Page 1

OpenScape Kuştepe Mh. Leylak Sk. Nursanlar İş Mrk. Kat: 6 No: 22 Şişli, İSTANBUL T +90 212 252 2222 Pbx | +90 850 460 2222 www.ce-sa.com.tr | info@ce-sa.com.tr

SAYI

HAFTALIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE EKONOMİSİ GAZETESİ www.bthaber.com.tr

Sayfa

Yeni düzenlemeler bir gereklilik

3

E-Hukuk Sohbetleri’nde “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Getirdikleri” konusu ele alındı.

1099 5 - 11 Aralık 2016

Dijital Köy’den öte yol yok!

Sayfa

3

Türkiye Akıllı Şehirler Raporu yol haritasını çiziyor “Türkiye Akıllı Şehirler Hazırlık Değerlendirme Raporu”, 15-17 Kasım’da Barselona’da toplanan Akıllı Şehirler Expo Dünya Kongresi’nde açıklandı.

Sayfa

İçerikler açık alana çıkıyor

11

Kaan Akın

Sistem 9, açıkhava reklam alanına “LOOK! screens” markasıyla giriş yaptı. Markanın yatırımlarından en büyüğü ise Beyoğlu’nda gerçekleştirildi.

Haber Merkezi

Sayfa

15

Bilişim Zirvesi’nde “Dijital Evrim ile Endüstri 4.0” ana temasında, “No way out! (Kaçış yok)” mottosu ile Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Fatih Sayın’ın da katılımıyla gerçekleşen Bilişim Zirvesi’nde, hem kamudan bilişim dünyasına hem de bilişim sektöründen iş dünyasına önemli mesajlar verildi.

KoçSistem’den IoT’ye özel platform KoçSistem, Türkiye’nin yazılım alanındaki ilk ve genel anlamdaki 16’ıncı Ar-Ge ve Yenilik Merkezi’nde yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile IoT teknolojisinin geleceğine yön vermeye devam ediyor. Sayfa 8


Vodafone İş Ortağım ile inşaat sektörü yarına hazır İnşaat sektörünü daha verimli hale getiren Şantiye Denetim Paketi, 7/24 İş Takip Paketi ve Müşteri Yönetimi Çözümleri Vodafone’da. HAZIRIM yaz, 4946’ya gönder.

Vodafone

Cem Seymen Veysel Bakgör

Ekonomi Editörü

Bakyapı Yönetim Kurulu Başkanı

İşOrtağım İnşaat sektörüne özel paketlerden tüm kurumsal hat sahibi abonelerimiz faydalanabilir. Vodafone Şantiye Deneyim Paketi’nin içinde Vodafone Mobil Form Servisi, Vodafone Smart style 7 akıllı cihazı ve Dönüşen 3 Tarifesi yer almaktadır. Mobil Form Servisi, Vodafone ve Biotekno ile ortak sunulan, şirketlerin kurum içi evrak işlerinin dijital olarak paylaşılmasına olanak sağlayan bir servistir. Vodafone 7/24 İş Takip Paketi’nin içinde Office 365, Vodafone Smart style 7 akıllı cihazı ve Red Business Tarifesi yer almaktadır. Office 365, Vodafone’un bulut tabanlı üretkenlik uygulamasıdır. Kurumsal e-posta, anlık mesajlaşma, video konferans ve bulut depolama gibi hizmetlerini içerir. Mobil internet hızı, kapsama alanına, coğrafi koşullara, şebeke yoğunluğuna, kullanılan cihaza göre değişebilir. Vodafone Müşteri Yönetim Çözümü’nün içinde Vodafone CRM, Vodafone Smart style 7 akıllı cihazı ve Red Business Tarifesi yer almaktadır. Vodafone CRM Çözümü, Vodafone ve KIVA Teknoloji’yle ortak sunulan satış otomasyon ve müşteri yönetimi hizmetidir. Mobil aygıtlardan erişim, abonenin mevcut tarifesi veya varsa mobil internet paketi üzerinden ücretlendirilir. Paket ve uygulama kullanımları internet bağlantısı gerektirir. 4946’ya gönderilen SMS’ler tüm operatörler için ücretsizdir. Detaylı bilgi için: Vodafone Cep Merkezleri ve vodafone.com.tr


BThaber

E-TOPLUM

5 - 11 ARALIK 2016

3

Yeni düzenlemeler bir gereklilik E-Ticaret ve İnternet Hukuku Derneği tarafından düzenlenen E-Hukuk Sohbetleri’nin 6’ıncısı StartersHub’da düzenlendi ve konuğu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Direktörü Leyla Keser oldu. Programda “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Getirdikleri” konusu ele alındı. 2008’den beri Türkiye’de kişisel verilerin korunmasına yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Keser, “AB’ye giriş sürecinde kişisel verilerin güvenliği hakkında kanunumuz olmadığı için ‘güvenli olmayan ülke’ statüsündeydik. Bu kanun, AB ile vizelerin kaldırılmasına dair görüşmelerdeki maddelerden biriydi. Nihayetinde ‘Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ çıktı ve bu kanunla veriye sahip olan tüm kurum ve kuruluşların ‘aydınlatma’ maddesi gereği verinin ait olduğu kişiyi bilgilendirmesi zorunlu hale geldi” bilgisini verdi. Kişisel Veriler’in yanında “Özel Nitelikli Kişisel Veri”

uygulamalar da var. Sağlık sektörü böyle bir atılım yaptı. Ellerinde yüksek boyutlarda kişisel verilerin uygulamayı aksatmaması adına ayrı bir komisyon kuruldu. Bunun benzerini bankalar ve sigorta şirketlerinin de yapması gerek.”

kavramına da dikkat çeken Keser, bu kavramın tanımını şöyle yaptı: “İfşa edildiği vakit, bireyi toplum ve devlet karşısında ayrımcılık tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak ırk, din, genetik, biyometrik, sağlık, cinsel bilgiler gibi veriler.” “Bu kurumların bünyelerinde ciddi anlamda ‘Özel Nitelikli’ kişisel veri

var, ancak kurumlar bu verilerin işlenmesi ve kişinin rızası alınması konusunda ne yapacaklarını bilemiyorlar” diyen Leyla Keser, şöyle devam etti: “Regüle edilen sektörlere özel düzenlemelerin çıkartılması gerek. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na dair bir takım sektör spesifik

Kurumsal uyum 1 yılı alabilecek Yürürlükte olan kanuna göre kurumların; Aydınlatma Yükümlülüğünün İhlali, Verilerin Güvenliği İhlali, Sicil Kaydı İhlali ve Kurul Kararı İhlali olmak üzere 4 konuda idari para cezası ile yükümlü olacaklarını belirten Keser’e göre, bu unsurlar dışında tüm ihlaller suç kapsamına girmekte ve hapis cezası ile karşılık bulmakta. Bunların en önemli özelliği ise şikayete bağlı suçlar olmamaları, yani davadan kaçınma şansının olmaması. Kişisel Veri konusunda AB’deki uygulamaları Türkiye’de uygulamaya başladıklarını belirten Keser, “Avrupa’da 1995 yılından

Türkiye Akıllı Şehirler Raporu yol haritasını çiziyor Ankara merkezli Novusens Akıllı Şehirler Enstitüsü’nün girişimiyle hazırlanan “Türkiye Akıllı Şehirler Hazırlık Değerlendirme Raporu”, 1517 Kasım’da Barselona’da toplanan Akıllı Şehirler Expo Dünya Kongresi’nde açıklandı. Novusens Kurucu Ortakları Berrin Benli ve Melih Gezer tarafından yazılan rapor, kongrenin 17 Kasım’da “Şehir Performansının Ölçümü ve Katılımcı Yönetişim” oturumunda Berrin Benli tarafından kongreye sunuldu. Türkiye Bilişim Vakfı öncülüğünde, İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği işbirliğiyle,

Novusens Akıllı Şehirler Enstitüsü yürütücülüğünde, MasterCard ve Intel Türkiye

sponsorluğunda hazırlanan rapor, Mart 2016’da ise kamuoyuna sunulmuştu. Çalışmada ulaşım, enerji ve su alanlarında saptanan olguların ve zorlukların yanı sıra, önümüzdeki dönemde atılacak adımlar ve hayata geçirilecek projelerin ayrıntıları aktarıldı.

Raporun bir sonraki aşaması ise “Türkiye Akıllı Şehirler Yol Haritası ve Stratejisi” olacak. Akıllı Şehir başlığında sınırlı kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmak için bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan, bu yatırımlar sonucu tasarruf eden, bu tasarrufla sağladığı hizmet ve yaşam kalitesini yükselten, doğada bıraktığı karbon ayak izini azaltan, çevreye ve doğal kaynaklara saygılı ve tüm bunları yenilikçi ve sürdürülebilir yöntemlerle yapan şehir tanımı yapılıyor. Bu konudaki uygulamalarda amaç ise şehirlerin yerli ve yabancı sermaye yatırımlarını daha çok çeken, kültür ve turizm açısından daha cazip, yerel yönetim hizmetlerini daha akılcı ve verimli sunan bir konuma kavuşmasını sağlamaya yönelik gerekli önlemleri almak. Raporun detaylarına http://www. akillisehirenstitusu.com/tr/ kaynaklar bağlantısından erişmek mümkün.

itibaren kişisel veri ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Avrupa’da bu esnada hangi madde nasıl çalışıyor, hangisi verimli, hangisi uygulamayı aksatıyor gibi konular gözlemlenebildi. Ülkemizde yürürlükte olan kanun AB’nin bu tecrübe ve mirası üzerine oturmakta. AB’de yeni yürürlüğe giren Genel Veri Koruması Tüzüğü’nü ise zaman içerisinde AB’deki uygulama yansımalarını deneyimleyerek göreceğiz” dedi. Bu süreçte şirketlerin yeni kanuna uyum sağlamasının 1 yılı bulabileceği yorumunu yapan Keser, şu detayları paylaştı: “Bunun en zor ayağını veri analizi ve veri transferi analizleri oluşturuyor. Türkiye’deki mevcut kanunla lokalizasyona dair sınırlama getirilmiyor. Ancak, Avrupa’da bazı ülkelerde sunucuların ABD’de olması dolayısıyla veri transferi hakkında itiraz oldu ve davacı taraf haklı bulundu. Şu anda veri işleyen pek çok şirketin Avrupa’da, İrlanda’da sunucuları mevcut.”

Teknolojide yeni trendler ele alınacak İstanbul Bilişim Kongresi bu yıl 10’uncu kez ‘Teknolojide Yeni Trendler’ teması ile 21 Aralık’ta düzenlenecek. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve Kadir Has Üniversitesi’nin birlikte düzenlediği, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve bilişim sektörü STK’ları tarafından desteklenen 10. İstanbul Bilişim Kongresi, Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde yapılacak. Kongrede, günümüzde kurumları değişime zorlayan ve birçok yönüyle hayatı da kolaylaştıran bilgi teknolojileri trendleri ve gelecekte e-Dönüşümü etkileyecek teknolojiler üzerinde çalışmalar katılımcılarla paylaşılacak. Kongredeki ele alınacak başlıca konular ise IoT ve Endüstri 4.0, büyük veri ve anlık veri ile büyük verinin geleceği, yapay zeka, giyilebilir teknolojiler, RFID teknolojileri, gelecekte siber güvenlik, 3D yazıcılar, biyoteknoloji, siber anatomi, artırılmış ve sanal gerçeklik olacak.


4

BThaber

E-TOPLUM

5 - 11 ARALIK 2016

Bilgi kaynağımız sosyal medya Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Yeni Medya Eğilimleri Araştırması”nın sonuçları açıklandı. Yeni Medya Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Bozdağ’ın yürütücülüğünde Prof. Dr. Banu Baybars Hawks, Doç. Dr. Eylem Yanardağoğlu ve Yaşama Dair Vakfı’ndan Ulaş Tol ile Saygın Vedat Alkurt tarafından gerçekleştirilen araştırma, internet ve yeni medya araçlarının kullanımına ilişkin birçok veriyi ortaya koydu. İnternet bağımlılığının ‘yoksunluk’ ve ‘soyutlanma hissi’ olmak üzere iki farklı boyutu olduğunu belirten Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Bozdağ, “Araştırma kapsamında kullanıcılara internete girmediklerinde yoksunluk hissedip hissetmediklerini sorduk. Yüzde 22’si internet kullanmadığı zamanlarda internete girmek için sabırsızlandığını belirtti. İnternet olmadığında yoksunluk hissedenlerin bağımlılık endeksi ise yüzde

Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Bozdağ 63. İnternet kullanıcılarının yüzde 11’i de internette harcadığı zaman yüzünden çevresinden şikayet aldığı bilgisini verdi. İnternetin birincil kullanım amacı sosyalleşmek olarak görünse de aslında kişiyi yalnızlaştıran ve bulunduğu ortamdan soyutlayan bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Mesajlaşma gibi sosyal

aktivitelerin internet kullanımındaki oranı yüzde 68. Film ve dizi izlemek gibi tüketici aktivitelerin kullanımı da yaygın. Ancak blog yazmak ve yorum yapmak gibi katılımcı aktiviteler nadir. İnternet kullanıcıları arasında hiç katılımcı aktivitede bulunmayan kullanıcı oranı ise yüzde 65” dedi. Araştırma sonuçlarına göre gündemin internetten, çoğunlukla da sosyal medyadan takip edildiğini aktaran Bozdağ, “Gündem artık sosyal medyadan takip ediliyor. İnternet; televizyon ve gazete gibi geleneksel kitle iletişim araçlarına göre daha itibarlı ve güvenilir görünüyor. İnternet, ‘gündem’in tanımını genişletiyor ve kullanıcılar için hem ülke gündeminden hem yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar olmayı kapsıyor. Sosyal medya ve uygulamalar hem haber alma hem aile, arkadaş, müşteriler ve tanıdıklarla haberleşme ihtiyacını karşılıyor. Haber basılı gazeteden okunmuyor, kısmen online haber sitelerinden, çoğunlukla da sosyal medyadan takip ediliyor” bilgisini verdi.

iFleet uygulaması güncellendi Operasyonel filo kiralama şirketi Fleetcorp, “iFleet” uygulamasını güncelledi. Araçların yolda oldukları süre boyunca ihtiyaç duyacakları 7/24 yol yardım hizmetlerini cep telefonuna getiren uygulama, yeni özelliklerle çok daha faydalı hale getirildi. Kullanıcı iFleet uygulaması sayesinde arıza, kaza, hırsızlık bildirimi, lastik talebi, anahtar işlemleri, ikame araç işlemleri ile ilgili talebini doğrudan Fleetcorp’a iletebiliyor. Talep butonuna basıldığında kullanıcının konumu belirleniyor. Nokta atışı ile adres tarifine gerek kalmadan konum tespit edilerek, en kısa sürede gerekli hizmet ulaştırılıyor.

Fleetcorp müşterileri de iFleet uygulaması ile ihtiyaç duydukları polis, ambulans, itfaiye, trafik, jandarma gibi telefonları doğrudan arayabiliyor, gerekli durumlarda mobil sitede yer alan bölüme yönlendirilerek, kendisine en yakın yetkili servisi öğrenebiliyor. iFleet uygulaması, sürücülere yolda ihtiyaç duyabilecekleri konaklama, günlük araç kiralama gibi ek hizmetler konusunda da telefonda danışmanlık hizmeti gerçekleştiriyor. Sürücünün bulunduğu konum bazında etrafında yer alan, benzin istasyonu, otopark, ATM, banka şubesi gibi alanların bilgilerini sürücülerle paylaşıyor.

Ulaşım hiç bu kadar kolay olmamıştı Sigortada pratik ve entegre yapı Allianz Türkiye, müşterilerinin işlemlerini daha hızlı ve kolay yapabilmeleri için ‘Online İşlemler Merkezi’ni hayata geçirdi. Müşterilerinin tüm işlemlerini dijital ortama taşıyan ‘Online İşlemler Merkezi’ ile bilgisayar başından da poliçe ve sözleşmelere hızla ulaşmak, bilgi edinip işlem yapmak mümkün hale geldi. “Allianz’ım Mobil Uygulama” ile benzer bir tasarım ve dille oluşturulan platform, tasarım açısından da kolay kullanım imkanı sunuyor. Allianz Türkiye’nin müşterileri

daha önce sahip oldukları ürünlere göre farklı platformlar, farklı kullanıcı bilgi ve şifreleriyle erişirken, artık tek bir mecrada tek şifreyle tüm işlemlerine dijital olarak ulaşabilecekler. ‘Online İşlemler Merkezi’nde menüler “Allianz’ım Mobil Uygulama”da olduğu gibi ‘Allianz’ım, ‘Sağlığım’, ‘Arabam’ ve ‘Birikimlerim’ olarak 4 başlık altında toplanıyor. Platforma “Allianz’ım Mobil Uygulama”da kullanılan şifre ile girmek ya da yeni bir şifre alarak erişmek mümkün.

Mobil uygulama Volt, şehir içinde aynı yöne giden sürücü ve yolcuları talep üzerine bir araya getirerek ucuz ve keyifli bir yolculuk sağlıyor. Yolcunun bulunduğu yöne araç gönderen geleneksel araç çağırma uygulamalarının aksine Volt, trafikteki sürücüler ile yolcuları buluşturuyor. Volt, Beyrut’ta Saned Partners ve MEVP’den yatırım alarak startup dünyasında önemli bir adım attı. İlk yatırımını Çiçeksepeti.com’un kurucusu Emre Aydın’dan, ikinci tur yatırımını Hasan Aslanoba & Alp Saul’dan, sonrasında Ali Çebi’den alan Volt, son

yatırımını ise MEVP ve Wamda Capital’dan aldı. Volt önceki yatırımların çoğunu P2P eşleşme teknolojisini kurmak için kullanırken, son yatırımının büyük bir kısmını pazarlama çalışmalarını finanse etmek için kullanacak. Volt benzer hizmetlerin aksine, sadece şehir içi kullanım sağlıyor ve önceden planlama, rezervasyon olmaksızın sadece İstanbul

içinde ve tamamen gerçek zamanlı bir uygulama. Kişiden kişiye çalışan Volt, yolcular için taksiden daha ucuz ulaşım sağlayarak İstanbul’un en uygun fiyatlı, sürdürülebilir ulaşım alternatifi. Yolcuların da yolculuk isteği göndermeden önce gidecekleri yeri seçmeleri gerekiyor. Volt, arabalarında boş koltuğu olan araç sahiplerini hedefliyor. Volt sürdürülebilirlik ve kullanıcı sayısını artırmak için sürücü ve yolculara çeşitli avantajlar sunuyor. Bunlar mil ve ödül sistemi ile gelir sağlama. Uygulamayı indirmek için de www.volt.istanbul sitesini ziyaret etmek gerekiyor.


8

BThaber

E-TOPLUM

5 - 11 ARALIK 2016

Edip Emil Öymen edip.oymen@gmail.com

Sosyal inovasyon derken...

Yüksek teknoloji ihracatı? TÜİK Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistiklerine göre (25.11.16), küçük ve orta boy imalat sanayi şirketlerinin yarıdan fazlası (% 59.6) düşük teknolojiyle çalışıyor. Bu girişimler, istihdamın % 54’ünü oluşturuyor. Katma değerin % 43’ünü. Ülkeimizde, teknoloji düzeyi “yüksek” şirketlerin oranı binde 3 (% 0.3). Orta yüksek olanların oranı % 9.1. Orta düşük olanların % 30.9. Düşük olanlarınki % 59.6 En az çalışanı olan KOBİ’lerde düşük teknoloji kullanımı % 60.4. Biraz daha büyükçe şirketlerde % 53 oluyor. Çalışan sayısı 50-250 arasında olanlarda % 49.7. Şirket büyüdükçe teknoloji düzeyi düşüyor. İhracata bakarsak: 2015’de ihracatın yarıdan fazlasını (% 55.1) 50-250 kişinin çalıştığı şirketler

gerçekleştirdi. İthalatın ise üçte birini (% 37.7) yine bu şirketler yaptı. En çok ne ihraç etmişiz? Giyim eşyası sektörünün payı %16, tekstil ürünlerinin payı %10.1. İhracatımızın üçte biri konfeksiyon ve tekstil, gerisi orta teknoloji ürünleri. TÜİK dış ticaret istatistiklerine (31.10.16) göre, yüksek teknoloji ürünlerinin, imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı % 3.4, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı % 34.6. 2013-2015 arasında yüksek teknolojik ürünlerde 76 milyar 842 milyon dolar ithalat. Aynı dönemde 14 milyar 718 milyon dolar ihracat. Türkiye’nin açığı: 62 milyar dolardan > 127 milyon dolara yükseldi. (Dünya gazetesi,TÜİK hesabı, 23.02.16). Şubattan bu yana ne kadara yükseldiğini sonra öğreneceğiz.

Berlin – Moskova aktarmasız... Berlin’den kalkan, Moskova’ya gidecek. Bu okuduğunuz cümleden sonra “Eee?” demekte haklısınız. Trenler sınırlar aşıyor, uzak ülkeleri birleştiriyor. Ne yenilik var bunda? Şu var: Rusya’da kullanılan demiryolu hat genişliği ile Avrupa’daki hat genişliği farklı. Yanyana iki rayın arasındaki uzaklık, Avrupa’da standart. Rusya’daki daha geniş. Bu yüzden, Almanya’dan kalkan bir trenin yolcuları, Rusya sınırında inerdi, Moskova’ya gitmek için Rus hatlarına

uygun yapılmış vagonlara binerdi. Bu, “uzun” iş yüzünden iki büyük başkent arasında aktarmasız tren seferi yapılamıyordu. Ama 17 Aralık’ta yapılmaya başlanacak. Nasıl? Derdimizi ileri teknoloji çözüyor: Avrupa’da geçerli olan 143.5 santim genişliği, vagon tekerleklerine “hemen” ayarlanacak. Aynı vagon, Rusya’da geçerli olan 152 santim geniş hatta gidebilecek. Bu yenilikçi teknolojinin sahibi İspanyol Patentes Talgo

The Economist dergisinin orta ve uzun vadeli ekonomiksosyal tahminler, analizler yapan birimi (Intelligence Unit) tarafından yayınlanan, sosyal inovasyonun küresel durumunu inceleyen raporda Türkiye, 45 ülke içinde 38’inci sırada yer aldı. (Old problems, new solutions: Measuring the capacity for social innovation across the world). Birinci sırada ABD var. 100 üzerinden 79.4 puan almış. İkinci sırada İngiltere. Onu Kanada, Danimarka, Belçika, Yeni Zelanda , Fransa, Almanya izliyor. Türkiye, 36.2 puanla Endonezya ve Gana arasında. ABD’nin 1 Numara olmasında başlıca neden, sırf sosyal inovasyon için strateji geliştirecek, uygulamasını denetleyecek bir kamu kurumuna sahip olması: “Sosyal İnovasyon Ofisi”, Yurtiçi Politikalar Konseyi’ne bağlı çalışıyor (Domestic Policy Council). Bu kurum, 2009’da Başkan Obama’nın girişimiyle kuruldu. Amacı, “Şehirlerde, toplumsal sorunları çözmek amacıyla vatandaşların bir araya gelmelerini teşvik etmek.” Yine aynı yıl Sosyal İnovasyon Fonu (SIF) kuruldu. Bu da, yine uzun isimli “Ulusal ve Yerel Toplum Hizmetleri Kurumu” (CNCS) bünyesinde, sosyal inovasyon işleri için mali destek sağlamayı amaçlıyor. Yetmedi: Bir de Sosyal ve Davranış Bilimleri Grubu (SBST) var. Sosyal inovasyondaki “sosyal” sözcüğü, işin içinde “insan ve

davranış” olduğu anlamına geliyor ya, “insanlar” için yapılan pek çok işte “insan faktörü” akla gelmez (hele, bilgi toplumu olmayan toplumlarda). SBST ile bağlantılı olarak çalışan Ideas42 ise sosyal sorunlara New York özelinde sosyal inovasyon çözümlerini toplumla birlikte arıyor. Örneğin, sağlık, eğitim, aile planlaması,aile içi şiddet, siber güvenlik, emeklilik, yoksulluk gibi türlü-çeşitli sorunları vatandaşın da katılımıyla çözmeye yönelik projeler hazırlıyorlar. Katılımcılık, bizde yabancı kaynaklı bir kavram henüz. OECD’nin 21 Kasım’da Paris’te yapılan Şehirlerde Katılımcı Büyüme (Inclusive Growth in Citites Initiative) toplantısında özetle, “Şehirler, çoğu ülkede ekonomik büyüme

merkezleridir, ama aynı zamanda eşitsizlik merkezleridir” denildi. Şehirde yaşayan herkesin, şehrin ekonomisi ve sosyal düzenine “katılması” gerektiğini söyledi OECD Genel Sekreteri Angel Gurria: “Şehirler gitgide zenginleşiyor. OECD ülkelerinde 2001’den bu yana toplam istihdamın % 60’ını sağlıyor. Buradaki ortalama ücretler, OECD dışı şehirlere göre % 18 fazladır. Ama, gelir adaletsizliği ölçütü Gini Birimi’nin yüksek olduğunu görüyoruz. Örneğin Kopenhag, Brüksel, Paris, Santiago..” Paris’te “şehirlerde daha katılımcı bir düzeni nasıl kursak?” toplantısına dünyadan 42 şehrin belediye başkanı katıldı. Atina vardı ama İstanbul veya başka bir şehrimiz temsil edilmedi.

şirketi. Vagonların altına, hem Avrupa, hem Rusya hat genişliğine uyacak çifte teker takıldı. Bu teknoloji öncesinde, bir vagonun teker ayarlarını yapmak 1 saat sürüyordu. Uzun bir katarda bu süre, iyice uzun bekleme gerektiriyordu. Şimdi yeni teknolojiyle süre 20 dakikaya iniyor. Berlin – Moskova arasında 5 ülkeden geçen 3,483 km yolu trenler 25 saatte alıyordu. Yeni sistemle bu süre 20 saat 15 dakikaya iniyor. Yolcular Cumartesi ve Pazar günleri Moskova’dan Berlin’e “hafta sonu” için gelebilecek. Berlin’den Moskova’ya Pazar

ve Pazartesi dönecekler. 20 vagonlu trende Birinci Sınıf yolcuları için duş kabinleri, uyuma koltukları

yapıldı. Trende ayrıca bir bistro ve restoran vagonu da olacak. Avrupa’da demiryolları, uçağa rakip.


Türkiye Distribütörleri

PENTA TEKNOLOJİ ARENA BİLGİSAYAR S E A G AT E . C O M


8

BThaber

BİLİŞİM DÜNYASI

5 - 11 ARALIK 2016

KoçSistem’den IoT’ye özel platform KoçSistem Türkiye’nin yazılım alanındaki ilk ve genel anlamdaki 16’ıncı ArGe ve Yenilik Merkezi’nde yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile IoT teknolojisinin geleceğine yön vermeye devam ediyor. Şirket baz istasyonları, elektrik sayaçları, üretim ekipmanları gibi pek çok cihazı uzaktan yöneterek başladığı IoT yolculuğuna “Platform 360” vizyonu ile devam ediyor. Platform 360 ile kurumlar, sahip oldukları fiziksel nesneleri bağlı hale getirerek, müşterilerine fiziksel ve dijital birikimlerini bir araya topladıkları bir deneyimi

sunuyor, lojistik, üretim ve satış süreçlerinin otomasyonunu sağlayarak değer zincirlerini optimize ediyor. Platform 360 ürün ailesi ile üretimin verimi ve kalitesi artıyor, ulaştırma altyapıları akıllanıyor, varlıklar uzaktan yönetilebiliyor ve çalışanlar mobil ve entegre dijital işyerlerinde daha verimli çalışabiliyor. Küresel OneM2M mimarisi referans alınarak geliştirilen, nesnelerden toplanan verilerin uygulamalara servis olarak sunulmasını sağlayan Platform360, topladığı verilerin aynı zamanda büyük veri ortamında saklanmasını

sağlayarak sensör sistemlerinin ortak veri kaynağı olma yetkinliğine de sahip. KoçSistem’in üretim sektörü için özelleşmiş Akıllı Üretim ürünü ManumetriKS, Endüstri 4.0 vizyonu içerisinde akıllanan çalışan, fabrika altyapı ve makine sistemlerinin birbirine bağlanmasını hedefliyor. Bu kapsamda fabrikada bulunan el terminallerinden, üretim hatlarına ve enerji tüketimine kadar bütün fabrika sistemlerini bağlı ve yönetilen bir yapıya dönüştürüyor. Üretim hatlarından toplanan veriler analiz edilerek daha verimli ve kaliteli üretim

gerçekleştiriliyor. Enerji sektörüne yönelik uzaktan sayaç okuma çözümü SistemetriKS farklı marka ve modeldeki sayaçları okuyarak sahada sayaç okuma operasyonunu ortadan kaldırıyor. Toplanan veriler faturalama sistemine aktarılarak faturalama operasyonu otomatikleştiriliyor. Sayaç ve haberleşme ünitelerinden alınan elektrik kesintisi, yetkisiz müdahale veya arıza alarmları da yönetilerek saha ekiplerine yönlendirme yapılıyor. Sitelink ise uzaktan altyapıların yönetilmesi için

kullanılıyor. Sistem odası, baz istasyonu, petrol istasyonu gibi kritik altyapıların uzaktan izlenmesi, uzaktan yönetilmesi ve toplanan veriler ışığında verimlilik için optimize edilmesi sağlanıyor. Bluetooth, RFID teknolojileri ile üretimde ve ofislerdeki varlık ve çalışanların takibi yapılabiliyor. Platform 360 Ürün Ailesi kapsamında sayısal yayıncılık uygulaması Pixage ile donanımların ve yazılımların sağlanmasından her türlü gerekli altyapının kurulmasına kadar sayısal yayıncılık ihtiyaçlarına uçtan uca çözüm ve destek sağlıyor.

İşbirliğinden bir “senfoni” doğdu

Kurumsal işlevsellik güç kazanıyor Zebra’nın yeni ürünü TC51TC56, Android portföyünde yerini aldı. Konuyla ilgili olarak Hilton Kozyatağı Oteli’nin içinde bulunan Speedcity’de bir tanıtım toplantısı düzenlendi. Katılımcıların kendilerini bir Formula pilotu gibi hissetmesini hedefleyen simulator ve test sürüşlerinin ardından, Zebra Kıdemli Satış Mühendisi Cengiz Dolunay da yeni ürünler ve özellikleri hakkında katılımcılarla bilgiler paylaştı. Zebra’dan TC51 ve TC56 dokunmatik bilgisayarlarla kurumsal işlevsellik ön plana çıkıyor. Yeni iş dünyası için üretilen cihazlar, çalışanların beklentileri paralelinde tüketici mobil cihazlarına benzer yapıyla endüstriyel tasarımı buluşturduğu gibi, işin gerektirdiği dayanıklılık, kurumsal sınıf özelliklerle, güç, güvenlik ve yönetilebilirlik özelliklerini de sunuyor. Zebra’ya has birçok özellikle TC51 ve TC56 kurumsal dokunmatik bilgisayar sistemlerinde yeni nesli temsil ediyor. Mobil DNA özelliği olan Mx, her TC51

ve TC56 cihazda önceden kurulu ve kolayca en güvenli, amaca özel, kurumsal sınıf Android cihazını oluşturmayı mümkün kılıyor. Android ve Mx ile izinsiz kullanıcıların cihaza erişimini önlemenin yanında izinsiz uygulamaların kurulmasını ve başlatılmasını önlemek de mümkün. Ek cihaz kontrolleri aynı zamanda cihazı offline yapacak ve çalışan verimliliğini olumsuz etkileyecek konfigürasyon hatalarını da önlüyor. Sıkıntılı noktaları tespit etme ve otomatik olarak düzeltme işlemi özelliği ise veri sızıntılarını önleme gibi unsurlara yardımcı oluyor. Akıllı telefonların dört katı daha yüksek ses ile gürültü iptal teknolojisi sunan hoparlörler, arka plan gürültüsü ne kadar yüksek olursa olsun, her görüşmede her iki tarafın da her bir kelimeyi duymasını sağlıyor. Wi-Fi özellikli TC51, en güçlü dolaşım desteğiyle en hızlı WiFi bağlantılarını desteklerken, Wi-Fi ve 4G LTE hücresel özellikli TC56 ise çalışanların her noktada bağlantıda kalabilmesini sağlıyor.

Fibabanka ve GTECH işbirliği, ticari kullanım için temel bankacılık uygulamasını ortaya koydu. Fiba Holding’in 7 farklı ülkedeki bankalarında ve Fibabanka’da kullanılan uygulama “Symphony” olarak pazarda yerini alıyor. Symphony Temel Bankacılık Uygulaması; tüm bankacılık ihtiyaçlarını karşılayan, entegrasyon yeteneği yüksek, Kiril ve Arap alfabesi dahil çoklu dil desteği sunan, bulut ortamında çalışabilen, çoklu banka ve şube ortamlarını destekleyebilen, kullanıcı hatalarından en az seviyede etkilenen, minimum kullanıcı eğitim ihtiyacı sunan, iş birimlerinin süreçlerinin büyük kısmını kendilerinin tasarlayabilmesine olanak sağlayan bir çözüm.

Fiba Holding Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Onur Umut ve GTECH Yönetici Ortağı Levent Berkman, Oracle Digital Day etkinliğinde “Symphony Banking” uygulamasının nasıl geliştirildiğini ve hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini katılımcılarla paylaştı. Temel bankacılık yazılımlarında ihtiyaçların çok hızlı gelişmesi ışığında tepki süresinin de hızlı olması gerektiğini belirten Onur Umut, şu bilgileri verdi: “Fiba Group’un kendi bünyesinde geliştirdiği ve Türkiye ile birlikte 8 ülkede kullandığı temel bankacılık uygulamamız, uzun deneyim sürecinin sağladığı know-how’a sahip. Veri yönetimi ve analitiği konularında uzman GTECH ile işbirliği yaptık. Çoklu dil, çoklu

ülke, hızlı geliştirme, kolay entegrasyon, bulut altyapısı, süreç yönetimi, servis tabanlıparametrik-modüler yapı ve çok katmanlı mimarisiyle Symphony, tüm bankacılık ihtiyaçlarını karşılıyor.” Levent Berkman da konuşmasında rekabette fark yaratmak için ürünlerin pazara zamanında ve düşük maliyetle sunulması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “’Her şeyi ben yaparım, gücü elimde tutarım’ felsefesi iflas ediyor. Güçlü alanları bir araya getirerek, bu güçten doğan ürünlerle pazarda zamanında yer alanlar çok daha önem kazanıyor. Güçlü yanların birleşimiyle oluşan iş ortaklıklarında güzel bir ahenk olmalı. Biz de Fibabanka ile bu ahenkten bir senfoni yarattık.”

ABank’ın web sitesi yenilendi ABank, kurumsal web sitesini gelişen teknolojik eğilimlere uygun olarak yeniledi. ABank’ın yeni web sitesi, farklı cihaz tiplerine tam uyumlu arayüzüyle cep telefonundan, tablet ve bilgisayara kadar, tüm iletişim araçlarında kaliteli deneyim sunuyor. Kullanıcı deneyimini ön plana taşıyan tasarımla ziyaretçiler, menüler arasında kaybolmadan, aradıklarına kolayca ulaşabiliyor. İşlevsel arama altyapısı ve sayfa sonlarındaki “Size nasıl yardımcı olabiliriz?” yardım modülü ile ziyaretçilere aradıkları bilgiye kolayca ulaşma imkanı

sunuluyor. Bankanın yeni web sitesinde tüm ürün ve hizmet sayfalarında yer alan “Bizimle İletişime Geçin” butonu ile de ziyaretçilerin gerektiğinde

ihtiyaç duyduğu bilgiler bankanın ilgili şube veya bölümleri tarafından ziyaretçi ile birebir iletişime geçilerek detaylı olarak aktarılıyor.


BThaber 5 - 11 ARALIK 2016

BİLİŞİM DÜNYASI

11

Reklamlar ve güncel haberler açık alanda tüketici ile buluşuyor Türkiye ve 15 ülkede kurup yönettiği 26 binden fazla ‘Dijital Yayın ve Bilgilendirme Ekranları’ hizmetini “Geleceğe Taşıyan Dijital Çözümler” ilkesiyle sunan Sistem 9, açıkhava reklam alanına “LOOK! screens” markasıyla giriş yaptı. Markanın yatırımlarından en büyüğü ise Beyoğlu’nda gerçekleştirildi. Devreye yeni giren Megalight ve Dijital Raketler ile günlük erişim de 3.5 milyon kişiye ulaştı. Sistem 9 Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Akın, “Bu markayla ilk etapta Beyoğlu’nda 10 dev Dijital Megalight ve 20 Dijital Raket yatırımı yaptık. Dijital Megalight’lara, reklamverenlere yönelik hizmetlerimizin yanı sıra, güncel haberler, etkinlikler, belediye duyuruları gibi bilgileri yansıtıyoruz” bilgisini verdi. “İnsanlar Dijital Megalight’ların önünde buluşup, çekecekleri fotoğrafları sosyal medyada paylaşacaklar. Böylece Dijital Megalight’lar milyonlara ulaşırken, reklamverenler de sonuç odaklı, etkin, ölçülebilir

Sistem 9 Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Akın yeni nesil bir açıkhava mecrasına kavuşmuş olacak” diyen Akın, şöyle devam etti: “Cadde ve kavşakları bilgi, hizmet ve öneri alınan birer merkez haline getirdik.

Açıkhava reklam mecralarına yatırıma hız kesmeden devam ediyoruz. Bu alanda mevcut LOOK!screens GALLERIA, LOOK!screens İTÜ, LOOK!screens COIFFEUR mecralarımıza ek olarak LOOK!screens BEYOĞLU markamızla büyüyeceğiz. Dijital Megalight ve Dijital Raketlerimizle günde 3.5 milyon kişiyi aşan erişime ulaştık. Yakında LOOK!screens AKMERKEZ’in de devreye girmesiyle bu rakamı daha da yükseltmeyi hedefliyoruz. Buralara kurup yönettiğimiz Dijital Megalight’lar ve Dijital Raketler, müşteri bilinci ile reklam hatırlanma oranlarını arttırıyor.”

Güç yönetimi entegrasyonla daha da akıllanıyor Güç yönetim şirketi Eaton, VMware vRealizeOperations platformu ile entegre edilebilen Akıllı Güç Yönetimi-Intelligent Power Manager yazılımının 1.52 sürümünün küresel lansmanını yaptı. Böylece veri merkezleri ve operasyon yöneticileri, yazılım tanımlı veri merkezlerinde BT cihazlarını yönetmek için kullandıkları vMware vRealize Operations’a benzer biçimde, güç cihazları ve ekipmanlarının verimlilikleri için Eaton’un Akıllı Güç Yönetimi yazılımını ve Infrastructure Management-Altyapı Yönetim Paketini kullanacaklar. Eaton’un son ürünü Akıllı Güç Yönetimi yazılımının VMware ile entegrasyonu, kullanıcılara VMware vRealize Operations yazılımı dâhilinde kesintisiz güç kaynakları (UPSs) ve güç dağıtım birimleri (PDUs) gibi güç ve cihazları

görüntüleme ve yönetme imkanı vermekte, son kullanıcılara güç kapasitesi planlama ve iş yükünü dağıtmak için zengin analiz sonuçları sağlayarak zaman ve para tasarrufu sağlamakta VMware vRealize Operations programına bağlanıldığında, veri merkezi yöneticileri, güç ve çevre cihazlarının koruyucu bakım veya tamir hizmetlerinin gerekli olup olmadığını değerlendiren öngörülü analiz yeteneklerinden ve akıllı uyarılarından da yararlanabiliyor. Gerekçeleri de öğrenme imkanı sunuyor Öte yandan, Eaton’un Akıllı Güç Yönetimi yazılımı son kullanıcılara kapsamlı altyapı kapama özelliği de sunuyor. Böylece müşteriler için riskleri azaltırken, zaman ve paradan tasarruf da sağlanıyor.

Ayrıca VMware’in yüksek kullanılabilirlik oranlı ana sunucularında bile bir sanal makine veya ana sunucuyu çökertmeden tüm BT ortamını kapatabiliyor. Eaton’un Akıllı Güç Yönetimi yazılımı sürüm 1.52 ile müşteriler artık, BT alt yapılarını destekleyen PDU’lar üzerinde daha fazla kontrol sağlayabilmekte. Akıllı Güç Yönetimi yazılımı ile kullanıcılar, daha iyileştirilmiş bir biçimde PDU çıkışlarını açıp kapayabilmekte ve yeniden yükleyebilmekte. Son geliştirilen bu platform, bir güç veya çevre etkinliğinde, eylemleri ve alarmları yönetmek için daha fazla tanecikli olma özelliği sağlamakta, alarmların gerekçeleri hakkında daha fazla fikir oluşturup, müşterilerin daha kesin ve hızlı hareket edebilmesini sağlıyor.


12

BThaber

GÖRÜŞ

TEKNO-POLİTİK

OSMAN COŞKUNOĞLU ocoskunoglu@gmail.com twitter.com/osmancoskunoglu facebook.com/osman.coskunoglu www.coskunoglu.org medium.com/osman-coskunoglu

5 - 11 ARALIK 2016

KÜRESEL ABD SEÇİM SONUÇLARINA İNTERNETİN ETKİSİ BBC’de çıkan “Trump’s ‘hidden’ Facebook Army” (Trump’ın ‘gizli’ Facebook Ordusu) başlıklı yazı (http://bbc.in/2ftfkEF) Trump taraftarlarının neler yaptıklarını özetliyor. ‘Gizli’ bir ordu, çünkü Trump o kadar aşağılanıyordu ki, çoğu taraftarı açıktan Trump’a destek vermeye utanıyordu. Bu ordu, Facebook üzerinden, Trump lehine bir kısmı yalan haberler yayıyordu. Burada iki soru akla gelebilir. Taraftarlar sadece kendileri yazıp kendileri okur duruma düşmüyor muydu? Bu yalan haberlerin yayılmasına alet olmaktan Facebook kaçınabilir

miydi? Yapılan bir araştırmaya göre (http:// pewrsr.ch/27TOfhz), 2012 seçimlerinde Amerikalıların %49’u adaylarla ilgili haberleri sosyal medyadan alırken, bu seçimlerde oran %62’ye yükselmiş. Trump taraftarları, işte bu büyük kitle içinde

henüz karar vermemiş olanları etkileyecek, bir kısmı yalan haberleri yayabildiler. Nitekim, Trump, seçim kampanyasında Hillary Clinton’dan çok daha az para harcadığı halde, sosyal ağlardaki etkin taraftarları sayesinde seçimi kazandığını bir TV söyleşisinde belirtmiş.

Yalan haberleri engellemeyerek seçim sonucunu – belki de bilerek ve isteyerek – belirleyici olduğu iddialarını, Zuckerberg önce reddetti (http:// bit.ly/2fWGTrT), sonra yalan haberlerin %1’den az olduğunu ileri sürdü (http://bit.ly/2f4usFq), daha sonra da yalan haberleri engellemeye yönelik bir çalışma başlattığını açıkladı (http://bbc.in/2fMQKNm). Google da benzer bir çalışma içerisinde (http://bit. ly/2gcZRtQ). Harvard Üniversitesi’nin saygın Nieman Gazetecilik Laboratuarı direktörü Joshua Benton iki nedenle katılmıyor Zuckerberger’e (http://bbc.in/2ftfkEF).

ULUSAL

BİREYSEL

BİLİŞİM DEMOKRASİ İÇİN İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?

EVRENSEL TEMEL GELİR DİJİTAL ÇAĞIN GEREĞİ Mİ?

Bu sorunun genel olarak kabul edilen yanıtını ünlü bilimkurgu yazarı William Gibson verdi: Teknolojiler, insan eli değinceye, kullanılıncaya kadar ahlaken nötrdür. Dolayısıyla, başlıktaki soruyu – karşılıklı etkiyi dikkate alarak – şu şekilde sormak gerekir: Bilişim teknolojilerinin gelişmesinde, uygulamasında ve yönetilmesinde kimler ne yapmalıdır, kullanıcılar nasıl olmalıdır ki, sonuç demokrasi için iyi olsun? Ayrıca, demokrasi nasıl işlemeli ki, bilişimi olumlu etkilesin? İşte bu soruya yanıt arayan tartışmalar için önümüzde çok önemli bir etkinlik var: “Bilişim ve Demokrasi” ana teması ile 8-9 Aralık tarihlerinde toplanacak olan, Başbakan Binali Yıldırım’ın da açış konuşmacıları arasında olduğu, 33. Türkiye Bilişim Derneği Kurultayı. Bir ülkede, demokrasinin bilişim teknolojileri düzeyine etkisi, Dünya Ekonomik Forumu’nun her yıl yayınladığı Küresel Enformasyon Teknolojileri Raporu ile tescillenmiştir. Bu raporda, ülkeler Ağ Hazırlığı Endeksi’ne göre sıralanır. Bunun

Dijital çağımızın yaşayan en önemli ve yaratıcı girişimci, milyarder ismi, Elon Musk Kasım başında CNBC kanalında kendisiyle yapılan söyleşide, otomasyonun yaratacağı işsizlik için Evrensel Temel Gelir’den (ETG) başka bir çözüm düşünemediğini söyledi (http://for. tn/2ftqIiv). Bu, iş sahibi veya değil, yoksul veya zengin, her bireye temel ihtiyaçlarını karşılamanın biraz üstünde bir gelirin devlet tarafından ödenmesi demek. Elon Musk’a göre, akıllı robotların ve otomasyonun yaratacağı işsizliğe çare olmasının ötesinde, çalışmayan birey ETG sayesinde zamanını inovasyona harcama olanağına kavuşacak. Belirsizlik kaygısından kurtulan birey yaratıcı ve kendisini yüceltici çabalara girebilecek. Ayrıca, akıllı sistemlerin ürettiklerini satın alabilecek gelire sahip olacak. Özetle, hem ekonomi hem de yaşam kalitesi için, otomasyonun yaratacağı yaygın işsizlik dünyasında ETG’nin kaçınılmaz olduğunu iddia ediyor Musk. Bundan 500 yıl önce, Thomas Moore’un Ütopya

hesaplanmasında kullanılan alt endekslerden birisi ise, doğrudan demokrasi ile ilgilidir: Politik ve Düzenleyici Ortam. 2016 raporunda, Türkiye Ağ Hazırlığı Endeksi’ne göre 48. sıradayken, Politik ve Düzenleyici Ortam alt endeksine göre 69. sıradadır. Dolayısıyla, ülkemizde bilişimin gelişmesi için politik ve düzenleyici ortamın iyileşmesi gerekiyor. Bunun nasıl olacağının bu Kurultay’da ele alınacağını umuyorum. Bilişimin demokrasiye etkisi ise çok boyutludur. ABD’deki başkanlık seçimleri nedeniyle tekrar gündeme gelen ve bu sayfada KÜRESEL altında ele aldığım, bireysel kararları da etkileyen internet konusunun Kurultay’da derinlemesine

ele alınması çok yararlı olacaktır. Toplumun doğru karar verebilmesi için, özgür ve doğru haber kaynaklarına sahip olmasında bilişimin rolü nedir, ne olmalıdır? İnternetin, sosyal ağların yetişkinler ve çocuklar üzerinde olası olumsuz etkilerini gidermek için, bilgi toplumu olmaya yakışır biçimde, toplumsal bilinçlendirme ve bilgilendirme kampanyasını kimler nasıl yapacak? Hükümet böyle bir bağımsız girişime müdahale etmeden kaynak sağlayacak mı? Bu ve benzer soruları tartışmak için, çok yerinde bir ana tema ile toplanan TBD Kurultayı önemli bir fırsattır. Bu fırsatın iyi değerlendirileceğini, topluma ve hükümete gerekli mesajların verileceğini umuyorum.

kitabında bir benzerini savunduğu ETG, akıllı teknolojilerin ortaya çıkmaya başlamasıyla beraber tekrar gündeme geldi ve tartışılır oldu. Ülkemizde, ise Endüstri 4.0 kavramını gündemimize yerleştirme çabası içerisinde olanların bu konuya yaklaşımları, en hafif tabirle, üstünkörü olabiliyor. Örneğin, TÜSİAD ile Boston Consulting Group tarafından hazırlanan ve medyada geniş yer verilen “Sanayi 4.0” raporunda olası işsizlik konusu hakkında yazılan şudur (s.46): “Türkiye’nin küresel rekabet gücündeki ve katma değerli üretimdeki payında yaşanacak olası artış, ekonomik büyümeyi ve dolayısıyla istihdamı önemli ölçüde arttıracak.” Endüstri 4.0 konusunu ele alan ülkelerin hiç birinde

Birincisi, Facebook o kadar yaygın ki, %1 bile müthiş bir kitle demektir, ayrıca iki adayın aldığı oylar çok yakındı. İkincisi, Papa’nın Trump’ı desteklediği veya Obama’nın aslında Kenya doğumlu ve Müslüman olduğunu itiraf ettiği gibi yalan haberler, Facebook’da yüzbinlerce kere paylaşıldı. Oysa, adaylarla ilgili ciddi araştırmaya dayanan haberler bu kadar yaygın paylaşılmadı der Benton. Sonuç olarak, sosyal ağlar, özellikle Facebook, kamuoyunu manipüle etmek isteyen örgütlü kitleler için alet olma potansiyeli taşıyor. Demokrasi için bu büyük bir tehlike ancak toplumsal bilgilenme ve bilinçlenme ile aşılabilir.

böyle bir iddia yapıldığını görmedim. Tam tersine istihdam kaygısı her ülkede var ve ne yapılabileceği tartışılıyor. Dijital dönüşümün ülkemizde gerçekleşebilmesi sadece teknoloji ile ilgili değildir. İnsanımızın geleceği konusuna, başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu olmak üzere, topluma karşı sorumluluğu olan siyasilerin şimdiden duyarlı bir ciddiyetle yaklaşıp, gerekli politikalar üzerine toplumsal bir tartışma başlatmasında yarar var. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bakanlığının 2017 bütçesini sunarken, bir Endüstri 4.0 platformu kurma vaadini tekrarladı. Bu platformun oluşumunda, konunun insan boyutu unutulmamalı.


15 BThaber

DOSYA

5 - 11 ARALIK 2016 www.bthaber.com

Dijital Köy’den öte yol yok! Bilişim Zirvesi’nde “Dijital Evrim ile Endüstri 4.0” ana temasında, “No way out! (Kaçış yok)” mottosu ile Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Fatih Sayın’ın da katılımıyla gerçekleşen Bilişim Zirvesi’nde, hem kamudan bilişim dünyasına hem de bilişim sektöründen iş dünyasına önemli mesajlar verildi. Endüstri 4.0 dalgasını yakalamanın ipuçlarının masaya yatırıldığı zirvede,

bireyler, şirketler ve ülkeler olarak dijital geleceğe nasıl hazırlanmamız ve bu geleceği nasıl karşılamamız gerektiği konuları ele alındı. Etkinlikte bilişimi yaşamının önemli bir parçası yapan tüm birey ve kurumlarla birlikte dijital evrim süreçlerinde endüstri 4.0 içerisinde var olmayı amaçlayan kapsamlı bir içerik ve 200’ü aşkın önemli konuşmacı yer aldı.


16

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Türkiye, bilişimle kalkınacak Bilişim Zirvesi ‘16’nın açılış konuğu, bilişim sektörünün ve Bilişim Zirvesi’nin önde gelen destekleyicilerinden olan Başbakan Binali Yıldırım oldu. Türkiye ve bölge ülkelerinin temsilcilerinin, sektörün geleceğini ilgilendiren bir toplantı için bir araya geldiklerini belirterek sözlerine başlayan Binali Yıldırım, “Bu sektör kalkınmamız için önemli ve hasret gidermek, dostları görmek için bu toplantıya geldim” dedi. Sanayi devrimleri ile öne çıkan üretim tekniklerine değinen Binali Yıldırım, bugün ise bilgi ağları, online ve mobil, IoT, sanal gerçeklik gibi yeniliklerden söz edildiğine işaret etti. “Gelecek için ümidimiz bilişimin desteklediği sanayi üretimi ve bu da insanlar ve hayatlarında gelişim sunar” yorumunu yapan Binali Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: e-Devlet kapısı bir başarı hikayesi oldu “Zamanın bir ruhu var ve onu dost ya da düşman edinmek bizim elimizde. Bu dönemden kaçış yok ve bilişimin geleceği için bölge ülkelerinin bir araya geldiği etkinliğe ev sahipliği yapmak bizi memnun ediyor. 2023 yılı hedefi olan ‘bilgi toplumunu geliştirme’ çabası, sektöre ayrı bir ivme kazandıracak. Bu konuda e-Devlet kapısı ile önemli bir adım attık. Bin 700’ün üzerinde hizmet e-Devlet kapısından verilir hale geldi. Devlet kurumlarının BT’den en iyi biçimde yararlanması ile şeffaflık da bu yapının önemli bir getirisi oldu.” İnternet kullanımının, fiber bağlantıların ve mobil internet kullanımının yıldan yıla arttığına işaret eden Binali Yıldırım, sayısal uçurumu devre dışı bırakmak için kolları sıvadıklarının altını çizdi. Operatörlerin ulaşamadıkları yerlere evrensel hizmet fonu ile ulaştıklarını belirten Binali Yıldırım, “Şu an ise her noktaya erişebilmek biçiminde kamu hizmeti olarak gereken çalışmaları yapıyoruz” dedi. Operatörlerin verimli çalışması ile 5-6 yılda hemen hemen her noktaya 3G erişiminin sağlandığı bilgisini veren Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: Yaşam, BT’nin parçası haline geliyor “4.5G lisanslarının verilmesi sonrası şimdiki adım 5G hazırlıklarını tamamlamak olacak. Bu yolda yerli ve milli ürün geliştirme çalışmaları devam ediyor. Sektörün ekonomik büyüklüğü 90 milyarlara yakın düzeye ulaştı ve bu, 2003’e kıyasla 4 kat büyüme demek. Bilişimde büyüme bunun da üstünde olmalı. Bu veriler, altyapı ve hizmet kalitesi adına dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğumuzu gösteriyor. Gelişmeler de bilişimin bir sektör değil, yaşam tarzı olarak dönüştüğünü gösteriyor. Herkes bilişimin getirdiği yeniliklerden

yararlanıyor, yaşam BT’nin bir parçası haline geldi. Türkiye’yi 2023 yılı hedeflerine ulaştırmak için altyapının yanında üstyapı yani araçların çeşitliliğini artırıp katma değeri artıracak yenilikçi ürünlere de ihtiyacımız var.” Birçok başlıkta yatırımlar yapıldı Bu noktada, teknoloji kullanımının yanında teknoloji üreten ülke olmak için kaynakları seferber ettiklerini vurgulayan Binali Yıldırım, Ar-Ge merkezleri ve teknopark’lara destek verdiklerini, 2023 hedefinin de Ar-Ge harcamalarında GSMH’nın yüzde 2’sini aşmak olduğunu ifade etti. Bilişim sektöründe gelişimi bir gereklilik olarak tanımlayan Binali Yıldırım, “Son 14 yılda altyapı çalışmaları, yasal düzenlemeler gerçekleştirildi, telekom sektörü serbestleşti ve vergilerde indirimler yapıldı” hatırlatmasında bulundu.

Verİ merkezlerİ İçİn yenİ teşvİkler Herkesin internete erişimi için destekler sunulduğunu, kayıtdışına karşı düzenlemeler yapıldığını da vurgulayan Başbakan Yıldırım, yeni planlarını şöyle anlattı: “Sektörün büyümesini hızlandıran ve vergi geliri sağlayacak basit ve yeni bir modeli hayata geçireceğiz. Böylece vergi, bilişim sektörünün ayak bağı olmayacak. Bu dönemde bilgiye sahip olanın kasası dolu olacak. Bu nedenle Ar-Ge yatırımlarını desteklemeye devam edeceğiz. 4.5G yetkilendirmeleri kapsamında Ar-Ge’ye, yerli ürün

kullanımına yönelik özel destekler veriyoruz. Bilgiyi üretmek kadar, bilginin ülkede kalması için artan veri merkezleri de önemli. Bugün çıkan KHK ile çağrı merkezlerinin yanında veri merkezleri açılmasına yönelik önemli teşvikler açıkladık. Kapsam çok geniş ve böylece veri merkezleri kurulmasına yönelik teşvik paketini devreye aldık. Veri merkezi ekosistemini geliştirmek, bilgi güvenliği hedeflerine de hizmet edecek. Böylece bilgiye sahip olan ülke konumuna geleceğiz. Böylece bölge veri trafiğine de

katkıda bulunulacak. Bu konuda bazı yasal düzenlemelere ihtiyaç var ve iyileştirmeler de yapıyoruz. Atılan adımlar, sektörün büyümesine verdiğimiz önemi ortaya koyuyor. Siber güvenlikle ilgili çalışmalarımız devam ediyor ve eylem planı devreye girmiş durumda. Tatbikatlar, dayanıklılık testleri ile siber caydırıcılık konusunda da önemli adımlar atılıyor. Siber Güvenlik Eylem Planı’na göre, stratejik adımları daha da güçlendireceğiz. Yeni eylem planı, yeni bir dönemi beraberinde getirecek.”


18

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

BT sektörü, geleceğe yön verecek Bilişim Zirvesi ’16 açılış töreninde bir konuşma yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “Sektörümüzün büyüklükleri herkesin gıpta ile baktığı bir unsur” diyerek sözlerine başladı. Daha ileri adımlar atmanın gerekliliğini çok iyi bildiklerini söyleyen Ahmet Arslan, 2003 yılından bugüne önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizdi. “2023 için küresel öngörüm ile 5G ve 4.5G abone sayılarının yükselmesini bekliyoruz” diyen Ahmet Arslan, konuşmasına şöyle devam etti “Sektörün geleceği bunlarla yetinmememiz gerektiğini, daha ileriye doğru adımlar atmamız gerektiğini ortaya koyuyor. İşletme sayısının 622’ye, sektördeki yetkilendirme sayısının 1009’a çıkmış olması, internet çıkış kapasitesinin bugün 300 kat artarak 6 bin GB’a çıkması takdire şayan bir rakam. 2023 için dünyadaki öngörülerle ilgili 5G abone sayısının 550 milyona, 4.5G abone sayısının 4,6 milyona yükseleceğini bekliyoruz. Dünyada kullanılan cep telefonlarının yüzde 56’sının akıllı telefon

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan olduğunu, satılan telefonlarının da yüzde 80’inin akıllı telefon olduğunu biliyoruz. Dünyada akıllı telefon kullanıcı sayısının yaklaşık 4 milyara varacağını, 2023’te 7 milyara ulaşacağını, gelecek 7 yıllık dönemde özellikle veri trafiğinin dünyada akıllı telefonlarla birlikte 10

kattan fazla artacağını bekliyoruz. İkinci sırada sosyal paylaşım siteleri burada rakamlar gerçekten akıl almaz boyutta. Fiber altyapıyla ilgili başbakanım, talimatınız vardı. Bugüne kadar 88 bin kilometre olan altyapısını 278 bine talimatlarınızla çıkardık. Bunun daha

ekonomik kullanılması ve yeni âtıl yatırım yapılmamasıyla birlikte bütün bunların takip edilmesi, varsa altyapı kullanıcıların buraya yönlendirilmesi, talimatlarınız olduğunu özellikle paylaşayım. 2003’ten itibaren bu sektöre inanan global dünyada bu sektörde dünyaya eş zamanlı hareket etmemiz gerektiğini, bazı alanlarda onların da önünde olduğumuzu biliyoruz. Siz hep ulaşımın erişimin bütün sektörlerde büyümenin olmazsa olmazı olduğunu ortaya koydunuz. Dün özellikle bu sektörde böyle bir çalışma yapacağınızı, bu çalışmanın bilişimin hayatımızın her alanına girdiği bu ortamda bilişim olmadan ekonominin olmayacağı, büyümenin olmayacağı düşüncesiyle bizleri yalnız bırakmadınız. Bu sektör dünyanın da ülkemizin de geleceğini, insanımızın refahını değiştirebilecek bir sektör. Bu sektör çok hızlı bir şekilde ilerleyen bir sektör. Bütün paydaşlar olarak dünden bugüne bir başarımız var, ancak yarına bunu katlayarak taşımamız lazım. Bütün arkadaşlarımızla dünyayı takip edip bu sektörü büyütmemiz lazım.”

Endüstri 4.0 için yol haritası

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü

Türkiye olarak önceliklerini katılımcılarla paylaşarak sözlerine başlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, üç ana konuda çalıştıkları bilgisini verdi: Türkiye’yi bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi haline getirmek. Bu üç eksende çalışmalar yürüttüklerini, sanayinin gelişmesi adına küresel hazırlıkların tamamlandığını söyleyen Bakan Özlü, “Batıda ‘Sanayi Devrimi 4.0’ denilen, Japonlar’ın ‘Süper

Toplum 5.0’ dedikleri sanayinin modernizasyonu gelişmesiyle ilgili konuda hazırlık çalışmamızı tamamladık. TOBB, MÜSİAD, TÜSİAD, YASAD ve yine TİM ile TTBK’nin katılımıyla platform oluşturduk. 4. Sanayi Devrimi veya Süper Toplum 5.0 faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere çalışma yaptık. Yakında imzalayacağız. Bu kurumlarla birlikte Türkiye’deki Sanayi Devrimi 4.0 faaliyetlerini birlikte yürüteceğiz” bilgisini verdi.

Sektörün buluşma noktası Murat Göçe’nin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan bir konuşma yaptı. Sektör açısından bu zirvenin büyük önem taşıdığını, sektörün tüm aktörleri ile bir araya geldiğini vurgulayan Sayan, şu detayları paylaştı: “Bilişim denilince önce internet akla geliyor, günümüzde ekonomik ve sosyal hayatın, ayrıca üretimin de önemli bir parçası olduğu görülüyor. İnternet ortamı bizzat hayatın gerçeği ve insanlar, fikirler, nesneler, süreçler de Endüstri 4.0 için bir araya geliyor. İnsanın beyin gücü ile üretim gücü ortada. Bu yönüyle, önceki ekonomik süreçlerden çok farklı bir dönem olacak.” Türkiye’de bu yolda önemli atılımlar yapıldığını, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sanayide hakim olacağının aşikar olduğuna dikkat çeken Sayan, bu konuda farkındalığın da olduğuna işaret etti. Sayan

şöyle devam etti: “Tüm süreçleri ile bu ülkemizin meselesi. 4.5G ihalesinde yerlilik gerekliliklerini hepimiz biliyoruz. E-ticaret de büyüyor, internet kullanıcılarının, özellikle çocukların güvenliğine dikkat ediyoruz. Tüm aktörlerin bu konuda birlikte çalışması lazım. Dijital okur yazar gençlere de her alanda ihtiyaç duyuyoruz. Bilişimi hak ettiği yere getirmek için çalışmayı taahhüt ediyoruz.” Türkiye’nin son 15 yılda bilgi iletişim sektöründe birçok atılımlar gerçekleştirdiğini, dünyanın en ileri teknolojisiyle çok ileri alanlarda teknolojilere sahip olunduğunu vurgulayan Fatih Sayan, şu detaylara dikkat çekti: “Bilgi ve iletişim teknoloji sanayilerinin temel girdisi yapmak için altyapının ne kadar önemli olduğunun farkındalığı yaratılmış durumda. Artık işletmecilerimiz altyapıyı geliştirirken, altyapının ortak

kullanılması ve varolan altyapının atıl bırakılmaması, gereksiz yatırımların önüne geçirilmesi önceliklerimiz arasında. Tasarımı, üretimi, dağıtımı, bakım ve onarımı, satış sonrası işlemleri, kaynak verimliliği tüm süreçleriyle bu tüm sanayinin, ülkemizin meselesi haline gelmiş durumda. Özellikle son 4.5G ihalesi yerlilikle ilgili getirilen düzenlemeleri hepimiz biliyoruz. 93,6 milyar TL’ye ulaştı. Bu süreçte kısaca internetin önemine değinip, internette çocuklarımızın güvenliğine dikkat ediyoruz. İnterneti terör amaçlı kötüye kullanma dahil olmak üzere her türlü yasa dışı eylemi önlemek için bütün aktörlerin bir arada çalışması gerektiğini belirtmek istiyorum. Bu süreçte kendi alanındaki bilgiyi analiz edebilecek, yeni bilgi üretebilecek, dijital okuryazarlığı olan gençlere her alanda ihtiyaç duymaktayız, bunların eğitimi için programlar devam etmekte.”

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan


20

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Türkiye’de BT sektörünün ortak değerleri Bilişim Zirvesi ‘16’nın açılış konuşmasını BThaber Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe yaptı. Son yılların en zengin buluşmasını hayata geçirme hedefi ve kapsamlı bir içerikle ‘Endüstri 4.0’dan kaçış yok’ felsefesini paylaşmak istediklerini vurguladı. Bu tanımda ‘evrim’ kelimesini kullanmaya özen gösterdiklerini de söyleyen Murat Göçe, konuşmasına şöyle devam etti: “Evrim bir süreçtir. Dijitalleşmenin dördüncü dalgası olan endüstri 4.0 aynı zamanda yapay zekâ temelli

yepyeni tasarım, planlama, ArGe, üretim, tedarik, kalite, süreç yönetimi, otonom sistemler, hizmet ve müşteri deneyimlerini getirerek dördüncü dalga dijital ekonominin temellerini atıyor. Buna da dijital düşünme metodolojisi yapıyoruz. Bu zirvede 17 farklı konulu konferans, toplam 150’ye yakın panel, söyleşi ve sunum, 240’ın üzerinde konuşmacı ve katılımcı, geleceği konuşmak üzere buluştular. Etkinliğimize destek sağlayan BTHaber yönetici ve ekiplerine, içerik programlarına destek

BThaber Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe verenlere, dijital tasarım çalışmalarında özel destek verenlere, bütün çalışanlara teşekkürümü iletiyorum. Sayenizde yüzü aşan kocaman bir aile

olduk. Sektöre mesajım ise net: Bilişim Zirvesi ve Bilişim 500 araştırması sektörün ortak değerleri ve bunlara desteği esirgememek gerek.”

Tüketiciler, mutfakta bağlantı istiyor Bağlantılı dünya ve BSH’ın konumunu BSH Bosch & Siemens Global Dijital Dönüşüm Başkanı Mario Pieper anlattı. Ev eşyaları dünyasında değişimi, şirketlerin de bu değişime nasıl ayak uydurduğunu sunumunda ele alan Mario Pieper, “Dijitalde varız” dedi ve bunun gerekçelerini şöyle anlattı: “Çünkü tüketici artık bunu istiyor, temelde üründe değişim, ürünlerin bağlantı gücü olmasını bekliyor. Gelecekte ürün mimarisinde yazılım ve donanım mimarisi değişecek, öyle ki, ürün yazılım odaklı işleyecek. Bu gelişim ve değişim ışığında tüketiciye dokunma noktaları da çeşitleniyor. Uygulamalar, sosyal medya kanalları bunun örneği ve tüm bu farklı kanallardan tüketici beklentilerine yanıt verebilmeliyiz. Gelecekte bağlantılı cihaz ve çağrı merkezi ile arada tüketiciye yardım edecek çalışanların yetkinlikleri de değişmek zorunda.” Pieper’e göre, tüketiciyi anlamak, sonra onunla konuşmak, analitik ve profilleme de bu noktada öne çıkıyor. Bunun, şirketlerin temelden radikal bir değişimine işaret ettiğine de vurgu yapan Mario Pieper, şu yorumu yaptı: “Bu dönüşümü yapmaya değer.

BSH Bosch & Siemens Global Dijital Dönüşüm Başkanı Mario Pieper Çünkü belirttiğim gibi, tüketiciler bunu istiyor, bağlantılı cihaz bekliyor. En çok bağlantı mutfakta ve orası artık yeni oturma odası. İşte bu yüzden bağlantılı cihazlar burada öne çıkıyor. Home Connect ise bu noktada tek bir uygulama ve Wi-Fi bağlantısı ile çözüm ekosistemi sunuyor, ev eşyalarında yeni bir dönem oluşturuyor.” Gelecek aydan itibaren Home Connect yapısındaki birçok başlığın

Türkiye pazarında yerini alacağı bilgisini veren Pieper, insan-makine, hizmet-fonksiyon bağlantılarının değiştiğini de vurguladı. “Ama bu değişimde herşeyi yenide icat etmek yerine, elimizde olanların ‘bağlantılı’ olmasını istiyoruz ve Home Connect de bunun bir örneği” bilgisini veren Mario Pieper, örnekleri şu sözlerle çeşitlendirdi: “Herkes siteye girip kendi

uygulamasını geliştirebilir, test edebilir. Hangi arayüzler var, bunlara ulaşabilirsiniz. 350 kişi bu portale kayıtlı ve 25 tane ortağımız var bu platformda. Yazılım geliştirme kitine küresel bazda çok rahat ulaşabiliyor, kolayca test edebiliyorsunuz. Bu tamamen sofistike bir yazılım yaklaşımı. İyi fikirler dışardan geliyor ve hackathon ile biz de bunları da öğrenmeye çalışıyoruz. Yeni ürünlerimize WeWash ve Mykie’yi örnek gösterebiliriz. WeWash ile ortak kullanılan çamaşır makinaları var ve bir aplikasyon yardımıyla o anda o çamaşır makinasının müsait olup olmadığını görebiliyor, ödemeyi yapabiliyorsunuz. Bu uygulama 2017 yılında piyasaya sürülecek. Mykie ise kişisel asistan ve soyut zekaya sahip. Mutfakta yemek yaparken size yardım ediyor, sağlıklı yemekler pişirmeniz konusunda destek veriyor. Ev eşyası sektörünü geliştirmek için çalışıyoruz. Herşeyin temelinde bağlantı gücü var ve Home Connect ile farklı bir mutfak deneyimi sunacağız. Gelecek kesinlikle bağlantılı bir dünya olacak ve biz bu anlamda bir numaralı platform olmak, daha üstün mutfak deneyimi yaratmak istiyoruz.”


22

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Çok beklerseniz yarışı kaybedebilirsiniz Yazılmın önemini her noktada her şirket için artırdığını belirterek sunumuna başlayan Dijital ve BT Yönetim Danışmanı ve ‘Agile IT Organization Design’ kitabının yazarı Sriram Narayan, şirket olarak yazılım geliştirdiklerini, yazılım mühendislerine ve şirketlere dijital gelecek için nasıl düşünmeleri gerektiğini göstermeye çalıştıklarını vurguladı. “Bu gelecek, geleneksel yapıda daha iyi olmaktan çok daha fazlası” diyen Narayan, bu nedenle dijitale ve inovasyona, dönüşüm programlarına yatırım yapıldığına dikkat çekti. Bu dönüşümün ‘gelecekte nasıl olmak gerektiği’ ile bağlantılı olarak şekillendiği bilgisini veren Narayan, şu bilgileri paylaştı: “ThoughtWorks olarak küresel bazda bilişim danışmanlığı hizmeti sunuyoruz. Dijital gelecek yalnızca satış, pazarlama ve işletme açısından değil, dijital bilgi teknolojileri açısından da önemli. Basit bir örnekle başlayalım. Arabamızı servise götürüyoruz. Ama diyelim ki yarıştayız. Böyle bir durumda F1 yarışında olduğu gibi dört lastiğin değiştirilmesi 3 saniye sürerdi. Bu tür bir organizasyon yapısını oluşturan insanlar, sadece maliyet etkinliği düşünmüyor. Bu da ilk prensibimizi gösteriyor, yani ‘maliyet

Dijital ve BT Yönetim Danışmanı ve ‘Agile IT Organization Design’ kitabının yazarı Sriram Narayan etkinlik yerine yanıt verme hızına göre organize etmek’. ‘Biz yarışta mıyız?’ diye sorarsanız cevabım evet. Biz burada yazılım geliştirmede bilgi süreciyle çalışıyoruz. İki konu var ve ben bunlardan birine odaklanacağım: Maliyet etkinliği açısından yaptığımız BT ürününün bir an önce çalışmasını sağlamak. Proje esnasında ekipler arasındaki işbirliği zor olabiliyor, süreç uzayabiliyor. Daha sonra paylaşılan

hizmetler daha üst düzeylerde karşımıza çıkıyor. İlk bakış açısı bu, yani maliyet etkinlik yerine, hızlı cevap verebilirlik konusunda kendimizi organize etmek.” Narayan’ın paylaştığı ikinci unsur tahmin edilebilirlik yerine değer konusunda çalışmak. “Yazılım geliştirme konusunu olduğu gibi anlamıyoruz” eleştirisini yapan Narayan, yorumlarına şöyle devam etti:

“Kitapta bilgi ekonomisinde özellikle ustalıkla motive olunduğunu söylüyoruz. Özerklik ile bana her gün ne yapmam gerektiği söylenmiyor, mikro düzeyde yönetilmiyorum. Ustalık aslında mükemmeliyetçiliği aramak. Ancak organizasyon açısından baktığımızda, iyi bir teknik personel altı -dokuz ay çalışıyor, sonra diğer projeye geçiyor. Bu ustalık yaratmaz. Kurum içerisinde yetkinlik, ustalıktan geliyor ve ustalık içsel motivasyondan kaynaklanıyor. Bununla ilgili yapabileceğimiz şeyler var. İşletme modellerinde bu motivasyonu sağlamanın koşullarına yönelik birtakım önerileri kitabımda daha detaylı anlatıyorum. Korunması gerekenleri koruyun, geri kalanlarını en azından okumaya açın ve en azından insanlar bilgiyi keşfetsin. İş tanımında yazmasa bile bu şekilde insanların bilgiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Yani okumaya açık bırakacağız bir yapı önemli. Kapalı ofislerde birbirine bakan masalardan daha geniş, açık ofislere geçiyoruz. Burada iki tür alana ve özel ofislere ihtiyaç var. Bu noktada benim çalıştığım endüstri alanında kanıtlanmış vaka çalışmalarını bekleyemeyiz. Çok beklerseniz, yarışı kaybedebilirsiniz.”

Sistemlerin birbiri ile iletişimine izin verin Bilişim Zirvesi ‘16’daki sunumunda imalat sektöründe dijitalleşme konusuna odaklanan Robert Bosch Engineering & Business Solutions Başkan Yardımcısı ve İşletme Birimi Başkanı Gaur Dattatreya, bağlantılı olmaktan bahsedildiğine, bağlantıda olmanın güç kazandığına dikkat çekti. Tüm sektörlerde sistemlerin birbiri ile bağının kurulabilmesinin hem finansal hem zaman odaklı avantaj sağladığı bilgisini veren Gaur Dattatreya, şöyle devam etti: “Fiziksel dünyada bunlar var. Bir de siber fiziksel sistem var ve burada heyecan verici bir dünya karşımıza çıkıyor. Üretim tesisimizde pek çok sensör var ve bunlardan veriler geliyor. Bir katmanı dikey katman olarak nasıl bağlantılandırabiliriz? İlk kattan en üst kata kadar yani üretilen parçaların olduğu bölüm nasıl bağlantılandırılabilir? Yatay entegrasyonda ise bu hammaddelerin fabrikaya nasıl geldiği, nasıl iletildiği sorularına yanıt aranıyor. Bosch, yedi başlıkta endüstri 4.0’ı ele almaya karar verdi. İnsanlar en önemli aktörler ve otomasyonun iş gücünü nasıl etkileyeceği yönünde sorular var. Bence de otomasyon işgücüne yönelik ihtiyacı azaltacak, ama yüksek eğitimli kişilere ihtiyaç da

Robert Bosch Engineering & Business Solutions Başkan Yardımcısı ve İşletme Birimi Başkanı Gaur Dattatreya artacak. Sonuçta tüm gelişimlerin hepsinin merkezinde insanlar var.” ‘Neden’e değil, ‘nasıl’a yanıt arayın Tüm dünyada Endüstri 4.0 odaklı bir uyarlama gerçekleşiyor, bütün dünya akıllı imalatın nasıl yapılabileceğini tartışıyor. “Bu, tek başına oynanabilecek bir oyun değil” diyen Dattatreya, bu başlıkta Bosch’un

stratejisini ve attığı adımları şöyle anlattı: “Bosch’da kendine has bir pozisyonumuz var. Hem lider sağlayıcı hem lider kullanıcıyız. Lider sağlayıcı tarafında Bosch, küçük sensörler mikro elektronik sensörleri gibi pek çok parça yapıyor. Paketleme makinaları gibi büyük makinalar da yapıyoruz. Dijital destek yazılımlarının hepsi Bosch’ta. Ekim

itibariyle fabrika sayısı 276 oldu. Bu yeni teknolojilerimizi kendimiz için de kullanıyoruz. Lider kullanıcı tarafında ne kadar etkin olduğunu anlayabilmek için pilot çalışmalar yaptık ve yüzde 10’luk etkinlik artışı, yüzde 30’luk verim artışı sağlandı. Bütün değer sistemlerine ciddi değer kattığını gördük. Son aşama entegre üretim ağları ile tüm dünyada hatlar birbirlerine bağlı ve bu anlamda çok ciddi fayda sağladığını söyleyebiliriz. 11 tane fabrika birbirleriyle bağlantılandırıldı ve birlikte çalıştıkları için yüzde 25 oranında etkinlik sağlandı. Farklı yazılım çözümleri var. Hatlarda robotların üretim etkinliğini arttırdığını söyleyebiliriz. Bosch dünyada ilk defa siyah renkli bir scan oluşturdu. Üzerinde yüzlerce sensör var ve bu da robotu güvenli hale getiriyor. Bu sensörler sayesinde bu alana bir insan geldiği zaman hemen duruyor. Yeniliklerden bir tanesi bu. Yazılım platformumuz ve farklı çözümlerimiz uçtan uca bir kapsama sağlıyor. İki temel mesaj var Endüstri 4.0’da ve soru da artık ‘neden?’ değil, ‘nasıl?’. Çünkü bu teknolojiler sizin üretim maliyetlerinizi aynı tutarken, Endüstri 4.0’ kullanan diğer imalatçıların etkinliği artacak, maliyetleri düşecek ve siz de rekabet gücünüzü yitireceksiniz.”


Panasonic, Windows 10 Pro ürününü önerir.

DOĞUŞTAN DAYANIKLI, * DOĞUŞTAN PAZAR LİDERİ

Intel® Core™ m5-6Y57 vPro™ işlemci teknolojisine sahip Toughbook CF-20

En zorlu yerler ve en zorlu koşullar için varız. Son 20 yıldır, olabilecek en iyi dayanıklı teknolojileri sunuyoruz. Kendi kategorisinin zirvesindeki ürünleri araştırmak ve geliştirmek için sergilediğimiz tutkuyu kutlama adına, sizlere Toughbook teknolojisinin doğduğu Japonya’ya tüm masrafları tarafımızca karşılanmış bir seyahat kazanma fırsatını sunuyoruz. Yarışmamıza katılmak ve Toughbook’un işinizde size nasıl destek olabileceğini öğrenmek için http://business.panasonic.co.uk/toughbook-20-years/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

*VDC’nin, 2015 Kurumlar ve Kamu Sektörüne Yönelik Mobilite Çözümleri Gelir Analizine göre Dayanıklı Dizüstü ve Tablet Pazarı.

Intel, Intel logosu, Intel Core, Intel vPro, Core Inside ve vPro Inside, Intel Corporation’un ABD ve diğer ülkelerdeki ticari markalarıdır.


24

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Dijital işler, dijital kazançlar Açılış konuşmalarının ardından paralel salonlarda gerçekleşen oturumlardan biri ‘Dijital İşler, Dijital Kazançlar’ Teknoloji Platformu oldu. Haliç Kongre Merkezi Marmara Salonu’ndaki platformda açılış konuşmasını BiggPlus Group İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su M. Enis Karslıoğlu yaptı. ‘Bilişim Teknolojilerini Bayi, Çalışan, Müşteri Ödüllendirmede Nasıl Kullanırsınız?’ başlıklı sunumu ile Enis Karslıoğlu, bağlılığın duygusal olduğuna dikkat çekti. Bağlılığın sihir yarattığına da işaret eden Karslıoğlu, bu noktada hedef kitleyi iyi tanımanın bir gereklilik olduğunu da vurguladı. Markaya yönelik bağlılığın bayi, çalışan ve müşteri bağının sonucu olduğuna değinen Karslıoğlu, sanal mağazada sadakat uygulamalarını ise şöyle sıraladı: Bayi ve içerik yönetim programı BIGGCLUB, küresel çalışan takdir ve sosyal ödüllendirme platformu BIGGSTARS, online ödül ve avantajlar dünyası BIGGREWARDS, satış ekipleri ödüllendirme platformu BIGGSALES ve mobil sadakat programı BIGGY. Bu platformda ikinci sunumu Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi Danışmanı Yelda İpekli yaptı. ‘Marka Olmak Kolay, Yönetmek Zor’ sunumu ile Yelda İpekli, insanların şirket, ürün veya hizmetleri hakkında topluca hissettikleri, düşündükleri ve söylediklerinin ‘marka’ kavramını oluşturduğunu belirterek, “Marka kafada değil, kalpte oluşur. Algısaldır ve ürüne yönelik duygusal tepkidir” açıklamasını yaptı. Bu noktada marka yönetiminin de pazarlama tekniklerini kullanarak insanların markaya ilişkin algı ve tutumlarını etkileme süreci olduğuna işaret eden Yelda İpekli, “Geleceğin pazarlaması; tüketiciler için yapmak ve söylemek değil,

tüketiciler ile birlikte yapmaktı” dedi. Hiçbir sosyal ve tüketici dinamiğinin, pazarlama disiplinini internet ve GSM kadar kökten değişime zorlamadığına işaret eden İpekli, bu yeni dünyayı da ‘interaktif tüketici imparatorluğu’ olarak tanımladı. Bireyselleşen ve etki gücü artan bir tüketici kavramı ışığında İpekli, küresel bazda bu kavrama yanıt

veren başarılı küresel markaları da sunumunda örnekledi. Platformun ilk paneli ‘Girişimler ve Markaların Dijital Müşteri Ekosistemindeki Buluşması’ başlığında düzenlendi. Magnetic London İstanbul Direktörü Ece Gül’ün yönettiği panelin katılımcıları ise Kolektif House Kurucu Ortağı Ahmet Onur, İyisahne.com

kurucusu ve CEO’su Sinan Zabunoğlu, Mutlubiev kurucu ortağı ve CEO’su Tayga Baltacıoğlu ve Kolay Randevu İnternet Hizmetleri kurucu ortağı Uğur Çivi oldu. Farklı başlıklarda hayata geçen her bir girişim, başarıya ulaşma kriterlerini katılımcılarla paylaşırken, Devamı 27. sayfada


BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

DOSYA

27

Baştarafı 24. sayfada hedefleri hakkında da bilgiler verdi. İletişim arası sonrası ilk sunumu ‘Dijital Dünyada Deneyimleyerek Pazarlama’ başlığında Influanza kurucu ortakları Selçuk Kızıltuğ ve Sercan Lir yaptı. KOBİ’ler için influencer marketing odaklı bir yapıyı hayata geçirdiklerini belirten Kızıltuğ, “Microinfluencer; satın alma kararlarını etkilediği gibi, bu kitle yaptıkları paylaşımdan kazanç da elde etmek istiyor” bilgisini paylaştı. Bu tabloda KOBİ’lerin de influencer marketing çalışmalarına dahil olmak istediğini vurgulayan Kızıltuğ, bu noktada Influanza’nın önemli bir çözüm sunduğu bilgisini verdi. Bu yapı ile firmaların kendilerine uygun mikroinfluencer bularak birlikte çalışabildiklerini, böylece kendi ürün ve servislerini tanıtabildiklerini belirten Sercan Lir, şöyle devam etti: “Hedefimiz; haftalık yüzde 5 kullanıcı ve proje artışı ile platformun kullanımını genişletmek. Mart 2017’de de mobil uygulamamız kullanımda olacak. Bu yapıda 190’a yakın firma, 505 influencer ile sayısız proje yürütülüyor. Bu Avrupa ve ABD’de büyük bir pazar. Eylül ayında Berlin pazarını test ettik ve hedefimiz, Ocak ayında Berlin’e yerleşmek ve yeni bir yatırım turu almak.” “Yediğin İçtiğin Benim Olsun, Gördüklerini de Anlat!” sunumu ile Gurulogy kurucusu ve yemeiçme, yaşam stili yazarı Serra Tükel söz aldı. Arkas Holding’de görev yapan Tükel, 3.5 yıl önce kendi sitesini kurduğunu, 5 yıldır içerik ürettiğini belirterek konuşmasıına başladı. “Etkileşim başlayınca merkezler de kendilerine çekidüzen verdi, blogger’lar öne çıktı” diyen Serra Tükel, “İçerik kraldır, ama asıl kral context, yani uygun durumda, zamanda ve insanda yapılan eşleştirmeler” eklemesini yaptı. Tükel, dünyaca ünlü şeflerle bir araya gelme imkanı bulduğunu da vurguladı. ‘Dijital Vergi’ başlıklı sunumuyla Centrum Consulting Şirket Ortağı Ramazan Biçer, önemli bilgileri katılımcılarla paylaştı. Dijialleşen dünyada verginin hızlı dönüşüm, yeni vergi kaynakları, gizli ortaklar ve vergi kanunlarının yetersizliği ile karşı karşıya olduğunu belirten Ramazan Biçer, uluslararazı bazda bu başlıktaki düzenlemeleri örnekledi. Bunların Türkiye’ye yansımaları başlığında da Biçer, Vergi İdaresi’nin çalışmalarını, dolaylı vergileri ve doğrudan vergileri katılımcılara anlattı. Sektörü vergilendirme konusunda dönüşümün göze çarptığını belirten Biçer, “Vergisel değişiklikleri yakından izlemek gerek” yorumunu yaptı. Günün son paneli ‘Dijital Fikirleri Dijital İşe ve Kazanca Dönüştürmek’ başlığında düzenlendi.

Endeavor Türkiye Kurucu Genel Sekreteri Didem Altop’un yönettiği panelin katılımcıları ise TTGV Genel Sekreteri Dr. A. Mete Çakmakçı ile Inveon kurucusu ve CEO’su Yomi Kastro oldu. E-ticarette büyümeye vurgu yapılan panelde, pazar yerlerinin ivme kazandığına da dikkat çekildi. Bunun bir adım sonrasının paylaşım ekonomisi olduğuna, bunun da

konvansiyonel uygulamaları rahatsız edebildiğine dikkat çeken katılımcılara göre, pazar yeri örnekleri hep gelişecek. Teknolojiye sahip olmanın ucuz hale geldiğine işaret eden panel katılımcıları, KOBİ tarafında ise bulut bilişim ve hosting’de katma değerli servislerin öne çıktığına, KOBİ’ler için BT yatırımı yapmanın biraz olsun kolaylaştığına işaret ettiler.

GAZİANTEP ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

karşı-

Uygulama Amaç

Toplamda 44 Data Center altında toplanarak Çözüm

Data

metrekare alana de, her

aynı ağa Center altında

kullanılarak Felaket Kurtarma Alt Yapısı oluşturuldu. toplanarak 2016 yılının Ocak-Şubat aylarında hayata

İstar Hakkında alt yapısı kullanılarak FKM yapısı oluşturuldu. Faydalar • sağlandı. •

tek

noktada

yatırım

yapılarak -

Tüm

personele

• • İnternet çıkışı kayıt altına alındı. • • sağlandı.

ortadan

kaldırıldı.


28

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

CRM operasyonlarında 4.0 Paralel salonlarda gerçekleşen oturumlardan biri ‘CRM Operasyonlarında Endüstri 4.0’ Sosyal Buluşma Platformu oldu. Açılış konuşmasını ise ‘CRM 4.0’ başlığında AvivaSA Dijital Dönüşüm Bölüm Yöneticisi ve CRM Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emek Akbal yaptı. Teknolojinin günlük hayata tamamen entegre olduğunu, dijital bir dünyada yaşadığımızı belirterek sunumuna başlayan Emek Akbal, bu dijital dünyanın hayat tarzımızı temelden değiştirdiğine dikkat çekti. Bunun sonucunda iş yapış tarzlarının da değiştiğine işaret eden Akbal, bu değişimin temel başlıklarına değinerek, şöyle devam etti: “Cihazlarda, iletişimde, ürün ve videoda, iletişim frekansında, içerikte, sosyal ortamda, alışverişte büyük bir değişim var. Günümüz tüketicileri sadece ilgili sektördeki firmaları rakipleri ile kıyaslamıyor. Daha az tolerans gösteriyor ve kendi aralarında diyalog geliştiriyorlar. Daha az sadıklar ve çok daha bilgililer. Giderek çok kanallı kullanıcılara dönüşüyorlar” dedi. Müşteri merkezli düşünmenin bir gereklilik olduğunu vurgulayan Akbal, kitlesel pazarlamanın geçmişte kaldığını belirterek, yeni gerçeğin B2I, yani kişisel pazarlama olduğunun altını çizdi. Esri Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Caner Elçi, ‘Müşterilerinize Yukardan Bakın’ sunumu ile önce Esri yapısı ve küresel dağılımı hakkında bilgi verdi, ardından coğrafi bilgi sistemleri hakkında detaylar paylaştı. ArcGIS Platformu hakkında bilgileri katılımcılara aktaran Elçi, bu yapının birçok platformda sağladığı faydaları da paylaştı. ‘CRM Operasyonlarında Müşteri Merkezli Çözümler’ panelinin yönetimini AvivaSA Dijital Dönüşüm Bölüm Yöneticisi ve CRM Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emek Akbal üstlendi. Panelin konukları ise CRM Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Aleksi Komorosano, Esri Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Caner Elçi, Berlitz İstanbul Operasyon Müdürü Cem Agin ile Cloudyflex CEO’su ve CRM Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Çavuşoğlu oldu. Bilgilerin CRM sisteminde işlenmesinin önemine işaret eden katılımcılar, bulut bilişimin de BT birimleri için elzem olduğuna vurgu yaptı. “Müşteriye değer katabilmek öncelik olmalı. Kurgu doğru olsun ki bulut odaklı risk en aza insin” yorumunu yapan katılımcılara göre, şirketler bu başlıkta güvenliği de sağlamak zorunda. ‘Sürüden Ayrılın: Farklı Düşünün’ sunumuyla Jarvis CEO’su Gamze Olgun Parıldamış, değişen dünya ışında sürüden ayrılıp farklı düşünmek gerektiğine dikkat çekti. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim, internet kullanımındaki artış, mobil teknoloji

kullanımında artış, sosyal medya kullanım alışkanlıkları ışığında önemli bir değişime dikkat çekti. Küresel pazar anlayışı, bilinçli müşteri ve toplumsal yaşam biçimi değişimine değinen Parıldamış, farklı düşünmenin önemine vurgu yaptı. AvivaSA Dijital Dönüşüm Ofisi Veri Bilimci Cemre Mehmet Özdemir, ‘Veri Odaklı Şirket Olmak’ sunumunda verinin önemi kadar, veri odaklı olmanın anlamına, BT ve iş birimi arasındaki bağların nasıl güçlenebileceğine, veri odaklı şirket olmak için şirket kültürünün nasıl

değişmesi gerektiğine dikkat çekti. Veri yolculuğu için de Özdemir önerilerini şöyle sıraladı: “İş ihtiyaçlarına uygun bir yol haritası hazırlayın. İş birimleri ile BT birimleri arasında işbirliği geliştirin. Veri çöplüğü oluşturmayın. Sistemler arasında tutarlılık sağlayın. Kültürel bir değişim başlatın ve bunun bir parçası olun. Usecase’lerle ilerleyin ve Qwin’ler ile güven kazanın. Çevik olun, basitlik prensibine de bağlı kalın. Sonuçta her müşteri deneyimini de hesaba katın.” ‘CRM Operasyonlarında 1e1 Pazarlama’ başlıklı sunumuyla CRM Akademi Genel Müdürü Göktuğ

Ataç, “2020’ye gelindiğinde müşteri deneyimi; fiyat ve ürünün temel ayırıcılarından biri olacağını gösteriyor” diyerek pazarlama liderinin hedefinin marka oluşturma kadar, birebir bağlantı olduğunu belirtti. Birebir müşteri deneyimini analiz edebilmek için gereken teknoloji mimarisinde CRM ve kanalın önemine işaret eden Ataç, “Merkezde CRM uygulaması ve etrafında ona bağlı kanalların oluşturduğu bir mimari gerekli. Tüm kanallar, doğrudan entegre olabilen ve CRM’in eklentisi gibi çalışabilecek altyapıda olmalı” dedi.


30

DOSYA

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

BThaber

5 - 11 ARALIK 2016

Dijitalleşmiş fabrikalar ve müşteri beklentileri ERP Komitesi tarafından Bilişim Zirvesi kapsamında biz dizi etkinlik düzenlendi. Etkinliğin birinci günü gerçekleştirilen Kurumsal Dönüşüm Temalı Salonda, kurumların Endüstri 4.0 akımıyla ile birlikte dijitalleşmenin gittikçe arttığı bir dünyada mevcut iş yapma modellerinin değişimine ayak uydurabilmeleri için dijital dönüşüm ve unsurları konuşuldu. ERP Komitesi ve Kurumsal Dönüşüm Platformu Koodinatörü M. Göker Sarp’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda, Şenol Balo, “Herkes bir gün yazılımcı olacak!” konseptli bir konuşma gerçekleştirdi. Projesis Genel Müdürü Hasan Kemahlı’nın “Endüstri 4.0 Kapsamında Üretim İyileştirme ve MES”, Isısan Bilgi İşlem Müdürü Ömer Çolakoğlu’nun PLM ile 3DCAD ve ERP Entegrasyonu başlıklı ERP başarı hikayesi konuşması, FIT Solution Genel Müdürü Koray Bahar Gültekin’in “e-Dönüşümün yeni oyuncuları, e-İrsaliye ve İhracat Faturası” konuşması izledi. e-Logo Genel Müdürü Cahit Güvensoy ve Destek Ekip Lideri Ergin Hepşen’in birlikte yer aldığı “e-Mutabakat ile süreçlerde hızlanma” konseptli konuşmaları ve Neta İşletme Müdürü Murat Erarslan’ın “Dijital İz” başlıklı ERP Başarı hikayeleri konuşmaları gerçekleştirdiler. ERP Komitesi ile Kurumsal Dönüşüm Temalı Salonu’ndaki program, Türkiye’de Verimlilik ve Şeffaflık Düzeyi ile Türkiye’de ERP ve MES Kullanımının konuşulduğu Üretim Sistemleri Danışmanı Kenan Berkdemir’in moderatörlüğünü yaptığı, Isısan Bilgi İşlem Müdürü Sn. Ömer Çolakoğlu’nun, Projesis Genel Müdürü Sn. Hasan Kemahlı ve Step Teknoloji İş Geliştirme Yöneticisi Elektrik Mühendisi Sn.Hakan Erol ‘un konuşmacı olarak yer aldığı “Endüstri 4.0’a Hazır mıyız?” paneli ile tamamlandı. Gelecekte, dijitalleşmiş fabrikalar, müşterilerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını tahmin ederek veya öğrenerek neyi nasıl üreteceklerine kendileri karar verecekler.


32

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Dijital Çağın Kadınları Etkinliğin ikinci günü Balat Salonu’nda ‘Dijital Çağın Kadını’ Teknoloji Platformu katılımcılarını ağırladı. Açılış konuşmasını ise KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, ‘Dünyada ve Türkiye’de Kadın Bilişimci İstihdamı ve İstihdamın Artırılması’ başlığında yaptı. Bu konuda kurumsal farkındalığın gelişmesi için atılması gereken adımları anlatan Sanem Oktar, kadın istihdamının artmasının bireysel ve toplumsal bazda ekonomik faydalarına da değindi. ‘Dijital Çağda Kadın Olmak ve Dijital Dönüşümü Yönetmek’ sunumu ile TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri Kurucu Ortağı Tülin Akın, “Her 1000 kadından sadece 29’u bilişim veya ilgili bir alandan mezun oluyor ve sadece 4’ü bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilgili bir işe giriyor” derken, teknoloji şirketlerinde kadının konumunu değerlendirdi. Vodafone Akıllı Köy projesi kapsamında TABİT olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi veren Tülin Akın, verimli çalışmalarının süreceğini vurguladı. “Biyolojik ve Sosyolojik Evrimin Çatışmasının Gölgesinde Kadın, Bilim, Toplum” sunumu ile Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Özdağ, hayatta kalma içgüdüsü hakkında bilgiler verdi. Hayatta kalma ve genetik materyeli bir sonraki nesle aktarma, içgüdü, sosyokültürel yapı ve ortamın etkili olduğunu belirten Özdağ, “Kadın olmadan nesil korunamaz ve kadının 1920’lere, eve çocuk bakmaya yönlendirilmesi beklenemez” diyen Özdağ, ekledi: “Ama annelik kavramı süreç içinde değişecek ve bunun maliyeti büyük olacak. Bu nedenle doğru modeli sosyologlar, psikologlar ve doktorlar geliştirmeli, politikacılar da bu süreçte yer almalı.” Cohn&Wolfe İstanbul Genel Müdürü Gaye Sınmaz’ın yönettiği “Kadın CIO’lardan Başarı Hikayeleri” panelinin katılımcıları Ulkar Holding Nobel Pharmaceuticals CIO’su ve İcra Kurulu Üyesi Bidar Özgür Ulutaş, Bosch Sanayi ve Ticaret Bilgi Teknolojileri Direktörü Emel Tural ve Betek Boya CIO’su Feza Zengin oldu. Katılımcılar üniversite yıllarından iş hayatına kadar geçen süreçte kadın olarak konumlanmanın ve ilerlemenin zorluklarına ve kendi deneyimlerine işaret ederken, ortak bir mesajda birleştiler: “Bilişimin kadını erkeği yoktur. Çünkü bilgi ve birikime dayalı bir iş yapıyoruz.” Bu salonun ikinci paneli “Bilişimde Bugünden Yarına” ise Turkish Women’s International Network Kurucusu Melek Pulatkonak’ın yönetimiyle gerçekleştirildi.

Konuşmacılar ise GEDS Kurucu Ortağı Gülay Özkan ve Facebook Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem oldu. Teknolojinin insan, duygu ve kültüre odaklı geliştirilmesi gerektiğine inandığını vurgulayan Gülay Özkan, varolan üretim sistemindeki sorunlara işaret etti. Nilay Erdem ise Facebook üzerinde kadının güçlenmesinin desteklenmesi yönünde yaptıkları çalışmaları örnekleri. Katılımcılar, felsefe eğitiminin verilmesi gerektiğini vurgularken, yaratıcı düşünme tekniklerinden yararlanmanın ve basit bir seviyede dahi olsa kodlamayı öğrenmenin gerekliliğine işaret ettiler. Öğle arasının ardından devam edilen oturumlarda ilk sunumu TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı & Üretkeniz.biz Kurucusu Melek Bar Elmas, “Bilişim ve Yazılım Alanında Kariyer Yapan Kadınlar” başlığı le katılımcılarla paylaştı. Türkiye’de kız çocuğu, genç, yetişkin kadın olmanın taşıdığı zorlukları ve sıkınıları anlatan Melek Bar Elmas, benzer bir zorluğun Türkiye’de bilişimde kadın olma başlığında da kendini gösterdiğini şu örnekle paylaştı: “Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar

Bilimleri Mühendisliği’nde 1977’de 20’si erkek, 4’ü kadın olmak üzere 24 Bilgisayar Mühendisi adayı eğitime başladı.” Küresel bazda ise BT sektöründe kadın istihdamının yıldan yıla artışına işaret eden Melek Bar Elmas, TOBB Türkiye Yazılım Meclisi’nin 13 Aralık 2016 Soft_ Away Açılış Konferansı duyurusunu da katılımcılarla paylaştı. Gurulogy.com Kurucusu ve Yemeİçme & Yaşam Stili yazarı Serra Tükel “Dijitalleşen Dünyada Sorumlu Kullanıcı Olmak” başlıklı sunumuyla, sosyal medya içeriklerinin özgün, samimi, bilgilendirici, doğru Türkçe kullanılan ve pozitif olmasının önemine dikkat çekti. Serra Tükel, dijital platformlarda sosyal sorumluluk başlığında gün be gün gelişen örnekleri ve kullanım ilgisi ile öne çıkan platformları da katılımcılarla paylaşarak, “Değişimi bizler yaratacağız” dedi. Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Academy Eğitim Koordinatörü Levent Karadağ, “Kadınları Bilişim Okuryazarı Yapmak” sunumuyla IoT odaklı gelişime farklı cihazları örnekleyerek dikkat çekti. TBD

ve İstanbul Academy olarak kadınların bilişim sektöründe gücünün artması için hazırladıkları içerikler ve düzenledikleri etkinliklerden örnekler paylaşan Levent Karadağ, herkesin dijital dönüşümde yerini almasının önem taşıdığını vurguladı. “İnternetin Fenomen Kadınları; Bütün Kadınların Bir Web Sitesi Olmalı, Girişim/ Yatırım/e-Ticaret!” başlıklı söyleşiye Kadın Bilişimci Platformu Genel Koordinatörü Büşra Emirli, Classloom Bilişim Kurucusu ve CEO’su Özlem Açıkel Turhan ile Reeder CSO’su Sezen Sungur Saral katıldı. Kadınların bilişim sektöründe hobi olarak başlayabilecekleri, ama elde edilen sonuçlar ışığında bunları başarılı iş pratiklerine dönüştürebileceklerini vurgulayan katılımcılara göre, doğru adımlarla bu hamlelerden büyük değerler üretmek de mümkün. ‘Dijital Çağın Kadını’ salonunda son panel “Kadın Bilişimci Okur-Yazarlığı: Kadınlar Geleceğin Dijital Dünyasını Nasıl Kurabilir?” başlığında düzenlendi. Paneli Dijital Dönüşüm Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dilara Eldaş yönetirken, panelistler ise TBD Kadın Grubu ve Yeni Hayat Atölyesi Bilişim Proje Yöneticisi Birsen Aytaç Işık, Creasoup Ajans Başkanı Eray Endeş, Teknolojik Anneler Blog Yazarı Derya Divrikli Gül ve Teknolojik Anneler Blog Yazarı İpek Süer oldu. Kadınların anneliğin yanında bilişimde kendini geliştirerek dijital dünyada pay sahibi olabileceğine işaret eden panelistlere göre, bu sadece kadınlar için değil, ülke için de büyük bir değer anlamına geliyor.


FARKLIYIZ STOK

UZMANLIK

DENEYİM

STOK

FARKLI

TESLİMAT GENİŞ BAYİ AĞI

STOK

GÜÇLÜ

KATAN

HIZLI

DENEYİM

FARKLI

GÜVEN

DEĞER

GÜÇLÜ

GÜVEN

)

DEGER K ATAN DAGITIC INIZ )

www.sedna.com.tr


34

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Yeni Nesil Kentler ve Akıllı Dönüşüm Yeni Nesil Kentler ve Akıllı Kentsel Dönüşüm platformunun açılış konuşmasını Context World Kurucu Ortağı ve CEO’su Howard Davies, “Akıllı Evler Dijital Ekosistemin Nasıl Parçası Olabilir?” (How Smart Homes Can Be Part Of The Digital Ecosystem?) başlığında yaptı. Context hakkında bilgiler paylaşan Howard Davies, akıllı dünyayı akıllı şehir, akıllı ofis, akıllı araçlar, akıllı insanlar, akıllı ev ve akıllı perakendecilik olarak tanımladı. İnsanlar için IoT’in ne anlama geldiğine bakmanın önemine işaret eden Davies, ‘akıllı ev’ konseptini ve içerdiği başlıkları, bu ev yapısında beklentilerini paylaştı. Bu noktada kullanıcılara çekici gelecek unsurlara önem verilmesini de gereklilik olarak tanımlayan Davies, akıllı ev başlığında hızlı bir gelişim olduğunu, perakendecilerin de bu değişimleri yakından takip etmesi gerektiğini kaydetti. Novusens Inovasyon Kurucu Ortağı ve TBV Yönetim Kurulu Üyesi Berrin Benli, “Şehrin Akıllı Hali” başlıklı sunumuyla ‘Türkiye Akıllı Şehirler Değerlendirme Raporu’ hakkında bilgiler paylaştı. Akıllı şehir yaratma yolundaki zorluklar olarak ‘kaynaklar’ önemli bir yere sahip olurken, Akıllı Şehir Uygulamalarında Kritik Başarı Faktörleri başlığında aşağıdan yukarı yenilikçi yaklaşımların, yani açık veri uygulamalarının, yaşayan laboratuvar (living lab) yapılarının ve hackathon’ların önemine vurgu yapıldı. Berrin Benli, mevcut akıllı şehir uygulamalarının beklenildiği ölçüde bulut bilişim ve büyük veri analitiğinden faydalanmadıklarını, ama bu konuda potansiyel olduğunu belirtti. Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, “Akıllı Şehir, Akıllı Dönüşüm” başlıklı açılış konuşması ile e-Bildirgeye geçiş ile elde edilen

avantajları katılımcılarla paylaştı. “Çalışanlarımız işlemlerini istedikleri zaman ve güvenli yapabiliyor” diyen Fazlı Kılıç, vergi ödemelerinin son günlerinde oluşan sıraların

artık olmadığını da vurguladı. Akıllı şehirlerle oluşan altyapı ve mobil cihaz kullanımının yaygınlığı ile insanların vergi ödeme, evrak takibi, akıllı duvarlarla işlem takibi gibi

konularda elde edilen avantajlara işaret eden Fazlı Kılıç, “Belediye ile ilgili gelişmeleri takip edebilmek, vatandaşta kamu güvenini sağlıyor. Devamı 36. sayfada


36

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Baştarafı 34. sayfada Daha yapacağımız çok şey var ve yatırımlar konusunda yönetimvatandaş arasında güven oluşuyor” bilgisini verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Süleyman Salih Birhan, “Akıllı Şehirlerin Bilişim Verileri Altyapısı” başlıklı sunumuyla akıllı şehri oluşturan başlıkları sıraladı ve hizmetler, iletişim çerçevesi, kamu ile bağlar, enerji, ulaşım ve şehir altyapısı ile bulut bilişimin bu yapıdaki yerini katılımcılarla paylaştı. Veri kaynaklarının, dolayısıyla veri üretiminin değişimine işaret eden Birhan, bunun bir sonucu olarak birlikte çalışabilirlik adına da köklü yenilikler olduğunu söyledi. Birhan, coğrafi bilgi stratejisinin ana eksenlerini de uygulama bütünlüğünün sağlanması, nitelikli İK’nın ve kurumsal kapasitenin artırılması, veri dönüşümü ve paylaşımı, teknolojik altyapının oluşturulması, küresel/bölgesel uyum ve etkinlik ile coğrafi bilgi teknolojileri endüstrisinin güçlendirilmesi olarak sıraladı. “Akıllı Şehir, Akıllı Dönüşüm” başlıklı paneli Fatih Belediyesi Meclis Üyesi Tansel Kaya yönetirken, katılımcılar da Başakşehir Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Bekir Selçuk Temel, Küçükçekmece Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Çağdaş Mersinlioğlu, İSBAK’tan Fatih Kafalı ve Proline Strateji & İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan oldu. Akıllı şehir mimarisi oluşturmak üzere vizyonlarını yenilediklerini belirten Fatih Kafalı, “Mayıs ayından itibaren İstanbul akıllı şehir strateji planını oluşturma çalışmasına başladık. Bu 18 aylık projeyi 29 Mayıs itibariyle tamamlamak istiyoruz. Bu proje, 5 farklı fazdan oluşuyor ve hızlı kazanım oluşturacak 20 proje belirledik” bilgisini verdi. Çağdaş Mersinlioğlu 2014 yılında yeni belediye binasına taşınma sürecini, bugün itibariyle hatasız ilerleyen altyapıyı, sürekliliği olan projelere verilen öneme örnek olarak güneş paneli şarj istasyonlarını gösterdi. Bekir Selçuk Temel ise sundukları Destek Kart’ın kullanım eğilimlerini yakından takip ettiklerini, living lab konseptini de hayata geçirdiklerini vurguladı. Temel, yazılım alanında başarı için bu laboratuvar yapılarının sayısının artırılması gerektiğinin de altını çizdi. Serhan Ünalan ise strateji geliştirme çalışmaları içinde kanaat önderliği geliştirmeye önem verdiklerini belirterek, “Akıllı şehir için ‘akıllı platform’ stratejisini ortaya koyduk. Farklı platformlarımız ve güvenlik odaklı geliştirdiğimiz bir sürecimiz var” dedi. “Akıllı Kent de Ne Kadar Akıllı?” sunumu ile Thoughtworks Lider Proje Yöneticisi Güvenç Güngör

ve Thoughtworks Teknik Müdürü Erkan Binici katılımcılara bilgiler verdi. Thoughtworks’ün özelleşmiş yazılımda küresel bazda öne çıkığını, ekibi ile sektörde öncü bir role sahip olduğunu belirten Güvenç Güngör, teknolojik altyapı ile IoT ve akıllı kent platformu, bulut tabanlı sistem, açık entegrasyon arayüzü, genişletilebilir dağıtık mimari, gerçek zamanlı raporlama gibi başlıkları bir araya getirdiklerini vurguladı. Erkan Binici ise çevreye duyarlı, değer üreten, vatandaşa dokunan, gelişime açık ve görünürlüğü geliştiren bir yapıyı ortaya koyduklarının altını çizdi. Komsukoy.com Kurucu Ortağı Özden Akyıldız, “Komşu Köy’de

neler oluyor?” başlıklı sunumuyla İstanbul’da yaşayan insanlarla bir ‘ilk’e imza attıklarını ve dijital çiftçilerin ortaya çıktığını söyledi. Komşuköy’de kimyasal olmadığını, doğa ile temas kurulduğunu, tazeliğin ve kolaylığın sunulduğunu belirten Akyıldız, güvenin de burada büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, “Akıllı Şehirler 3.0: Akıllı ama Güvenli mi?” sorusuna yanıtlarını paylaştı. Proline çözümlerinin akıllı şehirlerde uçtan uca güvenlik sağladığına değinen Ünalan, bu çözümlere yönelik ilginin ihtiyaçlar paralelinde

artacağına değindi. Yeni Nesil Kentler ve Akıllı Kentsel Dönüşüm platformunun son paneli “Akıllı Şehirlerin ve Akıllı Yönetimin Geleceği” başlığında düzenlendi. Fatih Belediyesi Meclis Üyesi Tansel Kaya’nın yönettiği panelin katılımcıları ise Neo Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Aydın, LOCARD Global Cyber Security Summit & PlayLab Türkiye Kurucu Ortağı Nurhan Demirel ve Boza Bilişim Kurucu Ortağı Selçuk Ergin oldu. Akıllı şehir konseptinin yönetim adına önemli değişimleri barındırdığına işaret eden katılımcılar, farklı paydaşların iletişim ve koordinasyonunun da önemini artırdığına vurgu yaptı.


Bussion ile gerçek zamanlı olarak cevaplarınız hazır. Tablet, akıllı telefon, desktop ayrımı yapmadan tüm platformlarda kullanabilirsiniz. İstediğiniz veri kaynağına bağlayarak hızlı ve modern mimarisi ile veri

analizinin en yeni yolunu siz de deneyin. Üstelik yüzde yüz Türk Malı

Bussion bir

ürünüdür.

w w w. b u s s i o n . c o m iletişim@ideateknoloji.com 0216 372 36 10


38

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

Türkiye’nin Yeni Çıkış Yolu: Endüstri 4.0 ile Gelen Yeni Ar-Ge ve İnovasyon “Türkiye’nin yeni çıkış yolu: Endüstri 4.0 ile gelen Yeni Ar-Ge ve İnovasyon Anlayışı” başlıklı oturum, Türk Elektronik Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. B. Sıddık B. Yarman’ın ‘Endüstri 4.0 Stratejileri, Kapsama Alanları ve Standartlar’ başlıklı sunumuyla başladı. “Bu endüstride sayısal devrime gelinceye, buhar makinasından mekanizasyona geçinceye kadar 86 sene beklemişiz. Mekanizasyondan otomatizasyona gelinceye kadar 99 yıl geçmiş” diyen Yarman, sözlerine şöyle devam etti: “Bu çorba daha çok su kaldırır ve biz bunu 50 sene daha konuşacağız gibi geliyor. Bu endüstride sayısal devrimi senfoniye benzetiyorum. Bu senfonilerin genelde dört bölümü var. Birinci bölümde aslında sesleri bir araya getirme çabası var. Vücudun ne yaptığından ziyade, neler söylediğini dinlemek gerekiyor. Bunun için sensörleri toplayacaksınız. İkinci bölümde makinalar konuştu, onlardan bilgiyi aldık ama ondan sonra o datalar elimizde kaldı. O datayı inceleyecek 30 kişilik ekibimiz var, halbuki o kurumda yok. Dolayısıyla ikinci bölümde orkestra seslerini duyduk onları harmoni halinde bir senfoniye getirmemiz lazım. Üçüncü bölümde etkin ve verimliliğin algılanması var. En önemlisi de dördüncü adım yani ekosistemin oluşturulması. Bu çok yeni bir mesele ve bir özel girişim inisiyatif. Stratejik olarak ne yapmamız gerektiğine baktığımızda, uygulama alanlarına bakarsanız sınır yok. En önemlisi de siber güvenlik.” Ekosistemde KOBİ’ler çok önemli Katma değer üretme zorunluluğuna dikkat çeken Yarman’a göre, ülke içinde özellikle kritik bilgilerin

Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Dijital Fabrikalar Divizyon Direktörü Ali Rıza Ersoy

korunmasını temin etmek zorundayız. Önümüzde aşağı yukarı 30 yıllık bir sürecin başladığını belirten Yarman, konuşmasına şöyle devam etti: “Dijital platform her şeyden önce düzgün bir organizasyon gerekiyor. Yapısal organizasyonun gerçekleşmesi, devlet ve özel sektörün

temsilcilerinin aynı platformlarda ülke sathında bir araya gelmesi gerekiyor. Uluslararası platformlara entegre olmak zorundayız. Siber güvenlik seferberliğini başlatacağız. Ama bunun yanında Ar-Ge ve eğitim seferberliğini başlatmamız gerekiyor. Bir tarafta Avrupa Birliği (AB) ve Alman tabanlı

Endüstri 4.0 var. Bizim bakış açımızla açık kaynaklar ve paylaşımcılık yaklaşımının öne çıkmasını öngörüyoruz. Ülkemizin globalleşen birkaç tane firması var ve KOBİ’lere yardım etmemiz lazım. KOBİ’lersiz ekosistem mümkün değil. Çünkü büyük üreticilerin alt yüklenicilerini organize etmesi gerek ve bu sayısal devrime onları katmamız lazım. Fonların, ulusal ve uluslararası bağlantı yapılarının oluşturulması, standartların belirlenmesi lazım. Dünya tıkanıklığa gitmişken, bu açılım artı değer kazandırabilir. Dünyaya satacaksanız üretin. Sonunda üretimde eko sistemin de gelişmesi gerekecek. Bizim 2035’e kadar çok mühendise ihtiyacımız var. Dolayısıyla kendimizi yenilemek zorundayız. Oysa matematik bölümü kapatılan bir ülkede bir şey çıkmaz. Ben umutsuz değilim ve gerçekten çok hızlı dönüşüm yapmamız, dünyaya entegre olmamız lazım. Kamu ve özel sektör el ele olacak. Ama eğitimde transformasyonu yapmazsak bir şey çıkmaz. Vaktimiz bol, yapacağız.” Müşteriyi dinlemek, üretimin de temeli Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Dijital Fabrikalar Divizyon Direktörü Ali Rıza Ersoy, ‘Sanayinin Dijitalleşmesi: Endüstri 4.0’ başlıklı sunumu ile tarih boyu endüstri devrimlerinin nasıl bir gelişim sergilediğini, üretim tekniklerini nasıl değiştirdiğini anlattı. Endüstri 4.0’ın pazara çıkış süresini kısalttığını, inovasyon döngülerini de kısaltmasına rağmen daha kompleks ürünleri ortaya koyduğunu belirten Ali Rıza Ersoy, artan esneklikle bireyselleştirilmiş üretim ve maksimum otomasyonun ön plana çıktığına değindi. Akıllı ekosistem güç verecek Thoughtworks Almanya Baş Danışmanı ve Yazılım Geliştirici Michael Fait, “Almanya’da Sanayi 4.0” sunumuyla Alman ekonomisinden ve Sanayi 4.0’dan bahsetti. Alman ekonomisinin yüzde 70’inin hizmet sektörüne dayalı olduğunu belirterek ülkenin önde gelen markalarını örnek gösteren Fait, “2009 yılında Alman hükümeti bir grup oluşturdu ve bu grubun stratejisi, Almanya için en yüksek stratejileri geliştirmekti. Burada Sanayi 4.0 ilk defa halk karşısına çıktı. Bu grupta araştırmacılar, mühendisler, profesörler var. Birlikte çalışarak 2012 yılında uygulamaya yönelik tavsiyeleri oluşturdular, ama çalışmayı bırakmadılar. 2013 yılında Endüstri 4.0’ın geleceğine yönelik uygulama tavsiyeleri nihai raporu oluşturuldu” bilgisini verdi. Bu sanayi devriminin Devamı 40. sayfada


40

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

hemen gelmeyeceğini belirten Fait, sözlerine şöyle devam etti: “2016 yılı raporunda pek çok firmaya gidip ‘Sanayi 4.0 ile ilgili sizin ilerlemeniz nedir?’ sorusu soruldu. Şirketlerin yüzde 50’ye yakını bir ilerleme gerçekleştirdiği bilgisini verdi. Bana kalırsa, Sanayi 4.0’ı uygulamak biraz da zor. Akıllı bir fabrika yaratmak da çok zor. Peki nereden başlayabiliriz? Bütün makina ve ekipmanlar akıllı cihaz ya da Bluetooth ya da bağlı cihaz haline geliyor. Basit bir uygulamayla kahve makinasını ayarlayabilirsiniz. Burada son uçla bu cihaz görüştüğü ve hizmet mantığını oluşturduğunuz zaman sadece bu cihazdaki veriyi okuması değil aynı zamanda buna bunun üzerine hareket edilmesi, yani kahve makinasında kahve bittiğinde size haber vermesi ya da bozulduğunda size söylemesi lazım. Burada akıllı ekosistemden bahsediyoruz ve çalıştığımız şirketler bunu hedefliyorlar. Geçtiğimiz üç yılda bu bağlantılı kahve makinasını yaptım. Daha sonra otomotiv şirketlerinde arabalara bağlamak için çalıştım. Lojistik firmalarında çalıştım. Şu anda ise elektronik şirketinde çalışıyorum ve bir cihaz üretiyor, cihazın takıldığı arabayı akıllı arabaya dönüştürmeye çalışıyoruz.” Analiz belirleyici Sanayi 4.0 o kadar önemli ki, firmalar buna para yatırmak ve hemen platformu oluşturmak istiyorlar. “İşletme değil yönetici aslında teknolojide her şeyi belirler oldu” tespitini de yapan Fait, analizin buradaki önemine dikkat çekerek, şu bilgileri paylaştı: “Farklı ekiplerde, farklı departmanlarda çalışıyorum. Bu süreci nasıl yönetebilirsiniz? 400 sayfalık dokümanlar gördüm, yönlendirme toplantısı daha sonra bir yönlendirme toplantısı daha. Ama bunlar bir işe yaramıyor. Şu an pek çok firmanın yaptığı şu: İnovasyon merkezi oluşturalım. Çok işe yarar gözüküyor.

5 - 11 ARALIK 2016

bulabileceğiz. İkincisi dijital işbirliği. Artık bir firmanın tek başına yapacağı bir şey yok. Mutlaka bu işbirliklerinin gerçekleştirilmesi lazım. Bu açık veri dünyasında büyük ve açık sistemler dünyasında nasıl bunları en iyi ve en hızlı şekilde pazara ulaştırabileceğimiz sürdürülebilirliğin tarifi olarak geçiyor. Bundan sonraki neslin bizler gibi hiçbir zaman iklim problemlerine, mültecilere yan gözle bakmayacak bir nesil olduğunu, işlerinin içine bu temel problemleri nasıl gömdüğünü nasıl yatırım yaptığı konusunda çok enteresan gelişmeler var.”

Ancak mevcut projemde bunlar nerede ve neden bizimle konuşmuyorlar. Bir şeyi başlattıktan sonra bunun nasıl genişletilmesi gerektiğini düşünmeniz gerekiyor. Bir diğer noktaysa aslında sürekli klasik mühendislik firmalarıyla çalışıyorum. Bu firmalar çok başarılılar ve bütün mantık yazılımdan geliyor. Almanya’daki çok büyük kuruluşların artık belli bir noktaya kadar yazılım firmasına dönüştürülmesi gerekiyor. Tabi ki şirket on yıllardır aynı şekilde yönetiliyorsa çok zor. Benim görüşüm şu: Aslında bir yazılım firmasına dönüşen küçük ama bir işletme değeri olan şeyleri başlatan şirketler Sanayi 4.0’ı gerçekleştirecekler. Ben burada olacağım.” Kurumsal gelişim, desteklerle büyüyecek “Dijital Sanayi 4.0 ve 2023 Yolculuğu” başlıklı paneli TTGV Yönetim Kurulu Başkanı ve Vestel Ventures Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav yönetirken, panelistler ise Hacettepe Teknokent Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İlyas Yılmazyıldız, Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Academi Eğitim Koordinatörü Levent Karadağ ve Dudullu Organize Sanayi

Bölgesi Bölge Müdürü Murat Fırat oldu. Endüstri 4.0, dördüncü endüstriyel devrim, e-dönüşüm gibi çok çeşitli isimler altında söylenen şeyler olduğuna, bunların insanın vizyonunu genişlettiğine dikkat çeken Cengiz Ultav, bunların çok daha iyi bir dünyaya yaklaştığımızı gösterdiğine ve bunu bir bütün olarak görmenin önemine dikkat çekti. “Birkaç örnek vermek istiyorum” diyen Ultav, şöyle devam etti: “Birinci örnekte şu anda dünyada o eğilimleri gören gençler Türkiye’den. Hacettepe’de bir tıp öğrencisi ODTÜ’den de bir görüntü işlemeci arkadaş şuna bakıyorlar yaptıkları cihazla. Bir kılın dışta görünen kısmını bütün görüntü işleme mekanizmasıyla tespit ediyor, bunun vücudun içinde kalan kısmı ve köküyle ilgili çalışma yapıyor ve lazerci arkadaşı tek bir noktayla sorunu kökünden çözüyor. Şu an geliştirdikleri cihaza biz Vestel olarak da yatırım yapıyoruz. Bu tip örnekleri artırmak mümkün. Birincisi kurumunuzun adaptasyonu. Bütün teknoparklar tarafında ve KOBİ’lerimizin içinde olduğu sanayide, liselerde bulunan gençlerin projeleri daha yakından görme imkânı

Yeniliğe açığız ama kaynağı devletten bekliyoruz Murat Fırat, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi hakkında bilgiler paylaşarak başladığı sunumunda, 3 tane kooperatif bir de fabrikalar bölümüne, bu üç kooperatifte toplam küçük ve orta ölçekli 2 bin 500 tane kuruluş olduğuna değindi. “Gerçekten fabrikalar bölgesinde yüzde 100’ü hemen hemen bilgisayar konusunda bütün her şeye sahip” yorumunu yapan Murat Fırat, şu bilgileri verdi: “Ancak o 2 bin 500 atölyenin bulunduğu kooperatiflerde durum hiç de öyle değil. Burada küçük atölyeler çalışanları 1-10 arasında kişiyi kapsıyor. Bilgisayarlaşmanın yüzde 50’yi geçmediğini tespit ettik. Bizim bölgemiz, merkezde olan bir bölge. Ülkemize katma değer olarak 2 milyar getirisi var. Yani Endüstri 4.0’ın neresinde olacağız, hem de üçüncü sanayi devrimini tamamlayamamış olsak bile… Firmalardan mesela bir tanesi TÜYAP’ta ürünlerini sergiliyordu, bir akıllı robot yapmışlar. İlk defa bir robotu bizim bölgede ağaç endüstrisine kazandıran bir firma. Kendini kurtaran ya da kurtarılmayı bekleyen böyle firmalar var. Bizim sanayicimiz, devlet desteği olmadan çok fazla bir şey yapmak istemez. Kendi kaynaklarını kullanmaktan ziyade devletin kaynaklarıyla işlerini Devamı 42. sayfada


Konferans konuşmalarınız uçup gitmesin ! İlk ve Tek

Tüm konuşmalarınızı

canlı olarak metne aktarıyoruz

Konferans Hizmetleri

Canlı Deşifre Konferans Hizmetleri Konferans Deşifre Sponsoru

0212 807 07 20

19 Mayıs Mah. Aşçılar Sok. No: 24 Şişli / İstanbul

iletisim@canlidesifre.com

www.canlidesifre.com


42

DOSYA

BThaber

BİLİŞİM ZİRVESİ 2016

5 - 11 ARALIK 2016

yürütmeye çalışıyorlar. Bir İngiliz firması geldi ve veri merkezi kurdu. Bu merkezi kurarken her şeyi çifte garantiye almak için her türlü altyapıda iki ya da üç kaynak kullanmaya çalıştı. Mesela iki trafomuz var bölgeye enerji veren ve iki trafodan ayrı ayrı enerji aldı. Enerji kesilmesiyle iki trafosundan enerji gitmesi ihtimaline karşı 16 tane jeneratörü ve 600 ton mazot stoku var. Dediğim gibi, Türkiye’nin en büyük veri saklama şirketi. Taşıdığımız telefonlarda bile büyüme var. Yarın herhalde bu cep telefonundaki dataları saklamak için de bunların gücü artacak. Veri saklama büyürken, işyerlerinin mevcut sunucuları yetmeyecek ve bulut teknolojisini kullanmak zorunda kalacağız. Bizim sanayicimiz gelişime açık, ancak kaynağı devletten bekliyoruz.” Üniversite olarak hamlelerimiz devam edecek Hacettepe Teknokent Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İlyas Yılmazyıldız, “Şu anda bir grup arkadaşımız Endüstri 4.0 kümelenmesi üzerinde çalışma yapıyor. Belki teknokentlerde bu anlamda ilk kümeyi kuran olacağız” bilgisini vererek sözlerine başladı. “Türkiye’nin Endüstri 4.0’ı başaracağına inandım” diyen İlyas Yılmazyıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Birçok yerde değişik platformlar ve kümeler kuruluyor. Yaptığımız bu çalışmalarda bir kere insan unsuru olmazsa olmaz. Prof. Dr. Ziyaettin Buran hocayla yürütüyoruz ve kendisi bütün kümelerin kurucusudur. Ankara’daki her OSB’de bir elemanımız, teknoloji transfer merkezindeki bir elemanımız haftada en az 3 gününü firmalarla geçirmek zorunda. Çünkü üniversite-sanayi işbirliğini başka türlü gerçekleştirme imkanı yok. Hacettepe’nin önde geldiği alan yaşam merkezi, gıda ve enerji. Bu üç alanı içine alan nanoteknoloji merkezi kurma çalışmamız devam ediyor. Eğitim konusuna da önem veriyoruz. Geçen yaz çocuklara programlara öğreten eğitim açtık ve 7-17 yaş arasında bu eğitimleri verecek, Endüstri 4.0’ın kaynağını oluşturacak bu tür eğitimleri her yaz döneminde açmayı planlıyoruz. Planladığımız bir şey daha var. Zenginleştirilmiş gerçeklik denilen olayla ilgili oyun animasyon geliştirme eğitim merkezini kurmak için gerekli çalışmalara başladık. Zannediyorum birkaç ay içinde başlayacağız. Bilgisayar mühendisliği bölümünde sadece animasyon konusunda yüksek lisans ve doktora programı mevcut. Çok güçlü teknoloji transfer merkezimiz var. Türkiye’deki belediye kütüphanelerini sayısallaştırıyoruz. Oradaki kadınlara, gençlere bilgisayar okuryazarlığı ve bilgisayarla kütüphanelere erişme konusunda çalışmamız var. Bunun bir sonraki aşaması kadınların sağlık eğitimiyle ilgili aynı sistem üzerinden faydalanmak üzere bir firmamızın

geliştirdik. Kodlama hareketi başladı. 1 trilyon cihaz internete bağlanacak. Evlerde bin 500 tane sensör olacak. O nedenle dünyada kodlama hareketi başladı ve hızlı ilerliyor. Kodlama zorunlu ders olmayınca, tezgâh altı firmalar ortaya çıkmaya başladı ve herkes eğitim veriyor. Buna karşılık Avrupa’da dijital okumayla, on parmak yazarak başlıyorlar. Biz de bu anlamda 7’den 17 yaş grubuna yönelik drone atölyesi yapıyoruz ve drone konusunda izin de alıyoruz. Ben uzay bilimleri mezunuyum. Biz 20-30 yıl sonra buraya geleceksek, çocukların önüne bu meslekleri koymamız gerekiyor. 7-8 yaşındaki çocuklara bunu yaparsak biz bu tarafı tamamlamış olacağız.”

yaptığı bütün kolon, rahim ve meme kanserlerinin tespiti. Hacettepe Teknokent olarak Endüstri 4.0’a şimdiden firmalarımızı hazırlamaya, ortak projeler geliştirmeye ve sonuçta bunu yapacak olan insanlar olduğu için de gerek sanayi tarafını gerek teknokentteki çalışanlarımızı gerekse en küçük yaştan başlayarak çocuklarımızı bu konuya yönlendirmek için yoğun bir çalışma içindeyiz. Endüstri 4.0’ı halka mal etmekle ilgili gerekliliğin yetkililer de farkında. Kamuoyunu bilinçlendirdikten sonra çok güzel bir helva çıkacak ortaya.” Kapsamlı ve güncel eğitimlere küçük yaşta başlamak gerek Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Academi Eğitim Koordinatörü Levent Karadağ, geleceğin mesleklerini örnekledi: Robot

tamircisi, robot ve yapay zekâ terapisti, dijital duyu geliştiricisi, yapay organ imalatçısı, sanal gerçeklik mimarı, dijital veri çöpçüsü, asteroit madencisi, uzay hukukçusu, drone sürücüsü. “Peki bunları nasıl yapacağız?” sorusunu yönelten Karadağ, yanıtını şöyle paylaştı: “Manisa Valiliği robotik ve kodlama atölyesi yapmış, bütün ilçelerde bunu yaparak her çocuk bir robot veya sera sistemi yapmıştı. Bütün mesleklerin e-beceriler anlamında çalışmalarına başladı. Sayısal gündem çerçevesinde 40 meslekte dört yıldır çalışmalar yapılıyor. Birçok meslek dile bile getirilmemiş. Android programcısı gibi meslekler yok. Ama bu mesleklere ilgili çalışmalar yürütülüyor. ‘Bilişim elçileri’ diye grup oluşturduk. Her aşamada belli ödevler alarak belli noktaya geliyorlar. Ulusal bilişim zirveleri

Organize olmamız gerek Sunumlarının ardından bilgiler veren katılımcılardan Murat Fırat, Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte bir teknokent kurma hazırlığından bahsederek, “Kamu desteklerinin ulaşılabilir ve kolay bir şekilde elde edilebilir olması gerek. Öyle olunca sanayicimiz yeni şeyler yapacaktır” bilgisini verdi. Levent Karadağ ise bugün Avrupa’da bir yöneticinin yüzde 40 bilişim konularına hâkim olması gerektiğine dikkat çekerek, “İkincisi de kodlama çocuklarda ciddi bir şekilde konsantrasyonu arttırıyor” dedi. İlyas Yılmazyıldız da birey olarak fazla bir şey yapılamayacağı için mutlaka daha organize olmak gerektiğine dikkat çekti ve “Bu konuda çalışan firmaları kümelenmeler halinde büyük projeler etrafında bir araya getirmemiz lazım. Küçük firmaların Endüstri 4.0 projelerinde yer alması entegratör firmalarının öncülüğünde bir araya gelmeleriyle mümkün olur ve biz de teknokent olarak bu konudaki çalışmaları yürütüyoruz” bilgisini verdi.


Sahte Çek Kontrolu ve Çek Otomasyon Sistemi Yeni Özellik : Karekod okuma (Sahte çek kontrolü , muhasebe sistemi entegrasyonu, dijital çek arşivi) Eraysoft Bilişim Teknolojileri 10 yıldır İtalyan Panini Çek otomasyon sistemlerinin Türkiye Distribütörlüğünü yapmaktadır. Fabrikası ve merkezi İtalyada bulunan Panini Spa. tüm dünyada sektörünün lideri firmadır. Karekod okuma özelliği : 1 Ocak 2017’den itibaren tüm çekler özel karekodlu olarak basılacaktır ve Panini çek otomasyon sistemi çek üzerindeki karekodları otomatik olarak okuyarak hem çek üzerinden bir tahrifat yapılıp yapılmadığını kontrol eder hemde karekod içindeki tüm bilgileri muhasebe sisteminize aktarır. Türkiye’de bir çok Banka, faktöring, kurumsal ve küçük-orta ölçekli firmada Panini çek otomasyon sistemleri kullanılmaktadır. Sistemin genel amacı firmaların müşterilerinden aldıkları çekleri hızlı ve hatasız bir şekilde muhasebe sistemlerine kaydetmek, MICR sahtecilik yapılmış çekleri tespit etmek ve dijital bir çek arşivi sağlamaktır.

Eraysoft Bilişim donanım ve yazılım kadrosu ile hem tarayıcıların teknik hizmetini hemde otomasyon ve entegrasyon yazılımlarını sağlar. Türkiye için özel üretilen cihazlar sadece Türkiye’de olan alonjlu çekleri problemsiz olarak tarayıp okuyabilir. Son bir sene içerisinde PANINI çek otomasyon sistemi kullanan müşterilerimiz 100’ün üzerinde sahte çek tespit ederek firmalarını büyük zararlardan korumuşlardır. Dakikada 50 ve 100 çek tarama kapasitesine sahip modelleri ile çek bilgilerini muhasebe sistemlerine aktarmak çok daha hızlı ve hatasız gerçekleştirilmektedir. Türkiyede kullanılan yerli yabancı tüm ERP sistemleri ile entegre çalışır. Tek geçişte çeklerin ön ve arka görüntüsünü aynı anda kaydederek MICR (Çek no, Banka kodu, şube kodu, hesap no) kodunu otomatik olarak okuyarak ayrıştırır. Sahte MICR basılan çeklerden sinyal algılayamadığı için bu çeklerde kullanıcıya uyarı verir.

GENEL ÖZELLİKLER Dakikada 50 çek tarama özelliği MICR sahteciliği olan çekleri yakalama özelliği Karekod okuma özelliği 50 çek kapasiteli feeder Tüm Muhasebe sistemleri ile entegre çalışabilir. Ergonomik ve şık dizayn. Tek geçişte ön-arka görüntü kaydı, duplex tarama Mükemmel MICR okuma başarısı / görüntü kalitesi Sadece Panini tarayıcılara özel upgrade edebilme özelliği 45 cm.’e kadar alonjlu çek tarama özelliği 300 DPI tarama


44

BThaber

BTnet.com.tr

5 - 11 ARALIK 2016

HP’den mürekkep tanklı yazıcı

Siber tehditlerin sonu gelmeyecek Fortinet’in tehdit araştırma birimi FortiGuard Labs 2017 yılı ile ilgili 6 beklentisini açıkladı. Fortinet’in blog sayfası üzerinden detaylarına yer verilen beklentilerin öne çıkan noktaları şöyle sıralanıyor: 1. Otomatik ve insan benzeri saldırılar daha akıllı savunma gerektirecek: Önümüzdeki yıl “insan benzeri” zararlı yazılımlar görülecek ve bu yazılımlar, saldırıların etkisini artırmak için kendilerini duruma göre uyarlayacak. 2. IoT üreticileri, güvenlik açıklarından sorumlu tutulacak: Tüketicilerin, şirketlerin ve diğer ilgili grupların, cihaz üreticilerini sorumlu tutan güvenlik standartlarının oluşturulması ve uygulanması yönündeki çağrılarının artması bekleniyor. 3. 20 milyar IoT cihazı, buluta saldırılarda zincirin en zayıf halkası: Daha fazla kurum, IoT ve bulut genelinde fiziksel, sanal ve özel bulut ortamlarında kendilerine sorunsuz güvenlik politikalarının oluşturulması, yönetilmesi

Türkiye’de 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” kapsamında şirketlere uyum çalışmaları için verilen süre 7 Ekim’de doldu. Kanun başta banka, sigorta, sağlık, perakende ve telekom gibi kişisel verilerin yoğun işlendiği ve saklandığı sektörler olmak üzere tüm sektörleri ilgilendiriyor. Yasaya göre, kişisel verilerin nerelerde kullanıldığının raporlanabilmesi zorunlu hale gelirken, kişisel

ve uygulanması imkanını sağlayan “fabric” temelli güvenlik ve segmentasyon stratejileri uygulayacak. 4. Saldırganlar, akıllı şehirlere baskılarını arttırmaya başlayacak: Kamu hizmetlerinin sunulmasında kullanılan entegre sistemlerden tek birinin dahi saldırıya uğraması ciddi sonuçlar doğurabilir. 5. Fidye yazılımlar zararlı yazılımlar için geçit açtı: IoT cihazlarına eş zamanlı saldırılar ile çok sayıda kurban hedeflenecek. Her birinden alınacak küçük miktarlarda fidye ile büyük vurgunlar elde edilecek. 6. Teknoloji, siber güvenlikte yetkin kişi eksiğini kapatmalı: Ağ ortamlarında özgürce hareket edecek kritik varlıklarını koruyabilmelerini sağlayacak güvenlik politikaları geliştirme konusunda ülke ve kurumların deneyim ve eğitimleri yok. Ayrıca sofistike saldırıları tespit edip saldırılara yanıt verebilecek durumda da değiller.

HP, KOBİ’ler ve evde yüksek hacimli baskı işlemi yapanların, kesintisiz çalışacak kablosuz mürekkep tanklı yazıcı ihtiyacına yönelik, yeni HP DeskJet GT 5820/10 All-in-One serisini piyasaya sürüyor. HP DeskJet GT Serisi, üçlü set HP renkli şişelerle 8 bin sayfaya kadar baskı alabiliyor. HP siyah mürekkep şişesiyle 5 bin sayfaya kadar baskı işlemi gerçekleştirebiliyor. Orijinal HP mürekkepleri, özel formülleri ile keskin netlikte metinler, canlı grafikler ve fotoğrafların yanında, baskıları profesyonel kalitede ve kenarsız olmalarının yanında suya ve solmaya karşı daha dayanıklı hale geliyor. HP’nin yenilikçi dökülme yapmayan dolum sistemi ile mürekkebi yenilemek kolay hale geliyor. Şişeler, herhangi bir sıkma işlemi gerekmeden doğrudan mürekkep tankına takılabiliyor. Kullanıcılar,

şeffaf mürekkep tankları sayesinde mürekkep seviyesini de kolayca kontrol edebiliyorlar. HP DeskJet GT 5820 çok fonksiyonlu yazıcı, kullanıcıların akıllı telefon ve tablet üzerinden uzaktan bağlantı ile çalışmalarını kolaylaştırıyor. Kablosuz bir ağın bulunmaması durumunda dahi, Wi-Fi direct kullanıcılara mobil cihazlardan doğrudan yazıcıya bağlanma imkânını tanıyor. HP All-in-One Printer Remote uygulamasıyla kullanıcılar mobil

Samsung, HARMAN’ı satın aldı Samsung Electronics ve Harman International Industries, hisse başına nakit 112 dolara, toplam yaklaşık 8 milyar dolar karşılığında Samsung’un HARMAN’ı devralması için kesin anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Bu işlem ile Samsung, bağlantılı cihaz teknolojilerinde, özellikle Samsung’un önceliği otomotiv elektroniklerine yönelik büyük ve hızla gelişen pazarda önemli bir yer edinecek. Bugüne dek

30 milyonun üzerinde aracı internet bağlantılı otomobil ve ses sistemleriyle donatan HARMAN, bütünleşik bilgi ve eğlence, telematik, bağlantılı cihaz güvenliği de dahil pek çok bağlantılı otomobil çözümü alanında pazar lideri konumunda. HARMAN’ın araç içi teknolojileri tasarlama ve birleştirmedeki deneyiminin yanı sıra dünyanın en büyük otomobil üreticilerinin çoğu ile bağları, Samsung’un bağlantılı

mobilite, yarı iletkenler, kullanıcı deneyimi, ekranlar uzmanlığı ve küresel dağıtım kanalları ile birleşerek önemli büyüme fırsatları doğuracak. Ayrıca, HARMAN’ın markaları ve ses sistemleri ile Samsung’un tüketici elektroniği alanındaki uzmanlığının birleşimi ile müşterilere daha fazla fayda sunulacak. Samsung’un tüm tüketici portföyü ve profesyonel ürün ve sistemleri genelinde de kullanıcı deneyimleri geliştirilecek.

Organik elektronikte gelişmeler ele alındı TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Fotonik Teknolojiler Grubu tarafından düzenlenen Organik Elektronik Çalıştayı, TÜBİTAK MAM ev sahipliğinde 18 Kasım’da gerçekleştirildi. Organik Elektronik Teknolojileri Grubu; yenilenebilir enerji, aydınlatma ve atık ısının değerlendirilmesinde kullanılan

malzemelerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıyor. Çalıştaya üniversite öğretim üyeleri, sanayiciler ve doktora öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Bir gün süren çalıştayda Prof. Dr. Canan Varlıklı (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü), Doç. Dr. Ali Çırpan (ODTÜ), Doç. Dr. Elif Arıcı (İTÜ), Prof. Dr. Esma Sezer (İTÜ), Doç. Dr. Atilla Cihaner

Kişisel veriler güvende veriler ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketleri ise ağır cezalar bekliyor. Avrupa Birliği (AB) direktifleri çerçevesinde çıkarılan yasada, yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketleri 5 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıkabilen para cezası ile 1-4,5 yıl arası hapis cezası bekliyor. METRIC’in “Monimetric” çözümü ise bu

cihazları üzerinden e-postaya ya da bulut depolama servisine tarama işlerini gönderebiliyorlar. AirPrint kullanarak iPhone ve iPad gibi çeşitli cihazlardan ya da Android, Windows 8, Windows 10 ve Google Chrome işletim sistemli akıllı telefon ve tabletlerden kolayca baskı alınabiliyor. HP DeskJet GT 5810 çok fonksiyonlu yazıcı, kablosuz kapasitesi dışında HP Deskjet GT 5820 çok fonksiyonlu yazıcıyla aynı işlevleri sunuyor.

yönde öne çıkıyor. Raporlama ortamlarının tek platformdan yönetimini mümkün kılan, regülasyonlara uyumlu sade ortamlar sunan Monimetric çözümü, şirketlerin BT altyapılarına denetim, raporlama, veri yönetimi ve yetkilendirme konularında performans ve verimlilik artışı katarken, çoklu iş zekâsı ortamlarında sistemlerin anlık izlenmesini mümkün hale

getiriyor. METRIC Genel Müdürü Gökhan Arıksoy, çözümle ilgili şu bilgileri verdi: “Monimetric çözümleri ile kurumlar raporlarının neresinde kişisel verilerin olduğunu, bunların kimler tarafından görüldüğünü tespit edebiliyor. Bu çözüme sahip şirketler, verileri içerisinde yer alan müşteri adı, adresi, telefon numarası gibi bilgilere

(Atılım Üni.) ve Prof. Dr. Turan Öztürk (İTÜ) konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar organik güneş hücreleri, organik ışık yayan diyotlar ve sensör uygulamalarının yanı sıra konjüge polimer sentezi ve elektro-kromik cihazlar hakkındaki yaptıkları çalışmalar, elde ettikleri sonuçlar ve en yeni gelişmeler konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

kimin erişim hakkı olduğunu, bu bilgilerin hangi raporlara geçtiğini ve kimlerin bu verileri kullandığını görebiliyor. Kişisel verilere erişim yetkisini topluca devre dışı da bırakılabiliyor ve içinde kişisel verilerin yer aldığı raporlara erişim otomatik olarak engellenebiliyor. Herhangi bir erişim girişimi durumunda ise güvenlik önlemleri anlık olarak devreye girebiliyor. Bu çözümle şirketler ‘Kişisel Verilerin Korunması Kanununa’ tamamen uygun altyapıya sahip oluyor.”


46

BThaber

KARİYER

Kanal Satış Direktörü Özgür Oktay oldu Software AG’nin yeni Ülke Müdürü’nün Ebru Kılıç Eker olmasının ardından, şirkette yeni görevlendirmeler sürüyor. Bu kapsamda, BT sektöründe farklı görevlerde bulunan Özgür Oktay da Software AG Türkiye’de Kanal Satış Direktörü olarak atandı. Özgür Oktay, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Özgür Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü’nde yüksek Oktay lisans eğitimi aldı. Mart 2007- Mart 2012 arasında Sampaş Bilişim ve İletişim Sistemleri’nde Marmara Bölge Satış Müdürü olarak görev yapan Oktay, Mart 2012- Eylül 2012 arasında Profilo Holding bünyesinde Kurumsal Satış Müdürü olarak görevi kapsamında Türkiye çapındaki münhasır Profilo yetkili servislerinin, marka bağımsız BT servis yapılarına dönüşüm projesine katkıda bulundu. Eylül 2012 Kasım 2016 arasında da Oracle Türkiye’de Bölge Satış Müdürü olarak görev yapan Oktay, yerel yönetimlere yönelik birçok teknoloji projesi üretti, son dönemde birçok bulut projesini hayata geçirdi.

Microsoft’ta üst düzey atama Microsoft Orta Doğu Afrika Bölge Merkez Ofisinde Pazarlama, Finans ve Tüketici Ekiplerinden Sorumlu İnsan Kaynakları Yöneticisi Esra Gaon, Microsoft’ta hayata geçirdiği projelerin ardından Microsoft Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Gaon, Microsoft’taki iş hayatında insan kaynakları birimlerinin birçok farklı alanında görev aldı ve İK Esra Müdürü rolünün yanısıra Microsoft Orta Doğu ve Gaon Afrika bölgesinde 79 ülke için Kariyer Planlama ve Performans Değerlendirme süreçlerini yönetti, Microsoft’un 240 ülkede 15 bin 500 çalışanının yer aldığı geniş bir bölgede kariyer ve performans süreçlerini organize etti. İK alanında 16 yıllık tecrübesi bulunan Esra Gaon, kariyerine 2000 yılında Nicholson International’da başladı. Sonra Heidrick & Struggles’da İşe Alım Yöneticiliği yapan Gaon, 2003 yılında Microsoft’ta çalışmaya başladı. Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olan Gaon, öğrenim hayatının son iki senesinde Koç Üniversitesi’nde Araştırma Asistanı olarak görev yaptı.

Küresel büyüme Thalhammer’ın sorumluluğunda Ödeme sistemleri şirketi iyzico, bölgesel büyüme hedefi kapsamında ödeme sistemleri dünyasının tanınmış isimlerinden Kilian Thalhammer’ı bünyesine kattı. iyzico, daha önce de Paypal, BKM Express ve Yandex gibi şirketlerden önemli isimleri ekibine dahil etmişti. Ödeme sistemleri ve e-ticaret sektörlerinde küresel bazda 15 yılı aşkın deneyime sahip Kilian Thalhammer, RatePay’de (Otto Group) Kilian CPO görevinin ardından, PAYMILL’de (Rocket Thalhammer Internet) Genel Müdür olarak uzun yıllar görev aldı. Lodgify, Loyaltyprime, Savedroid, Sweep, Easyscore ve SatoshiPay gibi şirketlerin danışmanlığını ve melek yatırımcılığını sürdüren Thalhammer, iyzico’da Uluslararası Büyümeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapacak.

Boeing’de yeni yönetim ve entegre servis hizmetleri Boeing Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ray Conner’ın yerine Kevin G. McAllister Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su olarak göreve başlayacak. 53 yaşındaki McAllister, 2014 yılından bu yana Başkanlığını ve CEO’luğunu yaptığı GE Aviation’da 27 yılın ardından Boeing ailesine katıldı. Şirket bünyesinde ticari uçaklar ile savunma, uzay ve güvenlik birimlerinde mevcut olan müşteri hizmetleri gruplarından oluşan yeni iş birimi Boeing Küresel Servis’in Başkan ve CEO’su olarak ise Stanley A. Deal atandı. McAllister, Boeing’e GE Aviation’dan geçti. Deal ise Boeing’te üst düzey pozisyonlarda çalışmış olan Boeing veteranı. 61 yaşındaki Conner ise 2017 yılı boyunca Boeing Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütecek, şirketin tek çatı altında entegre servis birimine geçiş yapma sürecine ilişkin stratejik yönetim ve rehberlik hizmetleri verecek, Ticari Uçaklar Bölümü’nde ürün geliştirme stratejisinde yer almayı sürdürecek. Öte yandan Boeing Küresel Servisler; Ticari Havacılık Hizmetleri ve Boeing Savunma, Uzay ve Güvenlik kapsamındaki Küresel Hizmetler ve Destek grubunun sahip olduğu mevcut temel yetenekleri bir araya getirecek. Bazı savunma ve ticari müşterilere filo desteği iki mevcut iş birimi kapsamında sağlanmaya devam edecek ve bu yeni birim, ileri hizmetlerden oluşan geniş bir portföyle çeşitli Boeing yan kuruluşlarının kapasitelerini bir araya getirecek.

5 - 11 ARALIK 2016

Girişimler çok hızlı düşünebilmek zorunda Girişimlerin dünya çapında büyümesi ve doğru sermaye ile buluşmasını sağlayan ScaleX platformu, İş Bankası’nın desteğiyle dünyanın önde gelen girişimci eğitmenlerinden Harvard Profesörü William Kerr’i İstanbul’da ağırladı. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin küresel pazarlara açılma konusunda en başarılı teknoloji girişimlerinden Pozitron kurucusu Fatih İşbecer, Insider kurucusu Hande Çilingir, Yemeksepeti ortak kurucusu Melih Ödemiş ve Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş da tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. ScaleX Kurucusu Dilek Dayınlarlı, ilk kez düzenlenen etkinlikte teknoloji şirketlerinin gelişime ve büyümeye önem vererek nasıl ölçeklenebileceği konusunun ele alındığını belirtirken, Harvard Business School’dan Prof. William Kerr

de büyüme bakış açısı ve başarı kriterlerini anlattı. Kerr, şu bilgileri paylaştı: “Küresel girişimler iki önemli motivasyonla ilerliyorlar. Bunların başında iki farklı noktanın bir araya getirilmesi var ve bunun örneği Silikon Vadisi’nin programlama için Hindistan’da ucuz işgücü kaynağından yararlanmaya

çalışması. İkincisi ise küresel ihtiyaçlar ve araçlar da Skype örneğinde olduğu gibi bu fırsatı yaratabilir. Bir girişim; ister Boston’da ister İstanbul’da olsun, dünya ve rekabetin çok hızlı geliştiğini bilerek hareket etmeli. Girişimciler çok daha önce ve çok daha hızlı düşünmeli ve yola çıkarken küresel pazarı hesaba katmalı.”

Ülkenin kazanması, girişimciliğin gelişimine bağlı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, girişimcilik konusunda farkındalığı artırmak üzere 160’ı aşkın ülke ile eş zamanlı kutlanan Global Girişimcilik Haftası kapsamında düzenlenen Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forum’un altıncısı 25 Kasım’da gerçekleştirildi. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Genç Girişimciler Kurulu, Habitat ve PublicisLive ev sahipliğinde, Turkcell ana sponsorluğu ve TEB Özel Melek Yatırım Platformu desteğiyle “Girişimcilik Senin İçinde: Gözünde Büyütme” ana teması ile gerçekleştirilen G3 Forum, genç girişimcileri mentorlar ile buluşturan yuvarlak masa toplantıları ile başladı. Bu toplantılarda 600’ün üzerinde girişimci ve girişimci adayı, 80 mentor ile biraraya gelerek, bağlantılar kurma fırsatı buldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat

Albayrak ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katıldığı panelde konuşan Hisarcıklıoğlu, “Girişimcilik, ülkelerarası rekabette üst sıralara çıkmak ve işsizlik sorununu çözmekte en önemli etken. Tek bir girişimci, 10 kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye’de ise her 100 kişiden yalnızca 2’si girişimci. Ülkemizi Japonya seviyesine çıkartabilmek için 2 milyon yeni

E T K İ N L İ K L E R 8-9 Aralık 2016 Bilişim Kurultayı Sheraton Hotel AYRINTILI BİLGİ: http://www.btvizyon.com.tr

girişimciye ihtiyacımız var. Daha fazla girişimciye ulaşabilmek için en önemli potansiyel kadınlar ve gençler. Amacımız İstanbul’u küresel girişimciliğin merkezi yapmak. Startup’lara vergi ve mevzuat konusunda her türlü kolaylığı sağlamamız lazım. Asya’daki, Ortadoğu’daki, Afrika hatta Avrupa’daki genç beyinlere bunu vaat edersek, Türkiye devrim yapar” dedi.

Y U R T İ Ç İ

15 Aralık 2016 BTvizyon Toplantıları Girne AYRINTILI BİLGİ: http://www.btvizyon.com.tr

Bu köşede yayınlanmasını istediğiniz etkinliklerinizle ilgili bilgileri handana@bthaber.com.tr adresine gönderebilirsiniz.


48

BThaber

KARİYER

5 - 11 ARALIK 2016

Yetişkin becerilerini geliştirmede yol haritası

Mobil istihdam katlanarak büyüyecek Araştırma şirketi Grand View Research araştırmasına göre, küresel tümleşik iletişim pazar büyüklüğü 2024 yılında 143,49 milyar dolara ulaşacak. Unify tarafından yapılan araştırmaya göre ise kurumların yüzde 53’ü verimliliği artırmak, yüzde 11’i geleneksel araçların kullanımındaki zorlukları gidermek, yüzde 10’u da yöneticilerin talebini yerine getirmek için tümleşik iletişim uygulamalarını tercih ediyor.

Seyahat masraflarını azaltmak ve müşteri taleplerini karşılamak için tümleşik iletişimi kullanan firmaların oranı yüzde 9 iken, kurumların yüzde 8’i de çalışanların talebine cevap vermeyi hedefliyor. Unify Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncüoğlu, şu bilgileri verdi: “Yaptığımız araştırmalarda kurumların tümleşik iletişim çözümlerini tercih etmelerinin nedenleri arasında yüzde 53 ile verimliliği artırmak ve yüzde

11 ile geleneksel araçların kullanımındaki zorlukların geldiğini görüyoruz. Dünya genelinde mobil işgücünün toplam işgücüne oranının şu anda yüzde 37’ler seviyesinde olduğu ve bu oranın 2020 yılında yüzde 42 seviyesine yükseleceği tahmin ediliyor. Çalışanların mekân ve zaman bağımsız iş uygulamalarına ve kurum verilerine erişip, iş süreçlerini verimli kılma oranlarının giderek artmasını bekliyoruz.”

TÜSİAD, 28 Kasım’da InterContinental İstanbul’da “Bilgi Temelli Ekonomi İçin Yetişkin Becerilerini Geliştirmek” başlıklı bir seminer gerçekleştirdi. Açılış konuşmalarını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Erol Bilecik yaptı. İnsan kaynağının becerileri; bilgi temelli ekonomi ve dijital dönüşümle

Sanayi 4.0 sürecinde büyük önem taşıyor. Türkiye’nin ilk kez katıldığı OECD Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı (PIAAC) 2016 raporu da 16-65 yaş yetişkinlerin “sözel, sayısal ve teknoloji zengin ortamda problem çözme becerilerini” ortaya koyuyor. Etkinlikte araştırmanın bulgularıyla beraber Türkiye’de bilgi temelli ekonomi için yetişkin becerilerinin geliştirilmesi ele alındı.

Açığı bulan kazanır Qualcomm Incorporated, iştiraki Qualcomm Technologies’in ürünlerinde açık bulanları 15 bin dolar (51 bin TL) ile ödüllendireceği ödül programını başlattı. Qualcomm Snapdragon işlemci ailesi, LTE modemler ve ilgili teknolojilerin gelişimine katkıda bulunan beyaz hacker’ların davet edileceği program ile bu alandaki

işbirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Program, açık bulma koordinasyon platformu HackerOne ile birlikte yapılacak ve her açık başına 15 bin dolar ödül verilecek. Bildirimler, içeriklerine bağlı olarak QTI Product Security veya CodeAuroraForum Hall of Fame’e onay için gönderilecek.

Küçük mucitler patent peşinde

Geberit, Bilgi Merkezi’ni açtı İsviçreli sıhhi tesisat şirketi Geberit, uzun zamandır üzerinde çalıştığı ‘Bilgi Merkezi’ni genel merkez binası içinde açtı. Kurum içi olduğu kadar sektör profesyonelleri ve teknik lise öğrencilerine de hizmet verecek olan ve son teknolojiye uygun tasarlanan merkez, katılımcıların sistem ve projelerini paylaşmaları için bir eğitim üssü olarak kullanılacak. Merkezde katılımcılar farklı fikirler üzerinde çalışmalar yürütebilecek. Geberit Türkiye Bilgi Merkezi’nde teknik ürün eğitimleri, doğru montaj teknikleri ve bayi çalışanlarına yönelik ürün eğitimlerinin yanı sıra ürünlerin satış argümanlarıyla

ilgili eğitimler de sunulacak. Geberit Türkiye Ürün Müdürü Fikret Gençgel önderliğinde inovatif ürünlerin tasarım, üretim ve montaj süreçlerinin öne çıkacağı Geberit Türkiye Bilgi Merkezi’nde, Geberit’in ürün ve sistem çözümleri sergilenirken, teorik ve pratik eğitimlerle tüm önemli süreçler derinlemesine aktarılabilecek. Belli dönemlerde yurtdışından eğitmenlerin de gelerek bilgilerini paylaşacakları merkezde, teorik eğitimler seminer biçiminde 25-30 kişilik ekipler için düzenlenirken, uygulamalı eğitimler ise etkili olması adına 10 kişilik sınıflarda sunulacak.

Yaşları 7 ile 13 arasında değişen geleceğin küçük mucitleri, mıknatıs toplayan, top atan, taşıma yapan, çizgi izleyen yüzlerce robot yaptı ve hedefleri; kendi patentlerini almak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Üstün ve Yetenekli Çocuklar Dairesi Başkanlığı’na bağlı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi’ndeki üstün zekalı çocuklar; yazılım ve tasarımlarını yaparak, geleceğin robotlarını geliştiriyor. TÜBİTAK’ın ortaöğretime verdiği 4004, 4006, 4007 gibi projelerin hepsini kazanan

küçük mucitler, artık bireysel TÜBİTAK projelerini yaparak, patent almayı istiyor. Fuarlara katılan küçük mucitler, MEB Özel Eğitim ve Rehberlik

Hizmetleri Genel Müdürlüğü Robotik standında, yaptıkları onlarca robotu sergilemeye de devam ediyor. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi’nde Teknoloji Tasarım Robotik Kodlama Öğretmeni Metin Zengin; elektronik, bilgisayar, yazılım ve mekaniğe ilgisi olan 55 öğrencisiyle yüzlerce robot yaptıkları bilgisini verdi ve “Eğitimlerle çocukların bilgi ve düşünme kapasitesini arttırıp, problem çözme becerilerini geliştirerek, hayatla ilgili daha anlaşılır ve kalıcı çözümler sağlamalarına dair bakış açısı kazandırıyor, girişimcilik ruhunu aşılıyoruz” dedi.

MÜSEM’de Dynamics CRM eğitimleri başladı Microsoft, kurumsal çözüm eğitimlerine Marmara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (MÜSEM) ile devam ediyor. Microsoft Türkiye ve MÜSEM işbirliği ile gerçekleştirilen Microsoft Dynamics CRM eğitimleri üç bölümden oluşuyor: Birinci bölümde, Microsoft Dynamics

CRM’e giriş konuları işleniyor. İkinci bölümde, Microsoft Dynamics CRM’de satış ve pazarlama yönetimi, üçüncü bölümde ise müşteri hizmetleri ve sosyal etkileşim konuları ele alınıyor. İlki Ekim ayında yapılan eğitimin ikincisi 3 Aralık’ta Marmara Üniversitesi Göztepe

Kampüsü MÜSEM Bilgisayar Laboratuvarı’nda gerçekleştirildi. Eğitim programı ile detaylı bilgi ise http://musem.marmara. edu.tr/programlarimiz/meslekigelisim-egitim-programlari/ microsoft-dynamics-crmuygulama-sertifika-programi/ sitesinde.


MEKTUP

BThaber

Bilişim Zirvemiz sonrası yeni bir haftadan merhaba, Bu yılın da sonlarına geldik. Twitter da 2016’nın markalar açısından en başarılı kampanyalarından öne çıkanları paylaşmış. TEB’in #KadınPatronlar, Nestlé’den #XpressleTrampa, CocaCola’nın #HaydiMilliTakim, Head&Shoulders’tan #KazanmakKafadaBaşlar bu yılın yaratıcılıkları ile öne çıkan kampanyaları olmuş. Yenilikleri 2017’de paylaşmak dileğiyle. Bu arada, 15 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın ilk dijital pazarlama servis sağlayıcıları arasında yer alan Related Digital Group, yine küresel rekabet gücünü artıracak bir atılıma imza atmış, grup çatısı altında birleştirdiği 5 markası ile kurumsal yapılanma gerçekleştirmiş ve SaaS hizmeti sunan markalarının ürün ve hizmetlerini Related Marketing Cloud Platformu altında entegre etmiş. Bu kadar da değil… Bu platform ile sektöre yeni bir yaklaşım kazandıran grup, uluslararası pazardaki varlığını güçlendirmek üzere Londra’da bir ofis de kurmuş. Türkiye’nin önde gelen dış kaynak CRM ve çağrı merkezi hizmet sağlayıcısı Teleperformance Türkiye ise çalışanlarından oluşan koşu takımıyla TEMA Vakfı’na destek sağlamış. 38. Vodafone İstanbul Maratonu’nda Adım Adım organizasyonu ile 8’inci kez 10 km. koşan Teleperformance Türkiye koşu takımı, topladığı bağışlarla 5 bin çocuğa doğa eğitimi ve 10 bin fidan hedefiyle oluşturulan ”Ağaç Kardeşliği” projesini desteklemiş. Kurumsal sosyal sorumluluk adına her kurumdan benzer adımları görebilmek dileğiyle… Bu örnek adıma ek olarak, bu hafta seninle paylaşacağım birçok ödül haberim var.

e-devlet uygulamaları, görüntülü haberleşme, online bankacılık ve sosyal medyanın bilinçli kullanımı konularında eğitim veriliyor. Cardtek CEO’su Ayşe Nil Sarıgöllü ise şirketin yüksek performansındaki rolüyle, dünyanın en başarılı kadın liderlerini seçen 13. Stevie Awards for Women in Business’ta Silver Stevie ile ödüllendirilmiş. Kadın yöneticilerimizin bu gibi başarılarını daha da fazla görebiliriz umarım. Presstagram, InstaFlip, PhotoToy, SocialMat, SocialBreak, WalkinAd, FlyinAd, Chargee ve Solar Chargee sosyal medya tabanlı ürünleriyle gerek küresel gerekse yerli markalar tarafından tercih edilen, StartersHub’ın da yatırımcısı olduğu girişim Visionteractive ise 15-16 Kasım tarihlerinde TİM tarafından Grand Tarabya İstanbul’da düzenlenen 2016 İhracat Zirvesi kapsamında “Türkiye’nin En Genç ve En Başarılı İhracatçısı” seçilmiş. Bu kadar ödülden sonra finali bir kitapla yapayım. İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınevi, Warwick Üniversitesi’nden siyaset bilimci Doç. Dr. Timothy J. Sinclair’in ‘Küresel Yönetişim’ isimli kitabını H. Hande Orhon Özdağ’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırmış. Kitabında Doç. Dr. Timothy J. Sinclair, “yönetim” ve “yönetişim” kavramlarının kuramsal ve uygulama boyutunda ne ifade ettiğinden yola çıkarak “küresel yönetişim”i mercek altına alıyor. Doç. Dr. Sinclair, çalışmasında küresel sorunların çözüm süreçlerinin “yönetişim”ine katılacak aktörler ışığında, devletlerarası veya hükümetlerarası kişi ve kurumlar kadar hükümet dışı aktörlerin rollerini de incelemesine katıyor. Edinip okumak gerekir. Bu hafta da bu kadar olsun, yine zengin bir gündemle buluşmak dileğiyle,

50

5 - 11 ARALIK 2016

Ödüller gurur kaynağımız

Açılışı da ODTÜ TEKNOKENT ile yapıyorum. Çünkü Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2011 yılından bu yana gerçekleştirilen “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi” sıralamasında birinci olan ODTÜ TEKNOKENT, üst üste 5’inci kez “En İyi Teknoloji Geliştirme Bölgesi” unvanına bir kez daha sahip olmuş. Sıra geleceğin parlak zihinli üniversitelilerinde… Teknolojiyi, matematiği, bilimi ve mühendisliği barındıran programları öğrencilere sunarak, bu alanlarda çözüm üretici bireyler olarak yetiştirmeyi planlayan “First Robotics Competition” 1921 Kasım tarihlerinde Ülker Sports Arena’da gerçekleşti. Bahçeşehir Okulları’nın 6 robot takımı yarışmada yer aldı. Bu ekipler 2017 Mart’ında ülkemizi Amerika’da temsil edecek ve dilerim yine gurur veren haberleri seninle bu sayfalarda paylaşacağım. Türkiye’de bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Avrupa Bulut Ödülleri töreni bilişim sektörünün

2016

www.bthaber.com www.linkedin.com/groups/BThaber twitter.com/bthaber www.facebook.com/BThaber

Okur Temsilcisi Behçet Envarlı benvarli@tbv.org.tr

sosyal sorumluluk projelerinden İnternetle Hayat Kolay Projesi ise küresel arenadaki başarılarına bir yenisini eklemiş. Proje, halkla ilişkiler sektörünün önde gelen ödüllerinden biri olan PR Daily’s 2016 Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülleri’nde (CSR Awards) ‘Yılın En iyi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası’ kategorisinde büyük ödülün sahibi olmuş. Hatırlatayım, Türk Telekom’un Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile hayata geçirdiği “İnternetle Hayat Kolay” projesi; internetin sunduğu fırsatları yeterince tanımayan ve bunlardan faydalanamayan kişilerin internet ile tanışmalarına öncülük etmeyi hedefliyor. Kalkınmada öncelikli illerde yaşayan öncelikli 35 yaş üstü kadınları dijital dünya ile tanıştırmayı hedefleyen proje ile iki yılda az değil, 16 binden fazla kişi internet okuryazarlığı eğitim almış. 250 gönüllü eğitmen ile kalkınmada öncelikli 50 ilde yürütülen proje ile katılımcılara internetin güvenli kullanımı, e-posta kullanımı,

REKLAM SATIŞ GRUBU

YIL 22 SAYI 1099

5 - 11 ARALIK

lider şirketlerinden NGN’in cosponsorluğunda gerçekleşti. Bulut bilişim sektöründeki başarılı çalışmaları ön plana çıkarmayı amaçlayan Avrupa Bulut Ödülleri beş kategoride veriliyor. Avrupa’daki en büyük ve en prestijli bulut bilişim ödülü Avrupa Euro Cloud’un Türkiye temsilcisi olarak faaliyet gösteren Avrupa Bulut Ödülleri’nde Verifone Türkiye, En İyi Bulut Bilişim Dönüşüm Metotları Kategori Birincisi ve En İyi Bulut Bilişim Dönüşüm Metotları Avrupa Kategori İkincisi olmaya hak kazanmış. Bulutistan da Euro Cloud tarafından düzenlenen Avrupa Bulut Ödülleri’nde “Yılın Startup Servis Sağlayıcısı” kategorisinde ödüle layık görüldü. Bulutistan bu kez Avrupa’nın en prestijli bulut bilişim ödülü Euro Cloud Awards için mücadele verecek. Gale Press ise EuroCloud Türkiye 2016’da En İyi Bulut Bilişim Dönüşüm Methodları kategorisinde ikinci, Sektörel Çözümler Alanında En İyi Bulut Bilişim Hizmeti kategorisinde ise üçüncü olarak iki ödül birden kazanmış. TeknoSA, 2015 yılının son çeyreğinde hayata geçirdiği ‘Bağlantılı Mağaza’ projesi ile bilişim alanındaki yenilikçi çalışmalara verilen IDC CIO Ödülleri’nde “Müşteri Deneyimi Kategorisi”nde birincilik ödülünü aldı. Türk Telekom’un kurumsal

BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş. adına Sahibi Bülent Nevres bulentn@bthaber.com.tr BThaber Grubu Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi ayhans@bthaber.com.tr Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu) Bülent Nevres bulentn@bthaber.com.tr

Editörler Handan Aybars handana@bthaber.com.tr Sedef Özkan (Ankara) sedefo@bthaber.com.tr

Bültenlerinizi

bulten@bthaber.com.tr adresine gönderebilirsiniz

Cilt, Baskı, Poşetleme: Apa Uniprint San. ve Tic. A.Ş. - Hadımköy İstanbul Asfaltı Ömerli Köyü İstanbul - Tel 0212-798 28 40. l

Görsel Tasarım Nevzat Karataş nevzatk@bthaber.com.tr Mukadder Keskingözler mukadderk@bthaber.com.tr

İş Geliştirme Müdürü Günay Kaya Satış Grubu Kutay Göçe

Karolin Özçelik Abdurrahman Koyuncu Funda Koyuncu (Ankara)

Reklam Rezervasyon info@bthaber.com.tr Yönetim Yeri: BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş. Fetih Mah. Tahralı Sokak Kavakyeli Plaza C Blok 7/5 34704 Ataşehir/İSTANBUL Telefon: (0216) 291 13 90

Abone ve Dağıtım btabone@bthaber.com.tr

Ankara Ofisi: Adres : Nergis Sok Via Flat İş Merkezi No:7/2 Söğütözü-Ankara Telefon: (0312) 258 64 24 / Faks: (0312) 258 63 02 ISSN 1300-6495

Türkiye’nin en köklü bilişim teknolojileri yayını olan BThaber, 1995 yılından bu yana bilişim ve teknoloji dünyasındaki en son haberleri, yenilikleri ve bilgileri okuyucularına kesintisiz bir şekilde sunmaya devam ediyor. Her hafta yüzde 35’i BT, yüzde 65’i ise finans, otomotiv ve sağlık gibi farklı sektörlerde yer alan şirketlerin ve kamu kurumlarının yöneticilerinden oluşan 7500’ün üzerinde kişiye ulaşmakta ve online platformlar üzerinden her hafta on binlerce kişiye erişim sağlamaktadır.

BThaber kontrollü abonelik sistemiyle dağıtılmaktadır. - Fiyatı 1 Kuruş (KDV dahil) - BThaber, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 2/f maddesi hükmü gereği ‘yerel süreli yayın’dır.


WEEKLY INFORMATION TECHNOLOGY AND ECONOMY NEWSPAPER

Turkey will develop with Informatics The opening guest of the Informatics Summit’16 became one of the leading supporters of the informatics sector and Informatics Summit; Prime Minister Binali Yıldırım. Binali Yıldırım; emphasizing that they came together for a meeting regarding the future of the sector; stated: “I came to this meeting to see friends and be here for a sector with such importance for our development.” Binali Yıldırım highlighted innovation topics such as information networks, online and mobile, IoT, virtual reality are being talked about today while mentioning about production techniques stepping up with industrial revolutions in the past. “We hope for the future industrial production supported by information and presenting the development for people.” commented Binali Yildirim and continued his words: e-Government portal is a success story “Time has a soul and it is our choice to acquire it as a friend or enemy. There is no escape from this period and we are pleased to host the event where the countries of the region come together for the future of information. The effort to ‘develop an information society’ with the goal of 2023 will give the sector a distinct impetus. In this regard, we took an important step with the e-government portal. Over 700 thousand services have become available there. Transparency with the best use of IT by state institutions is also an important result of this work.” Binali Yıldırım pointed out that the use of the Internet via the fiber connections and the use of mobile internet increased more every year, highlighting the fact that they are ready to disable the digital gap. Binali Yıldırım stated that the operators reached the places they could not reach by themselves with the universal service fund and said that: “Now we are doing what is necessary in order to reach every point as a public service.”

and increase the value added to carry Turkey towards 2023 goals.” Investments were made in many fields At this point, Binali Yıldırım emphasized that they are using resources to become a technology producing country as well as a technology using one. They expressed that they supported R&D centers and techno-parks and that 2023 goal is to exceed 2% of GDP in R&D expenditures. Defining development in the information sector as a necessity, Binali Yıldırım reminded that: “Infrastructure works and legal regulations were carried out in the last 14 years, telecommunication sector was liberalized and tax reductions were made.” Binali Yıldırım, who informed that via the operators’ efficient operation, in 5-6 years, almost every point has 3G access, continued his speech as: Life becomes a part of IT “After 4.5G licenses have been granted, the current step will be to complete 5G preparations. Local and national product development studies are continuing on this path. The economic size of the sector has reached close to 90 billion, which is four

times the growth compared to 2003. Growth in information should be on top of that. This data shows that we are one of the world’s leading countries in terms of infrastructure and service quality. Developments also show that informatics is not a sector, but a way of life. Everyone benefits from the innovations brought about by IT, and life has become a part of IT. In addition to infrastructure, we also need innovative products that will increase the variety of tools

New incentives for data centers Everyone is offered support for internet access; the regulations are carried out against the unrecorded acts according to Prime Minister Yıldırım, who stated the new plans as the following: “We are going to have a simple and new model that will speed up the growth of the industry and provide tax revenue. Thus, the tax will not be a hindrance for the IT sector. In this period, the

holder of the wisdom will have a full pocket. For this reason, we will continue to support R&D investments. Within the scope of 4.5G authorizations, we provide special support for domestic product use and R&D. As well as producing information, increasing data centers are also important for keeping information in the country. Today, we announced important incentives for data centers to be opened next to the call centers. The scope is very wide and we have introduced an incentive package for the establishment of data centers. Improving the data center ecosystem will also serve the objectives of information security. Thus, we will come to the position of a country with knowledge. This will also contribute to regional data traffic. In this regard, some legal regulations are needed and we are making improvements as well. The steps taken put forward the importance we give to the growth of the industry. Our work on safety of cyberspace is continuing and the action plan is in place. Exercises, durability tests and important steps are also taken in terms of cyber deterrent. According to the Cyber Security Action Plan, we will further strengthen the strategic steps. The new action plan will bring a new era.”


Meeting point of the sector

Following Murat Göçe, the President of Information and Communication Technologies Authority (BTK), Ömer Fatih Sayan took the floor. Emphasizing that this summit is of great importance for the sector and that it brings together all the actors of the sector, Sayan shared the following details: “When we say ‘informatics’, the internet comes to mind first, today the internet is seen as an important part of economic and social life as well as production. The Internet environment itself is the reality of life and people, ideas, objects and processes come together for Industry 4.0. The brain power of man and the power of production are obvious. In this respect, it will be a very different period than previous economic processes.” Mr. Sayan pointed out that there is also awareness in this matter, noting that significant progress has been made in this way in Turkey and that information and communication technologies are obviously dominant in the industry. Sayan continued as: “This matter belongs to our country with all the processes. We all know the ‘keeping it national’ requirements in the 4.5G tender. E-commerce is also growing; we are paying attention to the safety of internet users, especially children. All actors need to work together on this issue. We also need digital literate youth in every field. We are committed to working to bring informatics to the level it

deserves to be.” Fatih Sayan emphasized that Turkey has realized many breakthroughs in the information and communication sector in the last 15 years and that we have the world’s most advanced technology. Sayan also drew attention to the following details: “The awareness is created on how important infrastructure is for the information and communication technologies. While our operators are now developing their infrastructure, it is our priority to jointly use the infrastructure and to keep the existing infrastructure untouched and to prevent unnecessary investments. With the whole process of design, production, distribution, maintenance and repair, aftersales operations, and resource efficiency; this whole industry became an important matter for our country. In particular, we all know the nationality regulations regarding the last 4.5G tender. It reached 93.6 billion TL. In this process, we constantly mention the importance of the internet and pay attention to the safety of our children on the internet. I would like to point out that all actors must work together to prevent any illegal action, including terrorist abuse of the Internet. In this process, we need young people with digital literacy that can analyze the information in their field and produce new information; while programs for the education of youth are going on.”

Road map for Industry 4.0 Minister of Science, Industry and Technology Dr. Faruk Özlü started his words by sharing the priorities of Turkey with the participants and informed everyone on that they are working on three main topics: to make Turkey a science center, technology base and advanced industrial country. Minister Özlü said that they carried out their works along with these three axes and completed the global preparations for the development of the industry. Minister Özlü commented that: “We have completed our preparatory work on the development of the modernization of the industry, which is called ‘Industrial Revolution 4.0’ in the

West and ‘Super Community 5.0’ in Japan. We created a platform with the participation of TOBB, MUSIAD, TUSIAD, YASAD, TIM and TTBK. 4. We have worked to realize the activities of the 4th

Industrial Revolution or Super Community 5.0. We will sign it soon. Together with these institutions, we will carry out the activities of the Industrial Revolution 4.0 in Turkey.”

Common values of the IT sector in Turkey The opening speech of the Information Summit’16 was made by Murat Göçe, the President of BTHaber Corporate Group. He emphasized that they wanted to share the philosophy of ‘no escape from Industry 4.0’ with the organizing the most comprehensive meeting of recent years. Murat Göçe, who also stated that they deliberately use the word ‘evolution’ in this definition, continued his speech: “Evolution is a process. As the fourth wave of digitalization, Industry 4.0 is setting up the grounds for the fourth wave of digital economy by bringing in new design, planning, R&D, production, procurement, quality, process management, autonomous systems, service and customer

experiences based on artificial intelligence. This is what we call digital thinking methodology. This summit had 17 different thematic conferences, a total of 150 panels, interviews and presentations, over 240 speakers and participants to talk about the future. I give thanks to teams and managers of BTHaber who provided biggest support to our event,

those who support the content programs, and those who gave special support to the digital design works and to all the employees. We are a huge family of a hundred employees, thanks to you. My message to the sector is clear: Informatics Summit and ICT 500 Research are the common values of the industry and we should always provide full support to them.”

IT sector will lead the future Transportation, Maritime and Communications Minister Ahmet Arslan, who made a speech during the opening ceremony of the Information Summit’16, said that: “The size of our industry is an element that everyone looks at with envy.” Ahmet Arslan said that they know very well the necessity of taking further steps and underlined that they have done important work since 2003. “With the global vision for 2023, we expect the numbers of 5G and 4.5G subscribers to rise.” said Ahmet Arslan and continued his

speech: “The future of the industry reveals that we should not be content with what we have now but we need to take further steps. The number of enterprises increased to 622, the number of authorizations in the sector increased to 1009, and the internet output capacity increased 300 times to 6,000 GB. We expect that the number of 5G subscribers related to the global forecast for 2023 will increase to 550 million, and the number of 4.5G subscribers will increase to 4.6 million. We know that

56% of mobile phones used in the world are smartphones, and 80% of the phones sold are smart phones. We expect that the number of smartphone users in the world will reach about 4 billion and in 2023, it will reach 7 billion, especially in the next 7 years period, especially while the data traffic will be increasing 10 times together with smartphones in the world. The second place belongs to the social sharing sites where the figures are not really mindblowing. We had instructions on fiber infrastructure, dear

prime minister. So far, we increased our existing 88 thousand kilometers of infrastructure to 278 thousand kilometers. I especially would like to share your instructions on using it more economically, not making any new but in vain investments, following every action with care and directing users to the existing infrastructure. Since 2003, we know that in this sector we should move along with the world in this sector and in some areas, we are ahead. You have always revealed that access and transportation is a

must for all sectors for growth. Yesterday you did not leave us alone, especially with your ideas on the works to be done in this sector, informatics sector being in every part of life and no economic growth without informatics. This sector is a sector to change the world, the future of our country and the prosperity of our people. This sector is a very fast-growing sector. As all stakeholders, we have a success today, but we need to carry it to tomorrow by adding up to it. We need to follow the world with all our friends and grow this sector.”


BThaber Sayı 1099  
BThaber Sayı 1099  
Advertisement