısını geçeceğinin öngörüldüğünü (BBC Tomorrow’s World) belirten Mara, endüstriyel yaşamın da yeniden şekilleneceğini söyledi.

Robot teknolojisinin bir TV, bir evcil hayvan, iyi bir dost veya iyi bir hizmetçi olarak da görev yapabildiğini, her amaca uygun farklı şekillerde robotların hayatımıza girdiğini aktaran Mara, yakın gelecekte sosyalleşebilen robotların geliştirilebileceğini ve bütün bu farklı özelliklerin aslında tek bir otomobilde de sunulabileceğini iddia ediyor ve bu sayede gelecekte mobilite konusunda çözümlerin daha kolay sağlanabileceği görüşünü savunuyor.

MAYIS 2013

47


FUTURE TALKS

YARININ DÜNYASI VE MOBİLİTE Geçmişten geleceğe ışık tutan proje, plan ve tasarımlar gibi bugün de Daimler AG başta olmak üzere çeşitli kuruluşlar, daha yaşanabilir bir dünya ve ulaşım çözümleri üzerine yeni hayaller kurmaya ve yeni projeler geliştirmeye büyük bir hızla devam ediyor. Geçmiş olmadan geleceğin de var olamayacğını vurgulayan Sosyolog Alexander Mankowsky şunları söyledi; “Şimdi yeni hayaller için doğru zaman. Yaratıcı fikirler geliştiren kişi ve kurumlarla hep birlikte çalışıyoruz. Elbette mobilite bizim asıl yeteneğimiz. Ancak sosyal ve kültürek etkenler olmadan teknik öngörüler yapılamayacağı artık çok iyi biliniyor.” Politik ve sosyal hayallerin geç-

48

MAYIS 2013

mişte büyük ölçüde başarısızlığa uğradığına değinen Profesör Dr. Philipp Hübl ise bu başarısızlığın nedenini insan doğasına karşı olmasına bağlıyor. Geleceğe dair öngörüde bulunmak isteynlerin insanların doğalarında bulunan sosyalliğinteknoloji ile nasıl bağdaşması gerektiğini anlamak zorunda olduklarına vurgu yapıyor. Mükemmel dünyayı yaratmak için sayısız parametreleri çözmek, çevreci yerleşim yerlerini, yiyecek, su ve ışık kaynaklarıyla iç içe inşa etmek gerektiğini söyleyen Hübl, aynı zamanda yaşam, tecrübe, gezinti ve bağımsızlık için mobilite çözümlerinin de geliştirilmesi gerektiğine inanıyor ve ekliyor; “Eğer bu öngörülerin hepsini başarıyla uygulaya-


bilirsek, belki de sadece birini diğerine tercih etmemiz gerekmeyecek.” Yenilikçi teknolojilerin en fazla uygulandığı araç olarak Yeni Mercedes S Sınıfı’nı gösteren ve 15 Mayıs’ta Avrupa yollarına çıkacağını müjdeleyen Mercedes-Benz ve smart’ın tasarım departmanı şefi Holger Hutzenlaub ise Daimler AG’nin mükemmel dünyasını dört ana senaryo ile özetliyor; “Şehre Geri Vermek, Çok Amaçlılık, Mobil Devrim ve Otomotiv Mimarisi)... Otomobillerin bugün geldiği noktada daha çok robot özellikleriyle toplum ve şehir hayatı için yarattıkları kalabalığın sosyal yaşama olumlu katkı sağlaması hedefleniyor. Örneğin; park halindeki bir otomobil çocukların karşıdan karşıya güvenle geçmeleri veya kaldırımda güvenle yürümeleri için aydınlatma sağlayabilir. Aynı zamanda yaya-

lar karşıdan karşıya geçerken, park halindeki otomobil trafikteki diğer araçları uyararak yavaşlamalarını sağlayabilir ve yere yansıttığı yaya geçidi çizgileriyle sanal bir yaya geçidi oluşturabilir. Otomobillerin de katkısıyla ortaya çıkan bu modern yaşamda daha esnek mobil alışveriş mağazaları da hizmete girebilir. Araçların yanlarındaki geniş ekranlarda mağaza veya marketteki ürünler yayalar tarafından görülebilir ve sanal bir alışveriş yapılabilir. Aynı zamanda bu ekranlar reklamlar veya bulunan yer ile ilgili bilgiler için de kullanılabilir. Bir diğer akıllı çözüm ise sağlıkla ilgili... Park halindeki araçlar istenilirse sizin kalp ritminizi ölçebilecek ve kaza geçiren veya hastalanan bir yayayı algılayarak, en yakın ambulans aracına otoma-

MAYIS 2013

49


FUTURE TALKS

tik olarak konumuyla birlikte haber verebilecek. Bu da zaman kaybını engelleyecek. Diğer yandan otomobilinizi çok amaçlı kullanmanızın da geleceğin yaşamında önemli bir yer tutacağına şimdiden kesin gözüyle bakılıyor. Bugün araç paylaşımı üzerine inşa edilmeye çalışılan ve yazının sonunda ayrı bir başlık altında değineceğimiz Car2Go gibi akıllı çözümler aslında gelecekte uygulanması hedeflenen çok farklı projelerin ilk basamağını oluşturuyor. Otomobilinizle her sabah işe giderken ve işten dönerken harcadığınız yakıtı ve trafiği bir düşünün. Her gün zorunlu olarak yaptığınız bu yolculuktan para kazanmak ve yolculuğu eğlenceli bir hale getirmek istemez misiniz? İşte bu nedenle düşünülen akıllı çözüm aracınızı aynı zamanda taksi modunda da kullanmanıza olanak sağla-

50

MAYIS 2013

yacak bir uygulama. Aracınızı özel mi yoksa taksi modunda mı kullanacağınıza siz karar veriyorsunuz ve aracın yanındaki geniş ekranda bu mod farklı renklerle yayalara yansıtılıyor. Taksi modunda hem aracınızı paylaşmış oluyorsunuz, hem para kazanıyorsunuz, hem de toplu ulaşım sorununa çözüm yönünde bir katkı sağlıyorsunuz. Bu arada geleceğin kentlerinde trafiğin sorun yaratmaması için de çalışan Daimler AG uzmanları ortaya son derece özel bir yerleşim planı çıkarmayı başarmışlar. Üstteki çizimde gördüğünüz gibi 7 farklı bölge olarak tasarlanan şehirde her halka farklı bir hıza işaret ediyor. Halkaların içinde kalan yollar daha yavaş, dışında kalan yollar ise daha hızlı olacak şekilde belirlenmiş. Yolların arasında geniş boşluklar bırakılarak, kent sakinlerinin daha fazla ışık ve te-


miz hava alması sağlanmak istenmiş. Bu arada zamandan kazanmak için geleceğin otomobillerinin istenilirse bir ofis gibi kullanılabilmesi de planlanmış. Son olarak geleceğin kentlerinin mimarisine de bir otomobil üreticisi gözüyle yaklaşan Daimler AG, daha fazla yer sağlamak amacıyla binalar ve otomobillerin daha fazla iç içe olmasını hedeflemiş. Bu hedefin diğer bir nedeni ise otomobillerin de gelecekte binalar gibi enerji kaynaklarına yakın olmaları ihtiyacı. Otomobile yüklenen fonksiyonlar ile evinizdeki gereksiz donanımdan kurtulmanız ve otomobilinizin de evinizin bir parçası olması düşünülmüş. Örneğin; raylı bir sistemle evinizin bulunduğu kata çıkartılarak park yerine yerleştirilen otomobilinizin üzerindeki ekran aynı zamanda TV izlemeniz veya

internete bağlanmanız, hatta evin ısıtma sistemi olarak da kullanabilmeniz için ideal bir çözüm olabilir. Bu arada benim de toplantıda dile getirdiğim birkaç farklı önerimi sizlerle de paylaşmak isterim. Mesela aracınız sizin alkol promil seviyenizi ölçerek durup polisi arayabilmeli veya sigara içen yolcular için tavan aspiratör görevi görebilmeli. Hatta elektrik enerjisini tavana ileten aracın tavan sistemi oksijen üretebilmeli ve doğadan alınanı yine doğaya verebilmeli. Diğer yandan elektrikli araçlar için asfalta sensör mantığıyla yerleştirilen enerji hücreleri üzerinden geçen aracı şarj ederek, menzili uzatabilmeli. Bunlar sizce sadece hayal mi? Bir kere daha düşünün... Çünkü; “Geleceğin hayallere ihtiyacı vardır”

MAYIS 2013

51


FUTURE TALKS

CAR2GO Future Talks etkinliğinin ardından, araç paylaşımı konusunda Almanya’da gelinen son noktayı yakından görmek için Car2Go sistemini deneme şansını da yakaladık. Elektrikli smart modellerinden oluşan özel bir filoya sahip Car2GO sistemi şimdilik bazı Avrupa ülkeleri için sunuluyor. Car2Go olarak adlandırılan bu sistem ile siz aracı kullanabilmek için özel Car2Go acentelerinden bir kart alıyorsunuz ve ihtiyacınız olduğunda yol knarında park halinde duran ve üze52

MAYIS 2013


rinde Car2Go logosu bulunan beyaz ve mavi renkli gövdeye sahip bir smart fortwo’ya binip gidebiliyorsunuz. İşiniz bittiğinde ise aracı uygun bir yere park ederek, yolunuza devam edebiliyorsunuz. Bu sistem sayesinde acil durumlarda işlerinizi görmek için taksi beklemek veya toplu ulaşım çilesi çekmek gibi sıkıntılardan da kurtulmuş oluyorsunuz. Şimdilik az sayıda ülkede kullanılmaya başlanılan bu sistemin bütün ülkelerde yaygınlaşması için çalışmalar bütün hızıyla sürdürülüyor.

MAYIS 2013

53


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

CIVIC

DİZEL SÜRPR

TÜRKİYE

Yazı VE FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZ

Honda’nın dizel motor seçeneği, Yeni Civic HB modeliyle günışığına çıkarken, modeli Bodrum’da gerçekleşen Türkiye lansmanında kullanma şansı bulduk.

54

MAYIS 2013


HB

RİZİYLE

E’DE

ZER & HONDA MEDYA

MEKAN: BODRUM

K L İ Ş Ü R Ü S

MAYIS 2013

55


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

H

onda’nın uzun süredir merakla beklenen dizel motor seçeneği, Yeni Civic HB modeliyle günışığına çıktı ve Türkiye’de satışa sunuldu. İlk kez İstanbul Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkan yeni Civic Hatchback, Honda’nın ‘Earth Dreams Technology’ motor serisinin ilk ürünü olma özelliği taşıyor. 1.6lt dizel motor seçeneği ile satışa sunulacak olan yeni

56

MAYIS 2013

Honda Civic HB, sportif ve gelişmiş özelliklerinin yanı sıra daha şık ve daha dinamik bir tasarımla tüketicilerin karşısına çıkıyor. Honda’nın Yeni Civic HB modelini, Bodrum’da gerçekleşen Türkiye lansmanında yaklaşık 3 saatlik bir zaman diliminde Göltürkbükü – Gümüşlük – Yalıkavak – Bodrum – Torba – Göltürkbükü güzergahında kullanma imkanı bulduk.


Sürüş izlenimine geçmeden önce düzenlenen basın toplantısında konuşan Honda Türkiye CEO’su Hideto Yamasaki; “1970’li yıllardan bu yana ‘Çocuklarımız için Mavi bir Gökyüzü’ sloganıyla gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu amaçla mühendislerimiz, hem sürüş performansını hem de yakıt verimliliğini yüksek bir düzeye getirmek için ça-

MAYIS 2013

57


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ lışıyor. ‘Earth Dreams Technology’ felsefemiz bu fikirle doğdu. Bu felsefemizin temel odağı, Honda’dan beklenen dinamik performansla çevresel verimliliği dengelemek. Bu yeni güç aktarım serileri, ilk olarak 1.6-litre i-DTEC dizel motorla Avrupa’da kullanılacak ve önümüzdeki yıllarda diğer Honda modellerinde de yer alacak.” dedi. Yamasaki ayrıca, yeni Civic HB Dizel’in

58

MAYIS 2013

Honda’nın Türkiye’deki dördüncü Eco modeli olduğunu ve 2006 yılından bu yana sırasıyla Civic IMA, CR-Z ve Civic Eco modellerini satışa sunduklarını belirtti. Özellikle Civic ECO’nun satışları başladıktan sonra müşterilerden gelen talebin her geçen gün arttığını söyleyen Yamasaki, bu zamana kadar 2 binden fazla araç sattıklarını ve bu rakamın Türkiye’deki toplam Civic Sedan sa-


tışlarının yüzde 26’sına denk geldiğini aktardı. Yamasaki, bu yıl, yaklaşık 5 bin 500 adet Civic Eco satarak, toplam Civic Sedan satışlarının yüzde 40’ına ulaşmayı beklediklerini de sözlerine ekledi. SPORTİF TASARIM Honda’nın Yeni Civic HB modeli, sedan kardeşinden alışılagelenin aksine oldukça fark-

lı ve dinamik bir tasarıma sahip. Önde gövde rengiyle kontrast yapan (renk seçeneğine bağlı) ve ön ızgara ile tamponun bir bölümünü kaplayan T formundaki alan aracın yüzüne sportif bir karakter katıyor. Geriye doğru çekilen büyük far bloğu ve sis farlarının entegre edildiği keskin hatlara sahip bölümler dinamik etkiyi pekiştiriyor. Selefine göre 10 mm artan uzunluğu (4300

MAYIS 2013

59


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

mm) ve 20 mm kısalan yüksekliğiyle (1470 mm) karşımıza çıkan aracın genişliği ise 1770 mm… 2595 mm dingil mesafesine sahip otomobil, iç mekanda önde ve arkada bu sınıf için geniş diyebileceğimiz bir oturma alanı ve diz mesafesi sunuyor. Araç yandan bakıldığında kusursuz HB formunun yanı sıra arka kapılarda gizlenen kapı kolu sayesinde üç kapı-

60

MAYIS 2013

lı bir gövde tasarımına sahip olduğu hissini uyandırıyor. Yeni Civic HB arka bölümü ise bagaj kapağı üzerine konumlandırılan üçüncü stop lambası ve stop lambalarının entegre olduğu hatla arka camı ikiye bölen farklı bir tasarıma sahip. Otomobilin iç mekan tasarımında da sınıfına göre kaliteli malzemeler dikkat çekerken, sürücü odaklı orta konsol ve ön panel kulla-


nım kolaylığıyla takdirimizi kazanıyor. Sedan kardeşinde olduğu gibi Civic HB’de de ekonomik sürüş sağlayan ECON düğmesi unutulmamış. Analog ve dijital göstergelerin birlikte kullanıldığı ön panel mavi renkli aydınlatmasıyla dikkati dağıtmayarak, bütün dikkatinizi yola vermenizi sağlıyor. iPod, USB ve Aux girişlerine imkan tanıyan orta konsolda kullanılan düğmeler büyük tasarlanmış

MAYIS 2013

61


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

62

MAYIS 2013


ve kullanımı pratik. Ön paneldeki dijital ekrandan araçla ilgili bilgilere ulaşabilirken, geri görüş kamerasını da buradan takip edebiliyorsunuz. 100 KM’DE 3.6 LİTRELİK TÜKETİM Honda, biri benzinli, diğeri ise dizel olmak üzere iki farklı motor seçeneği sunduğu Civic Hatchback modelinde özellikle dikkatleri yeni 1.6 litre i-DTEC dizel motor çekiyor. Daha önce kullanılan ve Honda tutkunlarının yakından tanıdığı 2.2 litrelik i-DTEC motor üzerinden geliştirilen ve Avrupa’da Honda’nın çevreci “Earth Dreams Technology” motor serisinin ilk ürünü olan bu motor, düşük yakıt tüketimiyle öne çıkıyor. Motorun başarısını sağlayan başlıca özellik, kullanılan hafif malzeme teknolojisi. Motor bloğunda alüminyum malzeme kullanılması motor ağırlığını 2.2-litre i-DTEC motora oranla 58 kg azaltarak sınıfının en hafif dizel motoru haline getiriyor. Motorun ağırlığının azaltılması, yakıt tüketiminin ve egzoz emisyonunun azaltılmasına yardımcı olurken sürüş dinamiklerinin iyileştirilmesine de önemli bir katkıda bulunuyor. Ayrıca, motor parçalarının iç sürtünmeleri optimize edilerek benzinli bir motorun sürtünme seviyesine yaklaştırılmasıyla oldukça iyi bir sonuç elde ediliyor. Yüksek verimli kompakt turbo ve yeni geliştirilen emme manifoldu ile 1.6 litrelik i-DTEC motor, 4000 d/d’de 120 PS güç ve 2000

MAYIS 2013

63


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ d/d’de 300 Nm tork değerleriyle öne çıkıyor. Yeni dizel Honda Civic HB’nin yakıt tasarrufu da oldukça etkileyici. Motorun ileri teknolojisinden elde edilen yüksek verimliliğine start&stop gibi diğer çevreci teknolojilerin birleştirilmesi ile yeni Civic, 100 km’de fabrika verilerine göre 3.6 litrelik birleşik yakıt tüketimi ve sadece 94 g/km’lik karbondioksit emisyon salımı değerine ulaşıyor. Honda’nın uzun süredir üzerinde çalıştı-

64

MAYIS 2013

ğı motor, markanın İngiltere’deki tesisinde üretiliyor. Yenilenen modelde kullanılan diğer motor ise Civic Sedan modelinden tanıdığımız 1.4 litrelik i-VTEC motor seçeneği… 6000 d/d’de 100 Ps güç sunan benzinli ünite 4800 d/d’de ise 127 Nm tork değerine imza atıyor. Civic HB 1.4 iVTEC, fabrika verilerine göre 187 km/s hıza ulaşabiliyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 13.4 saniyede gerçek-


leştiriyor. Bu motor seçeneğine sahip araç, yine fabrika verilerine göre 100 kilometrede 5.4 litre yakıt tüketimi ve 129 g/km karbondioksit emisyon salımı değerine sahip. Bu arada birkaç merak edilen noktayı hemen belirtmekte yarar var. Dizel motor Civic Sedan modelinde kullanılmayacak ve Honda yurtdışından ihraç edeceği için Civic Hb modellerinde sedanda olduğu gibi LPG dönüşüm desteği sunmayacak.

MAYIS 2013

65


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ SÜRÜŞ İZLENİMİ Honda Civic HB 1.6 lt. i-DTEC modelini kullanma şansı bulduğumuz Bodrum’da zaman zaman düzgün asfaltta, zaman zamansa bozuk ve engebeli yollardan geçmek zorunda kaldık. Bu noktada özellikle belirtmem gerekiyor ki beni en çok etkileyen noktalardan birisi aracın rakiplerinden daha da başarılı bulduğum süspansiyon sistemi oldu. Sertliği çok iyi ayarlanmış süspansiyonlar, yol tutuşa sundukları katkının yanında, engebeli yollardan gelen darbeleri iç mekana iletmiyor ve konforlu bir yolculuk vaadediyor.

66

MAYIS 2013

Önde ve yanlarda iyi bir görüş açısı sunan otomobil arka camın ikiye bölünmüş olması nedeniyle görüşü bu noktada kısıtlıyor ve bu durum sürücüler açısından alışkanlık gerektiriyor. Comfort ve Sport donanım paketleriyle satışa sunulan Civic HB modelinde sadece 6 ileri kademeli düz şanzıman sistemi kullanılıyor. Şu anda üzerinde çalışılan otomatik şanzımanın ise 2 yıldan önce araçlarda uygulanması beklenmiyor. Düz şanzıman performanslı motora oldukça iyi ayak uyduruyor. Sakin kullanımda olduk-


ça sesszi sayılabilen dizel motor, yüksek devirlerde iç mekana bir parça motor sesini iletiyor. Aracın ses yalıtımı da sınıf standartlarını karşılıyor. Önde hava soğutmalı olmak üzere araçta fren diskleri tercih edilmiş ve bu da otomobilin güvenlik sınırları içerisinde durmasını sağlıyor. Honda Civic HB, en sert virajlarda bile dengesini başarıyla koruyarak, sürücüsüne güven veriyor. Akan trafikte çok fazla limitlerini zorlamadığımız araç genel olarak konfor odaklı sürüş keyfi ve kendisine has tasarımıyla sahip olmayı isteyeceğiniz tür-

den bir otomobil. 0.27 Cd sürtünme katsayısı ile iyi bir aerodinamik yapıya sahip olan araç Euro NCAP testlerinden 5 yıldız alarak güvenlik konusunda da kendisini ispatlamış bir model. Ancak burada otomatik şanzımanın yokluğu Civic HB’in rakipleri açısından öne çıkan en önemli dezavantajı olarak görünüyor. 48 bin 900 TL’den ile 64 bin Tl arasında değişen fiyatlara sahip aracın dizel motor seçeneğinde fiyatlar 61 bin TL’den başlıyor ki rakiplerle kıyaslandığında düz şanzıman için bu fiyat bir parça yüksek kalıyor.

MAYIS 2013

67


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

YENİ

OCTAVIA İDDİALI GELDİ Yazı VE FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER & SKODA MEDYA

MEKAN: İSTANBUL- KİLYOS

Volkswagen Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren ve ülkemizde Yüce Auto distribütörlüğünde satışa sunulan Skoda markasının amiral gemisi yeni yüzü, zengin donanımı ve cazip fiyatıyla yollara merhaba dedi.

68

MAYIS 2013


K L İ Ş Ü R SÜ

MAYIS 2013

69


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

V

olkswagen Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren ve ülkemizde Yüce Auto distribütörlüğünde satışa sunulan Skoda markasının amiral gemisi yeni yüzüyle yollara merhaba dedi. Markanın sınıfında önemli satış başarılarına imza atan Octavia modelini İstanbul Ortaköy’den Kilyos’a kadar uzanan sahil yollarında kullanma ve yakından inceleme şansını bulduk.

70

MAYIS 2013

Özellikle yenilikçi tasarımı ve iç mekan ve bagaj hacmiyle beni etkileyen otomobil, zengin donanım seçenekleri ve Volkswagen patentli motor gamıyla rakiplerine şimdiden meydan okuyor. Sürüşten önce Ortaköy’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Tolga Senyücel, yeni nesil Octavia’nın, Skoda’nın dinamik bir marka olma yolunda attığı en büyük adımlar-


dan biri olduğunu söyledi. Yeni Octavia’nın, kısa bir süre önce Türkiye’de satışına başlanan Rapid ile birlikte marka açısından büyük önem taşıdığını belirten Senyücel, Octavia’nın geçen yıl Skoda’nın dünyadaki satışlarının yüzde 44’ünü, Türkiye’deki satışlarının ise yüzde 30’unu oluşturduğunu hatırlattı. Yeni Octavia’nın, bu nedenle Skoda’nın Türkiye’deki hedeflerine ulaşması açısından kritik bir değer taşıdığını söy-

leyen Senyücel, “Yeni Octavia, satışlarımızı artırmamız ve markamızın müşteri kitlesini geliştirmemiz açısından itici gücümüz olacak“ diye konuştu. Skoda’nın yeni hedefleri doğrultusunda Türkiye’de de yenilenme ve gelişme sürecinin devam ettiğini vurgulayan Senyücel, şunları söyledi:“Tüm bunlara ek olarak model yelpazemiz de gelişmeye ve büyümeye devam edecek. 2015 yılına kadar her 6

MAYIS 2013

71


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

ayda yeni bir Skoda modelini tanıtacağız. Dolayısıyla bu, markamızın gelecek yıllarda daha da hareketleneceğini işaret ediyor. Bu büyümeye paralel yetkili satıcı teşkilatımızı da kalite ve süreçler olarak aynı paralellikte büyütmeyi ve geliştirmeyi hedefliyoruz.“ VISION KONSEPTİNİN ETKİSİ Skoda’nın geçtiğimiz yıl tanıttığı Vision konseptiyle gelecek yeniliğin haberi verilmişti. Tüm dünyada yankı uyandıran konseptin çizgilerini taşıyan Octavia, sadece tasarım olarak değil, giderek artan müşteri beklentilerine cevap verecek şekilde tamamen yeniden yaratılmış. Üçüncü neslinde daha üstün bir otomobil yaratmayı amaçlayan Skoda mühendisleri, bu doğrultuda, selefine oranla daha zengin özelliklere sahip yeni Octavia’yı ortaya çıkardı. Otomobilin önü, yatay çizgiler ve Skoda logosunun yeni konumu sayesinde daha şık, güçlü bir görünü-

72

MAYIS 2013

me kavuştu. Yeni Octavia’ya yandan bakıldığında, aracın tasarımına hakim olan dinamizm hemen dikkati çekiyor. Bunda, burun kısmının kısaltılması, dingil mesafesinin uzatılması ve C-sütununun daha geriye doğru çekilmesinin etkisi büyük. Ön farlardan başlayarak arkaya kadar devam eden belirgin çizgi, Octavia’ya dinamizm katarken, aynı zamanda coupe görünümlü silüetini de öne çıkarıyor. Arka kapılarda kullanılan ve keskin bir şekilde uzanan çizgiyse, bir yandan aracın güçlü görünümünü pekiştirirken, diğer yandan yeni Octavia’ya farklı ve özel bir karakter katıyor. Otomobilin arka bölümü de etkileyici ve mükemmel orantılara sahip çizgilerden oluşuyor. Skoda’ya özgü ve diğer otomobillerden kolayca ayırt edilmesini sağlayan, stop lambalarının içindeki “C” şeklindeki belirgin silüet, yeni Octavia’da da yerini aldı. Bu unsur, özellikle geceleri yeni Octavia’ya daha dikkat çe-


MAYIS 2013

73


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

74

MAYIS 2013


kici bir görünüm sağlıyor. RAKİPSİZ İÇ MEKAN GENİŞLİĞİ Yeni Octavia, bir önceki nesline göre daha uzun ve geniş bir otomobil haline geldi. İkinci jenerasyondan 90 mm uzun ve 45 mm daha geniş olan yeni Octavia, akslar arası mesafede yapılan 108 mm artışla iç mekanında benzerlerine ancak daha üst sınıf modellerde rastlanabilecek genişliğine sahip oldu. Tüm bu iyileştirmelerle birlikte, yeni Octavia’nın iç uzunluğu 1782 mm olurken, daha geniş diz mesafesine (73mm) ve daha fazla baş mesafesine (98 mm) kavuştu. İkinci nesil Octavia ile karşılaştırıldığında, ön koltuklardaki baş mesafesi 8 mm, ön dirsek mesafesi 39 mm, arka koltuklardaki dirsek mesafesi ise 26 mm artmış durumda. Stepnenin standart olarak sunulduğu Octavia’da 568 litrelik bagaj hacmiyse, yine sınıfının en iyisi durumunda. “SIMPLY CLEVER” ÇÖZÜMLER İç mekan kalite hissini artıran, şık çizgilerle oluşturulmuş. Ön göğüste yatay çizgilerle bir ferahlık ve genişlik ortaya konulurken, gösterge paneli sürücüye net ve rahat okunur bilgiler sunacak şekilde tasarlanmış. Orta konsol ergonomik ve karmaşa yaratmayacak şekilde tasarlanırken, elektrikli cam ve ayna ayar düğmeleri de, kapı içlerinde sürücünün kolayca kontrol edebileceği yerlerde konumlandırılmış.

MAYIS 2013

75


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ Yeni Octavia’da da işlevsel ve kullanıcılarının hayatını kolaylaştıracak akıllı çözümlere yer verilmiş. Bunlar arasında bagajda nesnelerin savrulmasını önlemek ve sabitlemek amacıyla entegre bagaj filesi, katlanabilir bagaj örtüsü, yük ve torba tutucular, Octavia’da ilk kez kullanılan çift taraflı bagaj paspası bulunuyor. Bu özellikler, donanım paketlerine göre standart veya isteğe bağlı opsiyonel olarak yer alıyor. Ayrıca ön koltukların arasında bardak tutu-

76

MAYIS 2013

cu ile beraber yer alan iPod, cep telefonu ve benzeri cihazlar için ayrılmış özel bir bölüm bulunurken, baş üzerinde yer alan güneş gözlüğü bölmesi, 1.5 litrelik pet şişeleri alabilen ön kapı cepleri, Octavia’nın iç mekanındaki farklı depolama alanlarından sadece birkaçı. YENİ TSI VE TDI MOTORLAR Yeni Octavia, Türkiye pazarında farklı güçteki modern teknolojiye sahip benzinli ve


dizel motorlarla satışa sunuluyor. Octavia, yeni nesliyle birlikte yakıt tüketimi ve emisyon salımı açısından daha çevreci bir kimlikle karşımıza çıkıyor. Bunda, tamamen yeni geliştirilen benzinli ve dizel motorların yanı sıra tasarım sayesinde elde edilen düşük hava direnci ve azaltılan ağırlık rol oynuyor. Yeni Octavia, boyutları büyümesine ve daha fazla teknolojik donanımlara sahip olmasına karşın, bir önceki nesline göre 102 kg daha hafif. Bu da, aracın ileri-

ci gövde tasarımı, kullanılan yüksek dirençli çelik ve dikkatli malzeme seçimi gibi unsurlarla gerçekleşti. Yine bu özelliklerin yanında yeni Octavia’nın tüm motor seçeneklerinde Start/Stop ve Enerji Geri Kazanım sistemleri de standart olarak yerini alıyor. Yeni Octavia, Türkiye’de 1.2 TSI (105 HP), 1.4 lt TSI (140 PS) benzinli ve 1.6 lt TDI (105 PS) dizel motor seçenekleriyle satılacak. İlk etapta 1.6 TDI motor ile alınabilecek

MAYIS 2013

77


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ 7 ileri DSG otomatik şanzıman yılın 2. Yarısından itibaren benzinli motor seçenekleriyle de sunulmaya başlanacak. 1.2 TSI motor, manuel şanzıman ile gabrika verilerine göre 100 km’de ortalama 4.9 litre, 1.4 TSI motor ise 5.3 lt tüketiyor. 1.6 lt TDI dizel motorun manuel şanzımanla yine fabrika verilerine göre 100 km’deki ortalama

78

MAYIS 2013

3.8 litre yakıt tüketimiyle kompakt sedan sınıfında en ekonomik değeri sunuyor. YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLER Yeni Skoda Octavia, sadece üst sınıf otomobillerde bulunabilecek sayısız yeni konfor özelliklerini de bünyesinde topluyor. Hatta yeni Octavia’da sunulmaya başla-


MAYIS 2013

79


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ nan bazı standart ve isteğe bağlı donanımlar, Skoda model yelpazesi için de ilk niteliğini taşıyor. Otomatik Park Yardımcısı, Octavia’nın otomatik olarak kolayca park etmesini ve park yerinden çıkmasını sağlıyor. Skoda’da bir ilk olan ve gelecekte diğer modellerde de kullanılacak Çoklu Çarpışma Freni ise olası bir kaza halinde aracın harekete devam etmesi durumunda otomatik olarak fren ya-

80

MAYIS 2013

parak, yeni bir çarpışma ihtimaline engel oluyor. Yine Skoda için bir yenilik olan Sürücü Modu Seçimi ise, sürücünün ekrandan “Normal”, “Sport”, “Eco” gibi önceden belirlenmiş farklı sürüş karakterlerinden birini seçebilmesine olanak tanıyor. “Individual” (Kişisel) konumuysa sürücü, aracın motor, otomatik vites, direksiyon veya klima ayarlarını kendi sürüş stiline göre belirleyebilmesine olanak sağlıyor.


Octavia’da yenilenmiş haliyle sunulmaya başlanan Bolero Multimedya Sistemi, otomobille ilgili ayarların ve sistem seçeneklerinin de kontrol edilebilmesine olanak tanıyarak en son nesil HMI (İnsan Makine Arayüzü) teknolojisileri entegre edilmiş. Octavia serilerinde sunulan “ilk”ler arasında yer alan Panoramik Sunroof seçeneği, aracın iç mekanında konfor ve ferahlık duygusunu en üst seviyeye çıkarıyor. Octavia’da

sunulacak bir diğer yenilik olan KESSY sistemi, anahtarsız olarak otomobile giriş, motoru çalıştırma ve motoru kapatıp otomobili kitleme imkanı sunuyor. 5 YILDIZLI GÜVENLİK Yeni Octavia’nın Euro NCAP testlerinde yetişkin yolcu korumasından aldığı 34 puan(yüzde 93) ve genel değerlendirmede elde ettiği 5 yıldızla kendisini kanıtladı.

MAYIS 2013

81


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ Skoda Octavia, Avrupa’nın bağımsız otobil güvenliği araştırma kuruluşu Euro NCAP’in testlerinde en önemli kategorilerden biri olan ön koltuktaki yetişkinlerin güvenliği kategorisinde 100 üzerinden 93 puan alarak yolculara sunduğu güvenliğin üst seviyede olduğunu gösterdi. Üstelik yeni Octavia, farklı boydaki mankenlerle, farklı oturma pozisyonlarında tekrarlanan çarpışma testlerinde her defasında en iyi sonucu al-

82

MAYIS 2013

mayı da başardı. Yolcu güvenliğinin yanı sıra yeni Octavia, Euro NCAP testlerinde çocuk güvenliği, yaya güvenliği ve yardımcı sistemler konusunda da yüksek puanlar alarak genel değerlendirmede 5 yıldıza layık görüldü. Yeni Octavia, 3 noktalı emniyet kemerleriyle uyumlu çalışan, sayıları 9’a kadar çıkabilen hava yastıkları sayesinde üst düzeyde güvenlik sunarken, uzun dingil mesafesi ve


güçlü gövde yapısıyla da bunu pekiştiriyor. FİYAT VE PERFORMANS DENGESİ Yeni Octavia, 45 bin 490 TL (1.2 TSI 105 HP motor Ambition donanım) – 65 bin 490 TL (1.6 TDI 105 HP DSG motor Elegance Donanım) fiyat aralığında satışa sunuluyor. SÜRÜŞ İZLENİMİ Yenilenen Octavia, Skoda’nın bugüne ka-

dar geliştirdiği en ergonomik modellerden biri diyebilirim. Sürüş keyfi ve konforuyla Superb modelini aratmayan aracın yazının başında da dediğim gibi iç mekan genişliği ve özellikle de stepnenin standart olmasına rağmen sunulan 568 litrelik bagaj hacmi beni en çok etkileyen unsurlar oldu. Aracın dış tasarımındaki keskin hatlar, Volkswagen Jetta’yı anımsatırken, Vision konseptinin etkileriyle Octavia modern bir yüze

MAYIS 2013

83


LANSMAN / İLK SÜRÜŞ

ve keskin hatlara kavuşmuş. Dış tasarımdaki VW etkileri iç mekanda ve özellikle orta konsolda da kendisini gösteriyor. Geniş ve iyi bir görüş açısı sunan ön ve yan camların yanı sıra gözü yormayan gösterge paneli ve büyük kumanda düğmeleri de ergonomiyi destekliyor. Yarı sert koltuklar uzun yolculuklarda bile yeterli konforu sunarken, aracın başarılı süspansiyon sistemi yol tutuş ile konfor arasında iyi bir denge kuruyor. Yakıt ekonomisi konusunda iddialı olan 1.6 litrelik dizel motor seçeneği alt devirlerde yüksek torkun etkisiyle atak bir karakter sergilerken, motor ve şanzımanın uyumu sürüş keyfini yükseltiyor. Ses yalıtımı için sınıf standartlarında diyebileceğim aracın fiyat, donanım ve performans kriterlerine göre karşılaştırmasını yapacak olursak, Octavia’nın sınıfında daha önemli satış başarılarına da imza atması beklenebilir. Daha detaylı incelemeyi sonraki sayılarımızda sürüş izlenimi köşemizde yapacağız.

84

MAYIS 2013


MAYIS 2013

85


KONSEPT

DS SERİSİNİN WILD RUBIS Citroen, DS serisinin geleceği hakkında ipuçları veren Wild Rubis konseptini Şangay’da sergiledi.

86

MAYIS 2013


YENİ İNCİSİ

MAYIS 2013

87


KONSEPT

W

ild Rubis; DS3, DS4, DS5 ve Numéro 9 konseptinin ardından, DS serisinin en son temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Wild Rubis’in sofistike ve eşsiz stili DS serisinin genlerini temsil ediyor. Wild Rubis konsepti DS serisinin gelecekteki SUV kategorisinin sinyallerini veriyor.

88

MAYIS 2013

Dünyanın ilk Citroen DS showroomuna ev sahipliği yapan Şangay kentindeki otomobil fuarında tüm teknolojik yenilikleri ile otomobil severlerin karşısına çıkacak olan Wild Rubis full- hybrid, plug – in teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. 4.7 metre uzunluğa sahip olan Wild Rubis 2,9 metrelik oldukça uzun bir dingil mesafe-


sine sahip. Konseptin yüksekliği 1,59 metre iken genişliği 1,95 metre olarak tasarlanmış. Wild Rubis konseptinde 21 inçlik özel tasarımlı jantlar kullanılıyor. Hipnotize eden bakışlar Wild Rubis ön far tasarımı ile Numéro 9 konseptinden de izler taşıyor. Konsept ara-

cın ön kısım tasarımı karakteristik bir şekilde radyatörün üst kısmına yerleştirilmiş üç boyutlu kabartma DS logosu ile tamamlanıyor. Izgara tabanında kaydırma gösterge ışıkları ile çevrili üç mobil aydınlatma modülü oluşturan benzersiz tam LED farlar ve kenarında bir akort çatalı şeklindeki ışık imza şeklinde akıyor. Bu tasarım Wild Rubis’e gerçek bir mücevher gibi cesur, hipnotik ve benzersiz bir bakış sağlıyor. Arka tasarım yine mücevher etkili tasarımı ile öne çıkıyor. Arka farların bagaj kapağının bir parçası şeklindeki tasarımı ile bütünlük sağlıyor. Mükemmellik duygusu, DS logosu üzerinde ince aydınlatma efekti ile son buluyor. Wild Rubis tamponlarındaki iki egzoz çıkışlarını birleştiren krom kaplama ise arka tasarımının bir diğer dikkat çeken noktası. Her detay Wild Rubis’i 1955 DS’e layık varis yaratmak için özenle ele alınmış. Yan krom detay, ön ve arka ışık imzası ve kaliteli malzemelerin kullanımı bunu ispatlıyor. Wild Rubis konseptinin renk tonları vahşi ama sofistike bir görünüm vermek üzere tasarlanmış. MAYIS 2013

89


KONSEPT

90

MAYIS 2013


TWIZY SPORT F1 KONSEPT Renault, Twizy Sport F1 konseptinin örtüsünü Twizy’nin üretildiği İspanya Valladolid’de kaldırdı.

MAYIS 2013

91


KONSEPT

R

enault, Twizy Renault Sport F1 konsept aracını Twizy’nin üretildiği fabrika olan Valladolid’de günyüzüne çıkardı. Markanın küçük eğlenceli elektrik motorlu aracı, güçlü bir stil ve büyüleyici bir performans ile F1 tekno-

92

MAYIS 2013

loji dünyası ile seri üretim araçlar arasında bir köprü işlevi görüyor. Twizy Renault Sport F1 tek kişilik yarış aracının lastiklerine sahip. Yan rotlar, bir arka kanat, difüzör ve F1 tarzı yağmur farına sahip. Ancak Twizy Renault Sport F1, bir konsept


araçtan çok daha fazlasını ifade ediyor. Göz kamaştırıcı görünümünün yanı sıra, Kinetik Enerji Geri Kazınım Sistemi (KERS) ile gerçek anlamda yüksek bir performans sunuyor; bu da Renault destekli Formula 1 yarış araçlarının kullandığı çözümlerle aynı özel-

liklere sahip. Sistem çok hızlı bir biçimde motor gücünü altı katına çıkartarak yaklaşık 100 beygir gücüne ulaşıyor ve Renault’nun en yüksek performansına sahip modeli olan Mégane R.S kadar hızlı bir biçimde 0’dan 100 km/s’e ulaşma kapasitesine sahip. Bu teknoloji harikası, Renault Sport Technologies ve Renault Sport F1 mühendisleri arasındaki yakın işbirliğinin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Araç, Renault’nun F1’de kullanılan elektrik motorlu araç teknolojisinde gelişmiş uzmanlığını, özellikle de 2009 yılında öncülerden biri olarak yer aldığı KERS alanında gösteriyor. Renault’nun uzun süredir otomobil yarışlarındaki varlığı, sadece otomobil yarışları dünyasında değil seri üretim araçlarının dünyasında da önemli bir avantaj sunuyor. Twizy Renault Sport F1, bu yıl markanın önemli etkinliklerinde boy gösterecek. İspanya Aragon’da yapılacak Renault World Series (27-28 Nisan) etkinliğinin ardından Barcelona Otomobil Fuarı’nda ilk kez otomobilseverlerle buluşacak. MAYIS 2013

93


MODİFİYE

RANGE ROVER SPORT Yeni Range Rover Sport yüzünü gösterir göstermez, dünyanın önde gelen tuning markalarından Lumma, araca kendi yorumunu getirdi.

Dünyanın önde gelen tuning markalarından Lumma Design, Yeni Range Rover Sport henüz yollara çıkmışken, araca özel bir kozmetik paketi geliştirdi. Yeni nesil Range Rover Sport için geliştirilen Lumma Design kiti kısa bir zaman sonra sipariş üzerine araçlara uygulanabilecek. CLR RS body kiti kapsamında alçalan etekler, yanlara doğru genişleyen ve gövdeyi saran çizgiler aracın ön ve arka tasarımını daha agresif görünmesini sağlıyor. Yine Range Rover Sport’un yeniden tasarlanan far bloğu ve elden geçirilen ön tampon, yeniden tasarlanan arka tampon ve difüzör ile LED gündüz farları Lumma Design’ın yeni kitinde öne çıkan unsurlar... Body kit sadece bunlarla sınırlı değil elbette... Tavan spoyleri ve bu araca özel geliştirilen dört çıkışlı egzoz sistemi ve 22 ile 23 inç lastikler Yeni Range Rover Sport’ modelinin tasarımını benzersiz kılı94

MAYIS 2013

yor. Body kit araca çok fazla bir ağırlık katmıyor. Yeni Range Rover Sport karbon fiber malzemeler sayesinde selefine göre daha hafif bir


T’A LUMMA YORUMU

ağırlığa sahip olduğu için Lumma Design’ın CLR RS body kitini bu araçta rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yeni kitin fiyatı ile ilgili henüz bir açıklama

yapılmış değil. Ancak fotoğrafta da gördüğümüz gibi tasarım ve tuning tutkunlarının bu kit için sıraya gireceği tahminini kolaylıkla yapabiliriz. MAYIS 2013

95


GÜVENLİ SÜRÜŞ

“YAKIT EKONOMİSİ VE Merhaba Sevgili okuyucular, Carmedya ile birlikte üç yılın sonuna geldik. Dile kolay 37. sayıyı okuyorsunuz. 4. Yıla başladığımız bu sayıda da aynı ilk günkü heyecanla sizlerle birlikte olmaya devam ediyoruz. Carmedya gemisinin kaptanı sevgili Önder Canözer’i ve yayın kurulundaki diğer arkadaşları bu emekleri ve katkılarından ötürü kutluyorum. Başarılarının artarak devamını dilerken, güvenli sürüşle ilgili konumuza artık giriş yapabiliriz.

Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

Birçok sürücü kullandığı otomobile çok güvenir, bakımlarını aksatmaz. Hatta otomobiliyle daha güçlü veya pahalı araçları geçebilmek için yemez-içmez onu modifiye eder. Kendisine de güvenir. En hızlı ve cesaretli sürücünün kendisi olduğunu düşünür ve bunu ispat için fırsat kollar. O zaten en iyisidir! Ama kendisini modifiye etmeye gerek duymaz! (Yani Güvenli sürüş eğitimi almasına gerek yoktur!) Örneğin lastik basınçlarını düzenli kontrol etmez. Etse de en güvenli şekilde hangi lastik basıncını uygulayacağını bilmez. Yalnız unutulan bir şey vardır. Trafikte birilerine kendisini ispat etmeye çalışmak aslında ölüme meydan okuma cesaretini en çok kimin göstereceğiyle ilgilidir. Sürücü çok yetenekli ve tecrübeli de olsa, herkesin ve her şeyin bir sınırı vardır. Kullandığımız aracın da bir sınırı vardır. Fren performansının, viraj limitlerinin veya kısaca yol tutuşunun sınırları zorlanmaya başlanırsa kötü bir kaza yaşanması an meselesidir. Limitleri belirleyen en önemli faktör yere temas eden yegane şey olan lastiklerdir. Lastik deyip geçmeyin. Çok yüksek bir teknolojiden bahsediyoruz. Hızlanma sırasında motor gücünü yere en az kayıpla iletmeye çalışmakta, en kısa mesafede yavaş-

96

MAYIS 2013


LASTİĞİN ÖNEMİ”

lamak için yapılan sert fren anında ya da virajı dönerken sizi yoldan çıkarmaya çalışan merkezkaç kuvvetine karşı çıkmakta en büyük yük hep lastiklerin üzerindedir. Bir tonun üzerindeki bir kütleyi 120 km/s ve daha yukarı hızlara çıkardığınızda aracınızın lastiklerinin yere iyi tutunması hayati önem taşır. Aracınızın hızı arttıkça kinetik enerjisi de (Ek=1/2m.v²) formülündeki hızın karesi nedeniyle gittikçe büyümektedir. Yani aracınızın 100 km/s hızdaki kinetik enerjisi hızınız 140 km/s’e çıktığında tam 2 katına yükselir. Aracın yüksek hızlardaki fren mesafelerinin niye beklenenden fazla olduğunu ve niye ‘aracın durmadığını’ açıkladıktan sonra, lastiklerin yere temas eden yüzeyinin hız arttıkça azaldığını da eklemek lazım. Yere temas eden lastik yü-

zeyini olumsuz etkileyen diğer bir faktör ise olması gerekenden daha düşük havayla kullanılmasıdır. Düşük havalı lastiklerin tabanının ortası yukarı kalkar ve lastik dişlerinin arası kapanır. Su tahliye kanalları daralır ve aquaplaning (lastiğin yerle temasının kesilerek, suyun üzerinde kayması) daha düşük hızlarda başlar. Lastikle ilgili Önemli Bilgiler Doğru hava basıncı konusunda sürücüleri bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen bir araştırmada yaklaşık 4 bin aracın lastikleri incelenmiş. Araçların yüzde 61’inin düşük havalı lastiklerle kullanıldığı, her 10 araçtan 1’inde ise lastik hava basıncının tehlikeli sonuçlara yol açabilecek kadar düşük olduğu saptanmış.

MAYIS 2013

97


GÜVENLİ SÜRÜŞ

Yener Gülünay İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı yener@gusem.com

Yıllardır eğitimlere gelen araçların genel kontrolleri sırasında lastikler konusunda o kadar çok problem gördüm ki, sürücülerin bu önemli konuya hiç önem vermediğine üzülerek şahit oldum. Bunlardan en önemlileri lastik havalarına soğukken bakılması gerektiğidir. Yol yapmış lastikler ısınır ve içindeki basınç yükselir. Benzincide dört lastiğe aynı havayı basan sürücü, daha sonra soğukken lastik havasına baktığında dört farklı basınçla karşılaşabilir. Lastik kontrolünü haftada bir, kendi hava saatinizle ve yola çıkmadan yapın. Servise, lastikçiye güvenmeyin ve mutlaka ne yaptıklarını kontrol edin. Bir diğer nokta farklı marka ve desen lastiklerin kullanılmaması gerekliliğidir. Dört lastiğin de aynı özelliklerde olması ve doğru basınçla şişirilmesi yere eşit tutunmayı sağlar. Unutmayın, aracın kaymaya başladığı taraf yere daha az tutunan lastiğin olduğu taraftır! Lastik Basıncınız Azsa Fazla Yakıt Tüketirsiniz Lastikler, araçla yol arasındaki tek temas noktası olduğu için, yol güvenliğinin yanı sıra yakıt tasarrufu açısından da büyük önem taşır. Lastik hava basıncı düşük ise lastik yuvarlanma direnci ve yakıt sarfiyatı artar. Rot balansı yapılmış, amortisörleri sağlam ve doğru lastik havasına sahip lastiklerle az yakıt harcamanız mümkün. Tabii Ekonomik Araç Kullanma eğitimlerine katılırsanız bu sarfiyatı çok daha aşağıya çekebileceğinizi de belirtmem lazım. Çünkü sürücünün sürüş tarzı, gaza nasıl bastığı, vites değişim devirleri, takip mesafesini nasıl uyguladığı gibi bir çok konu yakıt tüketiminin düşürülmesinde önemli etkenlerdir.

98

MAYIS 2013


9 Haziran 2008 Pazartesi günü, 26901 sayı numarasıyla Resmî Gazete’de yayınlanan, Ulaştırma Bakanlığı’nın ‘Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nde sürücülere Ekonomik Araç Kullanma Eğitimi verilmesi konusunda bazı hükümler bulunuyor: ‘Sürücülerin bilgilendirilmesi Tüzel kişilerce verilecek ekonomik sürüş teknikleri ile ilgili eğitim; MADDE 15 – (1) Taşımacılık faaliyetlerinde bulunan tüzel kişiler, sürücülerine işe alındıklarında ve her beş yılda bir defa olmak üzere ekonomik sürüş teknikleri ile ilgili eğitim verilmesini sağlar.’ Görüldüğü gibi sessiz sedasız böyle bir karar çıkmış, ama bu eğitimi 5 yılda bir kim verecek? Verilip verilmediğini kim, nasıl denetleyecek? Yaptırımı ne olacak? gibi soruların yanıtları düşünülmemiş. Kaba bir hesapla Ekonomik Araç Kullanma eğitimlerine katılan bir sürücü % 20 ile % 25 arasında tasarruf sağlayabilmektedir. Lütfen üşenmeyin ve bir yılda kaç km yol yaptığınızı ve ne kadar yakıta para harcadığınızı, sonra da bunun % 20’sini hesaplayın. Filo sahibi firma yetkililerinin bu hesap için bol sıfırlı bir hesap makinesine ihtiyaçları olacak. Ekonomik krizin et-

kileri yaşanırken, milli servet kaybına artık dur demenin zamanı geldi. Bunun için yönetmelik çıkmasına gerek yok aslında. Çevreye zararlı karbondioksit gazı salınımının azalması da cabası… GÜSEM’in kazayı oluşmadan önleme amaçlı Sıfır Kaza Projesi’nde yakıt tasarrufu eğitimi, kontrolü ve denetlenmesi de önemli bir yer tutmaktadır. Ve Türkiye’de ilk kez uygulanmaya başlanan bu sistem, kurulum ve işletim maliyetini eğitimler dahil sekiz ay içinde amorti etmektedir. Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayın… Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

MAYIS 2013

99


SÜRÜŞ İZLENİMİ

KEMERLERİ BAĞLAYIN GELECEĞE GİDİYORUZ

FISKER KARMA

100

MAYIS 2013


www.carmedya.com

Alternatif yakıt türleri ve otomotivin geleceği için çalışmalar tüm hızıyla sürerken, elektrik ve güneş enerjisi teknolojilerini premium spor bir otomobilde buluşturan Fisker Karma, 3. yaş sayımızın onur konuğu oldu. Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: ŞAHİN FİDAN MEKAN: MALTEPE-KARTAL SAHİLYOLU / KURTKÖY

MAYIS 2013

101


SÜRÜŞ İZLENİMİ

G

ünümüzde hemen her markanın geleceğe yönelik projeleri ve alternatif yakıtlar üzerine çalışmalarının ilk sonuçlarını görmek mümkün. Daha çevreci ve sürdürülebilir enerji kaynakları için çalışmalarını sürdüren Fisker Automotive, alternatif enerji kaynaklarından elektrik ve güneş enerjisini premium spor bir otomobilde başarıyla buluşturuyor.

102

MAYIS 2013

Ülkemizde Boyner ailesi tarafından kurulan ve ulaşımın elektriklendirilmesi sloganıyla faaliyetlerini sürdüren BD Otomotiv, Türkiye ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde BYD ve Fisker marka araçların distribütörlüğünü üstleniyor. Aynı zamanda elektrikli araçlar için şarj altyapıları da kuran BD Otomotiv’in Türkiye ile tanıştırdığı Fisker Karma EcoChic 3. yaş sayımızın sürüş izlenimi bölümü-


www.carmedya.com

MAYIS 2013

103


SÜRÜŞ İZLENİMİ

104

MAYIS 2013


nün onur konuğu olarak sayfalarımızda yer alıyor. ABD’de Kaliforniya’da Aston Martin markasıyla önemli tasarımlara imza atan Henrik Fisker tarafından kurulan Fisker Automotive’in adeta bir konsept gibi görünen spor otomobili Karma oldukça etkileyici ve geleceğe dair ipuçları veren kendisine has çizgilere sahip. Yaklaşık 5 metrelik gövde boyuna sahip araç, spor otomobiller arasında hatırı sayılır boyutlarıyla kendisini hemen farkettiriyor. Önde çift taraflı geniş ızgara, yüksek konumlanan büyük far bloğu ve özel tampon tasarımı araca son derece agresif ve atletik bir yüz kazandırmış. Fisker Karma uzun burun yapısı ile premium spor otomobillerin kusursuz çizgilerini yansıtırken, 1984 mm genişlik, 1334 mm yükseklik ve 3160 mm dingil mesafesiyle de yepyeni bir sınıf yaratıyor. Yandan bakıldığında yay gibi gergin bir profile sahip araç önde ve arkada 22 inçlik jantlarla sportif kimliğini iyice vurguluyor. Arka bölümde ise köşelerde ince stop grubu ve baklava formunda metal egzoz çıkışları yer alıyor. Aslında egzoz çıkışları daha çok görsellik amacıyla konumlandırılmış. Asıl işi

MAYIS 2013

105


SÜRÜŞ İZLENİMİ yapan arka tamponun altında tam orta bölüme yerleştirilen ve yayaları uyaran akustik sesi çıkaran bölüm. Evet Fisker mühendisleri son derece sessiz çalışan araca özel trafikte herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için yapay bir ses geliştirmişler. Hazır dış tasarımdan bahsetmişken tavanın üzerinde bulunan 120 Watt’lık güneş panellerini de unutmamak gerek. Bu paneller aracılığıyla yılda ortalama 320 km’lik ek menzil sağlayacak kadar enerji üretilebiliyor.

106

MAYIS 2013


İÇ MEKAN Dış tasarımı kadar iç mekanın tasarımında da kendisine has bir tarz yaratan Karma, 4 kişi için oldukça geniş bir diz ve baş mesafesi sunuyor. Aracın orta konsolundan başlayan bölüm arka koltukları da bölüyor ve bu bölüm aynı zamanda kol dayama, bardak tutucu, cam kumandaları ve koltuk ısıtma ayarları gibi birçok unsura yönelik görev yapıyor. Aracın ön paneli ve orta konsolu oldukça etkileyici. Aslında çok fazla düğme bulama-

MAYIS 2013

107


SÜRÜŞ İZLENİMİ yacğınız ön panel sizi şaşırtmasın. Her anlamda teknolojik bir araçta bütün kumandalar da neredeyse orta konsolun ortasına yerleştirilen dokunmatik ekran aracılığıyla yapılıyor. Bu ekran üzerinden klima ayarlarının yanı sıra araçla ilgili bilgilere, yakıt tüketimi durumuna ve aracın birazdan bahsedecğimiz sürüş modlarına göre çalışma prensiplerine kadar her türlü bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bu ekranı aynı zamanda geri

108

MAYIS 2013

görüş kamerasından gelen görüntüler için de kullanabiliyorsunuz. Doğrudan normal bir prizden bile şarj edebileceğiniz Karma, ihtiyaç duyduğu enerjiyi üç şekilde alıyor. Bunların ilki tavan üzerindeki güneş panelleri, diğeri ise önde konumlu ve jeneratör görevi gören 2.0 litrelik turbo beslemeli motor. Araca gerçek karakterini kazandıran ise iki adet 150 kW gücündeki elektrik motoru. Bu motorlar sağ ve sol tarafta dengeli şekilde tabana


MAYIS 2013

109


SÜRÜŞ İZLENİMİ

110

MAYIS 2013


yerleştirilmişler vu sayede ağırlığı da dengeleme gibi bir görev de görüyorlar. 403 HP güce sahip bu elektrik motorlarının sundu��u tork değeri ise 1330 Nm gibi inanılmaz bir rakam. Elektrik motorları enerjiyi 20 kWh kapasiteli lityum iyon pilden alıyor. Araçta Stealth ve Sport olmak üzere iki farklı sürüş modu bulunuyor. Stealth mod tamamen elektrik enerjisini kullanıyor ve 80 km. menzil sunuyor. Sport mod ise 2.0 litrelik turbo beslemeli motoru kullanıyor

ve 400 km. menzil sunuyor. Bu arada araçta bilinen anlamda bir şanzıman sistemi bulunmuyor. Piramit şeklindeki vites kumandası üzerindeki P, R, N ve D konumları otomatik şanzımanlardaki konforu sunuyor. Bu bölümün çalışma prensibi için daha çok regülatör demek gerekiyor. Stealth sürüş modunda 0-100 km/s hızlanmasını 7.9 saniyede tamamlayan aracın son hızı 153 km/s olurken, Sport modunda ise 0-100 km/s hızlanmasını 5.9 saniyede tamamlayan araç 200 km/s hız

MAYIS 2013

111


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Fisker Karma EcoChic Jeneratör motor: Maksimum güç Maksimum tork Elektrik motorları: Son hız 0-100 km/s Şanzıman Ön fren Arka fren Aks aralığı Boyutlar (uz./gen./yük.) Ağırlık Bagaj hacmi Menzil Fiyat

112

MAYIS 2013

2 lt. Turbo Ecotec 403 HP 1330 Nm 2 x 150 kW 153 km/s (batarya) 200 km/s (jeneratör motor) 7.9 sn (batarya) 5.9 sn (jeneratör motor) Yok (Regülatör) Elektro-hidrolik / disk Elektro-hidrolik / disk 3160 mm 4996/1984/1334 mm 2404 kg 195 lt 400 km (jeneratör) 80 km (batarya) 222.222 Euro


yapabiliyor. Fisker Karma, alçak sürüş konumu ve sportif tasarımıyla sürücüsüne spor bir otomobil kullanmanın keyfini fazlasıyla sunuyor. Ancak unutmamak gerekiyor ki Karma asla bir performans aracı değil. Karma’yı daha çok elektrikli otomobillerle kıyaslamak daha yerinde bir tercih olacaktır. Ultra performans aracı olmasa da Karma için gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim, beklentilere cevap veren, çevre dostu ve hız kuralları çerçevesinde yeterli per-

formansı ve konforu sunan, aynı zamanda spor bir otomobilin sürüş hissini doğrudan size hissettiren heyecan verici bir otomobil. Araçta eleştirebileceğim noktalar ise opsiyon olarak eklenen orta dikiz aynasındaki navigasyon bölümünün görüşü engellemesi, bagaj kapağının sertçe kapatılabilmesi... Ama zaten bunlar kolaylıkla halledilebilecek unsurlar. Bu arada unutmadan söyeleyelim, Karma 195 bin eurodan başlayan bir fiyat etiketine sahip.

MAYIS 2013

113


SÜRÜŞ İZLENİMİ

REKABET YENİ VOLVO

V40 T3 Volvo’nun yepyeni modeli V40, üstün güvenlik donanımları ve konfor ekipmanlarıyla zorlu rakiplerine meydan okuyor.

114

MAYIS 2013


BAŞLIYOR Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: ŞAHİN FİDAN MEKAN: KURTKÖY

MAYIS 2013

115


SÜRÜŞ İZLENİMİ

V

olvo’nun Premium C segmentindeki temsilcisi V40, T3 motor versiyonuyla bu ayki konuklarımız arasında yerini alıyor. İsveçli otomobil üreticisinin bütün hünerlerini sergildeiği V40, zengin donanım ve özellikle de markaya asıl ününü kazandıran güvenlik teknolojileriyle zorlu sınıfta rakiplerine meydan okuyor.

116

MAYIS 2013


İskandinav tasarımının kusursuz bir örneği olarak karşımıza çıkan V40, ilk bakışta alçaltılmış XC 90 ve uzatılmış C30 modelini anımsatırken, detaylardaki çizgileriyle diğer Volvo modellerinden farklılaşıyor. Segmentinde BMW 1 Serisi, Audi A3 ve Mercedes A Serisi ile mücadele eden V40, büyük far bloğu, ortada ileri doğru çıkan küt burun yapısı ve gösterişli tamponuyla

güçlü ve sağlam bir yüze sahip. Yandan bakıldığında daha çok Cross Wagon görünümünde olan V40, kompakt boyutları ve iddialı tasarımıyla yoldaki meraklı bakışları üzerinde toplamayı başarıyor. Krom cam çerçeveleri, gövde rengi dikiz aynaları ve yalın tasarım elit bir görünüm sağlıyor. Aracın arka bölümünde ise eğimli bagaj

MAYIS 2013

117


SÜRÜŞ İZLENİMİ

118

MAYIS 2013


kapağının iki yanında C sütunlarına tutunan büyük stop lambaları, bagaj kapağının üst kısmında C30 modelini anımsatan siyah renkli bölüm, gösterişli tampon ve bagaj kapağı üzerinde büyük konumlanan metalik Volvo yazısı şık tasarımı kusursuz bir şekilde noktalıyor. İÇ MEKAN Volvo V40’ın dış tasarımı gibi iç mekan tasarımı da tipik İskandinav çizgilerini yansıtıyor. Yalın, sade ama akıllıca düşünülmüş malzeme ve çizgilerle elit ve ferah bir ortam sunan V40’da orta konsol diğer Volvo modellerinden tanıdık. Orta konsolun üst kısmında araçla ilgili bilgilere ulaşabileceğiniz geniş bir dijital ekran bulunuyor. V40’da kendisine has bir tasarıma sahip olan gösterge paneli de ortada büyük devir saati ve bu satin ortasında dijital hız göstergesi ile takibi kolay bir çizgiye sahip. Ekonomik sürüş için gösterge paneli farklı renkte aydınlatmalara sahip. Yakıt tüketiminize göre bu renkler kırmızıdan maviye kadar değişik tonlara geçebiliyor.

MAYIS 2013

119


SÜRÜŞ İZLENİMİ V40’da iki parçalı, 40/60 oranında bölünmüş arka koltuklar kolayca yatırılabiliyor. Bagaj bölümüne kullanışlı bir, asılabilir yük filesi eklenebiliyor. V40’ın tüm koltukları ergonomik ve konforlu yolculuk imkanı sunuyor. Kol dayama yerinin altında CD’ler ve diğer küçük eşyalar için bir eşya bölmesi var. Ayrıca, seçilen müzik sistemine bağlı olarak USB/iPod ya da AUX bağlantısını da içe-

120

MAYIS 2013


riyor. Kol dayama bölmesi, sürücü için ek destek sağlayacak şekilde ayarlanabiliyor ve önündeki konsolda entegre iki bardak tutucu ve bir de 12V’lik elektrik prizi bulunuyor. İç aydınlatma ‘tiyatro aydınlatması’ hissi verecek şekilde tasarlanmış. Stratejik alanları aydınlatmak için LED ışıklar kullanılıyor. Sürücü iç sıcaklığa uyum sağlayan kırmızıdan maviye bir aydınlatmayı ya da diğer

yedi renk ayarından birini seçebiliyor. Ön ve arka okuma ışıklarının aydınlatma düzeyi de ayarlanabiliyor. 4369 mm uzunluk, 1802 mm genişlik ve 1445 mm. yüksekliğe sahip araç 2647 mm’lik dingil mesafesi sayesinde önde ve arkada yeterli diz ve baş mesafesi sunuyor. Türkiye’de T3, T4 ve D2 motor seçenekleriyle satışa sunulan V40’da powershift otomatik şanzıman seçeneğini de opsiyon ola-

MAYIS 2013

121


SÜRÜŞ İZLENİMİ rak tercih edebilirsiniz. Sürüş izlenimi köşemize konuk olan Volvo V40 T3 aracımızda ise 6 ileri kademeli düz şanzıman sistemi görev yapıyor. 1596 cc hacmindeki 4 silindirli direkt enjeksiyonlu turbo beslemeli motor, 5700 d/d’de 150 HP güç ve 1600 ile 4000 d/d aralığında kesintisiz olarak 240 Nm tork değeri sunuyor. En yüksek tork değerinin bu kadar uzun bir aralıkta kesintisiz verilebilmesi de aracın çekişten düşmesini engelliyor ve pürüzsüz bir yolculuk keyfi sunuyor. 0-100 km/s hızlanmasını 8.8 saniyede gerçekleştiren V40

122

MAYIS 2013


T3, 210 km/s hıza ulaşabiliyor ve 100 kiloetrede ortalama 5.4 litre yakıt tüketiyor. Vites geçişleri sorunsuz olan aracımızda motor ve gaz pedalı uyumu çok başarılı. Aynı şekilde hassas direksiyon sistemi de takdirimi kazandı. Bütün motor versiyonları, start/stop ve fren enerjisi geri kazanım sistemine sahip. Yaya hava yastığı da bulunan araçta kör nokta uyarı ve şerit takip sistemleri de unutulmamış.

MAYIS 2013

123


SÜRÜŞ İZLENİMİ

124

MAYIS 2013


Volvo V40 T3 Advance Maksimum güç

150 HP - 5700 d/d

Son hız

210 km/s

Şanzıman

6 ileri düz

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4369/1802/1445 mm Bagaj hacmi

335 lt

Emisyon (CO2)

125 g/km

MAYIS 2013

125


SÜRÜŞ İZLENİMİ

MAKYAJ MI YENİLİK Mİ? FORD

FIESTA

1.6 POWERSHIFT

İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Hakan Atik, Ford’un altıncı nesil Fiesta modelini 1.6 litrelik benzinli seçeneğiyle Carmedya için inceledi. Yazı: HAKAN ATİK & FOTOĞRAFLAR: ÖNDER CANÖZER MEKAN: KURTKÖY

126

MAYIS 2013


MAYIS 2013

127


SÜRÜŞ İZLENİMİ

F

ord en çok satan modellerinden birisi olan Fiesta’nın 6. nesilini piyasaya sürdü. Bizler de bu ay Fiesta’nın 1.6 lt benzinli ve yeni nesil çift debriyajlı otomatik şanzımanlı versiyonunu sizler için kullanma şansı bulduk. TASARIM Fiesta’nın en önemli yeniliği ön dizaynın-

128

MAYIS 2013

da olmuş. Büyük bir ızgara ön görünüme hakim. Ön farlar eskisine benziyor ancak daha şık. Kaput ise bence çok güzel tasarlanmış sportif tasarımı destekliyor . Bunun dışında arka tarafta en önemli değişiklik arka aydınlatma grubunda. Daha büyük bir grup yeni Fiesta’ da tercih edilmiş. Ben 5. nesil Fiesta’ yı çok beğeniyordum. Bana 1. nesil Focus’ un yenilikçi ve eskimeyen ta-


sarımını hatırlatıyordu. Yeni neslin özellikle ön tasarımına alışmamız zaman alacak gibi ancak sportif olduğunu da kabul etmek lazım. Bizim kullandığımız araç oldukça güzel bir kahverengiydi. Zor bir renk olmasına rağmen yeni Fiesta’ da bence çok güzel durmuş. 15’’ lik sportif jantlar tasarımı tamamlamış. Genel olarak yeni Fiesta özellikle kahverengi rengiyle hem şık hem de sportif gözüküyor.

MAYIS 2013

129


SÜRÜŞ İZLENİMİ

130

MAYIS 2013


İÇ TASARIM Fiesta’ nın içi eskisine oldukça benziyor. Bence bunda hiçbir problem yok çünkü zaten şık ve kullanışlı bir tasarımı vardı. Aracın ön grubunda kullanılan ve dış renkle uyumlu olan kahverengi renk kalite algısını arttırmış. Genel olarak eski nesle göre malzeme kalitesinde hissedilir bir artış çok net gözüküyor. Ön koltukların sürüş pozisyonunu yakalayabilmek için gerekli ayarları mevcut ve oturumu rahat. Arka koltuklar beklentileri karşılıyor. Bagaj hacmi 286 lt ile sınıf ortalamalarını yakalıyor. Direksiyon sportif tasarıma uygun olarak üç kollu üretilmiş. Deri kaplı olması hem kaliteyi arttırmış hem de kullanımını daha keyifli hale getirmiş. Direksiyonun üzerindeki müzik sistemi ve telefona kumanda eden düğmelerin kullanımı kolay. Gösterge tablosu okunaklı. Her iki gösterge arasında ufak bilgi ekranından vitesin konumunu ve km bilgisi ile yakıt bilgilerini sırasıyla takip edebiliyorsunuz. Bu bilgilerin değişimi sinyal kolunun üzerindeki küçük düğme ile so-

MAYIS 2013

131


SÜRÜŞ İZLENİMİ

132

MAYIS 2013


runsuz gerçekleşiyor. Sony müzik ünitesinin ses kalitesi oldukça iyi. Bu ünite kaliteli olduğu kadar Fiesta’ nın en karışık gözüken alanı. Ancak buna da kullandıkça alışıyorsunuz. İklimlendirme kumandalarının kullanımı kolay ancak biraz aşağıda konumlandırılmış. İklimlendirmenin bilgilerini hem kumandalardan hem de konsolun ortasındaki bilgi ekranından takip ediliyor. Bu da sürüş güvenliği açısından önemli bir ayrıntı. Bu bilgi ekranından tüm ayarları müzik sistemi üzerindeki düğmelerle yapılabiliyor. Vites topuzunun üzerinde vites değiştirmeye yarayan düğmeler mevcut. Bu düğmeler kesinlikle doğru yerde değil. Bu kadar kaliteli bir şanzımana maliyeti ne olursa olsun direksiyon arkasında bir mekanizma gerekli. Vites topuzunun altında ise AUX ve USB girişleri mevcut. GÜVENLİK Kullandığımız Fiesta modeli güvenlik anlamında hemen her şeye sahip. Hatta rakiplerinde olmayan SYNC modeli de buna dahil.

MAYIS 2013

133


SÜRÜŞ İZLENİMİ Genel olarak baktığımızda ABS, ESP, TCS, HLA ( Yokuş kalkış destek sistemi ) ve EBA ( Elektronik fren destek sistemi) standart sunuluyor. Ancak ESP’ nin baz donanımda standart olmaması Fiesta’nın günümüz standartlarında düşük kaldığını gösteriyor. Fiesta alacaksanız opsiyonel olarak sunulan, ESP, TCS, HLA, EBA, yan, perde ile diz hava yastığını içeren ve internette 1.25 lt’lik Trend versiyon için 1245 TL olarak gö-

134

MAYIS 2013

züken Güvenlik Paketini kesinlikle almalısınız. Ford ESP’yi standart olarak sunmasa da ekonomik bir maliyete önemli güvenlik donanımlarını opsiyon olarak sunuyor. MOTOR – PERFORMANS – KULLANIM Kullandığımız araç Fiesta’nın ağabeyi Focus’ta da kullanılan 1.6 lt’lik atmosferik benzinli motorun 105 HP’lik versiyonu. Gü-


www.carmedya.com

cünü 6300 d/d’ da verirken 150 nm’lik torkunu 4200-4500 devir bandında veriyor. Son teknoloji çift debriyjlı 6 ileri PowerShift şanzımanla kombine edilmiş bu motor yeni Fiesta’ yı oldukça kıvrak bir hale getirmiş. motor ve şanzımanın uyumu oldukça iyi. vŞanzımanın geçişlerini hissetmek için sanırım vites kolunun oraya bir steteskop dayamak lazım. Süspansiyon ayarları konforlu olduğu kadar yol tutuşa da katkı sağlıyor.

Direksiyon son zamanlarda kullandığım en hisli ve en güzel sistemlerden bir tanesiydi. Zaten genel olarak Fiesta hem sürüş pozisyonu hem yol hissi hem de yol tutuşuyla her zaman rakiplerinden bir adım önde olduğunu hissettiriyor. Genel olarak kullanımı oldukça keyifli. Ergonomik olarak baktığımızda genel olarak kusur bulunmuyor. Sürüş pozisyonunu ayarlayacak gerekli tüm kumandalara sahip olan Fiesta’ nın sol

MAYIS 2013

135


SÜRÜŞ İZLENİMİ dış aynası yeterince dışarıya açılmıyor. Bu da ayna da gereksiz ölü alan bırakıyor. Ayrıca kalın C sütunu çapraz görüşü bir miktar kısıtlıyor ancak bu günümüz araçlarında sık görünen bir durum. Yakıt konusuna gelirsek fabrika verilerini rahatlıkla yakalamanız mümkün. Fiesta gerçekten çok sıkışık trafiğe girdiğinizde 8.5 -9 lt’leri görürken

136

MAYIS 2013

80 km/h sabit hızla 5 lt’nin altıda yakıt harcayabiliyor. Ortalama da 6.5-7 lt arasında kullanabilmeniz mümkün. Bu yakıt değerlerinin yakalanmasında PowerShift şanzımanın rolü çok fazla. SONUÇ Özellikle önümüzdeki on yılda Fiesta sınıf-


www.carmedya.com

taki araçların kullanımının yüzde 40 artması bekleniyor. Bu da bu sınıftaki araçların güvenlik-kalite ve ekonomi beklentisini arttırmakta. Bu beklentiyi Yeni Fiesta sportif tasarımı, daha kaliteli iç mekanı, opsiyonel olarak sunduğu çok önemli güvenlik ve konfor donanımlarıyla yeni nesliyle karşıladığını söyleyebiliriz. Tüm bu özellik-

leriyle yeni nesil Fiesta’nın makyaj gibi algılansa da aslında önemli bir yenilikle karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Tercihiniz B segmenti bir araç olacaksa Fiesta’yı zengin motor ve donanım seçenekleri ile değerlendirmenizi öneririm. Sevgi ve saygılarımla...

MAYIS 2013

137


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Ford Fiesta 1.6i Ti-VCT Powershift Silindir hacmi 1596 cc Maksimum güç 105 HP - 6300 d/d Maksimum tork 150 Nm - 4200-4500 d/d Son hız 184 km/s 0-100 km/s 10.5 sn Şanzıman 6 ileri otomatik Ön fren Disk Arka fren Kampana Aks aralığı 2489 mm Boyutlar (uz./gen./yük.) 3969/1764/1495 mm Ağırlık 1098 kg Bagaj hacmi 276 lt Tüketim ((ş.dışı/ş.içi./ort.) 4.5/8.4/5.9 lt/100 km 138 g/km Emisyon (CO2) Fiyat 40.195 TL

138

MAYIS 2013


MAYIS 2013

139


SÜRÜŞ İZLENİMİ

140

MAYIS 2013

REKABETE


YENİ OYUNCU SKODA

RAPID 1.6 TDI Yeni markaların ve modellerin katılmasıyla hareketlenen kompakt sedan pazarında Skoda da Rapid modeliyle iddialı bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: ŞAHİN FİDAN MEKAN:KAYIŞDAĞI

MAYIS 2013

141


SÜRÜŞ İZLENİMİ

G

eçtiğimiz yıl hedefini her segmentte olmak üzerine kurduğunu açıklayan ve bunun için model atağına başlayan Skoda son olarak kompakt sedan sınıfına gözünü dikti. Geçen yıl bu sınıfa yeni oyuncuların girmesiyle, zaten sedan ülkesi olan Türkiye’de hareketlenen pazara hem konfordan hem de ekonomiden ödün vermeyen Skoda Rapid iddialı bir giriş yaptı. Peugeot 301, Citroen C-Elysee, Renault Symbol, Seat Toledo, Fiat Linea gibi çok sayıda ve güçlü rakiple mücade-

142

MAYIS 2013


le etmeye başlayan Rapid ilk bakışta 32 bin 990 TL’den (Rapid 1.2 75 HP Active), dizel seçeneğinde ise 43 bin 490 TL’den (Rapid 1.6 TDI CR 105 HP Active) fiyatlarıyla biraz dezavantajlı görünse de, sunduğu zengin standart donanım listesi ve Volkswagen patentli motor seçenekleri aracın önemli avantajları olarak da dikkat çekiyor. 1.2 ve 1.4 TSI benzinli ve 1.6 TDI CR olmak üzere üç farklı motor seçeneğiyle sa-

tışa sunulan Rapid, Seat Toledo ile aynı platformu paylaşıyor. Volkswagen Grup bünyesindeki tüm markalarda birbirine benzer tasarımlar ve ortak platformlar nedeniyle önde far bloğu ve arkada stop lambaları Volkswagen modellerinden izler taşıyor. Küt burun yapısı Skoda’ya özgü ön ızgara ve sis farlarının entegre edildiği tamponun alt kısmında bulunan petek şeklindeki

MAYIS 2013

143


SÜRÜŞ İZLENİMİ

hava girişi, ön ızgaranın metal çerçevesi ve logoyu vurgulayan kaput üzerindeki hatlarla otomobile ağırbaşlı bir görünüm kazandırıyor. 4483 mm. uzunluk, 1706 mm. genişlik ve 1461 mm. yükseklik değerlerine sahip Rapid, 2602 mm’lik dingil mesafesiyle sınıfı için yeterli diz ve baş mesafesini sunuyor. Yandan bakıldığında ön fardan başlayarak, stop lambasına kadar kesintisiz geçen hat araca kaslı bir görünüm kazandırıyor. Arak bölümde ise yenilikçi bir tasarımla karşılaşıyoruz. Skoda’nın Octavia’ya da hayat kazandıran Vision konseptinden izleri fazlasıyla bulabildiğimiz Rapid’in arka bölümü kısa tutulurken, bagaj kapağının arka camla birlikte açılması daha geniş bir yükleme alanı kazandırıyor. Aracın 530 litrelik bagaj hacmi, arka koltukların katlanmasıyla beraber 1470 litreye kadar yükseltilebiliyor.

144

MAYIS 2013


MAYIS 2013

145


SÜRÜŞ İZLENİMİ

146

MAYIS 2013


Otomobilin iç mekanı oldukça ferah ve aydınlık. Özellikle ön panelde kullanılan sert plastik yerine daha iyi bir malzeme seçilebilirdi. Volkswagen modellerinden tanıdığımız orta konsol ve ön panel tasarımı Rapid’de de kusursuz şekilde yerini alıyor. Orta konsolda büyük tasarlanan kumanda düğmeleri kullanım kolaylığı yaratırken, gösterge paneli de takibi kolay ve gözü yormayacak bir forma sahip. Aracın dört kollu direksiyonu yükseklik ve derinlik ayarı yapabilmeye imkan tanıyor. Bu özelliğin platform kardeşi olan Peugeot 301 ve Citroen C-Elysee’de bulunmadığını belirtmekte yarar var. Direksiyonun büyüklüğü iyi ve tepkileri hassas. Yarı sert koltuklar özellikle yanal destek ve bacak desteği ile son derece ergonomik. Arka bölümde ortada kol dayama yeri ve üç koltuk için de ayarlanabilir koltuk kafalıkları bulunması Rapid’i rakiplerinin önüne yerleştiriyor. Arka bölümde koltuk kafalığı Peugeot 301 ve Citroen C-Elysee’de koltukla bütünleşik olarak ve enseye gelecek şekilde sadece iki yolcu için konumlandırılmıştı ve bu da eleştirimize neden olmuştu.

MAYIS 2013

147


SÜRÜŞ İZLENİMİ Skoda Rapid’i rakiplerine göre öne çıkan diğer özelliği ise cam açma ve kapama kumandalarını kapı kollarına yerleştirmesi... Test otomobilimizin kalbinde Volkswagen’in çok talep edilen 1.6 litrelik TDI CR dizel ünitesi bulunuyor. 1598 cc hacmindeki motor 4400 d/d’de 105 HP güç ve 1500 ile 2500 d/d aralığında kesintisiz olarak 250 Nm tork değeri sunuyor. 0-100 km/s hızlanmasını 10.6 saniyede

148

MAYIS 2013


gerçekleştiren ve 190 km/s hıza ulaşabilen araç, 100 kilometrede ortalama 4.4 litrelik bir yakıt tüketimi değerine sahip. Ancak tarfik şartları ve sakin kullanım yerine daha performanslı kullanımı tercih ettiğinizde bu oran 5.5 litrelere kadar çıkabiliyor. Rapid’in dizel motoru nispeten sessiz çalışıyor diyebiliriz. Ses yalıtımı açısından da sınıf standartlarını yakalayan Rapid, orta sertlikteki süspansiyon sistemi sayesinde

dengeli bir yol tutuşa sahip. Yoldan gelen darbeler zaman zaman konforu olumsuz yönde etkilese de, rakiplerine göre Rapid’in süspansiyonlar daha konforlu diyebilirim. Türkiye’de Active, Ambition ve Elegance olmak üzere üç farklı donanım paketiyle satışa sunulan Rapid’de Active donanım hariç diğerlerinde ESPve yokuş kalkış destek sistemi (Hill Holder) standart olarak sunuluyor.

MAYIS 2013

149


SÜRÜŞ İZLENİMİ

Skoda Rapid 1.6 TDI CR Elegance Maksimum güç

105 HP - 4400 d/d

Son hız

190 km/s

Şanzıman

5 ileri düz

Arka fren

Disk

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4483/1706/1461 mm

150

Bagaj hacmi

530 / 1470 lt

Emisyon (CO2)

114 g/km

MAYIS 2013


MAYIS 2013

151


SÜRÜŞ İZLENİMİ

152

MAYIS 2013

AİLENİN EN


HESAPLI ÜYESİ Citroen C-Elysee ailesinin 1.2 litrelik VTi motor seçeneğine sahip üyesi, 30 bin 650 TL’den başlayan fiyatıyla öne çıkıyor.

CITROEN

C-ELYSEE 1.2 VTi

Yazı: ÖNDER CANÖZER / FOTOĞRAFLAR: ŞAHİN FİDAN MEKAN: MALTEPE SAHİLYOLU

MAYIS 2013

153


SÜRÜŞ İZLENİMİ

154

MAYIS 2013


F

ransız otomobil üreticisi Citroen’in de dahil olduğu kompakt sedan pazarının önemli oyuncularından C-Elysee, ikisi benzinli ve biri dizel olmak üzere üç farklı motor seöeneğiyle ülkemizde satışa sunuluyor. Peugeot 301 ile platform kardeşi olan ve PSA patentli tutumlu motorlarıyla öne çıkan C-Elysee’in daha önce 1.6 HDi motora sahip versiyonunu incelemiş ve Aralık 2012 sayımızda yayınlamıştık. Citroen’in önemli satış rakamları hedeflediği modeli bu kez de üç silindirli 1.2 litrelik VTi motor seçeneğiyle sayfalarımıza konuk oluyor. C-Elysee, kompakt boyutları, tok ve güçlü duruşu ve modern yüzüyle dikkat çekici bir tasarıma sahip. Otomobilin önde Citroen logosunu vurgulayan yatay konumlu çift krom çıta, küt burun yapısı ve sis farlarının entegre olduğu ön tamponla güçlü bir karakter çiziyor. Aracın yanlarda ön far bloğundan başlayarak, kapı kollarının

MAYIS 2013

155


SÜRÜŞ İZLENİMİ

156

MAYIS 2013


hemen üzerinden geçen çizgi, ön ve arka tekerler arasına çekilmiş belirgin bir hat çizgisiyle birlikte dinamik bir görünüm sunuyor. Otmobilin arka bölümünde büyük stop lambaları ve bu lambaların üzerinden geçerek bagaj kapağının üzerinde kaybloan eğimli hat dinamik görünümü pekiştiriyor. 4427 mm uzunluk, 1748 mm genişlik ve 1466 mm. yükseklik değerlerine sahip araç, 2652 mm.’lik dngil mesafesiyle sınıfı için yeterli diz ve baş mesafesi sunuyor. Otomobilin dış tasarımındaki krom detayları iç mekan tasarımında da bgörebiliyoruz. Kullanılan malzemelerin görünümü iyi ve kalitesi de sınıf için yeterli düzeyde. Yanal destek sunan koltuklar ergonomik yapısıyla öne çıkıyor. Ön panel ve orta konsolun kullanımı ve takibi de büyük kumanda düğmeleri sayesinde oldukça iyi. Araçta ergonomik açıdan en büyük sıkıntıyı vites kolunun ön tarafındaki alana yerleştirilen elektrikli cam açma düğmeleri oluşturuyor. Bu düğmelerin kapı kolçağı yerine ortada bulunması kullanım açısın-

MAYIS 2013

157


SÜRÜŞ İZLENİMİ dan alışkanlık gerektiriyor. Yalnız burada direksiyonda derinlik ayarı bulunmaması ve arka koltuklarda Peugeot 301 modelinde de görüp eleştirdiğimiz enseye kadar gelen ve iki yolcu için tasarlanan koltukl bütünleşik kafalıkları söylemek gerek. Özellikle arkadan çarpmada arka ağ ve sol tarafta oturan yolcular için bu tür bir kafalık koruma yapabilecek kapasiteye sahip değil. Bş kişilik otomobilde arka ortada

158

MAYIS 2013


oturan yolcu için kafalık hiç konulmamış. Umarım en kısa zamanda Citrıen yetkilileri bu sorunu çözerler. Otomobil 506 litrelik bagaj hacmiyle de yeterli yükleme alanı sunuyor. Şimdi gelelim aracımızın performansına. Daha önce yer verdiğimiz 1.6 litrelik HDi motora sahip versiyon performansıyla öne çıkmıştı. C-Elysee’nin üç silindirli 1.2 litrelik VTi motor seçeneği ise ailenin en sakin

üyesi diyebilirim. 5500 d/d’de 72 HP güç ve 3000 d/d’de 110 Nm tork değeri sunan araç 0-100 km/s hızlanmasını 14.2 saniyede gerçekleştirirken, araç en fazla 160 km/s hıza ulaşabiliyor. Bu kadar sakin bir motorun sunabileceği en önemli avantaj ise yakıt tasarrufu olmalı. C-Elysee 100 kilometrede ortalama 5.3 litre yakıt tüketiyor. Sıkışık trafikte bu oran 6 litreye yaklaşıyor ki, bu üç silindirli 1.2 litrelik

MAYIS 2013

159


SÜRÜŞ İZLENİMİ benzinli motor kullanan ve 980 kg. ağırlığa sahip bir araç için bir parça yüksek kalıyor. Motor 5 ileri kademeli düz şanzıman sistemiyle kombine ediliyor. C-Elysee’de süspansiyonların sertliği yol tutuşa önemli katkı sağlarken, yoldan gelen darbeleri az da olsa hissedebiliyorsunuz. Net ve oldukça iyi bir görüş alanı sunan otomobilde direskiyonun turu ve hassasiyeti son derece başarılı. 5 kademeli manuel

160

MAYIS 2013


şanzımanın geçişleri biraz sert olsa da bu sürüş zevkini törpülemiyor. Yüksek hızlarda beklentimden daha da dengeli bir sürüş imkanu sunan C-Elysee, limitleri aşılırsa önden kayma eğilimi gösteriyor ancak gelişmiş güvenlik sistemleri ve hassas direksiyon sayesinde araç kolaylıkla şeridinde tutlabiliyor. C-Elysee’de ABS ve ESP standart donanımlar arasında sunuluyor. Ayrıca Acil Fren Destek Sistemi (EBA) ve Elektronik Fren Güç Dağılımı (EBD) ve isofix bağlantıları da standart donanımda yer alıyor.

MAYIS 2013

161


SÜRÜŞ İZLENİMİ

162

MAYIS 2013


Citroen C-Elysee 1.2 VTi Confort Maksimum güç

72 HP - 5500 d/d

Son hız

160 km/s

Şanzıman

5 ileri düz

Arka fren

Kampana

Boyutlar (uz./gen./yük.) 4427/1748/1466 mm Bagaj hacmi

506 / 640 lt

Emisyon (CO2)

124 g/km

MAYIS 2013

163


AGAMEMNON / ONUR KORAY

SİZİN ARACINIZDA KAÇ TANE VAR? Carmedya’da bundan sonra her sayıda ABD’de makine mühendisliği üzerine eğitim alan ve bütün hayatı otomobillerle geçen, Agamemnon lakabıyla sosyal medyada iyi tanınan Onur Koray’ın farklı bir bakış açısı getirdiği yorumlarını okuyabilirsiniz.

B

aşlıktaki soru farlar veya havalandırma ızgaralarıyla değil motorla ilgili. Çoğunuzun cevabının “1” olduğunu tahmin edebiliyorum ama dünya çapında yaşanan gelişmeler sayının yakında artabileceğini gösteriyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu ay konum hibrit araçlar. En son Nisan ayında Şangay’da düzenlenen uluslar arası otomobil fuarında gördüğümüz gibi markaların stantlarında sergilenen konseptlerin büyük çoğunluğunda hibrit güç üniteleri kullanılıyor. Sadece şov amaçlı olmayan bu motorların bazılarını yakında seri üretime geçmiş olarak görebileceğiz. Hibrit motorlar da çeşit çeşit Hibrit denildiğinde insanın aklına benzin ve elektrik motorunun birlikte kullanılması gelse de teknoloji bununla sınırlı değil. Hibrit üniteleri seven ve uzun zamandır geliştiren Japon üreticiler benzin ve elektrik motorunu birleştirirken Avrupa’da Diesel ve elektrik motorunu eşleştirme yoluna giden firmalar bulunuyor. Teknik olarak hibrit grupların sınırı bulunmuyor. İçten yanmalı motorla elektrik motorunu birleştiren hibritler olduğu gibi bir gaz türbinini yakıt piline bağlayarak da hibrit bir motor elde edilebilir. Son zamanlarda hidrojen ve biyodiesel gibi alternatif yakıtlar da inceleniyor olsa da

164

MAYIS 2013

içten yanmalı bir motorun elektrik motoruyla birleşimi günümüz şartları için ideal çözümmüş gibi görünüyor. Motorların tükettiği yakıt ne olursa olsun üretilen gücün tekerleklere aktarılma şekli hibrit araçların farklı konfigürasyonlara sahip olmasını beraberinde getiriyor. Az sayıda da olsa günümüzde yollarda görebildiğimiz hibrit araçların büyük çoğunluğunda içten yanmalı motor ve elektrik motoru ikilisine sahip. Bu ikiliden elektrik motorunun büyüklüğü ve gücü, otomobilin üzerinde bulunan pillerin de kapasitei ve ağırlığını etkilediğinden ortalama tüketim değerlerinin aşağıya çekilebilmesi için aradaki dengenin en uygun şekilde kurulmasına çalışılıyor. Avrupalı üreticilerin üzerinde çalıştığı hibrit araçlarda görülen standart içten yanmalı üniteler ve küçük boyutlu elektrik motorları daha çok kısa şehir içi sürüşlerinde tüketimi düşürmeye yönelikken sıkışık trafikte start/stop sisteminin petrolle çalışan motoru sık sık çalıştırmasının da önüne geçiyor. Bu sayede tüketim düşürülürken alternatör ve marş motoru gibi parçaların ömrü uzatılabiliyor. Düşük süratlerde tek başına görev yapabilen elektrik motorları tüketim değerlerinde ilginç veriler oluşmasına neden olabiliyor. Örneğin bir hib-


Kim bu adam?

M

erhabalar sevgili Carmedya okurları. Biliyorum, bazılarınız beni Agamemnon olarak Ekşi Sözlük ve Blogumdan tanıyor ama ilk yazıma kendimi kısaca tanıtarak başlamak istedim. Hayatımın ilk 18 yılını Kadıköy, Moda’da geçirmemin ardından, Fransız Lisesi mezunu bir şahıs olmama rağmen kafayı kırıp A.B.D. sınırları içerisinde makine mühendisliği okumuş bir şahısım. Otomobillere ilgim babamın Otosan’da çalıştığı 30 yıl öncesine dayanıyor. Kendim o kadar geçmişi hatırlamasam da görgü tanıkları fabrikada araç lastiklerini okşadığımı gülerek anlatır. Hayatımın büyük bir parçası olan otomobilleri 3 yıldır yazdığım blogumda okurlarımla paylaşırken bir taraftan da GM ve Ford-Otosan gibi şirketlerde çalışma şansı elde edip sektörün içerisinden de bir bakış açısı yakalamayı başardım. Onur Koray / http://onurkoray.blogspot.com rit, daha çok elektrik motoruyla hareket ettiği şehir trafiğinde, otoyolda tükettiğinden daha az akaryakıt tüketebiliyor. Güçlü sayılabilecek bir elektrik motoruyla daha yüksek süratlerdeyken içten yanmalı motorunu durdurabilen araçlar şehir içerisinde olduğu kadar düşük hızla akan otoyolda da sıfır emisyonla yol alabiliyor. Bu tür modellerde içten yanmalı motorun devreye girebilmesi için çok yüksek süratler, ani hızlanmalar veya pillerin bitmiş olması gerekiyor. Sadece elektrikli olsa? Elektrik motorunun içten yanmalı motora olan olumlu etkisini görüp “Neden sadece elektrik motoru kullanılmıyor?” şeklinde bir soru sormak olağan. Elektrik motorlu araçlar hakkında daha sonra uzun bir yazı yazmayı planlıyor olsam da bu araçların şu anda piller yüzünden başarılı seçenekler olmadıklarını belirtebilirim.

Bu tür otomobillere en yakın araçlar petrolle çalışan motorunu tekerleklere doğrudan güç akışı için kullanmayan modeller olarak gösterilebilir. Bazı çevrelerce hibrit olarak adlandırılmıyor olsa da Chevrolet Volt ve ikizi Opel Ampera bu tip otomobillere örnek olarak gösterilebilir. Bu iki araçta görev yapan benzinli motor sadece pilleri şarj etmek için kullanırken tekerleklere giden güç sadece elektrik motorundan aktarılıyor. Elektrik motorları güçlenip piller büyüdükçe daha mantıklı bir seçenek olarak görülebilen Plug-in hibrit modellerse uzun bir şehir kullanımının ardından boşalan bataryaları, içten yanmalı motorun çalışmasına gerek kalmadan, elektrik motorlu araçlarda olduğu gibi standart bir prizden şarj edebilme olanağı sunduğundan büyük şehirlerde kullanım için oldukça mantıklı. Havaların güzelleşmeye başladığı şu günlerde bütün okurlarımıza güvenli sürüşler diler, Carmedya’nın 3. yaşını kutlarım.

MAYIS 2013

165


KARNE

RENAULT MEGANE I

RENAULT MEGANE 2. EL KARNESİ Carmedya ailesine bu sayıdan itibaren araştırmalarıyla zenginlik katacak Barış Terun, bu sayıda Renault Megane modelinin ikinci el karnesini çıkardı. Barış Terun 166

MAYIS 2013


T

arihler 1995 yılını gösterdiğinde Renault, C sınıfında büyük oynama karar verdi. 1988 yılından beri üretilen 19 modeli ömrünün sonuna gelmişti. Yakın zamanda Renault’un en önemli modellerinden biri olacak Megane’ın örtüsü kaldırıldı. Megane I, halefine göre her yönüyle çok daha gelişmiş bir otomobildi. Araç güvenilirliği ile öne çıktı. 1997 yılında eklenen ABS ve 1998 yılında eklenen yan hava yastıkları, Renault’un dersine iyi çalıştığını gösteriyordu. Aynı yılda gerçekleştirilen EuroNcap çarpışma testlerinde 5 üzerinden 4 yıldız almayı başardı. Böylece sınıfının en güvenli aracı unva-

nını ele geçirdi. Ne var ki sportif tatlar arayanlar başka yöne bakmalıydı çünkü bu tür sürüşler Megane I’e göre değildi. Otomobil konfor ağırlıklıydı. Otomobil pratikliği, geniş i�� hacmi ve yeterli bagajıyla öne çıkıyordu. Buna karşın Megane I için her şey günlük güneşlik sayılmazdı. Elektrik aksamı pek çok Fransız otomobili gibi bolca soruna yol açtı. İşçilik vasat seviyedeydi. Parçaların birleşim yerlerindeki uyumsuzluklar hemen göze çarpıyordu. Frenlerse yıllar geçtikçe zayıflıyor ve ortalamaların altında sonuçlar alıyordu. Pas kullanıcıların canını yakarken; direksiyon sistemi kendisinden bekleneni veremiyordu. Megane I, 6 yıl boyun-

RENAULT MEGANE II

MAYIS 2013

167


KARNE

RENAULT MEGANE III

ca üretim bantlarında kaldı ve yüksek satış rakamlarına ulaştı. Zaman hızla geçiyordu. Yeni Golf avcısının ortaya çıkması an meselesiydi. Tarihler 2002 yılını gösteriyordu. Megane II yüzünü göstermişti. Hedefinin ne olduğu ise çok belliydi: Golf’un tahtını ele geçirmek. Megane II’nin Avrupa reklamları apaçık göstergesiydi. “Golf oynayanlar bile gözlerini sizden alamayacak” başlığında golfün “G”sinin büyük olması da, Fransız üreticinin amacını gözler önüne seriyordu. Otomobil son derece geniş bir güvenlik paketi sundı. Halefi gibi Megane II’de, sınıfının en güvenli otomobili olmak istiyordu. Standart 6 hava yastığı ve ABS ile sözler, eyleme dönüştü. EuroNcap testlerinde mümkün olan

168

MAYIS 2013

5 yıldızın 5’ini de alarak, o ana kadar hiçbir kompakt otomobilin yapamadığını başardı. Megane II’nin Hatchback kasası, otomobilseverleri adeta ikiye bölmüştü. Otomobilseverler hatchback kasanın bagaj tasarımından ya nefret ediyor ya da tasarımı çok seviyorlardı. En büyük rakipleri VW Golf ve Opel Astra ile aynı bagaj hacmini(330lt.) sunmasına rağmen yükleme alanının darlığı rahatsız edici olabiliyordu. Otomobilin sedan karoser tipi ise çok daha ağırbaşlıydı. Bu ağırbaşlılık, ülkemizde Megane Sedan’ı en çok satan araçların birinci sırasına taşıdı. B agaj hacmi ve şık kasası Megane II’nin bu ünvanı kazanmasında önemli rol oynamışlardı. Yakıt tüketimi de hiç fena sayılmazdı.


1.5 DCI motorunda kullanılan otomatik vites seçeneği, düz vites seçeneğiyle aynı tüketim oranını sunup birçok kişiyi şaşırttı. Her ne kadar Megane II, halefinin teknik sorunlarından önemli ölçüde kurtulmuş görünse de, Fransızların kronik hatalarından müzdaripti. Bu sorunlar Megane II’nin de şikayet mektuplarında üst sıralarda olmasına neden oldu. Megane II’nin direksiyonu oldukça hissizdi ve bu hissizlik yüksek hızlarda oldukça önemli olabiliyordu. Fransız otomobillerinde sıkça rastlanan elektik ve elektronik sistem arızaları, fren sisteminin zayıflaması da diğer şikayet kalemlerindendi. Bunlara karşılık Megane II, TÜV arıza istatistik değerleri nispeten kabul edilebilir bir değerdeydi. Far arızalarını TÜV istatistiklerine göre incelediğimizde 3. ve 5. yıllarda ortalamalardan biraz daha iyi, diğer yıllarda da ortalamalardan kötü sonuçlar elde edildidi. Konu fren gücü etkisine gelindiğinde, Megane II ne yazık ki tüm model yılları açısından zayıf sonuçlar aldı. Arka aks ve şaft ise hemen hemen tüm model yıllarında oldukça iyi puanlar kazandı. Ülkemizde üretilmesi, geniş servis ağı, yedek parça sorununun olmaması, üstün güvenlik özellikleri ve tasarımı ile Megane II sedan modeliyle ülkemizin en çok satan otomobili olmayı başardı. İkinci elde tercih edilebilir bir model olan Megane II’i satın almadan önce elektronik sistemlerinin gözden geçirilmesi yerinde olur. Megane II’de kullanılan dizel motorlar, piyasada bulunan en verimli ve tutumlu model-

lerden olduğu için bu seçeneğin tercih edilmesi otomobilseverler için daha faydalı olacaktır. 1.5 dCi (101 HP ve 106 HP) ile 1.9 dCi (120 HP) yüksek kullanıcı tatmini sunarken, 1.6 litre 112 HP.’lik benzinli motor da performans açısından iyi sonuçlar sunuyor. Şimdi de Megane III’e göz atalım. Takvimler 2008’i gösterdiğinde Renault, Megane Sedan ismini tedavülden kaldırarak, yeni sedan otomobiline Fluence ismini vermeyi tercih etti. Megane ise, eski uçarı kasasını geride bırakarak, ağırbaşlı bir Hatchback olarak yoluna devam etti. Megane III, kardeşlerine göre sorunsuz görünse de, bu konuda Toyota Auris, Honda Civic ve Opel Astra gibi modellerinden gerisinde kalıyor. 2009 yılının Temmuz-Haziran döneminde frenlerindeki sorunlar nedeniyle geri çağırma işlemine tabi tutuldu. Elektrikli servo direksiyon ise, atalarıyla aynı sorunu paylaşıyor. Yol bilgisayarları, gerçekten var olmayan sorunlara karşı sürücüsünü uyarıyor ve bu da oldukça can sıkıyor. Bir başka sorunsa Lambda sensörlerinde ve sahiplerinin başını ağrıtıyor. Fren diskleri, yukarıda saydığımız rakiplerinden çok daha hızlı yıpranıyor. Tüm bunlara karşın Renault Megane III, geniş bagaj hacmi, teknolojik oyuncakları, göze hoş gelen tasarımı ile Avrupa’da yüksek satış rakamlarına ulaştı. Eğer Renault Megane III tercih edecekseniz, elektrik sistemlerini kapsamlı bir bakımdan geçirmenizi öneririz.

MAYIS 2013

169


MOTORSPORLARI / PADOK

BİRİ KUYUYA TAŞ ATTI İstanbul Park Pisti’nin işletmesini, yıllık 10 milyon dolar gibi bir rakama, 10 yıl süreyle alan İntercity firmasının patronu Vural Ak, Milliyet’ten Levent Köprülü’yle bir söyleşi yaptı.

Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

170

MAYIS 2013

Söyleşide İstanbul Park’ta yapılması planlanan sportif ve diğer etkinlikler konusunda ayrıntılı bilgiler veren Vural Ak, Türkiye’nin Formula 1 macerasının henüz bitmediğini ve 2014 için Ecclestone ile olumlu yönde görüştüklerini, hükumet katkısının azaltılması üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Özel sektörün olimpiyatlar konusunda seferber olduklarına değinen Ak, F1 için de destek bulacaklarına inandıklarının altını çiziyor, şampiyon motosikletçi Kenan Sofuoğlu’nun da yarıştığı Superbike şampiyonasının da Eylül’de İstanbul Park’a geleceğini vurguluyor. Motosiklet Federasyonu’ndan


HERKES PEŞİNDEN ATLIYOR! bu konuda hiçbir yardım alamadıklarından şikayet eden Vural Ak, bu şampiyona için kendi cebinden 3 milyon Euro ödediklerini ancak, federasyonun hakem ve denetçi bile vermediğini, buna da bir anlam veremediklerini kaydediyor. Milliyet’te yayınlanan bu söyleşide, topu Motosiklet Federasyonu’ndan TOSFED’e çeviren Vural Ak, eleştiri dozunu da arttırıyordu. Motor sporlarına olan ilginin arttırılması amacıyla eğitim organizasyonları planladıklarını, 500 yeni pilot yetiştireceklerini ve bu amaçla 200 adet araç hazırlamaya çalıştıklarını, ancak burada da farklı engellerle karşılaştıklarını kaydeden Ak; “Maalesef bu konuda da Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ile davalık konuma geldik. Eğitimlere katılacak sporcuların lisans ücretleri için, normalin 30 katı yüksek fiyat istiyorlar. Türkiye’de dört yılda hiçbir şeye 30 kat zam gelmedi! TOSFED her yıl fiyat listesi açıklıyor. Son 4 yılda lisans ve diğer ücretlere zam yapılmamış. Ama İstanbul Park’ta düzenleyeceğimiz organizasyon için lisans, gözetmen ve yarış direktörleri için bizden 1 milyon dolar talep ediliyor. Yani bizim pistimiz için özel fiyat isteniyor” diyor. Vural Ak, TOSFED’e açacakları dava için evrakları toplamaya başladıkları-

nı vurguluyor. Ve bu söyleşiden bir gün sonra TOSFED’den çok sert bir açıklama geliyor. TOSFED Asbaşkanı Ercan Kazaz bu açıklamayı sosyal medyada paylaşıyor ve kızılca kıyamet de bundan sonra kopuyor. Kimi TOSFED ve Kazaz’ın yanında yer alan, kimi de Vural Ak’ın söylemlerini haklı bulan ülkemizdeki motor sporlarına emeği geçmiş birçok isim tartışmaya başlıyor. Bu arada eski TOSFED yönetimi de bu tartışmalardan farklı şekillerde nasibini alıyor. Yazılanların ayrıntısına girmek gibi bir aymazlığa düşmeyeceğim. Ortaya çıkan gelişmelerden, tarafların biraraya gelip diyalo-

MAYIS 2013

171


MOTORSPORLARI / PADOK

Poyraz Savcı p.savci@gmail.com

ğa girmedikleri anlaşıldığından, ne henüz altı ayını doldurmamış olan bir federasyonu, ne de İstanbul Park’ın yeni işletmecisini de eleştirmeyeceğim. Tartışmalara son noktayı (herhalde şimdilik) sevgili dostum, motor sporlarının duayenlerinden Can Ünlü koyuyordu: “Spor ölüyor diyoruz ama, gelenler de derman olamayacak gibi görünüyor. Birleşme, anlaşma yerine her gün yeni bir kavga çıkıyor. Sevgili Ercan Kazaz her gün şimşekleri daha fazla üzerine çekiyor... Benim son bir haftada duyduğum herşey beklentimin çok gerisinde kaldı... Daha fazla yazmayacağım ama çok şaşırdım...” Gerçek F1’e duyulan özlem Aşağıdaki değerlendirmeyi, F1 konusundaki birikimine değer verdiğim dostum Clyde Berryman yaptı. İznini alarak okurlarla paylaşıyorum.

172

MAYIS 2013


“Bu fotoğrafta yan yana yer alan Marc Surer’in 1980 ATS D4’ü ile Dan Gurney’nin 1962 Porsche 804’ü, Formula 1 otomobillerinin neden bu denli hızlandığının çarpıcı bir göstergesi. Zor işi tasarımcılar ve mühendislere vermek yerine, kuralları gevşetmeyi yeğlediler. Otomobiller ve lastikler genişledi (ama dayanıklılıkları azaldı), yükseklikler düşürüldü, yakıt miktarları azaltıldı ancak yarışların süresi kısaldı ve bastırma gücünü arttırmak için aerodinamik yüzeylerle kanatların geliştirilmesi sınırsızca sürdü... Böylece F1 hızlandıkça hızlandı. 2002’de “F1 Nereye” başlığıyla yazdığım yazıda, o zamanlar F1’de ne gibi sorunlar olduğunu ayrıntılarıyla irdelemiş, rekabetin nasıl yitirildiğini saptamış (son yirmi yıldır McLaren, Ferrari ve Williams’ın her şeyi kazandıklarını) ve teknolojinin sınırsızca uygulanması ve kuralların da buna uygun olarak gevşetilmesiyle, kısa bir zaman sonra pistlerin otomobillere kısa zamanda dar geleceğini vurgulamıştım. “F1 2004’ten beri otomobilleri beceriksizce yavaşlatmaya çabalıyor ve Formula ‘Aygıtlar’ ile gösteriyi heyecanlı kılma yoluna başvuruyor. Böylece bir kez daha pilotların daha önemli olduğu gerçek yarışların yeniden sunulduğu bir yola girdiler. Hatta

‘bus stop’ şikanlarıyla pistleri kesip biçtiler. Aslında F1’in teknolojiyi şasi ve motorla sınırlandırması, ama kokpitten uzak tutması gerekir. Biz de otomobilin pilotların yetenekleri ile kontrol edildiğini anlarız. FIA herkese aynı direksiyon, pedal ve vites standardı uygulasın ve takımlar otomobillerini bu standartlar çerçevesinde yapsınlar! Otomobilin maksimum genişliğini azaltarak, maksimum yüksekliğini düşürerek, sürüş yüksekliğini arttırarak, telemetreyi ve yarış süresince pilotla pit duvarı arasındaki telsiz konuşmalarını yasaklayarak, tonlarca aerodinamiği kaldırın. Tabii lastiklerin daha fazla dayanmalarını – belki de tüm yarış boyunca – sağlayıcı rekabete yol açın! Çalışmalar sırasında yarış otomobillerini yavaşlatabilirsiniz – gerekirse ağırlaştırarak, ve gelecek yıllarda hızlar giderek arttıkça toplam yarış mesafelerini de uzatabilirsiniz. En azından, bu çabaların sonucunda, takımların son derece karmaşık ve belirsiz teknik kuralların etrafından dolaşacakları acayip icatlar yerine, kara yollarıyla ilgili teknolojiyi geliştirebilirsiniz. Surer ile Gurney’nin otomobillerine bir daha bakın ve düşünün! Aksi takdirde nereye gidecek bu işin sonu?

MAYIS 2013

173


MOTORSPORLARI / F1

BAHREYN’DE

VETTEL

RÜZGARI Formula 1’de sezonun dördüncü yarışı Bahreyn’de gerçekleşirken, kazanan isim Red Bull pilotu Sebastian Vettel oldu.

174

MAYIS 2013


MAYIS 2013

175


MOTORSPORLARI / F1

F

ormula 1’de sezonun dördüncü yarışı Bahreyn’de geçilirken, Sebastian Vettel fırtınası esmeye devam ediyor. Bahreyn’in kuzeyinde bulunan Sakhir Çölü’ne kurulu 5 bin 142 metrelik pistte gerçekleşen 57 turluk yarışta zorlu müca-

176

MAYIS 2013


deleyi Red Bull’un Alman pilotu Sebastian Vettel kazandı. Sıralama turlarında elde ettiği dereceyle yarışa ikinci cepte başlayan Vettel, Bahreyn’in Kuzey Valiliği’ndeki Sakhir Çölü’nde bulunan 5 bin 412 metre uzunluğundaki Bahreyn Uluslararası Pisti’nde

57 tur üzerinden koşulan yarışa, Nico Rosberg pol pozisyonda başlarken, Vettel ikinci cepte start aldı. İlk 17 tur boyunca sıralama değişmezken, Vettel ancak 17. turda liderliği ele geçirdi. Yarış boyunca üç kez pit-stop yapan Vettel, sadece iki kez pit-stop yapan

MAYIS 2013

177


MOTORSPORLARI / F1 Lotus pilotu Raikkonen’in 9.1 saniye önünde yarışı kazanmayı başardı. Railkkonen’in takım arkadaşı Romain Grosjean’in üçüncü olduğu yarışta ortaya koyduğu performansla dikkatleri üzerine çeken Force India pilotu Paul di Resta dördüncü, McLaren-Mercedes pilotu Lewis Hamilton ise beşinci sırada yer aldı.

178

MAYIS 2013

arka sıralarda yarış boyunca müthiş bir mücadeleye imza atan McLaren-Mercedes pilotu Sergio Perez ile Red Bull pilotu Mark Webber’im mücadelesinde altıncı sıraya yerleşen isim Perez oldu. Yarışta Webber’in aracıyla Rosberg’in aracı arasında temas yaşanınca pilotlar dördüncü kez pit-stop yapmak zorunda kaldı.


Bu sonuçla birlikte kariyerinin 28. zaferine imza atan Vettel, Red Bull toplamda 109 puanla takımlar sıralamasında zirveyi korudu. Aynı şekilde Sebastian Vettel de genel klasmanda 77 puanla 67 puandaki Kimi Raikkonen’in önünde zirvedeki yerini pekiştirdi.

MAYIS 2013

179


MOTORSPORLARI / F1

180

MAYIS 2013


Pilotlar Klasman覺 2 Kimi Raikkonen

Lotus

67

4 Fernando Alonso

Ferrari

47

6 Felipe Massa

Ferrari

30

8 Paul di Resta

Force India

20

10 Jenson Button

McLaren-Mercedes

13

Markalar Klasman覺 2. Lotus

93

4. Mercedes

64

MAYIS 2013

181


MOTORSPORLARI / MOTO GP

AMERİKA’DA

MARQUEZ SÜRPRİZİ

MotoGP’de sezonun ikinci yarışı olan Amerika Grand Prix’sinde kimsenin şans tanımadığı Marquez zafere ulaşarak, büyük sürpriz yaptı.

182

MAYIS 2013


MAYIS 2013

183


MOTORSPORLARI / MOTOGP

M

otoGP’de sezonun ikinci yarışı ABD’de koşulurken, Teksas Austin’de gerçekleşen yarıştan sürpriz bir isim çıktı. Amerika Grand Prix’sindeki yarışta kimsenin şans tanımadığı ve bu sezon ilk kez Moto GP’de yarışan Marc Marquez sırala-

184

MAYIS 2013

ma turları sonunda mücadeleye pol pozisyonda başlama hakkını kazandı. MotoGP kariyerindeki ikinci yarışına hızlı bir başlangıç yapan Marquez, startın ardından takım arkadaşı ve tecrübeli sürücü Dani Pedrosa’ya geçilerek, yarışın başında ikinci sıraya düştü.


Ancak yarış boyunca üst düzey bir performans sergileyen genç sürücü, yarış boyunca sürdürdüğü mücadelenin sonucunu bitime sadece 9 tur kala aldı ve Pedrosa’yı geçerek liderliğe yükseldi. Yarışın sonuna kadar yerini koruyan 20 yaşındaki pilot MotoGP’de ilk zaferini elde etti.

MAYIS 2013

185


MOTORSPORLARI / MOTO GP

186

MAYIS 2013


S端r端c端ler Klasman脹 2 Jorge Lorenzo

Yamaha

41

4 Valentino Rossi

Yamaha

30

6 Alvaro Bautista

Honda

18

8 Nicky Hayden

Ducati

15

10 Stefan Bradl

Honda

11

MAYIS 2013

187


MOTORSPORLARI / WRC

PORTEKİZ’İN

188

MAYIS 2013


GALİBİ

OGIER Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun dördüncü yarışında kazanan yine Ogier oldu.

MAYIS 2013

189


ı

MOTORSPORLARI / WRC

D

ünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun dördüncü yarışı Portekiz’de yapılırken, kazanan isim VW Polo R WRC ile yarışan Sebastian Ogier oldu. Citroen pilotlarının yoğun baskısı altında yarışan Ogier’in ardından ikinci sırayı Abu Dhabi Citroen-Total takımından Mikko Hirvonen, üçüncü sırayı ise Ogier’in takım ar-

190

MAYIS 2013

kadaşı Jari-Matti Latvala alarak podyuma çıkmayı başardılar. Toprak, kum ve çakıl taşlarıyla kaplı yollarda zor anlar yaşayan pilotlar kadar lastiklerin de önemi büyüktü. Sezonun en kırıcı rallilerinden biri olan Portekiz Rallisi’nde M-Sport Ford takımının Rus pilotu Evgeny Novikov dördüncü, Katar WRC takımı adı-


na yarışan Nasser Al-Attiyah ise beşinci sırada yarışı tamamladılar. Sebastian Ogier bu sonuçla genel klasmanda puanını 102’ye yükselterek zirvedeki yerini korurken, en yakın rakibi Hirvonen 48 puanla ikinci sırada yer alıyor. Markalar klasmanında ise Volkswagen 121 puanla liderliğini pekiştirirken, ikinci sırada

MAYIS 2013

191


MOTORSPORLARI / WRC 107 puanla Abu Dhabi Citroen-Total takımı yer alıyor. Yarış sonrasında açıklama yapan Volkswagen Motor Sporları Direktörü Jost Capito şunları söyledi; “Portekiz Rallisi; ekip, Polo R WRC ve pilotlar için tam bir sınav oldu. Bu, sezonun ilk tipik çakıl zeminli rallisiydi ve aynı zamanda şimdiye kadar

192

MAYIS 2013


takvimdeki en zorlu yarıştı. Aldığımız birincilik, üçüncülük ve altıncılık mükemmel bir takım sonucudur. Bu dereceler ve üstünlükleri için pilotlarımızın hepsine teşekkür etmeliyiz. Büyük bir teşekkür de muazzam bir iş çıkarıp, başlangıçta yaşanan birkaç soruna rağmen bu yepyeni otomobille üçüncü zaferimizi garanti eden mü-

hendislerimize ve teknisyenlerimize gidiyor. Bütün ekiple gurur duyuyorum. Hız bakımından kazanmaya en yakın takımlardan biriyiz ve kendimiz hata yapmadan rakiplerimizi hata yapmaya zorlayabiliyoruz. Bunu akılda tutarak sezonla ilgili hedeflerimizde değişiklik yapmamız gerekebilir.” açıklamasını yaptı.

MAYIS 2013

193


MOTORSPORLARI / WRC Pilotlar Klasmanı 2 Mikko Hirvonen

Citroen-Total

48

4 Mads Ostberg

M-Sport Ford

32

6 Dani Sordo

Citroen Jr.

27

8 Martin Prokop

Çek Ulusal Tk.

20

10 Evgeny Novikov

M-Sport Ford

15

Markalar Klasmanı

194

2. Citroen

107

4. Qatar

36

MAYIS 2013


MAYIS 2013

195


MOTORSPORLARI / PİST

KLASİK OTOMOBİL NG 23 Nisan Klasik Otomobil Bahar Rallisi 20-21 Nisan tarihlerinde NG Güral Sapanca Wellness & Convention’da düzenlendi

T

ürkiye’nin ilk Klasik Otomobil Sivil Toplum Örgütü olan Klasik Otomobil Kulübü’nün organize ettiği, NG Hotels & Resorts’ün sponsorluğunda gerçekleşen, NG 23 Nisan Klasik Otomobil Bahar Rallisi, 20 – 21 Nisan tarihlerinde NG Güral Sapanca Wellness & Convention’dan start aldı. Yaklaşık 250 km’lik parkurda, NG Güral Sapanca’da start alan toplam 43 otomobil, ilk gün Kerpe’de, ikinci gün ise Yuvacık barajı çevresinde en iyi olmak için yarıştı. Ralliye katılan 43 otomobilden en yenisi 1978, en eskisi ise 1940 modeldi. Klasik Otomobil Kulübü’nün üyesi olan ünlü isimler ve bu hobiye gönül vermiş isimlerin katılımıyla renklenen ralli, 21 Nisan Pazar günü öğleden sonra NG Güral Sapanca Wellness & Convention’da yapılan ödül töreniyle noktalandı. Kütahya Porselen Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral ve co-pilotu Ali Dereli yarışa 1962 model Mercedes 190 ile katılırken, Sema Güral Sürmeli ise co-pilotu Hediye Güral Gür ile 1960 Chevrolet model klasik otomobille katıldı. Yarışmada dereceye girebilmek için pilotun yetenekleri büyük önem

196

MAYIS 2013

taşıyor, çünkü dereceye giren ekipler, en az hata yapan pilotun belirlenmesi, kontrol noktasından doğru zamanlarda geçilmesi ve sabit bir hızda yol alınmasıyla belirleniyor. 43 klasik otomobil tutkunu arasından, sürüş tekniğindeki ustalığını konuşturarak birincilik kupasını kaldıranlar ise Serdar Evman ve co-pilotu Nergis Demirağ oldu. Bayanlar kategorisinde en iyi dereceyi Sema Güral Sürmeli ve co-pilotu Hediye Güral Gür 1960 Chevrolet model klasik otomobille kazandı. Dereceye giren ekipler kupalarını 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sebebiyle çocukların elinden aldı.


LLER NEFES KESTİ

1’incilik: SERDAR EVMAN - NERGİS DEMİRAĞ/ 1957 VW KARMANGHIA CONVERTİBLE

3’üncülük: SERKAN SORGUÇ - AYLİN SORGUÇ/ 1968 FORD MUSTANG

2’ncilik: SİNAN EVMAN - DEMET EVMAN/ 1962 VW KARMANGHIA COUPE

Bayanlar Kategorisi En İyi Derece: SEMA GÜRAL SÜRMELİ - HEDİYE GÜRAL GÜR/ 1960 E CHEVROLET

MAYIS 2013

197


İLGİYLE OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ NİSAN 2013 TARİHLİ 36. SAYIMIZ 87 BİN 673 FARKLI KİŞİ TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR


Carmedya