Page 30

performans röportaj & fotoğraflar: Pınar Derin Gençer

Arascan Dönmez:

“Ayşe Arman Röportajı Sadece Bir Sanat Nesnesi” O bir yanı çok seksi olsa da diğer yanı tamamen “Aseksüel mi ne?” dedirten bir adam. Farklı aurası ve hem karşı konulmaz hem de su gibi enerjisi ile Arascan Dönmez, şimdi Boo! dergisine konuşuyor. 25 yaşındasın. Yakışıklısın ve tarif edilemezsin. Hiçbir yere konamıyorsun. İnsanlara bu kadar farklı gelen şey ne? Beni farklı bulanların kendilerinde olmayan ve bende buldukları şey ne? Bence cevabı iyi alınacak bir soru bu şekilde sorulmalı. Evren aynı kalmak için değişir, biz ise farklı olmak için. John Fowels’ın çok sevdiğim bir sözü. Beni bir yere koyamamaları sürekli farklı görünmemden ve sabit olmayışımdan. Değişiyorum çünkü. Bu değişim karşısında aynı kalanlar benim için “o çok değişik bir çocuk” diyenler bence. “Bu yaş çok erken” diye tepki gösterenler oldu ama sen kimseyi dinlemedin ve manifestonu yazdın, hayata son sözlerini söyledin. Erken olmadı mı ya da neden şimdi yazman gerektiğini düşündün? Manifesto yazmanın yaşı var, tepki gösterenlere göre sorun bu. Bir kerede yazılmadı ayrıca bu manifesto. Bu sene 19 Mayıs’ta tamamlandı. Beş sene önce taslağı belli oldu ve yıllar içinde de

30

şekillendi. Geride bıraktığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı günü ise beş saat beş dakika gibi bir sürede son şekli verildi. 25 yaş bu dünyayı ve insanını anlamam için yeterliydi. Bundan sonrası önemli benim için. Bir sürü şeyin üzerine yaşıyoruz çünkü. Söylenmiş bir sürü sözün, konulmuş onlarca kuralın, ait olalım istenen kimliklerin ve zaman geçsin diye gerekliliğini koruyan anlamsız kavgaların, yanardöner sevgilerin, ittifakların ve yalancı barışların, aldatıcı ünlerin… Hem üstüne hem de büstüne yaşıyoruz. Sadece göründüğün kadarı olmaman belki de insanların seninle olan savaşı? Güzel bir erkek olmak çok zor. Aslen Makedonyalıyım ama bunun bir önemi yok. Yaşadığım yer hali hazırda Türkiye. Buradan gitmem gerek ama bu gerçekleşene kadar rahatsız edilmeye devam edeceğim. Yüzümden ve vücudumdan ibaret zannedecek ve kafamın daha önde geldiğini anladıklarında benden nefret edecek ve beni neremden nasıl aşağı çekebilirler, bunu düşünecekler. Ben

de, “bana ayıracağınız zamanı kendinize ayırın”, deyip geçeceğim sadece. Ne de olsa biz insanları birbirinden farklı kılan şey, taşıdığımız düşüncelerin değerleri. “Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme” diyor hayranı olduğumu söyleyebileceğim Che Guevera. Ben işin burasındayım, onların ne kadar neresindeler, bilmem de anlamam da. Daha çok nesin, performans sanatçısı mı, yaşam koçu mu, yazar mı yoksa oyuncu mu? Modellik de yapıyorsun üstelik. Tek bir perspektiften bakmak ve bir şeye indirgemek… Tekdüzeci olmak ve her şeyi bu tekdüzecilikle düzmek… Problemimiz bu işte. Hepsine ait hissediyorum kendimi. Tamamıyım ve aslında hiç biriyim. Etiketlerim ben değilim hiçbir zaman. Bunlar yapabildiklerim. Keyifli, özgür ve yorulmadan para kazanabileceğime inandığım iş alanları benim için, hepsi bu. Hiçbir zaman görülen ve anlanan olmayacağım ve korkarım bunun adı da ne tam olarak gerçek ne de

Boo! Üçüncü Dönem, Sayı 1  

http://boodergi.com | Aylık kültür sanat dergisi Boo! verdiği 1 yıllık aranın ardından bu sayısı ile üçüncü dönemine başlıyor.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you