Page 1


editÜr $#ý%+.#4/'5.'-ć8'6'-0ć-#0#&1.7.ć5'5ć *#8#%+.+-&'4)ć5ć

!Ć?*@OIJRIJĆ?!@ÄŚBIJK@QĆ?,3 +Ć? CIJM@Ć?2@GHAH PIÄ–LŠ.-*2 -ISJŠ+tBtPt $CHSqQ &tQCWGLŠ%a," 1qONQS@IĆ?Ć?"@MĆ?$1$+ 4GJB?LŠª#2Ä•,#0 CRtJŠ01*, 1qONQS@IĆ?Ć?'vRDXHMĆ?2 ÄĽ+ , ,GKCRŠ tÄľP?Š"#+Ä•0 2?PÄ–IŠ"#0Ä•,%`8 8@Y@QK@Q 1CKP?Š"#0#*ĕŠ!Ä•4#*#)&, &tQCWGLŠ7+, 1GL?LŠ#0Ä•) &?KGRŠ Ä´%`* 7Ä–PRÄ–IŠ&?PGR?Š#IG@G Ä•QKCRŠĕ*&, WQCJŠ!7+8 *@QHJ@SvQ -QK?LŠ!?LŠ7'*"'0+'Ä´ #DRSDJĆ?5DQDMKDQ !?LŠ301*' 1?KCRŠĴ?D?IŠ)0)7 @BSJJ?FŠ1?JGFŠ1#02 +SP?RŠ1#02"#+Ä•0 2?KCPŠ78'!' 6DAĆ?2HSDRH &?KBGŠ%a+aÄ´ &Q@EHJĆ?3@R@QIJL #KGLCLSPŠ)-1* !@RJIJ "HKS 1CgGJŠ-DQCR  Š7Ä–JŠ+?F?JJCQGŠ+?R@ Š1GRCQG  Š!?B Š,MŠŠ ?ĉAÄ–J?P 2CJŠŠŠŠ UUU QCAGJMDQCR AMK GLDMQCAGJMDQCR AMK RP !Ć?*@OIJRIJĆ?ÄąKDSHĹ’HLĆ?!HKFHKDQH 2ŠŠŠŠ $ŠŠŠŠ ?P@?PMQŠ+F Š Š1MI Š ?ĉAÄ–J?P Ä•QR?L@SJ @I?NÄ–QÄ– LCR +?PRŠ

DeÄ&#x;erli okurlar; Dergimizin 10.sayÄąsÄą ile yeniden karĹ&#x;ÄąnÄązda olmanÄąn mutluluÄ&#x;u ve heyecanÄąnÄą yaĹ&#x;Äąyoruz. Bu yÄąl 5-11 Mart 2018 tarihleri arasÄąnda dĂźzenlenen DĂźnya HavacÄą KadÄąnlar HaftasÄą dolayÄąsÄąyla Ăźlkemiz ve kĂźresel Ăślçekte birçok etkinlik dĂźzenlenmekte. Biz de bu sayÄąmÄązÄą bu hafta doÄ&#x;rultusunda Ăśzel sayÄą olarak çĹkarmaya karar verdik. Yine bu konu ile alakalÄą olarak Can EREL Bey ile Ăśzel bir sĂśyleĹ&#x;i gerçekleĹ&#x;tirdik. Her sayÄąsÄąnda farklÄą bir kapak rengi ile okuyucuya sunulan dergimizin bu sayÄąsÄąnda havacÄąlÄąÄ&#x;Äą ve kadÄąnÄą ifade eden mavi ve pembe renkleri kullandÄąk. Dergimizde yazarlarÄąmÄąz ve ĂśÄ&#x;rencilerimiz ile birlikte havacÄąlÄąktan, bizden ve hayattan bahseden yazÄąlar hazÄąrladÄąk. THY Teknik A.Ĺž Genel MĂźdĂźr YardÄąmcÄąsÄą HĂźseyin SaÄ&#x;lam Bey ile sÄącak bir sĂśyleĹ&#x;i gerçekleĹ&#x;tirdik. Bu sayÄąmÄązda bir yenilik olarak karikatĂźr sayfalarÄąnÄą ekledik. UmarÄąm sizler de beÄ&#x;enir ve okumaktan zevk alÄąrsÄąnÄąz. B KapÄąsÄą bir havacÄąlÄąk dergisidir, B KapÄąsÄą bir eÄ&#x;itim dergisidir, B KapÄąsÄą tekniÄ&#x;e açĹlan bir kapÄądÄąr... SaygÄąlarÄąmla‌ HĂźseyin GĂœNAD


ĹdĹ1'(.Ĺ/(5 Önsöz.............................................................. 4 6|\OH\LśL&DQ(UHO............................... 6 (GHEL\DW ........................................................ 14 +DYDFñOñN ....................................................... 18 3VLNRORML ......................................................... 21 6|\OH\LśL+VH\LQ6DĨODP ........... 24 +DEHU ............................................................... 28


8oDN%DNñP$ODQñQGDQ*|UQWOHU ..... 30

%LU6OLGH+LND\HVL ................................... 32 (WNLQOLN ........................................................... 35 *H]L ................................................................... 36 +DYDFñOñN.OE(WNLQOLNOHUL ............. 40 .DULNDWU ....................................................... 42 6LQHPD ........................................................... 44


°16°=

oÂśUHWNHQĂ DOĂœĂ­NDQYHDKODNOĂœELUQHVLO\HWLĂ­WLUPHN EL]LPWHPHOJĂ?UHYOHULPL]GHQGLUo Kendi eÄ&#x;itim geçmiĹ&#x;imizde fikir, kurumsal geliĹ&#x;me, mesleki eÄ&#x;itim ve uygulama alanlarÄąnda çok bĂźyĂźk bir tecrĂźbe birikimi vardÄąr. Bu tecrĂźbelerin edindirdiÄ&#x;i katkÄąlarla bugĂźn Ăźlke olarak daha bĂźyĂźk projelere imza atÄąlmakta ve her geçen gĂźn daha ileriye gitmekteyiz. "Yine bu tecrĂźbelerden yola çĹkarak sĂśylersek, geçmiĹ&#x;te izleri sÄąkça gĂśrĂźlen bir sorun da kÄąz çocuklarÄąnÄąn eÄ&#x;itimidir."Bu sorunla ilgili bugĂźn bakanlÄąÄ&#x;ÄąmÄąz çok gĂźzel projeler yĂźrĂźtmekte, kÄąz çocuklarÄąnÄąn eÄ&#x;itimine bĂźyĂźk Ăśnem vermektedir. TĂźrkiye’de gßçlĂź bir ekonomi ve gelecek inĹ&#x;a etmenin en Ăśnemli unsurlarÄąndan biri vasÄąflÄą iĹ&#x; gĂźcĂźnĂź oluĹ&#x;turmaktÄąr. Bu amaçla ĂśÄ&#x;rencilerin bilgi ve yeteneklerini geliĹ&#x;tirecekleri mesleki eÄ&#x;itim kurumlarÄą bĂźyĂźk Ăśnem arz etmektedir. Ä°ngiltere’de yapÄąlan bir araĹ&#x;tÄąrmada, kÄąz ĂśÄ&#x;renciler ‘maskĂźlen’ kabul edilen mĂźhendislik, inĹ&#x;aat gibi fakĂźltelerde erkek ĂśÄ&#x;rencilerden çok daha baĹ&#x;arÄąlÄą olduklarÄą ortaya çĹkmÄąĹ&#x;tÄąr. Bizler de kÄąz ĂśÄ&#x;rencilerinin mesleki eÄ&#x;itime kazandÄąrÄąlmasÄą için gayret etmekte, kazandÄąrÄąlan ĂśÄ&#x;rencilerimizi en iyi Ĺ&#x;ekilde yetiĹ&#x;tirmeye çalÄąĹ&#x;maktayÄąz. Ăœretken, çalÄąĹ&#x;kan ve ahlaklÄą bir nesil yetiĹ&#x;tirmek bizim temel gĂśrevlerimizdendir. Bu vesile ile 5-11 Mart DĂźnya HavacÄą KadÄąnlar haftasÄąnÄą kutluyor saygÄąlarÄąmÄą sunuyorum. ArkÄąn POLAT Okul MĂźdĂźrĂź

4


.Xü.RQGXùX'DO×Q.×U×OPDV×QGDQ.RUNPD] dQN*YHQGLùL'DO'HùLO.HQGL.DQDWODU×G×U


6°</(<ñìñ&$1(5(/ Can Bey, biz Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uçak Bakım Bölümü öğrencileri Vildan ÇETİNER ve Betül ARSLAN. Bizleri ilgilendiren konuları eğlendirirken öğretmeyi hedefleyen B Kapısı dergisi olarak böyle anlamlı bir günde sizinle kısa bir söyleşi yapmak üzere görevlendirildik. Biraz sonra başlayıp gün boyu sürecek yoğun faaliyetlerinizi de dikkate alarak tek bir soru ile değerli görüşlerinizi alacak ve B Kapısı okuyucuları ile paylaşacağımız için çok mutluyuz. Öncelikle, yayın hayatının 10'uncu yılını kutladığı böyle güzel ve anlamlı bir aşamada tek soruluk söyleşi önerimizi kabul ettiğiniz için B Kapısı dergisi adına teşekkür ederiz. B Kapısı 2: Bugün okulumuzda, size 2016 yılında bir dünya ödülü kazandıran konferansınızı sunacaksınız ve sonrasında hangar turunuzda da “Soru ve Cevap” oturumu düzenlenecek... Uçak Mühendisi Can EREL'i kendi ağzından tanıyıp bugün neden Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde böyle bir etkinlik ile bizlerle beraber olduğunu öğrenebilir miyiz?

Can EREL: Can EREL bir uçak mühendisi, ama taammüden bir uçak mühendisi! Her çocuk gibi hayallerim vardı; benimkiler 1960'lı yıllardaki uzay yarışı ile besleniyor ve çoğu gökçe/gökyüzüne karşı olsa da... Bu hayallerdeki zaman içinde ulaşma çabam da denize karşı evim olmasını engellemiştir. En etkili hayallerimden biri ''Atom Jet Mühendisi'' mesleğine sahip olmaktı. ... o aşamada hayatıma yakasında arı taşıyan bir de rol modeli girince, okulum da kendiliğinden belli oldu; İstanbul Teknik Üniversitesi. Çok başarılı bir öğrenim hayatım oldu diyebilirim; o ''Atom Jet Mühendisi'' olma hayali peşinde... ...TÜBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubunun (BAYG) başarı bursu ile başlayıp çok başarılı

6


6°</(<ñìñ&$1(5(/ bir şekilde tamamladığım orta öğretimim sonunda ''bu bursun verdiği güdülemenin de etkisi ile'' 1978 yılında Türkiye'nin en yüksek puanı ile öğrenci kabul eden bölümü olan ''Uçak Mühendisliği'ne, ''...atomu yakalayamasak da jeti yakalayalım ! '' diyerek başladık ve onu da başarı ile bitirdim; 3,5 yılda... Ama bu sonra kariyer gelişimimde bir geleneksellik etkisi oldu... ...ben ilkokul 3'ten ayrılma olan ancak çok yetenekli ve yaratıcı ana ve babanın çocuğu olarak dünyaya geldim; babam şasi üzerine uzmanlaşmış bir araba tamircisi idi... Bizde son üç kuşaktır her birimiz revaçta olan ulaştırma aracının tamircisi olduk... Dedem ayakkabı tamircisi, babam araba tamircisi... Yani ben de tamirciliği bırakmadım; sadece araç değişti; ben bir uçak mühendisi olarak hava aracı tamircisi oldum. İmrenilecek, ülkemizin kökleri yüzlerce yılın ötesine uzanan ulu çınarları kabul edilen öğretim ve mesleki kurumlarda, her biri birbirinden değerli öğretmen-öğreten, rehber, üst-arkadaş-astlar ile on yıllarca beraber görev yaptım. İlköğrenim öncesindeki süreçte babamın çalışma zamanı dışında bodrumumuz da ki atölyesinde yaptığı araç tamiri çalışmalarına neredeyse tüm aile bireyleri rol sahibi idi; orada annemin müdahale ve yorumları hep dikkatimi çekmişti... Diğer taraftan, matematik düşüncenin temel olduğu öğrenim sürecimde etkisinde olsa gerek, “...toplumsal (ve mesleki) süreçlerde neden o toplum bütününü oluşturan iki bileşenden dengeli yararlanılmaz?” sorusu hep aklımı kurcalamaktaydı...Gerçekten de bir cinsin toplumsal bir faaliyetine yönelik dürtü neden istemli olsun ve /veya diğer cinsin “olanak verme”sine bağlı olsun anla-

7


6°</(<ñìñ&$1(5(/ yamıyordum; toplumsal ve mesleki göreve erişim-ilerleme yol(lar)ı, iş bölüm(ler)i ''bilgi, beceri ve yetkinlik'' odaklı ve “liyakat”a dayalı olamaz mıydı ? ...kaldı ki, yüce kurtarıcı ve kurucu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ait (Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s.153) olan, "Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümez ise ilerlemesine teknik olarak imkân ve bilimsel olarak ihtimâl yoktur" söylemi de hep kulağımızda değil miydi? Mesleğe başladığım ilk yıllarda sorumluluk taşıdığım, tHidromekanik işlemci olan uçak motor yakıt kontrollerin fabrika (depo) seviyesi bakım, onarım ve yenileme (BOY), tMekanik ve fizik kalibrasyon, yeteneklerinin ülke içinde kazanılması çalışmalarında kadın eksiğini ve kadının bu alanlardaki doğal kabiliyetlerine ihtiyaç hissettim. Hissettiğim bu ihtiyacın karşılanması yönünde çabalarım aynı fabrikadaki çalışma arkadaşlarım ve yöneticilerimin de benzer yönde arayışları ile birleşince askeri bir fabrikada mucize yarattık.. kadın mühendisler ve teknisyenleri işe almaya başladık. Üniformalı ve karar verici yöneticinin görev yaptığı ancak sendikalı binlerce çalışana sahip askeri bir fabrikada gerçekleştirdiğimiz bu dönüşüm bir endüstriyel devrim sayılacaktı daha sonra geriye bakıp düşünüp değerlendirdiğimizde... ...çok da iyi yapmıştık!

8


6°</(<ñìñ&$1(5(/

İşte 1980'li yıllarda hayata geçirdiğimiz düşünceleri, zaman içinde, bilgi ve deneyimde olgunlaştıkça, Cinsiyet (Sex): Bireyin kadın veya erkek olarak gösterdiği genetik, biyolojik ve fizyolojik özelliklerdir; anne karnında oluşur. Toplumsal Cinsiyet (Gender): Toplumun -kadın ve erkek- bireye verdiği roller, görev ve sorumluluklar; toplumun bireyi nasıl gördüğü, algıladığı ve sahip olduğu beklentiler bütünüdür; doğum sonrası başlar ve tüm bir yaşam ve bence bırakılan izler nedeni ile (ilgilinin adı, anısı ve izleri) son kez anılana kadar sürer... şeklinde kavradım da... Mesleğimin çalışma alanı olan teknik ve teknolojik süreçleri dışında görev ve sorumluluk aldığım akademik, iletişim, sosyal ve mesleki örgütlenmelerde "toplumsal cinsiyet dengesi" çabalarım içerik ve sonuçları ile ulusal sınırları da aşarak zamanla daha da dikkat çeker hale gelmiş, hatta son yıllarda Türkiye Sivil Havacılık Meclisi yönetim kurulunda beraber görev yaptığımız başkanı meslektaşımın “...havacı kadın deyince aklıma ilk sen geliyorsun..!” ifadesi ile net bir görüntü taşıyan seviyeye ulaşmıştı... ...çabamın karşı cinsi destekleyen, feminist bir çaba değil toplumsal cinsiyet denge eksiğini her iki cinsiyet yönünde gidermeye yönelik olduğu çoğu zaman anlaşılmıyor olsa da, havacılık-uzay ve savunma endüstrilerinde denge eksiğinin erkek lehine olması çoğu halde yanlış algıyı günün sonunda doğru hale getiriyordu... Bu anlayışım ve yaklaşımım nedeni ile, havacılık-uzay ve savunma endüstrilerinde toplumsal cinsiyet dengesi geliştirmeye yönelik her çabanın

9


6°</(<ñìñ&$1(5(/ sorgusuz destekçisiydim; bence çok dikkat çeken biri de bu yıl başında Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde oldu! ... sivil havacılık ortaöğretim programlarında "SHY 147 Tanınan Okul" statüsünü almak için yeterli bulunan ilk öğretim kurumu olarak Türkiye'nin bu alandaki dikkat çekici liselerinden biri haline gelen okulun alan öğretmenlerinden Hüseyin GÜNAD, havacılık öğretim programlarında uygulama eğitimlerini yaptıkları hangarda bulunan bir Cessna T-41 Mescalero uçağını, benim toplumsal cinsiyet dengesi çalışmalarımda kullandığım "Haydi, havacılığa PEMBE katalım!" sloganımdan da esinlenerek, okul öğretmeni ve öğrencilerinin oluşturduğu gönüllü bir ekip tarafından pembeye boyandığını ve gövde üzerine, havacılık programlarında görev yapan kadın öğretmen ve mezun öğrencilerin isimlerinin yazılacağını iletti. Çok sevinmiştim; öyle ki meslek ilişki ağımda bu yönde uçak boyama çabasına destek olacak bir kaynağın en üst yöneticisine de bu gelişmeden bahisle yardımını rica etmiştim. Ancak, zaman içinde bu gelişmeyi unutmuştum; ta kî, bir yeni medya aracında, pembeye boyanmış o uçağın fotoğrafının üzerinde toplumsal erişimin havacılık farkındalığı yaratmak ve özellikle kadını bu alana özendirmek konusuna dikkat çekip benim bu konuda değerli çalışmalar yaptığımı ilan eden jestini görene kadar.... Bende bu güzel jeste karşılık,

“Teşekkürler sevgili Hüseyin; Havacılıkta başarı, * Doğru Geçmişi Kavramak, * Öz/Karşı Güven, * Ortak Amaç, * İnanç, * İş birliği,

10


6°</(<ñìñ&$1(5(/ ile sürdürülebilir hale gelir; başarı da kutlanırken VEFA gerektirir! Bugün "havacılığa PEMBE katalım!" sloganı ile çıktığımız yolda onlarca yıl geride kaldı; sizler çok daha güzellerini yapıyorsunuz. Havacılık bölümlerinizdeki kadın öğretmenlerin ve mezunlarının isimlerini o PEMBE uçak üzerine yazmak sloganımıza hayat veriyor! Kutlarım, Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin VEFAlı öğretim gücünü; kutlarım seni, sevgili meslektaşım! O uçak üzerinde okuyacağım isimleri görebilmek için şimdiden sabırsızlanıyorum! Bu vefanız ve güzel sürprizinize karşılık olmaz ama benim de mütevazi bir katkım olsun dilerim: Türk kadının uçakla uçuşunun 104'üncü yıl dönümünde 1 Aralık 2017 Cuma günü lisenizin değerli öğrencileri ve saygıdeğer öğretmenleri ve yöneticilerine "Ulusal Havacılık Gelişim Sürecinde Türk Kadını" isimli özgün konferansımı sunabilirim..! ...havacılığa PEMBE katan bu anlamı uçak üzerinde ismi olan kadınlarımız da o konferansta bulunur ise uçak önünde fotoğraflar ve havacılık-uzay ve savunma endüstrilerinde toplumsal cinsiyet dengesi geliştirme çalışmalarımızda bu fotoğraflardan yararlanırız...” yorumunu yazdım; sonra görüştük konferansımı konferans salonunda "soru ve cevap" bölümünü hangardaki o PEMBE uçak başında yapmak için 1 Aralık 2017 günü İstanbul'a gelmeye karar verdim. Şimdi de sizinleyiz...

11


6°</(<ñìñ&$1(5(/ Sizin de söylediğiniz bana gurur veren o dünya ödülüne sahip olmamı sağlayan, ulusal havacılık ve uzay endüstrilerimizin gelişim süreci, bu süreçte uçakla ilk uçan Belkıs Şevket hanımefendi ve ardından geçen zamanda "ilk uçan ve ilk uçuran" olmuş öncü havacı Türk kadınları ve izlerini paylaşacağım "Can'ca İlk Uçan & Ulusal Havacılık Gelişim Sürecinde Türk Kadını" konferansımda ayrıca toplumsal cinsiyet dengesi çabalarım konusunda da çok ilginç paylaşımlarım olacak; konferans salonunda buluşmak üzere ilginize teşekkür ederim. Sizlere öğrenim ve bu girişim yeteneğiniz ile mezuniyetinizin hemen ardından başlayacağına emin olduğum mesleki kariyerinizde bitimsiz kuvvet, sabır, şans ve başarılar diliyorum.

12


6°</(<ñìñ&$1(5(/

13


('(%ñ<$7

&(0$/6h5(<$ Aysel CAYMAZ (GHEL\DWgĨUHWPHQL

1931 yılında dünyaya gelmiştir Cemal Süreya. Asıl adı Cemalettin Seber’dir. Kendi ağzından biyografisi şöyledir: “1931 yılında doğdum. 1937 yılında annem öldü, 1944 yılında Dostoyevski’yi okudum. O gün bugündür huzurum yoktur.” O dönemler Erzincan’a bağlı olan (günümüzde Tunceli) Pülümür adındaki ilçede dünyaya gelmiş, Hüseyin ve Gülbeyaz çiftinin ilk çocuğu olarak başlamıştır ömür yolculuğuna. Daha sonra da Perihan, Kemal ve Ayten isimlerinde 3 kardeşi olmuş. Ancak Kemal henüz küçük bir çocukken hayata veda etmiş ve şairimiz ölümle ilk kez kardeşini kaybederek tanışmıştır. Dersim İsyanı yüzünden, Cemal Süreya ile ailesi göç ederek Bilecik’e yerleşmişlerdir. Cemal Süreya, bu göçü hayatı boyunca unutamayacak, hatta bazı şiirlerinde bir tren yolculuğuyla başlayan bu göçü anlatacaktır. Cemal Süreya’nın annesi Gülbeyaz Hanım, Bilecik’e yerleştikten kısa süre sonra 23 yaşında hayata veda etmiştir. Arkasında bir fotoğraf bile bırakmadan giden annesi için, “Küçük kalbimdeki kuş ölmüştü.” der. Yaşamı boyunca da sevdiği kadınlarda annesinin bir yansımasını arayacak ve bu arayışı yine mısralara dökecektir: “kan görüyorum, taş görüyorum bütün heykeller arasında

14

karabasan ılık acemi uykusuzluğun sütlü inciri kovanlara sızmıyor annem küçükken öldü beni öp sonra doğur beni...” Cemal Süreya, ilk öğrenimine İstanbul’da başlamış, 1942 yılında ise Bilecik’e geri dönmüştür. İşte tam da bu dönemlerde babası Hüseyin Bey, Esma adında bir hanımla ikinci evliliğini yapmıştır. Üvey anne kavramı ile tanışan şair, hem kendisine hem de kardeşlerine kötü davranan kadını hiçbir zaman kabullenmemiştir. “11 Beyit” şiirinde üvey annesinin yaptığı kötü muameleyi şöyle anlatır: “Kuyuya sarkıtan kadın Saçından kavrayıp kızkardeşimi” İlkokulu ve ortaokulu Bilecik’te tamamlayan şair, babasından habersiz olarak girdiği parasız yatılı sınavını kazanarak İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ne girmiştir. Edebiyata olan merakı ise henüz ilkokul dönemindeyken başlamıştır. İyi bir okuyucu da


('(%ñ<$7 olan Cemalettin Seber, daha ilkokuldayken Suç ve Ceza’yı defalarca okumuştur.

Babamdan ummazdım bunu kör oldum.”

Liseden sonra Ankara Üniversitesi’ne giren Süreya, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Maliye ve İktisat bölümünü bitirmiştir. Mülkiye’deki ilk yıllarında hissettiği yalnızlık ve yabancılık onu yazmaya iter, hayali mektuplar yazar kendine, örneğin Ankara’da hangi kızı çok beğenmişse, caddeden geçerken, ondan gelir mektup ya da Diyarbakır’da tanımadığı bir Türkçe öğretmenine yazar...

1958’de Üvercinka isimli ilk kitabını çıkartmıştır.

"Ben hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orası..." diye tanımlar yalnızlığını. Mülkiye’nin üçüncü yılında “Kazgan” adlı dergide yayın kurulu başkanı olur. 1953’te öğrenciliği hala devam ederken, ortaokulda aşık olduğu Seniha Hanım ile evlenir. Aynı yıl, “Şarkısı Beyaz” isimli ilk şiiri Mülkiye dergisinde yayımlanır. 1955 yılında kızı Ayçe’nin doğumundan kısa süre sonra İstanbul’a müfettiş yardımcısı olarak atanır. İşi, kızı ve edebi çalışmaları arasında mekik dokuyan şair ile eşi arasındaki geçimsizlik dolayısıyla Seniha Hanım baba evine döner. Haziran 1957’de, babası bir trafik kazasında hayatını kaybeder. “sen ki gözlerinle görmüştün 57’de babanın parçalanmış beynini kağıt bir paketle koydular mezara istesen belki elleyebilirdin de ama ağlamak haramdı sana...” Sanılanın aksine “Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?” adlı şiirini babasının ölümünden sonra değil, önce yazmıştır. “Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler

1961 yılında görevli olarak Paris’e gönderilen Cemal Süreya, buradayken “Kars” şiirini yazmış. İlginç olan noktaysa Kars’ı hiç görmemiş olmasıdır. İlerleyen zamanlarda yolu Kars’a düşer, oturur yine bir şiir yazar Kars hakkında. İki şiirini yan yana koyar, bakar. Kars’ı görmeden yazdığı daha güzeldir, diğerini yırtar atar. Kadınlar da belki Kars gibidir onun hayatında. Beklenen kadının hayali güzel şiir yazdırır insana. Gelse o aşk, belki de şiirler bu kadar güzel olmaz. 1966 yazında Tomris Uyar ve Ülkü Tamer’le birlikte Papirüs dergisini çıkarırlar. Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkarmıştır. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazıları yayımlanmıştır. 1967 yılında Zuhal Tekkanat ile evlenen şairin 1969 yılında Memo Emrah ismini verdiği oğlu dünyaya gelir. Ancak Süreya’nın bu evliliği de pek iyi gitmez ve ayrılırlar. Üçüncü evliliğini Güngör Demiray’la 1975’te yapan Süreya’nın bu birlikteliği ise sadece 1 sene içerisinde sona erer. 1976’da düz yazılarını topladığı bir kitap çıkarır: Şapkam Dolu Çiçekle. Bu kitap hakkında pek eleştiri yapılmaz. Sebebini, şiiri çok iyi bilen usta bir denemeci üzerine yazmanın güçlüğüne bağlarlar. 1977’de Bayan En Nihayet’le tanışır ve evlenir. Günlüklerinde en çok yer tutan kadın Birsen Sağnak. “biliyorum sana giden yollar kapalı üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

15


('(%ñ<$7 Son 10 yıl Cemal Süreya için bir bilgelik dönemidir artık. Yazdığı, söylediği her şey şiir için yaptığı tanımlarla doludur: “şiir hayatın alev halidir şiir hayatın köpüğüdür.” “iki şey: aşk ve şiir mutsuzlukla beslenir biri biri ona dönüşür” Huzuru son eşi Birsen Sağnak’ta bulan edebiyatçı, eşinin gösterdiği çaba sayesinde düzenli bir hayat yaşamaya başlamıştır. 1980 yılında başmüfettişliğe terfi etmiş ve 1982 yılında emekli olmuştur.

ne kadar yakından ve arada uçurum; insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi uyandım uyandım, hep seni düşündüm yalnız seni, yalnız senin gözlerini sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım ben artık adam olmam bu derde düşeli” 1984’e gelene kadar çıkardığı kitapların toplu basımını yapar, adı Sevda Sözleri. O yıllarda İkinci Yeni’den arkadaşları Edip Cansever ve Turgut Uyar’ı kaybeder. “lacivert bir çıngıraktır ölüm patlar sarnıçların eski suyunda kapaklanmış bir at resmi çizer havaleli çocukların kulaklarına...”

Oğlu Memo Emrah, huzurlu aile yaşamlarını bozan asıl sorundur. Aşırı kilolu ve uyumsuz bir genç olan Memo, çıkardığı olaylarla hem babasının hem de ailenin huzurunu kaçırır. Yaşamının son yılında hep sıkıntı yaşayan Süreya’nın dertleri, eski eşi Zuhal Hanım ile oğlu Memo’nun onların yanına taşınmasıyla son raddeye ulaşır. 9 Ocak 1990’da 59 yaşındayken ölen ünlü edebiyatçı, İstanbul Beyoğlu’daki Kulaksız Mezarlığı’na defnedilir. Vasiyetinde, iki tane halısını, kütüphanesini, çiçeklerinin hepsini, büyük aynasını, bütün kitaplarının telif hakkının yarısını ve bütün notlarının yanında, karısına "kendini sana bırakıyorum" demiştir. Cemal Süreya, toplumsallığın siyasi kamplaşmalar şeklinde yaşandığı bir dönemde, şiirin farklı bir söyleyiş dili kazanmasında çok önemli bir pay sahibidir. İkinci Yeni’nin en önemli temsilcilerinden biri olması, üstlendiği bütün kimlikler ve sıfatlar bir yana her zaman sadece şair olarak kalmayı ilke edinmiş dize üstadıdır. “iki kalp arasında en kısa yol birbirine uzanmış ve zaman zaman

Ona göre ölümün suyla, suyun da çocuklukla bir ilgisi vardır.

16

ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol.


('(%ñ<$7 merdivenlerin oraya koşuyorum, beklemek gövde kazanması zamanın, çok erken gelmişim seni bulamıyorum, bir şeyin provası yapılıyor sanki kuşlar toplanmış göçüyorlar keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Cemal Süreya, geleneğe karşı olmasına rağmen geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisidir. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir... "fotoğraf çektirmek için yan yana getirilmiş iki nesne değiliz biz güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler razı olma hiçbir sessizliğe biliyorsun seni seviyorum pencereden bakmayı öğreteceğim sana..." Dil anlayışını ''Türkçeden bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır. Ama Türkçeden koparacaksın'' sözleriyle ifade etmiştir. Aşkları, alınganlıkları, naif ve kırılgan tavırları ile şair olmaktan başka şansı yoktu belki de Cemal Süreya’nın. Kendisi hakkında nakledilen her bir anekdotta şairane bir tavır, bir ruh inceliği, ancak bir şaire yakıştırabileceğimiz ve bazen de ancak bir şairden bekleyebileceğimiz davranışları görürüz. “Yalnız aşkı vardır aşkı olanın

Kaynakça:

Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan.”

Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi - İhsan Işık www.antoloji.com www.paratic.com www.turkedebiyati.org

17


+$9$&,/,.

6LQDQ(5Ĺ. 0KHQGLV

+$9$&,/,. %$.,0<°1(7ñ0ñ

Havacılık Bakım Yönetimini; Bakım Prosedürleri, Bakım Yönetimi Süreci ve İnsan Faktörleri olarak üç kısıma ayırmak isterim. Çok kapsamlı bir konu olsa da olabildiğince kısaca detayları özetlemeye çalışacağım.

mesi için 1954 yılında Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde kurulan "Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı", 1987 yılında SHGM olarak günün koşullarına göre yeniden teşkilatlandırılmıştır. EASA (European Aviation Safety Agency) Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı(EASA), Avrupa Birliği'nin sivil havacılık güvenliği çerçevesinde oluşturduğu ve 2010 itibariyle JAA'nın (Müşterek Havacılık Otoriteleri) yerini alan girişimidir. EASA, 15 Temmuz 2002 tarihinde hizmete geçmiş ve Avrupa hava sahasıyla ilgili bir güvenlik kurumudur. FAA ( Federal Aviation Administration) FAA, Amerika Birleşik Devletleri Federal Havacılık İdaresi, ABD Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı havacılık ile ilgili düzenlemeleri yapan devlet kurumudur. 1958 yılında kurulmuştur.

 %$.,03526('¶5/(5ñ SHGM / EASA / FAA SHY -66 / EASA Part-66 / FAA 14 CFR Part-65(66) SHY -145 / EASA Part-145 / FAA 14 CFR Part-145 SHY -147 / EASA Part-147 / FAA 14 CFR Part-147 SHGM ( Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) Dünya Sivil Havacılığının hızlı bir gelişme göstermesi, teknolojide yaşanan büyük ilerleme karşısında, ulusal çıkarlarımızın korunması ile uluslararası ilişkilerimizin düzenli bir şekilde yürütülmesi ve denetlen-

18

SHY -66 / EASA Part-66 / FAA 14 CFR Part-65(66): Hava araçlarının bakımı da, en az uçuş operasyonu kadar hatta belki de ondan da önemlidir. Hava araçlarının bakımı ise ancak yetkili bakım merkezlerinde (SHY -145 / EASA Part-145 / FAA 14 CFR Part-145) yetkilendirilmiş bakım personeli tarafından (SHY -66 / EASA Part-66 / FAA 14 CFR Part-65(66)) gerçekleştirilebilir. Dolayısı ile konu başlığındaki lisanslar, kişiye yetkilendirildiği konularda, hava aracı üzerinde bakım yapma ve onaylama yetkisi verir.


+$9$&,/,. Bakımın Amaçları: tBakım nedeniyle üretim zamanı kayıplarını en aza indirmek. tBakım maliyetlerini azaltmak. tEkipmanların duruş zamanlarını azaltmak. tOluşturulan bakım programlarıyla kullanılabilirliği arttırmak. SHY -145 / EASA Part-145 / FAA 14 CFR Part-145: Uçak bakım-onarım kuruluşlarının SHGM/EASA/ FAA standartlarında bakım yapabilme yetkisi veren belgeye Part-145 denir. Bu sertifikaları alabilen kuruluşlara ait hangarlarda konu otorite standartlarında bakım yapılır. Part-145’in en büyük öneminin sırasıyla Türk/Avrupa/Amerika Hava Sahaları’nda uçuş yapmak isteyen havayolu şirketlerinin uçak bakımlarını bu standartlardaki bir kuruluşa yaptırma zorunluluğu olarak gösterilmesidir. SHGM’nün http:// web.shgm.gov.tr web sitesinden sırasıyla THY Teknik A.Ş., Güneş Ekspress Havacılık A.Ş., Onur Taşımacılık A.Ş., Pegasus Hava Taşımacılık A.Ş. gibi tüm SHY-145 onaylı üs ve hat bakım sınırlamaları ile yerli ve yabancı bakım kuruluşları görülebilir.

tYıpranmayı ve eskimeyi en düşük düzeye indirerek işletmenin değerini korumak. Etkin Bakım Yönetim Elemanları: t Bakım Politikası t Malzeme Kontrolü t İş-Emir Sistemi t Ekipman Kayıtları t Önleyici ve Düzenleyici Bakım t Planlama ve Çizelgeleme t Bakımın Değerlendirilmesi Bakım Periyotları: tPre-Flight Inspection tGünlük Bakım (24-48 saat)

SHY -147 / EASA Part-147 / FAA 14 CFR Part-147:

tHaftalık Bakım

Sırasıyla Türk/Avrupa/Amerika 'nın, bakım eğitimi kuruluşlarının sahip olması gereken özelliklerini açıkladığı genel dökümandır.

tA Bakımı (750/1000 uçuş saati. Uçak tipine göre değişebilir.)

Part-M: Sivil hava taşımacılığı yapan işleticilerin, uçaklarının uçuşa elverişliliği ve bakımları ile ilgili sorumluluklarını açıklar ve sürekli uçuşa elverişlilik yönetimi ile ilgili kişi veya kuruluşların karşılamaları gereken koşulları tanımlar.

tC Bakım (7500 uçuş saati veya 24 ay. Uçak tipine göre değişebilir.) t5-10-15 yıllık yapılan bakımlar.

 ñ16$1)$.7°5/(5ñ SHELL Modeli Dirty Dozen

 %$.,0<°1(7ñ06¶5(&ñ Bakımın Amaçları Etkin Bakım Yönetim Elemanları Bakım Periyotları

19


+$9$&,/,. SHELL Modeli:

Havacılık sektöründeki tecrübesi ile başta operatör Software (Procedures, Manuals, Checklists, symbo- Türk Hava Yolları ve diğer müşteri uçaklarına/komponentlerine, son derece ileri teknoloji ile donatılmış, logy etc.) uluslararası standartlardaki hangarlarda SHY, EASA Hardware (aircraft and its components: seats, cont- ve FAA kurallarına uygun kalitede bakım, tamir, kontrols, flight-deck etc) rol ve modifikasyon hizmetleri verilmektedir. Environment (insan, donanım ve soyut unsurların bulunduğu ortam ve ortam şartları: hava durumu, insanların çalışma şartları, sosyo-ekonomik şartlar vb.) Liveware (İnsan unsuru:uçuş ve kabin ekibi,ATCs, teknisyenler vb.)

Dirty Dozen: 1. İletişimin Eksikliği 2. Kendini Beğenmişlik/Aşırı güven 3. Bilgi Eksikliği 4. İşi Boşlama, Eğlenceye Düşkünlük/ Dikkat dağınıklığı 5. Takım Çalışması Eksikliği 6. Yorgunluk 7. Kaynak Yetersizliği 8. Baskı 9. Kesin doğru bildiklerini savunmama 10. Stres 11. Bilinç/Farkındalık eksikliği 12. Normlar Benim de çalışmaktan gurur duyduğum THY Teknik A.Ş. bir MRO, bakım merkezi şirketi olarak mühendislik, üretim ve bakım planlama, komponent atölyeleri, lojistik ve kalite güvence birimleri tarafından desteklenerek Uçak Bakım birimlerimiz, kalitenin, iş ve uçuş güvenliğinin ve müşteri memnuniyetinin önemini bilerek, uçak bakımları konusunda dünya standartlarında işçilik, zamanında teslim ve gelişmiş teknolojiyi sunmaktadır.

20


36ñ.2/2-ñ

+DPLW%$Ś*g/ Psikolog

<$3$<=(.$6$9$ì/$5, Yapay zeka her bilim ve teknoloji okurunun ve izleyicisinin fark edebileceği gibi gündemde yer alıyor. Gündem genellikle içerikten yoksun bir takım haber ve tartışma programları tarafından belirlense de, en azından gerçekleşecek bir değişime işaret ediyor. Değişim yapay zeka ve robotik teknolojilerinin hayatımıza girecek olması değil çünkü çoğumuz fark etmesek de bu teknolojiler son otuz yıldır kullanımda. Değişim, bu teknolojilerin belirlenen referansa yani insan kapasitesine ulaşması ve hatta onu aşması olacak. Bunun tehlike oluşturup oluşturmayacağına yönelik tartışmalarsa sürüp gidiyor.

%X *ÖUÖOWÖ 3DWÜUWÜ ÜUWÜ 1HUHGHQ¡ÜNWÜ" Yapay zeka çalışmalarının amacı “insanların başarıyla gerçekleştirdiği görevlerde onları geçebilecek bilgisayarlar üretmektir.” 1956 yılında Ameririka’nın Dartmouth kasabasında sında

toplanan bir avuç araştırmacı tarafından ortaya atılan bu proje zaman geçtikçe birçok destekçi topladı. Yapay zeka konusundaki ilk yaklaşım verilen algoritmalara uyarak bir görevin gerçekleştirilmesini içeriyordu. Bunu bir yemek tarifi olarak düşünebilirsiniz. Eğer bilgisayarın bir şeyi yapmasını istiyorsanız, onu bilgisayara anlayabileceği şekilde anlatın ve yapsın. Bu yaklaşım daha çok kapalı olan, kuralların açık olduğu, yani matematikselleştirilebilir sistemlerde işe yarıyordu. Araştırmacıların projenin kısa bir sürede tamamlanacağına yönelik inançları tam olsa da, kullandıkları yaklaşımın eksikliklerinden dolayı proje “Yapay Zeka Kışı” olarak adlandırılan ve 1990 dolaya larında sonlanacak bir durgunluk dönemine girdi. Bizim bile dön nasıl yaptığımızı bilmedin ğimiz bir takım görevlerin nasıl yapılacağını bilgisayara nasıl anlatabilirdik? Söz gelimi, nasıl gördüğümüzü bilmiyorsak bir bilgisayarın görmesini nasıl bil sağlay sağlayabiliriz?

21


36ñ.2/2-ñ Yapay zeka kışı olarak adlandırılan dönemden büyük veriye ulaşımın kolaylaşması, veri işleyebilecek donanımların geliştirilmesi ve bağlantıcılık olarak adlandırılan yaklaşımın kabul edilmesiyle çıkıldı. Bağlantıcılık aslında çok basit bir anlayıştan türemişti. Biz bu görevleri beynimizle gerçekleştiriyoruz, bilgisayar beyne ne kadar benzerse verilen görevlerde de o kadar başarılı olur. Bunun için beynin temel işlem birimi olan sinir hücrelerine benzer olarak yapay sinir hücreleri ve yapay sinir hücrelerinin birbirine bağlanmasıyla yapay sinir ağları üretildi. Yapay sinir ağlarının en temel özelliği verilen girdi ve gösterdiği çıktı arasındaki ilişkiyi göz önüne alıp buna bağlı olarak kendi bağlantılarını değiştirebilmesi yani öğrenebilmesidir. Eğer bir takım fotoğraf setlerini girdi olarak verir ve hangi fotoğrafın içerisinde insan yüzü olduğuna ilişkin bilgiyi verirseniz, makine verdiğiniz herhangi bir fotoğrafın içerisinde insan yüzü olup olmadığını size söyleyebilecek yani örüntü tanıyabilecek hale gelir. Örnek olarak, bir fotoğraf yüklediğinizde, Facebook’un kullandığı makine fotoğraftaki kişinin kim olduğuna dair bir öneri verir. Aslında makine bir yüz örüntüsünü diğerinden nasıl ayırt edeceğini ve o örüntünün hangi isme tekabül ettiğini öğrenmiştir. Dahası makinenin sizinle ilgili bilebileceği şeyler onun yalnızca gerekli veriye ulaşabilmesine bağlıdır. Dört işlemde insandan daha hızlı hesap yapabilen ilk hesap makinesi üretildiğinde insanların bilgisarlardan daha iyi performans gösterdiği görevlerden biri listeden silindi. 1997 yılında Deep Blue dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yendiğinde bu görevlerden biri daha silindi. 2017 yılında Google

22

tarafından üretilen AlphaGo dünya go şampiyonlarından biri olan Ke Jie’yi yendiğinde bu görevlerden biri daha silindi. Bilgisayarların örüntü tanıma görevindeki performansları ortalama insan performansını geçmek üzere, belki de geçmiştir, bu ise bir görevin daha listeden silineceğinin göstergesi. Burada sayamayacağım birçok görevde bilgisayarlar her geçen gün insan performansına yaklaşıyor veya onu geçiyor. Tartışmaların koptuğu yer de burası.

<DNODíÜ\RU<DNODíPDNWD2ODQr *HQHO<DSD\=HND Yapay zekanın insanlık için ortaya çıkarabileceği iki dev sorun basitçe şu şekilde: İlk olarak, yapay zekanın potansiyeli kaçınılmaz olarak herhangi bir insan bireyinden daha geniştir. Bu açıdan insan toplumunda ortaya çıkacak siyasal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik değişiklik tarım devriminde ortaya çıkan değişikliklerden çok daha köklü olacaktır. İnsana eşit veya ondan daha üstün bilişsel özelliklere sahip bir cihaz: yorulmuyor, az enerji harcıyor, sürekli kendisini geliştirebilecek teknolojiyi üretmek için çalışabiliyor, diğer cihazlarla direkt olarak bağlantı kurabiliyor vb. Kendinden daha zeki bir zeka üretebilen bir doğal zekadan kendinden daha zeki bir zeka üretebilen bir yapay zekaya. Burada genellikle dört olasılık öngörü-


36ñ.2/2-ñ lüyor: Yapay zeka kontrol edilebilir (kısaca fişini çekeriz), yapay zeka insanlığı köle haline getirebilir veya yok edebilir, insanlar yapay zeka aracılığı ile insanlığı yok edebilir ve herhangi bir yok olma durumu gerçekleşmese de insanların kontrol edebileceğinden daha büyük bir değişiklik ortaya çıkabilir. İkinci olarak, yapay zekanın insan üzerinde sosyal, psikolojik ve felsefi etkileri de olacaktır. Evrimin, dünyanın güneş etrafında döndüğünün ve genel göreliliğin keşfi gibi bilimsel buluşların etkisiyle karşılaştırıldığında, tamamlanan bir yapay zeka projesinin insanı ne hale getireceğini görmek güç değil. İnsanlık tarihinde ilk defa, var olan bütün kulvarlarda onu geçebilecek bir varlığın ayak sesleri duyuluyor.

şına gelebilecek en büyük tehlike olarak görülmesi de paradoksun önemini artırıyor. Çağımızın iki önemli teknokratı Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg ile Tesla ve SpaceX’in sahibi Elon Musk arasında geçen tartışmayı hatırlamakta fayda var. Musk’ın yapay zekanın oluşturabileceği tehditlere yönelik uyarısından sonra, Zuckerberg onu sorumsuzluk ve felaket tellallığıyla suçlamıştı. Musk ise Zuckerberg’in yapay zekayı anlayışının sınırlı olduğunu söylemişti. Bu tartışma benim yapay zeka savaşları olarak adlandırdığım süreci simgeliyor ve savaş birbirinden farklı alanlarda sürüp gitmek zorunda. Neredeyiz, ne yapmalıyız ve ne ile karşılacağız bilmiyoruz. Tek bildiğimiz şey sınır bir kez aşıldığında bir daha geri dönmenin imkansız olduğu.

<DSD\=HND6DYDíODUÜ Yapay zeka ve robotların haklarından[1], Sophia adlı bir humanoid robota vatandaşlık verilmesine[2], Boston Dynamics tarafından üretilen savaş robotlarından[3], yapay zekanın tıbbi teşhislerde kullanılmasına[4], yapay zekadan bilimsel araştırmalarda kullanılmasından[5], hukuki prosedür için destek alınmasına[6], Endüstri 4.0’dan[7], finansa[8] yapay zekaya ilişkin tartışmalar ve araştırmalar sürüyor. Bu kadar verimli bir teknolojinin aynı zamanda insanlığın ba-

Ekler [1]https://ec.europa.eu/digital-single-market/en/blog/future-robotics-and-artificial-intelligence-europe [2] http://sophiabot.com/ [3] https://www.bostondynamics.com/ [4] http://www.diagnostics.ai/ [5]http://www.sciencemag.org/news/2017/07/ai-revolution-science [6] http://www.iaail.org/ [7]https://www.engineering.com/AdvancedManufacturing/ArticleID/15871/Artificial-Intelligence-and-Industry-40--Taking-the-Plunge.aspx [8]https://clickalgo.com/ai-algo-trading-development-research

23


6°</(<ñìñ+¶6(<ñ16$ï/$0 Hüseyin Bey biz Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uçak Bakım Bölümü öğrencileri N.Büşra Demir ve Tarık Deringöz. B Kapısı dergisi olarak sizinle yapmak istediğimiz kısa söyleşi talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Biraz sonra başlayıp yakalaşık 2 saat sürecek söyleşimizde değerli görüşlerinizi alacak ve B Kapısı okuyucuları ile paylaşacağımız için çok mutluyuz. Havacılığı kendi gelecekleri için meslek seçmiş tüm siz genç öğrenci kardeşlerime ve sizlerin değerli öğretmenlerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Hüseyin Sağlam Kimdir ? Sizi Tanıyabilir Miyiz ? 1960 İstanbul doğumluyum.Ailemiz 140 yıl kadar evvel 93 harbi denilen savaş sonrası Balkanlardan göçmüş ve İstanbul Anadoluhisarı’na yerleşmiştir. Yani anlayacağınız bayağı bir eski İstanbulluyuz İlk ve orta okulu semt okullarında bitirdikten sonra 1977 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldum ve aynı yıl İTÜ Elektrik/Elektronik Fakültesine girdim. Bilahare İTÜ den Elektronik ve Haberleşme Mühendisi olarak mezun olup birkaç küçük çaplı firmada çalıştıktan sonra 1986 yılında askerlik vazifem için çalışma hayatıma ara verdim. Terhis olduktan 4-5 ay sonra da 16 Kasım 1987 de Türk Hava Yollarında mühendis olarak göreve başladım. O günden bugünlere Türk Hava Yollarının çeşitli ( 23 Mayıs 2006 dan sonra THY Teknik AŞ nin) çeşitli birimlerinde sırasıyla şef, müdür yardımcısı, müdür , başkan ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Halen THY Teknik AŞ Genel Müdür Yardımcısı (Operasyon1) olarak Uçak ve Hat Bakım hizmetlerinden sorumlu bakım yöneticisiyim. Evliyim, bir oğlum ve bir kızım var. Hatta geçen ay bir de erkek torunum oldu. Taze “dede” oldum. Havacılık Sektörünün Diğer Sektörlerden Farkı Nedir? Havacılık sektörünü en yalın biçimde, insanların ürettiği hava araçlarıyla uçmak veya uçmak için gerekli hava araçlarının tasarımını yapmak ve bu hava araçlarının düzenli bakımlarını yapmak olarak ifade edebiliriz. Bu sektörü diğer sektörlerden farklı kılan en önemli fark nitelikli donanımlı işgücüne ihtiyaç duyulmasıdır. Önce emniyet ilkesi temel kuralımızdır. Eğitimli ve yetkin personel ile çalışmak ise vazgeçilmezimizdir. Bildiğiniz gibi havacılık sektöründe çalışma esasları uluslararası standartlar doğrultusunda belirlenir. Yine eğitimler de ICAO, FAA ve EASA gibi uluslararası otoritelerin belirlediği kurallar ve onayladığı kuruluşlarca verilmektedir. Ülkemizde de milli otoritemiz Sivil Hacılık Genel Müdürlüğü’dür. Sonuç olarak ülkemizde Havacılık sektöründe çalışacak birinin SHGM tarafından yetkilendirilmiş bir kuruluştan eğitim alması ve bilahare yetkilendirilmesi gerekmektedir.

24


6°</(<ñìñ+¶6(<ñ16$ï/$0 Neden Mühendislik Seçtiniz Ve Mühendislik Seçecek İnsanlara Ne Önerirsiniz? Bu soru bizim kültürümüzdeki çok klasik bir sorudur. Ben de klasik bir cevap vereyim. Çocukluğumda okul öncesi dönemde ve daha sonra ilkokula başladığımda hep bir şeyler ile uğraştım. Özellikle oyuncak arabalar, piller, lambalar, kablolar ile değişik şeyler yaptım. Tabi ailem de bu çocuk herhalde mühendis olacak dediler Ben bu sözlerle büyüdüm. Lisede de fen ve matematik derslerim başarılı olunca mühendislik tercih etmem kaçınılmaz oldu. Eğer kendinizi mühendis olmaya aday görüyorsanız, sosyal ve teknolojik değişimlerin çok hızlı gerçekleştiği bir zaman diliminde olduğumuzdan günümüzde yaratıcı düşünen mühendislere geçmiştekinden çok daha fazla ihtiyaç vardır. Eğer incelemeyi, araştırmayı, keşfetmeyi ve üretmeyi seviyorsanız mühendislik sizin için ideal bir meslektir. İşe İlk Başladığınız Yıldan Bu Yana Havacılıkta Neler Değişti? 30 yıldır havacılık sektöründeyim. Bu süre içinde havacılıkta o kadar çok şeyler değişti ki, bunları anlatmaya kalksam bu sayfalar yetmez herhalde. En özet şekilde bahsetmem gerekirse bölgesel uçakların bir kısmı hariç bütün uçaklar jet motorlu çevre dostu konforlu uçaklar haline geldi. Uçuş kumanda sistemleri eskiden mekanik kablolar ile kontrol edilirken artık fly-by-wire sistemleri ile kontrol ediliyor. Kokpitler analog göstergelerden son sistem dijital glass cockpit tipine dönüştü. Uçak içi eğlence sistemleri yolcu memnuniyetini tavan yaptıracak seviyelere geldi. Öte yandan havacılık kuralları çok değişti. Özellikle 11 eylül olayından sonra gerek yer hizmetlerinde havaalanlarında gerekse uçakta uçuş sırasında güvenlik ön plana çıktı. Yukarıda bahsettiğim üzere uçak üzerinde çalışacak personelin eğitimleri ve sonrasında yetkilendirilme süreçleri yeniden düzenlendi. İlave etmek gerekirse dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle son 15 yılda hükümetlerimizin desteği ile uçan yolcu sayısı oldukça arttı. Bununla birlikte ülkemizdeki uçak sayısı arttı. Benim girdiğim yıllarda THY deki uçak sayısı 40 lı rakamlarda iken bugün 330 civarında ve artmaya devam ediyor Yönetici Nedir? İyi Bir Yönetici Olmak İçin Hangi Özellikler Gerekir? Kurumlarda görev tanımları yapılmış işlerin, bölüm çalışanları tarafından en etkin ve verimli biçimde yapılmasını sağlayan, takip eden ve kontrol eden kişidir.Hatta bu görevini yerine getirebilmek için gerekirse sıkı disiplin de uygulayabilen kişidir. Ancak şunu da unutmamak gerekir.Yönetici doğulmaz ,sonradan olunur. Benim bugün iyi bir yöneticiden beklentim sadece ortak amaçlara yönelik tanımlanmış işlerle sınırlı kalmadan , başkalarının daha etkin çalışması için uygun ortam oluşturan, vizyon belirleyen ,ilham kaynağı olan ve motive eden lider bir kişiliğe sahip olmasıdır.Bunları yaparken adaletle hükmetmek,zamanını iyi yönetmek ve en önemlisi çalışanlarının sesine kulak vermek yani çalışanları tarafından ulaşılabilir insan olmak çok önemli özelliklerdir.

25


3.Havalimanı Sizce Türk Sivil Havacılığına Bu Günden Fazla Ne Katacak? Öncelikle şunu ifade edeyim, camiamızda bir karar aldık. Biz bu projeye artık Yeni Havalimanı diyoruz. Ağzımız 3. olarak alışsın istemiyoruz. Çünkü tüm etaplarının tamamlanması ile birlikte yıllık 200 milyon yolcu kapasiteye ulaşabilen dünyanın en yüksek yolcu kapasiteli havalimanı olması beklenmektedir. Bittiğinde inşallah dünyanın sıfırdan yapılan en büyük havalimanı ünvanına sahip olacak. Çevreye duyarlı ve kendi enerjisini üretebilen yeşil bir havalimanının Türk Sivil havacılığına ve ülkemize katacağı değer gerçekten çok büyük olacaktır. En önemlisi Türkiye’nin havacılık sektöründeki yükselişini daha da ivmelendirecektir. İstanbul’umuzu çok geniş bir coğrafyanın en önemli havacılık merkezi haline getirmenin önü açılmış olacaktır. Türkiye De İnsanların Sizce Havacılığa İlgisi Ne Konumda? Bu soruyu havacılık eğitimi almaya niyetli öğrencilerin sayısının yükselen bir trend gösterdiğini memnuniyetle gözlemlediğimi söyleyerek cevaplamak isterim. Son yıllarda ülkemizde hükümetlerimizin de desteği ile sivil havacılık okullarının sayısının artması bu yönde çok etkili olmuştur. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken, bu okullarımızdaki eğitim faaliyetlerinin ve müfredatının uluslararası otoriteler ve milli otoritemiz Si-

26


6°</(<ñìñ+¶6(<ñ16$ï/$0 vil Havacılık Genel Müdürlüğünce belirlenmiş kurallar çerçevesinde icra edilmesidir. Bu şekilde yetiştirilen ve mezun olan gençler için havacılık sektörü gayet güzel gelecekler vaad etmektedir. Vatandaş olarak değerlendirdiğimizde ise ülkemizde nerdeyse “uçmayan kalmadı” diyecek şekilde yıllık uçak yolcu taşımacılığı sayısının son 15 yıldır oldukça arttığı aşikardır. Neden Çalışanların Çok Büyük Kısmı Hüseyin Sağlam'ı Çok Seviyor? Bu kanaat sizde nasıl oluştu bilemiyorum ama bir insan olarak ben de böyle bir şey varsa tabi ki çok memnuniyet duyarım. Beni yakından tanıyanlar bilir, ben dünya görüşü olarak “Yaratılanı severim,Yaradan’dan ötürü “ özdeyişini benimsemiş bir insanım. İş dışında olsun iş yerinde olsun tanıdığım tanımadığım insanlara bir tebessüm ile selam vermeyi, hatta tanıdıklarıma fırsat varsa hal hatır sormayı alışkanlık edinmişimdir. Bazen şahsen daha iyi tanıdıklarıma ismi ile hitap ederek hem işiyle hem de çoluk çocuğu ve ailesiyle ilgili sohbet tarzında görüşmeyi severim. Burada onların yöneticisi olarak benim ulaşılamaz bir adam olmadığımı da onlara bizzat hissettirdiğimi düşünüyorum. Aslını söylemek gerekirse bunlar benim doğal hallerim. Muhtemelen bu özelliklerim nedeniyle bazı çalışan arkadaşlarım beni çok seviyor olabilir. Görüşmek üzere…..

27


+$%(5

&c-"$+ū' 5 "(+(*ū' !$1+$1Ĉ

Sing Singapur ngapur havay havayollarına ayol ollarına ait bir ir Airbus Airbus A330-2 A330-200 200 tipi uçak 190 yolcusu ile Dakka’dan havalandı.Kalkıştan sonra uçağın sol motorunda yoğun titreşim hissedildi. Motor kapatılırken uçak Myanmara divert etti. Havalimanında yapılan kontrollerde uçakta hidrolik – yakıt sızıntısına rastlanıldı.

gövde altında yanıklar meydana geldi. Olay yerine hızla ulaşan itfaiye ekipleri tarafından yangın söndürülürken, uçak yapacağı seferden çekilerek bakıma alındı. Yangın sırasında uçakta yolcu bulunmadığı kaydedildi

Uçağın motorunun son hali bu şekildeydi Mısır’ın başkenti Kahire Havalimanı’nda EygptAir e ait bir boeing 777-300ER , pushback aracıyla çekilirken pushback aracının motoru henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı alev aldı. Alevler uçağa da sırayınca

28

Rolls Royce Trent XWB motorlarının en yeni motorlarının en yeni ve güçlü modeli Trent XWB-97, aynı zamanda dünyanın en verimli sivil büyük uçak motoru olarak Katar Havayolları'nda hizmete girişinin öncesinde Singapur Havacılık Fuarı'nda boy gösterecek. Sadece Airbus A350-1000 modelinde kullanılacak motor 97.000 lb itiş gücü üretebiliyor. Ön türbin rotoru bir önceki modele göre %6 daha hızlı dönüyor. Yanma odası bölgesi kompresöre girecek hava miktarının artmasıyla büyütüldü.Türbinler ve yanma odası bölgesi daha yüksek sıcaklıklara dayanabilecek şekilde tasarlandı.Motorda aynı zamanda yüksek basınç türbin elemanları için yeni malzemeler ve kaplamalar ile, beklenen performans ve verimliliğin motordaki yüksek sıcaklıklarda da elde edilebilmesi için devreye alınan “akıllı soğutma sistemi’’ dikkat çekiyor.


8¡$.%$.,0$/$1,1'$1*°5¶17¶/(5 $/$1,1'$1*°5¶17¶/(5

30


31


%Ăą56/,'(+Ăą.$<(6Ăą

%Ăą56/,'(+Ăą.$<(6Ăą Onca yÄąl dar kovuÄ&#x;unda sessiz 6HPUD'(5(/Äš&Äš9(/(.+$1 <D]DUĹ&#x161;DLU ve hayÄąflanmadan .DELQ+L]PHWOHUL(ĨLWPHQ bekleyiĹ&#x;inin bir sebebi vardÄą. VaroluĹ&#x; amacÄąna hizmet edecek olmanÄąn, tĂźm diÄ&#x;erleri gibi doÄ&#x;ru zamanda doÄ&#x;ru yerde olmasÄąndan Ăśte, ona ihtiyaç duyulduÄ&#x;unda gĂśreve her an hazÄąr durumda olduÄ&#x;unu hemen gĂśsterecekti. HazÄąrdÄąâ&#x20AC;Ś Hep o anÄą beklemiĹ&#x;ti hiçbir aksamÄąnÄą kÄąpÄąrdatmadan. 3 YÄąlda bir tatbikatlarda atmÄąĹ&#x;tÄą havasÄąnÄą. AlkÄąĹ&#x;sÄąz birkaç donuk bakÄąĹ&#x;Äąn karĹ&#x;ÄąsÄąnda. â&#x20AC;&#x153;Zaten gĂśreviydi patlamak!â&#x20AC;? diyen bakÄąĹ&#x;lar etrafÄąnda olduÄ&#x;u sĂźrece ĂśvĂźnemezdi. Kendini gĂśsterebilmek için gerçek bir ihtiyaç anÄąnda devreye girmeliydi. Ne kadar Ăśzel olduÄ&#x;unu da çoÄ&#x;u insan bilmez ya da ihtiyaç duyulana kadar aklÄąna getirmezlerdi. Bu yĂźzden mi bĂśyle gĂśsteriĹ&#x;siz kutularda gizlenmiĹ&#x; tĂźm misafirlerden saklanmÄąĹ&#x;tÄą? Yoksa gĂśz ĂśnĂźnde olursa kĂśtĂź Ĺ&#x;eyler çaÄ&#x;rÄąĹ&#x;tÄąrÄąr diye miydi bir kutu içine gizleniĹ&#x;i? YakasÄąnda tek kanatlÄą brĂśve taĹ&#x;Äąyan genç uyarÄąp kaldÄąrmasaydÄą o bayanÄą kutusunun Ăźzerinden kendisine deÄ&#x;er verildiÄ&#x;ini hiç hissetmeyecekti. Her uçuĹ&#x; baĹ&#x;Äąnda yanÄąna gelip gĂśstergesine bakardÄą gĂźzel yĂźzlĂź kabin memurlarÄą. GĂśrevleriydi gĂśstergedeki tazyiki kontrol etmek. GĂśrev icabÄą da olsa bir an için bir çift gĂśzĂź Ăźzerinde hissetmek mutlu ederdi slide paketini. Dar gĂśvdeli uçaÄ&#x;Äąn arka sol kapÄąsÄąna konuĹ&#x;landÄąrÄąlmÄąĹ&#x;tÄą. Ă&#x153;ç arkadaĹ&#x;Äą daha vardÄą aynÄą uçakta ama bir tek karĹ&#x;Äą kapÄądaki arkadaĹ&#x;Äąyla uzaktan selamlaĹ&#x;ÄąrdÄą. Her kalkÄąĹ&#x; Ăśncesi yanÄąna yaklaĹ&#x;ÄąrdÄą bir kabin memuru, eteÄ&#x;ini kutusunun Ăźzerinden alÄąr, kapÄą eĹ&#x;iÄ&#x;ine iliĹ&#x;tirirdi. AlÄąĹ&#x;mÄąĹ&#x;tÄą her gĂźn yeni yĂźzler gĂśrmeye. Bazen telaĹ&#x;la çalÄąĹ&#x;ÄąrlardÄą etrafÄąnda. Ă&#x153;zerine saçĹlÄąrdÄą meyve sularÄą bazen yapÄąĹ&#x;

32

yapÄąĹ&#x; olurdu gĂśvdesini gizleyen kutusu. Kimse fark etmezdi fabrika çĹkÄąĹ&#x;Äąndaki kadar temiz gĂśrĂźnmeyi istediÄ&#x;iniâ&#x20AC;Ś Birkaç uçuĹ&#x; sonra biri eline alÄąp Äąslak bezi temizlediÄ&#x;inde paketinin kutusunu, keyfine diyecek olmazdÄąâ&#x20AC;Ś Ă&#x2013;nemsenmek gĂźzel Ĺ&#x;eydi! UçuĹ&#x; sonu da eteÄ&#x;ini tutturduklarÄą zeminden uzaklaĹ&#x;tÄąrÄąrlardÄą yine kendisini saklayan kutunun Ăźzerine. Bir sĂźre orada yalnÄąz ve sessiz bekleyiĹ&#x;ine devam ederdi. YuvasÄąndaki misafirler ve ekipler sÄąk sÄąk deÄ&#x;iĹ&#x;iyordu. Ä°htiyaç hasÄąl olduÄ&#x;u anda bir kabin memurunun dokunuĹ&#x;uyla kendini yuvasÄąndan dÄąĹ&#x;arÄą atacak, tĂźpĂźnde gizlediÄ&#x;i azot, karbondioksit ve çeĹ&#x;itli gazlarÄąn etkisi ve aspiratĂśrlerinden içeri dolan havayla derin bir nefes çekmiĹ&#x; gibi 5 ila 8 saniye arasÄąnda gerilip Ĺ&#x;iĹ&#x;ecekti. Misafirlerinin saÄ&#x; salim Ăźzerinden kayarak uzaklaĹ&#x;tÄąklarÄąnÄą yaĹ&#x;ayacaÄ&#x;Äą an, o slide paketinin var olma sebebiydi. YaĹ&#x;landÄąkça, slide paketinin içerisindeki basÄąnç tĂźpĂźnĂźn test sĂźresinin 3 yÄąldan 1 yÄąla dĂźĹ&#x;mesini bekler olmuĹ&#x;tu. Kendini her yÄąl gĂśsterecek olmanÄąn gururuyla! Yine koĹ&#x;turmacayla geçen bir gĂźnĂźn sonunda hava kararmÄąĹ&#x;, uçaksa iniĹ&#x;e geçmiĹ&#x;ti. Hemen yanÄąnda oturup baÄ&#x;lanan kabin memurunun yĂźzĂźne bakÄąnca çok yorulduÄ&#x;unu anlÄąyordu. â&#x20AC;&#x153;Son bacaktÄąâ&#x20AC;? demiĹ&#x;ti ekip arkadaĹ&#x;Äąna arkasÄąna sÄąkÄąca yaslanÄąrken. O gĂźn, aynÄą kiĹ&#x;ilerle 4.kez iniĹ&#x; yapacaktÄą. HavalimanÄąndaki yoÄ&#x;un trafik nedeniyle bir sĂźre havada dĂśnĂźp durdular. Ä°niĹ&#x;i mĂźteakiben uçak park yerine ulaĹ&#x;tÄąÄ&#x;Äąnda motorlarÄąn kapanmasÄąyla A/C gßç devre dÄąĹ&#x;Äą kalmÄąĹ&#x; kabinde birkaç saniyelik bir karanlÄąk olmuĹ&#x;tu. Yolcular ayaÄ&#x;a fÄąrlamÄąĹ&#x; telefonlarÄąnÄą açmaya ve bagajlarÄąnÄą dolaplardan almaya çalÄąĹ&#x;Äąyordu. İçerisi çok sÄącaktÄą. Bir sĂźre sonra Ground Powerâ&#x20AC;&#x2122;Äąn baÄ&#x;lanmasÄąyla kabinin içi yine ÄąĹ&#x;Äąl ÄąĹ&#x;Äąl olmuĹ&#x;tu ve kabin amiri tok sesiyle beklenen anon-


%ñ56/,'(+ñ.$<(6ñ

sunu yapmıştı: “Cabin Crew, slides disarmed and cross check!” Kabin Amirinin slide anonsu yapması uçaktaki tüm slide paketlerinin mutlu oldukları andı. Bağlı bulundukları kapıdan sorumlu kabin memuru kendisine doğru yaklaşacak girt bar’ı zemindeki yerinden kaldırılarak kapının üzerine takılacaktı. Böylece slide paketinin o uçuştaki görevi bitmiş olacak, istirahate geçecekti. Yolcular yaşanılan gecikmenin de etkisiyle uçak durur durmaz kapıya yönelmiş bağlantılı uçuşlarına yetişip yetişmeyeceklerine dair sorular sormaktaydılar. Kabin Memurları bir bir soruları cevaplıyor bir yandan su isteyen yolculara su servisi yapıyorlardı. Slide paketi, ilgiye ihtiyacın olan çocuk gibi sırasını bekliyor ve olan biteni merakla izliyordu. Ön taraftan gelen telefonun sonrasında kabin memuru elindeki bardakları tezgâha bırakarak kapıya doğru yöneldi. Slide paketinin heyecanı oldukça arttı.

caktı saniyeler içerisinde. Misafirleri bir bir yolcu edecekti. Hayat kurtaracaktı! Şimdi böyle uçakla merdiven arasında sıkışıp kalmıştı. Yıllardır kutusunda gizlendiği, üzerine yaslandığı kapıdan ayrıldığı an hiç hayal ettiği gibi olmamıştı… Boşluktan aşağı düşer düşmez etrafındaki insanlar uzaklara kaçışmıştı. Herkes bağırıp duruyordu. Kabin memuru da ardından kapıyı kapatmaya çalışmış yapamayınca kapı aralık kalmıştı. Sıkışıp kaldığı aradan içeriye doğru baktı ve kabahatini anlamaya çalıştı. Kabin Memuru ağlıyordu: “Amir olamayacağım!” diyerek hıçkırıyordu… Amir olmak önemli bir şey herhalde diye düşündü slide paketi, yanlış bir şey yapıp onu incittiği için üzüldü. Misafirleri ön kapıdan yolcu ettiler. Merdivenden inen misafirlerin hepsi kendisine bakıyor, birbirleriyle fısıldaşırken bazıları fotoğrafını çekiyordu. Hiç bu kadar utanmamıştı. Teknisyenlerin geldiğini görünce onu o durumdan kurtaracakları için çok sevindi. Biri uçak zeminindeki girt barı yerinden çıkartarak slide’ın sarkıtma ipi vasıtasıyla aşağıya attı. Apronun soğuk betonuna düşen slide paketi yukarıda kalan yuvasına bakarak kendini cezalandırılmış hissetti. Görevini layığıyla yerine getiremenin üzüntüsüyle öylece kalıvermişti. Neden böyle olduğunu ve sonrasında ne olacağını hiç bilmiyordu. Az sonra diğer teknisyen gelip bütün parçalarını topladı.

Üretildiği yerden çok uzaktaydı. Uçak teknisyenlerinin kendisini yuvasına özenle monte ettiği o ilk günün üzerinden çok zaman geçmişti. Binlerce saatlik uçuşu vardı kendini bildiği günden beri… Kümülüslerin sarsıntılarıyla süzülmüş, dolu taneleriyle vurulmuş, yağmurlar da ıslanmıştı yapışık durduğu kapı. Ondan ayrılacağı an hani gururla gerinecek ve şişmeye başlaya-

33


%ñ56/,'(+ñ.$<(6ñ herkesin onunla ilgilenmesi, yaralarını tek tek kapatmaları slide paketini çok mutlu etmişti. Testin sonunda bir probleme rastlamadıklarından katlamaya karar verdiler. Sarma işlemi başlar başlamaz kendini eskisi gibi hissetmeye başlamıştı. Sanki uzun zamandır devam eden yalnızlığına dokunan o kabin memurunun eline teşekkür etmek ister gibi gördüğü ilgiden memnun, keyifle neler olacağını bekliyordu. Kutusuna yerleştirildiğinde kendini yeniden güvende hissetti ve yeni yuvasına kavuştuğu için mutlu oldu. Teknisyenler paketi depoya teslim ettiklerinde sessizce teşekkür etti konukseverliklerine. sarıldı. Ne yapacaklardı gururu kırılmış slide paketine? Teknik arabaya koyup atölyeye götürdüler. İtinayla açarak şişirdiler. Gövdesinde patlak var mı diye baktılar. Ellerinde bakım el kitabı bütün maddeleri tek tek okudular. Üretildiği fabrikaya yollanacak bir şey olmadığı söylenince çok sevindi slide paketi zira buralara çok alışmıştı. Gövdesinde birkaç tane 2-3 inch boyutunda delik olduğunu söyleyip tamir kitlerini getirdiler yanına. Özel bir yapıştırıcı ile yapıştıracaklardı. Tamir sonrası 4 saatlik bir teste tabi tuttular. Bu atölyede ki

34

Slide atölyesinde geçirdiği 1,5 gün ona yepyeni bir deneyim kazandırmıştı. Bir uçakta yer almak için artık hazır olan slide, depoda sırasını beklerken yeni görevi için uçağın hangi kapısında konuşlanacağının hayalini kurmaktaydı. Bu defa gerçekten ihtiyaç olduğunda patlayacağını düşünürken, onun için uçuş hayatı yeniden başlamıştı.


(7.ñ1/ñ.

#vMX@Ə'@U@BIJƏ*@CIJMK@QƏ'@ɖ@RIJƏ CNK@XIJRIJXK@Ə 'women of aviation week' RHSDRHMCDƏ DHK @CIJƏ @KSIJMC@ƏAHQƏDSJHMKHĦDƏAHYKDQCDƏJ@SIJKL@Ə J@Q@QIJƏ@KCIJJ %DĨFñODU 0HVOHNL YH 7HNQLN $QDGROX /LVHVL 8oDN%DNñP%|OPRODUDNEXHWNLQOLĨH"'B KAPISI' Magazine"HWNLQOLĨLLOHNDWñOPDNDUDUñDOGñN %L]OHU GH JHQo NDGñQ KDYDFñ DGD\ODUñ RODUDN \DSWñĨñPñ]EXHWNLQOLNVD\HVLQGHWRSOXPVDOFLQVL\HWGHQJHVLQLJHOLśWLUPHNYHIDUNñQGDOñN\DUDWPD\ñ KHGHïHGLN %|\OHOLNOH ONHPL]GH NL NDGñQ KDYDFñODUñKHPNHQGLONHPL]GHKHPGHKDYDFñOñNWD|QGHJHOHQONHOHUHWDQñWPDIñUVDWñEXOXSEX KDIWDQñQ|QHPLQLGQ\D\D\D\PDNLVWHGLN %DĨFñODU07$/8oDN%DNñP.ñ]gĨUHQFLOHUL

35


*(=ñ

(VDWg=7h5. 8oDN7HNQLV\HQL

0DYLVL9H<HíLOL\OH *Ð]OHUGHQ8]DN$PD%L]H¡RN<DNÜQ %LU¶ONH

. $ 5 $'$ï Bir çok kişi için bilinmezliklerle dolu olan bu ülke aslında tipik bir kasaba misali, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için. Ülkenin nüfusu 2016 verilerine göre 622.781, yüzölçümü 13.812 km kare. Karadağ tatil için tavsiye edebileceğimiz vize istemeyen, çok yakın ve güzel bir ülke. Karadağ, eski Yugoslavya’yı oluşturan altı cumhuriyetten biriydi. Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra Karadağ, Sırbistan’ın zorlamasıyla yeni Yugoslavya’ya katılmıştır. Karadağ’ın çabalarıyla 2003 yılında Sırbistan-Karadağ olarak daha esnek bir federas-

36

yon çatısı oluşturulmuştur. Karadağ, 21 Mayıs 2006 günü yapılan referandumda çıkan % 55,5’lik evet oyu ile ise bağımsız olma kararı almıştır. 3 Haziran 2006’da ise Karadağ Parlamentosu, referandumda çıkan sonuca dayanarak Karadağ’ın bağımsızlığını ilân etmiştir. İstanbul-Podgorica uçağımıza binip Karadağ’ın başkenti olan Podgorica’ya varıyoruz ( Ülkede sadece iki havalimanı mevcut Podgorica ve Tivat ). Bizim Anadolu’da olan havalimanları bile daha gelişmiş desek yanılmayız sanırım. Çok küçük bir bir havalimanı. Park pozisyonundan terminale kadar yürüyor ve


*(=ñ

pasaport kontrolünden sonra kiraladığımız aracımızı almak için yola koyuluyoruz. Eğer kiraladığınız araç ile başka bir ülkeye geçmek istiyorsanız ekstra ücret ödeyerek kiraladığınız şirketten aracınız için belge almanız gerekiyor. Biz başka bir ülkeye gitmediğimiz için bu belgeyi almadık. Araç kiralama işini de hallettikten sonra Kotor’a doğru yola çıkıyoruz. Sahil yolunu kullandığımız için yolculuğumuz 2 saat sürüyor. Siz Kotor’a gitmek istiyorsanız diğer yolu kullanabilirsiniz. Özellikle sahil kısmında yollar gidiş geliş tek şerit olduğundan dolayı şehir merkezlerine doğru trafik yoğunluğu artmaktadır. Karadağ resmi olarak Avrupa Birliği’ne girmese de para birimi olarak Euro kullanıyor ve insanlar trafik kurallarına çok dikkat ediyor. Ülkeye geldiğimizden beri çok az polis gördük. Bu durum diğer Balkan ülkelerine göre yok denecek kadar az. Yeşilin ve mavinin her tonunun güzel olduğu Kotor şehrine varıyoruz. Merkeze çok yakın olan apartımıza yerleşiyoruz. Konum olarak merkeze ve sahile yürüme mesafesinde. Apartımızın hemen alt tarafında market ve ızgara yaptırabileceğiniz yer mevcut. Şehir merkezinde çok trafik olmasından ve otopark ücretlerinden dolayı merkeze giderken araç kullanmadık. Ana yollar şehir merkezlerinden geçtiği için trafik ışıkları ve yaya geçitlerinden dolayı bazı saatlerde trafik oluyor. Genellikle ülke genelinde apartlarda ve hostellerde kahvaltı ve yemek dahil değil. Ama ekstra ücret öde-

yerek kahvaltı almanız mümkün. Bu yüzden biz de kahvaltı ve yemek ihtiyacımızı marketlerden giderdik. Apartımızın sahibi çok tatlı ve yardımsever bir kadındı. Her akşam bizlere ikramlar getirdi. Odamız gayet geniş ve konforlu olup deniz manzaralıydı. Merkeze ve sahile yürüme mesafesindeydi.Eğer Kotor’a araba kiralama yerine otobüsle giderseniz Old Town’un içinde bulunan hostel ve apartlarda kalmanızı tavsiye ederiz. Otantik sokaklarda gündüz gezip akşam küçük restoran ve pub tarzı mekanlarda oturmanın keyfini çıkarabilirsiniz. Öncelikle sizlere burada nerelerde yemek yenir ondan bahsetmek isterim. Bizim ülkemizdeki gibi yemek çeşitliliği yok ve fiyatlar da Euro üzerinden olduğu için bize göre pahalı. Bol miktarda deniz ürünleri ve ızgara çeşitleri bulmanız mümkün. Ayrıca yemekleri epey tuzlu. Fast food tarzı yemek bulmak zor. Old town’da bir çok restoran ve atıştırmalık yerler bulmanız mümkün fakat bizler gidip beğendiğimiz yerler hakkında sizlere bilgi vermek isteriz. Konoba Akustik: Sahilde bulunan bu restoran akşamları canlı müzik eşliğinde yemek yiyebileceğiniz güzel bir yer. Hatta wi-fi şifresi ile gündüz hemen yanında bulunan sahilde tüm gün internet kullanmanız mümkün. Pronto Pizza: Foursquare kullanıcıların 8.6 puan verdiği bu mekan bir çok Türk kullanıcı tarafından olumlu yorum ve puan almış. Ortalama fiyatlara kar-

37


*(=ñ nınızı doyurabileceğiniz güzel ve şirin bir mekan. Ortalama 7-9 Euro arasında pizza fiyatları. Old Winery: Old town’un içinde bulunan bu restoran romantik bir akşam yemeği için en güzel yerlerden bir tanesi. Bir şişe şarap, peynir tabağı ve su toplamda 44 Euro. Biraz pahalı ama kalitesi ile hak ediyor gerçekten. Mesara Tanjga: Canınız ızgara veya hamburger çektiğinde çok uygun fiyata yemek yiyebileceğiniz güzel ve salaş bir yer. Arka tarafında küçük bir bahçesi var. Fakat akşamları çok kalabalık olduğu için yarım saat ile bir saat arasında beklemeniz mümkün. Sıra müthiş manzarasıyla cesareti olanlar için çıkılması zor Kotor kalesi hakkında bilgi vermeye geldi. Kaleye giriş normalde sabah saat 8’de başlıyor ve giriş ücreti 3 Euro. Girişte herhangi bir kapı yok sa-

38

dece görevli o saatte orada oluyor. Okuduğum bazı gezi yazılarında sabah 8’den önce kaleye çıkarsanız orada herhangi bir görevli olmayacağı için para falan ödemeyeceğiniz yazıyordu. Sabah hava daha serin olacağından ve fotoğraf çekmek için daha uygun olacağından dolayı kaleye erken saatlerde çıkmanızı tavsiye ederiz. Yukarı çıktığınızda gördüğünüz manzara muhteşem olacaktır. Kotor’a geldiğinizde Old Town’u gezmenizi ve adeta küçük Venedik’i andıran o daracık sokaklarında dolaşmanızı tavsiye ediyoruz. Kotor Old Town fazla büyük bir yer olmamasına rağmen içerisinde bir sürü katedral, kilise ve manastır yer alıyor. En önemli katedrallerinden biri 1166 yılında yapılmış St. Tryphon Katedrali‘dir. Giriş ücreti 2 Euro. Old town a giriş kapısında Tito’nun şu sözü yer alıyor: “Tude Nećemo Svoje Ne Damo”. “Bizim olmayanı istemeyiz, bizim olanı da başkasına vermeyiz” anlamına gelen bir cümleymiş. Kotor gezimizden sonra, dağların eteklerinden,denizin kıyısından dolaşarak bir sonraki durağımız olan HERCEG NOVİ’ye varıyoruz. Kotor - Herceg Novi arası yolculuğumuz yaklaşık 1 saat sürdü. Çelebi, Nove kentini uzun uzadıya anlatır ve şunları yazar; “Hersek sancağı toprağında bir küçük körfez ağzında iki kaledir. Biri aşağıda Nove kalesidir. Biri de yukarı iç hisar Nove kalesidir. Şehrin havası güzel halkı hoş, dilleri Boşnakça, Sırpça, Latince’dir.” (Evliya Çelebi 1978) Burada restoran tavsiyesi olarak Tri Lipe’yi öneririz. Eski şehirde, ağaçların altında oldukça otantik ve güzel bir restoran. Yine eski şehirde bulunan DO-DO adlı dondurmacıdan dondurma yemenizi tavsiye ederiz. Kotor körfezinde yer alan bir sahil şehri burası. Karadağ’ın Hırvatistan sınırına en yakın büyük sahil kenti. Venedikliler bu şehre CastelnuovaெYeni Kale’’diyorlarmış. Perast: Kotor’a 16 km uzaklıkta bulunan küçük bir sahil kasabası. Burası eskiden Venedik yönetiminde olduğu için mimarisini etkilemiş olsa gerek. Perast’ı günü birlik gezebilir ve meydanda bulunan saat kulesinden şehir manzarasını izleyebilirsiniz.


*(=ñ Sıra zamanımızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz sahiller hakkında bilgi vermeye geldi; Plavi Horizonti: Saklı bir cennet köşesi misali mavi ve yeşilin buluştuğu yer dersek yanılmış olmayız. Denizi çok sığ ve kum bir plaja sahip. Ayrıca diğer plajlara oranla kalabalık değil ve çok temiz. Çocuklu aileler için çok uygun bir yer. Biz iki şezlong ve bir şemsiye için 10 Euro ödedik. Ayrıca plaj girişinde restoranı mevcut. Plaj’a ulaşım için Blue line otobüslerini kullanabilirsiniz veya aracınızla ulaşabilirsiniz. Otopark ücretleri plajın girişine bırakırsanız 3 Euro, plaja 300400 metre uzaklıkta bulunan başka bir otopark 2 Euro. Ben para vermek istemiyorum arkadaş diyorsanız onun da çaresi var tam emin değilim ama 1 km uzağa bırakarak para ödemeden plaja giriş yapabilirsiniz. Öğlen sıcağında o kadar yol yürümek veya para ödemek karar sizlere kaldı. Jazz Beach: Budva’ya 4-5 km uzaklıkta bulunan Jazz Beach Karadağ’ın en gözde plajlarında bir tanesi. Genelde kalabalık olan bu plaj denizi çok temiz olmasına rağmen taşlık. Otopark giriş ücreti 3 euro. Fakat aracınızı uzak mesafeye bırakırsanız otopark ücreti ödemenize gerek yok. Ama o sıcak havada dikkat edin kendinize. Kotor Beach: Kaldığımız apartın hemen altıda bulunan Kotor beach temiz sahili ve manzarasıyla tavsiye edebileceğimiz bir plaj. Çakıllı bir sahili var. Bigova: Huzurlu ve çok küçük bir sahil kasabası. Bu şehrin girişinde yanmış ormanları görünce çok üzüldük gerçekten. Şehre girince masal kasabasına girmiş gibi hissettik kendimizi. Çok küçük bir plajı var. İnsanın burada kitap yazası gelir desek yanılmış olmayız sanırım. Dönüş vakti geliyor her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu tatilin de sonuna geliyoruz. Bir çok okuyucumuzun oraya kadar gitmişken Budva’ya neden gitmediniz dediğini duyar gibiyiz. Daha önce Budva’da kaldığımız için biraz sakin ve sessiz bir tatil tercih ettiğimizden dolayı bu tatilimizde Budva’ya uğramadık. Budva Karadağ’ın en fazla turist çeken ve en hareketli şehri dersek yanılmış olmayız sanırım. Sizler daha hareketli bir tatil planlıyorsanız rotanıza Budva’yı eklemenizi tavsiye ederiz. Dönüş yolu için bu sefer Kotor-Budva-Cetinje-Po-

dgorica rotasını izliyoruz ve yolumuz yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Aracımızı kazasız belasız teslim edip yatırdığımız depozitoyu iade alarak İstanbul’a dönmek üzere uçağımıza binip bu güzel ülkeye veda ediyoruz. Ama tekrar geleceğimize eminiz. Seyahate çıkmadan önce yanınıza almanız gerekenler ve önerilerimiz: t Eğer araç kiralıyorsanız depozito için yüksek limitli bir kredi kartı yanınızda bulundurun. t Maps.me uygulamasını gitmeden önce telefonunuza yükleyip gideceğiniz ülkelerin haritalarını indirmeyi sakın unutmayın. t Termos, tüm seyahatimiz boyunca yanımızdan hiç ayırmadığımız, sıcak havalarda can dostumuz olan, soğuk su içmemizi sağlayan termosumuza teşekkürü bir borç biliriz. Biz bu seyahatimizde yanımızda 1 litre termos götürdük. Sahillerde yarım litre suyun 1 euro’ya satıldığını hesap edersek 9 günde 18 euro kara geçtik. Termos fazlasıyla parasını çıkarmış oldu böylelikle . t Tatilinizin bir kısmını deniz kenarında geçirmeyi planlıyorsanız okumak için yanınıza kitap almanızı tavsiye ederiz. t Ülke genelinde internet bizim ülkemizde olduğu kadar hızlı değil. Kaldığımız apartlarda ve yemek yediğimiz yerlerde zorlukla internete girebildik çoğunlukla. İnternet hızı beklentinizi yüksek tutmamanızı tavsiye eder o güzel sahilin ve yeşilin tadını çıkarmanızı tavsiye ederiz. t Şarap ve alkol fiyatları ülkemize oranla çok uygun. t Gelmeden önce kalacağınız yerleri ayırmanızda fayda var. Yaz döneminde güzel olan yerler istediğiniz tarihler arasında boş olmayabilir. t Araç kiralarsanız ve vaktiniz varsa ArnavutlukMakedonya- Bosna veya Hırvatistan gibi ülkeleri ziyaret etmeniz mümkün. t Bize en çok sorulan soru pahalı mı sorusu oldu. Bu sorunun cevabı youtube kanalımıza yüklediğimiz video da bulmanız mümkün. Sizler için süpermarkete gidip fiyat araştırması yaptık. Sizlerde bu videoyu izleyerek ülkenin pahalı mı ucuz mu olduğuna karar verebilirsiniz.

39


+$9$&,/,..8/¶%¶(7.ñ1/ñ./(5ñ

 1 ñ ï ñ / ñ & / ñ ( 0 ' ( 2 1 0  °  ( ( 9  9  . ñ 5 $ ( ¡ < 8   ñ / . ( $ 02' &,/,.7 $ 9 $ + ĹVPHWĹ/+$1 0RGHO8oDN(JLWPHQL

Değerli ( B KAPISI ) okuyucuları sizlere bu yazımda hem okulda yapılan model uçak çalışmaları hakkında hem de model uçak nedir? Ve önemini anlatacağım. Öncelikle böyle bir güzide okulda yer aldığım ve sizlere bilgilerimi paylaşmamda vesile olan değerli okul yönetimine ve uçak bakımın değerli hocalarına sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Önce model ya da modelcilik nedir, bunun izahını yapayım. Modelcilik, gerçekte var olan bir cismin üç boyutlu küçültülmüş haline denir. Yani siz hem model uçak yapıyorsunuz, hem de uçak yaparken öğrenilmesi zorunlu olan bilgileri uygulamalı öğrenmiş oluyorsunuz. Model uçak yaparken en basit bir modelden başlayarak adım adım daha zor ve meşakkatli uçaklar yapmaya başlıyorsunuz. Yeterki bu eğitimi alırken doğru kaynaklar ve bilgiler almalısınız bu sizi daha iyi ileriye taşır. Model uçak yapmaya başladığımızda ilk olarak kanat inşaatını yaparız, burada inşaatı yaparken bir taraftan da uçaklarda bulunan kanatlar hakkında bilgiler de veririz ki öğrenci hem inşaat yapar hem de havacılığın temel kuralı olan (aerodinamık, uçuş teorisi ve kanat yapısal) bilgileri de öğrenmiş olur. Gövde inşasında ise bu kez öğrencilerimiz öncelikle gövde yapısal ve ardından CG (Center Of Greavty) yani statik ağırlık merkezini doğru ayarlayıp uçuşa hazır hale getiriyoruz. Şayet eğitim modeli yapmışsak kesinlikle gövde de ufak oynamalar yapıp model uçağımızın gövdesini tamamlamış oluruz.

40


+$9$&,/,..8/¶%¶(7.ñ1/ñ./(5ñ

Kuyruk bölgesinde yapacağınız çalışmalarda kanat uzunluğunu referans alıp ona göre yapmalısınız çünkü kuyruk hem yüzey alanını hem de uzunluğu artırır iseniz size uçuşlarda ciddi sorunlar yaratır ki bu da uçuşlarda kuyruk sapması meydana getirip kontrolü kaybetmenize sebep olur. Diyelim ki kanat uzunluğumuz 1,50 cm ise kuyruk bölgesinde bulunan yatay stabilizer kanat uzunluğu 150 ÷3 = 50 cm . Dikey stabilizer 50 cm ÷2 = 25 cm olmalıdır. bu ölçülere sadık kalırsanız uçağınız sorunsuz bir şekilde uçar. Yaklaşık 1 yıldır Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uçak Bakım Alanı Havacılık Kulübü öğrencileri ile birçok çalışma yaptık. Bunlardan bazıları; t Bursa’da gerçekleşen “Liseler Arası Tasarla Yap Uçur” yarışmasına hazırlık ve katılım t Salon model uçak yarışmalarına hazırlık ve katılım t Havacılık müzesi gezi ve tanıtımları t Çeşitli model uçak eğitim ve yapım çalışmaları Yazımızın başlığından anlaşılacağa üzere okulumuzda öğrencilerimize model uçak eğitimi verirken bir anlamda temel havacılığı da anlatmış olduk.

41


.$5ñ.$7¶5

42


.$5ñ.$7¶5

43


6ñ1(0$

+VH\LQ<DPDQ 2\XQFX<DSñPFñ

!Ĉ1ū2Ĉ-$, ū%Ĉ+,Ĉū8 /, * Bir sinema filmi dünya standartlarında ortalama 129 dakika civarındadır. Ülkemizde ise bu süre ortalama 90 dakika, hatta son yaptığımız film 80 dakika olarak raflarda yerini aldı. 129 dakika izlediğiniz bir film keşke 129 dakika da yapılabilse ama mümkün değil. Süreç o kadar uzun ki, bir film yapabilmek için öncelikle bir projeye, bir proje içinse bir fikire ihtiyacınız var. Dünya üzerinde her konuyu ama tavsiyem herkeste karşılık bulabilcek bir konu seçmeniz. O y filminize taşıyabilirsiniz şy yüzden dünya yüzd den düny d ün ny üzerinde yapılan her filmin için de aşk var çünkü tüm diller de aaşkın karşılığı vardır. Aşkı İngiltere'de başka Hindistan'da başş ka yaşayamazsınız. Havacıların yaşadığı aşkla, denizcilerin yaşadığı aşk farklı değildir. Hepsinde kadın güçlüdür. Devam ediyorum. Çatışmalara ihtiyacınız var, çatışmasız ve tezatsız bir hikaye gerçekle kopuk olur. Çatışmadan kastım Kurtlar Vadisi değil elbette, iki zıtt kavramın savaşı. Mesala iyi kötü, güzel çirkin vb.

44


6ñ1(0$ Doğru doneleri bir araya getirip önce bir öykü oluşturursunuz. Kapsamlı bir hikayeye ihtiyacınız var ne kadar uzun bir öykünüz varsa senaryo için o kadar malzemeniz var demektir. O yüzden Game Of Thrones, Yüzüklerin Efendisi gibi roman uyarlamaları dünya da büyük başarılara ulaştı. Bunlar hem nitelikli hem de senaryo oluşturabiliceğiniz büyük malzeme kaynaklarıdır. Öykünüz bitti ve içinize sindi mi? Şimdi bu öyküyü yazıyla anlatmak yerine görüntülerle anlatmak için plan yaparsınız işte bunun adı da "treatman"dır. Yani sahneleri oluşturarak öykünüzü anlatırsınız. O da tamam mı? Şimdi sıra senaroyu yazmakta. Yani "treatman" da oluşturulan karakterleri konuşturmaya başlarsınız ve yarattığınız dünya can bulur. Bu anlattığım süreç en baştan sağma şekliyle üç aydır, yani 90 gün, yani 2160 saat. 129 dakika bir filmi en hızlı şekilde senaryolaştırmak 2160 dakikadır. Yalnız hala ortada bir film yok daha. Şimdi sıra senaryonun çekim planlarını çıkarmakta. Çekimin planları size filminizin ortalama bütçesini verecektir. Kaç oyuncu, hangi mekanlar, ne gibi araçlar, nasıl bir çekim ekibi ve ekipmanı gerekli? Bu da bitti mi? Ortaya senaryonuza göre astronomik bir rakam çıkacak. Bu astronomik rakam nerdeyse bir uçak parası. Eee paranız yoksa vaz mı geçeceksiniz? En kötü senaryonuzu satarsınız. Devamı gelecek sayıda..

45


7h5.d2&8รธ8 +HULรบWHROGXรทXJLELKDYDFร•Oร•NWDGDHQ \ยNVHNGย]H\GHVHQLEHNOH\HQ\HULQLD] ]DPDQGDGROGXUDFDNVร•Q

%XQGDQJHUoHNGRVWODUร–Pร–]VHYLQHFHN7ยUN XOXVXPXWOXRODFDNWร–U 0.(0$/$7$7h5.

46


ůĂĕĂƚŦ, Türkiye’nŝŶĞŶŐƺnjĞůLJĂƌŦŵĂĚĂƐŦĞƔŵĞ͛ŶŝŶ gƺŶĞLJŝŶĚĞďƵůƵŶŵĂŬƚĂĚŦƌ͘ƺŶLJĂĚĂĂĚŦŝůŬƐŦƌĂůĂƌĚĂĂŶŦůĂŶ ůĂĕĂƚŦ͕ƐƂƌĨƔĂŵƉŝLJŽŶĂůĂƌŦŶŦŶĞŶƂŶĞŵůŝƵŒƌĂŬLJĞƌŝĚŝƌ͘ >ĂƉŝƐWŽƌƚ^ƵƌĨKƚĞůŚĞŵĚĞŶŝnjŚĞŵĚĞĞŒůĞŶĐĞŚĂLJĂƚŦŶŦŶ merkezinde ŬŽŶƵŵůĂŶŵŦƔƚŦƌ͘7ĕĞƌŝƐŝŶĚĞŬŝƉĞŬĕŽŬĂŬƚŝǀŝƚĞile ŵŝƐĂĨŝƌůĞƌŝŐƺnjĞůǀĂŬŝƚŐĞĕŝƌŵĞŬƚĞĚŝƌ͘ ŐĞ͛ŶŝŶĞƔƐŝnjŵŝŵĂƌŝƐŝŝůĞĚĞŬŽƌĞedilen otelin ƚƺŵŽĚĂůĂƌŦďĂůŬŽŶůƵĚƵƌ͘

>d/D,>>^7ϭϴϬϭϴ^K<<EK͗ϯbD7D7Zd>͗нϵϬϱϬϳϭϱϮϬϴϵϵ www.lapisporthotel.com


BULMACA

48


B kapisi sayi 10 2018  

Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sivil Havacılık Dergisi Sayı 10 ________________________________________________ B Kapısı bir hava...

B kapisi sayi 10 2018  

Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sivil Havacılık Dergisi Sayı 10 ________________________________________________ B Kapısı bir hava...

Advertisement