Issuu on Google+


BKAPISI UÇAK BAKIM ALANI

Gövde - Motor Dalı


editör B Kapısı Sahibi Bağcılar Atl Adına Sahibi Mustafa Yılmaz / Okul Müdürü Yayına Hazırlayan Nebiye YAŞAR / Euroba Editörü/ İl MEM PKE İlçe Formatörü

Dergimizin 2007 yılındaki ilk sayısından bu yana geçen üç yıl içerisinde gerek havacılık gerekse aktüel anlamdaki gelişmeleri B kapısı ile size aktarmaya ve havacılık konusundaki perspektifinizi geliştirip değiştirmeye çalışacağız. Amatörlüğü elden bırakmadan olabildiğince sade, yalın ve anlaşılır şekilde bu yenilik ve değişiklikleri size bu dergi aracılığı ile ulaştıracağız. ‘B Kapısı’ Değerli okuyucular, ismi bizim için üç farklı anlam ifade etmektedir. Bunlar; THY Teknik A.Ş.’nin giriş kapısının isminin Dergimizin 2007 yılındaki ilk sayısından bu yana geçen üç yıl ‘’B’’olması, yanihavacılık bize tekniği Uçak içerisinde gerek gerekseifade aktüeletmesi, anlamdaki gelişmeBakım Teknisyenliği Alanı ve öğrencilerinin okulumuleri B kapısı ile size aktarmaya havacılık konusundaki perspektifinizi geliştirip değiştirmeye çalışacağız. zun B Bloğu’nda eğitim görmesi ve okulumuzun bağlı bulunduğu ilçemiz Bağcılar’ın baş harfini Amatörlüğü elden bırakmadan olabildiğince sade, yalın ve anifade etmektedir. laşılır şekilde bu yenilik ve değişiklikleri size bu dergi aracılığı ile ulaştıracağız. ‘B kapısı’ ismi bizim için üç farklı anlam ifade Bulmacalardan, sistemlerine, etmektedir. Bunlar; işletim THY Teknik A.Ş.’nin giriş uçağın kapısınınmucidi isminin ‘’B’’olması, yani bize tekniği ifade etmesi, Uçak Bakım olan insanlardan, kara kutulara ilginizi çekecek Teknisyenliği Alanı öğrencilerinin okulumuzun bloğunda eğitim birçok ayrıntıyı dergimizde sizin için Bhazırladık. görmesi ve okulumuzun bağlı bulunduğu ilçemiz Bağcıların baş harfini ifade etmektedir.

Ayrıca araştırma bölümümüzdeki yazıları sizlerin beğenisine sunuyoruz. ‘’B Kapısıuçağın ‘’ okuyucularına Bulmacalardan, işletim sistemlerine, mucidi olan insanlardan, kara kutulara ilginizi çekecek birçok ayrıntıyı dergiher zamanki gibi birçok konuyu eğlendirirken mizde sizin için hazırladık. öğretmeyi hedef olarak seçtik. Ayrıca kültür bölümümüzde kitap ve sanat başlıklı yazıları sizUmut ediyoruzsunuyoruz. ki, heyecanımızı lerin beğenisine ‘’B kapısı ve ‘’ okuyucularına her zaaraştırmalarımızı sizlere yeterince aktarabilmiş manki gibi birçok konuyu eğlendirirken öğretmeyi hedef olarak seçtik. olalım. 2010 yılının hepimize mutluluklar getirmesi

ümidiyle, bizi destekleyen sizlere, bu dergiye emek Umut ediyoruz heyecanımızı ve araştırmalarımızı sizlere yeteve moral desteği veren herkese teşekkürü bir borç rince aktarabilmişizdir. 2010 yılının hepimize mutluluklar gebiliyoruz. tirmesi ümidiyle, bizi destekleyen sizlere ve bu dergiye emek ve moral desteği veren herkese teşekkürü bir borç biliyoruz. İbrahim Şahin Uçak Motorları Atölye Şefi

İbrahim ŞAHİN Uçak Bakım Dal Şefi

Editör İbrahim ŞAHİN / Uçak Bakım Dal Şefi Yayın Kurulu O.Nuri ORAL / Müdür Yardımcısı Hüseyin GÜNAD / Uçak Bakım Alan Şefi Abidin KARAKÖSE / Uçak Bakım Dal Şefi S.Behlül KÖSE / Uçak Bakım Dal Şefi Hikmet DURAN / Uçak Bakım Dal Şefi İbrahim ŞAHİN / Uçak Bakım Dal Şefi M.Fatih PEHLİVAN / Bilgisayar Öğretmeni Aysel CAYMAZ / Edebiyat Öğretmeni Yakup ÇOŞKUN Baturay GECE Burak ŞAŞMAZ Şakir GÜMÜŞ Erhan ARAPOĞLU Emre ÇELİKKOL F.Emre ÖZCAN Fatih YILDIRIM Mehmet Ali AYILMAZ Mert DÖNER Yiğit BALCILAR Talha DEMİR Tufan YUMLU Aykut YILDIRIM Ümit Ozan ÇELİK Hamit BAŞGÖL Hasan AKSAKAL M.Arif KAHRUMAN Grafik Tasarım Yusuf ŞİMŞEK Baskı-Cilt Pelikan BASIM B Kapısı İletişim Bilgileri T: 0 212 550 15 99 F: 0 212 550 16 00 Barboros Mah.8.sok. Bağcılar-İST. Mart 2010 www.bagcilareml.k12.tr www.bkapisi.net


içindekiler

>Milli Savunma Milli Havacılık...................................................................... 07 >Hüseyin Sağlam Röportaj............................................................................... 09 >Göklerdeki Dev Mriya........................................................................................... 12 >Fikret Geçkili İle Yapılan Röportaj.......................................................... 14 >İşe Girmede Önemli Bir Süreç: Stajyerlik....................................... 18 >Asteroidler....................................................................................................................... 19 >Led Teknolojisinin Gelişimi............................................................................ 22 >Microsoft Flight Simulator............................................................................. 24 >Türkiye’de Havacılık Sanayinin Önderi Nuri Demirağ...... 26 >Çalıştay................................................................................................................................ 28 >Kara Kutuların Sırrı................................................................................................ 29 >Gençliğin Yeni Merakı Pilotluk.................................................................... 30 >2010 Dünya Kültür Başkenti İstanbul................................................ 31 >Bağcılar Liselerarası Tiyatro Yarışması........................................... 32 >F-35 Lightning II....................................................................................................... 34 >Eskişehir’in Başına Demir Talih Kuşu................................................. 35 >Karbon Fiber Formula 1 Ayna Nasıl Yapılır?............................... 37 >Boeing 787...................................................................................................................... 40 >Özgürlük için! Türk işletim Sistemi....................................................... 42 >Işık Sensörü Yapımı................................................................................................ 44 >Servis Elemanı Meslek Kursları Projesi............................................ 46 >Boru Kaynakçılığı Meslek Kursları......................................................... 47 >Uçağın Mucidi: Wright Kardeşler............................................................. 49 >THK ve Bağcılar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi.............. 50 >Proje Sumo Robot.................................................................................................... 52 >Bölümümüzden Görüntüler .......................................................................... 54 >Otomobiliniz Sele Kapılmasın..................................................................... 57 >British Airways 2014’de Çöple Uçacak!........................................... 58 >Piramitler Hakkında İlginç Detaylar..................................................... 59 >Darüşşafaka Kupası Salon Model Uçak Yarışması ............ 61


“ İstikbalin göklerde olduğu bir hedefe, gözü açık, dikkatli, gayretli, vicdanlı ve irfanlı bir ekiple uçuyoruz.’’ Bir uçağın içindeki kaptanın ve ekibin (host,hostes,teknik bakım vb.) yolcular gibi sunulanı alma, rahat olma lüksü yoktur. Çünkü uçağı hareket ettiren ve uçağın rotasında kalmasını sağlayan kaptan ve ekiptir. Türkiye genelinde bulunan dört ‘sivil havacılık meslek liselerinden’ biri olan okulumuz, (Bağcılar Anadolu Teknik Lisesi) B Kapısı’ndan içeri giren idareciler, öğretmenler ve öğrenciler okul uçağımızın kaptanı ve ekibidir. Bölüm ve bilim alanındaki çalışmalarımız uçağımızın bir kanadını; gönüllüğü esas alarak yaptığımız sosyal faaliyetler de diğer kanadını oluşturmaktadır. Olduğumuz, gittiğimiz ve ulaştığımız her yere, eğitimin misyonu, vizyonu ve ilkelerini taşımaktayız. Bu vesile ile ikinci sayısını çıkardığımız ‘B Kapısı’nın hayırlara vesile olmasını, dergide emeği geçen uçak bakım alanı öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür eder, daha nice sayılarda ve güzelliklerde buluşmak dileğiyle saygılar sunarım. Mustafa YILMAZ Okul Müdürü Euroba Genel Koordinatörü


BKAPISI

www.bkapisi.net

MİLLİ SAVUNMA MİLLİ HAVACILIK Atamızın havacılık hakkında görüşleri ve hedefleri; Ordu, Türk Ordusu... İşte bütün ulusun göğsünü güven ve gurur duyguları ile kabartan şanlı ad. Onu bu yıl için kısa aralıklarla iki kez, büyük kütleler halinde yakından gördüm. Trakya ve Ege büyük manevralarında... Disiplinini, enerjisini, subaylarının bilgili çabalarını, büyük komutan ve generallerimizin yüksek yönetme ve yönlendirme yeteneklerini gördüm; derin övünç duydum, takdir ettim. Ordumuz, Türk birliğinin, Türk gücü ve yeteneğinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir simgesidir. Ordumuz Türk topraklarının ve Türkiye idealini gerçekleştirmek için yapmakta olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkânsız güvencesidir. Uygun bir donatım programımızın hazırlanması, başarı ile ilerliyor. Bunları ülkemizde yapma amacımız gerçekleşme yolundadır. Harp endüstrisi kuruluşlarını, daha fazla geliştirmek ve genişletmek için alınan önlemler sürdürülmeli ve endüstrileşme çalışmalarımızda ordu ihtiyaçları ayrıca göz önünde tutulmalıdır.

Bu yıl içinde denizaltı gemilerini ülkemizde yapmaya başladık. Hava kuvvetlerimiz için yapılmış olan üç yıllık program, büyük ulusumuzun içten ve bilinçli ilgisi ile şimdiden başarılmış sayılabilir. Bundan sonrası için bütün uçaklarımızın ve motorlarının ülkemizde yapılması ve harp hava endüstrimizin de bu temele göre geliştirilmesi gerekir. Hava kuvvetlerinin aldığı önemi göz önünde tutarak, bu çalışmaları planlamak ve bu konuyu layık olduğu önemle ulusun gözleri önünde canlı tutmak gerekir. Büyük milli disiplin okulu olan ordunun, ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en gerekli elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine, ayrıca özen gösterilip, yardım edileceğinden şüphem yoktur.

7


BKAPISI

www.bkapisi.net

8


BKAPISI >RÖPORTAJ THY TEKNİK A.Ş. İNSAN KAYNAKLARI BAŞKANI HÜSEYİN

SAĞLAM

Merhaba Arkadaşlar, öncelikle B Kapısı isimli dergimizin ikinci sayısının hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Biz de Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. İnsan Kaynakları Başkanı Sayın Hüseyin SAĞLAM İle bir araya geldik. Gayet keyifli bir söyleşi oldu. Kendilerine bizi kabul ettiği için yeniden teşekkür ederiz… B Kapısı: THY Teknik A.Ş.’nin personel alımındaki ilk aşaması yabancı dil sınavı. Bu sınavda, teknisyen adaylarının yeterliliği nedir ? Yabancı dil sınavı ne sıklıkla yapılacaktır ? Bu konu hakkında bilgi alabilir miyiz ? HABOM projesi hayata geçtiğinde 1500 yetişmiş elemana ihtiyaç duyacağız. Bu yüzden 6 aylık eğitim programımız devam ediyor, ayrıca bundan sonra periyodik olarak 3 ayda bir İngilizce sınavı yapılacak. Geçen 20 Şubat’ta bir sınav daha yaptık, tabi ki mezunlara yönelik. Havacılık okullarının yanı sıra diğer meslek yüksekokullarına da şans tanıdık. Ne yazık ki neticeler pek iç açıcı değil. Yine de havacılık okulları daha iyi . Örneğin havacılık okulları dışından bin küsür kişi sınava girmiş, 40 barajını aşan 60 kişi var. Yani ne yazık ki oldukça yetersiz.. B Kapısı: Mesleki eğitim anlamında projeleriniz nelerdir ? Bu yarı dönemde Kayseri ve Eskişehir Okullarında pilot uygulama başladı. Eskişehir Sivil Havacılık Okulu’ndan 18 kişi, Kayseri’den de toplamda 4 kişi geldi. Alt sınıflardan dersi olmayan 22 Kişilik bir mezun adayı var. Onlar ikinci dönem derslerine burada başladılar. Dersleri, daha çok pratik ağırlıklı olmak üzere, burada işleyecekler. Öğretmenleri de buraya gelecek ve teorik eğitim verecekler. Biz de pratik eğitmenlerimizce atölyelerde, hangarlarda değerlendireceğiz. Aynı şekilde yetiştirme programında olduğu gibi; elbette okuldan mezun olunacak ama eğer bizim istediğimiz seviyeye de gelebilme başarısını gösterebilirler ise diplomalarını aldıkları gibi istihdam sağlamayı düşünüyoruz. 9

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

B Kapısı:THY Teknik A.Ş. İçin 6 aylık eğitim programının yararı ne olmuştur? Eğitim sürecinde eleme oluyor mu?

Evet, hazırlık sınıfı okumuş olan mezunların İngilizce seviyesi iyi iken onlardan sonra gelenlerde İngilizce seviyesi birden düşüyor. İşte o noktada sizin okulunuza Eskişehir SHMYO fark atıyor. Eskişehir mezunları da hazırlık sınıfı okuduklarından kendilerini, daha üst mevkide olduklarını düşünüyorlar ama aynı aslında. Biraz da formasyon gereği kendilerini mühendis konumunda görüyorlar. Tabi ki biz bu görüşü kurslarda kırmaya çalışıyoruz. Okullarını ziyarete gittiğimizde de bunu vurguluyoruz. Bir tekniker alt yapılarını olduğunu ama mühendis statüsünde olmadıklarını anlatıyoruz. Eskişehir’in size göre tek avantajı İngilizce hazırlık sınıfı okumalarıdır. Bir kıyaslama yapacak olursak; fakülteler arasında en iyisinin Eskişehir, liseler arasında da en iyisinin Bağcılar olduğunu söyleyebilirim. Ama Bağcılar önceden daha iyiydi, yine eski haline getirmek gerekir. Kısaca özetlemek gerekirse THY Teknik A.Ş. olarak olabildiğince teknik insan kaynağına ihtiyacımız var ama oldukça seçici olmaya özen gösteriyoruz. Öncelikle kaliteli eğitim almış olan adaylarımızı alacağız, geri kalanların da yetişmesini sağlayacağız, ekstra eğitimlerle katkıda bulunacağız ve elbette ki kazanan ülkemiz olacak, Türk insanı olacak. Politikamız bu yönde…

6 Aylık eğitimi bitirip, işe alınan arkadaşların atölyelerinden oldukça olumlu geri bildirimler geliyor. Önceden teknisyen, bir süre gözlemci olarak kalabiliyordu. Pek iş yaptırılamıyordu. Ama şimdi zaten 6 aylık eğitimin 3,5 – 4 ayını atelyelerde geçirdiğinden hem atölyelerin iş disiplinini, hem insan ilişkilerini, hem de iş yaparak mesleğini kavramış oluyor. Aslında bu aday, 6 ay iş tecrübesi olan biri. İŞKUR ile ortak bir çalışma bu eğitim süreci. İŞKUR tarafından teknisyen adaylarına 300 TL’lik bir maaş bağlandı. Biz de yönetim olarak 300 TL’lik burs primi verdik ve 600 TL harçlık ile 6 ay boyunca burada sanki hem stajyer hem teknisyen gibi çalıştılar. Başarılı olanlara istihdam sağlandı ve maaş almaya başladılar. Başarısız olanlar ise ikmale kaldılar. İkmalde de telafi kursu açıldı. Telafi kursu görüp de yine de 75 puan üzerine geçemeyip aşağıda kalanlar oldu. Onların ne yazık ki apron kartlarını almak zorunda kaldık. İŞKUR’da eğitime başlarken sözleşmenizde %80 iş garantisi var yazıyor ama %20’yi de küçümsememek gerekir. Şu ana kadar 6-7 kişi eğitimde elenmiş oldu. Böylece ciddiyetimizi de göstermiş olduk.

B Kapısı: Okulumuzda lisans modül sınavlarının işe alımdaki etkilerinin ne ölçüde olduğu merak ediliyor. Ve özellikle 9,10,11. sınıftan lisans sınavlarına hazırlanan bir çok arkadaşımız var. Ne söylemek istersiniz?

B Kapısı: Biraz da Fenerbahçe’nin İlk yarıda Colin Kazım’ı ve Roberto Carlos’u gönderip ciddiyeti sağlamasına benziyor. Fenerbahçe’de pek bir şey değişmedi. Yine mağlup, yine mağlup…

Aslında çok da erken davranamamak lazım. Bu biraz da aşırı istihdam isteğinden kaynaklanıyor. Lisansın tamamını almasa bile modüllerden 3-5 tanesini geçmiş olmasının kendisi için bir artı olacağını düşünüyor. Örneğin mülakata gelen arkadaşla görüşüyoruz. Mezun olmuş, modül sınavlarının birkaçından da geçmiş. Kendisi için bir artı. Bu doğru; ama tek başına oldukça yetersiz. Sınavlara erken girmenin tabi ki birçok avantajı oluyor. Sistemi önce tanıyor, daha erken disipline oluyor; bunlar iyi bir şey ama bir bütün olarak baktığımızda son sınıftan sonra ya da son sınıfta başlanması daha uygundur.

B Kapısı: Ne yazık ki… Yabancı dilin çok düşük seviyelerde olduğundan bahsettiniz. THY Teknik A.Ş.’nin yabancı dil eğitimi gibi bir projesi var mı? Yabancı dil projesi yapma düşüncemiz var. Yine İŞKUR ile ortak olarak mesleki eğitimden önce belirleyeceğimiz 16 veya 18 kişilik sınıflarda teknik İngilizce ya da Havacılık İngilizcesi eğitimi vermeyi düşünüyoruz. Bu konuda da THY Akademi Bölümü’nden yardım almayı planlıyoruz. Böyle bir hedefimiz var ama henüz proje halinde. Okuldaki eğitime tabi ki büyük saygımız var fakat Böyle bir kursun gerekli olduğunu hissediyoruz. Mesleki eğitimde bütün kitaplar İngilizce, eğitmenimiz İngilizce yerine Türkçe anlatmayı tercih ediyor. İngilizce anlatması durumunda yine neredeyse bütün adaylar zorlanacaklar. İleri bir zaman içerisinde hem sizin okulunuz ile hem havacılık yüksekokullarıyla bu müfredat konusunda da işbirliği yapmak istiyoruz. Yükseköğretim Genel Müdürlüğü bir toplantı organize etti. Bizlerden de temsilciler çağırdılar ama henüz toplantının yapılmasını bekliyoruz. Toplantının amacı müfredatın güncellenmesi şeklinde olacaktır.

B Kapısı:Sizi okulumuzda görmeyi çok isteriz. Öğrenci arkadaşlarımızın karanlığına ışık tutmanız,özellikle de moral ve motivasyon açısından önemli görüyoruz.. Evet, sizin okulunuzu ekibim ile birlikte ziyaret etmek istiyorum. Hem birbirimizi yakından tanımış olalım, hem öğrencilerimiz ile interaktif bir toplantı yaparak sorularını cevaplayalım. Hem programımızı tanıtalım, hem de uygulamalarımızı tanıtalım biraz daha teşvik etmiş oluruz. Güzel olur… B Kapısı:Gerçekten çok keyifli bir sohbetti. Bize değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkür ederiz.

B Kapısı:Bizim için İngilizce’nin öneminin çok büyük olduğu aşikar ama tüm liselerde olduğu gibi bizim okulumuzda da İngilizce hazırlık sınıfının kalkması sizin tarafınızdan nasıl karşılandı ve başvuran adaylardan bu eksikliği hissettiniz mi ? Ayrıca Eskişehir Sivil Havacılık ile bizim okulumuz arasında fark var mı?

Ben teşekkür ederim. İyi çalışmalar…

Talha DEMİR & Yiğit BALCILAR 10


BKAPISI

11

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

GÖKLERDEKİ DEV

MRİYA Onun adı MRİYA. Bu Ukrayna dilinde RÜYA demek. Bu ismi neden aldığı ise çok açık: O, yokluğunda insanların ancak rüyalarında görebileceği bir uçak. İlk uçuşunu yaptığı yıl havacılık alanında tam 106 rekora imza atmış. Yapımı tamamlandığında zamanın en büyük uçağından yüzde 50 daha büyük bir uçak olarak tarihe geçmiş. Hala dünyanın en büyük uçağı olma özelliğini koruyor. Kargo bölümü bir Boeing 737 alabilecek genişlikte.Evet Antonov 225’den bahsediyoruz, uçan dev Mriya’dan…

Mriya’nın Özellikleri: Kanat Açıklığı: 88.4 metre Uzunluğu: 84 metre Yüksekliği: 18,1 metre Maksimum Yakıtla Menzili: 15 400 km Maksimum Yükle Menzili: 4 500 km Maksimum Hızı: 850 km Maksimum Kalkış Ağırlığı: 600 ton Maksimum Kargo Kapasitesi: 250 ton NATO’daki Kod Adı: Cossack Mürettebat: 7 kişi Güç Grubu: 6 adet D-18T Turbofan motor (her biri 229 kN itki sağlıyor)

Altı motorlu, kanat açıklığı 88.4 metre olan Antonov 225’in hikayesi, 80’li yılların ortalarında, Sovyetler Birliği’nin Uzay Mekiği Programı çerçevesinde, Buran Uzay Mekiği’nin taşınması için olağanüstü büyük bir uçağa duyulan gereksinimle başladı. Kiev’de, Kızılordu için devasa nakliye uçakları tasarlayan Antonov Tasarım Bürosu 1985 yılında o güne kadar yapılmamış bir uçağın hazırlıklarına girişti. Sovyetlerin en iyi mühendislerinden biri olan Oleg Antonov işe, başarılı, büyük bir kargo uçağı olan Antonov 124 Ruslan’ı geliştirmekle başladı. Gövde uzatıldı, iki motorun daha eklenmesiyle ortaya altı motorlu devasa bir uçak, “Antonov 225 Mriya” çıktı. 18.2 metre yüksekliğindeki Mriya’nın uzunluğu 84, yük taşıma kapasitesi 250 tondu. Gövde dışına yerleştirilen aparatlarla da 10 metre çapa ve 70 metre uzunluğa kadar nesneleri taşıyabilen uçak, iniş ve kalkışı 32 tekerleğiyle yapıyordu.

12


BKAPISI

Mriya, 1988’de 75 dakikalık ilk uçuşunu yaptı; 22 Mart 1989’da da üç buçuk saatlik uçuşuyla toplam 106 rekorun sahibi oldu. Bu uçuşta, 156 ton yük ve 508 ton ağırlıkla havalanmış, yaklaşık 12 bin metre yükseğe tırmanmış ve ortalama 813 km/ saat hızla 2000 km yol almıştı. Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasıyla Sovyet Uzay Mekiği Programı da son bulduğu için uçağın ana amacı da ortadan kalkmış oldu. Bu nedenle de yalnızca bir adet Mriya yapılmış oldu. Bu uçak uzun bir süre depoda bekledi. Daha sonra gerekli ilgiyi göremedi ve hurdaya çıkarılıp yavaş yavaş parçalandı ve satıldı. Önce motorları ardından da gövdesi parçalanırken bir sivil taşımacılık şirketinin dikkatini çekti. Kargo isteklerinin artması sebebiyle daha etkili bir kargo uçağı arayışına girmiş olan bu şirket, ihtiyaçlarını Antonov 225’in rahatça karşılayabileceğini düşünerek onu satın aldı ve modernizasyonunun ardından Mriya’yı dünyanın hizmetine sundu. 20 milyon dolara malolan modernizasyonu takiben 2001 yılında Myria tekrar uçuşa hazır hale geldi.

www.bkapisi.net

Antonov 225 o kadar devasa ki, Boeing 747 tam kapasite ile 540 yolcu alırken, o eğer koltuk döşenirse 1500 yolcu taşıyabilmekte. Uçağın 44’üncü Paris Havacılık Fuarı’nda gösterilmesinden sonra çeşitli kesimlerden ilginç teklifler geldi. Bunlardan bazıları uçan transatlantik veya uçan otel fikirleriydi. Uçağın resimlerine dikkat edecek olursanız kuyruk dikmesi iki tanedir, bunun nedeni ise uçağın üstünde kargo taşıyabilecek alan sağlamaktır. Antonov’un bir diğer özelliği ise küçük kardeşi olan Antonov 124 gibi kuyruk dikmesini kaldırarak yük almak yerine, burun kısmının açılarak yükleme yapılabilmesidir. Hasan AKSAKAL

Antonov 225, şimdi Antonov Airlines tarafından işletiliyor ve kendisinden küçük uçakların taşıyamadığı geniş ve ağır yüklerin taşınmasında kullanılıyor. Mriya aynı zamanda çeşitli havacılık fuarlarında boy gösterip Rus uçak sanayiini temsil ediyor. Buna rağmen, hale ömrünün büyük bir kısmı yerde geçiyor…

13


BKAPISI

www.bkapisi.net

>RÖPORTAJ

MNG TEKNİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

FİKRET GEÇKİLİ İLE YAPILAN RÖPORTAJ B Kapısı: MNG Teknik’in Türk Sivil Havacılık Sektöründeki yeri nedir?

B Kapısı: MNG Teknik’in, Türk Sivil Havacılık Sektöründe avantajları ve dezavantajları nelerdir?

MNG Teknik, MNG Şirketler Grubu’nun bir parçası olarak 2002 yılı Kasım ayında uçak hat ve büyük bakım hizmeti vermek üzere kurulmuştur. MNG Teknik, kuruluşunu müteakip almaya hak kazandığı JAR 145 ve SHY 145 Onaylı Bakım Organizasyonu Sertifikası, 2004 yılında aldığı EASA Part 145 Sertifikası ve 2005 yılında aldığı FAR 145 Bakım Sertifikası ile İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bulunan 5.000 m² alana kurulu bakım hangarında aynı anda 1 adet geniş ile 2 adet dar ya da 4 adet dar gövdeli uçağa bakım hizmeti verebilmektedir. Gerekli teknik donanım ve eğitimli teknik kadrosu ile MNG Teknik, 4 kıtada 28 ülkeden oluşan müşterilerine hizmet sunmaktadır.

Elbette her kurum gibi bizim de avantajlarımız ve dezavantajlarımız bulunmakta. Uçak bakımlarını MNG Teknik’te yaptıran bir firmanın yöneticisinden tutun da uçağın pilotuna, hostesinden yolcusuna kadar herkesin MNG Teknik’e olan güveninin her zaman maksimumda olması gerektiğini biliyoruz. Dünya standartlarında işimizin gerekliliklerini en üst düzeyde gerçekleştirirken, oluşan rekabet ortamında karşımıza çıkan dezavantajları her zaman avantaja çevirmeye çalıştık ve şu ana kadar hep başarılı olduk. B Kapısı: MNG Teknik’in Türk Sivil Havacılık Sektörü içinde benimsediği genel prensipler nelerdir?

B Kapısı: MNG Teknik’in Türk Sivil Havacılık Sektöründe ilk yola çıkarken hedefleri neydi, bugün bu hedeflerin neresinde bulunmaktadır?

Uçak Bakım Sektörü, kesinlikle hata kabul etmeyen bir sektördür. Dolayısıyla hata yapma riskini minimuma indirmek diye birşey yoktur, sıfıra indirmek gereklidir. Uçağın bakımı sırasında yapılabilecek en ufak bir hata çok kötü sonuçlar doğurabilir. Genelde uluslararası firmaların uçaklarına bakım yaptığımızdan, ülkeler ve hatta kıtalararası sorumluluk taşıyoruz. Bu da uçağın yoğun çalışma temposunda sorunsuz çalışabilmesi için en doğru ve en kaliteli bakımın yapılması anlamına geliyor. MNG Teknik her zaman kaliteden ödün vermeden, uluslararası standartlarda, zamanında ve güvenli uçak bakımı konusunda hizmet vermeye devam edecektir.

MNG Teknik ilk kurulduğunda MNG Airlines uçaklarına uçak bakım hizmeti vermeyi hedeflemekteydi. Fakat daha sonra MNG Teknik, uluslararası birçok uçak firmasının uçaklarına bakım yaptırmak için Türkiye’yi seçmeleri ile gündeme gelen talebe cevap vermek amacı ile yurtiçi ve yurtdışından birçok firmaya da uçak bakım hizmeti vermeye başladı. 2003 yılında 30 adet büyük uçak bakım hizmeti verirken 2009 yılında bu sayı 72’ye ulaştı. MNG Teknik kurulduğundan bugüne kadar yaklaşık 320 adet uçağa büyük bakım hizmeti vermiştir. Airbus ve Boeing firmasına ait birçok uçak tiplerinin tüm bakımlarını yapabilmekteyiz. Ayrıca, bünyemizde bulunan atölyelerimiz ile uçak parça ve ekipmanlarına gerekli tüm uygulamaları gerçekleştirebilmekteyiz.

14


BKAPISI

15

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

netlemeler yapılır. Bu denetlemeler ile, zaten maksimum da olan hizmet kalitemizi, sürekli yenileme imkanı bulmaktayız. Bu yüzden, verdiğimiz hizmetlerin tamamı, uluslararası kalite standartları çerçevesindedir. B Kapısı: Türkiye’de yetişen teknik personel yapılan bakımlar ile ilgili ne kadar donanımlı? Siz personelinizin yetkinliğini nasıl sağlıyorsunuz? Türkiye’de, uçak teknisyeni ve mühendis yetiştirmek üzere meslek okulları ve üniversitelerin ilgili bölümleri bulunmaktadır. Bu okullardan mezun olan arkadaşlarımız ile çalışma imkanı bulmaktan gurur duyuyoruz. Personellerimize kendi bünyemizde bulunan MNG Teknik Eğitim Departmanı’mızda gerekli tüm eğitimleri EASA Part 147 ve JAR 147 standartlarında verebiliyoruz. B Kapısı: MNG Teknik’in yatırım/yapılanma sürecini anlatır mısınız?

B Kapısı: MNG Teknik’in almış olduğu ve kamuoyuna tanıttığı Part-147 eğitim sertifikasının içeriği ve anlamı nedir?

Halen devam etmekte olan ve 42.500 m² hangar alanı, 5.460 m² ofis alanı, 14.500 m² atölyeler alanı ve 56.968 m²’lik 24 adet orta ve geniş gövdeli uçağa bakım hizmeti verebileceğimiz Hangar Projemiz ile Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük Uçak Bakım şirketlerinden biri olmayı hedefliyoruz. 2010 yılı sonunda 25.000 m² hangar alanı ve 7.500 m² atölyeler alanı kısmını bitirmeyi planlamaktayız. Bu ilk etap projemizin bitimi ile çalışan sayımızı da 1.000 kişiye çıkarmayı hedeflemekteyiz. İçinde bulunduğumuz sektör gelişen teknolojiyi takip etmeyi mecbur kılıyor. Teknolojik altyapımıza her geçen gün yeni ekipmanları dahil etmeye devam ediyoruz. Diğer yandan, kurumsal yapımızı uluslararası kalite belgeleri alarak daha da güçlendiriyoruz. Son olarak geçtiğimiz aylarda edindiğimiz ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Standartı ve OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ile kalitemizi teyit etmiş bulunmaktayız.

MNG Teknik olarak geçtiğimiz günlerde Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı’ndan (EASA) Part-147 Uçak Bakım Eğitimi Yetki Belgesi almayı başararak, Türkiye’de uçak bakım sektöründe bu yetki belgesini alan ilk özel kuruluş olduk. Bu yetki belgesi ile eğitim bölümlerinde Uçak Gövde Motor ve Avionic tip eğitimleri sonunda yayınlanan sertifikalar EASA üyesi ülkelerde kabul görecektir.Ayrıca, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından SHY/JAR-66 Hava Aracı Bakım Lisansı almak isteyen kişilerin girmesi gereken SHY/JAR-66 modül sınavlarını yapmak ve lisanslarda bulunan çeşitli sınırlandırmaların kaldırılabilmesi üzerine “Sınav Merkezi” olarak yetkilendirildik. MNG Teknik Eğitim Merkezimiz böylece Türkiye’de SHY/JAR66 Sınav Merkezi yetki belgesine sahip olan tek özel uçak bakım şirketi olma ünvanına sahip oldu. B Kapısı: Uçak Bakım Sektörü’nde yeni özel bakım yapabilen teknik firmalar yatırıma girdiğinde bu MNG Teknik için bir tehdit oluşturacak mı? Bu konuda yeni yatırımlarınız , gelişme paketleriniz oluşacak mı?

B Kapısı: MNG Teknik, ulusal ve uluslararası hangi otoriteler ile nasıl bir iş ilişkisi içinde bulunmaktadır? MNG Teknik, Amerikan Federal Havacılık Dairesi (FAA), Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) ve Türkiye Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından, kalite güvencesi kapsamında sürekli denetlenmektedir. Ayrıca MNG Teknik, bakım yapılmadan önce bakımı yapılacak olan uçağın ait olduğu ülkenin “Uçak Bakım Yetki Belgesi”ni almak zorundadır. MNG Teknik, FAA, EASA, Turkish DGCA yetki belgelerinin dışında; Nijerya, Turkmenistan, Rusya, Suudi Arabistan, Ukrayna, Bahreyn ve Bermuda ülkelerinden alınmış uçak bakım yetki belgelerine de sahiptir.

Türkiye’de Uçak Bakım Sektöründe yeni teknik firmaların açılması, rekabet ortamının yaratılmasını sağlayacaktır. Bu rekabet ortamı beraberinde yeni iş olanaklarının ortaya çıkmasını mümkün kılacaktır. Uluslararası müşterilere hizmet verildiğinden dolayı, ülkemize döviz girdisi sağlanacak ve ülkemizde mezun olan uçak teknisyeni adayları ve mühendisler ise yeni iş imkanları bulabileceklerdir. B Kapısı: Gelecekte Dünya Havacılık Sektöründe MNG Teknik’i nerede görmek istiyorsunuz? Hedefleriniz nelerdir?

B Kapısı: Verilen hizmet uluslararası anlamda ne kadar geçerli ve Türkiye’de büyük bakım gerçekleştirilebiliyor mu?

MNG Teknik olarak hizmet verdiğimiz, sayısı 50’ye yaklaşan müşterilerimize ve potansiyel yeni müşterilerimize kalite standartlarımız çerçevesinde hızlı ve kaliteli hizmet vermeye devam edeceğiz. Hedefimiz; MNG Teknik’i gerek mekan ve gerekse istihdam yönünden daha da büyüterek dünyanın önde gelen Uçak Bakım firmalarından biri haline getirmektir.

Hizmetlerimiz; Federal Havacılık Dairesi (FAA), Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) ve Türkiye Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından verilen yetkiler doğrultusunda verilmektedir. Bu kuruluşlar tarafından belirli periyodlarla de16


BKAPISI

17

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

İŞE GİRMEDE ÖNEMLİ BİR SÜREÇ:

STAJYERLİK

!

Stajyer, okulda aldığı teorik bilgileri uygulama ile karşılaştırmak, mesleğini yakından tanımak ve deneyim kazanmak amaçlarıyla işyerlerine gelen öğrencilere verilen isimdir. Mezun olur olmaz iyi bir maaşla işe başlamak her gencin en büyük hayalidir. Büyük şirketlere stajyerlik için başvuran öğrencilerin en büyük hedeflerinden biri de okulunu bitirdikten sonra o kurumda iş imkanı bulmaktır. İyi geçirilmiş bir staj dönemi iş hayatına başlangıçta büyük avantajlar sağlar. Pek çok şirket kurumlarında staj yapan öğrencileri izler. İnsan Kaynakları departmanları için stajyerlik, iş verimi yüksek, takım çalışmasına yatkın yetenekleri iş ortamında görmek için uzun bir izleme sürecidir.

STAJYER; •Kendisine verilen görev ne olursa olsun, bunu nasıl faydaya çevireceğine odaklanmalı, •Firma nasıl görevlendirirse görevlendirsin, stajyer işi öğrenme konusundaki motivasyonunu asla yitirmemeli, •Anlamadığı şeyleri sormaktan korkmamalı,hata yapmaktansa sormalı, •Kurum içindeki kurallara uymalı, •Kılığına , kıyafetine özen göstermeli, kurum kültürüne dikkat etmeli, •Yapamayacağı işleri, ”yaparım” şeklinde üzerine almamalı, •Verilen görevleri küçük büyük diye ayırt etmeden elinden geldiğince yapmalı, kendisine fotokopi çekme görevi bile verilse, en hızlı fotokopi çeken stajyer olmalı, •Boş kaldığı zamanlarda kişisel gelişimini artırmak için uğraşmalı, •Havacılık sektöründeki bir öğrenci, mutlaka İngilizce’ye önem vermeli ve üzerinde çalışmalı, havacılık dilinin İngilizce olduğunu unutmamalı

Gelişen teknoloji ve artan rekabetle stajyerlik kavramı ve stajyerden beklenenler de değişti, gelişti. Günümüzde işverenler, tıpkı çalışanlar gibi stajyerlerin de kurum kültürü bilinci, iş disiplini ve iş ortamına yatkınlığına bakıyor. Ayrıca artık staj yapılıp yapılmadığı değil, staj döneminin nasıl geçirildiği daha önemli. Havacılık sektöründe teknisyen yetiştiren okulların staj için başvurdukları ilk kurum olan THY Teknik A.Ş. stajyerlerine ve onların birimler tarafından takibine büyük bir önem vermektedir. Bu amaçla düzenli olarak stajyerler hakkında anket doldurulmakta ve işe alım sürecinde bu anket sonuçları değerlendirilmektedir. Eğer bir aday; staj yaptığı süreyi verimli kullanarak istekli bir şekilde çalışmışsa, edindiği bilgi ve deneyim de bu oranda daha fazladır. Bu adayların, işe girdikleri zaman da verimli ve gelişime açık olacakları öngörülür ve işveren açısından daha olumlu olarak değerlendirilir. Ayrıca stajyerlerin işe kabul oranı, firmanın büyüklüğüne ve departmanlarının yapısına göre değişkenlik gösteriyor. Firmalar stajyerlerin yüzde 10-20’sini eleman olarak işe alıyorlar.

Sonuç olarak, verimli bir staj dönemi geçirmiş adaylar, hiç deneyimi olmayanlara göre işe alınmada avantajlı durumda. Hem kariyer açısından ne yapmak istediğini bulmak, hem de bir an önce işi öğrenmeye başlamak için öğrencilerimizin staja önem vermesini öneririz.

Staj, kişinin hangi alanda kariyer yapmak istediğini ve ne tür bir şirkette çalışmak istediğini bulması açısından çok önemli. Stajyer arkadaşlarımıza bazı tavsiyelerde bulunmak isterim;

Mehmet AYBASTI Uçak Mühendisi 18


BKAPISI

www.bkapisi.net

ASTEROIDLER Çok zayıf bir ihtimal de olsa yandaki olay bir gün herhangi birimizin başına gelebilir: Evinizde otururken veya sokakta yürürken bir an gelir, önce gökyüzünde gözleri kör edercesine parlak bir ışık görürsünüz, bunun birkaç saniye ardından kulakları sağır eden çok büyük bir patlama sesiyle birlikte sıcak, kavurucu bir rüzgâr çok büyük bir şiddetle çarparak sizi ezer ve ne olduğunu anlayamadan sizin için artık herşey biter. Siz çevrenizdekiler ile birlikte buhar olup havaya karıştıktan iki, üç saniye sonra biraz önce bulunduğunuz alanda büyük bir krater açılacak, ancak siz bunu görmeyeceksinizdir. Milyarlarca yıldan beri uzayda dolanan birkaç yüz metre boyutlarında minik bir asteroid, yakınından geçmekte olduğu Dünya’nın çekimine kapılarak atmosfere girmiş ve saatte binlerce kilometre hızla gelip 510 milyon kilometre kare yeryüzü alanı içinde, kötü bir tesadüf eseri, sizin bulunduğunuz yere çarpmıştır.

ASTEROİD EROS 19


BKAPISI

www.bkapisi.net

Böyle olayların cereyan etmesi olasılığına karşılık yakın tarihlerde, insanların yaşadığı bölgelere asteroid çarptığına dair herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır. Sadece 1908 yılında Sibirya’nın Tunguska bölgesinde, insanların yaşamadığı bir alanının üzerinde asteroid ya da küçük bir kuyruklu yıldız olması muhtemel bir gökcismi patlamış ve yaklaşık olarak 2000 kilometre karelik bir ormanlık arazide çok büyük tahribat yapmıştı, patlamanın sesi ise binlerce kilometre öteden duyulmuştu. Bu olay sonunda arazide krater oluşmadığından, çok kuvvetli bir ihtimal ile bu esrarengiz gökcismi yere ulaşamadan patlayan ve buhar olup havaya karışan küçük bir buz dağı yani bir kuyruklu yıldız olmalıydı. Kuyruklu yıldızlar, milyarlarcası Güneş’ten 50.000 AU ile 100.000 AU (Astronomik Ünit) ötede küresel bir bulut oluşturarak, yine Güneş’in etrafında dönmekte olan irili ufaklı buz dağlarıdır. Bir Astronomik Ünit; Güneş ile Dünya arasındaki ortalama mesafedir ve 149.5 milyon kilometredir. Bunlardan bazıları zaman zaman Güneş’in yakınına kadar gelirler.

ASTEROİD GASPRA Mars ve Jupiter gezegenleri arasında kalan ve Ana Asteroid Kuşağı adı verilen kuşakta bugüne kadar keşfedilen asteroidlerin 26’sının boyutları 200 kilometreden daha büyüktür. Boyutları 100 kilometreden büyük asteroidlerin % 90’nın varlığı biliniyor. Boyutları 100 ile 50 kilometre olanların da % 50’si belirlenmiştir. Şimdilik daha küçük olanlarını Dünya’nın yakınından geçtikleri takdirde fark edebiliyoruz. Mars ile Jupiter arasındaki asteroidler zaman zaman bu iki gezegenin çekim etkisiyle ya da aralarında çarpışmaları suretiyle değişik yörüngelere atlamakta ve bunun sonucu, ara sıra da Dünya’nın yakınlarına kadar gelmektedirler.

Asteroidler ise, tıpkı gezegenler gibi, belli yörüngeler üzerinde Güneş’in çevresinde dolanan ve Güneş sisteminin 4.5 milyar yıl önce cereyan eden var oluş sürecinden arta kalan taş veya maden halindeki katı gökcisimleridir, biri Mars ile Jupiter gezegenleri arasında, diğeri Pluton’un ötesinde kalmak üzere yüz binlercesi iki ayrı yörünge kuşağı üzerinde dağılmış olarak milyarlarca yıldan beri dönerler. Pluton’un ötesinde kalan asteroid kuşağına, bunu bulan astronomun adına izafeten “Kuiper Kuşağı” denilmektedir. Güneş sisteminde bunların dışında, az sayıda asteroidlerin oluşturduğu Atinalılar, Apollolar, Amorlar ile Jupiter’in çevresinde dolanan ve Troyalılar olarak anılan daha küçük asteroid kuşakları da yer almaktadırlar.

Küre şeklinde olup çapı 1000 kilometreye yaklaşan “Ceres” bu kuşağın en büyük asteroididir. Bunu takiben boyutları 525 kilometre ile 400 kilometre arasında değişen “Pallas”, “Vesta” ve “Hygenia” isimli asteroidler gelmektedir. Bunların dışında ASTEROİD GASPRA

20


BKAPISI

www.bkapisi.net

kalan tüm asteroidlerin boyutları 300 kilometrenin altındadır ve pek çoğunun büyüklükleri de metrenin katları civarındadır. Radarlar ve teleskoplarla incelenmekte olan asteroidlerden bazılarının, yakınlarından geçen uzay araçları vasıtasıyla fotoğrafları çekilmekte, çeşitli tekniklerle yapıları da araştırılmaktadır. Bu sayfalarda Gaspra, İda ve Eros 433 adındaki asteroidlerin bu şekilde çekilmiş fotoğraflarına yer verilmiştir. Asteroidlerden başka gökyüzünde dolanan ve meteor olarak adlandırılan, nispeten daha küçük boyutlarda benzeri gökcisimleri de vardır, bunlar toz tanesi kadar da olabilir, metrelerce boyutlarda ve tonlarca ağırlıkta kaya ve demir kütleleri de olabilir. Meteorlar genellikle kuyruklu yıldızlardan kopmuş parçalardır. Kendilerinden ayrılmış oldukları kuyruklu yıldızların Güneş etrafındaki yörüngeleri üzerinde kalarak, kümeler halinde uzayda dolanırlar. Yörüngeleri zaman zaman Dünya’mızın yörüngesi ile kesiştiğinde de meteorlar atmosfere girerek yanarlar ve bu suretle “yıldız kayması” dediğimiz olay meydana gelir. Bu şekilde görünür hale gelen meteorlara “göktaşı” da denir. Çoğu golf topu ebadındaki meteorlardan yeteri kadar büyük olanları ise tamamen yanıp gaz haline gelmeye fırsat bulamadan yere çarparlar ve bilim insanları da bunları alıp tabiat tarihi müzelerine koyarlar. Yılın bazı zamanları, gece saatlerinde gökyüzünün belli bölgelerinde çok sayıda yıldız kayması görülür ki bu olaya da “yıldız yağmuru” diyoruz. Özellikle her yıl Ağustos ayının 12. gününü, 13. gününe bağlayan gece saatlerinde, gökyüzünün kuzeydoğusunda yer alan Perseus takım yıldızından geliyormuş gibi görülen Perseid yıldız yağmuru, bu olayların en tanınmışlarından biridir. Perseid yıldız yağmuruna neden olan meteorlar, Swift – Tuttle kuyruklu yıldızının parçalarıdır ki normal koşullarda bütün gece boyunca sadece 7 ile 8 adet kayan yıldız görülebilirken, Perseidlerin en yoğun zamanında dakikada bir kayan yıldız görülebilmektedir. Konumuza dönelim; Asteroidleri keşfetmek için kullanılan başlıca yöntem gökyüzünün belli bir bölgesinin belli aralıklarla fotoğraflarını çekmektir, bu fotoğraflar incelendiğinde sabit yıldızlara nazaran yer değiştirdiği tespit edilen objelerin asteroid olması olasılığı vardır. Yeni kuyruklu yıldızlar da aynı yöntem kullanılarak tespit edilebilmektedir.

Tarih çağlarında yaşanan ve insanların felaketine sebebiyet veren önemli bir çarpma olayına rastlanmamış olmasına karşılık, Ana Asteroid Kuşağı’nın üyelerinin tarih öncesi çağlarda Dünya’mıza çarpmak suretiyle büyük yıkımlar yarattıkları delilleriyle bilinmektedir. Bu gökcisimleri yakın ya da uzak geleceğimiz için de kaçınılmaz tehlikeler oluşturmaktadırlar. Bunun bilincinde olan bilim insanları Dünya’mız için tehlike oluşturma riski taşıyan asteroidleri arayıp bulmakta ve bunların hareketlerini izlemektedirler. (Devam edecek.)

Yurdaer İhsan AKSOY 21


BKAPISI

www.bkapisi.net

LED TEKNOLOJİSİNİN GELİŞİMİ

CRT, Plazma, LCD derken, günümüzde ekran dünyasının en çok konuşulan ve merak edileni LED teknolojisi olma yolunda. Ekran dünyasını piyasaya en fazla duyuran, daha yaygın kullanılan cihazlar TV ’ler olmaktadır. LED (Light Emitting Diyote) TV, daha net ve aydınlık bir görüntü sunmaktadır, bunun nedeni ise LED TV’ler LCD TV’lerin arkadan aydınlatmalı versiyonudur. Bilindiği üzere bu teknolojiden evvelki ekran çeşitlerinin tümünde, sürekli yansıyan tek bir ışık kaynağı kullanıldı. Örneğin, CRT’de ışın demeti bir foton tabancası ile ekranın arkasından belirli bir açı ile ön camdaki fosfor tabakasına yayılarak görüntü elde edildi. Plazmada yine bir ışın demeti sürekli, gaz odacıklarına gönderilerek, gazların tepkimeye girmesi ve parlaması sonucu görüntü elde edildi. LCD’de ışığın sıvıda kırılması prensibi sayesinde, aynı şekilde bir ışın demeti sıvı kristal odacıklara yakın mesafeden gönderilerek yansıma yapıldı ve görüntü oluşturuldu. LED denilen teknoloji ise aslında tam gelişimini tamamlamadan piyasaya sunulan, buna rağmen gelecek vadeden bir üründür.

Ekranı oluşturan Led’ler gerektiği zaman ışıyacağından enerji tasarrufu sağlar, tek ışın demetinin belli bir açı ile belli bir mesafe geriden gönderilmesine gerek duymadığı için de çok ince olabilirler. Çünkü Led’ler ekranın önüne ince bir hat şeklinde dizilebilirler.

Klasik LCD’ de ekranda hiçbir görüntü yok iken bile ekranı tam olarak siyah göremeyiz. Bunun nedeni, siyahı elde etme yönteminin ışığı kapatmak değil de önüne siyah bir perde çekmek olmasıdır. Bu yöntem problemi çözer fakat, tam bir siyah elde edilemez ve ışın demeti gereksiz yere sürekli ışır. Hem enerji harcar, hem de ömrünü kısaltır. Gerçek LED ’de ise ekrandaki herbir nokta bir Led (Işın Yayan Diyot) ile temsil edilmektedir. Ekrandaki görüntü ne kadar gerektiriyorsa o kadar Led, gerektiği kadar ışır, siyah olacaksa hiç ışımaz.

M.Fatih PEHLİVAN Bilgisayar Öğretmeni

22


BKAPISI

23

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

MİCROSOFT FLİGHT SİMULATOR SERİNİN 10. OYUNU İLE YENİDEN ARAMIZDA.

Artık gökyüzü eskisiyle kıyaslanamayacak kadar güzel! Bazı oyunlar o kadar sevilir ki, oyunculardan gelen yoğun talepler üzerine yenileri yapılarak bir seri haline getirilir. Fakat bunlardan pek azı aradan geçen yıllar sonunda hala ilk günkü kadar beğenilen bir oyun olmayı başarabilir. İşte Microsoft Flight Simulator, bu istisnalara örnek. Neredeyse tam 25 yıldır piyasada olan bu oyun, kesinlikle alanında kendine özgü bir rekora sahip. Her ne kadar Grand Theft Auto veya Pro Evolution Soccer kadar geniş bir kitleye hitap etmese de, oyunun sadık hayran kitlesi bu geçen uzun yıllar boyunca her yeni oyununu alıp oynadılar. Bu hayran kitlesinin en büyük ortak özelliğiyse şüphesiz uçuş tutkusu. Bu hayranlığın en ilginç yanı ise, bir kısmının gerçek hayatlarında da pilot olmaları. İşte bu saptama oyunun başarısını en açıklayıcı biçimde ortaya koyuyor.

Aslı kadar gerçek Bugüne kadar serideki her bir oyun kendinden bir öncekinden daha büyük bir başarı elde etti. Fakat 10. oyun öncekilere göre daha büyük bir adıma atmış durumda. Özellikle de grafik anlamında. Serinin bir önceki 2004 versiyonu ile 2006 sonlarında çıkan 10. oyun ile arasında sadece 2 yıllık bir zaman dilimi olduğa inanmak zor. Çünkü yeni oyunda köklü büyük yenilikler yapılmış. Tüm grafikler bir önceki oyuna göre 2 kat daha artmış. Yine önceki oyunun haritasında kilometre başına 600 obje kullanabilirken, artık 6.000 farklı objeyi görebilirsiniz. Kalabalık sokaklarda birbirini geçmeye çalışan arabalar, alçaktan uçan kuşlar, kendi halinde dolaşan filler ve ormanlar. Tüm bunlara şahit olurken, kendimizi bambaşka bir noktada hissetmemiz çok olası. Özellikle oyunun Direct X 10 desteği ile genişletilmiş sürümünde bir oyunun nasıl bu kadar gerçekçi olabileceğine şaşıracaksınız.

24


BKAPISI

www.bkapisi.net

Peki ya görevler? Oyunun gerçekçiliği sadece grafiklerde saklı değil elbette. Microsoft Flight Simulator sayesinde neredeyse gerçekten bir uçağı uçurduğunuzu düşünebilirsiniz. (Tıpkı Gran Tursimo oynarken gerçek araba sürdüğünüz hissine kapılmanız gibi.) En ufak detayına kadar tasarlanmış kontroller ve fizik motoru sayesinden bir pilotun yaşadıklarını bizlere çok iyi aktarmışlar. 23 farklı bölgeye ayrılmış olan dünyanın herhangi bir bölgesinden uçuşumuzu gerçek rotalar üzerinde yapabiliyoruz. Uçuşlar gerçek zamanlı olduğu için, her seferde hiçbir ayrıntıyı atlamadan komple bir uçuş tecrübesi yaşamanız mümkün. Daha sabırsız olanlar veya bu tür sakin uçuşlardan etkilenmeyenler için daha eğlenceli seçeneklerde düşünülmüş tabi. Örneğin bir sivil pilot olmak yerine gösteri pilotu olmayı düşündünüz mü hiç? Helikopterinizin bir otobüsün üstüne iniş yaptığını düşünmek size heyecan veriyor mu? Tecrübelerinizi yeterince geliştirmişseniz bunları yapmak için hazırsınız demektir. Ayrıca yeteneklerini insanları eğlendirmek yerine yardım etmek için kullanmak isteyenler içinde özel görevler var. Örneğin azgın denizin ortasındaki bir petrol ofisinde mahsur kalan işçileri kurtarmaya çalışmak bunlardan sadece biri. Platformda yangın çıkmış ve yangının işçilere hızla yaklaşmakta olduğunu da unutmamak lazım. Ya da karlarla kaplı bir dağın zirvesinde kaybolmuş bir dağcının izini sürmek ve onu kurtarmak ilginç görevler arasında yer alıyor.

Artık gökyüzü daha kalabalık Tüm bu yeniliklerin yanı sıra oyundaki çoklu oyuncu desteği, yine pek çok “sanal pilotun” oldukça hoşuna gidecek detaylarla dolu. Aslına bakarsanız çoklu oyuncu desteği Microsoft’un en çok ilgilendiği konular arasındaydı. Pek çok oyuncu arkadaşları ile 18 saatlik bir sürüşün keyfini zaten çıkartıyordu. Ama bu çoklu oyuncu modu daha zor olduğu için sadece profesyonel sürücülere hitap ediyordu. Ancak Flight Simulator X ile amatör pilot adayları da göz önünde yalnız kalmaktan kurtuluyor. Yeni sistemle hemen hemen her oyuncunun kolaylıkla bu heyecanı yaşamasına olanak tanıyor. Özellikle VoIP desteği sağlayan sohbet özelliği ise çok büyük bir gelişme. Haliyle 18 saatlik bir deneyim tek başına sıkıcı olabiliyor. Bu yeni özellik sayesinde can sıkıcı bu dertten oyuncular kurtarılmış. Hatta bir uçağa birçok kişinin binebilmesiyle eğitim alanında büyük gelişmeler yapılmış. Ancak oyunu öğrenmek neredeyse gerçek uçağı sürmeyi öğrenmek kadar zor. Hele ki seriye yabancı iseniz işiniz oldukça zor. Zaten acemi oyuncular bu konuda büyük sıkıntı yaşıyorlar. Fakat artık tecrübeli bir pilotun komutalarıyla bunu öğrenmek daha kolay. Hatta şunu söyleyeyim; gökyüzünde olmaktan sıkılanlar bile bu oyunda kendileri için de bir şey bulabilecekler. Sıkı durun havada olmaktan sıkılanlar için yeni özelliği açıklıyorum; Artık var olan oyuncu seansında kulede hava görevlisi olarak görev yapabiliyorsunuz. Kulenin önünden kalkan ve inen uçakları, radarınız sayesinde izleyebilirsiniz. Ayrıca iniş ve kalkışlarda sizden gelecek izine bağlı oluyor. Emin olun ki, bu uçakta sürücülük yapmaktan daha zor bir iş. Şimdiden başarılar diliyorum. Flight Simulator X Direct X 10 desteğini de arkasına alarak muhteşem bir oyun çıkarmış. Sistem gereksinimleri biraz uçuk olması nedeniyle her PC’de anlattığım gibi rahat oynayamıyorsunuz. O yüzden elinizi çabuk tutun ve iyi bir PC’nin yolunu açın. Hepinize iyi oyunlar.

Ümit Ozan ÇELİK 25


BKAPISI

www.bkapisi.net

TÜRKİYE’DE HAVACILIK SANAYİNİN ÖNDERİ

NURİ DEMİRAĞ Sivas’tan çıkmış başarılı bir iş adamıydı Nuri DEMİRAĞ. Servetini ülkenin kalkınması için kullanmış vatansever bir zengindir. Öyle ki; Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir!’’ sözünden sonra ülke savunması için uçak alınmaya karar verilmiştir. Zamanın zenginlerinin kapısı çalınmış ve uçaklar için para istenmiş.Vehbi Koç 5000 lira, Abdurrahman Demirağ 200000 lira verirken Nuri Demirağa durum izah edildiğinde: “Benden size para yok.’’cevabı gelir. Gerekçe ise şudur :’’Siz ne diyorsunuz ? Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz.Madem ki bir millet teyyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.’’demesiyle her şey başlar. İlk olarak 10 yıllık bir süreyi kapsayan bir program hazırlatır.. Bu program dahilinde Beşiktaş Barbaros Hayrettin İskelesinin yanında Tayyare Etüd Atölyesini kurar. Bu atölye kısa bir sürede dev bir fabrika haline gelir. Daha sonra bugün Atatürk Havalimanı’nın bulunduğu araziyi satın alır. Buraya 1000x1300 metre boyunda havaalanı yaptırır. Bu havaalanı o zamanların en büyük havaalanlarındandır. Bu alana pilot yetiştirmek için Nuri Demirağ Gök Okulu, uçak tamir atölyesi ve hangarlar inşa edilir.

26


BKAPISI

1937-1938 yıllarında Türk Hava Kurumu 10 adet eğitim uçağı ile 65 tane planör siparişinde bulunur. Bu siparişleri yetiştirmeye çalışırken Demirağ, Nu.D.38 çift motorlu ve gövdesi alüminyum 6 kişilik modeli de geliştirmektedir. Bu model saatte 325km hız yapabilmekte ve 1000 km uçabilmektedir. Bu model dünyada büyük yankı uyandırmıştır.Tabi çok geçmeden Nu.D.38 A sınıfı yolcu kategorisine girmiştir. Bu uçak ayrıca bombardıman uçağı olarak da kullanılabilmektedir. İstanbul fabrikalarında yapılan ilk yerli malı uçaklar, 1941 yılının Nuri Demirağ’ın doğdu yer olan Divriğe uçarak gelmiştir. Halkı da heyecanlandıran bu tür gösterilerin yararlı olduğunu düşünen Nuri Bey, Eylül ayında 12 uçaklık bir filoyu; Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ ve Malatya rotasında uçurarak, halka kendi tayyarelerimizle göklerimizi kendimizin koruyabileceğini göstermek ve onlara inanç vermek istemiştir.

www.bkapisi.net

Ancak Nu.D.38 THK tarafından kabul görmemiştir. Verilensiparişlerin iptali ile ve uzun yıllar süren mahkemeler sonucunda fabrikayı kapatmak zorunda kalır. Bu karar ile THK Fransa’dan Henrio uçaklarını alır. Nuri Demirağ 10 milyon zararı sineye çekmiştir. Nuri Demirağ’ın bu ülke için yaptıkları sıralamakla bitmez aslında ama bunlardan birkaçı: •1922’de ilk Türk sigara kağıdını üretti. •İlk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisini kurdu. •Ankara’nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı. •İlk yerli paraşütü imal etti. •Bursa’da Sümerbank’ın merinos fabrikasını kurdu. •İstanbul boğazına özel köprü yaptırmayı projelendirdi. •İlk şehir ve köy planlarını hazırladı. •1942’de Keban’a baraj yapılmalı dedi. •Karabük’te demir çelik fabrikasını kurdu. •İzmit’te selüloz fabrikasını kurdu. •Sivas’ta çimento fabrikalarını kurdu. •İstanbul’daki büyük hal binasını yaptı.

27


BKAPISI

www.bkapisi.net

>ÇALIŞTAY

Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü Tarafından “Uçak Bakım Alanı Sektörle İşbirliği’’ Çalıştayı Düzenlendi. 6-7 Nisan 2010 tarihinde MEB Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü’nün düzenlemiş olduğu çalıştayda Uçak Bakım Alanı’nda yaşanan bir çok sorun ve sıkıntılar belirlenerek çözüm önerileri geliştirildi. Çalıştaya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlardan, Sivil Havacılık Yüksek Okullarından, Türk Hava Yolları ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş’den, MNG Teknik A.Ş’den, My Technic’den, Sunexpress’den, Türk Hava Kurumu’ndan, Hava Kuvvetleri Komutanlığından üst düzey yetkililer katıldı. Bu yoğun ilgiye rağmen çalıştaya SHGM’den kimsenin katılmaması üzüntü yaşattı. MEB Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü Hüseyin ACIR, Çalıştayın açılış konuşmasında; sektörle işbirliğinin, eğitimi daha etkin ve verimli hale getirdiğini dile getirdi ve sektörden, desteklerini arttırmalarını istedi. MEB Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Cengiz İŞSEVER’in Moderatörlüğünde çalıştaya katılan tüm katılımcılara söz verildi.

Çalıştayda Uçak Bakım Alanı bulunan okullara donanım desteği sağlanması, staj ve eğitim uygulamalarına destek verilmesi, sektörün istediği niteliklerde teknik eleman yetiştirilmesi, eğitimcilerin eğitimlerine destek verilmesi konularında fikir birliğine varıldı. Yine Çalıştayda hava aracı personelinin A, B1 ve B2 tip lisanslandırmada yaşanan problemlere değinilmiş, ders programlarının SHGM’ye bildirilmesi kararlaştırılmıştır. Yönetim ve yürütme kurulumunun oluşumundan sonra, her yıl bir defa toplanılması kararlaştırılarak çalıştaya son verildi.

28


BKAPISI

www.bkapisi.net

KARAKUTULARIN KARAKUTULARIN

I R R I S

Gelişen teknoloji sayesinde daha fazla sistemin kaydını tutabilen, okuma güvenilirliği artmış olan SSDFR(Solid Stage Flight Data Recorder)’lar üretilmiştir. 400’e yakın sistemden veri alıp kaydedebilirler. A340,B737-800 uçaklarında SSFDR’lar kullanılmaktadır. Karakutular uçağa elektrik verildikten sonra çalışmaya başlarlar ve motorlar kapatıldıktan sonraki 5 dakika içinde kaydına devam ederler. Son 25 saatlik veri kaydı ve son 2 saatlik kokpit ses kaydı yapılır. Karakutular 1100˚C’ye 30 dakika , 260˚C’ye 10 saat , 3400G’lik kuvvete 6msec , uçak yakıtına 48 saat dayanıklıdır. Ayrıca 3m. Yükseklikten 225kg’lık bir cisim üzerine düşerse zarar görmez. Herhangi bir kazada uçak karaya düşmüş ise karakutu üzerindeki beyaz yansıtıcı şeritler daha kolay bulunmasın sağlar. Uçağın suya düşmesi durumunda üzerinde bulunan ULB (UnderwaterLocaterBeacon); 2oooo feet derinlikle 30 gün boyunca 37.5 Khz frekansta yayın yaparak karakutunun bulunmasını sağlar.

Günümüz yük uçaklarında,yolcu uçaklarında ve özel uçaklarda kayıt yapan cihazlar kullanılmaktadır. Yolcu taşımacılığı yapan uçaklarda CVR ve FDR kullanımı zorunlu hale getirilmiştir. CVR’lar kokpitteki radyo sistemleri ve intercom üzerinden yapılan konuşmaları, FDR’lar ise tüm sistemlerdeki verileri kayıt altına alırlar. Adının karakutu olmasına bakmayın , sonuçlarının kötü olduğu durumlarda kullanılan bu cihazlar adlarını da buradan almışlardır. Kendi renkleri belli olmaları amacıyla turuncudur.

Aşağıdaki internet adreslerinden CVR kayıtlarına ulaşabilirsiniz: www.planecrashinfo.com/lastwords.htm www.aviationexplorer.com/cvr_wav_files.htm www.tailstrike.com/database.htm Günümüzde sivil uçaklarında bulunan kayıt cihazları sayesinde büyük kazaların arkasında yatan esrarengiz durumları aydınlatmak sorun olmaktan çıkmıştır. Pilotlar ile ATC arasında konuşmaların kaydedildiği ses kaydedicileri yardımı ile araştırmacıları sabırla, neyin yanlış gittiğini saniye saniye inceleyerek şaşılacak kadar ayrıntıyı bir araya getirmektedirler. Umarız hiçbir havayolu firmamız bu cihazları kullanacak durumlara gelmez.

FDR’lar ilk kullanıldıkları yıl olan 1958’de nikel içerikli paslanmaz çelik bantlara sahiptiler. Bu malzeme ile 6-10 kadar sistem 8-24 saat arasında kayıt altındaydı. Cihazdaki metal bantların zamanla değiştirilmesi gerekiyordu. Bunun yanında kaydettikleri verilerin çözülmesi oldukça zordu. Kaza sonrası bulunan bir çok metal bantlı karakutuda veriler çözülemedi. Bu tür nedenlerden dolayı 1987 yılında FAA metal bantlı FDR’ların kullanım iznini kaldırdı ve yerine manyetik bant üzerine kayıt yapan Dijital Flight Data Recorder’lar kullanılmaya başlandı. DFDR’lar 200 kadar sistemin 25 saat süreyle kaydını tutabilmektedirler. Güvenilirlikleri oldukça fazladır. B737-400/500 ve A310 uçaklarında DFDR’lar kullanılmaktadır. 29


BKAPISI

www.bkapisi.net

Gençliğin Yeni Merakı PiLOTLUK

Ülkemizde gerek amatör gerekse ticari havacılığa olan ilgi gün geçtikçe artıyor. Buna bağlı olarak da teknik eleman ve uçuş ekibi ihtiyacı da ortaya çıkıyor. Ülkemizde uçak teknisyeni ihtiyacını okulumuz yanı sıra Bursa, Eskişehir ve Kayseri’de bulunan Anadolu Teknik Liseleri karşılamaktadır. Ayrıca bölümün devamı niteliğinde üniversiteler bulunmaktadır. Türkiye’de Hava Harp Okulu dışında pilot yetiştiren az sayıda okul var. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulu ve Türk Hava Kurumu bünyesindeki Türk Kuşu Uçuş Okulu dışında pilotaj eğitimleri özel firmalar tarafından verilmektedir. Pilotluk eğitimi almak göründüğü kadar kolay değildir. Ülkemizde son dönemdeki gelişmeler üzerine birçok özel uçuş okulu açılmıştır. Dünya standartlarında eğitim veren birçok şirket bulunduğu gibi, bazı uçuş okullarının verdikleri eğitimlerin de yetersiz olduğu sektör tarafından tespit edilmiştir. Bu nedenle pilotluğa meraklı genç adayların bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. Eğitimlerde ücret uygunluğundan önce verilen eğitimin kalitesi araştırılmalıdır. Eğer 4 senelik bir üniversiteden mezun iseniz uçuş okulları tercih sebebiniz olmalıdır. Ancak okulumuz öğrencilerinden biriyseniz veya lise eğitiminiz devam ediyorsa önceliği Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulu’na vermelisiniz. PPL (Özel Pilot Lisansı) IR (Aletli Pilot Sertifikası) CPL (Ticari Pilot Lisansı) ME (Çok Motor Lisansı) Özel uçuş okullarına katılabilmek için asgari lise mezunu olmak şart. Kaptan pilot olmak içinse üniversite mezunu olmak önemli. Lise mezunları CPL belgesi alabiliyor ancak ikinci pilot olarak kalıyor, kaptan pilotluğa yükselemiyor. PPL için asgari 50 saat uçuş, 110 saat yer dersi almak gerekiyor. PPL’yi alan biri iyi görerek yani hava şartlarının uygun olduğu zamanlarda, tek motorlu uçaklarla uçabiliyor. CPL almak için IR (Aletli Uçuş Sertifikası) alınıyor. 3 hafta yer dersi, aletle uçuş asgari 50 saat. Aletli uçuşla ilgili bakanlığın yaptığı sekiz sınavı da geçmek gerekiyor. Bunlardan sonra CPL uçuşuna geçiliyor. 25 saat sürüyor. Cpl’den de 8 sınava giriliyor. Sınavlar verilirken 75 saat (time building) uçması gerekiyor. Ticari lisans almak için toplam 200 saat uçmak gerekiyor.

30


BKAPISI

www.bkapisi.net

2010 DÜNYA KÜLTÜR BAŞKENTİ

İSTANBUL İnsan yoğunluğunun had safhada olduğu başka bir yerdir Eminönü. Balıkçıların balık satmak için akrobatik hareketler yaptığını bilir herkes elbet. İnsanların martılar ve balıklarla arkadaş olduğu yerdir burası. Simitlerin ucundan koparılıp atılır denizin üzerine sonra seyredilir ekmek kapma yarışı. Köprünün üzerinden sarkan oltalar ise kimine göre zevk teşkil eder kimine göre ise ekmek parasıdır. Sonuçta her ikiside mutlu olur her tutulan balıktan sonra.

Herkese göre şehirlerin asıl başkenti ve Asya ile Avrupa’nın gelmiş geçmiş tek sultanı. Nefretin arkasında bulunan en mükemmel sevgidir bu kent. İnsanıdır o şehrin güzel kılınmasını sağlayan tüm kötülüklere ve tüm hatalara karşı. Ve bana göre bunların arasında güzelliğini dünyaya sergileyen İstanbul’dur başlı başına. Kalabalıktan mı hoşlanırsın? Kendini atıverirsin İstiklal caddesine...

Her renkten her dilden her ırktan insanın kendini rahat hissedebileceği yerdir burası. Ve kelimeler yan yana koyup cümle oluşturmaktır İstanbul.

Sessiz ve sakin bir yerde oturup tüm haftanın yorgunluğunu atmak mı istiyorsun? İşte o zaman kendini boğazın altında denizin dibindeki banklara otururken bulursun bacak bacak üstüne atmış bir şekilde ve kolların bankın iki ucuna sarkmış bir şekilde. Kulağında hafiften seni dinlendirmesi gereken şarkı ve onun üstüne gelen dalga sesi işte ruh halini böyle sevindirirsin İstanbul’da.

Dünya’nın en güzel yapıtlarından birine geldi sıra Ayosafya’ya. Tarihçesi yüzyıllara dayanır. Ve turistlerin gelipte göreceği ilk yerdir sanırım Ayasofya. Ayasofya’yı güzelleştirir Sultanahmet Camisi. Ortak olurlar bu şehrin güzelliğinde. Muhteşem bir mimari yapısı vardır, her ikisinin de görenleri hayrete düşürecek derecede.

Maviliklerin arasında dolanır kız kulesi. İstanbul’un efsanelerle cebelleşen tek kızıdır burası. Efsanelerden en bilineni sepetteki yılandır hiç kuşkusuz. Çeşitli rivayetlerle ayakta durmasını sürdürür şehrin en doğal eseri tüm yorgunluklarına rağmen. Kız kulesine aşık bir Galata köprüsü belirir semanın en ucunda. Ve o da kendini aşık eder tüm İstanbul’a.

Ben böyle tanımlayabildim dünyanın başkentini.Fransızların dünyaca ünlü devlet adamı Napolyon Bonapart ise ‘Eğer dünya bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu’ diyerek tanımlamıştır İstanbul’u. Emre ÇELİKKOL

31


BKAPISI

www.bkapisi.net

Bağcılar Liselerarası Tiyatro Yarışması Heyecanla beklenen Bağcılar Liselerarası Tiyatro Yarışması’nın sonucu cuma günü açıklandı. Beş aydır yarışmaya büyük bir özveriyle hazırlanan ekibimiz 100 tam puan üzerinden aldığı 95 puanla yarışmada birinci oldu. 2007’de “Salak Oğlum”la birincilik, 2008’de “Keşanlı Ali Destanı” ile ikincilik payesini kazanan Bağcılar Endüstri Meslek Lisesi Tiyatro Kulübü, 2009 yılında yarışmaya katılamamıştı. 2010’da “Ters Evlenme” ile gelen birincilikle ekibimiz son dört seneye üç derece sığdırarak tiyatro alanında çok iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi.

TİYATRO’DA ZAFER YİNE BİZİM OLDU

Bağcılar ilçesinde kazanılan bu birincilik neticesinde, okulumuz, ilçemizi ilde temsil etme hakkını da kazanmış oldu. Oyunumuz ayrıca İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çerçevesinde düzenlenen etkinliklerden “Hayatımız Tiyatro” alanında değerlendirilerek oluşumun resmî sitesinde haber yapıldı. Bu çerçevede 31 Mart 2010 tarihinde saat 13.30’da oyunumuz okulumuzda yeniden sahne aldı. 19 Nisan 2010 tarihinde saat 20:00’da Bağcılar Kültür Merkezi’nde de sahnelendi. Okulumuz edebiyat öğretmenlerinden Salih Topcu, Ahmet Kuyumcu ve Mahmut Çiftciler koordinatörlüğünde yürütülen Tiyatro Kulübü, “her hafta bir oyun” anlayışı çerçevesinde “Ters Evlenme” oyununu okulumuzda birçok kez oynamayı planladı. Oyun tarihleri ve saatlerinin takibini bundan sonra okulumuzun resmî sitesinden yapabilirsiniz. 32


BKAPISI

33

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

F-35

Lightning II F-35 Lightning II (Türkçe:Şimşek II) (Joint Strike Fighter / Müşterek Saldırı Uçağı), savaştaki her amaç için farklı uçak geliştirmenin masraflı olmasından dolayı tek bir uçağın tüm görevleri yerine getirmesi amacıyla tasarlanan bir savaş uçağıdır. Aynı zamanda ABD’nin son insanlı savaş uçağı projesidir.

Genel Özellikler Mürettebat: 1 Uzunluk: 15,37 m Yükseklik: 5,28 m Kanat açıklığı: 10,65 m Kanat Alanı: 42.7 m² Boş ağırlığı: 13,170 kg A; 14,588 kg B; 14547 kg C Yüklü ağırlığı: 20,100 kg Azami Kalkış Ağırlığı: 27,200 kg Motor:1× Pratt & Whitney F135 ikincil yanmalı turbofan, (165 kN) veya 1x General Electric/Rolls-Royce F136 ikincil yanmalı turbofan, (178 kN) Kaldırma Fanı(STOVL): F135 ya da F136 motorlardan biri üzerine 1× Rolls-Royce Kaldırma Sistemi(80 kN) Dahili yakıt:F-35A:8,382 kg;F-35B:6,352 kg;F-35C:9,110 kg

ABD, deniz ve hava kuvvetlerindeki F-16, A-10, F/A-18, AV8B’leri İngiltere ise Harrier’ları bu uçak ile değiştirecektir. Uçağın üretim projesinde 9 ülke yer almıştır, bu ülkeler içinde Türkiye de bulunmaktadır ve bu projeye toplam 11 milyar $ yatırmıştır(alınacak uçakların maliyetleri ile birlikte). Türkiye elindeki F-16’ları bu uçak ile takviye edip değiştirecektir. Uçak F-22’de kullanılan teknolojilerden faydalanılarak üretilmiştir. Radardaki izi F-22 kadar küçük olamasa bile günümüz uçaklarından düşüktür. Bunu sağlamak için silah istasyonları gövdenin içine saklanmıştır. Dikine inip kalkabilmesi için bir modeli de vardır, bu sayede uçak gemilerine ve elverişsiz yerlere rahatlıkla inebilecektir. Uçak gemisine inip kalkarken mancınık ile fırlatılabilmesi ve kanca ile yakalanabilmesi için gövde altı saglamlaştırılmıştır. Tek kişilik ve tek motorludur.

Performans Azami hız: 1,6+ Mach (1,931 km/sa.) Menzil: A: 2,200 km; B: 1,667 km; C: 2,593 km (Dahili yakıt ile birlikte) Çıkabildiği azami yükseklik: 48.000 fit (15.000 m) Tırmanış değeri: 40.000 fit/dak. (200 m/sn). Hücum yarıçapı: 600 nmi (690 mi, 1,110 km) Kanat yüklemesi: 446 kg/m² İtici Güç/Ağırlık oranı: Tam dolu yakıt ile: A: 0.89; B: 0.92; C: 0.81 %50 Yakıt ile: A: 1.12; B: 1.10; C: 1.01 G Limiti: F-35A: 9 G F-35B: 9 G F-35C: 9 G Kaynak USAF

ABD programın birincil müşterisi ve destekçisidir. Büyük Britanya, İtalya, Hollanda, Kanada, Norveç, Danimarka, Avustralya ve Türkiye programa toplam 4,375 milyar $(ABD Doları) katkıda bulunmuştur. Programın toplam maliyeti yaklaşık olarak 40 milyar $(ABD Doları) olarak tahmin edilmektedir. Uluslararası katılımlarda 3 seviye vardır ve katlımcılar bulundukları finansal katkıya göre seviyelendirilir. Büyük Britanya “1.seviye” partnerdir ve 2.5 milyar $(ABD Doları)’lık katkıda bulunmuştur. “2.seviye” partnerler ise 1 milyar $(ABD Doları) katkı yapan İtalya ve 800 milyon $(ABD Doları) ile Hollanda’dır. “3.seviye” partnerler ise Kanada-440 milyon $ (ABD doları); Türkiye-175 milyon $(ABD Doları); Avustralya-144 milyon $(ABD Doları); Norveç-122 milyon $(ABD Doları) ve Danimarka110 milyon $(ABD Doları). İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.

34


BKAPISI

www.bkapisi.net

Eskişehir’in Başına Demir Talih Kuşu

gerçekleştiriyor. Savronik, F-35 projesine de destek verecek. 50’ye yakın personele sahip şirketin cirosu 20 milyon YTL’ye ulaştı.

Eskişehir hava savunma sanayi üssü haline geliyor. Eskişehir milyar dolarlık F-35’le gökyüzünün tek hâkimi olacak. 40 milyar dolarlık dünyanın en büyük savunma projesi olan geleceğin savaş uçağı F-35’in üretiminde, TEI, Alp Havacılık, Savronik ve Coşkunöz şirketleri görev üstlenecek.

KAZALARA SON Şirket, savunma sanayiinde elde edilen birikim ve tecrübeleri kullanarak, hem karayolu hem de demiryolları üzerinde de mühendislik çözümleri üretiyor. Bunlardan biri trenler için otomatik durdurma sistemi. Tavşancıl ve Mekece kazalarından çok önce bu tür sistemleri geliştiren şirket, kendi tasarımıyla Türkiye’deki her iki sinyalizasyon altyapısıyla otomatik çalışabilen bir sistem kurdu. Hemen hemen tüm ana hat lokomotiflerine bunlar takıldı. 6 Eylül Süper Ekspresi üzerinde çalışan tren denetim sistemleri de makinist hatalarını minimize edecek ve gerektiğinde müdahale edebilecek fonksiyona sahip. Türkiye’nin en büyük tünellerinden Karşıyaka’nın da entegre kontrol sistemlerini yapan şirket, İzmir - Çeşme ve İzmir - Aydın otoyolları üzerinde “akıllı yol” denilen otoyolun izlenmesi amaçlı bir fonksiyon geliştirdi. Tüm kamera sistemleri ile gişeler ve otoyol izleniyor. Hareket halindeki araçların ağırlık kontrolü yapılabiliyor. Buzlanma uyarısı yapıyor.

Eskişehir, F-16 motorlarını üreten Tusaş Motor Sanayii (TEI), Sikorsky helikopterlerinin en hassa parçalarını üreten Alp Havacılık, Amerikan Hava Kuvvetleri’ne elektronik ürün satan Savronik ve Stinger projesinde yer alan Coşkunöz ile hava savunma sanayii üssü oluyor. 4 kuruluşu birleştiren ortak proje ise geleceğin savaş uçağı olarak gösterilen F-35 Müşterek Taarruz Uçağı olacak. TEI, Alp Havacılık, Savronik ve Coşkunöz, F-35’lerin orta gövdelerini üretecek. Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TAI) en büyük partnerlerini teşkil edecek. STFA’DAN ÇALIŞANLAR DEVRALDI Bu şirketlerden Savronik’in hikayesi oldukça ilginç. Savronik uzun yıllar STFA bünyesinde faaliyet gösterdi. Sıkıntıya giren STFA’da küçülme operasyonu sırasında çalışanlar şirketi devraldı. Genel Müdür Yardımcısı Kenan Işık, şirketin yapısını “Prensip olarak çalışanların tamamı şirkete ortak. Biraz Microsoft modeli” diyerek tanımlıyor. 1986 yılında, gelişmekte olan savunma sanayi içinde yer almak üzere tamamen yerli sermayeli bir firma olarak kurulan Savronik, savunma sanayinde yerli ve milli çözümler üzerinde faaliyet gösteriyor. Savronik, insansız hava araçlarının altyapıları ile ilgili sistemler, hava platformları için atış kontrol çözümleri, havadan veri aktarımı, yer destek cihazları, değişik silah sistemleri program yazılımları

SAVRONİK Savunma sanayinde yerli ve milli çözümler üretiyor. İnsansız hava araçlarının altyapıları ile ilgili sistemler, hava platformları için atış kontrol çözümleri, havadan veri aktarımı, yer destek cihazları geliştirdi. Amerikan Hava Kuvvetleri’ne elektronik ürün sattı.

35


BKAPISI

www.bkapisi.net

ALP HAVACILIK

“Eskişehir’de her aileden bir kişi mutlaka Tülomsaş’da çalışmıştır”

Müşterileri arasında, Sikorsky, Pratt & Whitney, Hamilton Sunstrand ve Goodrich Landing Gear gibi firmalar var. Sikorsky S-70 Black Hawk, S-70 Seahawk, S-92 ve S-76 helikopterleri, Pratt & Whitney F-135 motoru, Boeing 737 için aksam üretti. F-35 projesine de katkıda bulunacak.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki modern tesislerinde yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan Alp Havacılık, sadece havacılık ve uzay sanayine odaklanan bir özel sektör kuruluşu. Alp Havacılık’ın müşterileri arasında, Sikorsky, Pratt & Whitney, Hamilton Sunstrand ve Goodrich Landing Gear gibi uluslararası havacılık firmaları bulunuyor.

İlk Türk otomobili Devrim’i imal eden Tür-kiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜ-LOMSAŞ), dizel lokomotif, motor ve vagonüretimi gerçekleştiriyor. 1894’de kurulan şirket, Eskişehir sanayisinin temelini oluşturan bir kuruluş. Genel Müdür Hayri Avcı, şirketin kentiçin anlamını “Eskişehir’de her aileden bir kişi mutlaka bizde çalışmıştır veya bir şekilde ilişkisi vardır” diyerek ifade ediyor. Özel sektör mantığıyla yönetilen şirket, 2015 vizyonunu oluşturdu. Emek yoğun işleri bırakıp montaja ağırlık verdi. Böylece bu alanda yan sanayinin,KOBİ’ lerin gelişmesine fırsat sağladı. Avrupa ile rekabet edecek düzeye geldiklerini belirten Avcı, “Vagonu Avrupa’nın fiyatının altında üretiyoruz. 4 milyon dolarlık lokomotifi yüzde 51 yerli katkı ile 2.5 milyon dolara malediyoruz. Eskişehir’den Samsun’a kadar uzanan tedarikçi profili oluşturduk. Bu kuruluşlar bugün dünyadan teklifler alıyorlar. 2015’de yıllık 250lokomotif üretmeyi, yüzde 50’sini ihraç etmeyive yan sanayiye yıllık 100 milyon dolarlık katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

İHRACATI 25 MİLYON $

Kadın pilotlar yetiştiriyor

Sikorsky helikopterlerinin en hassas ve kritik uçuş emniyeti parçalarının imalatı yeterlilik onayı alan dünyadaki birkaç firma arasında yer alan Alp Havacılık, Sikorsky S-70 Black Hawk, S-70 Seahawk, S-92 ve S-76 helikopterleri, Pratt & Whitney F-135 motoru, PWC motorları, Goodrich F-35 iniş takımları ve Boeing 737 için çok sayıda aksam üretti. TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’nin (TAI) stratejik partneri olan Alp Havacılık, bu güne kadar üretilen en gelişmiş savaş uçağı F-35 projesine de katkıda bulunacak. Genel Müdür Şenay İdil, 199 personele sahip şirketin ihracatının yıl sonunda 25, 2010 sonunda 60 milyon doları aşacağını söyledi. Otomobile yedek parça üretirken Airbus ve Boeing’in tedarikçisi oldu .

Cumhuriyet tarihinde ilke imza atan kadın pilotlarımız Eskişehir’de eğitim aldı. Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen Eskişehir Askeri Hava Okulu, ticari havayollarındaki ilk Türk kadın pilotu Alev Kılıçkeser, Hottin de Eskişehir A. Ü. Sivil Havacılık Yüksek Okulu mezunu.

Stinger projesinde yer aldı. Eskişehir’deki fabrikasında Boeing, Airbus ve Lockheed uçaklarının parçalarını üretecek . F-35 Müşterek Taarruz Uçağı projesinde Türkiye’nin iş payı içinde görev üstlenecek. Sikorsky’nin en hassas parçaları Alp’e emanet

Eskişehir’den bir görünüm.

Ana iş kolu otomotiv olan ve geçmişte Stinger projesinde yer alan Bursa’da yerleşik Coşkunöz, havacılıktaki potansiyeli görüp Eskişehir’de fabrika kurma kararı alan bir şirket. 33 bin metrekarelik alanda 13 bin 500 metrekare kapalı alana sahip fabrika inşaatının yüzde 80’i tamamlandı. Coşkunöz Savunma ve Havacılık San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Tayfun Mutlu, yatırımla ilgili şu bilgiyi verdi: “İlk fazı 10 milyon dolarlık olacak ve kademe kademe büyüyecek. 4 fazın tamamlanması 6-8 yıl sürecek. Boeing, Lockheed, Airbus uçaklarının parçalarını üretecek. Uçak ve helikopterlerin gövde ve kanatları çok sayıda parçadan oluşuyor. Onların bir bölümünü imal edecek. Türkiye’deki savunma projelerinde de aktif görev yapacak. F-35 Müşterek Taarruz Uçağı projesinde Türkiye’nin iş payı içinde görev üstlenecek. F-35’in gövde ve motor aksamına parça imal edecek. Temel hedef, Türkiye’de hiç yapılmayanı yapmak.” Eskişehir’in havacılık için en doğru yatırım kenti olduğunu vurgulayan Mutlu, “Yaz aylarında fabrikamızı faaliyete geçer. Büyük adımlar atarak yola çıktık. Eskişehir’de havacılıkta 5’inci kuruluşuz. İnşallah 5 yıl sonra dev bir şirket olarak ortaya çıkarız” dedi. 36


BKAPISI KARBON FiBER FORMULA 1 AYNA

www.bkapisi.net

?

NASIL YAPILIR Bildiğiniz gibi karbon fiber, bir kompozit malzemedir. Aslında kompozitin ilk kullanım alanlarına bakarsak, eski çağlara kadar uzanır. Bina yapımında kerpiç olarak, ya da 12.yy da Moğollar, o döneme ait çok ileri teknoloji ile o dönemin en etkili silahı olan yayı mum sicimi, hayvan boynuzu, bambu ve ipek ile çam ağacı reçinesini kullanarak yapmışlardır. Günümüzde kullanım alanlarının hızla arttığı kompozit malzemeler; havacılıktan tutun, motor sporlarına, gemicilikten, inşaata, dekorasyondan, medikal uygulamalarına, enerji üretimine ve daha birçok sektöre uzanmaktadır. Kompozit malzemelerden herhalde en çok bilineni, motor sporlarına ve modifiyeye olan ilgi bakımından karbon fiber olsa gerektir ki, bilindiği üzere bu malzeme son derece hafif, korozyona dayanıklı (galvanik korozyon hariç),uzun ömürlü ve görsel olarak da çekicidir. Bu sayede tercihte ilk sırayı alır. Şimdi kompozit parça üretim metotlarından biri olan vacuum bagging yöntemini kullanarak “ Formula 1 aynası ”nın nasıl üretildiğini görelim.

Hazırlanan kalıp, ilk önce temiz bez ve solvent yardımıyla temizlenir, solventin tamamen uçtuğundan emin olunduktan sonra kalıp ayırıcı sürülür. Bu kısım önemlidir, titiz bir şekilde uygulanmadığı takdirde parçanız kalıbınızla bir çıkabilir, yarısı kalıpta yarısı elinizde kalabilir veya aynanın tamamı çıksa bile kullandığınız ayırıcının izi parçada çıkarak yüzey kalitesini düşürür. Zaman, maliyet ve kalite olarak zor durumda kalabilirsiniz. Karbon kumaşı, kullanılacak yerdeki istenen mukavemete, malzemenin kalınlığına, ağırlığına, kür olma zamanına ve kür olma ısısına göre (düşük ısı veya yüksek ısı) uygun olanı seçilir. 37


BKAPISI

www.bkapisi.net

Bu parçada önceden reçinelendirilmiş( pre-impregnated ) yani bilinen ismiyle prepreg kullanıldı.

1

Estetik görünüm ve mukavemet açısından mümkünse tek parçada kat atmaya özen gösterilmelidir, aksi takdirde aynaya dışarıdan bakıldığında çok parçalı lamine edilen elyafın yönleri sırıtacak, elyaf yönleri farklı olduğu için dayanım yönünden de zayıf olacaktır. Bu parçada 245 gram 2 kat karbon kumaşı kullanıldı. Laminasyon işleminin ardından battaniye(breather cloth) nin malzememize yapışmaması için teflon veya naylon esaslı ayırıcı film(release film) konur. Üzerine de sırasıyla battaniye ve vakum probunu da yerleştirilerek parçamızı vakum torbasına koyar ve sızdırmazlık bantı (sealant tape) ile hava kaçağı olmayacak şekilde torbanın her iki kısmı da kapatılır.

2

-1 Atmosfer basınçla torbanın içerisindeki hava emilir ve malzemenin kalıbın her köşesine baskı yaparak, kalıbın şeklini alması istenir. Burası en önemli kısımlardan birisidir ki eğer malzemeye, kalıbın her köşesine eşit olarak basınç uygulatamadığınız takdirde, çıkardığınız parça bozuk olur ve hatta aynaya bile benzemeyebilir. Malzemenin kalıbınızın her köşesine oturduğundan emin olunduktan sonra, vakum kesilir ve herhangi bir yerinde kaçak olup olmadığı ayrı bir prob vasıtasıyla vacuum gage sayesinde görülebilir(Vakum pompasının üzerinde vacuum gage olduğu için burada kullanılmadı.) Göstergede vakum kaçağı tespit edildiğinde leak detector cihazı yardımıyla kaçağın nereden kaynaklandığı bulunur ve o kısımdan içeri giren sızıntı engellenir. Parçamızın kür edilmesi için fırın hazırlanır.

3

Fırına, malzemenin kür edilecek sıcaklık değişimleri girilir. (1 saat 600c, 1 saat 800c gibi. Bu sıra, malzemenin üreticisi tarafından verilen cure chart tan bakılır.) Burada kullanılan malzeme düşük ısı prepreg olduğu için 6 saat sonra kür işlemi bitmiş olur. Malzemenin soğuması için 1–2 saat dış ortamda bekletildikten sonra vakum malzemeleri çıkarılır.

4

Daha sonra yapılacak olan parçalar için kalıbın uzun ömürlü olması açısından maket bıçağı gibi kesici aletler kesinlikle kullanılmamalıdır. Plastik veya ahşap kamalar ve bir adet tokmak yardımıyla parça kalıptan çıkarılır.Kalıptan çıkarıldıktan sonra da tesviye, parlatma, ayak ve ayna takımı işlemlerinden geçtikten sonra kullanıma hazır hale gelir.

38


BKAPISI

39

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

BOEİNG 787 Paralel Olmayan Performans 787-8 Dreamliner 14,200 – 15,200 km rota arasında 210250 yolcu, 787-9 Dreamliner ise 14,800-15,750 km rota arasında 250-290 yolcu taşıyacak. 787 ailesinin üçüncü üyesi 787-3 Dreamliner 290-330 yolcu için uyum sağlanacak ve 4,600-5,650 km rota için uygun hale gelecek.

BOEİNG 787 DREAMLİNER HAVAYOLLARI VE YOLCULAR İÇİN YENİ ÇÖZÜMLER SUNUYOR

İlave olarak büyük jet uçak menzillerinin orta büyüklükte olan bu uçakların bu menzillere ulaşmasını beraberinde getiriyor. 787 benzersiz yakıt verimi ve bununla beraber olağanüstü çevresel performans sağlayacak. Uçak bugünkü aynı büyüklükteki uçakların kıyaslanabilir uçuşlarında yüzde yirmi daha az yakıt kullanacak. Bu uçak aynı zamanda günümüzün en hızlı uçan uçaklarıyla aynı hızda (0.85 Mach) seyahat edecek. Havayolları daha kargosu daha çok gelir getiren bu uçağı sevecek.

Bütün dünyadaki havayollarının tercihlerini karşılayan, Boeing Ticari Uçaklari`nin yeni modeli 787 Dreamliner süper verimli bir uçak olarak göze çarpmakta. Zirvedeki havayolu şirketlerinden oluşan bir takım uçağı geliştirme çalışmalarını Boeing`in gözetiminde, Seattle yakınlarında Everett tesislerinde yapıyorlar.

Yolcular bu uçakla birlikte birçok gelişmeyi görecek, özellikle çevresel iç dizayn ve daha yüksek nem ile arttırılmış konfor ve kolaylığı görebileceklerdir.

40


BKAPISI

www.bkapisi.net

Gelişmiş Teknoloji

787 Hakkında

Yeni teknolojilerin birleşimi olan bu kilit nokta sayesinde gelen bu olağanüstü performans Boeing ve Boeing Uluslararası geliştirme takımı tarafından geliştirilmiştir. Boeing uçağın ana yapısının, uçak gövdesi ve kanatlar da dahil olmak üzere, yarısına yakınının kompozit malzeme olacağını duyurdu.

787`yi oluşturan parçaların %50`si kompozit, %20`si alüminyum, %15`i titanium, %10`u çelik ve diğer kalan %5`i ise diğer maddelerden oluşmaktadır. 787`nin %75`i Amerikan, diğer %25`i ise diğer ülkelerden gelen parçalardan yapılmaktadır. Koltuk sayısı 200-300 arasında değişmektedir. 787-8`de 210 -250 arasında , 787-9`da 250-290 arasında, 787-3`de ise 290-330 arasında değişmektedir.

Günümüz uçaklarından daha basitleştirilmiş ve işlevselliği arttırılmış olarak sunulan geniş yapı, 787`nin kalbi olacaktır. Örneğin; geliştirme takımı yapı sağlamlık gösterge sistemini birleştirmeye çalışıyor. Bu sistem uçağın kendi sistemlerini görüntülerinin ve bakım gereksinimlerinin raporlarını bilgisayar sistemine göndermesine izin verir.

787 Dreamliner ilk uçuşunu bu sene sonuna kadar yapacaktır. İlk teslimini ise 2008 de yapacaktır. Şu ana kadar 544 tane sipariş alınmıştır bunlardan bazıları ; Pegasus 6, Qantas 45, ANA 50, Jet Airways 10, Hindistan Hava Yollari 27.

Boeing yeni uçağın motorunu geliştirmek için General Electric ve Rolls Royce firmalarını seçti. Motor teknolojisindeki gelişmelerin yüzde sekiz kadar uçak üzerinde daha fazla verim vereceği ve ayrıca bunun piyasada neredeyse iki jenerasyon atlamayı temsil edeceği sanılıyor.

787 programının ortakları ise; Goodrich, Honeywell, Rockwell Collins, Hamilton Sundstrand, Smiths, Eaton Aerospace, Moog Inc.,Thales, Kidde Technologies, Parker Hannifin, Labinal, Messier-Bugatti, Monogram Systems, Panasonic, Ultra Electronics Holdings, Donaldson Company, Inc., Astronautics Corp. of America.

Verimdeki bir başka gelişme ise uçağın dizaynında ve yapımında gerçekleşecek. Gelişmedeki yeni teknoojiler ve süreçlerin Boeing`e yardımı oluyor ve Boeing`in ortakları programın her safhasında eşi benzeri görülmemiş performans seviyelerini başarıyorlar. Örneğin; uçak yapısının bir parçasının üretim aşamasında 1,500 alüminyum levha ve 40,000-50,000 fastener eleniyor.

M.Arif KAHRUMAN Kaynak : www.boeing.com

41


BKAPISI

www.bkapisi.net

Özgürlük için: Türk işletim Sistemi

Günümüzde bilgisayarlar bizim yeni ortaklarımız yeni arkadaşlarımız bilgisayarlar hayatımızın ayrılmaz parçaları. Her işimizi kolaylaştıran aygıtlar bilirsiniz ki, kullandığımız bilgisayarlar içlerinde birer yazılım barındırırlar. Bu yazılımın ismi işletim sistemidir.

Pardus öncelikle bir işletim sistemidir. 2003 yılından beri Tübitak tarafından geliştirilmekte ve gönüllü geliştiriciler yardımıyla da gücüne güç katmaktadır. Peki Pardus ne demek? Pardus nesli tükenmekte olan Anadolu Parsı anlamına gelir. Pardus Linux tabanlı bir işletim sistemidir ve bedavadır. Tamamen bedava ve Türk malı kulağa çok hoş geliyor değil mi?

Kullandığınız işletim sistemi nedir?

Bir soru daha duyar gibi oluyorum. Peki Linux ne demek? Linux aslında bir çekirdektir. İşletim sistemi çekirdeği. Bunu bir binanın temeli gibi düşünün. Linux’ta açık kaynak kodlu bir yazılım olduğu için bedavadır. Neden Pardus diğer işletim sistemlerinden bağımsız olarak tekrar yazılmadı derseniz cevap basit. Boşa emek+Boşa sermaye+Boşa zaman…

Büyük olasılıkla Windows Xp, Windows Vista veya Windows olabilir peki başka işletim sistemlerinden haberiniz var mı? İşletim sistemleri ikiye ayrılır: Açık kaynak kodlu olanlar ve Korunmuş olanlar. Açık kaynak kodlu olanlar bedavadır,her an her yerde internetten indirebilir bilgisayarınıza kurabilirsiniz. Fakat korunmuş işletim sistemleri için para ödemeniz gerekir. Bilgisayarınızı alırken Windows işletim sistemleriniz için ayrı olarak para ödüyorsunuz. Bu yazı Türkiye’nin işletim sistemi serüvenini kendi açık kaynak kodlu işletim sistemi Pardus’u anlatıyor. Pardus? Pardus nedir? Diyen sesleri duyar gibiyim.

Pardusun hiçbir ekonomik çıkarı yoktur. Böyle olmasına rağmen geçen 6-7 sene içinde kendini çok iyi geliştirmiş ve kullanıcıların gözüne girmeyi başarmıştır.

42


BKAPISI

www.bkapisi.net

Pardusun diğer işletim sistemlerinden artıları nelerdir? Pardus açık kaynak kodlu ve bedavadır. Geliştiriciler üzerinde her türlü düzenleme yapma hakkına sahiptirler. Pardus 11 farklı dil desteği ile birlikte gelir. Pardusu kurduktan sonra ofis işleriniz için farklı programlar aramanız gerekmez.Kurulumuyla birlikte farklı browserlar sohbet cihazları resim editörleri kendi antivirüs ve yazım programlarıyla hizmetinize hazırdır. Donanımlarınızın driverlarını tek çatı altında yani PİSİ denilen program ile bulabilir ve kurabilirsiniz. Bünyesinde bulunan Masaüstü özellikleriyle kendinize tema şöleni yapabilirsiniz. Kullanıcıların yakındıkları en önemli sorun virüstür. Pardusun dosya arşivleme sistemi dolayısıyla bilgisayarınıza virüs girmesi çok zordur. Yazılan virüsler Windows işletim sistemi altında çalıştıkları için Pardus bunlardan etkilenmez bile. Windows altındaki programları çalıştırabilirler. Pardusu kurumsal olarak da kullanabilirsiniz.

Pardusun eksisi nedir? Pardusun eksisi bazı program yapımcılarının Linux tabanlı işletim sistemleri için program yazmamasıdır. Geliştiriciler bu açığı kapatmak için canla başla çalışsa da yapımcıların duyarsızlığı farklar doğurabiliyor. www.pardus.org.tr Adresine girip Pardusu rahatlıkla bilgisayarınıza indirebilirsiniz. www.ozgurlukicin.com Sorularınıza cevap vermesi için birilerini arıyorsanız Pardus kullanıcı topluluklarına üye olup sorularınızı sorabilirsiniz. tr.pardus-wiki.org Pardusun kendine ait bir ansiklopedisi var. Ve iyi bir haber Pardus kullanıcıları derneği Başkanı Avukat Nihat Karslı İlla bilgisayarı Windows işletim sistemi almak zorunda olunmadığına dair dava açtı ve davayı kazandı. Artık Windows işletim sistemine para vermek zorunda değilsiniz. Bilgisayarı işletim sistemi olmadan da alabiliyorsunuz.

Hamit BAŞGÖL

43


BKAPISI

www.bkapisi.net

>KENDİMİZ YAPALIM Tufan YUMLU

IŞIK SENSÖRÜ

YAPIMI

Evet arkadaşlar, öncelikle dergimizin ilk sayısını bütün uçakçılar adına kutlarım. Kendimizi uçakçı diye tanımlıyorum çünkü dışarıdan okulumuz ile ilgili yapılan en popüler tanım su götürmez bir gerçek ki uçakçı olarak geçiyor. Genelde de bu tabir ile anılmak hoşumuza gitmiyor değil. Dergimizin bu bölümünde rahatlıkla yapabileceğimizi düşündüğüm bir takım hobi elektroniği sayılabilecek pratik devreleri birlikte yaparak hayatımızda ufak ama kolaylaştırıcı ve hobi niteliği çerçevesinde kendimizi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Dergimizin bu sayısında LDR kontrollü led yakma devresini açıklayacağım. Önce bilgilerimizi tazelemek güzel bir fikir bence: LDR: Light Dependent Resistor’ün kısaltılmışı. Ayrıca foto resistör tarzı tanımlarada uyan bir devre elemanımız. Çalışma prensibi ise; üzerine ışık düşmesine göre ve devredeki konumuna göre ışığı yada karanlığı algılaması. Biz bu çalışmamızda direnç ve LDR yi resimlerde belirttiğim gibi yerleştirerek üzerine ışık düşmediğinde devremizin çalışmasını sağlayacağız, ledimizi yakmış olacağız.

Yapılışı: 1 numaralı resimde gösterilmiş olan parçalarımızın giriş çıkışlarına dikkat ederek ve 2. resimde çizmiş olduğum örnek baskı devre şeklini referans alarak kendi baskı devrenizi çıkartmalısınız. Baskı devre metodu olarak okulda gördüğümüz marker kalemle bakır plaketi çizip daha sonra perhidrol tuz ruhu karışımında eritmenizde hiç bir sorun yoktur. Bizim elektronik atölyesine gittiğimiz zaman şu an okulumuzda bulunan araç ve gereçler bu kadar gelişmiş değildi.

Direnç: Hepimizin bildiği gibi devrede akıma zorluk gösteren parçamız.

Ayrıca lazer yazıcıdan baskı devre şeklini çıkartıp ütüleme metodu ile bakır plakete yapıştırıp sonra eritmenizde uygundur. Hazırlanan baskı devre ince matkapla delinir ve parçalar üzerine yerleştirilir. Lehim sırasında lehim ile havyayı direk birbirlerine dokundurmamanızı tavsiye ederim. Böylece lehiminiz daha parlak ve sağlıklı olur. Bu işlemler sonrasında sıra geldi gerilim değerimize. Bu devrenin çalışması için 5V gerilim yeterlidir. Ayrıca bu gerilimi bilgisayarınızın USB sinden karşılayabilirsiniz ki ben bu şekilde yaptım. Gerilim DC değerde olacak bunu not olarak belirteyim. USB den gerilim almak isteyen arkadaşlar için: USB den genelde 4 uç çıkar ki bu bazen artabilir. Bizim için önemli olan siyah ve kırmızı olan kablolardır. Kırmızı kabloyu +5V, siyah kabloyu ise GND olarak kullanabiliyoruz.

Transistor: Devremizde BC547 parça kodlu transistörümüzü kullanacağız. Bilindiği gibi transistörler yükseltici anahtarlama elemanı olarak kullanacağı gibi yazmamızda bir çok satırlar işgal edecek daha bir çok görevi yerine getirebilir. Zaten bu yüzden olsa gerek elektroniğin en büyük buluşu deniyor takıldığım bazı forumlarda. LED: Light emitting diyot teriminin kısalmış şekli. En ekonomik ışık yayan komponent diyorum ben bu parçamıza. Çok düşük gerilim ihtiyacıyla ve harcadığı çok az güçle bir çok alanda tercih edilirler. Aslen diyot familyasına bağlı olup adı yarı iletken ampul olarak da söylenebilir. Malzeme Listemiz: 2 * 10K lık direnç 470 ohmluk direnç BC547 Transistör 1 adet LED(Ben sarı seçtim 0,5mm) LDR

Not: Ben devreyi USB den besleyerek breadboard(elektronik devre deneme tezgahı diyelim) üzerinde denedim ve gayet iyi çalıştı. Sizin de devrelerinizde bir sorunla karşılaşmamanız dileğiyle.

44


BKAPISI

45

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

>AB PROJESİ

SOĞUTMA VE KLiMA SERViS ELEMANI

MESLEK KURSLARI PROJESi

Bağcılar belediyesi tarafından yürütülen Soğutma ve Klima Servis Elemanı Meslek Kursları projesinde Bağcılar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ve İklimlendirme Soğutma Eğitim Danışma ve Araştırma Derneği (İSEDA) ortak olarak yer almıştır.

“Projemiz; toplam 101 proje arasında en iyi projelerden biri seçilerek örnek proje olarak segilenmiştir.’’

Projemizde TEKNOSA (İKLİMSA) sponsor firma olarak yer almıştır. İştirakçi olarak İSKİD, SOSİAD, ISKAV, ISISO dernek ve vakıfları yer almışlardır. Projenin amacı 15 - 29 yaş arsı işsiz gençlere meslek eğitimi vererek bu gençlerin iklimlendirme sektöründe istihdam edilmelerini sağlamak. 12 aylık proje süresinde toplam 292 kursiyer teorik ve uygulamalı olarak eğitimler almışlardır. Kursiyerlerin % 98’ i kursları tamamlamıştır. Kursiyerlerin % 95’ i eğitimlerden başarılı olarak belge almaya hak kazanmışlardır. Yapılan SGK sorgulamasında 125 kursiyerin aktif olarak çalıştığı, Kursiyerlerle yapılan telefon görüşmelerinde ise 36 kursiyer kendi beyanına göre çalışmakta olduğu tespit edilmiştir.

46


BKAPISI

www.bkapisi.net

AB PROJESİ<

BORU KAYNAKÇILIĞI MESLEK KURSLARI

Bağcılar Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi tarafından yürütülen Boru Kaynakçılığı Meslek Kursları Projesi ile boru kaynakçılığı alanında, istihdam açığını gidermek için, ilgili kurumlarla işbirliğine gidilerek işgücü arzı ve talebi arasında yeni bir model ile işsizliğin çözümüne katkıda bulunulmuştur. Gerçekleştirilen proje ile meslek sahibi olmayan işsiz gençlerin meslek sahibi olmaları sağlanırken, işsiz kaynakçıların mesleki becerilerinin geliştirilerek boru kaynakçılığında yeni bir meslek sahibi olmaları sağlanmıştır. Proje sayesinde doğalgaz ve gemi sektörünün kalifiye eleman ihtiyacını karşılanarak Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun [EPDK] niteliklerine uygun sertifikalı kişilerin istihdam edilmeleri sağlanmıştır. Boru kaynakçılığı meslek kurslarına 342 kursiyer katılmış bu kişilerden; • Meslek edindirme kurslarına katılan 174 işsiz genç öncelikli olarak sektörün aradığı sertifikalı kalifiye eleman açığının bir kısmı karşılanmıştır. • Geliştirme ve uyum kurslarına katılan 145 işsiz genç kaynakçı ilave bilgi ve beceriler kazanarak sektörün aradığı sertifikalı kalifiye eleman açığının bir kısmı karşılanmıştır. • Katılımcıların % 93’ ü kursları tamamlamıştır. • Kursiyerlerin % 98’ i kaynakçılık belgesini almaya hak kazanmıştır. • Kursiyerlerin % 67’ si kaynakçı yeterlilik sertifikasını alarak uluslar arası geçerliliği olan TSEN 287-1 standardındaki belgeye sahip olmuştur. • Kursların bitiminde yapılan araştırmada 189 kursiyerimizin çalışmakta olduğu tespit edilmiştir. Buna göre: • Yapılan SGK sorgulamasında 118 kursiyerin aktif olarak çalıştığı, (EK 19: Kurs sayısal verileri ve SGK sorgulamaları) • Kursiyerlerle yapılan telefon görüşmelerinde ise 71 kursiyer kendi beyanına göre çalışmakta olduğu tespit edilmiştir

“Projemiz; toplam 101 proje arasında en iyi projelerden biri seçilerek örnek proje olarak segilenmiştir.’’

Baykal ERGİN - Anadolu Teknik ve EML Öğretmeni-Euroba Üyesi 47


BKAPISI

www.bkapisi.net

UÇAĞIN MUCİTLERİ 48


BKAPISI UÇAĞIN MUCİDİ: WRİGHT KARDEŞLER

www.bkapisi.net

İnsanların kuşlar gibi uçma arzusu çok uzun yıllar öncesine dayanıyor. Ne var ki tarih boyu sayısız uçma girişiminde bulunan insanoğlu, uçağı kullanmayı ancak 20. yüzyılda başarabildi. Kuşların kanat yapıları, uçma hayali kuran insanoğlunun en büyük yol göstericisi oldu.

İlk motorlu uçağı yapan Wright kardeşler, Ohio’lu iki bisiklet ustasıdır. Wilbur ve Orville Wright yüksek öğrenim görmemiş olmalarına rağmen, yaptıkları uçuş denemeleri ve araştırmalar sonucunda çok önemli bilgiler elde ederler. 200’den farklı tipte kanat yaparlar ve bu kanatları deneyebilmek için bir rüzgar tüneli bile inşa ederler. İlk uçuşlarını ise 17 Aralık 1903’te gerçekleştirirler. Uçakları iki pervanelidir. Orville ilk denemesinde sadece 12 saniye uçar ve 37 metre mesafe kateder. İnsanlık tarihindeki ilk uçuşu o gün sadece 5 kişi izler.

Uçağın mucidi olarak bilinen Wright kardeşler, uçaklarını tasarlarken akbabanın kanatlarını incelerler. Uçak nasıl uçar sorusunun cevabı ise esas olarak uçağın kanatlarında saklıdır. Bugün artık biliyoruz ki; bir uçağı havada tutan, uçağın motoru değil, kanadıdır. Uçağın kaldırma kuvveti kanatlarla sağlanır. Motor öndeki havayı alır ve arkaya doğru iter. Bu, bir itme gücü sağlar ve bu güç sayesinde uçak ileri doğru hareket eder. Uçak ileri doğru hareket ederken kanadının yapısından dolayı kanadın alt yüzeyinde yukarı doğru bir kaldırma kuvveti doğar. Bu aradada hava, içinde ileri doğru hareket eden uçağa karşı bir direnç gösterir. Uçağın sürati arttıkça kanadın kaldırma kuvveti de artar. Ve uçak yerden havalanır. İlk uçaklar saatte 20 – 25 km gibi bir uçuş hızına sahipken, 1935’li yıllardan sonra çok daha hızlı uçan uçaklar geliştirilir. Uçakların ağırlığı da zaman içinde değişir. Önceleri hafif uçaklar yapılırken, sonraları çok daha ağır ve büyük uçaklar yapılmaya başlar.

Orville Wright

Wilbur Wright

49


BKAPISI

www.bkapisi.net

Türk Hava Kurumu ve Bağcılar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi

Atatürk THK’da 50


BKAPISI

www.bkapisi.net

Türk Hava Kurumu Model Uçak kursları, bölüm öğrencilerimizin THK ile tanışmasına ortam hazırladı. Meslek öğretmenlerimizin yönlendirmeleriyle ilçemizdeki THK Bağcılar Şubesi’nin Model Uçak Kursu’na katıldılar. Ertesi yıl aynı zamanlarda kursa katılan öğrenciler, bir alt sınıftaki kardeşlerini bu fırsattan yararlanmalarına yardımcı oldular ve sertifikalarını aldılar. Kurumda karşılaştıkları sıcak ortam sayesinde öğrencilerimiz boş vakitlerini THK Bağcılar Şubesi’nde değerlendirmeye başladılar.

THK Kuruluş yıldönümünde tören düzenleyip, halka karanfil dağıttılar. Ayrıca ilk kuruldukları dönemde kendilerini tanıtmak adına halka çiçek dağıttılar. THK için Fitre-Zekat zarfları dağıtıp topladılar. Maddi destek olabilmek adına pul sattılar. Aynı şekilde kurban bayramı süresince Kurban Derisi Toplama Faaliyetleri düzenlediler. Genç Kanatları tanıtım amaçlı yapılan çalışmalar bağlamında Airport TV’de Havacılık Endüstrisi programına konuk oldular. Yine bu bağlamda İlçe Kaymakamlığı, İlçe Milli eğitim Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne geziler yaptılar ve kendilerini tanıttılar.

2009 yılı Haziran ayında tamamı Bağcılar ATL Uçak Bakım Bölümü öğrencilerinden oluşan THK Genç Kanatlar Gurubu’nu kurdular. İlk olarak Ankara’ya bölüm öğretmenlerimiz eşliğinde gezi düzenlediler. Ardından Gurubun tüzüğüne uygun olarak kurullarını ve gurup yapısına oluşturdular. Bu süreç içerisinde guruptan ayrılan öğrenciler ve diğer okullardan dahil olan yeni öğrenciler de oldu. Öğrencilerimiz Genç Kanatlar olarak Özel günlerde faaliyetlerde bulundular. Bu bağlamda; 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ilçede düzenlenen törene katıldılar. 29 Ekim’de Vatan Caddesi’nde düzenlenen kortejde yürüdüler.

Öğrencilerimiz, havacılık adına bir şeyler yapmak, meslekleri dışında sivil havacılıkla ilgilenmek ve teknisyenliğin haricinde farklı bir havacı kimliğine sahip olmak; ayrıca Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün özel emriyle kurulan bu güzide Cumhuriyet Kurumunu sahiplenmek adına çalışmalarını gururla sürdürmeye devam edeceklerdir. Aykut YILDIRIM

51


BKAPISI

www.bkapisi.net

>PROJE Ben Erhan ARAPOĞLU. 11.sınıf uçak bakım öğrencisiyim. Bir kaç yılımı bu okulda geçirmiş olduğum için, artık uçak bakım öğrencisinin sorumluluklarını ve taşıması gerektiği özellikleri az çok öğrendim. Ben ve arkadaşlarım bu zorlu, sorumluluk gerektiren ama bir o kadarda zevkli ve cazibe kaynağı olan bu mesleğe hazır olabilmek için hem teorik hem de pratik uygulama açısından hocalarımızın nazarında eğitiliyoruz. Sürekli olarak öğrenmemiz gereken bir bilgi fırtınası etrafımızda dolaşırken aynı zamanda da kişisel becerilerimizi geliştirmek durumundayız. Ve önemli olan, unutmamız gereken bir olgu var ki o da şudur; öğrenmek zor, unutmak ise çok kolay... Ben ve sınıf arkadaşım Mehmet Ali seneye katılmak üzere bu projelerimizi rafa kaldırarak bir yenisini hemen atolye masalarımıza cıkardık bile.

Tüm bu baskı ve stres altında sürekli derslerle ilgilenmek, elbette biz yaştaki insanlara bazen ağır gelebilir ya da bunalıma sürükleyebilir. Ama gel gelelim öğrendiğimiz bilgilerin haricinde üzerinde vakit harcanabilinecek seve seve uğrunda ter dökülebilecek bir çok meşgale ve uğraşlarla sarılı dört bir yanımız. Model uçak faaliyetlerimiz, Türk Hava Kurumu genç kanatlar, Havacılık kulübü faaliyetlerimiz, kişisel proje yarışmaları v.b derken aslında hiçte yanlış yapmadığımızı ve hayatımızın sadece ezberlenen derslerden ibaret olmadığı anlaşılıyor. Ayrıca, hem elektronik hem de mekanik olarak ince pratik bilgilerle yoğruluyoruz. Etrafımızda bu kadar çok uğraş konusu varken bile bizlere yeterli gelmiyor, üstüne birde spor ve sosyal faaliyetler ışığında bir arya geliyoruz. Tüm bunlar toplanıp bir kotaya aktarıldığında ise ortaya bir uçak bakım öğrencisinin hayatı çıkıyor.

Sumo Robot...

Son günlerde en yakın projemiz MEB’nın düzenledeği proje tabanlı beceri yarışması. Gerek bölüm hocalarımızın gerekse okul yönetimimizin katkılarıyla üç kişi ayrı projelerle katıldık yarışmaya. Sınıf arkadaşlarım Mehmet Ali, Mert ve ben neodyum mıknatıslarını ele aldık. Bu tarz projelerde aslında en büyük sorumluluk bizlere düşüyor. İlgilenmek bi yana dursun, herşeyden evvel bu öğrecilerin yarışması. Etik olarak kendimiz hazırlanıp araştırmalarımızın büyük bölümünü kendimiz hallediyoruz. Mıknatısların itme ve çekme güçleri çok basit bir yasaya dayanır aslında. Ama bize fazla basit geldi. Biraz düşündük ve sürekli olarak değişik varyasyonlarla ilişkilendirdik. Sonucunda da bir birinden farklı üç proje ortaya şıktı. Özetleriyle; biri yanal eksende bir hizada bulunan çemberlerin üzerinde yerleştirlmiş mıknatısların bir bilerini itmesiyle oluşturduğu dönü hareketini bir dc motor yardımıyla elektrik enerjisine çeviriyor. Extradan bir enerji kullanmadan sadece mıknatıslar yardımıyla elekrtik elde etmek, ilk anda oldukça büyüleyici geliyor değil mi? Ama henüz projelerimiz gelişim aşamasında olduğundan ve zamanımız yeterli olmadığından 24.lük ve 27.lik alabildik. Diğer projemiz 3 parça mıknatısdan oluşuyordu. Yanala eksende bir hizada duran 3 mıknatıs, 2 adet sabit ve bir adet hareketli parça olarak ayrılıyor. Sabit parçalar sürekli kutup değiştirerek hareketli mıknatısı sağa ve sola durmaksızın hareket ettiriyor. Bir bobin yardımıyla oluşan manyetik alandan elektriği alıyoruz. Teorik açıdan en kuvvetli ve en zor projemiz buydu. Kısıtlı süre zarfında yetişmedi. Çünkü gerçekten ciddi mühendislik hesaplamaları herektiren bir projeydi. Uzun soluklu araştırma ve teknik analiz gerektirdiği için şimdilik derece kazanamamış görünüyor.

Yuvarlak çizilmiş bir alan içersinde, uzaktan kumanda yardımı olmadan rakibini önce taşhis edip daha sonra diskalifiye etmeye çalışan bu ufak oyuncaklar, kullanılan motorların ve senslerin gücüne bağlı olarak bir mekatronik harikasına dönüşüyor. Bu ufak oyuncakların birbirine ezeli düşman kesildikleri turnuvaların en prestijlisi ODTÜ’ nün düzenlediği Robot Günleri. Bu sene 13-14 Mart tarihlerinde düzenlenicek olan turnuvaya kayıt evraklarımız hazır bile... Daha sonra mı? Redbull flugtag heyecanı şimdiden bizleri sardı... Sözün özüne değinmek gerekirse değerli okurlar, Uçak Bakım öğrencisi olmak, birşeylerin ucundan tutabilmek, yaptığımızdan zevk alabilmek ve hatta bizler için nerdeyse yaşama sevincimiz. Eğer yaşamdan, yaptığımız işten zevk alabilmek istiyorsak, yapmamız gereken tek bir şey var, sevmek. Önce kendimizi, sonra kendimiz için olanları. Çaresiz kalmak yok asla hayatta, aslında çare hep baş ucumuzda.

52


BKAPISI

Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Müdürlüğü 4. Uluslararası Robot Yarışması bu senede uzak ülke yakın dost sloganı altında düzenlendi. Biz de Bağcılar Anadolu Teknik Lisesi olarak bu yarışmaya katıldık.

www.bkapisi.net

Ben yazılımsal kısmı ve elektronik devrelerin tasarımını üstlendim. Birant ve Mehmet Ali robotun gövdesi ve statik hesaplamaları üzerinde çalıştı. Fatih ise benimle birlikte elektronik devrelerin birleştirilmesinde görev aldı. Behlül hocamız resmiyetle ilgilenip gereken mali desteği okul yönetimiyle aramızda bir köprü oluşturarak sağlamaya çalıştı. Aynı şekilde Turhan hocamızda hem Behlül hocamızla birlikte okul yönetimiyle ilgilendi, hem de tecrübeleriyle ve yazılımsal bilgileriyle bizi elinden geldiği kadar aydınlattı ve tıpkı bizler gibi gecesini gündüzüne katarak sürekli yanımızda çalışmalarda bulundu. Yeri geldi aynı sofrada yemek yedik, yeri geldi okulda sabahlamak zorunda kaldık.

Katılımcılar 11 Uçak Bakım’ dan ben Erhan ARAPOĞLU, Mehmet Ali AYILMAZ, Birant Ali KIRANLIOĞLU ve 11 Elektrik Elektronikten Fatih YAZ. Ve tabi ki başımızdan emeklerini ve desteklerini asla eksik etmeyen Turhan CİVELEK ve Behlül KÖSE hocalarımız. Yaklaşık bir aylık bir süreçte karar verilip ve nerdeyse son 10 gün dahilinde tamamlayabildiğimiz oldukça çetin ceviz bir tasarım oldu bizim için. Aslında düşünce bundan 3 yıl öncesinde bana aitti. Okula ilk olarak fikrimi sunmuştum.

Emin olun ki, geçen saatlerden çok daha fazlasını harcadık. Ve büyük gün gelip çattığında elimizde BATEK adlı sumo robotumuzla yarışmanın düzenleneceği Ankara’ da bulunan Ahmet Taner KIŞLALI kapalı spor kompleksine doğru yola koyulduk. 5 Mayıs çarşamba günü saat 6 da İstanbul’ dan hareket ettik. Perşembe günü sabah 8.30 da başlayan ilk turla birlikte ilk galibiyetimizide almış olduk. Bize zaman zaman asimo, kimi zamanda Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU eşlik etti. Japon dostlar edindik, eşine ömrümüzün hiç bir anında rastlayamayacağımız tecrübeler edindik. Ve nitekim yarışmanın 2.gününde 2.turda Gebze Üniversitesiyle karşılaştık ve elendik. Bizim için elenmek yada ilk 5 arasında dereceye girememek o kadarda önemli bir rol oynamıyordu.

Ancak o zamanlarda gerekli maliyet koşullarını sağlayamamış olmak ve yeteri kadar sistemli bilgiye sahip olmadığımız gerçeğiyle karşı karşıya kaldığımız için bu döneme kadar ertelenmiş oldu. Özellikle son dönemde kendi sınıf arkadaşlarımla birlikte bir arada olduğum ve hemen hemen her proje yarışmasına katılmak için istekli olan bir takımla birlikte çalıştığım için bu yarışmaya da katılabiliriz duygusuyla Mehmet Ali ile beraber yola çıktık. İlk olarak Behlül hocamıza danışıp işin olur yanlarını ve ödenebilir maliyetini konuştuk.Kafamızda oluşturduğumuz bir takım hesaplamalar ve hayali yapıyı kurduktan sonra ilk adım olarak bir takım oluşturmaya karar verdik. Bu doğrultuda Birant, Fatih ve Turhan hocayla birleşerek bu yolda birlikte çalışacağımız ekibi tamamlamış olduk. Zaten birbirimizi tanıyor olmanın verdiği avantajla hiç vakit kaybetmeden projemize dair ilk adımları atmaya başladık.

Mümkün olduğu sürece Bağcılar Anadolu Teknik Lisesi öğrencileri olarak önümüze gelen tüm proje yarışmalarına katılmaya devam edeceğiz. Erhan ARAPOĞLU

53


BKAPISI

www.bkapisi.net

>BÖLÜMÜMÜZDEN GÖRÜNTÜLER

>THY Yön

etic Bölümüm ilerinin üzü Ziya reti

>Türk Kuşu Eğitim Merkezi Gezisi

>LTG Kompozit Şirketinin Okulumuzdaki Semineri

>Proje

T Becer abanlı i Yarı şmas ı

in icilerin eti t e n ö Y >THY ümüzü Ziyar Bölüm 54


BKAPISI

www.bkapisi.net

>Uçak

>Talta Dergisi Yetkilileri ile Seminer

>Yan

Sistemi gın Söndürme

>Model Araç

Sistem

leri La

ÇizimYarışması Birincisi 55

boratu

arı


BKAPISI

www.bkapisi.net

56


BKAPISI

www.bkapisi.net

Otomobiliniz

Sele Kapılmasın İstanbul’un Alt yapı sorunları ile bir çok bölge sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. Bu felaket bir çok otomobile de zarar vermiş durumda. Araçlarımızı Sel Felaketinden Nasıl Koruyabiliriz? Yaşanan sel felaketlerinde Devletin doğal afetlere karşı çalışmalarının yetersiz kalması bir çok insanımızı mağdur duruma düşürüyor.Araçlarımız da sel felaketinden nasibini almakta. Yeni nesil otomobillerin çalışma yapıları elektronik olarak kontrol edilmektedir. ECU dediğimiz Elektronik kontrol ünitesini üreten firmalar yağmur’a karşı dayanıklı olmasına rağmen sel felaketinde çaresiz kalmaktalar.

Öncelikle Motorun Koruma Altına Alınması

Sadece ECU değil aracın bir çok elektrik elektronik aksamı devre dışı kalır bunları sayarsak. Hava emiş sistemi ve emme manilfoldu, ateşleme ile yakıt sistemleri, marş motoru, alternatör, akü bağlantıları ,alarm ve araç sigortasına bağlı kablolar zarar görmektedir.

Otomobilimizin en çok etkileneceği parçalar kaput altında gizlidir. Yağan yağmurdan acele etsek bile bazen kaçışımız mümkün olmayabilir. Aracımız otopark ta bile olsa onu sular altında görebilme riskiniz vardır. Öncelikle Motorun ateşleme sistemlerinden başlayarak, akü başlarını, kablo bağlantı başlarını, alternatörü ve görebildiğiniz açıkta kalan kablolarını su geçirmez parçalarla bir poşet veya (naylon) yardımıyla kolayca sarmanız gayet başarılı bir adım olacaktır.

Aracın metal kısımlarının bir çok yeride yoğun suya maruz kaldığından dolayı zamanla araçların paslanması motor kısmının yeterince temizlenmemesi ile oluşan sorunlar, otomobilin iç döşemeleri nemden dolayı kötü koku yayarak kullanılamaz hale gelmesi bizleri otomobilimiz sorunları ile baş başa kalmak için yeterli sebeplerden.

Yanlış Park Etmek, İlk Çalıştırma, Servis Ve Kasko Sürücüler otomobillerini park etmek için uygun yer bulamayabilirler. Bazen ilk gördüğümüz boş yere park etmek mantıklı gelebilir. Ancak otomobil için ve sel felaketinden korunmak için en ideal olarak yüksek ve etrafı açık alanların tercih edilmesi bizler için en tedbirlisi olacaktır. Eğer otomobiliniz sele maruz kaldığında lastikleri yerden kesildiğinde veya otomobilin yarısına kadar suya battığında aracın motoru çalıştırılmadan ve bir çekici yardımıyla aracınızı servisinize çekmenizi öneririz. Bir çok sigorta şirketi müşterilerine değişik paketler sunabilmektedir. Yapmanız gereken şey; bu farklı sigorta paketlerinin arasında da bulunan sel veya su baskını felaketinden oluşabilecek zararları da karşılayan seçeneği işaretlemeniz, ilerde sorun yaşamamanız için gerekli bir ayrıntıdır. Yakup ÇOŞKUN

57


BKAPISI

www.bkapisi.net

British Airways 2014’de Çöple Uçacak İngiliz Havayolları (British Airways) ve ABD merkezli bioenerji şirketi Solena, Avrupa’nın ilk çevreci jet yakıt tesisini Londra’nın doğusunda kurmak için anlaştı. Fabrika, 2014’te çalışmaya başladığında, evlerdeki ve endüstriyel çöpler dahil 500 bin ton atık depolayabilecek. Bu atıklar, karbon nötr havacılık için yılda 16 milyon galonluk yakıta dönüşecek. Şehrin havalimanındaki tüm İngiliz havayolu uçuşlarının ihtiyacının iki katı kadar yakıt üretileceğini belirten yetkililer, “Geleneksel gazyağına oranla yüzde 95 daha az emisyon salacak” diyor. Şakir GÜMÜŞ

58


BKAPISI

www.bkapisi.net

Piramitler hakkında

ilginç detaylar • Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

• Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur.

• Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

• Gize’deki üç piramit aralarında bir Pisagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir. Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3 - 4 - 5’dir.

• Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

• Büyük Piramitin tabanının yüzeyi, anıtın yarısının iki katına bölündügünde pi=3,14 sayısı elde edilir.

• Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

• Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.

��� Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit’in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

• Büyük Piramit, dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.

• Piramit’in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

• Büyük Piramit, dört ana yöne göre düzenlenerek inşa edilmistir.

• Bitkiler Piramit’in içinde daha hızlı büyürler.

• Piramit dev bir güneş saatidir. Ekim ortasiyla Mart başı arasında düşürdügü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler. Piramiti çeviren taş levhalarin uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir. Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.

• Büyük Piramitin açıları, Nil’in delta yöresini iki esit parçaya böler.

• Piramit’in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir. • Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır. • Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit’in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

• Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık, Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.

• Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

• Piramitin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir. Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir. 59


BKAPISI

www.bkapisi.net

HAYATA ve AŞKA DAİR…

HAYATA ve AŞKA DAİR İlk defa duyduğum bir müziğin akışına bırakıyorum kendimi. Kendimi arıyorum ritimlerde. Kalbimin kırıntılarını topluyorum. Yerine koyuyorum her bir parçayı. Zaman aşımına uğramış sevdalarımın hepsi küllenmiş. Benden çok az şey var artık kalbimde. Yeniden doğmuş gibiyim. Sanki ruhum bana bugün verilmişcesine. Önce yaşadığımı anladım. Sonra bir kalbim olduğunu. 18 yaşında doğmak ne kadar garip… Gözlerimi açtım hayata. Ve karşımda sen. Öylece kıpırtısız beni izliyorsun. Ve yüzündeki masumiyet. En kendin olduğun dakikalardan birindesin yine. Bunu fark edebiliyorum… Her zaman yaşadığın bir şey vardır. Aşık olmak ya da olduğunu sanmak. Her zaman yaşarsın kesinlikle. Her şeyin bir sonu olduğunu unutursun her seferinde. diğin Her bitişinde her şeyden değerli olduğunu bilmeboyunca gözyaşlarını boşa akıtırsın. Seni olgunlaştıran ve hayatın yaşayacağın şeylerden biridir aşk... çok başında Bitmiştir bazen ve öyle bir an olur ki daha hayatınınistem ezsin… ak anlam olduğunu, bunları onlarca defa yaşayabileceğini sadec Zamanla her şey yoluna giriyor hiçbir şey yapmasan bile, ı bire güçlü oyun durmaya çalıştığında yerine oturuyor. Ve o zaman hayat olarak görüp hafifçe gülümsüyorsun aynada. Seni Öldürmeyen Herşey Seni Güçlendirir Bu Hayatta….

Burak Şaşmaz & Baturay Gece 60


BKAPISI

DARÜŞŞAFAKA KUPASI SALON MODEL UÇAK YARIŞMASI 21 Şubat 2010 Pazar günü Darüşşafaka Eğitim Kurumları ve THK Bakırköy Şubesi işbirliği ile Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda “Darüşşafaka Kupası Salon Model Uçak Yarışması” düzenlendi. Yarışmada Çubuk Model, Kabin Model ve Ornithopter Model olmak üzere : 3 kategoride 61 yarışmacı ferdi ve takım olarak yarıştı ve toplamda 21 kupa sahibini buldu. Okulumuz adına yarışmaya katılan Uçak Bakım Bölüm Öğrencilerinden Mert DÖNER, Mehmet Ali AYILMAZ, Fatih YILDIRIM, Furkan TAŞKIRAN ve Sefa GÖÇMEN’i tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

BÖLÜMÜMÜZDE TEKNOLOJİK YENİKLİKLER Megep projesi kapsamında bölümümüze bir çok donanım ve eğitim seti kazandırılmış ve şu an hiç bir okulda bulunmayan bir dizi donanım ve eğitim seti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul İşkur İl Müdürlüğü ve MEB işbirliğinde yapılan çalışmalar neticesinde bölümümüze aşağıda belirtilen yeni donanımlar yakında kazandırılacaktır.

61

www.bkapisi.net


BKAPISI

www.bkapisi.net

Kaptan Pilotunuz Konuşuyor Kalkıştan 15 dakika sonra 50 kişilik Fokker 50 tipi uçağın hoparlörlerinden kaptan pilotun sesi duyulur: ‘Uçağımıza hoşgeldiniz. Şu anda Atlantik Okyanusunun üzerinde 15.000 feet yükseklikte bulunmaktayız. Sağ tarafınıza bakarsanız uçağımızın bir motorunun yanmakta olduğunu göreceksiniz. Sol tarafa bakarsanız uçagımızın kanatının kopmuş olduğunu göreceksiniz. Aşağıya bakarsanız bir sari bot icinde üç kişinin size el salladığını göreceksiniz. Bu kişiler ben kaptan pilotunuz, yardımcı pilotum ve uçagın hostesi.

Havacılık Fıkraları

Dinlemekte oldugunuz ses bir bant kaydıdıdır.’

Kısa pist

Pilot Temel ve Kule

Temel ile Dursun pilotluk kursuna gitmişler. En sonunda kursu bitirip pilotluk diplomasını almışlar. İlk seferlerine çıkmak üzereler. Uçağı kaldıyorlar fakat kalktıktan bir saat sonra uyarı geliyor.

Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu : “Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düseyrum.”

Dursun temele diyor ki: “Ula Temel şimdi kuleden uyarı geldi. İneceğimiz havalimanın pisti çok kısaymış, onun için iner inmez frenlere asılalım’’.

Kule hemen cevapladı : “Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin.” Temel gayet ciddi : “Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk.”

“Tamam’’ demiş Temel. Pist görünmüş ve tekerler yere değer değmez Temel frenlere asılmıs. Tam pistten çıkarlarken son onda durmuşlar. Dursun terini silerken Temel’e demiş ki “ula Temel şu ise bak 10 metrelik pist mi olur?”. Temel: “Haklısın uşağum, bi de bunun enine bak en az 10 km var’’.

62


BKAPISI

İlginç Bilgiler

www.bkapisi.net

Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe’nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır. Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar? Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur? Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır. İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.

Akıl ile zeka arasında fark nedir? Akıl yalanla gerçeği, doğruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

Niçin Gözyaşı Dökeriz? Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlerle ağlar.. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin’dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

63


BKAPISI

www.bkapisi.net

Küçük Bir Beyin Jimnastigi Sonucunu sadece IQ’su 120nin üzerinde olanlar bulabiliyor ...

Beyin Jimnastiği

Düşün bakalım:

Bununla beyniniz bi süre aktif kalacak,

10 Kese Altın Padişah her kesede 1 KG altın olan 10 Keseyi kuyumcuya yollar ve bu 1 KG lik altınları 100 ‘er gramlık 10 ‘ar tane bilye yapmasını ve yine aynı keselere koymasını ister. Kuyumcumuzda 9 keseyi 100’er gramlık bilyeye çevirir ama 1 kesenin içindekileri 90 lık bilye yaparak 100 gram çalar. Şevketlü Padişahımızda bunu haber alır ve keseler geldiği gün veziri imtihana tutar. bilemezse kelle gidecektir. Padişahın sorusu şudur. “Ey vezir bu 10 kesede 10 ‘ar tane bilye var, ama 9 kesedeki bilyeler 100’ er gram sadece 1 kesedeki bilyeler ise 90 ‘ar gram. Al sana terazi al sana keseler. Sadece 1 defa teraziyi kullanma hakkın var altın çalınan keseyi buldun kelleyi kurtardın bulamadın kelle de gitti. Bir günlük sürende başladı” der.

64

Eğri: 2 +3 = 10 7 +2 = 63 6 +5 = 66 8 +4 = 96 9 +7 =??



B Kapısı - Sayı 2