Issuu on Google+


dolabın kapakları

1

İçinizdeki çocuğa bir şans verin

Çevremdeki insanlara baktığımda genelde dikkatimi şöyle bir şey çekiyor: Belli bir yaşa geldiyseniz, o yaşa uygun davranmanız gerekir. “İş güç sahibi olgun insan” modelini benimsersiniz. Hele bir de çocuğunuz olduysa, tamam, artık “ciddi bir yetişkinsinizdir”. Ebeveyn olur olmaz bir anda biçim değiştiren insanlar biliyorum. Elbette ki çocuk sahibi olmak beraberinde birtakım sorumluluklar da getiriyor. Oysa içinizdeki çocuğu canlı tutmak için yakınınızda bir çocuğun olmasından daha güzel bir motivasyon kaynağı var mı? Yetişkinseniz ve kalıpların dışında davranıyorsanız, size garip biriymişsiniz gibi bakarlar. Bizi ele alalım. Bir Dolap Kitap diye bir şey yokken de çocuk kitapları okuyorduk biz. Etrafımdaki pek çok kişinin bunu komik bulduğunu bilirim. Bırakın tanıdıkları, vapurda ya da otobüste, yanımda oturan kişinin bir bana, bir de elimdeki çocuk kitabına tu-

haf tuhaf baktığına pek çok kez tanık olmuşumdur. Bir Dolap Kitap’ta yazmaya başladıktan sonra, tanıdıkların söylemi değişti. Artık bunu tuhaf bulmuyorlardı çünkü “işimiz” buydu. Yetişkin bir insanın “iş için” çocuk kitabı okuması normal, “keyif için” çocuk kitabı okuması garip! Yıldıray’ın geçen sayıda yazdığı gibi, kelli felli adam çizgi roman okuyorsa, muhabir gelip ona “Utanmıyor musunuz bu yaşta çizgi roman okmaya?” diye sorabiliyor bu ülkede. Bu yaşta bisiklete binmemize şaşıranlar var. Niye? Çünkü onlara göre bisiklet çocuk oyuncağı. Bu yaşta sokağa çıkıp top oynamamıza, sahilde frizbi eğlencesi düzenlememize şaşıranlar var. Niye? Çünkü çocuk oyunu bunlar. Hepimizin kafasına farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir kural kazınmış: “Yetişkinsen ciddi, oturaklı olmalısın.” Nasıl oluyor da çocuklukla yetişkinlik arasına bu kadar katı bir engel yerleştirebiliyo-

ruz? Bir saniye önce çocuğuz; ama bir an sonra o sınırı geçiyoruz ve kalıplarla biçimlenen bir yetişkine dönüşüyoruz. Bu bana çok saçma geliyor. Olur olmadık yerlerde saçma sapan davranmayı savunduğum sanılmasın. Ama hayatımıza eğlenceyi biraz daha sokmamız gerekiyor. Yolda yürürken kaldırım kenarında dengede kalmaya çalışmak, evin kapısına geldiğimizde ilk kim anahtarını çıkaracak diye yarışmak, iş toplantılarını minik oyunlarla süslemek... Sözgelimi bir arkadaşımın çalıştığı ofiste bir oyun odası var. İsteyenler arada o odaya gidip yapbozun başında vakit geçiriyor. Zaman zaman dart turnuvaları düzenliyorlar. Çok zor şeyler değil bunlar. Yapmamız gereken sadece biraz daha rahat olmak. Bizi sıkan o kalıpları ufak ufak itelemek, gevşetmek. Emin olun, bir süre sonra daha çok gülümseyeceksiniz. Her şey gözünüze daha eğlenceli gözükecek. Sırt ağrılarınız bile hafifleyecek, inanın bana. Dolap kapağı Banu


2

13 Nisan Cuma Etkinlikleri

nerede ne var?

Astronot Çocuk Sanat İstasyonu Çocuk Etkinlikleri / Moda Farklı malzeme, teknik ve yöntemlerin kullanıldığı sanat istasyonunun amacı, çocukların sahip olduğu yaratıcı potansiyeli ortaya çıkararak eğlenceli aktivitelerle bambaşka bir dünyanın izini sürmek. Yaş Grubu: 4-12 Yaş Ücret: Aylık: 270,00 TL, Tek Ders: 50,00 TL Bilgi: 0216 405 2530

Gratis Fotoğraf Yarışması Başlıyor!

Çılgın Profesörler İstanbul Gratis, düzenlediği Akvaryum’da! / Florya

ödüllü resim yarışması ile şimdi 7-14 yaşları arasındaki tüm çocukları, hayallerini kağıda taşımaya çağırıyor. Çocuklardan istenen konu ise nasıl bir sokakta yaşamak istedikleri... Yarışmaya katılmak çok kolay. Çocuklar, çizdikleri resmi 13 Nisan 2012 tarihine kadar herhangi Gratis mağazasına ebeveynleri ile birlikte getirerek yarışmaya katılabiliyor. Yarışma ödülleri Gratis’in resim yarışmasında dereceye girenleri muhteşem ödüller bekliyor: Yarışmanın birincisi iPad (32 GB 3G + WiFi) Tablet Bilgisayar, ikincisi Sony PS3 (320 GB + 2 Oyun) Oyun Konsolu ve üçüncüsü Sony Cybershot (16 MP) fotoğraf makinesi kazanıyor. Bilgi: www.gratis.com.tr

GAZİANTEP 3. Çocuk Şenliği (9-28 Nisan 2012) 0342 211 12 00 Gaziantep Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında “3. Çocuk Festivali” etkinlikleri düzenleniyor. Sinema Şenliği “Neşeli Ayaklar 2” - Nakıp Ali Sineması / Saat: 09.00 ve 11.00

Masal Atölyesi - Çetin Emeç Salonu Saat: 9.00 ve 12.00

Çocuklar, İstanbul Akvaryum’da bulunan özel bir alanda Çılgın Profesörler’le her gün özel ve eğlenceli deneylerle buluşacaklar, dünyayı, bilimi, doğayı ve gerçekleri keşfederken harika vakit geçirecekler. Yaş Grubu: 4-16 Yaş Saat: Her gün 11.00, 12.00, 13.00 ve 14.00 Ücret: 15 TL Bilgi: 0212 219 83 19

Türkiye İş Bankası Müzesi: Bütçe, Tutum, Tasarruf / Eminönü Eğitmenler eşliğindeki müze turunun ardından bütçe, tutum ve tasarrufla ilgili interaktif hikaye anlatımı, matematik yarışması, kumbara tasarımı ve çizgi film gösterimi gerçekleştiriliyor. “Bütçe, Tutum, Tasarruf” atölye çalışmasının toplam süresi 90 dakikadır. Devlet okulları katılımı banka sponsorluğunda ücretsizdir.

Yaş Grubu: 4-16 Yaş Saat: Her gün 11.00, 12.00, 13.00 ve 14.00 Ücret: 15 TL Bilgi: 0212 219 83 19


nerede ne var?

3

14 Nisan Cumartesi Etkinlikleri PEGASUS İLE YÜKSEKLERE UÇUŞ SERGİ ETKİNLİKLERİ Beşİktaş Çağdaş MKM / Akatlar Kağıt Uçaklar Çocukların Elinde Canlanıyor ve Havalanıyor Bu atölyede çocuklar aileleri ile birlikte farklı modellerde kağıttan uçaklar yapıp uçururken, hem eğlenip, hem de uçmanın fiziğine dair temel kanunları öğrenecekler. Farklı model ve özelliklere sahip; yapılışı ve uçma stilleriyle farklı yükseklik ve uzaklıklara uçan veya yere çakılan birçok kağıt uçak modeli üzerinde çalışacaklar. Yaş Grubu: 7-12 Yaş / Saat: 11.00-12.00 Ücret: 20 TL / Bilgi: 0212 252 40 48

YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT YARATICI DRAMA İLE OKUMA ATÖLYESİ / Beyoğlu Yaratıcı drama eğitmeni Çiğdem Odabaşı’yla “Hayal et” atölyesinde çocuklar bilginin, hayal etmenin, sözcüklerin, sayıların, seslerin önemi üzerine düşünecek, “Akıl ve Ahenk’in” yaşamdaki bilgelik yanını fark edecekler. Yaş Grubu: 9-14 Yaş (24 Çocuk ile sınırlı. Rezervasyon gerekli) Saat: 12:00-14:00Bilgi: 0212 252 47 00 / 503

İSTANBUL MODERN SANAT MÜZESİ “SANAT ADIMLARI” ATÖLYELERİ / Karaköy MİKRO OLAYLAR ATÖLYESİ Bu atölyede çocuklar, elektronların hareketi, moleküllerin ayrışması, atomun parçalanması, DNA zincirinin oluşması gibi küçük ama etkileri büyük olayları canlandıracaklar. Yapılacak video çalışması ile hem okulda öğrendikleri bilgileri pekiştirecek, hem de performans ve video sanatı ile tanışacaklar. Yaş Grubu: 10-12 Yaş Saat: 10.15–11.45 Bilgi: 0212 334 73 41 “CİN ALİ” ÇOCUK OYUNU BEYOĞLU BELEDİYESİ / MUAMMER KARACA TİYATROSU / İstiklal Caddesİ Oyun, yerinde duramayan, hareketli, yaramaz fakat her şeyi merak eden ve araştırmacı bir çocuğun hikayesini konu alıyor. Oyun boyunca okul fişlerinden tanıdığımız efsane kahraman Cin Ali’nin komik ve eğlenceli hikayeleri anlatılıyor. Oyunun yazar ve yönetmenleri Mehmet Karaosmanoğlu ile Özgenur Reyhan Gülen. Bilgi: 0 212 252 59 35

İBB KÜLTÜR MERKEZLERİ ÜCRETSİZ ÇOCUK OYUNLARI

ALTUNİZADE KÜLTÜR  ve  SANAT  MERKEZİ ALİS HARİKALAR DİYARINDA Tiyatro Mie – 12:00 BAKIRKÖY CEM KARACA KÜLTÜR MERKEZİ TAŞ DEVRİ 5 Taş Çocuk Tiyatrosu – 12:00 BAŞAKŞEHİR KÜLTÜR MERKEZİ DİŞ PERİSİ - Koza Tiyatrosu – 12:00 FATİH ALİ EMİRİ EFENDİ KÜLTÜR MERKEZİ ZIP ZIP - Büyülü Sahne – 12:00 GÜNGÖREN ERDEM BAYAZIT KÜLTÜR MERKEZİ / HER ŞEY ELİMİZDE Tiyatro Yeniden – 12:00 KARTAL BÜLENT ECEVİT KÜLTÜR MERKEZİ GELENEKTEN GELECEĞE KARAGÖZ Unima İstanbul – 12:00 SULTANBEYLİ KÜLTÜR MERKEZİ MİNİK MAYMUN MUKİ - İstanbul Çocuk Sanat Tiyatrosu – 12:00 SULTANGAZİ 50. YIL KÜLTÜR VE SANAT  MERKEZİ / KELOĞLAN’IN KISMETİ Tiyatro Yansıma – 12:00 TUZLA İDRİS GÜLLÜCE KÜLTÜR MERKEZİ KORKAK KORKULUK Avrasya Sanat Çocuk Tiyatrosu – 12:00 ÜMRANİYE ATAKENT KÜLTÜR MERKEZİ KUKLA SHOW Tomurcuk Çocuk Tiyatrosu – 12:00 YEŞİLPINAR  KÜLTÜR MERKEZİ GİZLİ DÜNYA - Tiyatro Kemer Sanat Merkezi – 12:00 Bilgi: 0212 467 07 00 


4

14 Nisan Cumartesi Etkinlikleri

nerede ne var?

ANKARA Masal Masal İçİnde Çağlar Kültür Merkezi 15:00 0312 230 17 30

İZMİR

“Kİtabın Ege Yolculuğu” başlıyor. (14-22 Nisan) Yaklaşık 350 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek olan “17. İzmir Kitap Fuarı”, Uluslararası İzmir Fuar Alanı’nda başlıyor. Dokuz gün sürecek fuarda söyleşi, panel, şiir dinletileri, dans gösterilerinin yer aldığı toplam 120 etkinlik gerçekleştirilecek. 0232 464 92 01

KARTİNG EĞİTİMİ Çankaya Karting Spor Kulübü Derneği, karting eğitim programlarını 6-12 yaş grubu çocuklara yönelik olarak düzenleyecek. Kurslarda gruplarında öne çıkan çocuklara 22-23 Eylül tarihlerinde, ücretsiz, özel bir program uygulanacak. Program sonunda seçilecek iki çocuk 2013 Türkiye Karting Şampiyonası’nda kulüp sporcusu olarak yarışacak. Eğitimler 14 Nisan Cumartesi başlıyor.

ANTALYA

Antalya Uluslararası Koro Festİvalİ Büyükşehir Belediyesi’nin Aktif Felsefe Antalya Şubesi işbirliğiyle düzenlediği 4. Antalya Uluslararası Koro Festivali 11 Nisan Çarşamba günü başlıyor. Festivale 5 ülkeden 11 koro katılacak. 14 Nisan Cumartesi saat 16.00’da AKM Aspendos Salonu’nda İtalyan ikili Duo Darclee festival için özel bir konser verecek. 0 242 238 52 33

BURSA Kent Meydanı AVM Kent Meydanı AVM, Nisan ayı boyunca çocuklar için, uzman eğitmenler eşliğinde ücretsiz sanat atölyeleri düzenliyor. 0224 255 01 08


nerede ne var?

5

15 Nisan Pazar Etkinlikleri PEGASUS İLE YÜKSEKLERE UÇUŞ SERGİ ETKİNLİKLERİ / Çatı Gezgini Beşiktaş Çağdaş MKM / Akatlar Bu atölye çalışmasında çocuklar aileleriyle birlikte plastik pervaneli, köpük kanatlı, çubuk gövdeli ve lastik motorlu kendi uçaklarını üretecekler. Ortaya çıkan model uçağın adı Çatı Gezgini. “Bu uçak uçuyor mu?” diye merak eden tüm 5-12 yaş grubu çocuklar ile aileleri bu atölyeye davetli. Çatı Gezgini’ni yaparken katılımcılar hem eğlenecek, hem de model uçaklar konusunda temel bazı bilgiler edinecekler. Yaş Grubu: 5-12 Yaş / Saat: 11.00-12.00 Ücret: 20 TL / Bilgi: 0212 252 40 48

AYŞE GÜLDİZ SANAT VE GELİŞİM ATÖLYESİ ÇOCUK ATÖLYELERİ / Moda Ayşe Güldiz Sanat ve Gelişim Atölyesi’nde Nisan ayında da çocuklar için temel sanat atölyeleri devam ediyor. Konuşan Tuvaller Saat: 15.00 – 16.15

OYUNCAK MÜZESİ ÇOCUK ETKİNLİKLERİ Göztepe Fosil Keşif Atölyesi Çocuklar, Paleontolog Dr. Nuran Filoreau ile birlikte yaptıkları kazılar sırasında “Fosil nedir?”, “Neye benzer?”, “Nerede bulunur?”, “Fosil bize ne anlatır?” gibi soruların cevaplarını öğreniyorlar. Çocuklar yaptıkları keşif kazısıyla kum havuzunun içerisindeki fosilleri bulup geçmiş ile günümüz arasında bağlantılar kuruyorlar. Küçük araştırmacılar bilim adamlarının yöntemleriyle hem eğleniyor, hem de öğreniyorlar. Saat: 11:00- 12:00 Ücret: 25 TL ( Müze giriş ücreti dahildir.)

ATÖLYE ÜSKÜDAR ÇOCUK ATÖLYELERİ Üsküdar

Atölye Üsküdar’da çocuklar için gerçekleştirilen sanat atölyeleri, farklı malzeme, teknik ve yöntemleri kullanarak çocuklarda var olan yaratıcı potansiyeli ortaya çıkaran ve onlara bu alanda yeni ufuklar açan etkinliklerden oluşuyor. Çocuklar, yaratıcılıklarını kimi zaman kendi sergilerini oluştururken, kimi zaman modelaj çalışması yaparken, kimi zaman fotoğraf, video çalışmaları sırasında ortaya çıkarıyorlar; sanatsal üretim süreci içerisinde eğlenerek öğreniyorlar ve öğrendiklerini yaşantılarına geçiriyorlar. Birebir Boyutta Figür Çalışması Saat: 13.00-14.00 Yaş Grubu: 6-10 Yaş Ücret : 15 TL Kontenjan: 10 kişi Bilgi: 0505 773 96 12


nerede ne var?

6

15 Nisan Pazar Etkinlikleri 2012 BEYBLADE TURNUVASI Beyblade ustalarının katılacağı, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa’daki Toyzz Shop’larda gerçekleştirilecek turnuvalar sonucunda elemelerde finale kalanlar, Beyblade Taktik Seti, şampiyon olan Beyblade ustaları ise 250 TL değerinde Hasbro ürünü kazanıyor! 2012 Beyblade Turnuvası’nın İstanbul ayağındaki elemeler 7 ve 8 Nisan 2012 tarihlerinde, final ise 15 Nisan 2012 tarihinde Toyzz Shop Pendik Marintürk, Toyzz Shop Trump Towers ve Toyzz Shop Torium Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

ANKARA

Oyuncakçı – Canlar Tİyatrosu 13:00 0312 419 52 52 Palyaço Kral – Tiyatro Tempo 13:00 0312 232 32 92

İZMİR

Kedİgöz Danışman – İzmİr Devlet Tİyatrosu Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesİ 14:00 0232 364 64 87

Bilgi: http://www.haydifirlat.com

ANTALYA

Don Kİşot Antalya Devlet Tİyatrosu 14:00 0242 344 46 49

BURSA Alaaddİn’İn Sİhİrsİz Lambası Bursa Devlet Tİyatrosu 14:00 0224 221 29 44


söyleşi

7

Küçük Kara Balık Veli İnisiyatifi Montessori Okulu için bir araya gelmesi ve bunun için gönüllü çalışmasıyla ortaya çıktı. Önce Montessori ve Kaynaştırma Eğitimini Geliştirme Derneği kuruldu. Ardından derneğin iştiraki olarak kuruluşuna başlanan çocuk evi, Ekim ayında, Küçük Kara Balık Çocuk Evi adıyla eğitim hayatına başladı. Veli inisiyatifi okul ne demek? İdare biçiminiz nasıl? Her şey veliler tarafından mı yürütülüyor? Veli İnisiyatifi, işleyen bir okul aile birliğiHaftalardır çocukların eğitimi meselesiyle dir. Patron kavramının yerini veli-öğrenciyatıp kalkıyoruz. Bundan önceki siyasi ikti- eğitimci birlikteliği alır. Çocuklarını mevcut darlar gibi, şu andaki iktidar da kendi çıkar- okullardakinden farklı bir dünya görüşü ile larına uygun bir eğitim modelini dayatıyor. eğitmek isteyen ebeveynlerin bir dernek kurBu açıdan bakınca, çocukların eğitimi mese- maları ve buna bağlı olarak açılan okullar lesinin iyi niyetle ele alınan bir çalışma ala- anlamına gelir. Bu dernekleri denetleyen ve nından çok, siyasi bir savaş alanı olarak de- uygulanacak eğitim konusunda destek veğerlendirildiği gerçeği çıkıyor karşımıza. BDK ren danışmanlar “bilimsel kurul” adıyla anıHafta Sonu, bu keşmekeşin içindeki alterna- lır ve derneğin kurmayı planladığı okullatifleri merak etti. Bir grup velinin girişimiy- ra program hazırlamakla görevlidirler. İdale kurulan Küçük Kara Balık Çocuk Evi – Veli ri denetim ise derneğin yönetim kurulu taraİnisiyatifi Montessori Okulu hakkındaki soru- fından yapılır. larımızı yönetim kurulu üyesi Yasemin Erdin Şu an kaç aile ve kaç çocuk var burada? Tavukçu yanıtladı. Küçük Kara Balık Çocuk Evi’nde şu anda 28 “Küçük Kara Balık” kuruluş ve işleyiş biçi- çocuk var. Destekçilerimizle beraber 78 aimiyle Türkiye’de bir ilk. Veli inisiyatifi bir leyiz. Montessori okulu açma fikri nasıl ortaya Her aile ayrı bir görüş mü demek? Çatışçıktı? ma yaşadığınız zamanlar olmuyor mu? Ya Fikir, çocuklarının okul öncesi eğitimi ile il- da şöyle soralım: Uzlaşma metodunuz ne? gili endişeleri olan bir grup anne babanın Elbette okulun kuruluşundan beri çatışma 2010’da, söylenmek yerine çözüm üretmek yaşadığımız konular var. Sabahlara kadar

süren toplantılar, konu çocuk olduğu için, her zaman uzlaşma ekseninde gerçekleşti. Eğitimle ilgili konularda her zaman uzmanlardan görüş alındı, yönetsel konularda ise seçimle gelen ve inisiyatif alan dernek yönetim kurulu itici güç kabul edildi. Montessori eğitimine dönelim. Neden başka bir eğitim modeli değil de Montessori’yi seçtiniz? “Kendim yapabilmem için bana yardım et.” Bu cümle Montessori Pedagojisinin ana fikridir. Kendi deneyimlerini edinmesi için ��ocuğa fırsat tanımak, gerekenleri sağlamak anlamına gelir. Montessori eğitimi, çocuğa hazırlanmış bir çevrede kişiliğini oluşturmak için özgürlük tanıyarak gelişim sürecini destekleyen, ortaya çıkaran, çocuğun kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan, kişisel bir eğitimdir. Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Montessori Pedagojisi bireysel zekaya dayalı ve yaratıcı problem çözme becerisini teşvik ve talep eder. Amaç, güçlü bir kişilik ve öz denetimin oluşmasıdır. KKB’de bu eğitim nasıl uygulanıyor? Tabii ki, her eğitim sisteminin yerel bakış açısıyla


söyleşi

8 uyumlu olması gerekiyor. KKB’deki Montessori eğitimi de Türkiye’ye uyumlanarak gerçekleştiriliyor. Dil materyalleri Türkçeye göre yeniden düzenleniyor, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesi müfredatıyla paralel yürütülüyor. Montessori eğitimi almış bir çocuğun, başka çocuklardan farkı nedir? Her çocuk kendine has ve özeldir. Montessori eğitim sisteminde çocuğun bu benzersiz karakter yapısına saygı duyularak eğitim veriliyor. Bu şekilde özgüvenli, yaratıcı, kolay sosyalleşebilen, özdisiplinini kurabilen, kendisine ve çevresine saygı ve sevgi duyan, bulundukları çevre ve doğaya özenli çocuklar olabiliyorlar. Bu eğitimi alan çocuklar, kendi bireysel beceri ve ilgi alanında kendi hızlarına uygun olarak gelişirler. Bir problemi tanımlamayı ve onu çözmek için nasıl çalışacaklarını öğrenirler. 8. Montessori eğitimi alan bir çocuk, ilkokulda ülkemizin eğitim sistemiyle karşılaştığında zorluk yaşamaz mı? Arada uçurum yok mu sizce? Montessori Eğitimi’nin bireye en büyük katkısı, uyum becerisinin gelişmesidir. Bu beceri, her türlü sistemde var olabilmeniz için elinizde olan bir anahtardır. Okulda hayatın kendisi en sade, en gerçekçi haliyle yaşan-

dığı için, sonraki aşamalarda, düşünülenin aksine, bu deneyim, avantaja dönüşür. Asıl uyumsuzluk ve travmayı, klasik okul öncesi eğitiminden gelen veya geleneksel bakış açısıyla prens-prenses gibi davranılan, her yaptığı yüksek onay ile ödüllendirilen çocuklar yaşıyor. Bilimsel gerçeklik açısından bakarsak, yurtdışında onlarca yıldır bu sistemden mezun olan insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, bu kişilerin tüm sistemlere uyum sağlamada başarılı olduğunu gösteriyor. Okula gelen talepler nasıl? Şube açmak gibi bir niyetiniz var mı? Küçük Kara Balık, 2. yılında yoğun bir taleple karşılaştı. Hem Avrupa yakasında, hem de Türkiye’nin çeşitli yerlerinde şube açılması için neredeyse baskı görüyoruz diyebiliriz. Türkiye’de Montessori okullarının açılmasının önündeki en büyük engel yetişmiş Montessori eğitmenlerinin yeteri kadar olmaması. Bu engelin aşılması için çalışıyoruz ve aşıldığı zaman, Dernek olarak başka Montessori okullarının açılması için destek olmaya hazırız. Hedef olarak başka Küçük Kara Balıklar açmak gibi bir planımız yok. Peki çocuklarınızın ilkokula başlama yaşı geldiğinde ne yapacaksınız? Bir Montessori ilkokulu düşünülüyor mu? Çocuklarımızın bu sistemin doğal bir sonucu olarak uyum yeteneklerinin yüksek olduğunu ve öğrenmeyi sevmeyi öğrendikleri için her koşulda kendilerini geliştirip mutlu ve başarılı olacaklarına inanıyoruz. Bununla birlikte tabii ki bir Montessori İlkokulu kurmak için çalışmalara başladık.

İlkokula başlama yaşı demişken, 4+4+4 sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sonuçları ne olacak? Yeni eğitim yasasının en büyük sorunu, uygulayıcılardan uzak ve alt yapısı hazırlanmadan veya yapılan çalışmalar yeterince aktarılamadan devreye sokulmuş olması. Tüm bu kaos içinde görünen o ki, önümüzdeki yıllarda alt yapının tamamlanmamış olması, personelin yeni sisteme uygun eğitim almaması sebebiyle özellikle, 2006-2007 doğumlular oldukça kötü etkilenecekler.

• Montessori Eğitimi geleneksel modellerden farklı bir eğitim sistemidir. • Eğitim, her çocuğa özel programlanır ve uygulanır. • Her çocuk bireydir, kendi hızında eğitim alır. • Çocuklar karışık yaş uygulaması ile kendi gelişim seviyelerine göre eğitim alır. • Montessori’de Her Çocuğun Seçim Özgürlüğü Vardır • Montessori’de Çocuğun Hareket Özgürlüğü Vardır Daha detaylı bilgiye www.montessori.org. tr adresinden ulaşabilirsiniz.


iyi cüceler’de neler var?

9

“... keyifli etkinliklere katılmak isterseniz ya da sadece kitap karıştırmak ve sohbet etmek isterseniz bize uğrayabilirsiniz.”

İyi Cüceler’de Neler Oluyor? Merhaba, Merhaba! Hemen bir haberle başlayalım. Biz bu hafta sonu Boğaziçi Mezunlar Derneği’nin organize ettiği 7. Özel Ana Okulları ve İlköğretim Okulları Tanıtım Günleri’nde olacağız. Okul seçme aşamasındaki aileleri okullarla buluşturan bu etkinlikte, biz de kitaplarımız, oyuncaklarımız ve atölyelerimiz ile ailelerle buluşmayı ümit ediyoruz. Yolunuz düşerse bize merhaba demeden sakın ayrılmayın! Bu hafta sonu İyi Cüceler’de iki kocaman atölye var. Biri Cumartesi 11.30’daki Marangoz Cüceler ki, hava elverirse ahşap bebeklerimizi bahçede boyayıp kurutacağız. Geçen atölyede hem anne babalar, hem biz, hem de çocuklar bu işten öylesine keyif aldılar ki, tadı damağımızda kaldı. Denemediyseniz mutlaka katılmanızı öneririz. Bir diğeri ise her atölyede çocuklardan sonra annelerin de sıraya girdiği Ebru Atölye’miz.

Suyun üzerine resim yapmak, küçükler kadar büyükleri de etkiliyor. Emine öğretmenimiz öyle candan, öyle tatlı ki kimseyi kırmıyor, çocuklarla annelerin sudaki desenleri bahçemizde hep birlikte kuruyor. Bu haftaki ebru atölyesinin bir özelliği de, 23 Nisan’ı önden karşılayacak olmamız… Sürprizimizi gelince göreceksiniz. Tüm bu keyifli etkinliklere katılmak isterseniz, ya da sadece kitap karıştırmak ve sohbet etmek isterseniz bize uğrayabilirsiniz. Yeni haftada görüşmek üzere, İyi Cüceler adına Biranda ve Zeynep


iyi cüceler’de neler var?

10

İyi Cüceler’de Bu Hafta (7-13 Nisan) 14 Nisan Cumartesi “Marangoz Cüceler” Cücelerimiz ahşap parçaları boyuyor giydiriyor, kendi ahşap bebeklerini yapıyorlar. Saat: 11:30 Yaş: 5 yaş üstü Ücret: Nakit 40 TL, kredi kartı ile 50 TL 15 Nisan Pazar Ebru Atölyesi Emine öğretmenle, çocuklar suda harika desenler yaratıyorlar. En keyiflisi de onları kapı önünde kururken seyretmek oluyor!

14 Nisan Cumartesi Sinema Atölyesi (4. Ders) Sinema atölyemize artık tek ders için de katılım alıyoruz. Sinemayla ilgilenen genç arkadaşlarımızı bekleriz. Saat: 17:30 Yaş: 10 yaş üstü Ücret: (tek ders) nakit 40 TL, kredi kartı ile 50 TL)

Saat: 14:30 Yaş: 3 yaş üstü Ücret: 40 TL

Bilgi ve rezervasyon için 0216 385 91 11

15 Nisan Pazar Okuma: “Köpekler Bale Yapmaz” Pearson Yayıncılık’ın yeni kitaplarından “Köpekler Bale Yapmaz’la tanışmaya bekliyoruz. Saat: 16:00 17 Nisan Salı Okuma “Kaç Uyku Sonra” Artemis Çocuk’tan çok sevimli bir doğum günü hikayesi. Saat: 11:00 Okuma ve söyleşi etkinliklerimiz ücretsizdir

16 Nisan Pazartesi Origami Nazan Hanım, çocuklara kağıttan harikalar yaratmayı öğretiyor. Origami atölyelerinin hepsi çok ama çok keyifli geçiyor, hem sohbet ediyor hem de ellerimizi çalıştırıyoruz. Yaş: 3-6 arası Saat: 11:00 Ücret: 25 TL 19 Nisan Perşembe Bahara Merhaba! Atık malzemelerden bahar dalları, rüzgar gülleri yapıp baharı karşılıyoruz! Yaş: 2 yaş üstü Saat: 11:00 Ücret: 15 TL

info@iyicuceler.com

Facebook: Iyi Cüceler

Twitter: @Iyi_Cuceler


düşevi’nde neler var?

11

Havalar harika gidiyor derken, bir anda bastıran soğuklar hepimizi yine kapalı mekanlara yöneltse de, keyfimizi bozmayı başaramadı! Yine bol kitaplı, oyunlu, atölyeli bir hafta bizi bekliyor. Yeni kitaplarımız geldi! İş Bankası’nın, Red House Kidz’in, Pearson’ın, Altın Kitaplar’ın yeni ve birbirinden güzel kitapları, geldiği gibi kapı arkasına saklanan bahar gibi içimizi kıpır kıpır yaptı. Oturup neredeyse hepsini tek tek okuduk, hepsinden ayrı keyif aldık. Bir kısmını zaten “Bir Dolap Kitap” kapaklarından okumuşsunuzdur eminiz. Okumadıklarınız da yakında karşınıza çıkacaktır. Bu kitapların büyüsüyle çok yakında okuma saatlerimize yeniden başlayacağımızın müjdesini de verelim hemen. Hatta geçen sene yaptığımız gibi İngilizce okuma saatimiz de yeniden Düşevi’nde başlayacak. Hep diyoruz ya, bizi izlemeye devam edin! Yenilik olarak bir de “fırsat köşesi” ekledik Düşevi’ne. Her hafta değişen ürünleri indirimli olarak sattığımız bu köşeyi ziyaret etmeden çıkmamak lazım! Bizden söylemesi… Hepimiz için ışıl ışıl, kitapla dolu, keyifli ve hayallerimizin gerçeğe doğru yol aldığı bir hafta olması dileğiyle… Düşevi Çocukların Kitapçısı

www.dusevikitapevi.wordpress.com

DÜŞEVİ ATÖLYE PROGRAMI: Deney Atölyesi 14 Nisan Cumartesi – 14.00-15.00

(5-10 yaş) Birbirinden keyifli deneylerle, mıknatısların gizemli dünyasını beraber öğrenelim. Ücret: 40TL+KDV Tasarım Atölyesi *Her Cumartesi 15:30- 16:30 arası (6-12 yaş) Yaratıcı çocuklarınızı çeşitli kumaş ve aksesuarlarla dilediklerini tasarlayabildikleri bir atölye çalışmasına bekliyoruz. İster bebeklerini alıp gelsinler ve onlara kıyafet tasarlasınlar; ister kendilerine çanta, odalarına asmak için süs eşyası ya da taç, toka yapsınlar. Tercihleri hangisi olursa olsun, hocamızın portatif dikiş makinasında diktiği tasarımlarını yanlarında alıp götürebilecekler. Ücret: 40TL+KDV İngilizce Atölyeler: Türkçe/ İngilizce Sanat Atölyesi (2-3 yaş) 16 Nisan Pazartesi 10:30- 11:30 arası Miniğiniz hem kesme- yapıştırma çalışmaları yapsın, hem de farkına varmadan İngilizce öğrenmeye hazırlık yapsın. Ücret: 40TL+KDV İngilizce Sanat Atölyesi: Çocuğunuz hem çeşitli sanat aktiviteleri yapsın, grup oyunları oynasın, hem de farkına bile varmadan İngilizce öğrensin istiyorsanız doğru yerdesiniz demektir! Ücret: 50TL+KDV

Facebook/ düşevi kitapevi Twitter/ dusevikitapevi

Tel: 0212 322 92 12 (Göktürk)


12

serbest atölye

Roald Dahl’ın Koltuğu

Benim için hayalperest denilebilir, zira hiç üşenmem, kar demem kış demem sürekli hayal kurarım. Ulaşılmaz hayaller değildir bunlar, parmaklarımın ucuyla dokunabileceğim kadar yakındırlar ama ben bir türlü değemem onlara. Sonra beklemediğim bir anda bir şey olur ve hayallerime dokunuveririm. Roald Dahl’ın koltuğuna, yani Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Dev Şeftali, Matilda ve Cadılar gibi birbirinden enfes kitapların yazarının, en az kendi kadar meşhur koltuğuna oturmak benim hayallerimden biriydi. Birkaç gün önce, koltuğun kendisine değil ama birebir kopyasına oturmamla kısmen gerçekleşti bu hayal. Tahmin etmişsinizdir, Londra’da adı büyük kendi küçük Great Missenden kasabasındaki Roald Dahl Müzesi’nden bildiriyor bu hafta Serbest Atölye. Hemen girişte timsah şeklindeki ahşap sıranın üzerinde bir şeyler çizen bir çocukla karşılaşıyorum. Birkaç adım daha atınca, müzenin her yerinde bir şeyler yazan, çizen, izleyen, dokunan, giyinen onlarca çocuk görüyorum. Her yer kıpır kıpır. “Müze dediğin zamanın donduğu yer değil midir? Yanlış bir yere mi geldim acaba?”diyorum

kendi kendime. Şaşkınlıkla etrafa bakınırken yere bakmayı ihmal ettiğimden bir şeye basıyorum. Bastığım şey “Iykk üstüme bastın” diye bir çığlık koparmıyor, ne söyleyecekse harflerle söylüyor. Çünkü o bir yazı ve RoaldDahl’ın küçük kulübesinin sarı kapısına kadar devam ediyor. Yürüyorum ve okuyorum: RoaldDah’ın, kulübesine girmek isteyen çocuklara, içeride bir kurt olduğunu bu sebeple içeri giremeyeceklerini söylediği yazıyor yerde. RoaldDahl’ın bu gizemli çalışma mekanına ailesi dâhil kimsenin giremediğini biliyordum. Kulübenin içini bir tek kitaplarının illüstratörü QuentinBlake görmüş, diye duymuştum. Bu nedenle şaşırmıyorum. Artık, dokunmamak koşuluyla kulübenin içini görmek mümkün. Kapının gerisinde, camla çevrilmiş, belki de müzede dokunulamayan tek mekan olan RoaldDahl‘in evinin bahçesindeki köhne “kulübesinin içi” yer alıyor. “Dışı olmayan bir şeyin içi nasıl olur?” sorusuna maruz kalacağım için, ”Bu tanımlamayı kullanmasam mı acaba?” diye düşünüyorum ama aynen böyle, kulübenin içi var dışı yok. Bahsettiğim sarı kapının da zaten içinde olduğum odaya açıldığını söyleyeyim de tam olsun. Aklınız iyice karıştı değil mi? En iyisi benim gibi yapın; ben gezim boyunca bir masalda olduğumu varsaydım. Böylece kapılardan geçip, bulunduğum mekana çıktım. Bazen de durduğum yerde birkaç saniyede yılları yaşadım. Neyse devam edelim. Dışı olmayan odanın içinde kalmıştık. Burnumu cama dayıyorum ve odadaki objeleri saymaya başlıyorum: Bir, iki, üç, dört, beş… Saymaya devam ederken, hemen önümde,


serbest atölye

13 odadaki her objenin tek tek numaralandırıldığı ve her birinin hikayesinin anlatıldığı bir kitapçık görüyorum. Saymayı bırakıp kitapçığa göz atıyorum. En çok koltuğun hikayesini merak ediyorum. Koltuğun aslında Roald Dahl’ın annesi Sofie Magdalene’ye ait olduğunu okuyorum. Tam sırt bölgesine denk gelen yerdeki oyuğun bizzat Roald Dahl tarafından açıldığını, sırt ağrıları nedeniyle ameliyat olana kadar böyle bir kertmeye ihtiyaç duyduğunu, ameliyat sonrası bu sefer de oyuğu doldurmaya çalıştığını okuyunca gülüyorum. Sadece okumuyorum, küçük ekranda Roald Dahl’ın kendisi koltuğu nasıl kullandığını anlatıyor, izliyorum: Koltuğa oturuyor, dizlerine battaniyesini örtüyor, önce bir mukavva ruloyu, sonra yazı tahtasını kucağına alıyor ve 45 sene boyunca her gün aynı saatte (öğleden önce 10:00-12:00, öğleden sonra 4:00- 6:00 saatleri arasında) bu şekilde yazdığını anlatıyor. “Yazmak”; en önemli ikinci noktaya geldik. Müze, ziyaretçilerin dikkatini “yazmak” konusuna çeken sunumlar hazırlamış. Duvarlara asılmış kulaklıkları taktığınızda yalnızca Roald Dahl’ı değil, yazmak üzerine konuşan farklı yazarları da dinleyebiliyorsunuz. Sonra “fikirler” var. Roald Dahl, en nefret ettiği sorunun “Bu fikir aklınıza nasıl geldi?” olduğunu söylemiş bir seferinde. Fikirler gelirler ve giderler, maharet onları yakalamak sanırım. Roald Dahl bunu yapmış, aklına gelen fikirleri kaçmadan bir deftere not etmiş. Bazen hemen gerçekleşmiş, bazen de yıllar sürmüş bir kitaba dönüşmeleri. Matilda kitabının, tek satırlık bir fikir olarak bu deftere kaydedilmiş olduğu ve 20 yıl sonra yazıldığı düşünülürse, iyi ki de not etmiş, değil mi? Çocukların (müzenin ziyaretçilerinin) fikirlerini yazacağı bir fikirler masası var.

Birkaç çocuk ve yetişkin, harıl harıl akıllarına gelen fikirleri yazıyorlar. Fikir çok değerli olmalı, avuç içi kadar bir pencere, bu pencerenin olduğu duvara gömülü bir mikrofon görüyorum. “Bir hikaye fikrin mi var? Fikrini Minpins penceresine fısılda” yazıyor yanında. Eğiliyorum ve pencereye birkaç fikrimi fısıldıyorum. Ve “kelimeler”. Önce kelimeleri buluyor Roald Dahl. Bunu öğrenince, birkaç gün önce gezdiğim bir Shakespeare sergisi geliyor aklıma. Shakespeare’in şiirlerinden rastgele seçilmiş kelimeleri gelişigüzel yan yana getirildiğinde bile hep bir ahenk elde edildiğini bizzat gözlerimle gördüm. Bazı kelimler büyülü oluyorlar demek ki. Roald Dahl’ın kelimleri de öyle olmalı. “Tabi ya, tuğlanın en iyisini seçmek gibi kelimeleri seçmek, bu neden hiç aklıma gelmedi?” diyerek hayıflanıyorum. Gezerken kendimi kaybedip, müzeleri kapamak bir huy oldu bende. Akşam oldu ve daha anlatacak çok şey var ama en iyisi seçtiğim kelimeleri uzun bir cümlede bir araya getirerek geziyi tamamlamak. Hazırsanız dünyanın en uzun ikinci cümlesini kuruyorum.(Birincisini hangisi bilmiyorum ama illaki vardır.) Roald Dahl müzesinde “Bir kitap nasıl yapılır?” sorusuna cevap bulmak da mümkün, kendi filmini yap diyen küçük bir bilgisayar yardımıyla film yapmak da; düşünmek, fikrini sesle, sözle, yazıyla, kalemle, kağıtla, dansla ifade etmek de mümkün, Willy Wonka kostümü giyip çikolata şeklinde yapılmış bir kapı önünde poz vermek de; içeride sıkılırsan (ki bu çok zor) bahçede koşturmak da mümkün, bir köşeye kıvrılıp uyumak da, hatta bunların hiç birini yapmayıp sadece kitap okumak da mümkün. Ama galiba en güzeli, RoaldDahl’ın koltuğunun tıpkısının aynısına oturup, fotoğrafta görülen şu tatlı çocuğun yaptığı gibi bir hikaye fikri düşünmek. Beyhan İslam


Yaşasın, annem pırasa pişirmiş!!! Et yemezse! İşte en önemli konulardan biri. Et yoluyla protein alması önemli ama sizin miniğiniz bunu reddediyor. Paniğe gerek yok. Aşağıdaki bir kaç madde size yardımcı olabilir. • Köfte sert geliyorsa, kıymayı yemeklere katmayı deneyin. • Kırmızı et yemiyorsa tavuk ya da balık deneyin. Yaşasın, annem pırasa pişirmiş!!! • Makarna seviyorsa üzerine kıymalı ve İnanamadın değil mi Sevgili Okur; sebzeli sos yapmak işe yarar. Böyle cümleleri çocuklardan duymaya pek • Kıymalı poğaça ya da börek seveceklealışık değiliz. Bütün çocuklar mı sebzelere ri bir seçenek olacaktır. karşı? Acaba sebze sevmemek çocukların Et yemediği durumlarda... genel alışkanlığı mı? Bunların, çoğu ebe- • Mercimek, nohut gibi baklagilleri unutveynin ortak sorunu olduğuysa kesin! mayın. Anne karnından itibaren onları en sağlıklı • Yumurta sarısını yemeklere katmak nasıl besleyeceğimizi, gelişimleri için hanideal bir çözüm olabilir. gi besinleri seçmemiz gerektiğini en ince • Sütlü tatlılara, keklere kuru yemiş renayrıntısına kadar düşünür, uzmanlardan deleyebilirsiniz. görüş alıp, araştırırız. Peki ne olur? Minik misafirimiz geldikten sonra büyümeye ve Ya süt içmezse? tüm planlarımızı alt üst etmeye başlar. Eh, • Doğrudan süt vermek yerine, süt ürünsonrasını yazmaya ya da hayal etmeye gerek yok. Elinde tabakla sinir küpüne dönmüş anneler; annelerden oyunlar oynayarak kaçan çocuklar... Haydi gelin birlikte bu durum için neler yapabiliriz bir düşünelim ve bir kaç pratik tarife bakalım. Umut Kaan Özdemir

ev editörü

14

• • • • •

lerini (peynir, yoğurt vs.) deneyin. Sıcak sevmiyorsa soğuk, soğuk sevmiyorsa sıcak süt deneyin.  Sütlaç, muhallebi gibi tatlılar yapın.  Yemeklerine yoğurt katın.  Tabaklarda yemeğin yanında yoğurda yer verin. Bardağına renkli kamışlar koymayı deneyin.  Yoğurtlu veya sütlü çorbalar yapın.

Sebze yedirmenin püf noktaları...

• Meyveler de sebze yerine geçer. Mutlaka sevdiği meyveler vardır. Bu seçeneği denemeyi unutmayın! • Salatalık, havuç gibi sebzeleri çeşitli şekillerde dilimleyip, eğlenceli tasarımlar yapın. • Siz bolca sebze yemeği yiyerek model olun. • Sevdiği yemeklere (çorba, köfte, pilav, sos) sebze rendeleyin.


ev editörü

15 Daha dirençli çocuklar için ne yapabiliriz? Yukarıdaki yöntemleri denediniz ve işe yaramadı mı? Merak etmeyin, ebeveynlerde çare tükenmez. Çocuklara yemek yedirmenin belki de en kolay yolu, yemek yeme eylemini onların seveceği hale getirmektir. Üçüncü sayıda yayınladığımız manzaralı tabak tasarımları (3. Sayıya link?) bunun için güzel bir örnek. Çocuklara sunduğumuz yemeklerin lezzetleri kadar görünüşlerinin de cezbedici olması önemli. Yemek saatini çocuğunuzla birlikte geçirebileceğiniz bir oyuna dönüştürmeyi de deneyebilirsiniz.

yapabilirsiniz. Çocuklar değişiklikten hoşlanırlar. Son olarak en can alıcı noktayı hatırlatalım. Çocuğunuzun yemesini istediğiniz yemekleri sizin de yediğinizi görmesi en iyi yöntem olacaktır.

KAŞNİKA Malzemeler: 3 Yumurta 1 Su Bardağı Sıvı Yağ 1 Su Bardağı Süt 1 Su Bardağı Yoğurt 2 Su Bardağı Un 2 Su Bardağı Mısır Unu 4 Sap Pırasa 1 Su Bardağı Peynir 1 Su Bardağı Ayıklanmıkş Zeytin 1 Paket Kabartma Tozu Tuz, Karabiber, Toz Kırmızıbiber YAPILIŞI: Sıvı malzemeleri birbirine yedirerek karıştırın. Pırasaları dörde bölerek ince ince kıyın ve bir kapta tuz ile yoğurun. Diğer malzemelerle birlikte karıştırarak, yağlanmış tepsiye dökün. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 40-45 dk pişirin. Çocuklar pırasa Ödül ve ceza sistemini yemek yeme eylemi yediklerinin farkına bile varmayacaklar. için uygulamamanız daha iyi olacaktır. Bu durum çocukların yemek yemeye direncini BRÜKSEL LAHANALI MÜCVER arttırabilir. Malzemeler: Yemekleri çocuklarla birlikte hazırlayabilir, 2 Yumurta evinizin uygun bir alanında birlikte piknik 1 Su Bardağı Yoğurt

½ Su Bardağı Peynir 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ 1 Su Bardağı Un Dilediğiniz kadar Brüksel Lahanası Dereotu, Maydonoz Yapılışı: Sıvı malzemeleri birbirine yedirerek karıştırın. Brüksel lahanalarnı yumuşayana kadar haşlayın. Haşlanan lahanaları, dereotu ve maydonuzu ince ince kıyın. Tüm malzemeleri birbirine yedirerek karıştırıp cıvık bir hamur elde edin. Dilerseniz sevdiğiniz baharatlarla tatlandırabilirsiniz. Karışımınızı kaşık yardımıyla, ya da şekilli kalıplarınız var ise onlarla, yapışmaz tavada pişirin. (Tavanın cinsine göre bir miktar sıvı yağ ile pişirebilirsiniz) Bu yemeğinizi domates sosu ile servis yaparsanız, çocukların daha çok hoşuna gidecektir. “Çocuklara sebzeleri eğlendirerek yedirmek için arka sayfadaki Pino Sebze Tiyatrosu’ nu ziyaret edin!


pino’nun köşesi 16


pino’nun köşesi 17


Yayıncı: Bir Dolap Kitap Editör: Umut Kaan Özdemir Grafik Tasarım: Gökay Cesur Uygulama: Cihan Mutlu

“BDK Hafta Sonu’nda tanıtım sayfalarınızla yer almak isterseniz bize ulaşın!” İletişim: umut@birdolapkitap.com 0532 397 43 75

Katkıda bulunanlar: Beyhan İslam, Pınar Büyükgüral M. Banu Aksoy, Yıldıray Karakiya

COPYRIGHT/TÜM HAKLARI SAKLIDIR.© 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan doğan tüm tüm haklarımız saklıdır. Bu yayının hiç bir bölümü, Bir Dolap Kitabın ve yazarının önceden yazılı izni olmaksızın mekanik olarak, fotokopi yoluyla veya başka herhangi bir şekilde kopyalanamaz,çoğaltılamaz; başka bir imzayla ve kaynak göstermeden yayınlanamaz. Yayımlanan yazılardan yazarları sorumludur.


BDK Hafta Sonu 7