Page 1

Değerli okurlar; BAĞCILAR MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ HAVACILIK DERGİSİ

B Kapısı Bağcılar MTAL Adına Sahibi Arkın POLAT Okul Müdürü Editör Hüseyin GÜNAD Yayın Kurulu Hüseyin GÜNAD Nazigül ÜZÜM Röportaj Samet POLAT Hüsne Nur KOÇ Yazarlar Nazigül ÜZÜM Semra DERELİ CİVELEKHAN Hüseyin YAMAN İlker GÜNEŞ Sinan ERİK Hamit BAŞGÖL Can URASLI Yırtık Harita Ekibi Grafik Tasarım Eminenur KOSAL Baskı-Cilt Seçil Ofset 100. Yıl Mahallesi Matb. Sitesi 4. Cad. No: 77 Bağcılar Tel: (0212) 629 06 15 www.secilofset.com info@secilofset.com.tr B Kapısı İletişim Bilgileri T: (0212) 550 15 99 F: (0212) 550 15 00 Barbaros Mh. 201. Sok. Bağcılar-İstanbul bkapısı.net Mayıs 2017

editör

B Kapısı dergisinin ilk sayısında editör olarak görev almıştım. Dergimiz o günden bugüne kadar büyük yollar aldı. Bu sayıyla beraber yeniden size seslendiğim için oldukça heyecanlı ve mutluyum. Bu son sayımızla dergide bir dizi yeniliğe imza attık. Bu yeniliklerin ilki; dergimizin sayfa sayısını düşürmek oldu. Bu sayede bülten görüntüsünü yok etmek ve okunabilirliği artırmayı hedefledik. Yazar kadromuzu kurduk ve konuları titizlikle seçmeye gayret ettik. Arka kapağımızı da reklama kapattık. Tabi ki esas amaçlarımızdan biri olan ve her geçen gün daha ileriye taşıdığımız okulumuzun tanıtımını yapmaya devam ettik. Çünkü mezunlarımıza yeni kapılar açmanın, istihdamlarını kolaylaştırmanın bir yolu verilen eğitimin kalitesini arttırmak diğer yolu da kendini anlatabilmekten geçtiğini bilmekteyiz. Verdiğimiz eğitimin kalitesini arttırmak için neler yaptık? Atölye ve donanımlarımızı yeniledik, eksiklerimizi giderdik ve yetkili otorite olan SHGM ye başvurduk. Bu süreçte SHGM eski Genel Müdürümüz Sn. Bilal EKŞİ ve ekibi bize kapılarını sürekli açık tuttu ve önerilerde bulundu. Bu vesile ile sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. Sonuç? SHY Part 66 ya uygun bir eğitim verdiğimiz ve 200’e yakın iş/görevi öğrencilere yaptırabildiğimiz denetlenerek Türkiye’nin ilk SHY 147 Tanınan Okul Sertifikasına sahip okul olduk. Peki istihdama yönelik neler değişti? Dürüst olmak gerekirse; Bir şey değişmedi. Peki iyi bir uçak bakım eğitimini kimler verir ? Denetime hiç girmeyen veya girip başarılı olamayan okullar? Hiç atölyesi, laboratuvarı olmayan okullar? Havacılık ile hiç bir ilgisi olmayan okullar? SHGM tarafından belgelendirilen ve denetlenen okullar? İşte tüm bu soruların cevabı Türk Sivil Havacılığına hizmet edecektir. Dergimizde havacılıktan, bizden ve hayattan bahseden yazılar hazırladık. Umarım sizler de beğenir ve okumaktan zevk alırsınız. B Kapısı bir havacılık dergisidir. B Kapısı bir eğitim dergisidir. B Kapısı tekniğe açılan bir kapıdır. Saygılarımla … Hüseyin GÜNAD Bağcılar MTAL. SHY 147 Tanınan Okul Koordinatörü


İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ........................................................................................................4 Erasmus......................................................................................................6 Röportaj (Şükrü CAN)..............................................................................10 Psikoloji ....................................................................................................12 Unutulan Adetlerimiz.................................................................................16 Gizli Kahramanlar......................................................................................18 Ekinlik........................................................................................................20 Proje..........................................................................................................21

02


ÖNSÖZ

Okul Yılları.................................................................................................22 Bölüm Çalışmaları.....................................................................................26 Çalıştay.....................................................................................................28 Kabiniçi......................................................................................................30 Radyo........................................................................................................34 Gezi ..........................................................................................................36 Havacılık Kültürü.......................................................................................40 Sinema......................................................................................................42


ÖNSÖZ

İnsan kendini geliştirdikçe sorunların üstesinden gelir ve uzmanlaşır İnsan öğrendikçe kendine güveni ve işine olan saygısı artar, kendini geliştirdikçe sorunların üstesinden gelir ve uzmanlaşır. Tabi ki bu süreçten sonra da öğrendiklerini uygulamanın yanı sıra aktarma isteği de duymaya başlayacaktır. Uçak Bakım Alanında eğitim verebilmek için insanın sürekli kendini yenileme ve geliştirme çabası içinde olması gerekiyor. Havacılık; eğitimiyle, bakım ve yer hizmetleriyle tam anlamıyla bir ekip işi. Ekip olma, koordineli hareket etme ve aynı dili kullanabilme çok önemli faktörler. Burada eğitimcilere büyük iş düşmektedir. Özellikle teorik eğitimleri uygulama eğitimlerle beslemek büyük önem arz etmektedir. Biliyorsunuz ki en iyi öğrenme tekniği uygulamalı eğitimdir. Öğrenciler artık günümüzde internet ve iletişim teknolojilerini kullanarak bilgiye ulaşabiliyor. Lakin öğrenilen bu bilgiler uygulama sahası bulamayınca bir anlam taşımıyor. O yüzden okulumuzda uygulamalı ve sektör ile işbirliği içinde yapılan eğitimlere çok önem vermekteyiz. Bu sayede daha üretken bir nesil yetiştirmeyi ve ülkemizi hedeflerine ulaşması için hizmet etmekteyiz. Arkın POLAT Okul Müdürü

04


Kuş Konduğu Dalın Kırılmasından Korkmaz. Çünkü Güvendiği Dal Değil,Kendi Kanatlarıdır.


ERASMUS

BAĞCILAR MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ UÇAK BAKIM ALANI 1 YIL İÇERİSİNDE 3 ERASMUS PROJESİ’NE KATILDI

1.PROJE: İstanbul Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Eskişehir Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin ortaklaşa gerçekleştirdiği, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı ile birlikte yürütülen KA1 Avrupa Birliği projesi, 04.04.2016 tarihinde Almanya’nın Ludwigshafen kentinde yapıldı. ”Havacılık Eğitiminde İlk Akreditasyon Adımı” başlıklı proje kapsamında, her iki okuldan 18 öğrenci ve 2 öğretmen Juventas firmasıyla yapılan işbirliği çerçevesinde 4 hafta boyunca farklı mesleki kuruluşlarda gezi ve gözlemler gerçekleştirdi. Berufsförderungswerg Wieblingen’ de staj programına tabi tutuldular.

2.PROJE: Erzincan Hezarfen Ahmet Çelebi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hazırlayıp sunduğu, Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Eskişehir Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin yerel ortak olarak katıldığı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı ile karşılıklı imzalanan sözleşme sonrası uygulamaya konulan “Uçak Bakım 2030 Vizyonu” başlıklı Mesleki Eğitim Öğrenme Hareketliliği (KA1) Avrupa Birliği Projesi Öğrenci gurubu için 15/01/2017 ile 28/01/2017 tarihleri arasında 24 öğrenci ve üç refakatçı öğretmenin katılımıyla Almanya’nın Duesseldorf kentinde gerçekleşti.

06


ERASMUS

3.PROJE: Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’nca yürütülmekte olan

Erasmus Programı okullar arası “ Uçak Bakım Alanında Uluslararası Standarların İncelenmesi” başlıklı Mesleki Eğitim Öğretim Hareketliliği projesi Ankara Kızılcahamam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi koordinatörlüğünde, İstanbul Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Eskişehir Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İzmir Selçuk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin katılımıyla iki aşamada gerçekleştirildi. Okulumuz ilk etap tarihi olan 19/03/2017-18/04/2017 tarihleri arasında projeye 7 öğrenci 2 öğretmen ile katılım sağlamıştır.

07


Şükrü CAN B Kapısı dergisi. 28 Şubat 2017 Neden uçak mühendisliği ve mesleğe ilk nerde nasıl başladınız?

Meslekte başınıza gelen unutmadığınız en önemli anınız?

Çocukluğumdan itibaren hep mühendis olmayı düşlerdim. Uçmak, uçabilmek her zaman hayalimdi. Rüyalarımda uçardım zaman zaman. Liseyi çok iyi derecede bitirdiğimde İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümüne girmiştim ama Uçak Mühendisi olma tutkum devam ediyordu. Üniversitedeki ilk yılımın sonunda tekrar sınava girdim ve sadece tek bir tercih yaptım: İTÜ Uçak Mühendisliği. Çok şükür bu bölümü kazandım ve 1979 yılında girdiğim İTÜ Makina Fakültesi Uçak Mühendisliği bölümünden 1983 yılında mezun oldum.

1987’de girmiş olduğum Türk Hava Yollarında B727 Etüd Mühendisi olarak çalışıyordum. 1989 yılındaki bir B727 uçağımızın C Bakımını erken bitirirebilmemiz şirketimiz için çok önemli idi. Ben de o C bakımında koordinatör mühendistim. Çok yoğun çalıştık ve rekor zamanda bakımı bitirdik. Genel Müdür Teknik Yardımcımız Sayın Yusuf Bolayırlı şahsıma özel çok güzel bir teşekkür ve tebrik yazısı gönderdi. Çok memnun olmuştum. O yazıyı hala saklıyorum.

Mesleğime ilk defa 1985 yılında Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi, Uçak Bakım Atölyeleri’nde başladım. Daha sonra Türk Hava Yolları’inda çalıştım. 1990 dan 2005 yılına kadar yurtiçi ve yurt dışındaki değişik ülkelerde yerli ve yabancı havacılık şirketlerinde çalıştım. 2005 yılında “okulum” diyebileceğim Türk Hava Yoları’na geri döndüm.

08

Onur Teknik kaç yılında kuruldu? Kuruluşundan bu yana firmanızda nasıl bir gelişim süreci gerçekleşti? Onurair Teknik, Onurair’den ayrı bir şirket olarak yapılanmamıştır. Dolayısı ile şirketimizin kuruluş yılı olan 1992 yılının ilkbaharında, Teknik Departmanı olarak oluşturulmuştur. Bilhassa 2011 yılında şu anda bulunduğumuz hangarımıza taşınmamızdla birlikte, Onurair Teknik / Onurair Technics ismini bir çeşit marka olarak ön plana çıkartmaya başladık. Son 5 yıldır hangarımızda hem kendi uçaklarımıza, hem


RÖPORTAJ de müşterilerimizin uçaklarına ve komponentlerine bakım hizmeti veriyoruz. Ayrıca Antalya ve Cidde istasyonlarımızda da müşterilerimize zaman zaman hat bakım hizmeti veriyoruz. Gelecek yıl için hedefiniz ne? Onurair Teknik olarak önümüzdeki 1 yıl süresince, müşterilerimize vermekte olduğumuz hizmetlerden elde edeceğimiz kazancın, malzeme hariç tüm teknik maliyetlerimizi karşılayacak kadar olmasını hedefliyoruz. Bu hedefimizi gerçekleştirdiğimiz takdirde Teknik Departman olarak şirketimize hiçbir maddi yükümüz olmadan bir faaliyet yılını geçirmek arzusundayız.

Bizim okulumuza son zamanlarda çok destek verdiğinizi biliyoruz. Bizim gibi liseden uçak bakım ya da teknik bölüm mezunu öğrenciler için ne gibi beklentileriniz var ve iş olanakları nasıl? Uçak bakımı ile ilgili eğitim veren tüm okullarımıza elimizden gelen destek ve yardımı yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sizin okulunuz gibi tam donanımlı ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’den gerekli yetkilerini almış olan ve alanında parmakla gösterilen okulunuza ise desteğimiz her zaman artarak devam edecektir. Ülkemizde çeşitli sebeplerden dolayı turizm ve havayolu taşımacılığında zaman zaman inişler ve çıkışlar olsa da, uçak bakım ve onarım sektörünün daima artacağını ve gelişeceğini öngörüyor ve başta okulunuzdan olmak üzere, sizin gibi donanımlı ve

09


yetkin okullardan mezun olacak genç arkadaşlarımızı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da zaman içinde artacak işgücü ihtiyacımıza uygun olarak istihdam etmeyi planlıyoruz. Sizce şu anda Türkiye’deki havacılık yükselişte mi, durumu nedir? Türkiye’deki havacılık taşımacılığınde ve havacılıkla ilgili turizm faaliyetlerinde, son 1,5-2 yıldır yaşamış olduğumuz ve herkesin bildiği olağanüstü olaylar sebebiyle azalma görülüyor. Bu durumun çok fazla uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü her kademedeki tüm ilgililer, yapılması gerekenleri tespit ediyor, alınması lazım gelen tüm tedbirleri alıyor

10

ve almaya da devam edecektir. Üçüncü havalimanının da faaliyete geçmesiyle, -son 15 yıldaki kadar olmasa da- ülkemizdeki havacılığın artarak devam edeceğini düşünüyorum.

Önümüzdeki 10-20 yılda havacılıkta nasıl bir değişim bekliyorsunuz? Gerek yolcu ve yük taşımacılığı, gerek uçak bakım ve onarımı ve gerekse uçak parçalarının üretimi konusunda önümüzdeki 10-20 yıl süresince çok büyük artışın olacağını bekliyorum.


Onur air ile nasıl tanıştınız? Onur Air’in ilk kuruluşunu çok iyi biliyorum. Çünkü o zaman Noble Air’de birlikte çalıştığımız bazı arkadaşlarımız, Onur Air’in ilk kuruluşunda görev almışlardı. Zaten sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen uzun ömürlü, sağlam alt yapılı ve kurumsal kimliği olan özel havayollarından biri olan Onur Air’i, sivil havacılık sektöründe çalışan herkes çok iyi bilir. 1992 de kurulan bu şirketin 1995 yılından beri sahibi olan Sayın Cankut Bagana, tüm uluslararası havacılık camiasının tanıdığı saygın, güvenilir ve havacılıkta çok tecrübeli bir insandır. Onur Air adeta Cankut Bey ile bütünleşmiştir. Kendisini 1995 yılından beri tanıdığım, sevdiğim ve çok saygı duyduğum için, Türk Hava Yolları’ndan emekli olduğum 30 Nisan 2010 dan bu yana, severek ve ilk günkü heyecanım devam ederek Onur Air Ailesi ile birlikte çalışıyorum. Bizim gibi gençlere tavsiyeleriniz nelerdir? Son olarak 10 yıl sonra nasıl bir pazar, nasıl bir Onur Air göreceğiz? Allah’ın izniyle, 10 yıl sonra Onur Air’i ülkemizde, Avrupa’da, Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya’dan İstanbul’a, İstanbul’dan da Avrupa’nın çeşitli ülkelerine tarifeli seferler yapan, dış ülkelerde başarı ile yapmakta olduğu “wet lease” operasyonlarına devam eden güçlü bir havayolu ve ve Onurair Teknik’i, bölgesinde kaliteli, güvenilir ve ekenomik uçak bakım ve onarım hizmetlerini veren önemli bir MRO (Bakım Onarım Merkezi) olarak göreceğiz.

Tek bir cümle ile özet tavsiyemi yapayım: “işinizi severek ve tutku ile yapın, daima kendinizi geliştirin, mesleğinizde her zaman en iyilerden olmaya çalışın,!”

Şükrü Can Gn. Md. Yrd.-Teknik www.onurairtechnics.com www.onurair.com

11


. . PSIKOLOJI

Hamit Başgöl 1994 yılında İstanbul’da doğdu. 2012 yılında Bağcılar Anadolu Teknik Lisesi Uçak Gövde Motor Bakım bölümünden mezun oldu. Ardından Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünü kazandı ve 2016 yılında bu bölümden lisans derecesini aldı. Bilişsel Psikoloji, Nöropsikoloji, Politik Psikoloji ve Zihin Felsefesi alanlarıyla ilgilenmektedir. neocogsci.blogspot.com Email: hamitbasgol@gmail.com

İnsanı ve İnsani Olanı Araştırmak: Psikolojinin Yeri ve Önemi Hayatımızın her alanı insanlardan, insanların ürettiklerinden ve insanların düzenlediklerinden oluşuyor. Aslında, yalnızca hayatımız değil aynı zamanda kişiliğimizin ve onu oluşturan duygularımızın, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın da çevremizle kurduğumuz sosyal ilişkiler tarafından düzenlendiği ya da uç bir yorumla onlar tarafından yaratılmış olduğu bir gerçek. Bir teknisyenin ufak bir hatası sizi öldürebilir, belki bu hata ufak addedilebilecek bir dikkatsizlikten kaynaklanmıştır. Belki bu ufak dikkatsizliğin nedeni onun tam gerekli olan işlemi yapacakken bir iş arkadaşıyla kavga ettiği anın istemsiz bir şekilde aklına gelmesidir. Belki de kavga edilen iş arkadaşı o günlerde bir yakınını kaybetmiştir. Sizin ölümünüzün nedeninin hiç tanımadığınız ve hiç tanımayacağınız birinin göçüp gitmesi olabileceğini söylemek istemiyorum. Açıkçası, neredeyse hiçbir koşulda, bir insanı etkileyen faktörler bu kadar lineer ve tekdüze, insanın olay içerisindeki rolü de bu kadar edilgen değildir. Fakat, bu nedenler zinciri bizim kendimizin ve birbirimizin ne kadar etkisinde olduğumuzu göstermesi açısından önemlidir. Bir genç, kişilik olarak takdir ettiği bir insanın ilgi alanlarıyla ilgilenmeye başlayabilir veya sevmediği bir insanın ilgi alanlarından uzaklaşabilir. Matematiğe yatkın olan ve dünya çapında uzmanlaşabilecek bir genç bu alandan başarısız bir öğretmen sayesinde soğuyabilir. Ülkesinde iç karışıklıklar ve şiddet olayları vuku bulan insanlar bir çeşit kaygı bozukluğu olan panik bozukluğun belirtilerini gösterme eğilimindedirler. Bu psikolojik problem ise, eğer yeterli ve kaliteli müdahale edilmezse, bir hayatı bitirebilir. Bir hapishanedeki yetersiz kontrol veya görmezden gelme de

12


. . PSIKOLOJI gardiyanların tutuklulara insanlık dışı müdahalelerde bulunmasına neden olabilir. Buraya kadar yalnızca olumsuz durumları saymış olsam da, insanın çevresiyle olan ilişkisi olumlu sonuçlara da neden olabilir. Dahası, olumsuz olarak gördüğümüz birçok durum, insanların belirli koşullar altında olumlu olarak adlandırılabilecek davranışlar geliştirmesine de neden olabilir. Siyasal baskı dönemlerinde edebi yazın gelişirken, savaş dönemlerinde ise bilimsel bulgular tekniğe dönüştürülür. Fakat, bu gelişmelerle beraber savaş dönemlerinde ekonomik ve sosyal problemler had safhada yaşanır. Günlük hayatımızda ve olağan akıl yürütmemizde insanı etkileyen ve onda açığa çıkan durumlardan bahsederken olasılıkları içeren bir dil kullanırız. Çünkü ne insanların ne de onların başına gelen olayların birbirine benzemediğini bir şekilde göz önüne alırız. İnsanlar ve olaylar birbirlerinden tamamen farklıysa sonuçlar da birbirlerinden farklıdır. Aslında psikolojinin nihai amacı, deney ve gözlemi kullanarak, insan davranışı ve zihni hakkında genel geçer ve doğru bilgiler elde etmek dolayısıyla olasılıkları elemektir. Birçok şirket parça başı ücret sistemini işçilerin çalışma motivasyonunu ve buna bağlı olarak üretilen ürün sayısını artıracağını düşündüğü için destekler. Öyle olup olmadığını araştırmak ve edindiği bilgiye dayalı olarak uygulama yapmak bir endüstri psikoloğunun görevidir.

Yani psikoloji, insanların yaşam kalitelerininin artırılması ve gelecekte yaşayacakları problemlerin önüne geçilmesi açısından hayati derecede önemlidir. Bir bilimsel disiplin olan psikolojide kimi zaman birbirinden oldukça uzak kimi zaman birbirine oldukça yakın ve çoğu zaman da birbirleriyle ilişki içerisinde olan çok fazla miktarda konu çalışılır. Örneğin, evrensel bir duygu olan öfkeyi onun belleğin nöral temellerine etkisiyle, aile ortamındaki konumuyla, veya endüstriyel psikolojideki rolüyle çalışabilirsiniz. Bu çalışmalardan yola çıkarak elde edilen veriler olası gelişmeler ve çözümler için gündelik hayata uygulanabilir. Öfke problemi olan bir yöneticinin üretim atölyesindeki astlarıyla olan irtibatı üretimin kalitesi veya sürdürülebilirliği açısından önemli olabilir. Aynı durum, onun aile hayatındaki rolü ve alzheimer riski için de geçerlidir. Psikoloji çoğunlukla klinik psikolojinin pratik uygulamalarıyla hatırlansa da çok fazla sayıda pratik alana ve araştırma alanına sahiptir. Bu alanların bir kısmına göz atacak olursak: Klinik psikoloji: Bilişsel, duygusal ve davranışsal bozuklukları araştırır ve tedavi eder. Yani depresyon, şizofreni ve panik bozukluk gibi problemleri ve tedavi olanaklarını araştırır.

13


. . PSIKOLOJI Psikoloji alanındaki birçok meşhur teori bu alan içerisinde temellendirilmiştir. Bilişsel psikoloji: İnsan algısını, düşünce süreçlerini ve belleğini araştırır. Karar verme, muhakeme ve düşünce süreçlerini inceler. Çıkarımlarımızdaki mantık hataları, algılarımızın çevremize uygunluğu ve bellek süreçlerimize dair çalışmalar bu alanın ilgi konusudur. Sosyal psikoloji: Toplum/grup ve birey arasındaki ilişkileri ve bireye olan etkisini araştırır. Grubun özelliklerinin bireyin davranışları üzerindeki etkisini inceler. Kimlik ve tutum araştırmaları bu alanda ön plandadır. Gelişim psikolojisi: İnsanın davranışsal, duygusal ve düşünsel gelişimini doğumundan ölümüne kadar

inceler. Ergenlerdeki kimlik ve yaşlılardaki bellek problemleri önemli çalışma alanlarındandır. Öğrenme psikolojisi: Öğrenme ve öğretme süreçlerini inceler. Endüstriyel psikoloji: İş yaşamını ve üretim sürecini geliştirmek için psikoloji bilimindeki prensipleri ve araştırma metodlarını çalışma ortamına uygular. Çalışanlara psikolojik testler uygular ve çalışma ortamlarına gözlemler yapar. Mühendislik psikolojisi, İnsanın makineler ile çalışma biçimini inceler. Hangi şartlarda insanların makinelerle daha verimli çalıştığını araştırır. Hangi üretim hattının daha etkili olacağı bu alanın konusudur. Ergonomi bilimiyle yakından ilişkilidir. Evrimsel psikoloji: Evrimsel prensipleri insan psikolojisini anlamak için kullanır. Bu açıdan biyoloji, nörobiyoloji ve sosyal psikoloji ile yakından ilişkilidir.

14


. . PSIKOLOJI

Nöropsikoloji (diğer adıyla davranışsal nöropsikoloji): Beyin ve davranış arasındaki ilişkiyi araştırır. Bunu yaparken çeşitli beyin görüntüleme tekniklerini kullanır. Klinik nöropsikoloji de beyin hasarı bulunan insanlara yardımcı olabilmek için çalışmalarda bulunur. Spor psikolojisi: Sporculara yardımcı olacak rekabet, motivasyon ve duygu kontrolü gibi konular üzerinde çalışır. Sporcu ve koç arasındaki ilişkileri inceler. Sporcunun performansını optimize edebilecek yöntemlere dair araştırmalar gerçekleştirir ve uygulamalarda bulunur. Yukarıda açıklanan alanların çeşitliliğinden de anlaşılabileceği gibi psikoloji, hayatın birçok alanında birçok farklı açıdan söz sahibidir. Grup dinamiği çalışan sosyal psikologların da, öğrenme mekanizmalarını çalışan deneysel psikologların da, klinik psikolojide danışanlarla terapi süreci yürüten klinik psikologların da amaçları ve merakları, insanı ve etkinliklerini anlamaya çalışmak açısından örtüşmektedir. Dolayısıyla, psikolojinin ve ona bağlı alanların çeşitliliğinin farkına varmak, bu alana gerekli önemi vermek ve en önemlisi de doğru bilgilere ulaşmak için çabalamak bir seçim değil bir zorunluluktur.

15


. . UNUTULAN ADETLERIMIZ

NAZİGÜL ÜZÜM Ordu’da doğdu. Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliğinden 2001’de mezun oldu. Muğla Üniversitesi’nde “Sanat Kuramları ve Eleştiri” alanında 2008 yılında Tezli Yüksek Lisans yaptı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden 2015’te mezun oldu. Edebiyat Öğretmenliği ve Basın Danışmanlığı yapmaktadır.

UNUTULAN ADETLERİMİZDEN BİR KESİT

İç içe ya da üst üste bindirilen tokmaklardan biri kalın ,biri ince ses çıkarırdı .Gelen bayansa kapıyı ince tokmağıyla ,gelen erkekse kalın tokmağıyla vururdu. Böylelikle gelen misafirin kimliği hakkında Türk kültürü üç kıtayı kucaklayan aklı selim, bilgi sahibi olunur ve kapıyı ya evin hanımı açar ya kalbi selim ve zevk-i selim insanların oluşturduğu bir medeniyetten müteşekkildi. Bu medeniyeti aile, mahalle, şehir, yeme, içme, giyim, kuşam vb kaideleriyle insana saygılı bir yapının varlığını her alanda görmek mümkün. Kültürümüzün sahip olduğu bu hazinelerden bir diğeri de Âdâb-ı mu‘âşeret'tir. Âdâb-ı mu‘âşeret kısaca görgü kuralları demektir. Ne der Yunus emre; "Gezdim Halep ile Şamı / Eyledim ilmi talep /Meğer ilim bir hiçmiş/İllȃ edep illȃ edep” Bu dizeler insanda edep olmadan, alınan eğitimin faydasız oluğunu anlatan en güzel örneklerden biridir. Toplumumuz şimdilerde âdâb-ı mu‘âşeretten da kocası açardı. uzaklaşır hâle geldi. Osmanlı toplumunda var olan Pencere Önündeki Çiçekler güzelliklerden küçük bir demet sunarak bugün neler kaybettiğimizi daha iyi anlar ve umarım bu amaçla Pencere önüne konan çiçekler de bir hassasiyetin elimizde kalanları muhafaza edebiliriz. ve zarafetin örneğiydi. Pencere önünde sarı çiçek Bunlardan bazıları; varsa "bu evde hasta var, evin önünde gürültü yapma" Kapı Tokmakları mânasına gelir, kırmızı çiçek varsa "bu evde genç kız var; evin önünden geçerken konuşmalarına, hal ve Osmanlı kapılarının tokmakları bile başlı başına hareketlerine dikkat et; küfürlü konuşma” anlamına kültürdü.Osmanlı hayatında haram ve helâl ölçüsü gelmekteydi. gözetilirdi. Kapı tokmaklarında bile bu hassasiyet yansıtılırdı.

16


. . UNUTULAN ADETLERIMIZ

Osmanlı'da Zimem Defteri Osmanlı'da ramazan günlerinde maddi durumu iyi olanlar, hiç tanımadıkları mahallelerdeki bakkallara, manavlara vb gelip onlardan zimmem defterini çıkarmalarını ister, defterden rastgele sayfalardaki kişilerin borçlarını hayrına öder ve giderdi. Böylelikle borcu ödenen borcu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren kimi borçtan kurtardığını bilmezdi.

Kahve ve Su Eve misafir geldiğinde misafire kahvenin yanında su ikram edilirdi. Misafir aç ise suyu, tok ise kahveyi alırdı. Eğer suyu almışsa ev sahibi bunu bir üslupla anlar misafire hemen sofrayı kurardı.

Askıda Ekmek Osmanlı insanının paylaşımına bir örnek de askıda ekmek. Bir kişi fırına gittiğinde ihtiyacından fazla bir ekmek alır ve aldığı o ekmeği askıya takardı. Ekmek parası olmayan ve ihtiyacı olanlar da gelir, hiç para vermeden o ekmeği alıp giderdi.Böylelikle yapılan hayır da gizli kalırdı.

Diş Kirası Osmanlı'da Ramazan gelince kapılar herkese aralanır, zengin fakir denmeden herkesin sofrası misafire açık tutulurdu. Misafir yemeğini bitirdikten ve evden ayrılırken diş kirası adında bir adet uygulanırdı ki o da şöyledir; Ev sahibi bununla; "Misafirim oldunuz, benim sevap kazanmam için vesile oldunuz, dişlerinizi yordunuz, eziyet çektiniz bu da sizin dişinizin kirası olsun demek istermiş." Bu diş kirası ise; gümüş tabaklar, gümüş yüzükler ve altın paralar bir kese içinde takdim edilirdi. “Dil” kelimesinin aynı zamanda “gönül” anlamına geldiğinin hatırlanması dileğiyle sözü Kutadgu Bilig’den “Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.” dizleriyle tamamlıyor ve dostları selamlıyorum.

17


. . GIZLI KAHRAMANLAR gibi ayrıldı okuldan. Lakin hiç unutmadık ismini. Çok iyi mi malzeme bilgisi öğrendim? Yada anlattığı her şey aklımda mı kaldı ? Bunu tam olarak bilmiyorum ama net öğrendiğim bir şey vardı “Bilgiye hakimsen, sınıfa da hakimsin” Galiba Hocamızdan benim payıma en çok da bu düştü. Yazımın devamında Değerli Hocamızı kısaca anlatmak istedim.

NESİLLERE DOKUNAN GİZLİ KAHRAMANLAR Bazı kahramanlar vardır. Halk ve devlet için çok önemli işler yapar. Kurumları kurarlar, bu kurumlarda yıllarca hizmet ederler. Onlar gizli kahramanlarıdır bu ülkenin. Üniversiteye yeni başlamıştım. Malzeme dersi yapıyoruruz. Malzeme dersinin zorluğunu Makine, Havacılık ve Metal Fakültesi v.b öğrencileri çok iyi bilir. Derse gelen hocamız da pek bir hazırlıksız gözüküyordu. Öyle ya! Biz hep hazırlıklı öğretmenlere alışığız. Ellerinde notlar, kitaplar, tepegöz cihazları….. Dersin Hocası samimi selamlaşmalar sonrası hayatından bir özet geçer gibi başladı dersi anlatmaya. Demir, çelik, alüminyum, bakır …… Semboller, rakamlar, yüzlerce kavram ağzından bir edebi metin gibi dökülüyordu.

Prof.Dr Metin YEREBAKAN; İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi’nde Lisans ve Yüksek Lisans, Ege Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi’nde doktorasını tamamlayan Metin YEREBAKAN 1978-1982 yılları arasında Department of Material Science and Engineering, Massachusettes Institute of Technology, Cambridge, Massachusetts’ de Araştırma Görevlisi görevini yürüttü. 1984-1986 yılları arasında Marmara Üniversite’sinde Dekan Yardımcısı ve Dekan Vekili görevlerini yürüttükten sonra geçici görevle 1988-1991 yılları arası Türkiye Vagon Sanayi AŞ Genel Müdürlüğüne atandı. Burada Türk malı motorlu tren tasarladı ve imal etti. Geliştirdiği motorlu tren (RAYBUS) halen başarı ile hizmet vermektedir.

“Demek ki Profesör dediğin böyle oluyormuş” diye düşündüm ama sonra ne Profesörler gördük Çok durmadı Malzeme Dersi Hocamız 2. Dönem

18

Devamında tekrardan ABD ye dönen Metin YE-


. . GIZLI KAHRAMANLAR REBAKAN misafir bilim adamı olarak Department of Material Science and Engineering, Massachusettes Institute of Technology, Cambridge, Massachusetts’da bulundu. Sonra sırasıyla; • Teknoloji/Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUAR) / Marmara Üniversitesi, • Makina Eğitimi Bölümü/Teknik Eğitim Fakültesi/Marmara Üniversitesi, • İstanbul Ticaret Üniversitesi/ Mühendislik Fakültesi, kendi kurduğu Türkiye’nin ilk özel test ve belgelendirme evi olan MEYER de Yönetim Kurulu Başkanlığı, •

ROKETSAN A.Ş de Yönetim Kurulu Üyesi,

• SAHA İstanbul’da (Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi) Yönetim Kurulu Üyesi

projesi, yurt içinde ve dışında verdiği sayısız konferanslar başarılarından sadece bazıları. Almış olduğu ödüllerlerden bazıları; (Zira yazmakla bitmiyor) Medya tarafından yapılan anketlerle, İki yıl üst üste ( 1989, 1990) Kamuda Yılın Yöneticisi Ödülleri, En Başarılı Araştırıcı Ödülü 1981, MIT, Cambridge ( USA), Tasarım ve konstrüksyon alanında çeşitli ödüller, 2001 Yılında Registrar Accreditation Board ( ANSI/RAB, ABD ) tarafından kalite yönetim sistemlerinde baş denetçilik ünvanı ( no: Q08143 ) verilmiştir. Amerikan Kalite Kurumun ( AQA) ve Alman TÜV Management Service GmbH adına baş denetçilik ile TUV Thürringen adına TUV Cert denetçişi beratlarını almıştır. 2003 yılından itibaren de IATCA onaylı ISO 9000 Baş denetçi kursu eğitmeni olarak yetkilendirilmiştir…..

Malzeme Bilgisi, İmal Usulleri, Mühendislik Plastikleri, Kompozit Malzemeler, Proje Yönetimi, İş Planı ve Fizibilite Etütleri, Fabrika Organizasyonu, Katılaşma Teknikleri, Malzeme İşleme Teknikleri, Yarı İletkenler, Seramik Malzemeler, Kalite Yönetim Sistemleri derslerini, bunun yanısıra Malzeme, Şekil Verme ve Yönetim gibi alanlarda yüzlerce yüksek lisans ve doktora tezini yürütmüştür. Yüzün (100) üzerinde Türkçe ve İngilizce çeşitli dergi ve konferans notlarında yayınlanmış makale ve bildirileri, onlarca kitabı, çok sayıda araştırma

19


. . ETKINLIK

20


. . ETKINLIK

3.Havalimanına İlk Uçak İndi!

İstanbul Yeni Havalimanı’na inen ilk uçaklar Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uçak Bakım Alanı öğrencilerimizin model uçakları oldu. İGA’nın İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İTÜ işbirliği ile bu yıl ikincisini düzenlediği “İstanbul Liseler Arası Model Uçak Eğitimi ve Yarışması” 7 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleşti. Yarışmada birinciliğini öğrencilerimiz Melih Seçkin, Atay Gökay Ermiş’in Karavul isimli takımı kazandı ve büyük ödül olan teknoloji marketlerinde geçerli 6 bin liralık çekin sahibi oldu. Ayrıca ikincilik ödülü 4 bin lira ve üçüncülük ödülü 2 bin lirayı da Bağcılar Uçak Bakım kimselere bırakmadı. İstanbul genelinde tüm liselerin katılımına açık olan Model Uçak Yarışmasına bu yıl 40 farklı okuldan yaklaşık 200 öğrenci başvuru yaptı. Ön elemeyi geçen 46 öğrenci eğitimlere katılmaya hak kazandı. Teorik eğitimler sonrası finale kalan 20 öğrenci, pratik eğitimler sonrası tasarladıkları model uçaklarıyla finalde yarışma hakkına sahip oldu. Yarışmadaki jüri üyeleri İGA Havalimanları İnşaatı CEO’su Yusuf Akçayoğlu, İGA Havalimanı İcra Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu, Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar ve eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Özkol, TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Gazeteciler Güntay Şimşek, Tolga Özbek, İTÜ Öğretim Üyeleri Dr. Hayri Acar ve Yrd. Doç. Dr. Emre Koyuncu oldu. Yarışmada birinciliği kazanan Karavul takımı adına ise Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Atay Gökay Ermiş konuştu. Yarışmayı kazandıran model uçağı en iyi şekilde yarışmaya hazırladıklarını belirten Atay Gökay Ermiş, “Öğretmenlerimizin büyük yardımlarıyla buralara kadar geldik. 200 kişiyle sınava girdik ve son 20’ye kaldık. Birinciliği en baştan beri bekliyorduk çünkü bu işin en iyi şekilde yapıldığına inandığımız Bağcılar Uçak Bakım bölümünde okuyoruz ve okulumuzda aldığımız eğitim sayesinde başarılı olacağımıza inanmıştık. Takım arkadaşlarımızla çok çalıştık ve başarıya ulaştık, çok mutluyuz. 3. havalimanında zaten çalışmayı ve başarılarımıza başarı katmayı istiyorduk. Uçağın 3. havalimanında uçacağını duyunca bir ilki yaşayacağımız için bu meslekte ilerlemek isteyen bizlere bu ödül büyük gurur kaynağı oldu” dedi. 2016 yılında Anka isimli model uçağımız ile elde ettiğimiz 1.liği bu senede Karavul ile sürdürmekteyiz. Can URASLI

21


OKUL YILLARI İlker Güneş 1983 yılında İstanbul’da doğdu. Liseyi (Bağcılar A.N.Bilimli Uçak Bakım/ Uçak Elektroniği) bitirdikten sonra önce İstanbul Üniversitesi’nde Kontrol Sistemleri bölümünden, sonrasında Kadir Has Üniversitesi’nde burslu olarak Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversite’sinde MBA yüksek lisansını yaptı. Bu sırada Turkcell’in o dönemki Genç Yetenek sınavlarına girip kazanan İlker GÜNEŞ 2008 yılından beri Turkcell’de çalışmaya devam ediyor. Şu anda Ticari Pazarlama ekibinde Kıdemli Kategori Yöneticisi olan İlker GÜNEŞ evli ve bir erkek çocuğu var. Ayrıca lise yıllarından beri tiyatro ile ilgilendiği için Turkcell’in tiyatro ekibi olan Turkcell Oyuncularının koordinatörü olarak da görev yapmakta.

Bir gencin en önemli macerası-Lise

1997 yılı Eylül ayıydı. Kayıt yaptırmıştık ama asil listenin açıklanması için heyecanlı bir bekleyiş vardı kapıda. Bir anda tüm veliler bir noktaya doğru koşmaya başlayınca bende hareketlendim. Ordaydım. Arif İlker Güneş, numara 10. Yeni açılan ve İstanbul’da sadece bir tane olan bir okulun 10 numaralı öğrencisi olarak kaydımı tamamlamıştım. Okul seçimi önemlidir, özellikle Lise oldukça önemlidir. Benim yönlenmemde de Uçak Teknisyeni olan babamın büyük etkisi oldu. Uçak Teknisyenliği gerçekten fiyakalı olan bir meslekti. Her şeyden önce işin içinde uçak vardı ve biz okula başladığımız dönem ülkenin neredeyse %70’i uçağı sadece havada görmüştü. Bu sebeple her şey olduğundan daha çekici gelmeye başladı. Adımı listede gördüğüm ve her şeyin garantilediğimi anladığım andan itibaren artık ben ben değildim. Artık orta okul sıralarındaki o çocuk gitmiş yerine sorumluluklarının farkında olan bir birey gelmişti.

Okul açılıyor

Hiç unutmuyorum. Okula ilk gittiğimiz gün herkes

22

sivil kıyafetli olarak okulun önünde toplandı. Bu kayıt yaptırdığımız okul değil tam karşısındaki kırmızı okuldu. Anladım ki bu okul yeni yapılmış ve biz burada okuyacakmışız. Her şey iyi güzeldi ama başı kesik tavuk gibi dolaşan bir kalabalık vardı. Her kafadan ayrı bir ses vs derken sınıflarda toplandık, sonra aynı hızla dağıldık. Şimdinin büyük teknisyen abileri o zamanlar o sıradan diğerine atlıyor, tanışıp kaynaşanlar birbirini kovalıyor çeşitli oyunlar oynamayı deniyorlardı. Şimdi ben o abilerin isimlerini vermeyeceğim ama birebir soran olursa söyleyebilirim İlk defa açılan bir okulun çeşitli zorlukları oluyor. Hem bir koordinasyon kurulması hem okul ile ilgili ekipmanların sistemli bir şekilde hayata geçmesi için bir süreç gerekiyor. Bu süreçlerin hepsini yaşadık. Kaloriferlerimiz yanmadı sobayla ısındık, kantinimiz yoktu sonradan açıldı, yemekhanemiz kuruldu, kıyafetimiz bile belli değildi. Önce mavi bir takımla başlayan serüven sonradan bordo ceket siyah pantolona dönüştü. Ama bu sürecin tamamı da bizim birbirimize daha çok bağlanmamızı sağladı.

Hazırlık sınıfı

Hazırlık sınıfı her öğrencinin en keyifli yılıdır çünkü tek önemli şey İngilizcedir ve keyif yapacak vakit çoktur. Bizim de 1997-1998 sezonumuz bu şekilde geçti. Öyle bir hazırlık sınıfı eğitimi aldık ki ben sonraki eğitimlerin tamamında sınavlardan yüksek notlar alarak hazırlık okumadan üniversite ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. O yüzden bu eğitim kocaman bir teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.


OKUL YILLARI Okulumuzdaki güzel insanlar

Hani derler ya askerde nereye düştüğün değil komutanının nasıl olduğu önemlidir diye. Heh işte Lisede öyle bir şey. Hazırlık eğitimlerini aldığımız İngilizce deyince hala aklıma gelen çok değerli hocamız Aslan Koçak, Bize Edebiyatı sevdiren Gülcan Perk, değerli müdür yardımcılarımız İsmet Bozkurt ve Osman Nuri Oral hocamız, beden eğitiminin vazgeçilmez ismi Mehmet Ali Ağaoğlu Hocamız, teknik derslerin favori ismi Yasin Güngör ve Abidin Karaköse , bizim için kral olan Bahattin Hoca’mız ve bugün bu yazıyı yazmama sebep olan ve gerçekten bazı insanların hayatlarını nasıl gençlere adadığının fiziksel kanıtı olan sevgili Hüseyin Günad. Biz çok şanslıydık çünkü öğretmenlerimiz gerçekten büyük insanlar yetiştirmek için orada bulunuyorlardı. Biz de elimizden geldiğince onları mutlu etmeye çalıştık umarım başarmışızdır

Arkadaşlıklar var güzel arkadaşlıklar..

Okulun en güzel yanı arkadaşlıklardır, bizim hala sol cebimizde taşıdığımız dostluklar da lise yıllarına dayanır.

tatillere birlikte gidiyoruz ve hala aynı şeylere gülmeye devam ediyoruz. Okulun 1-24 numaralı öğrencileri biziz ve bu paha biçilemez. İşte bu hazinenin kıymetini bilmek lazım.

Staj başlasın!

Çok heyecanlıydı. Babamın yıllardır çalıştığı yere uzun dönemli stajyer olarak girecektim. Türk Hava Yolları! Bugün 116 ülke ve 290 destinasyona uçuş yapan kocaman bir Türk firması. Kartlarımız basıldı, sigortalarımız yapıldı. Lisedeyken sadece yemek kartım vardı benim. O yüzden Türk Hava Yollarının giriş kartları oldukça havalıydı ve ilgimi çekmişti. Ve staj başladı. Her atölyede çalıştık, Kaplama, Yapısal, Elektronik ve Radyo Atölyesi, Mekanik ve diğerleri. (Evet, tuvalet de temizledik) Her yerde farklı bir sürü şey öğrendik. Hatta bir ara teknisyen abilerimiz elimize değişecek parçayı ve maintenance manual’ı verip “hadi bakalım” diyorlardı. Hem çalışma hem öğrenme anlamında hayatımıza katılan en önemli parçalardan biriydi Türk Hava Yolları stajı.

Tiyatro, tiyatro!

Bugün hala benim kariyerimin önemli bir parçası olan tiyatro ile en aktif uğraştığım dönem Lise’ydi. Hocalarımız eşliğinde hem eski dönemin ünlü Beyoğlu Beyoğlu skeçlerini, hem kendi yazdığımız oyunları, hem müzikal showları sahneye döktük . Çok güzel zamanlardı, çok güldük, çok güldürdük.. Güzel hatıralar biriktirmeli insanlar sonra bir gün aniden hatırlayıp gülebilmek için. Tiyatro’da öyle bir şeydi işte. Derslerin zorlukları arttıkça insan arkadaşlarına daha çok sarılmaya başlar. İşte bizim hikayemizde böyle başlar. Şu an baş teknisyen olan, şef olan, müdür olan abileriniz de sıralardan atladılar, yangın tüpünü birbirlerinin yüzlerine boşalttılar, hocalarının arabasını anahtar kullanmadan otoparkta başka yere taşıdılar, okulun içindeki en gizli yerleri keşfettiler, aşık oldular ve şu an burada yazamayacağım bir sürü şeyi yaptılar Ama bu yapılan her şey o arkadaşlıkları daha değerli ve daha vazgeçilmez hale getirdi. Biz şu an okulda birlikte dolaştığımız tüm ekiple hala aktif olarak görüşüyoruz,

23


OKUL YILLARI 3 karede lise!

1- Bir kere her öğrenci kopya çeker, kopya öğreten bir şeydir. İnsan kopyayı yazarken, alırken , paylaşırken öğrenir, en kötü ihtimalle paylaşmayı öğrenirsiniz Biyoloji sınavındayız. Sınav test. Bitmeye yaklaşıyor. Cevapları kontrol etmek için bir arkadaşımla birbirimize söylüyoruz. 1-C 2-D 3-B diye diye 25 soruyu tamamladık. Sınav bitti sonuçlar açıklandı. Sınıfta 3 kişi 90 aldı, diğer notlar düşük. Ben , diğer arkadaşım ve alakasız diğer arkadaşım Öğrendik ki biz cevapları birbimize söylerken o da nasiplenmiş yazmış aynen. Sonra bu 3 kişi Tübitak’a sınava gitmeye hak kazandık biyolojiden 2- İsmet Hoca’nın eski bir Suzuki arabası vardı, şu 126 BIS gibi ufak olanlardan. Tenefüse çıktık, arabanın camı açıktı, aldık boşa çektik sınıfın yanına, müzik açtık sonra derse çıktık. Bütün ders aşağıdan gelen müziği dinledik. Sonra hoca arabayı bulamayınca bizim sınıfa geldi hocam burada dedik gitti çekti yerine 3- Tenefüste top oynuyoruz , top o zamanın hocalarından birinin arabasının altına kaçtı. 6-7 kişiyiz tuttuk arabayı (Araba da Toyota Corolla) çevirdik diğer tarafa. Topu aldık, sınıfa geldik. Küt 5 dakika sonra hocamız , İsmet Hoca’yla birlikte sınıfa girdi. “Kim çevirdi oğlum o arabayı” dedi. Sanki sınıfa “Kara Murat Kim?” sorusu soruldu. Bütün sınıf ben, ben ,ben diye ayağa kalktı. İsmet Hoca’nın oğlum hocanızdan anahtarı isteyin versin niye arabayı çekiyorsunuz Allah Allah diye sınıftan çıkışını unutamam.

Ekstra:

Hiç unutmuyorum , babam Amerika’ya Boeing fabrikasına gidecekti, Boeing 737-800 ilk defa gelecek Türk Hava Yollarına, babamlarda kontrollerini yaparak uçağı teslim alacaklar. “Gel seni de götüreyim” dedi. Ben Teknik Resim ödevim var, gidemem dedim. Kardeşim gitti. Daha onlarcası var ama buraya yazılabilecek türde olanları ayırdım sadece sizin için. Eğer ben dinlemek istiyorum diyen varsa mutlaka birebirde paylaşırım Belki bir gün okula gelip anlatırım Mezun olduktan sonra ne yaptım? Bir okulun ilk mezunu olmak çok ayrıcalıklı bir duygu. İlk torun gibi ya da ilk çocuk. 2002 yılında cebimize doldurduğumuz güzel hatıralarla birlikte okuldan son kez çıktık. Artık teknisyenlik bileziğini koluma takmıştım. Kendimi daha fazla nasıl geliştirebilirim sorusunu sorunca da gerekli cevabı buldum.

Ben mühendis olacağım!

O zaman sınıftaki arkadaşlarımın %90’ı bir çok hava yolu şirketine yerleşti. Hepsi çalışkan çocuklardı, hocalarının referansı ve o zamanın şartları ile havayolunun en genç teknisyenleri olarak bu dünyaya adım attılar. Bu sırada ben Elektronik Mühendisliğini okumaya başlamıştım. İnsan bir şeyleri yaşadıkça daha iyi anlayıp daha iyi test edebiliyor. Yani yaşamadıkça daha iyi yorumlayamıyoruz.

24


OKUL YILLARI Birebir yaşayınca da ne yapmak istediğine daha doğru karar verebiliyorsun. Bana da öyle oldu. Ve hayatımın geri kalanını müşteriye daha çok temas edilen bir alanda Satış & Pazarlama tarafında geçirmem gerektiğine karar verdim. Bu sebeple İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi bölümünde yüksek lisansımı yaptım ve o zaman yaptığım başvurular sebebiyle de tam olarak istediğim bir şekilde Turkcell’de Ticari Pazarlama bölümünde işe başladım. Yaklaşık 8 yıldır Turkcell ailesindeyim. Benim okulumdaki genç arkadaşlarıma tavsiyelerim var. Tadını çıkarın. Şu an içinde bulunduğunuz anın, yaşadığınız iyi ya da kötü her şeyin tadını çıkarın çünkü hepsi size ayrı ayrı şeyler öğretecek. • Ne yapmak istediğinize karar vermek için devamlı araştırın ve öğrenin. Şu an o sınıfta olmanıza rağmen hayat amacınızın çok farklı olduğunu düşünüyorsunuzdur. O zaman onu bulmaya uğraşın. • Daha çok okuyun. Kendinizi geliştirebilecek her şeyi okuyun. Bu illaki yapacağınız işle ya da o anki durumunuzla ilgili bir şey olmak zorunda değil. • İşinizi çok iyi yapın. O kadar iyi yapın ki basit bir vidayı takarken bile gerçekten bir sanatla uğraştığınızı hissedin. • Dil öğrenin. Yapabiliyorsanız 2 veya daha fazla dil öğrenin. Bunu gençken yapmanın çok avantajlı olduğunu 30 yaşına gelince anlayacaksınız. • Hayal kurun çünkü hayalleriniz kadar varsınız. • Sizi her anlamda ileri taşıyacak arkadaşlarınız olsun. Unutmayın çevreniz sizin normalinizi oluşturuyor. Bu yüzden arkadaşlarınızın her birini özenle seçip yerleştirin. • Herhangi bir işi yaparken “bunu farklı nasıl yaparım” sorusu hep kafanızın bir yerinde olsun. Ezber işler yerine fark yaratacak işler her zaman size artı fayda sağlayacaktır. • Mutlaka sanatla uğraşın. Müzik dinleyin. Tiyatro’ya gidin. Size bambaşka bakış açıları kazandıracaktır. • Yaptığınız işle alakalı her sabah kendinize soracağınız bir soru varsa o da şudur; “ Bu işi seviyor muyum?” Severek yaptığınız bir işte başarılı olmama şansınız yok. • Devamlı ders çalışmak ya da devamlı hayta olmak yerine biraz ondan biraz ondan koyun hayatınıza. Derslerinde başarılı olan ya da işini iyi yapan bir insanın bazı konularda diğerlerine göre hep daha fazla toleransı olur.

Sevgiyle kalın.

25


BÖLÜM ÇALISMALARI

26


HERGÜN GELİŞİYORUZ… Uçak Bakım Alanı’nda çok hızlı değişimler devam etmekte.” SHY 147 Kapsamında Tanınmış Okul” olduktan sonra Kalifiye elemandan beklenen tüm taskların okulda yapılabilmesini hedef edinen okulumuz bir dizi alımlar gerçekleştirdi. Bakanlığımızın finanse ettiği alım sürecinde Gaz Türbinli Motor Çalıştırma Eğitim Seti Turbo Prop Motor Pervane Dinamik/Statik Balans Ölçüm Cihazı Yapısal, Motor, Avionik ve Mekanik Takım Çantaları Matkap tezgahları Sac Metal Kesme, Bükme vb. Makinaları İş stantları, Çalışma Tezgahları

Kompozit Atölyesi Donanımları EWIS seti Anti Skid Brake Eğitim Seti Uçak Elektrik Eğitim Seti MEGER Uçak Krikosu (Jack) Kabin Basınçlandırma ve İklimlendirme Eğitim Seti HF, WHF Anten Eğitim Setleri Bunların yanı sıra; Yapısal Atölyesi tüm donanımları ile beraber tamamen yenilendi, atölyelerde aydınlatma, elektrik tesisatı, iklimlendirme ve boyama gibi yenileme ve bakım işleri tamamlandı. Bu işlemler için Yaklaşık 1,500,000,00 ₺ harcama yapıldı.

27


ÇALISTAY

Uçak Bakım Alanı Bilgilendirme Toplantısı Eskişehir’de Gerçekleştirildi Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı Uçak Bakım Alanı bulunan okulların uluslararası boyutta yetkilendirilmeleri hususunda; izleme, değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri konusunda Eskişehir Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Okul Müdürleri, Teknik Müdür Yardımcıları ve Alan Şeflerinin katılımı ile 31 Ekim-02 Kasım 2016 tarihleri arasında Uçak Bakım Alanı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Salih CANBAL, Tepebaşı İlçe Kaymakamı Salih KESER, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Koordinatörü Hüseyin KAYA ve Eskişehir Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Dr.S. Sırrı KABADAYI tarafından toplantının açılış konuşmaları yapıldı. Toplantıya Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden Teknik Denetçi Ahmet İhsan HEPKUL ve Uçak Teknisyeni Deniz HEPKUL katıldı. Ayrıca havacılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlardan THY Teknik A.Ş.’den Mahmut DEMİRKAN ve İsmail YILDIRIM, Süper Air Hava A.Ş.’den Beytullah KAYA, Onur Air Teknik’den Serkan HOROZOĞLU, My Teknik’ten Ümit KUŞ konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca Pegasus Hava Yolları, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TEI Tusaş ve TEC gibi kuruluşlardan temsilcilerin de yer aldığı toplantıda paydaş kurumların ve sektörün yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden ilgili uzman personel tarafından Uçak Bakım alanına yönelik mevcut durum analizi, Tanınan Okul Genelgesi, SHT-66/147 Talimatı, staj ve istihdam olanakları, alan öğretmenlerinin hizmetiçi eğitim ihtiyaçları, donatım ihtiyaç ve talepleri, öğrencilerin alana geçiş, tercih ve yerleştirmeleri, alanın öğretim programları vb. hususlar görüşülerek bilgilendirmeler yapıldı. Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Salih CANBAL, ülkemizde Mesleki ve Teknik Eğitimin niteliğinin arttırılması amacıyla bakanlık olarak çok çaba gösterildiğini, çalışmaların niteliğini arttırmanın birinci öncelikleri olduğunu belirterek bu toplantının da var olan niteliği arttırmak amacıyla yapılmış çalışmalardan biri olduğunu ifade etti. Ülkemizde verilen mesleki ve teknik eğitime yönelik istatistiki bilgileri verdi.

28


ÇALISTAY Nihai hedefin ortaöğretim düzeyinde %60 a çıkmak olduğunu ifade etti. Çıraklık eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarla ilgili bilgi veren CANBAL; bu değişikliklerin amacının esnafın istediği çırak ihtiyacını kapatmak için mesleki eğitim merkezlerin yeniden düzenlemeyi planladıklarını ifade etti. Eğitim gören çocukların atölyede geçirdiği süreyi de kapsayacak bir iş sağlığı güvenliği yasası ve meslek hastalığına karşı sigorta düzenlenmesi yapılacağını söyledi. 30 büyükşehirde farklı alanlarda Tematik Meslek Liseleri açmayı planladıklarını ve sadece bir alanda eğitim verecek olan bu okulların o alanda daha iyi bir eğitim vereceğini ifade etti. Sektörle ilişkiler bağlamında bazı aksaklıklar olduğunu ancak şu an bu aksaklıkların giderildiğini, sektörle iletişim kanallarının güçlendirildiğini, bu sektörlerle temas kurulduğunda son derece ilgili ve alakalı bir şekilde karşılandığını ifade etti. Bu bakımdan okulların özellikle sektörle iletişim ve işbirliğini güçlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Sektör ile doğrudan temas halinde olan okulların, verdiği eğitimin niteliğinin daha iyi olduğunu, mezunların teknik becerilerinin daha iyi olduğunu, hatta üniversiteye giren mezun sayısında bile artış olduğunu belirtti. Tüm dünyada değişen koşulların, ülkemizi de etkilediğini vurguladı. 4. Sanayi devriminin yaşandığı bu çağda, mevcut yapımızla çok yetersiz kalabileceğimizi vurgulayarak Endüstri 40 alanına yönelmek gerektiğini, bu yeni çağın gereklerini yerini getirebilmek için bu gelişmeleri takip etmek gerektiğini vurguladı. Yakın zamanda yapılan toplantıların, çalışmaların, mesleki eğitim müfredatlarındaki yeniliklerin, kamu spotlarının vb. tamamının amacı Türkiye de mesleki eğitime yönelik algılama biçimlerini değiştirmek olduğunu vurguladı. Bu konuda tüm mesleki teknik okullarda çalışan idarecilerin, öğretmenlerin duyarlı olması gerektiğini, bu konuda herkesin çabalaması gerektiğini vurguladı. Mesleki ve teknik eğitimin lokomotifi olan uçak bakım alanın da yapılan bu toplantının bu bakımdan çok faydalı olacağını ifade ederek konuşmasını bitirdi. Katılımcıların Uçak Bakım Alanına yönelik sorunlarının ve çözüm önerilerinin de değerlendirildiği toplantı, uçak sektörünün öncü kuruluşlarından TEI TUSAŞ tesislerine düzenlenen teknik geziyle sona erdi.

29


. . . KABINIÇI Semra DERELİ CİVELEKHAN 1995 yılında Kabin Memuru olarak uçuş hayatına başlayan şair ve yazar Semra Dereli Civelekhan’ın ilk şiir kitabı “Buzdan Hayal Miydi Sevdam?” 1999’da “Akdeniz Fahişesi” adlı ikinci şiir kitabı 2002 yılında, “Kaç Defa Unutmalı Seni?” adlı denemelerden oluşan üçüncü kitabı 2010 yılında, ‘’Hilaf’’ adlı kitabı ise 2017 yılında yayınlandı. 2003 Yılında Şair, Ozan ve Yazarlar Kültür Derneği’nin düzenlediği şiir yarışmasında “Baba” isimli şiiri Türkiye Mansiyon Ödülü’nü aldı. 2008 Yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Lale Festivali, “Laleler Heykel ve Tasarım Sergisi’ne”, 2010 Yılında kitapları ve şiir tablolarıyla “Uçuşan Renkler” sergisine katıldı. Keyfood Magazine ve Güllüoğlu &Tatlı Hayat Dergileri’nin ardından TASSA Extra Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yürüttü. 2007–2010 Yılları arasında TASSA Havayolları Kabin Memurları Derneği’nde görev aldı. TALPA Havayolu pilotları Derneği’nin Kokpitten Bakış Dergisi’nde, “Uçuş Keyfi” ve “Airkule” isimli havacılık sitelerinde ve Scala Yayıncılık web sitesinde köşe yazarlığı yaptı. Sunways, Sun Express ve Türk Hava Yolları’nda 15 yıl süreyle kabin memurluğu mesleğini icra eden Civelekhan, uçuş hayatının ardından kabin hizmetleri alanında yöneticilik ve eğitmenlik görevlerinde bulundu. Halihazırda havacılık güvenliği ve kabin eğitim branşlarında eğitmenlik yapmakla birlikte, evli ve iki çocuk sahibi. www.semradereli.com

TAMİRHANENİN ÖNÜNE UÇAK MI PARK EDİLİR? “Teknik can’dır…” demişti eğitmen derste. Arabası bile yoktu kabin memuru eğitimi alan öğrencinin, anlayamamıştı… Babasının arabasını servise götürdüğünde muhatap olduğu ustalar gibi sanmıştı çıraklıktan yetişen, yıllar geçtikçe kalfalıktan ustalığa terfi eden… Hani arabanda bir sorun yoksa uğramayacağın tamirhane çalışanı gibi. Uçak Bakım Teknisyeninin görevlerini, ve görev alanlarını anlattıktan sonra: “Teknik can’dır...” Diye tekrar etmişti hoca. Koskoca kaptanlar, idolü olan kabin amirleri durur-

30

ken niye teknik can’dı ki? Hiç anlamamıştı. 10 Haziran 1990 günü British Airways’in 5390 sefer sayılı uçağı, Birmingham Havalimanı’ndan Malaga Havalimanı’na doğru havalandı. Kalkıştan 13 dakika sonra büyük bir patlama sesiyle ön sol kokpit camı dışarı fırladı. Ardından içeriyi bembeyaz bir sis bulutu kapladı. Uçağın sorumlu kaptan pilotu da, ön camın ardından dışarı fırlamış, ayakları ise uçağın lövyesine takılmıştı. Kokpite ulaştığında kaptanın durumunu fark eden kabin memuru, bir ayağını pedalların oraya, diğerini de koltuğun altına koyarak kaptan pilotu tuttu.


. . . KABINIÇI Kabin amiri de kokpite gelerek arkadaşına destek oldu. Bir süre sonra kollarını hissetmemeye başlayan kabin memuru kabin amiriyle yer değiştirdi. Kabinden gelen diğer bir kabin memuru da kabin amirinin bulunduğu yere geçti. Uçak inene dek kaptanlarını bırakmadılar. Yardımcı pilot uçağı Southampton Havalimanı’na indirmeyi başardı. Kaza sonrası yapılan incelemelerde uçağın 1 gün önce bakımdan çıktığı öğrenildi. Bazı uçak tiplerinde kokpit camı içeriden takılırdı. Böylelikle kabin içi basınç camı sabitlerdi. Ancak BAC 1-11 uçak tipinde kokpit penceresinin montajı dışarıdan yapılırdı. Cıvatalardaki en küçük zayıflık, kabin içi basıncın camı dışarı fırlatmasına sebep olabilirdi. Bakımdaki uçağın penceresini değiştiren teknisyen cıvata değiştirirken uçağın elkitabını kontrol etmemişti. Pencereden çıkardığı 7 numara cıvataların yerine depodan yenisini almaya gitti. Depo görevlisi teknisyeninin BAC 1-11 uçağının penceresine 8 numaralı cıvata takıldığı bilgisini paylaşmasına rağmen teknisyen uçaktan 7 numaralı cıvataları çıkardığını ve yerine aynı numaralı cıvata takacağını söyledi. Gözkararıyla 7 numaralı cıvataları seçtiyse de gerçekte santimetrenin %1’i kadar daha ince bir cıvata seçmişti. Uçak bakım teknisyeninin el kitabından kontrol etmeden camdan söktüğü cıvatanın numarasını esas alması ve bulduğu cıvatayı göz kararıyla seçmesi, uçağın camının havada fırlamasına neden olmuştu. 81 Yolcu ve 6 mürettebat hayatta kalmayı başarmış olsa da yaşanılan gerçek bir mucizeydi. Kabin memuru adayları işte bu vakayı duyduklarında öğrendiler uçak bakım teknisyeninin uçuş emniyeti için nasıl hayati bir önem taşıdığını. “Teknik can’dır.” Diye tekrar etti bazıları. Uçuş operasyonu denilince insanların aklına teknolojinin kendilerine sunacağı yenilikleri içeren uçaklar, şık üniformasıyla dünyayı gezen havalı uçuş ekipleri ile hoş ve bakımlı kabin görevlileri gelir. Oysa ki, gerçek anlamda bir uçuş operasyonu birbirine kalın halkalarla bağlanmış uzun bir zincirdir. Zincirin her bir halkası operasyonun gerçekleşmesi için çalışan özel sertifikasyon sahibi birimlerden oluşur.

Havacılık eğitimlerinde özel bir yeri olan Ekip Kaynak Yönetimi(CRM) Eğitiminde bahsedilen ekip; kabin ya da kokpit değildir! Ekip kelimesi kokpit, kabin, hava trafik kontrolörü, uçuş harekat uzmanı, uçak bakım teknisyeni gibi bir uçuş operasyonunun emniyetli ve güvenli biçimde gerçekleşmesi için hummalı bir çalışma temposu içinde olan paydaşlardan oluşur. Zincirdeki halkalardan birisi görevini eksik ya da hatalı yerine getirirse zincir işlevini yerine getiremez. “Uçak kazalarının tek bir nedeni yoktur, genelde birden çok faktör bir araya geldiğinde kazalar oluşur” denilir. Birden çok faktörden kast edilen, bazen zincirdeki birden çok halkanın hatalı davranışı olabilir. Bütün, tek tek parçaları topladığımızda elde edeceğimizden çok daha fazlasıdır. Aprondan bakınca; ekip bir bütündür. Bizler hem CRM’in gereği hem de ekip arkadaşının kader arkadaşı olduğu inancı ile tüm paydaşlarımızla organik bir bağ kurarız. Birlikte ortaya çıkardığımız sinerji, tek başımıza ayrı ayrı var olan kabiliyetlerimizden çok daha fazlasıdır. Bu bizlere ekip ruhunu aşılar, takım çalışması yaparken uçuş operasyonumuzu emniyetle tamamlamamıza yardımcı olur. Görev alanlarımız farklı da olsa diğer paydaşlarımızla beraber tek başımıza olabildiğimizden daha fazlası olmuş, ortak amacımıza hizmet ederken sanatçıların bahsettiği sahne tozu gibi olan apron tozunu yutmuş, havacılık sevdasına tutulmuşuzdur… Kabinden bakınca, kabin amirinin uçağa gelir gelmez ilk yaptığı işlerden biridir Kabin Arıza Defteri’nde teknisyenin yazdıklarını okumak, yazılı olmayan bir arıza durumunda konuyla ilgili teknik bölümün haberdar edilmesini sağlamak, fazla veya eksik malzemelerin teslimini veya teminini teknik ekip yardımı ile yapmak, eğer uçuşta görevli bir teknisyen varsa kendisiyle koordineli çalışmaktır. Kabin, kokpit, teknik uçakbaşında ve yerde kule kontrolörleri, uçuş harekat uzmanları bir flarmoni orkestrasında ki konçertoyu kusursuz icra etmek üzere toplanmışlardır. Yolcular ise, bir virtiözün solo icrasını dinlerken arkada bulunan 100 kişilik orkestrayı görmezden gelebilirler… 2016 Yılının Atatürk Havalimanı’nda ki yoğunluk

31


. . . KABINIÇI nedeniyle park pozisyonu sıkıntısı yaşanılan günlerinden birindeydi. Airbus 321 uçağı, önemli bir arızası olmamasına rağmen hangarın önüne park etmişti. Uçaktan inen yolcular otobüslere binerek terminal binasına taşınacaktı. Yolculardan biri durumdan mutsuz olmuş olacak ki, inmeden önce kabin amirine sordu: “Tamirhanenin önüne uçak mı park edilir, kardeşim?” Uçak Bakım Hangarı’nın önünde inmeye yüksünür ama hangarın içerisinde canhıraş çalışan büyük bir ekibin olduğundan bihaber onların da emeğinin sonucu sağlanan emniyetli bir uçuş gerçekleştirdiklerinin farkında değildir. Yüzlercesinin olmadığı gibi… Arka planda neler olup bittiğinin bilincinde olsalar, uçaktan dışarı adım atar atmaz apronda karşılarına çıkacak ilk teknisyene teşekkür ederlerdi herhalde… Kabin Amiri yolcuya gülümser, kendisi de uçaktan inerken, hangarın heybetli binasından süzülen ışıklara bakar. Bilir ki, teknik can’dır… Karşısında duran devasa bakım hangarı bir tamirhaneden çok daha büyülü bir dünyaya açar kapılarını. Belki sabaha, belki öğlen uçuşuna yetiştirilecek kimbilir kaç uçak vardır içeride. Herbir uçağa takılan binlerce perçinin değeri, hiçbirşeyle ölçülemez. Uçuş operasyonu gerçekleşmesi için zincir tam tur atmıştır. Yeni vardiyalarda, yeni ekip arkadaşlarıyla apron tozu yutacaktır bir kez daha şık üniformalar.

32


TÜRK ÇOCUĞU! Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde seni bekleyen yerini, az zamanda, dolduracaksın.

Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır. M.KEMAL ATATÜRK


RADYO

TRT KENT RADYO İLE OKUL SAATİ Okulumuz toplantı salonunda 1 Mart 2017 tarihinde TRT Kent Radyo ile Okul Saati adlı programda 1 saatlik canlı yayın gerçekleştirildi. Okulumuz hakkında bilgilerin paylaşıldığı, sıcak bir ortamda geçen programı Eray ERGÜN sundu. Programda bölümlerimiz, SHY 147 Tanınmış Okul, ERASMUS ve AB hibe projeleri, okulumuzda öğretmen ve öğrenciler tarafından yürütülen faaliyetler, sportif başarılar konuşuldu. Meslek Liselerine ilgiyi arttırmak ve farkındalık oluşturmak adına da çok faydalı geçen programda ayrıca öğrencilerimizden oluşan koromuz ile birlikte öğretmen ve öğrencilerimiz türküler seslendirdi.

34


PROJE

UÇUŞ KEYFİNİN HİSSETTİRİLMESİ PROJESİ İstanbul Kalkınma Ajansı’nın mali desteğiyle Havacılık ve Uzay Gelecek Merkezi Projesi kapsamında düzenlenen “Uçuş Keyfinin Hissettirilmesi Projesi” 18 Şubat 2017 tarihinde Türk Hava Kurumu tesislerinde gerçekleşti. Faaliyet Hava Harp Okulu, Türk Hava Kurumu, Organizasyon sorumluları tarafından yürütüldü. İlgili faaliyete katılan 100 öğrenci ve görevli öğretmenler Yeşilköy’de bulunan Havacılık Müzesinden Yalova THK tesislerine kadar otobüsle götürüldü.

Yalova’da bulunan Hava Kuvvetleri Meydan Komutanlığında Havacılık ve Türk Yıldızları ile ilgili seminer düzenlendi. Seminer de havacılığın ülkemiz ve Türk gençliği için öneminden, havacılık sevgisini yeni nesillere aktarılmasında bu etkinliğin bir fırsat olduğu dile getirildi. Uçuş için Cessna 208 Caravan tipi uçağının bulunduğu pist alanına geçildi. 10 öğrenci ve iki görevli öğretmenden oluşan 10 grup oluşturuldu. Okulumuz öğrencileri 8. Ve 9. grupta yer aldı. Yakın mesafelerden uçma keyfi yaşayan öğrencilerimiz için çok güzel bir etkinlik ve deneyim oldu. İbrahim ŞAHİN

35


. GEZI

YIRTIK HARİTA EKİBİ Birkaç amatör gezgin olarak başladığımız Yırtık Harita fikri; tamamıyla amatör ruhumuzdan sapmadan, klişe gezi yazılarına dayanma fikri ya da zorunluluğu olmadan, kâr amacı gütmeden “Bizim gibi gezginlere nasıl yardımcı olabiliriz?” fikriyle doğmuş ve bizim gibi amatör ruhlarla büyümeyi hedefleyen ve bu bağlamda herkese klavyesi açık bir oluşumdur. İlk başta günlüklerimizi tutma, anılarımızı kaydetme fikriyle filizlenen YIRTIK HARİTA, daha sonraları aldığımız ortak karar gereği; diğer gezginlere seyahatlerinde yardımcı olma, fikirler ve ipuçları sunma ve bunları yaparken de gezginler arasında yardımlaşma ve yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar kurmayı hedef almıştır. Site kurucusu arkadaşlar olarak hepimiz; farklı seyahat tatları, fikirleri ve beklentileri olan insanlarız. Bundan dolayıdır ki; her birimizin yazı tarzları birbirinden oldukça farklılık göstermektedir. Bu da özellikle önemsediğimiz ve referans aldığımız bir nokta. Böylece her okuyucuya, her gezgine kendi seyahat anlayışına paralel tatlar sunma imkânı vermeyi hedefliyoruz. Sonuç olarak; siteye kaç kişi girer, kaç kişi faydalanır, kimler bize katılır kaygısı gütmeden, sırf anılarımızı belgelemek ya da bir kişiye bile yardımcı olabilirsek kârdır şevki ile sitemize yeni yazılar eklemeye devam edeceğiz. Bize katılmaya ne dersiniz? Seyahatleri unutulmaz kılan yaşananlardır. Hep mutlu anlar yaşamanız dileğiyle…

BALKANLARIN VAZGEÇİLMEZİ “SARAJEVO VE MOSTAR”

Balkanları gezmenin en rahat ve en keyifli olacağı mevsim şüphesiz bahar mevsimidir. Havalar çok sıcak olmadan ağaçlar da çiçekler açmaya başladığı zaman bize en muhteşem görüntüsünü sergiler doğa. Balkanlar da bu atmosferi yaşamak ve aynı zamanda 1992-1995 yılları arasında Bosna-Hersek’de yaşanan savaşın izlerine yakından tanık olmak için buyurun balkan turuna.

36

Balkanlarda turumuzun ilk durağı olan Sarajevo’ya THY’ nin sabah kalkan ilk uçağıyla varıyoruz. İlk işimiz daha önceden rezervasyonunu yaptığımız aracımızı kiralamak. Araç kiralamadan rahatça dolaşmak biraz zahmetli bir iş özellikle Mostar’a falan gitmeyi düşünüyorsanız. Uçak sabah erken kalktığı için saat 9 gibi Sarajevo nun kalbi olan Başçarşı’ya ulaşıp günü kurtarmanız mümkün.


. GEZI Bosna’ya gelmişken sabah kahvaltısın da B o ş n a k böreği yemeden olmaz değil mi diyerek Başçarşı’da bulunan börekçilerden bir tanesine oturuyoruz. Karnımızı bir güzel doyurduktan sonra Başçarşı’da bulunan birbirinden güzel küçük dükkanları gezmeye koyuluyoruz. Bu dükkanların içerisinde bakır işçiliğinin birbirinden güzel örneklerinin sergilendiği dükkanların yanı sıra Boşnak kahvesinin tadına bakabileceğiniz küçük cafelerde mevcut. Sarajevo’da Osmanlı tarihini yakından görmeniz mümkün. Gazi Hüsrev Bey cami , Başçarşı meydanındaki su sebili ve Sarajevo Bedesteni Osmanlıdan kalma hatıralardan birkaçıdır. Biraz dolaşıp karnınız acıktıktan sonra cevapi denen küçük Sultanahmet köftesi benzeri köfteden yemenizi tavsiye ederim yanına garnitür olarak lahana ve soğan koyuyorlar muhteşem bir tad. Tabi ki bu köftenin üstüne Başçarşı meydan da güzel bir Boşnak kahvesi içmeden olmaz. Yanında lokumla bereber servis edilen bu kahve eminim ki bütün yorgunluğunuzu alacaktır. Sarajevo’da Başçarşı’nın yanı sıra büyük alışveriş merkezleri de mevcut fakat şunu söylemeliyim ki giyeceklerin bir çoğu zaten Türkiye’den geliyor. Bosna Hersek’in bağımsız ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in anıt mezarı da Sarajevo’da Başçarşı’nın hemen yukarısındaki şehitlikte bulunmaktadır. Artık rotamızı Mostar’a çevirmenin zamanı geldi arabayla Sarajevo’dan 2.5 saat süren bu yolculuk boyunca size bolca yeşillik ,nehirler ve göller eşlik edecek. Mostar köprüsü Mimarsinan’ın öğrencisi mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilmiştir. Neretva nehri üzerine yapılan bu köprü 1992 yılında ki savaşta bosna’lı sırpların ve Hırvatların saldırısı sonucu yıkıldı. Yıkılan Mostar köprüsünün tekrar inşası ise 2004 yılında UNESCO VE DÜNYA BANKASININ desteğiyle tamamlandı.

37


. GEZI

MOSTAR KÖPRÜSÜ

Şimdiler de ise Mostar tam bir turizm şehri. Burada dolaşırken birçok turst kafilesiyle karşılaşabilirsiniz. Size tavsiyem burada bulunan restoranlardan birinde Mostar ve Neretva nehri karşısında güzel bir yemek yemeniz. Bu manzaraya sahip onlarca restaurant mevcut. Sevdiklerinize hediye alabileceğiniz birçok küçük mağaza mevcut. Burada normal hediyelik eşyaların dışında savaş yıllarında kullanılmış mermilerden yapılan değişik hediyelikler bile satılıyor. Mostar’dan sonra ilk durağımız Poçitel. Eski bir Osmanlı mahallesi olan bu yer ilk günkü doğallığını hala koruyor. Dolaşırken kendinizi tarihin derinliklerinde Osmanlı da hissedeceksiniz.

BLAGAJ BUNA NEHRİ

Gürül gürül akan sular fotoğrafçılar için biçilmiş kaftan. Blagaj tekkesi 1520 li yıllarda inşa edilmiş ve içerisinde sarı Saltuk’un türbesi bulunmaktadır. Buna nehri üzerinde bulunan restoranda balık yemenizi tavsiye ederim ama benim aklımda başka bir yer olduğu için kendimi oraya saklıyorum!Blagaj’ı geride bırakıp tekrar sarajevo’ya dönerken yol üzerinde bulunan kuzu çevirmeler daha turumuzun başlangıcında dikkatimi çekmişti. Neretva nehri kıyısında bulunan Zdrava Voda kuzu çevirmede bir öncü.

38


. GEZI

Yolunuz buraya düşerse sakın uğramadan geçmeyin aç olmasanız da bir tadına bakın derim pişman olmazsınız. Artık rotamızın en sonunda Bosna savaşının seyrini değiştiren Tünel’e gitmek var. Tünel’e gitmek biraz zor, tabelaları takip ederek bulmanız imkansız. Bizde biraz uğraştıktan sonra Boşnak bir dayıdan yardım istiyoruz. O da bu işi yapıyormuş zaten bizi götürme karşılığında bir miktar para istiyor. Tünel, Bosna savaşında

yaşanılan yokluğu ve acıları gözler önüne seren gerçek bir müze. Fakat daha önce gittiğimde orada yaşayan yaşlı bir teyze vardı tünelin bulunduğu evin gerçek sahibi artık o evde yaşamıyormuş ona devlet başka bir ev ayarlamış başka bir yere taşınmış. Şimdi ise görevlendirilen birkaç kişi kitaplardan okuduğu kadarını size aktarıyor yani o duyguyu size aktaramıyorlar.

KISA KISA • • • • • • •

Boşnak böreği ile güne başlayın. Başcarşı’da gezinin. Boşnak kahvesinin tadına bakın. Mostar’a uğrayıp köprü manzarasında yemek yemeyi unutmayın. Blagaj’da doğanın keyfini sürün. Poçitel’e uğrayıp Osmanlı’ya bir merhaba demeyi unutmayın. Kesinlikle Zdrava Voda’da kuzu çevirmenin tadına bakın.

39


HAVACILIK KÜLTÜRÜ

Sinan ERİK 29 Temmuz 1983, İstanbul doğumlu . Bağcılar A. ve Nermin Bilimli Anadolu Teknik Lisesi, Uçak Elektroniği bölümünden 2002 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Kontrol Sistemleri Teknolojisi bölümünü 2004 yılında bitirdikten sonra aynı yılın içerisinde Türk Hava Yolları A.O. / THY Teknik A.Ş. şirketinde çalışmaya başladı. Aynı zamanda 2006-2009 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü okudu ve bu lisans dalından mezun oldu. Eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi /Açık Öğretim Fakültesi İşletme bölümü lisans eğitimlerimi tamamladı. İşe başlangıç tarihinden itibaren 6 yıl boyunca Uçak Teknisyenliği görevinde bulunan ve B1 uçak bakım lisansına sahip olan Sinan ERİK bu süreçten sonra Uçak Bakım Koordinatörlüğü/ Proje Mühendisi olarak çalışmakta. 2013 yılından itibaren evli.

HAVACILIK SEKTÖRÜNDEKİ KURUM VE EMNİYET KÜLTÜRLERİNİN ÖNEMİ

Kurum Kültürü

Genel anlamıyla herhangi bir kuruma özgü davranışları, inançları ve alışkanlıkları kapsar. Kültür o kurumun çalışanların tümü veya çoğunluğu tarafından paylaşılır, onların davranışlarını düzenler. Çalışanların kurumsal aksiyonlarının kurum kültürüyle örtüşmesi, yönlendirilebilmesi ve normların grup üyeleri tarafından kabul edilmesi halinde ancak yerleşmiş bir kurum kültüründen söz edilebilir. Her kurumun kendine ait bir kültürü vardır ve bu kültür kurumları ayakta tutan önemli bir etkendir. İnsanları içe dönük, dışa dönük, esnek, katı veya duygusal gibi kişilik kalıpları ile tanımladığımız gibi, kurumları da buna benzer kalıplar ile tanımlayabiliriz. Başka bir açıdan kurum kültürü, kurumun çalışanları tarafından ve kurum dışındaki insanlar tarafından algılanış biçimidir. Yönetenlerin, çalışanların ve hatta müşterilerin gelenek, görenek ve alışkanlıkları kültür kavramını oluşturur. Şirket içinde paylaşılan değerler, semboller, fazla mesailer, vardiyalar hatta dedikodular bile kurum kültürünün birer parçası sayılabilir. Kurum kültürünün faydalarını aşağıdaki görsel üzerinden anlayabiliriz.

Bilimsel olarak yaklaşıldığında ise kurumsal kültürün başlıca karakteristik özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz: • Yönetim tarzı ve kriz anında alınan tavırlar, • Üniteler arası bütünleşme ve iletişim modelleri, • İşyerindeki çatışmalar ve başa çıkma yöntemleri, • Ödül ve ceza sistemi, • Çalışanların takım çalışmasına yatkınlığı, • İş tanımları, görev, yetki ve sorumlulukların belirginliği, • Çalışanların insiyatif kullanma oranı ve risk alma derecesidir.

40


HAVACILIK KÜLTÜRÜ Kurumları beton binaların ve yıllık bilançoların ötesine götüren, bir anlamda kuruma hayat veren ve kişilik kazandıran yönetim şekli ve çalışanlarıdır. Kurumlar, karmaşık yapıda olan canlılar gibidir. Kurumların da bilinçleri, hafızaları, problem meydana getirme ve problemi çözme yetenekleri vardır. Organizasyondaki yönetici ve karar vericiler kurumun beyni, çalışanlar vücudu, kurum kültürü de kişiliğidir denebilir. Kurum kültürünün kazaların oluşmasındaki etkisi de çok fazladır. Bu anlamda çalışanların davranış biçimini anlatan ve kurumsal kültürün uzantısı diyebileceğimiz yaklaşımlar için, “Burada işler böyle yürür”, “Eski köye yeni adet getirme” ve “Böyle gelmiş böyle gider” gibi ifadeler örnek olarak verilebilir.

Emniyet Kültürü Emniyet kavramının günümüz havacılığının vazgeçilmez kavramlarından biri olduğuna birkez daha dikkat çekmek isterim. Emniyet kavramının sadece havayolları, bakım kuruluşları, hava trafik kontrolörleri gibi ön hatta faaliyet gösteren kuruluşlar için değil, başta uçak imalatçıları, komponent üreticileri, havacılık tasarım organizasyonları gibi havacılığın tüm alanlarında geçerli olduğunu da düşünmemiz gerekir. Doğası gereği pek çok tehlikeyle yüz yüze olan, bu tehlikelerin yıkıcı etkiler doğurabileceği havacılık faaliyetleri mutlak emniyetli olmak zorundadır. Bugüne kadar edinilen deneyimle iyi bir emniyet yönetiminin kaza ve kırımları önlemekte son derece başarılı olduğu görülmektedir. Havacılık sektöründe çalışan her personel, “emniyetli davranış” ve “emniyet yönetimi” hakkında bilgi ve farkındalığa sahip olması gerekir. Bunun yanında emniyet sürecinde insan faktörünü de göz önünde bulundurulması lazımdır. Bu durum yorgunluk, dikkat dağınıklığı, stres ve kişisel sorunlar olarak iş performansını etkilemektedir. Klasik insan faktörü anlayışı, emniyeti riske sokan davranışları azaltmak ve önlemek düşüncesine dayanır. Bu yaklaşım ile ‘insan’ için gösterilecek her çaba, kurumdaki kaza risklerini azaltır.

Uçak bakımı karmaşık ve birbiri ile irtibatlı bir süreç olduğundan, kazaya yol açan faktörler incelenip kök-neden analizi yapıldığında, birçok organizasyonel hata olduğu da görülebilir. Bu açıdan kurum kültüründe ‘emniyet’ prensibini kısmen de olsa ihmal eden bir anlayış, uzun bir süreç içerisinde beslenerek büyür ve belirli koşulların tetiklemesi ile de büyük bir kazaya yol açabilir. Bu kültürün yerleşmesi ile de birçok kişisel ve şirketsel fayda sağlanmış olacaktır.

41


HAVACILIK KÜLTÜRÜ Kurallara çok uygun davranan ve emniyet konusunda ödün vermeyen şirketlerde dahi prosedürlerden sapmayı hoş gören, hatta cesaretlendiren, resmi olmayan davranışlar (kurum kültürü) gelişebilmektedir. Şirket kültüründeki bu eğilim son derece tehlikeli ve zararlıdır. “Bu seferlik yap, bir şey olmaz” gibi anlayış ve davranışlarla kesinlikle mücadele edilmesi gerekir. Bu açıdan bir organizasyonda emniyet kültürünün oluşabilmesi için, işyerindeki pozisyonu ne olursa olsun, yöneticilerin ve tüm çalışanların hata önlemede aktif rol üslenmesi gerekir. Bir uçak bakım organizasyonunda emniyet kültü rünün oluşumuna katkı sağlanması yönünde, doğrudan insan faktörleriyle ilgili aşağıdaki konularda, uygun prosedürlerin ve uygulamaların yer alması zorunludur: • Emniyet politikası • İş gücü kaynakları • Planlı bakımlar için adam-saat kontrolü • Bakım hatalarını saptama ve giderme prosedürleri • Vardiya/görev devir prosedürleri • İnsan faktörleri eğitimi Bakım faaliyetleri sırasında, uçuş emniyetini etkileyen, uçak, malzeme ve ekipman hasarına neden olan hataların veya çalışanın emniyeti ile ilgili iş kazalarının sayısı, her çalışanın benimseyeceği bir emniyet kültürü ile azaltılabilir. Organizasyon olarak bir ‘emniyet raporlama ve inceleme’ planının olması önemli ve gereklidir. Ancak bu plan için kaynaklar yeterli değilse, emniyet ile ilgili kurallara ve önerilere uygun hareket edilmiyorsa, özellikle de organizasyonel hataların üzerinde durulmadan sadece çalışanların hatalarının üzerinde duruluyorsa verim almak mümkün değildir. Ayrıca yapılan bakım kaynaklı hataların kök-neden analizi sonucunda olayın kaynağı, oluş nedeni ve finansal olarak maliyet kayıplarını toplamda düzenlenip MEDA ( Maintenance Error Decision Aid ) denilen raporlama yapılmaktadır. Bakım hatasında karar vermeye yarayan ve bir daha yaşanmaması için ilgili birim ve kişilerin yapması gerekenler eğitim sunumu olarak personellere bildirilmektedir. Bu durumdan ders alınması ve toplam kalitenin geliştirilmesi hedefleniyor. Uçak bakım organizasyonunda bulunan “Emniyet Yönetim Sistemi” (SMS - Safety Management System), mevcut sistem ve prosedürler ile bütünlük içinde kalmalı ve uzun vadeli olarak ele alınarak aşağıdaki girişimler ile uygulamaları kapsamalıdır: • Bakım ortamındaki tehlikeleri tanımlama, değerlendirme ve kontrolü, • Çalışanların iş yerindeki tehlikelere karşı korunması, emniyet konularında bilgilendirilmesi ve denetleme,

42


HAVACILIK KÜLTÜRÜ • İş ortamında maruz kalınan tehlikeli ve zararlı maddelerin izlenmesi, • İş yerindeki kazaların, olayların, yaralanmaların ve hastalıkların raporlanması ve incelenmesi, • Acil durum planı. Emniyet kültürünün bileşenleri şu şekilde sıralanabilir: Bilgi kültürü: Sistemi yöneten ve işletenlerin, emniyeti bir bütün olarak belirleyen insan, teknik, organizasyonel ve çevresel faktörler hakkında güncel bilgiye sahip olmasıdır. Haber verme kültürü: Çalışanların, hataları ve hata oluşmasına sebep olacak davranışları bildirme iradesine sahip olmasıdır. Yöneticilerin bu konuda zemin hazırlaması ve çalışanları teşvik etmesi çok önemlidir. Kendisine bir zarar geleceğini düşünen çalışan haber vermeyerek ‘banane’ anlayışı gelişip havacılık gibi pahalı maliyetli işlerde kayıpların önüne geçilemez. Bu süreçte çalışanların Gönüllü Bildirim Sistemi kurularak şirket içi herhangi bir duruma yönelik bildirim sağlayabilir. Bu girdilerin aktif yerinde değerlendirilmesiyle sonuçta kazanç elde edilmesi hedeflenebilir. Öğrenme kültürü: Yönetici ve çalışanların olaylardan doğru sonuçlar çıkarması ve ihtiyaca göre büyük değişikleri uygulayacak istek ve iradeye sahip olmasıdır. Adil kültür: İnsanları suçlamayan, güven ortamı sağlanmış, doğrudan emniyeti etkileyen bir konuda ortaya konan görüşü kabul görüp ödüllendiren bir kültürdür. Esnek kültür: Geleneksel hiyerarşik yapıya göre daha profesyonel ve organizasyonel esnekliğe sahip olmasıdır. Emniyet kültürünü oluşturan bu başlıkların hepsi, kurumun organizasyonel yapısı ile ilgilidirler ve ‘Organizasyonel insan faktörleri’ kapsamında ele alınırlar. Sonuç olarak, tüm organizasyonlar kar amacıyla kurulur ve üretimi verimli bir şekilde artırmayı hedefler. Havacılıkta ise konunun uçuş emniyeti gibi önemli bir boyutu da vardır. Bu açıdan havayolu işletmeleri için ‘emniyet’ daima öncelikli hedef olmalıdır. Riskleri başarılı bir şekilde kontrol altına alıp yönetebilmek ve kazaları önlemek, kurum kültürüne emniyet kavramını yerleştirmek ile mümkün olacaktır.

Hepinize emniyetli uçuşlar dilerim. Sevgi ve selamlarımla…

43


. SINEMA

HÜSEYİN YAMAN 1984 yılında doğdu. 2001 yılında Bağcılar MTAL Uçak Bakım Alanı /Gövde-Motor bölümünden mezun oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde eğitimine devam ederken Tiyatro Kulübü’yle başladığı sanat hayatı akabinde 3 yıl Kocaeli Şehir Tiyatroları ve birçok amatör grupta devam etti. 2007 yılında İstanbul Nokta Tiyatrosu’nda oyunculuk ve reji asistanlığı yaptı. 2009 yılında Lama Produksiyon’u kurarak birçok çocuk ve yetişkin oyunu yaptı. 2012 yılından itibaren TV film dizi ve sinema projelerinde farklı farklı alanlarda görev aldı. Şu anda TİYSAV’da oyuncu olarak tiyatro yaşamına devam etmekte. Ayrıca SineLama Film’in kurucu ortağıdır.

VAY BE NE SAHNE YAPMIŞLAR!”

Yazımın başlığını genelde Hollywood yapımı aksiyon filmlerinde sıkça duyar ya da kullanırsınız. Hollywood filmlerinde dedim; çünkü ülkemizde henüz daha yeni kullanılmaya başlansa da “Vayy be” dedirtecek sahneler pek az. Dünyaca ismi Visual Efect ülkemizde Görsel Efekt olarak nitelendirilir. Lakin setlerde yapılan makyaj latex uygulamaları da görsel efekte girer. Oysa Amerikalılar ona Special Efect demişler. Neyse konumuzun dışına çıkmadan sizlere Visual Efekt olarak adlandırılan ve sadece bilgisayar başında yapılan GREENBOX metodunu anlatmak niyetindeyim. Günümüz teknolojisinde filmler için çekilen sahneler dijital kayıt ortamlarına aktarılıyor. Dolayısıyla sahneleri birleştirme işlemi bilgisayar da montaj programlarıyla yapılmakta. Hemen hemen hepimiz photoshop programının ne olduğunu biliriz. Fotoğraflarla oynamak için katmanlı şekilde çalışan bu programla bir fotoğraf üzerinde istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Aslına bakarsanız 1 saniyelik bir video da 24 kare fotoğrafın 1 saniyede önümüzden geçmesidir. Gözümüz doğal olarak bu geçişi algılayamamakta ve fotoğrafların hareketli olduğunu düşünmekteyiz. Photoshop programını üreten firma Adope görüntü üzerinde fotoshop yapabilmeyi sağlayan after efect adında bir program üretmiş ve videoya photoshop yapabilmek için bu ve müdahili programları kullanmaktayız. Yani bir görüntüye masada her türlü müdahaleyi yapabilmek mümkün. Ama sahici gözükmesi için çok detay bir çalışma gerekiyor. Bu da kalabalık ekipler ve büyük maliyetler anlamına geliyor.

44


. SINEMA Gelelim GREENBOX’a. Greenbox yani Yeşil Kutu. Çekeceğiniz objeyi yada kişiyi ortamdan ayırmak için kullanılan bir yöntem. Yani en basit örneği bir film çekiyorsunuz ve karakterinizin Londra köprüsünden yürüyerek geçmesi gerekiyor. Önce köprüden planlanan görüntüler alınır ki bunun için bile Londra'ya gitmek zorunda değilsiniz internet üzerinden 20 dolar gibi bir ücrete HD hatta 4K kalitesinde görüntü satın almanız mümkün. Sonra karakterinizin körü üzerinde planladığınız konumlanmayı Greenbox stüdyoda alır sonra aldığınız görüntüyü Key’lerek karakterinizi köprünün üzerine yerleştirebilirsiniz.

Londra'ya ekibin götürülmesi, konaklama gibi birçok masraftan kurtulabilirsiniz. Şuan bu teknolojiyi ve sahneleri ülkemize kazandırmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Size basitçe anlatmaya çalıştığım bu teknolojiyi daha iyi anlaşılması bakımından fotoğraflarla öncesi\sonrası yaparak paylaşıyorum.

Görüşmek üzere

45


ÖNSÖZ

Alaçatı, Türkiye’nin en güzel yarımadası Çeşme’nin güneyinde bulunmaktadır. Dünyada adı ilk sıralarda anılan Alaçatı, sörf şampiyonalarının en önemli uğrak yeridir. Lapis Port Surf Otel hem deniz hem de eğlence hayatının merkezinde konumlanmıştır. İçerisindeki pek çok aktivite ile misafirleri güzel vakit geçirmektedir. Ege’nin eşsiz mimarisi ile dekore edilen otelin tüm odaları balkonludur.

ALAÇATI MAHALLESİ 18018 SOKAK NO :3 ÇEŞME İZMİR TEL : +90 507 152 0899 www.lapisporthotel.com

46


HAKİMİYET MİLLETİNDİR!


Yat limanı .2 Üflemeli bir çalgı .4 Asya’da bir ülke .5 İri taneli bezelye .8 Pistle hangar arasındaki yol .10 Mısır'ın başkenti .11 Küçükbaş hayvan barınağı .13 Ayakkabı çekeceği .14

48

YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Geminin sağ tarafı 3. Uçağın yunuslama(pitch) hareketini yapmasını sağlayan ana uçuş kumandası 5. Güneybatı’dan esen rüzgar 6. Bir ilimiz 7. Kastamonu'nun bir ilçesi 9. Açıkça, belirgin 11. Havacılıkta hız birimi 12. Avrupa Havacılık Güvenlik Ajansı

Osman ALTUN Yunus Emre İŞBİLİR

SAĞDAN SOLA

Bkapisi sayi 9  

B Kapısı Sayı 9

Advertisement