Issuu on Google+

YEREL YÖNETİMLERİN

ŞEHİRLİLEŞMEDEKİ (KENTLİLEŞMEDEKİ) ROLÜ Prof. Dr. Ali Rıza ABAY Yalova Üniversitesi


KÖYLÜLÜLÜKTEN GÖÇMENLİĞE, GÖÇMENLİKTEN ŞEHİRLİLİĞE GİDEN SÜREÇ • KÖY

• • • • • • • •

KÖYLÜ GÖÇ GÖÇMEN ŞEHİR ŞEHİRLİ HEMŞEHRİ HEMŞEHRİLİK HEMŞEHRİ DERNEĞİ


Göç nedir,Göçmen kimdir ya da İnsanlar yaşadıkları yerden neden göç ederler?


• Bireylerin ya da toplumsal grupların yerleşmek üzere bir yerden başka bir yere gitmelerine göç denir. • İnsanların doğdukları ve yaşadıkları yeri terk etmelerinin çeşitli sebepleri vardır. Genel olarak bu sebepler köyün itmesi ve şehrin çekmesi teorisi ile izah edilse de detaylandırıldığında göçün, ekonomik, siyasal, ailevi, dini ve savaş gibi sebeplerinin olduğu anlaşılmaktadır. Göç hangi çeşit ve sebebe bağlı olursa olsun sosyoekonomik, sosyo-kültürel ve sosyo-psikolojik boyutları olan bir olgudur


KÖYLÜ, GÖÇMEN, ŞEHİRLİ • Göç ile şehirleşme arasında hemen hemen birebir, bir ilişki vardır denilebilir. Şehirleşme göçün bir sonucu iken, göçte şehirleşmenin bir sebebidir. Ayrıca endüstrileşme ve şehirleşme göçü hızlandırırken, hızlı ve aşırı göçte çarpık şehirleşmeye sebep olmaktadır. • Şehirlileşme olgusuna gelince; Şehre gelip yerleşmekle şehirli olunmaz. Şehirlileşme süreci aynı zamanda bir kültür değiştirme sürecidir de. Kültür değiştirme sürecinde insan davranış ve ilişkilerinde, değer yargılarında, maddi ve manevi yaşam biçimlerinde de değişmeler ortaya çıkar.


KÖY VE KÖYLÜ


İKİ KÖYLÜ


KÖYDE NASIL YAŞANIR,NELER YAPILIR?


BUNLAR NE YAPIYOR?


BUNLAR NE YAPIYOR


KÖY,KÖYLÜ VE HAYVANLAR


KÖYDE BESLENME


KÖYDE KOMŞULUK • Köyde yüz yüze ilişkiler vardır.Akrabalık ve komşuluk dayanışması vardır.Gerektiğinde işlerini imeci usulü ile görürler


KÖYDE KADINLAR BİRLİKTE HAZIRLIK YAPIYORLAR


KÖYDE KADIN MANZARALARI


KÖYDE DÜĞÜN DERNEK


KÖYDE ULAŞIM


ŞEHİR VE ŞEHİRLİ


ŞEHİRLİ


ŞEHİR BÜTÜN RENKLERİ BARINDIRIR


ŞEHİRDE NASIL YAŞANIR,NELER YAPILIR?


ŞEHİRDE EV TEMİZLİĞİ


ŞEHİR, ŞEHİRLİ VE HAYVANLAR


PARKLAR


Ĺžehirliler piknikte


BU ADAM NE YAPIYOR?


BU DURUMA NE DEMELİ?


BU ÇOCUKLAR NE YAPIYOR?


BU İNSANLAR NEDEN BEKLİYOR?


ŞEHİRDE BESLENME


ŞEHİRDE KOMŞULUK


ŞEHİRDE DÜĞÜN DERNEK


ŞEHİRDE ULAŞIM


BİR PROBLEM OLARAK ŞEHİRLİLEŞEMEME VE ŞEHİRLİ DAVRANIŞ KALIPLARI •

• •

• •

Bilindiği gibi göç sadece coğrafi ve fiziki bir hareketlilik değildir. Göç aynı zamanda bir sosyal ortamdan başka bir sosyal ortama, bir kültürden başka bir kültüre ruh ve zihin dünyanızı taşımak demektir. Kabul etmek gerekir ki, göç ettiğiniz coğrafyaya ve iklime alışmak kolay değildir. Ancak bundan da daha zor olanı göç ettiğiniz sosyokültürel ortama alışmaktır. Genellikle göçmenler küçük yerleşim bölgelerinden geldiklerinden doğal olarak büyük şehirlerin şartlarına ayak uydurmakta zorluk çekerler. Çekingen ve ürkekdirler. Yabancılık çekmeleri doğaldır. Artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, şehirde birlikte yaşama problemi, birey bazında psikolojik boyutu da olan teknik, ekonomik, sosyal ve daha çok kültürel bir problemdir.


GÖÇMENLİK GÖÇMENLERİN GEÇ ŞEHİRLİLEŞMELERİNİN YA DA ŞEHRE UYUMUNUN GECİKME SEBEPLERİ NELERDİR?


GÖÇMENLERİN GEÇ ŞEHİRLİLEŞMELERİNİN KENDİLERİNDEN KAYNAKLANAN SEBEPLER • I-Sosyo-psikolojik sebepler; • -Özellikle birinci kuşak göçmenlerin çocukluk yıllarını geçirdikleri yerlere özlem duymaları,önem atfetmeleri ve aynı önemi çocukların da göstermelerini istemeleri,geleneksel yapının korunmasına katkı sağlamaktadır. • -Yine özellikle birinci kuşak bazı yaşlıların geride kalan ömürlerini doğdukları yerlerde geçirmek istemeleri,en azından cenazelerinin doğdukları yörelere götürülmelerini vasiyet etmeleri kırsal alan ile bağın devamını sağlamaktadır.


• II-Sosyo-kültürel sebepler; • -Göçmenlerin genellikle eğitim düzeyleri düşük olduğundan şehirdeki kültür değerlerine de bir anlam atfetmemektedirler. • -Büyük şehirler genellikle Üniversite şehirleri olduklarından,öğrenci göçmenler nasıl olsa okul bitince bu şehirden gideceğim düşüncesi ile kendilerini şehirde geçici olarak görmektedirler.


• III-Sosyo-ekonomik sebepler; • -Göçmenler henüz şehirde kendilerini,özellikle ekonomik açıdan yeterince güvende hissetmedikleri için şehre tam olarak bağlanamamakta ve sürekli kendini şehirde geçici olarak görmektedirler. • -Ekonomik değeri fazla olmamakla birlikte,terk ettikleri yörelerde bıraktıkları gayri menkullerin mülkiyetleri kendilerinde olduğu için o yörelerle bağlarını koparamamaktadırlar


GÖÇMENLER ŞEHRİ NASIL ALGILIYORLAR? • Modernitenin dayattığı şehir algı biçimini genel geçer kabul edip göçmenlerin de şehri buna göre algılamalarını beklemekteyiz. Oysa belki de öncelikle şehri algılama biçimimizi tartışmalıyız. Evet şurası bir gerçektir ki, şehirlileşme yada şehirli olmak birey bazında sosyal psikolojik bir değişimi ifade ederken, toplum ölçeğinde ise sosyolojik bir değişimi ve dönüşümü ifade eder.


• Göçmenlerin kendileri ile şehir arasında ilgi kurmaları ve şehirle ilgili bilinç düzeyleri öncelikle şehirde ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgilidir. Daha sonra da şehirde kalış süresi, ekonomik yeterlilik, eğitim vb. sebeplerle de alakalıdır. • Şehirlilik bilinci yada kişilerin kendilerini şehirli görüp görmemeleri ile ilgili olarak geçerli olabilecek iki kıstastan söz edebiliriz; birinci kıstas, kişilerin kendilerini şehirli olarak tanımlayıp tanımlamadıklarına bakmak gerekir. İkinci kıstas ise kişilerin kendilerini o yere(şehre) ait görüp görmemesi ile alakalıdır. • Ancak şehre uyum sosyolojik bir süreci gerekli kılar.


GÖÇMENLER ŞEHRE UYUM SAĞLIYAMAMALARININ KENDİLERİNDEN KAYNAKLANMAYAN SEBEPLERİ •

Önce bir tespit yapmakta yarar var;

Türkiye’nin en çok göç alan ve en büyük şehri olan İstanbul’da yapılan bir araştırmaya göre İstanbul’da yaşayan halkın %44'ü kendilerini İstanbullu hissetmiyor, %51 'i de kendilerini İstanbul'un sahibi olarak görmüyorsa burada önemli ölçüde bir şehirlileşme problemi var demektir.

• •

I-Merkezi yönetimlerin sorumluluğu; Merkezi yönetimler ülke genelini kapsayan makro planlamaları yapmakta yetersiz kalmaktadırlar.Göç,sanayileşme ve şehirleşme açısından…..


II-Yerel yönetimlerin sorumluluğu;

Şehrin halkı şehre göç edenlere bireysel olarak rehberlik yapması gerekir. Ancak kalıcı ve köklü olan formal bir yapı içinde şehre göç edenlere rehberlik etmektir.

Bilindiği gibi göçmenler geldikleri şehirde ya da ülkede bir kültür şoku yaşamaktadır. Kırsal alanlardan büyük şehirlere ya da başka ülkelere göçen milyonlarca kişi bu geçiş dönemini sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için bazı organizasyonlara ihtiyaç vardır. Geleneksel köy hayatından şehir hayatına geçişi sağlamak amacı ile göçmenlere yada şehirli adaylarına, değişik yöntemlerle şehir koşullarını anlatacak mekanizmalar gerekir. Bunu en iyi şekilde yapacak olanlar da halkın seçilerek vekaletini almış olan yerel yönetimler yani belediyelerdir.


Bu konuda bazı belediyelerin yapmış olduğu çalışmalardan örnekler vermek istiyorum; •

Örneğin İstanbul’da Belediyelerin açmış oldukları meslek edindirme kursları bu problemin çözümüne yönelik olarak atılmış adımlardan biridir; Bu kurslar daha çok şehrin kenar mahallelerinde ve henüz kendini şehre ait görmediği için şehre intibak sıkıntısı çekenlerin yaşadıkları semtlerde açıldığından, şehre uyum noktasında büyük yararları olmaktadır.

Bu konuda İstanbul Üsküdar’da meslek edindirme kurslarına devam eden kursiyerlerin üzerinde, tarafımızca yapılan bir araştırmada, kursiyerlerin büyük çoğunluğu(%90 nispetinde) çevrelerinin genişlediğini, öz güvenlerinin arttığını, şehir bilinçlerinin geliştiğini ve kursların İstanbul’u daha çok sevmelerine sebep olduğunu söylemektedirler.


• Bu konuda bir örnekte bağcılar belediyesinden vereceğim; Biliyorum bağcılar belediyesinin göçmenlerin şehre uyumu ile ilgili olarak yaptığı pek çok çalışma vardır. Ancak bir tanesi benim çok dikkatimi çekti.Kendilerini kutluyorum.Sembolikte olsa üzüm bağı kurmuş olmalarıdır.Keşke bunu genişleterek şehir bahçeleri şekline dönüştürerek vatandaşların hizmetine sunsalar.


Bağcılarda üzüm bağları


• III-Yerli halkın sorumluluğu; • Eski sıfatı ile köylü yeni ve geçici sıfatı ile göçmen, hiç şüphesiz, şehirde yaşamayı ve şehirli olmayı şehrin yerli halkından öğrenecektir. • Göçmenlerin şehrin yerli halkı ile kaynaşamamasının en temel sebebi(elbette başka bir çok sebepte vardır.), yerleşik halkın kendileri hakkındaki olumsuz kanaatlere sahip olmalarını bilmiş olmalarıdır. Başka bir ifade ile kendilerini şehirli kabul edenlerin, göçmenleri iflah olmaz köylüler olarak görmeleri ya da asla şehirlileşemezler, ön yargısına sahip olmalarıdır. Bu durum göçmenleri ziyadesiyle yaralamaktadır. Bu anlayış, pek çok problemi de beraberinde getirmektedir.


HEMŞEHRİLERİN ŞEHİRDE DAYANIŞMA ÖRNEKLERİ


SONUÇ VE ÖNERİLER • •

1.Sonuçlar; Göçmenlerin şehirlileşmelerinin gecikmesi olumlu ve hayırlı bir gecikme olarak görülmelidir. Zira şehrin sosyal dokusunu dönüştürmek fiziki dokusunu dönüştürmek kadar kolay değildir. Zorlama ile dönüştürmeye kalkışmak ise bir takım yeni sosyal problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Göçmenlerin şehirde köylü kalmaları diye bir şey de söz konusu değildir.

Şehrin yerli halkı, göçmenlerin şehre uyumu hususunda görevlerini tam olarak yerine getirememektedirler.

Yerel yönetimler göçmenlerin yerli halk ile kaynaşmaları hususunda üzerine düşen sorumluluğu tam olarak yerine getirememektedirler. Göçmenlerin geldikleri şehre ya da ülkeye uyum sağlayamayacakları görüşü yanlıştır. Zira uyum sosyolojik bir süreci gerekli kılar.


2.Öneriler; Öncelikle yerli halk ve yerel yönetimler ev sahibi konumunda oldukları için göçmenleri anlamaya çalışmalıdırlar. •

Göçmenler de öncelikle yaşayacakları yada yaşamakta oldukları şehri ya da ülkeyi her yönü ile kabullenmeleri, benimsemeleri ve yaşadıkları şehrin veya ülkenin birer üyesi olduklarının bilincinde olmalıdırlar.

Yerleşik şehirli halk, göçmenleri asla şehre uyum sağlayamayacak olan bir grup olarak görmemelidirler.

Şehirler homojen özellik taşımadığından tek bir şehirli kimliğinden ziyade, kentte birlikte yaşamayı amaçlayan ortak bir bilinç oluşturulmalıdır.


TEŞEKKÜR EDERİM


YEREL YÖNETİMLERİN ŞEHİRLİLEŞMEDEKİ ROLÜ