Page 1

BURSA KENT KONSEYÝ KONFERANSLAR DÝZÝSÝ

4 “Bursa'nýn Manevi Eðitiminde Ýsmail Hakký Bursevi ve Ýsmail Hakký Tekkesi” Yard. Doç. Dr. Murat YURTSEVER

TARÝH: 27 MART 2010 – SAAT: 14.00 YER: ATATÜRK KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZÝ BAÞKANLIK BÝNASI SALONU


01


Yrd. Doç. Dr. M. Murat YURTSEVER 1955 yýlýnda Bursa'da doðdu. Ýlk ve orta öðrenimini (Bursa Ýmam-Hatip ve Bursa Erkek Lisesi) Bursa'da tamamladýktan sonra, 1978'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Eski Türk Edebiyatý bölümünü bitirmiþtir. 1978-1980 yýllarýnda Nevþehir Lisesi'nde, 1980-1981 yýllarýnda Bursa Ýmam-Hatip Lisesi'nde, 1981-1982 yýlýnda Kütahya Endüstri Meslek Lisesi'nde Edebiyat öðretmeni olarak görev yapmýþtýr. 1982 yýlýnda Uludað Üniversitesi Ýlahiyat Fakültesi'ne araþtýrma görevlisi olarak çalýþmaya baþlamýþtýr. 07.02.2005 tarihinde emekli olmuþtur.

02


“BURSA'NIN MANEVÝ EÐÝTÝMÝNDE ÝSMAÝL HAKKI BURSEVÝ VE ÝSMAÝL HAKKI TEKKESÝ” 27 Mart 2010 Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Baþkaný): Bizleri yetiþtiren büyüklerimizi görüyoruz ve bu beraberlik hiçbir zaman için bitmedi devam ediyor, devam edecek. Yani gençlere de örnek olup, onlarýnda bu tip çalýþmalarýn içinde olup devam ettirmelerini istiyoruz. Yani gençlerin de Bursa'ya ve ülkeye çok deðerli insanlar yetiþtiren hocalarýmýz neticesinde ülkemizdeki manevi hayata çok büyük katkýlarý olmuþ. Bursa'da da önemli baþarýlar kat edilmiþ, bunlarý biliyoruz ve ben sözümü fazla uzatmak istemiyorum. Ancak þunu söyleyeyim, Çekirge Çalýþma Grubu'muzun çalýþmalarý devam ediyor. Bursa Kent Konseyi binasý, yanda gördüðünüz binanýn bir bölümü. 25 Çalýþma Grubumuz var ayrýca. Oralarda çok farklý konularda çalýþan Bursalýlar var, Çekirge Çalýþma Grubu'nun da orada bir ofisi bulunmakta ve devamlý arkadaþlarýmýzý oraya bekliyoruz. Konuya ilgi duyan diðer Bursalýlarý da, hemþerilerimiz de ilgilenirlerse tabi ki bu toplantýlara davet edeceðiz. Ben toplantýya katýlan çok deðerli hocalarýmýza hürmetlerimi arz ediyorum ve kardeþlerimize, arkadaþlarýmýza, dostlarýmýza iyi seyirler dileyip saygýlarýmý sunuyorum. Necati ÞAHÝN (Çekirge Çalýþma Grubu Temsilcisi): Bursa Kent Konseyi Baþkaný'mýza konuþmalarýndan ve bize vermiþ olduðu desteklerinden dolayý teþekkür ediyoruz. Þimdi sizlerle Bursa Kent Konseyi Çekirge Çalýþma Grubunun hazýrlamýþ olduðu sunumu paylaþýyoruz. Bu sunumun oluþmasýnda katkýlarýndan dolayý Ýsmail Hakký Kur'an Kursu Derneði'ne ve sayýn Mustafa BAYKAL'a, sayýn Hüseyin ÖZTÜRK'e, sayýn Ahmet EREN'e teþekkür ediyoruz. Yrd. Doç Dr. Murat YURTSEVER: Affýnýza sýðýnarak ve sizleri temsilen burada olduðumu söyleyerek baþlamak istiyorum. Burada bulunan pek çok arkadaþýmýzýn duyduðu heyecaný, coþkuyu, fotoðraflarý ve slaytlarý izlerken bende hissetmiþ oldum. Burada sadece o fotoðraflarýn taþýdýðý anlamý ve hatýrayý tek tek gözden geçirilebilmiþ olsa ve burada deðerli büyüklerim, Ali ÖZTÜRK'ten baþlayarak, Nusret Bey'den devam ederek ve teþrif eden bütün yüksek cemaatin isimlerini tek tek saysam yerime otursam bu günkü toplantý hakikaten edilmiþ olur. Bu gün gerçekten tekrar gözümde canlandýrarak Ýsmail Hakký Bursevi'nin tekkesinden feyiz alarak; orada hafýzlýk yapan, orada eðitim alan, buraya gelen deðerli dostlarýmýzý, Ýsmail Hakký hayranlarýný, her nasýlsa Ýsmail Hakký'nýn etkisinde kalmýþ ve onun hatýrasýna hürmet etmeye gelmiþ olan, Ýsmail Hakký Tekkesi'nin deðerli eðitim camiasýný, hafýzlýk yapan ve oranýn deðerli kardeþlerini kalben ve gönülden selamlýyorum. Hepinizin zihni açýk olsun. Cenab-ý Allah zihninizi arttýrsýn niyazýnda bulunuyorum. Ayrýca deðerli dostumuz Semih PALA'ya, Büyükþehir Belediye Baþkaný'mýza bize bu fýrsatý verdiði için Kent Konseyi Baþkaný'na, Necati ÞAHÝN' e, bando þefimize, Ahmet EREN Bey'e, Hüseyin ÖZTÜRK'e, hepimizin tanýdýðý hepimizin hakký olan büyük ve küçük herkese selamlarýmý ve saygýlarýmý sunuyorum. Özellikle bu günü Ýsmail Hakký'yý anma toplantýsýný düzenlediðiniz için Cenab-ý Hak'kýn size ve sizlerle birlikte olmasýna niyazýmý arz ediyorum. Deðerli dostlar bu gün bir büyük alemin, bir büyük müfessirin, bir büyük mutasavvuf'un, bir usta þairin, bir bilgenin ve bir Müslüman halkýn huzurundayýz diye baþlýyordu Mehmet Ali AYNÝ, 1926'da Chicago da verdiði konferansta. 1926 yýlýnda Mehmet Ali AYNÝ Chicago'da Ýsmail Hakký'yý anlattýðý zaman oradaki bilim heyeti “biz Anadolu'da Türklerin arasýnda böyle büyük bir insanýn olduðunu bilmiyorduk” deyip hakkýný teslim etmiþlerdir. Bu konuda baþlayýp, bu konuda devam etmek suretiyle belki bir saati fazla aþmayan, belki bir saat sürecek bir toplantýyý baþlatýp huzurlarýnýzý fazla iþgal etmeden müsaadelerinizi istemiþ olacaðým. 03


Bursa'lý olmak, Bursa'da yaþayan, geçimini Bursa'dan karþýlayan veya Bursa'da karnýný doyuranlar için önemli Bursa'da olmak veya Bursa'lý olmak. Ama adý Bursa ile beraber anýlmak daha da önemli. Emir Buhari gibi, Süleyman Çelebi gibi, Ahmet Vefik Paþa gibi, Ahmet Hamdi TANPINAR gibi ismi söylenince hemen Bursa'yý hatýra getirmek ama daha önemli bir þey daha var, adýný Bursa'dan almak. Bu sadece 3 þahsa müessir olmuþtur. Bunlardan ilki de Ýsmail Hakký Bursevi'dir. Adýný Bursa'dan alan bir zat. Ýkincisi Bursa'lý Mehmet TAHÝR ve Ressam Þefik BURSALI' dýr. Bu Emir Sultan olsa nihayet sonunda bir Buhari ismini görüyoruz yani. Veya TANPINAR olsa Bursa'ya sadece hayranlýðýný tesvit etmiþ oluyoruz veya Haþim ÝÞCAN Bursa'da bir okulu olduðunu ama Ýstanbul'da da ayný þartlarda emek verdiðini ve görevini yaptýðýný görüyoruz. Ama Ýsmail Hakký Bursevi'nin Bursa üzerindeki etkisi, Bursa'ya olan tesiri ve katkýsý bunlarýn hepsinden önemli. Ýsmail Hakký Bursevi ile ilgili önce ne bildiðimizi hafýzalarýmýza sormaya çalýþalým. Ýsmail Hakký Bursevi dendiði zaman nedir bizim aklýmýza gelen birkaç madde? Þudur: Ýsmail Hakký Tekkesi olduðuna göre bir sufi Tekkesi daha sonra evet Bursevi' nin bir beyaný var onu da biliyoruz yani bir müfessir. Bu ikisi aslýnda çok önemli ve bu ikisi yeterlidir. Eðer onun etrafý derinlemesine Ýsmail Hakký ile ilgili olarak onun sufi yönü ve onun ruhi beyan tesiri yani müfessirliði. Çünkü onun sufi olan tarafý Tekke olan tarafýdýr. Ruhi beyan tesiri ise onun Medrese olan tarafýdýr. Hem Tekkeyi hem Medreseyi mest etmiþ ikisini birden kendinde bir araya getirmiþ, kesinlikle hakkýný vermiþ insanlarýn sayýsý sayenizde ve yine hayatýmýzda son derece farzdýr. Yine Ýsmail Hakký hakkýnda bildiklerimizden bir üçüncüsü son derece önemli. Þimdi biz burada bu 3 madde hakkýnda konuþursak, yani Ýsmail Hakký Bursevi dendiði zaman 10 tane kendisi hakkýnda önemli bilgi sahibi olsak, sadece madde olarak demek istiyorum, bu bile yeterli. Evet, 1. Madde Ýsmail Hakký Bursevi bir sufi Cenneti Tarikatýna mensup, bu da çok önemli. Çünkü Cenneti Tarikatý güçlü simalarýn ve hala kendileri hakkýnda istihdam edilen, kendilerinden feyiz ve ilham alýnan isimlerin halkasýdýr. Yine Bursa'dan baþlar, Aziz Mahmut Hüdari ile devam eder ve Ýsmail Hakký Bursevi ile sona erer Cenneti Tarikatý. Yani Ýsmail Hakký Bursevi Cenneti Tarikatý'nýn son þeklidir. Cenneti Tarikatý ilme çok önem verir yani Cenneti Tarikatý Tekkeleri'nde hemen kapýnýn giriþinde buraya ilim okumak üzere gelmeyen, yani orada önce ilim okunur. Kevsir, Kelam, Fýkýr gibi ondan sonra Tasavvuf terbiyesi baþlar. Asýl olan, güzel olan budur. Yani Ýsmail Hakký Bursevi böyle mükemmel bir Tarikatýn Nakþibendî'nden gelen, Hacý Bayram Bey'le gelen, Üftade ile beraber de Cennetiye ayrýlan bir Tarikatýn güçlü halkasýdýr, önemli halkasýdýr. Sadece bir müþfik amil, sadece bir sufi, sadece mürid ve yahutta bir derviþ deðil mükemmel þekilde ilimle beraber olmuþ bir ulu insan. Entelektüel dediðimizde budur zaten. Dolayýsýyla ruhi beyan tefsiri âlim tarafýdýr. Ýsmail Hakký Bursevi'nin divaný vardýr ve kendisi çok usta bir þairdir, çok büyük bir þairdir. Ýsmail Hakký Bursevi kendi eserleriyle kendi diliyle eþrafýmýz on binden ziyadedir der. Mýsralarýmýz deðil, beyitlerimizde deðil, þiirimiz on binden ziyadedir. Yani 75 yýllýk ömre bu kadar eser ve on bin tane de þiir hem de bu bir davulcu manisi gibi deðil, mükemmel aruzla yazýlmýþ, hece vezniyle de deðil, yani normal Tasavvufi ile deðil, vezirle ve kalýplara dökülmüþ þekliyle. Arapça ve Farsça dizelerle örülmüþ on binden fazla þiir. Yazmýþ olduðu eserlerin hepsi Kütüphanelerde var, hem de kendi el yazýsýyla. Ýsmail Hakký Bursevi'nin on bin tane þiirini Mahmut NASIR isminde, kendisinden iki asýr sonra Bursa'da Orhangazi civarýnda yaþamýþ bir hayýr hane bir dostu, gönül dostu bütün eserlerini tek tek tarayarak, ayýklayarak ve süzerek Ýsmail Hakký'ya ait bütün þiirlerini öyle bir hale getirmiþtir ki, kýymeti fevkaladedir, takdirin üzerindedir. Böyle bir þair olduðunu yani on bin þiirin on bininin de bu gün elimizde olduðunu biliyoruz ve bugün kütüphanelerdeki kaydý da bilinir. Bursa'ya gelip yerleþen etnik gruplarýn nüfusa en fazla sahip olanlar dahil Bulgaristan muhaciri Ýsmail Hakký Bursevi, Burgaz yakýnlarýnda bir kasaba olduðu biliniyor. Büyük çapta ilminin burada kemale ulaþýyor zaten yani bir ilim saflýðý, platformu kendisinde hazýrlanmýþ oluyor. 18. Yüzyýlda yaþadýðýný tespit edebiliriz. 04


Ýsmail Hakký'nýn doðumu 1653'tür ama biz ona 1650 diyelim. Yani 17. asrýn ortasýnda doðduðunu söyleyelim. Vefat 1725 Bursa'da öldüðünü biliyoruz, 75 yýldýr aþaðý yukarý bir ömrü var. Ýsmail Hakký'nýn yaþadýðý yýllarý 1650 ile 1725 arasýnda olduðunu hatýrýmýzda tutabiliriz. Ýsmail Hakký Bursevi iki kez hacca gitmiþtir. Ýsmail Hakký'nýn zamanýnda bu iki hac gerçekten önemlidir. Çünkü her ikisi de neredeyse ikiþer yýl sürmüþtür. Bir hacca gidiþ 17, 18, 19 ay civarýndaydý. Bu Ýsmail Hakký Bursevi'nin gittiði yerlerde uzun süre kalmasý da var. Yani ilk haccý Suriye'nin üzerindendi, karadandýr ve orada Suriye'de uzun aylar kalmýþ, Suriye hülemasýyla karþýlaþmýþ ve Suriye hülemasýyla eserlerde bulunmuþ. Daha sonra Suriye'nin üzerinden gitmiþ olmasýna raðmen yani Mýsýr tatiline giderek yine orada uzun süre kalarak, 45 ay kalarak orada hacca doðru yol almýþ ve dönüþü de ayný þekilde uzun sürmüþtür. Birinci haccý 1699'da, ikinci haccý ise 1710'da, iki büyük hac yani bir yýlda bir defa gidip, iki seferde iki defa hacca gidilir ama gidiþ geliþ bir hac, Ýsmail Hakký'nýn döneminde iki sefer olmuþtur. Ýsmail Hakký Bursevi iki kere savaþa katýlmýþ yani 1. Ve 2. Viyana kuþatmalarýndan sonra yani baþarýsýzlýkla sonuçlanan iki Viyana çýkartmasýndan sonra 3. ve 4. Defa düzenlenen Avusturya seferlerine katýlmýþ ve bu seferlerden ordumuz kýsmen zaferle dönmüþtür. Yani orada tam olarak bulunmuþ olmasa bile bazý kalelerin tekrar ele geçirilmesi suretiyle küçük bir takým zaferlerle dönüldü. Ýsmail Hakký Bursevi bu savaþlara 1695 ve 1696 yýllarýnda 3. ve 4. Viyana seferinden Avusturya seferine, ordunun manevi gücünü kuvvetlendirmek ve orduya maneviyatýný arttýrmak amacýyla katýlmýþ ve bu görevi yerine getirmiþtir ve vücudunun muhtelif yerleri yaralanmýþ ve berelenmiþtir. O yaralar ve bereler uzun süreler vücudunda kalmýþtýr. Ýsmail Hakký Bursevi 5 kez evlenmiþtir, 5 ayrý hanýmý olmuþtur. Bizim kulaðýmýza gelmeyen, gelse de önemli deðil hafýzalarýmýzda olmayan bilgilerden birisi olabilir. Hemen ele geçen kaynaklarda 1 veya 2 defa veya 3 defa evlendiði yazýlmýþ olabilir. Araþtýrmalar sonucunda son olan neticede Ýsmail Hakký Bursevi 5 kez evlenmiþtir. Bunlardan birisi Mustafa Beyin kýzý, ikincisi ise Afife haným Osman Taci Efendi'nin kýzýdýr. Daha sonra diðer evlilikleri vardýr, son eþi de kabrinin yaný baþýnda yatan Ayþe hanýmdýr. Kendisinden 23 yýl sonra vefat etmiþtir. Ýsmail Hakký Bursevi'nin vefatýndan sonra 23 yýl yaþamýþtýr. Ýsmail Hakký Bursevi'nin 18 tane çocuðu vardýr. Bunlarýn hiç biri hiçbir zaman bir arada bulunamamýþtýr. Çocuklarý da ayný yaþlarda ve çok küçük yaþlarda vefat etmiþtir. Yani vefat ettiði zaman Ýsmail Hakký Bursevi 2 tane evladý vardý. Bu 2 tane evlatta Ýsmail Hakký Bursevi'den 1 yýl sonra ard arda vefat ettiler. Yani Ýsmail Hakký Bursevi her birine intiba göstermiþ, her birinin vefatýndan sonra günlerce gözyaþý dökmüþ, hatta her birinden sonra her bir çocuðuna mersiyeler yazmýþ ama o evlatlarýný o anda kýlmamýþ. Bu da Cenabý Hakkýn belki Azizi Ýsmail Hakký Bursevi'yi her þekilde bir hikmete meblið olabilir. Ýsmail Hakký Bursevi'nin 125 tane kesin kayýtlý eseri vardýr, çok büyük bir yazar. Yani sadece ruhi beyandan ibaret deðil, kalýn kalýn sayfalar dolusu 125 tane eseri vardýr. O eserler içerisinde divanýndan baþka, tefsirinden baþka kendi eliyle kendi hayatýný yazdýðý kendi hayatýný yazdýðý ki bunlar çok önemlidir, Tarikat anlamýnda disiplindir, bir usuldür. Yani kendi hayatýný kendi eliyle kaleme aldýðý, hiç Ýsmail Hakký üzerine araþtýrma yapmaya gerek yok, müritleri vardýr. Bunlarda 4 veya 5 tane kadardýr. Bu gün bizim ajanda dediðimiz yani günlük tutanlar vardýr. O günlerde de ayný zamanda teblið edilirdi veyahutta teksir edilirdi. Bu da Ýsmail Hakký Bursevi için önemli. Ýsmail Hakký Bursevi' nin tefekkür saatlerinde kalbine dolan ilhamý kaleme aldýðý, gözünün önüne gelen bazý Cenabý Hakkýn ayetlerini kaleme aldýðý, bazý karþýlaþtýðý dostlarýndan hissettiklerini, duygulandýklarýný veya almýþ olduðu ilhamý kaleme aldýðý eserleridir. Suriye'de neler gördü, nelerle karþýlaþtý, Mýsýr'da hangi camilerde vaaz etti veya teksirini ne zaman kaleme almaya baþladý, hangi ayetten baþladý veya teksirini ne zaman tamamladý gibi bilgilerinin tamamý bu kitaplarda vardýr ki, Ýsmail Hakký için bunlar önemli bir husustur. Bunlar kendi hayatlarýný yazmasý açýsýndan da önemlidir, bunu bir defa daha söylemiþ olalým. Þimdi ben buradaki notlarýma

05


bakýyorum, konumuzu tamamladýk yani Ýsmail Hakký Bursevi ile ilgili aklýmýzýn ucuna gelmesi gereken, kiþiliði hakkýndaki 10 maddeden 9'u önemli. Ýsmail Hakký Bursevi' nin seciyesi yani karakteristiði, yani huyu mizacý. Ýsmail Hakký Bursevi dendiði zaman gözümüzün önüne bir Yunus Emre, bir Somuncu Baba veya bir Piremir veya Mevlana Celalettin Rumi'yi getiremiyoruz. Ýsmail Hakký Bursevi son derece sert bir mizaçtýr, son derece haþin bir mizaçtý ve müdahil olan önündeki gördüðüne yapýlan haksýzlýða müdahil olan, münakaþadan çekinmeyen ve karþýsýndaki insanýn ne diyeceðini, ne intiba býrakacaðýný hiç aklýna getirmeden tenkit eden, eleþtiren tahammülsüz bir mizaca sahip. Ýsmail Hakký Bursevi dendiði zaman böyle Tekkesi dolup dolup boþalan, semalarla, zikirlerle veya Erguvanilerle Tekkesinin ahengini sürdürdüðü bir þahýstýr. Ýsmail Hakký Bursevi aslýnda etrafýnda pek fazla mürit barýndýrmamýþtýr bu sebepten dolayý. Birinci sebep Ýlime önem verdiðinden dolayý yani Enver adam istemez, önce Ýlim okuyacak. Ümmi olaný Halife tayin etmem diyor Osman Fazýl Efendi, Ýsmail Hakký Bursevi de öyle, Ümmi olanla benim hiçbir iþim olmaz. Önce Ýlim sahibi sonra Ýlmihal sahibi olacak, yani hal sahibi olacak. Dolayýsýyla Ýsmail Hakký Bursevi çocukluðundan itibaren, gençliðinden itibaren ve ileri yaþlarýna kadar yani bu inancý olmasa da huysuz demek istemiyorum, mýzýkçý ve aksi deðil ama Mehmet Akif'i düþünelim aynen böyle bir insan. Yani hakký tutan kaldýran ama 10.000 fazla da þiir yazan duygusal bir dünyasý olan, zengin bir gönül iklimi olan birisi Ýsmail Hakký Bursevi. Ýsmail Hakký Bursevi'nin yaþadýðý dönem önemli, yani siyasal ve sosyal açýdan talihsiz bir dönem. 4. Mehmet ile baþlayan duraklama devri ve daha sonradan Lale Devri'ne kadar devam eden gerileme devri. Enteresandýr ki, 4. Mehmet sünnet olmadan tahta çýkmýþ ve Kanuni Sultan Süleyman gibi 40 yýl tahtta kalmýþtýr. Yani köprülerin sarayý ve ülkeyi yönettiði Kösem Sultanlarýn ve Hürrem Sultanlarýn saraya hâkim olduðu ve birçok kalelerin kaybedildiði, vergilerin vecizelerinin de gelmediði için kilerde ne kadar kap kacak varsa darphaneye gönderilip, paraya çevrilip para olarak kullanýldýðý veya daðýtýldýðý bir fakirlik dönemi, bir gerileme dönemi, bir mali açýdan zayýflama dönemidir. Ýçeride yani Ýstanbul'da ve Anadolu'da pek çok isyanlarýn olduðu dönemdir. 2 defa Viyana'dan maðlubiyetle dönüldüðü bir dönemdir ve Ýsmail Hakký Bursevi bu hazin manzarayý yani ülkenin içinde bulunduðu bu hazin manzarayý, zaman zaman þiirlerine de yansýtmýþtýr. Yani buradaki kalelerin kaybedildiði Ýsmail Hakký'yý da aynen nasýl ki Mehmet Akif'i Bursa'nýn Yunan tarafýndan iþgali ilgilendirmiþ ve üzmüþse Mehmet Akif'in de ayný þekilde üzüldüðünü ve bunu özellikle 5 kalesinin kaybediþini Ýsmail Hakký'nýn mýsralarýnda hazin bir manzara olarak ve kötü bir kayýt olarak biliyoruz. Hýzla toparlamaya çalýþýyorum. Ýsmail Hakký Bursevi'nin babasý aslýnda Ýstanbul Aksaray doðumludur. Ama Aksaray yanlarýnda yani 1652'de Ýstanbul'un yanlarýnda eþyasýný býrakýp Aydos'daki akrabalarýnýn yanýna göçmüþ ve 1653'te Ýsmail Hakký vefat etmiþtir. Anne babasýnýn yanýna Ýstanbul'dan naklen Bulgaristan'a gittiðini söyleyebiliriz. 1653'te Ýsmail Hakký Bursevi doðmuþtur, o sýra Osman Fazli'nin ismi çok önemlidir yani baþtan sayacak olursak Üftade bir, Aziz Muhammed Hüdayi iki, Zakir Zade Abdullah üç, Balýkesirli Mukat Ahmet Efendi dört, Osman Fazli beþ, Ýsmail Hakký Bursevi altý. Yani cennetiyenin 6 þeyhinden beþincisidir Osman Fazlidir. Osman Fazli Bursevi'ye göre Üftade'den, Aziz Muhammed Hüdayi'den de daha büyük mertebededir. Ýsmail Hakký Bursevi kitabý neticesinde ölümüne yaklaþan günlerde kaleme aldýðý eserinde eðer Üftade ve Aziz Muhammed Hüdayi sað olsalardý, Osman Fazli'ye ihtisap ederlerdi der. Bu Ýsmail Hakký'nýn kendi ifadesi bizim iddiamýz deðil yani. . Ayný þekilde Osman Fazli'de Ýsmail Hakký'yý över. Bana Cenabý Hak öyle bir Halife nasip etti ki der, Osman Fazli Ýsmail Hakký'yý kastederek, bunu yani bu Halife'yi ne Üftade'ye verdi ne de Aziz Muhammed Hüdayi'ye. Yani Osman Fazli ve Ýsmail Hakký Bursevi her ikisi de manevi mertebesi çok ama çok bizim takdir edemeyeceðimiz kadar çok yüce ve yüksek iki insandýr. Osman Fazli Akpazarlýdýr. Yani bildiðimiz Ýstanbul Ýtfaiyesinin arkasýndaki bölgede

06


yaþamýþ oradaki Kul Camii'nde Tarikat faaliyetlerini sürdürmüþ bir zat Osman Fazli Efendi. O da Bulgaristanlý. Unkapaný'ya doðru inen o saðda ki camiyi de Tarikat faaliyetlerinde kullanmýþtýr. Kul Cami yani Akpazarý mevki ve Zeyrek Cami yani saraçhane Osman Fazli'nin mekânýdýr. Ýsmail Hakký Bursevi 3 yaþýndayken Aydos'ta Osman Fazli ile tanýþýr ve daha sonraki yýllarda Osman Fazli Efendi Ýsmail Hakký Bursevi'yi yanýnda gördüðü zaman etrafýndakilere Ýsmail Hakký Bursevi'nin kendisinin 3 yaþýndan beri müridi olduðunu söyler, onu öyle takdim eder. Ýsmail Hakký'ya da sen bizim 3 yaþýndan beri müridimizsin der ve onu takdim eder. Ýsmail Hakký Bursevi'nin 7 yaþýnda annesi vefat etmiþtir, annesinden iyi bir miras kalmýþtýr. Bu bilgi þu açýdan önemli. Ýsmail Hakký Bursevi'nin Cami yaptýrdýðý tarihte bile yani gelirinin nereden olduðu acaba bir yerden kendisine kalan yüklü bir miktar mý olduðu, kaldýðý gibi bilgiler vardýr. Þunu biliyoruz ki Ýsmail Hakký Bursevi'nin babasý da annesi de zengin idi. Aydos'da büyük arazileri var idi ve oradan yüklü miktarda gelir elde ediyorlardý. Hatta Ýsmail Hakký Bursevi 4 erkek kardeþten 3.dür. Küçük kardeþi için çok zengin olmakla beraber malýný cenabý hakkýn yolunda sabredemedi diye bir ifade de bulunur ve hep üzüntüsünü belirtir. Ýsmail Hakký Bursevi 11 yaþýna kadar eðitimini yine Aydos'da Muhammed Efendi'nin yanýnda alýr ki, bu zamana kadar aldýðý eðitim önemli bir eðitimdir. Yani dini eðitimler açýsýndan önemli bir eðitimdir. 11 yaþýndan 18 yaþýna kadar ise Edirne'de Abdurrahman Efendi'den eðitim alýr Bu ikisi çok önemli yani bu iki zat Ýsmail Hakký'nýn eðitiminde çok önemli. Çünkü, Ýsmail Hakký Bursevi 18 yaþýna kadar dediðimiz gibi eðitiminin, yani ilminin büyük bir kýsmýný kazanmýþ ve elde etmiþ idi. 18 yaþýna kadar aktif eserler kaleme alýyor idi, Arapçasý mükemmel idi, hele Hüsnü Hattý fevkalade idi. Osman Fazli Efendi þeyhi onun yazýsýna hayran idi. Hakikaten eðer eserlerine bakarsanýz mükemmel bir görünüm olduðunu göreceksiniz. Belki de Ýsmail Hakký Bursevi'nin 125 eser kaleme almasý biraz da yazýsýnýn güzelliðinden ve kalemi elinden düþürmeyiþinden dolayý idi. Ýstanbul'a artýk ihtisap etmek üzere yani Osman Fazli'ye teslim olmak üzere geldiði yaþ 18 yaþýdýr ve Ýsmail Hakký Bursevi þeyhin yanýna geldiði zaman artýk bir cennetiye müridi, bir cennetiye disiplini sahibive artýk bundan sonra þeyhinin yanýnda Ýhtisas Bilimlerini okuyacak, yani ilimi ilim düzeyinde deðil artýk ihtisas düzeyinde okuyacak, fýkýr, kelam veya ne ise hem de Tarikat konusunda derinleþecek ve tasavvuf konusunda ilerleyecek idi. Ýsmail Hakký Bursevi 18 yaþýnda iken þeyhi ile beraber yeni dergahýnda ilim okumakla beraber konularý münakaþa ediyordu. Münazara deðil bayaðý çata çat þeyhi ile münakaþa ediyordu. Þimdi Osman Fazli'nin medresesinde ifadelerine göre mürit dedik ki önce ilim sahibi olacak diyor ki Osman Fazli, mürid önce zahiyi ilimleri tamamlayacak yani kevsir, fýkýr, kelam her ne ise bunlarý tamamlayacak ve tecvit dersleri alacak ve yine mantýðý felsefeyi fevkalade bilecek ve ondan sonra mürid olacak. Sonra bir þeyhi intisap edecek ve Tekkeli olacak, gönül dünyasýný zenginleþtirecek, sonra Tarikat terbiyesi alacak. Yani þimdi bizim zaman zaman çevremizde duyduklarýmýza da bakýlýrsa yani þöyle deniyor, arkadaþým bana veya komþum bana Tarikat'a girmeyi teklif ediyor ne yapmalýyým acaba? Tarikat'a girmeli miyim? Cevap bu, usul bu yani gerçekten öncelik sahibi olacak sonra Tarikat'a girecek. Dolayýsýyla yani girme deseniz onun þahsý adýna kýrýklýða uðrayacak. Ýþte orada ne yapmak gerektiði þahsýn kim olduðuna göre deðiþiyor tabi. Yine biraz önce bahsettiðimiz gibi Osman Fazli'nin ifadesi ümmi olarak kimseyi Tarikat'a tayin etmem. Bir yerden bir yere kendisini ve Tarikatýný temsil etmek üzere göndermem. Çünkü diyor, Osman Fazli ve Ýsmail Hakký Bursevi önemli olan ilimdir ama bu önem gerektiði þekilde hasredilmediði için Tekkeler de hayýr kalmadý, ilim kalmadý, bu da Ýsmail Hakký Bursevi'nin sözüdür.Yani ilime ehemmiyet verilmediði içim medreseler de ilim, Tekkelerde hayýr kalmadý diyor. Osman Fazli Efendi daha sonra Ýsmail Hakký Bursevi saraya yakýn kiþilerdir. Osman Fazli Efendi saray hocalarýndandýr.Yani birçok sadrazamýn, vezirin eþi ve hanýmý dâhil olmak üzere kendisi Osman Fazli'nin mürididir. Bahsettiðimiz sebepten dolayý yani mükemmel ve mükellef insanlar olmalarýndan dolayý ve Osman Fazli Efendi de aynen Ýsmail Hakký Bursevi gibi 07


sarayda olsun dýþarýda olsun gördüðünü tenkit etmekten çekinmez ama sözü dinlenir, saygý gösterilir. Kaç defa divanda Osman Fazli alýnan kararlarý tenkit etmiþ, vezirler itiraz etmesine raðmen o 4 padiþah, 5 padiþah ayrý ayrý hoca doðru söylüyor, hoca hakikati söylüyor demiþtir. Böyle bir iradeli zat idi Osman Zafi. Ne yazýk ki, Osman Fazli de Ýsmail Hakký Bursevi gibi yine ordu ile beraber savaþa çýkmak üzere ordunun manevi gücünü arttýrmak üzere çaðrýlmýþsa bile, 1690'da Belgrad'ýn geri alýnmasý için hazýrlanan savaþa katýlmak üzere kýlýcýný, okunu kuþanýr. Sofya'ya kadar gelmiþ ancak Sofya'dan geri çevrilmiþtir. Osman Fazli'den bahsediyoruz ve Osman Fazli, dediðimiz gibi sarayda yüce varlýðý çok yüksek olmasýna raðmen, 4. Murat'ýn tahttan indirilip 2. Süleyman'ýn tahta geçirilmesinde büyük etkisi Osman Fazli'nin olmasýna raðmen, 1690'da Sofya'dan orduyla beraber Belgrad'a doðru hareketine izin verilmemiþ Sadrazam tarafýndan. Ve yine Sadrazam tarafýndan Köprülü Zade Fazýl Mustafa Paþa Sadrazam Magosa'ya sürdürülmüþtür ve orada vefat etmiþtir, kabri de Magosa'dadýr. Magosa'ya sürgün Osman Fazli için kötü bir durum deðildir yani biz Magosa'ya sürgün ve zindanlarda çürümek gibi algýlamayalým. Magosa'da oranýn Valisi de dâhil olmak üzere þehrin eþrafý, esnafý Osman Fazli Efendi'nin geldiðini duymuþ onu divan da karþýlamýþ, gayet güzel misafirhanelerde, gayet güzel meclislerde misafir etmiþlerdir. Osman Fazli Efendi Magosa'da her gün vaaz etmiþtir, her gün zikir meclislerinde orada ki kendisini sevenlerle beraber olmuþ ve sohbet etmiþtir. Ne yapalým ki ömrünün nihayeti Magosa'ya 1691 yýlýna denk gelmiþtir. Þimdi Ýsmail Hakký Bursevi ile ilgili olan kýsmý hýzlý hýzlý geçiyorum. 1675'te Ýsmail Hakký Bursevi þeyhi tarafýndan hilafet verilerek Zeyrek Camisi'nde sürgününü tamamladýktan sonra Ýsmail Hakký Bursevi'ye sürgün esnasýnda yani çilehanedeyken Ervaniler çýkmasýný ve kendi yanýna gelmesini söyler Ýsmail Hakký Bursevi'ye. Gel bakalým der, sana hilafet vereceðimiz an gelmiþ mi? Ýsmail Hakký Bursevi'yi dizine yatýrýr. Osman Fazli dizine yatýrýr. 17 yaþýndadýr Ýsmail Hakký Bursevi ve ona Fatiha'yý okur, baþýndan itibaren ayaklarýna kadar üfler ve o bölgeyi mest eder. 24 yaþýndayken Ýsmail Hakký Bursevi'yi Üsküp'e halife olarak tayin eder. Oraya tayin edilmesinin sebebi zaten Osman Fazli'nin müritleri vardýr, Osman Fazli'den halife istemiþlerdir. Yani Ýsmail Hakký Bursevi'nin oraya gidiþi hiç tanýnmayan bir yere gidiþi deðil, üstelik 3, 4 tane müritle beraber gitmiþtir. Ama Üsküp hayali Ýsmail Hakký Bursevi'nin zindan gibidir. Yani orada bir türlü istediði ahengi tutturamaz, biraz önce bahsettiðimiz mizacýndan dolayý Ýsmail Hakký Bursevi orada bir türlü kavgadan baþýný alamaz. Kavganýn nedeni de, Ýsmail Hakký Bursevi'nin Üsküp halkýyla bir türlü geçinemeyiþi. Yani oradaki halkýn þeriata yakýn olan hallerini alenen tenkit etmesi. Bu yönü ile Ýsmail Hakký Bursevi'yi deðil þeyhine, saraya bile þikâyet etmiþtir ve þeyhi bir mektup yazar. “Evladým biz seni oraya kavgaya göndermedik” diye. Ayný þekilde durumu bilmiþ olmasýna raðmen Osman Fazli kendisi de sert mizaçlý olmasýna raðmen Ýsmail Hakký Bursevi'nin bu tahammülsüzlüðünü aþýrý bulur. Ama Ýsmail Hakký Bursevi de bir türlü bu halinden ve tavrýndan kendisini alamadý ve orada bir müftüden bahseder ki, bu müftü alçaktan daha zalimdir. Halk üzerinde o kadar söz sahibidir ki halk onun ölmeyeceði kanaatindedir, öyle de bir müftü'ye denk gelmiþ Ýsmail Hakký Bursevi, orada sadece hýsýmlarý yok dostlarý da vardýr. Uzun bir hikâye ama özeti bu yani huzursuz bir dönem, yani Ýsmail Hakký Bursevi'nin bir türlü suhulet bulamadýðý bir türlü ünsiyet edemediði bir yer Köprülü 1680 yýlýnda Hilafet yeri. Usturupça 1682 3. Hilafet yeri, 1684'te Edirne de þehit oluþu ve 1684 senesinden sonra 1685'te Bursa'ya geliþi Ýsmail Hakký Bursevi'nin. Artýk Bursa'ya geldiði zaman Bursa'daki Halife'nin vefatý nedeniyle Osman Fazli'yi temsil edecektir. Bursa'da Ýsmail Hakký Bursevi'nin ilk günleri yine çileli, yine Bursa'ya geliþi Ýsmail Hakký Bursevi'nin hiç tanýmadýðý veya hiç tanýnmadýðý bir muhite geliþi deðil, Ýsmail Hakký Bursevi'nin. Bursa'da deðilse bile cennetiye Tarikatýnýn Üftade'den baþlayan Hz. Hüdayi'den devam eden Osman Fazli'nin burada Halifeleri var. Ama Ýsmail Hakký Bursevi geldiði zaman devrinde fakir veya yoksul dönemi olduðu için zor günler yaþadýðýný söyler. Yani bir süre Kul Cami'nin 08


pencerelerinden geldiði zaman 3, 4 mürit ile beraber kalmak zorunda olduðunu veya kaldýðýný söyler. Yani Bursa'ya geliyor, Bursa da müritler var ama Ýsmail Hakký Bursevi yine de Ulu Cami'nin pencerelerinde 1 aya yakýn bir zaman kalmak zorunda kalýyor. O gün Ýsmail Hakký Bursevi'nin hanesi diye zikrettiði yer Sebzi Efendi tarafýndan eþraftan biri olan, Ulu Cami'ye vakfedilmiþ bir meþruhattýr. Ýsmail Hakký Bursevi'ye burasý verilmiþtir. Bursevi'nin hanýmý, çocuklarý ve birkaç müridi ile beraber bir süre burada kalýr. Kýþ geldiðinde hanýmýný bir misafirhane'ye, bir müridin evine nakleder ve orada geçinmeye çalýþýr. Ýsmail Hakký Bursevi Tekkesi dediðimiz yer, Ýsmail Hakký Bursevi'nin Bursa'ya geldiði zaman yerleþtiði yerdir aslýnda. Yanlýþ hatýrlamýyorsam Celalettin Çulu'nun babasý Ýbrahim Hoca Efendi'nin Tekkeli Camisi'nde Yani Ýsmail Hakký Bursevi Camisi'ni Ýmam evi olarak kullandýðý yer ve yerleþtiði yerdir. Sonra zaman içerisinde bu yer semahane þeklinde geniþletilir. Müritler için 8, 9 tane oda yapýlýr. Yine Cami'nin sað ve sol tarafýndaki yerlere küçük küçük bir takým aþhaneler veya çamaþýrhaneler, yatakhaneler yapýlýr. Onun için o bölge zaman içerisinde Ýsmail Hakký Bursevi Tekkesi halini alýr ama ev o evdir. Yani Ýsmail Hakký Bursevi'nin hanýmý ve çocuklarýyla beraber yaþadýðý ev o evdir ve bu hücre, o evin içindedir yani çilehane evin içindedir. Daha sonraki yýllarda Ýsmail Hakký Bursevi'nin 1725'te vefatýyla beraber yapýlmýþ olan cami ahþap ve küçük bir minaresi vardý. Bu cami, bu tekkede defalarca onarýlýr ve elden geçirilir ve bu günkü haline bu günkü vaziyetine, görmüþ olduðumuz bu güzide, gözümüzün nuru öðrencilerimizin barýndýðý, okuduðu kýsma kadar getirilmiþ olur. Ýsmail Hakký Bursevi her mizacýndan dolayý Bursa'nýn Ulu Cami'inde, Orhan Cami'inde, Kayhan Cami'inde ateþi vaazlar veren defalarca, aylar boyunca, ramazan boyunca, üç aylar boyunca kürsüye çýkan bir hatip olsa da, zaman zaman kendisini inzivaya çekmiþtir. Þiirlerin de manilerinde zamaneden þikâyet hat safhadadýr. Yani bir türlü istediði þekilde davranan insanlarý görememekten bulamamaktan, bir türlü sohbetine gelen insanlarýn kendi istediði kýratta olamayýþýndan dolayý bu özellikle Ýsmail Hakký Bursevi'nin Tuz Pazarý'nda yaþýyor olmasý, dergâhýnýn da orada olmasý ve Azizimizin yolunun çok sýk çarþýnýn içinden geçiyor olmasý bunda son derece etkilidir. Yani o esnafýn terazide ki, ticaretteki usulsüzlüðü, yanlýþ davranýþlarý Ýsmail Hakký Bursevi'yi oldukça üzmüþtür. Onlarý da Ýsmail Hakký Bursevi ya vaaza giderken, ya vaazdan dönerken yeterince tenkit etmiþtir. Bazen takatsiz kalýp kendisini çilehanesine atmýþ ve aylarca oradan çýkmamýþtýr. Hüseyin Vasaf defalarca kendisini Ýstanbul'dan ziyarete geldi. Vefatýndan sonra, kabrine, çilehaneye defalarca girdi. “Orada kendimden geçmek istedim, orada bir süre kalmak istedim. O rutubet, o karanlýk, penceresiz, bacasýz yer bana bir türlü izin vermedi. O zat þeyhim, efendim Ýsmail Hakký Bursevi orada aylarca nasýl kaldý hiç anlayamadým” diyor Hüseyin Vasaf. Yani orada nasýl kalýnýr, orada nasýl yazýlýr, orada bir mum, bir hokka, bir divit nasýl yanar, nasýl çalýþýr bunu çözemedim. Bu da þeyhin kerametindendir diyor. Ýsmail Hakký Bursevi uzun süre aynen medreselerde anlatýldýðý gibi hani medreseye gelmek öðrencilere, medrese talebelerine verilmezmiþ ya yerinden kalkmasýn, ya da dikkati daðýlmasýn diye aynen Ýsmail Hakký'ya da çocuklarýnýn vefatý dahi haber verilmemiþtir hücrede iken. Çocuklarýnýn cenazesi kaldýrýlmýþ, o hala hücrede ruhi beyaný yazmaya devam etmiþtir. Çýktýðý zaman ilk önce çocuklarýnýn vefatý kendisine haber verilmiþtir. Bir de Ýsmail Hakký Bursevi diyor ki: aile belasýna müptela oldum ki, Allah kimseye vermesin. Yani hanýmýnýn tahammülsüzlüðünden nasýl tahammül edecek artýk? Böyle bir þeyhe, böyle bir Azize tahammül etmek hiçbir kadýnýn harcý deðil. Yani Bursa'dayken þeyhin 25 tane ziyareti var her birinde. Zannedersin ki hanýmý þikâyetçiymiþ. Haným bizim çok inatçý diyor, çok diyor tahammülsüz fakat böyle bir hayat yani. Ýsmail Hakký Bursevi'nin dayanýlmasý zor eþinin, dostlarýn hatta müritlerinin bile dayanamadýðý bir hayatý var, bir tahammülsüzlüðü var.Bu çilehanenin bereketi, ruhaniyeti, maneviyatý umulur ki birçoðumuzun damaðýndadýr, hatýrýndadýr. Umulur ki bu genç kardeþlerimizin de üzerine o maneviyat, o feyiz, o tat siner ve

09


onlarýn geleceklerine tesir eder. Ýsmail Hakký Bursevi'nin hayatýnýn sadece Bursa'da geçmediðini anlamýþ olduk. Yani Haccý da dâhil, savaþlarý da dâhil hilafetine sahip yani çok fazla seyahati de var. Bir de Fýstýklý var Ýsmail Hakký Bursevi'nin hayatýnda, yazlarý sýk sýk orada dinlenmeye çekilir. Yani Mudanya'nýn karþýsýnda ki Fýstýklý denilen sahilde, bir kýsým eserlerini de orada kaleme alýrdý. Þimdi Fýstýklý deyince, Behçet Beyi'de burada görünce bir önemli simadan daha bahsedeceðim. Bursa'ya hakký geçmiþ, Bursa'nýn eþrafýna emeði geçmiþ, hakkýyla tanýdýðý gerçekten kendisine hayran kaldýklarý bir zat'tan bahsetmek istiyorum. Bu zat Mestan Hoca kadar, bu zat Harun Hoca kadar, bu zat Ýhsan Hoca kadar, Mehmet Erdem kadar bu þehrin üzerinde etkilidir ve bu þehrin üzerinde hakký vardýr. Bu zatýn usulü hem hafýzlýk yaptýrmak hem de yaz kurslarý düzenlemektir Sýrameþeler'de. Þeyhin eþrafýnýn çocuklarý hep buradan diploma almýþlardýr, Hocamýz diploma da veriyordu. Müftülük antetli ve Müftü'nün imzasýyla. Ali ÖZTÜRK Bey bilir, Bayhan Bey bilir. Onlarýnda o kurstan, o hoca efendiden emekleri vardýr. Mehmet Bey'in evladý Ýsmail ULU Bey, Kamil GÜNIÞIK'ýn oðlu Tayyar ve kerimeleri Semih ve Sedat PALA, Sami Bey'in evlatlarý, Mümin YILMAZ Bey'in çocuklarý Rafet ve Þevket Beyler hep oradan geçtiler ve bu hocamýz bize ve bu arkadaþlarýmýza bu beylere hem Kuran'ý hem Tecrit'i öðretti. Bu bir hak'týr. Ayný zamanda makail, kelam, fýkýr, hadis her konuda bilgi verdi ve arkadaþlarýmýz Ýmam Hatip Lisesi'ne gittikleri zaman hiç zorluk çekmediler. Bir Tekke mezunu ve mensubu kadar yani Ýsmail KARAÇAM'ýn kulaðýna veya bu arkadaþlarýn kulaðýna o aþýladý, sýzlatmadý yani. Bu hocamýzda Fýstýklýdaydý. Behçet Bey bilir yani yazlarýný. Fýstýklý'da geçirirdi oradan aklýma geldi. Aynen Ýsmail Hakký Bursevi gibi haþin bir mizaçtý doðrusu. Yani dirayeti son derece idi. Bu hocamýz, Allah rahmet eylesin Behçet Bey'in babasý Mehmet GÜLER beyefendiydi. Gerçekten Bursa'nýn üzerinde, bizim üzerimizde bu hocamýzýn etkisi vardýr. Bizim o zaman anlamadýðýmýz þeyleri bize ezberletirdi, ben Ýlahiyat Fakültesine geldiðim zaman iþtima'nýn ne olduðunu o zaman öðrenmiþtim zaten. Þöyle yazdýrmýþtý bize Mehmet Hoca Efendi, bir asýrda bulunan Ýslam Müþfiklerinin olaðanca Ýlim gücünü sarf ederek netice istifsar etmelerine iþtirak etmiþtir. Bana ne zaman soru sorsanýz, ben o 9 yaþýndaki bilgimi tekrar eder dururum. Bugün burada söz gelmiþken, onu tanýyan pek çok insan varken hatýrasýný yâd etmek, onu da bir Fatiha ile anmayý istedim müsaadeleriniz ölçüsünde. Ýsmail Hakký Bursevi ve Ýsmail Hakký Tekkesi konusu þöyle bitirilebilir. Ýsmail Hakký Bursevi'nin camisi kendi parasýyla yaptýrýlmýþtýr. Yani Ýsmail Hakký Bursevi ameliyat parasýný, inþaat malzemesi parasýný kendisi takýr takýr ve kuruþ kuruþ ödemiþtir ve kendisi yaptýrmýþtýr. Bir takým kitaplarýný satmýþtýr. Ýsmail Hakký Bursevi, iki haccý esnasýnda oradan getirdiði çok sayýda eser var özellikle 2. haccýndan sonra. 1. haccýnda eþkýya saldýrýsýna uðramýþ ve kitaplarýnýn çoðunu bitap halde kaybeder zaten. Ama 2. haccýndan sonra getirdiði kitaplar epeyce bir para etmiþtir. Orada kitaplarýný deðiþmiþti Ýsmail Hakký Bursevi. Kendi yazdýklarýyla, oradaki ulema'nýn kitaplarý ile buradan bir parasý vardýr. Az önce bahsettiðimiz gibi ailesinden bir parasý vardýr. Ýsmail Hakký Tekkesi'ne yine Hüdavendigar Vakfiyesi'nden 80 akçe maaþ baðlanmýþtýr. Ýsmail Hakký'nýn her ne kadar mizacý, her ne kadar huyu o idi ise hayranlarý da var idi. Mustafa BAYKAL Bey'ler bilirler. Ýsmail Hakký Bursevi'ye Hüseyin Hüsnü Bey, zamanýn Devlet Darphane Müdürü kendisi kendi evlatlarý tarafýndan vakfedilmiþ, Küçük Balýklý'da 4.000 dönüm arazisi vardýr. Bugün hala Vakýflar Umum Müdürlüðü kayýtlarýnda bu 4.000 arazinin Ýsmail Hakký Bursevi Vakfiyesi'ne dâhil olduðu kesindir. Ýsmail Hakký Bursevi dergâhý, tekke, medrese dediðimiz gibi onun kendi kesesinden harcanarak yaptýrýlmýþtýr.Yani þu veya bu þahsýn intibasýyla deðil. Þimdi bugün Ýsmail Hakký Bursevi ile ilgili bilinmeyenleri söylemedik aslýnda bunlarýn hepsi pek çoðumuzun bildiði þeyler. Aslýnda bunlar hemen elimizi uzatsak kayýtlarda var olan þeyler. Ýsmail Hakký Bursevi ile bu kadar ilgili olmamýza raðmen, oradan feyiz almýþ olmamýza raðmen onun kadir kýymetini fevkalade bilenlerimiz var ama, bilemediði için üzülenlerimiz de var. Dün beni Çorlu'dan birisi aradý telefonla, Fazýl GÜNAYDIN isminde birisi. 10


Dedi ki: “Hocam ben sizin telefonunuzu Gaye Kitap Evi'nden Mehmet Bey'den aldým. Ben Ýsmail Hakký hayranýyým. Bir Devlet görevlisiyim.” Anlaþýlan genç bir arkadaþýmýz. “Ýsmail Hakký Bursevi'yi rüyalarýmda görüyorum, elime eldiven gibi geçirdim, boyuma bedenime kaftan gibi geçirdim, onunla yatýyorum onunla kalkýyorum.” Dedim ki: “Bir Ýsmail Hakký soyundan gelmiþlik, þu, bu hiçbir þey yok.” “Bütün eserlerini topladým” diyor. “Cami duvarýnda satýlan eserlerinden eski yazý eserlerine kadar bütün Kütüphane raflarýndaki hepsini topladým. Þimdi YÖK'e gidip gelmeye baþladým, Üniversitelerde yapýlan çalýþmalarý elde etmeye çalýþýyorum. Bir kýsmý basýlmadýðý için fotokopi alýnmasý yasak. Bu hocalarýmýzýn, ilim adamlarýmýzýn yani eserleri YÖK Kütüphanesine intikal etmiþ hocalarýmýzýn telefonlarýna ulaþýyorum. Onlardan özel izin alýyorum. Bu özel izni YÖK'e götürüyorum, oradaki çalýþmalarýn fotokopilerini alýyorum, geliyorum. Çorlu, Ankara arasýnda gidip geliyorum” diyor. Bu nasýl bir sevdadýr, bu nasýl bir ateþtir, bu nasýl bir heyecandýr, bu nasýl bir Ýsmail Hakký Bursevi hayranlýðýdýr? Bizim gibi Tekke mezunu falan olsa veya bizim gibi Bursa'da bir þekilde ateþi paçasýna dokunmuþ olsa yani Ýsmail Hakký Bursevi hayranlarý, müritleri hala var. Bize düþen Ýsmail Hakký Bursevi'yi anmak veya buna benzer toplantýlarla zaman zaman anmaya çalýþýyoruz, bizim ona ne faydamýz olacak, olsa olsa onun bize faydasý olur. Ruhaniyetinden istifade ederiz. 125 tane eseri olduðunu söyledik, bunlardan bir tanesi sadece Ruhi beyan. Yani bir heyet çalýþýyor üzerinde Ýstanbul Ýlahiyat Fakültesinde. Bu Ruhi beyanýn bugünkü Türkçe'ye kazandýrýlmasýnda deðil bir þahsýn bir heyetin ömrü yetmeyecek. Geriye kaldý 124 eser, bu 124 eserin 100 tanesi risaliyelerle doludur, bir kýsmý basýlmýþ olabilir. Bu 125 eserin 100 tanesi Ýsmail Hakký Bursevi'nin el yazmasýdýr, 100 tanesi Ýnebey Kütüphanesindedir. Burada elimizin altýnda, þehrin merkezinde. Bu eserler için sadece yapýlacak olan þey þu, günümüz yayýn dünyasýna, günümüz okuyucusuna, günümüz meraklýlarýna kazandýrýlamamasý. Arapça, Farsça olanlarý erteleyelim, Osmanlýca olanlarý böyle bir küçücük bir Ýsmail Hakký Kulübü, Enstitüsü, Ýsmail Hakký Bursevi Araþtýrmalarý vs. yani adý önemli deðil. Bizden sonra ki nesil ayný heyecaný duymayabilir, bizden sonra ki nesillerde bu fýrsat olmayabilir. Acaba böyle bir þans kapýmýzý çalar mý, diye de umut ediyorum, düþünüyorum, bunu da sizlerle paylaþmak istiyorum. Hepinize saygýlar sunuyorum. Özellikle Ýsmail Hakký Bursevi'nin ismi altýnda, Ýsmail Hakký'nýn Tekkesi'nin hatýrasýnda burada çok ama çok saygý duyduðumuz, bize her konuda katkýsý olmuþ hocalarýmýzýn Ýlyas Bey'in, Halil Bey'in, Nusret Bey'in hepsinin. Bir kere daha nerede, nasýl beraber oluruz bilemiyorum. Cemil bey burada, Ceyhun ÖZTÜRK burada, Ahmet EREN burada yani bunlar bugün var, yarýn yok kabul etmek lazým. Yarýnýmýzýn ne olduðunu hiç birimiz bilemeyiz ama bugün bu beraberlik bizim için bir lütuftur diye düþünüyorum. Hepinizi Ýsmail Hakký Bursevi'nin ruhaniyeti önünde saygýyla selamlýyorum, hepinize hayýrlar diliyorum, hoþçakalýn. Katýlýmcý: Ýlk önce rahmetli Abdi ÝÇEN Bey'in, Süleyman ÖZYILDIZ ve buna benzer çok aðabeyimiz, büyüklerimiz vardý. Ben o zaman genç bir delikanlýydým ama onlarýn anýlarýnýn daima aralarýnda bulunuyordum. 1953 senesinde bu dernek kuruldu ve bu dernek kurulduðu zaman evvela Hacýlar Cami'nde asker iþgali altýnda bulunan son cemaatinde bulundu. Daha sonra bu aðabeylerimiz Vakýflar Müdürlüðü'ne müracaat ederek Ýsmail Hakký Bursevi'ye bakýþýndan sonra, 1963'de Ýmam Hatip Lisesi kuruldu ve bir gün Ýsmail Hakký Bursevi anýsýný biz gezmeye gittik. Baþta Süleyman ÖZYILDIZ aðabeyimiz vardý. Gittik ki birisi Hacý Ýdman Kulübü, birisi de Güreþ Kulübü, diðer baþka birisi de bir siyasi partinin amblemini taþýyan 3 oda vardý ve orada yavaþ yavaþ bu halkýn da iþtiraki ile Kur'an kursuna dönüþtürüldü. Kur'an kursu olarak 1951 de baþladý, 1963 yýlýnda da Bursa Ýmam Hatip Lisesi kuruldu. Daha sonrada biliyorsunuz Ýmam Hatip Lisesi'ni 1963'te belki 15-20 defa bir araya gelerek Yüksek Ýslam Enstitüsü yapmak istedim. Bunu bitirdikten sonra da 1975'te kuruldu ve 1980'li yýllara 11


kadar Yüksek Ýslam Enstitüsü hizmetlerine devam etti. 1981 yýlýnda da Yüksek Ýslam Enstitüsü Ýlahiyat Fakültesine dönüþtürüldü. Ben o günden bu güne kadar da Ýlahiyat Fakültesi'nde hizmet etmekte ve bu güne kadar da zaten 5.000 üzerinde talebe yetiþtirmiþ ve mezun etmiþtim. O günden bu güne Türkiye'nin dört bir tarafýna yayýlmýþ ve büyük hizmetler vermektedirler. Ben þahsen þunu söylemek istiyorum. Devlet sevgisi, millet sevgisi, manevi Ýnanç sevgisi ne kadar yüksek olursa, baþarýda o nispette yüksek oluyor. Cenabý hak hizmet edenlerden hepsinden Allah razý olsun. Tek arzum büyük Türk Devletinin ebediden mabede kadar huzurlu olmayý Cenabý hak nasip etsin, hepinize teþekkür ederim. Katýlýmcý: Ben biraz genç olduðum için ayaða kalkayým, hepinizi birden görmek istiyorum. Allahýn hiçbir nimetini kendisinden esirgemediði, tarihimizin de mühim hatýralarýný yaþamakta olan Cennet vatanýmýzýn güzel þehri Bursa'mýzda yaþamayý bize nasip etti. Ben hocalarýmýzýn karþýsýnda ve bu kadar evlatlarýmýn karþýsýnda biraz konuþmaya zorlanacaðým galiba. Benden önce konuþan Bayram Bey kardeþimizde size bazý þeyleri söyledi ama bende hemen buna yakýn birkaç kelime söylemek istiyorum. Ben Bulgaristan'dan geldim. Senelerce hasretini çektiðim mübarek vatanýma kavuþtum ve ilk geldiðimde Ziraat Bankasý'na memur tayin edildim. 1963 senesinde hiç orada bulunmadýðým halde beni idare heyetine seçmiþler Ýsmail Hakký Tekkesinde. Allaha çok þükür o sene de Ýmam Hatip Okulu açýldý. Ýmam Hatip Okulu açýldýðý zaman bir müdür vardý ama Aziz Bursalýlarýn hakkýyla ve içinde bulunduðumuz hocamýz, o Ýsmail Hakký çoðunuz da ifade ettiniz, o Ýsmail Hakký Hazretleri'nin dergâhýndan almýþ olduðumuz haz bize o kadar þey verdi ki, arkadaþlarýmýzla beraber kollarý sývadýk. 1963 yýlýnda Ýmam Hatip Okulu açýldý, 1965 yýlýnda da Ýmam Hatip Okulu derslere baþladý. Tek Kur'an kursu olan Ýsmail Hakký Tekkesi'nde bir oda da pek tabi yine Bursalýlara iþ düþüyordu. Devlet ve millet olarak el birliði yaptýk, kýsa bir zamanda 2 sene içerisinde Bursa Bölge Ýmam Hatip Okulu ve camileri nasip oldu, yapýldý. Kusura bakmayýn eðer kafanýzý aðrýtýyorsam keseyim. 1975 senesine kadar hep Ýmam Hatip Okulu açýldýktan sonra, bir senede 13.500 talebe Ýmam Hatip Okulu'nda okuyordu. Ondan sonra biraz bir þeyler oldu ama gene devam ediyor. Bunlarla beraber Yüksek Ýslam Enstitüsün'de devlet ve millet olarak yine elele vererek çok muhterem hocalarýmýzla beraber, öðrencilerle beraber ve gönül vermiþ halkla beraber, 20 yýl içerisinde sevgili birçok evlatlarým var benim burada. Hep onlarla beraber köy köy, kaza kaza gezerek bu müesseseleri bizim yapacaðýmýzý ve buradan hakiki din adamý yetiþtireceklerini biliyorduk ve bilgili din adamlarýna ihtiyacýmýz var. Kim ne derse desin, Ýmam Hatip Okulu da Yüksek Ýslam Enstitüsü de açýldý ama çok þükür ve bu gün binlerce talebe yetiþtirdim. En gururlandýðýmýz, en sevdiðimiz bir þey varsa bu okullardan yetiþen bütün öðrencilerimiz bilhassa Ýsmail Hakký Tekkesi'ndeki hafýzlýðý ihmal etmiþ olanlarýn hepsinin bu vatana, millete, dine büyük hizmetleri oldu. Bunlar her yerde çok muvaffak oldu ve olacaklardýr. Ben fazla konuþtum ama Murat Bey'e de ayrýca teþekkür ediyorum. Çünkü bize çok güzel bir malumat verdi. Size hepinize saygý, sevgi, bilhassa Hasan Hüseyin adý ile bütün Ýsmail Hakký Tekkesi'nde yetiþmiþ olan evlatlarýmýn gözlerinden öperim. Çünkü 20 yýl her Ramazan ayý köy köy, kaza kaza hep onlarla beraber gezdik, bizi teþvik eden de zaten onlar oldu. Pek tabi Ýsmail Hakký Hazretleri'nin maneviyatý da ama evvela Allah'tan istedik. Cenabý Hak bize neyi baþlattýysa muvaffak etti. Hepinize saygý, hürmet ve gözlerinizden öperim, teþekkür ederim. Katýlýmcý: Deðerli büyüklerim ben bir þey demeyeceðim de þu üzerinde bulunduðumuz Merinos müessesesi var ya, ben Tekke'yi ilk günlerden aþaðý yukarý biliyorum ve burada çalýþan her iþçi ki Bursa'da ekmek yemeyen zannediyorum kimse yoktur ve burada tahsildarlarý vardý derneðin. Eskiden para topluyorlardý ve getirip onu Tekke'ye getirip veriyorlardý. Yani bir Fatiha okumanýz için bunu söyleyeceðim. O kadar isimsiz 12


kahraman vardý ki ben bir kýsmýný hatýrlýyorum. Geçen hafta vefat eden Salih Bey, babasý mesela Mehmet Aðabey, Recep KIRIMLAR, bilmem kimler, bunlar bizim yediðimiz ekmekleri onlar verdi. O bakýmdan ben onlarý Fatiha'dan mahrum býrakmayalým diye þey yaptým, teþekkür ederim. Katýlýmcý: Çok asil büyüklerim, benim talebeliðimin Tekke Baþkaný Ali ÖZTÜRK Beyefendi, Bayram SARICAN Beyefendi, benim çok deðerli hocalarým Nusret Bey, Hasene Haným Hocam, deðerli arkadaþlarým, çok deðerli misafirler. Osmanlý'nýn külleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu, vuku buldu. Bunun tekkelerinin küllerinden de yeni bir dini hayat devam ediyor. Çekirge Grubu, Ýmam Hatip'in ilk 3 senesini temsil eden bir grup. Büyüklerimiz niçin sevinmesinler? Yetiþtirdiði evlatlarý Milletvekili olmuþ, Baþbakan olmuþ, Bakan olmuþ, Belediye Baþkaný olmuþ. Semih Bey Çekirge Grubu'nun, Kent Konseyi'nin en önemli simasý olarak Ýsmail Hakký'yý böyle bir yerde anýyoruz, ne mutlu bize. Ýmam Hatip'in ilk müdürü vardý Celalettin ÖKTEM hocamýz, hocalarým bilirler. Okul istiyorlar, sýnýfta 280 kiþi var ama hademe yok, hizmetçi yok. Öðrenciler gittikten sonra affedersiniz lavabolar dahil bütün her yerin temizliðini kendisi yapýyordu. Bu insan Adnan MENDERES'ÝN oðlu Aydýn MENDERES'i okutuyor. Evet, Murat YURSEVER omuzlarýna çok büyük sorumluluk yükledi, anlattým. Öyle hissediyorum ki, þu karþýmýzdaki deðerli büyüklerimize karþý, aziz milletimize karþý bir sorumluluðumuz var. Kendimizi ilmen, madden, manen her türlü güzelliklerle, her türlü iyiliklerle donatacaðýz ve bu güzellikleri halkýmýza sunacaðýz. Bütün insanlýða karþý da bizim büyük sorumluluðumuz var. Çok güzel bir gün geçirdik. Katýlanlarýyla, konuþanýyla bu güzel günü hazýrlayýp bize sunan Semih PALA kardeþimiz, sekretaryasýný yürüten Mehmet Necati ÞAHÝN kardeþimize, hepinize caný gönülden teþekkürler ediyorum. Hepinize saygýlar sunuyorum. Bu günlerin sýk sýk ve daha kalabalýk olmasýný diliyorum. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Hizmeti geçenlere ve bütün geçmiþimize rahmet diliyorum ve hepsine bir Fatiha okuyorum.

13


14


BURSA BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYÝ BAÞKANLIÐI Merinos - Atatürk Kongre Kültür Merkezi, 16200 - Osmangazi / BURSA Tel: 0224 270 82 10 - 70 -71 Fax: 0224 270 82 12 - 270 82 78 bursakentkonseyi@bursa.bel.tr. bursa@bursakentkonseyi.org.tr www.bursakentkonseyi.org.tr

Bursa Kent Konseyi Konferanslar Dizisi - 4  

Bursa'nın Manevi Eğitiminde İsmail Hakkı Bursevi ve İsmail Hakkı Tekkesi”

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you