Issuu on Google+

Profesyonel Kulaklık Sistemleri

Yüksek Performansı ile pratik çözümler...

Kuştepe Mh. Leylak Sk. Nursanlar İş Mrk. Kat: 6 No: 22 Şişli, İSTANBUL T +90 212 252 2222 Pbx | +90 850 460 2222 www.ce-sa.com.tr | info@ce-sa.com.tr

SAYI

HAFTALIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE EKONOMİSİ GAZETESİ www.bthaber.com.tr

Sayfa

Siber güvenlikte farkındalık artırılmalı

4

Nurullah Celal Uslu

Kamu Siber Güvenlik Derneği’nin TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile beraber düzenlediği 4. Siber Güvenlik Platformu Ankara’da gerçekleştirildi.

Sayfa

8

Ufuk Balcı

Netcad'e sermaye yatırımı Netcad, küresel bir şirket olma yolunda ilerliyor.

Sayfa

Riskleri ‘oyunla’ kavrayın

10

Burak Sadıç

Siber saldırıları yaşayarak ve yaşatarak tecrübe etmek PwC’nin oyun atölyesinde Game of Threats deneyimi ile mümkün.

1105 16 - 22 Ocak 2017

Sayfa

3

Yazılım yetkinliği, yeni yol haritası ile pekişecek Türkiye Yazılım Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı ile temel hedef; yazılım pazarını büyütmek, sektörün istihdamını artırmak amacıyla yazılım ve BT alanlarında uluslararası standartlarda ürün ve hizmet üreten, sektörde söz sahibi bir ülke konumuna ulaşmak. Sayfa

11 18

DOSYA:

dıgıtal sıgnage Son yıllarda kullanımı hızla artan digital signage konusunda gelişmeler bu haftaki dosya sayfalarımızda yerini alıyor.


Web sitenizde anlık olarak neler oluyor? Gerçek Zamanlı Analiz  Web sitenizde şu anda kaç ziyaretçi var?  Hangi sayfaları ziyaret ediyorlar?  Hangi coğrafi bölgelerden ziyaretçileriniz var?  Hangi cihazlar ile bağlanıyorlar? Site Trafiğinin Analizi  Sitenizi kullananların profili nedir?  Yaş, cinsiyet dağılımı nasıldır?  Hangi cihazlarla ulaşıyorlar?  Site içindeki sayfalar arasındaki trafik akışı nasıl gerçekleşiyor?

 En çok ve en az ziyaret edilen sayfalar hangileridir?  Ziyaretçiler ortalama ne kadar süre bu sayfalarda geziniyor?

Uygulama Analizi  Web uygulamalarınızın gerçek

zamanlı olarak performansı nasıl?

 Uygulama, network, DNS gibi farklı katmanlar arasında ne kadar zaman geçiyor?

 Uygulamanızda yavaşlıklar hangi durumlarda ortaya çıkıyor?

Bussion ile gerçek zamanlı olarak cevaplarınız hazır. Tablet, akıllı telefon, desktop ayrımı yapmadan tüm platformlarda kullanabilirsiniz. İstediğiniz veri kaynağına bağlayarak hızlı ve modern mimarisi ile veri analizinin en yeni yolunu siz de deneyin.

Üstelik yüzde yüz Türk Malı Bussion bir

ürünüdür.

w w w. b u s s i o n . c o m iletişim@ideateknoloji.com 0216 372 36 10


BThaber

GÜNDEM

16 - 22 Ocak 2017

Yazılım yetkinliği, yeni yol haritası ile pekişecek

Haber Merkezi Yüksek Planlama Kurulu (YPK), 2017-2019 dönemini kapsayan Türkiye Yazılım Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı'nı kabul etti ve kurulun konuya ilişkin kararı da Resmi Gazete'de yayımlandı. Strateji ve Eylem Planı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların katkılarıyla hazırlanan planla, yazılım pazarını büyütmek, ihracatı ve sektörün istihdamını

Türkiye Yazılım Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı ile temel hedef; yazılım pazarını büyütmek, sektörün istihdamını artırmak amacıyla yazılım ve BT alanlarında uluslararası standartlarda ürün ve hizmet üreten, sektörde söz sahibi bir ülke konumuna ulaşmak. artırmak için yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında uluslararası standartlarda

HEDEF 1 İçİn Eylem Planı 1. TÜBİTAK-BİLGEM'de yer alan Siber Güvenlik Enstitüsü, 'Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Enstitüsü' adı altında yeniden yapılandırılacak. 2. Kamu kurum ve kuruluşlarının yazılım ihtiyaçları belirlenecek ve bunların kaliteli, güvenli biçimde karşılanmasına yönelik sınıflama çalışmaları yapılacak. 3. 'Bilişim Firmaları Belgelendirme Yetkilendirme Sistemi' kurulacak. 4. Bilişim şirketlerine 'Yetki Belgesi' verilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacak. 5. Yazılımın tüm sektörler için

öneminin kamuoyunda farkındalığını artırmak adına kamu spotu hazırlanacak. 6. Ulusal düzeyde yıllık yazılım geliştirme yarışmaları düzenlenecek. 7. Yazılım sektörüne yönelik bir taksonomi çalışası gerçekleştirilecek ve terimler kılavuzu oluşturulacak. 8. Yazılım sektöründe fikri ve sınai mülkiyet hakları konunda yaşanan sorunların tespiti ve bu alanda farkındalığın artırılması için çalışmalar yapılacak.

HEDEF 2 İçİn Eylem Planı 1. Yazılım sektörü ürünlerine ve güvenlik açıklarına yönelik kriter, standart ve belgelendirme sayısının artırılması sağlanacak. 2. Yerli yazılım şirketlerine kamu alımlarında fiyat avantajı sağlayacak biçimde Kamu İhale Kanunu'nda düzenleme yapılacak. 3. Yazılım başta olmak üzere bilişim ürünlerinin kamu tedarikinde izlenecek sürece yönelik düzenlemeler yapılacak. 4. Akredite yazılım test merkezlerini kurulum sürecine yönelik

3

5.

6.

7.

8.

destek mekanizması geliştirilecek. Yerli yazılım ürünlerinin akredite test ve belgelendirme merkezlerindeki test ve sertifikasyon süreçlerine yönelik destek mekanizması geliştirilecek. Kamu kurumlarının yazılım alımları için genel teknik şartname hazırlanacak. Bilişim suçları alanındaki hukuki eksiklerin tespitine ve bunların giderilmesine yönelik çalışma yapılacak. Sayısal kod emanetçiliği sistemi hayata geçirilecek.

ürünler ve hizmetler üreten, sektörde söz sahibi ülke konumuna gelmek amaçlanıyor. Strateji belgesi hazırlıkları çerçevesinde düzenlenen çalıştayların çıktıları, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri ile odak grup toplantıları sonucunda dört hedef başlığı altında bir eylem planı hazırlandı.

Kamu alımlarında avantaj

İşte öncelikli dört hedef:

Ayrıca bilişim şirketleri belgelendirme ve yetkilendirme sistemi de kurulacak. Kamu İhale Kanunu'nda yerli yazılım şirketlerine kamu alımlarında fiyat avantajı sağlayacak biçimde düzenleme yapılacak. Plan kapsamındaki stratejik hedefler, "ulusal bilinci

1. Ulusal bilinci artırmak ve altyapıyı güçlendirmek. 2. Hukuki ve idari düzenlemeleri yapmak. 3. Nitelikli insan kaynağı geliştirmek. 4. Uluslararası rekabet gücünü artırmak.

Bu kapsamda, TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nde yer alan Siber Güvenlik Enstitüsü, "Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Enstitüsü" adı altında yeniden yapılandırılacak.

artırmak ve altyapıyı güçlendirmek, hukuki ve idari düzenlemeleri yapmak, nitelikli insan kaynağı geliştirmek, uluslararası rekabet gücünü artırmak" şeklinde sıralanıyor. Bu kapsamda istihdama katılmayan genç işgücüne bilgisayar ve yazılım yetkinlikleri kazandıracak eğitimler sunularak, bu alanda istihdam artırılacak. Ayrıca ulusal düzeyde yıllık yazılım geliştirme yarışmaları düzenlenecek. Bilgisayar bilimleri ve programlama kültürünün erken yaşlarda edinilmesine yönelik müfredat çalışmaları gerçekleştirilmesi de planlar arasında yerini alıyor.

HEDEF 3 İçİn Eylem Planı 1. Sektörün yıllık işgücü ihtiyacı belirlenecek. 2. Bilgisayar bilimleri ve programlama kültürünün erken yaşlarda edinilmesine yönelik müfredat çalışması yapılacak. 3. Nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için meslek liselerinin ilgili bölümlerinin müfredatı güncellenecek. 4. Üniversitelerin bilgisayar ve yazılım mühendisliği bölümlerinde, sektör ihtiyaçları paralelinde müfredat güncelleme

çalışmaları yapacak 'Danışma ve Yönlendirme Kurulları' oluşturulacak. 5. Yazılım alanında ulusal ve uluslararası yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödül ve destek verilmesine yönelik düzenleme yapılacak. 6. Yurtdışında konuyla ilgili öncelikli alanlarda lisansüstü eğitim alanlara verilen burs ve desteklerden yararlananların sayısı artırılacak. 7. Yazılım sektöründe

uygulama deneyimine sahip yetkin kişilerin üniversitelerde eğitim-öğretim süreçlerine katkı vermeleri sağlanacak. 8. Sektörün ihtiyacı olan nitelikli personelin yetiştirilmesinde uzaktan eğitimin kullanımı yaygınlaştırılacak. 9. İstihdama katılmayan genç işgücüne bilgisayar ve yazılım yetkinlikleri kazandıracak eğitimlerin verilmesi ile istihdam artırılacak.

HEDEF 4 İçİn Eylem Planı 1. Türkiye'nin uluslararası yazılım sektöründe fark yaratabileceği öncelikli alanlar belirlenecek, bu alanlara yönelecek girişimcilere özel tematik destek programı

hazırlanacak. 2. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri başta olmak üzere, sektörün güçlü olduğu bölgelerde yazılım şirketlerine ve girişimcilere yönelik 'Yazılım Hızlandırma Programları'

oluşturulacak. 3. Yazılım sektörü kapsamında yurtdışı potansiyel pazarların analizine yönelik yıllık düzenli raporlama çalışması yapılacak ve bunlar şirketlere de duyurulacak.


4

BThaber

E-TOPLUM

Haber Merkezi

16 - 22 Ocak 2017

Siber güvenlikte farkındalık artırılmalı

Kamu Siber Güvenlik Derneğinin TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile beraber düzenlediği 4. Siber Güvenlik Platformu, BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın da katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Tüm gün süren konferans çerçevesinde, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi toplantı salonunda sunumlar, paneller, katılımcılara açık tartışmalar, açık oturumlar, bilgilendirme toplantıları gerçekleştirilirken, fuaye alanında ise etkinlik için sponsor olan firmaların sunumları ve canlı uygulamaları yer aldı. Kamu Siber Güvenlik Derneği, 2013 yılından bu yana faaliyet gösteren "Siber Güvenlikte Güç Birliği" sloganıyla hareket eden bir STK olarak, siber güvenlik alanında ülkemizdeki faaliyetlere katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kamu Siber Güvenlik Derneği İkinci Başkanı Nurullah Celal Uslu, kamudaki siber güvenlik yaklaşımları konusunda sorularımızı yanıtladı. Siber saldırıların arttığı ve savunmanın önemli olduğu günümüzde Kamu Siber Güvenlik Derneği olayı nasıl değerlendiriyor ve neler yapmayı planlıyor? Kamu Siber Güvenlik Derneği her yıl Ankara’da ve Ankara dışında olmak üzere iki ayrı etkinlik düzenlemekte. Bu etkinliklerde, güncel siber güvenlik konuları katılımcıların dikkatine sunulduğu gibi etkinlik sonuç raporları devletin ilgili kurumlarına iletiliyor. Bu bağlamda hem konunun uzmanları ile güncek siber güvenlik konuları tartışılarak geleceğe ışık tutulmuş, hem son kullanıcılar ve bu konuda çalışanlar bilinçlendirilmekte ve ayrıca sonuç raporları ile yetkililere mesajlar iletiliyor Siber güvenlik alanında nitelikli insan kaynağı yeterli mi? Bu konuda ülkemizde neler yapılması gerekir? Bilgi güvenliği konusunda sektörün önümüzdeki beş yıllık ihtiyacının dünyada 3 milyon, Türkiye’de 20 bin kişi olduğu

tahmin ediliyor. Bu kadar BT güvenlik uzmanının yetişmesi nasıl gerçekleşecek bunun cevabının bulunması önemli. Hâlihazırda Türkiye’deki üniversitelerde sadece yüksek lisans ve doktora düzeyinde bu alanda programlar mevcut ve talebi karşılaması mümkün görülmüyor. Üniversitelerimizin lisans programlarının düzenlenmesiyle bilgisayar mühendisliği bölümlerinde veya ilave bölümlerde nitelikli siber güvenlik uzmanı yetiştirilmeli ve açık kaynak teknolojilerle yerli ürün geliştirmek amacıyla bu gençlerin bu alana yönelmesi teşvik edilmeli. Siber güvenlikte Ar-Ge, ulusal ürün geliştirme ve kullanımı, korunma için ne kadar önemli? Bu konuda neler yapılmalı? Bilindiği üzere siber güvenlik araçları bir çeşit karşı silah niteliği taşımakta. Bu ürünlerin geliştiricileri ürün üzerinden bilgi toplamaktalar. Bunu bazıları açık olarak çoğunluğu ise gizli olarak yapıyor. Doğal olarak ulusal menfaatler söz konusu olduğunda yurtdışından alınan donanım ve yazılım ürünlerinin karşı silaha dönüşme ihtimali olacak. Bu riske karşılık siber güvenlik konusunda Ar-Ge yapılması hayati bir konu olup, ulusal ürün geliştirilmesi/ kullanılması için teşviklerin genişletilmesi çok faydalı olacaktır.

Gelecekte hangi tür siber saldırıların artacağını ve korunma için son kullanıcılara önerileriniz neler? Siber güvenlikte en zayıf halka olan bireylere saldırılar artıyor. Son kullanıcı konumundaki bireylerin siber saldırı teknikleri hakkında bilinçlendirilmesi çok önemli hale geldi. Toplumun her düzeyindeki fertlere siber güvenlik alanında topyekûn savunma kavramı ile farkındalık eğitim yapılmalı. Bu bağlamda STK’lara büyük görevler düşmekte olup, STK’ların faaliyetlerine destek verilmesi önemlidir. Aynı zamanda siber güvenlik konusunda hem en alt seviyede bilgi ve deneyim sahibi kişilere hem de daha üst seviyede bilgi

Kamu Siber Güvenlik Derneği İkinci Başkanı Nurullah Celal Uslu ve deneyim sahibi kişilere hitap edecek şekilde platform programının çeşitlendirilmesi faydalı olacaktır. Sonuçta devletin ilgili kurumlarının etkinliklere katılım ve desteği beklenmektedir. Günümüzün en çok konuşulan konuları arasında yer alan nesnelerin interneti konusundaki güvenliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Nesnelerin interneti örnekleri üzerinden gidecek olursak, bize fayda sağlaması amaçlanan IoT'un birçok (şahsi ya da kurumsal) mahrem bilgimize dokunduğunu görüyoruz. En basit örneği ile biz hariç kimsenin evimizi dışarıdan gözetlemesini istemeyiz. Ya da kolumuzdaki saati kullanarak, telefon konuşmalarımızı dinlemesini ya da mesajlarımızı okumasını kabul edemeyiz. Peki bu güvenliği sağlamak kolay olacak mı? Bu soruyu cevaplamak aslında oldukça zor. Nedenine gelecek olursak, tam olarak riski ölçümleyebilmek çok zor. Çünkü birbirinden çok farklı platformlarda çalışan, birbirinden çok farklı teknolojik özelliklere sahip onlarca hatta yüzlerce cihaz, uygulama ve araçtan bahsediyoruz. Örneğin şuan e-ticaret ve internet

bankacılığının risklerini minimize etmeye çalışırken, kendi kendine buzdolabınız eksik olan şeyleri alışveriş listenize ekleyen, internetten sipariş verebilen buzdolaplarını konuşuyoruz. Her zaman olduğu gibi, güvenlik ve kullanım kolaylığı arasında bir ödünleşim vardır. Riskler çerçevesinde bazı kolaylıkları kabul edip, bazı kolaylıklardan vazgeçmek gerekiyor. Her kolaylığı doğrudan hayatımıza katmak gerçek anlamda çok güvenli olmayacaktır. Minimum risk düzeyindeki kolaylıkları tercih etmek en güvenlisi olacaktır. Henüz buzdolaplarına sipariş verebilmeleri için kredi kartı numaramızı yazmak için erken olduğunu düşünüyorum. Peki, güvenli olarak nasıl ilerlenecek? Güvenlik, her zaman söylediğimiz gibi bir olgunluk seviyesi. Bu olgunluk seviyesinin yükselmesi için, bahsi gecen platformlar için güvenlik testlerinin gerçekleştirilmesi ve uygun kontrollerin çıkartılması gerekiyor. Yani IoT'un getireceği risklerin tam olarak hesaplanıp, bu riskleri aşağıda tutacak uygun kontrollerin uygulanması ön şart. Benzer olgunlaşma süreci internet bankacılığında, e-ticarette ve mobil uygulamalarda yaşandı ve yaşanıyor. Benzer stratejide ilerlemek gerekiyor. Sizce veri merkezi kurulumlarında güvenliğin önemi nedir? Veri merkezlerini bankaya benzetmek doğru olacaktır. Bir bankanın güvenliği ne derece önemli ise bu veri merkezlerinin fiziksel ve mantıksal erişimleri oldukça önemlidir. Gelişim düşünüldüğü zaman, bu veri merkezleri birçok teknolojik firmaya, uygulamaya, teknolojiye ev sahipliği

yapacaktır. Buralarda geliştirilecek ve tutulacak verilerin uygun güvenlik kontrolleri kapsamında koruma altına alınması hem fiziksel hem de mantıksal olarak uygun erişim kontrollerinin uygulanması gerekiyor. Ülkemizde de bazı bankaları da etkileyen SWIFT (Yurtdışı Para Transfer Sistemleri) saldırılarının arkasında kim var? Eğer arkasında bir siber suç çetesi varsa, bu kadar profesyonel bir operasyonu nasıl gerçekleştirebiliyorlar? Saldırıların arkasında çok güçlü ve organize bir siber suç çetesi olduğu düşünülüyor. Bu çete güvenlik şirketleri tarafından Carbanak olarak isimlendiriliyor. Bu grup sadece bizleri değil, bu yılın Nisan ayında Bangladeş Merkez Bankası, Aralık ayında Rusya Merkez Bankası gibi yurtdışında birçok bankayı da hedef almış durumda. Gerçek hayatta çeşitli güvenlik önlemlerine, güvenlik güçlerinin ve hatta gümrük kontrollerine rağmen nasıl büyük uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı yapılabiliyorsa, siber dünyada da bu şekilde organize gruplar her türlü önlemi aşarak finansal operasyonlar gerçekleştirebiliyor. Siber dünyada gizlenmek ve bazı önlemleri aşmak, gerçek hayattaki önlemleri aşmaktan çok daha kolay olmaktadır. Peki Amerika’da internet kesintisine sebep olan IoT tabanlı saldırının arka planında ne var? Türkiye'deki internete bağlı nesneler de bu saldırıda kullanılmış olabilir mi? Amerika’daki DNS sunucularına hedef alan saldırının arkasında, Mirai olarak isimlendirilen Bot net ağı mevcut. Mirai zararlı yazılımı, internete açık zafiyetli IoT cihazları hedef alıyor ve bulaşıyor. Bulaşmak için, IoT cihazların varsayılan (default) parola bilgilerini ve bilinen zafiyetleri kullanıyor. Örneğin, evinizde kullandığınız ve varsayılan yönetici parolasını değiştirmediğiniz bir modem, Miraibotnet ağına dâhil olmuş olabilir.


2017’de 11. Yılımıza Giriyoruz

Tüm müşterilerimize ve iş ortaklarımıza bize güvendikleri için teşekkür ederiz. Büyümeye devam ediyoruz, geleceğe güvenle bakıyoruz.

%30

2016 Büyümesi

337

Başarılı Proje

79

Aktif Müşteri

123

Bakım Anlaşması

Bandgenişliği Yönetimi & DPI | Uygulama & Ağ Performans İzleme Ağ Çözümleri | Veri Merkezi | Bilgi Güvenliği

ISB Bilişim Teknolojileri A.Ş. İçerenköy Mah. Çayır Cad. No:3 Özce Center Kat:8 PK:34752 Ataşehir İstanbul TÜRKİYE Tel +90 (212) 428 47 47 Fax +90 (212) 428 47 48 www.isb.com.tr info@isb.com.tr

2017’de Kozyatağı Carrefour yanındaki Özce Center’da yeni ofisimizdeyiz.


6

BThaber

E-TOPLUM

Dışkı yakıta dönüşecek

PISA’mıza bilimsel bakış Dünya gazetesinde 29.12.2016 tarihli şu habere (özet) bakınız: “Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde, öğrencilerin PISA ve TIMMS gibi uluslararası sınavlarda gösterdiği performansı artırmaya yönelik deneysel bir proje üzerinde çalışılıyor. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığı ile Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Başokçu yürütücülüğünde TÜBİTAK’ın desteklediği “Uluslararası Geniş Ölçekli Sınavlarda Türkiye’nin Matematik Başarısını Artırabilmek İçin Bir Model Önerisi: Bilişsel Tanıya Dayalı İzleme Modelinin Etkililiği” isimli projenin ilk 14 ayında yaklaşık 300 matematik öğretmenine soru yazma eğitimleri verildi. Yaklaşık 15 bin öğrenciye PISA ve TIMMS benzeri sorular içeren testler uygulandı. Şu ana kadar elde edilen bulgular, Türk eğitim sisteminde özellikle öğrencilerin “üst düzey düşünme” becerilerini geliştirme konusunda eksiklikleri olduğu gözlendi.” “Yapılan bu proje, üst

16 - 22 Ocak 2017

Edip Emil Öymen edip.oymen@gmail.com

düzey düşünme becerilerinin neden gelişmediği ve nasıl geliştirilebileceği yönünde bilimsel bulgular bulmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda İzmir kapsamındaki okullardan seçilen yaklaşık 5 bin 6’ıncı sınıf öğrencisine matematik alanı ile ilgili testler yıl boyunca uygulanıyor. Bu testlerde öğrencilerin sadece başarıları değil, hangi matematik yeterliliklere sahip oldukları,

Star, 22.12.16 yanlış cevaplarının ne tür hatalardan kaynaklandığı belirlendiği gibi, bu ölçülen özellikleri geliştirmek, yapılan hataları düzeltmek için okulöğretmen ve öğrencilere yönelik çalışmalar da yapılıyor.”

İnsan dışkısından ham petrol özelliği olan biyoyakıt üretilebilecek. ABD Enerji Bakanlığı’nın kuzeybatı eyaleti Washington’daki Ar-Ge uzmanları, petrolün milyonlarca yıl süren oluşumunu laboratuvarda bir kaç saate sıkıştırmayı başardı. Hidrotermal Sıvılaştırma yöntemiyle 6.5 santimetre kare alana 1,360 kg basınç (3000 PSI) ve şok ısıtmayla 350 derece sıcaklık uygulanan dışkıdan, kimyasal reaksiyon hızlandırılarak ham petrol elde edilebildi. İleri arıtma tesislerinde dışkı ve atıklar, ancak kurutulduktan sonra gübre olarak kullanılabiliyor. Hidrotermal yöntemde ise kurutmaya gerek yok. Böylece, hem enerji tasarrufu sağlanıyor, hem kurutma işlemine özgü diğer atıklar, gazlar olmuyor. Üstelik, bu yöntemle, dışkıdaki karbonun yüzde 60 kadarı geri kazanılıyor. Bu yöntemle, tarımsal ve diğer organik atıklar da biyoyakıt elde etmekte kullanılabilecek. Örneğin, İskandinavya kıyılarında “kirlilik” yaratan Şeker Yosunu, potansiyel biyoyakıt kaynakları arasında. ABD’de sadece tek bir günde arıtma tesislerine ulaşan insan dışkı miktarı 34 milyar galon (11 milyar ton kadar). Şöyle bir hesap yapmışlar: ABD’de yılda 12.4 trilyon galon

dışkı oluşuyor. Bundan 1.26 milyar galon ham petrol elde edilebilir. Yine bu hesaba göre tek bir kişinin “üreteceği” ham petrol miktarı 2-3 galonu buluyor. Bu hesapların yarattığı iyimserlikle Enerji Bakanlığı, Kanada’da Vancouver yerel yönetimiyle ortak bir tesis kuracak. 2018’de tesisin faaliyete geçmesi planlanıyor. Atmosfere zararlı gazlar salan fosil yakıtlar yerine yeşil, çevreci, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen bilgi toplumları için, dışkıdan ham petrol (enerji) üretiminin çelişkili iki boyutu var: Elektrikli veya hibrid otomobillerin teoriden pratiğe dönüşmeye başladığı bir dünyada petrolden (benzin, ve hele dizel) gitgide vazgeçilecek. Ama acaba kaç yıllar içinde? Ve bu vazgeçiş, bütün dünyaya ne zaman yayılacak? Öte yandan, doğal bir atıktan enerji

Uçuşa VR desteği Uçak yolculuğunda başınıza bir VR cihazı takarak, çevrenizle ilişkinizi tamamen kesebileceksiniz. Fransız SkyLights şirketinin yenilikçi ürünü bunu sağlayacak: Uçak sesini, arka koltukta vızıldayan çocuğun sesini, yan tarafta sürekli ağlayan bebeğin sesini değil, VR setinde izlediğiniz filmin sesini duyacaksınız. Bu harika çözümü Fransız “ucuz bilet” havayolları XL, uçuş başına 16 dolara size kiralıyor. Haberi veren The Economist, her zamanki alaycı üslubuyla diyor ki: ”Çok eskiden, uçakla seyahat için insanlar özenle giyinir kuşanırdı. Ne de olsa bu yolcular, yeryüzünde oradan oraya seyirten bir ırk olarak,

işte şimdi göklerde uçuyorlardı. Şimdilerse ise bunun tam tersini düşünüyoruz: Uçak seyahatinde artık sanki uçmuyormuşuz gibi davranıyoruz. Hele VR ile kendimizi tamamen yalıtacağız. Çünkü diğer yolcuları bir sorun olarak görüyoruz.” Uçakla uçarken “uçmuyormuş” gibi hissetmek, sadece iyi hava koşulları için geçerli. Uçağın, saatte 700 km hızla “kıpırdamadan” (!) uçması bir şans. Bu duyguyu sağlayacak bir başka öneriyi CPI adlı şirket yaptı: Penceresiz kabin. Uçağın dışındaki kameralar, görüntüyü uçağın içinde kabin duvarına yansıtacak. Bütün kabin,

kocaman bir pencere olacak. Bu cin fikir gerçek bir ürüne dönüşürse, uçak yapımcıları sevinir. Çünkü uçağın gövdesine pencere açmak, uygun camı ustalıkla takmak diye bir iş kalmaz. Uçuşları daha konforlu ve ekonomik hale getirmek için uçak şirketlerinin ArGe’lerinden acaip patentler çıkıyor. Sadece Airbus, her yıl 600 patent başvurusu yapıyor. Bunların içinde en “olmayacak” olanı: Uçağın içinde ranza sistemiyle, yolcuların altlı üstlü oturmaları. Böylece koltuklar yatar hale gelecek. Daha çok yolcu, daha rahat oturacak. Ama altlı üstlü!

elde etmek, sürdürülebilir, geri dönüşümlü enerji kaynakları açısından yenilikçi bir çözüm. Ne de olsa dışkı, sürekli yenilenen bir kaynak. Fosil kaynaklar ise yanıp bitip kül olur. Geriye atığı kalır. Atmosfere de karbondioksit ve ailesi, metan, kükürt dioksit, azot oksit ve başka gazlar çıkar, birikir. Bu konuların bilincindeki ülkelerden Norveç, 2025’ten itibaren benzin/dizelle çalışan araçları yasaklama kararı aldı. Oysa Norveç, petrol zengini bir ülke. Buna rağmen, doğal kaynakları daha yoğun kullanarak daha yeşil bir ekonomiye dönüşümü şimdiden benimsiyor. Almanya da elektrikle çalışan otomobil sayısını 2020’ye kadar bir milyona çıkartmayı hedefliyor. Bunu teşvik amacıyla hükümet, elektrikli araç alana 4 bin euro, hibrid alana 3 bin euro ödeyecek.


8

Ayhan Sevgi

BThaber

BİLİŞİM DÜNYASI

16 - 22 Ocak 2017

Netcad, küresel bir şirket olma yolunda ilerliyor

Mekânsal tabanlı mühendislik ve coğrafi bilgi sistemleri alanlarında faaliyet gösteren Netcad, özel sermaye yatırım fonu Taxim Capital ile güçlerini birleştirdi. Netcad, bu yatırım ile birlikte hem yurtiçi hem de yurtdışı yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor. Netcad Genel Müdürü Ufuk Balcı, yazılım pazarının gelişimi, bu süreçte şirketin yeni hedefleri ve yatırımları konusunda sorularımızı yanıtladı.

Taxim Capital ile önemli bir yatırım anlaşması yapan Netcad hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarlarda büyüme stratejisi izleyecek. düzenlemesine, altyapıların oluşturulmasından üst yapılara kadar yerleşim alanlarının tasarlanması ve yönetilmesine yönelik geliştirdiği yazılımlarla Türkiye’nin en yaygın kullanılan yazılımı olan Netcad, alanında oldukça saygın bir özel sermaye yatırım fonu olan Taxim Capital ile güçlerini birleştirdi. Bu güç birliği ile Netcad, yurtiçinde ve yurtdışında büyümeye ve yatırımlarına devam edecek. Netcad, Taxim Capital’in de desteği ile mevcut müşteri portföyünden gelen farklı fonksiyonlardaki taleplere uygun yazılım çözümleri geliştirmeyi, yeni girilen sektörlerdeki öncü firmaların talepleriyle

Türkiye yazılım sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yazılım sektöründe önemli gelişmeler olduğunu gözlüyorum. Özellikle yerli yazılımın desteklenmesi ve yazılım ihracatının artması için teşviklerin verilmesi konuları 2016 yılının önemli başlıklarıydı. Diğer taraftan kendi sektörümüz olan coğrafi bilgi sistemlerinin önemi ve kullanımı konusunda da önemli gelişmeler olduğunu gözlüyorum. Konumsal tabanlı bilgi sistemleri, yönetim bilgi sistemlerinde daha etkin kullanılmaya başlandı. Konumsal verinin önemi daha iyi anlaşılır oldu. Yatırımcıların yazılım sektörüne ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu konuda daha fazla başarı hikayelerinin oluşması için neler öneriyorsunuz? Yazılım sektörünün diğer sektörlerden ayıran en önemli özellik katma değerinin çok yüksek oluşu. Bir örnek vermek gerekirse otomotiv sektöründe katma değer yüzde 7’ler civarındayken yazılım sektöründe bu oran yüzde 90’lar civarında. Yatırımcı için katma değer çok önemli. Bu açıdan yatırımcıların yazılım sektörüne ilgisinin arttığını söyleyebilirim. Diğer yandan Sanayi 4.0 her alanda kendini hissettirecek gibi gözüküyor. Bu trendi gözleyen, görebilen yatırımcının yazılım sektörüne ilgisinin artması çok doğal diye düşünüyorum. Netcad'in yerli bir yazılım

uyumlu yazılım ürünlerinin devreye sokulmasını, ülkemizde şirketlerin daha verimli çalışmalarını sağlayacak yeni yazılımların geliştirilmesini ve Türkiye’de gösterilen başarının komşu ülkelerden başlayarak bölgesel coğrafyaya yayılmasını böylelikle de Türk yazılımlarının ihraç edilebilmesine öncülük etmeyi amaçlıyor. Özetle Netcad, yakın gelecekte Türkiye’nin gurur duyacağı küresel bir yazılım şirketi olma stratejisi izleyecek. Hedeflediğiniz bölge ve ülkeler neler? Netpro/MINE için öncelikle Kazakistan, Türkmenistan, Rusya ve orta Afrika ülkelerini hedefliyoruz. Netigma için ise başta Silikon vadisi olmak üzere gelişmiş ülkeleri Pazar olarak hedefliyoruz. Her iki ürünümüz için yurtdışı yol haritası oluşturmaya yönelik profesyonel danışmanlık firmaları ile beraber hareket edeceğiz.

Yurtdışına yayılma stratejİlerİ Netcad Genel Müdürü Ufuk Balcı şirketi olarak bugünlere gelmesindeki önemli faktörler neler oldu? Netcad’in yerli bir yazılım şirketi olarak bugünlere gelmesini tek bir şeye bağlamak yanlış olur. 1989 yılında bu pazarı iyi görmek ve hızlı ve başarılı bir şekilde giriş yapmak başarı hikayesinin ilk bölümünü oluşturuyor. O dönemlerde ölçüler kağıtlara yazılıyor, ofise geldikten sonra hesap makinesi ile hesaplamalar yapılıyor ve bulunan koordinatlar kağıtlara çiziliyordu. Hem arazi ölçülerinin ölçüm aletlerinden doğrudan bilgisayara aktarılması hem hesapların bilgisayarda yapılması hem de çizimlerin bilgisayarda yapılması haritacılar için bir devrim niteliğindeydi. Kullanıcılar bunu çok sevdi ve gereken desteği de gönülden verdiler. 2-3 sene içerisinde Netcad’in modül sayısı 5-6 ‘ya çıktı, seneler geçtikçe

de ihtiyaçlara cevap verecek şekilde modül sayısı arttı. Burada başarının önemli etkenlerini şöyle sayabiliriz. Yetenekli yazılımcı bulmak, yazılımcının yeteneklerinden iyi istifade etmek, kullanıcı dostu yazılım geliştirmek, mevzuat değişikliklerine çok hızlı cevap vermek, teknik desteği yerinde ve zamanında verebilmek, sadece kullanıcının söylediğini yapmanın ötesinde ihtiyaç duyabileceği diğer şeyleri de kullanıcı istemeden yapmak ve ona sunmak, gerekli ulusal ve uluslararası belgeleri zamanında alabilmek. Başarı tüm bu vektörlerin bileşkesidir diyebiliriz. Netcad, önemli bir yatırım aldı. Bu destek ile nasıl bir büyüme stratejisi izleyeceksiniz? Mekânsal tabanlı mühendislik ve coğrafi bilgi sistemleri alanlarında mekânsal planlamadan arazi

Biz yurtdışında belli bir sektörü hedefleyerek sahaya çıkmadık. Sahanın ihtiyacı bizi yönlendirdi. Önce Azerbaycan Tapu Kadastro, sonra İran Tarım Bilgi Sistemi, sonra Kırgızistan Orman Kadastro gibi projeler karşımıza çıktı ve ağırlıklı olarak hizmet gerçekleştirmek zorunda kaldık. Bugün yurtdışı alanında kendimizi daha deneyimli görüyoruz. Yurtdışında proje yapmaya kapalı değiliz ancak strateji değişikliğine giderek hizmet sektöründen ziyade paket ürünlerimizin ihracatı konusunu ön planda tutmaya karar verdik. Bu kapsamda olgunlaşmış, uluslararası pazarda tutunabilecek kapasitede iki ürün ile sahaya çıkmayı hedefliyoruz. Biri madencilik alanında geliştirdiğimiz çok başarılı bir mühendislik ürünü olan NETPRO/MINE. Diğer ürünümüz de web bazlı yazılım geliştirme platformu olan NETIGMA. Yaklaşık 30 civarında paket ürünümüz var. Bu ürünlerden Netpro/MINE ve Netigma’yı seçmemizin tabi ki önemli

sebepleri var. Netpro/MINE Türkiye’de iyi tutundu. 500 Türk maden firmasından 300’ü ürünümüzü tercih etti. Üç üniversite derslerinde Netpro/MINE okutmaya karar verdi. Üniversitelerimiz madencilik projelerinde ürünümüzü tercih ediyorlar. Dünyada pazarı olan önemli rakipleri teknik düzeyde yakaladık, bazı konularda geçtik bile. Bu sebeple ürünümüze çok güveniyoruz. NETIGMA ürünümüzün ise ana müşterisi Netcad oldu. 2007’den beri 200’ün üzerinde projemizde kullandık. Yazılım projesi gerçekleştirmede çok önemli zaman ve insan tasarrufu sağladığını gördük. Ürün oldukça olgunlaştı. Türkiye’de bizim dışımızda birkaç firmanın da ürünlerini Netigma platformuna taşıması ve önemli avantajlar yakalaması cesaretimizi artırdı. Mevzuattan etkilenmeyen, kodlamayı minimuma indiren, konumsal verileri de desteklemesiyle benzer yazılımlardan öne çıkan Netigma’nın uluslararası pazarda yer alabileceğini değerlendirdik.


10

BThaber

BİLİŞİM DÜNYASI

16 - 22 Ocak 2017

Devleşen risklerin ciddiyetini ‘oyunla’ kavrayın Siber güvenlik başlığında riskleri ve tehditleri net biçimde ortaya Handan Aybars koyan PwC’nin patentli simülasyon oyunu Game of Threats’i bugüne kadar Türkiye'de de 100'ün üzerinde CEO, CxO ve yönetim kurulu üyesi oynadı. PwC Türkiye Siber Güvenlik ve Bilgi Güvenliği Hizmetleri Lideri Burak Sadıç, oyun atölyesinin iki temel hedefine dikkat çekti: Kurum üst yönetimlerine siber güvenlikle ilgili farkındalık kazandırmak ve eğlenceli, dinamik bir oyun atölyesi ile siber krizleri gerçekçi bir şekilde canlandırmak. Game of Threats; gerçek siber saldırıların hızı ve yarattığı karmaşayı simüle etmek üzere tasarlanan bir oyun atölyesi. Oyun sırasında katılımcılar “saldıran” ve “saldırıya uğrayan” olarak iki gruba ayrılıyor. Saldıran ekibe nasıl saldırı yapacakları, saldırıya uğrayan ekibe ise kendilerini nasıl koruyacakları öğretiliyor. Moderatörler oyun süresince katılımcılara gerçek zamanlı geri bildirimler yapıyor, strateji geliştirme ve karar alma sürecinde destek oluyor. “Oyunlaştırma teorisini etkileşimli katılımcı deneyimi ile buluşturarak yaratılan oyun ortamında, her iki ekip de minimum bilgi ile hızlı ve etkili kararlar alma, zor durumdan kurtulma yollarını arıyor” diyen Burak Sadıç, oyunlaştırmanın öğrenmeye etkilerini ve güvenlik

Siber saldırıları yaşayarak ve yaşatarak tecrübe etmek PwC’nin oyun atölyesinde Game of Threats deneyimi ile mümkün. başlığında önemini anlattı:

PwC Türkiye Siber Güvenlik ve Bilgi Güvenliği Hizmetleri Lideri Burak Sadıç Kurum bütününde güvenlik farkındalığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelişen ve çeşitlenen riskler farkındalıkta, beraberinde güvenlik odaklı yatırımlarda artış da getiriyor mu? Güvenlik farkındalığının sadece BT bölümlerinde değil, tüm iş birimlerinde ve üst yönetimlerde de yerleşmesi çok önemli. Temel güvenlik kavramlarına ve prensiplerine aşina olan iş birimleri güvenlik projelerinin hayata geçmesini kolaylaştırıyor. Siber risklerin

ve kurumlara olası etkilerinin farkında olan üst yönetimler de güvenlik yatırımlarını sadece bir masraf ya da lüks olarak görmeyip, rakiplerin önüne geçilmesi için bir gereklilik olarak görmeye başlıyorlar. Şirketlerde C seviyesi yönetim kademesinde güvenlikten sorumlu bir kişi de olmalı mı? Daha doğrusu güvenlik, BT biriminin işi mi olmalı, yoksa sadece kurumsal bilişim güvenliğinden sorumlu bir isim gerekli mi? On binden fazla kurumun katıldığı PwC araştırmalarına katılan kurumların yarısından fazlasında bir bilgi güvenliği yöneticisi görev yapıyor. Bu bilgi güvenliği yöneticilerinin yarısından fazlası ise CEO ya da Yönetim Kurulları’na bağlı olarak çalışıyor. BT güvenliği, yani güvenliğin BT ile ilgili bileşenlerinin BT organizasyonu içinde görev yapması gayet doğal bir operasyonel gereklilik. Ama bilgi güvenliği ve siber güvenlik de sadece teknoloji yönetiminden ibaret değil. Bu bağlamda, konuya sadece BT güvenliği olarak bakmamak ve mümkün olan en üst kademeye bağlı olarak

çalışacak bir bilgi güvenliği yöneticisinin atanması gerekiyor. Türkiye'de ve küresel bazda şirketler güvenlik yatırımlarında neyi eksik veya hatalı yapıyor? Güvenlik yatırımlarında öne çıkan sorunlar neler? Doğru güvenlik yatırımları insan, süreç ve teknoloji eksenlerinin tamamında dengeli yatırımlar yapılmasını gerektiriyor. Türkiye'deki en

temel problem ise teknoloji yatırımlarının ağırlığı. Yani kurum bütçelerine baktığımızda bazı istisnalar dışında insan ve süreç bileşenlerinin ihmal edildiğini görüyoruz. Bilgi güvenliği ve siber güvenlik başlıkları BT güvenliği ile eşdeğer kabul edildiği için konu bir teknoloji problemi olarak görülüyor. Böylece kurumlar, bütçelerinin önemli bir kısmını yazılım ve donanım alımına harcıyorlar. Halbuki dünya ortalamalarına baktığımızda, artık güvenlik bütçeleri BT bütçelerinin beşte birine varan oranlara ulaşmış durumda. Bu yatırımların içinde insan ve süreçlere ayrılan pay da teknolojiye ayrılan paya eşdeğer.

Farkındalığı gelİştİrme aracı •

Game of Threats'i Türkiye'den kaç şirket yetkilisi oynadı? Küresel sonuçları ile nasıl bir kıyas yapabilirsiniz? Game of Threats'in Türkiye lansmanından sonra geçen bir sene içinde yüzden fazla üst düzey yöneticiye ulaşma imkanı bulduk. 10’dan fazla CEO'nun da aralarında bulunduğu ülkemiz katılımcıları ile küresel katılımcıların oyuna yaklaşımları ise oldukça benzer. Bu yönüyle Game of Threats bizim kültürümüze ve ülkemiz üst düzey yöneticilerine de gayet uygun bir yaklaşım sunuyor diyebiliriz.

Bu oyunu farklı kılan özellikleri neler? Oyunlaştırmak; eğitimi, bilgi edinmeyi kolaylaştırıyor mu? Oyun atölyesi yardımıyla üst yönetim farkındalığını arttırmanın iki büyük avantajı var. Birincisi; üst yönetimlerin ilgisini çekebilmesi, yani tek yönlü bilgi akışı içeren bir sunuma ancak 10-15 dakika tahammül edebilen üst düzey yöneticiler, bir oyun atölyesine 2-2,5 saat ayırabiliyorlar. İkincisi ise oyun sırasında siber krizleri bizzat deneyimleyerek teknik detaylara boğulmadan, konu hakkında farkındalıklarını arttırma imkanı buluyorlar.

Kız öğrencilere burs Huawei’den geliyor

Huawei, 1967 yılından bu yana eğitime destek veren Türk Eğitim Vakfı (TEV) işbirliğiyle; teknolojiye daha çok kadın eli değmesi adına üniversitelerin elektrik ve elektronik, bilgisayar, elektronik haberleşme bölümlerinde öğrenim gören kız öğrencilere “Huawei

Teknoloji Bursu” vermeye başladı. Bursla ilgili detayların 6 Ocak’ta düzenlenen toplantıda ele alındığı buluşmaya TEV Genel Müdür Yardımcısı Şenol Özdemir, Huawei Orta Asya ve Kafkasya’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Marco Xu ve Huawei Türkiye Kurumsal Pazarlama

İletişimi Direktörü Mine Zaim katıldı. Teknoloji alanında çalışan kadın sayısının artırılmasını amaçlayan Huawei, bu amaçla elektrik ve elektronik bilgisayar, elektronik haberleşme bölümlerinde öğrenim gören öğrencilere burs verecek. 2017 yılında Türkiye’deki 15’inci yılını kutlayacak olan Huawei Türkiye’nin öğrencileri destekleme hedefine işaret eden Huawei Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Marco Xu, “Bilgi ve iletişim teknolojileri önümüzdeki yıllarda Türk halkının hayatını, ülkede endüstri ve ekonomiyi

değiştirecek. Biz de bilgi ve iletişim teknolojileri alanında öğrencilerin kariyer gelişimlerine katkı sağlamak için buradayız. Orta ve uzun vadede daha fazla kız öğrenciye ulaşarak bursiyer sayılarını artırmayı planlıyoruz” dedi. Huawei Türkiye Pazarlama İletişimi Direktörü Mine Zaim de "Öğrencilerin yeteneklerini sadece maddi imkânlarla değil, insan kaynakları ve eğitim alanlarımızla yapılacak işbirliğiyle sağlanacak ek avantajlarla zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Umarız işbirliğimizi yaygınlaştırıp uzun vadeye yayabiliriz” beklentisini dile getirdi. TEV Genel Müdür Yardımcısı Şenol

Özdemir ise konuşmasında şu bilgileri paylaştı: “Türk Eğitim Vakfı olarak yarım asırdır başarılı gençlerimize eğitim yolculuklarında destek veriyoruz. Kız öğrencilere destek için oluşturulan Huawei Teknoloji Bursu, özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda giderek artan farkındalığa önemli katkı yapacak. Bu projenin önümüzdeki yıllarda yine Huawei işbirliğiyle genişletilerek, daha fazla sayıda kız öğrenciye ulaşmasını umut ediyoruz. Bu proje; teknoloji ve bilişim sektöründeki diğer firmalar için de önemli bir örnek teşkil edecek.”


11 BThaber

DOSYA

16 - 22 Ocak 2017

DIGITAL SIGNAGE

www.bthaber.com

Hedef kitleler için

net mesajlar Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımızın hemen hemen her noktasını ekranlar kapsar oldu. Uzmanlar, etrafımızı saran bu ekranların her geçen gün artacağını öngörüyorlar. Tabii bu ekranlar, hem iç hem de dış alanlarda geniş ve hedef kitlelere verilecek mesajlar açısından da önemli bir platform oluşturuyorlar. Digital signage olarak bilinen kapalı devre sayısal yayıncılık hem kamu kurumlarının vatandaşlara vereceği mesajlar hem de özel şirketlerin

müşteri kitlelerine ulaştıracağı mesajlar açısından önemli bir mecra haline geldi. Farklı mekanlardaki hedef kitlelerine zengin bir içerik ile ulaştırmak istedikleri mesajları ve reklamları ileten şirketler ve kurumlar önemli bir verimlilik ve maliyet avantajı elde ediyorlar. Ekran, içerik ve sunum açısından toplu çözümler sunan platformların artması, bu konuda dünya çapında hizmet veren Türk şirketlerinin ortaya çıkması, bu pazarının gelişiminin önemli bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Gold

Sponsor

Gümüş

Sponsor


12

DOSYA

BThaber

dıgıtal sıgnage

16 - 22 Ocak 2017

Teknoloji gelişiyor, sayısal yayıncılık yaygınlaşıyor Nesnelerin interneti, mobilite, bulut bilişim gibi mega trendlerin tetiklediği dijital dönüşüm rüzgarının tüm sektörlerdeki iş modellerini ve insanların yaşayış tarzını hızla değiştirdiği günümüz dünyasında, sayısal yayıncılık uygulamalarının kullanım alanları yaygınlaşmaya ve teknolojik altyapısı gelişmeye devam ediyor. KoçSistem olarak, sayısal yayıncılık alanında tamamen kendi kaynakları ile geliştirdikleri Pixage markası ile 10 seneyi aşkın süredir hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki müşterilere hizmet vermeye devam ettiklerini belirten KoçSistem Kıdemli Ürün Pazarlama Yöneticisi Sönmez Hazar, şu bilgileri verdi: “Çok yakın bir zamana kadar oynatıcı, sunucu ve uç taraftaki ekranları içeren karmaşık bir topoloji ile projelendirilen sayısal yayıncılık hizmeti, özellikle ekran teknolojisindeki hızlı gelişim sayesinde daha yalın bir hale dönüşüyor. ‘System On Chip’ diye adlandırılan teknoloji ile bir sayısal yayıncılık hizmetini ayağa kaldırmak için gerekli olan sistem, ekranın işlemci gücünün içine entegre ediliyor. Bu yenilik artık ayrı bir oynatıcı cihaz konumlandırma gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Bu gelişme ise doğal olarak maliyetlerin azalmasına yol açıyor. Bu yeni teknoloji sayesinde önümüzdeki dönemde günlük hayatın içerisinde çok daha fazla Sayısal yayıncılık uygulaması göreceğimizi düşünüyorum. KoçSistem olarak 2017 yılı ana gündem maddelerimizden biri Pixage çözümlerimizi System On Chip ile uyumlu halde müşterilerimize sunmak olacak. Ayrıca günümüzde teknolojiyi ihtiyaçlara göre özelleştirebilme esnekliğine sahip olmak artık çok daha ön planda. Bu farkındalık doğrultusunda Pixage çözümü kapsamında müşterilerimize özel bir açık platform (API) yarattık. Bu sayede müşterilerimizin BT ekipleri kullandıkları Pixage yazılımı üzerinde kişiye özel doğum günü kutlaması ya da turnikeden geçen çalışana özel mesaj yayınlayabilme gibi belli bir takım değişiklikleri gerçekleştirebiliyorlar. Bu açık platformu çok daha esnek bir hale getirmek odak alanlarımız arasında yer alıyor.” Farklı kullanım amaçları “Açık alanlardaki sayısal yayıncılık uygulamaları genellikle bir reklam mecrası olarak konumlandırılırken, kapalı alanlardaki uygulamalar şirket

içi iletişimi daha etkin kılacak farklı bir kanal, hastane veya otellerde bilgilendirme ekranları ya da kullanıcı etkileşimini sağlayan kiosk ekranları olmak üzere farklı kullanım amaçlarına sahip olabilmektedir” diyen Sönmez Hazar, şunları kaydetti: “Pixage markası altında sunduğumuz Pixage Arena, Pixage Guest ve bulut üzerinden sunduğumuz Pixage One çözümleri ile tüm bu farklı kullanım amaçlarını adresliyoruz. Farklı müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarını adresleyen farklı çözümlerimiz ile müşterilerimiz değişik avantajlar sağlayabilmekteler. Örneğin Pixage Arena çözümü kapsamında kurulan LED ekranlar, perimeter board (saha kenarındaki elektronik panolar) ve dijital skorboard’lar aracılığı ile Galatasaray Türk Telekom Arena taraftarlara dijital bir deneyim sunan stadyuma dönüştü, yine Fenerbahçe Ülker Sports Arena ‘da kurulan LED ekranlar ve asma video skorboard ile bir yandan maç ile ilgili canlı bilgiler aktarılırken, diğer yandan videolar ses sistemi ile entegre bir şekilde oynatılarak taraftarın oynanan oyunun bir parçası olması sağlanıyor. Bu sayede taraftarlar artık kulüplerinin hazırladıkları tanıtım filmlerini, maç önü ve sonrasındaki röportajları tüm stadyuma dağılmış ve tek bir platformdan yönetilen ekranlardan takip ederek stadyumda daha fazla zaman geçiriyor. Diğer yandan sponsor firmaların tüketicilerle iletişime geçebilecekleri yepyeni dijital bir mecra yaratılarak kulüplerin reklam gelirlerinde önemli bir artış sağlanıyor. Ayrıca Pixage Guest çözümü otel odalarındaki televizyonları misafirlerin diledikleri zaman sipariş verebilecekleri veya görüşlerini, şikayetlerini bildirebilecekleri bir mecraya dönüştürüyor. Bu sayede oteller merkezi bir sunucu üzerinden kolay bir şekilde misafirleri ile etkileşime geçebilecek yeni bir

KoçSistem Kıdemli Ürün Pazarlama Yöneticisi Sönmez Hazar mecraya sahip olurken, müşteri memnuniyetinde önemli bir artış yakalıyorlar.” Digital signage mecraları Sayısal yayıncılık diğer içerik sunan mecralardan 3 temel noktada ayrışıyor. Sönmez Hazar, bu konuda ise şu bilgileri verdi: “Birincisi, kullanıcı etkileşimi. Benzer başka hiçbir mecrada müşterilerinizin, taraftar kitlenizin ya da misafirlerinizin duygu, düşünce ve önerilerini Sayısal Yayıncılık uygulamasında olduğu kadar etkin ve anlık olarak toplayamazsınız. Dokunmatik ekranlar üzerinden sağlanabilen bu özellik ile sürekli dinamik bir geri bildirim mekanizması çalışır. İkinci konu, denetlenebilir merkezi yönetim. KoçSistem olarak Pixage yatırımına başlarken bize ilham veren olaylardan biri de

bir müşterimizin bayi ağında konumlandırdığı ekranlarda her bayinin başka bir video oynatması ve müşterimizin kurumsal bütünlüğü asla yakalayamaması idi. Sayısal yayıncılık uygulaması ile sisteme bağlı her ekrandaki içeriğe müdahale edebilir, içerikleri düzenli bir takvim ile planlayabilirsiniz. Pixage’in 2016 yılı sonunda tanıtımını yaptığımız 4.0 sürümü ile sistem yöneticisi yetkisine sahip kullanıcılar, tüm ekranlarda hangi içeriğin oynadığını arayüz üzerinden anlık olarak görebiliyor. Üçüncü nokta ise bir önceki madde ile bağlı olarak raporlama. Sayısal yayıncılık uygulamaları yayın ağınız hakkında somut veri içeren raporlar sunabilmektedir. Pixage bu konuda iletişim ağının fiziksel durumundan, yayın içeriklerinin oynatım sıklığına kadar detaylı raporlar ile müşterilerine geri bildirim sunabilecek bir yapıya sahiptir.”

Sayısal yayıncılık Türkİye’de emekleme aşamasında Sayısal Yayıncılık uygulamalarının Türkiye’de henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemek çok yanlış sayılmaz. Özellikle Türkiye ‘deki genel sayısal yayıncılık algısı dijital bir ekran üzerinden görsel içerikli reklam yayınlama formatından çok da öteye gidemedi. Fakat dünya uygulamalarına baktığımızda gelişen yeni teknolojilerle birlikte sayısal yayıncılığın

elektronik ilan yayınlama seviyesinden çok daha ileride olduğunu görüyoruz. Örneğin perakende endüstrisinin uzun süredir odağında olan çok-kanallı müşteri deneyimi stratejisi, sayısal yayıncılık teknolojileri sayesinde teorik bir kavram olmaktan çıkarak, pratik uygulamaya dönüşüyor. 2017 yılında özellikle iBeacon destekli sayısal yayıncılık

çözümleri ile klasik perakende mağazacılık konseptinin tamamen dönüştüğüne şahit olacağımızı belirten Sönmez Hazar, “KoçSistem olarak Pixage markamızı akıllı perakende çözümleri içerek şekilde geliştirme vizyonu ile Ar-Ge faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz ve sayısal yayıncılık deneyimini yeniden tanımlıyoruz” dedi.


Saha kenarı elektronik panolar, basın odası videowall uygulamaları, dijital skorbordlar, iç mekan LED ekran ve kiosk tasarımları ile tüm dünyadaki stadyumlara AKIL

Bayer Leverkusen Bay Arena Berlin Olympiastadion Bolton Reebok Stadium Brentford Lionel Road Stadium Bristol City Stadium Celtic Park Derby Pride Park Stadium

Fenerbahçe Ülker Sports Arena Frankfurt Commerzbank Arena Galatasaray TT Arena Glasgow Rangers Ibrox Stadium Hannover HDI-Arena Hamburg Imtech Arena Leicester King Power Stadium

KATIYORUZ.

Liverpool Anfield Road Northampton Sixfields Stadium Q.P.R. Loftus Road Stadium Reading/London Irish Madjeski Stadium Sheffield United Bramall Lane Stadium Southampton St Mary’s Stadium Swansea Liberty Stadium

www.pixage.tv | info@pixage.tv

Tottenham Hotspurs White Hart Lane Stadium West Bromwich Albion Stadium West Ham Stadium Wigan/Warriors DW Stadium Wolverhampton Molineux Stadium Wycombe Wanderers Wasps Stadium


14

DOSYA

BThaber

dıgıtal sıgnage

16 - 22 Ocak 2017

Hem açık hem de kapalı alanlar için etkili iletişim Hedef kitleye merkezi bir yapı üzerinden içerik ulaştırılmasını, içeriğin ve yayının yönetimini sağlayan digital signage çözümleri alanındaki teknolojik gelişim hızla sürüyor. Digital signage çözümlerinin yazılım ve donanımsal altyapısı, sistemin yönetimi, içeriğin dağıtımı ve sunumuna kadar tüm süreçlerde önemli ilerlemelerin kaydedildiğini belirten İnnova Kiosk ve Otomasyon Çözümleri Direktörü Ahmet Kebabçıoğlu, şunları kaydetti. “Türk Telekom iştiraki İnnova olarak, Kiosk İnnova markamızla, müşterilerimizin ihtiyaçlarını temel alıyor, çözümlerimizi bu alandaki en yeni teknolojileri kapsayacak şekilde uçtan uca yaklaşımla tasarlıyoruz. İçerik planlaması ve yönetimini üstlenerek süreçleri kolaylaştırırken yine teknolojinin sağladığı avantajları kullanıyoruz. Kiosk İnnova bünyesindeki profesyonel ekipler tarafından oluşturulan içerik, sahip olduğumuz güçlü yazılım ve donanım altyapısı üzerinden, istendiğinde en yüksek teknolojiye sahip görüntüleme panelleri ile müşteriye ulaşıyor. Şirket olarak birçok yenilikçi hizmetimizle sektörde fark yaratıyoruz. Kiosk İnnova ürünlerimizde digital signage çözümlerimize yer veriyoruz. Digital Signage çözümümüzün IP tabanlı olması sayesinde içeriğin yönetimi, internet ağının eriştiği her noktayı kapsayacak biçimde yapılandırılabiliyor. Böylece istendiğinde aynı içeriğin tüm konumlara gönderilmesinin çok ötesine geçilerek sistem üzerindeki konumların birine ya da isteğe göre belirlenecek gruplara farklı içerikler sunulabiliyor. Bu da sistemde mağaza, restoran, şube, bayi, gibi herhangi bir uç noktada istenen içeriğin gösteriminin kolayca yapılabilmesini sağlıyor. Merkezi içerik yönetim yazılımını çalıştıracak sunucu, söz konusu projenin boyutuna göre şekillendiriliyor ve uygulamaya dahil edilecek ekranlara, yayınları aktaracak olan bilgisayarlar ağ üzerinden bu sunucuya bağlı çalışıyor. Yayın yönetimi noktasında İnnova olarak biz de kurumlara tasarruf sağlayıcı çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. System-onchip (SoC) teknolojisine sahip ekranlar ile uyumlu çalışacak

şekilde geliştirdiğimiz yazılımımız sayesinde kurumlar, digital signage ağlarının yayın yönetimini PC’ye ihtiyaç duymadan yapabiliyorlar. Örnek vermek gerekirse, 50 adet ekrandan oluşan bir ağ yöneten bir kurum için bu 50 bilgisayarlık bir tasarruf anlamına geliyor.

sistemin tasarlanarak çözümün kurgulanması, gerekli donanım üretiminin yapılması ve kurulumun gerçekleştirilmesinin ardından Kiosk İnnova, işletmenin sağladığı bilgiler doğrultusunda; içeriğin tasarlanması, oluşturulması ve yönetilmesini sağlıyor.

Son dönemde beacon teknolojisi, kamera ile kişi tanıma ve hareket sensörü gibi ek teknolojik entegrasyonlar ile müşterilerle etkileşim sağlamak, kişiye özel içerikler ve promosyonlar ile müşteri sadakatine katkı sağlamak mümkün hale geldi.

Kiosk İnnova’nın digital signage çözümleri, gerek iç gerekse dış mekânda temel işlevlerinin yanı sıra, müşteri hedef kitlesine yönelik atmosferin yakalanmasını sağlayacak şekilde yapılandırılabiliyor. Örneğin, çocuklara yönelik bir restorandaki animasyonlu menülerin gösterimi,

Ekranlar tarafında, enerji tasarrufuyla ön plana çıkan LED teknolojisinde kaydedilen gelişmeler digital signage çözümlerinin etkisini de artırıyor. Açık ya da kapalı ortamlarda ve farklı koşullarda en iyi renk ve görüntü kalitesini sunabilen ekranların yönetimi uzaktan yapılabiliyor, bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlıyor.” Kitlelere net mesajlar Hedef kitlelerine, iç ve dış müşterilerine diledikleri mesajları net, hızlı ve kolay bir şekilde ulaştırmak isteyen tüm kurumlar açık ve kapalı alanlarda digital signage çözümlerini etkili bir şekilde kullanabilirler. Kampanyalarını etkin bir şekilde yönetmek isteyen şirketlerin, digital signage çözümleri sayesinde basılı posterlerin hazırlanması ve dağıtılması, kampanyalar sona erdiğinde doğru zamanda değişimlerin yapılması gibi, büyük bir operasyonel planlama ve maliyet yükü getiren süreçlerden büyük ölçüde kurtulduklarını belirten Ahmet Kebabçıoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kiosk İnnova’nın digital signage konusundaki uzmanlığı, uçtan uca çözüm sunmanın ve yetkin bir teknik destek sağlamanın ötesinde içerik yönetimi, hatta içeriğin tasarlanması ve oluşturulması konularını da kapsıyor. İnnova olarak, digital signage çözümlerimizi son dönemde ağırlıklı olarak kurumsal alanda kullanıyoruz. Ayrıca, farklı ihtiyaçlar söz konusu olduğunda projeksiyon veya videowall gibi daha farklı görüntüleme yönetmelerini de çözümlerimize kolayca dahil ediyoruz. İhtiyacın belirlenmesi,

İnnova Kiosk ve Otomasyon Çözümleri Direktörü Ahmet Kebabçıoğlu eğlenceli çizgi karakterler şeklinde giydirilen ekranlarla sunulabiliyor.” Prestijli ortamlara dönüşüm Şirketlere, müşterilerine ve hedef kitlelerine yönelik mesajlarını anlık olarak iletebilecekleri bir kanal sunan digital signage çözümleri, yer aldıkları mekânları şık ve yüksek teknolojinin kullanıldığı prestijli ortamlara dönüştürüyor. Müşterinin iyi vakit geçirmesini sağlayacak görsel içerikler, bekleme sürelerinde keyifli anlara yaratıyor. Ahmet Kebabçıoğlu, bu konuda şu bilgileri verdi: “Özellikle perakende sektöründe, müşterilerin güncel ürün ve kampanyalardan haberdar edilmesi müşterilerin alım kararını

önemli ölçüde etkilemektedir. Özel algılandığını hisseden, bulunduğu ortamda iyi vakit geçiren ve izlediği güncel içeriklerden fayda sağlayan, ilgisi kazanılan müşteri; bulunduğu mekânda daha fazla zaman harcıyor ve marka ile daha derin bir bağ kuruyor. Kurumsal firmalarda, çalışanlara yönelik iç iletişim ekranlarında yer alan güncel bilgilendirmeler ve özel içerikler sayesinde şirket çalışanları ise kendilerine değer verildiğini hissederken, iç müşteri memnuniyet seviyesi de buna bağlı olarak yükseliyor. İnnova olarak digital signage alanında endüstrinin geldiği en ileri noktadaki teknoloji ve uygulamaları çözümlerimize entegre ediyor, müşterilerimize anahtar teslimi ile sunuyoruz. Digital signage çözümleri, yüksek meblağlar karşılığında kısa süreli yer kiralama modeli ile ilerleyen diğer tüm reklam mecraları ile kıyaslandığında, tek seferlik bir yatırım ile tüm reklam mecrasına tek başına sahip olunabilecek bir yapı olarak nitelendirilebilir. Digital signage çözümleri sadece kullanıcılara özel, istenen zamanda istenen kampanya ya da teklifin öne çıkarılabileceği, 7/24 yayın yapabilme özelliği ile de ön plana çıkıyor. Digital signage çözümlerinde, ekranlara güncel içerikleri çok hızlı ve çok yaygın bir şekilde aktarmak mümkün olduğu için yeni bir ürünün veya kampanyanın duyurusu anlık olarak, ekranların bulunduğu nokta veya bölgeye göre özelleştirilerek yapılabiliyor. Örneğin belli bir mağazada stokta tükenmiş bir ürüne ilişkin kampanyanın duyurumu yayından kaldırılabilirken yerine stokta mevcut ürünlere dair reklamlar ile yayına devam edilebiliyor. ABD ve Avrupa ile karşılaştıracak olursak ülkemizde digital signage çözümlerinin henüz yeterince yaygın ve etkin kullanılmadığını söyleyebiliriz. Diğer yandan, ülkemizde bu alanda ciddi bir potansiyel de söz konusu ve digital signage çözümlerinin sunduğu avantajlara ilişkin farkındalığın her geçen gün arttığını görüyoruz. Bu artışta, Digital signage çözümlerini kullanan firmaların elde ettikleri faydaların görülmesi önemli rol oynuyor.”


VESTEL TEKNOLOJi ÇÖZÜMLERi iLE TANIŞTINIZ MI?

Vestel Teknoloji Çözümleri geniş ürün ailesiyle hedef kitlenize daha hızlı ve etkili ulaşabileceğiniz çözümler sunuyor.

TOTEM

OFFICEBOARD

VIDEOWALL

Detaylı bilgi için bize ulaşın:

BiLGiLENDiRME EKRANI

ETKiLEŞiMLi AKILLI TAHTA

LEDWALL


FLO VİTRİNLERİ SİSTEM 9 TEKNOLOJİSİ İLE DİJİTALLEŞTİ Rekabetin kızıştığı ortamda özellikle müşteriyi mağazanın içine çekecek girişimler önem kazanıyor. AVM’lerde veya işlek caddelerde müşteriyi mağazalara çekmek, tüketicinin karar sürecinde etkin olmak, en önemli konulardan. Bir mekana ya da mağazaya girdiğimizde hatta bazen girmeden önce o an farkında olmadığımız etkenler tüketiciyi içeriye çekebiliyor veya satış sürecini hızlandırabiliyor. Tüketici için satın alma kararı ihtiyacın yanı sıra duyuların da etkili olduğu bir karar süreci. Dolayısı ile günümüzde en başta ‘’dijital ekranlar’’ üzerine sunulan mağaza çözümleri, müşteriyi içeriye çekmek için etkili oluyor. Flo Mağazacılık Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Kemal Ömerci ile mağazalarının vitrinlerine ve içlerine özel oluşturdukları tek merkezden yönetilen ‘’ Dijital Yayın ve Bilgilendirme Ekranları’’ üzerine konuştuk.

Dijital ekranlar ile dijital ekran kullanmadığınız dönemleri kıyasladığınızda en büyük artıları nedir?

Flo Mağazacılık Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü KEMAL ÖMERCİ Digital Signage stratejilerinin markanıza katkıları neler oldu? (Satış artırıcı etki, mağaza/ şube ziyaretçi sayısında artış, maliyetlerinizdeki azalan kalemler vb.) Ziylan olarak Digital Signage çözümlerini Flo ve Sport In Street mağazalarımızda vitrin önü ekranlar, videowall sistemleri, interaktif uygulamalar ve mağaza içi çözümler olarak kullanıyoruz. Vitrinler, içeride müşterilerimizi nelerin beklediğini anlatmak için çok önemli mecralar. Dijital ekranlar aracılığıyla vitrinlerimizde yaptığımız dinamik yayınlar sayesinde bu mecraları daha aktif kullanabiliyor ve tüketicilerimizin dikkatini mağazamıza çekebiliyoruz. Farklılığımızı ortaya koyabiliyoruz. Bunun yanısıra, dijital ekranlarımız sayesinde maliyetlerimizi de düşürdük diyebiliriz. Mağaza içi ve dışı için kullanılan basılı metaryellerin tasarımı, değişimleri, matbaa harcamaları ve bu çalışmaların uygulanması için operasyonel işlemlere yaptığımız harcamalarımızı azalttık. Toplam kaç adet mağazanızda sistem aktif çalışıyor? Flo markamızın 218 mağazasında 427 ekranda sistem aktif. Ayrıca 32 Sport In Street mağazasında da 122 ekran ile Digital Signage çözümlerini kullanmaktayız. Bundan sonra açılacak şubelerimizde de Digital Signage

En önemli avantaj hız. Perakende; tüm özel günlerin yansımalarının görüldüğü, sürekli kampanyaların yapıldığı, hızlı değişimlerin olduğu bir sektör. Bu değişimler bazen tüm mağazalarımızda, bazen de tek bir mağazamızda olabiliyor. Bizim için bu değişime ayak uyduracak bir sisteme sahip olmak

çok önemli. Dijital ekranlar bize her mağazamızda istediğimiz an değişiklik yapabilme imkanı sunuyor. İçerik yönetimi konusunda nasıl çözümler üretiyorsunuz? Dijitalleşmenin ve görsel kalitenin artmasının soyut ve somut katkılarını nasıl değerlendirirsiniz? İçerik yönetimi konusunda da şubelerimize veya bölgelerimize özel ürün yayınları yapabiliyoruz. Bu bizim için oldukça avantajlı bir konu. Yurt içinde veya yurtdışında bulunan tüm mağazalarımız için

ayrı ayrı içerik hazırlayabilmek bizim için çok önemli. İstediğimiz zaman istediğimiz içerikte, herhangi bir baskı maliyetine girmeden, montajı ile uğraşmadan ve en önemlisi, hataya yer vermeden tek merkezden kontrol ederek değişiklik yapabiliyoruz. Bu içerikler insanların dikkatini çekecek ve ürünlerimizi öne çıkaracak şekilde tasarlanıyor. Sonuç itibariyle, kullandığımız Digital Signage çözümleri, dijital yayıncılık ve hızlı içerik yönetiminin markaya olan katkısını açıkça gösteriyor. Sistem 9’un hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Anahtar teslim çözümler üretmesinin şirketinize katkılarından söz eder misiniz? Digital signage konusunda Sistem 9’dan hizmet alıyoruz. Çözüme yönelik yaklaşımları; 200’ün üzerindeki mağazamızda bulunan 500’den fazla dijital ekranın yönetiminde bize büyük katkı sağlıyor. Sistem 9; kendilerine ait olan DS yazılımı, profesyonel sistem kurulumu ekipleri ve uzaktan erişim ekran takibi yapabilmesi, teknik desteği ve içerik yönetimi/ üretimi sağlayan bir firma olarak anahtar teslim çözümler sunuyor. Gerek isteklerimize göre uygulanan yazılım geliştirme olsun, gerek içerik yönetimi olsun, gerekse de entegrasyon konusunda başarılı hizmetler aldık. Sunduğu çözümler, sistemin montajından Ar-Ge geliştirmelerine, merkezi sistem yayın yapabilme kabiliyetinden altyapıya kadar büyük iş gücü ve bilgi gerektiren şeyler.

“Sistem 9 olarak, perakende sektörüne yönelik sunduğumuz “Dijital Yayın ve Bilgilendirme Ekranları” (Digital Signage) uygulamaları afiş, poster, vb. maliyetleri firmalar açısından ortadan kaldırıyor. İşletme sahipleri, sadece maliyet yükünden kurtulmakla kalmıyorlar, bunun yanı sıra bilgi ve tanıtımlarını en son teknolojilerle Sistem 9 Genel Müdür Yardımcısı hazırlanmış görsellerle, grafiklerle sunarak, Suzi Baharti tüketicilerin beğenilerini kazanıyor. Hizmet verdiğimiz müşterilerimizin mağazalarında yer alan dijital ekranlar ve bu ekranlarda yer alan görsel kalitesi yüksek ürün tanıtımlarıyla yüzde 20-25 civarında satışın arttığı gözlemlendi.”

advertorial

ekran çözümlerini kullanmayı planlamaktayız.


TAB GIDA MARKALARININ MENU BOARD’LARI SİSTEM 9 İLE DİJİTALLEŞTİ TAB GIDA Dijital Pazarlama ve Teknoloji Direktörü Burak Akın ile restoranlarına özel oluşturdukları, tek merkezden yönetilen ‘Dijital Menu Board Sistemleri’ üzerine konuştuk. içeriğin fiyatını herhangi bir baskı maliyetine girmeden, montajı ile uğraşmadan, kağıt veya karton harcamadan, hataya yer vermeden, tek merkezden kontrol edebilmek ve kontrol edebildiğin her şeyin içeriğini bin ayrı noktaya verebilmek inanılmaz bir şey. Bu içerikler insanların dikkatini çekecek, gıda sattığımız için hijyenimizi, temizliğimizi öne çıkaracak

Digital Signage stratejilerinin markanıza katkıları neler oldu? TAB Gıda olarak Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s gibi dört uluslararası markanın ve kendi markamız Usta Dönerci gibi bir tane lokal markanın işletmeciliğini yapıyoruz. Beş markanın Türkiye’deki Master Franchise’ıyız. Bu beş markamız için dijital teknolojiler ve dijital menü board’lar kullanmaya başladık. Bunlara başlarken amacımız; değişik saat dilimlerinde müşterilerden gelen değişik isteklere karşılık verebilmek ve pazarlama stratejileri geliştirebilmekti. Dijital menü boardlar bilhassa food court gibi alışveriş merkezlerindeki restaurantlarımızda rakipler ile aramızda büyük farkındalık yarattı. Çok uzak mesafeden görünen, çok kaliteli, iştah açıcı ve güzel görüntüler pozitif bir etki yarattı. Günün değişik saatlerinde, değişik kampanyalar yapabilmemize olanak sağladı. Toplam kaç adet şubenizde sistem aktif çalışıyor? İleriye yönelik düşüncelerinizi paylaşır mısınız? Beş markamız adına da dijital menü board teknolojilerine geçmek bizim adımıza çok olumlu oldu. Satışımızı belli bir oranda, belli bir seviyede yükseltti. Ama inovatif yanımız ve bu stratejileri geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. TAB Gıda ve quick servis restaurant zinciri olarak 1000’e yakın restoranımız var. Beş marka çatısı altında en büyüğü tabi ki Burger King. Daha sonra sırasıyla Popeyes, Sbarro, Arby’s ve Usta Dönerci geliyor. Usta Dönerci bizim yeni ve iddialı olduğumuz bir markamız. Bu markaların yaklaşık sekiz ay gibi bir sürede beş yüz tanesine dijital teknolojileri, digital menu board sistemlerini entegre edebildik. Bu entegrasyonu yaparken Sistem 9’un

Sistem 9 hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Anahtar teslim çözümler üretmesinin şirketinize katkıları hakkında söz eder misiniz?

geçti. Dijital Menü Board ekranlar, lobi kenarlarındaki dikey ekranlar da pazarlama aktivitelerimizi yaptığımız ekranlar olarak restoranlarımızda yer almaktadır. Genellikle food court restoranlarımızda özel uygulama videowall’lar kullandık. Bunları food court’larda kullanmamızın sebebi farkındalık yaratmaktı. Müşterinin ilgisini, dikkatini o an yaptığımız kampanyaya ve ürünlerimize çekebilmekti. Sekiz ay içinde beş yüz restorana ulaştık. Hedefimiz önümüzdeki beş, altı ayda 1000 restorana kadar sistemi genişletmek. TAB Gıda’nın büyümesi ve açılışlarımız devam ediyor. Yurtdışında Gürcistan, Makedonya, KKTC ve Çin’de operasyonlarımız var. Uzun vadeli hedeflerimizde buradaki operasyonları da bu sistemlere dahil etme gibi planlarımız var.

şekilde tasarlanıyor. Çekimler yapılıyor, animasyonlar, yeri geldiğinde videolar ve fotoğraflar kullanılıyor. Bu stratejiler pazarlama departmanının öngörülerine ve marka stratejilerine göre değişiyor. En basit örneklerinden birisi; mesela Sbarro restoranlarımızda sabah saatlerinde sosisli burgu menümüzün yanında, kahvaltıya uygun olduğu için çay çıkartıyoruz. Öğleden sonra çay yerine soğuk içeceğe geçebiliyoruz. Bu içerikleri önceden planlayarak yapabiliyoruz. Bu da tabi ki içerik yönetiminin ve esnekliğin ne kadar önemli olduğunu ve markaya olan katkısını gösteriyor.

İçerik yönetimi konusunda nasıl çözümler üretiyorsunuz? Marka değerine katkı sağladığını düşünüyor musunuz?

TAB Gıda sektörün amiral gemisi, yeniliklerin öncüsüdür. Burger

Dijital Menü Board kullanmanın en temel ve en faydalı yanı 1000 ayrı ekranda 1000 ayrı içerik sergileyebilir olmanızdır. Beş ayrı markanızın olması, örneğin; Malatya iline yönelik bir kampanya yapıp farklı bir içerik hazırlayabiliyorken, İstanbul’da başka bir kampanya yapıp içerik hazırlayabilmek insana inanılmaz bir güç veriyor. İçeriklerin değişebilmesi, esnek olması, istediğimiz zaman istediğimiz

Dijital ekranlar ile dijital ekran kullanmadığınız dönemlere göre şubelerinizi kıyasladığınızda en büyük artısı nedir?

Bu yola Sistem 9 ile birlikte çıktık. Biz TAB Gıda olarak bu işi herkesin yaptığı gibi sınırlar içerisinde yapmak istemedik. Sistem 9 bu noktada, istediğimiz hayal gücünü, yazılım geliştirmeyi, içerik desteğini verecek firma olarak karşımıza çıktı. Gerek istediklerimize göre uygulanan yazılım geliştirme olsun, gerek içerik yönetimi olsun gerek entegrasyon olsun başarılı hizmetler aldık. Çünkü bu işin bir de arka tarafı var. Ekranları takıp yayını görmekle iş bitmiyor. Geceleri yapılan montajları, kablolamaları, Ar-Ge geliştirmeleri, teknolojileri, bilgisayar destekli yayın yapabilme altyapıları bunlar çok büyük iş gücü ve bilgi gerektiren şeyler. Burada kendi bilgi birikimimizi Sistem 9 firmasının sektör tecrübesi ve teknolojisi ile harmanlayıp, kendi isteklerimize yönelik esneyebilmesini, anlayışını ve hızını gördüğümüz için hem TAB Gıda’ya hem de sektöre dijital menü board’lar, büyük bir ivme ve aksiyon getirmiştir.

‘’Rekabetin eskisine oranla çok daha fazla yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu ortam doğal olarak herkesi yeni arayışlara yöneltiyor. Yeni arayışlara yönelenler en çok maliyetleri azaltıp, müşteriyi satın almaya çekecek konulara odaklanıyor. Hizmet verdiğimiz alanda eskiden donanım ve güvenli bağlantı maliyetleri yüksekti. Sistem 9 Pazarlama ve Ancak şimdi maliyetler düştü. Böylece, firmalar Kurumsal İletişim artık yaptıkları ilk yatırım maliyetlerinin getirisini Müdürü Harun R. AKOL kısa sürede almaya başladı. Sistem 9 olarak sadece gıda sektöründeki müşterilerimiz için 16 ülkede, 1316 noktada 7199 ekranı tek merkezden yönetiyoruz.”

advertorial

Dijital Pazarlama ve Teknoloji Direktörü BURAK AKIN

büyük faydalarını gördük. Türkiye’de sektörün lideri olan TAB Gıda’nın bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı yayılabilmesi için tabi ki çok büyük bir entegratöre ihtiyacı vardı. Arayışlarımız ve araştırmalarımızdan sonra Türkiye’de bu işi Sistem 9 ile yapabileceğimizin kararını verdik. Bu doğru karar doğrultusunda da sekiz ayda beş yüz restaurant ve üç bin ekran şu an otomasyon sistemine

King’in Türkiye de bu sene yirminci yılı. Yirmi yılda bu noktaya gelebilmesinin altında yeniliklere açık olması, inovatif düşünebilmesi ve hızlı hareket edebilmesi geliyor. Bu sisteme geçmek ve öncü olmak, hızlı büyümemiz başta olmak üzere bizlere farklı avantajları getirdi. Diğer yandan, müşterilerimize inovatif olduğumuzu gösterdik. Avrupa’yı ve dünyayı takip ettiğimizi göstermiş olduk. Yurt dışından, Burger King Corporation’dan gelen iş ortaklarımız bile Türkiye’deki teknolojinin ne kadar ilerde olduğunu görünce hayretlerini gizleyemediler. İçerik yönetimi olsun, bu teknolojileri uygulayabilmek olsun bizim için çok önemli. Çünkü biz her zaman yeniliklerde öncü olmaya çalışan bir firmayız.


18

DOSYA

BThaber

dıgıtal sıgnage

16 - 22 Ocak 2017

Teknolojiden daha fazlası, içerikte yetkinlikle buluşuyor Digital Signage başlığında birbirine bağlı ve yerine göre etkileşim içindeki ekranlar, küresel bazda reklamcılık anlayışının da değişmesini, markaların reklam olarak farklı yöntemlerden yararlanabilmesini, bireylerin de bilgi edinebilmesini sağlıyor. iDisplay tarafından online ortamda yayınlanan içeriklerden derlediğimiz bilgilere bu açıdan bakıldığında, ekranlarda gösterilecek olan içerik, bu amaçla kullanılan ekranların kalitesi kadar büyük önem taşıyor. İçeriğin video ile

sunulduğu reklamlarda hareketlilik ve ses, bu yönleri ile akılda kalıcılık gibi nitelikler geleneksel modellere kıyasla daha yüksek başarı oranı sağlıyor. Bu arada, gelişen tüketici beklentileri de markalardan bu tarz dinamik reklamları hazırlamalarında motivasyon unsuru oluyor, rekabet avantajının bir kriteri halini alıyor. Faydalar bunlarla sınırlı değil, ama bir taraftan da bu teknolojiyi doğru kurgulamak, ihtiyaç ve önceliklere en uygun mimariyi hayata geçirmek gerekiyor. Sözün özü, digital signage

sistemini kurmandan önce birçok başlıkta net planlarla ilerlemek şart. İlk adım bu yöntemle hedef ve öncelikleri ayrıntılı biçimde belirlemek, bu yol haritasının ardından digital signage sisteminin şirket içinde işleyişini yapılandırmak. Yani bu yapıdan kimlerin sorumlu olacağından, donanım veya donanımların nerede ve nasıl konumlandırılacağına kadar birçok başlık burada yanıt bulmak zorunda. Bu planlamanın detayına inildiği zaman, ekran konumları ve

21 Şubat 2017 Ankara Sheraton Hotel & Convention Center Yeni Dünyanın İçerik Dönüşümü Dijital Dönüşüm dalgasında en önemli aşama İçerik Dönüşümünden geçiyor. Teknolojik gelişimin paralelinde gelişen bu döngü her an yenileniyor, kendini yenileyen bu evrende yaşıyor. Bilgi ve doküman yönetimlerinde dijitale giden şirketler büyük rekabet ortamında bir adım öne geçebiliyorlar. Zincirin vazgeçilmez halkaları olan dijitalleşme sürecini ve çözümlerini sizlerin katkıları ile geniş bir perspektiften ele alacağız.

Katılım için online kayıt gereklidir.

Online kayıt için http://www.teknolojiplatformlari.com.tr/kayit.html

hangi ekranın hangi görüntüyü göstereceğinden, kurulum başta olmak üzere birçok başlık için bütçelendirme, BT başlığında bağlantıdan güvenliğe birçok unsur ön plana çıkıyor ve bunların hepsinin detaylandırılması gerek. En azından verimli ve yolun başında belirlenen hedeflere uygun bir digital signage yatırımı için… İç müşteri ile de verimli iletişim fırsatı sağlanıyor Bu arada tüm bu adımların planlanması ve ekranların konumlandırılması ile iş kesinlikle bitmiyor. Tüm bu adımlardan önemlisi test süreci ve marka değerini tüketici gözünde belli bir seviyede tutabilmek, hatta yükseltebilmek için bu test süreçlerinde hatasızlık önceliği ile hareket etmek şart. Digital signage yatırımları bu yönüyle mükemmelliyetçiliğin bir yansıması oluyor. Bu arada, tek seferlik bir yatırım algısına kapılmadan, yazılım ve donanımı sürekli güncellemek gerektiği de bilinmeli. Buraya kadar dış müşterilere, yani tüketicilere yönelik digital signage uygulama adımlarından bahsettik. Ama bu yapının iç müşteri, yani çalışanlarla iletişim ve etkileşimde de önemli görevleri olduğunu unutmamak gerek. BT ekipleri söz konusu sistemlerin alınması, kurulumu, bakımı gibi başlıklarda bilfiil görev üstlenir. Ama tüm bu süreçlerde, şirket bütünü ile net iletişim yatırım verimi adına bir gereklilik. Bu adımların doğru atılması ve doğru yönetimi ise ayrıntılı hedef ve yöntemlerin olduğu bir iletişim stratejisine sahip olmayı, kitleyi anlamak ve bağlılıklarını sağlamak için sosyal öğeleri ve öğrenme başlıklarını kullanmak, hatta iç müşterilerin katılımını teşvik edecek bir arayüze sahip olabilmek gereklilik halini alıyor. Kaçınılmaz olan ise çalışanlara yapılan sunumlarda ilgiyi daimi kılmak için içeriklerin güncelliğine, kalitesine ve sunum tarzına önem vermek. Hatta bu konuda yol haritasını, çalışanlara yapılan sunumlar paralelinde onların geri dönüşlerini almaya yönelik çalışmalarla zenginleştirmek de mümkün. Örneğin, digital signage ekranlarından tek değil çift yönlü faydalanın. Yani hedef kitle sadece içeriği izleyip siz isteyince geri dönüş yapmakla kalmasın, içeriği kullansın, ekran ve içerikle etkileşime geçebilsin. Bu yapı, kurumsal iletişimi güçlendirmek adına bu yönüyle büyük önem taşıyor.


A Stunning Visual Experience In A One Box Digital Signage Solution

12-Port DisplayPort VideoWall Media Player VS1912

A

HTM

MO WM V RSS P

PPT JPG

DO

C

MP

A A A A

3 MP4

Play

Create

Multiple media file formats including flash, office documents, images and live RSS feeds across up to 12 displays

Your own profiles with the easy-to-use and license-free web UI and widgets

ATEN INFO LTD

Design Dazzling digital signage and vibrant video walls in traditional or asymmetric patterns

Beştepe Mah. Yaşam Cad., Neorama İş Merkezi 13-A/ 76, Yenimahalle Ankara E mail: turkey@aten.com Tel.: +90 312 284 00 27

5 se 1 12

c. 1 0

2

sec

3

sec

. 12

sec

.

3

. 10 sec . 5 sec 2 . 1

Schedule Your playlists for a specific time and sequence months in advance


20

BThaber

BİLİŞİM DÜNYASI

16 - 22 Ocak 2017

Noterler hafta sonu da açık olmalı!

1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 198/A maddesine dayanılarak hazırlanan ve 1 Mart 2016’da yürürlüğe giren Noterlik İşlemlerinin Elektronik Ortamda Yapılması Hakkında Yönetmelik uyarınca noterlik

işlemlerinin tümü, her gün 24 saat çalışan bir sistemle, e-arşive kaydedilecek ve yasal sınırlar çerçevesinde elektronik ortamda paylaşılabilir hale gelecek. Düzenleme, esas olarak sosyal medyayı takip

amacıyla “Elektronik Ortamda Tespit” uygulaması getiriyor. Türkiye Noterler Birliği (TNB) de iki yıllık yatırım ve hazırlık sonrası, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte kendi uygulamasını faaliyete geçirdi. Bu düzenleme, noterlerin araç devir işlemleri için hafta sonu da çalışması taleplerinde emsal oluşturuyor. Bu gelişme ışığında Ankara’da yer alan Otonomi’nin, 2. el araç alım satımlarında resmi devir işlemlerinin yapılabildiği tek kurum olan noterlerin, piyasada iş hacminin en yoğun olduğu Cumartesi ve Pazar günleri de hizmet

vermesi yönünde başlattığı girişime, sektörden destek geldi. Hafta sonları ikinci el pazarlar, galeriler ve alışveriş merkezlerini dolaşan ya da internet üzerinden aradığı aracı bulup fiyatta anlaşan alıcı ve satıcıların, resmi işlemler için hafta içini beklemesi gerekiyor. Çünkü devir işlemlerinin yapıldığı noterler, sadece hafta içi 5 iş günü hizmet veriyor. Bu da araç devir işlemlerini yapmak için işyerinden izin almada sıkıntı yaşayan vatandaşlar için caydırıcı olabiliyor. Otonomi Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erkoç,

bünyelerinde faaliyet gösteren ve diğer ikinci el satış noktalarına hizmet veren noterlerin, hafta sonu da açık olmasının hem sektör hem ülke ekonomisi için önemine işaret ederek, en azından ‘nöbetçi noterlik’ uygulamasına gidilebileceği yorumunu yaptı. Noterlerin Cumartesi ve Pazar günleri de açık olması için başlattıkları girişim kapsamında Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği ile görüşmeler yaptıkları bilgisini veren Erkoç, “Bakanımızdan da bu konuda söz aldık. Noterin Cumartesi ve Pazar günleri de açık olması ile iş kaybı giderilir” bilgisini verdi.

Yerli yazılım ile tam güvenlik fırsatı

DST

TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli işletim sistemi Pardus, yeni güncellemeler ve geliştirmeler ile zorunlu hale geliyor. İlk olarak Havelsan'da kullanılmaya başlanacak olan yerli işletim sistemi, böylece havacılık ve savunma sanayisinde öncülük edecek. Milli yazılımın önünün açılacağı zorunluluk ile milli güvenlik odaklı endişelerin en aza indirilmesi hedefleniyor. ERP şirketi CPM Yazılım’ın Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut da düzenlemeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu projenin yazılım sektörü için dönüm noktası olduğu ifadesini kullandı. Recep Palamut, beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: “Pardus işletim sistemi ile birlikte yerli yazılım kullanımı zorunluluğu, Türk yazılımını dünya ülkeleriyle yarışacak hale getirecek. Ülkemizde birçok hastane ve kurumda Pardus kullanılmaya başlandı. Yerli işletim sistemi Pardus açık kaynaklı bir yazılım olduğu için zararlı dosyaların bulaşma ihtimali de ortadan kalkıyor. Yazılım sektörünün ülke ekonomisine katkısının yanı sıra ülke güvenliğine olan katkılarının da altını çizmemiz gerek.”


BThaber

BTnet.com.tr

16 -22 Ocak 2017

21

Güçte ‘kesintisizlik’ esas serisi geliştirdi. Back UPS ürünleri kullanıcıların güç ihtiyaçlarına her an hizmet etmek üzere şebeke gerilimi sırasında akım korumalı priz görevi görüyor, şebeke kesildiğinde de kesintisiz güç kaynağı konumuna geçiyor.

APC by Schneider Electric, zorlu hava şartları ile oluşabilecek aşırı gerilim dalgalanma ve her türlü elektrik kesintilerine karşı üç farklı Back UPS

Schneider Electric, Back UPS BX ve Back UPS Pro serilerini Line Interaktif teknolojisi, BE Serilerini ise stand-by teknolojisi ile kullanıcılarına sunuyor. Back UPS BX ve BE serileri elektronik cihazlar,

PC, modem gibi ev ağ ekipmanları ve yazarkasa gibi elektrikli aletlere kesintisiz güç sağlarken, Back UPS Pro ürünleri ise projektörler, LCD televizyonlar, oyun konsolları, harici depolama cihazları, yüksek performans ve hassas elektronik donanıma sahip bilgisayarları destekliyor. Back UPS BX (650-1400VA) serisi USB çıkışı sayesinde PowerChute yazılımı ile uzaktan yönetilebiliyor. Dahili aküyü kullanmadan sağladığı Otomatik Gerilim Düzeltme (AVR) özelliği ile çıkış

gerilimini uygun seviyelerde tutuyor. Farklı ve değişken enerji gereksinimi olan elektronik ekipmanlar için özel tasarlanan Back-UPS BX serisi, acil durumlarda kritik güç sağlarken, akü ömrünü kullanmadan sağladığı AVR özelliği ile çalışma süresini maksimum seviyelere çıkarmayı sağlıyor. Back UPS BE (700VA) serisi ise BX Serisinin AVR özelliği dışındaki tüm özelliklerine sahip olmakla birlikte, 8 Shuko CEE 7 çıkışı ile hem yedek akü hem de aşırı

gerilim koruma prizi işlevi görüyor. Üzerindeki 4 çıkış, yedek akü ve aşırı gerilim koruma desteği sağlarken diğer 4 çıkış ise akü kapasitesini kullanmadan aşırı gerilim için koruma sağlıyor. Back UPS BE serisinin BX serisine göre en temel farklılığı ise “ECO MOD” özelliğine sahip olması. UPS’e bağlı olan ana cihaz, stand-by modunda ya da kapatıldığında bağlı cihazları da kapatıyor ve eşzamanlı kullanılmalarını sağlayarak enerji tasarrufu sağlıyor.

USB flaş sürücüde hız fark yaratır

Depolama teknolojisi ve çözümleri şirketi Western Digital Corporation, şu ana kadarki en hızlı yüksek kapasiteli USB flaş sürücüsü 256GB SanDisk Extreme PRO USB 3.1 Katı Hal Flaş Sürücü’nü duyurdu. Yeni sürücü; bir SSD’nin hız, kapasite ve güvenirliğini küçük bir USB flaş sürücü form faktörü ile sunuyor. Sürücü, 420MB/s’ye varan okuma hızına ve 380MB/ s’ye varan yazma hızına çıkabiliyor. Bu hızla misal, 4K bir filmin tamamını 15 saniyeden daha kısa sürede hızla transfer edebiliyorsunuz. USB 3.1 arayüzü sayesinde kullanıcılar kablo endişesi duymadan hareket halinde bile dosyalarına hızlı biçimde ulaşabiliyor ve transfer edebiliyor. Sağlam alüminyum metal çerçevesinin yanında sürücü, içeri çekilebilen bağlantısı ile güvenilirlik sunuyor. Yeni 256GB SanDisk Extreme PRO USB 3.1 Katı Hal Flaş Sürücü, Amazon.com ve Best Buy üzerinden Ocak ayının sonlarında satışa sunulacak. Ürünün tavsiye edilen satış fiyatı ise 179,99 dolar. Ek dosya korumasına sahip olan sürücüde, 128-bit dosya şifreleme ve şifre koruma sunan SanDisk SecureAccess yazılımı var.

Katılım için online kayıt gereklidir.

Online kayıt için http://www.teknolojiplatformlari.com.tr/kayit.html


22

BThaber

BTnet.com.tr

Takip kolaylığı projektörle geliyor

Epson; işletmeler ve özellikle eğitim sektörü için geliştirdiği başlangıç seviyesi kurulum projektörü serisini sunuyor. EB-5000 serisi; yüksek performansı uygun bütçeyle sağlıyor ve EB5530U (WUXGA), EB-5520W (WXGA) ve EB-5510 (XGA) olmak üzere üç modelden oluşuyor. Serideki üç model de 5.500 lümen parlaklık sağlayarak iyi aydınlatılmış mekanlarda da canlı renklere sahip net ve temiz görüntüler sunuyor. Kapsamlı bağlantı seçenekleriyle

Miracast ve HDBaseT dahil her türlü toplantı odası ve sınıf sistemine sorunsuz entegrasyon, çift HDMI bağlantısı da modellerin özellikleri arasında. Son yenilemelerle Epson’un tüm projektörlerinde lamba ömrünün arttırılmasıyla, EB5000 serisindeki modeller de ekonomik modda kullanıldığında 10.000 saatlik lamba ömrüne sahip. Diğer özellikler arasında yatay ve dikey lens geçişi, yüksek kontrast oranı, esnek ve kolay kurulum yer alıyor.

16 -22 Ocak 2017

Geleneksel medya ve dijital medya birbirini beslemeli Araştırmalara göre, geleneksel medya kanalı hala güçlü ve en önemli haber kaynaklarından biri. Bu noktada geleneksel medyanın dijital medya ile birlikte yoluna devam etmesi gerektiğini ifade eden Union İstanbul Ajans Başkanı Mehmet Erkmen de, “Türk halkının geleneksel medyadan vazgeçmeye niyeti yok. Dijitalin de amacı geleneksel medyayı öldürüp bitirmek değil” yorumunu yaptı. Sosyal medyanın kolay erişilebilir olması açısından bir adım önde gibi görünmesinin geleneksel medya açısından tehdit oluşturmadığını belirten Erkmen, şu yorumu yaptı: “Artık dizi ve TV programları hashtag’ler kullanmaya başladılar. Bu sayede

daha çok konuşuluyorlar. Twitter’da trend topic listesinde şu anda yayında olan bir dizinin hashtag’ini gören bir takipçi, merakla açıyor o kanalı. Böylece Twitter televizyonu beslemiş

Oyunseverlere müjde

oluyor. Buna ek olarak, diziyi izleyen biri hashtag’i görüp meraklanıp Twitter’ı açıyor. Yani bu sefer de televizyon Twitter’ı besliyor. Dijital medya gelenekseli yenmedi, yanında durdu. Geleneksel medya ve dijital medya birbirini beslemeli. Bugün bir köşe yazarı sosyal medyada popüler ise bunu önceden yazılarını yazdığı gazeteye borçlu. Ünlüler de bu iki mecradan aynı anda faydalanıyor. Zamanında geleneksel medya sayesinde üne kavuşan isimler, bugün dijital medyadan da gereken desteği alıyor. Geleneksel medya sayesinde bir imaj yarattılar ve şimdi bu imajı sosyal medya sayesinde yaymaya çalışıyorlar.”

Seste güç ön planda Masaüstü PC performansındaki Pascal Notebook ürün ailesi GTX 1080, 1070 ve 1060 geçtiğimiz yaz oyunseverlerle buluşmuştu. Yeni yılın ilk haftalarında ise bu ailenin yeni üyeleri kullanıcılara sunuluyor: GTX 1050 ve GTX 1050 Ti gaming notebooklar. Diğer Pascal masaüstü modelleri ile aynı performans ve en son teknoloji özelliklerini buluşturan 17mm inceliğindeki GeForce® GTX 1050 dizüstü bilgisayarlar; oyun deneyimini geliştiriyor, şarja bağlı olmadan oyun oynarken bile daha uzun

pil ömrü için NVIDIA BatteryBoost’taki en son geliştirmeleri destekliyor. Yeni GTX 1050 ve 1050 dizüstü bilgisayarlar ile hızlı, akıcı oyun deneyimleri yaşamak mümkün. Daha interaktif ve sinematik deneyimler sağlayan NVIDIA GameWorks gibi ileri grafik teknolojileri keşfetmek, PC oyun deneyimine kolaylık kazandıran GeForce Experience’ın keyfini çıkartmak, Game Ready sürücüleri indirip, oyun ayarlarını optimize edip, oyun anılarını paylaşmak ve daha fazlası mümkün.

Sennheiser Gaming serisinin en yeni kulaklığı PC 373D, oyun tutkunlarına güçlü ses deneyimini sunuyor. PC 373D, akustik teknolojisi ile oyuncuların ihtiyacı olan daha doğal ve gerçekçi sesi sağlıyor. PC 363D kulaklığın geliştirilmiş versiyonu olan PC 373D, Dolby 7.1 desteğiyle çevresel sesleri daha iyi duyabilmeye imkan tanıyan yeni bir aparata (dongle) sahip. Böylece daha gerçek seslerle oyun oynama imkanı sunan PC 373D, kullanıcılara 4 ayrı ses moduyla kişiselleşmiş deneyim de yaşatıyor. PC 373D’in gaming modu oyuna optimize iken eSports modu eSports oyunlarına, kapalı modu ise doğal ses performasına odaklanıyor. Ayrıca kulaklığın müzik modu da var. PC 373D ve Sennheiser diğer tüm modellerini Bircom’un 4. Levent’teki

Sennheiser Deneyim Merkezi’nde deneyip satın almak, online

mağaza www.sennheiser.com.tr adresinden ulaşmak mümkün.


24

BThaber

BTnet.com.tr

Göz hareketlerini takip eden monitör

Acer CES 2017’de Tobii göz takip teknolojisine sahip 30 inç, 21:9 monitörü Predator Z301CT'yi tanıttı. Acer aynı zamanda 240Hz yenileme oranı ile çarpıcı bir hıza sahip 25 ve 27 inç düz ekranlı iki Predator XB2 Serisi modelinin de lansmanını yaptı. Bu üç modelin tümü de keskin köşeli parlak siyah çerçeveleri ve cesur kırmızı vurgularıyla yırtıcı bir görünüme sahipler ve ultra oyun deneyimi için NVIDIA G-SYNC teknolojisini barındırıyorlar. Monitörün entegre Tobii göz takip teknolojisi bir oyuncunun kontrol araçlarına katkıda bulunarak sezgisel olarak nişan alma, ateş etme ve keşif yapmalarına yardımcı oluyor. Geleneksel bilgisayar oyun girdilerini değiştirmek yerine tamamlamayı amaçlayan Tobii göz takip özelliği yeni bir girdi modalitesi yaratmak için oyuncunun göz hareketlerinden faydalanıyor. Göz takibi ile fare, klavye veya gamepad kontrollerini bir araya getirmek, sığınak aramak veya bir hedefe nişan almak gibi gerçek hayatta var olan hareketleri taklit edebildikleri için oyunculara daha zengin, daha sarmal bir deneyim sunuyor.

Oyuncunun gözü ekranın köşesine odaklandığında kamera açıları da otomatik olarak dönüyor, karakterler ve oyun ortamları da oyuncu etrafına bakındıkça tepki veriyor. Tobii göz takip fonksiyonu Elite Dangerous, Deus Ex: Mankind Divided ve WATCH_DOGS 2 gibi 45'ten fazla oyunda bulunabilir. Oyunların ses ve grafikleri oyuncunun nereye baktığına bağlı olarak dinamik biçimde uyarlanıyor. Ayrıca, ultra geniş Full HD (2560 X 1080) ve 1800R kavisli ekran oyunları çok daha etkileyici ve güçlü bir hale getiriyor. Monitörün diğer önemli özellikler arasında hızlı 200Hz yenileme oranı ve 4ms hızlı yanıtlama süresi bulunuyor. Acer Predator Z301CT’nin geniş 178 derece görüntüleme açısı ve son derece dar çerçevesi maksimum görüntüleme alanı sağlıyor. Optimum konfor için, ekran -5°'den 35°'ye kadar eğilebilir ve aynı zamanda en konforlu görüntüleme pozisyonu için 4.7 inç (120 mm) yukarı ve aşağı erişebilir. DTS™ Sound özelliğine sahip iki adet 3W hoparlör sarmal deneyimin daha da derinleştirilmesi için kaliteli sesler sunuyor.

16 -22 Ocak 2017

Razer Chroma üçüncü parti ortaklara açıldı Oyuncular için önde gelen global yaşam tarzı markası Razer, şirketin amiral gemisi niteliğindeki aydınlatma teknolojisi Razer Chroma’nın üçüncü parti ortaklara açıldığını duyurdu. Ayrıca Razer Chroma’nın geleceğiyle ilgili bilgi vererek “Project Ariana” isimli yeni projesini duyurdu. Project Ariana, dünyanın tam imersiyon oyun deneyimi için tasarlanmış ilk video projeksiyon sistemi. Razer Chroma şimdiye kadar 5 milyondan fazla cihaz satışıyla dünyanın en büyük oyun RGB platformu. Dünyanın en popüler AAA oyunlarından bazıları Razer Chroma aydınlatma entegrasyonuna sahip. Bu oyunlar arasında Blizzard’ın “Overwatch”u, Activision’ın “Call of Duty: Black Ops 3”si, Devolver Digital’ın “Shadow Warrior 2”si ve daha pek çok isim var. Razer Chroma platformundan yararlanarak sarmal oyun deneyimine dair çözümler üretmek için sıraya giren donanım ortaklarının

sayısı ise gün geçtikte artıyor. Razer’ın yeni çözüm ve iş ortakları arasında Lenovo, NZXT, Antec, Lian Li, Wicked Lasers, Looking Glass, Nanoleaf ve Asus da yer alıyor. Oyun deneyimine yeni bir boyut Razer Chroma’nın geleceğine ilişkin kısa bir bakış Razer’ın duyurduğu Project Ariana ile gerçekleşti. Project Ariana, RGB aydınlatma konseptini

oda projeksiyonuna taşıyor ve hem aydınlatma hem görsel efektler yaratarak oyunlarla gerçek zamanlı iletişim sağlayan Razer Chroma üzerinden sarmal oyun deneyimine tamamen yeni bir boyut kazandırıyor. Bu da oyuncular için, ekipmandan akıllı aydınlatma ve video projeksiyonuna kadar uzanan ve tamamen sarmal bir oyun deneyimi sunmak için oluşturulan yekpare çözümler sunuyor.

Yaratıcılığı ikiye katlayın!

CES 2017'nin en aktif şirketlerinden olan Dell EMC, VR uyumlu iş istasyonu, ikisi bir arada bilgisayarı, 8K çözünürlükteki yeni monitörünün yanı sıra Canvas 27 çok fonksiyonlu akıllı

masasını da kullanıcılara sundu. 2014 yılında Dell akıllı masa konsepti olarak başlayan çalışmalar Dell Canvas 27'ye dönüştü. Bu yeni kategori, içerik geliştiriciler ve tasarımcılar için kreatif üretkenliği artıran akıllı çalışma alanı teknolojisini kapsıyor. 27-inç QHD akıllı çalışma alanı, masaüstünde açılı veya düz olarak kullanılabiliyor. Böylece profesyoneller kalemle kâğıt üzerinde yaparcasına doğal bir şekilde düşüncelerini ve fikirlerini yaratabiliyor, iletebiliyor ve ifade

edebiliyorlar. Örneğin dokunma, dijital kalem ve totem kullanımı yoluyla Dell Canvas 27, çizim sürecini dijital iş akışının bir parçası haline dönüştürüyor ve uyumu artırıyor. Neredeyse tüm Windows 10 tabanlı masaüstü, dizüstü bilgisayarlar veya AIO'larla (Hepsi Bir Arada) çalışan Dell Canvas 27, herkesin içindeki yaratıcı dehayı ortaya çıkarmak için aralarında Adobe, Autodesk, AVID, Dassault Systems, Microsoft ve SolidWorks'un de bulunduğu ortakların yazılım çözümlerine sorunsuz bir şekilde bağlanıyor.

ODG R Serisi, Snapdragon 835 ile güç kazandı Qualcomm Technologies ile mobil başlık bilişim ve arttırılmış gerçeklik teknolojileri ve ürünleri alanında faaliyet gösteren ODG (Osterhout Design Group), R-8 ve R-9 ürünlerinin, Qualcomm Snapdragon 835 işlemcisinin güç verdiği ilk akıllı gözlükler olduğunu duyurdu.

10-nanometre FinFET işlem teknolojisini kullanan işlemci, küçük form faktörleri içerisinde çığır açan performans ve üstün enerji verimliliği sunan yeni nesil üst seviye tüketici cihazlarının geliştirilmesini mümkün kılıyor. ODG'nin tüketiciler için ilk mobil AR/ VR akıllı gözlüğü olan R-8

teknolojiye erkenden sahip olmak isteyenleri hedeflerken R-9 ise küçük işletmelerden profesyonel medya tüketicilerine geniş görüş açısı deneyimleri sunmak ve sofistike mobil AR/VR ve akıllı gözlük uygulamaları için bir geliştirme platformu olması amacıyla tasarlandı.


26

BThaber

KARİYER

16 - 22 Ocak 2017

Levent Erkan, Kamudan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldu

Microsoft Türkiye Kamudan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine Levent Erkan atandı. Levent Erkan, Microsoft Türkiye bünyesinde kamu kurumlarına yönelik teknolojik çözümlerin hayata geçmesine liderlik edecek. TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kimya Mühendisliği bölümünden mezun olan Erkan, ABD’de bulunan SIU’da Ekonomi Master eğitimini tamamladı. Erkan,

1996-2003 arasında ABD’de birçok eyalette değişim ve proje yönetimi alanlarında birleşme, satın almalar, entegrasyon, yeni ürün geliştirilmesi, BT ve finans projeleri, yatırımlara karar verilmesi ve başlatılması, E-PMO ve şirketlerin yeniden yapılandırılması üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. 2003 yılında Ankara’ya dönen Erkan, DeLeeuw Türkiye’de kurucu ve yönetici ortak olarak göreve başladı. Şirket 2007 yılında WYG Group tarafından satın alınınca, Erkan da WYG Türkiye Ülke Başkanı, bu görevi takiben Balkanlar ve Kafkasya Bölge Başkanı oldu. 2012-2016 arasında Erkan, Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan sorumlu Bölgesel Direktörü olarak görevine devam etti. Erkan, proje yönetimi (PMP) sertifikasına sahip ve melek yatırımcı olarak biliniyor.

Xerox’ta teknoloji ve servis birbirinden ayrılıyor

Xerox; Ocak 2017 tarihinden itibaren Xerox Corporation ve Conduent Incorporated isimli halka açık iki bağımsız şirket olarak faaliyetlerini sürdürecek. Geçtiğimiz yıl karar verilen bu adım, hissedarlara en üst düzeyde getiri sağlamak, mevcut piyasa dinamiklerine ve ticari faaliyet konularına daha iyi odaklanabilmek için alındı. Yeni yapılanmada

Xerox Corporation’da CEO’luk görevine Jeff Jacobson getirildi. Jacobson, Xerox’da 2014 yılından bugüne COO ve Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Xerox’un eski CEO’su Ursula Burns

ise görevine Xerox Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam edecek. Conduent Incorpareted şirketinin CEO’luk görevini ise Ashok Vemuri yapacak. Vemuri, bundan önce Xerox İş Hizmetleri Başkanı olarak görev yapıyordu. Xerox Corporation, doküman teknolojileri ve yönetilen baskı hizmetleri alanında

çalışmalarına devam edecek. Conduent Incorporated ise müşteri hizmetleri, ulaşım, sağlık, dijital ödeme sistemleri gibi iş süreç yönetimi hizmetleri alanında faaliyet gösterecek.

3BFab Atölye Eğitimleri ile en güncele ulaşın

Zortrax, Formlabs ve Makerbot gibi dünyanın önde gelen 3 boyutlu yazıcı markalarının Türkiye dağıtıcılığını yapan 3BFab, 3D yazıcılarla tanışmak isteyenler için uygulamalı atölye eğitimleri düzenliyor. 3BFab’ın bugüne dek dört kez gerçekleştirdiği ve detaylarına www.3bfab.com sitesinden ulaşılabilen eğitimlere toplam 26 kişi katılarak eğitim aldı. 6 kişilik kontenjanlarla 3BFab’ın Ümraniye’deki ofisinde gerçekleştirilen eğitimler 2017 yılında da devam edecek. Atölyelerde katılımcılarla 3D yazıcı teknolojileri üzerine eğitimin yanında, 3 boyutlu yazıcı markası Zortrax'ın kullanımına dair ipuçları ve teknikler paylaşılıyor. 3BFab Atölye eğitiminin sonunda yapılan sınavdan 80’in üzerinde not alan katılımcılara

3Bfab tarafından baskı hizmeti hediye edilirken, tüm katılımcılar eğitim sertifikası almaya da hak kazanıyor. 3D yazıcılardan yüksek verim alınabilmesi için baskı yapılacak modelin cihaza uygun hale

getirilmesi, ideal malzeme seçimi gibi birçok gereklilik

olduğunu belirten 3BFab Genel Müdürü Hakan Güzelgöz, şu detayları paylaştı: “3 boyutlu yazıcılarla ilgili dünyadaki bilgi birikimini Türkiye’ye getirmek için çalışıyoruz. Türkiye’de sanayi üreticilerinden kuyumculara, eğitimcilerden sağlık profesyonellerine kadar bu teknolojiyi nasıl kullanabileceğini merak eden pek çok kişi var. Atölye çalışmalarımızı; konuya ilgi duyan ve ilk adımı atmak için ideal bir başlangıç noktası arayan kişilere yardımcı olmak için başlattık. 3 boyutlu yazdırma teknolojilerinin Türkiye’de daha çok alanda yaygın ve verimli kullanımını sağlamayı, bu yeni teknolojinin beraberinde getirdiği fırsatları daha görünür ve anlaşılır kılmayı amaçlıyoruz.”

Girişimler için sınırları aşma fırsatı

PayU Türkiye, startup’lar için yeni bir paket hazırladı. İlk 2 ay tek çekim işlemlerden ücret alınmayan “StartupU” paketinden herhangi bir kuruluş ya da yatırımcı programına üye olmaksızın, Haziran 2014’ten itibaren kurulmuş SaaS, PaaS, Fintech, sosyal medya ve mobil uygulama tabanlı tüm girişimler yararlanabiliyor. Paket kapsamında PayU Türkiye

ile çalışmaya da başlayan girişimler, dünyanın önde gelen internet ve teknoloji yatırımcılarından Naspers Grubu nezdinde temsil fırsatı elde ediyor. StartupU; girişimcilerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanırken, düşük maliyetlerle e-ticarete kolay başlama imkanı sunuyor. Ayrıca fraud servisleri, iş ortaklarından kampanyalar,

ücretsiz mentorluk desteği ve dünyaya açılma imkanı sunabilecek işbirliklerini de içeren paket, girişimcilerin küresel düşünebilmesini sağlıyor. Girişimciler ayrıca mentornity.com aracılığıyla PayU’nun ödeme sistemleri ekibinden mentorluk desteği alabiliyor. Girişimler, startup’lara özel geliştirilen, hem masaüstü hem mobil uyumlu PayU Checkout altyapısı ile ödeme sayfası tasarımıyla uğraşmadan, anlaşılır ve kolay bir arayüz üzerinden müşterilerine eksiksiz ve güvenli ödeme deneyimi sunabiliyor, güvenli altyapı sayesinde SSL sertifikası alma zorunluluğu da ortadan kalkıyor. PayU’nun girişimcilere özel “StartupU” paketi ile ilgili ayrıntılı bilgi için www.payu.com.tr/StartupU sitesine bakılabilir.


28

BThaber

KARİYER

16 - 22 Ocak 2017

İSMEK ile ‘Telekomünikasyon Satış Danışmanı’ eğitimi

Türk Telekom, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hayat Boyu Eğitim Merkezi İSMEK ile birlikte hazırladığı teknoloji eğitimi projesiyle sektörün perakende satış kanalları için Telekomünikasyon Satış Danışmanı yetiştirecek. Telekomünikasyon Okulu projesi kapsamında, kariyerini telekomünikasyon sektöründe planlayanlara teknoloji ve telekomünikasyon alanlarında yetkinlik kazandırılması amaçlanıyor.

Ücretsiz sunulacak eğitimleri tamamlayan kişiler, Türk Telekom bayilerinde çalışma fırsatına da sahip olacaklar. Öncelikle İSMEK’e bağlı Bahçelievler Şirinevler ve Maltepe Altayçeşme kurs merkezlerinde iki ayrı sınıfta eğitim vermesi planlanan Telekomünikasyon Okulu’nun önümüzdeki dönemde diğer illerde de açılması hedefleniyor. Eğitimler İSMEK eğitmenleri tarafından 16 kişilik sınıflarda toplam 64 saat verilecek. Eğitimler 24 saat teknik eğitim, 24 saat iletişim eğitimi ve 16 saat satış eğitimi olmak üzere üç ana kategoriden oluşuyor. Eğitimi başarıyla tamamlayan kursiyerler “Telekomünikasyon Satış Danışmanı” sertifikasına sahip olacak ve sektörde sertifikalı aday olarak iş bulma fırsatı yakalayacakları gibi, Türk Telekom bayilerine hizmet veren Mental İnsan Kaynakları’nın aday havuzuna kaydedilecek. Detaylar ise www.ismek. istanbul adresinde.

Medya Çözümleri’nin sorumluluğu Scott’ta olacak

Yetkin İK’nın buluşma noktası

ATİK Grubu Kurucusu Gökçe Tabak İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki firmaların başlattığı inisiyatifle önümüzdeki dönemde tüm Türkiye’ye yayılması hedefi ile oluşturulan ATİK (Ar-Ge ve Teknoloji İnsan Kaynakları Grubu) Grubu, 19 Ocak’ta Swissotel’de Tech Human Zirvesi’ni düzenleyecek. İTÜ ARI Teknokent COO’su ve ATİK Grubu Kurucusu Gökçe Tabak, teknolojinin günümüz firmalarının başarılarını etkileyen en önemli faktör haline geldiğini belirerek, bunun sonucunda insanın ve yeteneğin de kritik öneme

sahip olduğunu vurguladı. “Etki” temalı Tech Human Zirvesi ile Ar-Ge ve teknoloji alanındaki insan kaynakları yöneticilerinin buluşmasının sektörün gelişimi için önemine işaret eden Tabak, şunları söyledi: “İTÜ ARI Teknokent olarak, ATİK inisiyatifini hayata geçirdik ve önemli teknoloji şirketlerinin insan kaynakları direktörlerini bir araya getiriyoruz. Temel hedefimiz teknoloji alanında yetenek yönetimi açsından kilit role sahip olan insan kaynakları uzmanlarının yetkinliğini artırmak ve bilgi temelli yapıcı politika önerileri getirerek, genç nüfusumuzun teknoloji endüstrisine verimli ve yetkin şekilde kanalize edilmesini sağlamak. Bu amaçla araştırma bazlı raporlar üretmenin yanında eğitim, konferans ve çalıştaylar düzenleyerek, tüm sektörün kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamak istiyoruz.” Üniversite-sanayi işbirliği daha da gelişmeli Tech Human öncesi İTÜ ARI Teknokent bünyesinde bulunan firmalarla yaptığı

E T K İ N L İ K L E R 19 Ocak 2017 BTvizyon Bursa Toplantısı Divan Bursa Otel AYRINTILI BİLGİ: http://www.btvizyon.com.tr

9 Mart 2017 BTvizyon Tekirdağ Toplantısı Tekirdağ AYRINTILI BİLGİ: http://www.btvizyon.com.tr

araştırma sonuçlarını da açıklayan ATİK, Ar-Ge ve teknoloji alanında istihdam üzerine insan kaynağının haritasını çıkarıyor. Buna göre, bilgisayar mühendisliği lisans derecesine sahip deneyimli çalışanların şirketler tarafından daha fazla tercih edilmesi dikkat çekerken, bu tercihlerde kurumsal önceliklerin farklı üniversiteler ve fakülteler boyutuyla gelişmesi gerektiği görülüyor. Giriş seviyesi işler için akademik birimlere başvuran kurum oranı yüzde 63 olurken, firmalar öncelikle fakülteler ya da bölümlerden öğrenciler hakkında bilgi topluyor. Firmalar, mezun olan öğrencilere ait özgeçmişlerin kendileriyle düzenli olarak paylaşılmasını talep ediyor. ATİK araştırmasında şirketlerin yüzde 85’i öğrencilerin derslerine katkıda bulunabileceğini belirtiyor, yüzde 96 oranında firma İTÜ’lü öğrencileri ofislerinde ağırlayarak potansiyel iş gücünü yakından tanımak istiyor. Yüzde 70 oranında firma ise İTÜ’lü öğrencilere mentorluk yapabileceğini belirtiyor.

Y U R T İ Ç İ

21 Şubat 2017 Kamuda BT Yönetişimi Teknoloji Platformları Sheraton Ankara Hotel & Convention Center AYRINTILI BİLGİ: http://www.teknolojiplatformlari. com.tr

21 Şubat 2017 Yeni Dünyanın İçerik Dönüşümü Sheraton Ankara Hotel & Convention Center AYRINTILI BİLGİ: http://www.teknolojiplatformlari. com.tr

23 Mart 2017 BTvizyon Antalya Toplantısı Antalya AYRINTILI BİLGİ: http://www.btvizyon.com.tr

Bu köşede yayınlanmasını istediğiniz etkinliklerinizle ilgili bilgileri handana@bthaber.com.tr adresine gönderebilirsiniz.

E T K İ N L İ K L E R 8 Şubat 2017

Richard Scott Sony Profesyonel Çözümler Avrupa’da Medya Çözümleri Başkanlığı görevine Richard Scott atandı. Scott; yayın, prodüksiyon, medya dağıtımı, BT ve güvenlik şirketlerinde 25 yılı aşkın sürede edindiği satış, pazarlama ve hizmet deneyimine sahip. Richard Scott, Sony'ye Global Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak

görev yaptığı dijital platform güvenlik firması Irdeto'dan katıldı. Scott, daha önce Harris Broadcast'te Global Satış ve Hizmetler Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştı ve öncesinde Panasonic Broadcast Avrupa ve Ascent Media'da görev almış, kariyerinin ilk adımlarında da yine Sony'de yer almıştı.

DataCentre Summit Londra, İngiltere AYRINTILI BİLGİ: www.datacentresummit.co.uk

20-24 Mart 2017

CeBIT Hannover, Almanya AYRINTILI BİLGİ: http://www.cebit.de/home

Y U R T D I Ş I

27 Şubat - 2 Mart 2017

Mobile World Congress Barselona, İspanya AYRINTILI BİLGİ: www.mobileworldcongress.com

19-23 Şubat 2017

HIMMS 17 ABD / Orlando AYRINTILI BİLGİ: http://www.himssconference.org

23-25 Mayıs 2017

CommunicAsia2017 Marina Bay Sands, Singapur AYRINTILI BİLGİ: http://www.communicasia.com

Bu köşede yayınlanmasını istediğiniz etkinliklerinizle ilgili bilgileri handana@bthaber.com.tr adresine gönderebilirsiniz.


30

BThaber

MEKTUP

16 - 22 Ocak 2017

Enerjiyi doğru kullanma vakti

Karla karışık günlerden merhaba, Bu soğukta doya doya kahve içtik, ama Türkiye’de tüketim zaten istikrarlı bir artışta. Bunu ben değil, Uluslararası Kahve Organizasyonu’nun istatistikleri söylüyor. Türkiye’de kahve tüketimi ortalama yüzde 15,6 oranında artış gösteriyormuş ve 2012-2013 döneminde kişi başına 595 gram olan kahve tüketimi, 2015-2016’da 920 grama ulaşmış. Şu bir gerçek ki Türkiye, en çok kahve tüketen ülkeler sıralamasında ilk 10’da değil, ama Caribou Coffee verileri ışığında istikrarlı bir artış da açıkça ortada. Kar yüklü günlerde yol bulmak işkence olmadıysa, bunda Yandex Haritalar’ın payı büyük. Yandex Navigasyon ile birlikte kullanıcıların hayatını kolaylaştıran Yandex Haritalar yeni güncellemelerle gelişimini sürdürüyor. Öyle ki, daha önce sadece Yandex Navigasyon’da bulunan sesli navigasyon özelliği Yandex Haritalar’a da eklenmiş. Yandex Haritalar’da yayaları ilgilendiren bir güncelleme daha yapılmış ve yeni eklenen yürüyüş yolları özelliği ile artık kullanıcılar, ulaşmak istedikleri noktaya rota oluştururken yaya olarak da rota oluşturabileceklermiş. Hedefimizi bilerek ilerleyeceğiz anlayacağın. ‘Keşke ben de orda olsaydım’ diyeceğin bir haberim var: "İstanbul Oyuncak Müzesi’nin kurucusu, düşünür, şair, yazar ve araştırmacı Sunay Akın, Huawei Türkiye çalışanlarına bilginin ve toplum hafızasının önemini anlatmış, “Bakmak ile Görmek” temalı toplantıya tahmin edeceğin gibi, Huawei Türkiye çalışanları büyük bir ilgi göstermiş. Sunay Akın konuşmasında, araştırmacı ve sorgulayıcılığın toplumların ilerlemesindeki önemini anlatırken, “Herkesin inandığını sen bilmeye çalış’’ cümlesinin anlamınını da paylaşmış. Çevresel gündeme baktığımızda,

kesilmesinden korktuğumuz elektriğin gölgesinde her yıl Ocak ayının 2’inci haftası “Enerji Tasarrufu Haftası” olarak kutlanıyor. Yeni yıl itibari ile evlerinde enerji tasarrufu yapmak isteyenlerin imdadına ise Alman mutfak devi WMF koşuyormuş. Nasıl mı? Yapılan araştırmalara göre ev içi elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 50'si mutfakta gerçekleşiyor. WMF ise yeni mutfak aletleri serisi KITCHENminis ile mutfakta ortalama yüzde 30 enerji tasarrufu sağlıyormuş. İşin sırrı ise serinin farklı ürünlerinde kişi sayısına göre performans, beraberinde kontrollü elektrik tüketimi. Çünkü kar kış demeden kesilen elektrik gerçeğimiz var maalesef. Bunda enerji politikalarına söyleyecek sözümüz de var,

ama işin temeli haneden ve bireylerden başlıyor. Öyle ki, Türkiye’nin dört bir tarafındaki elektrik kesintisi jeneratör satışlarını ciddi oranda artırmış. Elektrik kesintisinde jeneratör isteği ve talepler için çağrı merkezine normalden 10 kat daha fazla arama aldıklarını söyleyen Aksa Jeneratör CEO’su Alper Peker de normalde bir ayda yapılan portatif jeneratör satışı rakamına, kesintiler sonrası bir günde ulaştıklarını belirtmiş. Kent hayatının acı gerçeklerinden ödül gündemine geçelim. HİÇ (Halkla İlişkiler

bu önemli organizasyonda başvurular 7 Nisan’a kadar www.hicodulleri.org adresinden online olarak yapılabilecek. Ödüller ise 25 Mayıs 2017 tarihinde görkemli bir törenle sahiplerini bulacak. Kategorileri ve yarışma başlıklarını incelemeni tavsiye ederim. Gelelim bu haftanın ödüllerine… Bilişim alanında yılın en iyilerini belirleyen Boğaziçi Üniversitesi Bilişim Kulübü Compec, ESET’i ‘Yılın En İyi Antivirüs-Güvenlik Şirketi‘ olarak seçmiş. ESET, geçen yıl da aynı ödüle layık görülmüştü. Üniversitelerden

Çalışmaları Ödülleri) 2017 süreci “Hiç Durma” sloganıyla başlamış. Bursa Halkla İlişkiler Derneği (BHİD) tarafından bu yıl beşinci kez düzenlenecek yarışmada, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim ve pazarlama iletişimi alanındaki başarılı çalışmalar ödüllendirilecek. Sektörel iletişimin artması ve meslek bilincinin gelişmesi adına ulusal çapta gerçekleştirilen

devam edelim… İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerinden Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Hazırlık öğrencisi Umut Meriç ve Bilgisayar Programcılığı 1’inci sınıf öğrencisi Batuhan Kurt, geliştirdikleri sumo robotlarla uluslararası yarışmalarda derece üstüne derece kazanıyor. Umut Meriç Japonya’daki dünya şampiyonasından dördüncülükle

dönerken, Batuhan Kurt ise Romanya’daki Avrupa şampiyonasında birinci olmuş. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), ilk kez düzenlediği “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı” araştırmasında “Sağlık Hizmetleri İhracatı” kategorisinde ise ilk sırayı Acıbadem Sağlık Grubu almış. “Yılın Dikkat Çeken Mobil Uygulamaları” araştırmasında “Pazar Yeri”, ”Emlak”, “İkinci El” ve “İletişimi En İyi Yapılan Uygulama” kategorilerinde birinci seçilen sahibinden.com da toplam 4 kategoride ilk sırada yer alarak araştırmadan en çok birincilik alan e-ticaret şirketi olmuş. Media Markt, 5 Ocak’ta düzenlenen ve 2016’nın en çalışkan markaları ile bu başarıda pay sahibi olan paydaşları belirleyen “The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nden ‘Elektronik Market Sektörü’ kategorisinde en başarılı marka ödülü ile dönmüş. Bu haftaki sergi haberim Çağatay Çopuroğlu’nun "Güzeller ve Çirkinler" başlıklı sergisi. Galeri Eksen Nişantaşı’nda 15-22 Şubat arasında Pazar günleri hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında gezilebilecek sergide insanlardaki ikilemler ve verilen tepkiler ‘güzeller ve çirkinler’ fikrini de üretiyor. Detaylar www.galerieksen.com sitesinde. Haftaya noktayı, Anka kuşunun efsanesinden yola çıkarak başlattığı "Anka" serisiyle, fantastik edebiyat severlerin ilgisini çeken genç yazar Melodi Baç’ın "100. Nesil” isimli yeni romanı ile koyuyorum. Destek Yayınları’ndan çıkan kitapta Crictus adlı fantastik bir gezegendeki ölümsüz iki kardeş arasındaki taht savaşı anlatılıyor. Sana bu kadar ipucu vereyim, detayları da kitabı edinip öğrenelim. Bu hafta da bu kadar, yeni bir gündemle buluşalım,

REKLAM SATIŞ GRUBU YIL 22 SAYI 1105

BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş. adına Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Neslihan Aksun neslihana@bthaber.com.tr

www.bthaber.com

BThaber Grubu Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi ayhans@bthaber.com.tr

16 - 22 Ocak 2017

www.linkedin.com/groups/BThaber twitter.com/bthaber www.facebook.com/BThaber

Okur Temsilcisi Behçet Envarlı benvarli@tbv.org.tr

Editör

Görsel Yönetmen

Handan Aybars handana@bthaber.com.tr

Tuğçe Erarslan tugcee@bthaber.com.tr

Online Editör

Video Editör

Ferit Çelik feritc@bthaber.com.tr

Efe Çevikoğulları efec@bthaber.com.tr

Bültenlerinizi

bulten@bthaber.com.tr adresine gönderebilirsiniz

Cilt, Baskı, Poşetleme: Apa Uniprint San. ve Tic. A.Ş. - Hadımköy İstanbul Asfaltı Ömerli Köyü İstanbul - Tel 0212-798 28 40. l

Abone ve Dağıtım btabone@bthaber.com.tr

Satış Grubu Kutay Göçe Karolin Özçelik Abdurrahman Koyuncu Funda Koyuncu (Ankara)

Reklam Rezervasyon info@bthaber.com.tr Yönetim Yeri: BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş. Fetih Mah. Tahralı Sokak Kavakyeli Plaza C Blok 7/5 34704 Ataşehir/İSTANBUL Telefon: (0216) 291 13 90 Ankara Ofisi: Adres : Nergis Sok Via Flat İş Merkezi No:7/2 Söğütözü-Ankara Telefon: (0312) 258 64 24 / Faks: (0312) 258 63 02

Türkiye’nin en köklü bilişim teknolojileri yayını olan BThaber, 1995 yılından bu yana bilişim ve teknoloji dünyasındaki en son haberleri, yenilikleri ve bilgileri okuyucularına kesintisiz bir şekilde sunmaya devam ediyor. Her hafta yüzde 35’i BT, yüzde 65’i ise finans, otomotiv ve sağlık gibi farklı sektörlerde yer alan şirketlerin ve kamu kurumlarının yöneticilerinden oluşan 7500’ün üzerinde kişiye ulaşmakta ve online platformlar üzerinden her hafta on binlerce kişiye erişim sağlamaktadır.

ISSN 1300-6495 BThaber kontrollü abonelik sistemiyle dağıtılmaktadır. - Fiyatı 1 Kuruş (KDV dahil) - BThaber, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 2/f maddesi hükmü gereği ‘yerel süreli yayın’dır.


WEEKLY INFORMATION TECHNOLOGY AND ECONOMY NEWSPAPER

Software competency will consolidate with this roadmap Turkey Software Sector Strategy and Action Plan’s main objectives are to expand the software market, to increase the employment of the sector and to produce international standard products and services in the software and IT fields and to reach to the level of a country with a say in the sector. The High Planning Council (YPK) has accepted and published in the Official Gazette the Turkey Software Sector Strategy and Action Plan covering the period of 2017-2019. Strategy and Action Plan aims to expand the software market, to increase the employment of the sector and to produce international standard products and services in the software and IT fields and to reach to the level of a country with a say in the sector. As a result of the outputs of the workshops held in the framework of the preparation of the Strategy document, with the opinions of the relevant institutions and organizations and the focus group meetings, an action plan was prepared under the four target titles. Here are the four primary targets:

in TÜBİTAK, will be restructured under the name of “Information Security and Cyber Security Institute”. There will also be a system of certification and authorization of information companies. The Public Procurement Law will be amended to provide domestic software companies with price advantage in public procurement. The strategic objectives in the plan are listed as “raising national awareness and strengthening infrastructure, making legal and administrative arrangements, developing qualified human resources and increasing international competitiveness”. In this context, training will be provided to the young workforce that does not participate in employment, which will provide computer and software competencies, and employment in this area will be increased. In addition, annual software development contests will be held at the national level. It is also among the plans to undertake curriculum studies for the early acquisition of computer science and programming cultures.

1. To increase national awareness and strengthen infrastructure.

TARGET 1 Action Plan

2. To create legal and administrative regulations. 3. To develop qualified human resources. 4. To increase international competitiveness. Advantage in public procurement In this context, the Cyber Security Institute, which is located at the Research Center for Advanced Technologies of Informatics and Information Security

1. The Cyber Security Institute in TÜBİTAKBİLGEM will be restructured under the name of ‘Information Security and Cyber Security Institute’. 2. Software needs of public institutions and organizations will be determined and classification studies will be done to ensure that these are provided in a quality and safe manner. 3. ‘Informatics Companies Certification Authorization System’

will be established. 4. Legislation regulation for granting ‘Authorization Certificate’ to informatics companies will be made. 5. The public spot will be prepared in order to increase public awareness of the importance of software for all sectors. 6. Annual software development contests will be held at the national level. 7. A taxonomy study for the software sector will be carried out and a glossary of terms will be developed. 8. Studies will be conducted on identifying problems in the software industry related to intellectual and industrial property rights and on increasing the awareness.

5. Support mechanism for testing and certification processes of domestic software products in the accredited testing and certification centers will be developed. 6. General technical specifications for the software procurement of public institutions will be prepared. 7. A study will be done to identify and eliminate legal deficiencies in the field of information crimes. 8. The digital code custody system will be actualized. TARGET 3 Action Plan 1. The annual labor requirement of the sector will be determined.

TARGET 2 Action Plan

2. A curriculum study will be conducted for the early acquisition of computer science and programming culture.

1. The number of criteria, standards and certification for software products and security vulnerabilities will be increased.

3. The curriculum of the relevant departments of the vocational high schools will be updated to meet the needs of qualified staff.

2. Regulation will be made in the Public Procurement Law in order to provide domestic software companies with price advantage in public procurement.

4. ‘Advisory and Guidance Boards’ will be established in the computer and software engineering departments of the universities to carry out the curriculum updating studies in line with sector needs.

3. Regulations will be made for the process in which information products, especially software, will be followed in the public procurement. 4. Support mechanism for the installation process of accredited software testing centers will be developed.

5. Arrangements shall be made for awarding and supporting the students who participate and win a degree in national and international competitions in software field. 6. The number of beneficiaries of

scholarships and grants awarded to postgraduate education in priority areas related to the subject abroad will be increased. 7. It will be ensured that competent people who have practical experience in the software sector contribute to the education and training processes in universities. 8. The use of distance education will be promoted in the training of qualified personnel who are needed in the sector. 9. Employment will be increased by giving trainings that will give computer and software competencies to the young workforce who does not participate in employment. TARGET 4 Action Plan 1. Priority areas in which Turkey can make a difference in the international software sector will be determined, and special thematic support programs will be prepared for entrepreneurs who are guided towards these areas. 2. Especially for Technology Development Areas, ‘Software Acceleration Programs’ for software companies and entrepreneurs will be established in areas where the regions the sector is strong. 3. Regular annual reporting on the analysis of foreign potential markets within the software sector will be conducted and announced to the companies.


Netcad has invested in growing

Netcad, the most widely used software of Turkey with its software developed for the design and management of settlement areas from the creation of the sub-structures to the upper buildings, from the spatial planning to the spatial-based engineering and geographical information systems in the fields of geographical information systems, culminated in 27 years’ success with a very important partnership. As the pioneer and leader of the sector, Netcad continues to grow and invest in domestic and international markets by combining its strengths with Taxim Capital, a highly respected private equity investment fund. With the support of Taxim Capital, Netcad will be able to develop software solutions in accordance with the demands of different functions coming from the existing customer portfolio, to introduce software products compatible with the demands of the leading companies in the newly entered sectors, to develop new software that will enable companies to work more efficiently in our country and to begin

spreading to neighboring geography so that Turkish software can be exported. Netcad founders Sarper Ak and Serdar Ak said that: “We want to be a global software company that Turkey will be proud of, by continuing to grow stronger as an institution with Taxim.” Ufuk Balcı, who pursued his career with Netcad since his internship and assumed the position of General Manager of the company since 2013, said that with this support, Netcad could be willing to seek broader programs on geographically-based projects and tenders on the one hand; expressed that they wanted to expand both user and sector fields. Balcı stated that: “Our goal is to make Netcad one of the biggest 3 domestic software and application companies in our country and to export software by providing a more effective opening abroad.” Ufuk Balcı also noted that by increasing the free software support provided by Netcad to the universities, they will be able to give more opportunity to improve their design and application skills at an early age and thus invest in the future of our country.

Traditional media and digital media should feed each other

According to researches, traditional media channels are still strong and one of the most important news sources. At this point, Union İstanbul Media Agency President Mehmet Erkmen stated that traditional media should continue along with digital media and commented as: “Turkish people have no intention to give up on

traditional media. The idea of digital is not to kill traditional media.” Indicating that social media is a step ahead in terms of being easily accessible, however not a threat to the traditional media, Erkmen continued: “Now the series and TV shows are starting to use Hashtags. They are mentioned

more via this. A follower on Twitter who sees a Hashtag of a directory currently on the trend topic list is curiously opens that channel. So Twitter feeds the television. In addition, someone watching the series is curious after seeing the Hashtag and opens Twitter. So this time the television feeds Twitter. Digital media has not beat traditional, stood by it. Traditional media and digital media feed each other. Today, if a columnist is popular in social media, he owes it to the newspaper he wrote earlier. Celebrities also benefit from these two media. Names that have gained fame thanks to traditional media at the time are getting the support they need from digital media today. They have created an image through traditional media and now they are trying to spread this image through social media.”

Scholarships from Huawei for female students Huawei has cooperated with the Turkish Education Foundation (TEV), which has been supporting education since 1967; and began to give “Huawei Technology Scholarship” to female students who are studying in electrical and electronic, computer, electronic communication departments of universities on behalf of more women involving in technology. The details of the scholarship were discussed at the meeting held on January 6th with the participation of TEV Deputy General Manager Şenol Özdemir, Vice President of Huawei Central Asia and Caucasia Marco Xu and Huawei Turkey Corporate

Marketing Communications Director Mine Zaim. Huawei aims to increase the number of women working in the field of technology and will provide scholarships to students in electrical and electronic computer and electronic communication departments for this purpose. Marco Xu, vice president of Huawei Central Asia and the Caucasus Region, pointed out that Huawei Turkey, which will celebrate its 15th anniversary in Turkey in 2017, aims to support students and added: “Information and communication technologies will change the lives of Turkish people, industry and economy in the country in the

coming years. We are here to contribute to the career advancement of students in the field of information and communication technologies. We plan to increase the number of scholarship students by reaching more female students.” Mine Zaim, Director of Marketing Communications at Huawei Turkey, said: “We aim to enrich the talents of the students with the additional advantages not only through financial means but also through cooperation with human resources and education fields. We hope that we will spread our cooperation to the long term.”

Full security opportunity with domestic software Pardus, the national operation system developed by TÜBİTAK, becomes compulsory with new updates and developments. The national operating system, which will first be used in Havelsan, will thus lead in the

aviation and defense industry. It is aimed to reduce national security-oriented worries with the obligation to promote the national software. ERP CPM Software Chairman Recep Palamut expressed satisfaction with the organization and

that this project is a milestone for the software industry. Recep Palamut expressed his expectations with the following words: “The obligation of using national software with Pardus operating system will make

Turkish software compete with other countries in the world. Many hospitals and institutions in our country began to use Pardus. Since the national operating system Pardus is open source software, the possibility of

harmful files getting in the way is out of question. We must not underestimate the contribution of the software sector to the country’s economy as well as its contribution to the security of the country.”


X-3200 Barkod Yazıcısı

CP-2140 Barkod Yazıcısı

EZ-1105 PLUS Barkod Yazıcısı

PA-100 Windows CE El Terminali

DL-AXIST Android El Terminali

QD-2430 2D (Karekod) Barkod Okuyucu

ZJ-8330 Masaüstü Fiş/Pos Yazıcı

PP7 Masaüstü Fiş/Pos Yazıcı

XL-2000 Masaüstü Barkod Okuyucu

www.bilkur.com.tr

Bilkur Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.

Fulya Mah. Öztürk Sok. Akabe Ticaret Merkezi No:1B Şişli/İSTANBUL Tel: +90 212 212 6014 - Faks: +90 212 275 1582 bilkur@bilkur.com.tr


BThaber Sayı 1105