Page 1


Yıl: 5 Sayı: 81 Aralık 2012

Editör

GRUP BAŞKANI H. FERRUH IŞIK İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. adına İMTİYAZ SAHİBİ MEHMET SÖZTUTAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AHMET KIZIL ahmet.kizil@ihlasfuar.com SORUMLU MÜDÜR YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr EDİTÖR AHMET FARUK KOYUNCU faruk.koyuncu@img.com.tr SANAT YÖNETMENİ İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr CONSEPT TASARIM SAMİ AKTAŞ sami.aktas@img.com.tr REKLAM MÜDÜRÜ SEDAT KARADAYI sedat.karadayi@img.com.tr KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr HABER SERVİSİ ÖMER ŞEN omer.sen@img.com.tr DIŞ İLİŞKİLER AHMET ASLANTÜRK ahmet.aslanturk@ihlasfuar.com MUHASEBE MÜDÜRÜ MÜRSEL GÜRLER muhasebe@img.com.tr ABONE HATİCE ERDÖNMEZ hatice.erdonmez@img.com.tr CTP - BASKI İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. 29 Ekim Cad. No: 11 A/41 34530 Yenibosna / İSTANBUL +212 454 30 00 ADRES 29 Ekim Caddesi No:11 A/41 34197 Yenibosna / İSTANBUL Tel.:+212 454 25 00 Faks:+212 454 25 98 www.borudergisi.com.tr e-mail: info@borudergisi.com Boru Dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Boru Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Süreli bir yayın olan Boru Dergisi ayda bir yayınlanır.

Dünya durmaya, Türk sanayicileri koşmaya devam ediyor Yeni bir dönem daha başlıyor. Bu yeni dönemin tüm sanayicilerimize ve işverenlerimize bol kazançlar getirmesini temenni ediyoruz. Kocaman bir yıl geçti. Ömürden tamamen 365 gün birden kayıp gidiverdi. Bu koca zamanda acaba kendimize, ne kadar verimli olduk diyebildik mi? Siz bu sorunun cevabını araştırırken, ben sizlere daha güzel, daha heyecanlı bir sayı daha hazırlamak için çalışmaya başlayayım. Kıymetli okuyucular, ümit etmek ve geleceğe farklı bakabilmek iş hayatında çok önemlidir. Ne diyelim daha farklı bakıp, daha hızlı karar verip bol kazançlar elde ediniz. Hazır yeni dönemden laf açmışken, birazcık Türk sanayicilerimizin neler yaptıklarına değinelim. Yakın coğrafyamızda bir dizi olay yaşanırken, dünya birçok faklı olayla pençeleşirken, Türk sanayicileri ve özellikle makine sektörü birbiri ardına yeni siparişler alarak, bunları zamanında teslim etme gayreti ile ne kadar azimli olduklarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Dünya durmaya, Türk sanayicileri ise koşmaya devam ediyor. Şunu ifade etmek de yarar var. Sektörlerin büyümesi kadar bu sektörlere destek veren yayınlarında bir şekilde desteklenmesi o kadar elzemdir. Diğer yandan Türk sanayicileri bir dönem dışarıdan teknolojilerini satın alırken, geldiğimiz noktada artık dışarıya teknoloji satan bir konuma yükselmiş durumda. Bu grafiğin daha yukarı seviyelere çıkmaması içten bile değil. Özellikle yurtdışındaki fuarlara daha fazla katılım gösteren sanayicilerimize başarılı bir dönem diliyoruz. Çünkü dünya genelinde o kadar sıkıntı ve sorun yaşanırken Türk sanayicileri önemli pazarlarda çok aktif bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Yine ayrıca bu dönemde önemli ve güzel çalışmalara imza attık. Artık yeni sene de biraz daha gayret edeceğiz. Her yeni seneye girerken bir önceki sene kötüydü, yeni sene daha güzel olacak veya güzel olmasını umut ediyoruz demek geliyor insanın aklına… Her şey gönlünüzce olsun. Bol kazançlı seneler. Saygılarımızla, Ahmet Faruk Koyuncu


İçindekiler 32

Türkiye, Dünya’nın en büyük 8’inci çelik üreticisi

34

Dizayn Grup 2013’te daha hızlı koşacak

11

Sektörde Boru 2013 Rüzgarı esmeye devam ediyor

16

Dünya Ham Çelik Üretimi

20

Erciyas Boru’dan eğitime destek

22

Dünya’da ilk kez deniz yüzeyinin 250 metre altından borularla su taşınacak

26

UGETAM yeni işbirlikleri ile büyümeye devam ediyor

30

KARDEMİR’den 3.haddehane hazırlığı

44

54

54

NTG, dünya pazarında tanınırlığını artırmayı hedefliyor

Nabucco’nun Bulgaristan ÇED onay süreci başladı

Yeni POLYG dalma erozyon tezgâhları

Global Kriz Şartlarına Rağmen Çelik Sektörümüzün Ekonomiye Katkısı Artıyor

AKAMEDEMİ....................... A.K.İ

İHALECİLER......................... 77

PLASTSU ............................... 5

AKTİF .................................... 47

İHLAS PAZARLAMA ......... 73

ARMA MATBAA.................. 59

KRİSTAL ŞEHİR .................. 55

PROMETAL........................... 11

AYPAR BORU ...................... 38 – 39

MARMARA MEKANİK ..... 45

BARLO ................................... 15

MAVSAN ............................... 25

DİVAL .................................... 49

MESSE DÜSSELDORF......... 53

ESEN....................................... 43

METAL STEEL ..................... 65

FABEX .................................... 63

NAVLUN ............................... 71

HES BORU ............................ 37

PAK PLAST ........................... 3

SENKRON ............................. 29 SUBOR ................................... 9 TURAN .................................. 21 - A.K TÜRKİYE GAZETESİ ......... 69 YÜCEL ................................... 1

REKLAM INDEKS

40


Enerji sektörünün önde gelen CTP boru üreticisi; “SUBOR” Türkiye ve faaliyet gösterdiği Coğrafya’da yüksek üretim kapasitesi, teknolojisi ve tecrübesi ile fark oluşturan SUBOR, enerji projelerinde de başarılı uygulamalara imza atmaya devam ediyor

Bilgi ve tecrübe sahibi olmanın önem arz ettiği enerji projelerinde referanslarıyla fark oluşturan SUBOR projenin gereksinimi olan özel tasarım ürün temini ve süpervizyon ekibi tarafından sunduğu özel ekipman ve montaj teknikleriyle hizmet veriyor. Enerji sektöründe FLOWTITE CTP borularının temin edildiği birçok Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali, Termik Santral ve Hidroelektrik Santral Projesine hayat vermiş olan SUBOR, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen İskenderun Sugözü Termik Santrali, Çanakkale Biga Termik Santrali, Ankara Baymina Kombine Çevrim Santrali, Enerjisa Bandırma Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali, Unimar Marmara Ereğlisi Enerji Santrali, Samsun Terme Doğalgaz Çevrim Santrali ve 100’e yakın hidroelektrik santral projelesine CTP boru temini, sevkiyatı ve montajıyla destek verdi. KIZILDERE JEOTERMAL ENERJİ SANTRALİ PROJESi’NDE CTP BORULAR SUBOR’DAN

SUBOR, Zorlu Enerji firması yatırımında Denizli’nin Sarayköy ilçesi Kızıldere jeotermal alanında 60 megavatlık elektrik üretecek olan Kızıldere Jeotermal Enerji Santrali Projesi kapsamında DN 1100-1500 mm arasında değişen çaplarda, PN 10 bar basınç sınıfında CTP boru üretimi gerçekleştirmekte. Projede temin edilen biaxial CTP borular, eksenel yönde yük taşıyabilme özelliğine sahip olup, ek parça noktalarında iç basınçtan kaynaklı tespit yüklerini büyük ebatlı tespit blokları kullanımına gerek kalmaksızın yine biaxial dayanıma sahip saha bağlantılarıyla birleştirmektedir.

8

ARALIK 2012


Sektörde Boru 2013 Rüzgarı esmeye devam ediyor 8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, yalnızca ticaret platformu olmanın ötesine geçerek, yerli ve uluslararası birçok üreticiyle, ceo’ları, üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerini buluşturmayı başaran bir organizasyona ev sahipliği yapacak

Dünya Boru Endüstrisi, İstanbul Fuar Merkezi’nde 28 – 30 Mart 2013 tarihleri arasında, yeniden bir araya geliyor Kosgeb tarafından desteklenen, “Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı”, yurtdışı temsilciliklerin ve alım heyetlerinin katılacağı, ikili görüşmelerin gerçekleşeceği bir organizasyona hazırlanıyor 10

ARALIK 2012


ITA Dünya Borucular Birliği sponsorluğunda gerçekleşecek fuar, geçtiğimiz yıllarda yerli ve yabancı ziyaretçi bakımından büyük ilgi gördü ve iş çevreleri tarafından da ilgiyle izlendi. Özellikle inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe daralan pazarlar ve son dönemde ekonomide kaydedilen uluslararası gelişmeler dikkate alındığında, Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, tüm sektör temsilcilerine yeni pazarlar oluşturuyor. Kalitesiyle, ürün çeşidiyle, markalarıyla dünyanın dört bir ucunda başarıdan başarıya koşan boru sektörü, sekizinci defa kendi spesifik fuarında buluşuyor. Yurt dışından katılım gösteren firmaları ve dünyanın dört bir yanından teşrif eden yabancı ziyaretçileri ile geç-

12

ARALIK 2012

tiğimiz senelerde başarısını kanıtlayan Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, sekizinci senesinde de, yenilikleri ve gelişmeleri sektörle paylaşmaya, sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi platformunu oluşturmaya ve ticareti canlandırmaya hazırlanıyor. 2005’den bu yana verimli yıllar geçiren Türk boru sektörü, özellikle 2006 yılında yaptığı katılımlar ile son yılların iş hacmi yüksek sektörlerinden birisi olarak değerlendiriliyor. Yurtiçi pazarda doğalgaz yatırımları ve özellikle konut hareketliliğinden son derece olumlu etkilenen sektör, yurtdışı pazarlarda da boy gösteriyor.


TÜRKİYE EN ÇOK BORU ÜRETİMİ YAPAN İKİNCİ ÜLKE

Yapılan araştırmalar sonucunda; Avrupa’da; İtalya’dan sonra en çok boru üretimi yapan ikinci ülkenin Türkiye olduğu görülüyor. Türkiye’de ki üretimin, Avrupa Birliği’ne 2005 yılından sonra katılan 12 ülkenin üretiminden daha fazla olduğunu ve dolayısıyla borunun, Türkiye için çok önemli bir ürün olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bu durumda, Türkiye, Avrupa Birliği için çok önemli bir üretim merkezi olduğunu kanıtlamıştır. Globalleşen ve rekabetin arttığı günümüz iş dünyasında Türkiye, sürekli vizyonunu yükselterek gelişmiş, ihracat yapan ve uluslararası arenada rakipleriyle başa çıkabilme uğraşında olan ülkelerin başında gelmektedir. Sektörde yaşanan gelişmeler tüm sektörleri olduğu gibi boru sektörünü de etkilemektedir. Türk boru sektörü olarak bilinmekte ve ürün kalitesi ve hizmet anlayışı ile bu konudaki başarısını gözler önüne sermektedir.

SEKTÖRÜN İLK VE TEK FUARI

Türkiye’nin en çok çelik boru ihracatı yaptığı ülkeler Cezayir, Irak, Ürdün, İngiltere, ABD, Romanya, Mısır, Suriye, İtalya ve Almanya olmuştur. Sektörün Türkiye’deki ilk ve tek fuarı olan Boru ve Ek Parçaları Fuarı, 2013 yılında tekrar boru sektörünü bir araya getirip, ticareti ve ekonomiyi daha verimli hale getirmeyi hedefliyor. Fuarın yıllardır profesyonel ziyaretçi odaklı çalışmaları ve giderek büyüyen başarısı, önümüzdeki yıllar için büyük ümitler veriyor. Ülkemizde her gün bir yenisi hayata geçirilen doğalgaz projeleri, altyapı çalışmaları, yeni konut inşaatları ve ihracattaki başarılı yükseliş Boru 2013’de bir kez daha gözler önüne serilecek. Türkiye’de yeni bölgelerin doğalgaz kullanımına geçmesi, artan ihracat potansiyeli ve birikmiş konut ihtiyacı sektörü hareketlendiren konuların başında geliyor. Gerek ürün portföyü gerekse ürün kalitesi bakımından başarılı bir grafik çizen Türk Boru Sektörü, 2013 yılına yaklaştığımız şu günlerde doyasıya rekabet yaşıyor. 8. ULUSLARARASI BORU VE EK PARÇALARI FUARI

8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, ihlas fuarcılık tarafından düzenlenmekte olup, otomotiv ve beyaz eşya sektöründe hizmet veren firmaları da bünyesinde bulundurmaktadır. Sanayi işletmelerinde her geçen gün daha da artan otomasyon ve modernleşme isteklerine paralel olarak basınçlı hava talebi de artmaktadır. Her makine ve cihaz kendisi için gerekli olan havayı bir boru şebekesi ile kompresörden r hedef büyütmekte sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da önemli başarılara yönünü çevirmektedir. Ürün çeşitliliği ve uygulamaları ile geniş yelpazeye sahip olan boru sektörü, tüketim rakamlarını artırmaya çalışmakta ve bu anlamda büyük bir potansiyele sahip bulunmaktadır. 28– 30 Mart 2013 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi’nde ARALIK 2012

13


gerçekleştirilecek olan 8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, İhlas Fuarcılık tarafından sektörün öncü kurumlarının katılımlarıyla gerçekleştirilmeye devam ediyor. FUAR, YURT DIŞI BAĞLANTILARINI GÜÇLENDİREREK SÜRDÜRÜYOR

İtalya, Almanya, Fransa, Rusya, Ukrayna, Hindistan, Kanada, Bulgaristan, İngiltere Çek Cumhuriyeti, Romanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Kore, Tayvan, Avusturya, Polonya, Yunanistan, Mısır, S. Arabistan, Çin, Sırbistan ve Amerika gibi ülkelerden pek çok firmanın katılımcı olarak iştirak ettiği fuar, ülkemizde halen ilk ve tek olma özelliğini koruyor. Geçtiğimiz senelerde, yüzlerce yabancı ziyaretçinin gezdiği fuar, yurt dışı bağlantılarını, güçlendirerek sürdürüyor. BULUŞMA PLATFORMU: İSTANBUL

Kıtaları birleştiren coğrafyası ve asırlara tanıklık eden tarihi konumu ile İstanbul dünya üzerindeki en özel şehirlerden biri. Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren İstanbul, Ortadoğu ve Avrupa’ya yakınlığı, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri ile sürdürdüğü sıcak ilişkiler ile ticareti de verimli hale dönüştürmeyi başarıyor. İstanbul, jeopolitik konumu sayesinde, 8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı’nın başarısına başarı katacak. 2011 yılına kadar yılda bir kez düzenlenen fuar, diğer uluslararası fuarlar ile uluslararası katılımcı ve ziyaretçilerin talepleri dikkate alınarak, 2011 yılından itibaren iki yılda bir kez düzenlenecek. Sekizincisi 28-30 Mart 2013 tarihleri arasında düzenlenecek olan fuarda, fuarın etkinliğini ve verimliliğini artırmak üzere yeni düzenlemeler de yapılıyor. Fuara eklenen 2 yeni bölüm, boru hattı teknolojisi ile demir ve çelik (yassı ürünler). Metal boru, profil, ek parça, yassı ürünler, makina ve ekipmanları alanlarını birarada sunan, boru fuarını, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda profesyonelin ziyaret etmesi bekleniyor. HAM ÇELİK ÜRETİMİNDE ARTIŞ

Ham çelik üretimi yüzde 9.2 artan Türkiye’de, bu yıl çelik üretimi, 24.1 milyon ton seviyelerine ulaşmıştır. Yılın ilk çeyreğinde, Ame-

14

ARALIK 2012

rika Birleşik Devletleri’nde inşaat demiri satışlarının canlı olduğu, bu dönemde Türkiye’den yüksek tonajda inşaat demiri ithal edilmiş olmasının da bunun göstergesi olduğu biliniyor. Sektör firmalarının yoğun ilgi göstermesi beklenen fuarda, en büyük 1000 sanayi kuruluşunun yanı sıra inşaat ve taahhüt şirketleri, petokimya sanayi kuruluşları, beyaz eşya üreticileri, çelik eşya üreticileri, otomotiv sanayi kuruluşları, mobilya üreticileri, gemi sanayi kuruluşları, sondaj şirketleri, gaz dağıtım şirketleri, su ve kanalizasyon idareleri, devlet su işleri, belediyeler, üniversitelerin inşaat, metalurji, malzeme, makine mühendislikleri ve çevre bölümü akademisyenlerinin de fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN KATILIMCI PORTFÖYÜ

8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı, her türlü boru ve ek parçaları üreticileri ile zengin bir ziyaretçi profilini buluşturacak. Türk boru sektörünün spesifik fuarının katılımcı ürün profili ise şu şekilde olacak: Boru ve Ek Parçalar başlığı altında, demir ve alaşım borular, paslanmaz çelik, demir dışı metal ve alaşım, kompozit, beton, iletim, yapı, hassas borular ve ek parçaları. Boru üretim makinaları başlığı altında, döküm, haddeleme, kaynak, ısıl işlem, boru işleme ekipmanları başlığı altında, şekil verme, kesme, delme, galvanizleme, kaplama, taşlama, parlatma, genişletme, çapak alma, işleme teknolojisi araçları, test, ölçme ve kontrol teknolojileri, tesis mühendisliği ve inşaatları, çelik servis merkezleri, lojistik, güvenlik teknolojisi, çevre koruma, restorasyon, yazılımlar, danışmanlık ve hizmetler, sivil toplum kuruluşları ve yayınlardan oluşmaktadır. Ayrıca, boru hattı teknolojisi, profil ve makinaları, sıcak ve soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplama işlemine tabi tutulmuş yassı ürünler. İHLAS FUARCILIK HAKKINDA

İhlas Fuarcılık, ilk organizasyonunu 1988 yılında Tekstil Makineleri Fuarı ile gerçekleştirdi. Düzenlediği ihtisas fuarlarıyla, fuarcılık sektörüne, ismini sağlam şekilde yazdıran şirketimiz, 8. Uluslararası Boru ve Ek Parçaları Fuarı ile 98. fuarına imza atmış olacak.


Dünya Ham Çelik Üretimi Ekonomisindeki büyümenin iki misli civarındaki bu büyüme oranı ile Türkiye, 2011 yılında, dünyanın en büyük 30 çelik üreticisi arasında, üretimini en hızlı arttıran ülke olarak yer alıyor

1998-2008 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde istikrarlı bir şekilde artış gösteren, 2008 ve 2009 yıllarında ise, global ekonomik kriz sonucu düşen talep nedeniyle, azalan dünya çelik üretimi, 2010 yılında

16

ARALIK 2012

yeniden yükseliş eğilimine girmiş ve % 15.7 gibi yüksek bir oranda artarak, 1.43 milyar ton seviyesine ulaşmıştır


gerilediği 2011 yılında, Türk çelik sektörü, gerileme bir yana 2 puanlık artışla, % 17 oranında büyümeyi başarmıştır. Ekonomisindeki büyümenin iki misli civarındaki bu büyüme oranı ile Türkiye, 2011 yılında, dünyanın en büyük 30 çelik üreticisi arasında, üretimini en hızlı arttıran ülke olmuştur. DÜNYA HAM ÇELİK ÜRETİMİNDE BÖLGE PAYLARI

2011 yılındaki 1.53 milyar tonluk dünya ham çelik üretiminin, % 64.7 pay ile 988.2 milyon tonunu Asya bölgesi, % 11.6 pay ile 177.38 milyon tonunu AB bölgesi, % 7.8 pay ile 119.43 milyon tonunu Kuzey Amerika ve %7.4 pay ile 112.55 milyon tonunu BDT gerçekleştirmiştir.

2011 yılında ise, dünya çelik sektöründeki büyüme, kriz kayıplarının telafi edildiği 2010 yılına kıyasla önemli ölçüde yavaşlayarak, % 6.8 seviyesinde kalmış ve 1.53 milyar ton olarak gerçekleşmiştir.Bu büyümede, geçtiğimiz yıllardan farklı olarak, Çin etkisinin azalma eğilimini sürdürdüğü gözlenmiştir. 2000’li yıllarda sistemli bir şekilde % 20 civarında büyüyen Çin’in çelik üretimindeki artış, son iki yıl içerisinde % 9-10 bandına oturmuştur. 2011 yılında, büyük çelik üreticisi ülkeler arasında yer alan Japonya ve İspanya’nın üretimi gerilerken, ABD, Hindistan, Rusya, Almanya,Ukrayna, Brezilya ve Fransa’nın üretimindeki artış dünya ortalamasının altında kalmıştır. Dünya çelik üretimindeki büyümenin, 2010 yılına kıyasla, % 15.7’den, % 6.8’e

Rakamlar, Türkiye’nin kademeli bir şekilde dünya çelik ihracatındaki konumunu iyileştirdiğini ve pek çok büyük çelik ihracatçısı ülkeyi geride bıraktığını göstermektedir. TÜRKİYE’NİN DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİNDEKİ YERİ

2000 yılında 848 milyon tonluk dünya ham çelik üretimi içerisinde, 14.3 milyon tonluk üretimi ve % 1,7 oranındaki üretim payı ile 17. sırada yer almış olan ülkemiz, 2011 yılına kadar üretimini istikrarlı bir şekilde arttırarak, 7 basamak birden yükselmiş, 1.53 milyar tonluk dünya ham çelik üretimi içerisinde, 34.1 milyon tonluk üretimi ile 10.sırada, AB ülkeleri arasında ise 2. sırada yer almıştır. 34.1 milyon tonluk üretimi ile, toplam dünya ham çelik üretiminde % 2.2 oranında paya sahip olan ülkemiz, %17 oranındaki üretim artışı ile de, üretimini en fazla arttıran ülke olmuştur.

ARALIK 2012

17


YÖNTEMLERE GÖRE DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

2010 yılındaki dünya ham çelik üretimi, 1990 yılındaki 770 milyon tona göre, % 85.7 oranında bir artışla, 1.43 milyar tona ulaşırken, Bazik Oksijen Fırın (BOF) yöntemi ile üretim, %133.3 oranında artışla, 424 milyon tondan, 989 milyon tona yükselmiştir. Elektrik Ocaklarındaki (EO) üretim, 1990 yılındaki 218 milyon tondan, % 88.5 oranında artışla, 411 milyon tona yükselirken, Açık Ocaklardaki (OHF) üretim ise, 1990 yılındaki 117 milyon tondan, %85.5 oranında azalışla, 17 milyon tona gerilemiştir.

BOF ve EO’lardaki kapasite artışlarının, Çin ve Hindistan gibi kapasitelerini çok fazla artıran ülkelerdeki üretim yapısının gelişimine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir. Çin’in artan çelik tüketimi zamanla büyük bir hurda arzını da beraberinde getireceğinden, orta ve uzun vadede, EO’lu üretim teknolojilerine yönelme söz konusu olabilecektir. Diğer taraftan Hindistan’da da, EO’lu tesislerin kapasitelerinde artış beklenmektedir. Ancak, Hindistan’ın kendi demir cevheri rezervlerini değerlendirebilmek için, hurda yerine sünger demir kullanmayı tercih etmesi ihtimal dahilindedir. DÜNYA ÇELİK İHRACATI

Global finans krizinin de olumsuz etkileri ile, 2009 yılındaki dünya yarı ve nihai çelik ürünleri ihracatı, 2008 yılına göre, %25.2 oranında azalışla, 326 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir. 2010 yılında, krizin etkilerinin kısmen azalması sonucu, ihracat yeniden artış eğilimi göstermiş, 2010 yılında dünya çelik ürünleri ihracatı, 2009 yılına göre, % 18.7 oranında artışla, 387 milyon tona ulaşmıştır. Alınacak

2010 yılındaki 1.43 milyar tonluk üretimin, % 69.2’si BOF’larda, % 28.7’si EO’larda ve % 1.2’si ise OHF’lerde gerçekleştirilmiştir. 20 yıllık dönemde BOF’ların üretim içerisindeki payı, % 55.1’den % 69.2’ye yükselirken, EO’ların payı, % 28.3’den % 28.7’ye yükselmiştir. Çin’in, sahip olduğu kömür ve cevher rezervlerini kullanabilmek için yeni yatırımlarında, entegre tesisleri daha fazla tercih etmesi, BOF’lardaki üretim oranı artışlarında etkili olmuştur.

Söz konusu üretim oranlarındaki BOF’lar lehine değişmenin, kısmen BOF’ların esnek olmayan üretim teknolojileri nedeniyle, kriz şartlarında da üretimlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmeleriyle ilgili olduğu değerlendirilmekte ve önümüzdeki yıllarda EO’ların toplam çelik üretimindeki paylarının, yeniden %30’lara çıkması beklenmektedir. Çin hariç tutulduğunda, 1990 yılında % 56.3 olan BOF’ların üretimdeki payı, 2010 yılında % 52.7’ye düşmüş, aynı dönemde EO’ların payı ise, % 29’dan % 43.5’e yükselmiştir.

18

ARALIK 2012

2010 yılındaki en büyük çelik ihracatçısı ülkeler arasında Japonya, 42.7 milyon ton ve %11 pay ile ilk sırada, Çin, 41.6 milyon ton ve %10.8 pay ile ikinci sırada, Rusya 27.4 milyon ton ve %7.1 pay ile üçüncü sırada, Almanya, 25.4 milyon ton ve %6.6 pay ile dördüncü sırada, Türkiye ise 16.2 milyon ton ve %4.2 pay ile 7. sırada yer almışlardır.

Rakamlar, Türkiye’nin kademeli bir şekilde dünya çelik ihracatındaki konumunu iyileştirdiğini ve gelişmiş çelik ihracatçısı ülkeleri, geride bıraktığını göstermektedir.


DÜNYA ÇELİK İTHALATI

2010 yılında dünya yarı ve nihai çelik ürünleri ithalatı, 2009 yılına göre, %17 oranında artışla, 378 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye bir taraftan çelik ihracatını arttırırken, diğer taraftan da ithalatını azaltmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Türk çelik sektörünün Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasına olan katkısı, hızlı bir şekilde artmaya devam edecektir.

2010 yılında, demir çelik ürünleri ithalatında, Güney Kore 24.8 milyon ton ve % 6.6 pay ile ilk sırada, Almanya 22.7 milyon ton ve % 6 pay ile ikinci, ABD 22.5 milyon ton ve % 6 pay ile üçüncü, Çin 17.2 milyon ton ve % 4.6 pay ile dördüncü sırada yer alırlarken, Türkiye 10.7 milyon ton ve % 2.8 pay ile 7. sırada yer almışlardır.

Dünya çelik üretimindeki büyümenin, 2010 yılına kıyasla, % 15.7’den, % 6.8’e gerilediği 2011 yılında, Türk çelik sektörü, gerileme bir yana 2 puanlık artışla, % 17 oranında büyümeyi başarmıştır.

Çin’in artan çelik tüketimi zamanla büyük bir hurda arzını da beraberinde getireceğinden, orta ve uzun vadede, EO’lu üretim teknolojilerine yönelme söz konusu olabilecektir. Diğer taraftan Hindistan’da da, EO’lu tesislerin kapasitelerinde artış beklenmektedir. Ancak, Hindistan’ın kendi demir cevheri rezervlerini değerlendirebilmek için, hurda yerine sünger demir kullanmayı tercih etmesi ihtimal dahilindedir.

ARALIK 2012

19


Erciyas Boru’dan eğitime destek Düzce Üniversitesi Hakime Erciyas Yabancı Diller Yüksekokulu eğitime kapılarını araladı Düzce’ ye yaptığı büyük yatırım ile istihdam olanağı sağlayan Erciyas Çelik Boru A.Ş. insana yaptığı yatırımı bir kademe daha öne çıkararak örnek bir yardımseverlilik hareketi ile yaptırmış olduğu Düzce üniversitesi Hakime Erciyas Yabancı Diller Yüksekokulu 603 öğrencisi ile 2012-2013 öğretim yılını açarak hizmet vermeye başladı. Hakime Erciyas Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şen 2012- 2013 eğitim öğretim yılı başında taşındıkları bu yeni binada İngilizce hazırlık eğitimini çok daha etkin yürütebildiklerini ifade ederek, “Geçmiş yıllarla karşılaştırdığımızda bu güzel mekanın öğrencilerimizi nasıl olumlu şekilde etkilediğini bütün Yabancı Diller Yüksekokulu çalışanları olarak açıkça görebiliyoruz. Bu etki, eksikliklerimizi kısa sürede tamamladığımızda çok daha belirgin hale gelecektir. Böyle güzel bir yapıyı üniversitemize, öğrencilerimize ve

20

ARALIK 2012

çalışanlarımıza kazandırdıkları için Erciyas Çelik Boru A. Ş. Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Erciyas ve eşi Hakime Erciyas Hanımefendiye gönülden teşekkür ederiz” dedi. 25 KİŞİLİK SINIFLAR

Öğrencilerde sınıflardaki mevcut sayısı çok fazla olmadığından derslere katılımımız daha kolay olduğunu belirterek; “Her sınıfta projeksiyon cihazı ve bilgisayarın olması ayrıca ihtiyacımız olan hemen her şeyin düşünüldüğü bina için Hakime ve Ahmet Erciyas’a teşekkür ediyorum” dediler. Ortalama 25 kişilik sınıflarda eğitim gören öğrenciler bununla birlikte teknolojinin son imkanlarının kullanıldığı toplamda 80 kişi kapasiteli bilgisayar laboratuarlarından, geniş ve ferah öğrenci kantininden, kütüphanesinden ve konferans salonundan yararlanmakta.


Dünyada ilk kez deniz yüzeyinin 250 metre altından borularla su taşınacak

Türkiye ve KKTC’yi, dünyada ilk kez kullanılacak bir teknikle, denizin 250 metre altında askıda kurulacak 80 kilometre uzunluğundaki su boru hattı ile birbirine bağlayacak olan KKTC Su Temin Projesi için Mersin Taşucu’nda kurulan dev tesiste boru üretimine başlandı

22

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Yüksek Yoğunluklu Polietilen boruların imalatı için kurulan tesiste imal edilecek bir borunun çapı 1.6 metre, yekpare uzunluğu 500 metre, ağırlığı basınç sınıfına göre 148 ton ile 183 ton arasında olacak. Proje, boru üretim tesis ve teknolojisi ile de örnek teşkil edecek. KKTC Su Temin Projesi, deniz dibindeki basınç düzeyinin borularla su aktarımı imkansız kılması sebebiyle, özel bir teknikle inşa edilecek. 80 bin 151 metre uzunluğundaki boru hattı deniz dibinden değil 250 metre derinlikte kurulacak askılarla KKTC’ye su taşıyacak. Anamur-Dragon Çayı üzerinde inşası devam eden Alaköprü Barajı’ndan alınacak yıllık 75 milyon metreküp su, deniz altındaki boru hattı ile KKTC’de Girne yakınlarındaki halen inşa edilmekte olan Geçitköy Barajı’na aktarılacak.

dik eğimlerden ve heyelan bölgelerinden kaçınmak, mümkün olduğunca düz bir hat izlemek gibi önemli kıstaslar dikkate alınarak seçildi. Jeolojik araştırmalarla bölgedeki sismik aktivite incelendi ve deprem katalogları oluşturuldu. Denizin akıntı ve dalga rejimini belirleyebilmek için oşinografik araştırmalar yapılarak 12 aylık veri toplandı. Yüksek yoğunluklu polietilen boruların su altında deniz etkileri sebebiyle bozulmaya uğrayıp uğramadığını tespit etmek üzere tam ölçekli 11 adet boru ile deney yapılarak 6 aylık aralıklarla iki yıl boyunca ölçüm gerçekleştirildi. 0,15 m/s ile 0,5 m/s arasında değişen sabit akıntı hızları ve 90-75-30 derece akıntı geliş açıları durumunda sistemin tepkisi değerlendirildi. Son 30 yılın önemli fırtına kayıtları toplanarak bilgisayar üzerinde dalga modeli oluşturuldu.

DOĞAL AFETLERE KARŞI ÖNLEM

HASARLAR ÖNCEDEN TESPİT EDİLECEK

Deniz altından su geçiş hattı güzergahı; boru başlangıç ve bitiş koordinatlarını korumak, deniz tabanındaki elverişsiz kısımlardan,

Oşinografik araştırmalar ile toplanan veriler kullanılarak model kalibre edildi. Yapılan deneyler sayesinde deniz altından KKTC’ye su

ARALIK 2012


taşıyacak sisteminin yorulma ömrünün 125, sünme ömrünün ise bin yıldan fazla olduğu hesaplandı. Çalışmada ayrıca deniz altına yerleşilecek borulara vericiler takılacak. Bu vericiler ve sensörler sayesinde muhtemel hasarlar önceden tespit edilip müdahaleler zamanında yapılacak. Borularda sızıntı ihtimaline karşı tuzluluk sensörleri sürekli işler durumda tutulacak. KKTC’NİN 50 YILLIK SU İHTİYACINI KARŞILAYACAK

KKTC’ye aktarılacak yıllık 75 milyon metreküp suyun yüzde 50,3’ü içme-kullanma, yüzde 49,7’si sulama suyu olarak değerlendirilecek. Projenin gerçekleşmesi ile, halen yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarının kısıtlı olması sebebiyle su sıkıntısı çekilen KKTC’de, 50 yıllık içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılanacak. Ayrıca 4 bin 824 hektarlık alanda tarımsal sulama yapılacak. ASRIN PROJESİ’NDE ÇİN MALI BORULAR KULLANILACAK

Yavru Vatan’ın içme suyu daha kaliteli yerli boru varken Çin malı

borularla taşınacak. KKTC - Anamur arasında yapılacak su temin projesi, ‘Asrın Projesi’ olarak kabul ediliyor. Projenin başarısındaki en önemli bileşen ise suyu taşıyacak olan borular. Ülkemiz çelik boru üretiminde Avrupa birincisi, dünya beşincisiyken, Asrın Projesi’nde Çin malı borular kullanılıyor. Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Başkanı Ahmet K. Erciyas, “Projede kullanılacak boruların ülkemizden rahatlıkla temin edilme imkânı varken, Çin’den hem de daha pahalıya ithal edilmesi kabul edilemez” dedi. TÜRKİYE AVRUPA’DA BİRİNCİ, DÜNYADA İSE BEŞİNCİ SIRADA

Türkiye’den KKTC’ye içme suyu götürülmesini sağlayacak Asrın Projesi olarak kabul edilen KKTC- Anamur Su Temin Hattı Projesi’nde Çin’den ithal edilen boruların kullanılacak olmasına Türk çelik boru sektörü tepkili. Konuyla ilgili açıklama yapan Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Başkanı Ahmet K.Erciyas şunları söyledi: “Türkiye çelik boru üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada. Sektörümüz referans projelerle kalitesini de kanıtladı. Buna karşın

ARALIK 2012

23


Sektörde daha kaliteli üretici varken Çin’den boru ithal

edilmesini doğru bulmadıklarını belirten Çelik Boru

İmalatçıları Derneği Başkanı (ÇEBİD) Ahmet K. Erciyas, KKTC- Anamur Su Temin

Hattı Projesi’nde Çin’den

ithal edilen boruların kulla-

nılacak olmasına Türk Çelik Boru Sektörü’nün tepkili olduğunu söyledi.

bu kadar önemli bir projede Çin malı boruların kullanılmasını doğru bulmuyoruz” dedi. YERLİ ÜRÜN KULLANIMI

Çelik Boru İmalatçıları Derneği Başkanı (ÇEBİD) Başkanı Ahmet K. Erciyas, söz konusu durumun, Başbakanlığın, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda yerli ürün kullanılması ile ilgili 28046 sayılı genelgesine de aykırı olduğunu belirtti. Ahmet K. Erciyas,“Barajlardan gelen su iletim hatlarında bugüne kadar işletme güvenliğine ve uzun ömre sahip olan çelik borular kullanılırken bu projede dökme demir boruların kullanılmasında dikkat çeken bir diğer konu” dedi. KOREZYONA KARŞI DAYANIKLI

Türkiye çelik boru sanayinin yaklaşık 4 milyon tonluk üretimiyle Avrupa’da birinci dünyada ise beşinci sırada yer aldığını belirten Ahmet K. Erciyas, şöyle devam etti: “Türkiye çelik boru sanayi, üretiminin

24

ARALIK 2012

yaklaşık yüzde 40’ını 140’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Sektörümüz, Bakü-Tiflis-Ceyhan, Mavi Akım ve Melen Projesi gibi ulusal ve uluslararası birçok enerji ve su iletim hattı projelerinde de yer alarak kalitesini ve yetkinliğini kanıtladı. Son yıllardaki teknolojik gelişmelere de paralel olarak üretilen Türk çelik borularının kullanıldığı iletim hatları, korozyona dayanıklı iç ve dış kaplama ve ilaveten yapılan katodik koruma yöntemi sayesinde 100 yıla kadar sorunsuzca çalışıyor.” “BORU İTHAL EDİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Ahmet K. Erciyas: “Günümüz Türkiye ekonomisinin en önemli problemlerinden birisi cari açık. Hükümet cari açıkla baş edebilmek için birçok tedbir aldı. Ülkemizde daha kalite üretim yapan çelik boru üreticileri varken yapılan bu ithalatın gereksiz yere cari açığa yol açtığını düşünüyoruz. Ayrıca küresel piyasalarda büyük bir rekabet içerisinde olduğumuz Çin’den, bizim fiyatlarımızdan daha yüksek fiyatlarla boru ithal edilmesini sektör olarak doğru bulmuyoruz” dedi.


UGETAM yeni işbirlikleri ile büyümeye devam ediyor

UGETAM (İstanbul Uygulamalı Gaz Ve Enerji Teknolojileri Araştırma Mühendislik Sanayi Ticaret A.Ş) ile TSE (Türk Standartları Enstitüsü) arasında işbirliği protokolü imzalandı. UGETAM’da yapılan imza törenine; TSE’den Yönetim Kurulu Başkan Hulusi Şentürk, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Bozdemir, Gözetim ve Muayene Merkez Başkanı Abidin Kuyumcu, Marmara Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, Başkan Müşaviri Sami Şimşek, Gözetim Muayene ve Koordinasyon Grup Başkanı İlknur Kılıç ve Nitelikli Yapılar ve Özel Projeler Müdürü Koray Yenigürbüz katıldı. İmza töreninde UGETAM adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Ümit Doğay Arınç, UGETAM Genel Müdürü Serkan Keleşler, Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Bulundu, Eğitim ve İş Geliştirme Müdürü Selim Serkan Say, Muhasebe ve İnsan Kaynakları Müdürü Ali Şen, ve Teknolojik Hizmetler ve Belgelendirme Müdürü Ali Tem katıldı.

ÖNEMLİ İŞBİRLİĞİ

Yaptığı başarılı çalışmalarla ülkemiz ekonomisine de katkı sağlayan UGETAM, yeni dönemde daha farklı işbirlikleri ile çıtasını yükseltmeye devam edecek

26

ARALIK 2012

UGETAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Ümit Doğay Arınç imza töreninde yaptığı konuşmada TSE’nin ülkemizin standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanında öncü kuruluşu olduğunu belirterek yapılan protokolün çok önemli bir işbirliği adımı olduğunu vurguladı. UGETAM Genel Müdür Serkan Keleşler ise UGETAM’ın ulusal ve uluslararası projeler ile ülkemiz enerji sektörünün yetişmiş insan potansiyelini, dünya ülkelerinin hizmetine taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Keleşler; “Bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için adım adım ilerlemekteyiz. Birçok ülkede yaptığımız başarılı çalışmalarla ülkemiz ekonomisine de katkı sağlamaktayız. Ayrıca, enerjinin her alanında özellikle yenilenebilir enerji alanında çıtamızı daha yukarılara çıkarmak için çalışıyoruz” dedi.


“KURALLARI KOYAN MÜCADELEYİ KAZANIYOR”

TSE Başkanı Hulusi Şentürk de imza töreninde yaptığı konuşmada TSE’nin yurt içi ve yurt dışında yaptığı çalışmalara değindi. Şentürk, “Küresel ticaretin kurallarını standartlar belirlemektedir. Kuralı koyan mücadeleyi kazanıyor. Türkiye bugüne kadar standartlara uyabilmenin mücadelesini vermiş bir ülke. Oysa küresel pazarlarda başarılı olabilmek için bir adım öteye gitmek mecburiyetindeyiz. Bunu başardığımız takdirde, sanayicimizin ve iş dünyasının tüm gayretleri elbette olumlu sonuçlar verecektir, ama bu sonuçlar verilen emekle paralel olmayacaktır. Uluslararası standartları belirleme sürecinde etkin olarak var olabilmek için kanunlar ve yönetmeliklerin desteğine ihtiyacımız var. Ülkemiz adına katkı sağlayacak her türlü faaliyette bir masa etrafında olmak gerekir. Benzer fwaaliyetlerin yapıldığı alanlarda işbirliğine gidilmesi gerekir. Bu kapsamda özellikle günümüzün en önemli alanlarından biri olan yenilenebilir enerji sektöründe ya-

pılacak çalışmaları birlikte yapabiliriz” dedi. Ayrıca yapılan protokol kapsamında TSE ve UGETAM A.Ş.’in yurt içinde ve yurt dışında yapacağı “Eğitim, Belgelendirme, Gözetim, Muayene, Danışmanlık, Kalibrasyon, Deney ve Test” hizmetleri ile ilgili konularda, tarafların mutabakat sağlayarak yapacakları işbirliğine ilişkin esas ve usuller yer almaktadır. ENERVİS A.Ş.’DEN UGETAM’A ZİYARET

ENERVİS A.Ş. (Enerji Servis San. Ve Tic. A.Ş.) Genel Müdürü Osman Kipoğlu ve teknik müdür Ömer Altınok, UGETAM’ı ziyaret ederek karşılıklı bilgi alışverişinde bulundular. UGETAM’a yapılan ziyarete, UGETAM Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Prof. Ümit Doğay ARINÇ, Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Sn. Hüseyin BULUNDU, Eğitim ve İş Geliştirme Müdürü

Sn. Selim Serkan SAY, Muhasebe ve İnsan Kaynakları Müdürü Ali Şen, ve Teknolojik Hizmetler ve Belgelendirme Müdürü Ali Tem katıldılar. Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Bulundu’nun, UGETAM çalışmaları hakkında verdiği bilgilerin ardından tesisler gezilerek eğitim, test, sertifikasyon, kalibrasyon ve denetim çalışmaları hakkında yerinde incelemeler yapıldı. UGETAM İLE ALMAN DIEHL METERİNG İŞBİRLIĞİ

UGETAM Almanya’nın ünlü teknoloji grubu DIEHL METERING ile yakın işbirliği içine giriyor. UGETAM heyetine, DIEHL METERING firmasından Mr. FASCHING, Mr. LACHER, Mr. SAPPA, Mr. UNTERLÄNDER ve firmanın Türkiye temsilcisi AVD Teknoloji’den Fatih Capar eşlik etti. Teknik inceler ve karşılıklı bilgi alışverişinin akabinde UGETAM ile DIEHL METERING arasında, sayaçlar ve kalibrasyon üniteleri ve yeni teknolojilerin paylaşımı konularında teknik

işbirliğinin yapılması kararlaştırıldı. Öncelikle DIEHL METERING firmasının AERIUS modeli ölçüm cihazlarının UGETAM tarafından test edilmesine, sonrasında sonuçların yakından analiz edilmesine ve raporlanması konusunda anlaşmaya varıldı. Yapılan bu anlaşmalar konusunda ve UGETAM heyetinin ziyaretlerine istinaden görüşlerini belirten DIEHL METERING firması yetkilileri “UGETAM Türkiye’de gaz ölçümü test ve kalibrasyonlarında öncü bir kurumdur. UGETAM, yılda bir milyondan fazla gaz sayacının test ve kalibrasyonunu yapmakta. Geçen yılın sonunda UGETAM’a düzenlediğimiz ziyaretin sonrasında şimdide DIEHL METERING’da UGEATAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Ümit Doğay ARINÇ, Eğitim ve İş Geliştirme Müdürü Selim Serkan SAY ve Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Bulundu’yu ağırlamanın zevkini yaşıyoruz” dediler.

ARALIK 2012

27


EPDK VE BAŞKENTGAZ’DAN UGETAM’A ZİYARET

EPDK Doğalgaz Piyasası Dairesi Başkanı İsmail Karahan, BAŞKENTGAZ Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Zeki Kayapınar, GAZMER Genel Müdürü Mustafa Ali Akman ve DMS Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sıddık Tunçtan UGETAM’ı ziyaret etti. UGETAM Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Bulundu ve Eğitim ve İş Geliştirme Müdürü Selim Serkan SAY, Muhasebe ve İnsan Kaynakları Müdürü Ali ŞEN katılarak karşılıklı bilgi alışverişinde bulundu. BAŞKENTGAZ Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Zeki

28

ARALIK 2012

Kayapınar ve UGETAM Eğitim ve İş Geliştirme Müdürü Selim Serkan Say, BAŞKENTGAZ personeline UGETAM tarafından verilen; Doğal gaz şebekesi yapım ve kontrol teknikleri, İşletme personeli için iş sağlığı ve güvenliği, Teknik emniyet, Doğalgaz yangınlarına müdahale teknikleri, Kontrolsüz gaz çıkışlarına müdahale teknikleri PE elektrofüzyon kaynak teknikleri, eğitimleri konusunda bir değerlendirme yaptılar. Çok başarılı ve verimli geçen eğitimlerin bundan sonrada devam edeceği konusunda görüş birliğine vardılar.


Karabük Demir Çelik Fabrikaları

(KARDEMİR) Genel Müdürü Fadıl Demirel

KARDEMİR’den 3. haddehane hazırlığı KARDEMİR Genel Müdürü Fadıl Demirel, otomotivde kullanılan çelikler ve kaynak teli çelikleri, sanayide kullanılan ve yurt dışından ithal edilen çeliklerin yeni haddahane ile üretmeye başlayacaklarını söyledi

Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) Genel Müdürü Fadıl Demirel, 2 etap şeklinde planlanan 3’üncü haddehane yatırımına başlayacaklarını belirterek, bu haddehanenin 1.4 milyon ton kapasiteli olduğunu söyledi. KARDEMİR’de kurulmuş iki büyük haddehane olan Ray ve Profil ile Kontinü Haddehaneleri’ne ek olarak üçüncü bir haddehanenin inşa edileceğini açıklayan Demirel, otomotivde kullanılan çelikler ve kaynak teli çelikleri, sanayide kullanılan ve yurt dışından ithal edilen çeliklerin, KARDEMİR tarafından üretilebileceğine dikkat çekti. 2 etap şeklinde planlanan üçüncü haddehanenin toplam 1.4 milyon ton kapasiteli olacağının altını çizen Demirel, “KARDEMİR ciddi bir yatırım 30

ARALIK 2012


atağında ve kapasitesini 3 milyon ton sıcak madde, 3.5 milyon ton çelik bazına çıkarmanın hedefindeydi. Bu hedefin büyük bölümü de gerçekleştirildi.” “TARTIŞMALAR SON BULACAK”

Demirel; “Bizim büyük haddehane yatırımımız, 2013’ün ikinci yarısında devreye girecek 5’inci yüksek fırın hariç, planlandığı şekilde gerçekleştirilmiş olacak. Çelik üretim kapasitesi 3.5 milyon ton, sıcak metal kapasitesi de 3 milyon tona oturmuş oluyor. Haddeleme kapasitesi şu sıralarda 1 milyon ton dolaylarında. 2 milyon ton açığımız mevcut. Duruma bu şekilde baktığımız zaman haddehane ihtiyacı ortaya çıkıyor. Senelerdir tartışılan; ‘KARDEMİR inşaat çeliğinden çıkmalıdır ve kaliteli çelik tarafına kaymalıdır ve kaliteli çelik haddelemeleridir’ sözleri var. Bunu biz de yıllarca istedik. Ama bu kolay bir konu değildi tabii, şimdi biz yönetim olarak aldığımız bir kararla bir haddene kuracağız. Bu haddehanemizin ihalesine çıktık. 2 ay içerisinde teklifleri toplayacağız ve yılbaşından önce de siparişe bağlayacağız. Böylece KARDEMİR çok yakın gelecekte üçüncü haddehaneye kavuşmuş olacak. 700 biner tondan oluşacak 2 etapta haddehaneyi kurmuş olacağız.” “HADDELEME KAPASİTESİ TOPLAM 2.5 MİLYON TONA ULAŞACAK”

Yeni haddenin haddeleme kapasitesi artışına neden olacağını kaydeden Demirel; “Toplamda 1 milyon 400 bin kapasiteli haddehane olacak. Bu haddehane 5.5 milimetre ile 100 milimetre arasında yu-

varlakları çekecek. Kalite olarak da düşük karbonlu çelikler, yüksek karbonlu çelikler, düşük ve yüksek alışımlı çelikler, ön verimli beton çelikleri, yay çelikleri, rulman çelikleri, takım çelikleri, otomotivde kullanılan çelikler ve kaynak teli çelikleri, olmak üzere sanayide kullanılan ve yurt dışından şu anda ithal edilen çelikler, bu çelikler KARDEMİR üretiyor olacak. Bu hamlesi ile hem 2.5 milyon ton bir haddeleme kapasitesine kavuşmuş olacak, hem de KARDEMİR artık sanayinin ithal edilen ana ham maddelerini üretir hale gelmiş olacaktır” şeklinde konuştu. Ayrıca, kaliteli çelik tarafına kayacaklarını kaydeden Demirel, “Bu KARDEMİR’i çok iyi bir yere taşıyacak olan projelerden bir tanesi. Karabük’e de önemli açılımlar getirecek. Karabük’te bizden bu yuvarlakları alıp işleyen sanayiye satan yan sanayiler doğmaya başlayacaktır diye inanıyorum” diye konuştu. YENİ HADDEHANE 2014 YILINDA DEVREYE ALINACAK

KARDEMİR’DE ciddi yatırım atakları olduğunu ve kurulacak olan üçüncü haddehanenin de 2014 yılında tamamen tamamlanarak faaliyete geçirileceğini söyleyen KARDEMİR Genel Müdürü Fadıl Demirel; “Bu haddehanenin yapımı 18 ay civarında realize olursa 2 sene içerisinde 2014 sonlarına doğru bu tesis devreye girmiş olur. KARDEMİR ciddi bir dönüşümü yaşıyor. Bu projelerimizin büyük bir kısmı döşünüm, sadece kapasiteyle ilgili değil, aynı zamanda sosyal alanlarda da, yönetim alanlarında, kalite alanlarında da maliyet alanlarında da, bir sürü noktalarda ciddi ataklar yaptı. Dolayısıyla kapasitemizde bu haddehane ile böyle bir yere taşınmış olacak” şeklinde konuştu.

ARALIK 2012

31


Türkiye, Dünyanın en büyük 8’inci çelik üreticisi Dünya’nın en büyük 8’inci çelik üreticisi olan Türkiye’nin 7’inci sırada bulunan Almanya ile arasındaki farkı gitgide kapattığı gözleniyor

Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, çelik sektöründeki büyümenin GSYİH’deki büyümenin iki katından fazla olduğunu söyledi. Erdemir Pazarlama Direktörü Başak Tav, Türkiye’nin Avrupa ve BDT gibi arz fazlasının hakim olduğu çelik üretim bölgeleriyle çevrelendiğini söyledi.

Rus çelik üreticisi MMK Metalurji’nin Satış Direktörü Mehmet Çakmur, İhracatta Orta Doğu’ya yönelmek istediklerini söyledi

İstanbul’da düzenlenen 7. SteelOrbis Türk Çelik Piyasası Konferansı’nda, dünyanın en büyük 8’inci çelik üreticisi olan Türkiye’deki çelik sektörü masaya yatırıldı. Dünya pazarında Türkiye’nin çelik üretimindeki yerinin de tartışıldığı konferansa, Türk çelik sektöründen yüzlerce kişi katıldı. 2013’e bakış temalı bir konuşma yapan Erdemir Pazarlama Direktörü Başak Tav, Türkiye’nin Avrupa ve BDT gibi arz fazlasının hakim olduğu çelik üretim bölgeleriyle çevrelendiğini söyledi. Bu durumun Türk çelik üreticilerini baskı altında bıraktığını aktaran Tav, özellikle de artan yassı çelik üretim kapasitesine karşın Türkiye’nin halen yassı çelikte net ithalatçı olduğunun altını çizdi. Tav, toplam yassı çelik tüketimi içinde ithalat oranını yüzde 54’e varan Türkiye’nin yılda yaklaşık 6,5 milyon ton yassı mamul ithal ettiğini söyledi. “MMK İHRACATTA ORTA DOĞU’YU HEDEFLİYOR”

Konferansın “Türk Çelik Sektörünün Geleceği: Yeni Oyuncular, Fır32

ARALIK 2012


Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’nin ABD’ye ürün satan ülkelere ihracat yapan bir ülke olduğunu söyledi

dığını belirten Yayan, AB’nin tek taraflı olarak bazı mamulleri AKÇT anlaşması kapsamına aldığını, bazılarını ise tek taraflı olarak anlaşma kapsamından çıkardığını anlattı. Dr. Yayan, AB ile olan serbest ticaret anlaşmasının genel olarak dengesizliğe neden olduğunu, buna yönelik girişimleri olacağını aktardı. Türkiye’nin dünyanın en büyük 8’inci çelik üreticisi olduğunu vurgulayan Dr. Yayan, Türkiye’nin 7’inci sırada bulunan Almanya ile arasındaki farkı gitgide kapattığını söyledi. Türk çelik sektöründeki büyümenin 2012’nin ilk 9 ayında yüzde 8,4 olarak kaydedildiğini ancak ekim ayında görülen düşüşle birlikte yılsonunda yüzde 7 seviyesinde gerçekleşmesi beklendiğini belirten Yayan, çelik sektöründeki büyümenin GSYİH’deki büyümenin iki katından fazla olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE 2001 KRİZİNDEN DERS ÇIKARDI”

satlar ve Zorluklar” konulu ikinci oturumunda konuşan Rus çelik üreticisi MMK Metalurji’nin Satış Direktörü Mehmet Çakmur ise, hedeflerinin ihracatta Orta Doğu’ya yönelmek olduğunu söyledi. Piyasada Çin tehdidinin yeniden hissedildiğine dikkat çeken Çakmur, bu bölgedeki bir üreticinin Süveyş Kanalı’nı geçmesinin çok zor olduğunu ifade etti. Orta Doğu’da siyasi istikrarın sağlanmasıyla beraber yeni olanakların ortaya çıkacağını kaydeden Çakmur, 2012 yılının MMK için ihracat açısından hazırlık yılı olduğunu dile getirdi. “AB İLE OLAN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ALEYHİMİZE İŞLİYOR”

Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan ise, önce ithalat, sonra ihracat sırası işlemese bile hiç değilse ithal edilen ürüne uygun malzeme ihracatı yapılması gerektiğinin altını çizerek, aksi durumda bunun imtiyaz rejimine dönüşeceğini belirtti. Dr. Yayan, AB’ye yapılan ihracatın bu yıl düşüş gösterdiğine, buna karşın AB’den yapılan ithalatın arttığına dikkat çekti. AB’nin başka ülkelere de Türkiye’ye anlaşma şartlarıyla tanıdığı olanakları sağla-

Hammadde piyasasının ve bölgesel beklentilerin de görüşüldüğü konferansın sonunda misafir konuşmacı olarak katılan ünlü ekonomist ve Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye ve dünya ekonomisi hakkında katılımcılara önemli bilgiler verdi. 2009 yılında dünyayı darboğaza sürükleyen ekonomik krizin Türkiye’yi fazla etkilemediğini dile getiren Prof. Dr. Alkin, ancak dokunarak geçtiğini söyledi. Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizden büyük dersler çıkardığını belirten Prof. Dr. Alkin, artık Türkiye’nin çok güzel çözümlerin var olmadığına inandığını dile getirdi. Dünya ekonomisinde Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alkin, Türkiye’nin ABD’ye mal satan ülkelere ihracat yapan bir ülke olduğunu hatırlattı. ABD’deki başkanlık seçimini de değerlendiren Prof. Dr. Emre Alkin, ABD’nin en büyük 3’üncü sefaleti Barak Obama döneminde yaşadığına dikkat çekti. Buna rağmen Obama’nın seçildiğini anımsatan Prof. Dr. Alkin, dünyanın başkanlık koltuğunda Obama’yı görmek istediğini, halkın da bundan yola çıkarak Obama’ya oy verdiğini ileri sürdü. Prof. Dr. Emre Alkin’in konuşmasının ardından konferans sona erdi.

ARALIK 2012

33


Dizayn Endüstriyel Boru Ticaret A.Ş. İcra Kurulu, Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı İhsan Aksu

Dünya çapında geçerli kalite sertifikaları yanında müşteri odaklı, kalite ve verimliliği ön plana çıkaran ürünler üretip bunları dünyanın dört bir yanına gönderen Dizayn Grup, 2013’te bu gelişimini taçlandıracak yenilikleri göz dolduracak

Dizayn Grup 2013’te daha hızlı koşacak

Plastik boru ve ek parçaları alanında 23 ayrı sistem ve 4.000’i aşkın ürünün üretimini gerçekleştiren Dizayn Grup, doğalgaz sitemleri için PE 80 ham maddeden ürettiği borular ve bunlara ait ek parçalarda uzun yıllar süren dayanıklılığı ve kaliteyi bir arada sunuyor. HI-TECH serisi ürünler ile 2011’in ikinci yarısında ve 2012’de satışlarının önemli ölçüde arttığını belirten Dizayn Grup Satış ve Pazarlama Yetkilisi Funda… “ 2012 başında Ditroo kombilerimizin de satışına başladık. 2012’yi bu iki yeni ürün grubunun tanıtılması ve yaygınlaştırılması çalışmaları ile geçirdik” dedi. Dizayn Grup

34

ARALIK 2012

olarak biz rekabetin artmasını olumlu buluyoruz diyen Dizayn Endüstriyel Boru Ticaret A.Ş. İcra Kurulu, Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı İhsan Aksu’dan faaliyetleri hakkında bilgi aldık. Öncelikle Dizayn Grup’un gelişim süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?

“Dizayn Grup, 1987 yılında bir proje taahhüt firması olarak kurulmuştur. 1992 yılında yerden ısıtma boru üretimi yaparak plastik boru ve ek parçaları üretiminde söz sahibi firmalar arasına girmiştir. Bugün itibarı ile 85’in üzerinde ülkeye ihracat yapan ve 100’ün üzerinde patent sahibi sektörünün öncü firmasıdır.” 2011 Dizayn Grup açısından nasıl geçti, içinde bulunduğumuz 2012 yılında Dizayn hangi çalışmalara odaklandı, şirketin 2013 hedefleri nelerdir?

“2011 yılının Temmuz ayı itibarı ile sevkiyatına başladığımız HI-TECH serisi ürünlerimiz ile 2011’in ikinci yarısında ve 2012’de satışlarımız önemli ölçüde arttı. 2012 başın da Ditroo kombilerimizin de satışına


başladık. 2012’yi bu iki yeni ürün grubunun tanıtılması ve yaygınlaştırılması çalışmaları ile geçirdik diyebiliriz. Yeni ürünler dışında farklı yatırımlarımız da oldu. Çorlu’daki fabrikamızın yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları için ek tesis inşaatına da başladık. 2013 yılında da yatırımlarımız devam edecek.”

ürün ve hizmet satışı yapan firmaların cirolarını artırdığı gibi sahip olduğumuz

Dizayn’ın faaliyet alanları hakkında bilgi verir misiniz?

“Dizayn Grup olarak plastik boru ve ek parçalarında 23 ayrı sistem ve 4.000’i aşkın ürünün üretimini gerçekleştiriyoruz. Bina içi sıhhi tesisat boruları, bina içi atık su boruları, kalorifer boruları, yerden ısıtma boruları, korige kanalizasyon boruları, doğ al gaz boruları, temiz su şebeke boruları, sarmal borular ve tarımsal sulama boruları ve tüm bunlara ait ek parçalar ile kimyasal tankların üretim ve satışını gerçekleştiriyoruz. Sene başında satışa sunduğumuz yüksek verimli Ditroo kombiler ile komple ısıtma çözümleri satışını gerçekleştiriyoruz.” 2013 yılında gerçekleştirmeyi planladığınız yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?

“Bir süredir yeni bir fabrika için yer arayışı içindeyiz ve uygun koşulların da oluşmasını bekliyoruz. Özellikle altyapı ürünleri için böyle bir ihtiyaç var. Çünkü Ortadoğu ülkeleri ile artan ticaret hacmini karşılamak ve nakliye giderlerini azaltabilmek için bu gerekli.” Sektörün önemli yapı taşlarından birisiniz Bilgi ve tecrübeleriniz ışığında doğalgaz ve alt yapı sistemlerinde yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

mirasın korunmasında da büyük rol oynuyor. Ancak, doğalgazdaki dışa bağımlılığımız bu alandaki en büyük risk konumundadır. Artan doğalgaz kullanımı ve buna bağlı hizmetlerdeki artış ile ortaya çıkan ve giderek artan yatırımların korunabilmesi adına tedbirli davranmak gerekmektedir. Dizayn Grup olarak doğal gaz sitemleri için PE 80 ham maddeden ürettiğimiz borular ve bun lara ait ek parçalarda uzun yıllar süren dayanıklılık ve kalite sunuyoruz. Yüksek verimli ve rakiplerine göre üstün özellikler barındıran Ditroo kombiler ile de ısıtma tesisatında Oksi Plus kombi boruları, PEX-B plus borular ve panel radyatörlerin oluşturduğu ısıtma sistemini tamamlayıp komple ısıtma çözümleri sağlıyoruz. Ditroo kombilere ayrı parantez açmak gerekir. Bu kombilerin satışına henüz sene başında başladık. Ancak bu ürünümüzü de 25 yıllık Dizayn kalitesi ve güvencesi ile müşterilerimizle buluşturuyoruz. % 109,6 gibi yüksek bir verimliliğe ulaşabilen Ditroo kombiler, yeni nesil verimli kombi ihtiyacını fazlası ile karşılıyor. Hermetik Ditroomix ve yoğuşmalı Ditroomax olmak üzere iki modeli bulunan Ditroo kombiler, otomatik su dolumu, otomatik kontrollü pompa, % 20 modülasyon gibi bazıları benzersiz ama tümü en ileri teknoloji ürünü özellikleri barındırmaktadır. Tüm bu özellikleri ile yüksek verim ve tasarruf için en ideal cihazları tüketicilerin beğenisine sunuyoruz.” 85 ÜLKEYE İHRACAT

“Hem bir üretici firma yetkilisi ve hem de çevresine duyarlı bir birey olarak doğal gaz kullanımının ülkemizde yaygınlaşıyor olması sevindirici bir durum. Kullanımdaki diğer yakıt tiplerine göre çok daha verimli olan ve çevreye bıraktırdığı atık bakımından diğerlerine göre çok daha çevreci olan bu yakıt tipinin ülkemizde yaygınlaşması, bu alanda

Dizayn’ın, hedef pazarları arasında hangi projeler veya pazarlar bulunuyor?

“Dizayn Grup olarak dünya çapında bilinirliğe sahip bir markayız ve sektörümüzde dünyanın en çok tercih edilen firmaları arasında en üst sıralarda yer almayı hedefliyoruz. Bunu sağlayabilecek kurumsal altyapı ve üretim gücüne sahibiz. Dünya çapında geçerli kalite sertifikalarımız ile ürünlerimizi mümkün olan en verimli ve en dayanıklı şekilde üretme çabasındayız. 85’in üzerinde ülkeye ihracatımız var ve plastik boru ve ek parçalarında satış yapılabilecek büyük pazarların tümünde varız. Elbette ki yaygınlığımız artırmak bizim için sürekli bir hedef konumundadır. Ülkemize ihracat anlamında katkı sağlayacak her pazarda bulunabilmeyi isteriz. Bu amaçla yıl içinde birçok fuara katıldık. Her yıl katıldığımız Rusya ve diğer BDT ülkelerindeki fuarlar dışında Irak’ta üç farklı fuara, Libya, Angola, Romanya, İran gibi birçok farklı ülkelerde de birer kez fuara katıldık.” “İNŞAAT 2015’E KADAR BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK” İnşaat sektöründeki son gelişmelerin boru pazarına yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“İnşaat sektörü hem ülkemizde hem de dünyada son birkaç yıldır büyüyor ve 2015’e kadar büyümeye devam edeceği öngörülüyor.

ARALIK 2012

35


artmasını olumlu buluyoruz. 25 yılı aşkın süredir her zaman müşteri odaklı, kalite ve verimliliği ön plana çıkaran ürünler üretip dünyanın dört bir yanında sunumunu yapıyoruz. Artan rekabet müşteri taleplerine yanıt veremeyen, uygun üretim yapmayan firmaları olumsuz etkileyecektir.” Hammadde temininde hangi kalitede hangi malzemelere gereksinim duyuyorsunuz?

Ülkemizde, yeni yapılar dışında yenileme pazarında da büyüme söz konusu. Tüm bu gelişmeler sektörümüzü de olumlu etkiliyor. Ayrıca, plastik boru sektöründeki büyüme bu sektöre yeni yatırımlarla yeni oyuncuların da katılmasını sağladı ve rekabet de arttı. Eğer denetim mekanizması düzgün çalışmaya başlarsa rekabetin artışı kalite artışını da beraberinde getirecektir.” 2012 yılı biterken birçok alanda zamlar oldu. Bu gelişmelerin boru sektörüne yansımaları nasıl bir seyir izler?

“Plastik boru sektörü ham maddede büyük oranda dışa bağımlı olduğu için maliyetler artıyor hiç kuşkusuz. Bu da en çok Dizayn Grup gibi kaliteden ödün vermeyen firmaları etkiliyor. Sek törümüz, maliyet artışlarını hızlı bir şekilde fiyatlara yansıtmaya müsait bir sektör değil ne yazık ki. Müşteri odaklı firmalar kârını minimize ederken kâr odaklı firmalar ise ürün kalitesini düşürebiliyorlar.” Boru sektörüne yeni giren firmaların varlığını biliyoruz. Bu durum Dizayn tarafından nasıl karşılanıyor? Ayrıca bu sektördeki

rekabeti arttıracağı göz önüne alındığında boru sektörüne ne tür yansımalar bekliyorsunuz?

“Daha önce de belirttiğim gibi artan rekabet denetim mekanizması düzgün çalışırsa kalite artışına yol açacaktır. Seçenek arttıkça tüketici en iyiyi bulma çabasına girişecek, bu da üreticiler için yeni ve kaliteli ürün üretme adına bir motivasyon teşkil edecektir. Ayrıca, yurt içinde artan rekabet üreticileri yeni pazarlar arayışına itecek ve böylece ihracata yönelim ve ihracata yönelik satışlar artacaktır. Bu durum ülkemize önemli bir katkı sağlayabilir. Dizayn Grup olarak biz rekabetin

36

ARALIK 2012

“Plastik mamul üretiminde kullanılan Polipropilen ve Polietilen gibi ham maddelerin büyük bir kısmı ithal edilmek zorunda. Biz de bunlar ve bunların türevleri olan diğer ham maddeleri yurt dışından ithal ediyoruz. Bu nedenle ham madde maliyetleri dışarıdaki gelişmelere bağlı olarak çok dalgalı bir seyir izleyebiliyor. Bu durumu regüle edebilmek adına toplu alım gibi seçenekler mevcut. Ancak bunlar da sınırlı koruma sağlayabiliyor. Çünkü bir kerede alınabilecek miktar bellidir ve yüksek ölçekli alımlar beraberinde bir o kadar da risk getirmektedir.” Hali hazırda devam eden uzun vadeli projeler bulunuyor mu? Ayrıca bunların ne kadarı yurt dışı ve yurt içi projelerini kapsamakta?

“En son Antalya Hurma Atık Su Arıtma Tesisi Projesi’nde yer aldık. Bu hem bizim hem de ülkemiz adına büyük ve prestijli bir proje oldu. Birçok HES projesinde de Dizayn Grup kalitesi ve teknolojisi ön plana çıktı. Erzurum Esendurak Projesi buna güzel bir örnektir. Dağlık alanda çapı 2.300 mm’yi bulan HDPE spiral sarımlı borular kullanarak tam 2.800 metrelik bir hat inşa ettik. Yurt dışında da önemli projelerde yer aldık ve almaya devam ediyoruz. Özellikle, içinde bulunduğu coğrafyadaki en modern ve en gelişmiş kentsel yapıları barındıran Dubai’de birçok prestijli projede yer aldık.” İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

“Dizayn Grup olarak 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu yıl da dahil olmaz üzere gelecek planlarımızda Rusya ve Ortadoğu ülkelerine yaptığımız ihracatın devamı ve büyütülmesi var. 2013 ihracat çalışmalarımızda bu yönde sürüyor olacak.” Toparlamak gerekirse son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

“Sektörümüzde 25 yıldır varlığını ve ismini kabul ettirmiş bir markayız. Tüm faaliyetlerimizi pazarın ihtiyaçları yönünde çalışıyoruz, yeni ürünlerimizi de pazardan gelen talepler doğrultusunda hazırlıyoruz. Önümüzdeki yıl da hedef kitlemizin işini kolaylaştıran faydalı ürünler üretebilmek için çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor olacaktır.”


NTG Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç

NTG, dünya pazarında tanınırlığını arttırmayı hedefliyor Kalitesinden ve geçerli standartlarından ödün vermeden üretim yapmayı kendisine ilke edinen NTG, dış pazarda bilinirliğini üst seviyelere çıkarmayı hedefliyor

40

ARALIK 2012


Su ve gaz altyapı sistemlerine boru ek parça üretimi ile 2005 yılında yola çıkan NTG, 2006 yılından bu yana sektöre PE100 kalıp enjeksiyon ürünlerini sunuyor. Geldiğimiz noktada en üst kalite düzeyinde, güvenilir ve uluslararası rekabet gücüne sahip üretim anlayışı ile 5 yılda edinilen tecrübe ve bilgi birikimi gelecek yıllarda NTG’yi daha iyi yerlere taşımış durumda. Diğer yandan; TSE, DVGW, TZW, GOST ve çeşitli ülkelerden kalite sertifikaları ve ürün tescilleri olan NTG’nin dünya pazarında tanınırlığını arttırmayı hedeflediklerini belirten NTG Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç; “Pazarda ayakta kalabilmek ve öncü olabilmek, her konuda olduğu gibi boru ek parçaları sektöründe de kendini yenilemekten, ürün gamını genişletmekten ve üretimin daha verimli hale getirilmesinden geçmektedir” dedi. Satışlarının % 55’ini ihracat olarak, % 45’ini ise iç piyasaya yönelik olarak gerçekleştirdiklerini söyleyen NTG Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç’ten faaliyetleri hakkında bilgi aldık. Firmanızın kuruluşundan kısaca bahsedebilir misiniz? Kuruluşunuz boru ve ek parçaları konusunda sektöre hangi ürün grupları ile hizmet ediyor?

“2005 yılında yeni bir alanda üretim yapma kararı alarak araştırmalar yaptık. Türkiye’de altyapıya yönelik oldukça fazla plastik, özellikle polietilen bazlı boru üreticisi olmasına karşın, ek parça üretiminin çok kısıtlı, hatta ithalata dayalı olduğunu tespit ettik. Yapı sektöründeki sanayi ve pazar tecrübemiz, enjeksiyon boru ek parçaları için gerekli kalıp yapım bilgimiz ve makine parkımız bu sektöre ve pazara rahatlıkla intibak edebileceğimizi göstermekteydi. 2006 yılında kalıp yapımına, dolayısı ile üretime küçük boyutlarda başladık. 2008 yılına geldiğimizde ise, hedeflediğimiz 315mm boyuta ulaşmıştık. PE boru ek parçaları, uygulama sistemlerine göre iki ana grupta ele alınmak-

tadır; alın kaynak-spigot ek parçalar ve elektrofüzyon ek parçalar. İlk aşamada spigot ürünlerle başlayan üretimimiz, 2008 yılından bu yana elektrofüzyon ürünlere doğru genişledi. Beş yıl gibi kısa bir sürede, gerek ürün gamı gerekse kalitesi bakımından alanında pazarın aranan markası haline geldiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Başlangıçta Türkiye pazarına yönelik hedeflenen ürünlerin, aslında ihracata daha açık olduğunu tespit ettik ve hemen ilk günden ihracata başladık. Bugün itibarıyla satışlarımızın ile % 55’i ihracat olarak, % 45’i ise iç piyasaya yönelik gerçekleşmektedir.” Üretim faaliyetlerini yürüttüğünüz tesisleriniz yeterli mi?

“Üretim faaliyetlerimizi İstanbul’da bulunan tesislerimizde yürütmekteydik. Ancak üretim koşullarımızı daha da geliştirmek ve daha yüksek bir kapasiteye ulaştırmak adına, bir ana üretim üssü oluşturmaya karar verdik. Bu hedefimizi Sakarya Karapürçek’te gerçekleştirdik. Çok geniş donanımlı ve yepyeni bir üretim tesisi kurduk. Şu anda 74.000 metrekare arazi üzerinde, 14.000 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Sakarya Karapürçek üretim tesislerimiz, baştan sona teknolojinin son yenilikleri ile donatıldı. Arazinin 32.000 metrekaresini kapsayan ormanlık alan, tesislerimize ayrı bir özellik katmaktadır. Ayrıca çalışanlarımıza bu sayede pek çok sosyal imkânlar sunulmaktadır. Sakarya Karapürçek’teki yeni üretim tesislerimiz, üstün teknolojisi ve Ar-Ge laboratuvarları ile NTG’yi daha da güçlendirmektedir.” KALİTE HER ZAMAN ÖN PLANDA

Üretimler konusunda şu andaki standartları yeterli buluyor musunuz? “NTG’nin kuruluşundan önceki sanayiciliğimizde de kalite bizim için her zaman ön planda yer almıştır. Bu anlayış polietilen boru ek parçaları üretiminde de değişmedi. İlk ürettiğimiz ürünlerle uluslararası geçerliliğe sahip Almanya DVGW sertifikasına müracaat ettik ve bir yıl gibi kısa bir sürede, gerek TSE gerekse uluslararası ürün kalite

ARALIK 2012

41


sertifikalarımızı aldık. Gurur duyarak ifade edebileceğimiz diğer bir konu da, yine ISO 9001 yönetim kalite sistemini şirketimizin ilk yılında kurmamız ve belgeyi almamızdır. Gerek polietilen boru gerekse ürettiğimiz ek parçalar, yeraltı ana içme suyu ve doğal gaz hatlarında kullanılmaktadır. Bu ürünler normal kullanım şartlarında en az 50 yıl gibi bir ömre sahip olmak zorundadır. Söz konusu kullanım ömrü, ancak ürünler için belirlenmiş uluslararası standartlara uygun üretim yapmakla sağlanabilmektedir. Kalitesinden ve geçerli standartlardan ödün vermeden üretim yapmayı kendisine ilke edinmiş olan şirketimizin karşılaştığı en önemli zorlukların başında, pazarda standart dışı ürünlerin düşük fiyatlarla satılıyor olmasıdır. Bu konu yalnız ithal ürünlerde değil, zaman zaman iç piyasada yapılan üretimlerde de karşımıza çıkabilmektedir. Ürünlerin teknik ve hijyen şartlarının sağlanması, ancak sürekli kontroller ve doğru, % 100 orijinal ham madde kullanılması ile mümkündür. Ancak maalesef rakiplerin her zaman bu konuya özen göstermediklerini de görebilmekteyiz. Eksikliklerin ana nedeni, gerek kalite kuruluşlarının, özellikle TSE’nin verdiği sertifikaları üretimde gereği gibi kontrol etmemeleri, belediye gibi kuruluşların ihalelerde yalnızca fiyata endekslenmeleri ve kaliteyi ikinci plana atmalarıdır. Bu sorunlar her gün karşılaştığımız ve mücadele ettiğimiz konuları oluşturmaktadır.” NTG’nin Ar-Ge ve Ür-Ge konusunda yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz? Ayrıca Ar-Ge departmanınızın pazara sunduğu yeni ürünler söz konusu mu?

“Pazarda ayakta kalabilmek ve öncü olabilmek, her konuda olduğu gibi boru ek parçaları sektöründe de kendini yenilemekten, ürün gamını genişletmekten ve üretimin daha verimli hale getirilmesinden geçmektedir. Bu çalışmaların randımanlı olarak sadece günlük çalışmalar kapsamında yürütülmesi, doğal olarak mümkün değildir. Bu amaçla yalnızca Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarını takip etmek ve üretimle iç içe çalışmak üzere ekiplerimizi oluşturmuş durumdayız. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında kısa ve uzun dönemli projeler ele alınmaktadır. Özellikle elektrofüzyon ek parça üretimimiz, yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımızın bir sonucudur. Ar-Ge ekibi yeni teknoloji ve gelişmeleri takip etmek için sürekli uluslararası fuarları ziyaret etmekte ve yeni projeleri çalışma planlarına almaktadır. Üretimde de özellikle bünyemizde çalışan endüstri mühendisleri daha efektif, verimli ve kârlı üretime geçebilmek için Ür-Ge çalışmaları yapmaktadır. Her çalışma bir proje olarak ele alınmakta ve sonuçları belirli dönemlerde raporlandırılarak, faydalı görülen değişiklikler üretime yansıtılmakta, pazarda dinamizmin korunması sağlanmaktadır.”

42

ARALIK 2012

Özelde inşaat sektörü, genelde boru ve ek parçalarının kullanıldığı tüm sektörlerde, tedarik sürecinde yeterli özenin gösterildiğine inanıyor musunuz?

“Bu konuda olumlu görüş bildirmek mümkün değildir. Altyapı sektöründe çoğunlukla projeler ihalelerle taşeronlara verilmekte ve taşeronların tedarik işlemleri de kendilerine bırakılmaktadır. İhale sahibi devlet teşekkülü veya özel sektör, tabii ki belirli şartnameleri hazırlamıştır. Ancak yine de taşeronların tedariklerinde fazlaca özen göstermediği, çoğu kez karşımıza çıkan bir durumdur. Alımlarda genel olarak fiyat ön plana çıkmakta, hayati önemi olan kalite ve ürünlerin standartlara uygunluğu ikinci plana atılmaktadır. Polietilen boru ve ek parçaları daha önce belirttiğimiz gibi içme suyu ve doğal gaz hatlarında kullanılmaktadır. Altyapıda kullanılmaları nedeni ile çok uzun ömürlü olmaları beklenmektedir. Kalitesizlik nedeni ile oluşabilecek en küçük bir hata kolaylıkla can ve önemli oranda mal kaybına neden olabilir. Bu önemli konu hiçbir zaman göz ardı edilmemeli, proje sahibi özellikle devlet teşekküllerinin projelerini çok yakından ve kaliteli ürün kullanımını ön planda tutarak denetlemelidir.” KALİTE VE FİYAT

Boru ve ek parçaları sektöründe gerek üretim gerekse pazar açısından ne gibi problemlerle karşılaşıyorsunuz? “Sektörümüzde karşılaştığımız en önemli sorun ham madde teminidir. Polietilenin bir petrol türevi olması ithalata bağımlı olmamızı gerektirmekte, öte yandan aylık fiyat değişimleri nedeni ile uzun dönemli bağlantıların yapılmasına imkân vermemektedir. Bu da uzun dönemli yapılmış satış bağlantılarında her zaman bir risk unsuru taşımamıza neden olmaktadır. Satın alımlarda, tedarikçi firmaların ancak kısa dönemli olarak, birkaç aylık sipariş kabul ediyor olması, üretimde muhtemel kesintileri önlemek için önemli ham madde stoğu tutulması gerekliliğini gündeme getirmektedir. Bu durum bizler için önemli bir finansal yük anlamı taşımaktadır. Sektörümüzde pazarda karşılaşılan sorunlar ise, genel olarak önceki sorularda dile getirilen kalite ve fiyat konularıdır.” Toparlamak gerekirse üretimini gerçekleştirdiğiniz ürünlerin uygulayıcılarının mesleki eğitimlerini yeterli buluyor musunuz? “Öncelikle üzerinde durmamız gereken konu, boru altyapı uygulamalarına yönelik özel bir eğitim programı veren kuruluş bulunmamasıdır. Ancak son zamanlarda özellikle büyük şehir belediyeleri, kısa dönemli kurslar açarak uygulamacı yetiştirmeye gayret etmektedir. Ancak yaptığımız araştırmalarda bu programların da çok kısa olduğu ve yeterli olmadığı görülmektedir. Öte yandan fazlaca talep olmadığı da izlenmektedir. Öncelikle bu tür eğitimlerin artırılması ve belirli bir program çerçevesinde disipline edilmesi gerekmektedir. Bu programlara katılımı teşvik etmek, ayrıca kaliteli bir proje takip etmeyi sağlamak için belediyelerin ihale şartnamelerine, proje ekibinde bulunan çalışanlarda ustalık belgesi bulunma zorunluluğunu eklemeleri gerekmektedir. Uygulayıcıların eğitimi, doğal olarak projelere daha doğru ve kaliteli ürünlerin girmesini de beraberinde getirecektir. Yanlış yapılan bir yatırım, kaliteli ürün kullanımı ikinci plana atılmış bir proje ve ehliyetsiz uygulayıcıların üstlendiği bir altyapı, kısa bir süre sonra proje sahibine dolayısı ile kullanıcılara onlarca kat maliyet olarak geri dönecektir. Bu gibi muhtemel sorunların önlenmesi de ancak eğitimli uygulayıcılar, eğitimli ve deneyimli kontrolörler ile sağlanabilir.”


Nabucco’nun Bulgaristan ÇED onay süreci başladı

Nabucco Gas Pipeline GmbH Genel Müdürü Reinhard Mitschek

Nabucco Ulusal Şirketi, Nabucco boru hattının 422 kilometrelik Bulgaristan bölümü resmi olarak ÇED onay sürecinin başladığını açıkladı

44

ARALIK 2012

ÇED süreci ile ilgili belgeler 31 Ekim 2012’de Bulgaristan Çevre Bakanlığı’na teslim edilmişti. Nabucco yıl içerisinde hattın Macaristan bölümü için son 4 iznin de alınmasıyla ÇED onay sürecinin tamamlandığını açıklamıştı. Nabucco Gas Pipeline GmbH Genel Müdürü Reinhard Mitschek: “Nabucco Bulgaristan’da bir adım öne geçti ve projenin geliştirilmesinde bu başarıya imza atan ulusal ekibi kutluyoruz. Nabucco ulusal ve uluslararası projelerin geliştirilmesinde, geçiş ülkelerinin tümünde bir kazan-kazan ortamı yaratmak için tüm paydaşlarla birlikte çalışarak, en iyi yöntemleri uygulamaya devam ediyor” açıklamasını yaptı. Bulgaristan Nabucco Ulusal Şirketi Genel Müdürü Marii Kossev: “Yetkililerle yürüttüğümüz verimli işbirliğine devam etmeyi ve onların değerlendirmelerinden yararlanarak kamusal ve diğer alanlardaki paydaşlarımızla birlikte ÇED sürecinde çalışmayı dört gözle bekliyoruz. Nabucco Bulgar tüketiciler için enerji arzının çeşitliliğini ve seçme özgürlüğünü pekiştirmenin yanı sıra, Bulgaristan için yüzlerce iş imkânı, 1 milyon Euro yatırım, vergi geliri ve yeni iş imkanları sağlayacak” dedi. ÇED dökümanlarının teslim edilmesi aynı zamanda Çevresel Etki Değerlendirme sürecinin Bulgaristan’da yasal olarak başlamış olduğu anlamına geliyor. Nabucco Ulusal Şirketi dökümanların uzmanlar tarafından incelenmesinden sonra karşılıklı istişare içinde sürece devam edecek. Bir sonraki adım ise hattın güzergâhı boyunca halka açık toplantılar düzenlendikten sonra başvurunun nihai karar için yetkililere tekrar teslim edilmesi olacak. Hazar Bölgesi ve Orta Doğu’daki enerji kaynaklarını Avrupa’daki 500 milyonun üzerindeki potansiyel müşteriye ulaştırılacak olan Nabucco, Güney Koridoru’nun öncü projesidir. Nabucco Konsorsiyumu Şah Deniz II Konsorsiyumu ve Trans-Anadolu Gaz Boru Hattı (TANAP) ile birlikte çalışmaya devam etmektedir ve yeni arz kaynakları elde etmek için en iyi çözümler üreterek Avrupa tüketim piyasalarına ulaştırmaktadır.


Hdpe Boru Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 8 Ocak 2013 Salı İhalenin Yapılacağı İl: Şanlıurfa İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: 2012/**5606 Şartname Bedeli: 50 TL Bulunduğu Bölümler: Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri -İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri

Korige Boru Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 3 Ocak 2013 Perşembe İhalenin Yapılacağı İl: Konya İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: 2012/**5069 Şartname Bedeli: 100 TL Bulunduğu Bölümler: Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri - İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri

46

ARALIK 2012

Çelik Boru Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 27 Aralık 2012 Perşembe İhalenin Yapılacağı İl: Sivas İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: istihbarat Şartname Bedeli: İlan Metninde Bulunduğu Bölümler: Demir,Tel örgü, Çelik malzeme alımı, Metal, Ahşap, Plastik Doğrama ihaleleri - Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri

Çelik Doğalgaz Borusu Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 20 Aralık 2012 Perşembe İhalenin Yapılacağı İl: İstanbul İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: istihbarat Şartname Bedeli: İlan Metninde Bulunduğu Bölümler: İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri - Kanalizasyon, şebeke, Doğalgaz hattı, Su Arıtma tesisi, Sıhhi tesisat ihaleleri - Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri

Bu ilanlar www.ihaleciler.com adresinden Özgür Bilişim Ltd. Şti izni ile yayınlanmaktadır.


İçme Suyu İsale Hattı İçin Boru

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 24 Aralık 2012 Pazartesi İhalenin Yapılacağı İl: Hakkari İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: Yerel Gazete Şartname Bedeli: 150 TL Bulunduğu Bölümler: İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri - Kanalizasyon, şebeke, Doğalgaz hattı, Su Arıtma tesisi, Sıhhi tesisat ihaleleri - Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri

Doğal Gaz Boru ve Loop Hattı Yaptırılacak

İHALE BİLGİLERİ

İhale Tarihi: 28 Aralık 2012 Cuma İhalenin Yapılacağı İl: Ankara İhale Türü: Yapım İşi İhale Kayıt No: 2012/**540 Şartname Bedeli: 250 TL Bulunduğu Bölümler: Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri - İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri - Kanalizasyon, şebeke, Doğalgaz hattı, Su Arıtma tesisi, Sıhhi tesisat ihaleleri

48

ARALIK 2012

Boru Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 20 Aralık 2012 Perşembe İhalenin Yapılacağı İl: Ankara İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: Resmi Gazete Şartname Bedeli: İlan metninde Bulunduğu Bölümler: Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri

Oval Profil Boru Alımı

İHALE BİLGİLERİ İhale Tarihi: 28 Aralık 2012 Cuma İhalenin Yapılacağı İl: Ankara İhale Türü: Mal Alımı İhale Kayıt No: 2012/**7207 Şartname Bedeli: 200 TL Bulunduğu Bölümler: Boru, Kauçuk, Plastik, Sentetik ürün, Çocuk oyun gurubu ve Kamelya ihaleleri - İnşaat ihaleleri, yapım, onarım, tamirat, tesisat, peyzaj, çevre düzenleme, hafriyat, boya ihaleleri

Bu ilanlar www.ihaleciler.com adresinden Özgür Bilişim Ltd. Şti izni ile yayınlanmaktadır.


50

ARALIK 2012


ARALIK 2012

51


Not: Navlun Fiyatları Port to port olarak baz alınmalıdır. Navlun Fiyatları Imcosuz ve Prepaid yüklemeler için geçerlidir. Geçerlilik süresi 31.12.2012 tarihine kadardır. Liman lokal masrafları ve dahili nakliye dahil değildir. Fiyatlarımız ihracat navlun fiyatlarıdır. 52

ARALIK 2012

KISALTMALAR 20’DC : 20’FEET STANDART DRY CONTAINER 40’DC : 40’FEET STANDART DRY CONTAINER 40’HC : 40’FEET HIGH CUBE DRY CONTAINER PB : PARA BIRIMI T/T : TRANSIT TIME


Yeni POLYG dalma erozyon tezgahları Tayvan’ın en köklü dalma erozyon üreticilerinden POLYG Technology, yapılan işbirliği neticesinde, özellikle kalıp imalatçıları için PNC kontrollü MIC432CS ve MIC-542C serilerini, Tezmaksan A.Ş nin stok yedek parça ve servis güvencesi ile Türkiye’de satışa sundu. MIC-432CS modeli 400x300 işleme alanı ve All in One ismi verilen kompakt yapısı ile minimum kurulum alanında, 60 Amper maksimum akım ile hızı ve ergonomiyi bir arada sunmakta ve PNC kontrollü ünitesi ile özellikle çok gözlü kalıplarda kullanıcılarına kesintisiz pratik kullanım imkanı sağlamaktadır. PNC kontrollü MIC-542C modeli 500x400 işleme alanı ve 60 Amper maksimum akım ile rakiplerine oranla çok daha yüksek kesim hızı ve daha düşük elektrot aşınması ile hızı ve ekonomiyi bir arada sunuyor.

Plast Eurasia yoğun ilgi gördü 22. yılını kutlayan Plast Eurasia İstanbul Fuarı, Tüyap tarafından PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) işbirliği ile 43 ülkeden 1085 firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla düzenlendi. 29 Kasım - 2 Aralık tarihleri arasında, 9 salonda 80.000 m2 sergi alanında gerçekleşen Plast Eurasia İstanbul 2012, yurtiçi ve yurt dışından gelen nitelikli ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü. Sektör firmalarının rekabet güçlerini arttırmalarına, yeni pazarlara ulaşmalarına büyük katkı sağlayan ve önemli yatırımlara yön veren Plast Eurasia İstanbul 2012, 4 gün boyunca 86 ülkeden 38.726 sektör profesyonelinin buluşma noktası oldu. Yurtiçi ve yurtdışında yürütülen yoğun tanıtım çalışmaları sonucu ziyaretçi sayısında sağlanan % 23 artış ile fuar önemli bir rekora imza attı. Geçen fuarlar ile karşılaştırıldığında 20 yeni ülkeden fuara ilk kez ziyaretçi de geldi. Plast Eurasia İstanbul 2012 Fuarı için organize edilen yurtdışı alım heyetleri organizasyonları kapsamında plastik sanayimizin ihracat hedef coğrafyaları kapsamındaki 26 ülkeden gelen heyetlerin katılımcı firmalar ile buluşması sektöre yeni satış fırsatları yarattı ve yeni pazarlara açılma olanakları olarak yansımış oldu.

DPP 10. yılını kutladı Doğan Grubunun Dergi pazarlama ve planlama şirketi DPP 10. yaşını personeli ve 10 yıllık iş ortağı yayınevleri ile birlikte kutladı. OttomanPlace Taksim Square Otelde yapılan kutlama gecesine DPP ve Yaysat’ın yöneticilerinin yanında birçok yayınevi ve dergi grubu katıldı. 10. Yılını dolduran yayınevlerine de plaket takdim edildi. DPP, portföyündeki grup içi ve müşteri tüm ürünler için satış noktası bazlı planlama hizmeti sunuyor. DPP’nin planlama ve pazarlama hizmeti verdiği 133 yayınevine ait, 546’sı yerli, 733’ü yabancı 1279 çeşit ürünün bayilere ve satış noktalarına dağıtımı ise Yaysat tarafından yapılıyor. DPP’deki uzman planlamacılar her gün yeniden planlama yaparak zaman, enerji tasarrufu sağlıyor ve müşterilerin ürüne ulaşmalarını kolaylaştırıyorlar. İHLAS DERGİ GRUBUNA PLAKET Geceye katılan İhlas Dergi Grubu dağıtım sorumlusu Hakkı Günerkan’a da bugüne kadarki iş ortaklığından dolayı plaket verildi.

54

ARALIK 2012


BÖLÜM – 4 Boru Et Kalınlığının Belirlenmesi Çelik borunun et kalınlığı, bu ve bundan sonraki bölümlerde incelenecek olan bir çok faktöre bağlıdır. Bu faktörler şunlardır; 1. İc Basınçlar a. Maksimum Proje Basıncı (Bölüm 4) b. Dalga şoku veya Su Darbesi Basıncı (Bölüm 5) 2.Diş Basınçlar a.Hendek Yükü Basıncı ( Bölüm 6) b.Toprak dolgu Basıncı (Bölüm 6) c. Atmosferik Veya Hidrolik Homojen diş Basınç (Bölüm 4) d. Toprak Altındaki Boşluklar (Bölüm 6) 3.Özel Fiziksel Yükler a. Beton Yastık Destekleri Üzerindeki Borular (Bölüm 7) b. CJember Destekli Borular (Bölüm 7) 4. Uygulama koşulları (Bölüm 4) Et kalınlığı bu faktörlerden en kritik olanını karşılayacak şekilde seçilmelidir. 4.1 İÇ BASINÇLAR

İç basınca göre projelendirme yapılırken, borudaki dairesel çekme

t — Et Kalinligi (inc) p = Basinc (psi) d = Boru Celik Silindirinin Di§ Capi (Di§ kaplama haric) (ing) s = Emniyet Gerilmesi (psi)

56

ARALIK 2012

gerilmesini belirli bir seviyede sınırlayan en az et kalınlığı seçilmelidir. Bu gerilme genellikle çember gerilmesi olarak adlandırılır. Projelendirme’de kullanılan iç basınç değeri, borunun bütün hizmet süresi boyunca maruz kalabileceği en yüksek iç basınç dikkate alınarak seçilmelidir. Bir cazibeli isale hattında basınç boru merkez hattı ile hidrolik profil arasındaki mesafe ile ölçülür. Eğer boru hattı üzerinde vanalar mevcut ise, hattın vanalar arasında kalan kısmındaki maksimum basınç, boru merkez hattı ile vanaların kapalı olduğu durumdaki statik seviye kotu arasındaki mesafeye eşittir. Dalga soku veya su darbesi basınçları da dikkate alınmalıdır. Bir pompaj hattındaki ic basınc ise, pompaj işlemi ile sağlanan hidrolik profil ile boru hattı arasında ki mesafeyle ölcülür. Bu belirlemeye çıkıtaki basınç ile sürtünme kayıpları dahildir. Eger pompaların kapama basıncına eşit olan bir basinç uygulama imkanı varsa, basınç; boru hattı ile kapama eğim hattı arasındaki mesafeyle ölçülür. 4-1 ve 4-2 no’lu şekiller cazibeli ve cebri akışlar için tipik boru hatti ve hidrolik eğim profillerini göstermektedir. Basınç belirlendikten sonra et kalınlığı 4-1 no’lu denklemi kullanarak bulunur.


4..2 ÇELÍKTEKÍ ÇALIŞMA GERÍLMELERÍ Çekme Gerilmesi ve Akma Kuweti

Modern çelik teknolojileri sayesinde çelikteki emniyet gerilmeleri oldukça yükselmiştir ve bu gerilmeler çeliğin son çekme kuvveti yerine akma kuvveti ile belirlenmektedir. Çelik su borulannda en az akma kuvvetinin %50 ‘si olan bir proje gerilmesinin kullanılması genel olarak kabul gormektedir. Bureau of Reclamation İslah Dairesi)’un proje kriterleri, cebri borularda proje gerilmesi olarak, en az cekme kuvvetinin 1/3’ü ile az akma kuvvetinin 2/3’ünden daha az olanin kul-

kullanılan bazı çelik kaliteleri icin en az akma kuvvetinin %50’sine karşılık gelen çalışma basınçları verilmektedir. Proje mühendisi Tablo’da kullanılan boru caplarının ve et kalınlıklarının sadece referans için olduğu ve her hangi bir üretim veya mühendislik sınırını göstermediğine dikkat etmelidir. Modern çelik boru fabrikalannda hemen hemen her çap et kalınlığında boru üretilir, ancak üreticilerin bir çogu standart çapları ve et kalınlıklarında üretim yapmaktadır. Beton iç, kaplamalı borular gibi kalın iç, kaplamalı borularda (AWWA C205Fabrikalarda uygulanan beton (koruyucu) iç ve dış kaplamalı 4 inc, ve daha büyük çelik su borusu standartları (3) ve AWWA C 602 -Sahada uygulanan 4 inç ve daha büyük su boru hatlarının beton iç kaplama standartları (4)’nda belirtildigi gibi) borunun gerekli olan iç kaplama kalınlığının sağlaması için genellikle üreticinin standart çaplarında imal edilmesi gerekir. Dolayısıyla kesin çve et kalınlığı seçimini yapmadan önce boru üreticilerine danışılması yerinde olur. Basınç sınırları

AWWA standartlan, hem borunun hem de boruda kullanılan çeliğin üretiminde yüksek kaliteyi gerekli kılmaktadır. Bu nedenle geçici

lanılmasını şart koşmaktadır. Gerilme analizi yöntemlerinin uygulanması ve uygun kalite konrol önlemlerinin alınmasıyla, normal su isale hatlarında bu proje gerilmelerinin emniyet paylarıın oldukça yüksek olduğu kabul edilmektedir. Tablo 4-1’de AWWA C200’de (6 inc ve daha büyük gelik su borusu standartlari) belirtildiği gibi bazı yaygın çelik kaliteleri için emniyet gerilmeleri ile en az akma kuvvetleri ve en az son çekme kuvvetleri arasindaki ilişki gösterilmektedir. Tablo 4-2’de ise su borulannda yaygin olarak

yükler için çember gerilmesinin akma kuvvetinin %50’sinin üzerine çıkması, belirli sınırlar içinde kalmak koşulu ile müsaade edilebilir. Bu durumda son çekme kuvveti açısından ele alındığında 2’nin oldukça üstünde bir emniyet faktorü sağlanmştır. Üretilen çelik borunun AWWA standartlarının karşılaşması için çember gerilmesi akma kuvvetinin % 75’i ile sınırlıdırlar, ancak hiç bir zaman fabrika test basıncını geçmemelidir. 4.3TOLERANS

Çelik borular, hangi şekilde üretildiklerinden bagımsız olarak, nominal bir et kalınlığında satırlar. Bu değerin, şartnamelerle belirlenen bir toleransı vardır. Projelendirmesi büyük kesinlikle yapılmış olan cok yüksek basınçlı hatlar dışında, bu tolerans su işleri mühendisi için önemli degildir. 4.4 KOROZY ON PAYI

Önceleri, boru et kalınlığına korozyon payı olarak belirli bir míktarın eklenmesi genel bir uygulama idi. Ancak, günümüzde iç ve dış kaplama malzemeleri ve yöntemleri için pek çok standartlar bulunan su işleri alanında, bu uygulama geçerliliğini kaybetmiştir. Dolayısıy4.5

ARALIK 2012

57


la et kalınlığının uygulanan yüklere göre belirlenmesi ve sonrasında gerekli olan korozyon koruma derecesinin sağlanması için iç ve dış

kaplamaların ve eğer gerekiyorsa katodik korumanın seçimi en akılcı davranış olacaktir.

Devam Edecek

58

ARALIK 2012


Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan

Global Kriz Şartlarına Rağmen Çelik Sektörümüzün Ekonomiye Katkısı Artıyor Yılın son çeyreğine, ham çelik üretiminde % 8.4, çelik ihracatında ise miktar yönünden % 10.2 oranında artış ile girmiş bulunuyoruz. Geçtiğimizyıl ekonomik büyümenin iki misli büyüyen çelik sektörü, büyümeye olan yüksek oranlı katkısını, bu yıl da sürdürüyor

60

ARALIK 2012

Demir çelik sektörümüz, ekonomiyi oluşturan temel sektörlerden, inşaat, otomotiv, beyaz eşya ve makine gibi sanayi kollarına girdi veren ve söz konusu sektörlerin sağlıklı gelişimine destek sağlayan konumu ile stratejik bir önem taşıyor. 2011 yılında 34.1 milyon tonluk ham çelik üretimi ile, 2010 yılındaki seviyesine kıyasla, ihracatını % 25.2 oranında arttırarak, 16.6 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörümüz, bir taraftan 23.6 milyon tondan, 26.9 milyon tona yükselen Türkiye’nin çelik tüketimindeki artışı karşılamaya devam ederken, diğer taraftan da daralan global piyasalara rağmen, önemli miktarda çelik ihraç etmeyi başarmış bulunuyor. 2012 yılında iç piyasadaki tüketim artışını karşılamayı sürdüren çelik sektörümüz, ihracatını arttırmaya da devam ediyor. Yalnızca demir çelik ürünleri dış ticaret rakamları göz önünde bulundurulduğunda, 2011 yılında bir önceki yıla kıyasla % 133’ten % 141’e yükselen ihracatın ithalatı karşılama oranının, 2012 yılının ilk 9 aylık döneminde, geçen yılın


aynı dönemindeki % 135’ten % 155’e ulaştığı gözleniyor. Bu durum, demir çelik ürünleri ihracatı artarken, ithalatının azalma eğilimi içerisinde olduğu tespitini teyit ediyor. Demir çelik sektörümüz, 2011 yılında üretimini gerçekleştirebilmek için 13.4 milyar doları girdi ve 1.5 milyar doları ara mamul olmak üzere 14.9 milyar dolar tutarında ithalat yapmış bulunuyor. Ancak ithal edilen söz konusu girdi ve ara mamuller kullanılarak gerçekleştirilen üretimden yapılan ihracatla sektörümüzün 2011 yılında 1.74 milyar dolar ve 2012 yılının Ocak-Eylül döneminde 1.53 milyar dolar net ihracat gerçekleştirdiği hesaplanıyor. Bunlara ilave olarak, sektörümüzün 2011 yılında 16.5 milyar dolar ve 2012 yılının ilk 9 aylık döneminde, 12.6 milyar dolar tutarındaki ürünü de iç piyasanın tüketimine sunmasıyla sağlanan ithal ikamesi sayesinde, sektörün Türkiye ekonomisine net katkısının 2011 yılında 18.2 milyar dolara, bu yılın Ocak-Eylül döneminde ise, 14.1 milyar dolara çıktığı görülüyor. Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından hesaplanan otomotiv, makine ve beyaz eşya gibi çelik tüketicisi sektörlerin ihracatı içerisindeki dolaylı çelik ürünleri ihracatı da dikkate alındığında, aynı dönemlerde sektörün ekonomiye net katkısı sırasıyla 23.3 ve 18.2 milyar dolara ulaşıyor. Söz konusu veriler zaman zaman basında yer alan, çelik sektörünün düşük katma değer yarattığına ilişkin iddiaların gerçekleri yansıtmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Son zamanlarda yüksek hammadde ithalatı nedeniyle sıkça eleştirilen demir çelik sektörümüz, hurda ihtiyacının % 30 ve demir cevheri ihtiyacının % 35-40 civarındaki bölümünü iç piyasadan karşılıyor. Sektör iç piyasadaki girdiyi azami ölçüde değerlendirdikten sonra kalan zorunlu ihtiyaçlarını ithal ediyor. Çelik sektörümüzün hammaddede dışa bağımlı olmasına rağmen yurtiçinde oluşturulan katma değerin küçümsenmemesi ve göz ardı edilmemesi gerekiyor. Esasen hammaddelerde yüksek oranda dışa bağımlı bulunmasına rağmen, son yıllarda dünyanın en iyi performansını gösteren ülkeleri arasında üst sıralarda yer alması ve gösterdiği üstün başarıların rakip ülkelerdeki üreticiler tarafından hayranlıkla takip edilmesi de, sektörün doğru yolda olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemizde demir çelik üretimi gerçekleştirmekte olan elektrik ark ocaklı tesislerde, yerli katkı payı % 40 civarında seyrederken, entegre

tesislerde bu oranın % 50’ye kadar çıktığı görülüyor. Doğal kaynaklar açısından zengin olmayan ve cari dengede kronik bir şekilde açık veren ülkemizin, 2023 yılı itibariyle öngörülen büyüme hedeflerine ulaşabilmek için, ithal girdiye dayalı da olsa, çelik sanayini büyütmekten ve mümkün olan her alanda yurtiçinde katma değer ve istihdam yaratmaktan başka bir seçeneği bulunmuyor. Burada ithal edilen girdinin, aksi takdirde ithalat yolu ile karşılanacak olan nihai ürünü ikame ettiği hususunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türk demir çelik sektörü, sürdürdüğü üretim faaliyetleri ile 50.000 civarında seyreden doğrudan istihdam yanında, hurda toplayıcılarından, madencilere, nakliyecisinden enerji üreten firmalarına kadar, ekonominin oldukça geniş bir yelpazesindeki alanlarda 200.000’in üzerinde dolaylı istihdam yaratarak, ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor. Ayrıca, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, makine gibi çelik kullanıcısı sektörlerin gelişmelerini sürdürmelerinin ve özellikle 2023 yılı için belirlenen ihracat hedeflerine ulaşabilmelerinin, istikrarlı bir girdi temini ile mümkün olabileceği hususunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Bu yönüyle çelik sektörümüz, yurtiçindeki çelik tüketicisi sektörleri mümkün olan en üst seviyede destekleyebilmek için, yatırımlarını ve ürün çeşitliliğini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. Sektörümüz, devletten hiçbir destek almadığı halde, gerçekleştirdiği milyarlarca dolar tutarındaki yatırımları ile, son 20 yılın en önemli sorunu olarak görülen yassı-uzun ürün üretim-tüketim dengesizliğini gidermiş bulunuyor. Bu yönüyle sektör kuruluşları, çelik tüketicisi sektörlerin en azından çelik girdisini sürdürülebilir bir temelde tedarik etmelerini sağlamak için, yoğun bir çaba sarf ediyor ve üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirme gayreti içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor. Bu arada, Türkiye’de güçlü bir demir çelik sektörünün varlığının, iç piyasadan ve uluslar arası piyasalardan rekabetçi fiyatlarla girdilerini temin edebilmelerine de imkân sağladığı hususunun unutulmaması gerekiyor. Makine ve otomotiv gibi çelik tüketen sektörlerin, büyümeleri ve 2023 ihracat hedeflerine ulaşabilmelerinde, güçlü bir çelik endüstrisinin varlığının önemli bir destek olacağı değerlendiriliyor. Türk çelik sektörü, 2000’li yıllardaki üstün performansı ile Türkiye’nin iddialı büyüme hedeflerine verdiği desteği, önümüzdeki yıllarda da sürdürme kararlılığı içinde bulunuyor.

ARALIK 2012

61


Pazarola

Prof: Dr. İsmail Kaya ismailkaya@gmail.com

Prof. Dr. İsmail Kaya, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Anabilim Dalı Başkanıdır. Kendisine ismailkaya@gmail.com adresinden ulaşılabilir. Başka yazıları için, http://pazarola.blogspot.com, http://pazarlamabitanedir. blogspot.com ve http://pazarlamazekasi.b logspot.com blogları ziyaret edilebilir.

62

ARALIK 2012

Müşterinizi kahraman yapın!

Piyasaların bir kuralı var: “Nerede hareket orada bereket.” Dikkatler kısıtlı. Peşinden ilgi geliyor. İlgi arzuyu tetikliyor. Arzular şelaleye dönüşüp, başkalarını da harekete geçiriyor. Bir öngüdür başlıyor. Taa ki, dikkatler başka bir konuya kayıncaya kadar... Bu döngü, pazarlama, mobilite, dijitalleşme, sosyalleşme ve benzeri etkiler sayesinde çok ciddî boyutlarda hızlanıyor. Piyasalar, firmalar, markalar, ürünler, yayınlar, fuarlar, zirveler ve benzerleri bu modele göre işliyor. Önümüzdeki yıllarda pazarlamayı ve pazarlamacıları ilgilendiren, bilgi ve iletişimlerin artarak süreceği öngörülüyor. Anlaşılan o ki, gelecek yıllarda pazarlamayı daha da fazla konuşacağız. Aslında gerçek pazarlamacılar yıllardır pazarlamayı anlatır, anlatmak isterlerdi. Ama ya, dinleyen bulunmazdı, ya da, anlatabildikleri “muhataplarının anlamak istedikleriyle sınırlı kalırdı.” Uygulama cephesinde, firmalardaki pazarlamacılar belli bir işle (satmakla) görevli memurlar gibi göründüklerinden, kendilerine söylenenleri yapmaları, fazla konuşmamaları, ötesine berisine karışmamaları istenirdi. Görev tanımları gereği, operasyonlardan (satıştan ve kotalardan) yukarıya çıkamaz, strateji gibi, derin, köklü ve temel konulara yaklaşamazlardı. Az çok konuşabilenler de, kendi yaptıklarını beğenir, bunlarla astlarına örnek olmak isterlerdi. Kendini öven insan sevilmez, sevilmeyenler de dinlenmezdi. Akademik çevre ise, özellikle gençler, akademik puan barajlarına, jüridekilerin insafına hapsolduklarından, piyasalara ve kamuoyuna karşı pek seslerini çıkaramazlardı. Pazarlamaya artan ilgi sayesinde, önümüzdeki yıllarda her iki kesimin de daha fazla konuşacaklarını, pazarlamayı daha hararetle savunup satacaklarını umuyoruz. Pazarlama akademisyen ve uygulamacılarından, yeni pazarlama hikayeleri bekliyoruz. İnşallah, hikâyelerinde kendilerini kahraman, müşterileri kurban göstermek gibi bir sakarlık yapmazlar... Da. Nelere katlanıp, neleri başararak muhterem müşterilerini birer kahramana dönüştürdüklerini anlatırlar... Müşterinin sırtından geçinmeyi âdet edinmiş sahte ve kibirli kahramanlara değil, müşterisiyle birlikte mutluluğu başarmış, gerçek kahramanlara ihtiyacımız var.


Çantasından ne çıktı?

Denge

M. Ali Özbudun mehmetali.ozbudun@tg.com.tr

64

ARALIK 2012

Bir İtalyan’a niçin konuşmadığı sorulduğunda, kollarının çok yorgun olduğunu söylemiş. (İtalyanlar, gevezelik ederken, ellerini ve kollarını sürekli hareket ettirirmiş.) Geçen hafta, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) İtalyan asıllı Başkanı Mario Draghi’yi dinlerken, bu fıkrayı hatırladım. Draghi’nin kollarının ne kadar dirençli olduğunu bilemem, ama basın toplantısının “soru-cevap” bölümünde, zaman zaman gerginleştiği gözlerden kaçmadı. Peki, Draghi’nin çantasından ne çıktı? *** Yorumlamak gerekirse, satır aralarında şunları vurguladı: - AMB olarak yapabileceklerimiz sınırlı. Biz siyasi otorite değiliz, siyasi otoritenin alternatifi de değiliz. Lütfen, bunu iyi anlayınız. - Kriz, AB’nin ve Euro Bölgesi’nin zaaflarını ve halının altına süpürülenleri ortaya döktü. - AMB, krizin doğurduğu pisliği mümkün olduğunca kokutmadan, Euro’yu kurtarmaya gayret ediyor. - Pisliğin yeniden ürememesine yönelik çabalarımız sürüyor. Özellikle bankacılık sektörünün denetimi üzerinde çalışıyoruz. *** Peki, krizin neresindeyiz? Şurası kesin. Resesyon, tüm haşmetiyle racon kesiyor, AB’de işsizlik artıyor. Para politikasının manevra alanı ve kredibilitesi son derece daralmış durumda. Mesela.. AMB’nin operasyonları, “Bir alkoliği, alkol vererek tedavi etmeye” ya da “yangından sonra su sıkmaya” benzetiliyor. Draghi, üzerine fazla gelindiğinde, “Benden bu kadar!” diye tercüme edilebilecek cümleler sarf ediyor. *** Daha önce de yazmıştık. Euro’yu dizayn edenler, yangın merdiveni koymayı unutmuş. AB’nin âkil adamları, dönüp dolaşıp, aynı noktaya tosluyor: -Ne yapalım da, köpek, kuyruğu dik tutsun; kuyruk, köpeği sallamasın? Anlaşıldığı kadarıyla, bugüne kadar açılan bir dizi kapsamlı kurtarma paketine rağmen, vaziyet vahim. Kuyruklar (Yunanistan, İspanya, İtalya ve diğerleri), köpeği (AB’yi) sallıyor. Diyeceğimiz şudur: - Sağlam kuyruk, sağlam köpekte bulunur. Köpek odur ki, kuyruğuna mukayyet olur!


Doğu’nun en popüler kayak merkezi: Palandöken Erzurum’ un güneyini bir yay gibi saran Palandöken dağları uzun ve doğal pistleri ile Türkiye’nin en iyi üç kayak merkezlerinden arasında yer alıyor

3185 m. zirveye sahip Palandöken dağları, Erzurum‘un güneyinde yer alır ve doğu-batı yönünde uzanır. Erzurum Türkiye‘nin en yüksek illerinden biridir. Yılın 150 günü karla örtülüdür. Aralık-mayıs arasındaki dönem kayak etkinlikleri için en uygun zamandır. Normal kış koşullarında 2-3 metre kar yağışı almaktadır. Mevsim boyunca toz kar üzerinde kayak yapılmaktadır. Palandöken‘de günde toplam 32 bin kişinin kayak yapabileceği, uluslararası yarışmalar hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği ve 6 bin kişinin doğrudan istihdam edilebileceği bir kapasiteye sahip. Palandöken, Doğu’nun en popüler kayak merkezi. Hatta Türkiye’nin en iyi ilk üç kayak merkezinden birisidir. Yüksek irtifa, kaliteli kar, uzun kış, Palandöken’de sınırsız kayak keyfi sunuyor. Kayak zamanı Kasım’dan Mayıs’a kadar tam altı ay sürüyor. Normal kış şartlarında iki ya da üç metre kar kalınlığı bulunmaktadır. İkliminden dolayı da bu süre boyunca, kar kalitesi ‘toz kar’ özelliğini korumakta. EN YÜKSEK RAKIMLI PİST

Palandöken Kayak Merkezi’nin 3125 metrelik pisti, Türkiye’nin en yüksek rakımlı pisti. Ayrıca 3125 metreden 2100 metre rakıma, hiç durmadan kayarak inmek mümkün. 27 no’lu pist, sekiz kilometreye varan uzunluğuyla, Türkiye’nin en uzun pistlerinden. Palandöken’de snowboard’cular için de ezilmemiş, doğal pistler var. Bu pistlere teleski ya da telesiyejlerle ulaşılıyor. Palandöken’in özelliklerinden biri de uçak, otobüs ya da trenden indiğiniz andan itibaren, 20 dakika içinde, pist ve otellere ulaşabiliyorsunuz. Çünkü Palandöken Kayak Merkezi, Erzurum’a sadece 13 kilometre uzaklıkta. Bu yol en sert hava koşullarında bile, her zaman ulaşıma açık. Palandöken‘de çeşitli kategorilerde kayak ve snowboard yarışmaları ile kar festivalleri de düzenlenmektedir. Ayrıca dağda 5 yıldızlı otellerin yanı sıra kayak evi, günübirlik tesisler ve lokantalar bulunmaktadır. Kayak malzemesi kiralama hizmetleri verilmektedir ayrıca amatör kayakçılar için kayak hocalarından derslerde alınabilmektedir.

66

ARALIK 2012


Ejder Pisti Güney Pisti (Kapıkaya) Mesafe: 1075 m 510 m İniş Rakımı: 3100 m 3100 m Çıkış Rakımı: 2720 m 2025 m İrtifa Farkı: 380 m 1075 m Kolay Pist: 8 Adet Orta Düzey Pist: 9 Adet İleri Düzey Pist: 3 Adet Yol Pist: 4 Adet

2011 Winter Universiade Oyunları’na aday olan Erzurum İtalya’nın Torino kentinde yapılan tanıtımdan sonra seçimleri kazanmış ve Palandöken Dağı‘nın tüm dünya tarafından tanınması da sağlamıştır. EJDER VE KAPIKAYA

Palandöken Kayak Merkezi‘ndeki pistler dünyanın en uzun ve dik kayak pistleri arasında yer almaktadır. Pistlerin toplam uzunluğu 28 km’dir. En uzun pisti 12 km’ ye ulaşmaktadır. Kayak alanı 2200-3176 m. yükseklik kuşağı üzerinde yer almaktadır. Başlangıç yeriyle varış noktası arasındaki yükseklik farkı 1000 m’dir. Slalom ve Büyük Slalom yarışmaları için 2 adet tescilli pisti (Ejder ve Kapıkaya) bulunmaktadır. Kayak Merkezi‘nde 5 adet telesiyej (toplam 4500 kişi/saat kapasiteli), 1 adet teleski (300 kişi/saat kapasiteli), 2 adet baby lift (toplam 1800 kapasiteli), 1 adet gondol lift (1500 kişi/saat kapasiteli) hizmet vermekte. Palandöken Kayak Merkezi‘nde toplam 22 adet pist mevcut olup, bu pistlerden 2’si FIS tarafından 1967-83 tescil nosu ile olimpik pist olarak ilan edilmiştir. Doğu Anadolu’da Erzurum‘un otantik atmosferi içinde yükselen Palandöken, kayak severlerin en gözde mekanlarından biri. İdeal bir kar kalitesine sahip olan dağda, Türkiye‘nin en uzun ve farklı zorluk derecesine sahip birçok kayak pisti yer alıyor. Kayarken duyulan heyecan, Palandöken‘in muhteşem görüntüleri ile birleştiğinde unutulmaz bir tatil gerçekleşiyor. KONAKLAMA

4 ve 5 yıldızlı konaklama tesisleri, kayak evi, günübirlik tesisler ve lokantalar bulunmakla birlikte kayak dersi ve malzeme kiralama hizmetleri de verilmekte. SORUNSUZ ULAŞIM

Erzurum‘a Ankara ve İstanbul‘dan her gün uçak seferleri bulunmaktadır. Kayak Merkezi, Erzurum Şehir Merkezine 5 km. uzaklıktadır. Hava alanına ise yalnızca 10 dakika mesafededir. Kış mevsimi boyunca şehir merkezinden halk otobüsü seferleri bulunmaktadır.

ARALIK 2012

67


Year: 5 Issue: 81 December 2012

Editor

GROUP CHAIRMAN H. FERRUH IŞIK PUBLISHER MEHMET SÖZTUTAN on behalf of ILETISIM MAGAZIN GAZ. SAN ve TIC. A.Ş. ASSISTANT GENERAL MANAGER AHMET KIZIL ahmet.kizil@ihlasdergigrubu.com RESPONSIBLE EDITOR YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr EDITOR AHMET FARUK KOYUNCU faruk.koyuncu@img.com.tr ART DIRECTOR İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr GRAPHIC DESIGNER SAMİ AKTAŞ sami.aktas.com.tr ADVERTISEMENT MANAGER SEDAT KARADAYI sedat.karadayi@img.com.tr INT. RELATIONS AHMET ASLANTÜRK ahmet.aslanturk@ihlasfuar.com INSTITUTIONAL COMMUNICATION MANAGER EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr CHIEF ACCOUNTANT MÜRSEL GÜRLER muhasebe@img.com.tr SUBSCRIPTION AND CIRCULATION MANAGER HATİCE ERDÖNMEZ hatice.erdonmez@img.com.tr PRINTED BY İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna / İSTANBUL +212 454 30 00 HEAD OFFICE 29 Ekim Caddesi No:23 34197 Yenibosna / İSTANBUL Tel.:+212 454 25 00 Faks:+212 454 25 98 www.borudergisi.com e-mail: info@boru.com.tr Articles and news may be reproduced by stating Boru Magazine as the source. Boru is published monthly. Advertisement responsibilities published in our magazine pertain to advertisers.

Turkish industrialists keep going ahead while the World keeps rotating A new era rises. We wish that this new era yields benefit to all industrialists and employers. We are leaving a huge year behind. 365 days have slipped through our lives all of a sudden. During this huge amount of time, could we ask ourselves that how efficient we were? While you are seeking for the answer of this question, let me start working on preparing a better, more exiting issue. Dear readers, it is very important to hope and have different point of view for the future. I hope you see the future from a different frame and make a great amount of profit by taking swift decisions. Speaking of the new era let me mention about what the Turkish industrialists achieved. While a set of events have occurred in the nearby geography, the world has been grappling with many different events, Turkish industrialist and especially the machinery sector receiving orders one after another have proved us once again that how determined they are by their efforts to deliver these orders in time. Turkish industrialists keep going ahead while the World keeps rotating. It is also necessary to state that it is important to support the publishing giving boost to the sectors as well as supporting the sectors themselves. On the other hand, while Turkish industrialists were purchasing their technologies from abroad, at the point where we stand now, the Turkish industrialists have risen to a position selling technology to abroad. Raising this graphic to higher levels is as easy as a pie. We wish a successful period to our industrialists especially showing more participation to the fairs abroad. While the entire world is struggling with many troubles and problems, Turkish industrialists keep actively going ahead in the important markets. Again in this period, we put signatures under important and nice works. In the new year, we will show more effort. Before entering each new year, it comes to our minds to say that last year was not that good, the new year will be better and we hope that everything will be allright… I wish that you get everything your heart desires. Prosperous days. Best regards, Ahmet Faruk Koyuncu


Pipe 2013 wind keeps on blowing in the sector World Pipe Industry is gathering together again between 28 and 30 March 2013 at Istanbul Expo Center

70

ARALIK 2012

8th International Pipe and Fittings Fair, passing beyond being only a trade platform, will hold an organization succeeding to gather a lot of national and international manufacturers, their CEOs, senior executives and company owners. Being supported by KOSGEB, “International Pipe and Fittings Fair� is getting ready for an organization that foreign representatives and purchasing committees will participate in and bilateral meetings will take place. ITA World Tube Association will be the sponsor of the fair. The fair attracted great attention in recent years in terms of domestic and foreign visitors, and viewed with interest by the business community. Considering the shrinking markets particularly in the construction and building materials industry and recently recorded international developments, the International Pipe and Fittings Fair opens new markets for the representatives of all the sectors. The pipe sector, achieving great successes all over the world with its quality, product types and brands, is gathering at its specific fair for the eighth time. Having proven its success in the past few years with its visitors from all around the world, the International Pipe and Fittings Fair, in its eighth year too, is ready to share the new developments with the sector and form the information platform the sector needed and foster the trade. Turkish pipe sector, that has been undergoing productive years since 2005, especially with its participations in 2006, is considered as one of the sectors with high business volume of recent years. Invest-


ments in natural gas and in particular the flows of the housing affected the sector in a positive way. The sector also shows up in foreign markets as well. The research results show that in terms of amount of production, after Italy, Turkey is the second country in Europe. It can easily be told that since Turkey’s total production amount of pipe is more than the total production amount of 12 countries that joined the EU after 2005, pipe is a very important product for Turkey. Thus, Turkey has proven to be a very important production center for the EU. Turkey comes first among the countries that developed by widening its vision, exporting and are in struggle of coping with its rivals in today’s globalized and competitive world of business. Developments in the sector affects pipe sector as well. Product quality and service concept shows Turkish pipe sector’s success and quality. Turkey mostly exports pipe to Algeria, Iraq, Jordan, England, USA, Romania, Egypt, Syria, Italy and Germany. Being the first and the only fair of the sector, Pipe and Fittings Fair’s aim is to gather the pipe sector and therefore streamline trade and economy. Fair’s professional visitor focused studies and gradually widening success give hope for the coming years. Natural gas projects that are realized each passing day, infrastructure works, new buildings and the success in export in out country will once again be shown in Pipe 2013. Natural gas usage in new regions of Turkey, increasing potential in export and need for new houses are ranked among the first subjects that heat up the sector. Turkish Pipe Sector demonstrates success in terms of both product portfolio and product quality. As 2013 is approaching there is a great deal of competition in the sector. İhlas Fuarcılık organizes the 8th Pipe and Fittings Fair and embodies the companies that serve in automotive and white goods sectors. Each passing day along with the increasing need for automation and modernization, the demand for compressed air is increasing as well. Every machine and device obtains the air they need via a pipe network from compressor. In pneumatic systems, pipe network has a very high importance in delivering the compressed air. The pipe has a very important place in automotive sector as well as in white goods. Starting from manufac-

72

ARALIK 2012


turers, buyers, CEOS and engineers; all people working in the sector will gather together in “Pipe Fair 2013” again, as in previous years. Each passing year, raising the bar a little more, fair is growing via strengthening its foreign connections. Companies in the sector aim to succeed not only in Turkey market but in foreign markets as well. Pipe sector has a wide range of products and applications. Having such diversity in products and applications, the sector is aiming to increase consumption and it possesses the potential. 8th International Pipe and Fittings Fair will be organized between 28 and 30 March 2013 by İhlas Fuarcılık with the participation of the leader companies of the sector. STRENGTHENİNG İTS FOREİGN CONNECTİONS

The fair is still the first and the only one in our country. Companies from Italy, Germany, France, Russia, Ukraine, India, Canada, Bulgaria, England, Czech Republic, Romania, United Arab Emirates, Korea, Taiwan, Austria, Poland, Greece, Egypt, Saudi Arabia, China, Serbia and USA will participate in the fair. In the past years, hundreds of visitors participated in the fair, and now the fair keeps on strengthening its foreign connections. MEETİNG PLACE: İSTANBUL

İstanbul is one of the most exclusive cities in the world. It is a place with a geography that witnessed the history and that the Europe and Asia continents meet. Being close to Middle East and Europe, having warm relations between Russia and Turkic Republics, Istanbul succeeds in efficient trading. Istanbul will add success to 8th International Pipe and Fittings Fair’s success thanks to its geopolitical location. In order to answer the demands from other international fairs, international participants and visitors, starting from the year 2011, the annual International Pipe and Fittings Fair will be held biyearly. New arrangements are being made for the fair in order to increase the productivity and efficiency. Two new sections were added to the

74

ARALIK 2012

fair; pipeline technology and iron and steel (flat products). Numerous professionals from Turkey and abroad are expected to participate ithe fair that offers metal pipes, profiles, fittings, flat products, machinery and equipments together. INCREASE İN CRUDE STEEL OUTPUT

In Turkey, this year crude steel output reached 24.1 million tons increasing 9.2 per cent. In the first quarter of the year, it is known that there was a rise in the sales of rebar in the USA, this shows that high tonnage of rebar was imported from Turkey in the same period. Companies in the sector are expected to show a deep interest in the fair. Along with the 1000 largest industrial enterprises; construction and contracting companies, petrochemical industry associations, white goods manufacturers, manufacturers of steel products, automotive industry associations, furniture manufacturers, shipbuilding industry associations, drilling companies, gas distribution companies, water and sewerage utilities, public water works, municipalities, academics of civil, metallurgy, materials, mechanical engineering and environmental department of the universities are expected to visit the fair. RİCH PARTİCİPANT PORTFOLİO

8th International Pipe and Fittings Fair will bring manufacturers of any kind of pipes and fittings and a rich portfolio of visitors together. Here is how specific fair of Turkish pipe sector participant product portfolio is planned to be: Iron and alloy pipes, stainless steel, non-ferrous metal and alloy, composite, concrete, transport, construction, precision tubes and fittings will be under Pipe and Fittings title. Casting, rolling, welding and heat treatment will be under pipe production machines title, forming, cutting, drilling, galvanizing, plating, grinding, polishing, expansion, deburring will be under pipe processing equipments title. In addition, pipeline technology, profile and machines, hot and cold rolled flat products and flat products that have been coated.


Nabucco pledges support for charity farming project in Romania

In lieu of holiday gifts this season, NABUCCO Gas Pipeline International GmbH will donate 15000 euro to a charity farm run by Caritas in Temesvar, Romania. The donation will be used to fund a harvester for the farm

The Caritas farm grows food for the six Caritas facilities in Temesvar, Romania, and feeds about 400 people every day. In addition, the farm provides training and skills for homeless and other disadvantaged persons, including cattle-breeding, agriculture, cheesemaking, and carpentry. Apart from providing opportunity and hope for long-term unemployed persons, the Caritas farm also provides a refuge for the homeless. Reinhard Mitschek, CEO of NABUCCO Gas Pipeline International GmbH, said: “NABUCCO is keen to work for the wellbeing of the communities and countries we transit. We are delighted to cooperate with the work of the Caritas farm in Temesvar in their goal of helping the needy towards self-reliance and self-sufficiency, as well as stability and security.” Started at the turn of the twentieth century, the work of Caritas Austria now covers almost the entire range of human life: children, the disabled, refugees, homeless and elderly homes, mothers and family support, training centers, mobile and inpatient nursing care, hospice services, care of alcoholics and drug addicts, mobile and inpatient care of homeless people, legal assistance, and projects for long-term unemployed as well as relief and development assistance abroad. Connecting gas from the Caspian Region and the Middle East to over 500 million potential customers in Europe, NABUCCO is the flagship project in the Southern Corridor. The Nabucco consortium continues to work closely with the Shah Deniz II consortium and with the Trans-Anatolian Gas Pipeline (TANAP) and remains confident that it offers the best solution to capture new supply sources and bring them to the large European consumer markets. REİNHARD MİTSCHEK: “NABUCCO WİLL BE PROFİTABLE”

RWE plans to quit the Nabucco pipeline project reportedly due to the small amount of gas that Azerbaijan promised to provide. In addition,

76

ARALIK 2012

Russia started building its South Stream pipeline on Friday last week. With these events in mind, Natural Gas Europe asked Reinhard Mitschek, Managing Director of the Nabucco Gas Pipeline, how this will affect his project to deliver Caspian gas to Europe Mr. Mitschek, how will the withdrawal of RWE affect the Nabucco project?

Mitschek: “Of course, we regret that RWE decided to quit. But the project is robust despite changes in the Shareholder structure. We are on track and will finish the project according to our timeline.” When starting in 2018, Azerbaijan will just offer ten bcm/a. Will Nabucco be cost-effective then? Mitschek: “The Nabucco pipeline is able to transmit up to 23 bcm/a. The volume of gas production in Azerbaijan will increase to 20 bcm/a by 2015 and up to 40-50 bcm/a by 2025. So we are confident to receive enough gas to meet Europe´s demand. Most of all, we are convinced that Nabucco will be profitable.” South Stream seems to be on track as well.

Is there a risk that Azerbaijan will give its gas to the Russians instead?

Mitschek: “For Azerbaijan, Europe is an important market and a reliable partner. As Europe intends to become more independent of Russia, Azerbaijan wants to diversify as well. They will deliver Caspian gas to several customers, both to Russia and Europe.” So RWE is wrong?

Mitschek: “In my eyes, there is no reason to doubt Nabucco´s success. As in every project, there are remaining risks. But we established a risk management, identified potential threats, and we are working on them. For me, there is no doubt that the Shah Deniz consortium will decide on Nabucco in June next year.”


Large pipe expertise acquired

The demand for large pipes for the construction of pipelines is currently growing. Schuler AG, Germany, has reacted to this trend and expanded its product spectrum to include turnkey systems solutions for the economic production of large pipes

78

ARALIK 2012

This was made possible by the company’s acquisition of ATIS GmbH, an engineering firm specialising in this field. The respective contracts were signed in April. Schuler has more than 170 years of expertise in the field of metal forming, as well as extensive know-how in research and development, large equipment manufacturing, Project processing, and global service network. ATIS will provide detailed knowledge of the planning, development, delivery and modernisation of complete pipe equipment and systems throughout the world. “This strong partnership offers numerous benefits for our customers,” said Jochen Früh, managing director of Schuler Pressen GmbH. Pipelines have to span huge distances across inhospitable terrains and are often exposed to extreme conditions. Temperatures well below freezing and enormous pressures, such as on the seabed, exert huge loads on the pipes. At the same time, the pressure inside the pipes is being constantly raised in order to extend the distances of the transported materials. “The stability and absolute quality of the manufactured pipes is therefore all the more important,” explained Dietmar Rieser, managing director of ATIS. During their manufacture, pipes are carefully

scrutinised using ultrasonic devices, X-rays and water pressure (with a ydrotester). There are two basic methods for the production process itself: “Large pipes are either welded together as spirals from a long metal coil or bent to an ‘O-shape’ with a longitudinal weld,” explained Manfred Wischnewski, managing director of Schuler SMG GmbH & Co KG. Spiral-shaped pipes can be manufactured in lengths of up to 24m, with diameters of 450 to 3,500mm and wall thicknesses of 6 to 25mm. The forming and welding stages can directly follow each other (online process). Longitudinal weld pipes with diameters of up to 1,625mm and wall thicknesses of up to 65mm are produced using either crimping presses, U-forming and O-forming presses, or equipment for the step forming process – such as Schuler’s Linear Feeding J-Press (LFJ press). Longitudinal weld pipes are usually produced in lengths of 12 or 18m. The new LFJ press can also produce lengths of up to 24m. A lower-priced alternative to stainless steel pipes, needed for the transport of aggressive or sensitive substances, are lined pipes – a combination of thinwalled stainless steel and conventional carrier pipes.


Boru Dergisi Aralık'12  

boru-aralik-12

Boru Dergisi Aralık'12  

boru-aralik-12

Advertisement