Page 1

KaplumbaÄ&#x;a Muno


Kaplumbağa Muno Yazan: Banu Kibar Resimleyen: Büşra Çakmak


Kaplumbağa Muno ormanda babası ve komşuları ile birlikte yaşarmış. Her gün sabah erkenden kalkar, babası ve kendi için yiyecek aramaya koyulurmuş. Orman yiyecek bakımından zenginmiş. Her gün aynı yere gider istediği kadar yiyecek bulurmuş.


Muno’nun arkadaşları sincap İzo ve Ezo ise her gün farklı bir yere gider gördüklerini Muno’ya anlatırlarmış. Muno da her sabah onlarla gitmek ister ama buna bir türlü cesaret edemezmiş. Gidemediği için de her akşam yiyecekleri eve bıraktıktan sonra kapının önüne çıkar bu iki maceraperest arkadaşının o günkü hikâyesini dinlemek için beklemeye koyulurmuş.


Yine böyle bir akşam kapının önünde bekleyen Muno, İzo ve Ezo’nun sesini uzaklardan duymuş, “

“ diye bağırarak kendisine doğru geliyorlarmış.

Geldiklerinde nefes nefese Muno ne bulduğumuza inanamayacaksın, ormanın derinliklerinde terk edilmiş bir araba bulduk demişler. Muno ağzı açık bir şekilde hayretle bu iki arkadaşını dinlemiş. Araba nesnesini onu hayatı boyunca sadece bir kez gençliğinde gören babasının anlattığı şekli ile biliyormuş.


Bütün gün aklı arabada kalmış. Akşam döndüklerinde bu sefer arabanın içerisinde bulduklarını anlatmışlar. Yalnız bu kez Muno’ya söyleyip söylememekte tereddüt ettikleri bir sır varmış. Muno bunu fark etmiş. Muno’nun ısrarlarına dayanamayan İzo ve Ezo arabada buldukları bir kitapta Muno gibi bir kaplumbağanın denizde yüzdüğü resmi gördüklerini anlatmışlar.


Muno artık geceleri uyuyamaz olmuş çünkü hayalinde; tüm odasını süslediği balıklar gibi yüzmek varmış. Bir yandan araba bir yandan yüzebiliyor muyum sorusu içini kemirmeye başlamış.


ar ka d

ta k aş la

en on d e m t lli e e an b i m a n i z n iz ktuğu e vaş k r a r y o ide ikle k cek ve g zo ylel ile ezil r b E e n ö ve ış b ön inde mış. d o i z İ m er mes yacak k a g h l ba baş den yürü olma bilme a e tiş r s eye nme i e y B m rü ği ö et çin bildi i g ip na ide g ı r r da k a lı z hı iş. m git

ları


İlerledikçe ormanın bu taraflarının da her zaman gittiği taraflarından çok farklı olmadığını görmüş. Yine etrafında ağaçlar varmış, kuşlar, kelebekler ve arılar uçuşuyormuş. Sakin sakin ilerleyen Muno’nun yüzünde bir gülümseme belirmiş. Biraz daha ilerleyince ağaçların arkasında kırmızı bir arabanın olduğunu görmüş


İzo ve Ezo arabanın etrafında koştururken yavaşça yaklaşan Muno’yu fark etmişler. Muno hayran hayran arabaya bakıyormuş. İzo ve Ezo, Muno’yu gördüklerine çok sevinmişler. Beraberce arabanın içerisine girmişler. Muno’ya kitabı göstermişler, Muno gözlerine inanamamış kendisine çok benzeyen bir kaplumbağa denizde yüzüyor!


Muno kitabı köylerine götürmeye karar vermiş, geri dönüş yolunda da sırtında kitap ile denizde yüzen kaplumbağayı düşünmüş. Eve gelince ilk işi bu resmi babasına sormak olmuş. Babası Muno’nun haber vermeden gitmesine ve elinde yiyeceksiz dönmesine öyle sinirlenmiş ki elindeki kitabı alıp ateşe atmış. Muno kitabı ateşten kurtarmaya çalışmış ama sadece resimdeki yüzen kaplumbağanın kafasını kurtarabilmiş. Ve o hışımla evden çıkıp köyün bilgesine gitmiş.


Köyün bilgesi köpek Noche, Muno’yu dinledikten sonra arta kalan resmi incelemiş, bir resme bir Muno’ya bakmış. Böyle bir şeyi daha önce görmediğini ama mümkün olabileceğini söylemiş. Muno her sevindiğinde yaptığı gibi gözlerini kırpmaya başlamış.

Yüzebilirim yüzebilirim diye şarkılar söylerken babası arkasından yetiştiği Muno’nun kolundan tutup doğru eve götürmüş. Muno üzgün bir şekilde odasına gidip balıklara bakmış, onlar gibi yüzmek istiyormuş ve o an bunun için bazı şeyleri feda etmesi gerektiğini anlamış.


Gece ayakuçlarına basa basa evden çıkmış ve Bilge Noche’nin kapısını çalmış. Bilge Noche uykulu gözlerle kapıyı açmış. Muno denizin ne tarafta olduğunu sormuş. Bilge Noche denizin güneyde olduğunu ama yalnız gitmemesi gerektiğini söylemiş. Muno’ya eşlik eden başka kimse olmadığını görünce Muno’nun birlikte yola çıkma teklifini kabul etmiş.


itmişler u

zg

it m

t re

pe

arı

nd

ep

te

a şt ı k l

e

nl er

bir

de

l g

itm

yi

çı

k

er i şl

yo

B r. e l iş

epe ir t

ıy

m or

in

e

şk

a

g Az

ba

Dinlenmek için mola verdiklerinde Bilge Noche uyurken Muno’nun yanına bir Çizmeli Kedi gelmiş. Çizmeli Kedi Muno’nun denizi ve yüzme isteğini öğrenince onunla dalga geçmiş, sen kim denizde yüzmek kim demiş. “Nasıl ki ben ormanların Kralı Aslan olamam sen de denizlerin sahibi balık olamazsın, dön bu sevdadan” demiş.

uş.


Muno sinirlenerek Çizmeli Kedi’yi itmiş bunun üzerine de Çizmeli Kedi Muno’yu arkasındaki su birikintisine doğru itmiş. Muno suyun içerisinde çırpınmaya başlamış. Seslere uyanan Bilge Noche suyun içerisinde çırpınan Muno’yu çıkarmış. Çizmeli Kedi daha bu kadarcık suda boğuluyorsun sen kim denizde yüzmek kim diyerek uzaklaşmış. Muno ağlamaya başlamış. Bilge Noche Muno’ya “Daha ilk karşılaştığın engelde pes edersen ne denize ulaşabilirsin ne de yüzebilirsin.” demiş.


Muno’nun ağlaması bitince yola koyulmuşlar. Bu kez de karşılarına bir yılan çıkmış. Yılan da Muno’nun yüzme isteğini öğrenince deniz yüzebilen kendi kuzenlerinin resmini göstermiş. Bu kez Muno çok sevinmiş. Bilge Noche araya girmiş, henüz başarmadığın bir şey için nasıl sevinirsin demiş ilk önce başaracağın amaç için emek sarf etmelisin diye uyarmış.


Bilge Noche Muno’yu her gün çalıştırmaya başlamış. Molalarında Muno kollarını güçlendirme hareketleri yapıyormuş. Boyunu geçmeyen bir su birikintisi gördüklerinde Muno ilk önce suyun içinde yürümeye çalışmış. Yollarında ilerledikçe daha derin bir suyun içerisinde bu kez de zıplayarak yürüme denemeleri yapmış. Zıplayarak yürürken suyun içerisinde ters dönmüş ve su yutmaya başlamış. Yine Bilge Noche düz durmasına yardım etmiş.


En son bir tepe kaldığında Muno’nun ayakları titriyormuş. Günlerdir yollarda, su birikintilerinde yüzebilmek için çalışmış. Bu son tepeden sonra da artık denize varacaklarmış. Muno ve Bilge Noche ertesi gün denize varmış. Denizin yanına yaklaştıklarında tüm balıklar, denizyıldızları, denizanaları, yunuslar, balinalar, fok balıkları Muno’yu görmek için sahile doğru gelmişler. Muno’nun yüzü kızarmış, her tarafından terler akıyormuş. Bir yandan çok çalıştığına inanıyormuş diğer yandan korkuyormuş.


Yüzmek için denize doğru yürüdüğünde yüzeye Bilmiş Su Kaplumbağası çıkıvermiş; “Sadece ben yüzebilirim sana ne oluyor, sen kara kaplumbağasısın” demiş. Muno bir Bilmiş Su Kaplumbağası’na bir de Bilge Noche’ye bakmış ve koşarak kendini sulara atmış. Bir iki çırpınmadan sonra yüzmeye başlamış. Tüm balıklar Muno’nun etrafında neşe içinde yüzüyorlarmış. Muno da gözlerini kırpıştırarak yüzmeye devam ediyormuş. Bilmiş su Kaplumbağası da Muno’dan gelip özür dilemiş.


Köye döndüklerinde bu kez İzo ve Ezo’yu Muno’yu beklerken bulmuşlar. Muno tüm olanları 40 gün 40 gece ballandıra ballandıra tüm köye anlatmış. Başta Muno’ya inanmayan babası Muno’nun köyün ortasına yapmaya çalıştığı havuzu görünce yine konuşmasa da onu uzaktan gizliden izlemeye başlamış. Tüm köylülerin yardımıyla 5 ayın sonunda biten havuzda Muno’yu yüzerken gören babası onunla gurur duymuş. Şimdi ise Muno babasına yüzme öğretiyormuş.


Kaplumbağa Muno  

Hayaller peşinde Muno.

Advertisement