Page 1

YIL: 9 SAYI: 161

16 - 29 KASIM 2008

MERSiN TiCARET VE SANAYi ODASI YAYIN ORGANI

MERSİN ODA BORSA MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI SONUCU:

GUÇBiRLiGi MERSİN’DE MTSO’NUN DÜZENLEDİĞİ TOPLANTIYA KIBRIS SANAYİ ODASI, ADANA TİCARET ODASI, MANAVGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM İLÇE ODA VE BORSALARI KATILDI. TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU TOPLANTIDA YAPTIĞI SUNUMDA EKONOMİDE YAŞANAN DARALMANIN BİR FIRSAT OLDUĞUNU BELİRTEREK; “MERSİN DOĞRU YOLDA. İNOVASYON VE AR-GE’YE DAYANARAK YENİ ÜRÜNLERLE YENİ PAZARLAR BULMAK ZORUNDAYIZ” DEDİ. KIBRIS TÜRK SANAYİ ODASI SEKRETERİ MUSTAFA GÜNDÜZ “KIBRIS’TA İZOLASYONLAR KALKSIN KALKMASIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN İNOVASYON STRATEJİSİNE İHTİYACIMIZ VAR. BU YÜZDEN TOPLANTIDA TOBB BAŞKANIMIZ SAYIN RİFAT HİSARCIKLIOĞLU VE MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI’NIN AZMİ BİZE GÜÇ VERİYOR. KIBRIS İÇİN İNOVASYON STRATEJİSİ HAZIRLAMAK İSTİYORUZ.”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu

ADANA TİCARET ODASI BAŞKANI ŞABAN BAŞ “ÇOK GÜZEL BİR TOPLANTIYDI. MORAL DEĞERLERE YAPILAN VURGU İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÖNEM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ. TOBB BAŞKANIMIZ RİFAT HİSARCIKLIOĞLU’NUN DA DİKKAT ÇEKTİĞİ GİBİ ADANA VE MERSİN GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİREREK YÜKSEK İŞSİZLİK GİBİ SORUNLARLA SAVAŞABİLİR”

VALİ HÜSEYİN AKSOY: “ÖNEMLİ OLAN EN AZ HASARLA ATLATMAK”

“PAZAR DARALMASINDAN ÇIKMAK İÇİN İŞBİRLİĞİ YAPMAK ZORUNDAYIZ” BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MACİT ÖZCAN: “GLOBAL KRİZLE BİRLİKTE SIKINTI YAŞANIYOR.

MDTO BAŞKANI CİHAD LOKMANOĞLU: “İSTİHDAM SORUNUMUZ VAR”

MERSİN TİCARET BORSASI BAŞKANI ABDULLAH ÖZDEMİR: “İHRACAT YAPMAK ZORLAŞACAK”

MERSİN ODA BORSA MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI HABERİ SAYFA 4’TE Murat Karteper: “Türkiye ekonomisinin dövize olan talebi sürecek

MERYAPI’08 FUARI AÇILDI

Numan Olcar: “Mersin turizmini bir bütün olarak ele alıyoruz” Mersin Turizm Platformu, Mesleki eğitim konusunda araştırma yapan Avrupalı eğitim uzmanlarıyla toplantı yaptı. Toplantı ile ilgili olarak konuşan Platform Başkanı Numan Olcar; “Kentteki bütün kurumların biraraya gelmesiyle oluşan platformumuz, Mersin'de turizmi bir bütün olarak ele almamızı sağladı. Bu sayede turizmde resmin tamamını görme şansına sahip oluyoruz” dedi.

HABERİ SAYFA 4’TE

Haberi sayfa 2’de

MTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI HABERİ SAYFA 2’DE

VERGİ BORÇLARINDA ÖDEME KOLAYLIĞI

GENÇ ODASI

HABERİ SAYFA 3’TE

GÖKÇEK MOBİLYA LTD. ŞTİ.

GİŞKAD DENEYİMLERİNİ DÜNYA İLE PAYLAŞTI HABERİ SAYFA 2’DE

HABERİ SAYFA 3’TE

G.M.K. Bulvarı Fatih Mah. No: 625 Mezitli-MERSİN Tel: 0 324 358 75 58 Faks: 0 324 359 51 73


2

16 - 29 Kasım 2008

M

ersin Ticaret ve Sanayi Odası dünyadaki gelişmeler ve bunların Mersin’e yansımaları konusunda geniş kapsamlı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tüccar Kulübü’nde yapılan toplantıya MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, MTSO Meclis Başkanı İbrahim Kiper ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Toplantıda dünyada yaşanan ekonomik krizin Mersin’e yansımaları, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın krize karşı yaptığı çalışmalar anlatıldı.

MTSO bilgilendirme toplantısı yapıldı Şahin Öder: “Fuarlara çadırda başladık bugün dünyaya açıldık”

İbrahim Kiper: “Genç nüfus nitelikli eleman olarak istihdam edilmeli”

Basın toplantısında kamuoyuna fuar organizsaylonları hakkında bilgi veren MTSO Fuar Komitesi Başkanı Şahin Öder, fuarların ekonomi, ticaret ve sosyal hayata katkı sağlamak amacıyla yapıldığını belirtti. Şahin Öder, “Biz bu işe 2006 yılında çadırlarda gerçekleştirdiğimiz fuarlarla başladık. Şimdi Yenişehir Belediye Başkanımızın da katkılarıyla fuar alanında gerçekleştiriyoruz. 2006 yılından bu yana fuarlarımıza başta Mersin ve bölgemiz illerinden olmak üzere Trakya, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu'dan çok sayıda profesyonel ziyaretçi geldi. 2007 yılında yaptığımız 5 fuara 759 firma katılırken, 216 bin kişi ziyaret etti. Bunların yanında, yapılan fuar organizasyonlarında KKTC, İngiltere, Fransa, İspanya, Slovakya, Çin, Güney Afrika, Suriye ve Romanya gibi birçok ülkeden ziyaretçiler ve firma temsilcilerinin açtığı standlarla 20 değişik ülke ağırladık” dedi.

Basın toplantısında eğitim konusunda açıklamalarda bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Kiper, “Mersin'in en büyük problemlerinden biri de i s t i h d a m d ı r. M e r s i n , barındırdığı genç nüfusla önemli bir potansiyel güç taşıyor. Bu nüfusun nitelikli eleman olarak istihdam edilmesi durumunda bölge yatırım çekmede öncelikli hale gelecek.Bu konuya destek olarak biz de Oda olarak MTSO Anadolu Meslek Lisesi'ni yaptık. Bu yıl eğitime başlayan okulumuzda 110 öğrenci eğitim görmekte. Önümüzdeki yıllarda eğitime destek kapsamında Mersin'e bir yüksekokul yapmayı planlıyoruz” diye konuştu. Bu yıl önceki dönemlere göre Meslek Liselerine yönelik talebin arttığına dikkat çeken İbrahim Kiper, Meslek Lisesi'ne yapılan 360 müracaatın ancak 110 tanesini kabul edebildiklerini belirtti.

Güçbirliği, Adana ile Mersin’i sorunlarından arındırıp kalkındırır Mersin ile Adana'nın bölgesel kalkınma modeli ekseninde bir araya gelip güçlerini birleştirmesi gerektiğini belirten Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Burakgazi, “Güçbirliğinin sağlanmasıyla

birlikte her iki kent de sorunlarından arınıp kalkınabilecektir. Türkiye'de Doğu Akdeniz Havzası'nın bir metropol içinde gelişmesi konusunda bizim Adana ile birlikte oturup konuşmamız lazım. Açıkça söylemek

gerekirse Mersin ve Mersinli yöneticiler bu konuda kendi üzerlerine düşeni yapıyor. Ancak ne yazık ki Adana'da havaalanı örneğinde olduğu gibi müşterek düşünmenin, müşterek formüller geliştirme konusunda geri duruluyor” dedi.

Şerafettin Aşut: “Küçük işletmelerimiz birleşerek ortaya çıkacak güçbirliğinden yararlanmak zorunda”

M

ersin Ticaret ve Sanayi Odası dünyadaki gelişmeler ve bunların Mersin'e yansımaları konusunda geniş kapsamlı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tüccar Kulübü'nde yapılan toplantıya MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, MTSO Meclis Başkanı İbrahim Kiper ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Toplantıda dünyada yaşanan ekonomik krizin Mersin'e yansımaları, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nın krize karşı yaptığı çalışmalar anlatıldı. To p l a n t ı d a k o n u ş a n M T S O Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, bugün dünya ölçeğinde yaşanılan krizin yüzde 15'inin Türkiye'yi sarstığına dikkat çekerek, bu durumun ilerleyen süreçte ciddi sıkıntılara sebep olacağına işaret ettiğini söyledi. Başkan Şerafettin Aşut, 2001 yılında finans sektöründe yaşanan sıkıntı karşısında Türkiye'nin aldığı

tedbirlerin, finans sektörünü bugünkü dalgalanma karşısında sağlam bir zemine oturttuğunu fakat reel sektörün krizle birlikte ciddi sarsılmalar yaşadığını belirtti. Başkan Şerafettin Aşut; krize karşı küçük işletmelerin bir araya gelerek, şirketleşme yoluna gitmesi gerektiğini vurgulayarak; “Yaşanılan krizde küçük işletmelerimiz şirketleşme yoluna gitmeli ve bu desteklenmelidir. Böylece ortaya çıkan güçbirliğinden yararlanmalıyız. Küçük işletmeler eğer bu birlikteliği sağlayabilirlerse masrafları azalacak ve çok daha etkin bir hareket kabiliyetine ulaşabilecekler. Bunu yapanlar daha önceki krizlerde de kazanmışlardır” dedi. Sorulan bir soru karşısında yaşanılan süreçte döviz kullanılması konusuna da değinen Başkan Aşut; “Alınan borç hangi cinsten alınıyorsa geri ödemesi de yine aynı para biriminden ödenmeli. İşadamları olarak bizler bu kuralı benimsedik” dedi.

Seniye Kazanç: “Tarım-Gıda Platformu Mersin’in pilot il seçilmesini sağladı” Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın başlattığı, üç aşamalı projede Mersin pilot il seçildi. Tarım Gıda Platformu Başkanı Seniye Kazanç, Türkiye'de Kümelenme Politikası'nın Geliştirilmesi Projesi'nde Mersin’in, Türkiye'de pilot bölge olarak seçildiğini, projeyle tarımda izlenebilirlik çalışmalarının Mersin’de başarılı olması halinde tüm ülkede uygulanacağını söyledi.. Yaklaşık 1,5 yıl önce kurulan Mersin Tarım-Gıda Platformu'nun, Mersin'deki tarım-gıda sektörünün geliştirilmesi için başlattığı çalışmalar, Türkiye'de kümelenme politikasının geliştirilerek, sektörlerin kümelenme ile sürdürülebilir ihracat artışını yakalamasını sağlamayı hedefleyen Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın (DTM) dikkatini çekti. DTM tarafından hazırlanan üç aşamalı Çok Yıllık Küme Geliştirme Programı'nın birinci aşaması olan ve Türkiye'de Kümelenme Politikasının Geliştirilmesi Projesi kapsamında Mersin pilot il seçildi. Proje kapsamında 20 ilde belirlenen konularda kümelenme çalışması yapılacak. Söz konusu projede Mersin, gıda kümelenmesi konusunda yaptığı çalışmalarla pilot bölge olarak seçilmeyi başardı. Konuyla ilgili olarak konuşan Mersin TarımGıda Platformu Başkanı Seniye Kazanç, hedeflerinin tarımda izlenebilirlik sisteminin bölgemize adapte edilmesi olduğuna dikkat çekti. Başkan Seniye Kazanç yaptığı

açıklamada; “Devlet tarafından gündeme alınan ve kamuoyunda üzerinde çok tartışılan bir konu olan tarımda izlenebilirlik, üretim sürecinden kaynaklanan zirai ilaç, gübre kalıntısı ve benzeri sorunların kaynağında çözülebilmesi amacıyla üretici aktivitelerinin geriye dönük olarak izlenebilmesini sağlamak olarak açıklanabilir. Projeyle Mersin, Dış Ticaret Müsteşarlığı işbirliği ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Bitkisel Üretimde Kullanılan Kimyasalların Kayıt Altına Alınması ve İzlenebilirlik Projesi kapsamında çalışma yapılıyor. Projenin Mersin’de başarılı olması halinde; Türkiye’de tüm tarım ürünlerini kapsayacak şekilde yaygınlaştırılarak ulusal bir yapıya dönüştürülmesi sağlanacak” dedi. Projenin önemi dikkate alındığında, hemen çalışmalara başladıklarını kaydeden Seniye Kazanç; “Bizim daha sağlıklı ürünler tüketebilmemiz, hem AB ye uyumda gıda güvenliği konusunda ilimizin hızla ilerleme kaydedebilmesi projeyi destekleyecek çalışmalara başladık” dedi.

Numan Olcar: “Mersin turizmini bir bütün olarak ele alıyoruz”

Dünya ruhu yer değiştiriyor ve Asya’ya geçiyor Avrupa Birliği İlişkileri Enstitüsü, İzmir Ticaret Odası ve European Business Press işbirliğiyle düzenlenen ve 29 ülkenin katıldığı 9. Yıllık Kuzey Güney Avrupa Ekonomik Forumu İzmir'de yapıldı. “Türkiye: Avrupa İçin Güçlü Bir Ortak” temasıyla düzenlenen ve iki gün süren toplantıda Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri ve Balkan ülkeleri arasındaki politik ve ekonomik gelişmeler ele alındı. Forumun açılışında konuşan Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Haris Silajdzic, “Alman filozof Hegel'in 'dünya ruhu' dediği şey yer değiştiriyor ve şimdi Asya'ya geçiyor. Avrupa, Asya'ya giden köprüden vazgeçemez” diyerek Türkiye'nin Avrupa için önemine dikkat çekerken, bu sözler aynı zamanda toplantıya damgasını vurdu. 9. Yıllık Kuzey Güney Avrupa Ekonomik Forumu'nun açılış toplantısında konuşan Karadağ, Hırvatistan ve Bosna-Hersek Cumhurbaşkanları da Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine destek verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise yaptığı konuşmada; “Türkiye'nin hedefi AB'ye diğer üyelerle eşit koşullarda tam üyelik. Bu hedefe yönelik gayretimiz sürecek” dedi. Forumda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, küreselleşme ile dünyanın düzleştiğini ama sorunların karmaşık hale geldiğini belirterek; “Küreselleşme fırsatlarla beraber riskleri de beraberinde getiriyor. Zehirli bir varlık artık bilânçodan bilânçoya atlayıp sınırları geçiyor. Küresel finansal krizin etkilerini Türkiye de yaşıyor” dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, AB içindeki tartışmaların artık en gelişmiş ülkeleri temsil eden G7 ile çözülemeyeceğini, Türkiye gibi ülkelerin de uluslararası karar mekanizmalarında yer alması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği Komisyonu, Türk ekonomisini değerlendirdi Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Güz Ekonomik Raporunda, Türk ekonomisinin 2009 yılında, dış talepteki daralma ve kredi temininin zorlaşmasıyla yavaşlayacağı uyarısında bulunuldu. Raporda; “Büyük dış finansman ihtiyacı şoklara karşı kırılganlığı artırıyor. Aktif fiyatlarında ve dövizde halen süren düzeltme hareketi nedeniyle büyümenin hızla yavaşlaması kaçınılmaz” ifadelerine yer verildi. Rapora göre Türkiye'de bu yıl yüzde 3,4 olarak beklenen büyüme hızının 2009'da yüzde 2,7'ye ineceği, 2010'da yaklaşık yüzde 4'e çıkacağı belirtilirken; “Eğer küresel finansal krizle küresel ekonomideki yavaşlama daha sert ve daha uzun süreli yaşanırsa Türk ekonomisi daha ciddi bir uyum sürecine maruz kalabilir” denildi. Avrupa Komisyonu, Güz Ekonomik Raporu'nda ayrıca gelecek yıl Almanya ve Fransa'nın ekonomik büyümesinin duracağını, İngiltere'nin durgunluğa gireceğini bildirirken, euro bölgesinin sadece yüzde 0,1 oranında büyüyeceği tahmin edildi.

Toroslar Belediyesi Avrupa Birliği Projelerine ortak oluyor Toroslar Belediye Meclisi'nin, Kasım ayı olağan toplantısında Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan projeye ilişkin ortaklık kararı alınmasına karar verildi. Meclis toplantısında Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan, “Yeterli Eğitime Sahip Olmayan Kadın ve Genç İşsizlerin Mesleki Eğitimi ve Yerel İşgücü Piyasasına Entegrasyonu” adlı projeye ilişkin ortaklık kararı alınması ve Toroslar Belediyesi'ni temsilen iş ve işlemleri yürütmek üzere Belediye Başkanı Hamit Tuna'ya yetki verilmesi ile ilgili teklif görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Aktif İstihdam Tedbirleri Hibe Programı kapsamında ki proje, MTSO tarafından sunulan proje Avrupa Birliği Merkezi Finans ve İhale Birimi'ne sunulmuştu.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden gelen Mesleki Eğitim uzmanları Mersin Turizm Platformu’nu ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu. Başkan Numan Olcar yaptığı açıklamada; “Kentteki bütün kurumların biraraya gelmesiyle oluşan platformumuz, Mersin'de turizmi bir bütün olarak ele almamızı sağladı. Bu sayede turizmde resmin tamamını görme şansına sahip oluyoruz” dedi. Mersin Turizm Platformu Başkanı Numan Olcar, Mesleki eğitim konusunda araştırma yapan Avrupalı eğitim uzmanlarıyla yapılan toplantıda; “Kentteki bütün kurumların biraraya gelmesiyle oluşan platformumuz, Mersin'de turizmi bir bütün olarak ele almamızı sağladı. Bu sayede turizmde resmin tamamını görme şansına sahip oluyoruz” dedi. Mersin Turizm Platformu'nun eğitime verdiği önemin yapılan ziyaretle kanıtlandığını belirten Numan Olcar; “Platformumuz kurulmasından kısa süre sonra, turizm sektöründe başlattığı mesleki eğitimlerle AB'nin dikkatini çekti. Bu hedefe yönelik olarak hazırladığımız projeden olumlu sonuç bekliyoruz. Fakat bir yandan da sektörün ihtiyaçları ile sunulan eğitimin uyumlu hale getirilmesi ve turizm eğitiminin gençler için çekici hale

getirilmesi yönünde hedefler belirledik. Bu amaçla başlattığımız çalışmalarda önemli mesafe aldığımıza inanıyorum” dedi. Avrupalı uzmanlarla karşılıklı görüş alışverişin-de bulunmanın platformun yaptığı çalışmalara çok şey katacağına inandığını kaydeden Numan Olcar; “Bu toplantı, Mersin Turizm Platformu'nun yaptığı çalışmaları AB'deki çalışmalarla kıyaslamamıza olanak verecek. Uzmanlar içinse Avrupa Birliği'nde uygulanan mesleki eğitim politikalarının yerel ihtiyaca göre Mersin'de nasıl uyarlandığını göstermesi açısından oldukça önemli” diye konuştu. Turizm ve Otelcilik Sektörüne Yönelik Mesleki Eğitimin çekiciliği projesi hakkında bilgiler veren Numan Olcar, Taşucu Meslek Yüksek Okulu'nda proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Ali Şükrü Çetinkaya'nın hazırladığı projeye dikkat çekti.

GİŞKAD deneyimlerini dünya ile paylaştı Mersin'de geçen yıl 12-15 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen “1. Uluslararası İş Kadınları Kurultayı”nda 4 kıtadan, 21 ülkeye ait 237 iş kadınını ağırlayan Girişimci İş Kadınları Derneği (GİŞKAD), konuşmacı olarak davet edildiği “İslam Ülkeleri 4. İş Kadınları Forumu”nda 40 farklı ülkeden 400 iş kadınıyla deneyimlerini paylaştı. Böyle bir forumda GİŞKAD'ın olmasının, çağdaş, modern iş kadınlarının varlığını göstermesi açısından çok önemli olduğunu belirten GİŞKAD Başkanı Cavidan Demirağ, “Türkiye'den GİŞKAD'ın konuşmacı olarak çağrılmış olması hem GİŞKAD hem de Mersin açısından gurur verici. Foruma 40 ülkeden 400 kadın katıldı. Biz de orada Türkiye'yi ve ülkemizdeki iş kadınlarını anlattık. Deneyimlerimizi onlarla paylaşacağız. GİŞKAD'ı ve Mersin'i

tanıtacağız. Mersin'in gerçekten tanıtılmaya ihtiyacı var” dedi. Demirağ, “Geçen yıl Mersin'de ilkini yaptığımız, Uluslararası İş Kadınları Kurultayı'nda kendimizi ve Mersin'i tanıtma fırsatı yakalamıştık. Bu Forum da ülkemiz, Mersin ve GİŞKAD adına önemli. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen İslam Ülkeleri İş Kadınları Forumu, İslam ülkelerindeki kadınların yanı sıra Türki Cumhuriyetlerden ve Avrupa'dan kadın temsilcilerin de katılması açısından ayrı bir önem taşıyor” diye konuştu. Forumun, “Sürdürülebilir ekonomik başarının geliştirilmesinde yaratıcı iş ve kaynakların geliştirilmesi” konulu 5. oturumunda Girişimci İş Kadınları Derneği (GİŞKAD) Başkanı Cavidan Demirağ, GİŞKAD'ın çalışmalarının yanı sıra Türk iş kadınını, TOBB'un çalışmalarını ve Mersin'i anlattı.

Siz de eğitim için bir ışık yakmak istiyorsanız vakıf çelenklerini kullanın MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI EĞİTİM VE KALKINMA VAKFI

TEL: 0 324 231 25 25 Mesai Dışı: 325 86 05


3

16 - 29 Kasım 2008

ŞERAFETTiN AŞUT MTSO Yönetim Kurulu Başkanı

Mersin kazanacak!

COŞKULU AÇILIŞ MERYAPI 2008

Yapı ve emlak sektörünü bu yıl ikinci kez Mersin'de buluşturan Meryapı'08Mersin Yapı ve Emlak Fuarı'nın açılışı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi. Yenişehir Fuar Alanı'nda düzenlenen açılışa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Kiper, Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, “Mersin'de yeni bir fuar açılışını gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyum. Mersin, yaşam ve iklim bakımından çok tercih edilen bir il. Bu bakımdan emlak ve yapı fuarı ilimiz için çok önem taşıyor. 1984 yılında Mersin'de 92 bin bina, 140 bin 678 de konut vardı. 2000 yılına gelindiğinde de bina sayısı 206 bine, 2007 yılında da 732 bine yükseldi. Bunun yanında konut sayısı yine 2000 yılında 440 bine, 2007 yılında ise 585 bine ulaştı. Tüm bu rakamlar Mersin'in tercih edilen ve

güzel yüzünü ortaya koymakta. Bu anlamda da organize edilen fuar oldukça anlamlı. Yapı teknolojilerindeki gelişmelerin yakından takip edilmesinin yanında; üretici firmalarla birlikte onların alıcısı olan vatandaşlarla bir araya gelmesi bakımından bu organizasyon oldukça önemli" diye konuştu. Mersin'in geleceğini tarım, turizm ve lojistik üssü olma gibi hedeflerle şekillendirdiğini söyleyen TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Turizmin gelişebilmesi ve kente artı değer kazandırabilmesi noktasında fuar organizasyonları oldukça önemlidir. Turizm sadece deniz, kum ve güneş üçgeninde sınırlandırılmayıp çeşitlendirilmesi anlamında Mersin oldukça önemli bir açılım ortaya koymakta. Bu açılım da fuar organizasyonlarıyla birlikte destekleniyor” dedi. Dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik krizden tek çıkış yolunun inşaat sektörü olduğunun altını çizen Başkan Hisarcıklıoğlu şunları kaydetti: "Bu kapsamda organize edilen fuar, önemli bir misyon üstleniyor. Çünkü krizden çıkış noktasını emlak ve inşaat sektörü oluşturuyor. İnşaat sektörü, emek

Yapı ve Emlak sektörünü buluşturarak Mersin’e yeni açılımlar getirmeyi amaçlayan Yapı ve Emlak Fuarı MERYAPI’08, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı bir törenle açıldı.

Fuarın açılışında konuşan MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, “Mersin'de emlaktaki müşteri portföyü oldukça geniştir. Kaliteli, sağlıklı ve yaşanabilir konut ihtiyacı nedeniyle yeni yapılarda satışla ilgili problem bulunmamakta ve hızla tüketilmektedir. Bu sebepledir ki Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ve Forza Fuarcılık Organizasyonları A.Ş. işbirliğinde düzenlediğimiz fuarımız şehrin potansiyelini göstermek için önemli bir fırsattır ve fuarın düzenlenmesi doğru bir seçimdir” dedi.

yoğun olan bir sektör ve 300'e yakın sektörü etkileyen bir sektör olmasının yanında istihdam potansiyeli de oldukça yüksek. Ülkeler eğer gelişmişlik düzeyine ulaşmak istiyorsa bunu ancak inşaat sektörüyle başarabilir.” Fuarların, gelişim ve çağı yakalamak için çok önemli organizasyonlar olduğuna değinen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, buna destek adına fuar ve kongre merkezlerinin yapıldığını, bundan sonra Mersin'in fuar ve kongre turizminde önde gelen bir il olacağını söyledi.Mersin'in özellikle 1980'li yıllarda başlayan yoğun göç nedeniyle

hızla büyüdüğüne dikkat çeken Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Bu süreçte, Türkiye'de il olarak en fazla kooperatif de bu kentte kurulmuştur. Mersin'de bugün bine yakın tatil sitesi ve bu sitelerde 75 bini aşkın konut bulunmaktadır. Her yıl yüzde 50'nin üzerindeki artış oranıyla yapı ruhsatı verildiği ve bu ruhsatların yüzde 75'inin konutlar için olduğu Mersin'de hem yeni yapılanma hem de var olan yapıların yenilenmesi için önemli oranda yapı malzemesine ihtiyaç duyulmakta” dedi.Başkan Aşut, “Hepimizin bildiği gibi Mersin,

oldukça konforlu ve kolay yaşanabilen bir kenttir. Ulaşım ya da trafik probleminin olmaması, kısa mesafelerde farklı eğlence alternatiflerini bir arada sunabiliyor olması, yayla ve deniz turizmini birlikte sunabilmesi, yoğun kent yaşamından çok kolay ve kısa sürede uzaklaşmanın mümkün olması emlak sektörüne de ilgiyi artırmaktadır. Mersin'de emlaktaki müşteri portföyü oldukça geniştir. Kaliteli, sağlıklı ve yaşanabilir konut ihtiyacı nedeniyle yeni yapılarda satışla ilgili problem bulunmamakta ve hızla tüketilmektedir. Bu sebepledir ki Odamız ve Forza Fuarcılık Organizasyonları A.Ş. işbirliğinde düzenlediğimiz fuarımız şehrin potansiyelini göstermek için önemli bir fırsattır” diye konuştu. Fuara Türkiye genelinde toplam 150 firmanın katıldığını söyleyen Forza Fuarcılık ve Organizasyon Hizmetleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Aygül, “Yenişehir Belediyesi Fuar Merkezi'nde 10 bin metrekarelik bir alanda gerçekleştirilen fuarı, Libya ve Irak'tan gelen alım heyetlerinin yanı sıra Almanya ve Suriye'den de işadamları ziyaret ediyor” dedi.

Büyük olmak sorumluluk gerektirir. Büyük olmak için cesur olmanız gerekir, inanmanız gerekir. Mersin, yıllardır yaşadığı krizlerde hep kendisine verilen rolü benimsedi. Büyük olduğunun bilincinde olsa bile vücudunu hareket ettirecek iradeden mahrum kaldı. Küreselleşmenin getirdiği dünya ile entegrasyon süreci kentimize bu durumun sadece kendisine has bir özellik olmadığını hatırlattı. Dünyada bir çok bölge, sıfırdan başlayıp yıldız olmuştu. O halde Mersin neden olmasın? Sorusuyla yola çıktık. Dünyadaki bütün iyi örnekleri incelediğimizde hep aynı sözcük karşımıza çıkıyordu; İşbirliği… Bu, uygulandığı takdirde insanoğluna imkansızı gerçekleştirme fırsatı sunan sihirli bir sözcüktü. Küreselleşen dünya giderek büyük balığın küçük balığı yuttuğu cangıl haline gelirken bu sözcük büyüklere kafa tutmayı hatta küçük balıkların büyük balığı yemesiyle sonuçlanan örnekleri anlatıyordu. Artık çözemediğimiz sorunları aşmanın yolunu öğrenmiştik. Mersin olarak bunu uygulamaya koyduk. Kent ekonomisini büyütecek, işsizliği önleyecek projelerimizi hazırladık. Dünya ile rekabet için hazırlandık. Bu sırada dünyada patlayan finans krizi herkesin hesabını alt üst etti. Mersin iş dünyası olarak biz de bunun etkilerini yaşamaya başladık. Fakat bizim bir avantajımız var. Öne sürdüğümüz üç sektör yavaş yavaş kentin kaderini değiştiriyor. Yıllardır söylenegelen Ar-Ge ve İnovasyon kavramlarının önemi son yaşanılanlarla kendini kanıtladı. Avrupa Birliği ekonomilerinde yaşanan daralma, ihracatımızı olumsuz etkilerken, Mersin olarak başlattığımız çalışmalar bu durumu tersine çevirebileceğimiz düzeye getirdi. Son yapılan lojistik fuarı ve konferansında kentimizin konuğu olan Çin ve İranlı yetkililer, Türkiye'nin önemini vurgularken, TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla açılan Mersin Yapı Fuarı'na dış ülkelerden sağlanan katılımcılar bu durumun en güzel kanıtı. Mersin'in hinterlandı olarak gösterdiğimiz, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika ülkeleri Mersin'e kapılarını açıyor ve işbirliği teklifinde bulunuyor. Yapı Fuarı'na ilk kez katılan Libya, aynı zamanda kentimizdeki en büyük sektörlerden biri olan inşaat sektöründe yeni açılımların da habercisi. Limanımızın hub liman olma özelliği kazanmak için çalışması, havaalanı konusunda aldığımız siyasi destek, yapılan çalışmaların dışardan da önemsendiğinin göstergesi. Mersin bütün bu olumsuzluklar ve umutlarla beraber Türkiye'nin Akdeniz'den dünyaya açılan kapısı. Stratejik konumu, hinterlandı, iklimi, sosyal, kültürel zenginliğiyle, bünyesinde ticaret, sanayi, turizm ve tarım sektörlerini barındıran çok odaklı ekonomik yapısıyla, Türkiye'nin diğer illeriyle mukayese edildiğinde bariz farklılıklarıyla marka olan bir kenttir. İlimiz Türkiye ekonomisi üzerinde önemli bir büyüklüğe sahiptir. Özellikle tarımı, ticareti, ulaştırma sektörü, sanayi üretimi gibi göstergeler bu büyüklüğü ortaya koymaktadır. İnanıyorum ki güçbirliğiyle başlayan süreç sonunda bizi hayal ettiğimiz yere ulaştıracaktır.

Maliye Bakanlığı’ndan Vergi borçlarında ödeme kolaylığı Hükümet, kredi

Maliye Bakanı Unakıtan: “Krize rağmen 9 ayda 12 milyar dolar geldi” Varlık Barışı olarak isimlendirilen “Bazı Va r l ı k l a r ı n M i l l i E k o n o m i y e Kazandırılması Hakkında Yasa” dün Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, görüşülen tasarının, her zaman çıkartılan kanunlardan olmadığını zaman zaman böyle kanunlara ihtiyaç duyulduğunu vurduladı. Bakan Unakıtan, buna benzer kanunların, İtalya, İrlanda, Yunanistan gibi ülkelerde de hayata geçirildiğini söyledi. Türk Ekonomisinin daha önce yabancı sermaye çekemediğini, her yıl 1 milyar dolar civarında para geldiğini ifade eden Unakıtan, krize rağmen bu yıl Eylül ayının sonuna kadar 12 milyar dolar paranın Türkiye'ye girdiğini söyledi. Yasayla birlikte Türklerin yurtdışındaki para, döviz, altın ve hisse senetleri ile kayda giren taşınmazlarına yüzde 2 sembolik oran dışında vergi takibi yapılmayacak. Yurt dışından veya yurt içinden beyan edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008'den önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi kesintisine gidilmeyecek. Ancak diğer nedenlerle yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1 Ocak 2008'den önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu, gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından beyan edilen tutarlar mahsup edilerek kesintiye gidilecek. Yasa yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden vergi incelemeleri, kapsam dışında tutuldu. Yasayla hükümet, 2 yıl boyunca mevduata sınırsız güvence getirme konusunda yetki aldı. Buna göre, Bankacılık Yasası'nın 63. maddesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu'na verilen yetkiler, iki yıl süreyle doğrudan Bakanlar Kurulu'nca kullanılacak.

Toplantıya Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Kiper, Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin Vergi Dairesi Başkanı Serdar Aksoy ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan MTSO Meclis Başkanı İbrahim Kiper, “Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel kriz, nakit sıkıntısı ve büyüme sorunu yaşayan bir ortamda ülkemizi de ciddi anlamda etkilemekte. Piyasalar, döviz ve faizdeki ani dalgalanmalar nedeniyle tedirginlik yaşıyor. Belirsizlik ve nakit sıkıntısı sebebiyle iç ve dış taleplerde yaşanan ekonomik daralmaya bir de kredi taleplerinin karşılanmaması eklenince kriz etkisini daha da fazla göstermeye başladı” dedi. Meclis Başkanı Kiper, “Ürettiğini satamayan, sattığının parasını alamayan iş sahibi işçisinin maaşını, vergisini ve sabit giderlerini ödeyemezse kriz etkileri toplumda daha fazla hissedilir. Bankalar, kredi kullandırma koşullarını üstü kapalı olarak ağırlaştırmaya başladı. Tahsilatta zorluk çeken firmalar nakit ihtiyaçlarını karşılamak için bankalara yöneldiklerinde çoğu zaman elleri boş dönüyorlar. Unutmamalıyız ki reel sektörsüz finans sektörü hiçbir anlam ifade etmez. Her ikisi de birbirini tamamlayan sektörlerdir” diye

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı işbirliğinde, 4 Sıra No'lu Tahsilat Genel Tebliği ve 2008/9 Seri No'lu Uygulama Genelgesi ile “Vergi Borçlarında Ödeme Kolaylığı Getiren Yeni Yasal Düzenleme”ye ilişkin bilgilendirme toplantısı yapıldı. konuştu. İşletmelerin artık kar etmekten ziyade günü kurtarmanın mücadelesini verdiğini belirten Kiper şunları kaydetti: “Türkiye'de işsizliğin en yüksek olduğu bölgemizde yaşam mücadelesi veren firmaların işçi çıkarmaları sosyal problemleri de beraberinde getirecektir. Ekonominin sürdürülebilirliği ödenen vergilerle mümkündür. Mersin vergi sıralamasında sürekli 5 veya 6. sıralarda yer alıyor. Bu da gösteriyor ki Mersin vergisini zamanında ödüyor.” Bugün ödeme zorluğu çeken mükelleflere yardımcı olmak üzere devletin elini bir kez daha uzattığını

söyleyen Meclis Başkanı İbrahim Kiper, getirilen düzenlemeyle vergi borçlarını zamanında ödemeyenlere bazı ödeme kolaylıkları sağlandığını, mükelleflerin yaşanan bu zor günlerde bu kolaylıkları iyi değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin eskisinden çok farklı bir süreç içerisine girdiğini belirten Mersin Vergi Dairesi Başkanı Serdar Aksoy, “Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasında Türkiye, 4. büyük ekonomiye sahip bir ülke. Aynı zamanda Dünya ekonomisi içerisinde de 17. sıradayız. Tabi eskisi gibi değil artık, teknolojinin de gelişimiyle birlikte 21. yüzyıla

entegre olmuş bir ekonomiye sahibiz. Bu ekonomik düzen içerisinde dünyadaki ekonomik gelişmeler ve değişikliklerden bizlerin de ayrı bir kısımda bulunması olası değil. Dolayısıyla son gelişmeler çerçevesinde yapısal değişmelere paralel olarak mevzuat anlamında da özellikle finansal kuruluşların almış oldukları tedbirler var” dedi. Aksoy, “Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı 30 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 4 seri nolu tahsilat genel tebliğini yayınladı. Uygulamaya konulan bu tebliğ, bir düzenleme değil tamamen mükelleflere, vergi borcu olan vatandaşlara tanınan ödeme kolaylığıdır. Ödeme kolaylığı, vergi daireleri tarafından tahsil edilen bütün kamu borçlarını kapsamakta. Bütün vergiler içerisinde Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Geçici Vergiler, Katma Değer Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi bu kapsama girmektedir” diye konuştu. Ödeme koşulları hakkında bilgi veren Mersin Vergi Dairesi Mükellefler Hizmetleri Grup Müdürü Ömer Köksal, “Ödeme vadesi olarak 1 Eylül 2008’e kadar ödenmemiş borçlar için 28 Kasım 2008 tarihine kadara yazılı müracaat yapılacak, ilk ödeme tarihi 2008 Aralık ayının son günü olarak belirlenecek ve 18 eşit taksite bölünecektir” dedi.

Mersin'de protesto edilen senet sayısı azaldı, senet tutarı arttı

Serbest Bölge’de istihdam azalırken ticaret hacmi arttı

Mersinde geçtiğimiz Ağustos ayında protesto edilen bin YTL ve üzerindeki senet sayısının bir önceki yıla göre yüzde 5 azaldığı, senet tutarının ise yüzde 6 arttığı bildirildi. Merkez Bankası'ndan elde edilen bilgilere göre 2008 Ağustos'unda protesto edilen senet sayısı bin 458 adete gerilerken, bin YTL ve üzeri tutardaki senet tutarı ise 8.8 milyon YTL'ye yükseldi. 2008 yılının ilk 8 ayında protesto edilen senet sayısı, 2007 yılının aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 12 bin 623 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde protesto edilen senet tutarında ise yüzde 70 oranında artış yaşanırken, bu rakamın 2008’in aynı döneminde % 4 artarak 66 milyon YTL'ye yükseldiği belirtildi. Bu durum senet tutarının artış hızındaki yavaşlama eğiliminin devam ettiğinin göstergesi. Türkiye’de protesto edilen senetlerin yüzde 2'si Mersin kaynaklı. Mersin, protesto edilen senet sayısına göre iller arasında 11., protesto edilen senet tutarında da 10. sırada bulunuyor. Öte yandan, 2008 Temmuz’undan itibaren Mersin'de alınan krediler toplamı 4.3 milyar YTL oldu.

Mersin Serbest Bölge Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, serbest bölgede istihdam oranı 2008 yılının Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 gerilerken ticaret hacmi artış göstererek, aylık bazda arttı. Artışın 224 milyon dolar seviyesine ulaştığı bildirildi. Buna göre, Mersin Serbest Bölgesi, Ağustos ayı sonu itibariyle bölgede 24'ü yabancı olmak üzere toplam 6 bin 845 kişi istihdam ediyor. Bu rakam, 2007 yılının belirtilen dönemine göre yüzde 4 oranında bir azalışın göstergesi. Öte yandan, 2008 yılının Ağustos ayı sonu itibariyle Mersin Serbest Bölgesi, serbest bölgeler içerisinde istihdam edilen kişi sayısına göre de 3. sırada yer alıyor. Yapılan açıklamada, bölgede 332'si yerli, 41'i yabancı ve 53'ü de yerli-yabancı ortaklığı olmak üzere toplam 426 firmanın faaliyet gösterdiği, firma sayısının ise bir önceki yıla göre yüzde 4 arttığı bildirildi. Bölgedeki yatırım harcamalarına bakıldığında da; yüzde 93'ünün Türkiye'den bölgeye, yüzde 7'sinin de yurtdışından bölgeye yapıldığı belirtildi.

daralmasının önüne geçmek için kaynak arıyor Hükümet, ekonomik kriz yüzünden Türkiye'de yaşanacak kredi daralmasının küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) yaratacağı sıkıntıya karşı tedbir almak için kaynak arayışına girdi. Yapılan çalışmalarla Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilecek 2 yeni destek türü için fazladan kaynak bulunmaya çalışılıyor. Sanayi Bakanlığı yetkilileri yaptıkları açıklamada, 200 milyon YTL gibi bir ek kaynağın temini halinde KOBİ'lere 1 milyar YTL'lik kredi kullandırılabileceğini belirtiyorlar. Bu kapsamda ilk kez esnaf ve sanatkâra yönelik destek mekanizması da devreye sokulacak. Programda bu işletmelere birbirleriyle ortaklık kurmaları veya işbirliği yapmaları halinde 25 ila 150 bin YTL arasında değişen rakamlarda faizsiz kredi desteği sağlanacak. Bakanlık yetkilileri, bakanlığın bir süredir üzerinde çalıştığı “Esnaf ve Sanatkar Destek, Değişim ve Dönüşüm Stratejisi Eylem Planı”nın finansman desteği olarak ilk adımının kredi desteği olacağını belirttiler. “Esnaf ve Sanatkara Sıfır Faizli Destek Programı”yla işletmelere “ortaklık” ve “işbirliği” başlıkları altında 2 farklı destekten yararlanma imkanı sunulması planlanıyor. İşbirliği yapan ya da birleşen imalatçı esnaf ve sanatkarlara ilk 6 ayı ödemesiz olmak üzere 3 ayda bir ödemeli ve 18 ay vadeli faizsiz kredi (alınan kredinin faizinin devletçe karşılanması) kullandırılacak. Bu şekilde esnaf ve sanatkarın, finansman gereksiniminin karşılanabilmesi ve piyasada yaşanan nakit sıkışıklığının bir ölçüde giderilebilmesi amaçlanıyor. Programdan 5 bin işletmenin yararlanması beklenirken, “Esnaf ve Sanatkar Destek, Değişim ve Dönüşüm Stratejisi Eylem Planı”nın diğer bir boyutunu da eğitim desteğinin oluşturması planlanıyor. KOSGEB, bir süre önce ihracatçı KOBİ'lere sıfır faizli kredi desteği vermeye başlamıştı. "İhracatçı KOBİ Kredisi Destek Programı"nda, KOBİ başına 100 bin dolara kadar 6 ay vadeli ve sıfır faizli ihracat kredisi sağlanıyor. Programda 6 bin 500 işletmeye kullandırılacak kredilerin toplam hacmi ise, 650 milyon dolara ulaşacak. Programdan ihracat taahhüdü veren, 250 kişiden az çalışan istihdam eden, yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilânçosu 25 milyon YTL'yi aşmayan imalatçı KOBİ'ler yararlanabiliyor. Bankalarla işbirliğiyle verilen kredi desteklerinde kredi faizleri, KOSGEB tarafından ödeniyor.


YIL: 9 SAYI: 161 16 -29 KASIM 2008

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen, Mersin Oda ve Borsa Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla Mersin Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Kiper, Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Lokmanoğlu, Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, çevre il ve ilçe odaları başkanları, yönetim kurulu üyeleri, meslek komite üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Gerçekleştirilen toplantıda tüm dünyayı etkileyen krizle ilgili genel değerlendirmelerin ortaya konduğunu belirten Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, “Özellikle tüm dünyada yaşanan ekonomik krizin Türkiye'yi etkilememesi mümkün değil. Önemli olan krizi en az hasarla atlatabilmektir” dedi. Mersin'de yüzde 25 oranında işsizlik olduğuna dikkat çeken Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, “Bunun üstüne kriz de eklenince büyük sıkıntılar yaşanıyor. Biz yöneticiler olarak, Mersin'in kimliğini, kabuğunu değiştirmeye çalışıyoruz. Bunun yanında turizm alanında da önemli çalışmalar var. Geçtiğimiz günlerde Mersin'e gelen Ulaştırma Bakanımız Mersin'e havaalanı yapılacağı sözünü verdi. Mersin'de turizmin belli bir noktaya taşınması için uluslararası havalimanı şart” diye konuştu. Dünya ekonomisinde daha önce benzeri görülmemiş, sıkıntılı ve çok ciddi bir süreç yaşandığını ifade eden Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Bu dönemin ne zaman sonuçlanacağı ve etkilerinin ne boyutta olacağı henüz öngörülememekte. İlgili ülkelerin ve uluslararası kuruluşların açıklamaları ve aldıkları önlemler çok yönlü olarak değerlendirilmelidir. Yatırımcıların daha seçici davranacağı ve risklerin değerlendirilmesinin değiştiği bir dönemde önceliğimiz, gelişmelerin doğru algılanması, istikrarın sürdürülmesine ve ekonomik gücün artırılmasına yönelik çabanın sürdürülmesi olmalıdır. Ekonomik itibarın korunmasına ve artırılmasına özen gösterilmeli. Güçlü ekonominin varlığı, büyüyen ve sağlıklı çalışan tüm sektörlerle mümkündür. İstikrarlı büyüme ve kalkınma için tasarrufların çoğaltılması ve verimli kullanılması çok önemlidir” dedi. Tüm dünyayı sarsan krizin denizcilik sektörünü de etkilediğini belirten Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Lokmanoğlu, “Denizciliğin etkilenmesi bölgemizde de hissediliyor. Bölgemiz, istihdam konusunda sorunlu bir bölge. İşsizlik rakamları giderek yükseliyor. Küresel ticaret geçtiğimiz yaz başından bu yana hızlı bir biçimde daralmakta. Bu daralmanın Mersin'e yansımaları ise ticari işlem hacminde yüzde 30 azalma olarak görülmektedir. Ticaretin azalması bizim taşıdığımız yükün azalması demektir. Deniz ticaretinin içinde olduğum son 35 senede navlunların bu kadar kısa sürede bu oranda dibe vurduğu görülmemiştir. Unutulmasın ki; yük olmaz ise navlun olmaz, navlun olmaz ise gemi olmaz, gemi olmaz ise yük taşınamaz, yük taşınmazsa da ticaret olmaz. İşte krizin ne

“Sıkıntı olmadığını kimse iddia edemez. Ama etkilerini azaltmak bizim elimizde. Mersin olarak güçbirliğiyle bunu yapacağız ”

RİFAT HİSARCIKLIOĞLU

ŞERAFETTİN AŞUT

MERSiN TiCARET VE SANAYi ODASI YAYIN ORGANI

“Mersin, inovasyona dayalı sürdürülebilir kalkınma projesiyle, doğru yolda olduğunu gösterdi. Yaşanan pazar daralmasını aşmamızın tek yolu bu. Bu kentin, yaşanan sıkıntılara rağmen lojistik, tarım-gıda ve turizme dayalı sektörlerde sürdürülebilir kalkınma Hamlesini destekliyorum”

MERSİN’İN ÇAĞRISI KARŞILIK BULDU

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI ÖNCÜLÜĞÜNDE, MERSİN İLÇE ODALARI VE BORSALARI’YLA BİRLİKTE YAPILAN ‘KÜRESEL KRİZİ FIRSATA ÇEVİRELİM’ ÇAĞRISINA OLUMLU YANIT GELDİ. TOBB BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU’NUN DESTEĞİNİ ALAN MERSİN İŞ DÜNYASI’NA BÖLGEDEN DE DESTEK GELDİ. YAPILAN MERSİN ODA BORSA ORTAK KOMİTE TOPLANTISINA ADANA TİCARET ODASI, KIBRIS SANAYİ ODASI, MANAVGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI YÖNETİCİLERİ DE KATILDI. kadar reel olduğunun bir göstergesidir. Kriz buradadır ve acil önlemler alınması şarttır. Bununla birlikte son yıllarda yıldızı parlayan ve lokomotif sektör özelliğinde olan gemi inşa sanayimizde de krize bağlı olarak sipariş iptalleri yaşanmaktadır. 2008 yılında sadece iki yeni gemi siparişi alınmış olması küresel krizin ülkemize olan yansımalarında somut bir örnektir” diye konuştu. Krizin tek olumlu etkisinin yükselen döviz kuru nedeniyle ihracatçı firmaların azda olsa nefes alma imkanı bulması olacağını

söyleyen Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, “Ancak döviz kurunun ihracat üzerindeki olumlu etkisi de sanıldığı kadar fazla olmayacak. Çünkü ihracatçılar genellikle döviz kredisi kullanmakta. İhracat gelirlerinin önemli bir kısmı bu kredileri geri ödemek için kullanılır. Bu arada kredi faizleri artacağından kur farkı kazancının bir kısmı da buraya gidecektir. Döviz bazındaki dolar kredilerinde yüzde 5-6'lık faizler bugün yüzde 12-13'lere varmıştır. Dolardaki artış enflasyona yansıdığından

mal hazırlama maliyetleri yükselmeye başladı. İthalatçı ülkelerin kendi paraları da dolara karşı değer kaybettiğinden halkın alım gücü düşecektir. Bundan dolayı dış talep daralması olacağından ihracat yapmak zorlaşacak alıcı firmalar fiyatta indirim talep etmeye başlayacaklardır” dedi. Açılış konuşmalarının ardından “Dünyada yaşanan kriz ve Türkiye'ye etkileri” konusunda bir sunum yapan TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Küresel dünya ilk defa bir

krizle karşı karşıya. Küreselleşmeyle birlikte dünya ticareti 3 trilyon dolardan 16 trilyon dolara çıktı ve tüm dünya da bununla beraber zenginleşti. Türkiye, 2001 krizini yaşayıncaya kadar dünyadaki küreselleşmenin farkında değildi. 2001 krizi öyle bir yumruk gibi geldi ki bize, gözümüzü de açtı. Ve biz aradan geçen 5 yıllık zaman diliminde bu küreselleşme olgusundan faydalandık. Yüzde 49'luk bir büyüme yakaladık. Bunu da Türk özel sektörü yatırım yaparak sağladı. Fakat herkes bu işten verim elde ederken, dünya ilk defa küresel bir krizle karşı karşıya kaldı ve bu kriz de bütün dünya ülkelerini etkiledi" ifadesini kullandı. Başkan Hisarcıklıoğlu, “Mali sektörde başlayan kriz bugün reel sektöre doğru bir geçiş süreci yaşamakta. Yaşanılan bu süreçte 150 yıllık köklü geçmişe sahip olan Amerika'nın dev yatırım bankası Lehman Brothers 600 milyar dolarlık bir rakamla battı ve bu rakam 70 milyonluk Türkiye'nin bir yıllık Gayri Safi Milli Hasılası'na eşittir. Bundan sonra dünyada beklenen süreç faizkur ve enflasyonun yükselişi olacaktır. Büyüme, bizim Türkiye olarak vazgeçemeyeceğimiz unsurlardan biri. Ekonomide başarı var ya da yok. Herkes bir şeyler söylüyor ve doğal olarak da kafamız karışıyor. Ancak ekonominin termometresi büyümedir. Bizim Cumhuriyet tarihinden bu yana geçen 85 yıldaki büyüme rakamımız yüzde 4.5 oranında. 2008 yılında büyüme hızında yüzde 4'ü bile yakalamak artık hayal noktasına geldi. Büyüme, zenginleşmek demektir. Eğer yüzde 7 büyürsek zenginleşeceğiz ve rakiplerimize yaklaşacağız. Eğer bunu yapamazsak, büyümeyi sağlayamazsak o zaman işsizlik de patlar. Çünkü Türkiye'nin en önemli sosyal sorunu işsizliktir” dedi. Artık eskisi gibi paranın bol ve ucuz olmadığı için borç ve alacak vadesinin birbiriyle uyumlu olması, borç hangi para cinsindense alacağın da o parayla aynı cinste olması gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Verimlilik ve karlılık yaşanılan bu süreçte çok önemlidir. Bugün gelinen noktada gelirden çok harcama yapılmamalıdır. Türkiye'nin krizi aşabilmesi için yeni pazarlara açılarak, Güney Amerika, Afrika, Uzakdoğu ve Ortadoğu pazarlarına girmesi lazım. Bankalarla reel sektörün aralarındaki ilişkileri geliştirmesi gerek. Çünkü 2001 yılındaki söylemler bankaları batırdı. Bankacılık ile reel sektör bu nedenle çok sık bir araya gelip birbirini bilgilendirmeli. Her şeyden de önemlisi paniğe kapılmamalıyız. 'Küçük olsun da benim olsun' devri kapandı artık. Aynı iş kolundakiler birleşmeli. Güçlü olup, ayakta kalabilmek istiyorsak o zaman aynı sektörde iş yapan kişilerin işlerini birleştirmesi lazım. Bununla birlikte sıfır maliyetle finansman da bulunmuş olur. Eğer güçlerimizi birleştiremezsek hepimiz bu küresel yarışta devre dışı kalırız.” TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu eski üretim tekniklerinin terk edilerek yenilikçi olunması gerektiğini belirterek, “Bugün gelinen noktada para kazanılabilmesi için dün bilinen tüm bilgiler eskidir. Bunun için farklılıkların ve yeniliklerin ortaya konulması gerekiyor. Türkiye'nin önümüzdeki süreçte yapması gereken en önemli konu güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasidir. İki olgu da birbirinden ayrılamaz parçalardır. Demokrasi standardının yükseltilmesi için kayıtlı ekonomi sistemine geçilmeli” dedi.

Murat Karteper: “Türkiye ekonomisinin dövize olan talebi sürecek” MTSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Karteper, döviz kurlarının gelecekte ne olacağına ilişkin birçok tahmin yapılmasına rağmen, dalgalı kur sisteminin uygulandığı bir ekonomide döviz kurlarında “nokta” tahmini yapmanın zor olduğunu söyledi. Murat Karteper döviz kurlarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Hiç kuşkusuz döviz kurları, merkez bankasının uyguladığı faiz politikası başta olmak üzere birçok faktör tarafından etkileniyor. Dolayısıyla döviz kurlarının gelecekte ne olacağını tahmin etmek istiyorsak önümüzdeki döneme ilişkin döviz talebinin ne olacağını yaklaşık olarak takip etmek gerekiyor” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde döviz talebinde ne gibi gelişmeler olabileceğini yorumlayan

Karteper; “Öncelikle ülkemizin ihracat-ithalat, turizm gelir gideri, faiz gelir gideri gibi mal ve çok geniş anlamda hizmet gelir ve giderlerini ifade eden cari hesabı her ay yaklaşık 4 milyar dolar civarında açık v e r i y o r. E k o n o m i d e durgunluk hızla derinleşse de, büyüme hız kaybetmiş olsa da, petrol fiyatları düşse de cari açık 2 milyar dolara kadar düşebilecek” dedi. Bankacılık sistemine de değinen Murat Karteper, bankacılık kesiminin 30 milyar dolar (47 milyar YTL) civarında sendikasyon ve seküritasyon adı altında yurtdışından sağladığı dış kredi bulunduğunu belirterek; “Bankaların vadesi geldiğinde bu kredilerini yenilemeleri

gerekiyor. Kasım ayında toplam 1.850 milyar dolar, Aralık ayında ise 1.750 milyar dolarlık dış kredinin yenilenmesi gerekiyor. Yine 2009 yılında yaklaşık 8 milyar dolarlık dış kredinin vadesi geliyor. Dolayısıyla bankalar ana para ve faiz ödemeleri dahil her ay bir milyar dolardan az olmayan dövize ihtiyacı var” diye konuştu.Murat Karteper, banka dışı özel kesimin yalnızca yurtdışı bankalara olan borcunun tutarı ise 2008 yılının Haziran ayı itibariyle 94.8 milyar dolar olduğunu belirterek bunların 24 milyar dolarının vadesinin bir yılda dolacağını dolayısıyla yalnızca bankaların değil banka dışı reel kesimin de dış borçlarını yenilemesi gerektiğine dikkat çekti. Kamu kesiminin ise 2007 yılının tamamında 19 milyar dolar civarında anapara ve faiz ödemesi yani dış borç servisi yaptığına dikkat çeken

Murat Karteper; “Bu yılın Kasım ayına kadar ise 13 milyar dolar dış borç servisi yapılmış. Demek ki kamu kesimi her yıl en az 16 milyar dolar dış borç servisi yapacak.Tüm bu rakamlar çerçevesinde Türkiye'nin kamu ve özel kesimi ile ciddi boyutta döviz talep ettiği ve döviz talebinin de devam edeceği açık” diye konuştu. Uluslararası finans piyasalarında yaşanan likidite sorunu, kurumların birbirine olan güvensizlikleri dikkate alındığında Türkiye'ye kolayca dış kredi gelmeyeceğini söyleyen Murat Karteper; “Türkiye'ye geçmiş yıllarda olduğu gibi kolayca dış kredi gelmesi mümkün görünmüyor. Gelse bile bunun maliyeti artık eskisi gibi olmayacak. Dolayısıyla bu gelişmeler çerçevesinde döviz talebinin genelde döviz arzından daha fazla olacağını “en azından şimdilik” söylemek mümkün. Küresel kriz devam ettiği sürece de bu eğilim devam edecek gibi görünüyor” dedi.

Düşen üretim büyüme oranlarını etkileyecek İmalat sanayindeki düşüş 2008 yılının büyüme oranlarını olumsuz yönde etkileyecek. Önümüzdeki aylarda da kaçınılmaz olarak düşeceği belirtilen üretim göstergelerinin üçüncü çeyrek büyüme oranlarını eksi çıkaracağına dikkat çekiliyor. Milli gelirin yüzde 30'unu oluşturan sanayi üretim endeksinin, temmuz-ağustos ve eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte yüzde 2 azalması üçüncü ve dördüncü çeyrek büyüme rakamlarının eksiye düşeceğini gösteriyor. Uzmanlar yılsonu büyüme rakamının, yılın ilk yarısındaki pozitif büyümenin etkisiyle eksi çıkmayacağını ama hedeflenen yüzde 4'lük büyümeye ulaşmanın da giderek mümkün olmaktan uzaklaştığı görüşünde.

REEL SEKTÖRDE RAKAMLAR ALARM VERİYOR

Küresel kriz sanayi sektörünü vuruyor Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından sanayi üretimi verilerinde yüzde 5,5 olarak hesaplanan gerileme yaşanan sert düşüşlerle anlamını yitirdi. İmalat sanayi üretiminde otomotiv, tekstil, ana metal ve kimyasallarda yaşanan düşme sanayiciyi tedirgin ediyor. Bu durumun Ekim ve kasım ayında da devam ederek üçüncü ve dördüncü çeyrek büyüme rakamlarının uzun yıllar sonra ilk defa eksi olmasına sebep olacağına dikkat çekiliyor. Üretimde yaşanan düşüşte özellikle otomotiv sektörü başı çekiyor. Otomotivde geçen Ağustos'ta başlayan ve Eylül'de devam eden düşüşün kasım ve aralıkta da süreceği belirtiliyor. Avrupa'daki üretimin düşmesi, siparişlerin kesilmesi ve bazı firmaların üretime ara vermesi otomotivde ağustosta yaşanan yüzde 8,8'lik sert düşüşün devam edeceğinin göstergesi. Tekstil sektöründe de üretimdeki düşüş dikkat çekici. Daralan Avrupa ekonomilerinin yarattığı sipariş iptalleri tekstil ihracatında düşmeye sebep oldu. Tekstilde başlayan üretim daralması ve işten çıkarmalar, sadece sanayi üretiminin düşmesini değil, aynı zamanda işsizlik oranının yükseleceğinin de göstergesi haline gelecek. 3 yıllık bir sürecin ardından ilk defa sanayiye ara girdi maddesi sağlayan, ana metal sektörü de üretim düşüşünden etkilendi. Eylül ayında ana metal üretiminde yüzde 4,5 oranında gerileme yaşandı. Türkiye'de demir çelik üretiminin % 40'ını sağlayan Aliağa son iki ayda üretimin yüzde 40 gerilediğini bildirdi.

MERSİN II. İNOVASYON YARIŞMASI

BAŞVURU BAŞLANGIÇ TARİHİ: 10.10.2008 SON BAŞVURU TARİHİ: 28.11.2008

"Kalkınma Ve Rekabet için inovasyon şart"

www.mersininovasyon.com

MTSO Haber Sayı:161  

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Haber Gazetesi