Issuu on Google+


1


170

20 12

SAYI

ocak

i Ç i N D E K i L E R

2

4

MERHABA / Demircan Türkdoğan

6

ÇÜNKÜ BODRUM

8

DÜNDEN BUGÜNE BODRUM MANZARALARI

10

RESSAMLARIN BODRUM’U

12

KONUŞAN FOTOĞRAFLAR / Ömer Doğan

14

BİZDEN SÖYLEMESİ

18

2011’İN ARDINDAN

22

TÜRKÜ TURAN

24

AYIN İÇİNDEN

26

SON SULTAN’IN KADINLARI

28

BODRUM’UN KIR ÇİÇEKLERİ

32

BODRUM’DA MÜZİK STÜDYOSU VAR - ZEUS

34

MANDALİNA VE SATSUMA LOKUM OLDU

36

YAZARLARIN BODRUMU / Nedim Göknil

40

BODRUM’A İSMİNİ VERENLER

42

GEZ GÖZ ARPACIK / Yeşim - Kader Onay

44

BODRUM MU... BODRUM / Ayla Görgün

45

HABER TURU

56

BAKIPDURU

58

AYIN ANKETİ

60

YAŞARKEN / Cansın Yunt

61

LEZZET USTALARI / Onur Yunt

63

KARİKATÜR / Ali Şur

65

KENT REHBERİ

72

7 FARKI BULUN / Yunus İlkorur

41

42

22

24

50

26

34

28

37


3


DEMİRCAN TÜRKDOĞAN

BODRUMajans Yayın Grubu Adına Sahibi, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: CANSIN YUNT Web Editörü / Grafik Tasarım: YUNUS İLKORUR Sayının Yazarları: AYLA GÖRGÜN ERDOĞAN KAYALAR F. JALE AYTAÇ KADER - YEŞİM ONAY ÖMER DOĞAN Sayının Çizeri: ALİ ŞUR Kapak Fotoğrafı: ONUR YUNT Reklam Müdürü: ONUR YUNT İletişim: Caferpaşa Cad. No: 52/3 48400 BODRUM Tel : 0 252 313 42 24 / 313 56 66 Fax: 0 252 316 44 42 info@bodrumajans.com.tr bodrumajans@gmail.com www.bodrumajans.com.tr Baskı: Ankara Ofset ANKARA Basım Tarihi: 20/12/2011 Dağıtım: Bodrum Yayın Dağıtım Yayın Türü: Yerel Süreli “Ocak, Mayıs, Temmuz ve Eylül” aylarında yayınlanır.

Yayınlanan yazıların sorumluluğu imza sahibine, yayınlanan reklamların sorumluluğu reklam sahibine aittir. Bu dergi basın meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder.

23.

DEMİRCAN TÜRKDOĞAN

Kurucusu Genel Yayın Yönetmeni:

MERHABA

KÜLTÜR ve YAŞAM DERGİSİ

S

Daha seyrek aralıklarla... öze yeni yıla girerken aldığımız yeni bir kararı sizlerle paylaşarak başlamak istedik.

18 yıldır aralıksız olarak yayınını sürdürmekte olan derginiz Bodrum Bülten, artık daha seyrek aralıklarla sizlerle buluşma kararı aldı. Bodrum Bülten artık yılda, “Ocak, Mayıs, Temmuz ve Eylül” aylarında olmak üzere dört sayı sizlerle buluşabilecek. Bu kararı almamızdaki en büyük etken, hiç üstle-rine vazife olmadığı halde bazı kurum ve kuruluşların dergiciliğe, yani bu mesleğe soyunmalarıdır. Bu girişimleriyle Bodrum’a hizmet verdiğini sanan bu kurumlar, aslında bu sektöre büyük zarar vermekte, ticari hayatlarını sürdürmelerini engellemekte ve dolayısıyla asıl işi yayıncılık olanların kendi işlerini yapmalarına set oluşturarak, adeta önlerini kesmektedirler. Bir de tabi, mesleği yayıncılık olmadığı halde heveslenenler mi diyelim, fırsatçılar mı diyelim. Her kimse, onların aldıkları işleri ellerine yüzlerine bulaştırmaları sonucunda bu mesleğe verdikleri büyük zararlar var elbette. Bütün basın camiası aşağı yukarı aynı durumdadır. Ama özellikle yerel basının atar

damarı, reklamlardan sağladığı gelirdir. Kurumlar kendi ağırlıklarını koyarak ya da kurumların adı kullanılarak bu reklamların belli bir bölümü toplandığında size bu pastadan ancak küçük bir pay kalmaktadır. Ne yakık ki o da yaşamınızı sürdürebilmenize yetmemektedir. Şöyle bir hafızanızı yoklayın. Bildiğiniz gibi yakın zamana kadar Bodrum’da pek çok dergi yayınlanmaktaydı. Şimdi kaç tane var dersiniz? Hiç...

Bodrum Bülten yayınını sonlandırmayı düşünmüyor, düşünmez de. Belli mi olur belkide bir zaman sonra daha sık aralıklarla buluşacağımızı Bodrum Bülten duyururuz sizlere. Niye artık yılda, olmasın?.. u Ocak, Mayıs, Bu arada Bodrum Bülten’den Temmuz ve Eylül boşalan zamanı Bodrum aylarında olmak Ajans Kitapları’na ayırma üzere dört sayı kararı aldık. İlki, iki ciltten oluşan, Erdoğan Kayalar’ın çıkacak. derlemesi olan “Osmanlı Arşivinde Bu kararı Bodrum” kitabı araya almamızdaki en yılbaşı girdiği için Ocak sonunda elimizde olacak. büyük etken, Sırada, Bodrum’a İsmini hiç üstlerine Verenler, Bir Zamanlar vazife olmadığı Bodrum. Sonsuz Bahar Rüzgarları Ülkesi Bodrum, halde bazı İçimizden Biri ve Bodrum kurum ve Tutkunları gibi kitaplar kuruluşların bulunmakta. dergiciliğe, yani Bizden yeni haberler böyle...

bu mesleğe soyunmalarıdır.

Yeni yılınızı kutlar, sağlık mutluluk ve başarılar dileriz

ÜCRETSİZ • BODRUM BODRUM AJANS Caferpaşa Cad. 52/3 OASİS DANIŞMA - MİLTA MARİNA Ön Büro -CLINIC INTERNATIONAL DAĞITIM NOKTALARI TRIMSLIM / Estia Çarşısı • GÜNDOĞAN GALİPDOS MOBİLYA & AKSESUAR • KONACIK BODRUM MUTFAK - DENİZHAN - SEMPATİ MOBİLYA -ANKA CONCEPT-KIRÇİÇEĞİ • ORTAKENT BODRUM GOLF CLUB • TURGUTREİS BOOM CAFE/D-Marin • YALIKAVAK ERDEM ECZANESİ - BORA VETERİNER - PORT MARİN AYRICA BELLİ OTELLERİN RESEPSİYONLARINDAN ve LOBİLERİNDEN BİR AY ÖNCEKİ BODRUM BÜLTEN DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK ALABİLİRSİNİZ...

4


5


Fotoğraf: ÖMER DOĞAN / OASİS Alışveriş, Kültür ve Eğlence Merkezi

Çünkü Bodrum...

DİLEK GENCEL

6

İPEK GÜL

PROTİ MAĞAZA MÜDÜRÜ

ŞEKER PEMBE ORGANİZASYON SAHİBİ

Bodrum’u Seviyorum; Huzur var Bodrum’da  Tertemiz, mis gibi bir havası var  İnsanları sıcak  Denizi pırıl pırıl  İstediğimiz her saatte dışarı çıkabiliyoruz çünkü Bodrum’da güvenli bir ortam var 

Bodrum’u Seviyorum çünkü; Sevdiklerim burada  Gelenin gitmek istemediği bir yer  Kışları bahar tadında  Yağmurdan sonraki toprak kokusu ve deniz kokusu güneşle karışıp teninize dokunuyor.. 

ÇAĞRI KUNDAK SATIŞ SORUMLUSU

Bodrum’u Seviyorum; Evlerin tek katlı oluşuyla görüntü kirliliğini ortadan kaldırıyor olmasını  Kışların bile huzurlu ve sessiz geçmesini  Bir anda yemyeşil bir doğanın içinden masmavi denizlere ulaşılacak bir yer olmasını  Herkes aşkını burada tazelemek isterken, ben burada aşkımı hep taze tutuyorum 

PELİN BİLGİN İNŞAAT MÜHENDİSİ

Bodrum’u seviyorum; Marinada kale manzarası eşliğinde Pazar günü yürüyüşlerini seviyorum  Baharda kayrak taşlı yolda mandalina çiçeklerinin kokusuyla eve girmeyi seviyorum  Cevat Şakir’in “Engin Göklerin Memleketi” dediği cennetteyim  Homeros’un mavilikler ülkesindeyim 


7


Fotoğraf: Kader Onay

Yıl 1965 - Kumbahçe’den Kaleye bakış.

DÜNDENBUGÜNE

BODRUM MANZARALARI

88


9


Yusuf Tar覺m

Yusuf Tar覺m

1010


A yın İçinden

T

İHTİYAR BALIKÇI

E

rnest Hemingway “İhtiyar Balıkçı” adlı romanında, tüm olumsuzluklara rağmen umudunu hiç yitirmeyen ve her türlü zorluğa karşı mücadele eden ve tam seksendört günün sonunda kocaman bir kılıç balığı tutarak evine dönen yaşlı bir balıkçıyı konu alır. Bir amaç için yola çıkıldığında, elinden gelenin en iyisini yaparak, asla umudu yitirmeden mücadele etmek isteyenlerin okuması gereken bir roman. Konuşan fotoğrafın bu sayıdaki konuğunun adı Gürbüz Koyunoğlu. Onunla tanıştığımda ilk farkettiğim şey, yüzünde sürekli varmış gibi duran gülümseme hali ve ellerinde oluşan ince siyah çizgiler olmuştu. Bizim oralarda nar, ceviz veya meyan kökü ile uğraştığınızda oluşan bir siyahlığa benzer. Sonra öğrendim o çizgilerin “süpye” doğramaktan oluştuğunu. Bir kara insanı olarak süpyenin balık yemi olarak kullanıldığını da böylece öğrenmiş oldum.

1212

Gece Çökertme açıklarında demirleyen teknemizde, geç uyumasına rağmen sabah ilk uyanan Gürbüz abiydi. Kamarada yatağımda sağa sola dönerek uyanmaya çabalarken, güverteden gelen belli belirsiz sese kulak verdim. Gürbüz abinin sesiydi bu. Sanki kocaman bir balık tutmuş ta onu tekneye çekerken yaşadığı zorluktan olsa gerek kendi halinde birşeylere kızıyor, söyleniyordu. Sevinmiştim. Hemen yanına koştum. Gece yatmadan önce teknenin dört bir yanından denize saldığımız onlarca oltaları yukarıya çekmişti. İğnelerde bir şey göremeyince balıkları topladı mı acaba diye içimden geçirirken, gözüm içi su dolu kovaya iliştiğinde anladım ki yine birşey yoktu. Bugün yolculuğumuzun ikinci günüydü ve biz tek bir balık tutamamıştık. Koca teknenin balıkçı ekibi, usta bir yüzücü, yüzme ve dalış öğretmeni Onur, Gürbüz abi ve bendim. Onur’un tuttuğu kocaman Palamutu tekneye çekerken kaçırmasına bile gülümsediğini gördüğüm Gürbüz abi’nin. Teknede misafir olan sekiz insanın balık taleplerini karşılayamamanın kahır dolu hüznünü yaşarken, kahvaltı sonunda Bodrum’dan balık siparişi vermek zorunda kalıyorduk. Gürbüz abinin o bildik gülümsemesi ve bariton sesiyle uzun uzun Bodrum, deniz ve balık üzerine gerçekçi saptamalar yaptığı konuşmasını ise hala düşünürüm. O balık tutmak için üç gün, çoğu zaman belki daha fazla beklerken ben ise, onun o derya deniz bilgi dünyasını, fırtınalı ruh halini küçük bir kareye sığdırmak için, bir saniye bile beklemedim. Hangimizin işi daha zordu, karar veremiyorum.


13


ZEYNO’S KAFE

ZEYNOS KAFE

Bodrum’un en eski kafelerinden Zeyno’s, yıllardır aynı lezzet kalitesiyle müdavimlerine ve yeni misafirlerine hizmet vermeye devam ediyor. Neyzen Tevfik Caddesi’nde, Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun hemen yanında bulunan sevimli mekanda sabahları kahvaltı yapmak da büyük bir keyif. Güne güzel başlamanın en kolay yolu harika bir kahvaltı yapmaktır, alın sevdiklerinizi ve Zeyno’s Kafe’nin yolunu tutun hemen. Serpme Ege kahvaltısı ile gününüze lezzetle başlayın. Ege Kahvaltısı sadece 15 TL.

MADE IN BODRUM

Bodrum’un ilk sanal alışveriş merkezi www. madeinbodrum.com sürekli yenilenen ürünleriyle Bodrum’a hasret duyanların, Bodrum’a tutkun olanların ve alışveriş keyfini farklı noktalarda yaşamayı sevenlerin yeni adresi oldu bile. Sitede yer alan el yapımı deri çantalar ise sitenin favori ürünleri arasında. Ustası vefat etmiş ve devamı olmayan bu sanat eseri niteliğindeki nadide çantalardan birine sahip olmak istiyorsanız hemen www.madeinbodrum.com sitesini tıklayın ve tükenmeden alın deriz. Bizden söylemesi…

MADE IN BODRUM / El yapımı çantalar

KISMET RESTORAN

SÖYLEMESİ

BİZDEN

Hürriyet Cumartesi, 26 Kasım’da seçtiği 10 vejeteryan yemeğin en iyi 10 adresini yayınladı. Listede İstanbul dışı bir tek yer var o da, Bodrum Kısmet Restoran. Gazete şöyle diyor: “11 yıldır Bodrum’un Konacık ilçesinde, Akdeniz ve Ege lezzetleri sunuyor. Mevsimine göre değişen 30-40 çeşit yemek var. Bir kişi 15 liraya doyabiliyor. Odun fırını ekmeğiyle öne çıkan restoran 100 kişilik. Pazar hariç, her gün 08.00-18.00 açık”. Bizden söylemesi.

1414

KISMET RESTORAN


15


16


17


toplum ve basın kuruluşlarının katılımı ile bu yıl ilki gerçekleştirilen Onursal Hemşeri gecesinde gazeteci-yazar Bülent Akkurt, Onursal Hemşeri ünvanıyla ödüllendirildi. 85 yaşında olan Bülent Akkurt tam 60 yıldır sanatta, edebiyatta ve basında çalışmalarını aralıksız olarak büyük bir başarıyla sürdürüyor.

ARDINDAN  OCAK  Bodrum Rotary Kulübü tarafından düzenlenen bir törenle meslek ödülleri sahiplerine verildi. 2010 yılı ödülleri; eğitim camiasına katkılarından ötürü Marmara Koleji Genel Müdürü Ömer Çekmeceligil, Güzel Sanatlar Fakültesi eski Dekanı Ayla Eriş, Yarımada Gazetesi sahibi Hüseyin Anıl, geleneksel ah-

şap tekne ve maket yapım ustası Ali Kemal Denizaslanı, Ortakent Köşem Restorant işletmecisi Hamide Karakaş adına oğlu İsmail Karakaş’a verildi.  Anadolu’nun öz insanlarına; Karlar’a ve onların ataları olan Lelegler’e ev sahipliği yapmış bir yerleşim yeri olan Pedasa Antik Kenti’nin gizemi çözülüyor.  Bodrum Yarımadısı’nda 2011 yılının ilk deve güreşi geleneksel olarak yine Ortakent-

Yahşi’de yapıldı. Bu yıl 17. kez düzenlenen Ortakent-Yahşi Deve Güreşi Festivali 2 Ocak Pazar günü Yahşi Spor Sahası’nda düzenlendi. Güreşler öncesinde festivallerinin bir geleneği olan Halı gecesinin ardından Bodrum, Milas, Söke, Germencik, Aydın gibi bölgelerden yaklaşık 100 devenin katıldığı güreşler gerçekleştirildi.

 5. Mandalina Kültür ve Sanat Festivalinin açılışı Halikarnassos Kültür Merkezi’nde düzenlenen Ayşegül Kaygun’un “BİTEZ AĞAÇLARI” konulu fotoğraf sergisi ve Şef Erdem Çöloğlu yönetimindeki Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar öğrencilerinin konseri ile başladı...

 ŞUBAT 

Bodrum Belediye Başkanlığı, bazı sivil

 Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen 127. Uluslararası Nice Kültür Festivali’ne katılan Bodrumlu folklörcüler kentin cadde ve sokaklarındaki gösterileri ile izleyenleri büyüledi...  Bodrum’da her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği ve Antik Myndos Kenti ile ünlü Gümüşlük Beldesi’nin Tarihi Kentler Birliği (TKB) üyeliğine kabul edildiği açıklandı.

 MART  Mazı Köyü’nün Kisebükü koyunda arkeolojik ve doğal SİT alanına yapılacak 200 milyon dolarlık otel projesinin tadilat planı, Muğla İl Genel Meclisi toplantısında 1’e karşı 27 oyla reddedildi.

 Bodrum’da 2009 yılına ait olmak üzere 2010 yılında beyan edilen gelirler üzerinden yapılan değerlendirmede, Ticari kazançta gelir vergisi rekortmeni 207 bin 418 lira vergi ödeyen Süleyman Demir oldu.  Bodrum’da yaşayan 16 yaşındaki Tezcan Sığınır ile 10 yaşındaki Selçuk Kılıçarslan başarılı futbollarıyla Barcelona Futbol Kulübü Alt Yapı Koordinatörü Albert Benigez’in kısa sürede dikkatini çekti.

Geçtiğimiz 18


 Bodrum’da düzenlenen toplantıda Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından eğlence mekanlarında uygulanan 23.59 ‘da ses ve müzik yayınının kapatılması kararı masaya yatırıldı.  Bodrum Saglık Vakfı’nın Oasis Alışveriş, Kültür ve Eğlence Merkezi’ndeki Bodrum Şubesi Açılışı ve Oasis AVM - BSM Ortaklığı İle Düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı Şöleni coşkuyla kutlandı.

 MAYIS  12. Uluslararası Bodrum Dans Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı. Korteje 600 dansçının yanı sıra Bodrumlular ve turistlerde katılınca dans festivalinde karnaval havası esti, renkli görüntüler oluştu...  Bodrum’da 1974 yılından bu yana ünlü eğlence mekanı Hadigari Bar’ın işletmecisi Hakan Aykan yaşadığı evinde ölü olarak bulundu...

 HAZİRAN  Genel seçimlerde Bodrum ve Muğla sürpriz yapmadı. CHP 1. parti olurken AKP 2., MHP ise 3. parti oldu. Ak Parti 2007 seçimlerine göre oy sayısında yüzde 50 artış sağlarken MHP oylarında düşüş görülmekte.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genel seçimler sonrası eşi Emine Erdoğan ile birlikte tatilini geçirmek üzere Bodrum’a geldi.  Bodrum, bu yıl 56 plaj, marina ve yat ile “Mavi Bayrak”a en çok hak kazanan Türkiye’de ikinci, Muğla’da ise birinci ilçe oldu. Bodrum’u Marmaris takip ediyor.  Bir dönem sokaklarında sık sık dünyaca ünlü yıldızları rahatlıkla görebildiğiniz bir yer olan Bodrum, eski günlerini aratmıyor... Bodrum’da tatil yapan dünyaca ünlü Porte-

ABD’li dünyaca ünlü aktör ve yönetmen Michael Douglas, yine kendisi kadar ünlü eşi Catherine Zeta Jones ile Bodrum’a geldi. Hayranları metrelerce koşarak ünlü yıldızların fotoğraflarını çekmeye çalıştı.  Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü (BAYK) ve Milta Bodrum Marina tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ünlü yüzlerini bir araya getiren“Famous Cup’’ yelken yarışlarına katılan 20 teknenin mücadelesi sona erdi.  Bodrum Mandalinası’ndan üretilen Bodrum Mandalinası Gazozu Türkiye’nin Zirvesindeki isme kadar ulaştı. Odalar ve Borsalar Birliği genel kuruluna katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Bodrum Mandalinası Gazozu ikram edildi.

 TEMMUZ  Ali Taran ile Ayşe Özyılmazel, 1 Temmuz cuma Bodrum’da nikah kıydı. Ali Taran 60, Ayşe Özyılmazel ise 32 yaşında.  Bodrum Belediyesi ile Cemil İpekçi işbirliğinde hayata geçirilen proje çerçesinde Sanat

 İkinci yılını tamamlayan Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un gerçekleştirdiği 2. Yıl Sunumu’nu yüzlerce kişi izledi. Miting havasında geçen Başkan Kocadon’un sunumu sık sık alkışlarla kesildi.

kizli futbolcu Ronaldo açıldığı Gökova koylarında denize girdi. Güneşin tadını çıkartan ünlü futbolcu, ıssız koylara çektiği teknede sevgilisi Rus manken Irina Shayk ile görüntülendiğinden habersiz samimi pozlar verdi.

Okulu Caddesi Ahmet Hoca Çıkmazı’ndaki 180 yıllık tarihi bina, restore edilerek, moda ve tasarım atölyesine dönüştürüldü. Atölye, Muğla Valisi Fatih Şahin’in de katıldığı törenle açıldı.

 Türkiye’deki çevre sorunlarına Bodrum ve Gökova’dan dikkat çeken, Abdi İpekçi Barış Ödülü sahibi Saynur Gelendost, ölümünün 8’inci yıldönümünde yine çok az sayıda kişi tarafından anıldı...

Amerikalıların güzelliği ile dünyaca ünlü TV ve film yıldızı Cote De Pablo iki günlük tatil için geldiği Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni gezdi Bodrum halı ve kilimlerinden satın alarak ülkesine döndü...

 Kayseri İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 23-26 Temmuz 2011 tarihleri arasında düzenlediği “Aladağlar Milli Parkı 4. Fotosafari Yarışması” Bodrum’da yaşayan fotoğrafçı Ömer Doğan’ın büyük başarısıyla sonuçlandı.

yıla bakış...

Ü

 NİSAN

 Fransa’nın Nice şehrinde 127.si düzenlenen “Carnaval de Nice 2011”e katılan Bodrum Folklor Araştırma ve Turizm Derneği Kulübü, karnavalda bulundukları son günde yine Nice caddelerini coşturdu.

19


Geçtiğimiz yıla bakış  Yarışmada 10-14 Yaş Gruplar Kategorisi’nde Almanya birinci, İngiltere ikinci, Zeynep Okçu Bale Okulu öğrencileri ise bronz madalya kazandı. Ayrıca 18 Yaş Üstü Gruplar Kategorisi’nde dünya dördüncülüğü ve 10-14 Yaş Arası Gruplar Kategorisi’nde dünya beşinciliğine layık görüldü. Zeynep Okçu Bale Okulu öğrencileri geçen yıllarda da Japonya, ABD, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Kanada, Almanya, İskoçya ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde katıldığı yarışma ve festivallerde çeşitli dereceler elde etmişti.  Bu yaz bir çok dünya ünlüsünün tatil tercihi olan Bodrum; Dünya’nın en ünlü top modeli Naomi Campbell ile sevgilisi Rus milyarder Viadislav Voronin’i ağarladı. Özel jetleriyle Milas-Bodrum Havalimanına inen

çift, Bodrum’dan kiraladıkları haftalığı175 bin euro olan Bleu De Nimos isimli 60 metrelik lüks motor yat ile mavi yolculuğa çıktılar.  Ünlü reklamcı Ali Taran’ın gazetelere yansıyan ‘Evliliği seviyorum. Her an evlenebilirim’ sözleri gerçek çıktı.  Üç yıldır birlikte olan Ali Sunal ile Gökçe Bahadır Bodrum’da evlendi...  Özellikle yaz aylarında Bodrum’a gelip tatil yapan ve gönlünü burada bırakan ünlüler kervanına Nouma da katıldı.

 AĞUSTOS  Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’nün organizasyonu, Bodrum Belediyesi katkılarıyla dünyaca ünlü bale repertuarlarının en güzel örneklerini ve Türk Bale sanatının özgün yapıtlarını, her yıl aynı heyecan ve coşkuyla sanatseverlerin beğenisine sunulmakta.

20

 Düzenlenen devir teslim törenlerinde Yıldıray Özmen, Bodrum Rotary Kulübü başkanlık görevini Erhan Ünaldı’ya. Bodrum Karia Rotary Kulübü Dönem Başkanı Can Ertem, görevini Nesrin Ergün ve ekibine teslim etti.  26 Ülkeden 221 spor kulübü ve 2200 sporcunun katıldığı Dünya Shotokan Karate şampiyonası Rusya’nın Moskova şehrinde yapıldı. Şampiyonaya Bodrum Belediyesi spor kulübünü temsilen katılan Bodrum’lu karateciler Fırat Çetin ve Efe Bestelci büyük bir başarı elde etti...

 EYLÜL  Alman BILD gazetesinin internet sayfasında

“Türkiye’nin Saint Tropez’i” başlığıyla Bodrum’u anlatan bir haber yayınlandı.  Bodrum 9. Uluslararası Resim ve Heykel Sempozyomu’nda ressam ve heykeltraşların yaptığı eserler göz kamaştırdı. 9 yıldır yapılan 100’e yakın 5-8 ton arasındaki dev heykellerin tamamının 2015 yılında turistik tesiste yapılacak Uluslararası Açık Hava Müzesi’nde sergileneceği belirtildi...

 EKİM  Bodrum’lu Orgeneral Mehmet Erten’in, Hava Kuvvetleri Komutanı olması nedeniyle tören düzenlendi. Erten’in doğum yeri olan Mumcular beldesinde düzenlenen törene Mumcular Belediye Başkanı Birol Aydın, Erten’in ağabeyi, yakınları ve vatandaşlar katıldı...  Bodrum Eski Kaymakam’ı Feridun Cemal Özdemir Bursa Vali yardımcılığına atanırken, Bodrum Kaymakalığına da Adana Eski Vali

Yardımcısı Dr. Mehmet Gökdekmerdanatandı.  Muğla Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü iken Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğüne asaleten atanan 3.Sınıf Emniyet Müdürü Ergin Sıcakdemir Bodrum İlçe Emniyet Müdürü olarak göreve başladı.  Arkas Holding ve Milta Bodrum Marina ana sponsorluğunda düzenlenen Arkas Bayk Cup’ta ekipler birinci ve ikinci günü geride bırakarak ege kıyıları dostluk etabı olarak bilinen etabını tamamladılar.

 KASIM  Bu yıl 23.sü düzenlenen Bodrum Yat Festivali, Bodrum Deniz Müzesi’nin açılışı ile

başladı. Denizcilik Müzesi’nde Bodrum’un 3 bin yıllık tarihi geçmişinde kullanılan balıkçı, süngerci, nakliye, gezi teknelerinin birebir tekne modelleri sergilendi…  Acıbadem ana sponsorluğunda düzenlenen 23. Bodrum Kupası’nı Malta bayraklı “Daima” yatı kazandı. 56’sı yarışan, 20’si organizasyon görevlisi toplam 76 yat, son gün olan Vodafone etabında sabah 10:30’da Kissebükü’nden demir aldılar. Sabah hafif esen rüzgar öğleden sonra güçlenerek yarışın final heyecanını arttırdı.  Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu (BKST) tarafından Bodrum Belediyesi’nin destekleri ile düzenlenen 5 gün sürecek Uluslararası Bodrum Karnavalı, 8 Eylül’de müzik ve sanat dolu bir program ile başladı. Mazhar Fuat Özkan grubunun muhteşem konseriyle Uluslararası Bodru Karnavalı’nın ilki sona erdi.


21


A yın İçinden Peş peşe vizyona giren iki sinema filmi ile adından söz ettiren

Önce, ‘Annem’ - ‘Çakıl Taşları’ - ‘Gönül Ferman Dinlemiyor’ - ‘Nuri’ ve şu anda devam etmekte olan ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizileriyle her hafta Tv aracılığıyla evlerimize konuk oldu. Sonrasında ‘Kosmos’ ve ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi’ filmi ile beyazperdede gözüktü. Ardından ‘Musallat 2’de başrol oyuncusu olarak karşımıza çıktı. Türkü Turan’ın ‘Toprağın Çocukları’ isimli filmi ise 2012’nin ilk yarısında izleyiciyle buluşacak. Son günlerde Tv ekranlarında, pek çok gazete ve dergilerde söyleşileri ile karşımızı çıkan Türkü Turan, aslında Bodrum’lu. Yani içimizden biri. O, rahmetli Veli Turan’ın (Veli Bar) kızı...

G

enç oyuncu Türkü Turan, gişede kendi kendine rakip oldu! ‘Musallat 2’ adlı korku filmi ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’nden çok izlendi” diyor Günaydın gazetesi ‘Korkutan Türkü, Güldüreni Yendi’ başlıklı haberinde ve Öner Öngün imzasıyla şu bilgileri veriyor; ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’ ile görücüye çıkan genç oyuncu; sadece 40 bin kişi tarafından izlendi”. “Bir hafta sonra vizyona giren korku filmi ‘Musallat 2’nin bilet satışı ise 115 bin kişiye ulaştı”. Bu gelişme ‘Korkutan Türkü, güldüreni yendi’ yorumlarına neden oldu diyen Gazete, aynı hafta vizyona giren Türk filmlerinin gişe rakamlarını da vermiş. Rakamlar şöyle: Musallat 2: 115bin kişi. Entelköy Efeköy’e karşı: 70 bin kişi. Mavi Pansiyon:6 bin 900 kişi.

Kaçıp kaçıp devlet tiyatrosu oyunlarına giderdim Radikal Gazetesi’nden Elif İlayda Serbest, Türkü Turan’la yaptığı söyleşiye şu soruyla başlamış;

En baştan başlayalım, oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? 12 yaşımdayken okuldan kaçıp kaçıp devlet tiyatrosu oyunlarına giderdim. Birinde Cyrano de Bergerac’ı izledim. Bülent Emin Yarar o kadar iyi oynuyordu ki oyunculuğun bambaşka bir şey olduğunu fark ettim. Ama oyunculuğa karar vermem ‘Annem’ dizisiyle oldu.

22

Oyuncu olma isteğinize aileniz nasıl yaklaştı? Ailem bana hep, “Ne istiyorsan onu yap” diyordu. Bu meslekte iş bir var bir yok, bazen uzun süre evde oturuyorsunuz. Bunu bildikleri için biraz böyle şüpheli yaklaşıyorlardı, iş bulma konusunda endişe ediyorlardı ama kararımı hiçbir zaman sorun etmediler.


n Türkü Turan, Kosmos filmindeki performansı ile Sinema Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Oyuncu olarak aday gösterilmişti. “Herkes Reklam yüzün var, reklamlarda oyna diyordu. Gittim, ajansa yazıldım. Bir-iki reklamda oynadım, sonra bir baktım dizi cast’larına çağırmaya başladılar. Yönetmen olmak için bilgi birikimi ve anlatacak iyi bir hikâye lazım. Daha zamanım var yönetmenlik için. Yazdığım bir senaryo var şu an. Belki bir gün çekerim. Daha önce hiç oynamadığım için, komedi oynamak istiyorum özellikle. İster gişe ister sanat filmi olsun, bir şey beni çekiyorsa o projenin içinde yer alıyorum” sözleriyle bitiriyor Radikal’de ki söyleşisini.

Fala, büyüye inanmıyorum

Ebru Esen Turgud’un Türkü Turan’la yaptığı söyleşiye yukarıdaki başlığı atmış Kelebek Gazetesi. Turgud, söyleşi sırasında soruyor: Teklif ilk geldiğinde ürktün mü? İlk olarak yönetmenimiz Alper Mestçi ile bir toplantı yaptık. Tanışmamızın beşinci dakikasında oturmuş korku filmlerinden bahsediyorduk. Bu iş için birbirimizi bulduğumuzu anladık... Yani senin içinde de korku filmi oynamak vardı? Evet, bir korku filminde oynamayı oldum olası çok istiyordum. Türkiyede de zaten bir avuç korku filmi çekiliyor ve bunların en iyisi bence ‘Musallat’tı... Dolayısıyla ikincisinde olmamak için hiçbir neden göremedim. ‘Öyle Bir Geçer Kaman ki’ dizisine de Nihal karakteriyle dahil oldun... Nasıl gidiyor çekimler? Geçen seneden beri dizinin sıkı takipçisiyim, o yüzden bu ekibe dahil olduğum için mutluyum. İlerleyen bölümlerde Nihal daha da ön planda olacak. 2011 şanslı bir yıl oldu benim için. Türkü Turan bu sözlerle bitiriyor Kelebek Gazetesi’nde ki söyleşisini. Biz de Türkü’ye şansının ve başarılarının devamlı olmasını diliyoruz...

23


A yın İçinden BODRUM’UN FARKLI SİMALARINDAN BİRİ DAHA ARAMIZDAN AYRILDI 20 yılı aşkın süredir Bodrum’da, son 10 yılını da Yalıkavak’ta yaşayan 1937 doğumlu Tony Marciniec 74 yaşında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetti. Bodrum’un simge isimlerinden biri haline gelmiş, bir çok dergi ve gazetede uzun yıllar yazıları yayımlanmış olan usta kalem, uzun süredir mücadele ettiği hastalığına geçtiğimiz hafta yenik düşerek aramızdan ayrıldı. Vasiyeti üzerine İslami kurallara göre cenazesi gerçekleştirilerek, dostları tarafından eski Sandıma Köyü’nde bulunan mezarlığa defnedildi. Tüm sevenlerine başsağlığı diliyor, sevgili Tony”i daha önce bir dergide yayınlanmış olan yazılarından birisiyle anıyoruz...

S

izlere hemen şimdi itiraf etmeliyim ki yukarıdaki başlığı dikkatinizi çekmek ve yazımın okunmasını teşvik etmek için attım. “Hatırla”, “hatıra” ve “hafıza” sözcüklerinin birbirleriyle olan yakın akrabalık ilişkilerine dayanarak başvurduğum bu küçük hileden ötürü atfınızı diliyorum. Artık vakit geçirmeden konuya girelim. “Hatırla Sevgili” adlı yerli TV dizisinin seyircilerin ilgisini çektiği aşikâr. Bunun nedenleri arasında hem kişisel hem toplumsal belleklerde saklanan olguların yeniden gün ışığına çıkarılması da yatıyor kanımca. Geçmişte yaşanan olaylar veya hissedilen duyguların yeniden yaşanmasını işte “bellek” (ya da “hafıza”) dediğimiz şey mümkün kılıyor; geçmiş ile gelecek arasında bir bağ, bir köprü oluşturuyor. Geçmişini hiç algılamayan bir insanın veya kendi tarihinden habersiz bir toplumun sağlıklı bir gelişme göstermesi de beklenmiyor doğal olarak. Bir insan için anılar, edinilmiş tecrübeler ne ise, toplumlar için de tarih aynı anlama gelir. Hiçbir hatırası olmayan, hiçbir deneyimini hatırlamayan insan dünyada “var” olabilir, ama böyle birisi için gerçek anlamda yaşıyor denilebilir mi? Ya tarihi olmayan bir toplum?

vb.) bütünlüğünün (yani eksikliklerinin olmaması) ne denli önemli olduğu günlük hayatta sık sık karşımıza çıkar. Okul çağında sınavlarda aklımıza gelmeyen yanıtlardan başlayıp, daha sonra unutulan doğum günleri ya da randevulara kadar uzanan geniş bir yelpazede bu olgunun sıradanlığına hep tanık oluruz. Tabii bunun en uç -ve en acı- kademesi olan Alzheimer hastalığı veya bilgisayarın “hard disk”inin tamamının silinmesi de belleğin yaşamsal öneminin değerini vurgular.

Belleğin anlamını irdelerken

(Yazının Türkçe kısaltılmışına www.nati0nalgeographic.com. tr/ngm/0711 ve İngilizce özgün tam metnine http://magma. nationalgeographic.co m/ngm/2007-ıı/memory/foertext.html adreslerinden erişebilirsiniz.)

Bilgisayarlarla iç içe yaşadığımız şu günlerde söz “bellek”ten açılınca birileri hemen “RAM” mi? “ROM” mu? Kaç gigabayt? gibi sorular yöneltebilir. Ya da teknoloji yerine sosyolojik kıstaslara daha fazla önem verenler “toplumsal bellek” üzerinde odaklanabilirler. Ancak hangi yönden bakarsanız bakın, belleğin temel işlevi değişmez. Bunu kısaca, birzaman diliminde elde edilen verilerin depolanması, korunması ve istendiğinde kullanıma hazır halde tutulması şeklinde tanımlayabiliriz. Belirli sınırlar içerisinde bilgisayarlar bu işlevi büyük bir başarıyla götürmekle beraber, teknolojik açıdan çok önemli ve kaçınılmaz bir mahzur da söz konusudur: “Ne yüklersen onu alırsın” (Bu deyim İngilizce karşılığı olan “Garbage İn, Garbage Out” sözcüklerin baş harflerinden oluşan GIGO kısaltmasıyla da bilinir.) Tabii ki bu olgu, yani hatalı/yanlış bilgi girdisi yalnızca bilgisayarlara mahsus değil, sadece “bellek” işlevi gören ve saklanan verilerin doğruluğu hakkında hiçbir fikir vermeyenher araç (kitap, gazete vb.) için geçerli. Bellekteki verilerin (anıların

24

Bu arada, tam da bu “bellek” konusunu düşünüp araştırırken, tesadüfen aynı konuyu irdeleyen makale, toplantı gibi bazı yayın ve etkinliklerin de bu günlere denk gelmesi bu okumakta olduğunuz satırları oluşturmama önemli katkılar sağladı.

Hafıza Nasıl Çalışıyor

National Geographic Türkiye dergisinin Kasım 2007 sayısında “Hafıza Nasıl Çalışıyor” başlıklı ana makale sanırım konusundaki en önemli bilimsel yazılardan biri.

Bu makaledeki tanımlar, tespitler ve hayattan alınan örneklerle belleğin hepimiz için nasıl “olmazsa olmaz” değerinde olduğunu metnin yazarı Joshua Foer”Alan Notları” bölümünde şöyle anlatıyor: “Bellek kişiliğin özüdür. Hiç belleği olmayan birine rastlamadığınız sürece bunun ne kadar doğru olduğunu anlayamazsınız.” Makalede Foerbu durumda olan bir adamı anlatıyor. Beyninin bir kısmı virüsten hasar görmüş, belirli bir tarihten sonraki tüm anıları silinmiş, yeni algıları kaydetme konusunda engelli olan bu kişinin beyni, ‘içinde kaseti olmayan video kameraya’ benzetiliyor. Yani görebiliyor ama kayıt yapamıyor. Bir düşünelim, bir insan sergilediği yanlış davranışları ve bundan doğan olumsuz sonuçları belleğinde hiç tutamazsa, yaşamı boyunca neden olacağı ve


kısırdöngü şeklinde tekrarlayacağı hatalarından nasıl kaçınabilecek? Bunu düşünmek bile insanı dehşete düşürmeye yetiyor. Bunun yanı sıra biliyoruz ki doğa bize bazı durumlarda -büyük travmalara karşı akıl sağlığımızı yitirmeden dayanabilmemiz için- “kısmi veya geçici bellekyitimi” olgusunu bir savunma mekanizması olarak bahşetmiş. Ama belleğin toplumsal değeri ona tarihsel çerçeveden baktığımızda daha da belirginleşir. Mesela, ilyada veya Odysseya gibi eserler asırlar boyunca ancak ezberlenerek kuşaktan kuşağa, bellekten belleğe aktarılmak suretiyle yazı icat oluncaya kadar yitirilmedi ve sonunda bize ulaştı. Ama, diyor Foer, geçmiş bin yıl süresinde iç belleğimizi (beynimizdekini) yavaş yavaş çeşitli “dış belleklere” terk etmişiz. Her şeyi hatırlamak zorunluluğundan kurtulup, çok az şeyi hatırlamakla yetinir olmuşuz, çünkü bu görev yükünü dış belleklere aktarmaya başlamışız. Takvimli ajandalar bize günlük, haftalık programlarımızı düzenleme - ve onlara uyma- konusunda yardımcı olurken, fotoğraflar (ve video) sayesinde anılarımızı saklıyoruz. Kitaplar (ve artık internet) bilimin toplumsal belleği olarak kullanılıyor. Kitapların, kalemlerin, defterlerin olmadığı geçmiş çağlardaki yaşamı hayal etmek bile çok zor.

Şimdi Gelelim Bodrum’un Belleğine

Hemşerimiz Herodot’un tüm dünyada “Tarihin Babası” olarak tanınmasından doğan şöhretimiz sayesinde kentimiz bilim ve kültür âleminde itibarlı bir yere sahip. Ancak böylesine önemli bir uygarlık mirasına tüm insanlık adına sahip çıkmamız gerekiyor. Yoksa tarih boyunca Bodrum’u Bodrum yapan tüm öğelere, olaylara sahiplenmezsek, dünyanın belleğinden bu artı değerler silinir gider, kentimiz günümüzde sırf “kum, deniz, güneş” olgularıyla hatırlanan binlerce benzeri arasında kaybolur gider. Bu arada Bodrum’un belleğinden söz ederken konuyu yalnızca tarih veya turizmle ilişkilendirmek pek doğru olmaz. Toplumlarda da insanlarda olduğu gibi, hem uzun hem kısa vadeli hafızaların mevcut olduğu biliniyor. Yine bilinen bir olgudur; insanlar yaşlandıkça çok eski olayları hatırlar ama yakın geçmiştekileri unutur. Bu konuda Bodrum’un hali nicedir diye sorarsanız, çeyrek asırlık gözlemlerime dayanarak kentimizi tam bellek özürlü olmasa da, kapsamlı hafıza eksikliklerine sahip biryer olarak tanımlamak zorunda kalırım kanımca... Bu değerlendirmemi haksız ya da acımasız bulanlar olabilir belki. Özellikle son haftalarda düzenlenen “1522- 2007 Osmanlılardan Günümüze Her Yönüyle Bodrum” veya “Bodrum ve Çevresinin Yaşayan Belleği-Sözlü Tarih Projesi” adlı etkinlikleri tertipleyenler böyle düşünebilirler. Ancak, yaklaşık on yıl önce aynı şekilde Bodrumlu yaşlıları Gözen Otelde toplayıp “sözlü tarih” olarak kaydedilen söyleşilerin akıbeti hakkında bilgisi olan var mı acaba? Konuya ilişkin bir derleme yapıldı mı? Yapıldıysa nerede korunuyor? Bu bilgilere nasıl ulaşılabilir? Bilen varsa bize de haber verin lütfen... Özellikle son 20-30 yılda Bodrum bir hayli büyüdü, çok sayıda inceleme, araştırma, makale ve kitaba konu oldu. Sayıları yüzleri aşan derneğe ve onların etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Ne var ki bu süre zarfında Bodrum’un belleği oluşmadığından, aynı denemeler, aynı çabalar, aynı hatalar tekrarlanmaya mahkûm olageldi. Yöremize Türkiye ve dünyanın dört bir yanından yerleşmek üzere yeni gelen iyi niyetli insanlar bu kent, bu bölge için iyi bir şeyler yapmaya kalkışıyor ama yerel belleğin olmayışından bu çabalar -geçmişte yapılan hatalardan hiç ders alınmadığı için “Amerika’yı yeniden keşfetmekten” öteye gidemiyor. Hâlbuki Bodrumumuza layık bir belleği oluşturmak o kadar zor bir iş değil kanımca. Bodrum Habitat çalışmalarını hatırlayan var mı acaba? işte 12 yıl önce büyük özverilerle gerçekleştirilen çabaların sonucu bir rapor yayınlanmış ve bu raporun bir bölümünde böyle bir “belleğin” nüvesini oluşturacak olan kütüphane/arşivden bahsedilmişti. Belleği olmayan bir insan nasıl acınacak bir haldeyse, belleği olmadığından geçmişine sahip çıkamayan bir kentin hali ve geleceği de pek parlak olmaz. Ama ben hala umutluyum. Günü gelince Bodrum halkının o eski “imece” anlayışıyla oluşturacağı güzel işbirliği sayesinde bu kente yakışır bir kütüphane/arşivden oluşan bir “Bodrum Belleği” kuracağına inanmayı çok hem de çok istiyorum. Tony Marciniec / Bodrum Lıfe Mart Nisan Mayıs 2008

25


B asındaBodrum

Amarika’da piyasaya çıkan “Son Sultan” kitabında ünlü müzik adamı Ahmet Ertegün’ün hayatı anlatılıyor. Biyografinin yazarı, Ertegün’e “Sultan” denmesine neden olan kadınlarla ilişkileri de sıralıyor: “Ahmet, Cher’in memelerini sıkardı. Cher’de ‘Oh Ahmet” derdi. Ahmet bunu yapmayı çok severdi” deniyor. Tolga Tanış, Ahmet Ertegün’ün kitapta anlatılan serüvenlerinin bir kısmını Hürriyet Pazar’da okuyuculara aktarmış...

A

merika’da bu ay piyasaya çıkan Ahmet Ertegün biyografisi ‘Son Sultan’da Ertegün’ün hayatı anlatılırken, ünlü müzik adamına ‘Sultan’ denilmesine sebep olan kadınlarla ilişkileri de sıralanıyor. İşte Robert Greenfield’in kaleminden Son Sultan Ertegün’ün kadınları

sırada Laura Branigan’ın menajerliğini yürüten Susan Joseph’e göre de böyleydi: “Poponuzu çimdikleyen bir adam. Laura ve onunla bir otel odasındaydım ve eteğimin altına elini sokmaya çalıştı. Eline vurdum. Kadınlara fazla saygısı yoktu. Laura dahil, yatabildiği bütün sanatçılarla yatıyordu.”

Bodrum’daki evlerinde bile Ahmet Ertegün zaman zaman platonik olmanın ötesinde ilişki kurduğu kadınlara karşı cömert ev sahibi rolü üstlenirdi. Onlardan biri de Bodrum’da evde sık sık misafir olan, 34 yaşındaki sarışın Fransız dermatolog Veronique Simon’du. Simon şöyle diyor: “Ahmet, Türkiye’nin son Sultan’ıydı. Damarlarında Osmanlı kanı dolaşıyordu. Bu ölçüde bir erkek hiçbir zaman tek bir kadınla kalmaz. Doğu’da, sadece tek bir kadını seversiniz ama bir de çocuklarınızın annesi olan kadın, gözdeniz olan kadın, fahişeniz olan vardır ve her kadının yeri bu tür adamların kalbi ve beyninde ayrıdır.”

BEYNİNDE BİR FİLTRE YOKTU Hayatının son döneminde Ahmet’in sosyal bir ortamda dokunduğu kadınların listesi epik bir seviyeye ulaştı. Atlantic’teki yardımcılarından Dorothy Carvello; “Sakın hepsini de Penthouse ve Playboy sayfalarındaki kadınlar gibi zannetmeyin. Bazılarına kafanızı çevirip bakmazsınız bile. Beyninde böyle bir filtre hiç olmadı. Özgürdü. Hiç kimseye hesap vermek zorunda değildi” dedi.

BÜTÜN SANATÇILARLA YATTI Yıllar içinde müzik piyasasında Ahmet’in davranışlarıyla ilgili hikâyeler yayılmaya başladı. David Geffen anlatıyor: “Ahmet, Cher’in memelerini sıkardı. Cher de “Oh Ahmet” derdi. Ahmet bunu yapmayı severdi.” Ancak tek gecelik ilişkilerin sıradan sayıldığı bir sektörde bile birçok kadın Ahmet’in hareketlerinden rahatsızdı. Atlantic ile çalıştığı

26

KADIN GİBİ PETROL BULSAN Ahmet’in davranışlarından rahatsız olmayan ve onun için çalışmış Jenni Trent Hughes ise şöyle anlatıyor: “Bir keresinde arabayla Türkiye’de petrol yataklarının bulunduğu bölgeye gittik. Yanında karısıyla belediye başkanı geldi. Ahmet kadını görünce ‘Oh şuna bak’ dedi. Ben de ‘Eğer petrolü de kadınları bulduğun gibi bulsaydın dünyanın en zenginleri olurduk’ dedim. Güldü.” YARDIMCISI TEMİZLİYOR Ahmet, kadın yardımcılarından yaşam şeklini kabullenmelerini bekledi. Atlantic’te daha sonra

başkan yardımcısı olan Noreen Woods da uzun yıllar onun ‘temizleyici’si olarak hizmet verdi: “Eğer karım birkaç günlüğüne bir yere gitmişse ve ben de birinin evinde uyuşturucu almış ve iki piliçle takılmışsam şoför onu arar, o da gelir beni oradan toplardı.” KADINLARIN İSİMLERİNİ HİÇ BİLMEDİM Mica Ertegün ise şunları söyledi: “Benimle tanışmadan önce Ahmet’in bir sürü kadını vardı ve muhtemelen ben onunla evlendikten sonra da bir sürü kadını oldu. Muhtemelen de değil. Kesin olduğunu biliyorum. Ama isimlerini hiçbir zaman bilmedim. Ve bir saniye bile olsa kendimi tehdit edilmiş hissetmedim. Ben oradayken o da hep benim yanımdaydı. Eğer ben bir seyahate gitmişsem ya da o Kaliforniya’ya gitmişse, iki piliçle takılması kimin umrunda olur. Benim buna bakışım tamamen farklı ve sanırım evliliğimiz de bu yüzden çok iyiydi. Çünkü birbirimize saygı gösterdik ve özgürlük tanıdık. İyi vakit geçirmeyi severdi ve eminim bir sürü yaramazca şey yaptı.” 1961’de evlenen ve öldüğü 2006’ya kadar Mica Ertegün ile evli kalan Ertegün’ün kadınlarını, karısı Mica Ertegün de kabullenmiş. Greenfield’in yazdığı, uzun bir araştırmaya dayanan ve birçok tanıkla konuşularak hazırlanmış kitapta Ertegün’ün şarkıcı Cher’in memelerini sıkmaktan çok hoşlandığı, Cher’in de her seferinde “Oh Ahmet” dediği yazılı.


27


B odrum D oğası

Fotoğraf: ÖMER DOĞAN

Yazı: METİN AKÇALI

28


Ocak ayında kırlar deli nergislerle kokuya bulanır. Narcissus tazetta, (nergis) Kanarya adalarından Japonya’ya kadar olan bölgede yetişir. Akdeniz bölgesinde değişik türleri bulunur. 35-45 cm uzunluğunda soğanlı bir bitkidir. Kümeler halinde yetişirler ve bir saptan 4-12 tane sarı, beyaz çiçek açarlar. Nemli olan her toprakta rahatlıkla yetişir. Bodrum ve çevresinde Ocak ve Şubat aylarında Nergisler çiçek açarlar. Bu aylar aynı zamanda Bodrum’da mandalina toplanma zamanıdır. Mandalin emekçileri akşamları yorgun olarak evlerine dönerken kucak dolusu kokusu deli nergis götürürler köylerine koklamak ve dinlenmek için. Yağışlar sürer. Bazen gürüldeyerek yıldırımla, bazen de sessiz sedasız birdenbire yağmur düşer yöreye. Kır yolları çay oluverir. Dağlardan akan sular Akdeniz’in mavi suyuna küçük dereler şeklinde karışırlar. Eskiden keklik ve ördek avlayan avcılar, şimdi de yalnız bozbatak avlarlar bahçe aralarında. Bir lodos fırtınası patlar Akdeniz’den, sanırsınız karşıdaki İstanköy (Cos) adasını sürükleyip getirecek Bodrum’a. Poyraz eser dağlardan, hava soğur. Gündüzleri ısıtan güneş , geceleri yerini dondurucu bir ayaza bırakır.

U

Şubat ayında soğuklar hafifler, yağışlar artar. Papatyalar sarı ve beyaz , Manisa Laleleri kırmızı, mor, eflatun renklerde açar kırlarda. 7-10 cm uzunluğunda olan Anemone Coronaria (Manisa lalesi, anemon) baharın habercisidir. Ilıman iklimde yetişen 80 kadar türü vardır. Parlak ve çekici renkleri sayesinde böcekleri kendilerine çekerler. Yapılarında balözü bulunmamasına karşın, çiçekler arılara bol miktarda polen sunarlar. A. coronaria Bodrum ve çevresinde Şubat ayından Nisan ayı sonuna kadar kırlardan toplanabilir.

Süsengiller familyasından olan safranın Akdeniz bölgesinde yetişen 80 kadar türü vardır. Crocus chrysanthus (safran, çiğdem) daha çok Anadolu ile Yunan yarımadasında görülen ve 5-7 tane ince uzun yaprakları, açık turuncu ile sarı renkte çiçekleri olan ve 10-12 cm uzunluğunda bir bitkidir. 8-12 tane çiçekten oluşan kümeler halinde nemli yerlerde yetişirler. Bodrum ve çevresinde Ekim ayı ortasından Aralık ayı sonuna kadar çiçek açarlar.

Şebboylar (şahboy) açar evlerin bahçelerinde, çeşit çeşit kokuları ve açık, koyu pembe, kırmızı, bordo, mor ve daha nice renkleri ile. Tüm Akdeniz bölgesinde yetişen Ferula communis, (azman rezene, çörek) 1-3 m yüksekliğindedir. Ender olarak 5 m’ye varanları da görülür Bitkinin tüylü kısımlarında çiçek şemsiyeleri oluşur. Küçük sarı çiçekleri ve yaklaşık 1,5 cm büyüklüğünde meyveleri bulunur. Şubat ayında çiçeklenmeye başlayan bitki oldukça güçlüdür.

zun süren yaz süresince ısıdan sarıya bürünmüş toprak ana sonbaharda yağmurlarla birlikte canlanır, yeşil giysisine bürünür. Bodrum’da sonbaharın ilk çiçek açan bitkileri Safran ve Siklamendir.

Şubat ayında karıncalar daha ortada yokturlar ama arılar papatya tarlalarında dans ederler. Ay sonuna doğru ağaçlar tomurcuk verebilmek için çiçek açarlar. Kısacası doğa kızışır, yaşadığını kanıtlar bir kez daha. Mart ayında gündüz ile gece arasındaki ısı farkı azalır. Nem oranı artar. Çiçekler çeşitlendikçe çeşitlenirler, otlar diz boyu yükselir, Nergisler yaşamlarını yitirirler. Tarlalar türlü çiçek ve otlarla bezenir. İnsanı dinlendiren koku ve renkleri ile çevreye büyü saçarlar sanki. Gelincikler kırmızı kırmızı, dağ karanfilleri pembe pembe gösterirler kendilerini yemyeşil kırlar içinde. Dünyada 200 türü bulunan Lupinus Hirsutus (acı bakla, Yahudi baklası, domuz baklası) baklagiller familyasındadır. Mavi ve mora kaçan renkleri ile Mart ayı sonundan Haziran ayı sonuna kadar çiçek açarlar. Bitkinin boyu 50 cm‘e yakındır. L. Hirsutus Romalılar zamanında gübre olarak kullanılmıştır. Kök yumrularında zengin nitratlar elde etmeye elverişli nitrojene sahip bakteriler bulunur. İçinde 3-4 tane benekli tohum bulunan kabukların üstü oldukça tüylüdür. Kuru veya yaş olarak yendiğinde mide bozukluklarına iyi gelir. Sağanlı bitkiler Bodrum’daki bitki örtüsünün önemli bir kısmını kapsar. Sıcak yaz dönemince toprak altında saklı kalan soğancıklardan özellikle Nisan ve Mayıs aylarında binbir çeşit çiçek fışkırır. Doğanın sevinci, süsü olurlar. Orkide familyasından olan salep, sağırkulak ince, zarif, küçük çiçeklerine karşın dikkati çeken büyüklükteki bürgüleri olan bir bitkidir. Akdeniz bölgesinde geniş bir kuşak içinde fundalıklarda ve açık alanlarda yetişen çeşitli renklerde olanları vardır. 5-6 türü bulunan bu bitkinin soğanları toplanarak kurutulur ve içki yapımında kullanılır. Bodrum ve çevresinde Nisan ve Mayıs ayları arasında çiçeklerini açarlar. Süsengiller familyasından İris’in (süsen) Akdeniz bölgesinde 300 kadar türü bulunur. Yaprakları yaz mevsiminde kuruyan bitkinin çiçek sapları 40-80 cm uzunluğunda olabilir. Çeşitli renkte çiçek açan türleri vardır. Kökleri yumru şeklindedir. Bodrum ve çevresinde Nisan ayı sonu ve Mayıs ayılarında çiçek açar. Yörede Osman çiçeği olarak isimlendirilen Glodiolus italicus Süsengiller familyasından soğanlı bir bitki oluşu ile aynıdır. 120 kadar türü vardır. 40-80 cm uzunluğunda olan bir bitkidir. Bir sırada 6-12 tane siklamen renginde çiçek açarlar. Bodrum ve çevresinde Mayıs ve Haziran aylarında açık alanlarda çiçeklenmiş olarak görebilirsiniz. Urginea Maritima (adasoğanı) Akdeniz bölgesinin en göze çarpan bitkilerinden biridir. 30-50 cm uzunluğunda paralel lifli

Ü

Cyclamen persicum, (siklamen, tavşankulağı, buhurumeryem, pekmez çiçeği) çuha çiçeği familyasının kök yumrusu olan tek bitkisidir. Hemem hemen tüm Akdeniz bölgesi ve İran’a kadar uzanan bölgede yetişir. Taç yaprakları yukarı doğru bakan bitkinin çiçekleri yere doğrudur. Çiçek sapları, C.persicum dışında diğerlerinde ilk çıktığında spiral şeklindedir. Bitkinin çoğalmasına karıncalar yardımcı olurlar. Yenebilen soğanları bol nişasta ihtiva ederler. Bir türü olan C. Repandum’un saç dökülmesini önlediği ve doğuma yardımcı olduğu bilinir.

29


B odrum D oğası

yaprakları vardır. Çiçek sapları 1-1,5 cm uzunluğundadır. Beyaz veya eflatun renkte, salkımlar halinde açan çiçekleri Bodrum çevresinde Mayıs aylarında açarlar. Kırmız soğanı olan türleri fare zehiri olarak kullanılır. Cerinthe majör (sakar ıspanak) İspanya’dan İsrail’e uzanan bölgede nemli yerlerde yetişir. 10 kadar türü olan bu bitkinin çiçekleri sarı veya kahverengimsi kırmızı renkte olabilir. Bodrum yöresinde Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açar. Allium ursinum (yabani sarımsak, körmen) zambakgiller familyasındandır. Az veya keskin kokulu 500 kadar türü olan bir bitkidir. Bunlardan bir kısmı insanlar tarafından yüzyıllardır sebze olarak kullanılmakta, bir kısmı da süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Beyaz, sarı, yeşilimsi, mor, eflatun, mavi ve kırmızı renkli çiçek açanları vardır. Eski bir Türk hikayesine göre; şeytan cennetten kovulup yeryüzüne indiğinde sağ ayağını bastığı yerde soğan, sol ayağını bastığı yerde sarımsak bitmiş. Bu da bize bu bitkinin yeryüzünde eskiden beri var olduğunu gösterir. Yörede bir çok yabani sarımsak türü yetişir ve Nisan – Mayıs ayları arasında çiçek açarlar. Mayıs ayında havalar ısınır. Yağmur yöreye sağnak şeklinde düşer ve gittikçe azalır. Çevreye turunçgil çiçeklerinin insanı çeken keskin, mis kokuları yayılır. Gece serinliğinde bu kokular içinde bülbüller şakır. Müziğinde ötesinde doğal güzellikteki konserleri, insanda anlatılmaz duygular uyandırır. Şubat ayında biten turunçgillerden sonra mevsimin ilk meyvesi çağladır. Mayıs ayı ortasında can (yeşil) erikler ağaçlarda kendilerini gösterirler. Ay sonuna doğru soğanlı bitkilerin çiçekleri yaşamlarını yitirirler. Alabildiğince böcekler çıkar ortaya. Karıncalar elbirliği ile çalışmalarını sürdürürken, örümcekler de ağlarını sağlamlaştırırlar

Fotoğraf: ÖMER DOĞAN

Orhidaceae Iris Germanica

Narcissus

30

Crocus Chrysanthus

Allium


köşelerinde. Sürüngenler kırlarda tehlike yaratır. Balıkçıllar dere ağızlarında böcek ve kurbağa avlar, ağaçkakanlar (tek delen) yeni yuva ararlar. Kırlangıçlar yuvalarını genişletip yumurtalarını bırakırlar. Düğün çiçeği familyasından olan Delphinium Staphisagria (hezaren) bir Akdeniz bitkisi olup, işlenmemiş topraklarda ve özellikle harabeler arasında çok görülür. 150 cm uzunluğundaki bitki oldukça zehirlidir. İri siyahımsı tohumları haşaratı zehirlemekte kullanılabilir. Mayıs ayı sonuna doğru kırmızı nar çiçekleri görünüme katkıda bulunurlar. Kelebekler, bakmaya kıyamadığınız incelikleri ve renkleri ile kıvrıla kıvrıla uçmaya başlarlar. Bahar yavaş yavaş yerini yaza bırakır. Otlar sararır, yağan yağmurlardan oluşmuş dereciklerin Akdeniz’e taşıyacak suları kalmaz. Hava gittikçe ısınır. Baharın topraktaki nemi sabahları ılık bir sis tabakası oluşturur. Gündüzleri sürekli karadan ve denizden buharlaşma olduğu için çok sıcak olan hava, Haziran ayında serin yaz meltemlerinin esmeye başlaması ile normal bir sıcaklığa düşer. Zambakgiller familyasından olan Pancratium maritimum (kumsal zambağı, zıpçıktı) Akdeniz bölgesinin karakteristik kumsal çiçeklerindendir. Temmuz ile Ekim aylarında çiçek açarlar. 30-40 cm uzunluğundaki saptan 4-12 tane arası güzel kokulu çiçek açarlar. Oldukça büyük bir soğanı vardır. YARARLANILAN KAYNAKLAR - Novak, A. F. “The Pictorial Encyclopedia of PLANTS and FLOWERS”, Paul Hamlyn, 1966. Morley, D.B. “WILD FLOWERS OF THE WORLD” Octupus Books, 1976. Goulimis, N.C. “WILD FLOWERS OF GREECE” Goulandris Botanical Museum, 1968. Schönfelder, P. Und I. “Das blüht am Mittelmeer” Kosmos, 1975. Kalças, E.L. “Food From The Field” Bilgehan Matbaası, 1980. Cavendish, M. “Encyclopedia of Gardening”. Merhaba Gazetesi 1982.

Anemone Coronaria

Fotoğraf: ÖMER DOĞAN

31


A dım Adım Bodrum

EĞLENCE / ÇARŞI PAZAR / YEME İÇME / KONAKLAMA / GİYİM / GÜZELLİK / SAĞLIK / YAPI DEKORASYON STÜDYO

BODRUM’da VAR! Bodrum şehri gelişen kültür ve sanat faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Bu gelişmeyi yakından görmek için Mimar Suat Türköz’ün açtığı Zeus Müzik Stüdyosu’na gittik.

K

onacık’ta, İtfaiye ve Kademe amirliğinin hemen yanından başlayan Mustafa Aysu sokağın 13 numaralı binasına kadar bizi yönlendiren Zeus tabelaları, binanın içini değil bahçesini gösteriyordu. Bahçeden girilen kapalı alan ilgi çekici bir basitlikle düzenlenmiş. Zeus ekibi üç kişiden oluşuyor. Mimar Suat Türköz, Müzisyen Necati Topcu ve asistanları Sebahat Güneş. Ekip’le yaptığımız sohbette öğrendik ki, burası eskiden bir kuruyemiş deposuymuş ve içini bölüp yeniden düzenleyerek ofis haline getirme işi Zeus tarafından yapılmış.

Nereden çıktı bu fikir sorusunu Suat Türköz cevaplıyor. “Yıllar önce Siemens firmasına bir stüdyo yapmıştım. Ses izolasyonu konusunda biraz bilgim vardı. Bodrum’da prova stüdyosu olmadığını öğrenince bu eksikliği giderebileceğimi düşündüm. Herşey böyle başladı” diyor ve ekliyor. “Ancak yapmak yetmez, işletmek de lazım.” Bir prova stüdyosu açma fikrini cebine koyup, bilenlere danışmaya başlamış Suat Bey. “Rahmetli Hakan Aykan’a gittim ilk önce. Bana dedi ki; Açanlar oldu ama kimse gelmediği için kapandı. Dayanma gücün varsa

32

aç, iyi olur ama işin zor. Çok insana sordum, çoğu olmaz dedi, olmamasının sebeplerini saydı. Bodrum insanı sahip çıkmaz dediler. diyor ve ekliyor, “Sahip çıkmak tek taraflı olmaz ki, ben de onlara sahip çıkacağım. Bunu bilerek başladık işe.”

Haziran 2010 yılında küçük bir prova stüdyosu olarak başlayan bu macera, müdavim müzisyenlerin istekleri ile sürekli gelişmiş. Kasım 2010’da ses kaydı yapmaya başlamış. Ocak 2011’de bir çay partisi düzenleyip müdavim müzisyenler ile mekan sahiplerini buluşturmuş. 12 Mart 2011 tarihi ise bir dönüm noktası olmuş. O güne kadar Zeus’a gelen müdavimlerin oluşturduğu müzik grupları Hadigari’de “Zeus Rock Gecesi” etkinliğinde sahne almışlar. “Bizim derdimiz, Bodrum’da rock müzik yapan birilerinin olduğunu duyurmaktı, bu yüzden yaptık rock gecesini” diyor Suat Türköz. “Gece için hiç sponsor almadık. Herşeyi biz karşıladık. Sahneye çıkan gruplar da para istemedi hatta eş dost için bilet satın alıp destek oldular. Gece için basılan broşürlerde

tüm grupların ve üyelerinin adı, grupla iletişim kurmak için telefon ve mail bilgileri vardı ve bunlar sayesinde sahnedeki müzisyenlere teklifler gelmeye başladı.” Kimler çıktı diye merak ettik; “Pusula, Greyfurt, Zeus Project, Volume ve Sacrafice çıktı sahneye. Eğlenceliydi, basın da ilgi gösterdi” diyor ve Necati Topcu’nun o gece tv kameralarına verdiği röportajı izletiyorlar bize. Bu gruplardan Pusula ve Greyfurt halen çeşitli sahnelerde devam ediyormuş. “Sahne deneyimi hepimiz için iyi oldu” diyor ve devam ediyorlar. “Bu gece sayesinde bizim de adımız duyulmaya başladı. Yaz aylarında tatil için Bodrum’a gelen İstanbul’lu müzisyenler ilham perilerinin fısıltılarını bizim stüdyoda kayda geçirip kendi stüdyolarına mail ile yollamaya başladı. Bir de şu var, yeni kurulan grupların en büyük derdi, nasıl müzik yaptıklarını göstermek ve sahne bulmaya çalışmaktır. Artık otellere gidip eskisi gibi “biz iyi çalarız abi” demek yerine demo kayıt yaptırıp gitmeyi tercih ediyorlar.” “Dahası, bestesi olup da bunu ne yapacağını bilemeyen bir sürü müzisyen var. Biz onlara


da hizmet veriyoruz. Stüdyoya girip bestelerini mırıldanıyorlar, birkaç hafta sonra profesyonel müzisyenler tarafından düzenlenmiş ve canlı canlı çalınıp kaydedilmiş halini alabiliyorlar.”

Hepsi bu mu? Elbette hayır. Stüdyoya gelen müzisyenlerin gitar teli, baget vs gibi ufak tefek ihtiyaçlarını karşılayacak bir reyon açıp perakendeciliğe de girişen Zeus ekibi bugün 50’den fazla gitar çeşidi, davul, piyano, ampliler, çeşitli aksesuarlardan oluşan bir dükkan yaratmış. Bu dükkan Türkiye’nin en büyük toptancılarının bayisi durumunda ve Takamine, Ibanez, Tama, Boss, Stagg gibi bir çok markayı barındırıyor. Hatta Kawai piyano, Marshall amplifikatör, Washburn gitar, Ernie Ball tel gibi birçok ünlü markanın Bodrum’daki tek bayisi Zeus. Peki tek olmak onları “şımartmış” mı? “Asla” diyor Zeus ekibi ve ekliyor “bu ürünler internette göreceğiniz fiyatlarla satılıyor. Üstelik vade farkı almadan 12 taksit yapıyoruz.” “Bunca çabaya ve yorgunluğa değdi mi?” diye sorduk. Cevap hakikaten ilginç oldu: “Değdi, bu stüdyo sayesinde birçok güzel şey oldu. Hangisini sayalım ki? Bodrum’lu birkaç müzisyen boş zamanlarında buraya gelip bekleme salonunda sohbet ediyorlar veya stüdyoda bilgi paylaşımında bulunuyorlar. Şehir dışından gelenler bile oluyor. Örneğin ünlü gitarist Selim Işık yaz aylarında 2 gün workshop yaptı ve bilgilerini katılımcı gitaristlerle paylaştı. Yönetmen Teoman Topcu klip çekimleri konusunda desteğini esirgemiyor. Gümüşlük Akademi’sinin birçok sahnesini biz seslendirdik ve bir keresinde Melek İrdem’le Kukla grubunu orada sahneye çıkardık. Son gelişme ise, Denizciler Derneği’nin yaptırdığı Mavi Tur Tanıtım Filmi’nin film müziklerini burada, bizim stüdyomuzda yaptık” diyerek ekliyorlar, “iddialıyız, yakında Bodrum’daki cep telefonlarında bu müzik çalacak.”

MAĞAZA

MAĞAZA

Zeus ekibi, en ilginç ziyaretçilerinin Borusan Quartet olduğunu ifade ederken şöyle dedi. “Türkiye’de müziğe ve müzisyene destek veren önemli kurumlardan birisi Borusan’dır. Fazıl Say’ın da dahil olduğu Borusan filarmoni orkestrası’nın bir de dünyaca ünlü yaylı quartet’i vardır. Fazıl Say’ın bir bestesi ile dünya quartet birincisi seçilen bu ekip bizim stüdyoya geldi. İngiltere’de albüm kaydı yapmadan önce burada demo kayıt yaptılar, üç gün sonra da İngiltere’ye gidip albüm kaydını orada tamamladılar.” Zeus ekibinin heyecanlı sohbeti sonlara yaklaşırken Mimar Suat Türköz’e sorduk, “yoksa mimarlık bitti mi?”. “Asla bitmez. İkisi de sanatın birer kolu, bu yüzden yanyana durmalarında hiç bir mahsur görmedik” diyor ve ekliyor “Mimarlıkla ilgili de çok güzel haberlerimiz var ama onlar ayrı bir röportaj konusu.”

KAFETERYA

33


A dım Adım Bodrum

YEME İÇME / ÇARŞI PAZAR / KONAKLAMA / GİYİM / GÜZELLİK / SAĞLIK / EĞLENCE / YAPI DEKORASYON

Bodrum’da üretilen Mandalina ve Satsuma lokumları doğallığını yansıtmak için minik meyve kasalarında paketlenmiş haliyle satışa sunuluyor...

Öncelikle sizi tanıyalım. Asıl mesleğiniz nedir?

Ben Kanat Kıral 1986 yılında Bodrum’a geldim. Gazi İşletme mezunuyum. Bodrum’da turizm sektöründe acentacılık ve otelcilik yaptım. 99 yılında Avustralya’ya Sydney’e gittim. Orada Gastronomi okudum. İlk food suplament (yiyecek desteği) ürünleri üretmeye başladım. Başta sporcularla ilgili enerji veren, spor ve diyet ürünleri ürettim. Bunların hepsini de lokumu baz alarak ürettim. Daha sonra Avustralya’da türk kültürümüzün bir parçası olan lokum üretimine başladım.

Turistlere satılan lokumların bizim gerçek kültürümüzde olan Türk lokumu kalitesi ve tadında olmadığını, ticari amaçtan maliyeti düşük tutmak için ürünlerin kalitesinin düşük olduğunu gördüm. Yöresel ürünleri değerlendirmek ve Bodrum’a özgü bir ürün üretmek amacıyla satsuma, mandalin, kinin ve diğer yöresel ürünleri değerlendirip tarihle yöresel lezzetlerimizi birleştirdik.

Bodrum sizin için ne ifade ediyor? Genç girişimci Kanat Kıral ve eşi

Bodrum’da doğmadım ama büyüdüğüm yer. Ben Bodrumluyum diyorum.

Lokumlara tepkiler nasıl?

Bodrum’a ne zaman dönüş yaptınız? 2011’de dönüş yaptım.

Süper. Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon Narenciye Birliği İsmail Akpınar’a teşekkür ederim. Mandalinayı lokum haline getirmemde çok destek oldular.

Lokum işi ne zaman başladı?

Lokumlarınızı Bodrum dışına da yolluyor musunuz?

Temmuz’dan beri Avustralya’daki işimi Bodrum’a taşıdım.

Mandalina, satsuma çeşitlerini yapmak nereden aklınıza geldi?

86’dan beri Bodrum’u bildiğim için Bodrum’daki eksiği gördüm.

34

Evet İstanbul, Ankara, İzmir, Viyana, Paris’e gönderiyoruz. Tepkiler çok güzel ve talepler artıyor.

Kasa ve kutularınız çok şık...


Hazırlayan: CANSU TÜRKDOĞAN ŞİMŞEK

Kutu dizaynı tamamen her yönüyle Bodrum’u yansıtsın diye Bodrum’un begonvil, kale, tahta kapılar, mandalina ve satsumasını ön plana çıkarttık. Mandalina ve satsuma lokumlarımız doğal olduğundan bunu daha iyi ifade edeceği için minik meyve kasalarında paketledik.

İmalathanenizdeki ekibiniz kimlerden oluşuyor?

En önemlisi takım çalışması ve imalathanenin hijyeni zaten bu iki husus bir araya gelince güzel ürünler oluşuyor. Ekip oluşurken Afyon’un en iyi ustalarından birini getirdim. Yeni teknolojik araçlarla geleneksel tadı bir araya getirdiğimize inanıyorum. Üretimden sorumlu usta başım 10 yaşından itibaren baba mesleği olan lokumculuğu yapıyor. Şimdide bizimle beraber baba mesleğine devam ediyor.

Amaç ve hedefleriniz neler?

Zaten marka olan Bodrum’umuzu Türk kültüründen gelen lokumla birleştirip dünyaya açılmak amacımız. Turistler Bodrum’dan giderken Bodrum’a özgü birşeyler alabilsinler diye ürettik. Türk kültürüne ve Bodrum’a özgü lokumumuzu yanlarında her yere götürebilirler. Bölgesel ürünleri Türkiye ve dünyaya taşımayı amaçlayarak Bodrum’un tanıtımını yapmayı hedefliyoruz. Bodrum mandalinasının tanıtımı çok önemli bu sayede Bodrum’un Mandalin üreticisi de para kazanıyor ve mandalinler değerleniyor.

Üretimi Bodrum’da yapılmakta olan Mandalina ve satsuma lokumlarına, 2012 ocak ayında açılacak olan Bodrum’un İlk Sanal Alışveriş Merkezi www.madeinbodrum.com aracılığıyla dileyen herkes sahip olabilecektir...

35


Y azarların Bodrumu NEDİM GÖKNİL

Nasıl Anlatsam, Nerden Başlasam...

Gerçek bir Bodrum aşığı olan Nedim Göknil, 2010 yılında Everest Yayınları arasında çıkan kitabında bir doğa cenneti olduğu günlerden bugününe dek anlatıyor bu kasabayı. Göknil, “Sokaklarında gezerken sadece İstanbul’daki büyük mağazaların şubelerini görenler, koylarında çirkin sitelere gözleri takılanlar, elektriğin saatlerle verildiği, incir kokusunun tüm sokaklara sindiği hanların gerçek han, evlerin taş olduğu günlerini unuttular Bodrum’un. Oysa Bodrum, insanları, doğası ve doğallığıyla Bodrum olmuştu bir vakitler” diyor.

BODRUM MİLAT Sene 1954, babam tütüncü, tütün almaya gidiyoruz Bodrum’a maaile... Şoförlü, kiralık bir Chevrolet Station araba, hani kapılarının üzerinde ahşap kayıtlar olan model. Milas’tan Bodrum’a uzanan kırk virajlı, daracık toprak yoldan ilerliyor araba. Küçük kardeşim ve ben, taze ekmek arasında eski kaşarlı sandviçleri kemirirken bir yandan da cama yapışmış, etrafı seyrediyoruz. Sonunda şoför, “Hazır olun geliyoruz yokuş başına,” diyor. Hiçbir anlam taşımıyor bu söz o tarihte. Meğerse on üç yaşında bile yokuş başından Bodrum’u ilk görmek travmatik bir olaymış. Belki de ilk aşk, ilk tutku o fotoğrafla başladı. Şimdilerde içinde noter de bulunan, bir sürü ıvır zıvırın satıldığı rezil bir yere dönüşmüş olan bu mekân, hakiki bir handı. Altına develerin bağlandığı, avlusunun üst katında da yolcuların kaldığı gerçek bir han. Burada kaldık. Sert döşeklerin üzerinde, annemin yanında getirip serdiği çarşaf ve yastık yüzlerinin üzerinde, yattık uyuduk. İlk anı bu... Tam dokuz sene geçti aradan tekrar Bodrum’a gelinceye kadar... Robert Kolej’deyim, okulun en güzel kızlarından biriyle çıkıyorum. Bir gün, aynı bizim gibi flört eden, yakın arkadaşımız bir çift, Suna ile Aydın, karar verdik kaçamak yapmaya. Aydın, babasının sekiz silindirli dev Mercury arabasını alacak ve dördümüz Bodrumda dahil olmak üzere güney sahilini gezecektik. Zaten olmayan birkaç kuruş paramız o namussuz arabanın benzinine gitti hep, en ucuz pansiyonlarda kaldık. Bodrum’a geldiğimizde değişimin ilk belirtilerini gördüm. Gâvur tarafında, yani marinanm yer aldığı taraf olduğu gibi duruyordu ama Türk tarafı dedikleri, İçmeler’e doğru olan yönde inşaatlar başlamıştı. Artemis adlı bir pansiyonda kaldık Azmakbaşı’nda, sadece birinci katı bitmiş, çatıda demir filizler duruyor. Mustafa Bey’di sahibi, benim yaşlarımda da bir oğlu vardı Aloş. Ahbap olduk çabucak. Bodrum ve Ayşe... Kısa da olsa çift mutluluğu yaşadım 1963’te. 1967... Ankara’dayım. Askerlik bitmiş. Evliyim o güzel kızla, Ayşe’yle ve ilk işime girmişim. İşte bu sıralarda tanıştım Haluk Anat’la. Karısı

36

Lale Binici, Arnavutköy Kız Koleji’nden tanıyordum kendisini. Benden büyüktü ama güzel bir kızdı. O tarihlerde Bebek’in meşhur fotoğrafçısı Kemal Bey’in yakışıklı oğlu Ferdi’yle çıkıyordu. Senelerce görmedim onu, Ankara’da karşıma çıkıncaya kadar. Haluk Anat’la evlenmişti ve çok mutluydu. Kısa sürede Haluk’la kaynaştık. Ortak tutkularımız av ve Bodrum’du. Çok kez ava gittik beraber ve tabii Bodrum’a. Nerden bileyim Haluk’un, ben İstanbul’a döndükten sonra (1970) üniversiteden solculuk yüzünden atılıp Bodrum’a sürüleceğini ve orada açtığı “Çerçi” adlı minik dükkânda el emeği göz nuru altın ve gümüş takılar üreterek hayatını kazanacağını. Bu güzel insan yok artık maalesef. 1970... Tekrar İstanbul’dayım. Dört yıllık Ankara macerası, askerlik, Meydan Sahnesi, ilk işim artık anılarımda. Sadece tanıdığım güzel insanları hatırlıyorum, Ankara ise belleğime gömmek, unutmak istediğim bir yer. Bodrum seferlerim tekrar başladı. Ne enerji varmış ya Rabbim. Arabayla hafta sonu için bile giderdim. Üstelik otobanların olmadığı, Milas-Bodrum yolunun kırk virajlı toprak bir yol olduğu dönemde. İşte o dönemden kısa anılar: Benim ilk gittiğim dönemlerde tarihi bir bazilika vardı Barlar Sokağı’nın başında. Sonradan kirli eller burayı yıkıp yerine Halk Eğitim Merkezi dedikleri iğrenç bir bina yaptılar. Tam bunun karşısında adı “Şehir Kulübü” olan bir mekân vardı. Aman efendim, hangi şehir kulübü? Salaş mı salaş bir yerdi. Sahibi de Sarhoş Tevfik. Tevfik, Teknik Üniversite mezunu, mühendis, yabancı eşi ve iki çocuğuyla Bodrum’a yerleşmiş. Her şeyi ama her şeyi geride bırakmış. Parayı pulu, yapacaklarını, yapabileceklerini, ihtiraslarını terk etmiş, yanma sadece kültürünü, insanlığını ve ailesini alıp göçmüş bir insandı. Filozoftu Sarhoş Tevfik, yaşam dersi verirdi biz gençlere belirli bir saatten sonra... Hâlâ, el yazısıyla yazıp bana verdiği öğütleri saklarım. O da yok artık... Aynı dönem... Artemis Pansiyon artık diğer katlarına kavuşmuş, Azmakbaşı’ndaki kalacak sayılı yerlerden biri. Aloş, galiba akrabası da olan İsmet Kaptanla tanıştırdı bizi. İsmet’in Sibel diye küçük ama güzel bir teknesi vardı. İsmet’in en büyük özelliklerinden biri, çok iyi buzuki çalması ve mükemmel sirtaki oynamasıydı. Hiç unutmuyorum,


n (Üstte solda) Nedim Göknil. n (Üstte sağda) Ali Güven n (Altta) Altına develerin bağlandığı, avlusunun üst katında da yolcuların kaldığı gerçek bir han. n (Sağda) Benim ilk gittiğim dönemlerde tarihi bir bazilika vardı Barlar Sokağı’nın başında. Sonradan kirli eller burayı yıkıp yerine Halk Eğitim Merkezi dedikleri iğrenç bir bina yaptılar.

Sanki garip bir yarış vardı, sevdiklerimizi sevdiklerimizle tanıştırmak. Bu dostluk alışverişi içinde tanıdım Dursun’u. Ne kadar zor, kelimelerle bir insanı anlatmak. Al bir fotoğraf makinesi, çek bir kare, işte Dursun. O kadar kolay değil işte. Kısa boylu, tıknaz, çok ama çok esmer, sanki hiç yıkanmamış gibi karmakarışık saçları, hafif çarpık bacakları ve çıplak ayakları, küçük adımlarla yürüyüşü benim belleğimdeki Dursun fotoğrafı. Yüzünde gülümseme ile hüzün arasına takılıp kalmış kararsız bir ifade taşırdı hep. Raşit’in kahvesinde tahta sandalyede oturup çay içerken görseydiniz anlardınız tarifimi. Dursun’un belki gövdesi oradaydı, ama kendisi dünyanın herhangi bir yerinde olabilirdi. Halikarnas’m başlangıcı... İlk önce bungalovlar yapıldı. Bir de küçük, şömineli genel bir mekân... Dünyaca ünlü bir diskotek olmadan önce bile Halikarnas, o haliyle çok hoş bir yerdi. Belki hiç alakası yok ama bir fotoğraf hiç gözümün önünden gitmiyor. Tam Halikarnas’m köşesinde, burunda bir akşamüstü güneş batarken bir kız gördüm. Uzun sarı saçlı, altın rengi bir bikini giymiş ve eğersiz bir at üstünde Lady Godiva gibi, denizin sahille birleştiği noktada dolaşıyor. At dizlerine kadar suda. Her adım attığında sıçrayan sular, kızı ıslatıyor, o da ıslanan saçlarını aynı atın yelesi gibi savuruyordu. Bu kız İsveçli Lena’ydı ve onu da İstanbul’dan tanıyordum. O da özgürlüğü Bodrum’da aramaya gelmişti.

mehtap ışığında pırıl pırıl parlayan siyah teniyle, komple kuru bir ağacı sürükleyerek ateşin başına getirdi ve tam ortasına devirdi. Bacchanal ayininde gibiydik. O ne keyifti anlatamam. Ama arkası var. Aynı gece Han Restoran’ın açılışına davetliydik, o size anlatmaya çalıştığım altına bir zamanlar develerin bağlandığı yer. Yine Bodrum’un simgelerinden biri olan, üstelik aile boyu Bodrumlu, Kıral Nalbantoğlu, buranın işletmesini almış ve restoran olarak açıyor. Ateşi söndürdük, o kılıkta, arabalara doluşup Bodrum’a geldik. Hanın ortasına, Sicilyalı mafya ailelerinin yemek masaları gibi masalar kurulmuş, yetmiş iki memleketten her cins insan var. Bazı masalar “milli” masalar... Yani Fransız masası, İngiliz masası, Rus masası (o tarihte SSCB daha dağılmamış), Amerikan masası... Kafalar kıyak. Bir saatte Fransız masası ayağa kalktı, şarap kadehleri ellerinde Marseilles, Fransız milli marşını söylemeye başladılar. İngilizler altta kalır mı? Arkadan onlar ayaklanıp “Tanrı Kraliçeyi Korusun” (God save the queen), İngiliz marşını söylemeye başladılar. Arkadan Amerikalılar. Benim korkum Rus’lardı. Votka’cılar mutlaka karşılık verirler diye. Düşünebiliyor musunuz, iki tane öcü var Türkiye’de o tarihte, komünizm ve Türk Parası’m Koruma Kanunu. Dememe kalmadı, Ruskiler de ayaklandı ve Enternasyonal’i söylemeye başladılar. Sonunda jandarma geldi ama onlar geldiğinde iş işten geçmişti çünkü geri kalan herkes İstiklal Marşı’nı söylüyordu. Çekip gitmekten başka yapabilecekleri bir şey yoktu.

Hep o dönem, ‘70’li yıllar. Yabancılar da girdi hayatımıza. Hatta gaıip bir arkadaş grubu oluştu bir süre. Bu da bir Bodrum özelliğiydi. Birtakım insanların rüzgârın savurduğu yapraklar gibi zaman zaman bir araya kümeleşmeleri ve bir başka rüzgârla da savrulup ayrılmaları gibi. Ama ne kadar kısa olursa olsun çok güzeldi bu birliktelikler...

Yine ‘70’lerin başında tanıdığım başka bir Bodrum simgesinden söz etmek istiyorum: Ali Güven... Sandaletçi Ali, Gunther Von Sachs (Opel’in vârisi). Vallahi de billahi de benziyordu Von Sachs’a... Sarışın yakışıklı, zampara.

... Bu grupla başka bir anı, bir akşam Bağla’da, gece pikniği... İn cin top oynuyor, Gölköy’de sadece eski bir su sarnıcı var, başka hiçbir şey yok. Kocaman bir ateş yaktık ve mehtapta yedik içtik ve dans ettik. Tam ateş sönmeye yüz tutarken, Sene-galli bizim ayı Claude,

Dükkânı, Azmakbaşı’na giderken, bugün Barlar Sokağı diye anılan sokakta, sol tarafta, bir-iki basamakla inilen popo içi kadar ufak bir yerdi. Tüm duvarlar fotoğraflar ve raptiyeyle iliştirilmiş mektuplarla doluydu. Ali küçük bir taburede oturur, önünde ayak konulacak

Ü

kafaların kıyak olduğu bir akşam, yelken direğine tırmanmış, çarmıklara tutunarak sirtaki yapmıştı.

37


n Mehmet Sönmez o gizemli maviyi yakaladı, tam tonunda. Ve onu resmetti.. Onun minik kartpostalları, dünyanın neresinde dolaşırlarsa dolaşsın, Bodrum’u taşıdılar yüzeylerinde. n Ahmet Ertegün’ün evi. Mick ve Bianca Jagger gibi bir sürü ünlünün sessiz sedasız, hayalet gibi gelip gittikleri ev. Hep merak konusu olmuştur burası. ayakkabıcı tezgâhı, onun arkasında da müşterinin oturacağı daha yüksek bir tabure. Önceleri bu yüksek tabureyi bir tevazu işareti olarak algılamıştım ama sonra anladım ki kızların bacaklarını aşağıdan daha iyi görebiliyordu. Bütün kızlar Ali’ye âşıktı. Sandalet sevsinler sevmesinler, giysinler giymesinler mutlaka Ali Güven’e gelirlerdi. Rivayet ola ki Brigitte Bardot bir tarihte Ali Güven’i St. Tropez’ye götürmüş sandalet yapsın diye. Ancak bir süre sonra Ali sıkılmış ve geri dönmüş. Bodrum mitoslarından biri olabilir. Ama Bardot’nun mektubunu kendi gözlerimle gördüm. Yani bir ilişki olmuş. 1970’ler ilerliyor. Ne dersiniz, biraz dolaşalım mı Bodrum’da. Kral’m Han Restoranı’ndan çıkıp Raşit’in kahvesine doğru yürürken sağda Ayla Eryüksel’in dükkânı... Meşhur şilebezi entarileri. Bunları giyip özellikle eşlerini yitirmiş yalnız hanımlar, barlarda, solcu entelektüel söylemlerde bulunarak erkek tavlamaya pek meraklıydılar. Ayaklarında tabii Ali Güven sandaletleri... Meydana ulaşmadan tam sola dönen daracık bir sokak vardı. İşte orada açıldı No 7, Orhan ile Nevra’nın meyhanesi. Burayı sonra anlatacağım, önce turu tamamlayalım. Bu sokağa sapmayıp devam ettiğinizde, tam cami köşesinde Haluk ve Lale’nin Çerçi’si, gerçekten çok güzel takılar. Haluk, yabandomuzu azılarından gerdanlık yapardı. Yirmi beş-otuz metre sonra, yine solda küçük bir set üstünde Veli’nin barı. Veli, çok zayıf tüberkülotik görünümlü ilginç bir tipti. Çok seyrek gülerdi, ama işinde inanılmaz ciddi bir adamdı. Yanılmıyorsam içki de içmezdi. Arada bir ikili, üçlü genç yeteneklere canlı müzik yaptırırdı, pek çoğu sonradan meşhur oldu bu müzisyenlerin. İşte entelektüel yalnız hanımlar bu bara takılmayı pek severlerdi. Bekâr bir adam, hele biraz meraklı ve naifse, katiyen kendini kurtaramazdı malum sondan. Yürümeye devam... Altı-yedi basamakla çıkılan küçük bir Bodrum evi ve kapısında bir tabela, Doktor Alim... Bodrum’un tek doktoru, zenginden para alır, köylüden almaz, zaman zaman veterinerlik bile yapar. O da muhteşem bir adamdı. Onurlandırılacak birisi vardıysa Bodrum’da o da Doktor Alim’di, içinceye kadar nazik, içtikten sonra sapıtıp terbiyesizce saldırgan olan Zeki Müren değil. Hemen yakınında, aynı sırada Ali Güven’in dükkânı. Ali’yi zaten anlattım. Daha ilerde, yanlış hatırlamıyorsam Heredot ve Salmakis Otellerine yakın, sağda deniz kenarında Maça Kızı’nm pansiyonu vardı. Bu günlerin Türkbükü’deki meşhur sosyetik Maça Kızı’nın gayri sosyetik başlangıcı bu ufak, temiz, sevimli pansiyonuydu. Ayla’nm (Emiroğlu) müdavimleri vardı, bizim gibi. Akşamlan toplanıp müzik yaparak uzun sohbetlere dalardık. Ayla’nm ablası Güler’i hiç unutmam. Uzun boylu, esmer, çok da güzeldi. Ava Gardner derdik kendisine. Hoş olduğunun o da farkında olduğu için süzüm süzüm süzülürdü. Daha yukarıda Halikarnas Disco’ya yakın Günfer Feray’m da küçük bir

38

pansiyonu vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bodrum’un öbür tarafı, yani Türk tarafı denilen yönde, kayda değer pek bir şey yoktu. Sonraları açılan, şimdiki balık tezgâhlarını geçtikten sonra, Küba Bar’m yakınlarında, devamlı müşterilerinin arasında Haşim Abi’nin (Haşim Birkan) olduğu ve Caz Kulüp diye anılan sempatik bir yer ve tabii Ahmet Ertegün’ün evi. Mick ve Bianca Jagger gibi bir sürü ünlünün sessiz sedasız, hayalet gibi gelip gittikleri ev. Hep merak konusu olmuştur burası Bodrumlular için. Orhan’ın No 7’sini sonra anlatacağım demiştim. Bodrum’la ilgili anılarımın içinde çok özel bir yeri olan bu mekânı, 1974’te Nevra ile Orhan birlikte açtılar. O sokak pek çok tamircinin olduğu bir yerdi ve yanılmıyorsam No 7 de önceleri bir atölyeydi. Zaten hemen yanındaki tamirhane Kirli Mehmet’indi. Eli yüzü gres yağı ve pasla sıvalı olduğu ve genellikle böyle dolaştığı için Kirli Mehmet derlerdi kendisine. Nevra’yı ilk tanıdığımda onu ikizi Hamra sanmıştım çünkü Hamra’yı Ankara Havaalanı’ndan tanıyordum, yer hostesiydi. Meğerse ikiziymiş. Tahta masaları, sıraları ve tabureleriyle küçük sayılabilecek bir yerdi bu meyhane. Dışarıda birkaç masa, içerde ise sağda her biri sekiz-on kişinin oturabileceği üç masa, sol duvar boyunda ise ya iki veya üç, sadece iki kişilik üç masa. Yer gerektiğinde bir tabureye ilişilirdi. Sağ duvarın mutfak bölümüyle birleştiği noktada siyah konsol bir piyano dururdu. Hep kapalı. Sol duvar dibi ise bardı. Nevra genellikle barın arkasında durur, içkileri o verirdi. Orhan da bizim gibi içkiciydi rahmetli. Ancak saati vardı. O saat yaklaştığında melül melül müsaade ister gibi Nevra’ya bakar, icazet beklerdi. Biraz piyano çaldığım için o kapalı piyano beni hep tahrik ederdi. Kimseye elletmezdi Orhan. Hatta bir meraklısı kapağını açtığında kızar, azarlardı. Bir akşam ya Allah dedim ve oturup çalmaya başladım. Orhan şöyle bir yöneldi, sonra baktı ki çalıyorum, oturdu dinledi. Bilmiyorum başkaları da çaldı mı o aleti ama bugün bile mutluyum Orhan’ın yasağını deldim diye. O tarihlerde Bodrum’un en güzel mezelerini, en sıcak ortamını, en güzel sohbetlerini bu sıcak meyhanede bulabilirdiniz. Bu da tabii sahiplerinden kaynaklanan bir özellikti. Nevra’nm ne olursa olsun yüzünden eksilmeyen gülümsemesi, nemrut gibi gözükmeye çalışan fakat sevecenliğini bir türlü gizleyemeyen Orhan’ın, güzel insanlar olmalarından kaynaklanan bir özellik. Yaz-kış çizme giymek gibi garip bir takıntım olduğu için o dönemde Nevra bana çizmeli kedi derdi. Bu da unutamadığım bir anı. Birkaç yıl sonra İstanbul’dan dostum olan bir çift Bodrum’a yerleşti ve hemen Orhan’ın meyhanesinin diyagonal karşı köşesine bir yer


açtılar. Yılların Yeşilçam’cıları Güzin Özipek ve Aydın Tezel. Aydın biraz Muzaffer Tema, biraz da Clark Gable’dı. Yani Clark çekerdi. Maalesef bu dostların Bodrum girişimleri hep sonuçsuz kaldı. Yürümedi dükkân, ne bu ne de daha sonra bugünkü marinaya doğru açtıkları. Maalesef ikisi de hayatta değil artık. Bodrum artık bir tiyatro sahnesi gibiydi. Tek perdelik bir oyun, bir sezonluk gösteri, buna göre bir set. Ve sezon sonunda perdenin kapanışıyla, setin kaldırılması ve aynı yerde bir sonraki sezon başka bir oyunun sergilenmesi. Bu dönemin iz bırakanlarının arasında anmak istediğim başka isimler de var. Birisi Haşim Birkan, kendisi Bodrumlulara uyum sağlamak yerine, Bodrumlulara çağdaş yaşama uyum sağlamayı öğretmek isteyen gerçek bir beyefendiydi. Haşim Abi, her gün tıraşını olur, gündüzleri pırıl pırıl spor giysileri içinde dolaşır, akşamüstü vakti kerahat geldiğinde, ütülü pantolonu, blazer ceketi, fuları, yakasında bir begonvil çiçeği, yanında mutlaka bir hatunla sevdiği bara içki içmeye gelirdi. Haşim Abi rakı severdi ama tek farkı, kadehinin üstünde yüzen taze nane yaprağıydı. Ağzına götürür, hemen yudumlamaz, önce naneyi koklar, sonra tadımlardı. Sonuna kadar, zarif, sohbeti hoş, başta karşı cins olmak üzere herkesin sevdiği ve saydığı bir kişi olarak yaşadı. Örsan Öymen’i unutmak mümkün mü? Veli Bar’daki, Örsan’lı, Bedri Koraman’lı, Salih Ecer’li, Ressam Mehmet Sönmez’li, Kıral’lı sohbetleri unutmak mümkün mü? Bok yoluna gitti kırk dokuz yaşında Örsan. Yetiştiremediler onu bir hastaneye. Haberi geldiğinde sabaha kadar ağlamıştım... ... Ben deli gibi yazıyorum ama acaba bir yerde durmak mı lazım. O kadar çok anı var ki, o kadar çok anmak istediğim insan, hepsini nasıl anlatacağım bilmiyorum. Aslında bütün bu anlattıklarım keşke bir kamerayla filme alınmış olsaydı. Keşke insanlar, mekânlar var oldukları dönemlerde, otantik hallerinde gözükebilselerdi. Keşke, keşke... Mehmet Sönmez (Asker Mehmet). Evet! Maviydi Bodrum’un denizi, evlerin kapılar��, pencere çerçeveleri, göçmenlerin gözü maviydi. Mehmet o gizemli maviyi yakaladı, tam tonunda. Ve onu resmetti... Ve büyük bir tevazuyla, “Ben sadece bir grafikerim,” dedi. Onun minik kartpostalları, dünyanın neresinde dolaşırlarsa dolaşsın, Bodrum’u taşıdılar yüzeylerinde. Bu kartpostallarda güneşe, özgürlüğe bir davet vardı. Mehmet de yok artık... Bodrum’u Bodrum yapan birçok insandan bahsettim. Bir grup daha var ki, ta 60’lardan başlayıp bugüne kadar devam eden bu sevdalılar, tıpkı saydığım diğer güzel insanlar gibi, çok şey kattılar Bodrum’a. Sualtı dünyasının insanlarından söz ediyorum. Baskın Sokullu ve Tosun Sezen... İkisi de Robert Kolejli, Baskın sınıf arkadaşım, Tosun üç yaş büyüğüm. Bu ikili Bodrum süngercilerini ilk defa regülatörle tanıştıran, Bodrum’a ilk basınç odasını getiren dalgıçlardı. O tarihlerde Bodrum’un her köyünde vurgundan dolayı ya felçli ya da kolu bacağı kesilmiş çok insana rastlardınız. Baskın’la Tosun, sonra tarihi batıklar için çalışmalar yaptılar. Peter Throckmorton’un yolunu açan Tosunla Baskın’dı. Arkadan George Bass ve meşhur Uluburun sualtı arkeolojisi. Oğuz Alpözen’in Bodrum müzesinde gördüğünüz amforalarının çoğunu bu dostlarım gün ışığına çıkarmıştı. Onları, yine Robert Kolej’de fizik hocalığı yaptığı sırada tanıdığım, Donald Frey takip etti. Donald halen Bodrum’da oturuyor ve çalışmalarına devam ediyor. Bir başka kolejli, on bir yaş küçüğüm Tufan Turanlı da aynı mikroba yakalandı ve sualtı zenginliklerimizle ilgili inanılmaz çalışmalar yaptı. O da halen faal ve Bodrum’da yaşamını sürdürüyor. Hem İstanbul’da hem de Gerenkuyu dönemimizde evimizin konukları arasında olurdu. Güleç yüzü ve bir şey beğendiği zaman ağzını yayarak sıkça söylediği “aman abii” lafı hiç aklımdan çıkmaz. Neden bu insanlar honore edilmezler, neden isimleri sokak adı olmaz, neden heykelleri dikilmez, neden süngerciler anısına bir anıt yok, anlamak mümkün değil. Böyle bir dönemdi o yıllar...

39


SONSUZ BAHAR RÜZGARLARI ÜLKESİ BODRUM

ERDOĞAN KAYALAR / erdogankayalar@gmail.com

Erdoğan Kayalar’ın diğer yazılarını bodrumbülten.com sayfalarında bulabilirsiniz...

Şehre, Cevat Şakir Caddesi’nden girerek dümdüz inersek Belediye Meydanına geliriz. Meydandan sağa yönelirsek Neyzen Tevfik Caddesi’ne girmiş oluruz. Hükümet Konağını geçelim. Köşesinde girilmez tabelası olan dar bir sokak sağa döner. İşte bu dar sokak “Gerence Sokak” tır. Yenilerin Gerence Sokak, eskilerin Boklu Dere dedikleri Sokak…

Ş

ehre, Cevat Şakir Caddesi’nden girerek dümdüz inersek Belediye Meydanına geliriz. Meydandan sağa yönelirsek Neyzen Tevfik Caddesi’ne girmiş oluruz. Hükümet Konağını geçelim. Köşesinde girilmez tabelası olan dar bir sokak sağa döner. İşte bu dar sokak “Gerence Sokak” tır. Yenilerin Gerence Sokak, eskilerin Boklu Dere dedikleri Sokak… Turgutreis Caddesi’yle, Neyzen Tevfik Caddesi’ni birleştiren bu sokakta, beş aile otururmuş bir zamanlar. Cingözler’in Recep’e gittim. Maya Otel’e. Sordum. Anlatmaya başladı: “Bu sokakta beş sülale otururdu eskiden. Hepsi rahmetli oldular. Bunlar, Hüseyin Mutlu, Kemal Anter, Kamil Cingöz, Mustafa ve Turgut Karabağlı, Nail Durmaz. Şimdi varisleri oturuyor sokakta. O zamanlar dereydi burası. Sahilde köprümüz bile vardı. Yağmur mevsiminde gürül gürül sel suları akardı. İki taraf mandalin bahçesiydi. Derenin iki kenarı bekiydi (Çalı, çırpılık, sazlık). Sulara bata çıka giderdik eve. Nail Durmaz (Merhum) bahçesini parselleyip satınca, dereye yeni ev kapıları açıldı. Sonra, Adil Karabağlı “Yeni Sinemayı” açtı. Sonra, biz “Maya Otel”i yaptık. Yaya ve araç trafiği başladı. Sonra… Hoş geldin “Gerence Sokak.” Köprüsünün altından da su kaynardı. Gerence suyu. Yanlış hatırlamıyorsam 1994 yılı. Mart ayı. Yerel seçimler için kampanya yapıyoruz.

Gece başlayan yağmur sabaha kadar devam etti. Hava yükseldi. Güneş çıktı. Biz de, Doğruyol Partisi ekibi olarak çıktık yola. Minibüs Gerence sokağa girdi. Sel gelmiş sular akıyor. İki hanım akan suya taşlar atarak üzerine basmaya çalışıyorlar. Taşlara basa basa, karşıdan karşıya geçmeye çalışacaklar herhalde. Ben hemen mikrofonu açtım; “Sevgili hanımlar, size söz veriyorum önümüzdeki yıl, bir daha suların içinden bata çıka karşıya geçmeyeceksiniz. Oylarınızı Doğruyol Partisi’ne istiyorum. Eğer, sel suları probleminizi çözemezsek sizde gelin bizden hesap sorun.” “Ne sokağı orası dere. Bildiğin dere. Ne zaman Gerence sokağı olmuş ?..” diyor Mustafa Danacı. Ben, “Bodrum Sokaklarına İsimlerini Verenler” yazı dizisine başlarken özel isimleri hedeflemiştim. Davulcu Ali, Kemancı Salih gibi. “Gerence” hangi katagoriye girecekti. Bilemedim. Ama yazdım “Gerence Sokağını”. Ve Gerence kelimesini inceledim. Denizcilerin kullandığı bir tabir. Yelken geren rüzgarlı yer anlamına gelmektedir. Gerence Körfezi, İzmir Karaburunda Sakız Adası karşısına tesadüf eder. Körfezin doğu bölgesine “Gerence” denmektedir. Yılın büyük bölümü, rüzgarlı ve fırtınalı geçer bölgede. Çeşme Ilıca sakinleri yaz aylarında esen, kendilerini rahatsız eden bu rüzgara “Gerence” derler.

Turgutreis Caddesi’yle, Neyzen Tevfik Caddesi’ni birleştiren bu sokakta, beş aile otururmuş bir zamanlar. BELGE: 1

40

BELGE: 2


Ben, “Bodrum Sokaklarına İsimlerini Verenler” yazı dizisine başlarken özel isimleri hedeflemiştim. Davulcu Ali, Kemancı Salih gibi. “Gerence” hangi katagoriye girecekti. Bilemedim. Ama yazdım “Gerence Sokağını”. Ve Gerence kelimesini inceledim. Denizcilerin kullandığı bir tabir. Alaçatıya ulaşan bu rüzgarlar Alaçatı’nın, dünya surf merkezlerinden biri olmasını sağlar. Ilıca veya Ildırı körfezinin eski adı “Eritray”. Pişmiş toprak anlamına gelir. Bu kahverengi bir topraktır. Eskiden damlarda kullanılan “Geren” toprağı gibi. Şimdi siz düşünün Gerence ne demektir. Recep Cingöz ise, 6 Ocak 2010 günü bir davetiye çıkarıyor: “Sayın Gerence Sokağı sakini sizleri Maya Oteli’ne davet ediyorum. Aile bireyleriyle, eşlerinizle, hatta çocuklarınızla katılırsanız bu konuya güç verecektir. Saygılarımla.” (Belge 1 ) 11.Ocak.2010 tarihinde Gerence Sokağı sakinleri Maya Oteli’nde toplandı. Herkes fikrini söyledi. Not alındı. İkinci toplantı, 20.Ocak Çarşamba günü saat 18.30’da tekrar Maya Otel’de yapıldı. Her nedense bir daha toplanılamadı. Her zaman, her yerde, her konuda olduğu gibi rüzgar geçmişti. Her şeyi alıp götürmüş müydü? Hayır. Toplantıdaki görüşler kayda geçmişti. ( Belge 2 ) Organizasyonu yapan Recep Cingöz, açış konuşmasında konulara girdi; - “Gerence Sokağı güzelleşmeli. Mazgallar düzenlenmeli. Çöp durumu, ışıklandırma, park sorunu, yaya kaldırımı, yola cephesi olan arsaların cephe düzenlemeleri yapmaları gerekiyor” dedi. - Burhanettin Ercan: “Bu toplantılara sokağımızın tüm sakinleri katılmalı. İlk planda, kurumlarla iş birliği yapılmalı.” - İsmail Mutlu: “Alt yapı yetersiz. İmar planı çerçevesinde eksikleri Belediye yapmalı” - Oğuz Karabağlı: “Yolumuz dar. Çöp arabası hızlı geçiyor.” - Kamuran Durmaz: “Gerence sokak dar. Ters yönden giriş olmamalı. Kaza oluyor.” - Hüseyin Mutlu: “Hırsızlara karşı bir güvenlik elamanı tutulmalıdır.” - Erdoğan Cingöz: “ Yol biraz genişletilmeli. Bunun için fedakarlık yapmalıyız.” - Sevcihan Öztaşkın: “Yemek artıkları çöp bidonlarının yanına konulmamalı.” - Kamuran Durmaz: “Söylenenlerin hepsine katılıyorum. Ancak işimiz zor.” - Neriman Durmaz: “Konuşulan konulara katılmamak mümkün değil.” - Leyla Karabağlı: “Önerilere katılıyorum.”

Gerence Sokak

- Mahmut Cingöz: “Sokak lambaları düzensiz yanıyor. Gece hem turistlere hem bize rahatsızlık veriyor.” - Muazzez Cingöz: “Eksik ampülleri biz de taktırabiliriz.” - Fatoş Cingöz: “Tüm önerilere katılıyorum. toplantıların devamlılığını temenni ediyorum.” - Recep Cingöz: “Saray sokağı düzenlemeleri, sokak sakinlerinin girişimiyle yapıldı. Biz de aynı yöntemlerle hareket edebiliriz..”

solumuz bahçeler.. Güney Sitesi’nden başımıza uzanan ısrarcı bir ayva. Araya serpiştirilmiş birkaç mandalina… Ama illaki Oğuz Hocamızın (Karabağlı) gülleri. Mis kokulu bir yol… Genç bir kadın gibi. Hele de araba geçmiyorsa oralardan aman ne keyif. Bodrum’da başka hiçbir yerde, yanınızdan geçen araba size bu kadar yakın duramaz. Araç sürücüleriyle, senli benlisiniz bu sokakta. Kaldırım yok zira. Hepimizin yolu aynı yol.

21.Ocak.2010 tarihinde saat 18.00’de, toplanmak üzere oturum kapatıldı.

Ve Gerence’nin bizler dışındaki müdavimleri… Mozele Anıtı’nın yerini soran, ama Gerence Sokağı’nın içinde kaybolmuş yabancı turistler. Kim tarif edecek onlara şimdi Kelerliği? Üfff. Peki ya tanır mısınız, muhitimizin genç ve kadim muhtar Nail’ciğimi (Öztin)? Anneme hep dediğim gibi, benden haber alamazsan ilk olarak ona sorabilirsiniz. Muhakkak görmüştür ve yüz metre öteden bile olsa canla başla selam vermiştir (Canım kardeşim) Sakinlerinin sakinliği… Tüm komşular aynı anda meditasyon halinde sanki. Hiç mi kavga gürültü olmaz burda? Sokaktan geçen herkese, gönül rahatlığıyla gülümseyebilirsiniz… Asla karşılıksız kalmaz samimiyetiniz. Yazdıkça yazıyorum. Ama şimdi Torba’dayım. Ne kadar özlemişim, Gerence’deki merkeze 100 metre mesafede olan, möbleli 2+1 imi”

Bütün sokak sakinleri güzel önerilerde bulunmuşlardı. Ancak, mailime gelen yazı çok çok güzeldi: “Bodrum Sokaklarına İsimlerini Verenler” yazı dizinize, ben de sokağımı yazmak istedim diyor mail. Okudum. Çok beğendim. Samimi, açık, net, duru bir üslupla yazılmış. Çocukluğunun safiyeti, geçliğinin unutulmaz anıları, olgunluğunun bütün cazibesi var yazıda. Gerence Sokağı kurtarıyor yazı. Buyrun okuyun. Hiç şüphem yok ki, bana hak vereceksiniz. Gerence Sokağı “Bir başında Neyzen, Neyzen’in hurmalar. Diğer başında Türkkuyusu. Dört başı mamur insanlar. Gerence Sokağı. Gündüz gözüyle cennet burası. Önümüz, arkamız, sağımız

41


GEZ, GÖZ, ARPACIK

Hazırlayanlar: YEŞİM & KADER ONAY / www.gozgezarpacik.net

Yeşim ve Kader Onay’ın diğer yazılarını bodrumbülten.com sayfalarında bulabilirsiniz...

Karun hazineleri kadar zengin şehir:

UŞAK

Uşak’ta ilk yerleşim MÖ 13. yüzyıla tarihleniyor. Assuvalılar, Hititler, Frigler, Lydia ve Persler, Makedonyalılar ve Bergama Krallığı hakimiyetinde kalmış bu bölge sırasıyla. Bölgede Roma yönetimi M.Ö. 129’da başlamış. Bizans döneminde Türkmen boyları 1076’da ele geçirmişler ve yöreye yerleşen Türkmenler yerleşime “aşıklar” anlamında Uşşak demişler..

42

B

u sayımızda 3 günlük bir gezimizi paylaşmak istiyoruz sizlerle. Tabii ki 3 günlük bir geziyi bize ayrılan bu sayfaya sığdırmak zor olacak ama, kısa ve öz bilgilerle gezimizi paylaşacağız okurlarımızla. Bu kez Uşak ve ilçelerini içine alan güzel bir geziye başlıyoruz. Tarihi ve doğal güzellikleri ile ve Cumhuriyet döneminin ilklerini yaşamış olmanın özelliği ile Uşak renkli bir gezi olacak. Yaklaşık 5 saat süren neşeli ve rahat bir yolculuktan sonra Uşak’a varıyoruz. Şehir merkezinde eski çarşıya yakın Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından Fransız bir mimara yaptırılmış eski bir handan restore edilmiş ve günümüzde otel olarak kullanılan Dülgeroğlu Oteli’ne yerleşiyoruz. Otel 1898 yılında yapılmış ve sütunların yapımında granit taş kullanılmış, yüksek tavanları ve harika mimarisi ile çok güzel bir otel.

Şimdi sizlere Uşak hakkında kısa bilgiler vermek istiyoruz: Cumhuriyet döneminin ilk tekstil ve deri fabrikaları Uşak’ta kurulmuş. Türkiye’nin ilk battaniye fabrikası bu şehrimizde. Cumhuriyetin ilk yıllarında dokumacılığın ön planda olduğu bir sanayileşme başlamış Uşak’ta. Kalkınmada öncelikli bölgeler arasına giren Uşak, teşvikler sonrasında deri sanayicilerinin akınına uğramış. Uşak, halılarıyla ünlü. Ama şimdilerde Uşak halılarından çok Eşme kilimlerinin sözü ediliyor. 60 köyünde kilim dokunan, üretilen ve satılan Eşme’nin yıllardır düzenlenen bir de Kilim Festivali var. Saflı Namazlık, Selvili namazlık, Altınbaş, Albaş, Aynalı kilim, Takmak kilim yöre kilimlerinden bazılarının adları... Uşak şeker fabrikası Uşak eşrafından Mehmet Hacım


ve arkadaşları tarafından bir anonim şirket olarak kurulan şeker fabrikası. Türkiye’nin ilk şeker fabrikası olarak biliniyor. Cumhuriyet’in kurulması ve gelişmesi döneminde önemli bir kilometre taşı olmuş. Bütün Uşak halkı kurulmasına katkıda bulunmuş. Fabrika, etkinliğini günümüzde de sürdürüyor. Uşak demiryolu ağının ilk geçtiği noktalardan da bir tanesi. 1989 da Uşak il merkezinden geçen Afyon-İzmir yolu işletmeye açılmış. Günümüzde Uşak tren istasyonu filmlere konu olan doğal bir plato. Eski Uşak evlerinin bulunduğu mahalleler (Aybey, Işık, Karaağaç, Kurtuluş), şehir merkezindeki Ulu Cami, Burma Cami, Aliağa Çeşmesi, Cimcim Çeşmesi, tarihi Hacıgedik Han ve Sarraflar Çarşısı gerçekten görülmeye değer. Bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Uşak Arkeoloji Müzesi ziyaret ediyoruz. Çevredeki antik kentlerden buluntuların sergilendiği Uşak Arkeoloji Müzesi’nin önemi, Karun Hazinelerinin sergilenmeye başlanmasıyla birdenbire artmış. Hazine gerçekten göz kamaştırıcı. Bu yüzden Uşak Türkiye’nin en zengin şehri tartışmasız! Karahallı yolunda Banaz Çayı üzerindeki tarihi Cılandıras Köprüsü ve çevresindeki piknik alanı tam bir doğa harikası. Uşak yakınlarındaki iki antik kent, yine gezilecek yerler arasında. Ulubey yolu üzerinde Sülümenli köyü yakınlarındaki Blaondos ve Selçikler köyü yakınındaki Sebaste antik kentlerini geziyoruz. Bu iki antik kent büyülüyor bizleri. Uşak’ta ilk yerleşim MÖ 13. yüzyıla tarihleniyor. Assuvalılar, Hititler, Frigler, Lydia ve Persler, Makedonyalılar ve Bergama Krallığı hakimiyetinde kalmış bu bölge sırasıyla. Bölgede Roma yönetimi MÖ 129’da başlamış. Bizans döneminde Türkmen boyları 1076’da ele geçirmişler ve yöreye yerleşen Türkmenler yerleşime “aşıklar” anlamında Uşşak demişler.. İşte bu tarihi ve kültürel zenginliklere sahip Uşak şehri ve ilçelerinde 3 harika gün geçiriyor ve aklımızı ve kalbimizi Uşak’ta bırakıp dönüş yolculuğuna geçiyoruz. Hepinize seyahat dolu güzel günler dileriz…

43


BODRUM MU... BODRUM

AYLA GÖRGÜN

Ayla Görgün’ün diğer yazılarını bodrumbülten.com sayfalarında bulabilirsiniz...

Aralık ayını çok severim. Işıl ışıl süslenen caddeler en güzel oldukları geceleri yaşarlar… Yılbaşı ağaçları cazibeleriyle keyif dağıtırlar. Ve Noel Baba… Ne kadar sevimli bir semboldür o. Bizleri çocuklarımızı mutlu edebilmek çabasına iten, sevginin sembolüdür. Çocuklara duyulan sevginin sembolüdür Noel Baba. Ona inanmak mı? Elbette inanıyorum. Çünkü sevgi ve şefkate inanırım ben.

44

Zaman Tüneli 5

M

erhaba Dostlar Bu defa biraz uzun sürdü ayrılığımız. Ben sizlere bir şeyler anlatmayı özledim. Umarım sizler de anlattıklarımı özlemişsinizdir. Aralık ayındayız, gündeme uyup zaman tünelindeki yılbaşı anılarını ziyaret edelim beraberce. Dolup taşardı Bodrum keyifli bir kalabalıkla… İşletmelerle sokaklar tek bir mekan haline gelirdi. Yüzlerce kişi hep beraber karşılarlardı yeni yılı. Eğlenceli, samimi, çooook güzeldi Bodrum’da yılbaşı geceleri. Bir sene Halikarnas ile Penguen arasındaki sahilde piknik yaparak girenler olmuştu yeni yıla. Beraberlerinde getirdikleri içki ve yiyeceklerle yerlere serdikleri örtülerin üzerine sofralar kurmuşlardı. Fikre bayılmıştım. Keşke bir örf ve alışkanlık olup devam etseydi bu piknikler. Veeee… keşke aynı özen ve güzellikte süregelseydi havaifişek gösterileri. Oldukça uzun süren çok başarılı ve coşkulu görsel şölenlerdi. Yılbaşı geceleri saat tam 12’de patlamaya başlardı havaifişekler. Rengarenk yıldızlar dökülüyor gibi olurdu tepemize. Neden artık aynı güzellikte değiller… Havaifişeklerin mi kalitesi bozuldu yoksa patlatanların mı ? Yakın dostlar kendi aramızda evde eğlendiğimiz bir yılbaşı gecesi havaifişekleri sahilde seyretmek istemiştik. Saat 11’de arabaya doluştuk. İnanılmaz bir trafik vardı. Yüzlerce kişi sahile akıyordu. Birkaç yüz metrelik yolu 45 dakikada zor aşınca sahile inmek için diretirsek gösteriyi kaçıracağımızı anlayıp arka yoldan Paşa Tarlası’ndaki bir tepeciğe çıktık. (Artık böyle bir imkan yok. Olsa olsa tepeleri dolduran binalardan birinin terasına çıkabilirsiniz.) Gösteri muhteşemdi… Arkadaşımızın sürpriz olarak çantasından çıkardığı şampanya şişesi ve plastik bardaklar hoşumuza gitmişti. Evet, şampanya ve plastik bardaklar. Neden olmasın?

Çok keyifliydi… Aralık ayını çok severim. Işıl ışıl süslenen caddeler en güzel oldukları geceleri yaşarlar… Yılbaşı ağaçları cazibeleriyle keyif dağıtırlar. Ve Noel Baba… Ne kadar sevimli bir semboldür o. Bizleri çocuklarımızı mutlu edebilmek çabasına iten sevginin sembolüdür. Çocuklara duyulan sevginin sembolüdür Noel Baba. Ona inanmak mı? Elbette inanıyorum. Çünkü sevgi ve şefkate inanırım ben. Santa’nın ren geyikleriyle çektiği kızağıyla damdan dama uçtuğunu hayal etmek çok keyifli bir fantezidir. Hayaller sınırsız dostlarım. İsterseniz ren geyiklerinin boyunlarındaki çanların seslerini bile duyabilirsiniz. Eşimle beraber çalıştığımız, kendi imalatımız ağırlıklı hediyelik eşya dükkanımızda çok yoğun çalışırdık Aralık aylarında. El yapımı yeni yıl tebrik kartları, sprey boyalarla pırıldattığımız doğal malzemeleri bir araya getirerek hazırladığımız şamdanlar, vitray boyalarıyla boyadığımız camlar, abajur tellerini kırmızı divitinle kaplayarak imal edip süslediğimiz hediye sepetler… vs. vs. vs. Aklımıza gelen her şey… Sevimli bir hanım yılbaşı ağacına asmak için çok sayıda mini mini hediye paketleri istemişti. Kocaman bir kutu kesme şeker alıp onları tek veya çift olarak pırıltılı ve değişik renkli kağıtlarla ambalajladım. Rengarenk rafya kurdelalarla bağladım. Fiyonkların uçlarını bukle bukle kıvırdım. 1cm.’e 2 cm, 2cm.’e 2 cm çok sayıda paketim olmuş, netice hoşuma gitmişti. Müşterim de çok beğenmişti. “İçlerinde şeker var, işiniz bitince atmayın çay sofranıza koyun” diye şakalaştım teslim ederken. “Çok güzeller, saklayıp önümüzdeki sene yine ağacıma asacağım” demişti… Senelere yayılan binlerce imalatımız arasında nedense en çok o şekerler gelirler aklıma. Özlüyorum dükkanımızı. Dolu dolu, mutlu… çok güzel bir yeni sene diliyorum sizlere sevgili dostlarım.


Serbest dalış ve av teknikleri eğitimi Bodrum’da 5 gün süren Serbest Dalış ve Av Teknikleri Eğitimi’nde sporculara zıpkınla balık avlama ve dalış teknikleri öğretildi. Bir kadın sporcunun bulunduğu eğitimler Yalıkavak limanında yapıldı. Eğitmen ve milli takım antrenörü Koray Demirel “Üç yıl önceye kadar bu spor dalında dünya sıralamasında ilk 20’lere giremez iken bugün Avrupa’nın en iyi beş takımı arasına girmeyi başardık, hedefimiz dünya klasmanında ilk üç “ dedi…

45


ÖZDİLEK 520 M2 LİK YENİ YERİNDE

‘’NANDORS’’ 12 AY AÇIK

Havlu ve ev tekstilinde Türkiye’nin en seçkin markası Özdilek, Bodrum Oasis Alışveriş Merkezi’nde yenilenen mağazası ile daha fazla ürün çeşidi, daha büyük bir mağaza ve ferah bir ortamda sizleri bekliyor.

HERRY, OASİS’TE AÇILDI 20 yıl önce kurulan Herry kadın giyim mağazası, o yıllardan bugünlere tüm dünya kadınlarının tercih ettiği bir marka haline geldi. Dünyada 100’ü aşkın satış noktası bulunan Herry’nin bir mağazası da artık Bodrum Oasis Alışveriş Merkezi’nde… Bol renkli kış koleksiyonu ile Bodrum’a merhaba diyen Herry’nin, en az ürünleri kadar şık mağazası görülme-ye değer…

ŞEKER PEMBE WEDDING & EVENTS, ARTIK BODRUM’DA.. Muhteşem düğünlere ve davetlere profosyonellerin dokunmasını isteyen herkese yardımcı olmak amacıyla Şeker Pembe artık Bodrum’da. Firma sizlere hayatınızın en anlamlı günlerinden birisi olan düğününüzü daha da güzel ve benzersiz kılmak için deneyimli ekibiyle hizmet vermekte, açılış organizasyonları,doğum günü partileri,kına geceleri,düğün ve davet organizasyonları gibi bir çok alanda sizlere gereken tüm ihtiyaç kalmelerini sağlamaktadır. Ev sahipliğini yaptığınız o önemli günlerin tek dokunuşla eksiksiz ve benzersiz olmasını istiyorsanız “ŞEKER PEMBE weddıng & event” e uğrayın ve kendinizi onların ellerine teslim edin…

46

Bodrum’da Elmadağ Caddesi’deki Amiral 5 Sitesi No 5’te hizmet vermeye başlayan Nandors Restoran kapılarını açtı. Mekanın açılana Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan ve eşi Sevilay Gödekmerdan, Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde Müdür Yardımcısı Nevzat Erem katıldı. Yıl boyunca açık olacak mekanda her gün, canlı müzik olacak. Mekan, et yemeklerinden tavuk ve balık çeşitlerine kadar zengin mönüsü ile hizmet verecek. Kapalı alanı 50 kişi kapasiteli olan mekanın havuz başındaki açık alanı ile birlikte 300 kişiye kadar hizmet verebileceği belirtildi


“ŞİFAHANEM” ARTIK MARİNA YOLUNDA İşletme sahibi Bülent Usta diyor ki “Kendimi bildiğimden beri yemekle iç içeyim, 20 yıldır bu işi yapıyorum.” Biz de deriz Beşiktaş Kulübü eski başkanlarından ki; “Bu deneyimli elden çıkan Hatay’ın ve iş adamı Serdar Bilgili’nin Yalıkavak birbirinden keyifli tatlarını mutlaka debeldesi Gerişaltı Mekii’nde Yalıkavak neyin…” Belediyesi tarafından tahsis ediyen 9 dönüm arazi üzerine 2000 yılında yaşa‘’SALSA KARİA’’ DANS mını yitiren annesi ve babası adına yapSTÜDYOSU AÇILDI tırdığı Suzan Abdülhakim Bilgili İlköğretim Okulu’nun açılışı törenle yapıldı. Funda Gülşen İpekçi ve eşi Uğur İpekçi 3800 metrekare kullanım alanı olan iki sahibi oldukları yeni dans Stüdyosu’nu katlı, 24 derslikli ve 650 öğrenci kapa- düzenledikleri bir kokteyl’le açtılar. siteli okulun öğretim yılına 215 öğrenci Gümbet Lale Sokak, Casablanca ve 17 öğretmen ile başladığı belirtildi. Restaurant alt katında açılan Dans Kaymakam Mehmet Gödekmerdan, Ya- Stüdyosu’ açılış partsi dans gösterisi lıkavak Belediye Başkan Vekili Nevcihan ve kokteylin ardından bir barda gecenin Özcan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Özcan, Fenerbahçe Kulübü eski Başkanı Ali Şen, Bitez Belediye Başkanı İbrahim Çömez’in katıldığı açılış töreninde Serdar Bilgili, babası Abdülhakim Bilgili ,kız kardeşleri Sevil Bilgili Temo ve Şerife Bilgili Ercan ile yaklaşık 1200 kişilik davetli katıldı.

3. EĞİTİM KURUMUNU DA AÇTILAR

DÜKKANLAR KAPANSA DA RENK KATACAK…

HATAY SOFRASI, OASİS’TE AÇILDI

Bodrum’a Hatay’ın doyulmaz lezetleri geldi. Oasis Alışveriş Merkezi’nde geçtiğimiz aylarda açılan Hatay Sofrası’nın lezzetlerinin tadı daha şimdiden herkesin damağında kaldı. Kebaplarından, içli köftesine, künefesine daha bir sürü farklı tatla Bodrum’a hizmet eden ve bir aile işletmesi olan Hatay Sofrası, farklı kültürden lezzetler denemeyi sevenler, ağzının tadını bilenler için doğru adres.

Bodrum esnafı ile yaptığı toplantıda, sezon sonunda dükkanlarının vitrinlerini gazete kağıtlarıyla kapatarak giden esnafların büyük bir görüntü kirliliği yarattığını söyleyen Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, “Bu bizi çok üzüyor ve Bodrum’a hiç yakışmıyor. Esnaflar dükkanlarını kapatabilirler ama vitrinlerini gazete kağıdı ile kaplamamalılar. Sözgelimi güzel bir Bodrum manzarası baskılı branda asılıp bir de lamba yanarsa kötü görüntü bir nebze olsun önlenmiş olur. Lütfen bunu arkadaşlarınıza da anlatın. Ellerimizi bu taşın altında hep beraber birleştirelim ki Bodrum’u uçuralım” demişti. Esnaftan bu çağrıya cevap gelmekte gecikmedi. Dükkanının vitrinini düz bir

Bodrum’un tek yaşam sanatı ve bilgi paylaşım merkezi Bodrum Şifahanem, eskiden Bodrum Sanayi’de bulunan yerini Neyzen Tevfik Caddesi üzerinde Hanımefe Restoran’ın alt katına taşıdı. Artık daha keyifli mekanında, daha iyi hizmetler vererek misafirleriyle güzellikleri paylaşmaya devam ediyor. Dergimiz yazarlarından Jale Akay Aytaç’ın sahibi olduğu Bodrum Şifahanem, Bitkilerden hücrenize doğal ürünler sunmak için her an hizmetinizde. Doğal bir eczane sayabileceğiniz Bodrum Şifahanem aynı zamanda bitkilerle doğal enerjiler, biorezonans ve tüm sağlıklı yaşam ile ilgili merak edilen konularda seminerler ve söyleşilerle de ufkunuzu genişletecek. Keyfinize keyif katmak, farklı bir mekanda değişik ve sağlıklı tatlar denemek istiyorsanız Bodrum Şifahanem’in kafe kısmı da hizmetinizde. Bu keyifli mekanda hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyoruz…

perde ile kaplayan esnafın yanında, eski ve yeni Bodrum fotoğraflarıyla donatarak güzel bir örnek oluşturan esnafın da olduğu görüldü.

DERSLERE STEP VE BODY BARE DE EKLENDİ

Bayanlara sağlıklı bir yaşam için Bodrum Belediyesi Binnaz Karakaya Spor Salonu’nda haftada üç gün ücretsiz pilates dersleri veriliyor. Her geçen

gün artan ilgiyle devam eden derslere 75 kişi katılıyor. Geçtiğimiz günlerde pilates derslerine ilave olarak step ve body bare dersleri de başladı. Fisun Sarıca yönetiminde ve müzik eşliğinde boş saatlerini spor yaparak değerlendirme imkanı sağlayan bu etkinlikler, bayanların sırtındaki, belindeki ve dizinlerindeki ağrıların giderilmesinde yardımcı oluyor. Kış boyunca ücretsiz olarak verilecek olan bu derslere tüm hanımlar davetlidir.

bodrumajans.com.tr 47


BODRUM’A AVRUPA ÖDÜLLÜ EVLER Önderler A.Ş.’nin Gümbet’te yapmayı düşündüğü “Gümbet RetrON Evleri” konsepti, Google ve Bloomberg televizyonu iş birliği ile düzenlenen Avrupa’nın en önemli yarışması 2011 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri’nde dizayn kategorisinde ödüle layık görüldü. Önderler A.Ş. Yönetim kurulu Başkanı Arif Önder ve mimar Dara Kırmızıtoprak, RetrON Evleri Projesi’nin Londra’da aldığı ödülle Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’u makamında ziyaret ettiler…Projenin mimarı Dara Kırmızıtoprak, “RetrON Evleri projemiz, tek evler bölümünde hem iç hem de dış mimari bakımından Uluslararası Emlak Ödülleri için Avrupa’dan seçilen 5 projeden birisi oldu. Bodrum’a böyle bir proje kazandırmaktan dolayı bir mimar olarak ben çok gururluyum. Sayın Başkanımız bizim önümüzü açtı, bize yardımcı oldu ona da teşekkür borçluyum” dedi. Önderler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Arif Önder ise Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un görüşlerinin Bodrum için daha iyi şeyler yapılmasına sebep olduğunu söyledi. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da Gümbet’teki görüntü kirliliğine karşı 2010 yılında başlatılan Değişim Projesi’nin başarılı olduğunu söylediği konuşmasına şöyle devam etti: “Projenin ödül alması Bodrum Belediye Başkanı olarak beni çok mutlu etti. 8 milyon Euro civarında maliyeti olan bu projeye yatırım aşamasında Bodrum Belediyesi olarak her türlü kolaylığı sağlayacağımızı da belirtmek istiyorum”.Gümbet ve Bardakçı koyları arasında 10 blok şeklinde inşa edilecek olan RetrON Evleri’nde 200 metrekarelik dublex konutlar yer alacak.

denize açılan kadın yelkenciler Bodrum limanından çıktıktan sonra yelkenleri fora etti. 33 metre uzunluğundaki dev okul gemisinde denizden çapa alan, usturmacaları toplayan, yelkenleri açan ve geminin dümenine geçerek Gökova’ya açılan kadın denizcilerin teknede verdiği mücadele görenleri hayran bıraktı. Kadın denizcilerin gemi ve yelken kullandaki ustalığı erkek denizcilere taş çıkarttı. Önümüzdeki haftadan itibaren kadınlara yelkenciliği ve denizciliği sevdirmek için yeniden kurs açılacağını ve yedi aylık sürecek usta kadın denizci ve kaptanlar yetiştireceklerini belirten Yüksek Ökçeler Gurubu Sözcüsü Mimar ve kaptan Füsun Can Canbay “Amacımız, yaşanan onca olumsuzluğa rağmen çağdaş Türk kadınının, yaşamın her alanında var olduğunu göstermek ve kadınlarımıza yaşamlarında yeni rotalar ve ufuklar açmak”dedi..

ile Bodrum’da yaşayan Fransızların davetli olduğu etkinliğe yaklaşık 70 kişi katıldı. Fransa’dan özel olarak getirilen Beaujolais Nouveau şarapları, şarküteri ürünleri ile konuklara ikram edildi.

YÜKSEK ÖKÇELER GÖKOVA’YA AÇILDI

SATRANÇTA BİRİNCİ ATİLLA GÜRMEN

Bodrum Marmara Koleji’nde düzenlenen, 2011-2012 Sezonu Türkiye Satranç Şampiyonası Muğla İli Bodrum İlçe Birinciliği Turnuvası’na 20 sporcu katıldı. Turnuvada Atilla Gürmen birinci, Eray Paksoy ikinci, Hasan Acıoluk üçüncü oldu.Turnuvada dereceye girenlere kupa ve madalyaları, turnuvanın başhakemi Mehmet Uzun tarafından verildi.

ŞARAP BAYRAMI

Yalı Beldesi Kempinski Barbaros Bay Hotel’de, Fransa’nın Bodrum Fahri Konsolosu ve Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi Başkanı Gündüz Nalbantoğlu’nun verdiği kokteylde Fransızların dünyaca ünlü Primeur şaraplarının tanıtıldığı Beaujolais Nouveau Şarap Bayramı kutlandı. Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Herve Magro, eşi Maria Magro, otel genel müdürü Wiliam Lotour

10. Yıl önce Yüksek Ökçeler adı altında kurulan ve 48 kadın kaptan ve denizci yetiştiren kadın yelkenciler 10.Yıl Kutlaması için 16 kadın denizci ile birlikte Türkiye’nin ilk ve tek Yelkenli Okul Gemisi STS Bodrum ile Gökova’ya açıldı. Yüksek Ökçeler kadın gurubunun sözcüsü Füsun Bay Canbay, Bir Dilek Tut Derneği Başkanı Pırıl Adanalı’nın da katıldığı etkinlikte okul gemisinin kaptanı Yücel Köyağası ile birlikte

GÜNLERİNDE EĞLENDİLER

AK Parti Kadın Kolları Bodrum İlçe Teşkilatı üyeleri, Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin 77 yıl dönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikte doyasıya eğlendi. Eğlenceye AK Parti Kadın Kolları Muğla İl Başkanı Nurgüle Çavuşoğlu, AK Parti Kadın Kolları Bodrum İlçe Başkanı Nural Altuğluoğlu ve partili kadınlar katıldı. Yaklaşık beşyüz kişinin katıldığı kutlamada, AK Partili kadınlar doyasıya eğlendi.

bodrumajans.com.tr 48


KADIN KADINA ÜRÜN TANITTILAR

“Doğallık Özünde Var” sloganı ile piyasada tanınan ve ürün yelpazesinde birçok çeşidi bünyesinde bulunduran Kayacan Lokman Hekim, Konacıklı bayanlar için bir tanıtım kokteyli düzenleyerek ürünlerini tanıttı. Isırgan otlu, bitki özlü şampuan ve saç bakımı çeşitleri barındıran yılların markası Melvita ile bakımlı bayanların tercihi ettiği ayak ve bacak bakım ürünü her türlü kozmetik ürünleri 70 bayan’a Konacık’ta gerçekleştirilen organizasyonla tanıtıldı.

KAYNAŞMA VE DAYANIŞMA GECESİ

Bodrum Kanuni Sultan Süleyman Anadolu Lisesi “Kaynaşma ve Dayanışma Yemeği” düzenledi. Ortakent-Yahşi Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlenen yemeğe Okul Müdürü Mustafa Göral Erdem, okul öğretmenleri, okul aile birliği, emekli öğretmenleri, okul öğrencileri, veliler, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve Ortakent-Yahşi Belediye

Başkanı Mehmet Onur Şahbaz ile okulun eski adıyla Bodrum Lisesi’nden mezun olan Bodrum Lisesi sevdalıları katıldı…

10. ROTARY MESLEK HİZMET ÖDÜLLERİ

MEYHANE NEYZEN

Mandalina ve portakal ağaçları arasında yazlık, şömineli eski taş ev içerinde kışlık mekanı olan MEYHANE NEYZEN’de her Çarşamba-Cuma-Cumartesi akşamları canlı müzik eşliğinde içerisinde değişik yöresel mezelerin ve lezzetlerin bulunduğu set (fix) veya alakart menü seçme şansınız var. Grup yemeklerine müsait olan MEYHANE NEYZEN Bitez’de en eski RAKICI’ nın yerinde faaliyetini sürdürmektedir. Neyzen Restoran, Bergamut Caddesi no:67 Bitez / BODRUM Rezervasyon (0549) 344 70 70

Karia Rotary Kulübü tarafından bu yıl 10. kez düzenlenen “Meslek Hizmet Ödülleri” bu yıl 5 Hizmet bir de Sosyal Sorumluluk Ödülü olarak gerçekleştirildi. Önceki yıllarda bu ödül sadece bir kişiye verilmekteydi. Karia Rotary Kulübü Başkanı Nesrin Ergün, Külüp Meslek Hizmetleri Komitesi Başkanı Sabri Atalay ve 40 üyenin katıldığı gecede mesleklerinde başarı sağlayan ve halkın takdirini kazanan Bodrum Vergi Dairesi’nde 31 yıl önce memur olarak ve başlayan ve gelir uzmanı olarak çalışmaya devam eden Mehmet Akkaya, Ortakent Aile Sağlığı Merkezi’nde doktor olarak çalışan 23 yıllık doktor Etem Köksal, 27 yıl devlet okullarında, daha sonra özel okullarda çalışan ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Bodrum Şubesi’nde çalışmalarını sürdüren emekli öğretmen Melek Öneş, 6 yıldır Bodrum Devlet Hastanesi Temizlik İşlerinde çalışan Zekeriya Çiğdem, 4 yıldır Bodrum Sağlık Vakfı’nda gönülle müzik terapisti olarak çalışan müzisyen Emirhan Güngörer’e yılın meslek hizmet ödülleri verildi. Gecede meslek hizmet ödüllerinin yanında, İbak İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkaya’ya da Kurumsal Sosyal Sorumluluk ödülü verildi. Gecede Bodrum Sağlık Vakfı’nda eğitim gören engelli öğrencilerin yaptığı seramik çalışmalar, ödül olarak verildi.

UNUTULMAZ ESERLER YORUMLANDI

Türk Sanat Müziğinin unutulmaz isimlerinden sanat güneşi Zeki Müren doğumunun 80. yılında Bodrum’da Zeki Müren Sanat Müzesi tarafından düzenlenen konserle anıldı. Zeki Müren hayranlarının büyük ilgi gösterdiği konserde sanat güneşinin unutulmaz eserleri yorumlandı.

Zeki Müren’in Sanatını ve Müziğini Koruma ve Yaşatma Derneği Türk Müziği Topluluğu’nun söylediği şarkılarla anıldı. Bodrum Belediyesi Nurol Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Yaşar Yıldız, Bodrum Turizm Danışma Müdürü Özcan Canbaz ve yaklaşık 450 sanatsever katıldı. Sanat Güneşi’nin yaşamından kesitlerin ve televizyon röportajları sinevizyon gösterisi yayınlandı. Her yıl belirlenen farklı bir konsept ile hazırlanan konser de bu yıl Zeki Müren’in plak şarkıları yorumlandı. Konserde “Şimdi uzaklardasın”, “Manolyam”, “Sorma ne haldeyim”, “Aldattın beni seviyorum diye”, “Bir gün karşılaşırsak”, “Sevemez kimse seni” gibi plak şarklarına izleyenlerde hep bir ağızdan eşlik etti. Sanat Güneşi’nin 24 eserin seslendirdiği yaklaşık 2 saat süren konseri sanatseverlerde ilgiyle izledi.

49


DEPREMZEDELER BODRUM’A GELDİ

KİLİSE İÇİN 2 BİN İMZA Bodrum’da halen halk eğitim merkezi olarak kullanılan Ortodoks kilisesi Aya Nikola’nın yeniden restore edilerek kültür turizmine açılması için toplanan 2 bin imza, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na iletilemesi için Belediye Başkanı Kocadon’a teslim edildi… İmzaların bulunduğu dosyayı Güngör Sezgün’den alan Başkan Kocadon, kültür turizmi için önemli olan Aya Nikola Kilisesi’nin aslına uygun restorasyonu için tüm hazırlıkları tamamladıklarını söyledi. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin beklediklerini belirten Kocadon, “Daha önce Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la yaptığımız görüşmelerde olumlu yanıt almıştık. İmzaların bulunduğu dosyayı en kısa zamanda Bakan Günay’a ulaştıracağım” diye konuştu

Van’daki depremde evleri zarar görerek Bodrum’a gelen aileler, ilçedeki sosyal tesislere yerleştirildi. Bodrum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre 105 kişi, Bodrum Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü ile Turgutreis Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde konaklıyor. EĞİTİM İÇİN BODRUM’A GELDİLER Van depreminin ardından turizm sektöründe istihdam edilmek üzere eğitim verilecek 80 Vanlı gencin 50’si Bodrum a geldi. 5 ay boyunca turizm eğitimi alacak olan gençlerin, turizm sezonunda otellerde istihdam edileceği öğrenildi. Gümbet’te Sami Plaza Otel’de tüm masrafları dernek tarafından karşılanacak. 5 ay boyunca verilecek eğitimde İsviçre turizm modeline yöne-

lik eğitim verileceği belirtildi. Van’dan gelen 50 gençlere aşçılık ve pastacılık eğitiminin yanında, mesleki yabancı dil, diksiyon, servis eğitimi, ön büro ve kat hizmetleri, davranış eğitimleri, spor ve animasyon eğitimleri verileceği öğrenildi.

BELEDİYE ÇALIŞANLARINA İNDİRİM KARTI

Bodrum Belediyesi’nin tüm çalışanları Bodrum Gıda A.Ş. kafeteryalarından indirimli olarak yararlanabilecekler. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon bu indirim kartlarından bir kısmını sahiplerine dağıttı. Bodrum Gıda A.Ş. Genel Koordinatörü Kemal Anter, 768 kişinin bu indirim kartlarıyla Bodrum Gıda A.Ş.’nin işletmesini üstlendiği kafeteryalarda yaptıkları harcamalarına göre % 10-20 arasında indirimden yararlanabileceklerini söyledi. İndirimli kartlardan daha önce Bodrum Gıda A.Ş. çalışanları faydalanmaya başlamışlardı.

GÜMÜŞLÜK SAKİN ŞEHİR OLMA YOLUNDA Tarihi geçmişe sahip Gümüşlük Beldesi’nin “Cittaslow Ağı”na üye olmak ve “Sakin Şehir” unvanını almak amacıyla fizibilite çalışmalarının başlandığını belirten Belediye Başkanı Mehmet Tire “Tarihi, kültürü, cennet koyları, doğası ve sessizliği ile Türkiye’nin ender cennet köşelerinden beldemizi Sesiz Şehir ünvanını alınması için gerekli kriterleri yerine getirmek için fizibilite çalışmasına başladık. Yaz aylarında radyo bile çalınmasına izin vermediğimiz beldede Cittaslow Ağı’na üye olmak için önümüzdeki günlerde meclis kararı alıp bakanlığımız aracılığı ile müracaatımızı yapacağız” dedi.

bodrumajans.com.tr 50


KAYMAKAM SORUNLARI DİNLİYOR

50 YILLIK ÖZLEM BİTİYOR BODRUM İÇME SUYUNA KAVUŞUYOR

Bodrum Acil İçmesuyu Tesisleri İnşaatı Devir Teslim Protokolü imzalandı. İmzalanan protokolle Bodrum Yarımadası’na getirilmekte olan içme suyunun dağıtımı Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği’ne devredilmiş oldu. Bodrum yarımadasına içme suyu getirilme çalışmaları hakkında Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan’a bilgi veren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon “2012 yılının Nisan ayından itibaren Bodrum Yarımadası’na su basmaya başlayacağız.” dedi. Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan da imza töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi; Bu protokolden sonra belediyelerimiz kendi iç şebekeleri yardımıyla bu suyu vatandaşlarımıza sunacaklar. Bu çok büyük bir hizmet. Çünkü bugüne kadar bir çalışma yapılmamış. İçme suyu insanın en zorunlu temel maddesi. Ben de böyle bir imza töreninde bulunmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun. DSİ 21. Bölge (Aydın) Müdürü Ali Rıza Diniz Bodrum’a içme suyu getirilmesi konusunda 10 yıla yakın bir uğraş verildiğini söylediği konuşmasına şöyle devam etti; 5 yıllık bir inşa süresi sonunda bugünlere gelindi. Kazasız belasız bir şekilde tamamlandı. Bodrum Yarımadası’na hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyoruz. Bu tesis içme suyu tesisidir, kullanma suyu değil. Bu, Bodrum’un 30 yıllık su ihtiyacını karşılayacak bir su. Devlet bu tesisler için yaklaşık 100 milyon TL’lik bir yatırım yaptı. Bundan sonraki süreçte Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği hizmet alımı ihalesi sonrası personel alımı ile işletmesini yapacak, BOSKİ de teknik destek verecek

Bodrum Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan esnaf ile yaptığı toplantıda ciddi uyarılarda bulundu. Önümüzdeki turizm sezonunda en büyük ve ciddi sorunun hanutçuluk olduğunu belirten Gödekmerdan “Yeni geldiğim için beni tanımıyorlar, benim bile kolumdan tutup restorana ve dükkanın içine çekmeye çalışanlar var, 21. yüzyılın turizm kentine bu davranışlar yakışmıyor, bin bir zorluklarla ülkeye getirilen turisti rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok. Hanutculuğun bitirilmesi için her türlü ağır ve zorlayıcı tedbiri alacağız” dedi… Bodrum Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan çarşı esnafının sorunlarını dinlemek ve kronikleşen sorunlara çözül amacı ile Gözen Otel’de düzenlenen Çarşı Esnafının Sorunları ve Çözümleri isimli kahvaltılı toplantıya katıldı. Yaklaşık 30 esnafın katıldığı toplantıda esnafın sorunlarını dile getiren otel işletmecisi Yunus Gözen, turizmde hanutculuk, gürültü, görüntü kirliliği, fahiş fiyata mal satma gibi konularda yerel yetkili ve kaymakamlığa yardımcı olacak esnaf ve vatandaşların yetkili birim bulmakta güçlük çektiklerini belirterek “Duyarlı vatandaşlar kiminle muhatap olacaklarını bilemedikleri için yapılan bazı yanlışları da görmezden gelmek zorunda kalıyorlar. Bu nedenle bir birim oluşturulması doğru olur, ayrıca çalışacak personelin sadece oteller için yetiştirilmesi değil her türlü iş kolunda mutlaka turizm eğitim nitelikli eleman çalıştırılmalı, bu nedenle turizm bölgelerinde çalışacak personelin eğitimi zorunlu hale getirilmeli “ dedi.

Bodrum Çarşısını Görmeden Giden Turist Var

Gözen, üç yıl önce hizmete açılan yeni yolcu gemisi iskelesine yanaşan dev yolcu gemileri ile gelen turistlerin tur arabaları ile belirli alışveriş merkezlerine götürüldüğünü, turistin çarşı merkezine getirilmediğini belirterek “Bodrum’a gelen turist gerçek Bodrum’u görmeden ilçeden ayrılıyor” dedi.

Gödekmerdan “Bana da Hanutculuk Yaptılar”

Esnafın sorununu dinleyen kaymakam Gödekmerdan “Turistlere dağların tepelerine dolaştıracaklarına çarşı merkezlerine getirsinler, bu tür insanlarla birlikte mücadele edeceğiz, ancak asıl mücadele etmemiz gereken konu hanutculuk. Hanutculuk turizm bölgelerinin kanayan yarası haline geldi. Gece günüz dolaşıyorum. Yeni geldiğim için beni tanımıyorlar, benim bile kolumdan tutup restorana ve dükkanın içine çekmeye çalışanlar var, 21. yüzyılın turizm kentine bu davranışlar

yakışmıyor, bin bir zorluklarla ülkeye getirilen turisti rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok. Bodrum’da hanutculuk sorunu yıllardır çözülmediği için mega hanutculuk haline dönüşmüş. Hanutculuk ile mücadele eden zabıta ve polise, bazen müşteriye de esnafın birlik olarak üzerlerine yürüme ve tepki gösterme gibi davranışları olduğunu biliyoruz, buna müsaade etmeyiz. Hanutculuğun bitirilmesi için her türlü ağır ve zorlayıcı tedbiri alacağız” dedi.

Elimizden geldiğince size hizmet edeceğiz

Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan, göreve geldiği günden bu yana, bir program dahilinde düzenli olarak Bodrum’un Beldeleri ve Köylerine ziyaretlerde bulunuyor. Gödekmerdan Yeniköy ve Mazı köylerinde vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyarette bulunduğu Yeniköy’de köylülerin sıkıntılarını birebir köy muhtarı ve köy halkından öğrenme imkanı bulan Kaymakam Gödekmerdan köylülerin geçim kaynakları, köydeki genç nüfusun iş ve eğitim durumu hakkında da bilgi edindi. Mazı’da ise, köyünün en büyük sorunun su sıkıntısı olduğunu ve sondaj tamamlandıktan sonra bu sorunun tamamen halledileceğini ifade etti. Gödekmerdan, Mazı köyünde temeli kazılmış fakat inşası gerçekleştirilmemiş köy okulunun tamamlanması içinde, gerekli mercilerle görüşme yaparak tamamlanması yönünde çalışmalarının olacağını sözlerine ekledi. Köylülerin sıkıntılarını dikkatli bir şekilde dinleyen Kaymakam Gödekmerdan: “Bizler sizin hizmetinizdeyiz, yanınızdayız. Bütün kurumlarımızla berber elimizden geldiğince size hizmet edeceğiz” diye konuştu. Bodrum Kaymakamı Dr. Mehmet Gödekmerdan, köy gezilerini Yakaköy ve Dağbelen köyü ziyaretleriyle tamamladı.

51


GÜMÜŞLÜK 2012’DE DE KLASİK MÜZİĞE DOYACAK

MASTER ATLETLERDEN MADALYA YAĞMURU

Bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilecek olan Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali çalışmaları başladı Gümüşlük Beldesinde gerçekleştirilen ve uluslar arası düzeyde tanınan Klasik Müzik Festivalinin bu yıl 8’incisi gerçekleştirildi. 2012 yılı Haziran ve Ekim ayları arasında gerçekleşecek olan 9’uncu Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali için Gümüşlük Kültür ve Sanat Derneği, Gümüşlük Belediyesi, Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası, TURSAB, Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu ve Festival Komitesi temsilcileri değerlendirme toplantısı için bir araya geldi. Toplantıda 2012 yılında gerçekleştirilecek olan konserlerin tanıtımı, planlanması, koordinasyonu, gibi konular görüşüldü. Festivalin sanat yönetmenliğini yürüten Eren LEVENDOĞLU bu koordinasyon toplantılarının her ay yapılacağını belirtti. Toplantıya bizzat Gümüşlük Belediye Başkanı Mehmet TİRE’de katıldı. Tanıtım için broşür ve afişlerin hazırlanması, konser programının belirlenmesi, tanıtım desteği için Bodrum Belediyeler Birliği ile iletişime geçilmesi kararları alındı.

GÜMÜŞLÜK FESTİVALİ İÇİN AFİŞ YARIŞMASI YAPILACAK Gelecek yıl 9.kez düzenlenecek olan Uluslar arası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin tanıtımında kullanılacak afiş için yarışma düzenlendiği belirtildi.Gümüşlük Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen afiş yarışmasında ödüle layık görülen afiş tasarımı, 9 Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin tüm afiş, broşür, billbord ve görsel malzemelerinde de kullanılacak. Dernek Başkanı Mesut Pekergin 31 ocak tarihine kadar tasarımcıların eserlerini derneğe teslim edebileceklerini belirterek “Şubat ayının sonunda jürimiz kazanan eseri duyuracak. Ve kazanan esere 1000 TL: ödül verilecek. Yarışmanın resmi şartnamesi ve daha detaylı bilgiler festivalin resmi internet adresi www.gumuslukfestival.org ‘dan temin edilebilir” dedi.

Bodrum da atletizm sporu ile uğraşan master atletler bir hafta içerisinde katıldıkları yol yarışmalarından 5 madalya ile döndü. İzmir ve Muğla’da da yapılan bölge şampiyonalarında madalya alan atletlerin Türkiye ve Balkan şampiyonalarına hazırlandıkları belirtilirken iki ay önce spora başlayan 35 yaşındaki bir çocuk annesi Gültem Adalı Dündar’ın girdiği ilk yarışmada birincilik madalyası alması sevindirdi... Eski milli atlet ve milli takım antrenörü ve DHA muhabiri Yaşar Anter, eski milli maratoncu kaptan Hamit Bilge ve Metro Grossmarket’te personel yöneticisi olarak görev yapan Gültem Adalı Dündar Muğla’da düzenlenen ve 170 kişinin katıldığı Atatürk’e Saygı Yol Koşusu ile İzmir’de düzenlenen 6806 kişinin katıldığı Ata’dan Ana’ya yol koşusuna katıldılar.

BODRUMSPOR KARATE TAKIMI’NDAN 17 MADALYA

İstanbul da yapılan ve 18 ülkeden 850 sporcunun katıldığı Avrupa Shotokan Karate Şampiyonasında Bodrumspor Karate takımı 17 madalya kazandı. 8 Altın madalya, 2 gümüş madalya ve 7 bronz madalya kazanan çocuklarımız Bodrumun gururu olmaya devam ettiler. Yarışmalarda Efe Bestelci 2 altın madalya, Kayra Sezgin 2 altın madalya, Senanur Tarakçı 1 altın ve 2 bronz madalya, Edanur Tiryaki 1 altın

KÜÇÜK HALİKARNAS BALIKÇILARI Bodrum Denizciler Derneği, Halikarnas Balıkçısı’nı Anma ve Yaşatma Girişimcileri, Bodrum Belediyesi tarafından organize edilen, “Halikarnas Balıkçısı anısına Yazalım, Çizelim, Boyayalım” resim ve öykü yarışmasına katılan çocuklara ödül olarak verilen tekne gezisi Okul Gemisi ile yapıldı. Teknenin kaptanlığını’da yapan Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Demiröz, Kilisebükü ile ilgili bir termal sondaj çalışması yapıldığından bahsederek, “Bakir koylarımızı tek tek yitiriyoruz. Kilisebükü’de insanoğlunun hırsına kurban edilmek isteniyor. Bizler elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.Umarım Kilisebükü’nün bu güzel halini yıllar sonra gelince de böyle bulursunuz” diyerek, hassasiyetini dile getirdi.

bodrumajans.com.tr 52


BU AY

ve 1 bronz madalya, Dilek Çelik 1 altın ve 1 gümüş madalya, Avşin Barut 1 altın ve 1 gümüş madalya, Emirhan Tarakçı 2 bronz madalya, Ela Ay 1 bronz madalya, Enver Barut 1 bronz madalya kazandılar. Teknik direktör Fatih Uzunlulu, “Sporcularımızın uluslar arası başarıları gün geçtikçe çoğalarak artıyor, önümüzde yine bir çok uluslararası turnuva var yılmadan büyük bir azimle çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

CEZMİ ERSÖZ OKUYUCULARI İLE BULUŞTU

Bodrum’a yerleşen Cezmi Ersöz, Bitez’deki Rengarenk Kafe’de düzenlenen söyleşiye katıldı. Bodrum’da bir roman, bir tiyatro ve bir şiir antolojisi kitabı hazırladığını belirten Ersöz okuyucuları ile buluştu. Kitaplarını imzalayan kitaplarının içeriği ile ilgili bilgi vermedi.

TED KOLEJİ’NİN TEMELİ ATILDI Türk Eğitim Derneği’nin 25. okulunun temeli düzenlenen tören ile Bodrum’da atıldı. 2012 -2013 öğretim yılında hizmete girecek ve 10 milyon TL’ye mal olacak okulun ilk etapta okul öncesi ve ilköğretim bölümlerinin açılacağı belirtildi. Temel atma töreni öncesinde TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, TED Bodrum Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erken, TED Ankara Koleji Vakfı Başkanı Sunullah Sanırlı, proje mimarı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, basın mensuplarına kolejle ilgili bilgi verdi. Ortakent-Yahşi Beldesi Kemer Mevkii’nde yapılan TED Bodrum Koleji’nin temel atma töreni Otel’den yapılan canlı bağlantı ile gerçekleştirildi. 20 dönüm arazi üzerine kurulacak kolejinin, 15 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olacağı ve 900 öğrencinin eğitim görebileceği belirtildi… Türkiye’deki 25. TED Koleji olan eğitim merkezinde anaokulu, ilköğretim okulu ve lise öğrencilerinin eğitim göreceği merkezde, 525 kişi kapasiteli konferans salonu, açık-kapalı yarı olimpik yüzme havuzu, içersinde birçok alternatif spor dalının yapılabildiği kapalı spor salonuna da yer alacak. Durumu iyi olmayan öğrenciler içinde ücretsiz, tam burslu olarak eğitim imkanı sağlanacağı belirtildi.

53


Bodrum’un Gazetesi

ARALIK 1983 OCAK 1984

HAFTADA BİR CUMA GÜNLERİ YAYINLANIR

20 Lira

Merhaba Kurucusu: Ender Uslu

Bodrum, Marmaris ve Datça yöresinde çıkarılan süngerler Bodrum Su Ürünleri Tesislerinde işlenerek ihraç edilecek. Bodrum, Marmamaris ve Datça yöresinde çıkarılan süngerlerin bundan böyle Tarım ve Orman Bakanlığı Bodrum Su Ürünleri ve Süngercilik Enstitüsünde işlenerek ihraç edileceği bildirildi. (A.A.) Muhabirinin edindiği bilgiye göre, tesis yokluğundan, daha önce Yunanistan Havuzları’nda işlenen Türk Süngerleri bu nedenle değer kaybediyor, üreticiden düşük fiyatla alınıyordu. Yetkililer, yeni istasyonun hizmete girmesi ile yılda yaklaşık 400

milyon lira döviz elde eileceğini söyledi. Bilindiği gibi Muğla’nın deniz kıyısı olan ilçelerden yılda toplam 15 ton sünger çıkarılmakta, bu sünger Yunanistan, İtalya ve Fransa’ya satılmaktadır. 22 Havuz Yapılacak Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından bu amaçla Bodrum Süngercilik Enstitüsünde 22 adet havuz yapılacağı, bu amaçla 50 milyon liralık ödenek ayrıldığı bildirildi.

Bodrum, İmar Affı Kanunu kapsamı dışında bırakıldı Resmi gazetenin 18 Kasım 1983 tarihli 18225 sayısında yayınlanan 83/7222 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararında Bodrum Merkez ve bir kısım köylerinin 16/3/1983 tarihli 2805 sayılı İmar Affı Kanunu kapsamı dışında bırakıldığı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığın’nın 26.9.1893 tarihli ve 02.2.750/8213 sayılı yazısı üzerine İmar Affı Kanununun 3. Maddesine istinaden alınan bu karar Bodrum merkezde eski imar planına göre Belediye sınırları içerisinde kalan tüm yerleşim yerleriyle bir kısım köyleri etkiliyor. İlçemiz ve köylerden yaklaşık 1700 başvurunun İmar Affı kapsamı dışında bırakıldığı bakanlar kurulunun bu kentsel, doğal ve arkeolojit sit bölgesi oldukları gerekçesiyle aşağıdaki yerleşim yerlerini etkiliyor. Bodrum merkez (Gümbet, gecekondu bölgesi, yeni yolun üstü, Barış, TMT ve İçmeler hariç) Ortakent, Dirmil, Gökçebel, Termessos (Kadyanda), Badem adaları, Karyanda (Sıralar kalesi), Salih adası, Kocadağ, Kovukçal, Karaada, Büyük Keneli tepesi, Büyük Çevrim, Alazeytin kalesi, Theangela, Çilek kalesi, Termara, Çıfıt kalesi, Torba, Demir, Pedasa, Gökçeler kalesi, Ören avlusu, Oyuklu dağ, Güvercinlik, Yalıkavak, Gebe kilise, Karatoprak bucağı, Karakaya köyü, Gümüşlük mevkii, Mindos kenti, Türkbükü köyü ve çevresi.

1984 yılı sonunda hizmete girecek olan sünger işleme havuzları ile Türkiye’de ilk kez kendi süngerlerimizi kendimiz işleyecek ve bu şekildeihraç imkanı bulacağız. Öte yandan, Bodrum Su Ürünleri Tesislerinde sünger avcıları için 75 milyon lira sarfı ile (vurgun)’a karşı basınçlı odalar yapımına başlandığı bildirildi. Bugüne kadar deniz dibinde vurgun yiyen balıkçı ve süngerciler, İstanbul Çubuklu’da tedavi görüyorlardı. Yeni kurulacak basınçlı odalarla,

vurgun’a uğrayan balıkçı ya da süngercinin ilk tedavisi buralarda uzman hekimler tarafından yapılacak. Süngerde Standartlaşmaya Gidiliyor Tarım ve Orman Bakanlığı ile TSE arasında yapılan görüşmeler sonucu ülkemizdeki süngerlere standart getiriliyor. “TSE” damgası taşıyan süngerlerin dış pazarlarda daha çok alıcı bulacakları bu uygulama ile yurda giren döviz miktarının artacağı ifade edildi.

Kısa Haberler Dalaman ilçe oldu

Daha önce Köyceğiz ilçesine bağlı olan Dalaman kasabası Milli Güvenlik Konseyi’nce kabul edilen yasa gereği ilçe oldu.

Mumcular Belediye Başkanı değişti Mumcular’ın bir yıldan beri Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Yaşar İyibilir, başka göreve atandı. Yaşar İyibilir’den boşalan Belediye Başkanlığı görevine Fevzi Topanoğlu getirildi.

Ekmeğe zam yapıldı Daha önce 500 gramı 25 liraya satılan ekmeğin bundan böyle 520 gramı 30 liraya satılacak.

Ahtapota büyük hücum var Bodrum’da büyük zevkle yenen ahtapot karaborsaya düştü. Turizm mevsiminde adeta kapışılması nedeniyle avcılar şimdiden yaz için ahtapot stok etmeye başladılar.

1980/1991 yılları arasında yayınlanan Bodrum’un Haftalık Gazetesi MERHABA’nın arşivinden derlenmiştir.

54


Ayın Anketi Bakıpduru Sayılarla Bodrum Net Bakış Şifahanem Lezzet Ustaları Karikatür Ödüllü Bulmacalar

55


Sayılarla BODRUM...

 38,000

Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli 148 tesiste 38 binden fazla yatak var.

 18,000

5 yıldızlı 24 tesis var. Yatak kapasiteleri 18 bin düzeyinde.

 39

Bodrum vergi gelirleri açısından bakıldığında iller arasında 39. sırada yer alıyor.

 % 25

Muğla’nın gelirlerinin %25’i Bodrum’dan sağlanıyor.

56

 31.000

Belediye belgeli tesislerin yatak sayısı 31 bin dolayında.

 6,000

Charter sefer yapan 600 tekne var. Bunların yatak kapasitesi 6 bini buluyor.

 700 $

Turist kişi başına ortalama 700 dolar harcıyor. Deniz yoluyla gelenler bunun üzerine çıkıyor.

 72

Bodrum’da 72 banka şubesi var. Muğla’nın merkezinde 14 civarında.

Kaynak: Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un 11/12/2011 tarihli Haürriyet Gazetesi söyleşisi.


BİL, DAVETİ SEN KAZAN

.

BU GÖRÜNTÜ HANGİ RESTORANDAN ?

 1.750 milyar $

Bu görüntünün hangi restorandan olduğunu biliyorsanız, bodrumajans@gmail.com adresine adınızı, soyadınızı, mail adresinizi, telefon numaranızı ve tahmininizi yazıp gönderin. Doğru tahminde bulunan 5. kişi bu restoranda bir yakını ile birlikte davetli olacak.

Bodrum’un bu yıl turizm geliri 1 milyar 750 milyon dolara ulaştı.

 25/%15

%

Yerli turist yüzde 25. Yabancı turist yüzde 15 arttı.

 46

2011 yılında Bodrum genelinde 46 mavi bayrağımız dalgalandı.

 990

TAPDK’dan alkollü içki belgesi almış işletme sayısı 990. Ankara’da bu sayı 960’da kalıyor.

Önceki sayıda yayınladığımız görüntü TATLI KAŞIĞI’na aitti. Doğru tahminde bulunan talihli okuyucumuz Emrah Yeles geçtiğimiz ay bir yakını ile birlikte TATLI KAŞIĞI’nın konuğu oldu. TATLI KAŞIĞI Oasis Avm.’de. Tel: 317 30 38

57


A yın A nketi

a b c d e

33 6 33 21 6

2012 yılından beklentiniz hangisi? %6

% 21 % 33

% 33 %6 ANKET KATILIMCILARININ TERCİHİ

- Mutluluk - Başarı - Huzur - Kazanç - Sağlık

Geçtiğimiz ay, Bodrum Bülten’in www.bodrumajans.com.tr sitesi anket bölümünde, “2012 yılından beklentiniz hangisi?” dedik ve aşağıdaki şıkları sıraladık.

YENİ YIL MUTLULUK VE HUZUR GETİRSİN... Yine bir seneyi daha geride bıraktı Bodrum ve tüm dünya. Dolu dolu, acılı tatlılı, kimine göre yavaş kimine göre hızlı hızlı geçti bir yıl daha… Ve yine başladık yeni yıl için yepyeni hayaller kurmaya.

l Mutluluk l Başarı l Huzur l Kazanç l Sağlık Oylama sonuçları, katılımcıların Mutluluk ve Huzur istediği sonucunu ortaya çıkardı. İki şıkkın toplamı % 66 Başarı, Kazanç hatta Sağlık katılımcıları pek ilgilendirmiyordu. Üç şıkkın toplamı % 34. Biz bir de Bodrum’da yaşayanların tercihini öğrenelim istedik...

58

Her ay olduğu gibi sitemizin anketinde yine bir soru yönelttik, bu sefer sorumuz “2012 yılından beklentiniz hangisidir?” oldu, şıklarımız ise “Mutluluk, Sağlık, Kazanç, Başarı, Huzur”… Yıllar yılı başı çeken Sağlık şıkkı bu sene için yerini Mutluluk ve Huzura bıraktı. Demek ki Sağlık-Para-Başarı… Hepsinden önce insanlar artık Mutlu ve Huzurlu olmak istiyorlar. Biz gene de birde yüzyüze soralım istedik. Rasgele... Bakalım buradan ne sonuç çıktı. O zaman ne diyelim, Mutlu-Huzurlu Yıllar...


beklentiniz hangisi MUTLULUK l BAŞARI l HUZUR l KAZANÇ l SAĞLIK

Mutluluk

BODRUM’DA YAŞAYANLARIN TERCİHİ

Kader Onay (Serbest): Mutluluk. Çünkü mutluluk kalan tüm güzel şeyleri içinde barındırır. Selin Bakan (Dagi Mağazası Satış Elemanı): Yeni yıldan beklentim Mutluluk. Çünkü Mutluluk kaynağım şu an uzaklarda ve ben mutluluğuma bu yıl yeniden, çabucak kavuşmak istiyorum. Emine Ağan (İK ve Eğitim Uzmanı): Mutluluk. Çünkü bence, geriye kalan her şeyi kapsıyor...

Başarı

Zeynep Can (Öğretmen): Bu yıldan beklentim başarı. Çünkü bu yıl Almanya’ya gitmek ve öncesinde de devam ettiğim kursları bitirmek gibi planlarım var. Yani bu yılki isteğim hedeflerime ulaşabilmek, bunun yolu da başarıdan geçiyor. Ufuk Çırakoğlu (Aşçı): Başarı diyorum, çünkü ulaşmak istediğim bi hedef var. Zeynep Lapaoğlu (Baskın Dijital Sahibi): Yeni yıldan beklentim yeni iş için “başarı”. Başarılı olursam ayakta kalabilirim, ayakta kalınca da para kazanabilirim. O yüzden önce başarı.

Huzur Suzan İnsuyu (Herry Mağazası Satış Elemanı): Her zaman yeni bir yıldan huzur getirmesini dilerim. Çünkü Huzur, her türlü güzelliği beraberinde getiriyor zaten... Huzurlu olunca sağlıklıyız, mutluyuz, başarılıyız ve bunların hepsinin sonucunda da kazançlı oluyoruz bence. Melisa Anafarta (Turizmci): Yeni yılda daha huzurlu bir dünyada yaşamak adına “huzur” diliyorum...

Kazanç Dilay Ertuna: Kazanç. Çünkü kazanç; mutluluk, huzur ve başarıyı beraberinde getirir. Alper Tanış (Muhasebeci): Kazanç. Çünkü şu anda eksikliğini en çok hissettiğim şey o, kazanmam gerekenleri alamıyorum ve yeni yılda alabilmek istiyorum .

Erim Önüt (Armağan Çiçekçilik Sahibi): Kazanç. bu senenin güzel bir sene olacağına inandığım için zaten mutluyum ve huzurluyum. E sağlık da iyi, kötü olunca düşünüyo insan onu. Bol bol çalışıp bol bol kazanmaya bakıcaz yeni yılda Erdem Saatcılar (İk Uzmanı): Kazanç bekliyorum yeni yıldan. Giderek zorlaşan hayat şartları olsun, dünya ekonomisinin durumu olsun, evdeki finansal durum olsun; istemeden de olsa 2012’den beklentilerimi maddiyata yönlendirmeme neden oluyor. Sezen Erbin (Seray Otel Sahibi): Kazanç diyorum ve yeni yıldan mutluluk, huzur, başarı,sağlık ... hepsini kapsayan bir kazanç bekliyorum.

Sağlık Serdar Özcan (Meltem Parfümeri Sahibi): Yeni yılda sağlık istiyorum. Sağlık beraberinde yenilikler doğurur. Biz sağlıklı olmadığımız sürece yeni bir mutlukluk, yeni bir başarı kazanmamız mümkün olmaz. Onur Kapan (Şef Garson): En önemlisi Sağlık. O olmadan hiçbir şeyin değeri yok. Sağlık, Allah’ın insana bahşettiği en değerli hediyedir bence. Burcu Coşgun (Grafiker): Sağlık. Aslında herkes kendisinde eksik olanı ister, Allah’a şükür sağlığım yerinde ama ben şöyle düşünüyorum; Eksiliğini asla yaşamamam gereken şey ve her şeyin başı sağlık, bence. İlayda Eryücel (Mutfak Tasarımcısı): Sağlık diyorum çünkü diğer seçenekler sağlık olmadan hiçbir işe yaramaz.

59


YAŞARKEN

Hazırlayan: CANSIN YUNT

K Yine bir yıl bitiyor ve yeni bir yılın enerjisiyle kendimizde de değişimlere yeni biri olmak için girişimlere başlıyoruz. Yeni yılın getirdiği coşkuyla verdiğimiz kararlarda da biraz daha ısrarcı veya niyetli olmak da başarıyı tetiklemekte. n Mutfağınızı düzenlemekle başlayın; çekmecelerde ya da buzdolabınızda bulunan bütün şekerli, yağlı abur cuburları, cipsleri, asitli içecekleri atıp yerlerine daha sağlıklı seçenekler yerleştirin.

n Yemeklerinizde krema, mayonez, margarin ve tereyağı fazla kullanmayın, az sıvı yağlı tercih edin.

n Tam yağlı yoğurt, süt ve peynirinizi en azından yarım yağlı ürünlerle değiştirin.

n Kompleks karbonhidrat ve posa miktarını arttırın. Günde toplam 5-6 porsiyon ekmek, baklagiller, sebze, meyve ve tahıllardan gelecek şekilde kompleks karbonhidratlar yiyin.

n Beyaz ekmek alıştığımız bir tat ama ara ara çavdarlı, tahıllı, tam buğday ekmeği de tüketmeye hatta mümkünse alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalışın.

n Protein tüketiminizi ihtiyacınıza göre belirleyin, yağsız veya yağı azaltılmış ürünleri tercih edin. Et tüketiminiz fazlaysa yağ tüketiminizde artacaktır.

n Tükettiğiniz çay, kahve içerisine eğer şeker ilave ediyorsanız ya şekersiz içmeye çalışın yada bitkisel tatlandırıcıları tercih edin.

n Haftada 2 kez balık tüketmeye çalışın, yararlı etkisinin artması için asla kızartmayın.

n Asitli içecekler, meyve suyu yerine ayran, soda, şekersiz limonatayı tercih edin. n Günlük tükettiğiniz çay ve kahveyi azaltın ye-rine bitki çaylarını deneyin. n Günde 2-2,5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin, suyu yemeklerle beraber değil yemek öncesinde yada sonrasında tüketmeye çalışın. n Hayatınızdaki üç beyazın tüketimini azaltın; tuz, şeker, un, tuz yerine baharatları, şeker yerine bitkisel tatlandırıcıları, beyaz un yerine kepekli, tahıllı un ürünleri tercih edin. n Beslenmenizdeki her türlü yağ miktarını azaltın. Günlük almanız gereken yağ miktarını %25-30 ile sınırlayın.

60

n Meyve tüketimine özen gösterin ama miktarını da artırmayın, ara öğünlerde 1 porsiyon tüketin. n Her öğün lif almaya çalışın, sebze çorba, salata veya sebze illaki tüketmeye çalışın. Hem vitamin ve mineral ihtiyacınız için, hem sindirim sisteminizin düzenli çalışması için hem de yediğiniz yiyeceklerdeki yağın depolanmadan atımını hızlandırmak için. n Salatalarınızda koyu renkli sebzeleri tercih edin, kansere karşı en fazla koruyucu etkiye sahiptirler. n Yemeklerinizi, çorbalarınızı baharatlandırın. Kimyon sindirimi hızlandırır, gaz problemini azaltır. Kırmızı biber metabolizmayı hızlandır, düzenli tüketildiğinde kilo vermeye de yardımcıdır. Tabi mide problemleriniz yoksa.

n Asla öğün atlamayın, sık sık ve az yemeye çalışın. n Yiyecekleri kızartmayın, fırında, ızgara, buğulama, haşlama tekniklerini uygulayın. Hem besinsel değerlerini kaybetmeyecekler hem de kanserojen etkisi olmayacak. n E vitamini, selenyum, magnezyum, çinko’dan zengin kuruyemişlerden her gün toplam 10-15 adet tüketin. Kalp sağlığı, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, konsantrasyon problemlerinin giderilmesi, anti kanserojen etkilerinden dolayı düzenli tüketimi önemli. n Yemeklerinizi hızlı yemeyin, küçük lokmalar halinde yavaş yavaş yemeğe çalışın. Hızlı yemek hem sindirim asit salgılarının yavaş salgılanmasını hem de kilo artışını tetiklemektedir. n Alkol tüketiminizi azaltın, tüketiyorsanız kalp sağlığı için daha faydalı olan şarabı tercih edin. n Kilo probleminiz varsa vermeye çalışın bilin ki her fazla kilo hastalıklara da davetiye çıkartmaktadır. n Düzenli spor yapın, hem kilo kontrolü için hem de psikolojik ve fizyolojik sağlığınız için mümkünse her gün en az yarım saat yürüyün. n Daha mutlu, sağlıklı, stressiz ve formda bir yıl geçirmeniz dileğiyle..

Dyt. Özlem Sert Aydın


Marina Vista Otel

Hazırlayan: ONUR YUNT

Hindi Dolması ve Elmalı - Bademli Tart Hindi Dolması Malzemeler (2 kişilik): Hindi için: • 1 adet bütün hindi • 1 adet soğan • 2-3 diş sarımsak • kekik, fesleğen, kırmızı toz biber, karabiber İç pilavı için: • 1,5 su bardağı pirinç • 1 adet orta boy kuru soğan • Yarım paket tereyağı • 1 yemek kaşığı çam fıstığı • 2 yemek kaşığı kuş üzümü • 1 çay kaşığı karabiber • 1 çay kaşığı tarçın • 1 tatlı kaşığı şeker • 1 tatlı kaşığı tuz Yapılışı: Kuru soğanı ve sarımsakları bir kaba rendeleyin. İçerisine baharatları ekleyip, iyice temizlediğiniz, tütsülediğiniz hindiye sürün. İyice yedirin ve iki saat bekletin. Diğer yandan, iç pilavı hazırlayın. Yarım paket tereyağı içinde ince doğranmış bir adet soğanı kavurun. Çam fıstıklarını ilave edin ve kavurmaya devam edin. Daha sonra pirinci ilave edin ve 10 dakika kadar kavurun. Üzerine bir çay kaşığı karabiber, tarçın, kuş üzümü, tuz, bir tatlı kaşığı toz şekeri ilave edin. Biraz daha kavurup üzerine 1,5 bardak sıcak su ekleyin. 20 dakika kadar kaynatın ve pilavı demlenmeye bırakın. Hindinin içersine demlenen iç pilavı doldurun ve hindiyi dikin. Tepsinin yarısına kadar su koyup fırına verin ve 4 saat kadar fırında pişirin. Arada sırada suyundan üzerine gezdirin ki hindi kurumasın. Ayrıca hindiyi fırına vermeden önce üzerine yoğurt sürerseniz daha iyi kızarmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca Hindi kızardıktan sonra içinin de iyi pişmesi için üzerini folyo ile kaplayıp bir süre daha fırında tutabilirsiniz. Böylece hindiniz yanmayacaktır.

Elmalı ve Bademli Tart Malzemeler (6-8 kişilik): • 6 adet sert elma tercihen Granny Smith • 1 limonun suyu Badem Kreması İçin • 30 gr. Elenmiş pasta şekeri • 30 gr. Yumuşatılmış tereyağı • 50 gr. Öğütülüp elenmiş badem • çırpılmış yarım yumurta • 3 yemek kaşığı sade krema, üzerine sürmek için Ballı Tereyağı İçin • 2 yemek kaşığı bal • 45 gr. Tereyağı • 1.5 yemek kaşığı Calvados • 3 yemek kaşığı sek beyaz şarap Süsleme İçin Bir miktar ahududu birkaç yaprak nane Yapılışı: 23 cm. çapında ve kenarları tırtıklı bir tart kalıbına hamuru yerleştirin. Buzdolabında soğutun. Badem kreması için: Pasta şekeriyle tereyağını krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yavaş yavaş bademi ve çırpılmış yumurtayı ekleyin. Badem kremasının yarısını düzgün bir tabaka halinde kalıptaki hamurun üzerine yayın. Elmaların kabuklarını soyun. Kabukları bir kenara ayırın. Elmaları uzunlamasına ikiye kesip çekirdeklerini çıkartı; liman suyu ile ovun. Elmaları ince dilimler halinde kesip bademli kremanın üzerine dekoratif daireler şeklinde dizin. Fırın tepsisine yerleştirerek 200 C (400 F) ısıtılmış fırında 20 dk. Pişirin. Bu arada, elma kabuklarıyla ballı tereyağını hazırlayın. Sıcaklığını koruyacak şekilde bekletin. Badem kremasının kalanına sade kremayı katın. Tart pişince, bu karışımı düzgün bir şekilde elmaların üzerine yayın. Sıcak ızgarada üzerini kızartın. Tartı bir servis tabağına koyun, ahududu ve nane yapraklarıyla süsleyin. Dilimleyip ballı tereyağı ile servis edin. Afiyet olsun.

Neyzen Tevfik Caddesi No: 168 Bodrum - Tel: 0252 313 03 26

61


net b@kış

CANSU TÜRKDOĞAN ŞİMŞEK

cansu@cansui.com

Matrak Görüntüler • İlginç Siteler • Farklı Görüşler • Gırgır Sözler

NASI YANi

LÜZUMSUZ BİLGİLER… İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206’ya düşüyor. Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz. Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97-72-82 cm olacaktı. Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.

ÇİNLİ BİLGENİN ERKEKLERE 5 OĞÜDÜ 1- Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir kadın bulman önemlidir. 2- Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir kadın bulman önemlidir. 3- Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadın bulman önemlidir. 4- Seninle aşk yapmayı seven bir kadın bulman önemlidir. 5- Bu dört kadının birbirlerini tanımamaları çok daha önemlidir.

bil bildir

1- 2011 yılında Bodrum kıyılarında kaç tane Mavi Bayrak dalgalandı? 2- İki bin imzanın toplandığı kampanya ne içindi? 3- Aralık ayında, iki filmle seyirci karşısına çıkan genç sanatçı kim? 4-Unutulmaz eserlerin yorumlandığı konser, kim için gerçekleştirildi? Soruların doğru yanıtlarını sırayla, alt alta yazıp fax ya da e-mail yolu ile bize ulaştıranlar 2012 BODRUM AJANS İŞ REHBERİ’ne sahip olacak. BODRUM AJANS • Fax: 316 44 42 • info@bodrumajans.com.tr • Caferpaşa Cad. 52/3 Bodrum

62

Yufka yüreğini ... herkese açarsan k Kol böreği olara sana geri döner


KARİKATÜR

ALİ ŞUR

Ali Şur’un diğer karikatürlerini bodrumbülten.com sayfalarında bulabilirsiniz...

63


Hazırlayan: SERKAN ŞİMŞEK

DİJİTAL KONTAK LENS

Washington Üniversitesi’ nden bir ekibin geliştirdiği bu lens ile Teminatör ve benzeri filmlerde gördüğümüz sahneler gerçeğe dönüşebilir. Kontak lensin içine mini bir çip, alıcı, sensör ve piksel ayarlayan bir mekanizma yerleştiren ekibin yaptığı ilk testler olumlu. Uzmanlar, bu teknoloji sayesinde, bugün bilgisayar ve telefon gibi dışsal araçlarla gerçekleştirdiğimiz birçok işlemi basit, hızlı ve göz hareket ettirerek yapabileceğimizi belirtiyor. Örneğin navigasyon, gelen mail, haber bilgileri gibi olaylar anında gözümüzün önünde olabilecek. Ekip ilk somut denemeyi bir hastanede gerçekleştirmeyi planlıyor. Doktorların gözüne takılacak lensler sayesinde, doktor hastaya baktığı anda hasta hakkındaki tüm veriler ve bilgiler, doktorun gözünün önüne gelecek

WALKMAN

Walkman Sony’nin taşınabilir müzik çalarıdır. Tescilli bir markadır. 1978 yılında Akio Morita’nın uçakla uzun yolculuklarda müzik dinlemek istemesi üzerine Nobutoshi Kihara tarafından üretilmiştir. Orijinal Walkmen 1979 yılında Japonya’da piyasaya çıkmıştır. Amerika’da Soundabout, İsviçre’de Freestyle, İngiltere’de ise Stowaway adıyla piyasaya sürülmüştür. Morita bu ismi hiç beğenmemişti ve ismin değiştirilmesi için uğraşmıştı fakat ürün piyasaya çıktıktan sonra bu isim değişikliği çok pahalı olacağı için gerçekleştirilememiştir.

64

Televizyonun Tarihçesi...

1930‘lu yıllarda insanoğlunun hayatına giren Televizyon, siyah beyaz görüntüsü ile insanların büyük ilgisini çekti. Fakat teknoloji öyle gelişmeler gösterdi ki, günümüze geldikçe televizyonun o yıllarda siyah beyaz olan görüntüsünden eser kalmadı. Teknoloji, zaman ile yarışmaya başladı ve siyah-beyaz olan görüntü renkliye geçiş yaptı. Ekran boyutları çeşitlilik gösterdi. Bunun üzerine Televizyonlar uzaktan kumanda ile yönetilebilir oldu. Teknoloji bununla yetinmedi ve Televizyonlara teleteks özelliği uygulandı. Teknoloji yine rahat durmadı ve tüplü televizyonlara rakip olarak sırası ile plazma ve LCD TV’ler piyasaya sürüldü. En son olarak da “Light Emitting Diyote” denilen LED TV’ler son teknoloji ürünü olarak bizlerin hizmetine sürüldü. LCD TV’lerdeki arka aydınlatma tek bir floresan lamba ile sağlanırken, LED TV’lerde bu aydınlatma, bir dizi LED (Light Emitting Diyote / Işık Yayan Diyot) ile sağlanıyor. Standart bir LCD TV’de 1:10.000 ile 1:50.000

arasında kontrast oranları elde edilirken bir LED TV’de 1:2.000.000 ile 1:5.000.000 arasında kontrast elde edilebilir. LCD TV’lerde mevcut renk oranı %70 – %75 oranında iken LED TV’lerde bu oran % 85’lere kadar çıkmaktadır. LED TV’lerde kendi arasında ikiye ayrılmaktadır. Az önce bahsettiğimiz arkadan aydınlatmalı modelinin bir diğer modeli olarak da yandan aydınlatmalı modelinden bahsedebiliriz. Bu modellerin ekran incelikleri daha azdır ve maliyeti de arkadan aydınlatmalı modeline oranla daha düşüktür. Fakat her iki modelde enerji tüketimi konusunda oldukça tasarrufludur. LED TV’lerin maharetleri bunlarla da sınırlı değildir. Tek bir tuş ile 2 boyutlu görüntüden, 3D yani 3 boyutlu görüntüye geçebilen LED TV’ler satışa sunuldu. Bakalım televizyonlardaki teknolojik gelişmeler nereye kadar gidecek?

Dünyada En Çok Kullanılan 10 Şifre Son verilere göre dünyada en çok kullanılan şifre ‘ password ‘. Bu kadar basit şifreler bu kadar yaygın kullanılırsa tabiki hergün binlerce hesap başkaları tarafından ele geçirilir. O yüzden kendinize özel bir şifre belirlemenizde fayda var. İşte dünya çapında yaygın olarak kullanılan diğer şifreler ; 123456, 12345678, abc123, monkey, 111111, supermen, iloveyou, qwerty, dragon.

www.bobiler.org Photoshopla üzerinde oynanmış fotoğraflar ile mizah yapan bir site. Keyifli vakit geçirmek için oldukça iyi bir seçim.


Kent Rehberi sayfaları sizi de hedefinize ulaştırır, yeni müşteriler edinmenizi sağlar... İLANLARINIZ İÇİN:

313 56 66


GEREKLİ TELEFONLAR MUĞLA VALİLİK - 214 10 01 KAYMAKAMLIK - 316 10 01 ELEKTRİK A -186 - 316 12 11 GÜMRÜK - 316 11 12 LİMAN BAŞKANLIĞI - 316 10 98 MİLTA MARİNA - 316 18 60 METEOROLOJİ - 313 08 86 MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ -316 10 95 PTT - 316 12 12 PASAPORT BÜROSU 316 12 15 POLİS İMDAT - 155 - 316 10 05 POLİS / GÜMBET - 316 12 18 YANGIN - 110 / 316 10 71 OTOGAR - 316 26 37 SAHİL GÜVENLİK - 313 42 00 SAHİL RADYO - 316 27 66

66

SU ARIZA - 185 - 316 50 13 TRAFİK - 154 - 316 80 80 TUR. BÜROSU BODRUM 3161091 TURGUTREİS D MARİN 3829065 YALIKAVAK Tur.Bürosu 385 4465 YALIKAVAK MARİNA - 385 38 60 YANGIN - 110 - 316 10 71 BODRUM-MİLAS HAVAALANI 523 01 01 BODRUM BÜLTEN - 313 42 24

ÖZEL SERVİS NUMARALARI

ADSL Destek Hattı - 444 0 375 Alo Doktorum Yanımda - 113 Alo Emniyet Danışma - 174 Alo Gürültü - 176 Alo Post - 169 Alo Sahil Güvenlik - 158 Alo Telefon Arıza - 121 Alo Turizm Bilgi - 170 Alo Tüketici - 175


Alo Valilik - 179 Alo Zabıta - 153 Arıza İhbar - 121 Bilinmeyen Numaralar - 11818 Cenaze Hizmetleri - 188 Elektrik Arıza - 186 Fono Tel - 141 Jandarma İmdat - 156 Kablo Tv Arıza - 126 Kadın Ve Sosyal Hizmetler - 183 Kodlu Arama - 168 Orman Yangını İhbar - 177 Polis İmdat - 155 Posta Kodu Danışma - 119 Ruhsal Bunalım Danışma - 182 Sağlık Danışma - 184 Sıhhi İmdat - 112 Su Arıza - 185 Yangın İhbar - 110

BELEDİYELER BODRUM - 316 10 09 TEMİZLİK İŞLERİ - 313 19 05 ZABITA - 153 - 316 11 85 BİTEZ - 363 82 96 KONACIK - 319 19 43 GÖLTÜRBÜKÜ - 357 79 10 GÜMÜŞLÜK - 394 44 80 GÜNDOĞAN - 387 78 95 MUMCULAR - 373 52 00 ORTAKENT - 358 53 70 TURGUTREİS - 382 30 19 YALIÇİFTLİK - 368 98 29 YALIKAVAK - 385 49 22

SAĞLIK

AMBULANS SOS - 0212 505 72 72 ASKERİ KAMP - 313 02 48 CLINIC INTERNATIONAL 313 30 30 DEVLET HASTANESİ - 313 14 20 GÜNDOĞAN Sağ. Oc. 387 9655 INTER TIP Polikliniği 313 40 66 MEDICARE - 316 70 51 ORTAKENT Sağlık Oc. 358 50 27 ÖZEL BODRUM Has. - 313 65 66 TURGUTREİS Sağ. Oc. 382 30 27 UNIVERSAL HOSPITAL 319 1919

DİŞHEKİMİ

Atatürk C.32 Bodrum

HASTANELER POLİKLİNİKLER TÜM HASTANELER İÇİN TEK TELEFON - 444 0 911 BASINÇ ODASI - 313 14 20 BODRUM KALP HASTALIKLARI MERKEZİ - 316 54 64 DEVLET HASTANESİ 313 14 20 (6 hat) BODRUM SAĞLIK OC. 316 13 53 CLINIC INTERNATIONAL 3133030 Kıbrıs Şehitleri Cd. No: 181 OMEGA KLİNİK TANI LABORATUARI - 316 80 84 ÖZEL BODRUM HAST. -313 65 66 SSK DİSPANSERİ - 313 32 95 UNIVERSAL HOSPITAL 319 15 15 C. Şakir Mh. Gavaklı Sarnıç Cd.

ULAŞIM

HAVA ULAŞIMI BODRUM HAVAALANI -523 01 01 BODRUM HAVAALANI THY 5230129 THY / OASİS 317 12 03 - 04 HAVAŞ 313 89 72 - 523 00 40 BODRUM RENT A CAR 317 1555 Onur Air, Atlas Jet

OTOBÜS KAMİL KOÇ - 313 04 68 KARADEVECİ - 316 25 60 PAMUKKALE - 316 13 69 VARAN - 316 78 49 - 382 26 33 ULUSOY - 313 01 67 - 317 16 40

DENİZ ULAŞIMI BODRUM EXPRES - 316 10 87 BODRUM FERİBOT - 316 25 78 DEVLET DENİZ YOLLARI 3161781 FAHRİ KAPTAN - 316 18 08 MEANDER - 316 50 26

ÇEŞİTLİ

BANU ERDOĞAN ARAS 313 58 84 AKARYAKIT ARMADA / MOİL - 363 87 00 Çarşı Mh. Artemis Cd.8 Bodrum ÇINAR AĞIZ ve DİŞ Pol. 313 1007 Açıkkırlar Mevkii Konacık

AMBALAJ

BASIMEVLERİ

BİJUTERİ

RAF/HAKAN AMBALAJ - 319 03 00 Atatürk Bulv. No:65 Konacık

AKBAŞ - 313 50 02 Gümbet Kaş. Bodrum HALİKARNAS - 317 02 91 Temel Yapı İş Merk.No: B-6

POZİTİF /OASİS - 317 22 29

İSTANBUL TEKNOLOJİ - 385 50 85 Çökertme İş Merk. Yalıkavak

BİLGİSAYAR

BRANDA DÖŞEME

BAR CAFE CAFE VANİLLA - 0554 932 32 85 C. Şakir cad. 37 C/1 Bodrum VİTTORIA - 316 57 61 P.T.T. Karşısı Bodrum

BASIN YAYIN BODRUM AJANS - 313 56 66 Caferpaşa Cd. 52/3 Bodrum

BODRUM USTA - 313 85 37 BODRUM PC - 358 70 11 Balkanoğlu İş Merkz. Koonacık DEVECİOĞLU - 313 0 444 C. Şakir Cad. 75/A Bodrum EGE BİLGİSAYAR - 317 00 62

CLASS TENTE - 319 69 65 Balkanoğlu İş Mrk. C Blok No:3 ÇAĞDAŞ EGE - 319 28 91 Podium Çarşısı 329/A Konacık EGE BRANDA - 367 18 00 Torba Girişi Tansaş Yanı No:20

67


ESKİCİ - 316 84 34 MMM Migros Karşısı No:236/B FİNAL - 358 63 48 Cumhuriyet Cad. 73/B Ortakent

Kemer Mvk. No: 67 Ortakent HALİKARNAS CAM - 316 13 66 Sanayi Sitesi 1810 Sk. Bodrum

BÜRO MALZEME

ARMAĞAN - 316 50 68 Artemis Caddesi 46/C Bodrum

BÜROSAN - 358 70 33 Balkanoğlu İş Merk. Konacık

ÇİÇEK - BAHÇE

CAM, ÇERÇEVE

ÇOCUK YUVALARI & ANAOKULU

AYHAN CAM - 358 73 76

BAL DAMLAM - 363 98 44

68

Atatürk Blv. 1136 Sk. 3 Bitez DERSHANE KURS GÖKKUŞAĞI Anaokulu 313 80 52 AMERİKAN KÜLTÜR 316 92 01 Umurça Mh. Dedeoğlu C. Bodrum Cafer Paşa Cd. Karakaya Plaza KARTANESİ ANAOKULU 363 95 14 AYKENT SÜRÜCÜ - 313 90 90 Cumhuriyet Cd. No:7 Bitez Yokuşbaşı Mah. Bodrum BORA ETÜT MERKEZİ 363 03 30 DEKORASYON MMM Migros Karşısı Bodrum BODRUM MOZAİK - 358 65 31 BORA SÜRÜCÜ KURSU Balkanoğlu İş Merkezi Konacık 316 44 22 MMM Migros Karşısı ELİF DEKORASYON - 316 94 85 GÜNIŞIĞI SÜRÜCÜ - 319 37 33 Dr. M. Ataman Cad. 24 Bodrum Hoca A. Yasevi Sk. 27 Bodrum

MERKEZ SÜRÜCÜ - 316 92 92 Yokuşbaşı Mh. Yılıkçı Cd. Bodrum

DOĞRAMA ATÖLYESİ HAN CAM / PVC - 316 74 13 Mümtaz Ataman Cad. 26 Bodrum

DÖŞEMELİK PERDELİK APRE PERDE- 317 12 52 Atatürk Blv. Jandarma Kavş. DEEP PERDE -317 24 45

Kıbrısşehitleri Cd. 240/A Konacık DOST TİCARET - 319 00 26 Atatürk Bulvarı, Karabekir Cd. REKOR - 319 53 04 - 07 Podium İş Merkezi 327/A Bodrum

EĞİTİM KURUMU MARMARA KOLEJİ - 358 61 13 Ortakent Bodrum


69


Neyzen Tevfik Cd.Cizdar Sk.No2 TRIM SLIM - 317 10 02 Konacık Yokuşu Estia Çrş. Bodrum

HEDİYELİK ERHAN TİCARET - 313 91 14

İLAÇLAMA MHA-TÜRK - 317 01 66 Konacık Çarşısı 16/B Konacık

İLETİŞİM SİSTEMLERİ ANFORA - 313 91 42 C. Şakir Cad. 70/1 Bodrum ESVEN KAREL - 319 62 62 Atatürk Bulvarı No:1 Konacık

İNŞAAT ASA MİMARLIK - 385 23 78 Bodrum Cad. 22 Yalıkavak AYAN İNŞAAT - 385 20 56 Atatürk Cd. No:16/A Yalıkavak EFE MÜHENDİSLİK - 363 79 41 Atatürk Cad. 30 Bitez İLK YAPI - 382 07 92 Melengeç Mevkii İslamhaneleri KEÇELİOĞLU - 385 21 41 Kalın İş Merkezi Yalıkavak NB İNŞAAT - 363 97 41 Pamir İş Merkezi B Blok Konacık RK İNŞAAT - 0532 400 87 30

KARGO TAŞIMA ELEKTRİK ELEKTRONİK

FITNESS MERKEZİ

AKEM Elk. Müh. - 358 57 09 Balkanoğlu İş Merk. Konacık İLTEK - 316 27 06 Türkkuyusu Cd. 76 B Blok D: 2 TEKSAN Jeneratör - 358 52 25 Balkanoğlu İş Merk. Konacık

SİSMO - 317 10 85 Tuncer Ersoy Çarşısı 20 Bodrum

EMLAK HİKMET EMLAK - 316 41 81 Atatürk Cad. 40 Bodrum KARYA - 316 36 06 Kıbrısşehitleri Cad. 215 Bodrum MAVİ EMLAK - 313 03 00 Cevatşakir Cd. 125/A Bodrum LEVENT EMLAK - 316 65 35 Caferpaşa Cad. 50 Bodrum REMAX ARTEMİS - 317 00 17 Kıbrısşehitleri Cd. 254/A Bodrum TEPE EMLAK - 317 13 05 Oasis Alışveriş Merkezi Bodrum

70

GIDA-İÇECEK TOPTAN GÜNTOP - 363 88 18 Podium Çarşısı Karşısı Konacık HÜRTOP - 363 83 21 Açıkkırlar Mevkii Konacık

GİYİM

USLU NAKLİYAT - 313 48 71 Umurça Mah. 4 Bodrum

KATERİNG & ORGANİZASYON FOREVER CLUB - 313 55 55 Atatürk C. İçmeler Yolu Bodrum NİLYUM - 316 87 85 Caferpaşa Cad. 35/C Bodrum STAR LIFE - 313 18 21 Caferpaşa Cad. 54/B Bodrum

ATA Organik Bebek - 317 02 74 KÖPEK PANSİYONU OASİS Alışveriş Merkezi Bodrum TURGUTREİS COUNTRYRANCH DAGİ - 317 08 38 382 56 54 İslamhaneleri OASİS Alışveriş Merkezi Bodrum MAYORAL / OASİS - 317 07 97 KUAFÖR PATİ (0-14 yaş) OASİS 317 0032 BEBEK GÜZELLİK - 382 34 37 M. Hilmi Cad. 107/A Turgutreis GÜZELLİK MASAJ HERA KUAFÖR - 317 21 25 BODRUM ESTETİK - 317 11 11 Oasis Alışveriş Merkezi Kıbrısşehitleri Cd. 224/1 Bodrum SELEN BEAUTY - 363 76 08 NATUREL GÜZELLİK - 316 99 14 Atatürk C. 1129 Sk. 10 Bitez

KURUYEMİŞ, KAHVE, BAHARAT ŞİFAHANEM - 316 18 20 H. Reşat Öncü Cad. 3 Bodrum Şube. Eski Hükümet Sk. Bdrum

KURU TEMİZLEME ve ÇAMAŞIRHANE ECE - 313 43 93 Turgut Cd. MMM Migros Karşısı İRFAN - 313 77 81 Turgut Cd. MMM Migros Karşısı OSMAN EROL / Oasis 317 05 90 OSMAN EROL 319 00 97 S. Kaptan İş Mrk. Konacık

MİMARLIK, MÜHENDİSLİK E.N.A - 313 41 02 C. Şakir Cad. 89/C Bodrum SÖYLEV MİMARLIK - 382 00 17 U&G Plaza İslamhaneleri UMAT HARİTA Müh. - 319 10 15 Çakır Efe Sk. 4 B/1 Konacık

MOBİLYA ANKA - 319 10 46 Atatürk Bulvarı 49 Konacık AYAN MOBİLYA - 385 20 56 Atatürk Cad. 16/A Yalıkavak BELLONA - 319 04 29 Atatürk Bulvarı 4 Konacık DECOR AND MORE - 358 52 95 Yalıkavak Yolu Üçtepeler Kavşağı EMA EV MOBİLYASI - 319 32 52 Seyit Onbaşı Cad. 26 Konacık GALİPDOS - 387 96 51 Şehit Uyar Öztop Cd. Gündoğan İNKA DEKORASYON 317 13 60 Atatürk Bulv. Konacık Çar. 16 KARATAŞ - 319 15 82 Atatürk Bulv. 119 Konacık SEMPATİ - 363 78 88 Atatürk Bulv. 151 Konacık

MUTFAK BODRUM MUTFAK - 363 86 77 Atatürk Blv. Yahya Konacık CAN MUTFAK / Oasis - 317 19 75

OTEL ve BAR EKİPMANLARI BODİNOKS - 358 62 12 Cumhuriyet Cad. No:1 Ortakent

OTEL-MOTEL-APART ARTEMİS OTEL - 316 15 72

Cumhuriyet Cad. 121 Bodrum AZKA OTEL / Bardakçı 316 89 92 BEBEK OTEL - 316 24 41 Paşatarlası Bodrum BODRUM MAYA OTEL - 316 47 41 Gerence Sk. 33 Bodrum EL VİNO - 313 87 70 Omurça Mh. Pamili Sk. Bodrum GÖLKÖY SUITES - 357 79 81 GÖZEGİR OTEL - 316 37 37 Cumhuriyet Cad. 163 Bodrum LA BLANCHE - 382 00 00 Bahçelievler Cad. Turgutreis MARİN-A HOTEL - 382 83 50 G. M. Kemal Bulv. 45 Turgutreis SALMAKİS - 316 65 06 Bardakçı Koyu Bodrum THECORNER - 363 04 08 Şah Cad. No:21 Bitez

Caferpaşa Cad. 56/1 Bodrum

RESTAURANT

ALİN’S - 316 92 90 Belediye Meydanı Bodrum AQUARIUM Bodrum - 313 21 71 Gümüşlük: 394 36 82 Yalıkavak: 385 41 51 BULVAR RESTAURANT - 316 46 78 Neyzen Tevfik Cad. 12 Bodrum CHINESSE INN - 317 11 16 OASİS Alışveriş Merkezi COUNTRYRANCH - 382 56 54 İslamhaneleri Turgutreis ÇAKIROĞLU - 385 41 43 İskele Meydanı 166 Yalıkavak DENİZ FENERİ - 316 35 34 Belediye Gıda Çarşısı 12 Bodrum DENİZCE - 313 25 94 Cumhuriyet Cad. 12 Bodrum OTO KİRALAMA DENİZHAN - 363 76 74 AYKENT - 303 00 01 Turgutreis Yolu Üzeri Konacık Yokuşbaşı M. Kazman S. Bodrum EFENDİ Restaurant- Beach BODRUM RENT A CAR 317 15 55 316 23 18 Akçabük Mevki OASİS Alışveriş Merkezi ERAY BALIK REST. - 316 79 44 WHISKY TRAVEL - 319 50 57 Manavlar Yanı 27/A Bodrum Karya Cad. 1563 Sk. 13/2 Bitez FENER RESTAURANT - 393 63 93 Kemer Mevkii Akyarlar OTOMOTİV HANIMEFE - 313 06 03 PAŞALI - 363 79 66 Neyzen Tevfik Cad. 2 Bodrum Turgutreis Yolu 4. Km. Bodrum HONG KONG - 316 85 37 Neyzen Tevfik Cad. 204/A Bodrum OTO TAMİR - PARÇA İZMİR KUMRU - 313 26 75 BODRUM OtoMarket - 316 66 48 Neyzen Tevfik Cad. 58 Bodrum Sanayi Sitesi 127 Bodrum KAFEDAKİ - 317 02 75 CHARISMA CAR - 363 99 43 Oasis Arkası (Bodrum konut) Konacık Sanayi Sitesi 6 C/9 KUYTU - 313 39 57 Manavlar Yanı 187 Bodrum PASTANE - TATLI MANGALCI ET-MANGAL 369 22 55 VANİLYA PASTA EVİ - 317 19 10 Danacı Mevki Yalı Beldesi Severcan C. Damla Sk. 6 Bodrum MÜSKEBİ ET-MANGAL 358 66 99 Metro Karşısı Ortakent REKLAM İŞLERİ NO:8 Restaurant 0531 627 97 87 AKBAŞ - 313 50 02 Dr. M. Ataman Cad. 28/A bodrum Turgutreis Cad. 257/A Gümbet OLD GARDEN - 313 24 31 AKTÜEL - 316 15 22 Derviş Görgün Cad. 43 Bodrum Turgutreis Cad. 257/A Gümbet SAHİL KÖFTECİSİ - 316 61 57 BODRUM AJANS - 313 42 24 Neyzen Tevfik Cad. 64/A Bodrum Caferpaşa Cad. 52/3 Bodrum SEVİLLA ÇAKIROĞLU - 385 30 80 CAD TANITIM - 313 18 18 İskele Meydanı 41/A Yalıkavak Artemis Cad. 5 Bodrum ŞECİ RESTAURANT - 358 71 42 GIRAS REKLAM - 316 71 25 Armutalan Sk. 9/A Ortakent Kıbrıs Şehit. Cd.267/A Bodrum THE LEMON TREE - 363 95 43 NOVA REKLAM - 316 48 99 Sahil Yolu 28 Bitez Turgutreis Cad.144/C Bodrum ZAZU - 313 36 45 SHOW REKLAM - 313 70 17 Neyzen Tevfik Cad. 144/A Bodrum


TURİZM SEYAHAT BARBAROS YACHTING 316 3919 Neyzen Tevfik Cad. 92 Bodrum PİRİ TOUR - 316 19 58 Yeniköy M. Karakaya Sitesi Bodrum

TÜP SEDAT KETEN / Ergaz -316 07 50 Sanayi Sitesi Demiröz Sk. Bodrum

UNLU MAMULLER

SAĞLIK HİZMET ve MALZEMELERİ BODRUM İŞİTME CİHAZLARI 316 80 83 Caferpaşa Cd. 26/B COUNTRYRANCH - 319 42 96 Atatürk Bulv. 70 Konacık

SANAT GALERİLERİ BODRUM BELEDİYE 316 77 18 BETTİNA - 369 25 04 CAM SANAT - 316 93 23 CASA DELL’ARTE - 367 18 48 EV + GALERİ - 319 56 63 GALERİ ARTEO - 316 10 56 GÜMÜŞLÜK AKADEMİSİ 394 3178 HALİKARNASSOS - 358 61 13 HALUK ELBE - 316 25 16 İDART - 313 22 85

KAYNAK - 363 95 13 NUROL KÜLTÜR MERKEZİ OASİS 317 35 49 NT GALERİ - 316 33 31 OSMANLI TERSANESİ 316 18 60 TILSIM - 385 24 61 TRANÇA - 316 67 16

SPOR TESİSLERİ

SİGORTA ŞİRKETİ

SU ARITMA

AK SİGORTA - 313 33 35 C. Şakir cad. 22/G Bodrum MAVİ BEYAZ - 313 84 07 Cevat Şakir Cad. No: 56 Kat:1 MİNDOS SİGORTA - 313 01 40 Caferpaşa Cad. No: 43/D Bodrum

SİNEMA CINE MARINE - 317 00 01

BODRUM GOLF CLUB 313 46 43 Kemer Mevk. Ortakent BORA SPOR CENTER - 313 34 20 Dr. M. Ataman Cad. 41 Bodrum COUNTRYRANCH - 382 56 54 Piren Cad. No: 15 İslamhaneleri

İçmeler No:1 Bodrum KARADENİZ SU - 0533 514 11 63 Artemis Cad. No:5 Bodrum

SÜT ve YAN ÜRÜNLERİ YAYLA SÜT ÜRÜNLERİ 363 91 17 Sanayi Sitesi J12 Konacık

TEKNE BAKIM MALZEME

AROKS - 317 20 92 Zeytindalı 2 Evleri C Blok Bodrum NB - 363 97 41 Pamir İş Merkezi No:1 Konacık

DURMAZ MEKANİK - 313 33 44 Trandil Sk. 87 İçmeler Bodrum MACSMARİN - 316 99 35 Atatürk Cad. İçmeler Yolu No:111/A

SU SATIŞ

TEMİZLİK HİZMETİ

AK - SU - 316 04 64 Artemis Cad. 46/B Bodrum AQUALIFE - 313 58 95

MHA-TÜRK - 317 0 166 Konacık Çarşısı 16/B Konacık

BODRUM BÖREK EVİ - 313 72 67 Sanayi Sitesi No:1 Bodrum GİRİTLİ - 316 76 64 Halikarnas Disko Karşısı bodrum PANPAN - 316 09 30 Caferpaşa Cad. 33 Bodrum YUNUSLAR - 316 17 48 Cumhuriyet Cad. 13 Bodrum

VETERİNER HEKİMLER AHMET KURT - 316 76 98 Caferpaşa Cad. 57 Bodrum BORA VETERİNER - 385 23 51 Naz Eser İş Merkezi Yalıkavak COUNTRYRANCH - 382 56 54 İslamhaneleri Turgutreis

WEB TASARIM BODRUM AJANS - 313 56 66 DYNAMIC WEB - 316 53 01 Cevatşakir Cd. No:117 MEMBRA - 0532 314 49 81 YUNUS ARSLAN - 319 72 55 Kurtuluş Sk. 5 Konacık

YANGIN SÖNDÜRME ALARM ÜÇLER - 316 02 00 Emin Anter Bulv. 65

YAPI MALZEMELERİ ASSUVA MERMER - 363 79 18 Mİmar Sinan Cad. 42 Konacık FATİH YAPI - 319 18 79 Atatürk Blv. 99/B Konacık İLK YAPI - 382 07 92 İslamhaneleri Bodrum ÖNDERLER - 358 63 00 Yalıkavak Yolu 2. km. Ortakent

YARIMADA’DA PAZAR YERLERİ

Bodrum yarımadasında haftanın yedi günü Pazar Yeri kurulur. Sadece Bodrum’da ki pazarda kumaş ve yiyecek ayrı günlerde, onun dışındaki yörelerde kurulan pazarlarda her şeyi birarada bulabilirsiniz. BODRUM /Salı (Kumaş Giyecek) Perşembe, Cuma (Yiyecek) BİTEZ / Çarşamba, Perşembe. GÖLKÖY / Salı GÜMBET / Pazar GÜMÜŞLÜK / Çarşamba GÜNDOĞAN / Çarşamba ORTAKENT / Çarşamba TURGUTREİS / Cumartesi AKÇAALAN / Salı TÜRKBÜKÜ / Pazartesi YALI / Pazar YALIKAVAK / Perşembe

71


Hazırlayan: YUNUS İLKORUR

Fotoğraf: Ömer Doğan

Fotoğraf: KADER ONAY

İki resim aras ındaki 7 farkı bulun

MUĞLA VALİLİK - 214 10 01 KAYMAKAMLIK - 316 10 01 ELEKTRİK A -186 - 316 12 11 GÜMRÜK - 316 11 12 LİMAN BAŞKANLIĞI - 316 10 98 MİLTA MARİNA - 316 18 60 METEOROLOJİ - 313 08 86 MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ -316 10 95 PTT - 316 12 12

72 72

PASAPORT BÜROSU 316 12 15 POLİS İMDAT - 155 - 316 10 05 POLİS / GÜMBET - 316 12 18 YANGIN - 110 / 316 10 71 OTOGAR - 316 26 37 SAHİL GÜVENLİK - 313 42 00 SAHİL RADYO - 316 27 66 SU ARIZA - 185 - 316 50 13 TRAFİK - 154 - 316 80 80 TUR. BÜROSU BODRUM 3161091

TURGUTREİS D MARİN 3829065 YALIKAVAK Tur.Bürosu 385 4465 YALIKAVAK MARİNA - 385 38 60 YANGIN - 110 - 316 10 71 BODRUM-MİLAS HAVAALANI 523 01 01 BODRUM BÜLTEN - 313 42 24

ÖZEL SERVİS

Yılbaşı Hediye Paketleri - Oasis Alışveriş Merkezi



Bodrum Bülten Kış 2012