Page 1


İŞÇİ AVUKAT YÖNERGESİ’NİN UYGULANMASI BİZİM ELİMİZDE

2

Türkiye Barolar Birliği yakın zamanda İşçi Avukatların haklarını ve çalışma koşullarını düzenleyen yönergeyi kabul etti. Yaklaşık 5 yıldır İşçi Avukatların sürdürdüğü mücadele, nitekim sonuç vermeye başladı. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunca kabul edilen Yönerge bir takım eksiklikleri barındırmakla beraber Genel Kurul’a sunduğumuz Tip Sözleşme Taslağı hükümlerinin ağırlıklı bir bölümünü karşılamakta ve bu anlamıyla işçi avukatların geleceği açısından tarafımızca ilk elden umut verici bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. “İşçi avukat” kavramının kabul edilmesiyle birlikte taleplerimizin meşruluğunu duyuyoruz. Başlattığımız bu mücadelede kazanımımızın en somut göstergesi Yönerge ile olmuşsa da, Yönerge katetmemiz gereken yolda küçük bir adımdır. Her geçen gün sayısı artan hukuk fakülteleri ile barolara bağlı avukat sayısı giderek artarken, ucuz iş gücü olarak görülmeyi reddediyoruz! Mesleki ya-

şantımıza başlarken yaşadığımız en temel sorunların çözümü için mücadele ediyoruz. Biz bu mücadeleyi verenler, Barolar Birliği’nce kabul edilen Yönerge’nin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesinin, işçi avukat ile işveren avukat arasında imzalanacak tip sözleşmenin meslek örgütünce bir zorunluluk olarak kabul edilip denetiminin yapılacağı ve uyulmaması halinde yaptırım uygulanacağı bir mekanizma kurulmasının takipçisi olacağız. Yönerge’nin kabul edilmesi yoğun ve uzun bir çalışma ile elde ettğimiz bir kazanım olsa da Yönerge’de uygulamayanlar için açık bir yaptırım getirilmemiştir. Bu nedenle uygulamanın yaygınlaşması, uygulama sırasında işçi avukatların yaşayacağı sorunların takibi ve aynı zamanda Yönerge’nin bir yaptırıma dönüştürülebilmesi için biz işçi avukatlar olarak Yönerge’nin yürürlüğü sonrası yaptığımız ilk İşçi Avukatlar toplantısında “Yönerge Takip Merkezi” kurulması kararını almıştık. Bugüne kadar verdiğimiz mücadele


Sınıfsal kimliğinin bilincinde olan İşçi Avukatlar 1 Mayıs meydanlarında kendi pankartlarıyla yürüyüp emeğin yanında yer aldılar.

ile kazandığımız Yönerge’deki hakların kağıt üstünde kalmayarak etkinleşmesini sağlamak için tüm işçi avukatların Yönerge Takip Merkezi’nin kurulması ve aktif olarak çalıştırılmasına destek vermesi gerekmektedir. Bugüne kadarki mücadelemizle geldiğimiz nokta biz işçi avukatlar için oldukça kritiktir. Bu nedenle mücadelemiz sonucu çıkarılan Yönerge’nin uygulanmasının takipçisi olmak için Yönerge Takip Merkezini kurmak üzere bir kez daha bir araya geliyoruz. Gelin biz işçi avukatlar olarak haklarımıza ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım! Hak arama mücadelemizi Takip Merkezi ile sürdüreceğiz… İşçi avukatların mücadelesi yaklaşık 5 yıl önce stajyer ve işçi avu-

katların katkılarıyla başladı. 2008 yılında Piyasalaşmaya Karşı Avukatlar Platformu adıyla Türkiye’nin birçok ilinde toplantılar ve forumlar yapılmıştır. Ayrıca stajyer avukatların sosyal güvenlik hakkı için imza kampanyası başlatılmış, toplanan imzalar meclise sunulmuş ve bu sayede Türkiye Barolar Birliği tarafından stajyer avukatların genel sağlık sigortası primi karşılanmaya başlanmıştır. 2009 yılında Hatay’da, 2011’de Muğla’da, 2013’de Bursa’da ve Eskişehir’de düzenlenen Genç Avukatlar Kurultayları’na katılan İşçi Avukatlar, sorunlarını ve taleplerini dile getirmiştir. “...genç avukatların başlıca sorunları olarak; kamu hizmeti olarak yapılan CMK ve Adli yardım ücretlerinin düşük olmasının yanında alınan KDV’nin fazla olması, hu-

3


İşçi avukatlar, 25 Mayıs’da yapılan Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’na katılarak taleplerini ilettiler. Genel Kurul’da yapılan oylama sonucu avukatların talepleri kabul edildi.

4

kuk eğitiminin yetersizliği, mesleğe başladıktan sonra kendini geliştirebileceği eğitimlerin yetersizliği, baro aidatları vb. konular sıralanabilir. Ancak günümüzde, genç avukatların önündeki en büyük sorun, başka avukatlarının yanında düşük ücretlerle ve güvencesiz bir şekilde çalışmalarıdır (...) İşçi avukatların işi reddetme ve kendi dosyasını alabilme hakları, vekalete ilişkin sorumlulukları gibi konular tartışılmalı ve bununla ilgili düzenlemelere dair çalışmalar yapılmalıdır. Bunun en somutlanacağı nokta ise işçi avukatlarla işveren avukatlar ara1

sında yapılacak tip sözleşmenin zorunlu hale getirilmesidir. Buna katkı koyacaklardan biri barolar olduğu gibi asıl çalışma yapması gereken işçi avukatların da meslek birliği olan TBB’dir. TBB bu konuyu işçi avukatlarla oluşturacağı bir komisyonda tartışıp, hazırladığı çalışmalarını Adalet Bakanlığı’na sunmalıdır” 1 Bu sürede bir taraftan, sorunların çözümlenmesinde tüm işçi avukatların ortaklaşmasını sağlamak için işveren avukatla işçi avukat arasında imzalanması öngörülen “Tip Sözleşme” çalışması başlatılmıştır. Bu çalışma kapsamında

İstanbul Barosu delegesi Av. Hande Heper’in konuşmasından. (Genç Avukatlar Kurultayı, Bursa)


düzenlenen toplantılar neticesinde Türkiye Barolar Birliği’ne sunulmak üzere bir ‘Tip Sözleşme Taslağı’ hazırlanmış ve Tip Sözleşme’nin yasal dayanağının oluşturulması için tüm yurt çapında imza kampanyası başlatılmıştır. Başlatılan imza kampanyası ile; •İşçi avukatların tüm ekonomik, sosyal ve mesleki haklarının tanınarak kanuni güvence altına alınması için, Türkiye Barolar Birliği olarak evleviyetle yetkili organlar nezdinde girişimlerde bulunulması, •Somut bir olgu olan işçi avukatlığın açıkça tanımlanarak yasal bir statüye sahip olması için gerekli hukuki düzenlemelere dair çalışmalar yapılması, •Türkiye Barolar Birliği adına hazırlanacak olan Avukatlık Yasası Taslaklarında, işçi avukatlarla ilgili tanımlayıcı ve koruyucu hükümlere yer verilmesi, •Hazırlanan “Avukatlar Arası Tip Sözleşme” nin Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu tarafından kabul edilerek, tüm yurtta zorunlu bir uygulama haline getirilmesi talep edilmiştir. 25 Mayıs 2013 tarihinde yapılan Türkiye Barolar Birliği’nin 32. Genel Kurulu öncesinde bu talepler ve hazırlanan Tip Sözleşme Taslağı ulaşılabilen delegelere iletilmiş ve bu konunun genel kurulda gündem haline getirilmesi

istenmiştir. Daha sonra Türkiye çapında stajyer ve işçi avukatlarca yoğun iş tempoları arasında toplanan bini aşkın imza da Genel Kurul’a sunularak konunun Genel Kurul’da gündeme alınması sağlanmıştır. İşçi avukatların uzun ve zorlu bir mücadelenin neticesinde işçi-işveren avukat ilişkisi ve işçi avukatların çalışma şartlarının düzenlenmesi ve iyileştirilmesi için Türkiye Barolar Birliği tarafından anlamlı bir çalışma yapılarak “Bir Avukat Yanında, Avukatlık Ortaklığında veya Avukatlık Bürosunda Ücret Karşılığı Birlikte Çalışan Avukatlar Yönergesi” 1 Ekim 2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere kabul edilmiştir.. Şimdi sıra Kurulan Takip Merkezi’ne tüm işçi avukatların katılımının sağlanmasına, yönergenin hayat bulmasına gelmiştir. Takip Merkezi ile kayda geçen haklarımızı biz işçi avukatlar savunacak, müvekkillerimizi savunurken kendi haklarımızı savunmaktan geri durmayacağız. Çünkü Biz İşçi Avukatız... İçinde yaşadığımız ekonomik sistem, biz avukatları geçimimizi sağlamak için emeğimizi “serbest hukuk piyasasında” satmaya zorlamaktadır. Yıllardır bir tez olmaktan öteye gidemeyen “avukatlık mesleğinin niteliği gereği avukat-

5


6

ların işçi sayılamayacağı” iddiası, günümüz kapitalizminin sert koşullarında yerlebir olmuş durumdadır. “İşçi avukatlar; 8 saatlik iş günü kuralının geçerli olmadığı, fazla çalışmanın ücretlendirilmediği, alınan gerçek maaş üzerinden sigortalanmanın şans kabul edildiği, öğle tatili-yemek molası-çay molası gibi hakların olmadığı, müvekkillerini tanımayan, yazdığı dilekçenin altına kendi imzasını dahi atamayan, ‘hukuk alıp satan’ ancak hukukun uğramadığı bürolarda avukatlık hizmeti veren işçiler.” 2 Hızla artan hukuk fakültesi sayısı ve kontenjanları, işsiz kalma tehdidiyle hak gaspları karşısında susmak zorunda kalan avukatların ucuz ve kolay ikame edilebilir işgücü olarak kullanılabilmesinin yolunu açmıştır. Hala avukatlık mesleğinin tarihi, yargı kanadında sahip olduğu rol nedeniyle kendilerine işçi kavramını yakıştıramayan meslektaşlarımız olsa da, bulunduğumuz yaşam şartları bizi bu sözde kabullenilmek istenilmeyen kavramın içinde yer almak durumunda bırakmıştır. Sınıfsal kimliğinin bilincinde olan İşçi Avukatlar 1 Mayıs meydanlarında kendi pankartlarıyla yürüyüp emeğin yanında yer aldılar. 2

Birçok meslektaşımız ruhsat masraflarını dahi karşılayamadığı için staj süresince çalıştığı ofislere borçlanarak mesleğe başlamakta, kendi ofislerini açıp serbest çalışma imkanı elde edemeden meslek hayatlarını, başka meslektaşlarının yanında düşük ücretle emeklerini satarak geçirmektedir. Baroya kayıtlı avukat sayısı her geçen gün artarken, bu düzende bizi birbirimize rakip olarak görmemizi sağlamaktadır. Bu nedenle bir çoğumuz davayı red hakkımızı dahi kullanamamakta, bize verilenlerden fazlasını talep edememekteyiz. Hatta ne yazık ki, sigorta primleri verilen ücretin altında yatırılan meslektaşlarımız dahi var. Bugün geldiğimiz noktada işçi avukatlık bir kavram tartışması olmaktan çıkmış, iş hayatımızın ortasında fiilen yerini almıştır. İşçi olmadığımızı söylemek sorunlarımızı çözmemektedir. “İşçi avukat” kavramını reddetmek işçileşen avukatların yaşadığı sorunu görmezden gelmek, verili durumu yok saymaktır. Öte yandan avukatlık mesleğinin geçirdiği dönüşümü doğru tahlil eden işçi avukatlar verdikleri mücadele sonucunda ekonomik ve sosyal hakları alanında önemli kazanımlar elde etmiş durumdadır.

Ekim 2012 tarihinde yayınlanan “İşçi Avukat” kitapçığı


İşçi Avukatlar 18 Kasım’da yönergeyi tartıştı. İstanbul Barosu Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu’nda düzenlenen panele Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hasan Kılıç da katıldı.

Bu kazanımları sürdürmek, burada bırakmamak, mesleğimizi onurlu bir şekilde sürdürebilmek, yan yana gelmek için çok nedenimiz var. Haklarımızı Almak İçin Yanyana Geliyoruz! İşçi Avukatlar olarak mücadelemiz bununla sınırlı kalmayacak. Elde ettiğimiz kazanımları yaşama geçirmek için bir araya gelmemiz ve çalışmalarımızın bundan sonraki evreleri hakkında kararlar vermemiz gerekiyor. Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan yönergeyi, uygulanmayan ve süreç içerisinde kadük hale gelen bir metin olmaktan çıkarmanın tek yolu birlik olmamız. İşçi Avukatlar Yönergesi’nin takip edilmeye, uygulamaya konulma-

ya, aktif hale getirilmeye ihtiyacı var. İşçi Avukatlar Yönergesi’ni okuyan tüm meslektaşlarımızın zihninde uyanan ilk soru olan “bu yönergenin yaptırımı ne olacak?” sorusuna cevap bulmaya ise bizim ihtiyacımız var. Bu ihtiyacı karşılamak için İşçi Avukatlar grubu olarak, Yönerge Takip Merkezi’ni hayata geçiriyoruz.. 07 Ocak 2014 günü saat 19:30’da, Türkiye Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde gerçekleştireceğimiz “İşçi Avukatlar Yönerge Takip Merkezi” kuruluş toplantısına bütün meslektaşlarımızı davet ediyoruz. İşçi Avukatlar Yönerge Takip Merkezi’nde bir araya gelelim. Emeğimiz, mesleğimiz için buluşalım.

7


TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

İSTANBUL ŞUBESİ

Yönerge Takip Merkezi Kuruluyor  

İşçi Avukatlar

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you