Page 24

Yekta Kopan:

“Anlayabilmek için yazıyorum.” Sohbeti, inceliği, parlak sesi ve bilgisini ışıklarca ekrandan, sayfalardan, kulaklardan taşıran bir “yaratıcı” Yekta Kopan. Bu ay yeni kitabı Aile Çay Bahçesi’nden yazarlık deneyimlerine, toplum üzerine düşüncelerinden kendi yansımalarına geniş bir yelpazede açılan renkli sohbetiyle Boo!’ya konuk oldu. İnsanlarla hakkınızda sohbet ettim. “Yekta Kopan deyince aklınızda neler uyanıyor?” diye sordum. Aldığım cevaplar, aile ilişkileri üzerine yoğunlaşmanız üzerine oldu. Dahası, “karamsar” bir bakış açısına sahip olduğunuz söyleniyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? İnsanların, yazdıklarınız üzerine yaptıkları yorumlar doğrudan sizi yansıtır mı bilemiyorum; ama bir yazar olarak yazma serüvenimin içinde temel izleklerim, baktığım noktalar ve bunlara bir bakış açım var. Baktığım noktalar, toplumun iç ilişkileri ve toplumu oluşturan elementlerin ilişkileri: Bireyin bireyle, annenin kızıyla, babanın oğluyla, ailenin kendi içindeki ilişkisi, iki sevgilinin veya sevgili görünümündeki “sevgisizin” ilişkisi, patronun çalışanıyla ve çalışanın patronuyla ilişkisi vesaire. Bunların hepsinin yaşam alanı şehir. İşlediklerim şehirli insanlar. Bütün bu ilişkilerde asıl mesele ikiyüzlülük. Yani ilişki var ama iletişim yok,

24

noktası... Ayrıca, bu ilişkiler alanının içindeki iktidar eden (yani muktedir olan) ile onun iktidarı altında ezilenin durumu üzerinde yoğunlaşıyorum. Bu durumda eğer karamsar bir tablo ortaya çıkıyorsa, buna söyleyebileceğim tek şey bu tablonun bizatihi karanlık olduğudur. Bu tablodan olumlu şeyler çıkarmak gibi bir derdiniz var mı? Bahsettiğim karamsar tablodan bir anda kanatlarını açan bir sevgi kelebeği çıkabilir belki, ama galiba benim böyle bir derdim de yok. Eğer okurun aklında canlandırdığım tablo sıkıcı, karamsar bir tabloysa; bu tablo benim aynı zamanda, kitaplar üstünden yüzleşmek istediğim tablodur. Aslında yazmaktaki amacınıza ulaşmış oluyorsunuz. Evet, ben yüzleşmek için yazıyorum. Hesaplaşmak için ve en önemlisi de anlayabilmek için yazıyorum. O kitaplarla buluşanların da kendi dinamikleri doğrultusunda

yüzleşebilmelerini istiyorum. Bu eleştirilere yanıt verdiğiniz oldu mu? “Karamsar tablo” meselesi bana hiçbir zaman bir olumsuz eleştiri olarak yöneltilmedi. Ama yöneltilseydi de her eleştiriyi aldığım kadar ciddiye alırdım. Yergilere sevinirim, eğer bir derinliği ve donanımı varsa benim için faydalı olacaktır. Ancak, karamsarlık korkacağımız bir şey mi onu da sorgulamak lazım. Ben hiç korkmuyorum karamsarlıkla yüzleşmekten. Ondan da yarına dair bir umut çıkabileceğine inanıyorum. Karamsarım ama umutsuz değilim. Yazmaya başladığınızdan bu yana hiç, “ben nasıl görünüyorum acaba” diye düşündüğünüz oldu mu? “Hiç düşünmedim” diyen varsa mutlaka bir parça yalan söylüyordur. Eğer siz cümlelerinizi, yazılarınızı insanlarla paylaşmaya açtıysanız; onları yayınlatmaya başladıysanız, zihninizin bir köşesi mutlaka yazılarınızın nasıl okunduğu

Boo! Üçüncü Dönem, Sayı 3 (Canan Ergüder)  

http.//boodergi.com | Boo! bu sayıda çift kapaklı çıktı. Bu kapakta Canan Ergüder, diğer kapakta Yekta Kopan var.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you